<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>filistin &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/filistin/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "filistin"</description>
	<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 13:37:24 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[İsrail medyası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a saldırıyor]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/25/israil-medyasi-basbakan-recep-tayyip-erdogana-saldiriyor/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 10:43:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/25/israil-medyasi-basbakan-recep-tayyip-erdogana-saldiriyor/</guid>
<description><![CDATA[Yazı, Middle East Forum adlı düşünce kuruluşunun direktörü Daniel Pipes tarafından kaleme alındı. Ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><img style="border-bottom:0;border-left:0;display:inline;border-top:0;border-right:0;" title="Recep Tayyip Erdoğan" border="0" alt="Recep Tayyip Erdoğan" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/erdogandavos.jpg?w=625&#038;h=269" width="625" height="269" /> </strong></p>
<p><strong>Yazı, Middle East Forum adlı düşünce kuruluşunun direktörü Daniel Pipes tarafından kaleme alındı.</strong>    <br />Yazıda, “Bilgisayar terimleriyle konuşursak, Ayetullah Humeyni, Usame Bin Ladin ve Nidal Hasan İslamcılık 1.0 versiyonunu temsil ederken, Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Başbakanı), Tarık Ramadan (İsviçreli aydın) ve Keith Ellison (ABD Kongre üyesi) İslamcılık 2.0 versiyonunu temsil ediyor. İlki daha çok insan öldürürken, ikincisi Batı uygarlığı için daha büyük tehlike oluşturuyor&#34; denildi.</p>
<p> <!--more-->
<p>1.0 versiyonunun &#8216;küresel bir halife tarafından, şeriatla yönetilen bir toplum hedefinin önünde engel gördüğü şeylere saldırdığı&#8217;nı yazan Pipes, “Totaliter yönetimden mega terörizme kadar uzanan İslam&#8217;ın orijinal taktikleri, sınırsız zalimliğe izin veriyor. Tek bir saldırıda 3 bin ölü? Bin Ladin&#8217;in atom silahı peşinde koşması, bu rakamın yüz, hatta bin kat daha fazla olabileceğini gösteriyor. Ancak, son 30 yıla baktığımızda İslamcılığın önemli bir siyasi güç haline geldiği ve tek başına şiddetin fazla işe yaramadığını anladığı görülüyor&#34; sözlerine yer verdi.   <br />Terörizmin verdiği fiziksel zarara ve ölümlere rağmen, var olan düzeni değiştiremediğini yazan Pipes, 1981&#8242;de Enver Sedat&#8217;ın öldürülmesi, 11 Eylül saldırıları, 2002 Bali ve 2004 Madrid bombalı saldırıları ile İsrail, Afganistan ve Pakistan&#8217;daki terörist saldırılara rağmen kimsenin radikal İslam&#8217;a boyun eğmediğini vurguladı.    </p>
<h1><b>&#34;Erdoğan halkı ikna ediyor&#34;</b></h1>
<p>İslamcılık 1.0 versiyonunun uyguladığı şiddetin zaman zaman şeriat yönetimini iktidara getirse bile, İslam 2.0 versiyonunun stratejisinin daha çok işe yaradığını yazan Pipes, “Bu versiyonda İslamcılar halkın gönlünü kazanmaya oynuyor. İslamcılar 1992&#8242;de Cezayir, 2001&#8242;de Bangladeş, 2002&#8242;de Türkiye ve 2005&#8242;te Irak&#8217;ta seçimleri kazandılar. Bir kere iktidara geldikten sonra ülkeyi şeriata doğru götürmeye başladılar. Mahmud Ahmedinecad İran sokaklarında muhalefetle karşı karşıya kalır ve Bin Ladin bir mağarada saklanmaya devam ederken, Erdoğan halkı ikna ediyor, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni yeniden şekillendiriyor ve dünyadaki İslamcılara çekici bir model oluşturuyor&#34; ifadesini kullandı.    </p>
<h1><b>El Kaide&#8217;nin yeni taktiği</b></h1>
<p>Gazeteye göre, El Kaide&#8217;nin yeni süreci gören bazı önde gelen teorisyenleri bu yüzden artık terörizmi kınayarak siyasi araçlara yöneldi.    <br />&#34;Dr. Fadl&#34; adıyla tanınan ve Enver Sedat&#8217;ın öldürülmesinde yer alan Seyyid İmam El Şerif&#8217;in artık şiddetten vazgeçip toplumun ve devletin içine sızma stratejisini benimsediğini yazan Pipes, “Sonuç olarak, faşistler ya da komünistler değil, sadece İslamcılar kaba kuvvet kullanmanın ötesine geçip halkın desteğini kazanmayı ve 2.0 versiyonunu geliştirmeyi başardı. İslam&#8217;ın bu versiyonu geleneksel değerleri görmezden gelip özgürlükleri yok ettiği için, uygar yaşamı 1.0 versiyonunun zalimliğinden daha çok tehdit ediyor&#34; dedi.    </p>
<h1><b>Daniel Pipes Kimdir?</b></h1>
<p>Polonya Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak 1949&#8242;da doğan Daniel Pipes, Siyonist görüşleriyle tanınıyor. Arapça ve İbranice konuşabilen Pipes, 2003 yılında ABD Başkanı George Bush tarafından ‘Amerikan Barış Enstitüsü&#8217;ne atandı. Eleştirmenleri tarafından ‘İslamofobik ve Arap karşıtı&#8217; olarak nitelendirilen Pipes, Filistin&#8217;de Filistin devleti diye bir şey olamayacağını, ‘Ya Yahudi devleti olacak ya da Filistin. İkisinden biri olmayacak” şeklinde değerlendiriyor. </p>
<p>kaynak: <a href="http://www.timeturk.com/" target="_blank">timeturk</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Filistin'e Yolaçık]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/24/filistine-yolacik/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 19:29:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/24/filistine-yolacik/</guid>
<description><![CDATA[İsrail&#8217;in Gazze saldırısının yıl dönümü olan 27 Aralık&#8217;ta Gazze halkına destek vermek iç]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><em>İsrail&#8217;in Gazze saldırısının yıl dönümü olan 27 Aralık&#8217;ta Gazze halkına destek vermek için uluslararası yardım konvoyu<br />
oluşturuluyor.</em></strong> 6 Aralık tarihinde Londra&#8217;dan yola çıkacak olan 250 araçlık konvoy Fransa, İtalya, Yunanistan, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Mısır üzerinden geçerek Gazze&#8217;ye ulaştıktan sonra burada dev bir yürüyüş düzenlenecek. Yürüyüşün ardından konvoy ile getirilen bütün araçlar Filistin halkına bağışlanacak. <em>Araç konvoyunun Türkiye ayağını İHH organize ediyor.</em></p>
<blockquote><p>İsrail&#8217;in Gazze Şeridine yönelik saldırılarının üzerinden 1 yıl geçti. Saldırılarda bin 500 kişi hayatını kaybederken binlerce insan da yaralandı. Gazze&#8217;yi harabe haline getiren saldırılar son bulsa da ambargo halen devam ediyor. Sınırları dünyaya kapalı tutulan Gazze&#8217;de tam bir insanlık dramı yaşanıyor.</p></blockquote>
<p>Farklı ülkelerden sivil toplum kuruluşları, insan hakları kuruluşları ve aktivistler, Filistin halkına destek olmak ve burada yaşanan insani duruma dikkat çekmek için saldırıların yıldönümü olan 27 Aralık&#8217;ta Gazze&#8217;de buluşacaklar.<!--more--></p>
<h2>Gazze için bir uluslar arası yardım konvoyu yola çıkıyor.</h2>
<p>6 Aralık günü İngiltere&#8217;den yola çıkacak olan 250 araçlık konvoy, 16 Aralık günü Türkiye&#8217;ye giriş yapacak. Araç konvoyu Suriye, Ürdün ve Mısır üzerinden Gazze&#8217;ye giriş yapacak. Gazze şehrinde<br />
gerçekleştirilecek protesto yürüyüşünün ardından konvoy ile getirilen bütün araçlar Filistin halkına bağışlanacak.</p>
<p><strong>Yardım götürülecek</strong></p>
<p>Gazze halkına yardım ulaştırmayı da amaçlayan organizasyona dünyanın pek çok ülkesinden kuruluş ve Filistin dostları destek verecek. Konvoy ile Gazze&#8217;ye çok sayıda ilaç ve tıbbı malzeme yardımı götürülecek.</p>
<p><strong>Türkiye ayağını İHH organize ediyor</strong></p>
<p>Araç konvoyunun Türkiye ayağını ise İHH İnsani Yardım Vakfı organize ediyor. Konvoyun Türkiye&#8217;deki katılımlar ile daha da büyümesi bekleniyor. Ambulans, minibüs, kamyon, otobüs ve binek araçlardan oluşacak yardım konvoyu İstanbul, Ankara, Adana ve Gaziantep üzerinden Suriye&#8217;ye geçiş yapacak. Uğradığı her bölgede yeni araçların katılacağı konvoy Suriye, Ürdün, Mısır üzerinden geçerek Gazze saldırılarının yıldönümü olan 27 Aralık&#8217;ta Gazze&#8217;ye ulaşacak.</p>
<p><strong>Bağışlanacak araçlarda aranan nitelikler</strong></p>
<p>Organizasyon ile konvoya katılacak araçların Gazze&#8217;ye bağışlanması hedeflendiğinden bağışlanabilecek ve Gazze&#8217;de kullanılabilecek araçların öncelikle konvoya katılması talep ediliyor.</p>
<p><strong>Ayrıca isteyen hayırseverler ilaç ve tıbbi malzeme yardımında da bulunabilirler.</strong></p>
<p>Araçları ile konvoya katılıp daha sonrada Filistin&#8217;de bırakmak isteyen hayırseverler araçlarının uygun olup olmadığını İHH Araç Kontrol ekibi ile irtibata geçerek öğrenebilirler. İHH Araç Bilgi ve Bağış Ekibi irtibat numaraları şöyle:</p>
<p><strong>Cüneyt Kılıç :</strong> 212 631 21 21 (Dahili: 174) Mobil/Cep Telefon: 533 328 81 26</p>
<p><strong>Necmettin Ulusoy : </strong>212 631 21 21 (Dahili :173) Mobil/Cep Telefon: 535 576 83 28</p>
<p><strong>Filistine online bağış için </strong><a href="http://www.filistinkonvoyu.org/?page_id=483">tıklayınız</a>. <strong>Araç bağışı </strong>için <a href="http://www.filistinkonvoyu.org/?page_id=299">tıklayınız</a>. <strong>Kişisel katılım </strong>için <a href="http://www.filistinkonvoyu.org/?page_id=300">tıklayınız</a>. <strong>Filistin konvoyu</strong> hakkında daha fazla bilgi için <a href="http://www.filistinkonvoyu.org/">www.filistinkonvoyu.org</a>&#8216;u ziyaret</p>
<p>Mail almak istemiyorsanız lütfen remove@ihh.org.tr adresine bir mail atınız.</p>
<p>Bu mail tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Yönlendirmeler sırasında doğabilecek tahrifat ve değişikliklerden kurumumuz sorumlu değildir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İnternette Siyonist tahrifat grubu]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/23/israil-tahrifat-grubu/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 17:31:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/23/israil-tahrifat-grubu/</guid>
<description><![CDATA[ABD&#8217;deki Siyonist bir propaganda kuruluşu, Wikipedia&#8217;da, İsrail çıkarlarına uygun bir bi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/jewish.jpg" /><b>ABD&#8217;deki Siyonist bir propaganda kuruluşu, Wikipedia&#8217;da, İsrail çıkarlarına uygun bir biçimde tahrifat yapacak gönüllüler arıyor. </b></p>
<p>ABD&#8217;deki Siyonist bir propaganda kuruluşu, internet üzerinden yayın yapan ve herkesin katkısına açık olan Wikipedia&#8217;da, İsrail çıkarlarına uygun bir biçimde tahrifat yapacak gönüllüler arıyor.</p>
<p>Kendilerini, &#8220;Amerika&#8217;da Ortadoğu Haberleri için Hassasiyet Komitesi&#8221; olarak tanıtan CAMERA, onlarca propagandiste sahip. Bu propagandistlerin başlıca görevleri, İsrail devleti, Siyonizm, İsrail devlet terörü, Filistinlilere yapılan kötü muamele ve İsrail ile Filistin arasındaki anlaşmazlıklar hususunda Wikipedia&#8217;daki makalelere İsrail yanlısı müdahalelerde bulunmak.<!--more--></p>
<p>Adı geçen kuruluşun internette dolaşan e-postasında, &#8220;Wikipedia&#8217;daki İsrail ile ilgili makaleleri anti-İsrail editörlerden korumak için on gönüllünün arandığı&#8221; belirtiliyor. Grubun esas amacının, İsrail&#8217;in özellikle Gazze&#8217;de işlediği insanlık suçlarının aklanması olduğu belirtiliyor.</p>
<p>İsrail ordusunun sözcüsü gibi işleyen CAMERA, İsrail ordu sözcülerinin resmi açıklamalarını &#8220;doğru bilgi&#8221; sayarken, öldürülen Filistinli sivillerin &#8220;kaza sonucu&#8221; öldüğünü ve İsrail&#8217;in aldığı kimi tedbirlerin &#8220;daha çok sivilin canının yanmasını engellemek için aldığı&#8221; iddia ediyor.</p>
<p>İçerisinde eskiden İsrail güvenlik servisi Şin Bet&#8217;e de çalışanların bulunduğu kuruluş, geçtiğimiz günlerde yayımlanan Goldstone raporunu hazırlayan Güney Afrikalı Yahudi yargıç Richard Goldstone&#8217;u, &#8220;doğru olmayan bilgileri yayımlamakla&#8221; suçluyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Grup Nasihat]]></title>
<link>http://muslumangenclergeliyor.wordpress.com/2009/11/23/grup-nasihat/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 10:18:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>muslumangenclergeliyor</dc:creator>
<guid>http://muslumangenclergeliyor.wordpress.com/2009/11/23/grup-nasihat/</guid>
<description><![CDATA[Filistin Sevdamız Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a, selat ve selam iki cihan günesi sevgili peygamb]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Filistin Sevdamız Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a, selat ve selam iki cihan günesi sevgili peygamb]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÖZGÜRLÜĞÜN PEŞİNDE İKİ KADIN]]></title>
<link>http://myakwa.wordpress.com/2009/11/23/ozgurlugun-pesinde-iki-kadin/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 00:57:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>rabiayener</dc:creator>
<guid>http://myakwa.wordpress.com/2009/11/23/ozgurlugun-pesinde-iki-kadin/</guid>
<description><![CDATA[Sence özgürlük nedir? Ülkende üst düzey yöneticilik yapan kadınların, oranını yüzde 40 tan 50 ye yük]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Sence özgürlük nedir? Ülkende üst düzey yöneticilik yapan kadınların, oranını yüzde 40 tan 50 ye yük]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsrailli Futbolcu bakın ne i&ccedil;in &ouml;z&uuml;r dilemek zorunda kaldı.]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/22/israilli-futbolcu-bakin-ne-iin-zr-dilemek-zorunda-kaldi/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 23:45:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/22/israilli-futbolcu-bakin-ne-iin-zr-dilemek-zorunda-kaldi/</guid>
<description><![CDATA[İşgal altındaki Filistin topraklarında katliam gerçekleştiren İsrail, bir yandan kendisini eleştiren]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><blockquote><p>İşgal altındaki Filistin topraklarında katliam gerçekleştiren İsrail, bir yandan kendisini eleştiren Yahudi ya da Yahudi olmayan herkesi ‘Anti-Semit&#8217; (Yahudi karşıtı) olarak nitelendirirken, diğer taraftan ‘Arap karşıtlığını&#8217; adeta yüksek ahlaki bir değer olarak görüyor.</p>
</blockquote>
<p><strong>MEHMET NEDİM ASLAN&#8217;ın haberi&#8230;     <br /></strong>    <br /><img style="border-bottom:0;border-left:0;display:inline;border-top:0;border-right:0;margin:0 7px;" title="israil" border="0" alt="israil" align="left" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/israil1.jpg?w=240&#038;h=240" width="240" height="240" /> İsrail toplumunda Arap karşıtlığının son örneği, bir futbol takımında Arap futbolcunun oynayıp oynamamasıyla bir kez daha gün yüzüne çıktı. 10 gün önce “Takımda Arap oyuncu görmekten mutluluk duyarım” diyen Beitar Jerusalem futbol takımının kaptanı Aviram Baruchyan, fanatik Yahudilerin tepkisi üzerine geri adım attı ve “Bu sözlerimle taraftarlarımı incittiğim için özür diliyorum. Arap oyuncu istediğim için pişmanım” dedi.&#160; <br />Filistin toprakları üzerindeki işgal ve soykırım politikası yürüten İsrail, bu politikayı eleştiren Yahudi ya da Yahudi olmayan herkesi ‘Anti-Semit&#8217; olarak suçlarken, Yahudi toplumu arasındaki ‘Anti-Arap&#8217; duygular adeta yüksek ahlaki bir değer olarak övülüyor. İsrail&#8217;in birinci liginde oynayan Beitar Jerusalem futbol takımının kaptanı Aviram Baruchyan, takımda bir Arap oyuncu görmekten mutluluk duyacağına dair sözlerinden dolayı pişman olduğunu belirterek, takımının taraftarlarından özür diledi. </p>
<p> <!--more-->
<p><strong>10 GÜN ÖNCE ARAP OYUNCU İSTEMİŞTİ</strong>    <br />İsrail&#8217;de ırkçılığın toplumun genelinde nasıl kabullendiğinin en açık göstergesi olan olay, Beitar Jerusalem takımının kaptanı Aviram Baruchyan&#8217;ın ‘şiddet karşıtı&#8217; bir konferansta sarf ettiği sözlerle başladı. İsrail gazetelerine göre Baruchyan konferansta, takımında Arap oyuncu görmekten mutlu olacağını belirtti. Baruchyan&#8217;ın bu sözlerine Yahudiler ve özellikle takım taraftarları büyük tepki gösterdi. Tepkilerin artmasından sonra fanatik Yahudi taraftarlarla bir araya gelen Baruchyan, söylediği sözler sanki suçmuş gibi özür diledi.&#160; <br /><strong>YAHUDİ TARAFTARLAR: ARAP FUTBOLCU İSTEDİĞİ İÇİN İNCİNDİK</strong>    <br />“La Familia” isimli fanatik taraftarlarla buluşan Baruchyan, takımda bir Arap oyuncunun olmasından mutluluk duyacağına dair sarf ettiği sözlerden dolayı pişman olduğunu ve bu yüzden özür dilediğini söyledi. Fanatik Yahudiler ise Baruchyan&#8217;a, sözlerinden dolayı incindiklerini bir Arap oyuncunun takımda oynamasını kabullenemediklerini bildirdi.&#160; <br /><strong>“TARAFTARLARI İNCİTTİĞİM İÇİN ÖZÜR DİLERİM”</strong>    <br />Baruchyan ise, taraftarı ‘Arap oyuncu olmasından mutluluk duyarım&#8217; sözleriyle incittiği için özür dileyerek, “En acı şey, maalesef takımımızın taraftarlarını incitmiş olmamdır. Onları çok incittiğimi anlıyorum. Taraftarlarımız anlamalı ki, ben her zaman onlarlayım. Takımda bir Arap oyuncunun olması benim kararımla olacak bir şey değil zaten. Eğer taraftarlar istemiyorsa, o zaman Arap oyuncu olmayacak” dedi. ‘    <br /><strong>BEBEKLERİ KATLETMEK CAİZ&#8217;</strong>    <br />Filistin&#8217;de soykırım ve işgal politikasını sürdüren İsrail&#8217;de, Gazze katliamı sırasında askerlerine “Sivilleri de öldürün” ifadelerinin yer aldığı kitapçık dağıtan ordu hahamından sonra İzak Şapiro isimli bir haham da geçtiğimiz gün yayınladığı bir kitapta, İsrail&#8217;i tehdit edebileceği düşünülen kimselerin Yahudiler tarafından öldürülebileceğini belirtmişti. İsrail&#8217;in işgali altındaki Batı Yaka&#8217;da yaşayan İzak Şapiro, yeni çıkan “Kralın Tevrat&#8217;ı” isimli kitabında İsrail&#8217;e tehdit oluşturan bebek ve çocukların bile öldürülebileceğini ifade etmişti. Şapiro, kitabında bebek ve çocukların bile öldürülmesine dair ifadelerini İncil&#8217;e dayandırırken, bunların kendi yorumu olmadığını söylemişti.    <br /><strong>HABERVAKTİM.COM</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gazze'nin kapıları Kahire'de değil;İstanbul'dadır.]]></title>
<link>http://mucahiturgut.wordpress.com/2009/11/21/gazzenin-kapilari-kahirede-degilistanbuldadir/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 22:32:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>Mücahit Turgut</dc:creator>
<guid>http://mucahiturgut.wordpress.com/2009/11/21/gazzenin-kapilari-kahirede-degilistanbuldadir/</guid>
<description><![CDATA[                                            &#8230;::::::&#8230; (YAZI HAFTALIK GERÇEK HAYAT DERGİSİ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;"><em>                                            &#8230;:::<a href="http://mucahiturgut.wordpress.com/files/2009/11/50cm-75cm-filistin-bayragi-tum-kari-filistin-039e-mb_190999_r111.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-72" title="50cm-75cm-filistin-bayragi-tum-kari-filistin-039e-mb_190999_r1[1]" src="http://mucahiturgut.wordpress.com/files/2009/11/50cm-75cm-filistin-bayragi-tum-kari-filistin-039e-mb_190999_r111.jpg" alt="" width="250" height="205" /></a>:::&#8230;</em></p>
<p style="text-align:justify;"><em>(YAZI HAFTALIK GERÇEK HAYAT DERGİSİ&#8217;NİN  13 KASIM CUMA TARİHLİ SAYISINDAN ALINMIŞTIR)</em></p>
<p style="text-align:right;"><strong><em> İtibarlı Arap gazeztelerinden Kuds el Arabiya&#8217;nın yazarı Eymen Halid, Gerçek Hayat okurları için bu makaleyi kaleme almış. Filistin halkının Türkiye&#8217;den beklentilerini özetleyen bir yazı&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align:center;"><em>Bir taraftan Gerçek Hayat dergisi için bu makaleyi kaleme alırken, diğer taraftan da El Cezire Televizyonu&#8217;ndan Filistin&#8217;le ilgili haberleri takip ediyordum. Bir ara Türklerin Filistin konusundaki asil duruşlarıyla Mısır Hükümeti&#8217;nin tavrı arasındaki farkları düşünmeye başladım. Bu düşünceler beni tarihteki bazı olayları tekrar hatırlamaya kadar götürdü.Bir zamanlar Mısır Hükümeti Hüsnü Mübarek&#8217;in eşi Suzan Mübarek&#8217;in başkanlığında Gazze&#8217;ye yardım yapmak için çeşitli yardım kuruluşları oluştururdu. Aynı Mısır şu an kuşatma altında olan Filistin Halkına destek olmak için Gazze&#8217;ye yardım gönderen Türk Kardeşlerimize engel olmaya çalışıyor. Bir zamanlar Filistinliler, Mısır Hükümeti&#8217;nin Filistin&#8217;in dostu olduğunu ve Filistin&#8217;in özgür olması için çaba gösterdiğini düşünüyorlardı. Filistin&#8217;deki bu düşünce artık tamamen değişti ve Filistinlillerin büyük bir kısmı artık mısırlı yöneticilerin  Filistin&#8217;i Amerika&#8217;ya ve İsrail&#8217;e sattığı konusunda hem fikirler.</em></p>
<p style="text-align:center;"><em>Biz filistinliler olarak Türkiye&#8217;nin Gazze savaşı sırasındaki asil ve tarihi duruşuna şahit olduk. Bugün ise Türkiye Hükümeti ile diğer hükümetler arasındaki farkı net bir şekilde görüyoruz. Bu farkı anlamanız için size bir örenek vereceğim. Türkiye&#8217;nin Dış işleri bakanı Ahmet Davutoğlu <strong>&#8220;Kızım bana Gazzeli çocuklar için ne yaptığımı sorduğunda çok üzülüyorum&#8221; </strong>derken Arap olan Mısır&#8217;ın Dışişleri bakanı Ahmet Ebu Gayd: <strong>&#8221; Herhangi bir filistinli Refah Kapısı&#8217;ndan içeri girerse onun bacaklarını kırarız&#8221;</strong> diyor. İşte Türkiye ile Mısır arasındaki fark. Ayrıca Türkiye Gazzede yaşanan sıkıntıları dünya kamuoyunun gündeminde tutmak için de büyük bir çaba gösteriyor.Mısır ise Filistin için olumlu en küçük bir adım bile atmaktan korkuyor. Gazze&#8217;ye insani yardım girmesini engelleyen mısır eminim ki elinde imkan olsa Gazze&#8217;ye  havanın ve güneşin bile girmesini engellemeye çalışır.</em></p>
<p style="text-align:center;"><em>Filistin davası bir zamanlar Arapların en önem verdikleri davaların başında geliyordu; hatta Araplar Filistin Davası&#8217;nı onur ve şeref olarak görüyorlardı. Fakat Mısır bir taraftan kendini diğer taraftan Filistin Davası&#8217;nı küçülttü. Türkler ise filistinlilerle aralarında herhangi bir ırk bağı olmamasına rağmen sadece bizimle aynı dini paylaştıkları için özgürlük mücadelemize ellerindeki her türlü imkanla destek veriyorlar. Çünkü türkler filistin davasını İslami ve insani bir dava olarak görüyorlar ve İstanbul ile Kudüs arasında hiç bir fark olmadığını düşünüyorlar. Hatta türkiyeli müslümanlar Kudüs&#8217;e kendi şehirlerinden bile fazla önem veriyorlar. Onlarla her konuştuğumda, Filistin ve Kudüs konusundaki heycanlarına şahit oluyor ve ağlamamak için kendimi zor tutuyorum; hem de onlara hayran kalıyorum. Bana kalırsa Türkiyeli kardeşlerimizin bazıları bizden çok daha fazla filistinliler ve Kudüs&#8217;e  Filistin davasına biz araplardan daha çok öenm veriyorlar.</em></p>
<p style="text-align:center;"><em>Hiç dikkatinizi çekti mi? Mısır&#8217;ı Halid Meşal veya Ramazan Şallah gibi herhangi bir filistinli lider ziyaret ettiğinde onu Mısır istihbarat başkanı karşılarken, İsrail&#8217;den herhangi bir yönetici Mısır&#8217;a şöyle bir uğradığında Hüsnü Mübarek karşılama ekibinin en başında yerini alıyor. Mısır&#8217;ın sadece bu tavrı bile kendi başına filistin davasına verdiği öenmi gözler önüne sermeye yeter. Bu davamıza yapılan en büyük hakaret ve aşağılamadır. Biz inanıyoruz ki Halid Meşal veya Ramazan Şallah bugün Türkiye&#8217;yi ziyaret etseler onları Türkiye istihbarat başkanı değil; Sayın Ahmet Davutoğlu veya başka bir bakan karşılardı.Ayrıca Türkiye halkı Halid Meşal veya Ramazan Şallah&#8217;a olan sevgilerini göstermek için sokakları doldururlardı.Biz Filistinliler olarak artık Gazze&#8217;nin kapılarının Kahire&#8217;de değil; İstanbul&#8217;da olduğuna inanıyoruz ve filistinli gruplar arasındaki görüşmelerin Mısır&#8217;ın gözetimi altında KAhire&#8217;de değil; Türk hükümeti&#8217;nin gözetimi altında İstanbul&#8217;da yapılmasını istiyoruz. Bu istek yüzbinlerce filistinlinin temennisidir. Gazze&#8217;ye uygulanan kuşatmayı ve ambargoyu sona erdirecek ve gazzelileri özgürleştirecek irade Türklerin dedeleri Sultan Abdulhamid&#8217;den aldıkları irade ve cesarettir. Türkiye&#8217;den bir tarihi hamle bekliyoruz. Eğer ki bu tarihi hamleyi gerçekleştirip Gazze&#8217;ye uygulanan kuşatmayı kırabilirseniz Filistin tarihi ve Filistin&#8217;in bütün çocukları tıpkı dedeniz Sultan Abdulhamid gibi sizin de isimlerinizi sonsuza kadar unutmamak üzere tarihe ve kalplere kazıyacaklardır</em>.</p>
<p style="text-align:right;"><strong><span style="text-decoration:underline;">EYMEN HALİD</span></strong></p>
<p style="text-align:right;"><strong>Eymen Halid güzel bir yazı yazmış ve bu aralar çok yapılmaya başlanan Mısır Türkiye karşılaştırılmasına katkı yapmış ve çok da doğru şeyler söylemiş. Mısır&#8217;daki durum Türkiye&#8217;de şükürler olsun ki yok, zira orada insanlar özgürce sokaklara çıkıp bu zulme karşı tepkilerini göstermekten bile mahrum bırakılmız vaziyetteler. Mısırlı kardeşlerimiz aslında davanın vehametinin bilincedeler ancak zalim Müşerref (!) yönetimi orada tamamen israili bir politika izliyor dolayısıyla  hem kendi halkının hem de Gazze halkının kanını emiyor. </strong></p>
<p style="text-align:right;"><strong> Türkiye&#8217;de ise Filistin konusunda çok hassas ve heyecanlı bir topluluk var ve bu topluluk halkın içerisinde büyük bir yere sahip. </strong></p>
<p style="text-align:right;"><strong>Ancak şöyle bir durum var; Bizler müslüman olarak sadece kendi dinimizden zulüm gören insanların yanında değil diğer dinlerden, ırklardan her mazlum halkaların da yanında olmalıyız çünkü bu İslam&#8217;ın bize biçmiş olduğu bir görev, yani İslam huzur, barış, adalet dini olduğu için bizler de onun gereklerine göre davranmalı ve hayatımızı ona göre sürdürmeliyiz. </strong></p>
<p style="text-align:right;"><strong>Örnek verecek olursak bizler Çeçenistan, Filistin, Doğu Türkistan, Irak, Afganistan halklarının gördüğü zulme elbette karşı çıkacağız fakat bunun yanında Gürcistan&#8217;a haksız yere savaş açıp suçsuz insanların ölümüne sebep olan  Rusya&#8217;ya aynı tepkiyi göstermeliyiz, ki gösterdik. Veya günümüzde medyada ve kamuoyunda çokça tartışılır hale gelen Dersim olaylarını da aynı hassasiyetle incelemeli ve  -halkın bütünlüğü için yapıldı- gibi düşüncelere kapılmadan&#8221; barış&#8221; (selam) perspektifinden bakarak suçluları kendi içimizde yargılamalı ve en büyük cezaları vermeliyiz.</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsrail halkının çözüm anlayışı: Etnik temizlik!]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/22/israil-katliam/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 21:48:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/22/israil-katliam/</guid>
<description><![CDATA[İsraillilerin yarıdan fazlası, &#8216;barış için&#8217; Filistinliler&#8217;in tamamının, Arap ülkel]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/israil.jpg" /><b>İsraillilerin yarıdan fazlası, &#8216;barış için&#8217; Filistinliler&#8217;in tamamının, Arap ülkelerine sürülmesini istiyor.</b><br />Dünya Bülteni/ Haber Merkezi</p>
<p>İsrail&#8217;de yapılan son ankete göre halkın yarıdan fazlası &#8216;barış için&#8217; Filistinliler&#8217;in tamamının sürülmesi gerektiğini düşünüyor! Arap-İsrail ihtilafının çözümü için İsrail halkının yüzde 53&#8242;ü, &#8216;Filistinliler&#8217;in Arap ülkelerine sürülmesi&#8217; seçeneğinde birleşti!</p>
<p>İsrail&#8217;de yapılan ve altı bin 400&#8242;den fazla kişinin katıldığı anketteki &#8220;Arap-İsrail çatışması için en iyi çözüm nedir&#8221; sorusuna, katılımcıların yarıdan fazlası &#8220;Filistinlilerin başka bir Arap ülkesine gönderilmesi&#8221; cevabını verdi.<!--more--></p>
<p>Sürekli barış istediğini iddia eden İsrail&#8217;deki &#8216;barış&#8217; anlayışını ortaya koyan bu sonuç, Filistinliler&#8217;e eşit haklar ve özgürlükler verilmesi fikrine tamamen yabancı. İki devletli çözüm anlayışını savunan yüzde 30&#8242;luk kesim bile, eşit iki devletten ve eşit halklardan bahsetmiyor.</p>
<p>Diğer bütün seçeneklerden daha popüler olan, Filistinliler&#8217;in, Batı Şeria&#8217;dan, Gazze&#8217;den, Kudüs&#8217;ten sürülmesi ve Arap ülkeleri başta olmak üzere, tüm dünyada mülteci konumunda olan milyonlarca Filistinli&#8217;ye yenilerinin eklenmesi, İsrail halkının &#8216;barış ve çözüm&#8217; anlayışı.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BOMBA YOKSA ŞARAP VAR]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/21/bomba-yoksa-sarap-var/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 20:21:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/21/bomba-yoksa-sarap-var/</guid>
<description><![CDATA[New York Times gazetesinin internet sitesinde yayınlanan fotoğrafta bir Siyonist, kontrol noktasında]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>New York Times gazetesinin internet sitesinde yayınlanan fotoğrafta bir Siyonist, kontrol noktasından geçen Müslüman Filistinli kadına, elindeki kadehte bulunan kırmızı şarabı fırlatıyor.</strong></p>
<p><u><b>MUSTAFA R. ÖZGÜR’ün haberi</b></u>     </p>
<p>Siyonistlerin Kutsal Topraklara bir illet gibi yapıştığı bir defa daha belgelendi. New York Times gazetesinin internet sitesinde yayınlanan ve Rina Castelnuov isimli İsrailli fotoğrafçının çektiği fotoğrafa göre küstah Siyonist, kontrol noktasından geçmek isteyen Müslüman Filistinli kadına, kırmızı şarapla saldırıyor.</p>
<p> <!--more-->
<p><b>BOMBA YOKSA ŞARAP VAR</b>    </p>
<p>Son olarak Gazze’de tam manasıyla bir soykırım yapan terör devleti İsrail’in cani askerleri, bomba yağdırmadıkları zaman, akla gelebilecek en saldırgan usullerle Müslümanlara nasıl hakaret ettiklerini bu fotoğraf vesilesiyle bir daha belgelemiş oldular. Bilindiği gibi bu yılın başında Gazze’ye yönelik büyük bir saldırı harekâtı başlatan İsrail, hedeflediği hiçbir başarıyı elde edememesine ve Gazze’nin kenar mahallelerine dahi girememesine rağmen yukarıdan bombalar yağdırarak 1.400 Müslümanı katletmişti. Müslüman Gazze halkının üstüne bombalar yağarken, Siyonistlerin şehri uzaktan sinema seyreder gibi seyretmeleri ise çok büyük tepki çekmişti.    </p>
<p><img style="border-bottom:0;border-left:0;display:inline;border-top:0;border-right:0;" title="211120090229498177465_3" border="0" alt="211120090229498177465_3" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/211120090229498177465_3.jpg?w=535&#038;h=400" width="535" height="400" />    </p>
<p><b>SANATSAL BİR FOTOĞRAFMIŞ GİBİ SUNUYORLAR</b>    </p>
<p>Diğer taraftan dünyadaki Siyonist odakların destekçisi meşhur gazete ise bunu sanatsal değeri yüksek bir fotoğraf gibi okurlarına sunuyor. Gazete’nin internet sitesinde, <a href="http://www.nytimes.com/slideshow/2009/09/13/world/20090913SETTLERS_6.html" target="_top">http://www.nytimes.com/slideshow/2009/09/13/world/20090913SETTLERS_6.html</a> şeklindeki adresinde sergilenen bu saldırgan fotoğraf, terör devleti İsrail’deki El Halil’in Şuheda caddesinde çekilmiş. Bu küstah fotoğraf siteye ise, 1956 doğumlu ve İsrail vatandaşı olan Rina Castelnuov tarafından 13 Ekim 2009 tarihinde eklenmiş.    </p>
<p>Kaynak: Vakit </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Filistin Nasheed Collection]]></title>
<link>http://jihadinasheed.wordpress.com/2009/11/21/filistin-nasheed-collection/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 10:13:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>Al Makdisi</dc:creator>
<guid>http://jihadinasheed.wordpress.com/2009/11/21/filistin-nasheed-collection/</guid>
<description><![CDATA[CD 1 &#8211; Lions Of Palestine | Track 01 | Track 02 | Track 03 | Track 04 | Track 05 | Track 06 | ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[CD 1 &#8211; Lions Of Palestine | Track 01 | Track 02 | Track 03 | Track 04 | Track 05 | Track 06 | ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsrail Lobisi ve ABD Dış Politikası]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/19/israil-lobisi-ve-abd-dis-politikasi/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 07:53:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/19/israil-lobisi-ve-abd-dis-politikasi/</guid>
<description><![CDATA[ABD&#8217;de 2007 yılında Şikago Üniversitesi&#8217;nden Profesör John Mearsheimer ve Harvard Üniver]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span class="hbo"><b>ABD&#8217;de 2007 yılında Şikago Üniversitesi&#8217;nden Profesör John Mearsheimer ve Harvard Üniversitesi&#8217;nden Stephen Walt&#8217;ın Yahudi lobisinin Amerikan siyasetçilerini nasıl etki altına aldığını ve dış politikayı yönlendirdiğini anlattığı “İsrail Lobisi ve ABD Dış Politikası” isimli kitabıyla Yahudi lobisinin gücü konusundaki artan tartışmalar İngiltere&#8217;ye de sıçradı.</b></p>
<p></span>MEHMET NEDİM ASLAN&#8217;IN HABERİ</p>
<p><a href="http://habervaktim.com/yazar/18630/yeni_yahudi_lobisi_ve_erdogan.html" target="_blank"><strong>YENİ YAHUDİ LOBİSİ VE ERDOĞAN-TIKLAYINIZ</strong></a>&#160; </p>
<p><a href="http://habervaktim.com/yazar/18630/yeni_yahudi_lobisi_ve_erdogan.html" target="_blank"><strong>YAHUDİ LOBİSİNİ ÇILDIRTAN BAŞBAKAN-TIKLAYINIZ</strong></a></p>
<p>Amerika&#8217;nın dış politikasının İsrail&#8217;ni hedefleri doğrultusunda belirlenmesini sağladığı söylenen Yahudi lobisinin aynı şekilde İngiltere&#8217;de de çok güçlü olduğu bir nüfuza sahip olduğu ve<a href="http://habervaktim.com/haber/94653/gladyo_biraderlerin_vurucu_gucu.html" target="_blank"> hem hükümetteki İşçi Partisi hem de ana muhalefet partisi Muhafazakar Parti&#8217;de</a> önemli bir güce sahip oldukları ortaya çıktı.&#160;<!--more--></p>
<p><strong>YAHUDİ LOBİSİ SİYASETÇİLERİ MAAŞA BAĞLAMIŞ</strong><br />İngiliz Channel 4 televizyon kanalının “Britanya&#8217;daki Yahudi Lobisi”yle ilgili yayınladığı belgesel, farklı isimler altında organize olmuş Yahudi gruplarının çok sistematik bir şekilde çalıştığı ve siyasetçileri maaşa bağladığını ortaya çıkardı. Peter Oborne&#8217;nin hazırladığı programda, parlamentoda İsrail&#8217;in Muhafazakar Partili Dostları ve İsrail&#8217;in İşçi Partili Dostları gruplarının hem hükümette hem de muhalefette İsrail aleyhine söylenecek sözleri ya da uygulanacak politikaları engellediği ve milletvekillerinin seçim kampanyalarına finansal destek sağladıkları belirtiliyor.&#160;</p>
<p><strong>PARTİ LİDERİ İSRAİL&#8217;İ ELEŞTİRMEDİ</strong><br />Son 8 yılda İsrail&#8217;in Muhafazakar Partili İsrail Dostları&#8217;nın partiye 10 milyon Sterlin para topladığı kaydedilen programda, 2006 yılındaki İsrail&#8217;in Lübnan saldırısı sırasında Muhafazakar Parti&#8217;nin gelecekteki Dışişleri Bakanı William Hague&#8217;ın “İsrail orantısız güç kullandı” sözlerinden sonra Hague&#8217;a yapılan seçim yardımının kesileceği tehdidinde bulunulduğu belirtildi. Hague&#8217;ın bu sözleri üzerine lobinin parti lideri David Cameron ile görüştüğü kaydedilen programda, Gazze katliamından sonra David Cameron&#8217;ın da katıldığı İsrail&#8217;in Muhafazakar Partili Dostları&#8217;nın toplantısında Filistinli sivillerin katledilmesiyle ilgili tek kelime etmediğine dikkat çekildi. Cameron bunun yerine İsrail&#8217;in kendi halkını koruduğunu kaydettiği belirtildi.</p>
<p><strong>İNGİLİZ HÜKÜMETİNE GOLDSTONE RAPORU MEKTUBU</strong><br />Programda, Muhafazakar Parti&#8217;nin gelecekteki kabine üyelerinin yüzde 50&#8242;isinin İsrail&#8217;i desteklediği de belirtildi.. İşçi Partisi içerisinde de İsrail nüfuzunun olduğu belirtilen haberde, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;de katliam yaptığını ortaya koyan Goldstone Raporu yayınlandıktan sonra her iki partinin İsrail dostlarının İngiliz Hükümeti&#8217;nin Raporu reddetmesi için mektup gönderdiği kaydedildi. Belgeselde, parlamentodaki bu grupların siyasetçileri ve gazetecileri İsrail&#8217;e ziyarete götürdüğü ve farklı gazetedeki isimlerin İsrail&#8217;i destekleyen benzer makaleler yazmasına da dikkat çekildi.</p>
<p><strong>İSRAİL&#8217;İ ELEŞTİREN GAZETELERE ‘YAHUDİ KARŞITI&#8217; ETİKETİ</strong><br />Programda ayrıca Britanya İsrail Medya Araştırma Merkezi (BICOM) isimli bir kuruluşun İngiliz basınında İsrail ile ilgili haberleri taradığı ve İsrail&#8217;i eleştiren yazı ve gazeteleri ‘Yahudi karşıtı&#8217; şeklinde nitelendirdiği de kaydedildi. İngiltere&#8217;nin en önemli gazetelerinden biri olarak kabul edilen The Guardian&#8217;da Steve Bell isimli muhabirin işgal altındaki Filistin topraklarından geçtiği haberlerde İsrail&#8217;in inşa ettiği duvarları Güney Afrika&#8217;daki ‘apartheid&#8217; rejimine benzetmesi üzerine The Guardian gazetesinin ‘Yahudi karşıtı&#8217; olarak nitelendirildiği belirtildi. &#160;</p>
<p><strong>YAHUDİ LOBİSİ THE GUARDIAN&#8217;I ZİYARET ETTİ</strong><br />Bu haberler üzerine İsrail Büyükelçiliği&#8217;nde Muhafazakar ve İşçi Partili İsrail dostları ile diğer Yahudi gruplarının temsilcilerinin toplandığı ve The Guardian gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Alan Rusbridger&#8217;ı ziyaret etme kararı aldığı ifade edildi. Rusbridger&#8217;ı ziyaret eden Yahudi lobi temsilcilerine Rusbridger&#8217;ın bu tür engellemelerin ve kendilerine ne yapmaları söylemenin kabul edilemez olduğunu söylediği ifad edildi.&#160;</p>
<p><strong>BBC İSRAİL&#8217;E TESLİM Mİ OLDU?</strong><br />Öte yandan, programda 25 yıl önce Lübnan işgali sırasında Lübnan&#8217;daki sivillerin yardımı için yardım çağrısı yapan BBC&#8217;nin Gazze katliamından sonra bir yardım reklam filmini yayınlamamasının BBC&#8217;nin İsrail&#8217;in etkisi altına girmiş olabileceği sorusunu gündeme getirdiği belirtildi. BBC&#8217;nin “tarafsızlık” maskesi altında Gazze&#8217;ye yardım filmini yayınlamamasının, İngiltere&#8217;deki Yahudi lobisinin sistematik bir kampanyası ve baskısı sonucu olduğu kaydedildi.&#160;</p>
<p><strong>HABERVAKTİM.COM</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rangkaian Serangan dan Penindasan Israel ke Masjidil Aqsha]]></title>
<link>http://stonestalk.wordpress.com/2009/11/17/rangkaian-serangan-dan-penindasan-israel-ke-masjidil-aqsha/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 07:24:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>Anak Ayah</dc:creator>
<guid>http://stonestalk.wordpress.com/2009/11/17/rangkaian-serangan-dan-penindasan-israel-ke-masjidil-aqsha/</guid>
<description><![CDATA[jama&#8217;ah masjid dilarang masuk oleh polisi Zionis Israel Al Jazeera Net 16 orang terluka dan la]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><table style="text-align:justify;" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center">
<div><span style="font-size:x-small;"><img src="http://www.infopalestina.com/Ms/DataFiles%5CCache%5CTempImgs%5C2009%5C2%5CImages_news_2009_oct_17_Aqsa4thRamadan8_300_0_300_0.jpg" alt="" /></span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center"><span style="font-size:x-small;">jama&#8217;ah masjid dilarang masuk oleh polisi Zionis Israel</span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;"><br />
</span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;"> </span><em>Al Jazeera Net</em></p>
<p>16 orang terluka dan lainya ditangkap dalam operasi Zionis pagi ini (28/9), menyusul bentrokan kelompok radikal Yahudi berusaha menyerbu Haram Al-Sharif bertepatann dengan hari “pengampunan”. Peristiwa ini mengingatkan kita pada serangkaian serangan terhadap al-Haram Al-Qudsi oleh Israel bersama kelompok radikal Yahudi sejak pendudukan tahun 1967 hingga hari ini. Yang paling anyar adalah serangan kelompok radikal Yahudi pada Ahad lalu (25/10) dibawa kawalan polisi Zionis Israel ke halaman masjid Al-Aqsha. Namun upaya itu dihadang oleh jama&#8217;ah masjid hingga menimbulkan 10 korban luka dan 15 lainnya ditangkap pihak Zionis Israel. Berikut rincian serangan dan penindasan tersebut:</p>
<p>Pada tahun 1967, setelah perang di bulan Juni, tentara Israel menduduki Tembok Barat dan menyita bagian dari Waqaf Masjid Al-Aqsa .</p>
<p>Mereka membongkar wilayah Magharibah dan menghancurkan 138 gedung, termasuk didalamnya sekolah favorit dan Al-Jami Buraq serta Masjid Magharibah. Kemudian berlanjut pada serangkaian serangan lainya.</p>
<p>Pada 9 Agustus 1969, seorang rabi di militer Zionis, Shlomo Goren masuk ke Al-Haram Al-Quds memimpin geng Yahudi yang berjumlah sekitar lima puluh orang untuk menunaikan &#8220;doa&#8221; di dalamnya.</p>
<p>Pada 21 Agustus 1969, orang Yahudi radikal berkewarganegaraan Australia bernama Michael Dennis Rohan membakar Masjid Al Aqsa, yang mengakibatkan kehancuran mimbar Salahuddin yang berusia lebih dari delapan ratus tahun serta langit-langit atapnya juga ikut terbakar.</p>
<p>Pada 2 November 1969 Yigal Alon, Wakil Perdana Menteri Israel dan para pembantunya memasuki Al-Haram Al-Quds.</p>
<p>Pada 11 Juli 1971 kelompok gerakan Betar yang terdiri dari 12 anak muda memasuki Masjid al-Aqsha dan melakukan ritual ibadah didalamnya.</p>
<p>Pada 22 Juli 1971 sekelompok gerakan Betar melakukan doa di Al-Haram Al-Quds.</p>
<p>Pada 14 Januari 1989, beberapa anggota Knesset melakukan tindakan provokatif dengan menggelar bacaan yang suka disebut &#8220;rahmat suci&#8221; di dalam Al-Aqsha dengan pengawalan ketat kepolisian Israel.</p>
<p>Pada 18 Oktober 1990, ekstremis Yahudi meletakkan batu pertama untuk pembangunan Haikal yang mereka klaim berada di areal Al-Haram Al-Quds. Sementara itu ribuan Palestina bangkit berupaya menghentikannya, hingga terjadinya bentrokan dan masuknya tentara Israel. Mereka menembaki warga yang menyebabkan 21 orang gugur syahid dan 150 lainya luka-luka.</p>
<p>Pada 28 September 2000, mantan perdana menteri Israel  yang saat itu pemimpin Partai Likud  Ariel Sharon, menyerbu Masjid Al-Aqsha Masjid dikawal puluhan orang bersenjata, hingga memicu meletusnya intifadah Al-Aqsa, yang menewaskan dan melukai ribuan warga Palestina.</p>
<p>Pada 23 Juli 2007, sekitar tiga ratus yahudi menyerbu Al-Aqsha dan melakukan ritual ibadah di dalamnya.</p>
<p>Pada 16 September 2008, kelompok Yahudi ekstremis menyerbu halaman Al-Aqsa Masjid dari Gerbang Magharibah.</p>
<p>Pada 9 Oktober 2008 sejumlah kelompok besar pemukim dan rabi serta politisi IsraelIsrael  melakukan aksi yahudisasi di wilayah Al-Ahram Syarif. dibawah penjagaan katat kepolisian</p>
<p>Pada 9 Februari 2009, ratusan wisatawan dan turis Israel yang mengenakan &#8220;pakaian seronok&#8221; memasuki Masjid Al-Aqsa.</p>
<p>Pada 11 Maret 2009, sekelompok orang yang terdiri dari tiga puluh ultra kanan Yahudi mengenakan pakaian yang tidak pantas menyerbu halaman Masjid Al-Aqsha untuk menggelar upacara keagamaan.</p>
<p>Pada 14 April 2009, puluhan pemukim Yahudi menyerbu halaman Al-Aqsha untuk melakukan ritual ibadah pada hari Paskah Yahudi.</p>
<p>Pada 24 September 2009, anggota unit &#8220;ahli bahan peledak&#8221; dalam kawalan kepolisian Israel menyerbu Masjid Al Aqsa dan jalan-jalan di dalamnya.</p>
<p>Pada 27 September 2009, terjadi bentrokan dengan polisi Israel dan kelompok Yahudi di dalam Haram al-Sharif dan di depan gerbangnya yang mengakibatkan 16 warga Palestina cidera dan lainya ditangkap.</p>
<p>Bentrokan itu terjadi setelah polisi Israel menyerbu halaman masjid dari gerbang Magharibah dan menembaki jama’ah shalat dengan peluru dan granat suara. Mereka berupaya membubarkan barisan kaum muslimin yang berjaga-jaga di gerbang Al-Aqsha untuk menghalau serangan kelompok radikal. <em>(asy)</em></p>
<p>25 Oktober 2009, tentara Israel menyerang Al-Aqsha dengan menggunakan dalih untuk menangkap pemuda-pemuda palestina yang menyerang turis yang berkunjung ke Jerussalem.</p>
<p style="text-align:right;"><em>Source :<a href="http://www.infopalestina.com/Ms/default.aspx?xyz=U6Qq7k%2bcOd87MDI46m9rUxJEpMO%2bi1s72Dy71YZ%2fdiOJuxDXZKzOlX9Bss1b8rxI%2ftXKIFzyegdDkTmg51KeZI06CFik2fGXFQMHtmfC6MrjNLyf6n6II1QNnzx3%2bkoASQH27uA%2ftY0%3d"> http://www.infopalestina.com/ms</a></em></p>
<p>&#160;</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Halk İsterse Benide Kovar!]]></title>
<link>http://bilgimbir.wordpress.com/2009/11/14/halk-isterse-benide-kovar/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 20:20:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>bilgimbir</dc:creator>
<guid>http://bilgimbir.wordpress.com/2009/11/14/halk-isterse-benide-kovar/</guid>
<description><![CDATA[1935 senesinde idi.Atatürk’ün Çanakkale’ye geleceği rivayetleri dolaşıyordu. O zamanlar dünyanın baz]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#000000;">1935 senesinde idi.Atatürk’ün Çanakkale’ye geleceği rivayetleri dolaşıyordu.</p>
<p>O zamanlar dünyanın bazı yerlerinde olduğu gibi, memleketimizin de bazı bölgelerinde Yahudiler aleyhinde bir hareket ve ayaklanma baş göstermişti.bu hal karşısında bütün Museviler mallarını, mülklerini satarak yolculuğa hazırlanıyorlardı. Bunlar, o zaman rivayet olunduğuna göre Filistin’e gitmek istiyorlardı.</p>
<p>İşte bu sıralarda &#8220;Atatürk Çanakkale’ye geliyor&#8221;dediler. Çok sevindim. Çünkü Atatürk’ü hiç görmemiştim. Heyecanla Atatürk’ün geleceği Balıkesir caddesine dikildim. Bu esnada yanımda bulunan birkaç Yahudi’nin fısıltı ile pek hararetli olarak konuştuklarını gördüm. Alakadar olmağa vakit kalmadan karşıdan birkaç otomobil göründü.&#8221;Atatürk geliyor&#8221; sözü yeniden ağızdan ağıza dolaştı. Halkın &#8220;yaşa, varol!&#8221; nidaları arasında Atatürk otomobilinden indi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong><!--more--></strong><br />
</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> Alkışlar devam ediyor, o da halkın arasında ilerliyordu. Garip bir tesadüf ve talih eseri olarak Atatürk bizim önümüze gelince hafif bir duraklama yaptı.Halka bakıyor ve kalabalığı selamlıyordu. Tam bu esnada yanımda bulunan ve biraz evvel fısıltı halinde, fakat hareketli konuşan Yahudilerden biri, ileriye doğru yürüdü ve Ata&#8217;nın önüne atıldı. Muhafızlar mani olmak istedi. Atatürk:</p>
<p>-Bırakın gelsin! dedi.</p>
<p>Bu Musevi vatandaş, Atatürk&#8217;ün önünde ellerini açtı, omuzlarını yukarıya kaldırarak:</p>
<p>-Paşam bizi kovuyorlar.biz ne yapacağız? dedi.</p>
<p>Atatürk bu şekilde önüne atılan bu adamın ne demek istediğini ve kim olduğunu derhal anlamıştı.buna rağmen sordu:</p>
<p>-Sen kimsin?</p>
<p>-Ben paşam, Çanakkale Musevileri&#8217;nden Avram Palto.</p>
<p>-Sizi kim kovuyor? Hükümet mi? Kanun mu? Polis mi? Jandarma mı? Bana söyle? dedi.</p>
<p>Bu Musevi vatandaş durakladı, şaşaladı.biraz sonra kendini toparlayarak cevap verdi:</p>
<p>-Hayır paşam, halk kovuyor.</p>
<p>Atatürk, bu adamın yüzüne dikkatle baktı, gülümsedi ve:</p>
<p>-Halk isterse beni de kovar, dedi ve yürüdü. </span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vakit Gazetesi Köşe Yazarı Cemal NAR]]></title>
<link>http://muslumangenclergeliyor.wordpress.com/2009/11/13/vakit-gazetesi-kose-yazari-cemal-nar/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 08:21:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>muslumangenclergeliyor</dc:creator>
<guid>http://muslumangenclergeliyor.wordpress.com/2009/11/13/vakit-gazetesi-kose-yazari-cemal-nar/</guid>
<description><![CDATA[Katil İsrail İsrail yapmış olduğu küstah ve çirkin işlerle dünyada gittikçe sevimsizleşiyor. Gereği ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Katil İsrail İsrail yapmış olduğu küstah ve çirkin işlerle dünyada gittikçe sevimsizleşiyor. Gereği ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vakit Gazetesi Yazarı Sibel Eraslan]]></title>
<link>http://muslumangenclergeliyor.wordpress.com/2009/11/13/16/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 08:06:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>muslumangenclergeliyor</dc:creator>
<guid>http://muslumangenclergeliyor.wordpress.com/2009/11/13/16/</guid>
<description><![CDATA[FİLİSİTNLİ ANDELİP&#8217;İ HATIRLADIM&#8230; &#8220;Ben sözümü cesedimle söylemeyi tercih ettim]]></description>
<content:encoded><![CDATA[FİLİSİTNLİ ANDELİP&#8217;İ HATIRLADIM&#8230; &#8220;Ben sözümü cesedimle söylemeyi tercih ettim]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yakın Tarihin İzinde Anılar ve Duygular Sudan – Zenci Musa - Belgesel İzle]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/11/yakin-tarihin-izinde-anilar-ve-duygular-sudan-%e2%80%93-zenci-musa-belgesel-izle/</link>
<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 23:15:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/11/yakin-tarihin-izinde-anilar-ve-duygular-sudan-%e2%80%93-zenci-musa-belgesel-izle/</guid>
<description><![CDATA[&lt;embed src=&quot;http://blip.tv/play/AYGsvmAA&quot; type=&quot;application/x-shockwave-flash]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h3><!--blip.tv pattern not matched in posts_id=2825980&#38;dest=-1--></h3>
<pre class="brush: xml;">&#60;embed src=&#34;http://blip.tv/play/AYGsvmAA&#34; type=&#34;application/x-shockwave-flash&#34; width=&#34;512&#34; height=&#34;414&#34; allowscriptaccess=&#34;always&#34; allowfullscreen=&#34;true&#34;&#62;&#60;/embed&#62;</pre>
<p><a href="http://a35.video2.blip.tv/4110002544136/Hobarix-sudan862.flv"><strong>.flv</strong> olarak indir.</a></p>
<h3>Rapishare.com dan indir</h3>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/123284964/Y.T._.A.N.D.sudan.part1.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/123284964/Y.T._.A.N.D.sudan.part1.rar</a><br />
<a href="http://rapidshare.com/files/123297330/Y.T._.A.N.D.sudan.part2.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/123297330/Y.T._.A.N.D.sudan.part2.rar</a></p>
<p><!--more--></p>
<h3><strong>“Son dönem tarihimizde pek çok efsanevi şahsiyet vardır; islami zihniyetle dizayn edilen Osmanlı Devleti’ni ayakta tutabilmek için katlanmadıkları fedakarlık, göze almadıkları tehlike yoktur. Hepsinin amacı “Biz ölebiliriz, fakat bu ümmet yaşasın” idi. Hayatlarının baharlarından itibaren belki bir gün kendileri için yaşamadılar; pek çoğu canını, kimisi gençliğini gelecek nesillere verdiler.” </strong>Bu cümleler Mehmed Niyazi’nin <strong>Zenci Musa</strong>’yı anlattığı bir yazısının ilk cümleleri.. <strong>Zenci Musa</strong> ve arkadaşları, fedakarlık dolu hayatları ve feragat timsali kişilikleriyle adeta bu toplumun vicdanı oldular.</h3>
<p>Mehmed Akif Ersoy’un “Eşref Bey’in emireri <strong></strong><strong>Zenci Musa</strong> , Omuzundan arşa yükseldi nebi İsa..” diyerek Safahat’ına dahil ettiği <strong>Zenci Musa</strong> sadece Safahat’ta değil hepimizin gönlünde başköşede ağırlanmaya layık bir kahramandır. Aslen Sudanlı olan <strong>Zenci Musa</strong> Girit’te dünya’ya geliyor. Kahire’de yaşayan ve tam bir Osmanlı hayranı olan dedesi <strong>Zenci Musa</strong>’yı, İslamı iyi öğrenmesi ve Osmanlı’yı yakından tanıması için yanına alıyor ve büyük ihtimam gösteriyor. Türk mahallesinde büyüyen <strong>Zenci Musa</strong> Türkçeyi cok iyi öğreniyor. Trablusgarp’ta Türk subaylar ve Şeyh Sunusi’nin önderliğinde İtalyanlara karşı verilen mücadele bütün İslam dünyasında yankı bulmuştu. <strong>Zenci Musa</strong> bu savaşa katılmak için Kahire’den Libya’ya gitti ve buradan sonra artık <strong>Osmanlı Devleti</strong> için nerede tehlike baş gösterdiyse bütün heybetiyle orada biten kahraman bir asker oldu. İşte o <strong>Zenci Musa</strong> gündüz Galata gümrüğünde hamallık yapıp gece Milli Mücadele için Anadolu’ya silah kaçırdığı İstanbul’da Özbekler Tekkesinde veremden vefat ediyor. 300 bin altını <strong>Yemen</strong>’de Tevfik Paşa’ya teslim etmeyi başaran <strong>Zenci Musa</strong> öldüğünde, bavulundan bir <strong>Osmanlı haritası</strong>, <strong>Eşref Bey</strong>’in resmi ve kefen çıkıyor.</p>
<h1>“BU İŞ DAHA BİTMEDİ&#8230;”</h1>
<p>İşgal kuvvetleri komutanı General Harrington, İstanbul’da Galata gümrüğünü gezdiği sırada, kendisine “İşte 300 bin altını Yemen’e kaçıran <strong>Zenci Musa</strong> bu” denildiğinde hemen onun yanına gider ve şöyle der: “Eğer bizimle çalışırsan seni altına boğarım.” <strong>Zenci Musa</strong>’nın bu sözlere karşı verdiği cevap, bir kişinin değil; haysiyetin, asliyetin, şahsiyetin ve bin yıldır İslam Medeniyetine bayraktarlık yapmış bir milletin cevabı idi: “Her teklif herkese yapılmaz. Bu sözleriniz beni ancak rencide eder. Benim bir devletim var: Devlet-i Osmani, bir bayrağım var: ay-yıldızlı bayrak, bir kumandanım var: <strong>Eşref Bey</strong>. Bu iş daha bitmedi, sizinle mücadelemiz devam edecek&#8230;” Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki “anlamak” fiili mana yükünü, ancak 2,5 milyon şehitle, 2,5 milyon hayatın sönüşüyle bitirilmiş Birinci Dünya Savaşının sona erdiği günlerde, işgal edilmiş bir İstanbul’da, “Bu iş daha bitmedi” diye düşünebilen ve bunu işgalcilerin en yüksek rütbelisinin yüzüne haykıran bir adamı anlayabilirsek devam ettirecektir. <strong>Zenci Musa</strong>, Trablusgarp’tan Balkan Savaşına, <strong>Çanakkale</strong>’den <strong>Kudüs</strong>’e, <strong>Yemen</strong>’den <strong>İstiklal Harbi</strong>ne kadar yangın neredeyse oraya koşmuş bu millet için canla başla mücadele etmiş bir yiğitler sultanıdır.</p>
<p><strong>Zenci Musa</strong>’yı bize tanıtan, onu yazmayı, onun yaptıklarını, bizlere aktarmayı en mukaddes bir görev bilen Mehmed Niyazi Bey’dir. O, büyük işlerin ancak, büyük potansiyel sahibi insanların birlikte çalışmasıyla başarılabileceğini çok iyi bildiği için, bize sunulan kronolojik kalıplara itibar etmemiş, tarihimizin arka planına ve yapıcılarına ışık tutarak ufkumuzu genişletmeye çalışmıştır. Sergiledikleri fedakarlıklarla tarihimizin yapıcısı olmuş insanlara haklarını teslim etmek, onlara düşünce dünyamızda layık oldukları yeri vermek hepimizin görevidir.<br />
Mehmed Niyazi Bey’in büyük gayretleri olmasa, tarihimizin sayısız ve isimsiz kahramanlarından olan <strong>Zenci Musa</strong>’yı, Mamaka Mustafa’yı, Mihrali Bey’i, Üsküplü Osman’ı, Uşaklı Mehmed Baba’yı, Oğuz Amca’yı tanıyamayacaktık.</p>
<p>Türkiye’nin aydınları artık genel konular üzerinde , yüzlerce defa tekrarlanmış, yazılıp çizilmiş genel yorumlar üretmek yerine, her biri toplumumuzun ayrı bir meselesi olan özel konulardan (aslında) geneli ilgilendiren yorumlar çıkarmalı ve bu üretimlerle düşünce dünyamızı zenginleştirmelidirler. Bu çemberi kırmak Türkiye’de aydın olduğunu iddia eden herkesin sorumluluğudur. Eğer tarihi zenginliğimiz entelektüel seviyesini gönlünün zenginliğiyle birleştirerek, çalışma disiplininden ve orijinalite kaygısından bir an bile kopmayan aydınlar eliyle toplumumuza sunulabilirse mutlaka karşılığını bulacaktır. Refik Özdek’in “Ocağımız Sönmesin” isimli romanı, Osmanlı-Rus savaşı neticesinde Kırım’dan göç etmek zorunda kalan ve gidebileceği tek adres “Ak Topraklar” olan insanların çileli yolculuğunu anlatır. Ruslar hakim olunca terkedilen ocakların korları muhafaza edilmiş, yeni ocaklar bu korların ateşiyle kurulmuştur. Bize düşen, bu korun ateşini ruhumuzda, gönlümüzde taşımak ve muhafaza etmektir. Ocağımızın sönmemesi gönül ateşinin devamlılığına bağlıdır. Kendimize, şahsiyetimize ait bilgiyi ve bakış açısını nesilden nesile aktarmak için özgüven, çaba ve kararlılık gerekiyor. Bugün artık, ‘Güç bende olduğu için haklı da benim; bu sebeple kimse benim meşruiyetimi sorgulayamaz, meşru olan tek şey benim çıkarlarımdır” diyen batı uygarlığının dünyayı hiç de iyi bir yere götürmediği anlaşılmıştır. Bu durumda toplumumuza mal olmuş ortak bilincin ve değerlerin billurlaştırılmasını dert edinen bir aydın tipi’nin oluşup çoğalması ve “Bu iş daha bitmedi” diye haykırması elzemdir.</p>
<p><strong>İslam dünyasında, halihazırda Irak’ta, Felluce’de yaşananlar adalet fikrine, sevgiye, saygıya, hasılı insana ait bütün güzel hasletlere çıkarları için kılıç çeken “hasta dünya görüşünün bütün tesirlerinden arınmak için canla başla çalışmayı gerektirmektedir..</strong></p>
<p>Ey <strong>Zenci Musa</strong>, gittiğin yerlerde seninle yanyana yürümek vardı, düşmanla vuruştuğunda seninle omuz omuza olmak, konuşmak senin gibi kahramanları konuşurken anlamlı, dinlemek senin gibi “ruh adam”ların yaptıklarını dinlerken…</p>
<p>ZENCİ MUSA<br />
Cem Sökmen Biyografi Net sayı 13</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yakın Tarihin İzinde Anılar ve Duygular Kudüs - Belgesel İzle]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/11/yakin-tarihin-izinde-anilar-ve-duygular-kudus-belgesel-izle/</link>
<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 22:05:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/11/yakin-tarihin-izinde-anilar-ve-duygular-kudus-belgesel-izle/</guid>
<description><![CDATA[http://blip.tv/file/2809571 .avi olarak indir .flv olarak indir rapidshare.com dan indir http://rapi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!--blip.tv pattern not matched in posts_id=2829431&#38;dest=-1--><br />
<a href="http://blip.tv/file/2809571" target="_blank">http://blip.tv/file/2809571</a></p>
<p><a href="http://a38.video2.blip.tv/4970002523510/Hobarix-YTANDKuds929.avi"><strong>.avi</strong> olarak indir</a><br />
<a href="http://a1.video2.blip.tv/4270002543629/Hobarix-YTANDKuds679.flv"><strong>.flv</strong> olarak indir</a></p>
<p><strong>rapidshare.com</strong> dan indir<br />
http://rapidshare.com/files/123053466/Y.T._.A.N.D.Kud_s.part1.rar<br />
http://rapidshare.com/files/123067106/Y.T._.A.N.D.Kud_s.part2.rar<br />
http://rapidshare.com/files/123080049/Y.T._.A.N.D.Kud_s.part3.rar</p>
<p><strong>SİTENE EKLE</strong></p>
<pre class="brush: xml; auto-links: false; wrap-lines: false;">&#60;embed src=&#34;http://blip.tv/play/AYGs2VsA&#34; type=&#34;application/x-shockwave-flash&#34; width=&#34;512&#34; height=&#34;414&#34; allowscriptaccess=&#34;always&#34; allowfullscreen=&#34;true&#34;&#62;&#60;/embed&#62;</pre>
<div class="zemanta-pixie"><img class="zemanta-pixie-img" src="http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=c2648d28-3f35-82e3-8d18-34a3afea4e8b" alt="" /></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[“Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur” ]]></title>
<link>http://minikkelebek.wordpress.com/2009/11/08/%e2%80%9czalimlerden-baskasina-dusmanlik-yoktur%e2%80%9d/</link>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 11:33:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>Minikkelebek</dc:creator>
<guid>http://minikkelebek.wordpress.com/2009/11/08/%e2%80%9czalimlerden-baskasina-dusmanlik-yoktur%e2%80%9d/</guid>
<description><![CDATA[“Allah size, sizinle din savaşı yapmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselerle iyilik ve feda]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-7082" title="Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur" src="http://minikkelebek.wordpress.com/files/2009/11/zalimlerden-baskasina-dusmanlik-yoktur.jpg" alt="Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur" width="445" height="310" /></p>
<p>“<em>Allah size, sizinle din savaşı yapmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselerle iyilik ve fedakârlığa dayalı bir ilişki geliştirmenizi yasaklamaz: çünkü Allah fedakâr olanları pek sever. Allah size, yalnızca sizinle din savaşı yapan ve sizi yurtlarınızdan çıkaran veya sizin çıkarılmanıza destek verenlerle dostluk kurmanızı yasaklar: artık kim onlarla dostluk kurarsa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir</em>.” (60 Mumtehane 8-9)</p>
<p>İsrail zulüm üzerine kuruldu, zulümle bugünlere geldi, zulümle varlığını sürdüreceğini düşünüyor. “<em>Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur</em>” (2 Bakara 193) anlamındaki ayeti de bunun için başlığa çıkardım.</p>
<p>22 gün süren ve yüzlerce masumun hayatını kaybettiği Gazze katliamı ne ilkti, ne de son olacaktır. İsrail’in hiçbir sınır tanımayan acımasız saldırısına karşı Gazze’de destanî bir direniş örneği sergilendi. Gazze, isminden mülhem olarak bir “gaza” ve “gaziler” yurdu olduğunu bir kez daha isbat etti.</p>
<p>Güç ve şiddet hayatın doğasında vardır. Hayvanlar dünyasında güç ve şiddeti içgüdüler yönlendirir. Yırtıcı hayvanlar kendilerine doğuştan verilen bu yetenek ve güdülerle avlanırlar. Ne var ki, hayvanların birbirlerine uyguladığı güç ve şiddetten dolayı herhangi bir canlı türü yok olmamıştır. Yemediği ve asla yiyemeyeceği kadar öldüren tek canlı sadece insandır. Yine türünün tamamını bilmem kaç kat yok edecek silahlar icat edebilen tek canlı türü de odur.</p>
<p>Kendinden olmayan herkese karşı güç ve şiddeti kutsamak Allah’ın gazabını hak etmektir. <strong><em>Yahudileşmiş İsrailoğulları</em></strong> bunu yaptılar. Buna mukabil güç ve şiddeti kategorik olarak dışlamak ikiyüzlülüktür. Kendi ırkından/dininden olmayan herkese (goyim) sınırsız ve kontrolsüzce güç ve şiddet kullanmayı mubah gören Yahudiliğe bir tepki olarak doğan Pavlusçu Hıristiyanlık da bunu yaptı. “Sağ yanağına vurana sol yanağını çevir” mecazı bunun tipik bir örneğidir. Fakat <strong><em>Pavlusçu Hıristiyanlık</em></strong> Hz. İsa’nın mesajına karşı hiç de samimi değildir. Haçlı seferlerinin, Engisizyon mahkemelerinin, kimi 30 kimi de 100 yıl süren ve katliamlara sahne olan mezhep savaşlarının, 60 milyon insanın canına mal olan iki dünya savaşının, insanlık lügatine “soykırım” sözcüğünü armağan eden Nazi belasının ve kitle imha silahlarının Hıristiyan dünyada ortaya çıkması bunun şahididir.</p>
<p>İslam’ın son ve ekmel vahyi Kur’an güç ve şiddeti ne kutsar ne de yok sayar. Meskenet ve zillet, İslam’dan çok Hint mistisizmine yakışır. Kur’an izzetin Allah’a, Rasulü’ne ve müminlere ait olduğunu söyler. <strong>Kur’an gücü değil, güç ahlaksızlığını dışlar</strong>. Kıssaları arasında, güç ve erk sahibi “rol-modeller” de yer alır. Hz. Yusuf, Talut, Hz. Davud, Hz. Süleyman, Zülkarneyn ve onlara ilişkin kıssalar bunlar arasındadır. Bu isimler arasında hem kral hem peygamber olanlar vardır. Kur’an bu kıssalarla “güç ahlakını” inşa eder.</p>
<p>Gücün güç ahlakından mahrum olanların eline geçmesinin ne demeye geldiğini dünya Gazze’de bir kez daha gördü. İsrail geçmişte Deyr Yasin, Cenin, Sabra ve Şatilla, Burc el-Baracine, Beyt Hanun, Lübnan ve daha birçok yerde yaptığını yine yaptı. Hiçbir ayrım gözetmeden masum insanların üzerine ölüm yağdırdı. Kadın-erkek, çoluk-çocuk, genç-ihtiyar 1366 kişiyi katletti. 6000’e yakın kişiyi yaraladı. Bunların 1500’ü ömür boyu sakat kalacak. Sadece insanları katletmedi, büyük ve küçükbaş hayvan çiftliklerini, ahırları, kümesleri, zeytinlikleri, portakal bahçelerini yok etti. Bir buçuk milyon insanın yaşadığı Gazze’nin tüm sivil altyapısını yaktı yıktı, bütün bir Gazze Şeridi’ni ölü şerit haline getirdi. İsrailoğulları’nın bunu ilk defa yapmadığını bize Tevrat haber veriyordu: “Kadın-erkek, genç-yaşlı, küçük ve büyük baş hayvanlardan eşeklere dek şehirde ne kadar canlı varsa hepsini kılıçtan geçirip yok ettiler.” (Yeşu 6:21). Öyle anlaşılıyor ki, aradan geçen binlerce yıl hiçbir şeyi değiştirmemiş.</p>
<p>Gazze zaten 20 aydan beri acımasız bir ambargo altında inliyordu. En acil gıda ihtiyacının dahi karşılanmasına izin verilmiyordu. Aylık ikmal, iaşe ve ibatesi için 100.000 kamyonun girmesi gereken Gazze’ye giren nakliye araçlarının sayısı ambargo sırasında 1600’e kadar düşmüştü. İsrail saldırısı başlamadan önce Gazze ambargo ile sessiz bir katliama zaten tabi tutulmuştu. Ambargonun sebep olduğu gıda ve ilaç yokluğu sebebiyle günlük insan kayıplarının sayısı 50’li rakamlara ulaşmıştı. Hamas bu sessiz ölüm sarmalından usta bir manevrayla çıkmak için bir huruç denemesi yapmamış olsaydı, kim bilir dünyanın gözü önünde daha ne kadar insan sessizce ölmeye devam edecekti. Ve tabi ki ambargo yüzünden ölenleri İsrail öldürmemiş sayılacaktı. Dahası, herkes bu sessiz ölümleri oturduğu yerden seyredecekti. Fakat öyle olmadı.</p>
<p>Dişine kadar silahlanmış, ABD ve AB’nin doğrudan desteğini, Abbas’ın, Mısır ve Ürdün’ün dolaylı desteğini arkasına almış İsrail’in hesabı Gazze’deki mukavemeti bitirmekti. Fakat tüm hesaplar altüst oldu. Gazze dünyaya bir kez daha “yiğit ölür fakat yiğitlik ölmez” mesajı verdi. Bir kez daha cihadın mektep olduğunu gösterdi. Bir kez daha ve beşşiri’s-sâbirîn: “direnenleri müjdele” ilahi müjdesinin mâ-sadak’ı oldu. Bir kez daha mazlumiyet ve mağduriyetin nimet olduğunu gösterdi.</p>
<p>el-Hayy isminin tecellisi Gazze üzerinde öylesine yoğunlaştı ki, Gazze ümmetin ölü canlarına bir nefha-i sur oldu ve diriltti. Nice canlı cenazelerin üzerindeki ölü toprağını sıyırdı. Paramparça olmuş İslam ümmetine dirliğinin birliğine bağlı olduğu mesajını verdi. Dindarı ve dindar olmayanıyla, namazlısı ve namazsızıyla, genci ve yaşlısıyla, doğulu ve batılısıyla, zengini ve fakiriyle, âlimi ve cahiliyle, beyazı ve siyahıyla tüm mü’minler ayaklandı. Gazze’ye yardım yarışı başladı.</p>
<p>Bizler Gazze’ye yardım ettiğimizi düşündük. Aç karınlarını doyurmak için gıda, yaralarını sarmak için ilaç yığdık kapılarına. Fakat aslında bizlere yardım eden Gazze idi. Biz onların aç karınlarını doyurmak için seferber olmuşken, onlar bizim aç ruhlarımızı doyurmak için şehadet sırasına girdiler. Biz onların fiziki yaralarını sarmak için seferber olurken, onlar bizim manevi yaralarımızı sarmak için seferber oldular. Biz onların dünyasına yardım ederken, onlar bizim ahiretimize yardım ettiler. Biz malımızdan infak ettik, onlar canlarından infak ettiler. Biz paramızdan tasadduk ettik, onlar bedenlerinden bir parçayı, ellerini, ayaklarını, kollarını, bacaklarını, gözlerini, bellerinden aşağısını tasadduk ettiler. Bize vermeyi ve paylaşmayı öğrettiler, bir işte birlik olmanın haklı izzetini yaşattılar.</p>
<p>Şimdi söyler misiniz: Gazze mi bize yardım etti, biz mi Gazze’ye yardım ettik? Gazze’nin bize yardımı mı daha büyük, bizim Gazze’ye olan yardımımız mı?</p>
<p>Güçler dengesi yok. İki taraf arasındaki rakamlar öylesine uçuk ki, herhangi bir kıyas ve orantıyı mantık daha baştan reddediyor. Matematiğin kurallarını altüst eden bir orantısızlık hâkim. Havadan uçaklar, karadan tanklar ve denizden savaş gemileri avuç içi kadar toprak parçasına binlerce ton silah yağdırıyorlar. Dört tarafı düşmanla çevrili. Üç tarafında İsrail, dördüncü tarafında İsrail’le çirkin bir işbirliği içindeki Mısır rejimi var. Yarım yüzyıldır işgal altında tutulan bölge, 18 aydır da ambargo altında ölüme terk edilmiş. Buna karşı tek silah “ev ve el yapımı” borudan füzeler. Hepsi bu. Ve bu insanlar kendilerini savunacaklar. Hayret, bu insanlar dünyanın 4. ordusu denilen bu küresel eşkıyaya karşı sadece kendini değil hepimizi aslanlar gibi savunuyorlar. Saldırgan güç başta planladığı hiçbir hedefe ulaşamıyor. Gazze’yi işgal edemiyor, füzelere mani olamıyor, esir askerini bulamıyor, mahalle aralarına dahi giremiyor. Ve sonunda tek taraflı ateşkes ilan edip çekiliyor. Dünya Gazze için ayağa kalkıyor. Venezüella’nın Çavez’inden Bolivya’nın Morales’ine varana dek, vicdan ehli yardım kuyruğuna giriyor. İsrail bazı insaflı Yahudiler tarafından dahi “<em>çalıntı topraklar üzerinde yaşayan korsan devlet</em>” ilan ediliyor.</p>
<p>Ve bizler Bedir’de vaat edilen ilahi yardımın ne demeye geldiğini, Gazze özelinde bir kez daha anlıyoruz: “<em>Hani Rabbinizden yardım dileniyordunuz; bunun üzerine size şöyle icabet etmişti: “Size birbirini izleyen bin melekle yardım edeceğim!</em>” (8 Enfal 9)</p>
<p>Bu yardım nasıl anlaşılmalıydı? Bir tek melek bile yeter de artardı, neden bin melek? Sahi, melekler atlarına atlayıp müşriklerle göğüs göğüse çarpışmışlar mıydı? Elbette hayır. Bu Allah’ın sünnetine aykırı. Bunu söyleyen de Kur’an: “<em>kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, zaten Biz asla daha önce de indirmiş değildik</em>.” (36 Yasin 28). Bu yardımın mahiyetini bir sonraki ayetten anlıyoruz: “<em>Çünkü Allah yalnızca bir müjde olsun için, bu vesileyle içiniz ferahlayıp moraliniz yükselsin diye (böyle) yaptı</em>.” (8 Enfal 10) Ve şu ayetten: “<em>Hani o zaman, <strong>O’nun inayetinden bir güvence</strong></em> <em>olarak sizi</em> <strong><em>bir iç sükûnetinin çepeçevre kuşatmasını</em></strong> <em>sağlamış ve üzerinize gökten tarifsiz bir yağmur indirmişti ki, onunla sizi temizlesin, (iç dünyanızı kirleten) Şeytan’ın kirinden sizi arındırsın, yüreklerinizi güçlendirip ayaklarınızı onunla sabit kılsın. Hani o zaman Rabbin meleklere “Elbet Ben de sizinle beraberim!” mesajını (iletmelerini) bildirdi: Haydi imanda sebat edenlere <strong>direnç ve moral verin</strong></em>; <em>Ben inkârda direnenlerin</em> <em><strong>yüreklerine korku salacağım</strong>! Haydi, vurun boyunlarının üstüne!.. Kopartın onların (silah tutan) tüm parmaklarını!..</em>” (8 Enfal 11-12)</p>
<p>Akleden kalbe Allah tarafından indirilen “<em>iç güven</em>” (emeneten) ve “<em>insanı dik ve sabit tutacak çelikten bir irade</em>” (tesbiten), ilahi yardımı ifade eden meleklerin ta kendileriydi. Bunu bilmek için insanın güç ve direncini kaslarından değil yüreğinden aldığını bilmek kâfidir. Gazze’deki direniş sırasında hep birlikte buna şahit olduk. Buna, bizzat saldırının en yoğun günlerinde bölgeye yaptığımız ziyaret sırasında da şahit olduk. Filistin Hastanesinde yatan anne hastaneye henüz getirilmişti. Belden aşağısı tutmuyordu. “<em>Beş şehit annesiyim</em>” dedi. Bunu hüzünle değil gururla söylüyordu. Ve ekledi: “<em>Ben kendimi yaşlı bir kadın olarak tankın önüne attım ve tekbir getirmeye başladım. İşgalci asker tankın içinde korkudan titriyordu.</em>” Anlaşılıyordu ki, şu yarım ve yaşlı haliyle “<em>zafer bizimdir</em>” derken boş konuşmuyordu. Aynı hastanede yaşlı ve henüz savaş mahallinden getirilmiş bir erkek hastanın başı ucunda durdum ve sordum: “<em>Olay nasıl oldu!</em>” Ben şu duruma nasıl geldiğini kastettim. Fakat verdiği cevap bu halkın neden bu kadar büyük bir bereket ürettiğini göstermeye yetiyordu: “<em>Olay Osmanlı yıkıldığı gün oldu!</em>” Hepimiz oracıkta bu cevap karşısında donakalmıştık. Tampon bölgedeyiz. <em><strong>Yardımeli Derneği</strong></em>’mizin başkanı Sadık Danışman Bey, görevlileri Cengiz Er, Vahit Şimşek ve diğerleri… Bir yandan Gazze’den yaralı getiren ambulansları boşalır boşalmaz çevirip götürdüğümüz acil yanık ilaçlarını ambulanslara yüklüyoruz, bir yandan da Gazze’den gelen şoförler ve ambulans hekimleriyle konuşuyorum. Tabi ki o sırada gözümüzün önünde İsrail uçakları Gazze’ye bomba yağdırıyorlar. Bu ambulanslar o bombaların altından bilmem kaç ölüm atlatıp yaralı taşıyorlar. “<em>İçerde durum nasıl?</em>” soruma aldığım ilk şok edici cevap: “<em>Allah içerde de var</em>” oluyor. “<em>Elhamdülillah</em>” diyorum. “<em>Bu şuura İsrail dayanmaz</em>” diye geçiyor içimden. Üzüm gibi simsiyah sakallı genç bir Gazzeli hekime bir miktar para bırakmak için ısrar ediyoruz. O reddediyor, biz ısrar ediyoruz. En sonunda “<em>Allah aşkına ahlakımı bozmayın!</em>” diye ezilerek rica ediyor ve vazgeçiyoruz.</p>
<p>Bu; işte bu!..</p>
<p>Şu halde bütün bu olan bitenleri nasıl açıklayacağız?</p>
<p>Belki de Kur’an bize bu konuda yardımcı olur. Şu âyeti okuyalım: “<em>Ve İsrailoğulları’na vahiyle (şunu) bildirdik: “Mutlaka</em> <strong><em>yeryüzünde iki kez bozgunculuk çıkaracak</em></strong> <em>ve küstahça böbürlenip büyüklük taslayacaksınız!</em>”</p>
<p>Kur’an’ın önceki vahiylerden naklen haber verdiği bu “<em>iki kez bozgunculuk</em>” ne? Müfessirlerimiz bunları olup bitmiş bir vaka olarak takdim ederler. Bunlar Asur ve Babil katliamları. Veya bunlar Asur-Babil ve Titus/Roma katliamı veya öncekiler ve Medine’den sürülüş olarak değerlendirilebilir. Fakat İsra Sûresi’nin 7. âyetini hem geçmişe hem geleceğe yönelik okumak mümkün: “<em>Derken, sonuncu uyarının da vakti gelip çattığında (yeni düşmanlar gönderdik/göndereceğiz) ki sizler için yüzkarası olan öncekilerin girişi gibi, Mabed’e destursuz girip ele geçirecekleri her şeyi paramparça etsinler!</em>”</p>
<p>Ayetteki izâ zaman zarfının işlevlerinden biri de, geçmiş zamanı geleceğe çevirmektir. Bu yüzden <em>ve izâ câe va’du’l-âhirah</em> ibaresini gelecekte gerçekleşecek ikinci vaadin vaktine hamletmek gayet mümkündür.</p>
<p>Kur’an’ın İsrailoğulları için haber verdiği “<em>ikinci vaad</em>”in vakti yaklaşıyor mu dersiniz?</p>
<p><strong>Mustafa İslamoğlu </strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünden Bugüne Gazze]]></title>
<link>http://imamhatipgenclik.wordpress.com/2009/11/07/dunden-bugune-gazze/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 06:25:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>islam95</dc:creator>
<guid>http://imamhatipgenclik.wordpress.com/2009/11/07/dunden-bugune-gazze/</guid>
<description><![CDATA[GAZZE NERESİDİR? Gazze, Filistin&#8217;in batı bölgesine düşmektedir. Akdeniz kıyısı boyunca dikdört]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>GAZZE NERESİDİR?<br />
</strong>Gazze, Filistin&#8217;in batı bölgesine<br />
düşmektedir. Akdeniz kıyısı boyunca dikdörtgen şeklinde uzanan bir bölgedir.<br />
Güneyden Mısır topraklarıyla sınırdır ve Mısır&#8217;a açılan kapının bulunduğu<br />
bölgeye de Rafah bölgesi adı verilmektedir. Türkiye&#8217;de bu isim çoğunlukla Refah<br />
diye yazılıyor. Ancak söz konusu bölgenin adı Arapça&#8217;dan geçme ve &#8220;huzur,<br />
rahatlık&#8221; anlamına gelen refah kelimesinin aynısı değildir. Bu yüzden Rafah<br />
olarak yazmayı tercih ediyoruz. Rafah aynı zamanda bölgedeki bir şehrin adıdır.</p>
<p>Gazze bölgesi doğudan ve kuzeyden BM kararlarında &#8220;İsrail&#8221; olarak gösterilen<br />
bölgeyle çevrilidir. Filistin meselesine ilkesel yaklaşımımız gereği bizim bu<br />
bölgeyi &#8220;İsrail&#8221; olarak değil, &#8220;1948&#8242;de işgal edilmiş bölge&#8221; olarak<br />
nitelendirdiğimizi hatırlatalım.<br />
Türkiye&#8217;de Filistin meselesiyle ilgili<br />
tavırlar ve yaklaşımlar, çoğu zaman bilgi temelinden yoksun kalmaktadır. Bu<br />
yüzden red ve kabullerde bazen sadece bilgi dayanağından yoksun bir muhakeme<br />
yapılmakta, bazen de tamamen sloganik tavırlar ortaya konmaktadır.<br />
Aklî<br />
muhakeme sonucu ortaya konan fikirler genellikle &#8220;bana göre, bence?&#8221; diye<br />
başlıyor; &#8220;? olmalıdır; olmamalıdır&#8221; şeklindeki hüküm ifade eden kelimelerle<br />
bitiyor. Oysa kişisel yaklaşımlar hüküm ortaya koymaz. Kişisel yaklaşım sadece<br />
bir tercihtir. Bu tür tercihler de hükme dayanak teşkil etmez.<br />
Biz gerek akıl<br />
yürütme, gerekse tavır koyma konusunda bilgiye dayanılmasının önem arzettiğini<br />
düşünüyoruz. &#8220;Olmalıdır; olmamalıdır&#8221; demeden önce, &#8220;niçin veya neye göre öyle<br />
oluyor, ya da olmuyor?&#8221; sorusunun cevabını aramak gerekir</p>
<p><strong>COĞRAFİ YÖNDEN<br />
GAZZE</strong><br />
Gazze bölgesi yaklaşık 363 km2&#8242;lik bir alandan oluşmaktadır.<br />
Mısır, Akdeniz ve 1948&#8242;de işgal edilmiş bölgenin buluşma noktasında olması<br />
sebebiyle stratejik bir konuma sahiptir. Akdeniz kıyısı boyunca uzandığından,<br />
bölgeye Akdeniz iklimi hâkimdir. Bu yüzden tarımsal yönden verimli araziye<br />
sahiptir. Ancak ileride de dile getireceğimiz üzere, çok sayıda mülteciyi<br />
barındırması ve üzerine inşa edilen Yahudi yerleşim merkezleri sebebiyle tarım<br />
arazileri yeterince verimli bir şekilde değerlendirilememiştir. Gazze kelimesi;<br />
hem belli bir bölgenin, hem de bu bölgenin merkezi konumundaki şehrin ismidir.<br />
Bu sebeple ismin hangi amaçla zikredildiğinin ayırt edilebilmesi için çoğu zaman<br />
&#8220;Gazze bölgesi&#8221; ve &#8220;Gazze şehri&#8221; şeklinde isim tamlaması halinde kullanılır. </p>
<p><strong>NÜFUS YAPISI</strong><br />
Gazze, küçük bir bölge olmasına rağmen bir<br />
milyon nüfusu içinde barındırmaktadır. Yani km2 başına 2755 kişi düşmektedir ki<br />
bu, Türkiye&#8217;deki genel nüfus yoğunluğunun 30 katına tekabül etmektedir. Tabiî bu<br />
kalabalık tamamen bölgenin kendi ahalisinden oluşmuyor. Bölgede barındırılan<br />
nüfusun yüzde yetmişini 1948&#8242;de işgal edilmiş bölgeden bu bölgeye göç etmiş<br />
mülteciler oluşturmaktadır. Siyonist terör örgütlerinin, 1947&#8242;de devlet kurma<br />
merhalesini başlatmalarının ardından çıkarılan savaşta ve ardından gelen<br />
işgalde, çok sayıda Filistinli evini yurdunu terk ederek başka yerlere göç<br />
etmeye zorlandı. 1948&#8242;de işgal edilen bölgelerde yaşayan Filistinlilerin önemli<br />
bir kısmı da o zaman henüz işgal altında olmayan Gazze bölgesine sığındı</p>
<p><strong>Yakın tarih ve işgaller</strong>Gazze&#8217;nin tarihi konusunda<br />
çok fazla gerilere gitmeye gerek görmüyoruz. Çünkü bu bölgenin tarihi de<br />
Filistin&#8217;in genel tarihinden bir parçadır. Burada sadece yakın tarihte<br />
gerçekleşmiş ve bu bölgeye özel sayılabilecek bazı gelişmelere özet bilgilerle<br />
işaret edeceğiz.<br />
Siyonistlerin 1947&#8242;de devlet kurma sürecine girmeleri<br />
döneminde, Gazze onların kontrolleri dışında kalan bölgeler arasındaydı. 1948&#8242;de<br />
Filistin&#8217;in paylaştırılmasına dair 181 sayılı BM Genel Kurulu kararında; Gazze,<br />
Filistinlilere verilen bölgeler arasında sayıldı. Ancak, Filistinlilerin<br />
kendilerine özel herhangi bir bağımsız yönetim kurmalarına imkân<br />
verilmediğinden, &#8220;Filistin&#8221; olarak gösterilen bölge Ürdün ile Mısır&#8217;ın<br />
hâkimiyetine verildi. Gazze de Mısır&#8217;ın kontrolüne verilen bölgeler arasında yer aldı.</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>İLK İŞGAL 1956&#8242;DA&#8230;</strong><br />
Siyonistler, İngiltere ve<br />
Fransa&#8217;yla işbirliği yaparak Mısır&#8217;a karşı açtıkları 1956 Süveyş Savaşı&#8217;nda<br />
Gazze&#8217;yi işgal ettiler. Ancak, 7 Mart 1957&#8242;de bölgedeki işgal güçlerini<br />
çektiler.<br />
Bundan on yıl sonra, 1967 Haziran Savaşı&#8217;nda Gazze&#8217;yi tekrar işgal<br />
ettiler. Bu işgal, Mısır ve Ürdün&#8217;ün ihaneti neticesinde gerçekleşti.1967<br />
işgalinden sonra siyonistler, bölgeyi askeri yönden kontrol altına almak<br />
amacıyla Yahudi yerleşim merkezleri inşa etmeye başladılar. Bu yerleşim<br />
merkezlerinin kuruluş süreci ve stratejik ciheti hakkında inşallah daha sonra<br />
bilgi vereceğiz.<br />
1994 Kahire Anlaşması&#8217;ndan sonra Gazze ve Eriha&#8217;da bir<br />
özerk yönetim kurduruldu. Ancak, işgal devleti o zaman Gazze&#8217;deki yerleşim<br />
merkezlerini kapatmadığından, bölgedeki askerlerini de çekmedi. Sadece<br />
Filistinlilerin yoğun olduğu bölgelerdeki askerlerini Yahudi yerleşim<br />
merkezlerinin etrafına ve geçiş noktalarına çekti. Dolayısıyla bölgeyi yine<br />
askeri yönden sıkı bir denetim altında tutuyordu. 2000 yılında başlayan Aksa<br />
İntifadası sürecinde işgalci devlet, askerlerini yeniden Gazze&#8217;nin muhtelif<br />
bölgelerine yaymaya başladı.<br />
1948 işgalinde Gazze&#8217;ye sığınan<br />
Filistinlilerin, orada normal şartlarda barınabilecekleri evleri,<br />
işleyebilecekleri arazileri yoktu. Onlar oraya sadece kendilerinin ve büyütmekte<br />
oldukları yavrularının canlarını kurtarmak amacıyla sığınmışlardı. Böylesine<br />
kötü şartlarda göçe zorlanan ve huzur içinde yaşadıkları evlerini, arazilerini<br />
terk ederek Gazze&#8217;de sefalete mahkûm edilen insanların topraklarını sattıkları<br />
için bu musibeti hak ettiklerini iddia edenler, çok büyük bir iftirayı onaylama<br />
gibi ciddi hataya düştüklerini düşünmelidirler.<br />
Siyonist vahşet karşısında<br />
canlarını kurtarabilmek için Gazze&#8217;ye sığınanlar için, orada &#8220;mülteci kampları&#8221;<br />
adı verilen birtakım barınma merkezleri oluşturuldu. Ama ne yazık ki, BM ve Arap<br />
ülkeleri o insanların öz yurtlarından çıkarılması için icra edilen siyonist<br />
vahşete sessiz kalmış; belki yurtlarından çıkarılan insanların geri dönüş<br />
konusunda ısrarlı davranmamalarını sağlamak amacıyla hiç de iyi olmayan<br />
şartlarda barınma merkezleri oluşturmuşlardı.<br />
<strong>SİYONİSTLER<br />
HER ŞEYİ YAKIP YIKTI</strong><br />
İşgalci siyonist devletin gerçekleştirdiği<br />
saldırılar buralardaki hayat şartlarını çok daha kötü hale getirdi. Çünkü<br />
işgalciler gerçekleştirdikleri saldırılarda, buralara önceden kurulmuş altyapı<br />
hizmetlerini tamamen tahrip ediyorlar.<br />
Özellikle Cibaliyâ, Rafah, Han Yûnus<br />
ve Brezilya Mahallesi mülteci kampları, Aksa İntifadası sürecinde çok sayıda<br />
saldırıya maruz kaldı ve buralarda birçok barınak işgalci saldırganlar<br />
tarafından tamamen tahrip edildi. Bu yıkımlar sebebiyle zaten kötü şartlarda ve<br />
sefalet içinde yaşayan aileler tamamen evsiz barksız bir şekilde ortada<br />
bırakıldılar.</p>
<p dir="ltr"><strong>İsrail neden<br />
çekiliyor?<br />
</strong>Geçmişte siyonist işgal devleti ve onun askeri güçleri<br />
çok fazla abartıldı. Bu, siyonistlerin psikolojik savaşlarının önemli bir<br />
boyutunu oluşturuyordu.<!--more--> Aynı psikolojik savaş, ABD emperyalizminin askeri<br />
gücünün abartılması için de yürütüldü. Bu savaş İslâmî camiayı da ciddi şekilde<br />
etkiledi. Oysa işin gerçeğinde onları söz konusu psikolojik savaş çerçevesinde<br />
yürütülen medyatik faaliyetlerden değil, Yüce Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;ndan tanımak<br />
gerekir.<br />
Allahu Teâlâ şöyle buyurur onlar hakkında:</p>
<p><em>&#8220;Onların kalplerinde sizin<br />
saldığınız korku, Allah&#8217;ınkinden daha şiddetlidir. Bu onların anlamayan bir <br />
topluluk olmalarından dolayıdır. Onlar sizinle toplu halde ancak müstahkem<br />
şehirlerde veya surların arkasından çarpışabilirler. Kendi aralarındaki<br />
çekişmeleri ise pek şiddetlidir. Sen onları toplu halde sanırsın, oysa kalpleri<br />
dağınıktır. Bu onların akıl etmeyen bir topluluk olmalarından dolayıdır.&#8221; (Haşr,<br />
59/13?14)</em></p>
<p dir="ltr">Zikrettiğimiz psikolojik savaşın<br />
etkisinden dolayı birçokları işgalci siyonistlerin Gazze&#8217;den çekilmelerini bir<br />
taktik olarak değerlendiriyorlar. Oysa bu kesinlikle bir taktik değil, bir<br />
yenilgidir. Devamında bazı oyunlar oynamaları söz konusudur ki, biz bunlardan<br />
söz edeceğiz inşallah. Ama şu an Gazze&#8217;ye inşa ettikleri onca yerleşim birimini,<br />
sosyal tesisi, sanayi kuruluşunu, askeri amaçlarla inşa ettikleri üsleri,<br />
Akdeniz kıyısını, Gazze&#8217;nin Mısır sınırını ve bu bölgenin &#8220;İsrail&#8221; olarak<br />
gösterilen bölgeyle irtibatını sağlayan sınırları kontrol için inşa ettikleri<br />
stratejik birimleri tahrip ederek çekilmeleri, öyle kolay kabul edebilecekleri<br />
bir şey değildi. Ama bakın, büyük masraflar yaparak inşa ettikleri o lüks<br />
binaları, bugün kendi elleriyle yıkarak çekiliyorlar. Medine&#8217;de İslâm devletine<br />
ihanet ettikleri için oradan çıkarılan Yahudilerin durumuna ne kadar da çok<br />
benziyor.<br />
Yüce Allah buyuruyor:</p>
<blockquote>
<p dir="ltr"><em>&#8220;Siz onların çıkacaklarını<br />
sanmamıştınız, onlar da kalelerinin kendilerini Allah&#8217;tan koruyacağını<br />
sanmışlardı. Ama Allah, (Allah&#8217;ın hükmü) hiç ummadıkları yerden kendilerine<br />
geldi ve kalplerine korku saldı. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem<br />
mü&#8217;minlerin elleriyle tahrip ediyorlardı. Artık ibret alın ey basiret<br />
sahipleri!&#8221; (Haşr, 59/2)<br />
</em></p>
</blockquote>
<p dir="ltr">Şu işe bakın ki dün bombalar ve roketler<br />
yağdırarak Filistinlilerin evlerini yıkanlar, bugün kendi evlerini yıkarak<br />
çekilme gereği duyuyorlar.<br />
<strong>PEKİ NEDEN?: ÇÜNKÜ GAZZE ONLARIN<br />
KABUSU</strong><br />
Çünkü Gazze onlar için bir korku bölgesi haline geldi.<br />
Başlangıçta stratejik ve askeri amaçla o bölgeye yerleştirdikleri yerleşimciler<br />
ve onları koruma iddiasıyla gönderdikleri askerler, zaman içinde Filistinli<br />
direnişçilerin elinde rehine haline geldi. İşgalci siyonistler bir yerde<br />
Filistinlileri hedef alan saldırı düzenlediklerinde, direnişçiler Gazze&#8217;deki<br />
yerleşim birimlerine ve onları koruma iddiasıyla bulundurulan askerlere yönelik<br />
roket ve havan topu saldırıları düzenleyerek, silahlı baskınlar gerçekleştirerek<br />
intikam alıyorlardı. Bu eylemlerde öldürülen veya yaralanan askerlerin yahut<br />
yerleşimcilerin sayıları çoğu zaman gizli tutuluyordu. Ama Gazze, orada askeri<br />
ve stratejik amaçla bulundurulan tüm siviller ve askerler için bir kâbusa<br />
dönüştü. Korku, uykularını bile kuşatmıştı o kişilerin. Bu yüzden daha önce<br />
oralardan ev satın alanlar kelepir fiyatlarla satış ilanları verdikleri halde<br />
müşteri bulamıyorlardı. Sadece Gazze&#8217;de değil, o bölgeye sınır yerlerdeki<br />
yerleşim alanlarında bile işgalcilerin elindeki evler müşteri bulamaz olmuştu.<br />
Gazze&#8217;nin hemen yakınında bulunan bir yerleşim merkezinde evi olan bir<br />
yerleşimci, bir yıl önce 150 bin şikele aldığı evi 50 bin şikele satmak istediği<br />
halde müşteri bulamadığından şikâyetçi oluyordu.<br />
İşgal devleti herhangi bir<br />
yerde bir saldırı düzenlediğinde, direnişçilerin Gazze&#8217;de mutlaka bunun<br />
intikamını alacaklarını biliyordu.<br />
<strong>ÇEKİLMEYİ KÂRA DÖNÜŞTÜRME<br />
ÇABALARI&#8230;</strong><br />
Evet, siyonistlerin oradan çekilmeleri kendilerini<br />
zorlayan sebeplerden kaynaklanıyor. Ama onlar her zaman yaptıkları gibi bu<br />
olayda da işi kâra dönüştürmek için çeşitli oyunlara başvuruyorlar.<br />
Bu<br />
oyunlarının başında gelen Batı Yaka&#8217;daki ırkçı ayırım duvarının inşaatını<br />
hızlandırmalarıdır. Bu işi Gazze&#8217;den çekilme işleminin gölgesinde tamamlayarak<br />
dünya kamuoyunun dikkatinden uzak tutmaya ve böylece amaçlarına ulaşmaya<br />
çalışıyorlar. Bu duvar tabii ki Batı Yaka&#8217;daki Filistinliler açısından ciddi bir<br />
tehlike arz ediyor.<br />
İşgalcilerin Gazze&#8217;den çekilmeyi kâra dönüştürme<br />
çabalarının biri de ABD&#8217;den, karşılığında 2 milyar 200 milyon dolar para talep<br />
etmeleridir.<br />
Bir diğer oyunları ise özerk yönetimi, Filistin direnişi<br />
karşısında daha aktif hareket etmeye zorlamaları ve böylece kendilerini zorlayan<br />
direnişe tamamen son verilmesini sağlamaya çalışmalarıdır. İşgalcilerin<br />
Gazze&#8217;den çekilmeleriyle Filistin davasında son noktaya gelinmiş olunmayacaktır.<br />
Bu sebeple Allah&#8217;ın izniyle direniş belki güçlenerek devam edecektir.</p>
<p dir="ltr"><strong>Güç ve Kuvvet yalnızca<br />
Allah&#8217;ındır</strong><br />
Yüce Allah, Bedir&#8217;de yaşananlar hakkında şöyle<br />
buyurur: </p>
<blockquote>
<p dir="ltr"><em> &#8221;Onları siz öldürmediniz.<br />
Fakat Allah öldürdü. Attığın zaman sen atmadın. Fakat Allah attı. Böylece<br />
mü&#8217;minleri güzel bir şekilde imtihan etmek istedi. Allah duyandır, bilendir.&#8221;<br />
(Enfal, 8/17)</em></p>
</blockquote>
<p dir="ltr">Şüphesiz güç ve kuvvet Allah&#8217;ındır.<br />
Zafere giden yolda O&#8217;na güvenmek, elde edilen başarıdan dolayı gevşekliğe,<br />
rehavete kapılmamak gerekir.</p>
<blockquote>
<p dir="ltr"><em>&#8220;Ey iman edenler! Siz eğer Allah&#8217;a<br />
(O&#8217;nun dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam<br />
tutar.&#8221; (Muhammed, 47/7)<br />
</em></p>
</blockquote>
<p dir="ltr">İnşallah Filistin direnişi de bu bilinçle<br />
hareket edecektir.<br />
Sözümüzün sonunda, Filistinlilerin meşhur bir marşlarında<br />
geçen nakaratı zikretmek istiyoruz:</p>
<blockquote>
<p dir="ltr">&#8220;Hayber, Hayber ya yehûd,<br />
Ceyşu<br />
Muhammed sevfe ye&#8217;ûd&#8221;<br />
&#8220;Hayber&#8217;i hatırlayın Hayber&#8217;i ey<br />
yahudiler!<br />
 Muhammed&#8217;in ordusu geri dönecek!&#8221;</p>
<p dir="ltr"><em>&#8220;Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman<br />
etmiş iseniz en üstün sizsiniz.&#8221; (Âl-i İmran, 3/139)</em></p>
</blockquote>
<p dir="ltr"><strong>&#8216;Aşağılanmış olarak çıkın<br />
oradan!&#8230;&#8217;</strong><br />
İşgal devletinin bugün Gazze&#8217;yi boşaltması; ne sanıldığı<br />
gibi bir taktik, ne de barış amaçlı bir adımdır. Güney Lübnan&#8217;dan çekilmesi gibi<br />
tam anlamıyla bir yenilgi çekilişidir. HAMAS&#8217;ın Siyasi Birim Başkanı Halid<br />
Meş&#8217;al&#8217;in işgalcilere yönelik şu seslenişi, onların çekilmeye zorlanmalarını tam<br />
yerinde bir ifadeyle ortaya koyuyordu: &#8220;Uhrucu minhâ ve entum sâğirûn:<br />
Aşağılanmış olarak çıkın oradan!&#8221; Tıpkı Hz. Süleymân&#8217;ın Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de geçen<br />
ifadesi gibi:</p>
<blockquote>
<p style="text-align:center;" dir="ltr"><em>&#8220;Onları oradan aşağılanmış ve küçük<br />
düşürülmüş bir halde çıkarırız.&#8221; (Neml, 27/37)   Ahmet Varol</em></p>
</blockquote>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BEN FİLİSTİNLİ ÇOCUK..]]></title>
<link>http://notozenti.wordpress.com/2009/11/03/ben-filistinli-cocuk/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 07:36:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>guncelolay</dc:creator>
<guid>http://notozenti.wordpress.com/2009/11/03/ben-filistinli-cocuk/</guid>
<description><![CDATA[  ben filistinli çocuk; yoksul aç, bir dilim ekmeğe, bir yurdum suya muhtaç. ben filistinli çocuk; a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[  ben filistinli çocuk; yoksul aç, bir dilim ekmeğe, bir yurdum suya muhtaç. ben filistinli çocuk; a]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MİCHEAL HEART GAZZE ŞARKISI,SAVAŞMADAN TESLİM OLMAYACAĞIZ GAZZE İÇİN]]></title>
<link>http://klipvideovideoklipizleseyretdinle.wordpress.com/2009/10/31/micheal-heart-gazze-sarkisisavasmadan-teslim-olmayacagiz-gazze-icin/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 19:12:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunhilem</dc:creator>
<guid>http://klipvideovideoklipizleseyretdinle.wordpress.com/2009/10/31/micheal-heart-gazze-sarkisisavasmadan-teslim-olmayacagiz-gazze-icin/</guid>
<description><![CDATA[micheal heart gazze için yazdığı şarkı,micheal heart,micheal heart şarkısı dinle,micheal heart gazze]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;">
<div>
<p><strong>micheal heart gazze için yazdığı şarkı,micheal heart,micheal heart şarkısı dinle,micheal heart gazze şarkısını dinle,micheal heart gazze şarkı videoklibini izle,micheal heart gazze klibini izle,micheal heart,gazze,gazze,we will not go down,we will not go down klibini izle,we will not go down videoklibini izle,gazze şarkısı,israil zulmü,israil fiistin savaş videoları,savaş videoları,siyonistler,siyonisler savaş,savaş videoları izle,israil,filistin,savaş çocukları,we will not go down ,we will not go down videoklibini izle,watch we will not go down video,watch we will not go down music video,we will not go down,gazze videoları izle,gazze şarkısı dinle,gazze için savaş,gazze,savaş,micheal heart,micheal heart klipleri seyret,micheal heart klipleri izle,micheal heart videoklipleri izle,micheal heart videoklipleri seyret,micheal heart videoklipleri,israil savaşı,gazze,gazzede çocuk olmak,filistinde çocuk olmak,micheal heart gazze şarkısı dinle,micheal heart gazze videoklibini izle,micheal heart gazze klibini izle,micheal heart gazze</strong></p>
<h1><a href="http://videokliplerimiz.blogspot.com/2009/02/micheal-heart-gazze-icin-yazdg.html" target="_blank">İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ</a></h1>
</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SAVAŞ ÇOCUKLARI SEYRET]]></title>
<link>http://klipvideovideoklipizleseyretdinle.wordpress.com/2009/10/31/savas-cocuklari-seyret/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 19:06:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunhilem</dc:creator>
<guid>http://klipvideovideoklipizleseyretdinle.wordpress.com/2009/10/31/savas-cocuklari-seyret/</guid>
<description><![CDATA[savaş çocukları,filitin videoları izle,filistin israil savaşı videoları izle,filistin videoları izle]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;">
<div>
<div>
<div>
<p><em><strong>savaş çocukları,filitin videoları izle,filistin israil savaşı videoları izle,filistin videoları izle,israil videoları izle,filistin savaş videoları seyret,filistin savaş videoları izle,filistin çocouk videoları izle,filistin kız çocuğu videosunu izle,filistinlı kız çocuğu,israil bombardman videoları izle,filistin direniş videoları izle,savaş çocukları,savaş çocoukları videoları izle,filistinli olmak,filistin,davos,davos videosunu izle,filistin savaş çocukları,filistin,ölüm,siyonist,israil,katil yahudiler,israil,filistin,savaş,savaş videoları izle,boykot ürünler,boykot,coca cola,fanta,boykot,</strong></em><em><strong>savaş çocukları,filitin videoları izle,filistin israil savaşı videoları izle,filistin videoları izle,israil videoları izle,filistin savaş videoları seyret,filistin savaş videoları izle,filistin çocouk videoları izle,filistin kız çocuğu videosunu izle,filistinlı kız çocuğu,israil bombardman videoları izle,filistin direniş videoları izle,savaş çocukları,savaş çocoukları videoları izle,filistinli olmak,filistin,davos,davos videosunu izle,filistin savaş çocukları,filistin,ölüm,siyonist,israil,katil yahudiler,israil,filistin,savaş,savaş videoları izle,boykot ürünler,boykot,coca cola,fanta,boykot</strong></em></p>
<h2><a href="http://videoevreni.blogspot.com/2008/10/savan-ocuklar-18.html" target="_blank">VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ</a></h2>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Biz çağın kirlettiği defolu müslümanlarız...]]></title>
<link>http://huseyinsaglam.wordpress.com/2009/10/29/biz-cagin-kirlettigi-defolu-muslumanlariz/</link>
<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 11:33:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>huseyinsaglam</dc:creator>
<guid>http://huseyinsaglam.wordpress.com/2009/10/29/biz-cagin-kirlettigi-defolu-muslumanlariz/</guid>
<description><![CDATA[Miracın konuğu kutlu habercinin, Efendimiz’in (a.s) adını bildiğimiz ve bilmediğimiz, sayısı yalnızc]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Miracın konuğu kutlu habercinin, Efendimiz’in (a.s) adını bildiğimiz ve bilmediğimiz, sayısı yalnızc]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Golda savaşları]]></title>
<link>http://yasinko.wordpress.com/2009/10/26/golda-savaslari/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 17:50:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>yasinko</dc:creator>
<guid>http://yasinko.wordpress.com/2009/10/26/golda-savaslari/</guid>
<description><![CDATA[Gideon Levy / Haaretz / 15.10.2009 İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki hayali başarılarına kim gölge dü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Gideon Levy / Haaretz / 15.10.2009 İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki hayali başarılarına kim gölge dü]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
