<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>dini-konular &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/dini-konular/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "dini-konular"</description>
	<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 21:15:15 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[ENDONEZYA İSLAM KÜLTÜR MERKEZLERİ BİRLİGİ KURBAN HİZMETLERİ]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/29/endonezya-islam-kultur-merkezleri-birligi-kurban-hizmetleri/</link>
<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 03:14:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/29/endonezya-islam-kultur-merkezleri-birligi-kurban-hizmetleri/</guid>
<description><![CDATA[ENDONEZYA İSLAM KÜLTÜR MERKEZLERİ BİRLİGİ KURBAN HİZMETLERİ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><span style="color:#0000ff;">ENDONEZYA İSLAM KÜLTÜR MERKEZLERİ BİRLİGİ KURBAN HİZMETLERİ</span></h2>
<p><embed src='http://widgets.vodpod.com/w/video_embed/ExternalVideo.901555' type='application/x-shockwave-flash' AllowScriptAccess='always' pluginspage='http://www.macromedia.com/go/getflashplayer' wmode='transparent' flashvars='' /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/26/mubarek-kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-2/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 19:43:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/26/mubarek-kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-2/</guid>
<description><![CDATA[MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN. MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN. Bütün islam alemi’nin,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 554px"><a href="http://img109.imageshack.us/img109/5738/bayraminizkutluolsun1.jpg"><img title="MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN." src="http://img109.imageshack.us/img109/5738/bayraminizkutluolsun1.jpg" alt="MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN." width="544" height="436" /></a><p class="wp-caption-text">MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.</span></h2>
<h3><span style="color:#800000;">Bütün islam alemi’nin,ıhvan ve ahavat’ın,Norveç’teki bütün Göynemli’lerin ve hocaefendilerin,sitemizin güzide ziyaretçilerinin,yetim ve öksüzlerin,kimsesizlerin,Dünyanın heryerinde İslam için çalışan din kardeşlerimizin mubarek Kurban bayramını en içten dileklerimizle kutlar Hz.Allah’tan daha nice bayramlara kavuşturmasını temenni ve niyaz ederiz.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;"><strong><em>www.yukarikayalar.wordpress.com</em></strong></span></h3>
<p>&#160;</p>
<p><span style="color:#ff00ff;"><strong><em>&#8230;<br />
</em></strong></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BAYRAM GÜNLERİ NE YAPILIR !]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/26/bayram-gunleri-ne-yapilir-2/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 19:23:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/26/bayram-gunleri-ne-yapilir-2/</guid>
<description><![CDATA[BAYRAM GÜNLERİ NE YAPILIR ! BAYRAM GÜNLERİ NE YAPILIR ! Bayramlar; Müslümanların birbiriyle kaynaştı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 553px"><a href="http://img690.imageshack.us/img690/3333/camicemaat1.jpg"><img title="BAYRAM GÜNLERİ NE YAPILIR !" src="http://img690.imageshack.us/img690/3333/camicemaat1.jpg" alt="BAYRAM GÜNLERİ NE YAPILIR !" width="543" height="382" /></a><p class="wp-caption-text">BAYRAM GÜNLERİ NE YAPILIR !</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;"><strong>BAYRAM GÜNLERİ NE YAPILIR !</strong></span></h2>
<p><strong><br />
</strong></p>
<h3><span style="color:#800000;"><strong>Bayramlar; Müslümanların birbiriyle kaynaştığı</strong><strong> </strong><strong>küs olanların barıştığı</strong><strong> </strong><strong>fakir</strong><strong> </strong><strong>fukarâ ve yetimlerin sevindirildiği sevinç ve neşe günleridir. Ramazan gittiği için değil</strong><strong> </strong><strong>günahlarımız affolup nimete kavuştuğumuz için bayram yapıyoruz. Bayram günleri</strong><strong> </strong><strong>Peygamber efendimizin zamanından beri</strong><strong> </strong><strong>husûsî bir şekilde kutlanmıştır. Bütün İslâm devletlerinde de bugüne kadar kutlanarak gelmiştir.</strong></span></h3>
<h3><span style="color:#800000;"><strong> Bayram günleri; ana</strong><strong> </strong><strong>baba</strong><strong> </strong><strong>hoca</strong><strong> </strong><strong>akraba</strong><strong> </strong><strong>arkadaş ve komşu ziyâretleri yapılır. Sâlih olan akrabayı ziyâret lâzımdır. Sâlih arkadaşları ziyâret de çok sevaptır. Bayram öncesi</strong><strong> </strong><strong>yiyecek</strong><strong> </strong><strong>giyecek ve temizlik gibi hazırlıklar yapılır. Bayram günlerinde herkes</strong><strong> </strong><strong>temiz giyinir. Çocuklara yeni elbiseler alınır. Fakir</strong><strong> </strong><strong>öksüz ve yetimler sevindirilir. Bayram namazından sonra</strong><strong> </strong><strong>kabirler ziyâret edilir; geçmişlerin</strong><strong> </strong><strong>akraba ve din büyüklerinin rûhu için Kur’ân-ı kerîm okunur</strong><strong> </strong><strong>duâ edilir ve sadakalar verilir. Daha sonra da</strong><strong> </strong><strong>aile büyükleri</strong><strong> </strong><strong>dost</strong><strong> </strong><strong>akraba</strong><strong> </strong><strong>arkadaş ve tanıdıklar ziyâret edilir. Çocuklar babalarının ve aile büyüklerinin; gençler de yaşlıların ellerini öperler. </strong></span></h3>
<h3><strong><br />
</strong><span style="color:#008080;"><strong>Bayram günü şunları yapmak sünnettir:</strong></span><strong> </strong></h3>
<h3><strong><br />
</strong><span style="color:#ff00ff;"><strong>1-Erken kalkmak.<br />
2-Gusül abdesti almak.<br />
3-Misvâk kullanmak.<br />
4-Güzel koku sürünmek.<br />
5-Yeni ve temiz elbise giyinmek.<br />
6-Namazdan önce tatlı yemek.<br />
7-Yüzük takmak.<br />
8-Câmiye erken gitmek.<br />
9-Giderken tekbir söylemek.<br />
10-Müminlere selâm vermek.<br />
11-Güler yüzlü olmak.<br />
12-Müminlerle bayramlaşmak</strong><strong> </strong><strong><br />
13-Fakirlere sadaka vermek.<br />
14-Dargınları barıştırmak.<br />
15-Akrabayı ziyâret etmek.<br />
16-Din kardeşlerini ziyâret etmek.<br />
17-Ziyârette hediye götürmek.<br />
18-Kabirleri ziyâret etmek.<br />
19-Misâfirlere ikram etmek.<br />
20-Çok duâ ve tevbe etmek</strong><strong>.</strong></span></h3>
<p><em><strong>Bayram ve Bayram Namazları (Ömer Nasuhi Bilmen)</strong></em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HACCA GİDEMEYEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI?]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/26/hacca-gidemeyen-musluman-ne-yapmali/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 00:16:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/26/hacca-gidemeyen-musluman-ne-yapmali/</guid>
<description><![CDATA[HACCA GİDEMEYEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI? HACCA GİDEMEYEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI? Hacca gidemeyen Müslüman, ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img109.imageshack.us/img109/4295/kervandeveog6.jpg"><img title="HACCA GİDEMEYEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI?" src="http://img109.imageshack.us/img109/4295/kervandeveog6.jpg" alt="HACCA GİDEMEYEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI?" width="540" height="403" /></a><p class="wp-caption-text">HACCA GİDEMEYEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI?</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;"><strong>HACCA GİDEMEYEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI?</strong></span></h2>
<h3>Hacca gidemeyen Müslüman, Arefe günü öğle ile ikindi arası, kendini Arafat’ta kabul ederek Allah rızası için <span style="color:#0000ff;">2</span> rekat namaz kılar. Her rek’atte; <span style="color:#0000ff;">1</span> Fatiha-i şerife, <span style="color:#0000ff;">3</span> Kul ya eyyühel-kafirun <span style="color:#0000ff;">10</span> ihlâs-ı şerif okur.</h3>
<h3>Namaza şu niyetle başlanır: <strong>“<span style="color:#0000ff;">Ya Rabbi, bu gün şu saatlerde Arafat’ta binlerce müslümanın ‘Lebbeyk’ diye iltica ettiği zamanda aciz kulun orada bulunamadı. Bu kulunun ruhu onlarla beraber kılıp, benim ilticamı da onların ilticasına ilhak buyur. Orada afv-ı umumiye mazhar kıldığın kullarına beni de ilhak eyle.</span>” </strong>Allahü Ekber.<strong> </strong></h3>
<h3><strong> </strong></h3>
<h3>Namazdan sonra:</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;"><span style="color:#0000ff;">7</span>0</span> istiğfar-ı şerif,</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">11</span> veya <span style="color:#0000ff;">70</span> adet, <strong>“<span style="color:#0000ff;">La ilahe illallahü vahdehu la şerike leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit. Vehüve hayyün la yemütü biyedihil-hayr. Vehüve ala külli şey’in kadir</span>”</strong> tevhidini okur.<br />
<span style="color:#0000ff;">3</span> veya <span style="color:#0000ff;">11</span> yahut <span style="color:#0000ff;">70</span> kerre <strong>“<span style="color:#0000ff;">Allahü ekber, Allahü ekber. La ilahe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillahil-hamd</span>”</strong> diyerek tekbir getirir.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">100 defa aşağıdaki tesbihi okur:</span></h3>
<h3>“<span style="color:#ff00ff;">Sübhanellezi fi’s-semai arşuhu, Sübhanellezi fi’l-ardı sültanuhu,</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Sübhanellezi fi’l-ardı hukmühü, Sübhanellezi fi’l-cenneti rahmetühü,</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Sübhanellezi fi’l-kabri kazaühü, Sübhanellezi fi’l-kıyameti adlühü,</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Sübhanellezi fi’l-bahri sebilühü, Sübhanellezi rafeas-semae,</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Sübhanellezi beseta’l-arda, Sübhanellezi la melce ve la mence minhü illa ileyh.</span>”</h3>
<h3><em> </em></h3>
<h3>Arefe günü öğleden sonra Hızır aleyhisselam<em> </em>ile İlyas aleyhisselamın Arafat’ta buluştuklarında okudukları şu duayı da -mümkünse- <span style="color:#0000ff;">100</span> defa okumalıdır:</h3>
<h3><strong>“<span style="color:#0000ff;">Bismillahi maşaallahü la yasrifü’s-süe illallah. Bismillahi maşaallahü la yesukü’l-hayra illallah. Bismillahi maşaallahü la havle ve la kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azim.</span>”</strong></h3>
<h3>Bundan sonra dua edilir.</h3>
<p><strong><em>(Dua ve İbadetler, Fazilet Neşriyat)</em></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2009 KURBAN BAYRAMI NAMAZ VAKİTLERİ]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/26/2009-kurban-bayrami-namaz-vakitleri/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 00:07:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/26/2009-kurban-bayrami-namaz-vakitleri/</guid>
<description><![CDATA[BAYRAM NAMAZ VAKİTLERİ &nbsp; 2009 KURBAN BAYRAMI NAMAZ VAKİTLERİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ YURT ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#0000ff;"> </span></p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img686.imageshack.us/img686/9063/bayramnamazi.jpg"><img title="BAYRAM NAMAZ VAKİTLERİ" src="http://img686.imageshack.us/img686/9063/bayramnamazi.jpg" alt="BAYRAM NAMAZ VAKİTLERİ" width="540" height="374" /></a><p class="wp-caption-text">BAYRAM NAMAZ VAKİTLERİ</p></div>
<p>&#160;</p>
<h2><span style="color:#ff0000;">2009 KURBAN BAYRAMI NAMAZ VAKİTLERİ</span></h2>
<p><strong><span style="color:#0000ff;"> DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ YURT  İÇİ VE YURT DIŞI TAKVİMLERİNDE BULUNAN ŞEHİRLERİN BAYRAM NAMAZ  VAKİTLERİ AŞAĞIDA LİSTELER HALİNDE SUNULMUŞTUR</span>:</strong></p>
<table style="height:69px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="385">
<tbody>
<tr>
<td width="179" height="15"><span style="color:#ff0000;"><strong> <a href="http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/namazvakti/vakithes_baynamaz.asp"> TÜRKİYE</a></strong></span></td>
<td width="179" height="15"><strong> <a href="http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/namazvakti/vakithes_baynamaz.asp"> AVRUPA</a></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="179" height="15"><strong> <a href="http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/namazvakti/vakithes_baynamaz.asp"> AMERİKA VE  KANADA </a></strong></td>
<td width="179" height="15"><strong> <a href="http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/namazvakti/vakithes_baynamaz.asp"> AVUSTRALYA VE JAPONYA</a></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="179" height="15"><strong> <a href="http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/namazvakti/vakithes_baynamaz.asp"> BALKANLAR</a></strong></td>
<td width="179" height="15"><strong> <a href="http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/namazvakti/vakithes_baynamaz.asp"> TÜRK CUMHURİYETLERİ</a></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong>BU LİSTELERDE BULUNMAYAN  ŞEHİRLERİN BAYRAM NAMAZ VAKİTLERİNİ  TALEP EDERKEN ;</strong></span></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong><br />
BAYRAM NAMAZ VAKİTİNİ iSTEDiGiNiZ SEHRiN  ADINI VE EYALETiNi   BİLDİRMENİZ YETERLİDİR.</strong></span></p>
<p><strong>&#8230;.<br />
</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İl il Bayram namazı saatleri - Kurban Bayrami- 2009]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/25/il-il-bayram-namazi-saatleri/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 19:51:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/25/il-il-bayram-namazi-saatleri/</guid>
<description><![CDATA[İl il Bayram namazı saatleri İl il Bayram namazı saatleri- Kurban Bayrami- 2009 Kurban Bayramına 2 g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img16.imageshack.us/img16/9063/bayramnamazi.jpg"><img title="İl il Bayram namazı saatleri" src="http://img16.imageshack.us/img16/9063/bayramnamazi.jpg" alt="İl il Bayram namazı saatleri" width="540" height="378" /></a><p class="wp-caption-text">İl il Bayram namazı saatleri</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">İl il Bayram namazı saatleri</span><span style="color:#0000ff;">- Kurban Bayrami- 2009</span></h2>
<h3>Kurban Bayramına 2 gün kaldı. Diyanet İşleri Başkanlığı illere göre bayram namazı saatlerini hazırladı. Ankara&#8217;da 07.31, İstanbul&#8217;da 07.50&#8242;de, İzmir&#8217;de 07.49 kılınacak bayram namazları diğer illerde ise şöyle:</h3>
<h3>Bayram namazı Ankara&#8217;da 07.31, İstanbul&#8217;da 07.50&#8242;de, İzmir&#8217;de 07.49, Hakkari&#8217;de 06.40, Edirne&#8217;de 08.02&#8242;de kılınacak.</h3>
<h3>Diyanet İşleri Başkanlığından alınan bilgiye göre, illere göre bayram namazı saatleri şöyle:</h3>
<h3><strong>&#8216;Adana: 07.12,</strong></h3>
<h3><strong> Adıyaman: 07.02, </strong></h3>
<h3><strong> Afyonkarahisar: 07.36, </strong></h3>
<h3><strong> Ağrı: 06.49, </strong></h3>
<h3><strong> Aksaray: 07.21, </strong></h3>
<h3><strong> Amasya: 07.21, </strong></h3>
<h3><strong> Ankara: 07.31,</strong></h3>
<h3><strong> Antalya: 07.30, </strong></h3>
<h3><strong> Ardahan: 06.56, </strong></h3>
<h3><strong> Artvin: 06.59, </strong></h3>
<h3><strong> Aydın: 07.44, </strong></h3>
<h3><strong> Balıkesir: 07.50, </strong></h3>
<h3><strong> Bartın: 07.39, </strong></h3>
<h3><strong> Batman: 06.51, </strong></h3>
<h3><strong> Bayburt: 07.02, </strong></h3>
<h3><strong> Bilecik: 07.43, </strong></h3>
<h3><strong> Bingöl: 06.57, </strong></h3>
<h3><strong> Bitlis: 06.49, </strong></h3>
<h3><strong> Bolu: 07.39, </strong></h3>
<h3><strong> Burdur: 07.34, </strong></h3>
<h3><strong> Bursa: 07.47, </strong></h3>
<h3><strong> Çanakkale: 07.57, </strong></h3>
<h3><strong> Çankırı: 07.30, </strong></h3>
<h3><strong> Çorum: 07.24, </strong></h3>
<h3><strong> Denizli: 07.39, </strong></h3>
<h3><strong> Diyarbakır: 06.55, </strong></h3>
<h3><strong> Düzce: 07.41, </strong></h3>
<h3><strong> Edirne: 08.02, </strong></h3>
<h3><strong> Elazığ: 07.01, </strong></h3>
<h3><strong> Erzincan: 07.04, </strong></h3>
<h3><strong> Erzurum: 06.57, </strong></h3>
<h3><strong> Eskişehir: 07.40, </strong></h3>
<h3><strong> Gaziantep: 07.04, </strong></h3>
<h3><strong> Giresun: 07.12, </strong></h3>
<h3><strong> Gümüşhane: 07.06, </strong></h3>
<h3><strong> Hakkari: 06.40, </strong></h3>
<h3><strong> Hatay: 07.06, </strong></h3>
<h3><strong> Iğdır, 06.46, </strong></h3>
<h3><strong> Isparta: 07.33, </strong></h3>
<h3><strong> İstanbul: 07.50, </strong></h3>
<h3><strong> İzmir: 07.49, </strong></h3>
<h3><strong> Kahramanmaraş: 07.07, </strong></h3>
<h3><strong> Karabük: 07.36, </strong></h3>
<h3><strong> Karaman: 07.21, </strong></h3>
<h3><strong> Kars: 06.52, </strong></h3>
<h3><strong> Kastamonu: 07.32, </strong></h3>
<h3><strong> Kayseri: 07.16,</strong></h3>
<h3><strong> Kilis: 07.04, </strong></h3>
<h3><strong> Kırıkkale: 07.28,</strong></h3>
<h3><strong> Kırklareli: 08.00,</strong></h3>
<h3><strong> Kırşehir: 07.23, </strong></h3>
<h3><strong> Kocaeli: 07.45, </strong></h3>
<h3><strong> Konya: 07.25, </strong></h3>
<h3><strong> Kütahya: 07.41, </strong></h3>
<h3><strong> Malatya: 07.04, </strong></h3>
<h3><strong> Manisa: 07.48, </strong></h3>
<h3><strong> Mardin: 06.51, </strong></h3>
<h3><strong> Mersin: 07.14,</strong></h3>
<h3><strong> Muğla: 07.40, </strong></h3>
<h3><strong> Muş: 06.52, </strong></h3>
<h3><strong> Nevşehir: 07.19, </strong></h3>
<h3><strong> Niğde: 07.17, </strong></h3>
<h3><strong> Ordu: 07.14, </strong></h3>
<h3><strong> Osmaniye: 07.08, </strong></h3>
<h3><strong> Rize: 07.04, </strong></h3>
<h3><strong> Sakarya: 07.44, </strong></h3>
<h3><strong> Samsun: 07.22, </strong></h3>
<h3><strong> Siirt: 06.48, </strong></h3>
<h3><strong> Sinop: 07.29, </strong></h3>
<h3><strong> Sivas: 07.14, </strong></h3>
<h3><strong> Şanlıurfa: 06.58, </strong></h3>
<h3><strong> Şırnak: 06.45, </strong></h3>
<h3><strong> Tekirdağ: 07.56, </strong></h3>
<h3><strong> Tokat: 07.17, </strong></h3>
<h3><strong> Trabzon: 07.07, </strong></h3>
<h3><strong> Tunceli: 07.01, </strong></h3>
<h3><strong> Uşak: 07.40, </strong></h3>
<h3><strong> Van: 06.44, </strong></h3>
<h3><strong> Yalova: 07.48, </strong></h3>
<h3><strong> Yozgat: 07.23,</strong></h3>
<h3><strong> Zonguldak: 07.40&#8242;</strong></h3>
<h3><strong> </strong></h3>
<h3><strong> KKTC&#8217;nin başkenti Lefkoşa&#8217;da bayram namazı saat 07.14&#8242;de kılınacak.</strong></h3>
<h3>AA</h3>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mevlânâ Molla Camî kimdir ?]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/25/mevlana-molla-cami-kimdir/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 00:03:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/25/mevlana-molla-cami-kimdir/</guid>
<description><![CDATA[Mevlânâ Molla Camî kimdir ? Mevlânâ Molla Camî kimdir ? Mevlânâ Molla Camî Hazretlerinin asıl ismi A]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img26.imageshack.us/img26/9007/mollacami.jpg"><img title="Mevlânâ Molla Camî kimdir ?" src="http://img26.imageshack.us/img26/9007/mollacami.jpg" alt="Mevlânâ Molla Camî kimdir ?" width="540" height="427" /></a><p class="wp-caption-text">Mevlânâ Molla Camî kimdir ?</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;"><strong>Mevlânâ Molla Camî kimdir ?</strong></span></h2>
<h3><strong>Mevlânâ Molla Camî Hazretlerinin asıl ismi Abdürrahman bin Nizâmeddin Afımed olup Mevlânâ ve Cami nisbetiyle meşhur oldu. Anadoluda Molla Câmî diye bilinir. 817 (M. 1414) tarihinde Iranın Câm kasabasında doğdu. Daha beş yaşlarında iken Muhammed Pârisâ Hazretlerinin teveccühüne nail oldu. Maddî ve manevî ilimleri tahsil etti. Mevlânâ Sa&#8217;duddin Kaşgarî hazretlerinden feyz alarak kemâle erdi. Hâce Ubeydullah Ehrâr hazretlerine mürid oldu. Bir çok kitaplar yazdı. Anadoludu &#8220;<span style="color:#0000ff;">Molla Cami</span>&#8221; adı ile bilinen &#8220;<span style="color:#0000ff;">El-Fevâidü&#8217;-Ziyâiyye ffş-Şerhi Kâfıe</span>&#8221; kitabı o günden beri medreselerde ders kitabı olarak okutuldu ve hâlâ okutulmaktadır. Keramet sahibi bir evliya ve âlim idi. Fatih Sultan Mehmed Han onu İstanbula davet etti. Konya&#8217;ya kadar geldi. Orada iken Fatih&#8217;in vefat ettiği haberi kendisine ulaşınca memleketine geri döndü. Herât&#8217;ta Şeyhül&#8217;islâm idi. 898 (1498) sene Muharrem ayının onsekinci günü cuma ezanı okunurken Herât&#8217;ta vefat etti. Molla Câmî Hazretleri, bütün sahabeleri seven ehli sünnet ve&#8217;l-cemaat idi. Bir ara sahabe düşmanları Herat&#8217;a saldırdılar. Onların Herat&#8217;ı düşüreceklerini gören Molla Camî Hazretleri&#8217;nin oğlu ve talebeleri o yüce zâtin kabrini açtılar. Mübarek vücudu hâlâ çürümemişti. Onu başka bir yere naklettiler. Yerini halktan gizlediler. Sahabe düşmanları Herat&#8217;a girdikleri zaman hemen Molla Câmî Hazretlerinin Kabrine koştular. Mezarı açıp mezardaki tahtaları ateşe verdiler.</strong></h3>
<p><strong><span style="color:#0000ff;"><em>Hz Allah sefeatlerine nail eylesin.. Amin.</em></span><br />
</strong></p>
<p><strong><em>Rûhu’l-Beyan Tefsiri tercümesi . 1. cilt</em></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurban nasıl kesilir? Grafik anlatım]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/24/kurban-nasil-kesilir-grafik-anlatim/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:48:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/24/kurban-nasil-kesilir-grafik-anlatim/</guid>
<description><![CDATA[Kurban nasıl kesilir? Grafik anlatım Kurban nasıl kesilir? Grafik anlatım &nbsp; Bayram yaklaştıkça ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img4.imageshack.us/img4/8797/82497l.jpg"><img title="Kurban nasıl kesilir? Grafik anlatım" src="http://img4.imageshack.us/img4/8797/82497l.jpg" alt="Kurban nasıl kesilir? Grafik anlatım" width="540" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Kurban nasıl kesilir? Grafik anlatım</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Kurban nasıl kesilir? Grafik anlatım</span></h2>
<p>&#160;</p>
<h3>Bayram yaklaştıkça kurban heyecanı artıyor. Vatandaşlar, kesecekleri kurbanı temin etmek için pazarları dolaşıyor.</h3>
<h3>Kan akıtmanın dindeki yerinden hayvan kesme yöntemlerine kadar birçok konunun yer aldığı çalışma, pratik bilgiler içeriyor. Din âlimleri, bütün ibadetlerde olduğu gibi kurbanda da Allah rızasının önde tutulması gerektiğini vurguluyor. Hz. Peygamber Efendimiz, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir bölümünün de evde bırakılmasını tavsiye ediyor. Ailenin maddi durumuna göre etin tamamı da hane halkına bırakılabilir veya kurbanın tümü ihtiyaç sahiplerine dağıtılabilir.</h3>
<p>&#160;</p>
<h3><span style="color:#0000ff;">Kurban, mümini Allah&#8217;a yaklaştırır</span></h3>
<h3>
Kurban Bayramı, Hz. İbrahim ve İsmail&#8217;den günümüze kadar, hep bir kahramanlık, fedakarlık, hasbîlik ve teslimiyet sembolü olagelmiştir. Kurban Bayramı, tıpkı orduların savaşa gidişi gibi gürül gürül tekbirlerle gelir ve bir velvele olur, her yanda yankılanır. Onda hem bir mûsiki ve şiir hem de muharebelerin bin tarraka ile gürleyen hakkı ilan sesleri iç içedir.</h3>
<h3>
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de &#8216;Kesilen kurbanların ne eti, ne de derisi Allah&#8217;a (cc) ulaşır. Yaradan&#8217;a ulaşan sizin takvanızdır.&#8217; denilmektedir. Bu lütfun gerçekleşebilmesi için kesilen kurban Allah rızası için kesilmeli, etleri ise yine Allah (cc) rızası için fakir fukaraya dağıtılmalıdır. İbadetler hikmetlerinden veya getirdiği faydalardan ziyade Allah emrettiği için yapılır. Ama onların hikmetlerini ve güzelliklerini bilmek bizim kulluğumuzun bir gereği ve Allah&#8217;ın nimetlerini yâd etmek için birer vesiledir. Kurban kesmenin de Allah&#8217;ın bir emri olması hasebiyle sayısız hikmetlerinin olduğunda şüphe yoktur. Kurban kesmek, öncelikle peygamberlerin babası Hz. İbrahim&#8217;in, oğluna bedel olarak Allah&#8217;ın gönderdiği koçu kesmesi hadisesini bizlere hatırlatıyor. Hayat nimetine şükrün bir ifadesi olarak kurbanı kesiyoruz. Ayrıca ahirete bir hazırlık olması, günahlarımızın affı ve kabirle başlayan yeni bir hayat yolunda kurbanın bizi manevi bir burak gibi alıp selamete ulaştıracağını da verilen müjdeler ışığında Rabb&#8217;imizden umuyoruz. Hac Sûresi&#8217;nde (22/34) ifade edildiği gibi kurban kesmekten asıl maksat Allah&#8217;ın hatırlanması, zikredilmesidir. Zira bizim varlık gayemiz Allah&#8217;ı bilme, tanıma ve O&#8217;na yaklaşmadan ibarettir. Burada Allah&#8217;a yaklaşma ameliyesi adeta bir bayram olarak ilan edilmiştir. Kurban kesmenin, insan olarak hepimizin mutlaka almak zorunda olduğu gıdalarla da yakından alakası vardır. Din, hayatımızın her safhasını kuşatıyorsa, bizim bu yönümüze de hitap etmeli değil midir? Etin, insan için zaruri gıdalardan olduğunda şüphe yok. Ama bu gıdanın herkes tarafından rahatlıkla temin edildiğini söyleyemeyiz. Nafile olarak başka zamanlarda kesilen kurbanların dışında, Kurban Bayramı&#8217;nda da Müslümanlar, kestikleri bu hayvanlarla et yemekten mahrum bulunan önemli büyük bir kitleyi bu nimetten istifade ettirmektedir. Mükremin Albayrak, İstanbul</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img7.imageshack.us/img7/1609/kalirken1.jpg"><img title="1" src="http://img7.imageshack.us/img7/1609/kalirken1.jpg" alt="1" width="540" height="375" /></a><p class="wp-caption-text">1</p></div>
<p>&#160;</p>
<h3><span style="color:#0000ff;">KURBANLIK ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</span></h3>
<h3>
Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Kurban olabilmesi için, hayvanın süt dişlerini değiştirmiş olması gerekir. Hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması ibadetin sıhhati için şarttır.</h3>
<h3>
- Bir ya da iki gözü kör olan havyanlar kurban edilemez.</h3>
<h3>
- Kulağı ve boynuzunun üçte biri gitmemiş olmalı, burnu kesik olmamalı.</h3>
<h3>
- Kuyruğunun üçte biri gitmemiş ve ağır hasta olmamalı</h3>
<h3>
- Kesim yerine yürüyerek gidemeyecek derecede aksak olmamalı.</h3>
<h3>
- Dişlerinin yarıdan fazlası düşmüş olmamalı, dilinin büyük bölümü</h3>
<h3>yerinde olmalı.</h3>
<h3>
- Koyun ve keçide bir, sığırda iki memesi kurumuş olan hayvan kurban edilemez.</h3>
<p>&#160;</p>
<h3><span style="color:#0000ff;">KURBANLIK SIĞIRIN YATIRILMASI</span></p>
<p>Yaklaşık 8 metre uzunluğunda kalın bir ip önce boynuzlardan sıkıca bağlanarak boyuna geçirilir.</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img7.imageshack.us/img7/2686/91564075.jpg"><img title="2" src="http://img7.imageshack.us/img7/2686/91564075.jpg" alt="2" width="540" height="365" /></a><p class="wp-caption-text">2</p></div>
<h3>Ardından ip hayvanın ön ayakların koltuk altından sırtına doğru dolanarak bağlanır.</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img4.imageshack.us/img4/7237/90032928.jpg"><img title="3" src="http://img4.imageshack.us/img4/7237/90032928.jpg" alt="3" width="540" height="365" /></a><p class="wp-caption-text">3</p></div>
<h3>İp sol tarafından arka kısma devam ettirerek karın ve arka ayak arasından sırta doğru dolandırılır.</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img7.imageshack.us/img7/6245/28063453.jpg"><img title="4" src="http://img7.imageshack.us/img7/6245/28063453.jpg" alt="4" width="540" height="365" /></a><p class="wp-caption-text">4</p></div>
<h3>Sırt kısmından uzanan iple 2 kişi kurbanı geriye çekerken önde 1 kişi kurbanın başını tutar.</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img21.imageshack.us/img21/8682/10032308.jpg"><img title="5" src="http://img21.imageshack.us/img21/8682/10032308.jpg" alt="5" width="540" height="365" /></a><p class="wp-caption-text">5</p></div>
<h3>Kurbanın yüzü kıbleye çevirilip ön ve arka ayaklar birbirine bağlanır. Kesim tamamlandıktan sonra hayvanın içindeki kanın daha güzel boşalması için ayaklardan biri (sol akra tercih edilmeli) serbest bırakılmalı. Küçükbaş hayvanlarda bir ayak bağlanmayabilir.</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img20.imageshack.us/img20/9721/93611337.jpg"><img title="6" src="http://img20.imageshack.us/img20/9721/93611337.jpg" alt="6" width="540" height="372" /></a><p class="wp-caption-text">6</p></div>
<h3><span style="color:#0000ff;">Kesim için yapılacak dua:</span></p>
<p>Kesimden önce &#8220;Allahümme hâzâ minke ve leke, inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn. Allahümme tekabbel minna. Amin.&#8221; denerek okunup kesim başladığında Çevreden bulunanlarla birlikte teşrik tekbiri getirilir &#8220;Allahu Ekber, Allahu Ekber, Lâ ilâhe illâllâhu vallâhu Ekber, Allahu Ekber ve lillâhi&#8217;l-Hamd&#8221;</p>
<p>Kesim: Kesen kişi &#8220;Bismillahi Allahü Ekber&#8221; dedikten sonra beklemeden kurbanın boyun kısmında 3 damarı birden kesmeli.</p>
<p>Yön: Kurbanlık hayvan başı ve ayakları kıbleye döndürülmeli. Kesen kişinin de kıbleye yönelmesi sünnettir.</p>
<p>Vekalet: Kurbanın sahibi kesmeyi bilmiyor ise kesebilecek başka birini vekil tayin ederek kestirebilir. Bunun için (Allah rızâsı için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil ettim) demesi ve kalben de niyet etmesi lâzımdır.</p>
<p>Kanın akması için derinliği ve genişliği yarım metre olan bir kuyu açılmalı. İş bitiminde kapatılmalı.</h3>
<p>&#160;</p>
<h3><span style="color:#0000ff;">Hemen buzdolabına kaldırmayın</span></p>
<p>Kurban etleri, parçalar halinde temiz kaplara konulmalı ve önce güneş görmeyen serin bir yerde (14 C&#8217;nin altında) hava alması sağlanarak (5-6 saati geçmemeli) bekletilmeli. Daha sonra buzdolabına kaldırılmalıdır. Kurbanlık etler henüz kesim sıcaklığında iken buzdolabına poşet içinde veya hava alamayacak bir durumda büyük parçalar halinde üst üste konulursa, iç kısımları soğumadığı için çok kısa sürede (2.gün) bozulma ve kokuşma hatta yeşillenme görülür. Böyle kısımlar kesinlikle tüketilmemeli, atılmalıdır.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">KESİM İÇİN GEREKLİ BIÇAK SETİ</span></p>
<p>Büyük bıçak: Kesim için<br />
Orta bıçak: Deri yüzmek için<br />
Satır: Kemik kırmak için<br />
Masat, Bleyi taşı</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img4.imageshack.us/img4/6622/kbolum.jpg"><img title="7" src="http://img4.imageshack.us/img4/6622/kbolum.jpg" alt="7" width="540" height="354" /></a><p class="wp-caption-text">7</p></div>
<h3><span style="color:#0000ff;">NERESİNDEN NE YAPILIR?</span></p>
<p><span style="color:#0000ff;">ANTREKOT</span>: Biftek, rozbif (Izgara, tava)</p>
<p><span style="color:#0000ff;">BONFİLE</span>: Biftek, turnado, şatobiryan, sulu ve sote yemekler, roti, şiş (Izgara, tava, sote usulü, fırında)</p>
<p><span style="color:#0000ff;">SOKUM</span>: Roti, rozbif, tencere yemekleri, kebap, biftek, (Izgara, breze ve roti usulü, haşlama, tava)</p>
<p><span style="color:#0000ff;">GERDAN</span>: Kıyma, tencere yemekleri, kavurma (Haşlama, sote usulü)</h3>
<h3>
<span style="color:#0000ff;">DÖŞ VE BOŞLUK</span>: Kıyma, tencere yemekleri (Haşlama)</p>
<p><span style="color:#0000ff;">KONTRNUA</span>: Rosto, soslu yemek, kebap, tencere yemekleri (Haşlama, breze usulü, fırında)</p>
<p><span style="color:#0000ff;">İNCİK:</span> Osobuko, salçalı ve sulu yemekler, kıyma (Haşlama, breze usulü, fırında)</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img684.imageshack.us/img684/6715/kparcaj.jpg"><img title="8" src="http://img684.imageshack.us/img684/6715/kparcaj.jpg" alt="8" width="540" height="298" /></a><p class="wp-caption-text">8</p></div>
<h3><span style="color:#0000ff;">Eti paylaştırırken yoksulları unutmayın</span></p>
<p>Hz. Peygamber, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesmeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, birinin de evde bırakılmasını tavsiye etmiştir. Ailenin durumuna göre etin tamamı da evde bırakılabilir. Ancak, toplumda muhtaçların arttığı dönemde kurban etinin çoğu hatta tamamı dağıtılabilir.</p>
<p><span style="color:#0000ff;">Deri temizlenip sonra da çok iyi tuzlanmalı</span></p>
<p>Kurban derisinin yüzümü ve muhafazası çok önemlidir. Soyum esnasında deriye zarar verilmemelidir. Deride meydana gelecek her bıçak yarası, değerini azaltacak, belki de kullanılamaz hale getirerek ekonomik zararlara yol açacaktır. Deriler 4-6 saat içinde mutlaka tuzlanmalı ve değerlendirileceği zamana kadar serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Derinin bekletilmeden verileceği yere ulaştırılması en iyisidir. Et ve yağ kalıntılarının bulunması durumunda bu kalıntılar deriye zarar verilmeden kazınmalı, bunu takiben hemen soğutulmalı ve tuzlanmalıdır.</p>
<p><span style="color:#0000ff;">Deri, Allah rızası için tasadduk edilmeli</span></p>
<p>Kurban kesen kimse etinden hem kendi yer, hem de başkasına yedirir. Kurbanın derisi ihtiyaç varsa evde kullanılır, yoksa tasadduk edilir. Menfaat karşılığı verilmez. Allah rızası için kesilen kurbanın derisini O&#8217;nun razı olacağı şahıs veya müesseselere vermek güzeldir.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Kavurma</span></p>
<p>Kurbanlık eti 24 saat dolapta dinlendirdikten sonra eti tencereye koyarız. Kısık ateşte pişene kadar kavururuz. İsteğe göre baharat kullanabilirsiniz. Karabiber, pulbiber, kekik, kimyon</p>
<p>Not: Et yağlıysa yağ koymaya gerek yok, yağsızsa sıvı yağ kullanılır.</p>
<p>Malzemeler: Et, tuz, karabiber, pulbiber, kekik, kimyon</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img4.imageshack.us/img4/3259/kavurma.jpg"><img title="Kavurma" src="http://img4.imageshack.us/img4/3259/kavurma.jpg" alt="Kavurma" width="540" height="377" /></a><p class="wp-caption-text">Kavurma</p></div>
<h3><span style="color:#0000ff;">Karışık ızgara (Bonfile ve biftek)</span></p>
<p>Bonfile ve biftek porsiyon halinde dövülüp tuz, karabiber, pulbiber ve sıvıyağla terbiye edilir. 8 saat dinlendikten sonra tavadaızgara yapılır.</p>
<p>Pirzola: Pirzola dövüldükten sonra tuz ve kekikle terbiye edilir, sonra tavada ızgara yapılır</p>
<p>Malzemeler: Et, tuz, karabiber, pulbiber; sıvıyağlar</h3>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img163.imageshack.us/img163/9066/u6944.jpg"><img title="Karışık ızgara" src="http://img163.imageshack.us/img163/9066/u6944.jpg" alt="Karışık ızgara" width="540" height="386" /></a><p class="wp-caption-text">Karışık ızgara</p></div>
<p>Kaynak : Zaman</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ KURBAN NASIL KESİLİR - VİDEO]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/24/kurban-nasil-kesilir-video/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 00:03:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/24/kurban-nasil-kesilir-video/</guid>
<description><![CDATA[KURBAN NASIL KESİLİR &#8211; VİDEO &nbsp;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><span style="color:#0000ff;">KURBAN NASIL KESİLİR &#8211; VİDEO</span></h2>
<p><span style="display:block;width:425px;margin:0 auto;"> <embed src='http://widgets.vodpod.com/w/video_embed/ExternalVideo.899930' type='application/x-shockwave-flash' AllowScriptAccess='always' pluginspage='http://www.macromedia.com/go/getflashplayer' wmode='transparent' flashvars='' /></p>
<div style="font-size:10px;"></div>
<p>&#160;</p>
<p></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bilmiyorum diyebilmek.]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/24/bilmiyorum-diyebilmek/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 00:01:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/24/bilmiyorum-diyebilmek/</guid>
<description><![CDATA[Bilmiyorum diyebilmek. Bilmiyorum diyebilmek. &nbsp; İnsanın bilmediği konularda &#8220;bilmiyorum]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img684.imageshack.us/img684/3315/bilmiyorumdemek.jpg"><img title="Bilmiyorum diyebilmek." src="http://img684.imageshack.us/img684/3315/bilmiyorumdemek.jpg" alt="Bilmiyorum diyebilmek." width="540" height="371" /></a><p class="wp-caption-text">Bilmiyorum diyebilmek.</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Bilmiyorum diyebilmek.</span></h2>
<p>&#160;</p>
<h3>İnsanın bilmediği konularda &#8220;<span style="color:#0000ff;">bilmiyorum</span>&#8220;   demesini  ve   bildiği  konularda  da  bilgiyi   asla</h3>
<h3>gizlememesinin gerekli olduğundan asla çekinmemelidir.</h3>
<h3></h3>
<h3>Dediler ki, &#8220;Ben bilmiyorum&#8221; (demek) ilmin yarısıdır.</h3>
<h3></h3>
<h3>Kâdî Ebû Yusuf Hazretlerine bir mesele soruldu. İmam Ebû Yusuf:</h3>
<h3>-&#8221;<span style="color:#0000ff;">Bilmiyorum,</span>&#8221; dedi. Kendisine:</h3>
<h3>-&#8221;S<span style="color:#0000ff;">en her gün beytü&#8217;l-mal&#8217;dan </span>(hazineden) <span style="color:#0000ff;">şu kadar mal alıp geçiniyorsun</span> (maaş alıyorsun). <span style="color:#0000ff;">Ondan sonra da bilmiyorum, diyorsun,</span>&#8221; dediler. İmam Hazretleri:</h3>
<h3>-&#8221;<span style="color:#0000ff;">Ben ilmim kadar hazineden maaş alıyorum. Eğer cehaletim kadar alsaydım dünya malı buna yetmezdi</span>,&#8221; buyurdular.</h3>
<p>&#160;</p>
<p><strong><em>Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi cilt 1</em></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ KURBAN BAYRAMI - VAAZ - Hüseyin Kumaş Hocaefendi.]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/23/kurban-bayrami-vaaz-huseyin-kumas-hocaefendi/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 01:17:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/23/kurban-bayrami-vaaz-huseyin-kumas-hocaefendi/</guid>
<description><![CDATA[KURBAN BAYRAMI &#8211; VAAZ -  Hüseyin Kumaş Hocaefendi. &nbsp;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><span style="color:#0000ff;">KURBAN BAYRAMI &#8211; VAAZ -  Hüseyin Kumaş Hocaefendi.</span></h2>
<p><span style="display:block;width:425px;margin:0 auto;"> <embed src='http://widgets.vodpod.com/w/video_embed/ExternalVideo.899478' type='application/x-shockwave-flash' AllowScriptAccess='always' pluginspage='http://www.macromedia.com/go/getflashplayer' wmode='transparent' flashvars='' /></p>
<div style="font-size:10px;"></div>
<p>&#160;</p>
<p></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) hazretleriden güzel sözler ve nasihatler.]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/23/suleyman-hilmi-tunahan-k-s-hazretleriden-guzel-sozler-ve-nasihatler/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 00:09:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/23/suleyman-hilmi-tunahan-k-s-hazretleriden-guzel-sozler-ve-nasihatler/</guid>
<description><![CDATA[Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) hazretleriden güzel sözler ve nasihatler. Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 554px"><a href="http://img30.imageshack.us/img30/2766/silsileisaadat.jpg"><img title="Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) hazretleriden güzel sözler ve nasihatler." src="http://img30.imageshack.us/img30/2766/silsileisaadat.jpg" alt="Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) hazretleriden güzel sözler ve nasihatler." width="544" height="406" /></a><p class="wp-caption-text">Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) hazretleriden güzel sözler ve nasihatler.</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Süleyman Hilmi Tunahan (k.s) hazretleriden güzel sözler ve nasihatler.</span></h2>
<p>&#160;</p>
<h3>”<span style="color:#0000ff;">Keramet göklerde uçmak, suda yürümek midir? Bunu denizdeki balıklar, gökteki kargalar bile yapıyor. Esas keramet, Ümmet`i Muhammed&#8217;in hidayetine vesile olmaktır.</span>&#8220;</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#008080;">Bizim bu âlemde bir tek işimiz var. O da yavrularımızın kalplerine Allah (c.c.) ve Peygamber (s.a.v.) sevgisi ile iman ve İslâm nurunu yerleştirmektir</span>.</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#800080;">Bu dinin garip anlarında hizmet gören, saltanatını sürmeden ölmez</span>.&#8221;</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#ff6600;">Dışımız halk ile, içimiz Hak ile.</span>..&#8221;</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#ff00ff;">Her yerde birlik ve beraberlik lâzımdır. Muvaffak olmak için her hususta ittifak etmeli ve dayanışmayı asla elden bırakmamalıdır. Çünkü Allah&#8217;ın nusreti, maddî ve mânevî yardımı cemaat ile beraberdir. Toplu çalışanlar bunun semeresini kısa zamanda elde ederler</span>.&#8221;</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#808000;">Ağaç nasıl ki, gövdesinden değil de meyvesinden iyi anlaşılırsa, mürşidi` i kâmil olan kişiler de gösterişli zâhir hâllerinden değil; meyvelerinden yani yetiştirdikleri mensuplarının güzel hâllerinden anlaşılırlar. Şöhreti arşa çıksa, hakikî mürşidin misali meyvesidir</span>.&#8221;</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#ff0000;">Hizmet muvaffak olsun da, varsın bizim yerimiz caminin pabuçluğu olsun</span>.&#8221;</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#003366;">Efendiler! Hocalık bir meslek, bir ekmek teknesi değildir. Hocalık Allah&#8217;ın, Resûlullah&#8217;ın, Kitabullah&#8217;ın ve din`i mübin`i İslâm&#8217;ın tebliğ memurluğudur</span>.</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#cc99ff;">İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Nurdan haberi olmayan, ondan zevk almayan insan, nurun düşmanı olur.</span>&#8220;</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#800000;">Kâinatı saran karanlığı kaldırma zamanı gelip de, ezelî hüküm icâbı ins`ü cinnin nebîsi, Habîbü Rabbi&#8217;l`âlemîn, Kur&#8217;an`ı Kerîm&#8217;le gönderilip âleme safa verdiği gibi o Resûlullah&#8217;ın hususî yaratılmış vârisleri de, ilâ yevmi&#8217;l`kıyame devam edecek olan din`i mübini, binlerce belâya katlanarak yılmadan yürütecekler.</span>&#8220;</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#ff6600;">Süleyman Aleyhisselâm, &#8220;Yalnız başına bir orduyu mağlup etmek ne kadar zor ise, nefs`i emmâreyi mağlup etmek ondan daha zordur.&#8221; buyurdular</span>.&#8221;</h3>
<h3>Yıl 1959, Efendi Hazretleri dünya hayatındaki son günlerini yaşamakta; fakat hâlâ koşuşturmaktadır. Sohbetler, vaazlar, dersler, talebelerin ihtiyaçları vs` Şeker hastalığına ve o yaşına rağmen hizmetten ve talebelerinden bir an olsun ayrılmıyor. Her gün dört vasıtayla Çamlıca&#8217;dan Topçular&#8217;a Tekâmül Talebelerini okutmaya gidiyor.</h3>
<h3>Küçük Çamlıca, Kısıklı neresi, Eyüp Topçular neresi! ” O zamanlar bu ulaşım imkânları da yok. Tramvayla Kısıklı&#8217;dan Üsküdar&#8217;a iniyor, Üsküdar&#8217;dan vapurla karşıya Eminönü&#8217;ne geçiyor, oradan da başka bir vasıtayla Edirnekapı&#8217;ya, oradan da Topçular&#8217;a”</h3>
<h3>İşte o son günlerinde ve yine Tekâmül Talebelerinin yanında, onlarla birlikte Kur&#8217;an hatmi yaptıktan sonra sohbet etmekte:</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#0000ff;">Evlatlarım! Buraya kadar getirdiğimiz din hizmetleri, bundan sonra sizlerin omuzlarındadır. Şu anda Ümmet` i Muhammed&#8217;in evlatları sizlerin imdadını bekliyor. Bu işin ihmâl edilecek tarafı yoktur. Bu hakikati anladıktan sonra hizmet etmeyen iyi bilsin ki, kıyamet gününde on parmağım onun yakasında olacaktır. Kıyamet günü değil huzur ` u ilahî&#8217;ye, değil huzur ` u Resûlullah&#8217;a; benim huzuruma bile çıkamayacaktır.</span>&#8221; dedikten sonra gözyaşları içerisinde dua edip:</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#0000ff;">Evlatlarım! Tekrar geleceğim; ama ders için değil. Artık o iş tamamdır. Lâkin bir defa daha gelip size bir hadis` i kutsî bir de hadis` i şerif yazdıracağım. İnşallah Âlem` i Berzah&#8217;ta ve Livâü&#8217;l` Hamd sancağı altında yine böyle birlikte olacağız</span>.&#8221; der.</h3>
<h3>Ertesi gün yine o yorgun ve hasta haline rağmen Kısıklı&#8217;dan Topçular&#8217;a kadar gelir ve talebeleriyle tek tek vedalaştıktan sonra, o mezkûr hadisleri yazmalarını ister:</h3>
<h3>
<span style="color:#0000ff;">1. Hadis` i Şerif: </span></h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#ff00ff;">Yâ Ebû Rafi! Allah&#8217;a yemin ederim ki, senin iki elinle (yani maddî ve mânevî gayretin ve çalışman neticesinde), bir şahsa Cenab` ı Hakk&#8217;ın hidayet nasip etmesi, güneşin üzerinde doğduğu ve battığı her şeyden daha hayırlıdır</span>.&#8221;</h3>
<h3>
<span style="color:#0000ff;">2. Hadis` i Kutsî: </span></h3>
<h3>Cenab` ı Hak, Davud Aleyhisselâm&#8217;a hitâben: &#8220;<span style="color:#ff0000;">Ey Davud! Benden kaçan bir kulumu, tekrar bana getirmen tüm insanların ve cinlerin ibadetinden bana daha sevimli gelir</span>.&#8221; Bu talebeleriyle dünya hayatındaki son görüşmesidir ve son nasihatleridir. Çıkarken tekrar &#8220;Evlatlarımı bir kere daha görmüş olayım.&#8221; diyerek onlara bakar ve oradan ayrılır. Bu hâdiseden kısa bir müddet sonra da ebedî âleme irtihal etmişlerdir. Tarih: 16 Eylül 1959.</h3>
<p><strong><em>Hz.Allah şefeatlerine nail eylesin. Amin.</em></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dilenmenin hükmü !]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/22/dilenmenin-hukmu/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 01:11:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/22/dilenmenin-hukmu/</guid>
<description><![CDATA[Dilenmenin hükmü Dilenmenin hükmü ! Muhtaç durumda olan, şayet kazanmaya muktedir ise, o zaman kendi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img25.imageshack.us/img25/3743/dilencih.jpg"><img title="Dilenmenin hükmü" src="http://img25.imageshack.us/img25/3743/dilencih.jpg" alt="Dilenmenin hükmü" width="540" height="521" /></a><p class="wp-caption-text">Dilenmenin hükmü</p></div>
<h2><span style="color:#ff0000;">Dilenmenin hükmü !</span></h2>
<h3>Muhtaç durumda olan, şayet kazanmaya muktedir ise, o zaman kendisinin kazanması gerekir. Başkasından istemesi helâl olmaz. Rasûlullah (sas) den şöyle dediği rivayet olunuyor: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Kim zengin olduğu halde, diğer insanlardan isterse, Kıyamet günü yüzü tırmalanmış, soyulmuş ve örselenmiş olarak gelir</span>.&#8221;229</h3>
<h3>Rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (sas) zekât mallarını dağıtıyorlardı. Ondan istemek üzere iki erkek geldi. Rasûlullah (sas) başını kaldırıp onlara baktığında, ikisinin de güçlü kuvvetli olduğunu gördü ve onlara dedi ki: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Mamafih sizin bunda hakkınız yok. Fakat şayet isterseniz, size de verey</span>im.23° Bunun manası, yani size dilenmek caiz değildir. Bir başka hadisde de şöyle buyuruluyor: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Zengin, güçlü kuvvetli ve azaları düzgün olanın zekât alması, helâl olmaz</span>.&#8221;251 Yani kuvvetli ve kazanmaya muktedir olanın dilenmesi helâl olmaz. Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyorlar: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Dilenmek, kulun başvuracağı en son kazançtır</span>.&#8221;22 Ancak biri ister, diğeri de verirse, bunu alıp yemesi helâl olur. Zira Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyor: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Eğer isterseniz, ikinize de vereyim</span>.&#8221; Şayet almak helâl olmasaydı, Allah Rasûlü (sas) böyle demezdi. Çünkü Allah Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;<span style="color:#0000ff;">Zekâtlar fakirler içindir</span>&#8230; &#8220;233 buyuruyor. Kazanmaya muktedir olan da bir şeyi olmadığı zaman fakirdir. Şayet kazanmaktan âciz olur da, evinden çıkıp kapıları dolaşmaya muktedir ise, dolaşır ve ister. Çünkü ona da bu farzdır. Bunu yapmaz da helak olursa, fukahaya göre, günahkâr olur.</h3>
<h3>Meselenin kabuğunda kalmış bazıları dediler ki; dilenmek ruhsat tariki ile mubahtır. Şayet dilenmeyi terkeder de ölürse, günahkâr olmaz. Çünkü bu durumda o, azimete yapışmış olur. Hasan b. Ziyad&#8217;dan (rh) nakledilen şu mesele de garibtir: Yolculuk esnasında, bir&#8217;kimsenin arkadaşının yanında suyu olsa, kendi yanında da o suyun bedeli olmasa, arkadaşlarından suyu istemesi gerekmez. Şayet suyu istemeksizin teyemmüm etse de, namazını kılsa, ona göre caizdir. Fakat bize göre caiz değildir.</h3>
<h3>Onların görüşlerinin delilleri şöyle: İstemekte zillet vardır. Mü&#8217;minin ise kendisini zilletten koruması gerekir. Bunun açıklaması da Hz. Ali&#8217;den (ra) nakledilen şu beyitlerdir:</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#0000ff;">Dağların tepelerindeki büyük kayaları nakletmek,</span></h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Bana insanların minnetlerini çekmekten daha iyidir.</span></h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">İnsanlar bana, &#8216;Çalışıp kazanmada aşağılanma vardır. diyorlar,</span></h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Ben de onlara derim ki: Asıl utanma dilenme zille-tindedir &#8216;</span></h3>
<h3>Dilenmekten dolayı gelen zillet yakînen biliniyor. Fakat ona bağlı olan menfaat ise mevhumdur. İstediği kimse ise bazan verir, bazan da vermez. İstemek onun için hak kazanılmış bir ruhsattır. Çünkü mevhum olan, kesin olana denk olamaz. Bizim bu meseledeki delilimiz de şudur: İstemek insanın vücudunu ayakta tutan ve onu ibadet için kuvvetlendiren şeye ulaştırır. Kesbe muktedir olsun veya olmasın insan buna hak kazanır. Bu durumda istemenin zilleti kaldırılmıştır. Sen görmez misin ki, Allahü teâlâ Hz. Musa ve onun rehberi hakkında ihtiyaç ânında istemek ile ilgili olarak şöyle buyuruyor: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Yine yola koyuldular. Sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler&#8230;&#8221;</span>234 Âyette geçen &#8220;İstifam&#8221; kelimesi, yiyecek istemek manasınadır. Bunda bir karşılık ta yoktur. Yine görmez misin ki, âyetin devamında şöyle buyuruluyor: &#8220;&#8230;<span style="color:#0000ff;">Dileseydin buna karşı bir ücret alabilirdin, dedi</span>.&#8221;2^5 Bu da gösteriyor ki, buradaki bir iyilik ve hediyye kabilindendir. Zekâtın bizim Peygamberimizden başka diğer peygamberler için helâl olup olmadığı meselesinde ihtilâf vardır. Meseleyi şu şekilde açıklayabiliriz:</h3>
<h3>Aynı şekilde Rasûlullah (sas) de ihtiyaç ânında istiyor ve ashabından birisine şöyle diyordu: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Yanınızda yiyebileceğim bir şeyiniz var mı?&#8221;</span>236 Rasûlullah (sas) bir topluluğa şöyle diyordu: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Yanınızdaki su kırbasında su var mı? Eğer yoksa, dereye ağzımızı dayayıp içeceğiz.</span> &#8220;237 Bir adamdan koyunun ön ayağını istedi ve dedi ki: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Ön budunu bana ver</span>.&#8221;2^8 Hadisin devamı epeyce uzundur. İhtiyaç ânında istemekte bir zillet olmuş olsaydı, bunu Rasûlullah (sas) yapmazlardı. Çünkü onlar hiç şüphesiz zillete düşmekten insanların en uzakta olanlarıdır. Diğer taraftan, insanın açlığını giderecek kadar başkasının malından alması onun hakkıdır. İnsanın hak sahibi olduğu bir şeyi istemesinde bir zillet manası yoktur. Hak sahibi olduğu şeyi istemesi gerekir.</h3>
<h3>Ancak muhtaç kimse kazanmaya muktedir ise, dilenmek onun için bir hak olamaz. Kazanıp elde ettiği şey hak-kıdır. Kazandığını yemesi, insanlardan bir gey istememesi gerekir. Fakat Hz. Musa&#8217;nın (as) yaptığı gibi Rabbinden isteyebilir: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Hz. Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi</span>: <span style="color:#0000ff;">&#8216;Rabbim, doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım</span>.&#8217; <span style="color:#0000ff;">dedi</span>.&#8221;239 <span style="color:#0000ff;">biz sununla emrolunduk</span>: &#8220;&#8230;<span style="color:#0000ff;">Allah&#8217;tan, Onun lûtf u inayetinden isteyin&#8230;&#8221;</span>240 Rasûlullah (sas) de şöyle buyuruyorlar: &#8220;<span style="color:#0000ff;">Allah&#8217;tan ihtiyaçlarınızı isteyiniz. Hatta tencereleriniz için tuz ve nalınlarınız için tasma olsa bile</span>.&#8221;241</h3>
<p><strong><em>İmam Muhammed Şeybani &#8211; İslam İktisadında Helal Kazanç</em></strong></p>
<p>&#160;</p>
<p>Kaynak:<!--more--></p>
<p>226.  Bakara (2): 195.</p>
<p>227.  Hadîd (57): 11.</p>
<p>228.  Camiu&#8217;s-Sağîr, II, 22, 23-</p>
<p>229.  Ebû Davud, Zekât, 23, H. No: 1626, II, 277, Tirmizî, Zekât, 22, H. No: 650, III, 31, İbn Mâce, Zekât, 26, H. No: 1840,1, 589.</p>
<p>230.  Ebû Davud, Zekât, 23, H. No: 1633, II, 285.</p>
<p>231.  Ebû Davud, Zekât, 85, H. No: 1634, II, 285, Tirmizî, Zekât, 23, H. No: 652.</p>
<p>101</p>
<p>232. Bkz. İbn Kutlûbugâ, Tahrîcü&#8217;l-Ehâdis, vr. 202/a. 233- Tevbe (9): 60.</p>
<p>102</p>
<p>234.  Kehf (18): 77.</p>
<p>235.  Kehf (18): 77.</p>
<p>236. Tirmizî, Et&#8217;ime, 35, H. No: 1841, IV, 279, İbn Kutlûbugâ, vr. 202/b.</p>
<p>237.  Dârimî, Eşribe, 21, II, 120.</p>
<p>238. Ahmed b. Hanbel, IV, 484, 485-</p>
<p>103</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Harun Reşid ve Süfyan-ı Sevri]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/21/harun-resid-ve-sufyan-i-sevri/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 00:45:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/21/harun-resid-ve-sufyan-i-sevri/</guid>
<description><![CDATA[Harun Reşid ve Süfyan-ı Sevri Harun Reşid ve Süfyan-ı Sevri Birgün, Halife Harun Reşid’in temsilcisi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 551px"><a href="http://img17.imageshack.us/img17/8127/kissavk.jpg"><img title="Harun Reşid ve Süfyan-ı Sevri" src="http://img17.imageshack.us/img17/8127/kissavk.jpg" alt="Harun Reşid ve Süfyan-ı Sevri" width="541" height="415" /></a><p class="wp-caption-text">Harun Reşid ve Süfyan-ı Sevri</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Harun Reşid ve Süfyan-ı Sevri</span></h2>
<h3>Birgün, Halife Harun Reşid’in temsilcisi, Kûfe camiinde arkadaşlarıyla birlikte ders yapmakta olan Süfyan’ı bulup, halifenin mektubunu teslim etti. Süfyan, halifenin mektubunu görünce titredi ve bir yılandan uzaklaşır gibi mektuptan uzaklaştı. Sonra elini cübbesinin kollarına sokarak mektubu aldı, çevirip baktı. Arkadaşlarından birine uzattı:“Alınız, biriniz şunu okusun; çünkü bir zalimin eliyle yazılmış mektuba elim dokunmasın” dedi. Arkadaşlarından biri mektubu açıp okuduktan sonra Süfyan:“Kağıdın arkasına söyleyeceğim sözleri yazınız” dedi. Arkadaşları:“Temiz bir kağıda yazsak daha iyi olmaz mı?” diye itiraz ettilerse de Süfyan kabul etmedi:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Hayır! Zalime, mektubunun arkasına yazınız. Mektubun kağıdını helalden kazandıysa ne ala. Haramdan kazandıysa cezasını çekecektir. Bir zalimin kağıt parçası bile yanımızda kalmasın</span>.”</h3>
<h3>Sonra şu mektubu yazdırdı:</h3>
<h3>“Allah’ın günahkar kulu Süfyân-ı Sevri’den, imanın zevkinden mahrum, geçici emellerin verdiği gurur ile başı dönmüş Harun Reşid’e:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Seninle her türlü alakayı kestiğimi, dostluğu terkettiğimi beyan etmek için bu mektubu yazdırıyorum. Çünki sen, mektubunda müslümanların hazinesine tecavüz ederek onların mallarını haksız yere dağıttığını açıkça söylüyorsun. Sanki bu tecavüzün yetmiyormuş gibi, yazdığın mektubunla beni de kötü işine şahit tutuyorsun. Binaenaleyh, ben ve benimle beraber mektubunu dinleyen arkadaşlarım, yarın ilahi huzurda senin hakkında şehadet edeceğiz. Ey Harun, Müslümanların rızası olmaksızın onların hazinelerine nasıl tecavüz ettin?.. Acaba senin bu tecavüzüne memnun olan bulundu mu?!.. Senin bu hareketinden, mücahidler, gaziler, alimler, yetimler, bütün iyi insanlar ve halk, memnun mudurlar</span>?”</h3>
<h3>Bu mektubu okuduğu zaman Harun Reşid’in gözleri yaşarmış ve ölünceye kadar her namazı müteakib bu mektubu okumaya devam etmiştir.</h3>
<p>(Ebu’l-Kelamazâd,Ölümsüz Müdafaa)<span id="_marker"> </span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Duanın kabul edildiği bazı mekanlar ]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/20/duanin-kabul-edildigi-bazi-mekanlar/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 00:27:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/20/duanin-kabul-edildigi-bazi-mekanlar/</guid>
<description><![CDATA[Duanın kabul edildiği bazı mekanlar Duanın kabul edildiği bazı mekanlar Dua için, kabul edilmesinin ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 574px"><a href="http://img39.imageshack.us/img39/3469/duaf.jpg"><img title="Duanın kabul edildiği bazı mekanlar " src="http://img39.imageshack.us/img39/3469/duaf.jpg" alt="Duanın kabul edildiği bazı mekanlar " width="564" height="404" /></a><p class="wp-caption-text">Duanın kabul edildiği bazı mekanlar </p></div>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">Duanın kabul edildiği bazı mekanlar </span></strong><strong><br />
</strong><strong><br />
</strong><strong><span style="color:#993366;">Dua için, kabul edilmesinin umulduğu bazı mekânlar (yerler) vardır. </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#993366;"> </span></strong><strong> </strong><strong><span style="color:#993366;">a) Mescid-i Haram </span></strong><strong><br />
<span style="color:#993366;"><strong>b) Mescid-i Nebevi </strong><br />
<strong>c) Mescid-i Aksa </strong></span><br />
</strong><strong><br />
</strong></p>
<p><strong><span style="color:#993366;">Mesela:</span> </strong><br />
<span style="color:#0000ff;"><strong>1- Kâbe görüldügü ân, </strong></span></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong></strong></span><span style="color:#0000ff;"><br />
<strong>2- Üç büyük mescid görüldüğü ân, </strong></span></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong>3-En&#8217;am suresinin 124 cü ayetinde bulunan iki lafzatullah arasında durulup dua edildiği zaman. </strong></span></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><br />
</span><strong><span style="color:#0000ff;">4-Tavafta yapılan dua </span></strong></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong>5- Mültezemde ( Kâbenin kapısında) yapılan dua </strong></span></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">6- Zemzem kuyusunun yanında </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">7-Zemzem suyunu içerken </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">8- Safâ ve Merve tepeleri üzerinde </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">9- Safâ ile Merve arasında sa&#8217;y yaparken </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">10- Makamı İbrahimin arkasında </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">11- Arafatta </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">12- Müzdelifede </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">13- Minada </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">14- Üç cemerâtta; Haccda üç yerde şeytana taş attıktan sonra </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">15- Peygamberler (a.s.) Hazretlerinin kabirlerinin yanında okunan dualar makbuldür. </span></strong></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong>16- Salihlerin kabirlerinin yanında okunan dualar. </strong><br />
</span><strong><span style="color:#0000ff;">Ehlince bilinen şartlara riayet edildiği zaman, Salihlerin ( Evliyanın) kabirleri yanında yapılan duaların kabul olduğu tecrübeyle sabittir.</span> </strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Ruhu-l Beyan Tefsiri Tercümesi cild 2 sahife 364-365</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kur'ân-ı Kerim'de Kâfir Kelimesinin Manaları]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/19/kuran-i-kerimde-kafir-kelimesinin-manalari/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 00:53:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/19/kuran-i-kerimde-kafir-kelimesinin-manalari/</guid>
<description><![CDATA[Kur&#39;ân-ı Kerim&#39;de Kâfir Kelimesinin Manaları Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de Kâfir Kelimesinin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 565px"><a href="http://img199.imageshack.us/img199/5231/kufurpw.jpg"><img title="Kur'ân-ı Kerim'de Kâfir Kelimesinin Manaları" src="http://img199.imageshack.us/img199/5231/kufurpw.jpg" alt="Kur'ân-ı Kerim'de Kâfir Kelimesinin Manaları" width="555" height="410" /></a><p class="wp-caption-text">Kur&#39;ân-ı Kerim&#39;de Kâfir Kelimesinin Manaları</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de Kâfir Kelimesinin Manaları</span></h2>
<h3>Kâfir kelimesi Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de dört şekilde kullanılmak-tadır.</h3>
<h3>Birincisi: Kâfir, mü&#8217;minin zıddıdır. Cenâb-ı Allah bu manada şöyle buyurdu:</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#0000ff;">İnkâr   eden</span>   (kâfir)<span style="color:#0000ff;">lerin   ve   Allah   yolundan   alıkoyanların amellerini Allah, boşa çıkarır</span>.&#8221;</h3>
<h3>İkincisi: Bilerek inkâr eden ve karşı gelen manasınadır.</h3>
<h3>Ona bir yol bulabilenlerin Beyti haccetmesi Allah&#8217;ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden gani (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtacadır.   Yani haccin farziyetini inkâr ederse demektir.</h3>
<h3>Üçüncüsü: Kâfir kelimesi, şâkir&#8217;in (şükredicinin) zıddıdır. Yani küfür, nankörlük manasınadır.</h3>
<h3>-&#8221;O halde beni zikredin ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.   Burada küfür nankörlük manasınadır.</h3>
<h3>Dördüncüsü: Küfür, teberri etmek, yüz çevirmek, uzaklaşmak, ilgiyi kesmek ve tanımamak demektir.</h3>
<h3> (İbrahim onlara) dedi ki: &#8220;Siz, sırf aranızdaki dünya hayatına has sevgi uğruna Allah&#8217;ı bırakıp bir takım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü (geldiğinde) ise, kiminiz kiminizi tanımayacak, kiminiz kiminizi lanetleyecektir. Varacağınız yer Cehennemdir. Ve hiç yardımcınız da yoktur.Burada küfür, tanımamak, uzaklaşmak ve yüz çevirmek manasınadır.  </h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Küfrün Çeşitleri</span></h3>
<h3>Bağâvi: Küfür dört vecih üzeredir, dedi.</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">1 -  Küfr-iinkârî</span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">2 -  Küfr-i cuhûdî,</span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">3 -  Küfri- inâdî</span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">4 -  Küfr-i nifâkî</span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">Küfr-i inkârî:</span> <span style="color:#0000ff;">Asla Cenâb-ı Allah&#8217;ı bilip tanımamaktır ve bunu itiraf etmemektir.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">Küfr-i cuhûdî:</span> <span style="color:#0000ff;">Kalbiyle Allah&#8217;ın varlığını ve birliğini bilip tanıdığı halde bunu diliyle ikrar etmemesidir. İblisin (ve Yahudilerin) küfrü gibi. (Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinin hak peygamber olduğunu erkek evlâtları kadar bilen ve tanıyan Yahudilerin sırf kıskançlıklarından dolayı O yüce Rasûlü inkâr etmeleri de küfr-i cuhûdidir. Yahudiler için Cenâb-ı Allah, şöyle buyurdu:</span></h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Yanlarındakini (Tevrat ve incili) tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri inanmayanlara (müşriklere) karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, o tanıdıkları kendilerine gelince, bu sefer kendileri onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah&#8217;ın laneti kâfirleredir. </span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">Küfr-i inâdî:</span> <span style="color:#0000ff;">Kalbiyle Allah&#8217;ı tanıdığı halde, diliyle ikrar etme¬mesi ve o hak dini, din olarak kabul etmemesidir. Ebû Tâlib&#8217;in küfrü gibi. Ebû Tâlib bir şiirinde şöyle diyordu:</span></h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Gerçekten biliyorum ki, Muhammed&#8217;in dini Yeryüzünün en hayırlı dinlerinden bir dindir. Eğer beni kınamasalar ve dil uzatmalarından korkmasam, Açıkça müsamaha ettiğimi (o dine girdiğimi) görürdün.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">Küfr-i nifâkî:</span> <span style="color:#0000ff;">Diliyle ikrar edip; kalbiyle inanmamaktır</span>.</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">Küfrün bütün bu çeşitleri aynıdır. Bunlardan herhangi biriyle Allah&#8217;ın huzuruna varan (ölen) kişi bağışlanmaz. </span> </h3>
<p><em><strong>Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi – cilt &#8211; 1</strong></em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KURBAN BAYRAMI – VAAZ – Seyfettin Alkan Hocaefendi.]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/18/kurban-bayrami-%e2%80%93-vaaz-%e2%80%93-seyfettin-alkan-hocaefendi/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 01:14:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/18/kurban-bayrami-%e2%80%93-vaaz-%e2%80%93-seyfettin-alkan-hocaefendi/</guid>
<description><![CDATA[KURBAN BAYRAMI – VAAZ – Seyfettin Alkan Hocaefendi.   &nbsp;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><span style="color:#0000ff;">KURBAN BAYRAMI – VAAZ – Seyfettin Alkan Hocaefendi.</span></h2>
<p><span style="width:425px;display:block;margin:0 auto;"><embed src='http://widgets.vodpod.com/w/video_embed/ExternalVideo.897510' type='application/x-shockwave-flash' AllowScriptAccess='always' pluginspage='http://www.macromedia.com/go/getflashplayer' wmode='transparent' flashvars='' /></p>
<div style="font-size:10px;"> </div>
<p>&#160;</p>
<p></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İlim talebeleri cehennemden azad olmuşlardır.]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/17/ilim-talebeleri-cehennemden-azad-olmuslardir/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 00:19:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/17/ilim-talebeleri-cehennemden-azad-olmuslardir/</guid>
<description><![CDATA[İlim talebeleri cehennemden azad olmuşlardır. İlim talebeleri cehennemden azad olmuşlardır. Hadis-i ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 569px"><a href="http://img190.imageshack.us/img190/8378/kurantalebesi.jpg"><img title="İlim talebeleri cehennemden azad olmuşlardır." src="http://img190.imageshack.us/img190/8378/kurantalebesi.jpg" alt="İlim talebeleri cehennemden azad olmuşlardır." width="559" height="410" /></a><p class="wp-caption-text">İlim talebeleri cehennemden azad olmuşlardır.</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">İlim talebeleri cehennemden azad olmuşlardır.</span></h2>
<h3>Hadis-i şerîfelerinde Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri buyurdular:</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#0000ff;">Kim Allahü Teâlâ Hazretlerinin Cehennemden azâd ettiklerine bakmak istiyorsa ilim talebelerine baksın. Mu</span><span style="color:#0000ff;">hammed</span> (s.a.v.) <span style="color:#0000ff;">nefsi kudret elinde olana and olsun ki, hiçbir talebe yok ki değişir yani âlimlerin kapısına gider ve gelirse muhakkak Allahü Teâlâ onun her adımına bir senelik ibâdet</span> (sevabını ) <span style="color:#0000ff;">verir. Her adımına cennette bir şehir yaratır. O yeryüzünde yürür, üzerinde yürüdüğü toprak onun için istiğfarda bulunur. Akşama ve sabaha da günahları bağışlanmış olarak girer.</span> (Günahları affolunur.)</h3>
<h3> </h3>
<h3>İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi cilt 1</h3>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süfyân-ı Sevrî hazretleri kimdir ?]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/16/sufyan-i-sevri-hazretleri-kimdir/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 00:16:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/16/sufyan-i-sevri-hazretleri-kimdir/</guid>
<description><![CDATA[Süfyân-ı Sevrî hazretleri kimdir ? Süfyân-ı Sevrî hazretleri kimdir ? Süfyân-ı Sevrî hazretleri, ası]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 585px"><a href="http://img20.imageshack.us/img20/5595/saharacamelcopyjpgfjl.jpg"><img title="Süfyân-ı Sevrî hazretleri kimdir ?" src="http://img20.imageshack.us/img20/5595/saharacamelcopyjpgfjl.jpg" alt="Süfyân-ı Sevrî hazretleri kimdir ?" width="575" height="662" /></a><p class="wp-caption-text">Süfyân-ı Sevrî hazretleri kimdir ?</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Süfyân-ı Sevrî hazretleri kimdir ?</span></h2>
<h3>Süfyân-ı Sevrî hazretleri, asıl adı, Süfyân bin Said bin Mesrûk el-KûfTdir. 715 (H. 95) ylında Küfe&#8217;de doğdu. Çok iyi bir ilim tahsili gördü. Büyük bir fıkıh âlimi idi. Müctehid idi. Mezhebi zamanla unutuldu. Cüneydî Bağdadi ve Hamdun Kassar onun mezhebindeydiler. Keramet sahibi bir evliya idi. Kadılığı kabul etmedi. Çok talebe yetiştirdi. Aşk ve gönül eri olan Süfyân-i Sevrî hazretleri, 778 (H. 161) tarihinde Basra&#8217;da vefat etti.</h3>
<p><strong><em><span style="text-decoration:underline;">Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi – 1.cilt</span></em></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HAZRETİ İBRAHİM’İN OĞLU İSMAİL’İ KURBAN EDİŞİ]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/15/hazreti-ibrahim%e2%80%99in-oglu-ismail%e2%80%99i-kurban-edisi/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 22:08:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/15/hazreti-ibrahim%e2%80%99in-oglu-ismail%e2%80%99i-kurban-edisi/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; HAZRETİ İBRAHİM’İN OĞLU İSMAİL’İ KURBAN EDİŞİ HAZRETİ İBRAHİM’İN OĞLU İSMAİL’İ KURBAN EDİŞİ B]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>&#160;</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img20.imageshack.us/img20/6113/kochzibrahimhzismail.jpg"><img title="HAZRETİ İBRAHİM’İN OĞLU İSMAİL’İ KURBAN EDİŞİ" src="http://img20.imageshack.us/img20/6113/kochzibrahimhzismail.jpg" alt="HAZRETİ İBRAHİM’İN OĞLU İSMAİL’İ KURBAN EDİŞİ" width="540" height="405" /></a><p class="wp-caption-text">HAZRETİ İBRAHİM’İN OĞLU İSMAİL’İ KURBAN EDİŞİ</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">HAZRETİ İBRAHİM’İN OĞLU İSMAİL’İ KURBAN EDİŞİ</span></h2>
<h3>Bu kıssa Kuranı Kerimde Sâffat sûresinde zikredilmiştir. Şöyle ki:</h3>
<h3>Allâh’ü Teala İbrahim Aleyhisselâm’ı Nemrud’un ateşinden kurtardıktan ve O da Babil’den Şam’a hicret etmeye niyet ettikten sonra <span style="color:#0000ff;">şöyle dedi: Ben Rabbime gidiyorum</span>. Yani, Rabbimin bana emrettiği yere, Şam’a gidiyorum. Bu ayet hicrette asıldır ve ilk hicret eden de İbrahim Aleyhisselâm’dır. <span style="color:#0000ff;">O, </span><span style="color:#0000ff;">beni yoluna iletir</span>.İbrahim Aleyhisselâm Şam’a ulaştığı zaman mahlukatın rabbine dua etti ve şöyle dedi.<span style="color:#0000ff;">Ey Rabbim! Bana Salihlerden</span> (bir oğul) <span style="color:#0000ff;">ihsan et.Biz de ona yumuşak huylu bir oğul müjdeledik</span>. Biz de ona bir oğul hibe ettik. Gelişip büyüdü. <span style="color:#0000ff;">Oğlu</span>, (İbrahim’in) <span style="color:#0000ff;">yanında koşacak çağa gelince</span>; Yani büyüyüp onunla birlikte ihtiyaçları ve menfaatleri için koşturacak duruma gelince.<span style="color:#0000ff;">Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görmekteyim</span>. Yani Allah için kurban ettiğimi görmekteyim.<span style="color:#0000ff;">Artık bak, bu konuda ne düşünürsü</span><span style="color:#0000ff;">n</span>? dedi. <span style="color:#0000ff;">Çocuk da; “Babacığım! Sana ne emredildiyse yap. İnşallah beni </span>(Allâh’ü Teâlâ’nın bu imtihanına) <span style="color:#0000ff;">sabredenlerden bulacaksın” dedi. Vakta ki onlar</span> Allah’ın emrine boyun eğerek <span style="color:#0000ff;">teslim oldular.</span></h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">İbrahim Aleyhisselâm oğlunu alnı üzerine yatırdı</span>. Hadise Mina’da vuku bulmuştur. Bıçağı boğazına sürdü. Ama bıçak, kudreti ilâhiyyeden bir mani sebebiyle hiç kesmedi.<span style="color:#0000ff;">Biz de ona şöyle seslendik. Ey İbrahim! Gerçekten sen rüyana</span> (emredileni yerine getirmeye azmetmek suretiyle) <span style="color:#0000ff;">sadakat gösterdin</span>. Bu sana yeter. <span style="color:#0000ff;">Şüphe yok ki Biz</span> emre imtisal etmekle nefislerine <span style="color:#0000ff;">iyi davrananları böyle mükafatlandırırız. Muhakkak ki bu, açık bir imtihandı. Ve ona</span> (boğazlamak ve emredilen işi yerine getirmek üzere) <span style="color:#0000ff;">büyük bir koçu çocuğun yerine fidye </span><span style="color:#0000ff;">verdik</span>. (Sâffat-99-107)</h3>
<h3>Bu kurbanlık, Habil’in takdim edip de kendisinden kabul edilen koç idi ve Cebrail Aleyhisselâm Cennetten getirmişti. İbrahim Aleyhisselâm tekbir getirerek onu kesti. (Ruhul Beyan ve Celaleyn)</h3>
<h3> <span style="color:#0000ff;">KISSANIN TAFSİLİ</span></h3>
<h3>Vakta ki İbrahim Aleyhisselâm Allah’ü Teâlâ’dan kendisine salih bir evlat vermesini istedi. Cebrail Aleyhisselâm geldi ve bir oğlan çocuğu olacağını müjdeledi. İbrahim Aleyhisselâm da aşırı sevincinden, onu, Allah rızası için kurban edeceğini nezretti. Sonra İsmail Aleyhisselâm dünyaya geldi. Yedi veya on üç yaşına geldiğinde Halil-İbrahim Aleyhisselâm Celil olan Rabbinin emriyle Hazreti İsmail’in de yardımı ile Kabe’yi bina etti. Kabe’nin inşaası bitince Beyt-i Şerifi haccetti. Hac vazifelerini bitirdikten sonra Zilhiccenin sekizinci gecesi rüyasında:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Rabbin sana şu çocuğu kurban etmeni emrediyor</span>” denildiğini gördü.Sabahleyin tefekkür etti. “<span style="color:#0000ff;">Allah’tan mı, yoksa şeytandan mı? diye iyiden iyiye düşündü. Bu güne “Tevriye günü</span>” denildi. Sabahleyin koyunlarının en iyilerinden yüz tane seçti ve onları kurban etti. Bir ateş geldi, onları yok etti. İbrahim Aleyhisselâm da bunların kafi olduğunu zannetti.İkinci gece (dokuzuncu gece) aynı rüyayı tekrar gördü. Bunun Allah’tan olduğunu anladı. Onun için dokuzuncu güne “Arefe” adı verildi. Bu sefer develerinden yüz tanesini seçti ve onları da kurban etti.Üçüncü gece (kurban bayramı gecesi) tekrar aynı rüyayı gördü ve;“<span style="color:#0000ff;">İlâhi</span>, <span style="color:#0000ff;">benim kurbanım nedir</span>?” dedi. Cenab-ı Hak:“<span style="color:#0000ff;">Sevgide bana ortak ettiğin oğlundur</span>,” buyurdu. İbrahim Aleyhisselâm istiğfar ederek uyandı. Oğlunu kesmeye karar verdi. Zilhiccenin onuncu günü olan bu gün “<span style="color:#0000ff;">Nahr</span>” kurban kesme günü diye isimlendirildi.</h3>
<h3>Hazreti İbrahim oğluna şefkat eder vaziyette İsmail Aleyhisselâm’ın annesi Hacer validemizin yanına geldi, dedi ki: “<span style="color:#0000ff;">Başını yıka, koku ve yağ sür, en güzel elbiselerini giydir. Onunla koyun gütmeye gitmek istiyorum</span>.”</h3>
<h3>İbrahim Aleyhisselâm yola çıkarken yanına ip ve bıçak aldı. Kesilecek yere yöneldiklerinde Şeytan İbrahim Aleyhisselâm’ın yanına geldi. Gönlüne fitne ve fesat sokmak istiyordu. Dedi ki:“<span style="color:#0000ff;">Bu işte acele etme. Belki Allah bu kesim işinden sizi muaf tutar. Çocuğun boyunu,endamını, sîret ve suretinin güzelliğini görmüyor musun?”</span> İbrahim Aleyhisselâm:“<span style="color:#0000ff;">Bu bana Rabbimin emridir. Bu hayırlı bir iştir. Hayırlı iş geciktirilmez,”</span> dedi. Hazreti İbrahim’den ümidini kesen Şeytan İsmail Aleyhisselâm’ın yanına geldi, şöyle dedi: “<span style="color:#0000ff;">Sen sevinip duruyorsun. Ama babanın yanında bıçak var. Rabbinin emrettiği zannıyla seni kesmek istiyor</span>.” İsmail Aleyhisselâm şeytana şöyle cevap verdi:“<span style="color:#0000ff;">Peygamberlerin vahyinde yalan olmaz. Eğer böyle yapmak isterse dinler ve itaat ederim</span>.” Şeytan başka sözler de söylemek istediğinde İsmail Aleyhisselâm eline taş aldı ve ona attı. Sol gözünü kör etti. Şeytan Aleyhillane eli boş ve üzüntülü olarak oradan kaçtı.Onun içindir ki Hazreti Allah, şeytanı kovmak için taşları atmayı (hacılara şeytan taşlamayı) vacib kıldı.Melun, bundan sonra Hacer validemizin yanına geldi. Çeşitli şekillerde gönlüne vesvese vermek istedi. Onu aldatmaya da muvaffak olamadı. Hayret içinde kaldı ve perişan oldu. Vakta ki Mina’daki kesim yerine ulaştılar. İbrahim Aleyhisselâm oğlunu imtihan için şöyle dedi: “<span style="color:#0000ff;">Oğulcağızım! Rüyada seni kesiyor görüyorum. Sen buna ne dersin, nasıl bir reyde bulunursun</span>?” İsmail Aleyhisselâm:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Babacığım! Emr olunduğun şeyi işle, İnşaallah beni sabredenlerden bulursun</span>,” dedi.Kesmeye azmettiğinde İsmail Aleyhisselâm dedi ki:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Babacığım, ellerimi bağla ki hareket etmeyeyim. Yüzümü yere doğru getir ki bana bakıp da merhamete gelmeyesin. Gömleğimi de anneme götür de ona hatıra olsun. Ayrıca ona benden selam söyle ve “Allah’ın emrine sabret</span>” de.” </h3>
<h3>Sonra kesilmek üzere yatırılan koyun gibi, oğlunu sağ yanı üzerine yatırdı. Ellerini bağladı. Hazreti İsmail kendi kendine düşündü. Dedi ki:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">El ve ayaklarımı çöz babacığım. Ta ki Allâh’ü Teâlâ’nın emrini zorla yaptığımız zannedilmesin. Bıçağı da boğazımın üzerine süratle çekmek için koy ki, melekler Allah’ın emrine itaatkar olduğumu bilsin</span>.”</h3>
<h3> <span style="color:#ff00ff;">Sevgilinin eliyle bana zehir sunulsaydı,</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Bu zehir onun elinden iyi gelirdi.</span></h3>
<h3>Hazreti İsmail elleri ve ayaklarını bağlanmamış vaziyette uzatıverdi. Yüzünü de yere doğru çevirdi. İbrahim Aleyhisselâm bıçağı onun boğazına koydu ve bütün kuvvetiyle çekti.</h3>
<h3>O anda Hazreti Allah meleklerin gözlerinden perdeyi kaldırdı. Bir de ne görsünler, İbrahim Aleyhisselâm oğlu İsmail’i kurban ediyor. Bu manzarayı görünce hemen secdeye vardılar.</h3>
<h3>Allâh’ü Teâlâ meleklere buyurdu ki: “Dostum İbrahim’e bakın, benim rızamı kazanmak ve emrimi yerine getirmek için oğlunun boynuna bıçağı nasıl sürüyor ? Halbuki siz:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Yeryüzünde fesat çıkaracak, kan dökecek bir kavim mi yaratacaksın? Halbuki </span><span style="color:#0000ff;">biz sana hamd etmek suretiyle tesbih ve takdis ediyoruz,”</span> (Bakara-30) demiştiniz.</h3>
<h3> </h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Rivayete göre;</span></h3>
<h3>Hazreti İbrahim bıçağı her çekişinde bıçak tersine, sırtı üstüne döndü ve Allah’ın izniyle kesmedi. İsmail Aleyhisselâm şöyle haykırdı:</h3>
<h3>“<span style="color:#ff0000;">Babacığım! Bana olan sevginin şiddetinden dolayı, korktuğum başına geldi. Elinin kuvveti gitti, kesmeye gücün yetmiyor. Babacığım, bıçağını tekrar bile</span>.”</h3>
<h3>Hazreti İbrahim kayaya dayandı. Bıçağını tekrar biledi. Bıçak sanki bir ateş parçası gibi oldu. Sonra tekrar sürdü. Allah’ın izniyle yine kesmedi. Oğlu:</h3>
<h3>“<span style="color:#ff0000;">Sana ne oluyor da tembel davranıyorsun</span>?” dedi.</h3>
<h3>Bunun üzerine İbrahim Aleyhisselâm öfkelendi ve bıçağı bir taşa vurdu. Taş iki parçaya ayrildi,</h3>
<h3>“<span style="color:#ff0000;">Çok acaib bir iş yaptın. Taşı kesiyor, ama et parçasını kesmiyorsun</span>” dedi. Bıçak onun öfkesinden koktu. Allâh’ü Teâlâ’nın kudretiyle konuştu ve şöyle dedi:</h3>
<h3>“<span style="color:#ff0000;">Ya İbrahim! Sen “<span style="color:#0000ff;">kes</span></span>” diyorsun, alemlerin İlâhı ise “<span style="color:#0000ff;">kesme</span>”<span style="color:#ff0000;"> diyor</span>.” Kendisine şöyle nida edildi:</h3>
<h3>“<span style="color:#ff0000;">Ey İbrahim! Gerçekten sen rüyana sadakat gösterdin</span>.”</h3>
<h3>O anda Allâh’ü Teâlâ Cebrail Aleyhisselâm’a şöyle emretti.</h3>
<h3>“<span style="color:#ff0000;">Cennete gir, boynuzlu, alaca bir koç al, İbrahim’e götür ve benim tarafımdan ona de ki:</span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">“Oğlunu sana hibe ettim. Oğlunun yerine şu dağdan inip gelen koçu kurban et</span>.”</h3>
<h3>Cebrail Aleyhisselâm Cennete girip de koçun boynundan tutuğu vakit bunu görenler İsmail Aleyhisselâm’ın Rabbi yanındaki kerametine, kadrü kıymetine hayret ettiler. Bunun</h3>
<h3>üzerine Hazreti Allah şöyle buyurdu:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">İzzetim ve celalim hakkı için, bütün melekler boyunlarını İsmail’e fidye olarak koysalardı yine de onun “babacığım, sana ne emredildiyse yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın” sözüne mükafat olamazdı</span>.”</h3>
<h3>Cebrail Aleyhisselâm dünya semasına geldiğinde Hazreti İbrahim’i, oğlunu kesmek için aceleyle bıçağı boynuna çekerken gördü.</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Allâh’ü Ekber</span>,” diye tekbir aldı. İbrahim Aleyhisselâm da başını dağa doğru kaldırdığı zaman Mina’ya yakın olan dağdan boynuzlu, alaca bir koçun aşağı doğru yavaş yavaş indiğini gördü. Bunun Allah’tan bir müjde olduğunu anladı ve “<span style="color:#0000ff;">Lâ İlâhe illallâhü vallâhü ekber</span>,” dedi. Hamd ve şükür makamında bulunan İsmail Aleyhisselâm da:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Allâh’ü Ekber ve lillâhil hamd</span>,” diye hamd etti. Cebrail Aleyhisselâm Hazreti İbrahim’e:</h3>
<h3>“<span style="color:#0000ff;">Şu kurbanlık, oğlun için bir fidyedir, onu değil, bunu kes</span>,” dedi. İbrahim Aleyhisselâm koçu alıp getirmesi için oğlunu gönderdi. Koç kaçtı. Hazreti İsmail takip etti, “<span style="color:#0000ff;">birinci cemre</span>” denilen yere kadar çıktı. İsmail Aleyhisselâm yedi adet taş attı ve oradan çevirdi. Koç “<span style="color:#0000ff;">ikinci cemre</span>” ye geldi. Orada da yedi taş attı ve çıkardı. Hazreti İbrahim koçu tuttu ve kesti.</h3>
<h3>Koçun kaçmasının faydası, kurban kesim yerinin izhar edilmesi idi. Bu da Mina mevki idi. Taşların atılması sünnet, teşrik tekbiri vacip olarak kaldı</h3>
<p>&#160;</p>
<p>Tefciruttesnim</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HACERU’L-ESVED’E DAİR ]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/15/haceru%e2%80%99l-esved%e2%80%99e-dair/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 21:21:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/15/haceru%e2%80%99l-esved%e2%80%99e-dair/</guid>
<description><![CDATA[HACERU’L-ESVED HACERU’L-ESVED’E DAİR   Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “Hacerü’l-Esved, ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 569px"><a href="http://img23.imageshack.us/img23/6452/hacerulesved02tm2.jpg"><img title="HACERU’L-ESVED" src="http://img23.imageshack.us/img23/6452/hacerulesved02tm2.jpg" alt="HACERU’L-ESVED" width="559" height="376" /></a><p class="wp-caption-text">HACERU’L-ESVED</p></div>
<p><strong><span style="color:#0000ff;">HACERU’L-ESVED’E DAİR</span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#0000ff;"> </span></strong></p>
<h3>
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “<span style="color:#0000ff;">Hacerü’l-Esved, cennet yakutlarından bir yakuttur. Kıyamet gününde dili ve iki gözü olduğu halde haşrolunur ve kendisine hakkıyla ve sadakatle istilam edenlerin</span> (selamlayanların) <span style="color:#0000ff;">lehine şehadet eder</span>.” </h3>
<h3>
Hz. Ömer (r.a.) Hacerü’l-Esved’i öptü ve sonra; “<span style="color:#0000ff;">Ben senin, kárı ve zararı olmayan bir taş olduğunu biliyorum. Ancak Resul-i Ek</span><span style="color:#0000ff;">rem</span> (s.a.v.)<span style="color:#0000ff;">’in seni öptüğünü görmeyeydim, ben seni öpmezdim</span>” dedi ve ağladı, hatta inilti ve hıçkırığı duyuldu. Sonra arkasına baktı, Hz. Ali’yi (k.v.) gördü ve “<span style="color:#0000ff;">Ya Ebe’l-Hasen! İşte burada gözyaşları dökülür ve burada dualar kabul olur</span>” dedi. Bunun üzerine Hz. Ali (k.v.): “<span style="color:#0000ff;">Ya Emire’l-Mü’minin!</span> (Bu taşın) <span style="color:#0000ff;">hem zararı ve hem de faydası olur</span>”, dedi. Hz. Ömer “<span style="color:#0000ff;">Nasıl olur</span>?” deyince Hz. Ali: “<span style="color:#0000ff;">Allahü Teâlâ Âdem’in zürriyetinden ahd u misak aldığı vakit onu yazdı ve bu taşın içine koydu. İşte bu taş, mü’minlerin; vefa edip sözlerinde durduklarına, kâfirlerin de inkâr ettiklerine, şehadet edecektir</span>” dedi. <br />
İşte, Hacer-i Esved’i istilam esnasında okunan: “<span style="color:#0000ff;">Allahım! Sana iman eder, kitabını tasdik eder ve ahdimizde dururuz</span>” manasındaki “<span style="color:#0000ff;">Allahümme imanen bike tasdikan bi-kitabike ve vefaen bi-ahdike</span>” duasının hikmeti budur.</h3>
<p>18 Kasım 2008 Fazilet takvim</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HACC]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/15/hacc/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 21:10:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/15/hacc/</guid>
<description><![CDATA[HAC HACC Hac İslam’ın beş esasından birisidir. Hem mali ve hem de bedeni bir ibadettir. Hicretin dok]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 563px"><a href="http://img20.imageshack.us/img20/6021/saudipilgrimage1122112x.jpg"><img title="HAC" src="http://img20.imageshack.us/img20/6021/saudipilgrimage1122112x.jpg" alt="HAC" width="553" height="394" /></a><p class="wp-caption-text">HAC</p></div>
<p><strong>HACC</strong></p>
<h3><strong></strong><br />
Hac İslam’ın beş esasından birisidir. Hem mali ve hem de bedeni bir ibadettir. Hicretin dokuzuncu senesinde farz kılınmış ve Peygamber Efendimizin emriyle Hz. Ebu Bekir (r.a.) Hac emini tayin edilmiştir. Ertesi sene de bizzat Resulüllah Efendimiz (s.a.v.) hac farizasını ifa buyurmuşlardır.</h3>
<h3>Hac, şartları kendinde bulunan kişiye ömürde bir defa farz-ı ayındır. Mali durumu müsait olduğu halde, ömrünün sonuna kadar sıhhati müsait olmazsa vekil gönderir.</h3>
<h3>Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuşlar ki: “<span style="color:#0000ff;">İslam beş esas üzerine kurulmuştur. Bunlar Allahü Teâlâ’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed </span><span style="color:#0000ff;">(s.a.v)</span><span style="color:#0000ff;">’in Allah’ın peygamberi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Kâbe’yi haccetmektir</span>”.</h3>
<h3>Haccın farziyyetinde pek çok hikmetler ve faydalar vardır. Bu hikmetlerden bazıları: </h3>
<h3>1. Allahü Teâlâ’ya karşı tezellül, insanlara karşı tevazu göstermek. <br />
2. Mal nimetinin ve beden sağlığının şükrünü eda. <br />
3. Kâbe-i Muazzama’nın, insanların ruhlarına inşirah vermesi. <br />
4. Nefsi tezkiye ve terbiye. <br />
5. Renkleri ve dilleri ayrı, dinleri bir olan Müslümanların kaynaşmaları.</h3>
<h3>6. Bembeyaz ihrama bürünmek, beyaz kefene sarılıp ahiret yolculuğuna çıkmanın, kabirden kalkıp mahşere gitmenin bir temsilidir.</h3>
<h3>7.  Hacer-i Esved’i istilam ettikçe ahdu misakı hatırlamak ve imanı tazelemek. <br />
8. İslam’ın doğup yayıldığı, peygamberimizin ve ashabının İslam için binbir güçlük ve meşakkat içerisinde verdiği mücadeleyi hatırlamak. <br />
9. Hac, Müslümanlarda ömür boyu silinmeyecek güzel hatıralar bırakır.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">HACCIN KISIMLARI</span> </h3>
<h3>
<span style="color:#0000ff;">Hac, hükmü itibariyle üç kısımdır;</span> <br />
<span style="color:#0000ff;">Farz Hac</span>: Haccın şartları bulunan kimselerin, ömürlerinde bir defa yapmaları icabeden hacdır. <br />
<span style="color:#0000ff;">Vacib Hac</span>: Bir kimsenin nezrederek (adayarak) üzerine vacib kıldığı hacdır. Başlandıktan sonra bozulan nafile haccın kazası da vacibtir. <br />
<span style="color:#0000ff;">Nafile Hac</span>: Farz ve vacib olan hac eda edildikten sonra, ikinci veya daha fazla yapılan hac nafile olduğu gibi, üzerine hac farz olmayan çocuğun veya kölenin yapacağı hac da nafiledir. <br />
<span style="color:#0000ff;">Farz, vacib yahut nafile hac üç türlüdür:</span> <br />
<span style="color:#0000ff;">Hacc-ı İfrad</span>: Hac mevsiminde umresiz olarak yapılan hacdır. <br />
<span style="color:#0000ff;">Hacc-ı Temettü’</span>: Aynı senenin hac aylarında umre ve haccı ayrı ayrı ihramlarla eda etmektir. Temettü haccına niyet eden kimse dilediği zaman bir Mekki gibi umre yapabilir. Şükür kurbanı kesmesi vacibtir. Hacc-ı Temettü, hacc-ı ifrad’dan efdaldir. <br />
<span style="color:#0000ff;">Hacc-ı Kıran</span>: Bir ihramla umre ve haccı beraber yapmaktır. Hacc-ı temettü’de olduğu gibi şükür kurbanı kesmesi vacibtir. Hacc-ı kıran, hacc-ı ifrad ve hacc-ı temettü’den efdaldir. Hacc-ı kıran ve hacc-ı temettü’ afakî olanlar (Mikat haricinden Mekke’ye gelenler) içindir.</h3>
<h3> <br />
<span style="color:#0000ff;">Haccın farz olmasının şartları:</span> <br />
1- Müslüman olmak.</h3>
<h3>2-Haccın farz olduğunu bilmek</h3>
<h3>3- Baliğ olmak.</h3>
<h3>4 &#8211; Akıllı olmak.</h3>
<h3>5- Hür olmak. </h3>
<h3>6- Nafakaya ve vasıtaya muktedir olmak</h3>
<h3>7- Vakit (hac ayları)</h3>
<h3>8- Hacca gidip dönünceye kadar bakmakla mükellef olduğu kimselerin, geçimlerini sağlayacak imkâna sahip olmak.</h3>
<h3>
Haccın farz olması için zekâtta olduğu gibi belli bir nisab yoktur. <br />
   </h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Haccın edasının farz olmasının şartı beştir: </span><br />
1- Sıhhatli olmak.</h3>
<h3>2- Yol emniyeti olmak.</h3>
<h3>3- Hacca gitmeye bir mani olmamak (Hapislik gibi).</h3>
<h3>4- Kadınların yanında kocası veya güvenilir bir mahremi bulunmak.</h3>
<h3>5- Kadınlar için iddet bekliyor olmamak.</h3>
<p>&#160;</p>
<p><em><span style="text-decoration:underline;">Kaynak : Hac Rehberi Fazilet Neşriyat </span></em><em></em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SODOM ve GOMERE'NİN SON GÜNÜ]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/15/sodom-ve-gomerenin-son-gunu-2/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 00:06:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/15/sodom-ve-gomerenin-son-gunu-2/</guid>
<description><![CDATA[SODOM ve GOMERE&#39;NİN SON GÜNÜ SODOM ve GOMERE&#8217;NİN SON GÜNÜ       Hz Lût (a.s), Arap yarımad]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 569px"><a href="http://img5.imageshack.us/img5/1840/sodomvegomere.jpg"><img title="SODOM ve GOMERE'NİN SON GÜNÜ" src="http://img5.imageshack.us/img5/1840/sodomvegomere.jpg" alt="SODOM ve GOMERE'NİN SON GÜNÜ" width="559" height="396" /></a><p class="wp-caption-text">SODOM ve GOMERE&#39;NİN SON GÜNÜ</p></div>
<h2><span style="font-family:&#38;" lang="TR">SODOM ve GOMERE&#8217;NİN SON GÜNÜ</span></h2>
<h3><span style="font-family:&#38;" lang="TR"> </span><span style="font-family:&#38;" lang="TR"><br />
    </span><span style="font-family:&#38;" lang="TR">Hz Lût (a.s), Arap yarımadasını puta tapıcılıktan alıkoymak, ortaksız ve tek bir Allah&#8217;ı tanıtmaya çağıran ve bu mukaddes yolda büyük başarılar kazanan Hz. İbrahim&#8217;in amcasının oğludur. Ömrü ve peygamberliği bugün Ürdün devletinin sınırları içinde bulunan Lût gölü çevresinde geçmiştir. Günümüzde tuzlu suların doldurduğu orta büyüklükte olan su saha, eskiden toprakları oldukça verimli bir vadi idi ve o günün önemli şehirlerini sinesinde barındırıyordu. Bu şehirlerin ikisinin adını bugün de biliyor ve yapılan ilmi kazılar sonunda izlerine rastlıyoruz.<br />
    Şehirler; Şezum (Sodom) ve Omore (Gomore) şehirleridir.<br />
    Hz. Lût (a.s) Şezum şehrinde oturuyordu. Şimdi size bu çevrenin ve bu çevrede dosdoğru Allah yolunun sözcülüğünü ve yılmaz mücadelesini yapan Hz. Lût&#8217;un son günlerine ait bir hikayeyi kısaca anlatacağız&#8230;<br />
    İnsanoğlu, yolun doğrusundan bir kere çıkmaya görsün; düşmeyeceği sapıklık ve yuvarlanmayacağı uçurum yoktur. Hz. Adem&#8217;in oğlu Kabil&#8217;e yeryüzünün ilk cinayetini, üstelik öz kardeşinin canına kıydırmak suretiyle işleten şehvet hırsı, Hz. Lût&#8217;un kavmini büsbütün başka ve yüz kızartıcı bir ahlak düşkünlüğüne sürüklemiştir.<br />
    Bu sonsuz kavim erkek erkeğe cinsi birleşmeyi (livata) vazgeçilmez, sapıkça bir huy haline getirmişlerdi. Hz. Lût&#8217;un dosdoğru yolu temsil eden bir Allah resulü sıfatıyla durmak ve yorulmak bilmez bir gayret göstererek yaptığı bütün ikazlar ve verdiği bütün acı-tatlı öğütler bu ahlak düşkünlerine zerrece bir tesir etmiyordu.<br />
    Nihayet her şeyi daha başından bilen Ulu Allah&#8217;ın kesin ve değişmez hükmünün günü geldi. Hz. Lût&#8217;un sapık kavmi, Allah&#8217;ın başlarına vereceği karşı durulmaz bir felaketle, toptan mahvolacak ve yokluğun karanlıklarına gömülecekti. <br />
    Ulu Allah (c.c) bu kesin kararını bildirmek ve kendisine inanmış birkaç yakını ile birlikte, son günlerini yaşayan günahkar şehirden ayrılmasını söylemek üzere Hz. Lût&#8217;a günün birinde üç tane melek göndermişti. Melekler; genç ve yakışıklı erkek kılığına girerek yeryüzüne inmişlerdi.<br />
    Şezum (Sodom) şehrine vardıklarında doğruca Hz. Lût&#8217;un evine yöneldiler. Şehvet sapıkları şehre üç tane genç ve yakışıklı delikanlının geldiğini duyunca bir anda yollara dökülerek gelenleri görmek istediler. Meleklerin geçtiği yolun hir iki yanı, ahlak düşükleri tarafından doldurulmuştu. Tap taze erkek kılığına girmiş meleklere bakarken hepsi şehvet kururganlıkları içinde kıvranıyor; ağızlarından salyalar akıyordu. Azgın kalabalığın arasında yollarına devam eden melekler, Peygamber Lût&#8217;un evine vardılar. Kudurmuş ahlaksızların hiçbirisi, ele geçirip azgın şehvetlerini bir anlığına tatmin edebilmek için arkalarından kıvrandıkları gençlerin, şehirlerini ve çevrelerini toptan yok etmeyi kararlaştıran Allah&#8217;ın emri ile birlikte gelmiş melekler olduğunu bilmiyor ve düşünmüyorlardı.<br />
    Melekler Lût&#8217;un evine varınca önce kim olduklarını söylemediler. Arkalarına takılan kalabalık evin kapısına dayanmıştı. Anlaşılmaz sözlerle bağırışıyorlar ve Hz. Lût&#8217;un evine aldığı genç delikanlıları ellerine vermesini istiyorlardı. Hz. Lût (a.s) gelen misafirlerinden utanıyordu ve kapıda bağrışan kalabalığın azgın hırslarından endişe ediyordu.<br />
    Bir ara evinin kapısına çıktı; kudurmuş kalabalığa dündü &#8220;<span style="color:#0000ff;">ey azgınlar, soysuzlar, gelenler benim olduğu kadar kendinize de aziz misafirlerdir; yani hepinizin misafirleridir. Bu kadar da mı insanlığınızı unuttunuz? Bir parça olsun kendinize geliniz</span>.&#8221; diye söze başladı.<br />
    Kalabalıktan homurtulu gülüşmelerin geldiğini duyunca &#8220;<span style="color:#0000ff;">size iki tane genç ve güzel kızımı vereyim. Gözlerinizi bürüyen şehvetinizi onlarla tatmin edin de tek beni misafirlerim karşısında rezil etmekten vazgeçerek buradan uzaklaşın</span>&#8221; diye teklifte bulundu.<br />
    Fakat kendinden geçmiş kalabalık hiçbir söz dinlememekte ve hiçbir teklife yanaşmamaktadır. Evin kapılarını arka arkaya zorluyor ve içerdeki gençleri istiyorlardı.<br />
    Ağlamaklı bir çehre ile içeriye dönen Hz. Lût&#8217;a kapıdakilerin ısrarla istediği genç misafirler; melek olduklarını, Allah&#8217;ın emri üzerine geldiklerini bildirdiler ve dediler ki; &#8220;<span style="color:#0000ff;">Allah&#8217;ın emri artık kesindir. Yıllardan beri söz dinletemediğin bu beyinsiz halkın artık sonu gelmiştir. Birkaç saat sonra topuna gökten ateş ve ölüm yağacak ve şehirleri ile birlikte yokluğa kavuşacaklardır. Onların başlarına gelmek üzere olan bu felaket, ısrarla Allah&#8217;ın emirlerine karşı gelenlere ve Peygamberler&#8217;in verdiği öğütlerine arka dönen sapıklara bütün devirler boyunca ibret dersi olacaktır. Allah&#8217;ın sana emri böyledir:<br />
    Gece olunca sana inananları ve yakınlarını alacak ve ölüm kokan şu lanetlik şehirden habersizce uzaklaşacak ve şu sapık halkı lanetlik akibetleri ile baş başa bırakacaksın. Sana bunları söyleme geldik</span>.&#8221;<br />
    Allah&#8217;ın emri üzere Hz. Lût (a.s) ile inanmış yakınları meleklerin dediklerine uyarak Sodam ve Gomere&#8217;yi o gece yarısı, sezdirmeden terkettiler. Sabahın ilk ışıkları ile birlikte lanetlik şehirlere ve sapık halkına gökyüzünden görülmemiş bir Allah gazabı boşalmaya başlamıştı. Ahlaksız soysuzlar neye uğradıklarını anlayamadılar. Yüce Allah (c.c.) ulu sabrını iyice kötüye kullanarak günden güne daha da azgınlaşanlara yakıcı kükürt alevleri ile taşlar yağdırıyordu. Bir kaç saniyelik afet ve ölüm saçan bir yağmur sonunda, halkın yekünü ile birlikte bütün şehirlerini ilerdeki insanlığın gözleri önüne bir ibret dersinin örneği olmak üzere harabeye çevirmiş ve yerle bir etmişti.<span style="font-family:&#38;" lang="TR">    Esirgeyici Allah (c.c.) cümlemizi görünür, görünmez ve aniden bastıran felaketlerden korusun, amin!..</span></p>
<h3><span style="line-height:115%;font-family:&#38;" lang="TR">KAYNAK:</span><span style="line-height:115%;font-family:&#38;" lang="TR"> Osman Efendi, Seçme Dini Hikayeler, Seda Yayınları, İstanbul 2000, s. 1122-128</span></h3>
<p></span></h3>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Namaz Ne Zaman Farz Oldu]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/14/namaz-ne-zaman-farz-oldu/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 01:43:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2009/11/14/namaz-ne-zaman-farz-oldu/</guid>
<description><![CDATA[Namaz Ne Zaman Farz Oldu Namaz Ne Zaman Farz Oldu Mükâtil (r.h.) Hazretleri dedi : &#8220;Efendimiz ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 574px"><a href="http://img43.imageshack.us/img43/4755/img6542copyjpgjhg.jpg"><img title="Namaz Ne Zaman Farz Oldu" src="http://img43.imageshack.us/img43/4755/img6542copyjpgjhg.jpg" alt="Namaz Ne Zaman Farz Oldu" width="564" height="607" /></a><p class="wp-caption-text">Namaz Ne Zaman Farz Oldu</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Namaz Ne Zaman Farz Oldu</span></h2>
<h3>Mükâtil (r.h.) Hazretleri dedi : &#8220;Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri Mekke&#8217;de iken, akşam vaktinde iki rek&#8217;at, sabah namazı vaktinde de iki rek&#8217;at namaz kılardı. Miraca çıktığı zaman, beş vakit namaz kılmakla emrolundu. &#8220;Ravzatü&#8217;l-Ehyâr&#8217;da da böyledir.</h3>
<h3>Namaz Mi&#8217;râc Gecesi farz kılındı. Çünkü Mi&#8217;râc, vakitlerin en üstünü, hallerin en şereflisi ve münâcatların en izzetlisidir. Namaz da imandan sonra taatin en fazîletlisidir. Kullukta ise ilahiyatın en güzelidir. Böylece ibâdetlerin en faziletlisi, vakitlerin en faziletlisinde farz oldu. Namaz, kulun Rabbine vasıl olması (ulaşması) ve ona yaklaşmasıdır. </h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Namazın farz olmasının hikmeti ve sebebi:</span></h3>
<h3>Rasûlüllah (s.a.v.) Hazretleri, Mirâca çıktığında, semâvât melekûtunun gizliliklerine şahid oldu, seyretti. Göklerde olan meleklerin ibâdetlerini gördü. Onların ibâdetleri çok hoşuna gitti o ibâdetlerin ümmetine de farz olmasını istedi. Cenâb-ı Allah, bütün meleklerin ibâdetini, beş vakit namazın içinde topladı. Zîrâ meleklerin bir kısmı kıyamda (yani ayakta durup) ibâdet ediyorlardı. Kimi ruku&#8217;daydı. Onlardan kimi de secde halindeydi. Kimi hamd ediyordu; kimi de tesbih okuyordu. Ve bunların dışında ibâdetler de yapıyorlardı. Cenâb-ı Allah, beş vakit namaz kıldıklarında gök ehlinin ibâdetlerinin bütün sevâblarını O Yüce Rasûl (s.a.v.) Hazretlerinin ümmetine verdi,. </h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Namaz&#8217;ın Rek&#8217;âtlerinin İki, Üç Ve Dörder Olmasının Hikmeti:</span></h3>
<h3>Çünkü Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri o gece yani isrâ (Mi&#8217;râc) gecesi, melekleri, ikişer, üçer ve dörder kanatlı şekillerde gördü. Ameller üzerine müvekkel olan melekler, ibâdetlerin ruhlarıyla göğe yükselirken. Cenâb-ı Allah, meleklerin bu suretlerini, namazın nurunda topladı. Zîrâ ibâdet nürâni bir suret ve şekil ile edilir. Bu konuda birçok işaretler vardır. Belki Cenâb-ı Allah, melekleri sâlih amellerden yaratır. Bu konuda sahih hadîs-i şerifler vardır. İşte böylece Cenâb-ı Allah, meleklerin kanatlarını üç mertebe üzere yarattı.  Senin kendisiyle Allah&#8217;a uçacağın (Allah&#8217;ın rızasını kazanacağın) kanatlarını (namazlarını) da meleklerin kanatlarına uygun olarak, iki rek&#8217;at, üç rek&#8217;at ve dört rek&#8217;at kıldı ki, melekler sana istiğfar etsinler.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Namazın beş vakit olmasındaki hikmet:</span></h3>
<h3>Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri namazın ümmetine hafifletilmesini istedi ve bu konuda müracaatta bulundu. Bunun üzerine, Cenâb-ı Allah:</h3>
<h3>&#8220;Ya Muhammed! Onlar (namazlar) her gece ve gündüz beş (vakit) namazdır. Her namaz için on hasene vardır. Bu şekilde öncekilerin namazı ile elli namaz olmuş oldu.&#8221;Miraç gecesinde, elli rek&#8217;at namazın karşılığı verilmek üzere, beş vakte düşürüldü.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Beş Vakit Namazı İlk Olarak Kılan Peygamberler</span></h3>
<h3>Namazın beş vakit olmasının başka bir hikmeti de, geçmiş ümmetlerin her biri değişik vakitte namaz kılıyordu. Cenâb-ı Allah, dünya ve âhiret faziletlerinin hepsini, Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinde ve onun ümmetinde topladı. Onun ümmetini de böylece ümmetlerin arasında en faziletli ümmet kıldı.</h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Sabah namazını ilk önce kılan Âdem Aleyhisselâmdır.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Öğle namazını ilk önce kılan İbrahim Aleyhisselâm&#8217;dır.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">İkindi namazını ilk önce kılan Yunus Aleyhisselâm&#8217;dır</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Akşam namazını ilk önce kılan İsa Aleyhisselâm&#8217;dır.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">Yatsı namazını ilk önce kılan Mûsâ Aleyhisselâm&#8217;dır.</span></h3>
<h3>Beş vakit namazın bu şekilde Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinin ümmetinde (beş vakit olarak) karar kılmasının sırrı budur.</h3>
<h3>Bir rivayete göre denildi ki: Âdem Aleyhisselâm, beş vakit namazın hepsini kılıyordu. Ondan sonra peygamberlerin arasında bu beş vakit bölüştürüldü.</h3>
<h3>Vitir namazını ilk önce Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri Mi&#8217;râc gecesinde kıldı. Ve onun için, Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri:</h3>
<h3>Rabbim bana bir namazı ziyâde etti.&#8221; Buyurdular. Yani Allah, beş vakit namazdan fazla olarak vitri bana ziyâde kıldı. Veya gece namazını&#8230; </h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">İlk Teşbih Okuyanlar  </span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">İlk secdeye varan  Cebrail Aleyhisselâmdır.  Bundan dolayı peygamberlerin arkadaşı ve onların hizmetkârı oldu.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">İlk önce  &#8220;Allah noksan sıfatlardan münezzehtir&#8221; deyip teşbih eden Cebrail Aleyhisselâm&#8217;dır.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">İlk önce, &#8220;Hamd Allah&#8217;a mahsusdur&#8221; diyerek hamd eden Âdem Aleyhisselâm&#8217;dır.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">İlk önce  Allah&#8217;dan başka ilah yoktur&#8221; diye tevhid kelimesini söyleyen Nuh Aleyhisselâm&#8217;dır.</span></h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">İlk önce Allahü Ekber, diyen İbrahim Aleyhisselâm&#8217;dır.</span></h3>
<h3>ilk önce Lâ lavle ve lâ kuvvete illâ billahi&#8217;l aliyyil-âzîm- Azim (büyük) ve aliyy (yüce) olan Allah&#8217;dan başka, hiç bir kuvvet ve hali değiştirecek yoktur&#8221;, diyen Efendimiz (s.a.v.) Hazretleridir. Bütün bunlar (bu bilgiler), &#8220;Keşfü&#8217;l-Künûz ve Hallü&#8217;r-Rumûz&#8221; isimli kitabdan alınmadır.</h3>
<h3>&#8220;Hikemü&#8217;ş-Şazeliyye&#8221; ve şerhinde şöyle denilmektedir: &#8220;Hakkın bilgisi sendedir. Milletlerin var olması, senin rengindir. Taat bir çeşitten diğer çeşide geçmektir. Arzu ve emele baliğ olmada kesilmiş olan milletleri destekleyen serlerin varlığının bilgisi sende olan ilimdir. Bunu Allah sana vakitlerde kısıtladı. Bir günde beş vakit namazı farz kıldı. Senede bir ay (Ramazan orucunu) yazdı. İki yüzde beş zekâtı vermeyi farz kıldı. Ömürde bir (hac) ziyareti farz kıldı. Bunların herbirinin vakti vardır. O vakitlerin dışında sahih olmaz. Bütün bunlar rahmettir. Sana kulluğu kolaylaştırmak içindir. Allah, ibâdetleri, vakitler ile mukayyed kıldı. (Şimdi kalsın.) &#8220;Yakında yaparım&#8221; düşüncesinin sana fayda vermemesi içindir. Allah sana geniş vakit verdi ki, sende seçkinlerin sıfatı hep kalsın diye.&#8221;</h3>
<p> <em><strong>Kaynak :</strong></em> <strong><em>Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi – cilt 1</em></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
