<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>abdullah-catli &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/abdullah-catli/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "abdullah-catli"</description>
	<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 22:48:35 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA['Kazadan kurtuldu, odunla öldürüldü' iddiası]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/15/kazadan-kurtuldu-odunla-olduruldu-iddiasi/</link>
<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 03:53:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/15/kazadan-kurtuldu-odunla-olduruldu-iddiasi/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon davasının ikinci iddianamesinin delillerinin yer aldığı ek klasörlerde, ilk iddianamede ol]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ergenekon davasının ikinci iddianamesinin delillerinin yer aldığı ek klasörlerde, ilk iddianamede ol]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çatlı'nın kayıp çantası Sami Hoştan'da çıktı]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/15/catlinin-kayip-cantasi-sami-hostanda-cikti/</link>
<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 02:34:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/15/catlinin-kayip-cantasi-sami-hostanda-cikti/</guid>
<description><![CDATA[3 Subat 2009 Ergenekon davasını duruşmasında tutuklu sanık Sami Hoştan, 13 yıl sonra ilginç bir itir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[3 Subat 2009 Ergenekon davasını duruşmasında tutuklu sanık Sami Hoştan, 13 yıl sonra ilginç bir itir]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tuncay Güney'in sorgu kaseti 8 yıl sonra açığa çıktı]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/11/tuncay-guneyin-sorgu-kaseti-8-yil-sonra-aciga-cikti/</link>
<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 16:49:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/11/tuncay-guneyin-sorgu-kaseti-8-yil-sonra-aciga-cikti/</guid>
<description><![CDATA[15 ocak 2009 Kanada&#8217;da yaşayan Ergenekon terör örgütü soruşturmasının firari şüphelisi Tuncay ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[15 ocak 2009 Kanada&#8217;da yaşayan Ergenekon terör örgütü soruşturmasının firari şüphelisi Tuncay ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Susurluk'ta yaşanan kaza Ergenekon'u aydınlatan lambadır	]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/08/susurlukta-yasanan-kaza-ergenekonu-aydinlatan-lambadir/</link>
<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 16:39:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/08/susurlukta-yasanan-kaza-ergenekonu-aydinlatan-lambadir/</guid>
<description><![CDATA[Susurluk Davası&#8217;na adı karışan eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkın, Uğur Dündar&#8217;ın sunduğu ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Susurluk Davası&#8217;na adı karışan eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkın, Uğur Dündar&#8217;ın sunduğu ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Susurluk raporunun devlet sırrı gerekçesiyle gizlenen 12 sayfası Ergenekon'da çıktı ]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/06/susurluk-raporunun-devlet-sirri-gerekcesiyle-gizlenen-12-sayfasi-ergenekonda-cikti/</link>
<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 22:43:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/06/susurluk-raporunun-devlet-sirri-gerekcesiyle-gizlenen-12-sayfasi-ergenekonda-cikti/</guid>
<description><![CDATA[Taraf Gazetesi&#8217;nin 09.08.2008 tarihli haberine göre Ergenekon iddianamesinin eklerinde bulunan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Taraf Gazetesi&#8217;nin 09.08.2008 tarihli haberine göre Ergenekon iddianamesinin eklerinde bulunan]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu'nun a-normal kazaları! ]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/04/07/muhsin-yazicioglunun-a-normal-kazalari/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 04:03:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/04/07/muhsin-yazicioglunun-a-normal-kazalari/</guid>
<description><![CDATA[Türk siyaseti şüpheli kazalara alışık. Geçen hafta vefat eden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://habermerkezi.wordpress.com/files/2009/04/muhsin-yazicioglu-kazalari.jpg" border="0" alt="" hspace="10" vspace="10" align="left" /><strong>Türk siyaseti şüpheli kazalara alışık. Geçen hafta vefat eden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da 2007-2008 arasında benzer trafik kazaları atlattı ve hepsinden sağ kurtuldu. Peki, kamuoyundaki tereddütlere merhumun bakışı nasıldı? </strong></p>
<p><strong><a title="Muhsin Yazıcıoğlu suikast" href="http://habermerkezi.wordpress.com/2009/04/05/muhsin-yazicioglu-suikasti/">Muhsin Yazıcıoğlu röportajını dinlemek ve indirmek için buraya tıklayabilirsiniz.</a><br />
</strong></p>
<p>‘İçinden geçtiğimiz dönem itibariyle provokasyonlara müsait bir zeminde yaşadığımızı düşünüyorum. Onun için hep beraber dikkatli olmalıyız. Yani ben de dikkatli olmalıyım, başkaları da olmalı. Devleti yönetenler dikkatli olmalı. Hedef durumuna gelmiş insanlarla ilgili daha ciddi güvenlik önlemleri elbette alınmalı.”</p>
<p>25 Mart’ta Kahramanmaraş Göksun civarında bindiği helikopterin düşmesi sonucu vefat eden Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, geçen kasımda gerçekleştirdiğimiz röportajın sonunda bu ikazı dillendiriyordu. Onunla, şüpheli trafik kazalarıyla ilgili bir haber için görüşmüş, son 1,5 yılda kendisi ve eşi Gülefer Yazıcıoğlu’nun atlattığı benzer olaylara dair kamuoyundaki tereddütleri sormuştuk. Şüphelerini ‘doğrudan’ açıklamamaya özen göstermiş; fakat jest ve mimikleriyle imada bulunmayı ihmal etmemişti.<!--more--></p>
<p>Aslında kamuoyu nezdinde, geçirdiği kazaların tarihleri de soru işaretlerine yol açıyordu. Çünkü 13 Mayıs 2007’de Sivas yakınlarında eşi, 21 Mayıs (Samsun-Ordu arası) ve 25 Ağustos 2007’de (Sivas) kendi ağır vakalar atlattı. Yara almadan kurtulduğu son olaysa 7 Haziran 2008’de Bolu Tüneli’nde gerçekleşti. Kimi yorumcular bu tarihlerin 27 Nisan e-muhtırası ve cumhurbaşkanlığı seçimi arasına denk gelmesine de dikkat çekiyordu. Çünkü merhum Yazıcıoğlu, millet iradesine dönük demokratik ‘dik’ duruşuyla temayüz ediyordu. Fakat kazaları bunlarla sınırlı değil. Aynı zaman aralığında Bolu Dağı civarında geçirdiği ve basına duyurulmayan bir olay daha var. Röportajımızın ‘kayıt dışı’ kısmında bizimle paylaştığı kazaya dair çevresinin ve şahsının şüpheleri açıktı. ‘Dilden dile dolaşan’ bir lafı da tebessüm ederek aktarıyordu: “Her istihbarat biriminin ustalık gösterdiği bir yöntem varmış. Bizimkiler de güya bu trafik kazalarında maharetliymiş!”</p>
<p>Nihayet vefatına yol açan helikopter kazası da benzer tartışmalar doğuracağa benziyor. Ergenekon Davası’nın 2. iddianamesinde, ‘uydu aracılığıyla’ uçak ve helikopterlerin düşürülebildiği iddiaları da gündeme gelince, daha şimdiden merhum Yazıcıoğlu’nun ölümü acabalara kapı açıyor.</p>
<h1>KAZALARIN ŞEKLİ ŞÜPHE UYANDIRIYOR</h1>
<p>- Adnan Kahveci, Recep Yazıcıoğlu ve Bedri İncetahtacı gibi isimlerin geçirdiği kazalar, geçen zamana rağmen konuşuluyor. Kimine göre sıradan gözüken vakalar genelde ‘şüpheli’ addediliyor. Sizce durum nedir?</p>
<p>Türkiye, trafik kazalarının çok yoğun olduğu bir ülke. Ancak bu kadar yoğun kaza içinde, görevi gereği çok kritik noktada bulunanlarla ilgili kazaların trafik kazası mı, trafik cinayeti mi, bir suikast yöntemi mi olduğu çokça gündeme getirildi. Burada, sizin söylediklerinize Esad Coşan Efendi’yi de ekleyebiliriz. Şüphe uyanmasının sebebi bulundukları konumları ve kazanın şekli…</p>
<p>Rahmetli İncetahtacı da çok kritik görevdeydi. Çok sevdiğim bir insandı. Mezarına da gittim. Çok yakın görüşürdük. Temiz bir Anadolu çocuğuydu. Öyle kritik bir görevdeyken kolay kolay kaza yapılmayacak bir mevkide, kaza geçirmesi şüpheyi artırdı. Ayrıntılarını bilmiyorum, şahsen bildiğim soruşturmaların sonucunda suikast olduğuna dair net bir bilgi çıkmadı. Ancak fren izinin bulunmaması, çok keskin olmayan bir virajda arabanın dümdüz şarampole gitmesi, dolayısıyla uzaktan kumandayla bunun yapıldığı iddia edildi.</p>
<p>Tabii Abdullah Çatlı’yla ilgili olan da çok speküle edildi. Rahmetli, o da çok yakın tanıdığım bir arkadaştı. Hâkim Akman Akyürek, İstanbul’a giderken yolda trafik kazasında vefat etti. Faili meçhul cinayetlerle ilgili komisyondaydı, aynı zamanda çok kritik bir davayı soruşturmak üzere İstanbul’a gidiyordu. Zaten kazadan sonra ortaya çıkan bilgiler, belgeler böyle kritik bir araştırma üzerinde olduğuna dairdi.</p>
<p>Rahmetli Yazıcıoğlu’ysa çok aykırı bir insandı. Doğrularını çok dümdüz söyleyebilen, aykırı davranışlar ortaya koyabilen ama son derece vatansever bir insandı. Geçirdiği trafik kazasındaki şekil, şüpheleri uyandırdı. Ama şahsen, bunların herhangi birisi için bu, evet bizzat suikasttır deme imkânına sahip değilim. Hususi bilgiye sahip değilim. Özel bir araştırma da yapmış değilim.</p>
<p>- Ön plandakilere dönük, istihbarat birimi ya da terör örgütü kaynaklı, benzer saldırılara dünyada sık rastlanıyor mu?</p>
<p>Evet, dünyada çok geçerli bir yöntemdir. En ucuz, bazen en garantili, hiçbir riski olmayan suikast yöntemi.</p>
<p>- Failleri açısından da garantili galiba…</p>
<p>Evet yani. Failleri için en az riske sahip bir yöntem. Dolayısıyla bunlar dünyada birçok yerde kullanılıyor.</p>
<p>- Son dönemde sık sık kaza atlattınız. ‘Benimkiler sıradan’ diyebilirsiniz ama ‘başkanım aslında bu böyle değil’ diyenler var mı?</p>
<p>Geçirdiğimiz kazalarla ilgili, şahsen normal kaza kabul ediyorum (Gülümsüyor).</p>
<h1>COŞAN HOCAEFENDİ’YLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER</h1>
<p>- Kamuoyu öyle kabul etmiyor ama…</p>
<p>Kaza olarak görüyorum. Öyle değerlendirdim. Arkasını araştırma gayreti içine girdim. Fakat görünüşte, kaza olmadığına dair bir bilgiye rastlamadım. Kazaların tartışılmasının bir sebebi, peş peşe olması. İkincisi, biraz normal olmayan şekilde gerçekleşmesi. Sonuçta, kaza yapmışlarla muhatap olduğunuzda, öyle bir şey tespit edemedim.</p>
<p>- Sizinkiler hakkında olmayabilir de diğerleriyle ilgili aklınızda hiç soru yok mu?</p>
<p>Bilmiyorum. Mesela, Esad Coşan Hocaefendi’yle ilgili çok önemli bilgiler gelmişti bana. Bunu o dönemde Avustralya’daki arkadaşlarla paylaştım. Birtakım araştırmalar yaptırdık. Türkiye’deki ismi geçenlerle ilgili de bu tür kaygıları insanlarımız kuvvetle savundu. Ve ben olabileceğini düşünüyorum.</p>
<p>- Tam aydınlanması mümkün değil mi? Zikredilenlerle ilgili anket yapılsa birçok insan ‘kesin suikast’ diyecek belki&#8230;</p>
<p>Bilemem yani… İyi hazırlanırsa herhâlde… (Duruyor.) Şimdi bak bizim, bir, Sivas’a giderken eşim kendi kullandığı arabayla kaza yaptı (13 Mayıs 2007). Orada, üç kadın arabada, eşim kullanıyor. Uzun süre taciz ediliyor, kırmızı ışıkta geçiyor bizimki kurtulmak için, o da geçiyor; bizimki yavaşlıyor o da yavaşlıyor, sonuçta kritik bir yerde bizim araba şarampole düşüyor, sonra gidiyor duvara çarpıyor. Allah korudu, çok ciddi aslında. Diğer araba da kaçıyor.</p>
<p>Yakalattım, yolda. İstanbul’dan bir arkadaş aradı, ‘Yeğenlerimi jandarma almış yolda. Başkanım ilgilenir misin?’ diye. Erzincan’da cenazeye yetişeceklerdi, dedi. Arayan tanıdığım bir arkadaş, yeğenleri olduğunu söyledi. Dedim onları ben yakalattım. Hanıma kaza yaptırmışlar. Yola çıkmıştım zaten, aradım hanımı. Dedi ki sen şimdi bunları affedersin, seni biliyorum. Kesinlikle affetme. Cenazeye gidiyorlarmış dedim, jandarma tutmuş, neticede cenaze, onları tutmanın anlamı yok. Şikâyetçi olma dedim. Cenazeye gidenler kahkaha atar mı? Bize kaza yaptırdılar, o zaman durup da ne oldu diye inip bakmaları gerekmez mi? Kaçar mı, dedi. Nasılsa tanıdım, şimdi meçhul değiller dedim. Yani tutuklanmaları ya da tutuklanmamaları bir şey ifade etmiyor. Sonra getirildiler, ifadeleri alındı. Şikâyetçi olmadık, gittiler. Araştırdım, soruşturdum, dayıları getirdi, özür dilettirdi. Ne diyebilirim… Arkasında başka bir şey görmedim.</p>
<p>Sonra Samsun-Ordu arasında (21 Mayıs 2007). Orada da eşim başka bir arabadaydı, bizim önümüzde gidiyorlardı. Onların arabası geçti ışıklarda, biz geçmeden onlarla aramıza bir minibüs girdi, direkt vurduk. Fren yapacak imkân kalmadı. Işığı ihlal ederek önümüzü kesti, vurduk. Baktık, geçmiş gün herhâlde bir ekmek fırınına ait arabaydı. Şoförü indi, eli ayağı titriyor. Hata yaptım dedi, özür diledi. Emniyete söyledik, arkasını araştırın dedik, sorduk soruşturduk, orada bir fırıncı, netice itibariyle, o kadar…</p>
<h1>BİLHASSA SUŞEHRİ ANORMAL</h1>
<p>- Susurluk’taki de bir kamyoncuydu…</p>
<p>Sonra, hâlâ tek kalan, Suşehri’ndeki kazadır (25 Ağustos 2007). Gece 11-11.30 arası… Daha anayola yeni çıkmıştık. Arabamız bir şeye vurdu. Hafif yağmur yağıyordu. Sol ön aynanın oradan başlayarak en arkaya kadar kaportamızı katlayarak götürmüş, zor durabildik ileride. İndik arabamızın sağına soluna baktık. Şoföre sordum neye vurduk? Dedi ki bilmiyorum. Koruma polisi dedi ki karşıdan gelen traktöre vurduk. Şoför korumayı doğrulayamadı. Stop lambaları yanan iki araç gidiyordu, Erzincan tarafına. Yanımıza gelen araçlardan birini peşlerine gönderdim. İki kamyon. Herhangi bir yerinde bir şey bulunamadı. Zaten kabul etmediler. Koruma polisim de ısrarla traktördü dedi. Ama traktör bulamadık. Bir yerleşim yerinden geçiyorduk, oradaki bir bahçeye girdi, saklandı mı diye araştırttık. Bize vurduğuna dair bir şeye rastlayamadık. Çok anormal ama böyle. Emniyet geldi araştırdı, sonuç çıkmadı. Ve öyle kaldı.</p>
<p>Sonra Bolu Tüneli’nde (7 Haziran 2008)… Tüneldeki sağ şerit dubalarla kapatılmış. Üç şerit ikiye inmiş. Son sol şeritten geliyoruz, otoban olduğundan süratimiz çok fazla. Tünele girdik, tam hafif bir virajı var içinde, orayı döner dönmez, sağımızdaki kamyon sol şeride girdi ve kapattı önümüzü. Tünel olduğundan sola kaçma imkânı yok. Ve direkt frene bastık, vurduk kamyona arkadan. Bizim arabamız dört çekerli Mercedes. Bunlar çok güçlü, benim arabam değildi. İstanbul il başkan yardımcısının arabasıydı. Eğer araba ve fren sistemi çok güçlü olmasa çok kötü sonuçlarla karşılaşabilirdik.</p>
<p>Vurur vurmaz, airbagler patladı, içinde kaldık. Hemen kapıyı açtım ve geriye doğru koştum. Zincirleme kazalar olmasın diye, dubaların yerlerini değiştirerek tedbir almaya çalışıyorum. Süratle gelen araçlar benim değiştirdiğim dubaya vurup gidiyor. İçerisi korna sesleriyle doldu. Onunla uğraşırken, şoför de peşimden gelmiş, o da benimle değiştiriyor. İlk o tedbiri aldık. Ne oldu kamyon dedim. Kamyon çekmiş gitmiş, kaçmış. Tabii, emniyet geldi. Baktılar, güvenlik kamerasından, plakası tespit edilemiyor. Gözükmüyor, kameraya girmemiş. Ama kapalı bir kamyon, rengini tespit ettiler. İleriye talimat verdiler, yollar tutuldu. Bulunamadı. Sonunda Bolu Oto Sanayi Sitesi’nde tamir yaptırırken yakalandı.</p>
<p>Orası jandarma bölgesi. Jandarma ve Bolu Emniyeti hassasiyetle durdu. Sekizde sekiz karşı tarafa verdiler kabahati. Aytaç firmasına ait bir kamyonet olduğu anlaşıldı. Aradan uzun zaman geçtikten sonra da şoförü görevden almışlar. Bir yakını bana ulaştı, dedi ki görevden aldılar mağdur. Çoluğu çocuğu var. Firmanın genel müdürünü aradım. O da ceza yazısı bize geldiği zaman arabamız olduğunu anladık dediler. Ceza gelene kadar arabamızın kaza yaptığını bilmiyorduk, dediler. Sonra bize haber vermedi. Dolayısıyla size geçmiş olsun da diyemedik, bunu da bilmiyorduk. Biz de bundan dolayı onu görevden aldık dediler. İmkân varsa işine devam etsin diye ricada bulundum, çoluk çocuk çok mağdur olmuşlar diye. Onlar da zamanında haber vermediği için, bizi böyle büyük bir zarara soktuğu için görevden aldık dedi.</p>
<p>Onu da araştırdığımda mütedeyyin bir ailenin çocuğu, bildiğimiz bir işte çalışan şoför. Yani ne diyebilirim? Tabii kaza yaptığında durmalıydı. Koşup gelmeliydi. Yapabileceğim bir şey var mı demeliydi. Öyle yapmadı. Şimdi diyor ki korktum kaçtım. Arabada diyor önde ışıklar var, onları görünce diyor, ciddi bir kaza yaptığımı anladım ve kaçtım. Bilmiyorum öyle diyor (Gülümsüyor)… Şimdi orada çok ağır çıkabilirdi. Çünkü Allah’tan korumam yoktu, sağ koltuğa kadar çöktü araba. Ön koltuğun üstündeki tavan delindi. Allah korusun ölü çıkabilirdi, ağır yaralı olabilirdi. Yani kaza yapanın kaçması mı gerekiyor?</p>
<p>- Peki, bu gibi olaylarla ilgili dikkat edilse ya da önlem alınsa diyeceğiniz kurumlar ve isimler var mı?</p>
<p>Böyle diyebilmem için bir bilgiye sahip olmam lazım. Ama özellikle bir seçime gidiyoruz, küresel krizin sahillerimizi yaladığı bir dönemdeyiz ve Amerika’da yeni bir seçim olmuş, bütün Ortadoğu’yu ilgilendirecek kararların arifesindeyiz. Komşumuz İran’a yönelik müdahale taleplerinin yoğunlaştığı bir dönemdeyiz. Böylesi anlarda her zaman içeride bizi zayıflatmak, kendi derdimize düşürmek ve çevremizdeki sorunlara müdahale edemeyecek hâle getirmek isteyenlerin her türlü komplolarına açık bir dönemdeyiz. Enerjimizi içeride tükettiğimizde ya da iç gündemlerden kopamadığımızda çevremizdeki müspet gelişmelere öncülük yapamayız. Menfi gelişmelere müdahale edemeyiz.</p>
<p>Türkiye, komplolara, provokasyonlara açık bir ülke olmuştur. Çoğu zaman ajanların cirit attığı bir ülke diye ifade edilmiştir. Bunları devlette sorumluluk mevkiinde bulunmuş, özellikle istihbarat sorumlusu, içişleri bakanlığı yapmışlar söyledi. Bunlar karşısında devletin tabii ki inisiyatif alması lazım. Bu tür yasa dışılıklara müsaade etmemesi lazım. Bu da demokratik şeffaf bir yönetimle mümkündür. Teknik ve fiziki istihbaratın iyi yapılmasıyla mümkündür.</p>
<p>Sonuç olarak, içinden geçtiğimiz dönem itibariyle provokasyonlara müsait bir zeminde yaşadığımızı düşünüyorum. Onun için hep beraber dikkatli olmalıyız. Yani ben de dikkatli olmalıyım, başkaları da olmalı, devleti yönetenler de olmalı. Hedef durumuna gelmiş insanlarla ilgili daha ciddi güvenlik önlemleri elbette alınmalı.</p>
<p>kaynak: <a href="http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=32721" target="_blank">http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=32721</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kamyon, çanta ve şöhret]]></title>
<link>http://ekranmemuru.wordpress.com/2009/02/11/kamyon-canta-ve-sohret/</link>
<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 08:23:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ekran Memuru</dc:creator>
<guid>http://ekranmemuru.wordpress.com/2009/02/11/kamyon-canta-ve-sohret/</guid>
<description><![CDATA[Şöhret sadece insanların veya çocuk dizilerinde rol almış hayvanların ulaşabileceği bir şey değil. E]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Şöhret sadece insanların veya çocuk dizilerinde rol almış hayvanların ulaşabileceği bir şey değil. E]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Susurluk'un üstünü bu kazalar örttü]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/11/17/susurlukun-ustunu-bu-kazalar-orttu/</link>
<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 08:03:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/11/17/susurlukun-ustunu-bu-kazalar-orttu/</guid>
<description><![CDATA[Susurluk&#8217;ta meydana gelen ve derin devleti ortaya çıkaran kazanın ardından 5 önemli isim trafi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><blockquote><p><img style="max-width:800px;float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2008/11/susurluk.jpg" />Susurluk&#8217;ta meydana gelen ve derin devleti ortaya çıkaran kazanın ardından 5 önemli isim trafik kazalarında öldü. İşte Susurluk&#8217;un üstünü örten o kazalar&#8230;</p></blockquote>
<p><b>Susurluk&#8217;ta meydana gelen ve derin devleti ortaya çıkaran kazanın ardından 5 önemli isim trafik kazalarında öldü.</b>
</p>
<p>TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış’ın, Gaziantep Milletvekili Mehmet Bedri İncetahtacı’nın ‘it kapanı’ diye tabir edilen bir yöntemle, kaza süsü verilerek öldürüldüğünü söylemesi, Susurluk ile Ergenekon arasındaki bağlantıyı yeniden gündeme getirdi. Ergenekon iddianamesini hazırlayan Savcı Zekeriya Öz, Susurluk&#8217;un Ergenekon örgütünün yalnızca aydınlatılabilen yüzü olduğunu ve Ergenekon’a ulaşan tüm yolların Susurluk olayında da engellendiğini iddianamede yazmıştı.</p>
<p><!--more-->
<p><strong>SUSURLUK BAĞLANTILI 5 KİŞİ DE KAZADA ÖLDÜ</strong></p>
<p>Susurluk olaylar zinciri hakkında bilgi sahibi olan beş önemli kişinin, altı yıl içinde trafik kazalarına kurban gitmesi ise Ergenekon iddianamesini haklı çıkartıyor. Siyasiler ve Mehmet Bedri İncetahtacı’nın yakın arkadaşları, Susurluk ile bağlantılı bu 5 cinayetin aydınlatılması halinde Ergenekon’un çözüleceğini söylediler.</p>
<p><strong>“ÇOK CİDDİ BELGELERE ULAŞMIŞTI”</strong></p>
<p>İncetahtacı’nın arkadaşlarından eski FP Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu ise, İncetahtacı’nın çok yürekli biri olduğunu söylüyor. İncetahtacı’nın, Susurluk olayı konusunda ciddi bilgi ve belgelere ulaştığını vurgulayan Hatipoğlu, “Ulaştığı elindeki bilgi ve belgeleri kamuoyu ile paylaşacaktı. Bu, yürekliliğini bilenler tarafından engellenmiş olabilir. Sonra kaza yerine ben de gittim. Düz bir yolda ağaca çarpılmıştı. Bu, kaza gibi gözükmüyordu. Doğal olmayan bir şeyler olduğunu o gün de söylemiştik” diye konuştu.</p>
<p><strong>FİKRİ SAĞLAR: “ELİNDE ÖNEMLİ BİLGİ VE BELGELER VARDI, KAZA OLAMAZ”</strong></p>
<p>Meclis Susurluk Komisyonu üyelerinden biri olan eski bakanlardan Fikri Sağlar da, olayın kaza olmadığına inanıyor. Komisyon’un en çalışkan üyesinin İncetahtacı olduğunun altını çizen Sağlar, “Bedri İncetahtacı çok çalışkan bir arkadaşımızdı ve Susurluk Komisyonu’nda aktif rol oynadı. Meclis Susurluk Komisyonu’nda bazı arkadaşlarımız çok pasifti. Ama Bedri İncetahtacı en aktif üyelerden biriydi. Konunun çözülmesi doğrultusunda araştıran, bilgi bulan, bilgiyi ortaya koyan, o bilgi ışığında yeni şeylere ulaşmaya çaba gösteren bir arkadaşımızdı. Onda hayli bilgi olduğu düşüncesindeyim. Bu kaza bir giz. Üzerinde bir perde var. Sonra sadece İncetahtacı değil, Susurluk olaylar zinciri hakkında bilgi sahibi olan beş önemli kişinin altı yıl içinde trafik kazalarına kurban gitmesi söz konusu&#8230; Bu, tesadüf olamaz. Meclis Susurluk Araştırma Komisyonu Raportörü Akman Akyürek, Komisyon Sözcüsü Bedri İncetahtacı, komisyona bilgi veren MİT görevlisi Ertuğrul Berkman, Abdullah Çatlı’nın ortağı Efraim Barut ve Telekulak çetelerinin kilit isimlerinden Cengiz Çelik’in 1997-2003 arasında trafik kazaları neticesinde hayatlarını kaybetmelerine tesadüf diyemeyiz” dedi.</p>
<p><strong>İşte o çok tartışmalı kazalar;</strong></p>
<p><strong>1) 29 AĞUSTOS 1997 &#8211; MİT GÖREVLİSİ ERTUĞRUL BERKMAN</strong></p>
<p>MİT görevlisi Ertuğrul Berkman: Meclis Susurluk Komisyonu üyesi Fikri Sağlar&#8217;a bilgi ve belge desteğinde bulunmaktaydı. Berkman&#8217;ın otomobili, 29 Ağustos 1997 günü Bozöyük-Eskişehir yolunda 40 metre sürüklendikten sonra Çimento Fabrikası bahçesindeki ağaçlara çarparak durabildi. 66 yaşındaki Berkman ile birlikte eşi Gülseren Berkman da hayatını kaybetti, kızları Aylin Berkman ise yaralandı.</p>
<p><strong>2) 8 ARALIK 1997 &#8211; HAKİM AKMAN AKYÜREK</strong></p>
<p>Hakim Akman Akyürek: Meclis&#8217;te kurulan hayali ihracat olayları ve faili meçhulleri araştırma komisyonlarından sonra Susurluk Komisyonu&#8217;nda da raportör olarak görev almıştı. Komisyon adına pek çok bilgi ve belgeyi takip eden, bu bilgi ve belgelerin gelip toplandığı kişiydi. 8 Aralık 1997 tarihinde, gece yarısı İstanbul Maslak&#8217;ta otomobiliyle bir kamyonun altına girdi. Akyürek&#8217;in otomobili, kamyonun kasası ile ters istikametteydi. Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör İrfan Yavaşlıol, otomobilin solda olması ve çarpışmanın soldan meydana gelmesinin, eşyanın tabiatına aykırı olduğunu belirtmekteydi. Bu durum, yağmurlu havada trafikte seyreden Akyürek&#8217;in üçüncü bir araç tarafından sıkıştırıldığı tezini güçlendirmekteydi.</p>
<p><strong>3) 21 KASIM 1999 &#8211; BEDRİ İNCETAHTACI</strong></p>
<p>Gaziantep FP Milletvekili Bedri İncetahtacı: Meclis Susurluk Komisyonu Sözcüsü&#8217;ydü. 21 Kasım 1999 sabahı Almanya&#8217;nın Köln kentine gitmek üzere Meclis lojmanlarındaki evinden çıkıp otomobiliyle Esenboğa Havalimanı&#8217;na doğru yola çıktı. Yağmur sebebiyle ıslanmış yolda, önce orta refüjdeki ağaçlara, ardından da aydınlatma direğine çarpan 39 yaşındaki İncetahtacı, olay yerinde hayatını kaybetti. O gün Finlandiya Cumhurbaşkanı Ankara&#8217;ya geleceğinden, İncetahtacı&#8217;nın otomobili hemen yol üzerinden kaldırıldı ve Akyurt Jandarma Karakolu&#8217;nun önüne çekildi. Akyurt Savcısı&#8217;nın, İncetahtacı&#8217;nın otomobilini görmesine izin vermediği Susurluk Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış&#8217;a göre kaza &#8220;kuşku verici&#8221; idi. Elkatmış, hemen koruma talebinde bulundu.</p>
<p><strong>4) TELEKULAK ÇETESİNİN KİLİT İSMİ CENGİZ ÇELİK</strong></p>
<p>Kendisini, çevresine &#8220;özel harpçi&#8221; ve &#8220;MİT&#8217;çi&#8221; olarak tanıtan 34 yaşındaki Cengiz Çelik, Ankara&#8217;da ETG isimli bir elektronik ve güvenlik şirketi ile bir &#8220;dedektiflik&#8221; bürosunun sahibiydi. Emniyet ve MİT&#8217;e elektronik cihazlar satıyor ve takip bürosuyla izleme, dinleme faaliyetleri yapıyordu. Kısa bir süre içinde Ankara ve İstanbul&#8217;daki pek çok telekulak olayının aktörü haline geldi. Ankara&#8217;daki davanın sanıklarından biri de Korkut Eken&#8217;di. Sibel Can&#8217;ın eski kocası Hakan Ural’ı, Murat Karayalçın’ı, aralarında savcıların da bulunduğu daha birçok kişiyi dinlemeye, izlemeye alan ekip, Cengiz Çelik ve arkadaşlarıydı. Cengiz Çelik, davalar sürecinde ABD&#8217;ye kaçtı. Çelik, gıyabi tutukluluğu af kanunu gereği kalkınca Türkiye&#8217;ye döndü. Ve 1 Temmuz 2001 Pazar günü saat 03.00&#8242;te, beş arkadaşıyla Muğla&#8217;dan, doğum yeri Dalaman&#8217;a giderken şarampole yuvarlandı. Arabadaki beş kişi yaralanırken, hastaneye kaldırılan Cengiz Çelik dört gün sonra öldü. Yurtdışında gazetecilere verdiği mülâkatta ise Çelik, “Bazı abilerimizin canı yanmasın diye, bugüne kadar sesimi çıkarmadım” demişti.</p>
<p><strong>5) 29 MAYIS 2003 &#8211; ÇATLI’NIN ORTAĞI EFRAİM BARUT</strong></p>
<p>Efraim Barut: Barut, Abdullah Çatlı&#8217;nın ortağıydı. GSC tekstil şirketini birlikte kurmuşlardı. Vefat eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) eski Genel Başkan Yardımcısı ve Çorum eski Milletvekili Mehmet Irmak&#8217;ın Ankara&#8217;daki cenaze törenine katılmak üzere MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı İbrahim Uçar&#8217;la birlikte 29 Mayıs 2003 tarihinde sabah erkenden Ankara&#8217;ya hareket ettiler. Gebze yakınlarına doğru, içinde bulundukları Mercedes&#8217;in önüne bir kamyondan çuval düştü. Devrilen arabada Barut ve Uçar vefat etti.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Abdullah Çatlı'nın Kardeşi Konuştu]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/11/03/abdullah-catlinin-kardesi-konustu/</link>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 14:28:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/11/03/abdullah-catlinin-kardesi-konustu/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon davasıyla birlikte karıştığı pis işler ortaya çıkmaya başlayan Abdullah Çatlı&#8217;nın ka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><b><img style="max-width:800px;float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2008/11/abdullah-catli.jpg" />Ergenekon davasıyla birlikte karıştığı pis işler ortaya çıkmaya başlayan Abdullah Çatlı&#8217;nın kardeşi &#8220;vatan kahramanı!&#8221; Çatlı imajı çerçevesinde konuştu&#8230;</b>
<p>Türkiye&#8217;yi derinden etkileyen ve şu günlerde devam eden Ergenekon Davası&#8217;nın da bel kemiğini oluşturan Susurluk kazasının yıl dönümünde Abdullah Çatlı&#8217;nın kardeşi Zeki Çatlı, gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu&#8230; </p>
<p><strong><font color="#ff0000">İşte Bugün gazetesinde yer alan açıklamalar&#8230; </font></strong></p>
<p><b>Susurluk kazası sizin için ne ifade ediyor?</b> </p>
<p>3 Kasım 1996 öncelikle Çatlı ailesi, daha sonra Nevşehirliler, daha genişlettiğimizde Türk Milleti, milliyetçiler, ülkücüler için büyük ve acı bir kaybın yaşandığı gün. Aynca Türk Devleti&#8217;nin ve Türk Mille-ti&#8217;nin hainlerine ve düşmanlarına karşı önemli bir refleksinin yok edildiği tarihtir. Başsağlığı için gelen bir misafirin dediği gibi, istihbarat terazisinin tersine döndüğü tarihin başlangıcıdır. </p>
<p><!--more-->
<p><b>Kaza haberim nasıl aldınız?</b> </p>
<p>Haluk Kırcı, Drej Ali, ağabeyimin şoförü Habib gibi dostlarımızın telefonla aramasıyla pazar akşamı saat 19.30-20.00 sıralarında öğrendim. Ağabeyi kaybettik&#8217; dediler. İnsanın o an başı dönüyor. </p>
<h3>18 YIL KAÇAK YAŞADI </h3>
<p><b>Çatlı yurtdışına nasıl kaçmıştı?</b> </p>
<p>1978 sonundan 1996&#8242;ya kadar 18 yıl kaçak yaşadı. Kaçak olduğu ilk yıllarda İstanbul&#8217;a yerleşti ve kamufle oldu. Bu arada ağır suçla arandığı için başta ben olmak üzere birçok dostu yurtdışına çıkmasını istiyorduk. Buna direniyordu. &#8220;Önce arkadaşlarım&#8221; diyordu. Her bir arkadaşı için canını verebileceğini bizzat bana söyledi. Dediği gibi de yaptı. Önce arkadaşlarını kaçırdı. Bunlar içinde Ağca da vardı. Kendisine sıra gelmedi. İhtilalden 5-6 ay sonra bir gemiyle kendi gayretleriyle yurtdışına kaçtığını duyduk. </p>
<p><b>Avusturya&#8217;ya gitti&#8230;</b> </p>
<p>O zamanlar en rahat Avusturya idi. İlk etapta oraya gitti. Daha sonra İngiltere&#8217;ye gitmeyi denediğinde yakalanıyor. Kimliğini ve bütün parasını tamamen alıyorlar. İki polisle birlikte demiryoluyla Türkiye&#8217;ye iade edilmek üzere gönderiliyor. Yugoslavya&#8217;da iki polisi yanıltıp hareket halindeyken trenden atlayarak kaçıyor. Hiç parası ve kimliği yokken 5 yıldızlı bir otele yerleşiyor. Almanya&#8217;dan arkadaşlarını çağırmış. O Almanya&#8217;ya dönerken, iki polis Türkiye yolundaydılar. </p>
<h3>KUMAŞINI BİLİYORUZ</h3>
<p><b>Orada nasıl hayat sürüyordu?</b> </p>
<p>Dolaşım zorluğu çektiklerini anlatmıştı. &#8220;Tren yolunda yaşıma uygun cenaze bulursam kimliğimi onun üzerine koyup, onun kimliğini ben alacağım. Öldüğüm düşünülecek. Annemi ve babamı, çevreyi ona göre organize edersin&#8221; demişti. 1983&#8242;ün sonuna doğru Kenan Evren destekli ASALA operasyonu teklifi gelene kadar bu şekilde yurtdışında sancılı dönemler yaşadı. </p>
<p><b>Kaçaktı, ama devlet onu nasıl bulacağını biliyordu yani&#8230;</b> </p>
<p>Yerini bilip bilmediklerini bilmiyorum. Ancak, birtakım dostları kanalıyla bağlantı kurup Fransa&#8217;da görüştüklerinde, sizin sorunuzu ağabeyim devletin temsilcilerine soruyor. &#8220;Neden bana geldiniz?&#8221; diyor. Onlar da &#8220;İstediğin anda Avrupa&#8217;da, hatta dünyanın birçok ülkesinde önemli işler yapabileceğini biliyoruz. Kumaşını biliyoruz&#8221; diyorlar. Ağabeyim, Fransızca&#8217;yı yazıp konuşabiliyordu, İngilizce ve Aİmanca biliyordu. </p>
<p><b>Nasıl bir görüşme geçiyor?</b> </p>
<p>Devletin temsilcilerinin &#8220;Teklifimizi kabul etmek için bizden ne istersin?&#8221; sorusuna &#8220;Ben kendim için hiçbir şey istemem. Bu davanın lideri olan Alparslan Türkeş cezaevinde, birinci isteğim onun bırakılması. İkincisi Haluk Kıra ve arkadaşları başta olmak üzere bütün ülkücülerin idamının durmasını istiyorum&#8221; cevabını veriyor. Türkiye ile birtakım telefon görüşmeleri yaptıktan sonra &#8220;Birinci isteğin biraz zaman aldıktan sonra (birkaç ay sonra) olacak. İkinci isteğin hemen olacak&#8221; diyorlar. Ağabeyim &#8220;Sizin sözünüze nasıl inanayım?&#8221; diyor. Onlar da &#8216;Az önce telefonla görüştüğümüz yerler çok yüksek makamlardı. Biz burada Devlet Başkanı Kenan Evren&#8217;in bilgisi dâhilinde bulunmaktayız. Sonuçta önemli tahliyeler ve idamlar onun onayından geçmiyor mu?&#8221; diyorlar. Ağabeyim de &#8220;Tamam&#8221; diyor. </p>
<p><b>Devletin temsilcileri aradıkları kişiyle yurtdışında buluşuyor ve ASALA operasyonunu teklif ediyor&#8230;</b> </p>
<p>Kırmızı bültenle aranıyordu. </p>
<p><b>MARSİLYA VE UFUK&#8230;</b> </p>
<p><b>Sız bunu nasıl duydunuz?</b> </p>
<p>1984 yılbaşına doğru bana &#8220;Bir sürprizim var. Annemi, babamı da al İstanbul&#8217;a hep beraber geçin&#8221; dedi. Verilen adrese gittik. Kapıyı çaldığımızda karşımızda elinde sigarasıyla, kollarını sıvamış, rahatça oturan ağabeyimi görünce çok şaşırdık. Tarih 5 Ocak 1984 idi. </p>
<p><b>Hangi kimlikle gelmişti?</b> </p>
<p>Devletin ASALA operasyonları çerçevesinde kendisine tahsis ettiği pasaportta ismi Hasan Kurdoğlu idi. Pasaportu kendi gözlerimle gördüm. Çok endişelendik. &#8216;Ağabey deli misin? Nasıl geldin?&#8221; diye sordum. İkinci gün bize 6 yıl avunduğum yalanı söyledi. &#8220;Yurtdışında bir paşanın çocuğunu Dev-Solcular kaçırmış biz de onu kurtardık. </p>
<p><b>Paşanın bize 1 haftalık aile ile görüşme ikramı&#8221; dedi. 6 yıl sonra mı öğrendiniz?</b> </p>
<p>Tabii, tekrar yurtdışına çıktı. 6 yıl sonra Türkiye&#8217;ye cezaevinden kaçıp geldiğinde, bir dergiden ASALA operasyonlarına ilişkin bilgileri öğrendim. Operasyonun kod adı: MARSİLYA. Operasyonu yöneten ülkücü terör timinin başındaki liderin kod adı: UFUK (Abdullah Çatlı). Bu MİT tarihine de bu şekilde geçmiştir. Fakat, bir kısım bilgiler çıkan yangında yanmış olabilir. Yanmadıysa hala mevcuttur. </p>
<h3>PARMAK İZİ KOPYALANDI MI?</h3>
<p><b>Cenaze toprağa verilmeden önce ilginç bir olay yaşadınız mı?</b> </p>
<p>Hastane morguna pazartesi günü koymuştuk. Cenazenin başında bekleyen nöbetçi çocukları gönderdiklerini ve ağabeyimin parmak izini aldıklarını öğrendim. Önceleri bunun ne anlama geldiğini kestiremiyordum. Sonra, araştırdım. Parmak izinin negatif-pozi-tif yapılarak, orijinali gibi başka yere taşınması teknik olarak mümkünmüş. Morgda parmak izi almalarının 4 ay sonra dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener&#8217;in &#8220;Topal&#8217;ı vuran silahta Çatlı&#8217;nın parmak izi var&#8221; açıklaması ile ilişkisi olabileceğini düşündüm. </p>
<p><b>Vücudunda kurşun izi var mıydı?</b> </p>
<p>Cenaze yıkanırken basındaydım. Trafik kazasından kaynaklanan sol kaşının üstünde çökük vardı. Sağ om-zuyla, ayağının birisinde kırık vardı. Başka hiçbir iz yoktu. </p>
<p><b>Öldürülmüş olabileceğini hiç düşünmediniz mi?</b> </p>
<p>Düşünmedik. Ama düşünülebilirdi. Onun karşısına çıkacak hiçbir yiğit olmadığını düşünüyorduk. Hiç kimsenin ona yumruk attığını veya silah doğrulttuğunu duymadık. İstanbul&#8217;da bazen akşamlan efkârlandığında tek başına dolaşırdı. Arkadaşları &#8216;Ağabey yalnız nereye gidiyorsun?&#8221; dediklerinde gülerek, &#8220;Siz rahatınıza bakın. Onlar benim karşıma çıkamazlar&#8221; derdi. PKK, Dev-Yol, Dev- Sol, vatan hainleri elbette onu sevmezdi. </p>
<h3>PRENSİP ANLAŞMASI NASIL BİTTİ?</h3>
<p><b>Ağabeyiniz doğrudan MiT&#8217;le mi çalışıyordu?</b> </p>
<p>MİT&#8217;le, daha genel olarak devletle diyebiliriz. Bir konuya dikkat çekerdi. &#8220;Biz onlarla prensip anlaşması yaptık&#8221; diyordu. Ast üst ilişkisi veya sürekli bir ilişki yoktu. &#8220;Benim başıma bir iş geldiğinde onlar hiçbir şeklide karışmayacaklar ve kabullenmeyecekler&#8217; diye bahsetmişti. </p>
<p><b>Anlaşma ne kadar sürdü?</b> </p>
<p>Ağabeyim pasaport yenilemek için bir zencinin evine gönderiliyor. Evde zenciye ait olduğu mahkemece belirtilmiş 300 gram eroin çıktığında ağabeyime suç isnad edildi. Hâlâ mektubu bende mevcut. &#8220;Gerçek kimliğim çıkmazsa hemen çıkacağım&#8221; diye yazmıştı. Ancak, gerçek kimliği ortaya çıktı. Fransa&#8217;da ve İsviçre&#8217;de 6 yıl hapis yattı. Dolayısıyla prensip anlaşması da o gün itibarıyla sanırım sona ermiştir. </p>
<h3>ÖZBAY KİMLİĞİYLE ŞAM&#8217;A GİTTİ</h3>
<p><b>Abdullah Çatlı ne zaman Mehmet Özbay oldu?</b> </p>
<p>1990 yılında Türkiye&#8217;ye geldikten sonra İstanbul&#8217;da Bahçelievler&#8217;de kirada oturdu, daha sonra bir kısmı borçla Florya&#8217;da ilk ve son dairesini aldı. 1993&#8242;te ticari hayata girdi. Haluk Kırcı ile birlikte ithalat ve ihracat kursuna gittiler İstanbul&#8217;da. </p>
<p>Hâlâ kırmızı bültenle aranıyordu. 1993&#8242;te PKK&#8217;nın azgınlaş-masıyla birlikte, devletin bazı birimleri tarafından kendisine ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Tekrar devletle çalışmaya başladı. 1990&#8242;lı yıllarda geldiğinde Şahin Ekli ismini kullanmıştı, daha sonra Mehmet Özbay adını kullanmaya başladı. PKK ile mücadele de istihbarat konusunda devletle birlikte çalıştı. Mehmet Özbay olarak defalarca Şam&#8217;a gitti. </p>
<h3>O KAREDE ÇATLI YOK ÖCALAN VAR</h3>
<p><b>Ergenekon çerçevesinde devletteki yapılanmadan bahsediliyor.</b> </p>
<p>Ergenekon yargıda olduğu için yorum yapmak istemem. Fakat, ağabeyimi Ergenekon&#8217;da yargılananlarla aynı karede görmek yanlış. Çünkü onların içinde terörist başı Apo ile el sıkışanlar var. Oradakiler ulusala, ağabeyim ülkücüdür. Beraberlikleri olamaz, ancak zıtlıkları olabilir. </p>
<p><b>Ağabeyiniz kullanıldı mı?</b> </p>
<p>Ağabeyim mi devleti kullandı, devlet mi ağabeyimi kullandı bilemem. Kırmızı bültenle aranırken Florya&#8217;daki evinde oturdu. </p>
<p><b>Miras bıraktı mı?</b> </p>
<p>Evi ile arabasından başka çocuklarına da hiçbir mirası kalmamıştır. Çünkü yoktu. </p>
<h3>AİLE İÇİNDEKİ KOD ADI: HAFIZ</h3>
<p><b>En son hangi ismiyle hitap ediyordunuz? </b></p>
<p>Ahmet Ağabey diyordum. Babamla ondan bahsederken kendi aramızda &#8220;hafız&#8221; derdik. </p>
<p><b>Sık mı görüşüyordunuz?</b> </p>
<p>Ara sıra görüşüyorduk. </p>
<p><b>Ölmeden önce en son ne zaman görüştünüz?</b> </p>
<p>Kazadan birkaç gün önce telefonla görüştük. </p>
<p><b>Neredeydi?</b> </p>
<p>Ben Nevşehir&#8217;deydim, o İstanbul&#8217;da. </p>
<p><b>Şehir dışına çıkacağından bahsetmiş miydi?</b> </p>
<p>Hayır bahsetmedi. </p>
<p><b>Size anormal gelen bir şey var mıydı telefonda görüşürken?</b> </p>
<p>&#8220;Birtakım i&#8230; etrafı sarmış&#8221; diye bir cümle sarf etti. </p>
<p><b>Sizce Çatlı tasfiye mi edildi?</b> </p>
<p>Son açıklamalardan bu çıkarılıyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SUSURLUK KAZASI'NIN KİLİT İSMİ AYHAN ÇARKIN'DAN SARSICI İTİRAFLAR]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/10/21/susurluk-kazasinin-kilit-ismi-ayhan-carkindan-sarsici-itiraflar/</link>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2008 05:45:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/10/21/susurluk-kazasinin-kilit-ismi-ayhan-carkindan-sarsici-itiraflar/</guid>
<description><![CDATA[ŞOK İTİRAF: Çatlı&#8217;yı kim öldürttü? Susurluk davasının kilit ismi, eski özel harekat polisi Çar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span class="habermetin">  				   <img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/2/1/9/1/121915.jpg" alt="Çatlı'yı kim öldürttü?" align="left" height="200" hspace="2" vspace="2" width="270" /><span class="manset2"><b>ŞOK İTİRAF</b>: Çatlı&#8217;yı kim öldürttü?</span><br />
<span class="manset_ozet"><b>Susurluk davasının kilit ismi, eski özel harekat polisi Çarkın&#8217;dan sarsıcı açıklamalar.</b></span></p>
<p><span class="manset_detay">Susurluk kazası Ergenekon&#8217;u aydınlatan lambadır. Ergenekon resmi çok eksik aktörlerin çoğu dışarıda. Çatlı&#8217;yı öldürme emrini siyasiler verdi, ipini Ergenekon çekti.</p>
<p>Star TV ekranlarından yayınlanan &#8216;Arena&#8217; programında Uğur Dündar&#8217;ın sorularını cevaplandıran eski özel harekatçı Ayhan Çarkın, &#8216;bir vatansever&#8217; olan Abdullah Çatlı&#8217;nın, Ergenekoncular tarafından öldürüldüğünü ileri sürerek, &#8216;Abdullah Çatlı vatanını, milletini seven düzgün bir adamdı. Kullanma tarihi dolunca ortadan kaldırdılar. Çatlı&#8217;nın ipini Ergenekon çekti&#8217; dedi.<!--more--></p>
<p><b> SUSURLUK, ERGENEKON İŞİ</b></p>
<p>Müthiş açıklamalarıyla Susurluk ve Ergenekon üzerindeki karanlık örtüyü aralayan Çarkın, &#8216;Susurluk olayı Ergenekon organizasyonunu aydınlatan bir fenerdir. Ergenekon operasyonu başlayınca kendimi konuşmak zorunda hissettim. Eğer konuşmasaydım kendimi vatan haini gibi hissedecektim&#8217; diye konuştu. &#8216;Susurluk Kazası&#8217;nın tamamen bir Ergenekon operasyonu olduğunu ileri süren Ayhan Çarkın şunları söyledi:</p>
<p>&#8216;Kazaya neden olduğu ileri sürülen kamyon da, şoför de düzmeceydi. Hem Çatlı&#8217;dan hem de onunla birlikte hareket eden bizlerden kurtulmak istiyorlardı. Ben hala rahat uyuyamıyorum. Öldürülme korkusuyla yaşıyorum. Kazadan sonra yeraltı dünyasının ünlü ismi Tarık Ümit&#8217;in öldüğü iddia edildi. Ancak ölüsünü kimse görmedi. Ben Ümit&#8217;in ölmediğini biliyorum. Gerekirse ispatlarım.&#8217;</p>
<p><b> DÜNDAR&#8217;I İPTEN ÇATLI ALDI</b></p>
<p>Ergenekon örgütünün, ünlü gazeteci Uğur Dündar için de ölüm emri çıkardığını kaydeden Çarkın, Çatlı&#8217;nın bu emre, Dündar&#8217;ın &#8216;vatansever ve milliyetçi bir gazeteci&#8217; olduğu için karşı çıktığını söyledi. Çarkın, &#8216;Uğur Dündar&#8217;ı ipten Çatlı aldı&#8217; dedi. Yürütülen Ergenekon operasyonunun buzdağının görünen kısmı olduğunu belirten eski özel harekatçı Ayhan Çarkın, emri siyasilerin verdiğini, ancak hiçbir siyasetçiden hesap sorulmadığını ifade etti.</p>
<p><b> BAŞBAKAN&#8217;I DİNLEYİN</b></p>
<p>&#8216;İdealist polisler&#8217; olarak kendilerinin kullanıldığını kaydeden Çarkın, &#8216;Şimdiki genç arkadaşlarıma sesleniyorum: Akıllı olsunlar, kendilerini kullandırtmasınlar. Herkes aklını başına almalı. Başbakan ve Genelkurmay Başkanı&#8217;nın söylediklerine odaklanmalı. Onların gösterdikleri dışında bir çözüm yok. Genç güvenlik görevlileri kendilerine yapılacak tekliflere karşı uyanık olsunlar&#8217; diye konuştu. Çarkın&#8217;ın sözlerinden satır başları şöyle:</p>
<p># Biz susurluk kazasının Ergenekonu aydınlatan lambasıyız. Bedel ödedik, kimisinin canı yandı, kimisinin bağrı.</p>
<p># Ergenekon&#8217;un resmi çok eksik, aktörlerin çoğu dışarıda.</p>
<p># Çatlı&#8217;nın dürüst, namuslu, mert, adam olduğunu anladılar. Baktılar ki başlarına bela olacak. İpini çektiler. O kamyonunn altına girmese başka bir kamyonun altına mutlaka girecekti.</p>
<p># Kamyonun sahibi, 364 gün ağlayıp, mağdur olan yokmu o onu çok iyi bilir.</p>
<p># Abdullah Çatlı&#8217;nın kafa tuttuğu, bizi 3 senedir yargılayan bir heyet, bana sordu Çatlı&#8217;yı tanıyormusun, dedim tanıyorum. Görev verdin mi, verdim, hangi görevi verdin, devlet sırrıdır söyleyemem dedi.</p>
<p># Çatlı&#8217;ya devlet işler yaptırmış, kanlı eylemler yaptırmış, devletin bunu kalkıp itiraz etmesi mümkün mü?</p>
<p><b> Bunların bir kolu PKK&#8217;da bir kolu da Hizbullah&#8217;ta</b></p>
<p># (Uğur Dündar, benim için ölüm emrini kim verdi diye soruyor) Şimdi ne desem yalan olur. Aynı şahıs tarafından benim içinde, senin içinde. Abdullah Çatlı&#8217;ya emri verdi. Ancak Çatlı kabul etmedi. Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz diye..</p>
<p># (Neden siz Ergenekon değilsiniz de onlar Ergenekon sorusuna karşılık) Onlar olacak tabi. Ben niye olayım. Eğer ben birşey yaptıysam devlet adına yaptım. Zaten ben bunu istiyorum. Çıksın açıklasınlar diye. Eğer ben Ergenekon olsaydım onun yanında olmam gerekmez miydi.</p>
<p># Ergenekon hangi devlet adına iş yapmış. devlet adına başlayıp da menfaat adına devam eden birçok şey var. Ne yapmış devlet adına. Ahtapot gibi oturmuş bir kolu PKK&#8217;da&#8230;</p>
<p># Ergenekon&#8217;un bir kolu Hizbullah&#8217;ta bir kolu orda bir kolu burda.</p>
<p># Tarık Ümit yaşıyor. Benim bilgim var.</p>
<p># Çıkıp ben bunları geberticem diyen siyasetçi açsın arşivleri faili meçhul cinayetlerin (PKK&#8217;ya destek verdiği iddia edilen Kürt işadamlarının kastediyor) hesabını versin. Tutup da Ahmet&#8217;i orda öldürdüler, Mehmet&#8217;i burada geberttiler diyerek bu olmaz. </p>
<p><b> YENİ ŞAFAK</b></span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÇATLI'NIN SIR GEREKÇESİYLE AÇIKLANMAYAN EYLEMLER ERGENEKON İDDİANAMESİNDE]]></title>
<link>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/22/catlinin-sir-gerekcesiyle-aciklanmayan-eylemler-ergenekon-iddianamesinde/</link>
<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 20:04:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>oktay571</dc:creator>
<guid>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/22/catlinin-sir-gerekcesiyle-aciklanmayan-eylemler-ergenekon-iddianamesinde/</guid>
<description><![CDATA[  ÇATLI&#8217;NIN SIR GEREKÇESİYLE AÇIKLANMAYAN EYLEMLER ERGENEKON İDDİANAMESİNDE İşte Çatlı&#8217;n]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span class="habermetin"> </p>
<p class="detay_manset" style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center">ÇATLI&#8217;NIN SIR GEREKÇESİYLE AÇIKLANMAYAN EYLEMLER ERGENEKON İDDİANAMESİNDE</p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/2/0/1/112014.jpg" alt="İşte Çatlı'nın 'devlet sırrı' eylemleri" hspace="2" vspace="2" width="270" height="200" align="left" /><span class="manset2">İşte Çatlı&#8217;nın &#8216;devlet sırrı&#8217; eylemleri</span><br />
<span class="manset_ozet"><strong>Susurluk Raporu&#8217;nun &#8220;devlet sırrı&#8221; olduğu gerekçesiyle açıklanmayan sayfalarında, Abdullah Çatlı&#8217;nın, Kenan Evren döneminde yurt dışında Ermenilere karşı düzenlenen saldırılarda kullanıldığı belirtiliyor. </strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Çatlı&#8217;nın karıştığı bombalama ve suikastlerin tek tek sıralandığı raporun bir diğer bölümünü ise Güneydoğu&#8217;da öldürülen gazeteciler ve faili meçhul cinayetler oluşturuyor.</p>
<p>Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Susurluk Raporu&#8217;nda yer alan, ancak &#8220;devlet sırrı&#8221; olduğu gerekçesiyle açıklanmayan 12 sayfalık bölüm Ergenekon iddianamesinin eklerine girdi. Raporun gizli kalan sayfalarında, Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı&#8217;nın katıldığı eylemler de bir bir sıralanıyor.<!--more--></p>
<p>Raporda, Abdullah Çatlı ve grubunun Kenan Evren&#8217;in devlet başkanlığı döneminde &#8220;ARAT&#8221; planı çerçevesinde özellikle yurtdışındaki eylemlerde kullanıldığı belirtiliyor. MİT&#8217;in Çatlı hakkındaki bir buçuk sayfalık yazısı Susurluk Raporu&#8217;nda şu şekilde yer alıyor:</p>
<p>Arat&#8230; uygulamaya konulan çalışmalar çerçevesinde, 22 Ekim 1983 tarihinde Fransa/Paris&#8217;te temasa geçilmiştir. İlk görüşmede, görev anlatılarak karşılıksız olarak kabul edip etmeyeceği sorulmuş ve kabul etmesi üzerine göreve sevk edilmiştir. Ermeni hedeflere yönelik olarak planlanan;<br />
- 05(06) Aralık 1983 Fransa/Paris, Ara Toranyan&#8217;ın otosuna ikinci bomba konulması,<br />
- 17 Mart 1984, Fransa/Marsilya, Ermeni Gençlik Örgütü binasının bombalanması,<br />
- 01 Mayıs 1984, Fransa /Paris Henri Papazyan&#8217;ın otosuna bomba konulması (bomba patlamadı),<br />
- 04 Mayıs 1984, Fransa Alfortville Ermeni Anıtı, Ermeni Gençlik Örgütü binası, spor salonu, karakol ile itfaiye aracının bombalanması,<br />
Eylemlerini bir ekip olarak çalıştığı şahıslarca beraber gerçekleştirmiştir.<br />
24 Ekim 1984 tarihinde Fransa/Paris&#8217;te uyuşturucu ticareti nedeniyle yakalanarak tutuklanmasından dolayı tarafımızla irtibat kesilmiştir.</p>
<p>Fransa&#8217;da Ermenilere karşı eylemler &#8230; yılı sonuna kadar devam etmiştir. Bu konuda yapılan eylemler aşağıda sunulmuştur. Söz konusu eylemler, Abdullah Çatlı ve grubunun yanı sıra, bu grupla herhangi bir organik bağı bulunmayan çeşitli gruplarca gerçekleştirilmiştir.&#8221;<br />
<strong><br />
EYLEM LİSTESİ</strong><br />
1-14 Kasım 1982: Hollanda/Utrecht, Nubar Yalımyan&#8217;ın öldürülmesi,<br />
2- 22 Mart 1983: Fransa/Paris Ara Toranyan&#8217;ın otosuna bomba konulması (bomba patlamadı)<br />
3- 03 Temmuz 1983: Fransa/Paris Ara Toranyan&#8217;ın babasının emlak dükkanına bomba konulması (bomba patlamadı), Ermeni kitabevinin bombalanması.<br />
4- 07 Temmuz 1983: Holanda/Hengelo Suriz, Ermeni Kahvesi&#8217;nin taranması.<br />
5- 08 Temmuz 1983: Hollanda Enschede, Ermeni Gençlik Örgütü ve lojmanlarının kundaklanması.<br />
6- 27 Temmuz 1983: Fransa/Alfortville, Ermeni Kültürevi ve ASALA&#8217;nın basın bürosunun bombalanması,<br />
7- 28 Temmuz 1983: Fransa/Paris, Ermeni Kültürevi Radyoevi ve basın bürosunun bombalanması,<br />
8- 06 Aralık 1983 : Fransa/Paris, Ara Tornayan&#8217;ın otosuna ikinci bombanın konulması,<br />
9- 17 Mart 1984: Fransa/Marsilya Ermeni Gençlik örgütü binasının bombalanması.<br />
10- 01 Mayıs 1984: Fransa/Paris, Henry Papazyanın otosuna bomba konulması (bomba patlamadı)<br />
11- 04 Mayıs 1984: Fransa/alfortville, Ermeni Anıtı, Ermeni Gençlik Örgütü binası, spor salonu ve Karakol ile itfaiye binasının bombalanması,<br />
12- 24 Haziran 1984: Fransa/Paris, Ermeni Gençlik Yurdu&#8217;nun bombalanması.<br />
13- 25 Kasım 1984 Fransa/Salle Pleyel, 16 Ermeni örgütünün yaptığı konser salonunun bombalanması<br />
14- 05 Aralık 1985: Ermeni bir şahsın öldürülmesi.<br />
15- 15 Aralık 1985: Fransa Lyon, Hayk Değirmencioğlu&#8217;nun öldürülmesi.</p>
<p>MİT&#8217;in Çatlı&#8217;yı nasıl keşfettiği şühesiz ilgi çekici bir konudur. Bu husus Sayın Başbakanın başkanlığında yapılan toplantıda dile getirilmişse de bu konuda arşiv kaydının bulunmadığı ifade edilmiştir. &#8220;Kayıt olmayabilir fakat bilgi vardır&#8221; ısrarı da netice vermeyince &#8220;Çatlı&#8217;nın 1980&#8242;li yılların başında o tarihde MİT mensubu olmayan Hiram Abbas tarafından Haluk Kırcı ve bazı ülkücüleri organize ederek Cumhurbaşkanlığının izni ile Ermeni terörüne karşı yurtdışına sevkettiği, daha sonra grubun MİT&#8217;e devredildiği&#8221; iddiasını tekzip etmedikleri sorulunca MİT müsteşar yardımcısı Sayın Alpay, &#8220;Tekzip etmediklerini&#8221; ifade etmiştir. Bu cümleden sonra Çatlı ile alakalı bilgiler sayın Başbakan&#8217;a tarafımızdan aşağıdaki özet takdim ile sunulmuştur.<br />
<strong><br />
KENAN EVREN&#8217;İN TALİMATI İLE ÇATLI VE GRUBU OLUŞTURULDU </strong></p>
<p>O dönemde Cumhurbaşkanlığı yapan Kenan Evren ve onun görevlendirdiği Hiram Abbas&#8217;ın yetkilendirmesi ile yurtdışında eylem yapılması kararıyla Abdullah Çatlı grubu ile irtibata geçildiği anlatılıyor. İşte raporun devamı:</p>
<p>&#8220;Ermeni terörüne karşı 12 Eylül&#8217;den sora arayışların başladığı tarihten Hiram Abbas, Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı ve bir kısım ülkücüyü organize etmiştir. Bu çalışmalar o tarihte Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yürütülmüştü. Fakat muhtemelen ve menfi bir gelişme olması ihtimaline binaen çalışmalar MİT&#8217;e devredilmiştir. (Yoksa Çatlı&#8217;nın Fransa&#8217;da bulunduğu, orada temasa geçildiği, kendisine hiçbir ücret ödenmediği kabul edilebilir bir senaryo değildir. Kaldı ki Çatlı ve arkadaşlarının hayati tehlike arzeden bu görevi ücretsiz kabul etmeleri bu grubun kamuoyunun kabullerinden farklı kişilikleri olduğu da ispata vesiledir.&#8221;<br />
<strong><br />
ÇATLI&#8217;YA MİT&#8217;TEN KOMPLO</strong></p>
<p>Bu arada Çatlı ve arkadaşlarının Ermeni hedeflerine karşı yaptıkları eylemlerden sonra grubun MİT&#8217;e devredildiği ve bu aşamadan sonra Çatlı&#8217;ya MİT tarafından komplo kurulduğu iması yapılarak hapse attırıldığı açıklanıyor. İşte raporun açıklanmayan 80. sayfası:</p>
<p>ASALA eylemleri MİT&#8217;e devrolduktan sonra Çatlı, 1984 Ekim&#8217;inde ziyarete gönderildiği adresteki 250 gramlık eroin poşetiyle, garip bir şekilde yakalanıp 1984-1990 arasında Fransa-İsviçre hapishanelerinde yatmıştır. Hapishaneden nasıl kaçtığı veya kaçırıldığı aslında önemli olmaktan çıkmaktadır. Hapishanede ölmemesi, direnmesi kanaatimizce çok daha önemli bir husustur. Kaçtıktan sonra Avrupa&#8217;da kendisine yardım edecek pek çok kişi ve grup bulabilir de ve bulmuştur da.</p>
<p>Türkiye&#8217;ye döndükten sonra sığınacak bir yere ihtiyacı vardı. Bu yer önce İstanbul Emniyeti daha sonra 1993&#8242;te kesin olarak Emniyet Genel Müdürlüğü olmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü kendisini planladıkları yurtdışı eylemler için güvenilir bir silah olarak korumaya almıştır.</p>
<p>Bizim üzerinde durduğumuz husus, devletin sergilediği acımasız tablodur. Eğer Çatlı sıkıyönetim mahkemelerinin ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı&#8217;nın tanıdığı hüviyetiyle idamla yargılanacak bir katil idiyse niçin bu hizmete gönderilmiştir? Gönderildiği hizmet bir ülke sorunu idiyse niçin 3-4 seneye mahkum edilip, cezasını çekip, normal bir insan olarak hayata döndürülüp legalize edilmedi? Yurda döntükten sonra saygın bir teşkilat olan Emniyet Genel Müdürlüğü niçin kendisini bu şekilde istihdam etti? Pasaport silah v.s. niçin temin edildi? Bu suallerin basit bir cevabı vardır: &#8220;Herkes Çatlı&#8217;yı el altında bulunduracak. Gerektiğinde kullanacak bir silah olarak görmek arzusundaydı.&#8221;<br />
<strong><br />
&#8220;ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLERİN SİCİLİ KABARIKTI&#8221; </strong></p>
<p>Kutlu Savaş tarafından hazırlanan raporun gizli bölümlerinin 20 Şubat 1998 tarihinde bir televizyon kanalından Doğu Perinçek&#8217;e fakslandığı belirtiliyor, Yayınlanmayan bu bölümde Güneydoğu&#8217;da öldürülen gazetecilerin isimleri yer alıyor. Öldürülen gazeteciler ile ilgili bilgi isteyen Kutlu Savaş, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği&#8217;nden gelen bilgiler karşısında şaşkına dönüyor. Çünkü öldürülen gazetecilerle ilgili arşiv bilgileri gönderilerek adeta işlenen cinayetler haklı çıkarılmaya çalışılıyor. İşte gizlenen raporun 75. sayfasında yer alan bilgiler:</p>
<p>Hafız Akdemir: Yeni Ülke ve Özgür Gündem gazetesi, Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları örgütünün gençlik komite sekreteri,<br />
Yahya Orhan: PKK destekçisi, Yeni Gülke, Güneş ve Özgür Gündem gazetesi muhabiri,<br />
Macit Akgün: 2000&#8242;e doğru, Yeni Ülke muhabiri, Nusaybin&#8217;de kurulan Sosyalist Parti İlçe Sekreteri, PKK destekçisi,<br />
Burhan Karadeniz; Yeni Ülke muhabiri, PKK mensubu ve destekçisi,<br />
Halit Güngen; 2000&#8242;e Doğru dergisi Diyarbakır muhabiri ve büro şefi, Sosyalist Parti Şırnak İl Yönetim Kurulu üyesi,<br />
İzzet Keser; Sabah Gazetesi muhabiri, TKB/B mensubu,<br />
Cengiz Altun, Batman Yeni Ülke muhabiri, PKK mensubu,<br />
Çetin Ababay; Özgür Gündem muhabiri PKK mensubu,<br />
Bunların tamamı OHAL Bölgesi&#8217;nde faili meçhul cinayetler sonucu ölmüşlerdir. Yukarıdaki bilgiler de devlet arşivine girmiştir. Öldürülen şahısların ortak özellikleri belirgin bir kimliğe sahip olmalarıdır.<br />
<strong><br />
HİZBULLAH&#8217;A GÖZ YUMARAK BÜYÜTTÜLER </strong></p>
<p>Öte yandan PKK&#8217;nın Marksist Leninist yapısına tepki ile gelişen PKK karşıtı faaliyet, İslami görüş etrafında bütünleşmekte, PKK ile her alanda mücadele eden güvenlik güçlerinin aşiret ve cemaat bağı güçlü loan hareketi bir ölçüde göz yumarak ya da üzerine yeterince gitmeyerek hızlandırdıkları ifade edilmektedir.</p>
<p>Adam öldürme veya Sedat Bucak&#8217;ın ifadesiyle &#8216;adam alma&#8217; yetkisinin bu ciddiyetten uzak kullanımı karşıt tepkileri geliştirmesi ve kişisel hesapların gündeme gelmesine yol açması kaçınılmazdır. Ve öyle de olmuştur. İtirafçılardan ve haraç paylaşımındaki silahlı eyleminden mahkum İbrahim Babat&#8217;ın iadesinin bir bölümü örnek ve ibretle okunmaya değer bir bgele olarak aşağıda sunulmaktadır.<br />
<strong><br />
İNFAZ TİMLERİ BÖYLE KURULDU </strong></p>
<p>&#8220;1990 yılında JİTEM&#8217;de bazı köklü değişiklikler oldu. Asayiş Bölge Komutanlığı&#8217;na Hikmet Köksal Paşa getirilmişti. Gruplar oluşturulmuştu. JİTEM&#8217;in başına Veli Küçük Paşa getirilmişti. (o zaman albaydır) 1990 yılında yakalanıp serbest bırakılan bazı itirafçılar asker kimliğiyle JİTEM Grup Komutanlığı&#8217;na alınmışlardı. Bütün asker itirafçıların bir araya toplanılması düşünülüyordu. JİTEM&#8217;de bu itirafçıların sevk ve idareleri için bana görev çağrısı yapıldı. Önce kabul etmedim. Daha sonra Hikmet Köksal&#8217;ın talimatıyla kendisi ile görüştükten sonra bu gruplara katıldım. Hikmet Köksal&#8217;a güvenerek Diyarbakır&#8217;a gittim. Bu arada JİTEM çatısı altında illegal bir oluşuma gidildi. Diyarbakır ve çevresinde PKK ile ilişkili olduğundan şüphelendiğimiz hemen herkesi infaz etme yetkimiz vardı. Bu insanları yakalayıp suçu varsa tespit edilip, adalete teslim etmek yerine faili meçhul bir şekilde öldürmeyi bir yöntem oarak benimsemiştik. Bizden istenen buydu. Bu tarzda talimat alıyorduk. Bu grup içerisinde eski itirafçılardan Ali Ozansoy, Hüseyin Tilki, Abdulkadir Aygan, Hayrettin Toka, Recep Tiriz, Adil Timurtaş ve eski TİKKO&#8217;cu Fatih adındaki kişiler vardı. Antalya&#8217;da örgüt tarafından öldürülen Numan kod adlı (Selahattin Görgülü) adındaki kişi bizim grubumuzun istihbaratçısıydı. Örgütle ilişkilidir tarzında bize gösterdiği ve getirdiği kişilerin hepsini değişik dönem ve zamanlarda infaz ettik. Bismil&#8217;de benzinci Talat, Diyarbakır Bismil yol kavşağında bir vatandaşı aynı gerekçelerle infaz ettik. Batman&#8217;da iki kişiyi, birini evinden, diğerini evin önünden alarak Batman Silvan arasında infaz ettik. Yine Hazro&#8217;da bir vatandaş infaz edildi. Bu çalışmalar 5 ay sürdü. Yine o dönemde Selahattin Görgülü bize verdiği istihbarat doğrultusunda bir şahıs Celil kod Aytekin Özel binbaşıyla Abdülkadir Aygan birlikte gidip infaz ettiler.<br />
<strong><br />
İFADE VERMEDEN ÖNCE UYARILDI<br />
</strong><br />
İtirafçı İbrahim Babat kendisine 7 yıl ceza alacağı vaadine rağmen 17 yıla mahkum olunca İstanbul DGM Başsavcılığı&#8217;na ve Başbakanlık Teftiş Kurulu&#8217;na ifade vermek için dilekçe ile müracaat etmiştir. Müfeettişlerin kendisiyle görüşmesinden önce (19.12.1997) de Kırklareli İstihbarat Şube Müdürü ile Jandarma Alay Komutanı İbrahim Babat&#8217;ı ziyaret edip &#8216;hatırını sorup, geçmiş olsun&#8217; derken &#8216;dikkatli olmasını, devlete zarar vermemesini, davanın Yargıtay safhasında olduğunu&#8217; da söylemek ihtiyacını duymuşlardır.</p>
<p>GAZETEPORT<br />
</span> </p>
<p></span><br />
<span class="manset_detay"><strong>09.Ağustos.2008 08:56:47</strong></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[36-ŞUPHELI SEDAT PEKER, e) Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları ]]></title>
<link>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/17/36-supheli-sedat-peker-e-diger-suphelilerle-orgutsel-irtibatlari/</link>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 02:29:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>oktay571</dc:creator>
<guid>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/17/36-supheli-sedat-peker-e-diger-suphelilerle-orgutsel-irtibatlari/</guid>
<description><![CDATA[e) Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları; Tape: 1113, 11.03.2004 günü saat:16.26&#8216;da Volkan G]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!--[if !mso]&#62;-->  <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  Normal 0 21       MicrosoftInternetExplorer4  &#60;![endif]--> <!--[if gte mso 10]&#62;-->  <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;   &#60;![endif]--></p>
<div class="Section1">
<p class="Style111" style="margin-top:8.4pt;"><span class="FontStyle134"><span style="font-size:13pt;">e)</span></span><span class="FontStyle134"><span style="font-size:10pt;font-weight:normal;"><span> </span></span></span><span class="FontStyle134"><span style="font-size:13pt;">Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;</span></span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:6.95pt;text-indent:42.5pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Tape: 1113, 11.03.2004 </span><span class="FontStyle129">günü saat</span><span class="FontStyle131">:16.26</span><span class="FontStyle129">&#8216;da </span><span class="FontStyle131">Volkan GEZMİŞ/Sedat PEKER </span><span class="FontStyle129">ile </span><span class="FontStyle131">Hayrettin ERTEKİN </span><span class="FontStyle129">arasındaki telefon görüşmesinde özetle;</span></p>
<p class="Style84" style="text-indent:.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Volkanin &#8220;Hayrettin bey&#8221; </span><span class="FontStyle131">&#8220;Reisimiz görüşecek&#8221; </span><span class="FontStyle129">dedikten soma telefonu Sedat PEKER&#8217;e verdiği, Hayrettin&#8217;in </span><span class="FontStyle131">&#8220;Reisim başka yerde duruyorum ben böyle geldi diye fırladım geldim&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Misafiriniz var kapıdan girdik çıktık&#8230;hiç görünmedin</span><!--more--></p>
<p class="Style31" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">elden geldiğince şey yaptın&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Hayrettin&#8217;in </span><span class="FontStyle131">&#8220;He ben hayır çıktını şimdi<span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. </span>çıktık</span></p>
<p class="Style31" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">beraberde&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın ise &#8220;Nasılsın iyi misiniz abi siz&#8221; dediği, Hayrettin&#8217;in &#8220;İyiyim hamdolsun yaramaz bişey yok </span><span class="FontStyle131">ben geldim çünkü şimdi., merak ettim&#8230; duyunca yani dedim ne var diye bişey yokmuş Allah&#8217;tan&#8221; , &#8220;Buyurmazsınız Beşiktaş&#8217;a ben şeydeyim Ofisimdeyim&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Abi ben yola doğru geçiyorum şuan çıktım bu Tekirdağ tarafına doğru abi yol güzergahındayım sahili takip ediyorum&#8221; &#8220;Önümüzdeki günlerde abi ama&#8230;&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Hayrettin&#8217;in </span><span class="FontStyle131">&#8220;Çok sağol çok memnun olurum yani bende şimdi çıktım keşke görseydim iyi olurdu ama&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Abi önümüzdeki günlerde önümüzdeki hafta yapalım mı abi Büroya ben ziyaretinize gelini sizin&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Hayrettin&#8217;in &#8220;Tamam oldu bekliyorum çok memnun olurum.&#8221; dediği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Saygı sunuyorum size&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Hayrettin&#8217;in ise </span><span class="FontStyle131">&#8220;Sağolun saygı bizden görüşürüz sağ olasın&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style78" style="margin-top:3.35pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Örgüt üyelerinden Muzaffer TEKİN Paşa(kod) Fikri KARADAĞ, Veli KÜÇÜK&#8217;ün </span><span class="FontStyle129">Hayrettin ERTEKİN&#8217;, Arnavut sami kod Sami HOŞTAN, la irtibatlarının bulunduğu, Veli KÜÇÜK&#8217;ün şoförünün parasını ödediği. Veli KÜÇÜK&#8217;e değişik zamanlar maddi yardımda bulunduğu anlaşılmıştır.</span></p>
<p class="Style111" style="margin-top:8.4pt;"><span class="FontStyle134"><span style="font-size:13pt;">f)</span></span><span class="FontStyle134"><span style="font-size:10pt;font-weight:normal;"><span> </span></span></span><span class="FontStyle134"><span style="font-size:13pt;">Diğer şüpheli ve tanık beyanları;</span></span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:7.45pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Tuncay GÜNEY&#8217;in 02.03.2001 tarihinde, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki mülakatında;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.4pt;text-indent:47.3pt;line-height:13.7pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;-->                          </p>
<table cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%">
<tr>
<td>
<div>
<p class="Style71" style="text-align:justify;"><span class="FontStyle189"><span style="font-size:6pt;">. 3</span></span></p>
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p>  <!--[if !vml]--><!--[endif]--><!--[if gte vml 1]&#62;&#60;![endif]--><br />
<span class="FontStyle132">Veli Paşa&#8217;mn &#8220;Mustafa Kemal bu ülkeyi Çeteler le kurdu</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8221; diyerek örgütlenmesini savunduğunu, anlattığına göre; Mustafa Kemalin kurduğu örgütlerden birisinin adının karakol olduğu, ayrıca </span></span><span class="FontStyle132">Müdafa Hukuk, Kuvvayı Milliye </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">gibi başka başka örgütlerin olduğunu, bütün bu örgütlerin halen devlet içinde devam ettiğini söyleyerek </span></span><span class="FontStyle132">&#8220;çeteler le başardı bir araya gelişi&#8221; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">dediğini, </span></span><span class="FontStyle132">Veli KÜÇÜK&#8217;ün </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">de halen bahsedilen yöntemle hareket ettiğini, </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">gibi gurupları kontrolü altında tuttuğunu, </span></span><span class="FontStyle182"><span style="font-size:11pt;letter-spacing:-.5pt;">y</span></span><span class="FontStyle182"><span style="font-size:11pt;"><span> </span><span style="letter-spacing:-.5pt;">.</span></span></span></p>
<p class="Style14" style="margin-top:3.1pt;text-align:right;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="right"><span class="FontStyle132">Veli Paşa&#8217;mn hücre yapılanmasını çok iyi bildiğini ve çok temkinli olduğunu,</span></p>
<p class="Style53" style="margin-left:20.15pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">başkaları ile paylaştıklarını kendisi ile, kendisi ile paylaştıklarını başkaları ile paylaşmadığını, </span></span><span class="FontStyle132">Korkmaz YIGIT </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">gibi birinden birşey almayı düşündüğünde, mafia olarak </span></span><span class="FontStyle132">SEDATPEKER&#8217;i, </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">gazeteci olarak ta kendisini şahsın üzerine saldırtarak, koparacağı şahsı sıkıştırıp istediğini aldığını,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.1pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 21.1pt;"><span class="FontStyle132">Sedat PEKER </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216;in 23 yaşında, </span></span><span class="FontStyle132">Ali İhsan USKOL </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">vasıtasıyla </span></span><span class="FontStyle132">Veli KÜÇÜK </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">ile tanıştığını, Sedat PEKER &#8216;in ilk dönemler sokak kabadayısı olduğunu, Veli KÜÇÜK le tanışmasından sonra, örgütlenmeye başladığını, </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER in </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">örgütlenmesinin </span></span><span class="FontStyle132">öbür mafya gruplarına benzemediğini, her kurumda ve farklı konumlarda adamlarının olduğunu </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">ve çevreye yüklü miktarlarda para dağıttığını,</span></span></p>
<p class="Style14" style="margin-top:2.65pt;text-align:right;text-indent:0;line-height:13.9pt;" align="right"><span class="FontStyle132">Veli KÜÇÜK&#8217;ün<span> </span>&#8220;mafia&#8221; yapılanması olarak ilk sıraya Sedat PEKER</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216;i</span></span></p>
<p class="Style53" style="margin-left:19.7pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">koyduğunu, çünkü Sedat PEKER &#8216;in laftan çıkmayıp söz dinleyen, Veli paşanın bir dediğini iki yapmayan, oğlu gibi sevdiği bir kişi olduğunu,</span></span></p>
<p class="Style14" style="text-indent:46.3pt;line-height:13.9pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 19.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER&#8217;in adamı olan </span></span><span class="FontStyle132">Mecnun ODYAKMAZ&#8217;</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">ın örgütü elinde tuttuğunu, Veli KÜÇÜK ile </span></span><span class="FontStyle132">Balmumcu Merkez Komutanlığındaki evinde çalışma odasında otururlarken, SİMTEL (SİMENS de olabilir)&#8217;i Sedat PEKER&#8217;e aldıklarını, orada iyi bir organizasyon </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">gerçekleştireceklerini </span></span><span class="FontStyle132">anlattığını,</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 20.4pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER&#8217;in &#8220;deprem zedelere yardım etmesi gibi&#8221; halka bazı yardımlarda bulunmasının, </span></span><span class="FontStyle132">Veli paşanın teorisi olduğunu, </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER&#8217;in de bu teori üzerinden hareket ettiğini,</span></span></p>
<p class="Style14" style="text-indent:48.5pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 18.7pt;"><span class="FontStyle132">Veli KÜÇÜK</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216;ün </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER gibi bir çocuğu yirmi üç yaşından beri yürüttüğünü, </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">kendisinin Veli KÜÇÜK&#8217;le birlikte olduğu dönemde Ergenekon &#8211; Lobi yi çözdüğünü, </span></span><span class="FontStyle132">ancak mafyada ki insanları yönetirken nasıl kendini kamufüle edebildiğini</span></p>
<p class="Style53" style="text-align:left;line-height:normal;margin:.7pt 0 .0001pt 19.9pt;" align="left"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">çözemediğini,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:47.05pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 19.45pt;"><span class="FontStyle132">Veli KÜÇÜK ile ilişkili mafia gurupları olarak; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">altıncı filo daki Havacı </span></span><span class="FontStyle132">OĞUZ</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216;un olduğunu, ayrıca </span></span><span class="FontStyle132">Şenol ACAR </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">ın olduğunu, Şenol ACAR&#8217;ın </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216;e düşmanmış gibi bir hava vermesine rağme,. Söyle olmadığını, yine Veli KÜÇÜK&#8217;ün </span></span><span class="FontStyle132">Ali ihsan USKOL &#8216;un oğlu, Levent USKOL </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">aracılığı ile </span></span><span class="FontStyle132">Kürşat YILMAZ</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216;la görüştüğünü beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 19.2pt;"><span class="FontStyle131">6 nolu gizli tanığın 29.02.2008 günü İstanbul C. Başsavcılığında alınan ifadesinde özetle;</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:44.9pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 18.5pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Askerliğini izmit II Jandarma Komutanlığında yaptığnı, Veli KÜÇÜK&#8217;ün bu dönemde alay komutanı olduğunu, o dönem içerisinde Sami HOŞTAN&#8217;ın Veli KÜÇÜK&#8217;ü sık sık ziyaret ettiğini, hatta Veli KÜÇÜK&#8217;ün başka bir birliğe tayini çıktığında düzenlenen uğurlama partisine bile geldiğini, ayrıca o dönemde Hadi ÖZCAN&#8217; la bir kere Kriptolu telefonla görüştüğünü duyduğunu, bir kere de </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216; ile görüştüğünü duyduğunu, ayrıca Veli KÜÇÜK&#8217;ün ajandasında </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER, </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Ali İhsan USLUKOL ve Rahmi SEYMEN isimli şahısların bulunduğunu ve bu şahısların Veli KÜÇÜK ile sık sık görüşen şahıslar olduğunu,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:47.05pt;line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 .0001pt .25in;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Veli KÜÇÜK&#8217;ün Ali İhsan USLUKOL, Sami HOŞTAN ve Rahmi SEYMEN ile daha çok yüz yüze görüştüğünü, ancak </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216; in kendisinin askerlik yaptığı bu dönemde Veli KÜÇÜK ile yüz yüze görüşmek için geldiğini hiç görmediğini, ancak Rahmi SEYMEN&#8221;in ailece geldiğini, Sami HOŞTAN&#8217; ın da yalnız geldiğini beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 .0001pt .25in;"><span class="FontStyle131">Süleyman ESEN&#8217;in İstanbul C. Başsavcılığınca 13.03.2008 günü Sincan 2 Nolu F Tipi cezaevinde tanık sıfatıyla alınan ifadesinde özetle;</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:44.9pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 16.3pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Alpaslan ARSLAN&#8217;m Osman YILDIRIM&#8217;ın davalarına baktığını nezarethanede öğrendiğini, ayrıca Alparslan&#8217;ın </span></span><span class="FontStyle132">Hakkı KURTULUŞ </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">isimli bir avukatın yanında staj yaptığını, Avukat Hakkı KURTULUŞ&#8217;un Sedat </span></span><span class="FontStyle132">PEKER</span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">&#8216;den dol0i&#8221;gözaltuüt-^lındığını beyan</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:1.9pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
</div>
<p><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"><br /> </span></p>
<div class="Section2">
<p class="Style50" style="margin-top:2.65pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">İbrahim GENÇ&#8217;i 1993 yılından beri tanıdığını, ibrahim&#8217;in o dönemlerde tefecilik yaptığını, tefecilik işinde Azeri uyruklu ZİYA AYÇAN ile ortak olduğunu, ibrahim GENÇ&#8217;in tefecilikten kaynaklanan alacaklarını etrafındaki kişilere tahsil ettirdiğini, ibrahim GENÇ&#8217;in</span></span></p>
<p class="Style104" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle150"><span style="font-size:15pt;">0</span></span><span class="FontStyle150"><span style="font-size:10pt;"><span> </span></span></span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">dönem yanında Abdullah SÜLÜK, Sedat PEKER, Erdal KARA, Kenyalı Soner, Abdullah ÇATLI, Aykut SEZER, Ahmet..?, Süleyman..?, Serhat..? ve bir çok itirafçı, Osman GÜRBÜZ, Esen TÜRKYILMAZ, 2004-2005 yıllarında Bahçelievler Spor kulübü başkanı Bahri..?, ve hatırlayamadığı nice isimlerin olduğunu, ayrıca Özer ÇILLER&#8217;in de ibrahim GENÇ ve Ziya AYÇAN&#8217;ın ortağı olduğunu, Mecidiyeköy &#8216;deki GENÇ FACTORİNG&#8217;e her gittiğinde Özer ÇİLLER&#8217;i gördüğünü, İbrahim GENÇ&#8217;in bu kişilere çok sayıda çek senet tahsilatı yaptırdığını, bu tahsilatlar sırasında çok sayıda insanın silahla yaralandığını ve öldürüldüğünü, bütün bu olayların Ziya AYÇAN ve ibrahim GENÇ&#8217;in talimatıyla yapıldığını beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.65pt;text-indent:46.55pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle131">Durmuş ANUÇİN&#8217;in 28.02.2008 günü C.Savcılıkça (Ceza evinde) alınan ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.65pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">26.12.2002 tarihinde Kandıra ceza evine girdiğini, 2003 yılında yapılan ilk duruşmada, Necip HABLEMITOGLU&#8217;nu ibrahim ÇIFTÇI&#8217;nin talimatı ile öldürdüğünü anlattığını, genelde ALAATTİN ÇAKICI, SEDAT PEKER. SAMİ HOŞTAN gibi adamlarla çok sık oturduğunu, muhtemelen de bu adamlarla birlikte hareket ettiğini,</span></span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Cezaevindeyken, mahkemede bazı şeyler anlattığını duyan SEDAT PEKER&#8217;in kendisine aracıları vasıtasıyla yüklü miktarda sus payı olsun diye, iki defa 300 bin YTL para gönderdiğini, parayı iade ettiğini, ikinci seferde cezaevine gönderdiği için almak zorunda kaldığını, iki defa telgraf çektiğini, telgrafların yanında mevcut olduğunu, Telgrafı ve parayı gönderen YUNUS isimli soy ismi KARAKULAK olarak hatırladığı, telgrafta net olarak belli olan şahsın da patronunun SEDAT PEKER olduğunu, AYDIN ÖZBEY in araştırılması halinde, şahısların para kaynaklarının nerden geldiğininin öğrenilebileceğini, A YDIN ÖZBEY</span></span></p>
<p class="Style104" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">1</span></span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:10pt;"><span> </span></span></span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">milyar dolara yakın paranın kaynağı olduğunu, AYDIN ÖZBEY&#8217;in de SEDAT PEKER ve MUZAFFER TEKİN ile irtibatının olduğunu, MUZAFFER TEKİN&#8217;e MUZAFFER KOMUTAN diye hitap ettiklerini, Ümraniye&#8217;de, Çavuşpaşa&#8217;da ve Beykoz Konaklarında SELİM diye bir arkadaşın kahvesinde buluştuklarını, genelde jandarma mıntıkalarında buluştuklarını,</span></span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.4pt;text-indent:46.3pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle131">Hayrettin ERTEKİN&#8217;in 25.02.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.65pt;text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER&#8217; i tanımadığını, hiçbir ilişkisinin olmadığını, bir kere Sedat PEKER olduğunu söyleyerek birinin telefon açtığını, ancak o olup olmadığını bilmediğini, uçağa binmek üzere olduğu için telefonu kapattığını, gazete haberinde geçtiği gibi Sedat PEKER ile fikir alış verişinde bulunmadığını beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style82" style="line-height:normal;margin:2.9pt 0 .0001pt 47.75pt;"><span class="FontStyle129">Hayrettin ERTEKİN&#8217;in 25.02.2008 günü C.Savcılıkta alınan ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">22/01/2008 günü saat 12:26 da KÜRŞAT isimli şahısla yaptığı görüşme okundu, sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Silahlı Kuvvetlerden görüştüğü şahıslardan edindiği izlenime göre, VELİ KÜÇÜK&#8217;ün SEDAT PEKER le şunla bunla, illegal işlerle uğraşan kişilerle meşgul olan bir kişi olarak bir generale yakışmayacağını düşündüğü tavır içinde olduğunu değerlendirdiğini, onun için bu şekilde konuştuğunu,</span></span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;   &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--><span class="FontStyle131">SEDAT PEKER&#8217;i tanıyıp tanımadığı, kendisi ile bir ilişkisi olup olmadığı sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">SEDAT PEKER&#8217;i tanımadığını, kendisi ile yüz yüze veya telefonla görüşmediğini, ancak bundan yaklaşık 8 veya 10 yıl önce Ankp^e^trgi^çk için tam uçağa bineceği sırada birisinin cep telefonundan arayarak SEDAWF^EKER^&#8217;jjjŞtîuj^nu söylediğini,</span></span></p>
</div>
<div class="Section3">
<p class="Style53" style="margin-top:2.65pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">kendisinin de inanmayarak telefonu kapattığını, kendisiyle ilgili internette SEDAT PEKER in fikir alışverişinde bulunduğu kişiler HAYRETİN ERTEKİN, VELİ KÜÇÜK, KORKUT EKEN ve YAVUZ KAYRAL şeklinde çıkan haber üzerine, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca Fatih 1 Asliye Ceza Mahkemesine tekzip için başvuruda bulunduğunu,</span></span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.35pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Arama sırasında evinde ele geçirilen 22 nolu CD içerisindeki SEDAT PEKER ile birlikte bir şahsm elinde silah ve Türk bayrağı olan şahsın kim olduğu sorulduğunda;</span></p>
<p class="Style53" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">SEDAT PEKER&#8217;i basından tanıdığını, o şekilde teşhis ettiğini, elinde silah olan şahsın kim olduğunu bilmediğini, CD nin depodan çıktığını, 1996 yılında gözaltına alındığında bilgisayar ve diğer malzemeler adli emanete alındığını, malzemelerinin iade işlemleri sırasında bu CD nin karışmış olabileceğini beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle131">Coşkun ÇALIK&#8217;ın 23.02.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şubesinde alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.15pt;text-indent:45.6pt;"><span class="FontStyle132">02.10.2007 </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Günü SAAT:</span></span><span class="FontStyle132">20.11/20.12 </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">de Muhammet YÜCE ile yaptığı görüşmede, Orhan PAMUK&#8217;a yönelik suikast düzenlenmesi konusuyla ilgili olarak, Sedat PEKER&#8217;in arkalarında olduğunu konuşmaları sorulduğunda; Orhan PAMUK&#8217;u vurma eylemiyle ilgili, Muhammet YÜCE&#8217;nin eylem sonrasında Sedat PEKER ve Alaatin ÇAKICI kendilerine cezaevinde sahip çıkacağını anlattığını,</span></span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:46.55pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">12.06.2007 </span><span class="FontStyle129">günü </span><span class="FontStyle131">saat: 20.09/20.10 da Muhammet YÜCE ile yaptığı görüşme sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">görüşmede Sedat PEKER &#8216;in emrini bekliyoruz derken neden böyle dediğini bilmediğini, Halil lakaplı Selim AKKURT, Balıkesir&#8217;deki eylem için azmettirici şahıs ile görüşeceğini, bu şahsın Sedat PEKER olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Coşkun ÇALIK&#8217;ın 25.02.2008 günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Geçen yaz Bilecik&#8217;te iken Muhammet YÜCE nin yanına geldiğini, Balıkesir&#8217;de bir iş adamı varmış, onu öldüreceğiz, 1 trilyon para verecekler, bu işi yapacak 4 kişiyiz dediğini, ancak isimlerini vermediğini, iş adamının ismini de söylemediğini, Muhammet YÜCE&#8217;nin şahsı öldürmeleri halinde SEDA T PEKER &#8216;in kendi koğuşuna, yanına aldıracağım anlattığını, aynı görüşmede, Muhammet&#8217;in Balıkesir&#8217;de mafya olarak bilinen Mesut&#8230; ismindeki şahıs ile görüşüp plan yapacaklarını da konuştuklarını beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Emin Caner YİĞİT&#8217;in 24.01.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şubesinde alınan ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.65pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER &#8216;in ismini duyduğunu, tanışıklığının bulunmadığını, kendisini bir defa Adapazarında, depremzedelere yardım amacıyla açmış olduğu çadırda gördüğünü, Veli KÜÇÜK, Sedat PEKER ve Boğaçkaan MURATHAN arasında ne gibi bir ilişkinin olduğunu bilmediğini, Veli KÜÇÜK&#8217;ün yanında çalışmaya başlamasında, Sedat PEKER&#8217;in bir alakasının bulunmadığını beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style82" style="line-height:normal;margin:3.1pt 0 .0001pt 52.8pt;"><span class="FontStyle129">Emin Caner YİĞİT&#8217;in 25.01.2008 günü C.Savcılıkta alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER ve Boğaç Kaan Murathan ile herhangi bir samimiyetinin olmadığını, Sedat Peker&#8217;i 1999 depreminden sonra Adapazarı&#8217;nda gördüğünü, o tarihten sonra kendisini hiç görmediğini, Boğaç Kaan Murathan&#8217;ı ise Yener isimli arkadaşından dolayı tanıdığını, Veli Küçük ile Sedat Peker, Sami Hoştan, Boğaç Kaan Murahtan arasında bir ilişki olup olmadığını bilmediğini, Sedat Peke&#8217;in, Veli Küçük&#8217;ün yanında işe girmesine aracı olduğu konusunun doğru olmadığını, bu konuda Emniyette bir telefon tutanağı okunduğunu, o tutanakta geçen Caner isimli şahsın kendisi olmadığını, o tarihlerde Düzce&#8217;de olduğunu beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:3.35pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.65pt;text-indent:47.5pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">1999 yılında Akşam gazetesindeki köşemde Sedat PEKER ile ilgili bir yazı yazdığını, yazının içeriğinde Sedat PEKER ve benzerleri için Mali Suçlarla Araştırma Kurulunu da göreve davet ettiğini, bu şahısların bütün mal varlıklarının veya gelirlerinin incelenmesinin gerektiğini belirttiğini, yazıdan sonra Sedat PEKER ile görüştüğünü, yazmış olduğu yazı ile ilgili Sedat PEKER&#8217;in açıklama gönderdiğini, tekzip yayınlamamak için kendisi ile görüştüğünü, bu şekilde tanıştıklarını,</span></span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:1.9pt;text-indent:.65in;line-height:14.4pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Veli KÜÇÜK ve Sedat PEKER&#8217; in birbirlerini tanıyıp tanımadıklarını bilmediğini, medyadan tanışık olduğunu okuduğunu,</span></span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">21.07.2004 günü saat:17.56 sıralarında Sedat PEKER ile yaptıkları görüşme sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">4 yıl önceki bir röportajını an ve an içinde geçen bütün kelimelerle hatırlamasının mümkün olmadığını, Sedat PEKER&#8217;in milli yol diye bahsettiği bir sivil oluşumun, bir siyasi demokratik yapı olduğunu, Sedat PEKER &#8216;in bu konuşmada kendince belirlediği sağın alternatif lider adaylarını ve önde gelen isimlerini milli yol adını vereceği siyasi parti çatısı altında yada demokratik bir sivil oluşum içinde değerlendirmek istediğini söylediğini, ülkede kaos çıkartmak gibi bir niyetlerinin olmadığını, Sedat PEKER &#8216;e kimlerin ne amaçla para verdiğini bilmediğini, Sedat PEKER &#8216;in Veli KÜÇÜK ve Korkut EKEN&#8217;in arasını yapmak için neden çaba sarf ettiğini bilmediğini beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style82" style="line-height:normal;margin:2.9pt 0 .0001pt 53.05pt;"><span class="FontStyle129">Güler KÖMÜRCÜ&#8217;nün 26.01.2008 günü C.Savcılıkta alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.35pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">SEDAT PEKER ile ilgili 1999 yılında bir yazı yazdığını, bu yazıya Sedat PEKER&#8217;in tekzip gönderdiğini, onu da yayınlamadığını, yazı sonrası kendisi ile bu güne kadar arada sırada görüştüğünü beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style96" style="margin:2.9pt 0 .0001pt 52.8pt;"><span class="FontStyle131">Oğuz Alparslan ABDULKADİR&#8217;in 25.01.2008 günü C.Savcılıkta alınan</span></p>
<p class="Style96"><span class="FontStyle131">ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:46.55pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Bir telefon görüşmesinde dernekteki yolunda gitmeyen şeylerle ilgili olarak &#8220;ihtilal yapalım&#8221; tabirini kullandığını, Hüseyin Görüm&#8217;e saldırı düzenlemek için Sedat Peker grubundan adam ayarlayacağını söylemediğini beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style82" style="line-height:normal;margin:3.1pt 0 .0001pt 52.3pt;"><span class="FontStyle129">Orhan TUNÇ&#8217;un 25.02.2008 günü C.Savcılıkta alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER&#8217;e ait olduğu bilinen &#8220;öztürkler.com&#8221; ve &#8220;gençtürkler.com&#8221; adlı internet sitelerinde bir dönem yazılar yazdığını, çünkü bu sitenin yöneticisi Ahmet ORAK ile arkadaş olduklarını, Ahmet ORAK ile orada çalışan İLKAY isimli kişinin arasının açıldığını, bundan dolayı İLKAY&#8217;ın Sedat PEKER&#8217;e mektup yazarak, kendisinin sitede yazmamı sağladığını, Sedat PEKER &#8216;i tanımadığını,</span></span></p>
<p class="Style82" style="line-height:normal;margin:2.9pt 0 .0001pt 52.1pt;"><span class="FontStyle129">Semih Tufan GÜLALTAY&#8217;ın 20.03.2008 günü C.Savcılıkta alınan ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">MECNUN ODYAKMAZ ile SEDAT PEKER arasındaki görüşmede SEMİH ismi geçmesi nedeniyle 21.07.2004 tarihli görüşme okunarak sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Görüşen kişilerle ilgisinin olmadığını, görüşme içeriğinde geçen KORKUT EKEN ile AYHAN ÇARKIN&#8217; ı basından tanıdığını, başlatmış oldukları iddia edilen Milli Yol hareketi ile de hiç bir ilgisinin olmadığını, görüşmede geçen SEMİH ismi sadece bir isim benzerliğinden ibaret olduğunu beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style82" style="line-height:16.55pt;margin:.7pt 0 .0001pt 50.65pt;"><span class="FontStyle129">Mehmet (Hadi) ÖZCAN&#8217;m 21.03.2008 günü C.Savcılıkta alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style82" style="margin-left:51.1pt;line-height:16.55pt;"><span class="FontStyle129">SEDAT PEKER in dayısını ve babasını tanıdığını, kendisini tanımadığını,</span></p>
<p class="Style82" style="margin-left:50.15pt;line-height:16.55pt;"><span class="FontStyle129">Yakup Kürşat YILMAZ&#8217;m 27.03.2008 günü C.Savcılıkta alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="margin-top:2.4pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Silahlı çıkar amaçlı suç örgüt kurmak suçundan 3 yıldır tutuklu bulunduğunu, SEDAT PEKER&#8217;i geçmiş dönemden cezaevinden tanıdığını, ERGENEKON oluşumu ile hiç bir alakasının olmadığını, geçmiş dönemde sadece SEDAT PEKER ij^^elefonda görüşmüş olabileceğini,<span> </span>SEDAT PEKER<span> </span>ile<span> </span>1995-2002 yılına </span></span><span class="FontStyle239"><span style="font-size:9pt;">kadajK</span></span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">^jbazı ^J^e^lerden<span> </span>ötürü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:.5pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style53" style="line-height:14.15pt;margin:2.65pt 0 .0001pt 17.3pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">görüşmediğini, ÖMER YEŞİLYURT hadisesinden ötürü kendisi ile görüşmediğini, daha sonra da tavsiyesi ile dost olduklarını, aralarında husumet olmadığını,</span></span></p>
<p class="Style84" style="text-indent:45.6pt;line-height:14.4pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 17.3pt;"><span class="FontStyle131">Veli KÜÇÜK&#8217;ün 25.01.2008 günü TEM ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.85pt;margin:1.7pt 0 .0001pt 16.8pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER isimli şahsı tanımadığını, aslen Adapazarlı olan babası Ahmet PEKER vasıtası ile tanıdığını, babası rahmetli olduktan sonra, bir kaç kez Kocaeli de kendisini ziyarete geldiğini ve görüştüklerini, başka herhangi bir bağlantısının ve ilişkisinin olmadığını,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.85pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 16.1pt;"><span class="FontStyle131">Sedat PEKER&#8217;in şoför temin etmesi ve parasını da ödemesi konusu sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER ile babası kanalıyla bir diyalogu olduğunu, ancak Caner YİĞİT&#8217;in Sedat PEKER&#8217;in yanında çalışıp çalışmadığını bilmediğini, Caner YIGIT&#8217;i Sedat PEKER in göndermediğini,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 16.1pt;"><span class="FontStyle131">Tape:001083/001094 nolu tapelerde (2004 yılı); Sedat PEKER le görüşme sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Böyle bir konuşma yaptığını hatırlamadığını, fakat Almanya nin Köln şehrinde iki kez DAK toplantısı yaptıklarını,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 16.3pt;"><span class="FontStyle131">Tape:001094 nolu tapede (2004 yılı); Sedat PEKER ile yaptığı görüşme sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Konuyu hatırladığını, kiralık eve ihtiyacı olduğundan birkaç emlakçının ev tavsiye ettiğini, </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">in böyle bir teklifte bulunmadığını, kendisini gezdiren emlakçıyı tanıyor olabileceğini, o zaman ev alamadığını ve kiraya çıktığını,</span></span></p>
<p class="Style84" style="line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 15.85pt;"><span class="FontStyle131">Tuncay GÜNEY&#8217;in Veli KÜÇÜK ile Sedat PEKER in yoğun ilişkileri olduğu, Veli KÜÇÜK&#8217;ün Sedat PEKER&#8217;i 23 yaşmdan itibaren yönlendirdiği şeklinde beyanları sorulduğunda; </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Tuncay GÜNEY kendisini kurtarabilmek için yalan ve iftira attığını, Tuncay GÜNEY&#8217;in şahsıyla ilgili söylediği her şeyin tamamen yalan ve iftira olduğunu,</span></span></p>
<p class="Style84" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 62.4pt;" align="left"><span class="FontStyle131">15.07.2004<span> </span>tarihinde Sedat PEKER le<span> </span>yaptığı<span> </span>görüşme<span> </span>sorulduğunda;</span></p>
<p class="Style53" style="margin-left:15.85pt;text-align:left;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Görüşmede bahsedilen &#8220;oluşum&#8221; Ümit ÖZDAĞ&#8217;ın MHP içersinde bir yere getirilmesi çabası olduğunu, bu konuda Sedat PEKER &#8216;in bir desteğinin olmadığını beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style82" style="line-height:normal;margin:2.9pt 0 .0001pt .85in;"><span class="FontStyle129">Veli KÜÇÜK&#8217;ün 26.01.2008 günü C.Savcılıkta alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt .2in;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">SEDAT PEKER&#8217; i babasından dolayı tanıdığını, </span></span><span class="FontStyle132">Sedat PEKER&#8217;in babası ölünce SEDA </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">T </span></span><span class="FontStyle132">ile ilgilendiğini, </span><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">5 senedir görüşmediklerini, telefonla bir iki kez aradığını, EMİN CANER YIG1T kısa dönem yanında bulunduğunu, uzun süredir kendi arabasını kendisinin kullandığını, SEDAT PEKER bunun maaşını veriyor şeklinde bazı sipekülasyonlar ortaya çıkınca bir daha bu şahsın yanına gelmesine müsade etmediğini, CANER YIGIT&#8217;in daha sonraları, danışmanlığını yaptığı Alfa şirketinin sahibi MEHMET GÜLKANATyanına gidip geldiğini gördüğünü, kendisiyle alakalı bir şahıs olmadığını,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 15.1pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">SEDAT PEKER&#8217; in şirketinin adını bilmediğini, SEDAT PEKER&#8217; in şirketinin adının ergenekon olduğunu ilk defa duyduğunu,</span></span></p>
<p class="Style82" style="line-height:normal;margin:2.9pt 0 .0001pt 60.95pt;"><span class="FontStyle129">Sami HOŞTAN&#8217;m 25.01.2008 günü C.Savcılıkta alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style82" style="line-height:normal;margin:2.65pt 0 .0001pt 60.95pt;"><span class="FontStyle129">Sedat PEKER&#8217;i tanımadığını, hiç kendisiyle görüşmediğini beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style84" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.9pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 14.65pt;"><span class="FontStyle131">Emin GÜRSESin 24.02.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 13.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER &#8216;i basından tanıdığını, Güler KÖMÜRCÜ&#8217;nün gizli örgütlenmeler ve mafya gibi konularda gazetelerde yazıları çıktığını, Güler &#8216;in bu bilgileri alabilmek için bu şahıslarla görüşmüş olabileceğini kasteddiğini, bu şekilde beyanlarda bulunduğunu, Güler KÖMÜRCÜ&#8217;nün Sedat PEKER &#8216;le görüştüğü konusu gazetelerde haber olarak çıktığını,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:5.05pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
</div>
<p><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"><br /> </span></p>
<div class="Section4">
<p class="Style53" style="line-height:14.15pt;margin:2.65pt 0 .0001pt 26.4pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">cenaze törenine katılmadığını, ancak Veli KUÇUK ve Sevgi ERENEROL &#8216;un cenaze törenine katıldığını beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="line-height:14.15pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 26.65pt;"><span class="FontStyle131">Mehmet Fikri KARADAĞ&#8217;m 25.01.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:44.9pt;line-height:13.7pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 25.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Ertuğrul YILMAZ&#8217;ı PKK&#8217;yla savaşan bir vatan evladı olarak bildiği için şehit olduğunu düşündüğünü bu yüzden cenaze törenine katıldığını, cenaze törenine gittiğinde Muzaffer TEKİN&#8217;i gördüğünü, Düzce tarafındaki bir yerde Ertuğrul YILMAZ&#8217;ın köyüne Muzaffer TEKİN ve Ertuğrul YILMAZ&#8217;ın akrabalarıyla birlikte mevlüt merasimine gittiklerini, orada Sedat PEKER &#8216;in kardeşi Atilla PEKER &#8216;i gördüğünü ve tanıştığını,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.1pt;margin:2.65pt 0 .0001pt 25.45pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Muzaffer TEKİN vasıtasıyla Sedat PEKER &#8216;le tanıştığını, Sedat PEKER &#8216;in kendisini ve Muzaffer TEKİN&#8217;i Beylerbeyi sahilinde yalıdan bozma bir yere davet ettiğini, orada birkaç saat sohbet yaptıklarını, görüşmelerinin vatan millet kurtarma ekseninde geçtiğini,</span></span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 25.7pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">İlerleyen dönemde Muzaffer TEKİN&#8217;in, Sedat&#8217;ın kendilerini yemeğe çağırdığını anlattığını, yemeğe gitmek için Muzaffer&#8217;in bürosunda beklediklerini oraya Boğaç isminde bir şahsın geldiğini, birlikte Beykoz &#8216;da bulunan büyük bir bahçe içerisindeki eve gittiklerini beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.9pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 25.45pt;"><span class="FontStyle131">Muhammet YÜCE&#8217;nin 24.01.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style78" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.9pt;margin:2.4pt 0 .0001pt 25.45pt;"><span class="FontStyle129">Orhan PAMUK&#8217;un öldürülmesi konusu sorulduğunda; Sedat PEKERİe hiçbir alakasının bulunmadığını, eylemlede hiçbir ilgisinin olmadığını, laf olsun diye söylenmiş sözler olduğunu,</span></p>
<p class="Style84" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:normal;margin:3.35pt 0 .0001pt 70.55pt;" align="left"><span class="FontStyle131">Muzaffer TEKİN&#8217;in 18.06.2007 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce</span></p>
<p class="Style96" style="margin-left:.35in;"><span class="FontStyle131">alman ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;margin:2.65pt 0 .0001pt 24pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Sedat PEKER ile ilk olarak tarihini tam olarak hatırlayamadığı bir dönemde istanbul Hilton otelinde ÖZTURKLER gecesinde, rahmetli Mustafa OK vasıtasıyla tanıştığını, ondan sonra bir sefer Kadıköy&#8217;de Morgın küfede karşılaştıklarını, bir seferde Kadıköy&#8217;de Dalyan kafede 3-4 sene önce bu kafenin sahibi aracılığı ile görüştüklerini, bir iş adamı olarak tanıdığını beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style84" style="line-height:13.9pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 24.25pt;"><span class="FontStyle131">Ayhan ÇELİK&#8217;in 27.02.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;</span></p>
<p class="Style50" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 24pt;"><span class="FontStyle133"><span style="font-size:11pt;">Orhan PAMUK&#8217;a suikast düzenlenmesi konusu sorulduğunda, Sedat PEKER&#8217;i tanımadığını, olayı gerçekleştirmeleri halinde Sedat PEKER ve Alaattin ÇAKICI nin arkalarında olduğu konusunda herhangi bir şey bilmediğini beyan etmiştir.</span></span></p>
<p class="Style59" style="margin-left:23.75pt;text-align:justify;text-indent:36.5pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style59" style="text-align:justify;text-indent:36.5pt;margin:7.45pt 0 .0001pt 23.75pt;"><span class="FontStyle131">Dev-Sol ve DHKP/C terör örgütleri içerisindeki faaliyetlerinden dolayı yakalanarak tutuklanan Semih GENÇ isimli kişinin 08.04.2008 tarihinde alınan ifadesinde;</span></p>
<p class="Style78" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 23.3pt;"><span class="FontStyle129">&#8220;Ben Romanyada bulunduğum dönemde şu anda ERGENEKON da ismi geçen Sedat PEKER&#8217;in Romanya&#8217;ya gelip gittiğini biliyorum. Kendisi örgütün hedefleri arasındaydı, bunla ilgili olarak Romanya&#8217;da bulunduğum sırada </span><span class="FontStyle131">Sedat PEKER&#8217;in Türkiye&#8217;de arandığı dönemde Romanya&#8217;ya kaçtığını ve oradan GOLDEN FALCON</span></p>
<p class="Style96" style="margin-left:23.3pt;text-align:justify;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">isimli restaurantın sahibi Cemil <span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. </span><span> </span>isimli şahıs tarafmdan saklandığını öğrendim.</span></p>
<p class="Style76" style="margin-left:23.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Cemil<span>&#8230;&#8230;&#8230;. </span>isimli şahıs Romanya&#8217;da Bükreş&#8217;te hem Golden Falcon isimli restorantm hem</span></p>
<p class="Style76" style="margin-left:23.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">de Golden Falcon isimli kuyumcu dükkanının sahibidir. Bu kişiden PKK ve DHKP/C örgütleri haraç alıyorlardı</span></p>
<p class="Style78" style="margin-top:3.1pt;text-align:right;text-indent:0;line-height:13.9pt;" align="right"><span class="FontStyle129">Bu kişinin Bükreş&#8217;te herkes tarafından bilinen lüks birjggst©î</span><span class="FontStyle195"><span style="font-size:10pt;letter-spacing:-1pt;">?3n</span></span><span class="FontStyle129">&#124;ı vardı, yine büyük çapta uyuşturucu kaçakçılığı yapan Fırat &#8230;.lakaplı Tunceli&#8217;^'gerçefefltnîri^hatırlamadığım</span></p>
<p class="Style78" style="margin-top:3.1pt;text-align:right;text-indent:0;line-height:13.9pt;" align="right"><span class="FontStyle129">senesinde Türkiye&#8217;de firari duruma düşünce Romanya&#8217;ya bu</span></p>
</div>
<p class="Style76"><span class="FontStyle129">Cemil <span>&#8230;&#8230;&#8230;. </span><span> </span>İsimli şahsın yanma geldi, Cemil<span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; </span>Sedat PEKER&#8217;e villa ayarladı ve</span></p>
<p class="Style76"><span class="FontStyle129">uzun bir süre orada saklanmasında yardımcı oldu, hatta Sedat PEKER oradayken dönemin Anavatan Partisi Bakanlarından Ülkü GÜNEY ve bir milletvekili Bükreş&#8217;e geldiler Bükreş&#8217;te göl kenarında LEBADA Otelinde Sedat PEKER&#8217;le görüştüler, Sedat PEKER Türkiye&#8217;de onların bir işini halledecekmiş bunun karşılığında da Sedat PEKER&#8217;in Türkiye&#8217;ye gelip teslim olmasını ve kısa bir sürede serbest bırakılması garantisini vermişler. Yani yaptıkları görüşmede bu işin pazarlığını yapmışlar. Ben bu olayı duyunca devlet görevlileri ile bir mafya liderinin pazarlık yapması olayından dolayı bu işlerde karanlık noktalar olduğunu düşündüm. O </span><span class="FontStyle131">görüşmeden kısa bir süre sonra Sedat PEKER Türkiye&#8217;ye geldi teslim oldu 3-4 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldığını öğrendim.</span></p>
<p class="Style78" style="margin-top:2.65pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Bana olayın karanlık gelen çarpıcı yanı ise; yukarda bahsettiğim </span><span class="FontStyle131">Tunceli&#8217;li Fırat lakaplı kişi uyuşturucu kaçakçısıdır. </span><span class="FontStyle129">O dönemde Bakırköy&#8217;de bulunan Hasan ERKUŞ (uyuşturucu kaçakçısı Sivaslı) ile ortak oldukları, </span><span class="FontStyle131">Abdullah ÇATLI</span><span class="FontStyle129">&#8216;nın da hisse sahibi olduğunu bildiğim star gazinosu&#8217;nda eroin işi yapıyorlar.</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.35pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Türkiye&#8217;de Abdullah ÇATLI ile eroin işini yapan Fırat lakaplı kişi yurt dışında da DHKP/C ve PKK örgütü mensupları ile uyuşturucu kaçakçılığını devam ettiriyor.</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.65pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle129">Yukanda bahsettiğim Romanya&#8217;daki lokantada Fırat lakaplı şahıs, yanında oranın ileri gelen işadamlan ile oturduğu sırada ben ve Şemsi Şafak BAHSİ birlikte içeriye girdik. </span><span class="FontStyle131">Ş.Şafak BAHSİ; yurtdışında DHKP/C örgütü içerisinde faaliyet yürüten, </span><span class="FontStyle129">bir </span><span class="FontStyle131">dönem Hollanda&#8217;da sorumluluk yapan daha sonra Bulgaristan&#8217;a gelerek örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyetlerine devam eden, Türkiye&#8217;ye gönderilmek üzere Bulgaristan&#8217;daki Alaydan silahları çıkarttığı sırada yakalanarak tutuklanan kişidir.</span></p>
<p class="Style78" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Birlikte içeri girdiğimizde uyuşturucu kaçakçısı </span><span class="FontStyle131">Fırat lakaplı kişi ayağa kalkarak Ş.Şafak BAHŞİ&#8217;ye hürmet gösterisinde bulundu. </span><span class="FontStyle129">Bu olay çok dikkatimi çekti. Biz ayn bir masada oturarak yemek yerken ben &#8220;bu şahıs kelli felli insan, uyuşturucu kaçakçısı sana bu şekilde saygılı davranmasının sebebi nedir?&#8221; Diye sordum. Cevaben </span><span class="FontStyle131">&#8220;bu kim ki, Hollanda&#8217;da bizim denetimimiz ve emrimizde olan birisidir. Bunun gibi daha niceleri bizim kontrolümüzdedir&#8221; </span><span class="FontStyle129">dedi</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">DHKP/C örgütü üst düzey sorumlusu Şemsi Şafak BAHSİ ile uyuşturucu kaçakçısı Fırat lakaplı kişi birlikte lokanta sahibi Cemil&#8230;.&#8217;in beyaz Shoreke jeepi ile dışarı çıktılar yaklaşık iki saat dolaşıp konuştuktan sonra tekrar geri geldiler.</span></p>
<p class="Style78" style="margin-top:2.4pt;text-align:right;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="right"><span class="FontStyle129">Star gazinosunda bir dönem Müdürlük yapan Ateş<span> </span> isimli kişi Romanya&#8217;ya</span></p>
<p class="Style76" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">geldiğinde Cemil<span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. </span>in dükkanında görüştük. Bu şahsın anlatımlanndan Abdullah</span></p>
<p class="Style31" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">ÇATLI&#8217;nın star gazinosuna hissedar olduğunu öğrendim. </span><span class="FontStyle131">Abdullah ÇATLI ile eroin kaçakçılığı işi yapan Fırat lakaplı kişinin DHKP/C örgütü denetiminde yani maddi olanak karşılığında yol vermesi ile yurtdışında uyuşturucu kaçakçılığını devam ettiriyor olması, yine Sedat PEKER&#8217;e barınacak yer ayarlayan kişinin DHKP/C örgütüne yardımda bulunuyor olması normal mantıkla izah edilemez.</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.4pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle131">Pazarlanan uyuşturucu maddesinden yani aynı partinin mallarından Abdullah ÇATLI ile DHKP/C örgütü ortak rant elde etmektedirler.</span></p>
<p><!--[if gte vml 1]&#62;   &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--><span class="FontStyle129"><span style="font-size:12pt;">Türkiye&#8217;de DHKP/C örgütü kendisine kitle temin etme maksadıyla fuhuşa ve<br />
uyuşturucuya HAYIR diye kampanya düzenlerken, uyuşturucu kullandığı tespit edilen<br />
şahıslara yönelik eylemler yaparken </span></span><span class="FontStyle131"><span style="font-size:12pt;">örgüt yurtdışında uyuştu*^&#8217;u</span></span><span class="FontStyle147"><span style="font-size:12pt;letter-spacing:-1pt;">&#8216;1ca</span></span><span class="FontStyle131"><span style="font-size:12pt;">^ak&#124;ihğı üzerinden<br />
büyük rantlar elde etmektedir.</span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[36-ŞUPHELI SEDAT PEKER ORGANİZE SUÇLARLA MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNCE TESPİT EDİLEN telefon görüşmeleri]]></title>
<link>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/17/36-supheli-sedat-peker-organize-suclarla-mucadele-sube-mudurlugunce-tespit-edilen-tapeler/</link>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 02:18:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>oktay571</dc:creator>
<guid>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/17/36-supheli-sedat-peker-organize-suclarla-mucadele-sube-mudurlugunce-tespit-edilen-tapeler/</guid>
<description><![CDATA[ŞUPHELI SEDAT PEKER Tape 1417 06.02.2004 tarihinde Mecnun OTY AKMAZ ile görüşmesinde özetle; Sedat]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!--[if gte mso 10]&#62;--> <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;   &#60;![endif]--></p>
<div class="Section1">
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><strong>ŞUPHELI SEDAT PEKER<br />
</strong>
</p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Tape 1417 06.02.2004 tarihinde Mecnun OTY AKMAZ ile görüşmesinde özetle; </span><span class="FontStyle129">Sedat&#8217;ın &#8220;Tamam ordan çıkınca yetişirsin. </span><span class="FontStyle131">Veli Paşaya bir emanet yollayacaktım da. Bu vakıf işi için Veli Paşayı arayayım, bahsedeyim. Birde Veli Paşa bir konferansa katılacak sen Veli Paşayla görüş konferansa kalabalık bir grup yaparsın. Dinlemeye giderken böyle öğrenci gençlerde olursa da olur. Git Veli Paşayla da şey yaparsm şimdi ben söyleyeyim ona.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Şimdi telefonunu veriyorum. Sen yaz. </span><span class="FontStyle131">Veli Paşayı birazdan sen ara ben arayıp görüşecem. Veli Paşayla konuşursun&#8230;&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği ve </span><span class="FontStyle131">537 350 99 88 </span><span class="FontStyle129">numaralı telefonu verdikten sonra </span><span class="FontStyle131">&#8220;Sen kalabalık bir grup yap. Böyle genç arkadaşlardan. Konferansı dinlemeye kalabalık geçersin.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span><!--more--></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Tape :001083 29.02.2004 tarihinde Volkan&#8230;? / Sedat PEKER ile görüşmesinde özetle; </span><span class="FontStyle129">Volkan&#8217;m &#8220;Paşam sesimi duyabiliyor musunuz?&#8221; </span><span class="FontStyle131">&#8220;Reisimiz görüşecekti efendim.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği ve telefon Sedat PEKER&#8217;e verdiği, Veli&#8217;inin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Sedat&#8217;ım merhaba&#8221; </span><span class="FontStyle129">dedikten soma hal hatır sordukları, daha soma Veli&#8217;nin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bugün bitirdik kongreyi istediğimiz gibi oldu gelince görüşürüz. Ben anlatırım. Her şey istediğimiz gibi gitti. Çok iyi oldu.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Ben o arkadaşı da ayarladım abi. Bir güzel kardeşimiz vardı. Onu da ayarladım abi zaten. Askerde paşa korumasıymış, üniversite terk çok onurlu, nitelikli, terbiyeli, ahlaklı. Onu özellikle çok inceledim abi.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Veli&#8217;nin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bekar mı?&#8221; </span><span class="FontStyle129">diye sorduğu, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bekar abi&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Tape : 001094 05.03.2004 tarihinde Volkan&#8230;? / Sedat PEKER ile görüşmesinde özetle; </span><span class="FontStyle129">Volkan&#8217;ın Veli KÜÇÜK&#8217;ü telefonla aradığı ve daha soma Sedat PEKER&#8217;e verdiği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Çocuk hemen hazır. Siz nasıl emir buyurursanız öyle. Sizin numaranızı ben kardeşimize versem. Size saygılarını sunsa pazartesi günü ona talimat verseniz olur mu?&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Veli&#8217;nin &#8220;Tamam beni arasın.&#8221; Dedikten sonra </span><span class="FontStyle131">&#8220;&#8230;gelince çok güzel bir kongre geçirdik. Rusya&#8217;da istediğimiz adamı Güney Azerbaycan&#8217;da istediğimiz adamı hepsini getirdik. Şeye bakan geldi. Azerbaycan&#8217;dan Nazım geldi. Tabi ağırlığımı koydum orda. Ağırlığımı koyunca fazla kalmadı. Orda pazartesi günü paşam siz buradasınız benim başka işlerim var dedi gitti o. Ben dedim götürücem dedim kongreyi çok güzel oldu.&#8221; &#8220;Ta Yakutistan&#8217;dan bile gelen vardı. Yakutistan&#8217;m temsilcisi geldi.&#8221; &#8220;Çok güzel bir ziyaret oldu yani. Ben şey yapacam kongreyle ilgili.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Tape : 001498 11.03.2004 tarihinde Volkan GEZMİŞ ile görüşmesinde özetle; </span><span class="FontStyle129">Volkan&#8217;ın &#8220;Bu şey var ya abi </span><span class="FontStyle131">Hasan KOÇAR&#8230; Ziya&#8221; &#8220;O Ziya abi herhalde galiba cezaevine girmiş.&#8221; &#8220;Onun ailesine her ay bir milyar sabit gönderecez abi&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, İsmet&#8217;in &#8220;Ben mi gönderecem onlara?&#8221; diye sorduğu, Volkan&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bilmiyorum ki ondan sonra Veli Paşanın şoförünü her ay maaş gitcek abi.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, İsmet&#8217;in &#8220;Kardeş biz ne kazanmıyoruz. Nerden ödicez. Bu şeyde bende mafoldum ya.&#8221; dediği, Volkan&#8217;ın &#8220;Bir tane daha söylim mi abi?&#8221; </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bide Mustafa OK&#8217;un ailesine rahmetli Mustafa OK varya.&#8221; &#8220;Ziya PEHLİVAN bi milyar.&#8221; &#8220;Ailesine&#8221; &#8220;&#8230; Veli Paşanın şoförü.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, İsmet&#8217;in &#8220;Kim o? Adı ney?&#8221; diye sorduğu, Volkan&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Onu bilmiyorum abi. Bizim çocuklardan bir tanesinin şeyi Boğaç&#8217;ın yanındaki çocuklardan bir tanesinin abisi galiba. Mehmet OK&#8217;un şey ailesine.&#8221; &#8220;Onda rakam söylemedi. Net bişey söylemedi. Bunları not almadı söyledi abi.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.35pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Tape : 001500 12.03.2004 tarihinde Volkan GEZMİŞ ile görüşmesinde özetle; </span><span class="FontStyle129">Volkan&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Resi derki abi. O size verdiğim isimler var ya.&#8221; &#8220;Veli bey, Mustafa OK rahmetlinin eşine ve diğer Ziya beyin ailesine her ay ne olursa olsun, birer milyar muhakkak gidecek.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Banka hesabı araştırım abi ben şimdi şeyej^dediği, İsmet&#8217;in </span><span class="FontStyle131">&#8220;Valla ben aslında yani şimdi bunları söylüyosunda konuşmam </span><span class="FontStyle129"> </span><span class="FontStyle131">Yani şimdilik</span></p>
</div>
<div class="Section4">
<p class="Style84" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 17.75pt;"><span class="FontStyle131">Tape :001501 12.03.2004 tarihinde Boğaçhan MURATHAN ile görüşmesinde özetle; Volkanin &#8220;Abi bu Veli amcanın yanındaki arkadaşın, bide rahmetli Mustafa OK..eşinin üzerine iki tane hesap numarası açılacakmış abi.&#8221; dediği, Boğaçin &#8220;Ya bizim Caner&#8217;in(emin Caner yiğit) numarası bide şeyin numarası.&#8221; dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="line-height:13.9pt;margin:2.65pt 0 .0001pt 17.05pt;"><span class="FontStyle131">Tape : 000056 01.07.2004 tarihinde Fikri KARADAĞ ile Hüseyin NALBANTOĞLU ile görüşmesinde özetle; Hüseyin&#8217;in &#8220;Ben Hüseyin NALBANTOĞLU. Atilla Beyin yanından ben.&#8221; &#8220;Komutanım saygılar ellerinizden öpüyorum.&#8221; diyerek kendisini tanıttığı, Fikri&#8217;nin &#8220;Bir arayıp sorayım dedim. Ne oldu bu çocuklara hiç ses soluk çıkmıyor dedim. İyiler mi dedim.&#8221; dediği, Hüseyin&#8217;in &#8220;İyiler Allah&#8217;a şükür.&#8221; dediği, Fikri&#8217;nin &#8220;Reis nasıl iyi mi?&#8221; diye sorduğu, Hüseyin&#8217;in &#8220;İyi Allah&#8217;a şükür.&#8221; dediği, Fikri&#8217;nin &#8220;Hepsine selam söyle.&#8221; dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;margin:2.9pt 0 .0001pt 16.8pt;"><span class="FontStyle131">Tape : 001177 21.07.2004 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile görüşmesinde özetle; Sedat&#8217;ın &#8220;&#8230;Bu Korkut abiler filan varya.&#8221; &#8220;Bu Korkut filan bu Milli Yol diye bişey diyodun ya sen. Bahsediyodun ya hani. Benim haberim yok diyodun ..herşeyden.&#8221;</span></p>
<p class="Style31" style="margin-left:13.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">&#8220;.. .Sen demiştin ya biraz karışıklıklar isteyelim. Ben sana o gün orda masal anlatmadım. Çok eskiden ben böyle pas geçmiştim. Dedim abi şuan ülke sıkı durumda yani. Ülkenin Polisi görevini yapıyo. Adliyesi yapıyo. Askeri yapıyo. Şuan bu ülkede kaosa ihtiyaç yok.&#8221; &#8220;Ben zaten böyle bi tip bişeylerin içersinde zaten bulunmam. Oda yapalım derken böyle yuvarlak ortada bırakmıştı hani. Şöyle yapmak böyle yapmak lazım filan diye.&#8221; dediği bir süre Korkut EKEN&#8217;in kardeşi ile arasını açmaya çalıştığından bahsettikten soma &#8220;&#8230; meğerse bu kendini bi parti gibi görüyolarmış.&#8221; dediği, Güler&#8217;in &#8220;Korkut EKEN ve etrafı, tabi tabi.&#8221; dediği ve bir süre sohbet ettikten sonra, Sedat&#8217;ın &#8220;Eskidendi ya. Pavyonlarda kadınlarla yatardı. Güler bigün biz İbrahim ŞAHİN bana dediki. İşte sen dedi. Bu olaylar dedi, konuşuluyo filan piyasada ilk böyle karşılaşıyoz aramızda bi sorunlar var, geçmiş. Dedim ki ne konuşuluyo kardeşim ben yaşadığımız bişeyi konuşmam. İçinde olduğum hiç bişeyi de konuşmam ki kaldıki bunların içinde de diğilim ben dedim. Bu pavyonda karılar, manitaları var bunların. Onun manitası diyoki işte falanca kez kaçırıldı. Öldürüldü diyo ya. Uyuşturucu kaçakçılığı işte. Benimki sıktı, senin ki sıktı yapıyorlar. Birbirlerine hani şimdi Ayhan ÇARKIN.&#8221; &#8220;Ya bide Politik lider diğil Güler. Ayhan ÇARKIN i cezaevine ben yolladım. Cezaevine gittik işte. Sen gerçekten çok özelsin. Abdullah ÇATLI&#8217;yı bi tanımıştım, sevmiştim. Bi de hayatta değer verecek seni gördüm. Bizim kimse elimizden tutmadı, cezaevinde. Bak bizle ilgilendin. Bütün Polislerle sen ilgilendin. Söyle oldu, böyle oldu.&#8221; &#8220;&#8230; Torba torba para getirip bırakıyom. Mahkumlara dağıtın&#8230; Savcıyı da en son adamı da yaktılar. Adama havuz yaptırmışlar. Kendileri cezaevine adamı yaktılar. Adam birinci sınıf savcıya ayrılamıyo artık. Ceza aldı. Çok değerli Türkçü bi adamdı.&#8221; &#8220;&#8230; Rahmetli Çatlı&#8217;yı bunlar Kokain&#8217;e alıştırıp, öldürdüler çocuğu yani. Korkut abi zaten alkolik.&#8221; dediği, bir süre şahıslann oluşturacağı Türkçülük hareketinin içersinde yer almak istemediğinden, Gül er&#8217;e de çevresindeki herkese kendisinin bu konunun içinde olmadığını söylemesini istedikten soma, Sedat&#8217;ın &#8220;Veli abi beni on sene evvel uyarmıştı biliyor musun? Bide kibar kibar uyarmıştı. Yani direkmen söyliyemiyodu bende bunlan banştırmak için napıyodum biliyon mu Güler?&#8221; &#8220;Bi Korkut abinin yanına giderdim. Abi Veli abi seni ne kadar seviyo, söyle seviyo, böyle seviyo, sonra Veli ağabeynin yanma giderdim. Abi seni böyle seviyo, şöyle seviyo, soma tuttu dediki tam ben bunlan yan yana getirdim. Başladı Veli abinin arkasından konuşmaya, niye dedim. Yavuz ATAŞ bişeyler söyledi dedi. Yavuz ATAŞ i aradım. Abi sen böyle bişey söyledin mi dedim. Soma dedim ki yüzleşelim bak ben </span><span class="FontStyle129">22 </span><span class="FontStyle131">yaşında çocuğum. Onlar yetmiş yaşınd^fa^in</span><span class="FontStyle234">^TŞejrkes </span><span class="FontStyle131">yan yana gelip yüzleşsin dedim. Bu ne demek dedim ya benim adımı sizleri </span><span class="FontStyle234">Siz </span><span class="FontStyle131">bifo^u^ yakın olun diye şey yapıyorum dedim. Tutuyosunuz dedim, beni de </span><span class="FontStyle147"><span style="letter-spacing:-1pt;">j$îjT</span> </span><span class="FontStyle131">i^in</span><span class="FontStyle234">^fekifö</span><span class="FontStyle131">§û%uz dedim. Siz</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:1.45pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
</div>
<p><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"><br />
</span></p>
<div class="Section5">
<p class="Style76" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">napıyosunuz dedim. Yüzlesin abi kim yalan söylüyorsa çıksın. </span><span class="FontStyle131">Sonra Veîi Paşa&#8217;yîan, Korkut Abiylen, Yavuz ATAŞ&#8217;ı görüştürdüm.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;İşte yüzleşmediler. Üçü yan yana yüzleşmediler. Birbirleriyle konuştular ama üçü yan yana gelmediler.&#8221; &#8220;Ya ben bu tip Hareketin içersinde dedim olmaz zaten ya.&#8221; &#8220;Yani ne maddi ne manevi desteklemem dedim. Kardeşim bi sene önce söyledim.&#8221; &#8220;Şimdi napıcaz yani. Onu soruyorum. </span><span class="FontStyle131">Bide bunlar cahil. Bide tutar bi kahve mahve tarattırırlar. Bi iki genç çocuğun eline verip.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği. Güler&#8217;in &#8220;Yok canım yapmazlar öyle şeyler. Bunlar 40 kişiler aman yani hiç zannetmiyorum. Böyle yollara sapacaklarını umut etmiyorum. O tür illegal şeylere sapmazlar.&#8221; dediği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;&#8230;On sene evvelinde olan olayların içinde Güler aklı başında insanlar vardı. Devlet kararı, Hükümet kararı vardı.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Güler&#8217;in &#8220;&#8230;Bizim ülkemizde son derece güçlü bi İstihbarat, son derece gerekli makamlar var. Onlarda bunun haberini alırlar tahmin ediyorum. </span><span class="FontStyle131">Bunlar bu türlü bir gayri resmi yapılanmaya girerse.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın &#8220;&#8230;Yok zannetmiyorum orda bi iki kişi de bulabilirler. Kendilerini ayarlayabilirler zaten Güler hep söyliycn. benim yani. Şu ülkenin istikrara ihtiyacı var. </span><span class="FontStyle131">Eskisi gibi diğil. Polis işini yapamıyordu. Adliyeler yapamıyordu. Mecburen eskinden bişeyler oluyodu. Artık eskisi gibi diğil ülke&#8230; oturuyo zemin güçleniyo Devlet güçleniyo, Polis güçleniyo, yani böyle bişey yok diyodum. Yav anlamadım Güler yani napıcaklar.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, bir süre Sedat&#8217;ın bu oluşum içinde olmak istemediğinden bahsettiği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Sedat&#8217;ın &#8220;O senin arkadaşında onlarla birleşcekmiş biliyomusun?&#8221; &#8220;Hani senle görüşmeye gelmiş ya bir beyfendinin oğluydu, ölmüş. Ben çok iyi şeyler söylemiştim masada, hatırlıyor musun?&#8221; dediği, Güler&#8217;in </span><span class="FontStyle131">&#8220;Ümit BOZDAĞ, Korkut EKENTe birleşcek.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Yok canı Ümit&#8217;in adını kullanıyorlardır. Zannetmiyorum öyle bişey&#8230;&#8221; dediği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;&#8230;Turan YAZGAN Hoca&#8221; &#8220;İşte Mehmet AĞAR filan bunlar birleşceklermiş.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style96" style="margin-top:3.35pt;text-align:right;line-height:13.7pt;" align="right"><span class="FontStyle131">Tape : 001179 21.07.2004 tarihinde Sami HOŞTAN ile görüşmesinde özetle;</span></p>
<p class="Style76" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Sedat&#8217;ın &#8220;&#8230; Abi hareketin varlığından bile haberim yoktu. Gasteci söylemişti. İsmin bunlarla anılıyo diye. Ben demiştimki, benim ismim bunlarla amlcak bişey yok demiştim yani.&#8221; &#8220;Bilmiyorum o yapıyı hareketi bilmiyorum işte. &#8230;Sağ taraf toparlanacakmış. Korkut EKEN işte başa geçecekmiş yani. Neymiş nasıl olacakmış da, partiler birleşecekmiş. İşte MHP, DYP veya onlar birleşmezse şey birleşcekmiş. Bu Turan YAZGAN hoca varmış. Bilmem birileri varmış işte yani. Böyle bi &#8230; Korkut abiyi biz tüm internet sitelerinde, tüm gastede, tüm televizyonlarda onu bunu yaptık. Onla ilgili devamlı biz bişeyler yaptık, yaptık ta&#8230;&#8221; &#8220;Yaşadıklarımız var yani. Yaşanan o kadar şey varki.&#8221; &#8220;Şimdi ben de dedimki olmaz dedim. Yani Korkut abi olmaz dedim. O işi yapamaz dedim. Öyle yani Parti kuracak Partinin başına geçecek şeyapacak.&#8221; </span><span class="FontStyle131">&#8220;Ya böyle bişi olur mu abi. Komedi olur yani. Böyle bir hareketin içinde işte ben Mehmet AĞAR&#8217;a 2 Milyon dolar vermişim.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği ve bir süre Korkut EKEN&#8217;in parti liderliğini yapamayacağından bahsettikleri, daha soma Sedat&#8217;ın &#8220;Şimdi bende çıkıp şöyle mi söylesem veya </span><span class="FontStyle131">Sami abi işte falanca kez adama on sene evvel Korkut EKEN bana demişti ki. &#8230;Filanca kez adamı ara. Bu adam eroin satıyo. Uyuşturucu işi PKKTılarla da beraber hareket ediyo. PKK&#8217;ya para veriyo diyo abi. Bu adam yapmaz dedim de. Israr ettiğimde adama açıp küfür edin deyip sonra iki gün sonra beni arayıp ya senin dediğin doğruymuş. Adam yapmaz, işte kalbini kırdık. Bi kalbini al diyo. Biz kalbini alıyoruz. Ondan sonra da Atilla abi diyoki senden önce o adanı geldi diyo. Çantayıda ben taşıdım. Atilla abinin arkadaşı parayı getirdim, bıraktım diyo. Ben bi lira kimseden aldıysam Allah&#8217;ımın üzerine yemin ederim ki Sami şimdi herkez.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Şimdi bunları mı konuşalım oturalım.&#8221; &#8220;Kürtlere savaş açcaz deyip, kürt Ahmet&#8217;le ortaklık yapmak nası bişey abi.&#8221; &#8220;Bide Kürt Ahmet&#8217;le yaptığı ortaklıkta otopark ortaklığında bile.&#8221; &#8220;150 Bin dolan ben venniştim. O otoparkı alırken on Sami Abi.&#8221; dediği, Samfnin </span><span class="FontStyle131">&#8220;&#8230;Bu anlattığın şeyler hiç bişey diğil.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, görüşmenin ilerleyen bölümj^tfnde, SeBat&#8217;ın &#8220;Şimdi mesela geçmişte duyuru falan oluyodu. Sedat&#8217;çım bana arkamdan itfam * ajSvolar. Diyolarki</span></p>
<p class="Style76" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Kolombiyalı bi hostes kızla ilişkin varmış. İşte benim hakkımda kötüleme şeyi yapıyolar. </span><span class="FontStyle131">Ben Veli Paşayla Korkut abiyi barıştırmak, Yavuz ATAÇ&#8217;ı. Hepsine uğraştım. Veli abiye gidiyorum, abi diyorum Korkut EKEN böyle böyle. Ya diyoduki bana boşver filan. Be diyodum abi böyle böyle sonra Korkut EKEN&#8217;e anlatıyodum. Sonra onları barıştırdım. Ertesi gün abi bi konu oldu. Yavuz ATAÇ bana dediki. Diyo Veli KÜÇÜK benim </span><span class="FontStyle129">için </span><span class="FontStyle131">şöyle yapmış, böyle yapmış. Veli Abiyi aradım. Dediki ya ben böyle bişey yapmadım ama sana söylemedim mi dedi. </span><span class="FontStyle129">Yani biz bunla görüştüğümüzde böyle olucak bu işini sonu diye yani sen bilmiyo musun dedi. Bu işin sonu ne olacağını. Yavuz bu seferde, Yavuz abiyi aradım. Dedimki abi bakın ben yaşı genç bi insanım. Siz belli yaşta, aynı&#8230;&#8221;&#8217; &#8220;Benim gelecekte itibarım, haysiyetim, şerefim var. Ben sadece sizi dost yapmak isterken siz böyle böyle bi acayip olaylar oldu. Gelin yüzlesin, kim kime ne dedi abi dedim. Yani ben kaldıramam böyle şeyi dedim. Yavuz abiyede dedim. Yavuz abi üzüldü filan tamam dedi. Ben şunu bi arım Korkut abiyi aradı. Veli Paşayı aradı. Hepsi aradı ama gelmediler. Yan yana yüzleşmeye. Veli baba bana dediki. Ya nolur bırak bu işleri dedi. Ya sen işine gücüne bak. Sen saf temiz insansın dedi. Sen bak dedi işine gücüne bak. E şimdi Sami ben düşünüyom da.&#8221; dediği, Sami&#8217;nin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bize de zamanında ne söyledi biliyo musun? Bunu bize de, rahmetliyle bana da söyledi. Veli Paşa bana da söyledi. Rahmetliye de söyledi yani yani&#8230;&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın &#8220;Ya bunlar abi bak yemin ediyorum planlayıcı filan olmadan. Bunlar olay molay yaparlar. </span><span class="FontStyle131">Giderler bi kaç tane dandik dundik adama ateş mateş ederler. Bunlar Kürtçü diye. Gerçi Kürtlerle ortaklık yaparlar ama böyle saçma bide bi olay filan yaparlar abi gine&#8230;&#8221; &#8220;Ya abi düğünde Feridun ÖNCEL&#8217;i çağırma dedi. Ben dedimki Feridun Başkan iyi bi adam işte. DrejTe arası olmayabilir veya rahmetli Çatlı&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği ve bir süre aynı konuyla ilgili görüştükten soma Sami&#8217;nin &#8220;&#8230; kendini fazla yorma. Kendine ait diğilsin. İstediğin zaman, istediğin şeyi yapamazsın. Çünkü birileri ille gelecek. Umut olmuşun, birileri senden umut bekliyor. Bunlar için kafanı takarsan.&#8221; dediği ve kısa bir süre Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir haberin yeri hakkında konuştukları, Sedat PEKER&#8217;in &#8220;Onu okuyun abi. Onu okuduktan soma zaten inan sinir sisteminizin bozulacağını tahmin ediyorum. </span><span class="FontStyle131">Abi Ayhan beyfendi dem iş ki benim ismimin mafya babası olan Sedat PEKERTe beraber anılmasından üzüntü duyuyorum demiş </span><span class="FontStyle129">ya </span><span class="FontStyle131">böyle.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sami&#8217;nin &#8220;Kim demiş?&#8221; diye sorduğu, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Ayhan ÇARKIN&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği ve haberin Cumhuriyet Gazetesinin 3. sayfasında çıktığından bahsettikleri,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.35pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Tape : 001176 21.07.2004 tarihinde Feridun ÖNCEL ile görüşmesinde özetle; </span><span class="FontStyle129">Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;&#8230;Ben bu Korkut abiye zamanında uğradığımda bu böyle muhabbet filan ediyodukta.&#8221; &#8220;Böyle işte biraz aklı havalardaydı. İşte şöyle yapmak lazım. Böyle yapmak lazım. Hani OLAY filan. Bende dedim ki yani şuan bu ülke istikrara ihtiyacı var gibi bende bu yönde görüş belirtmiştim.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Daha sonra bu bize böyle bi soğuk filan olmaya başladı. Bu Ayhan ÇARKINTarla filan görüşüyomuş herhalde.&#8221; &#8220;Onlarla beraber </span><span class="FontStyle131">Milli Yol diye bi hareket yapmışlar.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Dünde Cumhuriyet Gastesinde bir yazı çıkmış işte. Sedat PEKER Milli Yolu organize ediyo diye.&#8221; &#8220;İşte bugünde böyle </span><span class="FontStyle131">işte Ayhan ÇARKIN açıklama yapmış yani. Biz Sedat PEKERTe beraber hareket etmiyoruz. Yani rahatsız oldu. Anılmaktan gibi şeyapmış. Şimdi bu ibneyi ben cezaevine girdiği zaman bunları cezaevine filan hep ben Sami abiyle bunun cezaevini hep ben organize etmiştim abi.&#8221; &#8220;Şimdi geçenlerde bi gasteci bi millitvekiliyle oturuyoduk. </span><span class="FontStyle129">Bana diyorlardı ki işte bu Yeni Sağ toparlanacak işte. Bunun başına kim geçecek işte. Diyorlardı ki </span><span class="FontStyle131">Mehmet </span><span class="FontStyle129">AĞAR </span><span class="FontStyle131">refagat etcek. O Muzaffer ÖZDAĞLAR&#8217;m oğlu geçcek. Şu geçcek, bu geçcek. O gitcek, şu gitcek. İşte o an orda konuşuyoduk. İktidar partisi milletvekili ve gasteci. </span><span class="FontStyle129">Bende dedimki hani bu hareketin başına geçmesi belli olan bi insan var. Oda yani bu işte bana şey diyorlar. Sizin isminizde çok geçi yo. Yapılan araştırmalarda filan dijoj^^&#8221;&#8230; </span><span class="FontStyle131">O Muzaffer ÖZDAĞ beyin oğlu olan beyfendi o Araştırma Vakfı&#8217;nın </span><span class="FontStyle129">MŞkanı </span><span class="FontStyle131">ota^îie^dim </span><span class="FontStyle129">gasteciye.&#8221; &#8220;Yani Korkut abi filan böyle bişey olmaz dedim yani.&#8221; &#8220;jra^bide bjık</span><span class="FontStyle131">^bişejk </span><span class="FontStyle129">di yi m. Bunlar</span></p>
<p><span class="FontStyle162"><span style="font-size:19pt;letter-spacing:-2pt;"><br />
</span></span></div>
<div class="Section6">
<p class="Style31" style="line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 12.25pt;"><span class="FontStyle129">cahil yani. Bunlar bi kaç kişi o </span><span class="FontStyle131">Ayhan ÇARKIN, Korkut EKEN, Semih filan.&#8221; &#8220;Böyle sağda solda bikaç tane kahveye maveye ateş edip ortalığı karıştırıp. Gasteci diyoduki amaç ortalığı karıştırmak.&#8221; &#8220;&#8230;Öyle üç beş tane faili meçhul cinayet yapacaz. Ortalık karışacak. Bide bunların sonu kötü olacak ya.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Tabi bunlar&#8230; Politik bi hareket gibi yola çıkacaklarda. Sonradan bu iş Mafya&#8217;ya o öbür işe Para&#8217;ya filan dönücektir.&#8221; &#8220;Ayhan yamyam paranın peşinde.&#8221; &#8220;Korkut abinin şeyini biliyon. Bana niye küsmüş biliyon mu?&#8221; </span><span class="FontStyle131">&#8220;Ben iki milyon dolar vermişim Mehmet AĞAR&#8217;a. Atilla&#8217;ya demişki işte bize vermiyo da Mehmet AĞAR&#8217;a iki milyon dolar para vermiş.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;&#8230; Bende dedim ki ya ben Mehmet AĞARi tanımam, etmem, bilmem&#8230;&#8221; dediği ve bir süre aynı konu ile ilgili görüştükleri, daha sonra Sedat&#8217;ın &#8220;&#8230; </span><span class="FontStyle131">Korkut abi de kendisinin gerçekten öyle bi adam olmadığına inandı.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Feridun&#8217;un </span><span class="FontStyle131">&#8220;Kahraman, kahraman.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın &#8220;Harbinden ya bütün bu işleri biz organize ettik ya.&#8221; </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bana falanca kez kişiyi ara diyodu. Napıyo bu falanca kez kişi PKK&#8217;ya para veriyomuş. Daha o zaman çocuğ&#8230; Adam arıyoz. Kardeşim sen PKK&#8217;ya para veriyosun hesabı. Ulan ibne bizde arkadaş biliyoduk. Seni adamda adamda tanıdığımız ismini söylemim. Türkiye&#8217;nin büyük zenginlerinden biri. Sonra getiriyolardı Ankara&#8217;ya bana diyo ki üç gün sonra. Ya Sedat&#8217;çım bu PKK&#8217;dan gerçekten para almamış. Sen doğru söylemişsin. Çok iyi adammış. Adamla karı koca gibi oluyolar. Adam Atilla abi sonra bana diyo ki. Sen görmedin diyo. Falanca kez kişi Ceymis Bond çantayı getirdi diyo. Beni dışarıda beklettiler, çantayı baktım. Bıraktık gittik diyo orda.&#8221; &#8220;O Millet öldürülüyodu ya&#8230;&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Ahlaksız götveren ibneler böyle bi terbiyesizlik olur mu başkan. Kim bu ibneler ya kendireni ne sikim zannediyo bunlar ya.&#8221; </span><span class="FontStyle131">&#8220;Aklının amma soktuklarımının yok onu yaptık. Bunu yaptık. İbne milleti inandırdık biz. Kahraman diye buyur şimdi la&#8230;&#8221; &#8220;Veli Paşa bana ne demişti biliyo musun? Bu Korkut EKEN&#8217;e dikkat et demişti ya.&#8221; &#8220;Bu Korkut EKEN&#8217;e dikkat et demişti ya.&#8221; &#8220;Bütün Generaller demişlerdiki bana sende demiştin.&#8221; &#8220;Ama bunlar menfaat için demiştim. Vatan için diğilki.&#8221; &#8220;Demiştimki hatırlarsan. Ayıplarını örtmeliyiz. Ankara hatırlıyon mu. Kahraman yaratmalıyız. İnsanlar o kahramanın peşinden gitsin diye. Buyur amma koyum. Projenin sahibi ben yarattık. Karaman döndü bize herhalde.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği ve bir süre Korkut EKEN ve yanındaki şahıslar hakkında görüştükleri, ilerleyen bölümde Sedat&#8217;ın &#8220;&#8230; </span><span class="FontStyle131">Bütün dostlarımızı arayıp, bizim bu Milli Yol denen hareketle ilgili uzaktan yakından hiç bi ilgimizin olmadığını.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Ülkenin huzura ihtiyacı olduğunu. Bu arkadaşların bu ülkenin huzurunu bozmak için maceraperest düşünceler içinde olduklarını, bunların cahil olduğunu dikkatli olmak lazım olduğunu. </span><span class="FontStyle131">Yani abi düşünsene eskiden Camiyi Ülkücüler bombalarmış. Sonra istiflerlermiş ya.&#8221; &#8220;Komünistler bombaladı. Gidip komünist mahallesini basalım. İnan Kürt &#8211; Türk savaşı çıkaracaklar abi. Dikkat etmek lazım.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;margin:3.35pt 0 .0001pt 11.75pt;"><span class="FontStyle131">Tape : 001202 02.08.2004 tarihinde Şerif&#8230;? / Harun ÇAKIR ile görüşmesinde özetle; </span><span class="FontStyle129">Bir süre hal hatır ettikleri, Şerefin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Komutanım, Harun komutanımla da kulağınızı çınlatıyoruz.&#8221; &#8220;Tamam Reisim veriyorum komutanımı.&#8221; &#8220;Harun komutanım. Harun ÇAKIR komutanım. Bir ara bir mevzu şey yapmıştık. Uğrayacaktık ağabey.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği ve telefonu Harun ÇAKIR&#8217;a verdiği, Sedat PEKER&#8217;in Harun&#8217;a hitaben </span><span class="FontStyle131">&#8220;Benim için çok büyük bir onur. Benim için çok büyük bir şereftir. Hakkınızı helal edin sizin de gıyabınızda kulağınızı çınlatmıştık.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span class="FontStyle129">Harun&#8217;un &#8220;&#8230; </span><span class="FontStyle131">O </span><span class="FontStyle129">sizin yanınızda şey falan vardı. Boğaç falan var.&#8221; </span><span class="FontStyle131">&#8220;Onlar çok tanırlar. Biz Harun ağabey, Harun komutan dediğin, onlar bilinir.&#8221; &#8220;Biz beraber görüştük. Hatta ben a bir avukatınız vardı. Bülent olması lazım.&#8221; &#8220;O konu vardı. O KONU İLE İLGİLİ ÇOK ÖZEL BİR YERDEN ÇOK BÜYÜK BASKILAR VARDI. GEREKTİĞİ GEREĞİ YAPILSIN DİYE. BİZ O EVRAKL&#62;R**4LAN DA HEPSİNİ İMHA ETTİK. Şimdi üstatla onu konuşuyorduk işte&#8230;&#8221; </span><span class="FontStyle129">deaiği,<span> </span></span><!--[endif]--></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle129">Harun&#8217;un </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bil mukabil. Ankara boyutunda bizim boyutta ne zaman, ne yapdması gerekirse biz de yaparız. Çünkü biz bir araya gelmesek de gönüller birdir. Gıyaben arkadaş selam da olmasa gereken, üstümüze ne düşüyorsa önümüze bir not geldiğinde onu yapıyoruz.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Ben Ankara&#8217;ya dönüyorum. Ben Ankara&#8217;da, esas yerim orası.&#8221; dediği, Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;İstanbul&#8217;a geliş tarihiniz var mı ağabey&#8221; </span><span class="FontStyle129">diye sorduğu,</span></p>
<p class="Style78" style="margin-top:2.65pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Harun&#8217;un &#8220;Bizim için şereftir zevk duyarız. Başkası ne derse desin. </span><span class="FontStyle131">Bu ülke bizim. Başkası anlamaz bu işten. Siyasiler hiç anlamaz.&#8221; &#8220;Evet, evet&#8230; bizim ağabeyimizle berabersiniz herhalde zaten.&#8221; &#8220;Veli Paşa&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Sedat&#8217;ın &#8220;Doğrudur, doğrudur ağabey. </span><span class="FontStyle131">İnşallah </span><span class="FontStyle129">yaşadığım sürece kendisinden çok şeyler öğrendim her zamanda&#8230;&#8221; dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.9pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle131">Tape : 1203 03.08.2004 tarihinde Veli KÜÇÜK ile görüşmesinde özetle; </span><span class="FontStyle129">Veli&#8217;nin saat 20.30&#8242;da Güler&#8230;?&#8217;in yanma geleceğinden bahsettikten soma </span><span class="FontStyle131">&#8220;Yedide beni aradılar. Gene yedide şey gelecek. Bir yemek, dışarı söyledim. Oraya gelecek şey, Ümit ÖZDAĞ.&#8221; &#8220;Telefon etti. İllede buluşalım falan diye. Ümit&#8217;le görüşecez. Ümit&#8217;le oturacaz, Güler&#8217;de gelecek. Sekiz buçukta. Güler&#8217;le oturup konuşacaz bazı şeyleri şimdi.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.65pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Sedat&#8217;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;O beyefendilerden çok umutluyum. Ağabey kendisini gıyabında tanıyorum ama beyefendiden çok umutluyum.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, Veli&#8217;nin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Şimdi biz bir çalışmanın içine girdik. ÜmitTen devamlı görüşüyoruz. Ben işte bak açık söviiyeyim gönlümden geçen neydi biliyor musun? Gönlümden geçen Muhsin&#8217;di. Benim bir dakika dayı eski dostum fakat Muhsin&#8217;in partisi şuanda bu işi götürecek yani. Muhsin demiyorum. Muhsin&#8217;in kendisi için demiyorum. Partisi için götürecek şeyde değil, durumda değil.&#8221; &#8220;Onun için biz şimdi seni, onun için seni ısrarla arıyorum. Biz şimdi bir oluşum yaptık. Bu uğurda şeyde ben Yılmaz DURAK varya Yılma&#8217;yı tanırsın.&#8221; &#8220;Yılma DURAK&#8217;ı çağırdım. Erzurum&#8217;dan Yılma DURAK geldi. <span style="letter-spacing:5pt;">4-5</span> kere buraya aldım. Burada görüştük. Şimdi tekrar buraya gelecek geçen gün Güven, tanır mısın Güven ağabeyi Güven SAZAK&#8217;ı&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği ve Güven SAZAK ve Yılma DURAK ile birlikte yemek yediklerinden bahsettiği, daha sonra </span><span class="FontStyle131">&#8220;Bağlarbaşındaki yere epece bir yere bir hale getirdik. </span><span class="FontStyle131">350  metrekare</span><span class="FontStyle131"> bir yer Yılma&#8217;yı gönderdim. Yılma orada kaldı. Ben sana onun için bana e iki tane beş tane adam getirdi. Yılma benim <span style="letter-spacing:4pt;">3-5</span> kişim var güvendiğim sağlam okuyan yazar okuyanlar bu işi götürebilecek adamlar.&#8221; &#8220;Yeniçağ gazetesinden arkadaşlar ile görüştüm. Onlar hepsi tanıdıklarım dostlarım. Hele Hayri geldi şimdi Trabzon&#8217;dan&#8221; &#8220;Yayın kurulunun basma Hayri KÖKLÜ çok sevdiğim bir çocuk.&#8221; &#8220;E Yeniçağa, şey Ortadoğu gazetesinde Zeki var SARAÇOĞLU&#8221; &#8220;Çok sevdiğimiz birisi o da. Bir şey yapacak. Biz şimdi bir oluşum sen az önce söylediğin bir şey varya Milli yol meselesinden bu o şekilde değil o şekilde olması senin aynen katılıyorum sanki memlekete ihtilal olmuşta Türkiye parçalanmışta, dağa çıkacakmış gibi bir hava.&#8221; &#8220;Öyle </span><span class="FontStyle129">bir şey. Amacımız o değil. Bizim amacımız o değil ya. Türkiye nereye gidiyor. Türk Milliyetçiliği ne oluyor. Niye bu meseleler oluyor falan..</span><span class="FontStyle131">. beni şimdi Amerika&#8217;ya tekrar çağırdılar. Gidecem Amerika&#8217;ya tekrar konferanslar vericem. Birkaç yerde bu konular ile ilgili.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.35pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Sedat</span><span class="FontStyle129">&#8216;ın </span><span class="FontStyle131">&#8220;Muhsin ağabey gerekirse ileriki zamanlarda ağabey Muhsin ağabeyi de bu yapının içersine dahil etmek.&#8221; &#8220;Yani Muhsin ağabey öyle liderlik hırsı olan bir insan değil. Ülkeye faydası olan her şeye dahil olur Muhsin ağabey.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Veli&#8217;nin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Muhsin&#8217;de şey de Ramiz&#8217;de Ramizlende konuştum ben.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği, bir süre Veli&#8217;nin ev satın alamamasından dolayı kiraya geçeceğindegJb-ahsettikleri, bu esnada Veli&#8217;nin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Ben bir yer buldum. Bir yer kiraladım şeyine&#8230; </span><span class="FontStyle236"><span style="font-size:11pt;">YâSun </span></span><span class="FontStyle131">öyle&#8217; istiyordum onu da kiraladım. İşte onun kontratını yapıcam. Şimdi bir de cadılar birde*şevde yol hizasında</span></p>
</div>
<p><span class="FontStyle131"><span style="font-size:12pt;"><br />
</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:.6pt;"><span style="font-size:1pt;"> </span></p>
<p class="Style31" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">yani. Birinci kat yola yol hizasında orası. Biraz tehlike arz ediyor ama bir yerlen görüştüm. Camlarını kurşun geçirmez yapıyorlarmış. Film çekiyorlarmış. Onları da getirip işte kurşun geçirmez çektiricem. Bir apartmanın birinci katmda giriş katında.&#8221; </span><span class="FontStyle129">&#8220;Bu sıkıntımı bir atlatayım bir yerleşeyim. Eşyayı şey yapayım, oturayım yani eve. Ondan sonra bu işleri de ben devam ediyorum. </span><span class="FontStyle131">Yılma&#8217;yı da çağırdım. Güven&#8217;len de konuştuk. Güven ağabey ile konuştuktan sonra ben Meral&#8217;i aradım. Meral ille bir görüşelim dedi. Meral AKŞENER.&#8221; &#8220;Meral da aynı şey söyledi. </span><span class="FontStyle129">Tamamen yanındayız. Beraber olucaz dedi. Sen telefon olmaz. Sen geldiğinde oturucaz. Her şey dört dörtlük çok güzel bir planlama yaptık. Konuşacaz </span><span class="FontStyle131">ben şunu söyliyim. Ben hiçbir partiye üye değilim. Hiçbir partide kaydım yok. Ben Türk milliyetçisiyim. Türk milletine hizmet ediecm. Bunun içinde ille bir partide bir sembol olmak veya bir pay edinmek gerekmez. Ben o açıdan çalışıyorum. O açıdan&#8230;&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
<p class="Style84" style="margin-top:2.65pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle129">Sedat&#8217;ın &#8220;Veli ağabey bir şey söyleyim. Eğer yanlış anlamazsanız. </span><span class="FontStyle131">Bu kurmuş olduğunuz oluşumu direk ben MHP&#8217;ye karşı veya MHP&#8217;ye alternatif bir oluşum gibi kurarsanız. Bence kamuoyunda yanlış anlaşılabilir.&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediği,</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[102 SUSURLUK KAZASI VE ORTAYA ÇIKAN BAĞLANTILAR]]></title>
<link>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/17/102-susurluk-kazasi-ve-ortaya-cikan-baglantilar/</link>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 00:57:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>oktay571</dc:creator>
<guid>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/17/102-susurluk-kazasi-ve-ortaya-cikan-baglantilar/</guid>
<description><![CDATA[SUSURLUK KAZASI VE ORTAYA ÇIKAN BAĞLANTILAR Askerler ve Polis arasında, Dev-Sol terrör örgütündeki i]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!--[if !mso]&#62;--> <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  Normal 0 21       MicrosoftInternetExplorer4  &#60;![endif]--> <!--[if gte mso 10]&#62;--> <!--[endif]--></p>
<div class="Section1">
<p class="Style7" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:.25pt 0 .0001pt 75.1pt;" align="left"><strong><span class="FontStyle131">SUSURLUK KAZASI VE ORTAYA ÇIKAN BAĞLANTILAR</span></strong></p>
<p class="Style7" style="margin-left:.4in;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Askerler ve Polis arasında, </span><span class="FontStyle131">Dev-Sol terrör örgütündeki </span><span class="FontStyle129">ilişkilerinden kaynaklanan bir sorun olduğunu, </span><span class="FontStyle131">Dev-Sol&#8217;da Yağan grubu ve Dursun KARATAŞ </span><span class="FontStyle129">gurubunun bulunduğunu, </span><span class="FontStyle131">askerlerin Bedri YAĞAN grubunu, o dönem alevi Emniyet Müdürü olan Hüseyin KOCADAĞ&#8217;ın ise Dursun KARATAŞ&#8217;ı desteklediğini,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:29.05pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Susurluk kazası olmadan önce, Askeri gruplar arasındaki konuşulanlardan, Genelkurmay&#8217;m bunlara (Hüseyin KOCADAĞ) karşı bir operasyon yapacağını duyduğunu,</span><!--more--></p>
<p class="Style4" style="margin-left:28.3pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Kaza öncesinde </span><span class="FontStyle131">Mehmet AĞAR</span><span class="FontStyle129">&#8216;ın ayrı. </span><span class="FontStyle131">Veli KÜÇÜK</span><span class="FontStyle129">&#8216;ün ayrı bir grubu olduğunu, bütün grupların Veli KÜÇÜK le arasının açık olduğunu, </span><span class="FontStyle131">Mehmet EYMÜR </span><span class="FontStyle129">ile </span><span class="FontStyle131">Veli KÜÇÜK</span><span class="FontStyle129">&#8216;ün arasının iyi olduğunu, guruplar içersinde en güçlüsünün Veli KÜÇÜK olduğunu.</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:27.85pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Veli KÜÇÜK&#8217;le bağlantılı olan </span><span class="FontStyle131">Drej Ali</span><span class="FontStyle129">&#8216;nin kendisine, </span><span class="FontStyle131">Abdullah ÇATLI</span><span class="FontStyle129">&#8216;yı getirdiği ve bu şahsa </span><span class="FontStyle131">Mehmet ÖZBAY </span><span class="FontStyle129">kimliğinin verildiğini, Mehmet AĞAR&#8217;ın bunu bildiğini anlattığını, Veli KÜÇÜK&#8217;ün İzmit&#8217;te alay komutanı olduğu dönemde, Abdullah ÇATLI&#8217;</span><span class="FontStyle154"><span style="font-size:9pt;">nin </span></span><span class="FontStyle129">gelip gittiğini,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:27.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Abdullah ÇATLI</span><span class="FontStyle129">&#8216;nın Veli KÜÇÜKLE ilişkisi olmasına rağmen, susurluk öncesi Mehmet AĞAR&#8217;ın yanına gittiğini ve işbirliği yaptığını, bu konuyu Doğu PERİNÇEK&#8217;in aydınlık gazetesinin &#8220;TİP lilerin katili Türkiyede&#8221; diye yazdığını, Veli KÜÇÜK&#8217;ün bu konuyu Doğu PERİNÇEK le konuşacağını söylediğini ve </span><span class="FontStyle131">Abdullah ÇATLI</span><span class="FontStyle129">&#8216;dan bahsederken </span><span class="FontStyle131">&#8220;ben buna yıllardır sahip çıktım, bırakıp gitti&#8221; </span><span class="FontStyle129">diye konuştuğunu,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:27.35pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Kaza öncesinde Veli KÜÇÜK&#8217;ün Teoman KOMAN paşa ile birlikte olduğu, Mehmet AĞAR ile kapıştıklarını, 28 Şubat sürecine kadar askerlerin metropollerde bulunmadığını, ancak 28 Şubat süreci sonrasında şehirlere geldiklerini, </span><span class="FontStyle131">Veli KÜÇÜK&#8217;nın Sedat BUCAKTa arasının iyi olduğunu, ancak </span><span class="FontStyle129">Mehmet AĞAR&#8217;ı Sedat BUCAK aracılığı ile kontrol edemediği için rahatsız olduğunu, Veli KÜÇÜK konuşmalarında, </span><span class="FontStyle131">Abdullah ÇATLI</span><span class="FontStyle129">&#8216;nın </span><span class="FontStyle131">Mehmet AĞAR ile birlikte hareket ederek yanlış ata oynadığını, Tansu ÇİLLER&#8217;in de yanlış ata oynadığını </span><span class="FontStyle129">anlattığını,</span></p>
<p class="Style7" style="margin-left:27.35pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Bu dönem içersinde, </span><span class="FontStyle131">ele geçirdikleri Akşam gazetesinde işlerin çok iyi olduğunu, fakat 3 Kasım 1996 </span><span class="FontStyle129">da </span><span class="FontStyle131">Susurluk </span><span class="FontStyle129">olayı meydana geldiğini, </span><span class="FontStyle131">Susurluk dan sonra Veli KÜÇÜK&#8217;ün sineye çekildiğini, </span><span class="FontStyle129">olayla ilgili adı çıktığı için sıkıntıya düştüğünü.</span></p>
<p class="Style4" style="text-align:right;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="right"><span class="FontStyle129">Veli KÜÇÜK&#8217;nın Giresun&#8217;da olduğu döne^vdC1)rtffct.e oturup sohbet ettiklerini.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;                    &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style31" style="line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 29.5pt;"><span class="FontStyle129">KÜÇÜKLE ilgili bir haber dinlediklerim, daha sonra </span><span class="FontStyle131">Veli KÜÇÜK&#8217;ün &#8220;Mehmet AĞAR&#8217;da ölecekti biliyorsun, o gün onlar oteldeydiler, bunlar aslında hep beraber gitmeleri, o kazada olmaları gerekiyordu, bizimkiler öbür arkadaki arabadaydılar, Allah&#8217; tan o çantayı Drej Ali aldı, bunu ben kendi başıma mı yapmışım, bu kadar işi Veli KÜÇÜK olarak tek başına mı yapmışım, yani eğer beni gönderirlerse, ben de konuşacağımı konuşurum&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediğini.</span></p>
<p class="Style7" style="margin-left:29.3pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Veli KÜÇÜK&#8217;ün bu olayda </span><span class="FontStyle131">&#8220;Genel Komutan&#8221; </span><span class="FontStyle129">ile yetkili olduğunu, </span><span class="FontStyle131">Rasim BETÜL yada Teoman KOMAN </span><span class="FontStyle129">paşayı taktığına pek inanmadığını, o dönemde </span><span class="FontStyle131">Veli KÜÇÜK&#8217;ün Hüseyin KIVRIKOĞLU, İsmail Hakkı KARADA YI ile arasının çok iyi olduğunu,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:29.05pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Susurlukta meydana gelen kaza sonrasında, Veli KÜÇÜK ve yanmdakilerle yaptıkları görüşmelerde, </span><span class="FontStyle131">Mehmet AĞAR&#8217;ın da bu kazada gidiyor olması gerektiği, ancak Mehmet AĞAR&#8217;ı Sami HOŞTAN ın uyandırmış olabileceğini </span><span class="FontStyle129">anlattıklarını. Mehmet AĞAR&#8217;ın olmayışından dolayı rahatsızlık duyulduğunu, olayda Mercedesle çarpışan kamyonun sürücüsü </span><span class="FontStyle131">Deniz GÖKÇE</span><span class="FontStyle129">&#8216;nin de </span><span class="FontStyle131">kurulduğunun (kaza için özellikle ayarlandığının) ima edildiğini,</span></p>
<p class="Style7" style="margin-left:29.05pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Kaza yerine ilk giden şahsın </span><span class="FontStyle131">Drej Ali olduğunu, Veli KÜÇÜK&#8217;nın orada bulunan görevlileri arayarak, cenazenin Drej&#8217;e teslim edilmesini söylediğini,</span></p>
<p class="Style7" style="margin-left:.4in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Veli KÜÇÜK&#8217;ün olay sonrasında &#8220;Allahtan biz o çantayı şey yaptık, eğer çanta başkalarının eline geçseydi mahvolurduk, bizi bertaraf ederlerdi&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediğini,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:28.1pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Drej Ali </span><span class="FontStyle129">ile bu konuda sohbet ettiğini, Drej Ali&#8217;nin </span><span class="FontStyle131">&#8220;Abdullah ÇATLI yemek yediğimiz faturalardan harcadığımız fişlere kadar notlarını tutardı&#8221; </span><span class="FontStyle129">diyerek bütün belgelerinin çanta içersinde olduğunu, çantayı </span><span class="FontStyle131">&#8220;yukarıya a biye gönderdim&#8221; </span><span class="FontStyle129">diyerek Veli KÜÇÜK&#8217;e gönderdiğini ima ettiğini,</span></p>
<p class="Style7" style="margin-left:27.6pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Yine aynı şekilde bu olayla ilgili Doğu PERİNÇEK ile de sohbet ettiğini, </span><span class="FontStyle131">Doğu PERİNÇEK</span><span class="FontStyle129">&#8216;in </span><span class="FontStyle131">&#8220;Müttefik Kuvvetler, yani Genelkurmay&#8217;ın içinde kendisi ile birlikte hareket eden grubun, Mehmet AĞAR ve Abdullah ÇATLI&#8217;yı tasfiye operasyonu&#8221; </span><span class="FontStyle129">olduğunu anlattığını, konuşmalardan susurluk kazasında oto içersinde bulunan şahıslar </span><span class="FontStyle131">ölmezse, onlara sıkacak elemanların olduğunu, bu elemanların kaza yapan otoyu arkadan takip ettiklerini &#8220;Veli paşaların, TSK&#8217;nın&#8221; </span><span class="FontStyle129">takip ettiğini, şahıslara suikast yapılacağını anladığını,</span></p>
<p class="Style7" style="text-indent:46.55pt;line-height:13.7pt;margin:.5pt 0 .0001pt 27.35pt;"><span class="FontStyle131">Kaza sonrasında, değişik basın kuruluşlarını, kendi doğrultularında yönlendirdiklerini, Veli KÜÇÜK&#8217; </span><span class="FontStyle129">ün, bu olayın askerlerin üzerinden çıkartılıp, Emniyct&#8217;in üzerine yüklenmesini istediğini,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:27.35pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Doğu PERİNÇEK&#8217;in, Türk Silahlı Kuvvetlerine, Müttefik Kuvvetler dediğini, çünkü ona göre Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin içinde bir Amerikan Grubunun bulunduğunu, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Özel Harp Dairesini sevmediğini,</span></p>
<p class="Style7" style="margin-left:27.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Veli KÜÇÜK </span><span class="FontStyle129">ile yaptığı sohbetlerde. Veli KÜÇÜK&#8217;ün </span><span class="FontStyle131">&#8220;ben iki kere darbe yedim üçüncüsünü kaldıramayız arkadaşlar, birincisi bu Özal Kürdü bir gecede teşkilatımı (JİTEM) örgütümü fes etti beni de sürdüler, ikincisi Susurluk&#8221; </span><span class="FontStyle129">dediğini,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:26.4pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">O dönemden sonra Mehmet Ali ILICAK&#8217;ın televizyon kampanyasını başaramadığını, ancak çok büyük bir para kaldırdığını, Mehmet Ali ILICAK&#8217;ın bu parayı tek basma yediğine inanmadığını, Susurluk olayından sonra, dengesiz bir havanın estiğini ve Akşam gazetesindeki işlerinin bozulduğunu, bunun üzerine gazeteden ayrıldıklarını,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:26.4pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Gazeteden ayrılmadan önce, Akşam Gazetesinde çalışan </span><span class="FontStyle131">Haluk </span><span class="FontStyle129">&#8230;. isminde bir fotoğrafçının </span><span class="FontStyle131">Abdullah ÇATLI, İbrahim ŞAHİN </span><span class="FontStyle129">gibi bazı şahısların birlikte çektirmiş olduğu fotoğrafların dialannı getirdiğini, Veli KÜÇÜK&#8217;e telefon açarak konuyu söylediğini, onunda hemen fotoğrafları getirmesini istediğini, ancak Haluk&#8217;un yüklü miktarda para</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:2.15pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style1" style="line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 .0001pt 28.55pt;"><span class="FontStyle129">konuda kendisinden bilgi aldığını, MİT le ilişkisinin Mehmet EYMÜR döneminde olduğunu, daha sonra olmadığını,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:27.85pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Selahattin ÖZKAN ile birlikte Levent&#8217;e giderek, bir şahıstan Susurlukla ilgili Ahmet BAHADIRLI, Cavit KAVAK, Mesut YILMAZ, Adbullah ÇATLI nin birlikte çekilmiş resimlerin dialannı aldığını, Adnan AKFIRAT, Nuri ÇOLAKOGLU nun NTV den bir kadına bu resimleri kendisi vasıtası ile gösterdiğini, ancak parada anlaşamadıklarını, bu şekilde değişik yerlere gösterdiklerini, resimleri Doğruyol Partisinin milletvekilli Nevzat AKKUŞ&#8217;a 5 milyar TL ye sattıklarını, ancak daha sonra bu filmlerin fotomontaj olduğunu öğrendiklerini,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:27.85pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Aynca Mehmet Ali BİRAND&#8217;m Susurlukla ilgili haber yapması üzerine, Veli KÜÇÜK&#8217;ün haber göndererek, kendileri ve Mehmet EYMÜR le ilgili haberleri kesmesini istediğini, bunun içinde Ümit OĞUZTAN dan aldıklan, Ömer KARACAN&#8217;m travestilerle çekilmiş fotoğraflannı kullandıklarını, Mehmet Ali BİRAND&#8217;m Ömer&#8217;in babasıyla çekilmiş fotoğraflannm olduğunu,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:27.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Veli KÜÇÜK&#8217;ün susurluk komisyonuna da ifade vermediğini, komisyon başkanı Elkatmış&#8217;m çağırma talebine karşı, komisyonun çağırmadığını, Veli KÜÇÜK&#8217;ün gizli diplomasilerinin bulunduğunu, bir keresinde &#8220;beni çağıramazlar, Elkatmış oradan konuşsun dursun, ben komisyona gitmem&#8221; dediğini.</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:72.95pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle129">Evinden ELDE EDİLEN DELİLERE GÖRE</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:26.9pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Aramalarda ele geçirilen Toplantı: İSTANBUL-17 Ağustos 2002, Toplantıya Katılanlar, Askeri Personel olduğu söylenen Çevik BİR kontrolünde Kazım ANAT, İsrailli General Gabriel LİBRAİDER, (MOSSAD), Ali ERTEN, Batmanlı Ömer, Murat URSAVAŞ,</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:25.9pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Aşağıda isimleri belirtilen kişilere çeşitli yöntemlerle SUİKAST/EYLEM düzenleneceği. Planın CİA-MOSSAT Türk işbirlikçileri ile müştereken yapılacağı: Ahmet CİNALİ (Şahin Bey), Emekli General Veli KÜÇÜK, Sedat PEKER, Kemal ŞAHİN (HOCA), Tacikistan Genel Kurmay Başkanı, Ticaret Bakanı Mehmet EMİNOF, (dokümanın alt kısmına farklı el yazısı ile düşülen notta: &#8220;Ahmet CİNALİ getirdi. (Giresundan) Bu bilgileri veren Murat URSAVAŞ&#8217;m arkadaşı imiş, benimle görüştürecekler, Ahmet CİNALİ&#8217;ye telefon edeceğim&#8221; yazıyor.</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:25.7pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Bahse konu doküman soruşturma kapsamında gözaltına alman şüpheli KEMAL ŞAHİNin ikametinde yapılan aramada ve Ahmet CİNALİ isimli şahsa yönelik olarak Ankara Emniyet müdürlüğü&#8217;nce yaplan operasyonda şahıstan elde edilmiştir. Bu durum şüpheliler arasındaki ilişki ve irtibatı ortaya koymaktadır. Aynı belgenin hem Veli KÜÇÜK&#8217;ün ikametinden, hem kemal Şahin in ikametinden, hem de Ahmet CİNALİ den çıkması ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN farklı alanlarda farklı kişiler olarak görüküp aynı amaca hizmet için hücre yapılanmasına gittiklerini de göstermektedir.</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:25.45pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Şüpheli Veli KÜÇÜK&#8217;ün ten elde edilen 28.02.2003 tarihinde 0-212-5800869 nolu telefondan fakslanan &#8220;ÇÖZÜM: YENİDEN KUVAYI MİLLİYE&#8221; başlıklı yazı.</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:24.95pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Yazı içeriği incelendiğinde Türkiye&#8217;nin şuan içinde bulunduğu durum &#8220;boğaziçinin hasta adamına&#8221; benzetilerek bu görüntüsünden kurtulabilmesi ve iktisadi-siyasi konularda köklü çözümün Yeniden Kuvayı Milliye hareketi olacağı belirtilmiştir.bu belgenin de ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN genel söylemlerini yansıtmaktadır.</span></p>
<p class="Style4" style="margin-left:24.5pt;text-indent:45.85pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style4" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;margin:1.7pt 0 .0001pt 24.5pt;"><span class="FontStyle129">Evinden Elde Edilen 2 sayfalık &#8220;Büyük Türk Milletinin şerefli paşası ve milletimizin namus müdafi cephesinin büyük komutam, gurur duyduğumuz insan Veli paşa&#8221; ibaresiyle başlayan ve Amerika&#8217;da Güney Azerbeycan&#8217;m tanınması amacıyla Amerikan Stratejik Araştırmalar Merkezi Kafkas Projesi Sorumlusu Zeynep BARAN ve Ceyhan bey MOLLAZEDE, Azerbaycan Dostluk Derneği Başkanı mütercimliğinde yaptıklan</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
</div>
<p><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"><br />
</span></p>
<p class="Style1" style="margin:3.1pt 0 .0001pt 28.55pt;"><span class="FontStyle129">bilgisayar çıktısı dokümanın son paragrafında Turan YAZGAN isimli bir şahsa selam söylediği.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[28 -ŞÜPHELİ VELİ KÜÇÜK , a-Emniyet ifadesinde özetle]]></title>
<link>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/14/28-supheli-veli-kucuk-a-emniyet-ifadesinde-ozetle/</link>
<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 09:26:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>oktay571</dc:creator>
<guid>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/14/28-supheli-veli-kucuk-a-emniyet-ifadesinde-ozetle/</guid>
<description><![CDATA[28 -ŞÜPHELİ VELİ KÜÇÜK a-Emniyet ifadesinde özetle Şüpheli VeliKÜÇÜK&#8217;ün 25.01.2008günü alınan ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!--[if !mso]&#62;--> <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  Normal 0 21       MicrosoftInternetExplorer4  &#60;![endif]--> <!--[if gte mso 10]&#62;--> <!--[endif]--></p>
<div class="Section1">
<p class="Style26" style="margin-top:.1in;"><span class="FontStyle138"><span style="font-size:15pt;">28 -ŞÜPHELİ VELİ KÜÇÜK</span></span></p>
<p class="Style9" style="margin-top:7.9pt;"><span class="FontStyle134"><span style="font-size:13pt;">a-Emniyet ifadesinde özetle</span></span></p>
<p class="Style10" style="margin-top:6.95pt;"><span class="FontStyle132">Şüpheli VeliKÜÇÜK&#8217;ün 25.01.2008günü alınan ifadesinde özetle;</span></p>
<p class="Style3" style="margin-top:6.7pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">1944 yılında Bilecik ili Gölpazan Türkmen köyünde doğduğunu, 1963 yılında İstanbul Kuleli Askeri lisesinden mezun olduğunu ve Kara Harp Okuluna girdiğini, daha sonra Piyade Okulunda okuduğunu ve akabinde Ankara Jandarma Subay Okulundan mezun</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:11.3pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;                    &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style1" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">olduğunu, Bilecik, Antakya, Sımak, Ankara, Yozgat, İskenderun, Kırkağaç, Nusaybin, Ankara, İzmir, Edirne, Van, Eskişehir, Ankara, Ağrı, Kocaeli, Giresun, Çanakkale ve Bilecik illerinde görev yaptığını, 2000 yılında emekli olduğunu, emekli olduktan sonra müsteşar Erol ÇAKIR, Emniyet Müdür Nihat KUBUŞ, işadamı İlhan YAZGAN ile birlikte Stratejik Eğitim Okulu ve Güvenlik Şirketini kurduğunu, halen Bursa, Eskişehir ve Trabzon&#8217;da eğitim verdiğini, yeşil pasaportunun mevcut olup, çeşitli zamanlarda. Amerika&#8217;ya. Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, İran, Suriye, İsveç, Almanya, Hollanda gibi ülkelere giriş ve çıkış yaptığını.</span><!--more--></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Herhangi bir kuruluşa ve derneğe üye olmadığını, herhangi bir terör örgütüne üyeliğinin bulunmadığını, Vatansever Güç Birliği ve Kuva-i Milliye derneğine üyeliğinin bulunmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Mehmet Fikri KARADAĞ ile bir dönem Ağrı ve Tendürek Dağlarında yapılan operasyonda birlikte görev yaptıklarını, emekli olduktan sonra İstanbul Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı toplantılarında iki kez görüştüğünü,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Muzaffer TEKİN ile İstanbul&#8217;da yayın yapan Batı Trakya dergisinde görüştüğünü, bu dergide kendisinin de bir süre yayın kurulu başkanlığı yaptığını, yine bazı etkinliklerde Muzaffer&#8217;i gördüğünü,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Sevgi ERENEROL&#8217;u tanıdığını, bir süre önce ölen Türk-Ortodoks Patriği Selçuk ERENEROL&#8217;un kızı olduğunu, Türk Dünyası Araştırmalar Vakfında yapılan konferanslarda görüştüğünü, ayrıca iki kez Noel davetlerine katıldığını, 2006 yılında yapılan davette Muzaffer TEKİN&#8217;i de gördüğünü, yine Sevgi&#8217;nin kardeşi Paşa Ümit ERENEROL&#8217;u toplantılarda tanıdığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Kemal KERİNÇSİZ&#8217;i Türk Dünyası Araştırmalar Vakfında yapılan etkinliklerde tanıdığını, zaman zaman telefonda görüştüklerini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle129">Ergun POYRAZ&#8217;ı tanımadığını, ancak yayınlanan kitaplarını aldığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Oktay YILDIRIM, Abdullah ÇATLI, Alaattin ÇAKICI, İbrahim ÇİFTÇİ isimli şahıslan hiç tanımadığını ve hiçbir ilişkisinin olmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Sedat PEKER&#8217;i Adapazarlı olan babası Ahmet PEKER vasıtası ile tanıdığını, babası rahmetli olduktan sonra birkaç kez Kocaeli de kendisini ziyarete geldiğini, başka herhangi bir bağlantı ve ilişkisinin bulunmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Ali YASAK&#8217;ı </span><span class="FontStyle129">Eminönü&#8217;de bulunan Hamdi Et Lokantası sahibi Hamdi ARPACI&#8217;nm yanında tanıdığını, bir kez de İstanbul Avcılık ve Atıcılık Kulübüne gittiğinde karşılaştığını, bir kez de bu şahsı Yeditepe Üniversitesinde gördüğünü,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle131">Sami HOŞTAN&#8217;ı </span><span class="FontStyle129">tanıdığını, bu şahsın 1983 yılında Edirne İl Jandarma komutanı olduğu dönemde, Edirne&#8217;de ticari faaliyette bulunan ve daha sonra rahmetli olan arkadaşı Mustafa BİLGİN vasıtası ile tanıdığını, daha sonra Sami&#8217;nin birkaç kez ziyaretine geldiğini, Sami HOŞTAN&#8217;dan istihbarı amaçlı yararlanmak için telefonunu da aldığını, ancak bu yönde yararlanamadığını, daha sonra şahsın Hollanda&#8217;da otel çalıştırdığı, ticaret yaptığı, DHKP-C örgütü ile çatışmaya girdiğini öğrendiğini, şahsın İstanbul da öldürülen Ömer Lütfü TOPAL ile birlikte kumarhane ve gazino işlettiğini öğrendiğini ve bu şahıstan uzak durduğunu, ancak şahsın kendisini araması ile 3-5 kez kendisi ile telefonda görüştüğünü, bunun dışında bir birlikteliğinin olmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY&#8217;i 1992 yılında tanıdığını, bu şahsın gazeteci olduğunu ve Ağrı Alay Komutanı iken kendisini ziyarete geldiğini, daha sonra Kocaeli&#8217;ne tayinle gittiğinde, bu şahsın oraya da geldiğini, laubali olduğu için şahsı sevmediğini, kendisinin Eskişehir veya Ağrı&#8217;da görevli olduğu dönem içersinde gelerek, gazetecilik amacıyla Kuzey Irak&#8217;a gideceğini anlattığını, bu konuyla ilgili şahsa bir desteğinin olmadığını, birkaç gün sonra Tuncay&#8217;ın Irak&#8217;tan kendisini arayarak &#8220;Mesut Barzani&#8217;nin yanında olduğunu&#8221; anlatarak kendisini Mesut Barzani ile görüştürmeye çalıştığım, &#8220;kendisinin de bu durumu Mehmet EYMÜR&#8217;e söylediğini, bu şekilde Mesut BARZANİ olduğunu<span> </span>tahmin etmediği Türkçe</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:16.3pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style1" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">konuşan biri ile konuştuğunu, ilerleyen dönemde bu şahsın adını kullanarak bazı sahtekarlıklar yaptığını tespit ettiğini, bir teğmenle bu şahsın birlikte hareket ederek kendi adına bir araç aldıklarını öğrendiğini, bu nedenle şikayette bulunduğunu ve şahıs ile ilişkisini kestiğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Mahmut YILDIRIM&#8217;ı tanımadığını, ancak bu şahsın Bingöl Adıyaman bölgesinde zabıtaya istihbarat temin ettiği ve sakallı ismi ile tanıdığını, ancak şahıs ile hiç görüşmediğini ve halen nerede olduğunu bilmediğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle129">Mahmut TÜYLÜOĞLU isimli şahsı tanımadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Adil Serdar SAÇAN isimli şahsı Yeditepe Üniversitesi sahibi Bedrettin DALAN&#8217;m odasında gördüğünü, samimiyetinin bulunmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde yapılan aramada Adil Serdar SAÇAN tarafından DGM C.Başsavcıhğma yazılan çok gizli ibareli, Tuncay GÜNEY isimli şahıs ile ilgili, dosyada kalması gereken paraflı suretinin nereden temin ettiği ve neden bulundurduğu sorulduğunda; Belirtilen belgelerin tarihini hatırlamadığı bir dönemde posta ile geldiğini hatırladığını, Adil Serdar SAÇAN&#8217;ı düşmanlık olması amacı ile gönderildiğini tahmin ettiğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Yine Adil Serdar SAÇAN&#8217;m Mahmut TÜYLÜOĞLU ile çok yakın arkadaş olduğunu yazan belge, Adil Serdar SAÇAN ile ilgili bilgi notu şeklinde hazırlanmış belgeyi ne amaçla bulundurduğu sorulduğunda; Bu belgelerinde posta yolu ile kendisine geldiğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Doğu PERİNÇEK&#8217;i tanıdığını, ne şekilde tanıştıklarını hatırlamadığını, ancak bu şahsın Ulusal Kanal televizyonunda röportaj yapma teklifinde bulunduğunu, ancak kabul etmediğini, oğlu Mehmet PERİNÇEK&#8217;in yanma gelip kendisi ile konuştuğunu, bu şahsın İşçi Partisi Gençlik Kollan Başkanı olduğunu, konuşmaları sırasında Türk Milliyetçiliğinden bahsettiğini, bunun üzerine şahsa 30 Ağustos&#8217;ta Ülkü Ocaklan ile beraber Taksim Meydanına çelenk koymasını teklif ettiğini, Ülkü Ocaklan başkanı Levent TEMİZ&#8217;e de bunu söylediğini ve her iki gurubunda birlikte çelenk koyma töreni yaptıklannı,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK&#8217;ü, Güler KÖMÜRCÜ vasıtası ile tanıdığını, emekli asker olduğunu öğrendiğini, bir kez Güler KÖMÜRCÜ ile bu şahsın kendisini ziyarete geldiğini, bu şekilde görüştüklerini, şahısla bunun dışında ilişkisinin olmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Muammer KARABULUT&#8217;un arkadaşı olduğunu, Antalya&#8217;da ikamet ettiğini Noel Baba Vakfının başkanı olduğunu, son bir yıldır görüşmediklerini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Semih Tufan GÜLALTAY&#8217;ı tanımadığını fakat Fetullah GÜLEN ile ilgili kitabını okuduğunu, bu şekilde gıyaben tanıdığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle129">İbrahim ÇİFTÇİ isimli şahsı tanımadığını.</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Susurluk davasında bağlantısı olup olmadığı sorulduğunda; Susurluk olayı içerisinde yer almadığını, ancak Emniyet Müdürü Hüseyin KOCADAĞ, Sedat BUCAK isimli şahıslan yakmen tanıdığını, olayın olduğu dönemde Giresun Bölge Komutanı olduğunu, Sami HOŞTAN&#8217;m kendisini telefon ile arayarak bu olayı bildirdiğini, bunun üzerine Balıkesir İl Jandarma Komutanı Albay İsa GÜNEŞ&#8217;İ aradığını, ancak kendisine ulaşamadığını, bunun üzerine Kocaeli İlinde birlikte görev yaptığı Balıkesir Emniyet Müdürü Nihat CAMADAN&#8217;ı aradığını ve onun da olay yerinde olduğunu öğrendiğini, bu şekilde Hüseyin KOCADAG, Gonca US, Mehmet ÖZBAY isimli şahsın öldüğünü öğrendiğini, olay yerinde bulunan Nihat CAMADAN&#8217;a Mehmet ÖZBAY&#8217;ın Abdullah ÇATLI olabileceğini ve dikkatli olmasını söyleyerek uyanda bulunduğunu, zira olaydan bir ay kadar önce Doğu PERİNÇEK&#8217;in basında Abdullah ÇATLI&#8217;nın Mehmet ÖZBAY kimliği ile haber çıktığını, olay sırasında Nihat CAMADAN&#8217;a olayda yaralı olduğu söylenen Sedat BUCAK&#8217;ı hastaneye götürmesini istediğini, kaza yerine gitmesi için her hangi birini göndermediğini, Abdullah ÇATLI&#8217;nın cesedini almak için Sami HOSTAN&#8217;ı göndermediğini, kaza ile ilgi ve alakasının bunlardan ibaret olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">3 Kasım 1996 tarihinde meydana gelen trafik kazasında Hüseyin KOCADAG, Abdullah ÇATLI, Gonca US&#8217;un ölmesi Sedat BUCAK&#8217;m da- yaralanması olayı ile ilgili</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:16.8pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style1" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY&#8217;in ifadesinde Veli KÜÇÜK İzmitte Alay Komutanı iken Abdullah ÇATLI gelip giderdi, şahsı Direj Ali getirdi, Türkiye de rahat dolaşması için Mehmet ÖZBAY kimliği verildi şeklindeki beyanı sorulduğunda; Abdullah ÇATLI&#8217;nın hiçbir yerde yanma gelmediğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY ifadesinde, Abdullah ÇATLI&#8217;nın bir dönem Veli KÜÇÜK ile birlikte olmasına rağmen susurluk kazası öncesinde Hüseyin KOCADAG ile birlikte hareket etmeye başladığı, Veli KÜÇÜK&#8217;ün de bu olaya kızdığı şeklindeki beyanı sorulduğunda; Abdullah ÇATLI&#8217;yı hiç görmediğini, Hüseyin KOCADAĞ&#8217;ın sevdiği bir arkadaşı olduğunu, kazada ölmesine de üzüldüğünü,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY ifadesinde, Giresun da Veli KÜÇÜK ve bazı üst düzey askeri görevlilerle otururken susurluk kazası ile ilgili Veli KÜÇÜK&#8217;ün &#8220;Mehmet AĞAR&#8217;da ölecekti biliyorsun, o gün onlar otelde idiler, bunlar aslında hep beraber gitmeleri, o kazada olmaları gerekiyordu, bizimkiler öbür arkada ki arabada idiler, Allahtan o çantayı Direj Ali aldı&#8221; şeklinde ki beyanı sorulduğunda; Tuncay GÜNEY&#8217;in beyanlarının hayal ürünü olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY&#8217;in Susurluk kazasında ölen Abdullah ÇATLI&#8217;nın çantasını olay yerine ilk gidenlerden Direj Ali&#8217;nin alıp Veli KÜÇÜK&#8217;e ilettiği şeklinde ki beyanı sorulduğunda; Bu iddianın tamamen asılsız olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Ümraniye de bulunan el bombalan sorulduğunda; Kendisinin bombalarla ilgili basından duyduğu kadar bilgisinin olduğunu, bu konu ile ilgili Muzaffer TEKİN&#8217;i tanıdığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Ergenekon oluşumu ve ikametinde bulunan ERGENEKON, LOBİ, Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi, Dinamik Ulusal Güç Birliği, Kuvayi Milliye Cephesi, Şirket Gizli gerçekler Gözlem Analiz gibi belgeler sorulduğunda; Ergenekon oluşumu ile ilgili her hangi bir irtibatının olmadığını, Ergenekon olanak adlandmlan dokümanlarda yaptığı incelemede, kendisinin prensiplerine ters olduğunu gördüğünü, böyle bir oluşumun Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde olacağını da kabul etmediğini, silahlı kuvvetlerin diğer bölümlerinde gayri yasal olarak böyle bir oluşuma gidildi ise de bundan haberinin olmadığını, Tuncay GÜNEY isimli şahsın böyle bir yapılanmayı hazırlamış olabileceğini tahmin ettiğini, çünkü bu şahsın hayalperest birisi olduğunu, kendisinin yurt içi ve yurt dışında bir çok toplantıya katıldığını, özellikle Dünya Azerbaycanlılar Kongresi ne katıldığını, yönetim kurulu üyesi olduğunu, ayrıca Türk Dünyası Araştırmalar Vakfının konferanslanna katıldığını, bahsedilen belgelerin bu toplantılarda verilmiş olabileceğini, ancak kendisinin hiçbir derneğe üye olmadığını, dokümanlarda geçen konulann, almış olduğu Devlet terbiyesiyle uyuşmadığını, Devletin içinde yeni oluşum ve yapılanmalan ancak Devletin kendisi veya görevlendirdiği kurumlann yapabileceğini, bu tür oluşumlann ülkeye ve topluma yararlı olabileceğini düşünmediğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan &#8220;televizyon analiz yönetim ve geliştirme projesi&#8221; başlıklı belge sorulduğunda; Kesin olmamakla birlikte bu dokümanı Mehmet PERİNÇEK in kendisine vermiş olabileceğini, dokümanı incelediğini, ancak kendisini çok ilgilendirmediği için üzerinde durmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan &#8220;MİT&#38;MEDYA ve Ajan Gazeteciler&#8221; başlıklı belge sorulduğunda; kendisinin bu belgeleri hatırlamadığını, nereden ve kimlerden geldiğini bilmediğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan &#8220;Panzehir etnik bölücü operasyonlann tasfiyesi kürt hareketi ve Türk-Kürt kardeşliği&#8221; belgesi sorulduğunda; Kendisinin Jandarma İstihbarat Gruplar Komutanı olarak görev yaptığını, halk arasında yanlış bir deyim olarak yürüttüğü komutanlığına JİTEM denildiğini, görevde iken istihbarat amaçlı bilgi ve belgelerin geldiğini, kendilerinin bunu değerlendirdiğini, istihbari değeri olmayan belgeleri envantere ve işleme sokmadan kaldırdıklannı, belirtilen belgenin bu şekilde gelmiş olabileceğini,</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:42.25pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style3" style="margin-top:3.1pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan &#8220;Rav Sebatay ZWİ Sebataycılık ve Türkiye Sebatayları Reosta Operasyon projesi&#8221; başlıklı belge sorulduğunda; Bu belgenin nereden ne şekilde geldiğinden haberinin olmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY isimli şahıstan el konulan &#8220;Birleşik Komün Girişim İstanbul 27 Haziran 2000-06 Operasyon&#8221; isimli belge ve ERGENEKON örgütü bünyesinde faaliyet yürüten LOBİ amaçları doğrultusunda kurulan Birleşik Komün&#8217;ün yapılanması, faaliyetleri sorulduğunda;Kendisinin Birleşik Komün hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Birleşik Komün dokümanında &#8220;güvenlik şirketinin yönetim kurulu başkanlığına, istihbarat birimlerinde uzmanlaşmış emekli bir Albay getirilecektir&#8221; ibaresi ve bunun altındaki &#8220;Veli Kü&#8230;&#8221; ibaresi sorulduğunda; bahsedilen tarihte kendisinin General olduğunu, Jandarma teşkilatında emekli Veli&#8230; isminde bir albay hatırlamadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan &#8220;Uluslar arası özel güvenlik A.Ş. (Security A.Ş.) isimli dokümanın &#8220;Birleşik Komün de geçen konular&#8221; olup olmadığı sorulduğunda; Dokümanın halen yönetim kurul başkanlığını yaptığı güvenlik şirketinin, şehirler arası ve uluslar arası görev ve yetkilerinin araştırdıkları esnada çevreden edinilmiş bir belge olabileceğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan &#8220;Protokol A.Ş. -Uluslar arası halkla ilişkiler şirketi projesi 26 Haziran 2000&#8243; başlıklı belgenin, &#8220;birleşik Komün de geçen konular&#8221; olup olmadığı sorulduğunda; Belgeyi hatırlamadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan &#8220;21. Yüzyılda casusluk iletişim ve bilgi çağında global istihbarat istasyonları ve değişim casusluk mesleği&#8221; başlıklı belge sorulduğunda; Belgeyi hatırlamadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan &#8220;Oluşum Aralık 1999&#8243; başlıklı Tuncay GÜNEY imzalı belge sorulduğunda; Bu dokumanı, Tuncay GÜNEY ile görüştüğü dönemlerde şahsın getirdiğini, yapmış olduğu araştırmaları içerir doküman olduğunu, içeriğini hatırlamadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinden el konulan &#8220;Fabrikatör, Örtülü faaliyetler bir, Reaksiyon, Biyografi, Arenadaki Sanat Galdio Sanatçılar, Şirket&#38;Köstebek, Ermeni sorunu kilise devleti, Masonik Bilderberk çetesi, Fundamentalist, Kanal 6 Analiz&#8221; gibi belgeler sorulduğunda; bu belgeleri tam olarak hatırlamadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="margin-top:.25pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde yapılan aramada; Mehmet Dayı isimli şahıs tarafından gönderildiği anlaşılan Osman BAYDEMİR ve onunu gibilerin cevap vermek için sabırsızlıkla beklediğin beyan eden mail çıktısı sorulduğunda; Mehmet dayı&#8217;yı tanımadığını mail&#8217;in şirketin mailine gelmiş olduğunu, mesajı okuduktan sonra endişelendiğini, şahsın Osman BAYDEMİR&#8217;e bir eylem düzenlenmesi halinde mailin ortaya çıkacağını ve kendisinin tertipçi gibi görüneceğini düşünerek bu maili ilgili makamlara gönderdiğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan Veli Paşa ya hitaben yazılmış, Milastaki bir arazinin satışı ile ilgili Veli paşanın vazgeçen tarafa 2 milyon dolar ceza koyduğu, bu paradan 300 milyarının Veli KÜÇÜK&#8217;e iletilidiği, geri kalanının emlakçı ve Şadan ÖZKAN arasında pay edildiği belirtir mektup sorulduğunda; Bu olayın kendisi ile alakasının olmadığını, olayı duyduğunda adının kullanıldığını anlayarak Gölpazan İlçe Savcılığına müracaat ettiğini ve şikayetini Bursa savcılığına faksladığını, aynca Bursa Emniyet Müdürlüğü ile de görüştüğünü, adı geçen Şadan ÖZKAN&#8217;m Bilecik ili Bayırköy beldesinden olduğunu, Bursa da öğretmenlik yaptığını, kendisinin admı kullanarak dolandıncılık yaptığını öğrendiğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">&#8220;Toplantı: İSTANBUL-17 Ağustos 2002, Toplantıya Katılanlar, Askeri Personel olduğu söylenen Çevik BİR kontrolünde Kazım ANAT, İsrailli General Gabriel LİBRAİDER, (MOSSAD), Ali ERTEN, Batmanlı Ömer, Murat URSAVAŞ, Aşağıda isimleri belirtilen kişilere çeşitli yöntemlerle SUİKAST/EYLEM düzenleneceği. Planın CİA-MOSSAT Türk işbirlikçileri ile müştereken yapılacağı: Ahmet CİNALİ (Şahin Bey), Emekli General Veli KÜÇÜK, Sedat PEKER, Kemal ŞAHİN (HOCA), </span><span class="FontStyle139"><span style="font-size:14pt;">Taratan </span></span><span class="FontStyle129">Genel Kurmay Başkanı, Ticaret</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
</div>
<p><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"><br />
</span></p>
<div class="Section2">
<p class="Style1" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">görüştürecekler, Ahmet CİN ALT ye telefon edeceğim&#8221; &#8220;Mustafa ANAT (ALBAY) 1949 Harp Okulu Mezunu, 1981 Emekli Kara Kuvvetlerinden, Kazım ANAT Cep: 0-554-6350050, Ali ERTEN 0-533-5263409, Murat İSFENDİYAROĞLU 0-535-2158498, Oğlu Kazım ANAT MOSSAT Organizasyonu içinde olduğu söylenen kişi (MEDİKOM GROUP) Ankara ve İstanbul&#8217;da mevcut büroları var. Ali ERTEN (Kazım ANAT&#8217;m şirketteki ortağı), Murat İSFENDİYAROĞLU (Kazım ANAT&#8217;ın şirketteki diğer ortağı Yurt dışından finans sağladıklarını söylüyorlar. Mehmet Emin SADOĞLU Levent&#8217;te bir Albaya bilgi aktarıyor. NTV eski haber spikeri Celal&#8217;ın bunlarla derin ilişkileri olduğu söyleniyor. Ankara Meydi Kom Şti. 0-312-4354430-4343030-4198608-4198610, İstanbul: 0-212-3202267-3262269&#8243; şeklinde biten belgeyle alakalı,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Bahsi geçen dokümanı kendisine Giresun jandarma Bölge Komutanlığı yaptığı dönemde evrakın alt kısmında da kendi el yazısı ile ismini yazdığı Giresunlu AHMET CİNALİ isimli şahıs tarafından verildiğini hatırladığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle129">Evinde ele geçirilen</span></p>
<p class="Style3" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle129">&#8220;Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN&#8217;e yapılan komplo&#8221; kapağı altında (5)</span></p>
<p class="Style1" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">sayfalık &#8220;Paşam Sizin himmetleriniz sonrası Hatay <span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. </span>&#8221; şeklinde başlayarak, son</span></p>
<p class="Style1" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">sayfasında &#8220;Emir ve Görüşlerinize arz ederim, Saygılarımla 1881-AVŞAR&#8221; imzalı dokümanda özetle;</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">&#8220;Ocak 2006 tarihinde özellikle Vali A.KAYHAN&#8217;m gelmesinden sonra Hatay-Serinyol&#8217;daki Jandarma Er Eğitim Alayında büyük bir şevkle çalışan Kurmay Albay Yahya ŞAHİN&#8217;in komploya maruz kaldığını, olaydan doğrudan veya dolaylı ilgileri olan (15) askeri, emniyet ve sivil şahısların isimlerinin, rütbelerinin ve görev yerlerinin sıralandığı, &#8220;İLİŞKİLER-BAĞLANTILAR&#8221; başlığı altında yapılan komplo ile Hatay&#8217;da kökü geçmişe dayalı menfaat çetesinin oluştuğu, kadronun tesisi İskenderun&#8217;da görev yapmış ve halen 3. Kolordu Komutanı olarak görev yapan Korgenarel Ethem ERDAĞ ile Jandarma Genel Komutanlığı Kaçıkçılık Daire Başkanı Albay Cengiz YILDIRIM&#8217;a dayandığı, Şırrak Tümen Kurmay Başkanı iken Serinyol Jandarma Er Eğitim Alayına atanan Kurmay Albay Yahya ŞAHİN&#8217;in bu ekibe dahil edilmek istendiği, olumsuz cevap vermesi üzerine tehlikeli birisi olarak görüldüğü, menfaat çetesi içersinde Albay İdris ŞAHİN, İl Jandarma Komutanı Albay Feramuz KÜÇÜK, Yarbay Mustafa YALÇIN, İstihbarat Yüzbaşı Ramazan TURAN, İl Emniyet Müdürlüğünden Şemsettin CANPOLAT&#8217;m bulunduğu, (14) askeri, emniyet ve sivil şahıslarla ilgili&#8221; istihbari mahiyette bilgiler ile&#8221;Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN kapağı altında, &#8220;Sayın Paşam&#8221; başlıklı Emir ve Görüşlerinize arz ederim saygılarımla 1881-AVŞAR&#8221; imzalı&#8221; (1) sayfalık bilgisayar çıktısı dokümanda, yaklaşık (2) yıldır birlikte çalıştıkları Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN&#8217;in Ağustos 2006 tarihi itibarı ile terfi edeceği, Albay&#8217;m kendileri için çok önemli olduğunu terfi etmemesi halinde aynı yerinde kalması, terfi etmesi halinde ise Adana Jandarma Bölge Komutanlığına getirilmesi için, &#8220;ancak sizin himmetleriniz ve desteğinizle olabilir&#8221; şeklinde yardım talebinde bulunulduğu, ekinde bulunan &#8220;EK-1 ÖZEL ŞARTLAR&#8221; başlıklı (12) maddeden oluşan (1) sayfalık bilgisayar çıktısı dokümanda Kurmay Albay Yahya ŞAHİN&#8217;in özellikleriyle kendileri için öneminden&#8221; şeklinde bilgiler bulnan not sorulduğunda;</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Adı geçen Albay&#8217;ı tanıdığını, şuanda emekli olduğunu tahmin ettiğini, tarihte Hatay Serinyol Jandarma Eğitim Alay Komutanı olduğunu, kendi iç konusunda ve terfii konunda sıkıntıları olduğunu, AVŞAR&#8217;ı da tanıdığını, Yahya Albay&#8217;ın yakını olduğunu, Belki Yahya Albay&#8217;m kendisinden tavassutta bulunmak istemediği için İskenderun&#8217;da ikamet eden İsmet AVŞAR&#8217;m kendisine yazıp gönderdiğini, bunun üzerine Yahya AlbayTa görüştüğünü fakat fazla bir sorunlarının bulunmadığını ve dikkate almadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">2004 yılında Sami HOŞTAN ve Sedat PEKER&#8217;in 0023360 nolu iletişim tespit tutanağmdaki; Sedat PEKER&#8217;İN Veli paşa ile Korkut EKENİ&#8217;i barıştırması, Yavuz ATAÇ ile görüştürmesi konulan sorulduğunda; bu konudan bilgjsififn1)Im&#8217;adığını şahıslara sorulmasını,</span></p>
</div>
<p><span class="FontStyle129"><span style="font-size:12pt;"><br />
</span></span></p>
<p class="Style3" style="margin-top:3.1pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">2004 yılında Sedat PEKER ile kendisinin yaptığı 003264 nolu iletişim tespit tutanağında; Milli yol meselesinden ve yeni bir oluşum yapılacağından bahsedildiği hatırlatılarak sorulduğunda; konuyu tam olarak hatırlamadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">2004 yılında 003265 nolu iletişim tespit tutanağında; Sedat PEKER&#8217;in adamları Volkan GEZMİŞ ve İsmet..? isimli şahısların Veli Paşanın şoförüne her ay maaş gideceğinden bahsettikleri sorulduğunda; Gima yönetiminde görevli iken arabasını kullanmak üzere Caner YİĞİT isimli şahsın bir süre şoförlüğünü yaptığını, maaşı konusunda bilgisinin olmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">2007 yılı 003232 nolu iletişim tespit tutanağında, Mehmet GÜLKANAT ile yaptığı görüşme sorulduğunda; Mehmet GÜLKANAT İsviçre de faaliyet gösteren Alfa şirketinin Türkiye temsilcisi olduğunu, kendisinin de bu şirkete emlak konusunda danışmanlık yaptığını, ayrıca Kayzm isimli bir İngiliz inşaat firmasına da danışmanlık yaptığını, Zincirlikuyuda Milli Emlak&#8217;a ait olan bir arsanın Kayzm firmasınca alınması konusunda Alfa şirketinin yardımcı olduğunu, fakat bu işin ihale aşamasında olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">2007 yılı 003235 nolu iletişim tespit tutanağında, Güler KÖMÜRCÜ ile yaptığı görüşme sorulduğunda; Güler KÖMÜRCÜ&#8217;yü Amerika&#8217;daki toplantılardan tanıdığını, Güler&#8217;in orada gazetecilik yaptığını, Türkiye&#8217;ye döndüğünde ailecek görüşmeye başladıklarını, Güler KÖMÜRCÜ&#8217;nün evinde dinleme cihazı olduğunu söylemesi üzerine, güvenlik şirketinden emekli binbaşı Melih İŞÇAN&#8217;a dinleme cihazını bulacak bir şahsı bulmasını istediğini, aynı gün elemanla beraber Güler KÖMÜRCÜ nün evine gittiklerini, inceleme yapıldığını ancak dinleme cihazı bulunmadığını, telefon görüşmesinin bu konuyla ilgili olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan Ergenekon ve lobi isimli belgeleri Tuncay GÜNEY&#8217;de de bulunması ve Tuncay GÜNEY&#8217;in alman ifadesinde Ergenekon belgesini Veli KÜÇÜK&#8217;ün talimatıyla Doğu PERİNCEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, Emekli Albay Suphi KARAMAN tarafından hazırlandığı yine lobi isimli belgenin de Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKRIFAT tarafından hazırlanması konusu sorulduğunda; Bahsedilen belgeler ile ilgili talimatı kendisinin vermediğini, Tuncay GÜNEY&#8217;in iddialarının yalan olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="margin-top:.25pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Ergenekon belgesi içerisinde Naylon Terör örgütü oluşturmak, mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasilere suikast yapılması yada dez-Enfermasyon yöntemlerinin kullanılması, sivil toplum örgütlerinin kontrol altında tutulması, medya, uyuşturucu ticareti gibi konularında kontrol altında tutulması, Ergenekon belgesi içeriğinde belirtilen politikalar olarak yer aldığı hatırlatılarak, bu yapının kurucuları ve yöneticileri sorulduğunda; Belirtilen konulara karşı olduğunu, böyle bir yapılanma içerisinde olmadığını, varsa da içeriğini bilmediğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Lobi isimli dokümanın Ergenekon&#8217;a bağlı olarak faaliyet gösteren sivil unsurların örgütlenmesi olduğu belirtilmiş, örgüt politikası olarak ta, güçlü ticari kuruluşlar da kadrolaşma, mafya guruplarının denetimi ve yine güçlü kuruluşların oluşturulması, medya kuruluşları aracılığı ile kamuoyu oluşturulması gerektiği hatırlatılarak bu yapılanma ile amaçlarının ne olduğu sorulduğunda; Bu şekilde bir yapılanmanın içerisinde olmadığını, bu tür oluşumlara karşı olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">2004 yılında suç örgütü lideri Sedat PEKER ve gurubuna yönelik yapılan operasyonlarda tespit edilen telefon görüşmelerinde, Sedat PEKER&#8217;in kendisi için bir şoför tutması ve bu şoförün maaşını da Sedat PEKER&#8217;in ödemesi konusu sorulduğunda; 2001 yada 2002 yılında şoföre ihtiyacı olduğunu, Emin Caner YİĞİT isimli şahsı şoför olarak yanında çalıştırdığını, kimin tavsiye ettiğini hatırlamadığını, maaş vermediğini, sadece harçlık verdiğini, Caner YİĞİT&#8217;i Sedat PEKER&#8217;in göndermediğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-align:right;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="right"><span class="FontStyle129">2004 yılında yapılan Kelebek Operasyonun^^ffp^t^öS-1500-1501 nolu tapelerde</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style5" style="margin-top:3.1pt;text-align:justify;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">talimatıyla Veli KÜÇÜK&#8217;ün şoförüne her ay para yatırılması hatta bunun için banka hesap numarası ayarlanması konulan sorulduğunda; Bahsedilen görüşmeleri kabul etmediğini, tamamen kendisinin dışında yapılan görüşmeler olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">2004 yılında yapılan Kelebek operasyonun da kayıt sına no: 1094 nolu tapede Sedat PEKER&#8217;in menejer Stelyo PİPİS aracılığı ile Veli KÜÇÜK&#8217;e bir ev alınması konusu sorulduğunda; Bir dönem kiralık ev aradığını, ancak Sedat PEKER&#8217;in böyle bir teklifte bulunmadığım, emlakçıyı tanıyor olabileceğini eve almadığını ancak kiralık bir ev bulduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">İkametinde bulunan Lobi adlı belgenin içeriğinde mafya guruplannm gözden geçirilmesi ve deneyimli mevcut guruplann karşısına yeni ve güçlü guruplar koşturularak denetim ve kontrol altına alınması amaçlandığı belirtilerek Muzaffer TEKİN&#8217;in mafya olarak adlandmlan suç örgütü mensuplan ile ilişkilerine bakıldığında aynen lobi dokümanında belirtildiği şekilde mafya guruplannm kontrol altına almaya ve yönlendirmeye çalışması konusu sorulduğunda; Kendisinin mafya gurubu olarak belirtilen kişileri yönlendirecek her hangi bir faaliyetinin olmadığını ancak Edirne Alay Komutanı olduğu dönemde vuku bulabilecek kaçakçılık olaylan ile ilgili, o dönem yurtdışına gidip gelen Sami HOŞTAN ile istihbari faaliyetler konusunda bazı görüşmeler yaptığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY&#8217;in ifadesinde, Sedat PEKER&#8217;i 23 yaşından itibaren yönlendirmesi, örgütlemesi beyanı sorulduğunda; Tuncay GÜNEY&#8217;i kendisini kurtarabilmek için her türlü yalan ve iftirayı söyleyebileceğini, bu şahsın kendisini bu derece tanıyamayacağını, söylediklerinin tamamen yalan ve iftira olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY&#8217;in ifadesinde, Veli KÜÇÜK ile birlikte olduğu dönemde Doğu PERİNÇEK&#8217;in referansı ile Kuzey Irak&#8217;a gittikleri, Habur&#8217;da Jitem&#8217;den subaylann da yanlanna geldiği, arkalarında silah yüklü araçlann olduğu, Ali Balkan METE, Cemal, isimli şahıslar ile görüştükleri, Cemal&#8217;in gümrük işlerini yaptığı, Jitem ve gazeteciler ile birlikte Kuzey Irak&#8217;a geçtiklerini beyan etmesi konusu sorulduğunda; Ali Balkan METE&#8217;yi tanıdığını, bu şahsın çeşitli gümrük kapılannda çalıştığını, Habur gümrüğünde de çalıştığını, yine ismi geçen Cemal KAR AH AN isimli şahsı 1982 yılında Edirne Gümrük Muhafaza Müdürü iken tanıdığını, 1987 yılından sonra bu şahsı gönnediğini, Tuncay GÜNEY in K.Irak&#8217;a bir defa gittiğini ve kendisini telefonla arayarak Mesut Barzani dediği bir şahısla görüştürdüğünü, bu görüşmeyi MİT&#8217;te görevli Mehmet EYMÜR e haber vererek takip ettirdiğini, ancak belirtilen iddialan kesinlikle kabul etmediğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY in ifadesinde, Doğu PERİNÇEK in adamı olan muhabir Halit GÜNGÖR&#8217;ün, Jandarmada Hizbullahçılann eğitilmesiyle ilgili bazı fotoğraflar çekerek Doğu PERİNÇEK&#8217;e gönderdiği, ancak fotoğraflann yayınlanmadığı, daha sonra Halit GÜNGÖR&#8217;ün öldürüldüğü şeklindeki beyanlan sorulduğunda; Halit GÜNGÖR isimli şahsı tanımadığını, bu şekilde bir olayı duymadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY in ifadesinde, Veli KÜÇÜK ün talimatı ile Abdullah ÖCALAN m avukatı Doğan ERBAŞ ile Doğu PERİNÇEK in odasında görüştüklerini bu toplantıda Adnan AKFIRAT&#8217;m da olduğu beyanı sorulduğunda; Tuncay GÜNEY in iddialannı kabul etmediğini, hepsinin hayal ürünü olduğunu, (beyan ettiği bu konuda Doğu PERİNÇEK&#8217;in böyle bir görüşmenin olduğunu doğruladığı,)</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY in ifadesinde, Veli KÜÇÜK&#8217;ün talimatı ile AKŞAM GAZETESİ ne geçtiği, gazete sahibi Mehmet Ali ILICAK&#8217;m Veli KÜÇÜK&#8217;ün kontrolünde olduğu, Akşam gazetesinde Veli KÜÇÜK&#8217;ÜN isteği doğrultusunda haberler yaptıklan şeklindeki beyanlan sorulduğunda; Mehmet Ali ILICAK ile kısa süreli bir görüşmesinin olduğunu, iddialann tamamen asılsız olduğunu,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Tuncay GÜNEY in ifadesinde, Cumhuriyet Gazetesinin, ERGENEKON-LOBİ faaliyetleri çerçevesinde satın alınmaya çalışılmasıyla ilgili iddialan sorulduğunda; Ulusal Sanayicileri İş adamlan Derneği USİAD da Kemal&#8217;ir^.«d^Wtth<sup>i</sup>ö4yet gazetesini almak için</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style1" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">yapmadığını, gazetenin alımıyla ilgili Gürbüz ÇAPAN, Ferid ILSEVER, Ümit ULGEN, Kemal ÖZDEN ile birlikte ENKA tesislerinde yemek yediklerini, Kemal&#8217;in daveti üzerine oraya gittiğini, orada Cumhuriyet gazetesinin alınmasıyla ilgili görüşme yapıldığını, fakat olumlu bir netice alınamadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Ergenekon ve lobi gibi belgelerin içeriğinde medya kuruluşlarının kontrol altına alınması ve kendi medya kuruluşlarının oluşturulması amaçlandığı hatırlatılarak sorulduğunda; Tuncay GÜNEY&#8217;i tanıdığında akşam gazetesinde çalıştığını söylediğini, Tuncay&#8217;ı gazeteye yerleştirme gibi bir durumunun olmadığını, Cumhuriyet gazetesinin alınması konusunun ise kendisinin değil Kemal ÖZDEN&#8217;in fikri olduğunu, gazeteyi hangi amaçla kullanacağını bilmediğini,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Doğu PERİNÇEK isimli şahsı tanıdığını, nerede olduğunu hatırlamadığı bir yerde karşılaştığını, Ancak yakın bir ilişkisinin olmadığını, bir iki kezse Doğu PERİNÇEK&#8217;in kendisini telefon ile aradığını ve Ulusal kanalda röportaj yapma teklifinde bulunduğunu ancak prensiplerine ters bir durum olduğu için kabul etmediğini, Bir telefon konuşmasında da oğlu &#8220;Mehmet PERİNÇEK in Rus Filolojisinden mezun olduğunu, Rusyada Lenin üniversitesinde araştırma yapacağını&#8221; söylediğini, görüşmek istediğini söylediğini, kabul ettiğini ancak tarihini tam hatırlayamadığını, o vakit Gima yönetiminde bulunduğunu, Doğu PERİNÇEK&#8217;in Ümraniye ilçesinde bulunan Gimaya yanma geldiğini, sohbet esnasında Doğu PERİNÇEK&#8217;in aynı zamanda İşçi Partisi Gençlik kollan başkanı olduğunu da öğrendiğini, bu tarihin kuvvetle muhtemel Ağustos ayı olduğunu, Çünkü konuşma esnasında Türk milliyetçiliğinden söz ettiğini, kendisinin de &#8220;30 Ağustos da Ülkü ocaklan ile beraber, Taksim meydanına niye çelenk koymuyorsunuz&#8221; diye söylediğini, Doğu PERİNÇEK&#8217;in olayı çok sıcak karşıladığını, bilahare İstanbul Ülkü ocaklan başkanı olarak tanıdığı Levent TEMİZ i çağırarak aynı teklifi ona da söylediğini ve bir araya getirdiğini, resmi prosedürü yerine getirerek, bu etkinliği beraber 30 Ağustos tarihinde Taksimde gerçekleştirdiklerini, Bu olay dahi basında gereksiz spekülasyonlara neden olduğunu, &#8220;kızıl elma ittifakını Veli KÜÇÜK sağladı&#8221; şeklinde tenkite yönelik haberler de çıktığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Kızılelma deyimi bence, tüm Türk Halk ve topluluklanmn bir bayrak altın toplanması mefkûresidir. Ancak böyle bir mefkurenin gerçekleşmesini mümkün görmüyorum. Böyle bir oluşumun içerisinde de değilim.</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Orhan KİVERLİOĞLU isimli şahsı bir kez Türk dünyası araştırmaları vakfında gördüm tanıştık, bana politikada belirli bir yer edinmek için uğraştığını ancak şu anda hangi partide çalışacağını bilmiyorum, beraber yardımcı olamamı istedi, benim politik bir konumum ve durumum olmadığı için kabul etmemekle beraber red etmedim, bana bu konuda bir broşürü olduğunu ve bana getireceğini söyledi, ne kadar süre olduğunu bilmiyorum ama yine aynı yerdeki toplantıda getirdi şu anda bu broşürün içeriğini hatırlamıyorum, ancak bundan sonrada hiç görüşmedim.</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">2004 yılında çıkar amaçlı suç örgütü kurmaktan tutuklanan Sedat PEKER&#8217;in no: 1203 nolu yaptığı görüşmede ; Güler KÖMÜRCÜ, Ümit ÖZDAĞ, Yılma DURAK gibi şahıslar ile bir toplantı yapılacağı, Güven SAZAK, Meral AKŞENER gibi şahıslarla da görüşüldüğü, yeni bir oluşumdan bahsedildiği hatırlatılarak Sedat PEKERTe bu konuyla ilgili konuşması ve bu şahsın herhangi bir desteğinin olup olmadığı sorulduğunda; Ümit ÖZDAĞ&#8217;m aile dostu olduğunu, görüşmenin yapıldığı dönemde Ümit ÖZDAĞ&#8217;ı siyasi arenada iyi bir yerde görmek istediğini, MHP içinde etkin bir yerde olmasını istediklerini, bu konuyla ilgili Sedat PEKER&#8217;in her hangi bir desteğinin olmadığını,</span></p>
<p class="Style3" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle129">Telefon görüşmelerinde, MHP nin yönetiminin değişmesi, Devlet BAHÇELİ nin gitmesi gerektiğiyle ilgili görüşmeler yaptığı, ERGENEKON politikalan içersinde &#8220;ülke çıkarlan ve mevcut rejim ilkelerine aykın ideolojilere sahi o siy asi 1 ere suikast yapılması yada Dez-enfermasyon yöntemlerinin kullanılması&#8221; nın.;r</span><span class="FontStyle140"><span style="font-size:11pt;">^rrtıW</span></span><span class="FontStyle129">^^lıatırlatılarak, bu yöndeki çalışmalan sorulduğunda; Bu görüşmelerin tesad^olduğunu^ÖrÂit ÖZDAĞ&#8217;m babasından</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right:227.75pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style1" style="margin-top:3.1pt;"><span class="FontStyle129">dolayı sevdiği bir şahıs olduğunu, bu yüzden MHP içersine girmesini istediği, fikir olarak destek verdiğini, ERGENEKON içersindeki yapılanmayı kesinlikle kabul etmediğini, böyle oluşumlara tamamen karşı olduğunu, bu tür oluşumların ülkede kaos çıkartacağını beyan etmiştir.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[70 MAFYA GRUPLARININ TÜMÜYLE GÖZDEN GEÇİRİLMESİ, DENETİM VE KONTROL ALTINA ALINMASI,]]></title>
<link>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/09/70-mafya-gruplarinin-tumuyle-gozden-gecirilmesi-denetim-ve-kontrol-altina-alinmasi/</link>
<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 05:26:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>oktay571</dc:creator>
<guid>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/09/70-mafya-gruplarinin-tumuyle-gozden-gecirilmesi-denetim-ve-kontrol-altina-alinmasi/</guid>
<description><![CDATA[MAFYA GRUPLARININ TÜMÜYLE GÖZDEN GEÇİRİLMESİ, DENETİM VE KONTROL ALTINA ALINMASI, Soruşturma kapsamı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!--[if !mso]&#62;-->  <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  Normal 0 21       MicrosoftInternetExplorer4  &#60;![endif]--> <!--[if gte mso 10]&#62;-->  <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;   &#60;![endif]--></p>
<p class="Style93" style="margin-top:2.4pt;text-indent:0.6in;line-height:17.05pt;"><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">MAFYA GRUPLARININ TÜMÜYLE GÖZDEN GEÇİRİLMESİ, DENETİM VE KONTROL ALTINA ALINMASI,</span></span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:12pt;text-indent:43.7pt;"><span class="FontStyle140">Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden ERGENEKON terör örgütünün bu yöntemi gerçekleştirebilmek için öncelikle MAFİA dokümanını hazırladığı, bu doküman ile ülkemizde faaliyet gösteren MAFİA gruplarını nasıl ve ne şekilde kontrol ve denetim altına alacağını belirlediği, devamında da ülkemizde ulusal ve uluslar arası düzeyde faaliyet gösteren ve liderliğini </span><span class="FontStyle139">Sami HOŞTAN, Sedat PEKER, Semih Tufan GÜLALTAY, Ali YASAK&#8217;ın </span><span class="FontStyle140">yaptığı çıkar amaçlı suç örgütlerini bizzat denetim ve kontrol altına aldığı, gerektiğinde anılan suç örgütlerini amaçlan ve hedefleri doğrultusunda kullandığı anlaşılmıştır. Yapılan bu tespitler sırasıyla delilleri ile birlikte anlatılacaktır.</span><!--more--></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.7pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:1.2pt;text-indent:43.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;ERGENEKON&#8221; dokümanında &#8220;21. yüzyılda yepyeni bir yapılanma ile değerli TSK mensuplannm yanı sıra sivillerden de sonuna değin yararlanılması gerektiği&#8221; aynca </span><span class="FontStyle139">&#8220;&#8230;.illegal çevrelerden seçilecek elemanların </span><span class="FontStyle140">teknik ve siyasal ideoloji açısından örgüt ideolojisi ve amaçlanna en yakın uygunluk gösterenlerin tercih edilmesi gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;"><span class="FontStyle140">&#8220;ERGENEKON&#8221; dokümanın hedef ve amaçlan doğrultusunda hazırlanan &#8220;LOBİ&#8221; dokümanında ise </span><span class="FontStyle139">MAFYA </span><span class="FontStyle140">gruplannın tümüyle </span><span class="FontStyle139">yeniden gözden geçirilmesi, deneyimli mevcut grupların karşısına yeni ve güçlü bir grup oluşturularak denetim ve kontrol altına </span><span class="FontStyle140">alınmasının sağlanması gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;ERGENEKON&#8221; terör örgütü bu yöntemini gerçekleştirebilmek için &#8220;MAFİA&#8221; isimli dokümanı hazırladığı, sonrasında da planladığı ve tasarladığı şekilde birçok MAFİA grubunu denetim ve kontrol altına aldığı tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:1.2pt;text-indent:42.95pt;"><span class="FontStyle140">Bu nedenle öncelikle MAFİA dokümanının kısa özeti belirtilecek, devamında da örgütün MAFYA gruplarını nasıl ve ne şekilde denetim ve kontrol altına aldığı anlatılacaktır.</span></p>
<p class="Style38" style="margin-top:7.9pt;text-align:left;line-height:normal;" align="left"><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">&#8220;MAFİA&#8221; İSİMLİ DOKÜMAN</span></span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:6.95pt;text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">MAFİA isimli doküman şüpheliler Veli KÜÇÜK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ve Ümit OĞUZTAN&#8217;dan ele geçirilmiş olup (30) sayfadan oluşmaktadır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Dokümanın yapılan incelemesinde özetle; Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın bütün ülkelerindeki organize suç örgütlerindeki sayısal patlamalann birçok bağımsız araştırma komisyonlannm araştırmasına konu olduğu ve bu araştırmalar sonucunda ortaya konan bilimsel ve kriminal raporlannda sonuç olarak;</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Tüm ülkelerdeki organize suç örgütlerinin &#8220;state organized erime&#8221; yani devletçe örgütlenmiş suç örgütleri olarak anılması gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu tür suç örgütlerin ortaya çıkış sebepleri olarak sosyal, ekonomik, siyasal, toplumsal vb. sebeplerin aynntılı bir şekilde anlatıldığı, bu sebepler arasında en önemli etkenin ülkelerin sahip olduklan farklı etnik gruplann varlığı olarak gösterildiği, mafyanın yani organize suç örgütlerinin finansal kaynağını ise NARKO/EKONOMİ/POLİTİK unsurun oluşturduğu belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.25pt;text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Aynca Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin en önemli sorununun MAFİA oluşumlannm kökünün kazınması olmadığı, asıl sorunun emperyalizm karşısında Kurtuluş Savaşıyla başlayan ve halen sürmekte olan &#8220;entrika savaşları&#8221;^ olduğu, bu savaşı sürdürürken Türkiye&#8217;deki mevcut tüm oluşumlann teker teker <span style="letter-spacing:-1pt;">ele</span> alınarak yeniden değerlendirilmesi, deneyimli grup ve liderlerinin tasfiye edilirken&#8221;onlardan azamı ölçüde yararlanılması ve</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:8.4pt 0 0.0001pt 15.6pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;                    &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">narko/ekonomi/politik yapının 21.yüzyıla uygun ve sağlıklı bir biçimde yeniden yapılandırılarak şifrelendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.25pt;text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Dünya üzerindeki ilk MAFİA&#8217;nın Sicilya&#8217;da ezilen yerel halkın uğramış oldukları sosyo-ekonomik baskı, adaletsizlik ve otorite boşluğu sonucu ortaya çıktığı,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Devamında bu yapının diğer dünya ülkelerine yayılması, gelişimi ve zaman içerisinde devletçe örgütlenmesine ayrıntılı olarak değinildiği, özellikle ABD&#8217;nin etnik gruplardan oluşan yapısına dikkat çekilerek MAFİA&#8217;nın bu ülkedeki gelişiminin anlatıldığı,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Amerikan MAFİA&#8217;sının İtalyanlar, Fransız&#8217;lannkini Korsikalılar gibi horlanmış ve ezilmiş etnik grupların oluşturduğu, ABD&#8217;ye göç eden Sicilyalıların &#8220;Kara El&#8221;, İrlandalıların &#8220;Beyaz El&#8221; isimli MAFİA gruplarını oluşturduğu, ABD&#8217;ye göç eden ve dünyanın en çok aşağılanan ırkı Yahudilerin ise MAFİA&#8217;nın cinayet şirketini oluşturduğu, bu grupları içersinde İtalyanm Sicilya bölgesinden Amerika&#8217;ya göç eden Salvatore Luciano liderliğindeki suç örgütünün 10 yıl içersinde binden fazla ipucu bırakmayan cinayet işlediği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;de ise MAFİA gruplarının Laz, Arnavut ve Arap gibi etnik gruplardan oluştuğu, Kürt Salih, Arnavut Sami, Büyük Recep, Arap Sadri ve Oflu İsmail gibi isimlerin Türk MAFİA&#8217; sının efsaneleşmiş örnekleri arasında yer aldığı,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu gün Türkiye Cumhuriyeti mevcut rejimi ve Kemalist ideoloji, etnik ve fundamentalist terör örgütleriyle çepeçevre sarmalanmış ise bunun nedenleri arasında Türk MAFİA yapılaşmasının önemli bir faktör olduğu belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Pentagon&#8217;un MAFİA&#8217;nın şifresini çözdüğü, bir yandan MAFİA&#8217;yı çökertip yok etmek için çaba gösterirken, diğer taraftan da kendi elleriyle yepyeni bir MAFİA lideri oluşturduğu ve ulusal çapta örgütlediği, özellikle 2.Dünya Savaşında bu MAFİA örgütünden her alanda büyük ve sayısız yararlar elde ettiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Pentagon Komünizme karşı giriştiği savaşta NATO şemsiyesi altında yer alan tüm ülkelerde oluşturulan ve adına &#8220;GLADİO&#8221; denilen yapılardan çok iyi bir şekilde yararlandığı belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">MAFİA&#8217;nın şifresini çözen Pentagon&#8217;un, etnik terör örgütlenmesinin temellerini Amerikan MAFİA&#8217;sıyla attığı, tüm dünya ülkelerinde MAFİA oluşumları içinde yer alan üyelerin etnik gruplardan seçildiği, süreç içinde güçlenen MAFİA liderinin mensubu bulunduğu etnik yapının efsanevi halk kahramanına dönüştüğü ve MAFİA grubunun bir anda etnik terör örgütüne dönüştüğü belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Yahudi MAFİA liderlerinin, Arap Filistin topraklan üzerinde kurmaya çalıştıklan İsrail devletini koruyabilmek için Filistin Halk Kurtuluş Ordusu lideri Yaser ARAFAT ile uzun süreli bir danışıklı dövüş oyunu kurduklan ve etnik terörün yeşertilebilmesi için gerilla kamplannın kapılannı etnik gruplara açarak destek verdikleri belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Globalleşme&#8221; olarak ifade edilen &#8220;Yeni Dünya DüzenP&#8217;nin Masonik Bilderberg grubunun ortaya attığı ve tüm ülkelerin, bağlı olacağı &#8220;Dünya Hükümeti&#8221; eli ile yönetilmesi planı olduğu, bu planın temellerinin Pentagon&#8217;un Amerikan MAFİA&#8217;smı oluşturmasıyla atıldığı belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Sovyet Rusya karşısında Amerikan rüyasını üstün kılan unsurun ne uzay yansında öne geçişi nede teknolojik başanlann olduğu, en önemli unsurun Pentagon&#8217;un kurduğu Amerikan MAFİA&#8217;sı olduğu belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Şu halde Türk MAFİA&#8217;sının çökertilmesi, yok edilmesi yerine re-organize edilebilmesinin Türkiye&#8217;nin çakarları için gerekli olduğu belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu nedenle öncelikle bir zamanlar Pentagon&#8217;un yaptığı gibi Türk Genelkurmay&#8217; inin denetiminde yepyeni bir MAFİA örgütlenmesinin yapılması gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;de MAFİA&#8217;nın yeniden yapılandmlmasmın mutlaka askeri bir girişim olarak ele alınması gerektiği, Türk MAFİA&#8217;sının dağılan Sovyet Rusya örneğinde görüldüğü gibi istihbaratçılardan oluşturulmasının Türkiye&#8217;yedir&#8221; vereceği, Türkiye&#8217;de istihbarat birimlerince kurulan tüm örgütlerin başansız olduğ^efirtilmfşjî&#38;\</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:3.1pt;text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;de doğrudan sözde </span><span class="FontStyle139">&#8220;Genelkurmay</span><span class="FontStyle140">&#8220;a bağlı </span><span class="FontStyle139">&#8220;sivil bir kurul&#8221; </span><span class="FontStyle140">tarafından MAFİA yapılanmasının oluşturulması gerektiği, bu &#8220;sivil kurul&#8221; üyelerine yasalar önünde kaldırılması olanaksız bir dokunulmazlık zırhı verilmesi gerektiği, oluşturulacak &#8220;sivil kurul&#8221; üye sayısının 3 kişi olması gerektiği, bu üyelerden birisinin &#8220;kurye&#8221;, birisinin &#8220;teorisyen&#8221;, diğerinin ise &#8220;ulusal mafya liderliği&#8221; rolünü üstlenecek kişi olması gerektiği, bu kişinin kısa zamanda uluslararası MAFİA ailesinde yer alabilmesi gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">MAFİA dokümani Veli KÜÇÜK, </span><span class="FontStyle139">Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK </span><span class="FontStyle140">ve </span><span class="FontStyle139">Ümit OĞUZTAN</span><span class="FontStyle140">&#8216;dan ele geçirilmiştir. </span><span class="FontStyle139">Veli KÜÇÜK&#8217;ten </span><span class="FontStyle140">ele geçirilen MAFİA belgesinin</span></p>
<p class="Style15" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">üzerinde el yazısı ile &#8220;<span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; </span>&#8221; Yazdığı görülmüştür. </span><span class="FontStyle139">Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK&#8217;den </span><span class="FontStyle140">ele</span></p>
<p class="Style15" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">geçirilen MAFİA belgesinin üzerinde de el yazısı ile<span> </span>&#8220;<span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. </span>&#8221; yazdığı ve her iki yazı</span></p>
<p class="Style15" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">karakterinin aynı yazı karakteri olduğu görülmüş ve birbirinin fotokopileri olduğu anlaşılmıştır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Dolayısıyla Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK&#8217;ten ele geçirilen MAFİA belgesinin Veli KÜÇÜK&#8217;ten fotokopi çekilmek suretiyle çoğaltıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda </span><span class="FontStyle139">şahısların aynı amaç doğrultusunda birlikteliğini ortaya koymaktadır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">MAFYA kelimesinin hukuki çevrelerdeki karşılığı çıkar amaçlı suç örgütüdür. Ülkemizde faaliyet gösteren çıkar amaçlı suç örgütlerine bakıldığında, bölgesel, ulusal ve uluslar arası düzeyde faaliyet gösterenler olarak üçe ayrılırlar.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu suç örgütlerinin bir kısmı çek-senet tahsilatı, haraç, adam öldürme, adam yaralama ve benzeri faaliyetler gösterirken bir kısmı da uyuşturucu kaçakçılığı, İnsan Ticareti, Mazot kaçakçılığı ve diğer kaçakçılık faaliyetlerini yürütürler. Suç örgütlerinin oluşum şekli ise genel olarak, Aile tipi mafya, hemşericilik tipi mafya, cezaevi arkadaşlığı mafyası, olarak üçe ayrılırlar.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Ülkemizde faaliyet gösteren çıkar amaçlı suç örgütleri hakkında, bu güne kadar defalarca işlem yapılmış ve yapılan işlemler sonucu bir kısmının yargılaması sonuçlanıp hüküm giyerken bir kısmının da tutuklu olarak yargılanmaları devam edilmiştir. Yapılan bu işlemler sırasında, bir kısım MAFYA gruplarının ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ yöneticileri ile ilişki içersinde olduğu, fakat bu ilişkilerin gizli ve şifreli olması nedeniyle içeriklerinin anlaşılamadığı görülmüştür.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu ilişkiler &#8220;ERGENEKON&#8221; terör örgütüne yönelik yapılan soruşturma kapsamında değerlendirildiğinde, birçok suç örgütünün ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNE bağlı ve örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket eden birer yapılanma içersinde olduklan anlaşılmıştır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">ERGENEKON terör örgütünün yönetici kadrosu, genelde emekli askerler oluşmaktadır. Örgüt bu durumdan istifade ederek kendisini Türk Silahlı Kuvvetleri içersinde bir yapılanma imiş gibi lanse etmektedir. Böylelikle bir taraftan sözde devlet adına hareket ediyor imajı verip örgütü güçlü göstermeye çalışırken diğer taraftan da değerli Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kamuoyu nezdinde yıpranmasına ve yanlış algılanmasına sebebiyet vermektedirler.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu hususiyetlerini de DERİN DEVLET olarak adlandınp örgütü gizemli kılmaya ve yaptıklan kanunsuzluklan perdelemeye çalışırken diğer taraftan da eylem yaptırdıklan tetikçi şahıslara devlet adına yaptıklanna inandırarak hunharca ve canice yaptıklan eylemleri masumane göstermeye çalışırlar.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">İşte ERGENEKON terör örgütünün bu özelliğini, bünyesinde faaliyet yürüten çıkar amaçlı suç örgütleri de çok iyi kullanırlar ve birçok yerde kendilerinin DERİN DEVLET olduklannı yada DERİN DEVLETE çalıştıklannı dile getirerek bir taraftan çevrelerine korku salıp çıkar sağlamaya diğer taraftan da güçlü göstermeye çalışırlar.</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.25pt;text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Yapılan soruşturma çerçevesinde ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ yöneticilerinden Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, M^fönet^keriya ÖZTÜRK ve Mehmet</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:10.55pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Fikri KARADAĞ&#8217;ın birçok çıkar amaçlı suç örgütü ile ilişki içersinde olduklan tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.5pt;text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Fakat mafya gruplan ile ilişkileri ve bu suç örgütlerinin yönlendirilmesini ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ adına daha ziyade Veli KÜÇÜK ve Muzaffer TEKİN&#8217;in sağladığı anlaşılmıştır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu güne kadar elde edilen delillerden, ülkemizde ulusal ve uluslar arası düzeyde faaliyet gösteren ve liderliğini Sami HOŞTAN, Sedat PEKER, Ali YASAK, Semih Tufan GÜLALTAY yaptığı çıkar amaçlı suç örgütlerinin ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNE bağlı hareket ettikleri anlaşılmıştır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu kişilerden Sami HOŞTAN Susurluk çetesi davasından ceza alıp hüküm giyen şüphelilerdir. Ali YASAK ise Susurluk davasında ismi geçtiği halde ceza almadan kurtulmayı başarmıştır. Susurluk davasında Veli KÜÇÜK&#8217;ün ismi de defalarca geçmiş olmasına rağmen yargılanmadığı gibi Meclis araştırma komisyonuna ifade bile vermemiştir. Dolayısıyla Veli KÜÇÜK&#8217;ün MAFİA bağlantılannm Susurluk kazası öncesine dayandığı, sonrasında da geliştirerek devam ettiği görülmektedir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Örgüt yöneticisi Veli KÜÇÜK emekli bir generaldir, fakat elde edilen delillere göre adı geçen tüm mafya liderleri ile ilişki içersinde olduğu görülmüştür. Bu ilişkiler kendisine sorulduğunda açıklayıcı beyanlarda bulunamamış, bilakis verdiği cevaplarla öne sürülen deliller çelişmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Şüpheli Veli KÜÇÜK Sami HOŞTAN&#8217;ı 1983 yılından beri tanıdığını, kumarcılık yaptığını öğrendikten sonra uzaklaştığını, sadece birkaç sefer telefon görüşmesi yaptığını, fakat uyuşturucu işi yaptığını bilmediğini, zaten son bir yıldırda herhangi bir ilişkisinin olmadığını beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Fakat Sami HOŞTAN&#8217;m kumar işini 1996 yıllannda yaptığını bildiği halde, ilişkisinin bugünlere kadar geldiği ve 2007 yılında Sami HOŞTAN&#8217;m yaşadığı sıkmtılan Veli KÜÇÜK ile paylaşacak kadar samimiyetlerinin devam ettiği görülmüştür.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Diğer taraftan Veli KÜÇÜK, kumarcılık yaptığı için uzaklaştığını söylediği Sami HOŞTAN&#8217;m, Susurluk kazasından hemen sonra kendisini aradığını, olayla ilgili bilgi verdiğini, bunun üzerine de kendisinin Balıkesir Emniyet Müdürünü aradığım beyan etmiştir. Dolayısıyla nasıl bir ilişkidir ki uzaklaştığı ve samimi olmadığı Sami HOŞTAN ülkenin gündemine bomba gibi düşen bir kaza olayını öncelikle ve derhal Veli KÜÇÜK ile paylaşmış, bilgilendirmiş ve hemen akabinde de olay bölgesine gitmiştir. Nitekim Kutlu SAVAŞ&#8217;m resmi belge olarak hazırlamış olduğu Susurluk raporunda, </span><span class="FontStyle139">Sami </span><span class="FontStyle140">HOŞTAN&#8217;m 1996&#8242;da yedi ay içinde </span><span class="FontStyle139">Veli </span><span class="FontStyle196">KÜÇÜK </span><span class="FontStyle140">ile 34 kez görüştüğü belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Öte yandan da bu kadar ilişki içersinde olduğu Sami HOŞTAN&#8217;m uyuşturucu kaçakçılığı suçundan (2) defa hapis cezası aldığı halde bu işi yaptığını bilmediğini söylemesi de düşündürücüdür.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Kaldıki Veli KÜÇÜK&#8217;ün Sami HOŞTAN ile olan ilişkilerini anlatan birçok tanık ve şüpheli beyanı vardır. Bu ifadeler ilerleyen bölümlerde ayrıntılı olarak anlatılacaktır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Diğer taraftan Veli KÜÇÜK&#8217;e Sedat PEKER ile olan ilişkisi sorulduğunda, babası vasıtasıyla tanıdığını, babası rahmetli olduktan sonra birkaç kez görüştüğünü ve başka da bir bağlantısının olmadığını, 5-6 yıldırda görüşmediğini beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.5pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Fakat 2004 yılında Sedat PEKER&#8217;e yönelik yapılan soruşturmada Veli KÜÇÜK ile Sedat PEKER&#8217;in çok sayıda telefon görüşmelerinin olduğu, bu görüşmelerde Sedat PEKER&#8217;in Veli KÜÇÜK&#8217;e hitaben </span><span class="FontStyle139">&#8220;Siz nasıl emir buyurursanız&#8221; </span><span class="FontStyle140">şeklinde hitap ettiği Veli&#8217;nin de </span><span class="FontStyle139">&#8220;Sedatım&#8221; </span><span class="FontStyle140">şeklinde hitap ederek aralanndaki samimiyeti ve ilişkinin boyutunu ortaya koyduğu, diğer taraftan telefonda birçok konuda uzun uzun sohbet ettikleri Veli KÜÇÜK&#8217;ün yaptığı birçok faaliyetleri Sedat PEKER&#8217;e anlattığı, Sedat&#8217;ın da fikirlerini ve düşüncelerini dile getirdiği, aynca Sedat PEKER Veli- KÜÇÜK&#8217;ün gıyabında konuşurken</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:27.35pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Veli Abi beni on sene evvel uyarmıştı&#8221; &#8220;Veli baba bana demişti ki&#8221; şeklinde bahsederek Veli KÜÇÜK&#8217;e olan bağlılığını ve sadakatini ortaya koyduğu görülmüştür.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bunların yanı sıra Sedat PEKER Veli KÜÇÜK&#8217;ün katılacağı bir konferansla ilgili, görüştüğü bir adamına &#8220;Birde Veli Paşa bir konferansa katılacak sen Veli Paşayla görüş, konferansa kalabalık bir grup yaparsın dinlemeye giderken böyle öğrenci gençlerde olursa da olur&#8221; diyerek Veli KÜÇÜK&#8217;ün vereceği konferansın kalabalık görünmesiyle dahi ilgilendiği, yine bu telefon konuşmalarında Veli KÜÇÜK&#8217;e şoförlük yapan Emin Caner YİGİT&#8217;i bizat Sedat PEKER&#8217;in temin ettiği ve maaşını verdiği tespit edildiği halde Veli KÜÇÜK ifadesinde, Emin Caner YİĞİT&#8217;in yanma nasıl geldiğini hatırlayamadığını beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Sedat PEKER&#8217;in Harun ÇAKIR isimli bir albayla yaptığı telefon görüşmesinde de, Harun ÇAKIR&#8217;ın &#8220;Bizim ağabeyimizle berabersiniz herhalde zaten&#8221; diye sorması üzerine Sedat&#8217;ın &#8220;Doğrudur ağabey&#8221; diyerek Veli KÜÇÜK ile birlikte hareket ettiğini açıkça ifade etmektedir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Öte yandan alman ifadelerden şüpheli Veli KÜÇÜK&#8217;ün Susurluk davasında adı geçen Ali YASAK ile tanıştıkları ve değişik zamanlarda görüştükleri, bunların yanı sıra ele geçirilen örgütsel dokümanlardan da Ali YASAK&#8217;ın örgüt ilişkisi tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style14"><span class="FontStyle140">Başka bir suç örgütü olan ve uzun yıllardır tutuklu bulunan NURİŞLER ÇETESİ Uşak cezaevi isyanı sırasındaki </span><span class="FontStyle139">&#8220;Biz bu devlet için mermi sıktık! hem de sizin için, hem de asker için, bu devlet bana Mustafa DUYAR&#8217;ı öldürttü, ben öldürttüm, şimdi canlı söylüyorum Veli abi&#8217;yi ara Veli KÜÇÜK&#8217;</span><span class="FontStyle140">ü </span><span class="FontStyle139">ara. bizi sor! başka bir şey söylemiyorum&#8221; </span><span class="FontStyle140">şeklinde söylemleri ile Veli KÜÇÜK ile aralarındaki ilişkiyi ortaya koydukları anlaşılmıştır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Şüphelilerden Emin GÜRSES&#8217;in yaptığı bir telefon konuşmasında, karşısındaki şahsa Veli KÜÇÜK&#8217;ün Sami HOŞTAN aracılığı ile yeğenlerinden 7 Milyon dolar haraç istediğini söylediği, bu görüşme ifadesinde sorulduğunda, aynen doğruladığı ve kendisinin müdahale etmesi üzerine yeğenlerini kurtardığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla örgüt içersindeki Emin GÜRSES dahi Veli KÜÇÜK&#8217;ün MAFİA yapılanmasını ve faaliyetlerini açıkça ifade ettiği görülmüştür.</span></p>
<p class="Style86" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Şüpheli Veli KÜÇÜK alman ifadesinde, Semih Tufan GÜLALTAY&#8217;ı tanımadığını beyan etse de Semih Tufan GÜLALTAY&#8217;ın 2007 yılı içersinde Azerbaycanla ilgili Taksimde düzenlediği gösteriye örgütün diğer yöneticileri Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL ve örgüt üyesi Kemal KERİNÇSİZ ile birlikte katıldığı tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Elde edilen delillerden Semih Tufan GÜLALTAY ile ilişkileri daha ziyade Muzaffer TEKİN&#8217;in sağladığı, fakat Veli KÜÇÜK&#8217;ün de ilişki içersinde olduğu anlaşılmıştır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.9pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Semih Tufan GÜLALTAY Akın BİRDAL&#8217;m yaralanması olayı ile ilgili tutuklu bulunduğu dönemde, Muzaffer TEKİN&#8217;in bizzat kendisi ve ailesi ile ilgilendiği ve her türlü desteği sağladığı bilinmektedir. Diğer taraftan Semih Tufan GÜLALTAY cezaevinden tahliye olduktan sonra da sık sık görüştükleri, hatta Muzaffer TEKİN ile birlikte Sevgi ERENEROL&#8217;un toplantılarına katıldığı kamera görüntüleri ile de sabittir. Bunların yanı sıra 4-5 ay kadar Semih Tufan GÜLALTAY&#8217;ın yanında kalıp sonrada ciddi mağduriyetler yaşayan müşteki Esra Feride GÖKÇİMEN, yaşadığı mağduriyetlerin yanı sıra, Danıştay saldırısından iki gün önce Muzaffer TEKİN&#8217;in 4-5 kişilik kalabalık bir grupla Semih Tufan GÜLALTAY&#8217;ın yanına gelip saatlerce toplantı yaptığını, aynca Danıştay saldınsı faili Alparslan ARSLAN&#8217;m da olaydan önceki tarihlerde kalabalık bir grupla Semih Tufan&#8217;m ofisine geldiğini beyan etmiştir.</span></p>
<div>
<table style="height:42px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td style="padding:0 1.9pt;" height="42" align="left" valign="top">
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p class="Style15" style="margin-bottom:6.7pt;line-height:normal;"><span class="FontStyle140">Öte yandan Muzaffer TEKİN&#8217;in uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen ve 2003 yılı içersinde Almanya da öldürülen Ertuğrul YILMAZ ile çok eskiye dayalı ilişkisinin olduğu, hatta Ertuğrul YILMAZ&#8217;a ait Doğuş Factoring şirketine ortak olduğu, 2002 yılı içersinde Doğuş Factoringe ait Ümraniye Duduluda 7.300 metrekare arsanın Muzaffer TEKİN&#8217;in üzerine yapıldığı,<span> </span>Doğuş Factaringin avukath^^^anfşlasf. saldınsı<span> </span>faili Alparslan ARSLAN&#8217;m yaptığı tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:3.1pt;text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Ertuğrul YILMAZ&#8217;m cenaze töreni kayıtlan incelendiğinde Muzaffer TEKİN ile birlikte yeraltı dünyasından birçok simanın cenaze törenine katıldığı, o dönemde cezaevinde tutuklu bulunan Sedat PEKER törene katılamasa bile çelenk gönderdiği, fakat adamlan ve avukatlannın birçoğunun katıldığı görülmüştür.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">MAFİA dokümanında, MAFİA yapılanmasını oluşturacak </span><span class="FontStyle139">&#8220;sivil kurul&#8221; </span><span class="FontStyle140">üyelerinden birisinin </span><span class="FontStyle139">&#8220;ulusal mafya liderliği&#8221; </span><span class="FontStyle140">rolünü üstlenecek kişi olması gerektiği ve bu kişinin kısa zamanda uluslararası MAFİA ailesinde yer alabilmesi gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.9pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;ERGENEKON&#8221; terör örgütüne bağlı çıkar amaçlı suç örgütü liderlerinden Sami HOŞTAN&#8217;m ilişkilerine bakıldığında &#8220;Ulusal mafya liderliği&#8221; koltuğuna oturan kişi olduğu, bu nedenle de Veli KÜÇÜK&#8217;ün birçok MAFYA grubunu Sami HOŞTAN üzerinden kontrol ettiği düşünülmektedir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Yukanda isimleri belirtilen Ergenekon terör örgütüne bağlı suç örgütleri de dahil olmak üzere, ülkemizde faaliyet gösteren birçok suç örgütü liderinin Sami HOŞTAN&#8217;a abi diye hitap ettiği ve saygı duyduğu, suç örgülerinin aralannda yaşadıklan anlaşmazlıklar ve problemleri Sami HOŞTAN&#8217;a getirilerek hakemlik yapmasını istedikleri, dolayısıyla Sami HOŞTAN&#8217;m MAFYA dünyasında etkinliğinin ve otoritesinin her şekilde hissedildiği, tüm bu verilerin Sami HOŞTAN&#8217;m Ulusal mafya lideri olduğunu gösterdiği anlaşılmaktadır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ bünyesinde faaliyet gösteren MAFYA gruplannm, örgütten aldıklan güçle kendilerini DERİN DEVLET olarak lanse ettikleri, böylelikle bir taraftan çevrelerine korku salıp çıkar sağladıklan, bir taraftan da gerçekleştirdikleri bazı eylemleri devlet adına yaptıklarına inanarak hunharca gerçekleştirdikleri eylemleri masumane göstermeye çalıştıklannı belirtmiştik.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:47.05pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Semih Tufan GÜLALTAY liderliğindeki suç örgütünün telefonlan dinlenirken örgüt üyelerinden Günkan TEMELLİ İle konuşan Savaşhan TOSUN &#8220;Oğlum bunlar hep yanlış yollara bulaşıyorlar ya.&#8221; &#8220;Şimdi bizim yeğene </span><span class="FontStyle139">BİZ DERİN DEVLETİZ </span><span class="FontStyle140">hesabına bazı hareketler yapmış EMRE (EMRE GÜLAYTAY&#8217;ı kast ediyor)&#8221; dediği ve telefonu yanında bulunan Nuh Celal YAYLA&#8217;ya verdiği, görüşmenin devamında Nuh Celal&#8217;in Emre GÜLALTAY&#8217;dan yaşadığı mağduriyeti anlattığı ve telefonu tekrar Savaşhan&#8217;a verdiği, Savaşhan TOS UN&#8217;un da </span><span class="FontStyle139">&#8220;Muzaffer abiye </span><span class="FontStyle140">gidiyorum.. </span><span class="FontStyle139">TEKİN&#8217;e </span><span class="FontStyle140">oraya gelecekler hepsi, ben sana söylim.&#8221; </span><span class="FontStyle139">&#8220;Benim yiğenime böyle tahsilat olurmu ya. Muzaffer TEKİN&#8217;e çağıracam EMRE&#8217;yi </span><span class="FontStyle140">&#8230; bunuda çağıracam böyle bişey olurmu oğlum ya&#8221; diyerek bir taraftan Emre GÜLALTAY&#8217;m kendisini DERİN DEVLET olarak lanse ettiğini, diğer taraftan da Emre GÜLALTAY&#8217;m yaptığı tehdit olayını adli mercilere bildirmek yerine Muzaffer TEKİN&#8217;e bildireceklerini söylemeleri, Muzaffer TEKİN&#8217;in bu MAFYA grubu üzerindeki etkisinin hangi boyutta olduğunu açıkça gösterdiği anlaşılmaktadır.</span></p>
<p class="Style14" style="text-indent:43.7pt;"><span class="FontStyle140">Sedat PEKER&#8217;in 2004 yılında Güler KÖMÜRCÜ ile yaptığı bir telefon görüşmesinde, Korkut EKEN&#8217;den bahsederken </span><span class="FontStyle139">&#8220;Bide bunlar cahil. Bide tutar bi kahve mahve tarattırırlar. Bi iki genç çocuğun eline verip&#8221; </span><span class="FontStyle140">dediği, bu cümlelerden kısa bir süre sonra </span><span class="FontStyle139">&#8220;On sene evvelinde olan olayların içinde Güler aklı başında insanlar vardı. DEVLET KARARI, HÜKÜMET KARARI VARDI&#8221; &#8220;Polis işini yapamıyordu. Adliyeler yapamıyordu. Mecburen eskinden bişeyler oluyodu&#8221; </span><span class="FontStyle140">dediği,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Diğer taraftan (9) nolu gizli tanığın beyanlannda 1995 yılında Gazi mahallesindeki kahvehanenin taranması olayıni Veli KÜÇÜK ile birlikte hareket eden Osman GÜRBÜZ&#8217;ün gerçekleştirdiğini, aynı oluşum içersinde Sedat PEKER&#8217;in de bulunduğunu beyan ettiği,</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.25pt;text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, çıkar amaçlı suç örgütü lideri Sedat PEKER&#8217;in bir dönem gerçekleştirdikleri illegal eylemleri DEVLET KARARI ile yaptıklanna inandıklan, dolayısıyla ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ yöneticilerinin aldıklan kararlan DEVLET ADINA yapıyor havası oluşturarak kendilerini_DERİN DEVLET şeklinde lanse</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style86" style="margin-top:3.1pt;text-indent:43.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Çıkar amaçlı suç örgütü lideri Sedat PEKER bu duruma o kadar çok inanmış olacak ki, GEBZE ilçesinde düzenlenen bir açılış törenine gönderdiği çelengin törene katılan KAYMAKAM tarafından kaldırtılması karşısında, devletin resmi kamu görevlisi KAYMAKAM hakkında burada ifade edilemeyecek kadar aşağılayıcı ve hakaret edici sözlerle tepki gösterdiği görülmektedir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Başka bir çıkar amaçlı suç örgütü yöneticileri Nuri ERGİN ve Vedat ERGİN Uşak cezaevi isyanı sırasında </span><span class="FontStyle139">&#8220;BU DEVLET BANA MUSTAFA DUYART ÖLDÜRTTÜ, </span><span class="FontStyle140">ben öldürttüm, şimdi canlı söylüyorum&#8221; </span><span class="FontStyle139">BİZ BU DEVLET İÇİN MERMİ SIKTIK! </span><span class="FontStyle140">hem de sizin için, hem de asker için!&#8221; </span><span class="FontStyle139">&#8220;VELİ ABİ&#8217;Yİ ARA VELİ KÜÇÜK&#8217;Ü ARA. BİZİ SOR! </span><span class="FontStyle140">başka bir şey söylemiyorum&#8221; sözleri ile ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ adına gerçekleştirdikleri kanlı ve hunharca eylemlerini DEVLET adına yaptıklarını zannettikleri anlaşılmaktadır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Şimdi de &#8220;ERGENEKON&#8221; terör örgütün MAFYA yapılanması ile ilgili genel deliller anlatılacak, sonrasında da örgüt bünyesinde faaliyet gösteren MAFYA liderleri tek tek anlatılacaktır.</span></p>
<p class="Style14" style="text-indent:43.7pt;"><span class="FontStyle139">1. Sınıf Emniyet Müdürü Hanefi AVCI&#8217;nın 20.02.2008 tarihinde Tanık olarak alınan ifadesinde özetle;</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Halen Edime Emniyet Müdürlüğü görevini devam ettirmekte olan tanık Hanefi AVCI bu güne kadar İstanbul-Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürlükleri, İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığı ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">İfadesinde ise özetle, Diyarbakır&#8217;da 1984-1992 yıllan arasında İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yaptığı sırada JİTEM diye bir kuruluşun olduğunu ve Ankara&#8217; da VELİ KÜÇÜK isminde birinin bu işin başında olduğunu duyduğunu, Ancak o dönem kendisini hiç görmediğini ve bir irtibatının olmadığını,</span></p>
<p class="Style86" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">1992 yılında İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü yaptığını, Bu dönem içerisinde görev gereği birçok şahsın irtibatlarının takip edildiğini, </span><span class="FontStyle139">O dönemde mafyacı olarak bilinen SAMİ HOŞTAN, ALİ FEVZİ BİR, MEHMET ÖZBAY (ABDULLAH ÇATLI olduğu sonra anlaşılan), SEDAT PEKER, MEHMET HADİ ÖZCAN, YAŞAR ÖZ gibi adamların birebir VELİ KÜÇÜK ile irtibatlı olduğunu Veli </span><span class="FontStyle140">KÜÇÜK&#8217;ün de o dönem Kocaeli İl Jandarma Komutanı olarak görev yaptığını, </span><span class="FontStyle139">o dönemde JİTEM ile resmi bir bağlantısının olmadığını, </span><span class="FontStyle140">konumundan dolayı VELİ KÜÇÜK&#8217;ün takip edilmediğini, ancak devlet görevlileri, polis ve askeriye ile irtibatlı olan mafyavari şahıslan takip ettiklerini, bu esnada bu şahıslann irtibatlannm ortaya çıktığını,</span></p>
<p class="Style14"><span class="FontStyle139">Bu görüşmelerde daha çok sürekli &#8220;VELİ ABİNİN YANINA UĞRADIK&#8221; gibi hususların geçtiği fakat telefonda açık olarak başka bir şey görüşmediklerini, hatta o dönem komisyona verdiğini ifadeda VELİ KÜÇÜK&#8217;ün arabasının tamiratından, kullandığı cep telefonlarına kadar parasını SEDAT PEKER&#8217;in ödediğini, bu hususun araştırılması gerektiğini söylediğini, ancak o dönemde araştırılmadığını, </span><span class="FontStyle140">daha sonraki yaptığı görevlerde de bu irtibatlan çok sık duyduğunu ve bu isimlerden bazılannm Susurluk Davası olarak bilinen mahkemede yargılandığını, Bunların arasında </span><span class="FontStyle139">YAŞAR ÖZ, SAMİ HOŞTAN, ALİ FEVZİ BİR, KORKUT EKEN ve diğer polis memurlarının </span><span class="FontStyle140">olduğunu,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Susurluk Komisyonunda </span><span class="FontStyle139">VELİ KÜÇÜK ile irtibatlı yukarıda belirttiği isimlerin hepsinin çeşitli defalar mafyavari örgütlenme yapmak suçlamaları ile mahkeme önüne çıktıklarını, </span><span class="FontStyle140">mütehattit defalar yargılandıklannı, hatta HADİ ÖZCAN&#8217;m o dönemki takip ve izlenmelerinde VELİ KÜÇÜK ile alakalı çok açık beyanlannm olduğunu, incelendiği takdirde bu dosyalarda da geçmiş dönemde konu ile alakalı bazı beyanlannın olabileceğini belirtmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.95pt;text-align:left;text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">ERGENEKON terör örgütünün kontrol altında tuttuğu ve yönlendirdiği suç örgütü liderleri ve bu kişilerle &#8220;ERGENEKON&#8221; örgütünütrîrtibatı ayn ayn anlatılacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:12.95pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style86" style="margin-top:3.1pt;text-indent:42.25pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle160">Ayrıca 6 nolu gizli tanığın 29.02.2008 günü İstanbul C. Başsavcılığında alınan ifadesinde; </span><span class="FontStyle140">Askerliğini İzmit İl Jandarma Komutanlığında yaptığını Veli KÜÇÜK&#8217;ün bu dönemde alay komutanı olduğunu, o dönem içerisinde Sami HOŞTAN&#8217;m Veli KÜÇÜK&#8217;ü sık sık ziyaret ettiğini, hatta Veli KÜÇÜK&#8217;ün başka bir birliğe tayini çıktığında düzenlenen uğurlama partisine bile geldiğini, aynca o dönemde Hadi ÖZCAN&#8217; la bir kere Kriptolu telefonla görüştüğünü duyduğunu, bir kere de Sedat PEKER&#8217; ile görüştüğünü duyduğunu, aynca Veli KÜÇÜK&#8217;ün ajandasında Sedat PEKER, Ali İhsan USLUKOL ve Rahmi SEYMEN isimli şahislann bulunduğunu ve bu şahislann Veli KÜÇÜK ile sık sık görüşen şahıslar olduğunu Veli KÜÇÜK&#8217;ün Ali İhsan USLUKOL, Sami HOŞTAN ve Rahmi SEYMEN ile daha çok yüz yüze görüştüğünü, ancak Sedat PEKER&#8217; in kendisinin askerlik yaptığı bu dönemde Veli KÜÇÜK ile yüz yüze görüşmek için geldiğini hiç görmediğini, ancak Rahmi SEYMEN&#8221;in ailece geldiğini, Sami HOŞTAN&#8217; m da yalnız geldiğini beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style49" style="text-indent:43.9pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle160">Gizli tanık DİLOVASVnın 17.05.2008 günü Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle;</span></p>
<p class="Style86" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">1975 yılından itibaren DEVGENÇ, DEV-SOL ve DHKP/C terör örgütleri içersinde aktif olarak sorumlu düzeyde faaliyetleri olduğunu, 1992 yılında DEV-SOL örgütünün kendisini Gebze-Dilovasmda Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooparatifı isimli firmaya yerleştirdiğini Veli KÜÇÜK&#8217;ün de yanında istihbarat subayları ile birlikte Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooparatifine gelip gittiğini Veli KÜÇÜK&#8217;ün o dönem Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanı olduğunu Veli KÜÇÜK ve yanındaki subayların bu firmaya kağıt üzerinde ortaklıklannın olmadığım, ancak bu firmadan pay aldıklarını, tonlarca yükün geldiğini ancak küçük bir kısmının gümrüklü olarak çıktığını, kalan diğer kısmın kaçak olarak çıkarıldığını, yapılan bu kaçakçılık işinden Veli KÜÇÜK ve yanındaki subayların bilgisinin olduğunu,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Gebze&#8217;de o dönemde kooparatifte Hadi ÖZCAN, Kürşat YILMAZ, Mehmet TERZİOĞLU, Emin ALKILIÇ, Ali ATEŞ isimli şahısların da olduğunu, bu şahısların civarda bulunan benzer şirketlere baskı yaptıklanm, şirketlerin ellerinden nakliye imkanlannı alarak şirket sahipleri ve çalışanlarını darp ettiklerini, ancak bu şahısların jandarma tarafından korunduğunu, hiç gözaltına alınmadıklarını,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Ahmet Tekin BAYKAL&#8217;ı da DEV-SOL&#8217;cu olarak bildiğini, bu şahsın 1990&#8242;lı yıllann başından itibaren İzmit, Derince, Hereke civannda gayri meşru alemde bilinen birisi olduğunu, arkasında polis ve jandarmanın olduğu yönünde söylentilerin olduğunu, bu şahsın Dilovası Motorlu taşıyıcılar kooparatifini ele geçirmeye yönelik girişimlerinin olduğunu, aralarında silahlı çatışmaya varan tartışmaların olduğunu, bu tartışmalan bitirmek amacıyla kooparatifin yöneticilerinin ve Veli KÜÇÜK&#8217;ün araya girdiğini ve sorunun çözüldüğünü beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style49" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle160">2001 yılında yakalanan Tuncay GÜNEY örgütün MAFİA yapılanması ile ilgili olarak şunları anlatmıştır.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Şüpheli Sedat PEKER&#8217;in 23 yaşından beri Veli KÜÇÜK&#8217;ün yanında olduğunu, ilk dönemler sokak kabadayısı olduğunu Veli KÜÇÜK&#8217;Ie tanışmasından sonra, örgütlenmeye başladığını, Sedat PEKER in örgütlenmesinin öbür mafya gruplanna benzemediğini, her kurumda ve farklı konumlarda adamlannm olduğunu ve çevreye yüklü miktarlarda para dağıttığını,</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.25pt;text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Veli KÜÇÜK&#8217;ün &#8220;mafia&#8221; yapılanması olarak ilk sıraya Sedat PEKER&#8217;i koyduğunu, çünkü Sedat PEKER&#8217;in laftan çıkmayıp söz dinleyen, Veli paşanın bir dediğini iki yapmayan, oğlu gibi sevdiği bir kişi olduğunu,</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.5pt;text-indent:43.9pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Sedat PEKER&#8217;in &#8220;deprem zedelere yardım etmesi&#8221; gibi halka bazı yardımlarda<br />
bulunmasmıN, Veli paşanın teorisi olduğunu, Sedat-&#8217;PEKER&#8217;m de bu teori üzerinden hareket<br />
ettiğini,</span><span class="FontStyle140"><span style="font-size:10pt;"><span> </span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin:14.9pt 0 0.0001pt 17.05pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style86" style="margin-top:3.1pt;text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Veli KÜÇÜK&#8217;ün Sedat PEKER gibi bir çocuğu yirmiüç yaşından beri yürüttüğünü, kendisinin Veli KÜÇÜK&#8217;le birlikte olduğu dönemde Ergenekon &#8211; lobi yi çözdüğünü, ancak mafyada ki insanları&#8221; yönetirken nasıl kendini kamufüle edebildiğini çözemediğini,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.9pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Sami HOŞTAN ile çok iyi irtibatının olduğunu, Sami HOŞTAN&#8217;m uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını, bir dönem Veli KÜÇÜK&#8217;ün bilgisi dahilinde, Sami HOŞTANLA ilgili olarak, Fransız İstihbaratı (OJD) Türkiye sorumlusu ile görüştüğünü, görüşme talebinin OJD den geldiğini, Doğu PERİNÇEK, Doğan DUYAR (Hasan YALÇIN&#8217;m yardımcısı ve Paris muhabiri) vasıtası ile Palas Otelinde bir görüşme yaptıklarını, Fransız İstihbarat sorumlusunun, &#8220;Sami HOŞTAN&#8217;m uyuşturucu işi yaptığmi Veli KÜÇÜK&#8217;ün de uzun zamandır buna sahip çıktığını, askerlerin uyuşturucu işine yıllardır yol verdiğini, JİTEM&#8217;in uyuşturucu trafiğinde yer aldığını&#8221; anlatarak Sami HOŞTAN&#8217;la görüşmek istediğini, kendisinin de Sami HOŞTAN&#8217;ı telefonla aradığını, fakat Sami HOŞTAN&#8217;m kendisine kızarak &#8220;Veli abiye sor eğer bir şey varsa Veli abi açıklasın&#8221; dediğini, bu görüşmeden sonra şahıslann yanından aynlarak Drej Ali&#8217;nin Bakırköydeki bürosunda Sami HOŞTAN ile buluştuklannı ve konuyu anlattığını, bu arada Veli KÜÇÜK&#8217;e bilgi verdiğini Veli KÜÇÜK&#8217;ün de &#8220;Sami HOŞTAN&#8217;a görüşme yapmamasını&#8221; söylediğini, kendisine de &#8220;Doğuya söyle fransız istihbaratından gelenleri yönlendirsin(oyalasm), askerler yapmıyor desin&#8221;dediğini,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Ali YASAK ile ilgili olarakta, susurluk kazası sonrası, kaza yerine ilk giden şahsın Drej Ali olduğunu Veli Paşa&#8217;nın orada bulunan görevlileri arayarak, cenazenin Drej&#8217;e teslim edilmesini söylediğini, ayrıca Drej Ali nin otodaki çantayı aldığını,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Veli Paşa&#8217;nın olay sonrasında &#8220;Allahtan biz o çantayı şey yaptık, eğer çanta başkalannm eline geçseydi mahvolurduk, bizi bertaraf ederlerdi&#8221; dediğini,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Drej Ali ile bu konuda sohbet ettiğini, Drej Ali&#8217;nin &#8220;Abdullah ÇATLI yemek yediğimiz faturalardan harcadığımız fişlere kadar notlannı tutardı&#8221; diyerek bütün belgelerinin çanta içersinde olduğunu, çantayı &#8220;yukanya abiye gönderdim&#8221; diyerek Veli KÜÇÜK&#8217;e gönderdiğini ima ettiğini,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.9pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Semih Tufan GÜLALTAY ile ilgili olarak ise; Akın BİRDAL&#8217;m vurulması emrini YEŞİL kod Mahmut YILDIRIM&#8217;in verdiğini, Yeşil&#8217;in Veli KÜÇÜK&#8217;ün adamı olduğunu, Yeşilin adamının da Cengiz Astsubay olduğunu, Semih Tufan GÜLALTAY&#8217;ın Akın BİRDAL&#8217;ı vurmaktan yakalanıp ceza evine konulduğunu,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bir dönem Semih Tufan&#8217;m kardeşi Emre GÜLALTAY&#8217;ın Korkmaz YİĞİT&#8217;i sıkıştırdığını, bunun üzerine Veli KÜÇÜK&#8217;ün Emre yi yanma çağırdığını, Emre GÜLALTAY&#8217;ın Veli KÜÇÜK&#8217;ün karşısında &#8220;iki büklüm oturarak&#8221; bir emri olup olmadığını sorduğunu,</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bunlann haricinda VELİ KÜÇÜK ile ilişkili mafia guruplan olarak; altıncı filo daki Havacı OĞUZ&#8217;un olduğunu, aynca Şenol ACAR m olduğunu, yine Veli KÜÇÜK&#8217;ün Ali İhsan USKOL&#8217;un oğlu, Levent USKOL aracılığı ile Kürşat YILMAZ&#8217;la görüştüğünü beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style34" style="margin-top:9.85pt;line-height:normal;"><span class="FontStyle144"><span style="font-size:14pt;">amaç:</span></span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:2.15pt;text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;ERGENEKON&#8221; terör örgütünün MAFİA gruplannı kontrol etmesinin ya da kendi MAFİA gruplannı oluşturmasının ne gibi bir amacı vardır? Bu durum birkaç madde halinde özetlenebilir.</span></p>
<p class="Style86" style="margin-top:0.25pt;text-indent:43.7pt;line-height:13.7pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;-->        </p>
<table cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%">
<tr>
<td>
<div>
<p class="Style86" style="text-indent:.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu hususla       ilgili örnek vermek gerekirse, Sabancı suikastı faili Mustafa DUYAR       tutuklu bulunduğu Uşak Cezaevinde Nuri ERGİN^liderliğindeki suç örgütü       tarafından öldürülmüştür. ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNE yönelik yapılan       Soruşturma sırasında</span></p>
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p>  <!--[if !vml]--><!--[endif]--><!--[if gte vml 1]&#62;&#60;![endif]--><br />
<span class="FontStyle140">01-ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ gerçekleştirecekleri yada gerçekleştirmeyi planladığı silahlı eylemleri bu MAFİA gruplanna yaptınr. Böylelikle bazen eylemlerin faili meçhul kalmasını, faili yakalandığı takdirde de olayın gerçek planlayıcısı olan ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ mensuplann deşifre olmasını engellemeyi amaçlar.</span></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">ihbar mektubu ile gelen CD içersindeki görüntülerden ve söylemlerden Mustafa DUYAR&#8217;m öldürülmesi olayını Veli KÜÇÜK&#8217;ün azmettirdiği anlaşılmaktadır. Fakat bu güne kadar yapılan soruşturma ve koğuşturma sürecinde Veli KÜÇÜK&#8217;ün hiçbir şekilde ismi dahi geçmediği halde sadece olayı gerçekleştiren MAFYA grubu yöneticileri ve tetikçileri gerekli cezaya çarptırılmıştır. Dolayısıyla ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ kullandığı bu yöntemle hem amaçlan doğrultusunda belirledikleri kişinin öldürülmesini sağlamış, hemde talimatı veren ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ yöneticilerinin kesinlikle deşifre olmalannı engellemiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:0.6in;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">02-Tüm örgütlerin faaliyetlerini sürdürebilmesi için paraya ve gelire ihtiyacı vardır. ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ de örgüte gelir temin etmek için diğer unsurlann yanında MAFİA gruplanndan da faydalanırlar, bu gruplann bir kısmı uyuşturucu kaçakçılığı yaparken bir kısmı da çek senet tahsilatı ve haraç alma gibi faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ederler.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Uzun yıllardır Veli KÜÇÜK ile irtibatlı olan Sami HOŞTAN uyuşturucu kaçakçılığı suçundan Yurt dışında ve ülkemizde defalarca hapis cezası almıştır. Bu hususla ilgili Tuncay GÜNEY Sami HOŞTAN&#8217;m uyuşturucu kaçakçılığı yaptığmi Veli KÜÇÜK&#8217;ün de bu şahsı koruduğunu beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:42.95pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Aynca Tuncay GÜNEY &#8220;Veli KÜÇÜK, </span><span class="FontStyle139">Korkmaz YİĞİT </span><span class="FontStyle140">gibi birinden birşey almayı düşündüğünde, mafıa olarak </span><span class="FontStyle139">SEDAT PEKER&#8217;i, </span><span class="FontStyle140">gazeteci olarak ta kendisini şahsın üzerine saldırtarak, koparacağı şahsı sıkıştınp istediğini aldığını&#8221; söylemiştir. Bu iddianın doğruluğu ise Emin GÜRSES&#8217;in telefon konuşmalannda ve ifadesinde açıkça görülmektedir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.7pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Örgüt mensuplanndan Emin GÜRSES bir telefon konuşması ile ilgili alman ifadesinda VELİ KÜÇÜK&#8217;ün Sami HOŞTAN aracılığı ile yeğenlerinden 7 Milyon Dolar haraç istediğini, kendisinin devreye girmesi sonucu olayı engellediğini ifade etmiştir.</span></p>
<p class="Style86" style="text-indent:43.45pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Aynca örgüt kamuya açık yerlerde gerçekleştirdiği toplumsal gösteri, yürüyüşü ve benzer faaliyetlerde bu MAFİA gruplannı yine amaçlan doğrultusunda kullanırlar ve bu şekilde olaylarda gerekirse toplumda huzursuzluk, kargaşa, anarşi ve terör meydana getirmek için her türlü eylemi yaptmrlar.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon ve Koç ilişkisi]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/08/12/ergenekon-ve-koc-iliskisi/</link>
<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 05:24:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/08/12/ergenekon-ve-koc-iliskisi/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon Terör Örgütü iddianamesinin ek klasörlerinde yer alan belgelerdeki şok iddialar bitmiyor. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a title="Rahmi Koç ve Ergenekon Bağlantısı" href="http://kocgiremez.wordpress.com/2008/08/12/rahmi-koc%E2%80%99un-ergenekon-iliskisi/" target="_self"><img src="http://habervaktim.com/resim/resim29127_1.jpg?r=50401650" alt="http://habervaktim.com/resim/resim29127_1.jpg?r=50401650" /></a></p>
<p><span class="mnb">Ergenekon Terör Örgütü iddianamesinin ek klasörlerinde yer alan belgelerdeki şok iddialar bitmiyor. Delil belgelerinde geçen bir iddia da şöyle: “Koç, Sabancı suikastından haberdardı ancak haber vermedi. Koç, Fehriye Erdal’ı adasında sakladı.” Ergenekon sanıkları ile ilişki içinde olduğu ortaya çıkan Koç’lar, sanıklara da sahip çıkmıştı.<br />
</span><a href="http://kocgiremez.wordpress.com/2008/08/12/rahmi-koc%e2%80%99un-ergenekon-iliskisi/">RAHMİ KOÇ’UN ERGENEKON İLİŞKİSİ DEVAM ETMEK İÇİN TIKLAYIN </a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RAHMİ KOÇ’UN ERGENEKON İLİŞKİSİ]]></title>
<link>http://kocgiremez.wordpress.com/2008/08/12/rahmi-koc%e2%80%99un-ergenekon-iliskisi/</link>
<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 05:20:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://kocgiremez.wordpress.com/2008/08/12/rahmi-koc%e2%80%99un-ergenekon-iliskisi/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon Terör Örgütü iddianamesinin ek klasörlerinde yer alan belgelerdeki şok iddialar bitmiyor. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://habervaktim.com/resim/resim29127_1.jpg?r=50401650" alt="http://habervaktim.com/resim/resim29127_1.jpg?r=50401650" /></p>
<p><span class="mnb">Ergenekon Terör Örgütü iddianamesinin ek klasörlerinde yer alan belgelerdeki şok iddialar bitmiyor. Delil belgelerinde geçen bir iddia da şöyle: “Koç, Sabancı suikastından haberdardı ancak haber vermedi. Koç, Fehriye Erdal’ı adasında sakladı.” Ergenekon sanıkları ile ilişki içinde olduğu ortaya çıkan Koç’lar, sanıklara da sahip çıkmıştı. </span><!--more--><br />
<span class="mnb"><br />
<strong>“ÇATLI İLE CIA’Cİ SUBAYLAR ORGANİZE ETTİ”</strong><br />
İşçi Partisi&#8217;nde yapılan aramalarda ortaya çıkan ve Ergenekon iddianamesinin 416 numaralı delil klasöründe yer alan 10 sayfalık belgede, Özdemir Sabancı suikastını Susurluk&#8217;taki kazada ölen Abdullah Çatlı ile Özel Harp Dairesi ve Özel Kuvvetler Komutanlığı içindeki CIA’ci subayların organize ettiği iddia ediliyor. Cinayetin Dev-Sol&#8217;un üzerine kalacak şekilde düzenlendiği kaydediliyor. DHKP-C örgütünün lideri Dursun Karataş’ın para karşılığında olayı üstlendiği anlatılan belgede, Rahmi Koç’un yanı sıra eski Başbakanlar Mesut Yılmaz ile Tansu Çiller ve Çiller’in eşi Özer Çiller’in de adı sıkça geçiyor. Belgede aynen şu ifadeler geçiyor:</span></p>
<p><strong>CİNAYETİN ASKER AYAĞINDA KİMLER VAR?</strong><br />
“Başta Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın adamı Hüseyin P. Hüseyin P., Karataş’a parayı bizzat götürdü, verdi. Karataş’a, Yunanistan’da Muhaberat elemanı olarak görev yapan, Atina’daki Arap Öğrenciler Birliği Başkanı olan Suriyeli ile birlikte gitti. Para Hollanda Guldeni olarak verildi. Yunanistan’dan Fransa’ya geçerek parayı verdiler. Karataş’ın parayı Gulden olarak istemesi üzerine küçük çaplı bir kriz çıktı. Türkiye’de o kadar Gulden bulunamadı. Hollanda’dan bir şirket aracılığıyla City Bank üzerinden Yunanistan’a parayı transfer ettiler. Hüseyin P. o sıra Atina’da idi.”</p>
<p><strong>TETİĞİ P. ÇEKTİ </strong><br />
“Sabancı&#8217;ya karşı suikastın organizasyonu Abdullah Çatlı&#8217;ya verildi. Çatlı bunun yanı sıra silahları içeriye sokacak ve işi Dev Sol&#8217;cuların üzerine kalacak şekilde tertipleyecekti. Cinayet günü Çatlı ile Özel Harpçi esrarengiz yüzbaşı Hüseyin P. ve 3 adamıyla Baltalimanı&#8217;nda Oba Restoran&#8217;ta buluştular. Çay içtikten sonra arabaya binip Sabancı Center&#8217;in karşısındaki İETT garajına girdiler.<br />
Çatlı önceden İETT garajının müdürünü ayarlamıştı. Hüseyin P. ve adamları cep telefonlarını, özel bir kanaldan haberleştikleri telsizleri arabada bırakıp binaya girdiler. Tetiği Hüseyin P. çekti. Suikastı gerçekleştirdikten sonra garaja tekrar gelen 5 kişi, Sarıyer&#8217;e araçla gittikten sonra dağıldı.”</p>
<p><strong>ÇİLLER KİMİN YAPTIĞINI BİLİYOR </strong><br />
“Çiller&#8217;in ve kocasının cinayetten haberi vardı. Ya onlar istedi ya da göz yumdular. Sabancı suikastının amacını ve çok ayrıntılı olmasa da kimin yaptığını biliyor.”</p>
<p><strong>“SABANCI ÇİLLER’İ REDDETTİ”</strong><br />
“Sabancı, silah fabrikası kurup orduya mal satmak için hazırlık yapıyordu. Koç’a bu alanda da rakip olmak için. Özer Çiller, Sabancı’ya ortak olma önerisi götürdü. İsrail patentiyle yapmayı teklif etti. Montajı Türkiye’de olacaktı. Sabancı, Özer Çiller’in bu kadar güçlenmesinin kendini rahatsız edeceğini gördü ve istemedi. Mesut Yılmaz da Sabancı’nın Çiller’le ortak olmasını istemedi. Sabancı, Çiller’in bu teklifine karşı durdu ve ANAP’la birlikte davrandı. Işın Çelebi’yi yönetime aldı.”</p>
<p><strong>RAHMİ KOÇ’UN ERGENEKON İLİŞKİSİ </strong><br />
İddianamede Rahmi Koç’un isminin geçtiği de biliniyor. İddianamede, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç&#8217;un Ergenekon Terör Örgütü üyeleriyle yaptığı görüşmeler yer alıyor. Rahmi Koç, Ergenekon tutuklusu emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile buluşmak istemiş, Ergenekon zanlısı Cumhuriyet gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk’la holding binasında görüşmüş.</p>
<p><strong>KOÇ’UN ERGENEKON TAVRI</strong><br />
Koç Holding yetkililerinin Ergenekon sanıklarına sahip çıkmış olmaları da dikkat çekiyor. Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan ATO Başkanı Sinan Aygün’ü, Yönetim Kurulu Üyesi İnan Kıraç da İlhan Selçuk&#8217;u serbest bırakılır bırakılmaz ziyaret ederek, soruşturmaya karşı bir duruş sergilemişti. Koç’un bu tavrı kamuoyunda büyük tepki toplamıştı.</p>
<p><strong>“KOÇ, FEHRİYE ERDAL’I ADASINDA SAKLADI”</strong><br />
“Rahmi Koç’un Sabancı suikastınden haberi var. Haber vermedi. Çatlı, Fehriye ve diğer iki kişinin saklanması için Koç’un adasını kullandı. Çünkü Koç’un adasına polis de asker de operasyon yapamaz. Koç, Çatlı’nın burayı kullandığını biliyor. Ada Marmara’da. Rahmi Koç’un izni olmadan kimse giremez. Adaya rıhtım yapanlar bile malikanenin olduğu bölgeye sokulmuyor. Tel örgüyle çevrilmiş bir alanın içinden dışına çıkamıyorlar. Koç, bildirmedi, çünkü ÖKK’nın operasyonu olduğunu öğrendi.”</p>
<p><strong>Kenan Ersözlü</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özdemir Sabancı'yı, Abdullah Çatlı'nın bir devlet görevlisini kullanarak vurduğu öne sürüldü.]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/21/ozdemir-sabanciyi-abdullah-catlinin-bir-devlet-gorevlisini-kullanarak-vurdugu-one-suruldu/</link>
<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 09:33:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/21/ozdemir-sabanciyi-abdullah-catlinin-bir-devlet-gorevlisini-kullanarak-vurdugu-one-suruldu/</guid>
<description><![CDATA[Kanada&#8217;da yaşayan ve Ergenekon örgütüne ilişkin anlattıklarıyla dikkat çeken Tuncay Güney]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/45115.jpg" alt="" align="left" /><b>Kanada&#8217;da yaşayan ve Ergenekon örgütüne ilişkin anlattıklarıyla dikkat çeken Tuncay Güney&#8217;in 3 Şubat 2001&#8242;de gözaltına alındığında polise özellikle Sabancı suikastıyla ilgili Türkiye&#8217;yi sarsacak bilgiler verdiği ortaya çıktı. </b>Gözaltındayken kamera karşısına geçerek Ergenekon örgütü hakkında açıklamalar yapan Güney&#8217;in ifadelerini Yeni Şafak ele geçirdi.
<p>Tuncay Güney&#8217;in, &#8220;Dolandırıcılık ve sahtecilik&#8221; iddiasıyla gözaltına alındığı İstanbul Organize Suçlar Şubesi&#8217;nde verdiği Ergenekon ifadesinin, uzun süre Fatih Savcılığı deposunda bekledikten sonra raftan indirilen DVD&#8217;sinden Türkiye&#8217;nin en önemli cinayeti olan Sabancı suikastıyla ilgili sarsıcı bilgiler çıktı. </p>
<p><!--more-->
<p><b>ÜNLÜ BİR SİYASETÇİ ORGANİZE ETTİ</b> </p>
<p>Tuncay Güney&#8217;in, &#8220;Doğu Perinçek Veli Küçük&#8217;e getirip sundu, ben de kopyasını aldım&#8221; dediği belgeler ve Güney&#8217;in anlatımlarına göre Sabancı suikastını, dönemin ünlü bir siyasetçisiyle Abdullah Çatlı birlikte organize etti. Hedef, kesinlikle olayda yaşamını yitiren Özdemir Sabancı&#8217;ydı. </p>
<p><b>SADECE KAMERAYA POZ VERDİLER </b></p>
<p>Mustafa Duyar ve İsmail Akkol, DHKPC&#8217;deyken polise çalışıyorlardı. Fehriye Erdal&#8217;ın örgütle ilgisi hiç yoktu. Erdal&#8217;ı Sabancı Center&#8217;da işe Susurluk kazasında ölen Polis Müdürü Hüseyin Kocadağ yerleştirmişti. Önce bir senaryo hazırlandı. Çocuklar (Duyar ve Akkol) James Bond çantalarla cicili bicili giydirilip Sabancı Center&#8217;a gönderildi. Duyar ve Akkol, cinayetlerin işlendiği kata asla çıkmadılar. Sadece kameralara yakalanmak için binaya giriyorlarmış gibi yapıp geri döndüler. Cinayetler işlenirken aşağıda kırtasiyenin yanında bekliyorlardı. Fehriye Erdal da bu sırada aşağı inerken kamerada görülüyordu. </p>
<p><b>RESMİ GÖREVLİ ÖLDÜRDÜ</b> </p>
<p>Oysa daha önceden resmi bir görevli hiç kimsenin dikkatini çekmeyecek şekilde, susturuculu tabancayla binaya yerleştirildi ve Özdemir Sabancı ile Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe&#8217;yi öldürüp, sessizce ayrıldı. Operasyon yapılırken Çatlı, Sabancı Center&#8217;in tam karşısında bulunan İETT garajında, bir minibüsün içinde, &#8216;yanındaki bir kişiyle birlikte&#8217; bekliyor ve operasyonu oradan yönetiyordu. Cinayetler işlendikten sonra, hem suikastı gerçekleştiren resmi görevli hem Fehriye Erdal, Mustafa Duyar ve İsmail Akkol, hem de Abdullah Çatlı, olay bölgesinden ayrıldı. Mustafa ve İsmail, örgüt tarafından yurtdışına çıkarıldı. Fehriye örgütten olmadığı için yurtdışına çıkışı cinayeti organize edenler tarafından sağlandı. </p>
<p><b>İhaleyi DHPKC&#8217;nin lideri Dursun Karataş aldı</b> </p>
<p>Suikastın ihalesi, DHKPC&#8217;nin polisle ilişkileri iyi olan lideri Dursun Karataş&#8217;a verilmişti. Suikast, DHKPC tarafından üstlenildi. Böylece bütün dikkatler örgüte yöneldi. Karataş&#8217;ı, polisin içinde bir grup destekliyordu. Özellikle DHKPC&#8217;nin MKYK üyeleri, Polis Müdürü Hüseyin Kocadağ tarafından belirleniyordu. Dev Sol&#8217;dan DHKP/C&#8217;ye geçişte, örgüt tamamen polis kontrolünde bir örgüt haline gelmişti. </p>
<p><b>Veli Küçük Sabancı&#8217;ya anlattı </b></p>
<p>Tuncay Güney&#8217;in iddialarına göre, Sabancı Ailesi, suikasttan sonra bir dedektif ekibi kurdu. Eski Amerikan istihbaratından ve eski MİT&#8217;çilerden bazı kişilerle istihbarat grubu kuruldu. Cinayetle ilgili dokümanlar toplanıyordu. Aynı günlerde, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek&#8217;in sahibi olduğu Aydınlık dergisi ve Tuncay Güney&#8217;in yönetici olduğu Strateji dergisinde Veli Küçük&#8217;ün talimatıyla manipülatif haberler yapılıyordu. Veli Küçük&#8217;ün 10 yıllık arkadaşı ve muhbiri Yalçın Tanfer de Sabancı suikastıyla ilgili bilgi topluyordu. Veli Küçük suikastın nasıl gerçekleştirildiğini Sabancı Center&#8217;a gidip Sakıp ve Şevket Sabancı&#8217;ya anlatmıştı. </p>
<p><b>Duyar öldürüldü Erdal Belçika&#8217;da Akkol kayıp</b> </p>
<p>Sabancı Center&#8217;ın 25. katında 9 Ocak 1996 günü Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe susturucu takılmış tabancayla öldürüldü. Suikastı DHKPC üstlendi. Cinayetleri işlediği ileri sürülen Mustafa Duyar, İsmail Akkol ve Fehriye Erdal&#8217;ın, Sabancı Center&#8217;a giriş ve çıkış görüntüleri ortaya çıktı. İdamla yargılanan Mustafa Duyar, 1999&#8242;da, Afyon Cezaevi&#8217;nde Karagümrük çetesinin adamları tarafından öldürüldü. Erdal, Belçika&#8217;da yakalandı ancak şu an dışarıda. Akkol&#8217;un nerede yaşadığı ise hala bilinmiyor.</p>
<p><a target="_blank" href="http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=47973"><i>Kaynak: Yeni Şafak</i></a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Susurluk çetesine karşı çıkanlar, bugün Ergenekon çetesinin savunucusu oldular.]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/18/susurluk-cetesine-karsi-cikanlar-bugun-ergenekon-cetesinin-savunucusu-oldular/</link>
<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 09:20:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/18/susurluk-cetesine-karsi-cikanlar-bugun-ergenekon-cetesinin-savunucusu-oldular/</guid>
<description><![CDATA[Hadi siz döndünüz, niye böylesine acıyla kıvranarak bizim de dönmemizi istiyorsunuz? Ahmet Altan, Ta]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span class="habermetin"><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/4/8/109480.jpg" vspace="2" width="270" align="left" height="200" hspace="2" /></span><span class="habermetin"><span class="manset_ozet"><b>Hadi siz döndünüz, niye böylesine acıyla kıvranarak bizim de dönmemizi istiyorsunuz? Ahmet Altan, Taraf&#8217;a yüklenenlere son sözünü söyledi.</b></span></p>
<p><span class="manset_detay"><b>Susurluk çetesine karşı çıkanlar, bugün Ergenekon çetesinin savunucusu oldular.</b></p>
<p>Ne değişti?<!--more--></p>
<p><b>“Ergenekon için henüz yargı kararı yok” diyorsanız, Susurluk için de yargı kararı yoktu.</b></p>
<p>Esas Susurluk davasında “dağ fare doğurmuştu”, hepi topu üç gariban polisi atmışlardı içeri.</p>
<p><b>“AKP şeriatı getirecek, ona karşı her terörü ve darbeyi destekliyorum” diyorsanız, Susurluk zamanında Erbakan iktidardaydı.</b></p>
<p>Bugün Ergenekon sanığı olan Veli Küçük, o zaman da Susurluk’un içindeydi.</p>
<p>O zaman da mafyayla ilişkisi saptanmıştı, bugün de saptandı.</p>
<p>“Ergenekon’la ilgili belgeler nereden geliyor” diye soruyorsunuz.</p>
<p><b>Susurluk’un belgeleri o zamanlar gazetelere nerelerden geldiyse, bugün de oralardan geliyor.</p>
<p>Devleti, “derin devletten” kurtarmak isteyenlerden.</b></p>
<p><b>O zamanlar niye o belgeleri çarşaf çarşaf yayınladınız da şimdi yayınlamıyorsunuz?</b></p>
<p>“Bize belge gelmiyor” diyorsanız, her zaman söylüyoruz, isteyenle elimize gelen belgeleri paylaşırız.</p>
<p>Ama siz yayınlamak istemiyorsunuz.</p>
<p>Öyle içi boş laflarla, anlamsız bahanelerle kurtulamazsınız.</p>
<p>Biz size şu soruyu sormaktan vazgeçmeyiz:</p>
<p>Niye Susurluk’a karşı çıktınız, niye şimdi Ergenekon çetesini korumaya çalışıyorsunuz?</p>
<p><b>Susurluk’un varlığına sizi hangi kanıt inandırdı da, bugün o kanıtı Ergenekon’la ilgili bulamıyorsunuz?</b></p>
<p>Hiç öyle AKP’nin arkasına saklanmaya da çalışmayın.</p>
<p><b>Ergenekon, yayınladığımız belgelerden de göreceğiniz gibi, AKP kurulmadan çok önce kuruldu.</b></p>
<p>Derdi AKP’yle değil.</p>
<p>Derdi AKP’yle olsa da, bu, onun yaptıklarını suç olmaktan çıkarmazdı ama böyle “utanç verici” bir bahaneniz bile yok aslında.</p>
<p><b>Bu çete, Türkiye’nin çağdaşlaşmasına, demokratikleşmesine, özgürleşmesine, dünyayla bütünleşmesine karşı.</b></p>
<p>Burada bir diktatörlük kurulması, halkın boğulması için uğraşıyor.</p>
<p><b>Bunun için mafyalar kurduruyor, siyasi suikastlar işlenebileceğini öngörüyor, uyuşturucuyu kendi denetimine almak istiyor, öğrencileri ajan yapmanın peşine düşüyor, banka soygunları planlıyor, sahte din örgütleri, sahte terör örgütleri oluşturuyor, medyayı ele geçiriyor.</b></p>
<p>Bu örgüt, “demokrasiyi” tehdit olarak değerlendiriyor.</p>
<p><b>Niye savunuyorsunuz bu örgütü?</b></p>
<p>Amacınız ne?</p>
<p><b>Siz de mi demokrasiyi tehdit olarak görüyorsunuz?</p>
<p>Siyasi suikastları mı destekliyorsunuz?</p>
<p>Uyuşturucu kaçakçılığı sıradan bir iş olarak mı gözüküyor size?</p>
<p>Yoksa bu çetenin “medyayı ele geçirme” planı bu zaman içinde gerçekleşti mi?</b></p>
<p>Anlatın bize.</p>
<p>Niye Susurluk’a karşıydınız?</p>
<p>Niye Ergenekon’un ortaya çıkarılmasına engel olmaya çalışıyorsunuz?</p>
<p><b>Bilmediğimiz bir nedenden dolayı siz yolunuzdan döndünüz.</b></p>
<p>Susurluk’a karşı çıkarken bugün Ergenekon’a vargücünüzle destek oluyorsunuz.</p>
<p><b>Biz yolumuzdan dönmeyiz.</p>
<p>Susurluk’a da karşıydık&#8230;</p>
<p>Ergenekon’a da karşıyız.</b></p>
<p>Demokrasiye kasteden, insanları öldüren, cinayetler işleyen, özgürlüğü öldürmeye uğraşan, kendi halkını bastırmayı hesaplayan her harekete karşıyız biz.</p>
<p>Ergenekon’un Kürtler’e neler yaptığını niye hiç merak etmiyorsunuz?</p>
<p><b>Ergenekon operasyonunun yapıldığı gün Rusya’ya kaçan eski bir jandarma istihbarat generalinin, alay komutanı olduğu sırada Silopi’de iki Kürdün onun alayında ortadan kaybolmuş olması hiç ilginizi çekmiyor mu?</p>
<p>Niye çekmiyor ilginizi?</b></p>
<p>Kürtler’in öldürülmesi, ortadan kaldırılması, kaybedilmesi doğal mı geliyor size?</p>
<p>İnsanın kanını donduran belgeler yayınlıyoruz.</p>
<p>Bu belgeler sizi dehşete düşürmüyor mu?</p>
<p><b>Sizce “tarafsız” kalınabilecek bir noktada mı Türkiye?</b></p>
<p>Neyle ne arasında tarafsızsınız siz?</p>
<p>Uçlardan birinde “darbe” olduğunda hangi ahlak, hangi anlayış, hangi vicdan “tarafsız” olabilir?</p>
<p>Bir siyasi partiye “kızdığınız” için, bir darbenin bu ülkenin üzerine balyoz gibi inmesini mi destekleyeceksiniz?</p>
<p>Darbe yandaşlığı yapmak için bulabildiğiniz bahane bu mu?</p>
<p><b>Siyasi bir partiye karşıysanız ona siyasi yollardan karşı çıkarsınız, darbeyle değil.</b></p>
<p>Söyleyin bize&#8230;</p>
<p><b>Susurluk’a niye karşıydınız, Ergenekon’u niye savunuyorsunuz?</p>
<p>Niye döndünüz yolunuzdan?</p>
<p>Korktunuz mu?</p>
<p>Bilmediğimiz bir çıkarınız mı var?</b></p>
<p>Hadi siz döndünüz, niye böylesine acıyla kıvranarak bizim de dönmemizi istiyorsunuz?</p>
<p>Biz, içimizde bir vicdan taşıdığımız sürece darbelere, çetelere, cinayetlere karşı olacağız.</p>
<p><b>Siz dönün&#8230;</p>
<p>Biz dönmeyiz.</p>
<p>Size benzememizi boşuna beklemeyin.</p>
<p>Size benzemek ölümden ağır bize.</b></p>
<p>AHMET ALTAN/TARAF</span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DERİN YAPININ İÇ İÇE GEÇMİŞ 3 HALKASI Kan donduran Ergenekon deşifresi]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/17/derin-yapinin-ic-ice-gecmis-3-halkasi-kan-donduran-ergenekon-desifresi/</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 19:09:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/17/derin-yapinin-ic-ice-gecmis-3-halkasi-kan-donduran-ergenekon-desifresi/</guid>
<description><![CDATA[Türkiye&#8217;deki derin yapıyı ortaya çıkaran Yusuf Gezgin, son yazısında Ergenekon&#8217;un derin ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span class="habermetin"><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/3/6/109368.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /></span><span class="habermetin"><span class="manset_ozet"><b>Türkiye&#8217;deki derin yapıyı ortaya çıkaran Yusuf Gezgin, son yazısında Ergenekon&#8217;un derin yapıdaki yerini yazdı.</b></span></p>
<p><span class="manset_detay">“Türkiye’deki Derin Yapının Analizi” başlıklı yazımızda anlaşılmasını kolaylaştırmak için “Derin Yapı”yı, iç içe geçmiş üç halka şeklinde kategorize etmiştik.</p>
<p><b>“Derin Yapı”nın çekirdek (1.) kısmının genellikle Yahudilerden, orta (2.) halkanın masonik örgütlenmelerden, kenar (3.) halkanın ise kandırılmış veya satın alınmış kara Türklerden teşekkül ettiğini belirtmiştik.</b></p>
<p>Peki, bu tasnife göre ülkenin gündemine oturan “ERGENOKON” örgütlenmesi derin yapının neresinde? Hangi halkanın içinde?<!--more--></p>
<p>Baştan ifade etmek gerekir ki; <font color="#ff0000"><b>Türkiye’deki “Derin Yapı” ve onun operasyonel gücü olan “Ergenekon Örgütü” milli söylemleri ve sembolleri bolca kullanmasına rağmen “Gayrı Müslim” ve “Gayrı Milli” odakların kontrolündedir.</b></font></p>
<p>Ergenekon örgütü “Derin Yapı”nın eylemci guruplara sahip “operasyonel gücü”dür. Ergenekon örgütünün kullandığı eylem gurupları “TETİKÇİLER” ve “MEMURLAR” olarak tasnif edilebilir.</p>
<p><b>Tetikçiler, genelde suça ve şiddete temayülü olan kimselerden seçilir. Mahmut Yıldırım, Abdullah Çatlı, son yakalanan Osman Gürbüz vb. tetikçiler arasında sayılabilir. Tetikçiler “sorgulamayan”, “gözü kara” kimselerden seçilirler. Tetikçilerin bir kısmı “İDEALİSTLER”den, diğer kısmı ise “SUÇLULAR”dan oluşur.</b></p>
<p><font color="#0000ff"><b>“İdealist Tetikçiler”, Vatan-Millet-Sakarya hikâyeleriyle kandırılmış sağcı gençlerden, halkların özgürlüğü, emeğin kutsallığı peşinde koşan solculardan veya “cihat” ettiğini düşünen İslamcılardan seçilirler. Bir düşman ve hedef gösterilerek motive edilirler. Eylemi gerçekleştirdikten sonra davaları adına bir nevi manevi tatmine ulaşırlar. İdealist tetikçiler kirli işlerin ocağına düşürüldüklerini bir zaman sonra anlarlar; ama iş işten geçmiş olur. Zira artık boğazlarına kadar suça, cinayete bulaşmışlardır. Kodese girmemek için denileni yapmaya mecburdurlar.</b></font></p>
<p>Fakat Ergenekon Derin Örgütü daha çok <b>“Suçlu Tetikçiler”</b>i kullanır. <b>Vukuatlı, hayattan beklentisi olmayan sadistler “tetikçilik” için idealdirler. Bu tür tetikçiler psikiyatrik hastalardan; yetimhanelerde, yetiştirme yurtlarında büyümüşlerden; problemli ailelerden devşirilir. İlaçlarla ve hipnoz yöntemleriyle tetikçiler eyleme hazırlanırlar.</b></p>
<p><b>Tetikçiler adam yerine konmaktan, önemli görülmekten hoşlanırlar. Bu nedenle “büyük işler becerdikleri”, “kahraman” oldukları hususunda taltif görürler. Bazen medyaya da yansıyan “hatıra fotoğrafları” aslında bir motivasyon aracıdır. </p>
<p>Tetikçilerin amele takımı görev başarıldıktan sonra çok kolay gözden çıkarılırlar. Zira ne zaman nerede ortaya çıkacağı belli olmayan ayaklı birer delildirler. Daha kaşarlı, teşkilatçı tetikçiler ise operasyonel tecrübelerine hürmeten estetiklerle, kimlik değiştirmelerle vs korunurlar.</b></p>
<p><font color="#0000ff"><b>Birde parça başı iş yapan DHKP-C, TİKKO, İBDA-C gibi tetikçi taşeron örgütler vardır. Bunların ipi yerli veya yabancı servislerin elindedir. Aktör ülkeler bu tür örgütlerle iş tutarlar, bunlar üzerinden örtülü operasyonlar yaparlar.</b></font></p>
<p><font color="#ff0000"><b>Ergenekon yapılanmasının eylemlerde kullandığı bir diğer gurup “Güvenlik Memurları”dır. Bu memurlar tetikçileri elemanlaştıran ve yönlendiren kimselerdir. Bu gurup ta, ikiye ayrılarak incelenebilir. Bunların büyük bir kısmı, devlet adına iş yaptığını, özel(!) görevlerle vatanı milleti koruduğunu düşünen; milli duyguları güçlü, ama zihni yetenekleri çevrilen dolapları göremeyecek kadar zayıf yurdum insanı kara Türklerdir. </p>
<p>Çok yıldızlı Beyaz Kripto ecnebiler bunları hamasi söylemlerle yönlendirirler, “vatan-millet-devlet ve bazı kurumlar adına!”, her türlü karışık ve karanlık işleri yaptırırlar. Bir de, kökü kökeni karışık, güvenlik birimlerine özellikle sokulmuş “kripto ecnebiler” vardır. Bunlar döndürülen numaraların farkındadırlar. Dışarıya sızan silahlar, bilgiler, Türk askerini teröre peşkeş çeken ihanetler bunların işidir. Ama bunlar her şeye rağmen korunurlar.</b></font></p>
<p>Ergenekon terör örgütü Türkiye’deki hemen bütün karanlık eylemlerin, faili meçhullerin, milleti ayrıştırmak ve vuruşturmak isteyen provokasyonların faili ise de; <b>Derin Yapı= Ergenekon değildir. “Derin Yapı” Ergenekon’dan çok daha fazlasıdır. Ergenekon Derin Yapının kirli eli, operasyosnel gücü, icracısıdır. Ergenekon tarzı örgütlerde etkin olan “Çok yıldızlı” ve “itibarlı!” kimselerin derin yapının karar organı içinde olduklarını düşünmüyorum.</b></p>
<p>Derin yapı vücudumuzdaki sinirler gibi bir şeydir. Her organa her uzva uzanan çalışmaları, hedefleri vardır. Ergenekon yapılanması ise, bu sinirlerin hükmettiği el-ayak mesabesindedir, uygulayıcıdır. Kararları eyleme döken, operasyonları yürüten bir organdır.</p>
<p><font color="#ff0000"><b>Ergenekon, derin yapının bombalar atan, provokasyonlar, manipülasyonlar yapan, kirli ve hard elidir. Ama derin yapının Ergenekon dışında; yargı, sivil ve askeri bürokrasi, iş dünyası vb. içinde işleyen soft elleri de vardır. Bu ellerle derin yapı belki bomba atmaz, adam öldürmez. Ama ülkenin-devletin önemli mevzilerini kendi hesabına kullanır. Derin devletin soft eli Yargıdan, siyasete, iş dünyasına, sivil ve askeri bürokrasiye, STK’lara kadar uzanır. “Derin Yapı”, Ergenekon tarzı şiddete açık örgütleri bir sopa olarak kullanırken; diğer elleriyle sistemi kendi hesabına sürdürmeye çalışır, kadrolaşmalar yapar, zararlı gördüklerini bertaraf eder. Derin yapının Soft gücü, muhalif yapılar, tarikatlar, partiler, guruplar içinde elemanlar konuşlandırır, maniplasyonlar yapar.</p>
<p>Ergenekon örgütü derin yapının içinde, 2. ve 3. halkada yer almaktadır. Yani çekirdek halkada değildir. Ergenekon’un tetikçileri 3. halka dediğimiz en kenar halkadandırlar. Yani kullanılan kara Türklerdir. Örgüt içinde yer alan güvenlik memurlarının kahir ekseriyeti de kenar (3.) halkadandırlar. Ama memurların içinde orta halkada, yani masonik yapılar içinde yer alan; aslı kara, ama beyazlaşma hırsında olan epeyce kimse vardır.</b></font></p>
<p>Kökeni beyaz, “yıldızlı memurlar” birinci halkadan ve derin karar organı ile irtibatlı olabilir. Ama bütünü ecnebilerden ve kripto ecnebilerden oluşan “Derin Karar Organı”nın, sanılanın aksine sivillerden ve medyada tartışmaya açılma-yan kimselerden oluştuğunu düşünüyorum.</p>
<p>Türkiye’deki derin yapının ülkemiz sınırlarını aşan bir etkinliği vardır. Eski Osmanlı coğrafyasının ve İslam milletlerinin tamamı bu tür derin cendereler altındadır ve bunların en güçlüsü Türkiye’deki Derin Yapıdır. Bunun deşifre edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi; pek çok ülkenin derin kontrol mekanizmalarından kurtulmasını tetikleyecektir.</p>
<p><font color="#ff0000"><b>100 yıl süren ince bir işçilikten sonra, tam yüz yıl önce (1908) ülkemizin sinirleri ve beyni bu derin virüslerce işgaline edilmişti. Geride bıraktığımız 100 yıl içinde genlerimizle oynandı, milletin özellikleri değiştirildi ve bir mutasyona tabi tutuldu. </b></font></p>
<p><b>Bu gün milli bünye savunma sistemini güçlendiriyor. Kendi genetiğine sahip çıkıyor, dışarıdan enjekte edilmiş ve sinir sistemimizi felç etmiş virüsleri temizlemeye gayret ediyor.</b></p>
<p>Ergenekon denilen derin ve operasyonel örgütün deşifre edilmesi, bu örgütün önde gelenlerinin tespiti ve tutuklanması milli egemenliğimiz ve demokrasimiz adına çok önemlidir. </p>
<p>Bu yapının üzerine mutlaka ve cesaretle gidilmeli, bağlantıları çıkarılmaya çalışılmalıdır.<b> Ama bütün derinliğine, karmaşıklığına ve karanlık eylemlerine rağmen Ergenekon’un, “Derin Yapı”nın sadece bir uzvu olduğu, başı ve beyni olmadığı unutulmamalıdır. </p>
<p>Bu habis urdan kurtulmak için savcıların-yargıçların cesareti yanında, kamuoyunun desteği çok önemlidir. Eğer bu fırsatı değerlendiremezsek, Derin Yapı deşifre olan Ergenekon yerine yeni operasyonel örgütler kurarak faaliyetlerine devam edecektir.</b></p>
<p>Türkiye,de Ergenekon’dan öte, “Derin Yapı”nın tasfiye vakti gelmiştir. <b>Tarihin her döneminde büyük devletler kurmuş, bağımsızlığına düşkün Türk milleti “örtülü işgal”in farkındadır ve bundan kurtulma kararlılığındadır.</b></p>
<h1><font color="#0000ff">İçinde bulunduğumuz günler, kimin nerede durduğunu görmek, kimlerin Ergenekon’la, derin yapıyla iş tutuğunu tespit açısından mükemmel fırsatlar sunmaktadır.</font></h1>
<p>YUSUF GEZGİN/AKTİFHABER</span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
