<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>beyin-firtinasi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/beyin-firtinasi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "beyin-firtinasi"</description>
	<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 02:49:49 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[İŞLETME TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ B-3 Gazi GÜDER]]></title>
<link>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/09/15/isletme-terimleri-sozlugu-b-2-gazi-guder-2/</link>
<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 09:42:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>bircanogankul</dc:creator>
<guid>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/09/15/isletme-terimleri-sozlugu-b-2-gazi-guder-2/</guid>
<description><![CDATA[BEK-TO-BEK AKREDİTİF :  Bakınız : “ SIRT SIRTA AKREDİTİF  ”.   BEK-TO-BEK KREDİ :  Bakınız : “ SIRT ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[BEK-TO-BEK AKREDİTİF :  Bakınız : “ SIRT SIRTA AKREDİTİF  ”.   BEK-TO-BEK KREDİ :  Bakınız : “ SIRT ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özgürlükİçin e-dergi Mayıs'a yorum katalım..(1)]]></title>
<link>http://pardussaid.wordpress.com/2009/05/18/ozgurlukicin-e-dergi-mayisa-yorum-katalim-1/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2009 15:35:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ömer Said</dc:creator>
<guid>http://pardussaid.wordpress.com/2009/05/18/ozgurlukicin-e-dergi-mayisa-yorum-katalim-1/</guid>
<description><![CDATA[Özgürlükİçin topluluğu tarafından hazırlanan &#8220;Özgürlükİçin e-dergi &#8220;nin 13. sayısı yayım]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Özgürlükİçin topluluğu tarafından hazırlanan &#8220;Özgürlükİçin e-dergi &#8220;nin 13. sayısı yayımlanmış. Şimdiye kadar büyük bir kitle sahibi olan e-dergimiz bu ay tam 70 sayfa olarak Özgürlükiçin.com &#8216;da yayınlandı. Bende yazılardan bazılarına yorum katayım dedim. </p>
<p>E-derginin içeriğinde şunlar var:<br />
<img alt="" src="http://www.ozgurlukicin.com/media/upload/image/e-dergi_13_kapak_.png" class="alignleft" width="310" height="205" />Özgürlükİçin e-dergi<br />
Mayıs 2009</p>
<p>Editör: Kubilay KOCABALKAN<br />
<a href="http://www.ozgurlukicin.com/e-dergi/">İndirebilirsiniz</a></p>
<p>Hemen editörümüz yazdığı yazının yorumunu yapalım :</p>
<p>Dergimizde hangi yazıların oduğundan bahsetmiş. Ve dediğine göre ve benim okuduğuma göre de KDE 4&#8242;e aşırı derecede yer verilmiş. Bunun sebebi de açık zaten kullanıcılara KDE 4&#8242;ü sevdirmek.</p>
<p>Tam haberleri geçeyim diyordum ki içimi rahatlatan bir yazı okudum. Internet Explorer kullanıcıları azalmış. Bu bir Pardus destekleyicisini gerçektende çok sevindiren bir olay. ( Kullanıcıların OOXML&#8217;ye cevabı <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </p>
<p>Azar azar okuyarak geçerken karşıma çıkan bir yazıdan daha bahsetmek istiyorum ; </p>
<p>Dr. Erkan TEKMAN&#8217;ın yazdığı &#8220;Pardus’un İkinci “Üç Yıl”ı Pardus’un Açıklığı ve Özgürlüğü &#8221; başlıklı yazısı.. Pardus&#8217;un tarihi sürecindeki evrimini anlatmış. Ben Pardusun sitesinde yer alan Pardus tarihiden daha çok bu yazıyı sevdim. Çok akıcı bir anlatım biçimi var. Baya bir etkilendim diyebilirim. Bir de arkadaşlar derler &#8220;Ne buluyosun Pardus&#8217;ta?&#8221; diye. İçimi açıyor kendisi.</p>
<p>Dr. A. Talha YALTA&#8217;ın yazdığı &#8220;Pardus’a Katkıda Bulunmak İçin Beyin Fırtınası Yapalım!&#8221; başlıklı yazısındada Beyin Fırtınası&#8217;na ve Kubilay Kocabalkan&#8217;a destek olmak amacıyla yazılmış olabileceği anlaşılıyor. Herkez beyin fırtınısının ne anlama geldiği bilir fakat Pardus&#8217;ta bu olay daha farklı ve eğlenceli şekilde oluryor..<br />
<a href="http://www.ozgurlukicin.com/yenifikir/">Beyin Fırtınası&#8217;na Git</a> </p>
<p>Şimdilik bu kadar yeter devamını da ilerde yazarım. Zamanım biraz kısıtlı keşke daha uzun süre olsaydı.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin Göçü Üzerine]]></title>
<link>http://hakanengin.wordpress.com/2008/10/10/beyin-gocu-uzerine/</link>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2008 15:04:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>hakanengin</dc:creator>
<guid>http://hakanengin.wordpress.com/2008/10/10/beyin-gocu-uzerine/</guid>
<description><![CDATA[Bir &#8220;bilim dili&#8221; kavramın olduğundan hepimiz haberdarız. Bu bazen Latince olur, bazen İn]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Bir &#8220;bilim dili&#8221; kavramın olduğundan hepimiz haberdarız. Bu bazen Latince olur, bazen İngilizce olur. Dünya sahnesind kim öncü olursa onun dili, kültür, sanat, diplomasi, bilim vs. dili olur.Bugün İngilizce&#8217;nin üstünlüğü tartışılamaz. <!--more--><br />
Farklı dillerde bilimsel üretim yapmak o dili anadili seviyesinde kullanabilmeyle pekala mümkün olabilmektedir. Dışarıya yönelik beyin göçü ise ülkemizin eğitim politikalarının sağlam bir yapıda olmamasının delilidir.</p>
<p>Bilim adamı için, dışarıda bulduğu imkanların aynısını, daha da iyisini kendi ülkesinde bulduktan sonra, aynı olanaklara kavuştuktan sonra, şu ülke veya bu ülkenin pek de farketmeyeceğini düşünüyorum.Tabi bu olanakların iyileştirilmesi en başta eğitim sisteminin baştan sona kadar bir reform geçirmesine bağlıdır.</p>
<p>Daha sonra ekonomik, politik sebepler üzerine yoğunlaşılabilir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pit10 - Siyah ve Beyaz]]></title>
<link>http://rapsitem1.wordpress.com/2008/09/24/pit10-siyah-ve-beyaz/</link>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 01:26:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>rapsitem1</dc:creator>
<guid>http://rapsitem1.wordpress.com/2008/09/24/pit10-siyah-ve-beyaz/</guid>
<description><![CDATA[Pit10 &#8211; Siyah ve Beyaz Pit10 &#8211; Azrailin Ensesinde (feat. Info) Pit10 &#8211; Besinci Boy]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Pit10 &#8211; Siyah ve Beyaz</p>
<p>Pit10 &#8211; Azrailin Ensesinde (feat. Info)<br />
Pit10 &#8211; Besinci Boyut (feat. Salt Empoze)<br />
Pit10 &#8211; Beyin Firtinasi<br />
Pit10 &#8211; iki Zar (feat. Ako)<br />
Pit10 &#8211; Kaynayan Hirs<br />
Pit10 &#8211; Postmodern<br />
Pit10 &#8211; Yagmurlu Gunlerde<br />
Pit10 &#8211; Yarin Belki Cok Gec</p>
<p><a target="_blank" href="http://www.rapsitem.net">TIKLA İNDİR </a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cemal Amca’nın Zarları]]></title>
<link>http://matematikdersleri.wordpress.com/2008/07/30/cemal-amca%e2%80%99nin-zarlari/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2008 11:50:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>bburaqq</dc:creator>
<guid>http://matematikdersleri.wordpress.com/2008/07/30/cemal-amca%e2%80%99nin-zarlari/</guid>
<description><![CDATA[Cemal Amca’nın Zarları Başkomiserlikten emekli alt kat komşumuz Cemal Amca tavlaya çok düşkündü. Eme]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h1 style="text-align:center;margin:12pt 0 3pt;"><a name="_Toc421539880"><span style="font-size:11pt;"><span style="font-family:Times New Roman;">Cemal Amca’nın Zarları</span></span></a><span style="font-size:11pt;"></span></h1>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Başkomiserlikten emekli alt kat komşumuz Cemal Amca tavlaya çok düşkündü. Emekli olmazdan önce haftasonlarını bahçede tavla oynayarak geçirirdi. Hafta içindeyse haftasonunu iple çekmeye karakoluna giderdi. Emekli olduğunda, haftanın yedi günü, sabahtan geceyarılarına, hiç durmamacasına tavla oynamaya başladı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Melek gibi de bir karısı vardı Cemal Amca’nın. Şadiye Hanım, daha doğrusu Şadiy’anım… Pilot olan büyük oğlu bir uçak kazasında ölünce, Şadiy’anım evine kapandı, o günden sonra evden dışarı adımını atmadı. Acısı öylesine büyüktü. Bütün gün evinde oturur, terzilik yapıp evin geçimine katkıda bulunurdu.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Önce Şadiy’anım öldü, arkasından Cemal Amca. Toprakları bol olsun. Cemal Amca’nın polislerine dövdürdüğü bir iki hırsız dışında, kimseye zararları dokunmamıştı. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Cemal Amca, tavla oynayacak kimse bulamadığında tek başına oynardı. Bir gün Cemal Amca’yı yine böyle tek başına bahçede tavla oynarken görmüştüm. Güleceğini sanarak,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– Kim kazanıyor Cemal Amca? diye sormuştum.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Gülmemişti. Başını tavladan kaldırmadan, son derece ciddi,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– Ben! demişti.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Cemal Amca’nın yanıtı aklıma geldikçe hâlâ daha gülerim.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Bir gün, Cemal Amca’nın hep tavla oynamadığını keşfettim. (Çok önemli bir keşifti bu.) O gün Cemal Amca, elinde kalem kâğıt, bahçedeki geleneksel yerine kurulmuş zar atıyordu ve gelen zarları kâğıdına not ediyordu. Merakla yanına yaklaşıp,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– Ne oynuyorsun Cemal Amca? diye sordum.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– Zar atmaca oynuyorum, dedi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Zar attığını görüyordum ama neden zar attığını anlayamıyordum. Bilmediğim bir oyun mu oynuyordu acaba? Sessizliğimden Cemal Amca da şaşkınlığımı anladı. Kafasını tavladan kaldırmadan (çünkü Cemal Amca kafasını hiç tavladan kaldırmazdı), yakın gözlüklerinin üstünden aşırttığı bakışlarıyla gözlerimin içine içine bakarak,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– Oğlum, dedi, zar vardır şeşi boldur, zar vardır yeki yoktur. Kimi zarın ceharı kıttır, kiminin penci… Kemiğe söve söve durmadan gele atarsın… Oysa kemik ne yapsın, herbirinin kendine özgü bir kişiliği, bir yaşantısı vardır. Nasıl usta bir udi çaldığı utun huyunu suyunu bilmeliyse, tavlacıyım diyen de tavlasının zarlarını yakından tanımalı…</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Bu sözlerin güzel sözler olduğunu kavramıştım ama derinliğine tam girememiştim. Çocukluk işte! Cemal Amca’nın zarlarını denediğini o yaşta nasıl bilebilirdim ki? Kısa bir sessizlikten daha sonra Cemal Amca,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– Zarlarımı deniyorum, diye sürdürdü, bakalım hangi zar daha çok geliyor diye…</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Bir iki dakika Cemal Amca’yı izledim sessizce. Her zar atışını kâğıdına not ediyordu. Birden,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– Biraz da sen at bakalım, dedi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Aldım zarı elime. Zar öylesine aşınmıştı ki, nerdeyse yusyuvarlaktı. Ve sanki yosun tutmuş gibi kaygandı. Altı kez attım. Attığım altı zarın beşi şeş (yani 6) geldi. Cemal Amca,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– Dur bakalım, dedi, biraz fazla şeş atmaya başladın. İstatistiklerimi atüst ettin…</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Kalem kâğıdı yeniden eline alıp hesaplamaya başladı. Biraz sonra,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US">– Ohooo, dedi, şeşlerin ortalama</span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US">sını yüzde 18,2’den yüzde 21,0’a çıkardın.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Bu sözleri söylemesiyle Şadiy’anımın Cemal Amca’yı yemeğe çağırması bir oldu. Cemal Amca bir çırpıda kâğıtlarını toplayıp evine koştu. Ama en son kullandığı kâğıt masanın üstünde kalmıştı. Ya unutmuştu ya da benim attığım zarları dikkate almamaya karar verip özellikle bırakmıştı. O kâğıdı katlayıp cebime koydum.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Yıllar sonra, nerdeyse çeyrek yüzyıl sonra, tavan arasında bulduğum tozlanmış, küflenmiş, fare kemirikli bir valizimi karıştırırken o kâğıdı buldum. Üstünde %18,2 ve %21,0 yazıyordu. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Cemal Amca’nın not ettiği %18,2 ve %21,0 sayılarından, Cemal Amca’nın benden önce kaç zar attığını ve bu zarların kaçının şeş olduğunu bulabilecek misiniz</span><a name="_ftnref1" href="http://www.matematikciyiz.com/#_ftn1"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US">[1]</span></span></span></span></a><span style="font-family:Times New Roman;">?</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Tek yanıtlı sorulara alışmış okurları üzeceğim; ne yazık ki bu sorunun yanıtını kesin olarak bulamayız.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Cemal Amca 132 zar atmış ve bu zarların 24’ü şeş gelmiş olabilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Cemal Amca 137 zar atmış ve bu zarların 25’i şeş gelmiş olabilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Cemal Amca ben gelmeden ya 132 ya da 137 zar atmıştır. Eğer 132 zar atmışsa bunlardan 24’ü şeş gelmiştir. Eğer 137 zar atmışsa bunlardan 25’i şeş gelmiştir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Yukardaki doğru yanıtları bulmadan önce yanlış yanıtı bulalım.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Cemal Amca’nın benden önce attığı zar sayısına <em>x</em>, şeş sayısına da <em>y</em> diyelim. <em>x</em> ve <em>y</em> sayılarını bulmaya çalışacağız. Cemal Amca’nın dediklerini matematikçeye çevirelim. Cemal Amca’nın dediğine göre, ben zar atmadan önce şeşlerin yüzdesi 18,2’ymiş. Demek ki </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:36pt;text-align:right;margin:0;" align="right"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>= 0,182.<span> </span>(1)</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Gene Cemal Amca’nın dediğine göre, ben zar attıktan sonra şeşlerin yüzdesi 21,0’a yükselmiş. Altı zar attığımdan ve bunların beşi şeş geldiğinden, Cemal Amca’nın verdiği bu bilgiden, </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:36pt;text-align:right;margin:0;" align="right"><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span> </span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span> </span>= 0,210<span> </span>(2)</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">eşitliği çıkar. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">(1) ve (2) eşitliklerini biliyoruz ve <em>x</em> ve <em>y</em>’yi bulmaya çalışıyoruz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Oldukça kolay bir problem… Çünkü (1) ve (2) denklemleri, iki bilinmeyenli iki doğrusal (lineer) denklem. Çözmek zor olmasa gerek. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">(1) denkleminden </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US">y</span></em><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"> = 0,182 <em>x</em></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">çıkar. (2)’de <em>y</em> yerine 0,182<em>x</em> koyarsak, elde ettiğimiz yeni denklemde <em>y</em> kalmaz ve basit bir hesapla <em>x</em>’i buluruz: </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span><em>x</em> = 133,5714286…</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Demek ki Cemal Amca 133,5714286… kez zar atmış! Yani virgüllü bir sayı kez… Olacak iş değil! Bir yerde bir yanlış olmalı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Acaba Cemal Amca bize yanlış bilgi mi verdi?</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Bir bakıma evet, bir bakıma hayır. Belli ki Cemal Amca bize yüzdeleri verirken sayılarını en yakın ondalığa yuvarlamış. Örneğin, şeşlerin gerçek yüzdesi, ben zar atmadan önce 18,1818… ve ben zar attıktan sonra 21,0144927… olabilirdi. Haklı olarak gereksiz ince hesaplara girmek istemeyen Cemal Amca, bu sayıları 18,2’ye ve 21,0’a yuvarlamış olabilir. Olabilir değil, öyle olmalı!</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Demek ki Cemal Amca’nın bize verdiği sayılar aşağı yukarı sayılar. Cemal Amca’nın bize verdiği bilgi aslında şöyle: </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:36pt;text-align:right;margin:0;" align="right"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">0,1815 </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> 0,1825<span> </span>(3)</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">ve </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:36pt;text-align:right;margin:0;" align="right"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>0,2095 </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> 0,2105.<span> </span>(4)</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Bu eşitsizliklerden <em>x</em> ve <em>y</em>’yi bulmalıyız.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Hesaplara başlayalım. (3) eşitsizliğindeki sayıların terslerini alırsak, </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"> </span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">buluruz. Bundan da, </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> <em>x</em> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"> </span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">yani ,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:36pt;text-align:right;margin:0;" align="right"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> <em>x</em><span> </span>(4.1)</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">ve </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:36pt;text-align:right;margin:0;" align="right"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span><em>x</em> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"> </span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span> </span>(4.2)</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">eşitsizlikleri çıkar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Öte yandan (4)’teki paydaları temizleyip gereken basit aritmetiği yapacak olursak </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">0,2095<em>x</em> – 3,743 </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> <em>y</em> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> 0,2105<em>x</em> – 3,737</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">eşitsizliklerini buluruz. Soldaki <em>x</em> yerine (4.1)’i, sağdaki <em>x</em> yerine (4.2)’yi koyalım: </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:right;margin:0;" align="right"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>– 3,743 </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> <em>y</em> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"> </span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span> </span>– 3,737<span> </span>(5) </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">eşitsizliklerini, yani </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">– 3,743 </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> <em>y</em><span> </span><span> </span>ve<span> </span><em>y</em> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"> </span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span> </span>– 3,737</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">eşitsizliklerini elde ederiz. Bunlar da sırasıyla </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">23,38 </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> <em>y</em><span> </span>ve<span> </span><em>y</em> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> 25,30</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">eşitsizliklerini verir. Demek ki, <em>y</em>, 23,38’le 25,30 arasında bir tamsayı. Dolayısıyla <em>y</em> ya 24’tür ya 25.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Önce <em>y</em>’nin 24 olduğunu varsayalım. Eğer (5)’te <em>y</em> = 24 alırsak, </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">131,5 </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> <em>x</em> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> 132,23</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">buluruz, ki <em>x</em> bir tamsayı olduğundan, <em>x</em>’in 132 olduğu anlaşılır. Demek ki <em>y</em> = 24 olduğunda <em>x</em> = 132 olmalı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Şimdi de <em>y</em>’nin 25 olduğunu varsayalım. Eğer (5)’te <em>y</em> = 25 alırsak, </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">136,98 </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> <em>x</em> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&#34;" lang="EN-US"><span>≤</span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> 137,74</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">buluruz. Ama <em>x</em> bir tamsayı, dolayısıyla <em>x</em> = 137 olmalı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Bulduğumuz sonuçların verilerle ne derece uyuştuğuna bakalım: </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1cm;margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<table class="MsoNormalTable" style="border-collapse:collapse;margin:auto auto auto 62.1pt;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:35.45pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="47" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US">x</span></em><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"> </span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:35.45pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="47" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span><em>y</em> </span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:77.95pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="104" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span> </span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"></span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:99.25pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="132" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span> </span></span><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"></span></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:35.45pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="47" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">132 </span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:35.45pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="47" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>24 </span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:77.95pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="104" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>0,1818181… </span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:99.25pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="132" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>0,210144927…</span></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:35.45pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="47" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">137 </span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:35.45pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="47" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>25 </span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:77.95pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="104" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>0,1824817… </span></span></p>
</td>
<td style="border:medium none #ece9d8;width:99.25pt;background-color:transparent;padding:0 5.4pt;" width="132" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>0,209790209…</span></span></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt;" lang="EN-US"><span style="font-family:Times New Roman;">Bu sayıları en yakın bindeliğe yuvarlayacak olursak, 0,182 ve 0,210 buluruz ki, bu sayılar da Cemal Amca’nın bize verdiği sayılardı.</span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin Fırtınası (32)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/05/06/beyin-firtinasi-32/</link>
<pubDate>Mon, 05 May 2008 21:22:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/05/06/beyin-firtinasi-32/</guid>
<description><![CDATA[Değerli Okur, Aşağıda okuyacaklarınız, Ahmed Hulûsi&#8217;nin, &#8220;DATA&#8221; kavramını kullandı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://yorumsuzblog.adrese.com/wp-content/images/data.jpg" align="left" height="168" width="150" />Değerli  Okur,</p>
<p>Aşağıda okuyacaklarınız, Ahmed Hulûsi&#8217;nin, &#8220;<strong>DATA</strong>&#8221; kavramını kullandığı  eser ve yazılarından aynen aktarılmıştır. Aynı konudaki daha fazla  tanımlamaları, isteğiniz doğrultusunda <a href="http://www.ahmedhulusi.org/" target="_blank"> www.ahmedhulusi.org</a>&#8216;da bulabilirsiniz. <strong>Elbette ki bunca anlatılanlardan  sonra sizden bu konuda ek bilgi isteyemeyiz..</strong> Haddimizi biliyoruz.. Amacımız  bu değildir, olamaz..<!--more--></p>
<p>&#8220;O zaman nedir?&#8221; diye, sizden yansıyan titreşimleri hissediyoruz.:)</p>
<p>Ahmed Hulûsi&#8217;nin kullandığı cümle ile cevaplayalım:</p>
<blockquote><p>&#8220;(&#8230;) İşte bu yüzdendir ki…</p>
<p><strong>EZBER BOZMAK, beyinleri sorgulamaya, düşünmeye mecbur bırakmak için</strong>    &#8216;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8216;<strong>&#8230;&#8230;</strong>&#8220;</p></blockquote>
<p>konusunu esas aldık, bu Beyin Fırtınası seansımızda&#8230;</p>
<p>Ve.. &#8220;<strong>DATA</strong>&#8221; tanımlamasını <u><strong>daha da</strong></u><strong> düşünerek</strong>  değerlendirmek adına;</p>
<p><u><font color="#ff0000"><strong>Sizin, aşağıdaki </strong>&#8220;<strong>DATA</strong>&#8220;</font><strong><font color="#ff0000">  tanımlamalarından çıkarımlarınız nelerdir?. Anlatılmak istenen gerçek nedir?</font> </strong></u></p>
<p><strong><u><em>Bilimsellikten</em> yola çıkarak yaklaşım, açınım yapacak  kardeşlerimize şimdiden teşekkür ediyoruz</u>!..</strong></p>
<p>Aşağıdaki bilgilerin, sizin önbelleğinizin derinliklerinden bize yansıması  nasıl olacak?&#8230; Merak ediyoruz!..:)</p>
<p>Bu konuda bize yazarsanız seviniriz!..</p>
<p>Fakat bize yazmasanız da biz mutlu olacağız.. Çünkü <u>bu değerli bilgileri  bir kere daha hep birlikte okumamız hepimizin kazancı olacaktır</u>&#8230;. Ama  yazarsanız;</p>
<p>Bugünden itibaren yüzlerce, belki de binlerce insanımızın bu konuda  kazanılmış bilgilerini güçlendirebilecek ya da flu(cansız, silik) bilgilerini  canlandırabileceksiniz!..</p>
<p>Değerli Okur, Ahmed Hulûsinin &#8220;<strong>DATA</strong>&#8221; konusunda aşağıda yazdıklarını  okuduktan hemen sonra, <strong>sorumuzu</strong> hatırlatmak adına<strong> tekrar soracağız.</strong></p>
<p align="left">Artık Ahmed Hulûsi&#8217;nin bize açtıklarına gelirsek:</p>
<p align="left"><font color="#ffffff">* * *</font></p>
<p align="left"><font color="#0099ff" size="6">&#8220;DATA&#8221;</font></p>
<blockquote></blockquote>
<p>(&#8230;) <font size="6">B</font>eyin &#8220;<strong>görmekte</strong>&#8221; miydi, yoksa, &#8220;<strong>OKU</strong>&#8220;duklarının  (<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font>)  sentezini mi açığa çıkarmakta idi &#8220;<strong>bilinç</strong>&#8221; adı altında?<br />
* * *</p>
<p>(&#8230;) Beyin dahi, &#8220;<strong>yok</strong>&#8220;tan &#8220;<strong>var</strong>&#8221; olmuş bir &#8220;<strong>yok</strong>&#8220;tur ki;  orijinali &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font>-enerji</strong>&#8221;  dalgasından, &#8220;<strong>esma terkibi</strong>&#8220;nden başka bir şey değildir!. O &#8220;<strong>zumlamayı</strong>&#8221;  açığa çıkaranlara göre!<br />
* * *</p>
<p>(&#8230;) &#8220;<strong>ALLAH</strong>&#8221; ismiyle işaret olunanın, &#8220;Rahmaniyeti ve Rahîmiyeti&#8221;  sonucu, &#8220;<strong>iki eliyle</strong>&#8221; (<strong>ilim ve kudret</strong>)<strong> </strong>-<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font>  ve enerji</strong>-, &#8220;<strong>Esmâ mertebesi</strong>&#8221; -stringler boyutu- hasıl olmuş; bu  boyutun <strong>her an yeni bir şan alışı</strong> ile de tüm evren içre evrenler ve  içindekiler olarak, birbirlerince algılananlar meydana gelmiştir, &#8220;<strong>melekût</strong>&#8221;  (kuvveler) boyutunda.<br />
* * *</p>
<p>(&#8230;) <strong>String boyutu olarak anlatılan sonsuz yapı, bir </strong>&#8220;<strong>kudret ve  ilim</strong>&#8220;<strong> </strong>-<strong>enerji ve bilgi (<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font>)</strong>-<strong>  okyanusudur!.</strong><br />
* * *</p>
<p>(&#8230;) &#8220;<strong>Mülhime nefs</strong>&#8221; bilincine ulaşınca &#8220;<strong>Enel Hak</strong>&#8221; diyen  Zât`tan, &#8220;<strong>Vahdeti Vücudu</strong>&#8221; bir sistem olarak anlatarak, &#8220;<strong>Vücut ve  varlık TEK`tir; yalnızca O vardır, bu durumda sen istersen O vardır de, istersen  ben varım de; diyen hep Kendisi`dir</strong>&#8220;; anlayışını sergileyen Zât`tan; &#8220;<strong>Vahdeti  Şuhud</strong>&#8221; görüşünü, yani, <strong>Muhyiddin</strong>`in bahsettiği &#8220;<strong>vücud</strong>&#8220;un,  gerçekte, &#8220;<strong>ilmi ilahideki ilmî sûret</strong>&#8221; olduğunu; bu &#8220;<strong>vücud</strong>&#8220;un <strong> gölge</strong> veya <strong>hayal</strong> &#8220;<strong>vücud</strong>&#8221; olduğunu vurgulayan <strong>İmam Rabbanî</strong>`ye  kadar, hepsi de &#8220;<strong><u><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></u></strong>&#8220;larından  açığa çıkan gerçekliği, <strong><u>programlarına göre</u></strong> dillendirmişlerdir.</p>
<p>Dün işaret yollu olarak, &#8220;<strong>Allah</strong>&#8221; adıyla işaret edilen dışında hiçbir  şey yoktur, &#8220;<strong>la mevcûda illa Allah</strong>&#8220;, denirken; bugün bilimle ulaşılmıştır  ki, tüm algılanan ve algılanamayan varlık, &#8220;<strong>enerji-<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8221;  yapının (string boyutu) <strong>her an değişim hâlinin</strong> getirisinden başka birşey  değildir. &#8220;<strong>Her AN yeni şandadır</strong>&#8220;… Misal… Kaleideskop.. Hani  çocukluğumuzda dürbün gibi içine bakılan ve döndürdükçe değişik şekiller alan ve  bir aldığı şekli bir daha almayan yapı örneği…<br />
* * *</p>
<p>(&#8230;) Bundan önceki yazımda, varlığın özü ve hakikati olan &#8220;<strong>bilgi</strong>&#8220;den  söz etmiştim. Bu bazılarınca &#8220;<strong>edinilen bilgi</strong>&#8221; İngilizce`siyle &#8220;<strong>knowledge</strong>&#8221;  olarak algılanmış… Oysa bizim anlatmak istediğimiz &#8220;<strong>bilgi</strong>&#8221; kelimesi  İngilizce`de &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8221;  olarak anlatılan, <strong>anlam oluşturan</strong> veri mânâsınaydı…</p>
<p>Bir roman, bir yaşam, bir film senaryosu, nasıl bilgisayarda sadece &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8220;dan  &#8220;<strong>bilgi</strong>&#8220;den ibaret ise…</p>
<p><strong><u>Tüm algılanan veya düşünülen evren içre evrenler dahi, string  boyutunda, bir </u></strong><u>&#8220;</u><strong><u>enerji dalgası</u></strong><u>&#8220;</u><strong><u> ve </u> </strong><u>&#8220;</u><strong><u><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></u></strong><u>&#8220;</u><strong><u>=</u></strong><u>&#8220;</u><strong><u>bilgi</u></strong><u>&#8220;</u><strong><u>den  ibarettir!.</u></strong> Algılamak istediğiniz konuya göre ister &#8220;<strong>enerji dalgaları</strong>&#8221;  deyin, ister &#8220;<strong>bilgi</strong>&#8221; paketleri…<br />
* * *</p>
<p>(&#8230;) Bir anki açığa çıkışı, &#8220;<strong>tek kare resim</strong>&#8221; olan <strong>evren içre  evrenlerin 3D</strong> algılanmasının geçmişteki &#8220;<strong>OKU</strong>&#8220;nuşu, &#8220;<strong>Zâtî ilim</strong>&#8220;de  bir nokta olarak açığa çıkan ve din terminolojisinde &#8220;<strong>esma mertebesi</strong>&#8221;  denilen ve her an yeni bir şan da <strong>olanın varlığını anlatır.</strong> . Esmâ  mertebesi diye anlatılan günümüzdeki tespitiyle string boyutu olarak tanımlanan <strong>kudret</strong>-<strong>ilim</strong>, <strong>enerji</strong>-<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>  veri tabanı kastedilir.<br />
* * *</p>
<p>(&#8230;) Tüm algılananlar, &#8220;<strong>nokta</strong>&#8220;da string boyutunda açığa çıkan İlmi  ilahî`de, &#8220;<strong>ilmî sûret</strong>&#8221; &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>-<strong>enerji</strong>&#8221;  olarak &#8220;<strong>yok</strong>&#8220;tan &#8220;<strong><em>var</em></strong>&#8221; oldukları için; her birinin &#8220;<strong>var</strong>&#8220;lığı,  esma mertebesindeki <strong>esma terkibi</strong> (isimlerle işaret edilen özellikler  bileşimi) oluşlarına dayanır.<br />
* * *</p>
<p align="right"><font color="#999999">(Yukarıda  okuduklarınızın kaynağı:<br />
Ahmed Hulûsi &#8211; YENİLEN!, <a href="http://www.ahmedhulusi.org/yazi/kuranianlamiyoruz.htm" target="_blank"> KURÂN`I NEDEN ANLAMIYORUZ</a>)</font></p>
<hr size="1" />(&#8230;) <font size="6">E</font>vet, konumuz evren içre evrenlerin hakikati…  Bunu algılayan bilincimizin ne olduğu…<u>Bilinç, beynin &#8220;<strong>print-out</strong>&#8220;udur,  yani, dilediği kadarınının &#8220;çıktı&#8221;sı !.</u> Beyin dahi, İngilizce`de &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8221;  denen evrensel salt &#8220;<strong>bilgi</strong>&#8220;nin, &#8220;<strong>print-out</strong>&#8220;udur!. Dolayısıyladır  ki, geçmişteki bir kısım önde gelen evliyâullahın &#8220;<strong>âlemlerin aslı hayâldir</strong>&#8220;;  &#8220;<strong>yaşananlar hayâl içre hayâl içre hayâldir</strong>&#8221; şeklindeki keşifleri, mutlak  gerçeği yansıtmaktadır!.<strong> Ceberût</strong> âleminden, &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8220;dan,  yani &#8220;<strong>esmâ mertebesinden</strong>&#8221; gelip, <strong>nâsut</strong> âleminde madde(?)  dünyasında beyin olarak açığa çıkan ve tekrar geldiği yoldan &#8220;<strong>aslı</strong>&#8220;na  rücû eden (dönen) anlamlar, her an var olup yokluğa gitmekteler; yüzlerce yıl  önce keşif yollu algılandığı üzere.<br />
* * *(&#8230;) Oysa, beyin, orijini itibariyle nedir? Et mi?.. Biyokimya mı?  Biyoelektrik mi? &#8220;Bileşik atomik evrensel kitle&#8221;de bir bölüm mü?.. Ya da ne?.  Onbir boyutlu evren modelini ortaya koyan string teorisi, bazılarının &#8220;<strong>state</strong>&#8221;  dediği, bizim &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8221;  kelimesini kullandığımız salt &#8220;<strong>bilgi</strong>&#8220;nin kendi içindeki dönüşümünden  başka bir şey değildir.String hareketleriyle açığa çıkan her şey, &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8220;daki  &#8220;<strong><u>Allah isimleriyle işaret edilen özelliklerin</u></strong>&#8221; (&#8220;bilgi&#8221;)  oluşturduğu &#8220;<strong>sanal</strong>&#8221; <strong>(virtual) </strong>gerçekliktir.Bu virtual-sanal  gerçeklik, &#8220;<strong>Allah</strong>&#8221; isimlerinin <strong>işâret ettiği özellikler</strong>  dolayısıyla, birbirini oluşturan algılama katmanlarıyla, &#8220;<strong><u>beyin</u></strong>&#8221;  dediğimiz yapıyı ve insan algılamalarını meydana getirirken; biyolojik anlamda  beyni olmayan, evrendeki sayısıyız varlıklarda dahi virtual &#8220;<strong>beyin</strong>&#8220;lerle  sayısız algılama türlerini meydana getirmektedir.<br />
* * *(&#8230;) <strong>Bilinç, nasıl, beynin açığa çıkmasını istediklerinden ibaretse,  sanki bilgisayarın monitörü hükmündeyse; bir &#8220;print-out&#8221; ise…Gerek insandaki  biyolojik beyinler ve gerekse dalga okyanusundaki sayısız canlılarda var olan  virtual</strong>-<strong>sanal beyinler dahi, gerçekte </strong>&#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8220;<strong>nın  sanal çıktılarıdır. Esmâ mertebesinin, âlemlerini seyridir.</strong>Enerji, İlahî <strong> kudretin</strong> algılanışının, günümüzdeki adıdır!.&#8221;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">Data</span></font></strong>&#8221;  yani &#8220;<strong>salt bilgi</strong>&#8221; tüm anlam ve kavramların anası-aslı, fakat bir anlama  bürünmemiş hâli, İlâhi ilmin ilk zuhurudur. Bu, <strong>ilk ve tek tecellidir</strong>.<br />
* * *(&#8230;) <strong>Hayat, ilim, irade, kudret, kelâm, semi, basar</strong> vasıfları, &#8220;<strong>esma  mertebesi</strong>&#8221; dediğimiz salt &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8221;  veya &#8220;<strong>bilgi</strong>&#8220;nin varlığını oluşturandır!. &#8220;<strong>Nokta</strong>&#8221; bunların tümünü  kapsayan tekil yapıdır!.<br />
* * *</p>
<p align="right"><font color="#999999"><span style="font-size:8pt;">(Yukarıda  okuduklarınızın kaynağı: </span></font><span style="font-size:8pt;"><br />
</span><font color="#999999"><span style="font-size:8pt;">Ahmed Hulûsi &#8211;  YENİLEN!, <a href="http://www.ahmedhulusi.org/yazi/kuranveyenicag.htm" target="_blank"> KURÂN VE YENİ ÇAĞ</a>)</span></font></p>
<hr size="1" />(&#8230;) <font size="6">B</font>eynin bu çalışma sistemini bildiğimizden dolayı  biz, ilk olarak &#8220;<strong><u>ALLAH ismiyle işaret edilen</u></strong>&#8221; tanımlamasıyla &#8220;<strong>ezberleri  bozma</strong>&#8221; çalışmasına başlamıştık…<strong>O</strong>, hiçbir insan veya yaratılmışın  hayal veya tasavvurunun, havsalasının alamayacağı, &#8220;<strong>ALLAH</strong>&#8221; ismiyle işaret  edilen!..<strong><u> </u></strong><u><strong>O öyle bir</strong> &#8220;ALLAH&#8221;<strong> ismiyle işaret edilen  ki, </strong>&#8220;<strong>İLMİ</strong>&#8220;<strong>indeki </strong>&#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;<strong>larından  bir </strong>&#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;<strong>da </strong>&#8220;<strong>esmâ</strong>&#8220;<strong>sıyla, </strong>&#8220;<strong>Hakikat-i Muhammedî</strong>&#8220;<strong>yi irsâl eylemiş,  O`nunla </strong>&#8220;<strong>esmâ</strong>&#8220;<strong>sını seyreylemiş!.</strong></u><br />
* * *(&#8230;) İşte <u>&#8220;</u><strong><u>Esmâ mertebesi</u></strong><u>&#8220;</u><strong><u> dendiğinde,  sayısız özellikler sahibi TEK`ten söz edilir</u></strong><u>.</u> &#8220;<strong>Es Samed, el  Vahid</strong>&#8221; gibi tanımlamalar bu &#8220;<strong>TEK</strong>&#8220;liğe işaret ederler.<strong> TEK</strong>`in  kendisinden her &#8220;<strong>AN</strong>&#8221; açığa çıkan (irsâl olan) sayısız özelliklerinden &#8220;<strong>münezzeh</strong>&#8221;  oluşuna işaret etmek muradıyla, bu konuları işlerken yeni bir <strong>ezber bozucu</strong>  olarak da &#8220;<strong>veri</strong>&#8221; veya &#8220;<strong>henüz işlenmemiş salt bilgi</strong> anlamına gelen  &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8221;  tâbirini kullandık&#8230; Birçoklarına yabancı gelse de, aslında &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">data</span></font></strong>&#8221;  tâbiri, günümüzde batılı pek çok araştırmacı bilim adamının yayınladığı  eserlerinde, <strong>evrenin özündeki, onu meydana getiren </strong>&#8220;<strong>bilgi</strong>&#8221;  anlamına yaygın biçimde kullanılmaktadır.<br />
* * *(&#8230;) Evet, &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8221;  ismiyle işaret ettiğimiz, öyle bir &#8220;<strong>GERÇEKLİK</strong>&#8220;tir ki, İlmi &#8220;<strong>ZÂT</strong>&#8220;ın  ilminden gelir; &#8220;<strong>esmâ</strong>&#8220;sı, yani sayısız isimlerle işaret edilen  varlığındaki özelliklerin sonucu, dilemesiyle açığa çıkar her &#8220;<strong>AN</strong>&#8221; yeni  bir &#8220;<strong>şan</strong>&#8221; şeklinde &#8220;<strong>çok boyutlu tek kare resim</strong>&#8221; olarak&#8230; &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;yı  biraz daha açıklamaya çalışırsak, diyebiliriz ki, <strong>açığa çıkmamış haliyle </strong> &#8220;<strong>Esmâ mertebesi</strong>&#8220;!Şu anlatımla biraz daha açmaya çalışayım:Bir an &#8220;<strong>var</strong>&#8221;  olup, bir an sonra &#8220;<strong>yok</strong>&#8221; olan &#8220;<strong>çok boyutlu tek kare resim</strong>&#8221;  dediğimiz esmâ tecellîsini düşünüp hissetmeye çalışın… Bir an &#8220;<strong>var</strong>&#8220;,  sonra &#8220;<strong>yok</strong>&#8220;!.. İşte tam bu noktada durun! O &#8220;<strong>yok</strong>&#8221; oluş anında, <strong> hiçbir esmâ özelliği açığa çıkmamış</strong> &#8220;<strong>mutlak yokluk</strong>&#8221; hâli… Ama, &#8220;<strong>var</strong>&#8221;  oluş anında ortaya çıkan tüm esmâyı da kendi varlığında barındıran bir yokluk  hali! &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8221;  kelimesiyle işaret etmeye çalıştığımız bu… (Araştırmacı bilim adamlarının bir  kısmı buna &#8220;<strong>hâl</strong>&#8220;, &#8220;<strong>durum</strong>&#8221; anlamlarına gelen &#8220;<strong>state</strong>&#8221;  tabirini de kullanmaktadırlar batıda&#8230;)&#8221;<strong>Âmâ</strong>&#8221; mertebesi denerek &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;nın  işte bu hâli kastediliyor gerçekte müşahedemize göre. Yani, &#8220;<strong>Esmâ mertebesi</strong>&#8221;  diye işaret edilen özelliklerin açığa çıkmamış, görünmez, karanlıkta olduğu &#8220;<strong>AN</strong>&#8220;!  (Hâlbuki şartlanmamıza göre &#8220;âmâ&#8221; denince &#8220;kör, göremeyen&#8221; diye bir kavram  düşünürüz&#8230;)&#8221;<strong>Rabbimiz biz yaratılmazdan önce neredeydi</strong>?&#8221;<strong> </strong> sorusuna,<strong> </strong>&#8220;<strong>Altında ve üstünde hava olmayan âmâda idi!</strong>&#8221;  açıklamasını hatırlayın!İşte &#8220;<strong>NOKTA</strong>&#8221; ismiyle işaret edilmiş olanı &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8221;  diye adlandırdığımızda; &#8220;<strong>Hakikat-i Muhammedî</strong>&#8221; veya &#8220;<strong>İNSAN</strong>&#8221; veya &#8220;<strong>El  İnsan-ı Kâmil</strong>&#8221; isimleriyle &#8220;<strong>Esmâ</strong>&#8221; mertebesi anlatılmak istenmiştir.Ne  var ki burada dikkat edilmesi gereken çok ince ve hassas bir nokta söz  konusudur!DİKKAT!Bu konuda beyin, verilerini değerlendirirken, <strong><em>kelimeler  esfeli safiliyni</em></strong> şartları yüzünden kayma yapıp, yanlış fikirler de  üretebilir. Şöyle ki, beyin, çalışma sistemi gereği, <strong>her fikri, tasavvur </strong> dediğimiz &#8220;<strong>imgeleme</strong>&#8220;<strong> işlevi sonucunda, bilinçte açığa</strong>  çıkartmaktadır. Bu yüzden de kafanızda düşündüğünüz her fikir bir şekille  sûretlenir. <strong>Oysa, </strong>&#8220;<strong><u>Hakikat</u></strong>&#8220;<strong> sûretsizdir! <u>Sûret, </u> </strong><u>&#8220;</u><strong><u>hakikat</u></strong><u>&#8220;</u><strong><u>in değil, sizin algı biçiminizin  bir ürünüdür.</u></strong>İşte bu hassas nokta yüzündendir ki: bu konu, yanlış bir  değerlendirmeyle şu şekilde anlaşılmamalıdır:<em>&#8220;<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font>  vardır &#8220;Esmâ mertebesi&#8221; olan… Ama bu &#8220;<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font>&#8221;  gibi sayısız &#8220;<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font>&#8220;lar  vardır &#8220;İLMULLAH&#8221;ta… Bu &#8220;<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font>&#8220;da  o &#8220;İLMULLAH&#8221; taki sayısız &#8220;<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font>&#8220;lar  okyanusunda yüzmekte olan &#8220;<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font>&#8220;lardan  bir &#8220;<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font>&#8220;dır!&#8221;</em>Hayır,  anlatılmak istenen gerçek asla bu değil!&#8221;<strong>ULUHİYET</strong>&#8220;iyle &#8220;<strong>İLMİ</strong>&#8220;ndeki  &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;ları  kapsayan; &#8220;<strong>el VASİ</strong>&#8220;den hareketle düşünebildiğimiz; &#8220;<strong>ALLAH</strong>&#8221; ismiyle  işaret edilen, &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;nın  &#8220;<strong>AHADİYET</strong>&#8220;inden açılan kapının <strong>bâtınıdır, derûnudur</strong>. <strong>O</strong>`ndan  &#8220;<strong>ayrı</strong>&#8221; bir şey değil!. Ne var ki, bu &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;ya  &#8220;<strong>aynı</strong>&#8220;lık yani &#8220;<strong>tümüyle O`dur</strong>&#8220;luk vermez. Belki hem &#8220;<strong>aynı</strong>&#8220;dır,  hem &#8220;<strong>ayrı</strong>&#8220;!&#8221;<strong>Aynı</strong>&#8220;dır, çünkü ayrı bir varlık değildir!.. &#8220;<strong>Ayrı</strong>&#8220;dır,  &#8220;<strong>ALLAH</strong>&#8221; adıyla işaret edilen, &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;da  &#8220;<strong>İLMİ</strong>&#8220;ne <u>GÖRE</u> <strong>zâhir</strong> <strong>kıldığıyla</strong> tanımlanmaktan  münezzehtir!(Bir işaret: Zâhir kılmak ne demek? &#8220;<strong>Zâhir Batındır</strong>&#8221; ve dahi  aynı şeydir ise &#8220;<strong>Ruhlarınız bedenlerinizdir&#8230;&#8230;</strong>&#8221; uyarısı nasıl  kavranır?)&#8221;<strong>İlmiyle</strong>&#8221; işareti, &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8221;  veya &#8220;<strong>NOKTA</strong>&#8220;nın &#8220;<strong>ZÂT</strong>&#8220;ına işaret ederken; &#8220;<strong>ilmini</strong>&#8221; diyerek &#8220;<strong>esmâ</strong>&#8220;<strong>sının</strong>  özellikleri; &#8220;<strong>ilminde</strong>&#8221; derken de bu &#8220;<strong>seyir</strong>&#8220;in &#8220;<strong>vehim nurundan</strong>&#8221;  meydana gelmişliği anlatılmak istenir düşünsel seyrimize göre.</p>
<p>Algılanan ya da algılanamayan, bildirilen veya bildirilmemiş olan her şey,  varlığını &#8220;<strong>Allah</strong>&#8221; ismiyle işaret edilenin &#8220;<strong>ULUHİYET</strong>&#8220;inden aldığı  içindir ki; &#8220;<strong>ULUHİYET</strong>&#8221; kapsamı dışında hiçbir şey olmadığı içindir ki; &#8220;<strong>Esmâ</strong>&#8221;  mertebesine &#8220;<strong>ALLAH</strong>&#8221; denmiş; &#8220;<strong>sen atmadın atan ALLAH`tı</strong>&#8221;  buyrulmuştur! &#8220;<strong>Teşbih</strong>&#8221; tâbiri, gerçeklerin işte bu tür anlatımına işaret  sadedinde kullanılmıştır.</p>
<p>Öte yandan, &#8220;<strong>ALLAH İLMİ</strong>&#8220;nde bir &#8220;<strong>NOKTA</strong>&#8221; olan &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8221;  gibi sayısız &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8220;ların  varlığı, &#8220;<strong>Zâtî ilim</strong>&#8221; tecellîsine mazhar olanlarca bildirilmektedir! Ki bu  da, olayın &#8220;<strong>tenzih</strong>&#8221; yanına işaret eder.</p>
<p><strong>ALLAHU EKBER</strong>!</p>
<p><strong><u>&#8220;Allah`ı hakkıyla değerlendiremediler!&#8221;</u></strong></p>
<p>Bu hakikatleri seyre girdik… Seyredebildiğimizce…</p>
<p>Paylaşmaya çalıştık karşılıksız olarak sizlerle, dilimiz döndüğünce&#8230;</p>
<p>Ne var ki ardından sorular yağmurlar gibi yağdı, biz yazdıkça…</p>
<p>&#8220;<strong>Allah `<font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font>`mı?</strong>&#8221;  diyenden; &#8220;<em>Allah sıfatlarını inkâr mı ediyorsun</em>&#8221; diyene kadar! Kimi  diyor, &#8220;<em>DİN`i somutlaştırdın</em>&#8220;; kimi diyor &#8220;<em>herkesin gördüğü varlığı  yok sayıyorsun, sen yoksan bunları yazan kim</em>?&#8221;</p>
<p>Ortada gerçekte <strong>TEK</strong> bir realite var!..</p>
<p><strong>Bu hakikat, geçmişte mecaz ve işaretlerle anlatılmaya çalışılmış… Bugün  ise aynı realiteye, bilimsel veya bilimsellikten yola çıkan teorik yaklaşımlar  söz konusu</strong>…<br />
* * *</p>
<p>(&#8230;) İşte bu yüzdendir ki…</p>
<p><strong>EZBER BOZMAK, beyinleri sorgulamaya, düşünmeye mecbur bırakmak için</strong> &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8221;  dedim…</p>
<p>Evet… Gelelim günün sorusuna… Her an yeni bir &#8220;<strong>şan</strong>&#8221; sonucu &#8220;<strong>var</strong>&#8221;  olup, akabinde<strong> </strong>&#8220;<strong>yok</strong>&#8221; olan; &#8220;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8221;  indinde &#8220;<strong>çok boyutlu tek kare resim</strong>&#8221; olan yapı, hangi özellik  dolayısıyladır ki, hep birbirini takip eder şekilde sanki senaryonun gereği  çekilmiş filmin kareleri gibi birbirini takip etmektedir? Yani, &#8220;Allah her an  yeni bir şandadır&#8221; hükmü, nasıl olup da birbirini izler olaylar şeklinde tezahür  etmektedir?</p>
<p>Bu tür bütün soruların cevapları hep &#8220;<strong>Esmâ</strong>&#8221; mertebesinde aranmalıdır!  Çünkü tek kaynak orası…</p>
<p align="right"><font color="#999999"><span style="font-size:8pt;">(Yukarıda  okuduklarınızın kaynağı: </span></font><span style="font-size:8pt;"><br />
</span><font color="#999999"><span style="font-size:8pt;">Ahmed Hulûsi &#8211;  YAZILAR, <a href="http://yorumsuzblog.adrese.com/nicin-%e2%80%9cdata%e2%80%9d/"> NİÇİN &#8220;DATA&#8221;</a>)</span></font></p>
<hr size="1" /><font size="6">D</font>eğerli Okur, sorumuzu tekrar edelim, ister misiniz?</p>
<blockquote><p>&#8220;<strong>&#8230;EZBER BOZMAK, beyinleri sorgulamaya, düşünmeye mecbur bırakmak için</strong>    &#8216;<strong><font color="#000080"><span style="background-color:#00ff00;">DATA</span></font></strong>&#8216;<strong>&#8230;&#8230;</strong>&#8220;</p></blockquote>
<p>konusunu esas aldık, bu Beyin Fırtınası seansımızda&#8230;</p>
<p>Ve.. &#8220;<strong>DATA</strong>&#8221; tanımlamasını <u><strong>daha da</strong></u><strong> düşünerek</strong>  değerlendirmek adına;</p>
<p><u><font color="#ff0000"><strong>Sizin, bu </strong>&#8220;<strong>DATA</strong>&#8220;</font><strong><font color="#ff0000">  tanımlamalarından çıkarımlarınız nelerdir?. Anlatılmak istenen gerçek nedir?</font> </strong></u></p>
<p><strong><u><em>Bilimsellikten</em> yola çıkarak yaklaşım, açınım yapacak  kardeşlerimize şimdiden teşekkür ediyoruz</u>!..</strong></p>
<p>Yukarıdaki bilgilerin, sizin önbelleğinizin derinliklerinden bize yansıması  nasıl olacak?&#8230; Merak ediyoruz!..:)</p>
<p>Bu konuda bize yazarsanız seviniriz!..</p>
<p>Fakat bize yazmasanız da biz mutlu olacağız.. Çünkü <u>bu değerli bilgileri  bir kere daha hep birlikte okumamız hepimizin kazancı olacaktır</u>&#8230;.  Yazarsanız;</p>
<p>Bugünden itibaren yüzlerce, belki de binlerce insanımızın bu konuda  kazanılmış bilgilerini güçlendirebilecek ya da flu(cansız, silik) bilgilerini  canlandırabileceksiniz!..</p>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..</strong></span></p>
<p><span style="font-size:8pt;font-weight:700;">. . .</span></p>
<p><font color="#ff0000">(<span style="font-weight:bold;">Önemli hatırlatma</span>:  Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme  yapılmaz.)</font>
</p>
<p align="right"> <a href="http://www.yorumsuzblog.net.tc/"> www.yorumsuzblog.net.tc</a></p>
<blockquote>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify">   <font color="#247fab"><span style="font-size:8pt;"><strong>Onlar </strong>(o akıl    sahipleri)<strong> ki kıyam’da </strong>(ayakta)<strong>, kuud’da </strong>(otururken)<strong> ve    yanları üzere oldukları halde Allahı zikrederler ve Semavat ve Arz’ın    halkedilişi içinde/hakkında tefekkür ederler</strong> (de şöyle derler:)<strong>    “Rabbimiz bunu batıl olarak yaratmadın&#8230; SUBHANsın sen&#8230; Nar’ın azabından    bizi koru”.</strong> <em>(Al-i İmran-191)</em></span></font></p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify">   <font color="#247fab"><span style="font-size:8pt;"><strong>“Bir saat tefekkür, bin    yıl nafile ibadetten hayırlıdır.”</strong><em> </em>Hz. Muhammed (s.a.v.)</span></font></p>
</blockquote>
<p>&#8230;<br />
<u><span style="color:#247fab;font-size:130%;"><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></span></u><span style="color:#247fab;">:</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Yeni fikirler  oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar  dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi</span><span style="color:#247fab;">.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Bir grubun belirli bir konu üzerinde  mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve  katılımcı bir çalışma tekniğidir.</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Disiplinli ama  baskıcı olmayan bir yaklaşımla</span><span style="color:#247fab;">;  basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler  oluşturmak için </span> <span style="font-weight:bold;color:#247fab;">grup sinerjisi</span><span style="color:#247fab;">ni  kullanmayı amaçlar.</span></p>
<p><strong><span style="color:#247fab;">Uygulama Adımları:</span></strong><br />
<font color="#ff0000">- Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya  değerlendirme yapılmaz.</font><br />
<span style="color:#247fab;">- Fikirler tükendiği zaman beyin  fırtınası oturumu tamamlanır.</span></p>
<p style="color:#247fab;" align="right"> <span style="font-weight:bold;">Prof. Dr. Nüket Yetiş</span><br />
TÜSSİDE Başkanı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin Fırtınası (31)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/04/13/beyin-firtinasi-31/</link>
<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 21:04:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/04/13/beyin-firtinasi-31/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Artık, enerjimizi arttırabilir ve rastlantıları bilincimizle değerlendirebiliriz. Böylece evr]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://yorumsuzblog.adrese.com/wp-content/uploads/beyin-firtinasi.jpg" align="left" height="125" width="125" />&#8220;Artık, enerjimizi arttırabilir ve rastlantıları bilincimizle  değerlendirebiliriz. Böylece evrimimizi ileriye doğru hızlandırır,  titreşimlerimizi yükseltebiliriz.&#8221;</p>
<p>(&#8230;) &#8220;Kaderimiz enerji düzeyimizi yükseltmeye devam edecektir. Enerji düzeyimiz  arttıkça, vücudumuzdaki atomların titreşimlerinin düzeyi artacak.&#8221;..</p>
<p>(&#8230;) &#8220;Titreşimlerimizi aynı düzeyde tutamıyoruz. Korku, titreşimleri büyük  ölçüde etkiler.&#8221;..<!--more--></p>
<p>(&#8230;)Biz insanlar titreşimlerimizi arttırmaya devam ettikçe, şaşırtıcı bir olay  meydana gelmeye başlayacak, &#8230; Bütün insan gurupları belirli bir düzeye  ulaştıkları zaman, titreşim düzeyleri alçak insanların gözlerinin önünde  birdenbire kaybolacaklar. Titreşim düzeyi alçak insanlar da onların ortadan  kaybolduklarını zannettikleri halde, ortadan yok olan grup kendilerinin hala  aynı yerde bulunduklarını hissedecekler, yalnızca fazlasıyla hafiflediklerini  zannedecekler.&#8221;</p>
<p>(&#8230;) &#8220;İnsanlar titreşimlerini yükseltip diğerleri onları görmediği zaman, bu  yaşamla geldikleri ve ölümden sonra tekrar dönecekleri diğer dünyanın arasındaki  engelleri kaldırdıklarına işarettir. Bu yolu geçmenin bilinci insanlara  peygamberler tarafından gösterilmiştir. Onlar kendilerini enerjiye açıp suyun  üstünde yürüyebilecek kadar hafiflemiştir. Ölümü tam burada, yeryüzünde aşan ve  fiziksel dünyayı ruhsal evrene çeviren insanlar onlardır. Onların yaşamı bizlere  bunun nasıl yapılacağını gösteriyor, eğer aynı kaynakla bağlantı kurabilirsek  adım adım aynı yola ulaşabiliriz. ve bir noktaya gelince, herkes öylesine yüksek  titreşimlere erişecek ki, böyle olduğumuz şekilde cennete geçebileceğiz.&#8221;</p>
<p>(&#8230;)Kavrama gücümüzün artmasıyla titreşimlerimizin doruğa ulaşacağını, böylece  hala önümüzde olan ve bizim henüz göremediğimiz sonsuz alemin kapılarının bize  açılacağını söyleyebiliriz.</p>
<p>(<strong>Bilgi Notu</strong>: Yukarıdaki metinin alıntı kaynağı, önyargılara yer vermemek ve perdelenmemek adına şimdilik açıklanmayacaktır.. Bu beyin fırtınası seansı bittiğinde bu cümlenin altında açıklanacaktır.)</p>
<p><strong>Alıntı kaynağı</strong>: Dokuz Kehanet -James Redfield/ Altın Kitaplar, 1. Basım/Mart 1995</p>
<p>* * * * * *</p>
<p><strong><font color="#0099ff">Yukarıdaki savların olabilirliğine inanıyorsanız;</font></strong></p>
<p><strong>- Beden titreşimini arttırmayı hangi eylemlerimiz (amellerimiz) aracılığı ile  <u>nasıl</u> başarabiliriz?..</strong></p>
<p><strong>- Beden titreşiminin yükseltilmesinin getirileri nelerdir?..</strong></p>
<p><strong>- Yukarıdaki alıntı metin içeriğinde bulunmayan bilgileriniz varsa, lütfen açıklayınız.<font color="#ff0000"> </font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">İnanmıyorsanız; lütfen düşüncelerinizi açıklayın.</font></strong></p>
<p><span style="font-size:8pt;font-weight:700;"> .  .  .</span></p>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..</strong></span></p>
<p><font color="#ff0000">(<span style="font-weight:bold;">Önemli hatırlatma</span>: Oturuma  katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)</font></p>
<p align="right"> <a href="http://www.yorumsuzblog.net.tc/"> www.yorumsuzblog.net.tc</a></p>
<blockquote>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify">   <font color="#247fab"><span style="font-size:8pt;"><strong>Onlar </strong>(o akıl sahipleri)<strong> ki kıyam’da </strong>   (ayakta)<strong>, kuud’da </strong>(otururken)<strong> ve yanları üzere oldukları halde    Allahı zikrederler ve Semavat ve Arz’ın halkedilişi içinde/hakkında tefekkür    ederler</strong> (de şöyle derler:)<strong> “Rabbimiz bunu batıl olarak yaratmadın&#8230;    SUBHANsın sen&#8230; Nar’ın azabından bizi koru”.</strong> <em>(Al-i İmran-191)</em></span></font></p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify">   <font color="#247fab"><span style="font-size:8pt;"><strong>“Bir saat tefekkür, bin yıl nafile ibadetten    hayırlıdır.”</strong><span style="font-size:8pt;"><em> </em>Hz. Muhammed (s.a.v.)</span></span></font></p>
</blockquote>
<p>&#8230;<br />
<u><span style="color:#247fab;font-size:130%;"><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></span></u><span style="color:#247fab;">:</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi</span><span style="color:#247fab;">.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Disiplinli ama  baskıcı olmayan bir yaklaşımla</span><span style="color:#247fab;">;  basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler  oluşturmak için </span> <span style="font-weight:bold;color:#247fab;">grup sinerjisi</span><span style="color:#247fab;">ni  kullanmayı amaçlar.</span></p>
<p><strong><span style="color:#247fab;">Uygulama Adımları:</span></strong><br />
<font color="#ff0000">- Söylenen fikir  üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.</font><br />
<span style="color:#247fab;">- Fikirler tükendiği zaman beyin  fırtınası oturumu tamamlanır.</span></p>
<p style="color:#247fab;" align="right"> <span style="font-weight:bold;">Prof. Dr. Nüket Yetiş</span><br />
TÜSSİDE Başkanı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin Fırtınası (30)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/03/29/beyin-firtinasi-30/</link>
<pubDate>Sat, 29 Mar 2008 13:37:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/03/29/beyin-firtinasi-30/</guid>
<description><![CDATA[Denilir ki: Hz. İsa bir domuzun yanından geçti. Domuza, mutlulukla geç, dedi. Orada bulunanlar bu ta]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://yorumsuzblog.adrese.com/wp-content/uploads/beyin-firtinasi.jpg" align="left" height="125" width="125" />Denilir ki: Hz. <strong>İsa</strong> bir domuzun yanından geçti. Domuza, mutlulukla geç, dedi.<br />
Orada bulunanlar bu tavrını garipseyerek söylendiler.<br />
Bunun üzerine <strong>İsa</strong> (a.s.) şöyle dedi:<br />
<font color="#0099ff">- Ben dilimi hayır söylemekten başka bir şeye alıştırmam&#8230;</font><!--more--></p>
<p><strong>1</strong>-<strong> Biz de dilimizi Hz. İsa gibi <u>kullanabilir miyiz</u>?</strong></p>
<p><strong>2</strong>-<strong> Polemiklere kapılmadan yaşama <u>şansımız</u> olabilir mi? </strong></p>
<p><strong>3- Olaylara katı bir şekilde yaklaşmak yerine daha esnek olmak <u>elimizde midir</u>? Neden?</strong><br />
<strong><br />
4- Örtücü olmayı deneme <u>şansımız</u> var mıdır? Nasıl?</strong></p>
<p><font color="#0099ff"> (&#8230;)hep nokta, hep nokta.. öyle sık bir araya gelmiş ki noktalar, nokta yok  sanılıyor, nokta algılanamıyor.. </font>(Ahmed Hul<span lang="en"><font face="Times New Roman">û</font></span>si, Tek&#8217;in Seyri&#8217;nden)<br />
<strong>5- Bu sözden ne anlıyorsunuz?</strong></p>
<blockquote><p><strong>Yukarıdaki konuların cevapları hakkında<u> fikriniz var mıdır</u> ? Varsa, <font color="#0099ff"><u>NEDENini</u></font> ve <font color="#0099ff"><u>NASILını</u></font> açıklar mısınız? </strong></p></blockquote>
<p><span style="font-size:8pt;font-weight:700;"> .  .  .</span></p>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..</strong></span></p>
<p><font color="#ff0000">(<span style="font-weight:bold;">Önemli hatırlatma</span>: Oturuma  katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)</font></p>
<p align="right"> <a href="http://www.yorumsuzblog.net.tc/"> www.yorumsuzblog.net.tc</a></p>
<blockquote>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify">   <font color="#247fab"><strong>Onlar </strong>(o akıl sahipleri)<strong> ki kıyam’da </strong>   (ayakta)<strong>, kuud’da </strong>(otururken)<strong> ve yanları üzere oldukları halde    Allahı zikrederler ve Semavat ve Arz’ın halkedilişi içinde/hakkında tefekkür    ederler</strong> (de şöyle derler:)<strong> “Rabbimiz bunu batıl olarak yaratmadın&#8230;    SUBHANsın sen&#8230; Nar’ın azabından bizi koru”.</strong> <em>(Al-i İmran-191)</em></font></p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify">   <font color="#247fab"><strong>“Bir saat tefekkür, bin yıl nafile ibadetten    hayırlıdır.”</strong><em> </em>Hz. Muhammed (s.a.v.)</font></p>
</blockquote>
<p>&#8230;<br />
<u><span style="color:#247fab;font-size:130%;"><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></span></u><span style="color:#247fab;">:</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi</span><span style="color:#247fab;">.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Disiplinli ama  baskıcı olmayan bir yaklaşımla</span><span style="color:#247fab;">;  basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler  oluşturmak için </span> <span style="font-weight:bold;color:#247fab;">grup sinerjisi</span><span style="color:#247fab;">ni  kullanmayı amaçlar.</span></p>
<p><strong><span style="color:#247fab;">Uygulama Adımları:</span></strong><br />
<font color="#ff0000">- Söylenen fikir  üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.</font><br />
<span style="color:#247fab;">- Fikirler tükendiği zaman beyin  fırtınası oturumu tamamlanır.</span></p>
<p style="color:#247fab;" align="right"> <span style="font-weight:bold;">Prof. Dr. Nüket Yetiş</span><br />
TÜSSİDE Başkanı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin Fırtınası (29)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/03/15/beyin-firtinasi-29/</link>
<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 22:01:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/03/15/beyin-firtinasi-29/</guid>
<description><![CDATA[(&#8230;) Yokluğun işareti, &#8220;başka&#8221;dan kurtulmuş olmaktır! Peki nerede yok edeceksin o ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://yorumsuzblog.adrese.com/wp-content/uploads/beyin-firtinasi.jpg" align="left" height="125" width="125" />(&#8230;) Yokluğun işareti, &#8220;başka&#8221;dan kurtulmuş olmaktır!<br />
Peki nerede yok edeceksin o &#8220;başkalarını&#8221;? Senin başkalarını?<br />
Dışarıda mı?<br />
Dışarıda değil, SENde! Kendinde!<br />
Kendinde küfür kalmayana kadar, mücahede et! Gir bilinç mabedine, İbrahim gibi  kır putları bir-bir! Ortada &#8220;başkası&#8221; kalmasın ki, pâk secdegâhını göresin! Ama  eğer bunu &#8220;başkalarına&#8221; saldır diye anlarsan, bil ki &#8220;ALLAH&#8217;ı&#8221; unuttun, nefsin  için harbe girdin! Sonu ne olursa olsun, ziyandasın, kaybeden sensin her bir  mücadelende, savaşında! Ne ki &#8220;yabancı&#8221; kaldı sana, bil ki o kadar mahrum kaldın  hakikatinden! Dışarıda gördüğün dünya-alemi ortadan kaldırsan, bil ki yine sen  başkasın, kalan BAŞKA!..<!--more--></p>
<p>Kendine, Aslına dönemezsen; dışarıya baktığın sürece &#8220;başkalarıylasın&#8221;!  Uğraştıkça &#8220;dışarısı&#8221; tükenmez, ama sen tükenirsin!</p>
<p>Gafletten uyan! Kendi &#8220;başka&#8221;nı gerçekten &#8220;başka&#8221; zannetme! Bil ki hem  &#8220;başkalarını&#8221; görüp, hem de &#8220;başkalarından&#8221; kurtulamazsın! ALLAH&#8217;ı bilmekse  gayen, kendindekini YOK ET!.. &#8220;Zan&#8221; ile bakmayı bırak, ilminin ışığında yaşa!</p>
<p>Kalmasın &#8220;başka&#8221; gözünde, bilincinde, gönlünde!..</p>
<p>Gelin, hep BİRlikte &#8220;başkasız&#8221; bir yaşam için dua edelim&#8230;</p>
<p>Gelin, suçlamasız, kınamasız, şikâyetsiz, övgüsüz, sövgüsüz olalım; gelin, &#8220;ben&#8221;  için yaşamayı aşıp, &#8220;TEK&#8221;e ermeyi amaç edinelim. Elsiz, dilsiz, gözsüz, kulaksız  olup, alemi <u><strong>yorumsuz seyre</strong></u> koyulalım!</p>
<p>Gelin hamal gibi bilgi taşımaktan azad edelim kendimizi; lâfı bırakıp, &#8220;ALLAH&#8221;  tan &#8220;başkasız&#8221; bir yaşam isteyelim&#8230;</p>
<p>Gelin, &#8220;başkası&#8221; olmayalım!</p>
<p>Veren, seven, hizmet eden, şükreden olalım; ama karşısında &#8220;başkasını&#8221; görmeden!  Hatta, ne &#8220;gayrını&#8221;, ne de &#8220;ayn&#8221;ını görmeden!</p>
<p>Gelin samimiyete erip, mecazdan kurtulalım; güzelden, bâdeden, sevgiliden de  geçelim!</p>
<p>Bilelim ki, hakikat bilgisini bugün ve burada yaşayamazsak, tüm gayretimizle  hayalimizdeki yarın için yaşamış oluruz! Zira karşısında gördüğünün hakikatine  eremeden giden, neyin hakikatine ermiş olur?</p>
<p>Hep verelim, hep şükredelim, hep hizmet edelim ki, &#8220;başka&#8221; kalmasın, silinsin  gözümüzden, dilimizden, gönlümüzden! Cümlemizin bir tek bilinç olduğunu,  aklımızın da, varlığımızın da tek olduğunu görelim!&#8230; Kanmayalım, yanıltmasın  bizi aynadaki görüntüler!</p>
<p>Gelin &#8220;kula şükretmeyen Hakka şükretmiş olmaz&#8221; diyen &#8220;Rasûlullah&#8217;ı&#8221; anlayalım!</p>
<p>Gelin, &#8220;başkası&#8221; kavramından kurtulalım! Olmayan &#8220;başkası&#8221; ile değil, Hakk ile  BİRliği yaşayalım!</p>
<p>Gelin HİÇ&#8217;liğin aynasına &#8220;başkasız&#8221; bakalım!.. (<strong>Ahmed Bâki</strong>)<br />
*  *  *</p>
<p>Sabrın ileri boyutu Kur&#8217;an&#8217;da SABR-I CEMİL kavramı ile ifadesini bulur. Yakup  (a.s.) ın sabrı böyledir. Aslında bir Nebi olan Yakup için Allah&#8217;tan geleni bela  görme değildir söz konusu olan. Buradaki sabır; sabrın bir ileri boyutu olan  SEYİR hali. <u><strong>Yorumsuz seyir</strong></u>; yıkılmadan, perişan olmadan, ümit  kesmeden bekleyiş. İşte o bekleyiştir zafere ulaştıran!.. İşte o bekleyiştir  bela görünenin nimet olduğunu fark ettiren!&#8230; İşte o bekleyiştir SABUR  esmaından sonra RIZAyı açığa çıkaran! Sabredenler; ayetteki ifadesi ile  ALLAH&#8217;TAN SABIR VE SALAT İLE YARDIM İSTEYENLER; sabrın içindeki dönüştürme  kuvvesini fark edenlerdir.. Evet, belayı nimete dönüştürecek oluşturma kuvvesi  ES SABUR da saklı!.. ES SABUR u ümitle kuşananlar; günün birinde EL FETTAH ile  selamete çıkıp, EŞ ŞEKUR ile sevineceklerinden hiç şüphe etmesinler!.. (<strong>Mehmet  Doğramacı</strong>)<br />
*  *  *</p>
<p><font color="#0000ff">Değerli okur, yukarıdaki iki metini okuduktan sonra  konumuzu belirleyebiliriz artık:</font></p>
<p><font color="#0000ff"></font><font size="4"><u>Yorumsuz Seyir</u>; vurdumduymazlık mı? Gelene ağam, gidene paşam  demek mi <u>tasavvuf</u>? Yoksa bunların da dışında farklı bir yaşantı mıdır?</font><font size="5"><br />
</font>(Soru Kaynağı: sufizmveinsan.com)</p>
<p><span style="font-size:8pt;font-weight:700;"> .  .  .</span></p>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..</strong></span></p>
<p><font color="#ff0000">(<span style="font-weight:bold;">Önemli hatırlatma</span>: Oturuma  katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)</font></p>
<p align="right"> <a href="http://www.yorumsuzblog.net.tc/"> www.yorumsuzblog.net.tc</a></p>
<blockquote>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify">   <font color="#247fab"><strong>Onlar </strong>(o akıl sahipleri)<strong> ki kıyam’da </strong>   (ayakta)<strong>, kuud’da </strong>(otururken)<strong> ve yanları üzere oldukları halde    Allahı zikrederler ve Semavat ve Arz’ın halkedilişi içinde/hakkında tefekkür    ederler</strong> (de şöyle derler:)<strong> “Rabbimiz bunu batıl olarak yaratmadın&#8230;    SUBHANsın sen&#8230; Nar’ın azabından bizi koru”.</strong> <em>(Al-i İmran-191)</em></font></p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify">   <font color="#247fab"><strong>“Bir saat tefekkür, bin yıl nafile ibadetten    hayırlıdır.”</strong><em> Hz. Muhammed (sav)</em></font></p>
</blockquote>
<p>&#8230;<br />
<u><span style="color:#247fab;font-size:130%;"><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></span></u><span style="color:#247fab;">:</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi</span><span style="color:#247fab;">.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Disiplinli ama  baskıcı olmayan bir yaklaşımla</span><span style="color:#247fab;">;  basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler  oluşturmak için </span> <span style="font-weight:bold;color:#247fab;">grup sinerjisi</span><span style="color:#247fab;">ni  kullanmayı amaçlar.</span></p>
<p><strong><span style="color:#247fab;">Uygulama Adımları:</span></strong><br />
<font color="#ff0000">- Söylenen fikir  üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.</font><br />
<span style="color:#247fab;">- Fikirler tükendiği zaman beyin  fırtınası oturumu tamamlanır.</span></p>
<p style="color:#247fab;" align="right"> <span style="font-weight:bold;">Prof. Dr. Nüket Yetiş</span><br />
TÜSSİDE Başkanı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin Fırtınası (24)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/01/21/beyin-firtinasi-24/</link>
<pubDate>Sun, 20 Jan 2008 22:01:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2008/01/21/beyin-firtinasi-24/</guid>
<description><![CDATA[Kur’an Kavramları (3): DİN GÜNÜ - &#8220;(Allah), Din gününün mâliki ( sahibi)dir.&#8221; (Fâtiha, 3]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://yorumsuzblog.adrese.com/wp-content/uploads/beyin-firtinasi.jpg" align="left" height="125" width="125" /><strong><font color="#3366ff">Kur’an  Kavramları (3):</font></strong> <strong><span style="color:green;">DİN GÜNÜ</span></strong><br />
<em>- &#8220;(Allah), Din gününün mâliki ( sahibi)dir.&#8221;<span style="font-size:8pt;"> (Fâtiha, 3)</span></em><br />
- <em>&#8220;</em>Sonra din gününün ne olduğunu nereden bileceksin? O gün, kimsenin hiç  kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün emir yalnız Allah&#8217;a aittir.<em>&#8220;</em> <em><span style="font-size:8pt;">(82/İnfitâr, 17-18)</span></em></p>
<p><strong>Ayetlerde geçen DİN GÜNÜ kavramı ile neye işaret edilmektedir ?..</strong><!--more--></p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">İPUÇLARI:<br />
<span style="font-size:8pt;"> <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/dingunu/" target="_blank">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/&#8230;</a></span><span style="font-size:8pt;"><br />
<a href="http://kitap.ihya.org/genel/samil.php?t2=oku&#38;an=404&#38;g=jjbd&#38;s=1&#38;t4=&#38;t3=din.gÜnÜ&#38;harf=D" target="_blank">http://kitap.ihya.org/&#8230;</a><br />
<a href="http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/gokyarildi_3.html" target="_blank">http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/gokyarildi_3.html</a></span>
</p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">&#8230;</p>
<blockquote>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify"><font color="#247fab"><strong>Onlar </strong>   (o akıl sahipleri)<strong> ki kıyam’da </strong>(ayakta)<strong>, kuud’da </strong>(otururken)<strong>    ve yanları üzere oldukları halde Allahı zikrederler ve Semavat ve Arz’ın    halkedilişi içinde/hakkında tefekkür ederler</strong> (de şöyle derler:)<strong>    “Rabbimiz bunu batıl olarak yaratmadın&#8230; SUBHANsın sen&#8230; Nar’ın azabından    bizi koru”.</strong> <em>(Al-i İmran-191)</em></font></p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="justify"><font color="#247fab"><strong>“</strong></font><font color="#247fab"><strong>Bir saat    tefekkür, bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır.</strong></font><font color="#247fab"><strong>”</strong></font><font color="#247fab"><em> Hz.Muhammed (sav)</em></font></p>
</blockquote>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..</strong></span></p>
<p>(<span style="font-weight:bold;">Önemli hatırlatma</span>: Oturuma  katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)</p>
<p align="right"> <a href="http://www.yorumsuzblog.net.tc/"> www.yorumsuzblog.net.tc</a></p>
<p>&#8230;<br />
<u><span style="color:#247fab;font-size:130%;"><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></span></u><span style="color:#247fab;">:</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Yeni fikirler  oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar  dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi</span><span style="color:#247fab;">.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Bir grubun belirli bir konu üzerinde  mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve  katılımcı bir çalışma tekniğidir.</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Disiplinli ama  baskıcı olmayan bir yaklaşımla</span><span style="color:#247fab;">;  basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler  oluşturmak için </span> <span style="font-weight:bold;color:#247fab;">grup sinerjisi</span><span style="color:#247fab;">ni  kullanmayı amaçlar.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Uygulama Adımları:</span><br />
<span style="color:#247fab;">- </span> <span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Söylenen fikir  üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</span><span style="color:#247fab;">.</span><br />
<span style="color:#247fab;">- Fikirler tükendiği zaman beyin  fırtınası oturumu tamamlanır.</span></p>
<p style="color:#247fab;" align="right"> <span style="font-weight:bold;">Prof. Dr. Nüket Yetiş</span><br />
TÜSSİDE Başkanı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin Fırtınası (19)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/11/26/beyin-firtinasi-19/</link>
<pubDate>Sun, 25 Nov 2007 22:01:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/11/26/beyin-firtinasi-19/</guid>
<description><![CDATA[Konu: KÂBE Kur’an ayetleri, Hadisler, Evliya sözleri, Zahiri ve Batini değerlendirmeler çerçevesinde]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://yorumsuzblog.adrese.com/wp-content/uploads/beyin-firtinasi.jpg" align="left" hspace="1" />Konu: <span style="color:blue;">KÂBE</span></p>
<p class="MsoNormal">Kur’an  ayetleri, Hadisler, Evliya sözleri, Zahiri ve Batini değerlendirmeler  çerçevesinde Kabe; Beytullah bu haftaki konumuz.</p>
<p class="MsoNormal">İbrahim  (as) dan Hacer annemize; İsmail (as) dan Zemzem ve Kurbana, Hacdan Umreye,  Tavaftan Sa’ye…Kısacası her şeyi ile Kabe..<!--more--></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Neler  düşünürsünüz Kabe hakkında?</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Beytullah  ile kast edilen ne?</strong></p>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..</strong></span></p>
<p>(<span style="font-weight:bold;">Önemli hatırlatma</span>: Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)</p>
<p align="right"><a href="http://www.yorumsuzblog.net.tc/">www.yorumsuzblog.net.tc</a></p>
<p>&#8230;<br />
<u><span style="color:#247fab;font-size:130%;"><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></span></u><span style="color:#247fab;">:</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi</span><span style="color:#247fab;">.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Disiplinli ama baskıcı olmayan bir yaklaşımla</span><span style="color:#247fab;">; basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler oluşturmak için </span><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">grup sinerjisi</span><span style="color:#247fab;">ni kullanmayı amaçlar.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Uygulama Adımları:</span><br />
<span style="color:#247fab;">- </span><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</span><span style="color:#247fab;">.</span><br />
<span style="color:#247fab;">- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır.</span></p>
<p style="color:#247fab;" align="right"><span style="font-weight:bold;">Prof. Dr. Nüket Yetiş</span><br />
TÜSSİDE Başkanı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin Fırtınası (13)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/10/15/beyin-firtinasi-13/</link>
<pubDate>Mon, 15 Oct 2007 08:59:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/10/15/beyin-firtinasi-13/</guid>
<description><![CDATA[Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil . . .]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://yorumsuzblog.adrese.com/wp-content/uploads/beyin-firtinasi.jpg" align="left" hspace="3" />Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil<br />
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil<br />
.  .  .<br />
Gönül mü yeğ Kabe mi yeğ, söyle bana aklı eren<br />
Gönül yeğdir zira ki, Hak gönülde tutar durak<br />
.  .  .<br />
Hak bir gönül verdi bana ha demeden hayran olur<br />
Bir dem gelir şadi olur, bir dem gelir giryan olur. <span style="color:red;">(Yunus Emre)</span><!--more--></p>
<p>Gönlüm, hem yol gösterir; hem yol keser; hem bir çengeldir, her şey ona asılır, hem herkesin ihtiyacı olan padişah altınını basar.<br />
.  .  .<br />
Gönlün varsa, gönül Kabe’sini tavaf et… Anlam Kabe’si gönüldür; ne diye toprak sanıyorsun onu? <span style="color:red;">(Mevlana)</span><br />
.  .  .  .  .  .</p>
<p>Farsça’da DİL, Arapça’da SADR olarak yer alan, bazı mütercimlerin KALP diyerek yanlış çevirdiği GÖNÜL kavramı bu haftaki konumuz!&#8230; Bir Hak Dostu şöyle diyor: GÖNÜL ÖYLE BİR KAVRAM Kİ; TÜRKÇE’DEN BAŞKA HİÇBİR LİSANDA TAM KARŞILIĞI YOK. ETRAFLI BİR TANIMI DA YOK!</p>
<p>Türkçe’den başka lisanlarda yok. İslam’ı hem duygu hem akıl boyutunda değerlendiren bizim kültürümüzde, şiirimizde, tasavvuf büyüklerimizde sıkça geçen zengin bir kavram, gönül!.. Yerine göre Kabe’den üstün, yerine göre çılgın ve delice çırpınan bir deniz… Bakalım siz ne diyeceksiniz?..</p>
<p><span style="color:red;"><font size="5">NEDİR GÖNÜL ?..</font></span></p>
<p><span style="color:red;"></span><br />
<span style="font-size:130%;"><strong>YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..</strong></span></p>
<p>(<span style="font-weight:bold;">Önemli hatırlatma</span>: Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)</p>
<p align="right"><a href="http://www.yorumsuzblog.net.tc/">www.yorumsuzblog.net.tc</a></p>
<p>&#8230;<br />
<span style="color:#247fab;font-size:130%;"><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></span><span style="color:#247fab;">:</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi</span><span style="color:#247fab;">.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</span></p>
<p><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Disiplinli ama baskıcı olmayan bir yaklaşımla</span><span style="color:#247fab;">; basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler oluşturmak için </span><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">grup sinerjisi</span><span style="color:#247fab;">ni kullanmayı amaçlar.</span></p>
<p><span style="color:#247fab;">Uygulama Adımları:</span><br />
<span style="color:#247fab;">- </span><span style="font-weight:bold;color:#247fab;">Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</span><span style="color:#247fab;">.</span><br />
<span style="color:#247fab;">- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır.</span></p>
<p style="color:#247fab;" align="right"><span style="font-weight:bold;">Prof. Dr. Nüket Yetiş</span><br />
TÜSSİDE Başkanı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[» Beyin Fırtınası (6)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/08/10/%c2%bb-beyin-firtinasi-6/</link>
<pubDate>Thu, 09 Aug 2007 21:05:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/08/10/%c2%bb-beyin-firtinasi-6/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Beni isteyen beni bulur. Beni bulan beni bilir. Beni bilen beni sever. Beni seven bana aşık o]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p> <a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/files/2007/07/beyin-firtinasi4.jpeg" title="beyin-firtinasi4.jpeg"><img src="http://yorumsuzblog.wordpress.com/files/2007/07/beyin-firtinasi4.jpeg" alt="beyin-firtinasi4.jpeg" align="left" /></a>&#8220;<font color="#008080">Beni isteyen beni bulur.<br />
Beni bulan beni bilir.<br />
Beni bilen beni sever.<br />
Beni seven bana aşık olur.<br />
Bana aşık olana ben de aşık olurum.</font></p>
<p><font color="#008080">Ben kime aşık olursam onun canını alırım.<br />
Ben kimin canını alırsam, diyetini de üstüme alırım.</font>&#8220;<br />
(Hadis-i Kudsî)</p>
<p><strong><font size="5">H</font></strong>adiste; Hakikat Yolcusunun – nasibi ölçüsünde- yaşayacağı süreçler, aşacağı basamaklar anlatılmakta….<!--more--></p>
<p>Üzerinde genişçe düşünelim&#8230; Cümle cümle çözecek olsak neler çıkar?&#8230;</p>
<p>*  *  *</p>
<p><strong><font size="5">YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN</font></strong>..</p>
<p><font color="#000000">(</font><strong>Önemli hatırlatma</strong>: <font color="#000000"><u>Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</u>.)</font></p>
<p align="right"><a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/wp-admin/www.yorumsuzblog.net.tc">www.yorumsuzblog.net.tc </a></p>
<p>*  *  *  *  *  *  *</p>
<p align="left"><font color="#000080"><u><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></u>:</font></p>
<p align="left"><font color="#000080">Yeni fikirler oluşturmak üzere, <strong>düşüncelere engel koymaksızın</strong>, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan <strong>fikir yaratma</strong> yöntemi.</font></p>
<p><font color="#000080">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</font></p>
<p><font color="#000080"><strong>Disiplinli </strong>ama <strong>baskıcı olmayan</strong> bir yaklaşımla; <strong>basit</strong>, <strong>aykırı</strong>, <strong>karmaşık</strong>, <strong>uçuk </strong>&#8230; düşüncelerden <strong>yaratıcı </strong>ve <strong>uygulanabilir </strong>fikirler oluşturmak için <strong>grup sinerjisini</strong> kullanmayı amaçlar.</font></p>
<p><font color="#000080">Uygulama Adımları:<br />
- <u><strong>Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</strong></u>.<br />
- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır. </font></p>
<p align="right"><font color="#000080"><strong>Prof. Dr. Nüket Yetiş</strong><br />
TÜSSİDE Başkanı</font></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[» Beyin Fırtınası (5)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/07/27/%c2%bb-beyin-firtinasi-5/</link>
<pubDate>Thu, 26 Jul 2007 21:05:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/07/27/%c2%bb-beyin-firtinasi-5/</guid>
<description><![CDATA[1- “Recep; Allah’ın, Şaban; Benim, Ramazan; Ümmetimin ayıdır!” Bu hadis sizlere neler düşündürür? De]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p> <a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/files/2007/07/beyin-firtinasi4.jpeg" title="beyin-firtinasi4.jpeg"><img src="http://yorumsuzblog.wordpress.com/files/2007/07/beyin-firtinasi4.jpeg" alt="beyin-firtinasi4.jpeg" align="left" /></a>1- “<strong><em>Recep; Allah’ın, Şaban; Benim, Ramazan; Ümmetimin ayıdır!</em></strong>”<br />
Bu hadis sizlere neler düşündürür? Değerlendiriniz…<br />
<font color="#ffffff">&#8230;</font></p>
<p>2- “<strong><em>Biz; emaneti (Halifelik Görevini) Göklere,Yere, Dağlara verdik de onlar onu üstlenmekten korktular ve kaçındılar. Onu insan üstlendi. Şüphesiz o insan çok zalim ve çok cahildir!&#8230;</em></strong>”(Ahzab-72)<!--more--></p>
<p>Halifelik gibi bir görev; Esma-i İlahi ile kulluk icra etme görevi; Esmayı alemde açığa çıkarma görevi insana veriliyor. Hem insana veriyor hem de o insana; “Emaneti aldı, ne mutlu ona” demesi beklenirken ÇOK CAHİL, ÇOK ZALİM deniyor!.. Çok Cahil, Çok Zalimse niçin böyle bir görev verdi?&#8230; CEHALET VE ZULUM ile ne kastedildi?.. Sanki, Cahil ve Zalim olduğu için görev verdik, der gibi bir anlam çağrıştırdı… CEHALET VE ZULUM ile HİLAFET-KULLUK bağını nasıl açıklarsınız?<br />
*  *  *</p>
<p><strong><font size="5">YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN</font></strong>..</p>
<p><font color="#000000">(</font><strong>Önemli hatırlatma</strong>: <font color="#000000"><u>Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</u>.)</font></p>
<p align="right"><a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/wp-admin/www.yorumsuzblog.net.tc">www.yorumsuzblog.net.tc </a></p>
<p>*  *  *  *  *  *  *</p>
<blockquote></blockquote>
<p align="left"><font color="#000080"><u><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></u>:</font></p>
<p align="left"><font color="#000080">Yeni fikirler oluşturmak üzere, <strong>düşüncelere engel koymaksızın</strong>, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan <strong>fikir yaratma</strong> yöntemi.</font></p>
<p><font color="#000080">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</font></p>
<p><font color="#000080"><strong>Disiplinli </strong>ama <strong>baskıcı olmayan</strong> bir yaklaşımla; <strong>basit</strong>, <strong>aykırı</strong>, <strong>karmaşık</strong>, <strong>uçuk </strong>&#8230; düşüncelerden <strong>yaratıcı </strong>ve <strong>uygulanabilir </strong>fikirler oluşturmak için <strong>grup sinerjisini</strong> kullanmayı amaçlar.</font></p>
<p><font color="#000080">Uygulama Adımları:<br />
- <u><strong>Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</strong></u>.<br />
- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır. </font></p>
<p align="right"><font color="#000080"><strong>Prof. Dr. Nüket Yetiş</strong><br />
TÜSSİDE Başkanı</font></p>
<blockquote></blockquote>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[» Beyin Fırtınası (4)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/07/20/%c2%bb-beyin-firtinasi-4/</link>
<pubDate>Thu, 19 Jul 2007 21:05:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/07/20/%c2%bb-beyin-firtinasi-4/</guid>
<description><![CDATA[Allah LEM YELİD (Doğmamış) VE LEM YULED (Doğurmamış) ise YARATMA yı nereye oturturuz?&#8230; Öyle ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/files/2007/07/beyin-firtinasi4.jpeg" title="beyin-firtinasi4.jpeg"><img src="http://yorumsuzblog.wordpress.com/files/2007/07/beyin-firtinasi4.jpeg" alt="beyin-firtinasi4.jpeg" align="left" /></a>Allah LEM YELİD (Doğmamış) VE LEM YULED (Doğurmamış) ise YARATMA yı nereye oturturuz?&#8230;</p>
<p>Öyle ya Allah&#8217;tan herhangi bir üretim; dışa doğru bir çıkış olması muhal&#8230; Haaşaa.. deriz buna&#8230; Ona bir şey girmesi de muhal&#8230; Buna da haaşaa!&#8230;<!--more--></p>
<p>Evren içre evrenler; mahlukat; nebatat, insanlar, hayvanat ve bir dizi bilmediğimiz Yaratılmışlar?!&#8230; Nasıl açıklayacağız?&#8230; YARATMA; ne?&#8230;</p>
<p>Olmayanı Oldurma desek; yine bir üretim akla geliyor&#8230; Olanı dönüştürme, çoğaltma desek gene doğum akla geliyor&#8230; LEM YELİD VE LEM YULED oluşu ile YARATMA olayını nasıl oturturuz?..</p>
<p>*  *  *</p>
<p><strong><font size="5">YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN</font></strong>..</p>
<p><font color="#000000">(</font><strong>Önemli hatırlatma</strong>: <font color="#000000"><u>Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</u>.)</font></p>
<p align="right"><a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/wp-admin/www.yorumsuzblog.net.tc">www.yorumsuzblog.net.tc </a></p>
<p>*  *  *  *  *  *  *</p>
<blockquote></blockquote>
<p align="left"><font color="#000080"><u><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></u>:</font></p>
<p align="left"><font color="#000080">Yeni fikirler oluşturmak üzere, <strong>düşüncelere engel koymaksızın</strong>, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan <strong>fikir yaratma</strong> yöntemi.</font></p>
<p><font color="#000080">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</font></p>
<p><font color="#000080"><strong>Disiplinli </strong>ama <strong>baskıcı olmayan</strong> bir yaklaşımla; <strong>basit</strong>, <strong>aykırı</strong>, <strong>karmaşık</strong>, <strong>uçuk </strong>&#8230; düşüncelerden <strong>yaratıcı </strong>ve <strong>uygulanabilir </strong>fikirler oluşturmak için <strong>grup sinerjisini</strong> kullanmayı amaçlar.</font></p>
<p><font color="#000080">Uygulama Adımları:<br />
- <u><strong>Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</strong></u>.<br />
- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır. </font></p>
<p align="right"><font color="#000080"><strong>Prof. Dr. Nüket Yetiş</strong><br />
TÜSSİDE Başkanı</font></p>
<blockquote></blockquote>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[» Beyin Fırtınası (3)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/05/04/%c2%bb-beyin-firtinasi-3/</link>
<pubDate>Fri, 04 May 2007 15:31:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/05/04/%c2%bb-beyin-firtinasi-3/</guid>
<description><![CDATA[Resulûllah&#8217;ın yanında hanımları olduğu halde otururken âma bir adam yanlarına geldi.. Efendimi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://yorumsuzblog.files.wordpress.com/2007/05/canyelegi.jpg" title="canyelegi.jpg"><img src="http://yorumsuzblog.files.wordpress.com/2007/05/canyelegi.jpg" alt="canyelegi.jpg" align="left" /></a>Resulûllah&#8217;ın yanında hanımları olduğu halde otururken âma bir adam yanlarına geldi.. Efendimiz hanımlarına <strong>örtünün </strong>dedi. Bir hanımı, &#8216;<em>ey Allah&#8217;ın Resulû bu zat âmadır, bizi görmez ki</em>&#8216; diye karşılık verince, Efendimiz; <!--more-->&#8216;<em>siz de mi körsünüz, onu görmüyor musunuz?</em>&#8216; dedi. &#8211; (Hadis)</p>
<p>Sizce Resulûllah Efendimiz neden böyle bir şey söyleme gereği duymuştur?</p>
<p><font color="#000080">*  *  *</font></p>
<p><strong><font size="5">YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN</font></strong>..</p>
<p><font color="#000000">(</font><strong>Önemli hatırlatma</strong>: <font color="#000000"><u>Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</u>.)</font></p>
<p align="right"><a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/wp-admin/www.yorumsuzblog.net.tc">www.yorumsuzblog.net.tc </a></p>
<p>Soru kaynağı:  http://sufizmveinsan.com</p>
<p>*  *  *  *  *  *  *</p>
<p align="left"><font color="#000080"><u><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></u>:</font></p>
<p align="left"><font color="#000080">Yeni fikirler oluşturmak üzere, <strong>düşüncelere engel koymaksızın</strong>, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan <strong>fikir yaratma</strong> yöntemi.</font></p>
<p><font color="#000080">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</font></p>
<p><font color="#000080"><strong>Disiplinli </strong>ama <strong>baskıcı olmayan</strong> bir yaklaşımla; <strong>basit</strong>, <strong>aykırı</strong>, <strong>karmaşık</strong>, <strong>uçuk </strong>… düşüncelerden <strong>yaratıcı </strong>ve <strong>uygulanabilir </strong>fikirler oluşturmak için <strong>grup sinerjisini</strong> kullanmayı amaçlar.</font></p>
<p><font color="#000080">Uygulama Adımları:<br />
- <u><strong>Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</strong></u>.<br />
- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır. </font></p>
<p align="right"><font color="#000080"><strong>Prof. Dr. Nüket Yetiş</strong><br />
TÜSSİDE Başkanı</font>
</p>
<p align="left">&#160;</p>
<p align="left">&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[» Beyin Fırtınası (2)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/04/28/%c2%bb-beyin-firtinasi-2/</link>
<pubDate>Sat, 28 Apr 2007 11:22:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/04/28/%c2%bb-beyin-firtinasi-2/</guid>
<description><![CDATA[*Çağımızın en tanınmış spiritüel dehalarından sayılan Jiddhu Krishnamurti&#8216;nin sade öğretisini ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://yorumsuzblog.files.wordpress.com/2007/04/beyinfirtinasi2.jpg" title="beyinfirtinasi2.jpg"><img src="http://yorumsuzblog.files.wordpress.com/2007/04/beyinfirtinasi2.jpg" alt="beyinfirtinasi2.jpg" align="left" /></a><strong>*</strong>Çağımızın en tanınmış spiritüel dehalarından sayılan Jiddhu <strong>Krishnamurti</strong>&#8216;nin sade öğretisini Pupul Jayakar tarafından anlatılan şu hikaye ne güzel özetler:<br />
<strong>Krishnamurti </strong>ve üç arkadaşı arabada yolculuk ederken, ataşli bir şekilde &#8220;<strong>farkındalık</strong>&#8221; konusu tartışılıyordu. Bir ara arabada güçlü bir sarsıntı oldu. Ama tartışmanın yoğunluğundan dolayı kimse bu sarsıntıya dikkat etmedi&#8230;<!--more--> Krishnamurti arkadaşlarına dönerek hangi konuyu tartıştıklarını sordu: &#8220;<strong>Farkındalık</strong>&#8221; diye yanıt geldi. Hepsi onun da tartışmaya katılmasını istedi. O ise arkadaşlarına şu soruyu yöneltti:</p>
<p>&#8220;<strong>Hiçbiriniz şu anda olana dikkat etti mi</strong>?&#8221;<br />
&#8220;Hayır!&#8221;<br />
&#8220;<strong>Bir keçiye çarptık, görmediniz mi</strong>?&#8221;<br />
&#8220;Hayır!&#8221;<br />
&#8220;<strong>Farkındalığı tartışıyordunuz, değil mi</strong>?&#8221;</p>
<p><strong>.  .  .  .  .  .  .</strong></p>
<p>Şimdi, yukarıdaki kısa hikaye bağlamında Sn. <strong>Ahmed Hulûsi</strong>&#8216;nin bir sorusu ile düşünmeye başlayabiliriz:</p>
<blockquote><p><strong>**</strong> &#8220;<strong>ALLAH</strong>&#8220;<strong> sohbeti yapıp; </strong>&#8220;<strong>tanrı kulu</strong>&#8220;<strong> olarak yaşamak da ne demek ki acaba?!&#8230;</strong>&#8220;</p></blockquote>
<p>*  *  *<br />
<strong><font size="5">YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN</font></strong>..</p>
<p><font color="#000000">(</font><strong>Önemli hatırlatma</strong>: <font color="#000000"><u>Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</u>.)</font></p>
<p align="right"><a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/wp-admin/www.yorumsuzblog.net.tc">www.yorumsuzblog.net.tc </a></p>
<p>Notlar:<br />
<strong> *</strong> Farkındalığın Işığı -Jiddhu Krishnamurti / Kuraldışı Yayıncılık-1997<br />
<strong> **</strong> Dosttan Dosta -Ahmed Hulusi</p>
<p>*  *  *  *  *  *  *</p>
<p align="left"><font color="#000080"><u><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></u>:</font></p>
<p align="left"><font color="#000080">Yeni fikirler oluşturmak üzere, <strong>düşüncelere engel koymaksızın</strong>, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan <strong>fikir yaratma</strong> yöntemi.</font></p>
<p><font color="#000080">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</font></p>
<p><font color="#000080"><strong>Disiplinli </strong>ama <strong>baskıcı olmayan</strong> bir yaklaşımla; <strong>basit</strong>, <strong>aykırı</strong>, <strong>karmaşık</strong>, <strong>uçuk </strong>&#8230; düşüncelerden <strong>yaratıcı </strong>ve <strong>uygulanabilir </strong>fikirler oluşturmak için <strong>grup sinerjisini</strong> kullanmayı amaçlar.</font></p>
<p><font color="#000080">Uygulama Adımları:<br />
- <u><strong>Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</strong></u>.<br />
- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır. </font></p>
<p align="right"><font color="#000080"><strong>Prof. Dr. Nüket Yetiş</strong><br />
TÜSSİDE Başkanı</font></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[» Beyin Fırtınası (1)]]></title>
<link>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/04/19/%c2%bb-beyin-firtinasi-1/</link>
<pubDate>Thu, 19 Apr 2007 12:13:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>YorumsuzBlog</dc:creator>
<guid>http://yorumsuzblog.wordpress.com/2007/04/19/%c2%bb-beyin-firtinasi-1/</guid>
<description><![CDATA[Dünya yaşamında cinlerin etkisinden kurtulamamış kişilerin ölüm ötesinde onlardan kurtulma şansı var]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p> <img src="http://yorumsuzblog.files.wordpress.com/2007/04/soru.jpg?w=150&#038;h=70" align="left" border="0" height="70" width="150" />Dünya  yaşamında cinlerin etkisinden kurtulamamış kişilerin ölüm ötesinde onlardan  kurtulma şansı var mı.?</p>
<p><!--more-->Niye ?</p>
<p>*  *  *</p>
<p><strong><font size="5">YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN</font></strong>..</p>
<p><font color="#000000">(</font><strong>Önemli hatırlatma</strong>: <font color="#000000"><u>Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</u>.)</font></p>
<p align="right"><a href="http://yorumsuzblog.wordpress.com/wp-admin/www.yorumsuzblog.net.tc">www.yorumsuzblog.net.tc </a></p>
<p>Soru kaynağı:  http://sufizmveinsan.com</p>
<p>*  *  *  *  *  *  *</p>
<p align="left"><font color="#000080"><u><strong>BEYİN FIRTINASI</strong></u>:</font></p>
<p align="left"><font color="#000080">Yeni fikirler oluşturmak üzere, <strong>düşüncelere engel koymaksızın</strong>, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan <strong>fikir yaratma</strong> yöntemi.</font></p>
<p><font color="#000080">Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.</font></p>
<p><font color="#000080"><strong>Disiplinli </strong>ama <strong>baskıcı olmayan</strong> bir yaklaşımla; <strong>basit</strong>, <strong>aykırı</strong>, <strong>karmaşık</strong>, <strong>uçuk </strong>&#8230; düşüncelerden <strong>yaratıcı </strong>ve <strong>uygulanabilir </strong>fikirler oluşturmak için <strong>grup sinerjisini</strong> kullanmayı amaçlar.</font></p>
<p><font color="#000080">Uygulama Adımları:<br />
- <u><strong>Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz</strong></u>.<br />
- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır. </font></p>
<p align="right"><font color="#000080"><strong>Prof. Dr. Nüket Yetiş</strong><br />
TÜSSİDE Başkanı</font>
</p>
<p align="right">&#160;</p>
<p align="right">&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Siz Yoksanız Bir Eksiğiz !]]></title>
<link>http://gulsenden.wordpress.com/2006/12/04/siz-yoksaniz-bir-eksigiz/</link>
<pubDate>Mon, 04 Dec 2006 09:02:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>gulsenden</dc:creator>
<guid>http://gulsenden.wordpress.com/2006/12/04/siz-yoksaniz-bir-eksigiz/</guid>
<description><![CDATA[Son zamanlarda internette gördüğüm en kaliteli Forum Sitesini tanıtmak istiyorum sizlere .http://soz]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://gulsenden.wordpress.com/files/2006/12/caunshi7.jpg" title="Söyleyecek Sözümüz Var"><img src="http://gulsenden.wordpress.com/files/2006/12/caunshi7.jpg" alt="Söyleyecek Sözümüz Var" /></a></p>
<table cellSpacing="0">
<tr>
<td class="txttop"><strong>Son zamanlarda internette gördüğüm en kaliteli Forum Sitesini tanıtmak istiyorum sizlere </strong>.<a href="http://sozumuzvar.com/"><strong>http://sozumuzvar.com</strong></a><strong>  site çarpıcı bir müzik ve her görüşten düşünürün sözlerini içeren harika bir introyla açılıyor sadece bu görsel şölen için bile olsa ziyaret etmenizi  öneririm.</strong><strong>Site yönetimi misyonlarını aşağıda ki cümlelerle anlatıyorlar.</strong><strong>Biz kimiz</strong><strong>Bizler uzun zaman forumlarda yazmış yada yazmaya çalışmış bir arkadaş grubuyuz. Bu alanda bir özgür tartışma ortamı eksikliğini farkettik. Bir kısım forum zaten özgür bir tartışmaya izin vermeyeceğini belirlitmişti. Ya bir siyasal grubun uzantısıydılar yada özgürlüğü sadece belirli bir düşünceyi savunmak sanıyorlardı. Özgürlük adı altında bir moderatör diktası kurulmuştu.</strong><strong>Bir diğer forum gurubuysa tartışmayı hiç istemiyor, kendisini sadece belirli bir alandaki bilgi alışverişiyle sınırlıyordu.</strong><strong>Biz herkesin fikirlerini özgürce sunabileceği belirli bir entellektüel düzeyin korunduğu bir alan açalım istedik.</p>
<p>Hem böylece farklı fikirler birbirlerinin ne savunduğunu öğrenebilecek, anlayabilecekti, bu sayede öğrenmenin ve gelişmeninde kapıları da açılacaktı. Aynı yada benzer fikirlerin sentezi yada yakınlaşmasını sağlamaya amaçlarken kimi düşüncelerle de ayrımların, uzlaşmazlıkların net olarak görünmesini sağlamayı istedik.</p>
<p>Söylecek sözü olan herkesin, şiddet ve hakaret içermedikçe burada yazabilmesini arzuluyoruz. Bu forumu sadece biz kurucular yönetelim diye bir amacımız da yok. Yöneticilerimizi birlikte belirleyelim istiyoruz, Fikirleriyle, işleyişiyle demokratik ve özgür bir ortam yaratmak amacımız.</p>
<p>SİZ YOKSANIZ BİR EKSİĞİZ.</p>
<p><strong>ve diyorlar ki ;</strong></p>
<p><strong>Belirli entellektüel düzey ve saygı çerçevesinde farklı fikirlerin birbirlerinin varlığı kabul ederek tartıştığı, bu tartışmalarla hem fikirlerin hemde kişisel entellektüel düzeylerin gelişiminin hedeflendiği bir ortamdır.</strong><strong>Sizide bu düşünce denizi ve beyin fırtınasının içinde görmekten onur duyacağız. Söylecek sözü olanın katacağı bir şeylerde vardır.</strong></p>
<p></strong></td>
</tr>
<tr>
<td class="txtbottom"><span class="edited"></span><strong>Siz Yoksanız Bir Eksiğiz !<br />
</strong></td>
</tr>
</table>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
