<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>ihsan-dagi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/ihsan-dagi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "ihsan-dagi"</description>
	<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 02:47:33 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Böyle bir orduyla demokrasi mümkün mü?]]></title>
<link>http://doganzeki.wordpress.com/2009/10/30/boyle-bir-orduyla-demokrasi-mumkun-mu/</link>
<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 07:14:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>doganzeki</dc:creator>
<guid>http://doganzeki.wordpress.com/2009/10/30/boyle-bir-orduyla-demokrasi-mumkun-mu/</guid>
<description><![CDATA[İhsan DAĞI-Zaman Ülkenin vazgeçilmez, temel bir kurumunda hâlâ akla ziyan planlar yapılabiliyor. Yap]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em>İhsan DAĞI-Zaman<a href="http://doganzeki.wordpress.com/files/2009/10/kose_yazisi6.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-584" title="kose_yazisi" src="http://doganzeki.wordpress.com/files/2009/10/kose_yazisi6.jpg?w=144" alt="kose_yazisi" width="144" height="150" /></a></em></p>
<p><strong>Ülkenin vazgeçilmez, temel bir kurumunda hâlâ akla ziyan planlar yapılabiliyor. Yapanlar da unvanlarında &#8216;kurmay&#8217; yazan, TSK&#8217;nın beyin takımı.</p>
<p>Bir kez daha ortaya çıktı ki bu ülkenin bir numaralı meselesi ordusuna bulaşan darbe kültürü ve siyaset tutkusudur.</p>
<p>Bu en önemli meselemizdir çünkü böyle bir yapı, kültür ve personelle iç barışı kuramazsınız. Bu devlet büyüklerimiz Alevilere karşı komplo kurmakla meşguldürler! Demokrasiyi yerleştiremezsiniz çünkü meşru bir siyasi iktidarı alaşağı etmek için tezgâh peşindedirler. Hukuk devleti olamazsınız, çünkü bir yandan Ergenekon sanıklarını kurtarmak için yargıyı etkilemeye çalışırlarken öte yandan da masum insanların evlerine silah ve mühimmat yerleştirmeyi düşlerler. Bunlarla hür basın yaratamazsınız çünkü en iyi bildikleri iş medya manipülasyonlarıdır. Bölge ülkeleriyle barış kuramazsınız, çünkü bunlar için savaş, iş, ekmek ve iktidar demektir&#8230;<!--more--></p>
<p>Kısaca böyle işlerle meşgul insanların makam sahibi, güç sahibi olduğu bir orduyla &#8216;modern, demokratik, laik bir hukuk devleti&#8217; olamazsınız.</p>
<p>Modern bir ülkede ordu, profesyoneldir, işini yapar; işi ülkeyi savunmak, buna sürekli hazırlıklı olmaktır. &#8216;İrticaya karşı eylem planı&#8217;nda gördüğümüz ordunun ülke savunmasıyla hiçbir alakası yok. Kafayı bu kadar siyasete ve topluma müdahaleye takmış bir ordunun işini yapması mümkün değildir zaten. Daha işinin ne olduğunu bilmeyen bir ordu işini nasıl &#8216;iyi&#8217; yapabilir ki?</p>
<p>Demokratik bir ülkede ordu seçilmiş iktidarın, yani sahibi olan milletin temsilcilerine karşı sorumludur, onlara hesap verir. &#8216;Suç-eylem planı&#8217;nda karşımıza çıkan ordu seçilmiş meşru iktidarı devirmek için komplolar kuran, ajanlar besleyen, olaylar provoke eden bir ordudur. Demokrasinin, halk iradesinin, milletin ordusu olma bilincinin yakınından bile geçmeyen bir anlayış saçılıyor &#8216;ıslak imza&#8217;lı belgeden.</p>
<p>Laik bir ülkede devletin hazır kıta cübbeli, sarıklı &#8216;şeriat göstericileri&#8217; olur mu? Bunların var; basıyorlar düğmeye, sokağa salıyorlar. Demek ki ellerinin altında, bir yerlerde &#8216;şeriatçı&#8217; yetiştiriyorlar. Sonra da başka bir düğmeye basacaklar, başka bir güruh da çıkacak &#8216;ne şeriat ne demokrasi&#8217; sloganları eşliğinde yürüyecek, orduyu göreve çağıran pankartlar çekecek.</p>
<p>Hukukun üstünlüğünün cari olduğu bir ülkede kanunlar herkese eşit uygulanır, kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Üniformalı suçluları koruyan bir yasa yoktur, olamaz da. Bir hukuk devletinde halka, hükümete, yargıya ve de komşu ülkelere komplolar kuran bir yapı deşifre edildiğinde gereği yapılır. Bizde neler oluyor? &#8216;Suç-eylem belgesi&#8217; basına yansıyor, altında imzası olan albay sivil mahkemece tutuklanıyor, birkaç saat içinde yeni bir mahkeme kuruluyor, sanık cezaevine ulaşmadan yeni mahkeme tahliye kararı veriyor! Ardından, soruşturma yapan askerî savcılık Genelkurmay Karargahı&#8217;ndaki &#8216;resmi belgeyi&#8217; bulamıyor, altında imzası bulunanlardan ve hazırlandığı bilinen birimden belgeye ilişkin bir ipucuna ulaşamıyor!</p>
<p>Biz de buna hukuk devleti diyoruz! Genelkurmay, askerî savcılığın yeniden soruşturma başlatmasını sağlamış! Ne güzel. Dört ay önce elindeki belgeyle hiçbir bilgiye ulaşamayan askerî savcılık şimdi hakikati bulacak öyle mi? Güldürmeyin bizi. Savcılığın elinde yeni bir belge yok ki. Önceki de aynı belgeydi, altındaki imzası ve hazırlandığı birimiyle. Ne oldu? Görmedi, sormadı, duymadı&#8230; Şimdi ne yapacak? Komplocu komutanlarını sivil yargıdan mı &#8216;koruyacak&#8217;?</p>
<p>Bir dönüm noktasındayız, önce tabloyu görmeliyiz; böyle bir orduyla bırakın demokrasiyi laiklik de, hukuk devleti de mümkün değil. Ama halkın böyle nitelikleri haiz bir devlet kurma niyeti çok ciddi, talebi çok yaygın, kararlılığı pek güçlü. Peki nasıl olacak bu iş? Orası askerin tercihine bağlı&#8230;</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kürt Çalıştayı ]]></title>
<link>http://sacmahaberler.wordpress.com/2009/08/03/kurt-calistayi/</link>
<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 08:42:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>sacmahaberler</dc:creator>
<guid>http://sacmahaberler.wordpress.com/2009/08/03/kurt-calistayi/</guid>
<description><![CDATA[İsimlere bakıyorum, neresinden tutsam elimde kalıyor. Hepsini toplasan, maymun kadar beyin etmez. Ke]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İsimlere bakıyorum, neresinden tutsam elimde kalıyor. Hepsini toplasan, maymun kadar beyin etmez. Ke]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Religious Kurds become key vote in Turkey]]></title>
<link>http://acturca.wordpress.com/2009/01/05/religious-kurds-become-key-vote-in-turkey/</link>
<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 13:56:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>acturca</dc:creator>
<guid>http://acturca.wordpress.com/2009/01/05/religious-kurds-become-key-vote-in-turkey/</guid>
<description><![CDATA[The Christian Science Monitor (USA), January 5, 2009 By Yigal Schleifer, Diyarbakir Despite its secu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>The Christian Science Monitor (USA), January 5, 2009</p>
<p>By Yigal Schleifer, Diyarbakir</p>
<p>Despite its secular roots, a major Kurdish political party is fighting to regain conservative Kurdish votes from the ruling party.<!--more--></p>
<p>In an office on the outskirts of this city in Turkey&#8217;s predominantly Kurdish southeast, a group of gray-bearded men – all retired clerics – gather for a nightly meeting.</p>
<p>The conversation quickly turns to politics. Local elections will be held throughout Turkey in March, and religiously conservative Kurds like these men have become an important constituency in the southeast.</p>
<p>In recent years, Kurds have gravitated toward Turkey&#8217;s Ruling Justice and Development Party (AKP). Though not explicitly pro-Kurdish, the party, founded by veterans of the country&#8217;s political Islam movement, has worked hard to woo Kurdish voters with its conservative credentials.</p>
<p>But these men say they are throwing their weight behind the Democratic Society Party (DTP), a pro-Kurdish party with socialist roots. Despite its secular origins, the DTP has been trying to reclaim Kurdish votes lost to the AKP by tailoring its language and symbols to religiously conservative Kurdish voters.</p>
<p>&#8220;What we have seen in the last year is that the DTP is trying to eliminate the image of the party as an overtly secularist and nationalist movement and reach out to conservative Kurds,&#8221; says Ihsan Dagi, a professor at Middle East Technical University in Ankara and an expert on Turkish politics. &#8220;The AKP&#8217;s success has forced the DTP to come to terms with the religiously conservative nature of the Kurdish people.&#8221;</p>
<p>The DTP – currently facing closure proceedings in Turkey&#8217;s highest court, where it&#8217;s accused of separatist activities – certainly has a lot to worry about. Once the leading political force in the southeast, the DTP now finds itself locked in a bitter fight for votes with the AKP. In 2007&#8217;s parliamentary elections, for example, the AKP managed to collect 56 percent of the southeast&#8217;s votes. Even in Diyarbakir, considered a DTP stronghold, the AKP took 41 percent of votes, up from only 16 percent in the previous general elections in 2002.</p>
<p>&#8220;We are closer to the people in this region, absolutely,&#8221; says Ahmet Ocal, the AKP&#8217;s Diyarbakir district chairman, during an interview in his office.</p>
<p>The DTP&#8217;s strong suit has long been its clear pro-Kurdish stance. On the other hand, the party&#8217;s secular and Marxist roots have often left it at odds with segments of Kurdish society – among the most traditional and conservative in Turkey – something the AKP has been able to capitalize on.</p>
<p>&#8220;We&#8217;ve had some problem with religion in the past because of the DTP&#8217;s Marxist origins. We were once more ideological, but we are becoming more a people&#8217;s party, one that is respectful of everyone&#8217;s views,&#8221; says Bengi Yildiz, a DTP member of parliament from Batman, a city in the southeast.</p>
<p>The DTP is still far from being a religious party. But from the use of religious invocations at certain party events to its tacit embrace of the retired imams group, it does seem to be moving away from its doctrinaire past.</p>
<p>In Batman, for example, the manager of the DTP&#8217;s local branch is a headscarved woman named Muslise Akgul. &#8220;I feel very comfortable in the party,&#8221; she says, a stylish white headscarf with a dark, wavy pattern wrapped tightly around her face.</p>
<p>&#8220;When I go out and talk to people about our party, I tell them that there&#8217;s a home for religious people in our party,&#8221; says Ms. Akgul, adding that most of the women in her city&#8217;s branch wear the headscarf.</p>
<p>Simsiroddin Ekinci, former general secretary of the Diyarbakir branch of Mazlum-Der, an Islamic human rights group, says he believes the DTP is succeeding in changing its image. &#8220;The DTP is now bringing religious views and the Kurdish issue together,&#8221; he says.</p>
<p>Although the AKP has made inroads in the southeast by promising increased rights for the Kurds while playing up its Islamic credentials, recent missteps made by Turkish prime minister Recep Tayyip Erdogan have also given the DTP an opening.</p>
<p>In a November speech he made in the southeastern city of Hakkari, Mr. Erdogan told the audience: &#8220;We have said, &#8216;One nation, one flag, one motherland, and one state.&#8217; Those who oppose this should leave.&#8221; Erdogan&#8217;s words, which echoed the rhetoric long used by Turkish nationalists, were met with fierce criticism in the southeast.</p>
<p>&#8220;The AKP had been gaining strength here, but now it seems to have lost its way on the democracy issue,&#8221; Mr. Ekinci says. &#8220;If the AKP doesn&#8217;t change its strategy on the Kurdish issue, which is not very clear right now, the DTP will take the elections here.&#8221;</p>
<p>Still, in the streets and bazaars of Diyarbakir, skepticism of the DTP&#8217;s new image remains.</p>
<p>&#8220;We don&#8217;t believe them. It&#8217;s only for elections,&#8221; says Abdulhakim Begin, who works in a small shop near Diyarbakir&#8217;s main mosque selling Korans and prayer rugs. &#8220;Their ideas are Marxist and Marxism is against religion. They can&#8217;t represent religious people.&#8221;</p>
<p>But Bakir Karadeniz, a member of the retired imams group, says his religious beliefs compel him to vote against the ruling party in the upcoming local elections.</p>
<p>&#8220;The AKP are not good Muslims, and they are not good democrats. They are using religion, and they are lying to us,&#8221; he says. &#8220;The question is not if the DTP is socialist. The most important thing is to support our rights.&#8221;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bize İstiklal Marşı okuturlardı. Sonra da döverlerdi.]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/06/bize-istiklal-marsi-okuturlardi-sonra-da-doverlerdi/</link>
<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 15:14:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/06/bize-istiklal-marsi-okuturlardi-sonra-da-doverlerdi/</guid>
<description><![CDATA[Abant Platformu&#8217;nunda konuşan MİT eski Müsteşar Yardımcısı Öneş, Türkiye&#8217;nin temel mesel]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" class="std" src="http://image.haber5.com/haber/10380.jpg" alt="Bize İstiklal marşı okutup döverlerdi" />Abant Platformu&#8217;nunda konuşan MİT eski Müsteşar Yardımcısı Öneş, Türkiye&#8217;nin temel meselesinin demokratikleşme olduğunu belirterek &#8220;Özgürlükçü yeni bir anayasa şart&#8221; dedi.Abant Platformu&#8217;nun düzenlediği &#8216;Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak&#8217; başlıklı 17. toplantısının ikinci gün oturumları hararetli başladı. &#8216;Geçmişin Muhasebesi&#8217; başlığı ile başlayan ve gazeteci-yazar Mehmet Altan&#8217;ın başkanlığını yaptığı toplantının 3&#8242;üncü oturumunda, Doç. Dr. Kemal Sayar, &#8216;Biz ve Onlar: Kürt Sorununda Psikolojik Dinamikler&#8217;; Prof. Mümtaz&#8217;er Türköne, &#8216;Kürt Siyasetinin Eleştirisi&#8217;; Ümit Fırat ise &#8216;Türk Siyasetinin Eleştiri&#8217; sunumlarını yaptı. <!--more--></p>
<p><strong>BÜTÜN İÇİNDE BAKILMALI </strong><br />MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, soruna bütünlük içinde bakılması gerektiğini belirterek, &#8220;Öncelikle gerçek demokrasiyi yakalama iradesini ortaya çıkaracak kitlesel bir dayanışma iradesini göstermeliyiz. Bu topraklarda yaşlanarak, kaynaşarak, mutlu bir şekilde ölmek istiyoruz Çok kritik, riskleri davet eden bir süreçte sorunu tartışmak içi buradayız. Genel hataları tekrarlama lüksüne sahip değiliz. Türkiye&#8217;nin bir kavşakta bulunuyor, kavşaktan aydınlığa çıkışını demokratik sistemin tesisiyle mümkün olacaktır. Bu sebeple Kürt sorunu ifadesi yerine Türkiye sorunu başlığında incelenmelidir&#8221; dedi. </p>
<p>Türkiye&#8217;nin temel meselesinin demokratikleşme olduğunu belirten Öneş “Türkiye&#8217;yi özgürlükçü yeni bir anayasa yapımına götürmek gerekir. Bu gelişim kaçınılmazdır. Bu sürecin doğru değerlendirilebilmesi doğru adım atılması durumunda Kürt sorunu dahil temel meselelerin çözümü için önemli mesafeler alınması mümkündür. Siyasi iktidar ve muhalefeti ile Kürt siyasi hareketi de yeni bir imtihanla karşı karşıyadır. Türkiye karşılaşabileceği riskleri ile değişim dönüşüm sancıları içindedir&#8221; diye konuştu. Prof. Türköne ise ele alınan sorunun çözümünde Türk-Kürt ayrımında çelişkiler bulunduğuna değindi. </p>
<p><strong>KÜRT DAYAĞI YEDİM </strong><br />Türköne, kendisinin 1980 darbesinin ardından MHP davasından Mamak Askeri Cezaevi&#8217;ne götürüldüğünü belirterek, Diyarbakır Cezaevi’ndeki kadar olmasa da kendilerinin de büyük sıkıntılar yaşadıklarına değindi. Türköne, &#8221;Bize İstiklal Marşı okuturlardı. Sonra da döverlerdi. Bizi dövenler Kürt askerlerdi. Bugün Türkiye&#8217;nin durumu, Mamak askeri cezaevinden çok farklı değil&#8221; dedi. </p>
<p><strong>GÖNÜL KÖPRÜLERi KURMALIYIZ </strong><br />Abant Platformunun ikinci gününde söz alan diğer konuşmacılar ise şunları söyledi: </p>
<p><strong>Mehmet Metiner (Gazeteci yazar): </strong>Tüm hatanın devlette olduğunu söylemekte insafsızlık. Elinde silah olanları da eleştirmek gerekir. Kürt sorunu çözülmeden demokrasi gelmez demek yerine demokrasiyi geliştirerek Kürt sorununun da çözüleceğini görmek lazım&#8221; </p>
<p><strong>Hüseyin Gülerce (Gazeteci yazar): </strong>Bugünlerde yaşanan Ergenekon Operasyonu sonuçları hayati öneme sahip. Bizi zorla birbirimize düşürmüşler. Bu terör ve şiddet devam ettiği sürece, dağda ölenler, gelen şehit cenazeleri bu meseledeki kararlılığını gösteriyor. Abant&#8217;ın verdiği mesaj şudur: Biz bu sorunu çözeriz. Gönül köprülerini kuralım. Hissiyatın önüne aklı ve mantığı getirelim. Demokratikleştikçe bu sorunun çözümü hızlanacaktır. </p>
<p><strong>Doç. Dr. İhsan Dağı:</strong> Sorunun adı milliyetçilik. İster Türk, ister Kürt olsun farketmiyor. Kürt hareketi de şiddet siyasetini sorgulamalı. Kürt milliyetçiliği, Türk milliyetçiliğinden daha ahlaki olamaz. </p>
<p><strong>Mustafa Akyol (Araştırmacı yazar): </strong>Tarihimizde Kürdistan bölgesi var olageldi. Türkiye&#8217;de artık bir coğrafi bugün Türkiye Kürdistandır, İstanbul başkenttir. Çünkü en büyük Kürt kenti İstanbul&#8217;dur. Bütün Türkiye aynı zamanda Türkistandır. Devlet ideolojisinde kendini kurgulamış olan medya, Kürt sorununda bir açılım yapmadı. Başörtüsü konusunda da yapmadılar. </p>
<p><strong>Altan Tan (Araştırmacı yazar):</strong> Çözüm, yeni bir Anayasa ve birlikte yaşama sözleşmesinde. Vatandaşlık tanımı yapılmamalı, Kürtçe anadille eğitimin önü açılmalı.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
