<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>burun &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/burun/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "burun"</description>
	<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 00:01:26 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Burun Estetiği ]]></title>
<link>http://kadinadair.wordpress.com/2009/11/14/burun-estetigi/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 10:18:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>rizeposta</dc:creator>
<guid>http://kadinadair.wordpress.com/2009/11/14/burun-estetigi/</guid>
<description><![CDATA[Burun estetiği fiyatları hastane ve doktorun aldıgı ücrete göre değişiklik göstermektedir. Bu konuda]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Burun estetiği fiyatları hastane ve doktorun aldıgı ücrete göre değişiklik göstermektedir. Bu konuda doktorunuza danışınız.<br />
Ortalama fiyat 2.000 – 10.000 YTL arasındadır.<br />
Burun estetiği hakkında ayrıntılı bilgi için 0212 270 09 93 no.lu hattı arayabilirsiniz.</p>
<p><img src="http://img132.imageshack.us/img132/9374/burunestetigifiyat.jpg" alt="burun estetiği resimleri" /></p>
<p><img src="http://img23.imageshack.us/img23/2228/burunestetigi.jpg" alt="burun estetiği fiyatları" /><br />
Mini-Rinoplasti</p>
<p>Ortalama bir burun ameliyatı en az 1 saat sürüyor. Ama bazı durumlarda burnun her bölgesine müdahale etmeye gerek yok. Bütün hastalarımın %20 si diyebileceğim bir grupta sadece burun ucuna yönelik bir kaldırma işlemi bütün sorunları çözmeye yetiyor. Ameliyat standart bir burun ameliyatına göre hem çok daha kısa sürüyor hem de riskleri az ve ameliyat sonrası iyileşme çok daha çabuk oluyor. Kemikler ile oynanmadığı için morluk, şişlik gibi erken dönemlerde yaşamanız beklenen sorunları yaşamıyorsunuz.</p>
<p>İşlem kapalı teknik ile burun içerisinden yapılıyor, temel prensip burun ucunu yükseltmek. Bu her burun için uygun olmayabilir ama bazen urun ucunu bir kaç mm. kaldırmak bile görüntüyü tamamen değiştiriyor. Bunu kendinizde görmek istiyorsanız aynaya bakabildiğiniz kadar yandan bakın. Parmağınızın ucuyla burnunuzun en uç kısmını hafifçe kaldırı. Bu şekilde burun ucunuz tam yerini buluyor ve üstüne üstlük burun sırtınızdaki kambur (biz buna “hump” diyoruz, ingilizce kambur demek, ağız alışkanlığı diyebilirim, tıbbi bir terim değil) bu şekilde azalıyor hatta yok oluyor ise zaten bu ameliyattan daha fazlasına gerek yok diyebilirim.</p>
<p>Ameliyatın avantajları, çok kısa sürmesi, risklerinin daha az olması, şişlik morarma olmaması, tampon ve alçı kullanmaya gerek olmaması, maliyetinin daha düşük olması ve 1-2 gün içerisinde işinize dönebilecek olmanız.</p>
<p>Ameliyatın en büyük eksiği ise çok sınırlı bir müdahale olması. Örneğin burnunuzda eğrilik te varsa ve bunun düzelmesini istiyorsanız muhtemelen daha kapsamlı bir ameliyata ihtiyacınız var demektir.</p>
<p>Sıra Dışı Burun Ameliyatları<br />
Sıra dışı ne olabilir diye düşünmeyin. Bazı insanlar doğdukları burun ile yaşamaya devam etmek istiyorlar ve bunda şaşırılacak bir şey yok. Ben belli estetik normlara göre onlara farklı bir planlama yapabilecekken onlar aile resimlerinde farklı birisiymiş gibi gözükmekten, aynaya bakınca farklı bir yüz görmek istememeye kadar bir çok sebepten bunu reddediyorlar. Ne yalan söyleyeyim bu da benim en sevdiğim ameliyatlardan birisi; Son derece saygı duyuyorum ve benimde estetik bakışımı geliştirdiğini düşünüyorum.</p>
<p>Bu hastalarım karşıma oturup “aklınızda ne varsa boşverin, ben sizden farklı bir burun istiyorum” diyor. Bu genellikle çok çok küçük bir girişimle sadece sorun olan bir kaç yerin düzeltilmesi oluyor. Örneğin burun sırtındaki kamburun sadece bir kısmının alınması, burun ucunun sadece bir kaç mm. kaldırılması (bu istek zaten mini-rinoplasti’nin ilk fikri olmuştu) yada çok geniş bir burnun daraltılması oluyor. Bazen bunların da ötesinde, burna belli bir şekil verip üzerine bir küçük “hump” yani kambur isteyenler bile oluyor. Mantıklı bulduğum her şeyi yapmaya çalışıyorum. Yeterki bu istekler çok çılgınca olmasın.</p>
<p>Estetik burun ameliyatı<br />
Burun estetiği ameliyatını ben prensip olarak mutlaka genel anestezi ile yapıyorum. Türkiyede lokal anestezi ile burun ameliyatı yapılması çok yaygındır, ama bunun genellikle hastalariçin çok kötü bir deneyim olduğunu söyleyebilirim. Bir çok ameliyat lokal anestezi ile yapılabilir ama yüzünüzün tam ortasında kmiklerin törppülenmesine dayanmak zorunda değilsiniz. Tıp size bunu hissettirmeyecek kadar gelişti.</p>
<p>Ameliyat açık yada kapalı teknik ile yapılıyor. Ben açık tekniği daha fazla tersih ediyorum. Aradaki fark nedir derseniz sizin açınızdan neredeyse hiç bir fark olmadığını söyleyebilirim. Açık teknikte burun ucundan ek ir kesi de yapıyoruz ama bu iz bırakan bir ksi değil. İlk bi rkaç hafta orada bir leke görebilirsiniz ama uzun dönemde iz kalmıyor. Açık teknik cerraha herşeyi görme şansı veriyor. Ben de görerek yapmayı seviyorum, hiç bir şey şansa kalmıyor.Ameliyat süresi tamamen cerraha bağlı. Benim ortalamam zannediyorum 1 saat 15 dakika. Ama 3 saat uğraştığım zor vakalarda olmuyor değil.</p>
<p>Ben bu ameliyatı mutlaka bir hastanede yapıyorum. Bence bu çok önemli, bu ciddi bir ameliyat ve bir muayenehande yani bir apartman dairesinde böyle bir ameliyat olmamanızı öneririm. Yukarıdan komşunuzun yaptığı kızartma kokuları gelirken sizin alt katta gerçek bir ameliyat geçirmeniz Dali’nin surrealist tablolarına girebilir.</p>
<p>Burun estetiği<br />
konu estetik cerrahi olunca Türkiye’de burun estetiği açık farkla öne geçiyor. yapılan estetik ameliyatların en az yarısını burun estetiği oluşturuyor demek yanlış olmaz. dünyada bu durum tam tersi. avrupa ülkelerinde bu ameliyat o kadar az yapılıyor ki orada yaşayan türkler olmasa neredeyse hiç yapılmayacak durumda. bunun sebebi de çok basit, avrupalıları burunları zaten bizim ameliyat ile elde etmek istediğimiz şekildeler. hollanda da isveçte sokakta dolaşan insanların burunlarında kusur bulmak bile neredeyse olanaksız. </p>
<p>Burun estetiği diğer bütün estetik ameliyatlar gibi gelişiyor. 10 sene önce yapılan burun ameliyatı teknikleri bu gün büyük ölçüde terk edildi. O yılların tecrübeleri estetik cerrahlara ne yapılması gerektiği kadar ne yapılmaması gerektiğini de öğretti. Bu gün çok daha fazla şeyi çok daha az zarar vererek yapabiliyoruz. Bu yeni yaklaşımı ortaya çıkaran ve benim gibi genç jenerasyon cerrahlara öğreten Tebbett, Guyuron, Daniel, Torumi gibi hocalar sayesinde bu ameliyat “predictive” yani önceden sonuçları öngörülebilen bir işlem haline geldi. Artık ameliyattan önce hastalarımızı karşımıza oturtup bir reism üzerinde böyle olacaksınız ne dersiniz diyebiliyoruz. Bu gerçekten cerrah için rahatlık, hasta içinde güvence. </p>
<p>Hastalarımın korkuları<br />
Yaptığım her burun ameliyatı görüşmesi şu şeklide başlıyor: “ama ben delikleri karşıdan gözüken o artistlere yapılan burunlardan istemiyorum”. Yada “o küçücük ameliyatlı olduğu uzaktan belli olan burunlardan asla istemiyorum”. Bu o kadar da haksız bir giriş değil. Sokakta karşılaştığınız, magazin sayfalarında önünüze çıkan kötü burun ameliyatları, doğal olmayan sonuçlar elbette sizi etkiler. Ameliyat olmanız söz konusu olduğunda aklınıza ilk gelen ne istediğiniz değil ne istemediğiniz olacaktır.</p>
<p>Bu konuya bir açıklık getirmek gerekiyor. Ameliyatlar belli riskler içerir. Bu size söylense de söylenmesede siz bilirsiniz ve bilmelisiniz ki her ameliyatın nadir de olsa çok ciddi olabilecek komplikasyonları olabilir. Ama başınıza gelme ihtimali olan bu riskler arasında o sokakta gördüğünüz burun şekli yok. Çünkü bu tamamen cerrahın insiyatifinde olan bir şey. Kullandığınız teknik eğer modern bir teknik ise, burun delikleri karşıdan gözüke fıdık kadar bir burun yapmamak tamamen sizin elinizde oluyor. Yemek yapmaya benzetebilirsiniz, ben mutfağa size sosisli sandviç yapacağım diyerek mutfağa girerersem elimde bir hamburgerle masaya dönme ihtimalim yoktur. ama mutfakta tüp patlayabilir ve sizin sosis yanabilir, bunu gerçekten kimse size garanti edemez ama hamburger yemeyeceğinizi kesinlikle garanti edebilirim. </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Onaltı - Burnumuzun direği sızlıyor]]></title>
<link>http://birsorusor.wordpress.com/2009/10/19/onalti/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 18:40:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>SeSar</dc:creator>
<guid>http://birsorusor.wordpress.com/2009/10/19/onalti/</guid>
<description><![CDATA[Soru16: fatihaygoren(yine) ,  08.10.09 cevaba katıla katıla güldüğümü söylemeden edemicem. elinize s]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="text-decoration:underline;">Soru16</span>: <em>fatihaygoren(yine) ,  08.10.09<img class="alignright size-thumbnail wp-image-259" title="köpekbalığı" src="http://birsorusor.wordpress.com/files/2009/10/kopekbaligi.png?w=150" alt="köpekbalığı" width="150" height="150" /></em></p>
<p><em> </em></p>
<p>cevaba katıla katıla güldüğümü söylemeden edemicem. elinize sağlık. yeni bir sorumm var:<br />
pekii balıklar, özellikle köpekbalıkları suyun altında nasıl koku alabiliyor? bunu gerçekten hep merak etmişimdir…;)</p>
<p>_______________________________________________________________________<!--more--></p>
<p>Sayın fatihaygören (yine) yine bir koku sorusu ile karşımızdasınız. “Burnunuz mu boktan kurtulmuyor acaba?” sualleri içersindeyiz biz de ekip olarak. Parantez içinde kendinizi hatırlatmanız da hoş bir durum gerçi biz ilk göz ağrımızı unutmadık ve belki sizin vesilenizle de boktan sorulardan gram eksilme olmadı hani.</p>
<p>Neyse efendim biz sorunuza dönelim de bu rezil birlikteliği tez zamanda noktalıyalım… Zira sizden sorakileri cevaplayıp sizi es geçmek kasıtlı yaptığımız bir durum değil, aşa yani.</p>
<p>Bakınız sayın fatihaygören (yine), şimdi sizinle bilimsel bir deney yapalım.</p>
<p>Malzemelerimiz:</p>
<ul>
<li>Bir adet burun</li>
<li>Bir adet      işaret parmağı</li>
<li>Temiz bir      mendil</li>
<li>Su ve sabun</li>
<li>Ve bir adet      çikolata</li>
</ul>
<p>Şimdi yapacağımız şey burnunuzu parmağınız ile yoklamanız olacaktır. İçeriden yeşil-sarı arası sulu bir madde edineceksiniz, buna sümük diyorsunuz. Bu sümük diye hitap ettiğiniz şey aslında mukusdur. Burnumuzun içinde mukoza dokusundan salgılanır. Mukoza dokusu burnun hemen hemen tamamını kaplar. Nedeni ise tozları toplamak, havayı ısıtmak ve bir de içersini <em>nemlendirmektir</em>. Şimdi sümüğümüzü mendile silip ellerimizi yıkayabiliriz. Çikolata mı? O da bu deneydeki başarınız için size aferin armağınımız, afiyet olsun.</p>
<p>Öncelikle kokunun n’olduğunu anlamalıyız fatihaygören (yine). Çözülmüş olan moleküllerin burnun stimulus bölgesinde reseptörler ile hissedilmesi ile koku alıyoruz. Rutubetlendirme kısmında bu kadar durmamızın nedeni ise koku alma bölgesinin de mukus tabakası ile sarılmış olmasıdır. Zaten burunda koku alan bölge de bir çeşit mukoza dokusudur. Bu vesileyle köpekbalıklarına dönebilme kararı alabiliriz şu halde.</p>
<p>Köpekbalıkları bizim sahip olmadığımız 6. bir hisse sahiptir. Elektrik sinyallerini her türlü hareketi algılayan mukoza dokusuna bağlı bu sinir uçları burnun karakteristiğini kopyalar; yalnız olayı bir adım daha ileri götürmüştür. Lakin köpekbalıkları bir o kadar da iyi koku alabilirler. Yaşamları için devamlı hareket etmeleri gereken köpekbalıkları, burun deliklerinden de devamlı suyu filtre edip koku yayan molekülleri yakalar be analiz eder. Bilim adamları olimpik bir havuzda on damla kanı farkedebildiklerini belirtmektedirler.  Burnun kokuyu analiz etmesinin peşinden elektroreseptörler (Lorenzini ampülleri) kokunun kaynağına doğru köpekbalığımızı yönlendirirler.</p>
<p>Koku, daha önceden değindiğimiz şekilde çözülmüş moleküllerden yayılır, suda da… Teorik olarak bir fark yoktur. Sadece hava akımı ile değil de akıntı ile dağılır. Burun içinde yaptığı şey aynıdır.</p>
<p>Kan kokusuna karşın her köpekbalığının da bilinenin aksine reaksiyon gösterdiği de bir yalandır. Genel olarak köpekbalıkları yada diğer balıklar menülerinde olan gıdaların kokusunda tepki verirler. Tabii bu vesile ile balık kafalarının arasında sizin yüzmeniz pek de mantıklı bir vukuat olmayacaktır açık okyanuslarda. Ölü taklidi yapıyor olsanız bile köpekbalığımız sizin kalbinizi duyabilir, teninizin çürümemiş tadını alabilir. Ama siz surf tahtası üstündeyken suyun içindekinden daha tehlikede olabilirsiniz. Malum sayın köpekbalığı sizi fok ve türevi sanabilir. Normal şartlarda menülerinde olmamanız sizi kurtarır. Isırılanlar mı? Neden ölü olmadıklarının da açıklamasıdır sorunuz. Sadece tatlarına bakılmış ama beğenilmemiş ve devamı da bu vesile ile yenilmemiştir.</p>
<p>Sizin mevcut burnunuzla su altında koku alamamanız, aynı şekilde suyun altında gözlüksüz net görememeniz yada sesin nereden geldiğini anlamamanız ile orantıdadır. Atmosferde yaşamaya o kadar alıştık ki hidrosferdeki terk ettiğimiz yaşam şekline tekrar adapte olamıyoruz.</p>
<p>Ama biz sizin pekala niyetinizi anlıyoruz. Denizde rahat rahat osurabilirsiniz, yeter ki yakınızda olanlar kafalarını suyun altında tutsunlar fatihaygören (yine).</p>
<p>Kısaca bir boktan sorunuzun daha sonuna geldik.</p>
<p><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Anosmia">Anosmi</a>siz<sup>*</sup> günler dileriz</p>
<p><em><sub> Anosmi: koku kaybı</sub></em></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://birsorusor.wordpress.com/onalti/" target="_blank"> <img src="http://icons.mysitemyway.com/wp-content/gallery/yellow-road-sign-icons-social-media-logos/thumbs/thumbs_102791-yellow-road-sign-icon-social-media-logos-facebook-logo-square.png" border="0" alt="" /></a><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://birsorusor.wordpress.com/onalti/" target="_blank"> <img src="http://icons.mysitemyway.com/wp-content/gallery/yellow-road-sign-icons-social-media-logos/thumbs/thumbs_102852-yellow-road-sign-icon-social-media-logos-stumbleupon.png" border="0" alt="" /></a><a href="http://twitter.com/home?source=ichc&#38;status=http://birsorusor.wordpress.com/onalti/" target="_blank"> <img src="http://icons.mysitemyway.com/wp-content/gallery/yellow-road-sign-icons-social-media-logos/thumbs/thumbs_102860-yellow-road-sign-icon-social-media-logos-twitter-bird2.png" border="0" alt="" /></a><a href="http://digg.com/submit?url=http://birsorusor.wordpress.com/onalti/" target="_blank"> <img src="http://icons.mysitemyway.com/wp-content/gallery/yellow-road-sign-icons-social-media-logos/thumbs/thumbs_102781-yellow-road-sign-icon-social-media-logos-digg.png" border="0" alt="" /></a><a href="http://friendfeed.com/share?url=http://birsorusor.wordpress.com/onalti/" target="_blank"> <img src="http://icons.mysitemyway.com/wp-content/gallery/yellow-road-sign-icons-social-media-logos/thumbs/thumbs_102801-yellow-road-sign-icon-social-media-logos-friendfeed-logo-square2.png" border="0" alt="" /></a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ağız Burun Dağıtma Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/17/agiz-burun-dagitma-oyunlari/</link>
<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 13:00:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/17/agiz-burun-dagitma-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Ağız Burun Dağıtma Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/AgizBurunDagitma.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/AgizBurunDagitma.jpg" alt="Ağız Burun Dağıtma Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Ağız Burun Dağıtma Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[dilin kemiği yok ]]></title>
<link>http://abukgubik.wordpress.com/2009/10/13/8/</link>
<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 19:10:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>merve erturk</dc:creator>
<guid>http://abukgubik.wordpress.com/2009/10/13/8/</guid>
<description><![CDATA[budil dilin kemiği yok]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="mceTemp">
<dl class="wp-caption alignnone">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-full wp-image-7" title="budil" src="http://abukgubik.wordpress.com/files/2009/10/z.jpg" alt="budil" width="231" height="193" /></dt>
<dd class="wp-caption-dd">budil</dd>
</dl>
<p>dilin kemiği yok <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma Yolları]]></title>
<link>http://heryerdenhaber.wordpress.com/2009/10/09/bulasici-hastaliklardan-korunma-yollari/</link>
<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 16:45:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>heryerdenhaber</dc:creator>
<guid>http://heryerdenhaber.wordpress.com/2009/10/09/bulasici-hastaliklardan-korunma-yollari/</guid>
<description><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklardan Nasıl Korunmalıyız 09 Ekim 2009 Cuma Çocukluk çağı, insanların bulaşıcı hast]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklardan Nasıl Korunmalıyız 09 Ekim 2009 Cuma Çocukluk çağı, insanların bulaşıcı hast]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Göz ve kulak hassasiyeti öğrenci için önemli]]></title>
<link>http://kazimkarabekirihl.wordpress.com/2009/10/05/goz-ve-kulak-hassasiyeti-ogrenci-icin-onemli/</link>
<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 10:09:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
<guid>http://kazimkarabekirihl.wordpress.com/2009/10/05/goz-ve-kulak-hassasiyeti-ogrenci-icin-onemli/</guid>
<description><![CDATA[Göz ve kulak hassasiyeti öğrenci için önemli İyi duymayan ve görmeyen öğrenciler okulda başarılı ola]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Göz ve kulak hassasiyeti öğrenci için önemli<br />
İyi duymayan ve görmeyen öğrenciler okulda başarılı olamıyor </p>
<p>İyi duymayan ve görmeyen öğrencinin, okulda derslerinde başarılı olamayacağı ve arkadaş çevresiyle uyumda zorlanabileceği belirtildi. Uzmanlar, sağlıklı bir eğitim için özellikle okula yeni başlayan öğrencilerin, duyma ve görme sorunu yaşayıp yaşamadığının taramalarla belirlenip tedavilerinin yapılmasını öneriyor. </p>
<p>Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Cevdet İzmirli, çocuklardaki işitme kaybının eğitim ve öğretimde çok önemli sıkıntılar meydana getirebileceği uyarısında bulundu. İyi duymayan çocuğun dersleri anlayamayacağını, arkadaş çevresiyle uyumlu olamayacağını ve kendini ifade edemeyeceğini ifade eden Dr. İzmirli, şu uyarılarda bulundu: </p>
<p>&#8220;Öğretmen, okulda çocuğun duyup duymadığını kolaylıkla anlayabilir. Çocuk dersleri iyi dinlemiyor, başka şeylerle ilgileniyorsa, bu, iyi duymadığının bir işareti olabilir. Ayrıca, sorulan sorulara yüksek sesle cevap vermesi de duyma sorunu yaşadığını gösterir. Veliler de küçük bir dikkatle çocuğunun işitme kaybını yaşadığını fark edebilir. Çocuk televizyonun sesini çok açıyor, yüksek sesle müzik dinliyorsa, bunun yanında normal sesle çağrıldığı zaman dönüp bakmıyorsa işitme sorunu yaşadığı rahatlıkla anlaşılabilir. Bu sebeple, okullarda duyma ve görme taraması yapılmalı, sorun yaşayan öğrencilerin tedavilerinin yapılması gerekiyor.&#8221;</p>
<p>Duyma kaybının en önemli sebeplerinin başında tedavi edilmeyen üst solunum enfeksiyonları ve kabakulak geldiğini vurgulayan Opr. Dr. Cevdet İzmirli, şu bilgileri verdi: &#8220;Bu enfeksiyonlar orta kulakta iltihaba sebep olur. Orta kulakta oluşan bu sıvı birikintisi tedavi edilmezse kulak zarını zedeler. Bu da ciddi duyma kaybına sebep olur. Kabakulak enfeksiyonu da 24 saat içinde teşhis ve tedaviye başlanmadığı taktirde kalıcı duyma kaybına sebep olabilir. Bu bakımdan kabakulak şüphesinde çocuk derhal uzman doktora götürülmelidir. Ayrıca, enfeksiyon tamamen geçene kadar okula gönderilmemelidir.&#8221;</p>
<p>&#8220;İYİ GÖRMEYEN ÇOCUK OKULA GİTMEK İSTEMEZ&#8221;</p>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Hakan Yüzer de görme kaybı yaşayan çocuğun okulda bir çok sıkıntı yaşayacağını söyledi. Görmeyen öğrencinin okula gitmek istemeyeceğini dile getiren Yüzer, &#8220;Görmeyen çocuk öğrenemez. Arkadaş çevresiyle iyi ilişki kuramaz. Eğer çocuk sınıfta gözlerini kısarak tahtaya bakıyor, yazılara uzun uzun bakıp anlamaya çalışıyor, yerinden kalkıp tahtaya yaklaşıyor, yazarken ve okurken başını kitap ve deftere iyice eğiliyorsa görme sorunu yaşadığını gösterir.&#8221; uyarısında bulundu. </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İnsanı  insan yapan 10  özellik]]></title>
<link>http://gurgentepeli.wordpress.com/2009/09/30/insani-insan-yapan-10-ozellik/</link>
<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 17:14:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>gurgentepeli</dc:creator>
<guid>http://gurgentepeli.wordpress.com/2009/09/30/insani-insan-yapan-10-ozellik/</guid>
<description><![CDATA[İnsan olmak&#8230;İnsan yapan değerler..Araştırma sonucu.. 1 &#8211; Yüz Kızarması 2 &#8211; Gülmek ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://image.celikhanses.net/pics/altin_bebek.jpg" alt="" width="450" height="444" /></p>
<p><strong>İnsan olmak&#8230;İnsan yapan değerler..Araştırma sonucu..<br />
</strong></p>
<p><strong>1 &#8211; Yüz Kızarması </strong></p>
<p><strong>2 &#8211; Gülmek </strong></p>
<p><strong>3 &#8211; Genital Bölgedeki Kıllar</strong></p>
<p><strong>4 &#8211; Ergenlik Dönemi </strong></p>
<p><strong>5 &#8211; Rüyalar </strong></p>
<p><strong>6 &#8211; Başkalarını Düşünme &#8211; Düğerkamlık</strong></p>
<p><strong>7 &#8211; Sanat</strong></p>
<p><strong>8 &#8211; Batıl İnanç </strong></p>
<p><strong>9 &#8211; Öpüşmek </strong></p>
<p><strong>10 &#8211; Burun Karıştırmak</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BURUN, BURNUN ÖZELLİKLERİ, BURNUN GÖREVLERİ, BURUN SAĞLIĞI (1) (FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ KONU ANLATIM)]]></title>
<link>http://fenbilgisifen.wordpress.com/2009/09/16/burun-burnun-ozellikleri-burnun-gorevleri-burun-sagligi-1-fen-ve-teknoloji-dersi-konu-anlatim/</link>
<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 23:55:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>fenbilgisifen</dc:creator>
<guid>http://fenbilgisifen.wordpress.com/2009/09/16/burun-burnun-ozellikleri-burnun-gorevleri-burun-sagligi-1-fen-ve-teknoloji-dersi-konu-anlatim/</guid>
<description><![CDATA[Burun, koku alma duyu organımızdır. Aynı zamanda da solunum sistemimizin başlangıcıdır. Burun başın ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Burun,  koku alma duyu organımızdır. Aynı zamanda da solunum sistemimizin başlangıcıdır.  Burun başın yüz bölgesindedir. Uç kısmı kıkırdak, arka kısmı kemikten  oluşmuştur. Burun boşluğu sapan kemiği ve buna bağlı kıkırdak ile ikiye  ayrılmıştır. Burun boşluğu önden iki delikle dışarıya, arkadan yutağa açılır.</p>
<p>Burun  boşluğunun yan duvarları kıvrımlıdır. Buralarda mukus salgısı yapan epitel  hücreleri ve bu hücreler arasında burun kılları vardır. Kan damarları açısından  zengin bu kısım, soluk havasını ısıtır, toz ve topraktan temizler. Mukus salgısı  ise, kuru havanın nemlenmesini ve solunuma uygun hale gelmesini sağlar.</p>
<p><span style="font-size:9pt;font-weight:400;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;color:#000066;"><img src="http://bilgiyelpazesi.net/egitim_ogretim/konu_anlatimli_dersler/fen_ve_teknoloji_dersi_ile_ilgili_konu_anlatimlar/burun_burnun_ozellikleri_burnun_gorevleri_burun_sagligi_1_dosyalar/image001.jpg" border="0" alt="" width="286" height="252" /></span></span></p>
<p align="center">
<p>Her iki  burun boşluğunun üstünde koku alma alanı yer alır. Bu alana sarı bölge denir.</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"> </span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Burada koku alma hücreleri ile koku alma sinirleri bulunur</span>.</p>
<p>KOKU ALMA</p>
<p>Bir maddenin kokusunu algılayabilmek için, besin maddelerinden  havaya karışan gaz moleküllerinin burun boşluğunda, mukus sıvısı içinde  çözünmesi gerekir. Gaz moleküller mukus sıvısı içinde çözündüğünde sarı  bölgedeki duyu hücrelerini uyarır (kimyasal uyartı). Bu uyartı, duyu  sinirleriyle beynin ilgili merkezine iletilir. Böylece koku almış oluruz.</p>
<p align="center"><span style="font-size:9pt;font-weight:400;"><img src="http://bilgiyelpazesi.net/egitim_ogretim/konu_anlatimli_dersler/fen_ve_teknoloji_dersi_ile_ilgili_konu_anlatimlar/burun_burnun_ozellikleri_burnun_gorevleri_burun_sagligi_1_dosyalar/image003.jpg" border="0" alt="" width="511" height="119" /></span></p>
<p>Bir  maddenin kokusu, burna sürekli gelirse, burun bu kokuyu bir süre sonra  algılayamaz. Çünkü duyu hücreleri çabuk yorulurlar. Burun bu özelliği sayesinde  çok ağır kokulu ortamlarda rahatsız olmadan durabilmemizi sağlar. İnsanlar 2000-  4000 çeşit arasındaki kokuyu ayırt edebilirler.</p>
<p>Koku alma  ile tat alma duyuları beyinde aynı merkezde yorumlanır. Bu nedenle yenen  besinlerin lezzeti, koku ve tadının aynı anda algılanması ile sağlanır. O halde  tat ve  koku alma birbiriyle ilgilidir.</p>
<p>Nezle  olduğumuzda, burnun içi çok fazla nemli olduğundan, burna gelen kokular iyi  çözünemez. Dolayısıyla koku alıcı hücreler iyi uyarılmadığından koku algılanmaz.  Tat alma duyusu da zayıflar.</p>
<p>BURUN SAĞLIĞI:</p>
<p>1-Sinüzit: Burnun iki yanında ve alın bölgesinde sinüs denilen 4 adet  boşluk bulunur. Bunların burna açılan kanalları tıkanırsa sinüzit denilen  iltihaplanmalar olur. Bu durum sürekli baş ağrılarına yol açar.</p>
<p>2- Nezle: Burundaki mukus zarlarının iltihaplanması sonucu, mukus salgısı  yapan hücrelerin aşırı miktarda mukus salgılamasıyla başlar. Virüslerin sebep  olduğu bir hastalıktır.</p>
<p>3-Burun Kemik Eğriliği: Kişilerde sürekli burun tıkanması vardır.  Ameliyatla düzeltilebilir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Op.Dr.Naci Çelik]]></title>
<link>http://nacicelik.wordpress.com/2009/09/08/op-dr-naci-celik-3/</link>
<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 13:36:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>nacicelik</dc:creator>
<guid>http://nacicelik.wordpress.com/2009/09/08/op-dr-naci-celik-3/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Op.Dr.Naci Çelik]]></title>
<link>http://nacicelik.wordpress.com/2009/09/08/op-dr-naci-celik-2/</link>
<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 13:03:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>nacicelik</dc:creator>
<guid>http://nacicelik.wordpress.com/2009/09/08/op-dr-naci-celik-2/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Op.Dr. Naci Çelik]]></title>
<link>http://nacicelik.wordpress.com/2009/09/08/op-dr-naci-celik/</link>
<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 12:06:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>nacicelik</dc:creator>
<guid>http://nacicelik.wordpress.com/2009/09/08/op-dr-naci-celik/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sarı Öküz ve Burun]]></title>
<link>http://haberokur.wordpress.com/2009/09/02/sari-okuz-ve-burun/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 09:05:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>haberokur</dc:creator>
<guid>http://haberokur.wordpress.com/2009/09/02/sari-okuz-ve-burun/</guid>
<description><![CDATA[Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Ama çevredeki aslanlar da bir türlü rahat ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a title="sarı öküz ve burun" href="http://www.haberokur.com/"><img src="http://www.haberokur.com/resim/1359238.jpg" /></a> </p>
<p>Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Ama çevredeki aslanlar da bir türlü rahat bırakmazmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı&#8230;<br />
<a href="http://www.haberokur.com/yazar-Sari-Okuz-ve-Burun-124/">Devamı için Tıklayınız..</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Burun Tıkanıklığı Deyip Geçmeyin]]></title>
<link>http://zayiflamax.wordpress.com/2009/07/25/burun-tikanikligi-deyip-gecmeyin/</link>
<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 09:41:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>zevk</dc:creator>
<guid>http://zayiflamax.wordpress.com/2009/07/25/burun-tikanikligi-deyip-gecmeyin/</guid>
<description><![CDATA[Burun Tıkanıklıkları, Bronş ve Akciğer Problemlerine, Çocuklarda, Bedensel, Zihinsel ve Ruhsal Geliş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Burun Tıkanıklıkları, Bronş ve Akciğer Problemlerine, Çocuklarda, Bedensel, Zihinsel ve Ruhsal Gelişim Bozukluklarına Neden Olabiliyor</strong><br /> <a href="http://www.haberler.com/resim.asp?haber_id=1724083" target="_blank"><img src="http://www.haberler.com/haber-resimleri/083/burun-tikanikligi-deyip-gecmeyin-2_o.jpg" border="0" alt="Haber: Burun Tıkanıklığı Deyip Geçmeyin" /></a></p>
<p>Geniz eti, kemik ve kıkırdak eğrilikleri, soğuk algınlığı gibi sorunların neden olduğu burun tıkanıklıkları, bronş ve akciğer problemlerine, çocuklarda, bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişim bozukluklarına neden olabiliyor.</p>
<p>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüsamettin Olgun, yaptığı açıklamada, insan vücudunun en önemli organlarından birinin burun olduğunu belirtti.</p>
<p>Koku alma görevinin dışında solunum yolunun başlangıcı ve alt solunum yollarının giriş kapısı olan burunun, havayı mükemmel bir klima sistemi olan kılcal damar ağıyla ısıtıp nemlendirdirip, ince toz ve mikroplardan temizledikten sonra kaliteli oksijeni akciğer ve beyne gönderdiğini anlatan Olgun, tıkalı ve tam fonksiyon görmeyen bir burunun, bu fonksiyonları yerine getiremediğini vurguladı.</p>
<p>Olgun, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Solunum yolunun başlangıcı olan burunda başlayan sorun, önlem alınmazsa alt solunum yollarını da etkiler, bronş ve akciğer problemlerine yol açar. Çocuklarda, bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimi etkiler, ağız solunumu diş eti ve damak gelişimini bozar. Tıkalı burun, konuşma ve ses bozukluğuna yol açar. Boğuk ve genizden konuşma başlar. Tüm bu değişimlerden dolayı kişinin ruhsal durumu da bozulur, sürekli sıkıntı oluşur ve kişi depresyona girebilir. Çocuklarda ise psikolojik sorunlar, altına işeme görülebilir. Burun tıkanıklığı, şiddetli baş ağrısı, uykuya meyil, adale ağrıları ve bitkinliğe neden olabilir. Dışarı ve genize atılamayan akıntı, sinüs kanallarını tıkayarak müzmin sinüzite yol açar. Burun arkasına akan iltihaplı akıntı yutak, gırtlak, bronş ve akciğerlere enfeksiyon bulaştırır. Bu durum kalbi de etkileyebilir.&#8221;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gençlerin yeni gözdesi: Burun estetiği]]></title>
<link>http://zayiflamax.wordpress.com/2009/07/20/genclerin-yeni-gozdesi-burun-estetigi/</link>
<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 12:11:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>zevk</dc:creator>
<guid>http://zayiflamax.wordpress.com/2009/07/20/genclerin-yeni-gozdesi-burun-estetigi/</guid>
<description><![CDATA[Görselliğe çok fazla önem veren genç kuşak tıbbi müdahalelerle çoğu zaman kendini değiştirmek için b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Görselliğe çok fazla önem veren genç kuşak tıbbi müdahalelerle çoğu zaman kendini değiştirmek için bıçak altına yatıyor.</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-43650" src="http://www.sonmatine.com/wp-content/uploads/2009/07/genclerin-yeni-gozdesi-burun-estetigijpg.png" alt="genclerin-yeni-gozdesi-burun-estetigijpg" width="130" height="182" />En fazla 18-25 yaş grubundan talep olduğu ve burun estetiği yaptırdıkları belirtiliyor&#8230;E ge Üniversitesi (Eİ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Apaydın, genç kuşağın imajına büyük özen göstermesinin, estetik ameliyatların yaygınlaşmasının en büyük nedenleri arasında bulunduğunu söyledi.</p>
<p><strong>TALEP FAZLA</strong></p>
<p>Prof. Dr. Apaydın, burun estetik ameliyatlarının son yıllarda Akdeniz ülkeleri, Orta Doğu ve Latin Amerika ülkelerinde çok popüler hale geldiğine dikkati çekti. Prof. Dr. Fazıl Apaydın, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Kuzey Avrupa ülkelerinde burun estetiği ameliyatları, diğer ülkelere göre çok daha az yapılıyor. Bunun nedeni, bu toplumda burunla ilgili sorunların çok daha az olmasından kaynaklanıyor. Kuzey Avrupa ülkelerinin insanlarının burun yapıları daha estetik bir yapıya sahip” Son yıllarda burun estetiği ameliyatları giderek arttı. Kadınlarda özellikle 18-25 yaş grubunda burun estetiğine olan talep fazla.</p>
<p><strong> FİYAT CAZİP</strong></p>
<p>Apaydın, imaj toplumunun ön plana çıkması ile birlikte özellikle genç kuşağın imajına büyük özen gösterdiğini ve ameliyatları yapan cerrah sayısının arttığını belirtti. Ameliyatların maliyet olarak daha kolay erişilebilir olması da estetik ameliyatların yaygınlaşmasının en büyük nedeni olarak gösteriliyor.</p>
<p><strong>MALİYETLER FARKLI </strong></p>
<p>Apaydın, Türkiye’de büyük kentlerle Anadolu şehirleri arasındaki ameliyat maliyetlerinin büyük farklılık gösterdiğini kaydetti. Burun estetiği ameliyatları ABD’de 4 ile 25 bin dolar, Türkiye’de ise 3 bin TL ile 30 bin TL arasında yapılıyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Burnunuz ne kadar güzel...]]></title>
<link>http://nynist.wordpress.com/2009/06/16/burnunuz-ne-kadar-guzel/</link>
<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 08:14:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>nynist</dc:creator>
<guid>http://nynist.wordpress.com/2009/06/16/burnunuz-ne-kadar-guzel/</guid>
<description><![CDATA[Hayatımda daha evvel iltifat almamış değilim. O yüzden iltifat açlığından kaynaklanacak &#8220;ayran]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft size-full wp-image-5" title="picknoseall400" src="http://nynist.wordpress.com/files/2009/06/picknoseall4001.jpg" alt="picknoseall400" width="260" height="280" />Hayatımda daha evvel iltifat almamış değilim. O yüzden iltifat açlığından kaynaklanacak &#8220;ayran budalası gibi bakma&#8221; sendromu diyemeyeceğim anlamsız bakışlarıma.Ama daha uygun tabiri de bulamadım. Anlatayım en iyisi&#8230;</p>
<p>Çok değil 3-5 gün önce, tipik bir yaz akşamını değerlendirmek adına çıkılmış olan Nişantaşı, yer bulunup kaba tarafımızı rahata erdirmiş olduğumuz Aşşk Kahve&#8217;nin dışarıdaki koltukları, önümüzde menü, yanımızda komşu masa hikayemizin başlangıcı.</p>
<p>Kocagöbekle 1 haftadır görüşememiş olmaktan kaynaklanan güncelleme konuşmaları ve yan masadan kabartılan kulak, dikilen meraklı göz, bizim yana doğru eğimlenen orta yaş üstü beden. Derken eğimli bedenin açılan ağzı ve dökülen sözler : &#8220;Burnunuz ne kadar güzel. nedir kaynağı?&#8221;</p>
<p>Şaşıran biz, dönen kafalarımız ve düşünmeden verilmiş cevap:</p>
<p>&#8220;Teşekkürler. Anne babadan sanırım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Aman pek güzel, pek karakteristik. Sakın elletmeyin bozmayın. Herkes, gençler hele, pek bir meraklı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sağolun ama niyetim yok elletmeye, memnunum kendisinden&#8221;</p>
<p>&#8220;Ha&#8230; Farkındasınız yani değişik ve güzel bir burnunuz olduğunun.&#8221;</p>
<p>&#8220;&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8220;Neyse sizi meşgul etmeyeyim. Mahsuru yoksa sizden 1 sigara rica edebilir miyim?&#8221;</p>
<p>&#8220;Estağfurullah, buyrun, tabi&#8230;&#8221;</p>
<p>Kocagöbekle birbirimize bakışmamız, dışa vurmadan içimizden gülüşmelerimiz, parmakla işaretlemiş, sonradan dönmeye karar vermiş olduğumuz konumuza dönmüşken komşudan gelen yeni sohbet dürtüğü :</p>
<p>&#8220;Kadınların ayak güzellikleri hakkında bir kitap yazmıştım. Ama burunlar hakkında da yazmak gerekirmiş meğer. Hiç düşünmemiştim bunu. Neyse sizin de başınızı ağrıttım. İyi akşamlar.&#8221;</p>
<p>&#8220;Estağfurullah. Size de.&#8221;</p>
<p>Yan masa komşumuz kalkıp şortu ve atletiyle pasajın içine doğru ilerlerken arkasından bir süre &#8220;ayran budalası&#8221; gibi bakakalmamızın arkasında yatan hikaye bu işte. Biz  kadınların, her ne kadar modernleşmiş olduğumuzu düşünsek de olağan dışı bir iltifat alınca apışıp kalmamız, far görmüş tavşan gibi hareket ve konuşma mevhumumuzu kaybetmemiz hala geleneksel.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arkadaşımın kulağını çaldım]]></title>
<link>http://erkandemir.wordpress.com/2009/05/25/arkadasimin-kulagini-caldim/</link>
<pubDate>Mon, 25 May 2009 12:27:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>erkandemir</dc:creator>
<guid>http://erkandemir.wordpress.com/2009/05/25/arkadasimin-kulagini-caldim/</guid>
<description><![CDATA[İsim vererek dikkat çekmek istemediğim ve bu sebeple yazı içerisinde Süphan Tümdirek olarak kodlayac]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>İsim vererek dikkat çekmek istemediğim ve bu sebeple yazı içerisinde Süphan Tümdirek olarak kodlayacağım, çok yakın bir arkadaşımın kulağını çaldım.<br />
Uzun zamandır bana karşı olan tavırlarını beğenmediğim Süphan, sürekli olarak süper bir kulağa sahip olduğundan bahseder ve benimle dalga geçerdi. Anlam veremediğim bu davranışlarını sadece bana daha da yakınlaşma çabası olarak düşünmüş ve bu yüzden ilk başlarda mutlu  da olmuştum. Oysaki zaman içinde aslında içten içe benim burnuma olan hayranlığından dolayı bu şekilde davrandığını ve popülerliğini korumaya çalıştığını fark ettim. Gerçekten de okka gibi burna sahip olduğumdan, sürekli olarak kızlara müthiş bir özgüvenle yaklaşmıştım. Burnumun bu ideal yapısı, kimi zaman modern ressam arkadaşların tablolarına bile konu olmuştu. “İdeale yaklaşmak” şeklinde cemiyette söylenen söz de tam olarak kızların bana ulaşma çabasını anlatıyordu. Oysaki Süphan sıradan bir burna ve sıradan bir burun etine sahipti.<br />
Fakat gerçekten zeki olan Süphan, uzun süre piyasa analizi yapmış ve kızların hangi organlara önem verdiğini çok iyi çözümlemişti. Bir sabah kalktığımda gece benim yanımda yatan Nermif K. isimli bayanın, sabah  onun yatağında olduğunu fark ettim. Yan yana, birbirine sarılmış olarak yatan bu çifte alıcı gözüyle bakınca aslında çok da yakıştıklarını gördüm. Sevindim. Süphan için çok güzeldi ve Süphan benim çok yakın bi arkadaşımdı. En azından Firsir Asfalt’tan daha yakındı bana.<br />
Kahvaltı sırasında Nermif’in Süphan’ın kulağına dair söylediği övgü dolu sözler sonrasında ise kimi yerlerimde kıllanmalar oluştu.<br />
Sonra Süphan’ı kenara çektim. “Noluyo lan?” dedim. “Bir şey yok Regiğ.” dedi. Evet adım Regiğ. Anlamı ise dumanın yaptığı o anormal hareketler.<br />
Sonradan öğrendim ki gece boyu Süphan, Nermif’e en önemli organın kulak olduğunu ve kendisinin de süper kulağa sahip olduğunu anlatmış. Kızın aklını almış. Kız da bu çekiciliğe dayanamamış ve hoşlanmış Süphan’dan.<br />
Sonraki haftalarda tüm konuşmalarda konuyu bir şekilde kulağına getiren Süphan artık benden daha popülerdi. Hem de daha çok kız arkadaşı olmuştu. Ben ise hala burnumla gurur duyuyordum.<br />
Ancak geçen gün, evimde beslediğim dünya tatlısı atmacam Sakir’e de aynı şekilde yaklaşınca, artık durumun bir sapkınlık ve güç savaşı olduğunu fark ettim.<br />
Bu savaşı çözmek için meydan savaşı yapmak istemiyordum çünkü bu şekilde ikimiz de bitecek ve ortalık sevmediğim Herda’ya kalacaktı ki onun en önemli özelliği kalp şeklinde çıkan kaşlarıydı. Bu kabul edebileceğim bir durum değildi.<br />
Dün gece usulca Süphan’ın odasına girdim. Bayıltıcı spreyi odaya bolca sıktım. Bir süre sonra gelince Süphan’ın baygın olduğunu gördüm. Kulağını nazik bir hareketle alıp, kendi kulağımla değiştirdim. O an o kadar mutluydum ki anlatamam. Hem burnum hem de kulağım artık süperdi. Ancak daha sonra bana rakip olmasın diye Herda’nın da odasına sprey sıktım. Sonrasında onun kaşlarıyla da kendi kaşlarımı yine nazikçe değiştirdim. Sabah kalktıklarında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlamışlar ve benim gücümü kabul etmişlerdi.<br />
Eteğimi öpmeye çalışırlarken durumlarına çok acıdım. Süphan’a kulağını geri verdim ve kızları eşit bir şekilde bölüşmeyi teklif ettim. Dostane bir şekilde el sıkıştık. Herda’nın kaşlarının tekini de ona hediye ettim.<br />
Bu şekilde daha mutlu olacağımı biliyorum. Sonuçta ikimize de yetecek kadar kız var dünyada. Hem Süphan benim en yakın arkadaşım.<br />
Süper kulaklı süper arkadaşım.  </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sinüzit Nasıl Tedavi Edilir ?]]></title>
<link>http://nenvar.wordpress.com/2009/04/25/sinuzit-nasil-tedavi-edilir/</link>
<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 10:18:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>skati</dc:creator>
<guid>http://nenvar.wordpress.com/2009/04/25/sinuzit-nasil-tedavi-edilir/</guid>
<description><![CDATA[Sinüzit tedavisinde amaç bakterilerin yok edilmesi ve sinüslerin buruna açılan deliklerinin açılması]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Sinüzit tedavisinde amaç bakterilerin yok edilmesi ve sinüslerin buruna açılan deliklerinin açılması]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sinüzitin Belirtileri Nelerdir ?]]></title>
<link>http://nenvar.wordpress.com/2009/04/25/sinuzitin-belirtileri-nelerdir/</link>
<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 10:15:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>skati</dc:creator>
<guid>http://nenvar.wordpress.com/2009/04/25/sinuzitin-belirtileri-nelerdir/</guid>
<description><![CDATA[Akut ve kronik sinüzitin belirtileri biribirinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetli]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Akut ve kronik sinüzitin belirtileri biribirinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetli]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Burun Estetiği Ameliyatınız Ve  Sonrası…]]></title>
<link>http://cenktokat.wordpress.com/2009/04/21/burun-estetigi-ameliyatiniz-ve-sonrasi%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 16:30:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>CENK TOKAT</dc:creator>
<guid>http://cenktokat.wordpress.com/2009/04/21/burun-estetigi-ameliyatiniz-ve-sonrasi%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[Ameliyat sonrası… Ameliyattan sonra burun estetiği hastaları ağrı hissetmezler. Anesteziden uyandıkt]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>   Ameliyat sonrası…</p>
<p>   Ameliyattan sonra burun estetiği hastaları ağrı hissetmezler. Anesteziden uyandıktan sonra 4-5 saatlik toparlanma sürecinin ardından hasta rahat bir şekilde evine gider. Burun kemiklerine müdahale edilen olgularda doku altına sızan kan, ince olan göz kapak cildi altında görünür hale geldiği için göz çevresi şişlik ve morluklar oluşur. Bu şişlik 3-4 günde, morluklar ise 7-10 gün içinde tamamen geçecektir. Bunun daha hızlı olması için evde ilk gün gözlere soğuk uygulaması yapılır ve birkaç gün hastanın başı yükseltilmiş olarak istirahat eder. Genellikle tampon 3. günde alınır, alçı da 7. günde çıkartılır. </p>
<p>   Alçının çıkarılmasını takiben ilk 2- 3 hafta içinde burun şişliklerinde çok hızlı bir iyileşme olur. Hasta ve plastik cerrahın fark edebileceği kadar az miktardaki bir şişlik de birkaç ay içinde geçecek, ve burun 6 ay içinde son halini alacaktır. </p>
<p>   Normale Donüş…</p>
<p>   Burun estetiği geçiren birçok hasta, iki gün içinde ayağa kalkmakta, bir hafta sonrasında da okul veya masa başı görevlerine dönebilmektedir. Genellikle 15. günden intibaren ameliyat olduğu farkedilmez hale gelir. Tamamen normal günlük aktivitelere dönüş ise birkaç haftayı bulmaktadır.</p>
<p>   İki-üç hafta boyunca yorucu faaliyetlerden (jogging, yüzme, eğilme, cinsel ilişki gibi kan basıncınızı arttıran her türlü aktiviteyi) kaçınılmalı ve de ilk 4-5 ay boyunca burnun darbelerden koruması gerekmektedir. Kendini hazır hissettiği anda hasta kontakt lenslerini takabilir, ancak gözlük takmak için zamana ihtiyacınız var. Hafif gözlükler 3-5 ay içinde takılabilirken, ağır gözlüklerin takılması için 6 ayın sonunu beklemek gereklidir. </p>
<p>   Yeni görünüm…</p>
<p>   Ameliyattan sonraki ilk günlerde yüzde de morluk ve şişlik varken, çok daha iyi görüneceği unutulabilir. Özellikle estetik cerrahi ameliyatları sonrasında hastalarda bir süre moral bozukluğu olması beklenebilir ve bu doğal karşılanır. Her tür ameliyatta olduğu gibi estetik ameliyatlarda da bir toparlanma ve iyileşme süreci gerekir. Her geçen gün burun daha iyi görünecek ve hastanın morali düzelecektir. İki üç hafta içinde ameliyat olduğu belli bile olmayacaktır. </p>
<p>   İyileşme süreci yavaş ve aşamalıdır. Özellikle burun ucunda gizli bir şişlik birkaç ay boyunca var olacaktır. Kesin sonucun ortaya çıkması bir yılı geçebilir. </p>
<p>   Bu süreç içinde hasta aile ve arkadaşlarından beklenmedik tepkiler alabilir. Burunda önemli bir değişiklik görmediklerini veya çok değişik göründüğünü de söyleyebilirler. Ailesel veya etnik inançlara karşı yapılmış bir değişiklik olarak görüp bu nedenle içerleyebilirler. Eğer böyle bir durumla karşılaşılırsa hastanın neden ameliyat olmak istediğini hatırlaması yeter. İsteklerine ulaşmışsa ameliyat başarılı olmuştur.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Burun Estetiği Ameliyatınızın Planlanması Ve Ameliyatınız ]]></title>
<link>http://cenktokat.wordpress.com/2009/04/20/burun-estetigi-ameliyatinizin-planlanmasi-ve-ameliyatiniz/</link>
<pubDate>Mon, 20 Apr 2009 08:40:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>CENK TOKAT</dc:creator>
<guid>http://cenktokat.wordpress.com/2009/04/20/burun-estetigi-ameliyatinizin-planlanmasi-ve-ameliyatiniz/</guid>
<description><![CDATA[Ameliyatın Planlanması… İlk muayenede hastanın yüz ve burun yapısı değerlendirilir. Ayrıca burunun k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>   Ameliyatın Planlanması…</p>
<p>   İlk muayenede hastanın yüz ve burun yapısı değerlendirilir. Ayrıca burunun kemik ve kıkırdak yapısı, yüzün şekli, cildinin kalınlığı, yaş ve hastanın beklentileri gibi ameliyatı ve sonucunu etkileyecek faktörler ortaya koyulacaktır. Hastanın yüz ve burun fotoğrafları çeşitli yönlerden çekilerek incelenir, bazı fotoğraflar üzerinde bilgisayarda çalışmalar yapılabilir. Bu çalışmalar cerrahın planları doğrultusunda ameliyat sonrası elde edilebilecek sonuçlar ve adayın beklentileri hakkında fikir verilebilir. Aday ameliyat sonrası elde edilebilecek değişimleri görebilir, kendi beklentilerini cerrahına daha kolay gösterebilir. Ameliyatta uygulanacak teknik ve anestezi, ameliyatın yapılacağı yer, ameliyatın taşıdığı risk ve kazanç olasılıklar hastaya anlatılır. Hasta da plastik cerrahına daha önce herhangi bir burun ameliyatı geçirip geçirmediğini bildirmelidir. Ayrıca allerji, solunum sıkıntısı, kullanılan ilaçlar ve sigara kullanımı da bildirilmelidir. Sigara ve bazı maddelerin anestezi öncesi alımının kesilmesi gereklidir.</p>
<p>   Ameliyat</p>
<p>   Burun estetiği ameliyatının hastanın konforu ve estetik cerrahın rahat çalışması için genel anestezi ile yapılması tercih edilir. Ancak küçük müdahaleler lokal anestezi ile yapılabilir. Burun estetiği ameliyatı genellikle bir yada iki saat, kompleks olgularda daha uzun sürmektedir. Ameliyat sırasında genellikle burun delikleri içinden girilerek burun üzerindeki cilt, altındaki kemik ve kıkırdak çatıdan serbestlenir. Ardından ameliyat öncesi planlara uygun olarak kıkırdak ve kemik dokulara, gerekli ise burun cildine de müdahale edilerek istenilen şekil verilmektedir. Sonrasında da cilt, yeni çatının üzerine geri yerleştirilerek kesiler kapatılır. Burun içinde şişliği azaltmak ve kemik çatının istenen şekilde kaynamasını desteklemek için ince ve kısa tamponlar yerleştirilir ve burun üzerine alçı kalıp uygulanarak ameliyat sonlandırılır. </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Burun Estetiği ]]></title>
<link>http://cenktokat.wordpress.com/2009/04/19/burun-estetigi/</link>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2009 08:19:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>CENK TOKAT</dc:creator>
<guid>http://cenktokat.wordpress.com/2009/04/19/burun-estetigi/</guid>
<description><![CDATA[Burun estetiği en sık uygulanan estetik cerrahi prosedürlerinden birisidir. Burun estetiği ile burun]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>   Burun estetiği en sık uygulanan estetik cerrahi prosedürlerinden birisidir. Burun estetiği ile burun boyutu küçültülebilir, büyütülebilir, ucu veya sırtının şekli değiştirilebilir, burun delikleri daraltılabilir veya üst dudakla burun arasındaki açı değiştirilebilir. Ayrıca doğumsal bozukluklar, kaza veya ameliyatlarla edinilen bozukluklar, ve solunumsal sorunlar da estetik olarak düzeltilebilir, görünümü düzeltip kişinin kendine olan güvenini arttırabilir.<br />
   Burun estetiği ameliyatında yaş önemlidir. Birçok estetik cerrah yüz gelişimini bozmamak için kızlarda 14-15, erkeklerde birkaç yıl daha sonrasını beklemeyi tercih etmektedir. Ayrıca genç hastanın sosyal ve duygusal durumu da göz önünde bulundurulmalı, kendisinin ve ailesinin ne istediği kesin olarak bilinmelidir. </p>
<p>   Genellikle burun içinden yapılan kesilerle girişim uygulandığı için burun estetiği ameliyatı sonrası iz kalmaz, ancak açık teknik gerektiren, burun deliklerinin küçültülmesini içeren ameliyatlardan sonra burun tabanında küçük izler kalabilir. </p>
<p>   Tecrübeli bir estetik cerrah tarafından yapılan burun ameliyatı sonrası komplikasyon nadiren ortaya çıkar, yada kolaylıkla halledilebilecek niteliktedirler. Ancak yine de enfeksiyon, burun kanaması veya anesteziye bağlı reaksiyonların görülme olasılıkları göz ardı edilmemelidir. Bu riskleri azaltmak için cerrahın ameliyat öncesi hazırlık dönemi ve sonrası için yapacağı uyarılara sıkıca uyulmalıdır. Bunlar en tecrübeli cerrahın hastalarının bile başına gelebilecek, tahmin edilemez problemlerdir, ancak düzeltilmeleri için de küçük müdahaleler yeterli olur. </p>
<p>   Ameliyatın Planlanması</p>
<p>   İlk muayenede hastanın yüz ve burun yapısı değerlendirilir. Ayrıca burunun kemik ve kıkırdak yapısı, yüzün şekli, cildinin kalınlığı, yaş ve hastanın beklentileri gibi ameliyatı ve sonucunu etkileyecek faktörler ortaya koyulacaktır. Hastanın yüz ve burun fotoğrafları çeşitli yönlerden çekilerek incelenir, bazı fotoğraflar üzerinde bilgisayarda çalışmalar yapılabilir. Bu çalışmalar cerrahın planları doğrultusunda ameliyat sonrası elde edilebilecek sonuçlar ve adayın beklentileri hakkında fikir verilebilir. Aday ameliyat sonrası elde edilebilecek değişimleri görebilir, kendi beklentilerini cerrahına daha kolay gösterebilir. Ameliyatta uygulanacak teknik ve anestezi, ameliyatın yapılacağı yer, ameliyatın taşıdığı risk ve kazanç olasılıklar hastaya anlatılır. Hasta da plastik cerrahına daha önce herhangi bir burun ameliyatı geçirip geçirmediğini bildirmelidir. Ayrıca allerji, solunum sıkıntısı, kullanılan ilaçlar ve sigara kullanımı da bildirilmelidir. Sigara ve bazı maddelerin anestezi öncesi alımının kesilmesi gereklidir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Burnunuzu çarptığınızda neden gözleriniz yaşarır?]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2009/02/24/burnunuzu-carptiginizda-neden-gozleriniz-yasarir/</link>
<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 20:54:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2009/02/24/burnunuzu-carptiginizda-neden-gozleriniz-yasarir/</guid>
<description><![CDATA[Burun yumuşak ve hassastır ve geniz yolu gözlere gözyaşı kanalı ile bağlıdır.Normalde bu lakrimal sı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Burun yumuşak ve hassastır ve geniz yolu gözlere gözyaşı kanalı ile bağlıdır.Normalde bu lakrimal sıvı(gözyaşı) burun yoluyla drenaj sağlar. Ama burunda toplanan bu sıvı yeterli olduğunda burunun akışı normal boşaltma yolunu engelleyebilir gidecek hiçbir yeri olmadağı için gözyaşları akar.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
