<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>asik &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/asik/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "asik"</description>
	<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 18:40:55 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Nobody's fool ]]></title>
<link>http://hurufkatadankalimatmasariyo.wordpress.com/2009/11/27/nobodys-fool/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 22:39:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>Dimas Ariyo Nugroho</dc:creator>
<guid>http://hurufkatadankalimatmasariyo.wordpress.com/2009/11/27/nobodys-fool/</guid>
<description><![CDATA[hey..hey..iye..iye&#8230;.*teriak teriak sendiri kayak penyanyi rock padahal benernya nggak pernah b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[hey..hey..iye..iye&#8230;.*teriak teriak sendiri kayak penyanyi rock padahal benernya nggak pernah b]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gel ey âşık ki mahremsin seni ehl-i vefâ gördük  	]]></title>
<link>http://haciata2.wordpress.com/2009/11/23/gel-ey-asik-ki-mahremsin-seni-ehl-i-vefa-gorduk/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 11:17:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>HacıAta</dc:creator>
<guid>http://haciata2.wordpress.com/2009/11/23/gel-ey-asik-ki-mahremsin-seni-ehl-i-vefa-gorduk/</guid>
<description><![CDATA[Hac, Müslümanlar arasında içtimâî birliği tesis ve tecelli ettiren öyle büyük ve öyle şümullü bir İs]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Hac, Müslümanlar arasında içtimâî birliği tesis ve tecelli ettiren öyle büyük ve öyle şümullü bir İs]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nice weekEnd]]></title>
<link>http://kapplak.wordpress.com/2009/11/22/nice-weekend/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 01:33:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>kapplak</dc:creator>
<guid>http://kapplak.wordpress.com/2009/11/22/nice-weekend/</guid>
<description><![CDATA[tadi baru pulang dari kopdar dadakan. Biasalah kumpul ma teman2 dunia maya&#8230; kali ini ada teman]]></description>
<content:encoded><![CDATA[tadi baru pulang dari kopdar dadakan. Biasalah kumpul ma teman2 dunia maya&#8230; kali ini ada teman]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ankarada Aşık Olmak Zor İki Gözüm]]></title>
<link>http://saykomatrixx.wordpress.com/2009/11/04/ankarada-asik-olmak-zor-iki-gozum/</link>
<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 14:38:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>saykomatrixx</dc:creator>
<guid>http://saykomatrixx.wordpress.com/2009/11/04/ankarada-asik-olmak-zor-iki-gozum/</guid>
<description><![CDATA[ankara&#8217;dan bir kuş uçtu güneye doğru kanatlarında sevdanın kar bulutları gün batımı masum gülü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[ankara&#8217;dan bir kuş uçtu güneye doğru kanatlarında sevdanın kar bulutları gün batımı masum gülü]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Self Sugestion, Ternyata aku bisa.]]></title>
<link>http://roghuzshy.wordpress.com/2009/11/04/self-sugestion-ternyata-aku-bisa/</link>
<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 04:48:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>roghuzshy</dc:creator>
<guid>http://roghuzshy.wordpress.com/2009/11/04/self-sugestion-ternyata-aku-bisa/</guid>
<description><![CDATA[Hallo Teman-teman blog roghuzshy, sekali lagi saya menemukan sesuatu yang cukup membuat saya bertany]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Hallo Teman-teman blog roghuzshy, sekali lagi saya menemukan sesuatu yang cukup membuat saya bertanya-tanya. ini adalah kemampuan baru saya, atau cuma sebuah kebetulan yang berulang-ulang. padahal pada dasarnya kebetulan hanya 2-3 kali saja kan? :-p</p>
<p>Jadi apa sebenarnya yang telah terjadi terhadap saya. Ini berawal dari bulan romadhon bulan September lalu. Saya mendapatkan kemampuan. <span style="text-decoration:underline;"><strong>Self Sugestion / Self Hipnotis</strong></span>. Yang belum tau self sugestion adalah memberikan perintah terhadap diri sendiri untuk melakukan sesuatu <span style="text-decoration:underline;">secara tidak sadar</span>. cuma kemampuan saya ini sangat lemah. sejauh yang saya bisa adalah memberikan perintah kepada diri saya agar bangun tepat waktu.</p>
<p>Perintah yang saya berikan terdengar sederhana. tapi yang membuat saya bingung adalah, mengapa setiap saya memberikan perintah terhadap diri saya untuk bangun jam 8.00 pagi. pasti bisa tepat jam 8 pagi. saya berikan perintah untuk bangun jam 4.00 pagi. pasti bisa bangun tepat waktu juga. dan sudah berhasil puluhan kali hingga saya tulis artikel ini.</p>
<p>Tidak ada hal istimewa yang saya lakukan agar mendapatkan kemampuan self sugestion. sebenarnya jika saya mau melatihnya saya bisa melatih kemampuan otak saya untuk hal yang lebih tinggi lagi. seperti mempercepat penyembuhan sakit yang kita derita, karena saya malas. jadi gak mau latihan lagi.</p>
<p>Keuntungannya adalah. saya bisa bangun pagi dengan self sugestion. :-p</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Top Komen Lagi, Penghargaan Lagi, 'dapat buku' lagi]]></title>
<link>http://dedekusn.wordpress.com/2009/11/01/surat-keputusan-depkom-no-01-tentang-mengembalikan-jati-diri-bangsa/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 06:51:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>dedekusn</dc:creator>
<guid>http://dedekusn.wordpress.com/2009/11/01/surat-keputusan-depkom-no-01-tentang-mengembalikan-jati-diri-bangsa/</guid>
<description><![CDATA[Diberi penghargaan sebagai pemberi komentar terbaik adalah sesuatu yang biasa, tapi kalau penghargaa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Diberi penghargaan sebagai pemberi komentar terbaik adalah sesuatu yang biasa, tapi kalau penghargaa]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PEYGAMBERLER DE AŞIK OLUR]]></title>
<link>http://panteidar.wordpress.com/2009/10/31/peygamberler-de-asik-olur/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 17:21:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>pante</dc:creator>
<guid>http://panteidar.wordpress.com/2009/10/31/peygamberler-de-asik-olur/</guid>
<description><![CDATA[Muhammed&#8217;in İlk Aşkı Fahite: Muhammed 20 yaşlarında iken Amcası Ebu Talib&#8217;in kızı Fahite]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div></div>
<div></div>
<div><strong>Muhammed&#8217;in İlk Aşkı Fahite: </strong></div>
<div>
<p>Muhammed 20 yaşlarında iken Amcası Ebu Talib&#8217;in kızı Fahite evlenme çağına girmiş güzel bir kızdı. Fahite daha sonra Ümmü Hani adını almış ve bu adla tanınmıştır. Muhammed ile Fahite arasında büyük bir aşk doğmuştu. Muhammed, Fahite&#8217;yi babasından istedi.</p>
<p><!--more--></p>
<p>Ancak Ebu Talib&#8217;in kızı için başka planları vardı.Mahzum kabilesinden dayısının oğlu Hubeyre&#8217;de Fahite&#8217;yi istemişti. Hubeyre önemli bir kişiliğe sahip olmanın yanında Ebu Talib gibi iyi bir şairdi de. Üstelik Mekke&#8217;de Mahzum kabilesinin gücü ve itibarı günden güne artıyordu. Tersine Haşimilerin gücü ise azalıyordu. Bunları dikkate alan Ebu Talib, kızını Hubeyre ile evlendirmeyi daha uygun buldu.<br />
Muhammed bu duruma çok içerledi ve amcasına sitem etti. Ebu Talib&#8217;in cevabı ise annesini kastederek;<br />
&#8220;Onlar bize kızlarını verdiler, cömert adama cömertlik yapmalı&#8221; oldu.<br />
Bu cevap Muhammed&#8217;i tatmin etmedi. Çünkü dedesi Abdulmuttalib, Atike ve Berre isimli kızlarını daha önce Mahzum kabilesine vererek borcunu ödemişti zaten.<br />
Muhammed, amcasının asıl düşüncesinin kendisini evliliğe uygun ve hazır konumda olmadığı ve Hubeyre&#8217;yi kendisinden daha üstün gördüğü şeklinde olduğunu anlamıştı.</p>
<p>Bu durum Muhammed&#8217;i çok üzdü ve hırslandırdı. Artık hedefleri ve planları vardı.<br />
Öncelikle yoksulluktan, parasızlıktan sonra da ümmilikten kurtulacaktı.</p>
</div>
<div><strong>Muhammed ile Hatice&#8217;nin Aşkı:</strong>Muhammed&#8217;in ilk aşkına kavuşamasının ardından kabuğunu kırdığını görmekteyiz.<br />
Örneğin Hilfu&#8217;l Fudul teşkilatı içinde yer alması ve Ficar savaşlarına yani savaşılması yasak olan Haram aylarında yapılan savaşlara katılması bunun göstergesidir.Hilfu&#8217;l Fudul içindeki etkinlikleri Muhammed&#8217;in çevresinin gelişmesini ve tanınmasını sağlamıştır.<br />
Bu sayede iş bulma imkanı bulmuş artık aylaklıktan ya da çobanlıktan kervan korumacılığına ve ticarete geçiş sağlamıştı.<br />
Bu dönemde Kureyş&#8217;in zengin dullarından Hatice&#8217;nin kervan ticareti işinde çalışmaya başlamıştı.<br />
Hatice bilgili ve otoriter bir kadındı. Ama aşk hayatı iş hayatı kadar şanslı geçmemişti.
<p>&#160;</p>
<p>Hatice, ilk önce Varaka ibn-i Nevfel&#8217;e nişanlanmış ancak nikah yapılmamıştır. İkinci kez künyesi Ebu Hale ve ismi İbn-i Nebbaş olan bir zat ile nikahlanır. Ebu Hale&#8217;nin vefatından sonra Atik ibn-i Abid ile evlenir. Atik&#8217;in de vefatından sonra amca oğlu Sayfi ibn-i Umeyye ile evlenir. O&#8217;nunda ölümü üzerine dul kalır.</p>
<p>Yaşça Muhammed&#8217;den oldukça ileriydi. Aralarında yaklaşık 15 yaş fark vardı.<br />
Ama varlık olarak Muhammed&#8217;in hayal dahi edemeyeceği bir zenginliğe sahipti.<br />
Ve yakınlaşma, Hatice&#8217;nin cariyesi ile haber gönderip teklif iletmesiyle evliliğe dönüştü.</p>
<p>Hatice&#8217;nin önceki evliliklerinden her birinden birer çocuğu olmuştu. Hind isimli kız ile Hind ve Muhammed isimli oğlan çocukları. 4. evliliği olan Muhammed&#8217;den ise 6 çocuğu olur. Kasım ve Abdullah isimli erkek çocukları küçük yaşta ölürler. Zeyneb, Rukiyye, Ummü Külsüm ve Fatime de kız çocuklarıdır. Bu kızlardan Ümmü Külsüm ve Rukiyye önce Ebu leheb&#8217;in oğullarıyla evlendirilir. Tebbet suresi nedeniyle boşandıktan sonra Osman&#8217;a verilirler. Fatma da Amca oğlu Ali ile evlendirilir. Zeynep ise kervan ticareti yapan teyze oğlu Ebu&#8217;l As ile evlendirilir. Ebu&#8217;l As putperesttir ve müslümanlara karşı savaşanların yanında yer alır.<br />
Esir düşer, fidye ile kurtulur. Daha sonra kervanı müslümanlarca baskına uğrar ve tekrar esir alınır. Karısı tarafından kurtarılır. Son dönemde müslümanlığı kabullenir.</p>
<p>Muhammed&#8217;in Hatice ile beraberliği 23-24 yıl sürer. Hicretten önce Hatice vefat eder. O dönem namaz şartı gelmediğinden cenaze namazı kılınmadan defnedilir. Tüm mirası da Muhammed&#8217;e kalır.</p>
<p>Bu arada Suudilerin Hatice&#8217;nin evini yıkıp yerine umumi tuvalet yaptırdıklarını belirtelim.</p>
<p>Bunu ister servet aşkına, ister gönül aşkına yorumlayın, Hatice Muhammed&#8217;in aşklarından biriydi ve en uzun, en düzeyli, en verimli beraberliği idi.</p>
</div>
<div><strong>Muhammed&#8217;in Ayşe Aşkı:</strong>Hatice&#8217;nin ölümünden sonra Muhammed&#8217;e evlenmesi konusunda telkinde bulunulunca &#8220;kiminle evleneyim?&#8221; diye sordu. &#8220;Kız da var dul da, ister Sevde&#8217;yi al, ister Ayşe&#8217;yi.&#8221; denilince ikisini de almak istediğini bildirdi.<br />
Sevde 50 yaşlarında, Ayşe ise henüz 6 yaşında idi.<br />
İlginç olan ise Ayşe ile birlikte evlendiği Muhammed, birkaç yıl sonra çok yaşlandığı için kendisini boşamak isteyecek, sırasını Ayşe&#8217;ye vererek evliliğini kurtarabilecekti.Muhammed&#8217;in Sevde&#8217;yi kendisine ve çocuklara baktırmak, ev işleri vs. için aldığı açıktır.<br />
Ama Ayşe için bunu söyleyemeyiz.
<p>&#160;</p>
<p>Aracı kadın Hule, Ayşe&#8217;nin babası Ebubekir&#8217;e gidip Muhammed&#8217;in isteğini iletir. Ayşe, daha önce putperestlerden biri ile nişanlandırılmış, nişanı yeni bozulmuştu.<br />
Muhammed ile Ebubekir söz kardeşi olmuşlardı ve Kureyş&#8217;de söz kardeşleri ve çocukları arasında nikah caiz sayılmıyordu. &#8220;Biz onunla söz kardeşiyiz, bu mümkün değil&#8221; diyerek isteği geri çevirdi.<br />
Muhammed, &#8220;Biz onunla din kardeşiyiz. Din kardeşleri arasında nikah caizdir&#8221; diyerek tekrar istetti.<br />
620 yılında Ayşe ile nikahlandı.<br />
Hicretten sonra Ebubekir haber göndererek Ayşe&#8217;yi neden hala almadığını sorar. O dönemde Ayşe uzun müddet hastalıklarla boğuşmuş, tüm saçları dökülmüş, henüz iyileşmişti. Muhammed, mehir bedelini ödemeye para bulamadığını söyleyince, Ebubekir ödünç olarak 500 dirhem verir. Böylece, Ayşe 9 yaşında iken gerdeğe girer. Buluğa ermesini beklediği söylemleri doğru değildir. Araya hicret girdiğinden, Ayşe&#8217;nin hastalığı ve mehir parası bulamama sorunları girdiğinden zifaf gecikmiştir.</p>
<p>Muhammed&#8217;in Ayşe&#8217;yi ne tür bir aşkla sevdiğini ve evlenmek istediğini açıklamak zor.<br />
Bunu bir aşk olarak değil, pedofili olarak gören olduğu gibi, çocuk yaşta alıp eğitmek ve İslam&#8217;a bir öğretmen yetiştirmek amacı olarak sunanlar da var. Kimilerine göre ise Ayşe&#8217;yi 3 kez rüyasında görüp aşık olmuştur.<br />
Ayşe&#8217;nin en önemli özelliği Muhammed&#8217;in evlendiği eşleri arasındaki tek kız oluşudur. O nedenle Muhammed&#8217;in gözünde bu aşkın değeri büyüktür.</p>
</div>
<p><strong>Muhammed ile Zeynep:</strong></p>
<p>Muhammed&#8217;in en sansasyonel, en tepki çeken aşkı Zeynep&#8217;tir.<br />
6 yaşındaki Ayşe&#8217;ye aşık olması yadırganmamıştır ama Zeynep kolay kabullenilmemiştir.<br />
Çünkü Zeynep evlatlığının karısıydı ve Kureyş adetlerine aykırıydı bu evlilik.<br />
O nedenle Zeynep&#8217;e nikah kıymamış, nikahlarını Allah&#8217;ın kıydığını söylemiştir.</p>
<p>Bu konuyu İslam tarihçisi Taberi şöyle anlatır:</p>
<p>&#8220;Peygamber günün birinde Zeyd’i aramak üzere onun evine gelir. Kapıda yünden örülmüş bir perde asılıdır. Peygamber kapının önündeyken rüzgar perdeyi kaldırır. O anda Zeyneb içerde çıplak olarak bulunmaktadır.. peygamberin gözü ona ilişir, güzelliği hoşuna gider ve kalbinde iz bırakır.<br />
Akşam olup da Zeyd eve gelince, Zeyneb ona Peygamberin geldiğini söyler. Zeyd, “Eve girmesini rica etmeli idin” der. Zeyneb, “Eve girmesini rica ettiysemde girmedi.” der. Zeyd, “ Peki ayrılırken bir şey soylemedi mi .” der. Zeyneb, “Kalpleri değiştiren Tanrı kutludur dedi” der. Bu söz üzerine Zeyd, Muhammed’in Zeyneb’e aşık olduğunu ve onunla evlenmek isteyebileceğini düşünerek, onun yanına gider ve “ya resulullah, evime geldiğini söylediler, babam ve anam sana feda olsun, eve girmeliydin. Zeyneb hoşuna gitmiş olabilir, eğer hoşuna gittiyse hemen boşarım” der. Muhammed, “Karın hakkında bir şüpheye mi düştün? ” diye sorar.<br />
Zeyd, “ Ya resulullah, hiçbir hususta ondan şüphelenmedim ve ondan hayırdan başka bir şey görmedim” der. Muhammed ona, daha sonra Ahzab Suresi 37. ayette de bahsi geçen “Eşini tut, Allah’dan kork” sözlerini sarfeder. Ancak herşeye rağmen Zeyd, ne düşündüyse Zeyneb’i boşar.</p>
<p>Bu boşanmanın ardından, Muhammed kendisine Ahzab-37 ayetinin geldiğini söyler.</p>
<p>“ Resulüm, hani Allah’ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye, “Eşini yanında tut, Allah’tan kork” diyordun. Allah’ın açığa vuracagı şeyi, insanlardan çekinerek içine gizliyordun. Oysa asıl korkmana layık olan Allah’tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlatlıkları, karıları ile ilişkilerini kestiklerinde müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir..”</p>
<p>Bu ayeti bildirerek Zeynep&#8217;le gerdeğe giren Muhammed hakkında Ayşe&#8217;nin anlatımıyla insanlar &#8220;Oğlunun helaliyle evlendi&#8221; diye eleştiri getirince Muhammed Ahzap-40&#8242;ı bildirir:</p>
<p>Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah&#8217;ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.</p>
<p>İslami görüşe göre, &#8220;Muhammed, aslında Zeyneb’e aşık olmamıştır çünkü Zeyneb, onun halası Ümeyne binti Abdulmuttalib’in kızıdır ve kendisinin evine Zeyneb, Zeyd ile evlenmeden önce bir çok kere girip çıkmıştır, isteseydi Zeyneb’i, Zeyd ile evlendireceğine kendisi onunla evlenirdi.&#8221;denir.</p>
<p>Bunun yanıtını hadisde Muhammed vermektedir zaten. &#8220;Kalpleri değiştiren Tanrı kutludur&#8221; diyerek. Yani Zeynep&#8217;i yarı çıplak gördükten sonra gönlü ona kaymıştır.<br />
Asıl yanıtı ise Ahzap-37&#8242;de geçen şu söz verir:</p>
<p>&#8220;Allah’ın açığa vuracagı şeyi, insanlardan çekinerek içine gizliyordun.&#8221;</p>
<p>Artık Zeynep, Ayşe&#8217;nin en büyük rakibidir. Ve eşler arasındaki rekabet yeni bir boyut kazanır.</p>
<p>Konunun çok uzamaması için Muhammed hazretlerinin 2. derece aşklarını ele almayacağız. Hayatındaki 20&#8242;den fazla kadının hepsine aşık değildi zaten. Ama cariyesi Mariya ile Cüveyriye ve Safiye&#8217;nin isimlerini anmadan geçmek olmaz.<br />
Üstelik cariyesi Mariya, ona İbrahim adlı bir erkek oğul dahi vermiş ama küçük yaşta ölmüştür.</p>
<div><strong>Adem&#8217;in Havva&#8217;sı ve Lilith&#8217;i:</strong>Adem eş ya da aşk seçeneği olmayan ilk insandı Kutsal kitaplara göre.<br />
Kendisine sunulanı kabullenmek, bulduğu ile yetinmek zorundaydı.<br />
Ama öyle olmadı.<br />
Musevilerin ve Hristiyanların büyük bir kısmının inancına göre;<br />
Yaratılan ilk kadın Havva değil Lilith idi.Uzmanlar ilk Lilith kaynaklarının 8. ve 10. Yüzyıllar arasından kaldığını belirtiyorlar ama bunlar yazılı kaynaklar, asıl öykünün ya da daha uygunu efsanenin ne zamandan geldiğini anlamak veya öğrenmek mümkün değil.
<p>&#160;</p>
<p>Antik Çağ´dan kalma bazı muskalarda ancak öykünün ilk paragrafına raslanıyor ama hepsi bu. Zohar yani Musevi Kabbalası´nın yorumlarında ve Gershom Scholem´in (Major Trends in Jewish Mysticism, sayfa 174) adlı kitabında Lilith ile ilgili muhtemelen daha eskilere yönelik göndermeler vardır. Buna karşın yeterince araştırmanın yapıldığı da söylenemez hatta kasden yapılmadığı söylenebilir. Peki neden? Bunun cevabını efsanenin bildiğimiz kadarını okuduktan sonra arayacağız.</p>
<p>Şimdi bir diğer kaynağa yönelelim; Kralın küçük oğlu hastadır; Kral Nebuchadnezzar; büyücü Ben Sira´ya &#8220;Oğlum iyileşsin, eğer bunu yapmazsan seni öldüreceğim.&#8221; der. Ben Sira oturur ve üzerinde kutsal isimlerin yazılı olduğu bir tılsım yani bir madalyon hazırlar. Tılsımda, şifa verici meleklerin isimleri, şekilleri, kanatları, elleri ve ayakları görünerek çizilmiştir. Nebuchadnezzar tılsıma bakar; &#8220;Bu kim?&#8221; der ve Ben Sari anlatır;<br />
Havva ortada yokken Lilith vardı ama Lilith bir feministti.<br />
&#8220;Bunlar tıp melekleri Snvi, Snsvi ve Smnglof. Tanrı Adem´i yarattıktan sonra onun yalnız olduğunu gördü ve adamın yalnız olmasının iyi olmadığına karar verdi. (Tevrat/Genesis 2:18)<br />
Tanrı Adem için topraktan bir kadın yarattı ve ona Lilith adını verdi ama Adem ve Lilith kavga etmeye başladılar.</p>
<p>Lilith Adem´le yatmak istemiyor, birleştiklerinde hep üstüne çıkmasına karşı çıkıyor ve kendisinin de Adem gibi topraktan yaratıldığını yani eşit olduklarını söylüyordu. Anlaşmazlık sürdü, gitti ta ki Lilith Tanrı´nın kutsal isimlerinden birisini kullanıp, göğe uçuncaya kadar. Adem Tanrı´ya dua etti ve kadının kendisini terk ettiğini söyledi. Bunun üzerine Tanrı üç meleğini, Lilith´i geri getirmeleri için görevlendirdi ve eğer Lilith Adem´e geri dönmeyi kabul etmezse, her gün yüz çocuğunun öleceğini söylemelerini emretti. Melekler Tanrı´nın yanından ayrılarak Lilith´i izlediler ve onu Mısırlılar´ın intihar etmek için kullandıkları suyun ortasındaki adacıkta bulup, Tanrı´nın sözlerini tekrarladılar ama Lilith geri dönmek istemedi, bu kez melekler onu suya batırıp, boğacaklarını söylediler. Lilith cevap verdi;</p>
<p>&#8220;Beni rahat bırakın, sadece hastalıklı bebekler doğuruyorum; eğer erkek bir bebek olursa doğumdan sonra 8 gün, kız bebek olursa 20 gün onun kölesi olacağım.&#8221; dedi. Melekler ısrar etmeye devam ettiler ama Lilith Tanrı´nın adına yemin ederek meleklere; &#8220;Ne zaman isimlerinizi veya şekillerinizi bir muskanın üzerinde görürsem, onu takan bebeğe yaşam vermeyeceğim.&#8221; dedi ve her gün yüz çocuğunun ölmesini kabul etti. Anlatılana göre her gün yüz şeytan aynı nedenden öldü ve bizler o günden bu yana, o meleklerin isimlerini küçük çocukların boyunlarına asılı muskalara yazdık.</p>
<p>Lilith meleklerin isimlerini her gördüğünde yeminini hatırlar ve çocukları korur.&#8221; Ben Sira´nın Kral´a anlattıkları bu kadar ama efsanenin bir diğer versiyonu daha var;</p>
<p>Batılı bir çok insan için Tanrı insanı ve kadını kendi suretinde Yaradılış´ın Altıncı Günü´nde yaratmış. sonra ona dünyayı vermiştir ama o anda aslında Havva henüz yoktur. Tanrı, Adem adını verdiği ilk insana yaşayan her canlının adını öğretir ve dişi, erkek olarak iki ayrı cins olduklarını gösterir. Adem´in o sıralarda 20 yaşlarında olduğuna inanılır.<br />
Adem hepsi birer çift olan canlıların birbirlerine duydukları aşkı kıskanmaya başlar. Her dişi canlı ile beraber olmaya çalışır ama tatmin olmayınca haykırır;<br />
&#8220;Hepsi canlı ama ben uygun eş değilim.&#8221; ve Tanrı´ya bu haksızlığı gidermesi için dua eder.</p>
</div>
<div><strong>Öteki anlatı ve Lilith´in laneti </strong>Ve Tanrı ilk kadını Lilith´i yaptı, onu da Adem gibi oluşturdu ama bu kez saf toprak yerine Adem´den kalan tortuları kullanmıştı. Adem´in artıklarından Naamah ve Asmodeus başta olmak üzere sayısız cin türemişti ve bunlar insanlığın başına nesiller boyu dert olacaklardı. Hatta bin yıllar sonra Lilith ve Naamah, cinlere hükmeden Peygamber Kral Süleyman´ın Kudüs´de fahişeleri yargılamasına çağrıldılar. Adem ve Lilith asla barış içinde olmadılar, Adem ne zaman Lilith´le yatmak istediyse reddedildi; Lilith yere uzanmak istemiyor ve; &#8220;Niçin seninle yatmalıyım?&#8221; diyor ve soruyordu; &#8220;Ben de topraktan yapıldım ve seninle eşitim.&#8221; Adem onu zorladı ve güç kullandı ama Lilith öfkeyle karşı koyarak, Tanrı´nın sihirli adını kullanarak göğe yükseldi ve onu terk etti. Adem Tanrı´ya şikayet etti; Tanrı ilk olarak meleklerinden Senoy, Sansenoy ve Semangelof´u yollayarak, Lilith´i geri getirmelerini emretti. Melekler Lilith´i, Kızıl Deniz yakınında buldular; orası şehvet şeytanlarının yeriydi. Melekler Lilith´e gecikmeden Adem´e geri dönmesini aksi halde onu boğacaklarını söylediler. Lilith cevap verdi; &#8220;Burada kaldıktan sonra Adem´e namuslu bir ev kadanı olarak nasıl geri dönebilirim?&#8221; Melekler ısrar edince Lilith cevap verdi; &#8220;Tanrı beni yeni doğmuş çocuklara yaşam vermekle görevlendirdi. Erkek çocuklar yaşamın sekizinci gününde sünnet olduklarında, kızlar ise yirminci günde ölecekler. eğer ben sizin isimlerinizi veya görüntülerinizi yeni doğmuş bir bebeğe takılı bir madalyonun üstünde görürsem, yemin ederim onları esirgeyeceğim.&#8221; Lilith´in sözü kabul edildi ama Tanrı onu cezalandırdı ve her gün onun cin bebeklerinden yüz tanesi öldü. Lililth insan bebekleri öldüremedi çünkü hepsinde melek muskaları takılıydı ve kendi sözüne karşı gelemedi.Bazı kaynaklara göre Lilith, Saba Melikesi´ne karşı Zmargad´ın kraliçesi oldu ve cinlerine Job´un oğullarını öldürttü. Ama Adem´in laneti sürüyordu, Adem Cennet´den düşüşe kadar Lilith´e lanet etmeyi sürdürdü. Lilith ve melek Naamah intikam olarak insan bebekleri boğup öldüremediler ama erkeklerin rüyalarına ayartıcı olarak girdiler ve yanlız uyuyanların bazıları onların kurbanı oldular.
<p>&#160;</p>
<p>Evet, aşk Adem&#8217;le, ilk insanla, ilk peygamberle başlıyor efsaneye göre. Adem&#8217;den sonra gelen peygamberlerde de devam ettiği muhakkak. Hakkında pek bilgi olmayan bir çok peygamber var. Ancak öyküleri uzun anlatılanlarda aşka rastlıyoruz. Bunlardan en önemlileri de Davud&#8217;un ve oğlu Süleyman&#8217;ın aşkları.</p>
</div>
<div><strong>Davud ile Komutanının Karısı:</strong>O adam sensin!RAB, Natan’ı Davut’a gönderdi. Natan, Davut’un yanına gelince ona, “Bir kentte biri zengin, öbürü yoksul iki adam vardı” dedi, “Zengin adamın birçok koyunu, sığırı vardı. Ama yoksul adamın satın alıp beslediği küçük bir dişi kuzudan başka bir hayvanı yoktu. Kuzu adamın yanında, çocuklarıyla birlikte büyüdü. Adamın yemeğinden yer, tasından içer, koynunda uyurdu. Yoksulun kızı gibiydi. Derken, zengin adama bir yolcu uğradı. Adam gelen konuğa yemek hazırlamak için kendi koyunlarından, sığırlarından birini almaya kıyamadığından yoksulun kuzusunu alıp yolcuya yemek hazırladı.”
<p>&#160;</p>
<p>Zengin adama çok öfkelenen Davut, Natan’a, “Yaşayan RAB’bin adıyla derim ki, bunu yapan ölümü hak etmiştir!” dedi, “Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.”</p>
<p>Bunun üzerine Natan, Davut’a, “O adam sensin!” dedi. (2.Samuel 12:1-7)</p>
<p>Davut’un başından aşağı kaynar sular akıyordu. Anlatılan benzetme, Davut’u can evinden, yüreğinden vurmuştu. Kendisi hakkında dikkatli bir şekilde sakladığı gerçeği görmesiyle birden gözleri açıldı. Bu adam, Tanrı’nın yüreğine sahip olarak bilinen Davut’tu. İsrail’in koruyucusu, büyük savaşçısıydı. İsrail’in en ünlü Kralı, mezmurların yazarıydı. Tanrı’nın İsrail krallığından indirmiş olduğu Saul’un ölümüyle tahta çıkmıştı. Davut, güçlü olanın düşüşü ile güçlü olanın yerine terfi eden, Rab’bin seçtiği kişi idi. Saul’un utancından ötürü pişmanlık duymuş ve olanları Gat’ta duyuracak olan, ozanları neşeyle “Güçlüler nasıl da yere serildi!” diye şarkı söyleyecek olan Filistliler’in zaferi onu kızdırmıştı.</p>
<p>Davut da yere serilenler kervanına katılmıştı. Düşüşü büyüktü ve gelecek tüm nesiller için kayda geçirilmişti. Davut, ölümcül bir lekeyle bozulmuş, silinmez bir ayıp ile işaretlenmiş, yaşayan bir Shakespeare kahramanı gibiydi.</p>
<p>Davut’un günaha düşüşü, basit bir düşünceyle, banyo yapan güzel bir bayanı istemeden de olsa gözetlerken şehvetten doğan bir istek ile başladı. Bu işe, zina edeceğini önceden tasarlayarak başlamamıştı. Elde edebileceği ilk gayri meşru sevgilisinin peşinde değildi. Bir anlık şehvet, zorlayıcı bir ihtirasa patlak vermişti. Davut, doğruluğunu bir kenara fırlattı ve yasa dışı bir aşk macerasına karşılık ruhunu tehlikeye soktu. Vicdanını beklemeye alıp yüreğini katılaştırdı. Kutsal Kitap’ta bu durumu anlatan yazılar, aynı her erkeğin göğsünde pusuya yatmış olan karanlık yüreğin ortaya çıkarılması gibi gayet kısa ve özdür.</p>
<p>Bir akşamüstü Davut yatağından kalktı, sarayın damına çıkıp gezinmeye başladı. Damdan yıkanan bir kadın gördü. Kadın çok güzeldi. Davut onun kim olduğunu öğrenmek için birini gönderdi. Adam, “Kadın Eliam’ın kızı Hititli Uriya’nın karısı Bat-Şeva’dır” dedi. Davut kadını getirmeleri için ulaklar gönderdi. Kadın Davut’un yanına geldi. Davut aybaşı kirliliğinden yeni arınmış olan kadınla yattı. Sonra kadın evine döndü. (2.Samuel 11:2-4).</p>
<p>Davut, bir başka adamın karısını almıştı. Aynı Natan’ın anlattığı benzetmedeki zengin adam gibi Davut da, sadık askerlerinden birisinin dişi kuzusunu kendisine almıştı. Uriya, Bat-Şeva ile evliydi. Fakat, Uriya Davut’a sadakatle hizmet etmesine rağmen, Davut, Uriya’nın karısına Uriya’nın izni olmadan istediğini yapıyordu. Bat-Şeva hamile kaldı. Uriya, Bat-Şeva’nın rahmindeki çocuğu evlat olarak almazdı, aslında alamazdı da.</p>
<p>Davut peygamberin aşk hikayesi bununla bitmiyor. Aşktan gözü dönen peygamber, en iyi komutanlarından birinin karısıyla zina yaptığı gibi, bu ilişkiden doğacak çocuğun gayrimeşru olduğu anlaşılmasın diye plan kuruyor. Planı tutmayınca bu defa komutana ölüm tuzağı kuruyor.</p>
</div>
<div>
<div><strong>Davut Peygamberin Aşk Tuzağı: </strong>Açıkçası Davut’un yüreğini bir telaş kaplamıştı. Kendi günahını örtmek için ince bir tasarı kurmuştu. Uriya’ya, kısa süreliğine evine ve karısının yanına dönebilmesi için sıla izni vermeye, yani Uriya’nın savaşa ara vermesine karar vermişti. Bu sayede, çocuk doğduğu zaman, Uriya çocuğun ona ait olduğu düşüncesiyle kandırılabilirdi. Davut, Uriya’yı ikiyüzlü övgülere boğdu ve ona bir armağan vererek (aslında bu hediye Davut’un vicdanını yatıştırmak içindi) onu evine yolladı.Fakat Davut, Uriya’nın sadakatini pek önemsememişti. Uriya görevini bırakmayı veya kralının bu cömertliğinden yararlanmayı düşünmüyordu. Uriya bir askerdi. Karısına olan özlemi ne kadar büyük olursa olsun, kendisini kralına hizmet etmeye mecbur hissediyordu. Davut’un tasarladığı gibi evine dönmek yerine&#8230;
<p>&#160;</p>
<p>Ne var ki, Uriya evine gitmedi, efendisinin bütün adamlarıyla birlikte sarayın kapısında uyudu. Davut Uriya’nın evine gitmediğini öğrenince, ona, “Yolculuktan geldin. Neden evine gitmedin?” diye sordu. Uriya, “Sandık da, İsrailliler’le Yahudalılar da çardaklarda kalıyor” diye karşılık verdi, “Komutanım Yoav’la efendimin adamları kırlarda konaklıyor. Bu durumda nasıl olur da ben yiyip içmek, karımla yatmak için evime giderim? Yaşamın hakkı için, böyle bir şeyi kesinlikle yapmayacağım.” Bunun üzerine Davut, “Bugün de burada kal, yarın seni göndereceğim” dedi. Uriya o gün de, ertesi gün de Yeruşalim’de kaldı. Davut Uriya’yı çağırdı. Onu sarhoş edene dek yedirip içirdi. Akşam olunca Uriya efendisinin adamlarıyla birlikte uyumak üzere yattığı yere gitti. Yine evine gitmedi. (2.Samuel 11:9-13).</p>
<p>Davut’un tasarısı boşa çıkmıştı. Davut’un tehlikeli gizleme tasarısı, ihanet ettiği adamın bağlılığıyla bozguna uğramıştı. Bu durumdayken, Davut’un şehvet uykusundan uyanıp tövbeye yönelmesi beklenebilir. Tam tersine! Davut, büyüyen çaresizliğiyle, günahına günah ekleyip suçuna bir de gerçek cinayet ekledi. Komutanı Yoav’a, Kutsal Ruh olan Tanrı’nın gizli işleyişi aracılığıyla tüm tarihe açıklanacak bir mektup yazdı. Bu kanıtı ortadan kaldıracak ve halkın gözünden saklayacak bir doğrama makinesi de yoktu. Davut, mühürlü mektubunu Uriya’nın eliyle Yoav’a göndererek, çirkin davranışının en aşağı seviyesine inmişti. Saf bir bağımlılığı olan Uriya, cepheye taşıdığı mektubun kendi ölüm fermanını içerdiğini bilmiyordu.</p>
<p>Mektupta şöyle yazdı: “Uriya’yı savaşın en şiddetli olduğu cepheye yerleştir ve yanından çekil ki, vurulup ölsün.” Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriya’yı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi. Kent halkı çıkıp Yoav’ın askerleriyle savaştı. Davut’un askerlerinden ölenler oldu. Hititli Uriya da ölenler arasındaydı. (2.Samuel 11:15-17)</p>
<p>Daha sonra, savaşın olduğu yerden, Uriya’nın öldüğünü Davut’a bildirmesi için Yoav tarafından bir ulak gönderildi. Davut, kendisinin emniyette olduğunu, sırrının insanların gözünden saklandığını ve Uriya ile birlikte öldüğünü düşünüyordu. Bat-Şeva da kocasının ölüm haberini alır almaz yas tutmaya başladı. Ama bu yas uzun sürmedi. Davut, Bat-Şeva’yı çağırttığında, Bat-Şeva Davut’un evine geldi, onun karısı oldu ve ona bir oğul doğurdu. Sanki kimse, doğan bu çocuğun zina ile doğan bir çocuk olduğunu bilmeyecekti.</p>
<p>Fakat Tanrı, tüm ilahi taktiriyle, gözlerini Davut’a dikti. Kralın bu sırrı Tanrı’nın gözünden kaçmadı. İnsan anlayışından gizlenmiş olan, tüm çıplaklığıyla Tanrı’nın önünde duruyordu. Basit bir ifadeyle Kutsal Yazılar şöyle diyor: “Ancak, Davut’un bu yaptığı Rab’bin hoşuna gitmedi. (2.Samuel 11:27b).</p>
<p>Natan’ın Davut’u ziyaret etmesine neden olan şey, bu ilahi hoşnutsuzluktu. Natan’ın omuzlarına, bu sorun gerçeğinin ağırlığı yüklenmişti. Almış olduğu görev, Tanrı tarafından bir kral ile yüzleşmeye gönderilmek gibi ağır bir görevdi. İlyas’ın ve Vaftizci Yahya’nın başına gelenlerin de açıkça gösterdiği gibi, bu görev bir peygamber için tehlikeli bir görevdi. Ancak, Davut’un peygamber ağzından çıkan yargıya verdiği tepki, Ahav’ın veya Hirodes’in verdiği tepkiden oldukça farklıydı. Davut, peygamberin sözlerini duydu ve bu sözlerle darmadağın oldu. Benzetmedeki adamın Davut olduğu cesaretle söylendikten sonra, peygamber Natan’ın dudakları aracılığıyla Tanrı, Davut’a olan tüm suçlamasını dile getirdi:</p>
<p>Bunun üzerine Natan, Davut’a, “O adam sensin!” dedi, “İsrail’in Tanrısı RAB diyor ki, ‘Ben seni İsrail’e kral olarak meshettim ve Saul’un elinden kurtardım. Sana efendinin evini verdim, karılarını da koynuna verdim. İsrail ve Yahuda halkını da sana verdim. Bu az gelseydi, sana daha neler neler verirdim! Öyleyse neden RAB’bin gözünde kötü olanı yaparak, onun sözünü küçümsedin? Hititli Uriya’yı kılıçla öldürdün, Ammonlular’ın kılıcıyla canına kıydın. Mektupta şöyle yazdı: “Uriya’yı savaşın en şiddetli olduğu cepheye yerleştir ve yanından çekil ki, vurulup ölsün.” Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriya’yı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi. Kent halkı çıkıp Yoav’ın askerleriyle savaştı. Davut’un askerlerinden ölenler oldu. Hititli Uriya da ölenler arasındaydı. (2.Samuel 11:15-17)</p>
</div>
<div>Daha sonra, savaşın olduğu yerden, Uriya’nın öldüğünü Davut’a bildirmesi için Yoav tarafından bir ulak gönderildi. Davut, kendisinin emniyette olduğunu, sırrının insanların gözünden saklandığını ve Uriya ile birlikte öldüğünü düşünüyordu. Bat-Şeva da kocasının ölüm haberini alır almaz yas tutmaya başladı. Ama bu yas uzun sürmedi. Davut, Bat-Şeva’yı çağırttığında, Bat-Şeva Davut’un evine geldi, onun karısı oldu ve ona bir oğul doğurdu. Sanki kimse, doğan bu çocuğun zina ile doğan bir çocuk olduğunu bilmeyecekti.Fakat Tanrı, tüm ilahi taktiriyle, gözlerini Davut’a dikti. Kralın bu sırrı Tanrı’nın gözünden kaçmadı. İnsan anlayışından gizlenmiş olan, tüm çıplaklığıyla Tanrı’nın önünde duruyordu. Basit bir ifadeyle Kutsal Yazılar şöyle diyor: “Ancak, Davut’un bu yaptığı Rab’bin hoşuna gitmedi. (2.Samuel 11:27b).Natan’ın Davut’u ziyaret etmesine neden olan şey, bu ilahi hoşnutsuzluktu. Natan’ın omuzlarına, bu sorun gerçeğinin ağırlığı yüklenmişti. Almış olduğu görev, Tanrı tarafından bir kral ile yüzleşmeye gönderilmek gibi ağır bir görevdi. İlyas’ın ve Vaftizci Yahya’nın başına gelenlerin de açıkça gösterdiği gibi, bu görev bir peygamber için tehlikeli bir görevdi. Ancak, Davut’un peygamber ağzından çıkan yargıya verdiği tepki, Ahav’ın veya Hirodes’in verdiği tepkiden oldukça farklıydı. Davut, peygamberin sözlerini duydu ve bu sözlerle darmadağın oldu. Benzetmedeki adamın Davut olduğu cesaretle söylendikten sonra, peygamber Natan’ın dudakları aracılığıyla Tanrı, Davut’a olan tüm suçlamasını dile getirdi:
<p>&#160;</p>
<p>Bunun üzerine Natan, Davut’a, “O adam sensin!” dedi, “İsrail’in Tanrısı RAB diyor ki, ‘Ben seni İsrail’e kral olarak meshettim ve Saul’un elinden kurtardım. Sana efendinin evini verdim, karılarını da koynuna verdim. İsrail ve Yahuda halkını da sana verdim. Bu az gelseydi, sana daha neler neler verirdim! Öyleyse neden RAB’bin gözünde kötü olanı yaparak, onun sözünü küçümsedin? Hititli Uriya’yı kılıçla öldürdün, Ammonlular’ın kılıcıyla canına kıydın. Karısını da kendine eş olarak aldın. Bundan böyle, kılıç senin soyundan sonsuza dek eksik olmayacak. Çünkü beni küçümsedin ve Hititli Uriya’nın karısını kendine eş olarak aldın.’ “RAB şöyle diyor: ‘Sana kendi soyundan kötülük getireceğim. Senin gözünün önünde karılarını alıp bir yakınına vereceğim; güpegündüz karılarının koynuna girecek. (2.Samuel 12:7-11).</p>
</div>
</div>
<div><strong>Süleyman ile Saba Melikesi Belkıs:</strong>Süleyman aşk konusunda peygamberler arasında bir rekortmen.<br />
Hareminde 700 karısı ve 300 cariyesi olduğu yazılıdır Tevrat&#8217;ta/<br />
(1. Krallar 11:3).Babası Davut&#8217;dan krallık tahtını, İslama göre ise peygamberlik tahtını devralan Süleyman zeki, bilge ve sihirbaz bir insandı. Kuşlara hükmettiği ve onlarla konuşabildiğine inanılır.<br />
İsrail&#8217;in güvenliğini sağlamak için Mısır&#8217;la iyi ilişkiler kuran Süleyman, Firavunun dostluğunu kazanır. Daha sonra Firavunun kızıyla evlenir. Böylece Mısır&#8217;la müttefik olur. Bu evliliği siyasidir, aşka dayanmaz.<br />
Babasının vasiyeti olan büyük tapınağı yaptırmak için Mısır&#8217;daki gelişmiş mimarlık nedeniyle firavundan destek ister. Firavun ona Sur Kralı büyük mimar Hiram Usta&#8217;yı önerir. ( Masonluğun kökeni ona dayanır ve Masonların simgesidir)<br />
Hiram Usta ile görüşüp, anlaşırlar. Hiram Usta işe başlar. Ancak tapınağın tamamlanması için yeterli bütçe yoktur. Hiram Usta, Süleyman&#8217;a Saba melikesi Belkıs&#8217;ın zenginliğinden bahseder. Yardım edebileceğini söyler.<br />
Süleyman, Belkıs&#8217;a bir mektup yazar ve onu İsrail&#8217;e davet eder. Belkıs&#8217;ın geleceğinden umutsuzdur. Ama Süleyman&#8217;ı duyan ve yakından tanımak isteyen Belkıs daveti kabul eder ve gelir. Birbirlerinden çok etkilenir ve aşık olurlar. Süleyman&#8217;ın eşi ise kıskançlık krizlerine girer. Belkıs&#8217;ı öldürtmek ister ama Belkıs&#8217;da insanüstü özellikleri ve sihirleri olan bir kadındır. Suikast girişiminden kurtulur.<br />
Süleyman&#8217;la beraber olan Belkıs, ayrı ülkelerin kral ve kraliçeleri olmaları nedeniyle ilşkilerinin daimi olmasını imkansız görür ve ülkesine geri döner. Süleyman&#8217;dan hamiledir ve sonuçta yerine geçecek bir oğlan çocuğa sahip olur.
<p>&#160;</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rapmusiker Asik im Jugendzentrum Schlachthof]]></title>
<link>http://kasselnordstadt.wordpress.com/2009/10/27/rapmusiker-asik-im-jugendzentrum-schlachthof/</link>
<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 09:32:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>kasselnordstadt</dc:creator>
<guid>http://kasselnordstadt.wordpress.com/2009/10/27/rapmusiker-asik-im-jugendzentrum-schlachthof/</guid>
<description><![CDATA[Der 24-jährige Raper Asik aus dem Südhessen war bei seiner &#8220;Keine-Gewalt-Tour&#8221; im Oktobe]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Der 24-jährige Raper Asik aus dem Südhessen war bei seiner &#8220;Keine-Gewalt-Tour&#8221; im Oktober im Jugendzentrum Schlachthof. Er will mit seiner Tournee Jugendlichen zeigen, dass es auch Musik mit sinnvollen und gewaltfreien Texten gibt, sagt Asik. Er will sich mit seinen Liedern vom Gangster-Rap distanzieren. </p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/wJUUacS2mck&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/wJUUacS2mck&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p>Auf seiner Tournee rapt er immer einen Song mit Rappern aus den Städten in denen er auftritt. Den Song findet man auf seiner Internetseite. In Kassel hat Ali Yilmaz das Lied gesungen. Mit seiner Hip-Hop-Band &#8220;Zeit für Klarheit&#8221; produziert er als &#8220;AliGator&#8221; in seiner Freizeit im Tonstudio des Jugendzentrums Rapmusik in deutscher und türkischer Sprache. </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğa İçin Çal - Divane Aşık Gibi]]></title>
<link>http://zayzay.wordpress.com/2009/10/16/doga-icin-cal-divane-asik-gibi/</link>
<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 16:44:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>ZAY ZAY</dc:creator>
<guid>http://zayzay.wordpress.com/2009/10/16/doga-icin-cal-divane-asik-gibi/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:left;"><object width="425" height="254"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xatbod"></param><param name="allowfullscreen" value="true"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xatbod" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="334" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Keşkelerim - 1]]></title>
<link>http://osmanhan.wordpress.com/2009/10/14/asik/</link>
<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 10:41:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>osmanhan</dc:creator>
<guid>http://osmanhan.wordpress.com/2009/10/14/asik/</guid>
<description><![CDATA[Keşke; aşık olduğum zaman, aşık olduğumu bilseydim de aşkımın peşinden koşup gitseydim. Keşke; sigar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Keşke; aşık olduğum zaman, aşık olduğumu bilseydim de aşkımın peşinden koşup gitseydim.</p>
<p>Keşke; sigaraya hiç başlamamış olsaydım. Dumandan ne yazdığımı göremez oldum.</p>
<p>Keşke; şu internet denen illete hiç bulaşmasaydım. Hiç olmazsa yüz yüze sohbet ediyor olurduk.</p>
<p>Keşke; insan ilişkileri üzerine bu kadar kitap okumasaydım.</p>
<p>Keşke; yaradan insanlara bir şans daha verseydi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Paramore-That's what you get]]></title>
<link>http://kapplak.wordpress.com/2009/09/28/paramore-thats-what-you-get/</link>
<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 06:41:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>kapplak</dc:creator>
<guid>http://kapplak.wordpress.com/2009/09/28/paramore-thats-what-you-get/</guid>
<description><![CDATA[Paramore-That&#8217;s what you get lyric No sir, well I don&#8217;t wanna be the blame, not anymore ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Paramore-That&#8217;s what you get lyric No sir, well I don&#8217;t wanna be the blame, not anymore ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ratu lebah :D]]></title>
<link>http://imampriambodo.wordpress.com/2009/09/17/ratu-lebah-d/</link>
<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 13:08:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>imampriambodo</dc:creator>
<guid>http://imampriambodo.wordpress.com/2009/09/17/ratu-lebah-d/</guid>
<description><![CDATA[Kasihku kau telah membuatku Berangan jauh ke awan Ku terbang karena terpesona Olehmu yang cantik rup]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a rel="attachment wp-att-43" href="http://imampriambodo.wordpress.com/2009/09/17/ratu-lebah-d/queenbword/"><img class="aligncenter size-medium wp-image-43" title="Queen Bee" src="http://imampriambodo.wordpress.com/files/2009/09/queenbword.jpg?w=300" alt="Queen Bee" width="300" height="239" /></a></p>
<p>Kasihku kau telah membuatku<br />
Berangan jauh ke awan<br />
Ku terbang karena terpesona<br />
Olehmu yang cantik rupawan</p>
<p>*<br />
Walaupun cintaku ini tak semanis madu<br />
Tapi hati ini ‘kan selalu jadi milikmu</p>
<p>Reff:<br />
Bila engkau ratu lebahku<br />
Akankah ku jadi rajamu<br />
‘Kan kujaga cinta kita berdua<br />
Untukmu selalu<br />
Bila suatu hari nanti<br />
Berdua kita ‘kan pergi<br />
Kan ku ajak kau terbang<br />
Untuk menyambut mentari</p>
<p>Ku ingin kau menjadi milikku selalu<br />
Ku dekap dirimu dekat dengan hatiku<br />
Dan takkan ku lepas sayang</p>
<p>Kau bagaikan sinar mentari<br />
Bersinar di pagi hari<br />
Terus berlari-lari<br />
Kan ku kejar dirimu sayang</p>
<p>Back to * , Reff 2x</p>
<p>Kepakanlah sayapmu<br />
Terbanglah tinggi dan bawalah hati ini <a title="bersamamu" href="http://lirikbaru.com/lirik-lagu-ungu-cinta-bersamamu.htm">bersamamu</a><br />
Bila kau akan terbang pergi jauh ku <a title="bersamamu" href="http://lirikbaru.com/lirik-lagu-vierra-bersamamu.htm">bersamamu</a></p>
<p>waaaa&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p>pada tau lagu ini kan?</p>
<p>yup, ini lagunya RAN yg judulnya ratu lebah</p>
<p>ga tau napa, starts from few days ago, bawaannya gw dengerin ni lagu terus tiap hari,hahaha. Awalnya tau ni lagu gara2 mantan gw, si carina ngajak nonton film Queen Bee, tapi berhubung gw sibuk *cailahh..*, jadi ngga jadi, dan ni lagu msh blom menyapa hidup gw.</p>
<p>Nahh&#8230;</p>
<p>tau2 bberapa hari yg lalu pas gw maen ke kosannya <span style="text-decoration:line-through;">selir gw </span>cherry, lagu ini keputer dan bum ! tau2 gw langsung suka sama ni lagu,hehehe, ga jelas banget yak, yahh..mungkin ini yg namanya orang lagi jatuh cinta *halahh&#8230;.</p>
<p>tapi emang, lagunya asik banget, rada2 jazzy gt, temponya jg slow-mid, jd pas didengerin kapan aja, mo pagi kek, siang nek, sore om, ato malem tante jg tetep aja, azekkk&#8230;</p>
<p>HAH, lo ga tau lagunya yang mana ? ? ?</p>
<p>pulang kampung ajalah lo, mumpung lagi musim mudig,hahaha, nggaklahh&#8230;.bcanda bro</p>
<p>lo donlot aja di http://gudanglagu.com/r/ran/ran-ratu-lebah/ &#60;&#60;bukannya gw yg ngajarin lo ngebajak lagu yee&#8230;.kan lo yang minta <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>after all,</p>
<p>enjoy the song dudes <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mudik Asik Dengan Handphone Kesayangan]]></title>
<link>http://mycelular.wordpress.com/2009/09/17/mudik-asik-dengan-handphone-kesayangan/</link>
<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 04:22:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>Administrator</dc:creator>
<guid>http://mycelular.wordpress.com/2009/09/17/mudik-asik-dengan-handphone-kesayangan/</guid>
<description><![CDATA[Sebentar lagi kita akan menyambut Lebaran. Banyak orang yang telah mempersiapkan segala sesuatunya u]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;">Sebentar lagi kita akan menyambut Lebaran. Banyak orang yang telah mempersiapkan segala sesuatunya untuk mudik ke kampung halaman. Mulai dari baju baru, oleh-oleh untuk kerabat di kampung halaman, dan lain sebagainya.<br />
Namun jangan lupa untuk mempersiapkan handphone kita agar mudik kita bisa lebih asik dan nyaman. Untuk dapat mudik asik dan nyaman dengan handphone kesayangan, tidak ada salahnya Anda membaca tips berikut :</p>
<ol style="text-align:justify;">
<li><strong>Periksa kondisi handphone.</strong> Apabila ada kerusakan dan harus diservis, segera perbaiki. Namun jika Anda ingin <a href="http://mycelular.wordpress.com/2009/09/14/tips-menjual-handphone-second/" target="_blank">menjual handphone</a> tersebut dan membeli handphone baru yang lebih bagus, pastikan handphone tersebut berfungsi dengan baik.</li>
<li> Sebelum memulai perjalanan mudik, <strong>pastikan baterai terisi penuh dan membawa baterai cadangan.</strong> Jangan lupa untuk membawa charger baterainya. Akan lebih praktis jika Anda mempunyai charge tipe desktop karena hanya baterainya saja yang dicharge tanpa mengggunakan handphone.</li>
<li><strong>Pastikan Anda mencatat nomor telepon penting,</strong> seperti nomor kantor polisi, rumah sakit, bengkel, SPBU, rumah makan.</li>
<li><strong>Hati-hati dalam membawa handphone Anda.</strong> Meskipun handphone Anda tipe jadul sekalipun, Anda harus tetap berhati-hati membawanya agar handphone tesebut tidak berpindah tangan.</li>
<li> Jika Anda membawa kendaraan sendiri, <strong>jangan menggunakan handphone saat membawa kendaraan.</strong> Apabila akan menggunakan handphone, menepilah terlebih dahulu dan carilah tempat yang aman untuk menggunakan handphone.</li>
<li><strong>Gunakan fasilitas yang diberikan oleh operator.</strong> Banyak operator yang memberikan fasilitas penunjang dalam melakukan mudik. Biasanya mereka memberikan konten berupa SMS untuk menunjang keperluan mudik Anda.</li>
</ol>
<p style="text-align:justify;">Demikian sedikit tips yang bisa diberikan. Semoga bermanfaat dan selamat berlebaran.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gökçen ile Amrak]]></title>
<link>http://muradselvi.wordpress.com/2009/09/10/gokcen-ile-amrak/</link>
<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 21:53:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>mirakrep</dc:creator>
<guid>http://muradselvi.wordpress.com/2009/09/10/gokcen-ile-amrak/</guid>
<description><![CDATA[O zamanlar güvercinler konuşmayı bırakmamıştı. Gökyüzü gök mavisiydi henüz. Yeryüzündeki bütün nehir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>O zamanlar güvercinler konuşmayı bırakmamıştı. Gökyüzü gök mavisiydi henüz. Yeryüzündeki bütün nehirlerde balıklar yaşar, toprak bütün cemreleri memnuniyetle kabul ederdi. O zamanlar güneş bile yakmadan ısıtırdı.</p>
<p>. Yeryüzünden gökyüzüne aşk doldururdu havayı. Aşk dört yöne yayılırdı dört büyük rüzgârla. …ve bekleyen herkese sevgilisinin kokusunu taşırdı rüzgârlar.</p>
<p><!--more--></p>
<p>Doğunun en doğusunda bir çocuk yaşardı çölün kıyısında. Amrak’tı adı. Aşka âşıktı çocuk. Batı Rüzgârı’na kendisine ne zaman güzel kokular getireceğini sorar dururdu. Ve batının en batısında bir kız yaşardı Gökçe isminde. Dünyanın en güzel kokusunu taşırdı kız ama kimsenin haberi yoktu bundan çünkü yalnız yaşardı bir ormanda ve rüzgâr kimseye onun kokusunu götüremezdi zira onun kokusunu bekleyen kimse yoktu.</p>
<p>Bir gün Batı Rüzgârı’nın muzipliği tuttu. Sırtını dağlara vermiş önündeki çölde kavuşan güneşe bakıp türkü söylüyordu Amrak. Birden hızlandı rüzgâr kumları gökyüzüne savurdu. Daireler, helezonlar çizdi. Birden aklı başından gitti Amrak’ın. Kumların ortasında o zamana kadar hiç görmediği kadar güzel bir kızın yüzünü gördü bir an. Sonra rüzgâr bırakıverdi kumları. İçi boş bir elbise gibi düşüverdi kumlar delikanlının gözlerinin önünde. Bir kere muzipliği tutmuştu Batı Rüzgârı’nın. İki hece fısıldayıverdi delikanlının kulağına: Gökçe.</p>
<p>— Dur dedi delikanlı rüzgâr eteklerini toplayıp gitmeye hazırlanırken, yüreğimi ateşe verip kaçmak için mi geldin bunca yolu?</p>
<p>—    Rüzgâra durmak olmaz, dedi gezginlerin en yorulmazı, durduğum gün öldüğüm gündür.</p>
<p>—    Beni bir anlığına gördüğüm bir yüz ve iki hecelik bir sözle mi bırakacaksın bu ateşin içinde?</p>
<p>—    Âşık olmak için bir yüz ve bir isim yeter. Aşkın kokusunu dumansız taşınır mı sandın sen?</p>
<p>Böyle deyip bıraktı delikanlıyı. Dağların eteğinde.</p>
<p>Aynı anda başka bir yerde bir güvercin kondu Gökçe’in omzuna Batı Rüzgârı’nın sırtından inip. Şaşırdı Gökçe, korkmadı lakin. Kendisinden başka insan tanımadığı için diğer canlılara kardeş gözüyle bakardı hep. Ara sıra beraber koşan bir çift geyik ya da birlikte uçan çifte kumruları görünce hüzünlenirdi biraz. Sadece birazcık hüzünlenirdi.</p>
<p>—    Senin de mi eşin yok, dedi güvercine, sen de mi benim gibi yalnızsın? Ayın doğuşunu ve güneşin batışını paylaşacağın kimse yok mu senin de? Beraber şarkı söyleyeceğin kimse yok mu?</p>
<p>Güvercin havalandı birden, ormanı çevreleyen dağların arkasına doğru uçtu gitti rüzgârın sırtına binerek.</p>
<p>—    Yok, dedi delikanlı güvercine; kokusunu beklediğim biri var ama bırakmıyor duyayım. Adımın Amrak olduğunu bile bilmiyor belki. Bilmiyor rengini bilemediğim gözlerine tutulduğumu ilk bakışta.</p>
<p>Delikanlıyı rüzgâr gibi düşünceler içinde bırakıp gitti güvercin. Neden konuşmuştu sanki onunla? Neden diğer güvercinler gibi uçup gitmemişti?</p>
<p>Aynı anda başka bir yerde güvercin delikanlının sözlerini aktarırken kıza ikisi birden anladı artık beklemeleri gerekmediğini. Güvercin artık daha sık dokumaya başladı mekiklerini doğu ile batı arasında. Her havalanışında daha fazla tanıyordu Gökçe ile Amrak birbirini. Aralarındaki mesafe daha da kısalıyordu güvercinin her uçuşunda. Her mekik daha fazla yaklaştırıyordu iki yüreği birbirine.</p>
<p>Bir gün –ki Aşk o günü Amrak’ın en mutlu olduğu gün diye düştü tarihe- delikanlı Gökçe’in kokusunu duydu batı rüzgârında. Ciğerlerini sevgilisinin kokusuyla doldurdu tıpkı yüreğini sevgisiyle doldurduğu gibi.</p>
<p>Lakin kötülük her ne kadar çiçek açmadıysa da filizlenmeye başlamıştı o zamanlarda. Cadılar yaşardı dağlarda. Sadece sevgi sözcüklerini taşıyan güvercinlerle beslenen, bekleyenlerin yüreğindeki ümitsizlikle güçlenen cadılar. Kara kulaklı, vaşaklar beslerlerdi mağaralarında. Vaşakların boyunlarına da daracık tasmalar takarlardı ki yakaladıkları güvercinleri yiyemesinler. İşte bir gün bu cadılardan biri uyurken -çok kibirli olduğu için cadı bir aynanın altında uyurdu- karakulaklı vaşağı, bir güvercin yakaladı ve her seferinde olduğu gibi cadıya götürdü. Cadının uyuduğunu görünce de göğsüne bırakıp köşesine çekildi.</p>
<p>Ne olduysa o anda oldu. Cadının sihirli aynası cadının içindeki kötülüğü ve hayatı güvercinin kalbine yansıttı. Uçtu güvercin yakalandığı sırada uçtuğu yöne doğru yöne kalbi kötülüklerle dolu olduğu halde. Omzuna konduğunda kızın, içindeki bütün kötülüğü kelimelerden bir zehir halinde boşalttı Gökçe’nin yüreğine. Delikanlının söylediklerinin tam tersini anlatıyor, kıza sevgisiz günlerin kara haberini veriyordu. Üzüldü kız, birazcık değil çok üzüldü. Bütün üzüntüsünü anlattı güvercine bir dost gibi lakin güvercin, sadece güvercindi. Havalandı kızın söylediklerini aktarmak için Amrak’a ve bir kez daha yakalandı vaşağa zira artık sevginin gücüyle uçmuyordu. Cadı uyanmıştı artık. Vaşağın ağzındaki güvercini görür görmez yemek istedi lakin güvercin artık mutluluk değil üzüntü taşıyordu doğu ile batı arasında. İlk ısırıkta öldü cadı.</p>
<p>Batı Rüzgâr’ı dünyanın çevresinde dönerken sevgisiz kalmış güzel bir kız, ölü bir cadı ve sevgilisinden haber alamadığı için delirmek üzere olan bir genç gördü. Bütün güvercinler Gökçe’yi, cadıyı ve Amrak’ı gördü. Amrak Gökçe’den, Gökçe Amrak’tan bir daha asla haber alamadı. Oysa aralarında sadece bir dağ vardı. O günden sonra güvercinler hiç konuşmadı.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aşıklar Sultanı : Yunus Emre]]></title>
<link>http://intibahfan.wordpress.com/2009/09/09/asiklar-sultani-yunus-emre/</link>
<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 00:54:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>intibah</dc:creator>
<guid>http://intibahfan.wordpress.com/2009/09/09/asiklar-sultani-yunus-emre/</guid>
<description><![CDATA[Bu nasıl bir aşk ki, senelerce tekkeye dağdan odunlar taşıdın. Getirdiğin odunlar ip gibi düzgündü. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bu nasıl bir aşk ki, senelerce tekkeye dağdan odunlar taşıdın. Getirdiğin odunlar ip gibi düzgündü. ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ben Bir Yalancıyım!]]></title>
<link>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/08/24/ben-bir-yalanciyim/</link>
<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 12:34:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>Felsefe Hayat Projesi</dc:creator>
<guid>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/08/24/ben-bir-yalanciyim/</guid>
<description><![CDATA[aşkın içine bükülen bir erkeklik organıyım kırlangıç sonbaharlarında kendini kaybetmiş bir adam başı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[aşkın içine bükülen bir erkeklik organıyım kırlangıç sonbaharlarında kendini kaybetmiş bir adam başı]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Guruku (Puisi)]]></title>
<link>http://smansakaosis.wordpress.com/2009/08/21/guruku-puisi/</link>
<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 23:59:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>smansakakap</dc:creator>
<guid>http://smansakaosis.wordpress.com/2009/08/21/guruku-puisi/</guid>
<description><![CDATA[Guru&#8230; Engkau Setiap Hari Datang Tanpa Memangdang Hujan dan Panas Hanya untuk mengajar Kami]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em>Guru&#8230;</em><br />
Engkau Setiap Hari Datang<br />
Tanpa Memangdang Hujan dan Panas<br />
Hanya untuk mengajar Kami&#8230;,<br />
Setiap Hari engkau<br />
Selali memimbing Ku&#8230;,</p>
<p><em>Guru Ku&#8230;,</em><br />
Dengan tulus ikhlas kau didik Kami<br />
Seakan Kau anggap putra-putrimu sendiri&#8230;,<br />
Tampa mengenal lelah&#8230;,</p>
<p>Kau ajarkan kami dari furuf per huruf<br />
Kata per Kata, Kalimat per Kalimat<br />
Kau alurkan jiwa Kasih Sayang mu&#8230;,<br />
Tuk mendidik putra-putri Bangsa&#8230;.<br />
atau Harapanmu menjadikan Kami<br />
Sebagai Generasi-Generasi penerus Bangsa<br />
Yang berjiwa Patriotisme&#8230;.</p>
<p>Guru&#8230;,<br />
Engkau bagaikan Pelita<br />
Di dalam kegelapan<br />
Namamu akan selalu kuingat&#8230;<br />
Dan nasehatmu, Guru ku&#8230;,<br />
“Kami tidak akan melupakan mu&#8230;<br />
Kau adalah Pahlawan Tanpa Tanda Jasa<br />
Jasamu&#8230;, tiada tara&#8230;</p>
<p>Oleh:</p>
<p><img src="http://smansakaosis.wordpress.com/files/2009/08/khairunnisa.gif" alt="Khairunnisa" title="Khairunnisa" width="277" height="53" class="alignleft size-full wp-image-109" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[website unik, aneh, asik dan menjengkelkan]]></title>
<link>http://marengga.wordpress.com/2009/08/20/website-unik-aneh-asik-dan-menjengkelkan/</link>
<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 02:04:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>eNgga</dc:creator>
<guid>http://marengga.wordpress.com/2009/08/20/website-unik-aneh-asik-dan-menjengkelkan/</guid>
<description><![CDATA[3 bulan sudah gue di bali , kemaren nyempetin surfing geto dehh , tapi jangan bangga dulu gue gak su]]></description>
<content:encoded><![CDATA[3 bulan sudah gue di bali , kemaren nyempetin surfing geto dehh , tapi jangan bangga dulu gue gak su]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İçi hep kaynar Aşığın!…]]></title>
<link>http://umuthuzmeleri.wordpress.com/2009/08/17/ici-hep-kaynar-asigin%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 23:08:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>La Reverie</dc:creator>
<guid>http://umuthuzmeleri.wordpress.com/2009/08/17/ici-hep-kaynar-asigin%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[İçi hep kaynar aşığın; hasret der kaynar; Mevla der kaynar, Yâr der kaynar!.. Benliği buhar olur da ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İçi hep kaynar aşığın; hasret der kaynar; Mevla der kaynar, Yâr der kaynar!.. Benliği buhar olur da ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Foto Dokumentasi MOS 2009-2010]]></title>
<link>http://smansakaosis.wordpress.com/2009/08/17/foto-dokumentasi-mos-2009-2010/</link>
<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 04:50:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>smansakakap</dc:creator>
<guid>http://smansakaosis.wordpress.com/2009/08/17/foto-dokumentasi-mos-2009-2010/</guid>
<description><![CDATA[Hm&#8230;, berhubung administratornya lagi sibuk, hehehe&#8230;, jadi laporannya dikit-dikit dulu ni]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Hm&#8230;, berhubung administratornya lagi sibuk, hehehe&#8230;, jadi laporannya dikit-dikit dulu nih.</p>
<p>Nih, ada foto-foto adik kelas yang lagi di-MOS<br />
<img src="http://smansakaosis.wordpress.com/files/2009/08/23072009288.jpg" alt="23072009288" title="23072009288" width="497" height="372" class="aligncenter size-full wp-image-100" /></p>
<p>Hm&#8230;, foto ini diambil pada hari ketiga MOS, waktu beres-beres lingkungan.</p>
<p>Hm&#8230;, sebelum penyelenggaraan MOS di SMANSAKA, ada berita tentang tewasnya peserta MOS di sebuah SMA Negeri. Nah, untuk menghidari hal tersebut, kegiatan MOS dilaksanakan hampir 80% di dalam kelas dengan pengenalan materi dari guru dan senior OSIS.</p>
<p>Hm&#8230;, tak lupa riwayat penyakit dicantumkan untuk kesesuaian aktivitas. Gimana? Kakak-Kakak kelasnya baik, kan? <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':-D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Hm&#8230;, ada lagi nih yang lagi pose narsis bgt!<br />
<img src="http://smansakaosis.wordpress.com/files/2009/08/23072009309.jpg" alt="23072009309" title="23072009309" width="497" height="372" class="aligncenter size-full wp-image-101" /></p>
<p><img src="http://smansakaosis.wordpress.com/files/2009/08/23072009318.jpg" alt="23072009318" title="23072009318" width="497" height="372" class="aligncenter size-full wp-image-102" /></p>
<p><img src="http://smansakaosis.wordpress.com/files/2009/08/23072009373.jpg" alt="23072009373" title="23072009373" width="497" height="662" class="aligncenter size-full wp-image-103" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
