<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>milliyet &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/milliyet/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "milliyet"</description>
	<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 21:24:06 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Paşa eşlerini de Kafes'lemişler ]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/25/pasa-eslerini-de-kafeslemisler/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 09:02:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/25/pasa-eslerini-de-kafeslemisler/</guid>
<description><![CDATA[Kafes Eylem Planı&#8217;nda, generallerin özel hayatlarının didik didik edildiği, paşaların “eşleri ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Kafes Eylem Planı&#8217;nda, generallerin özel hayatlarının didik didik edildiği, paşaların “eşleri ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Medyanın aslanları]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/11/24/medyanin-aslanlari/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 13:26:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/11/24/medyanin-aslanlari/</guid>
<description><![CDATA[Ahmet Altan - 24.11.2009/ Taraf Türkiye’nin kilidi medyadadır. Bu kilidi çözmeden Türkiye’de Cumhuri]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ahmet Altan - 24.11.2009/ Taraf Türkiye’nin kilidi medyadadır. Bu kilidi çözmeden Türkiye’de Cumhuri]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[başarı yolunda 70 altın kural]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/24/basari-yolunda-70-altin-kural/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 05:29:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/24/basari-yolunda-70-altin-kural/</guid>
<description><![CDATA[DOĞRULARINIZ YANLIŞLARINIZI YER, TERTEMİZ BİR KALPLE YÜRÜYÜN, KUVVETLERİNİZİ İYİ KOMUTA EDİN. Herkes]]></description>
<content:encoded><![CDATA[DOĞRULARINIZ YANLIŞLARINIZI YER, TERTEMİZ BİR KALPLE YÜRÜYÜN, KUVVETLERİNİZİ İYİ KOMUTA EDİN. Herkes]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[kemalist haberler]]></title>
<link>http://videoizle34.wordpress.com/2009/11/23/kemalist-haberler/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 20:48:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>videoizle34</dc:creator>
<guid>http://videoizle34.wordpress.com/2009/11/23/kemalist-haberler/</guid>
<description><![CDATA[medya,haberler,haber izle,başörtüsü haberleri,aydın doğan haberleri,hürriyet,milliyet,posta,radikal,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/av5AiAiqWFw&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/av5AiAiqWFw&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span><br />
medya,haberler,haber izle,başörtüsü haberleri,aydın doğan haberleri,hürriyet,milliyet,posta,radikal,video izle</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon'un Washington çıkartması]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/23/ergenekonun-washington-cikartmasi/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 08:52:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/23/ergenekonun-washington-cikartmasi/</guid>
<description><![CDATA[Haberi yazan Dan Bilefsky. 35 yaşında, Kanada doğumlu. Bir sure öncesine kadar New York Times’ın Brü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Haberi yazan Dan Bilefsky. 35 yaşında, Kanada doğumlu. Bir sure öncesine kadar New York Times’ın Brü]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Atatürk Şeriati Övdü, Dini Kullandı."]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/22/ataturk-seriati-ovdu-dini-kullandi/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 16:46:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/22/ataturk-seriati-ovdu-dini-kullandi/</guid>
<description><![CDATA[Gazeteci-yazar Taha Akyol, Lenin’e “Bolşevik rejim kuracağım” diye haber gönderen, Milli Mücadele’de]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Gazeteci-yazar Taha Akyol, Lenin’e “Bolşevik rejim kuracağım” diye haber gönderen, Milli Mücadele’de]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ayrıştıranlar ve ayrışanlar aslında kimlerdir?]]></title>
<link>http://karadogan.wordpress.com/2009/11/17/ayristiranlar-ve-ayrisanlar-aslinda-kimlerdir/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 17:12:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>Muhammed Karadoğan</dc:creator>
<guid>http://karadogan.wordpress.com/2009/11/17/ayristiranlar-ve-ayrisanlar-aslinda-kimlerdir/</guid>
<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, geçen cuma TBMM’deki özel oturumda yaptığı konuşmada açılımı, “ayrış]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, geçen cuma TBMM’deki özel oturumda yaptığı konuşmada açılımı, “ayrışma ve ayrıştırma” ile özdeşleştirerek AKP’ye karşı verdiği ideolojik mücadeleyi tırmandırdı.</p>
<p>Baykal, “Ayrışmaya kim ‘demokrasi’ diyorsa yanlıştır” dedi.</p>
<p>“Hedef Türk milletinin içinden yeni millet çıkarmaktır, ayrıştırmaya yol açmaktır” diye konuştu&#8230;</p>
<p>“Ayrışma” ve “ayrıştırma” sözcüklerini, kafalarda iyice yer etmesini istercesine defalarca kullandı.</p>
<p><!--more-->MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de öteden beri “açılım” sürecinin bir “yıkım projesi” olduğunu söylüyor.</p>
<p>Diğer taraftan, ne Bahçeli ne de Baykal o oturumda sorunun çözümüne yönelik inandırıcı ve gerçekçi bir vizyon sergileyebildiler.</p>
<p>Baykal, “Barışı gerçekten istiyorsan derhal PKK’nın silah bırakmasını isteyeceksiniz” dedi&#8230;</p>
<p>Bahçeli ise “İşte bizim çözüm önerimiz şudur” dedikten sonra, “Yurtiçinde ve yurtdışındaki bütün teröristler silahları ile birlikte teslim olmalıdır” şeklinde “veciz!” bir cümle sarf ediverdi.</p>
<p>Baykal ve Bahçeli’yi duyan dağdakiler de herhalde “Emriniz olur!” demişlerdir&#8230;</p>
<p>Her ikisinin de ağzından PKK’nın silahı nasıl bırakacağına dair tek bir makul düşünce kırıntısı dökülmedi.</p>
<p><strong>Anaları ağlatıp kargaları güldürmek</strong></p>
<p>Bu arada CHP’li Onur Öymen’i unutmayalım! Onun “Dersim” vizyonu, yani katliam ve tehcir, bu iki muhalefet liderinin son tahlilde buluştukları ideolojinin, 80 küsur yıldır üretebildiği yegâne “sözde çözüm”dür.</p>
<p>Baykal ve Bahçeli’nin “çözüm” anlayışı anaları ağlattı, şimdi kargaları güldürüyor!</p>
<p>Onların bildiği, uluslaşma sürecimizin eksik kalan Kürt yanını bol kan ve gözyaşına boğarak örtmek, gizlemektir&#8230; Ama olmuyor işte; olmadı!</p>
<p>Bütün üslup ve nezaket sorunları bir yana, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasındaki saptama, gerçeğin buz gibi ifadesidir: “Statükoyu devam ettirmenin millete menfaati varsa devam ettirelim. Görüyoruz ki yok. Türkiye’yi daha büyük tehlikelere sokacak olan bir statükoyu benimsemek ne aklen ne vicdanen mümkündür.”</p>
<p>Baykal ve Bahçeli açılıma yüklendikçe “Türk sorunu”nu körüklüyorlar.</p>
<p>Ayrıştıranlar aslında kim? Kürt sorununa siyasi çözümü savunanlar mı, yoksa statükocular mı?</p>
<p>Kim daha fazla ayrışıyor? Kürtler mi, yoksa Türkler mi?</p>
<p><strong>‘Türk sorunu’ daha büyük</strong></p>
<p>Geçen ağustosta AKP iktidarına yakınlığıyla bilinen “Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı” (SETA) ve Pollmark adlı kuruluşun ortaklaşa yaptığı, “Türkiye’nin Kürt Sorunu Algısı” başlıklı önemli araştırma bir gerçeği ortaya koydu: Türkler Kürtlerden, Kürtlerin Türklerden ayrışmasından daha çok ayrışmış durumda! Bunun sorumlusu da mevcut statükodur.</p>
<blockquote><p>Yayımlandığında pek üzerinde durulmayan bulguları aktarıyorum:</p>
<ul>
<li>Kürtler hakkında kötü kanaate sahip Türklerin oranı yüzde 24,6; Türkler hakkında kötü düşünen Kürtlerin ise yüzde 7,2&#8230;</li>
<li>Bir Kürtle evlilik yoluyla akraba olmak istemeyen Türklerin oranı yüzde 24,3; Türklerle evliliğe soğuk bakan Kürtlerinki ise yüzde 10,8&#8230;</li>
<li>“Bir Kürtle yakın arkadaş olamam” diyen Türklerin oranı yüzde 19,3; “Türkle arkadaşlık etmem” diyen Kürtlerin oranı yüzde 6,4&#8230;</li>
<li>“Kürt komşudan rahatsız olurum” diyen Türklerin oranı yüzde 17,3; “Türk komşu istemem” diyen Kürtlerin oranı yüzde 8,3&#8230;</li>
<li>“İş hayatında Kürtlerle beraber çalışmak beni rahatsız eder” diyen Türklerin oranı yüzde 20,8; Türklerle çalışmaya uzak duran Kürtlerin oranı yüzde 9,5&#8230;</li>
</ul>
</blockquote>
<p>Görüldüğü gibi mevcut statükonun neden olduğu şiddet Türkleri daha fazla ayrıştırıyor.</p>
<p>Statükoyu savunan Bahçeli ve Baykal da yangına körükle giderek, ayrıştırıcı rol oynamış oluyorlar.</p>
<p>Türklerle Kürtlerin ortak çıkarlar zemininde üretecekleri bir siyasi çözüm ayrışmaya değil, rasyonel bir bütünleşmeye hizmet edecektir.</p>
<p><strong>Kadri Gürsel</strong> &#124; Milliyet</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Abdestli Kapitalizm]]></title>
<link>http://dusuncekahvesi.wordpress.com/2009/11/17/abdestli-kapitalizm/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 14:03:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>dusuncekahvesi</dc:creator>
<guid>http://dusuncekahvesi.wordpress.com/2009/11/17/abdestli-kapitalizm/</guid>
<description><![CDATA[13 Kasım Cuma 2009  / Ece TEMELKURAN “Peki, Kuran sizce kapitalizme mi yoksa sosyalizme mi yakındır?]]></description>
<content:encoded><![CDATA[13 Kasım Cuma 2009  / Ece TEMELKURAN “Peki, Kuran sizce kapitalizme mi yoksa sosyalizme mi yakındır?]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TBMM HACI-HOCA DOLU ]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/17/tbmm-haci-hoca-dolu/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 08:28:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/17/tbmm-haci-hoca-dolu/</guid>
<description><![CDATA[TBMM HACI-HOCA DOLU Atatürk&#8217;ün Lenin&#8217;in büyükelçisiyle KOMÜNİST OLACAĞIZ diyaloğu. 16 Ka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[TBMM HACI-HOCA DOLU Atatürk&#8217;ün Lenin&#8217;in büyükelçisiyle KOMÜNİST OLACAĞIZ diyaloğu. 16 Ka]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Haber Sitelerinin Tıklanma Yöntemleri]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/16/haber-sitelerinin-tiklanma-yontemleri/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 02:57:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/16/haber-sitelerinin-tiklanma-yontemleri/</guid>
<description><![CDATA[İnternette tıklatma yöntemleri Türkiye&#8217;de büyük gazetelerin internet siteleri kâr amaçlı yapıl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignright" src="http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/makale_genel/images/klikle-477x266.jpg" alt="" width="318" height="177" /></p>
<p><strong>İnternette tıklatma yöntemleri</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de büyük gazetelerin internet siteleri kâr amaçlı yapılandıkça ziyaretçileri sitelerinde daha fazla tutmak için akıl almaz yöntemlere başvuruyorlar.</p>
<p>&#8220;Bu kasabada 300 kadın kocasını aldattı&#8221;, &#8220;Arılar kalp şeklinde bal yaptı&#8221;, &#8220;Tıkla Netbook kazan&#8221;, &#8220;Kocamı ablamla paylaştım&#8221;, &#8220;Bu kareler güldürüyor&#8221;, &#8220;Baba utanmaya davet etti&#8221;&#8230; Bunlar Hürriyet&#8217;ten Milliyet&#8217;e, Zaman&#8217;dan Sabah&#8217;a büyük gazetelerin dünkü internet sitelerinde magazin, siyaset, eğlence bölümlerinde yer alan bazı başlıklar. Hepsinin ortak özelliği başlığın ve çoğu durumda içeriğin hiçbir şey anlatmaması, buna rağmen site ziyaretçilerini tıklamaya yöneltmesi.</p>
<p>İnternet üzerinde bir site işletmek, özellikle o sitenin ziyaretçi sayısı arttıkça hayli maliyetli bir iş olabiliyor. Artan ziyaretçi sayısına paralel olarak sürekli yeni donanımlar, yeni yazılımlar ve yetişmiş elemana yapılan yatırım bu maliyet unsurunu ciddi bir şekilde arttırıyor. Bu yüzden ilk bakışta büyük haber sitelerinin okurlarını doğru içeriklere yönlendirmeleri akla daha yatkın gelirken, bu sitelerin reklam üzerinden para kazanma mantıkları olayın gerçek yönünü ortaya çıkartıyor.<!--more--></p>
<p><strong>Sen tıkla ben kazanayım</strong><br />
Büyük ölçekli internet siteleri esas olarak reklamlar üzerinden para kazanmaya çalışıyor. Aslına bakılırsa, henüz belli bir mal ve hizmeti satmayı amaçlayan alışveriş siteleri dışında, internette reklam dışında para kazanmanın bir yöntemi henüz bulunamadı. İnternet sayfalarında verilen reklamların ise gazetelerde, televizyonlarda gördüğümüz reklamlardan farklı bir yönü bulunuyor.</p>
<p>Reel ortamda reklam, reklam yapılan ortamın ulaşılabilirliği, markaya uyumluluğu, ortam içindeki konumu gibi belli parametrelere göre fiyatlandırılıyor. İnternet üzerinde verilen reklamların ise farklı fiyatlandırma politikaları olmakla beraber, bunlar içerisinde en çok uygulanı &#8220;tıklama başına maliyet&#8221; çıkartılması üzerine kurulu. Bu modelde internet sitesi verilen reklamı binlerce defa site ziyaretçilerine gösteriyor ve sadece bu gösterim için hiçbir para talep etmiyor. Ne zaman site ziyaretçileri o reklamlara tıklayarak reklamı veren sitelere ulaşırsa, bu tıklama kayıt ediliyor ve ücretlendiriliyor; yani ücretlendirme tıklama başına hesaplanıyor.</p>
<p>İnternette gösterilen reklamların ziyaretçiler tarafından tıklanma oranları binde 5 ile 10 arasında değiştiği için, bir reklamın tıklanma sayısını arttırabilmenin ve daha çok para kazanmanın bilinen en iyi yöntemi o reklamı daha çok gösterebilmek. Reklamlar bir sitede ya anasayfada ya da haber sayfalarında, sayfa her yeniden yüklendiğinde gösterilecek şekilde ayarlanıyor. Bu yüzden bir sitede bir okur ne kadar çok sayfayı dolaşırsa (dolaştırılırsa), bu site açısından o kadar çok reklam gösterimi yapabilmek ve dolayısıyla para kazanmak anlamına geliyor. Bu aynı zamanda, haber sitelerinin ziyaretçilerini neden okur olarak değil de tıklayıcı olarak gördüklerini de açıklıyor.</p>
<p><strong>Şeytanın aklına gelmeyen hileler</strong><br />
Okurlarını bilinçsiz &#8220;mouse&#8221; kullanıcıları haline getirmeye çalışan bu büyük haber siteleri, çoğu durumda konunun uzmanlarını bile şaşırtan hileler uygulayarak sayfa görüntülenme sayılarını arttırmaya çalışıyorlar.</p>
<p>- Habere adım adım gitmek: Özellikle maç günlerinde uygulanan bu hilede, normalde bir bağlantıya tıklayarak maç sonucunu ya da haberin konusunu öğrenebileceğini uman ziyaretçi, önce bir ara sayfaya yönlendiriliyor. Burada hiçbir işe yaramayan kısa bir özetle haberi okumak için bir bağlantıya daha tıklaması isteniyor. Böylece ziyaretçi başına iki katı fazla reklam gösterilmiş oluyor. Maç canlı yayınları gibi örneklerde bu sayı bazen üçe de çıkabiliyor.</p>
<p>- Gereksiz sayfa yenilemeleri: Sayfalarında sunduğu içerik belli sıklıklarla güncellenen birçok sitenin, basit programlama kodlarıyla, ziyaretçileri hiçbir tuşa basmadan anasayfalarını yenilemeleri kabul edilen bir özellik olarak biliniyor. Daha çok reklam göstermek için daha fazla sayfa göstermenin gerekli olduğunu bilen hilebazlar, ikinci hile yöntemi olarak sayfa yenileme sürelerini sürekli düşürüyorlar. Bu özelliği sonuna kadar zorlayan site olarak ise milliyet.com.tr öne çıkıyor. Anasayfası dışında normal haber sayfalarını her üç dakikada bir yenileyen bu sitede, orta uzunlukta bir haber okurken sayfanın yenilenmesi söz konusu olabiliyor. Daha da kötüsü, örneğin aylık 4GB kotalı bir internet hattına sahip bir kişi, bu site başında her 24 saat geçirdiğinde, kotasının yaklaşık yüzde onunu boş yere harcamış oluyor.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/fotograf/galeri.jpg" alt="" width="250" height="179" />-Her konuda bir fotoğraf galerisi: &#8220;Ünlüleri hiç böyle görmediniz&#8221;, &#8220;Birbirinden güzel kuş fotoğrafları&#8221;, &#8220;Bu kareler güldürüyor&#8221; adları altında yayınlanan fotoğraf galerileri genelde en pahalı reklam segmentini oluşturuyor. Okurların yirmili otuzlu gruplar halinde baktığı bu sayfalar, reklamcılar için bir hazine olarak görünüyor. Bilinen tekniklerle bu galerilerde her tıklamada sadece resmin kendisini değiştirmek mümkün ve daha kullanışlı iken, sayfa yeni resimle beraber yüklenerek yeni reklamlara hazır hale getiriliyor.</p>
<p><img class="alignright" src="http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/fotograf/oltayem.jpg" alt="" width="178" height="194" />- Yemsiz olta hilesi: Başlığı ile konusu arasında hiçbir ilişki olmayan, çoğu durumda bir konusu da olmayan haberlerle hazırlanan dördüncü hile ise, psikolojik olarak en saldırgan yöntemi içeriyor. Neredeyse tıklama garantisiyle anasayfaya taşınan bu haberlerde, &#8220;Annesinin ayağını kokladı ve &#8230;&#8221;, &#8220;Bu küçük kız gün geçtikçe katılaşıyor, sebebi ise&#8230;&#8221; gibi sonu üç noktayla biten başlıklar tercih ediliyor. Bu başlık altında aynı zamanda sansasyonel haberler de girebiliyor; Vatan gazetesinin internet sitesinde geçtiğimiz hafta yayınlanan sadece 7 metre çapında bir göktaşının dünyanın yörüngesinden geçmesinin, &#8220;Geçen cuma neredeyse yok oluyormuşuz&#8221; başlığıyla verilmesi gibi.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/fotograf/sendekazan.jpg" alt="" width="221" height="88" /></p>
<p>- Sen de kazan hilesi: İlk olarak milliyet.com.tr&#8217;nin milliyetemlak.com.tr ile beraber hayata geçirdiği &#8220;Haber oku ev sahibi ol&#8221; kampanyası, bu sıralar ise sabah.com.tr&#8217;nin sürdürdüğü &#8220;Tıkla netbook kazan&#8221; hilesi, okurlara sitede tıklanmayan haber bırakmamak üzerine kurulu. Bazı haberlerin içinde yer alan puan bağlantılarına tıklayarak puan biriktiren okurları hedefleyen bu strateji para kazanma hırsının varabileceği sınırların olmadığını göstermesiyle dikkat çekiyor.</p>
<p>(soL &#8211; Haber Merkezi)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni Islak İmzalı Belgeler]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/15/yeni-islak-imzali-belgeler/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 17:24:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/15/yeni-islak-imzali-belgeler/</guid>
<description><![CDATA[Bir TSK Personelinin Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, Başbakanlık ve Muhalefet liderlerine yeni b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bir TSK Personelinin Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, Başbakanlık ve Muhalefet liderlerine yeni b]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sorunun adı ve darbenin üç ayağı]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/11/sorunun-adi-ve-darbenin-uc-ayagi/</link>
<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 13:55:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/11/11/sorunun-adi-ve-darbenin-uc-ayagi/</guid>
<description><![CDATA[Çankaya yokuşunda bir kaç yerde trafiğin tıkandığı haber verilir. Polis helikopteri olayı izleme içi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Çankaya yokuşunda bir kaç yerde trafiğin tıkandığı haber verilir. Polis helikopteri olayı izleme içi]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yandaş Medya Tufaya mı Geldi?]]></title>
<link>http://islakimza.wordpress.com/2009/11/05/yandas-medya-tufaya-mi-geldi/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 22:31:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>islakimza</dc:creator>
<guid>http://islakimza.wordpress.com/2009/11/05/yandas-medya-tufaya-mi-geldi/</guid>
<description><![CDATA[YANDAŞ MEDYA TUFAYA MI GELDİ? Vatan’dan Milliyet’e geçen Mehmet Tezkan, “Sulandırma Mektubu” başlıkl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>YANDAŞ MEDYA TUFAYA MI GELDİ?</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.odatv.com/showImage.php?type=4&#38;id=18286" alt="" width="195" height="145" /></p>
<p>Vatan’dan Milliyet’e geçen Mehmet Tezkan, “Sulandırma Mektubu” başlıklı yazısında meçhul askerin yeni mektubunu konu aldı. Mektubun savcılığa değil de bazı gazetelere yollanmış olmasını yorumlayan yazar, AKP’ye yakın gazetelerin tufaya gelmiş olabileceklerini söyledi ve “meçhul askerin amacı sulandırmaksa tongaya geldiler demektir” dedi.<br />
Mehmet Tezkan’ın bugünkü yazısının meçhul asker mektubuyla ilgili kısmı şöyleydi:<!--more--></p>
<p>“Meçhul asker bir mektup daha yolladı..</p>
<p>Orduda büyük bir temizlik yapılacakmış.. Cunta olumsuz havayı değiştirmek için plan yapmış..</p>
<p>Okumuşsunuzdur.. Tam kafa karıştırıcı..</p>
<p>Mektubu yollayan meçhul de asker mi değil mi o da belli değil.. Mektup yine ‘tutkuyla bağlı olduğum Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmak değildir’ diye başlıyor..</p>
<p>Yoksa aynı elden çıktı havası mı yaratılıyor?</p>
<p>İnsanların beyni sulansın mı isteniyor.. Yeter artık ya işin çivisi çıktı dedirtmeye mi çalışıyorlar..</p>
<p>Bilmiyorum..</p>
<p>Son mektup çok acayip.. Savcılığa gönderilmemiş bazı gazetelere yollanmış.. Başsavcı bizde yok diye açıklama yaptı..</p>
<p>Allah Allah.. Meçhul askerin niyeti ne?</p>
<p>İhbar medyaya yapılır mı? Belli, niyeti başka..</p>
<p>Biraz kafa yoralım..</p>
<p>*</p>
<p>İhbardaki iddia şu.. Cuntacılar dokuz maddelik bir planı devreye soktular, ıslak imzalı belge olayını sulandıracaklar.. Aman dikkat..</p>
<p>İhbar ediyorum oyuna gelmeyin diyor!</p>
<p>Ciddiye alalım mı?</p>
<p>*</p>
<p>Belki de ihbar mektubunun amacı sulandırmaktır..</p>
<p>Birileri dedi ki; bir ihbar mektubu da biz yazalım.. Kamuoyunda tartışılan,  yazılan çizilen birkaç unsuru da içine koyalım..</p>
<p>Olası gelişmeleri de planmış gibi sunalım..</p>
<p>İlk ihbarı sulandıralım..</p>
<p>Olamaz mı?</p>
<p>Yani sulandırma ihbarının niyeti sulandırmaktır..</p>
<p>Yok artık daha neler dedirtmek..</p>
<p>Yanına da Genelkurmay’ın izlediği, desteklediği internet siteleriyle ilgili gerçek bir belge takarız..</p>
<p>Okuyan, tümünü gerçek zanneder..</p>
<p>Olamaz mı?</p>
<p>*</p>
<p>Aklınıza gelen soruyu ben sorayım..</p>
<p>Mektup ‘sulandırmak’ için yazılmışsa AKP’ye yakın gazeteler üstüne neden atladı?</p>
<p>Tufaya gelmiş olamazlar mı?</p>
<p>Meçhul askerin amacı sulandırmaksa tongaya geldiler demektir</p>
<p>*</p>
<p>Şu da olabilir..</p>
<p>Bir başka birileri ‘beklenen gelişmeleri cuntacıların oyunu’ diye bize yutturmaya çalışıyordur..</p>
<p>Mesele.. Jandarma kriminal ıslak belge gerçek derse, ‘ihbar mektubunda yazılmıştı cuntacıların oyunu’ diyeceğiz..</p>
<p>İnanmayacağız..</p>
<p>Veya Anayasa Mahkemesi askerin sivilde yargılanmasını öngören yasayı iptal ederse..</p>
<p>Cuntacıların işidir!</p>
<p>Mektupta yazılmıştı!</p>
<p>Birileri böyle düşünmemizi isteyip mektubu döşemiş olamaz mı?</p>
<p>*</p>
<p>Bu işler öyle bir hale geldi ki her şey olabilir..”</p>
<p>Odatv.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GAZETEMDEN ÇOK ŞEY Mİ İSTİYORUM?]]></title>
<link>http://nalincikeseri.wordpress.com/2009/11/05/gazetemden-cok-sey-mi-istiyorum/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 13:04:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>nalincikeseri</dc:creator>
<guid>http://nalincikeseri.wordpress.com/2009/11/05/gazetemden-cok-sey-mi-istiyorum/</guid>
<description><![CDATA[Bu gazeteler beni çıldırtacak birgün. Tarafsız olup sadece ve sadece gerçekleri iletmelerini zaten b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Bu gazeteler beni çıldırtacak birgün. Tarafsız olup sadece ve sadece gerçekleri iletmelerini zaten beklemiyorum da baş sayfada verilen özetle haberin aslının en azından tutarlı olmasını beklemek te mi çok acaba?</p>
<p>Son haber <a href="http://www.milliyet.com.tr/2009/11/05/index.html?ver=175955">Milliyet</a>&#8216;ten -en çok okuduğum gazete olduğundan herhalde en çok Milliyet&#8217;te hata buluyorum-. Baş sayfada şöyle bir başlık ve özet var </p>
<p>&#8220;Bankada hesabı olanlar bu haberi okusun!<br />
Kendisinden alınan hesap işletim ücreti nedeniyle bankaya dava açtı, ödediğinin 10 katını geri aldı. Nasıl mı?&#8221;</p>
<p>Bunu okuyunca aklınıza ilk ne geliyor? Benim açgözlülükle bankaya verdiğim işletim ücretini nasıl 10 katı şeklinde alabileceğim geldi. Fena fikir değil hani. Oysa içerideki metin aynen şöyle</p>
<p>&#8220;&#8230;..<br />
daha sonra yargı merciinin kararına rağmen parayı iade etmemekte direnen banka icraya verilmiştir. Ankara 32. İcra Dairesi;ne 2009/16340 Esas numarası ile açılan icra dosyasındaki <strong>21 TL esas alacak, 2,75 TL faizi, 160 TL vekalet ücreti ve harçları ile birlikte toplam 210 TL olarak belirlenen dosya alacağı İcra Müdürlüğü tarafından bankadan tahsil edilmiştir</strong>(vurgu benim eklemem).&#8221;</p>
<p>Yani kimse kimseye verdiği paranın 10 katını vermiyor. Vermesini beklemek te mantıksız zaten. 210 liranın sadece 23.75 lirası şikayetçiye gidiyor.   Ancak haberin başlığı kesinlikle yanıltıcı acaba Tüketici Hakem Heyetine başvursam Milliyet gazetesinden yanıltıcı bilgi vermek yüzünden gazeteye verdiğim parayı geri alabilir miyim? Hoş haberi internetten okudum ama <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> .</p>
<hr />
<div>Haberin <a href="http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&#38;KategoriID=11&#38;ArticleID=1158446&#38;Date=05.11.2009&#38;b=Hesap isletim ucretini nasil geri alabilirsiniz">aslı</a></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İşkence Altındayız // Güven Borça]]></title>
<link>http://yazkurtulyapkurtul.wordpress.com/2009/11/03/iskence-altindayiz/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 09:25:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>yazkurtulyapkurtul</dc:creator>
<guid>http://yazkurtulyapkurtul.wordpress.com/2009/11/03/iskence-altindayiz/</guid>
<description><![CDATA[Geçen sene bu zamanlar, bir reklamcı arkadaşımı oldukça kilo vermiş gördüm. Garip olan, bu arkadaşın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Geçen sene bu zamanlar, bir reklamcı arkadaşımı oldukça kilo vermiş gördüm. Garip olan, bu arkadaşın]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bu da Kemalist Hazımsızlık !]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/10/28/bu-da-kemalist-hazimsizlik/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 19:04:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/10/28/bu-da-kemalist-hazimsizlik/</guid>
<description><![CDATA[Avrupa Türkiye Cumhuriyet Kadınları Derneği, Cumhurbaşkanı Gülün eşi Hayrünnisa Gül, Başbakan Erdoğa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Avrupa Türkiye Cumhuriyet Kadınları Derneği, Cumhurbaşkanı Gülün eşi Hayrünnisa Gül, Başbakan Erdoğa]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ABD’nin “Uluslararası Dini Özgürlük Raporu”, Türkiye'de 2006 yazından itibaren Antisemitizmde önemli artış olduğunu belirtti]]></title>
<link>http://kehaber.org/2009/10/27/718/</link>
<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 16:13:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>kehaber</dc:creator>
<guid>http://kehaber.org/2009/10/27/718/</guid>
<description><![CDATA[Yahudi cemaati önderlerine göre antisemitizm Orta Doğu’daki olaylarla ilintili Milliyet&#8216;in hab]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><div class="wp-caption alignleft" style="width: 146px"><img class="  " title="Uluslar arası Dini Özgürlük Raporu" src="http://i.milliyet.com.tr/MansetSol378_495/2009/02/27/fft1_mf188973.Jpeg" alt="" width="136" height="178" /><p class="wp-caption-text">Yahudi cemaati önderlerine göre antisemitizm Orta Doğu’daki olaylarla ilintili </p></div>
<p style="text-align:justify;"><a href="http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&#38;ArticleID=1155190&#38;Date=27.10.2009&#38;Kategori=dunya&#38;b=ABD%20Din%20Ozgurlugu%20Raporunun%20satir%20aralari" target="_blank">Milliyet</a>&#8216;in haberine göre; ABD’nin “Uluslararası Dini Özgürlük Raporu”nun Türkiye’ye ayrılan bölümünde, “1920’lerin ortalarından itibaren yasaklanan Mistik Sufi ve diğer dini-sosyal tarikat ve cemaatler etkin ve yaygın olarak varlıklarını sürdürmüştür. Bazı önde gelen siyasi ve sosyal liderlerin tarikatler, cemaatler ve diğer İslami örgütlerle ilişkileri devam etti” deniliyor.<br />
Dini özgürlükler raporunda Türkiye’de milliyetçi duyguların bazen anti-Hristiyan ve anti-Semitik izler taşıdığı, Yahudi cemaati üyelerinin raporda incelenen dönemde de devam eden anti-Semitizm’de 2006 yazından itibaren önemli artış olduğunu belirttikleri kaydedildi. Raporda şöyle denildi:<br />
“Cemaat liderlerine göre, İsrail’in Gazze’de Aralık 2008 ve Ocak 2009’daki saldırısını izleyen Yahudi işlerinin boykot edilmesi ve hükümet-destekli olaylar, anti-Semitik duyarlılığı yükseltti. Eskişehir’de bazı işyerlerine ‘Yahudiler, Ermeniler ve köpekler giremez’ şeklinde afişler astı. Ülkedeki Yahudi cemaati önderleri anti-Semitizmin doğrudan Orta Doğu’daki olaylarla ilintili olduğuna inanıyorlar ve Yahudi cemaati üyeleri bu olaylardan sorumlu tutulduklarını belirtiyorlar.</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğan&rsquo;ı vuran, kendi silahı]]></title>
<link>http://kemalozer.wordpress.com/2009/10/26/dogani-vuran-kendi-silahi/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 13:24:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
<guid>http://kemalozer.wordpress.com/2009/10/26/dogani-vuran-kendi-silahi/</guid>
<description><![CDATA[Türk medya tarihi, medya patronları açısından iniş ve çıkışlarla dolu. Çok değil on yıl öncesinin me]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Türk medya tarihi, medya patronları açısından iniş ve çıkışlarla dolu. Çok değil on yıl öncesinin medyası artık yok. Simavi, Bilgin ve Uzan ailesinin akıbetleri herkesin mâlumu.</p>
<p>Elinize geçirdiğiniz bir aleti yahut gücü, amacı dışında kullanırsanız bir gelip sizi vurur. Açtığınız ateşin mermisi bir gün gelip sizi bulur. Yaktığınız her ateş bir gün gelir sizi de sarar. İmdat çığlığı attığınızda yapayalnız olduğunuzu anlarsınız. Artık çığlığınızı duyacak kimse yoktur.</p>
<p>Bugün <b>Aydın Doğan’ı saran ateş</b>, dün <b>Uzan</b>ları ve <b>Bilgin</b> ailesini sarmıştı. Geçmişteki ateşleri belki de en çok Doğan Medyası’nı mutlu etmişti. Doğan’ın bugünkü yapayalnızlığı bu yüzden&#8230;</p>
<p>Şimdi <b>fatura ödeme sırası</b>, güç sarhoşluğuyla bir gün sıranın kendinse geleceğini fark edemeyen Doğan’da!</p>
<p> <!--more-->
</p>
<p>Siyasi irade, Doğan’a son iki yılda birkaç kez <b>‘kendine gel’</b> anlamında ihtarda bulundu. Ama nafile. Çünkü kafasını 28 Şubat’ta kuma gömen Doğan Medyası, kafasını çıkarmaya niyetli değildi. </p>
<p><b>Star Tv</b>’nin Doğan’a devri, aslında önemli bir test ve en büyük ihtardı. Fakat birkaç on yılın sarhoşluğu, idraklerini kapatmış olmalı ki mesajı anlamamada direndi.</p>
<p>Yolun sonuna gelindi. <b>Artık her yol duvar!</b></p>
<p>Bir dönem daha kapandı. </p>
<p>Ve <b>Doğan Medyası’nın da dönemi bitti. </b></p>
<p>Hürriyet ve Milliyet dâhil DYH’e ait tüm yayın organları <b>yeni patronuna devir için işlemler</b>i bekliyor.</p>
<p>Doğan’la masaya oturulduğunda önüne <b>konulan günah galerisinin dudak uçuklatmaktan öte bir ateş topu olduğunu gördüğünde oldu ne olduysa Aydın Beye.</b></p>
<p>Günah galerisinde yok yoktu.</p>
<p>Dönülmez bir yolda olduğunu anladı anlamasına ama <b>çok geçti</b> artık.</p>
<p>Birilerini kovarak düzeltilecek iş değildi bu süreç.</p>
<p><b>Üç seçenek</b> kalmıştı.</p>
<p><b>Bir: </b>Tıpkı Hürriyet’ini aldığı Simaviler gibi <b>bir gece ansızın toz olup uçmak</b> –ki Aydın bey uçtu bile–</p>
<p><b>İki:</b> Uzlaşmak ve ne kurtarabilirse onunla yetinmek&#8230;</p>
<p><b>Üç:</b> Ya da savaşmak…</p>
<p>Fakat önündeki dosyada yer alan çoğunu kendisinin bile unuttuğu günahları, <b>savaş için mermisinin tükendi</b>ğine işaret ediyordu.</p>
<p>İhtiyaten Cem gibi uzansa da Aydın Bey orta yolu seçti. </p>
<p>İlk iş olarak Milliyet’ini ve Hürriyet’ini devretti</p>
<p>Sonra <b>eski ve yaşlı patronların kulübü</b>nden <b>yumuşak bir çekilme</b> yaptı büyük kızı.</p>
<p>Ardından <b>aile fertleri tek tek medya yönetimlerinden çekildi</b>ler.</p>
<p>Daha Ocak 2009’da <b>‘Bende satılacak gazete yok! Varsa satan ben alayım’</b> diyen patron, ödenmesi çok zor bir ceza için Maliye ile masaya oturup <b>‘tarhiyat sonrası uzlaşma’</b> talep ediyordu. Üstelik geçmişte olduğu gibi gürültü patırtı yapmadan… Sessiz sedasız…</p>
<p>Artık <b>‘hodri meydan’</b> diyecek ne güç vardı ne de gazete satın alacak uygun bir ortam.</p>
<p>Dahası <b>mektup yazma</b>ya bile vakit kalmamıştı.</p>
<p><b>Kapıda pijama ile Başbakan karşılama devri çoktan kapanmıştı.</b></p>
<p>Adeta bir çağ kapanıp yeni bir çağ açılması gibi <b>Doğan Medyası çağı kapandı </b>ve -isimleri şimdilik bizde mahfuz- yeni patronların çağı başlıyor!</p>
<p>Görünen o ki 2010’da Doğan Medyası olmayacak. Ancak Aydın Doğan, ne Bilgin gibi Uzanacak ne selefi Simaviler gibi toz olup uçak.</p>
<p>O kendi halinde orta halli bir işadamı olarak girecek 2010’a.</p>
<p>2010 sonrası ise Doğan ailesi için ayrı bir muamma. </p>
<p>Bütün bunlar bir kehanet mi? Değil. Çünkü Doğan Grubu birkaç gün önce SPK’ya gönderdiği mektubunda <b>Doğan Medya organlarının hepsinin tüm hisselerini satılık olduğu resmen bildirdi</b>.</p>
<p>Bugün itibari ile vergi cezaları için açtığı yürütmeyi durdurma talebi de reddedildi. Başta da belirttiğimiz gibi hiçbir çıkış yolu kalmadı.</p>
<p>Bu durum sadece <b>bir medya devinin hazin sonu</b> olmayacak elbette. Bu durum Türkiye’de yepyeni bir dönemin de habercisi. </p>
<p>Hem Ortadoğu’da hem de dünyada açtığı tüm kartlar aleyhine işleyen Siyonizm içinde kötü bir haber bu.</p>
<p>Fakat Doğan’ın gidişe kimse sevinmesin. Bir çaresine bakar bir Doğan’ı gönderir yenilerini ortaya çıkarırız. Almanya için de kara bir haber. </p>
<p>Bu duruma sevinme hakkı olan herkes sevinebilir lakin <b>medya patronları hiç sevinmemeli.</b> Çünkü <b>Türkiye’nin yakın tarihi ne ulu medya çınarlarını devrilişi ile dolu</b>. </p>
<p>Medya patronları için bugün sevindikleri şey, yarın kendilerini bekleyen akıbet. Bugün hoşunuza giden şey, kendiniz için biçtiğiniz kader.</p>
<p><b>Akıllı bir medya patronu</b>, medyasını bir silah olarak kullanmaz. Diğer ticari işleri için bir araca dönüştürmez ve dahası silahını kendine doğrulmaz. </p>
<p>Muhtemeldir ki yeni dönemde medya devlerinden biri de KT’ler olacak. Yeni ve eski patronları, ölümlü <b>güç odaklarına tetikçilik yaparak toplumla savaşmak</b> yerine, toplum ve değerleri ile barışık yaşamalı. </p>
<p>Sonsuzluk Allah’a mahsustur ve ‘O’nun değerleri ile savaşan kaybeder. </p>
<p>Her Doğan batar!</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kanı donduracak şok itiraflar...]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/10/26/kani-donduracak-sok-itiraflar/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 11:14:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/10/26/kani-donduracak-sok-itiraflar/</guid>
<description><![CDATA[Türkiye tarihi günler yaşıyor.Erhan BAŞYURT yazdı&#8230; Eylem sürecinde suçüstü yapılan yeni bir da]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Türkiye tarihi günler yaşıyor.Erhan BAŞYURT yazdı&#8230; Eylem sürecinde suçüstü yapılan yeni bir da]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Projeciler gerçekten korkuyor...Çünkü...!]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/10/26/projeciler-gercekten-korkuyor-cunku/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 05:30:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/10/26/projeciler-gercekten-korkuyor-cunku/</guid>
<description><![CDATA[Darbe anayasasını değiştirtmemek için bütün yolları kullanan resmi ideoloji projecilerinin son takti]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Darbe anayasasını değiştirtmemek için bütün yolları kullanan resmi ideoloji projecilerinin son takti]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurbaga]]></title>
<link>http://ufku.wordpress.com/2009/10/25/kurbaga/</link>
<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 14:09:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>Horizon</dc:creator>
<guid>http://ufku.wordpress.com/2009/10/25/kurbaga/</guid>
<description><![CDATA[Yedi senede 80 sene geri gittigimize kim inanabiliyor? Iktidarda bulunan partinin, baska milletlerin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Yedi senede 80 sene geri gittigimize kim inanabiliyor? Iktidarda bulunan partinin, baska milletlerin kendi hur ve milli irademizin disinda futursuzca uygulattigi, ve onlarin da belli ki sorgusuz sualsiz uyguladigi, amaclarinin ne oldugu belli olmayan ic/dis politikalar ve yaklasimlarla ulkemizi karanlik, bilinmeyen bir hedefe dogru surukledigi malesef apacik.</p>
<p>Boyle bir negatif, gerici evrim halkin destegi olmadan gerceklesemez . Demek ki bu gidisati degistirmek isteyecek yeni bir iktidarin onunde cok zor engeller var.</p>
<p>Halkin buyuk bir kesiminin bulunduklari uykudan bir sekilde uyandirilmasi ve bilinclerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Bunun icin Maslov&#8217;un ihtiyaclar hiyerarsisinin en alt kesimde bulunan ve malesef sadakalarla, dini yonlendirmelerle cok kolay etkilenebilen milyonlarca ac ve egitimsiz insanin bir sekilde gercekle ve ulkenin hizla gittigi ucurumla yuzlestirilmesi gerekiyor.</p>
<p>Yani son derece kuvvetli bir aciliyet duygusuna ihtiyac var.</p>
<p>Daha da onemlisi, Turkiye&#8217;yi demokratik olarak bu cukurun icinden cikabilecek; Turklugunden, Turk halkindan, Ataturk&#8217;ten, onun sistemi ve yolundan gurur duyan; durust, serefli, enerjik, ileri goruslu, akilli, caliskan; sosyal, ekonomik, bilimsel, kulturel, stratejik vizyonu olan, halkin tamamini kucaklayabilecek liderleri hukumete getirebilmek.</p>
<p>Bu insanlar 80 milyon mensubu olan bu toplumun icindeler, bir yerdeler, icin icin yaniyorlar, bir seyler yapmak istiyorlar. Tum olumsuzluklara karsi Turkiye&#8217;nin ihtiyac duydugu pozitif enerjiyle bakiyorlar gelecege; her ne kadar ulke Ataturk&#8217;un Genclige Hitabi&#8217;ndaki ciddiyette kusatma ve hiyanet altinda bulunsa bile.</p>
<p>Bu liderleri, ya da yeni bir Ataturk&#8217;u beklemek haliyle gercekci degil. Hepimizin bireyler olarak uzerine buyuk sorumluluklar dusuyor. Ataturk&#8217;un bizlere yuceltmek ve ileriye goturmek sartiyle biraktigi bu topraklari korumak, uzerinde yasayanlarin ve yasayacak olan gelecek nesillerin en iyi kosullar altinda ilerlemeleri icin biraz risk altina girmemiz, yorulmamiz, okumamiz, dusunmemiz, hareket etmemiz ve digerlerini harekete gecirmemiz gerekiyor.</p>
<p>Gozumuzu yumup, kulagimizi ve agizimizi tikamamak, bir sekilde yakinlarimizla birlik olmak, gerektiginde tartismak, gerektiginde &#8220;bu yaptiginiz ulkeyi ileri goturmeyecektir&#8221; diyerek ayaga kalkmak ve sesini yukseltmek, organize olmak, toplanmak; yani aktif olarak bir seyleri degistirmeye calismak gerekiyor.</p>
<p>Hepimiz cok iyi birer cozumlemeciyiz, sorunlari tespit edip, altinda yatan sebepleri anlayabiliyoruz, ama degisim icin hareket ve bilincli calismak gerekmiyor mu?</p>
<p>Sanirim bu hukumeti ve oncullerini takdir etmemiz, onlardan ogrenmemiz gereken cok onemli bir nokta var. Hepimiz rahatca ve guvenligimizden emin bir sekilde uyuyorken, onlar gece gunduz demeden, Ataturk&#8217;un sistemini degistirebilme davasiyla calistilar, yurt icinde ve disinda ittifaklar kurdular, finansal yardim topladilar, inanilasi argumanlar urtettiler, halkin icine indiler, ev ev, kapi kapi dolastilar, konustular, davalarini anlattilar, kendi kurtulus savaslarini yaptilar.</p>
<p>Bugun burada gozumuzun onunde gerceklesen inanmasi guc olusumlara, acilimlara bakarak hayretler icinde duruyoruz. Su an yavas yavas, canli olarak kaynatilan ve tepki gosteremeden pisen o kurbaga gibiyiz. Belki de pistik artik.</p>
<p>Iyi haber, toplumlarin surekli degisim icinde bulunduklari ve her seyin ama her seyin uzun vadede mumkun oldugu. Yeter ki artik konusmakla kalmayalim ve aktif olarak bir seyler yapmaya calisalim.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Asıl Bizden Kaçmaz Haysiyetsizliğiniz(Okan Bayulgen'e yapılanlara karşı susamadım)]]></title>
<link>http://onurtoraman.wordpress.com/2009/10/25/asil-bizden-kacmaz-haysiyetsizliginizokan-bayulgene-yapilanlara-karsi-susamadim/</link>
<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 12:35:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>onurtoraman</dc:creator>
<guid>http://onurtoraman.wordpress.com/2009/10/25/asil-bizden-kacmaz-haysiyetsizliginizokan-bayulgene-yapilanlara-karsi-susamadim/</guid>
<description><![CDATA[Asıl Bizden Kaçmaz Haysiyetsizliğiniz(Okan Bayulgen&#8217;e yapılanlara karşı susamadım) Bir takım k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><img class="alignright size-full wp-image-22" title="okan1" src="http://onurtoraman.wordpress.com/files/2009/10/okan1.jpg" alt="okan1" width="300" height="450" />Asıl Bizden Kaçmaz Haysiyetsizliğiniz(Okan Bayulgen&#8217;e yapılanlara karşı susamadım)</strong><br />
Bir takım kendini magazinci sanan düzenbaz bir araya gelmiş ve milleti kandırmak,dolandırmak adına sürekli şişme haberler yapıp yakışıtırıyorlar.Birde bu sahtekarlıklarının böyle seviyesiizce,ahlaksızca devam etmesinin şüphesiz en büyük sebebi de raytinglerde 30. sıraya çıkmış olmalarıdır..</p>
<p>Program bir ilke edinmiş ve OKAN BAYULGEN&#8217;i illa ki iğneleyecekler her programda.Ömür senin ömrün yetmez o adamın açıkları ile bi yere varmaya. Sizi takmayan,sallamayan adamlara böyle yüz değiştirip magazinci değil provakatör gibi ortalık karıştırmaya çalışıyorsunuz.</p>
<p>Son programı izledim ve artık benim sabrım taştı.Hangi cürretle,hangi hakla ve hukukla siz Okan Bayulgen&#8217;in başrolünü oynadığı filmde bu adamı renjide edicek montajlar yapıyorsunuz.Siz kimsiniz ki,kim sizi dürtüklediki bu kadar acıyla hala bağırıyorsunuz.</p>
<p>Yapılanlara bakınız;<br />
Sunum; Dünya da oyunculuktan anlamayan oyuncu Okan Bayulgen ve 40 yıldır oyuncu gibi oynayan Ahmet Çakar.Okan Bayulgen&#8217;in Ahmet Çakar&#8217;dan ders alması gerekiyor.<br />
Görüntüler: Kanalizasyon filminin fragmanını şüphesiz ki herbiriniz izlediniz biliyorsunuz. Hakan Yılmaz&#8217;ın &#8220;MEDYA MAYMUNLARI&#8221; diye bağırdığını sahneyi kesip karşısına OKAN BAYULGEN&#8217;i koymuşlar.Hadi bu yine birşey değil tarafımca keşke bununla bitirip kendilerini daha fazla küçük düşürücek şeyler yapmasalardı.<br />
Filmin &#8220;TUVALETTEYİZ&#8221; sahnesindeki klozet bölümünü kesip klozet içine OKAN BAYULGEN&#8217;in fotosunu koymuşlar ve bilmem kim sıçtı deyip sifonu çekiyorlar&#8230;Bu nasıl büyük bir şerefsizliktir.<br />
Ahmet Çakar&#8217;ın Kim 500 Tokan İster sahnesindeki senaryo geregi konuklarına tokat attığı yerdeki konukların yerine OKAN BAYULGEN&#8217;in fotoğraflarını koyup &#8220;Ahmet Çakar oyunculuk dersi veriyor&#8221; diyorlar.<br />
Yine bir kadının kocasına gerizekalı diyerek tokat attığı sahnelerde adamın kafasına OKAN BAYULGEN&#8217;in fotoğrafını montajlayıp,OKAN BAYULGEN&#8217;e gerizekalı dedirtip,tokat attırıyorlar.</p>
<p>Bu nasıl bir terbiyesizliktir.Sizler de bu sahtekarların programlarını seyrediyorsunuz,yapmayın arkadaşlar bunlar bu ülkede camiayı bölmeye çalışan haber yaratmak uğruna ve yaraatamadıklarında böyle haysiyetsizce haberler yapan kişiliksiz insanlar.ALDANMAYIN,ALDATM</p>
<div>ASINLAR</p>
<p>Sevgilerimle<br />
ONUR TORAMAN</p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Böyle Anneler Sadece Kitaplarda mı Kaldı? ]]></title>
<link>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/10/22/boyle-anneler-sadece-kitaplarda-mi-kaldi/</link>
<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 13:26:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahmetturkan</dc:creator>
<guid>http://ahmetturkan.wordpress.com/2009/10/22/boyle-anneler-sadece-kitaplarda-mi-kaldi/</guid>
<description><![CDATA[“Haydi, oğul haydi git! Ya gazi ol, ya şehit”! Diyen anneler artık yetişmiyor. Bu anneler artık yeti]]></description>
<content:encoded><![CDATA[“Haydi, oğul haydi git! Ya gazi ol, ya şehit”! Diyen anneler artık yetişmiyor. Bu anneler artık yeti]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gazeteci" Bülent Yardımcı Vefat Etti]]></title>
<link>http://anlamametmem.com/2009/10/10/gazeteci-bulent-yardimci-vefat-etti/</link>
<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 19:55:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>pekadam</dc:creator>
<guid>http://anlamametmem.com/2009/10/10/gazeteci-bulent-yardimci-vefat-etti/</guid>
<description><![CDATA[Bülent YardımcıMilliyet Gazetesi&#8217;nin ekonomi yazarı Bülent Yardımcı&#8217;nın vefatını duyduğu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><div id="attachment_1435" class="wp-caption aligncenter" style="width: 265px"><a href="http://anlamametmem.com/2009/10/10/gazeteci-bulent-yardimci-vefat-etti/attachment/68/" rel="attachment wp-att-1435"><img src="http://anlamametmem.wordpress.com/files/2009/10/68.gif" alt="Bülent Yardımcı" title="Bülent Yardımcı" width="255" height="200" class="size-full wp-image-1435" /></a><p class="wp-caption-text">Bülent Yardımcı</p></div>Milliyet Gazetesi&#8217;nin ekonomi yazarı Bülent Yardımcı&#8217;nın vefatını duyduğumda bir yakınımı kaybetmiş gibi oldum. Tanımaz, ekonomiyi genelde es geçen okur tavrıyla doğrusu yazılarını da sürekli okumazdım. Ama bende iyi şeyler yapan, halka doğruları anlatmaya çabalayan, dürüst bir gazeteci izlenimi bırakmıştı. <!--more-->Nesli geçmiş bir gazeteci olarak (Milliyet&#8217;in başlığı &#8220;Toprağın Sesi &#8216;Bülent Abi&#8217;), nesli geçmiş konularla (Milliyet kendisini tarım yazarı olarak tanımlıyor; &#8220;zeytindeki boyayı, baklavadaki soyayı, meyvadaki yamuğu&#8221;, gıda ile ilgili pek çok şeyi ondan öğrendiğimizi söylüyor), nesli geçmiş bir biçimde (&#8220;Pencereden bakıp yazı yazan gazetecilerden değildi. Durmadan çarşı pazar dolaşır, tarım haberlerini masa başından değil gittiği tarlalarda ve bahçelerde aldığı notlardan yazardı&#8221;) ilgilendiğini seziyordum. 20-30 yaşında zembille indikleri köşelerde onun daveti, şunun açılışı, trendi kıyafet, brendi likör, adet kanaması, sanatçı yalaması takılan büyük yazarlardan olmadığını görüyordum. Ardından okuduklarım, hakkında düşündüklerimin doğru olduğunu anlattı. Habertürk&#8217;te Bülent Yardımcı için çıkan bir yorumu ise hem hüzünle, hem de kendinden geçmiş, halkından kopmuş gazetecilere ve gazetecilik biçimine verdiği ayar nedeniyle keyifle okudum. &#8220;Ekonomi gazeteciliği bir ekolün son temsilcisini kaybetti&#8221; başlıklı yazıyı öneririm. Doğan grubuyla çatıştığı halde ve kendisi de ayara ihtiyaç duyduğu halde, Habertürk&#8217;te böyle bir yazı okumak güzel. Bu kurumlarda düzgün adamların birşeyler yapmaya, birşeyler yazmaya devam ettiğini görmek umut verici. İnternette bulamadığım için buraya koyamadım. Bundan sonra dürüst gazeteciliğe rastladıkça da anlamametmem&#8217;e link verelim derim. Bülent Yardımcı&#8217;nın yakınlarının, dostlarının, gazetecilerin başı sağolsun.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ahmet Altan Neyi Savunuyor?]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/ahmet-altan-neyi-savunuyor/</link>
<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 21:31:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/02/ahmet-altan-neyi-savunuyor/</guid>
<description><![CDATA[AHMET ALTAN NEYİ SAVUNUYOR? Ahmet Altan’ın Taraf’ta yazdığı, Milliyet’in de birinci sayfadan verdiği]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>AHMET ALTAN NEYİ SAVUNUYOR?</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://www.odatv.com/showImage.php?type=4&#38;id=17885" alt="" width="195" height="145" /></p>
<p>Ahmet Altan’ın Taraf’ta yazdığı, Milliyet’in de birinci sayfadan verdiği yazı, gazetenin “vuruşarak mı, uyuşarak mı” geri çekileceği tartışmasını da beraberinde getirdi.</p>
<p>Ama meseleye bir de Ahmet Altan’ın yazdığı yazı ve Milliyet’in bunu önemsemesi açısından bakmak gerek.</p>
<p>Evet, tüm duygusal yazılar gibi, Ahmet Altan’ın yazısı da bir çocukların ölmemesi konusunda düşünen herkesi etkileyecek bir yazı.</p>
<p>İşe bu açıdan bakıldığında, yani masum bir yavrunun bir roketle vurulması açısından bakıldığında, istediğiniz kadar duygu sömürüsüne gidersiniz.<!--more--></p>
<p>Yazı, “bunlar yaşanmasın,” mesajı içerisinde kalsa, evet, dersiniz. Ahmet Altan haklı bir konuda sert ve etkili bir tavır koymuş.</p>
<p>Ama işin öyle olmadığını çok açıkça görüyorsunuz.</p>
<p>İş yeniden “Kürt açılımına” vardırılıyor ve açılım da bu olayla “duygusal” bir şekilde savunuluyor.</p>
<p>Olmaz.</p>
<p>İşe bu açıdan bakmak, Ahmet Altan gibi “diyalektik” konusunda da bizlere “ders vermeye kalkan” yazarlardan geldiğinde, “one minute” demek hakkı var.</p>
<p>Trafik kazalarında, yollarda meydana gelen kan gölünü, minicik bebeklerin parçalanmış vücutlarını yazı konusu yapıp da, “trafik sorununa çözüm” üretebiliyor muyuz?</p>
<p>Açılım, açılım diye sürekli konuşulan bu olayı muhalefet liderlerine açıklamak için iki üç tane roket gönderip, beş on daha can alınca, açılım haklı mı çıkacak?</p>
<p>Açılımın ne olduğu bilinmiyorsa ve bu açılımın çocukların roketlerle ölmesini de engelleyeceği savunuluyorsa, neden Ahmet Altan dönüp bir de öteki tarafa “yahu şu açılımı artık bir açın,” demiyor da, bu olayı “duygusal” bir bahane olarak öne sürüp, muhalefeti çığırtanlığa, hesap sormaya çağırmıyor.</p>
<p>Neden kendisi bu hesap sormanın başını çekmiyor?</p>
<p>Askeri roketin aldığı can kadar ABD ve AB yapımı PKK silahları da can almadı mı?</p>
<p>Askerlerin eline “terörü çöz de nasıl çözersen çöz,” kağıdını uzatıp ardından da patlayan her mayının arkasında “ordu” damgası aramak daha ne kadar sürdürülecek?</p>
<p>Ev sahibinin suçunu hep bildik de, hırsızı hiç mi suçlamayacak Ahmet Altan?</p>
<p>Ordunun yaptığı her hatayı dolaylı veya dolaysız “darbe” çığırtkanlığıyla, düşmanlıkla açıklamaya çalışmak niye?</p>
<p>Ergenekon davasındaki usülsüzlükleri, Sağlık Bakanı’na “vatan haini” demediği kanıtlarıyla ortada olduğu halde 2 ay hapis cezasına çarptırılan çocukları, baklava hırsızlığından gençliği çürüyenleri, “trafik canavarı” diye sanal bir canavar üretip suçu ona yükleyen karayolları ve trafik polisi teşkilatının aymazlıklarını unutacağız…</p>
<p>Cem Garipoğlu “öykülerini” Matruşka bebekleri gibi ardı ardına birbirinin içinden çıkarıp gündem belirleyeceğiz…</p>
<p>Ülke her gün gündem değiştirirken, elektriğe yüzde bilmem kaç zam yiyeceğiz…</p>
<p>Açılımı savunmak da askerlerin savurduğu bir roketin bir kızı parçalamasının duygusallığına getirilecek.</p>
<p>Kolay mı öyle?</p>
<p>Muhalefet liderlerini suçlamak başka şey, kendi ve çevresi dışında kalan tüm kitleyi suçlamak bambaşka bir şey.</p>
<p>Ceylan’ı vuran roket eğer “açılımın” içini doldurmaya yetiyorsa, bugüne kadar kundağında ölen, fotoğrafları gazetelerin birinci sayfalarını çocukları gördüğünde neredeydiniz diye sorarlar adama?</p>
<p>O zaman da bir açılım vardı da kimse dönüp bakmıyor muydu?</p>
<p>O zaman bu “sert” kalem niye iki satır karalamadı?</p>
<p>İnsanların artık kendini, ülkesini savunması öylesine bir “keskin kılıç” haline getirildi ki, biraz ülkeni sevmeye kalktığını söylesen, kimse suçlamasa bile kendi kendine irkiliyorsun “faşistleşiyor muyum?” diye.</p>
<p>Bu hale geldik artık Ahmet Altan, bunu niye yazmıyorsun?</p>
<p>Neden bir Kürt açılılımını tartışıyoruz da bu açılımın kime ve neye karşı olduğunu tartışmıyoruz. Yani bir karşıtların birliğinden söz edemiyoruz. Kürtler neye açılıyorlar. Karşısında kim var.</p>
<p>Dolaşın şu ülkeyi bir tane Türk bulamazsınız. Kime sorsanız ya kökü Çerkez’dir, ya annesi Rodos’tan gelmiştir, ya babası eski Yugoslav göçmenidir ya da dedeleri Rusya’dan kaçmıştır…</p>
<p>Avrupa Birliği ülkelerine gitmek istediğinizde, ne yazık ki pasaportunuzda TC yazdığı için, vize alamazsınız. Alsanız da burnunuzdan getirirler.</p>
<p>Ama Kürt kimliğiyle başvurursanız eğer, kapılar ardına kadar açılır, iş imkanı bile sağlanır.</p>
<p>Amerika’nın şu sıralar kara derililerden çektiğini çekiyor ülke.</p>
<p>Kimse bu ülkede veya başka ülkelerde çocukların ölmesini istemiyor.</p>
<p>Ama herkes vatandaş olmak istiyor.</p>
<p>Kimse “Türk” olduğunu bağırmak istemiyor.</p>
<p>Ama “Kürt” mızırdanmasını da kaldıramıyor.</p>
<p>Ülke bölünüyor ve taraflar yerini alıyor.</p>
<p>Cepler açılmış bekleniyor…</p>
<p>Henüz “Türk” diye toparlayabileceğiniz bir kitle yok. Zaten, kimi faşist söylemler dışında, hiç de olmadı.</p>
<p>Ama Kürt Açılımı her yerde…</p>
<p>Bir roket bir yavruyu vuruyor,</p>
<p>Ahmet Altan bunu “açılım” ile açıklıyor.</p>
<p>Bir gazete de manşetine taşıyor.</p>
<p>Eh, ne diyelim.</p>
<p>A.Mümtaz İDİL</p>
<p>Odatv.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
