<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>lubnan-hakkinda &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/lubnan-hakkinda/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "lubnan-hakkinda"</description>
	<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 12:56:55 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Suat Aytimur: Direnen Beyrut'un Feyruz'u]]></title>
<link>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2007/03/09/suat-aytimur-direnen-beyrutun-feyruzu/</link>
<pubDate>Fri, 09 Mar 2007 15:12:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>site yöneticisi</dc:creator>
<guid>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2007/03/09/suat-aytimur-direnen-beyrutun-feyruzu/</guid>
<description><![CDATA[FEYRUZ; “İnanıyorum, bir gün Filistin’de bombaların sustuğunu ve çocukların güldüğünü göreceğim!” Yı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em><strong>FEYRUZ; “İnanıyorum, bir gün Filistin’de bombaların sustuğunu ve çocukların güldüğünü göreceğim!”</strong></em></p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/PolxuFxkCw8&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/PolxuFxkCw8&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span>Yıllardan beri bir çığlık yükselir Ortadoğu’dan. Ortadoğu halklarının çığlığı taşınır dünyaya onun şarkılarıyla. Feyruz kendini halkına ve vatanına adamış, müziğini vatan sevgisiyle anlamlandırmış bir yurtseverdir. Dünyanın dört bir yanında tanınmış, sesi deniz aşırı ülkelere ulaşmıştır.<!--more--></p>
<p>Dünyaya açılan tek odalı ev, 1935 yılı. Ortadoğu. Beyrut. Ve bir göçün hikayesi başlar&#8230; Wadi Haddad eşi ve iki çocuğuyla Beyrut’un Zuqaq al-bat semtine yerleşir. Bu küçük mahalle, nesiller boyu kucak açmıştır her ırktan binlerce insana. Dar kaldırımlı, dar sokaklı, daracık evlerde kocaman yürekleri barındırmıştır. Nouhad (Feyruz) bu küçük evde, annesi babası ve küçük kardeşiyle yeni bir hayata başlar. Yaşadıkları ev kendilerinden başka yoksul ailelerin de bulunduğu, sadece tek bir odanın kendilerine ait olduğu bir çeşit pansiyondur. Babası bir matbaada dizgici olarak çalışarak ailesini ayakta tutmaya çalışır. Ve bu küçük aile mahalle halkı tarafından çok sevilir.</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/wywUFwSXPtA&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/wywUFwSXPtA&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p>Haddadlar’ın ailesindeki en büyük çocuk, Ortadoğu’nun en ünlü şarkıcısı ve kendi zamanın efsanesi olacak olan Nouhad (Feyruz)’dı. İlk çocukluk yıllarından itibaren, müziğe ilgisi ve yeteneği göze çarpıyordu. Fakat, ailesinin bir radyo alacak gücü bile yoktu. Her gün pencerenin başına oturur ve komşunun radyosundan gelen, büyülü müzik tınılarını duymaya çalışırdı. Bulduğu her fırsatta kulağını pencereye dayar, müziği duymaya çalışırdı. Bunu, annesine yardım ederken, hamur yoğururken, bulaşık yıkarken yapardı. O zamanlar en çok dinlediği sanatçılar, o dönemin en ünlü sanatçıları Asmahan ve Laila Murad’tı. Aynı zamanda, evin en büyük çocuğuydu Feyruz ve kardeşleri Hoda, Amal ve Joseph’e de bakmak zorundaydı. Bu yoksul semtte, herkes birbirini iyi tanır ve destek olmaya çalışırdı.</p>
<p>Babası yetersiz gelirinin bir kısmını çocuklarının eğitimi için ayırmıştı. Bu sayede Feyruz okula gitme şansına kavuşmuştu. Feyruz’un büyüleyici sesi okulda herkesin dikkatini çekiyordu ve okul partilerinde, müsamerelerde sahne alıyordu. 1947’de bir okul partisinde, onu dinleyenlerin arasında Lübnan Konservatuarı öğretmenlerinden Muhammed Fleifel de vardı. Fleifel, yeni kurulan Lübnan Radyosu’nda ulusal ilahileri okuyabilecek, yeni yetenekleri arıyordu okul çocukları arasından. Ve Feyruz onun için büyük bir keşifti. Sesinin büyüsünden oldukça etkilenmişti. Fleifel’e göre bu genç yetenek, sesini duyurabilmeliydi, bu sesi herkes duymalıydı.</p>
<p>Bir gün Fleifel radyoda Feyruz’un kayıtlarını yaparken, Lübnan Radyosu Müzik Bölümü Başkanı Halim Al-Rumi, kayıt odasında şarkı söyleyen Feyruz’un sesini duydu ve onunla görüşmek istediğini söyledi. Al-Rumi, ilahi dışında bir şeyler okumasını istedi ve Feyruz’da Farid al Altash’tan Ya Zahratan Fi Khayali ve Asmahan’dan Mawhal’ı okudu. Feyruz daha sonra, radyoda çalışmaya başlamasıyla ilgili şunları söylemiştir; “En büyük hayalim, radyoda şarkı söyleyebilmekti. Başlangıçta, 100 Paund alacağımı söylemişlerdi. Bu, benim için oldukça güzel bir rakamdı. Ama ayın sonunda, 100 paundu göremiyordum maalesef. Vergi kesintilerinden dolayı, ay sonunda 100 paund almam biraz zaman aldı.”</p>
<p>Başlangıçta babası, radyoya gidip şarkı söylemesine karşı çıkıyordu. Onu ikna edebilmek için günlerce dil dökmek zorunda kalmıştı ama sonunda ikna olmuştu. Çünkü annesi ve kardeşleri de bu durumdan son derece memnunlardı.</p>
<p>Koroya başlaması onun için uzun bir pratik ve gözlem süreci olmuştur. Korodaki her sanatçının konuşması ve şarkı söylemesini yakından izlemişti. Çünkü, sık sık programa gelemeyen sanatçıların yerine sahneye çıkmak zorunda kalabiliyordu.</p>
<p>Feyruz’un ilk şarkısını Halim Al-Rumi bestelemiş ve Michael Awadh yazmıştı.</p>
<p><em>&#8230;Kalbimi peşin sıra saldım</em></p>
<p><em>ama yangınla döndü</em></p>
<p><em>aşkından uzağa&#8230;</em></p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/Dow9EIm8mbg&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/Dow9EIm8mbg&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p>Al-Rumi, böylesi bir yeteneği keşfetmiş olmanın gururu ve heyecanıyla, Feyruz’u Assi Rahbani ile tanıştırdı. Assi Rahbani’de çok iyi besteci ve aynı zamanda bir müzisyendi. Çoktan farkına vardığı bu yeni yetenekle tanışmak için oldukça heyecanlanıyordu.</p>
<p>Sanatçı ve Assi Rahbani tanıştıktan sonra, kardeşi Mansur Rahbani ile birlikte çalışmaya başladılar ve bu çalışma, Feyruz’un herkes tarafından tanınmasını sağladı. Başlangıçta, Soft Dans formatında şarkılar yapmaya çalıştılar. Bu sırada Beyrut, deniz aşırı ülkelerden gelip Tango ve Rumba yapan büyük bandoları büyülüyordu. Bu bandolardan biri, Arjantin’den gelen Eduardo Bianco bandosuydu. Yapacakları gösterinin kayıtlarını Yakın Doğu Yayın Stüdyosunda Müzik direktörü Sabri Sharif gerçekleştiriyordu. Bu gösteri için doğu müziğinde öne çıkmamış sanatçılarla çalışmak istiyorlardı. Sabri Sharif’in önerisiyle, Bianco orkestrasıyla birlikte sahne alan sanatçı Feyruz oldu. Bu, 1 Ekim 1951 gecesi gerçekleşti. Bu başlangıcın, doğru olduğuna inanıyorlardı. Bu tekniği Arap müziğinde önceden denemiş olan tek sanatçı ,Mısırlı besteci Midhat Asim’di.</p>
<p>Ancak, Feyruz ve Rahbani kardeşlerin kariyerlerini belirleyen ilk şarkı bir dans şarkısı değil, melankolik bir aşk şarkısı olan Itap’tı. Bu şarkı, Feyruz’u bir gecede, Arap müziğinin en önemli isimlerinin arasına sokmuştu.</p>
<p>Ve en büyük başarıları, 1955 yazında gerçekleşti. Mısır’ın başkentine, Mısır Radyosu’nda kendi şarkılarını söylemek üzere davet edilmişlerdi. Burada beş ay geçirdiler ve bu süre içerisinde Feyruz, bir çok sanatçı ile tanıştı, bir çok teklif aldı. Mısırlı besteciler şarkılarını okumasını, sinemacılar filmlerinde, tiyatrocular oyunlarında oynamasını istediler ondan. Ancak bu tekliflerin hepsini kibarca reddetti. Çünkü hamileydi. 1956 yılında oğlu Ziad, Lübnan’da dünyaya geldi. Feyruz, dünyaca ünlü bir yıldız olmuştu artık. En iyi bestecilerin ilk durağı Feyruz oluyordu. Çünkü O, şarkı söylerken kendini müziğe bırakarak tiyatral bir gösteri yapıyordu aynı zamanda. Sadece Ortadoğu’da doğan bir güneş değildi artık O. Deniz aşırı ülkelerde, binlerce hayranı vardı. Londra, Paris, Newyork’ta da doğuyordu artık&#8230;</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/GxaBgD_rcUo&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/GxaBgD_rcUo&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p>Feyruz sadece müzik yapan bir sanatçı değil, aynı zamanda ulusal değerlerine sahip çıkan, kendi halkının kültüründe yer alan etnik, ahenkli ve şiirsel özellikleri sanatına yansıtan bir efsanedir Ortadoğu’da. Ve bu efsanenin arkasındaki en büyük destek, eşi Assi Rahbani ve Mansur Rahbani’dir. Yeni tarzlar geliştirip Arap müziğine önemli katkılar sunmuşlardır.</p>
<p><strong>“Bir gün Filistin’de çocuklar gülecek”</strong></p>
<p>Feyruz ve Rahbani efsanesinin bir diğer önemli özelliği ve büyük kitlelere mal olmasının nedeni, ondaki yurtsever özdü. Feyruz için yaşadığı toprakların ve halkının özgürlüğü çok önemliydi. Bir çok şarkısında bu özlemini dile getirmişti. Bu şarkılardan biri Beyrut için okuduğu Beyrut şarkısıdır.</p>
<p>O, Ortadoğu halklarının barış ve özgürlük içinde yaşamasını ne kadar çok istediğini şu sözleriyle dile getirmiştir: “İnanıyorum, bir gün Filistin’de bombaların sustuğunu ve çocukların güldüğünü göreceğim”</p>
<p>Lübnan’ın kurtuluşu Feyruz ve Rahbani kardeşlerin müziğinde bir ana fikirdi. Çünkü, Lübnan diğer Yakındoğu ülkelerinden farklı ve daha gelişmiş bir ülkeydi. Lübnan, kültürel anlamda da oldukça zengin bir ülkeydi. Ortadoğu bir medeniyet ve kültür beşiğiydi ve bu beşik bombalarla, silahlarla sallanmamalıydı. Öyle ki Feyruz, savaş boyunca ekonomik gücü olduğu halde yurtdışına çıkmadı ve Beyrut’ta kalmaya karar verdi. Ta ki evi bir füzeyle darbe alana kadar. Ve böylelikle mecbur kaldı vatanını terketmeye. Ancak, gittiği yerde de unutmadı halkını, Lübnan halkının yaşadıklarını tüm dünyaya taşıdı şarkılarıyla.</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/58Tv2wf84rk&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/58Tv2wf84rk&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p><strong>Feyruz’un şarkıları</strong></p>
<p>Feyruz’un şarkıları politik, sosyal ve demokratik bir öze sahiptir. Bir çoğu folklorik, müzikal oyunlarda söylenmiştir. Lübnan iç savaşın öncesinde ve sonrasında da aynı çizgide ama hep gelişen bir yapıdadır. Özünü yerel halk şarkılarından alan geleneksel Arap müziğinin popüler Avrupa formlarının, Sovyet Rusya müziğinin, Ermenistan ve Balkan müziğinin eşsiz bir sentezidir. Ama bu sentez, Arap kültüründen uzak bir sentez değildir. Aksine altyapısında Arap edebiyatının usta şairleri, bestecileri ve müzisyenleri vardı. Melodik olarak ele aldığımızda Feyruz’un şarkıları klasik biçimiyle geleneksel Arap müziği formunda söylenmiştir. Ortadoğu’da alışılmış olan formların dışında çeşitli yeni makamlar ve melodiler kullanılmıştır. Müzik yaşamına atıldığı ilk yıllarda tanıştığı Rahbani kardeşler her zaman yanında olmuş ve müzikteki yaratıcı birikimleriyle desteklerini sunmuşlardır. Hemen hemen her şarkısının altyapısında Rahbanilerin emeği geçmiştir ve bu üçlü oldukça uyumlu ve başarılı çalışmalar yapmışlardır. En çok bilinen ve sevilen şarkılarından biri, bir aşk şarkısı olan habbbaitak bissayf’tır.</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/GdWQaJPh1Hw&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/GdWQaJPh1Hw&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p><strong>Müzikal oyunları ve filmleri</strong></p>
<p>Ortadoğu’nun en büyük festivallerinde, dünyanın dört bir yanından gelen tiyatrolar, müzikaller ve balelerle birlikte Feyruz’un oyunları, müzikalleri sergilenmiştir. Onu izleyenler büyük bir hayranlıkla kendi ülkelerinde görmek için adeta sıraya girmişlerdir. Ve hangi ülkeye gittiyse sembolik kent anahtarları ve bir çok ödülle geri dönmüştür. Bir çok oyunda ve müzikalde rol almıştır Feyruz. Bunlardan bazıları şunlardır:</p>
<p>Ayın Köprüsü(1961), Gece ve Fener(1963), Yüzük Satıcısı(1964), Hala ve Kral(1966) vs</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/_nUhXRh144I&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/_nUhXRh144I&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p>Köylü insanların yaşamını konu edinen oyunlardan birisi İstasyondur. Bu oyun bir patates tarlasında geçer. İnsanlar tarlada çalışmaktan başka bir şey yapmamaktadırlar. Ve köylerinden başka bir yere gitmemişlerdir. Bu monoton yaşam onları son derece sıkmaktadır. Ve yine onlarla birlikte patates tarlasında çalışan genç bir kadın onlara şarkı söyleyerek, eğer çok isterlerse onları bilmedikleri yeni yerlere götürecek bir terinin ve istasyonun patates tarlasının yananda olduğunu görebileceklerini anlatır. İnsanlar bun o kadar çok isterler ve buna öyle bir inanırlar ki trenin sesini duymaya başlarlar. Bu oyunda Feyruz ve Rahbanilerin anlatmak istedikleri insanın isterse her şeyi değiştirebileceği ve memnun olmadığı her şeyi değiştirmesinin tek koşulunun onu istemesi ve mücadele etmesi olduğudur.</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/alwHGONeLPw&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/alwHGONeLPw&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p><strong>Beyrut</strong></p>
<p><em>Selam sana yüreğimin derinliklerinden</em></p>
<p><em>Ey Beyrut!</em></p>
<p><em>Kabul edin bu selamımı, ey denizler, evler</em></p>
<p><em>Ve eski denizlerin yeni yüzü çöller&#8230;</em></p>
<p><em>O ki</em></p>
<p><em>Benim halkımın hamurundan yoğrulmuştur,</em></p>
<p><em>Ekmeğim, içkim, yaseminim&#8230;</em></p>
<p><em>Ateşin ve dumanın tadı nasıl oldu?</em></p>
<p><em>Beyrut! seni terk eden delidir,</em></p>
<p><em>Ey Beyrut!</em></p>
<p><em>El üstünde tutulacak şehirsin sen</em></p>
<p><em>Ey Beyrut!</em></p>
<p><em>Kapısını kapattı Beyrut;</em></p>
<p><em>Kendisini sabah akşam el üstünde tutacak</em></p>
<p><em>Ve güzel günlere taşıyacak insanlara</em></p>
<p><em>Sonra bir başına kaldı sabah akşam</em></p>
<p><em>Ve gecelerde&#8230;</em></p>
<p><em>benimsin sen Ey Beyrut!</em></p>
<p><em>Benimsin</em></p>
<p><em>Halkımın kanayan yarası,</em></p>
<p><em>Analarımın akan göz yaşısın.</em></p>
<p><em>Benimsin sen Ey Beyrut!</em></p>
<p><em>Benimsin&#8230;</em></p>
<p><strong>Feyruz</strong></p>
<p>A. Suat Aytimur&#8217;un Yazısı İlk olarak <a href="http://www.genc-hayat.net/?sayfa=dergi&#38;sayi=4&#38;idyazi=160" title="genc hayat" target="_blank">Genç Hayat</a> dergisinde yayınlandı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kitap Önerisi: Hizbullah/Bir Hareketin Anlatılmamış Öyküsü]]></title>
<link>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2007/02/02/kitap-onerisi-hizbullahbir-hareketin-anlatilmamis-oykusu/</link>
<pubDate>Thu, 01 Feb 2007 22:37:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>site yöneticisi</dc:creator>
<guid>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2007/02/02/kitap-onerisi-hizbullahbir-hareketin-anlatilmamis-oykusu/</guid>
<description><![CDATA[Kesit yayınları Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım tarafından kaleme alınan “Hizbul]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://istanbulbeyrut.wordpress.com/files/2007/02/kitap.jpg" title="Kitap Önerisi: Hizbullah/Bir Hareketin Anlatılmamış Öyküsü"><img src="http://istanbulbeyrut.wordpress.com/files/2007/02/kitap.kucukresim.jpg" alt="Kitap Önerisi: Hizbullah/Bir Hareketin Anlatılmamış Öyküsü" align="left" hspace="5" /></a>Kesit yayınları Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım tarafından kaleme alınan <strong>“Hizbullah/Bir Hareketin Anlatılmamış Öyküsü”</strong> adlı kitabı Türkçeye kazandırdı.  İçerden bir bakışla Hizbullah hareketini anlatan kitapta İsrail’le ilişkiler, savaş ve çatışmaların iç yüzü, Lübnan’da Hizbullah’ın konumu, MOSSAD ajanlarının Hizbullah liderlerine yönelik suikast girişimleri, İran-Hizbullah ilişkileri bütün boyutlarıyla incelenirken; okuyucu Ortadoğu ve Lübnan’a önyargısız ve insaflı bir geziye davet ediliyor.<!--more-->.</p>
<p>.90 YTL fiyatından satışa sunulan kitabın arka kapak yazısında şu cümlelere yer veriliyor:</p>
<p><img src="http://istanbulbeyrut.wordpress.com/files/2007/02/kitap.jpg" alt="Kitap Önerisi: Hizbullah/Bir Hareketin Anlatılmamış Öyküsü" align="left" hspace="5" />İsrail’in saldırı, yok etme ve sürekli yayılma politikalarına karşı başka bir alternatif bulamamış insanların cesetlerinden, ölüm kusan bombaların hayalet şehir haline çevirdiği Lübnan’ın küllerinden doğan bir hareket Hizbullah. İran İslam Devrimi’nden de güç alarak kurulan örgütün Batılı basın yayın organlarında terörist bir hareket mi yoksa bir direniş hareketi mi olduğu yıllarca tartışıldı. Örgüt, uluslararası arenada ve medyada yok sayıldı, arkasında karanlık güçlerin olduğu, hatta İsrail tarafından gizlice desteklendiği bile iddia edildi. Ancak Hizbullah bu iddiaların hiç birisine aldırmadı, işgale karşı direniş ve ezilenlerden yana olma politikasını ısrarla sürdürdü. Bu politikalar meyvelerini vermeye başladı, Hareketin lideri Hasan Nasrallah karizmatik kişiliği ve Che Gouvera’vari misyonuyla Ortadoğu halklarının gönlünde taht kurdu. Saddam’ın Bağdat düşerken yaptığı abartılı açıklamalar ve kitleleri hayal kırıklığına uğratan tavırlarının tam tersine Nasrallah, hiçbir zaman yapmadığı ya da yapamayacağı bir şeyi söylemedi. “Size zafer vaat ediyorum” sloganıyla bütün ezilenlerce benimsenen Nasrallah, şu an Latin Amerika başkentlerinden Moskova’ya, Fas’tan Malezya’ya kadar her dinden binlerce insanın umudu oldu.</p>
<p>Elinizdeki bu kitap Hizbullah Genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın sağ kolu ve hareketin ikinci adamı Naim Kasım tarafından kaleme alındı. İçerden bir bakışla Hizbullah hareketini anlatan bu kitapta örgüt hakkında şu ana kadar hiç bilinmeyen gerçekler büyük bir ustalıkla anlatılıyor. İsrail’le ilişkiler, savaş ve çatışmaların iç yüzü, Lübnan’da Hizbullah’ın konumu, MOSSAD ajanlarının Hizbullah liderlerine yönelik suikast girişimleri, İran-Hizbullah ilişkileri bütün boyutlarıyla kitapta incelenirken okuyucuya Ortadoğu ve Lübnan’da önyargısız ve insaflı bir geziye davet ediyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Direniş Cephesi Güçleri: Ulusal Özgürlük Hareketi]]></title>
<link>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/12/02/ulusal-ozgurluk-hareketi-ve-michel-aoun/</link>
<pubDate>Sat, 02 Dec 2006 20:50:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>site yöneticisi</dc:creator>
<guid>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/12/02/ulusal-ozgurluk-hareketi-ve-michel-aoun/</guid>
<description><![CDATA[Ulusal Özgürlük Hareketi (UÖH) (The Free Patriotic Movement &#8220;FPM&#8221; -Tayyar Al-Watani Al-H]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.tayyar.org"><strong><span><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/thumb/8/8c/Tayyarlogoarabic.gif/180px-Tayyarlogoarabic.gif" alt="tayyar logo" align="left" height="137" hspace="5" width="180" />Ulusal Özgürlük Hareketi</span></strong></a><span> (UÖH) </span><span style="font-style:italic;">(The Free Patriotic Movement &#8220;FPM&#8221; -Tayyar Al-Watani Al-Horr- ayrıca Aounist Hareket olarak da bilinir).</span> Lübnan’ın hristiyan cemaati içindeki en etkili partilerden biridir. Kurucusu iki kez Devlet Başkanlığını üstlenmiş General <span style="font-weight:bold;">Michel Aoun</span>’dur (Mişel Aun). 18 Eylül 2005’de politik parti olarak örgütlenmiştir.</p>
<p><span>Michel Aoun Lübnan Silahlı Kuvvetleri Komutanı olarak, Taif anlaşmasına (22 Ekim 1989) karşı çıktı, Suriye ve Suriye yanlısı milislere karşı savaşa girişti. Lübnan-Suriye ortak askeri operasyonu sonucu yenilgiye uğrayınca Fransız Büyükelçiliği’ne sığındı ve ardından Paris’e iltica etti.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><a href="http://www.tayyar.org"><strong><span><img src="http://www.saafonline.com/resimler/haberler/1552.jpg" alt="aoun" align="left" height="180" hspace="5" width="220" /></span></strong></a></strong><span>Eylül 2004’de BM Güvenlik Konseyi’nin </span><span> </span>tüm yabancı güçlerin Lübnan’dan çekilmesi ve tüm örgütlerin silahsızlandırılmasına yönelik 1559 sayılı kararın alınması ve 14 Şubat 2005’de Refik Hariri’nin suikaste uğraması ile başlayan süreçte Aoun yeniden etkinlik kazandı. 7 Mayıs 2005’de seçimlerin hemen öncesinde Lübnan’a döndü.</p>
<p class="MsoNormal"><span>UÖH seçimler sırasında 14 Mart Bloku’na mesafeli davrandı ve Hizbullah ve Emel gibi ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturan şii partileri de kapsayan bir ittifak kurulması gerektiğini savundu. Aoun’nun liderlik yaptığı Ulusal Özgürlük Hareketi seçimlerde beklentilerin üzerinde bir başarı sağladı. 128 sandalyeli Meclis’te 21 milletvekilliği kazandı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>6 Şubat 2006’da UÖH ile Hizbullah arasında çeşitli konularda anlaşmaya varıldı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>General Michel Aoun 1 Aralık’ta başlayan oturma eyleminin açış konuşmasını yaptı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><em><a href="http://www.tayyar.org"><strong><span>Ulusal Özgürlük Hareketi</span></strong></a><span> tanıtım videosu </span></em></p>
<p class="MsoNormal"><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/icUVXmIkiuo&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/icUVXmIkiuo&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lübnan Kronolojisi]]></title>
<link>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/11/22/lubnan-kronolojisi/</link>
<pubDate>Wed, 22 Nov 2006 14:01:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>site yöneticisi</dc:creator>
<guid>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/11/22/lubnan-kronolojisi/</guid>
<description><![CDATA[M.Ö. 3000–2500 Fenike hakimiyeti. M.Ö. 1800–1100: Mısır hakimiyeti. M.Ö. 875–608: Asur hakimiyeti. M]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="background-color:#66cc33;"> M.Ö. 3000–2500</span> Fenike hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">M.Ö. 1800–1100:</span> Mısır hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">M.Ö. 875–608:</span> Asur hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">M.Ö. 590–529:</span> Babil hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">M.Ö. 529–333:</span> Pers hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">M.Ö. 333–64:</span> İskender hakimiyeti ve Selefki  (Selefkos veya Seleucid) Hanedanlığı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">M.Ö. 64 &#8211; M.S. 395:</span> Roma hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">395–636: </span>Bizans hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">636</span>: Hz. Ömer döneminde Müslümanların  hakimiyetine geçiş.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1109–1291:</span> Haçlı hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1289–1516:</span> Memluklu hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1516–1918:</span> Osmanlı hakimiyeti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1516–1697:</span> Dürzi Maan ailesinin idaresi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1697–1841:</span> Dürzi Şihabların idaresi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1831–1840:</span> Kavalalı Mehmet Ali Paşa  idaresindeki Mısır’ın işgali.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1842–1860:</span> Kuzeyde Marunilerin, güneyde ise  Dürzilerin yönetiminde iki kaymakamlığın kurulması ve Marunilerle Dürziler arasında  siyasi ve iktisadi mücadeleler.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1861:</span> Lübnan Dağı Protokolü ile  “Mutasarrıflık” sistemine (Maruni idaresine ve mezhep temsiline dayalı bir  siyasi sisteme) geçiş.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1 Nisan 1920:</span> Fransız mandasının kurulması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1 Eylül 1920:</span> Dağlık Lübnan bölgesine Suriye’den  koparılan toprakların dahil edilmesiyle “Büyük Lübnan Devleti”nin kurulması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1920–1943:</span> Fransız mandası dönemi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1926:</span> Fransız güdümünde Lübnan  Cumhuriyeti’nin kurulması ve anayasanın kabul edilmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1932:</span> İlk ve tek resmi nüfus sayımı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">22 Kasım 1943:</span> Lübnan’ın bağımsızlığını  kazanması ve Milli Misak’ın ilanı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">31 Aralık 1946:</span> Fransız birliklerinin ülkeden  tamamen çekilmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1948:</span> I. Arap-İsrail Savaşı’nın  ardından ilk Filistinli mülteci akını.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">8 Mayıs – 14 Ekim 1958:</span> İlk iç savaş ve Amerikan  müdahalesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1967:</span> Arap-İsrail Savaşı’nın ardından  ikinci mülteci akını.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Aralık 1968:</span> İsrail’in Beyrut havalimanını  bombalaması ile ilk kez Lübnanlılar arasında Filistin meselesinin ciddi bir  biçimde tartışmaya açılması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">12 Haziran 1969:</span> Lübnan hükümeti ile FKÖ arasında  Lübnan topraklarında Filistinlilerin haklarını düzenleyen ve İsrail’e yönelik  gerilla mücadelesinin meşrulaştığı Kahire Anlaşması’nın imzalanması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1970:</span> “Kara Eylül”ün ardından  Filistinli direnişçilerin Ürdün’den çıkarılması ve Lübnan’ın, İsrail’e yönelik  Filistin direnişinin merkez üssü haline gelmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1973: </span>Lübnan hükümeti ile FKÖ arasında  Kahire Anlaşması’nı teyit eden ancak Filistinli gerillaların hareketlerine bazı  sınırlamalar getiren Milkart Protokolü’nün imzalanması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">13 Nisan 1975:</span> Marunilerin, Filistinlilerin  bulunduğu bir otobüse yönelik saldırısının ardından, Lübnan Kuvvetleri  (Hıristiyan Maruni) ile FKÖ destekli Ulusal Hareket (Müslüman-Dürzi-sol  ittifakı) arasında iç savaşın patlak vermesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Aralık 1975:</span> FKÖ’nün resmen iç savaşa girmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Mart 1976:</span> Filistin-Müslüman ittifakının  ülkenin çok büyük bir kısmında kontrolü ele geçirmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Nisan 1976:</span> Suriye’nin Hıristiyanların lehine  iç savaşa müdahil olması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1 Haziran 1976:</span> Cumhurbaşkanının talebi üzerine  Suriye birliklerinin Lübnan’a girmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">16 Ekim 1976:</span> Arap Birliği’nin girişimiyle  Riyad ve Kahire Anlaşmaları’nın imzalanması ile iç savaşın ilk safhasının sona  ermesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Ocak 1977:</span> Arap Caydırıcı Gücü’nün bir  parçası olarak 27 bin Suriye askerinin resmen ülkeye yerleşmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">16 Mart 1977:</span> Dürzi lider Kemal Canbulat’ın  öldürülmesini müteakip Dürzi-Maruni çatışmasının yeniden başlaması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1978:</span> Suriye-Maruni ittifakının  bozulması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Mart 1978:</span> İsrail’in Lübnan’ın  yüzde 10’unu işgal etmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">19 Mart 1978:</span> BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’in  saldırılarını derhal durdurması ve Lübnan topraklarından çekilmesini öngören  425 sayılı kararı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">23 Mart 1978:</span> Barışı sağlamak üzere UNIFIL  birliklerinin Lübnan’a gelmeye başlaması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1978–79:</span> Doğu Beyrut’ta Hıristiyan grupların  kendi aralarında mücadeleye başlaması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">6 Haziran 1982:</span> İsrail’in Lübnan’ı işgali.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">7 Ağustos 1982:</span> İsrail ve Filistinliler arasında  imzalanan ateşkes sonucu Filistinli direnişçilerin, merkez üsleri olan  Beyrut’tan ayrılması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">14 Eylül 1982:</span> Lübnan Kuvvetlerinin komutanı  Beşir Cemayel’in cumhurbaşkanı seçilmesini müteakip suikastla öldürülmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">16–17 Eylül 1982:</span> İsrail destekli Falanjistlerin  Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında 2000’e yakın Filistinliyi katletmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">18 Nisan 1983:</span> ABD büyükelçiliğine düzenlenen  saldırıda 50 kişinin ölmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">15 Mayıs 1983:</span> El-Fetih içinde ayaklanma.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">17 Mayıs 1983:</span> İsrail ile Lübnan hükümeti  arasında tüm yabancı güçlerin çekilmesini öngören bir anlaşmanın imzalanması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">23 Ekim 1983:</span> Biri Amerikan, diğeri Fransız  üssüne yönelik saldırılarda 241 Amerikan ve 58 Fransız askerinin ölmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">29 Ekim 1983:</span> Suriye’ye baskı uygulamak üzere,  İsrail-ABD ilişkilerini canlandıran bir anlaşmanın imzalanması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">19–20 Aralık 1983:</span> Trablusşam’daki çatışmaların  ardından Arafat ve 4.000 taraftarının Tunus, Cezayir ve Güney Yemen’e gitmek  zorunda kalmasıyla Filistin direnişinin Lübnan’ı terk etmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">5 Mart 1984:</span> Lübnan cumhurbaşkanının İsrail  ile imzaladığı anlaşmadan çekilmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">30 Mart 1984:</span> Lübnan’a konuşlanmalarından 16 ay  sonra ABD birlikleri ile Çok Uluslu Güç’ün geri çekilmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Mayıs-Haziran 1985:</span> Beyrut’taki Filistin mülteci  kamplarına Şii Emel örgütünün saldırması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">10 Haziran 1985:</span> İsrail birliklerinin 16 km’lik  “güvenlik bölgesi” hariç geri çekilmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1988–89:</span> Güney Lübnan’da Emel ile Filistinliler,  Trablusşam’da Sünniler ile Şiiler, Şii gruplar Emel ile Hizbullah, Arafat ile  Ebu Musa taraftarı Filistinliler, Lübnan Kuvvetleri ile Falanjistler, Lübnan  Kuvvetleri ile Lübnan ordusu, Sünni el-Hoss ordusu ile Maruni Aoun ordusu ve  1990 yılında Aoun ordusu ile Suriye ordusu arasında çatışmaların yoğunlaşması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">22 Ekim 1989:</span> 62 Lübnanlı milletvekilinin 22  gün süren müzakerelerinin ardından Taif Anlaşması’nın imzalanması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Ekim 1990:</span> Lübnan-Suriye ortak askerî  operasyonu sonucu, Suriye ve Suriye yanlısı milislere karşı “Kurtuluş Savaşı”na  girişen ve Taif Anlaşması’na karşı çıkan Lübnan Silahlı Kuvvetleri Komutanı  Maruni Mişel Aoun’ın Fransız büyükelçiliğine sığınması ve ardından Paris’e  kaçması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1991:</span> Lübnan hükümetinin Suriye’nin  desteğiyle tüm ülkede kontrolü sağlamasıyla iç savaşın tamamen sona ermesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Mayıs 1991:</span> Lübnan ile Suriye arasında  Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın imzalanması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Eylül 1991:</span> Lübnan ile Suriye arasında  Savunma ve Güvenlik Paktı’nın imzalanması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Temmuz 1991:</span> Hizbullah dışındaki milis  kuvvetlerin silahlarını bırakma konusunda anlaşması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">11 Nisan 1996:</span> İsrail’in Hizbullah’a yönelik  “Gazap Üzümleri” Operasyonu.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">18 Nisan 1996:</span> Kana katliamı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">26 Nisan 1996:</span> Hizbullah ve İsrail’in, sivilleri  ve onların yaşadığı bölgeleri hedef almama konusunda anlaşmaları.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">23 Mayıs 2000:</span> İsrail’in Hizbullah direnişi  karşısında 425 sayılı BM kararı uyarınca 18 yıldır işgal ettiği Güney  Lübnan’dan çekilmek mecburiyetinde kalması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">2001:</span> Suriye’nin 25 bin kişilik  birliğini geri çekmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Mart 2002:</span> Lübnan’ın 35 yıl aradan sonra ilk  kez Arap Birliği Zirvesi’ne ev sahipliği yapması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Ağustos 2004:</span> Suriye’nin, Lübnan Cumhurbaşkanı  Emile La-hud’un görev süresinin uzatılmasına yönelik baskı yapması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">2 Eylül 2004:</span> BM Güvenlik Konseyi’nde tüm  yabancı güçlerin Lübnan’dan çekilmesi ve tüm örgütlerin silahsızlandırılmasına  yönelik 1559 sayılı kararın alınması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">20 Ekim 2004:</span> Başbakan Refik Hariri’nin  Suriye’nin baskılarına tepki olarak istifası.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">14 Şubat 2005:</span> Lübnan eski başbakanı Refik  Hariri’nin suikasta kurban gitmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">26 Nisan 2005:</span> Suriye birliklerinin tamamen  Lübnan’dan çekilmek zorunda kalması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">Mayıs-Haziran 2005:</span> Dört turda yapılan genel seçimler  neticesinde Suriye karşıtı koalisyonun mecliste çoğunluğu sağlaması ve ardından  hükümeti kurması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">2 Haziran 2005:</span> <em>En-Nehar</em> gazetesi  yazarlarından Filistin asıllı Profesör Samir Kasir’in suikasta kurban gitmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">21 Haziran 2005:</span> Lübnan Komünist Partisi eski  başkanı George Hawi’nin suikasta kurban gitmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">12 Aralık 2005:</span> <em>En-Nehar</em> gazetesi sahibi  ve milletvekili Cibran Tueyni’nin suikasta kurban gitmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">12 Temmuz 2006 </span>Hizbullah’ın sekiz askerini  öldürmesi ve ikisini de kaçırması üzerine İsrail’in Lübnan’a savaş ilan etmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">13  Temmuz 2006</span> İsrail uçakları, Beyrut havaalanının pistlerini vurdu. İsrail  donanması, Lübnan limanlarını abluka altına aldı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">14 Temmuz 2006</span> İsrail, Beyrut–Şam karayolunu bombaladı, hava ve kara ablukasını  sıkılaştırdı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">15 Temmuz 2006</span> Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, İsrail’in, ülkesini ‘’felaket  bölgesine çevirdiğini” açıkladı ve acil ateşkes çağrısında bulunulmasını  istedi. Sinyora, uluslararası yardıma ihtiyaç duyulduğunu belirtti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">16 Temmuz 2006 :</span> Hizbullah’ın, İsrail’in en büyük üçüncü kenti Hayfa’ya gönderdiği  füzeler, 8 kişinin ölümüne yol açtı. İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Lübnan’ı,  Hayfa saldırısının sonuçlarının ağır olacağı konusunda uyardı. G–8 zirvesinde  liderler, olaylardan Hizbullah’ı sorumlu tuttu ve ABD, İsrail’in kendisini  koruma hakkı bulunduğunu açıkladı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">17 Temmuz 2006 :</span> İngiltere Başbakanı Tony Blair ile BM Genel Sekreteri Kofi Annan,  Lübnan’a uluslararası güç konuşlandırılması çağrısında bulundu.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">19 Temmuz 2006 :</span> İsrail kara birlikleri, Hizbullah noktalarına baskın  düzenleyebilmek amacıyla sınırın Lübnan tarafına geçtiler. Annan, düşmanlığa  son verilmesi çağrısında bulundu.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">23 Temmuz 2006 :</span> BM Acil Yardım Koordinatörü Jan Egeland, İsrail’in, Hizbullah’ın  karargahlarının bulunduğu, Beyrut’un güneyindeki banliyölere düzenlediği hava  saldırılarının insanlık suçu olduğunu söyledi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">25 Temmuz 2006:</span> Olmert, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile bir araya geldi.  İsrail’in hava saldırısında 4 BM gözlemcisi öldü.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">26 Temmuz 2006:</span> Hizbullah, Bint Cibeyl’e ilerleyen İsrail askerleriyle çatıştı, 9  İsrail askeri öldü.  Roma’da düzenlenen  uluslararası konferansta, derhal harekete geçilmesi konusunda görüş birliğine  varıldı ancak, acil ateşkes ve uluslararası güç konuşlandırılması konusunda  karar alınmadı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">29 Temmuz 2006:</span> Rice, uluslararası güç konuşlandırılması konusunda İsrail’de  temaslarda bulundu.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">30 Temmuz 2006:</span> Kana köyüne düzenlenen İsrail hava saldırısında 37’si çocuk 54  sivilin öldüğünü açıklayan Lübnan, Rice’ın bu ülkeyi ziyaretini iptal etti. Rice, İsrail’den, hava saldırılarını 48 saat süresince durdurması için söz  aldı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">1 Ağustos 2006 :</span> İsrail, askeri operasyonlarının kapsamının genişletilmesine karar  verdi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">2 Ağustos 2006:</span> Olmert, uluslararası güç konuşlandırılıncaya kadar Hizbullah ile  savaşmaya devam edeceklerini açıkladı. Hizbullah, İsrail’e 231 füze gönderdi, 1  kişi öldü, 124 kişi yaralandı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">4 Ağustos 2006:</span> İsrail hava saldırısında, Suriye yakınlarındaki bir çiftlik hedef  alındı. 33 kişinin öldüğü açıklandı. Lübnan sınırına 80 kilometre kadar  uzaklıktaki İsrail kenti Hadera’ya füze saldırısı düzenlendi ve bu saldırı,  menzili en uzun saldırı oldu.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">5 Ağustos 2006:</span> İsrail askerleri, Sur’daki Hizbullah gerillalarına saldırdı. ABD ile Fransa, BM Güvenlik Konseyi’nin, “düşmanlığa son verilmesi,  Hizbullah’tan saldırıları kesmesi ve İsrail’den, saldırgan askeri operasyonları  sona erdirmesi istenen karar tasarısı üzerinde uzlaştı.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">6 Ağustos 2006:</span> Lübnan, İsrail kuvvetlerinin Lübnan’da kalmasına izin verdiği  gerekçesiyle karar tasarısını reddetti, İsrail tasarıyı uygun buldu. Hizbullah, Kfar Giladi köyünde 12 İsrailli askeri öldürdü. Bu, Hizbullah’ın şu  ana kadar ki en kanlı füze saldırısı oldu.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">7 Ağustos 2006 :</span> Güney Lübnan ile Beyrut’un güneyinde düzenlenen saldırılarda 50’den  fazla Lübnanlı öldü. Lübnan, güneye 15 bin asker konuşlandırmayı teklif etti.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">8 Ağustos 2006:</span> Hizbullah saldırısında 3 İsrail askeri öldü. İsrail’in Gaziye köyüne düzenlediği hava saldırısında 14 kişi öldü, 23 kişi  yaralandı. Olmert, Lübnan’ın, güneye asker konuşlandırma teklifinin “ilginç bir adım”  olduğunu söyledi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">9 Ağustos 2006:</span> İsrail savaş uçaklarının, Bekaa Vadisi’nin güneyindeki Maşgara  kasabasına düzenlediği bombardımanda 7 kişi öldü.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">11 Ağustos 2006:</span> BM Güvenlik Konseyi’nden 1701  sayılı kararın oybirliğiyle kabul edilmesi.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">14 Ağustos 2006:</span> 1701 sayılı kararın İsrail ve  Lübnan tarafından kabul edilmesi ile ateşkesin sağlanması.</p>
<p><span style="background-color:#66cc33;">5 Eylül 2006: </span>Türk askerinin Lübnan’daki BM  gücünde görevlendirilmesine ilişkin tezkerenin, 192’ye karşı 340 oyla TBMM’de  kabul edilmesi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Direniş Cephesi: Lübnan Komünist Partisi]]></title>
<link>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/11/06/direnis-cephesi-lubnan-komunist-partisi/</link>
<pubDate>Sun, 05 Nov 2006 21:49:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>site yöneticisi</dc:creator>
<guid>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/11/06/direnis-cephesi-lubnan-komunist-partisi/</guid>
<description><![CDATA[Lübnan Komünist Partisi - Lebanese Communist Party LCP, Arapça, الـحـزب الشـيـوعـي اللبـنـانـي hizbu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/thumb/f/fe/Lebanese_Communist_Party_Flag.png/180px-Lebanese_Communist_Party_Flag.png" alt="lkp" align="left" height="120" hspace="5" width="180" />Lübnan Komünist Partisi </strong>- <em>Lebanese Communist Party LCP, Arapça,</em> الـحـزب الشـيـوعـي اللبـنـانـي <em>hizbu-sh-shuy‘uī-l-lubnānī</em> &#8211; <span> </span>Marksist politik parti.</p>
<p><span>Lübnan Komünist Partisi kitlesel bir desteğe sahip olmamakla birlikte, çok sayıda aydını saflarında toplamayı başarmıştır. SSCB döneminde Moskova taraftarı bir siyasi çizgiye sahipti. Lübnan’ın en eski politik organizasyonlarından ve <em><strong>“çok dinli-etnisiteli”</strong></em> partilerinden biridir. Destekçilerinin önemli bölümü Hristiyan Maruniler arasından gelse de sünni ve şii kesimlerden de taraftarları vardır. 1944 yılında Suriye-Lübnan Komünist Partisi adıyla kurulmuştur.</span></p>
<p>LKP Uzun yıllar yeraltında çalıştıktan sonra 1965 yılında politika değişikliğine giderek solcu Dürzi lider Kemal Canbolat’la işbirliği yaptı. 1970’de yasal olarak tanındı.</p>
<p>İç Savaş döneminde Canbolat’ın Lübnan Ulusal Cephesi ve Filistinliler koalisyonunda yer aldı.</p>
<p>1980’lerle birlikte parti güç kaybetmeye başladı. 1983’de sünni islamcı Tevhid hareketinin saldırılarına maruz kaldı. 50 üyesini kaybetti. 1987’de Dürzi İlerici Sosyalist Parti ile birlikte batı Beyrut’ta Şii Emel örgütü ile çatışmalara girdi.</p>
<p class="MsoNormal">1987’de düzenlenen 5. Parti Kongresi’nde Grek Ortodoks kökenli <strong>George Hawi </strong>görevden alınarak yerine Şii kökenli <strong>Kerim Murravvah</strong> Genel Sekreterliğe seçildi. Hawi’nin görevden alınması yakın ilişki içinde olduğu Suriye’nin tepkisini çekti. 1984-1987 yılları arasında LKP islami köktendinci grupların saldırılarında çok sayıda yöneticisini ve üyesini kaybetti.</p>
<p><strong>Hawi Suikastı</strong></p>
<p>Haziran 2005’te LKP eski Genel Sekreteri <strong>George Hawi, El-Cezire</strong> televizyonuna verdiği bir demeçte, Dürzi lider <strong>Kemal Canbolat</strong>’a 1977’de düzenlenen suikastin arkasında, <strong>Hafız Esad</strong>’ın kardeşi <strong>Rıfat Esad</strong>’ın olduğunu ileri sürdü. Hawi kısa bir süre sonra arabasına konan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti.</p>
<p>Son İsrail saldırıları sırasında çeşitli bölgelerde çatışmalara katılan LKP, bu çatışmalarda yedi üyesini kaybetti. Hizbullah’ın öncülük ettiği Direniş Cephesi içinde aktif bir pozisyonda bulunan <strong>Lübnan Komünist Partisi</strong> bir sonraki seçimlerde tarihinde bir ilki gerçekleştirerek parlamentoda temsil edilmeyi umuyor.</p>
<p><a href="http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/07/29/lubnan-komunist-partisi%e2%80%99nin-33-gun-savasinin-baslangicinda-yayinladigi-direnis-cagrisi/" title="lcparty"><strong>Lübnan Komünist Partisi&#8217;nin </strong> 33. Gün savaşı başlangıcında yaptığı direniş çağrısı </a></p>
<p><a href="http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/11/02/lkp-emperyalistler-direnisi-kirmak-icin-ic-savas-kiskirtabilir/" title="lcparty"><strong>Lübnan Komünist Partisi Dış İlişkiler Sorumlusu</strong>  <strong>Ahmad Saade</strong> 33. Gün Savaşı ertesinde yapılmış bir söyleşi &#8211; <strong>Didem Şahin</strong> / <em>sendika.org</em></a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Direniş Cephesi: Hizbullah]]></title>
<link>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/11/05/hizbullah-tarihi-ve-nasrallah-biyografisi/</link>
<pubDate>Sun, 05 Nov 2006 18:39:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>site yöneticisi</dc:creator>
<guid>http://istanbulbeyrut.wordpress.com/2006/11/05/hizbullah-tarihi-ve-nasrallah-biyografisi/</guid>
<description><![CDATA[Hizbullah, (Arapça: حزب الله‎, Allah&#8217;ın partisi) Lübnan&#8217;da bulunan, hem sivil hem de ask]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p class="MsoNormal"><strong><span><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/08/Flag_of_Hezbollah.svg/250px-Flag_of_Hezbollah.svg.png" alt="bayrak hizbullah" align="left" height="145" hspace="5" width="217" />Hizbullah</span></strong><span>, (Arapça: حزب الله‎, Allah&#8217;ın partisi) Lübnan&#8217;da bulunan, hem sivil hem de askeri kanadı olan Şii inançlı siyasi bir partidir. 1982 yılında İsrail&#8217;i, o zamanlar işgal etmekte olduğu Güney Lübnan&#8217;dan çıkartmak amacıyla kurulmuştur. Hizbullah&#8217;ın şu andaki Genel Sekreteri Seyyid <strong>Hasan Nasrallah</strong>&#8216;dır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Hizbullah 1982 yılında İran&#8217;daki İslam Devriminden esinlenerek kuruldu. Amacı İsrail&#8217;i işgal etmekte olduğu Güney Lübnan&#8217;dan atmaktı. Ayetullah Humeyni taraftarlarının İran&#8217;daki devrimini bölgede yayma amacı da taşıyordu. 16 Şubat 1985’te Şeyh İbrahim El Emin tarafından Hizbullah Manifestosu yayınlandı. Manifesto üç amaç koyuyordu. Lübnan’ın Batı emperyalizmden kurtarılması, İsrail’e karşı mücadele ve islami bir devlet kurulması. Hizbullah İran tipi bir İslami devlet hedefini ‘teorik’ olarak hala muhafaza etse de Hizbullah yetkilileri bunun Lübnan toplumunda mümkün olmadığı gerçeğini de kabul etmiştir. Bunun somut karşılığı Seyyid Hasan Nasrallah’ın islami- şii kimliğine değil, Lübnanlılığı öne çıkaran bir söylemi tercih etmesidir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Hizbullah siyasi ve silahlı mücadele kanatlarının yanısıra fakir Lübnan halkına yardım amacıyla birçok kurumlar da işletmektedir. Bunların arasında 4 hastane, 12 klinik, 12 okul ve 2 tane de tarım yardım derneği bulunmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Hizbullah’ın sivil çalışmalarından birkaç örnek:</span></p>
<ul>
<li class="MsoNormal"><strong><span>Yardımlaşma için      İmdat Komitesi:</span></strong><span> Güneyde İsrail’in      saldırılarından daha çok etkilenen halkın karşılaştığı sosyal zorlukları      hafifletmek amacı ile kurulmuştur.</span></li>
<li class="MsoNormal"><strong><span>Şehitler Sosyal      Organizasyonu:</span></strong><span> Direnişte şehit olanların      ailelerine yardımda bulunan bir kurumdur.</span></li>
<li class="MsoNormal"><strong><span>El-Manar Televizyonu:</span></strong><span> Hizbullah tarafından uydu yayını yapan bir televizyon kanalı.</span></li>
<li class="MsoNormal"><strong><span>Yaralılar Kurumu:</span></strong><span> Yaralanmış direniş savaşçılarının kendilerine yeni bir sosyal      hayat kurmalarına yardım ediyor.</span></li>
<li class="MsoNormal"><strong><span>En-Nur Radyosu:</span></strong><span> Yine Hizbullah tarafından yayın yapan ve geniş halk kitlesine      hitap eden      bir radyo.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal"><span>Genelde Arap ve Müslüman dünyasında yasal bir direniş örgütü olarak kabul edilen Hizbullah ABD, Kanada, İsrail ve Avustralya tarafından terörist ilan edilmiştir. Avrupa Konseyi ise bu konuda kesin bir tutum almamayı tercih etmiştir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span> </span><strong><span>İç Savaş Döneminde Hizbullah</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>Hizbullah&#8217;ın kendine has bir örgüt olarak ortaya çıktığı tarih kesin olarak bilinmemektedir. Bazı araştırmacılar 1982 tarihini esas almaktayken, diğer araştırmacılar ise 1985 yılına kadar Hizbullah&#8217;ın çok sayıda küçük grubun ortak adı olarak kullanıldıldığını kabul etmektedirler. Zamanla bu küçük gruplar tek bir bayrak altında toplanarak Hizbullah&#8217;ı oluşturdular.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Lübnan İç Savaşı boyunca Hizbullah ABD ve Avrupa askerlerinin Lübnan&#8217;dan atılması amacıyla birçok bombalama eyleminde bulundu. 1983 yılında ABD Elçiliğine yapılan bir intihar eylemi sonucu 17&#8217;si Amerikalı 63 kişi öldü. Aynı yıl içinde ABD kışlalarına yapılan saldırıda 241 Amerikalı asker öldü. ABD Hizbullah&#8217;a para yardımı yaptığı gerekçesiyle bu saldırılardan İran&#8217;ı sorumlu tuttu. Kısa bir süre sonra bütün askerlerini Lübnan&#8217;dan geri çekti.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>İç Savaştan sonraki dönem</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>1990 yılında Lübnan&#8217;da imzalanan Taif Anlaşmasıyla iç savaş son buldu. Ancak Taif antlaşmasında Lübnan&#8217;daki bütün silahlı grupların silahlarını bırakması öngörülmesine rağmen Hizbullah silahları bırakmadı. Güney Lübnan ordusu ve İsrail&#8217;e karşı gerilla savaşını sürdürdü. 15 Mayıs 2000 tarihinde İsrail Lübnan&#8217;dan tamamen geri çekildi. Fakat Suriye ordusu Lübnan&#8217;daki varlığını sürdürdü.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>14 Şubat 2005 tarihinde eski Lübnan başbakanı Refik Hariri suikast sonucu öldürüldü. Suikastın sorumluları kesin olarak belirlenemedi. Suriye&#8217;nin parmağı olduğu görüşü ağırlık kazandı ve halkın tepkisi ve uluslararası baskı sonucu Suriye Nisan 2005&#8242;te Lübnan&#8217;dan geri çekilmek zorunda kaldı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Mayıs 2005&#8242;te yapılan seçimlerde Hizbullah oylarını büyük ölçüde arttırdı ve Temmuz 2005 yılında kurulan Milli Birlik hükümetinde yer aldı. Ancak Hizbullah ile İsrail arasında sınır bölgelerinde çatışmalar zaman zaman devam etti. Olaylar Hizbullah&#8217;ın 12 Temmuz 2006 tarihinde 2 İsrail askerini kaçırması ile tekrar alevlendi ve İsrail Güney Lübnan&#8217;ı işgale başladı.</span></p>
<p class="MsoNormal"> <img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/c/c1/Lebanon_Jul06.png" alt="hizbullah" height="742" width="606" /></p>
<p class="MsoNormal">Hizbullah&#8217;ın Lübnan&#8217;da etkin olduğu bölgeler yeşil renk gösterilmiştir.</p>
<p class="MsoNormal">&#160;</p>
<p class="MsoNormal"><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/RgluwMqyGDk&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/RgluwMqyGDk&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>Hizbullah Genel Sekreteri Seyid Hasan Nasrallah</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>Hasan Nasrallah 31 Ağustos 1960&#8242;da Güney Beyrut&#8217;ta doğdu. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>1975 yılında Lübnan İç Savaşı sırasında ailesinin memleketi olan Güney Lübnan&#8217;daki El Bazuriye köyüne kaçtı. Orada Şii Emel örgütüne katıldı. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Irak&#8217;ta İslam dini eğitimi gördü. Sonra Lübnan&#8217;a dönerek Emel örgütünün lideri Abbas El-Musavi&#8217;nin kurduğu okulda öğrenim gördü. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>1982 yılında İsrail&#8217;in Lübnan&#8217;ı işgal etmesinden sonra Hizbullah örgütüne katıldı ve hayatını İsrail&#8217;i Lübnan&#8217;dan atma amacına adadı. 1992 yılında Abbas El-Musavi&#8217;nin İsrail tarafından öldürülmesinden sonra Hizbullah&#8217;ın genel sekreteri seçildi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>14 Temmuz 2006 tarihinde 2006 İsrail-Lübnan Krizi sırasında Hasan Nasrallah&#8217;ın evi ve işyeri İsrail&#8217;in attığı bombalarla imha edildi. Ancak Nasrallah sağ olarak kurtulmayı başardı.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
