<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>estetik &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/estetik/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "estetik"</description>
	<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 13:52:41 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Det är ju kul]]></title>
<link>http://tioockendroppe.wordpress.com/2009/11/29/det-ar-ju-kul/</link>
<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 18:16:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>tioockendroppe</dc:creator>
<guid>http://tioockendroppe.wordpress.com/2009/11/29/det-ar-ju-kul/</guid>
<description><![CDATA[Ibland kan man fundera över varför&#8230; &#8230; hur drömmer den som är blind från födsel &#8211; g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Ibland kan man fundera över varför&#8230;</p>
<p><em> </em></p>
<p><em>&#8230; hur drömmer den som är blind från födsel &#8211; genom dofter, ljud, känsel eller i bilder?</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Jag tycker funderingar är intressanta, för ibland kan de mest självklara svaren inte vara så självklara. Och vem har bestämmanderätt över svaren? Jag råkade nämligen komma över en sida där barn har funderat lite runt olika saker.</p>
<p><em>Mamman heter höna, pappan hane, ungarna killingar och barnbarnen heter ägg.</em></p>
<p><em>Stefan 6 år</em></p>
<p>Hm, det är väl egentligen inte en så tokig tanke, eller hur? Sen att vi blandar och ger lite i naturen kan väl vara lite tillåtet när man är sex år.</p>
<p>Vi vuxna frågar oss ibland vilket som kom först, hönan eller ägget. Ja, lite som en symbolisk fråga när vi kan hamna i en diskussion om vad som är viktigast, vad som ska komma först och andra saker som vi försöker lyfta från i våra funderingar.</p>
<p>Som ett annat barn:</p>
<p><em>När man gifter sig så får man inte skratta. Och så får man inte säga nej.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Funderingar kan vara många när man är liten, eller hur?</p>
<p><em> </em></p>
<p>Vad vill jag säga?</p>
<p>Jo, att nyfikenheten måste vara öppen och att det inte finns några fel i svaren &#8211; även om det kan komma ut fel. Ibland kan vi i vuxenvärlden sitta och fundera för mycket om det jag tänker säga är rätt eller fel &#8211; vi gör omedvetna konsekvensanalyser.</p>
<p>Ibland kan nämligen barns funderingar och svar vara klokare än vuxna. Det är var som när Anne Bamford satt och skrev The Wow Factor och hennes son frågade varför hon var tvungen att skriva. Hon förklarade tålmodigt att hon skulle förklara varför det var bra med dans, musik, bild i skolan. Då hade han tittat på henne och sagt:</p>
<p>- Men det är väl enkelt, mamma. Det är ju kul.</p>
<p>Så ibland är det komplexa vuxna svaren så enkla och självklara hos barnet.</p>
<p>Så risken finns att du missar det bästa av din tanke som vuxen genom att inte vara självklar &#8211; den som bara är så där oförfalskad som barnets. Jag har märkt att det bästa när jag skriver är att bara vara fri &#8211; att skriva det som faller mig in och sedan låta det vila i några minuter.</p>
<p>Funderandet skapar sig till slut ett sammanhang, även om det till en först kan komma ut lite konstigt. För varför skriver jag:</p>
<p><em>För att det är kul.</em></p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["I've always wanted to be a Catholic"]]></title>
<link>http://cocohelsinsky.wordpress.com/2009/11/26/thursday-is-pathetic/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 19:46:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>Coco Helsinsky</dc:creator>
<guid>http://cocohelsinsky.wordpress.com/2009/11/26/thursday-is-pathetic/</guid>
<description><![CDATA[Katolska domkyrkan vid Medis är tilldragande. Ett högkvarter för folk med religiös tro. Hur lyckas d]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Katolska domkyrkan vid Medis är tilldragande. Ett högkvarter för folk med religiös tro. Hur lyckas de? Om jag hade en fastare tradition, ett tydligare arv, skulle jag njuta av att revoltera mot den men ändå aldrig helt göra upp med den. En sådan situation kanske kunde erbjuda både trygghet och en påtaglig möjlighet till motstånd. Men visst, jag fattar att ingen har det lätt. Jag kanske avundas exkatolikerna, fast bara försvinnande lite.
<p><a href="http://cocohelsinsky.files.wordpress.com/2009/11/p_2048_1536_24881737-e485-4640-bf45-69b3f9b59f59.jpeg"><img src="http://cocohelsinsky.files.wordpress.com/2009/11/p_2048_1536_24881737-e485-4640-bf45-69b3f9b59f59.jpeg?w=225&#038;h=300" alt="" width="225" height="300" class="alignnone size-full wp-image-364" /></a></p>
<p>Det här inläggets rubrik är från KRISTEENYOUNGs låt <a href="http://www.youtube.com/watch?v=LA6JvqzUt6k">&#8220;Protestant&#8221;</a> om katolikernas sakrament, rökelse, mosaik, rosettfönster, symbolerna och det gemensamma arvet som bara de själva förstår. Nu minns jag inte om vigvattnet nämns; jag är helt uppriktigt mest avis på vigvattnet.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Disiplinler Arası Düşünce: Bir Bilgi Estetiği - Jacques Rancière ]]></title>
<link>http://ktunca.wordpress.com/2009/11/22/disiplinler-arasi-dusunce-bir-bilgi-estetigi-jacques-ranciere/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 11:04:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>kutlu tunca</dc:creator>
<guid>http://ktunca.wordpress.com/2009/11/22/disiplinler-arasi-dusunce-bir-bilgi-estetigi-jacques-ranciere/</guid>
<description><![CDATA[Çeviri: Kutlu Tunca Bir ‘bilgi estetiği’ isteminden anlaşılması gereken ne? Bu açıkça bilgi biçimler]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Çeviri: Kutlu Tunca</p>
<p>Bir ‘bilgi estetiği’ isteminden anlaşılması gereken ne? Bu açıkça bilgi biçimlerinin estetik bir boyut yüklenmesi gerektiğini söyleme meselesi değildir. İfade, böylesi bir boyutun bütünleyici bir motif olarak eklenmek zorunda olmadığını, her anlamda bilginin içkin bir verileni olarak zaten orada olduğunu önvarsayar. Geriye bunun ne anlama geldiğini anlamak kalır. Ortaya koymak istediğim tez basit: Bilginin estetik boyutundan söz etmek, bilginin kavram ve pratiğini ayıran bir bilgisizlik boyutundan söz etmektir.</p>
<p>Bu önerme açıkça ‘estetik’in anlamıyla ilgili bir önvarsayımı gerektirir. Tez şu: Estetik, sanatın ya da güzelin teorisi olmadığı gibi, bir duygululuk teorisi de değildir. Estetik, tarihsel olarak belirlenmiş, özgül bir görünebilirlik ve anlaşılabilirlik rejimini gösteren, duyulur deneyim kategorileriyle onun yeniden anlamlandırılmasına yazılı olan bir kavramdır. Kant’ın Yargıgücü’nün Eleştirisi’nde sistemleştirdiği yeni bir deneyim tipidir o. Kant’a göre estetik deneyim, duyulur deneyimin alışılagelmiş koşullarından belli bir ayrılışı gerektirir. Bu onun özetlediği bir çifte olumsuzluktur. Bir form’un estetik kavranışı kavramsızdır. Sanatçı, verili bir maddeye bir bilgi (savoir) işlevine göre şekil vermez.</p>
<p>Bu yüzden, güzelin sebepleri sanatınkilerden ayrıdır. Ayrıca bir nesneyi arzulanabilir ya da ofansif yapan sepeplerden dolayı da ayrıdırlar. İmdi, bu çifte olumsuzluk yalnızca sanat yapıtlarını değerlendirmenin yeni koşullarınca tanımlanmaz. Olağan toplumsal deneyim koşullarının belli bir ertelenenişini de tanımlar. Kant, bunu Yargıgücü’nün Eleştirisi’nin başlangıcında saray örneğiyle açıklar; burada estetik yargıgücü sarayın boş bir zenginliğin gösterişi mi yoksa onu yapmak için çalışan insanların döktüğü alınteri mi olduğu bilgisine (savoir) bakmaksızın, biçimi tek başına yalıtır. Sarayın biçimini estetik olarak değerlendirmek için, bunun görmezden gelinmesi gerektiğini yazar.</p>
<p>Kant’ın bildirdiği bu görmezden gelme arzusu bir skandala yol açmakta gecikmedi. Pierre Bourdieu altı yüz sayfa boyunca tek bir tezi tanıtlamaya çalıştı: bu görmezden gelişin, yansız estetik yargı gücünün, kendilerini sosyolojik yasadan -her toplumsal sınıfı onların ethos’una uygun düşen beğeni yargılarıyla, yani bir varoluş tarzıyla onun kendi koşulunu dayattığı bir duyu/izlenim biçimini bağdaştıran sosyolojik yasadan- soyutlayanların (ya da soyutlayabileceğine inananların) bir ayrıcalığı olduğunu kavramak içinki, sosyoloji biliminin giderek daha kesinlikli biçimde bize öğrettiklerinin bilinçli bir yanlış tanınması (meconnaissance) olduğunu. Sarayın biçimsel güzelliğiyle uyumlu yansız yargıgücü, gerçekte ne saray sahiplerine, ne de saray yapıcılara geri döner. Evrensel düşünce ve yansız beğeni konumunu benimseme yoluyla kendisine yüzveren, emek ya da sermaye hakkında hiç bir tasası olmayan küçük burjuva entelektüelin yargıgücüdür o.[1] Bu yüzden onların sıradışı durumu, beğeni yargılarının gerçekte toplumsal olarak belirlenmiş bir ethosu tercüme eden anonim toplumsal yargılar olduğunu, norm uyarınca doğrular.</p>
<p>Bourdie’nun ve estetik yanılsamayı açıkça suçlayanların yargıgücü basit bir alternatife dayanır: biliyorsunuz ya da bilmiyorsunuz [on connaît ou on méconnaît]. Eğer bilmiyorsanız [méconnaît], nasıl bakmanız ya da bakmamanız gerektiğini bilmediğinizden [sait] dolayıdır. Filozof ya da küçük burjuva, bunu reddeden ve estetik yargıgücünün yansız niteliğine inananlar, göremediğinden dolayı görmeyi istemez, çünkü belirlenmiş bir sistemde işgal ettikleri yer, başka herkes için olduğu gibi onlar için de bir yanlış-tanıma [méconnaissance] biçimini belirleyen bir konaklama/uyum modeli kurar. Kısaca, estetik yanılsama, nasıl işlediğini anlamadılarından dolayı öznelerin bir sisteme tabi olmasını sağlama bağlar. Ve eğer anlamıyorlarsa, sistemin gerçek işleyişi yanlış tanındığı içindir. Fikir adamı, bu sistemik nedenlerin kimliğini ve onun yanlış tanınma nedenlerini anlayan kişidir.</p>
<p>Bu bilgi yapılanışı basit bir alternatife bağlıdır: Farkında olan bir doğru bilgi [savoir]vardır, bir de görmezlikten gelen bir sahte bilgi. Sahte bilgi baskı altında tutar, doğru bilgi özgürleştirir. İmdi, bilginin estetik tarafsızlaştırılması, bu şemanın fazla basit olduğunu akla getirir. Bir değil iki bilgi olduğunu, her bir bilgiye (savoir) belli bir bilgisizlikle eşlik edildiğini ve dolayısıyla bastıran bir bilgiyle, özgürleştiren bir bilgisizliğin de olduğunu gösterir. Eğer (saray) yapıcılar eziliyorsa, bu durum üzerlerindeki sömürüyü sarayda oturanların hizmetine soktuklarını görmezlikten gelmesi nedeniyle değildir. Aksine, görmezlikten gelemedikleri içindir, çünkü onların durumu, onları ezen durumdan tamamen farklı gövdeyi ve bambaşka bir görme tarzını yaratma gereğini kendilerine dayatır, çünkü ezici/zulmedici olan, onların sarayda yatırılımış emeğin ürünüyle, bu emekten temellük edilmiş bir aylaklıktan/başıboşluktan başka bir şey görmelerini engeller. Başka deyişle bir bilgi daima bir çifttir: bir bilgiler topluluğu [connaissances] ve ayrıca konumların örgütlü bir dağılımı (partage)[2]. Bu nedenle yapıcının bir bilgi çiftine [savoir] sahip olması gerekir: teknik hareket biçimlerine ilişkin bir bilgi ve sonra gelen koşulların bilgisi. İmdi, bu bilgilerin herbiri belli bir bilgisizliği içerir. Ellerini nasıl kullanması gerektiğini bilenlerin, yaptıkları işin yüce bir amacın eşiti olarak değerlemek bakımından bilgisiz olduğu varsayılır. Rollerini oynamayı sürdürmeleri gerektiğini tam da bu nedenle bilirler. Ama “bil”diklerini [sait] söylemek, gerçekte onların bir roller sisteminin ne olması gerektiğini bilmediğini söylemektir.</p>
<p>Platon, bunu tam olarak açıklamıştı. Sanatçılar iki nedenle şehrin ortak meseleleriyle meşgul edilemez: birincisi iş beklemez olduğu için, ikincisi, tanrı şehri yönetmesi gerekenlerin ruhlarına altın katarken, sanatçıların ruhuna demir kattığı için. Başka deyişle onların mesleği (uğraşları) yetenekleri (ve yeteneksizlikleri) tanımlar ve karşılığında kendi yetenekleri onları belli bir mesleğe havale eder. Sanatçılar için varlıklarının derinliklerinde, tanrının kendi ruhlarına demir ya da yöneticilerinin ruhlarına altın kattığına kanaat getirmek zorunlu değildir. Gerçeklik buymuşçasına her günkü olağan temelde davranmak onlar için yeterlidir. Kolları, bakışları ve yargılarını know-how’ları [savoir-faire] yapmak ve durumlarının bilgisini bir diğeriyle uyumlu hale getirmek yeter. Burada hiçbir yanılsama ya da yanlış tanıma yoktur. Platon’un dediği gibi, bu bir ‘inanç’ meselesidir. Ama inanç, bilgiye karşıt ve gerçekliği gizleyen bir yanılsama değildir. İki ‘bilgi’nin ve onlara denk düşen iki ‘bilgisizlik’in belirli bir dayanışık ilişkisidir.</p>
<p>Estetik deneyimin düzensizleştirdiği bu düzenlemedir (dispositif). Bu nedenledir ki, bu deneyim sanat yapıtlarını bir değerlendirme tarzından fazla bir şeydir. Bir know-how (teknik bilgi, uzmanlık) olarak bilgi (connaissance) ile rollerin dağılımı olarak bilgi (savoir) arasındaki döngüsel ilişkileri etkisizleştiren bir deneyim tipiyle ilişkilidir. Estetik deneyim hiyerarşik düzeni yapılandıran rol ve yeteneklerin duyulur dağılımını atlar. Sosyolog, bunun sadece filozofun yanılsaması olmasını ister, çünkü filozof, işçinin varoluş tarzı ve beğenilerini belirleyen durumları görmezden helen güzele ilişkin yargıların yansız evrenselliğine inanır. Ama burada yapıcılar, sosyolog yerine filozofa inanır: onların ihtiyaç duyduğu ve estetik deneyimin gösterdiği, inanç rejimindeki bir değişimdir; gözlerin görebildikleriyle, kolların nasıl yapılacağını bildiği şeyler arasındaki dayanışık ilişkinin değişimi.</p>
<p>Kant’tan elli yıl sonra, 1848 devrimi döneminde bir işçi gazetesinde okuduğumuz budur; bir işçi, işgününü anlatmayı ister, ama daha çok Yargıgücü’nün Eleştirisi’nin kişisel bir açımlamasını yazıyor gibidir. Onun yazdıklarından bir alıntı yapalım: “Yer döşemeye ara vermemek koşuluyla, kendi evinde olduğunu varsayarak oda düzenlemeyi seviyor. Eğer pencere bir bahçeye açılıyor ya da eşsiz güzellikte bir ufuk manzarasına bakıyorsa, bir an için kollarını duraksatıyor ve yakındaki evlerden birine sahip olmaktan daha da iyisi, keyfini çıkarmak için ferah bir manzaraya doğru hayallere dalıyor.”[3] Evin başkalarına ait olduğunu görmezden gelmek ve bakış yoluyla zevk alınan şey ona da aitmiş gibi davranmak: bu, kollar ve bakış arasında, bir meslekle ona denk düşen yetenekler arasındaki etkili bir ayrışımdır; bir miş-gibi’yi bir diğer miş-gibi’yle mübadele etmektir. Platon, teknik bilgileri ‘amaç’ların bilgisine teslim etmek için hikayeler, mitler anlatmıştı. Bu amaçlar bilgisi hiyerarşik düzeni kurmak için gereklidir. Ne ki bilgilerin [savoir] ve konumların dağılımına uygun bir temel sağlayan bu ek, temelin kendi tanıtlanabilirliği dışında yer alır. Böyle yapmak için anlatılması gereken bir hikayeye, yukarda tanımlandığı anlamda ‘inanılması’ gerektiği önvarsayılmalı.</p>
<p>Bilgi, der Platon, hikayelere ihtiyaç duyar, çünkü gerçekte o daima iki anlamlıdır. Ancak, Platon bu hikayeleri etik bir çerçeve içinde kavramak ister. ‘Etik’, estetik gibi anlamı özgülleştirilmesi gereken bir sözcüktür. Onu kolaylıkla tikel olguların evrensel değerlere göre yargılandığı bir uğrakla tanımlarız. Ama ethos’un başta gelen anlamı değildir. Yasa, törellik ya da değeri anımsatmadan önce, ethos, ikamet yerini (séjour) gösterir. Bundan başka bu ikamet yeriyle örtüşen bir varoluş tarzını ve her kime ait olursa olsun verili bir yeri işgal eden bir duygu ve düşünce tarzını gösterir. Gerçekte Platoncu mitte sözkonusu edilen mesele budur. Platon, bir duruma ait olan bireylerin onu yaşaması gerektiği şekli bildiren hikayeleri anlatır. Başka deyişle, derse dönüştükleri belirli bir çerçeve içindeki bir ‘poetik’ ürünler kataloğu hazırlar Platon; burada şiir, halkın, iyinin ya da kötünün bir öğretmenidir. Diğer bir deyişle, Platon’a göre ‘estetik’ yoktur.</p>
<p>Estetik, gerçekte ‘amaçsız bir ereklilik’ (finalité sans fin), amaçlı her bilimden kopuk bir arzu demektir. Mış-gibi’nin statüsünde bir değişmedir. Sarayın biçimine bakan estetik bakış, onun işlevsel mükemmelliğiyle, toplum düzenindeki kaydıyla ilişkisizdir. Sarayın yapımına yatırılmış bilgi (savoir) ve onun bağlamını sağlayan toplumsal düzen; bakış bu iki anlamlı dayanışık ilişkiden kesip çıkarılabilirmiş gibi davranır. Sanatçılar, tam da bu nedenle başka bakımlardan kendilerine ait olmadığını bildikleri bir evde kendi evlerindeymiş gibi, sanki bir bahçe perspektifine sahiplermiş gibi davranırlar. Bu ‘inanç’, herhangi bir gerçekliği gizlemez. Ama etik düzenin yalnızca bir saymak istediği bu gerçekliği ikiye katlar. Bunun sonucu olarak çalışma kimlikleri, ikiye katlanabilir; tanımlı bir rejimde kendi evindeki bir işçinin kimliğine proleter bir kimlik eklenebilir-başka bir deyişle bir öznenin kimliği özel bir duruma atanmaktan kurtulabilir ve topluluk ilişkilerine bağlanabilir.</p>
<p>Sosyoloğun reddettiği bu katlanmadır. Onun söyleminde miş-gibi, yalnızca bir yanılsama olabilir. Bilgi estetik olamaz, aksine, estetiğin tersi olmalıdır. Estetik, gerçekte bir bilgi ayrımı, toplumsal konum, beğeni, tutum ve bilgilerle (savoir) yanılsamaları uyumlu hale getiren duyulur deneyimin bir arayüzüdür. Bourdieu’nun estetiğe karşı polemiği belli bir sosyoloğun belli bir toplumsal gerçeklik üzerine çalışması değildir; o, yapısaldır. Gerçekte bir disiplin, ilk elde belli bir alan ya da belli bir nesne tipine uygun bir yöntemler kümesinin tanımı değildir. Önce bu nesnenin bir düşünce nesnesi, belli bir bilgi idesinin gösterimi-başka deyişle bilgi ve bir konumlar dağılımı arasındaki belli bir dayanışık ilişki idesidir.</p>
<p>Bir disiplinle demek istenilen budur. Bir disiplin, daima bu alanın istismarından başka bir şey ve o nedenle bir bilgi [savoir] idesinin gösterimidir. Bir bilgi idesi [savoir] iki bilgi [savoir] ve bilgisizlik arasındaki uyumun bir düzenlenişi olarak anlaşılmalı. Düşünülebilirlik idesini, bilgi nesnelerinin neyi düşünebileeceği ve bilebileceği idesini tanımlamanın bir yoludur. Dolayısıyla hep belli bir uyuşmazlığın, onun etik bir düzenle ilişkili olarak yarılıp açılmasının düzenlenmesidir (écart) ve buna göre belli bir durum tipi belli bir düşünce tipini gerektirir.</p>
<p>Kant ne derse dersin, Bourdieu, seçkin sınıfların ve halk sınıflarının kendi konumlarıyla örtüşen beğeniler edindiğini doğrulayan bir cümleler ve fofoğraflar tertibatı kurguladığında, bu düşünülebilirlik bağlamı işbaşındadır. Bu amaçla kullanılan anketlerin özellikle ‘alladoksi’ (yanlış temsil) olgusunu önlemek amacıyla yapıldığını biliyoruz. Örneğin, halktan insanlara şu yargı önerilir: ‘klasik müziği seviyorum, örneğin Straus’un valslerini.’ Yargı formülasyonu, Straus’un bir klasik müzik bestecisi sayılmadığından habersizce klasik müziği sevdiğini söyleyerek yalan söyleyecek olan işçiler için, onları eleveren bir tuzaktır.</p>
<p>Açık ki, sosyolojk yöntem burada kurmanın gerekli olduğunu önvarsayar. Başka bir deyişle bilim-ortodoksi (egemen ya da genel-geçer yorum biçimi) ve alladoksi olgularını araştırma yöntemi olmadan önce- ortodoksi ve alladoksiye karşı bir savaş makinasıdır. Ama onun alladoksi adlandırması gerçekte estetik bir uyuşmazlık, marangozun bakışıyla kollar arasındaki bir açılma, bir bedenle onun bildiği-bilginin çifte anlamında- arasında farkedilebilir bir yırtılmadır. Kant ve sosyolog arasındaki çok sayıdaki çökelti, evvela bizim ağaçişçimizin durumuna ilişkindir. Sosyoloji, üniversitede öğretilen bir disiplin olmadan önce, başka bir anlamda, bir demokratik devrimler çağı da olan bir estetik çağında icat edilmiş ve bu çağın sorunlarına yanıt olan bir savaş makinasıdır öncelikle.</p>
<p>Sosyoloji ‘toplum bilim’ olmadan önce, tarihsel olarak toplumun kendini yeniden düzenlemesi projesiydi. Sözde felsefi soyutlama, protestan bireycilik ve devrimci biçimcilikle bölünmüş toplumu yeniden bir beden yapmaya gerek duydu. Toplumsal örgüyü yeniden oluşturmak istedi. Böylelikle belirli bir konumdaki birey ve gruplar, kendi konumları ve kollektif uyumla örtüşen bir ethos’a, duygu ve düşünce tarzlarına sahip olacaktı. Sosyoloji bugün kesinlikle kendini bu organikçi toplum görüşünden ayırdı. Ama toplum yararına, bilimin iyi bir toplum için istediği şeyi istemeyi, toplumsal koşullar, tutumlar ve ona bağlı olanların yargıları arasındaki örtüşme kuralını yorumlamaya [savoir] devam ediyor. Yargılar alladoksisine karşı bilimsel savaş, davranış anomisine karşı politik savaşı, kendi içinde bedenin bölünmesiyle ilgili estetik ve demokratik kargaşaya karşı savaşı sürdürüyor.</p>
<p>Böylece sosyoloji Platon’cu etik projeyle polemiksel bir suçortaklığına girer. Onun reddettiği ve filozofların ilan ettiği şey, eşitsizliğin bir yapıntı, dayatılan bir hikaye olduğudur. Eşitsizliğin toplumsal davranışla birleşik ve bu davranışın anıştırdığı yargılarla yanlış tanınmış bir gerçeklik olduğunu savlamayı gereksinir o. Ve bir savlamayı daha: bilimin bildiği, nesnelerinin bilmediğidir.</p>
<p>Bir sosyoloji örneği aldım. Bir tarih örneği de almış olabilirdim. Tarihsel disiplinin yüzyılı aşkın süredir kendisini nasıl devrim halinde tebliğ ettiğini biliyoruz. Böylelikle önemli kişiler hakkındaki gerçeklerle, vakanüvisler, yazıcılar ve elçilerin yazılı belgelerine bağlı vakayiname bir tarihten kopuşunu ve bir halkın ortak yaşamındaki uzun dönemlerle maddi olgulara döneceğini duyurdu. Bunlar, tarihin bilimsel statüsünü belli bir demokrasiyle bağdaştırdı. Ama açıktır ki, bu demokrasi bir diğerine karşıt bir demokrasidir. Uzun hayat çevrimlerinin maddi gerçekliği, bir yapıcının bakışını çevirmesi ve bunun hikaye edildiği geçici bir günce gibi dış görüntüyü bozan çalkantılara karşı çıkar. March Bloch’a göre tarih, zamandaki insanın bilimidir. Ama bu “zamanda”, gerçekte zamanın örgütlü bir dağılımıdır. Yapıcının gerçek zamanının, yaşamın kendisini yeniden üreten uzun zamanı olduğunu doğrular o, estetik deneyimin askıya alınmış zamanını, kamusal alandaki aktörlerin ‘gündelik’ zamanı olan ve estetik deneyimin zamanı ona doğru saptırdığı ‘kısa zaman’ı değil. Belli bir zaman ve uzamı işgal edenlerce neler hissedilebildiği ve düşünülebildiğini tanımlayan etik bir bağlılık ilkesi olma işlevini görür. ‘Yeni tarih’, maddi hayatın ve zihinsel-kümelerin tarihi, sosyolojinin de iştigal ettiği bir savaşa aittir.</p>
<p>Savaştan söz etmek, söz konusu disiplinleri ehliyetsizleştirmek değildir. Bir disiplinin verili bir nesneler alanını düşünmeye elveren bir usuller topluluğundan hep daha fazla bir şey olduğunu anımsatmaktır. Başta gelen bu disiplinsel alanın bizzat oluşumu, dolayısıyla düşünülebilirin belli bir dağılımının kurulmasıdır. Gerçekte bu, dil ve düşünce ortak örgüsünde bir kesintiyi gerektirir. Disiplinler kendi alanlarını, ağaç işçisinin ifadeleriyle, bu ifadelerin demek istedikleri arasında, onun bize yaptığı betimlemelerle, bu betimlemenin gerisindeki gizli gerçek arasında bir yırtılma yaratarak kurar. O nedenle disiplinler kendi mevkilerine ait olandan bir başka bilgi ve bir başka bilgisizlik olduğu iddiasına karşı savaşa kalkışmak zorundadırlar. Başka deyişle, işçinin bizzat dövüştüğü savaşa karşı bir savaş. İyi düzenlenmiş bir toplum, algılamalar, duyumsamalar ve onlarla örtüşen düşüncelere sahip olmak için onu oluşturacak bedenler ister. İmdi, bu örtüşme sürekli olarak bozulur. Serbestçe dolaşan, efendisi olmayan ve bedenleri hedeften başka yöne çeviren, onları belli yakın sözcüklerle manevralarda kullanan sözcükler ve söylemler vardır. Disiplinsel düşünce, bedenin halleri ve algılama modelleriyle onlarla örtüşen anlamlandırma arasında kararlı ilişkiler kurmak için bu kan kaybını aralıksız gizlemelidir. Savaşı aralıksız yürütmelidir, ama bir asayişi sağlama harekatı olarak.</p>
<p>Bu nedenle disiplin-siz (in-disciplinary) düşünüş[4] bir savaş bağlamını, Foucault’nun deyişiyle savaşın uzaktan kükremesini çağrıştırır. Böyle yapmak için belli bir bilgisizlik çalışmalı. Disiplinsel sınırların görmezden gelinmesi ve dolayısıyla onların statüsünün mücadeleci silahlar olarak yeniden kurulması gerekir. Örneğin, bir marangozun ifadelerini kendi olağan bağlamları dışında alarak yapmak istediğim bu. Bu olağan bağlam toplumsal tarihin bağlamıdır ve onları bir işçinin durumuna özgü ifadeler olarak düşünür. Bu ifadeler, bir durumla ona iliştirilen görünürlik biçimleri ve düşünce yetileri arasındaki ilişkiyi yeniden icat eder. Farklı şekilde söylersek, bu anlatı [récit] Platoncu anlamda mittir: anti-Platoncu bir mit, yazgının bir karşı hikayesi. Platoncu mit durum ve düşünce arasındaki karşılıklı bir doğrulama ilişkisini gerektirir. Marangozun karşı miti çemberi kırar. Disiplinsel-olmayan yordam, böylelikle bu mit’e-mit ilişisinin görünebilir ve düşünülebilir olduğu anlamlandırma uzamını ve metinseli yaratmalıdır.</p>
<p>Bu durum, sınırları olmayan ve aynı zamanda bir eşitlik uzamı da olan bir uzam yaratımını önvarsayar; burada marangozun yaşam anlatısı, güç ve yazgının örgütlü dağılımına ilişkin felsefi anlatıyla bir diyaloğa girer. Bu dolaylı biçimde bir diğer-disiplinsel olmayan- felsefe pratiğini, onun insan bilimleriyle ilişkisini gösterir. Klasik anlamda felsefe, insan bilimleriyle toplumsal bilimlerin yöntemleri üzerine düşünen ya da onlara temel sağlayan bir üst-disiplin türü olarak düşünülmüştü. Böylelikle söylem evreninde bir hiyerarşi kurulur. Şüphesiz bu bilimler bu statüye karşı çıkabilir, onu yanılsama gibi düşünebilir ya da kendini felsefi yanılsamanın gerçek bilgisi olarak konumlandırabilir. Bu, bir başka hiyerarşi ve söylemlere haddini bildirmenin bir başka yoludur. Ama üçüncü bir hareket tarzı daha vardır: söylem düzenini kurmaya yönelik felsefi savın tersyüze edildiği aralığı kavrayan ve eşitlikçi bir anlatı dili içinde, bu düzenin saymaca doğasını açığa vuran bir tarz.</p>
<p>Platoncu mitin özgüllüğü, hikaye (conte) konusundaki tamanen keyfi bir diretme aracılığıyla, bilgi [savoir] nedenlerini başaşağı döndürme yoluyla oluşturulur. Tarihçi ve sosyolog, belli bir yaşamın, bir yaşamı ifade eden belli bir düşünüşü nasıl ortaya çıkarttığını bize gösterirken, filozofun miti bu zorunluğu gelişigüzel ve aynı anda çoğu insan için yaşamın gerçekliği olan bir “güzel duruş”a havale eder. Bu zorunluluk ve olumsallık özdeşimi, duruşun gerçekliği, gerçeği yanılsamadan ayıran bir söylem biçimi içinde rasyonelleştirilemez. O yalnızca hikaye edilebilir, başka deyişle söylem hiyerarşisi ve ayrımını askıya alan söylemsel bir biçimle ifade edilebilir. Bu nedenle felsefenin ayrıcalığı-genelde ondan değerli ya da müessif istenen soyutlamanın aksine- söyleminin literal açıklığıdır: bu açıklıkla felsefe, nedenler ve anlatılar arasındaki bu asli özdeşim durumunu nasıl ifade etmesi gerektiğini anladı. Bu açıklık tek başına ona, yaşamların örgütlü dağılımından söz etme imkanını verir.<br />
Tam da bu noktada Platon, Phaedrus’ta, doğru’dan (vérité) söz ettiğimiz yerde doğru konuşmamız gerektiğini önesürer. Üstelik burası en radikal hikayeye (conte) başvurma noktasıdır da: doğrunun basitliği, savaş arabası sürücüsü ya da bazılarını gümüş rengi insanlara, bazılarını atlet, sanatçı veya şaire dönüştüren düşüşün hikayesine. Başka bir deyişle Platon, koşulların örgütlü dağılımını en acımasızca ifade ettiği anda, etraftaki nesneleri farklı bir şekilde alarak, son derece radikal biçimde reddettiği şeye, söylem hiyerarşisi ve bunun sağlama aldığı öteki hiyerarşileri yıkan ortak dilin ve hikayenin gücüne başvurur.</p>
<p>Disiplinsel düşünce şunu söyler: bizim alanımız ve onlara denk düşen nesnelerimiz var. Sosyolojinin ya da tarihin, siyasalbilimin ya da edebiyatın söylediği budur. Kendisini bir disiplin varsayan felsefenin de. Ama kendi statüsünü disiplinlerin disiplini olarak temellendirmek istediği anda felsefe, bir tersinme üretir: temelin temeli bir hikayedir. Ve felsefe yöntemlerinden emin olan bu bilgilere [savoir] göre konuşur: yöntemler hikaye edilen öykülerdir. Bu, onların boş ve değersiz olduğu anlamına gelmez. Bir savaştaki silah oldukları anlamına gelir: bir alanın açıklanmasına olanak tanıyan araçlar değil, onun hep belirsiz olan sınırını belirleme işlevi gören silahlar.</p>
<p>Sosyolojinin alanını felsefenin alanından ya da tarihçilerin alanını edebiyatın alanından ayıran güvenli bir sınır yoktur. Bilinen hiçbir sınır bilimin bir nesnesi olan bir ağaç işçisinin söylemini bilimin kendi söyleminden ayırmaz. Sonuçta bu sınırları izlemek, bu sorunu düşünmüş ve düşünmemiş olanlar arasındaki sınırı izlemektir. Bu sınır bir hikaye biçimi dışında izlenemez. Yalnızca hikayelerin dili, disiplinlerin nesnelerinden ötürü nihai bir nedenin yokluğu çıkmazını zorlayarak sınırı izleyebilir.</p>
<p>Bir defasında ‘bilgilerin poetikası’ kavramını [savoir] önermiştim. Bilgilerin poetikası şiddetli usavurma denemelerinde hep edebiyatın varolduğunu söylemenin basit bir yolu değildir. Böylesi bir tanıtlama boş bir demistifikasyon mantığına aittir. Bilgilerin poetikası disiplinlerin sahte bilgiler olduğunu savlamaz. Bilgilerin poetikası, onların, eşitliğin nedenleriyle eşitsizliğin nedenleri arasındaki bitmek bilmez savaşta, bir bedenin yapabileceği şeyleri bildirmenin yolları arasındaki bitip tükenmez savaşta müdahil yollar olduklarını savlar. Bu disiplinlerin hükümsüz olduğunu savlamaz, çünkü tüm bu disiplinler hikayeler anlatır. Bir bilgi poetikası, bu disiplinlerin nesneleri gösterimlemelerini, etkileşim yordamlarını, argüman biçimlerini dilden ve ortak düşünceden ödünç almaları gerektiğini söyler. Bilgi poetikası, tasvir ve argümanların gücünü, ortak dilin eşitliğiyle, nesneler, hikayeler, argümanlar yaratmaya özgü ortak yeti kapsamında yeniden kaydeder. Bu anlamda o, bir eşitlik metodolojisi olarak adlandırılabilir.</p>
<p>dipnotlar:<br />
* İngilizce’ye çevirenin notu: Bu deneme boyunca ‘bilgi’ sözcüğü (örneğin başlıkta), kuramsal anlamda bilgi sözcüğünü anlamlandıran ‘connaissance’ sözcüğü ve onun fiil biçiminin -connaitre- bir çevirisi olarak alınmalı. Çeviri içinde “sovair” sözcüğü ‘bilgi’ anlamında çevrildiğinde bir notla [savoir] bu belirtilecek. Bu metnin çevirmeni (Jon Roffe), çeviriyle ilgili yazışmalardaki cömertliği nedeniyle Jacques Rancière’ye teşekkür eder.<br />
[1] Cümlenin fransızcası:“Il est propre à cette petite bourgeoisie intellectuelle qui prend son séjour entre les deux chaises du travail et du capital pour le siège de la pensée universelle et du goût désintéressé.”<br />
[2] İngilizce’ye çevirenin notu: Rancière’nin bu metinle yakınen bağlantılı olan 2000 tarihli Le Partage du sensible (La Fabrique, Paris) başlıklı çalışmasının ana kavramlarından biri olan ‘partage’yi ‘örgütlü dağılım’ olarak çeviriyorum.<br />
[3] G. Gauny, “Le Travail à la tache”, akt. Jacques Rancière, La Nuit des prolétaires (1981: Fayard, Paris), 91; burada John Drury çevirisinden alındı, The Nights of Labour (1989: Temple University Press,<br />
Philadelphia), 81.<br />
[4] İngilizceye çevirenin notu: Rancière’nin yeni sözcüğü “in-disciplinaire” (disiplin-siz”) olduğu gibi muhafaza edildi. Bir parça kulak tırmalayıcı olmasına karşın, değiştirilmiş disiplin biçimlerine indirgenemez o: ‘disiplinsel-olmayan’, onun anlamını bütünüyle disiplinlerden koparır ve ‘anti-disiplin’, Rancière’nin projesini, kendisine rağmen disiplinlerin savaş alanına döndürür. Ayrıca indisciplinary (‘disiplin-siz’ sözcüğü), Rancière’nin buradaki temel ilgisi olan bilginin merkezindeki bilgisizlikle bir bağı sürdürme üstünlüğünü içeriyor.</p>
<p>(İngilizce&#8217;ye çeviren: <strong>Jon Roffe</strong>).</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.parrhesiajournal.org/issue01.html"> parrhesiajournal.org</a></p>
<p>Posted on Kasım 22, 2009 by kutlu tunca</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Marmara Hair Treatment Clinic of Turkey Aesthetic and Beauty Center ]]></title>
<link>http://optimizedseo.wordpress.com/2009/11/19/marmara-hair-treatment-clinic-of-turkey-aesthetic-and-beauty-center/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 16:06:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>optimizedseo</dc:creator>
<guid>http://optimizedseo.wordpress.com/2009/11/19/marmara-hair-treatment-clinic-of-turkey-aesthetic-and-beauty-center/</guid>
<description><![CDATA[Marmara Hair Treatment Clinic in Turkey. Fut fue and other hair treatments&#8230; hair mesotherapy, ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Marmara Hair Treatment Clinic in Turkey.<br />
<a href="http://www.marmarahair.com/eng/"> Fut fue and other hair treatments</a>&#8230; hair mesotherapy, medical aesthetics alopecia treatments, laser treatments, face rejuvenation, fat injection, chemical peeling, laser epilation in Istanbul Bagadat Caddesi</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Göz Kapağı Düşüklüğü Estetiği]]></title>
<link>http://modernkadin.wordpress.com/2009/11/17/goz-kapagi-dusuklugu-estetigi/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 08:15:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>modernkadin</dc:creator>
<guid>http://modernkadin.wordpress.com/2009/11/17/goz-kapagi-dusuklugu-estetigi/</guid>
<description><![CDATA[Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof.Dr. Erol Kışlaoğlu, bu sorunların lokal anestezi ile acısız v]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#000000;"><a href="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/11/bakim3.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2526" title="bakım" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/11/bakim3.jpg" alt="" width="220" height="220" /></a>Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof.Dr. Erol Kışlaoğlu, bu sorunların lokal anestezi ile acısız ve çok kısa sürede nasıl düzeltilebileceğini ve güzel bakışlar yaratan estetik uygulamaların ana hatlarını anlattı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Göz kapaklarında oluşan deformasyon neler oluşur?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Göz kapağı yaşlanmaya bağlı olarak ya da kalıtsal nedenlerle çok genç yaşlarda da torbalanabilir bazen de göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ya da gevşeme görülebilir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Göz kapaklarında oluşan deformasyon ve sarkık görüntü ise kişiyi yorgun ve yaşlı gösterir. Bu durumun estetik görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması ile kişinin görmesini de engelleyebilir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Göz kapağı ameliyatı nasıl yapılır?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Göz kapağı estetiği ameliyatı ya da blefaroplasti, göz kapaklarına uygulanan estetik cerrahi girişimdir. Bu girişimde, alt ve üst göz kapaklarından fazla sarkma ve torbalanmaya neden olan deri fazlalıkları çıkarılır. Ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Estetik cerrahi uzmanı Prof.Dr Erol Kışlaoğlu, operasyon sırasında yapılanları şöyle açıkladı; Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınır ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar kuvvetlendirilir. Bu şekilde hem güzel bir görünüm elde edilir hem de kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Göz kapağı estetiği lokal anestezi ile yapılır ancak hastanın talebine göre veya başka işlemlerde yapılacaksa genel anestezi altında da yapılabilir. Hastanın mevcut şikayetlerine göre sadece üst, veya alt kapaklar ya da hem alt ve üst kapaklar aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama 1-1.5 saat sürer.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">İz kalır mı?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Üst göz kapağı için kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Bu nedenle iz görünmez. Ayrıca göz kapakları insan derisinde en az iz bırakan bölgelerdendir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ameliyat sonrası nasıl geçer?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ameliyat sonrası ödeme mani olmak için göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu değildir. Hasta iki gün sonra banyo yapabilmekte doğal ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilmektedir. 4 gün sonra üst göz kapağında ki dikiş alınır. Bu süre zarfında hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu operasyon tek başına uygulanırken kaş kaldırma ve yüz germe operasyonları ile kombine edilebilir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Normal hayata dönüş ne zaman olur?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ameliyat iyi sonuç verir. Nadiren revizyon (yeniden cerrahi girişim) gerekli olabilir. Kişi 3 gün sonra işine dönebilir. Gözkapaklarının yeni şekli, yerçekimi nedeniyle etkileneceğinden kişinin bünyesine göre bazen 5 – 10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Estetik Burun Operasyonu]]></title>
<link>http://burunestetigii.wordpress.com/2009/11/17/estetik-burun-operasyonu/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 04:00:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>alenmak</dc:creator>
<guid>http://burunestetigii.wordpress.com/2009/11/17/estetik-burun-operasyonu/</guid>
<description><![CDATA[Estetik Burun OperasyonuEstetik Burun Operasyonu (Rhinoplasti) Rhinoplasti nedir, Rhinoplasti,esteti]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft size-full wp-image-4" title="burun" src="http://burunestetigii.wordpress.com/files/2009/11/burun.jpg" alt="" width="114" height="141" />Estetik Burun OperasyonuEstetik Burun Operasyonu (Rhinoplasti)</p>
<p>Rhinoplasti nedir,</p>
<p>Rhinoplasti,estetik amaçlı olarak burun şeklinin düzeltilmesi için yapılan operasyondur.</p>
<p>Ameliyat yaşı,</p>
<p>Estetik burun operasyonu yaptırmak için hem anatominin hem de ruhsal yapının olgunlaştığı ortalama 18 yaş alt sınırdır.</p>
<p>Ameliyat öncesi görüşme,</p>
<p>Ameliyat öncesi görüşmede;nefes alma durumunu ve burun iç yapılarını değerlendirmek için endoskopik muayene yapılır.Hastanın burun fotografları çekilip bilgisayar üzerinde ameliyat sonrası oluşacak muhtemel şekil görülür.</p>
<p>Ameliyat tekniği,</p>
<p>Ameliyatta burun kemikleri zarif kesiciler ve mikromotor ile kesilip-törpülenerek şekillendirilecek,kapalı tenik özelliği olarakta burun dışınızda iz kalmayacaktır.</p>
<p>Burundan nefes alma zorluğu, septum deviasyonu  denen burun orta duvar eğriliği ile yaşanmaktadır. Bu durumlar tespit edilirse ameliyat sırasında düzeltilecektir.(Septorhinoplasti operasyonu olarak adlandırılır)</p>
<p>Ameliyatta ihtiyaca göre,hump dediğimiz burun üstündeki çıkıntı çıkarılır,burundaki eğrikik düzeltilir,burun sırtı, burun ucu, burun delikleri şekillendirilir, burun içindeki kesiler kendiliğinden eriyen iplerle kapatılıp burun dışına özel bantlar yapıştırılır ve bir hafta kalacak plastik atel yerleştirilir.</p>
<p>Ameliyat sonrası verdiği rahatsızlıklar nedeniyle tampon kullanılmaz.</p>
<p>Anestezi türü ve ameliyat süresi,</p>
<p>Ameliyat genel anestezi altında yapılır,ortalama 2-2,5 saat sürer.</p>
<p>İyileşme süreci,</p>
<p>Ameliyat sonrası ilk gün yüze soğuk uygulama ve basit ağrı kesici ilaçlar hastayı rahatlatır.Hasta 1 gece hastanede kalıp ertesi gün eve döner.</p>
<p>Ameliyattan 2-3 gün sonra en fazla olmak üzere hafif bir ödem (şişlik) ve morluk oluşabilir ki,bu da sonraki günlerde hızla  geriler.</p>
<p>Ameliyattan ortalama 5.-7. gün sonra burun üzerindeki plastik atel ve bantlar çıkarılır.</p>
<p>Ameliyattan yaklaşık 5-7 gün sonra normal hayata geri döner,yolculuk yapabilir ve işinize başlayabilirsiniz.</p>
<p>10-15.günlerde yürüyüş şeklinde sizi fazla yormayacak aktiviteler yapmanızda fayda vardır.Ancak,tempolu egzersiz ve yüzmeye başlama zamanı ameliyat sonrası 3.ya da 4.hafta olmalıdır.</p>
<p>Gözlük kullanımı ortalama 1.ayda hafif çerçeveli bir gözlükle başlanabilir.(Lens kullanan hastalar,ameliyat sonrası 2-3.gün lenslerini kullanmaya başlayabiliyorlar.)</p>
<p>Burnunuza travma alabileceğiniz sporlara ve dalmaya 2.aydan önce başlamamalısınız.</p>
<p>Burun şeklinin  tam olarak oturması ortalama 3-6 ay olacaktır.</p>
<p>Ameliyatın komplikasyonları,</p>
<p>Ameliyat sırasında; septum delinmesi olabilir ki,bunun o anda tamir edilmesi faydalıdır.İleride burundan nefes almada ses gelmesine sebeb olabilmektedir.</p>
<p>Burun kemik ya da kıkırdaklarından fazla çıkarılması ya da burunun fazla küçültülmesi veya büyütülmesi olabilir.</p>
<p>Ameliyattan hemen sonra kanama olabilir ki,kanamanın türüne göre hekiminiz işlem yapar.</p>
<p>İyileşme döneminizde,yüzünüzde özellikle üst dudakta,burun ucunda şişlikler ve uyuşukluklar olabilir ki, bunlar zaman içinde gerileyecektir.</p>
<p>İlerki dönemlerde burun içi mukoza yapılarında yapışıklık meydana gelebilir ki, nefes almada yarattığı problem nedeniyle bir cerrahi işlemle düzeltilmesi gerekebilir.</p>
<p>Tıbbi kaynaklar %10 oranında ameliyat sonrası revizyon dediğimiz cerrahi işlemler gerekebileceğini, revizyon cerrahisi için ideal sürenin ameliyattan 1 yıl sonra olması gerektiğini bildirir.</p>
<p>Burun ameliyatlarında başarı,</p>
<p>Kişiye bağlı değiştirilemez etkenler olarak; kişinin yaşı,anatomik yapısı ve yara iyileşmesine vucudun verdiği reaksiyon başarıyı olumlu ya da olumsuz yönde etkiler.Burun cildinin ince olması,burun kıkırdak yapısının kalın olması,burun büyüklüğü yüzüyle fazla orantısız olmaması ve tüm yüz hatları orantılı olan kişilerde başarı oranı artarken,burun cildinin yağlı ve kalın olduğu,burun kıkırdaklarının ince olduğu,yüze göre çok büyük ya da çok küçük bir burun ve yüzün totalindeki  orantısızlık ya da asimetri başarı şansını azaltabir.Kişiye bağlı olarak;daha önce operasyon ya da travma geçirmiş olmak,iyileşme döneminde gerekli özeni göstermemiş olmakta başarı şansını etkileyebilir.</p>
<p>Kişinin yüzü ile orantılı büyüklükte,simetrisi tam,bakıldığı zaman güzel gözüken ancak ameliyat yapılmış olduğu fark edilmeyecek kadar doğal duran ve nefes alma problemi olmayan burun ideal burun olarak tanımlanabilir.</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bölgesel Yağlardan Kurtulmak]]></title>
<link>http://estetikuzmaniyiz.wordpress.com/2009/11/17/bolgesel-yaglardan-kurtulmak/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 03:57:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>alenmak</dc:creator>
<guid>http://estetikuzmaniyiz.wordpress.com/2009/11/17/bolgesel-yaglardan-kurtulmak/</guid>
<description><![CDATA[Herkesin vücudunda incelmesi daha zor olan bölgeler vardır.Bu bölgelerde yağlar daha yoğun olarak to]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Herkesin vücudunda incelmesi daha zor olan bölgeler vardır.Bu bölgelerde yağlar daha yoğun olarak toplanır ve kişiden kişiye farklılık gösterir.Bazılarında bel bölgesinde fazlalık oluşurken bazılarında kalça kısmında olabiliyor.</p>
<p>Zayıflamak sadece incelmek değildir.Çeşitli hastalıkları da zayıflayarak engellemiş olursunuz.Adet dönemlerinde vücut ödem yapar ve şişlik oluşur.Ayak parmağınıza uygulayacağınız ufak bir testle anlayabilirsiniz.Hafifçe parmağınıza bastırın gerginlik varsa şişlik vardır ama hafif çöküklük oluşuyorsa şişlik yoktur.</p>
<p style="text-align:left;"><a href="http://estetikuzmaniyiz.wordpress.com/files/2009/11/bolgeselzayiflama.jpg"><img class="size-full wp-image-5 aligncenter" title="bolgeselzayiflama" src="http://estetikuzmaniyiz.wordpress.com/files/2009/11/bolgeselzayiflama.jpg" alt="" width="243" height="240" /></a>Bazen şişen ayak bilekleri kalp rahatsızlıklarının,kan pıhtılaşmasının ya da böbrek yetersizliğinin işareti olabiliyor.</p>
<p>Peki şişliklerden nasıl kurtuluruz?</p>
<p>Günde 2 kere içeceğiniz karahindiba çayı vücudunuzdaki ödem için mükemmel bir kurtuluş yolu olacaktır.Hergün 10-15 dakikayı kendinize ayırın.ayağa kalkın ve ayak parmaklarınızın üzerine yükselin ve bu şekilde birkaç saniye durun.Daha sonra topuklarınızın üzerine inip sadece topuklarınızın üzerinde birkaç saniye durun.İşe yaradığını göreceksiniz.</p>
<p>Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise iç organlarınızın ne durumda olduğu.Dışarıdan bakıldığın da zayıf 36 beden bir insan olabilirsiniz.Fakat iç organlarınız yağlı olabilir.Çok fazla şeker tüketmek,yağlı yiyeceklerle haşır neşir olmak ve egzersiz yapmamak iç organlarınızın yağ ile kaplanmasına neden olacaktır.Bu da ileride diyabet hastası olma riskinizi yükseltecektir.</p>
<p>Yemek yerken yediklerinize dikkat etmek çok fazla şekerli yiyecekler tüketmemek,doymuş yağ yerine doymamış yağlar kullanmak sizi bu tür rahatsızlıklardan koruyacaktır.</p>
<p>İş yerinizde gün boyu oturuyorsunuz ve işiniz sürekli bilgisayar başında olmak.Bu şeklide hareketsiz kalmak kalçanız da yağların birikmesine neden olacaktır.</p>
<p>Böyle bir görüntü istemiyorsanız öğle aralarında yürüyüşe çıkın.Eve gelip duşa girdiğiniz zaman vücudunuzu ayak bileklerinizden başlayarak kalbe kadar fırçalayın.Bu şekilde kan akışı hızlanacak ve gün boyu oturmanın olumsuzluklarını biraz olsun atmış olacaksınız.</p>
<p>Kimi zamanda zayıf olsanız dahi yağlar kol altlarında toplanabiliyor.Bu genellikle genetik fakat o bölgeyi çalıştırmamaktan da kaynaklanıyor.Yaptığınız dengesiz diyetler bu bölgede yağlanmanın nedenini hızlandırabilir.</p>
<p>Kollarınızdaki yağlardan kurtulmanın en kolay yolu birer litrelik içi dolu su şişesini egzersiz yapmak için kullanın.Tabi diyetinize de dikkat edin.Günlük yağ alımını dengeleyin ve omega 3 içeren somon,ton balığı gibi yiyecekleri bolca tüketmeye çalışın.</p>
<p>Şikayet edilen bölgelerden bir tanesi de karın bölgesidir.Bu bölgede biriken yağların nedenlerinden biri ise östrojen.Yağ depolanan enzimleri harekete geçiren östrojen yağlanmayı arttırır.Özellikle doğum kontrol hapı kullanan kadınların karın bölgesindeki yağlanma daha fazladır.Ayrıca kan şekeri seviyesininde yüksek olması önemli bir etkendir.</p>
<p>Sağlıklı beslenmek,alkol kullanıyorsanız azaltmak kan şekerinizin normal seviyeye inmesini sağlayacaktır.Karın bölgesindeki yağlanma kalp rahatsızlığının ya da diyabetin belirtisi olabilir.Kontrol ettirmek yararınıza olacaktır.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Estetik ve Gebelik]]></title>
<link>http://estetikrehberi.wordpress.com/2009/11/17/estetik-ve-gebelik/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 03:53:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>alenmak</dc:creator>
<guid>http://estetikrehberi.wordpress.com/2009/11/17/estetik-ve-gebelik/</guid>
<description><![CDATA[Hamilelikte anne adayları vücutlarında oluşan fiziksel değişikliklerden dolayı kendilerini kötü hiss]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Hamilelikte anne adayları vücutlarında oluşan fiziksel değişikliklerden dolayı kendilerini kötü hissedebilecekleri dönemler yaşamaktadırlar. Anne adayları için bu dönemleri daha rahat atlatacakları ve güzelliklerini ön plana çıkartacakları küçük ipuçları bulunmakta. Bu uygulamaları dikkatle uygulayan anne adayları hamilelik dönemlerini güzellikleri ile insanları büyüleyerek geçirecekler.</p>
<p style="text-align:left;"><a href="http://estetikrehberi.wordpress.com/files/2009/11/estetik-ve-gebelik2.jpg"><img class="size-full wp-image-7 aligncenter" title="Estetik ve Gebelik" src="http://estetikrehberi.wordpress.com/files/2009/11/estetik-ve-gebelik2.jpg" alt="" width="350" height="260" /></a>Saç Bakımı: Saç boyalarının içerisinde bulunan kimyasalların bir kısmının deri tarafından emilerek böbreklere iletildiği ve böbrekler aracılığı ile vücuttan atıldığı bilinmektedir. Gebelik döneminde saç boyalarındaki kimyasal maddelerin bebeklere geçmemesi için kullanımı önerilmez. Bunun yerine doğal saç bakım maskeleri ve doğal saç bakım ürünlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir.</p>
<p>Tırnak Bakımı: Hamilelik döneminde bebek gelişimi için vücuttaki kalsiyumu kullandığından anne adaylarının tırnaklarında kırılmalar ve çatlamalar görülür. Bu sorundan kurtulmak isteyen anne adayları kendilerine en uygun olan tırnak nemlendiricilerini kullanarak sorunu çözümleyebilirler.</p>
<p>Karın Bakımı: Hamileliğin 5. ayından itibaren rahmin genişlemesinden kaynaklanan büyüme ve gerginlik karın bölgesinde çatlaklara neden olmaktadır. Bu çatlakları en aza indirmek için bitkisel nemlendiriciler veya bebe yağı kullanımı önerilmektedir. Bebe yağı veya nemlendiricileri sürerken bebeğinize de masaj yapmış olduğunuz için rahatlama görülmektedir.</p>
<p>Nemlendirme: Hamile bayanların vücutları hamilelik süresince kuru. Bu sorunu ortadan kaldırmak için anne adaylarının her banyodan sonra mutlaka nemlendirici kullanmaları önerilir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Burun Estetiği ]]></title>
<link>http://kadinadair.wordpress.com/2009/11/14/burun-estetigi/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 10:18:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>rizeposta</dc:creator>
<guid>http://kadinadair.wordpress.com/2009/11/14/burun-estetigi/</guid>
<description><![CDATA[Burun estetiği fiyatları hastane ve doktorun aldıgı ücrete göre değişiklik göstermektedir. Bu konuda]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Burun estetiği fiyatları hastane ve doktorun aldıgı ücrete göre değişiklik göstermektedir. Bu konuda doktorunuza danışınız.<br />
Ortalama fiyat 2.000 – 10.000 YTL arasındadır.<br />
Burun estetiği hakkında ayrıntılı bilgi için 0212 270 09 93 no.lu hattı arayabilirsiniz.</p>
<p><img src="http://img132.imageshack.us/img132/9374/burunestetigifiyat.jpg" alt="burun estetiği resimleri" /></p>
<p><img src="http://img23.imageshack.us/img23/2228/burunestetigi.jpg" alt="burun estetiği fiyatları" /><br />
Mini-Rinoplasti</p>
<p>Ortalama bir burun ameliyatı en az 1 saat sürüyor. Ama bazı durumlarda burnun her bölgesine müdahale etmeye gerek yok. Bütün hastalarımın %20 si diyebileceğim bir grupta sadece burun ucuna yönelik bir kaldırma işlemi bütün sorunları çözmeye yetiyor. Ameliyat standart bir burun ameliyatına göre hem çok daha kısa sürüyor hem de riskleri az ve ameliyat sonrası iyileşme çok daha çabuk oluyor. Kemikler ile oynanmadığı için morluk, şişlik gibi erken dönemlerde yaşamanız beklenen sorunları yaşamıyorsunuz.</p>
<p>İşlem kapalı teknik ile burun içerisinden yapılıyor, temel prensip burun ucunu yükseltmek. Bu her burun için uygun olmayabilir ama bazen urun ucunu bir kaç mm. kaldırmak bile görüntüyü tamamen değiştiriyor. Bunu kendinizde görmek istiyorsanız aynaya bakabildiğiniz kadar yandan bakın. Parmağınızın ucuyla burnunuzun en uç kısmını hafifçe kaldırı. Bu şekilde burun ucunuz tam yerini buluyor ve üstüne üstlük burun sırtınızdaki kambur (biz buna “hump” diyoruz, ingilizce kambur demek, ağız alışkanlığı diyebilirim, tıbbi bir terim değil) bu şekilde azalıyor hatta yok oluyor ise zaten bu ameliyattan daha fazlasına gerek yok diyebilirim.</p>
<p>Ameliyatın avantajları, çok kısa sürmesi, risklerinin daha az olması, şişlik morarma olmaması, tampon ve alçı kullanmaya gerek olmaması, maliyetinin daha düşük olması ve 1-2 gün içerisinde işinize dönebilecek olmanız.</p>
<p>Ameliyatın en büyük eksiği ise çok sınırlı bir müdahale olması. Örneğin burnunuzda eğrilik te varsa ve bunun düzelmesini istiyorsanız muhtemelen daha kapsamlı bir ameliyata ihtiyacınız var demektir.</p>
<p>Sıra Dışı Burun Ameliyatları<br />
Sıra dışı ne olabilir diye düşünmeyin. Bazı insanlar doğdukları burun ile yaşamaya devam etmek istiyorlar ve bunda şaşırılacak bir şey yok. Ben belli estetik normlara göre onlara farklı bir planlama yapabilecekken onlar aile resimlerinde farklı birisiymiş gibi gözükmekten, aynaya bakınca farklı bir yüz görmek istememeye kadar bir çok sebepten bunu reddediyorlar. Ne yalan söyleyeyim bu da benim en sevdiğim ameliyatlardan birisi; Son derece saygı duyuyorum ve benimde estetik bakışımı geliştirdiğini düşünüyorum.</p>
<p>Bu hastalarım karşıma oturup “aklınızda ne varsa boşverin, ben sizden farklı bir burun istiyorum” diyor. Bu genellikle çok çok küçük bir girişimle sadece sorun olan bir kaç yerin düzeltilmesi oluyor. Örneğin burun sırtındaki kamburun sadece bir kısmının alınması, burun ucunun sadece bir kaç mm. kaldırılması (bu istek zaten mini-rinoplasti’nin ilk fikri olmuştu) yada çok geniş bir burnun daraltılması oluyor. Bazen bunların da ötesinde, burna belli bir şekil verip üzerine bir küçük “hump” yani kambur isteyenler bile oluyor. Mantıklı bulduğum her şeyi yapmaya çalışıyorum. Yeterki bu istekler çok çılgınca olmasın.</p>
<p>Estetik burun ameliyatı<br />
Burun estetiği ameliyatını ben prensip olarak mutlaka genel anestezi ile yapıyorum. Türkiyede lokal anestezi ile burun ameliyatı yapılması çok yaygındır, ama bunun genellikle hastalariçin çok kötü bir deneyim olduğunu söyleyebilirim. Bir çok ameliyat lokal anestezi ile yapılabilir ama yüzünüzün tam ortasında kmiklerin törppülenmesine dayanmak zorunda değilsiniz. Tıp size bunu hissettirmeyecek kadar gelişti.</p>
<p>Ameliyat açık yada kapalı teknik ile yapılıyor. Ben açık tekniği daha fazla tersih ediyorum. Aradaki fark nedir derseniz sizin açınızdan neredeyse hiç bir fark olmadığını söyleyebilirim. Açık teknikte burun ucundan ek ir kesi de yapıyoruz ama bu iz bırakan bir ksi değil. İlk bi rkaç hafta orada bir leke görebilirsiniz ama uzun dönemde iz kalmıyor. Açık teknik cerraha herşeyi görme şansı veriyor. Ben de görerek yapmayı seviyorum, hiç bir şey şansa kalmıyor.Ameliyat süresi tamamen cerraha bağlı. Benim ortalamam zannediyorum 1 saat 15 dakika. Ama 3 saat uğraştığım zor vakalarda olmuyor değil.</p>
<p>Ben bu ameliyatı mutlaka bir hastanede yapıyorum. Bence bu çok önemli, bu ciddi bir ameliyat ve bir muayenehande yani bir apartman dairesinde böyle bir ameliyat olmamanızı öneririm. Yukarıdan komşunuzun yaptığı kızartma kokuları gelirken sizin alt katta gerçek bir ameliyat geçirmeniz Dali’nin surrealist tablolarına girebilir.</p>
<p>Burun estetiği<br />
konu estetik cerrahi olunca Türkiye’de burun estetiği açık farkla öne geçiyor. yapılan estetik ameliyatların en az yarısını burun estetiği oluşturuyor demek yanlış olmaz. dünyada bu durum tam tersi. avrupa ülkelerinde bu ameliyat o kadar az yapılıyor ki orada yaşayan türkler olmasa neredeyse hiç yapılmayacak durumda. bunun sebebi de çok basit, avrupalıları burunları zaten bizim ameliyat ile elde etmek istediğimiz şekildeler. hollanda da isveçte sokakta dolaşan insanların burunlarında kusur bulmak bile neredeyse olanaksız. </p>
<p>Burun estetiği diğer bütün estetik ameliyatlar gibi gelişiyor. 10 sene önce yapılan burun ameliyatı teknikleri bu gün büyük ölçüde terk edildi. O yılların tecrübeleri estetik cerrahlara ne yapılması gerektiği kadar ne yapılmaması gerektiğini de öğretti. Bu gün çok daha fazla şeyi çok daha az zarar vererek yapabiliyoruz. Bu yeni yaklaşımı ortaya çıkaran ve benim gibi genç jenerasyon cerrahlara öğreten Tebbett, Guyuron, Daniel, Torumi gibi hocalar sayesinde bu ameliyat “predictive” yani önceden sonuçları öngörülebilen bir işlem haline geldi. Artık ameliyattan önce hastalarımızı karşımıza oturtup bir reism üzerinde böyle olacaksınız ne dersiniz diyebiliyoruz. Bu gerçekten cerrah için rahatlık, hasta içinde güvence. </p>
<p>Hastalarımın korkuları<br />
Yaptığım her burun ameliyatı görüşmesi şu şeklide başlıyor: “ama ben delikleri karşıdan gözüken o artistlere yapılan burunlardan istemiyorum”. Yada “o küçücük ameliyatlı olduğu uzaktan belli olan burunlardan asla istemiyorum”. Bu o kadar da haksız bir giriş değil. Sokakta karşılaştığınız, magazin sayfalarında önünüze çıkan kötü burun ameliyatları, doğal olmayan sonuçlar elbette sizi etkiler. Ameliyat olmanız söz konusu olduğunda aklınıza ilk gelen ne istediğiniz değil ne istemediğiniz olacaktır.</p>
<p>Bu konuya bir açıklık getirmek gerekiyor. Ameliyatlar belli riskler içerir. Bu size söylense de söylenmesede siz bilirsiniz ve bilmelisiniz ki her ameliyatın nadir de olsa çok ciddi olabilecek komplikasyonları olabilir. Ama başınıza gelme ihtimali olan bu riskler arasında o sokakta gördüğünüz burun şekli yok. Çünkü bu tamamen cerrahın insiyatifinde olan bir şey. Kullandığınız teknik eğer modern bir teknik ise, burun delikleri karşıdan gözüke fıdık kadar bir burun yapmamak tamamen sizin elinizde oluyor. Yemek yapmaya benzetebilirsiniz, ben mutfağa size sosisli sandviç yapacağım diyerek mutfağa girerersem elimde bir hamburgerle masaya dönme ihtimalim yoktur. ama mutfakta tüp patlayabilir ve sizin sosis yanabilir, bunu gerçekten kimse size garanti edemez ama hamburger yemeyeceğinizi kesinlikle garanti edebilirim. </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[El ]]></title>
<link>http://kadinadair.wordpress.com/2009/11/14/el/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 09:46:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>rizeposta</dc:creator>
<guid>http://kadinadair.wordpress.com/2009/11/14/el/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'></div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yüz Germe Ameliyatı]]></title>
<link>http://cenktokat.wordpress.com/2009/11/13/yuz-germe-ameliyati-3/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 15:28:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>CENK TOKAT</dc:creator>
<guid>http://cenktokat.wordpress.com/2009/11/13/yuz-germe-ameliyati-3/</guid>
<description><![CDATA[İlerleyen yaşla birlikte tekrarlayan mimik hareketleri, güneş maruziyeti, çevresel ve içsel faktörle]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em>İlerleyen yaşla birlikte tekrarlayan mimik hareketleri, güneş maruziyeti, çevresel ve içsel faktörler, doku elastikiyetindeki gerileme, kemik ve yumuşak dokulardaki hacim kaybı yüz ve vücudun birçok yerinde gevşek, sarkık ve belirgin kırışıklık içeren bir hale gelir.  Yaşlanma yüzünün gençleştirilmesinde elastikiyetini kaybeden ve sarkan cildin fazlalaşan kısmının uzaklaştırılması, gevşeyen kasların sıkılaştırılması gerekir. Bu nedenle uygulanan yüz germe ameliyatı (“face lift” yada “rhytidectomy”) fazlalık cilt doksunun alınması, deri altındaki kasların, boyun ve yüz derisinde gerginleştirme işlemiyle “saatin geriye alınması” olarak açıklanabilir. Yüz germe ameliyatı tek başına yapılabileceği gibi alın germe, göz kapağı estetiği yada yağ enjeksiyonu ile dolgu ameliyatları ile birlikte de yapılabilir.</p>
<p><strong>Yüz germe ameliyatı için en uygun adaylar…</strong></p>
<p>Yüz germe ameliyatı için en uygun adaylar; yüz ve boyun derileri sarkmaya başlamış ancak güçlü ve iyi şekilli yüz kemik yapısına sahip erkek ve kadınlardır. Yüz germe ameliyatı uygulanan hastaların çoğunun 40 ila 60 yaşları arasında olmasına rağmen, 70’lerinde ve hatta 80’lerinde olan kişilere de bu ameliyat başarıyla yapılabilir.</p>
<p>Yüz germe ameliyatı daha genç ve taze bir görünüm vermekle beraber bireyin kendine olan güveninin artmasını sağlar. Ancak bu germe ameliyatı adaya yeni bir yüz veremeyecek, mevcut görünümü 5-10 yıl geriye alacaktır. </p>
<p><strong>Tüm ameliyatlar  bazı belirsizlikler ve riskler taşır…</strong></p>
<p>Yüz germe ameliyatında da diğer ameliyatlarda görülebilecek anestezi komplikasyonları çok nadir olsa da görülebilmektedir.</p>
<p>Yüz germe sonrası görülebilecek komplikasyonlar, hematoma (deri altı dokuda kan toplanması), mimik kaslarının hareketini sağlayan sinirlerin hasarı (genellikle geçici), enfeksiyon, yara hattı sorunları, ve anestezik maddelere karşı reaksiyon olarak sıralanabilir. Kötü yara iyileşmesi en çok sigara içen kişileri etkiler. Bu komplikasyonlar, uyarı ve önlemlere uyulması durumunda göz ardı edilebilecek kadar nadirdir.</em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[]]></title>
<link>http://artscrafts71.wordpress.com/2009/11/13/3/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 13:25:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>artscrafts71</dc:creator>
<guid>http://artscrafts71.wordpress.com/2009/11/13/3/</guid>
<description><![CDATA[Sanat ve El Sanatları: Yetenek ve Yaratıcılık hakkında Bloglar Sanatsal yaratıcılık bir insanın en ö]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Sanat ve El Sanatları: Yetenek ve Yaratıcılık hakkında Bloglar</p>
<p>Sanatsal yaratıcılık bir insanın en önemli özellikleri: gerek dil aracılığıyla duygularını, isteklerini, korkularını ve gelenekleri bildirmektir, işaretler, sesler ve manufacts gerçekten bir elemanları bu zeki yaratıklar ve akıllı varlıklar farklı olarak belirtilebilir az gelişmiş yaşam formları. Tarih boyunca, içeriğini, kültürler, disiplinleri ve mesajları bir muazzam çeşitli çizimler, resimler, graffitis, şiir, şarkı sözleri, heykeller, kitaplar, danslar ve coreographies, tüm ülkede temsil edilmiş ve her yaştan, çok çeşitli amaçlar ile. Ancak, yaratıcı ürünler, bu son derece farklılaşmış panorama, biz kalite, güzellik, özgünlük ve mükemmelliği, bu gerçekten de bir sanatçı ne takip gerekir bazı temel kavramları vardır ve sürekli araştırma tanıyabilir, ne zaman sanat beceri ve meslek olarak tanımlanır.</p>
<p><font>References: <a href="http://h-i-p-h-o-p-m-u-s-i-c.com">hiphopmusic</a>,  <a href="http://e-l-e-c-t-r-o-n-i-c-m-u-s-i-c.com">electronicmusic</a>,  <a href="http://h-o-u-s-e-m-u-s-i-c.com">housemusic</a>,  <a href="http://h-e-a-v-y-m-e-t-a-l.com">heavymetal</a>,  <a href="http://d-r-a-w-i-n-g.com">drawing</a>,  <a href="http://r-a-p-m-u-s-i-c.com">rapmusic</a>,  <a href="http://b-a-l-l-e-t.com">ballet</a>,  <a href="http://c-l-a-s-s-i-c-a-l-m-u-s-i-c.com">classicalmusic</a>,  <a href="http://c-a-n-v-a-s.com">canvas</a>,  <a href="http://b-r-o-a-d-w-a-y-s-h-o-w.com">broadwayshow</a>,  <a href="http://news.c-a-s-t.com">cast</a>,  <a href="http://news.t-a-b-l-e-t.com">tablet</a>,  <a href="http://news.s-i-n-g.com">sing</a>,  <a href="http://news.a-r-t-a-u-c-t-i-o-n.com">artauction</a>,  <a href="http://news.a-r-t-c-o-l-l-e-c-t-i-o-n.com">artcollection</a>,  <a href="http://news.a-r-t-d-e-a-l-e-r-s.com">artdealers</a>,  <a href="http://news.d-a-i-l-y-h-o-r-o-s-c-o-p-e.com">dailyhoroscope</a>,  <a href="http://news.l-o-v-e-p-o-e-m.com">lovepoem</a>,  <a href="http://news.v-i-r-g-o.com">virgo</a>,  <a href="http://news.p-o-e-m-s.com">poems</a>,<br />
</font></p>
<p>Sanat kesinlikle consacration, provokasyon, mirası ve toplum, kamu ve eleştirmenler karşı meydan okuma, ya o meydanlara maruz veya müzelerde korunabiliyor. Art de toplayıcılar, uzmanları için zengin bir pazar, tüccarlar ve Auctioneers daha iyi. Biz Internet potansiyeli sanatsal ve yaratıcı içeriği hakkında insanları bilgilendirmek için bilincindeyiz bu nedenle burada bazı siteleri listeledim bu http://www.thenew.com ve http://www.euroserve.cn (http ile : / / www.esw3.eu dns hizmetleri) size haber ve Çağdaş Estetik, Görsel Yaratıcılık, Tasarım Hizmetleri ve Artwork Pazar hakkında gerçekleri getirmek için geliştirdik.</p>
<p><font>References: <a href="http://info.r-a-p-p-e-r.com">rapper</a>,  <a href="http://info.p-a-i-n-t-e-r-s.com">painters</a>,  <a href="http://info.p-o-s-t-m-o-d-e-r-n.com">postmodern</a>,  <a href="http://info.t-a-s-t-e.com">taste</a>,  <a href="http://info.g-r-a-f-f-i-t-i.com">graffiti</a>,  <a href="http://info.s-y-m-p-h-o-n-y.com">symphony</a>,  <a href="http://info.a-r-c-h-a-e-o-l-o-g-i-s-t-s.com">archaeologists</a>,  <a href="http://webs.a-r-c-h-a-e-o-l-o-g-y.com">archaeology</a>,  <a href="http://webs.a-b-s-t-r-a-c-t-a-r-t.com">abstractart</a>,  <a href="http://webs.a-c-r-y-l-i-c.com">acrylic</a>,  <a href="http://webs.a-r-c-h-i-t-e-c-t-s.com">architects</a>,  <a href="http://webs.a-r-t-d-e-a-l-e-r.com">artdealer</a>,  <a href="http://webs.a-r-t-f-a-i-r.com">artfair</a>,  <a href="http://blog.a-r-t-a-d-v-i-s-e-r.com">artadviser</a>,  <a href="http://blog.a-r-t-a-d-v-i-s-o-r.com">artadvisor</a>,  <a href="http://blog.a-r-t-c-o-n-s-u-l-t-a-n-t.com">artconsultant</a>,  <a href="http://blog.a-r-t-i-n-d-e-x.com">artindex</a>,  <a href="http://blog.a-r-t-i-s-t-s-r-e-t-r-e-a-t.com">artistsretreat</a>,  <a href="http://blog.a-u-d-i-t-i-o-n-s.com">auditions</a> <a href="http://blog.c-o-n-t-e-m-p-o-r-a-r-y-a-r-t.com">contemporaryart</a>,<br />
</font></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi]]></title>
<link>http://cenktokat.wordpress.com/2009/11/12/estetik-plastik-ve-rekonstruktif-cerrahi-2/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 18:15:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>CENK TOKAT</dc:creator>
<guid>http://cenktokat.wordpress.com/2009/11/12/estetik-plastik-ve-rekonstruktif-cerrahi-2/</guid>
<description><![CDATA[Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi denince Türkiye’de ilk olarak, güzelliğe yönelik işlemleriy]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>   Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi denince Türkiye’de ilk olarak, güzelliğe yönelik işlemleriyle bilinen Estetik ameliyatlar akla gelmektedir. Oysa bu branşın çalışma alanının az bir kısmını oluşturmaktadır. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, sorunlu dokunun onarılması veya yeniden oluşturulmasını içeren çok komplike bir bilim dalıdır. Burada yeniden oluşturma da olduğu için tıbbın diğer alanlarında olmadığı kadar pozitif bilime ek olarak sanat yeteneğine de ihtiyaç duyulmaktadır. Bu da yapılan her ameliyatta Estetik kaygının göz önünde tutulmasını sağlar. Bir apandisit veya rahim tümörü için tedavi genel olarak o dokunun çıkarılmasıdır, ancak bu sorun burunda, çenede, göğüste vs. ise kesip atmak tedavi sayılamaz. Bireye yeniden bütünüyle birey olma şansını vermek için o doku en uygun yöntemle eski haline getirilmelidir. Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi her tedavisinde bu bütünlüğü sağlamayı hedefler. </p>
<p>   Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi doğumsal veya kaza ve çeşitli ameliyatlara bağlı olarak meydana gelen doku-organ hasar ve kayıplarını düzeltmeye veya yerine koymak için vücudun her bölgesiyle ilgilenir. Yüz, el, ayak, genital ve diğer vücut bölgelerinin doğumsal anormallikleri, yüz kemiklerinin kazalara bağlı kırıkları, el parmaklarının doğumsal veya travmatik kayıpları, vücudun dış kısımlarındaki kanserlerin tamamen alınıp, doku nakilleri ile onarılması, yanık ve sekellerinin tedavisi, diğer cerrahi branşlarca kapatılamayan her tür yaranın kapatılması bu branşın genel hasta grubunu oluşturmaktadır. </p>
<p>   Kaza nedeniyle kopan bir elin yeniden kavramasının sağlanması veya kanser nedeniyle dudak, çene ve ağız tabanı tamamen alınan birinin yeniden lokmalarını çiğnemesinin sağlanması Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi’nin savaş alanıdır. Bunların yanında normal sayılabilecek bir organın daha güzel ve estetik olmasını sağlamak ise biz Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahlar için, bu branşın uzmanı olmayan diğer branş doktorlarına oranla çok daha kolay ve güzel yaptığımız bir iştir. Yani burun estetiğini bir Kulak Burun Boğaz Uzmanı, göz kapağı estetiğini bir Göz Hastalıkları Uzmanı veya göğüs estetiğini bir Genel Cerrahi Uzmanı değil, Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanı yapmalıdır, eğer güzel ve estetik sonuca ulaşmak isteniyorsa.</p>
<p>   Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi milattan önce kesilen veya kopan burun ve kulak gibi organların onarılmaya çalışılması ile ilk adımlarını atmış, milattan sonra ilk yüzyıllarda doğumsal yarık dudakların dikilmesiyle ilerlemiştir. İlk Plastik Cerrahi kitabı 16. yüzyılda yazılmış, ancak en büyük gelişim birinci ve ikinci dünya savaşlarının olduğu 20. yüzyılda yaşanmıştır. Günümüzde Konjenital Anomaliler (doğumsal bozukluklar), Maksillofasial Cerrahi (yüz ve kafa kemik sorunlarının düzeltilmesi), Deri ve Deri Altı Doku Tümör Cerrahisi (benler, yağ bezeleri, deri kanserlerinin tedavisi), El Cerrahisi, Mikrovasküler Cerrahi (mikroskop altında milimetrik damarın dikilmesini gerektiren doku nakilleri), Yanık ve Sekelleri ile Estetik Cerrahi (yüz gençleştirme estetikleri, kepçe kulak, göz kapağı ve burun estetiği, göğüs büyütme, dikleştirme ve küçültme ameliyatları, karın sarkmalarının, basen ve bacak yağlanmalarının giderilmesi) Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi’nin ana konularını oluşturmaktadır. Tüm vücudu ilgilendiren bu sorunları ve tedavilerini öğrenmek için tıbbın en uzun uzmanlık eğitimini (6 yıl temel tıp eğitimi üzerine 6 yıl da uzmanlık eğitimi) alan Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahlar mesleklerini tıp etiğini sanatla buluşturarak sizlere sunmaktadır.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Europlast Saç Ekim Merkezi İstanbul Fut Fue]]></title>
<link>http://seot.wordpress.com/2009/11/12/europlast-sac-ekim-merkezi-istanbul-fut-fue/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 14:54:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>Seo Turhan</dc:creator>
<guid>http://seot.wordpress.com/2009/11/12/europlast-sac-ekim-merkezi-istanbul-fut-fue/</guid>
<description><![CDATA[Europlast saç ekimi fue ve fut yöntemlerinin kullanıldığı Dr Zafer Atakan yönetimindeki merkezimizde]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Europlast saç ekimi  fue ve fut yöntemlerinin kullanıldığı Dr Zafer Atakan yönetimindeki merkezimizde saç dökülme tedavileri saç mezoterapisi ve kaş ekimi uygulanmaktadır. Saç Nakli yoğunluğu hesabınızı kendiniz yapabilirsiniz.Europlast,saç ekimi,saç ekim,sac ekim,sac ekimi,saç ekim merkezi, <a href="http://www.europlasthair.com">saç ekim merkezleri</a> istanbul levent saç nakli,kaş ekimi,saç mezoterapisi, kaş ekimi, fue,fut,saç dökülmesi,saç dökülme tedavileri,</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[L'occitane Türkiye Doğal Cilt Vücut Saç Bakımı]]></title>
<link>http://seot.wordpress.com/2009/11/12/loccitane-turkiye-dogal-cilt-vucut-sac-bakimi/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 14:44:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>Seo Turhan</dc:creator>
<guid>http://seot.wordpress.com/2009/11/12/loccitane-turkiye-dogal-cilt-vucut-sac-bakimi/</guid>
<description><![CDATA[L&#8217;occitane Türkiye doğal cilt vücut saç bakımı parfüm şampuan shea butter provence lavender la]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.loccitane.com.tr">L&#8217;occitane Türkiye doğal cilt vücut saç bakımı </a>parfüm şampuan shea butter provence lavender lavanta verbena vanilla eau de toilette cherry blossom immortelle fragrances parfümler saç bakım banyo cilt bakımı boutique nemlendiriciler tonik, tütsü, bitkisel sabunlar, vanilya, mimoza erkek ve kadın bakım ürünleri, ev kokuları loccitane,l&#8217;occitane,l occitane,istanbul,Türkiye,fiyat,parfüm,ürünleri,şampuan,shea butter,provence,lavender,lavanta,men,verbena,vanilla eau de toilette,cherry blossom,immortelle,fragrances,parfümler,saç,bakım,banyo,cilt,bakımı,boutique,nemlendiriciler,tonik,şampuan,erkek,tütsü,bitkisel sabunlar,vanilya,mimoza</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[4.3.2.1 İnceliyorum Diet Detox Zayıflama]]></title>
<link>http://seot.wordpress.com/2009/11/12/4-3-2-1-inceliyorum-diet-detox-zayiflama/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 14:41:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>Seo Turhan</dc:creator>
<guid>http://seot.wordpress.com/2009/11/12/4-3-2-1-inceliyorum-diet-detox-zayiflama/</guid>
<description><![CDATA[4.3.2.1 İnceliyorum zayıflama ,incelme, sıkılaşma, zayıflama, kilo verme, ödem giderme ve toksik mad]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.4321inceliyorum.com">4.3.2.1 İnceliyorum zayıflama</a> ,incelme, sıkılaşma, zayıflama, kilo verme, ödem giderme ve toksik maddeleri uzaklaştırmaya (detoks) yönelik olarak hazırlanmış doğal bitkisel bir ürün grubudur. Arkopharma Ultimate Tablet ve 4.3.2.1 Solüsyon</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Europlast Saç Ekim Merkezi İstanbul Fut Fue]]></title>
<link>http://sacekim.wordpress.com/2009/11/12/europlast-sac-ekim-merkezi-istanbul-fut-fue/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 14:32:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>sacekim</dc:creator>
<guid>http://sacekim.wordpress.com/2009/11/12/europlast-sac-ekim-merkezi-istanbul-fut-fue/</guid>
<description><![CDATA[Europlast saç ekimi fue ve fut yöntemlerinin kullanıldığı Dr Zafer Atakan yönetimindeki merkezimizde]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Europlast saç ekimi  fue ve fut yöntemlerinin kullanıldığı Dr Zafer Atakan yönetimindeki merkezimizde saç dökülme tedavileri saç mezoterapisi ve kaş ekimi uygulanmaktadır. Saç Nakli yoğunluğu hesabınızı kendiniz yapabilirsiniz.Europlast,saç ekimi,saç ekim,sac ekim,sac ekimi,saç ekim merkezi, <a href="http://www.europlasthair.com">saç ekim merkezleri</a>,istanbul,levent,saç nakli,kaş ekimi,saç mezoterapisi,kaş ekimi,fue,fut,saç dökülmesi,saç dökülme tedavileri,</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kuaför Ferhat Tuhan Gelin Saç Modelleri Saç Kaynağı Düzleştirme Defrize]]></title>
<link>http://sacekim.wordpress.com/2009/11/12/kuafor-ferhat-tuhan-gelin-sac-modelleri-sac-kaynagi-duzlestirme-defrize/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 14:12:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>sacekim</dc:creator>
<guid>http://sacekim.wordpress.com/2009/11/12/kuafor-ferhat-tuhan-gelin-sac-modelleri-sac-kaynagi-duzlestirme-defrize/</guid>
<description><![CDATA[Saç modelleri saç kaynağı düzleştirme, defrize, gelin saç modelleri, gelin başı, gelin topuz modelle]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Saç modelleri saç kaynağı düzleştirme, defrize, <a href="http://www.ferhattuhan.com">gelin saç modelleri</a>, gelin başı, gelin topuz modelleri, kesim modelleri, saç kaynak, keratinli kaynak, boncuk kaynak, halka kaynak, bayan kuaför, göztepe kuaför, kadıköy kuaför,postiş,postiş fiyatları,çıt çıt ,balyaj,balyaj modelleri,moda çekimleri,röfle,röfleli saç modellerigelin saç modelleri, gelin saçı, gelin başı, gelin topuz modelleri, saç modelleri, saç kesim modelleri,saç kaynak,saç kaynağı,saç kaynak fiyatları,saç düzleştirme,kalıcı saç düzleştirme,defrize,gelin saç,bayan kuaför,göztepe kuaför,kadıköy kuaför,keratinli kaynak,boncuk kaynak,halka kaynak,balyaj,makyaj</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ GüzeLLik ]]></title>
<link>http://bekliyorumseni.wordpress.com/2009/11/10/guzellik/</link>
<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 18:34:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>asiturks</dc:creator>
<guid>http://bekliyorumseni.wordpress.com/2009/11/10/guzellik/</guid>
<description><![CDATA[GüzeLLik &nbsp; 1) Sigaradan sararmis biyiklarimiz yok. 2) Arabamizin yolda patlayan lastigini degis]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="post-2992" style="text-align:center;">
<h2><a title="GüzeLLik" href="http://bekliyorumseni.com/guzellik.html">GüzeLLik</a></h2>
<p><a title="Yazıyı düzenle" href="http://bekliyorumseni.com/wp-admin/post.php?action=edit&#38;post=2992"></a></p>
<div>
<p><img title="images" src="http://bekliyorumseni.com/wp-content/uploads/2009/11/images58.jpeg" alt="images" width="125" height="84" /></p>
<p>&#160;</p>
<p><strong><strong>1) Sigaradan sararmis biyiklarimiz  yok.<br />
2) Arabamizin yolda patlayan lastigini degistirmeyi bilmesek de olur.<br />
3) “Ya kalkmazsa?”<br />
4) “Ya inerse?”.. sizin de isiniz zor valla yaaa…<br />
5) Pantolon giymek bizim icin fizyolojik larak en az etek kadar rahattir.<br />
6) Kisiligimiz kullandigimiz arabanin beygir gücü ile dogru orantili olarak  degerlendirilmiyor.<br />
7) Tuvalette sadece tavana degil, sagimiza solumuza herhangi bir ölçme biçme  endisesi duymaksizin bakinabiliriz.<br />
8  )“Gerçek mi, rol mü yapiyor?”<br />
9) “Damsiz Girilmez” bize bir sey ifade etmiyor..<br />
10) Kirmizi isikta yanimizdaki arabanin bizden önce çikmasi ya da bir aracin  bizi sollamasi hiç birsey demek degildir.<br />
11) Istedigimiz her yerde ve her kosulda aglayabiliriz.<br />
12) Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olasi kaslari belirginlestirecek diye  bir zorunlulugumuz yok…<br />
13) Vücudumuzda kas olacak diye bir zorunlulugumuz da yok hatta..<br />
14) Kas gücü gerektirecek isleri zevkle yapacak birileri her zaman vardir<br />
15) Dügme, sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor.<br />
16) Dünya yerle bir olsa önce kadinlar ve çocuklar!<br />
17) “Yoktan var edilen” yapay bedenlerimize tapinacak bir karsi cins varken , kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarindan sonuna kadar yararlaniyoruz<br />
18) Asik oluyoruz… korkmadan.<br />
19) Biraz göbek sevimli mi durur? … hadi ordan!! siz hic kalçalarimdaki yaglar beni çekici gösteriyor diyen bir kadin ya da yaglar beni çekici gösteriyor diyen bir kadin gördünüz mü? Asla dis görünüsümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandirmaya çalismayiz Rejim gerekiyorsa rejim Allah Allah!!!<br />
20) Tecavüze ugradigimizda cinsel tercihimizi degistirmek zorunda degiliz<br />
21) Duygusal saçmaliklar adina kredi sahibiyiz… çiçek ve çikolata istiyoruz<br />
22) Evde, banyoda, kil- tüy dökmeyiz…<br />
23) Dokundugumuz bedenin herhangi bir kismindan silikonlar fiskirma korkusu  duymayiz genelde tabi!!!<br />
24) Sünnet olmuyoruz…<br />
25) Meslek grubunda “ev kadini” diye kebap bir seçenek var…<br />
26) Birinden hoslansak da “ilk adim atma kabusu”ndan muafiz…<br />
27) Evet, gelinlik 200.- $, smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de sevgili damat  ödüyor…<br />
28) “3 dubleden sonra feciii sarhos olurum” diyebiliriz rahatlikla…<br />
29) “Çirkin” kadin yoktur.<br />
30) 50 yasindan önce hiçbir erkege seks için para ödemek zorunda degiliz<br />
31) 31 sayisida sadece digerleri gibi bir sayi…<br />
32) Kisa boy mu? E topuklu ayakkabilar ne güne duruyor ki? 33) Yasimiz ne olursa olsun bir uçan balon tasiyabilir, pamuk helva ve elma sekeri de yiyebiliriz<br />
34) Her sabah tras olmak zorunda degiliz.<br />
35) Bir gece hos bir rüya görsek ertesi sabah pijamamizi kirliye atmamiz  gerekmez.<br />
36) Genellikle istedigimizi almamiz için söylememiz yeterlidir….<br />
37) Bazen istemedigimizi söyleyerek de aliriz.<br />
38) Blue-jean’lerimizin muhtelif kisimlari diger taraflarina göre dengesiz  biçimde durmaz-beyazlamaz… ya da sararmaz…<br />
39) Kizdigimizda birbirimizin anneleri, kizkardesleri, ebeleri, dayilari ya da  sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz<br />
40) Ayakta kalmak(?) için 1,5 porsiyon kaymakli künefe yememiz gerekmiyor..<br />
41) Bebeklik albümlerimiz sirtüstü çirilçiplak resimlerimizle dolu degil<br />
42) “Hadi amcalara göster..” seklinde rezil bir çocukluk animiz da hiç olmayacak<br />
43) Uçan tekmelerle birbirimizin agzini yüzünü kirdigimiz sporlar yapmiyoruz<br />
44) Fiziksel güç iddiamiz yok ama ,grip olunca da ölümcül bir hastaliga  yakalanmis gibi iptal olmuyoruz…<br />
45) Silah… hiç iki kizin silahla oynarken birbirini vurdugunu duydunuz mu?<br />
46) Horlamiyoruz….<br />
47) Az bildigimiz bir seyi çok anlatabiliriz.<br />
48) Birbirimize, beklenmedik yikici sonuçlar dogurabilecek, essek sakalari yapma  adetimiz yoktur<br />
49) Canimizin çektigi yemegi pisirir, herkese yedirebiliriz.<br />
50)Kerizi parasindan ayirmada Allah vergisi bir yetenegimiz vardir<br />
</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yüz Maskesi</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Bezelyeden patlıcana kadar birçok sebzenin,cildimiz için birer cansimidine dönüşebileceğini biliyor musunuz?Sebzeler vücudumuza olduğu kadar cildimiz üzerinde de olumlu etkilere sahip.Hazırlanması çok kolay olan bu maskeleri uygulayarak pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde kavuşabilirsiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>1.SALATALIK MASKESİ : </strong>İki tutam çuha çiçeği kurutularak,dövülüp toz haline getirilir.Kabukları soyulmuş yarım salatalık,bir fincan pirinç unu,çuha çiçeği tozu ile birlikte on dakika ateşte pişirilir.Elde edilen karışım bulamaç haline getirilir.Hazırlanan bulamaça yarım fincan elma suyu,bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem haline getirilir.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Yüz ve boyuna uygulanan bu maske cildin canlı ve sağlıklı gözükmesini sağlar.Yüzde yarım saat beklettikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu sürülür.</strong></p>
<p><strong><strong>2.BAL MASKESİ : </strong>Civan perçemi çiçeği,saf suda on dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür.Bir fincan su soğutulur.Elde edilen posa ezildikten sonra,yarım fincan limon suyu,bir çorba kaşığı zeytinyağı,bir tatlı kaşığı bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile karıştırılır.Hazırlanan karışıma soğuk civan perçemi suyu ilave edilir.Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu<br />
eklenir.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini önler.Bu maske  bir hafta uygulanmalıdır.Yüzde bir saat kalması gereklidir.</strong></p>
<p><strong><strong>3.YUMURTA MASKESİ : </strong>İki avuç buğday,iki bardak suda ezilir.İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur.Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Kızıl lekelerin ve sivilcilerin giderilmesini sağlar.Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır.Bu maske şampuan olarak kullanılabilir,saçların parlamasını sağlar.</strong></p>
<p><strong><strong>4.BEZELYE MASKESİ : </strong>İki su bardağı taze bezelye,ezildikten sonra üzüm pekmezi ile karıştırılır.Yumurta akı ve yarım fincan ayçiçek yağı ilave edilir.Bir miktar un konularak maske kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlar,gece yatmadan  uygulanmalıdır.Sabah cilt temizlenir.</strong></p>
<p><strong><strong>5.ÇİLEK MASKESİ : </strong>Bir avuç taze çilek ezilip,yulaf unu ile karıştırılır.Bir adet yumurta sarısı ile iki çrba kaşığı yoğurt çırpılır,krem kıvamına getirilir.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Kuru ciltler için besleyici olan bu maske 20 dakika ciltte kaldıktan sonra ılık su ile yıkanır.Çilek maskesi özellikle gözaltlarındaki kırışıklıkların azalmasında önemli rol oynar.</strong></p>
<p><strong><strong>6.PATLICAN MASKESİ : </strong>Dilimlenmiş yarım patlıcan iki bardak suda kaynatılır.Hazırlanan karışıma bir diş sarımsak eklenerek lapa haline getirilir.Buna kaymak katılarak krem haline getirilir.Bu karışım iki ay boyunca hergün tekrarlanmalıdır.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Tendeki mikropları arındırmada ve yüze canlı bir görünüm  kazandırmada etkindir.</strong></p>
<p><strong><strong>7.KAYISI MASKESİ : </strong>Üç tutam defne yaprağı,bir tutam tarçın kayısı suyunda pişirilir.Bir adet yumurta ve yarım fincan süt karıştırılarak krem haline getirilir.</strong></p>
<p><strong><strong>ETKİSİ : </strong>Yüzdeki sivilcelerigidermek ve tene tazelik kazandırır.Saça  uygulandığında dökülmeyi durdurur ve saçın geç ağarmasını sağlar.</strong></p>
<p><strong>• <strong>YULAF MASKESİ İLE SİYAH NOKTALARDAN KURTULUN</strong></strong></p>
<p><strong>Yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır. Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı sonuca ulaşabilirisiniz.</strong></p>
<p><strong><strong>Evde yapabileceğiniz yüz maskeler</strong></strong></p>
<p><strong>• Yumurta, bal, yoğurt evimizde hemen her zaman bulunan yiyecekler. Ama bu kez bunları yemek pişirirken değil, güzellik maskeleri uygularken kullanacağız. Hazır mısınız? O zaman tariflerimize başlıyoruz! Besleyici maske İçinde bulunan badem yağı ve yumurta sarısı sayesinde cildi sanki yeni doğmuş bir bebeğinki gibi yumuşacık yapan bu besleyici maskeyi ayda bir kez uygulayabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem</strong></p>
<p><strong>1 tatlı kaşığı tatlı badem yağı</strong></p>
<p><strong>1 tatlı kaşığı krema</strong></p>
<p><strong>1 adet yumurta sarısı</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Yoğun bir kıvama gelinceye kadar tüm <strong>Malzemeler</strong>i bir  kasede karıştırın.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzünüze sürün. 15 20  dakika dinlenmeye bırakın. Ilık suyla durulayın.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Kırışıkları gerilmiş, daha pürüzsüz bir cilt.</strong></p>
<p><strong>• Onarıcı maske Özellikle yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarının ardından uygulamak için ideal. Balın ve gliserinin yumuşatıcı etkileri sayesinde cildin nem oranını artıran bir maske.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>1 adet limon</strong></p>
<p><strong>3 çorba kaşığı bal</strong></p>
<p><strong>Gliserin</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Limon suyuyla balı hızlı hareketlerle iyice karıştırın. 15 gram gliserini ilave edin. Özlü bir karışım elde edinceye kadar karıştırın.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla<br />
temizleyin.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Cildi derinlemesine nemlendiriyor.</strong></p>
<p><strong>• Dinlendirici maske Bu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki Malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>1 adet yumurta sarısı</strong></p>
<p><strong>1 kase yoğurt</strong></p>
<p><strong>1 tatlı kaşığı zeytinyağı</strong></p>
<p><strong>5 damla havuç yağı</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>1 adet yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın.  Zeytinyağını ve havuç yağını ekleyin.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip,  ılık suyla temizleyin.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Cildi, özellikle güneşin zararlı etkilerine karşı koruyan ama bronzlaşmayı da artıran bu maskenin nemlendirici ve besleyici etkisi kendini hemen gösteriyor.</strong></p>
<p><strong>• Evde yapabileceğiniz vücut maskeleri</strong></p>
<p><strong>Yukarıda evde yapabileceğiniz yüz maskeleri’nin tariflerini vermiştik. Şimdi sıra vücut için yapılabilecek maskelerde… Eğer ipek gibi bir ten istiyorsanız, bu iki maskeyi mutlaka uygulayın!</strong></p>
<p><strong>Peeling Kremi Bu peeling kremini ayda bir kez uygulayın. Ölü hücreleri temizler  ve vücudun yumuşak, pürüzsüz olmasını sağlar.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>1 çorba kaşığı deniz tuzu</strong></p>
<p><strong>3 çorba kaşığı zeytinyağı</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Küçük parçalara ayrılmış deniz tuzunu, zeytinyağı ile iyice  karıştırın.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Ilık bir duş alın. Hazırladığınız karışımı, dairesel hareketlerle masaj yaparak vücudunuza sürün. Bu karışımı özellikle topuklar, dirsek, diz gibi bölgelere yoğunlaşarak uygulayın. Ilık suyla durulayın.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Gözenekleri tıkayan ölü deri temizleniyor ve cilt yapılacak bakıma hazır  hale geliyor.</strong></p>
<p><strong>• Bal Maskesiyle epilasyon Cildin hassas olduğu noktalara uygulanabilecek balla  yapılan epilasyon.</strong></p>
<p><strong><strong>Malzemeler</strong></strong></p>
<p><strong>1 kase bal</strong></p>
<p><strong>Limon suyu</strong></p>
<p><strong>Bez parçaları (eski çarşafları kesebilirsiniz)</strong></p>
<p><strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Kısık ateşte balı ısıtın. Yoğun bir kıvama geldiğinde  birkaç damla limon suyu ekleyin. Soğumaya bırakın.</strong></p>
<p><strong>Uygulaması Hazırladığınız karışımı tüylerin bulunduğu bölgeye yayıp, birkaç saniye bekletin. Ağdanın üzerine bir bez parçası yapıştırıp, üzerini düzeltin. Tüylerin tersi yönünde tek hamlede çekin. Ağda bittikten sonra soğuk suyla temizleyin.</strong></p>
<p><strong>Sonuç Pürüzsüz, ipek gibi bir ten!</strong></p>
<p><strong><strong>YÜZ GÜZELLİĞİNİZİ DEVAM ETTİRME USULLERİ</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Bitkisel maskeler</strong></strong></p>
<p><strong><strong>1) Kuru Ciltler İçin Maskeler : </strong></strong></p>
<p><strong>• Yulaf İçi Maskesi :2 çorba kaşığı yulaf içi, suda veya sütde 15 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra mahlülle bir kaşık bal ilave edilir. Hafif sıcak vaziyette yüze sürülüp, 15 dakika bekletilir. Yüz ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Kabak Maskesi : Pişirilmiş kabaktan 2 çorba kaşığı iyice karıştırıldıktan sonra, içerisine 1 çorba kaşığı zeytin yağı veya badem yağı karıştırılır. Elde edilen karışım yüze sürülür, 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Havuç Maskesi : 2 havuç rendelenir, yumurta akı ile çırpılır, 1 tatlı kaşığı zeytin yağı veya süt ve az miktarda nişasta karıştırılır. Sonra yüz boyun ile birlikte yağlanır. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Marul Maskesi : Marul yaprakları ince ince kıyılır, üzerine zeytin yağı ve birkaç damla limon suyu sıkılır (lapa haline gelmesi için). Yüze sürülür. 20 dakika sonra yavaş yavaş evvela sıcak su ile, sonra soğuk su ile yıkanır. Marul yerine, rendelenmiş turp veya patates püresi de kullanılabilir.</strong></p>
<p><strong>• Muz Maskesi : Bir adet muz iyice dövüldükten sonra, içerisine 1 tatlı kaşığı süt veya kaymak katılarak karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Elma Maskesi : Bir elma iyice rendelendikten sonra, içerisine bir çorba kaşığı zeytin yağı, süt veya kaymak karıştırılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Şeftali Maskesi : OIgun bir şeftali iyice ezildikten sonra, haşlama papatya suyu ile lapa haline gelinceye kadar karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika bekletildikten sonra yüz, sıcak su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong>• Hıyar (salatalık) Maskesi : Rendelenmiş hıyara birkaç damla limon suyu damlatılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika sonra bir mendil veya bir bezle iyice temizlenir, yüz yıkanmalıdır.</strong></p>
<p><strong><strong>2) Yağlı Ciltler İçin Maskeler : </strong></strong></p>
<p><strong>• Badem Maskesi : Papatya, Ihlamur çiçeği, lavanta, mürver ağacı çiçeği ve çam filiz uçlarından eşit miktarda alınıp karıştırılır. Bu karışımdan 2 çorba kaşığı alınıp 150 g. kaynar su içinde haşlanır. Bu haşlamaya (50 grama 1 çorba kaşığı badem içi gelecek şekilde) badem içi ilâve edilip, haşlamaya devam edilir. Sonra haşlanmış terkibe (1 tatlı kaşığı un ve yarım tatlı kaşığı bal ilave edilir. Sıcak vaziyette yüze sürülür. (Sıcaklık dayanılacak gibi olmalıdır.) 30 dakika bekledikten sonra, evvela sıcak sonra soğuk su ile yıkanmalıdır.</strong></p>
<p><strong>• Elma Maskesi : 12 elma rendeledikten sonra, iyice çırpılmış yumurta akı ile karıştırılır. Elde edilen karışım yüze ve boyna sürülüp 20 dakika bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.</strong></p>
<p><strong><strong>KOZMETİKDE KULLANILAN DİĞER BİTKİLER</strong></strong></p>
<p><strong>• Hatmi Tentürü : 2 çorba kaşığı hatmi yaprağı veya ince kıyılmış kökü 300 g. soğuk suda 1 saat bekletilip, süzülür. Elde edilen tentür mantarlarla ve kuru cilde karşı kompres şeklinde kullanılır.</strong></p>
<p><strong>• Karahindiba Haşlaması : Bitkiden 2 çorba kaşığı 300 g. suda 10 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülür. Elde edilen mayi ile sabah akşam yüz yıkanır. Yüzdeki küçük siyah lekeleri ve çilleri giderir.</strong></p>
<p><strong>• Nane haşlaması : 100 g. nane yarım kova kaynar suda yarım saat bırakıldıktan sonra yorgunluktan dolayı şişmiş ayaklara banyo şeklinde uygulanır.</strong></p>
<p><strong>• Gül Yaprakları İle Tütsülenmek (İnhalasyon) : Hafif ateş üzerinde, su kaynatılan bir kab üzerine kevgir veya elek kapatılır. Eleğin kaidesine gül yaprakları serilir. Yüz gül yapraklarına 1520 cm. kadar yaklaştırılır, baş bir havlu ile örtülür. Güldeki eterik yağ cildi sağlamlaştırır ve yüze canlılık ve tazelik verir.</strong></p>
<p><strong>• Yüzde Beliren Mantarlar : Tuzlu su ve kızıl ağaç veya huş ağacı yapraklarının haşlaması ile giderilir. Sati mantarlarda ise : Atkuyruğu veya büyük kuzukulağı haşlamasıyla kompres yapılır.</strong></p>
<p><strong>• Dudaklarda Meydana Gelen Uçuklarda : Meşe kabuğu veya menekşe haşlanarak  kompres yapılır.</strong></p>
<p><strong>• Yüzde Çıkan Siyah Lekecikler : 2 çorba kaşığı mısır unu veya yulaf unu 1 yumurta akı ile köpükleninceye kadar çırpılır. Yüzdeki siyah lekelere sürülür. Kuruduktan sonra kuru, pamuklu bir bezle silinir. Sonra soğuk su ile yıkanır.Yüze zeytin yağı ile hafif masaj yapılması tavsiye olunur. Yüz masajdan evvel, sabun kullanmadan sıcak su ile yıkanır ve soğuk su ile durulanır. Sonra da zeytin yağı ile yüze hafif masaj yapılır ve 20 dakika bekletildikten sonra tekrar sabun kullanılmadan sıcak su ile yıkanır, soğuk su ile de durulanır. Zeytinyağı dirsek ve tırnaklar içinde yararlıdır. Zeytin yağına taze fesleğen (100 g. fesleğen 1/2 It. zeytin yağı) karıştırılır. Bir hafta bekletilerek yapılırsa çok yararlıdır.</strong></p>
<p><strong>• Yüzde beliren lekeler (siyah ve sarı lekeler). Taze (hıyar) salatalık püresi yüze devamlı sürülerek giderilir. Cilt yumuşak ve pürüzsüz olur.</strong></p>
<p><strong><strong>Yüz Makyajı</strong></strong></p>
<p><strong>Yaz mevsimlerin en sıcağı.. en verimlisi.. en bereketlisi. Güneş ve açık gökyüzü. Katmer katmer güller. Gün ışığı içmiş şeftaliler, erikler, kayısılar, dutlar.. Ekin tarlaları.. Hayat fışkırıyor her yandan.İşte yaz kadını da en olgun, en görkemli, en albenili güzelliği bu mevsimde yaşar, yaşatır. Sağlıklı, taze, güneşle kucaklaşmış görüntüsü ile kadın tüm<br />
renkleri içerir.</strong></p>
<p><strong>İşte size Yaz Kadın’ının makyajı:</strong></p>
<p><strong>1.<br />
Güneşte daha fazla zaman harcayacağınız için makyaj ve cilt bakımınızı buna göre uyarlayın. Ayrıca mutlaka güneş koruma kremleri kullanın. Her zaman olduğu gibi, güzel bir makyajın ilk adımı temiz ve iyi nemlendirilmiş bir cilttir.<br />
İşte size makyaja başlamadan önce yapmanız gerekenler konusunda birkaç ipucu:</strong></p>
<p><strong>Cildiniz yağlıysa, yaz aylarında (yüksek nem oranı nedeniyle) daha da  yağlanacağından jel temizleyiciler kullanın.</strong></p>
<p><strong>Cildiniz normal ise, rutin olarak kullanılan temizleme ürünleri yeterlidir.  Güneş koruması içeren bir nemlendirici kullanın.</strong></p>
<p><strong>Nemini yitirmiş veya kuru cildiniz varsa, cildinizi iyice temizleyin ve cilt  tipinize uygun ürünlerle iyice nemlendirin.</strong></p>
<p><strong>Göz çevresindeki hassas bölgeyi yeterince nemli tutmak için göz kreminizi gece  ve gündüz kullanın.</strong></p>
<p><strong>2.<br />
Yaz ayları boyunca, hafif bir makyaj uygulaması taze görünümünüzü korumanıza yardımcı olacaktır. Başlamadan önce, kapatıcınızın pürüzsüz olarak uygulanabilmesini temin etmek için göz altlarınıza göz kremini parmaklarınızın ucuyla uygulayın.</strong></p>
<p><strong>Kapatıcı ile devam edin ve kapatıcı fırçasıyla aşağıdaki tonlardan birini kullanarak kaş çizginize kadar ulaşın. Gözlerin iç köşelerini sakın unutmayın, bu bölgeler gölgelerin en derin olduğu bölgelerdir.</strong></p>
<p><strong>Kapatıcınıza uyumlu bir pudra ve fırçasıyla kapatıcınızı sürün.</strong></p>
<p><strong>Daha sonra cilt tipinize ve ihtiyaçlarına uygun formülde, cilt renginize uyumlu olan fondöteninizi sürün. Yağlı ciltleri güneşten korumak için olduğu gibi aşırı derecede kuru olan ciltler için de özel fondötenler kullanılabilir. Pudrayla fondöteninizin de iyice oturmasını sağlayın. Pudrayı süngerle uygulayın ve ardından fazlalıkları fırçayla yok edin.</strong></p>
<p><strong>Kaşlarınızı uygun tonda göz farıyla doldurarak başlayın. Bu işlemden sonra kaşlarınızı kaş şekillendiricisiyle düzeltin. Daha sonra göz bölgesine kaş çizgisinden kirpik dibine kadar kemik rengi gölge uygulayın.</strong></p>
<p><strong>Göz kapağına far fırçasıyla far uygulayarak devam edin . Alt kirpik çizginizi belirginleştirmek için eyeliner fırçasıyla koyu far sürün.</strong></p>
<p><strong>Bundan sonra granit veya siyah renk eyeliner ile üst göz kapağınızın hattını  ince eyeliner fırçasıyla belirginleştirin.</strong></p>
<p><strong>Ve son adım: kirpiklerinize iki kat rimel sürün.</strong></p>
<p><strong>3.<br />
Her birimiz sağlıklı ve yanık bir yaz tenine sahip olmayı istesek de, güneş tehlikeli bir oyun! Cildin sağlığını korumak her şeyin üstünde tutulan bir öncelik olmalı. Kullandığınız kozmetik ürünlerinin koruma faktörlü (SPF) olmasına özen gösterin.</strong></p>
<p><strong>Tehlikesiz bir şekilde bronz ve güzel bir cilt görünümü için, güneşin yüzünüze doğal olarak geldiği bölgelere (yanaklar, alın, burun ve çene) doğru tonda bronzlaşma pudrasını fırçasıyla sürün.</strong></p>
<p><strong>Sonra gülümseyerek elmacık kemiklerinizden başlayarak yukarı saç diplerinize doğru allık fırçasıyla yumuşak tonda pembe allık uygulayın.</strong></p>
<p><strong>Eğer doğal halinizde bronz görünen bir tene sahipseniz bronzlaşma pudrası ve  allık işlemini tamamen atlayın.</strong></p>
<p><strong>4.<br />
Dudaklarınızı boyarken sadece görüntünüze değil, aynı zamanda dudaklarınızın ihtiyaçlarına da kulak verin. Kullanacağınız dudak boyasının rengi olduğu kadar dudaklarınızın beslemesini, nemlenmesini ve korunmasını da sağlayacak ürünler seçin.<br />
Bunun için SPF bazlı, yani koruma faktörü içeren rujlar seçmeniz daha sağlıklı  olur.</strong></p>
<p><strong>Yaz makyajınızı tamamlamak için dudaklarınızı ve sizi doğal gösterecek olan bir ruj kullanın. Bu ton size parlak ve sağlıklı bir görünüm kazandıracaktır. Dudaklarınızın daha belirgin olmasını isterseniz tonlarını da kullanabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Kusursuz yaz için son işlem, parlatıcı olarak lipgloss ve kakao renkli dudak kalemiyle dudaklarınıza yapacağınız son dokunuş olacaktır.<br />
</strong></p>
<p><strong><strong>Pratik Bilgiler</strong></strong></p>
<p><strong><strong>EsyaLar</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itsenizde çeksenizde kapanmaları zorlaşır: Kapınızın,çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Baş ağrısı için: Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin.(Birkaç  tane)</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Sarap şiselerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun  içine atın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>içkilere güzel tat ve görüntü vermek için: Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Buz dondururken: Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür.Kaynamış suda oksijen azalır. Buda buzun mat görünmemesini sağlar.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Dislerinizi doğal temizleyin: Çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Küçük yanıklar için:Temiz bir süngeri hafifçe ıslatın buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne koyun.Yanmış yerin üzerine hafif hafif kompres yapın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ağız kokusu için: Kahve çekirdeği çiğneyin.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Arı, sivri sinek sokmalarına karşı: Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehiri alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Fermuarlar sıkışırsa: Kurşun kalemle fermuar dişlerinin üzerini karalayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Gözlük camları: Gliserin ile silerseniz buğulanmadığını göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ayakkabılarınız ayağınızı sıkıyorsa:Bir bardak saf alkolü ayakkabınızın içine dökün.İyice derisine yedirin ve giyin.Derisi ayağınıza göre açılacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Cam sil ile deri ayakkabılarınızı silmeyi hiç denedinizmi</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Çicekleriniz için: Haşladığınız yumurtanın suyunu saksıya dökün.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Gülleriniz boyunlarını bükerse: İlk önce sıcak suya sonra soğuk suya batırın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Saksı çiçekleriniz için : Sigara küllerini saksınıza koyarsanız yapraklardaki  kurt böcek vs. yokedersiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Kapılarınızı vs. cila yaparken :Cila olmamasını istediğiniz yerlere vazelin sürün buralara cila taşarsa bile kuruyunca çok kolay çıkarabilirsiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Akü Başları oksitlenirse : Cola sürerseniz oksitlenmeyi önlersiniz</strong></strong></p>
<p><strong><strong>iskambil kağıtlarını : Kolonya ile silip yumuşak bir bezle kurulayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Fareleri kaçırmak için : Nane yağını bir karton parçasının üzerine sürün  farelerin geldiği yere koyun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Boya fırçaları sertleşmiş ise : Kaynamış sirkeli suda bekletin yumuşadığını  göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa : Asetonla silin</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Mangal ızgaranızı temizlemek zordur : Ilıkken cam sille temizleyin veya ılıkken nemli gazete kağıdına sarın birmüddet sonra sertleşmis artıkların yumuşadığını göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Boya kokusunu gidermek için : İki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine  atın bunuda kokulu odaya koyun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Cam kırıklarını : Temizlersiniz fakat kıymıkları göremessiniz bunuda temizlemek  için ıslak pamuk imdadınıza yetişir.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ağzı dar şişe kavanoz temizlemek için : Biraz deterjan biraz su bir kasık pirinç  çalkalayın</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Balıklı tava kokusu : Tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Kesik Limonu nasıl saklarsınız : Küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ampülün üzerine biraz parfümünüzden sıkınız yakıldığında mis gibi kokar odanız.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Patates haşlarken : Haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz.patatesler daha çabuk pişerler aynı zamanda.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>GıDaLaR</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Karideslerin haşlanırken çıkarttığı pis kokulardan kurtulmak için: Karideslerin baş kısımlarını haşlamadan önce koparıp atın ve bir dilim limon ile kaynatın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Soyulmuş patateslerinkararmadan saklanabilmesi için: Saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Pastaların daha gevrek olması için:(tatlı,tuzlu farketmez): Hamurun içine bir  çay kaşığı tuz atın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Dereotonu saklamak için:Temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın,bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamayabırakabilirsiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için: İki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1saat buz dolabında bekletin.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemek kaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Domatesin kabuklarını kolay soymak için: bıçağın sırtıyla domateslerin kabuklarını soyacağınız yönün tersine sürtün ve daha sonra soyun ya da domatesleri kaynar suda 1 dakika bekletin.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Patlıcanların acısını almak için: patlıcanları soyduktan sonra tuzlu suda bir müddet bekletin. Sarı su çıktıktan sonra, patlıcanları sıkarak sudan alın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş olursunuz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Reçel yapacağınız meyvaları iyice yıkayıp kurulamalısınız. Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz, çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Katı haşlanan yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutun ve bir süre soğuk suda bekletin. Su kabuğun gözeneklerinden girerek soymayı kolaylaştırır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Mantar sote pişirirken, tencerenin kapağını açık bırakırsanız, hem mantarların  su koyuvermesini hem de kararmasını önlersiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Pişirip sakladığınız yumurtaları , çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır. Son kullanıcı olan müşteriye ulaşıncaya kadar hijyenik ortamlarda saklanması bir zorunluluktur. Denetim altında kesildikten sonra bakteri üretimine yol açmaması için +40 C de saklanmalıdır. Tavuk eti müşteri tarafından satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise, temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler’de 3 ay kadar saklanabilir. Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etinin mermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Satın alınıp buzdolabında saklanan yeşil sebzeler bir süre sonra canlılıklarının yitirirler. Tekrar canlı hale getirmek için ise, yıkanıp 10*15 dk. kadar 2 litrelik suya katılmış 1 yemek kaşığı limon suyunda bekletilmesi yeterli olacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir  sirkeli suyla silmek yeterlidir.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Evinizde mayonez yaparken: Zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayoneziniz  daha uzun zaman bozulnadığını göraceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini  öldürmezsiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Balık çorbası yaparken: Suyunun daha lezzetli olması için balıkları en*az 45*60 dakika kaynatın.Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için: pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için: ızgaranın üzerine defne  yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yemeğinizin içine şarap yerine koyabileceğiniz karışım: 1/3 üzüm sirkesi, 2/3 su, 1 küp şeker; bunları iyice karıştırın ve yemeğinizde kullanın. Sonuç mükemmel olacak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Sosislerin patlamasını önlemek için: fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk  süte batırmanız yeterli olacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun  süre taze tutacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz ? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Bayat ekmeği ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Sıkılmadan önce bir süre soğuk suda bekletilen portakalların daha fazla  verdiklerini biliyor muydunuz ?</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Et ya da balık yaptığınızda yemeğinizin suyunun daha lezzetli olmasını istiyorsanız birkaç damla 95ºC’lik alkol serpiştirin. Tadı damağınızda kalcak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Kış aylarında hepimizin vazgeçilmez içeceği C vitamini deposu portakal suyudur. Eğer portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında  saklamanız yeterli olacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın. Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku bırakmıyorsa, size daha pratik ve ucuz bir önerimiz var. Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın. Daha sonra soğumaya bırakın. Fırınınız umduğunuzdan da güzel kokacak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Eskilerin yöntemleri her zaman en iyi, en doğrudur. Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için, teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın; bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Elmanın faydaları bitmez. Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak artık çok kolay. Bir elmanın kabuğunu soyup lahanın pişme suyuna ekleyin. Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahanın hazmı daha kolay olacak.</strong></strong></p>
<p><strong><strong>Erkekleri Mıknatıs Gibi Çekin</strong></strong></p>
<p><strong>Mutlusunuz. En yakın arkadaşlarınızIa buluştunuz ve dışarı çıktınız. Dans etmek, gülmek, eğlenmek ve şımartılmak istiyorsunuz. Fakat yolunda gitmeyen bir şeyler var. Gece boyunca hiçbir erkek sizinle ilgilenmedi, göz temasında bile bulunmadı. Hemen moralinizi bozmayın. Sizin için derlediğimiz küçük ipuçlarıyla erkekleri her ortamda etkilemek ve şaşırtmak elinizde.</strong></p>
<p><strong>Kalabalık grupla dışarı çıkmayın.</strong></p>
<p><strong>Yeni erkeklerle tanışmak için can mı atıyorsunuz? Kabalık gruplar dikkat dağıtır. Bu nedenle sadece en yakın iki arkadaşınızı planınıza dahil edin. İki-üç kişilik arkadaş grupları en eğlenceli olanlarıdır. Birbirine bağlı, küçük grubunuz emin olun yabancıların dikkatini çekecek ve onların sizinle tanışmak istemesini sağlayacaktır. Arkadaşlarınız yalnız kalmayacağı için tüm flört önerilerini gönül rahatlığıyla kabul edebilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Kendinize içki ısmarlayın.</strong></p>
<p><strong>Dışarı çıktığınızda kendi içkinizi kendiniz ısmarlayın. Hatta gözünüze kestirdiğiniz yakışıklıya da. Kendilerinden faydalanılmasından hoşlanmayan erkekler bu sayede sizin bir bardak içki peşinde olmayan, güçlü bir kadın olduğunuzu düşünecekler ve size yaklaşmak için fırsat kollayacaklar. Bizden söylemesi.</strong></p>
<p><strong>Gülümseyin</strong></p>
<p><strong>Her şeyden önce sorunlarınızı evde bırakmaya çalışın. Onların da katılacağı bir<br />
ne kadar eğlenceli olabilir ki? Kafanızı kurcalayan her şeyi birkaç saatliğine de olsa unutun ve gülümseyin. Gülümseyen, doğal kadınlar her zaman fark edilirler, aklınızdan çıkarmayın.</strong></p>
<p><strong>Göz temasından kaçınmayın</strong></p>
<p><strong>Başı önüne eğik, utangaç bakışlarla etrafta neler olup bittiğini anlamaya çalışan kadınlardan biri olmak yerine, kendine güveni tam çekici bir kadın olmayı tercih edin. Pistin kenarında duran yakışıklı dikkatinizi mi çekti? Gece boyunca onunla göz teması kurmaya çalışın. Unutma! Her şey bakışarak başlar.</strong></p>
<p><strong>Gereksiz sonular sormayın</strong></p>
<p><strong>Sizinle ilgilendiğini belli etti, yanınıza geldi. Konuşmaya başlayacaksınız. Eğer karamsar bir insansanız, bu doğrultudaki düşüncelerinizi bir kenara bırakın. Hayatın anlamsızlığına, politik ve ekolojik sorunlara dair fikirlerinizi daha sonraki buluşmalara saklayın. Kendinizi olduğunuzdan farklı göstermeye gerek yok ama bu tür konuşmalar ilk tanışıklıkta karşı tarafın kaçmasına ya da hakkınızda olumsuz şeyler düşünmesine sebep olabilir. Konuşmuş olmak için klişe cümleler kurmayın. Ona ne iş yaptığı ya da ne kadar para kazandığına dair sıkıcı sorular sormayın. Unutmayın, eğlenmeye çıktınız. Dünyayı veya ülkeyi kurtaracak sözler tüketmeye gerek yok. Bırakın gevezeliği, müziğin ve gecenin tadına varın.</strong></p>
<p><strong>Doğallıktan uzaklaşmayın</strong></p>
<p><strong>Her zamanki gibi kendiniz olun. Ne yapmak istiyorsanız onu yapın. Samimiyetsiz tavırlardan ve yalan söylemekten kaçının. Karşınızdaki yabancıya içinizden geldiği gibi davranın. Beğenilmek adına rol yapmanın hiç anlamı yok. </strong></p>
<p><strong><strong>Erkekleri Anlama Kılavuzu</strong></strong></p>
<p><strong>Sevdikleri şeyler</strong></p>
<p><strong>* Başları sıkıştığında ve yardıma ihtiyaçları olduğunda, sizin şefkatli kollarınızı neredeyse en işe yarar çözümlere tercih ederler.</strong></p>
<p><strong>* Küçük ve şımarık bir çocuk gibi konuşarak, kendinizi hasta hissettiğinizi ve ateşinizin olduğunu söylemeniz onun çok hoşuna gider.</strong></p>
<p><strong>* Eski ilişkilerinden nadir de olsa bahsettiklerinde, yüzünüzde beliren merak ve kuşku dolu ifadeleri görmekten çok keyif alırlar.</strong></p>
<p><strong>* Sevdikleri kadından bir bebek sahibi olmak, onları müthiş mutlu eder.</strong></p>
<p><strong>Sinir oldukları</strong></p>
<p><strong>* Üst üste, çarpık ya da sivri dişler. Erkekler inci gibi dişlere ve mükemmel bir gülüşe sahip kadınların hayalini kurarlar. Sizin de bu konuda probleminiz varsa, bir ortodontiste gitmenizde yarar var.</strong></p>
<p><strong>* Kuaförden çıkmış fönlü saçlar. Yataktan yeni kalkmış bir saç görüntüsü, her erkeğe tahmininizden çok daha fazla seksi ve çekici gelir.</strong></p>
<p><strong>* Akmış gibi gözüken siyah göz makyajı. Karşılarında rock yıldızları gibi makyaj  yapan bir kadını görmeye dayanamazlar.</strong></p>
<p><strong>* Küçük göğüsler onları her zaman hayal kırıklığına uğratır.</strong></p>
<p><strong>Hayret ettikleri</strong></p>
<p><strong>* En detaylı düşünülmüş planları bile mahveden o meşhur kadın içgüdüleri,  erkekleri çok şaşırtır.</strong></p>
<p><strong>* Kadınların onlara çok gereksiz olan kuşkuları ve paranoyakça davranışları karşısında, erkekler nasıl hareket etmeleri gerektiğini bir türlü bilemezler.</strong></p>
<p><strong>* Bir yolculuğa çıkmadan önceki bitmek bilmeyen bavul hazırlıkları.</strong></p>
<p><strong>* Erkekler kadınların en ufak bir şeyi abarttıkları ve pire için yorgan yaktıkları konusunda hemfikirdirler. Bu gereksiz alınganlıklara bir anlam veremezler.</strong></p>
<p><strong>* Yıllar önce sıradan bir konuşma sırasında erkeklere söylenmiş bir sözün unutulmayıp, yıllar sonra tekrar açılması onları hayretler içinde bırakır.</strong></p>
<p><strong>* Kadınların yüzlerindeki kırışıklıkları ve aldıkları birkaç kiloyu büyük sorun  haline getirmelerini anlamakta zorlanırlar.</strong></p>
<p><strong>* Bir türlü bitmek bilmeyen uzun telefon konuşmaları! Bunu her ne kadar gereksiz görseler de kendilerinin de aynı şeyi yaptıklarının farkında değildirler.</strong></p>
<p><strong>* Erkekler, kadınların ayna karşısında çok fazla zaman harcadıklarını, bir tutam saçın havada olmasının ne gibi bir önemi olacağını düşünürler.</strong></p>
<p><strong><strong>Erkeklerin Dilini Çözün</strong></strong></p>
<p><strong>Araştırmalara göre erkekler incinmekten ve zayıf görünmekten korktukları için kaçış yolu olarak susmayı ya da umursamaz görünmeyi tercih ediyor. Peki sorunun kaynağında neler yatıyor? Sebebini bilmeniz, çözümünü bulmamıza yardımcı olur. Önereceğimiz yöntemleri siz de deneyin ve erkeğinizin dilini çözün.</strong></p>
<p><strong>Doğru kelimeleri seçin</strong></p>
<p><strong>Sevgilinize en iyi arkadaşınızla yaşadığınız tartışmayı ya da annenizin rahatsızlığını anlatmak istiyorsunuz. O ise konuya hiç bulaşmadan “Telaşlanma, zamanla düzelir” diye geçiştiriyor. Erkekler, bir kadın için dert ortağı olma yönünde fazlasıyla aciz kalıyorlar. Kadın acılarından bahsederken, erkek bırakın yorum yapmayı dinleyemiyor bile. O zaman ona içinizden geçenleri doğru kelimelerle ve eksiksiz olarak anlatın. Ancak bunu yaparken temkinli davranın. Örneğin: “Hakemin yanlış kararı yüzünden doğru düzgün uyuyamadım. Bunun nasıl bir şey olduğunu sen bilir misin?” diye söze başlarsanız, kendi deneyimlerinden bahsetme fırsatı bulur.</strong></p>
<p><strong>Ciddiyetten kaçının</strong></p>
<p><strong>Çöpü dökmesini istersiniz, o ise bu duruma nükleer atık muamelesi yapar. Tuvalet temizliği, çamaşır ve bulaşık gibi konulara ise hiç girmeyelim. O yine kabuğuna çekilirken, kadın artık dayanamayıp patlar. Ne kadar haklı olursanız olun, cümleye “hep” ya da “hiç” gibi bir sözle başlamayın. Esprili bir girişle başlamalısınız. “Hadi biraz da çöplerden bahsedelim” gibi. Çocuk, temizlik ve ev işlerinin bir kişi için fazla bir yük olduğunu belirtin. O güçlü omuzların sadece yaslanmak için var olmadıklarına inandırın onu.</strong></p>
<p><strong>Sinirlendiğinizi göstermeyin</strong></p>
<p><strong>Kadının sinirleri bozulmuştur ve artık dayanamaz hale gelir. Erkek ise soğukkanlılığını korumaya çalışır. Olan olur ve kadın ağlamaya başlar. Erkek “Ağlamanın bir faydası yok” diye bağırır. Bakar ki değişen bir şey yok, “Ağlasın, bana ne” deyip, bay buz kalıbı modunda yine sessizliğine çekilir. Sesinizi yükseltmek, tabakları duvarlara fırlatmak, kapıları çarpmak belki size ağlamaktan daha rahatlatıcı gelebilir. İyisi mi kendinizi dışarı atın ve şöyle bir dolaşıp gelin. Döndüğünüzde onun ne kadar sessiz ve çözülmeye hazır olduğunu göreceksiniz. Böyle sus pus olmasının sizde nasıl bir tesir yarattığını ona anlatın. “Sessizliğin beni fazlasıyla kırıyor. Bu durumda ne istediğini anlayamıyorum” diyebilirsiniz. Bir şey söylemeye başlarsa, “Bunu gerçekten doğru mu anladım?” diye söze başlayıp söylediği cümleyi tekrar edin.</strong></p>
<p><strong>İltifat etmiyorsa</strong></p>
<p><strong>Hangi kadın istemez ki eşinin ya da sevgilisinin ona iltifatlar etmesini. Ama erkeğinizin ruhuna yapışan o konuşmama, içine kapanma inadı sizi iltifatlardan mahrum ediyor. Bu doğal olarak sizin ruh halinizi de etkiliyor. Erkeğinizin ağzından iltifat sözcükleri duymak istiyorsanız, hareketlerinizi biraz gözden geçirin. Erkekler, aynanın karşısına geçip “Bu bana çok yakıştı. Böyle çok güzel görünüyorum” diye kendi kendisine konuşan kadınlar karşısında susmayı tercih eder. Kıyafetinizle sessizce yanından geçin. İşte o zaman cazibenize dayanamaz ve ağzından kelimeler dökülür. Mutfaktaki hünerinizle de iltifat alabilirsiniz. Örneğin ona uzun zamandır pişirmediğiniz en sevdiği yemeği yapın. Hangi erkek en sevdiği yemeği yapan kadını iltifatsız bırakır ki.</strong></p>
<p><strong><strong>Sevgili Seçerken Aman Dikkat </strong> </strong></p>
<p><strong>“Meğer doğru insan değilmiş! Nasıl böyle bir hata yaptım, biraz daha dikkatli olsaydım böyle olmazdı” deriz demesine de, tekrar tekrar aynı yanlışa düşer, hiç olmayacak birini seçeriz. “Yine yanlış yaptım. Bir daha asla iyi tanımadan (!) birlikte olmayacağım…” Bu nakarat böyle uzar gider. Peki neden bu yanlış seçimleri yapıyor insan, biliyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>Bakalım neden seçtiklerimiz “kötü” çıkıyor, neleri görmezden gelip, atlıyoruz,  neleri görmemiz gerekiyor:</strong></p>
<p><strong>“Biraz ama birazcık temizliğe dikkat etmeyen bir görüntüsü var ama bazen böyle, yoksa genelde çekici biri.” Mantık hatası yapmıyoruz merak etmeyin. Temizlik konusuyla çekiciliğin bir ilişkisi yok elbette. Doyurucu bir ilişkiye duyduğumuz açlık bize bu mantıksız sözleri (bilerek) söyletiyor. Biz söyledik, ama siz söylemeyin!</strong></p>
<p><strong>“Biraz çok içiyor sanki, ama olsun, kim içmiyor ki?! Hem o içmesin de kim içsin, geçirdiği korkunç çocukluk dönemini ben yaşasaydım şimdiye çoktan alkoliktim.” Sanki herkes el bebek gül bebek büyümüş de, bir onun çocukluğu kötü. Belli ki bu adam kalıbında durduğu gibi değil. Gönder! Yoksa bir daha gönderemezsin.</strong></p>
<p><strong>“O son cadı sevgilisi neler yapmış benim canıma!” Kim bilir sizin canınız neler yaptı o zavallı kıza. Sorun soruşturun bakalım, belki kendinize de bir pay düşer. Şimdiye kadar bütün sevgilileri cadıydı da bir siz mi meleksiniz? Abartmayın… Adam baştan hatalı, iyi bir ilişki referansı bile yok. Siz neye güvenip onunla birlikte olacaksınız? Belki sizden sonraki sevgilisi de size cadı diyecektir!</strong></p>
<p><strong>“Kaç yaşına gelmiş, hala evlenmemiş. Galiba hayatının kadınını bulamamış. Herkes öyle kötü durumda ki nasıl bulsun. Ama iyi olmuş, artık birlikte mükemmel bir ilişkimiz olacak.” O, bu mükemmel ilişkilerden her gün yaşıyordur, öbürü için de zaman kalmıyordur. Belki de o iyi bir insandır da, layığı olabilecek birini bulamamıştır. Yani…</strong></p>
<p><strong>“O kadar çok çalışıyor ki, iyi bir hayatı olsun diye. Bana fazla zaman ayıramıyor ama beni sevdiğine eminim.” Biz de eminiz, sık sık katıldığı iş toplantılarını şöyle bir yoklayın, bakalım gerçekten hangi “iş”le meşgul… Hayatınızı iş (!) toplantılarından dönmesini bekleyeceğiniz bir erkeğe adamak istediğinizden emin misiniz? “hayıııır!” İyi o zaman, bu da olmadı.</strong></p>
<p><strong>“Evi çok dağınık ama onun kişiliği öyle. Olsun…” Eee, ilişkiniz boyunca artık siz toplarsınız evini, onun da size ihtiyacı vardı zaten. Sizin de bütün istediğiniz; “şöyle dağınık bir adam bulsam da, evini toplasam”dı. Şaka yapıyoruz elbette… Bunu bir gün yapacaksınız, iki gün yapacaksınız, üç, dört….</strong></p>
<p><strong>“İnsanlardan hep uzak durmaya çalışıyor… Üst üste çok darbeler yedi anlaşılan.” Adam antisosyal işte!!! Siz de öyle, aradığınız da böyle biriydi değil mi? Saçmalamayın, her zaman bunun tersi hayaller kurmaz mıydınız? Ne çabuk unuttunuz. O yüzden siz hiç bu ilişkiye</strong></p>
<p><strong> niyetlenmeyin,  bozacaksınız.</strong></p>
<h3>Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir…</h3>
</div>
<p><a title="GüzeLLik kategorisindeki tüm yazıları göster" rel="category tag" href="http://bekliyorumseni.com/category/bayanlara-ozel/guzellik-bayanlara-ozel">GüzeLLik</a> <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/ameliyat">Ameliyat</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/bakimi">Bakımı</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/bayanlar">Bayanlar</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/bebek">bebek</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/cilt">Cilt</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/diyetler">Diyetler</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/dudak">Dudak</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/el">El</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/estetik">Estetik</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/formda">Formda</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/gorunmek">Görünmek</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/guzellik">güzellik</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/icin-akdeniz-diyeti-kalici">İçin Akdeniz Diyeti Kalıcı</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/k-zayiflamak">k Zayıflamak</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/kalma">Kalma</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/makyaj">Makyaj</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/makyaji">Makyajı</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/nedir">Nedir</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/parfum">Parfüm</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/seksi">seksi</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/sirlari">Sırları</a>, <a rel="tag" href="http://bekliyorumseni.com/tag/sok">Şok</a></p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ord som används för sällan]]></title>
<link>http://nonicoclolasos.wordpress.com/2009/11/08/ord-som-borde-anvandas-mer/</link>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 16:50:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>nonicoclolasos</dc:creator>
<guid>http://nonicoclolasos.wordpress.com/2009/11/08/ord-som-borde-anvandas-mer/</guid>
<description><![CDATA[Sjusärdeles.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em>Sjusärdeles</em>.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Göz kapağı estetiği ameliyat sonrası yeni görünüm]]></title>
<link>http://cenktokat.wordpress.com/2009/11/06/goz-kapagi-estetigi-ameliyat-sonrasi-yeni-gorunum/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 12:52:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>CENK TOKAT</dc:creator>
<guid>http://cenktokat.wordpress.com/2009/11/06/goz-kapagi-estetigi-ameliyat-sonrasi-yeni-gorunum/</guid>
<description><![CDATA[Ameliyat bitiminde dikişler ince bir pansumanla kapatılır. Göz kapağında hafif bir gerginlik hissi v]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>
  Ameliyat bitiminde dikişler ince bir pansumanla kapatılır. Göz kapağında hafif bir gerginlik hissi ve anestezinin etkisi geçince ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınan bir sızlama hissi olması normaldir. Bu oluşabilecek sızılara karşı ağrı kesici ilaç, gözlerin kurumaması için suni göz yaşı veya göz merhemleri önerilebilir. Şişliklerin ve morlukların gerilemesi amacıyla birkaç gün boyunca baş yüksekte yatmak ve soğuk kompres yapılması gereken uygulamalardır. Morarmaların şiddeti kişiden kişiye değişiklik gösterir ancak genellikle 2. günde en yoğun seviyeye ulaşıp 10-14 gün içinde tamamen ortadan kalkarlar.</p>
<p>  İlk birkaç hafta boyunca aşırı göz yaşı salgılanması, ışığa duyarlılık ve çift ya da bulanık görme gibi geçici değişimlerin olması muhtemeldir. Dikişler genelde 7. günde alınır, kapağın şişliğinin büyük bir kısmı takip eden 10 gün içinde geçer.</p>
<p>Yeni görünüm…</p>
<p>  İyileşme zaman gerektiren bir durumdur ve dikiş izleri gizli yerlerde olsa da ilk aylarda hafif kızarık olabilir. Zamanla izler incelecek ve dikkatle bakılmadıkça fark edilmeyecek bir çizgi haline gelir.</p>
<p>  Hasta göz kapağı estetiğinden 2-3 hafta sonra eskisinden daha genç ve dinlenmiş bir bakışa sahip olur. Ameliyatın pozitif sonuçları; zamanı dikkat çekecek kadar geriye alarak kişiye güven ve mutluluk verecektir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hamileyken Botoks Yaptırmak İstiyorsanız Bu Yazıyı Okumadan Yaptırmayın ]]></title>
<link>http://modernkadin.wordpress.com/2009/11/02/hamileyken-botoks-yaptirmak-istiyorsaniz-bu-yaziyi-okumadan-yaptirmayin/</link>
<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 20:25:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>modernkadin</dc:creator>
<guid>http://modernkadin.wordpress.com/2009/11/02/hamileyken-botoks-yaptirmak-istiyorsaniz-bu-yaziyi-okumadan-yaptirmayin/</guid>
<description><![CDATA[Gebelik dönemindeki kadınların botoksu tercih etmesi halinde çocukta beslenme bozukluğu ve erken doğ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft size-full wp-image-2242" title="botoks" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/11/botoks.jpg" alt="botoks" width="313" height="153" />Gebelik dönemindeki kadınların botoksu tercih etmesi halinde çocukta beslenme bozukluğu ve erken doğuma bağlı olarak bebek ölümleri bile yaşayabileceği vurgulandı.Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Türsen, kadın ile birlikte var olmaya başlayan estetik kavramının ardından estetik cerrahinin son derece gelişme gösterdiğini söyledi.Estetik cerrahisinin kırışıklıklardan selülit gidermeye, göğüs dikleştirmeden burun şekillendirmeye kadar bir çok müdahalenin yapılabildiği ve adeta kişinin kendisini baştan yaratabileceği bir şekle büründüğünü anlatan Türsen, son dönemlerde güneş hasarına ve yaşlanmaya bağlı oluşan kırışıklıkları gidermekte tercih edilen botoksun oldukça yoğun talep almaya başladığını vurguladı.</p>
<p>Botoks için her yaştan başvurularla karşılaştıklarını belirten Türksen, “Birimimize gelen herkese ihtiyaçları ölçüsünde yardımcı olmaya özen gösteriyoruz. Ancak gebelik dönemindeki kadınların ve emzikli annelere botoks yaptırmalarını önermiyoruz. Çünkü, her şeyden önce botoks, kaslara yapılan bir tedavidir. Buna bağlı olarak çocukta beslenme bozukluğu olabileceği gibi erken doğuma bağlı olarak bebek ölümleri bile yaşanabilir. Yani gebe kadınların botoks düşüncesini bir süre ertelemesi daha doğrudur” dedi. Gebelik sonrasında da vücudun eski halini almasının beklenmesini öneren Türsen, şöyle devam etti:“Gebelik dönemindeki kadının vücudunda su toplamak başta olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı kırışıklık gerçekte olduğu gibi görülmez. Gebeliğin hemen ardından yapılan botoks uygulamasında ise, kırışıklığın gerçekteki gibi görülmemesinden dolayı, eksik veya fazla botoks uygulanabilir ve buna bağlı olarak da başarı oranı ciddi miktarda düşer.”</p>
<p>YÜZÜN ÜST YARISINDAKİ BAŞARI FARKI</p>
<p>Doç. Dr. Türsen, botoksun vücudun bir çok bölgesine uygulandığını ancak, her yerde benzer başarı oranı ile karşılaşmadıklarını söyledi.Burundan başlayan yüz üst yarısında kırışıklıkların yüzde 100’e yakınının giderildiğini anlatan Türsen, diğer bölgelerde ise bu oranın yüzde 50’lere kadar düşebildiğine işaret etti. Bu nedenle botoks uygulamasını “yüz üst yarısında tercih edin” tavsiyesinde bulunan Türsen, botoks uygulamasının ardından morarma, düşük kaş yapısı, göz kapağı düşüklüğü, kas asimetrisi, çift görme, ağız sulanması, gülme ve dudak asimetrisi, algılama zorluğu, dudak eğiminde düzelme, konuşma-telaffuz değişikliği, yutma güçlüğü, ses değişikliği gibi sorunlarla karşılaşılması halinde bir uzmana başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Att estetisera estetiseringen.]]></title>
<link>http://intefanny.wordpress.com/2009/11/02/att-estetisera-estetiseringen/</link>
<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 07:14:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>intefanny</dc:creator>
<guid>http://intefanny.wordpress.com/2009/11/02/att-estetisera-estetiseringen/</guid>
<description><![CDATA[Porslinsflicksbloggarna håller på att ta över mitt liv. Jag har alltid hatat dem men nu har jag börj]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://metrobloggen.se/jsp/public/index.jsp?article=19.5147525" target="_blank">Porslinsflicks</a><a href="http://moncheriblogg.blogg.se/index.html" target="_blank">bloggarna</a> håller på att ta över mitt liv. Jag har alltid hatat dem men nu har jag börjat älska dem och vill istället bli som dem. Jag vill också att livet ska vara sådär enkelt; bara man är snygg och tar många bilder så är det bra.</p>
<p>När jag var ätstörd så levde jag i ett ständigt egoboostrus. Det var härligt, men när jag gick och la mig så kom tomheten. Jag orkar knappt tänka på det för det är så jävla jobbigt att ha varit sådan. Jag skäms inte över något av det jag har gjort jag skäms över varför jag gjorde det och att det fortfarande finns kvar inne i mig.</p>
<p>Min tomhet kom inte från hunger utan från estetisering. Estetisering är som en drog för mig och för de flesta andra verkar det som. Jag tycker det är skrämmande att folk tycker att det är så bra att det finns människor som representerar andra ideal än &#8220;Kissie&#8221;-idealet, ser ni inte att det är samma jävla skit vill jag skrika. Jag tycker nästan att porslinsflickorna är värre för de är så kompletta, bilden alla fjortisar och slitzbrudar förmedlar har i alla fall hål.</p>
<p>Men ändå är det så lockande med en värld bestående av fina klänningar, småkakor och kafferep. Det skulle vara så skönt att leva så enkelt.</p>
<p>Jag har kommit på mig själv med att estetisera estetisering.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Liposuction, cinsel hayatınızı bitirebilir]]></title>
<link>http://modernkadin.wordpress.com/2009/10/28/liposuction-cinsel-hayatinizi-bitirebilir/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 07:58:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>modernkadin</dc:creator>
<guid>http://modernkadin.wordpress.com/2009/10/28/liposuction-cinsel-hayatinizi-bitirebilir/</guid>
<description><![CDATA[Hatalı uygulanan liposuction’ın vücudun görünümünü bozmasının yanı sıra cinsel hayatı da etkilediğin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-1949" title="cinsellik" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/10/cinsellik.gif" alt="cinsellik" width="260" height="196" />Hatalı uygulanan liposuction’ın vücudun görünümünü bozmasının yanı sıra cinsel hayatı da etkilediğini biliyor musunuz? Hatalı uygulama, cinsel yaşamının sonu bile olabiliyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık, liposuction’ın kişinin </span><span style="color:#000000;">hayatında büyük önem taşıdığını, yapılan yanlış müdahalelerin keyifsiz sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Ona göre yanlış uygulanan liposuction’nın günah keçisi yöntemin kendisi değil, hatalı uygulamanın doğurduğu negatif sonuçlar: “Genelde yanlış uygulama değil liposuction suçlanıyor. ‘Liposuction yaptırdım, hiç memnun kalmadım’ şikayetleri çok fazla. Ancak günah keçisi olan liposuction değil uygulama yöntemi…’</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Erkekler de istiyor</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Öp. Dr. Hasan Fındık, en doğru liposuction yönteminin kanama ve morartının önlendiği işlem sonrası ağrı hissedilmemesi için işlem öncesinde bir sıvının vücuda verildiği yöntem olduğunu belirtiyor: “Bu uygulamanın adı wet, superwet veya tumescent teknik. Liposuction işleminden önce yağların eritilmesi yani lipolizi, liposuction operasyonunun konforunu artırarak sonucu daha da güzelleştiriyor. Uygulama en çok kadınların basen-karın-bacak-çene altı-kol, erkeklerde ise kann ve bel bölgesine yapılıyor. Son zamanlarda erkeklerin de liposuction’a karşı talebi hızla artıyor.”</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Lokal anestezi ile uygulama</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Liposuction işlemi için genel anestezi şart değil. Uyutulmadan da liposuction uygulanıyor. Uygulanan anestezi türü hastanede yatış süresini belirliyor. Özellikle genel anestezi talebi olmazsa sedoaneljezi denilen bir anestezi şekliyle uyutulmadan operasyon yapılıyor. Fındık, liposuction’dan sonra aynı gün yürüyüş gibi basit eylemler yapılabileceğini belirtiyor: “Sosyal ve iş yaşamına ortalama 48 saat sonra dönülebiliyor. Liposuction’in süresi de yine yapılacak işli me bağlı olarak 1-5 saat ara sında değişiyor. Uygulama mutlaka hastanede, ameliyathane şartlarında steril bir ortamda gerçekleşmesi gerekiyor.”</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ön hazırlığa gerek yok</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Operasyon öncesi özel olarak dikkat edilmesi gereken bir şey yok, sadece işlemden 1 hafta önce (eğer kullanılıyor ise) Aspirin gibi kanı sulandıran ilaçların bırakılması, operasyon sonrasında ise günlük 2-3 litre su içilmesi ve </span><span style="color:#000000;">günde 30 dakika hafif bir yürüyüş yapılması faydalı oluyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> </span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://www.bursaicgiyim.com"><img class="alignleft size-full wp-image-1950" title="gecegiyim73" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/10/gecegiyim7373.jpg" alt="gecegiyim73" width="432" height="55" /></a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YouTube: Ateisten Atkins får stryk av teisten Craig]]></title>
<link>http://oliverstestoftime.wordpress.com/2009/10/27/youtube-ateisten-atkins-far-stryk-av-teisten-craig/</link>
<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 09:53:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>Oliver</dc:creator>
<guid>http://oliverstestoftime.wordpress.com/2009/10/27/youtube-ateisten-atkins-far-stryk-av-teisten-craig/</guid>
<description><![CDATA[För två veckor sedan skrev jag om dokumentären The Trouble with Atheism. Apropå Peter Atkins (som in]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://oliverstestoftime.wordpress.com/2009/10/13/dokumentaren-the-trouble-with-atheism-och-lite-reflektioner/">För två veckor sedan skrev jag om dokumentären <strong>The Trouble with Atheism</strong></a>. Apropå Peter Atkins (som intervjuades i dokumentären), så finns här ett roligt litet klipp.</p>
<p>Peter Atkins debatterade 1998 den kristne filosofen William Lane Craig.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-266" title="williamlanecraig" src="http://oliverstestoftime.wordpress.com/files/2009/10/williamlanecraig.png" alt="williamlanecraig" width="241" height="159" /> <img class="alignnone" title="Atkins" src="http://www.19icce.org/19thICCE/19thICCE-K/19icce-plenary%20lecture-K/Photo-ProfPeterAtkins.jpg" alt="" width="137" height="158" /></p>
<p>Atkins menade att vetenskapen nu hade tagit Guds plats, och kan (eller kommer att kunna) förklara allt som finns. Craig hävdade motsatsen och en självsäker Atkins bad honom då ge exempel på saker som vetenskapen inte kunde förklara. Craig svarade med att ge honom 5 exempel på fenomen som alla människor tror existerar, men som vetenskapen inte kan bevisa.</p>
<p>Jag har försökt att sammanfatta Craigs argument. Vetenskapen kan inte ge underlag för:</p>
<ol>
<li>Logiska och matematiska sanningar. Dessa kan inte bevisas vetenskapligt. Vetenskapen förutsätter dessa sanningar. Att försöka bevisa dem genom vetenskap, vore därför ett cirkelargument.</li>
<li>Metafysiska sanningar, såsom ”Det finns andra medvetanden förutom mitt eget”, ”Den externa världen är äkta” eller ”Det förflutna skapades inte för en minut sedan, med ett sken av ålder”. Dessa är rationella trosåskådningar som inte kan bevisas vetenskapligt.</li>
<li>Etisk tro. Moraliska värderingar kan man inte komma fram till via vetenskapen. Man kan inte vetenskapligt bevisa att det nazisterna gjorde var ont.</li>
<li>Estetiska omdömen. Skönhet kan inte bevisas vetenskapligt.</li>
<li>Vetenskapen själv kan inte motiveras utifrån vetenskap. Vetenskapen är full med obevisbara antaganden.</li>
</ol>
<p>Inga av dessa trosuppfattningar kan vetenskapligt bevisas, men alla rationellt tänkande människor godtar dem.</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/gkBD20edOco&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/gkBD20edOco&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p>Denna debatt rörde Guds existens, och detta klipp är bara ett sidospår. Men Graigs totala sågning av Atkins argument är fascinerande. Och det är intressant att se att <a href="http://oliverstestoftime.wordpress.com/2009/10/13/dokumentaren-the-trouble-with-atheism-och-lite-reflektioner/">Atkins än idag, dryga 10 år senare, fortfarande hävdar att vetenskapen kan redogöra för allt</a>. Jag ska vara ärlig och säga att jag inte riktigt förstår Craigs två sista exempel, men de tre första bevisar att vetenskapen inte kan täcka in allt. Den är inte allsmäktig (en problematik som <strong>The Trouble with Atheism</strong> också tog upp).</p>
<p>Just detta klipp visar mer på Craigs retoriska talang än på hans filsofiska geni. Men tro mig, han är en av de skarpaste filosoferna i världen just nu.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
