<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>kitaplik &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/kitaplik/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "kitaplik"</description>
	<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 12:49:39 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Billy beni hayal kırıklığına uğrattın!]]></title>
<link>http://nettuketici.wordpress.com/2009/11/19/billy-beni-hayal-kirikligina-ugrattin/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 00:00:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>Banu</dc:creator>
<guid>http://nettuketici.wordpress.com/2009/11/19/billy-beni-hayal-kirikligina-ugrattin/</guid>
<description><![CDATA[Babam ev eşyaları üretirdi. Ona bu yüzden yurtdışından çeşitli kataloglar gelirdi. İçinde değişik mo]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.ikea.com.tr/"><img class="size-thumbnail wp-image-202 alignleft" style="margin:4px;" title="ikea-logo" src="http://nettuketici.wordpress.com/files/2009/11/ikea-logo.jpg?w=150" alt="" width="150" height="53" /></a>Babam ev eşyaları üretirdi. Ona bu yüzden yurtdışından çeşitli kataloglar gelirdi. İçinde değişik modellerde yüzlerce mobilyanın yer aldığı kataloglar&#8230; Bunların arasında en çok ilgimi çekeni, Almanya’dan gelmiş bir IKEA kataloguydu. Bu katalogda en çok iki şeyi severdim: Kitaplıklar ve yerden oldukça yüksek, altına çalışma masası veya oyun alanı yerleştirilmiş yüksek bir yatak.</p>
<p>Aradan yıllar geçti. <strong><a href="http://www.ikea.com.tr/ikea_ana_sayfa.aspx" target="_blank">IKEA Türkiye</a></strong>’de mağaza açmaya karar verdi. Ben de doğruca oraya gittim tabii. Üstelik amacım da belliydi: Yeni bir kitaplık almak! <!--more DEVAMI BURADA--></p>
<p>15 yıldır kullanıla kullanıla bel veren, vida bağlantılarının olduğu yerlerde suntası iyice zayıflayan, kısacası artık dağılmak üzere olan emektar kütüphanemin yerine bembeyaz, jilet gibi bir “<a href="http://www.ikea.com.tr/urundetay/83688210/billy_kitaplik.aspx" target="_blank"><strong>Billy</strong></a>” kombinasyonu aldım. montajını yaptım; yerleştirdim, “Oh, ne güzel, ferah ferah oldu!” dedim.</p>
<p><a href="http://nettuketici.wordpress.com/files/2009/11/billy1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-205" title="billy" src="http://nettuketici.wordpress.com/files/2009/11/billy1.jpg?w=300" alt="" width="240" height="240" /></a>Ben nereden bileyim, daha birkaç ayda bel vereceğini Billy’nin? Eski kitaplığımı ihtiyacı olan birine vermiştim. Emektar artık 20 yaşına yaklaşıyor. Yirmi yılın yorgunluğuyla yıpranmış olsa da, üzerindeki yükü hâlâ şikayet etmeden taşıdığına eminim. Her gün yüz yüze geldiğim Billy’ye “Acaba ne zaman çökecek?” endişesiyle bakıyorum. 40 cm’lik raflarda sorun yok. Çünkü esneme payı yok. Lakin 80 cm uzunluğundaki raflardan kaçının. Çünkü bu raflar hayatınızda stres kaynağı olmaktan başka işe yaramıyor. “Strese gelemem, eksik olsun,” derseniz o zaman kitaplık diye aldığınız bu eşyaları kitapla değil, çer çöple, bibloyla falan doldurun. Zira Billy bundan fazlasına hazır değil.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kütüphane]]></title>
<link>http://dusekalka.wordpress.com/2009/10/30/kutuphane/</link>
<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 14:28:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>dusekalka</dc:creator>
<guid>http://dusekalka.wordpress.com/2009/10/30/kutuphane/</guid>
<description><![CDATA[Program 7 15 Aralık 2007 Evlerdeki kütüphane ne kadar yer kaplıyor? Çocukların odasında kütüphane va]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h4 style="padding-left:30px;">Program 7</h4>
<h4 style="padding-left:30px;">15 Aralık 2007</h4>
<p style="text-align:left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-349" title="kutuphane" src="http://dusekalka.wordpress.com/files/2009/10/kutuphane.jpg" alt="kutuphane" width="442" height="340" /></p>
<div style="text-align:left;padding-left:30px;"><span style="color:#333333;">Evlerdeki kütüphane ne kadar yer kaplıyor? Çocukların odasında kütüphane var mı?<br />
Kütüphane nasıl bir yer? Ne kadar davetkar?<br />
Elimizdeki fazla kitapları başkaları ile paylaşıyor muyuz? <br />
Her mahallede küçük bir oda/mekan olsa ve orası hem buluşma noktası hem de kütüphane olsa&#8230;</span></div>
<p style="padding-left:30px;">
<div><span style="color:#333333;">Çinili Çocuk Kütüphanesi / Üsküdar<br />
Ebubekir Paşa Çocuk Kütüphanesi, Yusuf Paşa Çocuk Kütüphanesi / Aksaray<br />
Göztepe Çocuk Kütüphanesi / Göztepe<br />
İsmihan Sultan Çocuk Kütüphanesi / Eyüp<br />
Bahriye Çocuk Kütüphanesi / Kadıköy<br />
Levent Çocuk Kütüphanesi / Levent<br />
Muazzez Karaçay Çocuk Kütüphanesi / Paşabahçe<br />
Süleymaniye Çocuk Kütüphanesi / Süleymaniye<br />
Yıldırım Çocuk Kütüphanesi / Kartal</span></div>
<p style="padding-left:30px;"><span style="color:#333333;">
<p>&#160;</p>
<p></span></p>
<p style="text-align:left;padding-left:30px;"><span style="color:#333333;">Serap Sedat Çocuk Kütüphanesi / Bostancı (0216 380 15 17) <em>Ümran Alhan, memur.</em></span></p>
<p style="text-align:left;padding-left:30px;"><em><span style="color:#333333;">Bostancı Halk Eğitim Merkezi’nin içinde, Kadıköy’deki Aziz Berker İlçe Halk Kütüphanesi’ne bağlı çalışıyor. Kültür Bakanlığı’na bağlı ve her yıl bakanlık kitap gönderiyor. Bağış da alıyorlar. 6-16 yaş grubu çocuklara yönelik. Ancak daha çok ilkokul öğrencileri ve velileri ilgi gösteriyor. Yaş büyüdükçe ilgi azalmış. “Eskiden kapıda kuyruklar olurdu, ama artık gençler çok yoğun. İnternet var. İlgi çok azaldı” diyor Ümran Hanım. Üyelik sistemiyle çalışıyorlar ve üye olanlar, kitapları evlerine götürüp 15 gün içerisinde getirebiliyorlar.</span></em></p>
<p style="text-align:left;padding-left:30px;"><em><span style="color:#333333;">Pazar Pazartesi kapalı, diğer günler 08.30-17.00 arası açık.</span></em></p>
<p style="text-align:left;padding-left:30px;">
<div><span style="color:#333333;">Hürriyet Gazetesi’nin seçtiği EN İYİ 10 Kütüphane<br />
1. Atatürk Kitaplığı &#8211; İSTANBUL<br />
2. İSAM &#8211; İSTANBUL<br />
3. Milli Kütüphane &#8211; ANKARA<br />
4. Beyazıd Devlet &#8211; İSTANBUL<br />
5. Sermet Çifter &#8211; İSTANBUL<br />
5. Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi &#8211; ANKARA<br />
6. Alman Arkeoloji Enstitüsü Kütüphanesi &#8211; İSTANBUL<br />
7. Milli Kütüphane &#8211; İZMİR<br />
8. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi &#8211; İSTANBUL<br />
9. Atatürk İl Kütüphanesi &#8211; İZMİR<br />
10. Süleymaniye Kütüphanesi &#8211; İSTANBUL</p>
<p>http://www.forumneuro.com/archive/index.php/t-195081.html </span></div>
<div><span style="color:#333333;">Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği&#8217;nin halk ve okul kitaplıkları acma ve gelistirme projesi linki: http://www.cydd.org.tr/?sayfa=proje&#38;proje=diger#halk  </span></div>
<p><span style="color:#333333;">İlköğretim Okullarına Yardım Vakfı: www.ilkyar.org.tr  <br />
1. Özellikle köy çocuklarına; okuma heyecanı ve eğitimini daha ileri düzeyde sürdürme motivasyonu kazandırmak, eğitimlerine katkıda bulunmak ve bu faaliyetin her aşamasını, hiç bir politik kaygı taşımadan ve insanların eşit olduğu ilkesinden yola çıkarak uygulamak<br />
2. Kitap yardımı yapılmamış köy bırakmamak<br />
3. Öğretmenler için programlar düzenlemek</p>
<p style="padding-left:30px;">Çocuk Yayınları ve Okuma Kültürü Dergisi Okyanus : www.saklambac.com.tr  <br />
Üç ayda bir yayımlanan dergi, yayınevleri, yeni çıkanlar, iz bırakanlar, masallar, öneriler dışında her sayı bir yazarla söyleşi, yurt dışında kitap kültürü, etkinlik haberleri, dosya konularıyla her sayıda daha da gelişeceğinin ipuçlarını veren hoş bir başlangıç. Hem çocuklara hem ebeveynlerine yönelik. Şu an büyük kitabevlerinde ve ideefixe’te satılıyor. Sibel Sonmaz’ın hazırladığı oyunlu kitap okuma önerileri gerçekten çok eğlenceli ve davetkar.</p>
<p>&#160;</p>
<p></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Marshall McLuhan Kitapları]]></title>
<link>http://besteatas.wordpress.com/2009/10/26/marshall-mcluhan-kitaplari/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 08:57:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>besteatas</dc:creator>
<guid>http://besteatas.wordpress.com/2009/10/26/marshall-mcluhan-kitaplari/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/1692771.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-258" title="169277" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/1692771.jpg" alt="169277" width="80" height="130" /></a><a href="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/241373_k_4683.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-259" title="241373_k_4683" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/241373_k_4683.jpg" alt="241373_k_4683" width="75" height="111" /></a><a href="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/74652.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-260" title="74652" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/74652.jpg" alt="74652" width="80" height="125" /></a><a href="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/74131.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-261" title="74131" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/74131.jpg" alt="74131" width="80" height="127" /></a></p>
<p><a href="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/131344.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-262" title="131344" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/131344.jpg" alt="131344" width="80" height="139" /></a><a href="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/19579.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-263" title="19579" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/19579.jpg" alt="19579" width="80" height="118" /></a><a href="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/78565.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-264" title="78565" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/78565.jpg" alt="78565" width="80" height="118" /></a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Başucu Kitaplığı]]></title>
<link>http://karisanlar.wordpress.com/2009/10/21/basucu-kitapligi/</link>
<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 16:49:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>tantunigirl</dc:creator>
<guid>http://karisanlar.wordpress.com/2009/10/21/basucu-kitapligi/</guid>
<description><![CDATA[Gece kitap okumayı sevenlerdenim. Son zamanlarda biraz bu alışkanlığımı boşlamış olsam da gündüz vak]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Gece kitap okumayı sevenlerdenim. Son zamanlarda biraz bu alışkanlığımı boşlamış olsam da gündüz vakti kitap okumayı başaramam. Sahilde güneşlenirken kitap okuyanlar falan vardır bir de &#8230; Yapamam ben. İlla ki gece olacak ve ben tüm işlerimi bitirmiş, kafam rahat bir şekilde yatağıma kurulup okuyacağım o kitabı : ) Bu arada tabi ki okuduğunuz ortamda ışık da önemlidir. Bugün fikir olarak basit bir şeyi paylaşmak istedim. İşte burada :</p>
<p><img class="alignnone" title="başucu kitaplığı" src="http://www.betterlivingthroughdesign.com/images/lililight.jpg" alt="" width="359" height="213" /></p>
<p>Elinizin altında daha doğrusu başınızın ucunda olmasını istediğiniz bir kaç kitap için bir bölme ve okuduğunuz kitabı kaldığınız sayfadan yerleştirebileceğiniz bir çıkıntı alan <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' />  bu alanın alt kısmında da okumanızı kolaylaştırmak için bir adet okuma lambası. Ben şahsen fikri beğendim : )</p>
<p>İşin absürd yani ise bu ürünü 119 € dan satışa sunmuşlar <span style="color:#ff0000;"><a href="http://www.betterlivingthroughdesign.com/furnishings/lili-lite.html" target="_blank">burada</a> . <span style="color:#000000;">II ee öö bana çok pahalı geldi. Böyle bir aparatı sanayide bir marangoz amcaya çok daha ucuza mâl ettirebilirsiniz. Tabi eğer fikri beğendiyseniz. Bir sonraki üründe görüşmek dileği ile <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' />  </span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Jürgen Habermas Kitapları]]></title>
<link>http://besteatas.wordpress.com/2009/10/12/jurgen-habermas-kitaplari/</link>
<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 14:27:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>besteatas</dc:creator>
<guid>http://besteatas.wordpress.com/2009/10/12/jurgen-habermas-kitaplari/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-178" title="975-8240-34-0" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/975-8240-34-0.jpg?w=101" alt="975-8240-34-0" width="101" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-177" title="975-7942-60-X" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/975-7942-60-x.jpg?w=101" alt="975-7942-60-X" width="101" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-179" title="978-975-08-1215-6" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/978-975-08-1215-6.jpg?w=97" alt="978-975-08-1215-6" width="97" height="150" /></p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-180" title="975289070-9" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/975289070-9.jpg?w=104" alt="975289070-9" width="104" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-181" title="975692009-2" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/975692009-2.jpg?w=96" alt="975692009-2" width="96" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-182" title="9753631731" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/9753631731.jpg?w=92" alt="9753631731" width="92" height="150" /></p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-183" title="9756920092" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/9756920092.jpg?w=96" alt="9756920092" width="96" height="150" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Louis Althusser Kitapları]]></title>
<link>http://besteatas.wordpress.com/2009/10/12/louis-althusserin-kitaplarini-gormek-icin-tiklayiniz/</link>
<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 13:43:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>besteatas</dc:creator>
<guid>http://besteatas.wordpress.com/2009/10/12/louis-althusserin-kitaplarini-gormek-icin-tiklayiniz/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-172" title="975872541-6" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/975872541-6.jpg?w=94" alt="975872541-6" width="94" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-159" title="44845" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/44845.jpg?w=92" alt="44845" width="92" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-160" title="45462" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/45462.jpg?w=104" alt="45462" width="104" height="150" /></p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-161" title="9753440952" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/9753440952.jpg?w=103" alt="9753440952" width="103" height="149" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-162" title="54334" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/54334.jpg?w=95" alt="54334" width="95" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-163" title="9753442211" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/9753442211.jpg?w=103" alt="9753442211" width="103" height="150" /></p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-164" title="57428" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/57428.jpg?w=94" alt="57428" width="94" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-165" title="57660" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/57660.jpg?w=96" alt="57660" width="96" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-166" title="61906" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/61906.jpg?w=94" alt="61906" width="94" height="150" /></p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-167" title="68830" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/68830.jpg?w=104" alt="68830" width="104" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-168" title="9755106723" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/9755106723.jpg?w=95" alt="9755106723" width="95" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-169" title="96288" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/96288.jpg?w=96" alt="96288" width="96" height="150" /></p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-171" title="70231" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/70231.jpg?w=97" alt="70231" width="97" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-170" title="9755109625" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/9755109625.jpg?w=96" alt="9755109625" width="96" height="150" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[George Orwell Kitapları]]></title>
<link>http://besteatas.wordpress.com/2009/10/12/133/</link>
<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 12:35:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>besteatas</dc:creator>
<guid>http://besteatas.wordpress.com/2009/10/12/133/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-147" title="1346-Hayvan-Ciftligi" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/1346-hayvan-ciftligi4.jpg?w=95" alt="1346-Hayvan-Ciftligi" width="95" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-148" title="1347-Papazin-Kizi" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/1347-papazin-kizi1.jpg?w=96" alt="1347-Papazin-Kizi" width="96" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-150" title="1349-Burma-Gunleri" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/1349-burma-gunleri1.jpg?w=95" alt="1349-Burma-Gunleri" width="95" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-149" title="1348-Daralma" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/1348-daralma1.jpg?w=93" alt="1348-Daralma" width="93" height="150" /></p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-152" title="1351-Wigan-Iskelesi-Yolu" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/1351-wigan-iskelesi-yolu2.jpg?w=96" alt="1351-Wigan-Iskelesi-Yolu" width="96" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-151" title="1350-Paris-ve-Londrada-Bes-Parasiz" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/1350-paris-ve-londrada-bes-parasiz2.jpg?w=93" alt="1350-Paris-ve-Londrada-Bes-Parasiz" width="93" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-153" title="1984" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/19842.jpg?w=105" alt="1984" width="105" height="150" /><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-154" title="Aspidistra" src="http://besteatas.wordpress.com/files/2009/10/aspidistra2.jpg?w=95" alt="Aspidistra" width="95" height="150" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kazakistanlılar ve Kazak dili]]></title>
<link>http://turkology.wordpress.com/2009/09/20/kazakistanlilar-ve-kazak-dili/</link>
<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 19:28:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>turcologist</dc:creator>
<guid>http://turkology.wordpress.com/2009/09/20/kazakistanlilar-ve-kazak-dili/</guid>
<description><![CDATA[Kendisini &#8220;Kazakistanlılar ve Kazak dili projesi&#8221; olarak isimlendiren site Kazak kültürü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Kendisini &#8220;Kazakistanlılar ve Kazak dili projesi&#8221; olarak isimlendiren site Kazak kültürünü tanımak ve internetten Kazakça edebi eserler okumak isteyenler için 2004 yılında kurulmuş.</p>
<p>http://www.kazakhstanets.narod.ru/links.html</p>
<p>Sitede Muhtar Avezov, İlyas Esenberlin gibi Kazak yazarların eserlerini okumak veya bilgisayarınıza indirmek mümkün, üyelik gerektirmiyor. Menüde dergi, yorumlar, kütüphane, mp3 ve faydalı linkler bulunuyor.</p>
<p>Faydalı linkler listesinde &#8220;en iyi Kazakça-Rusça, Rusça-Kazakça online sözlük&#8221; olarak tanıtılmış bir sitenin adresi var. Gerçekten güzel bir sözlük:</p>
<p>http://sozdik.kz/</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sinekli Bakkal]]></title>
<link>http://gezginciler.wordpress.com/2009/09/19/sinekli-bakkal/</link>
<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 12:28:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>gezginciler</dc:creator>
<guid>http://gezginciler.wordpress.com/2009/09/19/sinekli-bakkal/</guid>
<description><![CDATA[Artık fırsat buldukça daha önce okumadığım Türk ve dünya klasiklerine ağırlık verme kararını aldım v]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Artık fırsat buldukça daha önce okumadığım Türk ve dünya klasiklerine ağırlık verme kararını aldım ve <strong>Sinekli Bakkal</strong>&#8216;la da bu kararımı uygulamaya geçirdim.</p>
<p><strong><img class="alignleft" title="sinekli_bakkal_" src="http://gezginciler.files.wordpress.com/2009/09/sinekli_bakkal_2.jpg?w=170&#038;h=283#38;h=283" alt="sinekli_bakkal_" width="170" height="283" />II. Abdülhamit</strong> döneminde <strong>Sinekli Bakkal </strong>mahallesinde geçen bu klasik eserin karakterlerine bayılacaksınız. Hızlı bir değişimin yaşandığı dönem şartları çerçevesinde Doğu-Batı çatışması ve tutuculuğun ve hoşgörünün sınırları romanın ana karakteri <strong>Rabia </strong>ekseninde işleniyor.</p>
<p>Hafız <strong>Rabia</strong>&#8216;nın son derece katı ve tutucu olan mahalle imamı dedesi ve annesi <strong>Emine </strong>ile mesafeli ilişkisi ve bunun karşılığında <strong>Mevlevi Vehbi Dede</strong>&#8216;ye duyduğu yakınlık oldukça manidar. Babası <strong>Kız Tevfik</strong>&#8216;ten yana kullandığı seçimi, onun arkasında dik ve onurlu duruşunu koruması dikkat çekici.</p>
<p>Kendi ayakları üzerinde duran, mahallenin en zorlu kabadayılarını bile dize getiren bu güçlü kadının kendisine eş olarak <strong>Peregrini</strong>&#8216;yi seçmesi ve onu <strong>Osman </strong>yapması hoşgörüsünün sınırlarını da ortaya koyan bir durum. <strong>Osman </strong>ile birlikte kurduğu ortak yaşamda da sınırlar ve bu sınırları kimin belirlediği çok belli: tabloların ve piyanonun yeri, Batılı tarzda dekore edilen alanların mahallelinin görebileceği yerler olmamasına gösterilen özen, yer yatağı gibi. <strong>Rabia</strong>&#8216;nın dönemin çağdaş eğitim almış olan doktorlarına ve onların sundukları tedavilere karşı savunduğu geleneksel bakış açısı&#8230;</p>
<p>Ama her şeye rağmen <strong>Peregrini</strong>&#8216;yi, <strong>Tevfik</strong>&#8216;i, <strong>Vehbi Dede</strong>&#8216;yi, çingene <strong>Penbe</strong>&#8216;yi, cüce <strong>Rakım</strong>&#8216;ı kapsayan ortak bir yaşam kurma tercihi ve bunu gerçekleştirebilecek ölçüde bir hoşgörü ve yeniliğe açıklık&#8230;</p>
<p>Kitabın son sözünü yazan <strong>Selim İleri</strong>&#8216;nin dediği gibi: <em>Doğu ve Batı çatışması <strong>Sinekli Bakkal</strong>&#8216;da sanat ve kültür aracılığıyla yatışır, dinginliğe kavuşur. Yaşamın ütopyasında da öyle değil mi, öyle olmayacak mı? </em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kütüphane/ler]]></title>
<link>http://bunusevdim.wordpress.com/2009/09/17/kutuphaneler/</link>
<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 13:24:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>bunusevdim</dc:creator>
<guid>http://bunusevdim.wordpress.com/2009/09/17/kutuphaneler/</guid>
<description><![CDATA[    Muhtemel o ki, en sevdiğim mekanlar kütüphaneler oldu. Sanırım bu sevdam 2. sınıfta başladı. Zir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.mountangelabbey.org/library/images/Library-stacks-700px.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-198" title="sıra sıra kitaplıkların arasında dolanmak" src="http://bunusevdim.wordpress.com/files/2009/09/library-stacks-700px1.jpg" alt="sıra sıra kitaplıkların arasında dolanmak" width="600" height="402" /></a> </p>
<p>  Muhtemel o ki, en sevdiğim mekanlar kütüphaneler oldu. Sanırım bu sevdam 2. sınıfta başladı. Zira farklı bir şehirde başladığım okul hayatıma, yeni bir şehre taşınmamızla bu yeni şehirde devam etmiştim. Burada okulumun tam yanında bir halk kütüphanesi vardı. Ve masal başladı. Bu kütüphane 2 katlıydı ama ben hiç üst katına çıktığımı hatırlamıyorum. Sanırım bir kere çıkmış olabilirim, fotokopi makinesi olan bir oda vardı. Benim işim zemin kattaydı zaten. Orada klasik, filmlerde de gördüğümüz kütüphane düzeni vardı. Paralel yerleştirilmiş kitaplıklar. Üst raflara uzanmak-hele o yaş ve boyda- imkansızdır. Oradaki kitaplardan birini istiyorsanız kütüphane görevlisini çağırırsınız. Kitaplıklar arasında kahkahalar atarak koşasınız gelir bazen (ciddiyim, sizin gelmiyor muydu?) ama koca kütüphaneden çıt bile çıkmazken, değil koşmak ayak uçlarınıza basa basa dolanabilirsiniz ancak.</p>
<p>   Derken kütüphaneye kaydoldum ve oradan kitaplar almaya başladım. Tam hatırlayamamakla beraber edindiğim kitaplar ‘Şeker Portakalı’ ve ‘Pollyanna’ tarzı ve tadında kitaplardı diye anımsıyorum. Doğrusu okulda okumamız istenen öykü ve romanlar hep Türk yazarlara ait olduğu için büyük olasılıkla yanılmıyorum.</p>
<p>   Her zaman okumayı çok sevmişimdir. Ama bunda en büyük payı kütüphanelerin aldığı kesin. Kitapları okudukça okumam hızlanır, bir sonraki kitabı daha kısa sürede teslim eder, evde kitabı biraz erken bir saatte bitirivermiyegöreyim, ertesi günü iple çekmeye başlardım. Yaklaşık 15 senedir çeşitli kütüphanelerde bulundum desem yeridir. Şimdiye kadar asla aldığım bir kitabı vaktinden sonrasına aksattığımı bilmem.</p>
<p>   Böyle böyle derken, kendimi teneffüs aralarında bile kütüphaneye koşup giderken buldum. Asosyal bir çocuk değildim, arkadaşlarım vardı herkes kadar ama bir kitabı bitirmişsem ve yenisini alacaksam daha önemli ne olabilirdi ki. Bir müddet sonra –sanırım okulun çevresindeki satıcılar öğrencilere ulaşamasın diye- okulun teneffüs araları güvenliği artmaya başladı. Teneffüste okuldan çıkmak yasaklandı, demir kapılar kondu. <strong>Peki ben nasıl kütüphaneye gidecektim, bunu hiç düşünmediler. Ben de kaçmaya başladım.</strong> Hem böylesi daha heyecanlı oluyordu. Başından beri kitap okumaya hevesli olan ben, bu yasakla ekstra gaza geldim, coştum taştım. Sonra ortaokuldayken okulda bir oda küçük bir kütüphaneye çevrilip herkesten alınan kitaplarla döşenmişti. Bir de arkadaşlarla bittikçe değiştirmemizi isterdi öğretmenimiz. Yani 1 kitap alır ama 30 kitap okurduk. Yine de kütüphane kaydımı her sene yeniledim. Onun yeri ayrı kaldı.</p>
<p>   Liseye başladığımda dersler öyle bir çarptı ki kütüphane falan arayacak halde değildim. Sonradan fark ettim, okulun küçük kütüphanesi de pek bir şey bulunacak bir yer değilmiş. İkinci sene dersler ya yok denecek kadar azdı, ya da ben alışmıştım ve kolay geliyordu. Fark etmez, önemli olan, bir derece hayatımı da değiştiren sene o seneydi. Arkadaşlarla boş derslerde kantine ya da dışarı çıktığımız zamanlar haricinde zemin kattaki kütüphane bile diyemeyeceğim o yere giderdik, kitaplık diyelim o halde. Girişte sağda üniversite ders kitapları, solda başta bir elin parmakları kadar olup (abartmıyorum) sonradan sayıları gittikçe artan çoğu roman olan bilumum türde kitaplar duruyordu. O kitaplık 1-1,5 metrelik falandı. Üstünde hafif koyu renk bir camı olan bir pencere vardı ki burası kütüphanenin içteki yarı karanlık odasına bakıyordu. Kapının tam karşısında da dergiler vardı. İşte o dergiler bana yeni bir dünyayı araladı diyebilirim. Şimdi beni görmemiş biri zannetmeyin diye söylüyorum, hayatımda ilk defa orada dergi görüp okumadım tabii ki. Küçükken düzenli olarak çocuk dergisi alınırdı bana ve kardeşime. Sonradan eve her ay National Geographic de gelirdi. Zaten kendimi bildim bileli gazeteye aboneyiz. Bu açıdan bakınca belki de ailem beni okumaya teşvik etti. <strong>‘Nature or nurture’</strong> tartışması yapmak anlamsız şimdi nasıl olsa ikisi de ben de istemediğim kadar çoktu. İlginçtir, evdeki kitaplıklarda genelde annemin ve babamın üniversite ders kitapları falan var. Roman çok az. Hele çocuk kitapları iyice az. Tamam, küçükken kitaplarımın çoğunu kütüphaneden alır, bilemedin arkadaşlarımla değiş tokuş ederdim (Bu da ayrı bir mevzudur, bugün hala okuduğum kitapları arkadaşlarıma vermek istiyorum, “Ay evde yığınla okunacak kitabım var” diye almak istemiyorlar. Hiçbir zaman evde okunacak yığınla kitabım olmadı. Alır almaz okurum çünkü. Kaldı ki öyle bile olsa yine de alırım arkadaşımın tavsiye ettiği romanı, çünkü denenmiş ve beğenilmiştir. Üstelik aynı kitabı okuyup onun üzerine tartışmak da ayrı bir zevk. Zannederim yalnızım bu mevzu bahis üzerine olan fikirlerimde). Neyse işte bir gün kitaplıkları karıştırırken iyice tozlanmasın diye şeffaf bir poşete sarılmış az miktardaki çocuk kitabını gördüm. Küçüklüğümde okuduğum yüzlerce kitap neredesiniz? Annem; <strong>“Ohooo, onları dağıttık, eski kitaplar kalmadı ki!”</strong> diyor. Üzüldüm, onlara bakmak, eskiyi hatırlamak, belki biraz gülüp eğlenmek ne güzel olurdu. Lakin hiçbir zaman kitapların satın alınıp evin kitaplığında bekletilmesine razı olmadığım, mutlaka ve mutlaka paylaşılmaları, hediye edilmeleri gerektiğine inandığım için “Kitaplarıım, neredesiniz, öhüüü” diye harap olduğumu söyleyemeyeceğim.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-199" title="kutuphane, merdivenle çıkıp kitap almak, alabilmek" src="http://bunusevdim.wordpress.com/files/2009/09/kutuphane-merdivenle-cikip-kitap-almak-alabilmek.jpg" alt="kutuphane, merdivenle çıkıp kitap almak, alabilmek" width="300" height="409" />   Konuya dönelim, lise kütüphanesinde kalmıştık. Girişte solda romanlar vardı. Bir de ilerdeki dergilerin solundaki kapılan girilen kütüphanenin bahsettiğim asıl iç bölmesi vardı. Bir salon büyüklüğünde havasız bir odadır orası. 4 duvarı yerden tavana, neredeyse çürüyecek olan koyu kahverengi ahşap kitaplıktır. Ama fizik kitapları, matematik kitapları ve benzerleri vardı. Yine üniversite düzeyindeydiler ve 1960-70’lerden kalma sapsarı, alınca üstündeki bir karış tozu yuttuğunla kaldığın kitaplardı bunlar.</p>
<p>   Duvar ve kitaplıklara paralel yerleştirilmiş masalar vardı, okunup kitaplar okunsun diye. İşin komiği ortam çok loştu, o ışıkta kitap oku ve gözün sağlam kalsın! Olacak iş değildi. Masaların üzerinde saatli (özel bir adı varsa bilmiyorum) satranç tahtaları vardı. Niyeyse orada doğru dürüst satranç oynamışlığım yoktur. O zamanlar evde çok oynardık halbuki.</p>
<p>   Bir de, kütüphanede bir masanın üzerinde büyük bir dünya vardı. Ona bakmayı, ülke bilme yarışı yapmayı severdim. Harita merakım onun sayesinde başlamış olacak. Bunun dışında bir daktilo vardı. Kütüphane o kadar fi tarihinden kalma yani. Ama iyi ki de varmış. <strong>Hayatımda ilk ve son kez orada daktilo kullandım.</strong> Yazdığım ufak kareli kağıdı hala saklıyorum. Ne yazdığım da ayrı bir komik ya, neyse.</p>
<p>   Şimdi hatırladım, bu iç bölümdeki odanın solunda, yani az önce bahsettiğim girişte soldaki kitapların olduğu yerle ortak duvar oluyor burası. İşte orada da 1,5 metrelikti kitaplık. Üstündeki giriş bölmesini gösteren camı kapamasın diye. O bölümde de eski romanlar vardı. Demek ki birinci sınıftayken de kütüphanemizde okuyabileceğim kitaplar varmış. Ama buradaki kitaplarda buraya okul kurulduğunda konmuş, en az 30 senelik; hatta bazısının değil kapağı açılmak, 10 seneden beri yeri bile değiştirilmemiş gibi görünüyordu. Bir de şu var; oradaki kitaplar ne bileyim Tolstoy, Dostoyevski gibi yazarların, çoğu 1. cilt, 2.cilt şeklinde bölünmüş kalın kitaplarıydı. Ve o zamanlar niyeyse benim ilgimi çekmiyorlardı. Şimdi çok pişmanım, keşke bir kaçını okusaymışım diye üzülüp durdum üniversiteye başladıktan sonra. Yine de o bölmedeki nispeten daha ince (500 değil de 250 sayfalık) olanlardan birkaç klasik kitap okumuştum, kendime de haksızlık etmeyeyim. Bununla beraber adamakıllı okuduğum kitaplar girişteki, basımı son 10 seneye ait, kütüphaneye de yeni getirilen kitaplardı. Mesela Stephen King kitapları, Ramses serisi, Buket Uzuner kitapları gibi. Bu bölümden aldığım kitapları nasıl bayılarak okuduğum hala aklımda.</p>
<p>   Sonra üniversite başladı. Bu seferki kütüphane ayrı bir binada, daha öncekinin (zaten lisedeki altı üstü odaydı, ilkokuldakiyle karşılaştırıyorum) en az 2 misli büyüklüğündeydi. Diğerlerinden farklı olarak temiz ve düzenliydi. Yerler ayna gibi mesela. Aslında daha devasa ve daha temiz bir kütüphane daha önce görmüştüm. Lisede, bir ödevimizi araştırmak için, başka bir üniversiteye gitmiştik ve orası çok daha teknolojik görünümlü, düzenli ve büyüktü kesinlikle.</p>
<p>   İlk seneyi yine pas geçmiş olmalıyım. Büyük olasılıkla evdeki birkaç kitabı okudum ancak. Çünkü kütüphanede roman yoktu. Ders kitapları, bilimsel dergiler, tezler ve textbooklar. Alabildiğine textbook… Bu yüzden o sene hayatımda kütüphaneyle ilgili yeni bir kavram belirdi. Kütüphanede ders çalışılır. Arkadaşlarım özellikle sınav haftaları öğle arasında ve boş saatlerimizde ders çalışmaya kütüphaneye gidiyorlardı. Onlarla üç beş kez ben de gittim. Bir de yeni bir alışkanlık edinmiştim. Yaz/şubat/bayram tatili başlamadan bir kitapçıya uğrayıp birkaç kitap alıp tatil için stok yapma alışkanlığı. Kitapsız günler düşüncesi çok sıkıcı.</p>
<p>   Ertesi sene de kütüphaneye bir iki kez gittim. Sonra bir gün zemin katında girişte tam karşımda yeni ufak bir kitaplık duruyordu. Gene sonradan artacak ama başta az sayıdaki kitap, evet romanları gördüm. Ve hemen almaya başladım. Buradaki romanlar daha değişik ve çeşitliydi. <strong>Normalde kitapçıya gidince 3 tür kitap satın alırım. </strong>Ya çok satan yeni popüler kitaplardan (örneklerim, Khaled Hosseini-Uçurtma Avcısı; Ayşe Kulin- Veda, Umut- gerçi bu tanıdık yazar kategorisine de girer)… Ya adını sürekli duyduğum ama o zamana kadar bir şekilde okumadığım klasikleşmiş kitaplardan (örneğim, Veronica Ölmek İstiyor)… Ya da sevdiğim yazarların kitaplarından (örneklerim, Haldun Taner, Maeve Binchy) alırım. Tutup da tanımadığım yazarın hiç adını duymadığım bir kitabını almam. Bu biraz da hayal kırıklığına uğramamak, kitaplardan soğumamak için geliştirdiğim bir kendimi koruma içgüdüsü gibi gelir hep. Oysa üniversite kütüphanesinde, <strong>bildik ‘kitapçıdan alacağım kitaplar’ kategorisinin çok uzağında</strong>, elimi korkak alıştırmadan, hiç tanımadığım yazarlarla tanıştım. Adını hiç duymadığım kitaplar okumaya başladım (en güzel örneğim Annem Belkıs).  Üstelik çok daha farklı bakış açılarıyla hayata bakmamı sağlayacak, bazı fikirlerimi şekillendirecek, her hali karda bir insanın entelektüel düzeyini arttıracağı su götürmez bir gerçek olan kitaplar.</p>
<p>   Sonraki sene kitapların sayısı arttığı için bir üst kattaki bir odaya alındı. Bunca laftan sonra ne kadar mutlu olduğumu anlamış olmalısınız. Evet mutluydum ama her güzel şey gibi bu da bitti. Bu sene üstün bir şevkle gittim, o odaya baktım. Kitaplar gitmişti. Diğer katları dolandım deli gibi. Yoktu işte. En sonunda pes edip görevliye sordum. ‘Beklemeye’ gönderdiler onları dedi. Ne zaman gelecekler? <strong>Hiç gelmeyecekler artık. </strong>Üzüldüm. Hevesim kırılmış şekilde kitapçının yolunu tuttum. Ve kütüphane defteri böylece kapandı. Şimdilik. Yo hayır, askıya alınmış olsun, lütfen.</p>
<p>   İşte kütüphane hatıralarım bunlar ve buna benzer şeyler. Eski anılarımı hemen hemen hiç hatırlayamamakla beraber kütüphanedeki anlarım çok canlı hala. Girdiğim kütüphaneler, nasıl kitaplıkların aralarında dolanırdım, kitapları nasıl seçer, eve nasıl sevinçle gidip hemen okumaya başlardım; hepsi hatırımda. Dün gibi derler ya, öyle. Kütüphane benim için ders çalışma yeri değil; kitap okuma, alma yeri olduğu için hiçbir zaman bıkmadım bu enfes yerlerden. Aslında burada kitaplarla ilgili olmadığı için anlatmadığım ama hayatım için kütüphanelerin çok daha önüne geçen başka şeyler de var. Dolayısıyla bir parça aşığım onlara halen.   </p>
<pre><span style="color:#008080;">İlk gördüğüm andan itibaren… Bunu sevdim.</span></pre>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÖZDEYİŞLER]]></title>
<link>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/09/05/ozdeyisler-4/</link>
<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 13:37:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>bircanogankul</dc:creator>
<guid>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/09/05/ozdeyisler-4/</guid>
<description><![CDATA[Kitaplık kurmak, ibadethane yapmak kadar kutsaldır.    Victor HUGO Gençlerini kitapla beslemeyen mil]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Kitaplık kurmak, ibadethane yapmak kadar kutsaldır.    Victor HUGO Gençlerini kitapla beslemeyen mil]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Diller Üzerine]]></title>
<link>http://turkology.wordpress.com/2009/08/20/diller-uzerine/</link>
<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 09:48:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>turcologist</dc:creator>
<guid>http://turkology.wordpress.com/2009/08/20/diller-uzerine/</guid>
<description><![CDATA[Daha önce tanıttığımız TurkLib&#8217;in kardeş sitesi Uz-Translations dil öğrenimine yönelik zengin ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Daha önce tanıttığımız TurkLib&#8217;in kardeş sitesi <a href="http://www.uz-translations.net/index.php">Uz-Translations</a> dil öğrenimine yönelik zengin bir koleksiyona sahip. Tercüme yapmak isteyenler, linguistler ve dil öğrenmek isteyenlere yönelik dil portali ana sayfada Özbekçe, İngilizce, İspayolca ve  Rusça dil seçenekleri sunuyor.  Eserleri indirmek için üyelik gerektiren bu sitede kategoriler dillere göre yapılmış, ayrıca site içi arama yapılabiliyor. Sitede yer alan diller bir anda insanın aklına gelip de sayacağı dillerden ibaret değil: Baskça, Katalanca, Pidgin dili vb. yaşayan dillerin yanı sıra Latince ve Esperanto da listeye dahil.</p>
<p>Koleksiyonda gezinirken insanın normal zamanda aklına gelmeyecek ama bulduğunda hoşuna gidebilecek kitaplara rastlamak mümkün. Mesela benim için hoş bir sürpriz olan şu kitap gibi: O&#8217;zbek Taomlari (&#8220;Özbek yemekleri&#8221; 1986 basımı, Arap harfli) Koleksiyonda kitapların yanısıra video, müzik ve interaktif uygulamalar da bulunuyor.</p>
<p>herhangi bir dilin açılan menüsünde &#8220;edebi eserler&#8221; tıklanırsa &#60;http://www.greylib.su/?category=uzbek&#62; sitesine yönlendiriliyorsunuz. Bu da romanlar ağırlıklı olmak üzere edebi eserler içeren bir diğer kardeş site.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkistan Sanatı]]></title>
<link>http://turkology.wordpress.com/2009/08/19/turkistan-sanati/</link>
<pubDate>Wed, 19 Aug 2009 09:06:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>turcologist</dc:creator>
<guid>http://turkology.wordpress.com/2009/08/19/turkistan-sanati/</guid>
<description><![CDATA[Türkistan Art Publishers adlı kuruluşun web sitesi: &lt;http://turkestonart.uz/en/index.html&gt; Sit]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Türkistan Art Publishers adlı kuruluşun web sitesi:</p>
<p>&#60;http://turkestonart.uz/en/index.html&#62;</p>
<p>Sitenin ticari amaçlı olduğunu en başta belirtelim, yeni kurulmuş (2009) bir site olduğu için henüz içeriği pek doyurucu değil. Sitenin müziği siteyi burada değerlendirmemize sebep oldu. Bu müzik eşliğinde art-galery&#8217;ye bir göz atın derim; egzantrik. Bu kuruluşun EPOCH adlı bir de dergisi var, ikinci sayı henüz yayınlanmış.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Metin Paylaşım Ağı]]></title>
<link>http://turkology.wordpress.com/2009/08/17/metin-paylasim-agi/</link>
<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 07:49:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>turcologist</dc:creator>
<guid>http://turkology.wordpress.com/2009/08/17/metin-paylasim-agi/</guid>
<description><![CDATA[Metinlerin flickr&#8217;i diye düşündüm siteyi ilk gördüğümde. Fazla yorum  yapmadan siteyi tanıtmay]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Metinlerin flickr&#8217;i diye düşündüm siteyi ilk gördüğümde. Fazla yorum  yapmadan siteyi tanıtmaya çalışayım: Paylaşmak istediğiniz metinleri siteye yüklüyorsunuz. Bu kadar. Biraz arama yaptım; &#8220;kipchak&#8221; kelimesi siteye yüklenmiş metinlerden 72&#8217;sinde geçiyormuş, &#8220;kıpçak&#8221; kelimesini içeren 56 metin varmış.  Türkoloji ile ilgili kaynak lazım olduğunda buraya da bakmak mümkün ama tabii  her aradığımız da bulunmuyor. Başka alanlarda da epey renkli ve zengin bir koleksiyon var.</p>
<p><span>Sitenin en çok takip edilen ve kurucu üyesi siteye &#8220;youbrary&#8221; adını da vermeyi düşünmüşler, adı olmamış ama sıfatı &#8220;youbrary&#8221; olabilir.<br />
</span></p>
<p><span>Sitenin adresi: &#60;www.scribd.com&#62;<br />
</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Küçük Şeylerin Tanrısı - Arundhati Roy ]]></title>
<link>http://alternaif.wordpress.com/2009/06/21/kucuk-seylerin-tanrisi-arundhati-roy/</link>
<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 14:56:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>alternaif</dc:creator>
<guid>http://alternaif.wordpress.com/2009/06/21/kucuk-seylerin-tanrisi-arundhati-roy/</guid>
<description><![CDATA[Ammu ürperdi. Sıcak bir öğle sonrasında, hayatını yaşamış olduğunu hissettiği için. Fincanının tozla]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ammu ürperdi. Sıcak bir öğle sonrasında, hayatını yaşamış olduğunu hissettiği için. Fincanının tozla]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Niteliksiz Adam - Robert Musil]]></title>
<link>http://alternaif.wordpress.com/2009/04/14/niteliksiz-adam-robert-musil/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 18:21:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>alternaif</dc:creator>
<guid>http://alternaif.wordpress.com/2009/04/14/niteliksiz-adam-robert-musil/</guid>
<description><![CDATA[Oralarda buzullar ve deniz, dağlık araziler ve Bohemya&#8217;nın buğday tarlaları vardı, Adriyatik k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Oralarda buzullar ve deniz, dağlık araziler ve Bohemya&#8217;nın buğday tarlaları vardı, Adriyatik k]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadınlar Rüyalar Ejderhalar - Ursula K. Le Guin ]]></title>
<link>http://alternaif.wordpress.com/2009/04/13/kadinlar-ruyalar-ejderhalar-ursula-k-le-guin/</link>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 17:21:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>alternaif</dc:creator>
<guid>http://alternaif.wordpress.com/2009/04/13/kadinlar-ruyalar-ejderhalar-ursula-k-le-guin/</guid>
<description><![CDATA[İlk kültürel gereç, büyük ihtimalle doldurulacak bir nesneydi&#8230;Pek çok kuramcı, en erken kültür]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İlk kültürel gereç, büyük ihtimalle doldurulacak bir nesneydi&#8230;Pek çok kuramcı, en erken kültür]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünyayı Sarsan Konuşmalar]]></title>
<link>http://basariblogu.wordpress.com/2009/03/12/kitap-dunyayi-sarsan-konusmalar/</link>
<pubDate>Thu, 12 Mar 2009 23:46:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>basariblogu</dc:creator>
<guid>http://basariblogu.wordpress.com/2009/03/12/kitap-dunyayi-sarsan-konusmalar/</guid>
<description><![CDATA[Kitap: Dünyayı Sarsan Konuşmalar Yazar: Nejat Muallimoğlu Yayınevi: Avcıol Yayınları Hitler Speech M]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em>Kitap: Dünyayı Sarsan Konuşmalar<br />
Yazar: Nejat Muallimoğlu<br />
Yayınevi: Avcıol Yayınları</em></p>
<div id="attachment_30" class="wp-caption alignleft" style="width: 283px"><a href="http://basariblogu.files.wordpress.com/2009/03/hitler_speech_mystery.jpg" target="_blank"><img class="size-full wp-image-30 " title="Hitler Speech Mystery" src="http://basariblogu.wordpress.com/files/2009/03/image712.jpg" alt="Hitler Speech Mystery" width="273" height="205" /></a><p class="wp-caption-text">Hitler Speech Mystery</p></div>
<p>Bu kitapta; dünyanın en büyük hatiplerinin 102 konuşma metni sunulmaktadır. Dünyayı sarsan konuşmalarıyla dünya üzerinde nasıl etkili olduklarını, dünyanın kaderini nasıl değiştirdiklerini, bir döneme nasıl imzalarını attıklarını hayretler içinde okuyacaksınız.</p>
<p>Kitapta adı geçen şahısların ve konuşmalarının listesi için <a title="Dünyayı Sarsan Konuşmalar" href="http://kutuphane.tbmm.gov.tr:8088/2007/200701284.pdf" target="_blank">tıklayınız</a>.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tüm Zamanların En İyi 100 İş Kitabı]]></title>
<link>http://basariblogu.wordpress.com/2009/02/28/tum-zamanlarin-en-iyi-100-is-kitabi/</link>
<pubDate>Sat, 28 Feb 2009 16:51:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>basariblogu</dc:creator>
<guid>http://basariblogu.wordpress.com/2009/02/28/tum-zamanlarin-en-iyi-100-is-kitabi/</guid>
<description><![CDATA[Kitap alemi, tıpkı evrenimiz gibi bir kaos içinde genişlemektedir. İş hayatı ve liderlik hakkında he]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Kitap alemi, tıpkı evrenimiz gibi bir kaos içinde genişlemektedir. İş hayatı ve liderlik hakkında her gün onlarca kitap çıkmaktadır. Bunca &#8220;yıldız&#8221; arasında en parlak olanlarını seçmek için bir haritaya ihtiyacımız vardır.  <a title="Meet Jack &#38; Todd" href="http://100bestbiz.com/meet-jack-todd/" target="_blank">Jack Covert ve Todd Sattersten</a>&#8216;ın hazırladığı &#8220;<a title="The 100 Best Business Books of All Time" href="http://100bestbiz.com/more-on-the-100-best/">Tüm Zamanların En İyi 100 İş Kitabı</a>&#8221; adlı eserleri bu konuda bize yardımcı oluyor.</p>
<p>İş hayatı hakkında tüm zamanların en iyi kitaplarını bu kılavuzdan kolayca takip edebiliriz. Kişisel hayat, liderlik, satış ve pazarlama, disiplin, yönetim, girişimcilik, başarı öyküleri, inovasyon ve yaratıcılık, büyük fikirler ve benzer kategorilerdeki kitaplar iş hayatınızda başarılı olmanız için gereken bilgileri sunuyor.</p>
<p>Bu bağlantı aracılığıyla <a title="The 100 Best Business Books of All Time" href="http://100bestbiz.com/more-on-the-100-best/" target="_blank">kitapların listesi</a>ne bakabilirsiniz. Buradan da yazarların özel olarak hazırladığı ve endüstriyel kitapları konu alan &#8220;<a title="Industry Book Reviews" href="http://100bestbiz.com/100Best-IndustryChapter.pdf" target="_blank">kayıp bölüm</a>&#8220;ü indirebilirsiniz.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KİTAPLIK]]></title>
<link>http://uykusuzdoktor.wordpress.com/2009/02/17/kitaplik/</link>
<pubDate>Tue, 17 Feb 2009 14:58:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>uykusuzdoktor</dc:creator>
<guid>http://uykusuzdoktor.wordpress.com/2009/02/17/kitaplik/</guid>
<description><![CDATA[GELECEK 50 YIL KANITI OLMAYAN GERÇEKLER  CAHİLLİKLER KİTABI  VAROLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ ZAMAN K]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><span style="color:#000080;">GELECEK 50 YIL</span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#000080;">KANITI OLMAYAN GERÇEKLER </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#000080;">CAHİLLİKLER KİTABI </span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#000080;">VAROLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#000080;">ZAMAN KAYBOLMAZ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#000080;">EPİLEPSİ İLE ORGAZM</span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#000080;">ŞEBEKE</span></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uzun Zaman Önce/Ronald Wright]]></title>
<link>http://karakedigunlugu.wordpress.com/2009/01/19/uzun-zaman-onceronald-wright/</link>
<pubDate>Sun, 18 Jan 2009 23:38:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>LiberterKedi</dc:creator>
<guid>http://karakedigunlugu.wordpress.com/2009/01/19/uzun-zaman-onceronald-wright/</guid>
<description><![CDATA[Uzun zaman önce&#8230; Hiç kimse tarlaları sabanla deşmezdi. Toprağı sınırlara bölmezdi hiç kimse. V]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Uzun zaman önce&#8230; Hiç kimse tarlaları sabanla deşmezdi. Toprağı sınırlara bölmezdi hiç kimse. V]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
