<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>gelecek &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/gelecek/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "gelecek"</description>
	<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 09:49:43 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Bir Gün Spor Pazarlaması için Yöneticiler Göreceğiz!]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/11/24/spor-pazarlamasi/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 22:06:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/11/24/spor-pazarlamasi/</guid>
<description><![CDATA[Bir spor izleyicisi neden stadyuma gider? Ya da spor kulüplerinin ürünlerini, kombine kartlarını ve ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bir spor izleyicisi neden stadyuma gider? Ya da spor kulüplerinin ürünlerini, kombine kartlarını ve ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İmkânsızı Başarabileceğinizi Hiç Düşündünüz mü?]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/11/12/imkansizi-basarabileceginizi-hic-dusundunuz-mu/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 21:34:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/11/12/imkansizi-basarabileceginizi-hic-dusundunuz-mu/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GELECEĞİMİZİN TAHMİNİ]]></title>
<link>http://ismailhakkialtuntas.com/2009/11/10/gelecegimizin-tahmini/</link>
<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 12:58:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>ismailhakkialtuntas</dc:creator>
<guid>http://ismailhakkialtuntas.com/2009/11/10/gelecegimizin-tahmini/</guid>
<description><![CDATA[Geleceğimiz için tahminler yaptığımızda, gerçek ve gerçekliğin süzgecinde göreceli olacağını görmekt]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Geleceğimiz için tahminler yaptığımızda, gerçek ve gerçekliğin süzgecinde göreceli olacağını görmekteyiz. Gelecek olaylar hakkında bir tesir, isabetli olabilmek ve doğruya yakın tahmin yapabilmek çok önemlidir.</p>
<p>[<strong><em>Tahmin:</em></strong> karar alma ve sonuca varma sürecinin önemli bir alt bölümüdür.</p>
<p>Tahmin, insan için her zaman ve her yerde hemen hemen soluduğu hava kadar önemli olmuştur.</p>
<p>Tahmin, kişinin yalnız kendi kararları için değil, aynı zamanda başkalarına öneride bulunanlar ve içtimâi planda önemli kararlar alacakların da yolunu aydınlatır. Ancak sonraki dönemlerde olması muhtemel olayların oluşumunda etken olan faktörlerin, olaya etki, yön ve derecesinin önceden tam olarak bilinebilmesi mümkün değildir. <strong><em>Bunun nedeni, geleceğin belirsiz oluşudur.</em></strong>]<a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/GELECE%C4%9E%C4%B0M%C4%B0Z%C4%B0N%20TAHM%C4%B0N%C4%B0.docx#_ftn1">[1]</a></p>
<p>[Tahminde şu sonuçların etkisi muhakkak bulunur.</p>
<p><strong><em>Genel anlamıyla tahmin, geçmişin görüntüsünün gelecek üzerindeki etkisi olarak tanımlanabilir.</em></strong></p>
<p><strong><em>Gelecek insan için belirsizdir.</em></strong> <strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Geleceğin belirsizliğini tümden yok edemeyiz ancak bu belirsizliği azaltabiliriz. </em></strong>]<a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/GELECE%C4%9E%C4%B0M%C4%B0Z%C4%B0N%20TAHM%C4%B0N%C4%B0.docx#_ftn2">[2]</a></p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>Tahminler geleceğin geçmişteki görüntüsünü fark etmekten başka bir şey değildir. Geçmiş sürekli olarak geleceğe gebe kaldığından ve bakıldığında isabet şartları ile uygulamadaki olumsuz ihtimallerin en aza indirilmesi önemlidir. Bir misal verelim;</p>
<p> <strong><em>“</em></strong><strong><em>Ardında ve önünde insanoğlunu takip edenler vardır; Allah&#8217;ın emriyle onu gözetirler. Bir millet kendini bozmadıkça Allah onların durumunu değiştirmez. Allah bir milletin fenalığını dileyince artık onun önüne geçilmez. Onlar için Allah&#8217;tan başka hami de bulunmaz.” </em></strong><a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/GELECE%C4%9E%C4%B0M%C4%B0Z%C4%B0N%20TAHM%C4%B0N%C4%B0.docx#_ftn3">[3]</a><strong><em></em></strong></p>
<p><strong><em>“Bir millet kendini bozmadıkça” </em></strong>şartı ile tahmin edilecek sonuç</p>
<p><strong><em>“Allah Teâlâ onların durumunu değiştirmez.” </em></strong>Sonucu tahmin edilecektir. Bu tahminin gerçekleşme süreci ve olma zamanı ise geleceğin geçmişine görecelidir. Çok kişi için kader bazında üzüntü sahibi olmak yerine olacak ihtimallerin sonsuzluğunda Allah Teâlâ’ya güvenip çaresizliğin oluştuğu yerlerde kurtarıcı umutları oluşturması lazımdır. Bunu başarmanında ancak Allah Teâlâ’nın yakınlığı ile olacağını sürekli görmekteyiz.</p>
<p>Allah Teâlâ ne güzel vekil ve yardımcıdır.</p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align:right;"><strong><em>İhramcızâde İsmail Hakkı </em></strong><strong><em></em></strong></p>
<p>&#160;</p>
<hr size="1" /><a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/GELECE%C4%9E%C4%B0M%C4%B0Z%C4%B0N%20TAHM%C4%B0N%C4%B0.docx#_ftnref1">[1]</a> TOKER, Ayhan; Gelecek Tahmini, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü  İktisat Fakültesi Ekonometri Ana Bilim Dalı  Yüksek Lisans Tezi-86/633, Ekim-1989, s. 5-8</p>
<p><a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/GELECE%C4%9E%C4%B0M%C4%B0Z%C4%B0N%20TAHM%C4%B0N%C4%B0.docx#_ftnref2">[2]</a> a.g.e.,s. 13</p>
<p><a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/GELECE%C4%9E%C4%B0M%C4%B0Z%C4%B0N%20TAHM%C4%B0N%C4%B0.docx#_ftnref3">[3]</a> Râd, 11</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BULANIK MANTIK İLE KADER]]></title>
<link>http://ismailhakkialtuntas.com/2009/11/09/bulanik-mantik-ile-kader/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 06:48:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>ismailhakkialtuntas</dc:creator>
<guid>http://ismailhakkialtuntas.com/2009/11/09/bulanik-mantik-ile-kader/</guid>
<description><![CDATA[Geçmiş mantıkla gelecekte şu sonuçları olacak demek artık tam doğru olmuyor. Belki iki sonuç arasınd]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Geçmiş mantıkla gelecekte şu sonuçları olacak demek artık tam doğru olmuyor. Belki iki sonuç arasında gelip gidebiliyor. Bu kader faktörünün araya girmesi midir?</p>
<p>[Modern bilim, 2000 yıldan bu yana, mutlaklıklar ve kesinlikler üzerine kuruludur. Kâinattaki gerçeklikler çoğu zaman gri olsalar da, bilim, yaptığı kesin tanımlamalarıyla onları siyaha ve beyaza boyar. Aslında uç değerler arasında dereceli değerlerin var olduğu her devirde bilinen bir gerçektir. Fakat bu gerçeği kabullenmek ve ilmî saymak genellikle pek çok bilim insanı tarafından kolay olmamaktadır.</p>
<p>Aristo mantığı olarak bilinen iki değerli klasik mantık, 1920’lerden itibaren filozof ve teorik matematikçilerin ürettikleri paradoksları açıklamakta yetersiz kalmıştır. Çünkü <strong><em>Aristo mantığı gerçek dünyayı bütünüyle tasvir etmekten uzaktır.</em></strong> Tabiattaki her oluşumun bir meydana gelme derecesi vardır. Bu anlamda herhangi bir önermenin <strong><em>yalnızca doğru </em></strong><strong><em>ya da </em></strong><strong><em>yalnızca yanlış</em></strong><em> </em>olması gerekliliği, ikili mantığın gelişerek çok değerli mantığa dönüşmesine sebep olmuştur. Çok değerli mantığın en ilkel hali olan üç değerli mantık, önermelerin <strong>{0, 1}</strong> değerlerinin yanında, <strong>{0.5}</strong> değerini de almasını sağlamıştır ve böylece değer kümesi <strong>{0, 0.5, 1}</strong> olarak geliştirilmiştir. Değer kümesindeki <strong>{0}</strong> ögesi önermenin kesinlikle yanlış olduğunu, <strong>{0.5}</strong> ögesi belirsiz olduğunu ve <strong>{1}</strong> ögesi de kesinlikle doğru olduğunu ifade etmektedir.</p>
<p>1930’ların başında Polonyalı mantık bilimcisi <strong>Lukasiewicz,</strong> üç değerli mantıktan yola çıkarak mantığı bütünüyle ele almıştır ve <strong><em><span style="text-decoration:underline;">sonsuz değerli mantığı</span></em></strong> geliştirmiştir. 1965’te <strong><em>Lotfi Zadeh,</em></strong> o zaman kadar yapılan tüm mantıksal yaklaşımları toplu bir şekilde ele alarak yorumlamış ve ulaştığı bu çıkarımlarla bulanık mantığı keşfeden kişi olmuştur. Günümüzde bulanık mantık, <strong><em>Zadeh</em></strong> ile birlikte anılmaktadır. <strong><em>Bulanık mantıkta önermeler </em>[0, 1]<em> aralığında sonsuz değer alabilirler.</em></strong> Dolayısıyla ikili mantık, bulanık mantığın özel (indirgenmiş) bir halidir.</p>
<p><strong><em>Klasik mantıkta doğru veya yanlış olma durumu dışında başka herhangi bir durumun gerçekleşmesi imkansız olarak varsayılır</em></strong> <strong><em>ve genellikle böyle durumların paradoks oldukları kabul edilir.</em></strong> Hâlbuki böylesi durumlar bulanık mantık açısından son derece doğaldır. <strong><span style="text-decoration:underline;">Hatta {0, 1} dışında sadece üçüncü bir durumla yetinilmez, bunun dışında [0, 1] aralığında değer alabilecek sonsuz durum gerçekleşebilmektedir.</span></strong></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Tarih içinde değişen ve gelişen mantık sistemleri içinde, insan zekâsını en kapsamlı olarak ele alıp analiz edebilen, yani insan beyni gibi düşünebilen en gelişmiş <strong>mantık sistemi bulanık mantıktır.</strong></span> Sonsuz değer alabilme gibi özellikleri sayesinde insani yargıları olduğu gibi kavrayarak yaklaşık düşünebilmeyi mümkün kılmaktadır. Zadeh’e göre bulanık mantık, kelimelerle hesap yapmaktır.</p>
<p> <span style="text-decoration:underline;">Kelimeler nesneleri temsil eder. </span><em><span style="text-decoration:underline;">Araba </span></em><span style="text-decoration:underline;">kelimesi pek çok arabanın yerine kullanılır ve herkes için farklı düşünceler çağrıştırır. Günlük konuşmalarımızda genellikle hepimiz aynı kelimeleri kullanmamıza rağmen aynı şeyleri düşünmeyiz.</span> Söylemlerimiz, düşündüklerimizin yansımasıdır. Fakat bu yansımalar belirsizliklerle doludur. Bulanık mantık bu belirsizlikleri ustaca ele alır. Bunu yaparken her olaya bir meydana gelme derecesi atar ve böylece önermelerin iki değerli sınırlı kalıbını kırarak, sonsuz değerli olabilmelerini sağlar. Bulanık mantık aslında tabiatta var olan, fakat ilmî olduğu, hatta olması gerektiği sonradan anlaşılan, ayrı bir öğreti gibi varlığını çağlar boyu sürdürmüştür. Kimi zaman paradokslar, kimi zaman üç değerli, kimi zaman çok değerli mantık olarak karşımıza çıkmış, nihayet Zadeh’in tanımlamalarıyla gerçek kimliğini kazanmıştır.] <a href="#_ftn1">[1]</a><strong> </strong></p>
<p>Bulanmış mantıktan söz açışımız, ateistlerin Allah Teâlâ’nın varlığı ile kötülüğün olmaması gerektiği yönünde fikirlerinden dolayıdır. Onlar diyorlar ki</p>
<p><strong><em>“eğer Allah Teâlâ varsa ve her şeye gücü yetiyorsa bu kötülük nereden geliyor.”</em></strong></p>
<p>Aristo mantığı ile bunun olmaması gerekir. İlmî gerçekler ve evrimciler; Allah Teâlâ’yı kabul etmektense her şeyi kendi başına bırakmayı daha uygun görünce, tesadüfler, rastlaşmalar ile oluşan bir hayatı kabul etmek ile geleceğin tekâmülünde ihtimaller ile seçiciliği yalnızca varlıklara bırakmayı uygun görmektedirler. Bu şekilde Allah Teâlâ’nın hükmü ve gerçeği göz ardı ediliyor.</p>
<p><strong>Aslında her olan şeyin bir tek sonucu yoktur.  </strong></p>
<p>Sonuç olarak; kader açısından bulanık mantığın geçerli olduğu görülmektedir. Her ne şekilde olursa olsun bu mantık ile hiçbir sonuç isabetsiz kalmamış olur. Bütün ihtimaller ile kötülüğün bulunması Allah Teâlâ’nın yokluğuna değil, sonsuz kudretinin varlığına işarettir.</p>
<p>Olası ihtimaller arttıkça kâinat ve düzendeki ahengin bozulmasında hızlı bir seyrin olmayışı bunun en bariz delilidir. Dengenin bozulmaya başlaması ile her geçen an ve zaman itibarıyla kat kat olması düşünülürse, kâinata müdahale eden varlığın kudret ve azameti sonsuz demektir. İlmî verilerin sonuçları çok zaman bunu çözmekte ve anlamakta zorlanmaktadır. Mesela çarpma ihtimali hesaplanmış bir yıldızın dünyaya çarpmadan gidişini nasıl açıklayacağız.</p>
<p>Güç ve kudret yalnız Allah Teâlâ’ya mahsustur.</p>
<p style="text-align:right;"><strong><em>İhramcızâde İsmail Hakkı</em></strong><strong> </strong></p>
<hr size="1" /><a href="#_ftnref1">[1]</a> İŞBİLEN YÜCEL, “Bulanık Regresyon: Türkiye’de 1980-2004 Döneminde Kayıt Dışı Ekonominin Bulanık Yöntemlerle Tahminine İlişkin Bir Uygulama”, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ekonometri Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi-217283; 2005; s.4-5</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Olasılıksız]]></title>
<link>http://olasiliksizsiniz.wordpress.com/2009/11/04/olasiiiksiz/</link>
<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 22:05:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>olasiliksizsiniz</dc:creator>
<guid>http://olasiliksizsiniz.wordpress.com/2009/11/04/olasiiiksiz/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni Dönemde Yeni Stratejiler]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/11/05/yeni-donemde-yeni-stratejiler/</link>
<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 22:01:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/11/05/yeni-donemde-yeni-stratejiler/</guid>
<description><![CDATA[İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullar ile ilgili bazıları iyimser bazıları da tam aksine daha da köt]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullar ile ilgili bazıları iyimser bazıları da tam aksine daha da köt]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İMTİHAN SIRRI ve FİTNE]]></title>
<link>http://ismailhakkialtuntas.com/2009/11/03/imtihan-sirri-ve-fitne/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 08:29:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>ismailhakkialtuntas</dc:creator>
<guid>http://ismailhakkialtuntas.com/2009/11/03/imtihan-sirri-ve-fitne/</guid>
<description><![CDATA[Geleceği bilmek gaybi ilimler arasında olunca, bu yönüyle gelecek imtihan konuları arasında bulunmak]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Geleceği bilmek gaybi ilimler arasında olunca, bu yönüyle gelecek imtihan konuları arasında bulunmaktadır.</p>
<p>İnsan dünyaya gelmekle imtihan için sözleşmeye imza atan birey olmuştur. Onun için her şey bir imtihan vesilesidir ve kurtuluşu da yoktur. Kur’ân-ı Kerim’de dünya hayatının bir deneme veya imtihan yeri olduğunu sıkça tekrar ettiği temalarından biridir. Ayetlerde de görüleceği gibi kâinatın insanlık için imtihan yeri olduğudur.</p>
<p>İnsanın dünya hayatının yegâne gayesi imtihandır. <strong><em>“</em></strong><strong><em>İ</em></strong><strong><em>mtihan insan hayatının özüdür. </em></strong><strong><em>İ</em></strong><strong><em>nsan hayatına anlam ve varlı</em></strong><strong><em>ğ</em></strong><strong><em>ına gaye kazandırır.”  </em></strong><a href="#_ftn1">[1]</a></p>
<p><strong><em> “Allah, hanginizin ameli, hal ve hareketlerinin daha güzel olaca</em></strong><strong><em>ğ</em></strong><strong><em>ı hususunda sizi imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı.” </em></strong><a href="#_ftn2">[2]</a><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> “O, hanginizin daha güzel i</em></strong><strong><em>ş </em></strong><strong><em>yapaca</em></strong><strong><em>ğ</em></strong><strong><em>ınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, ba</em></strong><strong><em>ğ</em></strong><strong><em>ı</em></strong><strong><em>ş</em></strong><strong><em>layandır.” </em></strong><a href="#_ftn3">[3]</a> <strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>“ </em></strong><strong><em>Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyece</em></strong><strong><em>ğ</em></strong><strong><em>iz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz,” </em></strong><a href="#_ftn4">[4]</a><strong><em> </em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p>İmtihan konusunda insanların iyi ve kötü ile ayırt edilmediğinin bilinmesi ilâhi bir emir olması nedeniyle kaçınılmaz hakikattir.</p>
<p><strong><em>“</em></strong><strong><em>İ</em></strong><strong><em>nsanlar, imtihandan geçirilmeden sadece “</em></strong><strong><em>İ</em></strong><strong><em>man ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? </em></strong></p>
<p><strong><em>Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmi</em></strong><strong><em>ş</em></strong><strong><em>izdir. Elbette Allah, do</em></strong><strong><em>ğ</em></strong><strong><em>ruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır</em></strong><strong><em>.” </em></strong><a href="#_ftn5">[5]</a><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>“</em></strong><strong><em>Biz sizi, çaresiz, biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edece</em></strong><strong><em>ğ</em></strong><strong><em>iz. Müjdele o sabredenleri!” </em></strong><a href="#_ftn6">[6]</a><strong><em> </em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>“</em></strong><strong><em>Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını -yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmı</em></strong><strong><em>ş</em></strong><strong><em>ızdır.” </em></strong><a href="#_ftn7">[7]</a><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> “</em></strong><strong><em>Ba</em></strong><strong><em>ş</em></strong><strong><em>ınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle i</em></strong><strong><em>s</em></strong><strong><em>lediklerinizden ötürüdür. O, yinede ço</em></strong><strong><em>ğ</em></strong><strong><em>unu affeder</em></strong><strong><em>.” </em></strong><a href="#_ftn8">[8]</a></p>
<p>İmtihan konusunun Kur’ân-ı Kerim’de fitne olarak bahsedilmesi de, bu ilmin kendi içerisinde sıkıntıların bulunması yanında yanlış algı ile sapmaların ve hata ihtimallerini artırmasındandır.</p>
<p>Kur’ân-ı Kerim’de <strong><em>“Sizi bir fitne olmak üzere şerle de hayırla da deneyip sınarız”</em></strong> <a href="#_ftn9">[9]</a> buyrulmaktadır.</p>
<p>Fitne insanın sınanması anlamına kullanıldığında hem olumlu, hem de olumsuz sonuç vermesi ihtimal olduğu için her iki şekilde sonuçla­nan olaylara da isim olarak verilir. Hz. Ömer radiyallâhü anh, fitnelerden Allah Teâlâ&#8217;ya sığınan bir kişiyi gördüğünde:</p>
<p><strong><em>“Allah&#8217;ın sana evlat ve mal vermemesini mi istiyorsun?”</em></strong> der. <a href="#_ftn10">[10]</a> Yani hayattan kopmak mı istiyorsun diye sorgulamaktadır.</p>
<p>Geleceğimiz hakkında yorum yapmak hata payının en düşük düzeye düşürülmesi için gayret göstermek içindir. Gelecek, Allah Teâlâ’ya ait olup çok az bir pay, insanlara işaretler ve ilham yoluyla vehbî olarak ihsan edilmiştir.</p>
<p>Rivayetlerde belirtildiğine göre bir defasında da Hz. Ömer radiyallâhü anh, yanındakilere:</p>
<p><strong><em>“Hz. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin bildirdiği fitneleri hanginiz biliyor?”</em></strong> diye sormuş, mecliste bulunanlardan Hz. Huzeyfe radiyallâhü anh (v.36/656), aile, evlat, mal ve komşu yüzünden maruz kalınan fitnelerden bahsetmiş, Hz. Ömer radiyallâhü anh,</p>
<p><strong><em>“Hayır, bu fitneleri değil, deniz dalgaları gibi dalgalanacak olan fitneleri kastediyo­rum”</em></strong> <a href="#_ftn11">[11]</a> demiştir. İbn-i Ömer de kendisine sorulduğunda,</p>
<p><strong><em>“Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin döneminde sadece müşriklerle savaştıklarını ve onların dinine girmeyi fitne saydıklarını, şimdi ise insanların iktidar uğruna birbirleri ile savaştıklarını”</em></strong> <a href="#_ftn12">[12]</a> söylemiştir.</p>
<p>Müslümanların bu bahsedilen imtihan ve fitnelerin önbilgisinin geçmişte bilmelerine rağmen gelecekte kurtulamayışları belki kader divanlarındaki yazıların tecellisinin engellenemez bir durumlarının varlığından mı yoksa, başka bir geleceğin geçmişi olacak durumların gereği olduğunu anlamak mümkün olamamaktadır.</p>
<p>Yine aynı soru akla gelmektedir.</p>
<p><strong>Geçmiş mi geleceği etkiliyor? Yoksa gelecek mi geçmişi etkiliyor?</strong></p>
<p>Burada zaman, bilgi, irade ve fiil dörtlüsünün sonsuz blanketleri <a href="#_ftn13">[13]</a> sarmalar durur. Bu durumların tek sonuçlandırıcısı da muhakkak Allah Teâlâ olacağı için insanlık açısından zâtına karşı haddi aşanlardan olmamak gerekir. Düşünün bir defa <strong><em>“Ben Kahhâr’ım, bu sıfatım ile tecelli ettiğimde kim bana mani olacak?”</em></strong> emri ilahisi karşısında beşeriyetin konuşması söz konusu olabilir mi?</p>
<p><strong><em>“</em></strong><em>O gün onlar meydana çıkarlar; onların hiçbir şeyi Allah&#8217;a gizli kalmaz. <strong>“Bugün hükümranlık kimindir?” denir; hepsi: “Gücü herşeye yeten tek Allah&#8217;ındır” </strong>derler.”<strong> </strong></em><a href="#_ftn14">[14]</a></p>
<p style="text-align:right;"><strong>İhramcızâde İsmail Hakkı</strong></p>
<hr size="1" /><a href="#_ftnref1">[1]</a> Muhammed Kutup, Tarihe Bakışımız, (trc. Talip Özdeş), İstanbul, 1990, s.76</p>
<p>&#160;</p>
<p><a href="#_ftnref2">[2]</a> Hud, 7</p>
<p><a href="#_ftnref3">[3]</a> Mülk, 2</p>
<p><a href="#_ftnref4">[4]</a> Enbiya, 35</p>
<p><a href="#_ftnref5">[5]</a> Ankebut, 2–3</p>
<p><a href="#_ftnref6">[6]</a> Bakara, 155</p>
<p><a href="#_ftnref7">[7]</a> Araf, 94</p>
<p><a href="#_ftnref8">[8]</a> Şura, 30</p>
<p><a href="#_ftnref9">[9]</a> Enbiya, 35</p>
<p><a href="#_ftnref10">[10]</a> İbnü&#8217;l-Esîr, en-Nihaye fi garîbi&#8217;l-hadîs ve&#8217;l-eser, Kahire 1963,s. 111,411.</p>
<p><a href="#_ftnref11">[11]</a> Buhârî, Fiten, 17; Tirmizî, Fiten, 60.</p>
<p><a href="#_ftnref12">[12]</a> Buhârî, Fiten, 16.</p>
<p><a href="#_ftnref13">[13]</a> <strong>Endless blanket: </strong>sonsuz blanket</p>
<p><strong>Endless: </strong>s. sonsuz, daimi, bitmek bilmeyen, ebedi, uçsuz bucaksız, ölümsüz, bitmez tükenmez</p>
<p><strong>Blanket: </strong>i. battaniye. f. sarıp sarmalamak.</p>
<p><a href="#_ftnref14">[14]</a> Mümin, 16</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gelecek Afgan sivillerin elinde]]></title>
<link>http://blackdark.wordpress.com/2009/11/03/gelecek-afgan-sivillerin-elinde/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 03:48:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>blackdark</dc:creator>
<guid>http://blackdark.wordpress.com/2009/11/03/gelecek-afgan-sivillerin-elinde/</guid>
<description><![CDATA[Afganistan&#8217;da konakladığımız 7 gün boyunca Kâbil, Penşir ve Mezar-ı Şerif&#8217;e gittik. Penş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Afganistan&#8217;da konakladığımız 7 gün boyunca Kâbil, Penşir ve Mezar-ı Şerif&#8217;e gittik. Penş]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[facebook'ta neler oluyor?]]></title>
<link>http://pekyorur.wordpress.com/2009/11/03/facebookta-neler-oluyor/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 01:12:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>hçp</dc:creator>
<guid>http://pekyorur.wordpress.com/2009/11/03/facebookta-neler-oluyor/</guid>
<description><![CDATA[Facebook&#8217;un izlediği inanılmaz başarılı değişim politikasına bir çoğumuz yıllardır şahidiz. İl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Facebook&#8217;un izlediği inanılmaz başarılı değişim politikasına bir çoğumuz yıllardır şahidiz. İl]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Başarının Sırını Öğrenmek İster misin? This Is It!]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/11/01/basarinin-sirini-ogrenmek-ister-misin-this-is-it/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 13:29:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/11/01/basarinin-sirini-ogrenmek-ister-misin-this-is-it/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GERÇEK-GERÇEKLİK ]]></title>
<link>http://ismailhakkialtuntas.com/2009/10/30/gercek-gerceklik/</link>
<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 06:51:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>ismailhakkialtuntas</dc:creator>
<guid>http://ismailhakkialtuntas.com/2009/10/30/gercek-gerceklik/</guid>
<description><![CDATA[Gerçek ve gerçekliğin ne olduğu sorusu, tarih boyunca insanın kafasını en çok kurcalayan konulardan ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Gerçek ve gerçekliğin ne olduğu sorusu, tarih boyunca insanın kafasını en çok kurcalayan konulardan biridir. Gerçeklik üzerinde ilkçağlardan beri çok tartışılmış ve felsefenin ana sorunlarından olmuş ve çok sayıda ve farklı yorum yapılmıştır.</p>
<p>En genel tarifiyle <strong><em>gerçek, somut bir şekilde var olandır.</em></strong> Bu somut olarak var oluş; insanın bilincinden, olayları ve nesneleri algılayışından bağımsızdır. Bununla birlikte insan, yaşadığı ve algıladığı kadarıyla yetinmez ve <strong><em>“gerçek”</em></strong> olanı bulmaya çalışır.</p>
<p><strong><em>Gerçeklik ise, gerçek olarak var olan şeylerin aslını ifade etmektedir.</em></strong> İnsanın ulaşmaya çalıştığı şey, esasen tek bir <strong><em>“gerçek”</em></strong> olgu ya da nesneden öte, bunların aslı yani <strong><em>“gerçeklik”</em></strong>tir. Gerçeğin <strong><em>“ne olduğu” </em></strong>nu açıklamaya çalışan düşünürler, öncelikle gerçeğe <strong><em>“nasıl ulaşılacağı”</em></strong> sorusunu cevaplamaya çalışmışlardır. İnsanlar, yaşadıkları olayları, dünya ve diğer insanlar hakkındaki bilgi ve görüşlerini başkalarına aktarmak ister. Gerçek/gerçekliğin bulunmasında sorunlar giderilmesinde <strong><em>“inanç”</em></strong> mefhumu devreye girerek <strong><em>“olan/olmayan” </em></strong>nın sınırını kendi tayin ederek birinin gerçeğini batıl, kendi batılını gerçek görür. Bu böylece devam eder gider. Bu gerçek bilgisi de geleceği etkileyen faktör olur. Bazılarının gerçek kabul ettiği bir zaman sonra gerçekliğini kaybedince geçmiş çöküşe uğrar. Geçmişi çöken gelecekte artık ayakta duramaz.</p>
<p>[İslâm idealizmi, Hazreti Muhammed sallallâhü aleyhi ve sellemin Mekke'de yaşadığı, hicretten evvelki yıllar esnasında inen ayetlerin meali içinde gelişti. İslâm ruhu bu devrede doğmuştur.</p>
<p>Hayatın pratik icapları ile mükemmel dünya adamı olmak arzusu içinde doğan muvaffak olmuş bir gerçekçiliğin (realizm), sonraki yüzyıllarda İslâm ruhunu hareketten durdurup menfaat ve muvaffakiyetlere tâbi kıldığını görüyoruz, İslâm âleminin içten yıkılışı, böyle bir realizmin eseri olmuştur.]<a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/Ger%C3%A7ek.docx#_ftn1">[1]</a></p>
<p>Bir dönem yükselmenin sebebi olan gerçeklik başka bir dönem yıkılmada etken olması kırılmanın olmasıdır. Mesela haricilerin Allah rızası anlayışı ile Hz. Ali kerreme’llâhü vechenin Allah rıza anlayışındaki gerçeklik karşı karşıya gelmiştir. Gerçek ile gerçeklik bir uyuşum içinde olmayınca kopmalar ve sonuçta yıkılmalar olur.</p>
<p>Sonuçta bilginin gerçek açısından önemsiz olmasıdır. Önemli olan ruhun geçmişten alarak geleceğe olan yaptırım gücüdür. Çünkü Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve selleme Kafirûn süresinde <strong><em>“Sizin dininiz size, benim dinim banadır.” </em></strong><a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/Ger%C3%A7ek.docx#_ftn2">[2]</a> emredilmesi bu sebepledir.</p>
<p>Gerçekliğin geçmişteki gerçeğin temeline bağımlı oluşu ile gelecek kendini gösterir. Bu ise geleceğe yönelik tahminin isabetli kararına eş değerdir. Bu ise iyi ve kötü olmaktan kurtulamaz. Bu nedenle katığına haram ve kötülük karıştıranın bilgisi gelecekte de gerçeği bulma ve isabet etme durumu olumsuzdur.</p>
<p>Düşüncesizce yapılan her hareketin bedeli ödenmesi mecbur olan borç olur. Bu borç Allah Teâlâ ve kul katında muhakkak tahsil edilecektir.</p>
<p>Geçmişini (şu an geçti) güzelleştiren için geleceğinin gülistan olacağını kim inkâr edebilir.</p>
<p style="text-align:right;"><strong><em>İhramcızâde İsmail Hakkı</em></strong></p>
<hr size="1" /><a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/Ger%C3%A7ek.docx#_ftnref1">[1]</a>TOPÇU Nurettin, <strong><em>Yarınki Türkiye; </em></strong>Hzl: Ezel Erverdi-Ismail Kara, İst. 1999, s.232s.232</p>
<p>&#160;</p>
<p><a href="/site%20dosyalar%C4%B1/sunulan%20yaz%C4%B1lar/Ger%C3%A7ek.docx#_ftnref2">[2]</a> Kafirûn, 6</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Faydasını Sunabilenin Geleceği]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/29/faydasini-sunabilenin-gelecegi/</link>
<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 12:28:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/29/faydasini-sunabilenin-gelecegi/</guid>
<description><![CDATA[Fayda… Ürün veya hizmetlerin herhangi bir ihtiyacı giderebilme yeteneğidir. Peki bu kavram sadece bu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Fayda… Ürün veya hizmetlerin herhangi bir ihtiyacı giderebilme yeteneğidir. Peki bu kavram sadece bu]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yarın Olacakları Beklemek Ölmek Demektir!]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/26/yarin-olacaklari-beklemek-olmek-demektir/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 15:08:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/26/yarin-olacaklari-beklemek-olmek-demektir/</guid>
<description><![CDATA[                              İş dünyasında yatırımcılar için oldukça önemli olan bu söylem -son gün]]></description>
<content:encoded><![CDATA[                              İş dünyasında yatırımcılar için oldukça önemli olan bu söylem -son gün]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fikrini Yaz ki Uçmasın Sonrasında Ağlamayasın!]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/26/fikrini-yaz-ki-ucmasin-sonrasinda-aglamayasin/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 11:07:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/26/fikrini-yaz-ki-ucmasin-sonrasinda-aglamayasin/</guid>
<description><![CDATA[                            Gelecek konuşanların değil yazanların olacak! Bir atasözü bu konu için b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[                            Gelecek konuşanların değil yazanların olacak! Bir atasözü bu konu için b]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sosyal Medya Götür Beni Buralardan!]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/25/sosyal-medya-gotur-beni-buralardan/</link>
<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 13:15:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/25/sosyal-medya-gotur-beni-buralardan/</guid>
<description><![CDATA[En sonunda olacağı bu galiba&#8230; Herşeyin bir birine bu derece yakınlaştığı,sınırların,mesafeleri]]></description>
<content:encoded><![CDATA[En sonunda olacağı bu galiba&#8230; Herşeyin bir birine bu derece yakınlaştığı,sınırların,mesafeleri]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Başarılar İyi İnsanlarla Yakalanacak!]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/25/basarilar-iyi-insanlarla-yakalanacak/</link>
<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 11:44:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/25/basarilar-iyi-insanlarla-yakalanacak/</guid>
<description><![CDATA[                                    Yaklaşık 7 yıl önce iş hayatıma başladığımda okulda öğrendikleri]]></description>
<content:encoded><![CDATA[                                    Yaklaşık 7 yıl önce iş hayatıma başladığımda okulda öğrendikleri]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Satmak İçin Kullanmak!]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/22/satmak-icin-kullanmak/</link>
<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 17:37:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/22/satmak-icin-kullanmak/</guid>
<description><![CDATA[                              Firmaların temel amacıdır ürettikleri ürünleri satmak. Ama her firmanı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[                              Firmaların temel amacıdır ürettikleri ürünleri satmak. Ama her firmanı]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BİR ‘GELECEK’ TAHMİNİ]]></title>
<link>http://boragorgun.wordpress.com/2009/10/21/bir-%e2%80%98gelecek%e2%80%99-tahmini/</link>
<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 16:41:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>boragorgun</dc:creator>
<guid>http://boragorgun.wordpress.com/2009/10/21/bir-%e2%80%98gelecek%e2%80%99-tahmini/</guid>
<description><![CDATA[İnsanda evrim süreci devam ediyor’ diyen uzmanlar, geleceğin kadınını açıkladı: Daha kısa, daha kilo]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="aligncenter size-full wp-image-141" title="picCAXMI0QL" src="http://boragorgun.wordpress.com/files/2009/10/piccaxmi0ql.jpg" alt="picCAXMI0QL" width="200" height="153" />İnsanda evrim süreci devam ediyor’ diyen uzmanlar, geleceğin kadınını açıkladı: Daha kısa, daha kilolu ve doğurgan Yale Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırma, kadınların gelecekte biraz daha kısa boylu, daha kilolu ve doğurgan olacağı sonucuna vardı. Uzmanlara göre elde edilen veriler insanın evriminin hala sürdüğünü kanıtlıyor.<br />
Evrim biyologu Prof. Stephen Stearns yönetiminde yürütülen geniş çaplı araştırma çerçevesinde menopoz dönemini geçmiş 2 bin 238 kadının sağlık verileri karşılaştırıldı. Sonuçta daha kısa ve ağır olanlar, ilk çocuğunu daha erken doğuranlar ve daha geç menapoza girenlerin diğerlerine göre daha çok çocuk sahibi olduğu ve bu kalıtımsal özelliklerini kızlarına da geçirdiği belirlendi.<br />
Araştırma ekibi, Massachusetts’teki Framingham kasabasında yaşayanların 1948 yılından beri tutulan sağlık kayıtlarını kullandı. 14 bin kişinin arasından doğurganlık dönemi sona ermiş 2 bin 238 kadın seçildi ve bunlara ait boy, kilo, tansiyon, kolesterol gibi verilerle doğurdukları çocuk sayısı arasındaki bağlantı incelendi.<br />
Elde edilen sonuçlar, ortalamaya göre daha kısa boylu ve daha kilolu kadınların daha uzun ve zayıf olanlara kıyasla daha çok çocuk sahibi olduğunu gösterdi. Aynı şekilde, tansiyonu ve kolesterolü ortalamadan düşük olan, ilk çocuğunu daha erken yaşlarda doğuran ve menopoza geç giren kadınların da ortalama çocuk sayısı daha yüksek çıktı. Stephen Stearns’e göre bu doğurganlık özellikleriyle 2409 yılında, yani yaklaşık 10 nesil sonra, kadınların ortalama ağırlıkları 1 gr daha fazla, boyları 2 cm kısa, ilk hamilelikleri 5 ay daha erken ve menopoza girmeleri 10 ay daha geç olacak.<br />
Verileri değerlendirirken sosyal ve kültürel faktörlerin etkilerini hesaplardan arındırdıklarını söyleyen Stearns, böylece insanlarda evrimin sürdüğü sonucuna vardıklarını belirtti.</p>
<p>BİRGÜN</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sonra !]]></title>
<link>http://sinestezi.wordpress.com/2009/10/21/sonra/</link>
<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 11:38:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>editor</dc:creator>
<guid>http://sinestezi.wordpress.com/2009/10/21/sonra/</guid>
<description><![CDATA[Sabahın erken saatlerinde kalkmıştı adam,önce yüzünü yıkadı sonra rahat olsun diye ranzadan bozup ye]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Sabahın erken saatlerinde kalkmıştı adam,önce yüzünü yıkadı sonra rahat olsun diye ranzadan bozup ye]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Birilerini memnun etmek.]]></title>
<link>http://karisanlar.wordpress.com/2009/10/20/birilerini-memnun-etmek/</link>
<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 19:46:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>Alegria</dc:creator>
<guid>http://karisanlar.wordpress.com/2009/10/20/birilerini-memnun-etmek/</guid>
<description><![CDATA[bugün hayatta ki en büyük amacımı gerçekleştirmek için bir mülakata girdim. kimin ne için girdiğini ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>bugün hayatta ki en büyük amacımı gerçekleştirmek için bir mülakata girdim. kimin ne için girdiğini kestiremedim, yüzlerce insan arasında başı kapalı, isimlerini söylemeye bile çekinen onca adam ve kadın arasında, saçının rengi gözüken belki 6, saçı boyalı olan iki kızdık!</p>
<p>amaçları sorguladım, bir ortadoğu ülkesi mülakatı olduğu için mi buydu şekil..<br />
kabullenemedim biraz, eteğimin boyuna baktı kızlar, belki adamlar tahrik oldular.. sadece, bakanlıkta mı çalışıyorsun kızım sen sorusunu soran teyze dışında hiç kimse, hemde <strong>hiç kimse</strong> aydınlık bir üniversitesi öğrencisi gibi değildi. hiç birisi gidecekleri o ülkede , burayı temsil edeceklerini bilmiyordu sanki!</p>
<p>yıkıldım, rakiplerim bunlar olmamalıydı.. kimsenin türbanında olmadım hiç bir zaman, hatta türban takma özgürlüğü için basbas bağırdım hep.. ama bugün manzara, o korktuğumuz <a title="şeriat" href="http://www.lafmacun.org/bak/seriat">şeriat</a>ın geleceğini tasvir etti bana..</p>
<p>komisyonun karşısına ilk eteği ile, gömleği ile çıkan bendim.. adımdan önce oturuşuma baktılar.. neyse ki günaydın diye gülümseyerek girmiştim yanlarına.. onlarda yeterince laik görünüyorlardı..</p>
<p>acımam için her koşul gerçekleşti, daha evel neden üniversiteyi bıraktığımı, yaşımın farkında olup olmadığımı sorguladılar..<br />
hatta birisi,  neden ortadoğu istediğimi algılayamadı.. hedeflerimi bile onların basitlğine çektim..<br />
hiç birisi sen kimsin demedi! hiç birisi neden o koltukta oturduğunun farkında değildi, acıdım..<br />
can alıcı cevabımdan önce, <a title="biraz gülümseyin çok gerginsiniz" href="http://www.lafmacun.org/bak/biraz+gulumseyin+cok+gerginsiniz">biraz gülümseyin çok gerginsiniz</a> dedim, dondular, kendime ne kadar güvendiğimi anlattım onlara..<br />
tepkisizlerdi, tecrübe mi ?<br />
evet, onlar gibi olmayacağım asla. ileriyi görüyorum ben!</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İki Ünlü Bilim Adamı "CERN Deneyine Gelecekten Müdahale Ediyorlar" Dedi]]></title>
<link>http://zayzay.wordpress.com/2009/10/18/iki-unlu-bilim-adami-cern-deneyine-gelecekten-mudahale-ediyorlar-dedi/</link>
<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 21:11:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>ZAY ZAY</dc:creator>
<guid>http://zayzay.wordpress.com/2009/10/18/iki-unlu-bilim-adami-cern-deneyine-gelecekten-mudahale-ediyorlar-dedi/</guid>
<description><![CDATA[İki fizikçisinin, ortaya attığı bir iddia komplo teorisi meraklılarında büyük heyecan yarattı. Tanrı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;"><strong><img class="alignleft" src="http://www.egitimux.com/UserFiles/Image/CERN_LHC.jpg" alt="" width="199" height="130" />İki fizikçisinin, ortaya attığı bir iddia komplo teorisi meraklılarında büyük heyecan yarattı.</strong><br />
Tanrı parçacığı da denilen Higgs parçacığını bulmak için CERN’de yapılan deneyin karadelik yaratarak zaman tüneli açacağı iddia edilmişti. Şimdi 2 saygın fizikçi bu tünelle deneyin gelecekten sabote edildiğini öne sürdü&#8230; <!--more--><br />
Hakkında en fazla komplo teorisi üretilen konulardan biri olan CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile ilgili bugüne kadar bir çok iddia ortaya atıldı. Bir diğer adı “Tanrı parçacığı” olan Higgs parçacığı üretmek için çalıştırılacak olan Hadron’un, dünyayı yutacak bir karadelik yaratacağı, zaman yolculuğuna neden olarak gelecekten insanların gelmesine neden olacağı bunlardan bazılarıydı. Dünyanın merakla beklediği gün, Eylül 2008’di. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, dünyanın gözleri önünde deneyine başladı. Ancak deney, mıknatıslarda gerçekleşen bir arıza nedeniyle durduruldu. 8 milyar dolar harcanan ve 15 yıl süren araştırmalar, ertelendi. Daha sonra CERN’den yapılan açıklamada deneyin Aralık ayında yapılacağı söylendi.</p>
<p style="text-align:justify;">CERN uzmanları, Tanrı parçacığını bulmalarına engel olan arızayı arayadursun, dünyanın en önemli iki fizikçisinin, ortaya attığı bir iddia, bilim dünyasını karıştırdı ve internetteki komplo teorileri sitelerinde büyük heyecan yarattı. Kopenhag’daki Niels Bohr Enstitüsü uzmanı Holger Bech Nielsen ve Kyoto’daki Yukawa Fizik Teorisi Enstitüsü’nden Masao Ninomiya tarafından kaleme alınan iki makalede, Hadron deneyinin gelecekteki bazı insanlar tarafından bilerek sabote edildiği öne sürüldü. Önce fizik sitesi arXiv.org sonra da New York Times gazetesinde yer alan “Büyük Hadron Çarpıştırıcı’na Gelecekten Bir Etki” ve “LHC’nin Üzerindeki Gelecek Etkisi” adlı iki makale yazan uzmanlar, şunları söyledi: “Higgs parçasının elde edilmesi, belki de dünyamız ve doğamız için yıkıcı bir etki yaratacak. Belki de gelecekte yapılan bir etki veya müdahale ile bunun önüne geçiliyor. Tıpkı, dedesine gençliğinde otobüs çarpmasını engellemek için gelecekten gelen bir torun gibi”. Nielsen ve Ninomiya, teorilerine kanıt olarak da 1993’te Higgs parçacığını bulmak için ABD’de yapılan deneyi gösterdi.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>El Kaide şüphesi</strong></p>
<p style="text-align:justify;">United States Superconducting Supercollider’daki deney de milyarlarca dolar harcandıktan sonra iptal edilmişti. Yazarlar, bilim ne kadar ilerlese de Higgs parçacığı deneylerinin sorunla karşılaşacağını, bunun da gelecekteki müdahaleler yüzünden olduğunu söyledi. İddiaların, bu hafta CERN’de El Kaide bağlantılı bir Fransız araştırmacının bulunmasıyla aynı zamana gelmesi, internetteki komplo teorilerini artırdı.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gelecek Savaşları Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/17/gelecek-savaslari-oyunlari/</link>
<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 11:21:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/17/gelecek-savaslari-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Gelecek Savaşları Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/GelecekSavaslari.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/GelecekSavaslari.jpg" alt="Gelecek Savaşları Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Gelecek Savaşları Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Marka Yıldızları Akademisi]]></title>
<link>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/08/marka-yildizlari-akademisi/</link>
<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 20:49:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>Cem Birol</dc:creator>
<guid>http://babulyo.wordpress.com/2009/10/08/marka-yildizlari-akademisi/</guid>
<description><![CDATA[                                  Bireysel yeteneklere sahip geleceğin yıldız adayları birçok yetene]]></description>
<content:encoded><![CDATA[                                  Bireysel yeteneklere sahip geleceğin yıldız adayları birçok yetene]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
