<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>barla-lahikasi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/barla-lahikasi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "barla-lahikasi"</description>
	<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 09:27:20 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Hüsrev'e hitaben yazılan bir mektubdur]]></title>
<link>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/husreve-hitaben-yazilan-bir-mektubdur/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 20:54:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>mollahusrev</dc:creator>
<guid>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/husreve-hitaben-yazilan-bir-mektubdur/</guid>
<description><![CDATA[(Hüsrev&#8217;e hitaben yazılan bir mektubdur) Aziz, mübarek, sıddık kardeşim! Evvelâ: Sözler&#8217;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[(Hüsrev&#8217;e hitaben yazılan bir mektubdur) Aziz, mübarek, sıddık kardeşim! Evvelâ: Sözler&#8217;]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Barla Lahikası- 7]]></title>
<link>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/barla-lahikasi-7/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 20:35:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>mollahusrev</dc:creator>
<guid>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/barla-lahikasi-7/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; (Hüsrev&#8217;in fıkrasıdır) Aziz Üstadım! Cemaziye-l âhir ayında vuku bulan  وَاِذَا الْكَوَ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; (Hüsrev&#8217;in fıkrasıdır) Aziz Üstadım! Cemaziye-l âhir ayında vuku bulan  وَاِذَا الْكَوَ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Barla Lahikası- 6]]></title>
<link>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/barla-lahikasi-6/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 20:33:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>mollahusrev</dc:creator>
<guid>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/barla-lahikasi-6/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; Sevgili Üstadım! Aktab-ı Hamse-i Azîme&#8217;nin birincisi ve Gavs-ı A&#8217;zam namıyla müşt]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; Sevgili Üstadım! Aktab-ı Hamse-i Azîme&#8217;nin birincisi ve Gavs-ı A&#8217;zam namıyla müşt]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Barla Lahikası- 4]]></title>
<link>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/barla-lahikasi-4/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 19:42:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>mollahusrev</dc:creator>
<guid>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/barla-lahikasi-4/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; Sevgili ve kıymetdar Üstadım, Efendim! Hâfız Ali Efendi kardeşimle irsal buyurulan Yirmidokuz]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; Sevgili ve kıymetdar Üstadım, Efendim! Hâfız Ali Efendi kardeşimle irsal buyurulan Yirmidokuz]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Barla Lahikası- 3]]></title>
<link>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/barla-lahikasi-3/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 19:37:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>mollahusrev</dc:creator>
<guid>http://ahmedhusrevaltinbasak.wordpress.com/2009/11/01/barla-lahikasi-3/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; (Ahmed Hüsrev&#8217;in fıkrasıdır) بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ  وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; (Ahmed Hüsrev&#8217;in fıkrasıdır) بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ  وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Risale-i Nur tahrif mi edildi? [Mason Abduh Said Nursi'nin Üstadı mı?]]]></title>
<link>http://diyalogcu.wordpress.com/2008/05/08/risale-i-nur-tahrif-mi-edildi-said-nursi-gercekleri/</link>
<pubDate>Thu, 08 May 2008 00:17:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>diyalog</dc:creator>
<guid>http://diyalogcu.wordpress.com/2008/05/08/risale-i-nur-tahrif-mi-edildi-said-nursi-gercekleri/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Siz nasıl kalem karıştırırsınız!” Mustafa Kaplan Bey, geçen haftaki bir yazısında “Risale-i N]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><a href="http://diyalogcu.files.wordpress.com/2008/05/said-nursi_bediuzzaman_.jpg"><img class="size-full wp-image-158" src="http://diyalogcu.wordpress.com/files/2008/05/said-nursi_bediuzzaman_.jpg" alt="said nursi" width="287" height="396" /></a></p>
<p style="text-align:center;"><strong><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:medium;">&#8220;Siz nasıl kalem karıştırırsınız!”</span></strong></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;">Mustafa Kaplan Bey, geçen haftaki bir yazısında <strong>“Risale-i Nurlara el atıldığını ve bazı değişiklikler yapıldığını”</strong> yazıyor ve haklı olarak sert bir şekilde de tenkit ediyordu.<br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> Sakarya Üniversitesi hocalarından Sayın <strong>Dr. Alaaddin Yalçınkaya</strong> da Cemaleddin Efgani isimli eserinde bu değişikliklerden birine dikkat çekiyor. Alaaddin Bey’in ifadeleri şöyle:<br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> “İttihad-ı İslâm (İslâm birliği) ve Cemaleddin Efgani ile alâkalı, Said Nursi’nin de bazı görüşleri vardır. Said Nursi şöyle demektedir:<br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> “… Ben bu ittihadın efradındanım (bireylerindenim) ve bu ittihadın tezahürüne (meydana gelmesine) teşebbüs edenlerdenim. Yoksa, sebebi iftirak (ayrılık sebebi) olan fırkalardan değilim. Elhasıl: Sultan Selim’e biat etmişim. Onun ittihad-ı İslâm’daki fikrini kabul ettim. Zira o <strong>Kürtleri</strong> ikaz etti. Onlar da ona biat etti. <strong>Şimdiki Kürtler o zamanki Kürtlerdir.</strong> Bu meselede seleflerim (benden önce aynı düşüncede olanlar) <strong>Cemaleddin Efgani, Mısır Müftüsü merhum Muhammed Abduh, Ali Süavi, Hoca Tahsin Efendilerle Kemal Bey</strong> (Namık Kemal) ve <strong>Sultan Selim</strong>’dir.”<br />
<em><strong></strong></em></span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><em><strong> (Said Nursi, Tarihçe-i Hayat, Tenvir Neşriyat, 1987, İstanbul, Yedinci Cinayet.)</strong></em><br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> Alaaddin Yalçınkaya devam ediyor:<br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> “Said Nursi’nin bu konudaki görüşleri, arada küçük olmakla beraber farklı yorumlara sebep olabilecek diğer bir kaynakta şöyle nakledilmektedir:<br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> “İşte ben bu ittihadın efradındanım ve bu ittihadın tezahürüne teşebbüs edenlerdenim. Yoksa sebeb-i iftirak olan fırkalardan, partilerden değilim. Elhasıl: Sultan Selim’e biat etmişim, onun ittihad-ı İslâm’daki fikrini kabul ettim. Zira o, vilayat-ı şarkıyeyi ikaz etti, onlar da ona biat ettiler. Şimdiki şarklılar, o zamandaki şarklılardır. Bu meselede seleflerim; <strong>Şeyh Cemaleddin Efgani, allamelerden Mısır Müftüsü merhum Muhammed Abduh, müfrit âlimlerden Ali Süavi, Hoca Tahsin ve ittihad-ı İslâm’ı hedef tutan Namık Kemal ve Sultan Selim’dir ki…</strong>”<br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><em><strong> (Bediüzzaman Said Nursi, İki Mekteb-i Musibet’in Şehadetnamesi, Risale-i Nur Külliyatı’ndan, Aksi Seda Matbaası, Samsun, 1957, s 14-15)</strong></em><br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> Fark ortada. Birindeki “Kürt” kelimesi diğerinde “vilayat-ı şarkiye” olmuş. Bu durumda, insan “Yoksa Risale-i Nurlarda benzer şeyler yapıldı mı?” diye düşünmez mi? Demek ki, Mustafa Kaplan Bey feveranında yerden göğe kadar haklı…<br />
Bir kelimenin değiştirilmesine bile bizzat Risale-i Nur’un yazarı şiddetle karşı. Bakın:<br />
Mana daha güzelleşiyor diye Fihrist Risalesi’ne yapılan çok küçük bir ilaveye itiraz eden Said Nursi, şiddetli bir tokat aşkettikten sonra, “Titremeliydiniz. Ben dahi (Risale-i Nur’a) kalem karıştıramıyorum. Siz nasıl kalem karıştırırsınız!” demiştir. (ittihad.com.tr sitesindeki 14 sahifelik metnin 6. sahifesi. Aynı cümle Sikke-i Tasdik-i Gaybi’de de mevcut.)<br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> 1996 veya 97’de Aksaray Akgün Otel’de Risale-i Nur toplantısı yapılmıştı. Galiba Filistin’den gelen hatipdi; konuşması içinde <strong>“Said Nursi, üstadlarım Cemaleddin Efgani, Muhammed Abduh, Ali Süavi diyor” dedi. </strong>Konuşmaları anında tercüme eden Suat Yıldırım Hoca, hatibin bu cümlesini tercüme etmedi. Arkasından, Suriyeli Ramazan el Buti konuştu. İşe bakın ki, bir önceki hatibin söylediğini o da söylemesin mi… Suat Hocamız, Buti’nin o cümlesini de es geçti. Bendeniz, tercümede bazı yerleri niçin atladığını yazıp kâğıdı masaya bıraktım. Suat Hocamız cevap vermek mecburiyetinde kaldı ve “Efendim biz polemik olmasını istemiyoruz” dedi. Hoca kendine göre bu iki ismi yani <strong>Abduh ve Cemaleddin Afgani’yi Said Nursi’nin üstadı olarak göstermek istemiyordu.</strong> İyi de, Said Nursi kendisi bu isimleri vermekten çekinmemişse bize ne oluyor!..<br />
</span></span></p>
<p style="text-align:left;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> Sizin anlayacağınız değerli okuyucular, böyle şeylere şahit oldukça, Mustafa Bey’e bir defa daha ‘haklısın’ demekten kendimizi alıkoyamıyoruz.<br />
<strong></strong></span></span></p>
<p style="text-align:right;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><strong> 16 Mart 2006 Perşembe<br />
(Ali Eren, Vakit)</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#600000;font-size:small;"><strong> Ali Eren Bey&#8217;in ifade ettiği gibi; her ne kadar Suat Yıldırım polemik çıkmasın diye saklamaya çalışsa da Said Nursi&#8217;nin Masonluğu tescillenmiş sapık Abduh&#8217;un ve Cemalettin Efgani&#8217;nin izinden gittiğini çok iyi biliyoruz. Bu konu ile ilgili makaleleri de yayınlayacağız inşallah.</strong> </span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
