<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>aile &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/aile/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "aile"</description>
	<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 16:29:11 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA['Olası'lık..]]></title>
<link>http://bunnybon.wordpress.com/2009/12/04/olasilik/</link>
<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 10:56:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>bunnybon</dc:creator>
<guid>http://bunnybon.wordpress.com/2009/12/04/olasilik/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Sevgili Melis&#8217;ciğim, Defterine birşeyler yazmak belki de birşeyler dilemektir senin içi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://bunnybon.wordpress.com/files/2009/12/photo.jpg"><img class="size-medium wp-image-86 alignright" title="photo" src="http://bunnybon.wordpress.com/files/2009/12/photo.jpg?w=225" alt="" width="203" height="270" /></a>&#8220;Sevgili Melis&#8217;ciğim,</p>
<p>Defterine birşeyler yazmak belki de birşeyler dilemektir senin için. Ben, seninle ilgili dileklerimin adım adım gerçekleşmekte olduğunu görmekten mutluluk duyuyorum,</p>
<p>Yaşamının ilk basamaklarında vermiş olduğun ipuçları sevindiriyor, tüm insanlığın kıvanç duyduğu Leonardo Da Vinci&#8217;nin, Galileo Galilei&#8217;nin yetiştiği ülkenin çizgisinde bir eğitim görüyor olman bunlardan en önemlisi. Bu eğitimden çok iyi yararlanmalı, daha iyilerine ulaşmalısın.</p>
<p><strong><em>İlerlemede insanlığın yoluna çıkan her türlü bağnazlık, kalıplaşmış düşünce ve önyargıdan uzak durmalı, akılcı bir bakış açısıyla olaylara bakmalısın. </em></strong></p>
<p>Sonuç olarak Melis&#8217;ciğim, <strong><em>Yaşamda bir söz de sen söylemelisin. Belki duyulmayabilir, ama duyulma olasılığı her zaman var.</em></strong>&#8220;</p>
<p>Bazi anı parçaları, defter sayfaları öylesine değerlidir, öylesine güçlüdür ki, gözyaşları eşliğinde okunurken,  adeta sonsuz bir ışık kaynağı gibi aydınlatır içinde ufak da olsa barındırdığın karanlıkları.. İşte o zaman sen, olasılıklarla aydınlanmış yoluna, tüm umutların, tüm doğruların ve tüm enerjinle devam edersin.. <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Geldiğimiz yere kaybederek d&ouml;nmemek]]></title>
<link>http://kemalozer.wordpress.com/2009/11/30/geldigimiz-yere-kaybederek-dnmemek/</link>
<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 20:08:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
<guid>http://kemalozer.wordpress.com/2009/11/30/geldigimiz-yere-kaybederek-dnmemek/</guid>
<description><![CDATA[Düşe kalka başlayan yürüyüş, düşe kalka son bulan bir hayat… Yardıma muhtaç başlanılan bu hayat, yar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Düşe kalka başlayan yürüyüş, düşe kalka son bulan bir hayat…</p>
<p>Yardıma muhtaç başlanılan bu hayat, yardıma muhtaç bir halde sona eriyor…</p>
<p>Zorla telaffuz edilerek başlanan yolculuk, zorla telaffuz edilen kelimelerle son buluyor…</p>
<p>Başkalarının ilk günkü gibi uzatacakları bir kaşık çorba, bir damla suya muhtaçlık…</p>
<p>Yani başladığın noktaya geri gidiştir ihtiyarlık ve ölüm –ki varsa ölüm–</p>
<p>Ölmek elbette yaşamın gerçeği… Lakin materyalistlerin kastettiği anlamda bir yok oluş değil, yeniden doğumun başka bir hâli&#8230; </p>
<p> <!--more-->
</p>
<p>Çocukluk, bitmek bilmeyen öğrenme, hayatımızı birleştirdiğimiz eş(ler), bitmez tükenmez sandığımız dünyalık mücadelesi, çoluk çocuk, torunlar ve bizden önce yolculuğa çıkan eş ve ilk günkü gibi yalnız kalış.</p>
<p>* * *</p>
<p>Şöyle gözlerimizi yumup tefekkür etsek…</p>
<p>Hayatımıza dair hatırladığımız şeyleri bir bir düşünsek…</p>
<p>Hatta bize ait bebeklik fotoğrafları ve bir bebeğin yaşadığı süreci düşlesek…</p>
<p>Bugünümüze kadar sürse bu tefekkür…</p>
<p>Sonra tıpkı gerçek bir tasavvuf erbabının günlük dersi gibi ölüm ve kabirde başlayan sorgu suale kadar götürsek…</p>
<p>Bir bir sorsa melekler, yaşamımıza dair hatırımızda kalan ve unuttuğumuz her şeyi…</p>
<p>Sonra yazsak verdiğimiz ve veremediğimiz cevapları…</p>
<p>Ve her gün, Üstad’ın ‘<em>ne yaptık ne yaptılar mukaddes emaneti’</em> sorusunu, kulaklarımızı patlatırcasına sorsak…</p>
<p>Bu dünyada yapıp ettiklerimizin kullarca büyük bir sabırla bir bir izlendiğini, günü gelince tek tek hesabının sorulduğunu ve aynının daha büyük bir titizlikle bizzat kendimize itiraf ettirilecek şekilde Yüce Yaratıcı’nın koyduğu, sırrına vakıf olamadığımız kayıt mekanizmalarıyla kaydedildiği gerçeğini anlatsak kalın kafalarımıza…</p>
<p>Düşünsek;</p>
<p>Bizi bekleyen akıbetin bir kader olmayıp, kendi yapıp ettiklerimizden kaynaklandığını…</p>
<p>Ömrün; elimize yalnızca bir defa geçecek, israf edilmemesi gereken bir sermaye ve bir miras yedi gibi harcanmaması gerektiğini…</p>
<p>Unuttuğumuz düşünmeyi, edebi, feraseti, erdemi, eminliği, kederi, bilgiyi, hikmeti, fıtrîyi, merhameti ve yardımı, vefayı, davayı, tasayı, diğergâmlığı, sanatı, tasavvuru ve vahyî olanı bir bir diriltmeyi&#8230;</p>
<p>Cevapsız bıraktığımız ve cevapsızlığı yüzünden yüzümüzü yere çivilediğimiz, zamanın idraki içinde kendi gerçeğimize sert bir şamar indirip irkilmeyi…</p>
<p>Ve artık vazgeçsek birilerini kınamaktan, kınayanın kınamasından korkarak ve utanarak gerçeğin gereğini yapmamaktan.</p>
<p>* * *</p>
<p>Atasoy Müftüoğlu’nun belirttiği gibi “Her bireycilik, her bencillik, her milliyetçilik yalnızca parçalayıcıdır. Bilgi, İslam’ın kalbidir. Bilgisiz bir İslamî hayat düşünülemez.”</p>
<p>Bu durumda amaçsız ve anlamsız bir yaşam sürerek, modernizmin dayattığı imajlar dünyasında, en bayağı rolü oynamaktan ibaret saymamalı hayatı insan ve dahi Müslüman.</p>
<p>Reklam, moda ve imajların dünyasında, küresel kasırgaların içinde sürüklenerek gerçeğe yabancılaşmış ve yozlaşmış bir yaşamın bize sağlayacağı şey, kendimizden uzaklaşmak olacaktır.</p>
<p>İrademizi başkalarına teslim etmek, gerçeğe kayıtsız kalmak, umursamazlık ve tepki duymamız gerekenlere tepkisiz kalmak ahlaksızca bir yaşam modelidir.</p>
<p>Günümüzün semboller dünyasında; adam olmak için bilmek, bilmek için okumak gerek. Bilgisiz hayatlar, sahte ve sanal bir yaşam ve bilinçsiz kölelikler doğurur. Modernizmin istediği de; bize sunulana kayıtsız kalarak köleleştirilmemiz değil mi?</p>
<p>O halde bize düşen; modernizmin, kapitalizmin, idolizmin, emperyalizmin, imajizmin, militarizmin dayatmalarından ve prangalarından kurtulmak… </p>
<p>Sivilleşmek…</p>
<p>Her türlü köleliği reddederek özgürleşmek…</p>
<p>Fıtrata dönmek ve vahyin muradına hâsıl ve vâsıl olmak!</p>
<p>Bizimle gidecek olan şey sadece yapıp etmediklerimiz. </p>
<p>Önemli olan Bush gibi değil, Alia gibi izzetle anılmak.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CÜNEYT İNAY {GENİŞ AİLE'NİN SENARİSTİ}]]></title>
<link>http://bostanciogludevran.wordpress.com/2009/11/28/cuneyt-inay-genis-ailenin-senaristi/</link>
<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 15:23:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>Devran</dc:creator>
<guid>http://bostanciogludevran.wordpress.com/2009/11/28/cuneyt-inay-genis-ailenin-senaristi/</guid>
<description><![CDATA[foto: lise yıllarına aitmiş Geniş Aile gibi müthiş bir dizinin senaristi resimdeki güzel insan Cüney]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><a href="http://bostanciogludevran.wordpress.com/files/2009/11/14236_183676728079_183676318079_2820910_7619229_n.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1625" title="14236_183676728079_183676318079_2820910_7619229_n" src="http://bostanciogludevran.wordpress.com/files/2009/11/14236_183676728079_183676318079_2820910_7619229_n.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><em>foto: lise yıllarına aitmiş</em></p>
<p style="text-align:center;">Geniş Aile gibi müthiş bir dizinin senaristi resimdeki güzel insan Cüneyt İnaydır. Kendisinin röportajı ve kendi kişisel sitesinde yazdıklarından ne kadar ilginç bir insan olduğunu anlayabiliyoruz. Ben şahsen çok sevdim. Zaten dizide ki o Cevahir ve Zekai&#8217;inin lafları ordan gelmekte. Sitesi; <strong>www.cuneytinan.com</strong> dur. Kendisi birşeyler demiş, ben bazı yerlerini aldım, şöyle ki;</p>
<p style="text-align:center;"><em>&#8220;1983′de Kayseri de doğdum. altı aylıkken konuştum, aklıma bişey gelmediği için iki ay sustum ve sekiz aylıkken ortamı bozduğumu sanmasınlar diye tekrar konuştum.&#8221;</em></p>
<p style="text-align:center;"><em>&#8220;YABANCI DİLLERİM: South Park İngilizcesi, Kuzeyli Aksanı, İç Anadolu Şivesi, Orta Seviye Burhan Çaçan Taklidi.&#8221;</em></p>
<p style="text-align:center;"><em>&#8220;He vardı. Ben küçükken FlaşDiski, bilgisayar sektöründe çalışan işçilerin sendikası sanıyordum…..  Pardon ben 21 yaşındayken Flaşdisk aygıtı daha yeni çıktıydı yaa.&#8221;</em></p>
<p style="text-align:center;">bu güzel insana ileşmek için iletişim: <strong>inaycuneyt@gmail.com</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aile de corbeau de Patricia Briggs]]></title>
<link>http://vsclublecture.wordpress.com/2009/11/28/aile-de-corbeau-de-patricia-briggs/</link>
<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 09:45:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>edward57</dc:creator>
<guid>http://vsclublecture.wordpress.com/2009/11/28/aile-de-corbeau-de-patricia-briggs/</guid>
<description><![CDATA[Série : Corbeau tome 1 Genre : High Fantasy Éditeur : Milady Traduction : Joachim Zemmour Résumé : L]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Série : Corbeau tome 1 Genre : High Fantasy Éditeur : Milady Traduction : Joachim Zemmour Résumé : L]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AİLE ve BAYRAM]]></title>
<link>http://tugceayturk.wordpress.com/2009/11/26/aile-ve-bayram/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 18:14:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>tugce</dc:creator>
<guid>http://tugceayturk.wordpress.com/2009/11/26/aile-ve-bayram/</guid>
<description><![CDATA[İlk olarak kurban bayramınızı kutlar, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öprerim Bir ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>İlk olarak kurban bayramınızı kutlar, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öprerim <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir çok yerde görüyorum ya da duyuyorum bayramda ne yapmalı? Gelen cevaplar arasında dikkatimi çeken şu ; Bayramlar da ailece olunmalı&#8230; Niye sadece bayramlarda bu geliyor ki akıllarınıza. Bence sadece bayramda değil her zaman ailenin yanında olunmalı, akşamları aynı sofraya oturup yemek yenmeli, sohbet edilmeli aradaki bağlar daha da güçlü kılınmalı&#8230;</p>
<p>Akşamları babamı, annemi ve abimi göremezsem içim rahat etmez&#8230; İyi ki varlar&#8230;</p>
<p>&#160;</p>
<p>Tekrar herkesin bayramı mübarek olsun&#8230;</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ailem Benim...]]></title>
<link>http://minikhaber.wordpress.com/2009/11/26/ailem-benim/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 18:14:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>minikhaber</dc:creator>
<guid>http://minikhaber.wordpress.com/2009/11/26/ailem-benim/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; AİLEM BENİM ŞİİR Ailemi cok severim Hep güler eğlenirim Bi gün gelse ayrılık Bende çeker gide]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; AİLEM BENİM ŞİİR Ailemi cok severim Hep güler eğlenirim Bi gün gelse ayrılık Bende çeker gide]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurban Bayramınız Kutlu Olsun...]]></title>
<link>http://minikhaber.wordpress.com/2009/11/26/514/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 12:58:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>minikhaber</dc:creator>
<guid>http://minikhaber.wordpress.com/2009/11/26/514/</guid>
<description><![CDATA[Bayram Kurban bayramınız kutlu ve mutlu olsun.İyi bayramlar.Bayramda 4 gün tatil var.Cuma,cumartesi,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bayram Kurban bayramınız kutlu ve mutlu olsun.İyi bayramlar.Bayramda 4 gün tatil var.Cuma,cumartesi,]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çocuklar El Öptürmeyin...]]></title>
<link>http://minikhaber.wordpress.com/2009/11/26/cocuklar-el-opturmeyin/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 12:34:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>minikhaber</dc:creator>
<guid>http://minikhaber.wordpress.com/2009/11/26/cocuklar-el-opturmeyin/</guid>
<description><![CDATA[İSTANBUL Müftüsü Mustafa Çağrıcı, domuz gribi salgını karşısında bir önlem olarak, yarın kutlanmaya ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İSTANBUL Müftüsü Mustafa Çağrıcı, domuz gribi salgını karşısında bir önlem olarak, yarın kutlanmaya ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Suzan Abla bugün ulusa sesleniyor...]]></title>
<link>http://yazkurtulyapkurtul.wordpress.com/2009/11/26/suzan-abla-bugun-ulusa-sesleniyor/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 07:59:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>yazkurtulyapkurtul</dc:creator>
<guid>http://yazkurtulyapkurtul.wordpress.com/2009/11/26/suzan-abla-bugun-ulusa-sesleniyor/</guid>
<description><![CDATA[Frida Kahlo&#39;nun koleksiyonundan &quot;Wako // China&quot; Suzan Ablanız bugün bayram vesilesi il]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Frida Kahlo&#39;nun koleksiyonundan &quot;Wako // China&quot; Suzan Ablanız bugün bayram vesilesi il]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aile: Paylaşım Merkezi]]></title>
<link>http://minikkelebek.wordpress.com/2009/11/25/aile-paylasim-merkezi/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 11:04:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>Minikkelebek</dc:creator>
<guid>http://minikkelebek.wordpress.com/2009/11/25/aile-paylasim-merkezi/</guid>
<description><![CDATA[Antik ve modern bütün düzenler ve dinler, aile yuvasının kurulması ve korunması için azami itinayı g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><strong><a href="http://minikkelebek.wordpress.com/files/2009/11/aile_paylasim-merkezi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7335" title="Aile_Paylaşım Merkezi" src="http://minikkelebek.wordpress.com/files/2009/11/aile_paylasim-merkezi.jpg" alt="" width="510" height="351" /></a></strong></p>
<p><strong>Antik ve modern bütün düzenler ve dinler, aile yuvasının kurulması ve korunması için azami itinayı göstermiş, ailesiz bir hayatı asla ön görmemişlerdir.</strong></p>
<p>Başlıkta yer verilen “paylaşım merkezi” ibaresi ailenin üzerine kurulu olduğu temele gönderme yapmaktadır. Buna göre aile; acının, sevincin, ekmeğin, aşın, barınağın… en yoğun biçimde paylaşıldığı ortama işaret etmektedir. Aslında paylaşma da aile bireylerinin içerisinde bulunduğu/bulunması gerektiği ilişki türünü tam olarak ifade etmez. Aile; yemeden yedirmenin, içmeden içirmenin, yormadan yorulmanın, uyumadan uyutmanın yaşandığı/yaşanması gerektiği sosyal ortamdır. Eğer bu ilişkiler anılan düzeyde yaşanmıyorsa sağlıklı bir aile ortamından söz etmemiz mümkün değildir.</p>
<p>Ailenin kurulması temel insani ihtiyaçlar arasında yer almaktadır. Tek başına yaşaması adeta imkânsız olan insanoğlunun sosyalleşmesinin ilk adımı kuşkusuz ailede gerçekleşir. Daha doğarken gözlerini bir annenin kucağında hayata açan insan, bu sıcaklığı hayatının sonuna kadar sürdürme eğilimine sahip olarak dünyaya gelir. Antik ve modern olanlarıyla bütün düzenler ve bu cümleden olmak üzere dinler, aile yuvasının kurulması, korunması ve karşılıklı fedakârlık duyguları içerisinde sürdürülmesi için azami itinayı göstermiş, ailesiz bir hayatı asla ön görmemişlerdir.</p>
<p>En mükemmel ve en mütemmem (tamamlanmış) din olan İslam dini de bu müesseseye kutsallık atfederek ehemmiyetine dikkat çekmiştir. İslam dininin ‘zarurât-ı diniye” olarak tabir edilen beş temel amacından biri de neslin korunmasıdır. Salt bu durum ailenin kurulması ve korunmasının İslâm dini açısından ne ifade ettiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.</p>
<p>Ailenin bireyleri olan eş, ebeveyn ve evlat ilişkilerini detaylı bir şekilde belirleyen İslam dini, konunun hassasiyetini açık bir biçimde mensubu olan Müslümanların dikkatine sunmuştur. Evlenmeyi/evlendirmeyi emrederek ailenin kurulmasına dikkat çeken Kur’an-ı Kerim; eşlerin karşılıklı hak ve sorumluluklarını (mihir, nafaka vs.) , ebeveynin evlatlarını terbiye etmesini , evladın ebeveyne saygı ve iyilik yapmasını vurgulu bir şekilde sunmaktadır. Kuran-ı Kerim çoğu kez hukukî düzenlemeleri ana unsurları ile belirleyip detaylarını Hz. Peygamberin veya müminlerin değerlendirmelerine bırakırken; aile içi en önemli hukukî düzenlemelerden olan miras hukukunu en detaylı haline kadar belirlemektedir . Bu durum aile içi hukuka (haklara) ne kadar önem atfedildiğinin en canlı örneğidir.</p>
<p>İnsanoğlu bu hayata sadece bir defa gözlerini açar. Bir daha deneme imkânı bulunmamaktadır. İşi şansa bırakma, o olmazsa bunu denerim gibi düşüncelere kapılma şansı yoktur. Sadece bir defa yaşama şansına sahip olunan bu dünya hayatını en güzel ve en mutlu şekilde yaşamaktan başka çıkar yol bulunmamaktadır. Gerek fıtraten gerekse dinen zorunlu olan aile yuvasının kurulması gibi onun devam ettirilmesi ve sona erdirilmesinde de birtakım ahlâkî, dinî, hukukî ve ictimaî sorumlulukların yerine getirilerek karara varılması esastır. Söz konusu aile olunca her şeyden evvel ahlâki ve insanî değerler, fedakârlık ve kendisi muhtaçken bile başkasını tercih edebilmeyi ifade eden îsâr gibi hususların ön plana çıkması gerekmektedir. Aksi takdirde bir kısım sıkıntıların, huzursuzlukların ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır.</p>
<p><strong>Ailenin Kurulması</strong></p>
<p>Ailenin kurulması; yoktan var etme değil, var olan ailenin bölünmesi, çoğalması ve kendi bireylerinden birilerinin kendisi gibi başka bir aile oluşturması sürecidir. Buna göre ailenin en alt unsuru bulunan çocuklar büyüyüp aile kuracak yaşa geldiklerinde yeni bir aile kurma sürecine girerler. Bu sürecin başından itibaren dikkat edilmesi gereken, şansa asla bırakılmayacak olan hususlardan bir kısmı; doğru niyet, doğru seçim, doğru karar şeklinde sıralanabilir.</p>
<p>Doğru niyet derken; karşıt cinslerin karşılıklı yakınlaşmaları, aileyi kurma ve meşru yollardan ilgi kurma amacına matuf olma kastedilmektedir. Nefsanî ve geçici zevklerin, anlık arzuların doğrultusunda kurulacak ilişkiler, taraflara hayır getirmeyeceği gibi özellikle kadın tarafı için onarılmaz tahribatlara da sebebiyet verebilir. En temel duygu ve en yüce düşünce erdemli insan olma duygusudur. Bundan daha üst düzeyde bir ideal yoktur, olmamalıdır da. Bu hususu Hz. Peygamberin “Ben ancak ve ancak güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim” hadisi en güzel şekilde ifade etmektedir. Buna göre karşıt cinslerin yakınlaşması da bu erdemliliğe ulaşma amacından başka bir şeyi ufkuna yerleştirmemelidir. Erdemlilik, geçici zevk ve arzuları değil, kalıcı değer ve faydaları gözetmede yatar. Bireyin sadece kendisini değil, en az kendisi kadar muhatabını da dikkate almasında yatar.</p>
<p>Doğru seçim, bireyin eşini seçerken ebedi olarak bir arada kalacağını hesaba katarak seçimini yapmasıdır. Huyu suyu, ahlâkı, öncelikleri, kültürü, temayülleri dikkate alınmadan yapılacak bir seçimden doğru neticeler beklemek nafiledir. Birey bu tercihini niçin yaptığını iyi hesaplamak, bu gerekçesinin pozitif ve negatif katkılarını yan yana koyarak sağlamasını yapmak durumundadır. Tüm bunlar kadar önemli ve vazgeçilmez olan husus ise bu süreçte başta ebeveyn olmak üzere görüşleri alınması gerekenlerin görüş ve tecrübelerinden mutlaka, ama mutlaka yararlanmaktır. Bilindiği gibi büyük fıkıh mezheplerinden Şafiî mezhebinin kurucusu İmam Şafiî başta olmak üzere bir kısım fakihlere göre velinin rızası olmadan nikâh bile sahih değildir . Bu ictihad, özellikle günümüzde birçok istismar ve suiistimalin yapıldığı da göz önünde bulundurularak herkes tarafından dikkate alınmalıdır. Şüphesiz adayların genç olmalarından kaynaklanan bir kısım sosyolojik, psikolojik handikaplara sahip olmaları yadırganacak bir durum olarak değerlendirilemez. Ancak onların, karar verirken bu handikapları göz ardı etmeleri yadırganabilir. Adaylar önceliklerini iyi tespit edip gerekli müşavereleri de yaptıktan sonra Allah’tan da yardım isteyerek seçimlerini yapabilirler.</p>
<p><strong>Ailenin Devam Ettirilmesi</strong></p>
<p>Aile müessesesinin kurulması kadar, devam ettirilmesi de önemlidir. Devam ettirmede başka seçenek bulunmadığından kurulma aşamasından daha önemli olduğu kanaatine varmak da mümkündür. Bu durumda doğru seçimi yapan eşler, üzerinde durdukları hukuki, içtimai, şahsî zemini iyi değerlendirmek durumundadır. Bir kısım gençlerin, zaman zaman dinî kaygıların etkinliğiyle hukuki neticelerinin tam olarak tahakkuku oldukça zor olan dinî nikâha teşebbüs etmelerinin önemli sakıncaları beraberinde getirdiği birçok tecrübe ile ortadadır. Yaşadığımız coğrafyada resmi nikâh olmaksızın hukuk/resmi hukuk karşısında dini nikâhın herhangi bir hükmü kabul edilmemektedir. Heyecanla bir araya gelen, sonsuza dek beraber kalacaklarını düşünen genç adaylar günaha düşme kaygısıyla aceleye getirip dini nikâha yeltendiklerinde fıkhen evli duruma geldikleri halde evliliğin mükellefiyetleri yerine getirilememektedir. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda da iş tamamen karmaşık bir hal almaktadır. Buna göre gerek dini, gerekse hukuki olarak leh ve aleyhte bulunan tüm hak ve görevleri iyi tespit etmek, öğrenmek, daha sonra bağlayıcı kararlara varmak en isabetli yol olacaktır.</p>
<p>Bütün tedbirleri alarak hayatlarını bir araya getiren/birleştiren ve böylece artık eş olan çiftin mutlu ve sağlıklı bir hayat sürebilmelerinin olmazsa olmaz şartı empati yapmaktır. Taraflar kendilerine davranılmasını uygun gördükleri davranışlarla karşılıklı ilişki içerisine girdikleri andan itibaren meselenin önemli kısmı çözülmüş demektir. Elbette herhangi bir anlaşmazlık durumunda hukuk devreye girer. Hiç kimse hukuk karşısında belirlenmiş haklarından başka bir şey bekleme lüksüne sahip değildir. Ancak hukuk sağlıksız bir ortamda yaşayan tarafların haklarının zayi olmasını önlemekten öteye bir işleve sahip değildir. Kurulu aile düzenini devam ettirmek hukuktan daha çok etik değerler, merhamet, fedakârlık, îsâr gibi ahlâki değerlerle mümkündür.</p>
<p>Bu süreçte çoğu zaman aileyi sadece eşler oluşturmaz, zamanla aileye yeni üyeler de katılır. Aileye yeni katılan çocukların ebeveyn tarafından iaşe, ibate ve diğer hizmetlerinin üstlenilmesi gibi en az o kadar önemli olan bir diğer husus ise ebeveynin çocuğunun gelecekte nasıl bir kişilik ve ahlaka sahip olacağı hususunda da yeterince kafa yormasıdır. Bir ebeveyn için çocuğunun eğitimi konusunda karar verirken onun prestijli, geliri bol bir kariyer sahibi olmasını istemekten daha doğal bir arzu olamaz. Ancak bu arzu hiçbir zaman çocuğunun gelecekte iyi bir insan olma idealini gölgelememelidir.</p>
<p>Bir bahçıvan edasıyla hassasiyet göstermesi gereken ebeveyn, bütün himmetlerini iyi bir insan yetiştirme ideali doğrultusunda yoğunlaştırmalıdır. İyi bir ahlâk, faydalı bir ilim ulaşılabilecek en yüksek değerdir. Bir yandan çocuklarını şüpheli şeylerle beslenmekten korurken diğer yandan bu değerlerin gerçekleşmesi için elden gelen hiçbir imkânın göz ardı edilmemesi icap eder. Bu süreçte, kendilerinin evlatlarını eğitmede yetersiz olacaklarını düşünen ebeveynler, mutlaka çocuğunu ehil ellere teslim etmenin yollarını araştırmalıdır.</p>
<p>Derken ebeveynler yaşlılık zamanına geldiklerinde roller tersine döner. Evlatların onlara yaklaşımı, kendileri bebekken nasıl yaklaşılmışsa öyle olur. Onlara güzel söz söylerler, ayrıca bağlılıklarını sıklıkla onlara dua etmek suretiyle ispatlarlar. Sosyal devletin inkişafıyla beraber sosyal kurumların da gelişmesiyle yaşlıların huzurevi gibi yerlere bırakılması onların iç dünyalarının derinliklerinde önemli travmalar meydana getireceği gibi yakınlarının dünya görüşü, hayata ve olaylara bakış açıları üzerinde de negatif tesirler bırakacaktır. Bu tür kurumların varlığı gerekli ise de; daha çok başta evlatları olmak üzere yanlarında aile ortamında kalabilecekleri bir ortamın bulunmaması durumunda değerlendirilmelidir. Empati eşler arasında ilişkilerin sağlıklı devam etmesi için ne kadar gerekli ise evlat ile ebeveyn arasında da o kadar gereklidir. Bir farkla ki, ebeveyn hiçbir netice düşünmeden, canı dâhil her şeyini evladına verirken tereddüt etmez, evlat da bunu hesaba katarak davranmalı, ilişkilerini bu doğrultuda zaman zaman sorgulamalıdır.</p>
<p>Görüldüğü gibi aile hayatının devamı bireylerin, sadece üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleriyle değil, daha çok öz veri, fedakârlık, merhamet, diğer bireylerle her yönüyle bütünleşme sayesinde mümkündür. Bireyler, karşılıklı ilişkilerinde karşılık beklemediği müddetçe bu ilişkiler sağlıklı bir şekilde devam eder. Hesaba, kitaba, karşılık beklemeye başladıkları andan itibaren de problem var demektir.</p>
<p><strong>Ailenin Sona Ermesi</strong></p>
<p>Aile hayatının sona ermesi tamamen tek taraflıdır/ tek taraflı olmalıdır. Aileyi bütünüyle ortadan kaldırmak asla düşünülemeyecek bir sonuçtur. Bu da doğası gereği ya ölüm ya da ailenin çoğalarak yeni bir ailenin ortaya çıkmasıyla olur. Bir arada belirli bir süre aile ilişkisi içerisinde yaşamış bireylerin bu hayatı başka bir yöntemle sona erdirmesi düşünülemez. Eşlerin bir kısım sıkıntılar yaşayarak boşanma şeklinde ayrılmaları, hukuken caiz ise de fıtraten asla hoş karşılanmayan bir durum olarak değerlendirilmektedir. Böyle bir durumda bile bireyler birbirlerine karşı asla intikam duygusu taşıma lüksüne sahip değildirler. Burada bile merhamet ve tolerans kadar, muhatabın lehine kendi haklarından vazgeçmeyi göze alabilmelidirler. Bu konu başlı başına işlenmesi gereken ayrı bir konu olduğundan şimdilik bu kadar değinmekle iktifa ediyoruz.</p>
<p>Aile hayatının bireyler açısından sona ermesi daha çok ölümle olur. Ancak ölümün bile bireylerin fiziki ayrılığından öteye gitmemesi esastır. Geride kalanlar gidenlerin ardından dualar ederler, kabirlerini ziyaret ederler, Cenab-ı Hakk’ın öğrettiği gibi anne ve babaları için, eşleri için bağışlanma talep ederler. Bu bakış açısı aile hayatının, aile çatısı altındaki birlikteliğin çerçevesini bariz bir şekilde ortaya koymaktadır.</p>
<p>Sonuç olarak; aile, erdemli insanın erdemlice bir hayat sürmesini ve bu erdemli hayatını ölümünden sonra da devam ettirmesini sağlayan yegâne merkezdir. İstenen sonucu elde ederek, cenneti dünyada yaşama mutluluğuna erebilmenin bir tek bedeli vardır: Aileyi oluşturan bireylerin; rolleri ne olursa olsun, diğerlerinin menfaatlerini, refahını, mutluluklarını kendi mutluluk ve menfaatine tercih etmesidir. Aslında bu değerlerin bütünüyle erdemli bir toplumun tüm bireylerinde bulunması beklenir. Ancak her istediğimiz düzeni her yerde kurmamız çoğu zaman mümkün olmayabilir. Oysa aile, değerlerimizin tartışmasız bir hâkimiyet kurabileceği yegâne alandır. Aile mutluluk, üretim ve paylaşım merkezidir. Yeter ki aile içinde çoğulculuğa, sevgiye, saygıya, merhamete, îsâra, fedakârlığa gereği kadar yer verelim…</p>
<p><strong>Mahmut Çınar</strong><br />
<em>Kur&#8217;ani hayat dergisi</em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mon oiseau d'or (Dylan Thomas)]]></title>
<link>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/25/mon-oiseau-dor-dylan-thomas/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 07:00:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>arbrealettres</dc:creator>
<guid>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/25/mon-oiseau-dor-dylan-thomas/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; Mon oiseau d&#8217;or, le soleil A ouvert ses ailes, s&#8217;est envolé De sa cage, le ciel, ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;"><span style="font-style:italic;font-weight:bold;font-size:17px;font-family:Comic sans-serif;color:blue;"><img class="aligncenter size-full wp-image-9741" title="l'oiseau d'or 30x30" src="http://arbrealettres.wordpress.com/files/2009/11/loiseau-dor-30x30.jpg" alt="" width="664" height="651" /></p>
<p>&#160;</p>
<p>Mon oiseau d&#8217;or, le soleil<br />
A ouvert ses ailes, s&#8217;est envolé<br />
De sa cage, le ciel,<br />
Ô balancement!<br />
Et, comme son ombre épuisée<br />
Blanche d&#8217;amour,<br />
La lune, mon oiseau d&#8217;argent<br />
S&#8217;envole à nouveau<br />
Vers son perchoir d&#8217;étoiles.</p>
<p>(Dylan Thomas)</p>
<p><a href="http://lisagpeintre.blogspot.com/">Illustration</a></p>
<p></span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kitapligim´dan: Efendimiz´in bir günü]]></title>
<link>http://peygamberaski.wordpress.com/2009/11/24/efendimiz%c2%b4in-bir-gunu/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 02:01:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>izinden</dc:creator>
<guid>http://peygamberaski.wordpress.com/2009/11/24/efendimiz%c2%b4in-bir-gunu/</guid>
<description><![CDATA[بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ Kitap ismi: Efendimiz´in bir günü Yazar: Prof. Dr. Abdulhakim ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h1 style="text-align:center;"><span style="color:#008000;">بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ</span></h1>
<p><span style="color:#999999;">Kitap ismi: <em>Efendimiz´in bir günü</em></span></p>
<p><span style="color:#999999;">Yazar: Prof. Dr. Abdulhakim Yüce</span></p>
<p><span style="color:#008000;"><span style="color:#000000;"> </span></span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Evet, ilk basda dedigim gibi: seven insan sevdigi kisi hakkinda herseyi ögrenir. Namaz kilmakla, Kur´an okumakla günahkar kul olarak Cenneti kazanmis olurmuyuz? Allah´u Alam.<br />
</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Ama bu kitabi okudukdan sonra fark etdim ki bir  bir günahkar kul olarak Rabbime karsi gercek kullugumu göstermedigimi düsündüm. Neden mi? Cenneti kazandigi halde Allah´a karsi ibadetlerini hala yerine getiriyordu- ve daha fazlasiyla bile. Esinin <em>&#8221; ama neden hala ya ResulAllah&#8221;</em> sorusunun karsiligini söyle bir cevapla vermisdi: <em>&#8220;Sükreden bir kul olmayayim mi?&#8221;</em></span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Evet, dogrusu bir an kendimden utandim- sevgili Muhammed Mustafa Sallallahu alayhi ve sellem peygamber oldugu halde yine secdeye kapanirdi- bende secdeye koyuyorum, ama sadece günde 5 vakit namazlarimin aracigiyla. Benim suan yasadigim hayat zülümsüz ve sikintisiz bir hayat. Ama o Peygamber olarak benim bir kul halimle yasamadigim olaylara sahit oldu, icinde bulundu, zülüm edilmeye calisildi, hakaretler vs. derken..<br />
</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Bizler ise ilk basdan Cennete girecekmiyiz girmeyecek miyiz onu bile bilmiyoruz. Bunu bovser, Rabbime iyi ve kötü günümde sükretmeyi dogru dürüst biliyormuyum?? O yüzden bu kitabi okudukdan sonra kendimi sorguya cekdim ve sonuc bir söz oldu: Mizan´da ibadetlerimin daha fazlasiyla artmasi icin sadece günde 5 rekat namazla, senede bir kere gelen 30 günlük Ramazan orucu disinda sevgili Nebinin peygamber oldugu halde yaptigi ibadetlerini, az veya cogunu, hayatimda gerceklestirmeye karar verdim. </span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;"> <span style="text-decoration:underline;">Kitabin icindekiler:</span></span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Efendimiz´in Kur´an&#8217;la bir günü.</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Efendimiz´in Dua günlügü</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Efendimiz´in namaz günlügü</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Efendimi´zin ailesiyle bir günü</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Ashabiyla bir günü</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Dünya ile bir günü</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Bu baslik sayfalarin degisik alt kisimlari var.</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Tavsiye ederim. Cok kolay ve sadece 161 sayfalik bir kitap. Ônemli olan sayfa degil ama aldigin hayirli ilimler- eminim ki hem bu dünyada hem ahiretde hayirlara vesile olacak inshaAllah.</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#999999;">Allah´a emanetsiniz.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[L’empailleur d'oiseaux (Jean Follain)]]></title>
<link>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/22/l%e2%80%99empailleur-doiseaux-jean-follain/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 15:51:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>arbrealettres</dc:creator>
<guid>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/22/l%e2%80%99empailleur-doiseaux-jean-follain/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; L’empailleur s’était assis devant les gorges roses les ailes vertes ou mauves de ses passerea]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;"><span style="font-style:italic;font-weight:bold;font-size:17px;font-family:Comic sans-serif;color:blue;"><br />
<img class="aligncenter size-full wp-image-9556" title="Marilyn Monroe tient un oiseau empaillé dans sa main" src="http://arbrealettres.wordpress.com/files/2009/11/marilyn-monroe-tient-un-oiseau-empaille-dans-sa-main1.jpg" alt="" width="553" height="504" /></p>
<p>&#160;</p>
<p>L’empailleur s’était assis<br />
devant les gorges roses<br />
les ailes vertes ou mauves<br />
de ses passereaux<br />
rêvant à son amante<br />
au corps si différent<br />
parfois si près aussi<br />
de celui des oiseaux<br />
qu’il lui paraissait<br />
très étrange<br />
dans ses courbes et ses volumes<br />
dans ses couleurs et ses parures<br />
et dans ses ombres.</p>
<p>(Jean Follain)</p>
<p>&#160;</p>
<p></span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Battement (Guillevic)]]></title>
<link>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/22/battement-guillevic/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 06:28:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>arbrealettres</dc:creator>
<guid>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/22/battement-guillevic/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; Pas d’aile, pas d’oiseau, pas de vent, mais la nuit, Rien que le battement d’une absence de b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;"><span style="font-style:italic;font-weight:bold;font-size:17px;font-family:Comic sans-serif;color:blue;"><br />
<img class="aligncenter size-large wp-image-9499" title="desert" src="http://arbrealettres.wordpress.com/files/2009/11/desert1.jpg?w=800" alt="" width="800" height="600" /></p>
<p>&#160;</p>
<p>Pas d’aile, pas d’oiseau, pas de vent, mais la nuit,<br />
Rien que le battement d’une absence de bruit.</p>
<p>(Guillevic)</p>
<p>&#160;</p>
<p></span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Je suis le vent du soir (Christiane Barrillon)]]></title>
<link>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/20/je-suis-le-vent-du-soir-christiane-barrillon/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 07:22:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>arbrealettres</dc:creator>
<guid>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/20/je-suis-le-vent-du-soir-christiane-barrillon/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; Je suis le vent du soir Qui délie l&#8217;amarre De ton bateau Et l&#8217;emporte D&#8217;une]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;"><span style="font-style:italic;font-weight:bold;font-size:17px;font-family:Comic sans-serif;color:blue;"><br />
<img class="aligncenter size-full wp-image-9300" title="alberich mathews_" src="http://arbrealettres.wordpress.com/files/2009/11/alberich-mathews_.jpg" alt="" width="800" height="1000" /></p>
<p>&#160;</p>
<p>Je suis le vent du soir<br />
Qui délie l&#8217;amarre<br />
De ton bateau<br />
Et l&#8217;emporte<br />
D&#8217;une main forte<br />
Au large<br />
Au libre cours de l&#8217;eau</p>
<p>Les bras de l&#8217;aulne se dénouent<br />
Et la tête du saule<br />
Roule sur mon épaule<br />
Cheveux épars<br />
Plongés parmi les fleurs<br />
De lune<br />
Des nénuphars</p>
<p>Je suis le vent du soir<br />
Levant les voiles<br />
Sur les flots<br />
Déploiement d&#8217;ailes<br />
Qui s&#8217;élancent<br />
Roulis de rêve<br />
Où se balance<br />
Ton âme nue<br />
En son berceau</p>
<p>(Christiane Barrillon)</p>
<p><a href="http://images.google.fr/images?hl=fr&#38;source=hp&#38;q=alberich+mathews&#38;btnG=Recherche+d%27images&#38;gbv=2&#38;aq=f&#38;oq=">Illustration</a></p>
<p></span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İyi giden bir evliliğin tek eksiği çocuk mudur?]]></title>
<link>http://hazirmiyim.wordpress.com/2009/11/19/iyi-giden-bir-evliligin-tek-eksigi-cocuk-mudur/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 18:29:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hazırlıksız</dc:creator>
<guid>http://hazirmiyim.wordpress.com/2009/11/19/iyi-giden-bir-evliligin-tek-eksigi-cocuk-mudur/</guid>
<description><![CDATA[Karanlık kasvetli bir ruh durumuna büründüğüm bir gün, kendimi hiç anaç hissetmediğimi söylemiştim .]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Karanlık kasvetli bir ruh durumuna büründüğüm bir gün, kendimi hiç anaç hissetmediğimi söylemiştim .]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Evliliğin altın “püf”leri]]></title>
<link>http://gunduzhikmet.wordpress.com/2009/11/18/evliligin-altin-%e2%80%9cpuf%e2%80%9dleri/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 21:29:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>gunduzhikmet</dc:creator>
<guid>http://gunduzhikmet.wordpress.com/2009/11/18/evliligin-altin-%e2%80%9cpuf%e2%80%9dleri/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; Rabbimize kulluk etmek için geldik bu dünya denen mekana. Bu mekanda doğduk, büyüdük ve ölece]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><a href="http://gunduzhikmet.wordpress.com/files/2009/11/benbirdelikanliydim1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5" title="benbirdelikanliydim" src="http://gunduzhikmet.wordpress.com/files/2009/11/benbirdelikanliydim1.jpg?w=300" alt="" width="414" height="349" /></a></strong></p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Rabbimize kulluk etmek için geldik bu dünya denen mekana. Bu mekanda doğduk, büyüdük ve öleceğiz inşallah.</strong><br />
Bu süreç içerisinde yeri geldi evleniyoruz, yeri geldi çocuk sahibi oluyoruz. Evliliklerin Allah’a daha iyi bir kul olmak için yapıldığı bir dünya için çalışmalıyız. İşte bunun için</p>
<p>birkaç öneri…<br />
<strong>Kimseyle kıyaslamayın</strong></p>
<p>Eşinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Çünkü başkalarıyla kıyaslamak onu değiştirmez.<br />
<strong>Büyük aşklar masallarda…</strong><br />
Büyük aşklara aldanmayın. Hikayelerde yaşanan büyük aşkları yaşamayı beklemeyin. Hayallerini kurduğunuz mutluluğu eşinizde görün, masallarda yaşananların beklentisi içine girmeyin.<br />
<strong>Ortak ilgi alanları</strong><br />
Müşterek ilgi alanları bulun. Kariyer peşinde koşmak, gündelik meşguliyetlerin ötesine geçememek ilişkiyi solduruyor. Ortak ilgi alanları bulmanız eşinizle pozitif iletişim ve eğlencenin oluşmasını destekler.<br />
<strong>Zihin okuyucular</strong><br />
Eşinizden; zihninizden geçenleri okumasını beklemeyin. Bu kolay değildir, ancak, belli eğitim ve tecrübeyle çok az kişi zihin okuyabilir. Ne kadar sıkıntıda, üzücü durumda olduğunuzu eşiniz kendiliğinden anlayamaz ki! Sadece hisseder belki ama zihninizi okuyamaz. Ona duygularınızı anlatmaz, iyi kötü yaşadıklarınızı onunla paylaşmazsanız elbette yalnız kalırsınız. Bu durumda sakın sizi yalnız bırakmakla itham etmeyin eşinizi! Yapmanız gereken, ona hissettiklerinizi anlatmaktır.<br />
<strong>Aceleci olmayın</strong><br />
Aceleci olmayın, beklemeyi bilin. Evlenir evlenmez veya belli süre geçmeden hemen mutluluğun ortasında bulamazsınız kendinizi! Biraz bekleyin, sabredin, belli yakınlık ve alışkanlığın oluşmasına fırsat tanıyın. Ancak 15-20 yıllık evlilikten sonra birbirini keşfedip tanıyarak etle tırnak halini alan mutlu çiftlerin sayısı az değil. Evlilik sabır, tahammül, anlayış, hoşgörü, fedakarlık ister; acele kabul etmez.<br />
<strong>Mizah duygunuzu geliştirin</strong><br />
Mizah duygunuzu geliştirip kullanın. Günlerinizi daha eğlenceli, rahat, ferah, neşelendirici kılmada; kötü bir günün yükünü azaltmada mizahın etkisi büyüktür. Fakat bu mizah anlayışının pozitif yönü olmalı, çünkü negatif espriler sadece tansiyonu artırır.<br />
<strong>Eşinizi önemseyin</strong><br />
Eşinizi önemseyin. Fikir, zevk, tercihlerinizin mükemmel uyumla buluştuğu bir evlilik ne yazık ki yaşayamayacaksınız. Bu boş fanteziyi bırakın. Zıtlıkların daima ilişkiyi canlı tuttuğu, rehavet hissinden uzaklaştırdığı, gelişimi arttırdığı gerçektir. Farklılıklara rağmen eşinize değer verdiğinizi gösterin ki, sağlıklı iletişim kurabilesiniz.<br />
<strong>Hakimliği bırakın</strong><br />
Sorgu hakimliğini ve nefsin avukatlığını bırakın. Endişe, kıyaslama, suçlama eninde sonunda kavgaya dönüşür. Böyle bir yarışma içine girmeyin. İnanın<br />
Çabalarsanız, dikkat ederseniz mutlu olacağınıza inanın. İçinde bulunduğunuz durum ne olursa olsun, kendinize inanın ve titiz dikkatle ailenizi küçük bir cennete çevirebileceğinize inanın.<br />
<strong>Çevreye takılmayın</strong><br />
Çevrenin etkisinden kurtulun. İki kişinin oluşturduğu dünyayı, aradaki iletişim ya da elektriğin seyrini üçüncü kişiler asla çözümleyemezler. Hiç kimse cidden neye ihtiyaç duyduğunuzu, değer verdiğinizi sizden iyi bilemez. Ayrıca insanlar başkalarının ilişkileri konusunda kendi ilişkilerine nazaran daha olumsuzdurlar. Yani, akıl danıştığınız kişiler ilişkinizdeki olumsuz yönleri görmeye, olumlu yönleri görmekten daha meyillidirler.<br />
<strong>Korkulardan korkmayın</strong><br />
Yersiz korkuya kapılmayın. Fobiler ilişkileri olumsuz etkiler. O gerçekte nasıl biri, geçmişte yaşadıklarınızı yine yaşayacak mısınız? Bu gibi sorunlar yersiz korkulara kapı açar, mutluluğu zedeler.<br />
<strong>İşi eve taşımayın</strong><br />
İşlerinizi eve getirmeyin. Elbette ikinci bir beyin kullanamazsınız ama iş gününüz sona erdiğinde işiniz tamamıyla ofiste kalmalı. İşte işi, evde eşi düşünün.<br />
<strong>Affetmek büyüklüktür</strong><br />
Affedin. Kırıldınız, sonra sizden özür dilendi. Çok acı çekseniz de affedin ki, siz de bir gün affedilesiniz.<br />
<strong>Mükemmel yoktur!</strong><br />
Mükemmeli aramayı bırakın. Mutsuz evliliklerin en büyük sebebi &#8220;Daha mükemmelini yaşayabilirim!&#8221; düşüncesinden kaynaklanıyor. &#8220;Mükemmel evlilik&#8221; diye bir kavram asla var olmamıştır. Evliliğin iyisi olur ama nefisi olamaz. Bu yüzden sizinle her konuda hemfikir olan ya da her an sizi mutlu edebilecek biriyle karşılaşmayı ısrarla beklemek yerine, sizi en fazla tatmin eden ilişkiyi yeşertmeli; henüz nimet eldeyken her şeye ama her şeye rağmen mevcut eşinizin kıymetini bilmelisiniz.<br />
<strong>Kaliteli zaman geçirin</strong><br />
Eşinizle her gün az da olsa kaliteli zaman geçirin. Mutlu evlilik eşlerin birlikte geçirdikleri zamanın miktarıyla değil, kalitesiyle orantılıdır.<br />
<strong>Geleceğe odaklanın</strong><br />
Geçmişe değil, geleceğe odaklanın. Mutlu evlilik geleceğe doğru inşa edilir. Ailenizin gelecek fotoğrafını şimdiden görerek adım atın.<br />
<strong>Açık olun</strong><br />
Açık olmak esastır. Eşinizle iletişimde son derece açık, net, güvenilir olmalısınız. İyi kötü her ne yaşıyorsanız; bunu paylaşın. Hiçbir şeyi içinizde tutmayın çünkü kendi gerçekliğinizi paylaştığınız zaman hayatınızı da paylaşmış olacaksınız, bu süreçte eşinizle aranızda oluşacak bağ her şeyin üstesinden gelmenize yardım edecektir.<br />
<strong>Önce arkadaş olun</strong><br />
Eşinizle öncelikle arkadaş olun. Biriyle yıllardır süren araba yolculuğuna çıkacağınızı farz edin. Bu sürede bu kişiye son derece yakın olacaksınız. Dolayısıyla söz konusu kişinin aynı zamanda arkadaşınız olmasını da istersiniz. Evliliği sürdüren geçici heyecan ya da zevklerden çok arkadaşlık, karşılıklı saygı, hayranlık, ilgidir. Cennete varan beraberlik, gelişimini ve hayatta kalmasını sağlam bir arkadaşlık temeline borçludur inşallah.<br />
<strong>Kendinizde arayın</strong><br />
Mutluluğu önce kendinizde arayın. Çevrenize mutluluk saçan biri misiniz, yoksa problem misiniz? Kim bilir belki de mutsuz evliliğinizin kaynağı sizin yapı itibariyle mutsuz biri olmanızdır. Sakın bunun bedelini eşinize ödetmeyin, aksi halde büyük tokatlar yersiniz!<br />
<strong>Maddiyatı önemsemeyin</strong><br />
Parayı haddinden fazla önemsemeyin. Para önemli ama taviz vermek gerekirse paradan verin, mutluluğunuzdan değil!</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tu es fleuve je suis rive (Max-Pol Fouchet)]]></title>
<link>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/18/tu-es-fleuve-je-suis-rive-max-pol-fouchet/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 07:57:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>arbrealettres</dc:creator>
<guid>http://arbrealettres.wordpress.com/2009/11/18/tu-es-fleuve-je-suis-rive-max-pol-fouchet/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; Le bouquet de tes rêves La nuit le met en mes mains Il suffit de mes lèvres Pour briser tes s]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;"><span style="font-style:italic;font-weight:bold;font-size:17px;font-family:Comic sans-serif;color:blue;"><img class="aligncenter size-full wp-image-9058" title="olbinski282" src="http://arbrealettres.wordpress.com/files/2009/11/olbinski282.jpg" alt="" width="553" height="443" /></p>
<p>&#160;</p>
<p>Le bouquet de tes rêves<br />
La nuit le met en mes mains<br />
Il suffit de mes lèvres<br />
Pour briser tes songes</p>
<p>Tu es fleuve je suis rive<br />
Je te serre et tu fuis<br />
Et voici le calme coude<br />
De ton sommeil en mes bras</p>
<p>Je tiens dans ma nuit<br />
La brassée de la tienne<br />
Tu es le galet poli<br />
Que l&#8217;eau ne possède pas</p>
<p>Comme elle je te tiens<br />
Et tu ne m&#8217;appartiens pas<br />
Je vais dans la nuit<br />
Chargé de tes songes</p>
<p>Il y aura toujours une aile<br />
La dureté de l&#8217;eau qui danse<br />
Et tu t&#8217;en vas loin de moi<br />
Qui vais fidèle au long de toi</p>
<p>(Max-Pol Fouchet)</p>
<p>&#160;</p>
<p></span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Google Arama Tercihleri]]></title>
<link>http://memre.wordpress.com/2009/11/17/arama-tercihleri/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 20:31:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>nhmym44</dc:creator>
<guid>http://memre.wordpress.com/2009/11/17/arama-tercihleri/</guid>
<description><![CDATA[Web’de aramanızın gerçekten istediğiniz şekilde gerçekleşmesini istiyoruz. Aşağıda, Google Tercihler]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" title="Google Logo" src="http://www.google.com.tr/logoyapsana/images/winners/ali_gulec.gif" alt="" width="200" height="100" /></p>
<p>Web’de aramanızın gerçekten istediğiniz şekilde gerçekleşmesini istiyoruz. Aşağıda, <a href="http://www.google.com/preferences">Google Tercihleri</a>sayfanızda belirleyebileceğiniz (ve elbette istediğiniz zaman değiştirebileceğiniz) arama seçeneklerine hızlı bir genel bakış sağlanmıştır.</p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<ul>
<li><a href="http://www.google.com/support/websearch/bin/answer.py?hl=tr&#38;answer=35892#safe">Güvenli Arama filtresi</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/support/websearch/bin/answer.py?hl=tr&#38;answer=35892#searchlang">Dil seçenekleri</a></li>
</ul>
</td>
<td>
<ul>
<li><a href="http://www.google.com/support/websearch/bin/answer.py?hl=tr&#38;answer=35892#number">Sonuç sayısı</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/support/websearch/bin/answer.py?hl=tr&#38;answer=35892#window">Yeni sonuçlar penceresi</a></li>
</ul>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--more--></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><img alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="1" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><a name="safe"></a><strong>Güvenli Arama filtresi</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Pek çok kullanıcı (özellikle çocukları da aynı bilgisayarı kullanıyorsa) yetişkinlere yönelik sitelerin arama sonuçlarına dahil edilmesini istemez. Google&#8217;ın Güvenli Arama özelliği, açık cinsel içerik barındıran siteleri tarar ve arama sonuçlarınızdan siler. Hiçbir filtrenin doğruluk oranı %100 değildir, ancak Güvenli Arama, en uygunsuz malzemeyi ortadan kaldırır.</p>
<p>Üç Güvenli Arama ayarından birini seçebilirsiniz:</p>
<ul>
<li><strong>Orta düzeyli filtre</strong>, en müstehcen görselleri Google Görsel Arama Sonuçlarından çıkarır, ancak sıradan web&#8217;de arama sonuçlarına filtre uygulamaz. Bu sizin varsayılan Güvenli Arama ayarınızdır; bu ayarı değiştirmediğiniz sürece orta düzeyli filtre kullanırsınız.</li>
<li><strong>Katı kurallı filtreleme</strong>, Güvenli Arama filtresini tüm arama sonuçlarınıza uygular (yani hem görsel arama, hem de sıradan web araması).</li>
</ul>
<p>Ve son olarak…</p>
<ul>
<li><strong>Filtreleme yok</strong>, tahmin edeceğiniz gibi Güvenli Arama filtresini tümüyle devre dışı bırakır.</li>
</ul>
<p>Güvenli Arama ayalarınızı <a href="http://www.google.com/advanced_search">Gelişmiş Arama</a> veya <a href="http://www.google.com/advanced_image_search">Gelişmiş Görsel Arama</a> sayfalarından arama başına temelinde de değiştirebilirsiniz.</p>
<p>Güvenli Arama&#8217;yı olabildiğince güncel ve kapsamlı tutmak için elimizden geleni yapıyoruz, ancak zaman zaman boşluklardan uygunsuz siteler sızabilir. Güvenli Arama etkin olduğu halde sonuçlarınızın arasında hala saldırgan içerik barındıran web siteleri varsa sorunu incelememiz için lütfen <a href="http://www.google.com/support/bin/request.py?form_type=user&#38;stage=fm&#38;user_type=user&#38;contact_type=dissatisfied">bize ulaşın</a>.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><img alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="1" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><a name="searchlang"></a><a name="displang"></a><strong>Dil seçenekleri</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Arama değeri evrenseldir, ancak diller söz konusu olunca evrensellik belirli olmak anlamına gelir. Dilde arama özelliğimiz, seçtiğiniz dildeki web sayfalarını aramanızı sağlar. Bu aramalar Web’in yalnızca bir kısmını gördüğünden, varsayılan seçenek olarak &#8220;Herhangi bir dildeki siteleri ara&#8221; seçeneğinin kullanılmasını öneririz. Ancak belirli bir dildeki içerikleri bulmak istediğinizde bir dil belirtmek kullanışlı olabilir.</p>
<p>Tercihlerinizi, Google ana sayfasını, site iletilerini ve düğmelerini belirli bir dilde gösterecek şekilde de belirleyebilirsiniz. Aşağıda, size sunduğumuz geçerli &#8220;arayüz dilleri&#8221; listesini bulabilirsiniz. Sizin tercih ettiğiniz dil listede yer almıyorsa, <a href="http://services.google.com/tcbin/tc.py">gönüllü çevirmen programına</a> katılarak dilinizi Google’a eklememize yardımcı olmanızı rica ederiz.</p>
<p>Son olarak, tercihler sayfasında yer almasa da dillerden söz etmişken, çeviri yazılımımızın İtalyanca, Fransızca, İspanyolca ve Portekizce yayınlanmış siteleri İngilizce’ye çevirebildiğini belirtmekte fayda var. İlginizi mi çekti? <a href="http://www.google.com/language_tools">Dil Araçları</a> seçeneğimize göz atın.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="3" width="80%">
<tbody>
<tr bgcolor="#ffffff">
<td valign="top">
<ul>
<li><a href="http://www.google.com/intl/af/">Afrikaner Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/sq/">Arnavutça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/am/">Amhara Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ar/">Arapça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/hy/">Ermenice</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/az/">Azerice</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/eu/">Baskça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/be/">Belarusça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/bn/">Bengalce</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/bh/">Biharca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/xx-bork/">Bork, bork, bork!</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/bs/">Boşnakça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/br/">Bretonca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/bg/">Bulgarca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ca/">Katalanca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/zh-CN/">Çince (Basitleştirilmiş)</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/zh-TW/">Çince (Geleneksel)</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/hr/">Hırvatça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/cs/">Çekçe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/da/">Danca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/nl/">Felemenkçe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/xx-elmer/">Elmer Fudd</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/en/">İngilizce</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/eo/">Esperanto</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/et/">Estonca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/fo/">Faroe Dili</a></li>
</ul>
</td>
<td valign="top">
<ul>
<li><a href="http://www.google.com/intl/tl/">Filipince</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/fi/">Fince</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/fr/">Fransızca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/fy/">Frizce</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/gl/">Galiçyaca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ka/">Gürcüce</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/de/">Almanca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/el/">Yunanca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/gn/">Guarani Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/gu/">Gücerat Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/xx-hacker/">Bilgisayar Korsanı Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/iw/">İbranice</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/hi/">Hintçe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/hu/">Macarca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/is/">İzlandaca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/id/">Endonezya Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ia/">Uluslararası Dil</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ga/">İrlandaca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/it/">İtalyanca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ja/">Japonca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/jw/">Java Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/kn/">Kannada Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/xx-klingon/">Klingonca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ko/">Korece</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ku/">Kürtçe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ky/">Kırgızca</a></li>
</ul>
</td>
<td valign="top">
<ul>
<li><a href="http://www.google.com/intl/lo/">Litvanyaca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/la/">Latince</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/lv/">Letonca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/lt/">Litvanca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/mk/">Makedonca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ms/">Malay Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ml/">Malayalam Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/mt/">Malta Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/mr/">Marathi</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/mn/">Moğolca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ne/">Nepalce</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/no/">Norveççe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/nn/">Norveççe (Nynorsk)</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/oc/">Oksitan Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/or/">Oriya Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/fa/">Farsça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/xx-piglatin/">Pig Latin</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/pl/">Lehçe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/pt-BR/">Portekizce (Brezilya)</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/pt-PT/">Portekizce (Portekiz)</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/pa/">Pencap Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ro/">Rumence</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ru/">Rusça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/gd/">İskoç Galcesi</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/sr/">Sırpça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/sh/">Sırp-Hırvatça</a></li>
</ul>
</td>
<td valign="top">
<ul>
<li><a href="http://www.google.com/intl/st/">Sesotho Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/sd/">Sindhi Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/si/">Seylanca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/sk/">Slovakça</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/sl/">Slovence</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/so/">Somalice</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/es/">İspanyolca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/su/">Sundanca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/sw/">Svahili Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/sv/">İsveççe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ta/">Tamilce</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/te/">Telugu Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/th/">Tay Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ti/">Tigrinya Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/tr/">Türkçe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/tk/">Türkmence</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/tw/">Tvi Dili</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ug/">Uygurca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/uk/">Ukraynaca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/ur/">Urduca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/uz/">Özbekçe</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/vi/">Vietnamca</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/cy/">Galce</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/xh/">Zoza</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/yi/">Yidiş</a></li>
<li><a href="http://www.google.com/intl/zu/">Zulu Dili</a></li>
</ul>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><img alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="1" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><a name="number"></a><strong>Sonuç sayısı</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu tercihi değiştirmediğiniz sürece, her sayfada 10 arama sonucu görünür. Bu en hızlı yanıt süresini sağladığından, bu şekilde ayarlanmıştır. Sayfa başına daha fazla sonuç görüntülenmesini istiyorsanız, sayıyı 20, 30, 50 veya 100’e çıkarabilirsiniz.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><img alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="1" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><a name="window"></a><strong>Yeni sonuçlar penceresi</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Normalde, Google’da arama yaptığınızda arama sayfanızın yerine bir arama sonuçları sayfası gelir. Ana arama sayfanızın açık kalmasını istiyorsanız, arama sonuçlarınızın yeni bir tarayıcı penceresinde açılması için bu tercihi ayarlayabilirsiniz.</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ZİLHİCCE AYININ FAZİLETİ]]></title>
<link>http://clpvid.wordpress.com/2009/11/17/zilhicce-ayinin-fazileti/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 14:13:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>clpvid</dc:creator>
<guid>http://clpvid.wordpress.com/2009/11/17/zilhicce-ayinin-fazileti/</guid>
<description><![CDATA[Zilhicce ayının fazileti Sual: Zilhicce ayının fazileti nedir? CEVAP Kurban bayramının bulunduğu aya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#008000;">Zilhicce ayının fazileti Sual: Zilhicce ayının fazileti nedir? CEVAP Kurban bayramının bulunduğu aya Zilhicce denir. Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir: (Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.) [İbni Mace] (Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevab verilir.) [Beyheki] (Terviye günü oruç tutup günah söz söylemeyen Müslüman, Cennete girer.) [Ramuz] (Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutan, her günü için yüz köle azat etmiş veya cihad edenlere yüz at vermiş yahut Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevab alır.) [R. Nasıhin] (Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.) [T. Gafilin] (Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) [Ebul Berekat] (Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günüyse on bin güne eşittir.) [Beyheki] (Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur.) [Taberani] Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!) [Taberani] Tesbih: Sübhanallah, Tahmid: Elhamdülillah, Tehlil: Lâ ilâhe illallah, Tekbir: Allahü ekber, demektir. Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, bu ayın ilk günleri yapılan ameller, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediklerinde, (Evet, cihaddan da kıymetlidir; ancak canını, malını esirgemeden harbe gidip şehid olanın cihadı daha kıymetlidir) buyurdu. (Buhari) Hazret-i Ebüdderda buyurdu ki: Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli, çok dua ve istiğfar etmelidir; çünkü Resulullah, (Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun) buyurdu. Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutanın ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır. Cennette yüksek derecelere kavuşur. (Şir’a) Her hafta saç, sakal, tırnak kesmek sünnettir. İbni Âbidin hazretleri, (Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetleri geciktirmemeli. (Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince, saçını ve tırnağını kesmesin) hadis-i şerifi, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehabdır) buyurmaktadır. Kurban kesecek kimsenin, Zilhicce ayının ilk gününden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyığını ve tırnağını kesmemesi müstehabdır; fakat vacib değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz. Bu on gün içinde bir hasta ziyaret eden, Hak teâlânın dostları olan kulların hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde Ehl-i sünnete uygun bir kitap okumak çok sevabdır. Din ilmini, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek kadın erkek herkese farzdır. Çocuklara öğretmek, birinci görevdir.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Domuz gribi dünya salgını haline gelebilir]]></title>
<link>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/16/domuz-gribi-dunya-salgini-haline-gelebilir/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 11:12:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>alemturk</dc:creator>
<guid>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/16/domuz-gribi-dunya-salgini-haline-gelebilir/</guid>
<description><![CDATA[Pandemi ne demektir? Grip virüsi yani influenza virüsünün insandan insana bulaşan hali mevsimsel sal]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Pandemi ne demektir?</p>
<p>Grip virüsi yani influenza virüsünün insandan insana bulaşan hali mevsimsel salgın yapar. Ancak yepyeni virüs ortaya çıktığında, insanlarda da yeteri kadar antikor yoksa pandemi dediğimiz ağır salgınlara neden olur. Pandemi çok kısa bir zamanda kıtalar arasında yayılan salgın demektir. Bir şehirde hastalık yayılırsa salgın olur, bir ülkede olursa epidemi (büyük salgın) , kıtalar arasında yayılmasına ise pandemi denir. Örneğin 1918’deki pandemide 50 milyon, 1957’de 4 milyon, 1968’de de 300 milyon kişi öldü. Bu sayılar doğrultusunda yapılan araştırmalara göre 40 yılda bir dünyada pandemik salgın görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, domuz gribinin pandemik salgın olabilecek şekilde hızla yayıldığına dikkat çekiyor ve geçen seneden beri ülkelere hazırlık yapmalarını öneriyordu.</p>
<p>Kuş gribi de çok yaygındı ama böyle bir salgından bahsedilmedi, domuz gribi için neden kıtalar arası salgından bahsediliyor?</p>
<p>Kuş gribi 2002 yılında başladı ve en son Mısır’da görüldü. Hala da ara sıra rastlanıyor ama büyük salgına dönüşmedi en önemlisi insandan insana bulaştığı gösterilmedi. Domuz gribi ise çok kısa bir zamanda hızla yayıldı ve 180 kişide görüldü. Sadece Amerika’da neredeyse bir ayda 40 vakada rastlandı. Üstelik bu 40 kişi de domuzla temas etmiş kişiler değildi. Ölümler de başladı. Meksika’da da bu sürede 80 vaka ortaya çıktı. Domuz gribi Amerika ve Meksika dışında Kanada, Yunanistan, Fransa, İngiltere, Yeni Zelenda ve Avusturya’da görüldü.</p>
<p>Domuz gribi nasıl bir hastalıktır, belirtileri nelerdir?</p>
<p>Domuz gribi domuzlarda enfeksiyon oluşturan bir griptir; zaman zaman insanlara da geçtiği görülmüş; insandan insana geçtiği ise bu ayki salgında görüldü. Solunum yolu, öksürük ve hapşırık yolu ile bulaşıyor. Belirtileri normal gripten hiç farklı değil. Yüksek ateş, kas ağrıları, baş ağrısı, kuru öksürük, boğazda yanma hissi, üşüme hissi ve vücutta mavi lekeler gibi belirtileri vardır.  Bulaştıktan sonra 1–3 gün içinde hastalık ortaya çıkıyor. Normal gripten farklı olarak ateş çok yükseliyor, karın ağrısı, ishal görülüyor.</p>
<p>Domuz gribinin daha çok etkileyeceği risk grupları var mı?</p>
<p>Evet, özellikle çocuklar ve yaşlılar domuz gribi açısından daha riskli grupları oluşturuyor. 5 yaşından küçükler ve 60 yaşından büyüklerde ölüm riski olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Domuz gribiyle ilgili alınması gereken önlemler nelerdir?</p>
<p>Öncelikle ulusal planlar yapmak ve bilincin artması büyük önem taşıyor. Bulaşma yollarını bilerek ona göre korunmak gerekiyor. Tipik girip gibi solunum yolu ile bulaşacağından öksürürken, hapşırırken ağız mutlaka kapatılmalıdır; yüksek ateş, boğaz ağrısı gibi semptomlar görüldüğünde de mutlaka sağlık kurumlarına başvurmak gerekir. El hijyeni de çok önemlidir, eller sık sık yıkanmalı, şüpheli olan kişilere çok yaklaşılmamalı, gerekirse maske takılmalıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Poursuite des navigations pour BMW Oracle]]></title>
<link>http://voilemulticoques.wordpress.com/2009/11/15/poursuite-des-navigations-pour-bmw-oracle/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 19:50:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>voilemulticoques</dc:creator>
<guid>http://voilemulticoques.wordpress.com/2009/11/15/poursuite-des-navigations-pour-bmw-oracle/</guid>
<description><![CDATA[James Spithill  le barreur de USA, le trimaran de BMW Oracle, continue avec son équipage la découver]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>James Spithill  le barreur de USA, le trimaran de BMW Oracle, continue avec son équipage la découverte de cette nouvelle version du bateau, désormais pourvu d&#8217;une aile rigide, les prochaines navigations devraient permettre de tester le multicoque avec une voile de portant.</p>
<p>Quelques images, toujours aussi impressionnantes de Gilles Martin Raget, le photographe de l&#8217;équipe.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 650px"><img src="http://www.voile-multicoques.com/resources/780583386_WINGDAY3_0181.jpg" alt="" width="640" height="427" /><p class="wp-caption-text">© Gilles Martin-Raget / BMW ORACLE Racing</p></div>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 650px"><img src="http://www.voile-multicoques.com/resources/780583386_SD08_0258.jpg" alt="" width="640" height="427" /><p class="wp-caption-text">© Gilles Martin-Raget / BMW ORACLE Racing</p></div>
<p>A lire, deux interviews sur <a href="http://www.voilesetvoiliers.com/" target="_blank">VoilesetVoilers.com</a> : <a href="http://www.voilesetvoiliers.com/course-regate/article/2451/interview-de-l-architecte-du-trimaran-bmw-oracle-racing-a-san-diego-vincent-lauriot-prevost" target="_blank">l&#8217;une de Vincent Lauriot Prevost</a>, architecte de la plate forme du trimaran, et <a href="http://www.voilesetvoiliers.com/course-regate/article/2447/interview-du-concepteur-de-l-aile-de-bmw-oracle-racing-a-san-diego-francais-joseph-ozanne">l&#8217;autre de Joseph Ozanne</a>, autre français de l&#8217;équipe, ingénieur aéronautique et chef designer de cette aile.</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/xyhGcXRq7SM&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/xyhGcXRq7SM&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mesajını anne karnında verdi]]></title>
<link>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/14/mesajini-anne-karninda-verdi/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 08:21:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>alemturk</dc:creator>
<guid>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/14/mesajini-anne-karninda-verdi/</guid>
<description><![CDATA[İngiltere’de Owen Patrick Skeffington adlı bebek, 27 haftalıkken girdiği ultrasonda anne karnında za]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>İngiltere’de Owen Patrick Skeffington adlı bebek, 27 haftalıkken girdiği ultrasonda anne karnında zafer işareti yaparken görüntülendi.</p>
<p>Geçen ay dünyaya gelen oğluna kendi ismini veren 34 yaşındaki baba, “İyi ki annesinin karnından da aynı işareti yaparak çıkmadı” dedi.</p>
<p>İngiliz basını ise henüz anne karnında zafer işareti yapan asi bebeğin ailesinin başına bela habercisi olabileceğini yazdı.</p>
<p>Zafer işaretini İkinci Dünya Savaşı esnasında İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill popüler kılmıştı. İlk olarak avuç içi içeriye, daha sonra dışarıya bakacak şekilde iki parmağını V harfi şeklinde gösteren Churchill, zafer işaretinin savaş yılları esnasında tüm müttefik ülkelerde yayılmasını sağladı.</p>
<p>Amerika’da ise zafer işareti 1960’lı yıllarda ağırlık kazanan barış hareketlerinde “barış” işareti olarak kullanılmaya başlandı.</p>
<p>Halen yaygın olan bir efsaneye göre ise zafer işareti ilk kez</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
