<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>hain &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/hain/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "hain"</description>
	<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 15:20:59 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[sphbetleri 19 --bunu yapanlar haindirler.. ]]></title>
<link>http://imanehli.wordpress.com/2009/11/13/bunu-yapanlar-haindirler/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 12:51:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>tanyurd</dc:creator>
<guid>http://imanehli.wordpress.com/2009/11/13/bunu-yapanlar-haindirler/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Ey iman edenler! Kendi (din kardeş)lerinizden başkasını (dost ve) sırdaş edinmeyin. (Çünkü) O]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#ff0000;"><strong><a href="http://ihanim.files.wordpress.com/2009/03/ihanimwordpresscom-hijab-1401.jpg"><img class="alignright" title="islami tesettür" src="http://ihanim.files.wordpress.com/2009/03/ihanimwordpresscom-hijab-1401.jpg?w=299&#038;h=262" alt="" width="299" height="262" /></a>&#8220;Ey iman edenler! Kendi (din kardeş)lerinizden başkasını (dost ve) sırdaş edinmeyin. (Çünkü) Onlar size fesat (kötülük yapmak) da hiç kusur etmezler. Sizin meşakkatinizi (size sıkıntı verecek şeyleri) arzu ederler.</strong></span></p>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong>   Şüphesiz onların buğuz (kin ve düşmanlık)ları ağızlarından (çıkan sözlerinden) belli olmuştur. İçlerinde gizlemekte oldukları kinleri ise daha büyüktür. Muhakkak biz, size ayetlerimizi apaçık beyan ettik, eğer anlıyorsanız (düşmanlarınızla dostluk etmekten vazgeçin).&#8221;</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong><br />
</strong></span></div>
<div><strong>   Ayet-i Kerimede geçen (Ya eyyühellezine amenü) deki: (Ya) harf-i nidadır, aynı zamanda dostun dosta olan tenbihidir. (ellezine amenü) ism-i mevsul ve sılasıdır. Dostun dostunun imanına şahitlik etmesidir.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Mevla Teala, ayet-i celilede dostun dosta olan nidasıyla nida buyurdu. Dostun dostuna olan tenbihi ile tenbih buyurdu. Dostun, dostunun imanına şahitliği ile şahitlikte bulundu.Bu ne büyük bir nimettir.</strong></div>
<div><strong>   Rabbimiz bize dostluk nidasıyla nida buyuruyor, bizler ise gidiyor O&#8217;nun düşmanları olan kafirleri dost ediniyoruz. Halbuki dostluk muamelesi neyi gerektirir? Dost edindiğin kimsenin düşmanı ile dostluk etmemeyi gerektirir. <span style="color:#339966;">devamı için -&#62;&#62;<!--more--></span></strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Mevla Teala, iman edenleri, kendine dost edindi. Fakat müslümanlar bu dostluğu muhafaza edemeyip kafir ile dostluk yaptıklarında, Allah-u Teala ceza olarak onları müslümanlara musallat eder. Bosna Hersek&#8217;te olduğu gibi. Boşnaklar sırplara kızlarını vermeğe, onlar gibi yaşamağa başlamışlardı.</strong></div>
<div><strong>   Siz misiniz Mevlayı bırakıp onları dost edinen? Bakın şimdi ne kadar perişan durumdalar. Şuda var ki, Mevla Teala ateşe </strong><span style="color:#ff0000;"><strong>&#8220;Yakma!&#8221;</strong></span><strong> buyursa yakmayacağı gibi, onların saldırmamalarını, vurmamalarını hükmetse, düşmanlık edemezler. Her şey Mevla Teala&#8217;nın kudret elindedir.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Nitekim Mevla Teala hadis-i kudside şöyle buyurmaktadır:</strong></div>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong>&#8220;Ben Allah&#8217;m! Meliklerin melikiyim. Bütün meliklerin kalpleri ve perçemleri benim (kudret) elimdedir. Eğer kullar bana  itaat ederse, o melikleri onlara rahmet (acıyıcı) kılarım.</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong>   Eğer kullar bana asi olurlarsa, o melikeleri onlara azab (vesilesi) kılarım (öyleyse) padişahları kötülemek ile meşgul olmayın, lakin bana tövbe edin (ta ki) onları sizin üzerinize merhamet edici kılayım.&#8221;</strong></span></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Bir hadis-i şerifte de şöyle varittir:</strong></div>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong>&#8220;Sünnetime sıkıca sarılmaya devam ettiğiniz müddetçe, düşmanınız üzerine galipsinizdir. Eğer sünnetimden (tatbik etmekten) çıkarsanız, Allah sizi korkutan birisini üzerinize musallat kılar. Bu korku kalplerinizden çıkmaz ta ki sünnetime (tatbik etmeye) dönünceye kadar.&#8221;</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong><br />
</strong></span></div>
<div><strong>  Bunları yazın ve ezberleyin, zira:</strong></div>
<div><span style="color:#ff6600;"><strong>&#8220;İlim okumak ile sayd olur (avlanır),</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff6600;"><strong>Yazmak ile o say da kaydolur</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff6600;"><strong>Hane-i dilde (kalpte) hıfz eyle ki,</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff6600;"><strong>Etmeye firar.&#8221;</strong></span></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Dikkat ediyormusunuz? Resulullah&#8217;ın sünnetini yaşayıp başkalarına da yaşatma çabası içerisinde bulunanların, az dahi olsa artması sebebiyle müslümanlar dinlerini eskisine nazaran daha rahat icra edebiliyorlar.</strong></div>
<div><strong>   Geçmiş senelerde iki kişi Kur&#8217;an-ı Kerim ilmi tahsil etmek için bir araya gelemezdi. İslamiyetin yaşanması istenmiyordu. Bunun gibi bir tutum halen Rusya&#8217;da bulunan müslüman kardeşlerimize uygulanmaktadır. Orada namaz kılmak yasak, müslümanlığın icab ettirdiği her fiil yasak..</strong></div>
<div><strong>   Müslümanlar göz hapsine alınmış, namazlarını kıyam, rüku ile aşikar kılamıyorlar. Ancak müslümanlığın en büyük rüknu olan namzlarını terk etmiyorlar, ima ile kılıyorlar, yinede kılıyorlar. Bu durumun farkına varan ruslar anlıyorlar ki müslümanları islamiyetten ayıramayacaklar.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Şu caminin halkı sünnet-i Resulullaha sımsıkı sarılıp, amel ettiğii takdirde, Allah&#8217;ın izniyle müslümanlar galiptir.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Sure-i Muhammed&#8217;de Mevla Teala şöyle buyuruyor:</strong></div>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong>&#8220;Allah dileseydi, o kafirlerden (savaş yapmaksızın) intikamını alırdı. Fakat sizi birbirinizle imtihan etmek için  (size savaşı emrediyor). Allah yolunda öldürülenlere gelince, onların amellerini Allah boşa çıkarmaz.</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong>  (Allah) onları hidayete erdirir ve hallerini güzelleştirir, onları (dünyada) kendilerine tanıtmış olduğu cennete koyar.</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff0000;"><strong>   Ey iman edenler! Eğer Alllah&#8217;a (dinine) yardım ederseniz, O&#8217;da size yardım eder (zafer verir) ve ayaklarınızı kaydırmaz.&#8221; </strong></span><strong>(Ayet 4&#8242;den 5-7)</strong></div>
<div><strong>   </strong></div>
<div><strong>   Ayet-i celilelerinin manalarına vakıf olmak yüzbin sene Dolmabahçe sarayında yaşamaktan daha lezzetlidir.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>    Evet! Dersimizin ayet-i kerimesinde Mevla Teala iman eden kullarına nida ederek buyurmuş oluyor ki: </strong><span style="color:#0000ff;"><strong>&#8220;Ey iman eden kullar! Düşmanlarımdan ne zaman elinizi çekicekseniz&#8221;</strong></span><strong> aleyhinize konuşurlar, size tükürürler, mukaddesatınızı çiğnerler yine onları seversiniz.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   İmam-ı Masum (kuddise sirruhu) kendi mektubatından bir mektubunda buyuruyor ki: &#8220;Bir müridin yanında şeyhi hakkında kötü konuşulur, mürid şeyhini savunmaz, ses çıkarmadan onları dinlerse köpekten daha aşağı duruma düşer, zira köpek, sahibi onu bıraksa dahi, sahibini düşmandan muhafaza eder.&#8221;</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Peki! Şeyh düşmanına karşı müdafaa edilmediğinde insan bu kadar aşağı oluyor ise, ya Mevla Teala ve onun dinine yapılan taarruzlara karşı çıkmayan, dini müdafaa etmeyen müslümanların hali nice olur.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Bir takım müslümanlar, Ashab-ı kiram&#8217;a, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) in zevcelerine, hatta hatta Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) e sövme cüretinde bulunan Şiileri kendilerine dost ediniyorlar bu nasıl şeydir?</strong></div>
<div><strong>   Avrupaya mastır yapacağız diye gidiyorlar, mason olup geliyorlar. Böyle büyük bir tehlikeye düşmemeleri için:</strong><span style="color:#0000ff;"><strong> &#8220;Bu sebepten Avrupa&#8217;ya gitmeyin&#8221;</strong></span><strong> dediğimizde bizlere: </strong><span style="color:#0000ff;"><strong>&#8220;Siz bilmiyorsunuz, biz onlarla dışmızdan iş birliği yapıyoruz, kalbimizle değil. Yüksek mevkilere getirilmemiz için böyle yapmak zorundayız&#8221;</strong></span><strong> diyorlar.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Yahu size Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in verdiği mevki, Resulullah&#8217;ın (sallallahu aleyhi ve sellem), Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in halifesi olmak yetmiyor mu? En yüksek makam budur. Bizleri kafirler hezimete uğratmamıştır, bilakis içimizde bulunan Avrupa yanlısı müslümanlar yıkmıştır.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Allah-u Teala bir adamın kalbine mühür basarsa o, ortalığı ifsad eder, Ahmed, Mahmud ona ne yapabilir? İşte bizim Din-i Mübin-i İslam&#8217;a gerktiği gibi sahip çıkmayıp, Avrupa yanlılarına göstermiş olduğumuz müsamahalardan sebeptir ki, Taksim meydanında rahatlıkla: </strong><span style="color:#800000;"><strong>&#8220;Şeriat kahrolsun&#8221;</strong></span><strong> diye bağırabildiler.</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Hazreti Ebu Bekir (radıyallahu anhu) Resulullah(sallallahu aleyhi ve sellem) in en yakın dostu nasıl olabildi? Din-i Mübin-i İslam&#8217;a sahip çıkıp hiçbir zaman müsamahakar davranmadığından. Kendisi şöyle buyurdu: </strong></div>
<div><strong> </strong><span style="color:#0000ff;"><strong>  &#8220;Biz hayatta iken, dinimizden bir şey noksan olur mu?</strong></span></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>   Bir şahıs çocuğu ile Hazret-i Ebu Bekir-i Sıddık (radıyallahu anh) ın yanına gitmişti. Çocuğun saçları yahudilerin adeti üzere perçem bırakılarak kesilmişti. Hazret-i Ebu Bekir-i Sıddık (radıyallahu anh) buna çok kızdı:</strong><span style="color:#008000;"><strong> &#8220;Yahudi şiarı olan perçemi kesiniz&#8221;</strong></span><strong> buyurdu ve çocuğun perçemini kestiler.</strong></div>
<div><strong>   </strong></div>
<div><strong>   Din-i Mübin-i İslamı beklemek lazımdır. Bir kişi dahi dini beklese o kişinin arkasında Allah-u Teala vardır.</strong></div>
<div><span style="color:#0000ff;"><strong>   Moda diye elbiselerinde islami ölçülere uymayan değişikler yapanlar haindirler</strong></span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Narendra Chanchal - MataRani Ki Bhentein (Devotional Songs)]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/11/08/narendra-chanchal-bhents/</link>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 09:40:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/11/08/narendra-chanchal-bhents/</guid>
<description><![CDATA[Channel: www.youtube.com/eraksharma Ae Dwaar Maiya Da Vasdaa Rahe &#8230; Har Phull Baag Daa Hasdaa ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Channel: www.youtube.com/eraksharma Ae Dwaar Maiya Da Vasdaa Rahe &#8230; Har Phull Baag Daa Hasdaa ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[The mother of digital parliaments]]></title>
<link>http://nickosdiary.wordpress.com/2009/11/05/the-mother-of-digital-parliaments/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 14:59:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>Nick Osborne</dc:creator>
<guid>http://nickosdiary.wordpress.com/2009/11/05/the-mother-of-digital-parliaments/</guid>
<description><![CDATA[By Nick Osborne and Ged Carroll The Internet has been changing every facet of modern life, even the ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>By Nick Osborne and <a href="http://renaissancechambara.jp/">Ged Carroll</a></p>
<p>The Internet has been changing every facet of modern life, even the mother of parliaments (at least to a certain extent anyway).  An exact state of affairs at parliament would be tricky to gauge, as innovation seems to be happening in different places.</p>
<p>Examples include the recent guide to Twitter, published by Neil Williams, head of corporate digital channels at the Department for Business, Innovation and Skills (BIS), which outlined how the micro-blogging service could be used to share policy information and engage the general public around issues of interest.</p>
<p>The main political parties have shown enthusiasm in adopting social media as well, although this hasn’t necessarily translated across to their respective Parliamentary Members where there is the more familiar range of adoption patterns from early adopters to laggards to complete technophobes. Pretty much every Member of Parliament and election candidate not contesting a safe seat has a web presence of some sort, whether that is through a party backed website, or through extensive social media branding.  Most of these are run through constituency or Westminster offices however, there are few MPs who are leading the way in the digital space.</p>
<p>Amongst the social media front-runners are:</p>
<ul>
<li>Tom Watson. The Labour Party MP for West Bromwich East is known for being the <a href="http://www.independent.co.uk/opinion/commentators/tom-watson-heavyhanded-regulation-will-not-help-to-nurture-creative-talent-in-the-digital-age-1772821.html">first blogging MP</a> and lists the digital world and social media as being keen <a href="http://www.tom-watson.co.uk/about-tom-watson/">personal interests</a></li>
<li>Kerry McCarthy has been made Labour’s <a href="http://news.bbc.co.uk/1/hi/uk_politics/8205081.stm">Twitter Tsar</a>, managing social media engagement in the lead up to the next General Election, as well as being an active tweeter and <a href="http://www.kerry-mccarthy.blogspot.com/">blogger</a></li>
<li>Jo Swinson. The Lib Dem MP for East Dunbartonshire has     <a href="http://twitter.com/joswinson">1.901 followers on twitter</a> and may have been the <a href="http://www.independent.co.uk/news/uk/politics/twitterrsquos-speedy-move-to-the-centre-of-politics-1734207.html?action=Popup&#38;ino=1">first MP to tweet from the House of Commons Chamber and was definetly the first MP to mention Twitter in a Parliamentary Debate</a></li>
<li>Tom Harris. <a href="http://www.tomharrismp.com/">Tom Harris</a>, the Labour MP for Glasgow South, was recent voted the best <a href="http://www.tomharris.org.uk/">MP, Scottish and Left-of-Centre blog</a> by readers of <a href="http://www.totalpolitics.com/blogs/index.php/2009/08/18/top-30-mp-blogs">Total Politics</a></li>
<li><a href="http://www.johnredwoodsdiary.com/">John Redwood MP</a>. The Conservative MP for Wokingham was recently voted the second best MP blog by <a href="http://www.totalpolitics.com/blogs/index.php/2009/08/18/top-30-mp-blogs">Total Politics</a> readers, losing his number one position last year to the aforementioned Tom Harris</li>
</ul>
<p>Apart from the lack of uptake of social media tools across the Parliament as a whole, the biggest area where there seems to be a lack of understanding about social media is that it is a conversation. Although Twitter lends itself nicely to sound bites there doesn’t seem to be that much political engagement going on. There also doesn’t seem to be that much awareness about the impact of what they can be talking about. For instance, one MP recently complained about the workload required to deal with constituents.  In another case, an automatic news feed on Peter Hain’s Facebook page prominently displayed an embarrassing piece of coverage.</p>
<p><a href="http://nickosdiary.wordpress.com/files/2009/11/peter-hain.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-131" title="Peter Hain's Facebook Feed" src="http://nickosdiary.wordpress.com/files/2009/11/peter-hain.jpg" alt="Peter Hain's Facebook Feed" width="510" height="356" /></a></p>
<p>Despite the high profile digital campaign of Barack Obama, the US generally isn’t anywhere near the level of near universal digital and social media adoption that one would expect. For example only 29.5 per cent of US Congress members and Senators are on Twitter – 123 House members and 35 Senators out of a possible total of 535. .</p>
<p>But the fact is, the next election is going to be a hard fought campaign and this is likely to have a transformative effect on digital politics as a new generation of politicians come through.</p>
<p><strong>So where is the opportunity in digital for parliamentary and public affairs campaigns?</strong></p>
<p>The most obvious use of social media is for campaigning as it is easy to demonstrate support for a cause, through re-tweets or number of members in a Facebook group.  Social media both facilitates and reveals groundswells of popular support. Nixon’s famous silent majority, are no longer silent or invisible to politicians.</p>
<p>For electoral candidates, Obama’s secret was always to tweet asks and Calls-to-Action and this should be harnessed by MPs or PPCs. There is no particular need for an MP to tweet about what they are having for breakfast, although the ‘inane’ tweets do personalise the tweeter so they can be beneficial.</p>
<p>But the key is, actively engage and converse with users online by asking supporters, party members and voters to do something. Come to my rally, get one friend to help deliver leaflets, donate £5 to the party, come knock on doors with me. Tweets like these that actively call for support and include the public are far more likely to help the candidate get elected.</p>
<p>This method of personalised engagement and Calls-to-Action can also be harnessed for out and out public affairs campaigns. It isn’t something that will transfer well to asking for support for a bank’s or defence company’s campaign, because the public will always be wary of sinister motives. But it will transfer brilliantly to campaigns surrounding NGOs, charities, patient groups, green and sustainability projects, local engagement and welfare organisations due to the need to rally support through calls-to-action.</p>
<p>A second and underrated factor is providing content for researchers. Like the rest of the UK, parliamentary researchers will often hit Google as their first point of call when finding out about a new subject and developing a point-of-view for their MP. Providing the freshest, most relevant content around a particular area, particularly if it has an industry rather than a specific corporate slant is one of the best ways to influence from a digital point-of-view.</p>
<p>There has been an increasing level of political social media analysis in the recent months. Tweetminister essentially aggregates tweets by Members of Parliament, as well as blogs on interesting issues surrounding communication and an open Parliament while the Hansard Society has recently published a <a href="http://hansardsociety.org.uk/files/folders/downloads/entry2077.aspx">report into the use of Facebook by MPs.</a></p>
<p>We would love to hear your views on the matter, so please feel free to leave comments.</p>
<p>Cross posted with <a href="http://www.ruderfinn.co.uk/blogs/dotcom/">Ruder Finn Dot Comms. </a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[VAHİDETTİN HAİN MİYDİ?]]></title>
<link>http://panteidar.wordpress.com/2009/10/31/vahidettin-hain-miydi/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 20:29:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>pante</dc:creator>
<guid>http://panteidar.wordpress.com/2009/10/31/vahidettin-hain-miydi/</guid>
<description><![CDATA[YOKSA MASUM MU? 16 Mart 1922&#8230; Londra&#8230; Başkanlığını Yusuf Kemal Bey&#8217;in yaptığı Anka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#800000;"><strong>YOKSA MASUM MU?</strong></span></p>
<p><span style="font-size:small;">16 Mart 1922&#8230; Londra&#8230; Başkanlığını Yusuf Kemal Bey&#8217;in yaptığı Ankara Hükümeti&#8217;ni temsil eden heyet, ayağının tozuyla soluğu İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon&#8217;un karşısında alır. Konuşulacak konu bellidir: Anadolu&#8217;da daha fazla kan dökülmeden barış yollarını aramak. Türk heyeti, Misak-ı Milli sınırları içinde her şeyi konuşmaya hazırdır. Lord Curzon bir yandan çayını yudumlar, bir yandan Yusuf Kemal Bey&#8217;in anlattıklarını dinler.</span></p>
<p><span style="font-size:small;"><!--more--><br />
</span></p>
<p><span style="font-size:small;">Gün boyu süren görüşme boyunca, Yusuf Kemal Bey&#8217;in, yanındaki beş arkadaşının, hatta Ankara&#8217;daki milli mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın bile asla öğrenemeyeceği küçük bir ayrıntı vardır. Bu ayrıntı, Lord Curzon&#8217;un masasındaki çekmecede gizlidir: Türk heyetinin yanlarında taşıdıkları gizli belgelerin İngilizce çevirileri&#8230; Yapılacak pazarlığın gidişatını belirleyecek bu gizli belgeler, Türk heyeti gelmeden çok daha önce Londra&#8217;ya ulaşmış, üstelik İngilizceye bile çevrilmiştir.</span></p>
<p>Türk heyeti hiçbir olumlu sonuç alamadan Ankara&#8217;ya geri döner. Ne Lord Curson&#8217;un çekmecesindeki belgelerden haberleri olacaktır. Ne de bu belgeleri önce çalan, sonra İngilizceye çeviren, sonra da İngilitere&#8217;deki &#8220;dostlarına&#8221; ulaştıran kişiden&#8230; Son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin&#8217;den&#8230;</p>
<p>İngiltere&#8217;nin İstanbul&#8217;da en üst düzeydeki diplomatik temsilcisi olan Yüksek Komiser Sir Horace Rumbold, İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon&#8217;a 7 Mart 1922 tarihinde gönderdiği, 232 sayılı, &#8220;gizli&#8221; ibaresi taşıyan belge, padişahın ülkesini &#8220;sattığının&#8221; kelimenin tam anlamıyla &#8220;kanıtıdır&#8230;</p>
<p>Peki Vahdettin&#8217;in benzerlerine casusluk filmlerinde rastlanan bu operasyonuna sebep olan, İngilizce tercümeleri İngiliz arşivlerinde &#8220;çok gizli&#8221; damgalarıyla saklanan bu gizli belgelerde neler yazıyordu? Ve nasıl bir operasyonla ele geçirildi bu belgeler?.. İşte öyküsü:</p>
<p>Ankara&#8217;dan gelen heyet, İstanbul&#8217;da görüşmeler zincirine devam ederken, heyetteki altı kişiden biri olan katip Kemal Bey, kayınpederinin evinde kalmaktadır. Heyetin beraberinde getirdiği, içinde önemli evrakların bulunduğu valiz de Kemal Bey&#8217;in kayınpederinin evinde muhafaza edilmektedir. Katip iki gün kayınpederini evine uğramaz, başka evlerde kalır. İşte ne olduysa o iki gün zarfında olur. Durumdan bir şekilde haberdar olan Vahdettin&#8217;in hafiyeleri bir gece gizlice eve süzülür&#8230; Valizi alıp kayıplara karışır. İçindeki altı adet gizli belgenin fotoğraflarını çekip daha sonra çaktırmadan eve geri bırakırlar. Bu kopyalar ise daha sonra, 6 Mart 1922 günü, Vahdettin&#8217;in emektar bir mabeyincisiyle İngiltere Yüksek Komiserliği baş tercümanına gönderilir.</p>
<p>&#8220;Belgeler sağlam&#8221;<br />
Komiser de bu kopyaları Londra&#8217;ya rapor eder ve bu kopyaları kendisine Sultan&#8217;ın göndermiş olduğunu da açıkça ifade eder. Hazırlanan raporda, bu gizli belgelerle ilgili şöyle bir not da düşülmüştür: &#8220;&#8230; Bu belgelerin mevsuk (sağlam) olup olmadığı konusunda size güvence veremem; ama bana mevsuk görünüyorlar&#8230;&#8221;</p>
<p>Belgeler nihayetinde İngiltere Dışişleri Bakanlığı&#8217;na ulaşır. Doğu Masası yetkililerinden D. G. Osborne, belgelerin üzerine 14 Mart 1922 tarihinde şu notu düşer: &#8220;&#8230; Belge B ve Belge C&#8217;deki işaretli pasajlar ilgi çekicidir. Padişah, Yusuf Kemal&#8217;in valizinden çalınan belgelerin suretlerini bize göndermekle, aralarındaki ilişkilerin durumunu en iyi biçimde gösteriyor. Rusların Anadolu&#8217;da neden maden imtiyazları istediklerini anlayamıyorum. Kendi ülkeleri işlenmemiş maden kaynaklarıyla doludur. Herhalde Türkiye üzerindeki kıskaçlarını daraltmak ve bizi içeriye sokmamak için olsa gerek&#8230;.</p>
<p>Bütün bu hikâyenin üzerine tek bir soru sormak yeterli:  Vahdettin, Ankara&#8217;dan gelen heyetin elindeki bu belgeleri bir şekilde çaldırarak, Türkiye&#8217;yi işgali altında bulunduran düşman bir ulusun diplomatına göndermişse bu ihanet değil de nedir?</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="95%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="20" align="middle"><span style="font-family:verdana;font-size:x-small;"><strong>Son Osmanlı Padişahı  Vahidettin (<span style="color:#ff0000;">Belleten Makale</span>)</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td height="20"></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div>
<ul>
<li>
<div><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Verdana;"><span style="color:#cc0000;"><strong>SON OSMANLI   PADİŞAHI  VAHİDETTlN VE İNGİLİZLER</strong></span> (*)<br />
<strong>Dr.   Salâhi  R. SONYEL</strong></span></span></div>
</li>
</ul>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><em><strong>Büyük Millet Meclisi yönetiminin Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal (Tengirşenk)in özel kâtibi Kemal Bey&#8217;in valizinden çaldırarak İngilizlerin eline geçen gizli belgeler.</strong></em></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">1922 yılı başlarken, Mustafa Kemal&#8217;in önderliğindeki Türk milliyetçilerinin, Anadolunun ortasında kurmuş oldukları yönetim kök salmış, sağlam temeller üzerine oturtulmuştu. Bu yönetimin başlıca amacı, 15 Mayıs 1919&#8242;dan beri Batı Anadolu&#8217;da bulunan Yunan istilâ gücünü ve Mondros Bırakışmasının imzalanmasından sonra Türkiye&#8217;nin en verimli bölgelerini ele geçiren İtilâf devletlerini (<strong><span style="color:#ff0000;">1</span></strong>)  hudut dışı etmekti. Bu nedenle Doğu&#8217;da Afganistan, Sovyet Rusya ve peykleri  Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve Ukrayna (<span style="color:#ff0000;"><strong>2</strong></span>); Batı&#8217;da Fransa ve İtalya (<span style="color:#ff0000;"><strong>3</strong></span>) ile çeşitli antlaşmalar imzalamış; Balkan devletleri, İslâm ülkeleri ve boyunduruk altındaki sömürgelerle ilişki kurmuş; ülkenin maddî ve manevî tüm gücünü, ulusal amaca yöneltmişti (<span style="color:#ff0000;"><strong>4</strong></span>).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Bu amaca barış yoluyla ulaşmayı ve ülkeyi korkunç bir savaşın felâketlerinden kurtarmayı, Türk önderleri pek doğal olarak yeğ tutuyorlardı; ama yurt içindeki düşmanların ses çıkarmadan çekilip gitmelerini beklemek safdillik olurdu. Nitekim Mustafa Kemal, düşmanların Anadolu&#8217;yu kavgasız gürültüsüz bırakmıyacaklarına inanıyordu (<span style="color:#ff0000;"><strong>5</strong></span>). Bununla birlikte, bu inancını kanıtlamak, İtilâf devlet adamlarının içyüzlerini açıklamak, Türk tezini Batı&#8217;ya duyurmak ve o tarihlerde Yunanistan&#8217;a destek kazandırmak amacıyla Avrupa&#8217;da dolaşıp duran Yunan Başbakanı Dimitrios Gunaris başkanlığındaki kurulun ilişkilerini etkisiz bırakmak amacıyla, Avrupa&#8217;ya bir kurul göndermek için Bakanlar Kurulunda bir karar aldırıyordu (<strong><span style="color:#ff0000;">6</span></strong>).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Kurula, Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal (Tengirşenk) başkanlık edecekti. Yusuf Kemal, Tevfik Paşa yönetiminin de desteğini elde eder umuduyla, İstanbul yoluyla gitmek görüşündeydi. Oysa Mustafa Kemal, Beyrut yoluyla gidilmesini diliyordu. Ama, kurulun 4 Şubat 1922 günü Meclisin onayım alması ve Misak-ı Milli&#8217;ye bağlı kalacağına dair söz vermesi üzerine, İstanbul yoluyla gidilmesini kabulleniyordu (<strong><span style="color:#ff0000;">7</span></strong>). Büyük Millet Meclisi yönetimi, böyle bir kurulun Avrupa&#8217;ya gönderileceğini, daha önce, İstanbul&#8217;daki İtilâf diplomatik temsilcilerine bildirmiş; kurulun Roma, Paris ve Londra&#8217;ya gitmesi için gereken izni dilemişti (<strong><span style="color:#ff0000;">8</span></strong>). İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon, İngiliz yönetiminin müsaadesini İstanbul&#8217;daki İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold&#8217;a bildirirken, ne vakit isterse ayrı bir temsilci gönderebileceğini Sadrazam Tevfik Paşa&#8217;ya bildirmesini buyurmuştu (<strong><span style="color:#ff0000;">9</span></strong>).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Kurul, Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal&#8217;e ek olarak, Dışişleri Bakanlığı hukuk danışmam Münir Bey, siyasî işler müdürü Hikmet Bey, kalem-i mahsus müdür vekili Ferit Beyle iki kâtipten oluşuyordu. Batı savaş kesimi harekât bölümü müdürü, Genelkurmay subaylarından Binbaşı Tevfik Bey de yolda kurula katıldı (<strong><span style="color:#ff0000;">10</span></strong>). 7 Şubat 1922 Salı günü Ankara&#8217;dan ayrılan kurul, 15 Şubat günü İstanbul&#8217;a ulaşıyordu. Ertesi günü, kurul başkanı Yusuf Kemal, İstanbul yönetiminin Sadrazamı Tevfik Paşa ve Dışişleri Bakanı Ahmet İzzet Paşa ile görüşüyor; kukla yönetimin bu iki önderi, onu destekleyeceklerine dair söz veriyor, ama daha sonra ona oyun oynamaya yeltenerek, bir arzuhalci gibi Padişahın yanına sokuyor, zor bir durumda bırakıyorlardı. Yusuf Kemal, Padişahtan, Büyük Millet Meclisi yönetimini tanımasını dilediyse de, Vahidettin, ona karşılık vermek tenezzülünde bile bulunmadı. Yusuf Kemal&#8217;in daha sonra, &#8220;başarısızlıklarını görebilmesi için gözlüğe gereksindiğini&#8221; öne sürdüğü Vahidettin (<strong><span style="color:#ff0000;">11</span></strong>), Kemalistlerin en  azılı düşmanıydı; dolayısıyle Yusuf Kemal&#8217;in sözleri onu hiç etkilemiyordu  (<strong><span style="color:#ff0000;">12</span></strong>).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Bu yetmiyormuş gibi, Vahidettin, İstanbul yönetimi üzerinde etkisini kullanarak, bu yönetimi Avrupa&#8217;da resmen temsil etme yetkisini Yusuf Kemal&#8217;e verdirmedi (<span style="color:#ff0000;"><strong>13</strong></span>), İstanbul yönetimi, Ahmet İzzet Paşa başkanlığında Avrupa&#8217;ya ayrı bir kurul göndermek kararım aldı. Böylece, siyasal durum karışık bir biçime getiriliyor; Yusuf Kemal&#8217;in görevi güçleştiriliyor ve Türkiye&#8217;nin düşmanlarına, bu ikilikten yararlanma fırsatı veriliyordu(<strong><span style="color:#ff0000;">14</span></strong>).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Tevfik ve Ahmet İzzet Paşaların ortaklığı biçimine gelen kukla İstanbul yönetiminin, ulusal soruna zararlı davranışlarına ek olarak, kurtuluş mücadelesine en büyük darbeyi indiren Vahidettin olmuştur. İngiltere&#8217;nin İstanbul&#8217;daki diplomotik temsilcisi Sir Horace Rumbold&#8217;un, İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon&#8217;a 7 Mart 1922 tarihinde gönderdiği 232 sayılı gizli bir yazıdan anlaşıldığına göre, Vahidettin, Yusuf Kemal kurulu üyelerinden özel kâtip Kemal Bey&#8217;in, kayınpederinin evinde bulunan valizini, kâtibin iki günlük gaybubetinden yararlanarak ajanlarına açtırmış; içindeki altı gizli belgenin fotokopilerini çektirerek, belgelerin gene valize yerleştirilmelerini buyurmuş; fotokopileri, 6 Mart 1922 günü, emektar bir mabeyincisiyle, İngiltere Yüksek Komiserliği baş tercümanına göndermişti.</span></p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-size:small;"> </span></p>
<div>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Verdana;"><strong><span style="color:#cc0000;">Çalınan Belgeler</span></strong> (<span style="color:#ff0000;"><strong>15</strong></span>)</span></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc0000;">Belge A  : </span><em><span style="color:#cc0000;">Batı    Savaş    Kesimi    Komutanı     General    İsmet Paşa&#8217;dan Yusuf Kemal&#8217;e   mektup<br />
1 Şubat  1338  (1922)</span></em></strong></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> &#8220;Kardeşim Yusuf Kemal  Bey,<br />
Bazı sorunların Bakanlar Kurulunda görüşülmesini doğru bulmadım. Sizin sükûtu sürdürmeniz çok iyi oldu. Kanaatımca, Avrupa gezisinden tek amaç, Misak-ı Millî&#8217;nin gerçekleşmesini sağlamak olmakla birlikte, Fransızların ahmakça kucaklarına düşmekten kaçınmalıyız. Birçok kereler belirttiğim gibi, Asya&#8217;dan başka koruyucu ve melce bulamayız. Tanrı göstermesin, Rusların canını sıkarsak, bu, çökmemize neden olabilir. Gözönünde bulundurduğumuz amaç uğruna, Paris&#8217;e varışınızda, Bouillon&#8217;un16 düzenlerine kapılmayıp, ulusal şanımızı arttıracağınıza dair verdiğiniz demeçten çok memnun oldum. Geziniz sırasında tutumunuzu saptayacağınızdan, size biraz cesaret vermek için bu birkaç satırı yazıyorum. Paris&#8217;den mektubunuzu beklerim. Dönüşünüzde herhalde bizi yine düşmanla boğuşur bulacaksınız. Tanrı sizlere ve bizlere başarı sağlasın. İmza: İsmet&#8221;.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc0000;">Belge  B : <em>Yusuf Kemal Kuruluna rehber olmak üzere kaleme alınan  yönerge</em></span></strong></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> &#8220;Dışişleri Bakanlığı, No. 21 — İzmir sorunu. Ulusal dileğimizin İzmir&#8217;in boşaltılmasıyla yerine getirileceğini Poincare&#8217;ye anlatmalı (<span style="color:#ff0000;"><strong>17</strong></span>).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> Ruslarla yapılan antlaşmaların  metinlerini anlatmalı ve mümkünse yanlış (!) bilgi vermeli.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> Fransızları, ilkbaharda  yapılması kararlaştırılan savaşta kullanılacak mühimmatı göndermeye  inandırmalı.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> Franklin-Bouillon&#8217;u, maddî ve manevî araçlarla kazanmaya çalışmalı; bunda başarı sağladıktan sonra, Londra&#8217;ya yapılacak Öneriler konusunda kendisiyle danışmalarda bulunmalı.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> Paris&#8217;de başarı sağlandıktan  sonra, Londra&#8217;ya hareket edilmeli. Aksi durumda, İngilizlere yaltaklanmaktan (!)  kaçınmalı&#8221;.</span></p>
<p><strong><span style="color:#cc0000;"><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Belge C  :<em> Asya&#8217;daki İslâm devletleriyle yapılan anlaşmalar ; </em></span><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><em>Ruslara ve Fransızlara   maden   işletmeleriyle    ilgili   olarak verilecek ayrıcalık hakları</em></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> &#8220;Son Öneriler. Dışişleri  Bakanlığı, No. 17 (gizli dosya), Yusuf Kemal Bey&#8217;de.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> (<strong>a</strong>) Asya&#8217;daki İslâm yönetimleriyle yapılan anlaşmalar, Misak-ı Millî&#8217;ye tümüyle uymuyor. Bu anlaşmaların hazırlanması sırasında bir Sovyet delegesinin hazır bulunması, ulusal şeref için bir lekedir. Anadolu yönetiminin bu anlaşmalardan siyasal veya askerî her hangi bir yarar elde ettiğini sanmak gülünçtür. Batı&#8217;lı yönetimlerle bir anlaşmaya varmak, bu anlaşmaların iptalini gerektiriyorsa, bunun mümkün olabileceğini sezdirmeli, ama yapılacak anlaşma, Misak-ı Millî&#8217;nin çizdiği sınırları esas tutmalıdır (<span style="color:#ff0000;"><strong>18</strong></span>).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> (<strong>b</strong>) Demir  madenlerini işletme imtiyazı için Rusların Çiçerin (<strong><span style="color:#ff0000;">19</span></strong>) aracılığıyla Önerdikleri yıllık beş buçuk milyon altın rubleye karşılık, bu imtiyaz Fransızlara verilirse, onların ne kadar ek imtiyaz bedeli ödeyeceklerini gizlice öğrenmeli.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> (<strong>c</strong>) Çiçerin&#8217;in II.I.1922 tarihinde Büyük Millet Meclisi Başkanına gönderdiği notada sözünü ettiği madenler konusunu Franklin-Bouillon İle görüşmeli; bu sorunu en geç 20 Marta kadar çözüme bağlamalı ve vereceği karşılığı gizlice Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya bildirmeli&#8221;.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc0000;">Belge D  :<em> Dışişleri Bakanlığı kalem-i mahsus   müdür  vekili Ferit Bey&#8217;in İzzet  Paşa&#8217;ya gönderdiği   mektup</em></span></strong></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> &#8220;Dışişleri Bakanlığı, 29.1.1338   (1922), şifre.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> Mîsak-ı Millî&#8217;yi gerçekleştirmek için yakında İstanbul&#8217;a hareket edeceğiz. Roma&#8217;ya gitmemiz daha önce kararlaştırılmış olduğu halde, orada durum çok karışık olduğundan, İstanbul&#8217;da dört gün kaldıktan sonra Paris&#8217;e hareket etmemizi daha uygun gördük. Paris&#8217;deki temsilcimiz Ferit Bey&#8217;le Bouillon, daha Önce sözünü ettiğimiz belgeyi ivedilikle hazırlayarak tamamlamamız için bize telyazısı gönderdiler. Sevr Antlaşması ve son 40 yıl zarfında verilen kapitülâsyon ve ayrıcalık haklarının İngilizleri ilgilendiren madde ve bölümlerini kapsıyan belgelerden oluşan dosyaları gizlice hazırlamanızı dileriz. Kurulumuz, İstanbul’da etkili ve Fransızların güvendiği bir kişinin yardımından yararlanmayı, siyasal nedenlerden ötürü gerekli görüyor&#8221;.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc0000;">Belge E :  <em>İki zarf üzerindeki adresler</em></span></strong></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> &#8221;Bay Albay Welch,</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> İstanbul&#8217;da  İngiliz  İşgal   Ordusu Kpmutanı,  kişisel&#8221;.<br />
Ankara: M. A., 27.1.1922.<br />
Naile Sultan,  Ankara: Halide Edip.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> &#8220;İstanbul&#8217;da resmî hükümet daireleri ve devlet adamlarıyla ilişki kurmaktan kaçınmalı; ama belgelerle ilgili olarak İzzet Paşa&#8217;yla görüşmeli. Ekselans Mustafa Kfmal Paşa, Roma&#8217;ya gitmeden önce Paris&#8217;e hareket etmenizi doğru bulur. Yarın gece bizimle birlikte. . .&#8221;</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> <em>Sir Horace Rumbold’un bu  belgeyle ilgili mektubunun altıncı paragrafında yazdığı  yorum :</em></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> &#8220;Belge E — iki zarf üzerinde yazılı adresler ve görünüşte İstanbul&#8217;da yapılacak işlerle ilgili Özel yönergenin bîr bölümü. Söylendiğine göre, Yusuf Kemal kurulu, Albay Welch&#8217;e verilmek üzere bir tavsiye mektubu taşıyordu. Kurul, İngiliz işgal gücüne mensup olan Albay Welch&#8217;-den, İngiltere&#8217;deki kişilere ve Lord Lamington&#8217;a verilecek tavsiye mektupları almayı umud ediyordu. Halide Edip Hanım, Milliyetçilerden yana ve Mustafa Kemal&#8217;in ordusunda onbaşı olarak görev aldığı söylenen İstanbullu meşhur bir hanımdır&#8221;.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc0000;">Belge F: </span><em><span style="color:#cc0000;">Ferit Bey&#8217;den İzzet Paşa&#8217;ya  Mektup<br />
</span></em></strong>&#8220;Kapalı,  30.1.1338  (1922)</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> Uçakla yapılan araştırma sonunda, Yunanlıların Eskişehir savaş kesiminde gene harekete geçtikleri anlaşıldı. Elde ettiğimiz bilgiye göre, ilkbahar harekâtıyla ilgili plânlar ve kararlar, birkaç güne kadar İzmir&#8217;de hazırlanacak ve İngiliz Kurmay subaylarının da hazır bulunacakları gizli bir askerî konseyde görüşülecek. Savaş kesimlerinde görülen bazı olaylar, bu haberleri doğrulamakla birlikte, Ekselansınızdan bu konuda hiçbir bilgi alınmadı. Avrupa&#8217;ya yapacağımız gezinin esasları yarın gece Ekselans Mustafa Kemal Paşa&#8217;yla saptanacağından, bu konuyla ilgili soruşturmanın sonucu, İstanbul&#8217;daki siyasal çevrelerin görüşleri ve oradaki Rumların ne dereceye kadar harekete geçip faaliyet gösterebilecekleri konularında, Ekselânsımızca gizlice soruşturma yapılmasını dilemek cesaretinde bulunuyoruz&#8221;.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> İngiliz diplomatik temsilcisi,  bu gizli belgelerle ilgili yazısının son paragrafını şöyle bitiriyordu  :</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> &#8220;Bu belgelerin mevsuk olup olmadıkları konusunda size güvence veremem; ama bana mevsuk görünüyorlar&#8221; (Bkz. Belge No. 2 ve 2A).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"> Belgeler, İngiltere Dışişleri Bakanlığında büyük bir ilgiyle izlenmiş; Doğu Masası yetkililerinden D. G. Osborne, 14,3.1922 tarihinde şu derkenarı kaleme almıştı :</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">&#8220;&#8230; Belge B ve C&#8217;deki işaretli pasajlar ilgi çekicidir. Padişah, Yusuf Kemal&#8217;in valizinden çalman belgelerin suretlerini bize göndermekle, aralarındaki ilişkilerin durumunu en iyi biçimde gösteriyor. Rusların Anadolu&#8217;da neden maden imtiyazları istediklerini anlıyamıyorum. Kendi ülkeleri işlenmemiş maden kaynaklarıyle doludur. Herhalde Türkiye üzerindeki kıskaçlarını daraltmak ve bizi içeriye sokmamak için olsa gerek. . .&#8221; (Bkz. Belge No. 3) (<strong><span style="color:#ff0000;">20</span></strong>).</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Görüldüğü gibi, İngilizler, bu belgelerin mevsuk olduklarına inanıyorlar. Belgeler mevsuk olsun olmasın; son Osmanlı padişahı Vahidettin bunları gerçekten çaldırarak, Türkiye&#8217;yi işgalinde bulunduran düşman bir ulusun diplomatik temsilcisine göndermişse, ulusal akıma ve yurdu kurtarma çabalarına hıyanet etmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong>Belgeler<br />
<em>Belge No. 1  :</em></strong> Vahidettin&#8217;in çaldırdığı söylenen belgelerin metinlerini  kapsıyan dosyanın ön sayfası.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><em>Belge No. 2 ve  2A:</em></strong> İngiltere&#8217;nin İstanbul&#8217;daki Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold&#8217;un, İngiliz Dışişleri Bakam Lord Curzon&#8217;a  belgelerle ilgili  olarak gönderdiği gizli  mektup.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><em>Belge No.  3:</em></strong> İngiltere Dışişleri Bakanlığı Doğu Masası yetkililerinden D.G.  Osborne&#8217;un belgelerle ilgili derkenarı.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><em>Not:</em></strong> Bu  yazıdaki belgelerin fotokopileri, Londra&#8217;daki İngiliz Devlet Arşivi Genel  Müdürünün müsaadesiyle yayımlanmıştır.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><em>Dipnotlar:</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><span style="color:#ff0000;"><strong>(1)</strong></span> İtilâf devletleri, özellikle  ingiltere, Fransa ve İtalya&#8217;dan oluşuyordu.<br />
<strong><span style="color:#ff0000;">(2)</span></strong> Bu antlaşmalar için bkz. Düstur, II. tertip,  s. 70, 72-78 ve III. tertip s. 24 vd.;<br />
Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimiz, İstanbul, 1960, s. 1017; Yusuf Kemal Tengirşenk, Vatan Hizmetinde, İstanbul, 1967, s. 218-219 ve 293-302; Ali Fuat Cebesoy, Moskova Hatıraları, İstanbul, 1955,8. 147-151; Hakimiyet-i Milliye No. 334 ve 25.4.1921 sayısı; Teni Gün, 25.4.1921; Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, Belge No. 1321; Jane Degras, Soviet Doeuments on Foreign Policy, 191J-1924, c. r, Londra, 1951, s. 237-240 ve 263-267; Arnold J. Toynbee, Sıtrvey of International Affairs, 1920-1923, Londra, 1925 s. 361-376; J. G. Hurewitz, Diplomacy in the Near and Middle East, c. 2, New Jersey, 1956, s. 95-97; I. Shapiro, Soviet Trealy Series, 1917-1928, Washington, 1950, s. 100-102 ve 136-137; British and Foreign State Papers, c. 118, s. 10-11 ve 990-996.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(3) </span></strong>Fransa ve İtalya ile yapılan antlaşmalar için, bkz. PRO, FO 371/6468/E 3988 (PRO kısaca İngiliz Devlet Arşivi; FO 371, İngiltere Dışişleri Bakanlığı siyasî belgeleri sınıf 371; Journal Officiel, Debats Parlementaires, Chambre de Deputes, Paris, 16.3.1921, s. 1272-1273; Oriente Moderno, c. 1, 15.6.1922, s. 18; L&#8217;Europe Nouvelle, 28.5.1921; Count Sforza, Diplomatic Europe since the Treaty of Versailles, New Haven, 1928, s. 104-105; Atatürk, Nutuk (Söylev), C 2, Ankara, 1964, s. 406-409; A Speech Delivered by Mustafa Kemal, Ankara,  1963, s. 497-498.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(4) </span></strong> Mustafa Kemal&#8217;in bildirgesi, 5.8.1921. bkz. Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Arşivi, No. 126/19243; Atatürk&#8217;ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, c. 4, Ankara, 1964, s. 393.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(5) </span></strong> Atatürk, Nutuk (Söylev), c. 1, Ankara, 1963, s. 445; A Speech  Delivered by Mustafa Kemal, a.g.e., s. 542.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(6)</span></strong> Tengirşenk, Vatan Hizmetinde, a.g.e., s. 254;  Tevfik Bıyıkboğlu, Trakya&#8217;da Milli Mücadele, c.  1, Ankara,  1955, s.  422-426.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(7)</span></strong> Tengirşenk, a.g.e., s. 254-255; Hikmet Bayur, Teni Türkiye Devletinin Harici Siyaseti, İstanbul, 1935, s. 255; Hakimiyet-i Milliye, No. 4231, 5.2.1922; PRO, FO 371/7855/E 1426, İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold&#8217;dan Dışişleri Bakanı Lord Curzon&#8217;a  telyazısı,  İstanbul,  6,2.1922.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(8)</span></strong> PRO, FO 371/7854/E 1068, Sir Horace  Rumbold&#8217;dan Lord Curzon&#8217;a tel yazısı, İstanbul, 30.1.1922.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(9)</span></strong> A.g.e., Lord Curzon&#8217;dan Sir Horace Rumbold&#8217;a  telyazısı, Londra, 31.1.1922.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(10)</span></strong> Tengirşenk,  a.g.e., s.  255.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><strong><span style="color:#ff0000;">(11)</span></strong> PRO, FO 371/7857/E 2670, Yusuf Kemal &#8211; Celâl  Muhtar görüşmesi; Sir Horace Rumbold&#8217;dan Lord Curzon&#8217;a yazı, İstanbul,  7.3.1922.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><br />
<strong><span style="color:#ff0000;">(12)</span></strong> Tengirşenk, a.g.e., s. 256-257; Söylev, c. 2, s. 445; Speech, a.g.e., s. 548; PRO, FO 371/7856/E 2195, Lord Curzon&#8217;dan Sir Horace Rumbold&#8217;a telyazısı, Londra, 26.2.1922; a.g.e., E 2567, Rumbold&#8217;dan Curzon&#8217;a telyazısı, İstanbul, 6.3.1922; Pall Mail Gazette, 27.2.1922; PRO, FO 371/7942/E 4366, İngiliz gizli istihbarat raporu, 1.3.1922; PRO, FO 371/7857/E 2756, Rumbold &#8211; Tevfik Paşa görüşmesi, 6.3.1922.</span></p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">(13)</span></strong> Başbakanlık Arşivi, Karar Defteri, Osmanlı Vükelâ Meclisi Zabıtnamesi, 4/3; Bıyıklıoğlu I, a.g.e., s. 417-419; PRO, FO 371/7945/E 3243, Osmanlı Bakanlar Kurulu toplantısı, 27.2.1922.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">(14)</span></strong> Bayur, a.g.e., s. 104; PRO, FO 371/7856/E 2329 ve E 2567; Documents on British Foreign Policy, ı/XVII, s. 639-640, Rumbold&#8217;dan Curzon&#8217;a telyazısı, is tanbul, 27.2.1922 ve 6.3.1922; Türkiye Büyük Millet Meclisi £abıt Ceridesi, c. 18, 6.3.1922, s.  60-73.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">(15)</span></strong> Bu belgeler  İngilizceden çevrilmiştir.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">(16)</span></strong> Franklin-Bouillon, Seine-et-Oise mebusu, Radikal Sosyalist ve Fransız Senatosu&#8217;nun Dışişleri Encümeni başkanı, ayrıca Ankara Antlaşması olarak anılan, 20 Ekim 1921&#8242;de Türk-Fransız Antlaşmasını imzalayan Fransız önderiydi.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">(17)</span></strong> Bu paragraf,  İngiltere Dışişleri Bakanlığında altı çizilerek işaretlendi. Raymond Poincare, 1922&#8242;de Fransız Devlet Başkanı ve Dışişleri Bakanıydı.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">(18)</span></strong> Bu paragraf,  İngiltere Dışişleri Bakanlığında bir çizgiyle İşaretlendi.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">(19)</span></strong> Çiçerin,   Sovyet Rusya Dışişleri  Komiseriydi.</p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;">(20)</span></strong> PRO, FO  371/7857/E 2757,   Sir Horace Rumbold&#8217;dan Lord Curzon&#8217;a gizli yazı, No. 232,  İstanbul, 7.3.1922.</p>
<p><em><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Verdana;"><strong><span style="color:#ff0000;">*</span></strong> <strong>Kaynak</strong>: Belleten Cilt: XXXIX, Sayı: 154,  Nisan 1975, s. 257-264  (Türk Tarih Kurumu Yayınları Belleten  Dergisi)</span></span></em></p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RADIO SLBC (CEYLON) OCTOBER 31, 2009]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/10/31/radio-slbc-ceylon-october-31-2009/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 07:03:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/10/31/radio-slbc-ceylon-october-31-2009/</guid>
<description><![CDATA[Announcer: Ms. Padmini Pareira Radio Ceylon (SLBC) remembered Sachin Da (S.D.Burman) on his death an]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Announcer: Ms. Padmini Pareira Radio Ceylon (SLBC) remembered Sachin Da (S.D.Burman) on his death an]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RADIO SLBC (CEYLON) OCTOBER 30, 2009]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/10/30/radio-slbc-ceylon-october-30-2009/</link>
<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 05:55:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/10/30/radio-slbc-ceylon-october-30-2009/</guid>
<description><![CDATA[Announcer: Ms. Jyoti Parmar   Time: 6.30AM to 6.45AM Program: Bhakti Sangeet Gadi Wale Gadi Dheere H]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Announcer: Ms. Jyoti Parmar   Time: 6.30AM to 6.45AM Program: Bhakti Sangeet Gadi Wale Gadi Dheere H]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NAYA GHAR (1953)]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/10/28/naya-ghar-1953/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 15:00:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/10/28/naya-ghar-1953/</guid>
<description><![CDATA[SHEKHAR, GEETA BALI, BEGUM PARA, JAGDEV, LEELA CHITNIS, RATAN KUMAR, SHAILENDRA Producer(s): KASYAP ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[SHEKHAR, GEETA BALI, BEGUM PARA, JAGDEV, LEELA CHITNIS, RATAN KUMAR, SHAILENDRA Producer(s): KASYAP ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RADIO SLBC (CEYLON) OCTOBER 25, 2009]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/10/25/radio-slbc-ceylon-october-25-2009/</link>
<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 13:29:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/10/25/radio-slbc-ceylon-october-25-2009/</guid>
<description><![CDATA[Announcer: Ms. Suhasini (Please correct If I am wrong). Radio signal was good between 7.00AM and 8.0]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Announcer: Ms. Suhasini (Please correct If I am wrong). Radio signal was good between 7.00AM and 8.0]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Selknam [mi tipografía en Fonstruct]]]></title>
<link>http://jpmezarecabarren.wordpress.com/2009/10/23/selknam-mi-tipografia-en-fonstruct/</link>
<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 06:30:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>Juan Pablo Meza Recabarren</dc:creator>
<guid>http://jpmezarecabarren.wordpress.com/2009/10/23/selknam-mi-tipografia-en-fonstruct/</guid>
<description><![CDATA[Selknam es una tipografía para títulos creada con el programa online Fonstruct , mediante el cual a ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Selknam es una tipografía para títulos creada con el programa online Fonstruct , mediante el cual a ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vile People - Hain and Harman!]]></title>
<link>http://dickiebo.wordpress.com/2009/10/21/vile-people-hain-and-harman/</link>
<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 15:49:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>dickiebo</dc:creator>
<guid>http://dickiebo.wordpress.com/2009/10/21/vile-people-hain-and-harman/</guid>
<description><![CDATA[Birds of a Feather? Watch out for articles on this pair of extreme lefties! Coming on Dickie70 soon!]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="attachment_2126" class="wp-caption aligncenter" style="width: 374px"><a href="http://dickie70.wordpress.com/files/2009/10/hain-and-harman.jpg"><img class="size-full wp-image-2126" title="hain and harman" src="http://dickie70.wordpress.com/files/2009/10/hain-and-harman.jpg" alt="Birds of a Feather?" width="364" height="366" /></a><p class="wp-caption-text">Birds of a Feather?</p></div>
<p style="text-align:center;"><strong>Watch out for articles on this pair of extreme lefties! Coming on Dickie70 soon!</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vile People! Hain and Harman!]]></title>
<link>http://dickie70.wordpress.com/2009/10/21/vile-people-hain-and-harman/</link>
<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 15:46:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>dickiebo</dc:creator>
<guid>http://dickie70.wordpress.com/2009/10/21/vile-people-hain-and-harman/</guid>
<description><![CDATA[Birds of a Feather? Watch this space for articles on this pair of extreme lefties! Coming soon!]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="attachment_2126" class="wp-caption aligncenter" style="width: 374px"><a href="http://dickie70.wordpress.com/files/2009/10/hain-and-harman.jpg"><img class="size-full wp-image-2126" title="hain and harman" src="http://dickie70.wordpress.com/files/2009/10/hain-and-harman.jpg" alt="Birds of a Feather?" width="364" height="366" /></a><p class="wp-caption-text">Birds of a Feather?</p></div>
<p style="text-align:center;"><strong>Watch this space for articles on this pair of extreme lefties! Coming soon!</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[O Que Realmente é o Halloween?????]]></title>
<link>http://pequenapaty.wordpress.com/2009/10/20/o-que-realmente-e-o-halloween/</link>
<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 02:18:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>Lili Percinoto</dc:creator>
<guid>http://pequenapaty.wordpress.com/2009/10/20/o-que-realmente-e-o-halloween/</guid>
<description><![CDATA[Oi Gente boa noite!!!! Hoje estou indignada, poxa vida, ler não faz mal a ninguém!!! Não vou dizer q]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Oi Gente boa noite!!!! Hoje estou indignada, poxa vida, ler não faz mal a ninguém!!! Não vou dizer q]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Extremist lunatic to appear on Question Time]]></title>
<link>http://thenailbiter.wordpress.com/2009/10/19/extremist-lunatic-to-appear-on-question-time/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 21:57:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>C. A. F.</dc:creator>
<guid>http://thenailbiter.wordpress.com/2009/10/19/extremist-lunatic-to-appear-on-question-time/</guid>
<description><![CDATA[Anti-extremism campaigners are in shock after the BBC revealed that they would be inviting a politic]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Anti-extremism campaigners are in shock after the BBC revealed that they would be inviting a politician renowned for his unacceptable extremist views to appear on Question Time.</p>
<p>Noted psychopath Chris Huhne is reviled for his extreme left-wing views, which most normal-thinking people find offensive.</p>
<p>One member of the public, Nick Griffin, said: &#8220;I can&#8217;t even mind my own innocuous business of trying to drive all non-white people out of Britain without Mr. Huhne making a controversial comment in my face.</p>
<p>&#8220;He wants to legalise drugs and kick nobody out of the country. I&#8217;m truly shocked that such views are still allowed to exist in this day and age.&#8221;</p>
<p>The BBC is expected to face a legal complaint over Huhne&#8217;s appearance. Peter Hain said: &#8220;Anybody who claims expenses for a trouser press is an unlawful body, and letting him air his poisonous views on national television is unreasonable and illegal. Stop this bastard now!&#8221;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Monday evening's Caption Competition.....]]></title>
<link>http://toryardvaark.wordpress.com/2009/10/19/monday-evenings-caption-competition/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 17:23:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>hughjend1</dc:creator>
<guid>http://toryardvaark.wordpress.com/2009/10/19/monday-evenings-caption-competition/</guid>
<description><![CDATA[By Hugh Jend.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>By Hugh Jend.<br />
<img src="http://toryardvaark.wordpress.com/files/2009/10/peter-hain-banish-the-bag.jpg" alt="&#34;Banish The Bag&#34; says Hain the Hoon (&#38; 60+% of the electorate of Redditch)" title="peter-hain-banish-the-bag" width="468" height="539" class="size-full wp-image-1523" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RADIO SLBC (CEYLON) OCTOBER 13, 2009]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/10/13/radio-slbc-ceylon-october-13-2009/</link>
<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 15:28:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/10/13/radio-slbc-ceylon-october-13-2009/</guid>
<description><![CDATA[Announcer: Ms. Jyoti Parmar Radio Signal slightly improved today. Kishore Kumar was remembered today]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Announcer: Ms. Jyoti Parmar Radio Signal slightly improved today. Kishore Kumar was remembered today]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SUS BE ADAM!!!BU IRKÇI ADAMI SORUŞTURACAK SAVCI YOKMU??]]></title>
<link>http://cetinyilmaz.wordpress.com/2009/10/11/mhp-genel-baskan-yardimcisi-mehmet-ekiciden-haddini-asan-sozler/</link>
<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 23:57:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>cetinyilmaz</dc:creator>
<guid>http://cetinyilmaz.wordpress.com/2009/10/11/mhp-genel-baskan-yardimcisi-mehmet-ekiciden-haddini-asan-sozler/</guid>
<description><![CDATA[SAHİ MARAŞ KATLİAMINI HATIRLIYORMUSUNUZ Trabzon il kongresinde yaptığı konuşmada pervasızlığın boyut]]></description>
<content:encoded><![CDATA[SAHİ MARAŞ KATLİAMINI HATIRLIYORMUSUNUZ Trabzon il kongresinde yaptığı konuşmada pervasızlığın boyut]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Povaţă]]></title>
<link>http://florynleahu.wordpress.com/2009/10/11/povata/</link>
<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 08:06:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>florynleahu</dc:creator>
<guid>http://florynleahu.wordpress.com/2009/10/11/povata/</guid>
<description><![CDATA[  Aceasta este tot o poezie din liceu, tot de la colocviul amintit mai devreme! Este o poezie, since]]></description>
<content:encoded><![CDATA[  Aceasta este tot o poezie din liceu, tot de la colocviul amintit mai devreme! Este o poezie, since]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Woman Who Brought Gun to Child's Soccer Game Dead in Apparent Murder-Suicide]]></title>
<link>http://kreuzer33.wordpress.com/2009/10/08/woman-who-brought-gun-to-childs-soccer-game-dead-in-apparent-murder-suicide/</link>
<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 23:37:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>kreuzer33</dc:creator>
<guid>http://kreuzer33.wordpress.com/2009/10/08/woman-who-brought-gun-to-childs-soccer-game-dead-in-apparent-murder-suicide/</guid>
<description><![CDATA[I remember the original story when it hit the news last year. It seems that it has come to a tragic ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>I remember the original story when it hit the news last year. It seems that it has come to a tragic end as a suburban mother who fought in court for the right to openly carry a loaded handgun at her daughter&#8217;s youth soccer game was fatally shot yesterday along with her parole-officer husband in an apparent murder-suicide at their home in Pennsylvania Dutch country.</p>
<p>From the <a href="http://www.google.com/hostednews/ap/article/ALeqM5ji_m8YJlPgzZql8nKtV43aJPDpugD9B76J300">Associated Press</a>:</p>
<p><em>Police released scanty details about the deaths of Meleanie Hain, 31, and Scott Hain, 33, but said more information would be released Friday after their autopsies.</em></p>
<p><em>&#8220;I&#8217;m devastated. I lost my daughter. I lost my best friend. The children lost their parents,&#8221; Jenny Stanley, Meleanie Hain&#8217;s mother, told WGAL-TV. Stanley added that the three children, ages 2, 6 and 10, are &#8220;hanging in there.&#8221;</em></p>
<p><em>The children were at a neighbor&#8217;s house by the time police arrived to answer 911 calls from neighbors, said Lebanon City Police Chief Daniel Wright.</em></p>
<p><em>&#8220;What they did or did not see as part of this is not something we&#8217;re going to release,&#8221; Wright said.</em></p>
<p><em>Neighbors said the children ran outside and said their father had shot their mother, but Wright declined to disclose what investigators have concluded about how the deaths occurred.</em></p>
<p><em>He said authorities recovered more than one weapon from the home and acknowledged reports that the couple might have been having marital difficulties.</em></p>
<p><em>&#8220;I&#8217;m not going to confirm that now, but I&#8217;m not going to dispute it either,&#8221; Wright said.</em></p>
<p><em>Meleanie Hain had run a day care at her home, and children&#8217;s toys remain scattered in the front yard Thursday. A car parked in the driveway bore a badge-shaped sticker that read &#8220;NRA law enforcement.&#8221;</em></p>
<p><em>Hain made headlines in 2008 when she attended a soccer game of her daughter&#8217;s, then 5, at a park with a Glock holstered on her hip in plain view. That upset other parents.</em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[LOVE IN SIMLA (1960)]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/10/06/love-in-simla-1960/</link>
<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 07:26:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/10/06/love-in-simla-1960/</guid>
<description><![CDATA[JOY MUKHERJEE, SADHANA, KISHORE SAHU, AZRA, DURGA KHOTE, SHOBHANA SAMARTH, KAISAR Producer(s): FILMA]]></description>
<content:encoded><![CDATA[JOY MUKHERJEE, SADHANA, KISHORE SAHU, AZRA, DURGA KHOTE, SHOBHANA SAMARTH, KAISAR Producer(s): FILMA]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RADIO SLBC (CEYLON) SEPTEMBER 19, 2009]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/09/21/radio-slbc-ceylon-september-19-2009/</link>
<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 05:10:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/09/21/radio-slbc-ceylon-september-19-2009/</guid>
<description><![CDATA[Announcer: Ms. Padmini Pareira Strong radio signal throughout the morning transmission. Time: 7.00AM]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Announcer: Ms. Padmini Pareira Strong radio signal throughout the morning transmission. Time: 7.00AM]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kayıt Zamanı]]></title>
<link>http://verarocks.wordpress.com/2009/09/11/kayit-zamani/</link>
<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 07:09:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>verarocks</dc:creator>
<guid>http://verarocks.wordpress.com/2009/09/11/kayit-zamani/</guid>
<description><![CDATA[Vera uzun zamandır haberlerini verdiğimiz kayıtlarına resmi olarak 9 Eylül itibarıyle başladı. İlk o]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone" src="http://farm3.static.flickr.com/2423/3906422680_38553786be.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p><strong>Vera</strong> uzun zamandır haberlerini verdiğimiz kayıtlarına resmi olarak <strong>9 Eylül</strong> itibarıyle başladı. İlk olarak <strong>Hain</strong> adlı parçamız için giriştik bu işe. Güzel verimli bi gün oldu. Bu ilk kayıt gününden kısa bir video mix için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/QWplqtj6P1w&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/QWplqtj6P1w&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p><strong>YouTube</strong> sorunluysa aynı videonun <strong>vimeo</strong> linki <a href="http://www.vimeo.com/6513626">burada</a>.</p>
<p>Kayıt sırasında çekilen fotoğraflarımız için de <strong>flickr</strong> linkimiz <a href="http://www.flickr.com/photos/verarocks/sets/72157622326895390/">burada</a>.</p>
<p>Linklerimizi paylaştıktan sonra kayıtlar hakkında biraz daha ayrıntılı bilgiler vereyim. Bu ilk gün kayıtlarında <strong>Koray</strong> ile <strong>Hain</strong> adlı parçanın gitarlarını kaydetmek için bir araya geldik. Şarkının ritm kısmını <strong>Koray </strong>zaten çoktan hazırlamıştı. Hazır MIDIlerin üzerine gitarları çaldık ve kaydettik. Kayıtlarda planlanılanın aksine giden, &#8220;<em>şimdi ne yapsak</em>&#8221; dediğimiz hiç bir durumla karşılaşmadık. Epey hızlı ve verimli bir şekilde bir gün içinde bütün gitar kayıtlarımı halloldu. Tonal olarak epey geniş bir aralıkta olan farklı gitar lineları kaydettik. Bu şarkının en ilginç taraflarından birisi de bu olacak bizce. Biraz ezber bozacak nitelikte gitarları var. Umuyoruz ki yayınladığımızda siz de bizim kadar çok seversiniz bu şarkıyı.</p>
<p>İlgilenenler için de biraz teknik konulardan bahsedelim. Kayıtlarda ekipmana bağlı çok bir varyasyonumuz yok. Elektrik gitar kayıtlarında <strong>Hughes&#38;Kettner Triamp MKII</strong> amfi kullanıyoruz. Bu amfi <strong>Carvin Legacy (V30)</strong> bir kabine bağlı. Gitar tercihimiz bu şarkı için ağırlıklı bir şekilde <strong>Fender Stratocaster</strong> olmasına rağmen bazı ara kısımlarda <strong>Gibson Les Paul</strong> da kullandık. Efekt olarak <strong>Fender &#8216;63 Reverb</strong> bize bu kayıtlarda çok yardımcı oldu. Stompbox olarak ise bazı kısımlarda <strong>EHX Little Big Muff</strong>, <strong>EVH P90</strong>, <strong>Keeley CE-2</strong> ve <strong>Keeley BD-2</strong> gibi aletlerden faydalandık.</p>
<p>Akustik gitar kayıtlarını ise oldukça hoş bir tonu olan ve başta <strong>Koray</strong> olmak üzere bütün <strong>Vera</strong> için manevi bir anlamı da olan bir <strong>Fender</strong> ile yaptık. Bu gitar bütün toplantılarımızda elimizden düşmeyen ve şarkının gelişme aşaması boyunca hep kullandığımız bir gitar olmanın yanı sıra neredeyse bütün bestelerimizin ilk olarak çalındığı enstrümandır. Bestelerin kayıt sürecine kadar her aşamasında yer alan bu gitar 2 gün öncesine kadar kayıtlarımızda yer alma fırsatı bulamamıştı. Neyse ki sonunda o akustik gitarın sesini de sizlere dinleteceğiz. <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kayıtlarda en büyük eksikliğimiz ise mikrofon konusunda. Elektrik gitar kayıtlarında <strong>Shure SM57</strong> kullandık. Akustik gitar kayıtlarında ise <strong>Rode K2 </strong>kullandık. Zaten bunların dışında bir mikrofonumuz şimdilik olmadığı için kayıtların ilerleyen zamanlarında da tercihimizin değişeceğini zannetmiyorum. Yine de bizim için bir dinamik ve bir condenser mikrofon olması yeterli şimdilik. DAW olarak şimdilik <strong>Digidesign M-Box2 Mini</strong> üzerinden <strong>ProTools </strong>kullanıyoruz fakat kayıtların ilerleyen günlerinde MIDI enstrümanlar da kullanmamız gerektiğinde <strong>Logic </strong>kullanmayı da planlıyoruz.</p>
<p>Şimdilik biraz erken fakat şarkılar şekillenmeye başladıktan sonra şarkılardan kısa parçaları da buradan paylaşıyor olacağız.</p>
<p>Takipte kalın</p>
<p>Özgür Öztürk</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[VATAN HAİNİ DİYEN ARSIZLARA HİTABEN]]></title>
<link>http://intibahfan.wordpress.com/2009/09/10/vatan-haini-diyen-arsizlara-hitaben/</link>
<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 02:25:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>intibah</dc:creator>
<guid>http://intibahfan.wordpress.com/2009/09/10/vatan-haini-diyen-arsizlara-hitaben/</guid>
<description><![CDATA[VAHDETTİN GİBİ BÜYÜK BİR SULTANA VATAN HAİNİ DİYEN ARSIZLARA HİTABEN “Facialara kalkan olamadım ise ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[VAHDETTİN GİBİ BÜYÜK BİR SULTANA VATAN HAİNİ DİYEN ARSIZLARA HİTABEN “Facialara kalkan olamadım ise ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Taştan duvarlar koydun önümüze hain İstanbul !]]></title>
<link>http://verarocks.wordpress.com/2009/09/08/tastan-duvarlar-koydun-onumuze-hain-istanbul/</link>
<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 17:36:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>verarocks</dc:creator>
<guid>http://verarocks.wordpress.com/2009/09/08/tastan-duvarlar-koydun-onumuze-hain-istanbul/</guid>
<description><![CDATA[Selamlar efendim, VERA kayıtları son hızıyla devam ediyor&#8230; 9 Eylül çarşamba günü İzmir&#8217;i]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Selamlar efendim,</p>
<p><strong>VERA kayıtları</strong> son hızıyla devam ediyor&#8230;</p>
<p>9 Eylül çarşamba günü İzmir&#8217;in kurtuluşu şerefine, ÖzgürÖztürk Home Studio&#8217;da VERA yine kayıtlarda olacak.</p>
<p>Gündemimiz, <strong>HAİN</strong>. Özgür Öztürk&#8217;ün gitarlarının kaydedileceği günün akşamında, bu kayıtlardan belki videolar, belki de bazı ham kayıtları blog üzerinden sizlerle paylaşacağız&#8230;</p>
<p>Koray</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RADIO SLBC (CEYLON) AUGUST 28, 2009]]></title>
<link>http://eraks.wordpress.com/2009/08/28/radio-slbc-ceylon-august-28-2009/</link>
<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 15:06:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>eraks</dc:creator>
<guid>http://eraks.wordpress.com/2009/08/28/radio-slbc-ceylon-august-28-2009/</guid>
<description><![CDATA[Announcer: Ms. Suhasini (Please correct if I am wrong)   Time: 6.30AM to 6.45AM – Transmission not a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Announcer: Ms. Suhasini (Please correct if I am wrong)   Time: 6.30AM to 6.45AM – Transmission not a]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YA SEV  YA ŞEY ET]]></title>
<link>http://cetinyilmaz.wordpress.com/2009/11/07/ya-sev-ya-sey-et/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 13:00:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>cetinyilmaz</dc:creator>
<guid>http://cetinyilmaz.wordpress.com/2009/11/07/ya-sev-ya-sey-et/</guid>
<description><![CDATA[Dış düşman, dış destek, dışarının uzantıları, sırtını Amerika’ya dayamış, İngiliz oyunları,Rusçu kom]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Dış düşman, dış destek, dışarının uzantıları, sırtını Amerika’ya dayamış, İngiliz oyunları,Rusçu kom]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
