<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>bebek &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/bebek/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "bebek"</description>
	<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 10:55:45 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[..]]></title>
<link>http://2kisilik.wordpress.com/2009/11/30/874/</link>
<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 14:55:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>2kisilik</dc:creator>
<guid>http://2kisilik.wordpress.com/2009/11/30/874/</guid>
<description><![CDATA[tanrının en büyük lütfu..]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://2kisilik.wordpress.com/files/2009/11/can.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-873" title="can" src="http://2kisilik.wordpress.com/files/2009/11/can.jpg?w=300" alt="" width="300" height="102" /></a></p>
<p>tanrının en büyük lütfu..</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bebek Borromeus]]></title>
<link>http://randiwould.wordpress.com/2009/11/29/bebek-borromeus/</link>
<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 11:04:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>randiw</dc:creator>
<guid>http://randiwould.wordpress.com/2009/11/29/bebek-borromeus/</guid>
<description><![CDATA[Yup.. yup.. Akhirny gw nulis juga, dari dulu pengen banget kuliner lalu setiap tempat gw catat di ju]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Yup.. yup..<br />
Akhirny gw nulis juga, dari dulu pengen banget kuliner lalu setiap tempat gw catat di jurnal (kebiasaan baru sejak di Jogja) sayang untuk kali ini lupa gw lengkapin ama foto (ini lupa mulu)..</p>
<p>Oke, gw kasih judul <strong><em>Dapur ke Dapur</em></strong> sesuai project documentar SMA gw dulu bareng Rrrr ama Ike (kalian kemana yak??) emmm.. Awalny mau sesuai ama peta wisata kuliner Bandung yang baru gw beli, tapi ternyata Bandung menyediakan more can meets the eye, heheh.. <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong><big>Bebek Borromeus</big></strong><br />
Awalny ide dari si Jondri a.k.a Andri, dia bilang pengen jajal nih bebek waktu gw ngajakin anak2 Aliya kuliner.. yaudah daripada gw juga lagi g ada ide mau kemana jadi manut aj.. kirain bocah2 lagi pada males jalan, tauny semua sama suntukny sama gw.. Kita berangkatt!!<br />
Info yang gw tau dari tempat ini cuma 2, Bebek dan Borromeus.. tarik kesimpulan pasti jualan bebek goreng dideket Borromeus, tapi dimanany? Pada g ada yang tau ternyata.. Lanjut aja lah, sekalian eksplorasi.. Prasangka dan praduga bakal sulit nyari nih tempat, ternyata (lagi..) gampang banget.. Kita jalan dari arah Dago selatan, pas liat RS. Borromeus belok kanan disampingny lurus dikit, cari aja warung yang paling rame..<br />
gw bilang rame, rameny parah&#8230;<br />
Awalny liat dah agak males, rame gila gitu.. tauny AWT (yoi, ,<em>average waiting time</em>) bentar banget, untung g jadi urung..</p>
<p>Gw sendiri lupa nama warungny apa, tapi familiar dengan nama Bebek Borromeus (CMIIW)<br />
Pelayananny juga ramah banget, orangny suka ngajak bercanda, tapi sayang kekuranganny itu tadi.. rame banget, jadi kalo mau buat tempat nongkrong lama sambil ngobrol kayakny kurang cocok banget..</p>
<p>Pas tanya, menu andalan di warung ini jelas, <strong>Bebek Goreng</strong>, tapi yang kurang suka bebek juga ada yang lain seperti Ayam Goreng dan Pecel Lele dll.. Gw pesen bebek itu ama es teh manis, + nasi jelas..<br />
Masakny cepet, g nyampe 4 menit duduk dah jadi aj.. busyet, awalny gw kira nih pesenan orang yang kgk jadi.. tapi emang mudah masakny, tinggal celup bebek yang dah dibumbuin ke minyak jadi dah..<br />
Cium bauny sih dah cihuy.. tapi rasany&#8230; hmmm emmm!!<br />
Mayan nendang juga, yahud!! Dagingny empuk, dan agak manis ditambah sambelny yang g terlalu pedaas jadi passs..<br />
Munch..munch.. Habiss.. Buat kita-kita nih yang cowok kelaperan mungkin porsiny agak kurang jadi mungkin nambah nasi setengah enakny biar nampol..</p>
<p>Fwahh.. Saatny bayar.. dari awal mesen kita g ada yang ngerti harga.. tapi ternyata lumayan murah sih, apalagi kebetulan gw makan rame2 jadi dapet kortingan seorang sekitar 500-1000an<br />
Bebek Goreng + Nasi = 11ribu + 2ribu = 13ribu<br />
Es teh manis = 2 ribu<br />
Ayam Goreng + Nasi = 7,5ribu</p>
<p>Lumayan murah kan???</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süt Sağmanın Faydaları ]]></title>
<link>http://freshmum.wordpress.com/2009/11/26/sut-sagmanin-faydalari-2/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 09:24:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>freshmum</dc:creator>
<guid>http://freshmum.wordpress.com/2009/11/26/sut-sagmanin-faydalari-2/</guid>
<description><![CDATA[Bebeğinize verebileceğiniz en değerli hediye kuşkusuz anne sütüdür. Emzirmenizin mümkün olmadığı zam]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Bebeğinize verebileceğiniz en değerli hediye kuşkusuz anne sütüdür. Emzirmenizin mümkün olmadığı zamanlar, sütünüzü sağarak bebeğinize bu değerli hediyeyi vermeye devam edebilirsiniz. </p>
<p>Tek bir damla süt sağmaya gerek kalmadan bebeğini uzun süre emziren anneler vardır. Ancak süt sağmanın size sağlayacağı kolaylık ve esnekliğin dışında pek çok başka avantajı da vardır. Gelin bunlara göz gezdirelim.<br />
- İşe dönmüş olabilirsiniz ve bebeğinizi ihtiyacı olan her an emzirmeniz mümkün değildir.<br />
- Bebeğinizin babası, teyzesi, amcası ya da anneannesi onu beslemenin keyfini yaşamak isteyebilir.<br />
- Gece boyunca dışarıda uzun saatler geçirmeye karar vermiş olabilirsiniz.<br />
Bu sayede siz fiziki olarak bebeğinizin yanında olamasanız bile, bebeğinizin anne sütü ile beslenmeye devam edebilir. </p>
<p>Süt sağmanın pek bilinmeyen başka pratik faydaları da vardır:<br />
- Eğer bebeğiniz çok erken doğmuşsa/premetüreyse veya memeyi direkt alamayacak kadar hasta ise, sütünüzü sağabilir ve kolostrum denen çok değerli sütü ona biberonla verebilirsiniz. Kolostrum doğumdan sonraki ilk günlerde üretilir, yüksek miktarda  protein, vitamin, mineral içerir ve bebeğinizin bağışıklık sisteminin gelişmesi için son derece önemlidir.<br />
- Yeni doğmuş bebeğiniz göğsünüzü ağzına doğru şekilde almayı başaramıyorsa, sağdığnız süt sütünüzün devamını gelmesini sağlayabilir ve böylece miniğinizin formüle edilmiş süt ile beslenme ihtiyacı azalır. Bebeğinizin göğsünüze tutunmasında zorluk yaşıyosanız, mutlaka bir ebeden yardım alın.<br />
- Sütünüz geliyorsa ve siz göğüslerinizin dolduğunu hissediyorsunuz ancak bebeğiniz beslenmek için hazır değilse, bir pompa çok kurtarıcı olacaktır. Sütünüzü sağabilir ve ihtiyacınız olduğunuzda kullanmak amacıyla saklayarak bebeğinize anne sütü deposu oluşturabilirsiniz. </p>
<p>Süt sağmak, ilk başta zor görünse de aslında oldukça kolaydır. Zamanla hiç zorlanmadığınızı göreceksiniz. Doktorunuz aksini önermediği sürece, süt sağmaya başlamak için en uygun zaman doğumdan sonra minimum dört ila altı haftadır. Bu süre bebeğinizin meme emmeye alışmış olmasını sağlayacaktır. </p>
<p>Piyasada bulabileceğiniz başka marka pompalar yanında Philips AVENTde size manuel ve otomatik olmak üzere iki tür pompa sunuyor. Hangisini kullanmanız gerektiği tamamen sizin kişisel tercihlerinize bağlıdır. Her iki ürün de hızlı, hassas ve sessizce çalışır. Biz yalnızca bir bebeği olan anneler için, manuel göğüs pompasını veya tek elle kullanılan otomatik versiyonu öneriyoruz. </p>
<p>Philps AVENT pompalarını kullanarak sağdığınız sütü, bir AVENT Biberon veya önceden sterilize edilmiş VIA kupası içinde buzdolabı ile derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Avent saklama kapları ve biberonları anneler tarafından sıklıkla tercih edilmektedir çünkü, ağzı kısımları birbirlerinin yerine kullanmaya uyumludur; kaplara sadece ağızlık takarak hemen kullanmanıza imkan verir. Patentli petal masaj minderi ve silikon diyafram özellikleri sayesinde pompalar, annelere doğal yoldan emzirmeye en yakın kullanımı sağlar. </p>
<p>Süt sağmanın, size ve bebeğinize verebileceği en iyi iki şeyi hatırlayın sevgili anneler: Bu bebeğinize siz meme vermeye uygun olmadığınızda çok iyi bir beslenme imkanı verirken, size de hareket özgürlüğü verir.</p>
<p>Süt sağma ile ilgili daha fazla bilgi almak için aşağıdaki videomuzdan annelerin görüşlerini izleyebilir ve süt sağma ile ilgili ipuçlarımıza bir göz atabilirisiniz.</p>
<p>Sevgiyle ve sevdiklerinizle kalın.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mystic Kintamani highlands]]></title>
<link>http://embunlife.wordpress.com/2009/11/26/mystic-kintamani-highlands/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 08:25:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>embun</dc:creator>
<guid>http://embunlife.wordpress.com/2009/11/26/mystic-kintamani-highlands/</guid>
<description><![CDATA[On the day of the Organic Island declaration, we had an opportunity to visit our friend&#8217;s home]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="_mcePaste">On the day of the Organic Island declaration, we had an opportunity to visit our friend&#8217;s home town in the highlands of Kintamani. After driving for half an hour, we arrived where a small bamboo cabin overlooking the misty hills.</div>
<div>
<div id="attachment_53" class="wp-caption alignleft" style="width: 458px"><a href="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_04901.jpg"><img class="size-full wp-image-53" title="DSC_0490" src="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_04901.jpg" alt="Mysterious highlands of Kintamani" width="448" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Mysterious highlands of Kintamani covered with fogs and clouds</p></div>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div>
<div id="attachment_54" class="wp-caption alignleft" style="width: 458px"><a href="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_04891.jpg"><img class="size-full wp-image-54" title="DSC_0489" src="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_04891.jpg" alt="Bamboo Cabin" width="448" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">A bamboo cabin overlooking Kintamani highlands</p></div>
</div>
<div>Kintamani is a well known for its organic Arabica coffee production and Jeruk Kintamani (small oranges).</div>
<div id="_mcePaste">
<div id="attachment_48" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_0505.jpg"><img class="size-full wp-image-48 " title="DSC_0505" src="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_0505.jpg" alt="Coffee tree in Kintamani" width="300" height="448" /></a><p class="wp-caption-text">Coffee tree baring still not-yet-ripe coffee cherry in Kintamani</p></div>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div>There are still wooden buildings built in 1959 in this quiet, sleepy old town. The most of wood is still orginal since the time it was built.</div>
<div>
<dl class="wp-caption alignleft">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_0483.jpg"><img class="size-full wp-image-57" title="DSC_0483" src="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_0483.jpg" alt="Old timber house" width="448" height="300" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd">This old timber house was built on 1959 in almost original condition</dd>
</dl>
</div>
<p>&#160;</p>
<div id="attachment_59" class="wp-caption alignleft" style="width: 458px"><a href="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_0486.jpg"><img class="size-full wp-image-59" title="DSC_0486" src="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_0486.jpg" alt="Beautiful flower" width="448" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Beautiful flower in Kintamani</p></div>
<p>&#160;</p>
<div id="attachment_60" class="wp-caption alignleft" style="width: 458px"><a href="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_0504.jpg"><img class="size-full wp-image-60" title="DSC_0504" src="http://embunlife.wordpress.com/files/2009/11/dsc_0504.jpg" alt="Bebek run" width="448" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Bebek Run! Ducks running freely at a village in Kintamani</p></div>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<div></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İlginç Resimler-İlginç Foto-Pes yani dedirtecek resimler]]></title>
<link>http://hitkazan.wordpress.com/2009/11/25/komik-resimler-2/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 16:09:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>chaatlaax</dc:creator>
<guid>http://hitkazan.wordpress.com/2009/11/25/komik-resimler-2/</guid>
<description><![CDATA[Açıklama: İlginç Resimler,İlginç Foto,komik,Pes yani dedirtecek resimler, komik duvar yazıları, komi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><table border="0" cellspacing="0" cellpadding="3" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td valign="top"><strong>Açıklama:</strong></td>
<td valign="top"><strong>İlginç Resimler,İlginç Foto,komik,Pes yani dedirtecek resimler, komik duvar yazıları, komik tabelalar, en sevilen komik resimleri, komik wallpaper, komik arkaplan, komik duvar kağıtları, komik masaüstü resimleri, komik fotoğraflar, komik gif, eğlenceli resimler, komik hayvan, komik bebek, komik çizimler, komik karikatür, komik kaza, komik yazılı resimler, komik galatasaray, komik fenerbahçe, komik beşiktaş resimleri, komik fotolar, hareketli komik resimler, komik gifler</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://zehranet.com/multimedia/resimler/komik%20resimler/komik%20resim6.jpg" alt="" width="450" height="472" /><br />
<img src="http://www.resimle.net/data/media/14/Komik%20Resim%20(11).jpg" alt="" /><br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/h/a/y/hayatkaidesi/dostalemi_komik_araba__5__1237722650.jpg" alt="" width="450" height="300" /><br />
<img title="Komik Dilenci Köpek" src="http://www.resimcenter.com/data/media/1064/Komik_Dilenci_Kopek.jpg" border="1" alt="Komik Dilenci Köpek" width="450" height="366" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çalışan anne ve bebeğinin bakımı]]></title>
<link>http://modernkadin.wordpress.com/2009/11/23/calisan-anne-ve-bebeginin-bakimi/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 09:54:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>modernkadin</dc:creator>
<guid>http://modernkadin.wordpress.com/2009/11/23/calisan-anne-ve-bebeginin-bakimi/</guid>
<description><![CDATA[Geçmişten bugüne, çalışan kadının hayatın pek çok alanında zorlandığından söz edebiliriz. En çok üze]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#000000;">Geçmişten bugüne, çalışan kadının hayatın pek çok alanında zorlandığından söz edebiliriz. En çok üzerinde durulan ve tartışılan konu ise, çalışan bir annenin çocuğunun bakım sorunudur.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> </span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/11/bebek9.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2597" title="bebek" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/11/bebek9.jpg" alt="" width="200" height="150" /></a>Günümüzde başta ekonomik sebepler olmak üzere, uzmanlaştığı veya zevk aldığı bir alanda çalışan kadınların sayısı hızla çoğalmaktadır. Çalışan bir annenin çocuğunun bakım sorunları ise sıklıkla yaşanılan annelerin ortak problemidir. Geçmiş zamanlara göre günümüzde, aileler daha çok çekirdek aile biçimini aldığından aile büyüklerinin, anneanne/babaanne gibi, çocuk üzerindeki etkinliği azalmıştır. Bu durum, çocuklar için erken yaşta kurum veya bakıcı bulma ihtiyacını doğurmuştur.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Çalışan bir anne iseniz, öncelikle bebeğinizle evde geçireceğiniz ilk zamanlarda kendinizi yabancılaşmış hissedebilirsiniz. İş hayatında her sabah düzenli olarak aynı saatte kalkmaya, evden çıkmaya, günlük yapmanız gereken işler listesinden sırayla gitmeye alışkın olduğunuzdan, bebeğinizin beklenmedik ve tahmin edilemez halleri sizi şaşırtacaktır. Tabii bu en zor haftalar bebeğiniz büyüdükçe, siz onu tanımaya başladıkça geçecektir. Bebeğiniz 2 aylık olduğunda size gülerek, kahkaha atarak karşılık verdiğinde ve sizi tanıdığını hissettirdiğinde, bu zor zamanlar yerini keyifli zamanlara bırakacaktır. Bebeğinizle ilgilenmek, o size gülümsedikçe sizin için ödül değeri taşıyacaktır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Size bunu okurken olmayacak bir hayal gibi gelse de, bebeğiniz büyüdükçe onun ritmine ayak uydurmanız kolaylaşacaktır. Siz bebeğinizi tanıdıkça onun ihtiyaçlarını daha çabuk anlayabilecek, gereksinimlerini zamanında karşılayabilecek ve günlük rutinlerini oluşturabileceksiniz. Kısa zamanda bebeğiniz ve aileniz için neyin daha iyi olduğunu keşfedeceksiniz.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Evde Bir Bakıcı Mı? Yoksa Günlük Bakım Evi Mi?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Siz işe başlamadan önce düşünmeniz gereken en önemli konu, bebeğinizin sizin yokluğunuzda bakım sorunudur. Günümüzde değişen yaşam düzeniyle birlikte bu konuda birçok seçenek vardır ve yapmanız gereken ailenizin ihtiyaçlarına en uygun olanını seçmektir: Evde bir bakıcı ile kalması, günlük bakım evlerinde kalması veya bir yakınınızın evinde bakılması gibi. Bütün bu seçenekleri değerlendirirken, maddi olarak hangisini karşılayabileceğinizi düşünerek başlamak, sizin için daha kolay olacaktır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu seçimi yapmanın en zor tarafı hangi seçeneğin sizin bebeğiniz için en iyisi olacağına karar vermektir. Bu konuda çevrenizde güvendiğiniz ve deneyimleri olan kişilerden fikir almanız ve önerilerini değerlendirmeniz işinizi kolaylaştırabilir. İlk zamanlar, bebeğinizi bir başkasıyla bırakma fikri size korkutucu gelebilir. Bu yüzden, bu konuda içinize sinmeden karar vermeyin. Eğer emzirmeye devam etmeyi düşünüyorsanız, bebeğinizin bakımını üstlenecek olan insanın size bu konuda yardımcı olacağından emin olun.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> </span></p>
<p><span style="color:#000000;">İş Hayatına Dönüş İçin Annenin Ön Hazırlığı</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bebeğinizin günlük bakımı için kararınızı verdiğinizde işe başlamadan önce mutlaka bu konuda ön hazırlığınızı yapın. İlk gün bir saatten başlayarak ve daha sonraki günler zamanı arttırarak bebeğinizi bakıcıya veya bakım evine bırakın. İdeal olan, işe başlamadan önce, bir tam gün bebeğinizi bırakabilmenizdir. Böylece kendinize bu duruma alışmak için zaman tanımış olursunuz ve durumu gözlemleme şansınız olur. Hem bebeğinizin hem de kendinizin bu yeni düzenlemeye alışmasına yardımcı olur.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Eğer emzirmeye devam ediyorsanız, işe başlamadan önceki haftalarda biraz daha fazla süt pompalayın ve depolayın. Böylece işe başladığınız ilk zamanlarda daha fazla süt pompalamanız gerekliliği fikrinden kurtulur ve çalışma hayatına daha kolay uyum sağlayabilirsiniz.Bazı şirketler, doğum izni sebebiyle, işe başladığınız ilk zamanlarda yarım-gün çalışmanızı daha sonra tam güne çıkarmanız konusunda size yardımcı olabilirler. Eğer böyle bir olanak yok ise, işe hafta ortası başlamaya çalışın. Böylece hafta sonundan önce sadece 2-3 gün işte olmuş olacaksınız.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">İşe başlamadan önce uyanmanız ve evden çıkmanız ne kadar zaman alıyor tam olarak hesaplayın. Yeni anneler, işe geldikleri ilk günü &#8220;buruk bir gün&#8221; olarak tanımlarlar. Kendinizi üzgün, endişeli ve şaşkın hissedebilirsiniz ama eğer kendinizi işinize odaklayabilirseniz çok çabuk toparlanabilirsiniz. Unutmayın, iş arkadaşlarınız ve patronunuz sizin çalışma konusunda ne kadar istekli ve kararlı olduğunuzu anlamaya çalışacaklardır. Eğer işinize devam etmek istiyorsanız yapmanız gereken en önemli şey verimli olabilmektir. Hayatınızda oluşturduğunuz yeni düzen bir-iki hafta içinde kendiliğinden rayına oturacaktır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Kendiniz ve bebeğiniz için verimli olabilmek adına, yol gösterici öneriler:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">• Sizinle iletişime geçmesi için iş yerinizden bir kişiyi belirleyin. Böylece, sürekli değişik insanlarla iletişime geçme zorunluluğundan kurtulabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">• Çoğunlukla e-posta yoluyla iletişim kurmaya çalışın ve günlük rutininizde size uyan, kendi belirlediğiniz bir zamanda e-postanızı kontrol edin.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">• Eğer telefonla iletişime geçmeniz gerekli ise, zamanını siz belirleyin. Ne zaman iş şapkanızı takacağınızı sizin belirlemeniz stresinizi azaltacaktır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">İşinize geri dönmeye karar verdiğinizde ise;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">• İş arkadaşlarınızla mutlaka iletişime geçin ve siz gittikten sonraki değişiklikler hakkında bilgi alın. Onlarla iletişime geçerek yakında işinizin başında olacağınızın da mesajını vermiş olursunuz.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">• İse başlamadan önce bir gün bebeğinizi iş yerinize götürmeniz sizin için durumu kolaylaştırabilir. İş yerinde düzeni bozmamak için uygun bir zamanı seçin; böylece, iş arkadaşlarınız da bebeğinizle ilgilenme fırsatı bulabilecektir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">• Eğer bebeğinizi emzirmeye devam etmeyi planlıyorsanız, bu konuyu patronunuz veya iş arkadaşlarınızla önceden paylaşın ve bu konuda gerek duyacağınız düzenlemeleri işe başlamadan önce yapmış olun.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Anne Olarak Bilmeniz Gereken En Önemli Şey:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bebeğinizin ilk aylardan itibaren sizin ruh halinizden etkilendiğidir. Endişeli bir annenin bebeği bu endişeyi kendi duygusu gibi yaşar ve kendini iyi hissetmez. İlk aylar için anne-çocuk ilişkisini anlatan formül: &#8220;iyi anne=iyi bebek; kötü anne=kötü bebek&#8221;tir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Kaliteli Zaman Faktörü</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Çalışan anneler, tedirginlik ve suçluluk duyguları ile dolu olduğu zaman çocuklar için annelerinin çalışması problem yaratabilir. Araştırmalar, bebeğin daha birkaç aylıkken annesinin gidip geri döneceğini öğrendiğini ve ona güven duyabildiğini söylüyor. Yani anne olarak sizin belli bir çalışma düzeniniz varsa, bu düzen içinde teknik ve duygusal rahatlığınız sağlanırsa, çocuğunuzun gün içinde bakımı sadece ve sürekli olarak aynı kişi tarafından gerçekleşirse, annenin çalışmasının çocuğun sağlıklı yetişmesine çok olumlu katkılarından söz edilebilir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Evde olan, ama zaten evde olmasının çocuk için yeterli olduğunu düşünen ve onunla &#8220;kaliteli zaman&#8221; dediğimiz yoğun ilişki kurabildiği en küçük bir faaliyet yapmayan pek çok ev kadını anne olduğunu da unutmayalım. Çalışan anneler kendilerini iyi hissettikleri sürece çocuklarının da iyi olacağını unutmamalılar. Annelerin, çalışmanın çocuğa ihanet olmadığını, ilişkiyi daha kaliteli yapabileceğini bilmeleri gerekir.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bebeğim Emekliyor]]></title>
<link>http://modernkadin.wordpress.com/2009/11/22/bebegim-emekliyor/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 11:53:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>modernkadin</dc:creator>
<guid>http://modernkadin.wordpress.com/2009/11/22/bebegim-emekliyor/</guid>
<description><![CDATA[Bebeğiniz gün geçtikçe büyüyor. Bebekli hayatın en keyifli günlerini yaşıyorsunuz. Minik yaramaz eme]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#000000;">Bebeğiniz gün geçtikçe büyüyor. Bebekli hayatın en keyifli günlerini yaşıyorsunuz. Minik yaramaz emeklemeye başladı bile! Bu dönemde onu başka nelerin beklediğini öğrenmek için, tıklayın&#8230;</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-2593" title="bebek" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/11/bebek8.jpg" alt="" width="243" height="290" />Bebeğin gelişiminde uyku, beslenme ve iyi bakım ne kadar önemliyse, sevgi ve güven gibi ona ilk yıllarda aşılayabileceğiniz duygular da büyük yer tutar. Annenin sıcaklığı, kulağa fısıldanan tatlı sözler, kucağa alınıp okşanması, bebeğe hayattaki ilk dersini öğretir; sevgiyi&#8230; Bebeğiniz daha ilk doğduğunda, onu kollarınızın arasına aldığınızda, kendisine değer verdiğinizi hisseder. Zaman içinde, bu sıcak duyguları iyice öğrenen bebeğiniz, sevginizi karşılıksız bırakmayacaktır. Sevgi bir annenin bebeğine öğretebileceği en güzel duygudur. Aslında tanımlanması zor olan bu duyguyu ona dokunarak, konuşarak, sarılarak öğretebilirsiniz. Bu duygunun kendisi için önemli olduğunu anlayan bebeğiniz, sizin yokluğunuzda bu duyguyu arayacak, sevgiyi böylece öğrenmiş olacaktır. Bebeğinizin ilk aylarda öğrenebileceği bir başka duygu ise; güvendir. Her zaman yanında olduğunuzu bilmek, ağladığında kucağınıza almanız, onu önemsediğinizi gösterir. İlk aylarda aşılanan bu güven duygusu, ileride onun yaşantısını önemli ölçüde etkiler. Kendine güvenli bir birey olarak yetişmek için, güven duygusunu hissetmelidir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Gülücükler dağıtıyor</span></p>
<p><span style="color:#000000;">4. aydan itibaren bebeğiniz sizi gördüğünde mutlu olduğuna dair sinyaller vermeye başlar. Sesinizi duyduğunda ya da sizi gördüğünde tanıyarak, ayaklarıyla hızlı tekmeler atmaya ya da gülümsemeye başlar. Çeşitli sesler çıkarması ise, sizden ilgi beklediğinin bir işaretidir. Bebekler kendilerini rahat hissettiklerinde ve özellikle de annelerinin kucağındayken daha çok gülümserler. Onun bu neşesini, konuşarak tamamlayabilirsiniz. Şarkı söylemeniz, sevdiği renkli oyuncaklarını yanına getirmeniz, onun mutluluğuna katıldığınızı anlatır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Özlem duygusu</span></p>
<p><span style="color:#000000;">8. ayla birlikte, bebeğiniz emekleyerek evdeki bir eşyadan diğerine ulaşmaya çalışır. Bu arada, onun yeni bir duyguyu daha öğrenmeye başladığını gözlemlersiniz. Bu duygu; özlemdir. Onu odada yalnız bırakarak bir başka odaya geçtiğinizde, peşinizden geldiğini ya da yüksek sesler çıkararak sizi çağırmaya çalıştığını görürsünüz. Anneden ayrı kalma korkusu, bebeklerde bu dönemde çok fazla rastlanan bir endişedir. Bebeğinizi odada yalnız bırakıp, evin içinde herhangi bir yere gittiğinizde, yanında bir başka tanıdık kişi kalsa bile, o sizin nerede olduğunuzu merak eder.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Öpme ve sarılma</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bebeğiniz 15. aya geldiğinde çevresinde gördüğü kişileri taklit ederek, sizi öpmeye başlar. Gözlem yeteneği geliştikçe, &#8220;sarılma&#8221;&#8221; denen hareketi de uygulamaya başlar. Başlangıçta ona bir eğlence gibi gelen bu haraketlerin, aslında çok da fazla bir anlamı yoktur. Fakat yaşı ilerledikçe özellikle de 3 &#8211; 4 yaşlarına geldiğinde, artık bu hareketlerin anlamını anlar. Eskiden belki de &#8220;oyun olsun&#8221;&#8221; diye sizi sürekli öpen bebeğiniz, artık size kızdığında, hoşuna gitmeyen bir şey olduğunda, bu hareketleri yapmayacaktır. Fakat, gelip sizi öptüğünde, bunun gerçek bir sevgi ifadesi olduğunu anlayabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Test zamanı</span></p>
<p><span style="color:#000000;">2 yaşından itibaren çocuklar, hırçın ve söz dinlemez bir döneme girer. Bu dönemde sizin &#8220;Yapma!&#8221;&#8221; değdiğiniz her şeyin tam tersini yaparlar. Böyle durumlarda çocuk kendi kendine sorar &#8220;Kötü davranışlar göstersem bile annem beni sever mi?&#8221;&#8221; Bu sorunun cevabını almaya çalışan çocuk, davranışlarıyla adeta sizi bir testten geçirmeye çalışır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Çocuğunuz size karşı ters davranışlar sergilediğinde, aşırı tepki göstererek ona kızmak yerine, yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya çalışın. Bu durumun sizi rahatsız ettiğini ve onu çok sevmenize rağmen üzüldüğünüzü söyleyin. Sizden sürekli pozitif davranışlar gören çocuk, sonunda sizin kendisini sevdiğinizden emin olacak ve bu davranışından vazgeçecektir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bebeğinizi anlamanın ipuçları</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bebeğinizin sizi sevdiğini, onun beden dili sayesinde hissedebilirsiniz. Nasıl mı? İşte bazı ipuçları&#8230;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">* Burnunuzu çekmesi, sizin yanınızda huzurlu olduğunu anlatmaya çalışmasından kaynaklanır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">* Yanından ayrıldığınızda ağlamaya başlıyorsa, sizi özlüyor ve yanında olmanızı istiyordur.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">* Siz telefondayken ya da bir arkadaşınızla konuşurken bağırırsa, sizi paylaşmak istemiyor demektir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">* Evde işlerinizle uğraşırken, emekleyerek yanınıza geliyorsa, sizin yanınızda olmak istiyordur.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">* Bütün gün onunla ilgilendiğiniz halde, akşam babası eve geldiğinde onun yanına koşuyorsa, bu &#8220;sizi daha az sevdiği&#8217; anlamına gelmez</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ajaib Ada Labu Berbuah seekor Bebek]]></title>
<link>http://udinmduro.wordpress.com/2009/11/22/ajaib-ada-labu-berbuah-seekor-bebek/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 00:59:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>udinmduro</dc:creator>
<guid>http://udinmduro.wordpress.com/2009/11/22/ajaib-ada-labu-berbuah-seekor-bebek/</guid>
<description><![CDATA[Sekilas itu mestinya seekor bebek yang sedang mengacak-acak bulunya saat duduk dalam sarang. Namun n]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Sekilas itu mestinya seekor bebek yang sedang mengacak-acak bulunya saat duduk dalam sarang. Namun n]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[selamat datang di blog kami]]></title>
<link>http://iwansusant0.wordpress.com/2009/11/21/selamat-datang-di-blog-kami/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 18:08:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>iwansusant0</dc:creator>
<guid>http://iwansusant0.wordpress.com/2009/11/21/selamat-datang-di-blog-kami/</guid>
<description><![CDATA[Seiring dengan bertambahnya laju pertumbuhan penduduk dan kebutuhan masyarakat makin bertambah terut]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Seiring dengan bertambahnya laju pertumbuhan penduduk dan kebutuhan masyarakat makin bertambah terutama faktor kesadaran masyarakat akan pentingnya nilai gizi.</p>
<p>Konsumsi daging dinegara kita dari tahun ke tahun makin bertambah. Diantaranya daging yang dihasilkan dari jenis hewan, sapi, kambing, kerbau, unggas, dan daging hewan lainnya.</p>
<p>Itu semua belum bisa memenuhi kebutuhan rakyat negeri ini yg mana sebagian diantaranya dipenuhi dgn mengimpor untuk kebutuhan tersebut.</p>
<p>dari jenis unggas khususnya bebek, mengalami perubahan pola konsumi pada masyarakat kita khususnya masyarakat perkotaan.</p>
<p>Itu bisa dilihat dari tumbuh menjamurnya kedai-kedai makanan, retoran, bahkan hotel yg menyajikan menu makanan <strong>bebek</strong>.</p>
<p>Satu hal yg menggembirakan, ditengah situasi ekonomi yg tidak menentu ini, kita bisa lihat ini suatu peluang uaha yg mana pengelolaan budidaya bebek belum sesemarak budidaya ayam ras/negeri. Apalagi ditinjau dari kebutuhan saat ini pengadaan daging bebek masih banyak kekurangan kalau dibandingkan dgn kebutuhannya.</p>
<p>Untuk itu sebagai peternak bebek, kami ingin berusaha untuk memenuhi permintaan yg datang pada kami &#38; turut serta dlm pembangunan bangsa dgn menciptakan lapangan kerjaa bagi khususnya masyarakat desa.</p>
<p>Itu tidak terlepas dari kerjasama semua pihak.</p>
<p>Salah satu kelemahan kami adalah masalah permodalan yg cukup.</p>
<p>Kami mempunyai lahan yg memadai untuk membudidayakan bebek secara intensif yg mana sebagian dari lahan tersebut telah kami pakai untuk beternak.</p>
<p>Sebagai langkah untuk mendorong kami memenuhi pesanan/permintaan yg datang, kami mengajak siapa saja yg mau bekerjasama dgn kami, berinvestasi disektor peternakan sekaligus turut andil menciptakan lapangan kerja/usaha.</p>
<p>Kami mempunyai misi. Terutama di daerah kami untuk bisa memanfaatkan setiap kesempatan dan peluang dan bersama-sama untuk meraihnya menjadi suatu hal yg berguna dan menguntungkan.</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aneh tapi Nyata, Labu Berbuah "Bebek"]]></title>
<link>http://coexindie.wordpress.com/2009/11/20/aneh-tapi-nyata-labu-berbuah-bebek/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 09:45:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>coexindie</dc:creator>
<guid>http://coexindie.wordpress.com/2009/11/20/aneh-tapi-nyata-labu-berbuah-bebek/</guid>
<description><![CDATA[Sekilas itu mestinya seekor bebek yang sedang mengacak-acak bulunya saat duduk dalam sarang. Namun n]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong></strong><strong><a href="http://coexindie.wordpress.com/files/2009/11/1343404p.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-785" title="1343404p" src="http://coexindie.wordpress.com/files/2009/11/1343404p.jpg" alt="" width="298" height="225" /></a>Sekilas itu mestinya seekor bebek yang sedang mengacak-acak bulunya saat duduk dalam sarang. Namun nyatanya, itu merupakan bentuk yang sulit dipercaya dari buah labu kuning yang ditanam Marilyn dan Lionel Partridge di Inggris.<br />
</strong><br />
Labu ajaib itu bahkan memiliki sebuah mata, hasil goresan ranting, sementara tangkainya yang sepanjang dua inci membentuk semacam paruh.<!--more--></p>
<p>Nyoya Partridge (62) mengatakan, &#8220;Saya tidak pernah, selama 40 tahun berkebun dan menanam sayuran sendiri, menemui (buah) yang mirip seperti binatang. Saya sungguh senang. Buah labu itu kelihatan sedikit aneh pada awalnya. Namun, kami kemudian sadar bahwa itu tampak seperti seekor bebek.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ketika saya melihatnya, saya tertawa. Itu sangat nyata. Kami tidak melakukan apa pun terhadapnya, itu sangat alamiah. Buah itu berbentuk seekor bebek dengan kepala yang berpaling untuk menyelisik dirinya sendiri. Kami tidak memakannya karena labu itu tampak begitu menawan. Cucu saya yang berusia dua tahun, Sophie, sangat mencintai labu tersebut. Dia terus memandangi dan memanggilnya &#8220;bek, bek, bebek&#8221;,&#8221; kata Partridge sebagaimana dikutip <em>Daily Mail,</em> Jumat.</p>
<p><a href="http://coexindie.wordpress.com/files/2009/11/1342402p1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-787" title="1342402p" src="http://coexindie.wordpress.com/files/2009/11/1342402p1.jpg" alt="" width="298" height="225" /></a></p>
<p>Ia menambahkan, &#8220;Semua orang berpikir pasti kami telah melakukan sesuatu untuk membuatnya tampak seperti burung. Namun, kami sama sekali tidak melakukan itu. Pada kenyataannya, kami bahkan lupa bahwa kami menanam sayuran tersebut.&#8221;</p>
<p>Buah labu yang berbentuk aneh itu ikut dipajang dalam pekan Wild Bird Care Week di pusat taman, yang juga menjadi tempat bagi pasangan itu ketika pertama kali membeli tanaman tersebut.</p>
<p>sumber: KOMPAS.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çocuğunuzda domuz gribi varsa ne yapacaksınız?]]></title>
<link>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/16/cocugunuzda-domuz-gribi-varsa-ne-yapacaksiniz/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 11:18:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>alemturk</dc:creator>
<guid>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/16/cocugunuzda-domuz-gribi-varsa-ne-yapacaksiniz/</guid>
<description><![CDATA[Meksika&#8217;da başlayarak diğer ülkelere yayılım gösteren Influenza A H1N1 grip salgını tüm dünyay]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Meksika&#8217;da başlayarak diğer ülkelere yayılım gösteren Influenza A H1N1 grip salgını tüm dünyaya yayılmış durumda. Günümüzde mevcut salgını oluşturan bu virüsün yapısı incelendiğinde hem ‘domuz tipi’, hem mevsimsel grip oluşturan ‘insan tipi’, hem de ‘kuş gribi tipi’ ile karışmış melez bir virüs olduğu saptandı.</p>
<p>Okulların açılmasıyla birlikte yayılma riski daha da artacak olan domuz gribi ile birlikte mevsimsel grip salgınına karşı veliler ile birlikte okulların hazırlıklı olarak işbirliği yapması önem taşıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sesin Kocagöz, çocukların bu virüsleri erişkinlere göre daha çok yaydıklarını, bu nedenle hastalığın yayılmasının önlenmesinde temizliğin büyük rol oynadığını belirtiyor. Ayrıca kalabalık ve havasız ortamlar risk oluşturduğu için  mümkün olduğunca bu tür ortamlardan uzak durmak gerekiyor ve kapalı alanların sıkca havalandırılması önem taşıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Sesin Kocagöz, çocukların acilen sağlık kuruluşuna götürülmesini gerektiren belirtileri ve yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:</p>
<p>    * Yakınmalarının artması<br />
    * Hızlı veya zor nefes alma<br />
    * Vücutta solgunluk ya da morarma<br />
    * Beslenememe<br />
    * Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil<br />
    * Huzursuzluk<br />
    * Ateşle beraber döküntü görülmesi<br />
    * Bu durumlar ortaya çıktığında en yakın sağlık merkezi aciline başvurun.<br />
    * Mümkün ise önceden hekiminiz ile temasa geçin ve bilgilendirin.<br />
    * Yolculuk sırasında çocuğunuzun ağzını ve burnunu maske ile kapatarak etrafa bulaşma riskini azaltın. (Şayet çocuğunuz maske takamayacak durumda ise  etrafındaki kişilerin maske takması  gerekmektedir.)</p>
<p>Prof. Dr. Sesin Kocagöz, ailelere çocuklarının domuz gribi konusunda taşıyabileceği riskler ve alınacak önlemler hakkında şu bilgileri verdi:</p>
<p>Çocuğunuzda H1N1 (Domuz Gribi)  Varsa Yapılması Gerekenler:</p>
<p>    * Tüm önlemlere rağmen çocuğunuz  grip olduysa  vakit kaybetmeden okul yönetimini bilgilendirin.</p>
<p>    * Hekiminize başvurun. Hekiminiz çocuğunuza  gerekli testlerin ve tedavi planını oluşturacaktır.<br />
    * Şayet çocuğunuzun genel durumu iyi ise bulaştırma riskini aza indirmek için evde istirahat etmesini sağlayarak bol sıvı alıp, var olan yakınmalarına yönelik tedavi uygulayın.<br />
    * Boğaz ağrısı için pastil, yüksek ateş, baş ve genel vücut ağrısı için ateş düşürücü, ağrı kesici almasını sağlayın.  </p>
<p>Çocuğunuzun Okulunda H1N1 (Domuz Gribi) Virüsü Çıktıysa:</p>
<p>    * Okul yönetiminin önerileri doğrultusunda hareket edin.<br />
    * Hapşırırken ve öksürürken çocuğunuzun ağzını ve burnunu tek kullanımlık mendillerle kapatması  ve kullanılmış mendilleri çöpe atması konusunda eğitin.<br />
    * Özellikle hapşırdıktan veya öksürdükten sonra, ellerini iyice yıkamasını sağlayın.<br />
    * Yıkayamayacağı durumlarda kullanması için çantasında alkol bazlı el temizleyici bulundurmasını ve kullanmasını sağlayın.</p>
<p>El Sıkışmayın, Öpüşmeyin</p>
<p>Oseltamivir ve zanamavir isimli antiviraller ilk 48 saat içinde alınırsa belirtilerin azalmasına ve oluşma riski olacak komplikasyonların önlenmesinde etkilidir.  Hekiminiz gerekli gördüğü takdirde antiviral tedavi verecektir. Özellikle altta başka hastalığı olanlarda riskli hastalık gurubunda olanlara (yaşlı ve çocuklar ile hamileler, kalp, akciğer veya böbrek hastalığı olanlar ile kanser ve benzeri tedavi altında olanlar) enfeksiyonu ağır geçirenlere önerilir. Ek olarak  başka insanlara bulaştırmamak için, kalabalık ortamlara girmemek, özellikle riskli olan grup olan  yaşlı ve çocuklardan uzak kalmak, öksürme ve hapşırma sırasında mendille ağız ve burunu kapamak ve sonrasında mendili atmak önerilmektedir. Grip ve diğer enfeksiyonlardan korunmanın en önemli yolu sıklıkla sabun ve su ile ellerin yıkanmasıdır. Öksürdükten veya hapşırdıktan sonra  ellerinizi mutlaka yıkayın</p>
<p>Grip Nasıl Bulaşıyor?</p>
<p>    * Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye masa gibi yüzeylere bulaşabilir.<br />
    * Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir.<br />
    * Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır.<br />
    * Bu yüzden sıklıkla  ev, ofis ve okullarda kirliliğin  çok olacağı yüzeylerde  temizliklerinin sıklıkla yapılması gereklidir.<br />
    * Temizliğin normalde kullanılan standart ortam temizlik ürünleri ile yapılması yeterlidir.<br />
    *  Ellerin sabun ve su ile yıkama ortamı bulunmadığı durumlarda alkol bazlı el temizlik ürünleri kullanılmalıdır. </p>
<p>Temizlikte Şunlara Dikkat Edin:</p>
<p>    * Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir.<br />
    * Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur.<br />
    * Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır.<br />
    * Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır.<br />
    * Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır. </p>
<p>Bunları Aklınızda Tutun:</p>
<p>    * Mevsimsel grip aşısının yaptırılmasının ardından birkaç ay sonra gelmesi planlanan H1N1 aşısının ( üç hafta ara ile iki doz) yapılması korunmada önemlidr.<br />
    * Okulların grip salgını nedeni ile bir süreliğine kapanması olasılığına karşın hazırlıklı olun.<br />
    * Çocukların bu nedenden dolayı  bir süreliğine evde kalma ihtimallerine karşın   bakımları ve sıkılmamaları  için koşulllarınıza uygun planınızı önceden  oluşturun.<br />
    * Grip benzeri bulgularınız var ise  evde kalın.<br />
    * Bu grup enfeksiyonlarda okullar ve iş yerleri  enfeksiyonun yayılması için ana  kaynak oluşturmaktadır. Bu yüzden bulaşma zincirini kırmak için evde kalın.<br />
    * Sakin olun.<br />
    * Hastalık belirtileri geliştiyse telaşlanmayın.<br />
    * Zaman kaybetmeden hekiminize başvurun ve onun önerilerine uyarak belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde dinlenin.<br />
    * Hasta görünen, ateşli ve öksürüğü olan kişiler ile yakın temastan kaçının.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Domuz gribine karşı alınması gereken önlemler]]></title>
<link>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/16/domuz-gribine-karsi-alinmasi-gereken-onlemler/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 11:16:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>alemturk</dc:creator>
<guid>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/16/domuz-gribine-karsi-alinmasi-gereken-onlemler/</guid>
<description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Füsun Zeynep Akçam, domuz gribinden, normal bir grip enfeksiyonunda uygulanan yüzeylere temaslardan sonra ellerin yıkanması gibi önlemlerle korunmanın mümkün olduğunu bildirdi.</p>
<p>Doç. Dr. Akçam, dünyada toplum sağlığını tehdit eden domuz gribine karşı herkesin önlem alması gerektiğini söyledi. Bireylerin, hijyenik koşullara dikkat etmeleri halinde hastalıktan korunabileceğine vurgu yapan Doç. Dr. Akçam, hastalığın yaşamsal risk oluşturacağı grupların, doktor kontrolünde mutlaka aşı yaptırması gerektiğini bildirdi. Doç. Dr. Akçam, &#8221;Yüzeylere temaslardan sonra elinizi, ağız ve burna götürmeyin. Ellerinizi sık sık yıkayın. Aşı için doktorunuzun önerilerini mutlaka uygulayın&#8221; dedi.</p>
<p>Her yıl yaklaşık 500 milyon kişinin gribe yakalandığını, domuz gribinin de mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığının düşünüldüğünü belirten Doç. Dr. Akçam, şöyle konuştu:</p>
<p>BULAŞMAYI ÖNLEMEK İÇİN</p>
<p>&#8221;Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzer. Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrısı, baş ağrısı, üşüme-titreme, yorgunluk gibi belirtileri içerir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilir. Grip virüsleri insandan insana, özellikle öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır.</p>
<p>Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir. Hasta kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar. Öksürük ve hapşırma yoluyla hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller, yüze götürülmeden önce yıkanmalıdır.&#8221;</p>
<p>Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesinin yeterli olduğunu savunan Doç. Dr. Akçam, günlük kullanılan temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddelerin de etkili olduğunu kaydetti.</p>
<p>Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu gibi eşyanın ayrı yıkanmasına gerek olmadığını söyleyen Doç. Dr. Zeynep Akçam, bu eşyaların yıkanmadan başkası tarafından kullanılmaması gerektiğini bildirdi. Doç. Dr. Akçam, hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra ellerin mutlaka sabunlu suyla yıkanması gerektiğini belirterek, uyarılarını şöyle sürdürdü:</p>
<p>YILLIK AŞI İÇİN DOKTORUNUZUN ÖNERİSİNİ ALIN</p>
<p>&#8221;Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatın. Tek kullanımlık mendil tercih edin ve mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atın. Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayın. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir. Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayın. Grip belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat edin. Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durun. Kalabalık ortama gireceğiniz zaman basit cerrahi maske takın. Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırın. Toz dağılımına neden olacak kuru temizlik işlemlerinden kaçının. Çocuklarınıza mendil kullanma alışkanlığı kazandırın. Yıllık grip aşısı için doktorunuzun önerilerini alın.&#8221;</p>
<p>Doç. Dr. Füsun Zeynep Akçam, hastalığın yaşamsal risk oluşturduğu kişilerin, 65 yaşından büyükler, kronik hastalığı olanlar, kalp damar sistemi hastalıkları, akciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, diyabetliler, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, kanser hastaları, immunsüpresif ilaç kullananlar, steroid kullananlar, huzurevi, bakımevi vb. ortamlarda yaşayanların mutlaka aşı olması gerektiğini kaydetti.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Domuz gribi dünya salgını haline gelebilir]]></title>
<link>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/16/domuz-gribi-dunya-salgini-haline-gelebilir/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 11:12:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>alemturk</dc:creator>
<guid>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/16/domuz-gribi-dunya-salgini-haline-gelebilir/</guid>
<description><![CDATA[Pandemi ne demektir? Grip virüsi yani influenza virüsünün insandan insana bulaşan hali mevsimsel sal]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Pandemi ne demektir?</p>
<p>Grip virüsi yani influenza virüsünün insandan insana bulaşan hali mevsimsel salgın yapar. Ancak yepyeni virüs ortaya çıktığında, insanlarda da yeteri kadar antikor yoksa pandemi dediğimiz ağır salgınlara neden olur. Pandemi çok kısa bir zamanda kıtalar arasında yayılan salgın demektir. Bir şehirde hastalık yayılırsa salgın olur, bir ülkede olursa epidemi (büyük salgın) , kıtalar arasında yayılmasına ise pandemi denir. Örneğin 1918’deki pandemide 50 milyon, 1957’de 4 milyon, 1968’de de 300 milyon kişi öldü. Bu sayılar doğrultusunda yapılan araştırmalara göre 40 yılda bir dünyada pandemik salgın görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, domuz gribinin pandemik salgın olabilecek şekilde hızla yayıldığına dikkat çekiyor ve geçen seneden beri ülkelere hazırlık yapmalarını öneriyordu.</p>
<p>Kuş gribi de çok yaygındı ama böyle bir salgından bahsedilmedi, domuz gribi için neden kıtalar arası salgından bahsediliyor?</p>
<p>Kuş gribi 2002 yılında başladı ve en son Mısır’da görüldü. Hala da ara sıra rastlanıyor ama büyük salgına dönüşmedi en önemlisi insandan insana bulaştığı gösterilmedi. Domuz gribi ise çok kısa bir zamanda hızla yayıldı ve 180 kişide görüldü. Sadece Amerika’da neredeyse bir ayda 40 vakada rastlandı. Üstelik bu 40 kişi de domuzla temas etmiş kişiler değildi. Ölümler de başladı. Meksika’da da bu sürede 80 vaka ortaya çıktı. Domuz gribi Amerika ve Meksika dışında Kanada, Yunanistan, Fransa, İngiltere, Yeni Zelenda ve Avusturya’da görüldü.</p>
<p>Domuz gribi nasıl bir hastalıktır, belirtileri nelerdir?</p>
<p>Domuz gribi domuzlarda enfeksiyon oluşturan bir griptir; zaman zaman insanlara da geçtiği görülmüş; insandan insana geçtiği ise bu ayki salgında görüldü. Solunum yolu, öksürük ve hapşırık yolu ile bulaşıyor. Belirtileri normal gripten hiç farklı değil. Yüksek ateş, kas ağrıları, baş ağrısı, kuru öksürük, boğazda yanma hissi, üşüme hissi ve vücutta mavi lekeler gibi belirtileri vardır.  Bulaştıktan sonra 1–3 gün içinde hastalık ortaya çıkıyor. Normal gripten farklı olarak ateş çok yükseliyor, karın ağrısı, ishal görülüyor.</p>
<p>Domuz gribinin daha çok etkileyeceği risk grupları var mı?</p>
<p>Evet, özellikle çocuklar ve yaşlılar domuz gribi açısından daha riskli grupları oluşturuyor. 5 yaşından küçükler ve 60 yaşından büyüklerde ölüm riski olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Domuz gribiyle ilgili alınması gereken önlemler nelerdir?</p>
<p>Öncelikle ulusal planlar yapmak ve bilincin artması büyük önem taşıyor. Bulaşma yollarını bilerek ona göre korunmak gerekiyor. Tipik girip gibi solunum yolu ile bulaşacağından öksürürken, hapşırırken ağız mutlaka kapatılmalıdır; yüksek ateş, boğaz ağrısı gibi semptomlar görüldüğünde de mutlaka sağlık kurumlarına başvurmak gerekir. El hijyeni de çok önemlidir, eller sık sık yıkanmalı, şüpheli olan kişilere çok yaklaşılmamalı, gerekirse maske takılmalıdır.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bebek Goreng Bali]]></title>
<link>http://pureliefde.wordpress.com/2009/11/16/bebek-goreng-bali/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 06:29:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>pureliefde</dc:creator>
<guid>http://pureliefde.wordpress.com/2009/11/16/bebek-goreng-bali/</guid>
<description><![CDATA[Kalau tak sempat ke pulau dewata untuk mencicipi enaknya bebek goreng khas pulau ini, coba saja memb]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-28" title="bebek bali" src="http://pureliefde.wordpress.com/files/2009/11/bebek-bali.jpeg" alt="bebek bali" width="125" height="94" /></p>
<p>Kalau tak sempat ke pulau dewata untuk mencicipi enaknya bebek goreng khas pulau ini, coba saja membuat sendiri bebek goreng khas Bali ini. Bebeknya gurih empuk, terutama saat dimakan hangat dengan sambal matah dan urap sayuran yang pedas dan sedap!</p>
<h3>Bahan Resep Bebek Goreng Bali</h3>
<p><span style="text-decoration:underline;">Bebek Goreng:</span><br />
•	1 ekor (900 g) bebek, potong 4 bagian<br />
•	4 sdm minyak sayur<br />
•	2 lembar daun salam<br />
•	2 lembar daun jeruk<br />
•	1 batang serai, memarkan</p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Bumbu, haluskan:</span><br />
•	2 cm jahe segar<br />
•	2 cm kencur<br />
•	2 cm lengkuas<br />
•	8 siung bawang putih<br />
•	1 sdt terasi goreng<br />
•	1/2 sdt ketumbar<br />
•	1 sdt merica butiran<br />
•	1 sdt gula pasir<br />
•	2 sdt garam<br />
Pelengkap:<br />
•	Sambal Matah<br />
•	Urap Kacang Panjang</p>
<h3>Cara membuat Bebek Goreng Bali</h3>
<p>•	Aduk bebek dengan Bumbu Halus hingga rata.<br />
•	Diamkan selama beberapa jam.<br />
•	Panaskan minyak, masukkan bebek berbumbu, daun salam, daun jeruk dan serai.<br />
•	Aduk hingga bebek kaku dan berubah warna.<br />
•	Tuangi air, masak dengan api kecil hingga daging bebek empuk.<br />
•	Angkat, dinginkan.<br />
•	Panaskan minyak banyak di atas api sedang.<br />
•	Goreng hingga bebek kering. Angkat dan tiriskan.<br />
•	Sajikan dengan Sambal Matah dan Urap Kacang Panjang.<br />
Untuk 4 orang<br />
<span style="text-decoration:underline;"><strong>*) Sambal Matah</strong></span><br />
<span style="text-decoration:underline;">Bahan:</span><br />
•	3 sdm minyak sayur<br />
•	1 sdt terasi<br />
•	3 butir bawang merah, iris tipis<br />
•	2 siung bawang putih, iris tipis<br />
•	3 buah cabai rawit merah, iris halus<br />
•	2 lembar daun jeruk purut, iris halus<br />
•	1 batang serai, ambil bagian yang putih, iris halus<br />
•	1/2 sdt garam<br />
•	1 butir jeruk limau, ambil airnya</p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Cara membuat:</span><br />
•	Panaskan minyak, goreng terasi hingga harum. Angkat.<br />
•	Aduk dengan bahan lainnya hingga rata.<br />
•	Beri air jeruk limau, aduk rata.<br />
•	Sajikan.<br />
Untuk 8 orang</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hamilelikte Mide Bulantısını Azaltmak İçin]]></title>
<link>http://kalbimcity.wordpress.com/2009/11/15/hamilelikte-mide-bulantisini-azaltmak-icin/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 16:00:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>kalbimcity</dc:creator>
<guid>http://kalbimcity.wordpress.com/2009/11/15/hamilelikte-mide-bulantisini-azaltmak-icin/</guid>
<description><![CDATA[Hamilelikte Mide Bulantısını Azaltmak İçin Hamilelerin en büyük sıkıntılarından biri de mide bulantı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Hamilelikte Mide Bulantısını Azaltmak İçin</p>
<p>Hamilelerin en büyük sıkıntılarından biri de mide bulantıları. Mide bulantıları gebeliğin 5-6. haftasında başlıyor ve daha çok sabahları görülüyor. Bu bulantılar ilk 3 ay devam edip daha sonra azalıyor. Bulantıların şiddeti gebeler arasında farklılık gösterebiliyor.</p>
<p>Sema Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Gülnihal Bülbül hamilelikte mide bulantılarını azaltmak İçin tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>• Mideniz boş kalmasın; çünkü boş mide, bulantı hissini daha da kötüleştiriyor. Günde üç ana öğün yerine az miktarlarda ama sık aralıklarla yiyin.</p>
<p>• Aşırı yemek yemeyin.</p>
<p>• Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın.</p>
<p>• Sabah bulantıları için yataktan kalkmadan önce bir miktar tuzlu çubuk kraker yiyin. Birkaç dakika sindirilmesini bekledikten sonra yataktan yavaşça doğrulun.</p>
<p>• Sizi rahatsız eden koku ve tatlardan uzak durun. Portakal suyu, süt, kahve ve çay genellikle bulantıyı kötüleştirir.</p>
<p>• Susuz kalmayın, bol miktarda sıvı için. Bunun için gazsız ve taze hazırlanmış içecekleri tercih edin.</p>
<p>• Sindirilmesi güç olduğundan bulantı meydana getiren yağlı ve kızartılmış besinlerden sakının.</p>
<p>• Bulantınızı artırabilecekleri için ilk üç ayda demir hapları kullanmayın. İlk üç ay için bunları almak zaten şart değil.</p>
<p>• İstirahat edin; stres ve yorgunluk bulantıyı kötüleştiriyor.</p>
<p>Kusma çok şiddetli ve su kaybı fazla olduğunda yatak istirahatı ve bol sıvı tüketiminin önemli olduğunu söyleyen Dr. Gülnihal Bülbül, özellikle bulantı ve kusmalarla geçen günlerde beslenememenin bebeğe hiçbir zarar vermediğini belirtti. &#8220;Bu dönemde bebek kendi beslenme kesesiyle yeterince beslendiği için anne adayının bu konuda kaygılanmamasını tavsiye ediyorum ve her kadının bu dönemde kendi keşfiyle bulacağı, tolere edeceği, mide bulantısını azaltacak yiyecekler var&#8221; dedi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boneka Promosi Bebek Pink]]></title>
<link>http://dennynugroho.wordpress.com/2009/11/14/boneka-promosi-bebek-pink/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 17:00:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>dennynugroho</dc:creator>
<guid>http://dennynugroho.wordpress.com/2009/11/14/boneka-promosi-bebek-pink/</guid>
<description><![CDATA[Barang promosi sangat bervariasi. Salah satu yang bisa digunakan adalah barang promosi berbentuk beb]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.orderboneka.com"><img style="display:inline;margin-left:0;margin-right:0;border-width:0;" title="DSC00018" border="0" alt="DSC00018" align="right" src="http://dennynugroho.files.wordpress.com/2009/11/dsc00018.jpg?w=187&#038;h=222" width="187" height="222" /></a> </p>
<p>Barang promosi sangat bervariasi. Salah satu yang bisa digunakan adalah <a href="http://bonekapromosi.com/menerima-pesanan-boneka-gimmick">barang promosi berbentuk bebek </a>ini. Bentuknya yang lucu dan menarik sangat cocok untuk dijadikan sebagai sarana promosi bagi perusahaan. Dengan diberi label nama dan logo perusahaan, maka lengkaplah boneka ini sebagai barang promosi untuk perusahaan Anda. Jika Anda ingin <a href="http://bonekapromosi.com/barang-promosi-guling-boneka">barang promosi yang bagus</a> seperti boneka bebek ini, maka segeralah pesan boneka imut ini.</p>
<blockquote><p><strong>Hubungi: Denny (081519273975)        <br /></strong><a href="mailto:denny_nugroho@yahoo.com">denny_nugroho@yahoo.com</a></p>
</blockquote>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boneka Promosi Bebek Pink]]></title>
<link>http://pesanboneka.wordpress.com/2009/11/14/boneka-promosi-bebek-pink/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 16:59:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>dennynugroho</dc:creator>
<guid>http://pesanboneka.wordpress.com/2009/11/14/boneka-promosi-bebek-pink/</guid>
<description><![CDATA[Barang promosi sangat bervariasi. Salah satu yang bisa digunakan adalah barang promosi berbentuk beb]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.orderboneka.com"><img style="display:inline;margin-left:0;margin-right:0;border-width:0;" title="DSC00018" border="0" alt="DSC00018" align="right" src="http://pesanboneka.files.wordpress.com/2009/11/dsc00018.jpg?w=187&#038;h=222" width="187" height="222" /></a> </p>
<p>Barang promosi sangat bervariasi. Salah satu yang bisa digunakan adalah <a href="http://bonekapromosi.com/menerima-pesanan-boneka-gimmick">barang promosi berbentuk bebek </a>ini. Bentuknya yang lucu dan menarik sangat cocok untuk dijadikan sebagai sarana promosi bagi perusahaan. Dengan diberi label nama dan logo perusahaan, maka lengkaplah boneka ini sebagai barang promosi untuk perusahaan Anda. Jika Anda ingin <a href="http://bonekapromosi.com/barang-promosi-guling-boneka">barang promosi yang bagus</a> seperti boneka bebek ini, maka segeralah pesan boneka imut ini.</p>
<blockquote><p><strong>Hubungi: Denny (081519273975)        <br /></strong><a href="mailto:denny_nugroho@yahoo.com">denny_nugroho@yahoo.com</a></p>
</blockquote>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mesajını anne karnında verdi]]></title>
<link>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/14/mesajini-anne-karninda-verdi/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 08:21:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>alemturk</dc:creator>
<guid>http://bebekbakimi.wordpress.com/2009/11/14/mesajini-anne-karninda-verdi/</guid>
<description><![CDATA[İngiltere’de Owen Patrick Skeffington adlı bebek, 27 haftalıkken girdiği ultrasonda anne karnında za]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>İngiltere’de Owen Patrick Skeffington adlı bebek, 27 haftalıkken girdiği ultrasonda anne karnında zafer işareti yaparken görüntülendi.</p>
<p>Geçen ay dünyaya gelen oğluna kendi ismini veren 34 yaşındaki baba, “İyi ki annesinin karnından da aynı işareti yaparak çıkmadı” dedi.</p>
<p>İngiliz basını ise henüz anne karnında zafer işareti yapan asi bebeğin ailesinin başına bela habercisi olabileceğini yazdı.</p>
<p>Zafer işaretini İkinci Dünya Savaşı esnasında İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill popüler kılmıştı. İlk olarak avuç içi içeriye, daha sonra dışarıya bakacak şekilde iki parmağını V harfi şeklinde gösteren Churchill, zafer işaretinin savaş yılları esnasında tüm müttefik ülkelerde yayılmasını sağladı.</p>
<p>Amerika’da ise zafer işareti 1960’lı yıllarda ağırlık kazanan barış hareketlerinde “barış” işareti olarak kullanılmaya başlandı.</p>
<p>Halen yaygın olan bir efsaneye göre ise zafer işareti ilk kez</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bebek Bakar A Yayo]]></title>
<link>http://surgamakan.wordpress.com/2009/11/13/bebek-bakar-a-yayo/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 09:11:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>pashatama</dc:creator>
<guid>http://surgamakan.wordpress.com/2009/11/13/bebek-bakar-a-yayo/</guid>
<description><![CDATA[Bebek A Yayo Pertama kali denger soal bebek ini malah dari si ganteng Sandy, padahal yang orang Band]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="attachment_216" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img class="size-medium wp-image-216" title="ayayo" src="http://surgamakan.wordpress.com/files/2009/11/ayayo.jpg?w=300" alt="ayayo" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">Bebek A Yayo</p></div>
<p>Pertama kali denger soal bebek ini malah dari <a href="http://nuxandy.wordpress.com" target="_blank">si ganteng Sandy</a>, padahal yang orang Bandung saya <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bukan apa-apa, bebek ini agak kurang terdengar namanya dibandingkan bebek-bebek yang lain. Posisinya di Jalan Bengawan yang mana saya melewatinya setiap hari.</p>
<p>Pas nyampe, saya sedikit jatuh cinta dengan tempatnya. Rumah kuno, yang bagian samping rumahnya dipakai tempat jualan. Ada tempat yang semi outdoor, ada juga yang indoor.</p>
<p>Menunya cukup menarik ;</p>
<div id="attachment_218" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img class="size-medium wp-image-218" title="IMG00264-20091111-1238" src="http://surgamakan.wordpress.com/files/2009/11/img00264-20091111-1238.jpg?w=300" alt="IMG00264-20091111-1238" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">Menunya</p></div>
<p>Dan isi menunya cukup surprise juga. Ada brokoli cah bawang putih ! kesukaanku, hehe&#8230; Jadi pesen Bebek Bakar  (karena judulnya Bebek Bakar A Yayo, jadi keliatannya istimewanya disitu). Selain itu, ada juga menu nasi goreng bebek, sop bebek, brokoli cah bebek, dan ayam bakar dan goreng.</p>
<div id="attachment_219" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img class="size-medium wp-image-219" title="IMG00268-20091111-1253" src="http://surgamakan.wordpress.com/files/2009/11/img00268-20091111-1253.jpg?w=300" alt="IMG00268-20091111-1253" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">Nasi Bebek Bakar</p></div>
<div id="attachment_220" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img class="size-medium wp-image-220" title="IMG00269-20091111-1253" src="http://surgamakan.wordpress.com/files/2009/11/img00269-20091111-1253.jpg?w=300" alt="IMG00269-20091111-1253" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">Brokoli Bawang Putih &#38; Kol Goreng</p></div>
<div id="attachment_221" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img class="size-medium wp-image-221" title="ayayo sambel" src="http://surgamakan.wordpress.com/files/2009/11/ayayo-sambel.jpg?w=300" alt="ayayo sambel" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">Sambel &#38; Bumbu Kacang</p></div>
<p>Surprise, di bawah bebeknya ada kol goreng! Wuih, padahal udah pesen kol goreng terpisah, jadi aja&#8230; banyak, hehe. Brokoli nya enak banget. Walaupun udahnya agak mikir, eh kurang cocok nih Brokoli Bawang Putih bersama bebek. Lain kali harus coba Brokoli Bebek nya ah, pasti lebih nyambung rasanya.</p>
<p>Bebeknya enak juga, meskipun partner makan saya waktu itu kurang setuju. Tapi cukup lain lah dengan bebek-bebek lainnya. Maka kami pun membuat levelisasi bebek dari yang paling enak. Versi saya :</p>
<p>1. Bebek H. Slamet Jl. Gejayan Yogyakarta</p>
<p>2. <a href="http://surgamakan.wordpress.com/2009/10/26/bebek-mercon/" target="_blank">Bebek Mercon di BSD</a></p>
<p>3. Bebek Bakar  A Yayo Jl. Bengawan</p>
<p>4. <a href="http://surgamakan.wordpress.com/2009/11/06/prefere/" target="_blank">Bebek Panggang Prefere Jl. Dago</a></p>
<p>Tapi diatas itu semua, tentu juaranya ya Bebek Peking, hehe&#8230;.</p>
<p>Saya seperti biasa minum Teh Tarikk, dan enak!</p>
<p>Pas bayar agak surprise juga, nggak berapa mahal, cuma Rp. 50 ribuan aja.</p>
<p>Boleh juga nih, nemu tempat makan enak deket kantor. Berminat? Jl. Bengawan no 67.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Seda Sayan bebeğini düşürmüş ]]></title>
<link>http://chatodalari.wordpress.com/2009/11/12/seda-sayan-bebegini-dusurmus/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 19:30:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>Jexe</dc:creator>
<guid>http://chatodalari.wordpress.com/2009/11/12/seda-sayan-bebegini-dusurmus/</guid>
<description><![CDATA[Önceki gün Seda Sayan‘ın Yalnız Değilsiniz programına gazeteci Ali Eyüboğlu ile birlikte konuk olduk]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="news_content">
<p>Önceki gün Seda Sayan‘ın Yalnız Değilsiniz programına gazeteci Ali Eyüboğlu  ile birlikte konuk olduk. Habertürk&#8217;ten Rahşan Gülşan&#8217;ın haberi; Cuma günü  yayınlanacak olan programda bir de tüp bebek uzmanı konuktu.</p>
<p>Söz magazin  gazeteciliğinden açılmışken Seda Sayan, “Gazeteciler beni sürekli ‘Farklı  hastanelerde tüp bebek yaptırıyor’ diye yazıyorlar. Ama benim sağlığım yerinde  ve çocuk sahibi olmak için  başka tedaviler gerekiyor, onları yaptırıyorum” deyince işin aslı ortaya çıkmış  oldu. Sonra özel konuşmamızda işin detaylarını da anlattı. Meğerse Seda Sayan,  eşi Onur Şan’dan bir çocuk sahibi olmak için yanıp tutuşuyormuş.<!--more--></p>
<p>Hatta  geçen ocak ayında hamile kalmış. Ancak ne yazık ki bu hamileliği uzun sürmemiş  ve şubat ayında Bostancı Gösteri Merkezi’nde verdiği konserde sahnede düşürmüş  bebeğini. Konserin sonlarında durumu fark eden Sayan,  sahneden indikten sonra kan içinde kalan tuvaletini küvette yıkamak zorunda  kalmış. Bunun ardından rahminin duvarının karın zarına yapışık olduğu ve kistler  oluştuğu ortaya çıkmış. Doktorları Altuğ Semih ile Prof. Semra Kahraman dört kez  ameliyat etmiş Seda Sayan’ı. Şimdi kistler temizlenmiş ve doğal yollarla hamile  kalması için bir sakınca yokmuş.</p>
<p>Kadın sağlığı konusunda televizyon programında  onlarca program yaparak kadınların bilinçlenmesine çalışan Sayan’ın kendi başına  gelenleri de açık açık anlatması tam da televizyonda çizdiği karaktere uyuyor.  Ne diyeyim Allah olmayanlara en hayırlısından birer evlat nasip  etsin.</p>
<p>// </p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hamile Kalmak İçin Çok Seks Gereklimi?]]></title>
<link>http://heryerdenhaber.wordpress.com/2009/11/11/hamile-kalmak-iin-ok-seks-gereklimi/</link>
<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 17:03:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>heryerdenhaber</dc:creator>
<guid>http://heryerdenhaber.wordpress.com/2009/11/11/hamile-kalmak-iin-ok-seks-gereklimi/</guid>
<description><![CDATA[Hamile Kalmak İçin Çok Seks Yapmak Şartmı? 11 Kasım 2009 Çarşamba Gebe kalmada zamanlama çok önemlid]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Hamile Kalmak İçin Çok Seks Yapmak Şartmı? 11 Kasım 2009 Çarşamba Gebe kalmada zamanlama çok önemlid]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bebeğinizi emzirerek, ona hayat verin! ]]></title>
<link>http://freshmum.wordpress.com/2009/11/11/bebeginizi-emzirerek-onun-hayatini-baslatin/</link>
<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 13:52:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>freshmum</dc:creator>
<guid>http://freshmum.wordpress.com/2009/11/11/bebeginizi-emzirerek-onun-hayatini-baslatin/</guid>
<description><![CDATA[Emzirme, her yeni annenin üzerinde özenle düşündüğü bir konudur. Bebeğiniz acıkmadan önce onu nasıl ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Emzirme, her yeni annenin üzerinde özenle düşündüğü bir konudur. Bebeğiniz acıkmadan önce onu nasıl emzireceğinizi planlamak sizin ve bebeğinizin yarırına olacaktir.</p>
<p>Emzirme yeni annelerin diğer annelerle paylaştığı konuların çoğunlukla başında gelir. Bu ilk kez anne olanlar için yeni bir deneyim ve öğrenilmesi gereken bir yetkinliktir.</p>
<p>Bu yazımda sizlerle emzirmenin faydaları ve toplum içinde nasıl emzirilebileceği konularındaki önerilerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p><strong>Anneler neden emzirmelidir? Anne sütü emmenin bebek için faydaları nelerdir? </strong><br />
Anne sütü,<br />
• bebeğiniz için çok değerli besin maddeleri ile doludur,<br />
• bebeğinizin sağlığı açısından uzun vadede birçok avantaj sağlar,<br />
• bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir ve sindirimi çok kolaydır.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlıkları, ilk altı ay bebeğin beslenmesinde sadece anne sütü önermektedir. Bu süreden sonra emzirmeye, katı gıdalar eklenerek devam edilebilir.</p>
<p>•Emzirmenin sadece bebeğe değil, anneye de pek çok faydası bulunmaktadır. Emziren annelerin döğumdan sonra çok daha hızlı kilo verdiği gözlemlenmiştir. Bundan daha da önemlisi emzirme  östeoporoz, meme, rahim ve yumurtalık kanseri gibi istenmeyen hastalıklara karşı da koruma sağlar.</p>
<div id="attachment_68" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://freshmum.wordpress.com/files/2009/11/80205_mom_with_baby_5_hr_hq2.jpg"><img class="size-medium wp-image-68" title="Emzirilen bebek mutludur" src="http://freshmum.wordpress.com/files/2009/11/80205_mom_with_baby_5_hr_hq2.jpg?w=300" alt="Emzirilen bebek mutludur " width="300" height="199" /></a><p class="wp-caption-text">Emzirilen bebek mutludur </p></div>
<p><strong>Bebeğimle mümkün olduğunca dışarı çıkmak istiyorum. Ancak toplum içinde emzirme konusunda çekincelerim var. Bu konuda ne yapabilirim? </strong><br />
Dışarı çıktığınızda bebeğinizi emzirebiliyor olmak, onu beslemenin en hijyenik, doğal ve sağlıklı yoludur. Ancak başlangıçta kendinizi tedirgin hissetmeniz normaldir. Kendinizi rahat hissetmek için şunları yapabilirsiniz.<br />
1. Bebeğinizi sadece kucakladığınızı düşündüren ve insanların emzirdiğinizin dahi farkında olmadıkları bir konum bulun. Bu tutuşları öncelikle evde deneyin ki tutuşunuz konusunda kendinize güveniniz gelsin ve dışarıdayken bunu yaptığınızda kendinizi daha rahat hissedebilin.<br />
2. Gideceğiniz restoran veya cafede oturacağınız masayı, insan kalabalığının arkaşında kalacak şekilde şeçin ve emzirme sırasında üzerinizi genişçe bir eşarp ile örtun. Bunu daha önce evde deneyecek olursanız, bebeğinizin göğsünüze daha rahat tutunmasını sağlamış olursunuz.<br />
3. Çok sayıda alışveriş merkezi, mağaza, bebek mağazası ve süpermarkette annelere özel beslenme odaları bulunmaktadır. Buralarda bebeğinizi rahatça biberon ile besleyebilir, emzirebilir veya altını değiştirebilirsiniz.</p>
<p>Aslında artık ev dışında eskiye göre daha çok emziren anne görüyoruz. Bu durum, zaman içinde günlük yaşamın bir parçaşı haline gelecek ve annelerin bu konuda kendilerini kararsız ve rahatsız hissetmelerine de gerek olmayacak.</p>
<p>
<strong>Mümkün olduğunca uzun süre anne sütü vermek istiyorum. Bunu yapabilmenin daha esnek herhangi bir yolu var mı? Ya dışarı çıkmak istersem? Işe geri dönüdüm zaman neler olacak?<br />
</strong><br />
Endişelenmeyin, bebeğinize anne sütü vermenin pratik başka yolları da var. Sütünüzü bir şişeye sağabilir ve bebeğinize biberonla verebilirsiniz. Bu şekilde siz emizirmeyi sürdüremeyecek duruma geldiğinizde bile bebeğinizin anne sütünün tüm faydalarından yararlanmasını sağlarsınız.<br />
Eğer sütünüzü sağmayı düşünüyorsanız, buna başlamadan doktorunuza veya bilgi aldığınız sağlık uzmanına zamanlama konusunda mutlaka danışın.</p>
<a name="pd_a_2240229"></a><div class="PDS_Poll" id="PDI_container2240229" style="display:inline-block;"></div><script type="text/javascript" language="javascript" charset="utf-8" src="http://static.polldaddy.com/p/2240229.js"></script>
		<noscript>
		<a href="http://answers.polldaddy.com/poll/2240229/">View This Poll</a><br/><span style="font-size:10px;"><a href="http://www.polldaddy.com">survey</a></span>
		</noscript>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ GüzeLLik ]]></title>
<link>http://bekliyorumseni.wordpress.com/2009/11/10/guzellik/</link>
<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 18:34:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>asiturks</dc:creator>
<guid>http://bekliyorumseni.wordpress.com/2009/11/10/guzellik/</guid>
<description><![CDATA[GüzeLLik &nbsp; 1) Sigaradan sararmis biyiklarimiz yok. 2) Arabamizin yolda patlayan lastigini degis]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="post-2992" style="text-align:center;">
<h2><a title="GüzeLLik" href="http://bekliyorumseni.com/guzellik.html">GüzeLLik</a></h2>
<p><a title="Yazıyı düzenle" href="http://bekliyorumseni.com/wp-admin/post.php?action=edit&#38;post=2992"></a></p>
<div>
<p><img title="images" src="http://bekliyorumseni.com/wp-content/uploads/2009/11/images58.jpeg" alt="images" width="125" height="84" /></p>
<p>&#160;</p>
<p><strong><strong>1) Sigaradan sararmis biyiklarimiz  yok.<br />
2) Arabamizin yolda patlayan lastigini degistirmeyi bilmesek de olur.<br />
3) “Ya kalkmazsa?”<br />
4) “Ya inerse?”.. sizin de isiniz zor valla yaaa…<br />
5) Pantolon giymek bizim icin fizyolojik larak en az etek kadar rahattir.<br />
6) Kisiligimiz kullandigimiz arabanin beygir gücü ile dogru orantili olarak  degerlendirilmiyor.<br />
7) Tuvalette sadece tavana degil, sagimiza solumuza herhangi bir ölçme biçme  endisesi duymaksizin bakinabiliriz.<br />
8  )“Gerçek mi, rol mü yapiyor?”<br />
9) “Damsiz Girilmez” bize bir sey ifade etmiyor..<br />
10) Kirmizi isikta yanimizdaki arabanin bizden önce çikmasi ya da bir aracin  bizi sollamasi hiç birsey demek degildir.<br />
11) Istedigimiz her yerde ve her kosulda aglayabiliriz.<br />
12) Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olasi kaslari belirginlestirecek diye  bir zorunlulugumuz yok…<br />
13) Vücudumuzda kas olacak diye bir zorunlulugumuz da yok hatta..<br />
14) Kas gücü gerektirecek isleri zevkle yapacak birileri her zaman vardir<br />
15) Dügme, sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor.<br />
16) Dünya yerle bir olsa önce kadinlar ve çocuklar!<br />
17) “Yoktan var edilen” yapay bedenlerimize tapinacak bir karsi cins varken , kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarindan sonuna kadar yararlaniyoruz<br />
18) Asik oluyoruz… korkmadan.<br />
19) Biraz göbek sevimli mi durur? … hadi ordan!! siz hic kalçalarimdaki yaglar beni çekici gösteriyor diyen bir kadin ya da yaglar beni çekici gösteriyor diyen bir kadin gördünüz mü? Asla dis görünüsümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandirmaya çalismayiz Rejim gerekiyorsa rejim Allah Allah!!!<br />
20) Tecavüze ugradigimizda cinsel tercihimizi degistirmek zorunda degiliz<br />
21) Duygusal saçmaliklar adina kredi sahibiyiz… çiçek ve çikolata istiyoruz<br />
22) Evde, banyoda, kil- tüy dökmeyiz…<br />
23) Dokundugumuz bedenin herhangi bir kismindan silikonlar fiskirma korkusu  duymayiz genelde tabi!!!<br />
24) Sünnet olmuyoruz…<br />
25) Meslek grubunda “ev kadini” diye kebap bir seçenek var…<br />
26) Birinden hoslansak da “ilk adim atma kabusu”ndan muafiz…<br />
27) Evet, gelinlik 200.- $, smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de sevgili damat  ödüyor…<br />
28) “3 dubleden sonra feciii sarhos olurum” diyebiliriz rahatlikla…<br />
29) “Çirkin” kadin yoktur.<br />
30) 50 yasindan önce hiçbir erkege seks için para ödemek zorunda degiliz<br />
31) 31 sayisida sadece digerleri gibi bir sayi…<br />
32) Kisa boy mu? E topuklu ayakkabilar ne güne duruyor ki? 33) Yasimiz ne olursa olsun bir uçan balon tasiyabilir, pamuk helva ve elma sekeri de yiyebiliriz<br />
34) Her sabah tras olmak zorunda degiliz.<br />
35) Bir gece hos bir rüya görsek ertesi sabah pijamamizi kirliye atmamiz  gerekmez.<br />
36) Genellikle istedigimizi almamiz için söylememiz yeterlidir….<br />
37) Bazen istemedigimizi söyleyerek de aliriz.<br />
38) Blue-jean’lerimizin muhtelif kisimlari diger taraflarina göre dengesiz  biçimde durmaz-beyazlamaz… ya da sararmaz…<br />
39) Kizdigimizda birbirimizin anneleri, kizkardesleri, ebeleri, dayilari ya da  sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz<br />
40) Ayakta kalmak(?) için 1,5 porsiyon kaymakli künefe yememiz gerekmiyor..<br />
41) Bebeklik albümlerimiz sirtüstü çirilçiplak resimlerimizle dolu degil<br />
42) “Hadi amcalara göster..” seklinde rezil bir çocukluk animiz da hiç olmayacak<br />
43) Uçan tekmelerle birbirimizin agzini yüzünü kirdigimiz sporlar yapmiyoruz<br />
44) Fiziksel güç iddiamiz yok ama ,grip olunca da ölümcül bir hastaliga  yakalanmis gibi iptal olmuyoruz…<br />
45) Silah… hiç iki kizin silahla oynarken birbirini vurdugunu duydunuz mu?<br />
46) Horlamiyoruz….<br />
47) Az bildigimiz bir seyi çok anlatabiliriz.<br />
48) Birbirimize, beklenmedik yikici sonuçlar dogurabilecek, essek sakalari yapma  adetimiz yoktur<br />
49) Canimizin çektigi yemegi pisirir, herkese yedirebiliriz.<br />
50)Kerizi parasindan ayirmada Allah vergisi bir yetenegimiz vardir<br />
</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yüz Maskesi</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Bezelyeden patlıcana kadar birçok sebzenin,cildimiz için birer cansimidine dönüşebileceğini biliyor musunuz?Sebzeler vücudumuza olduğu kadar cildimiz üzerinde de olumlu etkilere sahip.Hazırlanması çok kolay olan bu maskeleri uygulayarak pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde kavuşabilirsiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>1.SALATALIK MASKESİ : </strong>İki tutam çuha çiçeği kurutularak,dövülüp toz haline getirilir.Kabukları soyulmuş yarım salatalık,bir fincan pirinç unu,çuha çiçeği tozu ile birlikte on dakika ateşte pişirilir.Elde edilen karışım bulamaç haline getirilir.Hazırlanan bulamaça yarım fincan elma suyu,bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem haline getirilir.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Yüz ve boyuna uygulanan bu maske cildin canlı ve sağlıklı gözükmesini sağlar.Yüzde yarım saat beklettikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu sürülür.</strong></p>
<p><strong><strong>2.BAL MASKESİ : </strong>Civan perçemi çiçeği,saf suda on dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür.Bir fincan su soğutulur.Elde edilen posa ezildikten sonra,yarım fincan limon suyu,bir çorba kaşığı zeytinyağı,bir tatlı kaşığı bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile karıştırılır.Hazırlanan karışıma soğuk civan perçemi suyu ilave edilir.Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu<br />
eklenir.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini önler.Bu maske  bir hafta uygulanmalıdır.Yüzde bir saat kalması gereklidir.</strong></p>
<p><strong><strong>3.YUMURTA MASKESİ : </strong>İki avuç buğday,iki bardak suda ezilir.İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur.Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Kızıl lekelerin ve sivilcilerin giderilmesini sağlar.Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır.Bu maske şampuan olarak kullanılabilir,saçların parlamasını sağlar.</strong></p>
<p><strong><strong>4.BEZELYE MASKESİ : </strong>İki su bardağı taze bezelye,ezildikten sonra üzüm pekmezi ile karıştırılır.Yumurta akı ve yarım fincan ayçiçek yağı ilave edilir.Bir miktar un konularak maske kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlar,gece yatmadan  uygulanmalıdır.Sabah cilt temizlenir.</strong></p>
<p><strong><strong>5.ÇİLEK MASKESİ : </strong>Bir avuç taze çilek ezilip,yulaf unu ile karıştırılır.Bir adet yumurta sarısı ile iki çrba kaşığı yoğurt çırpılır,krem kıvamına getirilir.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Kuru ciltler için besleyici olan bu maske 20 dakika ciltte kaldıktan sonra ılık su ile yıkanır.Çilek maskesi özellikle gözaltlarındaki kırışıklıkların azalmasında önemli rol oynar.</strong></p>
<p><strong><strong>6.PATLICAN MASKESİ : </strong>Dilimlenmiş yarım patlıcan iki bardak suda kaynatılır.Hazırlanan karışıma bir diş sarımsak eklenerek lapa haline getirilir.Buna kaymak katılarak krem haline getirilir.Bu karışım iki ay boyunca hergün tekrarlanmalıdır.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Tendeki mikropları arındırmada ve yüze canlı bir görünüm  kazandırmada etkindir.</strong></p>
<p><strong><strong>7.KAYISI MASKESİ : </strong>Üç tutam defne yaprağı,bir tutam tarçın kayısı suyunda pişirilir.Bir adet yumurta ve yarım fincan süt karıştırılarak krem haline getirilir.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Yüzdeki sivilcelerigidermek ve tene tazelik kazandırır.Saça  uygulandığında dökülmeyi durdurur ve saçın geç ağarmasını sağlar.</strong></p>
<p><strong>• <strong>YULAF MASKESİ İLE SİYAH NOKTALARDAN KURTULUN</strong></strong></p>
<p><strong>Yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır. Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı sonuca ulaşabilirisiniz.</strong></p>
<p><strong><strong>Evde yapabileceğiniz yüz maskeler</strong></strong></p>
<p><strong>• Yumurta, bal, yoğurt evimizde hemen her zaman bulunan yiyecekler. Ama bu kez bunları yemek pişirirken değil, güzellik maskeleri uygularken kullanacağız. Hazır mısınız? O zaman tariflerimize başlıyoruz! Besleyici maske İçinde bulunan badem yağı ve yumurta sarısı sayesinde cildi sanki yeni doğmuş bir bebeğinki gibi yumuşacık yapan bu besleyici maskeyi ayda bir kez uygulayabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem</strong></p>
<p><strong>1 tatlı kaşığı tatlı badem yağı</strong></p>
<p><strong>1 tatlı kaşığı krema</strong></p>
<p><strong>1 adet yumurta sarısı</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Yoğun bir kıvama gelinceye kadar tüm <strong>Malzemeler</strong>i bir  kasede karıştırın.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzünüze sürün. 15 20  dakika dinlenmeye bırakın. Ilık suyla durulayın.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Kırışıkları gerilmiş, daha pürüzsüz bir cilt.</strong></p>
<p><strong>• Onarıcı maske Özellikle yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarının ardından uygulamak için ideal. Balın ve gliserinin yumuşatıcı etkileri sayesinde cildin nem oranını artıran bir maske.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>1 adet limon</strong></p>
<p><strong>3 çorba kaşığı bal</strong></p>
<p><strong>Gliserin</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Limon suyuyla balı hızlı hareketlerle iyice karıştırın. 15 gram gliserini ilave edin. Özlü bir karışım elde edinceye kadar karıştırın.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla<br />
temizleyin.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Cildi derinlemesine nemlendiriyor.</strong></p>
<p><strong>• Dinlendirici maske Bu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki Malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>1 adet yumurta sarısı</strong></p>
<p><strong>1 kase yoğurt</strong></p>
<p><strong>1 tatlı kaşığı zeytinyağı</strong></p>
<p><strong>5 damla havuç yağı</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>1 adet yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın.  Zeytinyağını ve havuç yağını ekleyin.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip,  ılık suyla temizleyin.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Cildi, özellikle güneşin zararlı etkilerine karşı koruyan ama bronzlaşmayı da artıran bu maskenin nemlendirici ve besleyici etkisi kendini hemen gösteriyor.</strong></p>
<p><strong>• Evde yapabileceğiniz vücut maskeleri</strong></p>
<p><strong>Yukarıda evde yapabileceğiniz yüz maskeleri’nin tariflerini vermiştik. Şimdi sıra vücut için yapılabilecek maskelerde… Eğer ipek gibi bir ten istiyorsanız, bu iki maskeyi mutlaka uygulayın!</strong></p>
<p><strong>Peeling Kremi Bu peeling kremini ayda bir kez uygulayın. Ölü hücreleri temizler  ve vücudun yumuşak, pürüzsüz olmasını sağlar.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>1 çorba kaşığı deniz tuzu</strong></p>
<p><strong>3 çorba kaşığı zeytinyağı</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Küçük parçalara ayrılmış deniz tuzunu, zeytinyağı ile iyice  karıştırın.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Ilık bir duş alın. Hazırladığınız karışımı, dairesel hareketlerle masaj yaparak vücudunuza sürün. Bu karışımı özellikle topuklar, dirsek, diz gibi bölgelere yoğunlaşarak uygulayın. Ilık suyla durulayın.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Gözenekleri tıkayan ölü deri temizleniyor ve cilt yapılacak bakıma hazır  hale geliyor.</strong></p>
<p><strong>• Bal Maskesiyle epilasyon Cildin hassas olduğu noktalara uygulanabilecek balla  yapılan epilasyon.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>1 kase bal</strong></p>
<p><strong>Limon suyu</strong></p>
<p><strong>Bez parçaları (eski çarşafları kesebilirsiniz)</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Kısık ateşte balı ısıtın. Yoğun bir kıvama geldiğinde  birkaç damla limon suyu ekleyin. Soğumaya bırakın.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Hazırladığınız karışımı tüylerin bulunduğu bölgeye yayıp, birkaç saniye bekletin. Ağdanın üzerine bir bez parçası yapıştırıp, üzerini düzeltin. Tüylerin tersi yönünde tek hamlede çekin. Ağda bittikten sonra soğuk suyla temizleyin.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Pürüzsüz, ipek gibi bir ten!</strong></p>
<p><strong><strong>YÜZ GÜZELLİĞİNİZİ DEVAM ETTİRME USULLERİ</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Bitkisel maskeler</strong></strong></p>
<p><strong><strong>1) Kuru Ciltler İçin Maskeler : </strong></strong></p>
<p><strong>• Yulaf İçi Maskesi :2 çorba kaşığı yulaf içi, suda veya sütde 15 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra mahlülle bir kaşık bal ilave edilir. Hafif sıcak vaziyette yüze sürülüp, 15 dakika bekletilir. Yüz ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Kabak Maskesi : Pişirilmiş kabaktan 2 çorba kaşığı iyice karıştırıldıktan sonra, içerisine 1 çorba kaşığı zeytin yağı veya badem yağı karıştırılır. Elde edilen karışım yüze sürülür, 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Havuç Maskesi : 2 havuç rendelenir, yumurta akı ile çırpılır, 1 tatlı kaşığı zeytin yağı veya süt ve az miktarda nişasta karıştırılır. Sonra yüz boyun ile birlikte yağlanır. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Marul Maskesi : Marul yaprakları ince ince kıyılır, üzerine zeytin yağı ve birkaç damla limon suyu sıkılır (lapa haline gelmesi için). Yüze sürülür. 20 dakika sonra yavaş yavaş evvela sıcak su ile, sonra soğuk su ile yıkanır. Marul yerine, rendelenmiş turp veya patates püresi de kullanılabilir.</strong></p>
<p><strong>• Muz Maskesi : Bir adet muz iyice dövüldükten sonra, içerisine 1 tatlı kaşığı süt veya kaymak katılarak karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Elma Maskesi : Bir elma iyice rendelendikten sonra, içerisine bir çorba kaşığı zeytin yağı, süt veya kaymak karıştırılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Şeftali Maskesi : OIgun bir şeftali iyice ezildikten sonra, haşlama papatya suyu ile lapa haline gelinceye kadar karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika bekletildikten sonra yüz, sıcak su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Hıyar (salatalık) Maskesi : Rendelenmiş hıyara birkaç damla limon suyu damlatılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika sonra bir mendil veya bir bezle iyice temizlenir, yüz yıkanmalıdır.</strong></p>
<p><strong><strong>2) Yağlı Ciltler İçin Maskeler : </strong></strong></p>
<p><strong>• Badem Maskesi : Papatya, Ihlamur çiçeği, lavanta, mürver ağacı çiçeği ve çam filiz uçlarından eşit miktarda alınıp karıştırılır. Bu karışımdan 2 çorba kaşığı alınıp 150 g. kaynar su içinde haşlanır. Bu haşlamaya (50 grama 1 çorba kaşığı badem içi gelecek şekilde) badem içi ilâve edilip, haşlamaya devam edilir. Sonra haşlanmış terkibe (1 tatlı kaşığı un ve yarım tatlı kaşığı bal ilave edilir. Sıcak vaziyette yüze sürülür. (Sıcaklık dayanılacak gibi olmalıdır.) 30 dakika bekledikten sonra, evvela sıcak sonra soğuk su ile yıkanmalıdır.</strong></p>
<p><strong>• Elma Maskesi : 12 elma rendeledikten sonra, iyice çırpılmış yumurta akı ile karıştırılır. Elde edilen karışım yüze ve boyna sürülüp 20 dakika bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong><strong>KOZMETİKDE KULLANILAN DİĞER BİTKİLER</strong></strong></p>
<p><strong>• Hatmi Tentürü : 2 çorba kaşığı hatmi yaprağı veya ince kıyılmış kökü 300 g. soğuk suda 1 saat bekletilip, süzülür. Elde edilen tentür mantarlarla ve kuru cilde karşı kompres şeklinde kullanılır.</strong></p>
<p><strong>• Karahindiba Haşlaması : Bitkiden 2 çorba kaşığı 300 g. suda 10 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülür. Elde edilen mayi ile sabah akşam yüz yıkanır. Yüzdeki küçük siyah lekeleri ve çilleri giderir.</strong></p>
<p><strong>• Nane haşlaması : 100 g. nane yarım kova kaynar suda yarım saat bırakıldıktan sonra yorgunluktan dolayı şişmiş ayaklara banyo şeklinde uygulanır.</strong></p>
<p><strong>• Gül Yaprakları İle Tütsülenmek (İnhalasyon) : Hafif ateş üzerinde, su kaynatılan bir kab üzerine kevgir veya elek kapatılır. Eleğin kaidesine gül yaprakları serilir. Yüz gül yapraklarına 1520 cm. kadar yaklaştırılır, baş bir havlu ile örtülür. Güldeki eterik yağ cildi sağlamlaştırır ve yüze canlılık ve tazelik verir.</strong></p>
<p><strong>• Yüzde Beliren Mantarlar : Tuzlu su ve kızıl ağaç veya huş ağacı yapraklarının haşlaması ile giderilir. Sati mantarlarda ise : Atkuyruğu veya büyük kuzukulağı haşlamasıyla kompres yapılır.</strong></p>
<p><strong>• Dudaklarda Meydana Gelen Uçuklarda : Meşe kabuğu veya menekşe haşlanarak  kompres yapılır.</strong></p>
<p><strong>• Yüzde Çıkan Siyah Lekecikler : 2 çorba kaşığı mısır unu veya yulaf unu 1 yumurta akı ile köpükleninceye kadar çırpılır. Yüzdeki siyah lekelere sürülür. Kuruduktan sonra kuru, pamuklu bir bezle silinir. Sonra soğuk su ile yıkanır.Yüze zeytin yağı ile hafif masaj yapılması tavsiye olunur. Yüz masajdan evvel, sabun kullanmadan sıcak su ile yıkanır ve soğuk su ile durulanır. Sonra da zeytin yağı ile yüze hafif masaj yapılır ve 20 dakika bekletildikten sonra tekrar sabun kullanılmadan sıcak su ile yıkanır, soğuk su ile de durulanır. Zeytinyağı dirsek ve tırnaklar içinde yararlıdır. Zeytin yağına taze fesleğen (100 g. fesleğen 1/2 It. zeytin yağı) karıştırılır. Bir hafta bekletilerek yapılırsa çok yararlıdır.</strong></p>
<p><strong>• Yüzde beliren lekeler (siyah ve sarı lekeler). Taze (hıyar) salatalık püresi yüze devamlı sürülerek giderilir. Cilt yumuşak ve pürüzsüz olur.</strong></p>
<p><strong><strong>Yüz Makyajı</strong></strong></p>
<p><strong>Yaz mevsimlerin en sıcağı.. en verimlisi.. en bereketlisi. Güneş ve açık gökyüzü. Katmer katmer güller. Gün ışığı içmiş şeftaliler, erikler, kayısılar, dutlar.. Ekin tarlaları.. Hayat fışkırıyor her yandan.İşte yaz kadını da en olgun, en görkemli, en albenili güzelliği bu mevsimde yaşar, yaşatır. Sağlıklı, taze, güneşle kucaklaşmış görüntüsü ile kadın tüm<br />
renkleri içerir.</strong></p>
<p><strong>İşte size Yaz Kadın’ının makyajı:</strong></p>
<p><strong>1.<br />
Güneşte daha fazla zaman harcayacağınız için makyaj ve cilt bakımınızı buna göre uyarlayın. Ayrıca mutlaka güneş koruma kremleri kullanın. Her zaman olduğu gibi, güzel bir makyajın ilk adımı temiz ve iyi nemlendirilmiş bir cilttir.<br />
İşte size makyaja başlamadan önce yapmanız gerekenler konusunda birkaç ipucu:</strong></p>
<p><strong>Cildiniz yağlıysa, yaz aylarında (yüksek nem oranı nedeniyle) daha da  yağlanacağından jel temizleyiciler kullanın.</strong></p>
<p><strong>Cildiniz normal ise, rutin olarak kullanılan temizleme ürünleri yeterlidir.  Güneş koruması içeren bir nemlendirici kullanın.</strong></p>
<p><strong>Nemini yitirmiş veya kuru cildiniz varsa, cildinizi iyice temizleyin ve cilt  tipinize uygun ürünlerle iyice nemlendirin.</strong></p>
<p><strong>Göz çevresindeki hassas bölgeyi yeterince nemli tutmak için göz kreminizi gece  ve gündüz kullanın.</strong></p>
<p><strong>2.<br />
Yaz ayları boyunca, hafif bir makyaj uygulaması taze görünümünüzü korumanıza yardımcı olacaktır. Başlamadan önce, kapatıcınızın pürüzsüz olarak uygulanabilmesini temin etmek için göz altlarınıza göz kremini parmaklarınızın ucuyla uygulayın.</strong></p>
<p><strong>Kapatıcı ile devam edin ve kapatıcı fırçasıyla aşağıdaki tonlardan birini kullanarak kaş çizginize kadar ulaşın. Gözlerin iç köşelerini sakın unutmayın, bu bölgeler gölgelerin en derin olduğu bölgelerdir.</strong></p>
<p><strong>Kapatıcınıza uyumlu bir pudra ve fırçasıyla kapatıcınızı sürün.</strong></p>
<p><strong>Daha sonra cilt tipinize ve ihtiyaçlarına uygun formülde, cilt renginize uyumlu olan fondöteninizi sürün. Yağlı ciltleri güneşten korumak için olduğu gibi aşırı derecede kuru olan ciltler için de özel fondötenler kullanılabilir. Pudrayla fondöteninizin de iyice oturmasını sağlayın. Pudrayı süngerle uygulayın ve ardından fazlalıkları fırçayla yok edin.</strong></p>
<p><strong>Kaşlarınızı uygun tonda göz farıyla doldurarak başlayın. Bu işlemden sonra kaşlarınızı kaş şekillendiricisiyle düzeltin. Daha sonra göz bölgesine kaş çizgisinden kirpik dibine kadar kemik rengi gölge uygulayın.</strong></p>
<p><strong>Göz kapağına far fırçasıyla far uygulayarak devam edin . Alt kirpik çizginizi belirginleştirmek için eyeliner fırçasıyla koyu far sürün.</strong></p>
<p><strong>Bundan sonra granit veya siyah renk eyeliner ile üst göz kapağınızın hattını  ince eyeliner fırçasıyla belirginleştirin.</strong></p>
<p><strong>Ve son adım: kirpiklerinize iki kat rimel sürün.</strong></p>
<p><strong>3.<br />
Her birimiz sağlıklı ve yanık bir yaz tenine sahip olmayı istesek de, güneş tehlikeli bir oyun! Cildin sağlığını korumak her şeyin üstünde tutulan bir öncelik olmalı. Kullandığınız kozmetik ürünlerinin koruma faktörlü (SPF) olmasına özen gösterin.</strong></p>
<p><strong>Tehlikesiz bir şekilde bronz ve güzel bir cilt görünümü için, güneşin yüzünüze doğal olarak geldiği bölgelere (yanaklar, alın, burun ve çene) doğru tonda bronzlaşma pudrasını fırçasıyla sürün.</strong></p>
<p><strong>Sonra gülümseyerek elmacık kemiklerinizden başlayarak yukarı saç diplerinize doğru allık fırçasıyla yumuşak tonda pembe allık uygulayın.</strong></p>
<p><strong>Eğer doğal halinizde bronz görünen bir tene sahipseniz bronzlaşma pudrası ve  allık işlemini tamamen atlayın.</strong></p>
<p><strong>4.<br />
Dudaklarınızı boyarken sadece görüntünüze değil, aynı zamanda dudaklarınızın ihtiyaçlarına da kulak verin. Kullanacağınız dudak boyasının rengi olduğu kadar dudaklarınızın beslemesini, nemlenmesini ve korunmasını da sağlayacak ürünler seçin.<br />
Bunun için SPF bazlı, yani koruma faktörü içeren rujlar seçmeniz daha sağlıklı  olur.</strong></p>
<p><strong>Yaz makyajınızı tamamlamak için dudaklarınızı ve sizi doğal gösterecek olan bir ruj kullanın. Bu ton size parlak ve sağlıklı bir görünüm kazandıracaktır. Dudaklarınızın daha belirgin olmasını isterseniz tonlarını da kullanabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Kusursuz yaz için son işlem, parlatıcı olarak lipgloss ve kakao renkli dudak kalemiyle dudaklarınıza yapacağınız son dokunuş olacaktır.<br />
</strong></p>
<p><strong><strong>Pratik Bilgiler</strong></strong></p>
<p><strong><strong>EsyaLar</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itsenizde çeksenizde kapanmaları zorlaşır: Kapınızın,çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Baş ağrısı için: Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin.(Birkaç  tane)</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Sarap şiselerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun  içine atın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>içkilere güzel tat ve görüntü vermek için: Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Buz dondururken: Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür.Kaynamış suda oksijen azalır. Buda buzun mat görünmemesini sağlar.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Dislerinizi doğal temizleyin: Çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Küçük yanıklar için:Temiz bir süngeri hafifçe ıslatın buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne koyun.Yanmış yerin üzerine hafif hafif kompres yapın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ağız kokusu için: Kahve çekirdeği çiğneyin.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Arı, sivri sinek sokmalarına karşı: Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehiri alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Fermuarlar sıkışırsa: Kurşun kalemle fermuar dişlerinin üzerini karalayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Gözlük camları: Gliserin ile silerseniz buğulanmadığını göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ayakkabılarınız ayağınızı sıkıyorsa:Bir bardak saf alkolü ayakkabınızın içine dökün.İyice derisine yedirin ve giyin.Derisi ayağınıza göre açılacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Cam sil ile deri ayakkabılarınızı silmeyi hiç denedinizmi</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Çicekleriniz için: Haşladığınız yumurtanın suyunu saksıya dökün.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Gülleriniz boyunlarını bükerse: İlk önce sıcak suya sonra soğuk suya batırın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Saksı çiçekleriniz için : Sigara küllerini saksınıza koyarsanız yapraklardaki  kurt böcek vs. yokedersiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Kapılarınızı vs. cila yaparken :Cila olmamasını istediğiniz yerlere vazelin sürün buralara cila taşarsa bile kuruyunca çok kolay çıkarabilirsiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Akü Başları oksitlenirse : Cola sürerseniz oksitlenmeyi önlersiniz</strong></strong></p>
<p><strong><strong>iskambil kağıtlarını : Kolonya ile silip yumuşak bir bezle kurulayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Fareleri kaçırmak için : Nane yağını bir karton parçasının üzerine sürün  farelerin geldiği yere koyun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Boya fırçaları sertleşmiş ise : Kaynamış sirkeli suda bekletin yumuşadığını  göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa : Asetonla silin</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Mangal ızgaranızı temizlemek zordur : Ilıkken cam sille temizleyin veya ılıkken nemli gazete kağıdına sarın birmüddet sonra sertleşmis artıkların yumuşadığını göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Boya kokusunu gidermek için : İki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine  atın bunuda kokulu odaya koyun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Cam kırıklarını : Temizlersiniz fakat kıymıkları göremessiniz bunuda temizlemek  için ıslak pamuk imdadınıza yetişir.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ağzı dar şişe kavanoz temizlemek için : Biraz deterjan biraz su bir kasık pirinç  çalkalayın</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Balıklı tava kokusu : Tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Kesik Limonu nasıl saklarsınız : Küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ampülün üzerine biraz parfümünüzden sıkınız yakıldığında mis gibi kokar odanız.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Patates haşlarken : Haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz.patatesler daha çabuk pişerler aynı zamanda.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>GıDaLaR</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Karideslerin haşlanırken çıkarttığı pis kokulardan kurtulmak için: Karideslerin baş kısımlarını haşlamadan önce koparıp atın ve bir dilim limon ile kaynatın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Soyulmuş patateslerinkararmadan saklanabilmesi için: Saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Pastaların daha gevrek olması için:(tatlı,tuzlu farketmez): Hamurun içine bir  çay kaşığı tuz atın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Dereotonu saklamak için:Temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın,bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamayabırakabilirsiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için: İki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1saat buz dolabında bekletin.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemek kaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Domatesin kabuklarını kolay soymak için: bıçağın sırtıyla domateslerin kabuklarını soyacağınız yönün tersine sürtün ve daha sonra soyun ya da domatesleri kaynar suda 1 dakika bekletin.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Patlıcanların acısını almak için: patlıcanları soyduktan sonra tuzlu suda bir müddet bekletin. Sarı su çıktıktan sonra, patlıcanları sıkarak sudan alın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş olursunuz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Reçel yapacağınız meyvaları iyice yıkayıp kurulamalısınız. Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz, çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Katı haşlanan yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutun ve bir süre soğuk suda bekletin. Su kabuğun gözeneklerinden girerek soymayı kolaylaştırır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Mantar sote pişirirken, tencerenin kapağını açık bırakırsanız, hem mantarların  su koyuvermesini hem de kararmasını önlersiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Pişirip sakladığınız yumurtaları , çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır. Son kullanıcı olan müşteriye ulaşıncaya kadar hijyenik ortamlarda saklanması bir zorunluluktur. Denetim altında kesildikten sonra bakteri üretimine yol açmaması için +40 C de saklanmalıdır. Tavuk eti müşteri tarafından satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise, temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler’de 3 ay kadar saklanabilir. Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etinin mermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Satın alınıp buzdolabında saklanan yeşil sebzeler bir süre sonra canlılıklarının yitirirler. Tekrar canlı hale getirmek için ise, yıkanıp 10*15 dk. kadar 2 litrelik suya katılmış 1 yemek kaşığı limon suyunda bekletilmesi yeterli olacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir  sirkeli suyla silmek yeterlidir.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Evinizde mayonez yaparken: Zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayoneziniz  daha uzun zaman bozulnadığını göraceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini  öldürmezsiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Balık çorbası yaparken: Suyunun daha lezzetli olması için balıkları en*az 45*60 dakika kaynatın.Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için: pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için: ızgaranın üzerine defne  yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yemeğinizin içine şarap yerine koyabileceğiniz karışım: 1/3 üzüm sirkesi, 2/3 su, 1 küp şeker; bunları iyice karıştırın ve yemeğinizde kullanın. Sonuç mükemmel olacak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Sosislerin patlamasını önlemek için: fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk  süte batırmanız yeterli olacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun  süre taze tutacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz ? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Bayat ekmeği ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Sıkılmadan önce bir süre soğuk suda bekletilen portakalların daha fazla  verdiklerini biliyor muydunuz ?</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Et ya da balık yaptığınızda yemeğinizin suyunun daha lezzetli olmasını istiyorsanız birkaç damla 95ºC’lik alkol serpiştirin. Tadı damağınızda kalcak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Kış aylarında hepimizin vazgeçilmez içeceği C vitamini deposu portakal suyudur. Eğer portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında  saklamanız yeterli olacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın. Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku bırakmıyorsa, size daha pratik ve ucuz bir önerimiz var. Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın. Daha sonra soğumaya bırakın. Fırınınız umduğunuzdan da güzel kokacak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Eskilerin yöntemleri her zaman en iyi, en doğrudur. Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için, teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın; bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Elmanın faydaları bitmez. Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak artık çok kolay. Bir elmanın kabuğunu soyup lahanın pişme suyuna ekleyin. Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahanın hazmı daha kolay olacak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Erkekleri Mıknatıs Gibi Çekin</strong></strong></p>
<p><strong>Mutlusunuz. En yakın arkadaşlarınızIa buluştunuz ve dışarı çıktınız. Dans etmek, gülmek, eğlenmek ve şımartılmak istiyorsunuz. Fakat yolunda gitmeyen bir şeyler var. Gece boyunca hiçbir erkek sizinle ilgilenmedi, göz temasında bile bulunmadı. Hemen moralinizi bozmayın. Sizin için derlediğimiz küçük ipuçlarıyla erkekleri her ortamda etkilemek ve şaşırtmak elinizde.</strong></p>
<p><strong>Kalabalık grupla dışarı çıkmayın.</strong></p>
<p><strong>Yeni erkeklerle tanışmak için can mı atıyorsunuz? Kabalık gruplar dikkat dağıtır. Bu nedenle sadece en yakın iki arkadaşınızı planınıza dahil edin. İki-üç kişilik arkadaş grupları en eğlenceli olanlarıdır. Birbirine bağlı, küçük grubunuz emin olun yabancıların dikkatini çekecek ve onların sizinle tanışmak istemesini sağlayacaktır. Arkadaşlarınız yalnız kalmayacağı için tüm flört önerilerini gönül rahatlığıyla kabul edebilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Kendinize içki ısmarlayın.</strong></p>
<p><strong>Dışarı çıktığınızda kendi içkinizi kendiniz ısmarlayın. Hatta gözünüze kestirdiğiniz yakışıklıya da. Kendilerinden faydalanılmasından hoşlanmayan erkekler bu sayede sizin bir bardak içki peşinde olmayan, güçlü bir kadın olduğunuzu düşünecekler ve size yaklaşmak için fırsat kollayacaklar. Bizden söylemesi.</strong></p>
<p><strong>Gülümseyin</strong></p>
<p><strong>Her şeyden önce sorunlarınızı evde bırakmaya çalışın. Onların da katılacağı bir<br />
ne kadar eğlenceli olabilir ki? Kafanızı kurcalayan her şeyi birkaç saatliğine de olsa unutun ve gülümseyin. Gülümseyen, doğal kadınlar her zaman fark edilirler, aklınızdan çıkarmayın.</strong></p>
<p><strong>Göz temasından kaçınmayın</strong></p>
<p><strong>Başı önüne eğik, utangaç bakışlarla etrafta neler olup bittiğini anlamaya çalışan kadınlardan biri olmak yerine, kendine güveni tam çekici bir kadın olmayı tercih edin. Pistin kenarında duran yakışıklı dikkatinizi mi çekti? Gece boyunca onunla göz teması kurmaya çalışın. Unutma! Her şey bakışarak başlar.</strong></p>
<p><strong>Gereksiz sonular sormayın</strong></p>
<p><strong>Sizinle ilgilendiğini belli etti, yanınıza geldi. Konuşmaya başlayacaksınız. Eğer karamsar bir insansanız, bu doğrultudaki düşüncelerinizi bir kenara bırakın. Hayatın anlamsızlığına, politik ve ekolojik sorunlara dair fikirlerinizi daha sonraki buluşmalara saklayın. Kendinizi olduğunuzdan farklı göstermeye gerek yok ama bu tür konuşmalar ilk tanışıklıkta karşı tarafın kaçmasına ya da hakkınızda olumsuz şeyler düşünmesine sebep olabilir. Konuşmuş olmak için klişe cümleler kurmayın. Ona ne iş yaptığı ya da ne kadar para kazandığına dair sıkıcı sorular sormayın. Unutmayın, eğlenmeye çıktınız. Dünyayı veya ülkeyi kurtaracak sözler tüketmeye gerek yok. Bırakın gevezeliği, müziğin ve gecenin tadına varın.</strong></p>
<p><strong>Doğallıktan uzaklaşmayın</strong></p>
<p><strong>Her zamanki gibi kendiniz olun. Ne yapmak istiyorsanız onu yapın. Samimiyetsiz tavırlardan ve yalan söylemekten kaçının. Karşınızdaki yabancıya içinizden geldiği gibi davranın. Beğenilmek adına rol yapmanın hiç anlamı yok. </strong></p>
<p><strong><strong>Erkekleri Anlama Kılavuzu</strong></strong></p>
<p><strong>Sevdikleri şeyler</strong></p>
<p><strong>* Başları sıkıştığında ve yardıma ihtiyaçları olduğunda, sizin şefkatli kollarınızı neredeyse en işe yarar çözümlere tercih ederler.</strong></p>
<p><strong>* Küçük ve şımarık bir çocuk gibi konuşarak, kendinizi hasta hissettiğinizi ve ateşinizin olduğunu söylemeniz onun çok hoşuna gider.</strong></p>
<p><strong>* Eski ilişkilerinden nadir de olsa bahsettiklerinde, yüzünüzde beliren merak ve kuşku dolu ifadeleri görmekten çok keyif alırlar.</strong></p>
<p><strong>* Sevdikleri kadından bir bebek sahibi olmak, onları müthiş mutlu eder.</strong></p>
<p><strong>Sinir oldukları</strong></p>
<p><strong>* Üst üste, çarpık ya da sivri dişler. Erkekler inci gibi dişlere ve mükemmel bir gülüşe sahip kadınların hayalini kurarlar. Sizin de bu konuda probleminiz varsa, bir ortodontiste gitmenizde yarar var.</strong></p>
<p><strong>* Kuaförden çıkmış fönlü saçlar. Yataktan yeni kalkmış bir saç görüntüsü, her erkeğe tahmininizden çok daha fazla seksi ve çekici gelir.</strong></p>
<p><strong>* Akmış gibi gözüken siyah göz makyajı. Karşılarında rock yıldızları gibi makyaj  yapan bir kadını görmeye dayanamazlar.</strong></p>
<p><strong>* Küçük göğüsler onları her zaman hayal kırıklığına uğratır.</strong></p>
<p><strong>Hayret ettikleri</strong></p>
<p><strong>* En detaylı düşünülmüş planları bile mahveden o meşhur kadın içgüdüleri,  erkekleri çok şaşırtır.</strong></p>
<p><strong>* Kadınların onlara çok gereksiz olan kuşkuları ve paranoyakça davranışları karşısında, erkekler nasıl hareket etmeleri gerektiğini bir türlü bilemezler.</strong></p>
<p><strong>* Bir yolculuğa çıkmadan önceki bitmek bilmeyen bavul hazırlıkları.</strong></p>
<p><strong>* Erkekler kadınların en ufak bir şeyi abarttıkları ve pire için yorgan yaktıkları konusunda hemfikirdirler. Bu gereksiz alınganlıklara bir anlam veremezler.</strong></p>
<p><strong>* Yıllar önce sıradan bir konuşma sırasında erkeklere söylenmiş bir sözün unutulmayıp, yıllar sonra tekrar açılması onları hayretler içinde bırakır.</strong></p>
<p><strong>* Kadınların yüzlerindeki kırışıklıkları ve aldıkları birkaç kiloyu büyük sorun  haline getirmelerini anlamakta zorlanırlar.</strong></p>
<p><strong>* Bir türlü bitmek bilmeyen uzun telefon konuşmaları! Bunu her ne kadar gereksiz görseler de kendilerinin de aynı şeyi yaptıklarının farkında değildirler.</strong></p>
<p><strong>* Erkekler, kadınların ayna karşısında çok fazla zaman harcadıklarını, bir tutam saçın havada olmasının ne gibi bir önemi olacağını düşünürler.</strong></p>
<p><strong><strong>Erkeklerin Dilini Çözün</strong></strong></p>
<p><strong>Araştırmalara göre erkekler incinmekten ve zayıf görünmekten korktukları için kaçış yolu olarak susmayı ya da umursamaz görünmeyi tercih ediyor. Peki sorunun kaynağında neler yatıyor? Sebebini bilmeniz, çözümünü bulmamıza yardımcı olur. Önereceğimiz yöntemleri siz de deneyin ve erkeğinizin dilini çözün.</strong></p>
<p><strong>Doğru kelimeleri seçin</strong></p>
<p><strong>Sevgilinize en iyi arkadaşınızla yaşadığınız tartışmayı ya da annenizin rahatsızlığını anlatmak istiyorsunuz. O ise konuya hiç bulaşmadan “Telaşlanma, zamanla düzelir” diye geçiştiriyor. Erkekler, bir kadın için dert ortağı olma yönünde fazlasıyla aciz kalıyorlar. Kadın acılarından bahsederken, erkek bırakın yorum yapmayı dinleyemiyor bile. O zaman ona içinizden geçenleri doğru kelimelerle ve eksiksiz olarak anlatın. Ancak bunu yaparken temkinli davranın. Örneğin: “Hakemin yanlış kararı yüzünden doğru düzgün uyuyamadım. Bunun nasıl bir şey olduğunu sen bilir misin?” diye söze başlarsanız, kendi deneyimlerinden bahsetme fırsatı bulur.</strong></p>
<p><strong>Ciddiyetten kaçının</strong></p>
<p><strong>Çöpü dökmesini istersiniz, o ise bu duruma nükleer atık muamelesi yapar. Tuvalet temizliği, çamaşır ve bulaşık gibi konulara ise hiç girmeyelim. O yine kabuğuna çekilirken, kadın artık dayanamayıp patlar. Ne kadar haklı olursanız olun, cümleye “hep” ya da “hiç” gibi bir sözle başlamayın. Esprili bir girişle başlamalısınız. “Hadi biraz da çöplerden bahsedelim” gibi. Çocuk, temizlik ve ev işlerinin bir kişi için fazla bir yük olduğunu belirtin. O güçlü omuzların sadece yaslanmak için var olmadıklarına inandırın onu.</strong></p>
<p><strong>Sinirlendiğinizi göstermeyin</strong></p>
<p><strong>Kadının sinirleri bozulmuştur ve artık dayanamaz hale gelir. Erkek ise soğukkanlılığını korumaya çalışır. Olan olur ve kadın ağlamaya başlar. Erkek “Ağlamanın bir faydası yok” diye bağırır. Bakar ki değişen bir şey yok, “Ağlasın, bana ne” deyip, bay buz kalıbı modunda yine sessizliğine çekilir. Sesinizi yükseltmek, tabakları duvarlara fırlatmak, kapıları çarpmak belki size ağlamaktan daha rahatlatıcı gelebilir. İyisi mi kendinizi dışarı atın ve şöyle bir dolaşıp gelin. Döndüğünüzde onun ne kadar sessiz ve çözülmeye hazır olduğunu göreceksiniz. Böyle sus pus olmasının sizde nasıl bir tesir yarattığını ona anlatın. “Sessizliğin beni fazlasıyla kırıyor. Bu durumda ne istediğini anlayamıyorum” diyebilirsiniz. Bir şey söylemeye başlarsa, “Bunu gerçekten doğru mu anladım?” diye söze başlayıp söylediği cümleyi tekrar edin.</strong></p>
<p><strong>İltifat etmiyorsa</strong></p>
<p><strong>Hangi kadın istemez ki eşinin ya da sevgilisinin ona iltifatlar etmesini. Ama erkeğinizin ruhuna yapışan o konuşmama, içine kapanma inadı sizi iltifatlardan mahrum ediyor. Bu doğal olarak sizin ruh halinizi de etkiliyor. Erkeğinizin ağzından iltifat sözcükleri duymak istiyorsanız, hareketlerinizi biraz gözden geçirin. Erkekler, aynanın karşısına geçip “Bu bana çok yakıştı. Böyle çok güzel görünüyorum” diye kendi kendisine konuşan kadınlar karşısında susmayı tercih eder. Kıyafetinizle sessizce yanından geçin. İşte o zaman cazibenize dayanamaz ve ağzından kelimeler dökülür. Mutfaktaki hünerinizle de iltifat alabilirsiniz. Örneğin ona uzun zamandır pişirmediğiniz en sevdiği yemeği yapın. Hangi erkek en sevdiği yemeği yapan kadını iltifatsız bırakır ki.</strong></p>
<p><strong><strong>Sevgili Seçerken Aman Dikkat </strong> </strong></p>
<p><strong>“Meğer doğru insan değilmiş! Nasıl böyle bir hata yaptım, biraz daha dikkatli olsaydım böyle olmazdı” deriz demesine de, tekrar tekrar aynı yanlışa düşer, hiç olmayacak birini seçeriz. “Yine yanlış yaptım. Bir daha asla iyi tanımadan (!) birlikte olmayacağım…” Bu nakarat böyle uzar gider. Peki neden bu yanlış seçimleri yapıyor insan, biliyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>Bakalım neden seçtiklerimiz “kötü” çıkıyor, neleri görmezden gelip, atlıyoruz,  neleri görmemiz gerekiyor:</strong></p>
<p><strong>“Biraz ama birazcık temizliğe dikkat etmeyen bir görüntüsü var ama bazen böyle, yoksa genelde çekici biri.” Mantık hatası yapmıyoruz merak etmeyin. Temizlik konusuyla çekiciliğin bir ilişkisi yok elbette. Doyurucu bir ilişkiye duyduğumuz açlık bize bu mantıksız sözleri (bilerek) söyletiyor. Biz söyledik, ama siz söylemeyin!</strong></p>
<p><strong>“Biraz çok içiyor sanki, ama olsun, kim içmiyor ki?! Hem o içmesin de kim içsin, geçirdiği korkunç çocukluk dönemini ben yaşasaydım şimdiye çoktan alkoliktim.” Sanki herkes el bebek gül bebek büyümüş de, bir onun çocukluğu kötü. Belli ki bu adam kalıbında durduğu gibi değil. Gönder! Yoksa bir daha gönderemezsin.</strong></p>
<p><strong>“O son cadı sevgilisi neler yapmış benim canıma!” Kim bilir sizin canınız neler yaptı o zavallı kıza. Sorun soruşturun bakalım, belki kendinize de bir pay düşer. Şimdiye kadar bütün sevgilileri cadıydı da bir siz mi meleksiniz? Abartmayın… Adam baştan hatalı, iyi bir ilişki referansı bile yok. Siz neye güvenip onunla birlikte olacaksınız? Belki sizden sonraki sevgilisi de size cadı diyecektir!</strong></p>
<p><strong>“Kaç yaşına gelmiş, hala evlenmemiş. Galiba hayatının kadınını bulamamış. Herkes öyle kötü durumda ki nasıl bulsun. Ama iyi olmuş, artık birlikte mükemmel bir ilişkimiz olacak.” O, bu mükemmel ilişkilerden her gün yaşıyordur, öbürü için de zaman kalmıyordur. Belki de o iyi bir insandır da, layığı olabilecek birini bulamamıştır. Yani…</strong></p>
<p><strong>“O kadar çok çalışıyor ki, iyi bir hayatı olsun diye. Bana fazla zaman ayıramıyor ama beni sevdiğine eminim.” Biz de eminiz, sık sık katıldığı iş toplantılarını şöyle bir yoklayın, bakalım gerçekten hangi “iş”le meşgul… Hayatınızı iş (!) toplantılarından dönmesini bekleyeceğiniz bir erkeğe adamak istediğinizden emin misiniz? “hayıııır!” İyi o zaman, bu da olmadı.</strong></p>
<p><strong>“Evi çok dağınık ama onun kişiliği öyle. Olsun…” Eee, ilişkiniz boyunca artık siz toplarsınız evini, onun da size ihtiyacı vardı zaten. Sizin de bütün istediğiniz; “şöyle dağınık bir adam bulsam da, evini toplasam”dı. Şaka yapıyoruz elbette… Bunu bir gün yapacaksınız, iki gün yapacaksınız, üç, dört….</strong></p>
<p><strong>“İnsanlardan hep uzak durmaya çalışıyor… Üst üste çok darbeler yedi anlaşılan.” Adam antisosyal işte!!! Siz de öyle, aradığınız da böyle biriydi değil mi? Saçmalamayın, her zaman bunun tersi hayaller kurmaz mıydınız? Ne çabuk unuttunuz. O yüzden siz hiç bu ilişkiye</strong></p>
<p><strong> niyetlenmeyin,  bozacaksınız.</strong></p>
<h3>Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir…</h3>
</div>
<p><a title="GüzeLLik kategorisindeki tüm yazıları göster" rel="category tag" href="http://bekliyorumseni.com/category/bayanlara-ozel/guzellik-bayanlara-ozel">GüzeLLik</a> <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/ameliyat">Ameliyat</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/bakimi">Bakımı</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/bayanlar">Bayanlar</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/bebek">bebek</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/cilt">Cilt</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/diyetler">Diyetler</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/dudak">Dudak</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/el">El</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/estetik">Estetik</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/formda">Formda</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/gorunmek">Görünmek</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/guzellik">güzellik</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/icin-akdeniz-diyeti-kalici">İçin Akdeniz Diyeti Kalıcı</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/k-zayiflamak">k Zayıflamak</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/kalma">Kalma</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/makyaj">Makyaj</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/makyaji">Makyajı</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/nedir">Nedir</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/parfum">Parfüm</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/seksi">seksi</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/sirlari">Sırları</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/sok">Şok</a></p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nasi Goreng Bebek Asap]]></title>
<link>http://cuek.wordpress.com/2009/11/09/nasi-goreng-bebek-asap/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 02:08:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>cuek</dc:creator>
<guid>http://cuek.wordpress.com/2009/11/09/nasi-goreng-bebek-asap/</guid>
<description><![CDATA[Bahan-bahan: 1 potong Paha Bebek Asin 2 sdm     Minyak sayur 2 siung   Bawang Putih, cincang halus 2]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://www.abcculinaryacademy.com/images/resep/fav/4981633cb5534.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Bahan-bahan:</p>
<p>1 potong Paha Bebek Asin<br />
2 sdm     Minyak sayur<br />
2 siung   Bawang Putih, cincang halus<br />
2 buah    Sosis Sapi, potong serong tipis<br />
200 g      Udang Kupas, belah dua<br />
2 butir     Telur Ayam, kocok<br />
1 sdm      <strong>Kecap Asin ABC</strong><br />
½ sdt      Merica hitam bubuk</p>
<p>Cara Membuat :</p>
<p>Kukus paha bebek asin hingga dagingnya lunak. Angkat lalu iris kecil dan panjang.</p>
<p>Panaskan minyak, tumis bawang putih hingga kuning dan harum.</p>
<p>Masukkan sosis sapi, udang, dan paha bebek asin, aduk hingga rata.</p>
<p>Sisihkan di pinggir wajan. Masukkan telur kocok.sampai hancur.</p>
<p>Masukkan nasi dan aduk dengan api besar hingga rata.</p>
<p>Bumbui dengan <strong>Kecap Asin ABC</strong> dan merica hitam. Angkat dan sajikan.</p>
<p><!--more--></p>
<h2>Saran Penyajian:</h2>
<p>Bebek asin adalah olahan daging bebek yang berasal dari pulau Bali. Bisa dibeli di toko bahan makanan Cina. Jika tak ada bisa diganti dengan ayam asap.</p>
<p>sumber : www.abcculinaryacademy.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yollar Sevda]]></title>
<link>http://hasankarakaya.wordpress.com/2009/11/06/yollar-sevda/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 22:35:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>hasankarakaya</dc:creator>
<guid>http://hasankarakaya.wordpress.com/2009/11/06/yollar-sevda/</guid>
<description><![CDATA[ Yollar Sevda   Bir bebek edası ile  süslenmiş, Minnacık ellerin gelir aklıma. Kapadığımda gözlerimi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em> </em><strong><em>Yollar Sevda</em></strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Bir bebek edası ile  süslenmiş,</em></p>
<p><em>Minnacık ellerin gelir aklıma.</em></p>
<p><em>Kapadığımda gözlerimi,</em></p>
<p><em>Gözlerin gökkuşağı olur düşümde.</em></p>
<p><em>Derinlerde yaşayan sevgime,</em></p>
<p><em>Bir su kaynağıdır tebessümün.</em></p>
<p><em>Yaşatıla ve anlatıla gelmiş ,</em></p>
<p><em>Bir rüzgarın masalında saklıdır aşkın.</em></p>
<p><em>Yürümek kadar basit koşmak kadar zordur,</em></p>
<p><em>Sevdanın yamaçlarında yol almak.</em></p>
<p><em>Zor veya basit ,</em></p>
<p><em>Ben işte bu yamaçlardayım.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>                                      <strong>Hasan KARAKAYA</strong></em></p>
<p><em><strong>                                                 2008</strong></em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
