<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>kacis &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/kacis/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "kacis"</description>
	<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 16:01:24 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Rüya Tabirleri 2]]></title>
<link>http://delilerevindenanilar.wordpress.com/2009/11/17/ruya-tabirleri-2/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 08:25:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>palinkk</dc:creator>
<guid>http://delilerevindenanilar.wordpress.com/2009/11/17/ruya-tabirleri-2/</guid>
<description><![CDATA[bir yerlerden kaçıyorum, siyah takım elbiseli, siyah güneş gözlüklü adamlardan sanırım. peki kim o a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>bir yerlerden kaçıyorum, siyah takım elbiseli, siyah güneş gözlüklü adamlardan sanırım. peki kim o adamlar, ben kimim? yalnız değilim, yanımda kadınlar var, yüzlerini hayal meyal çıkarabildiğim, tahminimce çeşitli yabancı dizilerin çeşitli karakterlerinden bir çeşni. kadınlarla aramızda müthiş bir dayanışma var aslında. ben ne yapmıştım, kimdim, hiç bilmiyorum. bir yer altı örgütünün gizli ajanı bile olabilirdim. hatta galiba öyle bir şeydim. ve kaçtığımız adamlar da devletin gizli ajanlarıydı.</p>
<p>yakalandım. kötü adamlar kocaman, gösterişli bir holde toplanmıştı. dev avizeler ve altın silmeleri olan, pahalı duvar kağıtlarıyla kaplı, klasik, kırmızı süetle kaplı mobilyalarla döşenmiş bir salonda. kötü kadını yakalamışlardı ve beni bir sirk maymunu gibi herkese gösteriyorlardı. devasa salonun tavanında 3 adet açılan kapak vardı. içlerinden en yaşlı ve kıdemli duranı öncelikle yeni takip ve işkence metotlarını anlatmaya başladı. içimden büyük bir nefret kabarıyordu. neden korkmadığıma çok şaşırdım ama sanırım gerçek bir kahramandım o an. önce tavandaki ilk kapak açıldı, sırtından kancayla bir ağa bağlı şekilde bir adam sarkıttılar delikten. adam acılar içindeydi. kıdemli adam anlatıyordu, işte bu en eskiden kullandığımız metot, şöyle şöyle eksikleri vardı, biz de bu tespitler ışığında bunu geliştirmeye karar verdik. ve o an ikinci kapak açıldı, gene bir adam sarkıttılar, adam gene acılar içinde. ve kıdemli adam tekrar anlatmaya başladı, bu ikinci metodun eksiklerini. ardından üçüncü kapak açıldı ve beni sarkıttılar aşağıya. çok canım acıyordu. koluma bağlı çelik tellerden birine ve omuriliğime sürekli elektrik veriyorlardı. acı içinde kıvranıyordum. şu an tam olarak nasıl yaptım bilmiyorum ama o an önce kendimi sallayıp kocaman kristal avizeyi ayağımla kopardım. avize yere kapaklanıp, salon karanlık kesilirken de son müthiş işkence aletinin zayıf noktasının ne olduğunu keşfedip kendimi iplerden kurtardım ve aşağıya düştüm. hemen ayağa kalkıp kaçmaya başladık.</p>
<p>bir anda bunun bir flashback olduğunu farkediyorum. aslında ben tüm bunları gelecek bir zaman diliminde kızıma anlatıyormuşum. çok rahatlıyorum, demek ki kurtulacağım. defalarca yakalanıyorum demir parmaklıkları, ter örgüleri aşmaya çalışırken. silah ve bıçaklar yaralıyor, tel örgüler, dikenli teller çizik içinde bırakıyor bedenimi. kafama ağır bir darbe alıyorum. ve işin kötü yanı bu acıların hepsini sıcağı sıcağına hissediyorum, çok canım acıyor. koşmaktan nefes nefese kalıyorum, nefes bile alamıyorum. o an uyandım.</p>
<p>nefese nefese, ter kan içinde. daha nefes alış verişlerimi düzenleyemeden tekrar uykuya dalmışım.</p>
<p>devam ettim kaldığım yerden kaçmaya. bu sefer farklı bir yol seçtim kendime. gene dikenli teller, gene acı, gene kovalamaca. ama o da ne, yoksa arayı açmaya mı başlamıştım. yoksa, yoksa kurtulabilecek miydim bu sefer o iri kıyım adamlardan. devam ettim, tüm nefesim bitene, takatimin son noktasına dek koştum. birden bir mucize oldu, çalıların arasından rüya gibi açık mavi, şu pahalı tatil reklamlarından fırlamış gibi bir sahil çıktı. sıcacıktı, içim ısındı. benimle birlikte yolculuğu sadece kadınlardan bir tanesi tamamlayabilmişti. diğer ikisi (ki 4 kişi olduğumuzu da o anda fark ettim) geride kalmış, hatta muhtemelen yakalanmıştı.</p>
<p>muhteşem sahilde bir kır kahvesine oturduk iki kadın. kötü adamlar hala peşimizdeydi, üstümüz başımız ter, kan, yara bere, pislik içindeydi. üstümdekileri bir kenara fırlatıp denize girdim. o kadar müthiş, o kadar huzur vericiydi ki. bir anda gene o adamı fark ettim, bir deniz motoruyla üstümüze geliyordu. hemen çıktım denizden. meğer bulunduğumuz yer başka bir eyalete(?) aitmiş, karada kaldığımız sürece kötü adamlar bize zarar veremezmiş. tüm esnaf, kır kahvesindeki yaşlı amcalar koruyor bizi. ve kurtuluyoruz kötü adamlardan.</p>
<p>sahne değişiyor. kalabalık bir metropoldeyim. aradan zaman geçmiş, sonunda geze geze izimi kaybettirmişim ama hala bir kanun kaçağıyım ve yapayalnızım. aynaya bakıyorum, daha yaralarım kapanmamış. sol omzumda, sağ dirseğimde ve alnımın biraz üstünde derin yaralar var, çok acıyor. garip bir boşluk, bir aidiyetsizlik, bir burukluk var içimde. annemin evinde gidiyorum, hoş ne annem olduğunu sandığım kadın esasında annem, ne ev annemin evi, üstelik bir de annemin yeni bir bebeği var. annem sorun çıkarmamam ve ev işleriyle bebek bakımına yardım etmem karşılığında beni eve almış. yani tam olarak bunlar konuşulmuyor ama sanki böyle garip bir anlaşma var aramızda. çok ezik, çok yalnız hissediyorum kendimi. bebek ama öyle güzel ki, sarı lüle lüle saçlı, kocaman mavi gözlü bir kız. ev de çok temiz, bembeyaz duvarlı, yerler beyaz seramikli ve açık renk parkeli, tüm mobilyalar beyaz. aşırı steril ve biraz da karaktersiz.</p>
<p>annem yemek hazırlıyor, yemekten sonra da gizli kapaklı ortalığı temizlemem gerektiği mesajını veriyor. boyun büküyorum, acınacak haldeyim. anlayamıyorum. o muhteşem sahil kasabasından, o zafer kazanan benden bu evdeki ezik ve sinik bene nasıl dönüştüğüm hakkında hiçbir fikrim yok. arada geçen olaylar, beni bu hale getiren süreç ne bilmiyorum. yemek yiyemiyorum, oysa çok açım ve yemekler çok güzel görüyor. ama yiyemiyorum. birkaç mesafeli, gündelik kelam geçiyor aramızda topu topu. evi toplamaya başlıyorum sonra.</p>
<p>daha sonra işler biraz daha karışıyor ama şimdi tam toparlayamıyorum. dedem, kaçırılan bir torun ve gene peşime düşen polislerle doluyor hikaye gene. uyanıyorum sıcacık bir öpücükle. sanırım uykumdan edildiğime hiç bu kadar sevinmemiştim.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Paristen Kaçış Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/paristen-kacis-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:04:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/paristen-kacis-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Paristen Kaçış Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/ParistenKacis.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/ParistenKacis.gif" alt="Paristen Kaçış Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Paristen Kaçış Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kavuniçi Odadan Kaçış Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/kavunici-odadan-kacis-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:03:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/kavunici-odadan-kacis-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Kavuniçi Odadan Kaçış Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/KavuniciOdadanKacis.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/KavuniciOdadanKacis.gif" alt="Kavuniçi Odadan Kaçış Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Kavuniçi Odadan Kaçış Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaçış Görevi Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/kacis-gorevi-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:01:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/kacis-gorevi-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Kaçış Görevi Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/KacisGorevi.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/KacisGorevi.jpg" alt="Kaçış Görevi Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Kaçış Görevi Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adadan Kaçış Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/adadan-kacis-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 09:57:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/adadan-kacis-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Adadan Kaçış Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/AdadanKacis.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/AdadanKacis.gif" alt="Adadan Kaçış Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Adadan Kaçış Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Paparazzilerden Kaçış Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/paparazzilerden-kacis-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 09:56:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/paparazzilerden-kacis-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Paparazzilerden Kaçış Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/PaparazzilerdenKacis.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/PaparazzilerdenKacis.gif" alt="Paparazzilerden Kaçış Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Paparazzilerden Kaçış Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cehennem Kulelerinden Kaçış Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/cehennem-kulelerinden-kacis-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 09:55:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/cehennem-kulelerinden-kacis-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Cehennem Kulelerinden Kaçış Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/CehennemKulelerindenKacis.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/CehennemKulelerindenKacis.jpg" alt="Cehennem Kulelerinden Kaçış Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Cehennem Kulelerinden Kaçış Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Elm Sokağından Kaçış Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/elm-sokagindan-kacis-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 09:54:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/elm-sokagindan-kacis-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Elm Sokağından Kaçış Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/ElmSokagindanKacis.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/ElmSokagindanKacis.gif" alt="Elm Sokağından Kaçış Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Elm Sokağından Kaçış Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaçış 3 Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/kacis-3-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 09:52:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/kacis-3-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Kaçış 3 Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/Kacis3.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/Kacis3.jpg" alt="Kaçış 3 Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Kaçış 3 Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaçış Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/kacis-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 09:50:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/kacis-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Kaçış Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/Kacis.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/Kacis.gif" alt="Kaçış Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Kaçış Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cinderella Kaçış Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/18/cinderella-kacis-oyunlari/</link>
<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 10:34:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/18/cinderella-kacis-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Cinderella Kaçış Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/CinderellaKacis.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/CinderellaKacis.jpg" alt="Cinderella Kaçış Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Cinderella Kaçış Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mağaradan Kaçış 2 Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/18/magaradan-kacis-2-oyunlari/</link>
<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 08:24:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/18/magaradan-kacis-2-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Mağaradan Kaçış 2 Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/MagaradanKacis2.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/MagaradanKacis2.jpg" alt="Mağaradan Kaçış 2 Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Mağaradan Kaçış 2 Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaçış Nereye]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2009/10/06/kacis-nereye/</link>
<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 20:05:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2009/10/06/kacis-nereye/</guid>
<description><![CDATA[Kıyametle ilgili ayetler Yaşamınızı yönlendiren kişilere, olaylara şöyle bir göz atın. Bir yerlere u]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignright" src="http://www.bilisimgelisim.com/resimler//kiyamet.jpg" alt="" width="228" height="162" /></p>
<p><a href="http://www.kurandan.com/kga/kiyametayetleri.htm">Kıyametle ilgili ayetler</a></p>
<p>Yaşamınızı yönlendiren kişilere,  olaylara şöyle bir göz atın. Bir yerlere ulaşmak için uğraşıyor,  &#8220;yaşam mücadelesi&#8221; içinde bir yer almaya çalışıyorsunuz. Hayatınızdaki pek çok şeye yoğun bir dikkat veriyor,  bu konular üzerinde derin derin düşünüyorsunuz. Ama yaşamınız boyunca tereddüt etmeden düşünmekten kaçındığınız konular da var. Üstelik,  çevrenizdeki pek çok kişi de sizinle aynı fikirde. Konuşulmaması ve üzerinde düşünülmemesi gereken konuları çok iyi biliyorlar. Ölüm bunlardan bir tanesi,  belki de en önemlisi. Ölüm çözüm getiremedikleri bir &#8220;son&#8221;dur onlara göre. <!--more-->Tıpkı ölüm gibi,  kainatın ölümünü getirecek olan kıyamet de insanlar tarafından çok uzak bir kavram olarak değerlendirilir.  Kıyamet gününde gerçekleşecek olan olaylar,  insanlar tarafından az çok biliniyor ve bunları düşünmek onları çok korkutuyor. Korku duymaktansa,  böyle bir konuyu unutmak daha makuldür diye düşünüyorlar.<br />
İnsanlar en çok,  kıyamet gününün canlı,  cansız her varlık için &#8220;son gün&#8221; olmasından etkilenirler. Kıyamet günü,  dünya hayatının hatta tüm kainatın son günüdür,  ama aynı zamanda da ahiretteki sonsuz yaşamın başlangıcıdır. O gün,  insanların tümü yeni bir dirilişle dirilecekler ve dünyadaki yaşamlarında  Allah a ve karşılaşacakları bu güne inanmış olanlar cennette ağırlanırken,  inkar edenler cehenneme sevk edileceklerdir. Dolayısıyla böyle bir günün beklentisi içinde olan bilinçli bir insan için,  dünyadayken ölüm, kıyamet ve  ahiret gerçeklerinden kaçmanın bir anlamı yoktur. Aksine,  kıyamette meydana gelecek olan olaylar ve ölüm gerçeği,  kendisini daha fazla harekete geçirecek, Allah yolunda güzel amellerde bulunmaya sevk edecek,  ahiret inancına yöneltecek ve Allah&#8217;a yakınlaşmasına bir yol olacaktır. Benzersiz olayların gerçekleşeceği kıyamet günü, o büyük korkuyu yaşamayacak olanlar sadece iman edenlerdir. Müminlerin üzülmeyeceğini ve korkmayacağını Allah bir ayette şöyle bildirmektedir:</p>
<p><strong>Hayır,  kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah&#8217;a teslim ederse,  artık onun Rabbi katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (Bakara Suresi,  112)</strong></p>
<p><strong>Kıyamet Günü Sığınılacak Hiçbir Yer Yok</strong><br />
Kıyamet günü Kuran&#8217;da haber verildiği üzere,  <strong>&#8220;İnsanların,  alemlerin Rabbi için kalkacağı gündür.&#8221; (Mutaffifin Suresi,  6)</strong>.<br />
O gün,  canlılarla birlikte tüm evrenin yok olduğu dehşetli bir gündür. Bu yokoluş,  şimdiye kadar hiçbir yerde görülmemiş olaylar sonucunda gerçekleşecektir. O gün,  insanların, hayvanların,  var olan herşeyin,  kısaca kainatın ölüm günüdür. O gün,  Allah&#8217;ın yüce kudretinin açıkça görüldüğü ve insanların tümü tarafından idrak edildiği gündür. O gün, inkarcılar için dehşet,  korku ve acı dolu bir gündür. O gün,  daha önce yaşanmamış bir  pişmanlık korku ve aşağılanmanın hissedileceği gündür.<br />
Kıyamet gününün özellikleri Kuran ayetlerinde çeşitli benzetmelerle ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Bu bölümde Kuran&#8217;da kıyamet günü gerçekleşeceği bildirilen olayların genel tasviri yapılıp,  Allah&#8217;ın ayetlerde bildirdiği olayların işaret ettiği manalarının üzerinde durulacaktır. Elbette herşeyin en doğrusunu Allah bilir ve Allah&#8217;ın ilmi sonsuzdur.</p>
<p>Benim kıyamet günü ile ilgili kesin olarak bildiğim şey Allah&#8217;ın vaat ettiği olayların mutlaka yaşanacağı,  insanların kıyamet gününde,  daha önce hiç karşılaşmadıkları muazzam bir manzara ile karşı karşıya kalacakları ve evrenin içinde barındırdığı tüm canlılarla birlikte tamamen yok olacağıdır. İnsanların ise bütün bunların sebebini öğrenme,  bu felaketlerden kaçıp kurtulabilme ya da çözümler arama gibi bir ihtimalleri olmayacaktır. O gün herkesin göreceği gerçek; Allah&#8217;ın ve ahiretin varlığıdır.<br />
<strong>Kıyamet Gününde İnsanların Çaresizliği</strong><br />
Kıyamet Sur’a üfürülmesiyle başlayacak,  yeryüzünde şiddetli sarsıntılar başlayacak, dağlar kökünden sökülüp atılacak,  gökyüzü erimiş maden gibi olacak,  denizler tutuşturulacaktır. Ve bütün olaylar,  insanların hiç haberi olmadığı bir anda,  daha önce hiç duyulmamış ve tanınmamış bir sesin duyulması ile başlamıştır. Ve dünyadaki tüm insanlar şu anda da olduğu gibi herşeyin hiç değişmeden ve bozulmadan aynen devam edeceğini düşünürken,  ani bir yakalanışla yakalanmışlardır.</p>
<p>Sur&#8217;a üfürülmesinden hemen önce gerçekleşen olayların bir önceki günden herhangi bir farkı yoktur. Dünya yine aynı hızla dönmekte,  Güneş yine Dünya&#8217;yı aydınlatmakta, yaşam devam etmekte ve insanların birçoğu neden,  kim tarafından yaratıldıklarını ve sonlarını düşünmeden,  bir alışkanlık içinde hayatlarına devam etmektedir. Kimi,  akşam gelecek misafirine yapacağı yemeği,  kimi yapacağı iş görüşmelerini düşünürken,  kimi alışveriş yaparken,  kimi uyurken ve büyük bir bölümü de Allah&#8217;ın varlığını inkar halindeyken bu sesi duyacak ve herşey bir anda başlayacak,  herşey bir anda son bulacaktır.</p>
<p>İnsanın güçlü zannettiği,  övünerek böbürlendiği bedeni hiç beklemediği bir anda dört bir yandan ölümle sarılıp kuşatılacaktır. Artık can derdinden başka hiçbir sorun ve dert kalmayacaktır. İnsanlar yaşadıkları korkunun şiddetinden,  değer verdikleri,  tutkuyla bağlandıkları,  uğrunda her türlü fedakarlığı göze aldıkları şeyleri bir anda görmez olacaklardır.</p>
<p>Kıyametin meydana getirdiği bütün bu korku,  dehşet ve şaşkınlık dünyada inkar içinde bir yaşam süren insanın gafletine bir karşılıktır. O gün başlayan bu dayanılmaz zorluklar sonsuza kadar inkarcıların peşini bırakmayacaktır. Birbiri ardına meydana gelen tüm bu olaylar onlardaki paniği,  dehşeti daha da arttırır. Geçen her saniye yeni azap çeşitleri ve belaları getirmektedir. Karşılaştığı akıllara durgunluk veren bu olaylar o güne kadar inkar ettikleri Allah&#8217;ın büyüklüğünü sergiler. İnsan bu güç karşısında alabildiğine güçsüz ve çaresizdir. Pişmanlık,  üzüntü ve korku dışında yapabileceği birşey yoktur. Saniyeler ilerledikçe Allah&#8217;ın ona ebedi hayatında sunacağı korkunç azabı daha iyi anlar. O gün karşılaştığı dehşet dolu dakikalar sonsuz hayatı boyunca yaşayacağı azabın sadece sınırlı kesitleridir. Kuran&#8217;da o gün insanların yaşayacakları olaylar karşısında duyacakları korku detaylı olarak anlatılmıştır.<br />
<strong>İnsanların Yaşadıkları Korku</strong><br />
Dünya hayatının ayette de anlatılan tüm bu &#8220;çekici&#8221; özelliklerine insan hırsla bağlanmakta,  tüm ömrünü bunları elde edebilmek için harcayabilmektedir. Kuran&#8217;da dünya hayatıyla ilgili olarak şöyle buyrulur:<br />
<strong>Bilin ki,  dünya hayatı ancak bir oyun,  &#8216;(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama&#8217;,  bir süs,  kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu),  mal ve çocuklarda bir &#8216;çoğalma-tutkusu&#8217;dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir,  sonra kuruyuverir,  bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş,  sonra o,  bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah&#8217;tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı,  aldanışolan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi,  20) </strong></p>
<p>Dünya hayatının en büyük amaçlarından biri mallarla,  oğullarla,  kısaca sahip olunan tüm değerlerle övünmektir. Ancak Kuran&#8217;da özellikle vurgulanan ve tüm toplumlar için de geçerli olan bir gerçek,  dünya hayatında sahip olunan en önemli tutkulardan birinin evlat olduğu gerçeğidir. Çocuk edinme isteği gençlik yıllarından itibaren insanlara öğretilir. Çocuk,  insanlar arasında hem sebepsiz bir rekabet unsuru hem de geleceğe yönelik bir güvence anlamını taşımaktadır.</p>
<p>Bir diğer tutku da mala ve zenginliğe yönelik olandır. Bilindiği gibi insanların dünya hayatları süresince tüm hedefleri,  planları,  çabaları bu amaç üzerine kurulmuştur. Mal ve para tutkusu insanların gözünü bürüdüğü için tüm ahlaki değerler önemini kaybetmiş,  insan karakterini şekillendiren tek ölçü maddiyat olmuştur. Kuran ahlakı,  emir ve yasakları,  insanların hayatındaki önceliğini kaybetmiş,  mal yığıp,  biriktirmek tek amaç olmuş,  ilişkilerde çıkarlar ön plana çıkmıştır.<br />
Oysa kıyamet günü geldiğinde herşey tersine döner. İnsanlar karşılaştıkları günün korkusundan değer verdikleri her şeyi bir anda unuturlar. Hırs haline getirdikleri şeylerin artık bir anlamı olmadığını anlarlar. Değer yargıları birkaç saniye içinde değişir. Artık malın hatta evladın bile bir değeri yoktur. Annelik veya babalık duyguları anlamını yitirmiştir. Dünyada en değer verdiği kişileri; kendi çocuğunu bile kıyamet gününün dehşeti karşısında unutacaktır. Kimse çocuğunun durumunu sormayacak,  bunu aklına dahi getirmeyecektir. Kuşkusuz kıyametin vuku bulacağı bu gün,  inanmayanlar için zorlu bir gündür:</p>
<p><strong>Gökyüzünün erimişmaden gibi olacağı gün; Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengarenk yün gibi olacak. (Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz. Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu-günahkar,  o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister; kendi eşini ve kardeşini,  ve onu barındıran aşiretini de; yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa. (Mearic Suresi,  8-14)</strong></p>
<p><strong>Göğün bulutlarla parçalanacağı ve meleklerin bir indirilme ile indirileceği gün; işte o gün,  gerçek mülk,  Rahman (olan Allah)ındır. İnkar edenler için oldukça zorlu bir gündür. (Furkan Suresi,  25-26)</strong></p>
<p>Henüz bebeklik çağında olan çocuklar bile o gün aileleri tarafından terk edilir. İnsanlar hiç beklemedikleri ve daha önce eşini benzerini görmedikleri bu olaylar karşısında ne yapacaklarını şaşırırlar. Korku öylesine ani ve şiddetli bir şekilde gelmiştir ki,  hamile kadınlar bu şokun etkisiyle çocuklarını düşürürler. Kuran&#8217;da o zorlu günde yaşanacak olayların paniğiyle kadınların emzirdikleri çocukları dahi unuttukları şöyle bildirilmiştir:</p>
<p><strong>Onu gördüğünüz gün,  her emzikli kendi emzirdiğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. (Hac Suresi,  2)</strong></p>
<p>Kıyamet günü,  dünyadayken kendisine yapılan çağrılardan yüz çeviren,  gerçek dost ve yaratıcısı olan Allah&#8217;ı unutanların birbirlerinden kaçıp kurtulmak istediği bir gündür. Herkes kendi derdindedir. O dehşetli günde insanlar arasında hiçbir bağ; ne soy,  ne akrabalık, ne de arkadaşlık bağlarının kalmadığı Kuran&#8217;da şöyle bildirilir:</p>
<p><strong>Kişi o gün,  kendi kardeşinden kaçar; Annesinden ve babasından,  eşinden ve çocuklarından. O gün,  onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır. (Abese Suresi, 34-37) </strong></p>
<p><strong>İnsanlar Sarhoş Gibidir</strong><br />
İnsanlar o gün gördükleri karşısında tüm soğukkanlılıklarını,  kendilerine olan güvenlerini ve metanetlerini yitirirler. Ölümle karşılaşıldığı an herşey değerini yitirir,  yüzlerdeki ifade,  tavırlar,  konuşmalar farklılaşır.<br />
Ölüm karşısında insanların yaşadıkları korku ve dehşete filmlerde şahit oluruz. O anda verilen tepkiler insanların içinde bulundukları ruh halini çok iyi anlatır. Ama izlenilen görüntülerde insanların az da olsa kurtulma ümitleri vardır. Öleceklerine kesin kanaatleri gelse de,  ölümden sonra olacakları tam olarak bilemezler ya da büyük bir kısmı ölümle birlikte yok olacağını düşünür. Oysa kıyamet gününde daha ölüm gelip çatmamış olsa bile, yaşanan olaylar insan için hiçbir kurtulma ihtimalinin olmadığını tüm açıklığıyla ortaya koyar. İnkar edenler kendilerine vaat edildiği halde inanmadıkları bir günü karşılarında bulurlar. O gün,  evrendeki düzenin bir Yaratıcısı&#8217;nın ve koruyucusunun olduğunun,  O dilediği anda da her şeyin yok olacağının bütün açıklığıyla gözler önüne serildiği bir gündür.</p>
<p>İnsanlar ölümün,  o güne kadar düşündükleri gibi bir yokoluş olmadığını anlarlar. O ana kadar Allah&#8217;ın varlığına dolayısıyla ahirete inanmadıklarından,  ölüm sonrasında gerçekleşecek olayları hiç düşünmemişlerdir. Ama Allah&#8217;ın varlığını ve gücünü ardı ardına gelen bu olaylar sonucunda apaçık görünce,  kendilerini bekleyen sonun da farkına varmışlardır. Kurtulma umudu olmadığı gibi,  kendilerini bekleyen yeni ve sonsuz bir yaşam olduğunu da anlamışlardır. Bu inkarcılar için zorlu bir yaşamdır. Sonsuza kadar çekecekleri azap ve sıkıntı,  o gün yaşananlarla kıyaslanamayacak kadar şiddetli olacaktır. Ayetlerde inkar edenlerin böyle bir yaşamın yerine yok oluşu tercih edecekleri şöyle anlatılır:</p>
<p><strong>Gerçekten Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün,  kafir olan da: &#8220;Ah,  keşke ben bir toprak oluverseydim&#8221; diyecek. (Nebe Suresi,  40)</strong><br />
İnsanların karşılaştıkları olaylardan dolayı şiddetli bir korku,  panik ve şaşkınlık içinde, adeta sarhoşoldukları ise ayette şöyle bildirilir:</p>
<p><strong>&#8230; İnsanları da sarhoşolmuşgörürsün,  oysa onlar sarhoşdeğillerdir. Ancak Allah&#8217;ın azabı pek şiddetlidir. (Hac Suresi,  2)</strong>&#60;</p>
<p>İnsanın şiddetli korku anında vücudunda meydana gelen değişiklikler ve kontrolsüz hareketleri ile sarhoşinsanların tavırları birbirine çok benzer. Şiddetli bir korku anında başdönmesi,  ağlama görülür,  görüntü bulanıklaşabilir.</p>
<p>Buraya kadar anlatılan olaylardan da anlaşıldığı gibi,  o zorlu gün insanlar çok büyük bir panik yaşayacaklardır. Allah insanların yaşadığı bu şiddetli korkuyu ve korkunun sonucunda oluşan fiziksel tepkileri sarhoşluğa benzetmektedir. O gün sarhoşgibi olan insanlar kontrolsüz tavırlar sergileyerek oradan oraya koşmaya başlarlar. Kuran&#8217;da yapılan benzetme,  insanların bu durumlarını şöyle açıklamaktadır:</p>
<p><strong>İnsanların,  &#8216;her yana dağılmış&#8217; pervaneler gibi olacakları gün&#8230; (Kaaria Suresi, 4) </strong></p>
<p><strong>Gözlerdeki Dehşet İfadesi</strong></p>
<p><strong>Gerçek olan va&#8217;d yaklaşmıştır,  işte o zaman,  inkar edenlerin gözleri yuvalarından fırlayacak: &#8220;Eyvahlar bize,  biz bundan tam bir gaflet içindeydik,  hayır, bizler zalim kimselerdik&#8221; (diyecekler). (Enbiya Suresi,  97) </strong></p>
<p>Göz,  insanın yaşadığı korkunun şiddetini ilk ele veren organdır. O günün korkusunu yaşayacak olan insanların,  karşılaştıkları dehşetten dolayı gözleri yerlerinden fırlayacaktır. Burada geçen &#8220;gözlerin yuvalarından fırlaması&#8221; benzetmesi,  insanın yaşadığı korkunun şiddetini anlatır. Bu anda insanların göz bebekleri büyür,  beyazı ortaya çıkar, donuklaşmaya başlar. Kıyametin gerçekleşeceği an &#8220;istisnasız insanların hepsi&#8221; bu korkuyu yaşayacaktır. Bu tüyler ürpertici olaylar karşısında kimsenin yapacak bir şeyi,  başlarına gelenleri önlemek için getirecek çözümleri yoktur. Sadece korku duyarlar. Ayetteki benzetme bu korkuyu açıklıkla izah etmektedir.</p>
<p><strong>Çocukların Saçlarının Beyazlaşması</strong></p>
<p><strong>Eğer inkar edecek olursanız,  çocukların saçlarını ağartan bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız? (Müzemmil Suresi,  17)</strong></p>
<p>Kıyamet gününün korkusu küçük çocukları da saracaktır. Bugünün gerçek mahiyetini bilmeyen,  bunun sonsuz azabın ilk günü olduğunun bilincinde olmayan çocuklarda yetişkinlerden farklı bir korku vardır. İnsanlar geçici dünya hayatı boyunca yaptıkları ahlaksızlıkların pişmanlığı içindedirler. Çocuklar ne olduğunu dahi kavrayacak bir bilinçte değildirler. Buna rağmen gördükleri olayların şiddetinden dolayı saçları bembeyaz olur. Böyle bir fiziksel değişim,  o zorlu günün büyüklüğünü anlamak açısından oldukça önemlidir. Çünkü o güne kadar dünyada çok çeşitli felaketler yaşanmıştır. Her biri insanlara çok şiddetli korku vermiş ve onları derinden etkilemiştir. Ama bu felaketlerin hiçbiri kıyamet günü meydana gelecek olaylarla kıyaslandığında çocukların saçlarını ağartacak kadar şiddetli değildir. O gün insanların dünya hayatı boyunca yaşadıkları en zorlu gündür. Öyle ki karşılaşılan olayların şiddeti,  kısa yaşamlarında korkunun mahiyetini ve tehlikelerin getireceklerini tam olarak idrak edememişolan çocukların dahi saçlarının korkudan bembeyaz olmasına neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Hayvanların Durumu</strong><br />
Gözünüzde vahşi hayvanları canlandırmaya çalışın,  kaplan,  aslan,  kurt,  çakal,  ayı&#8230; Bu hayvanlar,  kıyamet günü meydana gelen olayların etkisi ile artık birbirleri ile mücadele etmeyi bırakacak ve biraraya toplanacaklardır. Binlerce vahşi hayvanın meydana getirdiği bu görüntünün ürkütücülüğü ise çok açıktır. Allah kıyamet günü doğa ve insan üzerinde çok büyük değişiklikler olacağını pek çok ayette anlatmıştır. Aynı şekilde vahşi hayvanlar da o zorlu günden çok fazla etkileneceklerdir. Bu gerçek Kuran ayetlerinde şöyle bildirilir:</p>
<p><strong>Gebe develer,  kendi başına terk edildiği zaman,  vahşi-hayvanlar,  toplandığı zaman. (Tekvir Suresi,  4-5) </strong></p>
<p>Dünya üzerinde var olan düzenin çekici süsüne kanarak ona sımsıkı bağlananlar,  Allah&#8217;ın varlığı ve birliği gerçeğine karşı kördürler. Bütün bunların yaratıcısını,  yaratılışını ve bir sona doğru hızla ilerlediğini asla düşünmeden sadece aldandıkları bu görüntü ile sözde mutlu olur,  yetinirler. Oysa onları yanıltan bu kusursuz düzen,  herşeyin sahibi olan Allah&#8217;ın eseridir. Allah&#8217;ın yarattığı bu görkemli sistem,  yine onun tek bir emriyle akıllara durgunluk verecek şekilde son bulacaktır. İşte böyle bir gün ile kesin olarak karşılaşmayacakları zannında olanlar,  Sur&#8217;un sesiyle bu gafletten aniden uyanacaklardır. Ancak bu uyanış faydasızdır,  çünkü artık Allah ve ahiret adına birşeyler yapmak için çok geçtir.</p>
<p>Allah&#8217;ın belirlediği bu süre tamamlandığı zaman,  kalplere amansız korku salan olaylar arka arkaya gerçekleşecektir. İnsanları çevreleyen korkunç bir gürültü,  dağların parçalanması, insanların ayaklarının altından akan lavlar,  her yeri sarıp kuşatan toz,  duman ve gaz bulutları,  kaynayarak insanların üstlerine taşan sular&#8230; Dünya hayatı boyunca Allah&#8217;ın varlığını düşünmek istemeyen,  büyüklüğünü takdir edemeyen kullara bir anda gelen dehşetli bir acı&#8230; Kayıtsız şartsız herkese boyun eğdiren,  insanlara kendi acizliklerini ve ömrü boyunca değer verdikleri şeylerin ne kadar değersiz olduğunu gösteren kahredici bir acı&#8230; O gün,  insanların içlerinde duydukları korkunun ve dehşetin tarif edilemeyeceği bir gündür. İnsanlar oradan oraya koşmaya,  kaçarak saklanacak bir yer aramaya çalışacaklardır. Ama herkes bilmektedir ki bu günden kurtuluş yoktur…</p>
<p><strong>Azab size gelip çatmadan evvel,  Rabbinize yönelip-dönün ve O&#8217;na teslim olun. Sonra size yardım edilmez Rabbinizden,  size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken,  azab apansız size gelip çatmadan evvel. Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): &#8220;Allah yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bana) doğrusu ben,  (Allah&#8217;ın diniyle) alay edenlerdendim.&#8221; Veya: &#8220;Gerçekten Allah bana hidayet verseydi,  elbette muttakilerden olurdum&#8221; diyeceği,  ya da azabı gördüğü zaman: &#8220;Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da,  ihsan edenlerden olsaydım&#8221; (diyeceği günden sakının). &#8220;Hayır,  Benim ayetlerim sana gelmişti,  fakat sen onları yalanladın,  büyüklüğe kapıldın ve kafirlerden oldun.&#8221; Kıyamet günü,  Allah&#8217;a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün. Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok? (Zümer Suresi,  54-60)</strong></p>
<p>Kıyamet günü insanlar için kaçacak hiçbir yer olmayacak. Kıyamet gününü düşünmemeye çalışmak,  bundan kaçmak insana çok büyük bir yıkım getirecek. İnsanlar Allah’ın Kuran’da bildirdiği bu ayetlerin gerçekleştiğine dayanılmaz bir pişmanlıkla şahit olacaklar,  fakat artık iş işten geçmiş olacak ve geriye dönmek asla mümkün olmayacaktır.</p>
<p>http://www.kiyametgunu.com alıntılanmıştır</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaçış...]]></title>
<link>http://feelozof.wordpress.com/2009/09/18/kacis/</link>
<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 05:27:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>feelozof</dc:creator>
<guid>http://feelozof.wordpress.com/2009/09/18/kacis/</guid>
<description><![CDATA[İnsan bir ceylan gibi kendinden kaçar ve bir çita gibi her zaman onu kovalar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>İnsan bir ceylan gibi kendinden kaçar ve bir çita gibi her zaman onu kovalar&#8230;</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arıların kayboluşundaki sır çözüldü]]></title>
<link>http://lidafx15gazetelerbiberhapinoraseo.wordpress.com/2009/09/02/arilarin-kaybolusundaki-sir-cozuldu/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 09:55:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>Çağrı</dc:creator>
<guid>http://lidafx15gazetelerbiberhapinoraseo.wordpress.com/2009/09/02/arilarin-kaybolusundaki-sir-cozuldu/</guid>
<description><![CDATA[Hindistan haber ajansı &#8220;Press Trust of India&#8221;da yer alan habere göre, çevreci zooloji pr]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://lidafx15gazetelerbiberhapinoraseo.wordpress.com/files/2009/09/ari.jpg" alt="arı" title="arı" width="300" height="285" class="alignnone size-full wp-image-239" /><br />
Hindistan haber ajansı &#8220;Press Trust of India&#8221;da yer alan habere göre, çevreci zooloji profesörü Dr. Sainudeen Pattazhy&#8217;nin başlattığı araştırma, cep telefonlarının çiçeklerin özünü toplayan işçi arılarının ölümünde etkili olduğunu gösterdi. Hindistan’ın Kerala eyaletinin çeşitli noktalarında yapılan arı kovanı ölçümlerinde, arıların azaldığı belirlendi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[nyn has left the building]]></title>
<link>http://nynist.wordpress.com/2009/08/06/nyn-has-left-the-building/</link>
<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 20:44:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>nynist</dc:creator>
<guid>http://nynist.wordpress.com/2009/08/06/nyn-has-left-the-building/</guid>
<description><![CDATA[She&#8217;ll be under construction for a shortwhile. Although you might wanna call it regen if not c]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://nynist.wordpress.com/files/2009/08/n707437427_664207_7858.jpg?w=150" alt="n707437427_664207_7858" title="n707437427_664207_7858" width="150" height="112" class="alignleft size-thumbnail wp-image-236" />She&#8217;ll be under construction for a shortwhile.<br />
Although you might wanna call it regen if not construction.<br />
Like&#8230; You know&#8230; Resting,doing nothing, reading, sleeping, eating, swimming but most importantly staying away from net affiliated gadgets etc.<br />
So&#8230;<br />
Just inadvance&#8230;<br />
Sorry for the inconvenience this may cause.<br />
She&#8217;s hoping to be back online shortly (meh&#8230; ofcourse lies)<br />
Just stay tuned and enjoy a couple of days without her buggering your eyes <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>ta tah for now.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yaz'ı karşılamaya gidiyorum, dönücem]]></title>
<link>http://nynist.wordpress.com/2009/06/25/yazi-karsilamaya-gidiyorum-donucem/</link>
<pubDate>Thu, 25 Jun 2009 11:12:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>nynist</dc:creator>
<guid>http://nynist.wordpress.com/2009/06/25/yazi-karsilamaya-gidiyorum-donucem/</guid>
<description><![CDATA[Kimse alınmasın, yarın şehirden kaçıyorum. Kısa bir süreliğine gerçi. Ama nasıl &#8220;lazım&#8221;,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft size-medium wp-image-63" title="Image264" src="http://nynist.wordpress.com/files/2009/06/image264.jpg?w=225" alt="Image264" width="225" height="300" />Kimse alınmasın, yarın şehirden kaçıyorum.<br />
Kısa bir süreliğine gerçi.</p>
<p>Ama nasıl &#8220;lazım&#8221;, nasıl &#8220;tam zamanında&#8221; ve &#8220;gerekli&#8221; bir kaçış olacak bu anlatamam. Belki yazarım&#8230;<br />
Geçen sene fazla gezmiş olamamın acısı bu sene kat kat çıktı. Çivi çaktım sanki şehre, sağa sola milim kıpırdayamadım. Krizdi, evin masraflarıydı, oydu buydu derken&#8230; Baktım yaz gelmiş!</p>
<p>E hoş gelmiş.</p>
<p>Gelelim de bir karşılayalım seni ilk başta uğramaktan hoşlandığın güney kasabalarında sevdiceğim yaz.</p>
<p>Biliyorum biraz geç kaldım, kusura bakma, ama FSM köprüsünde güçlendirme çalışmaları var, epey alıyor bir yerden bir yere ulaşmak.</p>
<p>Ama arayı kapatırız 2-3 günde. Önce kendimizi bir kumsala atarız. Ayaklarımızı kuma, suya değdiririz biraz. Biraz müzik, daha fazla sohbet, 3-5 içecek, az miskinlik, bol oksijen&#8230; Dur dur! Bu kadar sanma. Daha bir sürü planım var. Sen ben kolkola, yanyana, gezicez be yaz!</p>
<p>Festivallere bakıcaz, arada arkadaşlara uğriycaz ya da ortada buluşucaz, konserlere burnumuzu sokucaz, yelken altından başımızı uzatıp rüzgarın tadına bakıcaz, akşam güneşini kolundan yakalayıp bizimle bir içki daha içmesi için ikna etmeye çalışıcaz&#8230;</p>
<p>Sanma bir tek benim aklımdakileri yapıcaz. Senin de yanında, aklında getirdiklerin olacak, biliyorum, elin boş gelmezsin. Akışına bırakıcaz. Biraz senden, biraz benden&#8230;</p>
<p>Güzel güzel geçiricez vaktimizi. Kasmadan, kırmadan, sıkmadan&#8230;</p>
<p>Sayılı gün çabuk geçer derler ama biz yine hesap kitap yapmiycaz. Sen sıkılıp diğer evlerini özleyene ve gitme vaktinin geldiğine karar verene kadar tüm günler bizim.</p>
<p>Tamam tamam, haklısın. Elime vurdu, yazdıkça yazıyorum. Anlarsın sen, kavuşma heyecanından.<br />
Gülme bana ordan kıskıs, benim de güleceğim şeyler gelir başına sonra.</p>
<p>Haydi gidiyorum, çantamı hazırlayacağım. Sen de çok oyalanma, hazırlan.</p>
<p>Yarın ortada buluşuyoruz!</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[EN GÖZDE KAÇIŞ]]></title>
<link>http://klasikhuzur.wordpress.com/2009/06/22/en-gozde-kacis/</link>
<pubDate>Mon, 22 Jun 2009 07:01:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>klasikhuzur</dc:creator>
<guid>http://klasikhuzur.wordpress.com/2009/06/22/en-gozde-kacis/</guid>
<description><![CDATA[En gözde kaçış, Tramplenden atlamak. Ve yaslanıp boşluğa Dünyaya son kez bakmak. Sulara gömülürken b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>En gözde kaçış,<br />
Tramplenden atlamak.<br />
Ve yaslanıp boşluğa<br />
Dünyaya son kez bakmak.<br />
Sulara gömülürken bir ahmak,<br />
Azrail vuracak acımasızca<br />
bir tokmak.<br />
En güzel ölüm, dirim.<br />
Dirim ölüm be gülüm.<br />
Aşk vahşi bir kısrak,<br />
Ölüm ve dirim arası,<br />
Sudan çıkacak<br />
Ve yüreğimde taklalar atarak<br />
Sana bakacak.</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gidene...]]></title>
<link>http://sinestezi.wordpress.com/2009/06/16/gidene/</link>
<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 11:17:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>Derya Koşar</dc:creator>
<guid>http://sinestezi.wordpress.com/2009/06/16/gidene/</guid>
<description><![CDATA[Bir gecede bıraktı dünyasını. Otobüs, doğru olan buymuşcasına hızını durmadan arttırdı. Belki o da t]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bir gecede bıraktı dünyasını. Otobüs, doğru olan buymuşcasına hızını durmadan arttırdı. Belki o da t]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Maişet motoru]]></title>
<link>http://alternaif.wordpress.com/2009/05/15/maiset-motoru/</link>
<pubDate>Fri, 15 May 2009 13:04:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>alternaif</dc:creator>
<guid>http://alternaif.wordpress.com/2009/05/15/maiset-motoru/</guid>
<description><![CDATA[Hayatta kalmak için çok az şeye ihtiyacımız olmasına rağmen ihtiyaç ve isteklerimizin çoğaltılması v]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Hayatta kalmak için çok az şeye ihtiyacımız olmasına rağmen ihtiyaç ve isteklerimizin çoğaltılması v]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GTA IV rehberi: Polislerden nasıl kaçılır?]]></title>
<link>http://texnoloji.wordpress.com/2009/04/09/gta-iv-rehberi-polislerden-nasil-kacilir/</link>
<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 17:53:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>texnoloji</dc:creator>
<guid>http://texnoloji.wordpress.com/2009/04/09/gta-iv-rehberi-polislerden-nasil-kacilir/</guid>
<description><![CDATA[Özgürlükler ülkesi Amerika ve onun özgür şehri Liberty!.. Güzel kızlar, pahalı ve spor arabalar, lük]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span>Özgürlükler ülkesi Amerika ve onun özgür şehri Liberty!.. Güzel kızlar, pahalı  ve spor arabalar, lüks evler, eğlence, içki, suç ve çete(!) Eğer işin içine “suç  ve çete” girdiyse maalesef aynasızlarla muhatap olmanız muhtemel. Niko Bellic ve  onun pis işleri doğrultusunda peşimize sayısızca polis takılacak. Biz de sizlere  polislerden kurtulmanın yollarını anlatacağız. Aslında bu o kadar da kolay  değil. Zira bazen polis amcalar çok kızıyor(!)</span></p>
<p><span><img src="http://www.merlininkazani.com/image/games/5725/police/3_s.jpg" alt="" /><br />
<!--more--></span><span><strong>Pay’n Spray: </strong>GTA  serisinin klasiği, en çok başvurduğunuz aynasızları atlatma yöntemi. Tek  yıldızla aranırken altınızda bir araç varsa, bu işletmeye gelerek arabanızı  boyatabilir, hatta tamir bile ettirebilirsiniz. Boyası değişen arabayı  tanıyamayan polis amcalar da peşinizi bırakmış olur.</p>
<p><strong>Taksiler: </strong>Ufak çaplı bir suç işlediyseniz, kendinizi fazla sıkmayın. Kuzeniniz Roman’ı  arayarak hemen bir taksi göndermesini isteyin ya da yoldan bir taksi çevirin.  Usulca yol alıyorsunuz fakat polisler sizi ilk gördüğü yerde tanıyamıyor. Biraz  masraflı bir yöntem ama kullanışlı. Roman’ın taksileri “Ağaya beleş” diyerek  para almasalar da, siz yine üç beş bahşiş bırakın(!)</span><span><br />
<strong>Teslim  oluyor numarası yapmak:</strong> Mutlaka denediğiniz bir yöntem. Tek yıldızla  aranıyorken, sizi tutuklamak isteyen utanmaz polisler olacak. Tam kelepçeyi  takacakken koşarak aynasızdan hemen kaçmaya başlayabilirsiniz. Fakat bu hareket  izinizi kaybettirmiyor. Tam tersine aranma seviyesini iki yıldıza çıkarıyor(!)  Yine de yakalanmak istemiyorsanız bu yöntemi deneyip daha sonra polislerden  kurtulabilirsiniz.</p>
<p><strong>Aranma bölgesinden çıkma:</strong> Her aranma  seviyesinde rastlayacağınız, haritanızda gözüken bu çember, sizin arandığınız  bölgeyi gösterir. Bir yıldız, ufak bir suçu teşkil ettiği için aranma çemberi  dar olur. Bu çemberden çıkıp 15-20 saniye kadar hiçbir polise gözükmezseniz,  polis belasından kurtulmuş olacaksınız.</p>
<p><strong>Araç değiştirme: </strong>Bir  araçla eğer suç işlerseniz, polisler ancak sizi o arabayla tanır. Farklı bir  aracı gasp ettiğinizde parlayan aranma yıldızları sönükleşmeye başlayacaktır.  Yine de çember içinden çıkmanız gerek. Yapacağınız bu fiil ile polislerin sizi  gördüğü yerde agresifleşmesini engelleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Kiki Jenkins:</strong> İnternet ortamından tanıştığınız bu güzel ablamızla eğer ilişkilerinizi iyi  tutarsanız, başımız polislerle derde girdiğinde bize yardım ediyor. Sadece tek  bir telefonunuz ile iki yıldız düşürebilen Kiki, güzel olduğu gibi de yardım  sever. </span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dalgakıranlar 1. bölüm - Escape from Malta]]></title>
<link>http://gizlenmisklasor.wordpress.com/2009/03/22/dalgakiranlar-1-bolum-escape-from-malta/</link>
<pubDate>Sun, 22 Mar 2009 14:07:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>yatakalti</dc:creator>
<guid>http://gizlenmisklasor.wordpress.com/2009/03/22/dalgakiranlar-1-bolum-escape-from-malta/</guid>
<description><![CDATA[Dalgakıranlar yeni sezona bomba gibi giriyor more about &quot;Dalgakıranlar 1. bölüm &#8211; Escape ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Dalgakıranlar yeni sezona bomba gibi giriyor more about &quot;Dalgakıranlar 1. bölüm &#8211; Escape ]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
