<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>galatasaray-tv &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/galatasaray-tv/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "galatasaray-tv"</description>
	<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 22:19:15 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Aziz Yıldırım'ın teklifiyle ilgili konuştu]]></title>
<link>http://haber21.wordpress.com/2009/07/10/aziz-yildirimin-teklifiyle-ilgili-konustu/</link>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 22:20:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>haber</dc:creator>
<guid>http://haber21.wordpress.com/2009/07/10/aziz-yildirimin-teklifiyle-ilgili-konustu/</guid>
<description><![CDATA[Galatasaraylı futbolcu Arda Turan, Fenerbahçe Kulübü’nün kendisi ile ilgili yaptığı transfer teklifi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Galatasaraylı futbolcu Arda Turan, Fenerbahçe Kulübü’nün kendisi ile ilgili yaptığı transfer teklifi]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[’Herkes yerinde güzel’]]></title>
<link>http://aguncel.wordpress.com/2009/07/10/%e2%80%99herkes-yerinde-guzel%e2%80%99/</link>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 18:41:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>aguncel</dc:creator>
<guid>http://aguncel.wordpress.com/2009/07/10/%e2%80%99herkes-yerinde-guzel%e2%80%99/</guid>
<description><![CDATA[Galatasaraylı futbolcu Arda Turan, Fenerbahçe Kulübü’nün kendisi ile ilgili yaptığı transfer teklifi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft" title="resim" src="http://haber.ok.net/paylasim/haber_resim/100709/13527_3.jpg" alt="" width="250" height="200" />Galatasaraylı futbolcu Arda Turan, Fenerbahçe Kulübü’nün kendisi ile ilgili yaptığı transfer teklifini, &#8220;Herkes yerinde güzel. Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’ye, Arda Turan’ın da Galatasaray’a yakıştığını düşünüyorum&#8221; diye değerlendirdi.</p>
<p>Galatasaray TV&#8217;de canlı yayına katılan Arda, Galatasaray&#8217;ın evladı olduğunu belirterek, &#8220;Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım&#8217;a kulübüyle ilgili yaptıkları nedeniyle büyük saygı duyuyorum. Ama herkes kendi yerinde güzel. Aziz Yıldırım&#8217;ın Fenerbahçe&#8217;ye, Arda&#8217;nın da Galatasaray&#8217;a yakıştığını düşünüyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Arda, Galatasaray&#8217;ın sembol isimlerinden Metin Oktay&#8217;ın, zamanında Fenerbahçe&#8217;den gelen teklif üzerine, &#8220;Beni sevenleri üzmeyeceğim&#8221; dediğini hatırlatarak, &#8220;Şu anda herkes beni Galatasaraylı Arda olarak seviyor. Diğer takım taraftarları da öyle beğeniyor. Beni sevenleri üzmeyeceğim&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Kaptanlığın üzerine çok büyük sorumluluk yüklediğini dile getiren Arda, &#8220;Bundan sonra özellikle saha içinde çok daha fazla sorumluluk alacağım. Her zaman iyi oynayamayabilirim, ancak maçlar bittiğinde tüm enerjimi vereceğimden herkes emin olabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Arda, Lincoln ile ilgili soruyu ise &#8220;Hakkında kararı yönetim kurulumuz verecektir. Kendisi takım arkadaşımız, kulübümüze hizmetleri oldu. Bizim kendisinden beklentilerimiz daha fazlaydı&#8221; diye yanıtladı.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Beni ölümle tehdit etti!']]></title>
<link>http://0leshti.wordpress.com/2009/04/15/beni-olumle-tehdit-etti/</link>
<pubDate>Wed, 15 Apr 2009 20:24:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>0leshti</dc:creator>
<guid>http://0leshti.wordpress.com/2009/04/15/beni-olumle-tehdit-etti/</guid>
<description><![CDATA[Galatasaray&#8217;da derbinin ardından Sabri Sarıoğlu, Galatasaray TV&#8217;ye özel açıklamalar  yap]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft" src="http://www.haber3.com/images/news/265080.jpg" alt="" width="200" height="140" />Galatasaray&#8217;da derbinin ardından Sabri Sarıoğlu, Galatasaray TV&#8217;ye özel açıklamalar  yaptı.</p>
<p>Galatasaraylı futbolcu Sabri Sarıoğlu, Fenerbahçe maçındaki olaylarda mağdur olanın kendisi olduğunu ifade ederek, &#8221;Emre Belözoğlu bana saha içinde küfür etti, &#8216;Seni öldürürüm&#8217; dedi. Mağdur olan benim&#8221; dedi.</p>
<p><!--more--></p>
<p>Sabri, Galatasaray TV&#8217;de yer alan röportajında, Galatasaray-Fenerbahçe maçının sonunda ve içinde yaşanan olaylarla ilgili &#8221;günah keçisi&#8221; ilan edildiğini savunarak, kendisine küfür eden Emre Belözoğlu&#8217;nun, ayrıca saha içinde kendisini tehdit ettiğini söyledi. <img style="cursor:pointer;" src="http://www.spor3.com/images/other/140860.20090415171709..jpg" alt="" align="right" /></p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonunda önemli bir dünya derbisinin yaşandığını kaydeden Sabri, şöyle konuştu:<br />
&#8221;Sonuç olarak Fenerbahçe bizim ezeli rakibimiz ve ebedi dostumuz. Her zaman biz futbolun sahada yaşanmasını, sahada bitmesini istiyoruz. Son dakikalarda gerginlikler yaşandı. Bu hiçbirimize yakışmadı. Ama maçtan sonra bir de baktım ki neredeyse günah keçisi ben oldum. Lugano &#8216;kıvılcımı biz yaktık&#8217; demesine rağmen, hala günah keçisi olarak bazı insanların beni göstermesine bir anlam veremiyorum.&#8221;</p>
<p>Sabri, Emre Belözoğlu ile yaşadığı münakaşa ile ilgili olarak da, şunları anlattı:<br />
&#8221;Milli takımdan hepimiz arkadaşız. Hiçbir zaman birbirimize karşı terbiyesizliğimiz olmadı. Maç içinde de bunu herkes gördü. Bazı yorumcular mantıklı yorumlar yapmıyorlar. Emre Belözoğlu&#8217;yla omuz omuza mücadeleye girdik. Bu mücadelede o düştü kaydı ve reklam panolarına vurdu. Ben gidip onu kaldırmak istedim. Ama o beni geri itip küfür etmeye başladı. Ben şaşırdım ve &#8216;neden bana küfür ediyorsun. Özür dilemeye geldim&#8217; dedim. Emre ise bana o dakikadan sonra oyun içinde tehditler savurdu. Ben hiçbir şekilde karşılık vermedim. Benim küfür ettiğimi iddia edenler tamamen yalan söylüyorlar. Benim sadece tek söylediğim kelime &#8216;küfür etme, adam gibi dur&#8217; lafıdır. Futbolcu yere düştüğü zaman biri gelip onu yerden kaldırıyorsa o hareketi kasıtlı yapmamıştır.&#8221;</p>
<p><strong>-&#8221;TEK HATAM YAN HAKEME TEPKİ GÖSTERMEM&#8221;-</strong></p>
<p>Sabri, maç içinde yaptığı tek hatanın, yan hakeme abartılı tepki göstermesi olduğunu ifade etti.</p>
<p>Sabri, şöyle konuştu:<br />
&#8221;Ama hiçbir zaman hakaret etmedim. Öyle bir şey olsa zaten beni kartla cezalandırırdı. Ben devre arasında sahaya çıkarken orada hakemler bekliyorlardı. Gittim özür diledim. O da &#8216;Tamam kardeşim biraz daha dikkatli ol&#8217; dedi. İkinci yarı ben hakemlerin yanına bile uğramadım. Örneğin Hakan Balta&#8217;nın düşürüldüğü pozisyonda bence bariz penaltı varken, biz gidip buna bile itiraz etmedik&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tecrübeli futbolcu, maç içinde Emre Belözoğlu ile yaşadığı olayları ise şöyle anlattı:<br />
&#8221;Maç içinde bir faul pozisyonu oldu. Hakem faulü verdi. Ben görev yerime doğru dönüyordum. Arkamdan küfür ettiğini duydum. Döndüm &#8216;Neden küfür ediyorsun ?&#8217; derken o tehditlerle üzerime geldi. Ben de kendimi kaybettim, boğazını tuttum. Yaptığım şey doğru değildi ama bir futbolcuya bu kadar ağır şekilde galiz küfür edilirse çileden çıkar. Ben de dayanamıyorum, ben de insanım, ben de futbolcuyum. Belki yapmamam gerekirdi ama kendimi tutamadım.</p>
<p>Ben bu konuda yorumcuları da anlamıyorum. Tamam tepkimi biraz fazla verdim, doğrusu dayanamadım. Yaptığım doğru bir şey değil kabul ediyorum ve özür dilerim kamuoyundan. Ama insan bir yorum yaparken biraz da düşünür. Bir anda ben neden geri döndüm. Bunu biraz düşünmeleri lazım. Televizyonda Emre&#8217;nin ağzı okunuyor. Bana küfür ettiği, beni tehdit ettiği açıkça belli oluyor.&#8221;</p>
<p><strong>-&#8221;BİRİSİ BENİM İŞLEDİĞİM SUÇU AÇIKLAMALI&#8221;-<br />
</strong><br />
Sabri, &#8221;Emre Belözoğlu ile senin aranda daha önceden yaşanmış bir husumet var mıydı?&#8221; sorusunu ise &#8221;Emre Milli Takım&#8217;dan arkadaşımızdır. Ben ona hiçbir zaman saygıda kusur etmedim&#8221; dedi.</p>
<p>Emre&#8217;nin kendisini üç gün önce açılışa davet ettiğini hatırlatan Sabri Sarıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8221;Emre Belözoğlu aradı, &#8216;Sabri de gelebilir mi?&#8217; dedi ve biz de kalktık onun akrabasının açılışına gittik. Düğününe davet etti, oraya gittim. Saha içinde rekabet ederiz, maç içindeki rekabetin de dostluk seviyesinde olması lazım. Hiçbir zaman öyle bir hareket yapmak istemem ama dediğim gibi, dayanamadım. Böyle olaylar oldu. Yaşanmaması gerekiyordu. Burada mağdur olan birisi varsa o da benim. Saha içinde Sabri Sarıoğlu ne yapmış, bunu hala anlamış değilim. Bu sene alıştık artık, Galatasaray;da kim suçlu dendiğinde herkes Sabri diyor. Federasyon açıklama yapıyor ve beni PFDK&#8217;ya sevk ediyor. Birisi çıkıp benim işlediğim suçu açıklamalı. Hangi gerekçeli kararla ben bu kuruma sevk ediliyorum? Bu kararı şaşkınlıkla karşılıyorum.&#8221;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SKIBBE: AMACIMIZ HER KULVARDA KAZANMAK]]></title>
<link>http://sporhabersitesi.wordpress.com/2008/09/25/skibbe-amacimiz-her-kulvarda-kazanmak/</link>
<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 19:25:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>kursat1919</dc:creator>
<guid>http://sporhabersitesi.wordpress.com/2008/09/25/skibbe-amacimiz-her-kulvarda-kazanmak/</guid>
<description><![CDATA[SKIBBE: AMACIMIZ HER KULVARDA KAZANMAK Galatasaray Teknik Direktörü Michael Skibbe, sakat oyuncular ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>SKIBBE: AMACIMIZ HER KULVARDA KAZANMAK</strong> <img src="http://www304.mackolik.com/img/haberbuyuk/M/MichaelSkibbe220908_B1.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" align="left" /></p>
<p>Galatasaray Teknik Direktörü Michael Skibbe, sakat oyuncular da takıma katılmdıktan sonra, geniş kadro yapılarını en iyi şekilde kullanacaklarını söyledi.</p>
<p>Alman çalıştırıcı, Galatasaray TV&#8217;ye yaptığı açıklamada, oyuncuların sağlık durumlarının, kadro oluşturulmasında en önemli etken olduğunu belirterek, hem lig, hem de Avrupa kupası maçlarında güzel futbol sergileyerek başarılar kazanmayı hedeflediklerini belirtti.</p>
<p>Futbolun bir taktik oyunu olduğunu vurgulayan Skibbe, &#8221;Rakiplerimizi şaşırtmayı başarabilirsek, başarı elde edebiliriz. Kadromuz gerçekten çok zengin. En azından forvet hattında alternatifli oyuncularımız mevcut. Bütün futbolcularıma farklı maçlarda görev verip, taktik anlamda rakiplerimizi şaşırtarak başarıya ulaşmak istiyoruz. Burada amacımız, her kulvarda kazanmak&#8221; dedi.</p>
<p><!--more--></p>
<p>Sakatlılardan dolayı yaşadıkları sorunu aşmalarının ardından, takım iskeletinin belli olacağını ifade eden Skibbe, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Öncelikle ilk 11&#8242;de görmek istediğim futbolcular, kendilerini kanıtlamış olanlar. Geri dörtlüde Meira ve Servet kendilerini kanıtlamış isimler. Aynı zamanda Ayhan&#8217;ı da çok beğeniyorum ve o da takımdaki yerini alacak. Ayhan orta sahada hakimiyeti ele geçirip hücum gücü ile forvet hattına destek olacak ve oradaki koordinasyonu sağlayacak. İleri uç elemanlarından Kewell ve Baros çok başarılılar, onları da her zaman 11&#8242;de göreceğiz. Diğer oyuncularda, sakatlıklardan dolayı bazen zorunlu değişiklikler yapıyoruz. Bunlar geçtikten sonra yavaş yavaş takımımızın iskeleti belli olacak ve insanlar kadromuzu ezberleyecek.&#8221;</p>
<p>-&#8221;BEN DE BAŞKAN GİBİ UEFA KUPASI FİNALİNİ İSTİYORUM&#8221;-</p>
<p>Michael Skibbe, Şamiyonlar Ligi&#8217;ne eleme grubunda veda etmelerinin ardından, Galatasaray Kulübü Başkanı Polat&#8217;ın hedef olarak UEFA Kupası finalini gösterdiğinin hatırlatılması üzerine, kendisinin de aynı hedefi istediğini kaydetti.</p>
<p>Adnan Polat&#8217;ın bir başkan olarak böyle konuşması gerektiğini anlatan Skibbe, &#8221;Galatasaray Kulübü başkanı olarak Adnan Polat tabii ki ilerisini görmek ister. UEFA Kupası gibi, Şampiyonlar Ligi gibi büyük hedefler, büyük şampiyonluklar ister. Biz de isteriz. Benim buradaki görevim, önümdeki maçlara konsantre olup, en iyi şekilde ilerleyerek, takımı o hedefe ulaştırmak. Tabii ki ben de başkan gibi bu hedefi istiyorum, ancak ben de önümdeki maçlara bakıyorum. Önemli olan buradaki performansımızı düşürmemek. Hiçbir takımdan korkmamamız gerekiyor, ama tabiî ki hiçbir takımı da küçümsemememiz gerekiyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Skibbe, Antalyaspor maçı sonrası Adnan Polat&#8217;ın tepki gösterdiği sert futbol konusuna da değinerek, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Ben de Adnan Polat&#8217;a katılıyorum. Türkiye&#8217;de gerçekten teknik olarak çok üst seviyede bir futbol oynanıyor. Bundan da çok memnunum. Çok kaliteli takımlar var, ancak Antalyaspor karşısında Adnan Polat&#8217;ın da ifade ettiği gibi gerçekten biraz sert, hatta aşırı sert bir futbol oynandı. En azından bizim oyuncularımız, ileriye yönelen oyuncular her zaman bir şekilde durduruldu ve engellendi. Bu, bizim futbol yapımızı, ofansif yöne doğru gol pozisyonu bulmamızı engelledi. Bununla birlikte o gün maçı alamadık. Sonuçta futbol ikili mücadele oyunudur ve bu mücadelenin olması gerekiyor. Bazen böyle sertlikler de olabilir. Sonuç olarak Antalyaspor da, &#8216;Ali Sami Yen;e geldim, üç puan bırakırım, giderim&#8217; diyerek gelmiyor. Sonuçta buraya gelerek bir puan ya da üç puan almak isteyecek. O yüzden öyle bir futbol sergiledi. Bizim, bu eksiklerimizin üstüne çıkarak, bunlara rağmen kazanmasını bilerek daha başarılı olmamız önemli.&#8221;</p>
<p>-&#8221;HER ZAMAN ELEŞTİRİLER OLACAKTIR&#8221;-</p>
<p>Michael Skibbe, basında kendisine yönelik eleştiriler konusunda, bunların kendisini etkilemeyeceğini söyledi.</p>
<p>Türkçesi fazla olmadığı için medyayı takip etmediğini anlatan Skibbe, eleştirilerin kendisini pek fazla etkilemeyeceğini vurgulayarak görüşlerini şöyle açıkladı:</p>
<p>&#8221;Eleştirilerden etkilenip, bunu takımıma negatif bir şekilde yansıtmam, çünkü ben Almanya&#8217;da, milli takımı çalıştırdım. Aynı zamanda Bayer Leverkusen&#8217;de olsun, Borussia Dortmund&#8217;da olsun çok üst düzey oyuncular çalıştırdım. Kimin nerede oynaması gerektiğini, hangi futbolcunun nerede olması gerektiğini, üst düzey futbolcuların nasıl yönlendirilmesi gerektiğini gerçekten çok iyi biliyorum. Her zaman eleştiriler olacaktır. Aşırı eleştirenler de, bazen fazla dışarıdan gördükleri için, olayın içeriğini bilmedikleri için kolay eleştirebiliyorlar.&#8221;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Harry Kewell: “Korkusuzca Mücadele Etmeliyiz”]]></title>
<link>http://harrykewell.wordpress.com/2008/07/22/harry-kewell-%e2%80%9ckorkusuzca-mucadele-etmeliyiz%e2%80%9d/</link>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 15:12:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<guid>http://harrykewell.wordpress.com/2008/07/22/harry-kewell-%e2%80%9ckorkusuzca-mucadele-etmeliyiz%e2%80%9d/</guid>
<description><![CDATA[Galatasaray’ın yeni transferi Harry Kewell, Almanya kampında sadece Galatasaray Televizyonu’na konuş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone" src="http://www.galatasaray.org/images/haberler/8/B_1529_kewell_b.jpg" alt="" width="470" height="179" /></p>
<p>Galatasaray’ın yeni transferi <strong>Harry Kewell</strong>, Almanya kampında sadece Galatasaray Televizyonu’na konuştu.</p>
<p>Galatasaray’a uyum sağlamaya başladığını söyleyen <strong>Harry Kewell</strong> “Galatasaray taraftarının her an her yerde olabileceğini gördüm. Tutkulu bir sevgi anlayışları var. Yönetimin transferimde gösterdiği isteğin karşılığını bu taraftarlara iyi futbol oynayarak göstermek istiyorum” dedi</p>
<p><strong>Galatasaray’a yeni katıldın, düşüncelerin neler, neler yaptın?</strong><br />
Ne yaptık sorusuna cevap çok basit, antrenman yaptık bol bol. Her gün iki antrenman yaptık ve her şeyden önce kanımızın akış hızını buna uydurmaya gayret ettik. Onun dışında kampa ilk geldiğimde edindiğim izlenimler ise  değişikti. Benim yabancı olduğum bir ortamdı. Fakat her ne kadar ufak tefek dil sorunlarımız olsa da biliyorsunuz futbolun dili ortak. Dolayısıyla gerçekten birlikte uyumlu bir şekilde çalışabileceğim, uyumlu bir şekilde anlaşabileceğim bir grup içersindeyim, dolayısıyla her şey çok iyi.</p>
<p><strong>İlk defa Premier Lig dışında forma giyeceksin. İmzayı attıktan sonra İstanbul’dan ayrılıp buraya katılıma kadar ki süre içersinde bunun heyecanını, bunun değişikliğini yaşadın mı?</strong><br />
Futbol her yerde farklı oynanır. Bildiğiniz gibi İngiltere’de son derece hırçın bir futbol var. 90 dakika boyunca gerçekten güçlü bir şekilde mücadele ettiğiniz ve hiç durmadığınız bir oyun içersindesiniz. Diğer liglere baktığımız zaman ise, devamlı olarak paslaşmaların olduğu, zaman zaman oyunun belirli bölümlerinde zamanı dinlenmek için lehinize kullanabileceğiniz daha rahat bir oyun tarzı uygulandığını görürsünüz. Şimdiye dek bizim burada yaptığımız çalışmalarda ise benim gördüğüm şu oldu. Bir yandan son derece teknik, pasa dayalı ve paslaşarak ilerleyen oyun sürdürmekle birlikte, evet yinede son derece hareketli bir oyun yapıyoruz. Ve ben futbol oynuyorum, bu yüzden de bu beni sevindiriyor. Bu oyunda gole yönelik hamleleri atarken bir hazırlık içersinde olduğunuzu gözlemlemekte tabiî ki güzel.</p>
<p><strong>Peki başka bir ülkede yaşama durumu var. O nasıl hissettiriyor, ilk defa İngiltere dışına çıkacaksın. Türkiye gibi bir ülkede, farklı bir kültürde yaşayacaksın, bunun heyecanını hissediyor musun?</strong><br />
Benim amaçladıklarımdan biriydi zaten. Galatasaray’a geldiğimde ben ilk olarak futbol oynamayı düşünerek geldim. Fakat onun dışında daha önce yaşadığım İngiltere ve Avustralya‘yı karşılaştıracak olursak, kültürel açıdan bir çok benzerlikleri, birçok ortaklıkları olduğunu söylemeliyim. Hava dışında birbirine çok benzeyen iki ülke… Türkiye ise benim şimdiye dek içinde yaşadığım  kültürün dışında. Güzel ve yeni olan bir şeyler öğrenme şansımın olduğu ülkede yaşayacağım için gerçekten çok meraklıyım her şeyden önce. İnsanların nasıl yaşadıklarını, günlerini nasıl geçirdiklerini görme şansına sahip olabileceğim. Ailemle birlikte İstanbul’da yaşayacağız ve ben bundan da keyif alacağımı ve çok şey öğreneceğimi düşünüyorum.</p>
<p><strong>Peki İstanbul’la ilgili araştırma ve inceleme yaptın mı?</strong><br />
Daha önce İstanbul’u kısacık görme şansına sahip olmuştum. Ama şimdi öyle düşünüyorum ki, ben iki haftalığına gelmiyorum İstanbul’a. Uzun bir süreyi İstanbul’da geçirmek için çıkıyorum yolculuğa. Dolayısıyla  hiç acele etmeme gerek yok. Tamamen bu uzun zamanın tadını çıkartarak uzun uzun tanıyabilirim.</p>
<p><strong>Takım arkadaşlarınla ilişkin nasıl?</strong><br />
İlk kez insanların ana dilinin İngilizce olmadığı veya İngilizcenin ağırlıkta olmadığı bir takımda oynuyorum. Fakat tüm takım arkadaşlarım bana ilk geldiğim günden itibaren çok yardımcı oldular. İngilizce konuşan takım arkadaşlarım var. Onlar diğer arkadaşlarımızla aramızda iletişim sağlamamızda bize yardımcı oluyorlar. Ben de yeni bir şeyler öğrenmenin sadece benim değil takımında yararına olabileceğini düşündüğüm için gayret ediyorum.</p>
<p><strong>Galatasaray taraftarının ilgisi çok büyüktür futbolculara. Dünkü mücadeleden sonra taraftarı kırmadın ve yedek kulübesine gelirken uzun uzun hepsine imza dağıttın. Tribündekilerle fotoğraf çektirdin. Taraftarın ilgisini nasıl karşıladın?</strong><br />
Bizim İngiltere’de de devamlı olarak takımlarımızın çevresinde olan bizi destekleyen güçlü bir taraftarımız vardı. Fakat Galatasaray taraftarıyla tanışınca ilk gözlemlediklerimden biri, Galatasaray taraftarının her an, her yerde olabileceği oldu ve onları daha fazla tanıdıkça da görüyorum ki, maçın başından sonuna dek desteklerini sürdüren, devamlı olarak tutkulu ve sevgilerini size göstermeye çalışan bir taraftar bu. Gerçekten sevgilerini göstermenin de çok güzel yöntemleri var ve ben bunu her gün görüyorum.</p>
<p><strong>Lokomotif Sofya maçında ilk kez forma giydin. 45 dakikalık performansını  nasıl değerlendiriyorsun?</strong> <br />
Bence maçta olup bitenleri o kadar da önemsememeliyiz. Dün dünyanın hangi takımında olursa olsun o takımda bir oyuncunun oynadığı 45 dakikanın çok önemsenmesi gerektiğini düşünmüyorum. Ama benim takımdaki ilk 45 dakikam olması sebebiyle çok önemli. Bizim için bu gerçekten son derece iyi, olumlu ve doğru bir hazırlık maçıydı. Birçok hoca biliyorsunuz bu hazırlık maçlarında yenilmeyi de pek önemsemez. Çünkü önemli olan takımın ne durumda olduğunu görmektir. Fakat yine de bizim için bu maçı da almak çok önemliydi. Çünkü size bir şey kazandırsa da, kazandırmasa da takım içinde bulunduğu son durumu göstermesi açısından önemli… Tabii ki, hazırlık maçlarında oynanan oyunun da belli bir önemi var.</p>
<p><strong>Özellikle Arda ve Lincoln ile birlikte zaman zaman çok güzel paslaşmalar sergiledin. Sezonla ilgili bir oyun yapısı kestirebiliyor musun?</strong><br />
Umarım bu bize sezon boyunca şans veren veya bizim yolumuzu açan bir durum olmuştur. Takım dizilişini ya da takım sıralamasını yaparken tabi ki herkesin birbiriyle uyum içinde oynayabileceğini düşünmek gerekir. Sezon boyunca sizi başarıya götürmesi için yapılması gereken, mümkün olan en uygun oyun dizilişini, takım dizilişini sahaya yansıtmaktır. Umarım biz de bunu yapabiliriz ve başarıya ulaşabiliriz.</p>
<p><strong>Özellikle taraftarlar çok merak ediyorlar, dövmelerinin özel bir anlamı var mı?</strong><br />
Bileğimdeki tribal bir desen; tamamen doğadan ilhamını alan ve birçok benzeri ve birçok çeşitlenmesi olan doğaya çok yakın desenlerden biridir. Tam olarak nasıl açıklayacağımı bilmiyorum fakat çok hoşuma giden bir desen olduğu için bunu bileğimde görmek istedim. Kolumdaki ise bir astek deseni, aileyle alakası olan aile sorunlarına gönderme yapan bir dövme.</p>
<p><strong>Burada kaldığı süre içerisinde Türk yemekleriyle de tanışma fırsatı buldun. Türk yemekleri hakkında bir fikre sahip oldun mu?</strong><br />
Bu benim Türk yemekleriyle ilk tanışmam değil. Daha önce İngiltere de birçok Türk lokantasına gitme şansım oldu ve orada her seferinde önüme konanı keyifle yedim. Fakat burada da futbolcunun beslenmesinin ne kadar önemli olduğunun bilincinde olunarak yapılan bu çok titiz çalışma var. Yemekler üzerindeki çok titiz seçim, bizim yediklerimizden keyif almamızı sağlıyor.</p>
<p><strong>Peki gelecek sezonla ilgili olarak istatistiksel bir hedefin var mı?</strong><br />
Tabiî ki kişisel hedeflerim var. Fakat yeni dahil olduğum bir takımda çok iddialı hedefler belirlemenin gerekmediği konusunda doğrusu kararsızım. Fakat benim için hep önemli olan bir şey olmuştur. Kendimi bir sonraki maça hazır etmek, bir sonraki maçın kadrosu içerisinde bulunmaya gayret etmek. Ve ben başaracağımı zannediyorum.</p>
<p><strong>Şampiyonlar Ligi ön elemesi yaklaşıyor. Galatasaray taraftarı Şampiyonlar Liginde Kewell’ı Galatasaray formasıyla izlemek için sabırsızlanıyor. Ön eleme kurası ile ilgili düşünceleri neler, mesela bir İngiliz takımı belki Liverpool ile eşleşme ihtimali var Galatasaray’ın.  Böyle bir kura ister misin?</strong><br />
Herkes tabiî ki bu eleme turlarında karşısına zayıf, dişine göre bir rakip çıkmasını bekler. Fakat bu eleme turlarında bütün takımların başına gelen şey de aslında maçların hiç birinin kolay olmadığının farklına varılmasıdır. Ben karşımıza hangi takım çıkarsa çıksın bunun kolay bir maç olmayacağını düşünüyorum. Karşımıza bir İngiliz takımı çıkarsa da önceden herhangi bir şeyi kestirmek gerçekten mümkün değil. Fakat bizim yapmamız gereken hiçbir şeyden korkmadan, korkusuzca karşımıza gelen tüm rakiplere karşı aynı mücadeleyi göstermektir.</p>
<p><strong>Harry Kewell, Avustralya futbolunun yetiştirdiği en büyük isim. Ve Galatasaray taraftarı da seni Galatasaray formasıyla görmekten dolayı çok mutlu. Taraftara bir mesajın var mı?</strong><br />
Ben özellikle onlara güzel bir futbol izletmeyi amaçlıyorum. Galatasaray Kulübü yönetiminin benimle kontrat imzalarken gösterdiği isteği umarım ben kendilerine güzel futbol ve başarı olarak geri döndürebilirim. Benim bu yıl için hedeflediklerim bunlar. Kendilerine güzel futbol izletmek istiyorum.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kamuoyuna Açıklama]]></title>
<link>http://galatasaraytv.wordpress.com/2008/06/10/kamuoyuna-aciklama/</link>
<pubDate>Tue, 10 Jun 2008 14:09:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>byozgun</dc:creator>
<guid>http://galatasaraytv.wordpress.com/2008/06/10/kamuoyuna-aciklama/</guid>
<description><![CDATA[Yeni futbol sezonunda görev üstlenecek Teknik Direktörümüz ile ilgili görüşmeler sonuçlanmak üzeredi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://www.galatasaray.org/images/haberler/2/B_1272_GSKLOGO_B.jpg" alt="" width="470" height="179" /></p>
<p>Yeni futbol sezonunda görev üstlenecek Teknik Direktörümüz ile ilgili görüşmeler sonuçlanmak üzeredir.</p>
<p>Bazı detaylı çalışmaların tamamlanması ve sözleşmenin neticelenmesinin ardından Galatasaray Profesyonel Futbol Takımımızın yeni<!--more--> Teknik Direktörü, resmi sitemiz www.galatasaray.org&#8217;dan kamuoyuna açıklanacaktır.</p>
<p>Taraftarlarımızın ve spor kamuoyunun bilgisine sunulur.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Alex'i kontrol ederken zorlanmadım"]]></title>
<link>http://goaltr.wordpress.com/2008/05/21/alexi-kontrol-ederken-zorlanmadim/</link>
<pubDate>Wed, 21 May 2008 17:52:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>bymer</dc:creator>
<guid>http://goaltr.wordpress.com/2008/05/21/alexi-kontrol-ederken-zorlanmadim/</guid>
<description><![CDATA[Linderoth&#8217;un sakatlığının ardından Galatasaray orta sahasının tüm yükünü taşıyarak şampiyonluk]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><span style="color:#ff0000;">Linderoth&#8217;un sakatlığının ardından Galatasaray orta sahasının tüm yükünü taşıyarak şampiyonlukta büyük pay sahibi olan Mehmet Topal, Galatasaray TV&#8217;ye oldukça önemli açıklamalarda bulundu.</span></strong></p>
<div class="C"><img class="alignleft" style="float:left;" src="http://www.goal.com/images/29767_news.jpg" alt="" width="200" height="179" />Galatasaray TV&#8217;ye yaptığı açıklamada, şampiyonluğu hak ettiklerini kaydeden Mehmet Topal şunları söyledi; &#8220;Sezon başından bu yana çok ciddi zorluklar çektik; 6 maç seyircisiz oynama cezası olsun, 6 hafta kala hocamızın istifa etmesi olsun&#8230; Ama biz bu engellerin hepsini aştık ve hak ettiğimiz sevinci yaşıyoruz. Şampiyonluktaki en büyük faktörler; biz öncelikle bir takım olmayı başardık. Her takımda illaki hatalar olur ama biz birbirimizin hatalarını görmek yerine birbirimizin açığını kapatmaya çalıştık. Kısacası takım olmayı başarabilmek en büyük faktör diyebiliriz. Basında çıkan haberler beni olumsuz yönde asla etkilemedi, arkadaşlarımı etkilediğini de sanmıyorum. Hocamız bize aniden istifa ettiğini açıkladığında biz şok olmuştuk ama sonuç itibariyle biz profesyonel oyuncularız ve bu zorlukları aşarak şampiyon olmayı başardık; bu da bize apayrı bir haz verdi.&#8221;<br />
<strong><br />
Ankaraspor &#8211; Fenerbahçe maçı şampiyonluk getirdi</strong></div>
<p>Konuşmasının devamında ligin kendince ligin kader maçının hangisi olduğunu değinen genç ön libero; &#8220;Ankaraspor-Fenerbahçe maçını Barış&#8217;la birlikte arkadaşımızın dükkanında izliyorduk. Fenerbahçe 2-1 öndeyken Kezman topun başına geldiğinde herkese &#8216;Penaltıyı atamayacak ve maç 2-2 bitecek&#8217; demiştim, içime doğmuştu. Barış bana katılmamıştı &#8216;Hiç sanmıyorum, 2-1 önde Fenerbahçe ve penaltı kullanacak bence kazanırlar&#8217; demişti. Penaltı kaçtıktan sonra 2-2 olunca oradaki bütün arkadaşlarım sevinçten benim üzerime atladılar. O anda işler lehimize gelişmeye başladı, rakibimiz puan kaybetti ve bizimle aynı puana geldi. Fenerbahçe&#8217;yi yendiğimiz takdirde lider olabilme imkanına sahip olduk,&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Cevat Hoca&#8217;nın katkısı çok</strong></p>
<p>Mehmet Topal, Antrenör Cevat Güler&#8217;in kendisine çok büyük katkı sağladığını ifade ederek, &#8220;Bence Galatasaray&#8217;a ilk transfer olduğum dönemde performansım gayet iyiydi, ancak daha sonra birkaç Şampiyonlar Ligi maçından sonra hocam beni yedek kulübesine oturttu. Sezon sonuna doğru tekrar forma giyme şansı elde ettim, ancak bu kez de Ümit Milli Takım kampında sakatlandım. Sezon başında yüzde 50&#8242;yle çalışabiliyordum ve 6 hafta kadar forma şansı bulamadım. Bu dönemde Cevat Güler&#8217;in bana çok katkısı oldu, benimle yakından ilgilendi ve bana özel programlar hazırladı. Kadroya giremediğim o periyotta aslında sakatlığımı atlatma imkanına sahip oldum; bu açıdan bakacak olursak belki de hayırlısı böyle oldu benim için. Cevat hocamız bu dönemde bana hep destek oldu, beni çok iyi çalıştırdı ve her zaman için oynamam gerektiğini söylüyordu. Tobias şanssız bir sakatlık geçirdi; Allah kimseye böyle bir sakatlık vermesin, bundan sonra forma şansı buldum ve başta ailemin de desteğiyle benden beklentileri karşılamaya başladım&#8221; diye konuştu.&#8221;<br />
<strong><br />
Mecbur kalınca iğneyle oynadım</strong></p>
<p>&#8220;Mecburiyetten dolayı sakat sakat sahaya çıkmak zorunda kaldığı maçlar olduğuna değinen Mehmet Topal, &#8220;Ayhan ağabey ve Tobias sakatlanınca benim alternatifim yoktu. O dönemde birçok kişi çok fedakarlıklar yapmak zorunda kaldık. 4-5 hafta iğneyle, ağrılarla oynamak zorunda kaldım. Takımın bana ihtiyacı vardı ve ben de bu durumun farkındaydım ama Allah korusun iğneyle oynadığımız için daha büyük sakatlık yaşama ihtimalimiz vardı ve dikkatli olmalıydık. Sonuçta bir sakatlık yaşamadık, biz burada her zaman için doğru ve dürüst bir şekilde çalıştık. Bu iyi niyetin karşılığında herhangi bir sakatlık yaşamadığımızı düşünüyorum. Oynayamadığım dönemde takımdaki ağabeylerim bana hep oynamam gerektiğini söyleyerek büyük destek verdiler. Ümit, Hakan ve Hasan ağabeylerim özellikle çok fazla destek verdiler bana; onlara da bir kez daha teşekkür ediyorum destekleri için,&#8221; diyerek takım içindeki ruhu da gözler önüne serdi.<br />
<strong><br />
Kalli ve Özhan Canaydın&#8217;a saygı</strong></p>
<p>Mehmet Topal, kazanılan şampiyonlukta Feldkamp&#8217;ın ve Özhan Canaydın&#8217;ın katkılarının unutulmaması gerektiğini söyleyerek, &#8220;Feldkamp hocamızın başımızda olduğu zamanlarda takım üzerinde olumlu yönde ciddi bir etkisi vardı; sonuçta kendisi de bu takımın kurulmasında büyük pay sahibi olan kişi. Hasta olduğu dönemlerde başımızda olamadığı dönemlerde konsantrasyon eksikliği yaşamış olabiliriz. Bence Özhan Başkanımız ve Feldkamp&#8217;ın da şampiyonluktaki paylarını unutmamalıyız; yeniden yapılanmada çok büyük paya sahip olan kişiler. Onların da bu şampiyonlukta büyük hakkı var,&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Alex&#8217;i kontrol etmek kolay</strong></p>
<p>Fenerbahçe ile oynanan 3 maçta Alex&#8217;i kontrol ettiğini söyleyen Mehmet Topal, &#8220;Fenerbahçe&#8217;yle oynanan ve benim görev aldığım 3 maçta hocalarımız benden Alex&#8217;i durdurup, topun bizde olduğu anlarda takımı atağa kaldırmamı istediler. Ben de elimden geleni yaptım ve Alex&#8217;i kontrol ederken hiç zorlanmadım&#8221; dedi.<br />
<strong><br />
Hayalde Avrupa var, ama Aslan da olur</strong></p>
<p>Mehmet Topal, kariyeriyle ilgili olraksa; &#8220;Ben Avrupa&#8217;nın en büyük kulüplerinden birinde forma giyiyorum ama tabii ki her futbolcu gibi benim de bir Avrupa&#8217;da oynama hayalim var. Tüm menajer ve antrenörlerin gözü Euro 2008 &#8216;de olacak. Sonuçta burası bir vitrin ve biz de görev alıp, iyi performans ortaya koyarsak bu kişilerin dikkatini çekebiliriz. Ben İspanya ve İngiltere liglerini çok seviyorum ve Avrupa&#8217;da oynamak istiyorum. İyi bir teklif gelirse ve camiamız da izin verirse transfer olmak isterim, ama kulübüm bana 10 yıl burada kalacaksın derse de terimin son damlasına kadar sarı-kırmızılı forma için aslanlar gibi savaşırım.&#8221;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
