<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>balkan-harbi-trajedisi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/balkan-harbi-trajedisi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "balkan-harbi-trajedisi"</description>
	<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 12:08:52 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Darbeyi kim yapar?]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/03/darbeyi-kim-yapar/</link>
<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 05:31:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/03/darbeyi-kim-yapar/</guid>
<description><![CDATA[12 Mart Muhtırası’nın &#8216;güçlü havacı paşası’ merhum Muhsin Batur&#8217;, kendisine &#8216;darbe]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/61307.jpg" alt="Askeri darbeyi kim yapar?" width="200" />12 Mart Muhtırası’nın &#8216;güçlü havacı paşası’ merhum Muhsin Batur&#8217;, kendisine &#8216;darbeyi kim yapar?&#8217; diye sorulduğunda ilginç bir yanıt vermişti. İşte o ilginç cevap:</p>
<p><u><strong>Ardan Zentürk</strong>&#8216;ün köşe yazısı</u>
<p>Bu soruyu, takvimlerin 1994 yılını gösterdiği günlerde, <strong>STAR’</strong>daki <strong>Kırmızı Koltuk</strong> programıma konuk olan 12 Mart Muhtırası’nın <strong>‘güçlü havacı paşası’</strong> merhum <strong>Muhsin Batur </strong>‘a sorduğumda, bir saniye bile düşünmeden yanıtlamıştı: <strong>‘Astlarını kontrol edemeyeceğini anladığı günün sabahında genelkurmay başkanı&#8230;’ </strong></p>
<p><strong>27 Mayıs 1960 </strong>darbesi, Türkiye’nin sivil kanadında, <strong>Menderes-Polatkan-Zorlu</strong> üçlüsünün idam edilmesiyle derin bir yara bırakmıştı&#8230; </p>
<p>Ama Demokrat Partili yılların son Genelkurmay Başkanı, <strong>Rüştü Erdelhun’</strong>un, ‘astı’ subaylar tarafından elleri kelepçeli olarak Yassıada’ya götürülmesi, bir ‘partili’ gibi idama mahküm edilmesi ve bu arada yaşadıkları&#8230;Orduda emir-komuta zincirinin bozulması halinde neler olabileceğinin canlı örnekleriydi&#8230; </p>
<p><!--more-->
<p>TSK, 27 Mayıs deneyiminden sonra, <strong>‘genç subaylar’ </strong>olarak tanımlanan hareketlerin ülke ve ordu hiyerarşisi açısından taşıdığı yüksek riskleri iyi tanımladı ve devamındaki tüm gelişmeler, <strong>‘cuntacı heveslerin’</strong> kırılmasına, <strong>‘bir şey yapılacaksa emir-komuta zinciri bozulmadan yapılsın’</strong> stratejisine dayandı&#8230; </p>
<p>Zaten, <strong>Muhsin Batur’</strong>un da Hava Kuvvetleri Komutanı olarak içinde yer aldığı 12 Mart askeri müdahalesi, sivil-asker birlikte oluşturulmuş ve Türk siyaset tarihine <strong>Madanoğlu Cuntası</strong> olarak geçen hareketin darbesini önlemek, ordu içindeki hiyerarşinin bir kez daha bozulması riskini ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirilmişti. Türk solunun fikri liderlerinden <strong>Doğan Avcıoğlu’</strong>nun Devrim gazetesinde 1967-71 yılları arasında kurulan bu cuntanın sivil kanat üyelerinden birinin <strong>İlhan Selçuk</strong> olması, bugünkü gelişmelere bakıldığında bir şaka gibi!.. </p>
<p>Geçelim&#8230; Ben işin sivil kanadında değilim&#8230; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin <strong>‘cuntacı’</strong> yaklaşımlara nasıl baktığının izini sürmek istiyorum&#8230; </p>
<p><strong>Muhsin Batur’</strong>un soruma yanıtındaki gerçeklik önemlidir&#8230; </p>
<p>Çünkü yaşanılanlar sadece 27 Mayıs 1960 ile 12 Mart 1971 tarihlerine bağlı kalınarak çözümlenemez. Arada bir de arkasında topladığı Harp Okulu öğrencileriyle iki kez ayaklanan <strong>‘Albay Talat Aydemir vakası’ </strong>vardır ki, bugüne kadar uzanan <strong>‘hassasiyetlerin’ </strong>ana noktalarından birini oluşturmaktadır&#8230; </p>
<p>Bu nedenle&#8230; </p>
<p>1. TSK, yakın tarihin içinden süzülen acı deneyimlerin ışığı altında tüm ‘cuntacı’ eğilimlere karşı olmak zorundadır. </p>
<p>2. Bu tür bir işe kalkışan varsa, buna esas olarak ordu hiyerarşisinin müdahale etmesi son derece doğaldır. </p>
<p>Çünkü&#8230; </p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetleri öncelikle, bu ülkenin gerçekleştirmiş olduğu <strong>‘en kaliteli’ </strong>kurumsallaşmayı sergilemektedir. Bu tür kurumlarda geçmişte yaşanılan deneyimler önemlidir ve yapılan hataların tekrarlanmaması esastır. </p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu konudaki tecrübeleri <strong>‘Balkan Harbi trajedisi’</strong>ne kadar uzanan derinliktedir. ‘<strong>Cuntalaşma’</strong>nın orduyu siyasi kamplara bölmek, bunun sonucunun da <strong>‘felaket’ </strong>olduğunu yine, en iyi, bu ülkenin subayları bilmektedirler. </p>
<p>Türkiye son yıllarda<strong>, ‘hükümete neden yeteri kadar sert müdahalede bulunmadı’</strong> diye genelkurmay başkanlarının en sert şekilde eliştirildiği köşe yazılarına sahne oldu&#8230; Basın toplantısı düzenleyen genelkurmay başkanlarını sorduğu sorular ile hemen günlük sivil siyasetin içine sürüklemeye çalışan tuhaf bir <strong>medya kimyası</strong> ile yaşıyoruz&#8230; </p>
<p>&#8230;Veya yaşanılan her gelişmenin perde arkasında <strong>‘genelkurmay karargahını’ </strong>aramak gibi fikr-i sabitler var&#8230; </p>
<p>Bu ülke için çok fazla&#8230; Artık frene basmanın zamanıdır&#8230; </p>
<p>Ordu-sivil ilişkisi&#8230; </p>
<p>Bu ilişki, Türkiye açısından hiç bir dönemde bu kadar <strong>‘hayati önemde’</strong> olmamıştı. Dünyanın ‘sıcak’ gelişmelere sahne olduğu bir dönem. Amerikan-İsrail ittifakının İran’a müdahalesinin ayak sesleri duyuluyor&#8230;Petrolün bu işin devamında 200 Dolar düzeyine kadar tırmanacağı görülüyor&#8230; Küresel ekonomi zaten bitik durumda&#8230; Türk ekonomisinin de hali görülüyor&#8230;Bir bilimsel kural: Bir ülke için dış tehditin yükseldiği dönemlerde ordular, ‘sivil otoritenin’ kararı olmadan hareket etmezler&#8230; Meclis sağlıklı olarak çalışacak, hükümet işbaşında olacak&#8230; Yani&#8230; Kriz dönemlerinde öncelikli önemde olan <strong>‘istikrarlı sivil yönetim&#8230;’ </strong>Bu nedenle&#8230; <strong>‘Komplo teorileri’</strong>nin labirentlerinde dolaşmaktansa, <strong>‘bilimin ışığında’ </strong>düşünmekte yarar var&#8230; Herkes işine baksın&#8230; Memleketin yatırıma ve ekonomik canlanmaya ihtiyacı var&#8230; </p>
<p>(Star)</p>
</p>
<p>Soğuk Savaş’ın iki kutuplu dünyasına yeni veda ettiğimiz günlerde, bugünün dünyasından bir hayli farklı koşulların kendisine öğrettikleri ile konuşuyordu&#8230; Söylediklerinin perde arkasında ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yakın geçmişinde yaşamış olduğu <strong>‘Erdelhun Paşa travması’ </strong>yatıyordu&#8230; </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
