<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>dini &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/dini/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "dini"</description>
	<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 08:39:26 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[İslam'da kurbanın yeri ve önemi]]></title>
<link>http://mustafaesatkurtul.wordpress.com/2009/11/25/islamda-kurbanin-yeri-ve-onemi/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 07:01:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>mustafaesatkurtul</dc:creator>
<guid>http://mustafaesatkurtul.wordpress.com/2009/11/25/islamda-kurbanin-yeri-ve-onemi/</guid>
<description><![CDATA[Kurban (Arapça: قُرْبَان). Köken olarak Arapça fakat kullanım şekli Türkçeye Farsça&#8216;dan geçmiş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Kurban</strong> (<a title="Arapça" href="/wiki/Arap%C3%A7a">Arapça</a>: <strong>قُرْبَان</strong>). Köken olarak <a title="Arapça" href="/wiki/Arap%C3%A7a">Arapça</a> fakat kullanım şekli Türkçeye <a title="Farsça" href="/wiki/Fars%C3%A7a">Farsça</a>&#8216;dan geçmiş bir sözcük olup, bir <a title="İslam" href="/wiki/%C4%B0slam">İslam</a> terimidir. İslam&#8217;da <a title="Allah" href="/wiki/Allah">Allah</a>&#8216;a adanan her türlü adağı ifade etse de özellikle <a title="Kurban Bayramı" href="/wiki/Kurban_Bayram%C4%B1">Kurban Bayramı</a>&#8216;nda Allah&#8217;a hayvan kurban etmeyi tanımlar.</p>
<p><strong>Anlamı ve kökeni</strong></p>
<p><strong> </strong> </p>
<p>Kurban, <a title="Türkçe" href="/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e">Türkçeye</a> <a title="Farsça" href="/wiki/Fars%C3%A7a">Farsça</a>&#8216;dan, Farsçaya ise Arapça&#8217;dan geçmiş bir sözcüktür. Arapça <em>k-r-b</em> kökünden türemiş olup, sözlükte &#8220;yaklaşmak&#8221; anlamına gelir<sup><a href="#cite_note-Hughes-0">[1]</a></sup>. Fakat Arapçada -an eki olmayıp bu ekin Farsçadan geçtiği aşikardır. Farsçadaki anlamı ise <em>yaklaşan</em> demektir. Kurban kelimesinin Arapçası ذِبْح (zibh) dir.Istılahta yani bir İslam dini terimi olaraksa <a title="Allah" href="/wiki/Allah">Allah</a>’a yaklaşmak ve Allah rızasına ermek niyetiyle kesilen, <em>kurban edilen</em>, hayvan demektir. <a title="Kur'an" href="/wiki/Kur%27an">Kur&#8217;an</a>&#8216;da geçen <a title="İbrahim" href="/wiki/%C4%B0brahim">İbrahim</a> peygamber ve oğlu <a title="İsmail" href="/wiki/%C4%B0smail">İsmail</a> ile ilgili kıssadan yola çıkarak, <em>kurban</em> kavramı, çok daha genel bir adanmışlığı, Allah için bireyin her şeyini feda edebilecek olmasını, Allah&#8217;a teslimiyeti ve ona karşı şükür içinde olmayı ifade etmektedir.</p>
<p>Kurban sözcüğü Kur&#8217;an&#8217;da birkaç kez geçer; örneğin <a title="Maide Suresi" href="/wiki/Maide_Suresi">Maide Suresi</a> 27. ayette <a title="Habil ile Kabil (sayfa mevcut değil)" href="/w/index.php?title=Habil_ile_Kabil&#38;action=edit&#38;redlink=1">Habil ile Kabil</a> anlatılırken iki kardeşin sunduğu adaklardan bahsederken kurban sözcüğü kullanılır. Bugün anlaşılan kurban kavramının en önemli kökenlerinden biri, daha önce de belirtildiği gibi, İbrahim ile İsmail&#8217;e dair olan kıssadır.</p>
<p>Kur&#8217;an&#8217;da, İslam dininin peygamberlerinden olan İbrahim&#8217;in bir oğul için dua etmesi, bunun ardından doğan İsmail isimli çocuğunu Allah&#8217;a adamakla sınanmasından bahsedilir. Bunun üzerine ikisinin de (İbrahim&#8217;in de İsmail&#8217;in de) bunu (İsmail&#8217;in kurban edilmesini) kabullenip bu işe koyulurlar:</p>
<dl>
<dd><strong>&#8220;</strong>(Oğlu) yanında koşma çağına gelince: &#8220;Yavrum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünürsün?&#8221; dedi. (Çocuk da): &#8220;Babacığım sana ne emrediliyorsa yap. Beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın.&#8221; dedi.<br />
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde (Allah&#8217;a) teslim oldular, (İbrahim) onu tuttu şakağına yıktı (şakağı üzerine yatırdı).<strong>&#8220;</strong> (<a title="Saffat Suresi" href="/wiki/Saffat_Suresi">Saffat Suresi</a>, 102 ve 103)</dd>
</dl>
<p>Fakat Allah&#8217;ın bu manevi adanmışlığı kabul edip, bunun bir sınama olduğunu onlara belirtmesi ve onlara bir kurbanlık hayvan göndermesiyle anlatı sonlanır:</p>
<dl>
<dd><strong>&#8220;</strong>Ve ona şöyle seslendik: &#8220;Ey İbrahim.<br />
Rüyaya gerçekten sadakat gösterdin, işte Biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.&#8221;<br />
&#8220;Şüphesiz ki bu apaçık ve kesin bir imtihandı.&#8221; dedik.<br />
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.<strong>&#8220;</strong> (Saffat Suresi, 104-107)</dd>
</dl>
<p><strong>Kurbanın bir ibadet olduğuna dair Kur&#8217;an&#8217;daki deliller</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li>Sâffât Suresi’nde (37/107); İbrahim’in oğlu İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir.</li>
<li><strong>&#8220;</strong><em>&#8230; kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.</em><strong>&#8220;</strong> (Hacc 22/28)</li>
<li><strong>&#8220;</strong><em>Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yeyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.</em><strong>&#8220;</strong></li>
<li><strong>&#8220;</strong><em>Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.</em><strong>&#8220;</strong> (Hacc 22/36;37)</li>
</ul>
<p>Bu ayetlerde bahsedilen kurban kesimi, et ihtiyacı temini için kesmek değil, bir tür adanış göstergesi, bir dinî ibadet olarak hayvanların kurban edilmesidir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> <strong>Sünnette kurbana dair deliller</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa (SAV) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Yedi deveyi kendi eliyle kurban olarak kestiğini, Medine’de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban ettiğini sahabeden Enes rivayet etmektedir. (Buhârî, Hacc 117, 119; Müslim, Edâhî 17).</p>
<p>insanoğlunun,kurban günü amellerinden allaha en sevimli geleni kan akıtmasıdır(kurban kesmesidir).çünkü o,kıyamet günü boynuzları,kılları ve tırnaklarıyla gelir.kan yere akmadan önce allah katında mekanını alır.kurban kesenler onun kokusu sebebiyle güzel kokarlar.(tirmizi,edahi,1.)</p>
<p><strong> </strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hacc İle İlgili Bilmemiz Gereken Herşey!]]></title>
<link>http://myakwa.wordpress.com/2009/11/23/hacc-ile-ilgili-bilmemiz-gereken-hersey/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 01:00:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>rabiayener</dc:creator>
<guid>http://myakwa.wordpress.com/2009/11/23/hacc-ile-ilgili-bilmemiz-gereken-hersey/</guid>
<description><![CDATA[Hacc Nedir, Nasıl Yapılır? İslâm’ın beş esasından biri olan Hacc, kelime olarak yönelmek, kastetmek,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Hacc Nedir, Nasıl Yapılır? İslâm’ın beş esasından biri olan Hacc, kelime olarak yönelmek, kastetmek,]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[zilhicce ayı ilk 10 gün]]></title>
<link>http://ofkkg.wordpress.com/2009/11/19/zilhicce-ayi-ilk-10-gun/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 13:19:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>ofkkg</dc:creator>
<guid>http://ofkkg.wordpress.com/2009/11/19/zilhicce-ayi-ilk-10-gun/</guid>
<description><![CDATA[  Zilhicce’nin ilk 10 günü aynı Ramazan gibidir Kur’an’da “O on geceye yemin olsun ki&#8230;” ifadel]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div><span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;"> </span></span></div>
<div><span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">Zilhicce’nin ilk 10 günü aynı Ramazan gibidir</span></span><span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;"><a rel="nofollow" href="http://ailem.zaman.com.tr/images/2006/12/22/zilhicce.jpg"><img title="Click the image to open in full size." src="http://ailem.zaman.com.tr/images/2006/12/22/zilhicce.jpg" border="0" alt="Click the image to open in full size." /></a></span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">Kur’an’da “O on geceye yemin olsun ki&#8230;” ifadeleriyle övülen ve üzerine yemin edilen bu 10 gecenin kıymetini bilemiyoruz. İşte o günler bizi bekliyor. Efendimiz, bu günleri gündüzünü oruçla, gecesini ibadetle ihya etmiştir. Zilhiccenin ilk on günü miladi takvimle 11-20 Aralık tarihleri arasına denk geliyor. Bu günleri neden ihya etmiyoruz? </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">Samimi bir kul olarak Rabbimizin rızasını aramak hiçbir şeye değiştirilemeyecek bir nimettir. Manevî makamlar, keramet, iç okuma ve bu şekilde insanlara müessir olma.. bunların hiçbiri bizim ardına düştüğümüz hedefler olamaz. Rabbimizin lütfu olarak bu türden bir nimete mazhar olursak, onu da derin bir şükür mülahazasıyla karşılar; meseleyi yine her nimetin asıl Sahibine bağlar ve ayağımızı kaydırmaması için yine O’nun engin rahmetine sığınırız. </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">İnsan her zaman bu çizgisini koruyamayabilir; fakat temelde böyle bir duyguya bağlı olursa asla kaybetmez. Evet, bazen hata edebiliriz. Ancak esas olan hata etmemek değil, bağlandığımız kapıya sıkıca yapışmak ve oradan ayrılmamaktır. Zaten Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) de “Her insan hata edebilir. Hata işleyenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir.” buyurmuyor mu? Cenâb-ı Allah günah işleyenleri kapısından kovmamış; tevbe etmeleri için onlara fırsatlar vermiştir. Bir anlık sürçmesine rağmen tekrar doğrulup kulluk yoluna yönelenler rahmet kapısının kendilerine daima açık olduğunu görmüşlerdir. Yaptıkları samimi tevbeler ve salih ameller sayesinde kulluklarında derinleşmişler ve gösterdikleri üstün kulluk performansıyla Rablerine yakınlaşmışlardır. </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;"><strong>KUTLU 10 GECE BİZİ BEKLİYOR</strong> </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">Bahsini ettiğimiz bu kulluk performansını yakalama ve yaşama adına Rabbimiz bize sene içinde rahmet denizinin coştuğu bir fırsatlar zinciri lutfediyor. Geçtiğimiz günlerde bu fırsatların Recep, Şaban, Ramazan, Regaib, Miraç, Berat, Kadir zincirlerini yaşadık. Şayet bu günleri iyi değerlendiremedik veya o kutlu zaman dilimlerine doyamadık diyorsanız üzülmeyin Cenab-ı Hak önümüze yeni bir fırsat daha lutfediyor: Arabi aylardan Zilhicce ayının ilk 10 günü. </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresi’nde, “O on geceye yemin olsun ki&#8230;” (Fecr, 89/2) ifadeleriyle bahsedilen bu on gecenin kıymeti maalesef pek bilinmiyor. Bazı kaynaklarda bu on gecenin Ramazan’ın son on günü veya Muharrem’in onuncu gününe (aşure gününe) kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, bu mübarek on günün zilhicce ayının ilk on günü olduğudur. Bizim miladi takvimimize göre bu on gün 11-20 Aralık tarihleri arasında yaşanacak. </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz 1’inden 10’una kadar olan zaman dilimi “leyâli-i aşere” yani 10 mübarek gecedir. 10. gün Kurban Bayramı’nın ilk günü oluyor. Bu günlerin ne kadar bereketli olduğunu Sevgili Peygamberimiz şu ifadelerle anlatıyor: “Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevgili olsun&#8230;” (Tirmizi, Savm, 52; Darimi, Savm, 52) </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;"><strong>HADİSLERLE 10 GECE NASIL ANLATILIYOR?</strong> </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">Bunun dışındaki aşağıdaki hadisler de bu günlerin kıymetini anlamamız adına dikkat çekici: </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">“Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.” (Tirmizi, Savm, 52; İbn Mace, Sıyam, 39) </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">“Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.” </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">“Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu (Arefe) günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.” </span></span><br />
<span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">“Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.” (Tirmizi, Savm, 52) </span></span><span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">“Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257) Tesbih, Sübhanallah; Tahmid, Elhamdülillah; Tehlil, Lâ ilâhe illallah; Tekbir ise Allahu ekber demektir. </span></span><span style="font-size:medium;"><span style="color:darkgreen;">Ayet ve hadislerle övgülere mazhar olan bu ikram günlerini, günahların boğucu ikliminden fecre uyanmak, gönül dünyamızı çepeçevre saran karanlık bulutları fecir ışıklarıyla aydınlatmak için bir fırsat bilip değerlendirmeliyiz.</span></span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zilhicce Ayı]]></title>
<link>http://sedat863.wordpress.com/2009/11/19/zilhicce-ayi/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 12:20:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>sedat863</dc:creator>
<guid>http://sedat863.wordpress.com/2009/11/19/zilhicce-ayi/</guid>
<description><![CDATA[Zilhicce Kur&#8217;ân-i Kerim&#8217;de Fecr sûresinde &#8220;Ve on geceye yemin olsun.&#8221; ifades]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div><span style="font-family:Verdana,Tahoma,Arial;font-size:x-small;"><strong>Zilhicce</strong><br />
Kur&#8217;ân-i Kerim&#8217;de Fecr sûresinde &#8220;Ve on geceye yemin olsun.&#8221; ifadesinde kastedilen on gece bazi kaynaklara göre Ramazan ayinin son on günü veya Muharrem&#8217;in ilk on günü olarak belirtilse de genel görüs, bu mübarek on günün Zilhicce ayinin ilk on günü oldugudur.<br />
  Kamerî aylarin onikincisi olan Zilhicce ayi, Islâm&#8217;in bes esasindan olan hac ibadetinin yerine getirildigi aydir. Bu mübarek ayin 1&#8242;inden 10&#8242;una kadar olan zaman dilimi &#8220;leyali-i asere&#8221;, yani on mübarek gecedir. 10&#8242;uncu gün ise Kurban Bayraminin ilk günüdür. Peygamber Efendimiz (sav) bugünlerin önemini söyle ifade ediyor:<br />
  &#8221;Salih amellerin Allah&#8217;a en ziyade sevgili oldugu günler bu on gündür! Ondaki her bir günün orucu bir yillik oruca (sevapça) esittir. Ondaki bir gece kiyami (ibadetle ihya edilmesi) Kadir gecesinin kiyamina (ihyasina) esittir.<br />
  Peygamber Efendimizin zevcesi Hafsa (r.a) diyor ki:<br />
  &#8221;Resulullah (sav) dört seyi terk etmezdi: Asure günü orucu, Zilhicce&#8217;nin on günü orucu, her ay üç gün orucu ve sabahin iki rekât sünneti.&#8221;<br />
  Ebu&#8217;d-Derda (r.a) Zilhicce ayinin önemini söyle anlatiyor: &#8220;Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmali, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir. Çünkü Resulullah (sav):<br />
  &#8221;Bu on günün hayir ve bereketinden mahrum kalana yaziklar olsun&#8221; buyurdu.<br />
  Zilhicce&#8217;nin ilk dokuz günü oruç tutanin, ömrü bereketli olur, mali çogalir, çocugu belâlardan korunur, günahlari affedilir, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölüm aninda ruhunu kolay teslim eder, kabri aydinlanir, Mizan&#8217;da sevabi agir basar ve cennette yüksek derecelere kavusur.&#8221; (Sir&#8217;a)<br />
  Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapilan amellerden daha kiymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi (Sübhanallah), tahmidi (Elhamdülillah), tehlili (La ilahe illallah) ve tekbiri (Allahu ekber) çok söyleyin! (Abd b. Humeyd, Müsned, 1-257)<br />
  Allahu Teâlâ&#8217;nin bereketli kildigi, Kur&#8217;ân-i Kerim&#8217;de üzerine yemin edilen, Zilhicce&#8217;nin ilk on gecesinde yapilan amellere 700 misli sevab verilecegini Peygamber Efendimiz (sav) müjdeliyor. Bugünler bizlere tevbe etme ve kisa zaman dilimlerinde tekrar çok semere elde etme firsatinin verildigi günlerdir. Biz de Peygamber Efendimize tabi olarak, gündüzleri oruçla geçirmeli, sadaka vermeli, Allahu Teâlâyi zikretmeliyiz.</span></div>
<p><span style="font-family:Verdana,Tahoma,Arial;font-size:x-small;">
<p>&#160;</p>
<p></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ramalan Kiyosaki Tentang Bisnis Jaringan 2010]]></title>
<link>http://chamoet.wordpress.com/2009/11/18/ramalan-kiyosaki-tentang-bisnis-jaringan-2010/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 07:34:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>chamoet</dc:creator>
<guid>http://chamoet.wordpress.com/2009/11/18/ramalan-kiyosaki-tentang-bisnis-jaringan-2010/</guid>
<description><![CDATA[Dalam Bukunya “Rich Dad’s The Business School For People Who Like Helping People&#8217;” Robert T. K]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Dalam Bukunya “Rich Dad’s The Business School For People Who Like Helping People&#8217;” Robert T. Kiyosaki meramalkan adanya tren perubahan tatanan ekonomi dunia yang digerakan oleh industri pemasaran jaringan. Mengapa demikian? Berikut ini alasannya:</p>
<p>1. Orang menginginkan kebebasan.</p>
<p>Hilanglah sudah masa di mana orang mulai bekerja pada usia 25 dan tetap di situ seumur hidup&#8217;…melakukan seperti apa yang diperintahkan untuk dilakukan guna mempertahankan pekerjaan mereka. Kini orang ingin lebih bergerak, memiliki lebih banyak pilihan, dan lebih banyak kebebasan untuk menjalankan hidup sesuai dengan persyaratan mereka. Bisnis pemasaran jaringan paruh waktu memungkinkan orang lebih dapat mengendalikan hidup mereka dan akhirnya lebih banyak kebebasan. Ia memberikan biaya masuk yang rendah dan sistem siap pakai bagi orang-orang yang ingin sekali melakukan perubahan.</p>
<p>2. Orang ingin menjadi kaya.</p>
<p>Pada generasi orang tua kita aturannya mengatakan kalau anda bekerja keras, semakin anda tua, semakin banyak anda dibayar. Anda mendapatkan uang lebih banyak melalui kenaikan gaji. Dan ketika anda mendekati akhir hidup anda, anda akan berkata, &#8216;“Ketika saya pensiun, penghasilan saya akan menurun.&#8217;” Dengan kata lain, asumsi bagi orang tua kita adalah anda bekerja keras seumur hidup dan pensiun miskin.  Sekarang ada orang berumur 25 tahun yang tidak pernah mempunyai pekerjaan tetapi telah menjadi milyader dengan membangun piranti lunak komputer. Pada saat yang sama, ada orang yang berumur 50 tahun sedang mencari pekerjaan dengan berharap mendapatkan penghasilan $50.000/tahun. Yang lebih buruk lagi, orang yang berumur 50 tahun ini hanya mempunyai sedikit atau tidak mempunyai uang sama sekali yang dapat disisihkan untuk pensiun dan mungkin tidak bisa pensiun. Orang berumur 50 tahun ini tidak memerlukan pekerjaan. Orang ini memerlukan cara untuk menjadi kaya dan memperoleh tingkat penghasilan yang terus-menerus sepanjang sisa hidupnya. Perusahaan pemasaran jaringan memberikan kesempatan ini dengan memberikan pendidikan, pembimbingan, dan sistem bisnis untuk membantu orang berumur 50 tahun ini membangun bisnis B-nya sendiri.  Pada tahun 2010, yang tidak terlalu lama lagi, orang pertama dari 75 juta baby-boomers (orang yang lahir pada masa ledakan bayi setelah PD II) di Amerika akan mencapai usia 65. Banyak yang akan masuk ke pemasaran jaringan sebagai cara untuk membangun jaminan seumur hidup yang tidak diberikan oleh pekerjaan mereka. Disamping itu, seseorang yang dengan sukses membangun bisnis pemasaran jaringan mempunyai potensi untuk masuk dalam peringkat ultrakaya di dunia&#8217;…jauh lebih kaya dibanding para profesional yang berpendidikan tinggi seperti dokter, pengacara, insinyur&#8217;…dan jauh lebih kaya dibanding banyak bintang olah raga, bintang film, dan bintang rock. Dengan semakin dekatnya tahun 2010, banyak orang yang sudah berada dalam bisnis pemasaran jaringan akan sangat beruntung ketika jutaan baby-boomer bergabung.</p>
<p>3. Portofolio pensiun pribadi akan dihapuskan.</p>
<p>Belum pernah terjadi dalam sejarah dunia begitu banyak orang mempertaruhkan masa pensiunya pada pasar saham. Ini adalah resep bagi bencana finansial. Pada tahun 2010, juga ada kemungkinan kuat bahwa pasar saham AS akan kolaps, kalau tidak terjadi cepat. Kalau hal ini terjadi jutaan orang yang mengandalkan pasar saham dan sejenisnya tidak akan menikmati masa pensiun menyenangkan yang mereka impikan.  Kalau hal ini pernah terjadi, jutaan orang akan mencari jaminan finansial lainya, seperti membangun bisnis B yang dapat diberikan oleh bisnis pemasaran jaringan.</p>
<p>4. Lebih banyak orang akan sadar.</p>
<p>Dengan semakin dekatnya tahun 2010, lebih banyak orang akan sadar bahwa Era Industri sudah berlalu dan aturan main sudah berubah untuk selama-lamanya.  Pada tahun 1989, ketika tembok Berlin runtuh dan World Wide Web dibangun, aturan dunia berubah. Banyak sejarahwan menyatakan bahwa Era Industri sudah berakhir dan Era Informasi dimulai. Pada Era Industri, aturannya adalah anda bekerja keras dan perusahaan serta pemerintah akan mengurus anda. Pada Era Informasi, aturannya adalah anda akan mendapatkan yang terbaik dengan mengurus diri sendiri.</p>
<p>5. Kesadaran dunia.</p>
<p>Pada tahun 2010, saat baby-boomer Amerika mengakhiri peningkatan pesat ekonomi, sekelompok lain baby-boomer akan menjadi sadar di Asia. Ketika akhir peningkatan ekonomi bergeser dari Amerika ke Asia, orang-orang di perusahaan pemasaran jaringan internasional akan berada dalam posisi bergerak mengikuti tren ini saat teman-teman dan para tentangga mereka takut diberhentikan dari pekerjaan. Dengan kata lain, di Era Informasi, orang yang bersaing mendapatkan pekerjaan anda mungkin tidak tinggal di kota atau di negara anda. Dalam Era Informasi orang yang mencari pekerjaan anda mungkin tinggal di Pakistan dan merasa senang dengan gaji $20 per hari, bukanya $20 per jam dengan tunjangan.  &#8216;“Ketika orang mendapat banyak uang, mereka sering berpikir IQ mereka meningkat. Saat orang mendapat uang, mereka berpikir bahwa mereka lebih cerdas tetapi mereka mulai melakukan hal-hal yang bodoh. Bukannya IQ mereka meningkat, IQ mereka sebenarnya menurun dan kesombongan mereka naik dengan cepat.&#8217;” Kalau anda melihat apa yang terjadi dengan pemenang undian atau bintang olahraga yang tiba-tiba mendapat banyak uang, anda akan mengetahui bahwa pernyataan ayah kaya saya memiliki validitas.  Bebicara tentang kesombongan vs kecerdasan. Dengan kata lain, banyak orang Amerika mabuk dan berpesta hingga jauh malam karena peningkatan pesat ekonomi ini. Saat saya menulis, kebocoran gelembung ekonomi mulai terlihat. Perusahaan-perusahaan dot com mulai kolaps dan investor saham yang melambung tinggi mulai mencari tempat berlindung pada saham yang lebih bernilai tradisional. Ketidakstabilan pasar saham saat ini sedang diamati amat cermat. Bila peningkatan pesat ini berakhir, banyak orang bijaksana dalam merencanakan masa depan akan mulai menyadari betapa pandainya mereka memasuki bisnis pemasaran jaringan sebelum peningkatan pesat berakhir.</p>
<p>6. Kebangkrutan mungkin tak pernah datang.</p>
<p>Mungkin Sejarah tidak berulang sendiri. Mungkin kestabilan saat ini akan menjadi stabil dan peningkatan pesat ekonomi akan berlangsung selamanya. Mungkin orang-orang yang melihat kebijaksanaan bisnis pemasaran jaringan akan salah. Mungkin secara pribadi bertanggung jawab atas hidup dan kesejahteraan seseorang adalah salah. Mungkin mengharapkan pekerjaan anda, pemerintah, dan pasar saham yang akan menguras anda adalah hal yang benar untuk dilakukan. Mungkin cara terbaik untuk mendapatkan jaminan finansial adalah meminjam uang dan mempertaruhkan masa depan finansial anda pada pasar saham. Mungkin mempertaruhkan masa depan anda pada keberuntungan bukannya pendidikan yang terus-menerus adalah sesuatu yang pandai dilakukan&#8217;…tetapi saya kira tidak.</p>
<p>Sebagai orang Amerika yang berpergian ke seluruh dunia, saya melihat persoalan dengan orang Amerika adalah bahwa kita cenderung untuk hidup dalam akuarium ikan. Dunia dapat melihat ke dalam tetapi banyak orang Amerika memilih untuk tidak melihat keluar. Dunia menonton acara TV Amerika. Tetapi berapa banyak di antara kita yang pernah menonton acara TV di India, Cina, atau Korea? Sangat banyak orang Amerika tidak melihat betapa cepatnya bagian dunia yang lain mengerti Ide Kapitalisme&#8217;…bahkan orang Komunis sedang menjadi Kapitalis saat ini. Sangat banyak orang Amerika menjadi lemah, malas dan mengharapkan bahwa hidup dengan pekerjaan bergaji tinggi dan uang yang mudah diperoleh akan berlangsung terus&#8217;…dan mudah-mudahan bagi mereka akan demikian&#8217;…tetapi saya rasa tidak.</p>
<p>Sepanjang sejarah, kebangkrutan mengikuti semua peningkatan pesat. Berita itu mungkin berita buruk banyak orang. Namun itu juga menjadi berita baik bagi yang lain. Salah satu keunggulan beberapa bisnis pemasar jaringan adalah bahwa dunia adalah wilayah kita. Kalau anda mempunyai bisnis pemasaran jaringan internasional, kebangkrutan ekonomi bisa menjadi berita baik bagi anda sebagaimana halnya dengan peningkatan pesat ekonomi. Dan jika anda dapat melihat semua peningkatan dan semua kebangkrutan sebagai berita baik, itu adalah berita baik bagi jiwa anda dan bagi masa depan finansial anda.  Ini hanyalah beberapa alasan mengapa saya melihat masa depan industri pemasaran jaringan semakin cerah.</p>
<p style="text-align:right;">Sumber : http://arifhidayat.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PRESENTATI I DISEGNI DI LEGGE PER IL RECUPERO DELLA PENSIONE DI REVERSIBILITA' DECURTATA DALLA LEGGE DINI]]></title>
<link>http://riprendiamocilareversibilita.wordpress.com/2009/11/16/presentati-i-disegni-di-legge-per-il-recupero-della-pensione-di-reversibilita/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:56:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>riprendiamocilareversibilita</dc:creator>
<guid>http://riprendiamocilareversibilita.wordpress.com/2009/11/16/presentati-i-disegni-di-legge-per-il-recupero-della-pensione-di-reversibilita/</guid>
<description><![CDATA[Care colleghe e  cari colleghi, la C.I.L. Pensionati (Confederazione Intercategoriale Lavoratori) è ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Care colleghe e  cari colleghi,</p>
<p>la <strong><em>C.I.L. Pensionati (Confederazione Intercategoriale Lavoratori)</em></strong> è lieta di comunicare a tutte le persone interessate che, dopo una serie di confronti con i Parlamentari, alcuni di loro hanno immediatamente accolto e condiviso la  nostra richiesta sindacale <strong><em>predisponendo uno specifico DDL</em></strong> (disegno di legge) per “l’abrogazione dell’art. 1 comma 41 legge 335/95  Annessa tabella F (legge Dini) “ .</p>
<p>Tale iniziativa ha lo scopo di eliminare un’ingiustizia sociale e a recuperare una somma indebitamente sottratta alle pensioni soprattutto delle vedove e in ogni caso ai superstiti del pensionato deceduto.</p>
<p>I DDL sono stati presentati sia alla Camera sia al Senato e sono in attesa della formale registrazione come atti parlamentari. In seguito i predetti DDL saranno assegnati alle varie Commissioni Parlamentari per il regolare iter parlamentare.</p>
<p>Tali iniziative parlamentari, però, dovranno essere  energicamente sostenute da tutti noi, partecipando attivamente alle varie iniziative che la CIL Pensionati dovrà intraprendere:</p>
<ul>
<li>per aggregare il massimo dei pensionati/pensionate creando una forza a sostegno;</li>
<li>per sensibilizzare tutti i Parlamentari e la società civile;</li>
<li>per creare momenti di discussione e confronto – Convegni;</li>
<li>per  essere pronti a rivendicare con tenacia e determinazione i nostri diritti, anche con civili e garbate manifestazioni, se ritenute necessarie e indispensabili</li>
</ul>
<p>Se ritenete che quanto sopra esposto sia giusto e condiviso, allora si chiede di sostenere fattivamente tale specifica rivendicazione versando una somma di    € 20,00 (venti) come <strong>socio ordinario</strong> ed eventuali altri somme come <strong>socio sostenitore</strong> sul <strong><em>conto corrente postale n.99060949 </em></strong>intestato a C.I.L.<strong><em> Confederazione Intercategoriale Lavoratori – Segreteria Generale </em></strong>con la seguente causale<strong><em> “quota tesseramento annuale – pensionati”.</em></strong></p>
<p>Per eventuali chiarimenti potete rispondere sia attraverso il presente blog sia per posta elettronica al seguente indirizzo:<strong><em> <a href="mailto:cil.pensionati@gmail.com">cil.pensionati@gmail.com</a></em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em><span style="text-decoration:underline;">NOTA BENE</span></em></strong><strong><em>: chi è interessato a far parte attiva del sindacato pensionati e a rivestire un incarico sindacale può inviare una richiesta scritta con i recapiti telefonici sia fissi sia mobili (urbano e cellulare), sarete richiamati.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Grazie per l’attenzione e cordiali saluti.</em></strong></p>
<p><em>Oriana Venturi – Responsabile Nazionale CIL &#8211; Pensionati</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Contatti: Telefono: 3334309442 </em></p>
<p><em>Fax: 064454335</em></p>
<p><em> </em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lagi, Nabi Muhammad Dihina! Siapa Bilang Beliau Pedofil?]]></title>
<link>http://ejajufri.wordpress.com/2009/11/13/lagi-nabi-muhammad-dihina-siapa-bilang-beliau-pedofil/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 15:05:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>ejajufri</dc:creator>
<guid>http://ejajufri.wordpress.com/2009/11/13/lagi-nabi-muhammad-dihina-siapa-bilang-beliau-pedofil/</guid>
<description><![CDATA[Bukan hal baru kalau Nabi Muhammad saw. dihina. Berbagai jenis penghinaan sudah beliau terima bahkan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bukan hal baru kalau Nabi Muhammad saw. dihina. Berbagai jenis penghinaan sudah beliau terima bahkan]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[¿Un traficante ilícito de armas está de presidente momentáneo?]]></title>
<link>http://caviardecianuro.wordpress.com/2009/11/09/%c2%bfun-traficante-ilicito-de-armas-esta-de-presidente-momentaneo/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 21:11:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>bobsparz</dc:creator>
<guid>http://caviardecianuro.wordpress.com/2009/11/09/%c2%bfun-traficante-ilicito-de-armas-esta-de-presidente-momentaneo/</guid>
<description><![CDATA[Luis Giampietri en el Afiche de Crónicas del Basurero Si Alan García tuvo algo a su favor, en estos ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Luis Giampietri en el Afiche de Crónicas del Basurero Si Alan García tuvo algo a su favor, en estos ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir Hicaz Yolcusuna Mektup]]></title>
<link>http://myakwa.wordpress.com/2009/11/09/bir-hicaz-yolcusuna-mektup/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 03:37:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>rabiayener</dc:creator>
<guid>http://myakwa.wordpress.com/2009/11/09/bir-hicaz-yolcusuna-mektup/</guid>
<description><![CDATA[Meşakkatlı bir yolculuk başlıyor sizler için. Hacc yolculuğu&#8230;Meşakkati kendisinden ziyade, yol]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Meşakkatlı bir yolculuk başlıyor sizler için. Hacc yolculuğu&#8230;Meşakkati kendisinden ziyade, yol]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Evrensel Demokrasi-Universal Democracy]]></title>
<link>http://hopladedegi.wordpress.com/2009/11/08/evrensel-demokrasi-universal-democracy/</link>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 17:57:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>dedegi</dc:creator>
<guid>http://hopladedegi.wordpress.com/2009/11/08/evrensel-demokrasi-universal-democracy/</guid>
<description><![CDATA[Dünyamız insanlarının; siyasetçi,diplomat,iş adamı ,din adamı,bilim adamı,spor adamı,sendika-dernek ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Dünyamız insanlarının; siyasetçi,diplomat,iş adamı ,din adamı,bilim adamı,spor adamı,sendika-dernek görevlisi, özetle her sorumlu düzeydeki yetkilinin :</p>
<p>&#8221;Kendi kamuoyu,yandaşı,karşıtı,spor klübü taraftarı,taraflısı tarafsızı, her kesime yönelik sosyal,etnik,dini,siyasi vb. amigoluk ve kışkırtıcılığı yapmalarına değil, barış ve huzur için evrensel demokrasi yanlısı söylem,tutum,davranış  içinde olmalarına&#8221; ihtiyaçları var&#8230;</p>
<p>İSTERSENİZ METNİ ÇEVİRİN-IF YOU WISH TRANSLATE TEXT</p>
<p><em><a href="http://www.google.com/language_tools?hl=tr" target="_blank">1-Google İle-With Google </a>  </em></p>
<p><em><span style="color:#3366ff;"> </span><a href="http://www.seslisozluk.com/" target="_blank"><span style="color:#3366ff;">2-Sesli Sözlükle-With Sesli Sozluk(Open Dictionary)   </span></a></em></p>
<p><a href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://static.addtoany.com/buttons/share_save_256_24.png" border="0" alt="Share/Bookmark" width="256" height="24" /></a></p>
<p><a title="Twitter Dedegis" href="http://twitter.com/dedegis" target="_blank"><img title="TWITTER ICON" src="http://hopladedegi.files.wordpress.com/2009/10/twitter-icon.jpg?w=150&#038;h=65#38;h=65&#38;h=65" alt="TWITTER ICON" width="150" height="65" /></a></p>
<p><a href="http://hopladedegi.wordpress.com/" target="_self"><span style="color:#3366ff;">Ana Sayfa-Home</span></a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Merhametli İnsan]]></title>
<link>http://tarihikayeler.wordpress.com/2009/11/07/merhametli-insan/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 09:39:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://tarihikayeler.wordpress.com/2009/11/07/merhametli-insan/</guid>
<description><![CDATA[Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki : -&#8217;Ey halife, bu a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki :<br />
-&#8217;Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü.</p>
<p>Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.&#8217; Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek :<br />
- Söyledikleri dogru mu diye sorar ,</p>
<p>Suçlanan genç der ki :<br />
-evet dogru.</p>
<p>Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalım nasıl oldu diye sorar:</p>
<p>Bunun üzerine genç anlatmaya başlar, der ki :<br />
<!--more--><br />
Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulundugu yere getirdi.Afedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor, hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyva koparmasına engel olamadım, arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum agır geldi, ben de bir taş attım,Babası öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret&#8217; dedi.</p>
<p>Bu söz üzerine Hz Ömer<br />
- &#8216;Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam.Madem suçunu da kabul ettin&#8217; dedi.</p>
<p>Bu sözden sonra delikanlı söz alarak<br />
-&#8217;Efendim bir özrüm var&#8217; diyerek konuşmaya başladi</p>
<p>- &#8216;Ben memleketinde zengin bir insanım, babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı.Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak<br />
zorunda kaldim. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin<br />
verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum&#8217; der.</p>
<p>Hz. Ömer dayanamaz der ki :</p>
<p>-&#8217;Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalir ki?!&#8217;</p>
<p>Sözün burasinda genç adam ortama bir göz atar, der ki:</p>
<p>- &#8216;Bu zat benim yerime kalir.&#8217; O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaslarindan daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As&#8217; dan baskası değildir.</p>
<p>Hz.Ömer Amr&#8217;a dönerek,</p>
<p>- &#8216;Ey Amr, delikanliyi duydun&#8217; der.</p>
<p>O yüce sahabi</p>
<p>-&#8217;Evet, ben kefilim&#8217; der ve genç adam serbest bırakılır.</p>
<p>Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medine&#8217;nin ileri gelenleri Hz. Ömer&#8217;e çıkarak genc&#8217;in Gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As&#8217;a verilecek idam yerine maktülün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler.</p>
<p>Hz. Ömer kendinden beklenen cevabi verir der ki :<br />
-&#8217;Bu kefil babam olsa farketmez cezayi infaz ederim.&#8217;</p>
<p>Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki :<br />
-&#8217;Biz de sözümün arkasındayız.&#8217;</p>
<p>Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin vardi neden geldin?&#8217; Genç vakurla başını kaldırır ve (günümüz insanı için pek de önemli olmayan) &#8216;AHDE VEFASIZLIK ETTİ&#8217; demeyesiniz diye geldim der.</p>
<p>Hz.Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As&#8217;a der ki :</p>
<p>-&#8217;Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun nasil oldu onun yerine kefil oldun&#8217;.</p>
<p>Amr Ibni As( Allah kendisinden ebediyyen razi olsun), vakurla kanımızı donduracak bir cevap verir,</p>
<p>-&#8217;Bu kadar insanın içerisinden beni seçti.</p>
<p>&#8216;İNSANLIK ÖLDÜ &#8216;dedirtmemek için kabul ettim&#8217; der. Sıra gençlere gelir, derler ki :</p>
<p>-&#8217;Biz bu davadan vazgeçiyoruz.&#8217;</p>
<p>Bu sözün üzerine Hz Ömer :</p>
<p>-&#8217;Ne oldu, biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?&#8217;der.</p>
<p>Gençlerin cevabı da<br />
-&#8217;MERHAMETLİ İNSAN KALMADI&#8217; DEMEYESİNİZ DİYE &#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tarihteki Müslüman Bilimadamları]]></title>
<link>http://tarihikayeler.wordpress.com/2009/11/07/tarihteki-musluman-bilimadamlari/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 09:27:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://tarihikayeler.wordpress.com/2009/11/07/tarihteki-musluman-bilimadamlari/</guid>
<description><![CDATA[Tarihin tozlu raflarinda kalmis gun yuzune cikmamis bircok fikir ve icadin insanlik tarafindan bilin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Tarihin tozlu raflarinda kalmis gun yuzune cikmamis bircok fikir ve icadin insanlik tarafindan bilinmediginden yola cikan Prof. Dr. Salim El-Hassani, akademik olarak gerceklestirdigi uzun calismalarin ardindan, 1001 Bulus projesini hayata gecirdi.</p>
<p>&#160;</p>
<p>Proje, Batinin &#8216;karanlik caglar&#8217; olarak niteledigi ortacagda bilim ve teknolojinin olmadigina dair yanlis bir yargidan hareketle olusturuldu. Bu dusunceyi ortadan kaldirmak, Muslumanlarin bilim ve teknolojiye nasil katkida bulunduklarini anlatmak icin, Muslumanlarin yaptigi icatlar bir araya getirildi. Bu icatlarin ornekleri, hikayeleri 2007 yilinda Ingiltere&#8217;de Glasgow Bilim Merkezinde sergilendi. &#8216;Musluman Mirasini Kesfet&#8217; ismi verilen sergide binlerce eser yer aldi. Sergi butun dunyanin ilgisini cekti ve medyada yer aldi. The Guardian, genis yer ayirdigi bu sergi icin &#8216;Islam uygarliginin Bati dunyasina yaptigi buyuk tarihsel katkilar artik gormezden gelinemez.&#8217; yorumunu yapti. 1001 Bulus projesi, ozellikle astronomi alaninda Muslumanlarin dunya bilim hayatina cok onemli katkilari gozler onune seriyor.</p>
<p>&#160;</p>
<p>9. yuzyilda yasamis olan El Battani&#8217;nin Kopernike yol gosterdigi, trigonometrinin ilk mimarlarindan oldugu ifade ediliyor. Yine 9. yuzyilda yasamis olan Cabir Ibni Hayyan&#8217;in kimya biliminin kurucularindan oldugu ve kendine ait bir laboratuarda yaptigi kimyasal calismalar ve deneyler gozler onune seriliyor. 10. yuzyilda yasamis olan Gokbilimci Abdurrahman El Sufi, galaksimizin disinda bir galaksi oldugunu ilk kesfeden kisi olarak anlatiliyor. 12. yuzyilda yasamis cografyaci El-Idrisi&#8217;nin 70 haritayi iceren &#8216;The Book of Roger&#8217; diye bilinen atlasi insanliga hediye ettiginden bahsediliyor. Bunlara benzer pek cok icat 1001 icat projesiyle dunyaya tanitiliyor. Proje, uc binden fazla akademik yayinin taranmasi, bunlardan belgelerin ve resimlerin secilmesiyle olusturulmus.<!--more--></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>1001 Icat belgesel oldu</strong></p>
<p>&#160;</p>
<p>Prof. Dr. Salim El Hassani&#8217;nin baskanligini yaptigi Bilim Teknoloji ve Medeniyet Vakfi cesitli ulkelerden bircok akademisyenin katilimiyla hazirladigi 1001 Invention (1001 Icat) kitabi icerigi ve tum detaylariyla Hilal Tv ekranlarinda bir belgesel formatinda da Turk izleyiciyle bulusuyor. Muslumanlarin tarih boyunca basta egitim, sehir, tip, ticaret, astronomi, cografya olmak uzere gunumuzdeki bilim ve teknolojinin alt yapisini olusturan birbirinden ilginc icatlari ve parlak fikirleri gerceklestirenler bu program ile meraklisina sunuluyor. Bir cok universiteden akademisyenin, konuya dair arastirmalari, belgeleri ve yorumlari ile katildigi 1001 Icat belgeseli, her birinde farkli bir alanin ele alindigi yedi bolum halinde hazirlanmis. Fatih Universitesi Ogretim Uyelerinden Yrd. Doc. Dr. Ebubekir Ceylan ve Doc. Dr. Salim Ayduz tarafindan hazirlanan belgesel Hilal Tvde Pazar gunleri saat 17:00, sali gunu de 17:30 da yayinlaniyor.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Bazi Musluman mucitler ve icatlari</strong></p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ibni Yunus:</strong> (?-1009) Galileden once sarkaci buldu.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ibnunnefis:</strong> (1210-1288) Kucuk kan dolasimini bulan unlu Islam alimi.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ibrahim Efendi:</strong> (18.yuzyil) Osmanlilarda ilk denizaltiyi yapan muhendis.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Aksemseddin:</strong> (1389-1459) Pasteurden cok cok once mikrobu bulan ilk bilim adami.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ammar:</strong> (11.yuzyil) Ilk katarak ameliyatini kendine has bicimde yapan bilim adami.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Battani:</strong> (858-929) Dunyanin en meshur 20 astronomundan biri, trigonometrinin mucidi, sinus ve kosinus tabirlerini kullanan ilk bilgin.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Cabir Bin Eflah:</strong> (12. yuzyil) Cubuklu gunes saatini bulan bilim adami.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Cahiz:</strong> (776-869) Zooloji ilminin onculerinden. Hayvan gubresinden amonyak elde etti.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Cezeri:</strong> (1136-1206) Ilk sistem muhendisi, sibernetikci, elektronikci ve bilgisayarin babasi; oysa bilgisayarin babasi yanlis olarak Ingiliz matematikci Charles Babbage olarak bilinir.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Demiri: </strong>(1349-1405) Ilk zooloji ansiklopedisini yazan alim.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ebu&#8217;l Vefa:</strong> (940-998) Matematik ve Astronomi bilginidir, trigonometriye; tanjant, kotanjant, sekant ve kosekanti kazandiran matematik bilginidir.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ebu Maser:</strong> (785 &#8211; 886) Med-Cezir olayini (gel-git) ilk kesfeden bilgin.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Giyasuddin Cemsid:</strong> (?-1429) Ondalik kesir sistemini bulan Cemsid ayni zamanda cebir ve astronomi alimi.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Harizmi:</strong> (780 &#8211; 850 ) Ilk cebir kitabini yazan ve batiya cebiri ogreten kisidir. Adi algoritmaya isim olurken, rakamlari Avrupaya ogreten kisi olarak taninir.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ibni Cessar:</strong> (?- 1009) Cuzzam hastaliginin sebeb ve tedavilerini 900 sene once aciklayan Musluman tabip.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ibni Fazil: </strong>(73 -805) 12 asir once ilk kagit fabrikasini kuran vezir.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ibni Havkal:</strong> (10. yuzyil) 10 asir once ilmi degeri yuksek bir cografya kitabi yazan alim.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Ibni Karaka:</strong> (?- 1100) Dokuz yuz yil once torna tezgahi yapan bilgin.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Istahri:</strong> (10. yuzyil) Minyaturlu cografya kitabi yazan bilgin.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Kadizade Rumi:</strong> (1337-1430) Osmanlinin ve Turklerin ilk astronomudur.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Kazvini:</strong> (1203-1283) Astronom ve cografyaci bilgin.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Vesim:</strong> (?- 1761) Verem mikrobunu Robert Kochdan 150 sene once kesfeden unlu doktor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Affetmek]]></title>
<link>http://tarihikayeler.wordpress.com/2009/11/07/affetmek/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 08:58:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://tarihikayeler.wordpress.com/2009/11/07/affetmek/</guid>
<description><![CDATA[Affetmek Bir Seçimdir&#8230; Nefreti aşmanın tek yolu var: Affetmek. Başkalarını affettiğimizde biz ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;">Affetmek Bir Seçimdir&#8230;  Nefreti aşmanın tek yolu var: Affetmek. Başkalarını affettiğimizde biz özgürleşiriz.  Nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller. Hiç kimse saf iyi ya da saf kötü değildir.  Salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde boğar insanı. Nefret dolu bir yaşam, mutsuz bir yaşamdır.  Affetmek insanı derinleştirir. Affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir.  Çünkü affetmek bir seçimdir. Kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir. Affetmek bir süreçtir. Birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür. Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır. Yani koşullu affetme yoktur.  Diğer insanın da sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin.  Affetmek bir seçimdir.  Amacı sizin rahatlamanızdır, sizin özgürleşmenizdir. Nefret duyduğunuz kişinin yaşıyor ya da ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklılık yaratmayacaktır.  O acılar sizin acılarınız. Affetmek kolay değildir.  Fakat özgürleşmek için gereklidir. Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır. Oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrolü altında tutmasına son vermek demektir.  Affetmek, o kişiyi sevmek değil. Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil. Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil. Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil. Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil. Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil. Affetmek, o kişiyi hakli bulmak değil. Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil.   Affetmek kırgınlığın, kızgınlığın, nefretin hapishanesinden özgürlüğe çıkmaktır. Affetmek artık acıyı hissetmemektir. Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir. &#8220;Duygusal unutma&#8221; affetmenin diğer adıdır.  HADİS-İ ŞERİF  : AFFEDİN Kİ ALLAH DA SİZİ AFFETSİN VE ŞEREFİNİZİ YÜKSELTSİN&#8230;  (SAS)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DİNİ VAHŞET ve KATLİAMLAR ]]></title>
<link>http://panteidar.wordpress.com/2009/11/06/dini-vahset-ve-katliamlar/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 12:05:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>pante</dc:creator>
<guid>http://panteidar.wordpress.com/2009/11/06/dini-vahset-ve-katliamlar/</guid>
<description><![CDATA[Bilinen  tarih  içinde  din  adına  işlenmiş  cinayet  ve  katliamlar  o  kadar fazla  ki  anlatmakl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Bilinen  tarih  içinde  din  adına  işlenmiş  cinayet  ve  katliamlar  o  kadar fazla  ki  anlatmakla  bitmez.<br />
Özellikle  semavi  dinlerin  tamamı,  İslamiyet,  Hristiyanlık  ve  Musevilik  bu  insanlık  suçuna  dahildirler. Bu  sütunlara  sığmayacak  olan  toplu  katliamların,  dini  yayma,  kutsalları  koruma,  cihad  ve  fetih  adına  yapılan  vahşetlerin  belki  sadece  bir  kısmına  değinebileceğiz.</p>
<p><!--more--></p>
<p><span style="color:#800000;"><strong> HALLAC-I  MANSUR </strong></span></p>
<p>Hallac-ı Mansur  Tasavvufun  en  çok  anılan  isimlerinden  olup  858  yılında  İran&#8217;da  doğdu.</p>
<p>922  de  ise  &#8221;Enel  Hak&#8221;  dediği  bahanesiyle  uzuvları  işkenceyle  kesilip  asılarak  katledildi.<br />
Halkın  efsaneleştirdiği  bu  sufi  yazarın  kısa  hikayesi  şöyle:</p>
<p>Hallac-ı  Mansur   küçük  yaşlarda  Kur’anı  ezberlemiştir.</p>
<p>Mansur’u  ilginç  kılan,  ve  sunni  ulamayı  şaşırtan  ve  hayretler  içinde  bırakan  yanı  ise,  çok  küçük  yaşlarda  Kur’an  hakkında  yorumlar  getirmesidir. Devrin  büyük  alimlerinden  yıllarca  ders  almıştır.</p>
<p>Hallac;  ruhsal  alemde  artık  amacına  ulaşmış,  hayata,  insana  ve  dine  değişik  perspektiflerden  bakmaya  başlamış  ve  kendisine  yakışır  bir  biçimde  konuşmaya  başlamıştır.  Hallac’ın  bu  durumunu  sevgisini  kazanananları  çoğalttığı  gibi,  Sünni  Ulamanın  başını  çektiği  çevrelerin  tepkilerini  üzerine  çekerek  düşman  cephesini  de  büyütmüştür.</p>
<p>Tasavuf  konusundaki  yeni  düşünceleri,  etkili  davranışları,  konuşmaları  nedeniyle  gittiği  yerde  çevresinde  büyük  bir  kalabalığın  toplanmasına  yol  açan  Hallac-ı  Mansur’u  değişik  inançta  ve  mezhepte  kimseler  savunmuştur.  Miladi  908  de  baş  gösteren  Hanbeli  ayaklanmasına  katılmakla  suçlanan  Hallac-ı  Mansur  913  tarihinde  tutuklandı.  Sekiz  yıl  tutuklu  kaldıktan  sonra  Bağdat’a  götürüldü.  Maliki  kadısı  Ebu  Ömer  Hammadi’nin     fetvası  ve   Abasi  Halifesi  Muktedir’in  buyruğu  üzerine   22   Mart  922  tarihinde  Bağdat’ta  idam  edildi.</p>
<p>Efsaneleşen  idamı  ise  şöyle  anlatılır:</p>
<p>Hallac-ı  Mansur;  idama  getirilirken  önce   1000  kamçı  vurularak  kamçılandı  sonra,  darağacında  asılarak   gövdesi  param  parça  edildi.  Hallac&#8217;ın  gövdesinden  kesilerek  koparılan  her  bir  parçası,  her  bir  uzvu  “Enel  Hak”  diyordu.  Bu  durumu  gördükleri  halde  halen  inanmak  istemeyen  bu  caniler  bu  zulümle  de  yetinmeyerek,  gövdesi  param  parça  edilmiş  Hallac-ı  Mansur’u   halka  teşhir  için  tüm  Bağdat  sokaklarında  gezdirmiş  ve  halkı   Hallac’ın  kesik  kafasını  seyre  zorlanmıştır.  Hallac’ın  kafası  gövdesinden  koparıldığı  zaman  seyre  zorlanan  halkın  gözü  önünde  Hallac-ı  Mansur’un  kesik  başı  “Enel  Hakk”  diye  söylemiştir.   Tüm  bu  olup  bitenlere  rağmen   kafası  kesilen  Hallacı  Mansur  gövdesi  yakılarak  külleri  suya  serptirilmiş  yine  de  nehrin  suları  “Enel  Hakk”   diye  bağırıp  çağırmıştır.  Suyun  bu  seslenişi  Hallac’ın;</p>
<p>“Ben  idam  edilip,  yakılacağım.  Benim  küllerimi  nehire  serptirecekler.  Nehir  bana  yapılan  zülme   dayanamayacak  ve  “Enel  Hakk”diye  bağıracaktır.  Sen  o  zaman  benin  abamı  alıp  getirip  nehire  atacaksın.  Ancak  o  zaman  sesler  kesilecektir.&#8221;  diye  yardımcısına  vasiyette  bulunur.  Hallac’ın  bu  vasiyeti  yerine  getirmek  üzere  Yardımcısı  tarafından  Hallac&#8217;ın  abası  suya  atılmış,  böylece  nehirden  gelen  “Enel  Hakk”  nidaları  son  bulmuştu.</p>
<p><span style="color:#800000;"><strong>BRUNO&#8217;NUN  YAKILIŞI: </strong></span></p>
<p>Giordano  Bruno  (Nola,  Napoli  Krallığı  1548  -  Roma  1600)  İtalyan  filozof.  Rönesans  felsefesini  biçimlendiren  filozofların  en  önemlilerinden  biridir  ve  şair  yönüyle  de  edebiyata  en  yakın  duranıdır.  Ona  &#8217; Doğacı  coşkunluğun  düşünürü &#8216; de  denilebilir.</p>
<p>Soylu  bir  ailenin  çocuğu  olarak  1548  yılında  İtalya&#8217;nın  Nola  kasabasında  dünyaya  geldi.  Onaltı  yaşındayken  Dominiken  adını  taşıyan  bir  tarikatta  yer  aldı.  Kopernilus  sistemiyle  tanışınca,  Bruno  &#8217;tarikat&#8217;  mensubu  bir  kişi  olmaktan  sıyrıldı  ve  buna  bağlı  olarak  Hıristiyan  inancıyla  arasındaki  bütün  bağları  koparttı.  Kiliseye  karşı  bir  sistem  içinde  yer  aldığından  din  sapkınlığı  ile  suçlandı.  Engizisyondan  baskısından  kurtulmak  için  Roma&#8217;ya  ardından  Kuzey  İtalya&#8217;ya  kaçtı.</p>
<p>Dinsizlikle  suçlandığı  için  hiç  bir  yerde  kalıcı  olarak  yaşayamadı,  sürekli  gezdi.  Cenevre&#8217;ye  geçti,  ardından  Güney  Fransa,  Paris  ve  Londra&#8217;da  devam  etti  yaşamına.  Sorbonne  Üniversitesi&#8217;nde  bir  kürsü  elde  etti  (1582).  Londra&#8217;da  yapıtlarının  bir  bölümünü  bastırdı.  Londra&#8217;dan  kısa  bir  süreliğine  yine  Paris&#8217;e  geçen  Bruno,  bu  defa  da  Almanya&#8217;ya  gitti  ve  eserlerini  yayımlatma  çabalarını  sürdürdü.  Daha  sonra  Zurich&#8217;e  geçen  Bruno,  bir  İtalyan  aristokrat  tarafından  Venedik&#8217;e  davet  edilince  bu  daveti  kabul  etti.  Burada  Galilei  ile  tanıştı.  Ama  Mocenigo  adlı  bu  aristokrat&#8217;la  çatışınca,  onun  tarafından  Engizisyon&#8217;a  teslim  edildi.</p>
<p>Ona,  düşüncelerinden  vazgeçmesi  ve  sonsuz  evren  görüşünün  din  sapkınlığı  olduğunu  kabul  etmesi  durumunda  kilise  tarafından  affedileceği  söylendi.  Ama  o,  gördüğü  bütün  işkencelere  karşın,  görüşlerinden  taviz  vermedi  ve  ölüme  mahkum  edildi.<br />
Ölüm  kararını  Bruno&#8217;ya  bildiren  yargıç,  ondan  şu  cevabı  almıştır:  &#8221;Ölümümü  bildirirken  siz  benden  daha  çok  korkuyorsunuz&#8221;.</p>
<p>Kilisenin  bu  kararı,  1600  yılının  Şubat  ayında,  Roma&#8217;da  Campo  dei  Fiori  meydanında  yerine  getirildi. Bruno  önce  diline  çivi  çakılarak  yapılan  işkence  sonrasında  kazığa  bağlanıp  diri  diri  yakıldı..<br />
Bruno  evrenin  sonsuzluğu  yanında  evrenin  birliği  ilkesini  de  benimser.  Buna  göre  Ortaçağ  felsefesi&#8217;nde  temel  alınan  gök  ile  yer  ayrılığını  reddeder.  Bruno ;  Tanrı&#8217;nın  ve  Evrenin  birbirinden  farklı  iki  töz  olmadığı,  ama  aynı  gerçekliğin  iki  sonsuz  görünümü  olduğunu  kabul  eder.  Ona  göre  herşey  Tanrısal  kuvvetin  görünüşüdür. Bruno&#8217;nun  bu  görüşleri  Tasavvufla  ve  panteizmle  örtüşür.</p>
<p>&#8220;Ne  gördüğüm  hakikati  gizlemekten  hoşlanırım,  ne  de  bunu  aşıkça  ifade  etmekten  korkarım.  Aydınlık  ve  karanlık  arasındaki,  bilim  ve  cehalet  arasındaki  savaşa  her  yerde  katıldım.  Bundan  dolayı  her  yerde  zorlukla  karşılaştım  ve  cehaletin  babaları  olan  resmi  akademisyenlerin  yanı  sıra  kalın  kafalı  çoğunluğun  öfkesinde  hedef  olarak  yaşadım.&#8221;</p>
<p>Düşüncelerinin  açıklanmasının  kendisi  için  çok  tehlikeli  olduğunu  bildiği  halde,  yukarıdaki  cümlesinden  de  anlaşılacağı  gibi,  yazı  ve  konuşmalarında  düşüncelerini  hep  böyle  açıkça  ifade  etmiştir.  O&#8217;na  İtalya&#8217;nın  Hallac-ı  Mansur&#8217;u  demek  yanlış  olmaz..</p>
<p>Giordano  Bruno&#8217;nun  günümüze  kadar  gelen  eserleri  şunlardır.<br />
• Şamdancı<br />
• Neden  ,  ilke  ve  birlik  üzerine<br />
• Sonsuz  evren  ve  dünyalar  üzerine<br />
• Yiğitçe  öfkeler  üzerine</p>
<p><span style="color:#800000;"><strong>BABEK&#8217;İN  İSYANI  VE  KATLEDİLMESİ </strong></span></p>
<p>Başkaldırı  Bilal  Abadh’da,  İran’da  kıtlık  ve  otorite  boşluğu  olduğu,  Amenia  valisi  Hatim  b.  Khartama’nın  bölgede  yarı  bağımsızlık  ilan  edip,  yönetimi  sıkıntı  içine  soktuğu  bir  dönem  olan  816  yılında  başladı.  Dağlık  bölgelerdeki  boğaz  ve  geçitlerde  istihkam  kurmuş  olan  Babekiler  uzun  süre  bütün  hücumları  püskürtmüş  ve  kısa  zamanda  Jibal,  Azerbaycan’dan  Horasan  ve  Tabaristan’dan  Kuhistan’a  kadar  birçok  bölgeleri  etki  alanına  almıştı.  Birçok  Abbasi  emirinin  ordusunu  yoketmiş.  Kendilerini  de  esir  etmiş  ya  da  öldürmüş  bulunuyorlardı.  824’de  Bağdad’dan   gönderilen  Halife  ordusu  yenilerek  geri  döndü.  Muhammed  al-Tusi  829-30’da  yaptığı  büyük  operasyonlar  sırasında  öldürüldü.  Ordusunun  döküntüleri  geri  çekilirken  yokedildi.  İzleyen  yıllar  içinde  Horasan  valisi  Abdullah  b.  Tahir’in  Babek-Hurremi’ler  üzerine  hücumları  da  başarısız  kaldı.  H.  Laoust  bu  başarısızlıkları,  Halife’nin  Mısır’da  karşılaştığı  güçlükler  ve  Babekileri  destekleyen  Bizans  İmparatoru  Theophilos’la  yaptığı  savaşlarda  aldığı  yenilgilere  bağlıyor.</p>
<p>İsyanı  bastıran  halife  Mutasım  (833-844)  oldu.  Halife’nin  hizmetine  girmiş  İslam  örtülü  Mani  inançlı  (Usrusana)  Türk  prensi  Afşin,  büyük  ve  günün  koşullarında  eksiksiz  donatılmış  büyük  bir  ordunun  başına  geçirilerek  835’te  Babekilerin  üzerine  gönderildi.  Afşin  yetkin  bir  kumandan  olmasına  rağmen  iki  yıl  boyunca  birçok  yenilgi  aldıktan  sonra,  çeşitli  savaş  hileleriyle  Babek’i  ele  geçirmeyi  başarabildi.  Önce  Babek’in  en  gözde  kumandanı,  kendisi  gibi  Türk  olan  Tarkan’ı  tuzağa  düşürüp  ortadan  kaldırdı.  Böylece  biri  zalim  ve  baskıcı  yönetimin  yanında,  öbürü  mazlum  ve  ezilen  halklarını  isyancı  temsilcisi  olarak  iki  Türk  kumandan  karşı  karşıya  gelmişlerdi.  Afşin  Ortodoks  İslam  örtüsü  altında  ezen  egemen  sınıfın  yanındaydı,  Tarkan  ise  heterodoks  İslam  örtüsüne  bürünüp  ezilen  sınıfların  yanında  yer  almıştı.  Çok  değil  üç  yıl  sonra  Abbasi  halifesi,  Babek’i  tüm  azalarını  kestirip  gövdesini  darağacına  astırdığı  kentte,  Samarra’da,  Afşin’in   ortodoks  İslam  örtüsünü  kaldırıp,  altındaki  Mani  inançsal  kimliğiyle  açlığa  mahküm  ederek  zindanda  öldürttü.</p>
<p>(H.Laoust,  Les  Schismes  dans  l’Islam,  Paris-1983,  s.95vd)</p>
<p>Anlatıldığına  göre,  Babek   Mutasım’ın  önünde  eğilip  af  dilememiştir.  Elleri  ayakları  kesilirken,  sağlam  kalanıyla  fışkıran  kanını  yüzüne  sürermiş.  Mutasım,  neden  öyle  yaptığını  sorduğunda:  “Kendi  kanımla  boyuyorum  ki,  yüzümün  sararmaya  başladığı  görülmesin.  Zira  senden  korktuğumu  sanırlar”diye  yanıtlamış.</p>
<p>(H.Hossein  Sadıghi,agy.s.275)</p>
<p>Acaba  Afşin  de,  Halifeye  hizmetlerinin  karşılığı  olarak  açlıkla  ölüme  giderken,  sararan  yüzünü  kapatmayı  düşündü  mü,  dersiniz?</p>
<p>“İslam  heresiografisi,  Babekileri  İslam  toplumu  dışında  görme  eğilimi  göstermektedir”  diyor  H.  Laoust.  Doğrudur.  Çünkü  onlar  yönetimin  dini  olan  Ortodoks  İslam(Sünnilik)  dışında  bir  İslamı,  ezilen  halk  çoğunluğunun  sıkı  sıkı  sarıldığı  Heterodoks  İslamı  kabul  etmiyorlar.  Abu  Bakr  al-Khallal  Babekileri,  geniş  anlamda  Hariciler  gibi  görmekte.  Yani  ona  göre,  ellerinde  silahlar  yasal  yönetime  karşı  başkaldıran  ve  yeryüzüne  karışıklık  ve  fitne-fesat  tohumları  ekmiş  isyancılar  olarak  düşündüğü  Haricilere  benzetmektedir.  Öylesine  yönetimle  özdeştir  ki  al-Khallal,  “Onlarla  savaşmak  devletin  görevidir,  demiş;  onlara  karşı  herkim,  şahsını,  ailesini  veya  malını-mülkünü  savunurken  ölürse  şehit  olur.”</p>
<p>(Kaynak:  İsmail  Kaygusuz,  Mazdekizm  kaynaklı  alevilik)</p>
<p><span style="color:#800000;"><strong>HAÇLI SEFERLERİ:</strong></span></p>
<p>Haçlılar ,  11.  yüzyılın  sonunda  kutsal  toprakları  fethetmek  ve  İslam  zulmüne  son  vermek  amacıyla  Avrupa&#8217;dan  yola  çıkan  Avrupalı  Hıristiyanlardı.  Sözde  dini  bir  amaçla  yola  çıkmışlar,  ama  geçtikleri  her  yere  vahşet  ve  korku  götürmüşlerdi.  Sivil  halkları  toplu  katliamlara  uğrattılar,  pek  çok  köy  ve  kenti  yağmaladılar.  Müslüman,  Yahudi  ve  Ortodoks  Hıristiyanların  İslam  idaresi  altında  yaşamakta  olduğu  Kudüs&#8217;ü  fethettiklerinde  ise,  büyük  bir  katliam  gerçekleştirdiler. Müslüman  ve  Yahudileri  boyunlarını  vurmak  suretiyle  vahşice  öldürdüler.  Bir  tarihçinin  ifadesiyle  &#8220;buldukları  tüm  Arapları  ve  Türkleri  öldürdüler&#8230;  Erkek  veya  kadın,  hepsini  katlettiler.&#8221;  Haçlılardan  biri,  Raymund  of  Aguiles,  bu  vahşeti  &#8220;övünerek&#8221;  şöyle  anlatıyordu:</p>
<p>“Görülmeye  değer  harika  sahneler  gerçekleşti.  Adamlarımızın  bazıları  ki  bunlar  en  merhametlileriydi  -  düşmanların  kafalarını  kesiyorlardı.  Diğerleri  onları  oklarla  vurup  düşürdüler,  bazıları  ise  onları  canlı  canlı  ateşe  atarak  daha  uzun  sürede  öldürüp  işkence  yaptılar.  Şehrin  sokakları,  kesilmiş  kafalar,  eller  ve  ayaklarla  doluydu.  Öyle  ki  yolda  bunlara  takılıp  düşmeden  yürümek  zor  hale  gelmişti.  Ama  bütün  bunlar,  Süleyman  Tapınağı&#8217;nda  yapılanların  yanında  hafif  kalıyordu.  Orada  ne  mi  oldu?  Eğer  size  gerçekleri  söylersem,  buna  inanmakta  zorlanabilirsiniz.  En  azından  şunu  söyleyeyim  ki,  Süleyman  Tapınağı&#8217;nda  akan  kanların  yüksekliği,  adamlarımızın  dizlerinin  boyunu  aşıyordu.”</p>
<p>(August  C.  Krey,  The  First  Crusade:  The  Accounts  of  Eye-Witnesses  and  Participants,  Pinceton  &#38;  London,  1921,  s.  261)</p>
<p>Haçlı  ordusu  Kudüs&#8217;te  iki  gün  içinde  yaklaşık  40  bin  Müslümanı  üstte  anlatılan  yöntemlerle  vahşice  öldürdü.</p>
<p>Haçlıların  barbarlığı  o  kadar  taşkındı  ki,  4.  Haçlı  Seferi  sırasında,  kendi  dindaşlarının  şehri  olan  İstanbul&#8217;u  yağmaladılar,  Ortodoks  ahâliye  saldırıp  mal,  can  ve  ırzlarına  ziyâdesiyle  zarar  verdiler.  Kiliselerdeki  altınları  söküp  parçalamaktan  bile  çekinmediler.  İstanbullular  şehri  terk  etmek  zorunda  kaldı.  Haçlılar,  İstanbul&#8217;u  işgal  ederek  Latin  İmparatorluğu&#8217;nu  kurdular. (1204)</p>
<p><span style="color:#800000;"><strong> SEYYİD NESİMİ</strong></span> (1369 – 1417)</p>
<p>Bağdat’ın Nesim Kasabası’nda yetişmiş, Diyarbakır bölgesine yerleşen Türkmenlerdendir. Halep’te Hallac-ı Mansur’un düşüncelerinin iz sürücüsü olduğu için kafir sayılıp derisi yüzülerek öldürülmüştür.</p>
<p>Nesimi, Hurufi’dir. Fazlullah Hurifi’ nin görüşlerini benimsemiştir. Varlık birliği görüşünü savunan, kişi ile tanrı arasında bir nitelik yükleyen inanç arasında bağlantı kurar. Tanrının yetkin (Kamil) insanda görüldüğü tasavvufi görüşünü benimser.</p>
<p>Başlıca eserleri Türkçe ve Farsça divanlardır. Azeri asıllı Türkmenlerdendir. Katledilme sırasında rivayete göre derisi eline verilip giderken, Halep’in 12 kapısından aynı anda çıktığı görülmüştür.</p>
<p>Yolda birisine “Gerçek Kabe’nin yolcusuyuz.” Elinde yüzülmüş derisini göstererek “İhramımız budur” dediği beyti meşhurdur.</p>
<p>Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam<br />
Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam</p>
<p>Kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim<br />
Sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Insan olana]]></title>
<link>http://murnaugap.wordpress.com/2009/10/31/insan-olana/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 20:27:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>huseyin meral</dc:creator>
<guid>http://murnaugap.wordpress.com/2009/10/31/insan-olana/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Redfish fishing in Louisiana]]></title>
<link>http://fishingforredfish.wordpress.com/2009/10/20/redfish-fishing-in-louisiana/</link>
<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 04:11:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>fishingforredfish</dc:creator>
<guid>http://fishingforredfish.wordpress.com/2009/10/20/redfish-fishing-in-louisiana/</guid>
<description><![CDATA[Redfishing in Louisiana is on fire reports Captain Greg Dini form Fly Water Expeditions. The last 2 ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Redfishing</strong> in <strong>Louisiana</strong> is on fire reports Captain Greg Dini form <strong>Fly Water Expeditions</strong>. The last 2 trips his charters caught 55 redfish ON FLY! If that is not enough greg tell us this is just the beginning of what is to come, as waters cool larger redfish and <strong>black drum</strong> will make there way into the Louisiana <strong>Marshes</strong> to stay warm and feed. If you want to get in on some of this incredible <strong>fishing</strong> give him a call I&#8217;m sure he would love to have you!</p>
<div id="attachment_150" class="wp-caption aligncenter" style="width: 480px"><img class="size-full wp-image-150" title="redfish fly" src="http://fishingforredfish.wordpress.com/files/2009/10/redfish-fly.jpg" alt="Nice redfish on Fly!" width="470" height="285" /><p class="wp-caption-text">Nice redfish on Fly!</p></div>
<p><img src="http://www.flywaterexpeditions.com/images2/louisiana-fishing-guide-Greg-Dini.gif" alt="" width="430" height="31" /><br />
407-538-0770<br />
<a style="color:#12517b;" href="mailto:Capnd13@gmail.com">Capnd13@gmail.com</a></p>
<p><a title="redfish charter" href="http://www.flywaterexpeditions.com/rates.html" target="_blank">Fly Water Expeditions Website</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hawaii’de İslam Günü]]></title>
<link>http://myakwa.wordpress.com/2009/10/19/hawaii%e2%80%99de-islam-gunu/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:35:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>rabiayener</dc:creator>
<guid>http://myakwa.wordpress.com/2009/10/19/hawaii%e2%80%99de-islam-gunu/</guid>
<description><![CDATA[5 yıl önce California’dan Hawaii’ye yaşamak için gelirken, ailecek en büyük sıkıntıyı orada müslüman]]></description>
<content:encoded><![CDATA[5 yıl önce California’dan Hawaii’ye yaşamak için gelirken, ailecek en büyük sıkıntıyı orada müslüman]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Haya İmandandır]]></title>
<link>http://myakwa.wordpress.com/2009/10/19/haya-imandandir/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:14:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>akwa</dc:creator>
<guid>http://myakwa.wordpress.com/2009/10/19/haya-imandandir/</guid>
<description><![CDATA[&#8230; Bir mü’min, başkalarının yanında yapılması ayıp olan şeylerden yalnız olduğunda da kaçınmalı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&#8230; Bir mü’min, başkalarının yanında yapılması ayıp olan şeylerden yalnız olduğunda da kaçınmalı]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tassi di crescita economia Italiana 1996-2009]]></title>
<link>http://newpolis.wordpress.com/2009/10/17/tassi-di-crescita-economia-italiana-1996-2009/</link>
<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 15:25:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>haker47info</dc:creator>
<guid>http://newpolis.wordpress.com/2009/10/17/tassi-di-crescita-economia-italiana-1996-2009/</guid>
<description><![CDATA[by NewPolis 1996 +1.1% (Dini, Prodi) 1997 +1.9% (Prodi)  1998 +1.4% (Prodi, D&#8217;Alema) 1999 +1.5]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="mceTemp mceIEcenter"><img class="size-full wp-image-453" title="Gra" src="http://newpolis.wordpress.com/files/2009/10/grafico-cresicta-economica-1996-20081.jpg" alt="by NewPolis" width="500" height="295" />
<dl class="wp-caption aligncenter">
<dt class="wp-caption-dt">by NewPolis</dt>
</dl>
</div>
<p>1996 +1.1% (Dini, Prodi)<br />
1997 +1.9% (Prodi) <br />
1998 +1.4% (Prodi, D&#8217;Alema)<br />
1999 +1.5% (D&#8217;Alema)<br />
2000 +3.7% (D&#8217;Alema, Amato)<br />
2001 +1.8% (Amato, Berlusconi)<br />
2002 +0.5% (Berlusconi)<br />
2003 +0.0% (Berlusconi)<br />
2004 +1.5% (Berlusconi)                                                                                                                                                                                           2005 +0.7% (Berlusconi)<br />
2006 +2.0% (Berlusconi, Prodi)<br />
2007 +1.6% (Prodi)<br />
2008 -1.1% (Berlusconi)<br />
2009 -5.5% (Berlusconi)</p>
<p>Fonte: Fondo Monetario Internazionale</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Svegliati Italia]]></title>
<link>http://silviodixit.wordpress.com/2009/10/14/svegliati-italia/</link>
<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 14:51:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>mauchi</dc:creator>
<guid>http://silviodixit.wordpress.com/2009/10/14/svegliati-italia/</guid>
<description><![CDATA[Intervenendo alla presentazione a Villa Madama dell&#8217;iniziativa &#8220;Due Hub&#8221;, il Nostr]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Intervenendo alla presentazione a Villa Madama dell&#8217;iniziativa &#8220;Due Hub&#8221;, il Nostro, poiché l&#8217;Italia ha un gap infrastrutturale drammatico, ha ufficialmente annunciato <b><i>«A dicembre-gennaio cominceremo a realizzare un&#8217;altra importante costruzione per la Sicilia, una regione che dobbiamo rendere italiana al cento per cento. Mi riferisco al ponte sullo Stretto di Messina»</i></b>.<br />Ha anche ricordato che l&#8217;Italia ha <i><b>«&#8230; condizioni negative, è un&#8217;eredità con cui dobbiamo fare i conti».</b></i> Eredità lasciata anche dai governi che l&#8217;hanno precededuto:</p>
<p><u><font color="#3333ff">Silvio Berlusconi&#160;&#160; 10/05/1994 &#8211; 17/01/1995 durata gg.&#160;&#160;&#160; 252</font><br /></u>Lamberto Dini&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; 17/01/1995 &#8211; 17/05/1996 durata gg.&#160; &#160; 486<br />Romano Prodi&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; 17/05/1996 &#8211; 21/10/1998 durata gg.&#160; &#160; 887<br />Massimo D&#8217;Alema 21/10/1998 &#8211; 25/04/2000 durata gg.&#160;&#160;&#160; 552<br />Giuliano Amato&#160;&#160;&#160; 25/04/2000 &#8211; 11/06/2001 durata gg.&#160;&#160;&#160; 412<br /><font color="#3333ff"><u>Silvio Berlusconi&#160;&#160; 11/06/2001 &#8211; 17/05/2006 durata gg.&#160; 1801</u></font><br />Romano Prodi&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; 17/05/2006 &#8211; 08/05/2008 durata gg.&#160;&#160;&#160; 722<br /><font color="#3333ff"><u>Silvio Berlusconi&#160;&#160; 08/05/2008 &#8211; in carica&#160;&#160;&#160;&#160; (ad oggi)gg.&#160;&#160; 524</u></font></p>
<p>In percentuale dal 10/05/1994 sono stati Presidenti del Consiglio:<br /><b>Silvio Berlusconi&#160; 46%</b><br />Romano Prodi&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; 28%<br />Massimo D&#8217;Alema&#160;&#160; 10%<br />Lamberto Dini&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; &#160;&#160; 9%<br />Giuliano Amato&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; 7%</p>
<p>Comincia a suonare un po strano, come il miglior Presidente del Consiglio degli ultimi 150 anni che ha rappresentato il paese per il 46% del tempo degli ultimi 15 anni ancora oggi scagli accusi ai suoi predecessori, visto che il rappresentante più partecipe è lui stesso</p>
<p><a target="_blank" href="http://www.repubblica.it/2009/10/sezioni/economia/infrastrutture/infrastrutture/infrastrutture.html">da &#8216;la repubblica.it&#8217; del 14-10-2009</a></p>
<p>
<div class="zemanta-pixie"><img class="zemanta-pixie-img" alt="" src="http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=5a5de22d-00b4-840d-a976-b5002649b738" /></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Women Leading the Prayers]]></title>
<link>http://hubeali1.wordpress.com/2009/10/13/women-leading-the-prayers/</link>
<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 03:10:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>ghilman786</dc:creator>
<guid>http://hubeali1.wordpress.com/2009/10/13/women-leading-the-prayers/</guid>
<description><![CDATA[Why do woman sometimes lead the Prayers in Jama&#8217;at-Khanah, while there is no such precedent in]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Why do woman sometimes lead the Prayers in Jama&#8217;at-Khanah, while there is no such precedent in]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Informasi Gempa Pada Mozilla]]></title>
<link>http://mmartino.wordpress.com/2009/10/12/informasi-gempa-pada-mozilla/</link>
<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 04:59:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>marco-yd1mtc</dc:creator>
<guid>http://mmartino.wordpress.com/2009/10/12/informasi-gempa-pada-mozilla/</guid>
<description><![CDATA[Saat ini kejadian gempa yang mengakibatkan kerusakan sering terjadi. Padahal gempa itu bisa terjadi ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Saat ini kejadian gempa yang mengakibatkan kerusakan sering terjadi. Padahal gempa itu bisa terjadi setiap saat. Seperti yang dapat kita lihat pada situs<strong><a href="http://earthquake.usgs.gov/eqcenter/recenteqsww/Quakes/quakes_all.php"> earthquake.usgs.gov</a></strong>.</p>
<p>Nah bagaimana caranya kita dapat mengetahui se dini mungkin adanya gempa? Apalagi bila anda sering menggunakan aktivitas online baik di rumah maupun di kantor. Apalagi bila anda menggunakan <a href="http://www.mozilla.org/" target="_blank"><span style="color:#ff0000;"><strong>Mozilla</strong></span></a> untuk keperluan anda browsing.</p>
<p>Caranya mudah, yaitu tambahkan fasilitas Add ons pada mozilla anda. Bila berminat, silahkan masuk klik<strong> </strong><a href="http://www.freebookzone.com/exec.php?cmd=firefox_addon" target="_blank"><strong>disini</strong></a>, lalu pada tulisan &#8220;<strong>Download eQuake Alert</strong>&#8221; pilih &#8220;<strong>from addons.mozilla.org&#8221;</strong>.</p>
<p>Setelah masuk pada layar Mozilla, lalu pilih Add to Firefox, lalu install, bila sudah terinstall, akan ada perintah untuk me-restart Mozilla anda, lakukan saja. Nah setelah anda masuk kembali ke layar Mozilla, perhatikan di pojok kanan bawah, akan ada posisi gempa terakhir dengan kekuatan (SR) yang terjadi. Anda dapat merubah setting di kekuatan berapa layar anda akan bergetar, default nya adalah di atas 5 SR. Semoga bermanfaat &#8230; <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Asah Kecerdasan Emosi sejak Dini]]></title>
<link>http://primaducation.wordpress.com/2009/10/11/asah-kecerdasan-emosi-sejak-dini/</link>
<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 10:19:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>terasafit</dc:creator>
<guid>http://primaducation.wordpress.com/2009/10/11/asah-kecerdasan-emosi-sejak-dini/</guid>
<description><![CDATA[UNTUK tumbuh optimal, bukan saja nutrisi, pendidikan, dan nilai moral yang harus ditanamkan. Kecerda]]></description>
<content:encoded><![CDATA[UNTUK tumbuh optimal, bukan saja nutrisi, pendidikan, dan nilai moral yang harus ditanamkan. Kecerda]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CENNETLE MUJDELENENELER. Dini Cizgi Film izle]]></title>
<link>http://imanehli.wordpress.com/2009/10/08/cennetle-mujdeleneneler-dini-cizgi-film-izle/</link>
<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 17:22:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>islamsevgin</dc:creator>
<guid>http://imanehli.wordpress.com/2009/10/08/cennetle-mujdeleneneler-dini-cizgi-film-izle/</guid>
<description><![CDATA[devamı için&#8212;-&gt;&gt; Tam Ekran]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" title="cennetle müjdelelenler" src="http://www.sanalfile.com/newpics/urun/250720098993.jpg" alt="" width="314" height="313" /></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#ff0000;">devamı için&#8212;-&#62;&#62;<!--more--></span></p>
<p><a href="http://" target="_blank"><span style='text-align:center;display:block;'><object width='400' height='330' type='application/x-shockwave-flash' data='http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=6394427286946516936&#38;hl'><param name='allowScriptAccess' value='never' /><param name='movie' value='http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=6394427286946516936&#38;hl'/><param name='quality' value='best'/><param name='bgcolor' value='#ffffff' /><param name='scale' value='noScale' /><param name='wmode' value='window'/></object></span></a></p>
<div id="attachment_172" class="wp-caption aligncenter" style="width: 43px"><img class="size-full wp-image-172" title="tamekran" src="http://imanehli.wordpress.com/files/2009/06/tamekran.gif" alt="Tam Ekran" width="33" height="23" /><p class="wp-caption-text">Tam Ekran</p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
