<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>fethullah-gulen &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/fethullah-gulen/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "fethullah-gulen"</description>
	<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 00:14:55 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Taraf Gazetesi ve Fethullahçı Cemaatin Ortaklığının Belgeleri]]></title>
<link>http://islakimza.wordpress.com/2009/11/29/taraf-gazetesi-ve-fethullahci-cemaatin-ortakliginin-belgeleri/</link>
<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 13:26:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>islakimza</dc:creator>
<guid>http://islakimza.wordpress.com/2009/11/29/taraf-gazetesi-ve-fethullahci-cemaatin-ortakliginin-belgeleri/</guid>
<description><![CDATA[İŞTE TARAF- CEMAAT ORTAKLIĞININ BELGELERİ Bu ıslak belgeler faili meçhul bir mektuptan çıkmadı! Bu a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>İŞTE TARAF- CEMAAT ORTAKLIĞININ BELGELERİ</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://www.odatv.com/images/2009_11/2009_11_24/iste-taraf-cemaat-ortakliginin-belgeleri--2411091200_m.jpg" alt="" width="279" height="132" /><br />
<strong><br />
Bu ıslak belgeler faili meçhul bir mektuptan çıkmadı!</strong></p>
<p>Bu ayın başında Ahmet Altan Taraf gazetesini ayakta tutmakta zorlandığını anlatan bir yazı yazmıştı. Biz de “Ahmet Altan neden ağlıyor” başlıklı haberimizde bu şikayetin timsah gözyaşlarına benzediğini yazmıştık.</p>
<p>Yaptığımız bir araştırma Ahmet Altan’ın ağlamasının gerçeği yansıtmadığını gösterdi.<!--more--></p>
<p>Çünkü Tarafın künyesindeki bazı bilgilerden yola çıkarak internette yapılan küçük bir gezinti arayanları bambaşka yerlere götürüyordu.</p>
<p>Bakın nasıl:<img title="Devamı..." src="http://gizlibelge.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /></p>
<p>Haberimize eklediğimiz belgeler arasında MÜREKKEP MATBAACILIK ANONİM ŞİRKETİ’ne ait bir ticaret sicili kaydı göreceksiniz. 3 milyon lira sermayeli bu şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında kimleri görüyorsunuz? Başar ve Savaş Arslan kardeşleri değil mi? Peki bu biraderleri başka nereden tanıyoruz? Taraf’ın sahibi olmalarından!</p>
<p>Taraf çalışanlarına maaş ödemekte zorlandıklarını söyleyenler Temmuz ayında bu 3 milyonu nereden bulup da matbaacılık şirketi kuruyorlar? Kim kimi işletiyor acaba?</p>
<p>Devam ediyoruz.</p>
<p>Taraf&#8217;ın internet sayfasındaki künyeye bakınca en altta karşımıza şu bilgi çıkıyor:</p>
<p>Web Tasarımı &#8211; Programlama<br />
Sawis Digital Solutions<br />
Hasan Çağrıcı &#8211; hasan@cagrici.com</p>
<p>Nedir bu Sawis Digital ve kimdir bu Hasan Çağrıcı?</p>
<p>Sawis Digital aktif olmayan bir sayfa.</p>
<p>Kime ait diye yakından bakıyoruz<br />
Sahibi Hasan Cağrıcı ve Bestekar Şevki Bey Sokak No: 4 Balmumcu İstanbul adresinde ikamet eder görünüyor.<br />
Bu adres aslında Hayalevi ya da artistik adıyla Artworks adlı reklam şirketinin adresi.</p>
<p>Şirket MÜSİAD gözdesi İlhan Soylu ile One Minute tişörtleri yapıp satan Necati Beydemir&#8217;in reklam şirketi.</p>
<p>Bu adresin tarihi bir önemi de var: o da aslında ARTIBİR REKLAM İLETİŞİM A.Ş.&#8217;ne ait olması..<br />
Artık faal olmayan ARTIBİR, Kombassancı Haşim Bayram ile İlhan Soylu&#8217;nun ortak olduğu reklam şirketi.</p>
<p>Konudan sapmadan devam edelim<br />
Taraf gazetesinin yayın yaptığı internet sitesinin sinyallerini takip ettiğimizde de karşımıza Pusula Bilgi İşlem Ltd Şti çıkıyor.<br />
Yani Taraf internet hizmetini NEVBAHAR MAH.SUPHİ PAŞA SOK.NO.17 HASEKİ adresindeki Pusula firmasından alıyor.<br />
Adresleri güya http://www.pusulabilgiislem.com/ girmeye çalışın bakalım, girebiliyor musunuz? Hayır mı? Internet hizmeti satan bir firmanın internet sayfasının olmaması çok da normal bir durum gibi görünmüyor.<br />
Peki Pusula firması interneti nereden alıyor<br />
Sıkı duruyoruz Teksas&#8217;tan&#8230;.<br />
Yani cemaatin cennet mekanından&#8230;.<br />
The Planet.com&#8217;dan<br />
Peki The Planet.com daha başka kimleri ağırlıyor serverlarında?<br />
Allahın çok ilginç bir lütfu olarak F. Gulen.com ve F.Gulen.net adlı cemaat sitelerimiz de burada Taraf ile birlikte yayın yapıyorlar.</p>
<p>Ne hoş bir tesadüfler, ne ilginç raslantılar değil mi ?</p>
<p>Odatv.com</p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/01(1).jpg" alt="" width="380" height="496" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/02.jpg" alt="" width="380" height="567" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/03.jpg" alt="" width="380" height="422" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/04.jpg" alt="" width="380" height="458" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/05.jpg" alt="" width="400" height="578" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/06.jpg" alt="" width="400" height="461" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/07.jpg" alt="" width="450" height="502" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/09.jpg" alt="" width="450" height="389" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/11.jpg" alt="" width="450" height="500" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/13.jpg" alt="" width="450" height="505" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/14.jpg" alt="" width="450" height="437" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/15.jpg" alt="" width="450" height="544" /></p>
<p><img src="http://www.odatv.com/images/16.jpg" alt="" width="450" height="535" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Taraf Gazetesi ve Fethullahçı Cemaatin Ortaklığının Belgeleri]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/28/taraf-gazetesi-ve-fethullahci-cemaatin-ortakliginin-belgeleri/</link>
<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 22:41:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/28/taraf-gazetesi-ve-fethullahci-cemaatin-ortakliginin-belgeleri/</guid>
<description><![CDATA[İŞTE TARAF- CEMAAT ORTAKLIĞININ BELGELERİ Bu ıslak belgeler faili meçhul bir mektuptan çıkmadı! Bu a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>İŞTE TARAF- CEMAAT ORTAKLIĞININ BELGELERİ</h2>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/2009_11/2009_11_24/iste-taraf-cemaat-ortakliginin-belgeleri--2411091200_m.jpg" alt="" width="465" height="220" /><br />
<strong><br />
Bu ıslak belgeler faili meçhul bir mektuptan çıkmadı!</strong></p>
<p>Bu ayın başında Ahmet Altan Taraf gazetesini ayakta tutmakta zorlandığını anlatan bir yazı yazmıştı. Biz de “Ahmet Altan neden ağlıyor” başlıklı haberimizde bu şikayetin timsah gözyaşlarına benzediğini yazmıştık.</p>
<p>Yaptığımız bir araştırma Ahmet Altan’ın ağlamasının gerçeği yansıtmadığını gösterdi.</p>
<p>Çünkü Tarafın künyesindeki bazı bilgilerden yola çıkarak internette yapılan küçük bir gezinti arayanları bambaşka yerlere götürüyordu.</p>
<p>Bakın nasıl:<!--more--></p>
<p>Haberimize eklediğimiz belgeler arasında MÜREKKEP MATBAACILIK ANONİM ŞİRKETİ’ne ait bir ticaret sicili kaydı göreceksiniz. 3 milyon lira sermayeli bu şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında kimleri görüyorsunuz? Başar ve Savaş Arslan kardeşleri değil mi? Peki bu biraderleri başka nereden tanıyoruz? Taraf’ın sahibi olmalarından!</p>
<p>Taraf çalışanlarına maaş ödemekte zorlandıklarını söyleyenler Temmuz ayında bu 3 milyonu nereden bulup da matbaacılık şirketi kuruyorlar? Kim kimi işletiyor acaba?</p>
<p>Devam ediyoruz.</p>
<p>Taraf&#8217;ın internet sayfasındaki künyeye bakınca en altta karşımıza şu bilgi çıkıyor:</p>
<p>Web Tasarımı &#8211; Programlama<br />
Sawis Digital Solutions<br />
Hasan Çağrıcı &#8211; hasan@cagrici.com</p>
<p>Nedir bu Sawis Digital ve kimdir bu Hasan Çağrıcı?</p>
<p>Sawis Digital aktif olmayan bir sayfa.</p>
<p>Kime ait diye yakından bakıyoruz<br />
Sahibi Hasan Cağrıcı ve Bestekar Şevki Bey Sokak No: 4 Balmumcu İstanbul adresinde ikamet eder görünüyor.<br />
Bu adres aslında Hayalevi ya da artistik adıyla Artworks adlı reklam şirketinin adresi.</p>
<p>Şirket MÜSİAD gözdesi İlhan Soylu ile One Minute tişörtleri yapıp satan Necati Beydemir&#8217;in reklam şirketi.</p>
<p>Bu adresin tarihi bir önemi de var: o da aslında ARTIBİR REKLAM İLETİŞİM A.Ş.&#8217;ne ait olması..<br />
Artık faal olmayan ARTIBİR, Kombassancı Haşim Bayram ile İlhan Soylu&#8217;nun ortak olduğu reklam şirketi.</p>
<p>Konudan sapmadan devam edelim<br />
Taraf gazetesinin yayın yaptığı internet sitesinin sinyallerini takip ettiğimizde de karşımıza Pusula Bilgi İşlem Ltd Şti çıkıyor.<br />
Yani Taraf internet hizmetini NEVBAHAR MAH.SUPHİ PAŞA SOK.NO.17 HASEKİ adresindeki Pusula firmasından alıyor.<br />
Adresleri güya http://www.pusulabilgiislem.com/ girmeye çalışın bakalım, girebiliyor musunuz? Hayır mı? Internet hizmeti satan bir firmanın internet sayfasının olmaması çok da normal bir durum gibi görünmüyor.<br />
Peki Pusula firması interneti nereden alıyor<br />
Sıkı duruyoruz Teksas&#8217;tan&#8230;.<br />
Yani cemaatin cennet mekanından&#8230;.<br />
The Planet.com&#8217;dan<br />
Peki The Planet.com daha başka kimleri ağırlıyor serverlarında?<br />
Allahın çok ilginç bir lütfu olarak F. Gulen.com ve F.Gulen.net adlı cemaat sitelerimiz de burada Taraf ile birlikte yayın yapıyorlar.</p>
<p>Ne hoş bir tesadüfler, ne ilginç raslantılar değil mi ?</p>
<p>Odatv.com</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/01(1).jpg" alt="" width="380" height="496" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/02.jpg" alt="" width="380" height="567" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/03.jpg" alt="" width="380" height="422" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/04.jpg" alt="" width="380" height="458" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/05.jpg" alt="" width="400" height="578" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/06.jpg" alt="" width="400" height="461" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/07.jpg" alt="" width="450" height="502" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/09.jpg" alt="" width="450" height="389" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/11.jpg" alt="" width="450" height="500" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/13.jpg" alt="" width="450" height="505" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/14.jpg" alt="" width="450" height="437" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/15.jpg" alt="" width="450" height="544" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/images/16.jpg" alt="" width="450" height="535" /></p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fethullah Gülen Külliyatı]]></title>
<link>http://haciata2.wordpress.com/2009/11/24/fethullah-gulen-kulliyati/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 09:47:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>HacıAta</dc:creator>
<guid>http://haciata2.wordpress.com/2009/11/24/fethullah-gulen-kulliyati/</guid>
<description><![CDATA[1 Asrın Getirdiği Tereddütler 1 2 Asrın Getirdiği Tereddütler 2 3 Asrın Getirdiği Tereddütler 3 4 As]]></description>
<content:encoded><![CDATA[1 Asrın Getirdiği Tereddütler 1 2 Asrın Getirdiği Tereddütler 2 3 Asrın Getirdiği Tereddütler 3 4 As]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Jenkins: Ergenekon Diye Bir Örgüt Yok Operasyonun Arkasında Fethullah Gülen Var]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/21/jenkins-ergenekon-diye-bir-orgut-yok-operasyonun-arkasinda-fethullah-gulen-var/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 02:01:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/21/jenkins-ergenekon-diye-bir-orgut-yok-operasyonun-arkasinda-fethullah-gulen-var/</guid>
<description><![CDATA[JENKİNS ABD KONGRESİ&#8217;NDE KONUŞTU &#8220;Ergenekon soruşturması paranoya ve siyasallaştırılmanı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>JENKİNS ABD KONGRESİ&#8217;NDE KONUŞTU</h2>
<p><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/09/ergenekon.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-518" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/09/ergenekon.jpg" alt="" width="239" height="203" /></a></p>
<p>&#8220;Ergenekon soruşturması paranoya ve siyasallaştırılmanın bir ürünüdür&#8221; diyen İngiliz gazeteci Gareth Jenkins, Amerikan Kongresi&#8217;nde düzenlenen &#8220;Ergenekon&#8221; konulu toplantıda konuşturuldu. Jenkins konuşmasında Ergenekon diye bir örgütün varlığına ilişkin hiçbir delil bulunmadığına dikkat çekti. Soruşturmanın arkasında Fetullah Gülen hareketinin olduğunu söyledi. Toplantıda Ergenekon tertibiyle ilgili farklı düşünenler arasında hararetli tartışmalar yaşandı.</p>
<p>Geçtiğimiz Ağustos ayında “Türkiye’nin Ergenekon Soruşturması: Gerçekle Fantezi Arasında” başlıklı bir rapor yayınlayan araştırmacı gazeteci Gareth Jenkins 18 Kasım&#8217;da ABD Kongresi&#8217;nde düzenlenen &#8220;Ergenekon Davası ve Türkiye&#8217;deki siyasi durum&#8221; konulu toplantıda konuştu.</p>
<p>Arı Hareketi Washington temsilciliğinin örgütlediği toplantıda Jenkins, Ergenekon soruşturmasının paranoya ve siyasallaştırmanın bir ürünü olduğunu söyledi. Ergenekon terbiyle ilgili yaşanan tartışmalar ABD Kongresi&#8217;ne de sıçradı. Toplantıda Ergenekon tertibiyle ilgili farklı düşünenler arasında, tarafların karşılıklı söz almaları ve soru sormaları üzerine gerginlik yaşandı.</p>
<p>Toplantıda Ergenekon soruşturması ile ilgili hazırladığı raporun bir özetini sunan Jenkins&#8217;in altını çizdiği önemli noktalar şunlar:<br />
<strong><br />
&#8220;ERGENEKON DİYE BİR ÖRGÜTÜN VARLIĞINA DAİR HİÇBİR DELİL YOK&#8221;</strong></p>
<p>Jenkins, Ergenekon soruşturmasının, bazı kesimlerin ifade ettiği gibi Türkiye’nin derin devleti veya karanlık geçmişiyle yüzleşmesi olmadığını belirtti. İngiliz gazeteci, Derin devletin tek bir örgüt olmadığını, Türkiye’de çetelerin istediğini yaptığı bir dokunulmazlık kültürünün var olduğunu savundu. Jenkins. Ergenekon iddianamelerinin  komplo teorilerine ve varsayımlara dayandırıldığının altını çizerken iddianamelerde Ergenekon örgütünün varlığını gösteren tek bir delil sunulmadığına dikkat çekti.<br />
<strong><br />
&#8220;SORUŞTURMANIN ARKASINDA FETHULLAH GÜLEN VAR&#8221;</strong></p>
<p>Gareth Jenkins, ABD Kongresi&#8217;ndeki konuşmasında gözaltına alınan veya tutuklanan insanlar arasında bağ kurmanın zor olduğunu ancak bu listenin hükümete muhalif isimlerden oluştuğunu kaydetti. Tayyip Erdoğan’ın soruşturmanın bu şekliyle sürmesine izin verdiğini söyleyen Jenkins operasyonun arkasında Fetullah Gülen hareketinin olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>&#8220;İDDİANAMELER TUTARSIZLIKLA DOLU&#8221;</strong></p>
<p>Jenkins&#8217;in üzerinde durduğu bir diğer konu da, 5800 sayfayı bulan iddianamelerin tutarsızlıklarla dolu olduğu ve soruşturmanın bu şekilde yürütülmesinin adalet sistemini zedeleyeceği yönündeydi.</p>
<p>Jenkins&#8217;in konuşmasının sonunda izleyiciler arasında tartışma çıktı. Ergenekon soruşturmasını destekleyenlerle karşı çıkanlar karşılıklı sorular sordular. Bu sırada gergin anlar yaşandı.</p>
<p>Ulusal Kanal</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Helin Avşar, Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı'yı dağıttı...]]></title>
<link>http://lagaluga41.wordpress.com/2009/11/15/helin-avsar-taraf-yazari-rasim-ozan-kutahyaliyi-dagitti/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 21:50:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>yvzblog</dc:creator>
<guid>http://lagaluga41.wordpress.com/2009/11/15/helin-avsar-taraf-yazari-rasim-ozan-kutahyaliyi-dagitti/</guid>
<description><![CDATA[Sivri dilli. Sözünü hiç sakınmıyor. Çok da genç. Haliyle dikkat çekiyor. Köşe yazmaya başladıktan kı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft size-full wp-image-105" title="3487fd2981164ef89bf558ac3013bc4a_k" src="http://lagaluga41.wordpress.com/files/2009/11/3487fd2981164ef89bf558ac3013bc4a_k.jpg" alt="3487fd2981164ef89bf558ac3013bc4a_k" width="380" height="380" />Sivri dilli. Sözünü hiç sakınmıyor. Çok da genç. Haliyle dikkat çekiyor. Köşe yazmaya başladıktan kısa bir süre sonra adı ünlü isimlerle anılmaya başladı. Bazılarıyla kavga ediyor, bazılarıyla kavga ettikten kısa bir süre sonra yan yana fotoğrafları yayınlanıyordu. Hatta kimi ünlü kadınlarla aşk yaşadığı bile yazıldı çizildi. İnsan kim bu genç adam diye merak ediyor. Geçen hafta buluştuk, aşk hayatından politik görüşlerine varana kadar her şeyi anlattı&#8230;<!--more--><br />
<strong>Üslubunuz çok sert ve haşin değil mi?</strong><br />
Net bir adamım. Akrobatlık ve diplomatlık yapmam. Düşündüğüm, gördüğüm neyse söylerim. İşimiz cambazlık değil, fikir ifade etmek&#8230;</p>
<p><strong>Başka yerlerde de böyle haşin ve sert misiniz?</strong><br />
Ne gibi yerlerde?</p>
<p><strong>Kimi mahrem yerlerde?</strong><br />
(Gülüyor) Öyle yerlerde kadınların benden haşin olmasını severim&#8230;</p>
<p><strong>Kendiniz gibi kadınlardan mı hoşlanırsınız yani?</strong><br />
Sadece kadınlar değil, her insan her yerde net ve içten olmalı. Fırıldak olmamalı&#8230;<br />
<strong>ATATÜRK&#8217;Ü BABAM GİBİ SEVERİM</strong><br />
<strong>Nasıl bir aileden geliyorsunuz?</strong><br />
Bizim aile İzmirli. Büyük dedem Kütahya&#8217;dan İzmir&#8217;e gelmiş. Orada doğdum, büyüdüm. Babam mühendis, annem öğretmen. Ablam da sanayici. Eniştemle beraber kendi tekstil ihracat şirketlerini yönetiyorlar&#8230;</p>
<p><strong>Fikirleriniz uyuşur mu ailenizle?</strong><br />
Sol-Kemalist eğilimlere sahip bir aile bizimki. CHP&#8217;ye oy verirler. Baba tarafımın bir kısmı, amcamlar daha da koyudur&#8230;</p>
<p><strong>Fazıl Say&#8217;ın sorduğu amcalarınızdan mı bahsediyorsunuz?</strong><br />
Evet Önder Kütahyalı. Türkiye&#8217;nin önde gelen klasik müzik tarihi profesörlerinden ve eleştirmenlerinden olduğu için Fazıl yakın tanıyor. Uzun yıllar Cumhuriyet&#8217;te yazdı. &#8220;Soyadı benzerliği mi&#8221; diye merak etmiş, &#8220;Bu mendebur liberal, böyle Kemalist bir aileden nasıl çıktı&#8221; diye şaşırmış&#8230;</p>
<p><strong>Nasıl çıktınız hakikaten?</strong><br />
Lise yıllarında hayata, topluma ve politikaya dair daha çok düşünmeye, sorgulamaya ve okumaya başladım. Tam 28 Şubat süreciydi. Maalesef ailemin devraldığı siyasi gelenek beni ikna edemedi. Zihinsel olarak Kemalist kalmak için çabaladım ama olmadı. Hem vicdanen hem de aklen o çizgide kalmam mümkün değildi&#8230;</p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ü sevmiyor musunuz?</strong><br />
Seviyorum. Babamı ve annemi sevdiğim gibi seviyorum. Annem beni küçükken, &#8220;Atatürk&#8217;ün 100&#8242;üncü yaşında doğan uğurlu oğlum benim&#8221; diye severdi. Böyle duygusal bir geçmişi unutamam. Ama Mustafa Kemal&#8217;i her yönüyle severim ben. Hiçbir olumsuz tarafını görmezden gelmem. Bir insan babasını &#8220;Büyük bir adam&#8221; olduğu için sevmez, sevdiği için sever. Babasını her ama her yaptığıyla sever&#8230; Babaları en ağır önce oğulları eleştirmeli&#8230;</p>
<p><strong>70&#8242;LERDEKİ GENÇLER HASTALIKLIYDI</strong><br />
<strong>Bizim jenerasyon apolitik diye eleştirilir, buna ne diyorsunuz?</strong><br />
Politikayla çok ilgili bir adamım ama herkesin politize olmak zorunda olduğu bir toplum hastalıklıdır. Politize olmanın tercih haline geldiği bir toplum sağlıklıdır. 70&#8242;lerin Türkiye&#8217;si bugüne göre çok daha hastalıklıydı. Keşke ciddi bir kısım gençlik o zaman apolitik olsaydı. Aslında öyle istiyorlardı. Mecburiyetten sahte-politik haldeydiler. Kof ve içi boş, dandik bir politik atmosfer vardı o zamanlar. Şimdi politikayla ilgilenen gençler daha az ama daha sahici&#8230;</p>
<p><strong>TÜRK SOL GELENEĞİ ÇOK DANDİK</strong><br />
<strong>Yazarlık maceranız nasıl başladı?</strong><br />
Fikir ve sanat işleriyle iştigal etmeyi kafama koymuştum. O yolda ilerliyordum. Ama köşe yazarı olmak gibi bir hedefim yoktu. Sonuç merkezli yaşamam. Bir şeyler yaparım, tohumları atarım. O süreç zaten meyvesini verecekse verir&#8230; Taraf&#8217;a yazılar gönderiyordum. O yazılar ilgi toplamaya başladı. Sağlam geri dönüş alıyordum. Özellikle &#8220;Denizlerin yolu bizi nereye götürür?&#8221; başlıklı yazı patlama yarattı. Bir buçuk ay boyunca tartışıldı. Sonrasında da çeşitli siyasal meselelere dair yazmaya devam ettim. O yazılar da iyi okunuyordu. Ardından, Ahmet Altan ve Yasemin Çongar beni köşe yazarı yaptı&#8230;</p>
<p><strong>Türk solunu ve 68 kuşağını çok eleştirdiğiniz o yazı değil mi? Ne düşünüyorsunuz sola ve solculara dair?</strong><br />
Ana damar Türk solunun çok hastalığı var. Genetiğindeki ittihatçılığı yenemiyor. 68 kuşağı da o ittihatçılıktan bağımsız değildi. Aslında suçları da yok. O atmosferi aşmak güç bir şey. Ama bugün artık bazı şeyleri kabul etmek lazım. O gençleri katlettiren sisteme düşman olmalıyız&#8230; Özgürlükçü sol düşünceye Türkiye&#8217;nin ihtiyacı var. Ama bizim dandik Türk sol geleneğinden böyle bir görüş çıkmaz. O geleneği reddetmek lazım&#8230;</p>
<p><strong>GÜLEN HAREKETİ İÇİNDE SAHTEKARLAR VAR</strong><br />
<strong>Fethullah Gülen hareketi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?</strong><br />
Şu an TSK, Gülen hareketini ve genel olarak İslami yaşam tarzına sahip insanları düşman görüyor ve yok etmek istiyor. Böyle şey olamaz. Buna direnirim. Her ahlaklı insan da direnmeli&#8230; Bu durumun dışında Gülen hareketini de ağır eleştiriyorum. Hareket genişledikçe eyyamcı ve sahtekâr insan malzemesi artıyor. İçlerinde tam özgürlükçü insanlar da var. İttihatçı kafada olanlar da. Gülen&#8217;in ismi üzerinden çıkar ve rant elde etmek isteyen bir bezirgan sınıf da oluştu. Bunu da görmek lazım. Bunları gerekirse isim isim de yazacağım&#8230; Hareketin DTP&#8217;ye ve Alevi meselesine bakışının da değişmesi gerekiyor&#8230;</p>
<p><strong>Askerle de kavgalısınız, askerlikle ilgili düşünceleriniz hâlâ geçerli mi?</strong><br />
TSK&#8217;yı sevdiğim için eleştiriyorum, sevmesem yalakalık yapardım. Devletimizin güçlü ve dinamik bir ordusu olmalı. Oysa ordumuz bu devleti sadece kendine ait olarak görüyor. Devletin ordusu yok. Ordunun devleti var Türkiye&#8217;de&#8230; Generaller ve subaylar devlet memurudur. Sivil otoriteye itaat etmek ve hadlerini bilmek zorundadırlar. Kendilerini devlet adamı zanneden generaller Mozambik&#8217;te bulunur. Bu durum değişmedikçe benim de askerlikle ilgili fikirlerim değişmez&#8230; Bu durumun değişmesini istiyorum, çünkü ordumu seviyorum&#8230;</p>
<p><strong>BAŞÖRTÜLÜ VALİLERİMİZ OLMALI</strong><br />
<strong>Başbakan ve AKP&#8217;ye hakkında neler söyleyeceksiniz?</strong><br />
Sivilleşme ve özgürleşmeye hizmet ederlerse yanlarındayım. Tayyip Erdoğan, paşasının başbakanı olursa karşısına dikilirim. Tüm haklar ve özgürlükler alanı genişlemeli. Devlet eliyle adam zengin eden, devletçi ekonomik sistem de değişmeli. Başbakan&#8217;ın Şimon Peres&#8217;e karşı tavrını çok yiğitçe buluyorum. Ama Ömer El Beşir denen katile de aynı şekilde haddini bildiren bir Başbakan olsun isterim&#8230;</p>
<p><strong>Başörtüsü konusunda ne düşünüyorsunuz?</strong><br />
Bu devlet başörtülü kızlara çok çektirdi. Çok ayıp etti&#8230; Başörtüsü okullarda serbest olmalı. Hatta başörtülü valilerimiz de olabilmeli. Başörtülüler yalnız &#8220;eş&#8221; değildir. Bunu bu toplum hazmedecek&#8230; Aleviler, Kürtler, gayrimüslimler de kendi kimliklerini inkar etmeden bu ülkede her yere gelebilmeli. Şu an inkar ederek gelebiliyorlar. Bu vicdansızlıktır&#8230;</p>
<p><strong>ALEVİLERE KARŞI NEFRET ZEMİNİ VAR</strong><br />
<strong>&#8220;Alevifobi&#8221; diyorsunuz böyle bir şey var mı gerçekten?</strong><br />
Nasıl kimi kesimlerde başörtülü hanımlara karşı potansiyel bir nefret varsa, kimi bölgelerde de Alevifobi var. Alevilere de bu devlet çok acılar çektirdi. Yaşanan Alevi katliamlarını derin devlet organize etti ama hemencecik gaza gelecek Sünni kitleleri bulması da kolay oldu. Çünkü Alevilere karşı potansiyel nefret zemini vardı oralarda&#8230; Bu ülkede artık zorunlu din dersleri kalkmalı. Madımak da müze olmalı. AKP, Alevi taleplerini derhal hayata geçirmeli artık. Alevi açılımı lafta kalmamalı. Adımlar hızlanmalı.</p>
<p><strong>REHA MUHTAR&#8217;DA HIRS KALMADI</strong><br />
Televizyonculuk işine nasıl girdiniz? Reha Muhtar&#8217;ın danışmanısınız bir yandan değil mi?<br />
Çok ironik bir şey aslında. O bahsettiğim 68 kuşağı yazısı sebebiyle biz Reha Muhtar&#8217;la birbirimize girdik. Bir dergi bizi o zaman kapak yaptı. Çok ağır şeyler yazdı bana dair, ben de aynen cevap verdim. Fakat bu vesileyle Reha&#8217;nın 30 yıldır hiç değinmediği devrimci geçmişi ortaya çıktı (Gülüyor)&#8230; Sonra &#8220;Kurtlar Vadisi&#8221; meselesiyle ilgili beni programı &#8220;Çok Farklı&#8221;ya çağırdı. Orada iyi anlaştık, görüşmeye devam ettik. Danışmanı oldum. Ahmet Tulgar da diğer danışmandı. Sabahlara kadar hem tartışarak hem eğlenerek program yaptık&#8230; Reha bana &#8220;Oğlum sen ajan mısın, nereden bu kadar bilgin var&#8221; deyip duruyordu&#8230;</p>
<p><strong>Çok Farklı devam edecek mi?</strong><br />
Vallahi bilmiyorum. İyi bir programdı. İyi izleniyordu. Reha&#8217;nın kafasında bazı düşünceler var. Ne zaman hayata geçirir bilmiyorum. Öyle çok hırsı yok, cool bir ruh halinde. Çocuklarıyla ve çok sevdiği Deniz&#8217;le mutlu şu an&#8230;</p>
<p><strong>AHMET&#8217;İN TEK GERÇEK DOSTU NURAY</strong><br />
<strong>GERİSİNİN PALAVRA OLDUĞUNU O DA SÖYLÜYOR</strong><br />
<strong>Reha Muhtar&#8217;la Ahmet Hakan&#8217;ı da barıştırmışsınız doğru mu?</strong><br />
Evet. Perestroyka&#8217;daydık. Nuray Mert de vardı. Reha ayrı bir masadaydı. Ahmet&#8217;in ameliyatından bir gün önce. Bir sebeple araları kötüydü. Reha&#8217;nın yanına gidip &#8220;Ahmet senden helallik istiyor&#8221; dedim. Hava yumuşadı, sonra iki masa birleşti. Makara bir sohbet oldu. Reha, Ahmet&#8217;e ortopedist tavsiye etti&#8230;</p>
<p><strong>Ahmet Hakan&#8217;la ilgili ne düşünüyorsunuz?</strong><br />
Benim hayatımda Ahmet&#8217;in manevi yeri var. Bugün çok sevdiğim birçok özgürlükçü ve demokrat yazarı, 1997-2001 arası geçirdiğim dönüşüm sürecimde Ahmet&#8217;in televizyon programlarında tanıdım. Benim üzerimde etkili oldu&#8230; Sonra onun değişim yıllarında kendi geldiği yere eleştirel mesafe almasını da çok erdemli buluyordum. Fakat işi itirafçı muhabbetine vardırdı. Samimiyetten uzaklaştı. Kendisine de söyledim bunu&#8230; Öz itibariyle kendisinden nefret eden, kendisine her türlü çirkefi yapmış kişilerle ittifak içine girmesine de kızgınım. Biz bunu onunla çok uzun konuştuk. Bana &#8220;Her şeyin farkındayım, yarın zora düşsem ilk tekme atanların onlar olduğunun da farkındayım ama bir bildiğim var, güven&#8221; dedi&#8230; Tek gerçek dostu Nuray. Bak o gerçek. Onu söyleyeyim&#8230; Gerisinin palavra olduğunu o da söylüyor. Ahmet&#8217;in hayata karşı sinik bir tavrı var ama bu doğru bir şey değil. Yaşadığı türbülanstan çıkar inşallah&#8230;</p>
<p><strong>BENİ TUŞ ETTİN HELİN</strong><br />
Adınız ünlü kadınlarla birlikte anılıyor, aşk hayatınız epey hareketli. Bu eskiden de böyle miydi yoksa tanınmış bir yazar olunca mı ünlü kadınlar dolaşmaya başladı çevrenizde?<br />
Eskiden daha rahattım&#8230; İşlerin zorlaştığı yerler oldu haliyle.</p>
<p><strong>Sosyetik kadınlardan da teklifler geliyor mu?</strong><br />
Ne teklifi?</p>
<p><strong>Arzulanan bir erkeksiniz. Öyle teklifler?</strong><br />
(Kahkahayla gülüyor) Hiç ahlaksız teklif almadım.</p>
<p><strong>O çevreden de ilişkileriniz olmuş ama öyle duydum?</strong><br />
Beraber olduğum insanlar olabilir tabii&#8230;</p>
<p><strong>Şu an sevgiliniz var mı?</strong><br />
Seninle olan bu fotoğraflarımızdan sonra olmayacak herhalde. Beni tuş ettin Helin&#8230;</p>
<p><strong>POLAT ALEMDAR DANSÖZDÜR</strong><br />
Kurtlar Vadisi&#8217;ne de çok ağır yüklendiniz. &#8220;Dizi Ergenekon projesi, Polat Alemdar çakma kahraman&#8221; dediniz&#8230;<br />
2003-2006 arası tamamen öyleydi. Dizi her türlü ırkçılığı yaptı o dönem. Bir darbe ortamının yaratılmasına hizmet etti. Kurtlar Vadisi-Irak filmi de öyleydi. Kürtlere, Hıristiyanlara ve Yahudilere karşı halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiler resmen&#8230; Sonraki periyotta dizi döndükçe döndü. Polat Alemdar, dansöz bir karakter haline geldi. Hem çakma kahraman hem fırıldak bir dansöz Polat.</p>
<p><strong>OKAN BAYÜLGEN ZAVALLI BİR FAŞİST APOLET GÖRDÜ MÜ ALTINI ISLATIR</strong><br />
&#8220;Bir banal ırkçı olarak Okan Bayülgen&#8221; diye de bir yazınız var&#8230; Bayülgen de sivri dilinizden nasibini almış&#8230;<br />
Ben analiz yapıyorum. Laf olsun diye konuşmuyorum&#8230; Okan Bayülgen karakter olarak &#8220;Güçlü olana yaltaklanan, güçsüz olana saldıran&#8221; zavallı bir insan tipi. Manken, şarkıcı, oyuncu genç ve güzel kadınlara ve bir de kadınsı ve pasif gay&#8217;lere saldırır. Güç sahibi erkekler ile aktif ve gizli gay&#8217;ler karşısında yalakalık yapar. Oysa doğru düzgün bir mizahçı, güç sahiplerini madara eder&#8230; Çok derin entelektüel kompleksleri var Bayülgen&#8217;in. Çok koyu bir cehaleti var. Buradan kaynaklanan banal bir faşizmi var. Adam sıradan faşist. Araplara &#8220;Yamyam&#8221; diyor. Kürtlerden korkmasa onlara da küfreder. Özel hayatında ediyormuş zaten&#8230; Adamın beyni sıvıyla kaplı. Süslü laflarla kamufle etmeye çalışıyor. O yüzden her türlü köşe yazarından ve akademisyenden korkar Bayülgen. Kompleksinden ötürü. Pısar, susar kalır. Oysa ne madara edilecek profesörler ve yazarlar var bu memlekette. Bayülgen apolet gördü mü altını ıslatır&#8230; Karakteri böyle&#8230;</p>
<p><strong>ÇILGIN SEKS YAPAN KADIN SEVERİM</strong><br />
<strong>Sevgilinizin nasıl olmasını isterdiniz?</strong><br />
a)Yırtıcı b) Kavgacı c) Sakin<br />
Yırtıcı&#8230;</p>
<p><strong>Nasıl giyinse hoşunuza gider?</strong><br />
a) Deri elbiseler b) Pardösü, jartiyer c) Usturuplu<br />
A ve B karışık&#8230;</p>
<p><strong>Size nasıl hitap etmeli?</strong><br />
A) Aşkım B) Minik farem c) İsminizle<br />
İsmimle&#8230;</p>
<p><strong>Nasıl bir seks hayatınız olmalı?</strong><br />
a) Çılgın b) Çok çılgın c) İdare eder<br />
Çok çılgın&#8230;</p>
<p><strong>İnsan ne iş yapmalı?</strong><br />
a) Sanatçı b) Gazeteci c) Tanınmış olmamalı<br />
D seçeneği&#8230; Hepsi olabilir. Kadın gibi kadın olması yeterli&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Armenian Writer in Turkey Threatened With Death Over Adaptation of Ataturk Address]]></title>
<link>http://turkishstudies.wordpress.com/2009/11/13/armenian-writer-in-turkey-threatened-with-death-over-adaptation-of-ataturk-address/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 11:15:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>turkaget</dc:creator>
<guid>http://turkishstudies.wordpress.com/2009/11/13/armenian-writer-in-turkey-threatened-with-death-over-adaptation-of-ataturk-address/</guid>
<description><![CDATA[The Turkish Taraf Daily’s columnist, Sevan Nishanyan, who wrote a humanistic adaptation of Ataturk’s]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>The Turkish Taraf Daily’s columnist, Sevan Nishanyan, who wrote a humanistic adaptation of Ataturk’s “Address to Turkish Youth,” a patriotic speech calling on young people to protect their country at all costs, published e-mails received from irate nationalists and filled with threats and vulgar language in his column yesterday. In his adaptation, Nishanyan replaced the first sentence of the address, “Your first duty is to preserve and to defend Turkish Independence and the Turkish Republic forever,” with “Your first duty is to be a human being.” The sentences: “This is the very foundation of your existence and your future. This foundation is your most precious treasure. In the future, too, there may be malevolent people at home and abroad, who will wish to deprive you of this treasure” in the original were changed to: “The very foundation of being human is love toward other human beings. All through your life, you shall consider it a duty for yourself to teach beauty, reason and justice to people. If you have knowledge, you will share it without expecting anything in return.” The rest of Nishanyan’s adaptation was a treatise on the equality of all human beings. However, the backlash from some among the Turkish youth was spine-chilling. “We will make you write the correct version of the ‘Address to Youth’ with your own blood. … I’ll kill you like that Hrant Dink dog,” said one of the messages, most of whose text was not suitable for replication here. Another one said: “I have been praying for years to be able to kill one of your kind when I’m on my army duty. I would do this in cold blood and killing your ilk would not hurt my conscience at all but would give me honor. … You should know that we are waiting for the tiniest spark.” Another message was the sender’s own adaptation, “Turkish Youth! Your primary duty is to adopt as a principle to wipe from the earth for the sake of Turkishness and humanity the Armenians and Kurds, that champion enmity against Turks and which are the most debased nations on earth.” Yet another version started: “Oh You! The despicable creature who thinks himself a man because you know how to write. You and your ilk will see the power of the Turkish Nation very soon. Armenians and others, those who continue their corrupted intrigues to separate the country despite all the tolerance we have shown will pay the price they deserve to pay in the near future. Now is your day to speak, but don’t you worry; that will change in a year or two. The day we’ll settle accounts with you is near! We’ll see if you can show the same courage then!! Find a hole to hide in, you separatist PKK-supporting traitors.” “Yours is a cowardly nation. You can write all you want about Ataturk; you’ll never have the strength to destroy his republic. But you and your owners who hold your leash should remember that the thing that can cross your immunity and protection is a 9mm bullet.” Other messages accused him of being a lapdog of Prime Minister Recep Tayyip Erdogan and Islamic scholar Fethullah Gulen.</p>
<p>Thursday, 12 November 2009</p>
<p><a href="asbarez&#38;layout=blog&#38;Itemid=62">Asbarez</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mümtazer Türköne'nin Ferhat Sarıkaya ile Ne İlgisi Var]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/12/mumtazer-turkonenin-ferhat-sarikaya-ile-ne-ilgisi-var/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 23:11:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/12/mumtazer-turkonenin-ferhat-sarikaya-ile-ne-ilgisi-var/</guid>
<description><![CDATA[MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE’NİN O SAVCI İLE NE İLGİSİ VAR Zaman Gazetesi yazarı Mümtaz’er Türköne 29 Ekim günü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE’NİN O SAVCI İLE NE İLGİSİ VAR</h2>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-996" title="mümtazer türköne" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/mumtazer-turkone.jpg?w=288" alt="mümtazer türköne" width="230" height="240" /></p>
<p>Zaman Gazetesi yazarı Mümtaz’er Türköne 29 Ekim günü çok tartışma yaratan bir yazı yazdı. Türköne yazısında Türk Ordusu’nu yeniçeri teşkilatına benzetti. Bize Nizam-ı Cedid Ordusu lazım diyen Türköne, ordunun lağvedilerek yeni bir ordu kurulmasını istedi.<br />
Peki bu sözleri Türköne’den önce kim kullandı?<!--more--><br />
9 Kasım 2005’de Şemdinli’de Umut Kitabevi’nin önünde bir bomba patlamış, patlama nedeniyle Ali Kaya isimli subay yargılanmıştı.<br />
Olayı soruşturan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt’ın adını iddianameye dahil etmiş, Büyükanıt’a suçlamada bulunmuştu.<br />
Sanık Ali Kaya beraat ederken, savcı Ferhat Sarıkaya daha sonra meslekten men cezası almıştı.<br />
İşte Ferhat Sarıkaya o iddianamenin içerisinde Türköne’nin açıklaması ile örtüşen bir ifade kullanmıştı.<br />
Sarıkaya iddianamede şunu yazmıştı: &#8220;Devlet kurumları içerisindeki çıkar ve menfaat gruplarının gizli bir yapılanma içerisinde oldukları, bunların çıkarlarının örtüştüğü zaman beraber, örtüşmediği zamanda çatışmaya dönüştüğü 3.Selim zamanından bugüne kadar gelmektedir&#8221;.<br />
Jandarma kaynakları ise Sarıkaya’nın kullandığı bu ifade için şöyle değerlendirmede bulunmuşlardı: &#8220;Neden 4. Murad veya 2. Abdülhamid değildir de 3. Selim örneğini veriyor? Çünkü 3. Selim döneminde Yeniçeri Ocağı&#8217;na alternatif olarak Nizam-ı Cedid adıyla yeni bir silahlı kuvvet kurulmuştur. Acaba yapılan bu değerlendirmeler, dikkat ediniz, -bizde o dönemlerde uygulananları aynen uygularız- gibi bir gözdağı mı verilmek isteniyor? Bu ilişkiyi anlamakta güçlük çekilmektedir.&#8221;</p>
<p>Odatv.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[türk savaş kurumuna...]]></title>
<link>http://karahanmurat.wordpress.com/2009/11/09/turk-savas-kurumuna/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 16:00:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>Murat Karahan</dc:creator>
<guid>http://karahanmurat.wordpress.com/2009/11/09/turk-savas-kurumuna/</guid>
<description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetlerinden, Allahın sonsuz kudretine güvenerek/sığınırak… Biz söze, bizi hiç yoktan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetlerinden, Allahın sonsuz kudretine güvenerek/sığınırak… Biz söze, bizi hiç yoktan]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni Osmanlıcılar'ın farksızlığı üzerine...]]></title>
<link>http://olcaycelik.wordpress.com/2009/11/07/yeni-osmanlicilarin-farksizligi-uzerine/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 22:08:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>Olcay</dc:creator>
<guid>http://olcaycelik.wordpress.com/2009/11/07/yeni-osmanlicilarin-farksizligi-uzerine/</guid>
<description><![CDATA[Garip zamanlarda yaşıyoruz. Ülkenin görece sol kesimleri, aydınları ve partileri muhafazakarlıkla su]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Garip zamanlarda yaşıyoruz. Ülkenin görece sol kesimleri, aydınları ve partileri muhafazakarlıkla suçlanırken, Yeni Osmanlıcı diyebileceğimiz entelijansiya, medya ve din tabanlı partiler demokrasi ve insan hakları savunucusu, halkçı ve özgürlükçü bir çizgiye oturtuluyor. Bunda şüphesiz Ergenekon Davası&#8217;nın rolü büyük.</p>
<p>Komplo ya da değil, post-muhafazakar - pop özgürlükçü kesim bu TSK ve Ergenekon örgütlenmesi sayesinde kendilerine yeni bir mecra buldular. Söylemlerini kabaca şu şekilde özetleyebileceğimi düşünüyorum;</p>
<p><em>&#8220;Milletin iradesinin önünde durulmaz. Milletten âlâ güç mü var? &#8216;Halka rağmen halk için&#8217; anlayışı bitmiştir. Halka zorla değer dayatılmasın, milletin hassasiyetleri gözetilsin&#8230; Statüko(Türk Devrimleri) bunların önünde engeldir dolayısıyla faşizan modernizm, millicilik ve laisizm kavramları bu coğrafyaya uymaz, esnetilmesi gereklidir.&#8221;</em></p>
<p>Cumhuriyet, daha doğrusu Türk Devrimi ile &#8220;dayatılan&#8221; yaşam ve düşünüş biçimine kıyasıya bir eleştirinin alt cümleleri olarak okunabilecek bu sloganların varsayımı &#8221;Bu halkın dini bütün müslümanlardan oluştuğu, <img class="alignleft size-medium wp-image-186" title="ataturksanat" src="http://olcaycelik.wordpress.com/files/2009/11/ataturksanat.jpg?w=208" alt="ataturksanat" width="160" height="253" />geleneksel ve dini hassasiyetleri olduğu, geleneklerini ve dinini birey ve topluluklar bazında yaşamak istediği&#8221;dir. Bu vesileyle CHP ile özdeşleştirilen &#8220;Halka rağmen halk için&#8221; anlayışına karşı durulmaktadır.</p>
<p>Fethullah Gülen cemaatinin omuz verdiği bu hareketi bir çok aydın da desteklemekte, modernizm karşıtı yazıları ile geleneğin fikri planda yeniden inşası için can-hıraş uğraşmaktadır.</p>
<p>Ancak bu kesimin varsayımlarında temel bir hata var gibi&#8230; Kendinizi halkın geleneksel değerlerini değiştirmeye çalışan modernist tezin karşısında &#8220;öteki&#8221; olarak konumlandırıp, her yaptığınızın ve düşündüğünüzün &#8220;default&#8221; olarak &#8220;zaten halkın istediği&#8221; olduğunu zannetmek, maksadını aşan(ampliative) bir önerme aslında.</p>
<p>Örneğin, halkın dini hassasiyetlere ve dinsel bir düşünce yapısına sahip olduğu nasıl varsayılabiliyor? Ya da halkın Atatürkçü söylemden yıldığı ve Türk Devrimlerinin karşısında olduğu nereden çıkartılıyor? TSK&#8217;nın milletin canına tak dedirttiği tezi nasıl temelleniyor?</p>
<p>Halk tarafından seçilmiş olmak, kendi isteklerinin otomatik olarak halkın istekleri olmasını kapsayamaz. Kapsamıyor da&#8230; Halkın iradesini ağzından düşürmeyenlerin, öncelikle  halkın aslında dinine daha çok teoride bağlı olduğunu, ve dinsel paradigmalarının gayet de gevşek olduğunu bilmeliler.</p>
<p>Zamanında &#8220;Ramazan Müslümanları&#8221; diye dalga geçtikleri kitleleri <img class="alignright size-full wp-image-188" title="130620091537213670519_2" src="http://olcaycelik.wordpress.com/files/2009/11/130620091537213670519_2.jpg" alt="130620091537213670519_2" width="188" height="242" />şimdilerde önceliği ve asıl hedefi  &#8221;dini özgürlükler ve islami düşünce yapısının hakimiyeti&#8221; olan güruh diye yaftalamaları yanlış olduğu kadar komik de.</p>
<p>Oysa ki bu toplumun fikirleri ve istekleri farklı farklıdır. İnanç özgürlüğüne önem verildiği kadar Mustafa Kemal&#8217;e de değer verilir. Bayram namazını kaçırmanın büyük günah olduğuna da, bir-iki kadeh atmanın &#8220;o kadar da günah olmadığına&#8221; da aynı anda inanılabilir. Bilim ve fen eğitiminin daha iyi düzeyde olmasını istediği kadar Kur&#8217;an kursunu da bir okadar önemli görebilir. Bakın bu örnekler sadece o meşhur %99&#8242;u kapsıyor. Şehirli modernistlerden veya azınlıklardan veya diğer mezheplerden bahsetmedim bile!</p>
<p>Hal böyle olunca halkın milyon tane değerinden &#8220;nedense&#8221; bazılarını ayıklayıp, kalanını &#8220;hah işte bu&#8221; diyerek halk iradesi adıyla önümüze koymalarının kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu ve amacın tabii ki de saf haliyle halk iradesinin egemenliği olmadığını düşünüyorum. Asıl &#8220;toplum mühendisliği&#8221; bu değil de nedir?</p>
<p>Eğer &#8220;biz geçmişte zaten böyleydik, halkı bu çapraşık hale modernist devrim getirdi, bizim tek yaptığımız halkı özüne döndürmeye çalışmak&#8221; denirse daha fena. Zira Cumhuriyet devrimlerini halkı dönüştürmekle ve millet hassasiyetlerini yok saymakla suçlarken, şu anda aynı şeyi de onlar yapıyor olacaklar.</p>
<p>O halde iki yanlışın bir doğru etmediğini mi söyleyeceğiz? Hayır, aksine modernizmi; bilim, hür düşünce, sosyal devlet, insan hakları ve özgürlük olarak, kısaca muassır medeniyetler seviyesine çıkmak olarak ele alırsak, devrimleri ve modernizm projesini &#8220;öteki&#8221; olmaktan kurtarıp &#8220;temel olan&#8221; olarak görebileceğimizi ve bunun da tekamülden başka bir şey olmadığını kavrayacağımıza inanıyorum.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KUM Kitap Ayracı]]></title>
<link>http://kumm.wordpress.com/2009/11/03/merhaba-dunya/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 10:10:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>hakanpulsever</dc:creator>
<guid>http://kumm.wordpress.com/2009/11/03/merhaba-dunya/</guid>
<description><![CDATA[Bu Blog Hayatınızda karşılaştığınız en ilginç,en anlatılası,en beğenilen ve başka başka &#8220;En]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://kumm.wordpress.com/files/2009/11/ataturk1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-26" title="Atatürk" src="http://kumm.wordpress.com/files/2009/11/ataturk1.jpg?w=256" alt="" width="154" height="614" /></a>Bu Blog Hayatınızda karşılaştığınız en ilginç,en anlatılası,en beğenilen ve başka başka &#8220;En&#8221;&#8216;leri barındıracak bir Blog olacaktır.</p>
<p>Evet.İnanın,sizde başkalarına anlatacaksınız,onlarda başkalarına.Sizler için çok önemli olan,değere değer katan,saygıyı,sevgiyi ve hatırlamayı baki kılan kadim dostlarınızdan bahsediyorum.</p>
<p>Hani okumaya ara verdiğinizde kitabınızın arasına özenle yerleştirdiğiniz, bir sonraki buluşmanıza kadar kaldığınız sayfayı, satırları sizin yerinize bekleyen, hem sizin hem kitaplarınızın kadim dostları yok mu… Hani cildin üzerinden taşan bir ucu sürekli size göz kırpıp duran, ‘beni oku’ dedirten sevdalısının ağzından. Onlardan bahsediyorum…</p>
<p>Kitaplarına gösterdikleri özenden ötürü sayfalarının bir köşesini kıvırmaktan ısrarla kaçınan, buldukları herhangi bir şeyi kullanarak o işlevi yerine getirenlerden değil, bunun yerine kitap ayraçlarını kullananlardan, kitap okumayı bir ritüel haline getirmişlerin, kullandıkları ayraçları seçenlerin, bunları biriktirenlerin ve önem atfedenlerin ayraçlarından bahsetmek niyetim.</p>
<p>Böylesi kitap dostlarının kitapla olan ilişkilerine yeni bir heyecan katan, kitapla aralarına değil ama sayfalarının aralarına girebilmiş, manevi ve estetik yönü güçlü, kimi zaman kitaptan gözleri üzerine çeken,düşündüren ve gülümseten  el yapımı kitap ayraçları.</p>
<p>Kitap ayracı deyip geçmeyin, bahsedeceklerimin çok ama çok özel.Siz bakmazsanız göremeyecek,görmeyince de bihaber kalacak ne yazık ki çok şey kaybedeceksiniz.Bakınca aşık bile olabilirsiniz kendilerine ama önce göz göze gelmelisiniz.</p>
<p>Mühürleriyle,kabartması,suyu ve KUM&#8217;u ile başka şey anlatan, rastgele görünen hiç bir şeyin aslında rastgele olarak nitelendirilemeyeceklerinin kanıtları gibi —ki  benim gönlümden ve  elimden çıktığı anı elinize değdiği anla birleştirerek, fotoğraf gibi tıpkı, her bakışınızda o ilk sihir anını tekrar yaşadığınız, kim bilir ne anlamlar katmışlığınızla sanat eseri haline gelebilen sayenizde.<br />
Tarihimizi,maneviyatımızı,sevgimizi,kutlu günlerimizi,kaybettiklerimizi,kazanacaklarımızı bize en güzel anlatan</p>
<p><strong>KUM Kitap Ayraçları</strong>&#8230;.</p>
<p>Okumaya başlayan&#8221;tamam,herşey çok güzel de..Kum,su,mühür de ne oluyor?&#8221; diye düşünmeye başladı bile.</p>
<p>Kısaca anlatmakta fayda olacak o zaman sanırım.<br />
<strong>KUM:<br />
</strong>Herbir Kitap Ayracı özel bir kum içermektedir.</p>
<p><strong>&#8220;OKU ! ALLAH&#8217;IN ADIYLA OKU.&#8221;  TEMALI KUM KİTAP AYRACI</strong>:<br />
Milyonlarca Hacı&#8217;nın Dualarıyla inlemiş,mübarek ve kutsal topraklardan yani Mekke ve Hac-Umre ziyaretlerinden özel olarak  getirtilmiş,zemzem suyu ile yıkanmış KUM tanecikleri içermektedir.</p>
<p><strong>&#8220;ATATÜRK&#8221;  KUM KİTAP  AYRACI</strong>:<br />
Söylemeyi unuttum.Biz aslen SELANİK göçmeniyiz.Orada olan da,gurbette yani Almanya da olan da çok köklü bir aileyiz.Kırmızı Kum Ayracı,SELANİK&#8217;ten binbir zorlukla getirilmiş,<strong>Mustafa Kemal ATATÜRK</strong>&#8216;ün doğduğu yerden alınmış ve Kurtuluş Mücadelesinin en kıran kırana,en fedakarca ve en destansı geçtiği ÇANAKKALE boğazının suyu ile yıkanmış KUM tanecikleri içermektedir.</p>
<p><strong>&#8220;AYNALI&#8221; KUM KİTAP AYRACI:<br />
</strong>Kitap okuyoruz,okuyorsunuz.Tam o sırada yüzünüzde,saçınızda birşey fark ettiniz.Ya da bir arkadaşınız geliyor;&#8221;Eyvah!Nasıl Görünüyorum?&#8221; diye düşünüyorsunuz.<br />
&#8220;Okumaktan,ders çalışmaktan gözlerim ne halde kimbilir?&#8221; diye de düşündünüz.Evet,evet acele bir ayna bulmak lazım.Ya kalkıp evden aynaya koşturup ara vereceğiz,ya çantayı hallaç pamuğuna çevirip çıkarıp bakacağız,ya olmadık metallerde,alüminyum yüzeylerde (ki bu çok olur) zorlanarak kendimize bakacağız.<br />
İşte,&#8221;Aynalı&#8221; kitap ayracı,çok muhteşem bir yansıma sağlamasa da sizin için yeterli görüntüyü sağlacaktır.Herzaman elinizin altında.</p>
<p>Görüldüğü gibi;hatırlamanın,değer vermenin,değer bilmenin,maneviyatın,sevginin,tarihin ve kutsallığın bir bedene dönüşmüş halidir</p>
<p><strong>KUM KİTAP AYRAÇLARI&#8230;</strong></p>
<p><strong>KUM KİTAP AYRAÇLARI AYRI AYRI SAYFALADIK.HERBİRİ AYRI BİR GELENEK,KUTSALLIK,SEVGİ,TARİH VE ELEMEĞİ&#8230;<br />
LÜTFEN İNCELEYİNİZ.</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekoncu Polisler Bu Makineyi Çok Sevecek]]></title>
<link>http://islakimza.wordpress.com/2009/11/03/ergenekoncu-polisler-bu-makineyi-cok-sevecek/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 00:03:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>islakimza</dc:creator>
<guid>http://islakimza.wordpress.com/2009/11/03/ergenekoncu-polisler-bu-makineyi-cok-sevecek/</guid>
<description><![CDATA[ERGENEKONCU POLİSLER BU MAKİNEYİ ÇOK SEVECEK Ergenekon operasyonu sürecinde “belgelere” dayanarak ha]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>ERGENEKONCU POLİSLER BU MAKİNEYİ ÇOK SEVECEK</strong></p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.odatv.com/showImage.php?type=4&#38;id=18194" alt="" width="195" height="145" />Ergenekon operasyonu sürecinde “belgelere” dayanarak hazırladığı haberlerle amatör videolara bile konu olmuş Taraf gazetesi, bundan beş hafta kadar önce, “AKP ve Gülen’i bitirme planı” manşetiyle çıkıyordu. Mehmet Baransu imzasıyla çıkan haber, yine bir “belge”ye, Genelkurmay Harekât Başkanlığı 3. Destek Şube Müdürlüğü’nde hazırlandığı ve Albay Dursun Çiçek’in imzaladığı ileri sürülen bir “belge”ye dayanıyordu. <!--more-->Söz konusu “belge”, “İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlığını taşıyor ve bu “plan” ise AKP ve Fethullah Gülen cemaatini hedef alıyordu. Türkiye, böylesi bir planın gerçekten Genelkurmay Başkanlığı’nda hazırlanıp hazırlanmadığının ve buna bağlı olarak gelecekte ne yaşanacağının merakı içinde, çalkalanıyordu. Haftalarca sürecek olan tartışma devam ederken, askerî yargı, söz konusu “belge”nin Genelkurmay Başkanlığı’nda hazırlanmadığına ve eldeki fotokopideki imzanın gerçekten Albay Dursun Çiçek’e ait olup olmadığının anlaşılmasının mevcut olanaklar dahilinde mümkün olmadığına hükmediyor, ilaveten Çiçek hakkında soruşturmaya gerek olmadığı sonucuna varıyordu. Olayın sonraki seyrinde, Albay Çiçek, Ergenekon operasyonunu yürüten savcılar tarafından önce tutuklanacak, daha sonra ise tahliye edilecektir.</p>
<p>Bugün neredeyse sona erdirilmiş gibi görünen “belge” tartışmasında, üzerine en çok vurgu yapılan noktalardan biri de “belge”nin aslının bulunması gerektiği ve “belge”nin gerçek olup olmadığının ancak ve ancak aslının üzerindeki “ıslak imzaya” bakılarak anlaşılabileceğiydi. “Islak imza”, anahtar bir kavram olarak ortaya çıkıyordu, zira “ıslak imza”, ne türden kalem oyununa başvurulursa başvurulsun, kişiyi ele veriyordu; anlatılan, budur. Bu sıradışı olayda şimdilik bizi ilgilendiren de bu “ıslak imza” tartışması oluyor, çünkü “ıslak imza” sanıldığı gibi taklit edilemez değil, bunun için üretilmiş makineler var.</p>
<p>Yukarıdaki resimde, “otomatik imza sistemi” olarak adlandırılan sistemle çalışan makine var. Arayanlar internet üzerinden bulabileceklerdir, ancak makinenin üretimini yapan firmanın tanıtımını yapmamak için ismini ve internet sayfasını vermemeyi tercih ediyorum. Bu konuda cihaz ve teknoloji geliştiren ve kendisini “el yazısı otomasyonunda dünya lideri” olarak tanıtan bir firma var. Firmanın internet sayfasında, yukarıda resmini gösterdiğimiz model gibi birkaç model daha bulunuyor.</p>
<p>Firmanın internet sayfasındaki, sık sorulan sorular ve cevaplarına yer verilen bölümde, bir imza makinesinin ne olduğu soruluyor. Yanıt, bir imza makinesinin, bir şahsa ait el yazısını ve imzayı, yazışma, resim, tebrik kartı, kitap ve diploma gibi pek çok türden belgenin üzerine yerleştirebilen bir makine olduğudur. Tükenmez kalemden dolmakaleme pek çok türde özel kaleminin mevcut olduğuna dair duyuru, yine söz konusu firmanın internet sitesinde mevcut. Söz konusu internet sitesinde dikkat çeken bir nokta daha var: En iyi sonucun alınabilmesi için üç adet orijinal imzanın kendilerine yollanması tavsiye ediliyor. Bilgisayar ortamında kullanılabilecek bir “imza dosyası” için bu orijinal imzalar gerekli oluyor. Bu imzalar, bir orijinal resim dosyasıyla yollanabileceği gibi, faksla da yollanabiliyor. Resim dosyası olması hâlinde, tercihen siyah-beyaz ve resim çözünürlüğünün en az 300 dpi olması; faks olması hâlindeyse, faksın, faks makinesinin izin verdiği en yüksek çözünürlükle gönderilmesi isteniyor. Firma, ayrıca, makul bir ücretlendirme karşılığında, Word ve Wordperfect gibi bilgisayar ve ofis programlarında kullanılabilecek bir imza dosyasının oluşturulabileceğini ilân ediyor. Başka deyişle, üç adet imzasına sahip olduğunuz birinin imzasını, bilgisayar ve ofis programlarında bile kullanabiliyorsunuz. Bu sayede, “imzalı belgeler” basabiliyorsunuz.</p>
<p>Başa dönecek olursam, büyük gürültü koparan “İrticayla Mücadele Eylem Planı”nın aslının bir türlü bulunamadığını hatırlatayım. Eldeki fotokopinin aslının incelenmesinin, “belge”nin gerçekten Albay Dursun Çiçek tarafından imzalanıp imzalanmadığının anlaşılması bakımından zorunlu olduğu, çünkü esas olarak “ıslak imza”nın incelenmesi gerektiği hep belirtildi. Ancak gözden kaçırılan nokta, mevcut teknoloji ile imzalı ve orijinal bir belgenin üretilebileceği oluyor. Dolayısıyla, söz konusu “belge” olayında da, eldeki fotokopinin “aslının” incelenmesinden bile kesin bir sonuca varılamayabileceği ortaya çıkıyor.</p>
<p>Emre Özsuda</p>
<p>Odatv.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alparslan Aslan'ın Fethullah Gülen Bağlantısı]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/21/alparslan-aslanin-fethullah-gulen-baglantisi/</link>
<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 21:16:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/21/alparslan-aslanin-fethullah-gulen-baglantisi/</guid>
<description><![CDATA[ARSLAN&#8217;IN GÜLEN BAĞLANTISI Danıştay saldırganı Alpaslan Arslan, Ergenekon Ana Davası&#8217;nda]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>ARSLAN&#8217;IN GÜLEN BAĞLANTISI</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://ulusalkanal.com.tr/images/fotolar/a/alparslan%20arslan.jpg" alt="" width="272" height="204" /></p>
<p><strong>Danıştay saldırganı Alpaslan Arslan, Ergenekon Ana Davası&#8217;ndaki çapraz sorgusunda Fethullah Gülen tarikatıyla olan irtibatını anlattı. Alpaslan Arslan saldırı öncesinde Danıştay Başkanı Mustafa Birden&#8217;in adresini ve telefon numarasını Fethullah Gülen&#8217;in yeğeni Kemalettin Gülen&#8217;den aldığını söyledi. Arslan, Elazığ&#8217;da yaşadığı dönemde sık sık Işık Evleri&#8217;ne gittiğini ve Fethullah Gülen&#8217;e bağlı olduğunu ifade etti.</strong><!--more--></p>
<p>Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin&#8217;i öldüren ve Danıştay Başkanı Mustafa Birden ile birlikte 4 kişinin silahla yaralayan Alparslan Arslan, Fethullah Gülen Tarikatıyla olan bağlantısını Ergenekon duruşmasında anlattı.</p>
<p>17 Mayıs 2006 tarihinde Alparaslan Arslan&#8217;ın arabasından 13 Şubat 2006 tarihli Vakit Gazetesi&#8217;nin bir kopyası bulunmuştu. &#8220;İşte o üyeler&#8221; manşetiyle çıkan gazete, türban kararının altında imzası bulunan Danıştay üyelerini hedef gösteriyordu.</p>
<p>Alpaslan Arslan, Ergenekon Davası&#8217;nın bugünkü duruşmasında kendisine o gazeteyi gösteren kişi açıkladı.</p>
<p>Alparslan Arslan, Vakit gazetesinin Danıştay hakimlerini hedef gösteren haberini kendisine gösteren kişinin Fethullah Gülen&#8217;in yeğeni Kemalettin Gülen olduğunu söyledi.</p>
<p>Alpaslan Arslan, Danıştay saldırısından bir hafta önce Kemalettin Gülen&#8217;in bürosuna gitti. Kemalettin Gülen burada Alpaslan Arslan&#8217;a, Danıştay hakimi Mustafa Birden&#8217;in adresini ve telefon numarasını da verdi.</p>
<p>Alpaslan Arslan&#8217;ın Fethullah Gülen&#8217;in yeğeni Kemalettin Gülen hakkında söyledikleri tutuklu sanıklardan Erkut Ersoy&#8217;un 116. duruşmada söylediklerini hatırlattı. Erkut Ersoy, Alpaslan Aslan&#8217;a &#8220;neden bu saldırıyı yaptın&#8221; diye sorduğunu; Aslan&#8217;ın da &#8220;Beni Fethullahçılar yönlendirdi, pişmanım&#8221; dediğini aktarmıştı.</p>
<p>Kemalettin Gülen&#8217;i cemaatten tanıdığını söyleyen Arslan&#8217;a hakim, &#8220;cemaatten başka kimleri tanıyorsunuz?&#8221; diye sordu. İsimleri sayamayacağını belirten Arslan bu soruya şöyle yanıt verdi:</p>
<p>&#8220;ELAZIĞ KOVANCILAR&#8217;DA 10 YIL YAŞADIM. ÜNİVERSİTEYE ORADA HAZIRLANDIM. ORADA FETHULLAH GÜLEN CEMAATİ İLE HAŞIR NEŞİRDİM. DERS ÇALIŞIYORUZ DİYE EVLERE GİDER, FETHULLAH GÜLEN&#8217;İN KASETLERİNİ İZLERDİK. FETHULLAH GÜLEN&#8217;E BAĞLIYIM, KENDİSİNİ ÇOK SEVİYORUM.&#8221;</p>
<p>Dünkü duruşmada Arslan&#8217;a Ergenekon belgelerini nereden aldığı sorulmuştu. Aslan, bugün bu soruya da yanıt verdi. Aslan, Fehmi Koru&#8217;nun Taha Kıvanç adıyla yazdığı yazıları düzenli takip ettiğini söyledi.</p>
<p>Ulusal Kanal</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zaman Gazetesi Arşivi]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/08/zaman-gazetesi-arsivi/</link>
<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 10:20:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/08/zaman-gazetesi-arsivi/</guid>
<description><![CDATA[İftira, yalan, çarpıtma… Zaman gazetesinin arşivi, siyasi amaçları uğruna yapılan yalan haberler, ça]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>İftira, yalan, çarpıtma…</h2>
<p><strong><img class="alignleft" src="http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/makale_genel/images/zaman_1_0.jpg" alt="" width="254" height="159" />Zaman gazetesinin arşivi, siyasi amaçları uğruna yapılan yalan haberler, çarpıtmalar ve iftiralarla dolup taşıyor.</strong></p>
<p>Zaman gazetesi, habercilik etiği açısından düşünüldüğünde utanılacak bir arşive sahip. Sadece yakın zamana dahi bakıldığında, Zaman’ın sık sık yalanlara, iftiralara, çarpıtmalara, haksız ithamlara, dayanaksız iddialara başvurduğu görülüyor.</p>
<p>Daha bir hafta önce, 30 Eylül günü Zaman gazetesi, TKP’li öğrencileri “şehir eşkıyası” olarak göstermeye çalışmıştı. Zaman “parasız eğitim” eylemi için bir araçla gezerek gece duvarlara yazı yazan TKP’lilerin, sivil polislerle kafa tokuşturan ve sarhoş olduğu açıkça görülen bir şahsın tanıklığıyla gözaltına alınmalarını haberleştirirken, TKP’lilerin “araçtan silah sıktıklarını” yazdı. Ne söz konusu yerde, ne de araçta hiçbir silaha rastlanmamıştı.<!--more--></p>
<p><strong>TKP’ye büyük yalan tekziplendi</strong><br />
Hatırlanacağı üzere geçen sene Aralık ayında Selimiye Kışlası’na havan topuyla saldırı düzenlenmiş, top mermileri hedefi bulamasa da konu gündeme oturmuştu. Zaman, “Havan saldırısını parmak izi çözdü” başlıklı haberinde parmak izi tespiti sonucu faillerin 3 TKP’li olduğunu yazdı. Elbette haber hiçbir kanıta veya şüpheye dayanmıyordu ve Zaman, TKP’nin açtığı davayı kazanması sonucu bu haberle ilgili düzeltme yayınlamak zorunda kaldı. Bu işlerin inceliklerini de bilen Zaman, ciddi hukuki yollara başvurulmasının önüne geçmek için TKP yazmış, fakat TKP’nin açılımı olan Türkiye Komünist Partisi’ni yazmamıştı.</p>
<p>Zaman, 2008 1 Mayıs’ının ertesi günü yaptığı haberde, göstericileri bilindik ifadelerle teröristlikle suçlarken, “Valilik konutuna doğru yürümek isteyen Türkiye Komünist Partisi üyesi göstericiler, Nişantaşı sokaklarını savaş alanına çevirdi. Taksim&#8217;e çıkamayan bu gruplar, yanlarında getirdikleri taşlarla Vali Konağı Caddesi&#8217;nde polise saldırdı” demişti. Ancak bu iddianın hiçbir gerçekliği yoktu. Zaman’ın aynı haberdeki alt başlıklarından biri de “DHKP-C Tunceli’den adam getirdi” idi.</p>
<p>Bir dönem Başbakan Erdoğan’ın şehit cenazelerinde birçok ölü askerin ailesi tarafından protesto edilmesi üzerine Zaman, bu protestoların Atatürkçü Düşünce Derneği ve İşçi Partisi tarafından “hükümete yönelik düzenlenmiş komplo ve darbe girişimlerinin parçası, planlı eylemler” olduğunu yazmıştı.</p>
<p><strong>Her halükârda AKP’cilik için ne gerekiyorsa…</strong><br />
Zaman, iktidarı ve arkasındaki güçleri korumak için de habercilik etiğinden tamamen uzaklaşmakta hiçbir beis görmüyor. Amsterdam’da THY uçağı düşünce THY’ye sahip çıkan Zaman, Konya’daki kaçak kuran kursu binasının yıkılması olayında cemaat ve hükümeti, müzisyen Burhan Şeşen’in oğlu Serhan Şeşen’in ölümü olayında ihmalleri ifşa edilen Özel Sema Hastanesi’ni, Ankara’da yılbaşı gecesi yedi gencin doğalgaz zehirlenmesi nedeniyle ölmesi olayında doğalgaz kurumunu, sel felaketi sırasında da hükümet ve yerel yönetimleri savunmuştu.</p>
<p>Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan’ın yargılanmaları kararı verince sadece Adalet Bakanlığı’nın soruşturmasının değil, Zaman’ın saldırılarının da hedefi olmuştu. Zaman gazetesi Kaçmaz’ı “gizlilik kararı bulunan” soruşturmayı deşifre etmekle itham etmiş, fakat kendi yaptığı haberde Kaçmaz’a karşı yer, zaman ve kişi isimleriyle oldukça ayrıntılı bilgiler vermişti. Zaman’ın soruşturmanın ayrıntılarına nasıl ulaştığı bilinmiyor. Haberde Zaman’ın Kaçmaz’a yönelttiği suçlamalar “dinlenen şüpheliyi telefonla uyardığı”, “mesai saatinde Bodrum’da tatil yaptığı”, “gazetecilere haber servis ettiği” ve “resmi evrakta sahtecilik yaptığı” iddialarını içeriyordu.</p>
<p>Zaman, bu senenin Mayıs ayında, Kuvvayı Milliye 1919 Derneği’nin Meclis önünde basın açıklaması yapmayı planlayıp sonradan vazgeçmesini “TBMM’yi basma planı suya düşmüş” haberiyle vermişti. İşine gelmeyen her eylemi, basın açıklamasını ve toplantıyı “yasadışı” olarak niteleyen Zaman, meclis basma planına dair kanıtların olup olmadığı bir yana, böyle bir grubun TBMM’yi nasıl basabileceğini dahi açıklamamıştı.</p>
<p>Geçen sene Kasım ayında Alevi örgütlerinin AKP’ye karşı Ankara’da düzenledikleri ve olaysız fakat çok kitlesel ve etkili geçen miting öncesinde Zaman gazetesi, günlerce “özel haber” yaparak “mitingde provokasyon beklendiğini” iddia etti. Sonuçta hiçbir şey olmadan mitingler yapılırken, 9 Kasım’daki Alevi mitinginin çok kalabalık olması, bunu hisseden iktidarın Zaman’ın yalan haberleriyle insanları mitinge gitmekten vazgeçirmeye çalıştığı izlenimi doğurdu. Zaman bu haberlerinde o kadar ileriye gitti ki, “Sivas ve Gazi’yi planlayan eller, yeni oyun peşinde” başlığıyla verdiği haberin spotunda “Alevi Birlikleri Federasyonu adıyla örgütlenen bazı gruplar, hafta içinde eylem çağrısı yaptı” dedi.</p>
<p>Yaftalayarak hakaret etmek, hakaret ederken hedef göstermek de Zaman’ın becerilerinden birisi. 30 Temmuz 2008 tarihli yazısında Ali Bulaç, Güngören patlamasından habersiz olarak Metallica konserine gidenler hakkında şunları yazmıştı: “Bu laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddelerinin de umurunda olmadı. Transa geçmiş vaziyette kafalarını sallamaya devam ettiler; tepindiler; kendilerine özgü ritüelleriyle satanizmden ödünç tapınmalar yaptılar.”</p>
<p><strong>Sivas ve Maraş katliamları…</strong><br />
Zaman, Sivas katliamıyla ilgili yaptığı haberde “Sivas katliamı” ifadesi yerine “Madımak olayları” adını kullanmış, yine bir haberinde “olaylar sırasında yangın çıkan Madımak Oteli” demişti. Yine Zaman’ın kullandığı “Madımak provokasyonu” nitelemesi ise, katliamı yapan gericilerin “Aziz Nesin’in gelmesi provokasyondu” iddiasına benzer bir anlam çıkartılabilecek bir ifade.</p>
<p>Maraş katliamında ise Zaman yıllardır tek haber kaynağı olarak “tanık” ya da “BBP üyesi” sıfatıyla Ökkeş Şendiller’i konuşturuyor. Oysa Şendiller, Maraş katliamı davasının sanıklarından birisi, yani bizzat saldırgan.</p>
<p>Zaman gazetesi, insanlardan aldığı görüşleri çarpıtmaktan da sakınmıyor. Zaman, Mihri Belli’nin bir röportajını çarpıtarak Doğu Perinçek’i karalamaya çalışmış, daha sonradan istediği yanıtları alamayınca röportajı çarpıttığı açığa çıkmıştı.</p>
<p>Misyon sahibi bir gazete olan Zaman için Ergenekon süreci kilit önem taşıyor. Zaman, çeşitli defalar Ergenekon’un medya ayağı da olduğunu, medyadaki Ergenekoncular’ın açığa çıkarılması gerektiğini söyledi. Aynı gazete, “Ergenekonculuk” sıfatını çok sık kullanıyor. “Yaftalamaktan uzak durun” diyen Zaman’ın en sevdiği yaftalardan birisi, yersiz ve zamansız bile olsa başvurduğu Ergenekoncu nitelemesi.</p>
<p><strong>“İllegal örgüt yuvası”</strong><br />
Zaman gazetesi, Halkevleri hakkında iki haberinde “illegal örgüt yuvası” iddiasında bulunmuştu. Herkesin bildiği gibi illegal olmayan Halkevleri, bir yandan “Evet örgütüz, halkın örgütüyüz” diyerek örgüt sözcüğü etrafında yaratılmak istenen kötü anlama karşı çıkarken, bir yandan da Zaman’ın haberini mahkemeye taşıdı. Geçtiğimiz ay mahkeme Zaman’ı suçlu buldu ve tekzip yayınlayıp tazminat ödemeye mahkum etti.</p>
<p>Zaman, bu Mayıs ayındaki yaptığı “Emperyalizm karşıtları acıkınca soluğu McDonalds’da aldı” başlıklı haberinde, şehir dışından Ankara’ya otobüsle gelmekte olan eylemcilerin, mola verdikleri yerde bir McDonalds şubesi de olmasından hareketle “soluğu McDonalds’da aldıklarını” ve “chicken burgerleri iştahla yediklerini” yazmıştı.</p>
<p><strong>İşçi düşmanlığı</strong><br />
Zaman gazetesi, işçi mücadelelerine karşı takındığı hasmane tavırla da biliniyor. İftiralardan ve karalamalardan çekinmeyen Zaman, 2007 yılında Türk Telekom işçilerinin grevini “sabotaj” olarak nitelemişti. Söz konusu haber-yorumda “mezkur bazı çevrelerin Türkiye ekonomisini grevlerle sabote edebileceği” belirtilerek, “bu meyanda ideolojik bağnazlık içindeki bazı sendikaların da plana alet olabileceğini” öne sürmüştü. Haberde “Verilen bilgilere göre Telekom tarihinde aynı anda bu şekilde en fazla 5 arıza yaşanmışken, önceki gece 3 saat içinde 13 yerde vuku bulan bu olay sabotaj değil de nedir” denilmişti.</p>
<p>Zaman’ın iftira ve çarpıtmalarının hedefine girenlerden birisi de Deniz Gezmiş oldu. 1969 yılında Deniz Gezmiş tutuklanmalarından birisinde, “Gezmiş’i adliyeye götüren jandarma ekibi arasındaki” bir kişinin “Rektörlüğün yanı başında silah deposu bulduk, muhtemelen öğrencilerindi” sözlerini Zaman gazetesi “Şok ifşaat” başlığıyla vermişti.</p>
<p>Zaman, bu defa “İnanılmaz ifşaat” başlığıyla verdiği bir başka haberde, Deniz, Yusuf ve Hüseyin’i idama gönderen mahkemenin savcı yardımcısı Baki Tuğ’un sözlerine dayanarak, “9 Mart 1971’de komünist ihtilal olsaydı 3 milyona yakın insanın katledileceğini” öne sürmüştü.<br />
(soL &#8211; Haber Merkezi)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fethullah Gülen Açılım İçin Hangi Katolik Cemaatini Referans Aldı?]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/08/fethullah-gulen-acilim-icin-hangi-katolik-cemaatini-referans-aldi/</link>
<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 09:57:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/08/fethullah-gulen-acilim-icin-hangi-katolik-cemaatini-referans-aldi/</guid>
<description><![CDATA[FETHULLAH GÜLEN AÇILIM İÇİN HANGİ KATOLİK CEMAATİNİ REFERANS ALDI? Tam bir ay önce Polonya’nın Krako]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>FETHULLAH GÜLEN AÇILIM İÇİN HANGİ KATOLİK CEMAATİNİ REFERANS ALDI?</h2>
<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-147" title="feto" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/08/feto.jpg?w=150" alt="feto" width="150" height="112" /></p>
<p>Tam bir ay önce Polonya’nın Krakow kentinde “Dinler ve İnançlar Arası Diyalog” başlıklı bir toplantı gerçekleştirildi. Dinlerarası diyalog deyince hemen akla Fethullah Gülen cemaati geliyor haliyle. Ama bu toplantı Katoliklerin “Fethullah Gülen cemaati” olarak kabul edilen Sant’Edigio tarafından düzenlenmişti.<!--more--></p>
<p>Yahudi, Budist, Hıristiyan, Brahmanist 400 civarındaki ismin bir araya geldiği ve 3 gün süren toplantılarda Türkiye’den de iki isim yer aldı. Diyalog meselesinin Türkiye’deki “resmi temsilcisi” Fethullah Gülen cemaatine bağlı Gazeteciler ve Yazarlar Birliği Başkan Yardımcısı Cemal Uşak bu isimlerden ilkiydi. Aynı zamanda cemaatin Kültürlerarası Diyalog Platformu Genel Sekreteri de olan Cemal Uşak’ın yanında yer alan diğer isim de, Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Niyazi Öktem’di. Öktem yine cemaatin Kültürlerarası Diyalog Platformu’nun da başkanlığını yürütüyor.</p>
<p>Fethullah Gülen cemaati ile Katoliklerin Sant’Edigio cemaati arasında ciddi benzerlikler bulunuyor. Özellikle de Türkiye’nin Kürt açılımıyla girdiği yeni süreçte Fethullah Gülen’in Katolik bir cemaati nasıl referans aldığının ayrıntılarını  aktaracağız şimdi.</p>
<p>Ama önce bu Katolik cemaati tanıyalım.</p>
<p>Sant’Egidio cemaati 1968 yılında kurulmuş. Cemaatin Fethullah Gülen’i ise Katolik bir tarihçi olan Andrea Riccardi. Henüz bir üniversite öğrencisi iken kurduğu cemaatinin bugün 50 bin üyesi bulunuyor.  Riccardi de yine Gülen gibi “söylem” itibariyle mütevaziliği, gösterişten uzak durmayı şiar edinmiş!</p>
<p>Bu Katolik cemaat her yıl dinlerarası diyalog toplantıları düzenliyor. Bu seneki toplantının ise özel bir önemi vardı.  Yahudiler, Çingeneler ve Polonyalılar’ın Naziler tarafından katledildiği Auschwitz ve Birkenau kamplarına çok yakın bir noktada bulunan Krakow’da toplanmıştı.</p>
<p>Sant’Edigio tıpkı Fethullah Gülen cemaati gibi “hizmet” amaçlı faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Yine Gülen cemaati gibi uluslar arası çalışmalarıyla 70 civarında ülkede etkinlik gösteriyor.</p>
<p>Sant’Edigio cemaatinin önemli bir yönü de birtakım çatışma ortamlarında arabulucu olarak işler yapması. Mesela Mozambik’te 13 yıl süren iç savaşın 1992 yılında sona erdirilmesi sürecinde İtalyan &#8220;Community of Sant’Egidio&#8221; adlı cemaat taraflar arasında arabuluculuk yapmış. Renamo isimli gerilla örgütüyle Mozambik Hükümeti ileri gelenlerini Roma’da buluşturup barış antlaşmasının imzalanmasını sağlayan cemaat, aynı çalışmaları Burundi ve Cezayir’de de yapmış.</p>
<p>Fethullah Gülen cemaatiyle Sant’Edigio arasında ciddi bir dayanışma da var. Gülen cemaatinin düzenlediği bazı toplantılara bu katolik cemaatinden de temsilciler katılmıştı.</p>
<p>Sant’Edigio isimli Katolik cemaati dini misyonun dışında dünyada etnik temelli çatışma alanlarında “uzlaştırıcı”, “arabulucu” rolüyle sivil toplum örgütü olarak da “muamele” görüyor.</p>
<p>Sant’Edigio’nun Krakow’daki toplantısına katılan Prof. Dr. Niyazi Öktem, Star Gazetesi’nin geçtiğimiz Pazar günkü Açık Görüş ekinde, Sant’Edigio ile Fethullah Gülen cemaati arasındaki benzerlikleri yazdı. Hem de Krakow’daki toplantıdan  izlenimlerini aktardı.</p>
<p>Yazısının son bölümünde ise Fethullah Gülen cemaatinin yeni misyonunu açıkladı. Öktem, “G. Amerika’ya kadar giden, eğitim ve diyalog olgusu üzerinde duran, yoksullukla, açlıkla mücadele veren Gülen Hareketi’nin zamanla Mozambik ve Burundi’de olduğu gibi barış görüşmelerine aracı olma aşamalarına gelmesi kimseyi şaşırtmasın.” dedi.</p>
<p>Peki Kürt açılımıyla birlikte özellikle sürecin kilidini açacak PKK meselesinde Fethullah Gülen cemaati Sant’Edigio gibi bir rol üstlenir mi?</p>
<p>Daha geçen seneye kadar PKK ile Gülen cemaati arasındaki çatışma bugünlerde yerini barış ortamına bırakmış durumda zaten. Öcalan’ın İmralı’dan Gülen’e gönderdiği “saygı” mesajı bunun en iyi göstergesi.</p>
<p>Cemaatin dinlerarası diyalogdan sonra şimdi de yeni bir misyon üstlendiğini görüyoruz.  Bakalım PKK ile uzlaşma meselesinde cemaatin yeni misyonu devreye girecek mi?</p>
<p>Tutkun Akbaş</p>
<p>Odatv.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cemaatin Polis Okulu Sınav Sorularını Çalmasının Maliyeti]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/07/cemaatin-polis-okulu-sinav-sorularini-calmasinin-maliyeti/</link>
<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 23:27:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/07/cemaatin-polis-okulu-sinav-sorularini-calmasinin-maliyeti/</guid>
<description><![CDATA[CEMAAT ÖSYM&#8217;YE BORÇLU ÇIKTI Polis Meslek Yüksekokulu Sınavı 13 Eylül günü yapıldı. Odatv sınav]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>CEMAAT ÖSYM&#8217;YE BORÇLU ÇIKTI</h2>
<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-380" title="polis koleji sınav soruları fethullahçılar cevap" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/09/polis-koleji-sinav-sorulari-fethullahcilar-cevap.jpg?w=150" alt="polis koleji sınav soruları fethullahçılar cevap" width="150" height="125" />Polis Meslek Yüksekokulu Sınavı 13 Eylül günü yapıldı. Odatv sınav sonrası uzun süre soruların çalındığını haberleştirdi. Bir kent efsanesi olarak konuşulanlar Odatv sayesinde kanıtlara kavuştu. 13 Eylül’de yapılan sınavın 10 Eylül’de çekilen fotoğraflarını Odatv yayınladı. Soruların çalındığına dair öğrenciler arasında yapılan konuşmaları kamuoyunun önüne Odatv çıkardı. Nihayet yapılan sınav iptal edildi. ÖSYM yeniden sınav yapacağını duyurdu. Öğrencilere sınava giriş kartlarının yeniden gönderileceğini açıkladı.</p>
<p>Peki, şimdi ne olacak?<!--more--> Yeni bir sınav yapılıp konu unutulacak mı? Bu konuda sorumluların ortaya çıkarılıp cezalandırılması gerekmiyor mu?</p>
<p>İşte bu konuda Odatv’nin konuştuğu kaynaklar hiç de ümitli değil. Neden mi?</p>
<p>ÖSYM ya da polis teşkilatı soruları önceden eline alan bir öğrenciyi bulsa ona ilk soracağı soru nedir?</p>
<p>Elbette “sınav sorularını kimden aldın?” &#8230;</p>
<p>Peki, bu sorunun cevabı ÖSYM’yi ya da polis teşkilatını nereye götürür? Bu soruşturmayı yapanlar ÖSYM gibi büyük bir teşkilatın elinden soruların çalınmasını birkaç öğrencinin yapamayacağını görmüyor mu dersiniz. Ya da bu soruların çalındıktan sonra ülke geneline dağıtımının birkaç öğrencinin eliyle yapılamayacağını. Bunların da ötesinde emniyet içerisine “belli” öğrencileri yerleştirmenin örgütlü bir faaliyet olduğunu.</p>
<p>İşlenen suçun büyüklüğü bile arkasındaki örgütlenmenin yaygınlığını göstermiyor mu?</p>
<p>İşte tüm bu sorular nedeniyle bu soruşturmanın sağlıklı yapılaması zor görünüyor. Bu yıl da geçen yıllarda olduğu gibi bazı dershaneler reklam tişörtü giyen öğrencilerle &#8220;yine birinci bizden&#8221; diye basın açıklaması yapacak.</p>
<p>Peki, bu organizasyon ortaya çıkarılmadıkça ÖSYM’nin yaptığı sınavların güvenilirliği savunulabilir mi? Bu sorunun cevabını kamuoyuna bırakıyoruz.</p>
<p>Ancak yine de küçük bir ayrıntıya dikkat çekmek gerekli…</p>
<p>Bu sınavın maliyeti ÖSYM’ye ne kadar oldu? ÖSYM’nin 2008 yılı faaliyet raporuna baktığımızda öğrenci sayısı Polis Meslek Yüksekokulu Sınavı ile hemen hemen aynı olan ÜDS sınavının 2 milyon 800 bin TL’ye mal olduğunu görüyoruz. Bu sayının 2009 yılında 3 milyon TL’ye çıktığı tahmin ediliyor. Peki, ülkenin kaynaklarından kaybolan bu 3 milyon TL’nin hesabını kim verecek? Bu para kamunun kaynaklarına ait değil mi? Bunun hesabının sorulması gerekmiyor mu?</p>
<p>Türkiye bu sorulara cevap bulamadan 1 Kasım&#8217;da yeni bir Polis Okulu Sınavına gidiyor.</p>
<p>Odatv.com</p>
<p><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fethullahci-cemaate-verilen-polis-meslek-yuksek-okulu-sinav-sorulari/"> Fethullahçı Cemaate Verilen Polis Meslek Yüksek Okulu Sınav Soruları</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fethullah Gülen Hareketinin Perde Arkası ve Ergenekon Gerçeği]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/07/fethullah-gulen-hareketinin-perde-arkasi-ve-ergenekon-gercegi/</link>
<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 06:09:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/07/fethullah-gulen-hareketinin-perde-arkasi-ve-ergenekon-gercegi/</guid>
<description><![CDATA[Gündem 13 Şubat 2009 Merdan YANARDAĞ Stuttgart Konferansı | Fetullah Gerçeği]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style='text-align:center;display:block;'><object width='400' height='330' type='application/x-shockwave-flash' data='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-6497378773384225536'><param name='allowScriptAccess' value='never' /><param name='movie' value='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-6497378773384225536'/><param name='quality' value='best'/><param name='bgcolor' value='#ffffff' /><param name='scale' value='noScale' /><param name='wmode' value='window'/></object></span></p>
<p style="text-align:center;"><strong>Gündem </strong></p>
<p style="text-align:center;"><strong> 13 Şubat 2009 </strong></p>
<p style="text-align:center;"><strong> Merdan YANARDAĞ Stuttgart Konferansı &#124; Fetullah Gerçeği </strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[WHO SPEAKS FOR ISLAM IN THE US?]]></title>
<link>http://rastibini.wordpress.com/2009/10/07/who-speaks-for-islam-in-the-us/</link>
<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 04:55:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>Mizgîn</dc:creator>
<guid>http://rastibini.wordpress.com/2009/10/07/who-speaks-for-islam-in-the-us/</guid>
<description><![CDATA[“You must move in the arteries of the system without anyone noticing your existence, until you reach]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;"><span style="font-style:italic;"><br />
“You must move in the arteries of the system without anyone noticing your existence, until you reach all the power centers, until the conditions are ripe.&#8221;</span><br />
~ <a href="http://www.kurdishaspect.com/doc110208AM.html" target="_blank">Fethullah Gülen</a>.
</div>
<p>I came across something interesting the other day that I first noticed in an unusual place, the details of which are another story.  However, there is a new book published called <a style="font-style:italic;" href="http://www.usnews.com/articles/news/world/2008/03/14/inside-the-minds-of-muslims+.html" target="_blank">Who Speaks for Islam?</a>  It&#8217;s the published results of a poll conducted by the Gallup Center for Muslim Studies.  The woman in charge of that center is Dalia Mogahed who was mentioned in <a style="font-style:italic;" href="http://www.sundayszaman.com/sunday/detaylar.do?load=detay&#38;link=177999" target="_blank">Sunday Zaman</a> as the Obama&#8217;s appointee to the White House Advisory Council on Faith-based and Neighborhood Partnerships.  Mogahed was quoted in Zaman as saying:</p>
<blockquote><p>. . . [T]he Gülen movement, a faith-based social movement named after Turkish Islamic scholar Fethullah Gülen, is a model and inspiration for all those working for the good of the society.</p></blockquote>
<p>The guy who writes the book with her is John Esposito.  He edited a book <a href="http://www.fethullahgulen.org/press-room/news/1360-a-new-book-by-esposito-and-yavuz-on-the-gulen-movement.html" target="_blank">with Hakan Yavuz</a> on the &#8220;Gülen Movement&#8221;.  Hakan Yavuz is running the Armenian Genocide denial program at the <a href="http://www.unews.utah.edu/p/?r=031009-1" target="_blank">University of Utah</a>, which Luke Ryland noted <a href="http://lukery.blogspot.com/2009/05/bruce-fein-turkey-and-armenian-genocide.html" target="_blank">back in May</a>.  The Middle East Center at U of U, under which Yavuz&#8217;s Armenian Genocide denial project falls, is also involving itself in the Kurdish issue through its PhD program (<a href="http://www.humis.utah.edu/humis/docs/organization_302_1249062720.pdf" target="_blank">See page 5</a>), notably mentioning one of their candidates as Emrullah Uslu, who claims to be a &#8220;terrorism expert&#8221; in the Turkish press, but that may be because <a href="http://www.tumgazeteler.com/?a=4944078" target="_blank">he&#8217;s police</a>.   Uslu publishes articles at a wide variety of websites, including the pro-terrorist <a href="http://www.jamestown.org/articles-by-author/?no_cache=1&#38;tx_cablanttnewsstaffrelation_pi1%5Bauthor%5D=480" target="_blank">Jamestown Foundation</a> and <a style="font-style:italic;" href="http://taraf.com.tr/yazilar.asp?id=140" target="_blank">Taraf</a>.</p>
<p>Yavuz is also connected to the wider Turkish lobby system in the US, which continues to spread big bucks around&#8211;especially if the big bucks are meant to fuel Armenian Genocide denial.  At this Turkish Cultural Foundation (TCF) <a href="http://www.turkishculturalfoundation.org/grands.php?ID=30" target="_blank">page</a>, under the grantee listings for 2007, there are two grants to the Turkish Coalition of America (TCA) listed,  one for $150,000 and another for $750,000.  These were passed to Hakan Yavuz&#8217;s Armenian Genocide denial program at the U of U.  That&#8217;s a grand total of $900,000, almost $1 million.  Here&#8217;s a <a href="http://www.humis.utah.edu/humis/docs/organization_1922_1245779671.pdf" target="_blank">CV</a> for Yavuz.  Under &#8220;Grants&#8221; about midway down, we see that the TCA handed over the $900,000 in 2009.  Here&#8217;s a mailing list page from the U of U political science faculty notifying everyone that the grant <a href="http://lists.csbs.utah.edu/pipermail/poli-sci-faculty/2008-September.txt" target="_blank">was approved</a> for Yavuz:</p>
<blockquote><p>Second, Hakan Yavuz has just been notified that his proposal titled &#8220;Memory, Migration and Trauma&#8221; was awarded $900,000 from the Turkish Cultural Foundation to advance Turkish Studies at the University of Utah.  This award is through the Middle East Center and College of Humanities and will provide funds to support scholarship, conferences, graduate students, and community outreach related to the topic of the shaping of Turkish identity in the Republic of Turkey.
</p></blockquote>
<p>The Turkish Studies Project at the U of U doesn&#8217;t want you to know that its funding originally came from the TCF, though; it issued a retraction of the fact <a href="http://www.mec.utah.edu/turkish/?pageId=3702" target="_blank">here</a>.  Isn&#8217;t that strange, especially when it was listed so prominently on Hakan Yavuz&#8217;s own CV and announced through email to the political science faculty at the U of U?</p>
<p>It might be worth remembering that Utah and the Fethullahçı were linked to <a href="http://rastibini.blogspot.com/2007/04/plot-against-turkish-general-staff-in.html" target="_blank">&#8220;electronic leakage&#8221;</a> in a campaign to &#8220;harm the prestige&#8221; of the TSK.  Now with the information about the $900,000 grant from the TCF to the TCA to the U of U, we can see that these Turkish groups have a network of their own in the US and the usual principle of Islamist v Secularist don&#8217;t totally apply.</p>
<p>There&#8217;s another tidbit to this story:  Who was it that was among those luminaries who wrote reference letters for Fethullah Gülen when he was asking for a green card?  <a href="http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&#38;Kategori=guncel&#38;ArticleID=883012&#38;Date=27.06.2008&#38;ver=67" target="_blank">John Esposito</a>.</p>
<p>There we have Daria Mogahed and John Esposito neatly wrapped in the Fethullahçı web and, by now, most of you are probably wondering if I&#8217;m ever going to make a point.  I am.</p>
<p>Daria Mogahed is making some tours of World Affairs Councils in the US to speak about <a href="http://www.itsyourworld.org/assnfe/ev.asp?ID=2592&#38;SnID=2" target="_blank">Who Speaks for Islam?</a> and not only in San Francisco, but in <a href="http://www.montanaworldaffairs.org/" target="_blank">Montana</a> and <a href="http://www.ncwa-fl.org/index.cfm?fuseaction=news.FParticle&#38;newsid=191" target="_blank">Florida</a>.</p>
<p>So who&#8217;s going to speak for Islam in the US?  Fethullah Gülen.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fethullahçı Gladyo Belgeseli - En Geniş Kapsamlı Ergenekon Belgeseli]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fethullahci-gladyo-belgeseli-en-genis-kapsamli-ergenekon-belgeseli/</link>
<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 19:18:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fethullahci-gladyo-belgeseli-en-genis-kapsamli-ergenekon-belgeseli/</guid>
<description><![CDATA[Fethullahçı Gladyo Belgeseli 1. Bölüm *Belgeler, isimler ve olaylar arasındaki bağlar&#8230; *Şemdin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><span style="color:#ff0000;">Fethullahçı Gladyo Belgeseli 1. Bölüm</span></h2>
<p><span style='text-align:center;display:block;'><object width='400' height='330' type='application/x-shockwave-flash' data='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-3435793959134836975'><param name='allowScriptAccess' value='never' /><param name='movie' value='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-3435793959134836975'/><param name='quality' value='best'/><param name='bgcolor' value='#ffffff' /><param name='scale' value='noScale' /><param name='wmode' value='window'/></object></span></p>
<h3>*Belgeler, isimler ve olaylar arasındaki bağlar&#8230;</h3>
<h3>*Şemdinli&#8217;den başlayan olaylar zincirinde, yaşananlara ışık tutan çok</h3>
<h3>önemli ayrıntılar&#8230;</h3>
<h3>*Ergenekon tertibinde karanlıkta kalanlar ve merak adilenler&#8230;</h3>
<h3>*Ergenekon tertibiyle ilgili hazırlanan en kapsamlı çalışma.</h3>
<p><!--more--></p>
<h3>Erol Bilbilik</h3>
<h3>Hikmet Çetinkaya</h3>
<h3>M. Bedri Gültekin</h3>
<h3>Av. Ceyhan Mumcu</h3>
<h3>Av. Emcet Olcaytu</h3>
<h3>Dr. Doğu Perinçek</h3>
<h3>Adil Serdar Saçan</h3>
<h3>Erdal Sarızeybek</h3>
<h3>Vural Savaş  anlatımlarıyla.</h3>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fethullahçı Cemaate Verilen Polis Meslek Yüksek Okulu Sınav Soruları]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fethullahci-cemaate-verilen-polis-meslek-yuksek-okulu-sinav-sorulari/</link>
<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 09:37:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fethullahci-cemaate-verilen-polis-meslek-yuksek-okulu-sinav-sorulari/</guid>
<description><![CDATA[Polis Meslek Yüksekokulları Sınavı Soruları Fethullahçı Cemaate Verilmiş Her yıl bilinen bir olaydır]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>Polis Meslek Yüksekokulları Sınavı Soruları Fethullahçı Cemaate Verilmiş</h2>
<p>Her yıl bilinen bir olaydır Polis Koleji sınav sorularının fethullahçı cemaate verildiği ama bugüne kadar pek bir delil olmadı, bunları araştırıp soruşturması gereken kesimlerde aynı kafadan olduğundan hep olayların üzeri örtüldü.</p>
<p>Bu senede 13 Eylül tarihinde yapılan Polis Meslek Yüksekokulu Sınavları’nın soruları günler öncesinden cemaate bağlı dersanelerde çözülüyordu ama ortamın rahatlığından olacak ki ulu orta servis edilen bu sorular medyaya yansıdı.</p>
<p>Hoşgörüden, hakdan, demokrasiden bahseden cemaatin kendi şakirtlerine yaptığı bu kıyak cemaat dershanesinde cemaatten olmayan mağdur öğrencileri kızdırdı ve sorularıfotoğraflarını paylaştılar</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-481" title="Polis_Meslek_Yüksekokulu_Sınav_soruları" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/09/polis_meslek_yuksekokulu_sinav_sorulari1.jpg" alt="Polis_Meslek_Yüksekokulu_Sınav_soruları" width="380" height="319" /><!--more--></p>
<p>Fotoğrafın teknik analizine bakıldığında gerçekten de sınavdan üç gün önce çekildiği anlaşılıyor. Sorular üzerinde çalışma yapılmış. Soruları çıkan sınav soruları ile karşılaştırdığınızda Polis Sınavı soruları ile örtüştüğü görülüyor.</p>
<p>Şimdi bu konu ile ilgili sınava giren bir öğrenci ile yapılan msn görüşmesini gönderiyoruz.</p>
<p>Bu görüşmede iki öğrenci birbiri ile konuşuyor. Bu öğrencilerden birinde önceden sorular varken diğerinde bulunmuyor.</p>
<p>Biri diğerine sınavdan sonra “gözün aydın patlattın tabii soruları” diyor. Diğeri ise “böyle konuşma, tedbirli olmak lazım, yerin kulağı var” diye cevap veriyor.</p>
<p>Sorular elinde olmayan öğrenci “çok adamın hakkı yendi, ben üniversiteyi kazandığım için umursamadım” diye sitem ederken, diğeri “bizim de haberimiz yoktu bize sadece bunlara çalışın dediler” diyerek cemaati işaret ediyor.</p>
<p><a href="http://www.odatv.com/resimgaleri2/msn1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-482" title="fethullahcı_msn" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/09/msn1.jpg" alt="fethullahcı_msn" width="524" height="419" /></a></p>
<p><span style="color:#ff0000;">fotoğrafların üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz</span></p>
<p>Gün geçtikçe cemaatten olmayan öğrencilerin tepkisi arttı ve mağdur öğrenciler ellerindeki FEM Dershaneleri&#8217;nin sınavdan üç gün önce(10 Eylül) dağıttığı soruların fotoğraflarını  dağıttılar.</p>
<p>İşte olay yaratan o fotoğraflar:</p>
<p><a href="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/03b.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/03a.jpg" alt="" width="380" height="285" /></a></p>
<p><a href="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/04b.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/04a.jpg" alt="" width="380" height="285" /></a></p>
<p><a href="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/06b.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/06a.jpg" alt="" width="380" height="285" /></a></p>
<p><a href="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/20b.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/20a.jpg" alt="" width="380" height="285" /></a></p>
<p><a href="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/10b.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/10a.jpg" alt="" width="380" height="285" /></a></p>
<p><a href="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/15b.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.odatv.com/resimgaleri2/mail/15a.jpg" alt="" width="380" height="285" /></a></p>
<p>Odatv.com</p>
<p>Sınavdan üç gün önce FEM Dershanesi öğrencilerinin cep telefonuyla çektiği bu görüntülere teknik analizle bakınca Polis Meslek Yüksekokulu sınav soruları ile aynı olduğu anlaşılıyor.</p>
<p><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fwthullahci-cemaatin-hilesi-polis-meslek-yuksekokulu-sinavini-iptal-ettirdi/">Fethullahçı Cemaatin Hilesi Polis Meslek Yüksekokulu Sınavını İptal Ettirdi</a></p>
<p><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/07/cemaatin-polis-okulu-sinav-sorularini-calmasinin-maliyeti/">Cemaatin Polis Okulu Sınav Sorularını Çalmasının Maliyeti</a></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-723" title="fethullahçı dershaneler" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/10/fethullahci-dershaneler.jpg?w=208" alt="fethullahçı dershaneler" width="208" height="300" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fethullahçı Cemaatin Serveti 50 Milyar Dolar]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fethullahci-cemaatin-serveti-50-milyar-dolar/</link>
<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 01:30:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fethullahci-cemaatin-serveti-50-milyar-dolar/</guid>
<description><![CDATA[Cemaatlerin serveti 50 milyar dolar Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, cemaatlerin servetin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>Cemaatlerin serveti 50 milyar dolar</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1254293974.jpg" alt="" width="225" height="153" /></p>
<p>Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, cemaatlerin servetinin 50 milyar doları bulduğunu söyledi. Cumhuriyet gazetesine konuşan Tantan, AKP iktidarının kara para ekonomisini tercih ettiğini öne sürerek, Türkiye’nin silahsız işgal altında olduğunu ve açılım adı altında toplumun oyalandığını savundu.</p>
<p><strong>Her geçen gün artıyor</strong><br />
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un bölücülük ve cemaat tehdidine dikkat çektiğini anımsatan Tantan, örgütün dağılma noktasına geldiği bir anda, son 8 yılda, 25 milyar dolar ekonomik büyüklüğe ulaştığını vurguladı. Cemaatlerin de 50 milyar dolar servete ulaştığına dikkat çeken Tantan, “Peki, bu tehditler her geçen gün büyürken ne yapılmış, hiçbir şey.  Oysa devlet, cemaatleri yabancı servislerin lehine değil kendi çıkarları için kollayabilecek konuma getirebilir “ dedi.</p>
<p>Yeniçağ</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fethullahçı Cemaatin Hilesi Polis Meslek Yüksekokulu Sınavını İptal Ettirdi]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fwthullahci-cemaatin-hilesi-polis-meslek-yuksekokulu-sinavini-iptal-ettirdi/</link>
<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 00:41:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/fwthullahci-cemaatin-hilesi-polis-meslek-yuksekokulu-sinavini-iptal-ettirdi/</guid>
<description><![CDATA[Cemaat hilesi sınav iptal ettirdi Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 13 Eylül 20]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>Cemaat hilesi sınav iptal ettirdi</h2>
<p>Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 13 Eylül 2009’da yapılan ve Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen dershane tarafından soruların 3 gün öncesinden adaylara dağıtıldığı belirtilen Polis Akademisi Meslek Yüksekokulları Öğrenci Adaylığı Sınavı iptal edildi. Sınav, 1 Kasım 2009 tarihinde yeniden yapılacak.</p>
<p>ÖSYM Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 13 Eylül 2009’da 09.30-11.30 saatleri arasında yapılan sınav sırasında saat 10.59’da ÖSYM’ye “&#8230; Sınav sorularının ele geçirildiği ve KPSS deneme sınavı adı altında bazı dershaneler tarafından özel olarak seçilen öğrencilere iletildiği&#8230;” iddiasının iletildiği belirtildi. Açıklamada, söz konusu KPSS deneme sınavı sorularının da ÖSYM’ye saat 12.59’da elektronik posta ile ulaştırıldığı kaydedildi. Yapılan incelemeler sonucunda KPSS Deneme Sınavı’nda yer alan 103 sorudan 88’inin sınavda sorulan 120 sorudan 88’i ile büyük benzerlik gösterdiğinin saptandığı ifade edilen açıklamada, KPSS deneme sınavı sorularını hazırlayan kişilerin, soruları sınav gününden önce veya sınav sabahı ele geçirdikleri kanaatine varıldığı belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:</p>
<p><strong>Yeni sınav 1 Kasım’da</strong></p>
<p>“Polis Meslek Yüksekokulu sorularının sınavdan önce ya da sınav başladıktan hemen sonra dışarıya sızması ile sınav geçerliliğinin zedelendiği görüşü oluşmuş ve gerekli soruşturmalar yapılarak olayın aydınlatılması için gerekli duyurular yapılmıştır. ÖSYM tarafından 13 Eylül 2009 günü yapılan Polis Meslek Yüksekokulu Sınavı’nın iptal edilmesine ve 1 Kasım 2009 günü 9.30-11.30 saatleri arasında yeniden yapılmasına karar verilmiştir. Sınava Giriş ve Kimlik Belgeleri 15 Ekim 2009 tarihinden itibaren adayların adreslerine postalanacaktır.”</p>
<p>Cumhuriyet gazetesi</p>
<h3><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/09/24/fethullahci-cemaate-verilen-polis-meslek-yuksek-okulu-sinav-sorulari/">Fethullahçı Cemaate Verilen Polis Meslek Yüksek Okulu Sınav Soruları </a></h3>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[New York Türk Günleri Osmanlı Provasına Dönüştü]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/new-york-turk-gunleri-osmanli-provasina-donustu/</link>
<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 00:35:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/new-york-turk-gunleri-osmanli-provasina-donustu/</guid>
<description><![CDATA[New York&#8217;ta “Yeni Osmanlı” New York&#8217;ta Gülen cemaati bağlantılı kuruluşlar tarafından dü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>New York&#8217;ta “Yeni Osmanlı”</h2>
<p><img class="alignleft" title="türk festivali" src="http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/manset/images/mehteran.jpg" alt="" width="344" height="238" /><strong>New York&#8217;ta Gülen cemaati bağlantılı kuruluşlar tarafından düzenlenen “New York Türk Günleri” etkinliklerin e Dışişleri ve Devlet Bakanları katıldı. “Türkiye&#8217;nin zenginliği” adı altında Osmanlı canlandırıldı.</strong></p>
<p>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu New York&#8217;ta Türk Kültür Merkezi&#8217;nin düzenlediği “New York Türk Günleri” etkinliğine katıldı. Etkinliğe Davutoğlu&#8217;nun yanı sıra, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da katıldı. Fethullah Gülen cemaati taraftarları tarafından düzenlenen ve medya sponsoru Amerika Zaman&#8217;ın hakkında özel sayı çıkardığı festivalde Türkiye&#8217;nin zenginlikleri adı altında Mehteran Konseri ve Ebru gösterileri sergilendi. <!--more--></p>
<p><strong>“Boşnaklar Davutoğlu&#8217;nu tezahüratla karşıladı”</strong><br />
“Arnavut, Boşnak, Kosova ve Ahıskalı vatandaşlar”ın etkinliğe katılımı, Zaman gazetesinin etkinlik haberinde özellikle vurgulanan konulardan biri oldu. Gazete, “Festival alanındaki stantları gezen Davutoğlu&#8217;nun, Boşnaklar tarafından tezahürat ve alkışlarla karşılandığını” yazdı.</p>
<p><strong>Simge, Mehter takımı</strong><br />
Dışişleri Bakanı Davutoğlu etkinlikle ilgili, &#8220;Hem Türk kültürünün tanıtılması hem o güçlü tarihimizin mehterle, semazenlerle, hem tarihi hem de manevi derinliğimizin Amerikan toplumuna tanıtılması büyük bir faaliyet. İnşallah bu faaliyetler devam etmeli” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Devlet Bakanı Ali Babacan da “Bugün, burada New York&#8217;un tam merkezinde, bir bakıma dünyanın yılbaşlarında odaklandığı, yılbaşı kutlamalarının yapıldığı böyle bir merkezde, mehter takımımızla bir Türk Günü yaşamak, bir Türk etkinliği yaşamak gerçekten bizlere çok gurur verdi.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Yine gazetenin haberine göre “Türkiye&#8217;ni zenginliklerinin en coşkuyla izlenen” bölümü Mehteran takımı oldu: “Hasdur! Mehteran geliyor Prospect Park&#8217;taki en coşkulu dakikalar, mehteran ekibinin sahne almasıyla yaşandı. Birçok Türk&#8217;ün büyük bir heyecanla beklediği mehteranın ritmi, sözlerini anlamayan yabancıları da coşturdu. Hicaz Hümayun Peşrevi, Genç Osman, Ceddin Deden marşlarıyla Türkler kadar Amerikalıların ilgisini çeken mehteran, izleyiciden tam not aldı”.</p>
<p>Etkinlik alanında ayrıca “Türkiye kültürünü tanıtmak için” Osmanlı döneminin kıyafetlerini giyen mankenlerin de bulunduğu görüldü.</p>
<p>(soL-Haber Merkezi)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[World in the Dreams]]></title>
<link>http://nurdinkg.wordpress.com/2009/10/01/world-in-the-dreams/</link>
<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 15:37:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>Nurdin Kaparov</dc:creator>
<guid>http://nurdinkg.wordpress.com/2009/10/01/world-in-the-dreams/</guid>
<description><![CDATA[We are living in 21st century, an era which decades back people used to imagine with vast dreams by ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:left;">We are living in 21<sup>st</sup> century, an era which decades back people used to imagine with vast dreams by associating it with hi-tech living environment, cozy life style and economic freedom; and today our desire for all these are limited to very few layer of society; was it an incomprehensible dream or was it achievable? But unfortunately today’s development is not able to satisfy the basic needs of humanity, especially people in third world countries are longing for food, shelter and education. This beautiful world with its limited resources, human knowledge and achieved technology are easily could serve for entire humanities needs, then where is the mistake done?</p>
<p style="text-align:left;">Despite all these, the world is transforming through great challenges; recession, environmental issues, terrorism, and there is a vital social illness which is alien to our own perception that is a Social Alienation, it’s a process of estrangement from people and human nature, and it could be observed in people whose bosom have been wounded. And these people are doomed to dreams; the dreams that became part of their life, they live with them; it’s very hard for them to break out from this virtual world, very painful to face realities, the realities that is full of sorrow and broken hopes; nor the social platform allows them to take a challenge of change, they simply became a sacrifices of system. People dream of being economically fit, good-looking, somebody important and have happy family life; are these not aspirations that human being could attain? Unfortunately from our today’s basic education we are thought that it’s a competitive world, to be on top others should be down, to enlarge market share other’s sale should decline; the Zeros Sum Game became the only means, and Cooperative Game Theory turned to be hopeless. Same time education is also lacking on nurturing creativity, art, values and vision on students that is not enabling them to understand the meaning of life, appreciate the beauty, and excel on horizon of humanitarianism.</p>
<p style="text-align:left;">Monarchism was thrown by common man and replaced with social system in many nations century back. Socialism promised the equal distribution of wealth and resources, to give equal importance and opportunities, free education and health care, and many more benefits for all citizens. These were the treats that could be provided rather than Monarchism with its royal family and elite group enjoying all bounties of life and public to envy them. To accomplish this system in perfect sense some reformists took extreme step where the government had to be administrated by one party; to enable one voice, one mentality, one vision and at last raised the communism as a ruling politics. To pursue its objectives it’s forced publicize only encouraging news, control engagement with outer world, restrict free speech, isolation and even indoctrination of atheism; to except human as a clever animal by demoralizing and detaching from humanitarianism. Utopia the philosophy that thought about the ultimate happy life for all, was experienced in history of Cambodia which ended brutal execution of mass population, poverty, anarchy and chaos which appeared with its today’s understanding of Utopia.</p>
<p style="text-align:left;">Today Money became human’s best and worst friend, some even believe that it is today’s strongest power; which can avail everything, dream come true, bring happiness, and even purchase feelings. Money turns people into slaves directly or indirectly; we find people working for below 1$ per day in very harassing conditions, they consent upon this situation with a hope to feed himself and family; does human which inherits best of all qualities both physically and mentally deserve this pathetic life scenario. The drugs, human trafficking, corruption and indebtedness all trouble the soul and separate people from human spirituality; they turn to be living creatures that are commanded and drained out from ideology. The inflation is funny case study in one hand; when new employee feels good about the lump sum amount that he is drawing, in couple of years same amount with little increase bears to be insufficient at all. Interestingly in current state there is an expense for every earning and scarce of fund how much saving you could have, example you are forced to upgrade your mobile handset each time and payment of increasing rent amount. Beside of it the economic activism is itself in a pessimistic and unethical mood; the huge interest borne debts are covered with even larger borrowings, the conglomerates with low profitability are surviving with dilution of primary market shares and forced to popularize the brand with avoidable overheads, the bonds, shares, securities, collaterates that are capitals on numbers don’t have equivalence also signal possible danger in future to come as have been observed in current global financial crisis, and monopolization are wiping out the small players and marginalizing public from consumerism. Money becomes primary source of many social problems and personal troubles, and some people dream of the world where there’s no money no problem.</p>
<p style="text-align:left;">The spread idea on Clash of Civilizations, terrorism, non- censorship media coverage, unethical TV shows and horror movies are imparting fear and hopelessness among people. Fear have arose such level that people started to worry about the miss-call from unknown number, suspicious about the one who knocks the door, skeptic on people’s behavior around, doubtful about tomorrow itself all these driving individuals to safeguard their future as much as possible such as taking various insurance policies. When great dreams turn to be un accomplishable people turn to minor affairs owning property, taking revenge, anchor that they are kept with this petty task years some time even entire life; disregarded and disassociated from meaningful relations, cherishing time and human virtues. The individuals who strive for welfare of common man are strapped between desires for fame, status, pride, profile and the lack of transparency, integrity, responsiveness of current systems during their long way. Possibly as eminent Turkish scholar M. F. Gulen said, we will have to have a simple but strong ideology to drive our humanity towards their dream shall be “To live to let others to live”.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Diaylog ve Hoşgörüyü Dilinden Düşürmeyen Bir Cemaatin Hikayesi | Soner Yalçın]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/09/28/diaylog-ve-hosgoruyu-dilinden-dusurmeyen-bir-cemaatin-hikayesi-soner-yalcin/</link>
<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 00:08:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/09/28/diaylog-ve-hosgoruyu-dilinden-dusurmeyen-bir-cemaatin-hikayesi-soner-yalcin/</guid>
<description><![CDATA[DİYALOG VE HOŞGÖRÜYÜ DİLİNDEN DÜŞÜRMEYEN BİR CEMAATİN HİKAYESİ Endişe verici nüfuza sahip bir ’cemaa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>DİYALOG VE HOŞGÖRÜYÜ DİLİNDEN DÜŞÜRMEYEN BİR CEMAATİN HİKAYESİ</h2>
<h3><strong>Endişe verici nüfuza sahip bir ’cemaat’in hikáyesi</strong></h3>
<p>Türkiye’de hep bir &#8220;cemaat&#8221; konuşulup tartışılıyor. Kimi eğitim çalışmalarını alkışlıyor, kimi açılan okulların gizli ajandasından bahsediyor.<br />
Bugün ne kadar bir güce hükmettiği bilinmiyor.<br />
TV ve radyo sayısının 700 olduğu tahmin ediliyor.<br />
Bu &#8220;cemaatin&#8221; endişe verici bu nüfuzu hep tartışma konusu. Kimilerine göre milyar dolara hükmeden Opus Dei, aslında sadece &#8220;kutsal mafya&#8221;!<br />
Peki iş ve siyaset dünyasında karmaşık ilişkiler yürüten Opus Dei neydi?..<!--more--></p>
<h3><strong>Allah’ın Eseri</strong></h3>
<p>Adı, Josemaria Escriva de Balaguer’di.<br />
Madrid’de sıradan bir Katolik papazdı. İnzivaya çekildiği kilisede &#8220;Tanrı’dan gelen vahiy&#8221; sonucu 2 Ekim 1928’de &#8220;Opus Dei&#8221; (Allah’ın Eseri) adlı gizli &#8220;cemaatini&#8221; kurdu.<br />
Amacı; Vatikan ve kiliseler dışında Papa’ya destek olacak iyi eğitim görmüş elit bir grup oluşturmaktı.<br />
Opus Dei’ye göre Papa’nın kimliği, kilisenin ve Papalık kurumunun üstündeydi!<br />
Papa; Tanrı-Krallığı’nın kutsal önderi &#8220;olağanüstü&#8221; bir kişiydi.<br />
Opus Dei’nin ruhaniliği kendine özgündü. &#8220;Çilecilik&#8221;; acı çekme yüceltiliyordu. Müritler kırbaçla göğüslerine, sırtlarına vuruyordu. Çünkü onlara göre acılar ruhu Allah’a yaklaştırıyordu!</p>
<h3><strong><br />
</strong></h3>
<h3><strong>Müritler okullarda yetiştirildi</strong></h3>
<p>Papaz Balaguer &#8220;müritlerini&#8221; genelde Katolikliğe sıkı sıkıya bağlı varlıklı, iyi eğitim görmüş zenginlerden oluşturmaya gayret etti. (Cemaate bağlı işadamları genellikle turizm ve inşaat sektöründeydi.)<br />
Mesleğinde başarılı doktor, mühendis, gazeteci, yazar vs. hepsini &#8220;cemaatine&#8221; kazanmaya çalıştı. Başarılı da oldu.<br />
Tamamen gizli olan &#8220;cemaate&#8221; üç tipte katılım olanağı vardı.<br />
En kalabalık olan &#8220;kadro dışı&#8221; olanlardı. Bunlar günlük hayatını &#8220;cemaat&#8221; idealine bağlı olarak yaşayan evli ya da bekár müritler idi.<br />
&#8220;Kadrolular&#8221; ise kendini tamamen &#8220;cemaate&#8221; adamış seçkin, önderlik edecek erkekler ve kadınlardı.<br />
Bir de &#8220;yardımcılar&#8221; vardı; &#8220;cemaate&#8221; üye olmayıp etkinliklere katılan ve özellikle de bağış yapan kişilerdi bunlar.<br />
&#8220;Kadrolu&#8221; kişi Opus Dei’ye kabul edilmek için tanıklar önünde yemin etmek zorundaydı. Sadakatle bağlı kalmak, gizliliğe harfiyen uymak ve havarilere özgü bir yaşam sürmek şarttı. Aile yaşantısı onaylanmayan müritler ailelerinden uzakta özel evlerde barındırıldı.<br />
Eğitim yoluyla seçkin-önder elemanlar yetiştirmeyi hedeflediler. Okullar açtılar ardı ardına. Yetmedi taşradaki başarılı çocuklar için yurtlar hizmete soktular. Yurtdışı burs olanaklarını iyi kullandılar.<br />
Yetişen müritleri devletin kilit yerlerine yerleştirdiler.<br />
Ve hep devlet desteği gördüler.<br />
Çünkü, düşman ortaktı&#8230;</p>
<h3><strong>Ağca’nın Papa’ya suikastı</strong></h3>
<p>Opus Dei kurucusu Papaz Balaguer antikomünistti.<br />
&#8220;Cemaat&#8221; için komünistlerle mücadele esastı. Bu sebeple İspanya İç Savaşı’nda Cumhuriyetçilere karşı savaşan Faşist Franko’nun yanında saf tuttular.<br />
İlişki karşılıklıydı; Franco iyi yetişmiş &#8220;cemaatin&#8221; insan kaynaklarından hep yararlandı. &#8220;Cemaat&#8221; ise diktatör Franco’nun gölgesinde büyüdü.<br />
Opus Dei, iş dünyası ve politikadaki gücünü her geçen yıl artırdı.<br />
Bir yanda sürekli &#8220;partiler üstü&#8221; gözüktüler, diğer yanda ellerini politikadan hiç çekmediler.<br />
İlk dönem İspanya ile sınırlı mütevazı gizli &#8220;cemaat&#8221; zamanla mürit sayısını, siyasi ve iktisadi nüfuzunu artırınca ülke dışına da &#8220;hizmete&#8221; başladı. Çünkü soğuk savaş dönemi başlamıştı.<br />
Yıl 1947. Opus Dei kurucusu Papaz Balaguer, Roma-Vatikan’a çağrıldı.<br />
&#8220;Papa Hazretleri’nin Yüksek Papazı&#8221; unvanı verildi.<br />
Opus Dei böylece dünyadaki kiliseler bünyesinde ayrıcalıklı bir yer edindi; tanındı. Özellikle 1982’den sonra Papa II. Jean Paul’ün kanatları altına girerek Vatikan’ın en etkili dinsel örgütü oldu.<br />
(Ara not: Mehmet Ali Ağca’nın Papa II. Jean Paul’e 13 Mayıs 1981’de suikast yaptığını anımsatırım. Ergenekon soruşturması nedeniyle İtalya’daki Gladio’yu dillerinden düşürmeyenlerin Vatikan-Opus Dei ilişkisini göz ardı etmemelerini öneririm.)</p>
<h3><strong><br />
</strong></h3>
<h3><strong>&#8220;Hoşgörü&#8221; ve &#8220;diyalog&#8221;</strong></h3>
<p>Opus Dei’nin anahtar iki sözcüğü vardı: &#8220;Hoşgörü&#8221; ve &#8220;diyalog&#8221;!<br />
Bu iki kavramı kullanarak dünyanın çeşitli ülkelerindeki insanlarla yakınlaştılar, konferanslar-seminerler düzenlediler, okullar açtılar, TV-gazete satın aldılar. Adları duyulmamış aydınları ünlü yaptılar.<br />
Sahibi oldukları 12 film şirketini psikolojik savaşın emrine verdiler.<br />
&#8220;Hoşgörü&#8221;, &#8220;diyalog&#8221; sözcüklerini ağzından düşürmeyen Opus Dei, diğer yandan soğuk savaşın en güçlü antikomünist örgütlerinden biri oldu.<br />
Özellikle İspanyolca konuşulan Latin Amerika’daki ülkelerde sosyal hareketleri destekleyen kiliseler ile sol hareketlerin kurduğu ittifakı bastırmak için aktif olarak kullanıldı. Örneğin, Şili diktatörü Pinochet gibi eli kanlı askerlerle sıkı işbirliği içinde oldu. Arjantin, Paraguay ve Uruguay’da otoriter rejimleri destekledi. Nikaragua’da diktatör Somoza’yı, Peru’da Fujimori’yi finanse etti. Yani CIA ile Opus Dei hep içli dışlı idi.<br />
&#8220;Cemaat&#8221; Avrupa’daki politik kirli işlerin de içindeydi.<br />
Fransa’da sosyalist Mitterrand karşısına Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkarılan Maliye Bakanı Valery Giscard d’Estaing’i desteklediler.<br />
Zaten baba Edmond Giscard d’Estaing, Opus Dei’nin sahibi olduğu Banco Popular Espanol’un başkanıydı!</p>
<p>(Ara not: Gladio’nun Türkiye’deki dinci ayağı hep gözlerden kaçırılmak istenmektedir. Komünizmle Mücadele Derneklerini, İlim Yayma Cemiyetlerini hangi hocaefendiler kurdu? CIA, Türkiye’de hangi hocaefendilere kefildir?)</p>
<h3><strong><br />
</strong></h3>
<h3><strong>Tanrı’nın Ahtapotu</strong></h3>
<p>Opus Dei’nin kurucusu Papaz Balaguer, ülkesi İspanya’ya bir daha dönmedi.<br />
Hayatının sonuna kadar Vatikan’da yaşadı.<br />
1975’te öldükten sonra önce 1990’da &#8220;üstat&#8221; ilan edildi. Ardından 2002’de azizlik mertebesine çıkarıldı! 300 yıl beklemesi gerekirken 15 yılda bu unvanı alıvermişti!<br />
Tüm bunlara rağmen kamuoyundaki imajını hiç iyileştiremedi. Milyar dolarlık serveti nedeniyle &#8220;kutsal mafya&#8221; olarak değerlendirildi.<br />
İngiliz araştırmacı Michael Walsh, &#8220;cemaate&#8221;, Opus Dei (Tanrı’nın Eseri) değil Actopus Dei (Tanrı’nın Ahtapotu) adını verdi.<br />
İsviçreli toplum bilimci, siyaset adamı Jean Ziegler ise Opus Dei’yi terörizm kadar mücadele edilmesi gereken aşırı sağcı bir hareket olarak gördüğünü yazdı.<br />
Bu arada şunu yazmalıyım:<br />
&#8220;Avrupa’da Gladio’lar bir bir açığa çıktı; bir tek Türkiye’deki bilinmiyor&#8221; diye yeri göğü birbirine katan liberaller, İspanya’daki Gladio-Opus Dei ilişkisinin neden açığa çıkarılmadığını biliyorlar mı?<br />
Bilmiyorlar. Bilmedikleri çok&#8230;<br />
Opus Dei, Vatikan’ın en önemli &#8220;Hıristiyanlık Dışı Dinler ve İnançsızlar&#8221; kurumunu elinde bulunduruyor. Bu &#8220;diyalog arayıcısı&#8221; hoşgörülü kurum, Müslüman ülkelerdeki bazı &#8220;cemaatler&#8221; ile sıkı bir işbirliği içinde.<br />
Peki kimdir bu &#8220;cemaatler&#8221;? Ortak paydaları nedir?<br />
Yeni Dünya Düzeni’nin &#8220;İslam ayağı&#8221; olan &#8220;Ilımlı İslam Projeleri&#8221; nerelerde, nasıl kotarıldı?<br />
Neymiş, &#8220;cemaatler yalnızlaşan insanın terapi merkezi&#8221; imiş!<br />
Keşke mesele bu kadar basit olsa.<br />
Opus Dei ve benzeri &#8220;cemaatler&#8221; aslında gerçeği yüzümüze çarpıyor.<br />
Tabii görmek isterseniz.</p>
<h3><strong>Siyasetin merkezinde bir dergáh: YENİKAPI MEVLEVİHANESİ</strong></h3>
<p>TARİKATLAR, cemaatler &#8220;politika üstü&#8221; veya &#8220;partiler üstü&#8221; müdür? Sanıyorum bu konuda pek okuma, araştırma yapılmadığı için medyada ilginç görüşler dile getiriliyor, yazılıyor.<br />
Halbuki temeline baktığınızda bile tarikat-cemaat olgusu siyaset sonucu ortaya çıkmıştır.<br />
Çok gerilere gitmeyelim&#8230;<br />
Tarihimizde çok bilinen bir olaydan örnek verelim.<br />
Sultan Abdülaziz 1876’da darbeyle tahttan indirildi.<br />
Bu darbenin &#8220;başrolünde&#8221; kim vardı: Midhat Paşa.<br />
Sivil Midhat Paşa’nın en büyük destekçisi Askeri Mektepler Komutanı Süleyman Askeri Paşa idi.<br />
Tarihimizde askeri öğrencilerin kalkıştığı ilk darbeydi bu.<br />
Bunlar biliniyor.<br />
Ancak bu darbede Yenikapı Mevlevihanesi’nin rolü hep göz ardı edildi.<br />
Özetleyelim:<br />
Sultan II. Mahmud ve Sultan Abdülme<br />
Halbuki temeline baktığınızda bile tarikat-cemaat olgusu siyaset sonucu ortaya çıkmıştır.<br />
Çok gerilere gitmeyelim&#8230;<br />
Tarihimizde çok bilinen bir olaydan örnek verelim.<br />
Sultan Abdülaziz 1876’da darbeyle tahttan indirildi.<br />
Bu darbenin &#8220;başrolünde&#8221; kim vardı: Midhat Paşa.<br />
Sivil Midhat Paşa’nın en büyük destekçisi Askeri Mektepler Komutanı Süleyman Askeri Paşa idi.<br />
Tarihimizde askeri öğrencilerin kalkıştığı ilk darbeydi bu.<br />
Bunlar biliniyor.<br />
Ancak bu darbede Yenikapı Mevlevihanesi’nin rolü hep göz ardı edildi.<br />
Özetleyelim:<br />
Sultan II. Mahmud ve Sultan Abdülmecid bu dergáhın müdavimlerindendi.<br />
Keçecizade Fuad Paşa, Ali Paşa gibi sadrazamlar, Mehmed Sadeddin Efendi, Ahmed Muhtar gibi şeyhülislamlar, nazırlar, valiler, álimler ve eşleri ve kızları bu dergáha intisap etmişlerdi. Bu dönemde Yenikapı Mevlevihanesi’nin şeyhliğini Osman Salaheddin Dede yapıyordu.<br />
Ancak Sultan Abdülaziz döneminde dergáhın saray nezdindeki gücü azaldı. Padişah, dergáhı ziyaret bile etmedi.<br />
Ayrıca&#8230;<br />
Sultan Abdülaziz, gerek dış politikada gerekse ekonomide Sadrazam Mahmud Nedim Paşa’nın inisiyatifiyle Rusya’ya yakın bir siyaset takip etmeye başladı.<br />
Bu durum Osmanlı Devleti üzerinde büyük etkisi olan İngilizleri kızdırdı.<br />
Ve sonunda İngilizlerin desteğiyle darbe gerçekleşti.<br />
Darbe organizasyonunun merkezi Yenikapı Mevlevihanesi dergáhı mıydı?<br />
Toplantılar dergáhta mı yapıldı?<br />
İddiayı dile getirenler, Osman Salaheddin Dede ile Midhat Paşa’nın darbe sürecinde sık sık bir araya geldiğine dikkat çekiyor.<br />
Ayrıca, darbe sonrası gelişmeleri de örnek gösteriyorlar:<br />
Darbeciler, Sultan V. Murad’ı &#8220;akıl sağlığı&#8221; bozulması nedeniyle tahttan indirdi. Yerine Sultan II. Abdülhamid padişah yapıldı.<br />
II. Abdülhamid tahta çıktığı gün verdiği davette Osman Salaheddin Dede de baş konuklar arasındaydı.<br />
Ancak, II. Abdülhamid tahtını güçlendirdikten sonra Midhat Paşa’yı sürüp öldürttü.<br />
Osman Salaheddin Dede’nin başına gelenler, &#8220;darbede Yenikapı Mevlevihanesi’nin rolü olduğunun&#8221; kanıtı gibiydi.<br />
II. Abdülhamid iktidarı boyunca Yenikapı Mevlevihanesi’ni hep gözetim altında tutturdu. Osman Salaheddin’in 1000 kuruşluk maaşını kesti.<br />
Benzeri zorluklar nedeniyle Osman Salaheddin Dede, yerini oğlu Mehmed Celaleddin Efendi’ye bıraktı.<br />
Yukarıda yazdığım gibi örnekleri çoğaltabiliriz.<br />
Bunlar bize tarikatlar, cemaatlerin hep siyasetin içinde olduğunu gösterir.<br />
Fırsat bulabilirsem, bir gün size İttihat ve Terakki Cemiyeti içindeki Bektaşiler ile Melamiler’in çatışmasını da yazarım. Liberallerin &#8220;kıblesi&#8221; Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın arkasındaki &#8220;cemaat&#8221; desteğini de görmüş olursunuz!<br />
Nakşibendi Gümüşhanevi Dergáhı’nın Milli Nizam Partisi’ni kurduğunu hemen herkes biliyor.<br />
Yani &#8220;cemaatleri&#8221; siyaset üstü / partiler üstü görmek çocukçadır.<br />
Hep &#8220;gizli ajandaları&#8221; vardır.</p>
<h3><strong>Manevi Cihazlanma Cemiyeti</strong></h3>
<p>ÖMER Fevzi Mardin, bahriye teğmenliği sırasında İttihatçılara katıldı.<br />
Trablusgarp Savaşı’nda gönüllü olarak yer aldı.<br />
Harbiye Mektebi’nde öğretmenlik yaparken komutanı Rauf Orbay’ın aracılığıyla Nakşibendi şeyhi (Üzeyir Garih’in mezarını ziyaret ettiği) Küçük Hüseyin Efendi ile tanıştı.<br />
Ve ondan icazet alıp askerliği bıraktı, &#8220;halifesi&#8221; oldu.<br />
Zamanla kendi dergáhını kurdu. &#8220;Şeyh&#8221; oldu.<br />
1942’de &#8220;İlahiyat Kültür Derneği&#8221;ni kurdu. Amacı &#8220;dinlerarası diyalog&#8221; idi.<br />
Şeyh Ömer Fevzi Mardin’e dinlerarası diyalog konusunda en büyük desteği Rahip Dr. Frank Buchman verdi.<br />
Rahip Buchman ABD’de 1929 yılında &#8220;Manevi Cihazlanma Cemiyeti&#8221;ni kurmuştu.<br />
Şeyh Ömer Fevzi Mardin ile Rahip Buchman’ı yan yana getiren, bir gazeteciydi: Ahmet Emin Yalman!<br />
Detaya girmeyelim&#8230;<br />
Şeyh Ömer Fevzi Mardin 1949 yılında Rahip Buchman’ın davetiyle İsviçre’ye gitti. Bir şatoda dünyanın çeşitli yerlerinden gelen din adamlarıyla bir hafta süren toplantılar yaptı. Yaptığı konuşmayı &#8220;İslamiyet ve Ehl-i Kitap Ailesi&#8221; kitabına aldı: &#8220;Müslümanlık devrinin bugün faal görevlerini bu varlıklı, imkánlı millet olan Amerikalılar üzerine almış bulunuyor. Çünkü Allah onları bu işe seçmiş, hazırlamış ve harekete geçirmiştir.&#8221;<br />
İsviçre’deki toplantının nedeni &#8220;diyalog&#8221; idi ama sonuç farklı çıktı:<br />
Solculara karşı yılmaz bir mücadele verilmelidir!<br />
Şeyh Ömer Fevzi Mardin, İsviçre’den döner dönmez ne yaptı dersiniz; Mehmetçiğin Kore’ye gönderilmesini savunan kitap yazdı. &#8220;Kore Savaşı’na Katılmamızda Dini ve Siyasi Zaruret.&#8221;<br />
Başta müritleri olmak üzere herkese ve basına, ABD Başkanı Franklin Roosevelt’in Şeyh Küçük Hüseyin Efendi dervişanından Münir Ertegün vasıtasıyla gizlice Müslüman olduğunu söyledi!<br />
Uzatmayayım&#8230;<br />
Görüldüğü gibi &#8220;cemaatlerin&#8221; dış bağlantıları olabiliyor ve bunlar etkisiyle ülkenin siyasetini belirlemede hayli aktif görevler üstleniyor, &#8220;soğuk savaşın piyonu&#8221; haline geliveriyorlardı.<br />
Demem o ki:<br />
Dünyadaki siyasal gelişmeleri analiz etmeden &#8220;cemaat&#8221; olgusunu tek mistik boyutuyla kavrayamayız.</p>
<p>Soner Yalçın</p>
<p>Odatv.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YTV: Yatağanbaba ve Cübbeli Ahmet "Aynı" Video'da]]></title>
<link>http://yataganbabayha.wordpress.com/2009/09/25/ytv-yataganbaba-ve-cubbeli-ahmet-ayni-videoda/</link>
<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 16:15:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>yataganbabayha</dc:creator>
<guid>http://yataganbabayha.wordpress.com/2009/09/25/ytv-yataganbaba-ve-cubbeli-ahmet-ayni-videoda/</guid>
<description><![CDATA[     Bugün İnternet Video Siteleri&#8217;nde ve Facebook&#8217;da bir video yayınlandı&#8230; Yayınl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[     Bugün İnternet Video Siteleri&#8217;nde ve Facebook&#8217;da bir video yayınlandı&#8230; Yayınl]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
