<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>karanfil &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/karanfil/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "karanfil"</description>
	<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 00:27:47 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Cranberry Kek]]></title>
<link>http://whatscookingoodlooking.wordpress.com/2009/12/12/cranberry-kek/</link>
<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 02:54:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>defneciv</dc:creator>
<guid>http://whatscookingoodlooking.wordpress.com/2009/12/12/cranberry-kek/</guid>
<description><![CDATA[Thanksgiving&#8217;de Cranberry Chutney yaptiktan sonra bir suru cranberry artmasi uzerine, tatli ol]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://whatscookingoodlooking.wordpress.com/files/2009/12/p1020719.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-58" title="P1020719" src="http://whatscookingoodlooking.wordpress.com/files/2009/12/p1020719.jpg?w=300" alt="" width="300" height="169" /></a></p>
<p>Thanksgiving&#8217;de Cranberry Chutney yaptiktan sonra bir suru cranberry artmasi uzerine, tatli olarak bir de bu keki yaptik. Oldukca kolay ve lezzetli:</p>
<p><strong>Cranberry&#8217;li Kek (tarif <a href="http://allrecipes.com/Recipe/Crustless-Cranberry-Pie/Detail.aspx" target="_blank">allrecipes</a>&#8216;den)<br />
</strong></p>
<ul>
<li>1 cup <span style="text-decoration:underline;">un</span></li>
<li>1 cup <span style="text-decoration:underline;">seker</span></li>
<li>1/4 cay kasigi <span style="text-decoration:underline;">tuz</span></li>
<li>2 <span style="text-decoration:underline;">yumurta (cirpilmis)<br />
</span></li>
<li>2 cup <span style="text-decoration:underline;">cranberry (cranberry&#8217;nin Turkce&#8217;ini bilmiyorum)</span></li>
<li></li>
<li>1/2 cup <span style="text-decoration:underline;">tereyag (eritilmis)</span></li>
<li>1 cay kasigi <span style="text-decoration:underline;">vanilya esansi</span></li>
<li>1/4 cay kasigi <span style="text-decoration:underline;">toz karanfil</span></li>
<li>1/2 cay kasigi <span style="text-decoration:underline;">tarcin<br />
</span></li>
</ul>
<p>1. Firin 350 F (175 C)&#8217;ye isitilir.</p>
<p>2. Bir kapta <span style="text-decoration:underline;">un</span>, <span style="text-decoration:underline;">seker</span>, <span style="text-decoration:underline;">tuz,</span> <span style="text-decoration:underline;">cranberries</span>, <span style="text-decoration:underline;">karanfil</span> va <span style="text-decoration:underline;">tarcin</span> karistirilir.</p>
<p>3. <span style="text-decoration:underline;">Yumurtalar</span>, <span style="text-decoration:underline;">tereyag</span> ve <span style="text-decoration:underline;">vanilya</span> da eklenerek iyice karistirilir.</p>
<p>4. Karisim 40dk pisirilir.</p>
<p>Afiyet olsun!</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HER REÇELİN BİR HİKAYESİ VARDIR]]></title>
<link>http://recelcim.wordpress.com/2009/11/03/her-recelin-bir-hikayesi-vardir/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 15:46:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>recelcim</dc:creator>
<guid>http://recelcim.wordpress.com/2009/11/03/her-recelin-bir-hikayesi-vardir/</guid>
<description><![CDATA[Her reçelin bir Hikayesi vardır. Çoçukluğumuzdaki kahvaltılarımızın değişmez lezzeti “reçeli” size e]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Her reçelin bir Hikayesi vardır.<br />
Çoçukluğumuzdaki kahvaltılarımızın değişmez lezzeti “reçeli” size  ev yapımı olarak sunuyoruz.<br />
Siz de hikayenizi ve fotograflarınızı bizimle paylaşın. Hep beraber büyük bir aile olalım.<br />
Reçel keyfinizin hikayesi tatlı bir reçelle tatlansın.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ey karanfil ; söyle hangi göze sürmedir şimdi rengin...?!]]></title>
<link>http://meyyale.wordpress.com/2009/10/10/ey-karanfil-soyle-hangi-goze-surmedir-simdi-rengin/</link>
<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 23:11:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>meyyale</dc:creator>
<guid>http://meyyale.wordpress.com/2009/10/10/ey-karanfil-soyle-hangi-goze-surmedir-simdi-rengin/</guid>
<description><![CDATA[Bazen içinden geçemiyorum zamanın&#8230; Elimde bir bardak çay oturuyorum pencerenin önüne Sokağa ba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bazen içinden geçemiyorum zamanın&#8230; Elimde bir bardak çay oturuyorum pencerenin önüne Sokağa ba]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karanfil]]></title>
<link>http://edebiyatdersleri.wordpress.com/2009/10/10/karanfil/</link>
<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 16:09:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>fafatuka</dc:creator>
<guid>http://edebiyatdersleri.wordpress.com/2009/10/10/karanfil/</guid>
<description><![CDATA[Yarin dudağından getirilmiş Bir katre alevdir bu karanfil, Ruhum acısından bunu bildi. Düştükçe vuru]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div>
<p><em>Yarin dudağından getirilmiş<br />
Bir katre alevdir bu karanfil,<br />
Ruhum acısından bunu bildi.</em></p>
<p><em>Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer<br />
Kızgın kokusundan kelebekler,<br />
Gönlüm ona pervane kesildi.</em></p>
<p>Ahmet Haşim</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İlahi - Ağlama Karanfil]]></title>
<link>http://mukail.wordpress.com/2009/09/30/ilahi-aglama-karanfil/</link>
<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 14:01:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>mukail89</dc:creator>
<guid>http://mukail.wordpress.com/2009/09/30/ilahi-aglama-karanfil/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="width:0;height:0;visibility:hidden;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bHQ9MTI1NDU5Mjg1Njk4NCZwdD*xMjU*NTkyODgyMTg3JnA9NDAwODMxJmQ9Jm49d29yZHByZXNzJmc9MSZvPThhZWU2N2NhNDdlNjQzZWM5ZTdkMmMyNjNmNjVkY2E3Jm9mPTA=.gif" border="0" alt="" width="0" height="0" /></p>
<div><iframe frameborder="0" width="578" height="358" src="http://wpcomwidgets.com/?width=570&amp;height=350&amp;src=http%3A%2F%2Fwww.dailymotion.com%2Fswf%2Fx687nv&amp;quality=high&amp;wmode=tranparent&amp;_tag=gigya&amp;_hash=acca9204ea5788208a03d3e001427eec" id="acca9204ea5788208a03d3e001427eec"></iframe></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karanfil]]></title>
<link>http://noksantahta.wordpress.com/2009/09/05/karanfil/</link>
<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 13:39:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>yasinalimoglu</dc:creator>
<guid>http://noksantahta.wordpress.com/2009/09/05/karanfil/</guid>
<description><![CDATA[Bazıları siyahtan kara, Hiç biri senin gibi değil. Ne kadar benziyor sana, Hayadan kızaran karanfil.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Bazıları siyahtan kara,<br />
Hiç biri senin gibi değil.<br />
Ne kadar benziyor sana,<br />
Hayadan kızaran karanfil.<!--more--></p>
<p><strong>11 MAYIS 2009 &#8211; www.gokekin.com</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bitki çaylarının faydaları]]></title>
<link>http://5kere5.wordpress.com/2009/08/23/bitki-caylarinin-faydalari/</link>
<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 16:14:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>Çağrı</dc:creator>
<guid>http://5kere5.wordpress.com/2009/08/23/bitki-caylarinin-faydalari/</guid>
<description><![CDATA[Adaçayı yaprağı Salvia officinalis L. bitkisinin yapraklarıdır. Özellikle Adriatik denizi çevresinde]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-1273" title="bitki çay" src="http://5kere5.wordpress.com/files/2009/08/bitki-cay.jpg" alt="bitki çay" width="337" height="190" /><br />
<strong>Adaçayı yaprağı</strong><br />
Salvia officinalis L. bitkisinin yapraklarıdır. Özellikle Adriatik denizi çevresinde doğal olarak yetişen Adaçayı bitkisinin, günümüzde Arnavutluk, Yunanistan, İtalya, Fransa, İngiltere, ve Amerika’da kültürü yapılmaktadır. Cins ismi olan Salvia, Latince salvere (eklemek) kelimesinden gelmektedir. Bu bitki eski Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar döneminden beri kullanılmaktadır. Eski Mısırlılar bu drogu doğurganlık, bereket, verimlilik amacıyla kullanmakta idiler. Adaçayı yaprakları Anadolu’da uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Adaçayı, bu geleneksel kullanılışında doğal tonik etkisi nedeniyle tercih edilmektedir.</p>
<p><strong>Aloe Vera</strong><br />
Ülkemizde sarı sabır olarak da bilinir. Güney ve Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir bitkidir. Gövdesi kısa ve odunsu, yaprakları 15-50 cm boyunda, üçgen biçiminde etli ve kenarları sert dişlidir. Sarımsı kırmızı renkli çiçek açar. Bitki dışarıdan cilde sürüldüğünde nemlendirici ve yara iyi edicidir. Bu nedenle kozmetik ürünlerinde sık yer alır. Ağızdan alındığında sindirime yardımcı olur.</p>
<p><strong>Biberiye yaprağı</strong><br />
Rosmarinus officinalis L. (Labiatae) türünün kurutulmuş yapraklarıdır. Biberiye 50-100 cm yükseklikte çiçekleri soluk mavi renkli, çalı görünüşünde kışın yapraklarını dökmeyen çok yıllık bir bitkidir. Doğal olarak Akdeniz bölgesinde ve Portekiz’de yetişmektedir. Günümüzde Fransa, Fas, İspanya, Portekiz, Güney Afrika, Hindistan, Çin, Avustralya, İngiltere ve Amerika’da kültürü yapılmaktadır. Ülkemizde Güney Anadolu’da (Tarsus, Adana, İskenderun) yabani olarak yetişmektedir. Bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Biberiye Avrupa’da eski zamanlardan beri tonik ve uyarıcı olarak kullanılmaktadır. Eski Yunanlılar döneminde, hafızayı kuvvetlendirmek ve konsantrasyonu arttırmak amacıyla, bilginlerin başlarına biberiye çelenklerini taktığı söylenmektedir. Biberiyenin antioksidan özelliği bulunmaktadır. Tek başına çok yüksek dozlarda kullanılmamalıdır, çeşitli yan etkilerinin bulunduğu belirtilmektedir.</p>
<p><strong>Fesleğen</strong><br />
Ocimum basilicum L. türünün yapraklı ve çiçekli dallarıdır. Bu tür 20-40 cm yükseklikte, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Orijininin Hindistan, Afganistan, Pakistan olduğu düşünülmektedir. Günümüzde tüm dünyada kültürü yapılmakta olup, ülkemizde Güney Anadolu’da yetiştirilmektedir. Fesleğen, çiçekli ve yapraklı dallardan oluşmaktadır. Yapraklar basit, saplı, 2-6 cm uzunlukta, oval biçiminde, kenarları seyrek dişli, özel kokulu ve baharlı lezzetlidir. Tek başına yüksek miktarlarda özellikle hamilelerde kullanılmaması gerekmektedir.<br />
<!--more--></p>
<p><strong>Ginseng kökü</strong><br />
Panax ginseng C.A. Meyer türünün kökleridir. Bu tür 100 cm kadar kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitkidir. Ginseng doğal olarak Kuzey doğu Çin ‘in ormanlarında, Kore’de ve Rusya federasyonunun uzak doğu bölgesinde yetişmektedir. Kültürü Çin, Japonya, Kore ve Rusya’da yapılmaktadır. Çin’in Changbai dağında tek bir yerde hala yabani ginseng doğal olarak yetişmektedir. Ginseng genellikle 4. yılında çiçeklenmeye başlar ve kökleri 4 ile 6 yıl arasında olgunluğa ulaşır. 10 yıldan daha yaşlı kökler ilaç elde etmekte kullanılır. Kökler çatallı ve etlidir. Beyaz ve Kırmızı olarak iki çeşit ginseng kökü bulunmaktadır. Beyaz ginseng, kökün işlenmemiş formudur. Bazı durumlarda daha da beyazlatılıp, kurutulur. Kırmızı ginseng, taze Beyaz ginseng kökü kurutulmadan önce buharda bekletilerek elde edilmektedir.</p>
<p>Ginseng’in cins ismi olan Panax Yunanca pan (tüm) ve akos (tedavi) den gelmektedir ve tüm tedavi olarak belirlenmektedir. Gin (adam) ve seng (öz) anlamındadır. 2000 yıl önce yazılan Shen Nong Ben Lao Sing kitabında Ginseng’in yararlı kullanılışından bahsedilmektedir. Uzakdoğu’da yüzyıllardır kullanılan bir bitkidir. Yorgunluk ve güçsüzlük zamanlarında, iyileşme dönemlerinde çalışma ve konsantrasyon kapasitesi düşüklüklerinde, kuvvetsizlik durumlarında, zihinsel ve fiziksel kapasitenin arttırılmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Ihlamur çiçeği</strong><br />
Tilia türleri 15-40 m bir boya erişebilen ve kışın yaprağını döken, çiçekleri sarımsı beyaz renkli ve hoş kokulu ağaçlardır. 65. enlemin kuzeyine kadar Avrupa boyunca doğal olarak yetişmektedir. Avrupa ve Kuzey Amerika’da kültürü yapılmaktadır. Bu ağaçlar yüz fit uzayabilirler. İki cinsin çiçekleri toplanmaktadır. Tilia cordata ve T platypus sırasıyla, küçük yapraklı ıhlamur ve büyük yapraklı ıhlamur olarak bilinmektedir. Bu cinsler tanen ve müsilaj içeriklerinden dolayı çiçeklerinden daha lezzetli çay yapılmaktadır. Ihlamur ağacı ülkemizde özellikle Kuzey Anadolu dağlarında yetişmektedir. Çiçek durumları ilkbaharda el ile toplanır ve gölgede kurutulur. Geleneksel olarak ıhlamur çiçeklerinin rahatlatıcı etkisi vardır. Çay olarak gerginlik durumlarından kaynaklanan mide-bağırsak sistemi huzursuzluklarında kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Isırgan yaprağı</strong><br />
Isırganın çok yıllık bir bitkidir. Yabani olarak her iki yarıkürede, ılıman bölgelerde yetişmektedir. Ticari olarak toplanılan ısırgan çoğunlukla yabani bitki olarak, Arnavutluk, Bulgaristan, Macaristan, Almanya, eski Sovyetler Birliği ve Yugoslavya topraklarından gelmektedir. Memleketimizde aşağıdaki türlerin yaprakları kullanılmaktadır. U. dioica L. (Büyük ısırgan otu): Çok yıllık, ve otsu bir bitkidir. Yapraklar koyu yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylü yaygın bir türdür. U. urens L. (Küçük ısırgan otu): Bir yıllık, ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Urtica, Latince bir fiil olan urereden (yakmak) gelmektedir. Bunun nedeni ısırganın yakıcı tüylerinin bulunmasıdır. Tür ismi olan dioica çift genden gelmektedir. Bunun nedeni bitkinin genellikle erkek ve dişi çiçeklerin her ikisine birden sahip olmasıdır. Taze yapraklar deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Potasyum tuzları, organik asitler, vitamin C taşımaktadır. Anadolu’da geniş bir kullanımı bulunan, ısırgan yaprakları, idrar arttırmaya yardımcı olan etkisiyle kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Karanfil</strong><br />
Eugenia caryophyllata Thunb. türünün kurutulmuş çiçek koncasıdır. Bu tür 20 m yüksekliğinde kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Doğal olarak Molluk adalarında yetişmektedir. Günümüzde Tanzanya, Madagaskar ve Brezilya gibi tropikal iklim bölgelerinde kültürü yapılmaktadır. Karanf, 10-17 mm uzunlukta, siyahımtırak renkli, çivi biçiminde bir çiçek tomurcuğudur. Kuvvetli kokulu, yakıcı ve baharlı lezzetlidir. Baharat olarak kullanılır.</p>
<p><strong>Keten tohumu</strong><br />
Linum usitatissium L. türünün olgun tohumlarıdır. Bu tür 30-60 cm kadar yükseklikte, mavi çiçekli ve bir yıllık bir kültür bitkisidir. Keten tohumu, 4-6 mm uzunlukta, yumurta biçiminde, yassı, parlak, kırmızımtrak esmer renkli, kokusuz ve yağlıdır. Keten tohumunun doğal orijininin Mısır olduğuna inanılmaktadır. Mısır mezarlarında, bu bitkiden dokunan kıyafetler bulunmuştur. Tüm dünyada birkaç yüzyıldır kültürü yapıldığı için coğrafi orijini kesin değildir. Keten tohumu Avrupa’ya, Arjantin, Fas, Türkiye, Hindistan ve diğer ülkelerden ticaret yolu ile gelmektedir. Kitabı mukaddesin Çıkış 28 ‘i bölümünde büyük rahip Jewish’in kıyafetinin ketenden yapıldığından bahsedilmektedir. Günümüzde Asya’da, Avrupa’da ve Kuzey Amerika’daki terapotik kullanılışı, Eski Roma ilaçları ve hatta Eski Yunan ve Mısır ilaçlarında kullanıldığı şekliyledir. Pliny the Elder (ca. 23-79 C.E.) keten tohumunun kullanıldığı 30 ilaçtan bahsetmektedir. Bunların içerisinde hafif laksatif, yüzeyel olarak belirli bir bölgedeki inflamasyonu azaltmak için yara lapasının içinde bulunduğundan belirtilmektedir. Günümüz Çin farmakopesinde, halen peklik probleminde ve kaşınan kuru ciltte kullanıldığı belirtilmektedir. Almanya’da keten tohumu laksatif olarak kullanılır. Amerika’da tüketiciler genellikle keten tohumunu sağlıklı yiyecek ve doğal preparat olarak tercih etmektedir. Doktoruna danışmadan, herhangi bir nedenle oluşan bağırsak iltihabı durumunda tek başına kullanılmaması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Kimyon meyvesi</strong><br />
Carum carvi L. türünün olgun meyveleridir. Bu tür 30-100 cm kadar yükseklikte, beyaz veya pembe çiçekli, parçalı yapraklı, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Avrupa’da, Sibirya’da, Himalaya Dağları’nda, Kafkas Dağları’nda, Moğolistan, Fas’ta yetişmektedir. Ülkemizde Doğu Anadolu’nun sulak çayırlarında yabani olarak bulunmaktadır. Kimyon, 4-6 mm uzunlukta, esmer veya parlak sarımsı esmer renkli ve tüysüz tanelerdir. Kuvvetli kokulu ve baharlı lezzetlidir. Hazımsızlık ve karın bölgesinde gaz hissedilen durumlarda kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Kişniş</strong><br />
Coriandrum sativum L. (Umbelliferae) türünün kurutulmuş olgun meyveleridir. Bu tür 20-60 cm yükseklikte, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Bütün bitki özel bir kokuya sahiptir. Akdeniz bölgesinde, Orta ve Doğu Avrupa’da, Doğu Asya’da, Kuzey ve Güney Amerika’da yetişmektedir. Anadolu’da ise doğal olarak yetişmektedir. Kişniş, esmer sarı renkli, küre biçiminde, 2-7 mm çapında, özel kokulu, baharlı, lezzetli meyvelerdir.</p>
<p><strong>Kuşburnu</strong><br />
R. Canina L. Yabani gül türünden kurutulmuş olgun meyveleridir. Bu tür 1.5 – 3.5 m yükseklikte, dalları sarkık, çalı görünüşünde, dikenli bir ağaççıktır. Çiçekleri beyaz veya pembe renkli olan Kuşburnu, Avrupa’da ve Kuzey Afrika’da doğal olarak yetişmektedir. 1-2.5 cm uzunlukta, yumurtamsı biçimli, turuncu kırmızı veya kırmızı renkli, içinde beyaz renkli, üzeri tüylü, çekirdekler (meyve) bulunan kuşburnu, sonbaharda olgunlaşır ve Anadolu’da yaygındır. C vitamini içeriği ile tercih edilmektedir.</p>
<p><strong>Lavanta çiçeği</strong><br />
Lavandula angustifolia Miller (Syn: L. spica L.) türünün kurutulmuş çiçeğidir. Çiçeklerin tamamen açılmadan önce (tomurcuk halinde) toplanması gerekir. Bu tür 100 cm kadar yükseklikte, çalı görünüşünde, yapraklar gümüşi, çiçekleri ise koyu mor renkli bir bitkidir. Alçak dağlık bölgelerde Akdeniz havzasında doğal olarak yetişmektedir. Fransa, Bulgaristan, İtalya, İspanya, Yugoslavya, Hollanda, İngiltere, Amerika ve Avustralya’da kültürü yapılmaktadır. Lavanta, eski Araplar, Yunanlılar ve Romalılar tarafından antiseptik özellikleri ile kullanılmaktaydı. Cins ismi Latince lavare’den (yıkamak) gelmektedir. Banyolara eklenerek vücudun temizlenmesinde ve canlandırılmasında kullanılmaktaydı. Bakterileri öldürücü özelliği ile hastaneleri ve hasta odalarını dezenfekte etmek amacıyla, Eski İran, Yunan ve Romalılar tarafından kullanılmaktaydı. Özellikle Tibet’te Makhzan-El- Adwiya, kitabında lavantaya beyin süpürgesi lakabı takılmıştır. Bunun nedeni o dönemde, beyinden kötülüklerin süpürüldüğünün sanılmasıydı. Stres kaynaklı mide huzursuzluklarında kullanılmaktadır. Özellikle dikkat çekici kokusunun rahatlatıcı bir etkisi bulunmaktadır.<br />
<strong><br />
Melisa Yaprağı (Oğul Otu)</strong><br />
Melissa officinalis L. türünün taze veya kurutulmuş yapraklarıdır. Bu tür 20-150 cm yükseklikte, tüylü, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprakları, basit, saplı, dişli kenarlı; çiçekleri ise beyaz sarımsı veya kırmızımtırak renklidir. Melisa (oğul otu) Doğu Akdeniz ve Batı Asya’da doğal olarak yetişmektedir. Avrupa’da yaygın olarak kültürü yapılmaktadır. Akdeniz bölgesinde bol olarak bulunmaktadır. Yaprak ve gövdedeki tüylerin şekillerine ve cinslerine göre, Türkiye’de 3 alttür saptanmıştır. Bunlardan yalnız subsp. officinalis limon kokulu olup tedavide kullanılır. Melisa Almanya’nın önemli tıbbi ürünlerinden biridir. Cins ismi olan Melisa Yunan kelimesi olan “arı”dan gelmektedir. Bunun nedeni çiçekleriyle arıları etkilemesinden ve Melisadan iyi kalitede bal yapılmasından olabilir. Melisanın şarapta bekletilerek oral ve topikal olarak eski Yunanlılar ve Romalılar tarafından ilaç olarak yaralarda, zehirli ısırıklarda, arı sokmalarında kullanıldığı belirtilmektedir. Melisa sıklıkla, diğer rahatlatıcı ve gaz giderici bitkilerle kombine edilerek kullanılmaktadır. Yatmadan önce tercih edilen bitkilerden biri olan Melisa, genel rahatlatıcı özelliği ile stres kaynaklı uykusuzluk durumlarında ve bu nedenle karşılaşılan mide-bağırsak sistemi şikayetlerinde kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Mercanköşk</strong><br />
Origanum majorana L.(Syn: Majorana hortensis Moench) (Labiatae) türünün kurutulmuş çiçekli dallarıdır. Bu tür 20-80 cm yükseklikte, çalı görünüşünde, yaprakları tüylü, çiçekleri beyaz veya pembe renkli bir bitkidir. Kuru sırtlar, kayalık yerler ve orman açıklıklarında yetişir. Anadolu’da nadir bulunan bir bitkidir. Yalnız Güney Anadolu (Alanya, Anamur, Mersin) da bulunmaktadır. Mercanköşk’ün yaprakları karşılıklı, saplı veya sapsız, 1,5-2 cm uzunlukta, küt uçlu, beyazımtırak tüylü ve kuvvetli kokuludur. Gözde tüylü ve dört köşeli… Çiçekler çok küçük, genellikle beyaz renkli. Anadolu’da 20 kadar Origanum türü bulunmaktadır. Bunlardan bazıları tedavi amacıyla veya baharat olarak kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Nane yaprağı</strong><br />
Mentha piperita L. türünün gölgede kurutulmuş yapraklarıdır. Bu tür bir kültür bitkisi olup M. aquatica L. (su nanesi) ile M. spicata L. (spearmint) türlerinin bir melezidir. Bu tür 30-90 cm yükseklikte, kuvvetli kokulu, hemen hemen tüysüz, gövde ve dalları genellikle kırmızımtırak, çok yıllık otsu bir bitkidir. Yapraklar dişli kenarlı, üzeri buruşuk, saplı ve koyu yeşil renklidir. Yabani olarak Avrupa ve Kuzey Amerika’da kültürünün dışında dere kenarları boyunca ve nemli boş alanlarda yetişmektedir. Pluto’nun karısı Persephone, Orman perisi Mythicalnymph’i kocasının kollarında yakalayınca Mythicalnymph’i zalimce ayaklarının altında ezer. Pluto da Mythicalnymph’e acıyarak onu tatlı kokulu bir bitkiye dönüştürür. Böylelikle, cins ismi olan Mentha Yunanca Mintha, mythicalnymph isminden gelmektedir. Tür ismi olan piperita Latice piper (biber) kelimesinden gelmektedir. Bunun nedeni aromatik ve acı keskin tadından dolayıdır. Nane yaprakları, Eski Yunan, Roma ve Mısırlılar döneminden beri, ilaç olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde Kuzeybatı ve Batı Anadolu’da bulunur. Tohum vermediği için kökleri ile üretilir.</p>
<p><strong>Papatya Çiçeği</strong><br />
Matricaria chamomilla L. türünün gölgede kurutulmuş çiçek durumlarıdır. Papatya kısa boylu 20-50 cm, çok dallı, yaprakları parçalı, tüysüz, çiçekleri küçük başlar şeklinde, bir yıllık otsu bitkidir. Doğal olarak Güney ve Doğu Avrupa ile Kuzey ve Batı Asya’da yetişmektedir. Ekim yapılmamış bakımsız alanlarda ve kültürünün yapıldığı yerlerde özellikle Avrupa’da yetiştirilmektedir. Buradan Kuzey Asya ve Hindistan’a kadar uzanmaktadır. Macaristan, Yugoslavya, Kuzey ve Doğu Afrika’da özellikle bol miktarda yetişmektedir. Avustralya ve Amerika’nın iklimine alıştırılmaktadır. Türkiye’de yol kenarları ve boş tarlalarda bol miktarda yetişir. Almanya’da kültüründen elde edilen en önemli tıbbi bitki papatyadır. Tıbbi yazıtlarda geçmişten beri papatyaya rastlanmaktadır. Eski Mısır, Yunan ve Roma ilaçlarında kullanılan önemli bir drogtur. İngilizce ismi Yunanca “chamos” (yer) ve “melos” (elma) kelimelerinden gelmektedir. Bunun nedeni kısa boylu bir bitki olması ve taze çiçeklerinin elma kokusu vermesinden dolayıdır. Bu bitki Hipokrat, Dioskorides, Galen’in yazılı kaynaklarında bulunmaktadır. Geçen 30 yıldaki geniş bilimsel araştırmalar geleneksel kullanılışını onaylamaktadır. 19. yüzyıl boyunca Amerika’nın seçilmiş doktorlarının reçetelerinde özellikle küçük çocukların hastalıklarında papatya önemli bir drog olmuştur. Rahatlatıcı etkisinin bulunduğu belirtilmektedir.</p>
<p><strong>Rezene meyvesi</strong><br />
Foeniculum vulgare Miller türünün olgun meyvesidir. Bu tür 1-1.5 m yükseklikte, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, çok senelik otsu bir bitkidir. Rezene doğal olarak Akdeniz bölgesinde yetişen günümüzde Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Yunanistan, Türkiye, İtalya, Fransa, Almanya, Mısır, Hindistan ve Çin’de kültürü yapılan bir bitkidir. Ülkemizde Kuzey Anadolu bölgesinde yabani olarak yetişmektedir. Rezene Almanya’nın en önemli tıbbi bitkilerinden biridir. Ticarette kullanılan Rezene Bulgaristan, Macaristan, Romanya, Mısır ve Çin’den gelmektedir. Almanya’da ve Amerika’da Rezenenin modern terapotik kullanılışı geleneksel Yunan ilaçlarından özellikle Hipokrat ve Dioscorides tarafından hazırlananlardan temel almaktadır. Hala günümüzde geleneksel Arap ilaçlarında diüretik, baharat ve hazımsızlığı azaltıcı olarak kullanılmaktadır. Orijinal Yunanca cins ismi Marathron, maraino’dan gelmektedir, bunun anlamı ince yetişendir. Şu an geçerli olan cins ismi Foeniculum, Romalılardan gelmektedir. Latince foenum (kuru ot) kelimesinden türemiştir.</p>
<p>Meyveleri hafif hazımsızlık problemlerinde, mide-bağırsak sistemine bağlı huzursuzluk durumlarında, kullanılmaktadır. Rezene meyvesi infüzyonu, özellikle bebek ve çocuklarda gaza bağlı olarak mide- bağırsak sistemindeki krampların hafifletilmesine yardımcı olur.</p>
<p><strong>Yaban mersini</strong><br />
Karadeniz bölgesi dağlarında doğal olarak yetişen 30 cm kadar boyu olan çalımsı bir bitkidir. Yaprakları küçüktür ve kışın dökülür. Koyu kırmızı siyah renkli lezzetli meyveleri vardır. Meyve asitleri içerir. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda antioksidan maddeler taşıdığı görülmüştür.<br />
<strong><br />
Yasemin</strong><br />
Güzel kokulu, beyaz çiçekli, tırmanıcı, çok yıllık bir bitkidir. Vatanı Himalaya dağları ve Hindistandır. Akdeniz ve çevresindeki ülkelerde kültürü yapılır. Ülkemizde Alanya civarında yetiştirilir. Hoş kokusundan dolayı yaygın kullanımı vardır. Çay olarak kullanımı sindirime yardımcı olmasındandır.</p>
<p><strong>Yeşil çay</strong><br />
Yeşil çay siyah çayla aynı bitkiden &#8211; Camellia sinensis’den &#8211; elde edilmektedir. Farklılık işleme tekniğinden kaynaklanmaktadır. Yeşil çay yaprakları siyah çaya göre çok daha az işlem görmüştür. Yeşil çay bitkisinin yaprakları, taze yeşil rengini kaybetmeden korur. Siyah çay bir parçalanmaya ve oksidasyona maruz kalırken, yeşil çay buharla ısıtılarak enzimlerinin denatüre edilmesi ile bu parçalanmaya ve etkili polifenolik (antioksidan) maddelerinin azalmasına karşın korunmuş olur. Yeşil çay yumuşak içimli ve siyah çaya göre daha az buruktur. Yeşil çayın tadı daha taze, hafif ve aromatiktir. Doğal bir antioksidan kaynağıdır. Yeşil çayın Dünya’ da ve Türkiye’de popülaritesi her geçen gün artmaktadır. Yeşil çay’ın vücut üzerinde olumlu etkilerinin bulunması son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlanmaktadır. Bu olumlu etkinin Yeşil çay içerisinde bulunan ve ANTİOKSİDAN genel ismi verilen maddelerden ileri geldiği düşünülmektedir.</p>
<p><strong>Zencefil kökü</strong><br />
Zingiber officinale Roscoe türünün kurutulmuş yumrularıdır. Bu tür 100 cm kadar yükseklikte, kamış görünüşünde, çok yıllık, otsu bir bitkidir. Zencefilin anavatanı Güney Asya’dır. Günümüzde özellikle Çin, Hindistan, Nijerya, Avustralya, Jamaika ve Haiti olmak üzere neredeyse tüm tropikal ve yarı tropikal ülkelerde yaygın olarak yetiştirilmektedir. Eski Sanskrit ve Çin yazıtları ile Yunan, Roma Arap tıp literatürlerinde, Zencefilin antik çağlardan beri ilaç olarak kullanıldığına dair kayıtlar bulunmaktadır. Asyalıların mide ağrısı, ve mide bulantısı tedavisi için binlerce yıldır kurutulmuş zencefili ilaç olarak kullandıkları bilinmektedir. Afrika’da da bu kullanım yaygındır. Almanya’da zencefil ekonomik açıdan önemlidir çünkü büyük ölçüde ithal edilmektedir. Ayurvedik ve geleneksel Çin ilaçlarında bitkisel çay olarak kullanılmakla beraber, lisanslı akupunktur uzmanları ve doğal metotlarla tedavi eden doktorlar tarafından da geniş bir kullanımı vardır.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çiçek isimleri]]></title>
<link>http://cicekblog.wordpress.com/2009/07/12/cicek-isimleri/</link>
<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 16:28:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>cicekansiklopedisi</dc:creator>
<guid>http://cicekblog.wordpress.com/2009/07/12/cicek-isimleri/</guid>
<description><![CDATA[açalya, açelya, adaçayı, ada karanfili, ağlayan gelin, akasya, amerikan hanımeli, ana kokusu, ananas]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft size-full wp-image-50" title="Çiçek İsimleri" src="http://cicekblog.wordpress.com/files/2009/07/cicek_170620091355491.jpg" alt="Çiçek İsimleri" width="480" height="241" />açalya, açelya, adaçayı, ada karanfili, ağlayan gelin, akasya, amerikan hanımeli, ana kokusu, ananas, anasına babasına pay veren, ardıç, aslanağzı, ateş çiçeği, âvize fidanı, ay çiçeği, ayı pençesi, azelya, babunec, badem, ballıbaba, begonvil, begonya, benefşe, biberiye, boru çiçeği, boya çiçeği, buhurumeryem, cemali güzel, ciğerci sığırı, civan perçemi, çadır çiçeği, çadır perçemi, çakal nergisi, çalba, çan çiçeği, çarkıfelek, çıngırak otu, çiğdem, çingülü, çoban yastığı, çuha çiçeği, dağ çayı, dağ sümbülü, defne, deligül, devedikeni, devetabanı, dönbaba, ebegümeci, eğreltiotu, elma çiçeği, erguvan, erik çiçeği, eşek dikeni, eşek lâlesi, fesleğen, fındık çiçeği, fırıldık çiçeği, frezya, firuze çiçeği, fulya, galhatmi, gardenya, gâvur gülü, gecesefası, gelincik, gelinelçiçeği, geven, glayör, guğu çiçeği, gül, güldefne, gülgoncası, gülibrişim, gündöndü, günebakan, günüş gülü, hanım düğmesi, hanım sallandı, hanımeli, haseki küpesi, haşhaş çiçeği, hatmi, helyotrop, hercai menekşe, hezaren, horoz ibiği, hüsnüyusuf, ıhlamur, ıtır çiçeği, inci çiçeği, iris, itrişahi, kadife çiçeği, kahkaha çiçeği, kaktüs, kamelya, kan damlası, kandil çiçeği, karagözlüm, karanfil, kartopu, kasımpatı, kaynanadili, keşişbaşı, kevke, kına çiçeği, kirli hanım, koçuk, korunga, krizantem, kuşkonmaz, küpe çiçeği, küsme çiçeği, küstüm çiçeği, lâden ağacı, lale, lâle, lâle-i nu&#8217;man, lâtin çiçeği, leylak, leylâk, lilyum, lisan-i sevir, mahmur çiçeği, manisa lâlesi, manolya, melekotu, menekşe, menekşe gülü, menevşe, mersinağacı, meryamana eli, meryemana kandili, meyan, mimoza, mine çiçeği, mor salkım, mümüdük, müşgülüm, nane, nergis, nevruz çiçeği, nilüfer, orkide, orman gülü, ortanca, öksekotu, öksüzoğlan, öküz dili, papatya, patlak çiçeği, peleseng, petunya, piyan, portakal çiçeği, reyhan, rezene, sabun çiçeği, saffetiderûn, saksı çiçeği, saray çiçeği, saray patı, sardunya, sarı şebboy, sarmaşık, sediryaprağı, semen, sevgi çiçeği, sığırdili, sığırkuyruğu, sıklâmen, sim, susen, sümbül, sümbülteber, süsençiçegi, şakayık, şakayık-ı numan, şebboy, şeftaliçiçeği, terslâle, toprak kabul etmez, turna gagası, üçgül, vapurdumanı, yaban gülü, yanardöner, yasemin, yenibahar, yer somunu, yılan yastığı, yıldız çiçeği, yüksükotu, zambak, zerrin, zerrinkadeh, zeymuran, zeytinçiçeği, zülfüarus</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurdela nakışı pembe karanfiller...]]></title>
<link>http://40akil40fikir.wordpress.com/2009/05/18/kurdela-nakisi-pembe-karanfiller/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2009 14:42:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>40akil40fikir</dc:creator>
<guid>http://40akil40fikir.wordpress.com/2009/05/18/kurdela-nakisi-pembe-karanfiller/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Baharat Faydaları]]></title>
<link>http://diyets.wordpress.com/2009/04/29/baharat-faydalari/</link>
<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 01:34:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>filmcide</dc:creator>
<guid>http://diyets.wordpress.com/2009/04/29/baharat-faydalari/</guid>
<description><![CDATA[Eklenme: Nisan 29th, 2009 baharat Anason (anise) : Kahverengine yakin yesil renkte, oval maydanozgil]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Eklenme: Nisan 29th, 2009</p>
<p>baharat</p>
<p>Anason (anise) :<br />
Kahverengine yakin yesil renkte, oval maydanozgillerden Pimpinella anisum bitkisinin tohumu. Butun veya hafif dovulmus olarak genellikle kurabiyelerde, hamurislerinde, kraker ve ekmeklerde kullanilmaktadir. Kavruldugu zaman tadini arttiran anason tohumu Turkiye’dede yetistirilmektedir.</p>
<p>Biberiye (rosemary) :<br />
Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, bir bitki (Rosmarinus officinalis). Kurutulmus biberiye otunun dikenimsi yapraklari biraz dovulup parcalanarak balik bugulamada, et ve soslu tavuk yemeklerinde, pizzalarin sosunda kullanilir.</p>
<p>Defne yapragi (bay leaves) :<br />
Aromali Laurus nobilis bitkisinin acik yesil renkteki yapraklari. Corbalarda, domates soslarinda, pilavlarda, diger et, sebze ve balik yemeklerinde, marine yapiminda kullanilir. Akdeniz ulkelerine ozgu olan Defne bitkisi Turkiye’de de yetistirilmektedir.</p>
<p>Feslegen veya Reyhan Otu (basil) :<br />
Ocimum basilicum Akdeniz ulkelerinde yetisen yapraklari hafif acimsi, kokulu bir bitki. Soslu sebze ve et yemeklerinde, soslarda ve ozellikle pizza sosunda kurutulmus reyhan kullanilmaktadir.</p>
<p>Hashas Tohumu (poppy seed) :<br />
Papaver somniferum bitkisinin siyaha yakin renkte, ufak tohumlarindan olusan hashas tohumu Turkiyede genellikle kavrulmus olarak hamur islerinde, ayrica coreklerin ustlerine serpistirmek icin kullanilir.</p>
<p>Hint cevizi/ kucuk hindistan cevizi (nutmeg) :<br />
Myristica fragans; bu ağacın hoş kokulu tohumu. ,küçük hindistanceviz. Tatlilarda, keklerde ve diger herturlu tuzlu yemeklerde aromayi arttirici olarak kullanilir. Italyan, Fansiz ve Hindistan mutfaklarinda ve daha bircok ulkede diger baharatlarla karistirilarak kullanilan bir baharat cesididir.</p>
<p>Kakule (cardamom) :<br />
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Danimarka tarzi ekmek, unlu maamullerde, Afrika, Arap mutfaklarinda baharat olarak, ayrica yesil tanelerin icinden cikan tohumlarla cay ve kahve yapiminda birlikte kaynatilarak kakuleli kahve,cay yapiminda kullanilmaktadir.</p>
<p>Karabiber (black pepper) :<br />
Zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde bir bitki (Piper nigrum). Dunyaca butun yemeklerde kullanilan karabiberin tadini korumasi icin ozellikle tuketilecegi zaman ogutulup kullanilmasi tavsiye edilmektedir. Ana ureticisi Hindistan, Endonezya ve Brezilyadir. Eski caglarda cok degerli olan baharat vergi, kira, borc odemelerinde parayla esdeger olarak kullanilmistir.</p>
<p>Karanfil (cloves) :<br />
Et, tavuk kizartmalarinda (ust kismina butun olarak batirarak), kurabiye, kek (toz halinde) ve tatlilarda, Turkiye’de bazi yorelerde cayi kokulandirmak icin karanfil kullanilir. Ayrica agizdaki sarimsak kokusunu gidermek icin bir tane agiza alinip cignenir, karanfilin guclu aromasi bu kokuyu giderir. Ana ureticisi Endonezyadir.</p>
<p>Kekik (oregano) :<br />
Butun et kizartmalarinda, ozellikle Italyan mutfaginda, domates kaynakli soslarda, pizzalarda, hamur islerinde, yumurta ve mantarli yemeklerde kekik kullanilmaktadir. Turkiye kaliteli kekik uretiminde ilk siralarda yer almaktadir.</p>
<p>Kereviz Tohumu (Celery Seed) :<br />
Apium graveolens adli bitkinin kerevize yakin tatdaki tohumlarindan olusur. Tursu yapiminda tadlandirmak icin, salata soslarinda, corbalarda, kizartma etlerin soslarinda kullanilir. Her turlu yemege farkli bir tad katmak icin once kavrulup salca ilave ederek veya toz haline getirip serpistirmek sureti ile kullanilabilir.</p>
<p>Kişniş (coriander) :<br />
Maydanozgillerden yaprakları maydanozu andıran, 20-60 cm yükseklikte, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki (Coriandrum sativum). Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kurutulmuş meyvesi veya tohumu. Koftelerde; kereviz, patlicanli, soganli, sosisli yemeklerde, mercimek, patates, baklagilli yemeklerde, ayrica biskuvi ve hamurislerinde kişniş kullanilabilir. Ana ureticisi Fas’tir.</p>
<p>Kimyon (cumin) :<br />
Cuminum cyminum bitkisinin tohumundan elde edilir. Kofte, izgara, etli dolamalrda, corbalarda kullanilir. Hindistan, Meksika mutfaginda onemli yer tutar.Havuç, domates, biber salatalarının soslarında, fırında, balık (biberiye, defne yaprağı, fesleğen ile), lahana, patlıcan mercimek gibi sebzelerde,patatesli yemeklerde kullanılır.</p>
<p>Mercakköşk (marjoram) :<br />
Küçük yapraklı, güzel kokulu bir saksı bitkisi. Kekikle iliskili oldugu soylenen mercankoskun kekikten daha tatli ve hos bir tadi bulunmaktadir. Balık ve et yemeklerinde, kuzu ve dana eti ile yapılan ızgara ve soslu yemeklerde, domatesli yemek ve salatalarda, haşlanmış sebzelerde (lahana pırasa havuç patates) kullanılır. Tavuk kızartmalarında fırına koymadan önce tavuğun içine bir miktar konulabilir. Ayrıca limon ve zeytinyağı ile kullanılması tavsiye edilir. Kuru sebzeli yemeklere çorbalara, soğanlı patates, sosisli yemeklere, pizza sosuna kullanılır.</p>
<p>Nane (mint) :<br />
Ezogelin, mercimek gibi corbalarda, kuzu etinde, soslarda (cacik gibi), cay ve diger iceceklerde. tatli ve dondurmalarda servis yapilirken, ayrica salata ve dolmalarda nane kullanilir. Orta caglarda mutfaklardaki kullaniminin disinda toz haline getirilip disleri beyazlatmadada kullanilmistir.</p>
<p>Rezene (fennel) :<br />
Sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare). spagetti soslarında, salata soslarında, patates salatalarında, somon, uskumru, levrek gibi balıkların buğulamalarında, mantar soslarında kullanılır. Çerkez tavuğu, kuzu eti ızgara balık, kabak, bazı tür keklere ve konservelere kullanılır.</p>
<p>Safran (saffron) :<br />
Cok pahali bir baharattir. Baharda çiçek açan soğanlı bir kültür bitkisi (Crocus sativus). Bu bitkinin tepeciklerinin elle tektek toplanarak kurutulmasıyla elde edilen safranin 225,000 tanesi ancak yarim kiloya yakin urun verir. Genel olarak renklendirmek ve tad vermek icin sıcak suda eritilmek sureti ile özellikle pilav, zerde, rizotto gibi yemeklerde, hamur islerinde, balik yemeklerinde kullanılır.</p>
<p>Sumak (sumac) :<br />
sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç, somak (Rhus coriafia). Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan mercimeğe benzeyen meyvesi. Salatalarda (yeşil salatalar, domates, taze soğan) ve genellikle yoğurtlu kebaplarda kullanılır. Sumak ekşisinin antiseptik özelliği nedeniyle salatalarda kullanılmasında yarar vardır.</p>
<p>Susam (sesame seed) :<br />
Sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum). Bu bitkinin küçük, sarımtırak tohumu. Tad vermek icin herturlu ekmek, hamurisi, bazi keklerde ve salata soslarinda kullanilir. Cok eski tarihlerden beri kullanilan baharatlardan biri olan susam, yaklasik M.O. 1500 yillarinda Misirlilar tarafindan ilac olarak kullanilmistir.</p>
<p>Tarçın (cinnamon) :<br />
Cinnamomum ağacının, içinde kokulu bir yağ bulunması dolayısıyla bahar gibi kullanılan kabuğu. Sütlü tatlılarda, salep, boza, pastalarda, meyve kompostosunda, keklerde, elma turtasında ve dondurmalarda kullanılır. Çubuk halindeki tarçın ıhlamur ve karanfille kaynatılmak sureti ile sıcak bir kış içeceği olarak içilir.</p>
<p>Tarhun Otu (tarragon) :<br />
Anasonla nanenin aromalarini andiran Artemisia dracunculus adli bitkinin kurutulmus yapraklari. Sebze çorbalarında her türlü salata (özellikle yeşil veya domatesli) ve soslarında, söğüş, omlet, ızgara somon balığı, haşlanmış veya pişirilmiş tavuk, dana ve av etlerinin soslarında (bearnez, holandez, römulad vb) kullanılır. Yavan yemeklere çeşni katar. Tarhunotu güzel kokusuyla tuz , biber ve sirkenin yerini tutabilir.</p>
<p>Yenibahar (allspice) :<br />
Aromasi karanfil, hint cevizi ve tarcin karisimini andirdigi icin ingilizcede allspice adini alan yenibahar bezelye taneleri buyuklugundedir. Turk mutfaginda ozellikle etli ve zeytinyagli dolmalarda, genel olarak soslarda, et yemeklerinde. koftelerde, degisik tatlilarda kullanilir. En cok uretildigi ulke Jamaika’dir.</p>
<p>Zencefil (ginger) :<br />
Hindistan ve Malezya’da yetişen, yaklaşık 100 cm yüksekliğinde, kamış görünüşünde, çok yüksek ve otsu bir bitki (Zingiber officinale). Unlu, yumurtalı beyaz soslarda bir çay kaşığının yarısı ilave edilir. Özel bir tadı vardır. Bazı etli dolmalara konulur, ızgara etlere pişmeden önce serpilir. Tatlılara ve bazı kuru pastalara, kurabiyelere konulur. Sahlep piştikten sonra tarçın ile beraber üzerine dökülür. Ihlamurla karıştırıldığında soğuk algınlığının ve öksürüğün en iyi ilacıdır.</p>
<p>Zerdeçal:<br />
Curcuma longa bitkisinin kurutulmus kökü. Pirinç pilavı, her türlü makarna ve hamur işlerinde, balık çorbalarında, mayonezlerde kullanılır. Ayrıca çiğ olarak rendelenmiş ve beşamel sos ilave edilmiş kereviz salatalarının içine ilave edilebilir. Zencefili andiran gorunumlu olan kökün tadi zencefille karabiber arasindadir. Pilavlarda, hamur islerinde, hardal sosu yapiminda, tereyag ve peynirlerde kullanilmaktadir.</p>
<p>Mahlep (mahalep) :<br />
Acı bademi andıran bir kokusu vardır. Keklere, çöreklere, kuru pastalara (Bir kg una bir çorba kaşığı koymak sureti ile) ilave edilerek kullanılır</p>
<p>Adaçayı<br />
Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.</p>
<p>Anason<br />
Maydanozgillerden bir yıllık bir bitkinin tohumudur. Yurdumuzda ekimi çok yapılan anasonun anayurdu Mısır’dır. Anasonun tohumlan çok küçük, yeşilimsi, tatlı ve bahaflı olur. Ülkemizde hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır. Avrupa’da anasonlu likör ve meşrubat da yapılmaktadır. Çin’de ve Vietnam’da yetişen ” yıldızanasonu ” ise manolyagillerden yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Tadı ve kokusu anasona benzediğinden bu ad verilmiştir.</p>
<p>*Ardıç<br />
Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı kahverengi, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Yemişlerinden hekimlikte kullamlan bir cins esans da çıkarılmaktadır. Genellikle av ve kümes hayvanlan etlerinin pişirilmesinde, dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır. Ardıç başta cin olmak üzere çeşitli alkollü içkilere koku ve tat vermek için kullanılır. Ülkemizde de ” tükenmez ” adıyla anılan ve çeşitli meyvelerden yapılan içeceğin de mayalanması ve hoş bir koku kazanması için ardıç konur.</p>
<p>*Benmari<br />
İçi sıcak su dolu başka bir kabın içine oturtarak pişirmek</p>
<p>*Biber<br />
Patlıcangillerden, ülkemizde bol yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve çoğu zaman acı meyveleri olan bir bitkidir. Ülkemizde başlıca şu cinsleri yetişir:<br />
Sivri biber, sulak yerde yetişirse tatlı olursa da, genellikle acıdır. Tazeyken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa veya güneşte kurutulursa kızarır.<br />
Çarleston biber, sivri biberden daha kalın, daha etlidir genellikle tatlıdır.<br />
Domates biberi, domatese benzer, yayvan yapılıdır. Rengi kırmızıdır, ama acı değildir.<br />
Dolmalık biber, yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber de fazla olgunlaşınca veya güneşte kurutulunca kızarır.<br />
Paprika, ülkemizde kırmızıbiber, Avrupa’da Paprika diye amlan bu cins biber tazeyken bile kırmızıdır ve genellikle çok acıdır. Macarlann ünlü gulaş ve benzeri yemeklerinde kullandıklan biber budur. Bütün biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra tuz durumuna getirilir, buna ” kırmızıbiber ” adı verilir ve ” çok acı “, ” acı “, ” az acı ” ve ” tatlı ” olarak ayrı ayrı satılır. Kırmızı renkli domates biberinden ” biber salçası ” yapılır. Biber salçası Güney Anadolu’da çok kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde güneşte kızarmış tatlı biberlerden de biber salçası yapılmaktadır.</p>
<p>*Biberiye<br />
Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde bol yetişen bir bitkidir. Ülkemizdeki dağlarda da yaygın olarak görülen bu bitki yaz, kış yeşildir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişir. Soğuk yerlerdeyse, kışın üstünün örtülmesi gerekir. En iyisi evlerde bir saksı içinde yetiştirmektir. Böylece her zaman el altında bulundurmak mümkün olur. Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde diğer et yemeklerinde ve soslarda hoş bir koku vermesi için kullanılır.</p>
<p>*Cevz-i bevva<br />
Ülkemizde bazı baharatçılar buna ” küçük hindistancevizi ” demektelerse de bildiğimiz hindistanceviziyle bir ilgisi yoktur. Hindistancevizi hurma cinsinden, bir tropikal bölge yemişidir. Cevz-i bevvaysa, sıcak bölgelerde yetişen ikiçeneklilerden bir ağacın fındık ve ceviz arasında bir büyüklükteki yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve genellikle tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır. Fazlası zararlı olduğundan, özellikle de beyni ve sinir sisteınini etkilediğinden cevz-i bevvayı yemeklerde çok az (sivri uçlu bir bıçağın ucunda duracak kadar) kullannıak gerekir.</p>
<p>*Defne<br />
Yapraklarını dökmeyen bir ağaç olan defne ağacının kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılır. Akdeniz ülkelerinde çok rastlanan defne ağacı güneşli ve kuytu yerlere dikilmesi şartıyla Doğu Anadolu Bölgesi’ nde de yetiştirilebilmektedir. Yapraklan çok güzel kokulu olduğundan Türk mutfağında ve diğer ülke mutfaklarında çok önemli bir yer tutmaktadır. Defne yaprakları çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlannın etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda kullanıldığı gibi bazı turşulann ve konservelerin de önemli malzemesidir. Avrupa’ da zeytinyağında konserve edilen mantarlarınn içine mutlaka birkaç defneyaprağı konulur.</p>
<p>*Dereotu<br />
Maydanozgillerden, iplik biçiminde yapraklan olan bir bitkidir. Güzel kokusu nedeniyle cacık, çiroz salatası gibi bazı salatalarda ve zeytinyağlı birçok yemekte, böreklerde çiğ ve pişmiş olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Türkiye’ de ve Akdeniz ülkelerinde çok yetişir.</p>
<p>*Fesleğen<br />
Ballıbabagillerden yapraklan çok keskin ve güzel kokulu olan yıllık bir bitkidir. Anayurdu Hindistan’dır. Akdeniz ülkelerinde ve ülkemizde süs bitkisi olarak bahçelerde, özellikle de saksılarda yetiştirilmektedir. Fesleğen Türk Mutfağı’ nda pek fazla kullanılmaz. Ama Avrupa ülkelerinde domates salçasında, türlü soslarda, çorba ve salatalarda çok kullanılmaktadır. Pek çok türü bulunan bu bitkinin yapraklan yıkandıktan sonra maydanoz gibi kullanılır.</p>
<p>*Frenk Maydanozu<br />
Maydanozgillerden kırlarda kendiliğinden yetişen bir yıllık bitkidir. Boyu 40 cm’ ye kadar ulaşan frenk maydanozunun anayurdu Avrupa’dır. Maydanoz gibi kokulu yapraklarından yararlanılır. Kızartmalara, soslara ve salatalara hoş bir tat verir. Kıvırcık olan yapraklarından servis tabaklannın süslenmesinde de yararlanılır.</p>
<p>*Hardal<br />
Turpgillerden bir bitkidir. Bu bitkinin sert ve yakıcı bir madde taşıyan tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Bu karışım özellikle ızgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır. Hardal toz halinde bazı yemeklerde de kullanılır.</p>
<p>*Kakule<br />
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen kokulu bir bitkidir. Kakulenin baharat olarak kullanılan tohumları mercimekten küçük ve beyazımsı bir renktedir. İştah açıcı, mide bozukluklarını giderici ve gaz söktürücü özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. ABD’de güzel koku vermesi için çikletlere de kakule katılmaktadır.</p>
<p>*Karabiber<br />
Karabibergillerden, zeytinsi meyvelerinin taneleri yuvarlak, yapraklan yürek biçiminde tırmanıcı bir tropikal bölge bitkisidir. En çok Güney Asya’da ve Endonezya’da yetişir. Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemeğe bütün olarak veya dövülmüş toz durumunda koymak mümkündür. Ancak mideye zararı olduğundan, midesi rahatsız olanlar karabiber kullanmaktan kaçınmalıdırlar.<br />
Karabiber tane veya toz halinde satılır. Tane karabiber alıp, kullanılacağı zaman çekip toz haline getirmek ve taze taze kullanmak daha doğrudur. Böylece karabiberin keskinliği kaybolmaz. Ülkemizde pek bilinmemesine karşın Avrupa’da karabiberin beyazı, yani ” beyaz biber ” de çok kullannılır. Karabiber, bu tırmanıcı bitkinin iyice olgunlaşmamış meyvelerinin, güneşte veya çok hafif bir ateşte kurutulmasıyla elde edilir.<br />
Beyaz biber ise, aynı bitkinin iyice olgunlaşmış meyveleridir. Bu taneler bir süre deniz suyunda veya kireçli suda bekletilir. Sonra kabuklan soyulup içi kurutulur. Beyaz biber, karabiberden daha keskin kokuludur.</p>
<p>*Karanfil<br />
Yaz, kış yeşil bir bitki olan karanfil mersingillerdendir. Hindistan, Filipinler ve Afrika’da yetişir. Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuklan kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Genellikle kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, bazı sos ve yemeklerde kullanılır. 2-3 tane dövülmemiş karanfil 3-4 litre et suyuna hoş bir koku vermeye yeter. Karanfilin pastacılık ve şekerlemecilikte de önemli bir yeri vardır. Bazı Anadolu köylerinde, çaya da bir karanfil tanesi atarak bambaşka bir tat ve koku verilir. Karanfil bitkisinin tohumlarından ilaç yapımında kullanılan karanfilağı da çıkarılır.</p>
<p>*Kekik<br />
Ballıbabagillerden, yaprakları küçük ve karşılıklı, çiçekleri beyaz, pembe veya kırmızı ve başak durumunda olan kokulu bir bitkidir. Genellikle sıcak, kuru ve taşlık topraklan sever, ülkemizde çok yetiştirilir. Etlerin, ızgaralann, sebzelerin, haşlanmış balıklann ve salçaların kokulandınlmasında kullanılır. Ülkemizin bazı bölgelerinde, özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol bol kullanılır.</p>
<p>*Kereviz<br />
Maydanozgillerden, kökleri ve yapraklan sebze olarak kullanılan kokulu, baharlı bir bitkidir. Yapraklı ve kök olarak iki çeşidi vardır. Kök kerevizinin kökleri iri olur. Yaprak kerevizinin kökleriyse, yok denecek kadar küçüktür. Hem ülkemizde hem de Avrupa’da bu bitkinin köklerinden ve yapraklarından çok yararlanılmaktadır. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı Avrupa ülkelerinde yapraklan çiğ olarak da kullanılmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen kök kerevizler iki cinstir: ” San kereviz ” ve ” Odesa kerevizi “. Bunlardan ı~ıakbul olam ” Odesa kerevizi ” dir.</p>
<p>*Kimyon<br />
Maydanozgillerden kokulu bir bitkidir. Anayurdu Akdeniz Bölgesi olan bu bitkinin tohumları yarım santimetre uzunluğunda ve esmer-san reııktedir. Keskin kokusu ve tadıyla çok bilinen ve kullanılan bir baharattır. Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Ülkemizde köfte yaparken içine kimyon katılır. Sucuk yapımında da kimyonun önemli bir yeri vardır. İtalyanlar aperitifler ve ikram ettikleri bazı tuzlu bisküvilerin hamuruna kimyon katarlar. Hollandalılar ise kendilerine has bir peyniri kimyonla kokulandınrlar. İçine kimyon katılarak yapılan Alsace sosisi de tıpkı Türk sucuğu gibi ünlüdür. Almanya’nın bazı bölgelerinde yapılan kimyonlu ekmekler de bütün dünyada bilinmektedir. Avrupa’da çok beğenilen Kümmel likörü de kimyonludur. Kimyon tek başına kullanıldığı gibi baharat kanşımlarının (mesela köri) içine de girer.</p>
<p>*Kişniş<br />
Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran ve kurutulmuş meyvesi baharat olarak kullanılan bir bitkidir. Minik, sarımsı kahverengi meyvelerinin kokusu tazeyken pek hoş değildir. Ama kurutulunca bu kokunun yerini insana ferahlık veren hoş bir koku alır. Kişniş genellikle şuruplarda, likörlerde, şekerlemelerde kullanılmaktadır. Bu tohumlann şekere bulanmasıyla yapılan ” kişniş şekeri ” ülkemizde olduğu gibi başka ülkelerde de çok ünlüdür. Kişniş şekeri pastacılıkta çok kullanılmaktadır. Türk mutfağında kişniş bazı yemeklerde de kullanılır. Bitkinin körpe yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.</p>
<p>*Lassi<br />
Yoğurt, su, şeker ile yapılan ayran benzeri bir içecektir.</p>
<p>*Maydanoz<br />
Küçük, ince dilimli ve güzel kokulu yaprakları olan bir bitkidir. Maydanozun iki çeşidi vardır. Biri ” yaprak maydanoz “, diğeri ” kök maydanoz ” dur. Ülkemizde her iki çeşidi de yetiştirilir. Türk mutfağında olduğu gibi diğer ülkelerin mutfaklannda da maydanoz pek çok yemekte sıkça kullanılmaktadır. Tava yemeklerinde servis tabaklannın süslenmesinde de maydanozdan faydalanlır.<br />
Maydanozlann saplan da kokulu ve lezzetli olduğundan, saplarını da yapraklanyla birlikte doğramak gerekir.<br />
Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sulannda bu köklerden yararlanılmaktadır.</p>
<p>*Mercanköşk<br />
Ballıbabagillerden, yapraklan küçük ve ıtırlı bir saksı bitkisi olan mercanköşk bazı bölgelerde ” merzengGş ” olarak da adlandınlır. Anadolu’nun bazı bölgelerinde yabanî mercanköşke de rastlanmaktadır. Yabanî mercanköşke ” farekulağı ” da denilir. Ancak “farekulağı ” denilen ve cuhagillerden, tohumu kuşyemi olarak kullanılan bir başka bitkiyle kanştırmamak gerekir.<br />
Mercanköşk, Türk Mutfağı’nda, olduğu kadar Avrupa ülkelerinin mutfaklarında da çok kullanılan bir bitkidir. Sindirimi kolaylaştıncı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.</p>
<p>*Nane<br />
Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, ıtırlı, küçük bir bitkidir. ” yabanî nane “, ” Su nanesi “, yeşil nane ” gibi çeşitli cinsleri vardır. Yemeklerde kullanılan nane ” yeşil nane ” dir. Yetiştirilmesi kolay bir bitki olan nane ülkemizde olduğu gibi bütün Akdeniz ülkelerinde çokça yetişir. Türk mutfağında nane oldukça sık kullanılmaktadır. Çorbalardan, dolmalara kadar pek çok yemekte nane kullanılır. Avrupa ülkelerindeyse nane, daha çok fınnda ve tencerede pişirilen etler için hazırlanan soslara konulmaktadır. Bununla birlikte bazı haşlanmış sebze yemeklerinin de üstüne serpilir.</p>
<p>*Rezene<br />
Yakın zamana kadar ” raziyane ” adıyla tanınan rezene maydanozgillerdendir. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır. ” Denizrezenesi ” adı verilen türüyse, deniz kayalıklannda yetişir. Kokulu bir bitki olan denizrezenesi de kararezenesi gibi maydanozgillerdendir.</p>
<p>*Roka<br />
Turpgillerden yapraklan turp yaprağına çok benzeyen bir bitkidir. Gerek ülkemizde, gerek Avrupa’da yaygın olarak yetiştirilmektedir. Çiğ veya salata olarak, tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Bazı Avrupa ülkelerinin mutfaklannda salatalara kanıştırıldığı gibi servis tabaklannın süslenmesinde de kullamlır.</p>
<p>*Safran<br />
Süsengillerden, Akdeniz ülkeleı~inde yetişen, baharda çiçek açan küçük bir bitkidir. Bu bitkinin çiçekleri toplanır ve tepecikleri kurutularak kullanılır. Yemeklere san bir renk veren bu toz, zeytinyağında hiç erimez. Böylece kanşık veya hileli olup olmadığını kontrol etmek mümkündür. Akdeniz ve Doğu ülkelerine tSzgü pirinç ve balık yemekleı~inde kullanılan safran,bazı Balkan ülkelerinde ekmeğe katılır. Bazı yemeklere renk ve koku vermek için kullanılan safrandan zerde adı verilen tatlı yapılır.</p>
<p>*Sumak<br />
Ülkemizin bazı yerlerinde ” somak ” diye bilinen baharatın ağacı sıcak bölgelerde yetişir. Sakızağacıgiller familyasından küçük bir ağaç olan sumağın kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullamlır. Mercimeğe benzeyen ve mayhoş bir tadı olan taneleriyse dövülerek baharat olarak kullanılır. Bazı türleri zehirlidir. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılan sumağın dövülmüş taneleri, ince kıyılmış kırmızıbiberi andını:</p>
<p>*Tarçın<br />
Defnegillerden olan tarçın ağacının kabuğundan elde edilir. Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya’da yetişen bu ağacın kabuğu, içindeki kokulu ve uçucu bir yağdan ötürü baharat olarak kullanılmaktadır. Kabukları dövülüp toz haline getirildiğinde, yağımn uçması sonucu kokusunu çabuk kaybettiğinden genellikle kabuk parçaları durumunda ve cam kavanozlarda saklanır. Tarçın, ülkemizde genellikle sütlü tatlılarda ve hamur tatlılarında, şekerlemelerde, pastalarda ve bazı yemeklerde, boza, salep gibi içeceklerde, hatta kaynatılarak çay yerine kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinin mutfaklarındaysa soslara, bazı şaraplara, kremalara da konulmaktadır.</p>
<p>*Tarhun<br />
Doğu Avrupa ülkelerinde yetişen bileşikgillerden kokulu bir bitkidir. Yaprağının çok baharatlı olmasından ötürü salçalı et yemeklerinde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda çok kullanılır. Tarhun kanştınlmış sirkeyle yapılan mayonezlerin kendine has bir lezzeti ve kokusu olur. Tarhunlu sirke şöyle yapılır: iki avuç dolusu tarhun iyice yıkandıktan sonra bir şişeye konur. Üzerine yarım litre sirke boşaltılır ve 2-3 ay beklettikten sonra süzülerek başka bir şişeye aktarılır. Gerektikçe kullanılır.</p>
<p>*Tere<br />
Turpgillerden, yaprakları uzunca bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklan genellikle çiğ ve salata olarak yenir. Servis tabaklannda garnitür olarak da kullaınlır.</p>
<p>*Turp<br />
Turpgillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesi acımsı bir bitkidir. Etli olan kökleri yenir. Türbun ” karaturp “, ” beyaz turp “, ” yabanî turp “, ” kınmzı turp “, ” bayır turbu ” gibi birçok çeşidi vardır. Nemli toprakları sever. Beyaz turbun etli ve sulu bir yumru durumunda olan kökü, kabuğu soyulup rendelendikten sonra tuz, sirke ve zeytinyağıyla karıştırılarak salata olarak yenir. Ancak rendelendikten sonra suyunun süzülmesi gerekir. Bazı Avrupa mutfaklarında beyaz turbun kökü çeşitli soslarda da kullanılır. Karaturp da beyaz turp gibi salata olarak yenir. İri bir fındık büyüklüğünde veya körpe küçük havuç gibi uzun biçimde olan kırmızı turp rendelenmez. Üstü hafıfçe kazınıp, iyice yıkandıktan sonra bütün olarak veya ikiye bölünerek salatalara konur ve öyle yenir. Kırmızı turp aynı zamanda servis tabaklarının süslenmesinde de kullanılır. Turbun her türlüsü çiğ yenir.</p>
<p>*Vanilya<br />
Salepgillerden, çiçekleri beyaz ve kokulu, tırmanıcı küçük bir bitkidir. Genellikle Orta ve Güney Amerika ve Madasgaskar’da yetişen bu kalın ve etli bitkinin meyvesi iyice olgunlaşmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Baharat olarak kullanılan bu meyve kuruduğunda buruşur, esmer bir renk alir ve kokusu artar. Kurutulduktan sonra dövülerek toz haline getirilen vanilya, genellikle sütlü tatlılarda, dondurmalarda, pasta ve şekerlemelerde kullanılır. Meksika’da ve bazı Avrupa ülkelerinde çeşitli likörlere de konulur.</p>
<p>*Yenibahar<br />
Mersingillerden ABD’nin sıcak bölgelerinde yetişen bir bitkinin tohum şeklindeki küçük meyvesidir. Bu meyveler kurutulduktan sonra öğütülür ve çeşitli yemeklerde baharat olarak kullanılır.</p>
<p>*Zencefil<br />
Zencefılgillerden sıcak bölgelerde yetişen, güzel kokulu bir bitkidir. Genellikle Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya’da yetişmektedir. Bitkinin kokulu köksapları kurutularak toz durumuna getirilmesiyle baharat elde edilir. Köksaplardan hekiınlikte kullamlan bir tür yağ da çıkanlmaktadır. Aynca taze köksaplar pişirilerek yenir. Daha çok şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır. Uzakdoğu ülkelerinde çay, kahve, ıhlamur gibi içeceklere de zencefıl katılır. Zencefıl ” beyaz ” ve ” esmer ” olarak iki türlüdür. Köksaplar kurutulurken kabuklanndan aynlmazsa elde edilen zencefıl esmer, kabuğu ayıklanan ktSksaplardan elde edilen zencefıl ise beyaz olur.</p>
<p>*Zerdeçal<br />
Zencefılgillerden, yapraklan sivri uçlu, çiçekleri san renkte bir bitkidir. Bu bitkinin saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkanldığı için buna ” Hint safram ” da denir. Safran pahalı olduğundan genellikle zerde yapımında safran yerine zerdeçal kullanılır. Et, balık ve yumurtalı yemeklere katılan zerdeçal hardal hazırlamakta da kullanılır.</p>
<p><a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/adacayianason">Adaçayı<img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" />Anason</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" width="16" height="16" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/allspice">allspice</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/anason">Anason</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/anise">anise</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/ardic">Ardic</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/basil">basil</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/bay-leaves">bay leaves</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/benmari">Benmari</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/biber">Biber</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/biberiye">Biberiye</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/black-pepper">black pepper</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cardamom">cardamom</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/celery-seed">Celery Seed</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cevz-i-bevva">Cevz-i bevva</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cinnamon">cinnamon</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cloves">cloves</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/coriander">coriander</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cumin">cumin</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/defne">Defne</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/defne-yapragi">Defne yapragi</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/dereotu">Dereotu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/fennel">fennel</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/feslegen">fesleğen</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/feslegen-veya-reyhan-otu">Feslegen veya Reyhan Otu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/frenk-maydanozu">Frenk Maydanozu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/ginger">ginger</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/hardal">Hardal</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/hashas-tohumu">Hashas Tohumu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/hint-cevizi-kucuk-hindistan-cevizi">Hint cevizi/ kucuk hindistan cevizi</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kakule">Kakule</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/karabiber">Karabiber</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/karanfil">Karanfil</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kekik">Kekik</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kereviz">kereviz</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kereviz-tohumu">Kereviz Tohumu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kimyon">Kimyon</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kisnis">Kişniş</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/lassi">Lassi</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mahalep">mahalep</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mahlep">Mahlep</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/marjoram">marjoram</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/maydanoz">Maydanoz</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mercakkosk">Mercakköşk</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mercankosk">Mercanköşk</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mint">mint</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/nane">Nane</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/nutmeg">nutmeg</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/oregano">oregano</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/poppy-seed">poppy seed</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/rezene">Rezene</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/roka">Roka</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/rosemary">rosemary</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/saffron">saffron</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/safran">Safran</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/sesame-seed">sesame seed</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/sumac">sumac</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/sumak">Sumak</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/susam">susam</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tarcin">Tarçın</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tarhun">Tarhun</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tarhun-otu">Tarhun Otu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tarragon">tarragon</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tere">Tere</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/turp">Turp</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/vanilya">Vanilya</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/yenibahar">Yenibahar</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/zencefil">Zencefil</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/zerdecal">Zerdeçal</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karanfil...]]></title>
<link>http://f1emre.wordpress.com/2009/04/11/karanfil/</link>
<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 16:25:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>f1emre</dc:creator>
<guid>http://f1emre.wordpress.com/2009/04/11/karanfil/</guid>
<description><![CDATA[Yine senle uyanır oldum&#8230; Rüyalarımdan çıkmaz oldun&#8230; Bu aralar çok anar oldum seni&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Yine senle uyanır oldum&#8230;</p>
<p>Rüyalarımdan çıkmaz oldun&#8230;</p>
<p>Bu aralar çok anar oldum seni&#8230;</p>
<p>Şimdi nasıl yazacam sana bir yazı söyle bana</p>
<p>Bekliyorum ki ölmeyi&#8230;</p>
<p><span style='text-align:center;display:block;'><object width='400' height='330' type='application/x-shockwave-flash' data='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-9111023011636578266'><param name='allowScriptAccess' value='never' /><param name='movie' value='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-9111023011636578266'/><param name='quality' value='best'/><param name='bgcolor' value='#ffffff' /><param name='scale' value='noScale' /><param name='wmode' value='window'/></object></span></p>
<p><strong>Mustafa Ceceli-Karanfil</strong></p>
<p>Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim<br />
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin<br />
Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş<br />
Ne oldu ümitlerine bu ne keder bu ne iç çekiş</p>
<p>Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür<br />
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül</p>
<p>Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz<br />
Çok değil inan az kaldı az<br />
Bu kadar erken susma biraz bekle<br />
Ağlama, ağlama gül biraz</p>
<p>Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim<br />
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin<br />
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür<br />
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül</p>
<p>Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz<br />
Çok değil inan az kaldı az<br />
Bu kadar erken susma biraz bekle<br />
Ağlama, ağlama gül biraz</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mustafa Ceceli - Karanfil]]></title>
<link>http://elif.wordpress.com/2009/03/05/mustafa-ceceli-karanfil/</link>
<pubDate>Thu, 05 Mar 2009 18:37:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>nehar</dc:creator>
<guid>http://elif.wordpress.com/2009/03/05/mustafa-ceceli-karanfil/</guid>
<description><![CDATA[Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin Bu ürkek bu al du]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone" title="mustafa ceceli" src="http://www.billboard.com.tr/Images/Genel/Mustafa-Ceceli.jpg" alt="" width="290" height="250" /></p>
<p>Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim<br />
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin<br />
Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş<br />
Ne oldu ümitlerine bu ne keder bu ne iç çekiş</p>
<p>Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür<br />
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül</p>
<p><em>Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz<br />
Çok değil inan az kaldı az<br />
Bu kadar erken susma biraz bekle<br />
Ağlama, ağlama gül biraz..</em></p>
<p><a href="http://www.zshare.net/audio/642507217910bf72/"><strong>Mustafa Ceceli &#8211; Karanfil (dinle ve indir)</strong></a></p>
<p>edit: ölü linkler yenilendi <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[fatih kazim şen resim calismalari]]></title>
<link>http://fatihbetra.wordpress.com/2009/03/01/fatih-kazim-sen-resim-calismalari/</link>
<pubDate>Sun, 01 Mar 2009 23:33:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>fatihbetra</dc:creator>
<guid>http://fatihbetra.wordpress.com/2009/03/01/fatih-kazim-sen-resim-calismalari/</guid>
<description><![CDATA[resim cizim desen çalışmalarım çizimlerim   yeni çizimlerim soyut denemelerim&#8230;. izlediğiniz iç]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>resim cizim desen çalışmalarım</p>
<p><a href="http://fatihbetra.wordpress.com/cizgilerim/">çizimlerim</a></p>
<p><a href="http://fatihbetra.wordpress.com/cizgilerim/"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-56" title="karanfilnakis" src="http://fatihbetra.wordpress.com/files/2009/02/karanfilnakis.jpg?w=67" alt="karanfilnakis" width="67" height="96" /></a></p>
<p> </p>
<p><a href="http://fatihbetra.wordpress.com/cizimlerim2/">yeni çizimlerim</a> soyut denemelerim&#8230;. <a href="http://fatihbetra.wordpress.com/cizimlerim2/"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-174" title="lamia-abstract" src="http://fatihbetra.wordpress.com/files/2009/05/lamia-abstrac.jpg?w=109" alt="lamia-abstract" width="109" height="150" /></a></p>
<p>izlediğiniz için teşekkür ederim&#8230;.</p>
<p> </p>
<p>&#8230;fotograf calismalarim</p>
<p><a href="http://www.fotokritik.com/kullanici/betra/portfolyo/">http://www.fotokritik.com/kullanici/betra/portfolyo/</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mustafa Ceceli - Karanfil]]></title>
<link>http://kralinefesi.wordpress.com/2009/01/27/mustafa-ceceli-karanfil/</link>
<pubDate>Tue, 27 Jan 2009 08:26:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>kralinnefesi</dc:creator>
<guid>http://kralinefesi.wordpress.com/2009/01/27/mustafa-ceceli-karanfil/</guid>
<description><![CDATA[Mustafa Ceceli &#8211; Karanfil Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim Bir sessiz çığlık gibi kırmı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Mustafa Ceceli &#8211; Karanfil</p>
<p>Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim<br />
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin<br />
Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş<br />
Ne oldu ümitlerine bu ne keder bu ne iç çekiş</p>
<p>Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür<br />
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül</p>
<p>Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz<br />
Çok değil inan az kaldı az<br />
Bu kadar erken susma biraz bekle<br />
Ağlama, ağlama gül biraz</p>
<p>Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim<br />
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin<br />
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür<br />
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül</p>
<p>Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz<br />
Çok değil inan az kaldı az<br />
Bu kadar erken susma biraz bekle<br />
Ağlama, ağlama gül biraz</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mustafa Ceceli - Karanfil Şarkı Sözleri]]></title>
<link>http://kliplerr.wordpress.com/2008/12/13/mustafa-ceceli-karanfil-sarki-sozleri/</link>
<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 22:10:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>yldz</dc:creator>
<guid>http://kliplerr.wordpress.com/2008/12/13/mustafa-ceceli-karanfil-sarki-sozleri/</guid>
<description><![CDATA[Mustafa Ceceli &#8211; Karanfil Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim Bir sessiz çığlık gibi kırmı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Mustafa Ceceli &#8211; Karanfil</strong></p>
<p>Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim<br />
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin<br />
Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş<br />
Ne oldu ümitlerine bu ne keder bu ne iç çekiş</p>
<p>Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür<br />
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül</p>
<p>Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz<br />
Çok değil inan az kaldı az<br />
Bu kadar erken susma biraz bekle<br />
Ağlama, ağlama gül biraz</p>
<p>Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim<br />
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin<br />
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür<br />
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül</p>
<p>Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz<br />
Çok değil inan az kaldı az<br />
Bu kadar erken susma biraz bekle<br />
Ağlama, ağlama gül biraz</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.guncell.com/mustafa-ceceli-karanfil-sarki-sozleri.html" target="_blank">Mustafa Ceceli &#8211; Karanfil Şarkısını dinle</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[]]></title>
<link>http://ctrla.wordpress.com/2008/12/09/119/</link>
<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 21:10:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>ctrlu</dc:creator>
<guid>http://ctrla.wordpress.com/2008/12/09/119/</guid>
<description><![CDATA[Anason: Haziran-ağustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><a name="1"><span style="color:#800000;"><big><strong>Anason: </strong></big></span></a><span style="font-size:medium;">Haziran-ağustos aylarında, beyaz renkli       çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik bitkidir. Gövdesi dik, silindir       biçiminde, içi boş, çok dallı, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun       saplı, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bileşik şemsiyelerde       toplanmışlardır. Meyveleri armut şeklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı       renklidir. Başta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde       yetiştirilir. Kültür anasonunun vatanının Anadolu olduğu tahmin edilmektedir.       Meyvalarında nişasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ bulunmaktadır. Uçucu yağ       miktarları bitkinin cinsine ve yetiştiği yerin şartlarına bağlıdır. Uçucu yağın       % 80-90’ı anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi çok olmayan bir maddedir.       Meyvelerinden su buharı distilasyonu ile elde edilen anason yağı, hemen hemen renksiz       ve karakteristik kokuludur. Anason tıpta midevi, bağırsak gazlarının teşekkülünü       önleyici, hazmı kolaylaştırıcı ve göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır.       Ayrıca nefes darlığı, öksürük ve kalb çarpıntısı rahatsızlıklarında da       etkilidir. Anason yüksek dozda alındığında baş ağrısı, uyuşukluk, görme       zorluğu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastalığına sebeb olur. Bilhassa çocuklara       uyku vermede, midede teşekkül eden gazları gidermede çok faydalıdır. Bebekler için       bir çay kaşığı tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazırlanır.       Yemeklerden önce veya süte katılarak bir kaç çay kaşığı verilir. Büyükler %       1-2’lik çayını günde 2-3 bardak alabilir. Kullanılan kısmı, meyvaları ve       yapraklarıdır. Meyveleri tamamen olgunlaştıktan sonra toplanır ve gölgede kurutulur</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><big><strong><a name="2">Çörekotu:</a> </strong></big></span><span style="font-size:medium;">Haziran-temmuz ayları arasında yeşille karışık       açık mâvi renkli çiçekler açan, 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitkidir. Yol       kenarları ve bilhassa ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kısa tüylüdür.       Yaprakların alttakileri saplı, üsttekileri sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek       tektir. Taç yaprakları iki loplu ve bal özü bezleri taşıyan 8 tâne küçük parça       hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir.       Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da       yetiştirilmektedir. Bitkinin kullanılan kısımları tohumlarıdır. Tohumları tamâmen       olgunlaştıktan sonra toplanır ve güneşte kurutulur. Çörekotu tohumlarında uçucu       ve sabit yağ, tanen, şekerler, glikozit bünyeli bir saponin ve alkaloitler       bulunmuştur. Tohumları gaz söktürücü, uyarıcı ve idrar söktürücü olarak       kullanılmaktadır. Güzel kokusu sebebiyle müshil ilâçlarının içine ilâve edilen       iyi bir lezzet ve koku değiştiricidir. Çörekotunun Anadolu’da bulunan ve aynı       şekilde kullanılan diğer türleri şunlardır:</span></em></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Şam çörekotu (Nigella       damascena):</strong> Yaprakları parçalıdır. Çiçekleri tek ve üst yapraklar       tarafından örtülmüş durumdadır. Parlak mâvi çiçeklidir.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Kır çörek otu (Nigella arvensis):</strong> 10-30 cm yüksekliğinde mâvi çiçeklidir. Yaprakları sivri parçalıdır. Tohumları       kurt düşürücü olarak da kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><big><strong><a name="3">Defne:</a> </strong></big></span><span style="font-size:medium;">6-18 m yüksekliğinde, yuvarlak tepeli ve sık       dallı bir ağaç veya ağaçtır. Almaşık sapın iki yanında karşılıklı değil de       aralıklı olarak bir sağda, bir solda bitmiş yapraklar şeklinde dizilmiş, 7.5-10 cm       uzunluğundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarları da       genellikle dalgalıdır. Bitkinin sarımsı veya yeşilimsi beyaz renkte küçük       çiçekleri, olgunlaştığında rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri       vardır. Bitkinin kullanılan kısmı yaprak ve meyveleridir. Yaprakları uçucu yağ       yönünden zengindir. Baharat olarak kullanılır. Defne meyvelerinde de uçucu yağ ve       diğer yağlar, acı maddeler bulunur. Meyveleri midevî ve sinir ağrılarına karşı       kullanılır. Meyve yapraklarından elde edilen yağ cildi tahriş edici merhemlerin       içine konur. Aynı maksat için veteriner hekimlikte de, bundan başka sabun ve       şampuanlara koku vermek için de kullanılır.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><big><strong><a name="4">Hardal:</a> </strong></big></span><span style="font-size:medium;">0,2-1,5 m boylarında beyaz veya sarı çiçekli,       yıllık otsu bitkilerdir. 10 kadar türü vardır. Türlerinin çoğu Akdeniz çevresi       memleketlerinde yetişir. Hardalın beyaz hardal otu, siyah hardal otu, yabanî hardal       olmak üzere değişik türleri vardır.</span></em></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Siyah hardal otu (Sinapis       nigra):</strong> 1-1,5 m boyunda, bir yıllık sarı çiçekli otsu bir bitkidir.       Yaprakları saplıdır. Meyveleri 1-3 cm uzunlukta 2-3 mm genişlikte, sap üzerine       yatık, tüysüz, hemen hemen dört köşeli, kısa sivri uçludur. Yassı ve köşeli       olan meyvelerinde tohumların bulunduğu yerler şişkindir. Tohumlar kırmızımsı siyah       renktedir. Bitkinin Orta Avrupa, Anadolu ve İran’da kültürü yapılır. </em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em>Kullanılan kısımları tohumları ve tohumlarından       elde edilen yağıdır. Bitkinin yaprakları dökülmeye başladığında meyve       salkımları toplanır. Bunlar 15 gün kadar gölgede kurutulduktan sonra tohumları       alınır. Hardal tohumlarında müsilaj, yağ, sinapin, sinigrin isimli glikozit ve       mirozinaz fermenti vardır. Çok eskiden beri tıpta kullanılmaktadır. Dâhilen hardal       tohumu unu az dozlarda midevî, yatıştırıcı ve tarçınla karıştırılırsa iyi bir       iştah açıcıdır. Hâricen yakı, lapa veya banyo hâlinde romatizma ve bronşitte       mevzii tahriş yapmak için kullanılır. Hardal yağı cildi tahriş eder, onun için       sürüldüğü yer kızarır. Hafif antiseptiktir. Dumanı öksürük ve gözyaşı       getirir. En fazla baharat olarak kullanılır. Deriyi tahriş edip, kızarttığından iç       organlardaki kanı dışarıya toplar. Zehirlenmelerde kusturucu etkisinden       faydalanılır. Hardal yakıları bir saatten fazla tutulmamalıdır. Aksi halde       yılancığa benzer büyük şişler meydana gelir. Yakılar ılık suda ısıtılır.       Sıcak su fermentleri tahrip eder. Hardal yakısı, hardal tozunun kâğıt üzerine       yapıştırılması suretiyle elde olunur. Kullanılacağı zaman ılık suda       ıslatılarak hardallı tarafı deriye gelecek şekilde kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Beyaz hardal otu (Sinapis alba):</strong> Beyaz çiçekli hardal otudur. Vatanı Akdeniz çevresi memleketleridir. Orta Avrupa ve       Kuzey Amerika’da da kültürü yapılır. Önemli bir yağ bitkisidir.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em>Beyaz hardal otunun sarı-kırmızı veya beyaz       renkteki olgun tohumlarından hardal yağı elde edilir. Kullanılışı siyah hardal otu       ile aynıdır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Yabani hardal (Sinapis arvensis):</strong> 20-60 cm yüksekliğinde, memleketimizde tarla ve nadaslarda, yol kenarlarında yetişen       bir tarla otudur.</em></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a name="5"><span style="color:#800000;"><em><strong><big>Hindistancevizi:</big></strong></em></span></a><span style="color:#000000;"> <em><big>Srilanka, Malezya ve Afrika ülkelerinde yetiştirilir. Baharat       olarak kullanılan, bilinen Hindistancevizi meyvesinden farklıdır. </big></em></span><em><span style="font-size:medium;">Küçük hindistancevizi olarak anılır fakat tamâmen farklı olan bir       bitkidir. Tropik bölgelerde (Moluk Adaları) yetişir. Yaz ve kış yeşil olur. 10 m       yüksekliğindedir. Avrupalılar buna muskatcevizi de derler. Çünkü Avrupa’ya eskiden       Arabistan limanlarından Muskat’tan gönderilirdi. Tohumları tıpta kullanılır.       Meyveleri kapsül biçimdedir. Her kapsül irice bir tohum ihtivâ eder. Tohumun içinde       “arillus” denilen ağsı bir örtü vardır. Tohumları ve etli olan aril denilen       kısmı kullanılır. Tohumları miristisin, uçucu yağ, nişasta ihtivâ eder. Aromatik       kokusundan dolayı bâzı ilaçların bileşimine girer. Sindirim kolaylaştırıcı ve       gaz söktürücü etkisi vardır. Bu sebeple bilhassa küçük çocuklara verilir. Etli       kısmı da aromatik kokuludur. Yüksek dozları zehirlidir. </span><span style="color:#000000;"><big>Türkiye&#8217;de       yılda 1500 ton civarında tüketilir. Tatlı ve pastacılarda yoğun olarak kullanılır.</big></span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><big><em><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="color:#800000;"><strong><a name="6">Karabiber:</a> </strong></span><span style="color:#000000;">Hindistan, Brezilya, Singapur, Malezya, endonozya ve       Vietnamda yetiştiriliyor. Adana ciarında deneme üretimleri yapıldı, fakat başarılı       sonuç alınamadı. Ülkemizin iklimi Karabiber yetiştirilmesini müsait değil.       Karabiberin, Salvak, Malabar ve Beyaz Karabiber olmak üzere üç çeşidi var. Bunlardan       Salavak, biraz çekildiği zaman esmer, Malabar açık giri ve Beyaz Karabiber ise süt       beyazı renginde oluyor. Karabiber, başta kebap ve köfteler olmak üzere, birçok       yemekte kullanılıyor. K<span style="color:#000000;">arabiberin ülkemizdeki</span></span></span><span style="font-family:Times New Roman;color:#000000;"> yıllık tüketimi 3 bin ton civarında.</span></em></big></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><a name="7"><span style="color:#800000;"><strong><big>Karanfil: </big></strong></span></a><span style="font-size:medium;">10-20 m yüksekliğinde, yaprak dökmeyen       ağaçlardan elde edilir. Vatanı, tropik Asya (Moluk Adaları, Zengîbar) dır. Karanfil       bildiğimiz süs karanfil çiçeğinden farklıdır. Yaz kış yeşil kalan yaprakları,       meşin gibi serttir. Çiçekleri pembedir ve kiraz çiçekleri gibi demet hâlinde       bulunurlar. Bu çiçeklerin kurutulmuş tomurcukları <strong>“karanfil”</strong> adını alır. Kurutulmuş tomurcuklar, 10 mm boyunda, çiviye benzer şekilde, ovaryumu       hafif dört köşeli, dört taç ve çanak yaprağından meydana gelmiş olup,       kırmızı-kahverenklidir. Çiçek sapları da karanfil adıyla satılmakta ise de ikinci       kalite ürün sayılmaktadır. Karanfile koku ve lezzetini veren “eugenol” adındaki       bir uçucu yağdır. Kurutulmuş tomurcuklar ezilip subuharı distilasyonuna tâbi       tutulursa % 14-20 kadar karanfil esansı denilen uçucu yağ elde edilir. Bu uçucu yağda       % 80-90 kadar eugenol ve %3 kadar da asetil eugenol bulunur. Eugenol, hoş kokulu,       kuvvetli antiseptik ve analjezik bir maddedir. Karanfil çok eski çağlardan beri baharat       olarak kullanılmaktadır. Eskiden saraylarda konuşacak kimseler, nefesleri güzel koksun       diye karanfil kullanırlardı. Tıpta, diş hekimliğinde, diş tedâvisinde ağrı kesici       ve antiseptik olarak kullanılır. Gaz söktürücü bir etkisi de vardır. Diş       macunlarının terkibine girer. Pasta ve şekercilikte, parfümeride ve sabun sanâyiinde       kullanılır. Ayrıca eugenol vanilin eldesinde kullanılan başlıca maddelerden biridir.       Bugün karanfilin en çok yetiştirildiği ve ihraç edildiği ülkelerin başında       Zengibar ve Madagaskar gelir.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><big><strong><a name="8">Kekik:</a> </strong></big></span><span style="font-size:medium;">Mayıs-eylül ayları arasında çiçek açan çok       yıllık, çok dallı, odunsu ve küçük çalımsı bir bitkidir. Yol kenarlarında kurak       bölgelerde, bilhassa dağlık yerlerde çok rastlanır. Tabanda odunlaşmış bir       gövdesi, ince dört köşeli ve kırmızımsı renkli dalları vardır. Yaprakları 1 cm       kadar uzunlukta, oval, sapsız veya kısa saplıdır. Yapraklarda, uçucu yağ depo eden       salgı tüyleri bulunur. Çiçekler küçük, iki veya çok çiçekli pembemsi, mor-beyaz       veya kırmızı renklerde, dalların uçlarında küresel durumlar teşkil ederler. Çanak       ve taç yaprakları tüpsü ve lopludur. Anadolu’da oldukça yayılmış olup, birçok       varyeteleri de vardır. Memleketimizde 37 kekik türü bulunmaktadır. Halk arasında       kekiğe benzeyen mercan köşk veya merzengüş (origanum) türleri; İstanbul kekiği,       İzmir kekiği gibi adlarla kekik yerine kullanılmaktadır. Kekiğin sarımsı renkte bir       uçucu yağı vardır. Bu yağda önemli olan ve kokusunu veren thymol bulunur. Kekik,       çay hâlinde mide ağrılarına karşı, dolaşım uyarıcısı, baharat olarak ve idrar       söktürücü olarak kullanılır. Thymol az dozlarda midevî, balgam söktürücü, sinir       kuvvetlendirici ve boğaz ağrılarına karşı kullanılır. Yüksek dozlarda ise       antiseptik ve kurt düşürücü olarak verilir.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><big><em><a name="9"><span style="color:#800000;"><strong>Kimyon: </strong></span></a><span style="color:#000000;">Konya ve Polatlı&#8217;da yetiştirilir. Konya&#8217;da       yetiştirilen, sarımtırak bir renge sahiptir. Çekildiği zaman Polatlı cinsi hafif       esmer olur. Sucuk ve köfte yapımında kullanılır. Aromatik yapısı sebebiyle, kıyma       ile yapılan yemeklerde tercih edilen bir baharattır.</span></em></big></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><big><em><a name="10"><span style="color:#800000;"><strong>Kırmızı       Pul Biber: </strong></span></a><span style="color:#000000;">Güneydoğu illerinde, en çok       Gaziantep ve ıslahiye&#8217;de üretiliyor. Biberin yüzde 60&#8242;ı Islahiye&#8217;de üretilir. Fakat       buna Maraş biberi denir. Kırmızı Biber, kurutulup, taş değirmende kalın bir       şekilde öğütülür. Yıllık 10 bin ton tüketiliyor. </span></em></big></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><big><a name="11"><span style="color:#800000;"><strong>Köfte       Baharı:</strong><big> </big></span></a><span style="color:#000000;">Bu baharat, değişik       baharatların belirli ölçülerde karıştırılıp eöğütülmesinden elde edilen bir       karışım. Ana maddesi kişniş. Karabiber, Tatlı Kırmızı Biber, az miktarda       Karanfil, Defne yaprağı ve Kekik&#8217;ten oluşuyor.</span></big></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><strong><big><a name="12">Susam:</a> </big></strong></span><span style="font-size:medium;">Bir metre boyunda, yağ veren bir yıllık otsu bir       bitkidir. Başlıca Hindistan, Çin ve Sudan’da yetişir. Bitkinin alt yaprakları       karşılıklı ve loblu, üst yapraklar tam ve mızrak şeklindedir. Çiçekler beyaz veya       pembe olup, yaprakların koltuğunda salkım durumunda toplanmışlardır. Meyveleri 2-3       cm boyunda, uzun, prizmatik ve çok tohumlu bir kapsüldür. Susam, sıcağı çok sever.       Isı miktarı fazla olan yerlerde tohum verimi ve yağ oranı artar. Orta derecede ağır       ve humuslu topraklarda iyi yetişir. Tohumlarından % 50 civârında yağ elde edilir.       Yağı hemen hemen kokusuz ve soluk renklidir. Yemek yağı olarak kullanılır. Tedâvide       müshil etkilidir. Kabukları soyulmuş susam tohumlarının ezilmesiyle tahin elde       edilir. Bu da tahin helvası yapımında kullanılır. Ayrıca susam tohumları simit ve       pastaların üzerine konur.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><big><a name="13"><span style="color:#800000;"><strong>Sumak: </strong></span></a><span style="color:#000000;">Güneydoğu Anadolu&#8217;da yetişen, çalı       gurubundan, bodur bir ağacın yapraklarının kurutulup toz haline getirilmesiyle elde       edilir. </span></big><span style="font-size:medium;">Yaprakları tanen, şekerler ve sarı renkli boya       maddeleri taşırlar. Kabız edici, kan kesici, antiseptik etkili olup, ayrıca yünlü       kumaşların boyanmasında kullanılır. Boğaz ve diş etleri hastalıklarında da       gargara hâlinde kullanılır. </span><span style="color:#000000;"><big>Sumağın, sarı       çiçeklerinin taç yaprakları ve meyvelerinde oldukça keskin ekşi bir lezzet vardır.       Güneydoğu&#8217;ya has &#8220;ezme&#8221; ve çeşitli yörelerde yapılan mantı ile birlikte       yenilir.</big></span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a name="14"><span style="color:#800000;"><big><strong><em>Tarçın:</em></strong></big></span></a><span style="color:#000000;"> </span><span style="font-size:medium;"><em>Vatanı Güney ve Güneydoğu Asya olan,       yaprak dökmeyen aromatik kokulu ağaçtan elde edilir. Önemli olan iki tür tarçın en       çok kullanılmaktadır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Çin tarçını (Cinnamamum       cassia):</strong> Güneydoğu Çin’de yetiştirilen bir türdür. 10-12 m       yüksekliğinde kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Esas ağacın       kurutulmuş kabukları kullanılır. Kabukların dış kısmında mantar tabakası bulunur       ve grimsi renklidir. Kokusu kuvvetli ve özel, tadı tatlımsı ve yakıcıdır. Tanen ve       uçucu yağ taşır. Baharat olarak kullanılır. Meyveleri de baharatlı lezzetli ve       tarçın kokuludur Tarçın yerine kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Seylan tarçını(Cinnamomum seylanicum):</strong> Kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaçtır. Hindistan ve Doğu Hint       Adalarında yetişir. Kabukları kahverenkli, boru şeklinde iç içe geçmiş ve mantar       tabakası yoktur. Özel kokulu ve tatlımsı baharlı, lezzetlidir. Tanen ve uçucu yağ       taşır. Kabız, gaz söktürücü ve antiseptik etkisi vardır. Baharat ve koku verici       olarak kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Tarçın esansı:</strong> Seylan       tarçınının kabuklarından elde edilen bir uçucu yağdır. Kuvvetli tarçın       kokuludur. Gıdâ ve parfümeri sanâyinde koku verici olarak kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a name="15"><em><span style="color:#800000;"><big><strong>Tatlı       Toz Biber:</strong></big></span></em><span style="color:#000000;"> </span></a><span style="color:#000000;"><big><em>Hiç acısı       olmayanı, Geyve&#8217;de, Osmangazi civarında üretiliyor. Tatlı Kırmızı Biberi&#8217;in       kurutulup öğütülmesiyle elde ediliyor. Ayrıca, acı olan cinsi ise Karacabiy,       Kemalpaşa ve İnegöl&#8217;de yetiştiriliyor. </em></big></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><strong><big><a name="16">Vanilya: </a></big></strong></span><span style="font-size:medium;">Birçok tropikal ülkelerde yetiştirilen,       tırmanıcı gövdeli bitkilerdir. Vatanı Meksika, Madagaskar, Java ve Antillerdir.       Bitkinin yaprakları sapsız, yassı ve etlidir. Meyveleri 15-20 cm uzunlukta, yassı, iki       uca doğru incelmiş, parlak siyahımsı renkli bir kapsüldür. Kokusu özel ve tadı       acıdır. Yeşilken toplanıp, sonra suda haşlandıktan sonra kurutulan meyveleri       kullanılır. Özel kokulu vanilin maddesi ancak fermentatif bir kurutma sonucunda meydana       gelmektedir. Vanilin meyveden glikosit ile bağlı durumdadır. Ancak böyle bir kurutma       esnâsındaki mayalanma ile serbest hâle geçmektedir. Mîde ve sinir sistemini uyarıcı       etkilere sâhiptir. Koku verici olarak gıdâ sanâyiinde kullanılmaktadır.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a name="17"><span style="color:#800000;"><big><strong><em>Yenibahar:</em></strong></big></span><span style="color:#000000;"> </span></a><span style="color:#000000;"> <big><em>Batı&#8217;da &#8220;Jameika Biberi&#8221; olarak da bilinir.         Başta Jameika olnak üzere, Maksika ve Malezya&#8217;da yetiştirilen Yenibahar,       &#8220;Pimento Officinalis&#8221; adlı bitkinin, olgunlaşmamış meyvelerinden elde       edilir. Özellikle köftelerde kullanılıyor. Yılda 500 ton tüketiliyor. </em></big></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#."><br />
</a><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm"></a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><a name="18"><span style="color:#800000;"><big><strong>Zencefil: </strong></big></span></a><span style="font-size:medium;">100 cm boyunda kamış görünüşünde çok       yıllık otsu bir bitkidir. Yapraklar mızrak şeklinde sivri uçlu ve tarçın kokuludur.       Çiçekler sarı renkli ve çoğu bir arada bulunurlar. Zencefilin vatanı Güney Asya       olmakla berâber Hindistan, Batı Afrika gibi birçok tropik bölgelerde ekimi yapılır.       Memleketimizde ancak seralarda yetiştirilir. Nemli iklimi ve sulak yerleri sever.       Bitkinin kökleri nişasta, reçine ve uçucu yağlar taşır. Kökler yassı ve grimsi       renklidir. Kuvvetli kokulu ve biraz acımsı lezzetlidir. Baharat olarak kullanılır.       Zencefil yağının hazmı kolaylaştırıcı tesiri vardır. Ayrıca yatıştırıcı ve       gaz söktürücü etkiye sâhiptir.</span></em></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çini Desenleri]]></title>
<link>http://cinidesenleri.wordpress.com/2008/12/03/cini-desenleri/</link>
<pubDate>Wed, 03 Dec 2008 15:11:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>cinici</dc:creator>
<guid>http://cinidesenleri.wordpress.com/2008/12/03/cini-desenleri/</guid>
<description><![CDATA[Çini sanatı, tarih boyunca belli bir akımın etkisi altında kalmamış, her türüyle gelişim göstermeye ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a title="Çini" href="http://cinicilik.wordpress.com/">Çini</a> sanatı, tarih boyunca belli bir akımın etkisi altında kalmamış, her türüyle gelişim göstermeye devam etmiştir. Devam eden küçük şekiller, lale ve karanfillerin ağırlıkta olduğu desenler, gravür tabaklar ve belki de  üzerinde en çok çalışılan tür olan ayetler, dualar yazılı<a title="Çini" href="http://www.cinicim.com"> çini</a> eserler bu desenlerden bazılarıdır.</p>
<div class="mceTemp">
<dl class="wp-caption alignright">
<dt class="wp-caption-dt"><img title="Çini Karo ve Pano" src="http://www.cinicim.com/wp-content/gallery/cini/edeeea807ef5f6405cd26706cad03aad.jpg" alt="Çini Desenleri" width="160" height="120" /></dt>
<dd class="wp-caption-dd">Çini Desenleri</dd>
</dl>
<p>Devam eden küçük şekiller olarak bahsettiğim desenler, genellikle klasik Kütahya Çinilerinde ya da mimaride kulanılan<a title="Çini" href="http://cini-sanati.blogspot.com"> çini</a> karolarda görülmektedir. Ama bu şekiller de büyük bir alanı kapladığında eşsiz bir görüntü sergilemektedir.</p>
<p>Lale ve karanfil desenlerinin ağırlıkta olduğu desenler; klasik İznik çini desenleri olarak da bilinir. İznik çinilerinde genellikle bu motifler kullanılmıştır. Bu şekiller genellikle birbirinden farklı renkte, kırmızı ve mavi <a href="http://cinidesenleri.wordpress.com/wp-admin/tabak_kategori.html"><img class="alignleft" style="border:0;" title="Karanfil ve Lale Desenli Çini Tabak" src="http://www.atolyeanadolu.com/tabaklar/40%20cm%20tabak/kucukleri/4.jpg" border="0" alt="" /></a>olarak kullanılır. Örneğin karanfil için kırmızı tercih edilmişse lale mavi olur. Çoğunlukla bir kökten çıkan lale ve karanfil ikilisinin etrafına menekşeler ve yapraklar eklenerek kompozisyon tamamlanır. Günümüzde bu desenler Kütahya çinilerinde de görülmektedir. Sanırım en çok revaşta olan ürünler de bunlardır. Çininin boyanma tekniğine göre şekillerin yapısı da değişmektedir. Örneğin milenyum tekniğiyle boyanmış bir çinideki karanfil ve lale ile samur tekniğindeki farklıdır.</p>
<p>Gravür tabaklar kategorisinde değerlendireceğimiz eserler ise üzerine tarihte önemli yere sahip kişiler, camiler, dini mekanlar ve figürler, önemli ve ünlü tabloların benzerleri gibi alternatiflerle oluşturulmaktadır.<img class="alignright" title="Gravür çini tabak" src="http://www.cinicim.com/wp-content/uploads/fatih.jpg" alt="Müzedeki Tarihi Çinilerden Örnekler" width="166" height="164" /> Son dönemde ise istediğiniz fotoğrafı çininin üstüne bastırabilme imkanına sahip olmaya başladık. <a title="Çini ve Çinicilik" href="http://www.cinicim.com" target="_self">Çini</a>nin üstünde resim kültürü Osmanlı döneminden beri devam etmektedir. Bazı eserlerde, Osmanlı&#8217;da önemli bir yere sahip minyatür sanatı da tercih edilmiştir. Bu eserleri çeşitli boyutlardaki tabaklarda ve karolarda görebileceğiniz gibi, bütük panolarda da bulabilirsiniz. Örneğin 1.5 metre boyutlarındaki bir panoda istediğiniz resmin olması, özellikle çininin dayanıklılığı ve güzelliğini koruması da göz önünde bulundurulunca oldukça etkileyici bir olaydır.</p>
<p>Hat sanatı İslam dünyasına 6. yy ve 10. yy arasında girmiştir. İlk başta Türkler bu sanata pek ilgi göstermemiştir. Özellikle Anadolu&#8217;ya yerleştikten sonra bu sanatı benimsemiş Osmanlı&#8217;yla beraber de bu <img class="alignleft" title="Hat ve Çini tabak" src="http://www.aliaksoy.net/wp-content/cini-ayet.jpg" alt="" width="193" height="192" />sanat altın devrini yaşamıştır. Eskiden beri icra edilen çini sanatıyla hat sanatı birleştirilerek nadide eserler ortaya koyulmuştur. Çini eserler üzerinde yapılan hat sanatında ayetler, Lafzatullah, Peygamberimiz (s.a.v.) ve Hulefa-i Raşidin&#8217;in isimleri, bazı bilinen dualar tercih edilmektedir. Özellikle camilerin mihraplarında kullanılan çinilerde bu eserlerin en güzellerine rastlamak mümkündür. Bunun yanında çeşitli boyutlardaki çini tabaklar ve karolarda da hat sanatının çiniyle birleşmesine tanık olunabilir.</p>
<p>Bu çinilerden bir çoğu da <a title="Hediyelik Eşya" href="http://magaza.cinicim.com">hediyelik eşya</a> olarak satılmaktadır.</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
