<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>adnan-oktar &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/adnan-oktar/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "adnan-oktar"</description>
	<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 00:43:46 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Harun Yahya Gerçeği]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/21/harun-yahya-gercegi/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 13:41:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/21/harun-yahya-gercegi/</guid>
<description><![CDATA[Harun Yahya&#8217;nın Gerçek Yüzü ve Gizli Hayatı&#8230; Amerika’da yükselen ideolojik bir dalgadir ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Harun Yahya&#8217;nın Gerçek Yüzü ve Gizli Hayatı&#8230;<!--more--></p>
<p>Amerika’da yükselen ideolojik bir dalgadir Hıristiyan yaratılışcılığı. Bu hareketin mensupları, bilimsel gerçeklere ve “militan” olarak adlandırdıkları tanrıtanımazlığa karşı saldırmaktadır. Ancak bilim inkarcıları, Hıristiyan dünyası ile sınırlı değil. Yaratılış düşüncesi ve evrim karşıtlığı bir süredir Müslümanlar arasında da yayılmaktadır. Hem de sayısız web sitesinde ve de “Evrim Kandırmacası“ ya da “Darwinizmin Karanlık Yüzü“ gibi başlıkları olan onlarca kitapta.</p>
<p>Richard Dawkins bile “The Times“ gazetesinde yayımlanan yeni bir söyleşisinde bu yeni olgunun etkisini kabul ediyor: “Okullarda evrim kuramının öğretilmesine karşı çıkanlar giderek artıyor, en çok da Müslüman öğrenciler evrim karşıtlığını destekliyor.”</p>
<p>Bu yeni hareketin baş aktörü, “Kuran biliminin evrim palavrasına” karşı üstünlüğünü kanıtlama heveslilerinin çokça göndermede bulundukları, her daim hazır “uzman” Harun Yahya’dan başkası değildir.</p>
<p>Faaliyetlerini İstanbul’da sürdüren Harun Yahya, Bilimsel Araştırmalar Vakfı adlı etkileyici bir yayın imparatorluğunun kurucusudur. Bu vakıf Yahya’ya atfedilen yazıları yaymakta ve altmışı aşkın web sitesinde Türkçe, İngilizce, Rusça, Arapça ve hatta Amharice gibi çok da fazla yaygın olmayan Afrika dilleri de dahil, on beş dilde belgesel film ve konuşma yayımlamakta. Ayrıca, vakfın yılda yarım milyonluk bir kitap üretimi de olduğu tahmin edilmektedir. Bu kitapların en önemlisi, dünyanın dört köşesinde onlarca üniversiteye, kütüphaneye ve – Richard Dawkins de dahil – önde gelen bilim insanlarına bedelsiz gönderilen, 850 sayfa ve iki ciltten oluşan Yaratılış Atlasıdır. Kitap büyük bir özenle hazırlanmış. Göz alıcı bır fotoğraf, grafik ve istatistik kalabalığının arasında eğreti duran, bütünlüğünden kopartılmış Kuran ayetleri&#8230; İç tutarlılığından tamamen yoksun olsa da bu Atlas Darwin’in her açıdan haksız olduğunu, her hayvan ve bitkinin şimdiki haliyle yaratıldığını ve doğal ayıklama yoluyla hiçbir evrimden geçmediğini kanıtlamaya çalışıyor.</p>
<p>Harun Yahya, ya da Türkiye’de daha yaygın adı ile Adnan Oktar, evrim kuramının doğru olduğunu kanıtlayacak bir “değişim fosili” – yani bugün yaygın olan bir türün evrimin önceki aşamalarındaki şeklini – getirecek herkese yüklü bir ödül vereceğini de açıklıyor. Ne var ki, bu tür ara fosillerin varlığı defalarca kanıtlanmıştır. Bu nedenle de Dawkins Yaratılış Atlasını alaya alıp kendi web sitesinde Harun Yahya’yı şarlatanlıkla suçlamış, Yahya da emrindeki avukat ordusunu kullanarak Dawkins’e hakaret davası açmıştı. Sonunda da web sitesini Türkiye’de erişime kapattırmayı başarmıştır. Bu dava, Türk mahkemelerinde açtığı binlerce davadan sadece biridir.</p>
<p>Yahya’nın safsataları bilimsel dayanaklardan tamamen yoksun, bu konuda aklı selim kimsenin şüphesi yok. Ancak düşünceleri yine de bazı çevrelerde ilgi görüyor. Avrupa ve Amerika’nın özellikle de Müslüman ülkelerine karşı izlediği siyasete karşı olup, yaşadıkları memleketlere yabancılaşmış olanlar, Avrupa materyalizmi ile çelişkiye düşenler için Yahya önemli bir referans noktası olur. Türk siyaseti üzerine nüfuz kurar, Suudi Arabistan ve Dubai’da kurulan kitap fuarlarında Arap destekçileri edinir. Bu arada onunla söyleşi yapmak isteyen her gazetecinin masraflarını karşılayarak, her istendiğinde radyo ve televizyona çıkarak batı medyası için büyüleyici bir kişi olmayı da başarır. Son dönemlerde Irish Times gazetesine, American National Public Radio’ya, Radio America’da Gordon Liddy’ye, Amerikan bilim dergisi Seed’e ve hatta Skeptic (“Şüpheci”) dergisine mülâkat verir. Batı’daki çoğu yayın Yahya’nın iddialarıya alay ederken, Yahya yine de bu yayınları artan etkisinin kanıtı olarak kendi web sitesinde yer verir.</p>
<p>Ne yazık ki İslam dünyasında onun safsatalarını ciddiye alanlar daha çoktur.. Mısır ve Bosna’nın günlük gazetelerinden El-Cezire ve İran destekli Press TV gibi etkin uydu televizyonlarına, Avrupa’daki Radio Ummah ve Radio Ramadan gibi küçük radyolara kadar Harun Yahya vardır: Bilimsel inanılırlık görüntüsü, kitlelerin nabzına göre şerbet vermek, Batı materyalizminin eleştirisi ve “Darwin’ci Diktatörlüğün” yıkılacağı müjdesi&#8230; Bütün bunlar Harun Yahya’nın savlarının batıdan hayal kırıklığına uğratılmış bir izleyici topluluğu tarafından heyecanla benimsenmesini sağlar. Amerikalı gazeteci Nathan Schneider’in belirttiği gibi, Yahya’nın mesajını sadece bilimsel içerik açısından değerlendirmek hedefin gözden kaçmasına neden olacaktır: “bilimsel alanda okur yazar olmayanlar için Yahya’nın gücü kurtuluş vizyonunda yatıyor.”</p>
<p>Ancak Harun Yahya sadece Müslüman köktendincilerden ya da batıya eleştirel bakanlardan destek görmüyor. Islamcı şiddetin karşısında yer alması nedeniyle muhafazakar Amerikan siyasetçileri ve hatta İsrail karşıtı aşırı Ortodoks Sanhedrin hahamları da Harun Yahya ile iyi ilişkiler içindedir. Bunun ötesinde artık insanın hayal gücünü iyice zorlayan yeni bir Türk-İslam dünyası projesi peşinde koşuyor. Türkiye’nin önderliğinde Doğu Rusya’dan Batı Nijerya’ya kadar dünyayı kuşaklayacak bu yeni ülke hezeyanı, Osmanlının hiçbir zaman ulaşmadığı bir coğrafyaya yayılıyor.</p>
<p>Peki ama Yahya’nın mesajlarını tutkuyla benimseyenlerden kaçı onun aslında tanısı konmuş bir şizofren olduğunu ve 2008 yılında suç amaçlı örgüt kurmaktan hüküm giydiğini bilir? Yargıtay’a yaptığı son başvurunun reddedilmesi halinde, üç yıl hapis yatacağı kesin bir suçlu olduğunu?</p>
<p>Bu adam, hayatın kökenleri ve İslam dünyasıyla Batı arasındaki ilişkilerin geleceği gibi küresel tartışmalarda rol alabilecek statüyü ve malî kaynakları nereden kazanmıştır? Bu sorunun cevabını aramak için son birkaç ay süresinde (masrafları kendi cebimden karşılayarak!) birçok kez İstanbul’a gittim, grubun eski üyeleriyle konuştum, Yahya’nın şaşırtıcı hayatını izleyen gazetecilerle, siyasal yorumcularla tanıştım ve hedefindeki kişileri savunan hukukçularla sohbet ettim. Karşıtlarının ve yanından ayrılanların son yıllarda sıkça yüz yüze kaldıkları, eski müritlerinden birinin “hukuk terörü” olarak adlandırdığı dava sağanağı korkusuyla, konuştuklarımın büyük çoğunluğu benimle adlarının saklı kalması koşuluyla görüştü.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">Harun Yahya’nın önlenemez yükselişi</span></strong></p>
<p>Temmuz 2009’da İstanbul’a vardığımda, Yahya Yargıtay başvurusunun sonucunu bekliyordu. Şık ve pahalı ama birbirinin aynı giysilere bürünmüş, gözlerini güneş gözlükleri ardına saklamış genç erkek ve kadınlardan ördüğü etten duvar ile Kanyon ve İstinye Park gibi seçkin alışveriş merkezlerinde göründüğünü duydum. Ortalarında Yahya artık alameti farikası olmuş görünümüyle – özenle kırpılmış sakalı, beyaz keten takım elbisesi ve pahalı güneş gözlükleri – sanki etki ve nüfuz sahibi ciddi bir adam izlenimini bırakıyor. Ancak tabii konu Harun Yahya olunca hiç bir şey göründüğü gibi değil gerçekten. Yalanlardan, yarı-gerçeklerden ve şehvet dolu fantazilerden örülü bü dünya’ın gerçeklerine ulaşalım.</p>
<p>Hem de adından başlayarak: Harun Yahya bu adı daha çok Türkiye dışı faaliyetleri için kullanıyor. Gerçek ismi ise Adnan Oktar, Türkiye kamuoyu ise onu daha çok Adnan Hoca olarak tanıyor. Yandaşları içinse, o Adnan Abi’dir. 1956 yılında Ankara’da doğan Oktar, yetmişli yılların sonunda da iç mimarlık eğitimi için İstanbul’da Güzel Sanatlar Akademisine başlar. Eğitimi süresinde ünlü İslam alimi Said-i Nursi’den, özellikle de onun İslam mistisizmini bilimsel bir söylemle ilişkilendiren görüşünden etkilenir. Ancak gerçekten de İslami bir fikir dünyası içinde hareket eden ve Türkiye Müslümanları arasında önemli bir konuma sahip olan Said-i Nursi’den ve İslam anlayışından hızla uzaklaşır.</p>
<p>Adnan Oktar’ın Türkiye’nin gündemine oturması, 12 Eylül 1980 darbesiyle başlayan şiddet ve baskı dönemine rastlar. Türkiye dışta Soğuk Savaş siyasetinin, içte sosyalist hareketin ve aşırı milliyetçilerin çatışmalarının tehdidini hissettiği siyasal ve kültürel bir buhran geçirmektedir. Değişen konjonktürde artık yeni bir oyuncuya ihtiyaç vardır: Sahne, hem çağdaş, hem Türk, hem Müslüman olan, askerler tarafından dayatılan Türk-Islam sentezini hayata geçirecek bir aktöre hazırdır. Sahneye adım atan Adnan Oktar’ın elinde ilk kitabı vardır: Yahudi ve masonları yeni ve güçlü bir Türk-İslam ülkesinin önündeki engeller olarak gösteren, Siyon Bilgeleri Protokolü benzeri anti-Semitizm klişelerinin makyajlanmış bir örneği olan Yahudilik ve Masonlar. “Türkiye’de Yahudilerin ve Masonların başlıca görevi,” der Oktar, “Türk halkının ruhani, dini ve ahlaki değerlerini erozyona uğratmak ve onları birer hayvana döndürmektir.”</p>
<p>Oktar kitabın yayınlanmasından sonra laiklik ilkesine karşı gelerek dinî devrim propagandası yapmakla suçlanıp tutuklanır. Resmen hüküm giymese de, 19 ay hapis yatar. Bu 19 ayı önce hapishane revirinde geçirir, oradan da Bakırköy Ruh Hastalıkları Hastanesine sevk edilir. Obsesif-kompülsif kişilik bozukluğu ve şizofreni tanısı artık dosyalarına kaydedilmiştir. Buna rağmen, 1986 yılında Oktar’la aynı dönemde hapse giren eski yandaşlarından yazar Edip Yüksel gibileri Oktar’ın askerlik hizmetinden ve cezaî yaptırımlardan yakasını kurtulmak için ‘deli rolü’ yaptığı görüşündedir. “Tarihin garip bir cilvesi,” der Yüksel, “çünkü gerçekten de ruh hastasıydı, halüsinasyonları vardı.” Yüksel’e göre Oktar aslında Şii inancının müjdelediği Mehdi olduğuna daha o dönemlerde inanmıştır.</p>
<p>Oktar bir yandan kitapları sayesinde kamuoyunda yer edinirken, diğer taraftan sahne gerisinde asıl işini sürdürür ve çarpık görüşlerine bağlı bir mürit topluluğu oluşturur. En ateşli karşıtlarının bile kabul ettiği yadsınamaz karizmasını manipülasyon yeteneğiyle harmanlayarak bir tarikat kurarken, bu yolda Charles Manson ve Jim Jones gibi Mesih’vari guruların yöntemlerini uygular. Özellikle Moon, Bhagwan Shree Rajneesh ve Scientology stratejilerini taklit ederek varlıklı ve eğitimli, ancak buhranlı gençleri kendine çeker, sahip oldukları mal ve mülkleri tarikata bırakmalarını buyurur, katı hiyerarşi ve ceza kurallarını şiddetle kullanır.</p>
<p>Bütün tarikatlarda olduğu gibi, burada da yanıtı zor bir soru vardır: Genç, eğitimli ve varlıklı insanlar için Adnan Hoca gibi bir adamı çekici kılan nedir? Bir zamanlar Oktar’ın müridi olmuş Dilek bu konuya ışık tutuyor. Şimdi otuzlarının sonunda, güler yüzlü bir işkadını olan Dilek, cemaat ile erkek arkadaşı üzerinden tanışmış. Oktar’la nasıl tanıştığını, nasıl Bakırköy Hastanesine, ziyaretine gittiğini anlattı bana: “İnsanı korkutan, ürkütücü biriyle karşılaşmayı bekliyordum. Tam tersi oldu. Uzun boylu, pembe yanaklı, mavi gözlüydü. Durmadan gülümsüyordu, sevgi doluydu.” Dilek’in kendisini Adnan Hoca’ya kaptırması uzun sürmeyecekti.</p>
<p>Oktar serbest kalınca İstanbul’un seçkin mahallelerindeki özel konutlarda ve kafelerde toplantılar düzenlemeye başlar. Bu toplantılara tartışıp dua etmek için katılan güzel ve zengin gençlerin sayısı giderek artar. Dilek kısa süre sonra başını örter, ancak yeni dinî bağlılığını açığa vurmamak için, örtünmeyi sadece evin dışında uygular. Gruptaki bütün arkadaşları pahalı özel okulları bitirmiş, yabancı dilde eğitim almış, varlıklı ve kimileri ünlü ailelerin çocuklarıdır. Başlangıçta, tartışmalar genellikle Oktar’ın Yahudi komplosu merakına yöneliktir. “Yahudilere ve Masonlara karşı insanın kanını donduracak bir nefret vardı orda,” diyor Dilek. “Yahudiler dünyayı mahvediyordu, bizlerse onlarla savaşan iyi Müslümanlardık.”</p>
<p>Böylesi “bilinçlendirme” toplantıları ve tartışma grupları siyasal İslam’ın kitleleri harekete geçirme sürecinin ayrılmaz parçasıdır hiç şüphesiz. Ne var ki Oktar ve çevresi, kısa bir süre içinde siyasal İslam çizgisinden, hatta İslam’ın geleneklerinden bile ayrılılırlar. Dilek, “Adnan Hoca birden Hz. Muhammet’in hadisleri ve sünnetiyle ilgili tüm gelenekleri reddedip tek referans noktasının Kuran olacağını karar verdi bir gün,” diyor. “O günden sonra vakit namazlarını beşten üçe indirdi, kadınların örtünmemesine gerek olmadığına karar verdi. Bizlere Mehdi’nin Türkiye’den çıkacağını ve yanında gençlerden bir orduyla geleceğini söylerdi. Kendisinin Mehdi olduğunu ima etmedi; ama bizler yine de Mehdi olduğuna inanıyorduk.”</p>
<p>Oktar seksenli ve doksanlı yıllar boyunca cemaatini genişletir. Müritleri özellikle Marmara denizine nazır yazlık beldelerinde faaliyet gösterir. Seksenli yıllarda yaz tatillerinin çoğunu ailesinin Silivri’deki yazlığında geçiren bir arkadaşım, Oktar müritlerini çok canlı bir şekilde hatırlıyordu: “Oralarda daireler satın alıp güzel kızları, yakışıklı erkekleri hedeflerlerdi. Erkekler hakikaten de yakışıklıydı, kızları kolayca etkileyecek tiplerdi. Bence, işe erkeklerle başlamalarının nedeni de buydu. Kızlar tarikata girince, eskisi gibi seksi giyinmeleri mümkün olmuyordu. Oysa erkekler için kurallar çok daha esnekti, onlar yeni aday bulmayı sürdürebiliyordu.”</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">Tarikatın iç yapısı: Cinsel istismar, ruhsal kölelik ve garip bir İslam yorumu</span></strong></p>
<p>Bu yıllarda, grup içindeki sosyal örgütlenme giderek katı bir hiyerarşiye döner ve böylesi tarikatlarda sıkça rastlandığı gibi, cinsel ilişkiler sıkı biçimde denetlenirken, sözde Mesih başkalarına tanınmayan cinsel haklardan yararlanır. Oktar’ın bütün kadın müritlerini kendi malı olarak gördüğünü biliyoruz. Uzun bir müritlik döneminden sonra, tarikatten ayrılan Berk bu değişik rolleri şöyle anlatıyor: “Bir tarafta bacılar ve cariyeler vardı, diğer tarafta da kardeşler, yani erkekler. Kardeşlerin cariyelerle evlenmesine izin verilirdi, ama bacıların hepsi Adnan Hoca’nın malıydı.” Kuşkusuz, sözü edilen evlilikler yasal anlamda geçerli olmasa da, cemaatın kendi anlayışına göre meşrudur. Scientology tarikatında olduğu gibi, disiplin küçük düşürme, atılma tehdidi ve fiziksel şiddetle sağlanır. Berk, Oktar’ın bacıları dövdüğünü bizzat bildiğini dile getiriyor.</p>
<p>Oktar giyimde, davranışta ve hatta ev döşemede aynılığı zorunlu kılar. “Herkes aynı olmak zorundadır,” diyor Berk. “Saç kesimi, ayakkabılar, ceketler. Versace ya da Gucci gibi en pahalı markaları giymeli ve herşey tamamen onun isteklerine uygun olmalı. Müşterek evlerimiz bile onun zevkine göre döşenmeliydi. Ağır antikalar, altın yaldızlar, koyu renk ahşap mobilyalar.” Müşterek evlere yerleştirilen video kameraları Oktar’a hem müritlerini, hem de tarikat çevresindekileri denetleme imkânı verir. Son dasaının iddianamesinde açıkça belirtildiği gibi, genç kızlar cemaate alınma vaadiyle seks partilerine davet edilir, daha sonra cemaatin mali ve siyasal çıkarları için dayandığı etkili ve yetkili kişilerle ilişkiye zorlanır. Böylesi ilişkiler kaydedilir ve söz konusu kişileri cemaat yararına çalışmaya razı etmek için şantaj malzemesi olarak kullanılır. Duruşmalarda tanık olarak ifade veren Tuğçe Doras ve Seçkin Piriler adlı mankenler tarikat üyelerince nasıl “seks kölesi” olarak kullanıldıklarını, Oktar ve müritlerince oral seks ve benzeri ilişkilere nasıl zorlandıklarını ayrıntılarıyla anlatır. Bu anlatımlar, Türk medyasında da zikredilmiştir.</p>
<p>Kuralları ne denli tuhaf olursa olsun, Oktar yapılanlara Kuran ve İslam referanslarıyla meşru bir görüntü vermeyi başarır. Cariyeliği haklı göstermek için herhalde Osmanlı haremlerine örnek alır, gençlerin aileleriyle bağlarını koparmaları için Kuran’dan ayetler öne sürer. Oktar’a karşı açılan bazı davalara katılan bir hukukçunun sözleriyle, “Oktar’a göre, anne baba sevgisi Allah’a şirk koşmaktır. Anne ve baba çocukları yetiştimekle yükümlüdür. Çocuk yetişkinliğe erince, görevleri sona erer. Eğer anne ve baba da tarikata katılırsa, o zaman mürit muamelesi görürler. Eğer ‘kâfir’ kalırlarsa, o zaman düşman sayılırlar.” Oysa din bilginlerine göre bu tür bir yorumun, anne baba sevgisine düşmalığının İslamiyet’in esaslarıyla bağdaştırılması mümkün değildir.</p>
<p>Müritler aileleriyle olan ilişkilerini keserken, cemaat ailelerin mali ve sosyal imkânlarından yararlanmayı sürdürür. İddianame, müritlerin anne babalarının banka hesaplarını yağmalamaları ve varlıklarını satmaları için nasıl yönlendirildiğini göstermektedir.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">Refah’ın açtığı kapı: Türkiye siyasetinde Adnan Hocacılar</span></strong></p>
<p>1994 yerel seçimleri Oktar’a beklemediği bir fırsat sunar. Günümüzdeki iktidar partisi AKP’nin selefi İslamcı Refah Partisi İstanbul ve Ankara’da belediye seçimlerini kazanır. Ne var ki İslamcı başkanlar (günümüzün başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da o dönemde İstanbul’a belediye başkanı olarak seçilmiştir) etkin yönetim için gerekli deneyimden, sosyal ve ekonomik ilişki ağından yoksundur ve bu nedenle hem maddi imkânları geniş, hem de mütedeyyin bir Müslüman kimliğine sahip müttefiklere gerek duyarlar. Oktar kolay kolay rastlanmayacak bu fırsatı kaçırmamak istemez ve gerekli imaj yenilemesi yapar.</p>
<p>Adnan Oktar’ı eleştiren ve bu yüzden onlarca hakaret davasıyla uğraşmak zorunda kalan köşe yazarı ve gazete editörü Fatih Altaylı, bu durumu Oktar’ın gücünü pekiştirdiği an olarak değerlendirir: “Oktar’ın çevresindeki birçok şirket 1995 ve 1996 yıllarında, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Refah Partisi elindeki belediyelerle büyük iş anlaşmaları yapar. Grubun toplantılarından birini basan polis, Refah hükümetinin bakanlarından olup, Türkiye’de siyasal İslam’ın başlıca ideologlarından Oğuzhan Asiltürk’ü tutuklar. Gerçekten de tarikat ekonomik gücünü bu yıllarda pekiştirdi, müritlerinden bazıları Dubai’de bile şirketler kurdu.” Kimileri de Türk yatırımcıların izinden Orta Asya’ya gidip, anne ve babalarından zorla aldıkları paralarla işler kurar, kârları Adnan Oktar’a akıtır.</p>
<p>Bir başka askeri müdahale, 1997’de gerçekleştirilen 28 Şubat darbesi, Erbakan hükümetini istifaya zorlar ve Refah Partisinin kapanmasına neden olur. Oktar siyasal nüfuzunu yitirir. Refah dönemindeki sıcak teveccühü AKP hükümeti döneminde göremese de, Adnan Oktar yeniden sahneye çıkmakta gecikmeyecektir.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">Yaratılış Atlasından medeniyetler diyaloğuna</span></strong></p>
<p>Oktar’ın 1990’da kurduğu Bilim ve Araştırma Vakfı 1998 yılında kapsamlı bir Darwinizm karşıtı kampanya başlatır. Türkiye’de Evrim Kandırmacası ve Yaratılış Atlası’nın on binlerce nüshasını dağıtarak Müslüman yaratılışçılığının sözcüsü olmasının yolunu açar.</p>
<p>Ne var ki, bu iki kitabın, ve hatta yazdığını iddia ettiği 150 kitabın gerçekten Oktar tarafından kaleme alınmış olduğu son derece kuşkuludur. O dönemlerde Oktar’ın yakın çevresinde bulunan Berk bu konuyu şöyle aydınlatıyor: “Kitapların yazılmasıyla görevlendirilmiş bir mürit grubu vardır. Bunlar yazacakları her kitap için, başta Amerika Birleşik Devletler olmak üzere yaratılışçı Hıristiyan yazarlarca yayınlanmış birkaç kilit kaynak edinir, sonra da kendi yaratılış yaklaşımlarına uygun bölüm ve paragrafları bire bir kopyalar. Ardından fotoğrafları ekleyip, aralara Kuran’dan ayet, bir kaç tane de yorum eklerler. Bu fikirlerden hiçbiri Oktar’ın kendi fikri değildir.”</p>
<p>11 Eylül saldırısıyla dünya ciddi bir bunalıma girer. Ancak Adnan Hoca, krizden doğan fırsatı hemen sezer ve şiddetli Yahudi düşmanlığını bir kenara bırakarak, Amerika’nın gözüne girmeyi dener: “İslamiyet terörü lanetliyor” adlı makalesi tam da bu amaca hizmet eder. Hatta eski ABD Senatörü Steve Symms ve yedi temsilcinin övgüsünü bile alır: “Türkiye’nin genç nüfusuna yönelik başlıca iyilik kaynağı” olarak tanıtılan Oktar “demokrasiye, ulusal ve ahlâkî değerleri korumaya, hukuku saymaya kararlılığı” nedeniyle de anılır.</p>
<p>Oktar o günden beri dinler arası diyaloğun keskin bir destekleyicisi olur, Faşizm, Yahudi Düşmanlığı ve Soykırımından da sorumlu tuttuğu Darwinizmin yıkıcı etkisine karşı her inançtan insanı bir araya getirmeye çalışır. Ayrıca, Türkiye’nin önderliğinde bütün İslam dünyasına barış getirecek bir “Türk-İslam Birliği”nden bahsetmeye başlar.</p>
<p>Oktar’ın ideolojik ve siyasal görüşlerindeki karışıklık gerçekten de bir inancı bulunmadığı, müritlerin önerdikleri yolu izleyerek ününü arttıracak konulara saldıran bir oportünist olduğu iddiasını doğrular gibidir. Eski bir müridinin bana aktardığı gibi, “Herkes için bir şeyler vardı: Atatürk, namaz, yaratılış ve gerekirse, kokain.”</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">Sonun başlangıcı mı?</span></strong></p>
<p>Ancak bütün bunlar bizi yanıltmasın. Adnan Hoca artık eski gücünü yitirmektedir. Lideri yakında büyük olasılıkla hapse düşecek bir tarikat ne kadar dayanabilir?</p>
<p>Doğru, Bilim ve Araştırma Vakfıyla müritleri binlerce dava açmıştır. Bunlardan üç yüzünde davalı Oktar aleyhinde konuştuktan sonra, sahte çıplak fotoğrafları basına dağıtılan eski manken Ebru Şimşek’tir. Oktar’ın müritleri grupla yakın ilişkiye girmiş herkesi zor durumda bırakacak binlerce video çekimi yapmıştır. Savcıları, yargıçları ve avukatları korkutmak için sonu gelmez şikâyet dilekçeleri, fakslanmış ihbarlar, karşıtlarını lekelemek için İslamcı medyada hakaret dolu ilanlar yayımlamışlardır. Özellikle İnternet faaliyetlerinde çok başarılı olmuş, düşmanlarını küçük düşürmek için sayısız web sitesi kurmuşlardır, bir yandan da onları eleştiren siteleri susturmak için Türk mahkemelerini yanıltmışlardır: Dawkins’in web sitesi kapattırdıkları onlarca siteden sadece biridir. “Birkaç yüz kişi olabilirler,” diyor bir avukat bana, “ama verdikleri zararın haddi hesabı yok. Müritlerin ailelerine, yargı sistemine ve Türk siyasetine verdikleri zarar korkutucu.”</p>
<p>Bütün bu saldırılara ve yargı sistemdeki bazı zaaflara rağmen, Adnan Oktar grubunun kurbanlarını savunan yürekli avukatlar, müvekillerine karşı açılan bütün davaları kazandılar. Raporlara göre, cemaatin ortaklıkları son zamanda ciddi bir başarısızlıkla karşı karşıyalar. Oktar’ın maddi imkânlarında belirli bir daralma söz konusudur.</p>
<p>Ancak grubun batışını hızlandıran daha derin, daha yapısal nedenler de vardır. Seksenli yılların sonunda, cemaat bir kaç bebek doğurmuştur. Bundan sonradır ki (babalarının Oktar olup olmadığı açık değildir), Oktar hamileliğe yol açacak cinsel ilişkileri yasaklamış ve müritlerinin cinsel hayatını oral ve anal ilişkiyle sınırlandırmıştır. O günden beri, yeni bebek de doğmamıştır. Söylentiler Oktar’ın yeni mürit kaynağının da aynı hızla kuruduğu yönündedir.</p>
<p>Peki, bütün bu delilikten geriye kalan nedir? Şevki kırılmış, kişilikleri zedelenmiş bireylerden oluşan içine kapanık bir cemaat. Bütün eski müritler gibi karalama kampanyalarına maruz bırakılmış Berk, bu kırılma durumunu açıklarken herşeye rağmen eski yoldaşlarına anlayış gösteriyor: “Bu insanlar, sahip oldukları her şeyi elden çıkardılar, bunu anlamak gerek. Anne babalarına ait olanları, evleri, arabaları sattılar. Ellerinde hiçbir şey kalmadı. Çoğu mürit bugün otuzlarının sonunda, kırkların başında. Ailelerini ve arkadaşlarını yitirdiler, insanlarla ilişki kurma yeteneklerini kaybettiler. Bildikleri tek şey, Adnan’ın İslam’ı çarpıtan sapkın düşüncelerini yaymak.”</p>
<p>Bu yalnızlığa gruptan birkaç yıl önce ayrılan Dilek de değiniyor; Kendisi tarikatın kontrolünden kurtulmuş olsada, iki kız kardeşi artık bir daha ayrılmamak üzere Adnan Hoca’nın eline düşmüş. “Kardeşlerim bizi yılda bir, ya da iki kere ziyarete gelir ancak, görüşmeler erkek müritlerin denetiminde yapılır.” Ama artık insanca ilişkiler son bulmuştur. “Sanki Zombi gibi, bakıyorsun, içeride kimse yok.”</p>
<p>Türkiye’nin yerel televizyon ve radyo kanallarında düzenli olarak söyleşi veren ve şeklen iyi bir Müslüman gibi görünen Adnan Oktar Türkiye’de bazı çevrelerde ünlü ve itibarlı kişi muamelesi görüyor. Buna karşın Yargıtay’ın yakında Adnan Oktar’ın mahkumiyetini onaması bekleniyor.</p>
<p>Edip Yüksel’in dediği gibi, Oktar insanları manipüle etmekte usta, “kurnaz bir şarlatan” olabilir, ancak bu özellikler Adnan Hoca’nın yükselişini ve nüfuzunu açıklamaya yetmez. Oktar bizim kendi hastalığımızın belirtisidir. George W. Bush’un “Terörle Savaş”ı Oktar’ı İslamcı köktendinciliğinin karşısında güvenilir ve ılımlı bir alternatif gibi gösterdi; inanç konularındaki çekingenliğimiz ve bilgisizliğimiz yüzünden onu Müslüman yaratılışcılığın temsilcisi ve “dinler arası diyalogun” önemli bir aktörü sandık. Üstelik, kafası karışık, batı ülkelerinde kendini dışlanmış his eden birçok Müslüman Oktar’ı bir bilim adamı gibi, ve Islami bir bilim anlayışının temsilcisi olarak görmüştür</p>
<p>Oysa, bilimin Müslüman, Hristiyanı yoktur. Oktar, yükselen dinî duygulardan ustalıkla yararlanarak hepimizi kandıran, insanlara içten içten nefret besleyen, sapkın arzularını dini kötüye kullanarak gerçekleştirmeye çalışmış bir sahtekardır. Sahte zamanların sahte peygamberidir.</p>
<p><strong>Halil Arda</strong><br />
<a href="http://newhumanist.org.uk/2177/seks-sinek-ve-videokasetleri-harun-yahyanın-gizli-hayatı">http://newhumanist.org.uk/2177/seks-sinek-ve-videokasetleri-harun-yahyanın-gizli-hayatı</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Harun Yahya Masonik Propagandaya Hizmet Ediyor - 2]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/20/harun-yahya-masonik-propagandaya-hizmet-ediyor-2/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 16:59:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/20/harun-yahya-masonik-propagandaya-hizmet-ediyor-2/</guid>
<description><![CDATA[MASONLARIN ETKİSİNDE KALAN BAZI EVANJELİKLER, DECCALİN KİRLİ OYUNUNA GELMEMELİDİRLER başlığı altında]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://us1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/18946/MASONLARIN_ETKISINDE_KALAN_BAZI_EVANJELIKLER,_DECCALIN_KIRLI_OYUNUNA_GELMEMELIDIRLER" target="_blank">MASONLARIN ETKİSİNDE KALAN BAZI EVANJELİKLER, DECCALİN KİRLİ OYUNUNA GELMEMELİDİRLER</a> başlığı altında yayınlanan makaleyi kim yada kimler hazırlamıştır. Harun Yahya Masonları deşifre ettiğini belirtmesine karşın senelerdir onların Propagandasını yapmaktadır. Hem yazılarında, kitaplarında ve röportajlarında&#8230;<!--more--></p>
<p>Yukarıdaki makalede yazılanların büyük çoğunluğu gerçeği yansıtmadığı gibi birçok konuda manipülasyon yapmaktadır. Dikkat ettiğim husus Emperyalizm veya Kapitalizm kelimesinden tek satır bahsetmemesidir. Komünizm biteli kaç sene oldu, komünist mi kaldı Harun yahya. Toplumu neden ve niçin kandırmaktasın daha ötesi Emperyalizm gibi bir ahtapot hakkında bilgilendirici makaleler niçin yazmıyorsun. Belirttiğin hususlar bundan seneler önce yaşandı ve bitti. Artık günümüze bir gelebilsen Harun Yahya çok sevineceğim.</p>
<p>Harun Yahya&#8217;nın sitesindeki Masonik bir sembolden (ışığın çocukları) bahsetmiştim. Bu konuda nedense kimse birşey yazmıyor.</p>
<p>Bir başka husus ise Masonların ekonomiyi kontrol ettiği palavrasıdır. Ülkemizdeki Masonlar YOLSUZLUKTAN dolayı birbirlerine dava açmakta ve mahkemeye vermektedirler. Bu masonluk müessesinde belki ilk kez olan birşeydir. Tüzüklerinde kendi aralarındaki sorunları mutlak surette MASON YARGI ORGANLARINDA halledilmesi hususunda maddelerin yazılmasına rağmen <span style="color:#ff0000;"><strong>TRİLYONLUK YOLSUZLUK </strong></span>olayı Masonları canından bezdirmiş olacakki kendi tabirleriyle Harici Dünyadaki bir mahkemede kozlarını paylaşmaktadırlar. Üstelik Üstadı Muhterem dedikleri kişilerin mahkeme koridorlarında birbirlerine girdiği bir ortamda Harun Yahya&#8217;nın bu olayı görmeyipte mahkeme zamanında kaleme aldığı &#8220;Ekonomi Masonların kontrolünde&#8221; palavrasını sitesine koyması çok manidardır.</p>
<p>Bunlar olayı takip edemeyen kişiler için oltaya takılma yöntemleri veya belli kesimleri elinden kaçırmamak için yapılan provakatif hareketlerdir. İşin iç yüzüne göstermeyip saçma sapan makaleler yazarak gelişen olaylardan çok farklı fikriyatın oluşması için yapılan reklam kokan hareketlerdir.</p>
<p>Masonların ayininde ısrarla müteakip yazılarında Şeytana Tapan olarak bahsetmesi tamamen kandırmacadır. Bu hususta samimi olmayıp, birçok kimseyi kandırmaktadır. Yazılarındaki mübalağa kasıtlı olarak yapılmaktadır.</p>
<p>Aksiyon Dergisinde yayınlanan 22. Derece Ritüeli haberi veya Gazetelerde boy boy yansıyan <span style="color:#ff0000;"><strong>YOLSUZLUK DAVASINDAN</strong> </span>tek kelime bile bahsetmemesi Harun Yahya&#8217;nın tamamen Masonların kontrolünde olduğuna dair delillerdir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[La vie secrète de Harun Yahya]]></title>
<link>http://libresansdieu.wordpress.com/2009/11/18/la-vie-secrete-de-harun-yahya/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:34:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>libresansdieu</dc:creator>
<guid>http://libresansdieu.wordpress.com/2009/11/18/la-vie-secrete-de-harun-yahya/</guid>
<description><![CDATA[Dans le New Humanist du mois d&#8217;Octobre 2009, un article sur Adnan Oktar (alias Harun Yahya) fa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Dans le <em>New Humanist</em> du mois d&#8217;Octobre 2009, <a href="http://newhumanist.org.uk/2131/sex-flies-and-videotape-the-secret-lives-of-harun-yahya">un article sur Adnan Oktar </a>(alias Harun Yahya) fait quelques révélations étonnantes. Il semble que cet Adnan Oktar est plus un gourou de secte qu&#8217;un créationniste:</p>
<ul>
<li>Harun Yahya rejette toute tradition herméneutique au sujet du Coran. Seuls les mots du Coran comptes. Il rejette donc l&#8217;ensemble des Hadiths.</li>
<li>Harun Yahya croit être le Mehdi (messie, dans l&#8217;interprétation sunnite du Coran).</li>
<li>Harun Yahya entretient un nombre de jeunes filles, qui sont ses esclaves sexuelles et (non-officiellement) ses épouses. Il les prostitue auprès de figures influentes afin d&#8217;amasser pouvoir et argent.</li>
<li>Les disciples de Yahya, idéalement de beaux et jeunes turcs, doivent s&#8217;habiller en Versace et Gucci sous peine de sanctions. Leur ameublement doit être soigneusement choisi. Les pratiques sexuelles sont strictement réglementées: seuls les relations anales et orales sont permises afin d&#8217;éviter la procréation.</li>
<li>Oktar souhaite un nouvel empire Ottoman, unifiant le monde musulman sous la bannière de la Turquie.</li>
<li>Oktar est un opportuniste. Si la meilleure manière d&#8217;augmenter son prestige est de se montrer comme une créationniste, c&#8217;est ce qu&#8217;il fera. S&#8217;il faut jouer la carte de l&#8217;anti-sémisme, du conspirationnisme, ou encore de l&#8217;Islam modéré et laïciste, c&#8217;est ce qu&#8217;il fera.</li>
</ul>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[L'Atlas de la création... un guide de chasse et pêche? ]]></title>
<link>http://libresansdieu.wordpress.com/2009/11/13/latlas-de-la-creation-un-guide-de-chasse-et-peche/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 13:30:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>libresansdieu</dc:creator>
<guid>http://libresansdieu.wordpress.com/2009/11/13/latlas-de-la-creation-un-guide-de-chasse-et-peche/</guid>
<description><![CDATA[L&#8217;ouvrage du créationniste musulman Adnan Oktar présente de nombreux clichés d&#8217;insectes ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>L&#8217;ouvrage du créationniste musulman Adnan Oktar présente de nombreux clichés d&#8217;insectes et de fossiles, affirmant à chaque fois que si la bestiole existe encore dans sa forme originelle alors l&#8217;évolution ne peut exister.  Certains clichés sont en réalité des faux, et proviennent d&#8217;un site qui vend des appâts pour la pêche, ainsi que des insectes postiches pour la photo et le cinéma.</p>
<p>Sur une photo, les auteurs de l&#8217;Atlas ont oublié de dissimuler l&#8217;hameçon de l&#8217;appât:  Détail de la page 244, l&#8217;Atlas de la Création (1ère édition).</p>
<p><img src="http://www.libresansdieu.org/uploads/Wiki/atlas242petit.jpg" alt="" /></p>
<p>L&#8217;artisan ayant créé ces insectes n&#8217;est pas Allah, mais un américain du nom de Graham Owen. Monsieur Owen a créé une page où il montre côte à côte ses appats à pèche et les pages de l&#8217;Atlas de la création.</p>
<p>Voir la première édition de l&#8217;Atlas de la création, pages 241 et 244 pour les clichés plagiés et frauduleusement présentés. L&#8217;organisation de Harun Yahya s&#8217;est hélas empressée de retirer les clichés des éditions subséquentes, privant les futurs lecteurs d&#8217;un gag considérablement absurde.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bagaimana kita mengenali Yesus / Isa a.s?]]></title>
<link>http://hikmatun.wordpress.com/2009/11/13/bagaimana-kita-mengenali-yesus-isa-a-s/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 07:51:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ahmad Nizam</dc:creator>
<guid>http://hikmatun.wordpress.com/2009/11/13/bagaimana-kita-mengenali-yesus-isa-a-s/</guid>
<description><![CDATA[Oleh : Adnan Oktar @ Harun Yahya Siapakah yang Akan Dapat Mengenali Yesus (as)? Pada bab-bab terdahu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Oleh : Adnan Oktar @ Harun Yahya Siapakah yang Akan Dapat Mengenali Yesus (as)? Pada bab-bab terdahu]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yesus akan kembali ke Bumi sebagai hakim yang adil]]></title>
<link>http://hikmatun.wordpress.com/2009/11/13/yesus-akan-kembali-ke-bumi-sebagai-hakim-yang-adil/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 06:44:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ahmad Nizam</dc:creator>
<guid>http://hikmatun.wordpress.com/2009/11/13/yesus-akan-kembali-ke-bumi-sebagai-hakim-yang-adil/</guid>
<description><![CDATA[Oleh : Adnan Oktar @ Harun Yahya Yesus / Isa a.s masih tidak mati Satu kajian ayat-ayat tentang Yesu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Oleh : Adnan Oktar @ Harun Yahya Yesus / Isa a.s masih tidak mati Satu kajian ayat-ayat tentang Yesu]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arada Fark Var mı ?]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/09/arada-fark-var-mi/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 20:25:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/09/arada-fark-var-mi/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; Yukarıdaki 2 fotoğraf arasında bir fark Görünüyor mu ?]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-301" title="www.harunyahya.org" src="http://masonlar.wordpress.com/files/2009/11/www-harunyahya-org.jpg" alt="www.harunyahya.org" width="450" height="52" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-302" title="internet lodge" src="http://masonlar.wordpress.com/files/2009/11/internet-lodge.jpg" alt="internet lodge" width="450" height="44" /></p>
<p>&#160;</p>
<p>Yukarıdaki 2 fotoğraf arasında bir fark Görünüyor mu ?</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Masonların İnternet Sitesinde Harun Yahya]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/04/masonlarin-internet-sitesinde-harun-yahya/</link>
<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 20:37:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/04/masonlarin-internet-sitesinde-harun-yahya/</guid>
<description><![CDATA[Masonların kendi sitelerinde Adnan Oktar (Harun Yahya) hakkında ne düşünüyorlar. İşte cevabı&#8230; ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Masonların kendi sitelerinde Adnan Oktar (Harun Yahya) hakkında ne düşünüyorlar. İşte cevabı&#8230;<!--more--></p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=282.0">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=282.0</a> adresinde 33. Derece&#8217;den Mason Üstadıyla bir gazetenin yapmış olduğu röportaj var. İlgili röportajın bir kısmında Mason Üstadı soruya şöyle cevap veriyor;</p>
<p><em>Size en büyük eleştiri Adnan (Oktar) Hoca&#8217;dan geliyor.<br />
ARPAÇ: Bu tür sataşmalar ilk değil. Dünya yüzünde bu tür sataşmalar 300 yıldır sürüyor. Adnan Hoca&#8217;nın kendine göre görüşü olabilir. Masonluğun bir iyi yanı da, her insanın ayrı bir görüşü olabileceğini kabul etmesidir. <span style="text-decoration:underline;">Adnan Hoca&#8217;nın görüşleri bizi rahatsız etmiyor, çünkü biz gittiğimiz yoldan eminiz.</span></em></p>
<p>Harun Yahya&#8217;nın Masonlarla ilgili yazdığı yazılar, kitaplar ve söyleşileri masonlarda en ufak bir rahatsızlığa bile neden olmuyor. Belge ve Bilgisini ortaya koyan kişiler her nedense pek konuşulmazken sözde mason karşıtı olduğunu belirten Harun Yahya birçok kitap yazması birilerini rahatsız etmesinden öte hoşlarına gidiyor olabilir.</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31941#msg31941">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31941#msg31941</a>  adresinde &#8220;Mason&#8221; isimli site sahibinin açmış olduğu bir başlığa gelen cevap;</p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Adnan Oktar ın adamları içerisinde de bir çok MASON var</span>&#8230;işte bu sebepten dolayı bu videonun buraya koyuluş sebebini anlamıyorum&#8230;</p>
<p>Yazıya gelen cevaplar;</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31953#msg31953">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31953#msg31953</a></p>
<p>Bu iddianin ispatina dair bize sunabileceginiz somut bir seyler var midir? Yoksa bahsini ettiginiz 111 ler mi?</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31961#msg31961">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31961#msg31961</a></p>
<p>mümkünse orası bende kalsın&#8230;<br />
sn Mason belki konuya vakıftır&#8230;.değilse de size söyleyebileceğm vakıftan bazılarına ulaşmanız gerektiğidir ki sorsanız söylerler ..</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31962#msg31962">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31962#msg31962</a></p>
<p>Harun Yahya&#8217;nin adamlarindan MASON olma ihtimalinin olacagini hic dusunemiyorum. Kaldiki bu hem cok ciddi bir suclamadir hem de H.K.E.M.B.L &#8216;ye hakarettir. Matematiksel dusunursek, sayet sizin iddianiz dogru ise, ya o adamlarini huzurundan kovacaktir veyahut o adamlar MASON mus gibi yapip MASONLUGA TEKRIS edilmis ajanlardir ki Masonlar bunu farkedemeyecek kadar degillerdir herhalde. Belki sizin dediginiz olsa olsa GAYR-I MUNTAZAM MASON lar.</p>
<p>Ki bir suredir bu sitede olup ta halen daha gayr-i muntazamin H.K.E.M.B.L tarafindan Mason olarak kabul edilmedigini ogrenemediyseniz pes dogrusu..!</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31970#msg31970">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31970#msg31970</a></p>
<p>Bu konuları açanların hiçbirisi mason değil,sitede adnan oktar aleyhine konu açan bir mason yok!</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31971#msg31971">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4272.msg31971#msg31971</a></p>
<p>bilmeyerek de olsa sarfettiğiniz kelimeler anlamlı&#8230;!!</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>Adnan Oktar hakkında Masonların açtığı bir başlığa gelen ilginç cevaplar;</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.0">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.0</a></p>
<p>Bu iddia H.K.E.M.B.L&#8217;e cok buyuk bir hakarettir ve bu siteden ogrendigimiz kadariyla MUNTAZAM MASONLUK&#8217; boyle bir seyi kaldirmaz. Oyleyse geriye bir ihtimal kaliyor ki bu iddia sahibi bir mufteridir. Ki kendisinin Luckyeye&#8217;in seveni oldugunu dusunursek bu iddiaya pardon iftriya bir bakima hic sasirmiyorum. Ama uyelerimizin zihinlerinde olasi bir karisikliga mani olmak icin Sn Mason&#8217;u bu iftirayi en azindan reddiyeye davet ediyorum..</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.msg31983#msg31983">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.msg31983#msg31983</a></p>
<p>Adnan Oktar&#8217;in kendisi de mason olabilir gerçi ona sorsanız mehdi olmayı ister ama boş hayallere pek taviz yok dünya hayatında,adam güya dünyanın en büyük gizli yapılanmalarını deşifre ediyor ne hikmetse başına hiçbir iş gelmeden mutlu huzurlu konforlu şekilde deniz manzarasına karşı kurulmuş koltuklarda yatlarda katlarda yaşayıp gidiyor bak mesela bin ladin adam 7 milyar dolar parayla dağlarda böceklerin içinde yaşıyor neden çünkü sistemi cidden rahatsız eden birisi.Ben adnan oktar gibilerin antimason olduğuna falan inanmıyorum bunlar göbeği yağlı konforlu hayattan başka şey düşünmeyen para babaları gerisi hikaye</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.msg32017#msg32017">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.msg32017#msg32017</a></p>
<p>sn Kırlangıç başta olmak üzere diğer ilgili arkadaşlara;<br />
sn . Mason un açmış olduğu MASONLUK, SEYTANDAN BILGI VE TALIMAT ALAN BIR ORGUTLENMEDIR konu başlığına yapmış olduğum yoruma sn. Kırlangıcın içindeki şüphe eklenince sn. Kırlangıç da böyle bir başlık açma ihtiyacı hissetti..<br />
ama bakıyorum da konuya hakim olması beklenen sn Mason harici diğer arkadaşların büyük bir ilgisi var&#8230;.<br />
sn . Mason forumun raitingini artırmak için mi sessiz kalıyo, yoksa konuşmak mı istemiyor? en doğru olan bunu kendinin cevaplaması ..</p>
<p>ben Adnan Oktar ın adamları içinde Masonlar var demekle ne Masonluğa hakaret etmeye çalıştım(nasıl bir hakaret oluyor onu da sn. Kırlangıc a sormak gerek) nede asılsız bir iddayı savunuyorum..</p>
<p>bizzat Adnan Oktar ın sağ kolu diyebileceğim bir BAV cıdan duydularımı aktardım&#8230;<br />
kimmiş bu BAV cı diyecek olursanız bu konunun insiyatifimde kalmasını düşünüyorum&#8230;<br />
32. 33. derece Masonlarınız var, herhalde biliyorlardır kim olduğunu</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.msg32025#msg32025">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.msg32025#msg32025</a></p>
<p>inanmıyorum cünkü yapılan bazı yanlış işler hep gayri muntazamların üzerine yıkılıyor..<br />
örneğin ; 1997 yılındaki kamera görüntüleri madem Masonlara ait değil(bilmiyorum kime ait), o halde bu görüntüleri kullanan Adnan Oktar niye şu an iftira karalama suçundan hapiste değil?<br />
Elini kolunu sallaya sallaya boğazda yatlarda , villalarda ?</p>
<p><a href="http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.msg32031#msg32031">http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=4286.msg32031#msg32031</a></p>
<p>ben zaten görüntülerin Masonlara ait olduğunu söylemedim sn Mystic<br />
ama bu görüntüleri kullanan hatta bir yerel tv ye verdiği roportajında kim çektiyse iyi yapmış deyip gülen Adnan Oktar ın yargılanmamasının garipliği var ortada<br />
sizce niye bu kadar rahat olabiliyo Adnan Oktar ?<br />
yoksa birilerinin Masonluğa saldırması! Masonların işine mi geliyor ?</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>İşte size Masonların kendi açtıkları sitede Adnan Oktar (Harun Yahya) hakkındaki fikirlerini adresleri ve yazılarıyla birlikte buraya aldım. Adnan Oktar&#8217;ın çevresindeki Masonlar kimlerdir? Hem Mason karşıtı olup hemde en yakınınızda Masonların olması ne anlama gelmektedir.</p>
<p>Masonluk konusunda sözde değil özde araştırmacılar gereklidir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Harun Yahya'ya Masonluk Soruları]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/04/harun-yahyaya-masonluk-sorulari/</link>
<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 02:03:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/04/harun-yahyaya-masonluk-sorulari/</guid>
<description><![CDATA[Adnan Oktar&#8217;ın Masonlar Hakkında Yazdıkları ; http://masonlar.wordpress.com/2009/06/12/adnan-o]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><span style="color:#ff0000;">Adnan Oktar&#8217;ın Masonlar Hakkında Yazdıkları ;<br />
</span></strong><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/06/12/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-1-bolum">http://masonlar.wordpress.com/2009/06/12/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-1-bolum</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/06/13/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-2-bolum">http://masonlar.wordpress.com/2009/06/13/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-2-bolum</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/10/16/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-4-bolum">http://masonlar.wordpress.com/2009/10/16/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-4-bolum</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/09/27/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-3-bolum">http://masonlar.wordpress.com/2009/09/27/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-3-bolum</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/09/26/mehdi-deccal-masonluk-com-hakkinda">http://masonlar.wordpress.com/2009/09/26/mehdi-deccal-masonluk-com-hakkinda</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/06/15/masonluknedir-com-hakkinda">http://masonlar.wordpress.com/2009/06/15/masonluknedir-com-hakkinda</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/11/03/harun-yahya-masonik-propagandaya-hizmet-ediyor">http://masonlar.wordpress.com/2009/11/03/harun-yahya-masonik-propagandaya-hizmet-ediyor</a></p>
<p>Harun Yahya&#8217;ya (Süleyman Yahya) Masonluk konusunda Sorularım&#8230;<!--more--></p>
<h4>1) Masonları deşifre ettiğinizi söylemenize karşın sayılarında gözle görülür bir şekilde azalma görülmemektedir. Son yıllarda Yolsuzluk olaylarından dolayı sayılarında bir durgunluk yaşanmaktadır. Buna mukabil belli bir miktarda azaldığı söylenir. 10 senedir (belki daha fazla) Mason karşıtı olduğunuzu belirtmenize rağmen Sayıları neden artmaktadır ?</h4>
<p>2) TV konuşmalarınızda Masonlarla fikri mücadelenin yapılmasından yanayım demektesiniz. Yayınlarınızda her nedense Mason Locaları Kapanmalıdır gibi kampanya veya yazı bulunmamaktadır. Neden ? Mustafa Kemal&#8217;in Mason Localarını kapattırdığı gibi siz neden bu yolu değilde fikri mücadeleyi takip etmektesiniz.</p>
<p>3) Yayınlarınızda neden Mason Ritüellerini açıklamıyorsunuz ?</p>
<p>4) Yayınlarınızda neden Mason Localarının Tüzüklerini açıklamıyorsunuz ?</p>
<p>5) Yayınlarınızda internette bile bir kısmının bulunduğu Mason Listesini neden yayınlamıyorsunuz ?</p>
<p>6) Haber sitesinde yaptığınız bir röportajda 33. Derece&#8217;den birçok samimi arkadaşınızın olduğunu belirttiniz. Hem Mason Karşıtı olup, hemde 33. Derece&#8217;den Masonlarla nasıl içiçe olabilmektesiniz ? Masonları eğer samimi ve somut belgelere dayanarak deşifre eden bir kişi üst Dereceli kişilerle nasıl görüşebilmektedir ? İngiltere&#8217;de Masonları araştıran bir yazarın başına nelerin geldiğini biliyormusunuz.</p>
<p>7) Yıllardır Mason karşıtı birtakım faaliyetler yapmanıza rağmen Masonlar neden size birtakım itiraflarda bulunmuyorlar. Bunca zamandır hiçbir Mason yaşadıklarını size anlatmadı mı ? Bir Mason&#8217;un itiraflarını niçin yayınlamıyorsunuz.</p>
<p>8 ) Masonluğun Gizli Tarihi adlı hazırladığınız belgeseli gerçekten Masonlara karşı olduğunuz için mi yoksa Masonlukla ilgili başka bir belgesel hazırlayan kişilere cevap niteliğinde mi yaptınız.</p>
<p>9) Yazılarınızda bolca alıntı yaptığınız yazıların genel olarak Gayrı Muntazam ilan edilen Özgür Masonlar Büyük Locasından kişilerin olması tesadüf mü?</p>
<p>10) Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar ile Yüksek Şura üyeleri ateist olmamalarına rağmen siz röportajlarınızda niçin Masonları ateist olarak belirtmektesiniz. Tepebaşındaki Özgür Masonlar Büyük Locasına üye olanların bir kısmı ateist olmasına karşın siz neden Masonların hepsini ateist olarak damgalıyorsunuz.</p>
<p>11) Yüksek Şura, HKEMBL ve ÖMBL arasındaki farkları kamuoyuna neden anlatmıyorsunuz ?</p>
<p>12) Ülkemizde uygulanan İskoç Riti hakkında toplumu neden bilgilendirmiyorsunuz ?</p>
<p>13) Masonların Gizli Tarihi adlı belgeselinizde Yüksek Şura hakkında neden detaylı bilgilendirme yapmıyorsunuz.</p>
<p>14) Masonların Yolsuzluklarını yayınlarınızda niçin irdelemiyor, bu konunun üzerine düşmüyorsunuz ?</p>
<p>15) Loca Üstadı olabilmek için arka planda Masonların birbirlerine karşı yaptıkları eylemleri kamuoyuyla neden paylaşmıyorsunuz.</p>
<p>16) Ülkemizde Masonlarla ilgili olaylarda kritik zamanlarda çıkardığınız kitapların aynı döneme denk gelmeleri tesadüf mü ?</p>
<p>17) Yayınlarınızda Kaya Paşakay olayını niçin irdelemiyorsunuz ?</p>
<p>18) HKEMBL&#8217;sının tanınması 1970&#8242;li yıllarda gerçekleşmesine karşın Topluma 100 yıllık bir kurummuş gibi manipülatif bir şekilde toplumu kandırmalarına neden engel olmuyorsunuz ?</p>
<p>19) Masonların açtığı internet sitesinde kendilerinin bahsettiği &#8220;Adnan Oktar&#8217;ın çevresinde birçok Mason var&#8221; söylemleri ne anlama gelmektedir. Harun Yahya&#8217;nın çevresinde birçok Mason varmıdır ? Varsa bunlar kimdir ve bu Mason karşıtı söylemler sözde mi kalmaktadır. Toplum kandırılmaktamıdır.</p>
<p>20)Adnan Oktar (Harun Yahya &#8211; Süleyman Yahya) Mason mudur? Masonsa hangi locaya üyedir ?</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Harun Yahya Masonik Propagandaya Hizmet Ediyor]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/03/harun-yahya-masonik-propagandaya-hizmet-ediyor/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 16:24:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/11/03/harun-yahya-masonik-propagandaya-hizmet-ediyor/</guid>
<description><![CDATA[Harun Yahya&#8217;nın sitesinde çıkan bir haber üzerine görüşlerimi belirtmek istiyorum. Özellikle M]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Harun Yahya&#8217;nın sitesinde çıkan bir haber üzerine görüşlerimi belirtmek istiyorum. Özellikle Mason konusuna ayrı bir önem gösteren Harun Yahya bu konuda mübalağlı bir dil kullanması insanı düşündürmektedir&#8230;<!--more--></p>
<p>Birkaç gün önce Habertürk Gazetesinde Masonların Yolsuzluk haberleri çıkmıştı. İzmir Vadisindeki bir binada tadilat ve dekorasyonda usulsüzlük olduğuna dair Müfettişler konunun üzerine gitmişlerdi. Şimdi durup dururken kimin yazdığıda belli olmayan bir yazı çıktı. Sanırsınızki Dünyada&#8217;ki tüm ekonomi Masonların tekelinde. Palavra ötesinde saçma bir yazıdır.</p>
<p><img style="display:block;width:400px;cursor:hand;height:261px;text-align:center;margin:0 auto 10px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-A7cXnkX-fk/Suroc38mLXI/AAAAAAAAArM/c6Zy8sdOOxE/s400/yolsuzluk+-+haberturk.JPG" border="0" alt="" /></p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p><a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/18382/DUNYADAKI_EKONOMIK_GUC_MASONLARIN_TEKELINDEDIR" target="_blank">DÜNYADAKİ EKONOMİK GÜÇ MASONLARIN TEKELİNDEDİR</a> başlığı altında yayınlanan bu yazı Masonlardaki Yolsuzluk, vurgun ve Gasp olaylarının üzerini örtmek adına Masonlar tarafından yazıldığını düşünüyorum. Ülkemizdeki Masonlar birbirlerinin paralarını çalmakta, ihaleleri kendi ekiplerine verdiği bir ortamda bu yazı ancak Masonların Propagandasına hizmet etmeye yarar. Harun Yahya senelerdir Masonları deşifre ettiğini belirtmesine karşın bu konuda bir arpa boyu yol alamadığını nedense kimse yazmıyor.</p>
<p>Harun Yahya internet sitelerinde ve Kitaplarında;</p>
<p>- Mason Listelerini neden yayınlamaz ?</p>
<p>- Mason Locası isimlerini neden deşifre etmiyor ?</p>
<p>- Hür ve Kabul Edilmiş Masonları, Özgür Masonlar Büyük Locası ve Yüksek Şura arasındaki farkı neden yazmaz ?</p>
<p>- 33. Dereceden Masonları bu kadar yakından nasıl tanıyabilir. Bu samimiyetin kaynağı nedir ?</p>
<p>- Yazılarında neden Masonlara gereksiz yere abartmakta ve güçlü gösterme taktiğini kullanmaktadır ?</p>
<p>- Yazılarında referans olarak Gayrı &#8211; Muntazam ilan edilen Fransız Localarının desteğindeki Özgür Masonlar Büyük Locası üyelerini neden kaynak gösterir ?</p>
<p>- Ülkemizde uygulanan İskoç Riti hakkında neden bilgi vermez ?</p>
<p>- Hahamlarla yapılan röportajlarda Süleyman Mabedini yapma teklifini niçin söylemektedir. Burada kimlere ne mesajlar yollamaktadır.</p>
<p>Bu konuda soruları çoğaltmak mümkündür. Harun Yahya&#8217;ya bu konudaki sorularımı ilerleyen günlerdede tekrarlayacağım. Masonları söylemlerinde gereksiz yere abartarak deşifre etmek dünyanın hiçbir yerinde görülmüş birşey değil. Geçenlerde sorduğum önemli soruyu birkez daha tekrarlamak istiyorum.</p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Harun Yahya &#8211; Süleyman yahya Mason mu ?</strong> </span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Harun Yahya (Mehdi) və şagirdləri]]></title>
<link>http://ateistadam.wordpress.com/2009/11/01/harun-yahya-mehdi-v%c9%99-sagirdl%c9%99ri/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 18:20:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ateist adam</dc:creator>
<guid>http://ateistadam.wordpress.com/2009/11/01/harun-yahya-mehdi-v%c9%99-sagirdl%c9%99ri/</guid>
<description><![CDATA[Harun Yahya həqiqətən də maraqlı fenomendir. Propoqanda, pulun qüvvəsini, və insanların saflığını bi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Harun Yahya həqiqətən də maraqlı fenomendir. Propoqanda, pulun qüvvəsini, və insanların saflığını bir arada görmək olar. Uzun yazmayacağam, keçək standart skeptikin verəcəyi suallara və o sualların cavablarına:</p>
<p><em>Harun Yahya kimdir?</em></p>
<p>Adnan Oktar deyilən bir adam və onun “team”inin “nickname”idir. Başçıları Adnan Oktardır.</p>
<p><em>Adnan Oktar kimdir bəs?</em></p>
<p><strong>Dəlidir</strong>. Zarafat eləmirəm. Paranoid şizofren diaqnozu qoyublar ona. Həm də bir dəfə də yox. Üstəlik çirkli pul üstündə araşdırılıb.</p>
<p>Deyirlər Təkamülü çürüdüb bu adam, o nə məsələdir?</p>
<p>Harun Yahyanın yazılarının elm dünyasında heç bir dəyəri yoxdur. Harun Yahya və ya Adnan Oktarın heç bir yazısı elm dünyası tərəfindən qəbul edilən sanballı jurnallarda, buraxılışlarda çıxmayıb. Yəqin bilirsiniz ki bir alimin yazısı qəbul görməsi üçün aidiyyatlı jurnalda dərc olunmalıdır.</p>
<p>Harun Yahyanın yazılarının çoxsu Amerikanın “creationist”lərinin publikasiyalarının tərcüməsidir. Onlardan götürüb dərc eləyir.</p>
<p>Əgər elmə nəsə xeyir vermək istəyirsə jurnallara məqalə göndərsin.</p>
<p>Bütün dünyaya pulsuz payladığı “Yaradılış Atlası” kitabından bir neçə epizod da çatdıraq, kitablarının elmi dəyəri anlaşılsın.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-69" title="harun-yahya-balik-zokasi" src="http://ateistadam.wordpress.com/files/2009/11/harun-yahya-balik-zokasi.jpg" alt="harun-yahya-balik-zokasi" width="276" height="155" /></p>
<p>Bu böcəyin şəklini qoyub, bir dənə də fosil şəkli qoyub, deyir ki Təkamülü çürütdüm. Şəkilə yaxşı baxmayıb, həmən <strong>böcək bir insan tərəfindən düzəldilən balıq yemidir (bait). Həmən böcəyin dalından çıxan dəmir qarmağı da görə bilərsiz.</strong> Həmən adamın düzəltdiyi bir hörümçəyi də əsl hörümçək adıynan qoyub kitaba. Bundan başqa bir çox da primitiv səhvlər var kitabda. Belə bir cəfəngiyyatdan ibarət kitabı dərc eləyəni hələ də camaat oxuyur, və yazdıqlarına sorğu sualsız inanırlar.</p>
<p>Bir də maraqlıdır bu qədər maliyyəni hardan tapır? Bu qədər sayt, kitab, video hazırlayır, heyif pullara&#8230;</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=FPxGDXSJZfc" target="_blank">Bu videodan</a> Harun Yahyanın necə biyabır olduğunu görə bilərsiz. İlk hissəsidir, davamı da elə Youtube`dadır.</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Creationism at it Best:Harun Yahya Exposed]]></title>
<link>http://sherryx.wordpress.com/2009/10/28/creationism-at-it-bestharun-yahya-exposed/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 19:14:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>sherryx</dc:creator>
<guid>http://sherryx.wordpress.com/2009/10/28/creationism-at-it-bestharun-yahya-exposed/</guid>
<description><![CDATA[Muslim creationist, cult leader, Dawkins&#8217; nemesis, messiah. Halil Arda tracks down the real Ha]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="font-size:small;"><em>Muslim creationist, cult leader, Dawkins&#8217; nemesis, messiah. <strong><span style="color:#cc3300;">Halil Arda</span></strong> tracks down the real Harun Yahya</em></span></p>
<p><span style="font-size:small;"><em><strong>With thanks: JZ [a friend, reader and contributor]</strong><br />
</em></span></p>
<div></div>
<div><a rel="nofollow" href="http://newhumanist.org.uk/2130/halil-arda" target="_blank"><span style="color:#003300;font-size:small;">Halil Arda</span></a><span style="font-size:small;"> </span></div>
<div id="articleBody">
<div><span style="font-size:small;">Inspired by the high profile of its Christian American counterpart, Muslim creationism is becoming increasingly visible and confident. On scores of websites and in dozens of books with titles like <em>The Evolution Deceit</em> and <em>The Dark Face of Darwinism</em>, a new and well-funded version of evolution-denialism, carefully calibrated to exploit the current fashion for religiously inspired attacks on scientific orthodoxy and “militant” atheism, seems to have found its voice. In a recent interview with <em>The Times</em> Richard Dawkins himself recognises the impact of this new phenomenon: “There has been a sharp upturn in hostility to teaching evolution in the classroom and it’s mostly coming from Islamic students.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">The patron saint of this new movement, the ubiquitous “expert” cited and referenced by those eager to demonstrate the superiority of “Koranic science” over “the evolution lie”, is the larger-than-life figure of Harun Yahya.</span></div>
<div><span style="font-size:small;"><img src="http://newhumanist.org.uk/images/0909-ATLAS2.jpg" alt="0909-ATLAS2" width="185" height="232" /></span></div>
<div><span style="font-size:small;">Operating from Istanbul, Yahya is the founder of the Science Research Foundation, an impressive publishing empire that boasts </span><a rel="nofollow" href="http://www.harunyahya.com/en.m_website_index.php" target="_blank"><span style="color:#003300;font-size:small;">more than 60 websites</span></a><span style="font-size:small;"> dedicated to his writings. It provides documentary films and audio recordings in fifteen languages, including Turkish, English, Russian, Amharic and Arabic, and claims to sell more than half a million books a year, including the infamous 850-page, fully illustrated <em>Atlas of Creation</em>, which was sent free in two volumes to dozens of universities, libraries and prominent scientists (including Richard Dawkins) across the world. In painstaking detail, with a mass of photos, graphs and statistics interspersed with verses from the Koran, the <em>Atlas </em>purports to prove that Darwin was utterly mistaken, that each  plant and animal was created intact, and that no modification through natural selection ever took place.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Yahya has publicly offered a lucrative prize for anyone who can produce a “transitional fossil” – the lack of which he claims proves evolution to be false. When Dawkins publicly lampooned the research in the <em>Atlas of Creation</em> (he pointed out that one of the photos of a Caddis Fly was in fact a fishing fly, complete with metal hook, stolen from the internet, pictured)<img src="http://newhumanist.org.uk/images/yahya_lure.jpg" alt="Fishing Fly used by Okatr in Atlas of Creation" width="253" height="160" />, and labelled Yahya a charlatan on his website, Yahya used his considerable influence and battalion of lawyers to sue for libel and have Dawkins’s website banned in Turkey. This is just one of thousands of cases he has brought before the Turkish courts.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Despite the shoddiness of his science Yahya has found a ready audience among those looking for scientific justification for their rejection of the West. Over the past decades he has served as an adviser to several Turkish politicians, and received endorsements from across the Arab world including Saudi Arabia and Dubai, where his stalls feature prominently at book fairs. He has also proved a fascinating subject for the Western media, offering all-expenses-paid flights to Istanbul to </span><a rel="nofollow" href="http://www.guardian.co.uk/commentisfree/belief/2009/feb/10/religion-evolution" target="_blank"><span style="color:#003300;font-size:small;">any journalist </span></a><span style="font-size:small;">wishing to interview him, and making himself available for radio interview whenever required. In recent years he has been interviewed by the <em>Irish Times</em>, by American National Public Radio, by Gordon Liddy on Radio America, by the American science magazine <em>Seed </em>and even by The <em>Skeptic magazine</em>. </span></div>
<div><span style="font-size:small;">While coverage in the West tends to treat Yahya’s scientific claims with derision (though all are still </span><a rel="nofollow" href="http://www.harunyahya.com/en.m_video_interview_index.php" target="_blank"><span style="color:#003300;font-size:small;">posted on his website</span></a><span style="font-size:small;"> as evidence of his growing influence), he is treated far more seriously across the Muslim world. From daily newspapers in Egypt and Bosnia to influential satellite TV stations like al-Jazeera and (the Iran-funded) Press TV, to small Muslim broadcasters in the West like Radio Ummah and Radio Ramadan, Harun Yahya’s argument, with its appearance of scientific credibility, its crowd-pleasing critique of Western materialism and its promise of the imminent collapse of the “Darwinist Dictatorship”, is enthusiastically welcomed by a new audience hungry for compensatory narratives of Islamic superiority. As the American journalist Nathan Schneider argued, to judge Yahya’s message on its scientific content alone misses the point: “its power, for those who are not scientifically literate, lies in its vision of redemption.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">As well as being confidante to Islamist radicals, Yahya has received endorsements from conservative congressmen in the US for his strong stance against Islamic terrorism, is </span><a rel="nofollow" href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/EDCRFV/productId/15163/ADNAN_OKTAR_S_MEETING_WITH_SANHEDRIN_RABBIS" target="_blank"><span style="color:#003300;font-size:small;">feted by extreme orthodox Sanhedrin Rabbis in Israel</span></a><span style="font-size:small;"> for his anti-atheism, and has ambitions to create a Turkish-Islamic union, a new Ottoman Empire girdling the world from Eastern Russia to Western Nigeria, which would unify the Islamic world under Turkish leadership.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">But how many of those who enthusiastically swallow Yahya’s message are aware that he is a diagnosed schizophrenic who, in 2008, was convicted of running a criminal organisation? If his final appeal before Turkey’s Supreme Court fails, he faces up to three years in prison.</span></div>
<div><span style="font-size:small;"><img src="http://newhumanist.org.uk/images/0909-NewHumanistHarun.jpg" alt="Martin Rowson's illustration of Adnan Oktar and his gang" /></span></div>
<div><span style="font-size:small;">How did such a man acquire the standing, and the financial resources, to be a player in global debates about the origins of life and the future of relations between Islam and the West? To answer this I have travelled repeatedly to Istanbul over the last few months (at my own expense), contacting sources and speaking to former members of his group, to journalists and political commentators who have followed his bizarre career and to legal experts who have defended individuals targeted by Yahya’s organisations. Many of my interviewees spoke on condition of anonymity, out of fear of the barrage of court cases his defectors and critics have been facing in recent years, described by one of his former acolytes as a campaign of “legal terror”.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">As I arrive in Istanbul in July 2009 I am told that while he awaits the outcome of his final appeal Yahya can be spotted visiting Istanbul’s high-end shopping malls Kanyon and Istinye Park, accompanied by an entourage of men and women dressed in expensive, identical, designer clothes, their eyes concealed behind sunglasses. In his trademark garb – well-groomed beard, white linen suit and designer shades – he cuts the figure of a man of authority and influence, a man confident in his own importance. But is anything about him what it seems?</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Certainly not the name Harun Yahya, which is a pseudonym used mainly for his operations in the English-speaking world. His real name is Adnan Oktar though in Turkey he is also known as Adnan Hodja (Preacher Adnan) and, to his followers, he is Adnan Agabey (Big Brother Adnan). Born in Ankara in 1956, by the late 1970s he was a student at the Academy of Fine Arts in Istanbul, where he studied interior design. During this time he fell under the influence of the ideas of a charismatic Islamist preacher and moderniser, </span><a rel="nofollow" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Said_Nurs%C3%AE" target="_blank"><span style="color:#003300;font-size:small;">Said-i Nursi</span></a><span style="font-size:small;">, in particular Nursi’s marrying of Islamic mysticism with scientific rhetoric.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">It was in the years of violence and repression following the coup of September 1980, which installed a military junta, that Adnan Oktar began to emerge as a public figure in Turkey. In an environment of political and cultural instability, with Turkey threatened by Cold War politics from without and the clash between Kemalist secular modernisers and a rising tide of Islamic militancy within, the stage was set for a new character, a modern Turkish-Muslim man. On to this stage walked Oktar, clutching the first of his books, <em>Judaism and Freemasons</em>, a derivative retread of anti-Semitic clichés in the manner of the <em>Protocols of the Elders of Zion</em>, which identified Jews and the masons as the devious obstacles to the emergence of a new, powerful Turkish-Muslim nation. “The principal mission of Jews and Freemasons in Turkey,” Oktar wrote, “was to erode the spiritual, religious, and moral values of the Turkish people and make them like animals.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Following publication Oktar was arrested, charged with promoting a theocratic revolution, a crime against the secular code. He eventually served 19 months, though he was never formally charged. During this period he was confined to a prison clinic, and then Bakirkoy Mental Hospital, where he was diagnosed with an obsessive-compulsive personality disorder and schizophrenia. Though I have seen the formal diagnosis myself, it is still not clear whether the symptoms were genuine. Some, like his former colleague Islamist author Edip Yuksel, who was imprisoned in 1986 at the same time, believe Oktar was faking to avoid compulsory military service and criminal charges. (“Which is ironic,” wrote Yuksel, “since he was indeed mentally ill; he was a delusional maniac.”) Already by this point, Yuksel reports, Oktar believed himself to be the Mehdi, the messiah foretold in Sunni theology.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">While Oktar was building a public profile through his books, the real work was taking place backstage, as he began to assemble a group of followers dedicated to his twisted vision. Combining his undoubted charisma (something even his most ardent opponents concede) with a gift for manipulation, Oktar set out to build a cult around himself, drawing extensively on the techniques pioneered by messianic gurus like Charles Manson and Jim Jones, and in particular employing the strategies of the Moonies, the Bhagwan Shree Rajneesh and Scientology in targeting disaffected but affluent and educated young people, insisting they turn their worldly goods over to the cult, and vigorously enforcing rigid hierarchies and punitive rules.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Though, as with all cults, it is extremely hard to understand what draws young, rich and educated people in, Dilek, a former follower of Oktar, gives something of the flavour. Now a suave businesswoman in her late 30s, Dilek remembers how she first met Oktar, visiting him while he was still in mental hospital, after her then boyfriend had turned out to be a follower. “I was expecting someone who frightens you off, someone terrible,” she told me. “He was the opposite. He was tall, with rosy cheeks and blue eyes. He was laughing a lot, he was full of love.” She was seduced.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">On his release Oktar began to hold meetings in cafés and private residences in Istanbul’s posh suburbs, where a growing number of rich and beautiful young people gathered for debate and prayer. Soon Dilek donned a headscarf, but only outside her parents’ house, so as not to alert them to her new-found religious commitment. All her friends in the group were graduates of expensive public schools, educated in foreign languages, and most were the children of rich families and many of well-known personalities. In the early days the discussions invariably led to Oktar’s particular interest in Jewish conspiracies. “There was a chilling hatred against Jews and Freemasons,” Dilek recalls. “The Jews were the people who ruin the world, and we were the good Muslims to fight against them.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Such “awareness-raising” meetings and discussion groups are part and parcel of Islamist group mobilisation. Yet Oktar’s group soon took a different turn. “Suddenly Adnan Hodja repudiated all oral traditions relating to the words and deeds of Muhammad (<em>hadith</em>) and decided that the Koran would be the only point of reference,” says Dilek. “Henceforth, he reduced the five daily prayers to three, and he dropped the veiling of women. He told us the Mehdi would emerge from Turkey, and he would come with an army of youth. He never said that he was the Mehdi himself, but we all believed that he was.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Throughout the 1980s and early ’90s, Oktar built up his community. Followers were especially active in the swanky summer resorts along the shore of the Sea of Marmara. A friend of mine, who spent most of her holidays in the late 1980s at her parents’ summer flat in the area, recalls how the followers’ targeting worked: “They bought flats there and singled out attractive girls and boys. The boys were very good-looking, boys who can easily charm you. I guess this is why they started with the boys. Once the girls entered the cult, they had to give up sexy fashion, so they wouldn’t be able to attract new members. But for the boys, the rules were more relaxed, so that they could continue recruitment.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">The social organisation within the group was becoming rigidly hierarchical and, as is common in messianic cults, sexual relations were tightly controlled, with the putative messiah given access denied to others. Oktar considered all female members his legitimate possession. Berk, a recent defector after seven years, describes the groups: “There were sisters (<em>bacilar</em>), concubines (<em>cariyeler</em>) and brothers (<em>kardesler</em>), the male members. The brothers were allowed to marry the concubines, while the sisters were all married to Adnan Hodja.” Of course these marriages were not legal, but they were treated as such within the group. As with Scientology, discipline was maintained through humiliation, the threat of expulsion and physical violence. “I know personally,” Berk told me, “that Oktar beats the sisters.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Okatr also insisted on uniformity in dress, behaviour and even home furnishings. “Everyone had to be the same,” says Berk. “The hairstyle, the shoes, the jackets. It had to be the most expensive brands, like Versace and Gucci, and it had to be exactly how he wanted it to be. Even our communal flats had to be furnished according to his taste. It had to be heavy antiques, all with gold leaf and dark wood.” Video cameras were installed in the communal apartments, which allowed Oktar to exercise control over his followers and outsiders. As the criminal indictment vividly illustrates, young girls were lured into sex parties with the promise of being admitted to the group, but ended up having to perform sexual acts with men of influence, whom the group needed for its economic and political success. The encounters were filmed and used to coerce the men in question to act in the group’s interest. In witness statements, the models Tugce Doras and Seckin Piriler give detailed accounts of how members of the group treated them as “sex slaves” and how Oktar and his followers compelled them to perform oral sex and other sexual favours.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">No matter how bizarre the rules, Oktar was able to provide them with apparent legitimacy through his reading of the Koran and Islamic history. Concubinage was justified by reference to the Ottoman harems, while passages of the Koran were recited to justify the practice of severing the ties of the young followers to their families. As a leading legal scholar involved in some of the court cases against Oktar puts it: “In [Oktar’s] reading, the love for mother and father is an offence to God. Parents are seen as the executors of God’s will to raise the child. Once the child reaches adulthood, their role is fulfilled. If the parents happen to join, they are considered pious and may become fellow comrades. If they remain ‘infidels’, they are considered enemies.” It was with this justification that the followers cut off relations with their parents, on whose financial and social resources, however, the group ultimately depended. The indictment details the way in which followers were encouraged to plunder their parents’ bank accounts and sell their assets.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">With the local elections in 1994 came an unforeseen opportunity for Oktar. The hardline Islamist Welfare Party (<em>Refah Partisi</em>), the predecessor of the governing Justice and Development Party (AKP), won control of the municipalities of Istanbul and Ankara. But the new Islamist mayors (in Istanbul this was Recep Tayyip Erdogan, now Turkey’s Prime Minister) lacked the expertise and the social and economic networks to govern effectively. They needed allies who were both sufficiently Islamic and well resourced. With his eye for exploiting the main chance, Oktar stepped forward. The journalist and editor Fatih Altayli, who has taken on Oktar repeatedly and had to fight off dozens of libel cases as a result, sees this as a crucial moment of consolidation: “In 1995 and ’96, companies from Oktar’s sphere of influence made big business deals with municipalities under the control of the Welfare party, especially in Istanbul and Ankara. During a raid at a meeting of the group, for instance, the police arrested Oguzhan Asilturk, an acting minister in the Welfare government, and one of the leading ideologues of political Islam in Turkey. It was really during these years, that they gained a lot of economic clout. Followers even established companies in Dubai.” Some followers joined the trail of Turkish investors to Central Asia and set up businesses with the money they had extracted from their parents, with profits routed back to Oktar.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Another military intervention, the “bloodless coup” of 1997, saw the government of Erbakan forced to step down and the Welfare party disbanded. Oktar lost his political influence (something he has never regained with the current Islamist AKP government, who are eager to steer clear of him). Nothing if not bold, Oktar rebranded again.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">In 1998 the Science and Research Foundation, the group Oktar had formed in 1990, launched its campaign against Darwinism, distributing tens of thousands of free copies of his book <em>The Evolution Deceit</em> in Turkey, paving the way for the <em>Atlas of Creation</em> and Oktar’s new role as the spokesman for Muslim creationism.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">It is highly doubtful whether any of these books – or indeed any of the 150 books he claims to have written – were actually written by Oktar. Berk, who was part of the inner circle at the time, confirms this: “There is a group of followers who are commissioned to write the books. For every book, they will take a few key sources written by Christian creationist authors, mostly from the US. They plagiarise the chapters and paragraphs that agree with their creationist approach. Then they add the photos, a few ayat from the Koran, and sometimes a bit of a commentary. None of the ideas belong to Oktar.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Sensing another opportunity immediately after 9/11, Oktar instantly shed his formerly virulent anti-Semitism and published a piece called “Islam condemns terror”, designed, apparently, to curry favour with America. </span></div>
<div><span style="font-size:small;">Oktar’s group already had established good relations with US congressmen in 2000, when his Science Research Foundation received the endorsement of seven members of Congress and retired Senator Steve Symms, who described it as “a major influence for good among the younger population of Turkey” and praised its “commitment to democracy, preservation of national and moral values, and respect for law”.</span></div>
<div><span style="font-size:small;"><img src="http://newhumanist.org.uk/images/0909-turkish_islamic_union.jpg" alt="Adana Oktar's plan for a Turkish-Islamic Union" width="357" height="234" /></span></div>
<div><span style="font-size:small;">Since then Oktar has become an ardent proponent of interfaith dialogue, attempting to unify believers of all stripes against the corrupting influence of Darwinism, which he now holds responsible for Fascism, anti-Semitism and the Holocaust. Most recently, he has been talking about the “Turkish-Islamic Union”, which would bring peace to the entire Muslim world under the leadership of Turkey.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Oktar’s ideological and political promiscuity seem to support the claim that he has no genuine beliefs at all, and merely opportunistically jumps on issues which will further his notoriety, following the lead of smarter followers. As one former follower told me, “We had something to please everybody: Ataturk, <em>namaz </em>(prayer), creationism and, if need be, cocaine.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">But with so many ideas taken up and discarded, and their leader facing jail, might the group be nearing exhaustion? True, the Science Research Foundation and the followers have initiated thousands of court cases. Three hundred alone were brought against the model and one-time sympathiser Ebru Simsek, who spoke out against Oktar after she refused his advances, and a barrage of faked naked photos of her were made public. Oktar’s followers have shot thousands of compromising videos of everyone who has come into intimate contact with the group. They have intimidated prosecutors, judges and lawyers with endless streams of complaints and faxed denunciations and printed libellous advertisements in the Islamist media, defaming their critics. They been especially effective on the internet, setting up numerous websites to denounce their enemies, while using the Turkish courts to silence them – the Dawkins site is just one of dozens they have had banned. “They may be only a few hundred people,” one lawyer told me, “but the damage they have inflicted is considerable. Damage to the families, to the judicial system, and to Turkish politics.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">However, and despite the serious shortcomings of Turkey’s legal system, they have eventually lost every single one of the cases they have brought, thanks in large measure to the courage of solicitor Rezzan Aydinoglu, who works virtually full-time on behalf of Oktar’s victims. According to investigators most of the business ventures in Central Asia have failed. Both factors will have eaten into Oktar’s resources.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">And there may be deeper, structural reasons for the group’s decline. In the late 1980s, after several babies were born to group members (whether Oktar’s or not is unclear), Oktar forbade sexual practices that would lead to pregnancy (his followers were limited to anal or oral intercourse). Since then there have been no more births in the group. Anecdotal evidence suggests that Oktar’s formerly aggressive recruitment has abated, too.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">What remains is a closed community of broken individuals. Berk, who has had to endure his fair share of slander and court cases, nevertheless feels compassion for his former comrades: “You have to understand that these are people who have sold everything they had; they sold what their parents had. They possess nothing. Many are now in their late 30s and 40s. They have lost their families and their social networks, and they have lost the ability to socialise. The only thing they know is to talk about Adnan’s distorted version of Islam.” Dilek, who broke with the a few group years ago, left two sisters behind. Her family sees them once or twice a year, when they visit guarded by a group of brothers. “They are like zombies,” she told me. “As if there is nobody inside.”</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Oktar continues to be a public figure in Turkey, where a two-part, five-hour interview with him was screened on national television in August. The final ruling on his appeal is due in October, and Razzan Aydinoglu told me it is very likely he will lose. But this may be just the kind of thing he would enjoy, turning it into evidence of his martyrdom.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">Clearly Oktar is a master of manipulation, a “cunning charlatan” as Erip Yuksel calls him, but it is not this alone that has allowed this deluded, empty man to achieve the prominence he has. He is a symptom of our own sickness. Thanks to the “War on Terror”, Oktar could paint himself as a credible alternative to radical Islam; thanks to our timidity and incompetence around issues of faith he can gain credibility as a representative of Muslim sentiment and a champion of “inter-faith dialogue”. And, most of all, for many disoriented Muslims, he provides a compelling vision of a superior Islamic science.</span></div>
<div><span style="font-size:small;">He is a deluded megalomaniac who has artfully exploited the global resurgence of religious sentiment to cheat us all. A ludicrous man for ludicrous times.</span></div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adnan Oktar - İsrail Kardeşliği: Cennete Beraber Gireceğiz !]]></title>
<link>http://masonluk.wordpress.com/2009/10/25/adnan-oktar-israil-kardesligi-cennete-beraber-girecegiz/</link>
<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 14:26:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonluk</dc:creator>
<guid>http://masonluk.wordpress.com/2009/10/25/adnan-oktar-israil-kardesligi-cennete-beraber-girecegiz/</guid>
<description><![CDATA[Adnan Oktar nereye koşuyor? İsrail tarafından katledilmiş, parçalanmış, yakılmış, Müslüman erkek, ha]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h3><span style="color:#ff0000;">Adnan Oktar nereye koşuyor?</span></h3>
<p>İsrail tarafından katledilmiş, parçalanmış, yakılmış, Müslüman erkek, hamile, kadın, çocuk, bebek resimleriyle süslediği (!) Yahudilik ve Masonluk kitabıyla yola çıkan Oktar, bugün geldiği noktada Yahudileri &#8220;kardeş&#8221;, &#8220;tertemiz&#8221; ve &#8220;cennetlik&#8221; olarak Müslüman alemine tanıtacak. Yani bir tür &#8220;gönüllü İsrail elçisi&#8221;&#8230;<!--more--></p>
<p>Musevilere ilan-ı aşklar yapıyor, onlara derin saygılarını açıklıyor, dünyada ve ahirette onlarla beraber olacağına dair cümleler sıralıyor. Kendi imkanlarını Sanhedrin Hahamlarına kullandıracağına dair teminatlar veriyor.</p>
<p>Oktar&#8217;a göre İsrail (Museviler) Peygamber neslinden tertemiz &#8220;mübarek&#8221; insanlar&#8230;</p>
<p>Ve ayrıca, &#8220;kardeşliğin&#8221; tesisi için İsrail en kısa zamanda Mescid-i Aksa&#8217;yı yıkmalı, yerine Süleyman As. Mabedini dikmeli. Oktar, böyle bir inşaat çalışmasında İsrail&#8217;e sonuna kadar destek olacaklarını garanti ediyor&#8230;</p>
<p>Haham ahkam kesiyor: Vaad edilmiş topraklar (Anadolunun yarısı dahil) Musevilerin hakkıdır. Herkes nereden geldiğini iyi anlamalıdır. (Yani Büyük İsrail kurularak coğrafyadaki bütün Yahudi olmayan unsurlar, bütün Müslümanlar İsrail&#8217;in egemenliği altına girmelidir.) Oktar, Haham&#8217;ın sözlerini yüzüne çarpması gerekirken, ona sevgi ve saygılarını sunuyor. Bir, elini öpmediği kalıyor.</p>
<p>Başka ayrıntılar için devam eden kayıt çözümlememizi okuyunuz.</p>
<p>Şu kadarını söyleyelim, Oktar hangi dünyada yaşadığını, kimin zalim kimin mazlum; kimin hakkının ne olduğunu, inançlarının neleri gerektirdiğini, kime nasıl davranacağını seçemeyecek derecede sağlığını yitirmişe benziyor. Şöhreti, vehimleri ve malumatının altında kalmıştır. Kendisine acil şifalar, peşinden gidenlere de firaset diliyorum.</p>
<p>Eğer sağlığı yerindeyse başka ihtimaller gündeme gelir ki bir Müslüman kardeşim olarak Oktar&#8217;a o ihtimalleri yakıştırmaya dilim varmıyor.</p>
<p>Fakat şurası açıktır ki kişi sevdikleriyle beraberdir. Onlarla haşr olur. Onlarla birlikte hüküm kıymet görür.</p>
<p>Tez zamanda düştüğü bu vartadan kurtulmasını temenni ediyoruz.</p>
<p>Haricinde hangi sözler İslam&#8217;a uygun hangi sözler aykırı o konulara hiç girmiyorum. Girmeye de gerek yok. Oktar, kendi başına bir yola sapmıştır.</p>
<p>İşte bu yazılanların geçtiği görüşme ve Oktar&#8217;ın sözleri&#8230;</p>
<h2><span style="color:#ff0000;">Sanhedrin Hahamlarına hitap eden Adnan Oktar</span></h2>
<p>Oktar: &#8220;Maşallah maşallah, kardeşiz inşallah, Allah çok güzel günler gösterecek, yakın bir zamanda inşallah. Aynı Allah&#8217;a inanıyoruz. Helallerimiz, haramlarımız benziyor, çok yönden benziyor, <strong>Allah samimi kullarının hepsini Cennete koyacak inşallah&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Musevilerle ailecek ziyaretleri artıralım. <strong>Dostluğumuza, kardeşliğimize halkı inandıralım.</strong> Benzer yönlerimizin çokluğunu vurgulayalım. İç içe, kardeşçe Musevilerle kalabilir, yaşayabilir Müslümanlar&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8220;Sevginiz çok hoşuma gidiyor. Hahamlar geliyor, muazzam sevgileri var&#8230; Müslümanlarla Musevilerin arasındaki düşmanlık <strong>şeytandan kaynaklanıyor</strong>. &#8230;&#8221;</p>
<p>Haham: “Uygulamaya dökmeliyiz. Çok hızlı sonuçlar almalıyız. Bu ortak vizyonumuz için neler yapacaksınız sayın Oktar?”</p>
<p>Oktar: &#8220;Akşam düşündüm. <strong>Süleyman As. Mabedi en fazla 1 yıl içerisinde yapılabilir. Aynı mükemmellikte tekrar yapılabilir</strong>.” (Süleyman As.’ın mabedini yapmak için Mescid-i Aksa’nın yıkılması gerekiyor. Bunu Oktar kitaplarında defalarca yazmış bir isimdir.)</p>
<p>Haham: “Siz İsrail’e gelip “<strong>İbrahimi Dinlerin Birliği</strong>” konferanslarını verdiniz. İbrahimi Dinler Birliği, bunu İsrail dışında bir yerlerde anlatmayı da düşünüyor musunuz? Başka yerde yapacağınız konferanslar için Musevilerin ve İsrail’in işbirliğini ister misiniz?”</p>
<p>Oktar: “Biz İsrailli gençlerin daha dindar olmasını istiyoruz. Şu da var her yerde, <strong>Avrupa’daki, Türkiye’deki insanlar İsrail’in dindarları kadar bize candan, yakın ve sıcak davranmıyorlar. Biz İsrail’e çok önem veriyoruz</strong>.”</p>
<p>Haham: “İsrail’in önemli olduğu bizim için de açıktır. Müslüman ve Hıristiyan ülkelerdeki çalışmalarınızda bizden beklediğiniz nedir? Bir de Müslüman ve Hıristiyan ülkeler biz Musevileri şeytanın elçisi ya da şeytanın kendisi olarak görüyorlar. Bu tavır devam ettiği müddetçe<strong> barış çok zor</strong>. Başka ülkelerdeki mesajlarınızda bu anlayışı değiştirmek için çaba gösteriniz.”</p>
<p>Oktar: “Hz. İbrahim’in torunlarını şeytanın elçisi olarak görenlerin kendisinde şeytanlık vardır. Onları normal bir insan olarak görmeyin. Onları ciddiye almayın. Onları biraz daha konuşturursanız Hz. İbrahim’e de dil uzatırlar. Hatta bütün Peygamberleri sıraya alırlar. Haşa, ne şeytanın elçisi! <strong>Peygamber neslinden tertemiz insanlarsınız. Siz Hz. Musa’ya sadakat gösteriyorsunuz. Sizleri çok çok seviyoruz.</strong> Pratik olarak bunu bütün dünyaya gösteririz.”</p>
<p>Haham: “<strong>İsrail. Vaad edilmiş topraklar. Vatanımız</strong>. Bu topraklar bizim. 3300 yıl öncesinden beri. Peki sizin geldiğiniz neresi ve ne zaman? Tam örtüşmüyoruz. Şu anda İsrail halkı olarak 5.5 milyon, dünya çapında Musevi olarak 13 milyonuz. İnsanlara karşı Museviliğe gelin diye bir çağrımız da yok. 13 Milyon bize yeter! Söylediniz Mesih çağı başladı. <span style="text-decoration:underline;">Ama öncelikle herkesin nereden geldiğini anlaması gerekiyor</span>.”</p>
<p>Oktar: “Size olan sevgimizi basına yansıtacağız. Merak etmeyin. Genel olarak Türkiye halkı Musevilere sevgi dolu zaten. <strong>Sizlere karşı, inançlarınıza karşı saygımızı ve sevgimizi basına yansıtacağız.</strong> (Bu arada vaad edilmiş topraklara ve fiili duruma da saygı duymuş oldu Oktar!) İslam alemine olumlu mesajlar vereceğiz.”</p>
<p>Haham: “Sizde Sünni-Şia ayrımı var. Birbirinize önyargılısınız. Bizde İsrail-Filistin çatışması var. <strong><span style="text-decoration:underline;">Bunu değiştiremeyiz</span></strong>. Olan biten budur.”</p>
<p>Oktar: “<strong><span style="text-decoration:underline;">Bunlar önemli değil</span></strong>. Sizi seviyoruz. Bizim kitaplarımız ve Musevi sevgimiz kamuoyunda, Türkiye’de çok olumlu bir etki yaptı. Biz önayak olursak Türkiye halkı sizi sevmeye hazırdır. Hatta bu sevgimiz, İslam alemine de örnek olacaktır.”</p>
<p>Haham: “Oktar olarak Müslümanları buna teşvik edin. Pek güzel. <span style="text-decoration:underline;"><span style="color:#ff0000;"><strong>Hakkımızdaki olumsuz düşüncelerin silinmesine yardım edin</strong></span></span>. Bir de İranlılar var! Onları nasıl etkileyeceksiniz?”</p>
<p>Oktar: “Türk halkı Musevileri seviyorsa tamamdır. İş bitmiştir. İran ve başka Müslüman ülkeleri de Türkiye’yi takip edecektir. … İran’da en çok kitabı satılan Sünni benim.”</p>
<p>Haham: “İran Nükleer güce sahip bir lider ülke olma peşinde… Tüm Müslümanların %8’i olmalarına rağmen Sünnileri de tehdit ediyorlar. <strong>Daha fazla bastırmalısınız.</strong> Ve İsrail de bu kardeşlik projesine daha fazla destek olmalı. Sizinle yan yana olan bu görüntülerimizi bütün medya araçlarıyla yaymalıyız. Siz internetten en çok kitabı indirilen kişisiniz.”</p>
<p>Oktar: “Cnn gibi büyük bir televizyonda açık oturuma benzer bir sohbet toplantısı yapalım. Büyük kanal verirse bütün kanallar o toplantıyı haber yapar. Çok muazzam etkisi olur.”</p>
<p>Haham: “Biz zaten daha önce programlar yaptık. Musevilere karşı olumlu bir hava oluşturdu. … <strong><span style="text-decoration:underline;">İran’a karşı Sünni Müslüman alemiyle birleşmeliyiz</span></strong>; işbirliği yapmalıyız. Bunu kabul ettirmek için size Allah’tan güç diliyorum.”</p>
<p>Oktar: “Biz kararlıyız. Sizleri çok seviyoruz. <strong>Bize Allah’ın emanetisiniz. Allah’ın vaadidir; çok özgür, bereket bolluk içinde ve rahat yaşayacağınız Altın Çağa çok yaklaştık</strong>. İçiniz rahat olsun. İsrail’in ve bölgenin yolu çok açıktır bundan sonra… İrtibatı koparmayalım. Sık sık görüşelim. Kardeşiz”</p>
<p>Haham: “<strong>Siz İbrahim’in ruhusunuz</strong>. Burada toplanmamız da Allah’ın bir lutfu. Biz buradayken bu vizyonumuz için somut gelişmeler görmek isteriz” (Hahamlar Oktar’ın söylediklerinden tatmin olmamışlar gibi sürekli hadi sonuç elde edelim deyip ısrar ediyorlar).</p>
<p>Oktar: “Merak etmeyin, her hafta her ay somut gelişmeler göreceksiniz. … İsrail’deki gençleri organize edin onlara bir sohbet yapayım. Filistinli gençlerle de görüşebiliriz.”</p>
<p>Haham: “Sizin radyo, tv, internet imkanlarınızdan yararlanabilir miyiz? Paylaşabilir miyiz?”</p>
<p>Oktar: “O çok güzel bir fikir. … Sizinle tanışmamız kaderdir. Allah’ın dilemesiyledir. Beraberce şeytanın oyununu bozacağız inşallah.”</p>
<p>Kaynak: http://www.harunyahya.net/V2/Lang/en/Pg/WorkDetail/Number/13312</p>
<p>***</p>
<h2><span style="color:#ff0000;">Sanhedrin Hahamları Kimdir:</span></h2>
<p><em>İlgili videoda deniyor ki:</em></p>
<p>“Sanhedrin yalnızca bir mahkeme değildir. Adli bir mahkemedir ancak aynı zamanda bir “yürütme” (iktidar) meclisidir. Tıpkı bir parlamento gibi çalışır. Öyle ki Sanhedrin’in ülkeyi (İsrail’i) yönetmek, askerlere ne yapacaklarını söylemek (mesela Filistinlileri katletme emrini vermek!), anlaşmazlıkları çözümlemek, fonların dağıtılmasını sağlamak gibi görevleri vardır.”</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Yahudi Örgütlenmesi ve Sanhedrin:</span></p>
<p>En üst kademe RT: En yüksek, Kabbalist sırlarının tamamını bilen bir Baş Hahamın, diğer kademelerde temayüz ederek en üst makama ulaşmış iki yardımcı Kabbalist, yani KABBALA&#8217;yı tam olarak bilen hahamlardan teşekkül etmektedir. (Bkz: iktibaslar &#8220;Siyonizmin emir komuta zinciri&#8221; Sf. 257) Bu en üst RT kademesinin altında bir görünmeyen en üst yönetim meclisi SANHEDRİN kademeleri bulunmaktadır.</p>
<p>Üç Kabbalist: RT ve SANHEDRİN bütün Siyonist organizasyonların, İsrail devleti dahil bağlı oldukları haham topluluğudur.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">SANHEDRİN</span></p>
<p>SANHEDRİN üyeleri, KABBALA Eğitimi almış olan hahamların arasından seçilirler. Bu gizli yönetim meclisi kadrosunun içinde genel yönetimi gözeten &#8220;70 KABBALİST HAHAM&#8221; &#8220;Genel Gözetim Meclisi&#8221; olarak İsrail&#8217;de toplanırlar. Bu mecliste, şayet herhangi bir eksilme olursa yerine yeni üyeleri seçmek yetkisiyle görevli 4 Haham bulunmaktadır. (Bkz.: İktibaslar: KABBALİZM Sf. 258)</p>
<p>SANHEDRİN&#8217;deki Kabbalist Hahamlara bağlı olarak çalışan ayrıca bir (YEMİNLİ 70&#8242;LER GRUBU) vardır ki bunlar Siyonizm adına bütün dünyanın yönetimini yapmaktadırlar. Ve GDD&#8217;yi yönetmektedirler. Siyonizm ve GDD&#8217;nin bütün kademeleri bunlara itaat etmeye mecburdurlar. ABD&#8217;de ROCKFELLER, İngiltere’de ROTHSHİLD&#8217;ler bu Yeminli 70&#8242;ler Grubu&#8217;na dahildirler. Ve grubun ayrıca Avrupa&#8217;da ve Japonya&#8217;da ayakları vardır. Ve bu yeminliler gurubu bütün dünya ülkelerinde teşkilatlanmışlardır. Böylece SANHEDRİN&#8217;e mensup (70 KABBALİST HAHAM)&#8217; a bağlı olarak bu (70 Yeminliler Grubu) bütün dünyayı bir GDD: Gizli Dünya Devleti olarak yönetmektedirler.</p>
<p>Piramit&#8217;in SANHEDRİN&#8217;in üst kademesinin altındaki bütün kademelerin hepsi bunlara bağlıdır. Bu (Gizli Dünya Devleti)ni teşkil etmek üzere yukarıdaki (Yeminli 70&#8242;ler Grubu) na bağlı olarak dünyayı yöneten kuruluşlar içerisinde çeşitli kuruluşlar yer almaktadır. (Alıntıdır)</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.islamiforum.com/index.php?showtopic=45592&#38;st=0">http://www.islamiforum.com/index.php?showtopic=45592&#38;st=0</a></p>
<h3><span style="color:#ff0000;">Adnan Oktar&#8217;ın (Harun Yahya) Masonlar hakkında yazdıkları;</span></h3>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/06/12/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-1-bolum">http://masonlar.wordpress.com/2009/06/12/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-1-bolum</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/06/13/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-2-bolum">http://masonlar.wordpress.com/2009/06/13/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-2-bolum</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/09/27/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-3-bolum">http://masonlar.wordpress.com/2009/09/27/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-3-bolum</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/10/16/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-4-bolum">http://masonlar.wordpress.com/2009/10/16/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-4-bolum</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/09/26/mehdi-deccal-masonluk-com-hakkinda">http://masonlar.wordpress.com/2009/09/26/mehdi-deccal-masonluk-com-hakkinda</a></p>
<p><a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/06/15/masonluknedir-com-hakkinda">http://masonlar.wordpress.com/2009/06/15/masonluknedir-com-hakkinda</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[The Cult of Harun Yahya]]></title>
<link>http://tehzib.wordpress.com/2009/10/24/the-cult-of-harun-yahya/</link>
<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 17:37:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>Mr. Tambourine Man</dc:creator>
<guid>http://tehzib.wordpress.com/2009/10/24/the-cult-of-harun-yahya/</guid>
<description><![CDATA[Harun Yahya, whose real name is Adnan Oktar, is someone I have despised ever since I came into conta]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#000000;">Harun Yahya, whose real name is Adnan Oktar, is someone I have despised ever since I came into contact with one of his creationist booklets. I tried to find out as much as I could about who he was but there wasn&#8217;t much written about him at that time. My search led to an article written by the Koranist Muslim Edip Yuskel on the website 19.org which alerted me to his shady character. Over the last few years Harun Yahya has become synonymous with the Muslim creationist movement and globally his  profile has risen exponentially. This has also brought with it increased scrutiny of him and his followers. The following is an excerpt from an article in the New Humanist:</span></p>
<blockquote><p><span style="color:#333333;">Throughout the 1980s and early ’90s, Oktar built up his community. Followers were especially active in the swanky summer resorts along the shore of the Sea of Marmara. A friend of mine, who spent most of her holidays in the late 1980s at her parents’ summer flat in the area, recalls how the followers’ targeting worked: “They bought flats there and singled out attractive girls and boys. The boys were very good-looking, boys who can easily charm you. I guess this is why they started with the boys. Once the girls entered the cult, they had to give up sexy fashion, so they wouldn’t be able to attract new members. But for the boys, the rules were more relaxed, so that they could continue recruitment.”</span></p>
<p><span style="color:#333333;">The social organisation within the group was becoming rigidly hierarchical and, as is common in messianic cults, sexual relations were tightly controlled, with the putative messiah given access denied to others. Oktar considered all female members his legitimate possession. Berk, a recent defector after seven years, describes the groups: “There were sisters (bacilar), concubines (cariyeler) and brothers (kardesler), the male members. The brothers were allowed to marry the concubines, while the sisters were all married to Adnan Hodja.” Of course these marriages were not legal, but they were treated as such within the group. As with Scientology, discipline was maintained through humiliation, the threat of expulsion and physical violence. “I know personally,” Berk told me, “that Oktar beats the sisters.”</span></p>
<p><span style="color:#333333;">Okatr also insisted on uniformity in dress, behaviour and even home furnishings. “Everyone had to be the same,” says Berk. “The hairstyle, the shoes, the jackets. It had to be the most expensive brands, like Versace and Gucci, and it had to be exactly how he wanted it to be. Even our communal flats had to be furnished according to his taste. It had to be heavy antiques, all with gold leaf and dark wood.” Video cameras were installed in the communal apartments, which allowed Oktar to exercise control over his followers and outsiders. As the criminal indictment vividly illustrates, young girls were lured into sex parties with the promise of being admitted to the group, but ended up having to perform sexual acts with men of influence, whom the group needed for its economic and political success. The encounters were filmed and used to coerce the men in question to act in the group’s interest. In witness statements, the models Tugce Doras and Seckin Piriler give detailed accounts of how members of the group treated them as “sex slaves” and how Oktar and his followers compelled them to perform oral sex and other sexual favours.</span></p>
<p><span style="color:#333333;">No matter how bizarre the rules, Oktar was able to provide them with apparent legitimacy through his reading of the Koran and Islamic history. Concubinage was justified by reference to the Ottoman harems, while passages of the Koran were recited to justify the practice of severing the ties of the young followers to their families. As a leading legal scholar involved in some of the court cases against Oktar puts it: “In [Oktar’s] reading, the love for mother and father is an offence to God. Parents are seen as the executors of God’s will to raise the child. Once the child reaches adulthood, their role is fulfilled. If the parents happen to join, they are considered pious and may become fellow comrades. If they remain ‘infidels’, they are considered enemies.” It was with this justification that the followers cut off relations with their parents, on whose financial and social resources, however, the group ultimately depended. The indictment details the way in which followers were encouraged to plunder their parents’ bank accounts and sell their assets.</span></p></blockquote>
<p>I recommend reading the complete article . It can be found <a href="http://newhumanist.org.uk/2131">here</a>.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adnan Oktar'ın Masonlar Hakkında Yazdıkları (4.Bölüm)]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/10/16/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-4-bolum/</link>
<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 00:35:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/10/16/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-4-bolum/</guid>
<description><![CDATA[Adnan Oktar&#8217;ın (Harun Yahya) Masonluk konusunda yaptığı röportajlar ve yazdıkları samimi değil]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-274" title="Suleyman Yahya" src="http://masonlar.wordpress.com/files/2009/10/suleyman-yahya.jpg" alt="Suleyman Yahya" width="450" height="337" /></p>
<p>Adnan Oktar&#8217;ın (Harun Yahya) Masonluk konusunda yaptığı röportajlar ve yazdıkları samimi değil. Gerçek manada Masonluk ve Masonlar hakkında bilgilendirici hiçbir yayını, röportajı veya kitabı YOKTUR. Manipülasyon, Cehalet, Bilgisizlik ve Kamuoyunu bilinçli bir şekilde yanlış yönlendirme konusunda usta olan Harun Yahya&#8217;nın kimlere hizmet ettiği çok iyi araştırılmalıdır. Diğer yazımda bitirdiğim soruya ilave olarak Harun Yahya&#8217;nın masonik Propagandaya hizmet ettiğini düşünüyorum&#8230;<!--more--></p>
<p>Adnan Oktar&#8217;ın bir internet sitesiyle yapmış olduğu röportajda; <em>Mason teşkilatı ile ilgili de sizin çok sert açıklamanız var. Hiç bu teşkilat içinde bulundunuz mu? Toplantılarına katıldınız mı? Karşı olduğunuz kesimi çok iyi tanıyor musunuz?</em></p>
<p><em>Benim mason çok tanıdığım var 33. dereceden arkadaşlarım var. Samimi olarak anlatıyorlar. Kendilerinin Darwinizmi anlattıklarını ama samimi sohbette inanmadıklarını söylüyorlar. Okulda Darwinizmi anlatır ama samimi konuştuğunda inanmaz. Allah’a dua eder. Peygambere de inanıyordur. Ama maaş aldığı için gidip okulda onu anlatıyor. Resmi ideolojinin dayatmasıdır.</em> (Kaynak: <a href="http://www.haber3.com/adnan-oktar-ben-mehdi-degilim--499513-p3h.htm">http://www.haber3.com/adnan-oktar-ben-mehdi-degilim&#8211;499513-p3h.htm</a> )</p>
<p>Harun Yahya yani Adnan Oktar bu röportajında 33. dereceden arkadaşının olduğunu belirtiyor. Hem Mason Karşıtı olduğunu söyleyeceksiniz, hemde 33. dereceden Masonları tanıdığınızı belirteceksiniz. Bu husus pek mantıklı gelmediği gibi akıllarıda kurcalamaktadır. Adnan Oktar üst dereceli masonlarla bu kadar içli dışlıysa Neden Ritüellerini internet sitesinde yayınlamıyor. Bu kadar samimiyseniz Masonluktan ayrılan üst dereceleri kişilerle niçin röportaj yapma gereği duymuyor. Toplumu bilgilendirmek adına niçin bu faaliyetlere girme gereği duymuyor Harun Yahya.</p>
<p>Başka bir internet sitesine verdiği röportajda; <em>Masonluğun temelinde ne var peki?</em></p>
<p><em>- Masonluk ilhamını direk şeytandan alan bir sistemdir. Doğrudan şeytanla bağlantılı bir sistemdir. Dolayısıyla Darwinizmi dünyaya sunan bir sistemdir. Bu yönüyle beni ilgilendiriyor. Bu yüzden fikri bir mücadele içindeyim. Yoksa benim şahıslara insanlara bir öfkem olmaz. Çünkü ben o fikrin yanlışlığı üstünde duruyorum. Ben insanlara şefkat duyarım. Acırım, cezalandırılsın, ezilsin, azap görsün istemem. Ama yanlış fikri de sonuna kadar düzeltmeye ve ikna etmeye çalışırım.</em> (Kaynak: <a href="http://www.haberpendik.com/haber.php?haber_id=7502">http://www.haberpendik.com/haber.php?haber_id=7502</a> )</p>
<p>Sorulan soruya verdiği cevap çok saçma. Masonluğun şeytana tapması 27. Derece Ritüelinden sonra gerçekleşmektedir. Alt Derecelerde böyle bir husus yoktur. Keza üst Derecelerde bile De Molay&#8217;ın intikamını almaktadır Masonlar. Templier yapılanmasına karşı yapılanların intikamını Kral ve Papa&#8217;dan almaktadır. Bilinen bir husus üzerinde bu kadar muallak bir cevap vermesi artniyetli olduğunun belgesidir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adnan Oktar'ın Masonlar Hakkında Yazdıkları (3.Bölüm)]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/09/27/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-3-bolum/</link>
<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 14:55:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/09/27/adnan-oktarin-masonlar-hakkinda-yazdiklari-3-bolum/</guid>
<description><![CDATA[  Harun Yahya&#8217;nın Masonluk konusunda en son hazırladığı bir site hakkındaki görüşlerimi aktarm]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-243" title="Harun Yahya" src="http://masonlar.wordpress.com/files/2009/09/harun-yahya1.jpg" alt="Harun Yahya" width="450" height="300" /></p>
<p> </p>
<p>Harun Yahya&#8217;nın Masonluk konusunda en son hazırladığı bir site hakkındaki görüşlerimi aktarmak istiyorum. Kısa Fimler başlığı altında TV&#8217;lerden yapılan söyleşilerin Kısaltılarak konulmuş hallerini bulabilirsiniz. Masonluk 1 ve Masonluk 2 başlığı altında kendi Video sitelerinde de bulabilirsiniz&#8230;<!--more--></p>
<p>Burada anlattıkları hakkındaki şahsi görüşlerim;</p>
<p>Türkiye&#8217;de Masonluğun Gizli Tarihi bölümünde anlattıklarını <a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/09/26/mehdi-deccal-masonluk-com-hakkinda" target="_blank">daha önceden irdelemiştim.</a></p>
<p><a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/11698/DUNYA_DERIN_DEVLETI_MASONLUK" target="_blank">Dünya Derin Devleti Masonluk</a> başlığı altında Harun Yahya&#8217;nın dedikleri: &#8220;Mesela Masonluk çok gizli bir teşkilat, toplantılarını kimse bilmez. Toplantılarda neler konuşulduğunu bilmez. Üyelerinin kim olduğu bilinmez. Üyeler kendilerini gizlemekle mükelleftir. Ve sır verilmez. Mesela, ketumiyet çok önemlidir Masonlukta. Ateist Siyonizm’de de öyle. Mesela, sır verilmez. Onların öyle topluluklar oluyor, mesela büyük toplulukları oluyor. Dünya hükümeti kuruyorlar.  Mesela, dünya derin devletini kuruyorlar. Orada bu şeytanın hükümlerini uyguluyorlar. Halk bunlardan bihaber oluyor.</p>
<p>Mesela, 11 Eylül olayları tamamen bu örgütün Masonluğun organize ettiği bir çalışmadır. 11 Eylül olaylarının arka planını halk hiç bilmez. 3-5 tane terörist uçağa bindi, geldiler, çarptılar ve iş oldu, bitti zannediyorlar. Öyle bir şey değil. Çok karmaşık ve ince planlarla yapılan çalışmalardır bunlar. Mesela, Afganistan’da terör başladı, diyorlar, bilmem şurada terör başladı, deniyor. Bunlar Masonluğun kontrolünde organize olarak yapılan şeylerdir. Masonluğun ve Siyonizm’in bu şekilde şeytanın planladığı 100 yıllık, 200 yıllık, 300 yıllık planları oluyor.&#8221;</p>
<p>Harun Yahya&#8217;nın Masonlara güç ve gizem verme gibi komik açıklamalarını yukarıda okudunuz. Toplantılarını gerekli kişiler bilir. Bu toplantılarda nelerin konuşulduğu, ya da kimlerin olduğu çok iyi bir şekilde bilinmesine karşın Harun Yahya ilginç bir şekilde bu yorumlarda bulunmaktadır. Masonların hiçbir sırları yoktur. Masonların en büyük sırrı, hiçbir sırlarının olmamasıdır. 11 Eylül olaylarından sonra ABD ve İngiliz Masonluğunda sayıca çok azalmalar meydana gelmiştir. Masonlar bunu kendilerinin yaptığına dair Localarda Spekülatif tartışmalar çok büyük zararlar vermiştir. 11 Eylül&#8217;ü Masonların yaptığına dair kesin deliller yoktur ve büyük bir ihtimallede kendileri yapmamıştır. Obediyanslar arasındaki büyük tartışmalar, tanınma meselelerinden dolayı loca içi tartışmaları kapatmak adına &#8220;11 Eylül&#8217;ü Masonlar yaptı&#8221; yalanını bilerek basına vermişlerdir. Terör&#8217;ün Masonluğun kontrolünde olduğu söylemek komik ve saçmalıktır.</p>
<p><a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/15749/MASONLARIN_DUNYA_CAPINDAKI_ORGUTLENMELERI_VE_KARANLIK_FAALIYETLERI" target="_blank">MASONLARIN DÜNYA ÇAPINDAKİ ÖRGÜTLENMELERİ VE KARANLIK FAALİYETLERİ</a> başlığı altında söylediklerinde yeni birşey varmı. Yok !! Genelleme yaparak Masonluğa güç verme söylediklerinde çok belli oluyor. Musolini ve Hitler zamanında Masonların üzerine gidilmiştir ve yok edilmiştir. Hitler hakkında söyledikleri ise çok komik ve gülünç kalmaktadır. Kanlı Faşist Diktatörler kendilerine karşı çıkan tüm örgütlenmelerin üzerine gittiği bir ortamda bunlar Masondur demek çok basit kalıyor. Söyledikleri gerçeği yansıtmamaktadır. Koydukları başlığa bakın, birde söylediklerine bakarsanız çok tutarsız olduklarını görebilirsiniz. Bu taktik Masonları güçlü göstermekten başka hiçbir şeye hizmet etmez.  </p>
<p><a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/15748/MASONLARIN_ORGUTLENMESI" target="_blank">MASONLARIN ÖRGÜTLENMESİ</a> başlığı altında söylediklerinde üstü örtülü bir şekilde bahsetmektedir. ABD zaten Masonların kurmuş olduğu bir ülkedir. Kalkıp bu ülke için orası kontrolünde, burası kontrolünde demek saçmalıktır. Temellerini atan, İnsan Hakları Bildirgesini imzalayanlar zaten Masonlardır. Buradaki esas örgüt olan Karbonariden bahsetmesi gerekirken lafları çok başka yerlere çekmektedir. Türkiye&#8217;deki Masonluğun eski güçleri yoktur ve Devlet kademeleri içerisindeki örgütlenmeleride Güvenlik kurumlarının gözetimi altındadır. Yasadışı bir durumda gerekli müdahaleler zaten yapılır. Kalkıp Devlet, Masonların kontrolündedir demek onların ekmeğine yağ sürmektir. Gereksiz yere onlara güç vermek anlamına gelmektedir. Masonların örgütlenmesi Askeri bir hiyerarşi&#8217;ye benzemektedir. Size sadece disiplin aşılayarak, saçma sapan bir tarihle kafanızı yıkayarak ve basın yoluylada yanlış propaganda ile size cazipmiş gibi gelmektedir. Masonlara gereksiz yere bir hava vermeye gerek yoktur. Harun Yahya kendi belgelerinden örgütlenmelerini anlatması gerekirken, işin iç yüzüne değinmeden geçmektedir.</p>
<p><a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/15744/MASONLUGA_GIRIS_SARTLARI_VE_YEMIN_TORENI_SIRASINDA_YASANANLAR" target="_blank">MASONLUĞA GİRİŞ ŞARTLARI VE YEMİN TÖRENİ SIRASINDA YAŞANANLAR</a> başlığı altında söylediklerinin büyük bir kısmının nasıl yanlış olduğunu bizzat <a href="http://www.masonluk.wordpress.com/">www.masonluk.wordpress.com</a> adresini ziyaret ederek Giriş Şartlarını, Mason olmak isteyene verilen Cevap ve Yemin Töreninde yaşananları buradan okuyabilirler. Harun Yahya&#8217;nın söyledikleriyle burada yaşananların ne kadar farklı olduğunu görebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/15746/MASONLUKTA_33.DERECEDE_VERILEN__SIR" target="_blank">MASONLUKTA 33.DERECEDE VERİLEN SIR</a> başlığı altında söyledikleri gerçeği yansıtmamaktadır. Masonların en büyük Sırrı, Hiçbir Sırlarının olmamasıdır. Herhangi bir bilgi, sır, formül verilmemektedir. Basın yoluyla Masonların ustaca oynadıkları oyunlardan birisi. Özellikle kendine Mason Karşıtı diyen kişilerin bu tuzağa düşmeleri ayrıca düşünülmesi gereken hususlardan birisidir. 30. Derece&#8217;den sonra Üstad olarak sembolik olarak Şeytanı görmektedirler. Üstadı Muhterem koltuğunda Garip kıyafetler giydirilmiş sözde Şeytanı canlandıran bir kişiye tapınmaktadırlar. Burada trans hali falan söz konusu değildir.</p>
<p><a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/15745/MASONLUKTA_DERECELER" target="_blank">MASONLUKTA DERECELER</a> başlığı altında söyledikleri tam doğru değildir. İlk 3 Derece&#8217;yi aldıktan sonra Skoç Riti sistemine girilmektedir. Burasıda tam bir askeri örgütlenme özelliğine sahiptir. Rit hakkındaki detaylı bilgiyi siteden öğrenebilirsiniz. 33. Derece&#8217;den sonra bir derece YOKTUR. Söylediği husus gerçeği yansıtmamaktadır. İş Adamlarının, Bürokratların ve Önemli kişileri zaten ülkemizde tekris edilmez. Edilenlerin büyük çoğunluğu bilinir. Harun Yahya Derece sistemini hafife almaktadır ama bu husus Temeli teşkil etmektedir. Saçma sapan bir tarih ve hareketler ile tabanlarını tutmayı başarırlar. İrdelenmesi, araştırılması gereken husus budur.</p>
<p><a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/15747/MASON_MABETLERINDE_YASANAN_VE_SEYTAN_ILE_DOGRUDAN_BAGLANTIYA_GECILEN_HIPNOZ_SEASANSLARI" target="_blank">MASON MABETLERİNDE YAŞANAN VE ŞEYTAN İLE DOĞRUDAN BAĞLANTIYA GEÇİLEN HİPNOZ SEASANSLARI </a>başlığı altında söyledikleri gerçeği yansıtmamaktadır. Şeytanla trans veya iletişim durumları yoktur. Masonluk mevzusunu gereksiz yere abartması anlaşılmaz bir durum.</p>
<p>Masonluğun İç Yüzü, Masonik Belgeler ve Mason Locaları Kapanmalıdır sitelerini bu konuda herkese tavsiye ederim. Gerçek anlamda Mason Karşıtı ve İç Yüzlerini anlatmaktadır. Harun Yahya&#8217;nın söylediklerini dinlediniz ve okudunuz. Söyledikleri büyük ekseriyetle havada kalan, ispatlanamayan açıklamalardır. İspatlanmamış bir olgu üzerine ne söylersen söyle anlamayan, araştırmayan, bu konu hakkında bilgisi olmayan bir kişiyi çok rahatlıkla kandırabilirsiniz. Ülkemizde Masonları anlatan birkaç kitap dışında yayın maalesef yoktur. Masonlukla ilgili hazırlanan kitaplar hakkındaki görüşlerimi ilerleyen günlerde açıklamayı düşünüyorum. Toplumun Masonluk ve Masonlar konusunda uyanık olmalarını, gereksiz yere paranoyakça bir tutum içerisinede girmemelidirler.</p>
<p>İnternette çıkan bir haberde İzmir Vadisinde bir Loca tadilatında yapılan usulsüzlük haberlerini okudunuz. Kendi topladıkları paraların akıbetini diğer sitede irdelenmektedir. Birbirlerini dolandıran bir yapılanmanın gidipte Şeytanla trans haline geçtiğini söylemek en iyimser tabirle saflıktır. Harun Yahya burada esasında açıklaması gereken Türkiye Yüksek Şurasıdır. 4. dereceden 33. dereceye kadarki sorumluluk bu dernektedir. Derneğin ismi Fikir ve Kültür Derneğidir. Yüksek Şura denilen husus 30, 31, 32 ve 33. dereceye mensup kişilere verilen ad. Bunların altındakilere ise Felsefi Loca isimleri vardır. Masonik Belge sitesinden bunu takip edebilirsiniz. Bunların Listeleri kitaplarda ve İnternette olmasına karşın gidipte masonlara ilginç bir hava, gizem veya sır vermenin bir alemi yoktur.Şu önemli soruyla yazımı bitirmek istiyorum.</p>
<p>Adnan Oktar (Harun Yahya &#8211; Süleyman Yahya) Mason mu ?</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kur'an'ın Olmayan Mucizeleri: Yeryüzünün 7 Kat Oluşu Mucizesi(!)]]></title>
<link>http://pozitifateizm.wordpress.com/2009/09/26/kuranin-olmayan-mucizeleri-yeryuzunun-7-kat-olusu-mucizesi/</link>
<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 17:38:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>pozitifateizm</dc:creator>
<guid>http://pozitifateizm.wordpress.com/2009/09/26/kuranin-olmayan-mucizeleri-yeryuzunun-7-kat-olusu-mucizesi/</guid>
<description><![CDATA[Bu mucizemiz kur’an’da ki atmosfer’in 7 kat oluşu mucizesinin devamı niteliğinde aslında.İddia’ya gö]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bu mucizemiz kur’an’da ki atmosfer’in 7 kat oluşu mucizesinin devamı niteliğinde aslında.İddia’ya gö]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["mehdi-deccal-masonluk.com" Hakkında]]></title>
<link>http://masonlar.wordpress.com/2009/09/26/mehdi-deccal-masonluk-com-hakkinda/</link>
<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 14:37:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonlar</dc:creator>
<guid>http://masonlar.wordpress.com/2009/09/26/mehdi-deccal-masonluk-com-hakkinda/</guid>
<description><![CDATA[  Adnan Oktar&#8217;ın (Harun Yahya) açtığı yeni sitelerden bir tanesi. Bu site Temmuz 2009 itibariy]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-238" title="Adnan Oktar Mason" src="http://masonlar.wordpress.com/files/2009/09/adnan-oktar-mason.jpg" alt="Adnan Oktar Mason" width="450" height="300" /></p>
<p> </p>
<p>Adnan Oktar&#8217;ın (Harun Yahya) açtığı <a href="http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/13444" target="_blank">yeni sitelerden bir tanesi</a>. Bu site Temmuz 2009 itibariyle yayınlarına başlamıştır. Harun Yahya Masonluk konusunda birçok internet sitesi açmasına karşın doğru düzgün, adam akıllı bir yazı bulmanız çok zordur. İşte Son açtığı site hakkındaki görüşlerim&#8230;<!--more--></p>
<p>Harun Yahya birkaç sene önce <a href="http://masonlar.wordpress.com/2009/06/15/masonluknedir-com-hakkinda" target="_blank">Masonluk hakkında açmış olduğu bir site üzerine yorumlarımı yapmış</a>, Harun Yahya&#8217;ya birtakım sorular sormuştum.</p>
<p>Harun Yahya Masonluk konusunda hiçbirşey anlatmadığı gibi bu konuyuda bilerek sulandırmaktadır. Masonluğun önü Adnan Oktar (Harun Yahya) sayesinden kesilmiştir tarzındaki hezeyanlarına lütfen kimse kanmasın. Masonların 90. Kuruluş Yıldönümlerindeki sergide Harun Yahya&#8217;nın popüler bir kitabı olan Yahudilik ve Masonluk kitabı nasıl sergilenebilmiştir. Hem Mason karşıtı olduğunuzu, benim sayemde Masonların sayısında bir azalma olduğunu belirtecek hemde Masonların 90. Yıl kutlamaları münasebetiyle kitaplarınız baş köşelerde sergilenecek. Akılalmaz bir durum, Akıl Tutulması dedikleri bu olsa gerek. Birçok internet sitesi açmasına karşın büyük bir kısmı aynı boş lafları kullanmaktadır. Son açtığı sitede bunlardan biri olsa gerek.</p>
<p>Masonlar hakkında hiçbirşey anlatmayan <a href="http://www.mehdi-deccal-masonluk.com" target="_blank">yeni sitesi hakkında</a>;</p>
<p>Süslü Resimler, Birkaç içi boş makale ve saçma sapan yayınlanan Resimlerin olduğu bir siteden Masonluğu anlatmasını beklemek saflık olur. Resimler bölümünde herhangi bir belge koymamaktadır. Zor değil, <a href="http://www.masonikbelge.blogspot.com/">www.masonikbelge.blogspot.com</a> adresinden kendi sitelerine resim almak zor değil Harun Yahya. Yayınlarında genelde Komünizm karşıtlığı çok yoğun bir şekilde işlemesine karşın her nedense Emperyalizm, Kapitalizm gibi lafları kullanmamaya büyük özen göstermektedir. Komünizm artık dünyada bitti, ortadan kalkmasına rağmen ısrarlı bir şekilde bunu vurgulaması bana ilginç geliyor.</p>
<p>Büyük Harflerle yazan yazılar içerisinde Masonluğu anlatan bir kapsamlı doküman var mı. Yok !! &#8220;Masonluğun Temel Felsefesi Darwinizm, Şu an tüm Dünya&#8217;da Hakim olan ve kan akıtan masonluk, İman Edenler Masonların Çirkin Oyununa Gelmemelidir&#8221; tarzındaki yazıları saçmalık derecesinde boş yazılardır. Aslında yazılanların tamamı saçmalık ötesindedir fakat gözüme şimdilik çarpan yazılar bunlardır. Başlıklarında Masonlara gereksiz yere bir Güç verme isteği dikkatlerden kaçmayan başka bir husus.</p>
<p>Kısa Fimler içerisindeki açıklamaları ise ayrı bir komedi. Bölümler halinde anlatılanları kısaca açıklamak istiyorum;</p>
<p><a href="http://www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15740/TURKIYE_DE_MASONLUGUN_GIZLI_TARIHI" target="_blank">Türkiye&#8217;de Masonluğun Gizli Tarihi </a>kısa filminde söylediği rakamlar gerçeği yansıtmamaktadır. TimeTurk Röportajında söylediği rakamlar gerçek değildir. Kayıtlı toplam 20.000 Mason ülkemizde vardır. Kayıtları gizli olan yani Yurtdışı localarında Tekris edilenlerin sayısını bende bilmiyorum. Zaten önemli şahsiyetleri yurtdışı localarda kayıt ediyorlar. Bunların isimleri pek dışarıya sızdırılmaz. 2000 sayısı hakkında bir yorum yapamayacağım. İsrail Masonluğunun kurulmasında bilfiil Ülkemizin Masonları rol oynamıştır. Hatta denilebilirki Türk Masonları, İsrail masonluğunu kurmuştur. Zaten İsrail&#8217;de şuanda Delta Locası adı altında Türkçe çalışan bir mason Locası vardır. ABD Masonluğu&#8217;da keza değer verir, çünkü İskoç Riti Başkanları ABD&#8217;dedir. Bu ülkeyle olan bağlantıları kuvvetlidir. İngiliz Masonluğu&#8217;nun Türk Masonları üzerinde tesis etmek istedikleri mutlak otorite yüzünden aralarının iyi olmadığı tahmin ediyorum. 24 Temmuz 2008 tarihli röportajında söylediklerinin büyük bir kısmı yanlıştır.</p>
<p>Kaçkar TV Röportajında Avrupa Masonluğuna bağlıdır söylemi yanlıştır. Özgür Masonlar Büyük Locası, Fransız localarıyla ilşkileri kuvvetli bir Locadır. 111 Tepebaşında faaliyetlerini sürdüren bu yapılanma sayıca ve etkisi bakımından çok zayıftır. Diğer loca tarafından Gayrı Muntazam ilan edilmektedir. Birtakım şartlardan dolayı Mason olarak kendilerini tanımazlar, aynı ortamda kesinlikle bulunmazlar. Hür ve Kabul Edilmişler ise ABD+İngiliz Localarıyla olan bağlantıları kuvvetlidir. Zaman Zaman farklı ülke uzantılı kişilerin adamlarından kaynaklanan kutuplaşmalarda olmaktadır.</p>
<p>Harun Yahya&#8217;nın söyledikleri lafların büyük bir kısmı havada kalıyor. Bunu bilerek mi yoksa bilmeden mi yaptığını bilmiyorum. Bu konuda birçok kitap yazarak, internet sitesi açarak ve röportajlar vererek işi sulandırması kasıtlı yaptığına dair kuvvetli delillerdir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Masonlarda Yolsuzluk]]></title>
<link>http://masonluk.wordpress.com/2009/09/25/masonlarda-yolsuzluk/</link>
<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 14:53:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>masonluk</dc:creator>
<guid>http://masonluk.wordpress.com/2009/09/25/masonlarda-yolsuzluk/</guid>
<description><![CDATA[  Milyonluk yolsuzluk yapmakla suçlanan eski üstad Kaya Paşakay&#8217;ın yargılanması sürerken mason]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-309" title="Asım Akin" src="http://masonluk.wordpress.com/files/2009/09/asim-akin.jpg" alt="Asım Akin" width="230" height="175" /></p>
<p> </p>
<p>Milyonluk yolsuzluk yapmakla suçlanan eski üstad Kaya Paşakay&#8217;ın yargılanması sürerken mason camiası, ikinci yolsuzluk davasıyla sarsıldı&#8230;<!--more--></p>
<p>Aralarında hukukçu, emekli asker, öğretim görevlisi, mimar ve CEO&#8217;ların bulunduğu 22 mason yönetici hakkında dava açıldı. E-posta zinciri kuran masonlar, yöneticilere &#8216;istifa&#8217; çağrısında bulundu.</p>
<p>Mason caiması, derneğin milyonlarca lirasını kişisel amaçları için kullanmakla suçlanan eski Büyük Üstad Kaya Paşakay&#8217;ın şokunu atlatamadan yeni bir yolsuzluk iddiasıyla sarsıldı. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Büyük Üstad&#8217;ı Salih Evcilerli, Ankara Vadisi Başkanı Ayhan İnal ve İzmir Vadisi Başkanı Haluk Kahyaoğlu&#8217;nun da aralarında bulunduğu 22 yönetici hakkında &#8220;Hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma&#8221; suçlamasıyla Beyoğlu İkinci 2. Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;nde kamu davası açıldı.</p>
<p><strong>MÜFETTİŞLER BELİRLEDİ</strong></p>
<p>Bu hafta bir dizi etkinlikle 100. yılını kutlayan masonları sarsan ikinci yolsuzluğu Mülkiye başmüfettişleri ortaya çıkardı. Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı&#8217;nın hazırladığı iddianamede, locada yapılan denetimde, derneğin İzmir merkez ve Karşıyaka ubelerinde kullanılan binalarda yaptırılan tadilat ve ve dekorasyon işleri için fazla ödeme yapılarak Dernekler Kanunu&#8217;na aykırı davranıldığı belirtildi.</p>
<p>İddianameye göre, Yönetim Kurulu Kararı üzerine derneğin İzmir&#8217;deki binalarında yapılması düşünülen tadilat ve dekorasyonla ilgili olarak İstanbul&#8217;daki üç firmadan teklif alındı. Gürmaj İnşaat Firması 417 bin TL&#8217;lik teklifle ihaleyi aldı ve sözleşme yapıldı.</p>
<p><strong>FAZLA ÖDEME YAPILMIŞ</strong></p>
<p>İşlerin yapımı sırasında, İnşaat Emlak Komitesi Başkanı Saim İzli tarafından hazırlanan ek keşif ile yapılacak ilave işler belirlendi. Bu ek işler de 32 bin 550 TL karşılığında aynı şirkete verildi. Gürmaj İnşaat&#8217;a toplam 531 bin 649 TL ödendi. Başmüfettişlerce bilir kişi olarak atanan İnşaat Mühendisi Hasan Bozkır&#8217;ın verdiği raporda, piyasa fiyatları incelendiğinde 2005&#8242;te yaptırılan onarım işleri için firmaya 216 bin 82 TL fazla ödeme yapıldığı tespit edildi.</p>
<p>Yöneticilerin 1 yıldan 7 yıla hapis istemiyle yargılanması talep edildi. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı dosyanın Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;nde davası süren eski Üstad Kaya Paşakay dosyası ile birleştirilmesini istedi. İddianamede &#8220;Elimizdeki dosya Paşakay Dosyası ile bağlantılıdr. Çünkü derneğin paralarına yönelik iddialara dayanmaktadır&#8221; denildi.Davayla masonlar karıştı. Asım Akin &#8220;Masonik gururuma yediremem&#8221; diye istifa etti.<br />
<strong>22 YÖNETİCİYE DAVA</strong></p>
<p>Hakkında dava açılan 22 loca yöneticisi arasında ilk davada 7 yıl hapis istemiyle yargılanan eski Büyük Üstad Kaya Paşakay da bulunuyor. Sanıkların isimleri şöyle:<br />
Büyük Üstüd Salih Evcilerli, eski Büyük Üstad Mustafa Asım Akin, eski Büyük Üstad Kaya Paşakay, ODTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ayhan İnan, Nuri Haluk Kayaoğlu (Diş hekimi), Mehmet Saim İzli (Mimar), Osman Naci Endem (Yüksek Mimar), Ferhat Saraçoğlu (Yönetici), Mustafa Kemal Tümay (Hukukçu), Ahmet Burak Öz (Gazeteci), Recep Harun Kuzgun (Tüccar), Prof. Dr. Ali Sait Sevgener, Ahmet Koray Darga (Yönetici), Fazıl Korkmaz Çankırılı (Yönetici), Mehmet Ateş Akgüz (Yönetici), İlker İnal (Hukukçu), Mehmet Erkan İmrek (Yönetici), Naif Timur (Emekli Albay), Mehmet Sinan Yurttagül (Yönetici), Selim Erşan Tinay (Tüccar), Demir Savaşçın (Hukukçu), Mehmet Murat Çim (Avukat).</p>
<p><strong>MAİL ZİNCİRİ OLUŞTURDU</strong></p>
<p>Türkiye genelinde Ankara, İzmir ve İstanbul &#8220;Vadileri&#8221; başta olmak üzere 204 locaya kayıtlı yaklaşık 15 bin Mason bulunuyor. Locanın yıllık 7 milyon TL&#8217;lik bütçesinin bulunduğu iddia ediliyor. İkinci yolsuzluk davası ile sarsılan Masonlar arasında mail zinciri kuruldu. Yaklaşık 5 bin Mason&#8217;a ulaşan mail trafiğinde yöneticilerin yolsuzluğa göz yumdukları belirtildi. Verdikleri aidatların yolsuzluk amacıyla kullanılmasına öfkelenen Masonlar özellikle Üstad Salih Evcilerli, Ayhan İnan ve Haluk Kahyaoğlu&#8217;nun istifasını istedi.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">HaberTürk</span></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Reddediyorum, İnsan Düşünebilen Bir Varlık Değildir...]]></title>
<link>http://realityofevolution.wordpress.com/2009/09/19/reddediyorum-insan-dusunebilen-bir-varlik-degildir/</link>
<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 01:39:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>erdemakin</dc:creator>
<guid>http://realityofevolution.wordpress.com/2009/09/19/reddediyorum-insan-dusunebilen-bir-varlik-degildir/</guid>
<description><![CDATA[Blog dalgası tutturmuş yazıyoruz elimizden geldiğince. İnternet denilen teknolojik meretin yansımala]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Blog dalgası tutturmuş yazıyoruz elimizden geldiğince. İnternet denilen teknolojik meretin yansımala]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[It Is Too Late to Save Darwinism Now!]]></title>
<link>http://resulsarica.wordpress.com/2009/09/17/it-is-too-late-to-save-darwinism-now/</link>
<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 11:27:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>resulsarica</dc:creator>
<guid>http://resulsarica.wordpress.com/2009/09/17/it-is-too-late-to-save-darwinism-now/</guid>
<description><![CDATA[LE MONDE &#8211; A Campaign the Like of Which Has Never Been Seen Before &#8211; 14.05.2008 Le Monde]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'>
<p>LE MONDE &#8211; A Campaign the Like of Which Has Never Been Seen Before &#8211; 14.05.2008</p>
<p>Le Monde, one of France&#8217;s best-known dailies with a circulation of 400,000, once again carried a report concerning Atlas of Creation. The report described the Atlas as a &#8220;campaign the like of which has never been seen before,&#8221; and went on to say:</p>
<p>    &#8230; Adnan Oktar recently achieved renown, in 2007, in many countries in Western Europe, Canada and the USA through Atlas of Creation. Thousands of copies of this book, which is most luxurious and lavishly illustrated, bearing the name of Harun Yahya (Adnan Oktar&#8217;s pen-name), were sent out to schools and universities in France.</p>
<p>    It contained dozens of photographs of various animal and plant species, and sought to demonstrate the invalidity of Darwin&#8217;s theory of evolution. The dispatch elicited strong reactions from teachers and scientists&#8230; The second and third volumes of this &#8220;encyclopedia&#8221; are shortly to arrive in France&#8230; Adnan Oktar states that he sold 1.5 million works world-wide in 2007&#8230;. Dressed in a white silk suit, Adnan Oktar does not hide his delight at the popularity in Europe of creationist and religious expressions; he rejects materialism and atheism. In his view, the publication of the Atlas and the spread of his ideas lie behind Tony Blair&#8217;s conversion to Catholicism and the recent statements on religion by Nicolas Sarkozy.</p>
<p>LE POINT &#8211; It Is Too Late to Save Darwinism Now! &#8211; 25.10.2007</p>
<p>The 25 October, 2007, edition of Le Point, a well-known French weekly news magazine, carried an article titled &#8220;Save Darwin!&#8221; The article in question described how science and life sciences teachers were setting up an educational campaign aimed at those teachers who &#8220;feel themselves inadequately prepared&#8221; in the face of pro-creationist activities.  The target of this campaign, and the subject stressed in the report is &#8220;Atlas of Creation that recently irrupted into a large number of schools.&#8221;</p>
<p>This report, one of hundreds that have appeared in France regarding Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation, reveals the shock effect it has had on the French public. It also reveals how helpless even those who teach the theory of evolution are in the face of the evidence in the Atlas. It is no longer possible to save Darwin, and by extension the theory of evolution bequeathed by him. The true facts have been revealed, and the false masks worn by those who lied in the name of science have been torn away. And Charles Darwin has gone down in history as the founder of the greatest scientific fraud in the history of the world.</p>
<p>POLITIS /The Theory of Evolution Has Begun to Be Questioned in French Universities &#8211; 18.10.2007</p>
<p>Politis, a French weekly news journal, took anti-evolutionary creationist activities as its cover story under the banner headline &#8220;Creationist Attack on Darwinism.&#8221; The four-page story by Ingrid Merckx largely concentrated on the impact of Atlas of Creation in France. After describing how the book had spread through the country and stating that university students had now begun doubting the theory of evolution, the article went on to say:</p>
<p>    &#8220;Universities have been slow to realize this. They never expected that students would one day assail them with these questions.&#8221;</p>
<p>Panic has begun spreading among Darwinist circles along with the rise of creationist belief in France. Darwinist, materialist circles who oppose even the questioning of the theory of evolution complain that &#8220;anti-Darwinists say, &#8216;room must be given to skepticism, and we must be open to debate and be democratic,&#8217;&#8221; thus confirming once again that they have adopted evolution as a dogma and are blindly devoted to the theory.</p>
<p>The report in question also stated that belief in the theory of evolution had weakened in France and that conferences had been held to draw attention to this. Part of the reference to Atlas of Creation reads:</p>
<p>    &#8220;In February last year Atlas of Creation was sent out to hundreds of French institutions. This 700-page illustrated work denounced the theory of evolution while espousing Creationism. It was written by Harun Yahya. Yahya, a Turkish Muslim who disseminates his ideas by means of bookglobal.net, seeks to prove that animal species have never changed since they were first created, and says that Darwin&#8217;s theses represent the true cause of terrorism.&#8221;</p>
<p>LE MONDE/ Belief in Creation is on the Rise and Growing Stronger  &#8211; 26.06.2007</p>
<p>The 26 June, 2007, edition of Le Monde, one of France&#8217;s most prominent dailies, again discussed Atlas of Creation. The report in the paper, which enjoys a readership of 400,000, referred to creationist views being discussed at the Council of Europe, to evolutionist views being considered equivalent to Stalinism, Nazism and terrorism, and to creationist ideas being &#8220;on the rise and growing stronger.&#8221; The report said:</p>
<p>    The creationist movement that appeared in the second half of the 19th century sets aside the theory that species evolve by way of natural selection and maintains that the world was created by God&#8230; The latest attack in France came in February; According to the report, an Atlas of Creation was sent out to schools from Turkey, one of the main centers of Islamic creationism&#8230; The Atlas is intended to show that evolution is a deception while creation is the truth&#8230;</p>
<p>LA CROIX/ Qur&#8217;an-BasedCreationism &#8211; 29.03.2007</p>
<p>The creationist movement that appeared in the second half of the 19th century sets aside the theory that species evolve by way of natural selection and maintains that the world was created by God&#8230; The latest attack in France came in February; According to the report, an Atlas of Creation was sent out to schools from Turkey, one of the main centers of Islamic creationism&#8230; The Atlas is intended to show that evolution is a deception while creation is the truth&#8230;</p>
<p>Atlas of Creation at a Council of Europe Press Conference &#8211; 04.10.2007</p>
<p>Following a session discussing the teaching of creationism in schools, the Council of Europe, headquartered in the French city of Strasbourg, went on to hold a press conference on 4 October, 2007. The main subject of the conference was Atlas of Creation, which lay on the table throughout.</p>
<p>At the press conference Anne Brasseur, a politician from Luxembourg who recently submitted a report to the Council, picked the Atlas up to show it to the assembled journalists and went on to say:</p>
<p>    &#8220;Harun Yahya is a Muslim, Turkish creationist. This is the first volume. There are two more. It has been sent out to Europe. In two languages, English and French. It says that the theory of evolution is a lie, that Darwinism is the root cause of terror, and that it is responsible for the dictators of the 20th century and the like.&#8221;</p>
<p>Asked by a journalist about the messages that had been received in response to the report, the parliamentarians answered:</p>
<p>    &#8220;Generally speaking we received negative e-mails. Very few letters supported the report. The letters were all opposed to the report. The commission and I were generally described as people with no respect for freedom of expression and freedom of religion&#8230;&#8221;</p>
<p>In response to a question from a journalist from the Turkish daily Milliyet beginning &#8220;You have referred to Harun Yahya and Atlas of Creation many times&#8230;&#8221; the French politician Jacques Legendre stated:</p>
<p>    &#8220;I also received a copy. It has been sent to high schools, colleges and libraries where I live, up in the north. There was a note saying it can be placed in libraries for students to examine. It is a very expensive book. The quality of the printing is obvious&#8230;&#8221;</p>
<p>Gazeteciler Yaratılış Atlası&#8217;nı tehlikeli olarak gösteren ve yaratılışın okullarda okutulmasını engelleme girişiminde bulunan parlamenterleri, sorularıyla köşeye sıkıştırdılar. Gazeteciler, kitap yasaklamanın alenen bir sansür olduğu, ifade özgürlüğüne karşı bir eylem olduğu, bu şekilde eğitimde eşitlik ilkesinin göz ardı edildiği yönünde eleştirel sorular yönelttiler. Hatta Yaratılış Atlası&#8217;nı toplatarak yakmayı düşünüp düşünmediklerini sordular.</p>
<p>The journalists backed the parliamentarians, who portrayed Atlas of Creation as a danger and sought to prevent the teaching of creationism in schools, into a corner with their questions. They asked critical questions stating that banning books was literally censorship, violating freedom of expression and ignored the principle of equality of education. They even enquired whether the parliamentarians were considering collecting the copies of Atlas of Creation and burning them.</p>
<p>Through its attitude to Atlas of Creation, the Council of Europe made it clear that it was quite able to ignore such concepts as democracy and freedom of thought and belief when these clashed with its own views. It was made perfectly clear that, contrary to what Europe claims, it is not democratic, fails to attach the necessary importance to freedom of ideas and belief, and that it actually itself violates human rights. The idea that only those ideas that the powers regard as suitable should be taught is a fascist one. A mindset that cannot bear the theory of evolution to even be questioned or criticized is a manifestation of a dogmatic way of thinking.</p>
<p>On the other hand, such great fear of an idea, Atlas of Creation being seen as a danger solely because it proves the oneness and existence of Allah, confirms the truth of the message contained within the book. As our Lord tells us in one verse:</p>
<p>    Rather We hurl the truth against falsehood and it cuts right through it and it vanishes clean away! Woe without end for you for what you portray! (Surat al-Anbiya&#8217;, 18)</p>
<p>L&#8217;Agence France-Press &#8211; Atlas of Creation Is Still on the French Agenda &#8211; 29.10.2007</p>
<p>AFP-L&#8217;Agence France-Press, France&#8217;s largest news agency and the third largest in the world, reported yet again on Atlas of Creation on 29 October, 2007. The report in question said:</p>
<p>    &#8220;&#8230; The latest example of this was the wide international distribution of Atlas of Creation by Harun Yahya, a luxurious book printed in Turkey. In this book, Harun Yahya seeks to prove that life forms have never changed since the moment they were created.&#8221;</p>
<p>France, the cradle of materialism, has never before reacted to any creationist work, and the reason it keeps referring to Atlas of Creation is that the book has dealt it a grave blow in the struggle of ideas. The way the activities of Harun Yahya have been described in the French press as the &#8220;most effective&#8221; creationist movement, and the panic to be seen in materialist-Darwinist circles, are an important indication of the defeat suffered by those ideologies.</p>
<p>The AFP report appeared on a large number of web sites, as well as in the following media publications and channels:</p>
<p>Le Nouvel Observateur: A famous French news magazine with a circulation of 550,000</p>
<p>France 24: A Paris-based television station broadcasting in French and English</p>
<p>TV5 Monde: A French station, the world&#8217;s fourth largest TV network</p>
<p>L&#8217;Internaute Magazine: A French internet magazine</p>
<p>Metro International: The French edition of an 880,000-circulation newspaper, read in 21 countries</p>
<p>La Croix: A French daily with a circulation of 100,000</p>
<p>Radio France: France&#8217;s leading public radio station</p>
<p>Orange France: A French telecommunications company with 24.5 million users</p>
<p>Télévision Suisse Romande:The main French-language Swiss TV institution</p>
<p>RTL:Belgium&#8217;s most popular radio-television institution</p>
<p>Le Figaro &#8211; French Students Stand against the Theory of Evolution &#8211; 18.10.2007</p>
<p>Le Figaro, one of France&#8217;s leading daily newspapers, offered another evaluation of Atlas of Creation on 18 October, 2007. The report in the paper, which has a circulation of 400,000, began with the caption heading &#8220;The Darwinism Debate in France Is Spreading Ever Wider.&#8221; It then went on to refer to &#8220;an increasing rise in the numbers of students protesting against their classes&#8221; in France and to &#8220;teachers who are baffled as to what replies to give to the persistent questions of some students.&#8221; It also said that &#8220;the debate on the origin of man which have continued in USA for years has now begun to shake French schools.</p>
<p>The report said that Atlas of Creation was on sale in bookstores in Paris and stated, under the sub-caption &#8220;The Effect of Internet Sites:&#8221; </p>
<p>    &#8220;The impact of creationist web sites and the fact that these theories are continually spreading is a significant reality. Last February, schools received in the post a lavish book titled Atlas of Creation that refutes Darwinism throughout its 770 pages. The work, written by a Turk called Harun Yahya, was sent from Turkey and Germany and aimed to tell everyone of &#8216;evolutionists&#8217; deceptions and misleading claims&#8217;.&#8221;</p>
<p>Le Figaro then described how French students are reacting against the theory of evolution:</p>
<p>    &#8220;Another instructor, a history teacher, ran across a piece of homework among those he was marking that had been written by researching through the internet, nearly half of which consisted of the theory of creation stubbornly espoused by students. Such matters influence young Muslims, some students to various Adventist Protestant churches, young Jehovah&#8217;s Witnesses in particular, as well as Catholics and young Jews. Some teachers working in the traditional Jewish quarters of Paris say that they now feel &#8216;an increasingly more obvious resistance to the theory of evolution.&#8217; &#8230; The most hardline of these students [who distrust the theory of evolution] tend to be silent and observe critically in class&#8230;&#8221;</p>
<p>Enormous Interest in the Creation Exhibition in France</p>
<p>In the wake of Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation that has given rise to an earthquake effect in France, a Creation Exhibition once again demolishing the lie of evolution was held in the center of Paris.</p>
<p>The exhibition, visited by some 2,500 people at the Palais des Congrés Marcel Dufriche in Paris on Sunday 15 April, displayed fossils dating back hundreds of millions of years. The fossils, proofs of creation, once again demonstrated that living things have undergone not the slightest change for millions of years and that they were created, with exactly the same features as they have now.</p>
<p>The exhibits attracting the greatest attention were a 73-million-year old lion skull, a 42-million-year-old wolf skull, and a 125-million-year-old cricket.</p>
<p>Officials stated that there were enormous demand for the Creation Exhibition, which attracted considerable interest from university students, to be staged again, particularly in universities and cultural centers.</p>
<p>Radio Netherlands Web Site Netherlands &#8211; The Atlas of Creation has had a huge impact in all of Europe &#8211; 27.02.2007</p>
<p>The website of Radio Netherlands, which broadcasts in Holland, carried a report concerning the giant Atlas of Creation, by the author Adnan Oktar under the pen-name Harun Yahya, which has provoked an enormous world-wide reaction in a very short space of time. The report by Nicolien Den Boer contained the following expressions:</p>
<p>    [In the wake of France] Here in the Netherlands, some schools have also reported receiving free copies of the book, The Atlas of Creation.</p>
<p>    Evolution biologist Gerdien de Jong of the University of Utrecht received a copy of the Dutch translation of The Atlas of Creation, Part 1. The book &#8230; weighs around three kilograms &#8230; Several of her colleagues also received a copy&#8230; .</p>
<p>    The book was written by Turkish author Harun Yahya&#8230; The atlas, which consists primarily of coloured plates &#8230; attempts to discredit Darwin&#8217;s theory of evolution. According to the author, this theory, which is taught at nearly all Western universities, is responsible for all the evil in the world, including international terrorism.</p>
<p>    The Atlas of Creation claims to prove evolution never occurred. &#8220;People did not evolve from other species&#8221;, the book says, &#8220;they were truly created&#8221;.</p>
<p>    Science journalist Arno van &#8216;t Hoog of Bionieuws, a news magazine for biologists, has also examined the book. He explains what author Harun Yahya&#8217;s theory is based on:</p>
<p>    &#8220;This school of thought does not deny that the earth is millions of years old, but argues that animals and plants were once created and remained unchanged for millions of years thereafter&#8221;.</p>
<p>A Voix Autre, Belgium &#8211; The impact of Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation in France &#8211; 02.04.2007</p>
<p>The daily A Voix Autre, published in Belgium, referred to the impact of Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation in France in terms of &#8220;The panic behind the scenes!&#8221; and &#8220;Creationist literature has never been so powerful.&#8221; Other terms employed in the report read:</p>
<p>The panic behind the scenes in French education:</p>
<p>Following the dispatch of the Atlas of Creation to French schools, this work, totaling more than 800 pages, has now arrived at educational institutions in Brussels and Valon &#8230; The appearance of the work (high-quality, four-color printing) reveals itself with a desire to be the leading soldier of the most powerful troop in the midst of the struggle against Darwinism.</p>
<p>&#8230; The Turkish author Harun Yahya states that he has written this work in the name of the Qur&#8217;an. His name is by no means new in this field; he has been opposing the teaching of the theory of evolution, particularly in educational institutions, for 20 years. His Atlas of Creation was printed in Istanbul and appears to have reached a large number of readers.</p>
<p>USA/Reuters News Agency &#8211; Belief in creation in France is spreading &#8211; 26.03.2007</p>
<p>A report dated March 26, 2007, by the Reuters News Agency, Religion EditorTom Heneghan, appeared in a number of newspapers and magazines, such as The Washington Post, Science and USNews. The report discussed the impact in France of Harun Yahya&#8217;s 700-page Atlas of Creation.</p>
<p>USA/Science &#8211; The &#8220;Atlas of Creation&#8221; in Science Magazine &#8211; 16.02.2007</p>
<p>The 16 February, 2007, edition of the magazine Science, well-known for its pro-evolution stance, carried a report headed &#8220;Faith and Science&#8221; that discussed the impact of Adnan Oktar&#8217;s Atlas of Creation, written under the pen-name Harun Yahya. The report contained the following statements:</p>
<p>    It&#8217;s the most gorgeous-looking attack on evolution seen in a long time: That&#8217;s the consensus among European scientists who in recent weeks have received &#8230; free copies of the Atlas of Creation. The 768-page, lavishly produced tome was written by Harun Yahya, a Turkish author who denounces Darwinism as the source of many evils, including 9/11. Its publisher has sent hundreds if not thousands of copies of the book to researchers in at least four countries in Western Europe&#8230; . the book has troubled and outraged others&#8211;especially in France, where a French translation landed in the mailboxes of hundreds of high school directors and librarians&#8230; .</p>
<p>    Harun Yahya is the pen name of Adnan Oktar, the head of the Foundation for Scientific Research (BAV) in Ankara, which has promoted Islamic creationism since 1997 (Science, 18 May 2001, p. 1286)&#8230; .</p>
<p>    Yahya accepts that the world is billions of years old but rejects the concept of evolutionary change. More than 500 pages in the Atlas of Creation (the first in a series of seven volumes) are filled with pictures of fossils, accompanied by modern-day organisms that look strikingly similar&#8211;proof, Yahya says, that evolution theory is false&#8230; .</p>
<p>    Within Turkey, BAV has been &#8220;quite successful&#8221; in promoting creationism, says biologist Aykut Kence of the Middle East Technical University in Ankara. One recent survey found that more than 50% of biology teachers in secondary education &#8220;are not sure about the validity of evolution,&#8221; says Kence. Yahya&#8217;s books have also been translated into Arabic, Urdu, and other languages of the Islamic world&#8230; . In an e-mailed response to questions, a spokesperson for Yahya &#8230; added that France &#8220;can gather up and burn all the books, just like in the days of the Nazis, &#8230; yet the collapse of Darwinism cannot be prevented by prohibitions and bans.&#8221;</p>
<p>Le Figaro &#8211; The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 2 Şubat 2007</p>
<p>In its 2 February, 2007, edition, Le Figaro, one of France&#8217;s premier magazines, discussed the Atlas of Creation, written by Adnan Oktar under the pen-name Harun Yahya and published in Turkish, English and French. The report contained the following statements:</p>
<p>Many universities, high schools and colleges in France have received copies of a book titled The Atlas of Creation, consisting of around 770 pages and filled with illustrations regarding Darwinism and evolution. The book, written by the Turkish author Harun Yahya (real name Adnan Oktar) underlines the following:</p>
<p>&#8220;Evolutionist frauds and misleading statements&#8221; and particularly &#8220;the hidden links between Darwinism and such bloody ideologies as fascism and communism&#8221;</p>
<p>The author also relies on the large number of fossils unearthed all over the world over the last two hundred years in order to say that &#8220;species never changed.&#8221;</p>
<p>&#8230; The author places pictures of magnificent fish, hyenas, ants and starfish alongside pictures of animals and plants that are millions of years older in order to demonstrate that fossils closely resemble living specimens. He thus wishes to show that &#8220;living things did not evolve, but were created.&#8221;</p>
<p>France/Le Monde &#8211; The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 03.02.2007</p>
<p>In February 2007, Le Monde, France&#8217;s most important daily, carried various reports dealing with The Atlas of Creation. One such report, by Hervé Morin and published on 3 February, 2007, considered the impact of The Atlas in France. In summary the article contained the following statements:</p>
<p>    Thousands of copies of an incomparable work have been distributed in recent weeks. The name of this work is The Atlas of Creation, Volume I, and it has been distributed to schools, university centers and educational archive centers. It comes in a large format and consists of 800 lavishly illustrated pages and was authored by Harun Yahya. The conclusion of the book, written and published in Turkey, is crystal clear: &#8220;Creation is a fact&#8221; and &#8220;evolution is a fraud.&#8221;</p>
<p>    (&#8230;) Unlike Christian creationists, Harun Yahya accepts that the Earth is 4.6 billion years old. But he concentrates on the similarity between fossils and present-day species in order to state that evolution never happened and that creation is a fact. The author constructs his fundamental logic on the Qur&#8217;an and concludes: &#8220;Wherever we turn, there is the Face of God.&#8221;</p>
<p>    (&#8230;) The Science Research Foundation (SRF), of which the author is the honorary president, was described in 2001 by Science magazine as &#8220;one of the world&#8217;s strongest antievolution movements outside of North America.&#8221;</p>
<p>France/Le Monde &#8211; The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 08.02.2007</p>
<p>Another report in daily Le Monde, by the paper&#8217;s Istanbul correspondent Guillaume Perrier, appeared on 8 February, 2007. The report contained an interview with officials from Global Publishing, which publishes the works of Harun Yahya:<br />
CREATIONIST THESES ARE GAINING GROUND IN TURKEY</p>
<p>The spotlessly clean offices of Global Publishing in a popular district of Istanbul provide clear information about their activities. There is a large, red, illustrated book at one end of the conference table. This is the impressive &#8220;The Atlas of Creation&#8221; by Harun Yahya, sent to the French media, schools and universities at the end of January.</p>
<p>Founded in 2001, Global Publishing employs 92 people and publishes only works by Harun Yahya (consisting of books, films and Internet sites), who has produced a large number of works&#8230; . The 50-year-old Harun Yahya (real name Adnan Oktar) is an author who has been publishing books about creation and faith for the last 20 years&#8230; . In 2006, fossils proving that Darwin was in error were exhibited 350 times in Istanbul alone. Books written specially for children were distributed free of charge. Creationism is gradually taking root in Turkey.</p>
<p>Aykut Kence of the Middle EastTechnicalUniversity says: &#8220;Their theses have been appearing in schoolbooks since 1985. Nowadays it is impossible even to find the idea of evolution in primary schools. Many of the instructors produced in the last ten years have reverted to creationism. According to a survey by the Academy of Sciences, 75% of high school students in the country do not believe in evolution.&#8221;</p>
<p>Atlas Refuting Darwinism Has Been Sent to Schools &#8211; 03.02.2007<br />
France/La Croix</p>
<p>Another major French daily, La Croix, carried a report dealing with the debate The Atlas of Creation has given rise to in France. The report cited one of the fossils in the Atlas as an example. Comparing a 280-million-year-old fossil frog with a living specimen, it quoted the relevant extract as saying, &#8220;Living things have never changed, or evolved, since they were first created.&#8221;</p>
<p>France/L&#8217;EXPRESS &#8211; A Turkish Creationist Atlas in Schools &#8211; 02.02.2007</p>
<p>L&#8217;Express, one of the most important magazines published in France, covered The Atlas of Creation in its 2 February, 2007, issue. The report described the Atlas, sent to a number of public bodies and scientists, as a most attractive and vivid book, that could even influence children.</p>
<p>20minutes/France &#8211; Creationism Has Reached French Schools &#8211; 02.02.2007</p>
<p>In its 2 February, 2007, issue the French magazine 20minutes concentrated on the effect the Atlas of Creation had on the public. The report also carried links to several of Harun Yahya&#8217;s websites, articles, books and reports concerning the author</p>
<p>France/L&#8217;Humanité 20minutes &#8211; The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 08.02.2007</p>
<p>L&#8217;Humanité, a newspaper published in France, carried a report concerning the major impact Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation was having in France. A summary of the main statements in the report reads:</p>
<p>An abundantly illustrated 772-page book published in Turkey and based on the Qur&#8217;an, denying the theory of evolution proposed by Darwin, has been sent to public institutions, and to college, high school and university libraries at the end of January, as well as to the offices of various newspapers such as L&#8217;Humanité.</p>
<p>    The aim of this work is to reveal evolutionist frauds, their misleading statements and &#8220;the invisible link between Darwinism and such bloody ideologies as fascism and communism.&#8221; And that is indeed the case. A large part of the book consists of illustrations of fossils compared to specimens alive today in an attempt to prove that living organisms have undergone no changes throughout the course of history. This is linked to the conclusion that &#8220;God created the universe and all living things&#8221;&#8230; The author, Adnan Oktar, who writes under the pen-name Harun Yahya, is well-known for his advocacy of creationism&#8230; . The Islamic community has supported this struggle ever since the 1980s &#8230; The preparation of the book is astonishing. This is a book the first volume of which has now been published, due to be followed by six more, published on luxury, colored paper and selling at the ridiculously cheap price of 75 euros.</p>
<p>France/Le Nouvel Observateur &#8211; Creationism based on the Qur&#8217;an has arrived France &#8211; 02.02.2007</p>
<p>&#8230; Accompanied by vice-chancellors alongside him, the Minister of Education noted that the Atlas of Creation was the work of a Turkish author by the name of Harun Yahya who advocated Islamic views and propagated these on a web site called &#8220;the evolution deceit.&#8221; This 770-page book intends to prove that man has undergone no changes since his first creation and that no animal species had altered in the slightest way. He supports this presentation with extracts taken from the Qur&#8217;an.</p>
<p>Many Protestant churches, particularly in the USA, are determined to reject Darwinism and the theory of evolution &#8230; As for the Islamic front, &#8230; there is no doubt that Harun Yahya is its most active representative, by means of the Nurcu movement and his international Harun Yahya publications.</p>
<p>Le Nouvel Observateur, one of France&#8217;s major current affairs magazines, provides detailed information on its own website about the life of the author Harun Yahya, his work, and his statements clearly revealing the falsehoods of the theory of evolution.</p>
<p>Harun Yahya and Darwinism &#8211; 03.02.2007<br />
France/Le Nouvel Observateur Magazine Website</p>
<p>Various comments regarding the works of Harun Yahya appeared in the Le Nouvel Observateur website. Summarized, one of these contained the following statements:</p>
<p>Harun Yahya and Darwinizm</p>
<p>Harun Yahya is a good of reference for non-Muslims without a knowledge of Islam and also for French-speaking Muslims who wish to deepen their knowledge of Islam, because the lively texts of his writings and books are available free of charge on his website www.harunyahya.com. The books have been translated into forty languages.</p>
<p>It would be wise to read the three small illustrated books providing an easy understanding of the Qur&#8217;an: &#8220;Knowing Islam,&#8221; &#8220;Basic Concepts&#8221; and &#8220;The Perished Nations.&#8221;</p>
<p>Reading Harun Yahya also allows one to learn how he has demolished Darwinism. As Le Nouvel Observateur said in its report, he bases himself on science.</p>
<p>Reading Harun Yahya and understanding the Qur&#8217;an may prevent much confusion from arising.</p>
<p>&#8230; What we call Dieu, Allah, God, or Jehovah is people&#8217;s one God. The holy scriptures are above all a call to faith in God, a code of moral and behavior, and a reward or punishment by Paradise or Hell. Life would have no direction without these key concepts. Neither would the origin of life. If one remains devoted to Darwin, then life on Earth must have appeared randomly. Read Harun Yahya and form your own idea. I am sure you will be impressed. And this will allow you to break one very great taboo: to question the theory of evolution! Not to reject it, merely to question it. That is all!</p>
<p>Creationist Muslim Book Has Been Distributed to High Schools &#8211; 02.02.2007 France/The French TV channel TF1 website</p>
<p>The TF1 TV station&#8217;s website, which broadcasts in France, carried a report titled &#8220;A Creationist Muslim Book Has Been Distributed to High Schools&#8221; on 2 February, 2007, which carried the report contained in Le Figaro magazine.</p>
<p>A Book by a Creationist Turkish Author Has Been Distributed to Hundreds of High Schools &#8211; 06.02.2007 France/La Liberation</p>
<p>La Liberation, one of the major French dailies, carried a report titled &#8220;A Book by a Creationist Turkish Author Has Been Distributed to Hundreds of High Schools.&#8221; The report contained the following statements:</p>
<p>A book called the Atlas of Creation, enriched by a large number of illustrations, written by the Turkish author Harun Yahya and condemning the theory of evolution and full of praise for creationism, has been sent to hundreds of educational institutions, mainly high schools but also including universities&#8230; .</p>
<p>Supported by pictures of fossils and animals, the Atlas of Creation seeks to prove that man has remained unchanged, contrary to what the supporters of Darwin maintained in the 19th century. The author and editor includes his works, which have been translated into many foreign languages, on his website, as well as extracts from the Qur&#8217;an intended to confirm his views. Harun Yahya is known as the greatest champion of creationism in Turkey&#8230;</p>
<p>Another website published in France carried a report titled &#8220;The Atlas of Creation, or how to theorize the negation of Darwinism.&#8221; The report gave a detailed description of the impact of the Atlas of Creation, as well as providing links to Harun Yahya&#8217;s websites and other works.</p>
<p>Over the last few days, colleges, high schools and universities have received a book called &#8220;The Atlas of Creation,&#8221; written by Harun Yahya and which refutes Darwinism and the theory of evolution &#8230; The arrival of this 770-page &#8220;Atlas of Creation&#8221; at secondary and senior educational establishments gave rise to a number of questions: Who is Harun Yahya?</p>
<p>&#8230; He concentrated on philosophy and materialist ideologies throughout his academic years. He then wrote a large number of works in which he described the theory of evolution as a deceit. His aim is to &#8220;hinder the influence of Darwinism and materialism on the world.&#8221; His book &#8220;The Evolution Deceit&#8221; contains the words &#8220;The theory of evolution is nothing but a deception imposed on us by the dominators of the world system.&#8221;</p>
<p>&#8230; His works have been translated into a large number of languages, including French, English, German, Spanish, Italian, Russian, Arabic, Polish, Indonesian, Malay, Malayalam, Urdu, Albanian and Serbo-Croat. Through these powerful publications Harun Yahya tells the whole planet that &#8220;those who perpetrate acts of terror in the world are in fact Darwinists.&#8221; The caption accompanying a photo representing the September 11 attacks reads: &#8220;It is Darwinists who cause terror to continue in the world. Darwinism is the only philosophy that develops and encourages conflict.&#8221;</p>
<p>&#8230; Some of his works deal with French Freemasonry and Zionism and their &#8220;negative effects on world history and politics.&#8221; Other works have been written on the moral values of the Qur&#8217;an. Harun Yahya&#8217;s aim is to show &#8220;non-Muslims the proofs of the existence of Allah and the perfection in His creation&#8221; by &#8220;introducing Islam to those unfamiliar with it and warming people&#8217;s hearts to the truth.&#8221;</p>
<p>&#8230; Harun Yahya already announced that the Atlas of Creation is the first volume of a seven-volume work. It appears that a single volume is inadequate for denouncing, in his view, that &#8220;evolution is one of the greatest frauds and deceptions in the history of science.&#8221;</p>
<p>Does Darwinism Cause Terrorism? &#8211; 03.02.2007<br />
USA/Washington Post</p>
<p>&#8230; Over the last fortnight, thousands of schools across France have been mysteriously receiving copies of a &#8220;lavishly illustrated&#8221; Turkish book attacking Darwinism. Titled The Atlas of Creation, the 768-page, large-print tomes attempt not only to debunk Charles Darwin&#8217;s theory of evolution, but also to paint it as &#8220;the true source of terrorism.&#8221; &#8230;</p>
<p>&#8230; &#8220;Atlas&#8221; seemingly blames &#8220;survival of the fittest&#8221; for just about everything from racism and Nazism, to communism and terrorism, because of its ties to atheism and materialism&#8230; .</p>
<p>Harun Yahya on the Sombreval Publishing Website &#8211; 03.02.2007<br />
France/Sombreval Publishing Website<br />
The major impact of the Atlas of Creation, a significant work by Harun Yahya, also appeared on the Sombreval Publishing website, and various passages were quoted from the report in Le Figaro.</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 02.02.2007 France/Jeunes pour la France</p>
<p>The website of the political movement Jeunes pour la France also carried a report describing the impact in France of the Atlas of Creation. The works of the world-renowned author Harun Yahya were described in these terms on the site:</p>
<p>    The author cites many passages from the Qur&#8217;an and concludes that &#8220;Creation is the sole truth,&#8221; proves the &#8220;existence of the soul&#8221; and notes that &#8220;materialism has come to an end.&#8221;</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 03.02.2007<br />
France/Middle East Online</p>
<p>The well-known website Middle East Online carried a report concerning the Atlas of Creation, containing the following statements:</p>
<p>&#8230; Entitled &#8220;The Atlas of Creation&#8221;, the 770-page book by Turkish author Harun Yahya quotes several passages from the Koran and asserts that &#8220;human beings did not evolve (from another species) but were indeed created.&#8221;</p>
<p>&#8230; The book features a photograph of the September 11, 2001 attacks on the World Trade Center with the caption: &#8220;Those who perpetuate terror in the world are in fact Darwinists. Darwinism is the only philosophy that values and incites conflict.&#8221;</p>
<p>The theories of Charles Darwin are &#8220;the true source of terrorism,&#8221; it said&#8230; .</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 02.02.2007<br />
France/www.vousnousils.fr</p>
<p>www.vousnousils.fr, a website founded by a group of independent young journalists for the purposes of culture, education and research, stated that Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation had a major impact on the French, and particularly noted how Darwinism was described in the book as the true origin of terror.</p>
<p>Darwinist Panic &#8211; 02.02.2007<br />
France/Yves Daoudal&#8217;s blog</p>
<p>Large numbers of a richly illustrated, 770-page book called the Atlas of Creation, which rejects Darwinism, have been sent to our educational institutions. The book was written by Harun Yahya (the pen-name of Adnan Oktar), a Turk, who has produced many works&#8230; .</p>
<p>Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation &#8211; 03.02.2007<br />
France/Gaullisme</p>
<p>A report on the website of a French political party on 3 February, 2007, contained the following information about Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation:</p>
<p>The Atlas of Creation is the work of Harun Yahya, a Turkish Muslim who expresses himself on a highly developed website called &#8220;The Evolution Deceit.&#8221; Throughout its luxuriously illustrated 770 pages, the book seeks to prove that man and animal species have remained unchanged since the moment they were created. The Qur&#8217;an is indicated as confirmatory evidence.</p>
<p>Creationism in the Islamic world was born in the &#8217;80s, together with the rise in religious devotion &#8230; Certainly, the most active communicator of Creationism is &#8220;the international publications of Harun Yahya,&#8221; and thus Harun Yahya himself.</p>
<p>Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation &#8211; 04.02.2007<br />
France/e.sinchew-i.com</p>
<p>Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation was also reported on a major website published in various languages such as English, Malay and Chinese, and the work was described in these terms:</p>
<p>EVOLUTION?&#8230; A book denying Darwinism and the concept of evolution in the name of Islam, L&#8217;Atlas de la Creation (The Atlas of Creation), is widely distributed to schools in France. The book is the work of Adnan Oktar, &#8230; who over the past decade has published a flood of books &#8230;</p>
<p>Comments regarding the impact of the Atlas of Creation also appeared on the website of the well-known American journalist Doug Ireland, following which general information about the works of Harun Yahya was provided. The author&#8217;s books, the languages into which they have been translated, his websites, his analyses of political events and impact on the world were all described. Links were also given to the author&#8217;s websites, articles and books. Various detailed extracts were quoted from the book Global Freemasonry in particular. Ireland noted that millions of young Muslims living in France would be influenced by Harun Yahya&#8217;s works, and began his analysis in these words:</p>
<p>I was curious about the author, and a Google search rapidly revealed that Yahya &#8212; who says he is 50 and the author of dozens of books, and that his pseudonym was &#8220;formed from the names &#8216;Harun&#8217; and &#8216;Yahya&#8217; in the esteemed memory of the two Prophets who struggled against infidelity&#8221; &#8212; maintains an expensively-designed, multi-media English-language website&#8230; .</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 07.02.2007<br />
France/Yazerty.Net</p>
<p>A report concerning the works of Harun Yahya was carried on a personal website called Yazerty, published in France:</p>
<p>Atlas of Creation &#8211; Harun Yahya (creationism)</p>
<p>&#8230; Supported by pictures of fossils and animals, the Atlas of Creation seeks to prove that, contrary to what Darwin&#8217;s supporters maintained in the 19th century, man has remained completely unchanged. The website of the author, Harun Yahya, contains his works translated into a number of languages, and extracts from the Qur&#8217;an are used for the purpose of supporting his views.</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation &#8211; 04.02.2007<br />
USA/Access Research Network</p>
<p>The following information about the Atlas of Creation appeared on the Access Research Network (ARN) website:</p>
<p>The Turkish original of the 768-page book, which rejects evolution, &#8230; sees Charles Darwin&#8217;s theory of the &#8220;survival of the fittest&#8221; as the root of many of today&#8217;s ills, including modern terrorism.</p>
<p>&#8230; The Atlas of Creation is a novelty because it puts an Islamic twist on criticism of the theory of evolution, a cause championed by conservative Christians in the United States.</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 09.02.2007<br />
France/bellacio.org</p>
<p>A report regarding global Creationist movements appeared on an Italian-French news portal website, www.bellaciao.org, on 9 February, 2007. The report discussed the Atlas of Creation and Harun Yahya&#8217;s works on the subject:</p>
<p>Harun Yahya, author of the 770-page Atlas of Creation that rejects the theory of evolution says, &#8220;Creation and that species never underwent evolution is a fact.&#8221; The author supports the view that the Earth is 4.6 billion years old (regarded as the most accurate estimate) and uses a large number of fossils and detailed visual presentations as references in his work in order to show that &#8220;species never underwent any change.</p>
<p>Harun Yahya (a Turk whose real name is Adnan Oktar) declares that Darwin&#8217;s theory (the only philosophy that encourages and attaches any value to conflict), which he indicates as being the true source of terrorism, accompanied by a picture representing the September 11 attacks, is invalid and goes far beyond mere rejection of the theory of evolution.</p>
<p>Turkish Creationist Book &#8211; 11.02.2007<br />
France/WoodMoor Village</p>
<p>One personal website dealing with Eastern philosophies considered Harun Yahya&#8217;s Atlas of Creation under the heading &#8220;Turkish Creationist Book.&#8221; The report provided information about the global impact of the Atlas of Creation and its content.</p>
<p>Happy Darwin Day! &#8211; 12.02.2007<br />
France/A personal website</p>
<p>Another personal website also discussed the Atlas of Creation under the caption &#8220;Happy Darwin Day!&#8221;. The report recalled that 12 February was both the date of Charles Darwin&#8217;s birth in 1809 and also the anniversary of the publication of the Origin of Species in 1859, and noted that the debate over the Atlas of Creation coincided with those same days.</p>
<p>A blog on anti-Darwinism provided information about the Atlas of Creation&#8217;s content. The report drew attention to the fact that creationist Muslims and Christians particularly emphasize social darwinism and &#8220;survival of the fittest&#8221; thought, as well as the connection &#8220;from Darwin to Hitler.&#8221;</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 03.02.2007<br />
France/Theology Web</p>
<p>A report on the impact in France of the Atlas of Creation appeared on a religious forum site with contributors from various faiths. The report summarized the analysis that appeared in the French press.</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 05.02.2007<br />
France/A personal website</p>
<p>A personal website based on freedom of expression discussed Harun Yahya&#8217;s ideas on the theory of evolution and Darwinism. It noted that the author&#8217;s latest work, the Atlas of Creation, had a major impact in many countries.</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 07.02.2007<br />
France/Cohenside</p>
<p>A personal website named Cohenside considered Harun Yahya&#8217;s ideas on the true source of terrorism, that appear in many of his works. In his Atlas of Creation, which has provoked considerable reaction in the world press, the author maintains that the true origin of terror is Darwinism, which regards the world as a sphere of conflict in which only the strong survive.</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 05.02.2007<br />
France/The website of the NaonaCenter for Science Education</p>
<p>The website of the National Center for Science Education, a Darwinist organization which supports the teaching of the theory of evolution in schools, described the impact of the Atlas of Creation in France.</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in Europa &#8211; 04.02.2007<br />
France/A personal website</p>
<p>A personal website defending the theory of evolution discussed the content of the Atlas of Creation and the impact it had in Europe.</p>
<p>Atlas of Creation banned in France &#8211; 06.02.2007<br />
United Arab Emirates/A personal website</p>
<p>A personal website published in Dubai provided information about the content of the Atlas of Creation and the works of its author, Harun Yahya. It contained the following statements:</p>
<p>&#8220;Atlas of Creation&#8221; &#8211; a book by Turkish philosopher Harun Yahya &#8230; The author presents some proofs that evolution never happened. Animals and plants we can see now are the same which were recorded in million years old fossils. We can explain the existence of life only assuming that it has a Creator. And this is the idea which troubles the French&#8230; .</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in Europa &#8211; 05.02.2007<br />
United Kingdom/A personal website published from Great Britain sonal website published from Great Britain</p>
<p>A personal website published from Great Britain provided information about the Atlas of Creation and noted the major impact it was having in Europe as a whole.</p>
<p>The Impact of Atlas of Creation in France &#8211; 05.02.2007<br />
France/A website prepared by Muslims living in France</p>
<p>A website prepared by Muslims living in France emphasized the astonishment of the French Minister of Education in the face of the Atlas of Creation. The report also contained information introducing the Atlas, links to its author Harun Yahya&#8217;s website and other reports on the subject appearing in the press.</p>
<p>Darwin, the Number One Terrorist&#8230; &#8211; 02.02.2007<br />
France/A personal website</p>
<p>Another personal website published in France contained an analysis of the Atlas of Creation. The report appeared under the caption &#8220;Darwin, the Number One Terrorist&#8230;&#8221; A summary of the report contained the following statements:<br />
It is not often that one receives such an attractive book, printed on bright, glossy paper and enriched with a large number of illustrations and, what is more, through the post. The recipients of such gifts do not generally study the subject in that much depth. But this time things are different. The 700-page Atlas of Creation, written by Harun Yahya (real name Adnan Oktar) and intended for use by college, high school and university students, criticizes Darwinism and the theory of evolution in impeccable language. It establishes a connection between Darwin&#8217;s ideas and totalitarianism and terrorism&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bazı yerlerde gündem farklıdır..]]></title>
<link>http://hasanrua.wordpress.com/2009/09/16/bazi-yerlerde-gundem-farklidir/</link>
<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 21:44:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
<guid>http://hasanrua.wordpress.com/2009/09/16/bazi-yerlerde-gundem-farklidir/</guid>
<description><![CDATA[Üç büyük din de bir mehdi beklentisi içinde. Museviler ilk mesihi, Hristiyanların Mesihin ikinci kez]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Üç büyük din de bir mehdi beklentisi içinde. Museviler ilk mesihi, Hristiyanların Mesihin ikinci kez]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Darwin müslüman olsa reformist olurdu]]></title>
<link>http://tersyuz.wordpress.com/2009/09/07/darwin-musluman-olsa-reformist-olurdu/</link>
<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 22:00:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>SAK</dc:creator>
<guid>http://tersyuz.wordpress.com/2009/09/07/darwin-musluman-olsa-reformist-olurdu/</guid>
<description><![CDATA[Mustafa İslamoğlu&#8217;nun müritlerinden Esra Elönü: Feride, sakalı fönlü adamlar sürüsüne bakıyord]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Mustafa İslamoğlu&#8217;nun müritlerinden Esra Elönü: Feride, sakalı fönlü adamlar sürüsüne bakıyord]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adnan Hocaya Bir Dava Daha]]></title>
<link>http://realityofevolution.wordpress.com/2009/09/07/adnan-hocaya-bir-dava-daha/</link>
<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 13:03:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>God Like</dc:creator>
<guid>http://realityofevolution.wordpress.com/2009/09/07/adnan-hocaya-bir-dava-daha/</guid>
<description><![CDATA[Haber alıntıdır. http://www.intgazete.com/Yasam/Adnan-Hoca-ya-bir-dava-daha&#8211;2278.htm 7 gizli t]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Haber alıntıdır. http://www.intgazete.com/Yasam/Adnan-Hoca-ya-bir-dava-daha&#8211;2278.htm 7 gizli t]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Richard Dawkins Yaratılış Atlası Cevap Verme Çabaları]]></title>
<link>http://ahirzamansohbetleri.wordpress.com/2009/09/04/richard-dawkins-yaratilis-atlasi-cevap-verme-cabalari/</link>
<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 02:16:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahirzamansohbetleri</dc:creator>
<guid>http://ahirzamansohbetleri.wordpress.com/2009/09/04/richard-dawkins-yaratilis-atlasi-cevap-verme-cabalari/</guid>
<description><![CDATA[Evrimi çürüten yüzlerce delilin Yaratılış Atlası ile açıkça ortaya konulmasının ardından büyük bir t]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><table border="0" cellspacing="0" cellpadding="5" width="412" align="center">
<tbody>
<tr>
<td align="left">
<div><span style="font-size:12pt;"><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><img src="http://netcevap.org/image/dawkins1.jpg" border="1" alt="" hspace="5" vspace="5" width="154" height="183" align="left" />Evrimi çürüten yüzlerce delilin Yaratılış Atlası ile açıkça ortaya konulmasının ardından büyük bir telaş ve panik içine giren Richard Dawkins’in düştüğü büyük cehalete Hürriyet gazetesi de ortak olmuş durumda! Sitesinde, Yaratılış Atlası’nda resmi konulmuş bulunan maketten oluşan bir böcek resmini kendince bir hata olarak nitelendiren ve bu şekilde Yaratılış Atlası’nın dünya çapındaki güçlü etkisini yine kendince örtbas etmeye çalışan Dawkins’in cahilce buluşunu Hürriyet gazetesi yine aynı yanılgı içinde büyük bir keşif zannetmiştir. </span></span></div>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> </span></div>
<div><span style="font-size:12pt;"><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Yaratılış Atlası’nda yer alan maket böcek resmi, milyonlarca yıl önce fosil örneği bulunmuş olan canlının, bugün halen yaşadığını gösteren bir böcek resmidir. Bunun maket olup olmaması, hiçbir şey değiştirmez. Önemli olan milyonlarca yıl önce yaşamış olan bu böceğin günümüzde halen aynı şekilde var olması, yaşıyor olmasıdır. <!--more--></p>
<p></span></span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="1" width="350" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<p align="center"><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><img src="http://netcevap.org/image/bocek_maketleri.jpg" border="1" alt="" hspace="5" vspace="5" width="300" height="245" align="middle" /></p>
<p><img src="http://netcevap.org/image/bocek_maketi1.jpg" border="1" alt="" hspace="5" vspace="5" width="250" height="232" /></p>
<p><img src="http://netcevap.org/image/bocek_maketi2.jpg" border="1" alt="" hspace="5" vspace="5" width="195" height="232" /></p>
<p></span></p>
<div style="margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:10pt;line-height:115%;"><span style="font-family:Verdana;">Günümüzde yaşayan canlıların maketleri bir çok yerde iğne ile tutturularak bu şekilde sergilenmektedir. Bunlar, bu canlıların yaşamadığını göstermez, bilakis yaşayan canlıların örneği olması için maket olarak halka sunulmaktadır. </span></span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Buradaki fosil amber gerçektir, 25 milyon yıllık evcikli böcektir ve Dominik amberlerine aittir. Bu canlının halen yaşıyor olduğunu ifade etmek için onun yaşayan bir örneği de verilebilir, maketi de, çizimi de. Önemli olan bu canlının halen yaşadığının bilinmesidir. Burada evrimi çürüten gerçek, canlının milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişime uğramaması ve evrim teorisini kesin olarak reddetmesidir. </span></div>
<div><span style="font-size:12pt;"><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Bu gerçeğin yanı sıra, her nedense “detaylara önem verdiği izlenimi vermeye çalışan” Dawkins de, Hürriyet gazetesi de söz konusu canlının günümüzde yaşayan örneğinin Yaratılış Müzesi sitesinde uzun zamandır bulunmakta olduğunu görmezden gelmektedirler. Oysa dileyen herkes, Dawkins’in ve Hürriyet gazetesinin spekülasyon malzemesi haline getirmeye çalıştıkları evcikli böceğin günümüzde yaşayan örneğinin resmini  <a href="http://www.yaratilismuzesi.com/fosiller/fosil.php?Id=160">http://www.yaratilismuzesi.com/fosiller/fosil.php?Id=160</a> adresinden</span><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:x-small;"><span style="color:black;"> inceleyebilir. </span></span></span></span></div>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><br />
</span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="1" width="350" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><img src="http://netcevap.org/image/AI0054_caddisfly_gnats.jpg" border="1" alt="" hspace="5" vspace="5" width="350" height="265" align="middle" /></p>
<p><img src="http://netcevap.org/image/AI_54_caddisfly_alive.jpg" border="1" alt="" hspace="5" vspace="5" width="350" height="178" align="middle" /><br />
</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">EVCİKLİ BÖCEK, KARA KANATLI MANTAR SİVRİSİNEĞİ<br />
</span></strong><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:x-small;"><strong><br />
Yaşı:</strong><br />
25 milyon yıllık<br />
</span></span><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:x-small;"><strong><br />
Bulunduğu yer:</strong><br />
Dominik Cumhuriyeti</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div><span style="font-size:12pt;color:black;"><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Dikkat edilirse Richard Dawkins de, sitesinde evcikli böceğin günümüzde yaşayıp yaşamadığı konusuna nedense hiç girmemiş, bu konuda hiçbir yorumda bulunmamış, sadece Yaratılış Atlası’nda sunulan resmin niteliği ile ilgilenmiştir. Elbette ki, Dawkins’in, canlının günümüzde yaşıyor olması ve milyonlarca yıl boyunca değişmemiş olması gerçeği karşısında söyleyecek hiçbir sözü bulunmamaktadır. </span></span></div>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> </span></div>
<div><span style="font-size:12pt;color:black;"></p>
<div><span style="font-size:12pt;color:black;"><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Yine Dawkins’in binlerce sayfalık Yaratılış Atlası’nın hemen her sayfasında gördüğü yüzlerce yaşayan fosil hakkında da söyleyecek hiçbir şeyi olmamıştır. Bu önemli fosil deliller karşısında uzun zamandır diğer evrimcilerde olduğu gibi Dawkins cephesinde de bir suskunluk hakimdir. Evrimi çürüten deliller karşısında yapabilecek bir açıklaması, getirebilecek bir delili olmadığını açıkça dile getirmek yerine susmayı tercih etmektedir. </span></span></div>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> </span></div>
<p><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:x-small;"><span style="font-size:12pt;"><span style="font-size:x-small;">İçinde yüzlerce yaşayan fosil örneği verilmiş olan, evrimi kesin olarak çürütmüş bulunan toplam 2300 sayfalık 3 ciltlik devasa Yaratılış Atlası’nda, Dawkins, bula bula bir maketin resmini bulmuş ve bunu da bir hata olarak göstermeye çalışmıştır.</span> <span style="font-size:x-small;">Evrimciler kitapta hiçbir hata olmamasını, milyonlarca yıl önceki canlıların günümüzde halen yaşadığının kanıtlanmış olmasını kendilerine yedirememişlerdir. İşte Dawkins’in gösterdiği bu beyhude çaba, Yaratılış Atlası’nın ne kadar doğru ve etkili olduğunu göstermektedir. Bu durum, aynı zamanda Yaratılış Atlası vesilesi ile evrimin dünya çapında nasıl güçlü bir çöküşe gitmiş olduğunu da göstermektedir.</span></span></span></span></span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
