<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>ayaksiz-yurumek-kanatsiz-ucmak &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/ayaksiz-yurumek-kanatsiz-ucmak/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "ayaksiz-yurumek-kanatsiz-ucmak"</description>
	<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 14:40:37 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[AYAKSIZ YÜRÜMEK KANATSIZ UÇMAK]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/05/ayaksiz-yurumek-kanatsiz-ucmak/</link>
<pubDate>Thu, 05 Jul 2007 09:52:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/05/ayaksiz-yurumek-kanatsiz-ucmak/</guid>
<description><![CDATA[Bir gece Şems, Mevlana’yı ararken onu bir havuzun kenarında, derin düşünceler içinde otururken bulmu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"> <a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/05/ayaksiz-yurumek-kanatsiz-ucmak/191/" rel="attachment wp-att-191" title="mevlana.jpg"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/mevlana.thumbnail.jpg" alt="mevlana.jpg" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;color:black;">Bir gece Şems, Mevlana’yı ararken onu bir havuzun kenarında, derin düşünceler içinde otururken bulmuş. “Ne yapıyorsun?” diye sormuş. Mevlana: “Suyun üzerine yansıyan yıldızları seyrediyorum,” cevabını vermiş. Şems bir an durmuş, sonra da gülerek söyle demiş: “O zaman niye başını kaldırıp, göğe bakmıyorsun?” </span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;color:black;">Gerçekle yüz yüze geldiğimiz zaman, onu kabul edebilecek kadar cesur, taşıyabilecek kadar güçlü müyüz? Aslında bilgi, beraberinde çok büyük bir sorumluluk getiriyor. Yaşamlarına bilerek bilmeyerek dokunduğumuz her insan bizden bir parça taşıyor. Bu da bencilce değil, bilgece yaşamayı gerektiriyor. </span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;color:black;">Bilgeler, kaderi boynu bükük bir tevekülle karşılamadıkları gibi, o çocuksu heyecanlarını detaylara takılarak yitirmezler. Onlar, maskelerin gerisindeki gerçek kimlikleri sezinlerken, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını; ilâhi elin hatasız çizdiği resimdeki paradoksların ne anlama geldiğini bilir, ona göre hareket ederler. Zerafetle, sevinçle ve zevkle… </span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;color:black;">İşte, Tebriz’in eşsiz Güneşi Sems’in, ‘Ayaksız yürü, kanatsız uç’ vecizesinde gizlenen mana bu. Zira gerçegi zihinle değil, aşk’ın her dokunuşuyla, bir çiçek gibi açılan kalbin aklıyla çözmek mümkün. Bir açmaza düştüğünüzde, yeise kapılmadan, kendinizi tüm düşüncelerden, geçmiş, gelecek gailesinden soyutlayarak yüzünüzü göğe kaldırın. Siz, o engin sonsuzluğa ait bir parçasınız. Yıldızlar ölecek, ama ruhunuz yaşayacak. Bırakın, geleceğe gelecek karar versin…</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Kaynak bilinmiyor</span></strong><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
