<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>hz-lut &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/hz-lut/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "hz-lut"</description>
	<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 17:21:45 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Sodom ve Gomorra]]></title>
<link>http://bpakman.wordpress.com/2009/11/18/sodom-ve-gomorra/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 11:10:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>bpakman</dc:creator>
<guid>http://bpakman.wordpress.com/2009/11/18/sodom-ve-gomorra/</guid>
<description><![CDATA[Tevrat Bölüm 19’da Sodom ve Gomora&#8217;nın yıkılışı böyle anlatılıyor:İki  adam akşamleyin Sodom]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h3>Tevrat Bölüm 19’da Sodom ve Gomora&#8217;nın yıkılışı böyle anlatılıyor:İki  adam akşamleyin Sodom&#8217;a gelirler. Kentin kapısında oturan Lut onları görür görmez karşılamak için ayağa kalkar Yere kapanarak, &#8220;Efendilerim&#8221; der, &#8220;Kulunuzun evine buyurun. Ayaklarınızı yıkayın, geceyi bizde geçirin. Sonra erkenden kalkıp yolunuza devam edersiniz.&#8221; Adamlar, &#8220;Olmaz, geceyi kent meydanında geçireceğiz.&#8221; Ama Lut diretir. Sonunda birlikte Lut’un evine giderler. Lut onlara yemek hazırlar, mayasız ekmek pişirir. Yerler. Onlar yatmadan, erkeğe meraklı, ancak birbirlerinde bıkmış olan kentin erkekleri yeni gelen parlak tüysüz erkeklerin haberini almış ve gözleri dönmüştür. Sodom&#8217;un her mahallesinden genç yaşlı bütün erkekler Lut’un evini sarar. Lut&#8217;a seslenerek, &#8220;Bu gece sana gelen adamlar nerede?&#8221; diye sorarlar, &#8220;Getir onları da yatalım.&#8221; Lut dışarı çıkar, arkasından kapıyı kapar. &#8220;Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın, erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur, çatımın altına geldiler.&#8221; Adamlar, &#8220;Çekil önümüzden!&#8221; diye karşılık verirler, &#8220;Adam buraya dışardan geldi, şimdi yargıçlık taslıyor! Sana daha beterini yaparız.&#8221; Lut&#8217;u ite kaka kapıyı kırmaya davranırlar. Ama içerdeki adamlar uzanıp Lut&#8217;u evin içine, yanlarına alırlar ve kapıyı kaparlar. Nedense Sodomluların kapıyı açmaya güçleri yetmez.</h3>
<h3>İçerdeki iki adam Lut&#8217;a, &#8220;Senin burada başka kimin var?&#8221; diye sorarar, &#8220;Oğullarını, kızlarını, damatlarını, kentte sana ait kim varsa hepsini dışarı çıkar. Çünkü burayı yok edeceğiz. RAB bu halk hakkında birçok kötü suçlama duydu, kenti yok etmek için bizi gönderdi.&#8221; Lut dışarı çıkar ve kızlarıyla evlenecek olan damat adaylarına, &#8220;Hemen buradan uzaklaşın!&#8221; der, &#8220;Çünkü RAB bu kenti yok etmek üzere.&#8221; Ne var ki damat adayları onun şaka yaptığını sanırlar. Tan ağarırken adamlar Lut&#8217;a, &#8220;Karınla iki kızını al, hemen buradan uzaklaş, yoksa kent cezasını bulurken sen de canından olursun.&#8221; Lut ağır davranır, Adamlar Lut&#8217;la karısının ve iki kızının elinden tutup onları kentin dışına çıkarırlar. Kent dışına çıkınca, adamlardan biri Lut&#8217;a, &#8220;Kaç, canını kurtar, arkana bakma, bu ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin.&#8221;  Lut, &#8220;Aman, efendim!, ben kulunuzdan hoşnut kaldınız, canımı kurtarmakla bana büyük iyilik yaptınız. Ama dağa kaçamam. Çünkü felaket bana yetişir, ölürüm. İşte, şurada kaçabileceğim yakın bir kasaba var, küçücük bir kasaba. İzin verin, oraya kaçıp canımı kurtarayım.&#8221; Adamlardan biri, &#8220;Peki, O kasabayı yıkmayacağım. Çabuk ol, hemen kaç! Çünkü sen oraya varmadan bir şey yapamam.&#8221;</h3>
<h3>Lut bu kasabaya vardığında güneş doğmuştur. Sodom ve Gomora&#8217;nın üzerine gökten ateşli kükürt yağar. Bu kentler, bütün ovay, oradaki insanların hepsi ve bütün bitkiler yok olur. Ancak Lut&#8217;un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca kör olur.</h3>
<h3>İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RAB&#8217;bin huzurunda durduğu yere gider.Sodom ve Gomora&#8217;ya ve bütün ovaya bakar. Yerden, tüten bir ocak gibi duman yükselmektedir.</h3>
<h3><a href="http://www.turandursun.com/forumlar/archive/index.php/t-753.html" target="_blank">KAYNAK</a></h3>
<h3>Tevratın bu bölümü uzaylıların geçmişte Dünya ile yakından ilgilendikleri ve müdahalelerde bulunduklarını gösteren en iyi metindir. Sodom ve Gomorra&#8217;yı uzaylılar nükleer benzeri bir bombayla yok etmişlerdir.</h3>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hz İsa nereden geldi, yaşıyor mu, tekrar gelecek mi?]]></title>
<link>http://bpakman.wordpress.com/2009/10/09/isa/</link>
<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 15:14:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>bpakman</dc:creator>
<guid>http://bpakman.wordpress.com/2009/10/09/isa/</guid>
<description><![CDATA[Hz. İsa ve Hz. Meryem&#8217;e günümüzün teknoloji ve bilimsel düzeyiyle farklı bakış açıları  mümkün]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div>
<h3>Hz. İsa ve Hz. Meryem&#8217;e günümüzün teknoloji ve bilimsel düzeyiyle farklı bakış açıları  mümkün olabilir.Örneğin daha 20 yıl önce bir bakirenin ilişkisiz hamile kalması aklın kabul edemeyeceği bir olguydu. Bugün ise yapay döllenme ile bunlar gerçek olmuştur. O halde İsa, o zaman yüksek bilim ve teknolojilere sahip  dünya dışı başka bir boyuttan gelenler tarafından yapay döllenme yoluyla hamile bırakılan Meryem tarafından doğurulmuş olabilir.  Bu dinsel inanışlar ile de örtüşmektedir. Bakınız Kuran ne diyor:<em><strong> </strong></em></h3>
<h3><em><strong>“<span style="color:#ff0000;">Kitapta Meryem’i de an. Hani o ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir mekana çekilmişti </span></strong></em></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><em><strong>Onlarla arasına bir perde çekilmişti. Biz de ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görülmüştü. </strong></em></span><span style="color:#ff0000;"><em><strong>Meryem demişti ki: Ben senden Rahman’a sığınıyorum. Takva sahibi biriysen dikkatli ol. </strong></em></span>
<p> </p>
<p><span style="color:#ff0000;"><em><strong>Ruh dedi: “Ben sadece Rabbin elçisiyim. Sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için buradayım”. Dedi benim nasıl oğlum olur; bana herhangi bir insan dokunmadı. Ben bir kahpe de değilim”. </strong></em></span></p>
<p><span style="color:#ff0000;"><em><strong>Dedi: İşte böyle!  O benim için çok kolaydır. Böyle olması onu, insanlara bir mucize ve bizden bir rahmet yapmamız içindir. Hükme bağlanmış bir iştir bu”. </strong></em></span></p>
<p><em><strong><span style="color:#ff0000;">Ona gebe kaldı. Ardından da onunla uzak bir mekana çekildi.</span>”</strong></em> (Meryem 16-22)</p>
</h3>
<h3>Bu ayetlerden Meryem’in cinsel ilişkisiz hamile  kalmasını sağlayacak bir görevli gönderildiği anlaşılıyor.  Bu görevlinin insan şeklinde görünmesinden  insan olmadığı ya da en azından dünyalı olmadığı da kesin. Bu varlık çeviride Ruh olarak geçmektedir. Yani her halukarda bu varlığın başka bir boyuttan geldiği kesindir. Bu varlığa uzaylı da denebilir. Ama extra terrestrial yani dünya dışı olduğu kesindir. Meryem&#8217;e cinsel açıdan dokunmadığı da belirtilmektedir (tertemiz bir oğlan bağışlamak).Kuran’da Yahudilerin Meryem’e bu konuda (yani hamile kalışı) iftira attıkları işaret edilmektedir:
<p> </p>
<p><em><strong>“<span style="color:#ff0000;">başlarına gelenler …..Küfürleri yüzünden, Meryem aleyhinde büyük bir yalan söylemeleri yüzünden</span>” </strong></em>Nisa 155-156</p>
<p>İsa’nın üstün bir insan olması da (bir yanağına vurana öteki yanağını çevir diyecek kadar) uzaylı genleri ile açıklanabilir. Zaten yukarıdaki ayetlerde İsa’nın insanlara mucizelerini gösterecek özelliklere sahip olmasının istendiği de ifade edilmektedir.</p>
</h3>
<h3>İsa, Esenilerin bitkilerle, taşlarla, manyetik ve ruhsal tedavi tekniklerinin birçoğunu kullanmıştır. İsa&#8217;nın karşısındaki kişilerin zihinlerini okuyabilecek kadar güçlü bir telepati yeteneğine Kuran&#8217;da şöyle işaret edilmiştir:</h3>
<h3><em>&#8220;<span style="color:#ff0000;">Onu, Beniisrail’e şöyle konuşan bir resul yapacak: “Şu bir gerçek ki, ben size Rabbinizden bir mucize getirdim: Ben, çamurdan, kuş görünümünde birşey yapar, ona üflerim de Allah’ın izniyle kuş oluverir. Ben, körü ve abraşı iyileştirir, ölüleri Allah’ın izniyle diriltirim. Evlerinizde yemekte ve biriktirmekte olduklarınızı size haber veririm. Eğer inananlarsanız, bunda sizin için tam bir mucize vardır</span>.</em>” Ali İmran 49.</h3>
<h3>Duanın temeli düşünce gücünün konsantrasyonuna dayanır. İsa&#8217;da bu şekilde düşünce enerjisini konsantre ederek canlı ve cansız maddeler üzerine etki edebiliyordu. Levitasyon yeteneği yerden yükselme ve su üstünde yürüyebilme yeteneklerine de sahip olması kanımca İsa&#8217;nın uzaylı genleri ile mümkün olmuştur.</h3>
<h3>Dünya dışı, dünyaya başka bir boyuttan gelen  varlıkların o sıralarda Filistin’e gelip gitmeleri İsa’nın doğumundan önce görülen ve mucize denilen bazı göksel olayların da açıklaması olabilir. Uzaylıların o devirlerde Filistindeki etkilerini çok açık şekilde “Eski Ahit” anlatmaktadır. Örneğin Lut peygamberi ziyarete gelen misafirler erkeklerin açık tenli, kılsız ve çok güzel olmaları Sodomluları kendilerinden geçirmiş ve Lut peygamberin kapısına dayanmışlar. Lut Peygamber ise misafirlerini kurtarmak için onların yerine kendi kızlarını teklif etmiş. Ama Sodom’luların kızlara meraklı olmadıkları malum. Sonunda bu misafirler Lut’a “Gün ağarınca aileni alıp dağa çık, buradan uzaklaşın ve sakın kimse dönüp geriye bakmasın” demişler. Lut denileni yapmış ancak karısı duyduğu sesi merak edip geriye bakmış ve kör olmuş. Bunlar Sodom’a günümüz bilgi düzeyiyle nükleer  ya da daha ağır etkili bir bomba atıldığını göstermektedir. O devirde Sodom’un gürültülü, gözleri kör eden bir olayla bir anda yok olması bu şekilde açıklanabilir. <a href="http://bpakman.wordpress.com/dunya/sodom-ve-gomorra/" target="_blank">DAHA GENİŞ AÇIKLAMA İÇİN BAKINIZ.</a></h3>
<h3>İsa’nin ölüleri diriltmesi ve diğer mucizevi kudretleri elinde ya da arkasında güçlü bir teknoloji ile mümkün olabilir. Örneğin ölünün dirilmesi olayında ışınlanma yoluyla uzay gemisinden birisi gönderilmiş olabilir. Bu gönderilen belki de ölünün benzeri olarak meydana getirilmiş klonlama ya da bir android idi. Onun da extra terrestrial (dünya dışı) olduğunu söyleyebiliriz.Kuran’da İsa’nın değil bir başkasının çarmıha gerildiği çok belirgin şekilde yazılıdır:<strong><em> </em></strong></h3>
<h3><strong><em>“<span style="color:#ff0000;">Biz, Allah’ın resulü Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük demeleri yüzünden. Oysa ki onu öldürmediler, onu asmadılar da; sadece o onlara benzer gönderildi. …Onu kesinlikle öldürmediler</span>.</em></strong>” Nisa 157.</h3>
<h3>Kuran’dan anlaşıldığına göre İsa değil onun bir benzeri çarmıha gerildi. Peki bu benzer kimin nesidir, oralı mıdır? Kuran onu da açıklıyor; İsa’yı çarmıha germek isteyen Yahudilere <strong>gönderilen bir benzer</strong>.Peki bu benzer ne olabilir? Bir kere &#8220;<em>gönderildiği</em>&#8221; kesindir. Zira Kudüsteki hiç bir hıristiyan, havarinin bundan haberi yoktur. Böyle bir olay hıristiyan kültürüne geçmemiştir. Öyleyse nereden gönderilmiştir? Gönderildiğine göre dünyalı olamaz, extra terrestrial (dünya dışı) olmalıdır. Meryem’i yapay döllenme ile hamile yapan varlıklar ya da uzaylılar İsa’nın tam bir android ya da klonlanmış benzerini göndermiş olabilirler. Peki sonra ne olmuş?
<p> </p>
<p><em><strong>“<span style="color:#ff0000;">Tam aksine, Allah onu kendisine yükseltti</span>” </strong>Nisa 158</em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Kuran’a göre İsa öldürülmemiş, göğe yükseltilmiştir.  Yükseltilme denilerek İsa&#8217;nın kendi kendine yükselmediğine, yani bir anlamda ölmediğine işarete edilmektedir. Kendi kendine yükselmediğine göre bir vasıtayla yükseltilmiştir. Peki bir insan o zamanlarda göğe nasıl yükseltilebilir? O zamanlar kanat mı, uçak mı vardı? Uzaylılar ya da dünya dışı veya madde ötesine ait ileri varlıklar nasıl İsa’nın dünyaya gelmesine neden olmuşlarsa ellerindeki böyle teknoloji veya güç sayesinde İsa’yı kurtarmaları da zor olmamıştır.  Uzaylılar/üstün varlıklar İsa’yı kurtarmışsa büyük olasılıkla gemilerine/araçlarına alıp götürmüşlerdir ya da burada bir astral seyahat söz konusudur. Kuran’ın bahsettiği “<strong>Yükseltme</strong>” böyle açıklanabilir. Yani bu durumda izafiyet teorisine göre İsa’nın şu anda hayatta olma olasılığı vardır. Aynen çok basit anlatımla ilk “ilk Planet of Apes- Maymunlar Gezegeni” filmindeki dünyaya asırlar sonra dönen gemi mürettebatı gibi.</p>
<p><em><strong>“<span style="color:#ff0000;">Allah şunu da demişti: “Ey İsa senin canını alacağım, seni kendime yükselteceğim; seni inkar edenlerden uzaklaştırıp arındıracağım. Ve sana uyanları, inkar edenlerin kıyamete kadar üstünde tutacağım. Sonra bana olacak dönüşünüz. Tartışıp durduğunuz şeyler hakkında aranızda ben hüküm vereceğim</span>”. </strong></em><strong>Ali İmran 55.<br /> </strong></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p>İsa’nın çarmıha gerilmediği ve göğe yükseltildiği ve canının Allah tarafından alınacağı Kuran’da ifade edilmektedir. İsa’nın ne zaman öleceği, çarmıha gerilmediği halde daha sonra başka bir şekilde ölüp ölmediğine dair Kuran’dan kesin bir hüküm çıkarılamamaktadır.  Ama onun da bir fani olduğu ve öleceği hatırlatılmaktadır. Dediğim gibi İsa şu anda bir astral ya da uzay seyahati yapmakta olabilir.</p>
<p>Bir müslüman Kuran&#8217;a inanmak zorundadır ve dolayısıyla İsa&#8217;nın çarmıha gerilmediğine de, bunda tartışma olamaz.  O halde müslümanın çarmıha gerilmeyen bir Hz. İsa&#8217;ya ne olduğunu da kendine sorması gerekir. Nereye gitmiştir, onu giderken kimse görmemiş midir? Onu saklamışlarsa kimler saklamıştır? Yaşamışsa nerelerde ne kadar daha yaşamıştır? Başka şekilde ölmüşse nasıl ve ne zaman ölmüştür? Bunlar böyle olsaydı bir Allah&#8217;ın kulu havariler de dahil bu konuda bir şey bilmez ve aktarmaz mıydı? Bu konularda hiçbirşey bilinmiyor, bir bilgi yok.  Bilinen sadece Kuran&#8217;a göre göğe &#8220;yükseltildiği&#8221;, dikkat edin yükseldiği değil, yükseltildiği. Demek ki çarmıha gerilmeyen İsa birden bire gözden kaybolmuş veya daha mantıklısı bir benzeri ile eşzamanlı yer değiştirmiştir. Bunu o zaman kimse anlayamamış. İsa eceliyle ya da başka şekilde ölmüş olsaydı Kuran bunun ipucunu vermez miydi? Diyelim ki bu yerdeğiştirme sırasında ya da Allah iradesi tarafından göğe çekildikten sonra İsa öldü? Peki gökte nasıl ve ne şekilde ölmüş olabilir? Madem hemen ölecekti böyle bir yer değiştirmeye ne gerek vardı?</p>
</h3>
<h3><em>&#8220;<span style="color:#ff0000;">Meryem’in oğlu, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek yaptığımız bir kuldu. &#8230;&#8230; O kıyametin kopacağını bildirir; o saatin geleceğinden şüphe etmeyin, Bana uyun, bu doğru yoldur</span>.&#8221;</em> (Zuhruf 59, 61)</h3>
<h3>Kuran&#8217;a göre Hz. İsa kıyametin kopacağını bildirecek. Peki nasıl, öldüyse öteki dünyadan mı? Yaşar Nuri Öztürk mealine göre ise 61. Sure  &#8220;<span style="color:#ff0000;"><em>O Kıyametin kopacağının bilgisidir&#8221; </em><span style="color:#000000;">şeklindedir. Burada da Hz. İsa</span></span> bir şekilde kıyametten önce Dünyada söz konusu olacaktır. Peki nasıl? Kuran&#8217;a göre son peygamber Hz. Muhammed olduğuna göre kıyametin kopacağının bilgisi de olsa olsa Hz. Muhammedin gelişi olmalıydı, özellikle Hz. Muhammed ahir (son) zaman peygamberiyse. Demek ki Hz. İsa&#8217;nın dünyada maddi ya da manevi varlığından sonra kıyamet yaklaşacaktır.</h3>
<h3>Bilindiği gibi Hıristiyan alemi İsa’nın (Mesih olarak) tekrar geleceğine inanır. Üstelik İslam aleminin bir bölümü de İsa’nın tekrar geleceğine inanır. Buna göre İsa’nın kendisi gelecek (Mehdi ) İslamda adına Deccal denilen (hıristiyanlar buna anti-christ diyorlar ve fanatikleri Hz. Muhammed&#8217;in anti-christ olduğuna inanıyorlar) ve o devirde dünyayı alt üst edecek ve muhtemelen kana bulayacak bir belayı öldürecek ve dünyada herkes müslüman (burada aslında kelime anlamıyla müslüman kasdedilmektedir, yani Allah’a teslim olan anlamında) olacak, dünya uzun süre (kıyamete kadar) müreffeh olacaktır. İslam dünyası bu konuda tam fikir birliği içinde değildir. Bir bölümü Mehdi’nin İsa olamayacağına, İsa&#8217;nın çarmıha gerilmediğine inanmakla birlikte o sırada ya da sonradan eceliyle öldüğüne inanır. Kuran’da İsa’nın çarmıha gerilmediği açıkca yazılıdır ama sonradan eceliyle öldüğüne dair hiç bir açıklama yoktur. Bir çok şeyde olduğu gibi bunu da insanların düşünüp kendilerinin bulmasını istemiştir. Kimilerine göre İsa&#8217;nın göğe yükseltilmesi onun öldüğü anlamına gelmektedir, ancak şimdi biliyoruz ki her göğe yükselenin ille de ölmesi gerekmiyor. Günümüzde milyonlarca insan uçağa binip göğe yükseltiliyor ama ölmüyor. O zaman da İsa uzay gemisiyle göğe yükselmiş olabilir.İslam dünyasında bu konuda bazı hadisler olduğu rivayet edilmektedir. Bunlar:</h3>
<h3><em><span style="color:#ff0000;">Sizler on alameti görmedikçe hiçbir zaman Kıyamet kopmaz&#8230; Biri de İsa (as)&#8217;ın inmesi.</span></em>.. (Müslim, Kitabü-l Fiten: 39)</h3>
<h3><em><span style="color:#ff0000;">Vallahi Meryem oğlu (Hz. İsa Aleyhisselam), Feccu&#8217;r-Ravha nam mevkide, hacc yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak için icabet edecektir.</span></em> (Müslim, Hacc: 216, 1252)</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><em>Kıyamet on alamet görülmedikçe kopmaz: Duman, Deccal, Dabbetu&#8217;l arz, Güneş&#8217;in batıdan doğması, İsa&#8217;nın yeryüzüne inmesi&#8230; </em></span>(Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, 5. cilt, s. 362)</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><em>Nefsim kudret elinde olan Allah&#8217;a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa&#8217;nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır&#8230;</em></span> [Buhari, Kitabü'l-Büyu': 102, Mezalim: 31, Enbiya 49; Müslim, İman: 242 (155); Ebu Davud, Melahim: 14 (4324); Tirmizi, Fiten: 54 (2234)]</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><em>İsa inecek; emirleri: &#8216;Haydi gel, bize namaz kıldır!&#8217; diyecek. Buna karşılık: &#8216;Kiminiz kiminizin emiridir. Bu, Allah&#8217;ın bu ümmete bir lütfu keremidir&#8217; diyecek.</em></span> (Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, 5. cilt, s. 380)</h3>
<h3>V<span style="color:#ff0000;"><em>allahi muhakkak ve muhakkak Meryem oğlu İsa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir hükümdar olarak inecek&#8230; </em></span>(Sahih-i Müslim bi Şerhin-Nevevi, cilt 2, s.192; Kenzul Ummal, Kitabul-İman, Bab-ı Nüzul-i İsa İbn-i Meryem, 14/332)</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><em>İmamınız kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman sizler nasıl olursunuz?&#8221; </em></span>(Buhari, Enbiya 50, 3265, 3/1272; Müslim, İman: 71,155,1/136; Beyhaki, Esma ve Sıfat: 3265, 2/166).</h3>
<h3>Bu hadislerin sahih (gerçek) olduğu konusunda İslam dünyasında fikir birliği yoktur. Kuran&#8217;da Deccal ve Mehdi kelimelerinin geçmediğine işaret eden Prof. Yaşar Nuri Öztürk gibi bunların İslama  İsrailiyat yani Yahudi etkisinde kalınarak getirildiğini iddia edenler yanında bu hadislerin Tevatür yani içinde yalan ihtimali olmayan ve cemaate dayanan kuvvetli haber olarak kabul edenler de bulunmaktadır. Bu nedenle hadis açısından kesin bir şey söylemek mümkün değildir. İnsan kendisi akıl yürüterek yukarıda verdiğim Kuran ayetlerini bu hadislerle karşılaştırıp kendisi karar vermek durumundadır. Kişisel görüşüm bu hadislerin bir ölçüde Kur&#8217;an ayetleri ile örtüştüğüdür. Yani yukarıdaki ayete göre Kur&#8217;an <em>&#8220;İsa&#8217;ya</em> <em>uyanları&#8221;</em> (dikkat edin <em>inananları</em> değil) diğerlerinden ayıracağına göre (Ali İmran 55) bu uyanlar günümüz hıristiyanları olamaz. Bu ayette bence gelecekten bahsedilmektedir. Zira günümüz müslümanları İsa&#8217;ya inanmakta onu peygamber olarak kabul etmekte ama ona uymamaktadır. Günümüz müslümanlarının gerekçeleri şunlardır:  hristiyanlık İsa&#8217;nın getirdiği din değildir, Aziz Pavlos&#8217;un dinidir, ya da Pavlos&#8217;un dini haline getirilmiştir, &#8220;Allah üçtür&#8221; gibi doktrinlerle amacından saptırılmıştır, bu dinin mensupları Hz. Muhammed&#8217;i kabul etmez hatta onun anti-christ yani deccal olduğunu öne sürer. Hal böyleyken islam dünyası nasıl olacak da ilerde durup dururken yüzünü İsa&#8217;ya dönecek. Hele Hz. Muhammed&#8217;i son peygamber olarak kabul eden bir İslam dünyası.</h3>
<h3>Allah İsa&#8217;ya uyanları, İsa&#8217;yı inkar edenlerden ayıracağına göre bunun anlamı şudur. Müslümanlar da İsa&#8217;ya inanacaktır ama hangi İsa&#8217;ya? Günümüzde insanlara yanlış şekilde Allah&#8217;ın oğlu olarak vb. empoze edilen İsa&#8217;ya değil. İnsanları, özellikle müslümanları kendisine inandırması için de İsa&#8217;nın reenkarnasyonun değil kendisinin gelmesi, ve bu şekilde geldiğine de insanların kani olması gerekiyor. Zira müslümanlar doğum yoluyla geldiği aşikar olacak hiçbir peygamberlik iddiasına biat etmezler, etmeyeceklar. İslamda son peygamber Hz. Muhammed&#8217;dir. Bu nedenle Hz. İsa eğer gelecekse, geldiğinde daha önce ölmediğini, tekrar doğmadığını kanıtlayacak şekilde gelecektir. Bunun da olabilmesi sürpriz şekilde değil bir ön hazırlıkla mümkündür. Yani dünya insanı başka bir boyut ya da dünya varlıklarıyla önceden yakın ilişkiye geçecek onlar dünyayı bu gelişe hazırlayacaklardır. Eldeki verilerle akıl yürüterek böyle bir sonuca varılabilir.</h3>
<h3>Hristiyanlarda da İsa’nın çarmıha gerilmediğine değinen İncillerin olduğu ancak bunların imha edildiği, saklanmakta olduğu söylenir.   Bunlara Kayıp İncil, Barnabas İncili deniliyor. Bir de İsrailiyat İsa’nın beyaz atıyla Kudüs’teki Süleyman tapınağına ineceğini iddia eder.   Süleyman Tapınağı ortada olmadığına sadece bir duvarı kalmış olduğuna göre İsa nasıl gelecek?  Demek ki Tapınağı yeniden inşa etmek gerekiyor. Yoksa buna inananlar İsa&#8217;nın gelmesini bekleyip duracaklar.  Ancak ortada çok çok büyük bir engel var.  Zira Tapınağı inşa etmek için üzerine sonradan oturtulan müslümanların ilk Kabesi olan Mescidi Aksa’yı ve yanındaki Kubbe-tüs Sahrayı yıkmak gerekiyor. Onları yıkmak için ise önce İslam dünyasını yok etmek, bu zor olacağından hiç olmazsa pasifize etmek gerekiyor. Bunu yapmak için de siyonist-haçlı ittifakının bütün gücüyle çalıştığı, Tapınak şövalyeleri,  onların bayrağını devralarak tapınak duvarcılarından ve onların piri Hiram Ustadan günümüze gelen Masonlar, Opus Dei, gibi örgütlerin onlara destek verdiği de iddia ediliyor. Örneğin:</h3>
<h3><em>&#8220;<span style="color:#0000ff;">KIRIKKALE&#8217;de, cuma namazı çıkışı vatandaşlar, İsrail’i protesto etti. Grup adına açıklama yapan MUSTAT Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Altundağ, siyonist Yahudilerin Mescid- i Aksa ve Kubbe’tüs Sahra’yı yıkıp Harem- i Şerif üzerinde Süleyman Mabedi’ni inşa etmek istediğini söyledi&#8230;&#8230;&#8230;..“Müslümanların ilk kıblesi, efendimizin miraca çıktığı yer olan Kudüs’ün yahudileştirilmesine ve Mescid-i Aksa’nın yıkılmasına asla boyun eğmeyeceğiz” dedi.</span>&#8221; </em>Tamamı için bkz. <a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/alarmnews.aspx?DocID=12658438" target="_blank">Kaynak</a></h3>
<h3>Bunlar iddia olabilir ama gidişat, İsrail’in kurulması, genişlemesi, Arap İsrail savaş ve mücadeleleri, Afganistan, Irak işgali, Ilımlı İslam, BOP Büyük Orta Doğu Projesi, ABD ve İsrail’in İran’a saldırı planları birçok Arap ülkesinin hem siyasi hem askeri açıdan ABD güdümüne girmesi vb. sanki bu senaryoyu doğrular nitelikte.</h3>
<h3>İsrailiyatın İsa&#8217;nın tekrar geleceği inanışını çıkarları doğrultusunda yontarak, kesip biçerek, Hristiyan dünyasını kendileri ile işbirliği yapmaya yönelterek böylece bir haçlı-siyonist ittifakını kurmayı başardıkları, bu ittifakın hazırladığı planlar doğrultusunda eyleme geçtiği anlaşılmaktadır.</h3>
<h3>Düne kadar resim derslerimizde rahmetli hocamız ünlü ve değerli ressamlarımızdan Eşref Üren’in İsa, Meryem,Yusuf ve bakirelik hakkında dalga geçmelerine herkes gibi ben de gülerdim. “Yahu babasız dünyaya gelinirmiymis, çocuk doğuran bakire kalırmıymış? İşte din böyle, doğmalarla dolu, mantıksız, saçma” der geçerdim.  Zira açıklama bulamazdım. Ama günümüzde uzay, mikro enjeksiyon, klonlama çağında biraz düşününce, parçaları birleştirince ve de artık Kuran’ı iftar öncesi, ölülerin ardından, mevlitlerde Arapça anlamadan okumak yerine  Türkçesinden okuyup anlamaya çalışınca ortaya bunlar çıkabiliyor.</h3>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lut Aleyhisselam]]></title>
<link>http://lutselimullah.wordpress.com/2009/08/04/lut-aleyhisselam/</link>
<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 23:28:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>nuruşems</dc:creator>
<guid>http://lutselimullah.wordpress.com/2009/08/04/lut-aleyhisselam/</guid>
<description><![CDATA[Bismillahirrahmanirrahim Kur&#8217;ân-ı kerim&#8217;de ismi bildirilen peygamberlerden. İbrâhim aley]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="margin-top:.18cm;margin-bottom:.18cm;" align="left"><span style="font-family:Arial, sans-serif;"><span style="font-size:medium;"><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></span></span></p>
<p style="margin-top:.18cm;margin-bottom:.18cm;" align="left"><span style="font-family:Arial, sans-serif;"><span style="font-size:medium;">Kur&#8217;ân-ı kerim&#8217;de ismi bildirilen peygamberlerden. İbrâhim aleyhisselâmın kardeşinin oğludur. İbrâhim aleyhisselâm ve ona inananlarla birlikte Nemrûd&#8217;un memleketinden hicret edip Şam&#8217;a geldikten sonra, Lût gölü yakınındaki Sedûm şehri halkına peygamber gönderildi. İnsanlara İbrâhim aleyhisselâmın dinini tebliğ etti. İbrâhim aleyhisselâmla birlikte Bâbil&#8217;den hicret edip, Şam diyârına geldikleri zaman Cebrâil aleyhisselâm gelerek Lût gölü civÂrındaki Sedûm bölgesi ahâlisine peygamber olarak gönderildiğini bildirdi. İbrâhim aleyhisselâmdab ayrılarak Sedûm bölgesine gitti. Bu bölgede ahlâksız ve sapık bir millet türemişti. Putlara tapıyorlar, soygun yapıyorlar, zayıfları eziyorlardı. İğrenç olan livata (homoseksüellik; bugün tedâvisi mümkün olmayan AIDS hastalığına sebep olan cinsi sapıklık) yapıyorlardı. Lût aleyhisselâm onları çirkin işlerden menedip, doğru yola dâvet etti. Bu husus Kur&#8217;ân-ı kerimde Şuarâ sûresi 161- 164. âyetlerde meâlen şöyle bildirilmektedir.: &#8221;Kardeşleri Lût onlara: Allah&#8217;a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş emin, güvenilir bir peygamberim. Artık Allah&#8217;tan korkun ve bana itâat edin! Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbine âittir, dedi.&#8221; Sedum halkı hazret-i Lût&#8217;un dâvetine uymadılar. İsyân edenler arasında kendi hanımı da vardı. O da kocası hazret-i Lût&#8217;a inanmamıştı. Kâfirlerle bir olup, ona ihânet etmişti. Bu azgın ve cinsi sapıklıkla uğraşan kavim, imân etmedikleri gibi hazret-i Lût&#8217;u ve ona inananları memleketlerinde kovmaya kalkıştılar. Lût aleyhisselâm bu kavme nasihat edip, doğru yola dönmezlerse Allahü teâlânın azâbına uğrayacaklarını bildirdi. Buna rağmen isyândan ve fuhuştan vazgeçmediler. Hattâ hazret-i Lût&#8217;a &#8221;Doğru sözlü isen bahsettiğin azâbı getir de görelim&#8221; dediler. Sapık kavmin isyânının gittikçe artması üzerine Allahü teâlâ onları cezâlandırmak için melekler görevlendirdi. Bu melekler Cebrâil, Mikâil, Azrâil aleyhisselâm bir rivâyete göre de Cebrâil aleyhisselâm ile birlikte on iki melekti. Melekler önce İbrâhim aleyhisselâma uğrayıp, kendisine bir oğlan evlâdı (hazret-i İshâk) verileceğini müjdelediler ve azgın Sedum halkını helâk etmek üzere geldiklerini söyleyip ayrıldılar. Öğle veya akşam vakti Sedum beldesine gidip hazret-i Lût&#8217;u buldular. Melekler nûr yüzlü genç delikanlı sûretinde hazret-i Lût&#8217;un evine gelince hazret-i Lût&#8217;un isyankâr hanımı, durumu azgın Sedum halkına bildirdi. Azgın Sedum halkı hazret-i Lût&#8217;un evinin etrâfını sarıp misâfirlerini bize teslim et diyerek musallat olmaya kalkıştılar. Hazret-i Lût onlara nasihat ettiyse de dinlemeyip kapıyı zorladılar. Bunun üzerine melekler: &#8221;Ey Lût! Gerçekten biz Rabbinin elçileriyiz. Kalbini onlardan gelecek bir korku ve zarar ile meşgul etme. Onlar sana aslâ dokunamazlar. Cebrâil aleyhisselâm dedi ki, hemen gecenin bir kısmında ev halkınla çık git veiçimizden hiçbiri geri kalmasın, ancak hanımın hâriç, çünkü kavmine isâbet edecek azâb ona da gelecektir. Onların helâk zamânı sabah vaktidir.&#8221;</span></span></p>
<p style="margin-top:.18cm;margin-bottom:.18cm;" align="left"><span style="font-family:Arial, sans-serif;"><span style="font-size:medium;">Azgın kavim içeri girmek için kapıyı kırınca Cebrâil aleyhisselâm; &#8221;Ey Lût kapıyı aç ve geriye çekil gelsinler dedi. Lût aleyhisselâm kapıyı açıp geri çekildi. Cebrâil aleyhisselâm kanadını önlerine gerdi ve içeriye hücum eden azgınların gözleri âniden kör oldu, bunun üzerine şaşkın şaşkın kaçışmaya başladılar. Bu husus Kur&#8217;ân-ı kerim&#8217;de Kamer sûresi 44. âyette meâlen şöyle bildirilmektedir: &#8221;Lût&#8217;tan kavmi, misâfir melekleri istediler! Hemen biz onların gözlerini kör ettik. (Anadan doğma gibi kör oldular) işte azâbımı ve tehditlerimin âkıbetini tadın dedik.&#8221; Lût aleyhisselâm kendine tâbi olanlarla geceleyin Sedum beldesinden ayrılıp Sa&#8217;r şehrine gitti. Cebrâil aleyhisselâm Sedum beldesini kanadıyla alt üst etti. Üzerlerine şiddetli taş yağmaya başladı, nihâyet hepsi helâk olup gitti. Bu hususta Kur&#8217;ân-ı kerim&#8217;in Kamer sûresi 38. âyet-i kerimesinde meâlen; &#8221;Celâlim hakkı için, bir sabah vakti devamlı bir azâb onları bastırıverdi.&#8221; Ve Hicr sûresi 73- 74- 75. âyetlerde de; &#8221;Nihâyet onları güneşin doğma vaktinde korkunç gürültü yakalayıverdi. Hemen şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taş yağdırdık. Elbette bunda keskin anlayışlar için ibret alâmetleri var.&#8221; buyrulmaktadır. Lût&#8217;un aleyhisselâm kavminin yaşadığı ve helâk oldukları topraklar Kur&#8217;ân-ı kerimde alt-üst olan memleket mânâsına gelen &#8221;El-mü&#8217;tefikât&#8221; şeklinde zikredilmiştir. Sedum beldesi alt-üst olduktan sonra kaynarsular fışkırıp göl hâline geldi. Bu gün bu bölge, Lût Gölü adıyla anılmaktadır. Yahûdi kaynaklarında ise bu belde (sodom) ismiyle geçmektedir. Lût aleyhisselâm, kavminin helâkınden sonra, Şam bölgesine gidip, amcası İbrâhim&#8217;in (aleyhisselâm) yanında yedi sene kaldı. Sonra Hicâz&#8217;a gidip, seksen yaşında iken orada vefât etti. Kabrinin, İbrâhim aleyhisselâmın kabrinin de bulunduğu Filistin&#8217;deki Halilürrahmân&#8217;da veya Mekke-i mükerremede Kâbe yanında Hatim denilen yerde olduğu rivâyet edilir. Kur&#8217;ân-ı kerim&#8217;de yirmi yedi âyette Lût aleyhisselâmdan bahsedilmektedir.</span></span></p>
<p style="margin-top:.18cm;margin-bottom:.18cm;" align="left"><span style="font-family:Arial, sans-serif;"><span style="font-size:medium;">Mûcizeleri:</span></span></p>
<p style="margin-top:.18cm;margin-bottom:.18cm;" align="left"><span style="font-family:Arial, sans-serif;"><span style="font-size:medium;">1-Bulutsuz yağmur yağdırmıştır. Kavmini doğru yola dâvet ettiği vakit, mûcize olarak bulutsuz yağmur yağdırmasını istediler. Duâsı kabul olunup, elleriyle göğe işâret etmesi vahyedildi. Göğe işâret edince yağmur yağmaya başladı. 2-Duâsı bereketiyle otsuz bir dağda ot bitmiştir. Kavmi Lût aleyhisselâmın koyunlarını otsuz bir dağa toplayıp başka yere salmadılar. Hayvanlar açlıktan telef olmaya başlamıştı. Hazret-i Lût kuruyan dağda ot bitmesi için duâ etti ve yemyeşil otlar bitti. Azgın kavmin koyunları o dağdan otlasa hemen ölürdü. Bu mûcizesi ile kırk kişi imân etmiştir. 3- Taşlar, çakıllar ve kum tâneleri, Lût aleyhisselâm ile konuşmuşlardır. Kavmininisyânı üzerine taş parçaları dile gelip, &#8221;Kavminin imân etmiyeceği sizce muhakkak ise cenâb-ı Hakk&#8217;a duâ et, onları yakmak için bizi ateş eylesin.&#8221; dediler. 4-Kavmi, ona eziyet vermek için üzerine ufak taşlar atardı. Allahü teâlânın koruması ile hiçbiri ona dokunmazdı. 5- Üzerine yattığı taşlar döşek gibi yumuşak olmuştur. Kavmi, kendisini öldürmek için karar verince ilâhi emre uyarak onlardan uzaklaşıp bir dağa gitti. Çok yorulduğundan bir yerde uyuyup kalmıştı. Peşinden gelen yedi kişi, onu gördüklerinde sırt üstü yatmış, altında bulunan taşlar döşek gibi yumuşayıp çukurlaşmıştı. Onu tâkip eden yedi kişi bu hâli görünce imân etmiştir. 6-Lût aleyhisselâm çok uzak yerlerde olan şeyleri görüp haber verirdi. Çocuğu kaybolan biri gelip, nerede olduğunu sorunca duâ etti. Allahü teâlâ da ona bildirdi. O da, çocuğun olduğu yeri söyledi.</span></span></p>
<p style="margin-top:.18cm;margin-bottom:.18cm;" align="left"><span style="font-family:Arial, sans-serif;"><span style="font-size:medium;">Ahmed bin Hanbel ve ibn-i Mâce&#8217;nin bildirdikleri hadis-ü şeriflerde, peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Lût kavmi hakkında buyurdu ki: On şet vardır ki Lût kavmi onları yapmış ve o yüzden helâk edilmiştir. Ümmetim ise onlara bir de kendisi katar. Bunlar; livâta (erkek erkeğe münâsebet), fındık gibi taşları sapanla atmak, güvercinle (kumar) oynamak, def çalmak, (kadınlar için düğünlerde ruhsat vardır) içki içmek, (özürsüz) sakal kesmek, (emredilenden fazla) bıyık uzatmak, ıslık çalmak, el çırpmak, (erkekler için) ipek gömlek giymek bir tâne de ümmetim ilâve eder ki; o da kadın kadına münâsebette bulunmaktır. Lû kavminin işini (livâta) yapan mel&#8217;undur. Benden sonra ümmetim hakkında en korktuğum şey Lût kavminin yaptığını yapmalarıdır.</span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kur'an da Bahsi Geçen İnsanlar Ve Topluluklar]]></title>
<link>http://hucurat.wordpress.com/2009/02/03/kuran-da-bahsi-gecen-insanlar-ve-topluluklar/</link>
<pubDate>Tue, 03 Feb 2009 04:59:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>hucurat</dc:creator>
<guid>http://hucurat.wordpress.com/2009/02/03/kuran-da-bahsi-gecen-insanlar-ve-topluluklar/</guid>
<description><![CDATA[İSRAİLOĞULLARI (YAHUDİLER) Hani İsrailoğullarından, &#8220;Allah&#8217;tan başkasına kulluk etmeyin,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İSRAİLOĞULLARI (YAHUDİLER) Hani İsrailoğullarından, &#8220;Allah&#8217;tan başkasına kulluk etmeyin,]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[H.Z LUT ( a.s )  HELAK ANSIZIN GELiR]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/09/24/hz-lut-as-helak-ansizin-gelir/</link>
<pubDate>Mon, 24 Sep 2007 03:02:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/09/24/hz-lut-as-helak-ansizin-gelir/</guid>
<description><![CDATA[  LUT aleyhisselam &#8220;O ŞEHİRLER, İŞLEK YOLLAR ÜZERİNDE HALA DURMAKTADIR. BUNDA İNANANLAR İÇİN İ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong> <img border="0" width="500" src="http://www.arkdiscovery.com/gomorrah-north-zig.JPG" height="377" /></strong></p>
<p><strong>LUT aleyhisselam</strong><strong> </strong><strong>&#8220;O ŞEHİRLER, İŞLEK YOLLAR ÜZERİNDE HALA DURMAKTADIR. BUNDA İNANANLAR İÇİN İBRET VARDIR.&#8221; Hicr; 77-78</p>
<p></strong><strong>Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de kıssaları anlatılan toplumlardan birisi de &#8220;Lût Kavmi&#8221;dir. Bu isim, Lût aleyhisselamın o kavme peygamber olarak gönderilmesinden dolayı verilmiştir. </strong></p>
<p><strong>Lût aleyhisselam, çevresindeki insanları uzun süre hak yola davet ettiği halde, iki kızı hariç, hiç kimse, hatta karısı dahi kendisine inanmamıştı. Öylesine sapıtmışlardı ki, o zamana kadar hiç bir toplumda görülmeyen fenalıkları açıkça yapıyorlardı. Snuçta; Lût aleyhisselam ve iki kızından başka hepsi helak edildiler. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de, bu topluluğun yaşadığı beldeden; altüst olan anlamında el mü&#8217;tefika diye bahsedilmektedir. Bu kelimenin çoğulu &#8220;el mü&#8217;tefikat&#8221; olup, Tevrat&#8217;ta geçen mahpeka ile eş anlamlıdır. </strong></p>
<p><strong>Hazret-i Lût, İbrahim aleyhisselamın kardeşinin oğludur. Enbiya suresinde, &#8220;İlim ve hikmet sahibi iyilerden ve Allahü tealanın rahmete erdirdiklerinden birisi&#8221; olarak tanıtılmaktadır. Ayrıca En&#8217;am suresinde bir ayet-i Kerîmede &#8220;dünyalara üstün kılındığı&#8221; buyurulmaktadır. </strong></p>
<p><strong>LÛT KAVMİNİN ÖZELLİKLERİ<br />
</strong><br />
<strong>Kadı Beydavi&#8217;nin bildirdiğine göre, Lût aleyhisselam, amcası Hazret-i İbrahim&#8217;in tavassutu ile Sodom şehrinin bulunduğu Ğor diyarına gider. Buranın ahalisi, dünyanın en şerli insanlarıydılar. Hiçbir toplumun yapmadığı kirli işleri yapmakla kalmıyor, yoldan gelip geçenlere de Mûsâllat oluyorlardı. Hâzin ve Medârik tefsirlerinde; &#8220;Yol kenarına oturup, gelip geçene yolculara çakıl taşları atarlardı. Taş kim değdi ise, onu atan, diğerlerinden daha fazla sarkıntılık etmeye hak kazanırdı. Yani çakıl sahibinin hissesine isabet etmiş nasibi olarak görülürdü.&#8221; A&#8217;raf ve Neml surelerinde de, bu kavmin erkeklerinin kadınları bırakıp, hem cinslerine meyleden cinsi sapıklar olduğu bildirilmektedir. </strong></p>
<p><strong>Lût aleyhisselam bu topluluğun arasında yıllarca mücadele verir. Onlara, Allah&#8217;tan korkmalarını, Ona itaat etmelerini söyler. Ancak Lût Kavmi de, öbür örneklerde olduğu gibi, peygamberlerini yalancılıkla suçlarlar. Bununla da yetinmeyip, kendisini şehirden kovmakla tehdit ederler. Lût aleyhisselam, Allahü tealanın azabı ile ikaz ettiği zaman ise Onunla alay ederek; &#8220;Azabı bir an evvel getir de görelim&#8221; derler. </strong></p>
<p><!--more--></p>
<p><strong>Lût aleyhisselam, çok ağır şartlar altında, bir nakle göre 40 sene mücadele verir. Kavminin yaptığı baskı, artık dayanılmaz boyutlara ulaştığı zaman da Allahü tealaya sığınarak; &#8220;Beni ve ailemi bu azgın topluluğun elinden kurtar&#8221; diye dua eder. Yıllarca kavminin huzuru için çalışmış ama kendisine iki kızından başka kimse iman etmemiştir. Hanımı dahi, azgın kavmin tarafını tutmuştur.</strong></p>
<p><strong>HELAK ANSIZIN GELİR<br />
</strong><br />
<strong>Allahü teala tarafından helak için görevlendirilen bir kaç melek, Lût aleyhisselama misafir olurlar. Hepsi de bu sapık toplumun dikkatini çekecek bir şekle bürünmüşlerdir. Hatta Lût aleyhisselam onların melek olduğunu önce anlayamamıştır. &#8220;Sizler tanınmamış kimselersiniz&#8221;, &#8220;Bu, çok çetin bir gündür&#8221; diyerek misafirlerini ağırlamaya çalışırken karısı vasıtasıyla bazı insanların olaydan haberi olur. Hep birlikte koşup gelirler. Öyle ki; Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;in ifadesiyle birbirlerini ite kaka seyirterek evin kapısına yığılırlar. Lût aleyhisselam, &#8220;Bunlar misafirimdir. Onlara karşı beni mahçup etmeyin &#8230; İçinizde aklı başında kimse yok mu?&#8221; diye onları sakinleştirmeye çalışsa da kuduran topluluk; &#8220;Biz seni alemin işine karışmaktan menetmemişmiydik?&#8221; &#8220;Doğrusu ne istediğimizin farkındasın&#8221; diyerek bahçe kapısından içeri girerler. Allahü teala bu dehşetli ortamı şöyle bildirmektedir; &#8220;Ey Muhammed, senin hayatına yemin olsun ki; onlar sarhoşluk içerisinde azgın bir haldeydiler.&#8221; </strong></p>
<p><strong>Lût aleyhisselam öylesine bunalmıştır ki, peygamberlere has zelle denilen hataya düşeceğini gören melekler duruma müdahale ederler; &#8220;Ey Lût, bizler Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana ilişemeyecekler &#8230; Biz, şüphe edip durdukları azabı getirdik &#8230; Bu kasaba halkına yaptıklarından dolayı gökten muhakkak azab indireceğiz &#8230; Geceleyin aileni yola çıkar. Sen de arkalarından git, hiçbiriniz arkasına bakmasın &#8230; Karının dışında kimse geri kalmasın, çünkü onların başına gelen onun da başına gelecektir. Vadesi gün doğana kadardır. Gün doğması yakın değil mi?&#8221; </strong></p>
<p><strong>Sapık güruh son bir kez kapıya yüklenirlerse de bir anda hepsinin gözleri kör edilir. Kadı Beydavi ve Fahreddin-i Râzî; &#8220;Meleklerden birisi Cebrâil aleyhisselam idi. Topluluk kapıyı kırıp içeri girdiklerinde, bir hareketle hepsinin gözünü kör etti. Panik içerisinde kapıyı dahi bulup kaçamadılar. Hatta, Lût aleyhisselam onları kollarından tutarak dışarı çıkarmıştı&#8221; demektedir. </strong></p>
<p><strong>Nihayet Lût aleyhisselam, kızları ve hanımını da alarak şehirden uzaklaşır. Geride kalan topluluğun nasıl imha edildiğini Kur&#8217;ân-ı Kerîm şöyle anlatmaktadır; &#8220;Onlara azap emrimiz gelince o ülkenin altını üstüne getirdik. Üzerlerine ateşte pişirilmiş çamurdan taşlar yağdırdık.&#8221;</strong></p>
<p><strong>ARKEOLOJİ NE DİYOR?<br />
</strong><br />
<strong>Lût aleyhisselam kıssası, Tevrat&#8217;ta da geçmektedir. Ancak Tevrat, tahrif edilmiş olduğundan, hıristiyan ve yahudi dünyasında ona dayandırılarak yapılan arkeolojik araştırmalar gittikçe güvenilirliğinin kaybolmasına sebep olmuştur. Buna karşılık Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;in doğruluğu ve İslam alimlerinin de muhteşem kapasitelerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. </strong></p>
<p><strong>Kur&#8217;ân-ı Kerîm ve Tevrat&#8217;ta helak edilen beldenin yeri bildirilmemiştir. Buna rağmen Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;i tefsir eden bazı alimler, ayetlerden hareketle neredeyse adres tarif eder gibi öylesine isabetli bilgiler vermişlerdir ki, hayran olmamak mümkün değildir. </strong></p>
<p><strong>Bir ayet-i Kerîmede &#8220;Can yakıcı azaptan korkanlar için o beldede bir işaret bıraktık&#8221; buyurulmaktadır. Fahreddin-i Râzî, Lût kavmini anlatan ayet-i Kerîmelerin Mekke müşriklerine hitaben indirildiğini hatırlatarak ve &#8220;O şehirler, işlek yollar üzerinde hala durmaktadırlar. Bunda inananlar için ibret vardır.&#8221; ayet-i Kerîmesinden yola çıkarak; Mekkeliler ticaret için genellikle Şam şehrine giderlerdi. Şam yolu, Lût gölünün tam güneyinden geçerdi. Bu sebeple Lût kavminin kalıntılarını burada aramak gerekir diye yazmaktadır. </strong></p>
<p><strong>Bilim adamları İbrahim aleyhisselamın MÖ. 2000 yılları civarında yaşadığını tahmin etmektedirler. Lût aleyhisselam da aynı yıllarda yaşamıştır. Bu noktayı gözönüne alırsak ilgi çekici bazı noktalara rastlayabiliriz. Arkeolog Albright tarafından yapılan bir keşif, helak edilen beldenin yeri hakkında bize biraz olsun ışık tutabilmiştir. O dönemin şehirlerinden biri olan Bab el Dhara&#8217;nın kalıntıları MÖ. 2300-1900 tarihleri arasındaki bir periyoda sahip olup Sodom ve Gomorra şehirleriyle yaşıttır. Yapılan bütün kazılar MÖ. 2000 yıllarında Bab el Dhara ve yakın şehirler aniden terkedilmişlerdir. Hem de her biri bir medeniyet merkezi iken&#8230; Bütün bu buluntular, Lût aleyhisselamın kavmiyle çağdaş olan ve onlara komşu olan şehirlere aittir. Herşeyin olduğu gibi bırakılıp göç edilmesinin sebebini şu ana kadar açıklayabilen çıkmamıştır. Belki de Lût kavminin dehşetli helakine şahid olan komşu şehirlerin insanları, aynı akibete uğramaktan korktukları için panik içinde kaçmışlardı. Arkeologların yoğun araştırmaları, yok edilen şehirlerin yerlerini bulmaya yetmemiştir. Tesbit edebildikleri tekşey, Lût gölünün güneyinde bir yerlerde olduklarıdır. Yapılan milyonlarca dolarlık harcama sonucu ancak bu bilgi elde edilebilmiştir. Günümüzden 1000 sene önce İslam alimleri de aynı tespiti yapmışlardı.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight:700;font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;">Hz. LÛT (a.s)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de geçen peygamberlerden biri Lût (a.s) ile birlikte Hz. İbrahim&#8217;in kardeşi Hârân&#8217;ın oğludur. Lût (a.s), İbrahim (a.s) ile birlikte Harran&#8217;dan Filistin&#8217;e göç etti. Burada kıtlık baş gösterince Lût ve İbrahim (a.s.) beraberce Mısır&#8217;a gittiler. Bir süre sonra Mısır kralının verdiği mal ve sürüleri yanlarına alarak birlikte tekrar Filistin&#8217;e döndüler. Zamanla yerleştikleri bölge, sürülerini almaz oldu. Hz. Lût bunun üzerine, amcası İbrahim (a.s.)&#8217;ın bölgesinden ayrılıp Sedom şehrine yerleşti. Daha sonra bu şehre peygamber olarak gönderildi. Sedomlular bozuk ahlâklı, kötü niyet insanlar idi. Yol keserler, yolcuların elinde avucunda ne varsa alırlardı.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Sedom halkı dünyada daha önce kimsenin yapmadığı sapık işleri, ahlaksızlıkları yapıyor, eşcinsel davranışlarda bulunuyor, azgınlıkta birbirleriyle yarış ediyorlardı. Hz. Lût, kavmini doğru yola davet ettiyse de aldırmadılar. Yaptıkları kötü işleri devam ettirdiler. Karısı da ona inanmayanlardandı.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Hz. Lût, &#8220;âlemlerden hiç kimsenin sizden önce yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz? Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz, doğrusu çok aşırı giden bir milletsiniz&#8221; (el-A&#8217;raf, 7/80-81); &#8220;evet, siz cahil bir milletsiniz&#8221; (en-Neml, 27/55); &#8220;yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz?&#8221; (el-Ankebût, 29/29) diyerek onları doğru yola davet etti, içinde bulundukları delâlet ve cehaletten kurtarmağa çalıştı.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Hz. Lût&#8217;un yaptığı ikazlara aldırmayan Lût kavmi de peygamberi yalanladı. Kardeşleri Lût onlara; &#8220;Allah&#8217;a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah&#8217;tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak âlemlerin rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz&#8221;dedi (eş-Şuara, 26/160-166). Bunun üzerine kavmi de ona cevaben. &#8220;Ey Lût! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın&#8221; (eş-Şuara, 26/167). Doğru sözlü isen bize Allah&#8217;ın azabını getir&#8221; (el-Ankebût, 29/29) diyerek Hz. Lût ve kendisine inananlarla alay ettiler ve şehirden çıkarmak istediler (el-A&#8217;raf, 7/82), Lût Peygamber, kavminin azgınlıklarına karşı Allah&#8217;tan yardım istedi. &#8220;Rabb&#8217;im şu bozguncu kavme karşı bana yardım et&#8221; (el-Ankebut, 29/30); &#8220;Rabb&#8217;im, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar&#8221; (eş-Şuara, 25/169) diye dua etti.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Bunun üzerine Allahü Teâlâ, Hz. Lût&#8217;un öğütlerine ve davetine uymayan kavmini yok etmek üzere &#8220;elçiler&#8221; (melekler) görevlendirdi. Melekler, önce Hz. İbrahim (a.s)&#8217;a uğradılar ve orada Hz. Lût&#8217;un kavmini cezalandırmak üzere geldiklerini söylediler. &#8220;Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lût&#8217;un ailesi (Hz. Lût&#8217;a inananlar) bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk&#8221; (el-Hicr,15/58-60). &#8220;Biz bu kasaba halkını yok edeceğiz, çünkü oranın halkı zalim kimselerdir. İbrahim: &#8220;Ama Lût oradadır&#8221; dedi. Elçiler (melekler): &#8220;Biz orada olanları daha iyi biliriz, onu ve geride kalanlardan olacak karısı dışında ailesini kurtaracağız&#8221; dediler&#8221; (el-Ankebût, 29/31-32).</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Melekler, Hz. İbrahim&#8217;den ayrıldıktan sonra Hz. Lût&#8217;un bulunduğu Sedom şehrine geldiler. Melekler gelince, Hazreti Lût onları tanıyamadı. Melekler ona. &#8220;Biz sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik, sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz&#8221; (el-Hicr, 15/63-64) diyerek kendilerini tanıttılar. Melekler geldiğinde Hazreti Lût çok sıkıldı. &#8220;Bu çetin bir gündür&#8221; (Hûd 11/77) dedi. Sıkılma sebebi, melekleri insan zannetmesi idi. Çünkü melekler genç ve yakışıklı erkekler suretinde gelmişlerdi. Hz. Lût, kavminin yaptığı ahlâksız hareketleri ve kötü huylarını biliyordu. Korkusu bundandı. Misafirlerin geldiğini duyan &#8220;şehir halkı sevinerek geldiler&#8221; (el-Hicr, 15/67).</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>&#8220;Lût&#8217;un konukları olan melekleri elde etmeye (onlara tecavüz etmeye) kalkıştılar&#8221; (el-Kamer, 54/37). &#8220;Hz. Lût onlara: &#8220;Bunlar benim konuklarımdır; onlara karşı beni rüsvay etmeyin. Allah&#8217;tan korkun, beni utandırmayın&#8221; dedi&#8221; (el-Hicr, 15/68-69). Misafirlere dokunulmaması için. Ey milletim işte bunlar benim kızlarım, onlar sizin için daha temizdir (size nikahlayabilirim). Konuklarımın önünde beni rezil etmeyin. İçinizde aklı başında kimse yok mudur? dedi&#8221; (Hûd, 11/78). Sedom halkı sapıklıktan başka bir şey düşünmüyordu. &#8220;Andolsun ki senin kızlarınla bir işimiz olmadığını biliyorsun: Doğrusu ne istediğimizin farkındasın&#8221; (Hûd, 11/79) diyerek bunu reddettiler. Hz. Lût, bu defa: &#8220;Keşki size yetecek bir kuvvetim olsa ve ya sağlam bir yere sığınsam&#8221; dedi (Hud, 11/80). Hz. Lût iyice sıkılmıştı. Bunun üzerine melekler; &#8220;Ey Lût! Biz rabbinin elçileriyiz, onlar sana ilişemeyecekler&#8221; (Hûd, 11/81) diyerek kimliklerini açıkladılar ve onu teselli ettiler.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Artık Allah Teâlâ&#8217;nın Lût kavmine takdir ettiği azabın vakti gelmişti. Melekler, Hazreti Lûta: &#8220;Geceleyin bir ara, ailenle beraber yola çık. Karının dışında kimse geri kalmasın. Doğrusu onların başına gelenler onun baçına da gelecektir. Vadeleri gün doğana kadardır. Gün doğması yakın değil mi?&#8221; (Hîd, 11/81). &#8220;Bu kasaba halkının yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten elbette bir azap indireceğiz&#8221; (el-Ankebût, 29/34). Sabahleyin Sedom müthiş bir zelzele ile sarsıldı. Halkın üzerine kime isabet edeceği yazılı taşlar yağdırıldı. Böylece ahlâksızlıklarının cezasını görmüş oldular (Abdulfettah Tabbara, Ma&#8217;al Enbiya&#8217; Fil-Kur&#8217;an, s, 142-146; Muhammed Ahmed Cad, Kısasu&#8217;l-Kur&#8217;ân, 68-76).</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Bundan sonrası da Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle anlatılır:</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>&#8220;Buyurduğumuz gelince oraların altını üstüne getirdik; üzerine de Rabbinin katından işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar zalimlerden hiç bir zaman uzak olmayacaktır&#8221; (Hûd, 11/82-83).</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>&#8220;Tanyeri ağarırken çığlık onları yakalayıverdi. Memleketlerini alt üst ettik; üzerlerine sert taş yağdırdık. Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardır. O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hâlâ durmaktadır. Bunda inananlar için ibret vardır&#8221; (el-Hicr, 15/73-77).</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>&#8220;Bunun üzerine onu (Lût&#8217;u) ve ailesini kurtardık. Yalnız karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk. Geride kalanların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılan, fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi&#8221; (en-Neml, 27/57-59).</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>&#8220;And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi. Âzabımı ve uyarılarımı dinlememenin sonucunu tadın&#8221; dedik (el-Kamer, 54/38-39).</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>Görüldüğü gibi, Lût&#8217;un kıssasındaki en büyük özellik onun eşcinsellikle yaptığı mücadeledir. Eşcinsellik İslâm&#8217;da en büyük günahlar arasındadır. Eşcinselliğe livata * yada lûtilik * denmesi, bu çirkin fiili ilk olarak bu kavmin işlemesinden dolayıdır. Yine görüldüğü gibi Kur&#8217;an-ı Kerim, bu iğrenç fiili yapanları kınamakta ve faillerinin dünya ve ahirette büyük azap göreceklerini ifade etmektedir.</strong></span></p>
<p><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>LUT aleyhisselam</strong></span><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"><strong>&#8220;O ŞEHİRLER, İŞLEK YOLLAR ÜZERİNDE HALA DURMAKTADIR. BUNDA İNANANLAR İÇİN İBRET VARDIR.&#8221; Hicr; 77-78</p>
<p></strong><strong>Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de kıssaları anlatılan toplumlardan birisi de &#8220;Lût Kavmi&#8221;dir. Bu isim, Lût aleyhisselamın o kavme peygamber olarak gönderilmesinden dolayı verilmiştir. </strong></p>
<p><strong>Lût aleyhisselam, çevresindeki insanları uzun süre hak yola davet ettiği halde, iki kızı hariç, hiç kimse, hatta karısı dahi kendisine inanmamıştı. Öylesine sapıtmışlardı ki, o zamana kadar hiç bir toplumda görülmeyen fenalıkları açıkça yapıyorlardı. Snuçta; Lût aleyhisselam ve iki kızından başka hepsi helak edildiler. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de, bu topluluğun yaşadığı beldeden; altüst olan anlamında el mü&#8217;tefika diye bahsedilmektedir. Bu kelimenin çoğulu &#8220;el mü&#8217;tefikat&#8221; olup, Tevrat&#8217;ta geçen mahpeka ile eş anlamlıdır. </strong></p>
<p><strong>Hazret-i Lût, İbrahim aleyhisselamın kardeşinin oğludur. Enbiya suresinde, &#8220;İlim ve hikmet sahibi iyilerden ve Allahü tealanın rahmete erdirdiklerinden birisi&#8221; olarak tanıtılmaktadır. Ayrıca En&#8217;am suresinde bir ayet-i Kerîmede &#8220;dünyalara üstün kılındığı&#8221; buyurulmaktadır.</strong></p>
<p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight:700;font-size:11pt;color:#003366;font-family:Verdana;">Ahmet ÖZGEN</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
