<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>masal &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/masal/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "masal"</description>
	<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 07:36:01 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Tatilde sinemaya gitmek isteyenlere uyarı!]]></title>
<link>http://binwonderland.wordpress.com/2009/11/27/tatilde-sinemaya-gitmek-isteyenlere-uyari/</link>
<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 12:27:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>burcukaptan</dc:creator>
<guid>http://binwonderland.wordpress.com/2009/11/27/tatilde-sinemaya-gitmek-isteyenlere-uyari/</guid>
<description><![CDATA[Şimdi tatil diye, yapacak çok şey var diye sinemaya gitmek isteyenlere minik bir uyarıda bulunmak zo]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><a href="http://binwonderland.wordpress.com/files/2009/11/yedikocalihurmuz.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-884" title="yedikocalihurmuz" src="http://binwonderland.wordpress.com/files/2009/11/yedikocalihurmuz.jpg" alt="" width="350" height="492" /></a></p>
<p>Şimdi tatil diye, yapacak çok şey var diye sinemaya gitmek isteyenlere minik bir uyarıda bulunmak zorundayım. Haftaiçi Ezel Akay&#8217;ın yönetmenliğini yaptığı <a href="http://www.7kocalihurmuz.com/test/" target="_blank">Yedi Kocalı Hüzrmüz</a>&#8216;e gitmiş bulunduk. Ezel Akay&#8217;ın Neredesin Firuze ve Hacivat ile Karagöz filmlerini beğendiğim için bu filmini de görmek istedim. Üstelik masalsı tadının hoşuma gideceğine inandım. Safmışım :p</p>
<p>Şunu belirtmek gerekir ki çok güzel bir set hazırlamışlar. O evler çok şekerdi. Nurgül Yeşilçay&#8217;a bayılırım ama abartılı oyunculuk resmen gözümü ve kulaklarımı yordu. Masalsı tadı vermek için böyle yaptılar tabii ki ama bence olmamış. Nurgül&#8217;ün güzelliği olmasa filmin yarısında sıkılıp çıkılabilinirdi <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tabii bu sadece benim fikrim. Karar sizin <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BİR KUŞ MASALI !! - Bircan OĞANKUL]]></title>
<link>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/11/24/bir-kus-masali-bircan-ogankul/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 11:44:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>bircanogankul</dc:creator>
<guid>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/11/24/bir-kus-masali-bircan-ogankul/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir uçan kuş varmış. Bir başka uçan kuşu çok seviyormuş. A]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir uçan kuş varmış. Bir başka uçan kuşu çok seviyormuş. A]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gerakan Subuh Masal]]></title>
<link>http://eshape.wordpress.com/2009/11/20/gerakan-subuh-masal/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 22:37:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>eshape</dc:creator>
<guid>http://eshape.wordpress.com/2009/11/20/gerakan-subuh-masal/</guid>
<description><![CDATA[Ketika subuhan di Masjid MI ada tulisan terpampang di dinding luar masjid. Itulah publikasi untuk ac]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Ketika subuhan di Masjid MI ada tulisan terpampang di dinding luar masjid. Itulah publikasi untuk acara <a href="http://eshape.wordpress.com/2008/06/07/subuhan-yuk-2/">Gerakan Subuh Masal.</a></p>
<p><img alt="Gerakan Subuh Masal" src="http://bp2.blogger.com/_oMKg-L5dMD4/SEp-176v7-I/AAAAAAAAARQ/oEHvqe8Z0eo/s400/subuh+masal.jpg" title="Gerakan Subuh Masal" class="aligncenter" width="396" height="400" /></p>
<p>Wah ada lagi tulisan disiarkan <a href="http://eshape.wordpress.com/2009/07/01/talkshow-radio-gema-annisa/">On Air di RGA</a>. Seru banget nih acara di masjid MI ini. </p>
<p>Salut buat para pengurus masjid MI. Semoga sukses. Amin.</p>
<p>Untuk hidup yang sehat, maka ada beberapa persyaratan yang harus kita ikuti, yaitu makan yang berimbang olahraga teratur dan tidur yang cukup.</p>
<p>Kadang kita lebih suka makan yang berkolesterol tinggi dibanding makanan berserat, sayuran atau buah-buahan, sehingga darah kita menjadi kental. Kalau ada dua menu di depan kita, yang satu menu sehat dan yang satunya menu lezat bin nggak sehat, maka sebagian besar dari kita lebih suka makanan yang lezat meskipun tidak sehat.</p>
<p>Hal ini makin diperparah dengan kegiatan olah raga kita yang kadang tak pernah punya slot waktu lagi. Kesibukan kerja membuat kita makin jauh dari olah raga.</p>
<p>Semua hal itu masih diperparah dengan seringnya kita begadang atau kurang tidur.</p>
<p>Kegiatan subuhan masal ini minimal akan membuat kita bisa bangun pagi, tidur teratur, syukur sehabis subuhan disempatkan untuk jalan-jalan setengah jam saja.</p>
<p>Akan makin sehat hidup kita bila kita mampu untuk mengendalikan nafsu makan kita, sehingga hanya makanan sehat yang kita makan.</p>
<p>Kalau semua itu sudah terjadi, maka hidup kitapun menjadi sehat lahir dan batin. Dunia maupun akhirat.</p>
<p>Siapa yang tidak ingin ya?</p>
<p>Yuk ikut gerakan masal yang ini aja ya&#8230;.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DONOR DARAH MASAL DI PUSKESMAS MOJOAGUNG]]></title>
<link>http://puskesmasmojoagung.wordpress.com/2009/11/19/donor-darah-masal-di-puskesmas-mojoagung/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 02:38:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>Puskesmas Mojoagung</dc:creator>
<guid>http://puskesmasmojoagung.wordpress.com/2009/11/19/donor-darah-masal-di-puskesmas-mojoagung/</guid>
<description><![CDATA[dr.Heri Wibowo (DINKES Jombang)sedang donor darah di Puskesmas Mojoagung Puskesmas Mojoagung bekerja]]></description>
<content:encoded><![CDATA[dr.Heri Wibowo (DINKES Jombang)sedang donor darah di Puskesmas Mojoagung Puskesmas Mojoagung bekerja]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lafayette Harikalar Diyarında!]]></title>
<link>http://binwonderland.wordpress.com/2009/11/14/lafayette-harikalar-diyarinda/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 12:34:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>burcukaptan</dc:creator>
<guid>http://binwonderland.wordpress.com/2009/11/14/lafayette-harikalar-diyarinda/</guid>
<description><![CDATA[Beluga&#8216;nın tasarlarığı vitrinleri görmek isterdim. Tabii ki özellikle de bu mevsimde Paris]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.burobeluga.fr/index.php?/beluga/" target="_blank">Beluga</a>&#8216;nın tasarlarığı vitrinleri görmek isterdim. Tabii ki özellikle de bu mevsimde Paris&#8217;i&#8230;</p>
<p style="text-align:center;"><a href="http://binwonderland.wordpress.com/files/2009/11/alice.jpg"><img class="size-full wp-image-852  aligncenter" title="alice" src="http://binwonderland.wordpress.com/files/2009/11/alice.jpg" alt="alice" width="500" height="340" /></a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hediye]]></title>
<link>http://tarihikayeler.wordpress.com/2009/11/07/hediye/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 09:07:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://tarihikayeler.wordpress.com/2009/11/07/hediye/</guid>
<description><![CDATA[Genç kızın bütün parası bir avuç bozukluktan ibaretti. Bu kadarını da bakkaldan, kasaptan, manavdan ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="aligncenter size-medium wp-image-416" title="kemalettinbagci_saat" src="http://tarihikayeler.wordpress.com/files/2009/11/kemalettinbagci_saat.jpg?w=225" alt="kemalettinbagci_saat" width="225" height="300" />Genç kızın bütün parası bir avuç bozukluktan ibaretti. Bu kadarını da bakkaldan, kasaptan, manavdan yaptığı alışverişler esnasında zor bela bir kenara atabilmişti. Parasını bir kere daha saydı, bir kere daha, bir kere daha&#8230; Ertesi gün yılbaşı idi. Bu yüzden, genç kız için yatağına atılıp ağlamaktan başka yapılacak iş yoktu.</p>
<p>Ağlamasını keserek elindeki mendil ile gözlerini sildi. Pencereye yaklaşarak, parmaklık üzerinde dolaşan gri kediye mahzun mahzun baktı. Zihni hep meşguldü. Elindeki bu azıcık parayla yılbaşı için nişanlısına ne gibi bir hediye alabilirdi ki? Halbuki ona kıymetli bir hediye almak hayaliyle ne mutlu saatler geçirmişti.</p>
<p>Sonra, birdenbire pencerenin önünden ayrılarak aynanın karşısında durdu. Gözleri parlıyordu, fakat birden yüzündeki renk uçtu. Uzun saçlarını hızla çözerek, beline kadar salıverdi. Saçları gerçekten çok güzeldi. Zaten hayatta imrenebilecek başka da birşeyi olmadığını düşünüyordu.</p>
<p>Bir süre aynanın karşısında saçlarını seyreden genç kız, gözleri pırıl pırıl yanarak kapıyı açtı ve koşa koşa merdivenlerden inerek sokağa fırladı.</p>
<p>Takma saç yapan bayan kuaförünün önünde durdu. Birdenbire kendini içerde buldu. Kadına:<!--more--></p>
<p>&#8220;Saçlarımı satın almak ister misiniz?&#8221; diye sordu.</p>
<p>&#8220;Şapkanızı çıkarın da bir bakayım.&#8221;</p>
<p>Kuaför saçları elleriyle yokladıktan sonra:</p>
<p>&#8220;Yirmi dolar eder&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Çabuk parayı verin, kabul ediyorum.&#8221;</p>
<p>Genç kız, nişanlısına uygun, aynı zamanda hesaplı bir hediye buluncaya kadar birçok mağaza dolaştı. Sonunda dükkanın birinde ona lâyık hediyeyi bulabildi. Bu, gayet zarif şekilde işlenmiş gümüş bir saat zinciri idi.</p>
<p>Genç kızın nişanlısı da fakir biriydi. Fakir gencin hayatta sahip olduğu tek kıymetli şey, dedesinden kalma eski bir saatti. Ama onun da zinciri uzun zaman önce koptuğu için, saat her zaman cebinde dururdu.</p>
<p>Genç kız eve döndüğünde bir an için aptallık yaptığını düşündü. Ya nişanlısı yaptığını beğenmez, onu bu haliyle çirkin bulursa?</p>
<p>Saat yedide herşey hazırdı. Yemek de ocağın üstünde ısınmaktaydı. Nişanlısı hiç geç kalmazdı. Nitekim uzaktan ayak sesleri duyuldu. Zavallı kızın rengi bembeyaz olmuştu.</p>
<p>&#8220;Allahım! Jim beni bu halimle de güzel bulsun&#8221; diye dua etmekteydi.</p>
<p>Kapı açıldı. Nişanlısı içeri girdi. Zayıf fakat gösterişli bir erkekti Jim. Zavallı çocuk henüz yirmiiki yaşında olmasına rağmen geçinme derdi bütün ağırlığıyla omuzlarına çökmüştü. Yeni bir paltoya ihtiyacı vardı. Eldivenleri de yoktu&#8230; Eşikte durmuş, hayretten faltaşı gibi açılmış gözlerle nişanlısına bakıyordu.</p>
<p>Genç kız endişe ile:</p>
<p>&#8220;Bana öyle kötü bakma&#8221; diye bağırdı. &#8220;Saçlarımı kestirtim, onları sattım, çünkü yılbaşı için sana bir hediye almak istiyordum. Fakat üzülme, saçlarım o kadar çabuk uzuyor ki. Hem bir görsen, sana ne güzel bir hediye aldım.</p>
<p>Delikanlı yutkunarak:</p>
<p>&#8220;Saçlarını mı kestirttin?&#8221; diye tekrarladı.</p>
<p>&#8220;Evet, kestirttim ve sattım. Sana hediye almak için.&#8221;</p>
<p>Gözleri buğulanan delikanlı, cebinden bir paket çıkardı.</p>
<p>&#8220;Saçını kestirmenin veya başka birşeyin sana olan sevgimi azaltacağını düşünme&#8221; dedi. &#8220;Ama şu paketi açınca niye bu kadar şaşkına döndüğümü anlayacaksın.&#8221;</p>
<p>Beyaz parmaklar heyecanla paketin ipini çözdü. Paket açıldığı zaman ilk sevinç feryadı az sonra ümitsiz gözyaşlarına döndü. Çünkü pakette, harikulâde bir fildişi saç tarağı vardı. Genç kız, bunu bir mağazanın vitrininde uzun zamandan beri seyretmiş ve hep böyle bir tarağı olsun istemişti. Şimdi, tarağı göğsünün üzerinde sıkarak şaşkın ve zavallı bir halde şu sözleri tekrarlıyordu:</p>
<p>&#8220;Jim, merak etme, saçlarım o kadar çabuk uzar ki&#8230;&#8221;</p>
<p>Sonra, birden sıçradı. Aldığı hediyeyi masanın üzerinden alıp heyecanla nişanlısına uzattı.</p>
<p>&#8220;Ne güzel değil mi? Saatini çıkar da bak. Bu zincir ona ne güzel yakışacak.&#8221;</p>
<p>Delikanlı ümitsizlikle cevap verdi:</p>
<p>&#8220;Sevgilim, şimdilik bunu bir kenara bırakalım. Çünkü sana bu tarağı alabilmek için saatimi sattım.&#8221;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yollar Sevda]]></title>
<link>http://hasankarakaya.wordpress.com/2009/11/06/yollar-sevda/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 22:35:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>hasankarakaya</dc:creator>
<guid>http://hasankarakaya.wordpress.com/2009/11/06/yollar-sevda/</guid>
<description><![CDATA[ Yollar Sevda   Bir bebek edası ile  süslenmiş, Minnacık ellerin gelir aklıma. Kapadığımda gözlerimi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em> </em><strong><em>Yollar Sevda</em></strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Bir bebek edası ile  süslenmiş,</em></p>
<p><em>Minnacık ellerin gelir aklıma.</em></p>
<p><em>Kapadığımda gözlerimi,</em></p>
<p><em>Gözlerin gökkuşağı olur düşümde.</em></p>
<p><em>Derinlerde yaşayan sevgime,</em></p>
<p><em>Bir su kaynağıdır tebessümün.</em></p>
<p><em>Yaşatıla ve anlatıla gelmiş ,</em></p>
<p><em>Bir rüzgarın masalında saklıdır aşkın.</em></p>
<p><em>Yürümek kadar basit koşmak kadar zordur,</em></p>
<p><em>Sevdanın yamaçlarında yol almak.</em></p>
<p><em>Zor veya basit ,</em></p>
<p><em>Ben işte bu yamaçlardayım.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>                                      <strong>Hasan KARAKAYA</strong></em></p>
<p><em><strong>                                                 2008</strong></em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BİR KIŞ MASALI ]]></title>
<link>http://ecrinbeyza.wordpress.com/2009/11/06/bir-kis-masali/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 20:35:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>ecrinbeyza</dc:creator>
<guid>http://ecrinbeyza.wordpress.com/2009/11/06/bir-kis-masali/</guid>
<description><![CDATA[BİR KIŞ MASALI Karlar düşer , düşer düşer düşer ağlarım,hep ismini hep ismini anarım diye başlayan ş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>BİR KIŞ MASALI<br />
                            Karlar düşer , düşer düşer düşer ağlarım,hep ismini hep ismini anarım diye başlayan şarkı kış mevsiminin sevimli yanı.Mevsimin anlamına ve  havasına uygun.Çok  önemli gündem maddeleri var hiç kuşkusuz ama benim için en önemli sorun şu an soğuk.Allaha çok şükür yakacak var  Rabbim olmayana versin.Ama her sene olduğu gibi kış geldiğinde içim bir daralır bir bunalır bir küser  yani ne bileyim işte çok karamsar ve sinirli olurum.</p>
<p>                           Aslında karın lapa lapa yağışı .ilk yağan karın üstünde bulutlara basarak yürüyormuş gibi yürümek çok romantik .Evde sobanın üstünde kestaneler,kaynayan çaydanlığın içindeki suyun sesi hele de sobanın yanında minderiniz varsa kedi gibi kıvrılıp yatmanın zevki.Bunlar güzel yanları biliyorum amaaa ben çok üşüyorum.Zorla değil ya üşüyorum o yüzden kışla aramızda bi-soğukluk-var.Karların çatılardaki,ağaçların dallarındaki incecik iplerin üstündeki o yığılmaları ve kardan adam  ,doğadaki kartpostal resmi gibi görüntüsü ,biliyorum ama ben gene de  üşüyorum.</p>
<p>                           Yaz içimdeki coşkuyu ne kadar artırıyorsa kış o kadar  bunaltıyor.Sabah kuş sesleriyle uyanmak dallardaki çiçekleri seyretmek tertemiz havayı teneffüs etmek ve sıcak  güneş sıcacık ne güzel .Ama ben üşüyoruuuum.Yazın kavurucu sıcakları ne olacak diyebilirsiniz olsun ben razıyım .</p>
<p>                           Ülkede bunca sıkıntı varken senin derdin bumu diyebilir beni egoistlikle suçlayabilirsiniz, haklısınız belki ama ne yapayım üşüyorum.Soğukların artması  birde bir türlü anlam veremediğim saatlerin geri alınması erkenden hava kararınca sanki bütün doğa ölüyor ,herkes evlere çekiliyor ne bileyim işte….</p>
<p>                           Daha öncede bahsettiğim gibi küresel ısınmalardan dolayı mevsimleri elbirliği ile ikiye indirdik, bir yaz bir kış,ara mevsimler yok oldu.Az daha unutuyordum kış geldi sohbet konumuz tekrar başladı. Geçen kış bir arkadaşım bu mevzuda yazmamı  istemişti ama fırsat olmamıştı.Hele bir tahmin edin ..soğuk mu, yakacak mı ,giyecek mi,hepsine birden hayır, amaaan seninle mi uğraşacağız bide bulmaca çözelim istersen demeyin tamam söylüyorum.Bir çoğunuzun tahmin ettiği şey doğalgaz faturası.Geçen kış en çok konuşulan mevzu ne ülke sorunları ne siyaset ne bilmem ne..doğalgaz faturasıydı.Akşam yada gündüz oturmalarında  iki hoşbeşten sonra hemen konu doğalgaz faturalarına geliyordu .Sorulan sorular verilen cevaplar aynı .Sen kaçta yaktın -şunda -,ne geldi -bu -,aaaa çok gelmiş-şunda- yak odaları kapa ben öyle yaptım -bu –geldi. Uzadıkça uzar gider muhabbet!!</p>
<p>                        Yeter kardeşim olan vaaaar olmayan var ,hala soba yakan ,baca temizleyen var,varsa tırnağı başını kaşıyan var değil mi ama.Bize ne sizin doğalgaz faturanızdan canım.Bakın kış geldi bir şeyler yazmak bile istemiyorum.Dedim ya bir karamsarlık çöktü içime  yoksa Rabbinden gelen onun yarattığı her şey çok güzel ve de mutlaka bir sebebi var.Bu sadece bizim ruh halimizle ilgili lütfen bana kızmayın bizler birer beşeriz.Ama ben hala üşüyorum…..</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DİNİ EFSANE ve MASALLAR]]></title>
<link>http://panteidar.wordpress.com/2009/10/31/dini-efsane-ve-masallar/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 17:08:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>pante</dc:creator>
<guid>http://panteidar.wordpress.com/2009/10/31/dini-efsane-ve-masallar/</guid>
<description><![CDATA[1- Yaratılış Efsanesi: Tanrının kainatı, dünyayı ve insanları 6 günde yarattığı, 7. gün dinlendiği. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>1- Yaratılış Efsanesi:<br />
Tanrının kainatı, dünyayı ve insanları 6 günde yarattığı, 7. gün dinlendiği.</p>
<p>2- Adem ile Havva Masalı:<br />
Adem&#8217;in topraktan, Havva&#8217;nın ise Adem&#8217;in kaburga kemiğinden yaratıldığı.</p>
<p><!--more--></p>
<p>3- Nuh&#8217;un Gemisi ve Tufan Efsanesi:<br />
Büyük sel afetinden sadece gemiye binen insan ve hayvanların kurtulduğu.</p>
<p>4- Musa Efsanesi:<br />
Musa&#8217;nın doğuşu, Firavunun zalim olduğu, Musa&#8217;nın insanüstü mucizeleri, sihirli asası.</p>
<p>5- Mısır&#8217;dan çıkış ve Ahid Sandığı Efsanesi:<br />
İsrailoğullarının Mısır esaretinden çölü geçerken gökten yağan ekmekle beslendiği.</p>
<p>6- Bakire Meryem Masalı:<br />
Meryem&#8217;in cinsel ilişki kurmadan İsa&#8217;ya hamile kaldığı.</p>
<p>7- İsa Mesih Efsanesi:<br />
İsa&#8217;nın insanüstü mucizeleri, ölüleri dirilttiği, çarmıha gerildikten sonra dirildiği ve göğe çıktığı.</p>
<p>8- Muhammed Efsanesi:<br />
İlk yaratılan olduğu, o olmasa yaratılışın olmayacağı, doğumundaki mucizeler,<br />
peygamberliğinin Kitablarda müjdelendiği, göğsünün yarılarak temizlendiği, Miraç, göğe çıkıp<br />
Tanrıyla görüştüğü, başının üstünde daima bir bulutun takip ettiği, Ay&#8217;ı ikiye yardığı.</p>
<p>9- Mesih, Mehdi ve Deccal Masalı:<br />
Kıyamet öncesi insanlığa zulmedecek Deccal&#8217;ın ve kurtaracak Mesih ve Mehdi&#8217;nin çıkacağı.</p>
<p>10-Kabir azabı ve Sırat Köprüsü Masalı:<br />
İnanmayanların kıyamete kadar kabirlerinde işkenceye uğratılacağı ve kıyametten sonra<br />
dirilip, iğneden ince kılıçtan keskin Sırat köprüsünden geçileceği, geçemeyenlerin cehenneme<br />
düşeceği, geçenlerin cennete kavuşacağı.</p>
<p>Bu listeyi uzatabiliriz:</p>
<p>11- Yusuf ile Züleyha masalı<br />
12- Sodom ve Gomore masalı<br />
13- Fil Vakası<br />
14- Hızır ile İlyas efsanesi<br />
15- Eyüb&#8217;ün Hikayesi<br />
16- Süleyman ile Saba Melikesi Belkıs hikayesi<br />
17- Yunus&#8217;un Balık masalı<br />
18- Habil ile Kabil masalı<br />
19- İsmail&#8217;in kurban hikayesi<br />
20- Kız çocuklarının diri diri gömüldüğü masalı<br />
gibi&#8230;</p>
<p>Peygamberlerin hayatları başlıbaşına bir masal olup bu masallar içinde efsaneleştirilenleri de çoktur. En büyük efsane ise Muhammed&#8217;dir.<br />
İsa gibi tanrılaştırılmamıştır ama putlaştırıldığı kesindir.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>İşte Muhammed efsanesi:</strong></p>
<p><strong>1- Doğum Öncesi:</strong></p>
<p>a- Allah&#8217;ın &#8220;Muhammed&#8217;i yaratmasaydım kainatı da<br />
yaratmazdım&#8221; dediği,<br />
b- Muhammed&#8217;in yaratılanların ilk&#8217;i olduğu, onun nurundan<br />
da tüm mevcudatın yaratıldığı,<br />
c- Adem&#8217;in gökte &#8220;Lailaheillallah Muhammeden Resullullah&#8221;<br />
yazısını gördüğü,<br />
d- Peygamberliğinin Tevrat, İncil ve Zebur&#8217;da müjdelendiği,<br />
e- Doğumuna yakın dönemde zulmün, adaletsizliğin arttığı,<br />
kız çocuklarının diri diri gömüldüğü, insanların bir<br />
kurtarıcı beklentisi içinde olduğu,</p>
<p><strong>2- Doğum dönemi mucize ve efsaneleri</strong></p>
<p>a- Fil Vakası<br />
b- Ateşe tapanların ateşlerinin sönmesi, Kisra sarayının<br />
kulelerinin, putperestlerin putlarının<br />
yıkılması, Save gölünün yere batması, Buda mabetlerinin<br />
depremle yıkılması,<br />
c- Astrologların burçların durumundan mucize bir doğumun<br />
olduğunu çıkarması ve Mekke civarında arayışa geçtikleri,</p>
<p><strong>3- Çocukluk dönemi:</strong></p>
<p>a- Meleklerin göğsünü açıp kalbini temizlemesi,</p>
<p>b- Rahip Bahira&#8217;nın onu görünce son peygamber olacağını söylemesi,</p>
<p><strong>4- Peygamberlik Öncesi:</strong></p>
<p>a- Muhammedül emin diye çağırıldığı, çok güvenildiği,</p>
<p>b- Aralarında anlaşamayan putperestlerin Muhammed&#8217;i hakem tayin etmeleri,</p>
<p>c- Kabe&#8217;nin onarımı sırasında eteğini kaldırıp da avret yerleri görününce bayılması,</p>
<p>d- Hira dağında inzivaya çekildiği, orada garip sesler ve rüyalar gördüğü, Cebrail&#8217;in kendisine göründüğü,</p>
<div><strong>5- Peygamberlik dönemi Efsaneleri:</strong></div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong> </strong>a- Ümmi olduğu,<br />
b- Başının üstünde daima bir bulutun dolaştığı,<br />
c- Sırtında peygamberlik mührü olduğu,<br />
d- Hicret sırasında saklandıkları mağara kapısının örümcek<br />
ağı ile örüldüğü ve güvercinlerin yuva yaptığı,<br />
e- Savaş sırasında susuz askerlerine parmağından çeşme<br />
gibi su akıttığı,<br />
f-  Savaş sırasında aç olan askerlerini bir avuç hurma ile<br />
doyurduğu,<br />
g- Bir parmak işaretiyle ayı yarıp iki parçaya ayırdığı,<br />
h- Burak adlı atla bir gece göğün katlarına aşıp (Miraç)<br />
Allah&#8217;ın huzuruna çıktığı,<br />
ı)  Yüzünde peygamberlik nuru taşıdığı, onu her görenin<br />
etkilendiği,<br />
i)  Avucundaki çakıl taşlarının dile gelip Allah&#8217;ı tesbih<br />
ettiği, savaşta ise gülleye dönüştüğü,<br />
j)  30-40 erkek gücünde olduğu, 10-11 eşini hergün<br />
sıraya koyduğu,<br />
k) Şeytanı yakaladığı, boğmak veya direğe bağlamaktan<br />
vazgeçtiği,<br />
l)  Cinlerle, meleklerle konuştuğu,<br />
i) 50 yaşında iken 6 yaşındaki Ayşe&#8217;yi 3 kez rüyasında<br />
görüp  aşık olduğu,</div>
<div>
<p><strong>5- Kehanet Efsanesi</strong></p>
<p>a- Ümmetinin 73 fırkaya bölüneceği,<br />
b- İstanbul&#8217;un fethedileceği,<br />
c- Mekke&#8217;nin işgal edilip Kabe&#8217;nin yıkılacağı, İslamiyetin<br />
yokolacağı,<br />
d) Kızı Fatma&#8217;nın kendisinden kısa süre sonra öleceği,<br />
e) Kendisinden sonra 30 yıllık hilafet olacağı, bunun<br />
daha sonra  saltanata dönüşeceği,</p>
<p>Efsane ve masallar hoş olabilir. Ya da Tanrı inancı nedeniyle insanlar bu safsatalara inanmak durumunda kalabilir. Ama bunlar nedeniyle bilime, fenne, demokrasiye, insan haklarına, çağdaş ve modern yönetimlere sırt dönmenin ve ülkeyi karanlığa, yaşamları ise zehire dönüştürmenin affı olmaz.<br />
Böylelerini ne insanlık affeder ne de varsa inandıkları Tanrı&#8230;</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Masal]]></title>
<link>http://dusekalka.wordpress.com/2009/10/30/masal/</link>
<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 14:44:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>dusekalka</dc:creator>
<guid>http://dusekalka.wordpress.com/2009/10/30/masal/</guid>
<description><![CDATA[Program 33 21 Haziran 2008 Masal etkisi; masal nasıl bir etki bırakır acaba çocuk üzerinde?öykülerdi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h4 style="padding-left:30px;"><span style="color:#333333;">Program 33<br />
</span></h4>
<h4 style="padding-left:30px;"><span style="color:#333333;">21 Haziran 2008</span></h4>
<p style="padding-left:30px;"><span style="color:#333333;"><br />
Masal etkisi; masal nasıl bir etki bırakır acaba çocuk üzerinde?</span><a title="Öykü" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96yk%C3%BC"><span style="color:#333333;">öykülerdir</span></a><span style="color:#333333;">.<br />
Masallarda yer ve zamana bağlılık yoktur. Masal terimi öncelikle, </span><a title="Külkedisi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BClkedisi"><span style="color:#333333;">Külkedisi</span></a><span style="color:#333333;">, </span><a title="Ali Baba ve Kırk Haramiler" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ali_Baba_ve_K%C4%B1rk_Haramiler"><span style="color:#333333;">Ali Baba ve Kırk Haramiler</span></a><span style="color:#333333;">, </span><a title="Keloğlan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kelo%C4%9Flan"><span style="color:#333333;">Keloğlan</span></a><span style="color:#333333;"> gibi ulusal ve uluslararası sözlü geleneğin ürünleri olan halk öykülerini kapsar. Ama sözlü gelenekle ilişkisi olmayan edebî yönü ağır basan bazı eserler de bu türün içinde yer alır. Genellikle masallar &#8220;masal anaları&#8221; tarafından kendisini dinlemeye hazır topluluklara anlatılır. Daha sonra derlemeciler tarafından </span><a title="Yazı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yaz%C4%B1"><span style="color:#333333;">yazıya</span></a><span style="color:#333333;"> aktarılır. (wikipedia)</span><a href="http://www.masaldinle.com/%C2%A0"><span style="color:#333333;">http://www.masaldinle.com/ </span></a><span style="color:#333333;"> <br />
</span><a href="http://www.cocukca.com/masallar_oykuler/main.html%C2%A0"><span style="color:#333333;">http://www.cocukca.com/masallar_oykuler/main.html </span></a></p>
<p><strong>Masal</strong>, sözlü halk hikâyesi. Olağanüstü öğe, kahraman ve olaylara yer veren yaşanmamış </p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Turgay MEGREL, Zaman Cüceleri 1990]]></title>
<link>http://kitapkurtlari.wordpress.com/2009/10/20/turgay-megrel-zaman-cuceleri-1990/</link>
<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 17:42:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>özgür</dc:creator>
<guid>http://kitapkurtlari.wordpress.com/2009/10/20/turgay-megrel-zaman-cuceleri-1990/</guid>
<description><![CDATA[Şişli’de bulunan Sermet ve Nazan’ın yaşantısını ele alır. Bu çift çok mes’ut bir hayat yaşar. Bu hay]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Şişli’de bulunan Sermet ve Nazan’ın yaşantısını ele alır. Bu çift çok mes’ut bir hayat yaşar. Bu hayatları evlenecek olan yeni çiftlere örnek olacak seviyededir. Hatta halk arasında “işte saadetin timsali” şeklinde ithamlarda bulunuyorlardı. Yalnız bir gün öyle bir olay olur ki evde kavga etmeye ve birbirlerine kötü sözler söylemeye başlarlar. Bu mutlu çiftin Refi ve Meliha isimli dostları vardır. Bunların da Sermet ve Nazan gibi mutlu hayatları vardır. Sermet, Nazan’Ia Refi ile evlerinde konuşurken yakalar ve aşk yaptıklarını zanneder. aynı zamanda Meliha’da oradadır ve Nazan’da kocasının kendisini Meliha ile aldattığını zanneder.</p>
<p><!--more--></p>
<p>O günden sonrada Nazan babasının evine gider ve orada yaşamaya başlar. Aradan bir hafta gibi bir süre geçer. O bir hafta sonunda Nazan kendisinin ihtiyacı olacak birtakım eşyalarını ve Mâri adlı hizmetçilerini almaya gelir. Nazan Sermet’in annesiyle oturduğunu duymuştu ve evde kimsenin olmayacağının sanıyordu. Yalnız o gün Sermet de Nazanda evin anahtarının olmayacağını sanarak eve ondan önce varır ve o da birtakım eşyalarını almaya gelmiştir. Nazan evin ziline basar ve kapıya hizmetçileri yerine hiç görmek istemediği kocası çıkar. Kocasını karşısında gören Nazan çok şaşırır ve kocasının kendisine yaptıklarının tesirinde kaldığı için hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar. Kapının önünde biraz münakaşa ederler. Daha sonra Sermet karısını salona götürür ve orada konuşmaya başlarlar. Nazan evli bulundukları üç senenin her gününü bir hatıra defterine yazmıştır. Bu hatıra defterinde de kendisinin masum olduğunu ispat edecek yazılarının olduğunu söyler. Aynı şekilde Sermet de kendisinde böyle bir defter olduğunu ve kendisinin de evlilikerinin her gününü bu deftere yazdığını söyler. Önce birbirlerine inanmazlar. Fakat daha sonra ikiside hatıra defterlerini çıkarır ve okumaya başlarlar. Sermet ve Nazan bir gün evlerine misafir kabul ederler. Kokteyl gibi ufak bir parti düzenlerler. En yakın arkadaşları Refi ile Meliha da gelmiştir. Sermet taklitçiliği hiç sevmeyen biri olduğu için gelen misafirler arasında bazılarının kendisini hoş göstermek için yaptığı bazı maymunlukları (Sermet’e göre) görünce hiç dayanamaz, oradan ayrılmak ister. Fakat karısını da çok sevdiği için buna katlanmak zorunda kalır. Böyle gecelerde salon oyunları adı altında bazı oyunlar oynanır. Oyunlar arasında bir oyun var ki kendisi bu oyuna hiç katlanamaz. O gece de hiç sevmediği oyun oynanır. Oyunda kadınlar ve erkekler vardır. Kadınlar ve erkekler birbirleri hakkında ne düşünüyor, herkes ne diyor gibi sorular soruluyor. Soruların cevapları kâğıtlara yazılıyor ve kâğıtlar katlanıyor. Kâğıtlar açıldığında bazen manalı, bazen tuhaf ve bazen de münasebetsiz yazılar çıkıyordu. Daha sonra kâğıtta yazan kişiler oyundan sonra yan yana gelip konuşuyorlardı. Hatta açılan bir kâğıtta Nazan’la Refi’nin ismi yazılıdır. Kâğıt açıldıktan sonra biraraya gelmiş konuşmaya başlamışlardı. Bunu gören Sermet dayanamaz, bağırarak karısını yanına çağırır ve konuşmak ister. Nazan misafirlere rezil olmamak için onu başka bir odaya götürür. Orada sakinleştirmeye çalışır. Tekrar salona girer. Bu tartışmayı duyan misafirler veda edip evden ayrılırlar. Ertesi gün Sermet ya ayrılmaları gerektiğini ya da salonlarını dostlarına kapatacağını söyler. Nazan dostları için yuvasını bozamayacağından razı olur. Artık bundan sonra kadın ayrı, erkek ayrı bir harem yaşamaya başlarlar. Ne Sermet bir kadınla ne de Nazan bir erkekle konuşuyor, buluşuyordu. Ancak bir gün Nazan sokakta dolaşırken Refi ile karşılaşır. Nazan Refi’nin kendisini nasıl tanıdığını hayretle karşılar. Çünkü peçesi vardı ve tanımak oldukça güçtü. Refi Nazan’a harem hakkında bir kaç soru sorar ve Nazan’ın hiç erkek yüzü göremeyeceğini söyler. Nazan bunu kabul etmez. Arkadaşlarına kadın kıyafeti giydirip evine aldığını Refi’yi de bu şekilde eve alabileceği şeklinde cevap verir. Böylece Refi Nazan ile buluşur. O gün Meliha da aynı taktiği kullanarak erkek kıyafetiyle Sermet’in yanına gelir. Kocasının Nazan’la buluştuğunu söyler. Sermet inanmak istemez. Fakat Meliha bir dedektif tuttuğunu, kocasını izlettiğini ve buraya gelebildiğini söyler. Kanıt olarak da kendisinin bir erkek kıyafetiyle gelmesi ve hizmetçinin bunun farkında olmadığını gösteriyordu. Sermet bunu üzerine Meliha’ya inanmak zorunda kalır. Karısının bulunduğu odanın kapısının deliğinden bakar. Odada kadın kıyafetiyle biri vardır. Sermet içerideki sesleri dinler ve o kişinin Refi olduğunu anladığı zaman çok öfkelenir. Hemen o şiddetle odaya girer, Refi’yi dövmeye başlar. Tabi bu sırada Meliha’nın da içeride olduğunu gören Nazan onun üzerine atılır. Yalnız kendisi yeteri kadar güçlü olmadığından Meliha’dan dayak yer. Nazan Refi ile sadece sohbet ediyordu. Ancak Sermet onların aşk yaptığını sanmış bu yüzden de Refi’yi dövmüştü. Aynı şekilde Nazan da Meliha’yı orada görünce onların aşk yaptığını sanmıştı. Halbuki her ikisi de olayın iç yüzünü öğrendiklerinde herşeyi anlayacaklardı. Bu olaydan sonra Nazan babasının evine gitmiştir. Nazan ve Sermet bu itiraflardan sonra birbirlerinin haklı olduğunu, boşuna kalplerini kırdığını anlarlar. Karşılaştıkları o günden itibaren birlikte yaşamaya karar verirler. Nispet olsun diye Refi ile Meliha’nın yanına giderler.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Serdar Çağrışımlar Diyarında]]></title>
<link>http://komodin.wordpress.com/2009/10/20/serdar-cagrisimlar-diyarinda/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 22:30:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>B.P.</dc:creator>
<guid>http://komodin.wordpress.com/2009/10/20/serdar-cagrisimlar-diyarinda/</guid>
<description><![CDATA[Havanın hafif yağmurlu, denizin mutedil dalgalı olduğu şu Pazar gününde yapılacak en güzel şeylerden]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Havanın hafif yağmurlu, denizin mutedil dalgalı olduğu şu Pazar gününde yapılacak en güzel şeylerden]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Masal Dünyası Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/17/masal-dunyasi-oyunlari/</link>
<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 09:21:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/17/masal-dunyasi-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Masal Dünyası Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/Masal_Dunyasi.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/Masal_Dunyasi.gif" alt="Masal Dünyası Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Masal Dünyası Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GEMİMLE YOLCULUK ( ŞİİRLERİM)- YETER Kİ]]></title>
<link>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/10/09/gemimle-yolculuk-siirlerim-4/</link>
<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 03:45:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>bircanogankul</dc:creator>
<guid>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/10/09/gemimle-yolculuk-siirlerim-4/</guid>
<description><![CDATA[  Neden hep acıklıdır bazı şiirler Neden çok sevilir acıklı hayatlar Oysa herkes mutluluğun peşindey]]></description>
<content:encoded><![CDATA[  Neden hep acıklıdır bazı şiirler Neden çok sevilir acıklı hayatlar Oysa herkes mutluluğun peşindey]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HAYATLA MAÇ ( YAZILARIM ) - BİR MASALIM VAR]]></title>
<link>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/09/28/bir-masalim-var/</link>
<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 06:50:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>bircanogankul</dc:creator>
<guid>http://bircanogankul.wordpress.com/2009/09/28/bir-masalim-var/</guid>
<description><![CDATA[     Bir masalım var bugün size!! Hepimiz biliriz bülbülün güle olan aşkını. Biliriz ve içimiz kan a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[     Bir masalım var bugün size!! Hepimiz biliriz bülbülün güle olan aşkını. Biliriz ve içimiz kan a]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[peri kızı]]></title>
<link>http://tolgadizmen.wordpress.com/2009/09/22/peri-kizi/</link>
<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 19:59:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>tolgadizmen</dc:creator>
<guid>http://tolgadizmen.wordpress.com/2009/09/22/peri-kizi/</guid>
<description><![CDATA[o sabah erkenden kalktı&#8230; gerçi yataktan kalkmak istemiyordu, bıraksan öğlene kadar uyuyabilird]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>o sabah erkenden kalktı&#8230; gerçi yataktan kalkmak istemiyordu, bıraksan öğlene kadar uyuyabilirdi; ama kalktı. zamanla aklı güne uyanmaya başladı yavaş yavaş&#8230; bir rüya gördüğünü anımasadı&#8230;</p>
<p>o bir çocuktu ve çocuklar rüyalarını kalktıktan bir süre sonra anımsamaya başlardı&#8230; daha önceki rüyaları da böyle olmuştu ve galiba yine aynı şeyi yaşıyordu&#8230;</p>
<p>bir peri kızı gördüğünü hatırladı rüyasında&#8230; tam masallardaki gibi bir peri kızı&#8230; insanların yardımına koşan; özellikleri çocukları mutlu etmek için, onların hayatına keyif katmak için uğraşıp duran bir peri kızı&#8230; duru güzelliğini yüreğindeki iyilikten alan bir peri kızı&#8230;</p>
<p>peri kızı bir ölümlü ile karşılaştı çocuğun rüyasında&#8230; zaman geçti ölümlü ile peri kızı sevdiler birbirlerini&#8230; günleri tam da bir rüyaymış gibi güzel geçiyordu, birbirlerini gördüklerinde yüzlerindeki gülümseme dünyayı aydınlatıyordu&#8230;</p>
<p>ölümlü bir süre sonra ne yapacağını bilemez hale gelmeye başladı, kafasının karıştığını hissediyordu. biliyordu ki sevdiği o peri kızı iyilik dağıtmak için vaktinin çoğunu dünyayı bir ucundan diğer ucuna dolaşarak geçirmek zorundaydı. peri kızıydı o iyilik dağıtmak için yaratılmıştı ve bunu yaparak yaşayabilirdi ancak&#8230;</p>
<p><a title="peri kızı" href="http://www.flickr.com/photos/thorinside/159125164/" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-42" title="peri_kizi" src="http://tolgadizmen.wordpress.com/files/2009/09/peri_kizi.jpg?w=200" alt="peri_kizi" width="200" height="300" /></a></p>
<p>ölümlü peri kızına olan sevgisi ile onu görememek arasında sıkışmış olarak geçiriyordu günlerini&#8230; o da bir peri olmak isterdi eğer mümkün olsaydı, böylece uçardı istediği an istediği yere ve peri kızını görebilirdi istediği zaman&#8230; ama galiba sevmek böyle birşey demekti&#8230; göremese de bir süre sevdiğini, ulaşamasa da peri kızına bir süre sevgisini kalbinde yaşatabilmekti&#8230;</p>
<p>ölümlü sevgisini kalbinde hissettiğini farkederken çocuk ta rüyasından uyandı bir rüyadan uyandığını farketmeden&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MASAL]]></title>
<link>http://ufuksen.wordpress.com/2009/09/18/masal/</link>
<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 08:08:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>ufuksen</dc:creator>
<guid>http://ufuksen.wordpress.com/2009/09/18/masal/</guid>
<description><![CDATA[                                                    masal doğuda bir baba vardı batı gelmeden önce o]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>                                                   </p>
<p>masal</p>
<p>doğuda bir baba vardı</p>
<p>batı gelmeden önce</p>
<p>onun oğulları batıya vardı</p>
<p>birinci oğul batı kapılarında</p>
<p>büyük törenlerle karşılandı</p>
<p>sonra onuruna büyük şölen verdiler</p>
<p>söylevler söylediler babanın onuruna</p>
<p>gece olup kuştüyü yastıklar arasında</p>
<p>oğul masmavi şafağın rüyasında</p>
<p>bir karaltı yavaşça tüy gibi daldı içeri</p>
<p>öldürdüler onu ve gömdüler kimsenin bilmediği bir yere</p>
<p>baba bunu havanın ansızın kabaran gözyaşından anladı</p>
<p>öcünü alsın diye kardeşini yolladı</p>
<p>ikinci oğul batı ülkesinde</p>
<p>gezerken bir ırmak kıyısında</p>
<p>bir kıza rastladı dağların tazeliğinde</p>
<p>bal arılarının taşıdığı tozlardan</p>
<p>ayna hamurundan ay yankısından</p>
<p>samanyolu aydınlığından inci korkusundan</p>
<p>gül tütününden doğmuş sanki</p>
<p>anne doğurmamış da gök doğurmuş onu</p>
<p>saçlarını güneş destelemiş</p>
<p>yıllarca peşinden koştu onun</p>
<p>kavuşamadı ama ona</p>
<p>batı bir uçurum gibi girdi aralarına</p>
<p>sonra bir kış günü soğuk bir rüzgâr</p>
<p>alıp götürdü onu</p>
<p>ve ikinci oğulu</p>
<p>sivri uçurumların ucunda</p>
<p>buldular onulmaz çılgınlıkların avucunda</p>
<p>baba yağmurlardan anladı bunu</p>
<p>yağmur suları acı ve buruktu</p>
<p>işin künhüne varsın diye</p>
<p>yolladı üçüncü oğlunu</p>
<p>üçüncü oğul batıda</p>
<p>çok aç kaldı ezildi yıkıldı</p>
<p>ama bir iş buldu bir gün bir mağazada</p>
<p>açlığı gidince kardeşlerini arayacaktı</p>
<p>fakat batinin büyüsü ağır bastı</p>
<p>iş çoktu kardeşlerini aramaya vakit bulamadı</p>
<p>sonra büsbütün unuttu onları</p>
<p>şef oldu buyruğunda birçok kişi</p>
<p>kravat bağlamasını öğrendi geceleri</p>
<p>gün geldi mağazası oldu onu parmakla gösterdiler</p>
<p>patron oldu ama hala uşaktı</p>
<p>ruhunda uşaklık yuva yapmıştı çünkü</p>
<p>bir gün bir hemşehrisi onu tanıdı bir gazinoda</p>
<p>ondan hesap sordu o da</p>
<p>sırf utançtan babasına</p>
<p>bir çek gönderdi onunla</p>
<p>baba bu kağıdın neye yarayacağını bilemedi</p>
<p>yırttı ve oynasınlar diye köpek yavrularına attı</p>
<p>bu yüklü çeki</p>
<p>iyice yaşlanmıştı ama</p>
<p>vazgeçmedi koyduğundan kafasına</p>
<p>dördüncü oğlunu gönderdi batıya</p>
<p>dördüncü oğul okudu bilgin oldu</p>
<p>kendi oymak ve ülkesini</p>
<p>kendi görenek ve ülküsünü</p>
<p>günü geçmiş bir uygarlığa yordu</p>
<p>kendisi bulmuştu gerçek uygarlığı</p>
<p>batı bilginleri bunu kutladı</p>
<p>o da silindi gitti binlercesi gibi</p>
<p>baba bunu da öğrendi sihirli tabiat diliyle</p>
<p>kara bir süt akmıştı bir gün evin kutlu koyunundan</p>
<p>beşinci oğul bir şairdi</p>
<p>babanın git demesine gerek kalmadan</p>
<p>geldi ve batının ruhunu sezdi</p>
<p>büyük şiirler tasarladı trajik ve ağır</p>
<p>batının uçarılığına ve doğunun kaderine dair</p>
<p>topladı tomarlarını geri dönmek istedi</p>
<p>çöllerde tekrar ede ede şiirlerini</p>
<p>kum gibi eridi gitti yollarda</p>
<p>sıra altıncı oğulda</p>
<p>o da daha batı kapılarında görünür görünmez</p>
<p>alıştırdılar tatlı zehirli sulara</p>
<p>içkiler içti</p>
<p>kaldırım taşlarını saymaya kalktı</p>
<p>ev sokak ayırmadı</p>
<p>geceyi gündüzle karıştırdı</p>
<p>kendisi de bir gün karıştı karanlıklara</p>
<p>baba ölmüştü acısından bu ara</p>
<p>yedinci oğul büyümüştü baka baka ağaçlara</p>
<p>baharın yazın güzün kışın sırrına ermişti ağaçlarda</p>
<p>bir alınyazısı gibiydi kuruyan yapraklar onda</p>
<p>bir de o talihini denemek istedi</p>
<p>bir şafak vakti batıya erdi</p>
<p>en büyük batı kentinin en büyük meydanında</p>
<p>durdu ve tanrıya yakardı önce</p>
<p>kendisini değiştiremesinler diye</p>
<p>sonra ansızın ona bir ilham geldi</p>
<p>ve başladı oymaya olduğu yeri</p>
<p>başına toplandı ve baktılar batılılar</p>
<p>o aldırmadı bakışlara</p>
<p>kazdı durmadan kazdı</p>
<p>sonra yarı beline kadar girdi çukura</p>
<p>kalabalık büyümüş çok büyümüştü</p>
<p>o zaman dönüp konuştu :</p>
<p>batılılar !</p>
<p>bilmeden</p>
<p>altı oğlunu yuttuğunuz</p>
<p>bir babanın yedinci oğluyum ben</p>
<p>gömülmek istiyorum buraya hiç değişmeden</p>
<p>babam öldü acılarından kardeşlerimin</p>
<p>ruhunu üzmek istemem babamın</p>
<p>gömün beni değiştirmeden</p>
<p>doğulu olarak ölmek istiyorum ben</p>
<p>sizin bir tek ama büyük bir gücünüz var :</p>
<p>karşınızdakini değiştirmek</p>
<p>beni öldürseniz de çıkmam buradan</p>
<p>kemiklerim değişecek toz ve toprak olacak belki</p>
<p>fakat değişmeyecek ruhum</p>
<p>onu kandırmak için boşuna dil döktüler</p>
<p>açlıktan dolayı çıkar diye günlerce beklediler</p>
<p>o gün gün eridi ama çıkmadı dayandı</p>
<p>bu acıdan yer yarıldı gök yarıldı</p>
<p>o nurdan bir sütuna döndü göğe uzandı</p>
<p>batı bu sütunu ortadan kaldırmaktan aciz kaldı</p>
<p>hâlâ onu ziyaret ederler şifa bulurlar</p>
<p>en onulmaz yarası olanlar</p>
<p>ta kalplerinden vurulmuş olanlar</p>
<p>yüreğinde insanlıktan bir iz taşıyanlar</p>
<p>Sezai KARAKOÇ</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alice in Waterland!]]></title>
<link>http://binwonderland.wordpress.com/2009/09/12/alice-in-waterland/</link>
<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 12:26:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>burcukaptan</dc:creator>
<guid>http://binwonderland.wordpress.com/2009/09/12/alice-in-waterland/</guid>
<description><![CDATA[Ya Alice tavşan deliğinden aşağı düşerken kendini okyanusun dibinde bulsaydı ne olurdu?  Fotoğrafçı ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Ya Alice tavşan deliğinden aşağı düşerken kendini okyanusun dibinde bulsaydı ne olurdu?  Fotoğrafçı Elena Kalis bunu bizler için resmetmiş. İzliyoruz <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://elenakalis.carbonmade.com/projects/2155050" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-517" title="aliceinwaterland" src="http://binwonderland.wordpress.com/files/2009/09/aliceinwaterland.jpg" alt="aliceinwaterland" width="500" height="343" /></a></p>
<p>Kalis ile &#8220;Alice in Waterland&#8221; serisi hakkında yapılan röportaja <a href="http://www.yatzer.com/1886_alice_in_waterland_by_elena_kalis" target="_blank">buradan</a>, büyüleyici çalışmalarına <a href="http://elenakalis.carbonmade.com/" target="_blank">şuradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Bahamalarda minik bir adada 10 yıldır yaşayan birisinden de su altı fotoğrafları beklenmez de ne beklenir?</p>
<p>Sky&#8217;cım benimle bu fotoğrafları paylaştığın için çok teşekkürler <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fbinwonderland.wordpress.com%2F2009%2F09%2F12%2Falice-in-waterland%2F&#38;linkname=Alice%20in%20Waterland!" target="_blank"><img src="http://binwonderland.files.wordpress.com/2009/08/ata.png" alt="Share" /></a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hikaye]]></title>
<link>http://minikhaber.wordpress.com/2009/09/07/hikaye/</link>
<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 08:25:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>minikhaber</dc:creator>
<guid>http://minikhaber.wordpress.com/2009/09/07/hikaye/</guid>
<description><![CDATA[Bir varmış,bir yokmuş.Evvel zaman içinde,kalbur zaman içinde bir köy varmış.Bu köyde çok güzel bir k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bir varmış,bir yokmuş.Evvel zaman içinde,kalbur zaman içinde bir köy varmış.Bu köyde çok güzel bir k]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir masal / misal...]]></title>
<link>http://meyyale.wordpress.com/2009/08/28/bir-masal-misal/</link>
<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 15:59:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>meyyale</dc:creator>
<guid>http://meyyale.wordpress.com/2009/08/28/bir-masal-misal/</guid>
<description><![CDATA[Aynı yere saklardık oyuncaklarımızı Sen kırık dökük arabalarını Ben rengi solmuş masal kitaplarımı A]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Aynı yere saklardık oyuncaklarımızı Sen kırık dökük arabalarını Ben rengi solmuş masal kitaplarımı A]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yüzünüz Bildiğim En Eski Hikaye]]></title>
<link>http://basakisur.wordpress.com/2009/08/20/yuzunuz-bildigim-en-eski-hikaye/</link>
<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 04:44:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>basakisur</dc:creator>
<guid>http://basakisur.wordpress.com/2009/08/20/yuzunuz-bildigim-en-eski-hikaye/</guid>
<description><![CDATA[Sızdığın hayatta dönüp duran benim Donuk ve uzak izlemeye daldığın Sözlerin ifadesiz zamanlarında He]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://img218.imageshack.us/img218/8662/104297609496089f716.jpg" class="alignnone" width="500" height="375" /></p>
<p>Sızdığın hayatta dönüp duran benim<br />
Donuk ve uzak izlemeye daldığın<br />
Sözlerin ifadesiz zamanlarında<br />
Hep güzel kelimeleriniz olurdu<br />
İfadenin içre, anlamın kayıp olduğu günlerdi<br />
Kumral, ılık saatler<br />
Ve her yaz çabuk geçerdi&#8230;</p>
<p>Hırçınlık narinliktendir<br />
Kaçtıkça kovalamaz kimse<br />
Oyunsuz sokaklarda dönüp duran benim<br />
Kutsal bilgilerin kilitlenmiş zamanlarında<br />
Anlamaya çalışan bir yüz belki.<br />
Korkularınızın ördüğü kalabalıklar vardı<br />
Kaçıp odalarına saklandığınız.<br />
Hatırladıkça büyür bir geçmiş<br />
Umarım böyle güvendesinizdir.</p>
<p>Dilediğin kişi olmadığım için<br />
Daha az farkında daha çok işkolik,<br />
İyi olabilirdi evet ve özür dilemeyeceğim<br />
Ama vazgeçme!<br />
Bu kadar çabuk vazgeçme!<br />
Bazı coğrafyada masallar<br />
Hiç mutlu sonla bitmiyor,<br />
Belki sadece bu yüzden<br />
D/üşüyoruz&#8230;</p>
<p>Olan her şey durduğu yerde<br />
Bittiği yok sinmiş hikayelerin<br />
Siz yolunuza gidersiniz<br />
Öyküler suret değiştirir, yeniden başlar<br />
Dönersen oradadır ve her öykü yüzündür<br />
Kelimeleri satırlarda ören benim<br />
Ve yüzün, kadim bir hikaye<br />
Her köşede yeniden başlayan.<br />
Tanıdığım en eski hikayenin<br />
Yüzüne olsun bu&#8230; Yüzünüze&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pınar Aylin - Masal Bu Ya 2009]]></title>
<link>http://tazemp3.wordpress.com/2009/08/19/pinar-aylin-masal-bu-ya-2009/</link>
<pubDate>Wed, 19 Aug 2009 07:25:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Orhan Yılmaz</dc:creator>
<guid>http://tazemp3.wordpress.com/2009/08/19/pinar-aylin-masal-bu-ya-2009/</guid>
<description><![CDATA[1. Şaşkın Söz: Pınar Aylin Müzik: Dragon Ristic 2. Huysuz Söz &amp; Müzik: Pınar Aylin 3. Masal Bu Y]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="aligncenter size-full wp-image-20" title="83118697412712912" src="http://tazemp3.wordpress.com/files/2009/08/83118697412712912.jpg" alt="83118697412712912" width="400" height="400" /><img class="aligncenter size-full wp-image-21" title="85568697412712912-1" src="http://tazemp3.wordpress.com/files/2009/08/85568697412712912-1.jpg" alt="85568697412712912-1" width="400" height="400" /></p>
<p style="text-align:center;"><strong><span style="font-family:Arial Black;"><span style="font-size:x-small;"><span style="color:darkred;">1. Şaşkın<br />
Söz: Pınar Aylin Müzik: Dragon Ristic<br />
2. Huysuz<br />
Söz &#38; Müzik: Pınar Aylin<br />
3. Masal Bu Ya<br />
Söz &#38; Müzik: Pınar Aylin<br />
4. Aslolan Ben<br />
Söz &#38; Müzik: Pınar Aylin<br />
5. Yolcu Yolunca Gerek<br />
Söz: Levent Yöntem Müzik: Adnan Ergil</span></span></span></strong></p>
<p style="text-align:center;"><strong><span style="font-family:Arial Black;"><span style="font-size:x-small;"><span style="color:darkred;"><a href="http://rapidshare.com/files/268786516/PinarAylin-MasalBuYa-2009.rar"><img class="aligncenter size-full wp-image-10" title="ipcev5" src="http://tazemp3.wordpress.com/files/2009/08/ipcev5.png" alt="ipcev5" width="211" height="66" /></a><br />
</span></span></span></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
