<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>murat-karayilan &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/murat-karayilan/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "murat-karayilan"</description>
	<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 19:34:28 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[ANLAYAMADIKLARIM(!)]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/24/anlayamadiklarim/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 16:45:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/24/anlayamadiklarim/</guid>
<description><![CDATA[Bana göre her şey, akil adam, has adam Hasan Cemal&#8217;in Kandil&#8217;e gidişiyle başladı. Amiyan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Bana göre her şey, akil adam, has adam Hasan Cemal&#8217;in Kandil&#8217;e gidişiyle başladı.<br />
Amiyane tabirle &#8220;Ortada fol yok, yumurta yokken&#8221; Has Cemal, Murat Karayılan ile görüşüp, görüşmesini yazı dizisine dönüştürerek gazetesinde yayınladı.</strong><br />
Neden buna gerek duydu veya duyuldu, anlayamadım. Çünkü, ne<br />
Karayılan&#8217;ın ne de Ahmet Türk&#8217;ün, Öcalan&#8217;ın söylediklerinden farklı, en ufak bir söylemleri bugüne kadar hiç olmamıştı. Bunu kendisi de biliyordu. Bu sefer de olmadı zaten. Karayılan, Öcalan&#8217;ın,<br />
avukatlarına dikte ettirerek kendi basın yayın organlarında yayınlanan söylemlerini, tek bir harfine dahi dokunmadan bir kez daha tekrarlamış oldu bu sayede. Ve bu sayede, Öcalan&#8217;ın söylemleri sadece belli bir kesimin bilgi dağarcığında bırakılmayıp, tüm Türkiye kamuoyuna taşındı, gündeme getirilerek yerleştirildi ve tartışma sürecinin başlatılması sağlandı.<br />
Öcalan&#8217;ın önemli iki mesajı vardı, altı çizilen, dikkat çekilen, bu sefer Karayılan&#8217;ın ağzından Has Cemal vasıtasıyla kamuoyuna<br />
yansıtılan. Bir; &#8220;PKK, Türkiye&#8217;yi bölmek istemiyordu ve demokratik çözüm istiyordu artık&#8221;, iki; &#8220;Ancak, bunun için Öcalan&#8217;ın demokratik özerklik projesi doğrultusunda adımların atılması da şart<br />
koşuluyordu&#8221;.<br />
Demokratik Özerklik projesinin aslı kısaca şu idi; &#8220;Kendi kendini, kendince ve kendi istediği gibi yönetmek&#8221;.<br />
Has Cemal, neden gitti, ne gerek duydu, ne amaçla gitti, nasıl gitti, gitmek için kimlerle ve nasıl temasa geçti. Orada nasıl karşılandı, nasıl uğurlandı, bunları tahmin edebiliyoruz, ama maalesef ki anlayamıyor, bilemiyoruz.<!--more--><br />
Açılım süreci ve tartışmalar, bu tarih itibariyle başladı, giderek arttı ve nihayet TBMM&#8217;ne taşındı.<br />
AKP Hükümeti, yapılan şov ve gösterilen tepkiler nedeniyle, bir ara &#8220;Sil baştan&#8221; dese de, açılımın her ne pahasına olursa olsun devam edeceğini ısrarla söyledi. Hükümet söylüyor da, Öcalan ve O&#8217;nun takipçileri Kandil ve DTP, açılımdan ve açılıma konu hususlardan pek de memnun kalmadıklarını, bunun bir oyalama taktiği olduğunu düşünmeye başladıklarını, üstüne basa basa ifade ediyor şu günlerde. Çünkü, DTP&#8217;nin, daha doğrusu Öcalan&#8217;ın, açılıma ilişkin olmazsa olmaz iki şartı var. Öncelikle; <strong>&#8220;Öcalan&#8217;ın özgürlüğü&#8221;</strong>, iki;<strong><br />
&#8220;Demokratik Özerklik&#8221;</strong>.<br />
Bu durum, garip bir alıcı-satıcı ilişkisini andırıyor adeta. Satıcı,<strong> &#8220;Sana bunu satacağım&#8221; </strong>diyor, alıcı ise &#8220;Ben onu değil, öbürünü istiyorum&#8221; diyor. Satıcı, &#8220;Bedava vereyim&#8221; diye ısrar ediyor, &#8220;Olmaz, parası neyse vereyim, ama ben, öbürünü istiyorum&#8221; diye diretiyor alıcı. Bu garip durumu da nedense bir türlü anlayamıyorum. Bir kesim tarafından; &#8220;Bu açılım projesi, ABD projesidir. Bölgedeki enerji kaynaklarının güvenle ulaştırılması/aktarılması amacına yönelik, kendi menfaatleri doğrultusunda Irak özelinde olmak üzere Ortadoğu genelinde istikrar isteyen ABD&#8217;nin, AKP eliyle yürürlüğe koyduğu projedir&#8221; deniyor.<br />
Açılım yanlısı diğer görüşe göre ise; &#8220;PKK, parti parti dağdan indirilecek, üst düzey PKK&#8217;lıların Norveç&#8217;e iltica etmeleri<br />
sağlanacak, Kürtçeye serbestîye başta olmak üzere, bugüne kadar yasaklanmış/kısıtlanmış bazı haklar, özgürlükler verilecek ve bu sayede terör çözülecek, kan duracak ve nihayet Türkiye huzura kavuşacak&#8221;. Eğer gerçekten böyle olacak ise, ki temenni odur, sonuna kadar ve can-ı gönülden bu görüşün yanında olmak gerekir.<br />
Peki, olur mu?<br />
Öcalan&#8217;ın, sürece ilişkin olarak yaptığı;<strong> &#8220;Bir daha Türkiye&#8217;ye grup göndermeyeceğim. Çünkü, açılım benim istediğim gibi gitmiyor. Bu süreç ile PKK, tasfiye edilmeye çalışılıyor&#8221; </strong>mealinden son açıklaması, bunun böyle olmayacağını/olamayacağını gösteriyor. Ne yazık ki bu durum da, yine o biraz komik, oldukça garip ve bir türlü anlaşılamaz &#8220;satıcı-alıcı&#8221; ilişkisini anımsatıyor.</p>
<p>Sabahattin Talu<br />
sabahattintalu@gmail.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Three Turkish Nationals Hit With Kingpin Act Designations]]></title>
<link>http://sanctionlaw.com/2009/10/22/three-turkish-nationals-hit-with-kingpin-act-designations/</link>
<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 00:13:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>eferrarilaw</dc:creator>
<guid>http://sanctionlaw.com/2009/10/22/three-turkish-nationals-hit-with-kingpin-act-designations/</guid>
<description><![CDATA[Last week the United States Department of the Treasury Office of Foreign Assets Control (&#8220;OFAC]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Last week the United States Department of the Treasury Office of Foreign Assets Control (&#8220;OFAC&#8221;) designated three individuals as Specially Designated Narcotics Trafficking Kingpins (&#8220;SDNTK&#8221;) under the Foreign Narcotics Kingpin Designation Act (&#8220;Kingpin Act&#8221;). As such, these individuals have had all assets under U.S. jurisdiction blocked and U.S. person are prohibited from engaging in transactions with them. The three individuals were:</p>
<p>1. Ali Riza Altun;<br />
2. Zubayir Aydar; and<br />
3. Murat Karayilan.</p>
<p>According to a Department of the Treasury <a href="http://www.treas.gov/press/releases/tg318.htm" target="_blank">press release</a>, these individuals are thought to constitute the senior leadership of the Kongra-Gel. The Kongra-Gel, also formally known as the Kurdistan Workers Party (PKK), was named by the President as a significant foreign narcotics trafficker under the Kingpin Act on May 30, 2008.  </p>
<p>OFAC believes that Kongra-Gel is active in southeastern Turkey and northwestern Iraq, and for more than two decades has participated in drug trafficking; which they allege is one of the organization&#8217;s most lucrative criminal activities.  Between the mid-1980s to early 1990&#8217;s nearly 300 individuals connected to the Kongra-Gel were arrested on drug trafficking charges, many of them in Germany.  OFAC contends that such activity continues to this day; and that Turkish law enforcement has seized a number of drug shipments and drug labs that belonged to the Kongra-Gel.  </p>
<p>Would be conspirators of the Kongra-Gel can face penalties for violating the Kingpin Act which range from up to $1.075 million per violation to even more severe criminal penalties.  Criminal penalties for corporate officers may include up to 30 years in prison and fines up to $5 million.  Corporations violating the Kingpin Act can face criminal fines of up to $10 million. </p>
<p>OFAC continues to aggressively enforce the Kingpin Act and the counter narcotics trafficking sanctions regulations. This enforcement has a truly global reach with designations ranging from Columbia, to Mexico, to Turkey. As I have written recently, it is possible to have these designations overturned. 31 C.F.R. 501.807 provides the procedure in which to do it and recent federal court decisions, such as those in <em>Kindhearts v. Geithner</em>, might give some legal backing to any petition for removal from the SDN list. However, it bears repeating: getting a lawyer who is well versed in the OFAC removal process is absolutely invaluable and may be the only way you can get off the list. The arguments and evidence required for removal are complex and its best to be represented by effective counsel during the process.</p>
<p>If you feel that you may have violated any OFAC administered regulations or seek assistance in complying with those regulations please contact the author at 202-329-5652 or by email at <a href="mailto:info@ferrari-legal.com">info@ferrari-legal.com</a></p>
<p>The author of this blog is Erich C. Ferrari, an attorney in Washington, DC, who specializes in OFAC Sanctions Law and White Collar Criminal Defense. If you have any questions please email him at <a href="mailto:info@ferrari-legal.com">info@ferrari-legal.com</a><br />
<!-- AddThis Button BEGIN --></p>
<div><a href="http://www.addthis.com/bookmark.php?pub=ferrarilegal" title="Bookmark and Share" target="_blank"><img src="http://s7.addthis.com/static/btn/lg-share-en.gif" width="125" height="16" alt="Bookmark and Share"></a></div>
<p><!-- AddThis Button END --></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Turgut Özal'ın Ekibi Hasan Cemal ve Cengiz Çandar İş Başında]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/16/turgut-ozalin-ekibi-hasan-cemal-ve-cengiz-candar-is-basinda/</link>
<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 19:18:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/16/turgut-ozalin-ekibi-hasan-cemal-ve-cengiz-candar-is-basinda/</guid>
<description><![CDATA[Ekip yine iş başında Anadolu federe devleti peşinde koşan Turgut Özal’ın ulakları Hasan Cemal ve Cen]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>Ekip yine iş başında</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1255638846.jpg" alt="" width="250" height="170" /></p>
<p><strong>Anadolu federe devleti peşinde koşan Turgut Özal’ın ulakları Hasan Cemal ve Cengiz Çandar yine sahnede. ABD’nin, Karayılan için “uyuşturucu kaçakcısı” açıklamasını yaptığı sırada, Kuzey Irak’ta Mesud Barzani ile Kürt açılımını konuşuyorlardı&#8230;</strong><br />
<strong>Muhteşem ikili yine iş başında!</strong><br />
Esrarengiz Bebek buluşmasının katılımcıları gazeteciler Cengiz Çandar ve Hasan Cemal, peşmerge reisi Barzani’nin ayağına kadar gidip, Türkiye’ye gönderdiği mesajlarını taşıdılar<!--more--></p>
<p>Sorosçu Can Paker, TRT eski Genel Müdürü Cem Duna MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, CIA ajanı Büyükelçiler Eric Edelman ile Mark Parris ve AB Temsilcisi Karen Fogg’unda katılımıyla  18 Şubat 2005’te düzenlenen yemekli toplantının diğer iki katılımcısı Cengiz Çandar ve Hasan Cemal yine iş başında. İstanbul Bebek’teki yemeğin ardından özellikle sözde Kürt sorununa el atan ikili, hararetli açılım tartışmalarının yaşandığı bir dönemde Irak’ın kuzeyine giderek peşmerge reisi Mesut Barzani ile röportaj yaptı. İkilinin ’çanak’soruları karşısında coşarak Erbil’e konsolosluk, PKK’ya af isteyen, Türkiye’ye akıl veren peşmerge reisi Barzani, AKP’nin açılım çalışmalarına da tam destek verdi. İşte Milliyet gazetesi yazarı Hasan Cemal’in kaleme aldığı röporjadan bazı satır başları:</p>
<p><strong><br />
PKK’ya af çıkarın</strong></p>
<p>* Açılımı olumlu buluyoruz ve destekliyoruz. Evet, PKK’nın dağdan inmesi ve silah bırakması lazım. Ama bu konuda Türkiye’nin de yapması gerekenler var tabii. Bu Türkiye’nin iç işidir ama af dahil bazı adımların atılması gerekir. Kürt sorunu ve PKK’ya ilişkin çözüm Diyalogdan ve birbirini anlamaya çalışmaktan geçer<br />
* Erdoğan hükümetinin Kürt ve PKK meselesindeki politika tercihi ’doğru’, ’barışçı bir çözüm’için Irak Kürdistan Yönetimi olarak her türlü desteği vereceğiz. ’Her şeyi deneyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’yle ilişkilerimizin PKK’ya, PKK’nın dağdan indirilmesine bağlanmasını doğru bulmuyoruz. Dağdan inmek elbette olumlu etki yapacaktır. Ama şunu iyi bilin: PKK’nın politikalarından biz sorumlu değiliz.</p>
<p><strong>Konsolosluk açın</strong><br />
* Kürdistan yönetiminin Türkiye’yle ilişkileri çök kötü bir dönemden geçti. Gerek ilişkilerin düzeyi ve muhatap alınma konularında, gerekse askeri operasyonlarla ilgili olarak ilişkiler kötüye gitti. Bugün artık kara kış geride kaldı. Artık bahar geliyor. İlişkiler düzelmeye başladı. Daha yapılacak çok iş var. Türkiye’nin Erbil’de konsolosluk açmasını beklediklerini söyledi (Hasan Cemal’in notu: Güvenilir Dışişleri kaynaklarından edindiğim izlenimler bunun yakın olduğunu gösteriyor).<br />
* ABD’nin Irak’tan çekilmesi hem Irak’ın güvenliğini, hem de Irak ve bölgenin istikrarını olumsuz etkiler. Irak karışabilir. Kaos çıkması da, bir iç savaş ihtimali var.Irak bölünebilir de, parçalanabilir de.</p>
<p><strong>Gerilla Cengiz Çandar</strong><br />
Cengiz Çandar 1971’de Filistin kamplarında gerilla eğitimi aldı. 1990’larda NATO’da eğitim veren Çandar “ABD Çevik Kuvvet karargâhına girebilen ilk Türk gazeteci” olma özelliğine sahip. ABD eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ve Amerikan kasabı Paul Wolfowitz’in yakın dostu olan Çandar ve “Amerika’yı geçmişin anti- Amerikan duyguların zerresi kalmayacak ölçüde kavradığını” ifade eden Çandar, “Kürt Açılımı” nın miladı sayılan dönemde Turgut Özal’ın danışmanlığını da yaptı.</p>
<p><strong><br />
Provokatör Hasan Cemal</strong></p>
<p>Sık sık Kuzey Irak’tan bildiren, Talabani ve Barzani’nin yanısıra PKK elebaşıları ile yaptığı röportajlarla gündeme gelen Hasan Cemal en son Kandil Dağı’nda Murat Karayılan ile görüştü. 1970’li yıllarda darbe ortamı hazırlamak için provokatörlük yaptığını ve 12 Mart öncesinde Sıhhiye Orduevi’ne bomba atılmasını planladığını belirten Cemal, bir yazısında şu itiraflarda bulundu: “Ankara’da ‘organize işler’in içindeydik. Bize çalışan bazı devrimci gençler sağda solda bomba patlatarak asker için darbe ortamı oluşturuyordu.</p>
<p>Haber: Fatih ERBOZ</p>
<p>Yeniçağ</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Amerika Beslediği PKK'lıları Uyuşturucu Kaçakçısı İlan Etti]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/14/amerika-besledigi-pkklilari-uyusturucu-kacakcisi-ilan-etti/</link>
<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 22:28:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/14/amerika-besledigi-pkklilari-uyusturucu-kacakcisi-ilan-etti/</guid>
<description><![CDATA[Amerika’dan şaşırtan karar AMERİKAN yönetimi beklenmedik biçimde bu teröristlerin mal varlıklarının ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2></h2>
<h2>Amerika’dan şaşırtan karar</h2>
<p><img class="alignnone" src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1255558163.jpg" alt="" width="500" height="250" /></p>
<p><span style="color:#ff0000;">AMERİKAN yönetimi beklenmedik biçimde bu teröristlerin mal varlıklarının dondurulmasına ve ABD vatandaşlarının bu şahıslarla ekonomik veya ticari nitelikli işlem yürütmesinin yasaklanmasına karar verdi.</span><!--more--></p>
<p><strong>Karayılan uyuşturucu taciri ilan edildi</strong><br />
Amerakn yönitimi, bugüne kadar silah ve techizat desteği verdiği terör örgütü elebaşılarını uyuşturucu kaçakçısı ilan etti.  Dışişleri Bakanlığı, ABD Hazine Bakanlığının, terör örgütü PKK’nın lider kadrosunda yer alan Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ve Zübeyir Aydar’ı “Özel Olarak Belirlenmiş Uyuşturucu Kaçakçısı” olarak listeye aldığını duyurdu.  Bakanlık açıklamasında, ABD Hazine Bakanlığı bünyesindeki Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi tarafından bugün yapılan açıklamada, bu bağlamda, söz konusu üç şahsın ABD’de bulunan mal varlıklarının dondurulmasına ve ABD vatandaşlarının bu şahıslarla ekonomik veya ticari nitelikli işlem yürütmesinin yasaklanmasına karar verildiğinin bildirildiği kaydedildi. Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün, ABD Yönetimi tarafından 30 Mayıs 2008 tarihinde “Yabancı Narkotik Çeteleri Belirleme Yasası” çerçevesinde yaptırım uygulanan uyuşturucu kaçakçıları listesine dahil edildiği de hatırlatıldı. Bilindiği gibi ABD, Kuzey Irak’ta yuvalanan terör örgütüne silah ve tichizat desteği veriyordu. ABD’nin bu kararı şaşırtıcı bulundu.</p>
<p>Yeniçağ</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yalçın Küçük 1 numaralı sanık!]]></title>
<link>http://sacmahaberler.wordpress.com/2009/08/05/yalcin-kucuk-1-numarali-sanik/</link>
<pubDate>Wed, 05 Aug 2009 13:21:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>sacmahaberler</dc:creator>
<guid>http://sacmahaberler.wordpress.com/2009/08/05/yalcin-kucuk-1-numarali-sanik/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon 3. iddianamesinde 1 numaralı sanık Yalçın Küçük&#8216;müş. Bu iddianamede &#8220;PKK ile E]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ergenekon 3. iddianamesinde 1 numaralı sanık Yalçın Küçük&#8216;müş. Bu iddianamede &#8220;PKK ile E]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İlginç savunma: Havan ve top mermilerinde çiçek yetiştirdim]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/11/ilginc-savunma-havan-ve-top-mermilerinde-cicek-yetistirdim/</link>
<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 16:46:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/11/ilginc-savunma-havan-ve-top-mermilerinde-cicek-yetistirdim/</guid>
<description><![CDATA[22 aralik 2008 Davanın dünkü duruşmasında savunmasını yapan Vedat Yenerer, tutuklu sanıklardan Ümit ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[22 aralik 2008 Davanın dünkü duruşmasında savunmasını yapan Vedat Yenerer, tutuklu sanıklardan Ümit ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KCK İddianamesi'nin tam metni]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/06/08/kck-iddianamesinin-tam-metni/</link>
<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 13:36:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/06/08/kck-iddianamesinin-tam-metni/</guid>
<description><![CDATA[PKK&#8217;nın beyni olarak nitelenen ve Türkiye&#8217;de gölge devlet kuran yapılanması KCK, büyük b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>PKK&#8217;nın beyni olarak nitelenen ve Türkiye&#8217;de gölge devlet kuran yapılanması KCK, büyük bir operasyonla çökertilmişti&#8230;</p>
<p>Savcılık talimatıyla Emniyet&#8217;in 1,5 yıl süren çalışma sonrası çökerttiği KCK yapılanmasıyla ilgili iddianame açıklandı.</p>
<p>İddianamede Türkiye&#8217;nin pekçok ünlü ismi hakkında çarpıcı bilgiler, KCK&#8217;nın derin planları var.</p>
<p>Tam metnini okumak isteyenler için iddianameyi yayınlıyoruz&#8230;</p>
<p><a href="http://dosya.aktifhaber.com/kckiddianame0406.doc" target="_blank">TIKLA İNDİR&#8230;</a></p>
<p> <!--more-->
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;" align="center"><b>T.C.</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;" align="center"><b>DİYARBAKIR</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;" align="center"><b>CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;" align="center"><b>(CMK’nun 250. Maddesinde Belirtilen Suçlara Bakmakla Yetkili)</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="margin-left:389.4pt;text-indent:35.4pt;"><b>TUTUKLU</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;"><b>Soruşturma No : 2009/1827 25.05.2009</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;"><b>Esas No : 2009/827</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;"><b>İddianame No : 2009/786</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;" align="center"><b><u>İ D D İ A N A M E</u> </b></p>
</p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;" align="center"><b>( ) AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;" align="center"><b>(CMK’nun 250. Maddesinde Belirtilen Suçlara Bakmakla Yetkili)</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.45pt;text-align:justify;"><b>DAVACI : K.H.</b> </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.45pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.45pt;text-align:justify;"><b>ŞÜPHELİ : SERDAR ZİRİĞ, </b>AHMET Oğlu TÜRKİYE&#8217;den olma, 20/03/1981 doğumlu, ŞIRNAK ili, İDİL ilçesi, YUKARI MAH, köy/mahallesi, 1 cilt, 101 aile sıra no, 12 sıra no&#8217;da nüfusa kayıtlı Sülüklü 1 Sk. Ziya Gökalp Mah. No:5 DİYARBAKIR ikamet eder. </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.45pt;text-align:justify;"><b>SUÇ : </b>YASADIŞI PKK/KONGRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ OLMAK, RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.45pt;text-align:justify;"><b>SUÇ TARİHİ : </b>15/11/2008 ve öncesi </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.45pt;text-align:justify;"><b>TUT.TARİHİ : </b>18/11/2008 Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK. 250. maddesi İle Görevli)nin 18/11/2008 tarih 2008/62 sayılı kararı </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b><u>SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ:</u> </b></p>
</p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Şüpheli Serdar ZİRİĞ’in üzerine atılı bulunan yasadışı PKK KONGRA-GEL terör örgütünün üyesi olmak suçu ile alakalı delil değerlendirmesinin yapılabilmesi için örgüt adına faaliyet yürüten KOMA CİWAKEN KURDİSTAN TÜRKİYE MECİLİSİ (KCK/TM) yapısının detaylı anlatılmasının zaruret arz ettiği, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Bu nedenle KOMA CİWAKEN KURDİSTAN TÜRKİYE MECİLİSİ (KCK/TM) ile alakalı tarihsel gelişim sürecinin aşağıda değerlendirildiği, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>TARİHÇE:</b> </p>
</p>
<h1>A- PKK ( PARTİYA KARKAREN KÜRDİSTAN &#8211; KÜRDİSTAN İŞÇİ PARTİSİ );</h1>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;" align="center"><b></b></p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Nihai amacı;Türkiye’nin Doğu-Güneydoğusu ile Suriye-İran ve Irak’ın da bir kısmını içerisine alan bölgede Marksist ve Leninist İlkelere dayalı bağımsız bir Kürdistan devleti kurmaktır. Bu amaç doğrultusunda <b>Abdullah ÖCALAN</b> ve bir grup arkadaşı </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p class="MsoBodyText" style="text-align:justify;"><b>27–28 Kasım 1978 tarihinde </b>Diyarbakır İli Lice İlçesi Fis (Ziyaret) Köyünde gerçekleştirdikleri <b>1.Kongre</b> toplantısı sonrası <b>PKK </b>terör örgütünü<b> </b>kurdukları, </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align:justify;">Terör örgütüne sempatizan ve taraftar kazandırma faaliyetleri içerisine giren yasadışı örgüt mensuplarının, örgüte kazandırmış oldukları elemanlarıyla başta <b>DDKD</b> (<b><u>Devrimci Demokratik Kültür</u></b><u> </u><b><u>Derneği</u></b><b>)</b> olmak üzere bazı Dernek ve Kuruluşlar içerisine girmek suretiyle çalışmalarına ağırlık verdikleri, <b>Afiş asma, bildiri dağıtma, yazılama</b> gibi eylemleri gerçekleştirdikleri, </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align:justify;">Abdullah ÖCALAN ve arkadaşlarının ilerleyen süreçte Lübnan’da kendilerine kamp açarak Askeri eğitime ağırlık verdikleri, <b>20-25 Ağustos l982</b> tarihinde Suriye’nin Ürdün sınırına yakın bir yerde yaptıkları <b>kongrede</b> Türkiye topraklarına geri dönerek Silahlı şiddet eylemleri kararı alarak terör örgütünün ilk silahlı kanadı olan <b>HRK (<u>Hezen Rızgariya Kürdistan -Kürdistan Kurtuluş Birliği</u>) ‘yi </b>kurdukları,. </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align:justify;"><b>1984 </b>yılı başlarında silahlı mücadele yürütmek üzere bir grup militanın, illegal yollardan Türkiye’ye geçiş yapmalarının sağlandığı, Türkiye’ye gelen örgütün silahlı gruplarının ,<b>15 Ağustos 1984 </b>tarihinde <b>Eruh</b> ve <b>Şemdinli</b> baskınları ile <b>HRK </b>isimli silahlı eylem kanadını ilan ederek kamuoyuna duyurdukları,</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Silahlı şiddet eylemleri başlatan örgütün bölgede bir taraftan halka yönelik propaganda yaparak örgüte eleman kazanmaya çalıştığı, diğer taraftan <b>zorunlu askerlik</b> adı altında, bir kısmı da zorla ve kandırılarak, bölge halkı gençlerinden <b>sözde savaşçı</b> temin ettikleri. </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align:justify;"><b>PKK t</b>erör örgütünün ,özellikle bölge halkı üzerinde baskı kurarak, sindirerek ve korkutarak örgüte sözde savaşçı temin etmeye devam ettiği, katılımlar belli bir sayıya ulaştıktan sonra ise <b>26-30 Ekim l986</b> tarihinde, Lübnan Beka Vadisi Helvi kampında yapılan <b>3. Kongrelerinde</b> Mücadelenin tüm alanlara yayılarak silahlı şiddet eylemleri gerçekleştirme kararı doğrultusunda, <b>sözde ordulaşma</b> adı altında <b>HRK’</b>nın<b> </b>yerine <b>ARGK (<u>Arteşe Rızgariye Gele Kürdistan- Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu</u>)</b>’nın kurulduğu,</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Ayrıca;<b> 21.Mart 1985 </b>tarihinde,<b> </b>kendilerine her yönden yardım yataklık-eylem keşfi- eleman temini-lojistik destek vermesi için siyasi kanadı olan <b>ERNK </b><b><u>(Eniya Rızgariya Netewa Kürdistan- Kürdistan Ulusal Kurtuluş Cephesi</u></b><b>)</b><b>’nin</b> kurulduğu. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>ERNK</b>’nin görevinin Yurt içerisinde legal alanda verecekleri mücadelenin yanı sıra, örgüte eleman kazandırmak, lojistik ihtiyaçlarını karşılamak, kırsalda silahlı mücadele yürüten militanları ile koordineli bir şekilde çalışmak olarak planlandığı. </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>ARGK</b> ise silahlı mücadeleye ağırlık vermek suretiyle, başta Güvenlik Güçleri olmak üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarına silahlı saldırı, Halka yönelik şiddet içerikli köy baskını, yol kesme, mayınlama, adam kaçırma, şantiye baskınları, iş makinelerinin yakılması, okulların ve sağlık ocaklarının yakılması, görevli Devlet Memurlarının katledilmesi gibi her türlü kanlı eylemleri gerçekleştirdiği, </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Terör örgütü elebaşısı Abdullah ÖCALAN’ın yakalanması sürecine kadar bu şekilde devam eden silahlı şiddet eylemleri, <b>15 Şubat 1999</b> tarihinde <b>PKK</b> örgütünün kurucusu ve önderi olan <b>Abdullah ÖCALAN</b>’ın Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmesi sonrasında, örgütte bir belirsizlik ve karmaşaların yaşandığı görülmüştür. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">B- ABDULLAH ÖCALAN’IN YAKALANMASI / SİYASAL SÜREÇ (15.02.1999 &#8211; 2004 Yılları arası );</h1>
<p class="MsoBodyText" style="margin-left:106.2pt;text-indent:35.4pt;"><b></b></p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Abdullah ÖCALAN’</b>ın yakalanması sürecine denk gelen ve <b>19 Ocak-16 Şubat 1999</b> tarihinde Kuzey Irak Kandil Dağında yapılan <b>6. Kongrede</b>, örgüt liderine yapılan sözde uluslararası komplonun tartışıldığı, bu kongrede Abdullah ÖCALAN’ın yakalanmasını protesto etmek amacıyla <b>(İntihar-Fedai eylemleri ile Kitle gösterileri vs. ) </b>eylemlerin yapılması doğrultusunda kararlar alındığı,</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align:justify;"><b></b>Ancak<b>;</b> yakalanarak hakkında yargılanma süreci başlayan <b>Abdullah ÖCALAN’ın</b> vermiş olduğu talimatlarla kırsal alanda silahlı faaliyet gösteren örgüt militanlarının bir kısmının sözde savunma amacıyla bölgelerinde kaldıkları, diğer büyük bir çoğunluğunun ise örgütün yurtdışında bulunan kamplarına giderek bekleme sürecine girdikleri, </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Abdullah ÖCALAN’ın yakalanması akabinde örgütte yaşanan sorunlar nedeniyle normal şartlarda 2002 yılında yapılması beklenen <b>7. Kongrenin </b>panik ve kargaşa ortamından dolayı <b>02-23 Ocak 2000 </b>tarihleri arasında <b>K.Irak Kandil Dağı bölgesinde </b>üst düzey örgüt mensuplarının başkanlığında (380-400) örgüt mensubunun (silahlı ve sempatizan) katılımıyla gerçekleştirildiği, </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Abdullah ÖCALAN’ın Genel Başkanlığa yeniden seçildiği 7.Kongre’de öncelikle kapsamlı bir sözde “Barış Projesi” hazırlandığı ve PKK’nın yeni çizgisinin “Demokratik Siyasal Mücadele ! ” olacağının kararlaştırıldığı, siyasal mücadele hamlesinin fazla gecikmeden gerçekleştirileceği tüm örgüt tabanına duyurulduğu. <b>“Demokratik Dönüşüm ve Birlik Manifestosu”</b> adı altında kongrede alınan kararların, yönetim ve örgütsel işleyişi kapsayan bir metin haline getirilerek kongre manifestosu başlığı altında toparlandığı, </p>
</p>
<p><b>Abdullah ÖCALAN</b> <b>1999</b> yılında Kenya’dan yakalanarak Ülkemize getirilişine kadar (4) yılda bir olmak üzere <b>6 Kongre</b> yapan terör örgütün, 2000 yılı Şubat ayında gerçekleştirdiği <b>7. Kongresinde</b> aldığı kararlarla Abdullah ÖCALAN’ ı sözde Onursal Başkan olarak ilan ettiği ve o güne kadar benimsediği <b>“Marksist ve Leninist düzene dayalı Ülkemiz topraklarının da bir kısmını içine alan 4 parçalı bölgede bağımsız bir Kürdistan Kurma”</b> amacından <b>sözde vazgeçerek</b> yine <b><u>Kürt halkının kimliğinin tanınması</u></b><u>, <b>İdamın Kaldırılması</b>, <b>Abdullah ÖCALAN’ ın serbest bırakılması</b></u> gibi istemleri içeren sözde <b>“Demokratik Cumhuriyet ve Barış Projesi”</b> şeklinde formüle ettiği bir stratejiyi kabul ettiğini açıkladığı, </p>
</p>
<p><b>7.kongrede </b>terör örgütünün dağılmasını engellemek ve örgütün tabanını geniş bir kitleye yayabilmek amacıyla <b>“SERHİLDAN-SİVİL İTAATSİZLİK ” adı altında Filistin türü intifada</b> tarzında eylemliliğin yaygınlaştırılması kararlarının alındığı, </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b>7. Kongre’de</b> silahlı faaliyet gerçeğinin ulusal demokratik gelişmedeki rolünü büyük ölçüde oynadığına karar verildiğinin dile getirildiği, bu doğrultuda <b><u>iç ve dış gelişmelerin zorunlu bir gereği olan</u></b> yeni parti stratejisinin temel mücadele biçimi olarak sözde <b>‘Demokratik Siyasal Mücadele’</b>nin benimsendiği ve her alanda uygulanmaya konulmasının kararlaştırıldığı, bu çerçevede silahlı kuruluşu olan <b>ARGK’ nın</b> değişmesi gerektiği sonucuna varılarak, <b>&#8216;‘Halk Savunma Gücü&#8217;’ HPG <u>(Hezen Parastine Gele- Halk Savunma Birlikleri)</u></b> biçiminde düzenlenmesinin uygun görüldüğünün kararlaştırıldığı, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>Yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerde bulunan <b>ERNK’</b>nın sözde <b>YDK ( <u>Demokratik Halk Birlikleri)</u>’</b>ne dönüştürüldüğü, </p>
</p>
<p><b>ARGK</b>’nin yerine <b>HPG’</b>nin<b> </b>oluşturularak faaliyetlerini bu isimler altında devam ettirdiği, </p>
</p>
<p>Yine; Terör örgütü <b>PKK</b> adına Irak Kürtleri arasında faaliyet yürütmesi amacıyla <b>2002 Mart</b> ayında <b>PÇDK</b> <b>(Partiya Çaresera Demokrati Kürdistan-Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi)</b>’nin kurulduğu, </p>
</p>
<p>Terör örgütü <b>PKK </b>adına Suriye Kürtleri arasında faaliyet yürütmek amacıyla <b>2003 </b>yılı içerisinde <b>PYD</b> <b>(Partiya Yekitiya Kürdistan-Kürdistan Demokratik Partisi)</b>’nin kurulduğu, </p>
</p>
<p>Terör örgütü <b>PKK</b> adına İran Kürtleri içerisinde faaliyet yürütmek amacıyla <b>2003 </b>yılı başı itibariyle <b>PJAK (Partiya Jiyane Azade Kürdistan-Kürdistan Özgür Yaşam Partisi)</b>’nin kurulduğu, </p>
</p>
<p><b>PKK </b>terör örgütünün, uluslar arası camiada terör örgütü listesinde yerini alması üzerine <b>4-10 Nisan 2002</b> tarihinde gerçekleştirdiği <b>8. Kongresinde</b> adının <b>KADEK (Kongreya-Azadiya Demokratika Kürdistan-Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi)</b> olarak değiştirildiği, <b>Abdullah ÖCALAN</b>’ın <b>KADEK’</b> in onursal genel başkanlığına getirildiği, </p>
</p>
<p><b>Abdullah ÖCALAN’</b>ın <b>1999 </b>yılında yakalanmasından sonra sözde tek taraflı ateşkes ilan eden örgütün <b>SERHİLDAN</b> <b>(Başkaldırı/ Şehir eylemleri )</b> adı altında gerçekleştirilen eylemlerde gençlerin ve halkın eskisi gibi katılmadığı, eylemlerin münferit ve etkisiz olması üzerine, sempatizan kitledeki ümitsizliği ve yılgınlığı önlemek, yeni bir heyecan oluşturmak, örgütün askeri kanadı olan <b>HPG</b>’ den kaçışları engellemek, Avrupa’daki kitleyi yeniden kazanmak amacıyla <b>27 Ekim- 6 Kasım 2003</b> tarihleri arasında yapmış oldukları <b>9. Kongrede KADEK </b>olan adını<b> KONGRA-GEL (Kürdistan Halk Kongresi) </b>olarak tekrar değiştirdiği ve <b>amacının Kürt kimliğinin kabulü temelinde, anayasal vatandaşlık hakkının verilmesi şeklinde,</b> stratejisini <b>siyasal mücadele</b> ve eylem biçimini <b>Siyasal serhildan </b><b>(Legal-Siyasal-Kültürel Boyutlu kitlesel faaliyetler) </b>olarak değiştirdiği, <b>10. Kongresini </b>ise<b> 16-26 Mayıs 2004</b> tarihleri arasında Kandil Dağı ve Avrupa olmak üzere 2 yerde gerçekleştirdiği görülmüştür. </p>
</p>
<p>Bu arada <b>2004 Ağustos</b> ayında <b>Abdullah ÖCALAN’</b>nın kardeşi <b>Osman ÖCALAN</b> ve arkadaşları örgütü eleştirerek ve örgütten ayrılarak <b>PWD</b> <b>(Partiye Welatparezi Demokrat-Yurtsever Demokrat Partisi)</b>’ni kurdukları, </p>
</p>
<p>Ayrıca ; <b>Terör örgütüne müzahir</b> ;<b>15.05.1995</b> ‘te Avrupa üzerinden yayın yapan <b>MED TV</b> ‘nin kurulması, <b>MED TV</b> kapatılınca yerine <b>1999 Kasım</b> ayında <b>MEDYA TV</b>’nin yayınına başlaması, ardından da <b>MEDYA T</b>V’nin de kapatılması ile birlikte <b>2004</b> tarihinde Avrupa’dan yayın yapan <b>ROJ TV</b> kurulmuştur. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">C- PKK / KONGRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜNÜN 2004 YILI STRATEJİSİ ;</h1>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Örgüt elebaşısı <b>Abdullah ÖCALAN</b>’ın , yakalandığı <b>15.02.1999</b> tarihinden itibaren verdiği talimatları doğrultusunda, <b>sözde ateşkes</b> ilan ettiğini kamuoyuna duyuran <b>PKK/KONGRA GEL</b> terör örgütü, süreç içerisinde <b>SERHİLDAN (Başkaldırı)</b> türü korsan gösteri, molotof kokteyli atma, lastik yakma, taş atma, örgütsel amaçlı basın açıklaması, miting, konser, festival, yürüyüş, oturma eylemi ve benzeri kitlesel eylemler gerçekleştirerek, terör örgütünü kamuoyu gündeminde tutmaya, taban oluşturma ve taraftar kazandırma faaliyetlerini devam ettirmeye çalıştığı, bu süreç içerisinde dağılma aşamasına gelen ve müzahir kitlesi üzerinde etkisini kaybettiği endişesine kapılan, yeniden toparlanma ve bölge halkı üzerindeki etkisini devam ettirme çabası içerisine giren terör örgütünün; </p>
</p>
<p>1 Haziran 2004 tarihinde Abdullah ÖCALAN’ın serbest kalması, örgüte yönelik operasyonların durdurulması, koruculuk sisteminin kaldırılması, kürt kimliğinin Anayasa’da kabul edilmesi, KONGRA-GEL’ in muhatap alınması şeklindeki taleplerinin yerine getirilmediği gerekçeleriyle sözde tek taraflı <u>ateşkes uygulamasından vazgeçtiğini</u> ve eylem sürecini başlattıklarını ilan ettikleri, </p>
</p>
<p><b>2004 yılında</b>, başlatılacak olan şiddet eylemlerinin halk tarafından yapıldığı imajını vermek amacıyla Kuzey Irak’ta <b>TAK</b> <b>(Teyrenbaze Azadiya Kürdistan-Kürdistan Özgürlük Şahinleri) </b>adı altında bir terörist eylem grubu oluşturduğu ve eylemlerini bu yapı adına üstlenmeye başladığı, </p>
</p>
<p>Kuzey Irak terör kamplarında eğitime tabi tutulan terör örgüt mensuplarının sınırlardan <b>illegal</b> yollardan geçiş yaparak eski üslenme bölgelerinde hedefledikleri sayılara ulaşmaya çalıştıkları, karşılıklı çatışma anlayışından uzak durularak, bu dönemlerde bombalama eylemlerine hız verdikleri, yapmış oldukları eylemlerle kamuoyu nezdinde halen var olduklarını göstermeye çalıştıkları, </p>
</p>
<p>Sözde ateşkesi bozduğunu kamuoyuna duyuran terör örgütünün, 1 Haziran 2004 tarihi itibariyle başlatmış olduğu silahlı eylemsellik çerçevesinde ilimizde; </p>
</p>
<p>28.07.2004 tarihinde Diyarbakır ili merkezinde bulunan Mardinkapı Polis Noktasına yönelik yapılan silahlı ve bombalı saldırı neticesi 1 Emniyet Bekçisinin şehit olduğu ve 1 polis memuru yaralandığı, eylemi gerçekleştiren iki terör örgütü mensubunun ise yapılan operasyon neticesi eylemde kullanmış oldukları silah ve muhimmat ile birlikte ölü olarak ele geçirildikleri, </p>
</p>
<p>07.09.2004 tarihinde Diyarbakır İli merkezinde bulunan Şehit Yaşar ŞİMŞEK Polis Merkez Amirliği sorumluluk bölgesi Urfa yolu Polis tıkama noktasına yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensuplarınca silahlı saldırı eylemi gerçekleştirildiği, eylem neticesinde 1 Polis Memuru ve 1 Emniyet bekçisinin şehit edildiği görülmüştür.</p>
<p>Terör örgütünün ilerleyen süreçte yurt içerisinde yoğun bir şekilde silahlı ve bombalı eylemlerine devam ettiği gözlenmiştir. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b></b></p>
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">D- KKK ( KÜRDİSTAN DEMOKRATİK KONFEDERALİZM )’İN İLAN EDİLMESİ (KKK Sözleşmesinin kabulü 04-21. 05. 2005);</h1>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p><b>Abdullah ÖCALAN</b>’ın <b>2005</b> yılı başlarında <b>“KKK (Koma Komalen Kürdistan &#8211; Kürdistan Demokratik Konfederalizm)”</b><b> </b>adı altında <b>yasadışı</b> yeni bir yapılanma içerisine girdiği, <b>4 Nisan 2005</b> tarihinde <b>KKK</b> sisteminin <b>ideolojik organı</b> olarak <b><u>PKK</u></b><u>’yı yeniden kurdurduğu</u>, <b>4 parçadan oluşan</b> ve Türkiye’ nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi ile<b> </b>Irak<b>, </b>İran ve Suriye topraklarının bir kısmını içerisine alan bölgede ki<b> </b>tüm Kürt halklarının bu yasadışı yapılanma içerisinde yer alması gerektiğini, <b>sözde bayrağının</b> ise <b>“</b>yeşil zemin üzerine sarı güneş içerisine kırmızı yıldız” olduğunu ve kendisinin de yeniden inşa edilen bu oluşumun <b>önderi</b> olduğunu duyurduğu, <b>Kürdistan Demokratik Konfederalizm </b>yapılanması ile ilgili taslak haline getirdiği yazı metinlerini avukatları aracılığıyla <b>PKK / KONGRA-GEL</b> terör örgütü üst düzey yöneticilerine ulaştırarak bu oluşum çerçevesinde yeniden yapılanmaya gidilmesi talimatını verdiği, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Terör örgütünün, Abdullah Öcalan’ın <b>1999</b> yılında yakalanması sonrası <b>silahlı şiddet eylemlerini</b> <b>asgari seviyeye çekip</b>, müzahir kitlesini daha çok <b>SERHİLDAN ( Sivil itaatsizlik)</b> eylemlerine <b>(21 Mart , 1 Mayıs , 4 Nisan , 15 Ağustos , 27-28 Kasım , 8 Mart vb.)</b> yönlendirerek güvenlik birimleri ile halkı karşı karşıya getirerek gerginliği tırmandırma stratejisi ile hareket ettiği ayrıca sempatizanlarını Irak’ın kuzeyinde bulunan örgüt kamplarında askeri ve siyasi eğitime tabi tuttuğu, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Terör örgütü tarafından , istenilen düzeyde <b>kitlesel eylemselliklerin </b>yakalanamaması üzerine <b>müzahir</b> tüm kurum/kuruluşların <b>(sivil toplum örgütleri, belediyeler, siyasi partiler vb.) </b>bir çatı altında toplanması kitlesel eylemlerin tek merkezden koordine edilebilmesi amacıyla; <b>2004 yılı aralık</b> ayında <b>TÜDEK (<u>Türkiye Demokratik Ekolojik Toplum Koordinasyonu</u>) </b>adı altında yeni bir oluşumun faaliyete geçirilmek istendiği, ancak yeni oluşumun, istenilen başarıyı gösterememesi ve yetersiz kalması üzerine, <b>04-21 .05 .2005</b> tarihleri arasında Irak&#8217;ın kuzeyindeki örgüt kamplarında gerçekleştirilen <b>&#34;3. Genel Kurul Toplantısı&#34;</b> sonucunda, örgütün üst düzey sorumlularından olan ve halen örgütün sözde <b>Bilim ve Aydınlanma Komitesi</b> üyesi olarak görev yapan, <b>Mustafa KARASU</b> başkanlığında sözde <b>KKK/TK (Kürdistan Demokratik Konfederalizmi / Türkiye Koordinasyonu </b>adı altında yeni bir yapılanmaya gidildiği, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b><u></u></b></p>
</p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>KKK </b>/<b> TK (Türkiye Koordinasyonu)’nun faaliyete geçmesi ( Mayıs 2005 ) sonrasında metropollerde SERHİLDAN ( Sivil itaatsizlik)</b> <b>eylemsellik süreci kapsamında; </b></p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">1 &#8211; 2005-2006 yılları içerisinde; başta Nevruz etkinlikleri olmak üzere, &#34;Abdullah ÖCALAN&#8217;ı Siyasi İradem Olarak Kabul Ediyorum&#34; imza kampanyasının, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">2 – Örgütün etkin olduğu illerin katılımıyla &#34;İmralı&#8217;ya Yürüyüş&#34; adı altında Bursa ili Mudanya İlçesine kitlesel olarak katılımın, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">3 &#8211; 13 Kasım 2005 tarihinde Diyarbakır ilindeki &#34;Kürt Sorununa Demokratik ve Barışçıl Çözüm&#34; mitinginin, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">4 &#8211; 2005 yılı Aralık ayı içerisinde terörist başına verilen hücre cezası sonrasında cezaevleri ve müzahir kuruluşlara ait binaların içerisindeki düzenlenen açlık grevlerinin, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">5 &#8211; 2006 yılı Mart ayı içerisinde Bingöl ili Solhan ilçesi kırsal alanında ölü ele geçirilen (14) örgüt mensubundan ilimiz nüfusuna kayıtlı (4) örgüt mensubuna ait cenazelerin Diyarbakır ili Yeniköy Mezarlığına defnedilmeleri esnasında ve sonrasında başlayan ve bölge illerine de sıçrayan şiddet eylemlerinin, <b>söz konusu KKK/TK yapılanması tarafından organize edilerek bizzat yönetildiği</b>, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>KKK/TK </b>içerisinde yer alan örgüt mensuplarına yönelik güvenlik güçlerince gerçekleştirilen operasyonlar, bir kısım örgüt mensuplarının ise faaliyet alanlarını terk etmesi üzerine meydana gelen örgütsel yönetim boşluğunun örgüte müzahir kitle üzerinde kırılmalara neden olduğundan bahisle, örgütsel çalışmalara yeniden ivme kazandırılması, müzahir tüm kurum ve kuruluş ile şahısların tek bir çatı altında faaliyet göstermesinin sağlanması, sözde örgütsel faaliyetler için temin edilen paranın, kişisel menfaatler doğrultusunda kullanımının önlenmesi ve verilen talimatların bir türlü hayata geçirilememesi üzerine; </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>17-22 Nisan 2006 tarihleri arasında Irak&#8217;ın kuzeyindeki terör kamplarında gerçekleştirmiş olduğu Genel Kurul toplantısında &#34;Türkiye Koordinasyonu (TK); isminin “<u>Türkiye Meclisi</u>&#34;, İl koordinasyonlarının ise &#34;<u>İl Meclisi</u>&#34;</b> olarak değiştirilmesi&#34; yönünde kararlar alındığı, </p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>Türkiye Meclisi (TM)</b>’nin başına ise geçmişte cezaevleri sorumluluğunu üstlenen ve halen yurt dışında bulunan örgüt üst düzey sorumlularından <b>AMED KOD</b> <b><u>Sabri OK’un</u></b> getirildiği, Ülke genelindeki çalışmaların <b>Çukurova, Diyarbakır, Serhat ve Ege</b> olmak üzere <b>(4) ana bölge</b> üzerinden koordine edildiği, <b>İl Koordinasyonlarının</b> feshedilerek; <b><u>İl Örgütlenme Komitelerinin</u></b> oluşturulması,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">Terör örgütü tarafından,<b> İl Örgütlenme Komiteleri </b>adı altında <b>(TM)</b>’nin yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak ülke genelinde belirlenen<b> 237 delegenin </b>katılımıyla;</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>İstanbul </b>ilinde<b> 03-05 Kasım 2006 tarihleri arasında gerçekleştirilen toplantıda; </b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>1-</b> <b>TM (Türkiye Meclisi</b>) isimli yapılanma ile aynı paralelde faaliyet gösterecek yapılanmaların</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>İran</b>, <b>Irak</b> ve <b>Suriye’</b>de de hayata geçirilmesi,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>2-</b> Ülke genelinde <b>bölge,</b> <b>il, ilçe, semt, mahalle</b> ve <b>sokak meclisleri</b> şeklinde örgütlenerek,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.45pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">- <b>Halkın sorunlarının oluşturulan meclisler marifetiyle çözülmesi</b>,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>- Güneydoğu Anadolu Bölgesinde meydana gelen sel felaketiyle ilgili kampanyalar düzenlenmesi</b>,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">- <b>Örgüte</b> <b>müzahir kurum/kuruluşların dağınık örgütlenmelerinin önüne geçilmesi</b>,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">- <b>Mevcut ihtiyaçların karşılanabilmesi için havuz sisteminin oluşturulması</b>,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>3-</b> <b>Eşit Özgür Yurttaş Dernekleri</b> üzerinde çalışmalara devam edilmesi, önümüzdeki dönemde ise <b>‘Demokratik Toplum Türkiye Meclisi”</b> adı altında faaliyet yürütülmesi,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>4- </b>Irak’ın kuzeyinde ve İran’daki <b>örgüt kamplarına</b> eğitim çalışması için gidecek şahısların koordine edilmesi,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><b>5-</b> <b>Abdullah ÖCALAN’ın</b> avukatları ve ailesiyle görüşememesi durumunda <b>ülke genelinde</b> <b>kitlesel eylemler</b> düzenlenmesi,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">6- Cezaevlerinden tahliye olan ancak örgütsel faaliyetlere katılmayan şahıslara yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesi aksine hareket edenlere karşı çeşitli yaptırımlar uygulanması,</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">7- Terör örgütünün Kadın yapılanması <b>YJA/Star (Özgür Kadın Birlikleri)</b> ve <b>KJB (Yüce Kadınlar Topluluğu)</b> ile eşgüdümlü olarak şehir merkezlerinde mahallelere kadar eylemsel amaçlı yerleştirilmesi yönünde kararlar alındığı<b>, </b></p>
</p>
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;">Ayrıca; <b>0l Ekim 2006</b> tarihinden itibaren ilan edilen <b>sözde 5. Ateşkes</b> sonrasında toparlanma hedefinin yanı sıra, sözde ateşkes süresince kitlenin örgütsel bilinçten kopmaması ve sürenin örgüt lehine, ulusal ve uluslararası kesimlere hissettirilmesi amacıyla, legal ve illegal alanda faaliyet gösteren örgüte müzahir siyasi ve sivil oluşumların organizesinde bir dizi eylemselliği sürdürmek ve kitlenin <b>“SERHİLDAN”</b> tarzı eylemlerin yükseltilmesi amacıyla talimatlar verildiği görülmüştür.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="DzMetin1" style="border-right:medium none;border-top:medium none;border-left:medium none;text-indent:35.4pt;border-bottom:medium none;text-align:justify;padding:0;"><u></u></p>
</p>
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">E &#8211; KCK (KOMA CİWAKEN KÜRDİSTAN-KÜRDİSTAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ ( SÖZLEŞMESİNİN KABULÜ VE YAPISI 16-22.05.2007) ; </h1>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal">PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde yasama meclisi olarak kabul ettiği KONGRE GEL’in 17 Mayıs 2005 tarihinde amaçlarının gerçekleştirilmesi hususunda sözde örgütün anayasası gibi değerlendirdiği KCK sözleşmesini Ortadoğu (4 parça) ve Avrupa’dan katılan sözde 213 delegenin katılımı ile kabul ettiği, </p>
</p>
<p>( <b>KCK</b> Sözleşmesinin 14.Bölüm Ek Maddeler kısmının Ek Madde 2’de Kabul Ediliş Tarihi olarak <b>Kongra GEL Genel Kurulunun</b> <b>17 Mayıs 2005</b> tarihli oturumunda kabul edilmiş denilmiştir. Bu tarihsel çelişki örgütün <b>KKK sözleşme tarihini</b> esas almasından kaynaklandığı ve <b>KKK</b> sözleşmesinde ki maddelerin değiştirlimesi sonrası <b>KCK</b> sözleşmesinin <b>KKK</b> sözleşmesinin devamı iması açısından yapıldığı ayrıca <b>17 Mayıs 2005</b> tarihinde <b>KCK </b>oluşumu söz konusu değildir) </p>
</p>
<p class="MsoNormal">KCK sözleşmesinin örgütü bir devlet sistemi gibi yapılandırma amacı taşıyıp terör örgütünün birimleri ve örgüt üyelerini sistematik bir yapıya oluşturmayı amaç edindiği, </p>
</p>
<p>Bu yapının önceki yapıdan farklı olarak sadece Kürt kökenlileri değil bu bölgede yaşayan “diğer azınlıkları” da hedeflediği, </p>
</p>
<p><b>Kendi ifadelerine göre;</b> KCK’nın “demokratik toplumcu -konfederal bir sistem olduğu”. <b>Üye kabul eden, yargılayan, silahlı mücadele yapan, mahalli ve merkezi teşkilatları olan, özellikle yerel yönetimler üzerinde söz sahibi olmaya çalışan fakat her şekilde Abdullah ÖCALAN’ın önderliğini dikte eden bir yapıya sahip olduğu, </b></p>
<p class="MsoNormal">KCK sözleşmesinin 37. Maddesinde PKK’dan bahsederek <b>“KCK SİSTEMİ İÇERİSİNDEKİ HER KADRO İDİOLOJİK, AHLAKİ , FELSEFİK ÖLÇÜLER AÇISINDAN PKK YAPILANMASINA BAĞLIDIR. AYNI ZAMANDA HER KADRO YER ALDIĞI ÇALIŞMANIN, ÇALIŞMA İLKELERİ İLEDE FAALİYET YÜRÜTÜR</b>” şeklinde düzenleme yaptığı, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Yine KCK sözleşmesinin 36. maddesinin PKK için ayrıldığı ve “PKK’nın KCK sisteminin ideolojik gücü olduğunu, Önderlik felsefe ve ideolojisinin hayata geçirilmesinden sorumlu olduğu ve “KCK sistemi içerisinde her çalışanın PKK nın ideolojik ve ahlaki ölçülerini esas aldığının belirtildiği,</b> </p>
</p>
<p class="MsoNormal">Bu tarihten itibaren PKK/KONGRE-GEL örgüt yapısının KCK sözleşmesine uygun bir hale getirilerek yeniden düzenlendiği, </p>
</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Söz konusu KCK sözleşmesinin tam metnine baktığımızda;</p>
<p class="MsoNormal"><b>Birinci Bölüm: -GENEL ESASLAR</b></p>
<p><b>Madde 1 -</b> <b>Sistemin Adı :</b> Koma Civakên Kürdistan’dır. Kısaltılmış adı KCK’dir.</p>
<p><b>Madde 2 -</b> <b>Niteliği:</b> Koma Civakên Kürdistan demokratik, toplumcu-konfederal bir sistemdir. Demokrasi, cinsiyet özgürlüğü ve ekolojik yaşamı esas alır. Toplumcu, yatay ve piramit tarzı, bir örgütlenmedir. Halk toplulukları iradesini komün, ocak, meclis ve kongreler ile ortaya koyar. Aynı zamanda seçilmiş ve denetlenebilir demokratik yönetimler yolu ile kendini yönetirler. Tabandan gelişen demokratik seçeneği gerçekleştirmek esastır. Topluluk demokrasisi, toplulukların eşit ve özgür bir arada yaşaması benimsenir. Her düzeyde katılımcılığı öngörür. Burada söz, tartışma ve karar topluluklarındır. İçte demokratik ulusu, dışta ise ulus üstülüğü esas alır. Devlet olmayan örgütlenmiş, demokratik, siyasal ve toplumsal organizasyondur.</p>
<p><b>Madde 3 -</b> <b>Sembolleri</b> : Amblemi, yirmi bir ışından oluşan sarı güneş içinde kırmızı yıldızdır. Bayrağı, yeşil zemin üzerinde, içinde kırmızı yıldızın yer aldığı yirmi bir ışınlı sarı güneşten oluşur. Ebadı ayrı bir yönetmelik ile belirlenir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b>Madde 4</b> &#8211; <b>İlkeleri :</b></p>
<p><b>a-</b> Kürdistan toplumuna dayatılan siyasi anlamda sömürgecilik, ekonomik anlamda açlık, işsizlik, yoksulluk ve talan, kültürel olarak asimilasyon ve soykırım, askeri olarak da işgal konumuna karşı,<b> </b>Kürdistan toplumunun cinsiyet özgürlüğüne ve ekolojiye dayalı demokratik örgütlülüğünü, demokratik toplumcu konfederalizm esaslarına göre ve radikal demokrasi çizgisinde yaratmak. Kürdistan demokrasisini komşu halklarla birlikte geliştirmek. Kürdistan toplumu içindeki her türlü gericiliğe karşı mücadele ederek, birey ve toplumun ruhsal, düşünsel ve maddi gelişimini demokratik hak ve özgürlükler çerçevesinde gerçekleştirip ilerletmek. Toplum içinde yaş, cins, sınıf, ulus, etnisite, inanç farklılıklarına özgürlük alanı oluşturmak ve bu farklılıklardan kaynaklanan eşitsizlikleri ortadan kaldırmak. </p>
</p>
<p><b>b</b>- Koma Civakên Kürdistan bir devlet sistemi olmayıp, halkın devlet olmayan ve sınırları esas almayan demokratik sistemi olduğundan, başta kadınlar, gençler ve emekçiler olmak üzere halkın tüm kesimlerinin, halk ve toplulukların kendi demokratik örgütlenmesini yaratmasını, politikayı doğrudan ve özgür, eşit KCK yurttaşlığı temelinde yerelde kendi özgür yurttaşlık meclislerinde, öz güç ve öz yeterlilik ilkesine göre yapmasını sağlamak.</p>
<p><b>c- </b>Her düzeyde erkek egemenliğine ve yarattığı toplumsal cinsiyetçi sisteme karşı kadın özgürlüğünü ve eşitliğini esas almak ve yaşamın her alanında cinsiyet özgürlüğünü sağlamak için mücadele etmek.</p>
<p><b>d- </b>Erkek egemen sistemin ve iktidarcı yapıların gençlik üzerindeki yozlaştırıcı, kişiliksizleştirici ve baskıcı etkilerine karşı her düzeyde mücadele ederek, topluma özgür, eşit, iradeli katılan, dinamik ve donanımlı bir gençlik yaratmak. </p>
</p>
<p><b>e- </b>Toplum içi baskı ve sömürüden kaynaklanan doğa üzerindeki egemenlik ve sömürüyü ortadan kaldırarak birey ve toplumun doğayla oluşan dengesizliğini gidermek için çalışmak. Ekolojik bilinç, örgütlenme ve mücadeleyi geliştirmek.</p>
<p><b>f- </b>Siyasetin demokratikleştirilmesi temelinde Kürdistan üzerinde egemen olan devletleri köklü bir reforma yönelterek, küçülmelerini ve demokrasiye duyarlı hale gelmelerini sağlamak.</p>
<p><b>g</b>- Devletçi, geleneksel yönetim anlayışlarına karşı mücadele ederek, toplumcu, iş ve rol koordineleri işlevi gören demokratik yönetim anlayışını geliştirmek.</p>
<p><b>h-</b> Kürt sorununun demokratik çözümünü gerçekleştirerek, Kürt kimliğinin her düzeyde kabulünü ve Kürt dilinin, edebiyatının, sanatının ve<b> </b>kültürünün gelişimini sağlamak. Anadili öğrenme, konuşma ve anadilde eğitim yapma özgürlüğünü esas almak, tüm kültürlerin, dillerin eşitliğini ve geliştirilmesini benimsemek.</p>
<p><b>ı- </b>Metalaşma ve kara dayalı ekonomiden, kullanım değerine ve paylaşıma dayalı komünal ekonomiye geçişi sağlamak.</p>
<p><b>j- </b>Birey ve toplumsal hakları evrensel üç kuşak haklar temelinde sağlamak.</p>
<p><b>k- </b>Demokratik Konfederalizm Önderliğine, ülkeye, halka ve özgürlüklere yönelen saldırılara karşı meşru savunma duruşu temelinde mücadele etmek.</p>
<p><b>l- </b>Kürt halkının demokratik konfederasyon ilkeleri temelinde birliğini esas almak, bölge halklarıyla eşitlik ve kardeşlik temelinde Demokratik Toplumcu Ortadoğu Konfederasyonunu geliştirmek, küresel emperyalizme karşı halkların Küresel Demokrasi Kongresinin yaratılması temelinde mücadele ederek sömürüsüz, baskısız, adil bir küresel sistem yaratmak.</p>
<p><b>Madde 5 -</b> <b>Sistemin yurttaşlığı: Özgür Yurttaşlık: </b>Kürdistan’da doğup yaşayan veya KCK sistemine bağlı olan herkes yurttaştır. KCK yurttaşı sisteme siyasal, toplumsal, kültürel bağla bağlı olan, kültürel kimliği ile katılan özgür iradeli, yurtsever, demokrat, katılımcı bireydir. Bu Sözleşmede belirlenen hak ve özgürlüklere sahiptir ve bu Sözleşmenin belirlediği yükümlülükleri yerine getirir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 6 &#8211; </b><b>Yurttaş Olma ve Yurttaşlıktan Çıkarılma: </b></p>
</p>
<p><b>a-</b>KCK yurttaşları başka yurttaşlıklar da edinebilirler.</p>
<p><b>b-</b>Diğer uyruklardan olup da KCK yurttaşı olmak isteyen kişi, bulunduğu alanın en üst yürütme organına kendini tanıtan belgelerle başvurur. Söz konusu organın kararı ve alan meclisinin onayı ile yurttaşlık gerçekleşir.</p>
<p><b>c-</b>KCK ilke ve amaçlarına ihanet eden ve suç işleyen kişi, halk özgürlük mahkemesinin kararı ve Kongra Gel’in onayı ile yurttaşlıktan çıkarılır.</p>
<p><b>d-</b> KCK yurttaşlığından çıkma talebi ise alan meclisi tarafından karara bağlanıp Kongra Gel’in onayı ile gerçekleşir.</p>
<p><b>e</b>-Yurttaşlıktan çıkma ve çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu sonuna kadar açık tutulur.</p>
<p><b>İkinci Bölüm: -</b> <b>TEMEL HAKLAR, ÖZGÜRLÜKLER VE GÖREVLER</b></p>
<p><b>Madde 7 -</b> <b>Bireysel, Siyasal Hak ve Özgürlükler </b></p>
</p>
<p><b>a</b>- Yaşam hakkı, en temel insan hakkıdır, bu hak ortadan kaldırılamaz, idam cezası uygulanamaz. Herkesin yaşama ve kişiliğini koruma özgürlüğü vardır.</p>
<p><b>b</b>- Bütün insanlar yasa önünde eşittir.<b> </b>Tüm KCK yurttaşları, KCK sözleşmesinin tanıdığı haklardan ayrımsız yararlanır.</p>
<p><b>c-</b> Herkes din, vicdan ve inanç özgürlüğüne sahiptir.</p>
<p><b>d-</b> Herkesin düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü vardır.</p>
<p><b>e-</b> Herkes seçme, seçilme, seçtiklerini geri çekme ve seçildiği görevden çekilme hakkına sahiptir.</p>
<p><b>f-</b> Herkesin bilim-sanat faaliyetlerinde bulunma, kendini geliştirme ve bilgi edinme özgürlüğü vardır.</p>
<p><b>g</b>- Basın özgürlüğü temel bir ilkedir, sansür uygulanamaz.</p>
<p><b>h</b>- Herkesin doğuştan veya sonradan edinilen ve gönüllüce benimsenen kimliğiyle (etnik, cinsiyet, mezhep, din, kültür, dil) yaşama özgürlüğü vardır. Hiç kimse kimliğinden ve farklılığından dolayı aşağılanamaz ve ayrımcılığa tabi tutulamaz.<b> </b></p>
</p>
<p><b>ı- </b>Herkesin kendi onur ve haysiyetini koruma hakkı vardır. İnsan onuru ve haysiyeti dokunulmazdır. İşkence bir insanlık sucudur. Hiç kimse, işkence ve kötü muameleye tabi tutulamaz.</p>
<p><b>j- </b>Herkesin uğradığı baskılara, haksızlıklara ve kötü muameleye karşı hukuki çerçevede kendini savunma hakkı vardır. Savunma hakkı sınırlandırılamaz.</p>
<p><b>k</b>- Yurttaşların, toplu gösteri, yürüyüş, miting gibi demokratik yöntemlerle kendini ifade etme özgürlüğü vardır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b>l-</b>Hiç kimse kişilik haklarını zedeleyecek şekilde ve emeğinin karşılığı verilmeden çalıştırılamaz.</p>
<p><b>m</b>- Herkesin haksız yollarla olmamak, sömürüye, statü eşitsizliğine ve dengesizliğe yol açmamak kaydıyla, ekonomik yaşamını örgütleme ve mülkiyet edinme hakkı vardır.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 8 &#8211; Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Hak ve Özgürlükler </b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 53.45pt;">a. Herkes anadiliyle her düzeyde eğitim görme hakkına sahiptir.</p>
<p>b. Herkesin doğayla uyum içinde ve sağlığa elverişli koşullarda yaşama, sağlık imkânlarından eşit yararlanma hakkı vardır.</p>
<p>c. Herkes siyasal faaliyetlerde bulunma, parti, dernek, sendika, vakıf, kooperatif kurma ve bunlara üye olma hakkına sahiptir.</p>
<p>d. KCK yurttaşlarının aile kurumunu sorgulamadan geçirerek, demokratik, cins eşitliğini hedefleyen, öz iradeye dayalı ortak yaşam esaslarını geliştirmek ve bu temelde aile kurma özgürlüğü vardır.</p>
<p>e. Herkes yaşamın her alanında cinsiyetinden kaynaklanan ayırıma tabi tutulmadan yaşama, çalışma ve imkânlardan eşit yararlanma hakkına sahiptir.</p>
<p>f. Herkesin yetenek ve yetkinleşme düzeyine göre toplumsal üretime katılma ve toplumsal yaşamda kendini ifade etme hakkı vardır. Kar ve metalaşmaya dayalı olmayan, kullanım değeri ve demokratik paylaşıma dayalı üretim ve mülkiyet hakkına sahiptir.</p>
<p>g. Emekçilerin, kamu ve özel sektör ayrımı yapılmadan sendika kurma, grev ve toplu sözleşme hakkı vardır.</p>
<p>Zihinsel ve fiziksel engellilerin, özgünlüklerine göre oluşturulmuş koşullarda yaşama ve çalışma hakkı vardır.</p>
<p>i. Çocukların zihinsel ve fiziksel eğitimini gözeten, gelişmelerine hizmet edecek koşullarda yetiştirilme, yaşama ve eğitilme, erken yaşta çalıştırılmama hakkı vardır.</p>
<p>j. Yaşlıların bilgi ve tecrübelerini topluma demokratik bir şekilde dahil etme ve bu şekilde toplumla demokratik, eşitlikçi ve beli bir saygı-sevgi temelinde ve sosyal güvence altında yaşamlarını sürdürme hakkı vardır.</p>
<p>k. Herkesin serbestçe bilgi edinme ve özgür iletişim hakkı vardır.</p>
<p>l. Herkesin seyahat ve serbest dolaşım hakkı vardır.</p>
<p>m. Her yaştaki KCK yurttaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek sportif aktivitelerde bulunma hakkı vardır.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 9 -</b> <b>Topluluk ve Dayanışma Hak ve Özgürlükleri : </b></p>
</p>
<p><b>a- </b>Halkların Kendi Kaderini Tayin Hakkı benimsenir. Her toplum ve halkın başka toplum ve halklarla demokratik, eşit, özgür, bir arada yaşamak kadar demokratik, bağımsız geleceğini belirleme hakkı o topluluk veya halk tarafından belirlenir. Baskı, asimilasyon, imha ve sömürgeciliğe karşı topluluk ve halkların direnme hakkı meşru bir hak olarak kabul edilir.</p>
<p><b>b- </b>KCK sisteminde yaşayan kadınların, eşit özgür yurttaşlar olarak siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yaşama eşit şekilde katılma hakları vardır. Erkek egemenliğinin her türlü baskı, şiddet ve tahakküm altına almaya dönük anlayış, yaklaşım ve uygulamalarına karşı direnme ve mücadele etmeleri meşru bir haktır. Tüm kadınlar bu sözleşmede belirtilen hak ve özgürlüklerden faydalanma hakkına sahiptir. Ayrıca her kadının pozitif ayrımcılıktan yararlanma hakkı vardır.</p>
<p><b>c- </b>KCK sisteminde yaşayan kadınların toplumsal cinsiyetçiliğe ve yapılarına karşı kadın kurtuluş bilinci temelinde mücadele etmek ve bunun için örgütlenmelere gitme hakkı vardır.</p>
<p><b>d- </b>Yaşamının her evresinde bedensel, ruhsal, düşünsel, duygusal yapılanması ve yaşamını yönlendirme konusunda öncelikli söz ve karar hakkı kadına aittir.</p>
<p><b>e- </b>Herkesin bir eko topluluk içinde ve ekolojik dengeye uygun yaşama özgürlüğü vardır.</p>
<p><b>f- </b>Herkesin kültürel gelişme ve ulusal kimlik özgürlüğü vardır.</p>
<p><b>g- </b>Çocukların düşüncesini özgürce açıklama hakkı vardır, onur ve itibarlarına haksız saldırılarda bulunulamaz, çocuklara karşı yapılacak olan her türlü şiddet ve cinsel istismar suç kapsamındadır.</p>
<p><b>h- </b>Bütün insanlar barış içinde bir arada yaşama hakkına sahiptirler.</p>
<p><b>i- </b>Herkesin doğal zenginlik ve kaynakları ekolojik ilke temelinde kullanma hakkı vardır.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 93.55pt;"><b>j- </b>Yurtdışında yaşayan ve çalışan KCK yurttaşlarının ülkeye dönme, ülkedeki temel özgürlük hak ve görevlere katılma sorumluluğu vardır.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b>Madde 10 &#8211; Temel Görevler: </b></p>
</p>
<p><b>a- </b>Tüm KCK yurttaşları halkın, temel hak ve özgürlüklerin savunulması göreviyle yükümlüdürler. Ayrıca temel özgürlüklerin her alanda geçerli olması ve geliştirilmesi için çalışırlar.</p>
<p><b>b- </b>Baskı ve sömürüye karşı direnmekle yükümlüdür.</p>
<p><b>c- </b>Meşru savunma savaşı hali durumunda yurtseverliğin bir gereği olarak yurdun, temel hak ve özgürlüklerin savunulmasına aktif katılma yükümlülüğü vardır.</p>
<p><b>d- </b>Her KCK yurttaşı cinsiyet özgürlüğüne dayalı eşit yaşamı geliştirmek, toplumsal cinsiyetçi, hiyerarşik, sınıfsal ve geri geleneksel anlayış ve yapılarla mücadele etmekle sorumludur.</p>
<p><b>e- </b>Başta kadın olmak üzere, ezilen kimliklere pozitif ayrımcılık uygulanması ilkesiyle yaklaşım gösterir, aile içinde ve dışında kadın üzerindeki baskı, şiddet, sömürü ve aşağılamaya, kadın katliamına karşı mücadele içerisinde olur.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 0 93.55pt;"><b>f- </b>Her yurttaş çevresini, genel doğa ve evreni, her canlı türünü kültürel ve tarihi zenginlikleri, koruma geliştirme, sorumluluğu ile yükümlüdür.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 0 93.55pt;"><b>g- </b>Bölgesel ve uluslar arası alanda yaşanan her türlü haksızlık, sömürü, ayrımcılık ve doğa katliamına karşı duyarlı davranır, tutum alıp mücadele eder ve dayanışma içerisinde olur.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 0 93.55pt;"><b>h- </b>Başta seçme olmak üzere, demokratik katılımın gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.</p>
<p><b>I- </b>Özgür ve demokratik toplum ahlakına uyma görevi vardır.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 93.55pt;"><b>i- </b>Her KCK yurttaşı mükellefiyeti gereği vergilerini ödemekle yükümlüdür.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Üçüncü Bölüm -</b> <b>GENEL ORGANLAR</b></p>
<p><b>Madde 11 -</b> <b>Reberiya Koma Civakên Kurdistan:</b> Koma Civakên Kurdistan (Kürdistan Toplumlar Topluluğu- Kürdistan Demokratik Toplum Konfederalizmi) kurucusu ve Önderi, Abdullah Öcalan’dır. Ekolojiye ve cinsiyet özgürlüğüne dayalı demokrasinin felsefik, teorik ve stratejik kuramcısıdır. Her alanda bütün halkı temsil eden önderlik kurumudur. Kürdistan halkının özgür ve demokratik yaşamına ilişkin temel politikaları gözetir ve temel konulardaki en son karar merciidir. Kongra-Gel Genel Kurul kararlarının demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü devrim çizgisine uygunluğunu gözetir. Yürütme Konseyi Başkanını görevlendirir. Temel konulara ilişkin Yürütme Konseyi kararlarını onaylar.</p>
<p><b>Madde 12 &#8211; Kongra Gelê Kurdistan (Kürdistan Halk Meclisi)- Kongra Gel:</b> Kürdistan Halk Meclisi, Koma Civakên Kurdistan’ın en yüksek karar (yasama) organıdır. Buradaki hükümlere uygun olarak düzenlenen bir iç tüzüğe göre çalışır.</p>
<p style="text-indent:-51.75pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 94.3pt;"><b>a- </b>Kongra Gel, Kürdistan parçaları ve yurtdışındaki KCK yurttaşlarının nüfus oranına ve komünal örgütlülük durumuna göre, hazırlanan seçim yasasına uygun olarak, iki yılda bir halk tarafından seçilen 300 üyeden oluşur. %40 cins kotası uygulanır. Seçme ve seçilme yaşı 18’dir. Seçimler, somut koşullara göre ayrı bir yönetmelikle düzenlenir.</p>
<p style="text-indent:-51.75pt;text-align:justify;margin:0 0 0 94.3pt;"><b>b- </b>Kongra Gel<b> </b>seçilmiş üyelerinin salt çoğunluğunun katılımıyla her yıl Nisan ayında olağan toplantısını yapar. Önderlik veya Kongre Başkanlık Divanı veya Yürütme Konseyinin talebi veya üye tam sayısının dörtte birinin istemi üzerine olağanüstü de toplanabilir. Gerekli hallerde Yürütme Konseyi ve Kongra Gel Başkanlık divanının ortak kararı ile en fazla altı ay ertelenebilir. Kongra Gel üyeleri toplantıya Başkanlık Divanınca çağrılır.</p>
<p style="text-indent:-51.75pt;text-align:justify;margin:0 0 0 94.3pt;"><b>c- </b>Kongra Gel, Başkanlık Divanı tarafından idare edilir. Başkanlık Divanı bir başkan ve dört yardımcıdan oluşur. Başkan Genel Kurul üyeleri içinden salt çoğunluk ile seçilir. Başkan yardımcıları ise Genel Kurul üyeleri içinden genel oyla seçilir. Genel Kurulun her yenilenmesinde Başkanlık Divanı yeniden seçilir. Bir kişi Kongra-Gel Başkanlığına üst üste en fazla iki dönem seçilebilir.</p>
<p style="text-indent:-51.75pt;text-align:justify;margin:0 0 0 94.3pt;"><b>d- </b>Başkanlık Divanı, Kongra Gel çalışmalarını düzenleyip yürütmekten sorumludur. Kongre hazırlıklarını organize eder ve Kongre çalışmalarını yönetir. Genel Kurulun toplantı halinde bulunmadığı zamanlarda Kongra Gel’i temsil eder, Başkanlık divanı ara dönem kurul toplantılarını düzenler ve komisyonları koordine eder. Siyasal ve diplomatik çalışmalarda aktif rol oynar. Halk Özgürlük Mahkemesi hâkimlerini ve Yüksek Seçim Kurulu üyelerini belirleyerek Genel Kurul onayına sunar.Kongra Gel Başkanlık Divanı, Halk Meclisleri ile düzenli ilişkilenir, onlardan gelen itirazları karara bağlar. Halk meclisleri ile düzenli ilişkilenir ve oluşumunu takip eder.</p>
<p style="text-indent:-51.75pt;text-align:justify;margin:0 0 0 94.3pt;"><b>e- </b>Kongra Gel komisyon esasına göre çalışır. Genel Kurulun toplu olmadığı dönemlerde Kongra Gel görevlerini yerine getirmek üzere Sosyal, Siyasal, İdeolojik, Maliye, Kadın, Halk savunma ve Halkla ilişkiler-Örgütlenme alanlarına göre yedi daimi komisyon örgütlenir. Komisyonlar Kongra Gel üyelerinden seçilir beş-on üç üyeden oluşur. Komisyonlar, Yürütme Konseyinden ve ilgili kurumlardan gelen proje ve karar tasarılarını değerlendirerek Genel Kurula sunulmak üzere son şeklini verir. Çeşitli konulara ilişkin araştırma- inceleme yaparak, projeler de hazırlayabilir. Komisyonlar çalışmalarında komisyon dışı uzman kişi ya da kuruluşlardan yardım alabilir.<b> </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-51.75pt;text-align:justify;margin:0 0 0 94.3pt;"><b>f- </b>Genel Kurul´un toplantı halinde olmadığı dönemlerde, iki Genel Kurul arası, yasa ve tüzükler, Başkanlık Divanı ve Daimi Komisyonlardan oluşan Civata Dema Navber ya Kongra-Gel Kongra-Gel Ara Dönem Kurulu toplantısında görüşülür ve karara bağlanır.<b> </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-51.75pt;text-align:justify;margin:0 0 0 94.3pt;"><b>g- </b>Kongra Gel; Başkanlık Divanı, Yürütme Konseyi ve Başkanlığını, İdari Adalet Divanı, Halk Özgürlük Mahkemesi Heyetini (hakimler) ve Yüksek Seçim Kurulunu seçer. Kongra-Gel; Başkanlık Divanının, Yürütme Konseyinin ve İdari Adalet Divanının çalışmalarını demokratik komünal-konfederal ilkeler temelinde denetler, sunduğu belgeleri inceleyerek karara bağlar. Bu denetlemeyi sözleşme ve Kongre Gel iç tüzüğündeki mekanizmalar yolu ile yerine getirir. Kürdistan halkının özgür ve demokratik ilerleyişine ve mücadelesine dair gerekli bütün kararları alır. Demokratik-ulus stratejisinin belirlenmesinden ve uygulanmasından da sorumludur.<b> </b>Plan ve projeleri çıkarır. Koma Civakên Kürdistan Önderliğinin itirazı olmayan karar ve projeler kesinleşir. İtiraz konuları olursa bunlar Kongra Gel’de yeniden görüşülür.</p>
<p style="text-indent:-51.75pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 94.3pt;"><b>h- </b>Kongra Gel, KCK adına devletler ve milletler arası kuruluşlar ve farklı topluluklarla yapılan antlaşmaların onaylanmasını görüşüp karara bağlar. Evrensel, üç kuşak haklarına uygun, insanlığın kazanımı haline gelmiş antlaşma ve sözleşmeler ilkesel olarak benimsenir ve çıkarttığı kanunların bu antlaşma ve sözleşmelere uygunluğuna dikkat eder.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 13 -</b> <b>Yürütme Konseyi: </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-49.5pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 92.05pt;">a- Yürütme Konseyi, Kongra Gel tarafından iki yılda bir KCK yurttaşları arasından seçilen bir başkan ve otuz üyeden oluşur. Yürütme Konseyi Başkanı salt çoğunlukla, konsey üyeleri ise genel oyla seçilirler. Yürütme Konseyi Başkanı ve üyeleri en fazla iki dönem üst üste seçilebilir. Yürütme Konseyi Başkanı, Önderlik tarafından görevlendirilir ve Kongra Gel Genel Kurulu tarafından onaylanır. Genel Kurul tarafından onaylanmadığı taktirde Önderlik tarafından yeni görevlendirme yapılarak Genel Kurula sunulur. Yürütme Konseyi üyeleri, Yürütme Konseyi Başkanı tarafından belirlenir ve Genel Kurul tarafından onaylanır. Genel Kurulun onaylamadığı üyelerin yerine Yürütme Konseyi Başkanı tarafından yeni üyeler belirlenip Genel Kurula sunulur. Seçilen Yürütme Konseyi, Önderlik onayından geçer. Yürütme Konseyi Başkanı, Genel Kurula sunacağı Yürütme konseyi üye listesini hazırlarken Kürdistan Demokratik Toplum Konfederalizmi bileşenlerinin görüş ve önerilerini alır.</p>
<p>b- Yürütme Konseyi, Koma Civakên Kurdistan’ın en üst icra organıdır. KKK içindeki tüm kurum, örgüt ve komiteleri koordine eder. Önderliğin ve Kongra Gel’in kararlarını uygulamakla yükümlüdür. Faaliyetleri hakkında Önderliğe düzenli rapor sunar. Kongra Gel’in yıllık ve ara dönem kurul toplantılarına karşı sorumludur ve faaliyetleri hakkında rapor verir. Kongra Gel Divanının resmi talebi üzerine bilgilendirme yapar. Yine alt komite, kurum ve örgütlerden düzenli rapor alır ve gerekli gördüğü hallerde genelgeler yayınlar. Halk Özgürlük Mahkemesi Savcılığını görevlendirir.</p>
<p>c- Yürütme Konseyi Başkanı, sözleşmenin uygulanması sağlamak, Yürütme Konseyinin tüm çalışmalarını organize etmek ve Yürütme Konseyinin Önderlik ve Kongra Gel ile ilişkilerini düzenlemekten sorumludur. KCK sistemi içerisindeki tüm örgütlerin birbiri ile uyumlu çalışmasını ve birbirini tamamlamasını gözetir. Ülkeye ilişkin temel siyasi ve diplomasi faaliyetlerin yürütülmesini gözetir, görev kapsamında olanları yerine getirir. Kongra Gel’in yıllık ve ara dönem kurul kararları esas alınarak tüm dönemsel yürütme planlamaları ve kararları, yine yürütülecek siyaset Yürütme Konseyi ile birlikte alınır. Görev süresi boyunca Yürütme Konseyi üyeleri ile karşılıklı sorumluluk ilişkisi içinde çalışır. Gerekli gördüğü hallerde Halk Savunma Güçleri’nin Komuta Konseyi’ni toplantıya çağırır ve toplantıya başkanlık eder. İhtiyaca göre yürütme Konseyi içinden başkan yardımcıları da görevlendirilebilir.</p>
<p>d- Yürütme Konseyi dört ayda bir salt çoğunlukla toplanır. Yürütme Konseyi Başkanı konsey toplantısına başkanlık eder. Başkanın veya üyelerden üçte birinin istemi üzerine Konsey daha erken de toplanabilir veya toplantısını erteleyebilir.</p>
<p>e- Yürütme Konseyi alan merkezleri ve koordinasyon esasına göre kendini örgütler ve çalışmalarını yürütür. Bunlar İdeolojik Alan, Siyasal Alan, Sosyal Alan, Ekonomik Alan, Halk Savunma Alan Merkezleri, Kürdistan’ın dört parçası ve yurtdışı sahalarına göre kurulmuş koordinasyonlar ile kadın ve gençlik koordinasyonlarıdır.<b> </b>Alan Merkezleri<b> </b>ve koordinasyonlar arası ilişki ve çalışmaları Yürütme Konseyi Başkanlığı koordine eder.</p>
<p>f- Yürütme Konseyinin çeşitli nedenlerle dörtte bir oranında azalması durumunda Yürütme Konseyi Başkanının önerdiği isimler üzerinden Kongra Gel Başkanlık Divanı ve Daimi komisyonların ara dönem toplantısında yeni üyelerin seçimi yapılır.</p>
<p>g- Yürütme Konseyi ve komiteleri ile koordinasyonlar ihtiyaç duyduğu temel politikalar ve yeni kuruluşlar için gerekli kararları Kongra Gel organlarına tasarılar sunarak gerçekleştirirler.</p>
<p style="text-indent:-49.5pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 92.05pt;">h- Yürütme Konseyinin çalışma ve işleyiş esasları bir yönetmelikle düzenlenir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 14 -</b> <b>Alan Merkezleri :</b> Yürütme Konseyi değişik faaliyet alanlarına göre beş alan merkezi biçiminde örgütlenerek, çalışmalarını yürütür. Alan Merkezleri 7–13 üyeden oluşur. Her alan merkezi üç kişilik koordinasyon tarafından yönetilir. Alan Merkezleri ayda bir faaliyetleri, plan ve projeleri hakkında Yürütme Konseyi Başkanlığına rapor sunarlar. Kongra Gel kararlarını ve Yürütme Konseyi genelgelerini uygularlar. Kendi çalışmalarını hazırladıkları program ve yönetmeliklerine göre yürütürler. Bunların Yürütme Konseyi Başkanlığınca onaylanması gerekir. Alan Merkezleri faaliyetlerinin özgünlüğüne göre ihtiyaç duyduğu kadar alt komite örgütler. Ayrıca alan merkezleri, komiteler ve koordinasyonlar kendi alanlarında çalışmaları etkin ve çok yönlü geliştirebilmek için ihtiyaca göre gerekli alt ve yan örgütler oluşturur, ya da bu tür örgütlerle ilişkilenir.</p>
<p><b>1-İdeolojik Alan Merkezi :</b> Önderlik çizgisi temelinde gereken teorik çalışma ve ideolojik mücadelenin yürütülmesinden, kadro ve halk eğitiminin sürdürülmesinden, kültür, sanat-edebiyat çalışmaların geliştirilmesinden, propaganda-ajitasyon çalışmalarının yürütülmesinden ve süreklileştirilmesinden sorumludur. Hareketimizin tüm ideolojik çalışmalarının örgütlendirip yürütmesinden sorumlu kurumdur. Görevlerini daha etkin ve başarılı yürütmek için kendini aşağıdaki komiteler biçiminde örgütler.</p>
<p style="text-indent:-56.25pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 91.7pt;"><b>a- </b><b>Bilim-Aydınlanma Komitesi: </b>Önderlik tarafından belirlenen felsefik-ideolojik hattın uygulanması ve geliştirilmesinden sorumludur. Tarihin ve toplum yaşamının her alanına ilişkin olarak farklı zeminlerde akademik örgütlülük temelinde yaygın ve derinlikli teorik-entelektüel çalışmalar yürütür. Temel ideolojik mücadele kurumudur. Bilimsel çalışmalar temelinde Kürdistan ve Ortadoğu aydınlanma hareketini geliştirir. KCK kadro ve çalışanlarının eğitimini yürütür ve halkın demokratik eğitimini teşvik eder.</p>
<p><b>b- </b><b>Kültür Komitesi: </b>Edebiyat ve sanat çalışmalarını yürütmekle sorumludur. Kürt kültürünün ve azınlık kültürlerin geliştirilmesi ve toplumun kültürel eğitiminin ilerletilmesi faaliyetlerini yürütür. Kültür-sanat örgütlenmelerini geliştirir ve destekler.</p>
<p><b>c- </b><b>Basın Komitesi: </b>Önderlik çizgisine göre basın- yayın politikalarını oluşturur, basın örgütlenmesinin sağlanmasını ve geliştirilmesini destekler. İdeolojik ve ulusal birliğin pekiştirilmesine yönelik çalışmalar yürütür. Demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü toplum paradigması ekseninde toplumsal aydınlanmayı gerçekleştirmek için çalışmayı temel görev sayar. Demokrasinin oturtulması için kamusal alanda eleştiri, gözlem gücü ve temel bir denetleme mekanizması olarak işlev yürütür. Bilgi tekeline dayalı iktidarlaşmayı aşmak ve demokrasinin halka dayalı oluşumunu gerçekleştirmek amacıyla her türlü bilimsel bilginin genelleşmesini hedefler.</p>
<p><b>2- Siyasi Alan Merkezi:</b> Kürdistan üzerindeki inkar ve imha siyasetine karşı ulusal demokratik siyasetin belirlenip uygulanmasından, Kürdistan parçalarındaki ve yurtdışındaki siyasi çalışmaların örgütlendirilmesinden, halkımızın bölge halkları ve demokratik kamuoyuyla ilişki ve ittifakının geliştirilmesinden, demokratik ekolojik toplumu kurma çalışmaları için örgütlenme ve eylem bilincinin oluşturulmasından, demokratik örgütlenme ve hukuk sisteminin yaratılmasından sorumludur. Bu görevleri aşağıdaki komiteler biçiminde örgütlenerek yürütür.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 53.45pt;"><b>a- </b><b>Siyasi Komite: </b>Kürdistan parçalarındaki ve komşu ülkelerdeki siyasi örgütlenmeleri ve faaliyetleri yürütmek ve denetlemekten sorumludur.<b> </b>KCK çizgisinde siyasi örgütlerin gelişmesi için çalıştığı gibi, yakın siyasi hareketlerle de dostluk ilişkisi ve ittifakının geliştirilmesinden yana olur.</p>
<p><b>b- </b><b>Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi: </b>Yerel yönetimlerin özgürlükçü, demokratik ve katılımcı hale getirilmesi için çalışır. Bu amaçla köy ve kentlerde komünal örgütlenmeyi geliştirir. Ekolojik bilinç, örgütlülük ve yaşamın geliştirilmesi için gerekli çalışmaları yapar. Bu amaçla Kürdistan ve uluslar arası alanda ekoloji, çevre ve yerel yönetim alanlarındaki örgüt ve kurumlarla dayanışma içinde olur. Yenilerinin gelişmesi için destek sunar.</p>
<p><b>c- </b><b>Hukuk Komitesi: </b>KCK’nin demokratik ve adil hukuk sistemini geliştirmeye, yargı düzenini ve kurumlarını oluşturmaya çalışır. Evrensel hukuk normları temelinde demokratik hukuk bilincini geliştirir. Hukuk ve insan hakları ihlallerini ve savaş suçlarını araştırır. Buna karşı mücadele eder. Kürt sorununun demokratik hukuk ölçüleri çerçevesinde çözümü için mücadele yürütür. Var olan insan hakları ve hukuk kuruluşlarıyla ilişki ve dayanışma içerisinde olur.</p>
<p><b>d- </b><b>Dış İlişkiler Komitesi: </b>KCK’nin dış politika çizgisini hayata geçirir. Kürdistan halkının özgürlük mücadelesini uluslar arası alanda tanıtmak için çalışır. Diplomasi çalışmalarını geliştirir. Stratejik ve taktik ittifaklar oluşturmaya çalışır.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 53.45pt;"><b>e- </b><b>Azınlıklar ve İnanç Grupları Komitesi</b>: Azınlıkların ve inanç gruplarının özgür örgütlenmesi ve toplumsal yaşama eşit katılımı için çalışır. Farklılıkları tanımayan anti-demokratik ve gerici zihniyete karşı mücadele eder.</p>
<p><b>3- Sosyal Alan Merkezi :</b> Cinsiyetçi, sınıflı toplum sisteminin alternatifi olan demokratik- ekolojik toplum sisteminin yaratılması için kadınlar, gençler, emekçiler başta olmak üzere tüm toplumsal kesimlerin bilinçlendirilip örgütlendirilmesinden, halk sağlığının korunması ve eğitiminin geliştirilmesi için gerekli politika ve kurumlarının oluşturulmasından sorumludur. Anadil eğitimini geliştirmek için gereken çalışmaları yürütür. Aşağıdaki komiteler ve koordinasyonlar biçiminde örgütlenerek bu görevleri yerine getirir.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 53.45pt;">a- <b>Sosyal Komite: </b>Demokratik toplum ve özgür birey yaratma hedefiyle yaşamın değişik alanlarında plan ve projeler geliştirir, uygular ve bunun için kurumlaşmalara gider. Örgütlü bir sivil toplum gücünü açığa çıkarmak için çalışır. İnsan hakları, spor, barış, göç, doğa ve çevre sorunları gibi toplumsal sorunları çözmek, üretim, toplumsal dayanışma vb alanlarda örgütlenmek için projeler oluşturur ve uygular. Bu alanlarda faaliyet gösteren örgüt ve kurumları destekler.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 53.45pt;">b- <b>Halk Sağlığı Komitesi: </b>Halkın sağlık problemlerinin çözümü amacıyla gerekli projelerin oluşturulması ve uygulanması için çalışmalar yürütür. Bu amaçla kurumların oluşturulmasına öncülük eder, var olanları destekler ve bu kurumlar arasında eşgüdüm sağlar.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 53.45pt;">c- <b>Dil ve Eğitim Komitesi: </b>Kürtçe’nin geliştirilmesi, okuma ve yazma dili olarak halk tarafından öğrenilmesi ve kullanılması faaliyetini yürütür. Çocukların, gençlerin ve halkın eğitimi için projeler geliştirir, kurumlaşmalar yaratır ve bunları hayata geçirir.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 53.45pt;">d- <b>Emekçiler Komitesi</b>: İşçi, köylü, memur, esnaf gibi emekçi kesimlerin örgütlenmesi ve toplumsal yaşama aktif katılımının sağlanması için çalışır. Bu kesimlerin sosyal ve kültürel gelişimleri için projeler oluşturur ve hayata geçirir. Emek konfederasyonunun yaratılması ve geliştirilmesi için çalışma yürütür.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 53.45pt;">e- <b>Şehit Aileleri ile Dayanışma ve Gaziler Komitesi</b>: Şehitlerin araştırılması, şehitliklerin geliştirilmesi ve şehit ailelerinin örgütlendirilmesi için çalışır. Gazilerin örgütlenmesi, eğitimi, yaşama ve mücadeleye etkin katılımları için gereken çalışmaları yürütür.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 53.45pt;">f- <b>Gençlik Komitesi</b>: Özgür iradeli ve dinamik bir gençlik yaratmak için sosyal, siyasal, kültürel ve eğitsel projeler geliştirir ve uygular. Gençliği yozlaştıran ve kişiliksizleştiren sınıflı-cinsiyetçi toplum etkilerine ve geleneksel zihniyete karşı mücadele eder.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 53.45pt;">g- <b>YJA: </b>Kadın özgürlük çizgisi temelinde kadınların ve toplumun özgürleştirilmesi mücadelesini yürütür. Komün, kadın meclisleri, dernekler, insiyatif ve hareketler, kadın kültür evleri ve parkları, barış hareketi biçimlerinde örgütlenerek kadının sosyal alandaki yaşamanı özgürlük ilkeleri temelinde örgütler. Kürdistan parçaları ve yurtdışı alanlarındaki kadın çalışmalarını yürütür ve koordine eder. Kadının özgürlüğünü ve yaşamın her alanına eşit katılımını amaçlayan tüm kadın hareketleriyle ilişkilenir.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 53.45pt;">h- <b>Özgür Yurttaşlık Koordinasyonu</b>: Toplumun eşit ve özgür yurttaşlık temelinde örgütlendirilmesi amacıyla komün, meclis, hareket oluşumuna gider. Özgür yurttaşlık bilincinin kazandırılması ve toplumun her alanında kendi karar mekanizmalarının oluşturulması hedefiyle eğitim, örgütlenme ve eylemsellik faaliyetlerini geliştirir ve koordine eder.</p>
<p><b>4-Halk Savunma Alan Merkezi :</b> Kürdistan halkının temel hak ve özgürlüklerinin korunması, Demokratik Konfederalizm Önderliğinin yaşamının ve özgürlüğünün güvence altına alınması, genel demokratik kazanımların korunması, meşru savunma çizgisi doğrultusunda halkın savunma bilincinin ve örgütlülüğünün geliştirilmesi, halk savunma kuvvetlerinin örgütlendirilip yeterli kılınmasından sorumludur. Savunma politikalarının oluşturulmasına öncülük eder. Halk Savunma Kuvvetleriyle Yürütme Konseyi ve Kongre Gel arasındaki ilişkileri düzenler.</p>
<p><b>5- Ekonomik Alan Merkezi :</b> Demokratik Toplum Konfederalizmin maliye ve ekonomi politikasını geliştirir ve uygular. Toplumun ihtiyaç duyduğu ekonomik ve mali örgütlenmelere gider. Kaynak, yatırım ve istihdam amaçlı projeler geliştirir. Halkın öz gücünü harekete geçirerek, ekonomik sorunlara çözümler üretir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 15 -</b><b> Yüksek Adalet Divanı :</b> Yüksek Adalet Divanı, Kongra Gel tarafından KCK yurttaşları arasından seçilen yedi asil, dört yedek üyeden oluşur. KCK sözleşmesinin yargı alanında uygulanmasını sağlamak, Sözleşmeye aykırılık durumlarını gidermekle görevlidir. KCK bileşenleri arasında çıkan Sözleşmeye dayalı uyuşmazlıkları da sonuca bağlar. KCK yargı sistemindeki tüm mahkemelerin en üst temyiz merciidir. Başkanlık Divanı, Yürütme Konseyi Başkanlığı ve bireylerden gelen şikâyetleri inceleyerek sonuca bağlar. Kararları tüm organlar ve bireyler açısından bağlayıcıdır. Yüksek Adalet Divanının kararı kesindir. Yüksek Adalet Divanı aynı zamanda Halk Özgürlük Mahkemesi görevini de görür. Çalışma esasları ayrıca kendi yönetmeliğiyle belirlenir.</p>
<p><b>Madde 16 &#8211; Yüksek Seçim Kurulu:</b> Yüksek Seçim Kurulu üyeleri Kongra Gel Başkanlık Divanı tarafından belirlenip Genel Kurulun onayından geçirilir. Görev ehliyeti olan dokuz üyeden oluşur. YSK, yasayla düzenlenmiş halk referandumları ve seçimlerini, Kongra Gel Genel Kurul bileşiminin seçimini, seçim yönetmeliğine uygun olarak planlamak, örgütlemek ve yürütmekten sorumlu en üst organdır. Alt seçim kurullarının hatalarına dair itirazlar burada karara bağlanır. Yüksek Seçim Kurulunun kararı kesindir</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Dördüncü Bölüm -</b> <b>PARÇA ÖRGÜTLENMESİ</b></p>
<p><b>Madde 17 -</b> <b>Halk Meclisi: </b>Söz konusu Kürdistan parçasındaki<b> </b>halkın karar organıdır. Parçanın büyüklüğüne, nüfus yoğunluğuna ve komünal örgütlülük durumuna göre yasayla düzenlenmiş seçimle belirlenen 100–250 arası üyeden oluşur. İç örgütlenmesinde ve çalışma düzeninde Kongra Gel sistemini esas alır. Halk meclisi söz konusu parçadaki halkın demokratik yaşamının ve mücadelesinin gerektirdiği kararları oluşturmakla görevlidir. Kararları Kongra Gel kararları ile çelişemez. Oluşturduğu proje, tasarı ve yasaları Kongra Gel’e göndererek ulusal meclisin kararlaşmalarına katılma sorumluluğuyla çalışır. Yıllık ve ara dönem toplantılarını yapar ve gündemini tamamlayana kadar çalışır. Halk meclisi, halk meclisi divanını, demokratik ekolojik toplum koordinasyonunu ve idari mahkeme heyetini seçer ve bu kurulların yıllık faaliyetlerini denetler. Halk meclisi Divanı, bir başkan ve iki yardımcısından oluşur. Halk Meclisi genel oturumunda genel oy sistemi ile seçilirler. Halk meclisinin yenilenmesiyle Divan yeniden seçilir. Bir kişi Halk Meclisi Divanı’na üst üste en fazla iki defa seçilir. Halk Meclisi Divanı, Meclis çalışmalarını yürütür, Meclis toplantı hazırlıklarını organize eder ve yönetir. Meclisin toplantı halinde bulunmadığı zamanlarda Meclis divanı ve komisyonlar, Halk Meclisini temsil eder, siyasal ve diplomatik çalışmalarda aktif rol oynar. Meclisin toplantı halinde olmadığı dönemlerde, iki toplantı arası, yasa ve tüzükler, Ara Dönem toplantısında görüşülür ve karara bağlanır. Halk meclisi, eyalet-bölge meclisleri ile düzenli ilişkilenir, alt meclislerden gelen karar tasarıları ve projeleri alır ve karara bağlar</p>
<p><b>Madde 18 -</b> <b>Demokratik Ekolojik Toplum Koordinasyonu: </b>Söz konusu Kürdistan parçasındaki temel icra organıdır. Halk Meclisi tarafından seçilir. Kongra Gel ve Halk Meclisi kararları ile Yürütme Konseyi genelgelerini hayata geçirir. Faaliyetleri hakkında KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı’na, Halk Meclisinin yıllık ve ara dönem toplantılarına düzenli rapor verir. Çalışmalarını yürütürken Yürütme Konseyi ile düzenli görüş alışverişi içinde olur. Demokratik Ekolojik<b> </b>Toplum Koordinasyonları, Kürdistan parçasının büyüklüğüne göre yeterli sayıda üyeden ve üç kişilik sözcülükten oluşur. Alanın ihtiyacı oranında komite ve çalışma örgütü oluşturarak çalışmalarını yürütür.</p>
<p><b>Madde 19 &#8211; </b><b>Yurtdışı Alanları: </b>Avrupa ve BDT alanları birer parça gibi ele alınarak, bu alanlarda yaşayan Kürt toplumu, alanın somut koşulları da gözetilerek bir parçanın örgütlenme esaslarına benzer bir biçimde demokratik örgütlülüğe kavuşturulur. Halkın demokratik iradesini ortaya çıkartan karar organları, bu karar organları tarafından seçilip denetlenen icra kurulları, öz yargı sistemleri ve ihtiyaca uygun olarak kurulmuş demokratik komünal örgütlenme sistemine göre çalışılır. <b></b></p>
</p>
<p><b>Madde 20 &#8211; Azınlık ve Kültürel Konfederasyonlar:</b> Ülkenin herhangi bir parçasında bulunan herhangi bir azınlık veya etnik-kültürel–inanç kesimi kendi özgünlüğü içerisinde demokratik özgür örgütlülüğünü geliştirerek kendi kendini yönetirken, aynı zamanda demokratik toplum konfederalizmi içerisinde temsilini bulur.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Beşinci Bölüm -</b> <b>EYALET-</b>BÖLGE<b> ÖRGÜTLENMESİ</b> :</p>
<p><b>Madde 21 -</b> <b>Eyalet-</b>Bölge<b> Meclisleri : </b>Ülkenin coğrafi ve etnik-kültürel özelliklerine göre ayrıştırılması ile eyalet-bölgeler oluşur ve bu temelde örgütlenerek demokratik konfederalizm sistemi içinde yer alır. Eyalet-bölgelerin karar organı eyalet-bölge meclisleridir. Meclislerin sayı ve bileşimleri nüfus yoğunluğu ve örgütlülük durumuna göre belirlenir. Eyalet-Bölge Meclislerinin üye sayılarının yarısı doğrudan o eyalette yaşayan halk tarafından serbest seçimle, diğer yarısı ise söz konusu eyalet-bölgedeki özgür toplum meclisleri ve Konfederalizmin bileşen örgütlerinin durumlarına göre uygun düzenlenmiş kota sistemi ile belirlenir. Çalışma düzeninde Kongra Gel ve Halk Meclisi sistemlerini esas alır. Eyalet-Bölge Meclisi söz konusu eyaletteki halkın yaşamının ve mücadelesinin gerektirdiği kararları oluşturmakla görevlidir. Yılda iki kez toplanır ve gündemini tamamlayana kadar çalışır. Eyalet Meclisi eyalet koordinasyonunu seçer ve faaliyetlerini denetler.</p>
<p><b>Madde 22 &#8211; Eyalet-Bölge Koordinasyonu:</b> Söz konusu eyalet-bölgedeki temel icra organıdır. Eyalet-bölge meclisi tarafından seçilir. Yeterli sayıda üyeden oluşur. Konfederalizmin üst kurullarının kararları ile Eyalet-bölge meclisinin kararlarını hayata geçirir. Faaliyetleri hakkında Demokratik Ekolojik Toplum Koordinasyonu ile ilişki içinde olur. Bir sözcü ve iki yardımcısı tarafından koordine edilir. Yürütme Konseyi sistemine ve alanın özelliklerine göre kendi içinde bürolar sistemini geliştirir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Altıncı Bölüm -</b> <b>ŞEHİR, KASABA VE MAHALLE ÖRGÜTLENMESİ</b></p>
<p><b>Madde 23 &#8211; Özgür Toplum Meclisleri : </b>Söz konusu şehir, kasaba ya da mahallede seçimle belirlenen delegelerden, o alanda bulunan komünlerin ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden ve belediye meclisinin demokrat üyelerinden oluşur. Kendi yerleşim alanlarına ilişkin etkin politikaları üretme ve tüm sorunların tartışılıp çözüme götürülme yerleridir. Yerleşim yerlerinin ortak karar organıdır. Üç ayda bir toplanır. Kendi içinden seçtiği başkanlık divanı tarafından yönetilir. Kararları Kongra Gel ve halk meclisleri kararlarıyla uyumlu olmak zorundadır. Özgür Toplum Meclisleri, kararlarını hayata geçirecek şehir, kasaba veya mahalle koordinasyonlarını seçer ve çalışmalarını denetlerler.</p>
<p><b>Madde 24 -</b> <b>Şehir, Kasaba ve Mahalle Koordinasyonları: </b>Yerleşim yerinin büyüklüğüne göre özgür toplum meclisi tarafından seçilen yeterli sayıda üyeden oluşur. Söz konusu yerleşim yerindeki yerel yönetici demokratik bir kişilik ise bu koordinasyonda yer alır. Söz konusu şehir, kasaba veya mahallede halkın demokratik işlerini yürüten organdır. Kongra Gel, Halk Meclisi ve Özgür Toplum Meclisinin kararlarıyla, Yürütme Konseyi ve Eyalet Koordinasyonunun genelgelerini hayata geçirir. Çalışmaları hakkında Eyalet Koordinasyonuna düzenli rapor sunar. Yine Özgür Toplum Meclisi toplantısına faaliyetleri hakkında rapor verir. <b></b></p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Yedinci Bölüm -</b> <b>KÖY VE SOKAK ÖRGÜTLENMESİ</b></p>
<p><b>Madde 25 -</b> <b>Komün: </b>Söz konusu köy ya da sokaktaki halkın örgütlü duruşudur. Çeşitli çalışma ve iş sahalarında iş ve rol komünleri de örgütlendirilir. Doğrudan demokrasinin uygulanma biçimidir. Halk yaşamının ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel, sağlık, eğitsel, öz savunma alanlarına ilişkin temel kararların tüm halkın doğrudan katılımı ile alınmasını ifade eder. Köy veya sokak komünleri, halk yaşamının ihtiyaç duyduğu her an toplanarak gerekli kararları alır. Komün toplantılarını, seçilmiş başkan ve yardımcılarından oluşan başkanlık divanı düzenler. Komün işleyişi demokratik esaslar temelinde ve doğrudan demokrasi yöntemiyle gerçekleşir. Kararlarını, aleni ve komünün kurulduğu yerleşimdeki on altı yaşından büyük herkesin katılımı ile alır. Komün pratik görevlerinin yürütülmesini koordine edecek bir yönetim seçer ve faaliyetlerini denetler. Yerel yöneticiler bu yürütme kurulunda yer alırlar.</p>
<p><b>Madde 26 -</b><b> Komün Yönetimi: </b>Komün tarafından seçilen yeterli sayıda üyeden oluşur. Tüm KCK kararları ile söz konusu komünün aldığı kararları pratiğe uygulamayı koordine eder. Çalışmaları hakkında kasaba koordinasyonuna rapor sunar ve söz konusu komüne ise tüm faaliyetleri hakkında rapor verir. Komün yaşamının örgütlü ve etkin kılınabilmesi amacıyla, komün yönetimine bağlı olarak tarım, ticaret, hayvancılık, sağlık, eğitim, spor, sanat, kadın, gençlik, öz savunma, çevre vb. komisyonlar örgütlendirilir.</p>
<p><b>Madde 27 &#8211; </b><b>Ocak : </b>Demokratik toplumsal kültürün, manevi değerlerinin demokrasi ve özgürlük ilkeleri temelinde üretildiği, topluma ve özgür bireylerine de aktarıldığı örgütlenme alanlarıdır. Demokrasi evleri niteliğini taşır. Komünal toplumsallaşmanın merkezleridir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Sekizinci Bölüm -</b> <b>YARGI</b></p>
<p><b>Madde 28 -</b> <b>Yargı Sistemi: </b>Yargı bağımsızlığı, demokratik halk adaletinin esasıdır. Halkın ahlakını ve vicdanını temsil eder. Mevcut koşullarda halkın onurunu ve özgürlüğünü savunmaktan sorumlu Halk Özgürlük Mahkemesi, disiplin ve görev düzenini korumaktan görevli İdari Mahkemeler ve halk içindeki sorunları çözmekle görevli Halk Mahkemeleri olmak üzere üç tür yargı sistemi oluşur. Askeri alandaki suçlara Yüksek Askeri Mahkeme bakar. KCK’nin konfederal bileşenleri ve içinde yer alan örgütleri idari suçlara bakmak üzere kendi disiplin kurullarını örgütlerler. Disiplin kurullarının ve Halk Mahkemelerinin temyiz mercii İdari Mahkemedir. KJB sözleşmesine giren özgün konularda yargılamayı KJB yargı organları yapar.</p>
<p><b>Madde 29 &#8211; </b><b>Halk Özgürlük Mahkemesi : </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 60.55pt;"><b>a- </b>Halkın onurunu ve özgürlüğünü korumak, KKK sistemini ve Sözleşmesinin uygulanmasını gözetmekle sorumludur. Teslimiyet ve ihaneti yargılamak, halkın özgürlüğünü ve demokratik sistemini savunmakla görevlidir. Halk özgürlük alanında kurulur ve çalışır. <b></b></p>
</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;"><b>b- </b>Halk Özgürlük Mahkemesi, iddia makamı ve karar kurulundan oluşur. İddia makamı bir savcı ve iki yardımcıdan oluşur ve Yürütme Konseyi tarafından belirlenir. Mahkeme heyeti beş üyeden oluşur ve üyeler Kongra Gel Başkanlık Divanı tarafından belirlenir ve Genel Kurul veya daimi komisyonların ortak toplantısı tarafından onaylanır.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;"><b>c- </b>Halk Özgürlük Mahkemesi, demokratik halk yargısının en üst kurumudur. Diğer yargı organlarının kararları açısından temyiz mahkemesi görevini de yerine getirir.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;"><b>d- </b>Halk Özgürlük Mahkemesinin çalışma esasları kendi yönetmeliğince belirlenir. Bu yönetmelik Genel Kurul onayından geçer.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 60.55pt;"><b>e- </b>Yüksek Adalet Divanı aynı zamanda Halk Özgürlük Mahkemesi görevini de görür.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p style="margin-left:42.55pt;text-align:justify;"></p>
<p><b>Madde 30 -</b><b> İdari Mahkemeler : </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 53.45pt;">a- Yüksek İdari Mahkeme: KCK sisteminin genel organlarında işlenen idari suçlara bakar. Ayrıca alt idari mahkemeler ve halk mahkemelerinden gelen idari davaların temyiz merciidir. Kongra Gel üyeleri arasından seçilen yedi asil ve dört yedek üyeden oluşur. Disiplin ihlalleri, görevden suistimal ve yapmama ve görev ile ilgili davalara bakar. Bu temelde Başkanlık divanı, Yürütme Konseyi ve bireylerden gelen şikayetleri inceleyerek sonuca bağlar. Kararları tüm Organlar ve bireyler açısından bağlayıcıdır. Çalışma esasları ayrıca kendi yönetmeliği ile belirlenir. Kararlarının temyiz mercii Yüksek Adalet Divanıdır</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 53.45pt;">b- İdari Mahkemeler: Her disiplin kurulu kendi alanındaki idari, disiplin ihlali, görev suiistimali vb. olaylara bakmakla yükümlüdür. Disiplin kurullarının temyiz organı İdari Adalet Divanıdır.</p>
<p><b>Madde 31 &#8211; Halk Mahkemeleri: </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 93.55pt;"><b>a- </b>Halk içinde ortaya çıkan olay ve sorunlara, halk içinde can ve mal güvenliğine yapılan saldırılara, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel vb. alanda çıkan ciddi ihtilaflara bakmak ve karara bağlamakla yükümlüdür. <b></b></p>
</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 0 93.55pt;">b- Her Halk Mahkemesi, bir savcı ve üç hakimden oluşur. Şehir veya kasaba düzeyinde örgütlenir ve çalışır. Savcılık makamı şehir veya kasaba koordinasyonu tarafından atanır: Hakimler ise Özgür Toplum Meclisi Başkanlık Divanı tarafından belirlenir ve aynı meclisin onayından geçerek görevlendirilir.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 93.55pt;">c- Halk Mahkemelerinin yargılama usulleri, suçlar ve cezalar daha geniş ve ayrıntılı olarak yönetmeliklerle belirlenir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Dokuzuncu Bölüm -</b><b> MEŞRU SAVUNMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ </b></p>
</p>
<p><b>Madde 32 -</b> <b>Meşru Savunma Yükümlülüğü: </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-54pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 96.55pt;">a- Herkes çerçevesi evrensel hukuk ile belirlenmiş meşru savunma bilincini edinmekle yükümlüdür.</p>
<p style="text-indent:-54pt;text-align:justify;margin:0 0 0 96.55pt;">b- Herkes meşru savunma için hazırlıklı olmakla ve meşru savunma çalışmalarını desteklemekle yükümlüdür.</p>
<p style="text-indent:-54pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 96.55pt;">c- Herkes meşru savunmayı gerektirecek değişik haller oluştuğunda koşulların gerektirdiği direniş mücadelesine girmekle yükümlüdür.</p>
<p><b>Madde 33 &#8211; Meşru Savunma Savaşı Hali : </b>Devlet demokratik çözüme anlamlı, duyarlı biçimde ilgi ve şans tanımaz, halkın da elinde başka<b> </b>zorlama etkeni kalmazsa, yasalar eşit uygulanmazsa, demokrasinin çözüm rolüne ilgi gösterilmezse, tüm barışçıl eylemler boşa çıkarılırsa, ayaklanma ve öz savunmaya dayalı gerilla savaşları gündeme gelir. Koma Civakên Kurdistan sistemine ve Önderliğine karşıtlık fiili bir saldırıya dönüştüğünde, Kürdistan toplumuna dayatılan siyasi anlamda sömürgecilik, ekonomik anlamda açlık, işsizlik, yoksulluk ve talan, kültürel olarak asimilasyon ve soykırım, askeri olarak da işgal konumuna karşı,<b> </b>meşru savunma savaşı gerekli hale gelir</p>
<p><b>Madde 34 -</b> <b>Savaş ve Barış Kararı: </b>Madde 33’deki hallerin oluşması durumunda Kongra Gel Genel Kurulu tarafından salt çoğunlukla direniş ya da meşru savunma savaşı kararı verilir. Bir savaş durumunda savaşın sona erdirilip barışın sağlanmasında da aynı prosedür uygulanır. Kongrenin toplanamadığı olağanüstü durumlarda ülkeyi, halkı ve tüm konfederasyonu ilgilendiren ve hayatiyet arz eden yasa çıkarma, savaş ve barış, başka güçlerle ikili anlaşma gibi konularda Başkanlık Divanı, Ara Dönem Kurulu, Yürütme Konseyi ve ilgili kurumlar ortak bileşimi Genel Kurul adına karar alabilir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Onuncu Bölüm -</b> <b>DEMOKRATİK EYLEM </b></p>
<p><b>Madde 35 -</b> <b>Demokratik Eyleme İlişkin:</b> Halkın her hareketliliği ve örgütlerin her faaliyeti bir eylemdir. Demokratik eylem, demokrasinin dilidir. Halkın temel talepleri göz ardı edildiğinde, demokrasinin birçok kurum, kural ve amacı tahrip edildiğinde demokratik eylem zorunlu çözüm aracı olur. Bu koşullarda eyleme geçmeyi başaramayan bir halk veya örgüt demokratikleşemez. Eylemler, basitten karmaşığa doğru, gösteri, toplantı, yürüyüş, seçim, miting, protesto, grev, şartları doğduğunda yasal direnme ve ayaklanmalara kadar gider. Eylemliliği besleyen halkların örgütlü gücüdür. Sivil toplum eylemleri temelde yapıcıdır ve demokrasilerde pozitif eylem anlayışı esastır.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>On Birinci Bölüm -</b> <b>EKONOMİK VE MALİ SİSTEM</b></p>
<p><b>Madde 36 -</b> <b>Ekonomi ve Mali Sistemde Planlama ve Rejim: </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 93.55pt;">a- Ekonomi ve mali sistem, ekonomi ve maliye komitesinin koordinesinde ve bütçe sistemi içinde yıllık bir planlamayla yürütülür.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 0 93.55pt;">b- Ekonomi sistemi, kar ve metalaşmaya dayalı olmayan, kullanım değeri ve demokratik paylaşıma dayalı sistemi temsil eder. Özgür Toplum Meclislerine dayalı alanlarda üretimin ve mülkiyetin meclis yerleşim yerlerine bağlı olmasını benimser. Köy, kasaba ve şehirlerde kamu yararına olan, ihtiyaçların üretimini artan bir verimlilikle yaratan sanayi ve ticaret rejimi ile tarım ve hayvancılık sistemini uygular. Ayrıca Kürdistan şartlarında orta ölçekli işletmeciliğe önem verdiği kadar, yerelde de yaygın kooperatifleşme, atölyeleşme, döner sermaye işletmeciliğini de geliştirmeye çalışır. Her yerleşim yerinin kendi örgütlülüğüyle temel gereksinimlerini karşılaması hedeflenir.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 0 93.55pt;">c- Kürdistan ekonomisinin büyütülmesi ve refah düzeyinin artırılması için gerekli çalışmalar yürütülür. İşsizlik ve yoksulluğun giderilmesi ve savaş mağduriyetinin ortadan kaldırılması için gerekli sosyal ve ekonomik projeler uygulanır.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 0 93.55pt;">d- Kürdistan’da ekonomik kaynakların, yer altı ve yerüstü zenginliklerin korunması ve toplum yararına aktif bir şekilde işletilmesi sağlanır.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 0 93.55pt;">e- Ekonomik üretimi geliştiren ve daha verimlileşmesini sağlayan meslek gruplarının örgütlendirilmesi ve dayanışma içinde çalışmaları öngörülür.</p>
<p style="text-indent:-51pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 93.55pt;">f- Bu ekonomik ve mali rejim ekolojiye uygunluk çerçevesinde yürütülür.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>On İkinci Bölüm -</b> <b>DEMOKRATİK ÖRGÜTLENME SİSTEMİ:</b></p>
<p><b>Madde 37 &#8211; </b><b>PKK :</b> PKK, klasik parti olmayan, iktidarı hedeflemeyen, daha çok ideolojik ve ahlaki oluşumdur. Felsefe, bilim ve sanat alanında ideolojik ve özgür ahlaki bir örgütlenmedir. KCK sisteminin ideolojik gücüdür. Önderlik felsefe ve ideolojisinin hayata geçirilmesinden sorumludur. Bu çerçevede demokratik konfederalizm organlarının demokratik kurumlaşmasında yer alırlar. KCK sistemi içerisindeki her kadro ideolojik, ahlaki, felsefik ölçüler açısından PKK yapılanmasına bağlıdır. Aynı zamanda her kadro yer aldığı çalışmanın çalışma ilkeleriyle de faaliyet yürütür.</p>
<p><b>Madde 38 &#8211; Koma Jînên Bilind (KJB): </b>Kadının komünal-konfederal topluluk sistemidir. KCK’nin temel organları, komiteleri, alan merkezleri içinde özgün, özerk yer alır ve örgütlenir. KJB üyeleri hem kendi organlarına karşı sorumludurlar hem de içinde bulundukları KCK organlarına karşı sorumluluk taşırlar. KJB, KCK sisteminin konfederal bir bileşeni olarak KCK sistemine karşı sorumludur.<b> KJB dört temel bileşenden oluşur.</b> İdeolojik alan; kadının ideolojik öncü gücü olarak PAJK’ tır. PAJK ayrı bir parti olarak örgütlenir. YAJK aynı çizgide özgün örgütlenir ve çalışmalarını PAJK ile ortaklaştırır. KJB’nin meşru savunma gücü YJA-Star, toplumsal alan örgütlenmesi kadının ayrı kitle örgütlülüğü olarak YJA’ dır. Komalan Civan içerisinde örgütlenen genç kadın KJBnin gençlik bileşenidir. KJB’nin karar organı Kurultay ve uygulama gücü KJB Yürütme Konseyi’dir. Demokratik Kürdistan toplumsallaşması içerisinde yaşamı, yer alışı, katılımı, topluluk hakları, sorumlulukları, görev ve örgütlenme sistemi ayrıca kendi sözleşmesinde tanımlanır.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 39 &#8211; Komalan Ciwanen Demokratiken Kürdistan (Demokratik Gençlik Konfederalizmi): </b>Bütün gençleri çatısı altında toparlayan, değişik gençlik gruplarının içinde yer aldığı kültürel, siyasal, sosyal bir örgütleme olarak KCK içinde öncü bir misyonla yer alır. KCK’nin tüm organları, alan merkezleri ve komiteleşmelerinde özgün ve özerk örgütlenir ve yer alır. Ayrıca tüm çalışma sahalarına yönelik kendi örgütlenmelerinin geliştirir. En üst karar organı iki yılda bir gerçekleştirilen kongre ve icra organı da bu kongreden seçilen Komalan Ciwan Koordinasyonudur. Demokratik Gençlik Konfederalizmi görevlileri hem kendi organlarına karşı hem de içinde bulundukları KCK organlarına karşı sorumluluk taşırlar.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b></b></p>
<p><b>Madde 40 &#8211; Partiler :</b> </p>
</p>
<p style="text-indent:-53.25pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 95.8pt;">a- Partiler, demokratik siyasetin temel geliştirici güçleri ve demokrasilerin vazgeçilmez öğeleridirler. Temel siyasal örgütler olarak; devlet odaklı olmayan, toplumsal talepleri esas alan, toplumu bilinçlendirme ve örgütlemeyle görevli olup, toplumu devlet karşısında sürekli güçlendiren ve toplum taleplerini devletle dengeleyen kurumlardır.</p>
<p style="text-indent:-53.25pt;text-align:justify;margin:0 0 0 95.8pt;">b- Demokratik siyaset odaklı siyasal partiler, geniş demokratik toplum örgütlenmesinin ideolojik, teorik ve yönetsel esas gücüdürler.</p>
<p style="text-indent:-53.25pt;text-align:justify;margin:0 0 0 95.8pt;">c- Partilerin demokratik oluşumu, örgüt içi demokratik işleyişi ve demokratik yönetimleri esastır. Tüm işleyişleri halka açıktır.</p>
<p style="text-indent:-53.25pt;text-align:justify;margin:0 0 0 95.8pt;">d- Demokratik siyasal yaşamda partiler, demokratik ittifaklar geliştirebilirler.</p>
<p style="text-indent:-53.25pt;text-align:justify;margin:0 0 0 95.8pt;">e- Irkçı ve despotik olmayan ve sistem içinde şiddeti öngörmeyen partiler meşru kabul edilir.</p>
<p style="text-indent:-53.25pt;text-align:justify;margin:0 0 0 95.8pt;">f- Siyasal partiler serbest kurulurlar. KCK sisteminden çıkarılmaları ise, Halk Özgürlük Mahkemeleri kararı ile gerçekleşir.</p>
<p style="text-indent:-53.25pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 95.8pt;">g- Partilerin kuruluş ve çalışma esasları siyasi partiler yasası ile ayrıca düzenlenir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 41 -</b> <b>Dernekler: </b>Demokrasinin, halk tabanına köklü yayılması, birey ve toplum yaşamını demokratik tarzda geliştirme, doğal çevreyi koruma, geliştirme, yoksulluğu aşma ve toplumda çıkabilecek her hangi bir sorunu çözme amaçlı kurulan fonksiyonel kurumlaşmalardır. Özgün ihtiyaçlara göre her alanda kurulabilir. Demokratik işleyişin yerinde ve yetkince kullanılmasını esas alırlar. Kurulacak derneklerin demokratik konfederalizme karşı yıkıcı olmaması aranır.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 42 &#8211; </b><b>Birlikler: </b>Üretim ve tüketim birlikleri, çevreyi koruma ve geliştirme birlikleri, köylüler birliği, kadın ve gençlik birlikleri, belediyeler arası birlikler ve toplumsal yaşamın her alanında birlikler kurulabilir. Birlikler kurulduğu alanlardaki işlerin dayanışma içinde ve koordineli yapılmasını sağlarlar, toplum içinde yaşanan olağanüstü koşullarda dayanışma ve yardımlaşma güçleri olarak rol oynarlar.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 43 &#8211; Sendikalar: </b>Devletçi ve iktidarcı yaklaşımdan uzak, demokratik toplumcu özgür sendikacılık anlayışıyla hareket eden, iş ve emek yaşamını düzenleyen, üretim ve çalışma düzenini sağlayan demokratik kurumlaşmalardır. Ekonomi ve emek alanının demokratik örgütlenişini sağlayarak demokrasinin toplumsal-ekonomik zemininin oluşmasına katkı sunarlar. Demokratik Emek Konfederasyonunu kurup bünyesinde çalışma yürütürler. Uluslar arası emek güçleriyle dayanışarak, bölgesel ve uluslar arası çalışmalar yaparlar ve ortak örgütlülüklere giderler.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 44 &#8211; Halk Savunma Güçleri: </b>KCK sisteminin geliştirilip korunmasında halkın temel savunma ve barış gücüdür. Yeterli sayıda örgütlendirilmesi ve donatılması esas alınır. Demokratik Toplum Konfederalizmi Önderliği ve Kongra Gel’in siyasal iradesi doğrultusunda hareket eder. Komünal demokratik örgütlülük temelinde halkın öz savunmasını geliştirir. Halk Savunma Güçleri kararlarını gerçekleştirdiği konferanslarla alır. Halk Savunma Güçleri; KCK sistemi içinde özerk bir örgütlenmedir, sistemin diğer organları ile ilişkileri Halk Savunma Alan Merkezi üzerinden gerçekleşir. Kendi iç düzenlemesini yönetmenliğine göre yapar ve komuta konsey üyelerini, Yürütme Konseyi Başkanlığının onayına sunar</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>On Üçüncü Bölüm &#8211; ORTAK HÜKÜMLER</b></p>
<p><b>Madde 45 &#8211; Demokratik İşleyiş Esasları: </b></p>
</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:14pt 0 0 60.55pt;">a- Bütün yönetim organları seçimle belirlenir ve değişir.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">b- Bütün organlar birbirlerine rapor ve genelge sistemiyle bağlıdırlar.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">c- Demokratik katılımcılık, inisiyatif ve kolektivizm esastır.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">d- Seçimle göreve gelen tüm yönetimler seçen organlar tarafından yıllık denetime tabi tutulurlar. Seçen organlar gerektiğinde ve koşulların uygunluğuna göre görevlileri geri çekme hakkına sahiptir.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">e- Her çalışma alanında % 40 cins kotası gözetilir.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">f- Çalışmalar yürütülürken, başta kadın ve gençlik olmak üzere değişik kesimlerin kendi iç örgütlülükleri gözetilir.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">g- Bütün organlar halkın eleştiri ve önerilerine açıktır ve halka bilgilendirme yapar.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">h- Demokratik Konfederalizmde, kararları meclisler alır. Yürütme kurulları bu kararları uygulamakla görevlidir.<b> </b>Ayrıca karar alma ve yürütme organlarının dışında yargı ve denetleme organları da vardır.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">i- Görevi ihmal ve ağır suiistimal durumunda Yürütme Konseyi görevi durdurur ve Yüksek Adalet Divanına baş vurur.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 0 60.55pt;">j- Demokratik işleyiş ilkelerine ters düşecek şekilde organlar ve bireyler birbirinin kurumsal varlığını hedefleyen teşhir edici tartışmalar geliştiremez, çalışmalarını sınırlayamaz, müdahale edemez, görev alanı dışında genelge yayınlayamaz.</p>
<p style="text-indent:-18pt;text-align:justify;margin:0 0 14pt 60.55pt;">k- Bu Sözleşme ile çelişen yasa ve yönetmelikler geçersizdir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde 46 -</b> <b>Kürdistan Demokratik Konfederal Birliğine İlişkin: </b>KCK her Kürdistan parçasında halkın öz iradesini esas alır. Bu iradeyi demokratik konfederalizm esaslarına göre ortaya çıkartır. Demokratik ulus birliğini hedefler. Parçalar arası ilişkide konfederal dayanışma ve birlik esastır. Bu dayanışma ve birlik, tüm parçalardaki ve yurtdışındaki halkın ortak karar, yürütme ve denetleme organları ile sağlanır. Ortak ekonomi ve eğitim politikaları, sosyal ve kültürel etkinliklerle ve ortak meşru savunma ile geliştirilir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Madde: 47 &#8211; Sözleşmenin Değiştirilmesi: </b>KCK Sözleşmesi Önderlik, Başkanlık Divanı, Yürütme Konseyi veya en az 50 Genel Kurul üyesinin yazılı talebi üzerine, Genel Kurul tarafından değiştirilebilir. Değişiklik önergesi genel esaslar çerçevesinde görüşülür ve oya sunulur. Değişikliğin kabulü için Genel Kurul üye tamsayısının salt çoğunluğu gereklidir.</p>
<p><b>On Dördüncü Bölüm -</b> <b>EK MADDELER </b></p>
</p>
<p><b>Ek Madde 1 -</b> <b>Kurucu Meclis: </b>Kongra Gel II. Dönem Genel Kurulu aynı zamanda kurucu meclis işlevini de görür.</p>
<p><b>Ek Madde 2 -</b> <b>Kabul Ediliş Tarihi: </b>Bu sözleşme Kongra Gel, Genel Kurulunun 17 Mayıs 2005 tarihli oturumunda kabul edilmiştir.</p>
<p><b>Ek Madde 3 -</b> <b>Yürürlülük: </b>Bu sözleşme yayınlandığı tarihten itibaren geçerlidir. Şeklinde olduğu,</p>
<p class="MsoNormal">KCK sözleşmesinin PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde yasama meclisi tarafından 17.05.2005 tarihindeki kabulünden itibaren Suriye, İran, Irak ülkeleri gibi ülkemizde de yapılandırıldığı, (KCK 12/a, 18/2, 46/1 maddeleri)</p>
<p>Kısaca siyasi sınırları olmayan fakat hangi ülkede yaşıyorsa <b>İran, Irak, Suriye, Türkiye </b>ülkelerinin adli, idari ve siyasi rejimine tamamen alternatif bir sistem oluşturarak bütün Kürtleri bu sistem altında birleştiren bir organizasyon kurulduğu,</p>
<p>Yapının başında Abdullah ÖCALAN’ın bulunduğu, ana hatlarıyla hangi ülkede yaşarsa yaşasın bütün Kürtlerin aynı zamanda KCK vatandaşı olabileceği, <b>yasama, yürütme ve yargı erklerinin bulunduğu,</b> bu erklere bağlı ünitelerin aldığı kararları Abdullah ÖCALAN’ın ve sözde yasama organı olan KONGRA-GEL ‘in karaları ile uyumlu olmak zorunda olduğu, vatandaşlığa kabul ve ihraç işlemlerinin düzenlenip vergi mükellefiyetinin getirildiği, üç kısımdan oluşan bir yargı düzeni planlandığı ve halkın kendi sorunlarının <b>“Halk Mahkemeleri”</b> adı altında oluşturulan yapılarla çözüleceği, silahlı faaliyetlerin de <b>“Meşru Savunma Hükümlülüğü”</b> adı altında düzenlendiği,</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>KCK sisteminin başında bölücü başı Abdullah ÖCALAN’ın, sözde Yasama organı olarak görev yapan KONGRA-GEL’in başında Zübeyir AYDAR’ın, sözde Yürütme organı olarak görev yapan Konseyi’nin başında CEMAL (K) Murat KARAYILAN’ın bulunduğu, Yürütme görevini yürüten Cemal KOD Murat KARAYILAN’ın yardımcılıklarını ise ABBAS (K) Duran KALKAN, Mustafa KARASU ile CUMA (K) Cemil BAYIK isimli örgüt mensuplarının yaptıklarının tespit edildiği. </p>
</p>
<p>Yasadışı PKK/KONRA-GEL terör örgütünün KCK modeli ile alakalı olarak örgütün Danimarka ülkesinden yayın yapan, örgütün televizyonu ROJ TV’nin 10.01.2008, 12.01.2008, 17.02.2008, 27.02.2008, 24.03.2008, &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.., 13.10.2008, 25.12.2008, 26.12.2008, &#8230;&#8230;.. v.b. Tarihlerindeki haber bültenlerinde Cemal KOD Murat KARAYILAN’dan bahsederken “ KCK YÜRÜTME KONSEYİ BAŞKANI” sıfatının kullanıldığı, </p>
</p>
<p>Yine Abbas KOD Duran KALKAN’dan bahsedilen 26.05.2008 , 24.06.2008, 22.09.2008, 03.11.2008, 17.11.2008 tarihli haber bültenlerinde de “KCK YÜRÜTME KONSEYİ ÜYESİ” sıfatının kullanıldığı, </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin bir çok günlü ve kısa çözümü soruşturma dosyamızın içerisinde bulunan haber bültenlerinde, Mustafa KARASU, Cemil BAYIK hakkındaki sunumlarda da “KCK YÜRÜTME KONSEYİ ÜYESİ” sıfatını kullandıkları, </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 20.10.2008 tarihli haber bülteninde: “KCK, ÖCALAN’A FİZİKİ SALDIRI KONUSUNDA TÜRK DEVLETİNİ UYARDI”, “Kürt halkınada eylemleri yükseltme çağrısı yaptı”. KCK yürütme konseyi başkanı Murat KARAYILAN: “Öcalan’ın şahsında Kürt halkının asla boyun eğmeyeceklerini söyledi” KCK yürütme konseyi başkanı Murat KARAYILAN: “Türk Devletinin İmralıda sergilediği tutum Türk Halkı adı altınada utanç duyulacak bir durumdur. Tanklarla, toplarla &#8230;&#8230;” “Karayılan tüm kürdistan halkını direnişe çağırdı. ” </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 13.10.2008 tarihli haber bülteninde: “KCK yürütme konseyi başkanı Murat KARAYILAN bezele “Aktütün”, Amed “Diyarbakır” şehir merkezlerindeki eylemlerin yarattığı etkiyi değerlendirdi. Karayılan : “Türk yetkilileri PKK’nın beli kırıldı yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını bu eylemlerle açığa çıktığını belirtti&#8230;” </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 07.10.2008 tarihli haber bülteninde: “KCK yürütme konseyi başkanlığı, bezele baskınlarının meşru müdafa ve başarı oranı yüksek bir eylem olduğunu duyurdu&#8230;.” “KCK Kürtlere ön savunma sistemlerini oluşturma çağrısı yaptı &#8230;” </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>ROJ TV’nin 12.09.2008 tarihli haber bülteninde: “PKK’NIN ONUNCU KONGRESİNİ DEĞERLENDİRİLEN PKK KORUYUCU ÜYELERİNDEN CEMİL BAYIK PKK KADROLARININ KCK SİSTEMİNİN DÖRT TEMEL ÖRGÜTLENMESİNİ HAYATA GEÇİRMEKLE SORUMLU OLDUKLARINI KAYIT ETTİ.” “PKK MECLİS ÜYESİ BAYIK KCK SİSTEMİNİN HAYATA GEÇİRİLMESİ İÇİN MEŞRU SAVUNMA SAVAŞININ ZORUNLULUĞUNADA DİKKAT ÇEKTİ&#8230;” , BAYIK: “HER YERDE SİYASET AKADEMİLERİNİN KURULMASI, KENT MECLİSLERİNİN KURULMASI, DEMOKRATİK TOPLUM KONGRESİNİN KURUMLAŞARAK ÇALIŞMASI VE YİNE HER YERDE KOOPARATİFLERİN KURULMASI, KODRA ÖNDERLİĞİN BELİRTTİĞİ BU DÖRT AYAĞI ESAS ALARAK PRATİKTE ÖRGÜTLENMEYİ GELİŞTİRMELİDİR. EĞER KADRO BUNA ÖNCÜLÜK YAPARSA HALKI BUNA ÇEKEBİLİRSE SİSTEM ÖRGÜTLENİR VE HALKLAR AÇISINDAN ALTERNATİF BİR SİSTEM DÜZENİ OLUŞABİLİR&#8230; MEŞRU SAVUNMA SAVAŞI GERİLLA VE SERHİLDAN CEPHESİNDEN YÜRÜTÜLMEDİKÇE VE BUNDAN BAŞARILI SONUÇLAR ÇIKARILMADIKÇA KCK SİSTEMİNİN YİNE SAĞLIKLI ÖRGÜTLENDİRİLEMEYECEĞİNİ BİLMEK ZORUNLUDUR. </p>
</p>
<p>ÖNDER APONUN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN VE KÜRT SORUNUNUN DEMOKRATİK ÖZGÜRLÜKÇÜ ÇÖZÜMÜNÜNDE KCK SİSTEMİNİN GELİŞTİRİLİP YETKİNLEŞTİRİLMESİ İLE BAĞLANTILI OLDUĞUNU, HER PKK KADROSUNUN BİLMESİ İLİKLERİNE KADAR YAŞAMASI VE BUNUN GEREKLERİNİ BİLİNCİ VE YÜREĞİNİ ORTAYA KOYARAK GERÇEKLEŞTİRMESİ GEREKİR&#8230;” </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 14.08.2008 tarihli haber bülteninde: KCK inkar ve imhaya karşı 15 Ağustos ruhuyla EDİ BESE hamlesini yükseltmeye çağırdı. </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 30.06.2008 tarihli haber bülteninde:KCK Kürtleri zilan ruhu ile alanlara çıkmaya çağırdı. </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 26.05.2008 tarihli haber bülteninde:KCK yürütme konseyi üyesi Duran KALKAN “EDİ BESE hamlesinin ikinci aşamasını da örgütlenme aşaması olarak tanımladı. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>ROJ TV’nin 10.05.2008 tarihli haber bülteninde:KCK yürütme konseyi başkanlığı: “Türk Genel Kurmayının dün gece yarısı PKK yetkililerinin kaçtığı&#8230;” yönündeki haberleri yalanladı. Hiçbir güç kürdistan dağlarından özgürlük gerillasını sökemez ifadelerinin yer aldığı açıklamada, KCK: “Şemdinliye bağlı bezele karakolu baskınınıda ikinci oramar eylemi olarak tanımladı&#8230;” Doktor Bahoz Erdal arkadaşında yerini terk edip Haftanin gizlendiğine dair yalan haberler uydurulmaktadır&#8230; </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 24.02.2009 tarihli haber bülteninde:KCK yürütme konseyi başkanlığı zap direnişinin birinci yıl dönümü nedeniyle açıklama yaptı&#8230; </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 05.03.2009 tarihli haber bülteninde:KCK yürütme konseyi üyesi Mustafa KARASU gaznedeki katliamda Türkiye ve Mısır’ın parmağının olduğunu söyledi. </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 15.03.2009 tarihli haber bülteninde:KCK yürütme konseyi başkanı Murat KARAYILAN bir süredir gündemde olan ulasal konferans tartışmalarını değerlendirdi. Karayılan: “ÖNKOŞULSUZ İPOTEK ALTINA ALINMAMIŞ ULASAL VE DEMOKRATİK KONFERANSIN ZORUNLULUK OLDUĞUNU, KONFERANSIN DÖRT PARÇADAKİ KÜRTLERİ TEMSİL ETMESİ GEREKTİĞİNİ, PKK’NIN DAHİL EDİLMEYECEĞİ BİR KONFERANSI MEŞRU GÖRMEYECEKLERİNİ” belirtti. </p>
</p>
<p>ROJ TV’nin 13.04.2009 tarihli haber bülteninde: Kürt hareketi bir kez daha Kürt sorununun diyalogla çözülmesi için adım attı. KCK (KOMA CİWAKEN KÜRDİSTAN) 29 Marta kadar ilan ettikleri çatışmasızlık ortamını 1 Haziran’a kadar sürdürdüğü kararını aldı. Şeklinde sunumların yapıldığı. </p>
</p>
<p>Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile Diyarbakır TEM Şube Müdürlüğü tarafından KCK/TM örgütlenmesine ilişkin yapılan operasyon sonrasında Abdullah ÖCALAN’ın avukatları ile yaptığı görüşmesinde: </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>“DTP’YE OPERASYON YAPILMIŞ, BUNU DA KCK SİSTEMİNE DAYANDIRIYORLAR. KCK SİSTEMİ ÖYLE DEĞİLDİR. <b>KCK’NIN MERKEZİ DAĞDADIR, KANDİLDEDİR.</b> BURADAKİ YAPILANMA KCK DEĞİLDİR. İKİ YILDIR TAKİP ETTİKLERİNİ SÖYLÜYORLAR. BEN BOŞUNA AKADEMİ’DEN BAHSETMEDİM. HER TARAFTA AKADEMİ KURABİLİRLER. BÖYLE KÜÇÜK BİR YER YERDE BİLE ÜÇ BEŞ KİŞİ BİR ARAYA GELİP BİR AKADEMİ KURABİLİR. BÜTÜN SORUNLARI KÜÇÜK BİR YERDE BİLE ÜÇ BEŞ KİŞİ BİR ARAYA GELİP BİR AKADEMİ KURABİLİR. BÜTÜN SORUNLARI TARTIŞIRLAR. AKP’NİN BİLE BİR SÜRÜ AKADEMİSİ VAR. AKADEMİSYENİ VAR. BEN DEMOKRATİK TOPLUM KONGRESİNİN DE FAAL HALE GETİRİLMESİNDEN BAHSETMİŞTİM. DEMOKRATİK TOPLUM KONGRESİNE İSTEDİĞİNİ, NE TALEP ETTİĞİNİ, NASIL BİR SİYASET YÜRÜTTÜĞÜNÜ APAÇIK BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAR. BUNU YÖNETMELİĞİNDE, TÜZÜĞÜNDE AÇIKÇA BELİRTİR. BUNA GÖRE DE MÜCADELESİNİ YÜRÜTÜRLER. BÜTÜN DİĞER KURUMLAR DA BU ŞEKİLDE ÇALIŞMALARINI YÜRÜTTÜRLER. BEN DEFALARCA DEMOKRATİK SİYASET AKADEMİSİ KURULMALIDIR”. Şeklinde konuştuğu. </p>
</p>
<p class="MsoNormal">
<p>Diyarbakır Emniyet müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından mevcut deliller itibariyle KCK şemasının aşağıdaki şekilde tespit edildiği,    </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.25pt;text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin-left:-35.45pt;text-align:justify;">
<h1 style="margin-left:35.4pt;text-indent:0;text-align:justify;">KOMA CİWAKEN KÜRDİSTAN/TÜRKİYE MECLİSİ (KCK/TM) FAALİYETLERİ ; </h1>
<p>KCK’nın 1. maddesinde sistemin adı başlığı altında “KOMA CİWAKEN KÜRDİSTAN’dır. Kısaltılmış adı KCK’dır” şeklinde yönetim sisteminin belirlendiği, </p>
</p>
<p>KCK’nın 2. maddesinde sistemin niteliği belirtilirken “ KOMA CİWAKEN KÜRDİSTAN DEMOKRATİK, TOPLUMCU, KONFEDERAL BİR SİSTEMDİR” hususu belirtilerek, 3. maddesinde ableminin 21 ışından oluşan sarı güneş içerisinde kırmızı yıldız olduğu, bayrağının ise yeşil zemin üzerinde, kırmızı yıldızların yer aldığı, 21 ışınlı sarı güneşten oluştuğunun ifade olunduğu, </p>
</p>
<p>KCK’nın 4. maddesinde genel örgütsel değerlendirmeler yapılarak “b” fıkrasında “KOMA CİWAKEN KÜRDİSTAN; BİR DEVLET SİSTEMİ OLMAYIP, HALKIN DEVLET OLMAYAN VE SINIRLARI ESAS ALMAYAN DEMOKRATİK BİR SİSTEM OLDUĞUNDAN, BAŞTA KADINLAR, GENÇLER VE EMEKÇİLER OLMAK ÜZERE HALKIN TÜM KESİMLERİNİN, HALK VE TOPLULUKLARIN KENDİ DEMOKRATİK ÖRGÜTLENMESİNİ YARATMASINI, POLİTİKAYI DOĞRUDAN VE ÖZGÜR, EŞİT KCK YURTTAŞLIĞI TEMELİNDE YERELDE KENDİ ÖZGÜR YURTTAŞLIK MECLİSLERİNDE ÖZGÜR VE YETERLİLİK İLKESİNE GÖRE YAPMASINI SAĞLAMAK” şeklinde tanımlamıştır. </p>
</p>
<p>KCK’nın 6. maddesinin “a” bendinde “KCK YURTTAŞLARI BAŞKA YURTTAŞLIKLARDA EDİNEBİLİRLER” şeklinde yurttaşlık sınırlarının genişletildiği, </p>
</p>
<p>Devam eden 7,8,9. maddelerde örgütsel amaçlara dayalı temel hak, özgürlükler ve görevlerden bahsedildiği, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>KCK’nun 10. maddesinin “b” bendinde sözde KCK yurttaşları için “BASKI VE SÖMÜRÜYE KARŞI DİRENMEKLE YÜKÜMLÜDÜR”, “c” bendinde “MEŞRU SAVUNMA SAVAŞI HALİ DURUMUNDA YURTSEVERLİĞİN BİR GEREĞİ OLARAK YURDUN, TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN SAVUNULMASINA AKTİF KATILMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ VARDIR” şeklinde yükümlülükler getirildiği, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>Bu şekilde kırsalda örgüt adına silahlı faaliyet gösteren ve HPG diye bilinen örgüt mensuplarına meşru bir zemin hazırlanmaya çalışıldığı, </p>
</p>
<p>KCK’nın 11. maddesinde bu yapının kurucusu ve önderinin yasadışı PKK terör örgütünün hükümlü elebaşı Abdullah ÖCALAN olduğundan bahsedildiği, </p>
</p>
<p>KCK’nın 12. maddesinde örgütün sözde yasama meclisi olarak değerlendirilen KONGRA-GEL’in yapısı ve çalışmasından bahsedilip, </p>
</p>
<p>KCK’nın 13. maddesinde örgütün sözde yürütme konseyinin yapısının belirlendiği, anılan maddenin “e” fırkasında, yürütme konseyinin alan merkezleri ve koordinasyon esasına göre kendini örgütleyip çalışmalarını yürüttüğünden bahsedilerek faaliyet noktalarını İDEOLOJİK ALAN, SİYASAL ALAN, SOSYAL ALAN, EKONOMİK ALAN VE HALK SAVUNMA ALAN MERKEZLERİ şeklinde belirleyerek devam eden cümlede “&#8230; KÜRDİSTANIN DÖRT PARÇASI VE YURT DIŞI SAHALARARINA GÖRE KURULMUŞ KOORDİNASYONLARI İLE KADIN VE GENÇLİK KOORDİNASYONLARIDIR. ALAN MERKEZLERİ VE KOORDİNASYONLARINA İLİŞKİN ÇALIŞMALARI YÜRÜTME KONSEYİ BAŞKANLIĞI KOORDİNE EDER” şeklinde düzenleme yaptığı, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>KCK’nın eyalet ve bölge örgütlenmesi üst başlığındaki <u>21. maddesinde “<i>Ülkenin coğrafi ve etnik-kültürel özelliklerine göre ayrıştırılması ile eyalet-bölgeler oluştur ve bu temelde örgütlenerek demokratik konfederalizm sistemi içinde yer alır. Eyalet-bölgelerin karar organı eyalet-bölge meclisleridir. Meclislerin sayı ve bileşimleri nüfus yoğunluğu ve örgütlülük durumuna göre belirlenir. Eyalet-bölge meclislerinin üye sayılarının yarısı doğrudan ve eyalette yaşayan halk tarafından serbest seçimle, diğer yarısı ise söz konusu eyalet- bölgedeki özgür toplum meclisleri ve konfederalizmin bileşen ve örgütlerinin durumlarına göre uygun düzenlenmiş kota sistemi ile belirlenir. Çalışma düzeninde Kongra-Gel ve Halk Meclisi sistemlerini esas alır. </i></u></p>
</p>
<p><i><u>Eyalet-bölge meclisi söz konusu eyaletteki halkın yaşamının ve mücadelesinin gerektirdiği kararları oluşturmakla görevlidir. Yılda iki kez toplanır ve gündemini tamamlayana kadar çalışır. Eyalet meclisi eyalet koordinasyonunu seçer ve faaliyetlerini denetler”</u></i> şeklinde düzenleme yaptığı, </p>
</p>
<p class="MsoNormal">KCK sözleşmesinin yukarda yazılı bulunan 21. Maddesindeki eyalet bölge örgütlenmesi kapsamında aynı sözleşmenin 18 ve 22. Maddeleri gereğince bir örgütsel yapının oluşturulduğu, bu örgütsel yapının KOMA CİWAKEN KÜRDİSTAN/ TÜRKİYE MECLİSİ (KCK/TM) şeklinde isimlendirildiği, </p>
</p>
<p class="MsoNormal">PKK KONRA-GEL adına faaliyet yürüten KCK/TM örgütsel yapısının ülkemizde örgüt adına örgütsel faaliyetler düzenlemek için KCK sözleşmesinin 14. Maddesi gereğice “SİYASİ, EKOLOJİK VE YEREL YÖNETİMLER, HUKUK, DIŞ İLİŞKİLER, AZINLIKLAR VE İNANÇ GRUPLARI” gibi alan merkezlerini kurarak yapılandırdıkları. </p>
</p>
<p>KCK/TM üyelerinin yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün örgütsel faaliyetlerini organize ettikleri, eylemler ve yapmış oldukları faaliyetler ile ilgili toplantılar yaparak karar aldıkları, yerel yönetimler üzerinde KCK yapısından kaynaklanan sözde yetkilerini kullanarak yerel yönetimleri yönlendirdikleri, Kent meclislerini oluşturarak İDEOLOJİK ALAN, SİYASAL ALAN, SOSYAL ALAN, EKONOMİK ALAN VE HALK SAVUNMA ALAN MERKEZLERİ’ni kurup GENÇLİK VE KADIN ÖRGÜTLENMELERİNİ devam ettirdikleri, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>Tespit edilen şahısların tespit edilmesi ve örgütsel faaliyetlerinin açığa çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımız (CMK 250. Madde İle Yet.) talimatları ile Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 2007/996 soruşturma sayılı dosya kapsamında yapılan fiziki ve teknik çalışmalar neticesi, <b>YEREL YÖNETİMLER KOMİSYONU</b> ismi adı altında faaliyet yürüten Diyarbakır İli Merkez Yenişehir İlçesi Kooperatifler Mahallesi Aliemiri 4. Sokak Paşa İşcanlı Apt. No. 1 sayılı adreste gerçekte KCK/TM yapısının faaliyette olduğunun tespit edilerek, tespit edilen adreste Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğinden alınan 04.04.2008 gün 2008/996 sayılı Teknik izleme, ses ve görüntülerden elde edilen bilgilerin kayda alınması kararı ile soruşturmanın devam ettirildiği,</p>
<p>Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının ortam görüşmelerinden bir çok örgütsel faaliyetlerini planladıkları, örgüt üyelerine örgütsel ve ideolojik eğitim konusunda çalışma yapıtkları, KCK adına yargısal faaliyet ile örgüt adına mali çalışma yaptıkları, </p>
</p>
<p>KCK/TM mensuplarının yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünden bahsederken “ÖRGÜT”, “HAREKET” şeklinde isimler kullandıkları, örgütün hükümlü elebaşı Abdullah ÖCALAN’dan bahsederken ise “ÖNDERLİK” ifadesini kullandıkları, </p>
</p>
<p>Aşağıda KCK/TM mensuplarının kendi aralarında ve diğer örgüt mensupları ile yaptıkları görüşmelerinin küçük bir kısmı konuları itibariyle ayrılmak suretiyle tespit edildiğinden aşağıdaki şekilde olduğunun görüldüğü, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">1 &#8211; KCK/TM GÖRÜŞMELERİ ; </h1>
<p>Sözü edilen yerde 08.06.2008 tarihinde yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü kapsamında faaliyet yürüten KCK/TM’ye mensup kişiler arasında geçen ortam görüşmesinde; </p>
</p>
<p>1. KONU : Diğer TÜRKİYE SÖZCÜLERİ ile görüştüklerini en önemli olarak GÜVENLİK KONUSU olduğunu, resmiyette YEREL YÖNETİMLER olduğu, ancak öyle olmadıkları için dikkatli olmaları gerektiği, hiç tanımadıkları şahısların bile bulundukları yere geldiklerini, </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR: Çimen IŞIK, Hüseyin YILMAZ </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">SÜRESİ : 00:34;18 ile 00:36;19 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen Işık </b>: …………. çalışması ………….. bazı süreç… ………… fakat ben başka ……………. İlişken <b><i>genel anlamda sade komisyon değil</i></b>, belki bir çok toplantıda bir çok ……………. dile gelen bir konu… ama …………….. çok genel olarak ……………. çalışma yürütebilecek gibime geliyor. Ben ……. <b><i>TÜRKİYE SÖZCÜLERİYLE görüştüm </i></b>işte …………. görüşüldü ama genelde pratikte gelişen şu oluyor, çalışmalar yoğunlaştıkça arkadaşlar daha çok …………………..yorlar. çalışmalar ……… çok fazla ……………. Bende bu konuda arkadaşlarla bi görüşmeler yaptım. ……….. kuşkusuz burası ………. <b><i>ÖZGÜRLÜK HAREKETİ </i></b>…….. arkadaşlar……. Fakat ee bize de çalışma koşullarını birazda dikkate almalı…. Gene <b><i>GÜVENLİK KONUSU …. ÖNEMLİ BİR KONUDUR. Yani belki iii arkadaşlar hani çok fazla bunu dile getirmedik ama ….. ………izlendi halada izleniyor ben ……&#8230;..</i> </b></p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Ne diyorlar? </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: <b><i>Ama bu konuda gerçekten dikkat etmek gerekiyor</i></b>, çünkü burası ………remi bir şeyi var……… işte bir ………. ġeyi mi ne diyorlar, <b><i>RESMİYETİ VAR DEVLET TARAFINDAN ANCAK EE YANİ BİZİM KOMİSYON DAHA ÇOK YEREL YÖNETİM… ………….. GEREKTİRİYO </i></b>bence bu konu ………. belli bi düzene sokulması gerekiyor, <b><i>ikincisi hiç tanımadığımız insanlar çok sık gelip </i></b>burayı maliyede ki arkadaşlara soruyorlar bu konuda geçmişte çok fazla ……….. yaşandığı yine bi ara verildi, <b>Ş<i>imdi biz arkadaşları eleştirdiğimiz zaman arkadaşlar Bir ay dikkat ediyorlar ikinci ay tekrar başlıyorlar. </i></b>Bence bunu ………..mız gerekiyor. ………………… …maması gerekiyor. Yani geçmişte yaşandı şu anda yaşanıyo ……… yaşanıyor mu bilmiyorum. Çünkü çok fazla büroya gelip gitmediğimiz için ………. dikkat edilmesi gerekiyo, bi de bi arkadaş da bizim eğitim birimine ……… çalışması var, ….. <b><i>bi kütüphane gerekiyor. ………… var kitaplarımız var.</i></b> şeklinde tespitlerin yapıldığı. </p>
</p>
</p>
<p><b>12.02.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
</p>
<p>2. KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü Türkiye Yürütmesinin Komiteler için yapmış olduğu isim önerilerinin seçiminde Siyasal Alanda okunan yazıya göre hareket etmediği ama son kararın Genel Hareket tarafından verileceği, bu yüzden Alan Örgütü hakkında rapor yazmayı düşünmesi. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Hüseyin YILMAZ, Çimen IŞIK</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>46;55 ile 00<b>:</b>54;21 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Ben ciddiyim heval, ben çok kırılmışım, size yönelik değil, …. Yönelik değil, ama çok zoruma gidiyor Hüseyin heval.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Yani bizim zorlandığım kadar, hiçbir zaman zorlanmadım</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Öyle değil mi? Yani siz YÜRÜTMEDE’siniz diye değil, diye artık</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Yav yoldaşım bir şey söyleyeyim, kendim de orada söyledim. Dedim ki bu arkadaşlar, böyle listeyi götürüp vermeye çok uygun değil. Şimdi <b>Bayram</b> bir arkadaşı önerdi. Şimdi bazıları dedi ki biz bu arkadaşı biliyoruz. Çok aktif. Gel gel, yok gelsin yav, gel yav. Memleketin bir yaramaz, gereksiz biri varsa o da gelsin burada otursun.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Yani biz, şimdi Hüseyin heval.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>…. Şeymiş gibi değerlendirdim kendimi. Ben bu yaşıma kadar kendimi bu pozisyona getirecek kadar geri zekalı birisi değildim yani.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Hayır heval Hüseyin. Yo ben sana şunu söylemeye çalışıyorum. <b>Şimdi doğru YÜRÜTME’ye sunun ama bakın biz mesela şunu da alın diyelim tamam.</b> <b><u>TÜRKİYE YÜRÜTMESİ en üst şeydir bizim için değil mi? </u>Ben kabul ediyorum, karşı olduğum bir şey değil. Fakat benim, ısrarla uygulamak istediğim şey şudur heval. Yazıda bir şey belirtilmişti, <u>BU KOMİSYONUN BİLEŞENLERİ; SÖZCÜLER, BU KOMİSYON TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLECEKTİ.</u> Şimdi ben, anlatmak istediğim şey şuydu, YÜRÜTME’ye isimlerin sunulması doğru değildi. YÜRÜTME önerisini sunardı, sonra SÖZCÜLER’le Komisyon bir araya gelirdi, </b>biz niye mesela ya, <b><u>Kadın Hareketi, mesela Kadın Komisyonu o kadar hassas yaklaşıyor, sırf o yazıda öyle geçtiği için. Kadın Hareketi demiştir ki; biz öneriyi aldık, 7-8 arkadaş önerildi. Ama orada ısraren SÖZCÜLER şunu demiş, arkadaşlar buz en fazla bazı arkadaşlarla kadın-erkekli olarak bu isimler çıktı. Bunları biz sadeleştireceğiz.</u> <u>Ama son kararı da Kadınlar da vermeyecektir, GENEL HAREKET verecektir. Bunu ısraren söylemişlerdir.</u> </b>Hatta şunu da söylemiş, arkadaşlar demişler ki hani biz <b>Zöhre</b>’yle, <b>Çimen</b>’in durumunu da değerlendirmek istiyoruz. Hangisi kalsın, kalsın mı, çıksın mı? Arkadaşlar demişlerdir ki, hayır arkadaşlar her ne kadar gönlüleri ….bizimle olsa bile onların durumunu da HAREKET netleştirecektir. Kalsaydık biz itiraz edebil, şey yapsak … genel hareket edecektir. Niye, o <b><u>yazıyı Siyasal Alanda bütün arkadaşlara okuduk,</u></b> kadın arkadaşlara ve bu yaban hareketi. Şimdi ben SÖZCÜLÜĞÜ, mesela gerçekten ben şimdiye kadar asla SÖZCÜLÜĞÜ gidip Başkan’a şikayet etmemiştim, eleştirmemiştim. Bazı genel şeyler dışında. <b><u>Ama ben bu defa gerçekten gidip Alan Örgütü hakkında Rapor yazmayı düşünüyorum.</u></b> Çünkü niye ya, seçimler tamam her şeyi susuyoruz. İçimize, ben kendi içime ediyorum ama bu saatten sonra kendim için edemiyorum ama. Ben bakıyorum listelere, ahbap çavuş düzeniyle yapılmış. Ben şeye bakıyorum ha, Servet YILMAZ’a bakıyorum, Servet YILMAZ’ı heval biz seçtirdik. Ben size söyleyeyim biz seçtirdik. İsim mesela bir heval sorduğu zaman, ben kime vereyim, ben diyorum şunlara şunlara ver. Şimdi bazı has.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Niye seçtirdin Servet’i?</p>
<p><b>Çimen IŞIK : Şimdi heval biz her zaman uyduk. SÖZCÜLÜK’ten bir arkadaş dedi ki, Servet çıkarsa iyi olur.</b> </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Nadir’mi söyledi? Eee onun muhatabıdır.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : <u>Nadir söyledi. Ama daha sonra öğrendim ki heval, bu arkadaşın ÖRGÜT’te ne kadar bir hukuku olduğunu öğrendim gerçekten.</u> Sonra öğrendim ki birey hukuku vardır.</b> </p>
</p>
<p>3.<b> </b>KONU:<b> </b><b><u>ÖZGÜR YURTTAŞ HAREKETİ</u></b> sorunları ve bitmesinin sebepleri ile <b><u>ŞERVAN AKTARIMI</u></b> (PKK/KONGRA-GEL terör örgütünde faaliyet yürütmek üzere KIRSAL ALANA şahısların gönderilmesi) ve <b><u>SERHİLDAN</u> </b>(Sivil İtiatsizlik &#38; Sivil Ayaklanma) faaliyetlerinin bu yapılanma tarafından yürütülmesi görevlerinin verildiği</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR <b>: </b>Hüseyin YILMAZ, Turan GENÇ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>32;25 ile 00<b>:</b>37;30 saniyeleri arası.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> Hüseyin ağa ben sana şeyi söyleyim de <u>ben bu yurttaş meselesinde detayları çok hakim olmadığım için insan bazı sonuçlara varıyor bu <b>TÜRKİYE YÜRÜTMESİ </b>…….. bu operasyondan sonra hemen aldılar memet daha yeni cezaevinden çıkmıştı. Toparlama komisyonu oluşturdular</u>. …. Dedi gel bakalım nasıl toparlama komisyonu sen memet ………. Zaten hastadır ……. Sürecidir ya böyle toparlanma meselesi falan hikayedir yani. Ben sana söyleyim şimdi herkes şimdi herkes …… öyle değil şimdi arkadaşlar …. Bu arkadaşların üzerinden işi hallediyor. Ben Mehmet’le konuşmaya Mehmet kaç sefer buraya geldi. Ben onlarla dedim girme dedim bu işe girersen yüzüne gözüne bulaştırırsın böyle bide bu komisyon olabilecek işler değil e <u>Memet de yurttaşlar oldu ben geldim toparlıcam yani kurtarıcı anlamındaydı. Düzgün zaten şeker bir arkadaştır.</u><b> </b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Yok yav güç kapasitede yok ……. Yok ….. perişan eder.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> <u>Yurttaş hareketini ben sana söyleyim <b>bitiren</b> yurttaşın dili ve zihniyeti oldu.</u> </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ :</b> <u>Aynen </u></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> Ee Odur yani. Yoksa bu çalışmanın geliştirilmesi gerekiyordu</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Yav benim kızdığım şey şudur yani <b>yürütme</b> ……. Dedim ki yav Allah aşkına yani şimdi bu arkadaşlar bu değerler böyle çar çur edilmesine seyirci kalmak ….. olay değil dedim <u>hele ben ben gerçekten orda kalkıp köklü bir öz eleştiri vermeyi isterdim yani derinlik böyle sudan bahane şeylerle değil bu kadar bu arkadaşlar birbirleriyle düştüğü, bu kadar değerlerin çar çur edildiği ………………..… bilmem yurtdışında yerlerinin <b>örgütün imkanlarıyla</b> sağlandığı şeyine seyirci kalan sözcüler <b>TÜRKİYE YÜRÜTMESİ</b> gerçekten utanç verici bir pozisyondadır.</u> Ben kendilerine arada konuştum <u>Hüsnü’ye dedim bu ne iştir ya. Dedim hele şimdi bu yöntemsizliğe bak sen kadrolarla halk delegelerini bir araya getirmişsin özgür yurttaşı tartışıyorsun dedim bu çok doğru değil.</u> Bu halktan gelen delegelerin ciddi duygu kırılmasına katkısı var başka hiçbir şeye katkısı olmaz. Şimdi diyelim özgür yurttaşın yürütmesi ile ayrı toplantı yapmaması lazım ….. gelsin ben platform yapıyorum arkadaşlar katılsın tutumlarını belirlesinler</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> Hüseyin ağa bak şimdi ben bu tartışmaya katılmadım</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Bu tür tartışmalar arkadaşları geliştirmez, arkadaşları kırıyor</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> Şimdi ağa bak sinirleniyorsun bak hareketin yaklaşımını ……</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Hıı</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> <u>Hareketin yaklaşımı doğru değil bi sefer</u>, adam Cuma geçenlerde diyor ……. <u>Bu çalışma daha başından beri Özgür yurttaş hareketine cephe oluşma dayatılıyor. İşte bi eylem düşünmüş ondan sonra örgütlenme büyüyor. E yurttaş çalışması bunu aşıyor diyo</u>. Bak bu son toplantıda arkadaşlar …….. dedi abi biz yanlış yapmışız ……. <u>Operasyon olmasaydı da</u> …………</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Haaa. Katılıyorum.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> <u>Şimdi arkadaşlara demiş ki <b>ŞERVAN</b> <b>ŞERVAN</b> çalışmasını yürüteceksiniz <b>SERHİLDAN</b> yürüteceksiniz <b>ÖRGÜTLENME</b> olacak</u> </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Yav bunların çoğunda ruh kalmamış ….. onun için diyorum yani değerler çar çur edilmesine seyirci kalınmış gerçekten bu arkadaşlar perişan edilmiş ya dökülüyorlar dökülüyorlar. Ramazan da değil</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> Şey Şimşek mi?</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> He he</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> O da …..</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Hııı</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ :</b> O da ……</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Tabi</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ : <u>2 yıl önce Türkiye yürütmesi ile yurttaş hareketinin birleşmesi konusu tartışılıyordu. Biz o zaman kabul etmedik.</u></b> Şeklinde olduğu</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">KCK/TM ile alakalı olarak yapılan operasyon kapsamında KCK/TM üyelerinin kaldığı Diyarbakır merkezinde bulunan Galeria alışveriş merkezinin üst kısmında örgüt evi olarak kullanılan evde yapılan aramada mutfak dolabı içerisinde KCK/TM mensupları tarafından hazırlanan el yazılı şemanın ele geçirildiği, </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">Şemanın; </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">İlimiz Yenişehir İlçesi, Elazığ Yolu, Galeria Alış Veriş Merkezi, B- Blok, No:4/12 sayılı adreste yapılan aramada el konulan ve üzerinde EGEM OFFİCE NOTEBOOK ibaresi bulunan telli defterin, tarafımızca kırmıza kalemle <b>424</b> ve <b>425</b> rakamları ile numaralandırılan sayfalarındaki KCK ŞEMASI</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><a href="$clip_image006[2].jpg"></a></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">2 &#8211; YASADIŞI PKK KONGRAGEL TERÖR ÖRGÜTÜ YAPISI OLAN KCK/TM MENSUPLARININ KCK AVRUPA SORUMLUSU OLAN ÖRGÜT YÖNETİCİSİ AMED KOD SABRİ OK İLE BAĞLANTILARI;</h1>
<p>Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün KCK sözde anayasası gereğince ülkemiz içerisinde faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının örgütün Avrupa sorumlusu olan Sabri OK ile sürekli görüşme içerisinde oldukları, yapacaklar örgütsel faaliyetlerle alakalı bu kişiye rapor iletip, bu kişinin talimatları doğrultusunda örgütsel faaliyetleri gerçekleştirerek bilahare özellikle bilgisayar ortamından internet kanalıyla sık sık KCK’nın 45/b maddesi gereğince rapor verdikleri, </p>
</p>
<p>Bu konu ile alakalı ortam ve telefon görüşmelerinde değerlendirmeler yapıldığı, </p>
</p>
<p>Şöyle ki; </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.45pt;text-indent:-18pt;">1- Tarih Saat :14.10.2008 21:57:35 Süre :495 </p>
</p>
<p>BAYRAM ALTUN : He he eee bu herhalde Hazro belediye başkanıyla ilgili sormuştunuz</p>
<p>SABRİ OK : He doğru, doğru</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Ya o daha önce buraya bize işte bize katılmak için ee başvuruda da bulunmuştu haberi iletilmişti</p>
<p>SABRİ OK : he</p>
<p>BAYRAM ALTUN : hem biz hem genel</p>
<p>SABRİ OK : Hee</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Hee uygun görülmemişti</p>
<p>SABRİ OK : he</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Zaten bizden ayrıldıktan sonra şu anda bir anda sisteme sığınmış onların koruması altında gidip geliyor</p>
<p>SABRİ OK : Hıhı</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Ee böyle dejenere olmuş yani</p>
<p>SABRİ OK : Hıhı</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Onun durumu geldi, hem o yerel için hem de genel için kabul görmüyor</p>
<p>SABRİ OK : Hıhı</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Bizde kaybettireceği söyleniyor</p>
<p>SABRİ OK : Hıhı</p>
<p>BAYRAM ALTUN : O yüzden genel bu durumu göz önünde bulundurarak</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Biz uygun görmedik ee</p>
<p>SABRİ OK : hıı</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Herhalde bunun üzerine biraz o taraflara ee gezme araştırma içerisindedir herhalde seçim de yaklaşıyor</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>BAYRAM ALTUN : Ee bizceee görüşecek bir durum yok yani görüşmeyi gerektirecek bir durum yok ama tabi yine size bırakıyoruz yani</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.45pt;text-indent:-18pt;">2- Tarih Saat :21.02.2009 14:16:00 Süre :272 </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>ŞİNASİ TUR : Diyarbakır&#8217;dayız</p>
<p>SABRİ OK : Ya ben</p>
<p>ŞİNASİ TUR : Tayyip Erdoğan&#8217;ı bekliyoruz geldi adam</p>
<p>SABRİ OK : Heh</p>
<p>ŞİNASİ TUR : ORDA KENDİ KENDİNE KONUŞUYOR , NE YAPALIM</p>
<p>SABRİ OK : AMA KALABALIK YA</p>
<p>ŞİNASİ TUR : EEEE O YÖNLÜ BİR ŞEY YOKTU ZATEN</p>
<p>SABRİ OK : HEH</p>
<p>ŞİNASİ TUR : BİR AÇIKLAMA YOK HANİ O YÖNLÜ KEPENK VE HERHANGİ BİR ŞEY YOK</p>
<p>SABRİ OK : AMA, AMA KESİN DİNLİYENLER EPEY VAR</p>
<p>ŞİNASİ TUR : FİİLİ BİR ŞEY VARDI , FİİLİ OLUNCA DA BÖYLE OLUYOR TABİ</p>
<p>SABRİ OK : BİRAZDA , BİRAZ DA BUNUN İÇİN ARADIM ASLINDA , DEDİM SİZ ORDASINIZ NASIL BÖYLE BİR KALABALIK YA</p>
<p>ŞİNASİ TUR : VALLAH EBRU BURDAYDI EBRU&#8217;YA SORMAK LAZIM AHA EBRU BURDA BEN DİYORUM EBRU BU NE İŞTİR , DİYOR BİLMİYORUM</p>
<p>SABRİ OK : EBRU , EBRU İŞİTMİYORUM GERÇEKTEN KALABALIK</p>
<p>ŞİNASİ TUR : GERÇEKTEN VALLAH HABERİMİZ YOK , BİR DAKKA TELEVİZYONDAN İZLİYORLAR , HEE</p>
<p>SABRİ OK : HEE İZLEMEDİNİZMİ</p>
<p>ŞİNASİ TUR : Ya şimdi TRT ŞEŞ &#8216;e baktım da baya kalabalıkmış ya</p>
<p>SABRİ OK : Çok kalabalık</p>
<p>ŞİNASİ TUR : Heee , vallah Kamuran burda vereyim ona söyle , he he he (gülüyor)</p>
<p>SABRİ OK : Kamuran&#8217;ı biraz önce aradım kapalıydı , HAKKATTEN NEYİN NESİDİR BU BÖYLE</p>
<p>ŞİNASİ TUR : Bir saniye, bir saniye ben kendisine vereyim ona söyleyin ne yapıyorsanız yapın , ALIN</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK: KİM</p>
<p>ŞİNASİ TUR : AVRUPADAN</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Alo</p>
<p>SABRİ OK : ha merhaba</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Merhaba</p>
<p>SABRİ OK : Biraz önce aradım yoktun herhalde</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : He toplantıdayız vallah</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Hee</p>
<p>SABRİ OK : Dedim çok kalabalık gözüküyor ya</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Vallah bilmiyorum bir şeyleri vardı ele bir yere yığmışlar herhalde , bir dar yola ele bir şey yapmışlar, bir, (yanındaki şahıs –istayon meydanındalar hayret bir şey, sahsın sesi duyuluyor)</p>
<p>SABRİ OK : Vallah burdan gözükmüyor , bayağı kalabalık</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Taşımalı taşımalı he doğru , diğer</p>
<p>SABRİ OK : Hee</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Diğer İllerden gelmiş bizim İstasyon meydanı</p>
<p>SABRİ OK : Ebur&#8217;umu söylüyor onu</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : He Ebru&#8217;dur Ebru</p>
<p>SABRİ OK : O Ebru&#8217;nun görüşürüz ben biliyorum</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : He he he he (gülüyor) ama sorduk biz o normalde o geniş bir kavşak vardır oraya kurmamışlar şeylerini ,</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Yolu kes, yolun ortasından bir , tabi tabi bir yönü alan bir şey var artık her halde ne kadar , bir şeyleri var tabi sonuçta</p>
<p>SABRİ OK : Hıı , neyse ne var ne yok</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Evet , vallah yoğunuz , ee çalışıyoruz bu yeni planlamalar için felan birde o acil olan yerler onlarla ilgili toplantıdaydık daha devam ediyoruz</p>
<p>SABRİ OK : ALDINIZMI BU GÜNKÜNÜ</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : YOK HENÜZ ALAMADIK</p>
<p>SABRİ OK : ONU BİR ALIN HE</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : TAMAM ONU ALIRIZ TELEFONUDA AÇAMADIK BAKAMADIM</p>
<p>SABRİ OK : HII</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Devam ediyoruz sabahtan , bir çok şey var planlamaları çıkarmaya çalışıyoruz</p>
<p>SABRİ OK : Peki</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : ee bir aylık planlamayı</p>
<p>SABRİ OK : Ey PAYLAŞIN PAYLAŞIN HEVAL SÖYLEDİKLERİMİZİN HEPSİ HAVADA KALIYOR BEN DÜN GEVİR(taş,- Mehmet Taş) BİR ŞEYLER YAZMIŞTIM O ADAŞ EE MESLEKTAŞINA</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : HEH</p>
<p>SABRİ OK : CEVAP VERİYORMU GEREĞİNİ YAPIYORMU O GÜNEY VAKFI GİBİ BAZI ŞEYLER VARDI</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : HE ONU PAYLAŞMADI BENİMLEDE ,</p>
<p>SABRİ OK : HII</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Biz dedik bu genel planlama tartışıp çıksın</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Ortaya çıksın daha iyi olur ondan sonra tartışma düzeyindeyken çok şey olmayabilirdi</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Fikirler vardı sadece , bu gün hemen hemen genel çerçevesi çıkar o zaman ee sanırın daha faydalı olur paylaşmak, bu diğer konulardada söylemişlerdir her halde sözlüde olsa</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : O sıkıntı olan yerlere dönük tedbir çalışmaları</p>
<p>SABRİ OK : hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Bir tek , bir tek yer sıkıntılı bizim için</p>
<p>SABRİ OK : hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Oda yani tabi gelmiyebilirde yani</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : O da var ,</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Fakat hani gelirse büyük ihtimal dahilinde hani BİLİYORSUNUZ O YERİ</p>
<p>SABRİ OK : Hıı</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : ee orası ile ilgili tartışıyoruz KENCO (AHMET TÜRK) onlarda burda</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.45pt;text-indent:-18pt;">3- Başlama Tarihi : 24.03.2008 15:10:46 </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>Kamuran YÜKSEK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> oğrudur sağol iyiyiz,Yürüyüşteydik o an cevap veremedim doğrudur,</p>
<p>Sabri OK :Öylemi hı,Bizde iyiyiz izliyoruz,</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Evet</p>
<p>Sabri OK :He ne diyebilirsin,yani isyan böyle devam mı ediyor,veya nedir,</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Yani Van&#8217;da bugün şeydi bir açıklama daha oldu bir yürüyüş daha oldu,başarılıydı iyiyidi,Çok yüksek bir katılım vardı,olumludur,Van Polisi orda kentteki insiyatif irade açısından olumludur,Biz çıktık Yüksekova&#8217;ya gidiyoruz,He şu an yoldayız Yüksekova&#8217;ya geçiyoruz,orayada bir taziyede bulunalım istedik,ordaki durumlarıda görelim,ee Van&#8217;da öyle bu ağır yaralı olanların durumu devam ediyor o konuda endişelerimiz var</p>
<p>Sabri OK :Kaç kaç kişi var</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Yani üçünün</p>
<p>Sabri OK :Kaç kişi</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Sayııı,tam taburcu olmuşlar bir yirmi yirmibeş kadar hastanelerde olan var, bunlar hafif yaralı yinede müşahade altında tuttular ama,durumu ağır olan &#8230;&#8230;..kişi var</p>
<p>Sabri OK :Üç</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Üç kişi eee hayati tehlikesi olan iki kişi var hala,yani onların durumu hala kritikliğini koruyor,onun dışındaki yaralıların bir çoğu taburcu oldu zaten,</p>
<p>Sabri OK :Yani üçü ağır ikisi daha durumu ciddi,Van&#8217;da</p>
<p>Kamuran YÜKSEK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> oğrudur,doğrudur evet</p>
<p>Sabri OK :Yükseova&#8217;da</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Yüksekova&#8217;da biri yaşamını kaybetti zaten, dün gece ailesinden habersiz sanırım gömmüşlerdi,Bugün girişimlerde bulunuldu aldılar cenazeyi,Halk kendisi defnetti tören yaptı şu an devam ediyor bizde oraya gidiyoruz,sanırım öğleden önce yine bir takım çatışmalar olmuş,şu an cenaze töreni var devam ediyor,Bizde oraya doğru gidiyoruz.</p>
<p>Sabri OK :Tamam</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :O gerginlik hala devam ediyor zaten gerilim yüksek</p>
<p>Sabri OK :Oldu peki</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Biz tabi merak ediyoruz,</p>
<p>Sabri OK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> oğrudur teşekkürler,Umarız en doğrusu en güzeli olur,</p>
<p>Kamuran YÜKSEK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> oğrudur,teşekkürler Van&#8217;da biraz bu noktada yeterli diye gördük,yani yeni durumlar olmazsa,eee yani</p>
<p>Sabri OK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> uruyor</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Etkinlikle beraber Kenti durdurmaya çalıştık, şu an bu noktada durmak faydalı görünüyor,eeee eğer yeni işaretler olmazsa,yaşam yeni düzen olmazsa</p>
<p>Sabri OK :Tamam doğru doğru yani yeni yeni saldırılar,yeni şehitler olmazsa</p>
<p>Kamuran YÜKSEK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> oğrudur öyle</p>
<p>Sabri OK :Halkın büyük katılımı cenazeyi sahiplenmesi ile beraber diyorsunuz herkes normal yaşamına döner,</p>
<p>Kamuran YÜKSEK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> oğrudur evet iki gündür şey yüksektir yani,hem halkın morali katılımı sahiplenmesi kentte bugün bir insiyatif te alındı,yani o konuda karşı taraf çekildi,yani en az sıkıntı olması için hemen hemen hiç görünmediler bile,ortalıkta diyalog kurma arayışında olan onlardı,eee Vali görünmüyor diğer kent idareleri zaten görünmüyor ortalıkta biraz genel kamu oyundada Mahkum edildiler,şu an kamuoyundada yine öyle Mahkum edildiler,bu iş çevreleri vesairede açıklamalar yapıyor, onların onların aleyhinde onları suçlayan şeyleri var,Halktada zaten şey var yani o belki ölü yada yaralılar şey yapıyor ama yani morali bozuyor fakat onun dışında kentte şey çok yüksek,eeee motivasyon moral,sahiplenme yüksek yani,şey yok tersine &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Sabri OK :Saygıyla selamlıyoruz hepsini,bu şey olabilir Demokrasi platformu,Baro,eeeeeee, iş adamları Ticaret odası onların açıklamaları olabilir,yani yüksek o Hakkari&#8217;yede dönük</p>
<p>Kamuran YÜKSEK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> oğru</p>
<p>Sabri OK <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> emokratik refleksler olabilir,</p>
<p>Kamuran YÜKSEK :Evet Van&#8217;da hemen hemen bütün o yönlü sivil toplum örgütleri açıklamalar yaptı,iki günden bu yana onları yapıyorlar,eee&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.dönükte Diyarbakır&#8217;ın bugün vardı,öyle bir şeyi</p>
<p>Sabri OK :Hıı</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.45pt;text-indent:-18pt;">4- Tarih Saat :04.04.2009 10:48:36 Süre :75 </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>MEHMET TAŞ : Alo</p>
<p>SABRİ OK : Ha merhaba</p>
<p>MEHMET TAŞ : Abi merhaba nasılsın</p>
<p>SABRİ OK : İyiyim teşekkürler , nasıl gidiyor</p>
<p>MEHMET TAŞ : Vallah abi şimdi yola çıkıyoruz</p>
<p>SABRİ OK : Bu BAKTINMI</p>
<p>MEHMET TAŞ : NASIL ABİ</p>
<p>SABRİ OK : BAKTINMI</p>
<p>MEHMET TAŞ : HE BAKTIM</p>
<p>SABRİ OK : PEKİ NASIL</p>
<p>MEHMET TAŞ : BEN BAKTIM O BURASI İÇİN SÖYEDİM ARKADAŞLARA , DİĞERİ İÇİDE ŞİMDİ BEN KAMURAN ONLARIDA ARADIM ONLAR CEVAP VERMİYORLAR BANA ,</p>
<p>SABRİ OK : HE</p>
<p>MEHMET TAŞ : ONLAR DAHA ORDADIRLARYA</p>
<p>SABRİ OK : HE ÖZELLİKLE ÖZELLİKLE O ÇAPAMENİ (BASIN ) ÖNEMLİ ÇAPAMENİ (BASIN, ROJ TV) ÖN</p>
<p>MEHMET TAŞ : O GÖRSELLE İLGİLİ DEĞİLMİ ABİ</p>
<p>SABRİ OK : HE HE</p>
<p>MEHMET TAŞ : HE BEN şimdi biraz sakin bir yere telefonlar çekmiyorlarya</p>
<p>SABRİ OK : He</p>
<p>MEHMET TAŞ : onunda çekmiyor</p>
<p>SABRİ OK : Hee</p>
<p>MEHMET TAŞ : Cevap vermiyor</p>
<p>SABRİ OK : AMA O ÖNEMLİDİR , O O MUHAKKAK BU GÜN YARIN OLSA İYİ OLUR HA</p>
<p>MEHMET TAŞ : TAMAM ABİ BEN ŞİMDİ EMİNE ONLARIN HEPSİNİ ARARIM</p>
<p>SABRİ OK : Oldu</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.45pt;text-indent:-18pt;">5- Tarih Saat :04.12.2008 23:31:49 Süre :192 </p>
</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Alo </p>
</p>
<p>SABRİ OK : Ha tekrar merhaba </p>
</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Meraba </p>
</p>
<p>SABRİ OK : Bunlar FAİK&#8217;i aramış heval (arkadaş) </p>
</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : He </p>
</p>
<p>SABRİ OK : İtalya&#8217;ya gelemeyeceklerini söylemişler </p>
</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Onların yeri SEVAHİR&#8217;le BENGÜ bende şimdi yeni teyit ettirdim dedilerki biz SEVAHİR&#8217; le BENGÜ olabilir demişiz </p>
</p>
<p>SABRİ OK : Heval (arkadaş) CİDDİ OLSUNLAR </p>
</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Evet </p>
</p>
<p>SABRİ OK : YANİ BU KOMŞUYA III MİSAFİRLİĞE GİTMEK DEĞİL AVRUPA KONSEYİNDE RANDEVU ALIYORLAR BÖYLE BİR ŞEY OLMAZ YANİ BÖYLE CİDDİYETSİZLİK OLURMU ONLARI NİYE SÖYLEMİYORSUNUZ </p>
</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Yani şey kavuşmamıştı ıı o zaman bize söyledikleri biz çözdük onlarla görüştük çözdük dediler </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>SABRİ OK : Neyi görüşmüşler ama</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Hıı yani şuan çözülmemiş durumda</p>
<p>SABRİ OK : Peki o zaman nasıl bunldan sonra ıı PARTİ adına burda randevular alınacak hangi yüzle alınacak</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Hıı doğrudur</p>
<p>SABRİ OK : Yani bu komşudan komşuya gitmiyorsun yani ııı kusara bakmasınlar</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Haa tamam</p>
<p>SABRİ OK : Ee bunun sorumluluğu vardır yani</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Evet</p>
<p>SABRİ OK : <b>İKİSİDE GELECEK HEVAL (ARKADAŞ) NE İŞLERİ VARSA BIRAKSINLAR İKİSİDE GELECEK</b> </p>
</p>
<p><b>KAMURAN YÜKSEK : Tamam</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : KESİNLİKLE İKİSİDE GELECEK HEM SELAHATTİN HEM ÖBÜRÜSÜ NEDİR GÜL III GÜLTEN&#8217; MİDİR</b> </p>
</p>
<p><b>KAMURAN YÜKSEK : GÜLTEN GALİBA</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : İKİSİDE GELECEK</b> </p>
</p>
<p><b>KAMURAN YÜKSEK : HII</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : HİÇ LİMİ ÇİMİ YOK İKİSİDE GELECEK</b> </p>
</p>
<p><b>KAMURAN YÜKSEK : TAMAM BEN ONLARA DÖNEYİM TEKRAR</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : SÖYLE DE GELECEKSİNİZ GEREKÇE KABUL ETMİYORUZ</b> </p>
</p>
<p><b>KAMURAN YÜKSEK : Yani geldi</b> </p>
</p>
<p>SABRİ OK : YA İSİMLERİNİ YAZDIRMASINLAR YADA GELECEKLER</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : HIII BİZ Bİ FORMÜL BULDUK DEDİLER III FAİK HOCAYLA BERABER VESAİRE TAMAM DEDİM BEN SİZ FORMÜL BULMUŞSANIZ&#8230;&#8230;..</p>
<p>SABRİ OK : Formül yok heval FAİK HOCA şimdi bana söyledi</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : He</p>
<p>SABRİ OK : Öyle bir formül yok</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Haa</p>
<p>SABRİ OK : YANİ İKİSİDE GELECEK HEVAL YA YAPMASINLAR ÖYLE GAYRİ CİDDİ BİR ŞEY OLMAZ İKİSİDE GELECEK</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Tamam</p>
<p>SABRİ OK : VE DE NE İŞİNİZ VARSA ZATEN İKİ GÜNLÜKTÜR GELECEKSİNİZ</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Evet tamam oldu ben tekrar döneyim ilgilenirim bunlan</p>
<p><b>SABRİ OK : TARTIŞMIYORUZ İKİSİDE GELECEK</b> </p>
</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Tamam oldu tamam</p>
<p>SABRİ OK : Gerçekten zorlanıyoruz burda yani</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Yav sanırım SELAHATTİN diyorki ben geçen 15 gün önce söylemişim bu USTA galiba gelmiş</p>
<p>SABRİ OK : Yav USTA iki gün bir şey olmaz ya</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Yani diyor ber onun için daha önce bildirmişim diyor FAİK&#8217;İ kendimle ilgili unutmuş olabilirler vesaire bir şeyler söyledi</p>
<p>SABRİ OK : Sen ayrıca, ayrıca USTA içinde zaten gelse iyi olur</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Haa</p>
<p>SABRİ OK : Onuda bi hatırlat gelsin yani ikiside gelsin</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : E tamam, tamam</p>
<p>SABRİ OK : Oldu</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Hıhı tamam</p>
<p>SABRİ OK : Fakat tekrar bana dön yani böyle ıı tamam &#8230;.. ıı BİZİM NAZIRIMIZDA GELECEKLER</p>
<p>KAMURAN YÜKSEK : Anladım yani gündüz onlar ııı öyle bilgi verdi toplantılardan da bende tekrar takip etmedim ııı onun için öyle bir durum oldu ben tekrar dönerim o zaman görüşürüm</p>
<p>SABRİ OK : He söyle arkadaş diyor, arkadaş diyor geleceksiniz yani hiç şey yok gerekçesi yok ayrıca &#8230;&#8230;.. içinde diğeri gelsin zaten</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.45pt;text-indent:-18pt;">6- Tarih Saat :20.11.2008 21:54:21 Süre :160 </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : ALO</p>
<p>Sabri OK : MERHABA</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : MERHABA</p>
<p>Sabri OK : NASILSIN?</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : İYİYİM SAĞOL TEŞEKÜR EDERİM SİZ NASILSINIZ?</p>
<p>Sabri OK : SAĞOL BENDE TEŞEKÜR EDERİM VALA BUGÜNLERDE BEN BİRAZ DOLUYUM FAZLA MERHABA YAPAMADIK SİZ NE YAPIYORSUNUZ SİZDE BİRŞEY YAZMADINIZ BİZ KISA BİRŞEY YAZMIŞTIK SİZ ALDINIZ MI ?</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : EVET BEN DÜN ALDIM DOĞRU</p>
<p>Sabri OK : HI SİZ CEVAP &#8230;..</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : BİZ İSTANBUL&#8217;DAYDIK BEN YOLDAYDIM SAAT &#8230;&#8230; DİYARBAKIR&#8217;A GELDİM BEŞ ON DAKİKA ÖNCE İNDİM BİZ BİR CEVAP BU GECE YAZARIZ</p>
<p>Sabri OK : HI</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : EVET HEM SORDUĞUNUZ İÇİN</p>
<p>Sabri OK : HI</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : GÖRÜŞMEYİDE BİZ YARIN AYARLARIZ PLANLAMA ÖYLE MÜHENDİS İÇİN</p>
<p>Sabri OK : EVET</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : DİĞER İŞİDE BEN BU GECE YAZARIM EĞER MÜSAİT OLURSA BEN YAZAR GÖNDERİRİM DAHA İYİ OLUR</p>
<p>Sabri OK : YAZ TAMAM BEN YARIN ALIRIM BUGECE HAYIR</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : TAMAM OLUR</p>
<p>Sabri OK : İYİ</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : İYİ EEEE BEN BİR ŞEY SÖYLİYECEĞİM BATMAN İÇİN BİR KİŞİ VARDI</p>
<p>Sabri OK : HI</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : SİZ &#8230;&#8230;.BEN SORUYORUM KİMSE FAZLA TANIMIYOR YANİ BENİM İRTİBATA GEÇMEM İÇİN</p>
<p>Sabri OK : KİM?</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : O BEŞİR</p>
<p>Sabri OK : DOKTOR MU?</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : EVET</p>
<p>Sabri OK : BİR BAHSETİ BİLİYORSUN LEYLA BAHSETMİŞTİ BEN TANIMIYORUM</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : YANİ İRTİBATINIZ VAR MI?</p>
<p>Sabri OK : HAYIR HAYIR BENİM YOK BEN TANIMIYORUM BENİM TANIDIĞIM SANA SÖYLEMİŞTİM DİĞERLERİNİ BİLMİYORUM</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : TAMAM BEN BUNLARI ZATEN BİLİLYORUM ONLARLA İRTİBATIMIZ VAR BUNA BİZ YETİŞEMEDİK DOĞRUSU BİZ DEDİK &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. &#8230;&#8230;.VARSA ULAŞAYIM YOKSA ARIYAYIM YANİ BU GÜNLERDE DOĞRUSU UYGUN OLURSA AYIN BİRİNE KADAR İSTİFA ETMESİ LAZIM</p>
<p>Sabri OK : &#8230;.. &#8230;.. &#8230;.</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : TAMAM BEN ULAŞIRIM BİZ BİRBİRİMİZİ TANIRIZ</p>
<p>Sabri OK : E İYİ BAŞARILAR İYİ GECELER</p>
<p>Kamuran YÜKSEK : İYİ GECELER GÖZ ÜSTÜNE</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.45pt;text-indent:-18pt;">7- Tarih Saat :04.03.2009 19:38:15 Süre :681 </p>
</p>
<p>SABRİ OK : He iyiyim teşekkür ederim,sağol,nasıl geçti,ne var ne yok?</p>
<p>EBRU GÜNAY : Valla iyiydi,iyi bir görüşmeydi,BİRAZ ASLINDA KRİTİK BİR GÖRÜŞMEYDİ DE SANIRIM</p>
<p>SABRİ OK : Öyle mi?</p>
<p>EBRU GÜNAY : Eee he,YANİ BİRAZ ÖYLE ÇAĞRILARI FALAN VARDI</p>
<p>SABRİ OK : HEE</p>
<p>EBRU GÜNAY : BU SON GELİŞMELERİ FALAN BİRAZ DEĞERLENDİRDİ.ÖZELLİKLE BU</p>
<p>SABRİ OK : HEE</p>
<p>EBRU GÜNAY : KONFERANS YİNE GÜNDEMDEYDİ.</p>
<p>SABRİ OK : HE</p>
<p>EBRU GÜNAY : BUNA İLİŞKİN BİRAZ TEMEL İLİŞKİLERİ YENİDEN TARTIŞTI,YENİ BİR ÇAĞRI YAPTI</p>
<p>SABRİ OK : HEE</p>
<p>EBRU GÜNAY : AMA GENEL OLARAK DURUMU İYİYDİ,YANİ MORALİ FALAN İYİYDİ,SAĞLIK DURUMU İYİYDİ.BİZ SAĞLIĞIYLA İLGİLİ DOKTORLARLA FALAN GÖRÜŞMÜŞTÜK,ONLARI AKTARMAK İSTEDİK,AMA ÇOK DİNLEMEDİ BİZİ.BEN II BU KONUDAKİ GÖ</p>
<p>SABRİ OK : ÖYLE Mİ?</p>
<p>EBRU GÜNAY : YANİ DİNLEMEDİ BU KONUDAKİ GÖRÜŞÜM ŞEYDİR DEDİ,III İLGİNÇ BİR YORUM YAPTI YANİ.&#34;BEN DEDİ,SAĞLIKLIYIM DESEM DE DURUM DEĞİŞMEYECEKTİR,BENİM BURDA KALP KRİZİYLE VEYA DEPREM SONUCU ÖLMEM BİLE ÖLDÜRÜLMEMDİR DEDİ&#34;BUNU İYİ BİLMEK</p>
<p>SABRİ OK : HEE</p>
<p>EBRU GÜNAY : GEREKİYOR.BEN İŞTE KAPİTALİST SİSTEMİN SALDIRISI ALTINDAYIM DEDİ.</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>EBRU GÜNAY : BU Gİ GİRİŞİ BİRAZ CAN YAKTI,YANİ HANİ BU KONUDAKİ TAVRIM BUDUR DEDİ.BÖYLE BİLİN BENİ.YANİ HALK HALKIM HANİ YANLIŞ DA ANLAMAMALI DEDİ.</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>EBRU GÜNAY : BİRAZ II HANİ BİRAZ BÖYLE SAĞLIĞI DİNLEMEDİ,BUNLARI SÖYLEDİ AMA GENEL OLARAK İYİYDİ HANİ,GÖRÜŞME İÇERİĞİ FALAN ÇOK İYİYDİ,PERFORMANS ÇOK İYİYDİ,İYİ GÖRÜNÜYORDU YANİ</p>
<p>SABRİ OK : PERFORMANS GÜZEL MİYDİ?</p>
<p>EBRU GÜNAY : İYİYDİ İYİYDİ</p>
<p>SABRİ OK : PERFORMANS İYİYDİ,HA İYİ GÜZEL</p>
<p>EBRU GÜNAY : PERFORMANSI PERFORMANSI İYİYDİ</p>
<p>SABRİ OK : HE SANA KIZMADI BİRAZ</p>
<p>EBRU GÜNAY : HE?YA BEN ANLAMADIM ZATEN</p>
<p>SABRİ OK : SANA KIZMADI MI?</p>
<p><b>EBRU GÜNAY : BEN HIZLI KONUŞUYORUM,FIRÇA YİYORUM,ONDAN SONRA BU DEFA NİYE İYİ ÖZETLEMEDİN,ÖZETLEMİYORSUN ,NİYE KISA CÜMLELERLE FORMÜLE ETMİYORSUNUZ DİYE FIRÇA YİYİYORUM,BEN ANLAMADIM Kİ HABİRE FIRÇA YİYİP DURUYORUM BEN</b> </p>
</p>
<p>SABRİ OK : ANLAMADIN DEĞİL Mİ?</p>
<p>EBRU GÜNAY : YOK</p>
<p>SABRİ OK : O ONUN SINIFINDAN &#8230;.</p>
<p>EBRU GÜNAY : VALLA AN ANLAMADIM</p>
<p>SABRİ OK : HE İYİ SEVİNDİM</p>
<p>EBRU GÜNAY : AMA GENEL ŞEYİ FALAN İYİYDİ,MORALİ FALAN İYİYDİ,İŞTE KAŞINTILARI FALAN DEVAM EDİYOR SANIRIM.BİZ ONUNLA İLGİLİ Bİ DOKTORLA GÖRÜŞTÜK </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>SABRİ OK : HE</b> </p>
</p>
<p><b>EBRU GÜNAY : DOKTOR MANTAR OLDUĞUNU SÖYLEDİ AMA,DEDİ BEN,MANTAR DEĞİL BU DEDİ,FARKLI BİŞEY,Bİ İLAÇ III PSİKOLOJİK OLDUĞUNU SÖYLÜYORLAR FALAN DEDİ,TRANPO EE ŞEY İÇİN BAŞKA Bİ İLAÇ VERMİŞLERDİ,PROSTAT İÇİN,ONU</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : HEE</b> </p>
</p>
<p><b>EBRU GÜNAY : KULLANMAYA BAŞLADIM DEDİ.BİRAZ YAN ETKİLERİ VAR SANIRIM,PROSTAT İLAÇLARI AĞIR OLUYOR YA.</b> </p>
</p>
<p>SABRİ OK : HE</p>
<p>EBRU GÜNAY : III III İYİYDİ AMA</p>
<p>SABRİ OK : O ŞEYİ YOK DEĞİL Mİ,O HÜCRE ŞEYİ?</p>
<p>EBRU GÜNAY : YOK,BİŞEY SÖYLEMEDİ,</p>
<p>SABRİ OK : YANİ &#8230;.</p>
<p>EBRU GÜNAY : HENÜZ UYGULANMAMIŞTIR,UYGULANMAYA BAŞLASAYDI SÖYLERDİ.</p>
<p>SABRİ OK : HEE</p>
<p>EBRU GÜNAY : YANİ BİZ İŞİN AÇIKÇASI</p>
<p>SABRİ OK : YANİ</p>
<p>EBRU GÜNAY : BU GÖRÜŞMEDE ÇOK DA KOŞULLARINA İLİŞKİN BİLGİ ALAMADIK.ÇOK GÜNDEMLEŞTİRMEK İSTEMEDİ BU KONUDA.</p>
<p>SABRİ OK : HE AY AYNI YAKLAŞIRLAR MI O HALDE,EKİP FALAN?</p>
<p>EBRU GÜNAY : BU YILBAŞINDAN BERİ GÖREVDE OLAN EKİPTİR.YANİ BU SON HANİ BİRAZ DAHA BÖYLE OLUMLU OLAN Bİ EKİP VAR ZATEN,ŞEY DE SÖYLEDİ,III İŞTE HANİ ONLAR KENDİLERİNCE BENİM ÖLMEMEM İÇİN GEREKLİ TEDBİRLERİ ALIYORLAR,HANİ BU KONUDA DİKKATLİ DAV VE HASSAS DA DAVRANIYORLAR FALAN DEDİ AMA.AMA</p>
<p>SABRİ OK : HE</p>
<p><b>EBRU GÜNAY : TABİ DEDİ SORUN SADECE Bİ ŞEY HANİ,BURDA ÖLDÜRÜLMEK DEĞİL DEDİ,UZUN VADEDE BURDA KALMAM,II VE</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : EVET</b> </p>
</p>
<p><b>EBRU GÜNAY : BEN DEDİ DOĞAL YOLLARLA ÖLMEM BİLE ASLINDA ÖLDÜRÜLMEMDİR DEDİ.</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : EVET</b> </p>
</p>
<p><b>EBRU GÜNAY : BİRAZ VURGUSU ONUN ÜZERİNDEN,GİRİŞİ ONUN ÜZERİNDEN YAPTI,BİZ DE ÇOK ANLAMADIK,HANİ NİYE BÖYLE YAPTI,KOŞULLARINI ÇOK GÜNCELLEŞTİRMEDİ.</b> </p>
</p>
<p>SABRİ OK : HI</p>
<p>EBRU GÜNAY : HANİ BİLGİ ALAMADIK,HANİ HÜCRE CEZASI BAŞLAYIP BAŞLAMADIĞINI SORAMADIK,RADYOSUNU DİNLEYİP DİNLEMEDİĞİNİ SORAMADIK,O KONUŞMANIN ÜZERİNE ARTIK.Bİ DE DOKTORLAR BİKAÇ ŞEY DAHA</p>
<p>SABRİ OK : &#8230;</p>
<p>EBRU GÜNAY : BİKAÇ ŞEY DAHA SÖYLEMİŞ DOKTORLAR,BU SİNÜZİTLE İLGİLİ FALAN BAZI KISA TED,HANİ PRATİK TEDBİRLERİ FALAN VARDI,HİÇBİRİNİ SÖYLEYEMEDİK,DİNLEMEDİ.</p>
<p>SABRİ OK : KENDİSİ GÜNDEMİ BELİRLEDİ DEĞİL Mİ?HI</p>
<p>EBRU GÜNAY : BİRAZ ÖYLEYDİ.ARKADAŞ,ZATEN BİZ ŞEY YORUMU YAPTIK.HANİ BİZ O KADAR FIRÇAYI HANİ,BİR AN ÖNCE SÖYLEYECEĞİNİZİ SÖYLEYİN,BENİM SÖYLEYECEKLERİM VAR. (GÜLÜYORLAR)</p>
<p>SABRİ OK : O ÖYLE HAZIRLIKLIDIR</p>
<p>EBRU GÜNAY : III BİRAZ HAZIR,HAZIRLIKLIYDI İŞİN AÇIKÇASI,BÖYLE BU DÖNEMİ BİRAZ DEĞERLENDİRDİ,93 MART&#8217;INABENZİYOR DEDİ.</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>EBRU GÜNAY : ONUN ÜZERİNDEN BAZI DEĞERLENDİRMELERİ OLDU.BÖYLEYDİ YANİ</p>
<p>SABRİ OK : ÇAĞRISI,ÇAĞRISI ONUNLA BENZER MİYDİ?</p>
<p>EBRU GÜNAY : YANİ BİRAZ</p>
<p>SABRİ OK : DAHA DAHA GENEL,DAHA</p>
<p>EBRU GÜNAY : EEE</p>
<p>SABRİ OK : DAHA HERKESİN İÇİNDE YER ALABİLECEĞİ</p>
<p>EBRU GÜNAY : IIII YANİ HEM,YANİ ASLINDA BİRAZ BİKAÇ ŞEY VARDI.HANİ BİZ,KONFERANS ÜZERİNDEN BAZI DEĞERLENDİRMELERİ VARDI.BİRAZ DAHA PRATİK BAZI ŞEYLER DE SÖYLEDİ ASLINDA HANİ SÜREÇTE NELER YAPILA,KONFERANS SONRASI NELER YAPILABİLECEĞİ NOKTASINDA,Bİ DE</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>EBRU GÜNAY : EYLEMCİLİK ÜZERİNDEN BİR ŞEYİ VARDI.</p>
<p>SABRİ OK : HE</p>
<p>EBRU GÜNAY : BİR DEĞERLENDİRMESİ VARDI.GEÇEN HAFTAKİ,PARDON BİR ÖNCEKİ HAFTAKİ HANİ IIII ŞEYİNİ ASLINDA DESTEKLEYEN BİR TARZI VARDI.&#34;BU ÜÇ ÇAĞRISI VARDI YA&#34;</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>EBRU GÜNAY : ONU DESTEKLEYEN BİR TARZI VARDI.</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>EBRU GÜNAY : GENEL OLARAK BÖYLEYDİ YANİ.</p>
<p>SABRİ OK : İYİ</p>
<p>EBRU GÜNAY : NASILSINIZ?</p>
<p>SABRİ OK : OLDU PEKİ SAĞOL</p>
<p>EBRU GÜNAY : SİZ NASILSINIZ</p>
<p>SABRİ OK : TEŞEKKÜR EDERİM,İYİYİM,BİZ DE İYİYİZ,</p>
<p>EBRU GÜNAY : II İYİSİNİZ</p>
<p>SABRİ OK : GÖRÜYORSUN ŞU ANDA YOLDAYIM.</p>
<p>EBRU GÜNAY : HE BİZ DE YOLDAYIZ</p>
<p>SABRİ OK : HE İYİ GÜZEL,Mehmet Abi de orda sizinle mi?</p>
<p>EBRU GÜNAY : Bu hafta isminiz de iyiydi</p>
<p>SABRİ OK : Ne dedi?</p>
<p>EBRU GÜNAY : Yani böyle örnek hani bir olay anlatırken sizi,birkaç şeyi örnek verdi</p>
<p>SABRİ OK : Hee,o mu &#8230;</p>
<p>EBRU GÜNAY : Yo yo ha bu iki dönem görev yapıp yapmama üzerinden</p>
<p>SABRİ OK : Nasıl?</p>
<p>EBRU GÜNAY : İki dönem üst üste görev yapıp yapmama üzerinden bir ıı şeyi verdi,önem verdi,başarılıysa kalır,başarısızsa gider dedi,örneğin</p>
<p>SABRİ OK : Öyle mi söyledi?</p>
<p>EBRU GÜNAY : Öyle söyledi he,</p>
<p>SABRİ OK : He</p>
<p>EBRU GÜNAY : Hani biraz ona ona yakın,hani ben şu anda kafamda formüle ediyorum ama</p>
<p>SABRİ OK : He,doğru söylemiş</p>
<p>EBRU GÜNAY : Onları,valla bilmiyorum</p>
<p>SABRİ OK : Eee peki</p>
<p>EBRU GÜNAY : Hani ıı yo yorum yapmak istemiyorum</p>
<p>SABRİ OK : Hiç hiç ıı selam bile gönderemiyoruz biliyosun</p>
<p>EBRU GÜNAY : Eee</p>
<p>SABRİ OK : Yani çünkü,o o başka birşey istiyor,o olmayınca diğerinin çok fazla anlamı olmuyor</p>
<p>EBRU GÜNAY : Yav biz tamam biz fırçalanıyoruz da,siz de biraz üzerinize alın,ya bizim az daha fırça yiyeceğimiz şeye sebep olun,görüşmelere(Gülüyorlar)</p>
<p>SABRİ OK : Biz zaten yeterince alıyoruz.</p>
<p>EBRU GÜNAY : E iyi,iyi</p>
<p>SABRİ OK : Peki Memet abi orda mı?</p>
<p>EBRU GÜNAY : Yanımdadır vereyim Memet abiye de</p>
<p>SABRİ OK : Tamam dur merhaba edeyim ya,peki hoşçakalın</p>
<p>EBRU GÜNAY : Hı hı</p>
<p>SABRİ OK : Sağolun,teşekkür ederim</p>
<p>EBRU GÜNAY : Tamam görüşürüz,kendinize çok iyi bakın,hoşçakalın</p>
<p>SABRİ OK : Sağol,sağol</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : Hı,buyrun</p>
<p>SABRİ OK : Ha abi merhaba</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : Merhaba merhaba</p>
<p>SABRİ OK : Mehmet arkadaş nasılsın?</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : Valla sağlığın,sağol,biz ayaktayız,yaşıyoruz,sağol,siz nasılsınız?</p>
<p>SABRİ OK : Ben duydum sağol,teşekkür ederim,ben duydum</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : Sen Fadıl beraber misiniz?</p>
<p>SABRİ OK : Hayır hayır,duydum ki gözünden ameliyat geçirmişsin,geçmiş olsun,</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : Evet çok sağol,ya gözümden ameliyat oldum,sağol arkadaş</p>
<p>SABRİ OK : Şimdi şimdi nasıl?</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : Hı?</p>
<p>SABRİ OK : Dedim şimdi iyi mi yani ııı sağlığın</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : İyidir iyidi iyidir iyidir iyidir</p>
<p>SABRİ OK : E iyi,e neyse sen bize ne söyleyebilirsin,nasıl geçti,ne yaptınız?</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : Valla valla ben şöyle gördüm.Yani tabi biz buradaki sorunlarımızı biz,demokratik,çalışanlar,biz &#8230; diyoruz ki BAŞKANA DİYORUZ,BAŞKAN BU ŞEYE,DİYOR KENDİNİ BİLEN ARKADAŞLAR VAR,KÖTÜ BİLDİĞİ ŞEYLER DE VAR.YANİ</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : YANİ SİZ KENDİ ŞEYLERİNİZİ KENDİNİZ HALLEDİN DİYOR SABRİ OK : HE</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : HI</p>
<p>SABRİ OK : DOĞRU</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : YANİ TABİ GENEL MESAJ BUYDU.BİR DE ÜZERİNDE DURMADI YANİ,BU SEÇİM ÜZERİNDE,GÜNDEM ŞİMDİ SEÇİMDİR YA</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : SEÇİM ÜZERİNDE DURDU.DEDİ Kİ</p>
<p>SABRİ OK : HE</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : YANİ BELEDİYELERE &#8230;</p>
<p>SABRİ OK : HI</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : İYİ ARKADAŞLARI,DOĞRU DANIŞMANLAR YANLARINDA OLSUN DEDİ,ONLAR DAHA İYİ II HİZMET EDER,İYİ YANİ HEM PARTİYE,HEM HALKA HİZMETİ DAHA İYİ YAPARLAR YANİ BİZ,O KONUDA DEĞERLENDİRME YAPTI.III &#8230;. HAYIRLISIYLA EĞER BİZ BELEDİYELERİ KAZANIRSAK BİZ BİRŞEY YAPARSAK TABİ DAHA İYİ OLUR.DEDİK SİZ &#8230; BİZ DE ÜZERİNDE DURURUZ DEDİK</p>
<p>SABRİ OK : E İYİ,EE ONUN SAĞLIĞINI NASIL GÖRDÜN,KENDİ &#8230; BİR ŞEY SÖYLEDİ Mİ?</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : HAYIR FAZLA YANİ BİRŞEY SÖYLEMEDİ YANİ FAZLA</p>
<p>SABRİ OK : SEN NASIL GÖRDÜN?</p>
<p><b>MEHMET ÖCALAN : HEE?</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : DEDİM SEN NASIL GÖRDÜN,MORAL,SAĞLIĞINI NASIL GÖRDÜN?</b> </p>
</p>
<p><b>MEHMET ÖCALAN : HAYIR BAŞKANIN DOĞRUSU HEM MORALİ,HEM PSİKOLOJİSİ,HEM RAHATLIĞI YANİ &#8230; DAHA FERAH OLMUŞ DAHA ARTMIŞ,YANİ</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : DEĞİL Mİ?</b> </p>
</p>
<p><b>MEHMET ÖCALAN : AYNI BU DOĞRUDUR YANİ BEN YANİ</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : EEE</b> </p>
</p>
<p><b>MEHMET ÖCALAN : YANİ DİYORLAR YA,TÜRKÇE &#8230;. DİYORLAR,VAR YA,BAŞKAN HERŞEYE HAKİMDİR,Kİ NEREDE NE OLMUŞ BİLİYOR,ODUR Kİ MESELE &#8230;</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : ÖYLE DEĞİL Mİ?</b> </p>
</p>
<p><b>MEHMET ÖCALAN : EVET ÖYLEDİR,AYNEN ÖYLEDİR,BİLİYOR,HEPSİNİ</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : EVET BİZ</b> </p>
</p>
<p><b>MEHMET ÖCALAN : ODUR</b> </p>
</p>
<p><b>SABRİ OK : BİZ ONA KURBAN OLACAĞIZ,BİZ NE YAPACAĞIZ</b> </p>
</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : E VALLA İŞTE ÖYLEDİR YANİ</p>
<p>SABRİ OK : E PEKİ</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : İYİYDİ YANİ,BEN İYİ GÖRDÜM YANİ</p>
<p>SABRİ OK : E İYİ</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : DEDİ Kİ ARKADAŞ VE DOSTLARA DA,BİZİ SORAN İLLERE DE SELAM</p>
<p>SÖYLEYİN DEDİ.</p>
<p>SABRİ OK : ALEYKÜM SELAM,SAĞOL</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : EE</p>
<p>SABRİ OK : E İYİ</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : BU BANA BAŞKA BİRŞEY SÖYLEDİ,BEN SÖYLEMEK İSTEMİYORUM,BEN &#8230;SANA SÖYLERİM</p>
<p>SABRİ OK : E SÖYLE SÖYLE BUYUR</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : YANİ BUNU BEN GÜNDEME İŞTE GETİRMEK İSTEMEDİM DE,ANCAK KENDİSİ GÜNDEME GETİRDİ,&#8230; DEDİ HER NE KADAR BAŞKA BİR SEFER BENDEN SORDUYSA DA,BU BİZİM KIZIMIZI SORDU,EN BÜYÜĞÜ VAR YA</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : &#8230;.. YANİ İTALYA TAHMİNİME GÖRE İLTİCA MİLTİCASINI KABUL ETMEMİŞ HERHALDE,ÖYLE DEĞİL Mİ?</p>
<p>SABRİ OK : HAYIR DAHA HAYIR DAHA VERMEMİŞ</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : HEE BEN KENDİSİNE SÖYLEDİM DEDİ,DİĞER SEFER,DEDİ TABİ,DEDİM SİZ ASLINDA,ARKADAŞLARA,BAZILARINA DEDİM,DEDİ Kİ EĞER NEYSE TABİ &#8230; İTALYA&#8217;DA VAR YA</p>
<p>SABRİ OK : HE</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : &#8230;.. BUNLARIN BİR KURUMU VAR YA</p>
<p>SABRİ OK : EVET</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : BU YETENEK VAR DEDİ,ARKADAŞLARA DİYİN,YANİ YETENEK VAR DEDİ,BURADA &#8230;..BİRŞEYDİR,ŞEY YAPSIN,DEDİ,YANİ II ÜZERİNDE DURSUN,ÜZERİNDE ÇALIŞSIN &#8230;.YANİ KENDİ,ORASI ÜZERİNDE ŞEY YAPSIN,BUNLARI SÖYLEDİ,BUNU SANA DA SÖYLEDİM,KENDİ BOYNUMDAN ATTIM SABRİ ARKADAŞ YANİ,KENDİ BOYNUMDAN ATTIM</p>
<p>SABRİ OK : TAMAM</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : BEN KENDİM SÖYLEMEDİM,KENDİ SÖYLEDİ,KENDİM &#8230;.BAHSETMEDİM YANİ,BUNLARI KENDİ SÖYLEDİ</p>
<p>SABRİ OK : TAMAM</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : EVET</p>
<p>SABRİ OK : HANİ HANİ SEN ONU DA YAZ,BİZE GÖNDERSİNLER,HANİ TAM OLARAK BEN ANLAYAYIM,ONA GÖRE</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : EVET TAMAM</p>
<p>SABRİ OK : TAMAM</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : TAMAM TAMAM</p>
<p>SABRİ OK : İYİ ONUN DIŞINDA BİR İSTEĞİN VAR MI?</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : HAYIR SİZE BAŞARILAR,BAŞARI,KENDİNİZE DİKKAT EDİN</p>
<p>SABRİ OK : Sağol,teşekkürler,size de başarılar,yolunuz açık olsun,iyi geceler</p>
<p>MEHMET ÖCALAN : Hadi iyi günler,iyi geceler. Şeklinde olduğu.</p>
<p> <!--nextpage--><br />
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">3 &#8211; YASADIŞI PKK KONGRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜNÜN KANDİLDE BULUNAN KCK YÜRÜTMESİNDEN KCK/TM YAPISINA GELEN TALİMATLAR VE KCK /TM YAPISI TARAFINDAN KCK YÜRÜTMESİNE VERİLEN RAPORLAR ; </h1>
<p>Yasadışı PKK /KONGRA-GEL terör örgütü adına ülkemizde faaliyet yürüten KCK/TM yapısının KCK yürütmesinden gelen talimatları yerine getirdiği gibi, örgütsel amaçla gerçekleştirilen konularla alakalı olarak bir çok raporu örgüte ulaştırdıkları. </p>
</p>
<p>Bu amaçla ortam görüşmelerinde bu tip talimat ve raporların sık sık değerlendirildiği, </p>
</p>
<p>Şöyle ki; </p>
</p>
<p>16.08.2008 tarihinde aynı yerde yapılan ortam dinlemesinde; </p>
</p>
<p>1. KONU: Merkez olarak adlandırdıkları PKK/KONGRA-GEL terör örgütü ile kendilerinin <b>CEMAL ARKADAŞ </b>olarak hatip ettikleri, örgütün üst düzey sorumlularından CEMAL BAYIK olduğunu değerlendirdiğimiz şahsın 2 haftalık değerlendirmesi ile ilgili verilen talimatların ve örgütün almış olduğu kararın okunması, <b>Örgütten gelen talimatın <u>AHİT = ANLAŞMA, SÖZLEŞME</u> olduğu,</b> Örgütün önemli günler olarak belirledikleri <b>15 ŞUBAT, 15 AĞUSTOS </b>olduğu gibi diğer günler ve konular ile ilgili tüm karar ve talimatların <b><u>ÖRGÜT TARAFINDAN GÖNDERİLDİĞİ </u></b></p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Kemal AKTAŞ, Mehmet ABBASOĞLU, Alican ÖNLÜ, Hüseyin YILMAZ</p>
<p>SÜRESİ : 00:54;36 ile 00:56;50 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : <b><u>Cemal arkadaşın iki hafta süreyle yaptığı değerlendirme okunacak </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> : E tamam</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : <b><u>Merkez tutum</u></b> diyor</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: E tamam</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : Ya diyorum ya tutum nerden çıktı</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ </b>: Tutum nerden çıktı yav</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : Şimdi arkadaş değerlendirme yapmış zaten şimdi <b>HAREKETİ</b> bağlıyor zaten herkesin doğrultusunu ortaya koyuyo. Tutum nedir? Yok onların ……… yok. <b><u>Durumun özelliklerini herkes gözden geçirecek, yaşatacağına dair söz verecektir. ……….. 35 yıldır ben bu HAREKETten ben böyle bi şey görmedim</u></b> …………………………..</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ </b>: Nasıl oluyor?</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : Nasıl oluyor?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Nasıl nasıl oluyor?</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : Yazıyı okuduk zaten bir kez</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Yazıyı okuyacaksın herkes tutum belirleyecek. Diyelim ki tutum belirleyenler bi daha tutum belirlemesine ihtiyaç yok</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : Bizim ki zaten …………. Belirliyoruz.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Yav sen belirlemeyeceksin canım sen şimdi ……..</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ </b>: Tutum belirlemiştir zaten, eğitimde tutum …….(belirle) ……….. yani bi yazıda dediğin gibi yani <b><u>40 TANE ŞEHİT VERİLİYO KOMUTAN VAR</u></b>ahit için yazı gelmiş demi ahitleşmek (NOT: KÜRTÇE = AHİT, ANLAMI:Anlaşma, Sözleşme ) </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Tamam onlar okunduktan sonra işte tutum belirlenecek</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ </b>: O başka bi şey diyorum ki; bir toplantıda yazıyı okuyup, hadi tutum belirle ……… bilmiyorum.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Yav karar öyle alımış </p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ </b>: Yav 40 tane yazı geliyo yine söylüyorum. <b><u>15 ŞUBAT’ın için yazı geliyo demi?</u></b><u> <b>15 AĞUSTOS’un için yazı geliyo, ……. (AHİT) için yazı geliyo</b></u>, ……. İçin yazı geliyo yani şimdi her şeyi hani okuyup tutum belir………….</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>İlk kez ………. Sınırlı sayıda KADRO’ların dışında bir kez bu alanda böyle bir şey yapılıyor. </u></b></p>
</p>
</p>
<p>Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına KCK/TM mensubu ve sözcüsü iken 23.06.2008 tarihinde Gaziantep ilinde gerçekleşen trafik kazasında ölen Cihan DENİZ ve KCK/TM mensubu iken aynı kazada ölen Hüsnü ABLAY ile alakalı olarak, KCK yürütme konseyi başkanı Cuma KOD Murat KARAYILAN’ın yazılı mesajının aynı gün ortam görşümesinde okunduğu, </p>
</p>
<p>Bu yazılı mesajın aşağıdaki gibi olduğu, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>2. KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü üst düzey sorumlularından <b>MURAT KARAYILAN</b>’ ın göndermiş olduğu yazının ve içeriğinde geçen talimatların okunması, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Çimen IŞIK <b></b></p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:08;13 ile 00:57;25 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Cihan ve Hüsnü yoldaşlar yaşam tarzlarını</u></b> ……… sergiledikleri ulusal duruşla kendilerini özgürleştirerek halkımızın gönlünde taht ……….. <b><u>Bu toplantıyı özellikle Hüsnü ve Cihan arkadaşların anısına atfediyorum</u></b><u>.</u> Bu arkadaşlar gibi değerli yoldaşların gündemleri içerisinde <b>Şehit düşmesi</b> ilkelidir. <b><u>Biz düşen bu arkadaşların şahadetiyle oluşan boşluğu doldurmaktır. … Bu arkadaşların şahadeti bizi, HAREKETİMİZİ ve halkımızı zorlamıştır.</u></b> Biz bir mücadele ve bir halkın direniş hareketiyiz. Direniş tarihi boyunca çok değerli beklenmedik şahadetler yaşanmıştır. Kuşkusuz her bir arkadaşın şahadeti beraberinde bir acı yaşatmıştır. <b><u>Fakat trafik kazası içindeki şahadet hareketi çok ……. Bu şahadetler eğer savaş içerisinde olsaydı, belli bir anlamı olurdu. Her birimiz mücadele ve savaşa katılırken bedel ödemeye hazırlıklı olarak</u></b> bu <b>HAREKETİ</b> ……… <b><u>Günün birinde bu yolda şehit düşmeyi, yaralanmayı, esir düşmeyi zaten göze almışız.</u></b> ………….., belkide bundan dolayı arkadaşların şahadeti bizim için çok ağır olmaktadır. Fakat <b><u>BELİRTTİĞİM GİBİ BUNU İÇİNDEKİ BİR KAZAYLA ŞAHADETİN YAŞANMIŞ OLMASI PARTİ VE YÖNETİM OLARAK BİZLERİ GERÇEKTEN ZORLADI.</u></b> <b><u>ÖYLEKİ YOĞUNLAŞMAMIZI BİLE DAĞITTI</u></b>. Biz savaşın karakteri gereği savaşta …….. göze almış öylede bir psikolojimiz var. Aslında ne <b>HAREKET</b>, ne halkımız, ne de bu arkadaşlar böyle bi şeyi hak etmemişlerdi. Bu kabul edilecek bir hal değildir……….. hiç birimizin bu halka ve bu <b>HAREKETE </b>böyle acı yaşatmaya hakkı yoktur. Sıradan insanlar olmadığımıza göre sadece kendimize değil bu halka ait olduğumuza göre o zaman ………….. hakkımız yoktur. <b><u>Diğer alanlarda da düşmanın çeşitli özel savaş taktiklerinin bir sonucu olarak bazı arkadaşlar &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. şehit düştüler</u></b>. Çünkü genelde de şuan HAREKETİMİZİN …….. dönük bir dosyası vardır. Ama arkadaşlarımız HAREKETİN yönetimini birkaç ………. Sınırlı zannediyorlar. Hayır ……..ve yönetim kademelerine dönük bir konsept söz konusudur. Bu konsept sonucu …….ve…….. yönelik benzer bi durum gerçekleşti ve eğer ……. Şehit düştüler. <b><u>Sida, ece ve ……. Arkadaşların şahadetleri</u></b> cok ………. Ama <b><u>BU KAZA DİKKATSİZLİK OLARAK AÇIĞA ÇIKIYOR</u></b>. … HAREKETE …….. dürüst ve samimi yaklaşım içinde olmaları en önemli özellikleri olmaktadır. <b><u>Bu HAREKET bir bütündür</u>.</b> <b><u>Yarın İstanbul ……. bir elemanıda, hakkarideki elemanıda, KANDİLDE ……..bir elemanı bir bütündür.</u></b> Parçalama planı ………. Bu bir saldırmadır. Bizim içimizde böyle bir …….. anlayış olamaz. Belki ……. Eleştirisi azalmıştır. Ve hemen şu gündeme getiriliyor …….. ama bu görüş 5-6 yıldır…….. ama hiç kimsenin farkında olmadığı bir biçimde kan kaybediliyor. …….. insanlara HAREKETİN merkezden karşı, hareketleştiriyo. ……….. oynadıkları <b><u>en önemli rollerden biride bilimsel anlayışlara karşı mücadele ile beraber</u></b><u> <b>TÜRKİYE DE ÖZELLİKLE DEMOKRATİK KONFEDERALİZM ÇİZGİSİ DOĞRULTUSUNDA YENİDEN ÖRGÜTLENİRKEN HAREKETİN GENERALLEŞMESİ</b></u> genelde halk olarak ele alınmalıdır. ………… <b><u>2006 dan itibaren yürütme olarak bu arkadaşların çalışmaları</u></b> ……. Bu arkadaşların medeni cesaretleri vardı. O medeni cesaretleri kararlarında ….. <b><u>TÜRKİYE ÖRGÜTLENMESİNİ İDARİ BİR …….. HALİNE GETİRDİ.</u></b> Bu idari güç haline gelince elbette …….. çünkü HAREKET HAREKETTİR. Yani bu arkadaşların en önemli ….. biri de ÖRGÜTÜ içeride güç ve ideal hale getirmek olmuştur. <b><u>SÖZCÜLÜK, YÜRÜTME; TÜRKİYE’DEKİ ÇALIŞMANIN HER ŞEYİDİR. KARAR GÜCÜDÜR,</u></b> idari merciler içinde bir tutumluk sorumluluk kazandı. …… kimi zaman Avrupa’da yada Türkiye’nin kendi içinde yönetilmiştir. <b><u>Özgürlük hareketinin genelide oradan bizzat ÖNDERLİK …….yönetiliyor</u></b>. Çünkü <b>ÖNDERLİK </b>dava değildir. Burada da şehir yada bu parça şu ülke bu ülke diye bir ayrım yok. <b><u>HAREKETİN bir yönetim merkezi var ve düşmanların tüm amacı ……. merkezi dağıtmak yani HAREKETİN komuta kontrol merkezini dağıtarak</u></b> ……. Geliştirmek böylece halka karşı tasfiye edebilmektir. …… <b><u>Bu arkadaşlar aynı zamanda cezaevi çıkışlı arkadaşlardır</u></b>. &#8230;&#8230;.. <b><u>BİZ PKK OLARAK</u></b><u> <b>İDEOLOJİK, FELSEFİK BİR HAREKETİZ</b>.</u> <u>Bu HAREKETİN gerçeğini anlayan, kavrayan onun……… gerçeklerine tanık olan, onunla tanışan insanların ……… geriye dönüş yaşamaları bizim açımızdan en az kendi politikamızı anlamamızı gerektirmektedir. <b>HAREKETİN</b> bir çok bölgede yeterince örgütlenmemesi ……. Alanımıza yeterli düzeyde …….. temel nedenlerden biriside çıkışlı yapıların bu sözünü ettiğimiz duruşlarıdır</u>. Toplum içerisinde bir ……. Oluşturmaları 10-20 yıllık bir devrimci yaşamın ardından içinde bulundukları pozisyonun kötü bir örnek olması ………… kendi başına bir ölümsüz örnektir. <b><u>Çünkü bu HAREKETİN KADROSU HALKA, ÖNDERLİĞE, ŞEHİTLERe yüce değerine söz veren …… halkına adayan kişilerdir</u></b>…………. Ama <b><u>birçok yerde biliyoruz ki militan duruşunu sergileyen arkadaşlarımız vardır. Bu HAREKETİN insanları iki yüzlü değildir. HAREKETİN merkezi adına hareket eden kurumların, kişilerin bütün yönleriyle böyle olduklarını söylemiyoruz…………….. ÖNDERLİK perspektiflerine karşı ister ……… yapsınlar ………. ÖNDERLİĞİN söylediklerine katılıyorum</u></b> ama bizim durumumuz biraz daha farklı diyerek yan çizme ………. Durumlar yaşanıyor. Biz geçmişte ÖNDERLİĞE …… tutmak düşündük. Bunun öz eleştirisini verdik ve hatta daha da verilmesi gereken …….. ama bu sefer biraz daha aşırı bir biçimde <b><u>Türkiye’deki kamu yapısında HAREKETİN merkezine karşı dediğim bir takım yakıştırmalar nedeniyle HAREKETİN merkezine karşı kuşkuculuk ……. Tutum gelişti</u></b>. <b><u>Bir KADRO eğer ÖNDERLİK VE ŞEHİTLER</u></b> çizgisinde yaşıyor, ona göre …….. hizmet anlayışını sergiliyorsa halkımızın onu desteklememesi ……… uygun değildir. Türkiye çalışmaları <b><u>KÜDİSTAN ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ HAREKETİ</u></b> bu öncü kadroların yaşam felsefesini, mücadele pratiğini kendine örnek yaparak …….. hale getirerek yeni bir çıkışı, bir yükselişi bu temelde gerçekleştirebilir ve gerçekleştirmelidir. …………. Açıkça söylemek gerekiyor. <b>PKK</b> ……….. esas aldı. Kimisi böyle yaparken tabi belli kesimi de anladığı kadarıyla ……… oldu. <b><u>Eğer biz Türkiye için söylersek 2004 yılında orada bulunan arkadaşlar var bilinen ayrışmanın netleşmenin yaşandığı 2. genel kurul sonrasında yapılan bir toplantı nedeniyle KUZEY KÜRDİSTAN VE TÜRKİYE ÇALIŞMALARINDAN GELİP, süreci bizzat yaşayan gören, takip eden ……………… halkla ayrı toplantı yapılmıştır</u></b>…….. genel duruş itibariyle herkes bu idare çizgisine karşı belli bir …….. içerisindeydi. Hatta daha sonra pratik gösterdi ki o 80 ……. İçerisinde merkeze karşı bir yönelim var tasfiyecilik var <b>HAREKETİN</b> yönetimi <b>ÖNDERLİK</b> çizgisi ekseninde bu tasfiyeciliği bertaraf etmek için bir çaba içerisinde zorlanmayı yaşıyor olsada, bir çaba varsa ise bu çabanın yanında yer alalım……… <b>ÖNDERLİĞİN</b> …….. süreci <b>HAREKET</b> tarafından deşifre edilmesi ……… <u>Gelişen süreçle beraber Türkiye, örgütün yaşadığı sorunları grupta açığa çıktı.</u> …………… <u>bilindiği gibi biz Türkiye’deki gizli tasfiyeciliği tartışıyoruz.</u> ……………… çünkü <b>KUZEY KÜRDİSTAN </b>………yurtsever kitlenin ezici çoğunluğunun <b>ÖNDERLİK</b> çizgisinde yürüyen bir kitle olduğunu biliyoruz. Baştan beri önderlik çizgisinin karşısında bir ……. Oluşum oluşturmak için uluslar arası güçlerin ve kürt işbirlikçi klasik siyasal anlayışların çok yoğun çabaları olmuştur………… çünkü <b><u>KÜRDİSTAN</u></b><u> <b>YURTSEVER</b> kitlesinde <b>ÖNDERLİK</b> çizgisi hakimdir</u>. Bunun için bizim düzeneğimizde bide uluslar arası komplolu güçler tarafından yaratılan işbirlikçi idare çizgisi kendisini ……. Şahsında <b>KUZEY KÜRDİSTAN </b>……… verdi. Böyle bir zemin yoktu. Nitekim …………… örgütlenmeye çalışıldı ama bunu tanımadı. Bunun için <b>KUZEY KÜRDİSTAN </b>daki tasfiyecilik belli bir grup birey etrafında şekillenen bir tasfiyecilik değildir. Gizli tasfiyeciliktir. Diğerine göre (yerine göre) ………. Demokrat konfederal sistemi oturtmak, sistemi işletmek ………… doğrultusunda önemli bizede yakın görevleri gerçekleştirmekle biz bu arkadaşların anısını yaşatabiliriz. ……….. tasfiyecilinde ………….. <b><u>PKK </u></b><u>meclis toplantısında</u> bu dönemde …….. nedeni başlama isteğimiz ve bu konuda yüksek istihracımızdan kaynaklı biz başarmak istiyoruz. <b><u>PKK meclisinin tartışmaları toplantıları tümüyle EDİBES sahnesinin başarısına endekslenmiş bir biçimde gerçekleşti.</u> Murat KARAYILAN 08.07.2008 </b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p>25.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>3. KONU <b>:</b> Arkadaşlar olarak belirttikleri <u>PKK/KONGRA-GEL terör örgütü üst düzey mensuplarına daha önceden gönderdiklerini anladığımız toplantı tutanaklarına ilişkin, üst düzey yetkililer tarafından gönderilen YAPRAK imzalı öneri ve talimat yazısının okunması</u> &#8211; Genel Hareketen gelen karar ve Kamuran YÜKSEK’in Cihan DENİZ’e paraların sorumlusu olduğunu söylemesi, &#8211; Abdullah ÖCALAN’ın görüşme notlarına ilişkin kurulacak olan yine partinin başına Ahmet TÜRK önerilerinin olduğu konusu,</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR <b>: </b>Zöhre BOZACI, Mehmet ABBASOĞLU, Çimen IŞIK, Hüseyin YILMAZ, Bayram ALTUN, Senanik ÖNER</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>26;50 ile 00<b>:</b>43;50 saniyeleri arası</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hevali Bayram</p>
<p><b>Bayram ALTUN : </b>Elinize sağlık tartışmaya gerek yok ama diğer boyutuyla genel anlamıyla böyle bilgi edinme, o bilgilerle zaten planlamama çerçevesinde ya da karar alınacak konularda zaten açığa çıkar ondan sonra bunun üzerinden tartışma yürütür paylaştırır öyle geçeriz</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Biz genel bilgilendirmeyi yaptıktan sonra mı yazıyı okuyalım</p>
<p><b>Bayram ALTUN : </b><u>Yazı ne yazısıdır </u></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b><u>Arkadaşlardan gelen yazıdır </u></p>
</p>
<p><b>Bayram ALTUN : </b>Nereye gidiyor</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>O bilinmiyor</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b><u>Ben bi gündem önerisi yapabilirmiyim şimdi ………… yıldır bu komisyon kendisine göre görev alanında görev yapıyor, burada son dönemlerde komisyonun bu isteğinden uzaklaştığını düşünüyorum, komisyonun mevcut durumu bi gündem olarak alıp görüşülmesinde yarar var. </u></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Farklı bir şey var mı? …….. yöntem açısını ne yapalım yazıyı okuyup öyle mi geçelim yoksa bilgilendirmelerden sonramı yazıyı okuyalım</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Yazı okunsun onun üzerinden</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Evet</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Merhaba gönderdiğiniz toplantı tutanaklarını aldık. Toplantıdan sonra öyle zannediyoruz ki konferans sürecinde bazı eleştiriler var ve bu eleştiriler komisyon tarafından benimsenmiyor. Bizler konferansın tüm belgelerini inceledik sizlere de yaptığınız tartışmalarda bu açıkladığınız sonuç <u>konferansın sonuçlarına sahiplenmek gerektiği yönündedir</u>, bu eleştiriler komisyonun çalışma motivasyonunu düşürmemeli ve sözcüler ile bazı problemlerin yaşanmasına yol açmamalıdır. <u>Modelin yeniden ele alınması ise doğal bir durumdur. Yeniden ele alınmasını büyük bir başarısızlık olarak ele almamak gerekir</u>. Böylesi bir beklenti geçmişin eleştiri ve pozitif sonuç çıkartmak kendini baskı altında hissetmemektir. Çünkü geçen süreç komisyon çalışmaları açısından belli bir istikrar, iktidar sürecide kazanmıştır. Bunları bundan sonra daha bir olumlu hale getirme ve negatifleştirme süreci başlamıştır. <u>Seçimle ilgili bir komisyon oluşturulmuş fakat şuana kadar bu konuda bize yansıyan her hangi bir şey olmadı</u>, gelen süreçle ilgili gelişmeler çok hızlı olmakla beraber seçim hazırlıklarını geriye itmemek ve hazırlıklı olmayı önemsiyoruz. Ayrıca; <u>bu rapor bize elden ulaşmadı</u> bu nedenle <u>kütük kaydırma</u> ve <u>benzeri konularda</u> <u>internete girmiş oldu,bu konuda gizliliğe daha fazla önem vermek gerekecek çünkü bu tür hazırlıklarımızın sızması halinde karşı girişimlerde olacak bu konuda <b>Eminönü örneği</b> <b>önemlidir</b>.</u> <u>Bizim bu alan için yaptığımız ve yapabileceğimiz konular bellidir ve yapılan yeni düzenlemeler bizim <b>Türkiye kentlerinde alabildiğimiz</b></u> ……………&#8230;……. Bu konuda duyarlı davranılırsa iyi olur, <u>eğer çalışma başlamışsa bizim burada genel güvenlik durumumuz uygun olursa seçim komisyonu çalışmaları ve model taslağını tartışmak için Mayıs ayı sonu veya dönem başı gibi başı gibi bir araya gelebiliriz. Bu konuda tarih için sizlere yine haber göndeririz, şu an net yazamıyoruz. Çünkü bizim koşullarımız şuan çok uygun değil,</u> bunun sürekli pratik konulara ilişkin ise <b>AKADEMİK</b> konusunda kararlılığınız yerinde ama bunlar ciddi ekip ve bilgi gerekiyor özellikle akademik bu nedenle bu çalışmaların ………………… <u>Gölyazı beldesi üzerinde ise ciddi olarak durulmalı.</u> Çünkü özellikle bu alanda <u>Avrupa da bu alandan olan geniş bir kitlemiz var,</u> öyle zannediyoruz ki burada <u>bazı çalışmalar başlatıp belli bir etkinlik gösterilmeden belediye ye yönelmek tabî ki olumlu olmayacak bu nedenle de bazı çalışmalara ağırlık verilmeli. Ayrıca gerçekten alanda ağırlığı olan arkadaşlardan yardım istenmeli</u> daha sonra size geniş bir yazı göndereceğiz şimdilik bunları gönderebiliyoruz. <u>Ayrıca kadın konferansı içinde bir yazı hazırlayacağız fakat buradaki güvenlik durumundan dolayı ancak ayın beşinde internete bilgi yada olan ortak adrese veya sözcünün adresine bırakacağız bilginiz olsun.</u> Tüm çalışmalarda başarı dileğiyle sevgilerimizle… YAPRAK</p>
<p><b>Bayram ALTUN : </b>Bitti mi?</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Evet</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Buna ilişkin bunu da genel komisyon toplantısında mı değerlendireceğiz. Kimlerin gideceği ………. yoksa kendi içimizde mi, işte bunu netleştirip öyle mi geçelim yoksa planlama bölümünde mi?</p>
<p><b>Bayram ALTUN : </b>Planlama bölümünde alırız</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Planlama bölümünde alırız</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Ee ben bi bilgilendirme yapayım şimdi <b>Siyasal Alan Merkezi olarak yaptığımız</b> ….. <u>toplantıda biz medya sınır bilgilendirmesi yapıldı, buna ilişkin arkadaşların güneye gelişi ve Talabani’ yle falan görüşü biz arkadaşlarla da tartışma yürüttük <b>Siyasi Alan Merkezinde</b></u> yani Barzani’nin niye böylesi bir tutum içerisine girdiğini öğrenmeye çalıştığımız da, Barzani daha önce 26 Nisan da randevu vermiş yani bizim arkadaşların görüşmesine ilişkin randevu vermiş, bizimkiler ……………. gerekçe göstererek randevuya karşılık vermemiş, yani işimiz var yoğunluk var şu aşmada gelemiyoruz diye daha sonra ……… Talabani randevu veriyor işte gidiyorlar. <u>Talabani’ yle görüşüyorlar işte parlamentoda tüm gruplarla görüşüyorlar genel edinilen izlenim olumlu bi izlenim aktarımlar en azından bu yönde çok farklı bi tutum içerisinde olmadıkları yani bizde Kürtlerin birliğini beraberliğini bozacak yahut Özgürlük hareketini tümünden imha edecek politikalardan çok yana olmadıkları yönünde düşünce belirtmişler,</u> arkadaşlarda <u>kendilerine şunu aktarmışlar demişler ki siz ilişki geliştirebilirsiniz yani Türkiye’ yle de diğer ülkelerle de ilişki geliştirebilirsiniz ama bu geliştirdiğiniz ilişkiler halkımızın hassasiyetini göz ardı edecek halkımızın birlik beraberliğine zarar verecek bi tutum içerisine girdiği taktirde halkımızın bundan ciddi rahatsızlık duyduğunu ve bunun da bizim kabul edemiyeceğimiz tarzında belirlemelerde bulunmuşlar</u> yani <b>özet olarak gene yürüttükleri çalışmalar olumlu izlenim tarzda Kurultaya ilişkin biz buradaki olan arkadaşları biz bilgilendirdik</b> işte Bayram arkadaşlar olmadığı için <u>kurultay zaten kitlesel yapılıyor önce 28- 29 Haziran düşünüyorduk şu an Temmuzun 7 sine</u> falan salon malon ayarlanması zaman işte hangi tarafta olacak mevcut listenin de anahtar liste olması yönün de bi eğilim çıktı, ama bu arkadaşların ortaklaştıktan sonra buna karar verileceğini, Genel Başkanlık konusunda da işte kim olur, kim olmaz tarzında bi tartışma tabi yürütülmedi, biraz <b><u>Başkanın son Görüşme notları işte Ahmet TÜRK olabilir düşüncesi var</u></b> bu alanda da biraz geliştirilmeğe çalışılıyor. <b><u>Ahmet TÜRK</u></b><u> zaten geçmişte de yaşadığımız sıkıntılar problemler çok sıradan şeyler değil yani</u> diyelim ki kendisini biraz dayatmaları o kongre döneminde de aynı tarz bi tartışma yürütülmüştü işte <u>Bayram arkadaşlarınan, Milletvekilleri ile Ankara’da yapılan toplantıda, bunu HAREKET göğüsleyecek mi? göğüslemeyecek mi? bu daha sonra tartışılır öyle karara bağlanır,</u> Halk kongresine ilişkin durum <u>bu Yeni Parti çalışmaları zaten Parti kurulmuş yani bu partinin merkezinde yer alan Genel Başkan</u> tanıtıl……….</p>
<p><b>Bayram ALTUN : </b>Kurulmuş mu? Kuruldu mu?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Kuruldu he kuruldu Parti kuruldu. Biz ona yönelikte eleştirdik, diyelim Parti kuruluyor biz <b>Siyasal Alan Merkezi çalışanları olarak</b> <u>bizim bu partinin yönetimin de kimin görev alıp almadığına net bilgisine sahip değiliz. Bu yönüyle eleştirdik</u> eminim <u>parti merkezinin de bu oluşumdan pek fazla bilgi sahibi olmadığını görüyoruz en azından bizim parti merkez yürütmede</u> <b><u>Genel başkan yardımcısı komisyon başkanı olmasına</u></b> ramen <u>bilgi sahibi olsaydı diyelim ki en azından bizi bilgilendirirdi</u> sanırım. Onların da bilgi sahibi değiller bu kabul edilebilir bir durum değildir. Geçmişte de Parti oluşumlarında da açılım adına kapsayışlık adına olur olmaz herkesi taşıdık bu zemine kendi elimizle bu zemini yaşanmaz hale getirdik bu biraz eleştirmemiz gereken nokta onunla ilgili düşüncelerimizi belirttik. Yine orda yürütülen tartışmada <b>yerel yönetimler seçimine</b> ilişkin zaten bölgeler düzeyinde çalışmalar yürütülüyor yine ona önemine ilişkin atıflarda bulunuldu daha sonra bu yapılacak olan toplantılar, anket çalışmaları, vesaire bunların üzerinden çok geciktirilmeden <b><u>geçmiş dönem şeçimlerdeki sıkıntılar yaşanmaması için biraz daha erken bu çalışmaların sonuçlandırılması yönün de karar alındı</u></b>, Çatı Partisine ilişkinde</p>
<p><b>Senanik ÖNER</b> <b>: </b>Bir şey sorabilir miyim? Yani parti kuruldu buna ilişkin DTP genel merkezinin nasıl haberi yok <b>Siyasi Alan Merkezinin</b> ne hale…</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Kimlerin haberi yok demiyorum</p>
<p><b>Senanik ÖNER</b> <b>: </b>Yani kimlerin olup olmadıkları falan yani bu partiyi kimler kurdu gerçekten</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Neyse onun tartışması yürütüldü görevli olan arkadaşlardan herhalde Mustafa arkadaş ordakilerin arkadaşlarda paylaştılar ………..zaman zaman ortaklaşma olmuş, bölük börçük ortaklaşmalar yaşanmış <b><u>ama bu parti nasıl olsa geçicidir kırkbeş günlüğüne kırkbeş gün sonra kongre olacağı için biz yine istediğimiz gibi bi çerçeve oturturuz mantığıyla yaklaşılmış bizim arkadaşlarda çok önemsememiş.</u></b> Çatı partine ilişkinde işte tüm sol çevrelerle sendikalarla çalışmalar yürütmüşler ama istenilen düzeyde bi mesafe almamışlar. Özellikle son dönemlerde benim söylediklerdim tabi Şubat ayına kadar olan çalışmalar Şubat ayı sol çevrelerin görüştükleri şahsiyetler biraz daha mesafeli duruyorlar özellikle bu <b><u>Zap direnişinden</u></b> sonra işte bu nedir o ………… etkinleridir <u>8 Mart’ tır, 15 Şubat’ tır bu halkın sokaklara yönelik yığınsal eylemsellikleri geliştirdikten sonra ilişkiler biraz daha sıcağı sıcağına yürüdüğünü ifade ettiler</u> arkadaşlar yani bu çerçeve de yürüttüler arkadaşlar, şu anda herkes bize bakıyor dediler. Bizde o konuda düşünce belirttik, yani çatı partisi alabildiğine kapsayıcı olmalıdır, kapsayıcıdan kasıt yani özellikle bu halkın değer yargılarına saygılı halkın hassasiyetini gözeten seçime endeksli bi Çatı partisi değil, Stratejik bi noktadan ele alınarak bi Çatı partisinin ele alınarak oluşturulacağının doğru olacağını önerdik. Arkadaşların da zaten genel yaklaşımı genel değerlendirmeleri o yöndeydi bu çalışmalar devam ediyor. <u>Yine bu Çatı Partisi çalışmalarını yürütürken <b>Demokratik Cumhuriyet Kongresi de</b> bu eksende yütülmelidir.</u> Yani eş güdüm şeklinde çalışmalar yürütülmelidir.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Bunun perspektifini bilgisi verildi mi? size Çatı partisi konusunda, mesela seçim öncesi strateji yönden</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Yok seçim endeksi ilk Çatı partisi olmuyacak <u>seçim eksenli bi ittifak çatı partisi</u></p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Nasıl nasıl olur bu?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Ya Türkiye’nin demokratikleşmesini esas alan Kürt sorunun barışcıl demokratik çözümü esas alacak bi perspektifle bu Çatı partisi oluşturuluyor bu çerçevede</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>İktidar yolunu nasıl açacak?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> İktidar yolunu mu?</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Çatı dediğin zaman sonuçta iktidara talip</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Yav yine talip olacak</p>
<p><b>Senanik ÖNER : </b>Şuan seçimi düşünmeye yönelik yapılan bi ittifak Çatı partisi değimli? ama seçime …….. geldiği zaman oda ………………esas olan stratejik olan bir oluşumdur</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Zeytin dalı mı? uzatıyor</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Yine bu özellikle sendika kongrelerinde EMEP’le yaşanan birtakım sıkıntılar var. Sendikal faaliyetler çalışmalarını yürüten arkadaşların aktarımları sonucu bu EMEP’ lede merkezi düzeyde görüşülerek kesinlikle ittifak veya stratejik bakmıyoruz Partisel bakmıyoruz bu yönüyle <b>MERKEZİ DÜZEYDE</b> <u>EMEP’in uyarılması yönünde bi karar alındı.</u> <u>Bu belediyelerde çalışıp ta parti yönetimlerine alınan arkadaşların parti yönetimlerine alınmaması yönün de karar alındı. Zaten GENEL HAREKETTEN de gelen karar o bu belediyelerde çalışıp ta parti yönetimine alınan arkadaşlar alınmayacak</u></p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>…….oldu mu?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> <b>Evet orda Kamuran dedi ki</b> …………&#8230;. o karar alındı …… <b>Cihan arkadaş ………………&#8230;…. o paraların sorumlusu sensin</b>, ……..…… paralar alınmıştı ya Belediyelerde çalışanlar parti yönetimlerin de konumlandırılmayacak işte o paralar alındığından dolayı sonuçlar oraya gittiğinde arkadaşlar bu kararın doğru bi karar olduğunu söylemişler bunun gereğinin yapılmasını</p>
<p><b>Senanik ÖNER : </b>Değil değil işte biz gittiğimizde tartıştığımızda da kabul edilmemişti</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> İşte orda bi yanlış anlaşılma var</p>
<p><b>Senanik ÖNER : </b>Tekrar denemeyi düşünmüş</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Değerlendirilmiş</p>
<p><b>Senanik ÖNER : </b>Çünkü biz o zamanda diyelim ……… sözcülük dedi işte biz bu kararı nasıl almışız şaşırmışız dedi işte yanlış bi karardır değiştirilmesi gerekiyor orayı o şekil akıl ettiler onun üzerine onların düşüncelerini doğru gördüler işte dediler ki ….</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Eğer oraya aktarımlarda eksikler yaşandıysa arkadaşlar onun düzelmesi düşünce belirtmiş olurlar. Biz sanki belediye çalışanlarının tümden siyasal faaliyetlere katılamayacaklar yönünde bi karımız varmış gibi belki anlaşılmış olabilir onu bilmiyoruz</p>
<p><b>Senanik ÖNER : </b>Onlar değerlendirildi belki hala………..</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Siz çok fazla üstelediğinizden dolayı arkadaşlar sıkılmaz</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
<p><b></b></p>
</p>
<p><b>DTP eş başkanı Kamuran YÜKSEK’in laptop bilgisayarından elde edilen 25 Ocak 2008 tarihli ve Cuma KOD, KCK yürütme konseyi üyesi Duran KALKAN isimli şahsa göndermiş olduğu raporun:</b><b> </b><b><i>“Cuma Arkadaşa ; Aralık notunuzu aldım. Türkiye Yürütmesindeki etkinliğimizi artırmaya devam ediyoruz. Son notunuzdan aldığımız perspektif doğrultusunda Mehmet Nimet Sevim ve Herdem Kızılkaya arkadaşların daha aktif bir pozisyona getirilmesini sağladık. Adadaki konusunda temasta olduğumuz ekip beklediğimiz açılımı yapabilecek konumda olmadıklarını, tecrit koşullarını sürekli olmasa da parça parça yapabilecek konumda olduklarını söylediler. Ancak psikolojik baskıyı en üst düzeyde tuttuklarını söylediler, hava harekatlarının devam edeceğini, kara harekatının planlandığını, yakın bir süre sonra yapılma ihtimalinin olduğunu iletmemizi istediler. Hava operasyonlarının etkisini kitlede motivasyona dönüştürmeye başladık. Türkiye Yürütmesi aracılığıyla birimlerimize düşman olarak görülen işbirlikçilerin araçlarının ve işyerlerinin yakılması talimatı ulaştırıldı. Eylemlerin artarak devam edeceğini bekliyoruz. Nurettinin tutuklanması hiç iyi olmadı. X bayanın sorunsuz olarak sürdüreceğine inancımız tam. Diyarbakır’da ki yapılan eylem kitle açısından istediğimiz desteği alacağımız ümidini taşirken anlayamadığımız bir şekilde bu eylemin üslenilmesi bize zarar verdi. Üslenmenin niçin yapıldığı soruşturulmalı. Sabri etkinliğini artırmak için Avrupa’daki kanaları vasıtasıyla CPT yi tekrar Türkiye ye gönderip Öcalanin var olan güvenini yenilemeye çalisacagi duyumunu aldık</i></b><b>” şeklinde olduğu,</b> </p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
<p><b>Söz konusu yazı metninde geçen “Diyarbakırdaki yapılan eylem” şeklinde tanımlanan eylemin, yazının 25 Ocak 2008 tarihinde tanzim edildiği tespit edildiğinden Diyarbakır ilinde Ocak 2008 tarihinde Final Dershanesi önünde yasadışı PKK terör örgütü mensubu tarafından gerçekleştirilen eylem olduğunun anlaşıldığı, bu eylemde bir çok sivil öğrencinin katledilip bir çok özel kişilere ait araç ve iş yerinin tahrip olduğunun bilindiği,</b> <b></b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">4 &#8211; KCK TM ADINA FAALİYET YÜRÜTEN “KADRO” OLARAK DEĞERLENDİRİLEN ÖRGÜT ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER ; </h1>
<p class="MsoNormal">Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün KCK sözleşmesinin genel ifadeleri kapsamında örgüt adına değişik alanlarda faaliyet yürütmek için “KADRO”lar oluşturdukları, KCK’nın 14/1-a maddesinde Bilim Aydınlanma Komitelerinin “KCK kadro ve çalışanlarının eğitimi yürütür ve halkın demokratik eğitimi teşvik eder” şeklinde düzenlemesinin bulunduğu, PKK/KONRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten kadrolarla alakalı bir çok ortam ve telefon görüşmelerinin olduğu, </p>
</p>
<p class="MsoNormal">Şöyle ki; </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.4pt;text-indent:-18pt;text-align:justify;"><b>1. </b>KONU: PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün Türkiye Sözcüsü tarafından Engin KOTAY’ın Akademiye çalışan olarak konumlandırıldığı, kadro olarak tabir edilen cezaevi çıkışlı ve dağda kalanların Akademi için iyi olmayacağını, bunun yerine çeşitli meslek dallarından insanların konumlandırılması gerektiği </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Turan GENÇ, Çimen IŞIK</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>24;15 ile 00<b>:</b>26;14 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Yani kadro değilim dedikten sonra, biz ona göre yaklaşırız. Deriz ki heval, bu arkadaşımız tam zamanında çalışıyor. Yani ….yani bu <b><u>çalışma süreçlerine katılmıyor, ÖRGÜT bağlamında söylüyorum, </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>İşte senin anlamadığın nokta şu, <b><u>Engin kendisi, Türkiye Sözcülüğüne demiş ki ben kadro değilim. Ama TÜRKİYE SÖZCÜSÜ onu, tam zamanında çalışan olarak konumlandırdı değil mi? </u></b></p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Tamam</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> <b><u>Konumlandırdı ve gerçektende hak ediyordu</u></b>.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Sorun olmuyor mu gerçekten?</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Hayır sorun değil, bizim bu arada Akademide</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Çalışıyorsa yooo mesela çalışıyorsa</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Bana göre üretimidir. Tamam mı?</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Tamam</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Ben ağzımdan sana dedim ki, Turan ben kadroyum dedim! Bütün toplantıda söz verdim. Ama benim pratiğim yoksa, sen benim kadromu neye göre belirleyeceksin? Ağzından çıkan Kadro kelimesine göre mi? Yoksa benim pratiğime göre mi? Bir ara ABBASOĞLU bir şey söylemişti. Mehmet …..o zaman çok bozulmuştu <b><u>sadece cezaevi çıkışlıları Kadro olarak değerlendirmişti.</u></b> <b>Zöhre</b>’de o zaman çok bozulmuştu<b><u>. Ama ben şu anda diyorum ki kadroluk cezaevine girmek çıkmak değildir. Dağda kalmak değildir. Kadroluk senin bağlı olduğun zihniyetine bağlı bir şeydir. Yani şimdi biz Akademiye kadro doldururuz, bir ÖRGÜTSEL mekanizmanın getirisi çok farklı olur. Akademiyi dengeleriz, araştırmacıyı, inceleyici meslek dallarından çok daha güçlü bir şey haline getiririz.</u> </b></p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile ilakalı olarak 22.09.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.4pt;text-indent:-18pt;text-align:justify;"><b>2. </b>KONU: PKK/KONGRA-GEL terör örgütü faaliyetlerinin legal alanlarda ve bölgelerde bulunan kadınlar üzerindeki etkilerinin arttırılması amacıyla yapacakları çalışmaların 2002 yılında Diyarbakır’da kurulan SELİS (Aydınlık – Yol Gösteren) Kadın Danışmanlık Merkezi üzerinden yapılması, SELİS’in ise faaliyet raporlarının ile KADIN HAREKETİNE iletilmesi, oradan da kendilerine gelmesi, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR :<b> </b>Alican ÖNLÜ</p>
<p>SÜRESİ : 00:28;47 ile 00:31;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ : </b>Yani biz başka yerde bir soruşturma yürütürken sizin dediği yani sorulur mu sorulmaz mı sorguluyorum, iki yerde soruşturmayı yürütüyoruz çalışmamız başladı …. şu şu veya işin işleyişinde şurda burda eksiklikler var, yeni oluşu arkadaşların şu ve orda kurulu düzende …….. değil yani ben, şu biraz eksik olur, yani şu olayı bi bize …….. belediye başkanına söyleyeceğin zaman şeyi bize söylemelisiniz ilk önce Oraya girmiyorum hiç, kim doğru yapıyor yöntemde, tarzda yeni olduğu için değerlendirmiyorum. Eğer ben bunu yeni olduğu için de, yoksa şöyle yapmayın yani onu söylememeliydi, ama bizim şey bir sonraki çalışmada bunların üzerine gidile ………. Bir gün daha buraya bir tek bilgi gelmemiş, bir tek rapor görmemiş, bir gün, bakarsın belediye buraya bağlıdır. Ona hiç girmiyoruz, yani …. yöntemi tartışırsak çok şey olmaz. Yine diyorum ordaki küçük çalışmalar mesela benim yerime söyledi sizin hakkınızda eleştirileriniz vardı, değerlerdirme yapamaz yapamazsınız ……. Buraya sunarsınız, karar burdan geçer, burası oraya talimat verir, kimse bize bağlı değildir, belediye veya mecliste de, yani oraya girmiyoruz, birbirimizin işini kolaylaştırmadır, yani illa işleyiş budur, siz niye belediye meclisinde karar götürdünüz, niye talep ettiniz işleyiş budur buraya gelmezseniz, pardon <b><u>SELİS’E GÖTÜRÜRSÜNÜZ, SELİS KADIN HAREKETİNE GÖTÜRÜR, KADIN HAREKETİ BİZE GETİRİR, BİZ DE ORDAKİ MECLİSE TALİMAT VERİRİZ. İŞLEYİŞ BU</u></b>. Şimdi buna mı gireceğiz, hayır orda çözümlenebiliyorsa, SELİS …. belediye meclis üyesi belediye başkanı illa bu kadar yolu dolandırıpta bir gün orda yapılıyorsa yapılsın. Diğer bi şey bi arkadaş dedi ordaki hassasiyeti biliyorum. Yani şöyle diyim, hassasiyeti bilmiyorum hayır, halk, ordaki hassasiyeti bildiğim için belediye başkanlığına bunu çıkar dedi. Şöyle bir hakkımız var, genel soruşturma bu <b><u>TÜRKİYE YÜRÜTMESİ, herkesin içinde olduğu genel soruşturma, dikkat ediniz, bu genel soruşturma bu, sadece komisyonu değil ki bir kurumu ayrı tutalım. Genel soruşturma bu. Onu bize yapmazsınız, o zaman gidip aynı eleştiriyi banaysa, TÜRKİYE YÜRÜTMESİNDE yapın veya genel komisyona halk nezdinde ben ayıp işlemiş, yani bu komisyon ayıp işlemiş </u></b></p>
</p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:48;58 ile 00:50;25 saniyeleri arası. Konuşmanın devamında; </p>
</p>
<p><b>(X-1/ Bayan) : </b>Eğer ki bir konu varsa bunu platformlarda tartışmalıyız. Eğer gerçekten bir rapor edilecek bir durumumuz da varsa ben o zaman bunu da yine hem …. hem <b><u>SELİS KADIN DERNEĞİ’NİN</u></b> hem de işte yerel yönetimdeki bayan arkadaşları hani bir ortaklaşmayı sağlama açısından biz bunu belirtmiştik, yine vurgulamak istiyorum ama bizim orda şöyle bi şey talebimiz de olmuştu arkadaşlardan bunun bir toplantıya alınması ıııı, <b><u>SELİS’İN ne olduğunu, nerden çalışıldığını, hareketin bir bileşeni olduğunu bu kadınların işte 3-4 kadın gelmiş kendi başına gelmediğini en azından vurgulanması gerektiğini</u></b> ve bizzat orda konuşurken kaygılarımızın olduğunu, bizim bir anket sonucumuz var, burda yerel yönetimlere sunucaz, o anket sonucunda belediyenin gerçekten hani seçime girme aşamasında ..cağımızı hani bunun önlemini orda nasıl ele alabiliriz. Hani bu gelişmelerin aslında biz …. ve hani seçime doğru bizi kıracağını düşündüğümüz hani kendi içimizde tartıştığımızda böyle bir kaygıyla …. dışardaki biraz rahat konuşmaları tek tek çünkü bizim içimizde de artık bireyselleşen bazı durumlar gerçekleşiyor, ne yazık ki. <b><u>hani kadro, örgütten diye bildiğimiz arkadaşların bile yaklaşımı çok bireysel oluyor bazen en azından onların önüne de örgütsel gidişin engel olacağını düşünüyoruz. </u></b><!--nextpage--></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.4pt;text-indent:-18pt;text-align:justify;"><b>3. </b>KONU: PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN talimatı ile kurulan AKADEMİ çalışmalarına ücretleri şahıslardan ziyade örgüt adına faaliyet gösteren kendi tabirlerince KADRO elemanlarından olması gerektiği, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR :<b> </b>Hüseyin YILMAZ, Turan GENÇ<b> </b></p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:44;10 ile 00:45;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Şimdi bu arkadaşlar siz nasıl görüştünüz mü yeniden mi görüşeceksiniz yada nasıl bir katılım sağlayacak yani bu konudan …… diyelim ki <b><u>mevcut akademide görevlendirilen tüm insanlar maaş statüsünde görev alan arkadaşlar statüsünde mi</u></b> olacak, yoksa hep gerçekten bu <b><u>hareketin bir kadro çalışanı statüsünde mi bi hakkın sahibi olacak. </u></b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Kadro olsun</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : He kadro. Kadro ….. olacaksa görüşülür, arkadaşlar artık o geçmişi bi kenara bırakarak yeni sayfa açma eski o tartışmalara tekrardan bi giriş yapacak ……. Kesinlikle kaçılması gerekiyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 29.08.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.4pt;text-indent:-18pt;text-align:justify;"><b>4. </b>KONU: Çimen ile konuşan bir şahsın, Belediye Başkanları veya Meclis Üyeleri haklarında açılan soruşturmalar neticesinde ihraç kararı verilmeden önce tekrar düşünülmesi gerektiği, tarihten 2,5 yıl önce kendisini GÜNEY olarak tabir ettikleri IRAK ülkesinin Kuzeyindeki PKK/KONGRA-GEL terör örgütü yönetim kadrosunun bulunduğu yere çağrıldığı ve sıkıntılarını anlattığından bahsetmesi ve PKK/KONGRA-GEL terör örgütü ele başı Abdullah ÖCALAN’ın talimatı ile kurulması planlanan SİYASET AKADEMİSİ’ nin Diyarbakır Merkezli olacağını, inşaatına başlandığını, bazı kısımlarda çalışmaların başladığı ve eğitimlerin verildiği, </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Çimen IŞIK </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:10;50 ile 00:12;06 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Geç anlaşıldı hevali Çimen yani daha doğrusu geç işletildi bu komisyon yani bu günlere gelinmesinde elbette bizim belki yeterince sorunları ifade edememe problemimiz oldu belki bizim yeterince zatı çizgiye getirememe sıkıntımız oldu, yani mutlaka bizden de kaynaklı bir takım eksiklikler olmuştur. Yani ……… diyorum kendi şahsımda diyorum ama işin buralara kadar getirmek ne kada büyük bir projem oldu, yani bundan sonra bu halkın ee <b><u>bir belediye başkanının, bir meclis üyesini ihraç ederken artık oturup düşünecek</u></b>, <b><u>ben ikinci bir Ramazan KAPAL vakasıyla karşılaşırmıyım diye ve buralara kadar getirmemek lazım.</u></b> Biz yani <b><u>ben iki buçuk üç sene önce arkadaşlar GÜNEY’e çağırdılar biz gittik, derdimizi onlara anlattık.</u></b> ………… ….mızı söyledik yani bütün o adamı iki üç gün içerisinde ……….</p>
<p>SÜRESİ : 00:19;14 ile 00:21;27 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Burası mı ısındı konumunun sıcaklığı mı beni terletti,</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Yoo bazen sıcaktır.</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Ya şeydir ha <b><u>öyle bazı kanallar fakat paylaşamıyorsun rahat konuşamıyorsun, hassasiyeti yani güvenlik sorunundan falan değil, yani rahat olmuyorsun artık. Bazı arkadaşlar bazen diyorlar keşke bu alana hiç girmeseydik</u></b> keşke ……….. hiç olmuyor o da olmuyor bir devr…. bi yerden başlamak lazım eğer biz kendimizi yöneteceksek eğer <b><u>biz ortadoğuya proje koyuyorsak</u></b> kendimizi yönetme noktasında sıkıntı çekiyorsak o da ayıptır yani inşallah bu ……… <b><u>Bu şey karşında nasıl bi gelişme var mı siyeset okulu falan</u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: …………………</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Var mı öyle bi gelişme?</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: <b>Var var çalışması başladı</b>,</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Hee o <b><u>merkezi nerde olur.</u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: <b><u>Diyarbakır </u></b></p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Diyarbakır değil mi?</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: ………..</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: <b><u>Bütün merkezimizi Diyarbakır’a taşımamız lazım</u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: ………….. 3 tane ……. oldu.</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Hımm ….</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: ……………</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: …….. kadın ……… sorumlu insan olmaktır.</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Onların hepsi başladılar. <b><u>Bazılarının inşaatı başladı bazılarının çalışmaları …….. eğitim …… başladı. </u></b></p>
</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Evet <b><u>KADRO yetiştirmemiz lazım</u></b> ya.</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Tabi yetiştireceğiz ……….</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Yani <b><u>KADROSUZ yürümüyor olmuyor</u></b>, böyle iman gücüyle çalışılmıyo yani, <b><u>bilinçli, donanımlı, dürüst KADROLARIN bu alanda çoğalması gerekiyor</u></b>. Ben kalkalım artık sizinde işiniz vardır. Ben öylesine bi uğramıştım</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: …… yerim…. Her zaman bekleriz.</p>
<p><b>(X-1/Erkek) </b>: Tamam tamam kendinize iyi bakın</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Sizde kendinize çok iyi bakın …….</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 16.06.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.4pt;text-indent:-18pt;text-align:justify;"><b>5. </b>KONU: Özgür Kürt hareketinin kadrosunun yaşadıkları coğrafyada mücadelenin başlaması, İyi bir GERİLLA olmak için iyi bir lojistik destek sağlanması 1999 yılından sonra stratejinin değişmesi ile zihniyet değerlerinin oluşturulmasında bir stratejinin oluşması, PKK nin ihtiyaç duyduğu katılımlara uyum sağlaması değişimin temeli olduğu </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Hüseyin YILMAZ, Mehmet ABBASOĞLU, Turan GENÇ</p>
<p>SÜRESİ : 00:43;50 ile 00:47;10 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Ya ben şey söyleyim tabi zihniyeti hadiseleri toplumsal boyutlarıyla değerlendirdiğimizde ………. nasıl bir toplumdan geldiğimizi, nasıl bir toplum üzerinde şekillenerek geldiğimizi ……….. <b>kürt özgürlük hareketinin kadrosu yaşadığımız coğrafyada ki bütün mücadelelerin başladığı ……….. ilişkiler üzerinde şekillenen bi toplumdan geldik. </b></p>
</p>
<p>Yönetim biçimi çok farklılıklar arz eden ve kişilik özellikleri birçok o günün o koşullarına göre özellikler taşıyan ama günümüz şartlarında taşıdığı özelliklerle ve kişilik itibariyle bu zihniyete girememe işinin yegâne nedeni bu partisel toplumsal gerçekliklerle henüz tümden kendimizi arındıramamamız ……. Ki <b><u>şimdi kürt özgürlük hareketinin başlamasıyla birlikte bu çelişkiyi çözerek yeni bir insan tipi yaratmaya çalışırken bunla birlikte bir savaş biçimi, savaş stratejisi üzerinde zihniyetin gelişmesi mevcut mücadele içerisinde yer alan insanlara kendini savaşa endekslemiş</u></b>. <b><u>İşte iyi bir savaşçı olmak, iyi bir lojistik destek sağlamak iyi bir gerilla olmak düşüncesi o anda yani bu mücadelenin bu toplumda yaşam bulduğu. Şimdi doksan dokuz (99)’dan sonra stratejinin değişmesiyle …… birlikte zihniyet değerlerinin gerçekleştirmesi noktasında bi strateji oluşturdu</u>.</b> Şimdi biz bu zihniyete niye girelim, giriş yapamıyoz. Bu zihniyetin bu ……… yaşam bulmaması bizim partisel toplumsal olarak mevcut edindiğimiz kişilik özelliklerin bu zihniyete girişiminde engel teşkil ediyor olmasındandır. Mesela kendi yaşamımızda da örnekler verebilirim. Memet ……… arkadaşların ……….. bazen çok önemsemiyorum. İşte ……… yaklaşımdan …….. ilişki geliştirmektedir. <b>Örgütü </b>topluma oturtturmaya çalıştığımızda onların ne kadar kırıcı olduğu, ne kadar katılımcı, daha ne kadar ………, ne kadar geliştirici olacağını çok hesabını yapmadım.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> Tabi <b>liderlik PKK kadrolarının</b> ……………. Ve nasıl olması gereklerini iyi bilen …………….. onun düşüncesini taşır, onun yaşamını sürdürmesi söz konusudur. Bunun için bunun …….. ölçümüne, bunun …….. ölçüsü ne …………. Teknolojisini benimsemekteki ……. <b>Eylemi ortaya koyma onunla bütünleşme bu anlamda Yani mesela …….. verilen sıfat işte mücadele içerisinde ……….. Yani sonuçta onun yetiştir……. Tarzı, bakış tarzı, ……. Tarzı, anket tarzı, eylem tarzı biraz daha ……&#8230; iyidir. ………… Bu hareketi ……… bu hareketi başarıya götürebilecekti ……… bununla yoldaşlık yapabilecekti, bununla ancak bizim ……… bu işin hedefini ortaya koyabilecek ……………</b> <b><u>PKK ideolojisine gelmek, PKK yaşamına gelmek, PKK nin istediği şeyleri görevleri yerine getirmek göründüğü gibi o kadar da kolay değil.</u></b> ……….. bizde biliyoz ……… toplumunun nerden geldiği ve nerden itibaren de bir sıçrayışa geçmenin hareketini ……… bulduğunu hepimiz iyi biliyoruz. ………. Bunu mücadelenin içerisine katmak, bunu işte demin ki <b>bunu yaşamdan kurtarmak, bunu bitişten geri döndürmek için bir zihniyet ……… bu da nedir? Devrimciliktir, bu da yurtseverliktir, bu da …..şlıktır bu da diyelim ki ……… sakınmaktır, onları yüceltmektir, halkı ile konuşmaktır, halk ile bütünleşmektir, halkı için her türlü bedeli ortaya koymaktır</b>. Bu anlamda da gerçekten ………… <b>şehitlere, şehitleri düşünerek bu hareketin içine girmek</b> bu kadar çekilen acıları düşünerek, bu kadar işte bu halkın mevcut durumunu düşünerek, bu halkın işte konumunu düşünerek, hatta …….. düşünerek yani işte bütün bu şeylerin sistemlerin Kürtlere yaptığını düşünerek hareket etme bunun …….. gerçekten yoğun yoğun bir insani şeye tasadduk ediyor<b>………. Dikkat edilirse Kürt özgürlük hareketi önce siyasal yaşamdan ……….. sosyal yaşamı alt üst etti</b>. Bu …….. ilişkileri alt üst etti, ondan sonra normal yaşam işte kadın-erkek ilişkilerini alt üst etti, kadının işte yaşam biçimini, erkeğin yaşam biçimini, bakışını her şeyi alt üst etti.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Peki başkan siz konuştunuz …….. mesela sizin bu söyledikleriniz …….. değişiklikten öncede vardı. 99’da bi değişiklik yaşındı ondan öncede demokratik konfederalizm ………. Parti yaşıyor sorunların ………. <b>Önderlik</b>te 99’dan sonra bu anormal değişikliğin temel argümanı olarak kullanılmaya başlandı. Zihniyet ………, yani zihniyet devrimi diye ideolojik değişikliklerden önceki dönemden ayıran farklılık ne ……….., birde şey var mesela <b>yardımcı PKK’den demokratik PKK’ye geçiş</b> sorunları …….. sorunların koca bir bölüm bu konu üzerine düşülmüş. ………………</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> E tabi <b>PKK</b>’ye devamlı işte dünya koşullarına göre günün şey koşullarına göre dünyadaki gelişmelere göre, siyasetteki yenilemelere göre, ideolojik olarak ideolojilerin hareketine göre kendisini ………., Şimdi hiç kuşkusuz <b>PKK</b> meselesi çıkış noktası var işte <b>özgür ve müreffeh kürdistan</b> onu ……..var, ……, onda duyduğumuz heyecan var, ondaki umut var ……….. kimin şekillenmesine görede gerçekleri gören …….. <b>PKK’</b>nin devam etmesini değiştirilip dönüştürülmesi söz konusu şimdi kadrosu da bizde buralarda bununla birlikte bu değişim dönüşüme ayak uyduramazsak sonuçta biz tıkarız. Biz bunu içerisinde ne olur ……..oluruz. Biz bunun içerisinde işte diyelim ki ee gelişmeye kapalı birey oluruz. Ya işte o hareketin dönüşmesine sürecine ayak uyduramadığımız taktirde ya işte diyelim ki birçoğunda olduğu gibi biz bunun için yola çıktık işte ben ee bunda bu olduğu için ben buraya katıldım işte şu anda ………. Ben artık yokum. <b><u>Önderliğe şeyle birlikte güvenle birlikte ………., birlikte PKK’nin ee işte bu anlamıyla ihtiyaç duyduğu katılımlara ayak uydurmayı, uydurmak gerektiği bilinci ortaya çıktığı taktirde de bu yürüyüşün, yürüyüşe …… o da zihniyet değişimini PKK içerisinde ve değişime ayak uydurmanın şeyi odur …….. </u></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.4pt;text-indent:-18pt;text-align:justify;"><b>6. </b>KONU: Eskiden PKK/KONGRA-GEL terör örgütü içerisinde yönetici kadrosunda bulunan Remziye …………….. isimli şahsın şuanda kendisinin PKK kadrosunda değilim demesi hakkında GÖRÜŞME YAPANLAR <b>: </b>Hüseyin YILMAZ, Çimen IŞIK</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>45;02 ile 01<b>:</b>45;15 saniyeleri arası.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Remziye şeye ne demiş biliyor musun?</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK :</b> Ne ye<b> </b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> <u>Demiş ki ben <b>PKK</b> kadrosu değilim ki demiş</u> <b></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK :</b> Onların döneminde bize yöneticilik yapıyorlar kafamıza vuruyorlar vuruyorlar.</p>
<p> <!--nextpage--><br />
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">5 &#8211; YASADIŞI PKK/KONRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜ ADINA FAALİYET YÜRÜTEN KCK/TM YAPISININ UYGULAMAYI PLANLADIĞI DEMOKRATİK CUMHURİYET VE ÖZGÜR BELEDİYECİLİK MODELİ İLE ALAKALI DEĞERLENDİRMELERİ ; </h1>
<p>Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde anayasası olan KCK kapsamında KCK/TM yapısının “DEMOKRATİK CUMHURİYET” ile alakalı planlamalar yapıp, örgütün yapısını, resmi kurumlar içinde kurmak ve faaliyetlerini düzenlemek için “ÖZGÜR BELEDİYECİLİK” adı altında bir model çalışması yaptıkları, </p>
</p>
<p>Bu konu ile alakalı KCK/TM mensuplarının dinleme yapılan ortamda birçok örgütsel değerlendirme yaptıkları. </p>
</p>
<p>Şöyle ki; </p>
</p>
<p>Bu konu ile alakalı olarak 05.03.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde, </p>
</p>
<p>1. KONU : Özgür Belediyecilik Modeliyle ilgili hazırlanan tutum belgesinin okunması </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Turan GENÇ,</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>04;39 ile 00<b>:</b>05;48 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Özgür belediyecilik programı ile aynı Belediye ekonomik hizmet alanı olarak, belediye &#8230;. altındaki değerlendirmeleri, esas alanı tutum belgesi, belediyelerin izlemesi gereken .. Politikaları çerçevesinin içlerine göre; </p>
</p>
<p><b>1-</b>Belediye bünyesinde üç temel uyum sorumlu koordinatörlüğüne… en büyük ilkesidir. İşletme ve İştirakler Müdürlüğü, su ve kanalizasyon idare müdürü, satın alma müdürü ile uzman personel ve kişilerin yer aldığı, Ekonomik Alan Kurulu oluşturulacaktır. Söz konusu olan bu birim aşağıda belirtilen çalışma ve süreçleri, koordine etmekle sorumludur.</p>
<p><b>2-</b>Kentin ekonomik haritası çıkarılacak. Kentin veri bankası oluşturulacaktır.<b> </b></p>
<p><b>3 – </b>Başta kent meclisleri olmak üzere ilgili bütün sivil toplum örgütleriyle birlikte, kentsel ekonomik kalkınma süreci hızlandırılacak ve çalışmalar koordine edilecektir. </p>
<p><b>4- </b>Üretim, tüketim, tarım, hayvancılık, gibi alanlarda kooperatifleşme desteklenecek ve teşvik edilecektir. </p>
<p><b>5- </b>İllerde kooperatif şirketlere öncelik tanınacak. </p>
<p><b>6-</b> Halka açık sosyal kültürel almış, idare diye ayrıca işletmelerin kullanılarak, kiralanmasında girişimci yurttaş gruplara özerklik tanınacaktır. </p>
<p><b>7-</b>Kadınların ekonomik …sağlanması yönünde ….. </p>
<p><b>8-</b>Vergi gelirleri için yapılan ……. </p>
<p><b>9-</b>Belediyelerde tasarruf tedbirleri uygulanacaktır. Bu kadar.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakaları olarak 04.03.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>2. KONU : Özgür Belediyecilik üzerine hazırlanan Yerel Yönetimler modelini geliştirmek için Akademiye verilmesi, Akademi’de görevli Kemal AKTAŞ’ın Belediye Başkan adayı olmasından dolayı çalışmalara yoğunlaşamadığı ve Akademiyi yeniden yapılandırma planları </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Turan GENÇ, Çimen IŞIK</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>27;52 ile 00<b>:</b>29;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Yani sorun şu Akademik çalışmasını, gerçekten ben diyorum stratejik bir çalışmadır bizim açımızdan, ben kendim ….yaptım. bak ben sana</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> ….şimdi çok daha farklı olacaktı bu Akademik çalışma</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Yoo yoo hiçbir çalışma yürütülmedi Akademiye ilişkin. Altı ay <b>Zöhre</b> arkadaşımız çalıştı. Bak Zöhre arkadaş onun vebali, hepsi o arkadaşın boynuna vebal var.</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Hayır, peki sen hiç şunu düşündün mü? Turan bak, ben sana çok.. bak ben bazen bazı şeyler söylediğimde kadın içgüdüsüyle, <b><u>ben AKADEMİ planlamasını yapıyorum. Üstelik bir eğitim yapıldı ya, bunu da Zöhre yapmıştı, onlar yapmışlardı, o ekip. Onun dışında Kemal arkadaşın yaptığı tek bir planlama var mı Akademiye ilişkin? Ben sana söyleyeyim Turan, Kemal arkadaş şu anda Zöhre’nin yaptığı planlamayı aşmamış.</u></b> Tek bir planlama eklememişti. Sadece Zöhre’nin yaptığı planlamayı hayata geçirmiştir.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Yoo yo kuruluş çalışmalarına ilişkin ben … bak altı ay</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Tamam işte bunun eleştirisini yaptık. Bu nedir? Şimdi Turan biraz bakış açısı, biraz zihniyetle bağlantılı bir şeydir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>29;33 ile 00<b>:</b>30;23 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Şimdi ben diyorum ki, bu arkadaşlar oturacaklar, yoğunlaşacaklar, biz hatta diyorduk <b><u>MODELİ, AKADEMİYE verelim. </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Doğrudur. <b><u>Yerel Yönetimler modelini onlara verelim.</u></b> Bak ben de sana şunu söyleyeyim. Turan bak, hani çok borçlara takılmıyorum mevcut gerçekliğe. Fakat sana şunu söyleyeyim Akademi kuruldu biraz tam, mesela diyelim ki daha önce …hayata geçirildi, seçim gündemine geldi. Aslan Hoca tak kendisini aday yaptı.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Şimdi de biri, şeye giriyor.</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> <b><u>Kemal Abi zırt adaylığı gündeme geldi.</u></b> Yoğunlaşması falan herşey altüst. Bak <b>Kemal</b> abi bugün de benimle konuştu. Kemal Abi beni her gördüğünde, bak ben Kemal Abiyi çok seviyorum. Gerçekten çok farklı bir sevgi besliyorum ama şunu da çok iyi görüyorum. Kemal Abi her günde aynı derdi söylüyor bana, hep aynı dertleri yanıyor.</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>31;10 ile 00<b>:</b>32;35 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Şimdi diyorum ki, o zaman biz <b><u>bu Akademiyi yeniden yapılandıralım</u></b>.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>İşte yeniden yapılandıralım.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Ben o noktaya getirmeye çalışıyorum. Ondan sonra biz bu arkadaşlarla onu, gerçekten biz ne istiyoruz? Belki konuşmamışız ondan dolayıdır. Yoksa ben diyelim <b>Aslan Hocanın</b>, <b>Roza</b>’nın yeteneklerine, birikimlerine kesinlikle küçümsemiyorum. Ben tam onu diyecektim, o belgelere baktım ya, ben kafama …çıktım dedim hani bu arkadaşları bir görelim. Heval diyorum bakın şu, şu şu noktaları sizden istiyoruz. Herhalde yanlış anladınız. Düzeltmek için bunu söylediğin zaman, eminim ki yararlanabileceğimiz arkadaşlar yazarlar. Ben bunun da farkındayım. Diyor şeye gitmiş, Viran şehir’e</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Viranşehir e gitmiş?</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Ben, <b>Engin</b> konusunu benden sordu. Ben dedim, <b>Engin</b> kalsın. Şimdi ben belgeler üzerinde çalışıyordum. Engin’in ….ihtiyacı yok bazı şeylere</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Yazıyor, çünkü biliyor, hakimdir. Şimdi Engin …</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Engin’de şeye gitti. Bingöl’e gönderdim.</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Engini bu duruma düşüren kim? Kemal Abi, Diyor ki Kemal Abiden hiçbir şey yok! Oturuyor, ben Nadir’e dedim ki, valla ben çok yoğunum diyor, adam bozuldu.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Ben Kemal arkadaşa söyledim. Dedim, Engin’in işi var.</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Ama Kemal Abi ….söylememişler.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 01.03.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>3. KONU : Özgür Belediyecilik modeli gereği Belediye Meclisinin yetkilerini Kent Meclislerine devredilmesi, Kent Meclisinin kurulma aşamasını da Özgür Yurttaş Hareketinin gerçekleştirdiği </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Turan GENÇ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>06;20 ile 00<b>:</b>08;44 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Biz 5 temel hususu bir netleştirelim. Bu kente hangi alanda hizmet yapacağız. Burada Özgür Belediyecilik kavramını ifade ediyor. İşte birincisi demokratik hizmetler…….. partiye ilişkin politika belirleme yetkisini kent meclislerine devredilmesi. Ahlaki açıdan, politik açıdan bir yetki devrini gerçekleştirebiliriz. İkincisi yetki devrini gerçekleştireceğimiz <b><u>Halk Meclislerinin kuruluş süreçlerine katılma, ya da buna öncülük etme Yerel Yönetim olarak. </u></b></p>
<p><b>X-1 Bayan </b>: Özür dilerim ben anlamadım.</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Şimdi Klasik Belediyecilikte kente ilişkin politikalar belirlenirken daha çok Belediyenin, belediye yönetimi kararları ………., sivil toplum örgütleriyle ………bir katılımcılık süreci belki işletiliyor olabilir. <b><u>Son karar verme mekanizması Belediye Meclisinin kendisidir. İşte biz bu yetkiyi, karar alma yetkisini Belediye Meclisinden alıp halka devrediyoruz. </u></b>Ama …….. bir halk değil, yani halkın örgütlüğü olan meclislere devrediyoruz.</p>
<p><b>X-1 Bayan </b>: ……… meclis bizden değil de mi?</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Yok …………. Elimizde şu anda uygun tasarılarımız, …….. meclis olmadığı için bunu ……. Ve <b><u>bu kuruluş sürecine yerel yönetimlerinde aktif olarak katılması gerekiyor. Bize yani Özgür Belediyecilik programında bunu bağlayıcı bir tutum olarak koymuşuz</u></b>. …….. kuruluş çalışmasına katılmak durumundadır. Öncelikli temel hedeflerimizden birisi bu olmalıdır.</p>
<p><b>X-1 Bayan </b>: ……. Hani bu belediyeler biliyorsunuz yasa değişikliğinden sonra Belediye Başkanı göreve geldikten 6 ay içerisinde stratejik planlarını hazırlamak zorunda. Dolayısıyla stratejik planları ……… hani bildiğimiz noktalarda kent meclisinde …….. diğer kurum ve kuruluşlarla ortaklaşa ……….. değil mi?</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>09;16 ile 00<b>:</b>11;25 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Şu an planlama, bu planlama süreci işletilirken yerel yönetimlerimiz gerçekten ciddi demokratik bir yaklaşıma …….. yani bu konuda geçmiş pratiğe ilişkin söyleyecek bir şey yok. Halk meclislerimiz ……… meclislerimiz olsaydı…….. bizim yeni yeni geliştirmemiz gerekiyor. Şimdi birincisi odur.</p>
<p><b>X-1 Bayan </b>: ……… Kent Meclisleri de kuruluyor ya hani genel olarak mesela onların dışında …….. onlarla birlikte kuruluşlarına katkıda bulunuyor.</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Evet, o anlamda. O <b><u>Kent Meclisleri kuruluş sürecine katkılar, zaten Özgür Yurttaş Hareketi tarafından yürütülüyor.</u></b> Bu çalışma bizler seçimden sonra konferanslar tartışmaya açacağız. <b><u>Özgür Belediyecilik hareketini tartışmaya açacağız.</u></b> <b><u>Eşit Özgür Yurttaş Hareketi artı Özgür Belediyecilik Hareketi, bu iki yapı tarafından geliştirilecek </u></b>……. Öncelikler. O açıdan yani bizim planlama oluştururken bunları biraz daha merkeze almamız gerekiyor.</p>
<p><b>X-1 Bayan </b>: Şimdi mesela belediyeciler olarak o zaman bizim bu mekanizmaları kendi içimizde nasıl oluşturacağız? ……..</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: ……….</p>
<p><b>X-1 Bayan </b>: ………</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Ayrıca …….. siz <b><u>kendi cephenizden bu meclislerin kuruluşu sürecine şartsız, koşulsuz beyan ediyorsunuz. Diğerleri TÜRKİYE YÜRÜTMESİYLE, Türkiye örgütüyle yani …… istiyor</u></b>. Ama biz böyle bir iddiada bulunabiliyoruz. Ve böylesi bir yetki devrini gerçekleştirebiliyoruz ……… buna halk adına biz karar almayacağız. İstediğiniz kadar bu kararları alın. Çok önemli değil. Niye ekolojiye ilişkin bazı projeleri ……..</p>
<p>4. KONU : Özgür Belediyecilik programı gereği Belediye’de Kadın Kulübü oluşturulması ve kadınlarınla ilgili hizmet çalışmalarını bu kulübün çözümleyeceği. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Turan GENÇ,<b> </b></p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>36;16 ile 00<b>:</b>37;05 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: İkincisi, <b><u>belediyede kadın kulübü, sizin Özgür Belediyecilik programı yapıldı mı? </u></b></p>
<p><b>Şahin…… </b>: Yapıldı.</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>:Orda, orda da işte <b><u>Belediyede Kadın Kulübü oluşturulacak. Kadınla ilgili hizmet çalışmalarını o kulüp çözümleyecek</u></b>. Niye seçimden hemen sonra belediyedeki personel alımlarını %40 lık cins kotasına ……. Edeceğiz. Sizin belediyede kaç tane çalışan var.</p>
<p><b>Şahin…… </b>: ……….. yani 40’a yakın</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Toplam personel</p>
<p><b>Şahin…… </b>: 500</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: 500 çok çok az yani bundan sonra ………..</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 12.02.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>5. KONU : Yerel Yönetimler Komitesinin Özgür Belediyecilik hareketini oluşturacak Kurmay Örgüt gibi çalışması gerektiği, PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün Konfederal sistemde en önemli ayaklarından birinin GABB olduğu, yasal zorluk çıkmaması için Akademi çalışmalarının GABB içerisinde örgütlenmesi gerektiği, Akademi bünyesinde Belediyelerde personel eğitimi verilmek suretiyle Örgüt yanlısı olmayan idari kadrolardan arındırılması. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : <b>Çimen IŞIK, </b></p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>20;35 ile 00<b>:</b>27;10 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Hepsini okumayacağız daha çok bu GABB’ın şeyini ……. Akademi …… hepinizin de bildiği gibi yerel yönetimleri sırf devletin bilinen belediyecilik zihniyetinin dışında ele almam şimdiye kadar temel perspektifimiz oldu. Hatta önderliğimizin son savunmalarında ortaya koyduğu gibi …… hizmet için özgürlük eğilimlerini kendini babında eritme yeteneği göstermiş olması, yani her türlü özgürlük eğilimini sistem içleştirerek bitirmiş olması da bizim yerel yönetim pratiğimizde de ele almamız gereken başka bir boyut. </p>
<p><b><u>Bu nedenler yerel yönetimler modelimiz aslında KONFEDERAL</u></b> ……. </p>
<p>Bir örgütlenmenin temel taşı olmak durumunda. Bu nedenle belediyecilik pratiğimizi, yeni bir aşamayı hızla geçmeli. Son 4 yıllık dönemi daha çok rantı engelleme hizmet götürme kısacası bir imar düzelme süreci olarak ele aldık. Fakat bundan sonrasını böyle götüremeyiz. Bir model yaratacak, kendi anlayışımızı kuracak kadar tecrübe edindik. Hatta belli bir kadrolaşmada sağladık. Yeni bir aşamaya geçmeye ihtiyaç var. Belediyelere yüklediğimiz misyonu, saf bir komite, sınırlı sayıda eleman ile sağlamamız mümkün değil. Bunun için <b><u>Yerel Yönetimler Komitesi; Özgür Belediyecilik hareketini oluşturacak bir KURMAY ÖRGÜT gibi çalışmalı.</u></b> <b><u>Özgür belediyecilik bizim öncelikle bu HAREKETİN temel ayaklarını oluşturmamız gerekiyor. Bu ayaklardan bir tanesi de GABB’tır.</u></b> </p>
<p>Öncelikle GABB konusundaki, GABB konusundaki tartışmayı bitirmek gerekecek. Bizim için GABB adı kalsa dahi kendisi demokratik belediyeler birliği yerine örgütlenecekti. Şimdiye kadar sadece biraz restore etme biraz faydalanma, biraz faydalanma biçiminde olan yaklaşımımızı daha stratejik bir konuma getirip, GABB’ta kendi modelimizi örgütlemeyi esas almalıyız. <b><u>Yönetime direk Komiteden arkadaşlar atanabilir. </u></b>Gönüllü encümenlik değerlendirilebilinir. Oluşturduğu ağ üniteler ihtiyaçlara göre olur. GABB ‘ın meşru hukukunu oluşturmak ve gittikçe bunu yönetmeliklere de yansıtarak yasal hale getirmekte, zamanla üzerinde durmamız gereken konu olacak. GABB’ın ……. Belediyelerimizin teknik ihtiyaçlarını tespit, hizmet eğitimi, imkân paylaşımı ve kendine yetemeyen Belediyelere teknik proje ve imkân sunmak olacak. Bunu hızlandırılmış güçlendirilmiş ve de stratejik temeli de oluşturulmalıdır. Kendi Belediyelerimizin geleneğini yaratmamız gerekiyor. Bu geleneği her belediye kendi başına yaratamayacağına göre ortak çalışma ve hizmet programlarıyla yapabiliriz. Kısacası GABB bizim çalışma ve hizmet geleneğimizi oluşturacaktır. Bunu yaparken Dünya Belediyeler Birliği gibi uluslararası imkanlardan da faydalanmalıdır. <b><u>Akademi çalışmaları, GABB içinde de örgütlenmesine devam edebilir. Fakat bu sadece yasal açıdan zorluk çıkarmaması nedeniyle böyledir.</u></b> GABB gittikçe kendini örgütlemeli ve misyonu genişletmelidir. Akademinin sadece seçilmişlerin eğitim yeri olması başlangıç açısından gerekliydi. Bundan sonrası için gereken şey Akademinin bölümlerini oluşturmak ve bu ……. Örgütlenmesini sağlamaktır. Seçilmişlerin eğitimi, atanmışların eğitimi kadar halk eğitimi içinde planlamasını sağlamalıdır. Şu ana kadar yapamadığımız 5 çalışmada akademik çalışmalardır. Kendi coğrafyamızın arkeolojik, ekolojik haritaları sistemimize ilişkin araştırma ve broşürleri akademi çalışması olmalıdır. <b><u>Akademi sistemi kuracak tüm elemanları eğitir, bir ideolojik misyonu olduğu kadar güncel ihtiyaçlara cevap verir.</u></b> <b><u>Şu anda Belediyelerdeki Müdürlüklülerin büyük çoğunluğu bizim dışımızdaki çevrelerden oluşuyor. Gittikçe bunu da değiştirmek ve Belediyelerimizde arındırma yapmak gerekiyor. Akademi bu açıdan belediyelerin temel çalışmalara yönelik personel eğitimlerini de hazırlamalıdır.</u></b> <b><u>Belediyelerimizde kendi çalışma ekiplerimizi yaratmak, AKADEMİ ve ÖRGÜTLENME KOMİTESİNİN görevidir.</u></b> Fakat bu çalışmaların hepsi bir günde olamayacağına göre Akademiyi adım adım büyütmek ama öncelikle Akademi kadrolarını doğru tespit etmek gerekecek. Programlanan bir diğer çalışma ise, seçim sonrası yapılacak bir Yerel Yönetimler Konferansıdır. Bu konferans, seçim sonrası dönemi, model sistem ve planlamalarını belirleyecektir. Fakat genel olarak şimdiye kadar yapılan konferanslar, çok geniş bir bileşenle yapıldı. Medyatik yanı ağır bastı. En geç Haziran ayında yapılabilir elbette. Koşullara göre tarih değişebilir. Fakat çok geç kalınmaması, yeni belediye bileşimlerini henüz kendi başına davranmadan yapılması daha olumlu olacaktır. Konferans dar tutulur, basına kapalı olur, ilgili kişiler katılır. Teorik değil, gerçek anlamda ihtiyaçlarımız gözetilerek tartışmalar belirlenir. Belediyeler bünyesindeki sosyal yardım, sağlık ve benzeri çalışmalarında belli bir forma kavuşması gerekiyor. Bu konuda yeni dönemde bir sosyal komite kurularak eğitim destekleme yardımları, dağıtılan yardımlar ve benzeri …….. ve daha güçlü planlar koyar. Bu arada çalışmaların daha derli toplu olmasını sağlar. Ayrıca yardımların dağıtılış süreçlerini daha iyi örgütlemek gerekecek maddi ve erzak yardımlarının denekler üzeri yapılması daha olumlu görülmektedir. Ayrıca kültür, gençlik, kadın ile ilgili Belediye çalışmaları da oldukça dağınıktır. Bazı yaklaşımlar daha çok mekân istemeye dayanan yaklaşımlardır. Bu durumun aşılması, dağınıklığın giderilmesi için çalışmaların bazı ortak platformlara ihtiyacı olacaktır. Yerel Gündem 21 çalışmaları çok etkili bir çalışma olmayabilir. Eskiden daha çok denetimimizin en azından bilgimizin olduğu bir çalışma idi. Fakat son dönemde ilişkimiz kalmamış tümden bağımsız hale gelmiştir. Bu durum aşılmalıdır. Bence stratejik bir çalışma değildir. Fakat madem alanımızda çalışma yürütülüyor o zaman denetlenmeli, aykırılığı varsa giderilmeli, imkânları bizim sistemimizi ve ihtiyaçlarımızı karşılayacak biçimde düzenlenmelidir. <b><u>Yerel yönetimler alanında çalışmalarımızı profesyonel örgütlenmenin bir gereği ve güçlü bir arşiv sistemi oluşturmaktır. Bunun için gelen öneri ise dijital ortamda bir veri batını oluşturmaktır. Bu öneriye engel olacak herhangi bir ciddi neden yoktur. </u></b>“Bu kadar”</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 28.01.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>6 .KONU <b>:</b> PKK/KONGRA-GEL terör örgütü talimatları doğrultusunda oluşturmayı planladıkları Sözde Özgür Belediyecilik ile ilgili olarak Çimen IŞIK isimli örgüt mensubunun hazırladığı taslak dosyalarının tamamını Irak Ülkesinin Kuzeyinde yönetim kadrosu bulunan örgüt mensuplarına gönderecekleri, kısıtlı zamanlarının kaldığı, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Pınar IŞIK, Bedriye AYDIN</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>05;46 ile 01<b>:</b>06;24 saniyeleri arası.<b></b> </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Bedriye AYDIN :</b> Çimen şey yapmış <b><u>özgür belediyecilik modelini kadın adaylara yönetim birimini,</u></b> heval Pınar </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Pınar IŞIK :</b> Hıı </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Bedriye AYDIN :</b> Ben ……. <b><u>Çimen dosyaları tamamını …. gönderecek ya bizde özgür belediyecilik model taslağı</u></b> ………… ulaşabildiğimiz kadar …. dosyaları hazırlayalım önce verelim arkadaşlara. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Pınar IŞIK :</b> Öyle mi? </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Bedriye AYDIN :</b> Artık …… </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Pınar IŞIK :</b> Yani …… zamana kadar avantajımız olur, <b><u>eğitim bitene kadar hazırlayabildiğimiz ne varsa hazırlayabiliriz. Yani zamanımız bu kadar yani bir on günlük zamanımız var. </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><b>Bu konu ile alakalı olarak 16.10.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal">7- KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşının Özgür Belediyecilik, Konfederal sistem ile ilgili gönderdiği talimatlar ile Belediyecilik ve Yerel Yönetimlerin YERYÜZÜNÜ KURTARMA HAREKETİ olduğu,</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Alican ÖNLÜ, Çimen IŞIK, Bayram ALTUN, </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:09;30 ile 00:44;00 saniyeleri arası.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Düşünmemişimdir onu bu mekanizmalar bölümünü,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Alican sonuçda seninle Turan heval bu modeli ….</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Ama ….. (konuşmalar üst üste geliyor)</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : ……………ken sen yoğunlaşıyodun haa,</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Bakın <b><u>demokratik sosyalizimde</u></b>, o tartıştık. Mesela o zaman <b><u>konfederal sistemin</u></b>, ideolojik yapısını yani seni oraya götürecek mekanizma, ana mekanizma, onu tartıştık. Ama mekanizma şey değildir ……… değil. <b><u>Demokratik konfederalizim dersen tabii şey, demokratik konfederalizim dersen tamam, yani demokratik sosyalizme götüren derse bu onun, mesela diğerlerine de şeyi vardır.</u></b> Misyon biçer, misyon gibi bi yer, ….. atıfda bulunup şu ben öyle yaptım. Bu bi parçaysa mesela asıl şey, sistem buna sorumluluk yükler,</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : Haa,</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Şimdi orası kaçmıştır ……………</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>……..….. anlaşamadığımız nokta tamam mı, modelin, temelin yada ………. demokratik sosyalizme bağlanmamızı kabul etmiyorlar, </u></b></p>
</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : Kim?</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Arkadaşlar ……….. en kötü tartışmamızda ordan çıktı. Diyolardı ki siz çok büyük bi ………siniz, tamam mı modeli mesela belediyecilikle gelişecek sistemi ………….. sistemi, şeye getiriyorsunuz, demokratik sosyalizme <b><u>biz de diyoz ki heval, en küçük bir modelin çalışması bile demokratik sosyalizme çizme gitmek zorundadır.</u></b> Daha önce ………. <b><u>sosyal demokratik sosyalizm</u></b>,</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : O değil, gerçekten arkadaşlar, burada …….. bazen ……</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : İddialı bi kelime vardı,</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : ………… bi açıklama yapmış ki bu sefer her şeyin merkezini sahip olmak kolay gibi bi hava var. Daha önceden daha fazla vardı.</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Tamam başta o vardı.</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : ……….</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Yerel yönetimler yeryüzünü kurtarma hareketi</u></b> çok iddialı bi şey, onunla sen anlaşamadın onlar bi de ………. tamam biz tartıştık sonra yine onun için tartışırız tamam.</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : Yani onunla beraber çok fazla bi önem adlediliyor bir, ikincisi hem de ondan kurtulmamışım, o günde tartışmamızın özü oydu. <b><u>Yani esasdan belediyeyi, merkeze koyan yerel bak Özgür Yurttaşın bak ikinci bi tane daha tutan bi yaklaşım var. </u></b></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Ama hayır bak sen, <b><u>yeryüzünü kurtarma hareketi ile ilgili tamam mı ÖNDERLİĞİN sade yerel yönetimler etkili görüşlerin</u></b> toplantı …</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : <b><u>Önderliğin, yönetimler şimdi diyor belediyeciliğin</u></b>,</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Belediye için,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Belediye için diyor, belediyecilik yeryüzünü kurtarma hareketidir. </u></b></p>
</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : Ama o …… kan ….. belediyecilik.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : …….. şey etmek gerekiyor,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : biraz ……………. ona sen o zaman bize bütün görüşme notları hani bize gelmişti ya, hani yerel yönetimlerle ilgili,</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : Hee,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Şimdi bende burada çok iddialı gördüm, ama ÖNDERLİĞİN bütün hepsini birleştirip, okuduğun zaman gerçekten, çok iddialı olarak görmedim. Çünkü niye belediyecilik sistem olarak ele alıyor.</u></b> Yoksa bizim şu anda, beklide gerçekten hala ……… şekilde ele alıyor. Yani hayatında mesela ……… merkezi hükümetten koptu diyoruz ya, aslında hani hükümette ge….., iktidar devlette değil ama belediyecilik üzerinden kendisini ayakta tutması ama her yönüyle, sadece bizim bildiğimiz işte, ya da şu ana kadar koyduğumuz çerçeveyle de bakmıyoruz ……….. çerçeveyle ……….</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : ………………..</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Ama şey diyor küçük devlet …..yın kovuşturmayın, dikkat edin diyor mesela, hep diyor ya….(konuşmalar üst üste geliyor)</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : …….. ne demek? <b><u>Şimdi sen içeriğini yitirmeden küçültürsen, küçük bir devletcik olur. </u></b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Şimdi bakın Turan, görüşleri düşünceleri mesela, …….. sonra değişti. Mesela ilk başta ne diyorduk, şubeleri demi,</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : Evet,</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : ………., şubeleri şuyu buyu,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : ….bizim ilk aklımızda kalan,</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Hee,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Turan yazmıştı.</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : …………. konferansında yazdığı bi şey vardı. Dedi orda o belediyeleri vardı yani,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : ………. araştırmasına başladıktan sonra düşüncesi gelişti, ondan önce bak Turan hep şöyle diyordu; Belediye Devlet’in bir uzantısıdır, halk da, hatırlıyor musunuz? Biz kapsamlı bir rapor yazdık, arkadaşlarla ilk defa uzun süren mesela o zaman da bizim raporumuz da ne vardı? O zaman hepimiz de kabul de ettik, dedik ki <b><u>hareketle şey belediyelere gereğinden fazla önem atfediyor, fakat devletcik olarak bakıyor</u></b>. Bu eleştiriyi onlara da yapmışlar. Ama daha sonra biz birlikte tartıştık yani</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : ……….</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : O şeylerle beraber hepimizi aslında model tartışmaları başlattıktan sonra belediyeler niye bu kadar önemli de belediyeye iktidardan kaynaklı <b><u>HAREKETİN önem verdiğini düşünüyodum.</u></b> Hep o şekilde yaklaşıyodum ve daha çok neyi kormaya çalışıyodum mesela, ilk başta bizde bakış açısı neydi? Sorunları görüp, …….olayı idi. Ekonomi olayını biraz dize getirmeye çalışıyorduk.</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : Ben, yok ….. öyle düşünmedim. Baştan beri öyle düşünmedim yani,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Sen öyle zannet, senin değerlendirmelerin aynen öyleydi Bayram,</p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : Hiç öyle düşünmedim,</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Tamam sen hiçbir zaman öyle düşünmezsin bizim gibi, sen hep doğru düşünürsün de ama sonrasında Turan’ın da değerlendirmeleri değişti. </u></b></p>
</p>
<p><b><u></u></b></p>
</p>
<p><b><u></u></b></p>
</p>
<p>Bu konu ile alakalı olarak 15.01.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p>8-KONU <b>: </b>Sözcülüğün katılmadığı ve güçlendirmek istediği hususlarda erken bilgilendirme yapması gerektiği ancak gönderdikleri belgelerin zamanında ulaşmadığı bu konulara dikkat edilmesi gerektiği, ve Yerel yönetimler modelinin devletin anlayışındaki belediyeciliğin dışında bir kavram olduğu, Önderlik tabir ettikleri Abdullah ÖCALAN’ın tasarlamış olduğu 4 ayak aşamasından oluştuğu Kon federal ve Kominal örgütlenmenin temel taşı olduğu, ancak belediyelerde çalışmakta olan kadroların tamamının kendilerine yakın insanlardan oluşmadığı, oluşumu için Akademik faaliyetler adı altında eğitilerek kadroların değiştirilmesi gerektiği. Kurulması kararlaştırılan <b><u>ÖRGÜTLENME KOMİTESİNİN </u></b>faaliyete geçirilmesi sorumluluk alanın ise maliyeyi düzeltmek olduğu gerek duymaları halinde kendilerine 2 kişiden oluşan alt komisyon kurma yetkilerinin olması Hüseyin YILMAZ isimli şahsın mali konulardaki çalışmalarına istinaden resmi olarak atanması kararının çıkmış olması ve seçimden sonrası yerel yönetimler komisyonunun toplanması gerektiği, ve bunun gibi maddelerin çıkartıldığı yapılan toplantı. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Çimen IŞIK, Kemal AKTAŞ, Bayram ALTUN, Hüseyin YILMAZ, Zöhre BOZACI, Mehmet TAŞ, Turan GENÇ</p>
<p>SÜRESİ <b>: </b>00<b>:</b>05;50 ile 00<b>:</b>23;20 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK : <u>Sözcülük katılmadığı veya güçlendirmek istediği hususlarda erken bilgilendirme yaparsa iyi olur.</u></b> <b><u>Artık komisyonun buraya göndermek için verdiği belgeler elimize ya ulaşmıyor veya geç ulaşıyor.</u></b> Eğer dikkat ediliyorsa iyi olur. Meraba, aranızdan gelen ekoloji ve yerel yönetimler komisyonu iki elemanı ile belli bir tartışma yapıldı. Ulaştığımız sonuçları bir yazı ile size iletmeyi de gerekli gördük. Çünkü, ulaşılan sonuç ve yapılan planlama uzun vadeli bir planlama, bu planlamayla seçimler sonrası Yerel yönetimler çalışmasının genel doğrultusunu belirleyerek, şimdiden hazırlık yapılmasına dönük kararlaşmalara ulaşıldı. Konulara ilişkin netleşen görüşleri maddeler halinde yazarak sözcülük ve komitenin, geri kalan elamanlara bir yazı ile iletmeyi gerekli gördük. Fakat koşullarımız nedeniyle, yazıyı geç gönderiyoruz. Bazı pratik hususlarla bilgilendirilmiş olabilirsiniz.</p>
<p><b>BİR,</b> Hepinizin de bildiği gibi Yerel Yönetimler sırf Devletin bilinen belediyecilik zihniyetinin dışında ele almak, şimdiye kadar ki temel perspektifimiz oldu. Fakat, Önderliğimizin son sayılmalarda ortaya koyduğu gibi, ……….özgürlük eğitimlerini kendi bağırın da eritme yeteneği göstermiş olması, yani her türlü özgürlük eğilimini sistem içi neştere bitirmiş olması da bizim yerel yönetim pratiğimiz de ele almamız gereken başka bir boyut. <b><u>Bu nedenle Yerel Yönetimler modelimiz aslında, Konfederal, Kominal bir örgütlenmenin temel taşı olmak durumunda</u></b>, bu nedenle Belediyecilik pratiğimizi yeni bir aşamaya hızla geçmeli. Son 4 yıllık dönemi daha çok rantı engellemek, hizmet götürme, kısaca imaj düzeltme süreci olarak ele aldık. Fakat bundan sonrasını böyle götüremeyiz. Bir model yaratacak kendi anlayışımızı kuracak kadar tecrübe edindik. Hatta belli bir kadrolaşma sağladık. Yeni bir aşamaya geçmeye ihtiyaç var. Belediyeler hepimizin Misyonu, saf bir komite sınırlı sayı da eleman ile sağlamamız mümkün değil. Bunun için yerel yönetimler komitesi özgür belediyecilik hareketini oluşturacak bir kurmay örgüt gibi çalışmalı. Özgür belediyecilik hareketi tüm demokratik yerel yönetim çalışmaları birlikler komin ve gönüllülerden oluşan bir harekettir. Bizim öncelikle bu hareketin temel ayaklarını oluşturmamız gerekiyor.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Kemal AKTAŞ : </b>Onu bi daha alır mısın?</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Özgür belediyecilik hareketi tüm demokratik yerel yönetim çalışmaları birlikler komin ve gönüllülerden oluşan bir harekettir. Bizim öncelikle bu hareketin temel ayaklarını oluşturmamız gerekiyor. Bu ayaklardan bi tanesi de GABB’dı. Öncelikle GABB konusundaki tartışmayı bitirmek gerekecek. <b>Bizim için GABB adı kalsa dahi, kendisi Demokratik Belediyeler birliği yerine örgütlenecektir.</b> Şimdiye kadar sadece biraz restore etme, biraz faydalanma biçiminde olan yaklaşımımızı, daha stratejik bir konuma getirip, GABB’ da kendi modelimizi örgütlenmeyi esas almalıyız. Yönetimde direk Komiteden arkadaşlar alınabilir. Gönüllü encümenlik değerlendirilebilinir. Oluşturduğu alt üniteler ihtiyaçlara göre olur. GABB’ın meşru hukukunu oluşturmak ve gittikçe bunu yönetmenliklerle yansıtmak, yasal hale getirmekte zamanla üzerinde durmamız gereken konu olacak. GABB’ın ağırlıklı rolü, Belediyelerimizin teknik ihtiyaçlarını tespit, hizmet eğitimi, imkân paylaşımlı ve kendine yetemeyen Belediyelere teknik, proje ve imkân sunmak olacak. Bu da hızlandırılmış, güçlendirilmiş ve bir strateji temeli de oluşturulmalıdır. Kendi belediyelerimizin geleneğini yaratmamız gerekiyor. Bu geleneği her belediye, kendi başına yaratamayacağına göre, ortak çalışma ve hizmet programlarıyla yapabiliriz. Kısaca GABB bizim çalışma ve hizmet geleneğimizi oluşturacaktır. Bunu yaparken Dünya Belediyeler birliği gibi uluslar arası imkânlardan da faydalanmalıdır. Akademik çalışmaların GABB içinde örgütlenmesine devam edebilir. Fakat bu sadece yasal açıdan zorluk çıkarmaması nedeniyle böyledir. GABB gittikçe kendini örgütlemeli Misyonunu genişletmelidir. <b><u>Akademinin sadece seçilmişlerin eğitim yeri olması başlangıç açısından gerekliydi. Bundan sonrası için gereken şey akademinin bölümlerini oluşturmak ve bu bölümlere göre örgütlemesini sağlamaktır. Seçilmişlerin</u></b> eğitimi atanmışların eğitimi kadar halk eğitimi için de planlamasını sağlamalıdır. Şu ana kadar yapamadığımız bir çalışmada Akademi çalışmalarıdır. <b><u>Kendi coğrafyamızın arkeolojik, ekolojik haritaları sistemimize ilişkin araştırma ve broşürlerle akademi çalışması olmalıdır.</u></b> Akademi sistemi kuracak tüm elemanları eğitir bir ideolojik misyonu olduğu kadar güncel ihtiyaçlara da cevap verir. Şu anda <b><u>Belediyelerdeki müdürlüklerin bir çoğun da, bizim dışımızdaki çevrelerden oluşuyor. Gittikçe bunu da değiştirmek ve Belediyelerimiz de arındırma yapmak gerekiyor. Akademi bu açıdan Belediyelerin temel çalışmalarına yönelik Personel, eğitimlerini de hazırlamalıdır. Belediyelerimizde kendi çalışma ekiplerimizi yaratmak Akademi ve örgütleme komitesinin görevidir. </u></b><!--nextpage--></p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> ……….bi daha oku hele,</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Belediyelerimizde kendi çalışma ekiplerimizi yaratmak,</p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> Baştan Akademiyi tüm….</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Tümden mi?</p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> ………….</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Akademik çalışmaların GABB içinde örgütlenmesine devam edebilir. Fakat bu sadece yasal açıdan zorluk çıkarmaması nedeniyle böyledir. GABB gittikçe kendini örgütlemeli misyonunu genişletmelidir. Akademinin sadece seçilmişlerin eğitim yeri olması başlangıç açısından gerekliydi. Bunan sonrası için gereken şey akademinin bölümlerini oluşturmak ve bu bölümlere göre örgütlemesini sağlamaktır. Seçilmişlerin eğitimi atanmışların eğitimi kadar halk eğitimi için de planlamasını sağlamalıdır. Şu ana kadar yapamadığımız bir çalışmada Akademi çalışmalarıdır. Kendi coğrafyamızın arkeolojik, ekolojik haritaları sistemimize ilişkin araştırma ve broşürlerde akademi çalışması olmalıdır. Akademi sistemi kuracak tüm elemanları eğitir bir ideolojik misyonu olduğu kadar güncel ihtiyaçlara da cevap verir. Şu anda Belediyelerdeki müdürlüklerin bir çoğun da, bizim dışımızdaki çevrelerden oluşuyor. Gittikçe bunu da değiştirmek ve Belediyelerimiz de arındırma yapmak gerekiyor. Akademi bu açıdan Belediyelerin temel çalışmalarına yönelik Personel, eğitimlerini de hazırlamalıdır. Belediyelerimizde kendi çalışma ekiplerimizi yaratmak Akademi ve örgütleme komitesinin görevidir. Fakat bu çalışmalar hepsi bir günde, olamayacağına göre, Akademiyi adım, adım büyütme ama öncelikle akademik kadroları doğru tespit etmek gerekecek. Etik kurul çalışmasına eskisi gibi devam edecek. Fakat daha profesyonel ve daha aktif olacak.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>ÖRGÜTLENME KOMİTESİ </b>: <b>Bu komite maliyenin oturtulmasından sorumludur.</b> Esas da halk demokrasinin sistemlerini mekanizma argümanlarını oluşturur. Meclis çalışmaları bunun başında gelenlerdendir. Seçimden sonrası hemen yeniden yapılanma süreci başlatmalı, Belediyeleri hemen örgütlemeli, gerekli değişiklik neyse tespit etmelidir. Güncel sorunlarla ilgilenecektir. Bu komite çalışmaları gerekirse bölgeleri örgütler. Bu konuyu seçim sonrası ele almak, daha sağlıklı olacağından, çok farklı bi şey belirtmeyeceğiz. <b><u>Örgütlenme komitesi ayrıca kendine bağlı sosyal, komite ve benzeri farklı alt komiteler kurabilir</u></b>. <b><u>Uzun zamandır hakkında karar olan fakat halen kurulamamış olan, ekolojik komitesi de yeni dönemle beraber kurulmalı ve bir an önce faal bir duruma gelmelidir.</u></b> Adını pratikamıza dahi vermiş bu konuya yönelik bir çalışma olmaması kabul edilemez. Bu işi temel çalışması olarak gören, yaptığı işi küçük görmeyen, küçük adımlarla da olsa gittikçe bir ekolojik bir hedef yaratmayı hedefleyen en az 2 arkadaşın bu komiteyi düzenlemesi gerekiyor.</p>
<p><b>İKİ,</b> komitenin durumu ise yeniden ele alınmalıdır. Geçen Komite bileşimi zor bir süreç de ve olumsuz tartışma ortamında çalışmasına rağmen, arkadaşlar ciddi bir performans göstermiş, çalışmaların toparlanmasında rol oynamışlardır. Uzun bir süreden sonra ilk kez, istikrar yakalanmış, uzun süre beraber çalışma yürütme konusunda, duyarlılık göstermiş bir bileşim olmuştur. Bu süreç bizim açımızdan belli tecrübe kazanmış ve bu iş üzerine yoğunlaşmış kadro demektir. Fakat komite üzerinden seçim sürecine dahil olan arkadaşlar vardı. Komitenin sayısının artırılması gerekecek. Bunu yaparken profesyonel çalışabilecek, ek görevleri olmayan arkadaşlar olması daha doğru olacaktır. Komiteye yeni isimi belirlemek için şimdiden bir faaliyet yürütmek gerekebilir. Çünkü seçim sonuçlandığın da ne yapacağını bilen, nasıl yapacağını bilen, kendi içinde veri tartışmaları yürütmüş bir ekip olması gerekiyor. <b><u>Zaten şimdiki haliyle bir arkadaş adaydır. Üç tanesi de seçim komisyon üyesidir. Geriye kalanların çalışmayı yürütmeye başlaması gerekiyor. </u></b><!--nextpage--></p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> Heval Çimen, …………dolayı mı yazıyor yoksa,</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Üç’tü ama bir arkadaşdı,</p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> Hee,…….okudun değil mi?</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Düzelttik üç arkadaş adaydı demişti yanlış olmuş orda, Seçim komisyonu için bir demişti, aday için üç demişti, orda bir yanlışlık olmuş herhalde, Zaten şimdiki haliyle bir arkadaş adaydır. Üç tanesi de seçim komisyon üyesidir. Geriye kalanların çalışmayı yürütmeye başlaması gerekiyor. Şubatın başına kadar, Komiteye dahil olacak isimler konusunda belli bir netleşme olmalıdır. İsim tespiti konusunda prosedüre göre davranılır. Sözcülükle beraber görüş oluşturulup burada sunulur. Sayıyı değil niteliği önemsiyoruz. Fakat sayı da önemlidir. Bir arkadaşın birkaç iş üstlenmesi değil, her bir arkadaşın bir çalışmayı üstlenip alt komiteler kurması gerekiyor. Komitenin yaşadığı bir diğer sıkıntı da parti kongreleri sürecinde ortaya çıkmaktadır. Komite partiye ve kendi alanına karşı sorumludur. Çalışmaları hakkında partiyi bilgilendirir. Yasal olarak partinin hukuku vardır. Fakat komite parlamenter Çalışmalar yapmaktadır. Partiye siyasal yönleriyle direk ilişkilenen fakat, modern ve sistemi konusunda, alan ve hukukunu güçlü oturtmalıdır. Bizce yaşanan sorunlar, siyasi alan merkezine oturmamış olmasından kaynaklıdır. Yoksa biz nereye bağlıyız tartışması sistemin hatasıdır. Hatasından değil sistemin işletilmemesinden kaynaklıdır. Bu konuda aramızda bir tartışma yürütülmeli bürokrasi en aza indirilmeli, işleyiş mekanizmaları sadeleştirilmelidir. Partiyle ilişkilerin diğer bir boyutu da her parti kongresinde komite üyelerinin seçime dahil olmasıdır. Buna karşı olmamakla beraber, belli problemleri de beraberinde getirdiği bilinmektedir. Üstelik komitenin kapsamı da farklılaşmaktadır. Bu nedenle partiden gelen Başkan yardımcısı belediyelerle ilgili siyasal işlerden sorumlu olabilir. Fakat, başkan yardımcısıdır diye tüm işlerden sorumlu kılmak mümkün değildir. Şimdilik en iyi formülasyon böyle görülmektedir. Bu konu aranızda tartışılır, en işler olan kabul edilir, sisteme göre zaten direk siyasi alanda yer alan, bir komitedir. Yapılan diğer düzenleme ise Hüseyin arkadaşa ilişkindir<u>. <b>Bundan sonra arkadaş Mali çalışmaların da üstlendiği doğal görevlendirme resmileşmiştir.</b></u><b> <u>Mali komitenin çalışmalarına katılım iki komite arasında eş güdümü sağlayacaktır. Kadın komitesiyle genel komitenin ilişkileri konusunda belli oranda sorun yaşandığı belirtilmiştir. Bu konuda DÖKH (Demokratik Özgür Kadın Hareketi) Sözcülüğe yönelik, bir yazı ekoloji ve yerel yönetimler komitesi ve YJA (Yektiya Jinen Azadi- Özgür Kadın Hareketi )ortak imzalarıyla gönderilmiştir. Ayrıca bize daha önce,</u></b></p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> Heval baştan okur musun?</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Kadın komitesiyle genel komitenin ilişkileri konusunda belli oranda sorun yaşandığı belirtilmiştir. Bu konuda DÖKH (Demokratik Özgür Kadın Hareketi) Sözcülüğe komite ve YJA’nın (Yektiya Jinen Azadi- Özgür Kadın Hareketi )ortak imzalarıyla yazı gönderilmiştir. Ayrıca bize daha önce bu konulardan hiçbir görüş gelmediği için, kadın komitesinden de bu konuda bilgilendirme istenecektir. Komite tüm iç sistemini ve çalışma hukukunu bir yönetmelik ile ortaya koymalıdır. Normalde sistemimize göre her komite ve alanın iç yönetmeliği vardır. Yerel yönetimler ve ekoloji komitesi de yukarda saydığımız bir çok konuyu Alan Örgütü ile netleştirmeli ve seçim sonrası yapılacak konferansta bu yönetmelik kesin netleşmelidir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>ÜÇ,</b> <b>planlanan bir diğer çalışma ise seçim sonrası yapılacak bir yerel yönetimler konferansıdır.</b> Bu konferans seçim sonrası dönemin modern sistem ve …maları belirleyecektir. Fakat genel olarak şimdiye kadar yapılan konferanslar çok geniş bir bileşimle yapıldı. Medyatik yanı ağır bastı. En geç Haziran ayında yapılabilir elbette koşullara göre tarih değişebilir. Fakat çok geç kalmaması yeni belediye bileşimleri henüz kendi, başına davranmadan yapılması daha olumlu olacaktır. Konferans dar tutulur. Basına kapalı olur. Bilgili kişiler katılır. Teorik değil gerçek anlamda ihtiyaçlarımız gözetilerek tartışmalar belirlenir.</p>
<p><b>DÖRT</b>, geçen dönemde tecrübe edinmiş, kapları dolmuş birçok seçilmiş var. Ve yeni dönemde seçime dahil olmayacaklar. Bu arkadaşlara yeni dönemde görev verilmelidir. Bu Parti ve Sözcülüğün ortak belirleyeceği önümüzdeki dönem çalışmasıdır. Fakat şimdiden bir yoğunlaşma olmalıdır. Seçim sonrası işe başlatılmalıdır. Bazı arkadaşlar yine yerel yönetimler bünyesindeki bazı çalışmalardan sorumlu kılınabilinir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>BEŞ,</b> Belediyeler bünyesindeki sosyal yardım ve sağlık ve benzeri çalışmalarında belli bir format oluşması gerekiyor. Bu konuda yeni dönemde, bir Sosyal Komite kurularak eğitim destekleme yardımları, dağıtılan yardımlar ve benzeri, dernekler ve ………….konular uyar. Var olan çalışmaların daha da derli toplanmasını sağlar. Ayrıca yardımların dağıtılış süreçlerini daha iyi örgütlemek gerekecek. <b><u>Maddi ve Erzak yardımlarının Dernekler üzeri yapılması daha olumlu olacaktır. Daha olumlu görülmektedir. Ayrıca Kültür, Gençlik, Kadın ile ilgili Belediye çalışmaları da oldukça dağınıktır</u>.</b> Bazı yaklaşımlar daha çok mekan istemeye dayanan yaklaşımlardır. Bu durumun aşılması dağınıklığın giderilmesi için çalışmaların bazı ortak patlama ihtiyacı vardır. Bu nedenle yerel yönetimler komitesi belli bir zaman aralığında ilgili bileşimlerin katıldığı toplantılar düzenler. Bu kurumlarda …..alıp muhatapları engellemek açısından, yerel yönetimlerde muhatap olacak arkadaşları netleştirip komite de kendi iş bölümünde aynı yaklaşımı gösterir. Bu birçok hususun sorun olmadan daha koordineli bir biçimde çözülmesini sağlayacaktır. Seçim komisyonuna özellikle ve benzeri konularda yerel yönetimler komisyonuyla bilgi paylaşımı ve görüş alış verişi olabilir. Bu Meclis üyelikleri için verilen yüzde kırk kotasından daha iyi değerlendirilmesini getirecektir. Geçen dönemde iyi performans göstermiş Meclis üyeleri bu yöntem ile netleştirilebilinir. Ayrıca bu kota için geçen dönemde edindiğimiz, bir tecrübe de özellikle belirgin alanlarda Meclis üyeleri içinde kadromuzun olmamasının bize bir çok konuda avantaj sağlayacak olmasının, kadrolarımız olmasının bize bir çok konuda avantaj sağlayacağını bunu gözetilmesi olumlu olacaktır.</p>
<p><b>YEDİ,</b> <b>Yerel Gündem 21 Çalışmaları çok etkili bir çalışma olmayabilir.</b> Eskiden daha çok denetimimizin, en azından bilgimizin olduğu bir çalışma idi. Fakat son dönemde ilişkimiz kalmamış, tümden bağımsız hale gelmiştir. Bu durum aşılmalıdır. Belki stratejik bir çalışma değildir, fakat madem alanımızda çalışma yürütüyor o zaman denetlenmeli, aykırılığı varsa giderilmeli, imkânları bizim sistemimizi ve ihtiyaçlarımızı karşılayacak biçimde düzenlenmelidir.</p>
<p><b>SEKİZ,</b> <b>Mali umut çalışması daha önce direk Komitel ihtiyaçların düzenlemek üzerinden kurulmuştur.</b> Fakat daha sonraları mali komiteye bağlandı. Asıl işi yapan elamanlarda komiteden ayrıldı. Şu an bu çalışmanın durumu nedir? Kime bağlıdır gibi hususlarla zaman, zaman bize gelen sorularda oluyor. Bu çalışmanın yerel yönetimlerle hiçbir ilgisi kalmamıştır. Bize göre misyonu netleşmelidir.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>DOKUZ, </b>Bazı hususlar Alanın Kent Meclisleri ve Konseyleriyle ilgili genel yaklaşımda da netleşmelidir. Mesela İl Genel Meclisi üyeliklerinin Kent Konseyi ile ilişkisi de bunlardan biridir. Geçen dönem bu alanı yeteri kadar örgütleyemedik. Fakat yeni dönemde bu durumu aşmalıyız. <b><u>ÖZELLİKLE KIRSALA YÖNELİK BİR ÇOK PROJEMİZİ İL GENEL MECLİSLERİ ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞTİRMEK MÜMKÜNDÜR.</u></b> Bunu Alan kendisi netleştirmelidir. Ayrıca Komite de bu alanı nasıl daha iyi örgütleyeceğine dair, bir tartışma yapacak ve konferansa sunacaktır.</p>
<p><b>ON,</b> Yerel Yönetimler alanın çalışmalarımızı profesyonel örgütlenmenin bir gereği de güçlü bir arşiv sistemi oluşturmaktır. Bunun için gelen öneri ise dijital ortamda bir veri tabanı oluşturmaktır. Bu öneriye engel olacak herhangi ciddi bir neden yoktur.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>ON BİR,</b> <b><u>Seçim sonrasına kadar tüm toplu iş sözleşmelerin ertelenmesi gerekmektedir. Emek Hareketi ile bu görüşmeler yapılmalıdır</u></b>. Diğer bir husus ise müteahhit işçilerinin durumudur. Kendimizin işe aldığı ve kendi tabanımız olan kesime karşı neredeyse işveren statüsünde durmamızı yol açıyor. Bu nedenle, sadece yerel yönetimler komitesinin değil, alan örgütünün ortak olarak üzerinde durması gereken bir konudur. Bu konuda önerimiz Emek Hareketi, Sözcülük ve Yerel Yönetimler komisyonunun ortak tartışmasıdır. Belki seçim çalışmaları nedeniyle hemen olacak bir şey değildir. Fakat erken bir tarihte olmasının faydası vardır. Diğer bir husus ise Belediyelerdeki özelleştirmelerdir. Özelleştirmeye karşı alan örgütü gerçekçi bir tartışma yaparak, hatta alternatif arayışı göstererek, bu duruma yönelik çözüm aramalıdır.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>ON İKİ,</b> Seçim dönemi çalışmalarda kullanılmak için seçim bildirisi dışında bir tutum belgesine ihtiyaç olduğuna düşünüyoruz. Bu konuda komisyon bir belge hazırlayarak sizlere de sunacaktır.</p>
<p><b>ON ÜÇ,</b> Gönderdiğimiz model belgesi sizin alandaki, komisyonun son belgesine dayanarak hazırlanması olacak. Ayrıca Başkanın onayına sunmuş olacaktır. Buna göre ele alınır. <b>Değerli arkadaşlar çok ciddi ve kritik bir süreçten geçtiğimiz hepimizin bildiği bir gerçekliktir.</b> Hepimiz tarihi Misyonumuza denk davranmak durumundayız. Bunun için zamanı iyi değerlendiren, zamanında ve doğru alınmış kararlara öngörüye ihtiyacımız var. Hepimiz yeteneğimizi, yaratıcılığımızı ve inancımızın gücünü buna göre en azami seviyede kullanmalıyız. Bizler sizlerinde sürecin yapıcı gerçekliğini hissettiğiniz olan inancımızdan hepinizi saygıyla selamlıyoruz. Yerel Yönetimler ve Ekolojik Komitesi 23 Aralık 2008</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>Kemal AKTAŞ : </b>Devam et,</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Bitti, yazı bitti.</p>
<p><b>SÜRESİ : 00:33;18 ile 00:33;50 saniyeleri arası. Konuşmaların devamı</b> </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK : İlk defa tartışmıyoruz bu yazının içeriğini</b>, burada tartıştık. Tartışmayı netleştirip önerilerimizi arkadaşlar getirdi. Yani bu yazının içeriği aslında modeli kapsamaktadır. <b>Bizim Model de heralde bir senedir modeli tartışıyoruz</b>. <b>Artık pratiğine geçeceğiz.</b> Kendimiz de dahi tartışmıştık. Seçimden önce bizim kanala çıkaracağımız, seçime giderken hazırlıklı olacağımız son toplantıyı arkadaşlar hatırlıyorlarsa arkadaşlar gitmeden önce, bunların hepsi burada tartıştık ama orda ……… son netleşen şeyler. Yani artık bizim bunun üzerinden yani, nasıl yapabiliriz tartışmamız gerekiyor.</p>
<p><b>SÜRESİ : 00:36;28 ile 00:37;25 saniyeleri arası. Konuşmaların devamı</b> </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ :</b> Kemal arkadaş da ifade etti de, biz bu yazının içeriğindeki tüm konuları defalarca tartışmışız. Arkadaşlarla da tartışmaya dökmüşüz. Sorun bunun mekanizmasını oluşturmaktır. Şimdi bizim neye ihtiyacımız var önceliklerimiz nedir? Diyelim ki biz Diyoruz ki GAB Belediyeler Birliğini dönüştüreceğiz. İki senedir dönüştürmeyi tasarlıyoruz. Onun için bunları kadrosunu tespit etmemiz lazım. Ekoloji biriminde çalışacak kadronun tespitini yapmamız lazım. Şimdi arkadaşlar bizden isim havuzu bekliyorlar değil mi? Bizim öncelikle bu gün tartışmamız, konu mevcut bu komisyonda çalışmasını uygun gördüğümüz arkadaşların tespitini yapmak. İkinci önemli konu yönetmelik ve tutum belgesine ilişkin zaten oradan gelecek olan yazılarda onu bir çerçeve belirleyip bi taslağa dönüştürmek gerekiyor. Seçim öncesi yapılacak olan şeyler bunlardır.</p>
<p><b>SÜRESİ : 00:40;49 ile 00:41;25 saniyeleri arası. Konuşmaların devamı</b> </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> <b>Mesela bizim kadın birimine de şey gelmişti, yazı gelmişti,</b> hani arkadaşlar sadece kendi cephesinde mesela sadece hiç genel çalışmalara katılmadığımıza dair sadece kadın çalışması yürütü…………. oda bi tartışma konusu, biz arkadaşlarla ………… şeylerle bileşenlerle olabilir yani hani …….. açısından, hani bu …….. sistemin oluşması açısından, yani bunların belli bir ihtiyaç boyutu ama diğer boyutunda mesela diyelim bu şeydir Tutum Belgeleri ………….. arkadaşlar görevlendirilmişti burada, hani arkadaşlar ona ilişkin de şey yaparız diyor.</p>
<p><b>SÜRESİ : 00:49;00 ile 00:51;50 saniyeleri arası. Konuşmaların devamı</b> </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Bizim gündemlerimiz belli ama sizin yaptığınız bi iş biz birazda sizden bekliyoruz.</p>
<p><b>Mehmet TAŞ :</b> Ben sizin toplantınıza katkı amaçlı katıldım. Yani sizin gündeminizi belirleyecek gelecek diyecek heval, biz bu metini okuduk, bizim gündemlerimiz bunlardır. Ben fazla aktif değilim ki, ………… doğrultusunda değerlendir ……….. alınacak.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Heval Çimen, ben şeyi belirtiyim. Şimdi biz bu ka…… önemli bir bölümünü tartıştık. Arkadaşlar bunu tartışmak üzere hatta bizim bu oluşturduğumuz toplantı gündem maddelerini …………..değil mi?</p>
<p><b>Mehmet TAŞ :</b> Hı hı,</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Onyedi, onyedi gündem üzerinden yaptınız. Tartışmalar o halde ulaşmış sonuçlara, orda arkadaşlar ortaklaşmış onaylamış ve bize dönüşüp geliyor. Biz bunları tartışmışız yoksa. Şimdi burada Özgür Belediyecilik Hareketi tartışılacak. Şimdi Yürütmenin buna dönük biraz …………. Bunu netleştirmek gerekiyor. Bir yerde komi çalışması olacak… zaten <b><u>Belediyelerde kent Meclisleri ile birlikte ortaklaştırırız. Nerde Kent meclisi çalışması yürütülür, Kent Meclisi oluşturulmuş mu? Net mi? Şimdi her şey deniyor ki Kent Meclisleriyle Kent Meclislerine bağlıdır. Şu anda yürütme cephesinde tartışılması gereken husus budur. Ee bu konu netleştirilmesi lazım. Burada yok. Bunu yapabilecek durum da değiliz. GABB konusunu biz burada tartıştık, tartışıyoruz. Pratiğe geçmemesinin nedeni mekanizmaların oluşturulmaması ……. Özgür Belediyecilik Hareketini bağımsız yapmaktan yanasınız.</u></b> Bu yapılmış olan şey GABB’a ilişkin, yürütülen tartışmaların ………. havada kalacaktır ve son bi dönüşüm yaratamayacaksınız. Yine Akademi çalışmasında ıı yani nereye doğru gideceğiz bunu gelen bi çerçeve çizilmiş fakat içi doldurulmamış bunun halledilmesi gerekiyor. Bunlardan ……… toplantı almak gerekiyor. Arkadaşların hazırladığı rapor var. Akademiyle de bi toplantı alınmalı, yine bence de en önemli konu Komite çalışanlarının sayısıyla birlikte netleştirilmesi, çünkü planlama öncelmiği değiştirilecek. Ben burada bir öneri yapmak istiyorum. Kendi iç örgütlememizi burada belirttiği biçim de değil. Yani bizim modele denk düşen model karşı olan bir örgütleme mekanizmasını geliştirmemizmiz lazım. <b><u>Orda 5 tane hizmet alanı belirlemiş, işte Demokratik Hizmet, Ekolojik yine Kadın,kadına dönük hizmet, kentsel ve ……………..5 tane hizmet alanı var. Komite de kendisini beş tane alan biçiminde örgütlemelidir. </u></b></p>
</p>
<p><b>SÜRESİ : 00:52;00 ile 00:53;15 saniyeleri arası. Konuşmaların devamı</b> </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Heval Turan, sen gündemleri mi söyleyecektin, değerlendirme mi yapacaktın? Bu gündemleri netleştirelim ……… genel bi değerlendirme mi yapacağız, yoksa başlık………</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Heval diyoruz işte biz bunları tartışmışız işte tartıştığımız konulardır. Yani biz tekrar bunun neyini tartışacağız. Şimdi burada tartıştıklarımızı biz arkadaşlara ilettik. Arkadaşlar onlarda ……… şimdi tamam bizim burada söylediklerimiz dışında arkadaşların ekten belirttiği bi şey yok ki,</p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> Özgür Belediyecilik hareketini ne zaman tartıştık?</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Çok tartıştık onu,</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Tartıştık Bayram arkadaş,</p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> Alanla tartıştık Özgür Belediyecilik nasıl örgütlenecek? Hareketi nasıl örgütlenecek? Komilerin gücü nasıl oluşacak, yerel de nasıl oluşacak? Bunu hiç tartışmamışız yani, tamam Özgür Belediyecilik hareketi ……..dı sorunumuz yok. Evet, onlarda onaylamışlar arkadaşlar. Ama bu en az bir gün tartışmamız gereken konudur yani. Sözcülükle diğer arkadaşlarla birlikte bunu nasıl örgütleyeceğiz, bu önemlidir yani <b><u>Özgür Belediyecilik hareketi kolay bi şey değil, biz başlı başına bir sisteme geçiyoruz.</u></b> Bir hareketi örgütlüyoruz yani, evet geçmişte Yurttaş hareketiydi yani, şimdi tamam biz bunu esas alıyoruz demekle olmuyor. Onların gücü ne olacak? Nasıl örgütlenecek? Yerel de nasıl ayaklarını oluşturacak. Bunu başlı başına bizim tartışmamız gerekiyor.</p>
<p><b>SÜRESİ : 00:54;28 ile 00:55;00 saniyeleri arası. Konuşmaların devamı</b> </p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> <b>Bu yerel yönetimler şeyimiz bizim ee anayasamızdır.</b> Şimdi bunun yönetmeliği eşittir. O anlamda söylüyorum yani, bu yönetmeliği yapmamız gerekiyor …………</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>……….. değerlendirmeler…..</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> Demokratik. Hayır değerlendirmeler var.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : Görevlendirilmesini yaptık. Bizim yönetmenlik yazılacak. Tutum belgeleri yazılacak. Bunların hepsinin görevlendirilmesi</b> ……….</p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> Bunların bitmiş olması gerekiyor.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Sizde ben bitmeden ……………eleştiri yaparsınız,</p>
<p><b>Bayram ALTUN :</b> Hayır hayır onu demek istemiyorum. Konferansa geldilerse aynı şekilde olur.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>……………..ben düzenliyorum.</p>
<p class="MsoNormal">
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">6 &#8211; YASADIŞI PKK/KONGRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜ ADINA FAALİYET YÜRÜTEN KCK/TM MENSUPLARININ KCK SÖZLEŞMESİNİN 44. MADDESİ GEREĞİNCE HALK SAVUNMA GÜCÜ OLARAK ÖNGÖRDÜĞÜ ÖRGÜTÜN ASKERİ KANADI OLAN HPG MENSUBU TERÖRİSTLERE İLİŞKİN KONUŞMALARI ; </h1>
<p><u>KCK/TM mensuplarının, örgütün kırsal alanında faaliyet yürüten teröristlerle ilgili birliktelikleri ve faaliyetlerini destelediklerine ilişkin olarak bırçok defa destekleyici mahiyette konuşmalarda bulundukları;</u> </p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Şöyle ki; </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 02.03.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>1. KONU : Gençlikten PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütüne bir akım ve ilgilinin olduğunu, bunlarla eğitim verilmesi ve ilgilenilmesi gerektiği, %50’si kadından oluşan gençliğe konferans verildiği ve bunların içerisinden 30-40 tane GERİLLA çıkaramazlarsa başarısız sayılacakları </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Ünal Ahmet ÇELEN, Çimen IŞIK</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>14;26 ile 00<b>:</b>17;14 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : <u>İlk kez ÖRGÜTSEL yapımızda bu kadar genç, yüzde ellisi kadın, genç kadın arkadaş olan bir yapıyla Konferans verdim </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Kültür değil mi?</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> Tabi heval Çimen (Konuşmalar üst üste gelmekte )</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Dünya kadar kadın çıkar oradan, var ya</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Böyle pırıl, pırıl gencecik insanlar (Konuşalar üst üste ) bir tane kadın toplantısı yapmışsın. Bir hafta önce 23-24 kişi gelmiş. Ben bunun hakkını nasıl sorayım? Bunlar nasıl böyle şeyler ….. kadın, hepsi gencecik ilk kez bu kadar genç ve ilk kez bu kadar kadın ve bu yüzden Kadın Hareketi yüzde kırk fazla içini ……… koparıyor. Bunlar kendiliğinden yüzde elli, yüzde atmış, Yani niye? Çünkü kadın</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Hisseden arkadaş onlar da</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>İşte ben onu söylüyorum, yani kadın atmasyonu söyledim baktım götürüyorlar bir …… merkezine bilmem ……… yani bu kadar genç insan olsa ne işimiz var? Organize morganize teknik şeyi bunlar, erkek işidir …. Neyse sonra bizim üzüntüye valla tamam. <b><u>Organizasyonlar gerekiyor da ama bu kadar insan olması </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Genç arkadaşları yetiştirmek lazım, Bir de gençler bu ara çok fazla</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Gençliğin ve kadının genç, genç kadının diyorum ki yav 18 yaşındaki genç insanın özgürlük anlayışı iki tanedir</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Yaa daha büyüğü kültür ve sanattır</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> Çünkü birileri para kazan diyor mu? ………….. bir basındır bir basın ……… bu değişim Kürtçe bilim adına alıyor, katılıyor. Kürtçe siyasi dedim mi? Yok ya. <b><u>Ya Gelişimdir, ya Kültürdür yada GERİLLADIR yani ya.</u></b> Onu yapanı ben sana söyleyeyim. Bir yıl <b>İbrahim</b> onu söylemiş fayda olmamış abi ……. Ol demiş, bu icrai ……. <b><u>İçerisinde otuz tane kırk tane GERİLLA çıkmadıysa, bir ikimiz başarısızız. </u></b>Cidden diyor bir eğitim olsa, bir anlayış böyle arkadaşlık, eski arkadaşlar tam şimdi çağırdığın zaman arkadaşlar çıkıp gidiyorlar</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Bizimde sevdiğim köy Dersim’e Diyarbakır’a genellik giden kitle, hep kadınlardan oluşuyor. <b><u>Dünkü kitlenin çoğunluğu, çoğunluk gençmiş. Şimdi demek ki bu nedir? Gençlikten bize bir akım var, bir ilgi var (</u></b>Sesler üst üste ) Geçen gün mesela ben, bu organizasyona sırt dönüp, ben 8 Mart’ta görev almam. Geçen yıl ağlan beni karısı ettiler. Yok olsaydı, otobüs devrilse orada</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Tamamen bıraktım ÖRGÜTÜ değil haaa</p>
<p><b>Çimen IŞIK : <u>İşte ÖRGÜTÜ değil, ÖRGÜTLENMEK gerekir. Mesela dün akşam kadın arkadaşlar tartışıyordu. Bu gelen 8 Mart için sadece eylem için gelmişler üstlerine, o kadar genç! </u></b></p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Evden çıkıp geliyorlar yani</p>
<p><b>Çimen IŞIK : <u>Geliyor, o zaman bizim bunlarla ilgilenmemiz gerekiyor. Eğitimdir, ilgilenmedir, bire bir. Çünkü biz hepimiz öyle örgütlendik.</u></b> Valla biz hiçbir zaman eğitim almadık</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Doğrudur</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Birebir arkadaşların üzerimizdeki emekleri ile bütün olduk. Brçok şeyi. Şeklinde konuşulduğu,</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 27.02.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p>2. KONU : Cizre’de partiden ihraç ettikleri Mele Nezir isimli şahsın, Gerillanın sözcü olduğunu söylemesi </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Turan GENÇ, Hüseyin ZORLU</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>00;03 ile 00<b>:</b>00;50 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Cizre’de bizim ihraç edeceğimiz adamı gene getirmişler. Mele Nezir ….. Söylemeyecektim ha, yani benim söyleyeceğim şeyi mazlum ciddiye alabilecek düzeydedir. Ben onu söyleyeyim yani, yani o ciddiyetinin farkında değil. Ben ondan dolayı söylemeyecektim Mazlum’a geçerken, ağzımdan çıktı. Ya çok dolmuşum ya, bizim ihraç edeceğimiz adamı siz getiriyorsunuz. Kimdir, Mele Nezir’dir. Heval diyor, <b><u>Mele Nezir platformdan en çok alanlardan birisidir. </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Denge’dir.</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: <b><u>He GERİLLA diyor, dengedi(sözcüdür).</u></b> Siz her platformdan çıkan adamı koydunuz mu? Yani ben sana kırk tane örnek göstereyim. Çıkmış almamışsınız. Mele Nezir sahtekar bir adam, senin gözünün içine baka baka yalan söylüyor……… .Şeklinde konuşulduğu,</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 13.03.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde</p>
<p>3. KONU : İzmir Gençlik Örgütünün uzun süredir İzmir’de eylem yapmamasından dolayı Gençlik Örgütünden atılma kararı ve İzmir’i terk etme kararının PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü tarafından verildiği, bu karara rağmen gençlerin Örgüt kararı olmasına rağmen okullarına dönmek istediklerini ve bunun Örgüt kararları ile çeliştiği, böyle bir durumda GERİLLA’ya katılmaları gerektiği, eğer itirazları varsa itiraz raporlarını yazmaları ve konunun değerlendirilip yazılı olarak Türkiye Sözcülüğünden cevap verileceği. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Herdem KIZILKAYA</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>44;57 ile 00<b>:</b>54;10 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA : </b>Hemen bir soruşturma, bir toplantı oldu. ….arkadaşın katıldığı bir toplantı, ben aktarımları anlatıyorum. …..arkadaşın katıldığı bir toplantı oldu. <b><u>Toplantı sonucunda bir soruşturma başladıklarını söylediler, işleyişe ilişkin. Daha sonra soruşturma sonucunda, ekstradan bir karar alacaklarını, önemli değişiklikleri netleştirip sonuçlandıracaklarını söylediğini söylediler.</u></b> Ondan sonra dediler, biz bir süre bekledik. Bizden hiçbir ifade alınmadı. <b><u>İfade alınmadı ve sadece çağrılıp bize şey söylendi. Bu soruşturmayı bitirin, sonuçlandırın. Sizin gençlikten atılma kararınız çıktı. Bir de İzmir’i terk etme kararınız çıktı. </u></b>Bundan rahatsızdılar diyorlardı. Yani en azından hani sonuçta bir soruşturma başlatıldığı zaman, bize de sorulması gerekiyordu. Yani bizimde, bizimde ifademizin alınması gerekiyordu. Ancak bizden ifade alınmadı. Hani bize her hangi bir durum belirtilmedi. <b><u>Diyor ÖRGÜT kararlıdır. Diyor boşa çıkarmak istemiyoruz. İzmir’den çıktıktan, okulumuz ordadır. Biz sonuç itibari ile Aydın’ı terk eden geçmiş dönemde bir kararlar çıktı. Orada biz SÖZCÜLÜK yapmışız. Birisi, SÖZCÜLÜK de yapmış. Yani biz sonuçta ÖRGÜT kararını boşa çıkarmak istemiyoruz ama ailemize de direnip, ona rağmen ÖRGÜTTE kalmışız gibi yaparız. Şimdi ÖRGÜTTE bize karşılık, oraya birilerini vermezse, biz nereye gideceğiz? Ailemize dönmek istemiyoruz.</u></b> Fakat bu takdirde, kalmak istemiyoruz. Bu noktada örgütün bu durumu yeniden ele alması gerektiğine inanıyoruz. Ben şunu söylüyorum, ısrarla hani soruşturmanın …… ÖRGÜTTEN şey yapıldığı. Onlar ısrarla dediler ki, bize gerekçesi çok iyi açıklanmadı. Sadece işte, eski yobaz anlayışlarını dayatıyorlar orada dedi.</p>
<p><b>X/1 BAYAN :</b> Bir şey ifade edebilir miyim müsaadenle ya!</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> Yav ben açıklayayım da. Biz işçilik yaptığımıza dönük vesaire, bu noktada bizden hiçbir ifade alınmadı. Şeyi söylediler, dediler biz genelde <b>Mukaddes</b> arkadaşla görüşmelerimiz ….. Yani onunla da görüştüm. Kararın yukarıdan ele alınması gerektiğini, en azından bizden bir ifade alınması gerektiğini söyledik. Yukarıdan <b>Mukaddes</b>’in <b><u>işte şeyi söylediğini, biz bu kararı değiştirmeyiz, isterseniz KANDİL’e gidin. İsterseniz nereye giderseniz gidin, bu karar değişmeyecek.</u></b> Ben kendilerine şeyi söyledim, dedim ki, ben durumu bilmiyorum. Yani bize İzmir…bir bilgi aktarılmamış, sonuçta …….sizin söylemenizle beraber, örgütün yıllardır bu soruşturma yaptığını, sonuçlandığını, bu konuda bizim bilgimiz yok. Ama sizin bu karara itirazınız varsa da, sonuçta ben tek taraflı bir karar, bir görüşme üzerinden bir karara varamayız. Fazla yetkimizde yoktur. <b><u>Eğer itirazınız varsa, bir itiraz raporu yazarsınız, durum ele alınır.</u></b> Dediler, tamam. Çünkü biz bu on gündür, on, on beş gündür hep şurada, burada kalıyoruz. <b><u>Ne İzmir’e gidebiliyoruz, ÖRGÜT kararı olduğu için de çıkmak, yani bozmak istemiyoruz. Oradan oraya gidiyoruz. Biz bu konuda da elimizden ne geliyorsa da çalışmak istiyoruz. Olmazsa da en azından okulumuza devam etmek istiyoruz. Yani ÖRGÜT buna rağmen yok siz çalışmayın, sizi çalıştırmayız derlerse, okulumuza devam etmek istiyoruz, bir YURTSEVER gibi.</u></b> Ben şeyi söyledim, dedim biz sonuçta hani arkadaşları konuşmamışız. Soruşturmadan da bilgimiz yok, ancak siz itiraz halinde, bütün bir gençliğin soruşturmalarına da karışmıyoruz. Yani bir iç yönet… Yaptıkları şeylerde oluyor. Fakat sizin itirazınız olursa bir rapor yazarsınız, biz arkadaşlarla da bu konuda görüşürüz. Onun sonucuna ilişkin, sizi çağırır sonucunu iletiriz. Yani fakat bu konuda şey yapmayınız, yani epeydir sormuşlarsa, YÜRÜTME ile muhatap olmak istemişler. Arkadaşlar bunun üzerinden bizi bilgilendirdiler. Ben <b>KUTBETTİN </b>arkadaştan soramadım. Yalnız dediler, heval <b>Kutbettin</b>’de diyor, bu karar yanlıştır vesaire. Hani bunu bilmiyorum soruşturmak gerektiğini …. <b>Kutbettin</b> arkadaşta soruşturmaya katılıyor mu, katılmıyor mu, niye böyle yapılmış, yapılmamış diye sormadım. Buraya gelirse eğer, seçim süreci dedi ama oradan ….dolayı, burada toplantımız olduğunda, bunu da tartışırız, görüşebilir diye. Bak ben şu anda ….onları şeyin üzerinden seçim süreci olduğu içinde, size belki hemen dönmeyebiliriz. Sonuçta raporunuzu yazarsınız, raporunuzun içeriğine de bakarız. Şimdi bir dedim, hem durum bu size sorup. İkincisi rapor geldiğinde tartışmamız gerekiyor.</p>
<p><b>X/1 BAYAN :</b> …Bu süreci başlattığımızı,sürecin sonrasında yani böyle bir karar alacağımızı,……….böyle demiştim de. <b><u>Çünkü biz bu karar iletildikten sonra onlara demişlerse, biz işte TÜRKİYE SÖZCÜLÜĞÜ’ne yapacağız, …yalnız size gelebilirler.</u></b> <b><u>Herhalde bir iki gün içinde size gelebilirler, böyle bir durumu anlatmak için. Çünkü kararı ….kabul etmeyecekler. </u></b>Biliyorduk yani böyle yaklaşacaklarını, kararı kabul etmeyeceklerdir. Süreç budur, alma gerekçemiz şunlardır, bunun üzerinden böyle bir karar almışız. Durum size gelebilir de, yani hem böyle bir durum ….hem de onların gelebileceği …………….size gelirlerse zaten muhatap sizsiniz. Tekrar size göndereceğiz demişlerdi ama (konuşmalar anlaşılmıyor) böyle bir süreçti zaten.</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> Çünkü geldiğinizde <b>Nadir,</b> Serhat’taydı. Bunun için çağırdık, bir günlüğüne geldi, kesin</p>
<p><b>X/1 BAYAN : </b>Onlarla da olur. Şimdi heval bu yaptırımlarla ilgili platform yaptık. Şimdi onlar mesela, sanki yanlış işlemiş bir süreç var. Onun üzerinden itiraz yapıyorlar …öyle değil. Biz orada toplantı yaptık. Onlara ilişkin platform yaptık, platform sürecinde zaten biz bu kararımızı verdik. Yani bunların oradan uzaklaştırılması gerektiği, gençlik çalışmalarına YÜRÜTME’den … İzmir’den çıkarılmaları gerektiği noktasında zaten kararımız vardı. Platform yaptık. Platformda bunların amacı ……zaten açığa çıktı. Platformda bunlara özeleştiri vermedik zaten. Platform onlara zaten…..üzerinden bu durumun açığa çıkması üzerinden diye, platformda, bunların aynı anlayışlara dayatıyorlar. Aynı anlayışlara dayatıyorlar. Platform da aldığımız soruşturma şudur; onların durumu aydınlatmaya dönük bir soruşturma değil. Onların sübjektif ………….var mı? Yok mu? Çünkü çok çiddi…..şu an …..yok bunların dışında ilişkili olduğu başka kişiler var mıdır ? Yok mudur? Ona ilişkin bir soruşturma yürüttük. Direk onlarla ilgili bir soruşturma değil? Onların bağlantılarıyla ilgili bir soruşturmaydı….soruşturma süresi sonrasında onlardan alıntı bir ……vardı. Yani şu an ..muhakkak, onu da zaten ………yürütmesinde paylaştık temel ..konularda da onunla ilgili bir kesin onunda eleştirilmesi gerekiyor. Çünkü oda o grubun içerisinde.</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> ………………….</p>
<p><b>X/1 BAYAN :</b> <b><u>Sübjektif bir durum yok. Yani düşmanla, şudur budur bir bağlantı yok. Ama objektif bir aşama durumu söz konusu.</u></b> Heval onlarla ilgili aldığımız kararın nedenlerini ben kısaca özetleyeyim. Birincisi …zaten İzmir’de de ………bilmem ne geliyor. Yani hani süreçte ……. ……..eylem yapmadığı vesaire, tabii ki bunu kıracak olan Gençlik Örgütüdür. <b><u>Yani şimdi İzmir’de biz de toplantılarda değerlendirme yapıyoruz ama hani GENEL YÜRÜTMENİN katılımı şudur budur, ama esasta işin …..gençliktir heval. Orada eylemi yapacak olan, Gençliktir. Burada süreci değiştirecek olan, gençliktir. Orada yani durumu değiştirecek olan, gençliktir yani.</u></b> Dolayısıyla mesela durumun bunun içinde olması ……… gençliğin sorunudur ve gençlikten kaynaklı bir durumdur. Çünkü orada başka nedenden arkadaşlar niye ……………..biçimde tehdit görünüşlüğünü yapıyor. Yani hangi arkadaş gitmişse …..arkadaşı kullandığını ….<b><u>hangi arkadaş gitmişse, eylem yapılmasına doğru düzgün izin vermemiş. Tamam mı? Örgütün mesela bir anlayışını, bir …………….izin vermiyorlar.</u></b> Bir buçuk yıl önce….. …merkeze gittiğimizde</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> Ben şunu da söyleyeyim de, bilgin olması açısından, ben çok konuşmalarına izin vermedim. <b><u>Çünkü ben soruşturmanın çok basit bir durumda ele alınmadığını biliyorum.</u></b>Yani ………olduğuna acaba atılmalarının çünkü çok gerekçeli bir …. Deyince …..o zaman soru işareti. Acaba arkadaşlar devletle bağlantılı durumundan kaynaklı mı soruşturma açmışlar? Soru işareti oluştuğu için ben onun için konuşmuyorum. Hani konuşsam, doğal olarak işleyişi …………anlatacağım durumu anlatacağım. Ben bunu da bir neden olarak açısından açmadım, yani bilinçli açmadım. Bilinçli de tartışmadım. Raporu istememin sebebi de bu oldu.</p>
<p><b>X/1 BAYAN :</b> Bir buçuk yıl önce mesela merkezi eğitimleri…..ve merkezi eğitimlerimiz, kadro …..eğitimlerden sonra alan değiştiriyoruz. Bunlar, alanda kalma noktasında ısrar ediyorlar tamam mı? <b><u>Kalma noktasında ısrar ediyorlar, çıkmıyorlar. Ama biz normalde mesela SÖZCÜLÜĞÜMÜZDE VE YÜRÜTMEMİZDE, Gençlik Örgütünün mesela kararıdır, yer alacak arkadaşların okulunu bırakması gerekiyor.</u></b> Aktif… …kadro güçlerine katılması gerekiyor. Bunlar mesela geri çekiyorlar, diyorlar ki <b><u>biz hayır, okulumuzu okuyacağız, alanda da kalacağız, çıkmayacağız da.</u></b> Böyle bir bütün ölçülerin geri çeken kendine göre uyarlıyorlar, kendileri ele alıyorlar. Yani bir denenen kişi mesela, bir de şunun arkasına saklanarak ……diyorlar ki, biz bu alanda kadrolaşmayız. Ama bu böyle küçümseyen, basitleştiren tamam mı? … gibi mi olacak, yoksa şunun gibi mi olacağız? Alanı basitleşti ama biz …katılacağız. Biz de diyoruz ki, tamam heval,….kadro, merkez bize katılmadıktan sonra bize…istiyoruz zaten onun üzerinden başlattık. Yani geldi böyle var ya Allahım, tüm ortamı nerdeyse sabote ediyor. Her yakaladığı arkadaşı çekiyor<b>. </b>Dediğin gibi dedikodusunu yapıyor. Çekiyor, böyle onlar oturmuş paçasına<b> </b>tamam mı, herkes ….. şu ana kadar bir yıldır merkezden dolayı, orada çalışan herkesle ilgili bir sürü şey toplamışlar. Dün<b> </b>ifade ettiği şeylerde, hani ÖRGÜTÜN yapmasını isteyipte onların yapmadığı şeyler ve bunu da haklı bir şeymiş gibi söylüyorlar. Biz bunu, onu da biraz fark ettik.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>57;42 ile 01<b>:</b>02;40 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>X/1 BAYAN : </b>Ama sorun …değil. Yani o önce çalışanlarla ilgili, bize bölge dışı soruşturmayı yürüten arkadaşlarla ilgili, diyor soruşturma iyi bir ekip tarafından yürütülmedi. Yani kim olursa olsun, orada kim çalışıyorsa çalışsın, hepsini tartışıyor. Hepsini tartıştırıyorlar ve kabul etmiyorlar. Bir de nasıl böyle, biraz okumuşlar tamam mı!&#8230;&#8230;okumuşlar, bazı kavramlarda öğrenmişler. Onun üzerinden, böyle umut demokrasi anlayışı üzerinden örgütü ele alıyorlar. Yani böyle çok kötü bir ….ama biz hayır onlar yönünde bu kararı alırken pat diye almadık zaten. Bak bizim yürüttüğümüz iki ay önceki eğitimden beri, en son toplantıyı ….biz onların durumunu tartıştık. Arkadaşlara da bildirmişiz zaten ………….biz yani önce platform oldu. Platformdan sonra soruşturma geçirdi. Zaten o süreç içerisinde, onların ….bir kararı çok kapsamlı tartıştık. Yani anlayışlarını, nedenlerini, gerekçelerini, yani öyle pat diye aldığımız karar değil zaten. Ama böyle, biz İzmir’de gerçekten yurtsever olarak oturturduk. Yani durumun değişmesini istiyorsak, bu aldığımız kararda kesin bir tarz vermemiz gerekiyor. Çünkü taviz vermemiz, diyorlar biz okulumuza döneceğiz. Yani düşünsene bu kadar şey yapacaksın, <b><u>ÖRGÜTÜN EN ÜST DÜZEYİNDE YER ALACAKSIN, sonra hiçbir şey olmamış gibi, gideceksin okuluna devam edeceksin. Bu kadar basit mi? Bir sürü kişiyi okulundan toplayıp, GERİLLACILIĞIN PROPAGANDASINI YAPACAKSIN, sonra gideceksin, okuluna devam edeceksin. Ya şu olabilir mi? Biz onlara ne dedik? Mücadeleye katılmak mı istiyorsunuz? …………….GERİLLAYA katılırsınız……yani en temel kadrosunun içeriği odur. </u></b>Yönü odur. <b><u>Siz gençlik örgütünün en üst düzeyinde görev almışsınız, sorumluluk almışsınız, bütün eğitimlerden geçmişsiniz. Bundan sonra …GERİLLAYA Katılacaksın. Madem diyorsunuz bize haksızlık yapılmış, biz bu mücadelede kalmak istiyoruz. (konuşmalar anlaşılmıyor) gelirsiniz …katılırsınız. </u></b>Kaldı ki zaten onu söylüyorlardı ya <b>(konuşmalar anlaşılmıyor)</b> yani benim gerçekten oturtmak istediğimiz anlayış budur<b>.(konuşmalar anlaşılmıyor)</b> Ama İzmir çok kötü şu an, <b>Kutbettin</b> arkadaş ta gerçekten o konuda yani eleştirmek lazım,…………….</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> Şimdi Yoldaş, ben zaten şey onlar o zaman raporu yazar …. Biz raporlarını beraber değerlendiririz. Uygun bir tarz veririz raporlarına, çağırırız konuşuruz. Daha sonrasında da biz, hem Kutbettin arkadaş şey söylüyordu, çünkü şeyi söylüyordu. Yani belli ki <b>Kutbettin</b> arkadaşa haksızlık yapmışlar, ha yorum yapmadık. <b>Kutbettin</b>’i biraz anlamadan yorum …kendine doğru çekme yolları da ………toplantılardaki duruşu ….hangi hava önün deyse ona göre bir değerlendirme tarzı ….<b>Kutbettin</b> arkadaşın kendine has, ÖRGÜTÜN ölçülerine has, bir tarzı yok yani. Onu tamamen pozisyonuna göre ….zaten sizin İzmir’de kalmanızda iç taraftan olduğu bir …değil ama, KÜRDİSTAN’dan sonra da kaldı ne yazık ki! Dezavantajımız var. <b><u>O zaman raporlarını yazar …..yoldaş, biz beraber okuruz. Raporlarına bir cevap ta veririz, yazılı bir cevap veririz. Onları çağırırız, rapor tutanaklarının sonucuna da iletiriz. Hem raporlandığı kararı, örgütün yazamayacağını daha sonra ….bu noktada örgütün ..platformlarının olduğunu yani benzer görünümlü bir cevap veri</u></b>riz, ….ben …. Durumunu bilmediğim için bir de platformda sorun. Yani ben olduğu gibi aktarırım. Zaten görüşme, şu andaki görüşmemiz bile daha uzun bilinçli uzatmadık. Çnkü soruşturma ve alandan çıkarılma kararı denilince, ben durdum. Büyük ihtimalle arkadaşlar, bu yönden yola çıkarak soruşturma yürütmüşlerdir. Onun için ben durdum ve dolayısıyla siz yazarsınız. Raporunuzu yazarsınız biz bakarız, değerlendiririz. Ona göre sonucunu size getiririz. O zaman öyle olur. Siz buralarda mı olursunuz? Yani durumu anlamak için dedim. Şimdi bakarsın raporu getirirler, yarın konuşmaya başlarlar</p>
<p><b>X/1 BAYAN :</b>…konuşuyorlar heval, sen bıraksan var ya! Bıraksan böyle 10 saat konuşurlar yani.</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b>Tahmin ettim zaten! Onun için konuşmalarına izin vermiyorum.</p>
<p><b>X/1 BAYAN :</b> ……………bu zamana kadar ben onlara …..bizim dedim temel özeleştiri noktamız, burada geç müdahale etmiş olmamız, gerçekten öyle. İzmir’in her dönem durumunu tartışıyorduk ama demiyorduk yani, gençlik örgütü olarak kendi durumumuzu bir müdahale edemiy..</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> Tamam yoldaş bir şey yapsınlar ….. Şeklinde konuşulduğu,</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 22.08.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde</p>
<p>4. KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü TÜRKİYE YÜRÜTMESİ toplantısında eleştiri konusu yapılan; Bölücü başı Abdullah ÖCALAN talimatı ile oluşturulan YEREL YÖNETİMLER AKADEMİ çalışmalarına daha önceki tarihlerde örgüt adına faaliyetlerinden dolayı hakkında işlem yapılan ENGİN KOTAY isimli şahsın işlem yapılması sebebi ile yer alamayacağı değerlendirilmiş, bu konu ile ilgili olarak PKK/KONGRA-GEL terör örgütü silahlı kanadı olarak faaliyet gösteren ve kendi tabirlerince GERİLLA olan 2 şahsın komisyona aktarıldığı, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR<b>:</b><b> </b>Turan GENÇ, Hüseyin YILMAZ, Çimen IŞIK</p>
<p>SÜRESİ : 00.25;04 ile 00.26;19 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Bundan bir süre önce aşağıda yapılan toplantıda <b>YEREL YÖNETİMLER AKADEMİSİNE</b> ilişkin bilgilendirme de yapılmış ve <b>AKADEMİNİN</b> sürekli kadroları için havuzda biriken isimler arasında <b>Engin Arkadaş da zikredilmişti.</b> Daha önce konuyla ilgi komisyon toplantımızda <b><u>Engin arkadaş da değerlendirilmiş ve kadro olması nedeniyle</u></b> maaşını da düşünerek <b><u>AKADEMİ bünyesinde kullanılmasının doğru olmayacağı sonucuna ulaşılmıştı</u></b> ..mıştı. Bu durum karşında aşağıdaki <b><u>YEREL YÖNETİMLER KOMİTESİ</u></b> Engin arkadaşın çalışmada değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. Bu durum üzerine <b><u>GERİLLADAN 2 arkadaşımız &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;… olarak bir süre komisyonumuza aktarılmıştı</u></b> ancak komisyondan kimi arkadaşlar bu duruma itiraz etmişti. İtiraz gerekçeleri kısaca şu oldu, <b>Bir</b> Engin arkadaşın durumu aşağı…. yazılı olarak iletilmemiştir. Yazılı olmayan bir durum esas alınmaz. <b>İki</b> <b>Engin</b> arkadaşın uzun süredir <b><u>ÖRGÜTSEL çalışmaların dışında</u></b> hatta geçen gün <b><u>YÜRÜTME TOPLANTISINDA</u></b> da arkadaşın konumu eleştiri konusu yapılmıştır. <b><u>Bu gerekçelerden dolayı</u></b> <b><u>Engin arkadaşın YÜRÜTME tarafından netleştirilmesi gerekiyor ve böyle gelişmiştir. </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ :</b> Geçen <b>YÜRÜTME TOPLANTISI</b> mı?</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Geçen</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Hee</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Tamam yeterlidir.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Tamam yeterlidir.</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Bana bi kopyasını sakla komisyona da sunayım. Şeklinde konuşulduğu,</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 09.08.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde</p>
<p>5. KONU : Gelen şahıs ile aralarında geçen konuşmalar hakkındaki konuşmalar ve PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün kırsal alanında faaliyet gösteren ve GERİLLA olduğunu beyan ettikleri İhsan&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. isimli şahısla görüştüğün açıklanması, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Turan GENÇ, Zöhre BOZACI</p>
<p>SÜRESİ : 00:45;10 ile 00:46;06 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Yok bir şey söylemedim yani çok fakir …&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. şeyi sordum müdürleri falan tam</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Diski spor’da yöneticilik yapmadı mı?</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: İşte o iki maça ilişkin ……</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Yok mu? buraya mı gelsin</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : …………………</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : ………….arkadaş ta onayladı mı?</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : He he onayladı.</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : Onu diyorum Bide önemlidir destek vermesi </b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Neyin?</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Yani o şeyin böyle bir şeyin olmasıda</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Biz zaten görüşmüşüz o konuyu</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Ama meclisle ……</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: <b><u>Ya yok GERİLLADIR, İhsan’la görüştük</u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : ……………………</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Onun bir Problemi yok</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Niye</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: İşten atmışlar. Ondan önceki yönetim atmış</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : …………ha önceki yönetim. Şeklinde konuştukları,</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 14.06.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>6. KONU : HPG terör örgütünün yaptığı baskından sonra özeltimlerin yaptığı operasyon sonucunu anlatıyorlar gerillaların yapılan sorgusu </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Turan GENÇ, Kemal AKTAŞ</p>
<p>SÜRESİ : 00:36;00 ile 00:37;30 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Bak sana bir örnek vereyim, bizim <b>Metin GÜMÜŞ</b> adında bir arkadaşımız vardı. Biz Aygün le birlikteydik Fethi ile birlikteydik bu arkadaşın hikayesi şey yani ilginç. <b>Şimdi bu gerillalıkta görmemiş ıııı çobanlık yapıyor. Bizim arkadaşlar eylem yapıyorlar, timler o eylemin ardından operasyona çıkıyorlar burda bunu görüyorlar. Bak ayağına sıkmışlar ayağında platin var sakat yani bunu vuruyorlar ondan sonra hastaneye götürüyorlar, hastaneden çıkardıktan sonra savcılığa götürüyorlar.</b> Savcı diyor bana sordu dediki:seni kim vurmuş ya ben dedim özel timler vurmuş dedim …….bana dedi seni PKK’li ler vurdu seni bıraktı aynen böyle anlatıyor.Beni PKK ler vurmadı ben görmemişem beni özel timler vurdu.diyor beni tutuklattı beni cezavine gönderdi uzun bir süre sonra …… geldi.Bunun üzerinde yakalanan <b>KALEŞNİKOF</b> ondan şu kadar ………. çatışmada ele geçirildi, yaralı yakalanmış ………..arkadaşı 125 sene ceza vermişler. Evliymiş iki tane çocuğu varmış.16 yıl şu an cezaevindedir.</p>
<p><b>(X-1 ERKEK) </b>: Ayağını ……………….</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Her aramada zırt pırt ötüyor. 16 yıl gerçekten bu arkadaş gerilla eğitimi görmemiş çoban olmasına rağmen gerilla …………………………………….</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ </b><b>: …………..birlikteydik. Ben o gün ordaydım ikinci günü var ya birinci gün değil de baskının olduğu diğer hani …….. bu özel timlerle, Jandarmayla …daş ekipler oluşturuyor baskınlar yapıyorlar. Diyarbakır da da yapıyorlar HPG yede yapıyorlardı şimdi ile baskın yapıyorlardı biz hepimiz dışarıdaydık yani yöneticilerden kimse birisi yoktu. </b>Nerdeydi bilmiyorum ilçeler demiydi nerdeydi ondan sonra bi baktım Hakan geldi dediler şey dedi baskın yapılmış arama yapılmış dediler ki baskın yapılmış, başta bize şey yansıttılar yani baskın yerini basmışlar yani sivil polisler siyasi olarak sonra dan öğrendik meğer şey yani özel tim şu bu var ya normal keleş kontrol ediyor yani güvenlik açısından ediyordu vel hasıl ………………………………… kaçağı buluyorlar kaçağı yakalıyorlar ondan sonra bunu kesiyorlar üstüne oturt duruyorlar bilmem ne yapıyorlar ondan sonra biz geldik ………..bey ………………..baskına gelen (üst üste konuşuyorlar) Şeklinde konuştukları</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 30.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde</p>
<p>7. KONU : İnternet üzerinden örgütsel haber okuyorlar ve yorum yapıyorlar. &#8216;GERİLLA SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEDİ&#8217; “Gerillanın her durumda söyleyeceği son sözü vardır’’ diyen HPG Komutanı Derik şöyle konuştu: ‘’Bize bu sözü bize erken söyletmesinler. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Alican ÖNLÜ, X1 BAYAN</p>
<p>SÜRESİ : 00:49;28 ile 00:56;10 saniyeleri arası.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Siz varya siz</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Kim<b> </b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Siz varya siz</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Ya söylesene kimi gördün<b> </b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Siz gerçekten</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Hadi söyle</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Siz bak bak bi Dakka Zagros Saha Komutanlarından İskender Derik hemi<b> </b></p>
</p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : He</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Türk ve İran ordularının saldırılarına karşı gerillanın büyük bir direniş sergilediğini belirterek, Kürt gençlerinin de Türkiye ve metropollerdeki </p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Bugün izinlisiniz değil mi?</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Yok<b> </b></p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Hıı</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Yok biz sınıf arkadaşıyız. Onun için diğerleri …… gerillanın büyük bir direniş sergilediğini belirterek, Kürt gençlerinin de Türkiye ve metropollerdeki mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundu. HPG komutanı Derik, Metropollerde yapılan linç girişimleri ve askeri operasyonlara karşı gerillanın saldırıları tüm gücüyle cevap vereceğini kaydetti. ANF’ye konuşan Zagros Saha Komutanlarından İskender Derik, Türk ordusunun gerilla güçleri karşısındaki başarısız olduğunu belirterek, “Zap’ta gerilla direnişine halkın Nevroz’daki önderliği ile sözleşen tavrını Türk devleti hazmedemiyor. Tüm saldırılar bunun sonucudur. Hükümet ve ordu yenilgisini ört bas etmek için faşist çete guruplarını kışkırtarak Kürtlere karşı linç girişimleri provasını yaptırıyor’’ dedi.&#8217;GERİLLA SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEDİ&#8217; “Gerillanın her durumda söyleyeceği son sözü vardır’’ diyen HPG Komutanı Derik şöyle konuştu: ‘’Bize bu sözü bize erken söyletmesinler. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Bize erken söyletmesinler eee</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Bizi tanıyanlar gerilla ve militanların nasıl cevaplar verdiğini gayet iyi bilir. Saldırılar karşısında gerillayı, bazı gerilla komutanlarını ve bir kısım yurtsever insanı zor kontrol ediyoruz. Bunları sadece hareketin önderliğinin tavrı kontrol ediyor, başka kimse kontrol edemez. Ama bu süreç böyle devam ederse biz dâhil kimse bireysel ferdi eylemlerin önüne geçemez. Saldırılara karşı Kürt halkı her türlü yöntemle kendisini koruma hakkı vardır. Bunun açıkça bilinmesi gerekir. Hiç kimse atılan tonlarca bombaya, yapılan bu linç girişimlerine karşı sessiz kalmamızı ve boyun eğmemizi beklememeli. İmha saldırılarına karşı halkımızın hakkını her türlü araçla koruyacağız. Bu bizim en doğal evrensel hakkımızdır. Bize ‘terörist’ diyenlere yapılan bu en faşist terör saldırılarını görmediklerini de görmelerini de istiyoruz. Eğer bunu görmüyorlarsa bizde bu kesimleri yapılan bu saldırıların ortakları olarak değerlendireceğiz.” Türkiye-İran Ortak Sınır Jit Sınırda Jitem Uyarısı, Gençliğe Çağrı HPG komutanı İskender Derik, ‘’İnkar ve imha konsepti karşısında gençliğin aktif mücadeleyi yükseltme çağrısında bulunarak, “gerilla kendi cephesinde cevabı olacaktır. Ancak gençlikte yerinde duramamalıdır. Mücadeleyi her alanda yükseltmelidir. Kapsamlı saldırılara gençler metropolleri savaş alanlarına dönüştürmelidir. Buradan yükselen mücadele ruhu ile dağlara kendisini vererek aktif bir şekilde bu faşist devlet ile hesaplaşmalı, hesap sormalıdır” dedi. Gerilla komutanlarından İkinci Omar Oramar eylemi olarak geçen Bezele (Aktütün) eyleminin arka planını eyleme katılan gerillalar anlattı. Savunma, saldırı, suikastçiler, doçkacılar ve taciz grubu da her ve yer alan gerillalar, eylem esasında Türk esnasında ordusunun ağır bir şok yaşadığını ve kendini savunamaz hale geldiğini belirtti.</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Kim.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : ………….. Oramar da aldığı ağır darbe sonrasında Türk ordusunun operasyonlarına ağırlık verdiğini söyleyen gerillalar, intikam eylemi için hazırlıklara başladıklarını ifade etti. Eyleme katılanlar, hedef olarak Bezele karakolunun belirlendiğini keşif ve hazırlıklardan sonra harekete geçtiklerini söyledi. HPG açıklamasına göre en az 29 asker öldü ve çok sayıda asker yaralandı. Ancak eyleme katılan gerillalar karakolun yerle bir olduğunu ve askeri kayıpların çok daha fazla olduğunu belirtti. PKK’NİN İLK HAVA SALDIRISI Allah Allah nasıl oluyo</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : <u>PKK’nin kara saldırısı yoksa yanlış okuyorsun</u> ………….</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : <u>PKK’nin ilk hava saldırısı</u> </p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Tamam devamı ney. <b>PKK’ nin hava saldırısı nasıl olacak PKK’ nin Helikopterleri yok ki ………….</b> </p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Duymadın mı?</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Sen şaka yapıyorsun.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : İkinci Oramar olarak kayda geçen eylemin bir özelliği de ağır silahların kullanılması olarak dikkat çekti. Havanlar, biskiler, doçkalar ve kanas silahlar ve kullandığı eylem için “PKK’nin ilk hava saldırısı” tanımı yapılıyor. Eylem hakkında devlet cephesinde de yok olan karakol görüntüleri yansıtılırken, askeri kayıplar 6 olarak sınırlandırıldı. </p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : <b><u>Kaç kişiymiş askeri kayıp</u> </b></p>
</p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : <b><u>19 dan fazladır</u></b>.</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : <b><u>19</u> </b></p>
</p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : …………….öyle söyledi diyor. Biz tepenin bin metre kadar altındaydık. Suikastçiler yakın cepheye yerleştirilmişti ve 40 dakka boyunca kimseyi tank ve obüse yaklaştırmadılar. Bir ara verince fırsat buldular tanka gittiler ama tank etkili olmadı, arkadaşlar şiddetli bir şekilde tankı vurmaya başladılar. İlk atışta ne yapacaklarını bilmiyorlardı ve büyük kayıp verdiler. </p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Ne zaman ………… hıı</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Yarım saat sonra</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Yarım saat sonra .Şeklinde konuştukları</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 16.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde</p>
<p>8. KONU : Gerillalarla Siyasal Alan Merkezinde yaptıkları toplantı ve sonuçları </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR :<b> </b>Turan GENÇ, Hüseyin YILMAZ, Cihan DENİZ, Hüsnü ABLAY</p>
<p>SÜRESİ : 00:30;18 ile 00:33;42 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Heval senin aldığın 4 cigabaytlık flaş disk gitti,</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Niye?</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: <u>Onu tuvalete attım, gözaltına alınıyorduk nerdeyse</u>,</p>
<p><b>Cihan DENİZ </b>: Nerde?</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: <u>Bitlis Bitlis çıkışında Terörle Mücadeleye çağırdılar </u></p>
</p>
<p><b>Cihan DENİZ </b>: Siz kaza yaptıktan …………..….</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Yo yo geçti ……………&#8230;.</p>
<p><b>Cihan DENİZ </b>: Hıı</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Yau bu kaçakçılık durdurdu bizi nerden geliyorsunuz dedi Muş’tan, ne iş yapıyorsunuz, ………&#8230; Yerel yönetimler oluşturduğu komisyondayız arabayı çekin dediler, biraz tartıştık, dediler ………. İş……. Yapıyorsunuz, kimlikleri göreceğiz dediler ……….. dedik nerden çıkart………….… kimlikleri dedi………………… <b><u>girdim tuvalete kırdım çıktım</u></b>. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Canın sağolsun, yeniden alırız dostum</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: <u>Tutanaklar da gitti </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <u>Tutanaklarda mı gitti? İşte bak işte bi kötü haber </u>…</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Heval sen</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: ……………………..… emeği geri alıyorum</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Heval sen onu ………dönem yazıyla atmışsındır onu biz onu biz onu biliyosun …….. ama ben nası ………. Yau bakıyom okunmaması gereken şeyler var atıyorum oraları bazı ……………..bi şey var özellikle o <b>HİZBULLAH</b>’a ilişkin …….</p>
<p><b>Cihan DENİZ </b>: <u>Biz geçenlerde ………….. bu festivallere ilişkin geçen bizim toplantımızda kısa değerlendirme yapıyoz işte ……………….. ……….. hemde seçimdeki oy …… toplanma süresinin bazı yaklaşımlar olabilir.</u> <b><u>GERİLLAYNAN BU SİYASAL ALAN MERKEZİNDE Bİ TARTIŞMA YÜRÜTTÜK,</u></b> Bu tartışmayı öyle ee bu tut bu tutum orda da biraz somutlaştı, <u>Gerillanın ve arkadaşların</u> ……. çıkarmasını istedi …… bu festivalle ilgili işte nedir? Bu sene nası bi festival ……… ……………… için bu nedenle hızlı yansıdı yani yap… bi biçimde yansıdı. ……. düzeltti şimdi arkadaşlar bir …… <u>festivaller konseyi ile bi tartışma yürüttü</u> yani ne olur ne oldu festival …………………….</p>
<p><b>Hüsnü ABLAY </b>: Onun tartışmasını birlikte yapalım …. Burda ……</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Komisyonun altında komisyon olur mu? bu sene festivaller yapma yapılmasın gibisinde kesinlikle bi karar yok ,<b><u>YÜRÜTMEMİZİN ….. Bİ KARARI YOK, SİYASAL ALAN MERKEZİMİZİN DE KESİNLİKLE BU KONUDA KARARI YOK</u></b> ama diyor ki örneğin mesela bazı yerler….. <u>alabildiğince geçen dönemler kamplar oluştu</u>, tüketim açısından gerçekleştirilecek bu tarz bi ……. Yapmaktansa böyle …… <u>bunu bu sene farklı sosyal projelere yada kültürel projelere &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..yapmamız daha zor olacaktır</u>. ………… daha uygun olacaktır. Çalışmalar ….. biz ……. Yaklaşabiliyoruz çünkü …….. geliyor. Öyle bi ………Şeklindeki konuşmaların geçtiği,</p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile ilgili olarak 15.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>9. KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün dağ kadrosunda bulunan bir şahsın yaralanıp Diyarbakır iline getirilerek tedavi ettirilmesi ve buna yapılan harcamaların meclisten talebi konusu. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Senanik ÖNER, Turan GENÇ<b> </b></p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:18;43 ile 00:31;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Senanik ÖNER : </b>………… <b><u>buraya. Babası benim kaynım olur. Kendi kendine sordu biz bekliyoruz Buna karşılık bir kardeşi Dersimde Şehit oldu gerillaydı. amcasının kızıyla ablası yetim olduğu için, bunlar büyüttü, ikiside ……….. ikisi şehit oldu. Bunun iki tane kardeşi de bizim eeee hevale İbrahim ………… bağlarda, …………. Üzerine çalışıyorlardı, iki kişi de yakalanmış, şu anda içerdeler. Gidip geliyorlardı……………….. Yakalandılar. Bu Mersinde ceza evinde kendini intihar eden arkadaşımız vardı. </u></b><!--nextpage--></p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; : </b>Evet</p>
<p><b>Senanik ÖNER : </b>Duydun mu</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Evet</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> işte ……….. onların evindeydi. Sonra bir yerde görüşüyor.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> O Van’lı oğlan Gevaş</p>
<p><b>Senanik ÖNER : </b>ikiside İşte ……….. telefonla konuşuyor …… orda yakalanıyor. Onun evine baskın yaptılar dedi kardeşlerimin davasıdır. <b><u>Şu an o üç kardeş caza evinde . iki tenesi ceza almış o dava, mersin davadan dolayı Elbistan da, bitanesi de, son güneyden gelirken, bizim eve gelirken polisler etrafı sarıyor, çocuklar, ben cizredeydim. Dediler etrafımızı sarmışlar içerdeler ne yapalım. Dedim ne yaparsanız yapın onları içeriden çıkar …….. telefonu üzerinden alın onun, telefonu alıyorlar onu çıkarıyorlar dışarıda telefonu veriyorlar ama bu defa rahat bırakmıyorlar telefonu izliyorlar. </u></b>İstanbul’a gel, Diyarbakır’dan İstanbul’a gidiyor, orda bir tane o demin ki ………kardeşiyle ilişkide buluşurken orda onu yakalandı. İşe bu uzun uzadıya anlattım da bilinmesi açısından ben şey ediyorum. <b>İşte bu onların ilk kardeşi Ondan sonra Irakta çalıştı, babasız kaldı, burada içerde kaldı, çocukları kaldı, onları geçindirmek için Irak’a gitti. Burada bir süre çalıştı . Amcasının kızıyla nişanlandı biraz kendini doğrulttu. Şimdi bugün geldi bana dedi, bişey var ben utanıyorum söylemeyi.fakat ben ağabeyme söylemişim abim demiş işte …… yok. Diyor ben güneyden geldim, ordaki arkadaşlarla, Ahmet arkadaşla ilişkileri vardı zaten. Diyor ben geldim tam işte Zahoya , tam iş yapabilecekken Pınar Arkadaş beni aradı diyor, bana dedi sen nerdesin, dedim Zahodayız, sen sen bulunduğun yeri söyle biryere kıpırdama biz geliyoruz. Bende orda dedim bir şey vardı Adresi verdim, geldim çanta vardı. Turan dedi çantayı oraya bırak bizimle gel. ………..</b> </p>
</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; : </b>İsmi neymiş adamın.</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> Hı</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; : </b>…………..</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Zülküf geldin.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> He</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Bu senin şarzın, ince şarz ……. Sen konuş Zülküf’le</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> <b><u>Diyor o arkadaş beni aldı götürdü dağa götürdü, sınıra yakın bir yere, gittim oraya 3 arkadaş vardı, dört arkadaş, bir arkadaş üç yerden yaralı, bacağından iki kurşun yemiş, buradan yemiş. yerde tepiniyor. Diğer üç arkadaş ………. valla dediler durumumuz bu, biz ………… yapacak bişeyimiz yok. bu arkadaşımızı, ya sen kurtarırsın ya şehit olur. Dedi Baktım dağın başında ben ne yapabilirim. Herhalde bana Türkiye ye götür demiyecaksınız. Demiş valla mümkünse onu da yapın. Nasıl yapılır. Demiş burada bizim ilişkilerimiz var. buradan geçiracaz, sen gidip bak ne yapıyorsan yap bu arkadaşımızı kurtar. İsmi de şeydir. RUBAR …… </u></b><!--nextpage--></p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> <b>RUBAR</b> ………..</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> ……………………..<b><u>o gece kandili gezdim………. katırla ben bi arkadaşı dağdan getirdim. Kendileri ……………bi arkadaş içerde Diyarbakır’da bir arkadaşım vardı onuda çağırdım geldi, her iki tane arabaya istedik, bi tane Pikap gibi bişey.bu ambulans gibi üzerine polisler gibi yanan sönen şeyleri ……… aldık bağladık</u></b>.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Hee,</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> ………..<b>istedik, Bizde ambulans şeye dönüştürdük, bu arkadaşımız …… Kampda ………………böyle bi ………… işçi mişçi elbiselere giydirdik, o uzun uzadıyı anlattı , ben kısa anlatayım. İşimiz var işiniz var, neyse diyor o arkadaşı biz gittik Diyarbakır’a getirdik, burada diyor bir ev kiraladık. Arkadaşı oraya götürdük burada tanıdığımız bi Doktor vardı doktoru getirdik, dedik bu arkadaşı iyileştir. ………………… doktor geldi, ……. doktora baktı , maalesef doktor dedi ben ……………….. dedimki kurşunda kalmıştı.kurşunu çıkardı, tam beş yer, beş kişi olayı biliyor o evde diyor </b>………………….</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Hıım</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> <b><u>Annem babam soruyor, sen ne yapıyorsun falan, ………………. Ben çalıştım param orda kaldı dedim, kim getirecek, diyor ben gelirken üzerimde üç bin dolar vardı. Velhasıl orda diyor borç ettik, şu ettik bu ettik, o arkadaşı tam beş buçuk ay …………….. doktor diyor malzemenin çoğu bedava getirdi, ona hatta diyor bu ………. artık yatak getirdi yerleştirdi oraya , beş buçuk ay sonra diyor bizim ev sahibi bize dedi artık çıkacan, ……………… mişim, ondan dolayı kirayı veremedim</u></b>.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Diyarbakır’dadır</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> Diyarbakır’da.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Peki bunlar bizi ……….. ziyaret …………</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> ………… bu gün müsait değil başka zaman . <b><u>Bizim arkadaş ……….. buradan çıkar …….. falan. Neyse ordan çıkardık, arkadaş iyileşti, iyileşti ordan dedim şey sizin eve götür, ……… takrar tabi başka bir araçla bu sefer, sahte bir kimlik ……….. olmayan bir kimlik yaptık, o kimlik bizim bu arkadaş Cizreye götürdük, Cizrede de bir araç kiraladık, Nusaybin, Silopi, Cizre arasındaki bir Köye götürdük, o köyün yanında …………….. dedi siz durun, orda bir lamba var, ………………beni kabul ederlerse ………………. Siz gidersiniz, yok eğer kabul etmezlerse ben geri gelirim. Başka yol deneriz. Diyor hadi gitti, lambayı iki kez söndürüp kapattı, o biz de geri geldik. Arkadaş da Suriye istikametine ………… Suriye geçti diyor, demiş ben Suriye üzerine geçecem, Suriye ye geçti biz geldik. Şimdi diyorum, ben hem sizden bir şey istemiyorum. Fakat anam babam falan çocuklar siz parayı ne yaptın, diyor ben……… orda yalan söylüyor. Hep yalanla bu işi götürüyor. Dedim peki niye bize gelmedin falan , dedi valla arkadaşlar orda ……….ler </u></b></p>
</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Zorlamışsanız burada kal demişler.</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> Mesela ………….. demişler tamam, <b><u>demiş ……………….. ben diyor arkadaş evde yaralıyken ben buraya gelmem. Zaten on günden Urfa’dayım, beni aradı, dedim Urfa’dayım orda arkadaşlar var. ……….. arkadaş …….., arkadaşa diyorlar bak seninle özel görüşmek istiyor. Diyor bir iki kişi daha var . demiş Yabancı kimseye söyleme. Dedi bana mesela ………….. senle özel bir şey görüşmem lazım. Demiş burada yabancı kimse yok hepsi bizim arkadaşlarımızdır fark etmez söyle. …………….…..Yardıma ihtiyacımız, yardımınıza ihtiyacımız var</u></b>.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Hıım……………..</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> ………… bi fırladı, ……………… kalk ulan git senin burada ne işin var falan dedi beni burdan kovdu. Dedi …………. İş yapıyorsunuz. Ben ……………………. Nasıl bunu söylersiniz ……………. Dedi ben ………. Ben sana dedim özel görüşmek istiyorum. Sen bana açık söyle dedin bende söyledim. Bu işkence sana özel bir yöntemle ……….. Vel hasıl diyor …………… kalktım ……….. giydim, ta ondan evvel gidiyorum. …………… ben çıktım terk ettim. Diyor bi daha da ……… gelmedim.O gün aradı ben Urfa’daydım. Dedim Urfa’dayım yarın öbür gün geliyorum, bundan dolayı gelmedim, maalesef çıktım gittim.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Şimdi gelelim ………. Senle o bazı şeyleri tamam seni tanıyorum, ayrıyetten seni biliyorum, …………… kendine bir hikaye uydurmuş, halbuki bizden para koparmak için kendi kendine bir hikaye kurmuş, bir senaryo uydurmuş. Bunu ispatlamak için ………… söyleyeyim sana tabi senin oraya gidip arkadaşlarla görüşmen gerekiyor.</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> Zaten halen çantam buradadır. Çantam ordadır. <b><u>Dedi ben herhalde giriş yapmışım Türkiye şeyiyle yapmamışım halan . Şimdi kaçak geçmem gerekiyor bu sefer. Kaçak bir köyden diyor o korucu köyüne gidecem…………. Pasaportumda şu an diyor İstanbul da unuttum size göstereyim diyor. Ben Iraktan giriş yapmışım ama Türkiye ye dönüşü yok ben diyor tekrar kaçak yoldan girsem oraya arkadaşların yanına gidecem</u></b>.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> …………….</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> ………….. yani bu altı ay arkadaşın tüm tedavi masrafları ……………….. şusu busu DOKUZ MİLYAR ………. Buçuk milyar para harcadı. DOKUZ MİLYAR YEDİYÜZ ELLİ </p>
</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> hı hı</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> Doktorun diyor ne kadar harcadığının bilmiyorum. Hani bir kısmını diyor ona verdik, ama …………… Değil …………. Çoğunu getirdi, nerden getirdi, nasıl getirdi bilmiyor. Benden bir şey istemedi DOKTOR diyor <b><u>doktorun ……….. kardeşi GERİLLADIR</u></b> …………. tabi ……….. doktorun kim olduğunu öğrenebilirsen böyle bir durum vardır. Yani Siz bi araştırın bakayım. ……………………………</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> …………… görebilirsen bize bir pusula getirsen yeter yani.</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> <b>Tamam zaten oraya gidecektim yaklaşık on aydır Lice’deyim diyor beş buçuk ay yanımda kaldı. Oradan çıkarak, çıkıp gitti.</b> </p>
</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> Bi de sen şey <b>Alican’la hiç konuştun mu</b>.</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> Y<b>ok Alican burada değil …………Alican Dersimdedir.</b> </p>
</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; : </b>Alican geldiğinde bi Alican’la görüş, böyle bir mesele olduğunu ………… bi bakalım ne diyor. bir pusula getirsin.</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> ………… aynısı oldu. <u>RUBAR ……… adında birisi varmı, yaralanmış mı yaralanmamış mı, nedir, birisi onu götürdümü , götürmedimi, onu siz arkadaşlar ……….. Ahmet arkadaş kalıcı diye şey yaptım Ahmet dedim ………… Ahmet’dir, dedi ZAHO da kalıyor. O zaman dedi esmer Uzun boylu biridir. Amalli olduğunu biliyorum dedi. Ama o diğer bizim Ahmet şeydir Zaho’ ludur. ……… dedi telefonu varsa, bende var mı. Ama ben bu tarafa gelirken diyor yırttım attım diyor. Ama diyor bulacağım diyor.</u> </p>
</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> …………………….</p>
<p><b>Senanik ÖNER :</b> geneli durumu böyledir.</p>
<p><b>Zülküf &#8230;&#8230; :</b> gerekirse biz doktorla da görüşebiliriz……………….. Şeklinde konuştukları.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile ilgili olarak 24.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>10. KONU <b>:</b> Bezele (Aktütün) Karakol baskını </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR<b>:</b> Hüseyin YILMAZ, Turan GENÇ, Serdar ZİRİĞ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>13;10 ile 01<b>:</b>14;50 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Yav bu <b><u>Bezele karakolunu geçen gün izledim tarumar etmişler ARKADAŞLAR </u></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Nerde izledin?</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>İnternette</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hee hee üç sefer izledim</p>
<p><b>Turan GENÇ : <u>Yanıyor böyle karakol, sanki zaten arkadaşlar şeydir o bölgeyi bilen arkadaşlar sanki böyle prova falan yapıyorlar rahat </u></b></p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> <b><u>Onlar cevap veriyor diyor ya bak yav cevapta veriyorlar heh hee </u></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>He karşılık veriyor diyo bide karşılık veriyo diyor</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Turan GENÇ : <u>Heval valla bir sürü KÜRT ASKER VAR, ben gittim mi hep soruyorum asker nerelisin diye………</u></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : <u>He bizim köy …….çoğunluğu öyledir </u></b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Yalnız bende Kürtçe soruyorum anlamıyor …………… ……..asker ölmüş özel tim dediler başta …………Bingölde bir ilçe vardır …… adaklımı</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> He Adaklıdır he</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Heval adam diyor ya süprizimiz var</p>
<p> <!--nextpage--><br />
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">7 &#8211; YASADIŞI PKK/KONGRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜ ADINA FAALİYET YÜRÜTEN KCK/TM ÜYELERİNİNİN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ VE POLİS TEŞKİLATI HAKKINDA HAKARETLERİ VE HALKI BU YOLLA DÜŞMANLIĞA TEŞVİK ETTİKLERİ ;</h1>
<p>Bu konu ile alakalı dinleme yapılan ortamda bir çok örgütsel değerlendirmelerin yapıldığı; </p>
</p>
<p>Şöyle ki: </p>
</p>
<p><b>10.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
</p>
<p>1-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü silahlı kanadını oluşturan HPG güçlerinin Hakkari ilinin Şemdinli ilçesinde bulunan Bezele olarak tabir ettikleri AKTÜTÜN KARAKOLU’ na örgüt mensuplarınca gerçekleştirdikleri saldırılarında 25 asker ölmüş diye sevinmeleri </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>X2 bayan </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:16;52 ile 00:17:20; saatleri arası. </p>
</p>
<p><b>X2 BAYAN : <u>Bezele baskınında en az 25 asker. </u></b></p>
</p>
<p><b>(X/1 BAYAN ŞAHIS ) : </b>Kim</p>
<p><b>X2 BAYAN : <u>Halk Savunma Güçlerinin dün Hakkari’nin Şemdinli İlçesine bağlı Bezele Karakoluna gerçekleştirdiği saldırıda en az 25 tane asker ölmüştür</u></b>.</p>
<p><b>(X/1 BAYAN ŞAHIS ) : </b>Dün</p>
<p><b>X2 BAYAN : Dün gece he HPG’den Büyükanıt’a sürpriz</b></p>
<p><b>(X/1 BAYAN ŞAHIS ) : </b>He he lelle lelle</p>
<p><b>X2 BAYAN : </b>Bezele karakolu alevler içinde</p>
<p><b></b></p>
</p>
</p>
<p><b>16.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>2. KONU : Aktütün (Bezele) Karakolu Baskını </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR :<b> </b>Zöhre BOZACI, Engin KOTAY </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:05;12 ile 00:06;04 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Ya bu ne olabilir diyor ya, bizimde şeyimiz var, bizimde sürprizimiz var diye</p>
<p><b>(X-1/Bayan)</b> <b>:</b> <u>Gösterdiler mi şeydeymi Roj tv de</u></p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Neyi</p>
<p><b>(X-1/Bayan)</b> <b>: </b><u>Baskını göstereceklerdi </u></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b><u>Hı hıım </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Engin KOTAY</b> <b>:</b> <b><u>BEZELE KARAKOLUNU MU?</u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Hee</p>
<p><b>Engin KOTAY</b> <b>:</b> <u>Göstermişler </u></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b><u>150 gerilla katılmış ya eyleme </u></p>
</p>
<p><b>(X-1/Bayan)</b> <b>: </b><u>Kameralar falan her şey hazırmış getirmişler açıktan bom bum bum </u></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b><u>Bütün her şeyi falan göstermişler <b>iki arkadaş şehit düşmüş</b> her hal de deyilmi, onlar hazırlanırken hazırlanan ekip </u></p>
</p>
<p><b>Engin KOTAY</b> <b>: </b><u>O Taşdelen karakolu gibi çekmişler degilmi?</u></p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Hıh</p>
<p><b>Engin KOTAY</b> <b>: </b><u>Taşdelen gibi çekmişler Taşdeleni seyretmişmiydin? </u></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b><u>Yo Taşdelen hangisi</u></p>
<p><b>Engin KOTAY</b> <b>: </b><u>Taşdelen Karakol baskını </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b><u>Hıı yo ben onu izlemedim </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>18.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</b> </p>
</p>
<p>3-KONU : İnternet üzerinden http//www.eyupmeb.com/haberler/haber_59215.htm adresinden okuduğunu tespit ettiğimiz haber ile Karakol Baskını görüntüleri </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Mehmet ABBASOĞLU, Salih AKDOĞAN, Hüseyin YILMAZ, </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:49;30 ile 00:59;30 saniyeleri arası. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Habere bak: Şırnak’ta şehit verdik</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Hıı</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Şırnak da şehit verdik diye bir haber. Türkiye’nin tatil günü karalar bağlanmasına neden olacak haber Şırnak’tan geldi. <u>(Buraya kadar bi şey yok değil mi normal)</u> Güvenlik güçleriyle askerler arasında çıkan çatışmada bir Mehmetçik şehit oldu.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Allah Allah hahha</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Öyle mi hahhaha (gülüşüyorlar)</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Hıhh, Güvenlik güçleriyle askerler arasında çıkan çatışmada bir Mehmetçik. Olayın özü buydu işte,</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Demek kendi aralarında yav o şeyin de yeğenini askerde vurmuşlar ne olmuştu, bu bizim ortadaki Dağdelen Ahmet’miydi?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : ……. </b></p>
</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Ben dün ordaydım da evelsi gün <b>X BAYAN</b> onlardaydı sordum vurdular dedi.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Ben de ilk günde bu yorumu yaptım yani ……&#8230; bence şey yapmış olabilirler yani çatışma anında onu da vurmuş olabilirler. Senin adamlarındır bunlar</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>O nerde hayatını kaybetmiş, çatışmada mı demişti</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Karakol baskının da</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Hııı</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Karakol baskının da,</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Bu şeyde mi?</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Erzurum’da görüntüler de olan karakol baskının da</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Öyle mi?</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Tabii</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>…….</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Hiç izlemedim zaten o karakol baskınıyla ilgili hiç haberleri de izlemedim</p>
<p><b>30.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</b> </p>
</p>
<p>4. KONU : İnternet üzerinden örgütsel haber okuyorlar ve yorum yapıyorlar. &#8216;GERİLLA SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEDİ&#8217; “Gerillanın her durumda söyleyeceği son sözü vardır’’ diyen HPG Komutanı Derik şöyle konuştu: ‘’Bize bu sözü bize erken söyletmesinler. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Alican ÖNLÜ, X1 BAYAN </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:49;28 ile 00:56;10 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Siz varya siz</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Kim<b> </b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Siz varya siz</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Ya söylesene kimi gördün<b> </b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Siz gerçekten</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Hadi söyle</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Siz bak bak bi Dakka Zagros Saha Komutanlarından İskender Derik hemi<b> </b></p>
</p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : He</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Türk ve İran ordularının saldırılarına karşı gerillanın büyük bir direniş sergilediğini belirterek, Kürt gençlerinin de Türkiye ve metropollerdeki </p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Bugün izinlisiniz değil mi?</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Yok<b> </b></p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Hıı</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Yok biz sınıf arkadaşıyız. Onun için diğerleri …… gerillanın büyük bir direniş sergilediğini belirterek, Kürt gençlerinin de Türkiye ve metropollerdeki mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundu. HPG komutanı Derik, Metropollerde yapılan linç girişimleri ve askeri operasyonlara karşı gerillanın saldırıları tüm gücüyle cevap vereceğini kaydetti. ANF’ye konuşan Zagros Saha Komutanlarından İskender Derik, Türk ordusunun gerilla güçleri karşısındaki başarısız olduğunu belirterek, “Zap’ta gerilla direnişine halkın Nevroz’daki önderliği ile sözleşen tavrını Türk devleti hazmedemiyor. Tüm saldırılar bunun sonucudur. Hükümet ve ordu yenilgisini ört bas etmek için faşist çete guruplarını kışkırtarak Kürtlere karşı linç girişimleri provasını yaptırıyor’’ dedi.&#8217;GERİLLA SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEDİ&#8217; “Gerillanın her durumda söyleyeceği son sözü vardır’’ diyen HPG Komutanı Derik şöyle konuştu: ‘’Bize bu sözü bize erken söyletmesinler. </p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Bize erken söyletmesinler eee</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Bizi tanıyanlar gerilla ve militanların nasıl cevaplar verdiğini gayet iyi bilir. Saldırılar karşısında gerillayı, bazı gerilla komutanlarını ve bir kısım yurtsever insanı zor kontrol ediyoruz. Bunları sadece hareketin önderliğinin tavrı kontrol ediyor, başka kimse kontrol edemez. Ama bu süreç böyle devam ederse biz dâhil kimse bireysel ferdi eylemlerin önüne geçemez. Saldırılara karşı Kürt halkı her türlü yöntemle kendisini koruma hakkı vardır. Bunun açıkça bilinmesi gerekir. Hiç kimse atılan tonlarca bombaya, yapılan bu linç girişimlerine karşı sessiz kalmamızı ve boyun eğmemizi beklememeli. İmha saldırılarına karşı halkımızın hakkını her türlü araçla koruyacağız. Bu bizim en doğal evrensel hakkımızdır. Bize ‘terörist’ diyenlere yapılan bu en faşist terör saldırılarını görmediklerini de görmelerini de istiyoruz. Eğer bunu görmüyorlarsa bizde bu kesimleri yapılan bu saldırıların ortakları olarak değerlendireceğiz.” Türkiye-İran Ortak Sınır Jit Sınırda Jitem Uyarısı, Gençliğe Çağrı HPG komutanı İskender Derik, ‘’İnkar ve imha konsepti karşısında gençliğin aktif mücadeleyi yükseltme çağrısında bulunarak, “gerilla kendi cephesinde cevabı olacaktır. Ancak gençlikte yerinde duramamalıdır. Mücadeleyi her alanda yükseltmelidir. Kapsamlı saldırılara gençler metropolleri savaş alanlarına dönüştürmelidir. Buradan yükselen mücadele ruhu ile dağlara kendisini vererek aktif bir şekilde bu faşist devlet ile hesaplaşmalı, hesap sormalıdır” dedi. Gerilla komutanlarından İkinci Omar Oramar eylemi olarak geçen Bezele (Aktütün) eyleminin arka planını eyleme katılan gerillalar anlattı. Savunma, saldırı, suikastçiler, doçkacılar ve taciz grubu da her ve yer alan gerillalar, eylem esasında Türk esnasında ordusunun ağır bir şok yaşadığını ve kendini savunamaz hale geldiğini belirtti.</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Kim.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : ………….. Oramar da aldığı ağır darbe sonrasında Türk ordusunun operasyonlarına ağırlık verdiğini söyleyen gerillalar, intikam eylemi için hazırlıklara başladıklarını ifade etti. Eyleme katılanlar, hedef olarak Bezele karakolunun belirlendiğini keşif ve hazırlıklardan sonra harekete geçtiklerini söyledi. HPG açıklamasına göre en az 29 asker öldü ve çok sayıda asker yaralandı. Ancak eyleme katılan gerillalar karakolun yerle bir olduğunu ve askeri kayıpların çok daha fazla olduğunu belirtti. PKK’NİN İLK HAVA SALDIRISI Allah Allah nasıl oluyo</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : <u>PKK’nin kara saldırısı yoksa yanlış okuyorsun</u> ………….</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : <u>PKK’nin ilk hava saldırısı </u></p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Tamam devamı ney. <b>PKK’ nin hava saldırısı nasıl olacak PKK’ nin Helikopterleri yok ki …………. </b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Duymadın mı?</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Sen şaka yapıyorsun.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : İkinci Oramar olarak kayda geçen eylemin bir özelliği de ağır silahların kullanılması olarak dikkat çekti. Havanlar, biskiler, doçkalar ve kanas silahlar ve kullandığı eylem için “PKK’nin ilk hava saldırısı” tanımı yapılıyor. Eylem hakkında devlet cephesinde de yok olan karakol görüntüleri yansıtılırken, askeri kayıplar 6 olarak sınırlandırıldı. </p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : <b><u>Kaç kişiymiş askeri kayıp </u></b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : <b><u>19 dan fazladır</u></b>.</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : <b><u>19 </u></b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : …………….öyle söyledi diyor. Biz tepenin bin metre kadar altındaydık. Suikastçiler yakın cepheye yerleştirilmişti ve 40 dakka boyunca kimseyi tank ve obüse yaklaştırmadılar. Bir ara verince fırsat buldular tanka gittiler ama tank etkili olmadı, arkadaşlar şiddetli bir şekilde tankı vurmaya başladılar. İlk atışta ne yapacaklarını bilmiyorlardı ve büyük kayıp verdiler. </p>
</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Ne zaman ………… hıı</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Yarım saat sonra</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> : Yarım saat sonra</p>
<p><b>09.10.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</b> </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>5. KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü silahlı faaliyetlerini yürüten TAK (Teyrêbazen Azadiya Kürdistan) tarafından internet üzerinden yayınladıkları yazının okunması, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Alican ÖNLÜ, Turan GENÇ </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:51;32 ile 00:55;27 saniyeleri arası. </p>
</p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : TAK Uyardi: “Halkımız üzerine kan kusan hükümet, ordu, polis içinde yer alan başta soysuzlaşmış işbirlikçi Kürtler olmak üzere tüm düşman güçleri, turizm alanları, ekonomik siyasi dayanak olan sivil ya da asker kişi, kurum, kuruluş, şirket, fabrika, tüm faşist sivil milis örgütlenmeleri ve TC içinde ya da dışında nerede olurlarsa olsunlar hedeflerimiz kapsamındadır. Halkımıza karşı resmi-gayri resmi mücadele yürüten, halkımızın kanına giren tüm bu kesimleri eylemlerimize hedef olmaktan kurtaracak hiçbir güç yoktur. Özgürlük ve intikam mücadelemizde devrimci iradeli eylemcilerimizin hem kullanamayacağı hem de boşa çıkaramayacağı hiçbir teknik yoktur. Halkımıza karşı geliştirilen terör karşısında tüm dinamiklerimizin mücadele içerisinde olacağımızın göstergesi olan ve devrimci sorumlulukla son süreçte harekete geçen gençlik örgütlerinden oluşan doğal üyelerimizin geliştirdiği eylemleri kutluyor, selamlıyoruz. Analarımıza çocuklarımıza yönelmiş hiçbir darbenin karşılıksız kalmaması gerekmektedir. Yıllarca halkımıza reva görülen toplumsal huzursuzluk ve kaos TC’ye katlanarak yaşattırılmalıdır. TC yaptıklarından caymakla kalmamalı, halkımızdan özür diler duruma getirilmelidir. Bunun için de eylemlerin şiddet dozajı arttırılarak sürmesi gerekmektedir. Hiçbir ateş boşa yanmamalı, ateşlerimiz düşmanı yakmalıdır. Unutulmamalıdır ki, amacında net olan yöntemini bulur. Ne diyor amacında net olan yöntemini bulur. Kullanımına göre Hiçbir malzeme patlayıcı, her türlü araç birer silah durumuna getirilebilinir. Kahramanca savaşarak şehit düşen devrimcilerin, fedakâr ve yiğit halkımızın, katliam ve işkencelerden geçirilmiş bedenlerin, yok sayılan hakaret edilen kimliğimizin intikam gücü Teyrêbazen Azadiya Kürdistan (TAK)</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Teyrêbazen Azadiya Kürdistan (TAK)</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : (TAK) olarak bugünden itibaren katillerden ahlaksızlardan, halkımızın kanıyla beslenen insan kılıklı asker, siyasetçi, bürokrat diğer sivil vampir ve sülüklerden büyüyen kin ve öfkemizle hesap soracağımızı dost düşman herkese ilan ediyoruz.     <br /><b>TÜM METREPOLLERİ MAHŞERE DÜNÜŞTÜRECEZ</b>! Uyarıyoruz: Uyarıyoruz, işgalci TC&#8217;yle mücadele ve intikam biçimimiz kısasa kısas olacak. Kürdistan&#8217;a bombalar yağıyorsa, Türkiye de de bombalar yağacaktır, Kürtler için kurşunlar adres sormuyorsa Türkiye&#8217;dekiler için de sormayacak, Kürdistan&#8217;da gökyüzünü alev dumanları kaplıyorsa, Türkiye&#8217;yi de kaplayacak. Bizlere kader gibi belirlenmiş katliamlar duruncaya değin, katliamla karşılık vereceğiz. Uyarılarımızla ihtimalleri sıralamıyoruz. Gerçekleşen eylemlerimizin doğrultusunu sizlere ve ilgili herkese duyuruyoruz. Kürdistandaki her katliamın, her talanın, her yağmalamanın hesabını geçmişten çok daha fazla şiddetle hedefleyecek, darbelenecektir. Ege ve Akdeniz&#8217;in kıyıları kan kırmızıya boyanacaktır. Tercih edenler gelebilir. TAK</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:89.4pt;text-indent:-54pt;text-align:justify;"><b>10.10.2008</b><b>tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;">6.KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü hakkında değerlendirmelerin yapılması, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: X BAYAN, Turan GENÇ, Alican ÖNLÜ,<b> X ERKEK </b></p>
</p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:10;45 ile 00:13;55 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
<p><b>X BAYAN </b>: Diyor ki biz diyor işte grubun anlatırken değerlendirirken <b><u>Avrupa’nın desteklediğini işte ABD’nin desteklediğini onların mal ettiğini vesaire</u></b> işte bugün bakıyoruz Avrupa …….. kullanıyor. <b><u>Başkanlık Konseyine bakıyoruz</u></b> yani neye <b><u>karşılık bu adamlar dağda taşta yatıyor 30 yıldır yani elde ettikleri maddi bir şey yok ki diyesin ki bunu verdiler karşılığında savaşın diyorlar, neye karşılık birileri bu mantıkla çözemez. </u></b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : …………… ilginç tespitleri var.</p>
<p><b>X BAYAN </b>: Ve çok ilginç bir belirlemesi var. <b><u>Tamam ABD HAREKETE yaklaşımı bu HAREKETE onlara</u></b></p>
<p><b>X ERKEK</b> : Belki 6 günde ……. var, ve <b><u>biz bu sayıyı elde edemezsek bile yine savaşacağız</u></b> ……. 100 kişi 200 kişi yani bir mantık var yani tartışmaların politikası …… baktım tartışdıkları noktada değiller <b><u>hani diyor ya bunların son çırpınışlarıdır bitecek</u></b> …………..</p>
<p><b>Turan GENÇ </b>: Abbas arkadaş bu şeyi …. göz ardı etmemek gerekiyor. Abbas arkadaşın biraz önce konuya ilişkin değerlendirmesi var. <b><u>Biz savaşı tırmandırma kararı aldığımız ……..kadro ÖRGÜT kendisine motive ediyor,</u></b> <b><u>İşte tam bu dönemlerde ateşkes barış çözüm çağrılarıyla bilmem neleriyle diye kadrodaki moral motivasyon</u></b> …</p>
<p><b>X BAYAN </b>: Acaba devlet bir şey yapacak mı? İşte demin ben söyledim ya demokratikten beklentili bir şey gelişmemek durumunda devlet tam getiremiyor. O yüzden bu son beklenti bir konuşma yaptı deseler konunun vurgusunu yapıyorlar ………. demokrasiyi devletten beklemiyor. istemiyoruz da, beklemiyoruz da biz yapacaksak yapacağız da yani bu şey olmak durumundadır.</p>
<p><b>X BAYAN </b>: <b><u>Çünkü halka şöyle bir şeyi var. En ufak bir eylem başarısından sonra hemen yüzünü devlete refleks liyor acaba ne yaptı işte nasıl oluyor ben görmüyorum bak PKK yenemiyor niye bu devlet şeye gelmiyor. Böyle bir şey var </u></b></p>
</p>
<p><b>X ERKEK: </b>Beş altı yıldır siyaset …..</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ </b>: Ama Şemdinli böyle bakmadı değil mi bu basın …. <b><u>cenazeler geliyor …. Kerkük olmazdı ki </u></b></p>
</p>
<p><b>X ERKEK</b> : Bide merkezidir bu işin yani …..çok işletiyor ya aslında temel mantığında bu var ya <b><u>ölen askerler bir sürü asker ölmüş, karakol basılmış şimdi 9 tane ölmüş</u></b> …. kapattılar ….yaptılar ilginç bir olay yani psikolojik olarak diyorum yani <b><u>bizde savunma psikolojisi vardır. Yani vururuz ama yani temkinliyle yaklaşalım biçiminde ele alırız ya hani psikolojik olarak böyle bir durum oluşmuş ha son süreçte …… </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:89.4pt;text-indent:-54pt;text-align:justify;"><b>11.10.2008</b><b>tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;">7-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün yaptıkları hain saldırılar sonrasında Asker ve Korucuların katıldığı HAKKARİ İLİNDE YAPILAN YÜRÜYÜŞ ile ilgili olarak Esnafın kepenk kapatmasını kendilerine mal etmeleri </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Zöhre BOZACI, Turan GENÇ </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:41;00 ile 00:43;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> <b><u>Hakkari’de asker ve koruyucuların katıldığı ……….… yürüyüş yapılmış</u></b>,</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Ne diyor?</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> Ne diyor,</p>
<p><b>Mesut ÇETİN :</b> ……………</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> …………..de mitinge katılmış</p>
<p><b>Mesut ÇETİN :</b> Çöplerin temizlenmesini mi iste……..</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> Heeh, Aktütün karakoluna yönelik saldırıda hayatını kaybeden askerlerin ………………… taşınmış.</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>İyiii, insan kime karşı olur,</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> Hııh,</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Bir insan güce karşı olur</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> <b><u>Şeyde buna karşılık, esnaf da kepenk kapatmış. </u></b></p>
</p>
<p><b>Mesut ÇETİN :</b> <b><u>Esnaf da destek vermiş değil mi? </u></b></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> <b><u>Protesto edip öyle gitmiş. </u></b></p>
</p>
<p><b>Mesut ÇETİN :</b> hehehee</p>
<p><b>Turan GENÇ : <u>Ben Şemdinli, Şemdinli halkını…….. </u></b></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> <b><u>Hııh, çok ne? </u></b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : <u>Şemdinli halkı </u></b></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> <b><u>Heeh, </u></b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : <u>Çok onurlu bir yürüyüş sergiledi,</u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> <b><u>Değil mi? </u></b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : <u>Tabii,</u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> <b><u>Kendisinden beklenilmeyen bi şey yapmıştır. </u></b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : <u>Heh, şeylerle arkadaşlar ……… bizim böyle siyasi ……… çok olduğu yerler de siyasal kaygılar ……lize ediyor. Bu böyledir yani, Şemdinli de bu ……… Aktütün’de Bezele gibi olmuş burada dokuz ekim yürüyüşüne ilişkin tartışmalar olmuş, ortam gergindir provokasyon çıkabilir diyerek ….. sen niye almıyorsun yanı başında, karakolun yanı başında bir ilçe de bir de cenazeyi sahipleniyor, onun için yani bi de o eylemi yapanların, eylem …………….. için yani, </u></b></p>
</p>
<p><b>15.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</b> </p>
</p>
<p>8-KONU : Bitlis’in çıkışında Polis tarafından durdurulduklarının anlatımı, </p>
</p>
<p>aniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ : </b>Ya bu Bitlisin çıkışında</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Size ne sordu. Nereye gidiyonuz mu ne. Sorumu sordu da böyle cevap verdiniz öyle (Konuşmalar üst üste geliyor)</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ : </b>Ya dur dur sağ çek diyor aslında normalde narkotik, arabayı çekiyorlar şeye, bi şeye gidiyor polis arabayı deşiyor her tarafa bakıyor uzmanlaşmış kapıyı alıyor böyle açıyor tak tak vuruyor bilmem napıyor köpek bırakıyor böyle şey yapıyor. Aslında odur yani işte şimdi topu topu ehliyet dedi, kimlik dedi, ruhsat dedi, verdik. nerden geliyorsunuz, dedik Muş’ tan geliyoruz nereye Diyarbakır’a hayrola dedi neyle uğraşıyorsunuz dedik DTP ‘liyiz …….. çalışması yapıyoruz…………DTP niçin……….indik ordan sonra gitti bizim kimlikleri …….şeyler kayıttan çıkıyor ya ondan sonra dedi arabayı geri al dedi ……şeye çek baktık şimdi iş derinleşti ondan sonra sizin parti ……..ne yaparsınız partide ,dedik biz partiye bağlı yerel bir komisyonuz</p>
<p>Şeklindeki konuşmasının ardından bir süre bekledikten sonra konuşmasının devamında;</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ : Diğerleri çok fazla şey değil ya bakıyorlar çantayı açıp kapatıyor,</b> Dedim sen evrak mevraklara baktın mı bilmem ne dedi tamam ben her şeye bakmışım…………<b>faşisttir, namussuzdur</b> </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>22.12.2008</b> <b>tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
</p>
<p>9-KONU <b>:</b><b> </b>22 Ekim 2007 günü Dağlıca Taburuna yönelik gerçekleştirilen eylem ile ilgili olarak yakalanan ve tutuklanan şahsın tahliyesi sonrası büroya gelmesi Hakkari ile ilgili konuşmalar, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Ünal Ahmet ÇELEN, Turan GENÇ, Cibrail KURT, </p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>: </b>00<b>:</b>00;35 ile 00<b>:</b>03;20 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Hoş geldiniz</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : </b>İyiyiz</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Şeyda</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> <b>: </b>Efendim</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> <b>: </b>Bunun güncellemeleri yapılmamış</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Hele bi bak. Ben girdim de neydi o hani şey yok kablosu …….. çay getirsene bana bi bitki getir.</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> <b>: </b>Şelda kahve var mı?</p>
<p><b>X1 BAYAN</b> <b>: </b>Hı hı</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Kahve içiyorsunuz?</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : </b>Çay içeriz.</p>
<p><b>Cibrail KURT : </b>Çay içelim</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Nerden geliyorsunuz?</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : Biz Hakkariden geliyoruz.</b>(Gever)</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Ha Hakkariden gözüm üstüne</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : </b>Gözün ağrımasın</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Ben … Tanıyormuyum? … 2003 de ……. Oraya geldim.</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : </b>……………</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Nasılsın nerdensin Hakkari densin?</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : </b>Ben ……. Halkıyım.</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Ne yapıyorsun?</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : Valla şimdi iş yapmıyorum.</b> </p>
</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : Ya</b> </p>
</p>
<p><b>Cibrail KURT : Hapisten çıktı.</b> </p>
</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : Niçin</b> </p>
</p>
<p><b>Cibrail KURT : Dağlıca var ya?</b> </p>
</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : Evet</b> </p>
</p>
<p><b>Cibrail KURT : Sekiz kişi yakalanmıştı …………..</b> </p>
</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Dağlıca mı?</p>
<p><b>Cibrail KURT : </b>…………….</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : <u>Eylem mi eylemci mi sen ne yaptın? </u></b></p>
</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : <u>Eylemin içinde değildik ismimiz öne çıktı. </u></b></p>
</p>
<p><b>Cibrail KURT : </b>Biz Nadir ile tanışmıştık Hakkari’ye gelmişti.</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Evet doğru ben <b>Turan</b> arkadaşla bi sefer gelmiştim başka bir sefer Alican arkadaşla gelmiştim 3-4 kez geldim doğru Hakkari nasıl iyi mi?</p>
<p><b>(X/1 ERKEK ŞAHIS) : </b>Hayır</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Niçin?</p>
<p><b>(X-1 BAYAN ŞAHIS) : </b>………</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Hoş geldiniz.</p>
<p><b>(X-1 BAYAN ŞAHIS) : </b>Teşekkürler durumun nasıl?</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : <u>Eylemci zaten diyorlar Bezele eyleminde olduğu ……… </u></b></p>
</p>
<p><b>(X-1 BAYAN ŞAHIS) : </b>Vah arıyorlar (gülüyor)</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>10-KONU <b>:</b><b> </b>PKK/KONGRA-GEL terör örgütünü övücü ve sahiplenici konuşmalar </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Hüseyin YILMAZ, Çimen IŞIK </p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>: </b>00<b>:</b>03;20 ile 00<b>:</b>05;15 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ :</b> O işin esprisi de, ben şeyi söyleyim. Biz, kendi adıma söylüyorum. Bu komisyona ……… sen olmadan benim yaşama şansım ….. hiç,</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Ayağınızı kaydır……</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ :</b> Çatlasınlar, değer verdiğim arkadaşlardan birisin. Gençsin. Gelişmeye açık, ……….. potansiyele sahipsin, bu komisyonda senin gibi arkadaşların çok ……….. (anlaşılmıyor.) ….. realitenin bütünlüklü görünmesi gerekiyor. <b>Siz bu hareketin kadrosusunuz. Hareket size bi yeri işaret ettiği takdirde takla atarak gitmelisiniz. Sonuç ne olursa olsun. Bu hareketin dokusuna zarar verecek bir tutum içine girmeni ……… sana karşı ……… kaldıramam, ……….., …………., ……. arkadaşlar uygun görüyorsa, kabul edip canla başla moralli bir şekilde, ciddi söylüyorum</b>. Ben ……….. olurum.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>O kapandı artık, isterseniz açmayın.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ :</b> Ya bakma …….. işte ben zaman zaman böyle densizlikler yapabilirim.Şeklinde konuşulduğu.</p>
<p> <!--nextpage--><br />
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">8 &#8211; KCK/TM’NİN YAPTIĞI VE YAPTIRDIĞI SÖZDE YARGILAMA FAALİYETLERİNİN OLDUĞU ; </h1>
<p><u>-KCK/TM mensuplarının, örgüt adına sözde yargılama faaliyetleri yaparak KCK sistemi içinde bir kısım örgüt üyelerine ceza verdikleri,</u> </p>
</p>
<p><u></u></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Ortam dinlemesi yapılan KCK/TM’nın bürosunda 15.01.2009 tarihli ortam tapesinde, </p>
</p>
<p>1. KONU <b>: </b>X ve PKK/KONGRA-GEL terör örgütü karşıtlığı görev alan kişilerin bu konu ile ilgili düşünce belirtme haklarının olmayacağı ayrıca soruşturma ve acil toplantı kararı almaları ilk defa bu seçimlerde örgütsel bütünlük içinde karşıladıkları ve aldıkları kararları derhal yürütmeye bildirerek yürütmenin toplanıp toplantı yapmaları ve alınan kararların örgütün sözde savcısına iletme ve aşağı diye nitelendirdikleri yere gitmeden bu konuları netleştirip ondan sonra gitme kararlarının çıkması. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Mehmet TAŞ , Herdem KIZILKAYA, Nadir YILDIRIM, Ünal Ahmet ÇELEN</p>
<p><b>SÜRESİ : 00:04;08 ile 00:10;50 saniyeleri arası.</b> </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> …….. olmamış tamam, tamam işte <b>X den hareketle örgüt karşıtlığı görev aldığı sürece tam yöneten, Cemal arkadaş ile Sabri arkadaştır. Hiçbir arkadaşın bu noktada bir şeyi yok.</b> Düşünce dahi belirtmemişiz bu konuya ilişkin her neyse artık bu yani farklı bir şeydir, farklı bir hesaptır, farklı bir yaklaşımdır. 2004’te ki anlayışın kendisidir. <b><u>Kendisidir önderlik ismi arkasında önderlik kılıfıyla bir saldırıdır, bozgunculuktur, tasfiyeciliktir ve gerçekten düşmanın ona hizmet eden bir yaklaşımdır yani</u></b>. Çirkinliğin ötesinde bir şeydir yani. Neyse</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> Önerin var mı?</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : <u>Önerim heval soruşturma kararı alalım. İdeolojik alan merkezinin önerisi var.</u></b> <b><u>Soruşturma kararı alalım. Soruşturma başlatalım. Ve bugün toplantı alalım hemen hiç zaman geçirmeksizin çünkü aşağıya gitmeden önce bazı şeyleri netleştirip bir tutumla gitmemiz lazım.</u></b> Bu belgelerle birlikte bir tutumla gitmemiz lazım. Bilim aydınlanma dergileri toplayalım onlarla tartışalım. Ve görevlerini donduralım. Bu işe birebir katılan kimse hepsinin derhal görevini donduralım. Hiçbir çalışmaya katmıyalım görevini donduralım. Arkasından yürütmemizi toplayalım hemen hiç önemli değil hemen acil yani bu <b><u>ilk kez bu 2009 seçim sürecinin başından beri diyoruz her seçim sürecinde bir komplo dayatılmış şu olmuş, bu olmuş hep iddia kavgalarıyla, örgüt içi kavgalarla dağınıkla gruplarla girmişiz ilk kez bir seçimi gerçekten örgütsel bütünlük içerisinde karşıladık.</u></b> İlk kez bütün kurumlarımız bütün çalışanlarımız, bütün kadrolarımız ortak bir yaklaşım başarısı tutturmuş partiden bilmem kime kadar. <b><u>Ufak tefek sorunlar olsa dahi Ahmet TÜRK ten bilmem kime kadar bir tutum sahibidir</u></b>. Ancak bu bunu tamamen sabote eden parçalayan ve bence bunu şey yapmak lazım kesinlikle hemen yani hesabı neyse sormak lazım ve bu anlayış kimde varsa bunu hiçbir çalışmamıza bulaştırmamak lazım. <b><u>Bana kalırsa tutumumuzu alalım yürütmemizle paylaşalım yürütme bu noktada kararını alsın yürütmenin kararıyla birlikte aşağıya bildirelim. Aşağı bir tartışalım bildirelim çıkacak sonucu uygulayalım. Yani arkadaşlara bildirelim arkadaşlardan soruşturma kararı gelsin onun üzerine işte bir soruşturma başlatalım değil. </u></b></p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> <b>Benim düşüncem bu soruşturma sürecinin başlamasıdır</b>. O açıdan yapılacak yöntem olarak önce ideolojik alanlar, yani bu toplantıyı yapan İdeolojik alan toplantısıyla süreci toparlayalım …… soruşturma kurulu …….. ardından birim aydınlanmayı Toplayıp, bu raporun şekillerini ve örgütünü yani nasıl olmuş, kimler bu işin içerisindedir, kimler değildir tespit etmek ve ona göre</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA : </b>Şimdi toplantı sonucunda yapılan bi rapor değil mi?</p>
<p><b>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; </b></p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : <u>Ben bunu tamamlayım da düşüncemi sadece sözcülük bu soruşturma sürecini yürütmelidir. İdeolojik alana bugün bilgi vermek, bugün akşam bilim aydınlanma komitesinin hepsi eksiksiz hepsini toplamak sadece işte burda olanlar kim varsa üyesi olan herkesi toplamak çünkü bu kurumsal bir sorundur</u></b>. Alta isimler yazmıyor komitenin ismini yazıyor hepsine bakıyor. <b><u>Soruşturma kapsamında hepsi var komitenin kendisi var. Komiteyi akşam olabilirse akşam olmazsa en geç yarım sabaha toplamak ee yarın akşam içinde yürütmeyi toplantıya çağırmak</u></b>. Gelir arkadaşlar bir saat &#8211; iki saat neyse bu durumu netleştiririz giderler.</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>……… ideolojik alanı toplayalım. Şimdi hemen haber verelim yarın saat 10 bilim aydınlanma bütün bileşenler konusu. Saat 2 de de yarın 2’de de yürütme toplantısı ideolojik alanlar bilim aydınlanma yarın 10’da ………..</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> Bence ideolojik alanı katmayalım</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> <b>Kararı savcıya ileteceğimiz için tartışmaya açmadan kararı ileteceğiz çünkü ………..</b> </p>
</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> Tamam ideolojik kararı sadece soruşturma başlatılmak sözcülüğünün bildirebiliriz ideolojik alan toplamaya gerek olmayabilir.</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> Kalsın o zaman</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Kalsın o zaman tamam</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> Burda olanlar gelsin</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN : </b>Tamam yarın saat 10’da bilim aydınlanma, saat 2’de de yürütme toplantısı var. Yürütmenin asil üyelerini çağıralım. Yedek üyeler …….</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> Kimleri çağırıyoruz hemen onu netleştirelim …… yapalım.</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> Tamam, tamam ideolojik alan</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> Yoo o tamam yürütmeden kimleri çağıralım. <b>Şimdi Marmara an adam kimdir Ercan AKYOL, Ege de İrfan, başka</b> </p>
</p>
<p><b>Mehmet TAŞ :</b> <b>Van da Can</b> </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> <b>Çukurova da Metin, Kudbettin, Urfa da Murat’tır, Ali ORUÇ</b> </p>
</p>
<p><b>Mehmet TAŞ :</b> Murat ……..</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> ………….</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> <b>Yok ……… başka Urfa da yok, Diyarbakır da Lütfi, Batman da Remzi,</b> </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> <b>Remzi TANRIKULU </b></p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> <b>Asildir heval, bu koşuyolu tamamlamadığım içinseçim yaptık ……. Remzi, Talat, Mardin de yok. Şırnak ta Musa ÇİFTÇİ, ee bu bölge tamam.</b> </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> <b>Ercan </b></p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> Ercan ……… (Cızırtıdan dolayı konuşmaların bazısı anlaşılmıyor) ikisinden biri gelsin. Sonra</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> <b>Kadın arkadaşlar ……….</b></p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> <b>Elif</b> </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> Elif</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> <b>Birsin</b></p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> ……</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA :</b> Şeyda, <b>Mukaddes</b> </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> Şeyda, Handan, Mukaddesin ortağı Orhan</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> <b>Kamuran</b> </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM :</b> <b>Orhan başka 30 olması lazım ………</b> </p>
</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> …………..</p>
<p><b>Mehmet TAŞ :</b> Soruşturma komisyonunu kimden oluşturacağız</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b> ………….. <b>şeklinde konuşulduğu, </b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 13.08.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p>2. KONU: X’in PKK/KONGRA-GEL terör örgütü talimatı ile düzenlenen “SAYIN ÖCALAN” kampanyasına imza atmaması ile ilgili olarak soruşturma açılması ve kararın açıklanması </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : X,<b> </b>Seda Akbaş CAN, Ümit AYDIN</p>
<p>SÜRESİ : 01:16;07 ile 01:39;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Seda Akbaş CAN</b> : Biz şeyi bu yazıları …….kendi arşivimizi …….. arkadaşlarımız istediği taktirde bilgi paylaşımı için ona göre paylaşıyoruz. O yüzden biz yazılarımızı size okuyalım;</p>
<p><b>HAREKETİMİZİN</b> ve <b>EDİBESE</b> hamle sürecinin ikinci aşamasının temel şiarı haline getirilen <b>SAYIN ÖCALAN</b> kampanyası çalışmasının startı ile birlikte bir kez daha yaşam sağlığını ve bildiğimiz şekilde önümüze koyan görev ve sorumluluklara, çalışmalara olan yaklaşımlarımızın tanımını <u>Hüsnü ve Cihan arkadaşların şahsıyla yeniden vurgulamış</u> ve ölçünün bu arkadaşların görev ve sorumluluklar karşısındaki duruşu olması gerektiğini belirtmiştir. Bu bakımdan ortaya çıkan <b>EDİBESE</b> sahnesinin ikinci aşamasındaki <b>SAYIN ÖCALAN</b> çalışması sadece ideolojik siyasal çalışma olmayıp, <b>BU HAREKETE</b> ve onun değerlerine olan bağlılığın ve demokrat olmanın en yalın haliyle insan olmanın gerekliliğiyle bağlantılıdır. Hepimizin bilmesi ……&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. açığa çıkarması gereken anlayış sadece istek ve niyetlerle görev ve sorumlulukların belirlenmediği ve yapmak istemeyi öngörmekle o görevin yerine getirilmediğidir. İstek ve niyetlerimizi soğuk koşulların gerekliliği ve uygun kıldığımız bu temelde ortaya çıkan plan, kararlılıkla pratikleştirdiğimiz ölçüde görev ve sorumluluklarımızı yerine getirebileceğimizdir. Bu temelde alanımızda başladıktan, <b><u>SAYIN ÖCALAN çalışması kapsamında yerel yönetimler komisyonunun başvurusu kurulumuz tarafından ele alınıp değerlendirilmiş,</u></b> adı geçen kişilerle yapılan birebir görüşmelerde açığa çıkan sonuç itibariyle aşağıdaki kararlara oy birliğiyle gidilmiştir. Buna göre adı geçen şahıslar taşıdıkları toplumsal misyon ve sorumluluk gereği <b>ÖRGÜTSEL </b>faaliyet ve çalışmalarda alınan kararları uygulamakla yükümlü oldukları ve bu konuda tasarrufçu bir tutum içine giremeyecekleri <b>örgüt hukuku </b>karşısında sorumlu oldukları bilinmesine rağmen gerekli, duyarlı, yaklaşım göstermedikleri ve bireysel sorumluluklarını yerine getirmedikleri kanaatine varılmıştır. Karar bu kapsamda <b><u>yönetmeliğimizin uyarı bölümüne giren</u></b><u> <b>Madde 3 belirlenmiş görevin yerine getirilmesi konusunda gereken sorumluluğu göstermemek. Madde 5 hiçbir makul gerekçe göstermeden görevi reddetme ve yapmama. Madde 9 yöneticilik dahi ÖRGÜTÜN verdiği herhangi bir görevi ihmal etmek</b></u> adı geçen maddelerde arkadaşlar için uygun görülmüştür. Burda 8 arkadaşımızın açılmış. İki Yine bu doğrultuda ele aldığımız <b><u>C şahsı takındığı bilinçli tutum gereği kesin çıkarmak bölümüne giren ideolojik çizgiyi tüzük ve programı ve stratejisine karşıt eylem ve tutumlarda bulunmak ee maddesi gereği uygulamaya gidilmiştir.</u></b> Disiplin Kurulu selam saygılarla 30 gün içinde karara itiraz hakkı vardır. <b><u>İtiraz ilahi adalet divanında yapılır.</u> </b></p>
</p>
</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: <b>Kararımız böyle UYARI kapsamında ele alıyoruz</b>. Uyarı zaten sözlü ifade edilmesi gereken bir şey sicile geçme şeyi yok herhangi bir yalnız ikinci bi defa bu tür bir pratikle karşılaştığı zaman kınamaya kadar gidebiliyor. Genel değerlendirmemiz böyle bunun dışında çok farklı belirteceğimiz bi şey yok daha çok toplumsal vicdanı göz önünde bulundurarak böyle bi göz önünde bulundurarak böyle bi kararı 30 gün içerisinde reddetme hakkınız var. Bunun dışında farklı bi şey yok. Sizin belirteceğiniz bir şey varsa</p>
<p><b>X </b>: ……………….. varmış?</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: E bu pratik boyutuyla şu çalışma</p>
<p><b>Seda Akbaş CAN</b> : Bize intikal eden dosyadaki</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: Şeye söyleyelim biz bunları tamamen e arkadaşların niyet ve bağlılıklarından ayrı ele alıyoruz. Hani bir tartışmaya şeye girmiyoruz. Öyle bi şeyimizde yok arkadaşların bağlılığına, niyetlerine de inanıyoruz. Yalnız bi aksama var. …….. Bu konuda oldukça duyarlıdır. Zaman zaman bu tür şeyler tartışma olabiliyor …….. olan arkadaşlarımızın bu konuda 3-4 defa daha duyarlı olmak zorundadır. Biraz biz …… görevlilerini daha böyle dikkatli yaklaşmaları açısından böyle bi kararın uygun olacağını düşündük. Bu mantıkla yaklaştık biraz da</p>
<p><b>X </b>: Talihsiz olan durum şu ki irdenin kendisidir. Söz konusu ……… ta kendisidir. Bakın açık söylemek gerekirse arkadaşlar gidebileceği en üst noktaya kadar da götürürüm. O mevzu bu olduğu için, mevzu hassas olduğu için, yanlış anlaşılmaya müsait olduğu için, benim açımdan herhangi bir tartışma konusu yapmayacağım. Benim açımdan, Benim açımdan gereği yapılacaktır. Ama mevzudan kaynaklandığı için böyle bir ……… hassastır. Benim kendi toplumumda hassastır. Benim kendi …….. yapımda hassastır. ………… hassastır. Bu bir. Benim açımdan itirazda etmiyecem. ……… sizin zamanınız varsa birkaç gün …….. isterim …….. nihayetinde siz bu sürecin içerisinde olduğunuz için siz bilirsiniz. Ve bir sorumluluk taşıyorsunuz. Bu yeni …….. (Simgeler) alanımızla da ilgili olmayabilir. …….. her birimiz kendi sorumluluklarımızın gereğini yerine getirecek hem şu ve bu şekilde yaşamın diğer bütün alanlarıylada ilgiliyiz, alakalıyız diye düşünüyorum. Çok zor bir görev her birimizin yaptığı şüphesiz ki ama kendi içerisinde yer almış olduğu …….ın ve temsil etmiş olduğum pozisyonun ağırlığım, sorumluluğun büyüklüğün, bir yanlışın küçük bir yanlışın ne tür büyük sonuçlara kadar bizi götürebileceğinin bilincinde olmaya çalıştım <b><u>4,5 yıllık zamanımın içerisinde hem siyaseten, hem hukuken, hem de ahlaken. Kanun açıktır ki HAREKETİMİ, partimi, yoldaşlarımı bu güne kadar mahcup ettirmedim</u></b>. mahcup ettirmemenin çabası içinde oldum. En nihayetinde insanız arkadaşlar ve duygusal bağlımdayız. Aslında bizi biz eden ve biraz da o duygusallığımız değilmidir?</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: Ben …….. ne söyleyeyim size</p>
<p><b>X </b>: <b><u>Beni bu HAREKETE bağlayan, Beni bu HAREKETE çeken, beni camiden çıkarıp bu HAREKETE katan en büyük ……… bu HAREKETİN ………. ve bi yerde bu HAREKETİN tartışma kültürüdür</u>.</b> Çünkü camide ……..(Dışarıda ezan okunduğu için bazı sesler anlaşılmıyor) Kur-an’ı Kerim’in ayetiydi ……. Peygamber efendimizin hadisi ………. Biz her birimiz ama her birimiz böyle …………. Koymamız gerektiğini düşünüyorum. ………………. <u>Mesela biz örgütsel bi şekilde kullanalım derken asıl bi yerde bir istemeden zarar vermiş olacaz. …… bu tür şeyleri yaparken biraz daha bir geniş perspektifle yaklaşabilmek, kazandırıcı olabilmek </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Seda Akbaş CAN </b>: Gerçekten bu kampanyanın bize kazandırdığı tüm ciddi kazanımlar olmadığını düşünebilirler, düşüncesini sorgulamıyorum. Ama böyle düşünen insanların varsa ve bunu ilkesel düzeyde yerleştirmek isteyen bir şey varsa …… varsa bu saygı gereği olsa gerekenin yerine getirilmesi gerekiyodur diye düşünüyorum. Kişisel olarak; Yoksa bizler düşünmeye bilirdik böyle bi hakkımız var.</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: Bi o bide şey arasında mesela yani siz bi keresinde de söylediniz. Siz ee bi meclis üyesisiniz bu halka karşı sorumlusunuz. Siz bu <b>HAREKET</b> içerisine, işte bu çalışmanın içerisine ……. Zaman bu tür duyarlılıkların farklılığı olmamız gerekiyor. Sonuçta size aktarılmıştır. <b><u>Bu HAREKETİN bi hukuku var. Bu HAREKET sizinle bir hukuklu olacak. Sonuçta sizin sorumluluklarınız olacak. Yerine getirmeniz gereken bir takım vasıflar olacak. Ve siz bu temelde yaklaşacaksınız.</u></b> Şimdi biraz bu boyutunu gözardı etti arkadaş, yani olabilir düşünce olarak kabul etmeyebilir ama sonuçta insanlık adına kolayına gelmiştir. Bu halk ona ……. Üzerinden vermiştir. Onu oraya getirmiştir. Şöyle bir tasarrufu ……. Biz inanamıyoruz. <b><u>Kim olursa olsun bu HAREKET yarattığı değerlerle bi yere gelirse bu halkın adına yapması gerekenlerden tasarrufçu yaklaşmaması gerekir. Taviz vermemesi gerekir. Çünkü halkın o anki yaklaşımı eğer o yöne ise onlar o yöne doğru hareket etmek zorundadır.</u></b> Şimdi arkadaş bu sorumluluğu, birikimi gözardı etti. Diyelim çok böyle ee ideolojik şeyi tartışmadık. İdeolojik yönden bakılmadı çok ee bizim için çok da şey değil normal insani bir ölçüm ve toplumsal vicdanın o anki ortaya çıkardığı bir gereklilik vardır. Bu gereklilik üzerinden hareket etmesi gerekiyor.</p>
<p><b>X </b>: Bu kampanya düzeyindeki kişisel yaklaşımını bilmiyordum ama …….. bildiğim bi şey var. <b><u>1999 yılında BAŞKAN Türkiye ye getirildiğinde hem bireyler açısından, hem ÖRGÜT açısından bir ……..… hatta herkesin ……. Açılmış. Bir hafta boyunca İstanbul da çalışma yaptık. …………. Bu arada görüşme yaptık</u>.</b> Ve devletin bütün çabası da buydu. Avukat birliğinin içerisine çıkmasın ki CUMUK Avukat atasın. CUMUK avukat atasın ki devletin bütün <b><u>Türkiye ortamı içerisinde hiç yoksa 40 bin tane Kürt Avukat var. Tek bir avukat sahip çıkmadı</u></b> …………… bütün çabaları buydu. <b><u>Velhasıl ben uzatmayım çıktı 4 tane avukat gitti …….. (imralıya) geldiler süreç başladı denildi ki bu sefer Türkiye genelinde avukat arayışı oluştu. Bir grup arkadaşımız iddianameyi çoğaltı Diyarbakır’a geldi. …….. arkadaşımız Diyarbakır’a geldi Diyarbakır daki avukatlarla görüşmeler yaptı.</u></b> Yani benim diyen hiçbir avukat yanaşmadı. ………… ben açıkcası şey yapmam ……. Şimdi bilmiyorum o süreçten bu sürece ne gelişti ne gelişmediğinden sizinle falan ……. yaklaşmasından</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: Biz diğer arkadaşlardan da sorduk hatta şimdi başından beri çalışmalardaki yaklaşımlarından …………</p>
<p><b>Seda Akbaş CAN </b>: Sadece toplantılara katılan bir düzeyi varmış. Neyse bunlar çok şey değil de</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: …….. biraz fikir ayrılığımız vardır. Biraz biz araştırdık</p>
<p><b>X </b>: ……..şunu söyleyeyim. Ben hakkaten bu sohbetle ……..(kartı) sunmaya çalışıyorum. Bazı şeyler var ki kamuoyuna yansımıyor. Kamuoyuna yansımıyor. Hatta bazı şahıslar varki toplumsal birlikler içerisinde bir nevi tırnak içerisinde söylüyorum bir nevi dokunulmazlıkları vardır bir nevi. Hani nasıl söyleyim babacandır. Nasıl söyleyim hani nevi şahsına münhasırdır. <u>Bence bunlardan bir tanesi de olursa şayet olursa Cemşit BİLEK ve onun gibi insanlardır. Ne bileyim işte kısmen Fethi GÜMÜŞ gibidir kısmen, böyle nadide kalmış türlerimiz var,</u> insanlarımız var. ……… kürt kültüründe ve köylü kültüründe ……(Burusviler) vardır. Bunlardan bi tanesi de Cemşit BİLEK tir. Onun için kameraya yansımasında da bence biraz dikkat etmekte fayda var. Bize yansıması itibariyle söylüyorum. Pek çok kararımızın bana göre ……. Faktör olması lazım, topluma yansıdığına bak evet işte böyle denilmesi lazım. Bence bu kadar topluma yansıdığında öyle bi şey olmayacaktır. Öyle bir …… olmayacaktır. Hatta örneğin birkaç tane …….. arkadaşla görüşeyim tabi işin içinde de bizden var birkaç arkadaş mesela Fırat beyle ……. Cemşit beyle …….ne bileyim</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: Yani biz karar aldık. Kararımız</p>
<p><b>Seda Akbaş CAN </b>: İlettik biz.</p>
<p><b>X </b>: Tamamdır.</p>
<p><b>Seda Akbaş CAN </b>: Ya arkadaşa iletmedik de onun dışındakiler komisyonlara ilgili haberleri ilettik.</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: …….. kendisini çağırdık dedik. O konuda biraz biz araştırdık da yani bazı şeyleri bizim de bazı hassasiyetlerimiz var. Onu göre ……. Ama yani bi boyutunu ele alırken diğer boyutunu da gözardı etmemek gerekiyor. Yani genel bilimsel açıdan, toplumsal vicdan açısından ……. Gözardı edilmemesi gerekir. Öyle olduğu zaman diğer boyutuyla bu sefer tartışmak gerekir. Neyse biz gelelim bu hassasiyetteki ……..</p>
<p><b>Seda Akbaş CAN </b>: Açılış kararı ve ……….. tabii ki böyle bir sorunun varlığı doğal bölge ve toplumdaki tesir düzeyi farklı değerlendirilir, farklı konuşulur ama toplumun ona reva görülen cezayı değerlendirme biçimi kadar <b>KADRO</b>lar bu çalışmayı yürütenler arasında böyle bir insanın varlığının rahatsızlığı gibi değerlendirilir. Şimdi birilerine güvenip …….. demokratik duruşu esas alınamadığı gibi …….sadece toplantıya gelip giden hatta örgütsel ilkelere küfür edecek boyutta kadar uyaşan bi pratik oluşur. Şimdi bunları yan yana koyduğumuzda gerçekten adaleti incitmeden bi karar vermemiz lazım. Bizim ölçülerimizde demokratik olduğudur. Onu söyleyebiliriz yani bu konuda da hassasiyetimize inanın ve güvenin bir ölçüyü bu <b>HAREKETİN, </b>bu kampanyada EDİBESE sürecine karışmadığı …….. koymadıklarını …….. söylüyoruz. Arkadaşla paylaşırken dedim ki <b><u>Allah Allah ……. İmza attı bizim il genel meclis üyemiz niye imza atmadı. Biz öğrenmek istiyoruz. Niye imza atmadı.</u></b> Bu konuda da vicdanı rahatsız edecek bir karar verdiğimizi düşünüyorum.</p>
<p><b>X </b>: Sizin de ……. Vardır. Ben bi arkadaşları arayım. ………</p>
<p><b>Ümit AYDIN </b>: Görüşürüz. Şeklinde konuşulduğu,</p>
<p> <!--nextpage-->
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 03.11.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Teknik cihazlarla büronun Toplantı odası tarafından Track-3 isimli ses dosyası ile saat<b>:</b>15<b>:</b>43<b>:</b>00 itibariyle kayda başlayan ve saat<b>:</b>16<b>:</b>49<b>:</b>00’da son bulan toplam<b>:</b> 01 saat 04 dakika 51 saniyelik ses kaydının muhafazası sağlanarak konuşmalar içerisinde konusu suç teşkil ettiği değerlendirilen bölümleri alınarak yapılan çözümlerde;<u> </u></p>
</p>
</p>
<p>3. KONU <b>:</b> X BELEDİYESİNDE GÖREVLİ Y’NİN YARGILANMASININ DEVAMI </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Turan GENÇ, Nadir YILDIRIM, Y,<b> </b>Mehmet TAŞ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>31;06 ile 00<b>:</b>40;13 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b><b>:</b> Batman da gelen şikayetlerin bize ulaşması ve alanların …… gidişattan dolayı yaklaşık 2 ay önce önemli bir çalışma başlatan kararlar var. Çalışmayı üç arkadaş olarak yürüttük. Çalışma süresi boyunca (konuşmalar anlaşılmıyor) komisyon olarak …………. işin içinden çıkamadık yaşananlar öylesine karmaşık …… her el attığımız yerde onlarca yüzlerce sorun çıkıyor ama bizim alanda bugün bu çalışmanın daha fazla yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. <b>Burada sorunun kimin ne kadar para çaldığı, ne kadar rüşvet aldığı …………demek. Yaşananları basitleştirmek derin devletin ….hareketi ……………… çabalarını görmemek olur</b>. Batman belediyesi …….. zaman rüşvet nerdeyse ….. düşmüştür mücadelede en fazla bedel ödeyen en fazla burada yararlanmayı inat edendir. Egemen nokta yaklaşım grupları böyle olduğu için kimi yurtsever, kimi ….. kimi taraftar, kimi karşı grubunun ayırt etmeyi imkan sahibi etmiştir. En tepedekiler usulsüzlükte ….. yapınca ……………. memurlarla pay ……. olmuş. bu durum meclis üyelerinin ………… bir şeyler bırakma kavgasını sürüklemiştir sonuçta hızla statü ……şekillenmiş ve bu parti uzak çevresindeki herkesi ………… bu durum bir yanda herkesi …… ulaştırmayı gerekirken diğer yandan da belediye olanaklarının herkesi … sonucu ben yararlandım sen yararlandın, ben hak ettim, sen hak ettin söylemleri çıkar kavgalarına neden olmuştur ….. kadroda gruplaşmalar ve benzeri ………. bu gerçeklik vardır. Batmandaki herkes bu imkan yararlanmak kavgasıyla ….. karşılaşıyor ……………. bu nedenle tüm örgütsel çabalar çalışmalar gereği ……ve sonuçsuz kalıyor. Batman da belediye kelimenin gerçek anlamıyla iktidar belediye başkanı ise tam bir padişah dır tüm toplumsal değerlerin …….toplanıyor, … padişah toplumdaki güçle etkinliklerine göre kullandığı sus payı olarak ihanet pahasına fazla mesai ücret, park ve bahçe işletmesi ve benzeri biçimde dağıtıyor. <b>Seçimler yaklaştıkça belediye başkanı padişahını daha fazla inanmıyor kente örgüt ………… tesis etmek için ne gerekiyorsa yapıyor esnaflara belediyenin arsasını dağıtıyor, işadamları ihaleleri peşkeh çekiyor. Parti kurum yöneticilerine darp gübre dağıtıyor</b>. Yerel basın sahiplerine ……… ihtimas tanınıyor …………. izni veriyor bir yanda en iyi partiye geçilirken diğer yandan insanları parti düşmanı haline getirmek için karşılamadığı talepleri yerine getiremediği sürelerini örgüt izin vermiyor biçiminde izah ederek, insanları örgüte karşı kışkırtıyor şimdi bu…………… talep edilen uygulamalarının her yönüyle illegalleşmesidir. <b>Bir çok yapılmamış ihale yapılmış gibi gösterilmiştir. Mevcut durumda bitme aşamasına gelen ve her gün 100 milyar kira bedeli olan onlarca işçinin ihalesi yapılmamıştır. Normal ihalesi yapılıp belediyenin bütçesinde karşılanması gereken bu işler illegal bir kişiyle yapıyor. Bütçe dışı illegal dışı yapılan bu işler doğal olarak resmi bütçe ödenek hazırlanıyor. Bunun sonucu ortaya ………………için illegal para arayışları başlıyor. Bu arayışı da….ihale yapmak içinde somutlaşıyor. Ekteki belgelerden bulunan doğrudan emin ihalelerin tamam …..bunlar somutlaştırdıklarımızdır. Ama tahminimiz diğer işleri de böyle yaptığıdır</b>. Bir çok iş gayri resmi taleple yapılmıştır. Daha sonra hayali yatırımlar doğrudan kendileri yapılarak teslim için &#8230;gitmişler. yapılan bin tehdit …….. çok ustaca delil karartılmıştır. Netleştirdiğimiz kimi örneklerde gayri resmi olarak harcanan paralar daha sonra hayali ihalelerde resmi bütçeden çekilmiştir. Resmi bütçeden çekilen bu paralar ise spora aktarılmış denilerek delil karartılmıştır.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b>1-ihale sistemi:</b> bu konuda hiçbir sistem gabb tanımlamış hiçbir tarifi olmayan bir sistemsizlik şekillenmiştir. İhalede tüm şeffafsızlıktan uzak bir tarzda yapılmıştır. Özellikle doğrudan kendine yönelik tam bir olumsuzluk kaynağına dönüşmüştür. Buradaki ihaleler Dicle, güneydoğu Orhanpınar ve …ve benzeri firmaya kişilere bahsedilmiştir. belge üzerine bunların aldığı gibi görünen bir çok ihale ………mıştır. Yani belediye kendi bütçesinde olan …ve bunu resmiyete dökmek için bu firmaya işleri ihaleye vermiş gibi işlem yapmıştır.diğer ihalelerde benzer uygulamalar uygulanmıştır.</p>
<p><b>2- imar uygulamaları:</b> Bu konuda şehir nazım …..alınmış meclis devre dışı bırakılmış ve imar bölümündeki memurlar istediklerini yapmışlar.uzmanlarımızın yaptıkları denetimde üç ayrı farkı tespit etmişlerdir. İsteyene kat izni,isteyene kullanım fazlalığı ve benzerleri vermişlerdir. İmar müdürü kendi başına fazladan …..izni vermiştir. Yine çevre yolu uygulamasıyla 7000 dönüm arsa imara dahil edilmiştir.bu ortalama bir ilçenin yüzölçümüne tekavul ediyor. Yine ruhsatlarla oynanmış binalar arsa olarak gösterilip ruhsat karşılığı düşük tutulmuş ve belediye trilyonlarca zarara uğratılmıştır.kaçak yapılaşma hakkında hiçbir işlem yapılmamış göstermelik olarak yapılan denetimler uygulamalar ise alınan rüşvetler kayda geçirilmemiştir.</p>
<p><b>3-personel rejimi:</b> müdürlüklerin …………… tamamına yakını boğazına kadar rüşvet ….bulaşmıştır. Çoğu hem belediyenin çalışırken aynı zamanda müteahhitlik yapmakta ……………… çalışmış gibi göstermişlerdir. Kiminin yakını vatandaştan para alıp ….. dağıtımı vermemişler …… mesai alınan mesaiye kalınan çalışma ….bir parçası bölüşmüştür. mesaiye kalınan …tek tek imkanı olmadığı için gerçekten kara para ……….. mesai kişilerden olarak 300 milyar civarındadır. </p>
</p>
<p><b>4- Ruhsat :</b> Her …. kontrollerin yapıldığı tespit edilmiştir. Ruhsat verilmemesi gereken yerlere ruhsat vermek, ruhsatların bedelini düşük tutmak, ruhsat almaya gelen her vatandaştan spora yardım adı altında bütünleşmiştir.</p>
<p><b>5- Arsa satışları</b> <b>: </b>Tam bir rezalet yönlü uygulama sergilenmiştir. <b>Belediye arsaları Yla uğraşanlara peşkeh çekilmiştir.</b> Bununla beraber belediye milyarlarca lira zarara uğratılmıştır. Belediyeye ait arsaları işlem üzerinden kayıt edilmiş ve gayri resmi olarak satılmıştır. Toplam 45 arsa satılmış, 5 arsa ise kiraya verilmiştir.</p>
<p><b>6- Spor :</b> Bu alan karapara aklamak yeri olarak kullanılmıştır. Spor bölümünün bir yöneticisi burayı şöyle tanımlamıştır.spor olmazsa bile biz vatandaştan para alacağız. Alsak bile siz duysanız yada devlet duysa ne diyeceğiz. Spor ….böyle bir şey görmüşler her türlü kirlilik yapılmış ve sporun üstü örtülmüştür, şike yapılmıştır.</p>
<p><b>7- park bahçe</b> <b>:</b> Parklar …… bir biçimde meclis üyelerine park yöneticilerine yada akrabalarına peşkeh çekilmiştir.belediye kaybedeceğiz havası yaratıldığı için son dönemde parkların süresi peş peşe 15 yıla çıkartılmıştır. Rüşvet aldıkları için kiralar düşürülmüştür.</p>
<p><b>(Yın konuşmaları anlaşılmıyor)</b> </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>SÜRESİ : 00.46.50 ile 00.48.38 saniyeleri arası, Konuşmanın devamında, </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>:</b> Burda seni suçlamıyoruz… karıştırmamak lazım ayrı ayrı ele alın imar müdürüne ilişkin değerlendirmeler var. Yani şimdi burda suçlanan sadece …..değil</p>
<p><b>Y</b> <b>:</b> ……………..</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>:</b> Hayır bir saniye şimdi yani doğru …..öyle tartışalım burda herkesin kim ne yapmışsa ona ilişkin o var.farklı …kararlar var.örgütün her şey örgütün ……Yın payı neyse odur,diğerinin imar müdürünün neyse odur, diğerinin neyse odur yani. Tespitler öyledir yani yoksa her şeyi Y yaptı değil. Ama şu var kim ne yapmışsa çöpçüde olsa hafiften almışsa birinci derecede sorumludur.</p>
<p><b>Y</b> <b>:</b> Ben itiraz etmiyorum bak devam ediyim bu park ……nın kira süresinin uzatılması suçlama var. Bu konuda komisyonda geldi, başka bir başvuru daha vardı…… TUNCER’in…………………seçim çalışması vardı ………………..ben mecliste buna rağmen ………kabul etmedim.yani ben kolay anlaşılması için söylüyorum. <b>(Konuşmaların büyük çoğunluğu anlaşılmıyor</b>)</p>
<p><b>Mehmet TAŞ </b><b>:</b> Tamam şimdi arkadaşlara da söylüyorum bunu biraz derinleştireceğiz ama yani sonunda öyle bir hava var ki, öyle bir yaklaşım var ki ….sana biraz da öz eleştiri vermemiz lazım.</p>
</p>
</p>
<p>- Y’ın yargılanmasının devamı </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Alican ÖNLÜ, Hüseyin YILMAZ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>48;43 ile 00<b>:5</b>0;28 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> <b>:</b> Bir kere ta baştan beri yaklaşım çok yanlış, bak biz herhangi bir şey etmedik bur da seninle birlikte paylaşmak …….şimdi Batman belediyesi ………… eğer hesap sorulması gereken birisi varsa oda başkana sorulması kesindir ikinci bir şey şimdi mesela genel siyasetimiz içinde ……….. kalan hem gerçekten gruplaşan, çelişkilerin, çatışmaların odağında Batman var. Bunu sen kendinde görmen lazım ……… bunu anlaman lazım siyasal anlamda bunu çok iyi bilmen lazım. Bak biz …..olarak seni böyle suçlu ilan edelim yada işte bu tür şeylerin odağında senin böyle bir yaklaşımımız olsaydı, bu toplantı bile olmazdı. Sen bize karşı yanlış yaptın heval derdim … bir kişi geldi veya iki kişi geldi heval sen bize karşı yanlış yapıyorsun bak hiçbir şey almıyacaksın.(konuşmalar anlaşılmıyor) diğer bir şey ha bu Batman konusu genel siyasetimiz içinde yakında ……… sen bir belediye başkanı orda olan bitenden her şeyden sen sorumlusun sen şimdi ………. olamadın yani ben bunları anlıyamam yada ben işte bilmem …. anlıyamam sen belediye başkanısın ve orda olup bitenlerden ….yolsuzluk varsa ilkönce sen sorgulaman lazım. Sen yapmasan bile, senin denetiminde senin çalıştığın insanlarda bir olumsuzluk bir yanlışlık varsa, bu kimden gelirse gelsin sen bizden de sorumlusun ………… seçilmişsin yani anlamak durumundasın.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Şimdi biz Batmana giderken örgütün bu komisyonu oluşturmasından sonra gidip belediye başkanıyla görüştük. Bir çok belde çalışmalarımız oldu burdada bu çalışmaya …..genel bir çalışma ….. değil mi bizim bilgimiz olsun hazır birimlere ilişkin işte …ler işte …………… hepsini açığa çıkaracağız. Biz daha birinci aşamayı tamamlamışız bu raporun sonuçları itibariyle. Şimdi bunun üzerinde çalışma başladı bu çalışmaya başladıktan sonra arkadaş diyelim ki raporunu değişmiş, diyelim biz … bir yer talep edin hatta demişler …..neyse dedik …… raporunu yolda ayarlanıyor sizin odada çalışma yürütürken arkadaş geldi . …bizden habersiz işte birkaç gün sonrası geldi İki üç gün sonrasıydı sanırım geldiniz dediniz ki işte …….. ifadesini alıyorum ……. belediye başkanı ……… personel olduğu için almış …………için daha sonra sizinle görüşürüz. Başkan gelmiş çok böyle hoşnut olmayan onun ötesinde tamam siz bur da çalışabilirsiniz ama ben bu arkadaşımızın bur da çalışmasını istemiyorum, Batmana düşmanlık yapıyor. Bana düşmanlık yapanların bur da şey yapmasını istemiyorum değilmi heval ….. şey söylüyorsam tamamlayın eksik olan şeyleri işte bunların doğru olmadığını söyledik <b>ve bu arkadaşın varsa bir suçu kabahati bunu örgütle paylaşmışsınız isterseniz bir toplantı yapalım bu uslübu ben kullandım dedim bu arkadaşın sorununu buradaki belediye meclis üyelerine buradaki parti yönetimine hatta genel merkeze oturup tartışamazsınız</b> <b><u>öylemi değil mi? Örgüte iletmişsiniz varsa bir suçu garanti örgüt gereğini yapar …..buda olur bir başkası da olur.bence</u></b> biz onun için çalışmamızı sonuçlandırdık daha sonra geldik yine devam ettik bazen zorluklarla karşı karşıya kalmamıza rağmen devam ettik. Diyelim personelden dolayı …. sizden dolayı demiyorum. Biz bu çalışmaları yürütürken kesinlikle bunu sizede söyledim. Aynı komitede olsa aynı komiteyle ilgili çalışma yürüten arkadaşlarda diğer …..çağırmışız ifadelerini almışız. <b><u>Yani harekette çalışma tarzında da biraz yabancısınız ama arkadaşlar yalancı değil mali komitede çalışan arkadaşlar ……tek ……….olan tutanaklarda var.ben olsam bende aynı ifadeyi verecem. Bende hareket istediği zaman ifademi alabilir ama bunun dışında biz bire bir kiminle ne çalışma yürütmüşsek herkesle ilgili tutanaklarımız vardır </u></b>bir mesela onun için adalete güven isterim, arsa satışıdır belediye kasasına giren para yoktur. İcraya gitmiş. Bazı arsalar satıldıktan sonra arkadaşlarımız bilgi sahibi olmuşlar mali komite gitmiş hukuk oluşturmuş, oluşturdukları hukukta sizin bilginiz dahilinde, bilginiz dışında değildir. Onun için dedim tek tek madde maddeleri alalım.şimdi diyelim ki biz beş tane arsa satıyoruz belediyenin kasasına giripte icraya giden paranın Meblağ sı …..kat sayısı bugün mali duruma yönelik hesapladığımız zaman belediye ciddi zarara uğramış. Bunun tabiî ki sorumlusu sensin teknik eleman sen bilip bilmemen kimseyi bağlamıyor. (konuşmalar üst üste) </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>Bunun dışında mesai saatidir.biz yerel konferans yapmışız 54 maddeden oluşan belediyeler önüne bir genelge koymuşuz demişiz personel fazlalığından dolayı fazla mesai vermiyeceksin, sınırlı sayıda yasal mevzuat gereği zabıtadır, itfaiyedir, su şebekesidir, kanaldır zorunlu işlerde personel düzenlemesine gidilir, personelimiz fazla olduğu için çok sayıda kimselere mesai vermiyeceğiz …… merkezimin astfalt şantiyesi günlük dökmesi gereken asfaltın %30 unu gece döküyor ama bir asfalt ücreti kadarda çalışan personele mesai veriyor bizde de artık o asfalt ta çalışan aracın akaryakıtı nereye gidiyor kimin neresine gider oda belli değil ona ilişkin bir tespitimiz yok ama yapılan işlerin malzemelerini az çok biliyorum ben birincisi bu mesai ye ilişkin dediğimiz şekliyle 300 milyar civarındadır 290 küsürdür. Aylar aylar çıkardın mı bir yıl 5 tirilyon civarında mesaiye giden ücretler çıkıyor onun dışında avanslar tüm birimlerinizde her sene avans almış demiş ki ben burdan süpürge aldım ben burdan kürek aldım bu sizin personeliz gitmiş avans almış bunlar somuttur makbuzlarıyla birliktedir gayri resmi bir şeyler ifade etmiyoruz raporun içeriği halen azdır bile yani. Biraz daha yardımcı olsaydın biraz daha derinleştirip kapsamlı bir çalışma yürütmüş olsaydık işine son verdiğimiz teknik elemanın yazısını geri çekmemiş olacaktınız avanslar böyledir yine…..lar biz sizinle görüştük değil mi meclis üyelerine yararına hatta bir ara meclis üyelerine çocuklarına komilik için akrabalarını çağırsın geldik müdahale ettik bak almıyorsun mecliste toplantı yaptık neyse part time dedik vereceğiz dedik birinci derecede değil ikinci dereceye kadar biz kimseyi işe alma birilerine ihale verme iş verme gibi şeyimiz yok bizim siyasetimiz varlık derecesi bunlar değil, yine belediyede çalışıpta kiralık aracı olan insanlarda belediyede hem belediyede kendisi çalışıyor hem maaş veriyor, maaş alıyor, hemde aracını belediyeye kiraya vermiş aynı zamanda kira verdiği aracı kendisi kullanıyor bu tespitlidir. Yine buna ilişkin ben size şunu söyleyim biz ….arkadaşlarımız dün için adına da söyleyebilirim herkes imar mevzuatını bilme yetkisine sahip değildir çok teknik eleman da sahip değil. Ama siz burda belediye başkanısınız şimdi imar dışı uygulamalardan birinci derecede sorumlusunuz yoğunluk arttırılır meclis kararı alınmış gibi tadilat yapılmış bunun meclis kararı varmış gibi tadilat yapılmış ve sizin imar müdürünüz hem görevden aldığınız şu anda imar müdürlüğünde kalkan vatandaş şu anda dışarıda iş yapıyor yasal olarak iş yapma şansı yoktur yasa şunu diyor. Diyorki iş yaptığını tespit ettiğiniz bir vatandaşının 657 tabii bir memurun her türlü haklarına nerede işine son vereceksiniz bunun dışında kat satışları vardır ve bu kat satışları dışında spor adı altında herkesten para istenmiş evet dışarıdaki o kadar şaibeli gelişmesiz siyaseten bizi sıkıntıya sokmasının yeğane nedeni budur bu spor adı altında yapılmış hep %30 kadar gelmiştir %90 ı dinlenip ….gitmiştir bunu size ….gelmiştir diye demiyorum böyle bir iddiam yok ihalelere şimdi diyelim ki burda iş yapmışsınız ihale yapmadan iş yapmışsınız daha sonrada bu işi ihale karşılığı yapmışsınız gibi gerçekleştirmişsiniz bu sadece bir kişiye mahsup değil birkaç tane iş var bu bizim tespitimiz …. park tır vesairedir şimdi …….burada bir usulsüzlük var usulsüzlük demek çaldın cebine koydun demek değil. Bu memur yapmış, alım satımmı yapmış, sen mi yapmışsın, senin ….. olmuş ama bunların hepsinin sebebi de sorumlusu sensin. Bunun dışında teknik elemanlarınız cayır cayır iş yapıyorlar bunlar istifa mı etmişler evet ben dışarıda yatağımda yatıyorum. evet ben dışarıda iş yapıyorum ve bir tanesinin biz geldik siz o zaman izindeydiniz belediyede geldiniz görüştük dedik bilginiz olsun o zamanda komisyondaki arkadaşlarla paylaş … alan örgütçülerle ortaklaşmadan insiyatifimi kullandım konuk evimdeydim gittim dedim ki bu soysusun işine son vereceksin ve bu adamın işine son veriyor siz kalkıyosunuz işine son verilen onayladığınız kabul ettiğiniz vatandaşın işine son verdiğiniz vatandaşın dilekçesini geri çekiyorsunuz değilmi bunlar yaşanmış şeylerdir bunun dışında birkaç tane başlık altında toplayıp söylediğim şeyler var mesai saatine kim geliyor kim gidiyor kim takip ediyor, buda belli değil, ödemeler konusunda bu sizin ……… den aldığımız kayıtlar çoğu tespitlidir şimdi kalkıyorsunuz bir çok ihale sözü geçen firmalarına verilmiş. Bu arkadaşlar bilmiyor ama ben bu işlerin çok iyi biliyorum.belediyeden dolayı değil o bir şey yaptığından dolayı diyorum.</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>- :</b> Y’nin yargılanmasının devamı </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Hüseyin YILMAZ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>00;15 ile 00<b>:</b>03;58 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b><b>:</b> Alım satımlar her şeyi söylüyorum çimanto ihaleleri Çimonta alımları 1 çimonta ihaleleri vatandaşa dağıtılıyor kim nasıl dağıttığını kim denetliyor, bunun dağıtımı biz mevcut ordaki verileri elde etmek ten yola çıkarak yılda tüketilen çimonta ……sanırım son üç yıl içerisinde 150 bin torba civarında çimonta tüketilmiş.bunun ne kadar taş üretiminde ne kadarı yurttaşa dagıtıldığının hesabı kitabı yok.bunun dışında temizlik şefinde müdürün oğlu çalışıyor ve müdürün oğlu somuttur kendisi farklıdır aynı zamanda çağırıp sormuşsuz arabası belediyede kiralık çalışıyor ve bu adam çöp ….bir günlük nafakasını kazanan insanların ekmek parası için mücadele eden insanlardan ayrı para alıyor.ve yine askeriyenin mıntıkasında bir çöp noktasında para alıyor.</p>
<p>Aynı zamanda çavuştur mesai yazıyor. Şimdi bu adam belediye ye aracını kiraya verecek. Hem maaş alacak hem mesai alacak hem de gidecek çöp içerisinde günü birlik ekmeğini kazanan insanlardan para alacak.biz de …….kalacağız bunu kabul etmemiz ne anlaşma olur nede vicdani olur bunlar tespitlidir.kendileri de itiraf etmişlerdir….iptal etmiş. Bunun dışında …. belediye başkanısınız …………….bazı bir çok iddialardan biz öyle sudan falan ididalarla insanları öyle şaibe altında bırakıp suçlayarak işte bu adam suçludur yaklaşımını ….görmüyorum görmüyoruz daha doğrusu kendisiyle konuşmusuz orda şehmus un orda şef olması ……Şehmus tan çekiniyor olması. Memurların Şehmusun her dediğine evet dedirtecek bir pozisyonda olduğunuz çok rahat gözlemledik. Kardeşiniz olmadan dolayı hem siz hem sizin şahsınızda bu partideki güvensizliği bir tartışmanın geliştiğini görmemek mümkün değil.</p>
</p>
</p>
<p><b>-</b> Y’ın yargılanmasının devamı </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Hüseyin YILMAZ, Y </p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>08;06 ile 00<b>:12</b>;05 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b><u>: Şunu söyleyim biz 2004-2005 yıllarında bir soruşturma yürüttük belediyelere yönelik hareket ilkesinden karar aldık …..kararı alırken 20 maddeden oluşan bir karar tasarısı tüm bileşenlerimize aktarımları yapmışız. Demişiz gayri resmi en ufak şey yapmıyacaksın.</u></b> Şimdi bunları ne için ifade ediyorum arkadaşlarında sizinde eğer aktarımda eksik yaşanmışsa benim bazı eksik bıraktığım yönler varsa Mehmet arkadaş tamamlar. Bu petrol santrallerine ilişkin protokol yapmışsınız. Kira kaç paradır? Biliyormusunuz aylık beş milyondur. Beş milyona köy alırsınız ve bu vatandaş yine bu Siirt yolu asfalt demişsiniz yüksel inşaattan evet petrolle ilgili sahibinin ismi neydi <b>ekber işte ne ekber</b> se bu vatandaşa diyelim ki yer vermişsiniz aylık nedir 500 milyon kira alıyorsunuz sözleşme olarak bütün bunları anlatmamdaki neden bugün sizinle görüşme yapıyor olmamızın nedeni sizin …işlerden sanki çok bir şey varmış yani bunlar bir şey değilmiş gibi yaklaşmak doğru bir yaklaşım değildir bundan daha büyük şeyler varmıdır yokmudur bu ileriki süreçte görüşülecek şeylerdir. <b>Bu spora ilişkin …… belediyeye ait arsa alıyorsunuz bu imaj uygulamalarından dolayı, personel üzerine arsalar yapılıyor, ve bu vatandaş götürüyor şu anda Batman girişinde gıda marketimidir nedir, o vatandaşa devrediyor ve siz buna karşılık para alıyorsunuz.biraz önce arkadaşlara ifade ettiğimiz şekilde burdan para almışsınız …..yapmışsınız spora harcamışsınız gıdamıdır nedir her neyse o marketin ortaklarından birine veriyor.çalışan bir personelin üzerine yapılıyor daha sonra bu arsa götürülüyor o vatandaşa veriliyor bu vatandaştan da 500 milyar para alıp spora aktarılıyor.</b> </p>
</p>
<p><b>Y</b> <b>:</b> Yani ben kimin üzerine kayıt yapılmış kim almış kaça satmış ……varsa (konuşmalar anlaşılmıyor) </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b><b>:</b> Ben zaten toparlıyorum ödemeler konusunda mesela ödemeler konusunda yine sözde geçen firmalara çok fazla öncelik tanınmış …..diye firmaların ödeme planlamasına bakıyorsun belediyenin aylık ödeme planına bakıyorsunuz diyelim ki 100 milyar alacağı olana 80 milyar ödenmiş 500 milyar olana 60 milyar ödenmiş ….projede olana parası olana 300 milyar ödenmiş. Bu kadar ayrıcalıklı ödeme planı var. Dengesiz bi ödeme planınız var.</p>
<p>- Y’ın yargılanmasının devamı </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Nadir YILDIRIM</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>17;50 ile 00<b>:2</b>0;31 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>:</b> Bu rapor bir sürecin sonucudur.eksik olabilir öyle fazla olabilir doğru olabilir yanlış olabilir. Örgüt olarak bizim oluşturduğumuz komisyonun hazırladığı raporun son cümlesi örgütümüzü bütün mevkiye kabul edilmiştir onaylanmıştır.bizim değerlendirmemiz budur bunun üzerine esas geçmişi tartışmak açık söyleyim eğer biz seçim arifesinde olmasaydık çok ciddi sizin açınızdan örgütsel gelişmeler olmasaydı daha farklı oturup tartışmak gerekirdi.bu durum konjöktör ……değildi.genel açmazı somut çözümü netleştirmek tartışmak ve bu üç beş ayımızı doğru değerlendirmek gerekiyor. Bu toplantı bence ………gitmelidir.onun için çok fazla bazı şeyleri olayları olguları tartışmak yeniden şu olay böyle oldu bu bunu söyledi şu şunu yaptı diye …itibariyle açığa çıkan sonuç şunu gösteriyor ki doğru bir yönetim olmamıştır. Doğru bir görev …..olmamıştır. eksik yapılmıştır sizden hepinizden çok daha …….Batman bir …işi pazarlığa dönüşmüş dedikodu kazanına dönüşmüş bizde …..olarak dedikodu kazanını, siyasal olarak böyle dedi, örgütsel olarak böyle dedi.belediye olarak böyle dedi. Biz bu süreci olabildiğince hızlı bir şekilde netleştirmek istiyoruz.onun için belediyeye ilişkin …bu bir belediye aşamasıdır.bunun bir aşamasıda çıkan sonuçları gözlemler değerlendirmelerle bulunandır. Birkaç konu dahi gösteriyor ki gerçekten çok doğru bir şey yapılmamıştır.çünkü niye padişahım diyor Hüseyin arkadaş niye yani 15 tane 22 tane niye öyle nasıl dağıtılmış hangi hukuk üzerine dağıtılmış belediye meclis üyesinin bilmem padişah olduğu bilmem şuyu buyu niye işe alınmıyor.hangi hukuk hangi mantık üzerine alınıyor.bizim tutum belgelerimiz yok mu.bunu tartışmalarımız yok mu yani bir yakınımızı oraya almak için mi encümen olacağız,meclis üyesi olacağız, belediye başkanı olacağız. Kardeşin orda kritik yerlerde görev alıyor çalışıyor.bir o kadar tutumunuz var yaklaşımlarınız var. Bütün bunlarda gösteriyor ki doğru bir işleyiş yok.</p>
</p>
</p>
<p><b>-</b> Y’nin yargılanmasının devamı </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Turan GENÇ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>25;46 ile 00<b>:27</b>;07 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ </b><b>:</b> Çekinmemek gerekiyor ve arkadaşlar bu çalışmanın ciddiyeti karşısında bence ….olmuştur.Yani işte şu konuya ilişkin söylüyeceklerim …………sizinle yaptığımız görüşmeler var.daha kapsamlı daha derin bir değerlendirmeler var. Önemli olan bu çalışmayı ………..ve bu noktada arkadaş yaşanan tüm olumsuzluklardan sorumludur belediye başkanı ama bunu bilerek ….. bu anlamda biraz daha işin ciddiyetini bilen bir yaklaşım sergilemek durumundadır. Yani orda ben açık söyleyim (konuşmalar anlaşılmıyor) bu genel iddialar konusunda örneğin bir şey gündeme geldiğinde şunu diyemiyoruz Batman belediyesinde bu sorun yoktur.diyemiyoruz yani. O anlamda biraz daha …şu netleştirilsin açılması tarzından ziyade ……….</p>
<p><b>(X-2 ERKEK ŞAHIS )</b> <b>:</b> Ben öncelikle şunu ifade etmek istiyorum bizim belediyelerde 10 uncu yılımız dolmak üzere ilk beş yıl mücadelemizin de içinde bulunmuş olduğu koşulların etkisiyle beraber buralardan belediyelerimiz denetim altına alınamamıştır……her türlü kirliliğin belediyelerimizde yaşandığını biz her tarafta gördük yaşadık. Bununla bu dönem içerisinde de ….olsa bir mücadele yürütmeye çalıştık. Sanki belediyelerde ….bu alanda kadrolarımızın ….. durumlarında her kesime kadar bir bozulmanın yaşandığını örgütü dikkate almamanın yaşandığı bir süreci yaşadık. Fakat şu an üç yıldır hareketin kendi içerisindeki çalışmaları da bitirdim örgütsel, siyasal, ideolojik olarak mücadele verilip kendisini toparlayabilmiş geçmişe dairde soruşturma yapabilecek sorgulama yapabilecek düzeye gelmiştir.mücadelemiz hem uluslar arası alanda hem de kendi içine dönük bu sorgulamayı yürütebilecek güce ulaşmıştır.ve son bir buçuk yıldır bu alanda bir düzeltme hareketini yürütmeye çalıştık, halende bu kapsamda yaklaşık 8 – 9 aylık Batman ……Batman daki siyasal durum, Batmandaki örgütsel durum,Batmandaki kadrolar,kurumlarımızın durumu, Batman belediyemizin durumu,belediye başkanımızın durumu gündemi parça parça bununla ilgili çalışma yürütüldü. Batman dışında da bir çok alanda çeşitli çalışmalar yürüttük önemli oranda sonuçta aldık. Fakat Batman’da bir türlü sonuca gidemiyoruz, bizim ulaştığımız bir tespit var. Bunuda ifade etmekte sakınca görmüyorum. Devletin ……….şahsında, bir kısmını halen göremediğimiz,derin devlet eliyle alana sirayet ettirmiştir.ve hem kurumlarımızı hem kadrolarımızı bir biçimde bir cendere biçiminde tutmuştur, anlayış olarak etkilemiş, görüş olarak etkilemiş, pratiğe yansıltılmış bunlar ve Batman bir türlü kendisine gelememiş, mücadelenin en önemli alanlarından bir tanesi olmasına rağmen Batman bir türlü kendine gelememiştir. Çok ciddi bir problem var bizim ……bizim…..kadrolar gündemlidir,kurumlarımız gündemlidir,belediyemiz belediye başkanımız gündemdedir.parça parça bununla ilgileniyoruz. Fakat ilgilendiğimiz süreç zarfında da gerçekten hareketin bazı boyutlarına tam işlemedik, tam derinliğine ulaşamadık engeller var.ulaşabildiğimiz engeller ise şudur; burda belediye başkanımız, belediye yönetimi,parti yönetimimiz onuda ifade edeyim, kurumlarımız sanki danışıklı bir biçimde bu mücadelenin önüne geçmeye çalışıyor. İlişkileri ne düzeydedir,anlayış düzeyinde bir ortaklaşma olmuş başka manalardan çıkar birliklerimi var ne hesap hangi kitap üzerinde bu yürütülüyor.bu aylar önce devam ediyor ama toplamda bir kapalılık var Batman’da. Buna belediye başkanımızda dahil, fakat biz geldiğimiz aşamada bir daha arkadaşlarımızada ifade ettim Türkiye alan örgütümüz üzerinden, hareketin merkezi üzerinden ….alan örgütümüz yürütme, parti onu soruşturabilecek güçtedir niteliktedir. Bunun üzerine gidebilecek güçtedir modeldedir. Mücadelemizin ilkelerini alt üst edendir. Kültürümüzde oynanan yozlaştıran, bulanıklaştıran,her ne varsa ne pahasına olursa olsun bunun üzerine gitmeye kararlılığımız vardır, gücümüz vardır. İnanki bazı konularda beş yılın hesabını soruyorum.çünkü beş yılı kurtaramamışız,Batman belediyesi de sürüncemede kalmış. Bir sürü rapor geldi, bir sürü şikayet geldi,bir sürü değerlendirme geldi, üzerine yeteri derecede gidilemedi, zamanında düzeltilemedi. Aslen biz kangrenleşmesini istemiyoruz . bugün üzerine gidilebilecek</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>- Y’nin yargılanmasının nedenleri ve Hareket dedikleri PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün bu konu hakkındaki fikirleri ve neler yapacakları. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Kamuran YÜKSEK</p>
<p>SÜRESİ : 00:00;00 ile 00:08;40 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : </b>İstemiyoruz bugün üzerine gidebilecek durumda düzeydeyiz üzerine gideceğiz. Bu konuda belediye başkanıda …… Mardin de bilmem ne zaman ne yapmış kişiler insanlar mücadelemiz karşısında duruş sergilemiş halk nereden güç işde bu <b>HAREKET ……bir süre bir uğraşın ondan sonra zaten unutur gidersin gücü yoktur ……. yada başka yerlerden güç almış yada çeşitli emvay ile dersen bur da zaten yönlendirmiştir çarpıtmıştır bir şekilde kendisini kurtarmıştır daha sonra başka noktalarda görev almaya devam etmiştir ama bugün soruyoruz bu hareket soruyor başka yerlerde soracağız bunun hesabını</b>. <b>Bu hareket hepimizde dahil ee yanlış yapanı mücadele ilkelerini ortadan kaldırmaya yönelik her türlüyü kişinin üzerine açık söylüyorum silindir gibi geçer bu konuda hiçbir şey yoktur bu güce bu etkinliğe sahiptir.</b> Bir kere bunun karşısında insan daha ciddi olması lazım Batman’da ……….başını arıyoruz topu birbirimize atıyoruz bak bunun içerisindedir bu soruşturma Y’IN önümüzdeki seçimlerde aday olmaması için yapılan bir soruşturma değildir, seçimlere gelip de kabul ettiğimiz böyle bir sürece tekabül etmesi bir tahlilsizliktir onun için rahat değildir rahat değildir. Batmanı kaybetmek istemiyoruz bu dönem hem Batmandaki örgüt yapılarımızla ilgili hem de belediye ile ilgili yapacağımız uygulamalar son …….çok büyük sıkıntılarla karşılaşmak istemiyoruz büyük bozulmalar olsun istemiyoruz secim arifesinde iken bize kaybettirecek bir zemine dönüşmesini istemiyoruz açıkça bunu söylüyorum ama bir artık yavaş yavaş Batman’la ilgili belediye ile ilgili sizinle de ilgili bir çok bilgiye ulaşıyoruz bu soruşturma raporunun sonuçlarında var durumlarda var anahtarda var ee ortaya konan dökümanlar da var sonuçlarımızdadır, yaptıkları çalışmalar ortada biliniyor bizde bir takım kanaat oluşturmuştur lakin buna inat ediyorlar her şeyin belgesi olmaz devlet bu kadar imkanına rağmen bazen bir şeyin ispatını .. biliyorsunuz delili ile beraber ispatlayamaya biliyor <b><u>biz bu böyle yürütmemize karşın bizim acımızdan mücadelenin mutlaka kendimizle örgütlememiz acısından örgüt ……..şudur</u></b>. Eğer bizimle ilgili bir kanaat bile oluşmuşsa bunun bedelini olmasına gerek yok ……. <b>Bir kanaat bile oluşmuş ise bunu ciddiyet ile ele almak ona göre yaklaşmak zorundayız hareketin benimle ilgili bir kanaati oluşmuşsa bu işi bitmiş demektir. Bu kanaate ulaşana denk bir çok şeyin olmuş demektir kendiliğinden böyle bir kanaate ulaşılmaz bir yönüyle bilgileri belgeleri vardır bir yönüyle gözlemleri vardır bir yönüyle duyumları vardır hepsine birlikte böyle bir kanaat oluşmuştur.</b> Bizim için bu önemli kanaat ne olduğu önemli ve orada oluşan kanaat şudur ifade edildiği bir çok boyutu ile beraber belediye doğru …….başkan ve sanki şöyle bir şey çıkıyor ortaya orda bir danışıklı bilinçli yada bilinçsiz belediye başkan yardımcısı imar …….. daire başkanı şu bu bazı kişilerle birlikte bir sistem oluşturulmuştur ve bir çark işletiliyor bir çark işletiliyor bir çok konuda düşmanlıklar ……. oluşan izlenim budur yani görmedim duymadım bilmiyorum hep danışlıklımı yapılıyor yoksa hepsi birbirinden habersiz mi bu işler yapılıyor tamamı için bir şey söylemek zor olsa da sonuçta şuruya geliyor bu belde bu belediye yürütülemiyor mücadelemize halkımıza faydalı bir şekilde yürütülemiyor daha sorunun ötesinde bunun ötesinde yolsuzluk olduğu üzerine daha ……. öyle bir izlenim çıkıyor keşke böyle bir izlenim çıkmasaydı. <b>Mücadele yoldaşı mücadele arkadaşı Batman bizim için çok önemlidir ya yani bu cümlenin telaffuzu bile bence yeterlidir orada yolsuzluk, usulsüzlük olduğuna dair bir kanaat oluşmuştur. Bu bizim için önemlidir biz bunun üzerinden bir değerlendirme yürütüyoruz ayrıca sizin örgüt ile olan ilişkileriniz hukukunuz gerçekten uzun süre bu yana sorunlar var …..arkadaşlar onlarla ilişkileriniz onlara yaklaşımlarınız örgüt ile ilişki biçiminiz hukukunuz bir …..türlü düzeltilemedi aşılamadı aynı noktada buluşulamadı aynı amaçta buluşularak ortak mücadele yürütülemedi bu konuda kişisel yaklaşımlarınız örgütümüzü zorlamaktadır.</b> Kamufle etmeye ret eden bazı yerlerde küçümseyen arkadaşları dikkate almayan kendi bildiğinizi yapan yani bunlar örgütümüzü zorluyor …..şuna kadar söyleyim artık ondan sonra geliniyor biz orda bir amacı oturtmak düzeltebilmek acısından sonra sıkıntı oluşturan engel olan kişilerin yaşamına kadar da bir gözden temizleme içine girmek zorunda kalıyoruz bu farklıdır gözlemleriniz vardır değerlendirmeniz vardır yani böyle komisyon dahi bizleri parti Batman’daki olan biten belediyede olan biten ile ilgili bir şey bilmeyen mesaj edip görmeyen bir çok şey ……. olabilir bir çok şey başka şekilde de olmuş olabilir o yönüyle de yani biz Batman da bu kritik süreçte konunun böyle gitmemesi gerekiyor. Konunun böyle gitmemesi için de bazı kararlar almak zorundayız. …….. kararlar almak zorundayız. Batman daha imar sürecinde ……. Biz bu kadar daha iyi nasıl yönetebiliriz olması gereken noktaya nasıl getirebiliriz. Bizim üzerinde yoğunlaştığımız husus budur. Ee bu konuda da yani böyle tek tek parça, parça şu oldu bu olmadı, bu vasfı yok, bunun belgesi yok, bunun belgesi var gibi meselelere girerek bunu ……. sulandırmanın böyle başka bi noktaya çekmenin hiçbir gereği yoktur. Hoştandır kanaat var bu kanaat üzerinden de Batman belediyesi ……. Çalışan bazı personellere ilgili görevleri, ilgili ve çıkan sonuçlar üzerinden bir yaklaşım belirlemek zorundayız. ……. Önümüzdeki ay kısa sürede uygulamak zorundayız. Bizde oluşan durum budur. Bunun üzerinden de bütün toplantıdan artık yaklaşımlarımızı paylaşıp sonuca gitmek istiyoruz. O paylaşımlarda tartışmak istediğimiz hususlar var. Biz bu soruşturmanın sonuçlarını kamu oyunca halk tarafından örneğin bilinmesini istemiyoruz. Bunun nedenleri irdeleyeceğiz kimler bilmeyecek bundan sonra nasıl birlikte yönetileceği ……… onları da tartışmayı düşünüyoruz beraber tartışıp bir sonuca bağlamayı düşünüyoruz.</p>
</p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;">- Y’nin yargılanmasının devamında Öcalan’ın posterlerinin altında oturduğu ve göstermiş olduğu ilişkilerden ötürü sızmak olarak nitelendirilmesi </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Nadir YILDIRIM</p>
<p>SÜRESİ : 00:10;40 ile 00:12;48 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b><b> :</b> Bu süreci biz işte bu Belediye soruşturmasında sürdürüyoruz. Açık söylüyorum yani kim Halk ihtiyaçtan Partiyi değiştir, kendi arkadaşımız örgütün elinin altında Memet olabilir, çalışmamızı yürütüyor, bir ………. resmi veya gayri resmi ortamlarda eleştirilerimiz oldu. Arkadaşlarla ……… resmi toplantılarımızda da böyle bir görüşme ve eleştiriler yaptık. Değerlendirmeler yaptık. <b>Bir bütün olarak biz örgüte düzenlemesini yaptık ….. Parti eleştirmek gerekirse eleştiririz, yenilemek gerekirse yenileyeceğiz, kapatmak gerekirse kapatacağız, bizim sadece derdimiz tek derdimiz orda ……… biz orda sorumluluğuna sahip çık….. değerlendiriyoruz. Sen kendin anlattın bi ara toplantıda dedinki,<u> Emniyet Müdürü demiş ben gitmişim </u><u>ev ev gezmişim, ….. kaç şehit aileye gitmişim, Öcalan’ın posterinin altında oturmuşum, yemek yemişim……….sızma budur işte ideolojik sızma ……., teslim alma budur işte, işbirlikçileştirme budur …….çürütme budur yani, bu karar hakim olmadığı bir kentte yüzde seksen doksanlar da ………olduğunuz bir kentte böyle bir süreç yaşanıyorsa, bu nedir yani, bunun sorumlusu ben olmam veya………….. Y olacaktır.</u> Bir sürü şey sayalım.</b> O açıdan bir devam eden bir süreç söz konusu, …….. sürece iii Belediyeye ilişkin ilk aşamada düzenleme ……… arkasındaki süreç de diğer programın ….. çalışmamız var, bölge çalışmaları var, olaylar var, bilmem şunlar var bunlar var. Bu süreci biz gücümüz olana kadar sürdüreceğiz, sonuç da götüreceğiz. Dahası şunu belirtmek istiyorum Hüseyin arkadaş, ……….., sen bi günlüğü………atacaksınız. Herkes bu süreci kendisi gerçekten ya verilen ……. biz ya da hak edip gelelim, Y ……….. gözden geçirsin</p>
</p>
</p>
<p>- Y’nin yargılanmasının devamı GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Nadir YILDIRIM, Y</p>
<p>SÜRESİ : 00:00;00 ile 00:05;47 saniyeleri arası. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Ben sizi 2000–2001 de tanıdım 2000 de tanıdım. O dönemde Y ile bu dönemki Y arasında fark var. Ciddi anlamda fark var ne değişti diye hiç sorguladınmı kendini. <b>Neler gelişti diye hiç sorguladınmı kendini bir sürü özelliğini kaybetmiş, samimi, açık, sade, dürüst, sempatik, mütevazi sonuna kadar …… bi insandı bir gardaşdı. ……18-19 yaşındaki arkadaşların …… ne dediyse yapıyordu yani örgütü esas alarak</b>. Ama şimdi …… her türlü rejime bi kriz çıkarıyo. Kaç yıldır öyle her türlü rejime bi kriz çıkıyor. Bu ney yani bunun sebebi ne, o açıdan bu belediyecilik ruhunun ötesinde her yönüyle kendisini gözden geçirmeli, herkes kendisini gözden geçirmeli ……… bu süreç hepimizden çok şey aldı götürdü. ……., kirletti, ne bileyim düşürdü, zorladı hepimizi sistemin içine alarak özellikler gelişti. …….. ama şunu bil yani biz Y’A örgüt olarak bütün bu çalışmaların dışında bir kavgamız vardı. ……… öneri sunacağız düşünce belirteceğiz. O açıdan bu süreç kesinlikle böyle tamamen böyle ………. <b>Madem ki öyle o zaman kendini gözden geçir ve örgütle yeni bir hukuk oluştur</b>. <b><u>Örgütle yeniden oluşma yeniden biz hepimiz kendi adımıza 3 gün önceki toplantıda kalktık söyledik. Öz eleştirimizi verdik Arkasından da yeniden partileşme, yeniden devrimcileşme, yeniden önderlikle, mücadeleyle tek bir yerde birleşme ve yeniden kalkınma sözü verdik. 24-30 yıllık arkadaşımız, 30 yıllık apocu arkadaşımız kalktı yeniden PKK …… sözü verdi. ……… bu süreç senin için bir şanstır</u></b>. Yani açık ve net, haa biz örgüt olaraktan her türlü eksikliğimiz konusunda gelişecek her türlü doğru ve yerindeki eleştirilere karşılık öz eleştirimizi her zaman vermeye hazırız. Ve bundan sonra ki süreçte de buna her arkadaşımız daha fazla dikkat edecektir. Memet arkadaşın bizim belirttiğimiz eleştirilerin ……… ifade ediş şeklimiz ama onun dışında daha fazla ……. Olmanın ne bileyim ortaklaşmanın mesela o tür eleştirileri biz her türlü ortamda yapıyoruz. üç gün önceki toplantımızda da da yaptık. Ama bu uslüp o tarz bu yaklaşıma saldırıdır o eleştiri değil. Bu saldırıdır açık ve net. Onu kabul etmiyoruz. Onun dışında belirttiğimiz eleştirilerde bizimde eleştirilerimiz. biz umulduğundan fazla örgütümüz yok diyoruz. Arkadaşlarımız 6 aydır orda diyorlar ya; ben 6 aydır o bölgede en son …….. bu bizim elektriksizliğimizdir. Orda örgüt yoksa birinci derecede ben sorumluyum, bu 6 arkadaşımız sorumludur. Onun öz eleştirisini biz örgütümüze verdik, veriyoruz, vereceğiz. Ama sende yaklaşımını her yönüyle yerine getireceksin. Biz sana güvenmişiz. Senle beraber ölmek istiyoruz. Haa bunun kararını verecek olan sensin biz değiliz. ……… belediye işçilerine de hangi nokta da ihtiyaç varsa mevcut düzenlemeyi yapmak ……. Biz arkadaşlara da söyledik bu süreci götürürüz.</p>
<p><b>Y : ………</b>(Konuşmalar bu dakikadan itibaren anlaşılmıyor.) .Şeklinde konuştuğu,</p>
<p> <!--nextpage-->
<p><b></b></p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 25.03.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p>- Y’nin sorgusunu Yerel Yönetimler Komisyonu olarak kendilerinin yapacağını ve şiddet uygulayacaklarını, ancak PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün KCK Yapılanmasındaki Türkiye Yürütmesinin kendilerinden önce davrandığını ve sorgulamayı onların yaptığı </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Turan GENÇ, Mehmet ABBASOĞLU</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>31;18 ile 01<b>:</b>32;17 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Ya bu <b>Y</b> ya, benle <b>Alican</b>, o durumda gerçi biliyorsun ya <b>Mehmet</b> Abi, o başlattı ya <b>Hüseyin YILMAZ</b> geldi. Hüseyin YILMAZ’ın durumuna baktık, ben Alican’a dedim. <b>Alican</b> bir şey diyeyim sana, <b><u>sorgu işi biz yapalım.</u></b> <b><u>Biz çağıralım bu adamı buraya, benle sen bir oda da konuşalım bununla, zaten ileri geri konuşacak. Bize karşı konuşursa, biz buna girişeceğiz yani.</u></b> <b>Alican</b> dedi ben varım, <b><u>sonra YÜRÜTME bizden erken davrandı. </u></b></p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : <u>YÜRÜTME ne yaptı? </u></b></p>
<p><b>Turan GENÇ : <u>Çağırdı onu, bizden önce çağırdı onu. </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Öyle mi?</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>He yemin ederim. <b><u>Onun kemiklerini kıracaktık abi, bir de bize kafa tutuyor. </u></b></p>
<p>Söz konusu yerde KCK/TM yapısında faaliyet yürüten örgüt üyelerinin KCK’nın sözde yürütmesi içerisinde yer alan AMED KOD Sabri OK ile bağlantılı oldukları, örgütsel talimatların genellikle bu kişi tarafından verildiği, KCK/TM yapısının KCK içerisinde kendilerine verilen sözde yetkileri kullanarak ülkemiz içerisindeki örgütsel yapıyı aktif olarak yönlendirilerek örgütsel faaliyetlerde bulundukları, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 31.08.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p>- Y’nin yapmış olduğu yolsuzluklara karşılık sessiz kaldıkları, gerekçe olarak ise “Biz onun hakkında çok şey biliyoruz ancak O’da bizim hakkımızda çok şey biliyor, GEBEYİZ” savunulması. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Çimen IŞIK, Mehmet ABBASOĞLU,</p>
<p>SÜRESİ : 00:40;42 ile 00:41;22 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: Ramazan arkadaş o diyodu <b><u>Ramazan arkadaş o orda diyodu ….. araştırdınız diyodu içinde siz varsınız diyodu. Biliyosunuz bunu diyodu</u></b>, ikinci …… geçirdi on…………… ve bir ……. giriş girdi ki Ramazan arkadaş diyordu gelin diyordu kıyamet var diyordu yani şimdi yani nerdeyse belediye başkanını parçalamaya gelmiştik yani belediye başkanı geldi her şeye diyo sizin haberiniz var e bunu siz yaptınız diyor beraber yaptık diyor, bu durumda ne oldu? ………nedir öyledir yani <b><u>yani tamam doğrudur Y çok şey yapmış onun hakkında da biz çok şey biliyoruz ama Y da bizim hakkımızda çok şey biliyor. </u></b><!--nextpage--></p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: <b><u>GEBEYİZ</u></b></p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: <b><u>Öyle bi durum var yani şimdi</u></b>.</p>
<p>Şeklinde konuşulduğu,</p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu konu ile alakalı olarak 27.09.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p>- Y hakkında 8 aydır yürüttükleri soruşturma ile ilgili konuşmalar ve konular ile ilgili örgüt talimatlarının açıklanması, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Ramazan MORKOÇ</p>
<p>SÜRESİ :<b> </b>00:02.36 ile 00:07.52 saniyeleri arası<b> </b></p>
</p>
</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ </b>: Şimdi bak <b>heval <u>biz çalışmayı yürüttük ve sonuçlandırdık</u></b>…….aşamasıdır. Çalışma dediğim gibi <b><u>sekiz aydır yürüyor</u></b> <b><u>buradaki tüm bileşenlerimizin ortak kararla alınmış</u></b>, bir tür çalışma sadece bizim tercih edilmemiz üç arkadaşın <b>Mehmet arkadaş orda çalışması, Hüseyin Yılmaz arkadaşın birazda</b> bu anlamda (konuşmalar anlaşılmıyor) <b><u>biz çalışmayı belgeler üzerine yürüttük</u></b><u> </u>ııı bayram tatili olduğu için 10 gün süre bekleyeceğiz 10 sonra size döneceğiz sonuçlarımızı sizinle paylaşacağız,ııı artı <b><u>o hayali ihale Diyarbakır</u> </b>konusundaki ……..söylersek biz aslında …..hiç bir size sorduğumuz onların hiçbiri sadece ……………buna emin olun biz sorarken de ….hakkında bilgi verin böyle bir şey söyleseydik <b>herhalde bir çuval şey çıkardı</b>, altında gelen insanların genel çalışma çerçevesinde sorular sormuşuz asla kişiler üzerinde sorular sormamışız asla kişiler üzerinde suçlayacak <b><u>ifadeler almaya çalışmamışız.</u> </b>Umarım umarım her şey düzelir bir gün bir gün o tutanakların hepsini birlikte okuruz. <b><u>100 sayfadan fazla tutanak var artı giyim var, fen, makine, var akaryakıt, ııı işçi mesaileri, avanslar, verilen ihaleler, imar değişiklikleri, hepsine ilişkinde belgeler var. size sorduğumuzun hepside belgelere dayanılarak söylenmiş ııı belgeler tadilat yapılmış.</u></b> <b><u>Belediyede işin özeti</u></b> olarak sana söylemek gerekirse raporu burda size delil olarak okudum burada yaşanan delegenin <b><u>belediyenin bir çok yönüyle sistemsizlik sonucu illegalleşmesidir.</u></b> Bir belediye şimdi siz kendinize görev yapıyorsunuz ki ……gerçekten …….bir belediye ihalesini yapmadan 100 milyarlık 500 milyarlık iş yapamaz yaptığı zaman onu tehdit etmeye çalıştığı zaman orda ki belediye başkanı peygamberin çocuğu da olsa ……olmaz………ben orayı şu işi şöyle yap dediği zaman o memur nerde diyecek belediye başkanı o hayali …. .karşılayın nerden bilecek iş yapmış, şurda bina yapmış, şurda alt yapı yapmış, şurda paket aramış, kesinlikle ilk başta size rica ettiğim yani biraz karışık konu gereği rica ettik. <b><u>Örgüt adına dedik ki; ÖRGÜTÜN TALİMATIDIR ama maalesef bu sistemsizlikleri demedik. </u></b>1-) sizden kaynaklı boyutu çok belirgindir. 2-) Personelimiz yoktur, yetişmiş eleman 3- ) Ordaki elemanlar çoğu bizim arkadaşlarımız değildirler.4-) Ciddi bir düzensizlik var 5-) Özellikle son dönemde ııı orada o belediye de kaybediyoruz havası yaratmak için çok büyük bir çaba var. Özel bir çaba var. Bundan dolayı bir çok yurtseverin üzerine kuşku düşmüş, biz belediyeyi kaybettik, hiç olmazsa burada aşağı yukarı bir şeyler kapmanın …..veriyor. Biz sonuçta bu bayram tatili süresi içinde bunu 2 inci programını tartışmaya devam sonucunu size ileteceğiz. <b><u>Kesinlikle bu konuda sizinde bir o hareketin dokusuna uygun bir şekilde davranmamız gerekiyor</u>.</b> Şunun sözü şunun davranışları değil.ve gelip buraya …………………yani Ramazandan dolayı <b>Hüseyin ….örgüt demek değildir.</b>Bunun hukuku vardır, hukuksal işleyişi vardır.mesela bir çok şeyini gerçekten ………………..vardır. Onun için süreci beklersiniz gelir paylaşırız ama özet olarak şunu söyleyim o belediyede kesinlikle bir sistem oluşmamıştır, bu belediyede alternatifi bırakalım mevcut hizmet için uygulama ve yapılanma anlayışı mantığı felsefe olarak sistemli belediyelerin ııı ötesine geçmemiştir. Bundan dolayı da bu belediyeye tepeden tırnağa bir düzenlemeye ihtiyaç duyuluyor. Personel rejiminden tutta, imajdan tutta,i…. tutta ………….yani şöförün hakkına kadar hepsi tepeden tırnağa seçime gitmeden önce kesinlikle devrim düzeyinde bir düzenlemeye ihtiyaç duyuluyor.bunun dediğim gibi <b><u>ben kişi olarak karar veremem ………………arkadaş olarak neye nasıl karar veririz tartışırız</u></b> hep birlikte şundan emin olun senin hakkında bir sözümüz (konuşmalar anlaşılmıyor) ortada bir iddia var. Şeklinde konuşulduğu,</p>
<p> <!--nextpage--><br />
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">9 &#8211; ABDULLAH ÖCALAN’IN TALİMATLARI İLE ÖRGÜTE “KADRO” DİYE NİTELENDİRİLEN ÖRGÜT MENSUPLARININ YETİŞTİRİLEBİLMELERİ İÇİN KURULMASI DÜŞÜNÜLEN “SİYASET AKADEMİSİ” KONUSUNDAKİ GÖRÜŞMELER ; </h1>
<p><b></b></p>
</p>
<p><b>Abdullah ÖCALAN’ının 7 Nisan 2009 tarihli görüşme notlarında KCK/TM’ye yönelik yapılan operasyondan bahsederken; “<i>&#8230;.</i></b><i> İki yıldır takip ettiklerini söylüyorlar. Ben, boşuna Akademi&#8217;den bahsetmedim. Her tarafta Akademi kurabilirler. Böyle küçük bir yerde bile üç beş kişi bir araya gelip bir akademi kurabilir. Bütün sorunları tartışırlar. AKP&#8217;nin bile bir sürü akademisi var, akademisyeni var. Ben Demokratik Toplum Kongresi&#8217;nin de faal hale getirilmesinden bahsetmiştim. Demokratik Toplum Kongresi ne istediğini, ne talep ettiğini, nasıl bir siyaset yürüttüğünü apaçık bir şekilde ortaya koyar. Bunu yönetmeliğinde, tüzüğünde açıkça belirtir, buna göre de mücadelesini yürütürler. Bütün diğer kurumlar da bu şekilde çalışmalarını yürütürler. Ben defalarca Demokratik Siyaset Akademisi kurulmalıdır.” </i>söylemlerine yer verdiği<i>, </i></p>
</p>
</p>
<p>Abdullah ÖCALAN’ın bir çok verdiği, beyanat ve kendisine atfedilen yazılı yayınlarda “benim paradigmam dört ayaklıdır, bunlar; belediyeler, halk meclisleri, siyaset akademisi ve kooparatifçiliktir” şeklinde KCK/TM kadrosuna hedef belirlediği, yerel yönetimler akademisi olarak legal görünümde güney doğu anadolu belediyeler birliği altında faaliyet gösteren birimin Abdullah ÖCALAN’ın talimatı ile hayata geçirildiği, Gün TV’ye ait bilgisayarlarda ele geçirilen akademi görüntülerinde Aslan ÖZDEMİR isimli şahsın “önderlik belediyecilik hakkında ne söylemektedir” şeklinde örgütsel eğitim faaliyeti yürüttüğü, </p>
</p>
<p>Abdullah ÖCALAN’ın talimatı gereğince kurulması düşünülen siyaset akademesi ile alakalı yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının planlamalar yaptıkları. </p>
</p>
</p>
<p>Bu konu ile alakalı dinleme yapılan bir çok ortam görüşmesinin olduğu, </p>
</p>
<p>Şöyle ki; </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
</p>
<p>1. KONU : Özgür Belediyecilik üzerine hazırlanan Yerel Yönetimler modelini geliştirmek için Akademiye verilmesi, Akademi’de görevli Kemal AKTAŞ’ın Belediye Başkan adayı olmasından dolayı çalışmalara yoğunlaşamadığı ve Akademiyi yeniden yapılandırma planları </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Turan GENÇ, Çimen IŞIK</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>27;52 ile 00<b>:</b>29;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Yani sorun şu Akademik çalışmasını, gerçekten ben diyorum stratejik bir çalışmadır bizim açımızdan, ben kendim ….yaptım. bak ben sana</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> ….şimdi çok daha farklı olacaktı bu Akademik çalışma</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Yoo yoo hiçbir çalışma yürütülmedi Akademiye ilişkin. Altı ay <b>Zöhre</b> arkadaşımız çalıştı. Bak Zöhre arkadaş onun vebali, hepsi o arkadaşın boynuna vebal var.</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Hayır, peki sen hiç şunu düşündün mü? Turan bak, ben sana çok.. bak ben bazen bazı şeyler söylediğimde kadın içgüdüsüyle, <b><u>ben AKADEMİ planlamasını yapıyorum. Üstelik bir eğitim yapıldı ya, bunu da Zöhre yapmıştı, onlar yapmışlardı, o ekip. Onun dışında Kemal arkadaşın yaptığı tek bir planlama var mı Akademiye ilişkin? Ben sana söyleyeyim Turan, Kemal arkadaş şu anda Zöhre’nin yaptığı planlamayı aşmamış.</u></b> Tek bir planlama eklememişti. Sadece Zöhre’nin yaptığı planlamayı hayata geçirmiştir.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Yoo yo kuruluş çalışmalarına ilişkin ben … bak altı ay</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Tamam işte bunun eleştirisini yaptık. Bu nedir? Şimdi Turan biraz bakış açısı, biraz zihniyetle bağlantılı bir şeydir.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Şimdi ben diyorum ki, bu arkadaşlar oturacaklar, yoğunlaşacaklar, biz hatta diyorduk <b><u>MODELİ, AKADEMİYE verelim. </u></b><!--nextpage--></p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Doğrudur. <b><u>Yerel Yönetimler modelini onlara verelim.</u></b> Bak ben de sana şunu söyleyeyim. Turan bak, hani çok borçlara takılmıyorum mevcut gerçekliğe. Fakat sana şunu söyleyeyim Akademi kuruldu biraz tam, mesela diyelim ki daha önce …hayata geçirildi, seçim gündemine geldi. Aslan Hoca tak kendisini aday yaptı.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Şimdi de biri, şeye giriyor.</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> <b><u>Kemal Abi zırt adaylığı gündeme geldi.</u></b> Yoğunlaşması falan herşey altüst. Bak <b>Kemal</b> abi bugün de benimle konuştu. Kemal Abi beni her gördüğünde, bak ben Kemal Abiyi çok seviyorum. Gerçekten çok farklı bir sevgi besliyorum ama şunu da çok iyi görüyorum. Kemal Abi her günde aynı derdi söylüyor bana, hep aynı dertleri yanıyor.</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Şimdi diyorum ki, o zaman biz <b><u>bu Akademiyi yeniden yapılandıralım</u></b>.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>İşte yeniden yapılandıralım.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Ben o noktaya getirmeye çalışıyorum. Ondan sonra biz bu arkadaşlarla onu, gerçekten biz ne istiyoruz? Belki konuşmamışız ondan dolayıdır. Yoksa ben diyelim <b>Aslan Hocanın</b>, <b>Roza</b>’nın yeteneklerine, birikimlerine kesinlikle küçümsemiyorum. Ben tam onu diyecektim, o belgelere baktım ya, ben kafama …çıktım dedim hani bu arkadaşları bir görelim. Heval diyorum bakın şu, şu şu noktaları sizden istiyoruz. Herhalde yanlış anladınız. Düzeltmek için bunu söylediğin zaman, eminim ki yararlanabileceğimiz arkadaşlar yazarlar. Ben bunun da farkındayım. Diyor şeye gitmiş, Viran şehir’e</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Viranşehir e gitmiş?</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Ben, <b>Engin</b> konusunu benden sordu. Ben dedim, <b>Engin</b> kalsın. Şimdi ben belgeler üzerinde çalışıyordum. Engin’in ….ihtiyacı yok bazı şeylere</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Yazıyor, çünkü biliyor, hakimdir. Şimdi Engin …</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Engin’de şeye gitti. Bingöl’e gönderdim.</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Engini bu duruma düşüren kim? Kemal Abi, Diyor ki Kemal Abiden hiçbir şey yok! Oturuyor, ben Nadir’e dedim ki, valla ben çok yoğunum diyor, adam bozuldu.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Ben Kemal arkadaşa söyledim. Dedim, Engin’in işi var.</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Ama Kemal Abi ….söylememişler.</p>
<p>Bu konu ile alakalı olarak 12.02.2009 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde,</p>
<p>2 . KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü Elebaşısı Abdullah ÖCALAN’ın talimatıyla kurulan Siyaset Akademisinin genel işleyişi, GABB üzerinden yapacağı eğitimler, görev alacakların isimlerinin belirlenmesi, ekonomik özgürlüğü için yapılması gerekenler gibi görüş ve önerilerin sunulduğu genel toplantı. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Hüseyin YILMAZ, Turan GENÇ, Roza ERDEDE, Kemal AKTAŞ, Engin KOTAY, Çimen IŞIK, Aslan ÖZDEMİR</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>48;45 ile 00<b>:</b>51;11 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Bakın heval bizim daha çok sizden öğrenmek istediğimiz, heval bakın <b><u>AKADEMİ’nin formatına ilişkin</u></b>, biz komisyon olarak kafamıza hem şöyle şöyle bunu tarzda düşünce yok, bizim işimizde değil. Buradaki arkadaşlar sizlerin işidir. Siz bizim önümüze getireceksiniz onun üzerinden biz tartışma yürüteceğiz. Biz belki bir yerden …..politikasını belirleyeceğiz nasıl ……………Akademiyi nasıl yani yeterli midir? Şu anda ya da diyelim ki yarın gittiniz herhangi bir bölgede eğitim yaptınız. Şimdi bu eğitim çalışmalarını GABB bünyesindeki eğitim birimi de yapabilir. Yani önemlidir, yani eğitimlerin yapılmış olması önemlidir. Fakat sadece bölge eğitim çalışmaları düzenlemekle kendisi sınırlanırsa, öyle bir yaklaşımımız var. Onu da söylemiyoruz ….olarak mücadele ….aslında bunların GABB bünyesinde …kendimizde yapabiliriz, bir birim oluşturalım ……Akademi biraz daha farklı bir çalışma önemli olan şimdi ….ne düşünüyorsunuz.Hüseyin arkadaş? …..</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Şimdi öncelikle arkadaşlar kendisine ilişkin, kendisine indirgeyerek diyelim seçim dönemi geldi Aslan arkadaş gitti aday adayı oldu. Bir sefer Akademiyle kurumsallaşması için kadroların sabitleştirilmesi lazım. Arkadaşlarımız bu yönlü kendilerine ilişkin ne düşünüyorlarsa bunu ortaya koysunlar. 2-) Diyelim ki bir modelimiz var. Akademinin görevi Belediye Meclis üyelerini, Belediye Başkanlarını, İl Genel Meclis üyelerine de ilişkin de, biraz modeli eksen alan, köy komünlerini nasıl oluşturabiliriz? Birinci aşama ne olabilir? Diyelim ki bunlar yazılı hale getirilir. İl genel meclis üyesi diyelim ki, bir alana gittiğinde köy ihtiyar heyetinden başlamak usulüyle, köyle toplantı mı yapacak? Köyün önceliklerini esas alarak mı hizmet yürütecek? Bunlar aşamalı olarak yürütülecek işlerdir. Önce biz buranın beynini oluşturmamız lazım.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ :</b> Biz diyeceğiz ki siz bölge düzeyinde planlama yapacaksınız. Öncelikle diyelim ki 11 bölgede eğitim yaptınız. Kaç konu işlediniz, iletişimdi değil mi?</p>
<p><b>Roza ERDEDE :</b> İletişim …………………..</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ :</b> Belediye mevzuatını iki günde hepsine nasıl işlediniz? Bu olmaz bir kere, belediye mevzuatının iki günlük, tüm personele mevcut eğitime aldığınız personele veremezsiniz. Kademeli olur. Diyelim ki zabıta ayrı …verilecek, imar…eğitim verilecek, belediye meclisinde ayrı eğitim verilecek, hesap işlerine ayrı eğitim verilecek, fen’e ayrı eğitim verilecek, birim birim ayrı eğitimler verilebilir. Bir sefer iletişimle ilgili geneli kapsayabilecek bir eğitim verilebilir.</p>
<p><b>Aslan ÖZDEMİR :</b> Ben şöyle söyleyeyim, ya ben çok bir iyi işim vardı zaten Akademiye geldim. Hani siz biraz önce dediniz ya, yani yarın öbür gün iyi bir iş bulursanız gidemezsiniz. Ya benim çok iyi bir işim vardı ve ben bu işimi bıraktım geldim, yani onu özellikle söyleyeyim. Yani bizim Akademiye geliş amacımızı biz başta belirtmiştik, gerçekten bir ihtiyaç vardı ve bu ihtiyaç üzerine biz geldik. Bir de perspektifimiz var yani, biz öyle perspektifsiz çalışmıyoruz. Şu anda Akademinin kuruluş amacını denetleyen bir perspektifimiz varsa, onu şu anda biz yürüten şeklinde yayınlanması noktasına da getirmişiz. Yani o noktada bir sıkıntımız yok. Bir de önümüzdeki süreç için planlamamız hazırdır yani. Eğitim açısından söylüyorum, bir yıllık eğitim programı şu an hazır. Yani seçim sonrasında tabii Mart’tan hemen sonra, yani biz hemen eğitimleri başlatabilecek pozisyonda değiliz . Biz onu şey ….Mayıs’tan itibaren, Mayıs ayı itibariyle bütün hangi ay içerisinde kaç eğitim verilecek? Kime verilecek? Neye verilecek? Bunların hepsini biz planlamıştık, taslak halinde duruyor. Biz şu anda sadece onun üzerinde, yani biz kendi aramızda yapmış olduğumuz toplantıda, <b><u>o eğitim başlıklarına uzman havuzu oluşturma çabası içerisindeyiz. Şu an, yani bizim şu andaki zaten eğitimlerin bir kısmını işte ben vereceğim. Bir kısmını Ahmet ZİREK verecek. İşte başka hocalarla konuşulması, işte “A” hoca var, birkaç hocayı da biz bu konuyu netleştirmişiz.</u></b> Ama bazı konularımız var, işte uzmanları dışarıdan getirmek zorunda kalacağız. Şu anda biz en son kendi aramızda yapmış olduğumuz toplantıda, böyle bir şey yaptık yani havuz oluşturduk. Uzman havuzu oluşturma noktasında başlıklarımızı dedik. Sanırım o yıllık eğitim programı size ulaşmış olması lazım. Taslak, yani Kemal Abi sen onu arkadaşlara ilettin mi?</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ :</b> Onu herkes okumuştur biliyor.</p>
<p><b>Aslan ÖZDEMİR :</b> Şey konusunda, eğitimin programlanması noktasında şu anda bir sorunumuz yok. Bazı çalışmalar noktasında <b>Engin </b>arkadaşın yapmış olduğu bir çalışma var. Yani o konuda bir örgütlü grup oluştu. Ayriyeten çalışması öyle bir kişilik çalışmayla yürütülecek bir çalışma değil, farklı bir grup çalışmasıdır. Şimdi bu grup çalışmalarına gerçekten ARGE de ARGE biriminde yer alacak insanların istihdamı mı sağlanacak? Yoksa onlar part time mı çalışacak? Yani bu noktada tabi kararı sizler vereceksiniz. Şimdi şu anda biz var olan iki istihdamı bile ekonomik şeyi şu anda bitti. Yani şu anda Akademiyi oluşturduğumuz bütçe şu anda bitti. Yani biz bu ayda maaşları alırsak önümüzdeki ayın maaşlarının ödenmesi için bir ekonomi yok. Şimdi böyle bir durumda var. Bütün bunlar göz önünde bulundurularak bu ekibin oluşturulması noktasında bir çalışmanın yürütülmesi gerek. Yani kadrolaşma nasıl olacak, mesela onun üzerinde de durulması gerekiyor. Yani şirket üzerinden devam mı edecek? Ki şirketin durumu ortada yoksa farklı bir şey mi düşünülüyor. Onun bence tartışılması gerek. Yoksa planlama noktasında ya, bizim bir sorunumuzun olduğunu zannetmiyorum.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Tamam, zaten heval bizim sorunumuzda şimdi bizim sorunumuz o değil, eğitim verme amaçlı olsaydı biz bu kurulu oluşturmazdık. ………… Büyükşehir Belediyesinden birkaç tane personel aktarırdık, programı yapar …… çağırır bu eğitimleri verirdik. Bizim açımızdan sorun, bir yıllık eğitim programı yapılması değil yani.</p>
<p><b>Aslan ÖZDEMİR :</b>Sorun nedir yani?</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Sorun heval bu AKADEMİ çalışması, siz neye ifade etmeye çalışıyorsunuz. Başka bir ifadeyle nerede …..bu konuda ne var. Bu konuda yürüttüğünüz çalışmalar var mı? Seçim olarak yani ilgili meclis üyesinin diyelim ki çalışma esaslarını, yetkilerini ……….bir model çalışması olarak bir model çalışması yürütüldü sonuçlandırıldı. Sizin buna dönük çalışmalarınız oldu mu? İlişkilere <b>Engin</b> arkadaş gitti. Bu yapının genişletilmesidir, yani heval ihtiyaçlarınız nelerdir? ,………………dönüştürmeyi düşünüyorsunuz. Sizin GABB’a dönüştürülmesini ilişkin bir çalışmanız var mı? GABB’ın Pratik Belediyeler Birliğine dönüştürülmesi konusunda bir çalışmanız var mı?</p>
<p><b>Aslan ÖZDEMİR :</b>Bize böyle bir misyon verilmedi yani.</p>
<p><b>Turan GENÇ :</b> Hayır hayır biz sizinle konuştuk öyle değil arkadaşlar. Biz dedik ki bu …GABB’ın dönüştürülmesi konusunda da bir motor rolü oynayacak, sizin GABB’a bağlı olmamanız bir …….yani bu alanlara dönük sizin somut çalışmalar yürütmeniz gerekir. Yani düşünsel alanda ……………….yani bu manada bir Akademik çalışmasından bahsediyoruz. Belediyelerimizin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, peki bu son söylediklerimiz sizden çok açık ifade …. mi hani ama bizim kadromuzda yoğundur. O manada şimdi düşündükleriniz neler? Nereye doğru gitmeye çalışıyoruz? Biz bu konuda neler yapabiliriz? Ortak bir planlama nasıl oluşturulabilir? Yoksa mevcut haliyle kalırsa bakın biz bir gayretimizi paylaşalım sizinle, mevcut haliyle kalırsa Akademi bu yolda belirli aralıklarla işte eğitim yapan, eğitim için Akademisyen ayarında bir yapıya dönüşebilir. Bu sizin yazdığınız … halbuki burası yerel yönetimler için, düşünce eğitim merkezi olarak kabul edilmesi olarak görülüyor. Yani bu manada bir tartışmadan bahsediyoruz. Yoksa sorun planlama falan değil, planlamaların ne olduğunu biliyoruz.</p>
<p>3 . KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü Elebaşısı Abdullah ÖCALAN’ın talimatıyla kurulan Siyaset Akademisinin genel işleyişi, GABB üzerinden yapacağı eğitimler, görev alacakların isimlerinin belirlenmesi, ekonomik özgürlüğü için yapılması gerekenler gibi görüş ve önerilerin sunulduğu genel toplantı. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Engin KOTAY,</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>05;04 ile 00<b>:</b>06;45 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Engin KOTAY : </b>Seçim sonrası faaliyetler var. İhtiyaçlar kendini ….ediyor da biz tıkanacağız ….durumumuz var. Seçimden önce yapılması gereken birkaç çok somut iş var. Bunları planlamak gerekiyor. Bu kadro yapısını güçlendirmeye çalışan tesadüfü durumlar, yani ………buna ilişkin kendi içimizde ………………geçen gün yapmış olduğumuz tartışmada eğitim ve …birimi olarak temel faaliyet alanı …..düşünce var. Şu anda eğitim ve kadro birimi olarak çalışmasını dönük bir düşünce yaklaşımı var. Bunların eğitim faaliyetlerini, ne yapılacağına ilişkin yaklaşımımız net zaten, bu konuda planlama sürecine ilişkin tartışma yürütülebilir. Kaç kişi ve kaç gün nerede eğitim yapılabilir? Hangi eğitimler verilebilir. Aslan hoca da ………….benden aldığı ………………..kendi imkanlarımızla bu listeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Belki ÖRGÜT’te bunu oturup şeyi tartışmak lazım. Öncelik ………….belediye başkanları kaç gün yapılır nerde yapılır. Bu arada bunlarda netleştirilip ekolojik ….bu konuda sıkıntı yok, ama esasında Akademinin kurumsal …..yani atılması gereken adımlar var. Bu konuda bir problem yaşanmaz. Şu problem yaşanır belki sıkıştırıldı zorlanıldı ama eğitim yapılabilir. Onu GABB’ta istiyor zaten. Ama AKADEMİ olarak ihtiyaca dönük bir eğitim yapılabilir mi? O konuda sıkıntı yaşanır …………. kapasite artırılmadığı takdirde şimdi …..dahilinde artırılması gerekiyor.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>08;10 ile 00<b>:</b>12;07 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Engin KOTAY :</b> Karşılaşılan zorluklar var. Onun dışında şirketin kapasitesinin yükseltilmesi ile ilgili konu …..Büyükşehir istediği takdirde ÖRGÜTÜN bu konuda temkinli olması durumunda, bir haftada bu sorun çözülebilir. Onun için ya şirketin sermaye artırımına girerek, ihale alma pozisyonuna dönüştürülecek yada belediyeler …temel hizmetlerini vererek, sağlıklı gelir getirici bir faaliyet ….bunu çözmek çok basit. Sade tek bir işletmesini bile ihalesini, işletmesini şirkete devretse şirkette kendi …….ekonomik kaynaklı ……. Akademi belki ilerde yürüteceği faaliyetlerle birlikte onun çıktısını alarak danışmanlık hizmeti vereceğiz …….hizmeti vereceğiz, danışmanlık hizmeti verecek, işte eğitim hizmeti verecek. Bunu …………………..ama bu bir süreç işi, bunun oturması biraz zaman alacak. Ondan kaynaklı şirketin ekonomik olarak desteklenmesi lazım……para da istenmiyor, yapılması gereken diğer …..nasılsa pozisyonu şu anda birliğinde BİRLİK şirketinin pozisyonu odur. DİYAR A.Ş kapattı. Yasalardan dolayı sıkıntı olduğu için ama BİRLİK bizim Belediye, BİRLİK şirketi bizim Belediyeden önce kurulduğu için, bu alan da hiçbir sorun yok. Her türlü destek veren de ……………………………..çok ciddi büyük atılımların gitmesi isteniyor ama bu ekonomik geliri sağlayabilecek kapasite artırımına gidilmesi gerekiyor…………bu konuda yapılabilecek çok pratikler işler var. Büyükşehir istese, iki günde çözer bu işi. Yani şirketin durumu, şirketin ortakları bir araya gelip yapılması gereken işleri ………..şirkette bulunan ortaklar bir araya gelir, şirketin yerel yönetimler eğitim merkezi, şirket bünyesinde faaliyet yürüttüğü için onun faaliyet alanı ne planlaması …..biraz tartıştık. Bunların danışmanlık hizmeti verebilir, eğitim hizmeti verebilir, şunu şunu şunu yapabilir diye şirketi ortaklar kurulu, Büyükşehirden bir kişi, Belediyeden bir kişi bir araya gelip bir karar alacaklar. Buradaki prosedür bir hafta içerisinde çözülecek. Bunun yapılması ….çünkü bizim şimdi hukuksal zeminimiz, turizm başlığı altında geçiyor. Şirketin turizm tanımı olarak, turizm başlığı altında biz eğitim yapıyoruz.bunu da çok uzun soluklu yürütebilme şansımız yok. HAREKETE bir süre sonra sıkıntı olarak çıkacak. O yüzden ….şirketin ortaklar kurulu bir araya gelecek, yerel yönetimler eğitim merkezinin kısa bir tanımı olarak bir paragraf koyarız. Şirketin faaliyet alanı içerisinde kalmayacak, bu iş bitecek. Bununla ilgili yapılması istenen şeyler var. Şimdi Akademinin yürütme …. Faaliyetleri için ne yapılabilir. Başta da ifade etmiştik kısaca yani Akademinin bir kere ……hedefinin olması lazım <b>(konuşmalar anlaşılmıyor)</b> eğitim birliğinin ötesinde yani ……bir üniversitenin veya buna benzer faydalanılan …..bir kurumsallaşma düzeni yaratılırken böyle bir perspektif olması gerekir. Şimdi …………….yok bugün KÜRDİSTANLA ilgili bölgenin sosyal, kültürel,ekonomik, siyasal, siyasalı bir kenara bırakacak olsak, sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda hiçbir …..yok bize ait bilgi yok. Bir bilgi şu anda KÜRDİSTANDA üretilen bilgi bize ait bir bilgi değil. İstatistikler ……..bu Akademi, bunu yürütebilecek kapasite yok. Açığa çıkarması lazım. Yani böylesi bir perspektifin yaratılması gerekiyor. KÜRDİSTAN’da son 30 yıldır kentlerin nüfusu %150-%200 arttı. Buna ilişkin hiçbir sosyal çalışma yürütülmedi. Yani bir konsept yok. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>20;44 ile 00<b>:</b>21;30 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Engin KOTAY :</b> GABB kendi bünyesinden üç tane kişi sözleşmeli personel olarak alabilir şu anda. Bunu bir ……..şansımız var hatta o üç kişiden bir kişi, üç kişi hazırladık bir kişiyi Akademiye ……eğer bir ekonomik sıkıntı varsa. Onun dışında GABB’ın 6-7 tane yandaşı var. İstediğimiz arkadaşı memur olarak geçiş yapmasını sağlayabiliriz. Diğer …….konulardan hem buraya giriş yapmasını sağlarız. İşçi statüsünde olabilecek kişiler var. Yani GABB’ta yapılması gereken 4-5 kişilik bir teknik birim oluşturmak, bu konularda çalışma yürütecek ……………..onun dışında 3-4 kişilik bir teknik birim oluşturup bu konuda faaliyet yürütmesini sağlayabilmek, bu konuda hiçbir sıkıntı ……….. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>25;26 ile 00<b>:</b>28;05 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Engin KOTAY :</b> Onun dışında <b>Özkan KAYA,</b> bu arkadaş Ziraat mezunu …..kırsal kalkınma uzmanı, 5 yıllık deneyimi var. Proje koordinelik yapmış, uzmanlık alanı ….çalışmış Erzurum, Kars, Ağrı o civarlarda dün yazdım, hani yönetim uyguluma şeyi var. Onun dışında <b>Dilan BOZLAK</b> iktisat, Konya İktisat mezunu, onun da yabancı dili zaten eğitimi İngilizce olarak görüyorlar. ….. kadın üniversitesinde, kadın çalışmaları üzerine yüksek lisans yapıyor. ÖRGÜTÜN Siyasal ve Kadın vesaire …… tez ……… bu arkadaş ta Sağlık Bakanlığında çalışıyor. Planlama ve koordinatörlüğü, başka bir yerde çalışmıyor.Onun dışında <b>Müge TUZCUOĞLU</b>, bu arkadaş sosyal alan ……………..bu arkadaşlarda Kürt kökenli ……….bizdendir. …………buraya onun için gelmiş zaten …. sınır üzerinde çalışmalar vardı. Bu arkadaşta …kolu Sosyalist bir arkadaş. İsimlere ilişkin ……onun dışında ………..bu son bir buçuk ay içerisinde somut olarak yapmamız gerekenler (<b>konuşmalar anlaşılmıyor) </b>hareketin tedbirleri alınması gerekiyor. Bir de buna ilişkinde ÖRGÜTSEL görevlendirme yapılacak. Şimdi ……….tartışmalar ….yani ………ilişkinde model şöyle olabilir. Yani ÖRGÜTSEL 1-2 kişi, en fazla iki kişinin olması yeterli. Onun içindeki arkadaşlar ………çünkü 10 saat, 12 saat çalışabilecek arkadaşlar ….yani oranın kurumsal bir kimlik ve kapasitede oluşturulması raporda da kısmen ifade etmiştik, Yani arkadaşlar da ifade etti……………..yani politik reflekslerden arındırılması lazım Akademi’nin. Yani kendi kendine yeterliliği olan, kararlılığı, gücü olan, uygulama gücü olan, yani ÖRGÜTÜ beklemeyen, kendi başına iş yapan kapasitesi olan bir seviyeye ulaştırması lazım. ÖRGÜTLÜ olan hukuku, mesela rapor alıp vermek süratiyle, genel politika belirlenebilmesi …&#8230;</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Akademinin bileşenleri kısmen de olsa güçlendirilecek. Yine ……dönüştürülecek. Biz geçen günde komisyon olarak toplandığımızda; GABB bileşenlerini güçlendirme konusunda biraz da seçimden sonra dedik. Yani isim havuzu oluşacak. Belki peyder pey bazı şeyler yapılabilir. Fakat genel sekreterden ….orda aktif olarak çalışacak, dönüşümünü sağlayacak, Akademiyle paslaşacak ortak bir çalışma yürütebilecek kadroların yerleştirilmesi konusunda Komisyonda kısmen tartışmıştık. Ki bunu da zaten isim havuzu oluşturup, gerekli işlemler bittikten sonra da AKADEMİ’de güçlendirilecek, GABB’ta güçlendirilecek. Hem şeyi de ekleyeyim, Akademi içinde GABB içinde esas olan yapılardan bir tanesi şeydir. Bunun üzerine gittikçe, gönüllüleri katarak baskı altında tutmamız gerekiyor, bu kavrama ekseninde. Bir diğer noktada, şimdi Ekoloji birimini de güçlendireceğiz. Hatta Ekoloji birimi, işte Özgür Belediyecilik Hareketi içerisinde belli bir güce kavuşacak. Onu da gönüllülerden oluşturacağımız bir şey.</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>02;36 ile 00<b>:</b>03;20 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Ben şeyi de …..yorum Akademi çalışması kendini büyüttükçe, biz yerel yönetimlerde istediğimiz politikaları, istediğimiz alanda kadroların yetiştirilmesi, kadroların eğitimden geçirilmesi konusunda da şu anda yada günü birlik bir yaşadığımız sorun olarak çok fazla yaşamayız. Benim sadece birkaç tane önerim olacak. Bu şey için, bu birkaç süresinde bunlar perder pey hayata geçirilip, şimdi biz birliği tam anlamıyla okumadık. Fakat daha öncede yaptığımız tartışma vardı. Özgür belediyecilik modele ………yapmamız gereken bir çok çalışma var. Sadece Akademiyle ilgili politikalardır, Ekoloji çalışmasıdır,……..bu konuda Akademimize destek sunmasını öneriyorum.</p>
<p> <!--nextpage-->
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>04;48 ile 00<b>:</b>06;10 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK :</b> Seçimlerden hemen sonra eğitim tamlamasını yapabiliriz. Yani bu Belediye Başkanları, meclis üyeleri, şimdi bu …örneğin şöyle bir şeyde var, bir çok arkadaş şeyin farkında, eğitimde yaşanan …..farkında bir gereken belediyeciliğin konusu, yani eğitimlerde o konuda şey yapılabilir, tartışabilinir ……….ilgili, birde örneğin Özgür Belediyecilikte bunun içerisinde olacak. Bir de KONFEDERAL SİSTEM, Özgür Belediyeciliği kapsıyor. Hukuktur, işte örneğin kadınsa kadın hareketi….., diğer arkadaş varsa genel merkezin ………………….şimdi bunlar hepsi önümüze sorun olarak gelen şeylerdir. Bunların eğitimleri verilmesi gerekiyor. Bu konuda bizler de o dönemlerde destek sunabiliriz. Çünkü bundan sonra bizimde çalışmamız örneğin şey olacak, birimiz Akademiyse sadece çalışmamız Akademi olacak. Ekolojiyse sadece Ekoloji, Örgütlenmeyse sadece Örgütlenme, etikse sadece etik olacak. Ki bizim de oluşacak komisyona göre 4 tane …..AKADEMİ, EKOLOJİ, ÖRGÜTLEME, ETİK çalışması, 4 ayak üzerinden çalışmalar yürütülecek. Bunların alt birimleri de oluşacak, yine sosyal alanda yapılacak çalışmalar olacak. Öncelikle o belgelerin hazırlanması, eğitimlerin ….eğer ki seçimden çıktığımız zaman, şeyin bir iki şunu beklemiyoruz. Eğitim planlaması, tartışması, onaylanması ve benzerine girmeden, hemen işte eğitimlere başlayalım.</p>
<p><b>Aslan HOCA :</b> Bizim şey sorunumuz o kadro konusuna …..yani bir ay sonra biz maaş alabilir miyiz? Kadrolar istihdamın ortasında, şirket üzerinden farklı çözümlerde bulunabilir. Yani o gün mesela, GABB’a 3 kadro verilmiş. Şimdi mesela benim şey sorunum yok. Yani şimdi liste miste memur olarak atamam yapılabilir. Ben daha önce memur olduğum için, istifalı memur olduğum için, karşı taraftan …… o konuda benim sıkıntım yok. Yani bu sorun, yani Büyükşehir üzerinden veya GABB üzerinden artık nasıl şey yapılıyorsa, benim…….benim hizmet cetvelim var. Ben başvuru yaptığımda atamam direk yapılabilir memur ataması, bu sorun kalkabilir. İşte <b>Roza</b>’nın sözleşmeli olarak, yani şeyse onlar açısından diyorum. Bir de mesela görevlendirme noktasında, şimdi ben Ankara’ya gideceğim, eğitime gideceğim, 5 günlük bir eğitim var. Şimdi şirket üzerinden olduğu zaman görevlendirilme yapılamıyor. O şirket bütçesi üzerinden yapıldığı zaman da bütçe yok ……… şimdi bunların bu yasal prosedürlerin ortadan kalkması için bence var olan personeli dağılacak, personel istihdamı noktasında resmi bir işleyiş yaptık ama Akademinin amacına uygun bir şekilde çalışmalarda sürdürülebilir.</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>22;45 ile 00<b>:</b>24;06 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Aslan HOCA :</b> Biz eğer gerçekten Özgür Belediyecilik modelini oturtacaksak, bu süreçte eğitim çalışmalarımızın alt dalları daha çok ne olacaktır? Özgür Belediyecilik Modeli ………. Bir de Özgür Belediyecilik Modelini biz, bütün Belediyelerde mi uygulayacağız? Yoksa pilot belediyeler mi olacak? Öncelikli olarak ÖRGÜTÜN bunu bize söylemesi gerekir. Ona göre biz, o Belediyelere yönelik eğitim politikalarımızı gerçekleştirelim. Yani şimdi pilot belediyeler mi olacak? Yoksa bütün, yarın öbür gün seçim bittiğinde 100 civarında belediye kazandı. Bunların hepsine mi, Özgür Belediyecilik Modelini bire bir uygulayacak mıyız? Yoksa pilot Belediyelerimiz mi olacak? Yani bu artık 5’mi olur, 10’mu olur? O zaman elimizde böyle bir şey olursa, stratejik planımızı ona göre yaparız. Yani diyelim ki 10 tane belediye, biz ÖRGÜT, Özgür Belediyecilik Modelini saf eğitimsel açıdan da …söyleyeyim, orada yürüteceğimiz tabii kadro genişletmesiyle birlikte yürüteceğimiz atölye çalışmalarıyla, bire bir modeli uygulama açısından belki ……oraya gideriz. Orda 1 ay kalırız, 2 ay kalırız. Yani uzun vadede orada kalarak, o çalışmaları bire bir gözlemleyerek, pratiğini de programlayarak, hatta bazı çalışmaları kendimiz de bire bir yürüterek, o modeli oraya oturtma çabası içerisinde girecek planlar yapmamız gerekiyor.</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>37;37 ile 00<b>:</b>38;46 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ :</b> Ekonomik ihtiyaçlar, şunu söyleyeyim. Ben hesabı da yapmıştım. Her ay için 50 milyar, Akademinin kasası gelebilecek bir potansiyel vardır. Geçen günde söyledim sana, 30-40 bin insan eğitilmesi gerekiyor. Bütün birimleri eğitime alındıkça, ortalama olarak hesaplarsanız. Bazı belediyelere aylık 500 milyon geliyor. Büyükşehir Belediyesi gibi bir belediye, 10 milyar para getiriyor. 3-5 trilyonun harcandığı yerde 10 milyarı eğitime vermeyen anlayış, sakat bir anlayıştır. Bunu oturtacak olan biziz. Yani bu konular başta bizim kendi kadromuzu oluşturduktan sonraki bir sorun olacağını düşünmüyorum yani.</p>
<p><b>Roza ERDEDE :</b> Bir şey diyebilir miyim? Çok az eğitim verecek kadar bir talep var. … var ama bununla …..bir çok belediye de …. eğitim ücretlerine artık hiç değinmiyoruz. Hani verdiğimiz halde, yıllık bir etkinlik olmadığı için geri alamayız. Fakat problem, orada verebiliriz.</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>46;05 ile 00<b>:</b>46;49 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Şimdi bu Akademi Kurulu, esas itibariyle MODEL üzerinden çalışması gerekiyor. ………. bu konuda arkadaşların birkaç gün Akademi Kurulunun birkaç gün kendi içine dönük bir eğitim yapması, …………böyle bir ihtiyaç görüyorum.</p>
<p><b>Aslan ÖZDEMİR : </b>….Bir şey söylemek istiyorum. Yani şu anda biz, MODELİN eğitimini verebilecek bir durum var değil mi? Yani o konuda sorun yok. Yani siz deseniz ki, eğitimi verin. Şu anda biz o eğitimi verebilecek durumdayız. Problem yok. Şeklinde olduğu. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">10 &#8211; YASADIŞI PKK/KONGRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜ ADINA FAALİYET YÜRÜTEN KCK/TM MENSUPLARININ SIK SIK ÖRGÜTÜN KANDİLDE BULUNAN KAMPLARINA GİDEREK TOPLANTILARA KATILIP VERİLEN TALİMATLARI VE GÖZLEMLERİNİ DİĞER TM ÜYELERİNE ANLATTIKLARI ; </h1>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;">
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;">13.02.2009 tarihinde ortam dinlemesinde elde edilen konuşmanın </p>
</p>
<p>1-KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün barındığı Kuzey Irak’ın Kandil bölgesine Örgüte Diyarbakır-Dicle, Şırnak-Cizre başta olmak üzere bir çok rapor geldiğini ve raporların hepsinin değerlendirmeye alındığı, Cizre’de yapılan ihalenin 3-4 gün öncesinden söylemelerine rağmen haber verilmediği. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Hüseyin ZORLU, Hüseyin YILMAZ, Zöhre BOZACI, Çimen IŞIK </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>32;50 ile 00<b>:</b>37;45 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>:Gerçekten istemiyorlar mı şimdi? </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin ZORLU</b> :Ben sana söyledim gideceğimi, hatta dedim sen dedin, </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">ben Perşembe günü İstanbul’dan döneceğim. Ona göre hafta sonu ben………gidiyorum sen anlamamışsın demek ki! </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>:Ben <b>Ramazan</b>’ın yanına falan gider gelirim …………….. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin ZORLU</b> : Doğrudur …………onu sen biliyorsun diye ……şey </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">Yapmadım yani </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Sen ………gördün mü? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Offff kimseyi görmedim. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK</b> : Hı niye o zaman nasıl bizimle ilgili diyorsun, gelmenize </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">gitmenize gerek var. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin ZORLU</b> : Yav ben öyle alt birimleri biliyordum. Problemsiz yer </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">olarak ……(konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK</b> : Bize mi ? </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin ZORLU</b> : ……Ne iş yapıyor ben bilmiyorum der, gerçi bizde </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">bilmiyoruz. <b><u>Yönetim kurulu toplantı yaptı </u></b>…..<b><u>KCK olarak dedik;</u></b> <b><u>bunlar ne iş yapar? Bir komisyon kurmuşuz, şimdi onlar çalışıyor. </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Hııı Hııııhııı </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Normalde rapor verme….. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> :……..bizimle ile ilgili idi. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin ZORLU </b>:Bizimle ilgili var. Seçim komisyonun ya, seçim…..direk </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">ilişkilenmişler ya. <b><u>Her gelen raporu değerlendiriyorlar. O yüzden herkes ilgili ne varsa yazıyorlar ve tek tek onlarda şey yapıyorlar. Dicle’nin vardı, Cizre’de vardı, gelmiştir. Her taraftan gelen var. </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> :Hepsinin vardır (konuşmalar üst üste) ben arkadaşa </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b><u>dedim ki; bu Belediyelerde bizim soruşturma yürütmemiz lazım </u></b>………………….dedim bende şu anda var. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin ZORLU</b> : Yok yav genel olarak öyle şey yapmıyorlar da, çok öyle </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">şey değil de ama …………var mesel o şeyi siz biliyorsunuz …………..<b><u>Cizre’deki o geldi mi? Size hiç böyle …….aydan önce bir ihaleyi yapmış, sonra iptal etmiş. Bir daha yapmış, oraya da yazmışlardı. </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> :Onu şey yaptık ya, görüştük ya adamla. <b>Nadir</b>’de geldi <b>Herdem </b>………. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b> <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> edim, valla Komisyona da geldi ….. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> :…………bir de saat dokuzda zaten, sabah erken biz ordayız. Sen gidince </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Ben, onların sözünü dinlemek zorunda değilim. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Hakikaten mi? </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Duran’a demedik mi? İhale olmadan üç dört gün önce bize haber ver. </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Vah vah ……… </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Diyor, Çimen yarın sabah …………….gelecek </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Sizin suçunuz yok. Suç sizi bu halde benim başıma bela edenlerdedir. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : …… iyimiydi. Hani biz af dileme ………………hıı. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:106.2pt;text-indent:-70.8pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin ZORLU</b> :Vallahi iyi idi. Hakikaten kimseyi görmedim. Daha </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">doğrusu göremedim, sordum. Onu da sordum, bunu da sordum </p>
</p>
<p><b>(Çimen IŞIK</b> : (Tel. görüşmesi yapıyor) </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>:Roj baş …….sen yaşıyorsun? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :……….. heval Zöhre nasılsın? </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: İyidir, sen nasılsın? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: İyidir. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Ne yapıyorsun nasıl……..ha </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>:…..ya senle ilgili, dün bahsin geçiyordu diyor. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Nerede …Ha </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> :………………hııı </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Ben biliyorum, bizimkiler dedikoducudur zaten …….. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Bu grup ile ilgili heval. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Zöhre BOZACI</b> :He     <br /><b>Hüseyin ZORLU</b> : Grup ile ilgili, Viranşehir! </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Ne yapıyormuşuz? Ha çalışmıyor muyuz? </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> :…………. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: ……….mı gittin. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : He vallahi gittim tatil yaptım. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Valla kaç gün…. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: İstanbul, İzmir, Kocaeli, Ankara </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Kaç gün kaldın?……………. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Alnında saf yazıyor ya. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Yav sende çok zekisin …………… </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal"><b></b></p>
</p>
<p>2-KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün barındığı Kandil’e seçim komisyonları ve Yerel Yönetimler hakkında raporların gittiği </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Hüseyin ZORLU, Zöhre BOZACI, Çimen IŞIK </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>38;30 ile 00<b>:</b>39;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Size çadır değil de….. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Hıı heee hücreler hazırlamışlar, <b>Zöhre</b> bize. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Hücre………. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Senin arkadaşlarına yönelik </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> :Seçim komisyonuna yönelik yerel yönetimlere.(konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Niye? Yerel Yönetimlere ne? </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Raporlar gidiyormuş. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Yeraltına böyle kazıyorlar, yerin altına girebil…… </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Niye canım yerel yönetimler ………neymiş. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Köstebek gibi girip için… </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Yerel yönetimlerin günahı var mıymış, öyle mi diyorlar? </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p>3- KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün barındığı Kandil üzerinde Casus Uçak Heron’ların tespit amaçlı uçuşları esnasında, terör örgütü mensuplarının hareket tarzları, alınan tedbirler. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Hüseyin ZORLU, Zöhre BOZACI, Hüseyin YILMAZ </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>40;34 ile 00<b>:</b>44;02 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: <b><u>Siz ne kadar kaldınız, çok kaldın mı?</u></b> </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Hı </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Çok kaldın mı? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Çık </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : <b><u>Hiç</u></b> (konuşmalar üst üste) <b><u>bombardıman</u></b>….. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>4 gün falan kaldım, hiç kimseyi göremedim yav </u></b></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Gerçek…….orda </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> :…….uçaklar uçur….kalkıyordu ya </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Şeye gitmişler, <b><u>ben gittiğim gün Hakurk’a orada iki gün………..yani </u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Basına yansıyan değil mi? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Yansıdı herhalde, Televizyonda izlemiyorsun? </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : He yav sinyal şeyi var ya </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : O şey, geldiği gün. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Ne sinyali yav, şey dolaştığı zaman patladı</u></b> (konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>O dolaştığı gibi tüm her şeyi kapatıyorlar. </u></b></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Ama nasıl duyarlar sesini? Alışmışsın, hiç anlamıyorsun, uzaktan diyor ki geliyor bir tanesi …………. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> <b><u>:…………bozulacak yav, Vallahi hepsi de böyle onu gündem yapmış, tek gündemleri (konuşmalar üst üste) var. Birisi diyor, beni bir aldı diyor, peşine dün gittim, şuraya gittim (konuşmalar üst üste) işte bir buçuk saat oldu, falan (konuşmalar üst üste) diyor. Oradan girdim, böyle şey ha, bir insan gibi sürekli ondan bahsedildi. Mesela diyelim ki, dışarı mı çıktılar ………buradayız. Dışarıda dolaşıyor zaten, hareket edemiyoruz. Her şeyi kapatıyoruz, bekliyoruz. Işığı da söndürüyoruz üç dört saat geçtikten diyelim ses gitti, işimiz var. Hemen telsizsi açıyoruz, dışarı gidiyoruz bir yere uğruyor…. Bu arada geldi . </u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: <b><u>Hemen oldukları yerde duruyorlar mı? </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Geri dönemiyor, yerine giremiyorlar. Her köylülerin içinde sanki dolaşıyorlar ya, dışarında ya ağacın dibinde bir kayalıkta oturuyor falan, hep o gidene kadar, bu arada artık yağmur yağıyor, fırtına, bir tek şey var. Gerçi bulutlu olunca komple bulut, uçak o zaman hani belli bir mesafe altına inmesi gerekiyor diye inemiyor. O zaman gelmiyor. Hava açık olunca, güzel kar yağmamış, şey olmamış …….açmaya başlamıştı. Orada ot yemeye başladılar. İşte şeyi bekliyorlar, hava ısınsa, ağaçlar biraz daha ısınsın ………..yani </u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Ya …….olursa </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <b><u>Şimdi mecburen sabit yerde yatıyorlar. O noktayı tespit ettirmemek için uğraşıyorlar. Yoksa öbür türlü seyyar olsa da, herkes bir ağacın altına bir kayanın altına, buradadır görülmüştür …………sayıda…….o kolay birde bu ……..yaprakları ısıyı fazla vermedikleri için, görüntü elde edemediler. İşte bir yirmi gün daha sabır etmeleri lazım ………….. </u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Şey var mıydı? Gaz, hani duruyor muydu? …………… </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Gaz …….. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : <b><u>Gaz, şey çadıra şey yapıyorsun ya ………kar var ya, çok kötü ha ….o ayrı bir…… </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>O ayrı (konuşmalar üst üste) içine girer girmez, böyle köstebek gibi yerin dibine girdik. Karanlık, gündüz gözü ha, her şey karanlık. Ondan sonrası ………yakmışlar, oda şey yapıyor insanı, böyle hani gazı içeriye veriyor ya (konuşmalar üst üste) işte … sabit olsa gazı dışarı verir, daha kötü o seni böyle uyuşturuyor. Gün boyunca sersem sersem dolaşıyorsun. </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Kesinlikle kafan çalışıyor haaaa hıııı ay öğleyin kaçta çıkarız </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>53;52 ile 00<b>:</b>55;50 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Köylülerin hemen yakınında </u></b>(konuşmalar üst üste) <b><u>ondan ötesi hep köylülerin </u></b>(konuşmalar üst üste)<b><u> </u></b></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Köylüler hep böyle şeyi görmüş mü ?………. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: He yok karışmıyorlar (sesini kısarak konuşuyor) </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Zaten onların hayvanlara bir şey oldu mu, arkadaşlar gidip hayvanlara işte şey yapmışlar ………………. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: O çocuklar şeyde bizim arkadaşlar köyü………. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: ……….. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Öyle bir yer bulmuşlardı ki, mühendislerin bile aklı mantığı yerinden…..böyle iki kaya ……….bir kayanın içinde şey yapmışlar. Bir de onun verdiği rahatlıkla, demek arkadaşlar şey olmuş, gelmiş bulmuş orayı </u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Kimse yokmuş değil mi? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Olur mu canım, dört arkadaş şehit düşmüş. </u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI </b>: Nasıl yani? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Diğerleri de kenarında mı falan ne oturuyormuş, yav şimdi artık nokta tespiti yapıyorlar </u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Tamam da şey, şimdi yansımıyor mu şey?… </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Önceki gibi dalıp gitmiyor, oldukça parçalı söylüyorlar da bazen de herhalde söylüyorlar …….. </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Çok var mıydı ……..falan. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin BOZACI </b>: Yo böyle iki bir öyle, çok te ………..ama </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : <b><u>Her vuruşunda, bir şey vuruyor değil mi? </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Hedef…….çünkü boş gitmiyorlar. Artık iyice diyelim geliyor, uçak diyelim ki bölgeyi bir şey yakaladı, bir hareketlik, bir kişiyi ona odaklanıyor yakın çekimde onu takip ediyor. Ta ki onu böyle gittiği, kaldığı yere kadar yeri tespit ediyor. Ha bu bölgedir sen ……hareket edemiyorsun, ondan sonra uçak geliyor ……….sadece o bölgeyi vuruyor. Tek ona yükleniyor, o çevrede ne var ne yok şans, eskisi gibi böyle çok sık gitmiyoruz, önümüzde altı gi…….. </u></b><!--nextpage--></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">4- KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü Elebaşlarından Cuma Kod Cemil BAYIK’ın Bilim ve Aydınlanma Komitesi hakkında yaptığı değerlendirme yazısının Kandil’den geldiği. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Nadir YILDIRIM, Herdem KIZILKAYA </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>27;11 ile 01<b>:</b>27;27 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Eee başka </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>Bilim Aydınlanmaya beş sayfalık bir yazı gelmiş. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : <b><u>O, Cuma arkadaşın yazısı </u></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:141.6pt;text-indent:-106.2pt;text-align:justify;"><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>Ama Cuma arkadaş genel ……ben hepsini okumadım </u></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b><u>……baktım genel değerlendirme yapıyor, altta not düşüyor. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Nedir? </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>Kısaca diyor Bilim Aydınlanma. </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-bottom:0;text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Teknik cihazlarla büronun sekreter odası tarafından A0213002 isimli ses dosyası ile saat<b>:</b>10<b>:</b>02<b>:</b>00 itibariyle kayda başlayan ve saat<b>:</b>11<b>:</b>33<b>:</b>32’de son bulan toplam<b>:</b> 01 saat 29 dakika 32 saniyelik ses kaydının muhafazası sağlanarak konuşmalar içerisinde konusu suç teşkil ettiği değerlendirilen bölümleri alınarak yapılan çözümlerde; </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-bottom:0;text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">5- KONU : Gelen mektuplar ve yazılan raporlar için Hafıza Kartları kullandıkları ve güvenlik açısından bu kartların ayda bir yakılıp yenisiyle değiştirilmesi gerektiği. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Nadir YILDIRIM, Herdem KIZILKAYA, Çimen IŞIK </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>00;00 ile 00<b>:</b>06;19 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Seçim işi değil. Seçime çok müdahil oluyor, gerekmediği işlere el atıyor, onu biraz şeyi değerlendirin ama hepsini okuyamadım. Ben bunun yalnız bazı yerlerde şeyi değerlendirir, hani DTP’nin seçime girmesi değil de, seçime nasıl yaklaşmalıyız? Stratejik önemde biraz ele almalıyız. Onların genel açılımlar ilkesi diyor böyle kadını da yazıyor, neyse sen. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :<b><u>Neyi, kim getirdi bunları, Mektup? </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Ha </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>:Mektup bizim ki getirdi. Hele bir bakayım, sabah sabah </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :<b><u>Bilgisayarı götür. Benim kart okuyucum şeyde kalmış, sizin kart okuyucunuz var mı? </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :Yav bu Cizre’yi biliyorsunuz değil mi? Kimin belgeleri varmış. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Şırnak </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>:Şırnak mı? Cizre dediler. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Geçirirler, Şırnak dedim. Seninle konuştum ya telefonu kapattım. Şırnak beni aradı. <b>Musa </b>aradı. Daha doğrusu ………………arkadaşa ……………jandarma .. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK </b>:<b><u>Şimdi sen, AKP’nin şeyine baktın mı? Gizli raporuna </u></b>    <br /><b>Nadir YILDIRIM</b> :Hı, nerde çıkmış? </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>:<b><u>Hani ortaya çıktı ya, bu Belediyelere ilişkin disketin içinde olan. </u></b></p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :…………..<b><u>buradaki bilgisayarlarda bile okumanın yazmanın. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :………………… </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :………bilgisayarların iş….kart taşıyalım. Virüs atmışlar, akıllı kartların ……..virüs (sesler kesik kesik) </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :………benim….bütün bilgileri (sesler kesik kesik) </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: …………Turan üç gün boyunca (sesler kesik kesik ) </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Turan…….kartını verse de ……kartımı da yaptırdım. benim………….ben arkadaşlara diyeceğim ……….ben parada bırakırım ………….yedek kart alacağım. <b><u>Herhangi bir şeyde, hemen kartımı ayda bir değiştirip, yakıp, yeni diğer kart bırakmak için. Yoksa olmuyor, kart elimizde kalıyor</u></b> ……..ve alıyorlar……yerleştirmiş o kadar fark edi……………belki de kart (sesler çoğu yerde kesik kesik ) </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal"><b></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal"><b></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">6- KONU : Toplantılarda yazılan raporların aktarımı için Kurye kullanıldığı, Cizre İlçesindeki Müteahhit Mehmet OKLU’nun raporunun Kandil’de görüşülüp sonuçlandırıldığı, Kürtçe Televizyon ve Akademi konularında Akademiye 200.000 Doların hemen ödenmesi talimatı, Örgütün Avrupa’da konser yasağı getirdiği sanatçı İbrahim TATLISES’in, Örgütün Türkiye Yürütmesi mensubu Mehmet Nimet SEVİM aracılığıyla yasağının kaldırılması halinde Örgüte maddi destek sunacağı önerisi, Kandil’den gelen raporun okunması. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Nadir YILDIRIM, Herdem KIZILKAYA, Hüseyin ZORLU,<b> </b></p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>10;13 ile 00<b>:</b>26;56 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :<b><u>Kadınlarla ilgili bir şey göndermişler mi? Dediler, biz kurye çağıracağız seni. </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :<b><u>Toplantıya diğer kurye, zaten arkadaşlar da o gün geldi demişler. Kurye, biz eve göndereceğiz. Bir arkadaş çağıracağız. Bugün biz göndersek de ki geldikleri gün toplantı başladı. Dedim, göndersek bile toplantı çoktan bitmiş haldeyken dönecek. İmkansız ki bize de haber göndermemişlerdi (sesler kesik kesik ) büyük bir ihtimal …bir şey getirmiş. Ama yetişmedi. </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>:Yok, zaten öbür türlü zaten yetişmiyordu, kuryeyi çağırılıp …. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Ben, sanırım bilgileri bize geri göndermişler. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : He yav gülmekten öldüm ama bir kısmını, hepsini değil. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Yav <b>SAİM</b> belki anlatmıştır, zaten beraberdik içerde. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Ben içerde görmedim, onu arkadaşlar. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Şimdi biz gittik, bu zımbırtı havada gezen şeyden kaynaklı, hiç hareket etmiyorlar. Hiçbir şey kullanmıyorlar. O sırada yani kimsenin herkesin herkesle irtibatı kesiliyor. Ne telsiz, ne telefon, ne elektrik bile yok. Yerin altındalar. Çünkü bir bütün özelliklerini yeni öğrenmişler. İşte termale duyarlı olduğu, gece görüşünü falan bundan kaynaklı, işte özellikle dedi. Nokta kalınan yerleri tespit etmeye çalışıp ….uçaktan dolayı …..belki dışarıda yapılıyorlardı. Ondan kaynaklı biz üç gündür hiç kimseyle görüşemedik. Sadece arkadaşları …….çayla …….sürekli o şey dolaştığı için, zaten bu dolaştığı sürece arkadaşlar hareket edemez. Üçüncü gün sonunda görüştük. Bu konuları falan şey ettik, tartışmaları yaptık, mesela Cizre meselesi. Sen dedin, ben dedim ki….. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>:Bizim bilgimiz var. Cizre meselesi bir müteahhit <b><u>Mehmet OKLU</u></b> meselesi. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :Gerçi şöyle, mesele bunlar dedim. Önce ben baktım böyle tomarlarla raporlar var. Meğerse tek tek değerlendiriyorlar, tek tek cevap vermek ihtiyacı duyuyorlar. Yani hani biz, bunları burada şey yapmayalım diyorlar. Ben de teori bu, <b><u>Cizre ile ilgili bir belgedir. Yerel Yönetimlere de gelmişti. Bu rapor incelendi. Bu konu öyle müteahhittin anlattığı gibi değil. Üç dört sene önce idi. Zaten bu adam çok dürüst olsaydı, adaylığı netleştikten sonra bu konuyu ortaya çıkarmazdı. İkincisi dört yüzden bir altı yüze çıkacak bir mesele değil. Ayrıntısını dedim, yani sonuçlandırdılar biliyorum. Ne olduğunu sonuç olarak şeyi gidince, ben arkadaşlara ben söylerim, size cevap verir. </u></b></p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Sen hatırlıyor musun? <b><u>Bir ihale vardı. O ihale iptal oldu. Diyarbakır da ki …….gitti. Diyarbakır’dan bir müteahhit gitti. </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> oğrudur, doğrudur. Hayır meseleyi biliyorum ama son olarak o adam dediğine cevaben neyde karar verildiğini tam ben bilmiyorum <b><u>….Yerel Yönetimler görüldü, söylerim sizi bilgilendirsinler. Bu konudaki sıkıntı, adamın dediği gibi değil. </u></b>Yine de ben bu konuda (konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : …….rapor yazdık, gönderdik. Unutmuşlar ya da gözden kaçırmışlar. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU :</b>Ben dedim ki ilgilenildi, görüşüldü.<b> </b></p>
</p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :<b><u>Salih</u><u> ile Çimen yazdı raporu</u></b>. <b><u>Sonra biz SÖZCÜLÜK olarak da, altına kısaca kendi görüşümüzde yazdık, öyle gönderdik. Bir ay olmuyor yani.</u></b> </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :Ben söyledim. Dedim yani ilgilenildi, çözüldü. Yani bu dedim, yani bu mesele kapandığı halde …………size bu konuda bilgi gelmemişse söylerim. <b><u>Yerel Yönetimler ilgilendi, dedim arkadaşlar ilgilendi. Artık yazarlar onu. Siz dersiniz rapor bu şekilde yazıldı. İkincisi Aydın’ın kardeşi ile ilgili rapor var dediler. Onu da alsınlar görevden, zaten kardeşi başkan adayıdır, olmaz. Bu belki……meselesine de size yansımıştır. Bu etkinlikte iken içki içmiş, bir şeyler yapmış falan, ona benzer rapordu. Onu da dedi görevden alsınlar. O yazıyor değil mi? Sen de Nadir orada çünkü diyorlardı, ……yazarız. Üçüncüsü de bu şey, yine raporlar vardı. Meclis İl genel meclis seçimindeki bu şey, hile yapıldığı </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> engesizlik. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :Şey yapıldığı, bu alanında dedi, biraz arkadaşlar ona göre düzenlensin …… </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Yav hani o diyor ya, bir mahallede il genelden çıkmış. Bir mahallede sadece meclis ……. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>:Yav bir gruplaşma, bir özel ayarlama yapın. Size verdiğimiz raporlar vardı. Şimdi siz bir mahallede üç tane mi, dört tane mi, il genel meclisin hepsinin oradan çıkması, bir mahallede hep meclis üyeleri arkadaşlar. Dedi birazcık onu düzenlesinler. Yani müdahale etsinler, biraz kaydırma değişik yapsınlar. Cizre’nin üç tane konusu oydu ha. Aklımda olan <b><u>Dicle ile ilgili tartışılan ……….oradan bir rapor gelmişti Abdullah bağımsız bir adaya çalışıyor. Bir tane bağımsız aday, herhalde onu teşvik etmiş. Adam çıkmış…. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : <b>Abdullah</b> kim? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Parti ile ilgili, Dicle. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : <b>Abdullah</b>’ı biliyorum. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Gelen rapor? </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>Bağımsız adaya çalışıyor. </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Bağımsız adaya çalışıyor. Bu Şeyh Sait’i yakan torunu adam………<b>Abdullah</b>’ın herhalde telefonunu vermişlerdi. Arkadaşlar dedi, biz arayalım yok yahu bundan sonra konuyu arkadaşlar çözer, çok şey değil. <b>Abdullah</b> için bu kadar şey yapmanıza gerek yok. Yani raporda şey diyordu. Bağımsız aday için çalışıyor. Hatta yani bağımsız adayı o teşvik etti gibi iddia idi. Rapor yazan zaten hepsi onlarda vardı……ben dedim, bunu arkadaşlara bırakın onlar çözsün.</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Keşke ismini alsaydın. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Raporu yazanın ismini </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Raporunu yazanın ismini ……değil de çok hoş. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Soyadını yazmıyorlar da ismi vardı. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Alsaydın numarayı da, şeyi biz onu çağırır iddiasının neye dayandığını </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Kendi numarasını yazmamıştı. Soyadını çünkü PİREN için yazmıştı. Gerçek soyadı değildi. Ben sonradan fark ettim. Mevcut Belediye Başkanı bağımsız adayla …….aslında mesele şu. Gerçekten raporun içeriğinde olmayan Abdullah….. tavrı nedir? Ona göre belirir. Her giden raporu, arkadaşlar zaten biraz öyle esas alın. Yani yazılan raporu biraz esas alındı. Ben dedim onu arkadaşlarla bir şey yaparım, siz aramayın dedim. Şimdi ezbere arayıp ……bağımsız aday çalışması var mı? Öğrenilir tabi…….. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Başka var mıydı? </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>AKADEMİYİ ne yaptınız? </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :Uheeee <b><u>televizyon ile Akademiyi soruyor. Televizyon da SÖZCÜNÜN çalışmasıdır ama hani o Nimet ‘in kaygıları var, şeyi var olabilir? İsim şey yapmayabilir ama kesinlikle saflarına alacaksınız veya diyeceksiniz, ikincisi de biz seçime yetişmesini bekliyorduk, yapmadı. Bu kadar masraf oldu. Siz 200’ü bir aktarın, sorumluluk onlara aittir. Zaten bir karar …..kendisinden çok diğerleri ile ilgileniyor. Basın, 200‘ü aktarın, ama dedi devretmeyin. </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :…………Önder’e konuyu böyle der…. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b><u>Ondan sonra yav bilmiyorum sonuçta yani bu üç yüz bin dolar gitmiş bari iki yüz daha gitsin. </u></b></p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Ihıhıhhıhıııı </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Heval Cemal’e lokalde diyenler çok zorlanmışlar. Benim arkamdan o artık karardır, çıksın, yerine getirelim. AKADEMİ’de dediler, 200.000 Dolardan fazla tek kuruş ödemeyiz. Yok yani, durumu biliyorsunuz. Boşuna ümit vermeyin. Valla ben dedim ki, bu işi 200.000 dolara olmaz yani bu iş. Yani TL….. inşaattın kaba bitme hesabı 400.000 dolardan aşağı değil </u></b>…………..(konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Bu AKADEMİ mi? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Normalde ben 500.000 dolar diyorum da, halen Ahmet ÇELEN diyor ya 400 (konuşmalar üst üste) 400.000’e sadece ize çıplak bina oluyor. Bunun ıvırı zıvırı falan 1.200. Yani bu işi ben 600.000 dolardan aşağı görmüyorum ona göre dedim</u></b>. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: <b><u>Komple bitmesi, projeyle başlamak, projeyi de götürmüş müydünüz? </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b><u>Yok ben bir şey götürmedim. Ya ben dedim ki, heval</u></b> <b>Cemal</b> <b><u>bu işe 600.000 dolar veriyor musunuz vermiyor musunuz? Siz onu tartışın 200.000 dolarla bu iş olmaz dedi. Yapacaklar, artık isterse 200.000 dolar olsun. </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Ihıhhıııı </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Gerçekten? </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Öyle şey mi olur yav eee. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>:Yav öncesinde diyorlardı, biz çökeriz. Başta <b>Ahmet</b> ile de konuştuk. Dediler ki demek öyle inşaatla konuşuruz, o zaman örnek veriyor beton ….. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Neyse <b>Ahmet</b> gitti. Evde kavga et. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Beton santrali dedim, şeydir örnek olarak biz malzeme olarak yapabiliriz. Şunu kattık ama hazır prefabrike bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Fabrikadır gelir, monte eder. Onun da parası standarttır. Belki pazarlıklı ha şimdi diyecekler işte heval bizi 500.000 milyardan kurtarır. 300.000 dolar falan ondan, sonra bir 100 daha alacak, 100 daha alacak, 100 daha falan. Bu iş sizin 600’e patlar. Siz 200 verin. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Eee </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Ya yok ben sana söyleyim ……dedim ki, bir 250 bin dolar götürürüm. Ki ben gitmeden …önce <b>Salih</b> arkadaş dedi ki yav beni az önce aradı. Ne oldu? Öyle mi? Sıfırlamışım, daha doğrusu hiç almamışlar, gitmemiş yav. O <b><u>250.000 dolar onlara ilaç gibi bir şey geldi. Ya dedik birisine acil bir şey olsa, bizim elimizde kasamızda 50.000 dolar paramız yok. Durumları öyle olduğu için yoksa bende</u></b>……. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :<b><u>Durumları çok ciddi. Kış süreci </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :He siz verirseniz? Biz 600, 500.000 doları da veririz. Sorunumuz yok ama size gelen kesiliyor. Diyorum siz heval durumu biliyorsunuz, madem şu adamlar başımızdadır dedi. Biz bir yere kıpırdayamıyoruz, bir şey yapamıyoruz, bizim sistem almamız lazım. Onun da bütçesi var yani…….siz </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>Bayağı saldırıya uğradılar. Ben biliyorum o zaman oradaydım. </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Ha </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Arkadaşlar bir doları hesaplı kullanıyorlardı. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :Yani o yüzden diyor 200.000 dolar…….ha şu olur 200.000 dolar veririsiniz, kaba inşaatı bitmiş olur. Malzeme için 100.000 dolar siz…..alırsınız ayrı bir şey ama dedi… </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Yani prefabrike yok diyorlar. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : (konuşmalar üst üste) <b><u>biz hallederiz, hallederiz siz 200.000 doları verin. Gözüm, bir başlayalım. Sonra bir 100.000 dolar da halledersiniz. Zaten biz gerisini hallederiz. </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: Yav ben şunu söyleyeyim. Ben arkadaşa da dedim. Yani biz 500.000 dolar da olsa, sonuçta bizim için sorun değil. Bütçemiz bellidir ama her ……gelen şey oradan kesilip geliyor. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Yok, biz onu hallederiz. Banka manka……. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Biz size 200.000 dolar vereceğiz diyor. Yok almayız….siz parayı getirirken yollarınızı keser, sizi soyarız Hııııhıı biz… vermeyiz, geliriz bakarız, her şey tamamdır deriz. Tamam, şu malzemeyi bu malzemeyi hallederiz. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Ya hallederiz biz onu (konuşmalar üst üste) birine koltuk aldırtırız, birine masa aldırtırız. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Ben şimdi dedim ……..normal inşaat dedi. O zaman normal. Ben dedim o zaman süre olarak yetişmiyor, tabii dedi. Yav heval baktık ki, bir senedir hiç hareket etmiyorlar, biz de dedik mahsusen şey yapılsın. 4 nisan …..tutusun. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : 4 Nisan bir sürelik arkası…… </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Yani (konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : İnşaatı yapın, inşaatı yapın. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Yav arkadaşlar şey …….ikna olmuş. Öncesi de gitti …..Ramazan gil falan …..yani inşatta biz çok ……..<b>Nadir</b> oraya Eylül’de biz 200 dolar aktarsan. 250 milyar para, bugün ….(konuşmalar üst üste) 330 milyara geldi. Bir malzemeler inşaatlar, fiyatlar yarı yarıya düştü yani ………….. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :…………avantajlıyız diye……. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :Onlardan avantajlıyız dedim. Biz aslında fazladan para veriyoruz yani(konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Yav ben <b>Lütfi</b>’yi öldüreceğim. <b>Selim SADAK</b>’ı bana yönlendirdi. Ya on defa çaldırdı, cevap vermiyorum (konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b>Kitap ile ilgili bir şey yazmışlar. Türk Dil Kurumunun ile ilgili bir tane sözlük, en son çıkan, Türk Dil Kurumunun (konuşmalar üst üste) Türk Dil Kurumunun en son çıkan, en geniş iki tane sözlülüğünü istiyorlar</b> </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : He iyi olur, hikaye okumak….. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Bak bir de dün ben şeyi gördüm, <b>Nimet</b>’i </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :……… </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :<b><u>He bu Nadir şeyin maliyesine bakan hesaplarına bakan, danışman gibi, İbrahim TATLISES’in görüşmek istiyormuş. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Ne diye? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b><u>Almanya’da, hani arkadaşlar ona konser yasağı koymuşlar ya, yasağın kalkması ile ilgili biz kimle görüşelim? Avrupa’mı burada mı? Biz muhatapları ile görüşmek istiyoruz demiş. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>:<b>Nimet</b>’in üzerinden mi geliyor? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>:Birisi <b>Nimet</b>’e ulaşıyor. <b><u>Ben dedim yav İbrahim benim bildiğim kim ne olduğunu biliyor ya, dedi İbrahim TATLISES’i…….için bu hesaplarına bakan bir adam varmış artık kimse o adam o demiş ki ben yani biz kimle görüşelim nasıl görüşelim bu Almanya’da yasağın kalkması ilgili eğer mümkünse Avrupa mıdır buradaki arkadaşlarla mı artık Nimet’te dedi işte sözcülükteki arkadaşlara iletirsin, bunu böyle bir şeydir. </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Ne demiştin? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :<b><u>İbrahim TATLISES görüşmek istiyormuş. Bu Almanya da konserler falan yasak ya, orada yasağın kalkması ile ilgili. Bir adamı şey yapmış. Muhatap kimse ulaşmak istiyorlar, görüşmek istiyorlar. </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b>Vereceksin bize tam 10 milyar dolar</b> hıııııııhııııı </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b><u>Ya onlar bir miktar şey hazırlamışlar. Yani ceza şeyimizi verelim, paradır yav bir miktar verelim, bir şeylere hazırlar. Yani öyle bir şeye hazırlar, para ……falan hani. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Ben şunu bir okuyalım, beraber sonra devam edelim. <b><u>Seçimlerin……..dolaylı TÜRKİYE YÜRÜTMESİ, beş arkadaş hakkında soruşturma kararı almış ve bu bizim onayımızla pratikleşmiştir. Soruşturma sonuçlanıncaya kadar siz ….. siz arkadaşların görevleri dondurulmuştur. Arkadaşlar soruşturma süresinde duyarlı olmalı ve sorumlu hareket etmelidir. Başlatılan soruşturmanın sonucu, bize bildirilecektir. Bilim ve Aydınlanma Komitesi, İdeolojik Komitenin bir alt komitesidir. Faaliyetlerinde bazı karşı olduğu gibi İDEOLOJİK KOMİTEYE ve TÜRKİYE YÜRÜTMESİNE karşı sorumludur. İdeolojik Komite ve alt komiteleri TÜRKİYE YÜRÜTMESİNİN birer komitesidir. KCK sistemine göre böyle olmak durumdadır. İşleyişte buna özeleştirilecektir diyorlar ya, biz taraf değil bağlı. </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Ben okudum onu. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : <b><u>3- Bilim ve Aydınlanma Komitesinin, İdeolojik Komite ile ….şeklinde Bilim ve Aydınlanma Komitesine bağlı çalışan arkadaşlar hangileridir? Nerededir? Hangi görevdedir? Bu arkadaşların kimlikleri uygun bir biçimde gönderilmesi gerekir. 4- SÖZCÜLÜK kavramını kullanmıyoruz, onun yerine KOMBİNASYON’un olması gerekir.</u></b> </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Heeee KOMBİNASYON….. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: <b><u>5- Bilim ve Aydınlanma Komitesi nerelerde, ne tür alt Komiteler kurdu ve bu Komitelerde kimler yer alıyor? Bize o arkadaşların adları iletilmelidir. Komitenin işlerliğinin hangi ……..olduğu( esniyor ses anlaşılmıyor) …..kongresinin sonuçları, tüm Bilim ve Aydınlanma sorunlarını …….bunu nasıl aktardınız? Sonuçları ne oldu? </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Şimdi <b>Ahmet</b> ile gider, her şeyi bir ters düz edersiniz hiç merak etmeyin. (konuşmalar üst üste) </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :……..<b><u>Bilim ve Aydınlanma Komitesi kapsamında kadrolar eleştiri derecesi, Platformlar yapıldı mı? Platform sonuçları komitede değerlendirildi mi? Yapıldıysa bu Platformun sonuçları bize iletilmesi gerekir. Yazılı, bireysel öz eleştiri raporları her arkadaşa yönelik olarak yapılan eleştiriler ve bu eleştirilere yaklaşımını içeren tutanaklar ve komitenin platformları değerlendiren raporu. </u></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b><u>8- Abdullah ÖCALAN’ın Siyasal Bilimler Akademisinin çalışmaları hangi aşamadadır?….. özerklik dışında önderliğin ortaya koyduğu ideolojik ve teorik konular dışında hangi çalışmalar yapılmıştır? Yeterlikleri …………soracağız da onlara bu konuyu özellikle yer vermelidir. </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b><u>9- Yapılan etkinliklerde pratikleşip kişilikler sorgulanıp tamam o, onu siyasi partiyle birlikte Demokratik Siyaset Akademisi açılacak ve hukuksal eğitimi yapılacaktır. Neden böyle bir eğitimin yapılmıyor? Söyler misiniz? Niye yapılmıyor? </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b>Akademi</b> ile ilgili bir şey daha söyleyeceğim. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Söyle </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Maliyeti artıracağım, dediler ki bina kesinlikle aynı bina olacak. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Ne binası? </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Ne binası? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Hal’den </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Tamam, biz ayırmışız. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Ne öyle…. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Alt kat, üst kat iki kattır. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Hayır hayır heval biz …… ayrı bina yaptık.( konuşmalar üst üste) ayriyeten tel örgü çekmişiz. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : O zaman maliyet arttı, ben size söyleyeyim. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : IIııı son maliyet ile o rakam çıkıyor. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b><u>Neyse biz 200.000 dolarımızı veririz. </u></b><!--nextpage--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">7- KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün barındığı Kuzey Irak’ın Kandil bölgesinde tespit amaçlı keşif uçuşu yapan Heron Casus uçaklarından korunmak amaçlı alınan tedbirler ve yaşadıkları olayların anlatımı, </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Nadir YILDIRIM, Herdem KIZILKAYA, Hüseyin ZORLU,<b> </b></p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>30;23 ile 00<b>:</b>34;40 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Velhasıl dünyadan kopuklar, arkadaşlar. Kolay değil, vallahi sadece raporları düzenlemişler. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :…………… </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b><u>Doğru dürüst çoğu zaman izlemiyorlar, o zımbırtı geldiği gibi kapatıyorlar. Her şeyi elektrikleri de kesiyorlar. Yav arkadaşlar el feneri ile kitap okuyorlar, gündüz gözü ile hepsi yeraltında…….. gibi karanlık da oluyor. Hiç hareket etmiyorlar. </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Gündüz değil mi? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Gündüz, çünkü şeydir, kamp kamuflaj şeyinde gözüküyor. Sadece uçaklar değil, köylüler namussuzlar da böyle hani ……..serbestti ya, gelip dolaşıp, </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>Bu bir ara bir mağaraya, ben oradayken vurdular ya. Rastlantı hiçbir kimse şehit düşmedi, yaralanan arkadaşlar vardı …..orada normalde bir bölük eğitim görüyordu. Gidiyor, talim etme günüdür, öyle ziyaret ediyorlar. O eğitimdeki arkadaşlar ….bir…. daha var, bir mağara var oraya gidiyorlar. Tüm arkadaşlar toplanarak bir arada girmişsin ……. geliyor onları görüyor. Arkadan bu hemen geliyor duruyor, görüntüden hemen sonra gidiyor ve on dakika sonra ……arkadaşlar diyor, biz hemen dağılalım. Ne olur ne olmaz. Bütün arkadaşlar dağılıyor ama aradan o gittikten sonra 45 dakika sonra, uçak geliyor. Mesela normalde uçaklar 45 dakikada varıyor oraya. </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Bazen yok </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : 45 dakikada! </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Bazen ilk şeylerde, Süleymaniye’den kaldırıyorlarmış. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : İşte çok hızlı. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>:…………..bir günde diyorlar ki hani buradan kalktığı gibi haber geliyor. 17 dakika sürüyor, bazen buradan şey değil herhalde……………… </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> <b><u>: Yok o da anlık istihbarat, çünkü arkadaşların kullandığı bir yerdir. Toplantı için gittikleri bir yerdir. Anlık o arada geliyor, gidiyor. 45 dakika sonra uçak geliyor. İyi ki de arkadaşlar, o arabayı gördükten sonra dönüyorlar. Yani gördükten sonra bir daha inmiyorlar. </u></b></p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b><u>Köylülere de görünmemeye çalışıyorlar. Bir defa acaba ….köyün karşısında, iki kaya arasında bir vadi var. Böyle büyük, orayı da vurmuşlar. Orası sonraki seferde bırakılacak. Bir de herhalde dört arkadaş şehit düştü. Çok arkadaş üzerine toprak moprak böyle gelmiş yani ……..yani orası, dedi vurulduktan sonra biz daha başka bir şey değil……….Hüseyin görüştüğümüz gibi………&#8230;&#8230;. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Hııı </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :……..12’de hareket edelim ..……bizle alakası yok verdiniz verdiniz, vermeseniz dışarıdan…….oradan karşılayacağız, korunmak için </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> ;………………<b><u>ciddi ……..buradan her bir yapılan kesintiden şey oluyorum, kötü oluyorum. Bir arkadaşı anlatacağım ……..şehit düştü, biz onunu cenazesini kaldırdık. Bir arkadaş ……..parçalanmış, kaldırıyor şarapneli gösteriyor. Yani ……bazen savaş alanı öyle bir an olur ki, hani …….dolayı …………aldığımız parayı vermeye çalışıyoruz. </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>İnsan herhalde bir üç dört gün durduğunda, işte DOÇKA MOÇKA şey yapmışlar, yeni sistem alıyorlar da. Bildiğimiz……………… </u></b><!--nextpage--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">8- KONU : Yerel Seçimlerden sonra Gülen Cemaati lideri Fethullan GÜLEN’e suikast düzenlenmesi teklifinin değerlendirileceği, Kandil’deki örgüt militanlarının istedikleri bazı malzemelerin temin edilmesi. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Nadir YILDIRIM, Herdem KIZILKAYA, Hüseyin ZORLU,<b> </b></p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>34;38 ile 00<b>:</b>39;55 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Hareketi hemen yakalıyormuş. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Hareketi yakalıyor ve odaklanıyormuş. Yaklaşıyor, ondan sonra orada takibe alıyor, tam nereye girecek anlaşılıyor ya. Bilgi geldi, ondan sonra içinde şey vardı. </u></b><b><u>Biz sağlam kaynak şey yapmışsız, FETHULLAH’la şey, falan SUİKAST. Ya uçak ya da şey karada. Şu anda tek onu acil durum demiş, şey ateşkes için. Yoksa bu 15 gün demiş, ben ……….. şey demiş açıklama yapsın …….. niye ateşkes diyor? Bir de açıklama yapmıyor, onu yapmayacağız. Yapmadık ta. Şeyden sonra eğer ……seçimden sonra şu an teklifi değerlendirelim demişler. </u></b>Var da, hiçbirini kabul etmiyorlardı. Sonra tekrar gelmeye başladılar. Şimdi şey geldi, Uluslararası Basın. Bir de bakalım, kabul edilirse hepsiyle görüşeceğiz. Çünkü onlar da bize adım atıyor, 3 tane Amerikan basını gelmişti, kabul etmişti. Üç yıl kadar basın… işi. Biraz karşılıklı, süreci anlamak. Benim geldiğim gün mesela, bir iki tanesini <b>Zozan</b> görüşüyordu dedi. Onların hepsini, diğerlerine yok dedim, görüşmeyeceğiz. Cevap vereceğiz. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Köylünün haberi var değil mi? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Var, var, var. <b><u>Şey demişim köylü kokusunu almasa olmuyor, yani çaresizler. Köylü bir görüyor, bir tanesi görüyor yani ne geldiğini. Oysa köylü geldikleri yeri gösterme.. köylü görürse, tekrar yer değiştiriyor bölük bölük …. </u></b></p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Ya ben oradayken, beni üç yere götürdüler (konuşmalar üst üste) ben daha buradayken. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b><u>Yav şey gibi yapmışlar, sen söyle bir kişinin iki kişinin girebileceği yerlere hep yapmışlar, tünel kazmışlar. Gidiyor, ani bir şey oldu mu, gidip oraya giriyorlar</u></b>…….. o su geçiyor, şeyde gelirken hep……….direk ………………………. </p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : …………….. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Yok bu böyle çadır, şey yerdi ………dediler neyse geldi. Dedi ki, siz beraber röportaja gidin dediler. Hani bir saat erken, işim şey oldu ……..birazdan geliyorum dedi. <b><u>Ben bir göreyim, zaten köye yakındık. O zaten çıkıp geliyor. Geldi, ne biz çıkabildik, ne zaten arkadaş gelebildi. Gece 11’e kadar, gelen o makine gitti. Biz hemen çıktık, bir yerde kaldık. Paslaşmadın mı kimseyi göremedim. Bir tek yol üzeri gelirken ZOZAN, üç gündür benim gittiğimi görmüştür. O köyde denk geldi, öyle ayaküstü görüştüm. Onun dışında hiç kimseyi göremedim. Kimse kimsenin yerini bilmiyor. Biz 15 gün örnek olarak bir yerde, 15 gün sonra gidiyoruz ki terk edilmiş …..olmuyor …..bir 20 gün sonra herhalde rahatlarız. Çünkü yavaş yavaş oradan geliyorlar. Bir de mevsim yumuşak olunca dışarıda yatabilirlerse sıkıntı olmaz. Mesela ….bir ağacın dibinde, açıkta yatmasak ta rahatsız HAREKET olarak ama biz şu anda biraz …..gerçi hava bayağı yumuşamıştı, yol için gündüzleri artık dışarıda kalabilirler. </u></b></p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>Biz o dönem oradayken öyle ……mesela gündüz, 5 hafta Kandil’deydim, çıkıyorduk. </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Şimdi mesela ……………<b><u>kan man içinde, çok kötü bir şey. Hiç bir iletişim şeyi yok. Yav sen tam randevu alıyorsun. Örnek, araba ile gideceksin. O arada şey denk gelse ne olur? O zımbırtı havada açık olunca, hiç eksik kalmıyorlar. Ya bulut olacak, ya yağmurlu olacak, ondan sonra. </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Tamam mı? Biz biraz görüşelim, planlarımızı yapalım. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Ben çıkıyorum, o zaman anahtarı size bırakıyorum. ……o kitap………şey değil denk gelmiyorlar. <b><u>Göndermeseniz olabilir, olsa gidecek bir kişi var, göndeririz </u></b></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Nerede o gidecek kişi? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :Yok, o kitap burada duramaz. Aslında sen…. </p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Kim ne zaman gidiyor …..gidiyor? </p>
</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU </b>: <b><u>Gidin, oluyor şeye normal siviller. Yani oraya değil SEYFİ’nin oraya giden olur. Çünkü ajanda falan istediler, ajanda falan alacağım. Bir şeyler göndereceğim </u></b></p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :Hı</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b>Salih</b>’e söyleyebilirdik. Salih’i yakaladım çünkü kitapları …….</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Tamam, sen <b>Salih</b>’i gör. Adamın seni beklesin, git onu gör ki, dedi ki <b>Nadir</b> demiş ..ben gelmiyorum, gidemeyeceğim</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Ankara’ya mı ?</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> :……… …….. ……..</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Çık, biz bir görüşelim, planlamamızı yapalım. Hem bu Komisyonlar, şu an istifa edeceğiz.</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : <b>Hüseyin</b> falan mı oldu?</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: Hı</p>
<p><b>Hüseyin ZORLU</b> : Size karşı!</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : <b><u>Planlamalar yapalım. Hem de bu listelerin falan son şeklini verelim, bu günde …….soruşturmadır, şudur budur, bir sürü iş var işte </u></b><!--nextpage--></p>
<p class="MsoNormal"><b></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">9- KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün KCK Sorumlusu Sabri OK’un Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman BAYDEMİR ile telefonla görüşüp İhsan UĞUR’un listeye yerleştirilmesi talimatı. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Nadir YILDIRIM, Herdem KIZILKAYA </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>51;53 ile 00<b>:</b>53;47 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <u>Yav şimdi ben <b>Kamuran</b> ile sabah konuştum. <b>Osman</b> zaten bize öyle söyledi de <b>Abi</b> de aramış dün, <b>Osman</b> ile görüşmüş. <b>Sabri</b> heval demiş şeydir, <b>yani çok örgütsel, ciddi bir şey yoksa olabilir. Yerleştirebilirsiniz</b>. Ne kadar çok karıştırmayın.</u></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Tamam, bu <b>İhsan</b>’ı koyabiliriz.</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Ama şey yapmak gerekiyor. Dün <b>Osman</b>’a da söyledim. Dedik değerlendireceğiz. Olursa da biz şey yaparız ortak, bizimle olduğumuz Yerel Yönetimlerdeki arkadaşlarında olduğu, gerekirse seninde olduğu karar. (Nadir telefonla konuşuyor büyük ihtimal <b>Salih AKDOĞAN</b>, ben sizinle gelmiyorum diyor )</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Kim? Kim gidiyor? <b>Salih</b> ile kim gidiyor?     <br /><b>Nadir YILDIRIM</b> : Vallahi İlden bir iki kişi, bu listeleri götürecekler ya.</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : Bir ortak platform yaparız tartışırız, dedi tamam.</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: <u>Tamam, sen <b>Lütfi</b>’yi ara, de ki <b>İhsan UĞUR</b>’u uygun şekilde yerleştir. </u></p>
</p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : O diğerini kaldı….</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>:<u>Yok diğeri kalsın, sadece <b>ihsan UĞUR</b> uygun bir şekilde girsin. </u></p>
</p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Bir de ………olması lazım.</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>:………….şey.</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Bir bakayım nerededir?</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM </b>: <b>Ama listeler çıkmadan söyle. </b></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-bottom:0;text-indent:35.4pt;text-align:justify;">Teknik cihazlarla büronun sekreter odası tarafından A0213003 isimli ses dosyası ile saat<b>:</b>11<b>:</b>33<b>:</b>32 itibariyle kayda başlayan ve saat<b>:</b>12<b>:</b>58<b>:</b>32’de son bulan toplam<b>:</b> 01 saat 26 dakikalık ses kaydının muhafazası sağlanarak konuşmalar içerisinde konusu suç teşkil ettiği değerlendirilen bölümleri alınarak yapılan çözümlerde; </p>
</p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-bottom:0;text-indent:35.4pt;text-align:justify;">
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">10- KONU : PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün Kadın Hareketinde görevli Mesude ŞAHİN’in zaman zaman Kuzey Irak’a gidip eğitime katıldığını, Örgütün ölen Türkiye Sözcüsü Cihan DENİZ’in Kuzey Irak’a gidene kadar Mesude ŞAHİN’in örgüt militanlarınca Türkiye Sözcüsü olarak tanındığı. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR : Nadir YILDIRIM, Herdem KIZILKAYA </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>11;58 ile 01<b>:</b>11;11 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><b></b></p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Şimdi diyor <b>Mesude</b> nerede olacak? Tamam mı? Kadına geldi, girdi. Bir şekilde hatırlıyor musun? Son anda <b>Hanifi</b> ile geldi, girdi. Arkadaşların şeyini ………geldi, girdi. Şimdi geneli tartışıyoruz hiiiii………………….tamam hatırlıyorum ama tanımıyorum <b>Mesude</b>’ye resmen komplo yaptım yine de gönderdim……….. (konuşmalar üst üste) evet yani hepsi gitsin diyor, yani. ……..</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> : Bak bir ay dolmadan Karasimin çağırıyor ……senin hemen Türkiye’ye gitmen lazım, olur mu?……. ben yeni geldim. Eğitimlerim var, yok heval diyor çok …..var diyor çok büyük ihtiyaç var ve bir an önce gitmen lazım ……yo yo kesinlikle tartışamayız. Heval <b>Mesude</b> diyor, çok önemli sorunlar var (konuşmalar üst üste) senin bir an önce gitmen lazım, yemin ederim. Canından bıkmış herkes (konuşmalar üst üste)</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Heval <b>Cihan</b> geldiğinde aracı (konuşmalar üst üste)……..Cihan gittikten sonra bu….</p>
<p><b>X/1 Erkek Şahıs</b> : Bu kıyameti kopardı (konuşmalar üst üste) kıyameti koparıyordu, siz ne hakla beni göndermesiniz tabii.</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Yok benim başıma ne geldi? Ben gittim, var ya bir arkadaş geldi. Dedi, heval sen <b>Mesude</b>’yi tanıyor musun? Dedim he. Dedi ne yapıyor? Dedim çalışıyor, nasıldır? dedim iyidir. Baktım hemen arkasını döndü. Dedim yav durun Hiiiiiii bir de <b>Sinan</b> var, bir daha kadar hale bana yargılı idi. Diyordu sen <b>Mesude</b> iyidir demişsin hiiiii</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>13;15 ile 01<b>:</b>13;45 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> : <b><u>Cihan gitmeyene kadar, herkes Mesude’yi TÜRKİYE SÖZCÜLÜĞÜ biliyormuş, tamam mı?</u></b> Ve herkes diyormuş, eyvah yandık Türkiye’nin demek ki hali bundan kaynaklı, bir pratik çıkmakta tamam da.</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> :Tamam TÜRKİYE SÖZCÜLERİN SÖZCÜSÜDÜR</p>
<p><b>Herdem KIZILKAYA</b> :Cihan gidiyor<b>, Cihan</b> gidince diyor yav <b>Mesude</b> ……..o sırada …….. Şeklinde konuştukları.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">11 &#8211; YASADIŞI PKK/KONGRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜ ADINA FAALİYET YÜRÜTEN KCK/TM’NİN PLANLADIĞI, BİZZAT YÖNETTİĞİ VE YAPTIRDIĞI TOPLUMSAL EYLEMLERİN OLDUĞU ; </h1>
<p><b></b></p>
</p>
<p>Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının dinleme yapılan yerde birçok toplumsal olayı planlayarak yönettikleri,</p>
</p>
</p>
<p>Bu eylemlerden bir kısmına bakıldığında, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">11- A : <u>SAYIN ÖCALAN KAMPANYASI ;
</p>
<p>   </u></h1>
<p><b></b></p>
</p>
<p>2008 yılı Mayıs ayı içerisinde yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün “EDİ BESE” hamlesi kapsamında “SAYIN ÖCALAN” kampanyasının KCK/TM mensupları tarafından başlatıldığı, bu kampanyanın KCK/TM mensupları tarafından planlanarak organize edildiği, </p>
</p>
</p>
<p><b>Bu konu ile alakalı 18.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</b> </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:53.45pt;text-indent:-18pt;text-align:justify;">1. KONU : Bağlar Belediye Başkanı Yurdusev ÖZSÖKMENLER ile görüşmesi, “Sayın Öcalan” demenin suç olmadığı şeklindeki kampanyanın organizesi ve İkinci Edi Bese hamlesinin başlatılması. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : x ERKEK , Nadir YILDIRIM, Hüseyin YILMAZ, Mehmet ABBASOĞLU </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 01:02;12 ile 01:20;40 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>(X-1/ERKEK) : </b>Ya ben Yurdusev başkanla görüştüm aynen dediğin gibidir ……. zaten ayın 21’inde Türkiye Belediyeler Birliğinin Genel kuruluna katılacak dedi eğer görüşmek istiyen varsa siz görüşün</p>
<p><b>X ERKEK : </b><u>Perşembe o zaman Osman başkan yok ama ha çünkü o Roj TV ye gidecekti herhalde </u></p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Yani …………. tahmin edebiliyorum (üst üste gelen anlaşılamayan konuşmalar)</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Yani onu bilmiyorum ayın 24 mü 25 mi&#60;/METRICCONVERTER&#62;?</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>İnan ki bilmiyorum (konuşmalar üst üste geliyor)</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Bizim o eleştiriyi ilk önce kendi üzerimize almalıyız çünkü biz</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Hazır diğer arkadaşlarda buradayken bir bilgilendirme yapayım biz aslında şey yapabiliriz ……….. tartışalım biliyorsunuz <b><u>bugün 18 Mayıs Kadınlar kurultayında SAYIN ÖCALAN STARTI VERİLECEK ve bu kampanya bugün itibari ile her yerde yaygın bi şekilde sürdürülecek,</u></b> şimdi Diyarbakır a ilişkin nasıl olabilir burada nasıl yürütebiliriz diye kurumlardan arkadaşlarnan tartışıyoruz <u>bizim düşüncemiz öngörümüz ayın 21 i itibari ile Diyarbakır da start verebiliriz genelde bu artık devam edilir bi start verilir öncelikle tüm kurum yöneticilerimiz kadrolarımız çalışanlarımız başlatır arkasında 21 i itibari ile işte tüm mahallelere halka yayılır</u> parça parça mahallelerden doğrudan insanlar gider aynı yöntemle gerisi …………….. öngördüğümüz husus ta şudur <u>bir yerde toplu olarak bir basın açıklaması yapmak zaten metin var metni okuyayım</u> <u>ben size altında bu kişiler şey yapar adını yazar imzasını atarlar, ondan sonra bu götürülür şey yapılır adliyeye verilir ihbar edilir savcılığa verilir</u> ve süreç başlar ön görümüz odur</p>
<p><b>X ERKEK : </b><u>O şekile dönüştürüldü değil mi? yani kendini ihbar edecek</u> <b>Nadir YILDIRIM : </b>Tabii</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Kitlesel anlamda daha iyi olur</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b><u>İşte dedim ya 21 tüm Diyarbakır da ki kurum yöneticilerimiz çalışanlarımız kadrolarımız ismi olur start verilir</u>, toplum da halkta bize bakar örneğin planlama çıkaracağız kente ilişkin deriz ki diyelim ki <u>Salı günü Mevlana Halit mahallesi orda ki girişim komitesi öncülüğün de orda ki insanlarımız toplayabildiğimiz kadarıyla kitleyle aynı yöntemi uyguluycaz ertesi gün Şeyh şamil mahallesi bir sonraki gün bilmem işte sur şu mahalle şeklinde kentin genelini planlayacağız,</u> genel planlama bu dilekçe örneğini arkadaşlar okumadıysa isterseniz kısadır bir paragraftır isterseniz okuyayım size</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Oku oku</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : <u>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına, Küresel gelişmelerle birlikte orta doğudaki güç dengelerinin değişmesi Türkiye’nin içerisine düştüğü ulusal ve uluslar arası çıkmazlarla barış ve demokrasi ………ümitsizliği son noktaya gelmiştir. Başta Kürtlerin temel hak ve özgürlük talepleri ….. inkari çözümsüzlüğü olmak üzere toplumdaki diğer temel sorunları kendi dinamikleri ile çözme yerine her türlü şiddet ve baskı yöntemini tercih etmiştir. Daha önce Kürt kelimesi tahammülsüzlüğünün yerini bu günde Sayın Öcalan hitabı almıştır, temel sorunları çözme yerine yargı baskısı ile örtbas ederek sonuç alınma yönüne gidilmiştir, bu baskı o kadar ilerletilmiştir ki insanların hitapları dahi dava konusu yapılmıştır bunun somut örneği dokuz yıldır tek başına özel tip İmralı cezaevinde bulunan Sayın Abdullah ÖCALAN a sayın olarak hitap edilmesidir. Bu güne kadar binlerce soruşturma başlatılıp yüzlerce yurttaş, yönetici aydın, siyasetçi ceza almıştır, en son avukatlarının resmi mercilere yaptıkları başvuruları nedeni ile dahi soruşturma başlatılmıştır. Eğer sayın olarak hitap etmek suç ise bende Sayın Abdullah ÖCALAN diyorum ve bu suçu işleyip kendimi ihbar ediyorum. Adres ad soyadı imza </u></b>metin bu şimdi bunun mesela 21 de öngördüğümüz günkü ve sonraki <b>partidir sendikalardır sivil toplum örgütlerdir kent meclisi yürütmesidir vesaire ve Belediye Başkanları, artı kentin Millet Vekilleri, kapsamlı ve samimi bir şekilde tamamlanıyor yereller açısından dedik bunu nasıl yerel yönetimler boyutundan nasıl yapabiliriz, bu konuda ne düşünüyorsunuz arkadaşların katılımı ne nasıl ne şekil olabilir bunu da …………..tartışalım</b> </p>
</p>
<p><b>(X-1/ERKEK) : </b>Bu ayın 21 de çoğu burada olmaya bilir</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Bu ayın 21 değil mi?</p>
<p><b>(X-1/ERKEK) : </b>Bu ayın 21 de Belediye başkanlarının çoğu burada olmaya bilir.</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Nerde olurlar?</p>
<p><b>(X-1/ERKEK) : </b>Ankara da olurlar çünkü Belediyeler birliğinin şeyi var Genel kurulu var</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hıı onun gününü erteleyebiliriz yav</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Sorun değil</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Diyelim ki 23 ne alırız (üst üste gelen konuşmalar)</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Belediye başkanıdır meclis üyeleridir</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>İl genel meclis üyeleridir</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Ayın 23 ne alınır herkesin burada olacağı bi tarih (üst üste gelen konuşmalar)</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Mesela şöyle de yapabiliriz biliyorsunuz, biz yarın sabah itibari ile tüm kurumlara bi bilgi göndermiştik yakında kampanya başlayacak diye bilgilendirmesini yapmıştık, veyahut yarın sabah itibari ile tüm kurumlarımızı gezecez kurum yöneticileri ile tartışacağız yöntemi ile de değişiklik yapabiliriz, <u>mesela tek metin altına 100 imza da olabilir örnek veya 100 ayrı metin de olabilir 100 ayrı dilekçe veya 1000 ayrı dilekçe yaparız herkes doldurur imzalar verir,</u> bunları tarihini, saatini, yerini bunlar tartışmaya açıktır işte bu şekilde yapacaz demiyoruz</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Bu hukukçular açısından nasıl</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>: </b>Biz genel tartıştığımızda proğramın yoğunluğundan kaynaklı 21 di ona ön görmüştük <u>şimdi 24 de de Bismil de miting var kuraklık çiftçi mitingi bu açıdan tabi</u> örneğin dediniz bir bilgimiz yoktu buda önemli bir şey yani değiştirebiliriz yani</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>22 sinde diyelim ki biz burada yerel yönetimlerle biz bi toplantı yapabiliriz yani diyelim ki 5 tane belediyemizin meclis üyeleri il genel meclis üyelerinin temsil düzeyde çağırırız onları da bilgilendiririz tüm seçilmişleri bu toplantı üzerinden bilgilendiririz</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>: </b>İşte abi 22 si geç olur Heval Hüseyin</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>E nasıl yapacaksın yarın yok mesela yarın kapalıdır kurumlar 19 Mayıs dolayısıyla tüm kurumlar kapalıdır</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Yarın daha uygun değil mi işleri yok tatildir mesela yarın onlarla bir toplantı olsa</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Olabilir</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Hayır Hayır şöyle diyorum. Hüseyin Heval yarın biz diğer kurumların hepsini gezecez ya örneğin başka bir kurumla başka bir alanla belli bir gerekçeyle başka bir mazereti oldu tarihini ortak netleştirebilmek açısından</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Yaa toplantı da olur diyelim ki her belediyeden bir temsilci çağırılıp onun üzerinden de örgütlemesi de yapılır</u> seçilmişler boyutuyla çok fazla sorun olmaz diğer kurumları diyelim ki işte deriz ki Hacı …. <u>siz bu saniyeden itibaren gidin meclis üyelerini örgütleyin, Kayapınardan Sebehattin’i çağırırız deriz ki gidin bu çerçevede arkadaşları bilgilendirin eksiksiz katılacaklar, diyelim bu imza kampanyasına, diyelim ki işte Surdan işte bizim arkadaşlarımız çağırırız bi arkadaşı <b>Bedri</b> mi olur <b>Ali ŞİMŞEK</b> mi görevlendiririz biz size görev veririz siz örgütlemesini yaparsınız Yenişehir’den Ahmet’i çağırırız bu çerçevede bilgilendirmesini yaparız </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>: </b>O zaman biz şöyle bir şey yapalım mı? abi işte diyelim ki hepsini toplama ihtimali olmaya bilir yarın mesela temsil düzeyde mesela Belediye başkanları yoktu onların düşünce ve önerilerini de alalım nası yapalım</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Belediye başkanları da gidiyor işte Osman yurtdışına çıkıyo</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>:</b> Yoyo yarın diyorum</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Yarın işte yurt dışına çıkıyor Osman (üst üste gelen konuşmalar)</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>: </b>İşte yarın öbürsü gün arkadaşlar demesin arkadaşlar niye bize danışılmadı niye düşüncemiz alınmadı şekli şemali netleştirildi işte önümüze konuldu denilmesin onun için diyorum yoksa sorun değil biz otururuz …………. yöntemini gününü herkese uygun bi şekilde belirleriz deriz gelin şu saatte şunu yapacaz yani diğer</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Yani açıklamanın yapılacağı tarih 23 ü olabilir</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>: </b>Ama toplantı öncesi,</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Ben bu ara bir şey sorayım Hukukçulara sordunuz mu? yani aynı metne birden çok imzanın atma geçerliliği var mı?</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>: </b>Şimdi hukukçular</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Var var var yav o konuda sorun yok</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM</b> <b>: </b>Geçerliliği var sorun değil ama şöyle bizim ilk önce öngördüğümüz neydi biliyosun ….. (üst üste konuşmalar) ……… <u>dilekçeleri savcılığa verelim işte amaç biraz da bu sistemi katmak,</u> şimdi hukukçular dedi ki o suç teşkil etmez kamu oyuna ne diyorlar kamu oyuna açık ……….. yapılmayan bi <u>düşünce suç teşkil etmez yani ihbar etmiş olmuyor savcılık takipsizlik verecek atacak onun için kamuoyuna açık bildirimi yapılmalı ondan sonra, açıklama yapalım açıklamayla birlikte verelim </u></p>
</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Dilekçeleri</p>
<p><b>(X-1/ERKEK) : </b>O zaman savcılık şunu yapar orda seçer içinden istediğini davaya dönüştürür istediğini</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Yok yok</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b><u>Yok suç teşkil etmiyo öyle yapsa hepsini çizip atıyormuş yani dikkate bile almıyormuş onun için bildirim önce kamuoyuna açık açıklama yapacaz, Propaganda şeyine giricek işte biz bu suçu işliyoruz kamuoyunu da işlemeye davet edecez</u> içeriğinde de zaten onu belirtiyor ondan sonrada gidip kendimiz ihbar edecez. Normalde dilekçeyi vermesek te olur savcılığa yine suç kapsamına giriyor, yani suç sa dava açması lazım…..(üst üste konuşmalar)……..yok yok ismini okuyacak heval diyecez ki diyecez ki <u>mesela ben okudum metni altına diyecez ki Abdullah DEMİRBAŞ, işte ismi aşağıda olanlar Abdullah DEMİRBAŞ, Zülküf KARATEKİN, Mehmet ABBASOĞLU</u> vesaire vesaire biz bu suçu işliyor ve kendimizi ihbar ediyoruz imzası var altında onu arkadaşlar kabul etmedi diğer arkadaşlar sebebi de dediler ki sadece <u>şey yapmak değil yargı sistemini tıkatmak olur binlerce Yüzbinlerce dilekçe verelim tıkatalım daha fazla zorlayıcı olması açısından dilekçe verilmesi kararlaştırıldı </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>(X-1/ERKEK) : </b>Yani hukuk sisteminin tıkatılması doğru birşey</p>
<p><b>X ERKEK : </b>İşte Gandinin tarzı birazda değil mi? Gandi sınırı &#8230;&#8230;&#8230;. geçiyor ……….. Hindistan sınırını</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Bu basın açıklaması sizde kalsa olur mu? sizde bi örneği …..(üst üste konuşmalar) kaydedeyim masaüstünde …….. işte budur <b>HEVALLER</b> valla siz nası netleştiriyorsalar………</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Bi toplantı yapalım toplantı şimdi bu sadece bu dört tane belediye değil ya ilçe belediyeleri de çağırmamız lazım değil mi? toplantıyla olur şimdi diyelim ki başlarız bilgilendirmeye <u>yarın 19, 20’sinde her belediyeden bir kişi temsili düzeyinde katılabileceği düzeyde toplantı yapalım bu gün ikide partide onun içeriği de biraz süreçtir hamle sürecini ikinci aşamasını 18 ini de giriş yaptığımızı biraz işleyelim hem arkadaşlar duyarlanmış olurlar,</u> onun üzerinden de arkadaşlar giderler gittiği yerde dede örgütlenmesini yapar 20 sinde saat 12 sinde biz partide yapalım bir saatlik iştir</p>
<p><b>(X-1/ERKEK) : </b>20 si ayın</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Ya şöyle de olabilir herkes te gelebilir</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Ya herkeste gelebilir de</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b><u>Eğer o çerçevede tartışılacaksa iyi olur ……………….……. karşısında tüm seçilmişler katılabilir ondan sonra diğer gündemi de açabiliriz ikinci aşaması başladı EDİ BESE hamlesi onu da biraz çalışırız arkadaşlarla</u></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Gerekirse şeyin aktarımını yapabiliriz <b>bu 28 Mart Perspektifinin</b> ………………. </u></p>
</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Bide şey var bu kent meclisinin çalışmalarını bu toplantıda almıştık ta ………….. şimdi yeni deneme sözleşmeye göre takım değişiklikleri de yapmamız mesela biz temsili almıştık ya encümenleri de ya</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Hevali Turan diyoruz meclis üyelerinin hepsini çağıralım biz </u></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Tümünü mü?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hee</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>O zaman Mart genelgesini de işleriz</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hee</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b><u>Toplantıda EDİ BESE hamlesinin ikinci aşamasına dönükte çalışma yürütürüz </u></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>O zaman heval bir gün yetmez</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Bir gün de yetmez yarım gün</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Yarım gün yetmez heval</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Yeter heval</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Yani çok fazlamı</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Yani 19 sayfadır 19 sayfanın hepsini okumak durumunda değiliz düzenleme yapılacak …..(üst üste konuşmalar)……..özetini okuruz</p>
<p><b>Turan GENÇ : </b>Tamam mı abi</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hee</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Kalkıcam 22’sine toplantı yapıyoruz</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>22’sinde değil 20’sinde</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Pardon 20’sinde 23’de</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>23 ne benle Cihan bir yere gideceğiz de</u></p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b><u>23 dede açıklama için uygun bi tarihtir </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>23 ü Cumaya geliyor </u></p>
</p>
<p><b>(X-1/ERKEK) : </b>Aslında Cuma namazına denk getirmeseniz</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Nadir YILDIRIM : </b>Yok önce veya sonra yaparız sonrası daha iyi olur</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Cuma kaçta bitiyor</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Saat birde bitiyor</p>
<p><b>Nadir YILDIRIM : </b>Gitmediğim için bilmiyorum kaçta bitiyor …..(üst üste konuşmalar) …….. On iki buçuk gibi herkes çıkmış oluyor</p>
<p><b>X ERKEK : </b>Birde olursa iyi olur</p>
<p>Şeklinde konuşmaların geçtiği.</p>
</p>
</p>
</p>
<p>SAYIN ÖCALAN kampanyası ile alakalı olarak ertesi gün 19.05.2008 tarihinde yapılan toplantı sırasındaki ortam görüşmesinde; </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>2. KONU : Gerçekleştirecekleri sayın Öcalan kampanyasında dilekçe verilmesi olayına ilişkin belediye başkanları ile toplantı yapmak ve para toplamak </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Cihan DENİZ, Hüseyin YILMAZ. </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 01:10;36 ile 01:13;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Biz yarın yirmisinde (20) parti meclisinde pardon belediye meclisiyle Diyarbakır’ın tüm belediyelerini toplantıya çağıralım. <b>Bu dilekçeye ilişkin</b>. </u></p>
</p>
<p><b>Cihan DENİZ :</b> <b><u>Ne dilekçesi. Sayın Öcalan </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hee sayın <b>Öcalan</b>’a ilişkin bi toplantı yapacağız. Ondan sonra da bugün Osman’a ulaşmaya çalışacağım. Osman la …….. ayın yirmibeşinden (25) önce …… zaten çağırdık görüştük kendisiyle</p>
<p><b>Cihan DENİZ : </b>……..</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Gel sen o dilekçeyi çıkar. Kampanyada sorun yok ki.</u> Valla evelsi gün bu şeyde eee Diyarbakır da şey varya fuar <u>yirmiiki (22) tane belediye başkanı vardı</u> burada tekrardan bi toplantı yaptık, bilgilendirme yaptık dedik olursa olur. <u>Bazılarıyla bire bir görüştük. Kimisinden beşyüzbin (500.000), kimisinden bir buçuk milyar (1.500.000.000) da paralarını aldık </u></p>
</p>
<p><b>Cihan DENİZ : </b>…………</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>…… memet …. de konuştumda o da yarın gelir …… Diyarbakır’dan başlatırız. Yarında o toplantı sonrasında tekrar ben bi <b>Celalettin’le Ali ŞİMŞEK,</b> <b>Celal YOLDAŞ</b> ….. görüşüyüm ……….</p>
</p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
<p><b>20.05.2008 tarihli ortam görüşmesinde;</b> </p>
</p>
<p class="MsoNormal">3-KONU : Sayın Öcalan perspektifi ve imzalanması, Sayın Öcalan kampanyası </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR :Hüseyin YILMAZ, Zöhre BOZACI, Turan GENÇ, Heval ERDEMLİ </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:07;18 ile 00:08;25 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> <b>Sayın Öcalan Perspektifinin aktarımını yaptık</b> İmzaya ilişkin bilgilendirme yaptık.</p>
<p><b>Zöhre BOZACI :</b> Nasıl olacak ortaklaşa mı imza şeyi yöntemi</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Yav bu seçilmişlere falan bi herkesin dilekçesi olsun, öbürlerinin ortak </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Turan</b> <b>GENÇ : </b>…….. Tartışma yaratacak ……… seçilmişler</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>……… bu arkadaşlarla tartışmaya girmedik daha</p>
<p><b>Turan</b> <b>GENÇ : </b><u>Yürütme nasıl bir yürütme ya herkes bireysel versin bide ortak metin düşünülsün seçilmişler için öyle söylenmiş ya </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Ortak metin daha uygun olurda</u></p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Yo şimdi siz Yöntemi ilişkin toplantı tartıştınız mı öneri falan</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hayır</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b>Sade şey</p>
<p><b>Turan</b> <b>GENÇ : </b><u>Şimdi seçilmişler cephesinde tartışma yaratır. </u></p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:16;18 ile 00:20;16 saniyeleri arası konuşmaların devamında; </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI : </b><u>Bu imza kampanyası hani belediye başkanları toplantıda yetki verildi ya </u></p>
</p>
<p><b>Heval ERDEMLİ :</b> <u>Bu O kampanya mı? </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Hangisi. </u></p>
</p>
<p><b>Turan</b> <b>GENÇ : </b><u>Ee kampanya siyasal ……………. <b>Sayın Öcalan</b> </u></p>
</p>
<p>Şeklindeki konuşmasından sonra Kayapınar Belediyesinde çalışan Heval ERDEMLİ isimli şahsın şikâyet dilekçesi okunuyor, Dilekçenin konusu “Kayapınar belediyesinin Heval ERDEMLİ adındaki şahsa diğer şahıslardan farklı yönde davrandıkları, Belediye başkanın kendisine hakaret ettiğinden, sorunun belediye başkanının kişiliğinden kaynaklandığından bahsediyor.</p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
</p>
</p>
<p><b>Aynı konu ile alakalı 23.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde ise,</b> </p>
</p>
<p>4. KONU : Sayın Öcalan dilekçesinin imzalanması, verilmesi ve basın açıklaması ile ilgili konular. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Senanik ÖNER, Alican ÖNLÜ,<b> </b>Hayrettin ÇELİK </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 01:09;09 ile 01:10;50 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: <u>Sizce dilekçeye imza attınız. Dilekçenizi bu ……. İmzalamanız gerekir. Şey …….. var diyeceksiniz</u>.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : Yani niye kim bana imzalatacak. Hı</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: <u>Türkiye yürütmesi </u></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : …….. imzalasın versin ki.</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: Herkes kendi dilekçesini imzalıyor.</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : ….. gider savcılığınkini mi? imzalıyor şimdi yani dilekçeyi çocuğun önüne koyar gibi imzala şunu …………..</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: Bugün toplu bi basın açıklaması olacak il de saat 11 ‘de</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : 11 ‘de</p>
<p><b>Hayrettin ÇELİK</b> : Saat 1 de</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: <u>11’de bi araya gelecekler ama 1’de basın açıklaması</u></p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : <u>İl demi yapıyorlar</u>.</p>
<p><b>Hayrettin ÇELİK</b> : <u>Dışarıda mı? </u></p>
</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: Yani il’de dediler. İl’in içerisi mi? dışarısı mı? onu şey yapamadım<b> </b></p>
</p>
<p><b>Hayrettin ÇELİK</b> : ……. Önünde yapacaklar<b> </b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : <u>Gidip Adliyenin önünde yapalım</u>. Ondan sonra dilekçelerimizi verip gidelim. Olmaz mı?</p>
<p><b>Hayrettin ÇELİK</b> : Ne dilekçesi</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: <u>Bu seçeneği de <b>Sayın ÖCALAN</b></u><b> </b></p>
</p>
<p><b>Alican ÖNLÜ</b> : İl de yapacaksa içeride yapsın yani</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: O seçeneği de değerlerdir fakat sonra il de karar kılındı.</p>
<p><b>Hayrettin ÇELİK</b> : il de karar ……. Çıkın konferansınızı yapın …….. ha orda ha dışarıda değişen bi şey yok ki yani basına sen demi …..</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: Basına kalmadı o</p>
<p>Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının “SAYIN ÖCALAN” kampanyası adı altında planladıkları eylem ile alakalı dilekçe matbu dilekçe metnini 18.05.2009 tarihli ortam görüşmesinde belirleyerek tespit ettikleri, planlanan eylemin tüm bölgede faal hale getirildiği, </p>
</p>
<p>Diyarbakır ilinde KCK/TM mensupları tarafından tespit edilen kişilerin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına bu matbu dilekçeleri vererek eylem sürecini başlattıkları, </p>
</p>
<p>SAYIN ÖCALAN eylemsellik süreci içerisinde tüm bölgede onbinlerce dilekçenin mahal Cumhuriyet Başsavcılıklarına verilmek üzere eylemlerin yapıldığı, bu eylemlerin örgütün propagandasına ve amacını gerçekletirmeye dönük olarak kitleleri kazanmak için yapıldığı, </p>
</p>
<p>Yine bu eylemlerle alakalı örgüt mensupları tarafından çekilen görüntü ve yapılan haberlerin gerek ulusal medyada, gerekse örgütün televizyonu ROJ TV ve örgütsel basın yayın organları ile internet sitelerinden gösterilmek suretiyle örgütün propagandasının yapıldığı, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
</p>
</p>
</p>
<p><b>09.07.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
</p>
<p>5-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşı için organize ederek başlattıkları SAYIN ÖCALAN kampanya ile ilgili gözaltına alınan örgüt mensuplarının ne yapmaları gerektiği konusunda konuşmalar ve Avukatlar aracılığı ile iletilmesi ve KCK talimatları hakkında konuşmalar, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Kamuran YÜKSEK </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:36;50 ile 00:39;10 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Galiba biraz şey gibi bir şey olmuş bireysel yapıyoruz falan filan öyle olmaz, genelde bu faaliyet organize bir faaliyettir ya ………. aslında biran önce onu öyle yaptırsaydık ifadeler çelişmesin diye.Bizde dalgaların partiyi ……</p>
<p><b>(X-1/Erkek) : </b>Şimdi katılanlar, şimdi bir şahıs var normal yurtların yurttaşı var ve bireyseldir ama bunu kurumlarımızın öncülüğünde yaptık.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Ya bunun şeyi de çok meşru ve hukukidir, verilen içerikte çok uygundur, <b><u>SAYIN ÖCALAN dendiği için birçok yöneticimiz bilmem şuyumuz buyumuz ceza aldı, buna karşı bir faaliyet organize ediyoruz, bu olabildiğince hukuki ve meşrudur, bir kurum bunu rahat sahiplenebilir</u></b> ……….. olmazsa biz birlikte bir araya geldik yanlış bir karar olduğunu, bu cezaların yanlış olduğu kararına vardık …… bu çerçevede tutabilirlerse iyi olur. Diğer türlü bunlar suç kapsamında faaliyete dönüştürmek isterler, ondan sonra da birçok arkadaşımız fazla içeride kalabilir. Şimdi yani Halk İnisiyatifi falan filan hiç gerek yok.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Heval bu durum nedir? Ben şeyi çağırdım da başkan yardımcılarını, herhalde SUR’da da polis var, onlar da sonra gelecekte nedir mesele?</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Ya aslında bu şeydir açıklama ile ilgili …… ilgili bunlar bir ara içeri girmişler, demişler biz fazla uzun kalmayız, başkan konuşmuş bende o gün yoktum, arkadaşı teslim etmeye gittim Nusaybin’e..</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Teslim etmeye mi?</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> <b><u>Yani adamlar götürdü ifadesini aldı ben yoktum burada yani anlattılar, ondan sonra demişler 2 günü geçmeyecek şekilde paket halinde birkaç arkadaş öyle yapmış özellikle kendi isimlerini yazmış,</u></b> bu isimleri tespit edip yakalıyorlar, 14 kişidir, sabah başkan beni aradı dedi gidirceye kadar kendisi çıkmıştır. <b><u>Sonra Hasan AKSU geldi, dedi ki ben polislere demişim ben partideyim gelin beni yakalayın, alın demiş,</u></b> sonra köşede gösterdi orda polisler var, sonra beraber gittik, dedi bana göster. <b><u>Emniyet 300 sayfalık bir rapor vermiş savcıya, HPG’lik</u></b>, orda hemen altına aceleden adam zaten hazırdır, adam altına yazmış bu kişileri ismi geçen bu isimleri gözaltına alın.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> <b><u>Ne olarak şey yapıyorlar Abi? Organize mi? Propaganda mı? </u></b></p>
</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Şimdi ben arkadaşları daha yani ben gelirken arkadaşlar içeri giriyorlardı gözaltına emniyete gidin</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Gözaltında arkadaşlar var.</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> DTP’yi arıyorlar, kimisini telefonla kimisini gelip alıyorlar, İl başkanı ile ilişkileri var ……..dolayısıyla gözaltındaki arkadaşları aratıyorum sonra senle bir savcılığa gidelim. Polislerle görüştüm dediler siz bilirsiniz bir sürü insan alınacak öyle görünüyor, bir sürü insan alınacaksa kimlerin alınacağını bilmeliyiz savcının yanında alsın ……. Aynı ifadeyi orda da tekrarlarız. <b><u>Vallahi hakimle konuştum, benimle konuşmuyor, Sayın dedim beni almıyor</u></b>, yani öyle anlaşılıyor ki kapı açıktır, isimler yok…………. Yani özet olarak şu anda o zarfların üzerinde, toplu zarfların üzerinde</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Yazılan isimler alınacak.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Ferit …….. :</b> DTP’ nin önerisi üzerine isim değiştirilmiş şimdilik bunlardır.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Toplam kaç kişi var Abi şu an gözaltında?</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> En son 5 kişiydi biz şu anda biliyoruz, başka yoktur.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Peki bu durum karşısında nasıl <b><u>bir şey yapmak lazım Ferit Abi</u></b>?</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Şimdi bu durum karşısında arkadaşları gönderdik, <b><u>tek tip bir ifade verecekler </u></b></p>
</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Nasıl bir ifade?</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> <b><u>Siyasi anlamda bir ifade. Evet, doğrudur yaptık. Tabi daha önce gurup halinde şeyler yakalanmış onların ifadeleri, onların ifadelerine göre örgüt demişler, sonrada propagandaya çevirmişler, nerden bu talimat geldi, nasıl geldi internete girmişler hepsini çıkarmışlar, o sorgulamaya giren avukat arkadaşlar anlatıyorlar, falan tarihte işte KCK açıklama yapmış, bu kanıtları işte bilmem ne oldu, talimat çerçevesinde bunlar yapılmıştır anlamında, falan tarihte basın yazdı, gelen savcı bunların hepsinin hazırlığını yapmış, birebir takip etmiş yani bağlantıyı da kurmuş bu amaçla yapıldı diye. </u></b></p>
</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Tamam bu genel anlamda propaganda olarak değerlendirilemez ki, internetten talimat olmaz ki</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Oradan propagandaya çevirmişler örgüt zayıf görünce <b><u>propagandaya çevirmişler, ifadeleri de ona göre almış</u></b>.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Propagandaya göre.</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Propaganda şu anda</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Gözaltı gerekçeleri propaganda</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Şu anda değil, birkaç gün önce birkaç kişi yakalanmış yerel halka ……… o şekilde yorumlanmış, zaten aynı savcı takip ediyor, yani partiyle ilişkili olan görevli olan bir kişi var.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Peki o arkadaşlar bırakıldı mı o 14 kişi?</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Onlar bırakılmadı, bırakıldığını duymadım.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Mesele kim yaptırıyor ne demek kim organize ediyor meselesi, biz bunu <b><u>kişilerden çıkarıp buradaki kurumlar organize ediyor gibi resmi bir şeye kavuştursak anlatabildim mi? </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Ferit …….. :</b> Şimdi bak demin dediğim gibi arkadaşlar oradaki işleri bittikten sonra tekrar görüşeceğiz yani savcılık bir nevi propagandaya getiriyor yani örgütü propagandaya şimdi bizim bu konuda tek tip bir iddiamız olacak tek tip bir savunmamız olacak bu da sadece hukuki de olmaz sadece siyasi de olmaz yani bir orta yol bulmamız lazım ben partiden 2 arkadaş şu an görüşmeye gitti daha önce de gidenler oldu, bu konuda fazla bir şey vermeyin ama oturup ortak bir savunma vermemiz hazırlamamız lazım değil mi? Hukuki olsa ben avukat arkadaşları toplarım onlarla yaparım ama sadece hukuki de olmaz bunun siyasi de bir boyutu olacak, yalnız şu var devletin savcının iddia ettiği şekilde bir talimat aldık falan</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> <b><u>Tabii onu reddedebilirler, kişilerin organize ettiği bir şeyden çıkarıp içerik çok uygun, bu güne kadar yüzlerce yöneticimizin Sayın gerekçesiyle dava açıldı, biz bunu haksız ve yersiz bulduğumuzdan bunu sahipleniyoruz, buna karşı bir eylem bir eylem örgütledik biçiminde açık kurumların ortak kararıyla ….. orta bu yöntemi, bu yaklaşımı yanlış bulduğumuz için böyle bir eylemi organize ettik noktasına gelebilirsek kişilerden çıkabilir kişiler bir tutanak değildir yani. </u></b></p>
</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Yalnız o … kurumların tüzel kişilik olarak ismi geçiyorsa tamam.</p>
<p><b>(X-1/Erkek) : </b>Basın açıklamasında hepsinin altında kurumların imzası var.</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Diyorum ya ben orada olmadığım için bilmiyorum.</p>
<p><b>(X-1/Erkek) :</b> <b><u>Basın metnini okuyan Nadir’di, Nadir’den sonra bütün kurumların ismi. </u></b></p>
</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : </b>Gözaltındakiler şöyle bir şeye girmezlerse iyi olur, şöyle ben kişi olarak bunu yaptım ettim falan meselesinden çok <b><u>bu kurumlarımızın demokratik yurtsever kurumlarımızın kararıdır, bu uygulanmıştır.</u></b> Çünkü genelde şeye girecekler kim bunu organize ediyor meselesine, bunu kurumlar üzerinden izah edersek yani daha iyi olur gibi görünüyor. <b><u>Çelişkili ifade vermeseler iyi olur, yoksa o zaman onların kanısını güçlendirmiş olur</u></b>.</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> İşte ben de onu şey ediyordum yani kimseyi bulamadığım için sizin bu açıklamanızı kimse bana yapmadı, sadece ben okudum, dedim ki ben yoktum, ben içeriğini bilmiyorum ona göre yani bu insanlar neye göre yakalanmış, sadece zarfların üzerindeki isim</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : </b>Onları organize eden olarak tanımlıyor olabilirler.</p>
<p><b>(X-1/Erkek) :</b> Onları organizeden almışlardır muhtemelen.</p>
<p><b>Ferit …….. : </b>Ama kurum isimleri tüzel kişilik olarak okunmuşsa bundan daha iyi bir şey olmaz yani.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :</b> Ona dayanacaktır, ondan hareketle daha iyi olur.</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> O zaman kurum temsilcilerine tekrar söylemenin gereği var mıdır? Yani evet onlara da sıra gelebilir.</p>
<p><b>(X-1/Erkek) : </b>Yani bizim yaklaşımımız o fakat onlar öyle yapmıyor, onlar gidip zarfın üzerindeki isimi alıyor, arkadaşların verdiği ifade bu, kurumların hepsinin düzenlediği bir şeydir.</p>
<p><b>Ferit …….. : </b>Bunlar sahipleniyor.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : <u>Savcı oraya çekmeye çalışıyor</u></b>.</p>
<p><b>(X-1/Erkek) : <u>Çektiği nokta bireyselleştirmek</u></b>.</p>
<p><b>Ferit …….. : </b>Ben de diyorum ki hangi kurumlar varsa, hangi kurumların imzası varsa, ismi varsa onlar böyle bir noktaya vardığımızı bilsinler, diğer yarın onların ifadelerini alma durumları olabilir</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : </b>Bu davada sizin de işin içinde olmanız lazım Ferit Abi, bunların yanında değil mi? Katılıyor.</p>
<p><b>Ferit …….. : </b>Ama önceden bunlar bilsinler.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : </b>Şöyle yapalım mı Ferit Abi? 1–2 saat içinde gelsin</p>
<p><b>(X-1/Erkek) : </b>Zaten toplantı var saat 5’te, 5’te bütün kurumları toplantıya çağırmışız başka bir gündemle, bunları da izah ederiz.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : <u>Burada bunu böyle yapalım, gerekirse çıkıp ta bir açıklama yapalım, uygun gerekçelerle biz bu işi organize ettik…….. </u></b></p>
</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Bugün ifadeyi alırlarsa hangi açıdan devletin yaklaştığını da anlamış oluruz, hangi noktalardan, şimdi bugün bana verilen bu zarfların üzerlerindeki isimlerdir, kurum temsilcilerini almış olsaydı….</p>
<p><b>(X-1/Erkek) : </b>Yok zaten öyle yapmamışlar.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : <u>Savunmamız o olacak, tüm kurumlarımızın düzenlediği ortak bir şeydir, zaten içeriğine de sonuna kadar katılıyoruz, başka da diyeceğimiz bir şey yok. Hangi kurum giderse gitsin daha önce biz birbirimize okeyletmiştik, ortak bir karar almıştık. Bu konuyu arkadaşlara böyle söylersek iyi olur. </u></b></p>
</p>
<p><b>Ferit …….. : </b>Ben şu anda arkadaşlara dedim ki şu anda herhangi bir şey söyleyemiyoruz noktasına bağladık, kimse yoktu ki bir karara varalım, kurumlar neden bilmiyor açıkçası. Sadece moral bakımından 1–2 arkadaşı görün gelin dedim.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : </b>Avukat olmadan ifade alamazlar değil mi Ferit Abi?</p>
<p><b>Ferit …….. :</b> Yok. Savcılığa polislere de söyledim, orada dedim ki şahısların arasına kimseyi almayın, bu arada haber verdik dedik ki bizim dışımızda kimseyi göndermeyin, o arkadaşlar uğraşıyorlar.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK : <u>O zaman bizim avukatlar başarılı demek ki, ifadelerden önce bu savunma biçimini ortaklaştırdığımızı bu kişilere de söylerler bu çerçevede ifadeler verilir</u></b>.</p>
<p><b>Ferit …….. : </b>Yalnız avukat arkadaşa dedik emniyeti ara, aradı, demiş sadece <b>Abdullah EFLATUN</b>’un avukatı gelmemiş, diğerleri ile zaten görüşme yapılmış. Arkadaşlara dedim hemen bir arayın bir sorun, anlamaya çalışın, yani kim gitmiş kimi çağırmışlar, <b><u>onlarda dediler ki her şubenin ilişkili olduğu avukatlar var,</u></b> bu avukatlar o zaman onlar gitmişler, dedim onu da hemen bir araştırın.</p>
<p><b>Kamuran YÜKSEK :………….<u>çünkü her avukat farklı bir şey sunar, arkadaşlar değişik ifadeler verir, bu iyi olmaz. </u></b></p>
</p>
<h1 style="margin-left:141.6pt;text-align:justify;">11- B : YASADIŞI PKK/KONGRA-GEL TERÖR ÖRGÜTÜNÜN HÜKÜMLÜ ELEBAŞI ABDULLAH ÖCALAN’A İNFAZININ YAPILDIĞI CEZAEVİNDE FİZİKİ ŞİDDET UYGULANDIĞI BAHANESİYLE GERÇEKLEŞTİRİLEN EYLEMLER ;</h1>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">Yasadışı PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü adına faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının örgütün tutuklu elebaşı Abdullah ÖCALAN&#8217;nın cezasının infazı sırasında şahsına yönelik fiziki saldırıda bulunulduğu ve ölümle tehdit edildiği gerekçe ve bahanesiyle tüm bölgede örgüte müzahir internet siteleri ve örgütün televizyonu ROJ TV aracılığıyla kitlelerin toplumsal eylemlere çağrıldıkları, bu amaçla örgüt mensupları tarafından il ve ilçe merkezlerinde eylemler tertip olunduğu, eylemler sırasında sözü edilen bahaneler kullanılarak toplanan grupların yönlendirilmesi suretiyle örgütün propagandasının yapıldığı, eylemler kapsamında yasadışı PKK terör örgütü ve hükümlü elebaşı lehine sloganlar atıldığı, bir çok il ve ilçe merkezinde kamu kurumları ile özel kişilere ait mallara zarar verildiği, güvenlik güçlerinin taşlanmak suretiyle yaralandıkları, özel ticarathane sahibi kişilerin örgüt adına tehdit edilerek kepenklerinin kapatılması ve iş yerlerinin açılmaması hususunda talimatlar verildiği, </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">Bu eylemsellik süreci ile alakalı aynı yer ortam görüşmesinde yapılan konuşmaların; </p>
</p>
<p class="MsoNormal">1. KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşının yatmakta olduğu cezaevinde kötü muamele gördüğü gerekçesiyle ülke genelinde büyük şehirlerde gerçekleştirdikleri toplumsal olayların organizesi ve olaylar hakkında konuşmalar, organize edenler arasında TÜRKİYE YÜRÜTMESİ içerisindeki örgüt mensuplarından Nadir YILDIRIM’ın Batman ilinde çalışmalar yaptığı, Yollarda bulunan kaldırım taşlarını kırdıklarını, güvenlik güçlerine atmaları için MOLOTOF ve kırdıkları TAŞLARI gençlere verdikleri, bu kararların hepsinin AMED YÜRÜTMESİ olarak adlandırdıkları komisyon tarafından alındığı, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Kemal AKTAŞ, Sevi DEMİR, Mehmet ABBASOĞLU, </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:46;10 ile 00:52;10 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Biz ilk parka girdiğimizde parkların şeylerini kırdık, gençlere verdik. Ama Molotoflar çok kötü atıldı, parka halk sırayla üst üste sıkıştırdılar ya</u></b> şimdi parkın o tarafta ….. <b><u>Molotof attılar yani gaz bombası şey gaz bombasını yağmur gibi indi parkın ortasına halkın içine </u></b></p>
</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : Bi tane içine attılar</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Çok kötüydü biliyomusun? </u></b></p>
</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : Şey varya kapalı yerin önüne attılar</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Ben halka kapı gösterirken annelere çocuklara</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : Seher geldi gözleri aha böyle</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Valla ben sinirimden sinirden gözlerim öyleydi ama</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : Bi ara …….</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Gerçek ……..</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : ………..</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : Bende dedim Hüseyin sen otur oraya bi yere gitme</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Valla ben o Polisle şeyiyle karşı karşıya gelmeseydim gidecektim</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : Onlar hemen gastede programları sona ermiştir adamlar ……. Girmedi patlattılar.</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : …………</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : İşte şeyi onlara önünü kesmeye çalışıyorlar diyorlar yürüyecekler ya</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>İkinci bi yolda hazırlamıştık da</u></b></p>
<p><b>(X-1/Erkek)</b> : <b><u>Gençlerde Molotof yoktu.</u></b></p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Tabi elimizde yoktu </u></b></p>
</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : Ben sana bi şey söyleyim. <b><u>Biz yürüyüp …. Ne sağımızda, ne solumuzda güvenlik diye bi şey yoktu. Bizim kendi güvenliğimiz yoktu</u></b>.</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Taam güvenliğimiz orda bi şey olmaz</u></b></p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : ……… yürüyüş yaparsak sağ, sol, arka, ön taraf kesinlikle geçlerden yürüyorduk, hazırlıyorduk ama biz</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Yok orda bi şey olmazdı</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : Yav olmazdı diyemezsin</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>…….. bütün ……. ara vermeydi ama …. İlçe binalarını da yok etmekti bugün planlarda vardı. </u></b></p>
</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : Ama çok önlem varmış</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Çok önlem çoktu biz planlanan …. Yani</u></b> (Sesler üst üste) odak noktasını yürüyüşe şey yapalım</p>
<p><b>(X-1/Erkek)</b> : …… yine orda dursaydık <b><u>Bağlara doğru yürüseydik </u></b></p>
</p>
<p><b>(X-2/Erkek)</b> : <b><u>Harika olurdu</u></b></p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Biz onu söyledik heval</u></b> (Sesler üst üste)</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : <b><u>Sonra Memet şeyi aldı. Dicle belediye başkanını aldı. O kitle diğer taraftan geldi ya</u></b> …… oradan şimdi biz dedik ki ben …… dedim yav bu kimse yok mu? <b><u>o kitleyi şey yapsınlar yıksınlar</u></b> bu tarafa doğru sıkıştırsınlar biz iki taraftan sıkıştırırsak Polis arada kalacak şimdi ben dedim ki şeydir yok sonradan o taraftan gelen kitle (Sesler üst üste) öbür taraftan arkadan gelecekler şimdi ben şeyi söyledim <b><u>Mehmet abiye dedim ki</u></b> bak biraz uzun sürerse bu beklersek burda bu sefer oturan bizim bu ……. Varya bu taraftan takviye kuvvet getirir bizi ablukaya alabilirler yani kimse bi tarafa çıkamaz yani. Sen hiçbir yere gidemezsin onun için dedim bi şeyler yapmak gerekiyor ya ……. Burayı açacaksın yada o kitleye diyeceksin ki burdan gelin yada başka bi yerde olay çıkarmak lazım. Zaten dediler şeydir o <b><u>oryıl petrolün orda</u></b> ……. Onun için şey yapmışlar. Bakmışlar yayılacak</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Zaten iki tarafa birikmiş ……. <b><u>Gelmişler konuk evinin orda birikmişlerdi. Biz Fuatları gönderelim dedik siz orda yürüyüşe geçin biz burda zorlayalım hani bari kapıları açarız.</u></b> Şimdi bunları ….. görüşürken demişler biz ne lisesi diyo Batıkent lisesi midir nedir. Fatih lisesi biz orda basın metnimizi okuyacaz, dağlıcaz bize bu hiç söylenmedi.</p>
<p><b>(X-1/Erkek)</b> : Sizin haberiniz yok haa</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Tabi</p>
<p><b>(X-1/Erkek)</b> : <b><u>O zaman hesabının sorun. Siz yürütüyorsunuz siz başka planlama yapmışsınız. Onlar kendi kafasına göre …… </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: Kafasına değil</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Memet abi ……. <b><u>Bu benim çok zoruma gitti.</u></b></p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: Niye</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Şimdi birileri Mehmede diyor ki sen bizimleydin biz karar almışız. Memet de yok diyor heval biz de hepimiz Mehmedin üzerine gittik doğal olarak Mehmet ağladı burda yani </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: <b><u>Mehmet arkadaş ordaydı ama yani </u></b></p>
</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Yok diyor <b><u>yok diyor ben karada yokum diyor yokmuş</u></b> ben hiç böyle bi karar almamışım ……….</p>
<p><b>(X-1/Erkek)</b> : Doğrudur. Hiç kimseyle karara girmedik</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Bizim hiçbir çalışanımız girmedi heval ben bugün Amet yürtümesiysem, <b><u>AMED YÜRÜTMESİNİN KARARI VAR.</u></b> Tamam mı <b><u>Nadir dedim telefon açtı dedim Diyarbakır’a gelme tamam mı gelmesin </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: ……..</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Batman’daydı. Şimdi Batman’da da var ya 4’te dedi tamam</u></b> tamam bi şeyler duymuşum ee telefonda şey yapma gelince görüşürük. <b><u>Ama gerçekten ben zoruma giden ne heval insanları orda dara tutuyor, gaz bombası yiyor. Sen …… bi taş yok</u></b> <b><u>heval gençler biz şeyleri kaldırdık kırmaya çalıştık ha taş diye bi şey yok heval</u></b> …….. yani biz gerçekten <b><u>zorlandık haa ya biz kaldırımları kırdık. Yemin ederim kaldırımları kırıp gençlere verdik</u></b> yoktu. ……. <b><u>Bizim o kapının içinde insanlar üst üste yığıldılar</u></b>.</p>
<p><b>(X-1/Erkek)</b> : ……. Orda bi ……. Vardı böyle <b><u>küçük küçük kare</u></b> ……. <b><u>Taş maş çok yoğun</u></b> bi şey vardı.</p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : <b><u>Şimdi bu konuk evinde koca koca taşlar vardı heval. Olabilirdi yani …… </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: <b><u>YOK DEMİRYOLUNUN TAŞLARI YETERDİ.</u></b></p>
<p><b>Sevi DEMİR</b> : Yeterdi, yeterdi.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: ……..</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : <b><u>ONLAR TAM ŞEYDİR ATILABİLECEK TAŞLARDIR.</u></b></p>
<p>2. KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşının İmralı cezaevinde kötü muamele gördüğü gerekçesiyle Ülke genelinde örgüt yandaşlarınca çıkartılan eylemlerin başarısız olmasıyla sorumlu alındığı, eylemleri Lütfi DAĞ, Mehmet TAŞ, X Erkek, Kamuran YÜKSEK ve Hüseyin YILMAZ isimli örgüt mensuplarının organize ettiğini, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Çimen IŞIK, Hüseyin YILMAZ, </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:16;36 ile 00:17;39 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>İyi gidince bizim arkadaşlar yapıyor iyi gitmeyince bizim arkadaşlar bin tane sorumlu arıyorlar </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Sorumlu değil kitlesel olduğu için</u></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Lütfi, Mehmet Taş, il başkanı, Kamuran, </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK</b> : Sen</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Ben</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK</b> : Sen yoksun sen de yoksun bugün ki toplantı saat on birdeki toplantıda</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Hayır, hayır bize kimse bir şey söylememiş <b><u>ben ordaydım Nadirle birlikteydik sabahleyin Lütfi’yi de gördük </u></b></p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK</b> : Ben den istediği bir şey yok kitle (konuşmalar üst üste)</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> : ……… Mehmet Taş’dır ikisiyle birlikteydik dün bana da demişlerdi ama ben (konuşmalar üst üste)…………… çalışmıştık, il başkanı, Mehmet Taş orda biraz Mehmet arkadaş dedi biz konuşmuştuk o iş bur da olacak Mehmet Taş sırtını dönmüş gitmiş …….. <b><u>Lütfi geldi demiş ki biz görüştük kitleyi bağlara doğru yönlendirelim,</u></b> <b><u>konuşma bittikten sonra kitleyi diyor ki bağlara yönlendirelim. </u></b></p>
</p>
<p>3.KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşının İmralı cezaevinde kötü muamele gördüğü gerekçesiyle Ülke genelinde örgüt yandaşlarınca çıkartılan eylemlerinin hangi illerde ve kimin organize ile yaptıklarının konuşulması, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Zöhre BOZACI, Çimen IŞIK, Hüseyin YILMAZ, </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:32;37 ile 00:35;03 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Akşam aradım …. saat dokuz on sıralarında aradım Zülkif’i aradım bir araba ayarladık Emine’yi şeye götürdüler saat beşte Adana.</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Kimi Hı</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Emine’yi Adana’ya götürdü</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : ……… kaçta gitti</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Bide merkezdeki şoför vardı. Neydi o şoförün ismi</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Cüneyt</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Hı</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Bugün Adana’da bir şeye mi katılacaktı onlar</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Bir araba bağlardan ayarladık şeye Ahmet ÇELEN’ leri götürmüştür Çukurova, ……. Urfa, Çukurova’ya birini Yenişehir’den ayarladık onlar Mardin’e gittiler o Serkan Mardin’de de fazla bir şey çıkmaz</u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Bayram’ı Hasan can aramış ………. sen biraz rahatlamışsındır ……….. Silopi deki katlanması gerekiyor. Yüksekova yüksekova’ya geç hala çatışmalar sürüyor</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Silopi falan iyi geçer, Silopi, Cizre, Şırnak, Yüksekova, Hakkari, Van </u></b></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : <b><u>Van ilginçtir hiç şey yapmıyorlar ha bak ilk orda başladı Van’da dün öyle imiş …. </u></b></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : İlk tepkiyi aynı gece hep alanıydık aynı gece haber…. beş saat önce</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Geçtiydiniz</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Hı hı geçtik mahalleleri (konuşmalar üst üste) Yüksekova …..</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : ……….Van’la …..</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Ertesi gece idi o halk Yüksekova’dan ..(konuşma üst üste).. <b><u>Van’la ile Yüksekova, Hakkari oldu şey işte İstanbul işte</u></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Yarın Kürdistan’da iyi bir kepenk kapatma olursa iyi olur</u></b></p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : <b><u>Yarın her yerde mi olacak? </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Hıı,</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : <b><u>Mersin’le şey bugün yaptı yine Yüksekova ile Mersin kepenkler açılmadı Mersinle Yüksekova iki gündür yapıyor </u></b></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Mersinin miting’i de var demi</u></b>.</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Hı</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Mersin’in miting de var bugün</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> :Öyle mi? ne miting’i</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Davranış miting’i</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Günü önceki miting’ler ben varmıydım.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Hı</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Hı <b><u>Yılmaz DAŞ oraya mı gidiyordu</u></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : He</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Tuğluk Leyla aradı biz çalışıyoruz dedi halen</u></b>.</p>
<p>4-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşının İmralı cezaevinde kötü muamele gördüğü gerekçesiyle Ülke genelinde örgüt yandaşlarınca çıkartılan eylemleri ile ilgili Silopi’yi Alican ÖNLÜ ve Turan GENÇ isimli örgüt mensuplarının organize ettiği, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR: Çimen IŞIK, Hüseyin YILMAZ, Mehmet ABBASOĞLU, Kemal AKTAŞ </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:15;06 ile 00:16;27 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Alican’ı arayayım diyeyim Alican gözümsün yav. Alican yirmi bin kişi toplamış Hüseyin heval duydun mu?… </u></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Silopi’ye yirmi bin kişi çok değil</u></b> (konuşmalar üst üste)</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : <b><u>Ben Alican’ı kutlamak için arıyorum</u></b> Alican’a farklı şeyler söylemek isteyen var mı söylesin (konuşmalar üst üste) daha bitmemiş demek ki</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Devam ediyor bir süre (konuşmalar üst üste )</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Turan nerde</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Turan… yedi gibi ordaydı (konuşmalar üst üste)</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> : Pazar günü çalışmalar devam ediyor</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> : Bunlar ayrı mı çalışmışlar <b><u>Turan ben aradım Turan diyordu ki Silopi’deyiz </u></b></p>
</p>
<p><b>Kemal AKTAŞ</b> : Silopi’nin operasyonunda (konuşmalar üst üste) ….</p>
<p><b>21.10.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde; </b></p>
</p>
<p>5-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşının İmralı cezaevinde kötü muamele gördüğü gerekçesiyle Ülke genelinde örgüt yandaşlarınca çıkartılan eylemleri ile ilgili olarak Salih AKDOĞAN isimli örgüt mensubunun Diyarbakır genelinde eylemcilerin yaptıklarını kontrol ettiği </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Salih AKDOĞAN </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:04;54 ile 00:07;14 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>(X-1 ERKEK) : </b>Evet DTP geliyor. Grubu iptal edip yarına kadar izinlisiniz. Bu tür şeyler çok gözler üzerine olunca fiyasko çıkıyor biliyor musun?</p>
<p><b>Salih AKDOĞAN : </b>Hııı</p>
<p><b>(X-1 ERKEK) : </b>Şimdi diyecekler tamam güç gösterisi daha sonrası kurultay arası psikolojik üstünlük elde ettiler, böyle kalsın madem …. gidecekler şimdi bizim yapacağımız bir eylem bunun ilerisine düştüğü noktada psikolojikmen yani işin ………. olarak zaten devlette bir …….. oldu bir ……. var ya b<b><u>ağlara gittim eylemcilerin arasına, şimdi gittim bu cezaevi üst köşesi ortada ateşi yakmışlar tamam mı! tam cezaevi üst köşesi polisler gelmiş göstericiler gitmiş o köşe başında arkadaşlar karşıda bekliyor.ateşi söndürecek şey yok aletleri yok.çünkü yetişmiyorlar. Bu arada ateş yanıyor polisler ortada göstericinin uzağında bekliyorlar</u></b> belli nasıl bir yere ………… biri geldi gencin <b><u>neyse sonra gittim tur attım, şeyin orda Kuruçeşme de o havalanı kavşağı var ya orda durdum o şehirlerarası yol kapalı iki tarafta ortaya da ateşi yakmışlar bizde park ettik neyse oraya doğru gittim bir baktım çocuklar diyor abi sizde biber gazı yemeyin siz şöyle gidin taşlar maşlar bekliyorlar ama öyle yüzlerce dağınıklar neyse bu araçların bazıları bekliyor bazıları da arka sokaklara doğru yan yolda gidiyorlar. Bizde dedik yan yollardan gidelim arabayla gidiyorsun çoğu yer tutulu taşlar yağıyor falan … altı tarafına gittim orası dolu genellikle bu havaalanına çıkan yolları kapatmışlar polis yetiştiremiyor</u></b>, <b>hiç yok oralarda, neyse biz geldik</b> geldik her taraf öyle tutulmuş şeylerin bazı yerleri lastikle zaten yakılmış belediye sabahtan orası olmuş, oradan çıkmışlar başka yerlere gidilmiş çöpler yığınık mığınıktı yani oralarda boyalı olan yerler var. Tam orda oryıl petrole doğru gelirken bir baktık yarısı sokakta bir tanesi boyayla sıkıyor ………… Mesut ordan geliyor adam gidiyor öbür taraftakini dövüyor. Ordaki gidiyor ordaki geliyor.</p>
<p><b></b></p>
</p>
</p>
<p>6-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN’ ın hücre cezası alması ve kötü muamele gördüğü iddiası ile gerçekleştirilen eylemlerin AKBİL çalışanları tarafından da organize edilenlerin olduğu tutuklanmaları halinde durumlarının hiç de iyi olmayacağı, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Mehmet ABBASOĞLU, Hüseyin YILMAZ, Ünal Ahmet ÇELEN </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:18;19 ile 00:18;45 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Bide bu AKBİL çalışanlarının bi çoğu tutuklanırsa işimiz kötü olur.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> ………</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> 60 civarında Diyarbakır da var</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b>Diyarbakır da şey Adana’da da 100’dür.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> 60 çalışan mı?</p>
<p><b>Ünal Ahmet ÇELEN :</b>Hee doğrudur.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>:</b> Aktif eyleme katılandır haa, eylemi organize edenler, oluşturanlar</p>
<p>7-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN’ ın hücre cezası alması ve kötü muamele gördüğü iddiası ile gerçekleştirilen eylemlerin değerlendirilmesi. Ahmet ÇELEN isimli şahsın Urfa iline giderek eylemleri örgütleyeceği ve Ülke genelinde Eylemlerin Pazartesi gününe kadar devam etmesi kararı alındığı. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Mehmet ABBASOĞLU, Hüseyin YILMAZ, Çimen IŞIK, Zöhre BOZACI </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:37;58 ile 00:41;10 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Ben bu Fahrettin’le görüştüm bu kılavuza makine gidecek ondan sonra bu asfaltlar için görüştüm bu hafta sonu karayollarının işini bitirdikten sonra bir ekip Bismil’e, bir ekip te Ergani’ye asfalt dökümüne devam edecek</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>: </b>Bittimi asfalt Ergani nin</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Yok daha bitmedi.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Silvan’ı ne yaptın</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>O Silvan’a gidip bir toplantının yapılması lazım.</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Belediye başkanı kimdi peki? Bekir ….</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Bekir işte sırayla bırakıyordular da onun için gidip bir toplantı yapmak lazım onlarla. Bir araba olsaydı biz bu akşam gidip bir başvursaydık.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU : </b>Araba kapının önünde değilmi? &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; gittinmi</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : <u>Gitti Ahmet ÇELEN gitti bir iki arkadaş Urfa, Çukurova ya gidecekle,r hafta sonuna kadar eylemler geliştirilecek devam edecek. Bu mitinglerin işte mevcut sürece uygun bir içeriğe kavuşturulacak. Tüm illerde eylemler hafta sonuna kadar devam eder yani pazartesine kadar. </u></b></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Burda ne olacak bir şey olacak mı?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Bur da çok merkezi bir şey yokta ………………….</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Batman da bir şey var mı?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Batman bugündü yürüyüş müyürüş, basına bir şey düştümü?</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Kötü geçmiş</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Şimdiye kadar bir haber gelmediğine göre kötü geçmiştir.</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> <b>: </b>Nasıl haber gelmiyor ……………düşmüştür</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Nasıl düşmüş</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> <b>: </b>Haber düştümü beşbin kişinin katılımıyla şey yapıyor. ondan sonra siyah çelenk bırakacaklar ya şeyin önüne sonra heyet çelenk bırakıyor gibi ondan sonra dağılıyorlar.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> <b>: AKP’nin önüne demek ki bir çatışma falan olmamış.</b> </p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> <b>: </b>………bir bakalım</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>: </b>Kepenk gi iyiymiş</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> <b>: </b>Hııı</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Batmanın kepenk</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>: </b>…… iyidir.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : <u>İlk kez KÜRDİSTANDA BÖYLE İYİ BİR KEPENK KAPATMA OLAYI OLDU. Geçmişte sık sık yapıyordu ya hareket sık sık yapınca çok fazla dikkate alınmıyordu. </u></b></p>
</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> <b>: </b>Uzun zamandan beri yapılmamıştı.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>: </b>Şimdi belediye bakıyorsun yani bizim belediyemiz orda,örgüt orda şimdi biz baktığımızda biz kırılıyoruz Batman’a yani ötekiler nasıl kırılmasın ya biz bakıyoruz biz kırılıyoruz aslında</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Evet</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>: </b>Örgüt desen örgüt değil, belediye desen belediye değil. Ne yapsın kime güvenip çıksın yani oda var içinde değil mi öyle yani insanlara örnek çıktığın zaman</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b><b>: </b>Güven ister yani</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>: </b>Güven duymaları gerekiyor yani. Şeklinde olduğu,</p>
<p> <!--nextpage--><br />
<h1 style="margin-left:35.45pt;text-indent:0;text-align:justify;">11- C : BAŞBAKANIMIZIN DİYARBAKIR’A GELİŞİ İLE ALAKALI TOPLUMSAL EYLEMLER ;</h1>
<p class="MsoNormal">
<p>Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın 20.10.2008 tarihinde Diyarbakır ilini ziyareti sırasında yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör ögütü adına faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının il merkezinde toplumsal eylem planlayarak bu eylemleri bizzat yürüttükleri, eylemler sırasında başbakanımızın şehir merkezinde geçtiği güzargahlarda KCK/TM yapısı tarafından eylemlere davet edilen örgüt mensubu ve müzahir kitlenin taşlı ve molotoflu eylemler yapıp KCK/TM yapısı tarafından tehdit edilen esnafların kepenklerini kapatmak zorunda kaldıkları. </p>
</p>
<p>Bu konu ile alakalı 17.10.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmelerinin aşağıda belirtilen şekilde olduğu, </p>
</p>
</p>
<p>1-KONU : Başbakanımız Sayın Recep Tayip ERDOĞAN’ın Diyarbakır ilini ziyaretleri ile ilgili olarak hakaret içerikli konuşmaların geçtiği </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR: Hüseyin YILMAZ, Bayram ALTUN, Mehmet ABBASOĞLU </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ : 00:10;37 ile 00:11;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Erdoğan’ı Diyarbakır’a sokmamak lazım </u></b></p>
<p><b>Bayram ALTUN</b> : <b><u>Ne zaman geliyor o…., </u></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Bu gün mü geliyor yarın mı geliyor. </u></b></p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> : Araba nerde?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Dostum araba o ……….ordadır.</p>
</p>
</p>
</p>
<p>2-KONU : Başbakanın gelişinin protesto edilmesi için adam toplanması, Başbakana yönelik <b>“KATİL ERDOĞAN DİYARBAKIR’DAN DEFOL”</b> sloganlar attırılması, binaları örgütleyerek binalardan “<b>YUMURTA VE DOMATES”</b> attırılması </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR :<b> </b>Senanik ÖNER, Mehmet ABBASOĞLU, </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:21;39 ile 00:23;02 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: <u>Bu iki bin (2000) kişiye görev …….ısrar edin her biriniz diyelim ki iki (2) kişi getirin ne kadar eder altı bin (6000) kişi eder demi bi on bin (10.000) kişiyle mesela <b>Başbakan’ın gelişi protesto edilse çok önemli olur</b> </u></p>
</p>
</p>
<p><b>(X-1/Erkek) : </b><u>Nasıl yapacaklar protestoyu neyle yapacakla</u>r</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: <b><u>Herhangi bir yerde yapabilirler </u></b></p>
</p>
<p><b>(X-1/Erkek) : </b>Buraları netleşmiş miydi o yarınki şeyi nasıl …….</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> : ……benim önerim şeydir yani <b><u>Diyarbakır da her ferdin 50 şer kişilik gruplarla korsan yürüyüşler yapsınlar, Başbakan’a yönelik sloganlar atsınlar “Katil Erdoğan Diyarbakır’dan Defol” diye …… Diyarbakır’ın gündemini böyle şey yapsınlar. Kimisi üstüne yumurta atsın …….domates atacak mesafeyi …….ama mesafeye nasıl gelecen ya onu organize edeceksin işte çıkacak apartmana, apartmana çıkacak tak diye atacak …… </u></b></p>
</p>
<p><b>Senanik ÖNER </b>: Yetişmez</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> : Orda da yani şimdi orda da bide kimseye atılamasın <b><u>yani bi evden yumurta attıracaksın</u></b> . Şeklinde konuştukları.</p>
<p>Bu konu ile alakalı olarak 26.05.2008 tarihinde yapılan ortam görüşmesinde;</p>
<p>3-KONU : DTP il başkanı Nejdet ATALAY’ ın Hüseyin YILMAZ’ı çağırarak; Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Diyarbakır’a geleceğini, bunu kent meclislerinin haber verdiğini ve tüm belediye başkanlarına haber vermesini, Başbakanın gelişine tepki göstermelerini, Hüseyin YILMAZ’a <b>KENT MECLİSİ</b> <b>SÖZCÜLERİ </b>olduklarını, İl Başkanına “<b><u>sen bizi nasıl çağırırsın, çağırırsak ben seni çağırırım</u></b>” şeklinde söylemde bulunduklarını, <u>Hüseyin YILMAZ’ın “Büyükşehir’e gidin Osman’a Erdoğan için gitmemesini” şeklinde talimat verdiği</u>, </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">GÖRÜŞME YAPANLAR :<b> </b>Çimen IŞIK, Hüseyin YILMAZ, Mehmet ABBASOĞLU,<b></b> </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">SÜRESİ : 00:08;53 ile 00:17;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">
</p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Sizin toplantınız yok muydu?</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Var</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK </b>: Kaçta bitiyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> : ……..</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK </b>: <u>Kaçta ….. devrim mi? yapacaksınız</u>.</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <u>Hı</u>ı</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.4pt;text-align:justify;"><b>Çimen IŞIK </b>: <u>Devrim mi? yapacaksınız</u>.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Devrim mi? yapacağız darbe (gavga) mi yapacaz ne yapacağımız bende düşünüyorum. ….. gittik gitmez olsaydık. Ben bu gece uyuyamadım</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: …. N’oluyo niye …..</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <u>Yav bu Nejdet şey için toplantıya çağırmış da bu Erdoğan yarın buraya geliyor.</u> </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Hee</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <u>75 tane milletvekili, 10 tane bakanla geliyormuş</u>.</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: <b><u>Çıkartma yapıyo yani </u></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>KENT MECLİSİ ……………&#8230; HABER VERMİŞ</u></b> işte ver, <u>ondan sonra belediyelere ver, belediye başkanlarına</u> <b>Osman cigulisi de yoktu</b>, Fırat ta yoktu …….. Neyse işte ……<u>BUNUN HERALDA GELİŞİNE İLİŞKİN NASIL Bİ TEPKİ GÖSTERMELİDİR</u> …. Biz düşünce belirttik yani <u>bugünle yarın Diyarbakır’da bu mevsimde çok kısa sürede ciddi kitle …..(yığma) şansımız yok. Bi basın toplantısı mı olur işte Gün TV de bi program mı yapılır, Roj TV de bir biraz da çıtayı yüksek tutarak savaştan tutalım tecrit politikalarına varıncaya kadar buradan giriş yapar</u> ……. Daha sonra toplantı sonrası yav biz dedik anlaşmaları ….. neyse …… <u>Musa il başkanı geldi …….. Mafir GÜREK dedi; Heval sen bizim sitemizi okunmaması için sistemimize müdahale ediyorsun </u></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: ……..</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : He amma da biraz ……… biz buna müsaade etmeyecez. Sen diyor bizi çağırıyorsun diyor <b>burada gençlik yok, Özgür yurttaş yok, şu yok, bu yok yerine kadar indirgedi yani il başkanının yerine kadar biz müdahale ettik</b>. Mehmet Ali de dışarıda beni bekliyor Zülküf’ le dedik Mümtaz bey nasıl bi sorunumuz bi problemimiz otur medeni insanlar olarak tartışın gidelim. Ondan sonra neyse <b>il başkanı başladı</b>. Dedi; Sen dedi benimle değil bu partinin siyasetiyle oynuyorsun. Naturel dedi bu partinin siyasetiyle oynuyorsun dedi. Ben çok açık söylüyorum dedim. <b>Sen burada grupçuluk yapıyorsun dedi. Geçmişten kalan grupçuluğun izini derinleştirmeye çalışıyorsun dedi, devam ediyorsunuz dedi</b>. Bi çok şey söyledi buna benzer. Sonradan da …… kestirdik. Ondan sonra Mehmet abi geldi. Yine karşılıklı bida bi iki şey söyledik ondan sonra kalktı gittiler tabi. <b>Nejdet ….. diyo ki</b> <b><u>SİZ KENT MECLİS SÖZCÜLERİSİNİZ</u></b> yani şey kalkın diğer kurumlarda sizin birleşenlerininiz ben size çağırır söylerim, sizde onları çağırırsınız genel toplantıya getirirsiniz. Bi ara biz dedi herkesi aradığınızda siz o zaman ne söylediniz. Bizden habersiz bunları çağırmayacaksınız. Bize söyleyeceksiniz. Biz bunları toplantıya çağıracaz. Yav ben bu partide bu siyasette Nadir’i ben tanıyorum da yani il başkanına karşı böylesi bi tutum içerisine girmelerini …… görmedim. <u>Ama ben Nadir’i ben tanıyorum. ….. (Havi) yi tanımıyorum. Demek ki anlayış olarak çok birbirine aykırı değillermiş</u>. Onunda biraz yaklaşımı Musa da hem …….. onun için çok üzüldüm. Gerçekten ben il başkanı olsam çok aktif ….. <u>yerinde olmayabilir bazen densizlik yapıyoruz kalk siktir ol git diyeceksin sen kim olursan ol tekmeyi vurup camdan aşağı atarım. Şu koskoca Diyarbakır il başkanlığı görevini oyuncağa dönüştürmek bizim siyasetimize bi şey kazandırmaz</u>. <b><u>İl başkanı dedi ki</u></b>; eğer dedi <b><u>ÖRGÜTÜN</u></b> <u>yaklaşımı, değerlendirmesi bu ise ben bir saniye bu partide durmam. Ama dedi madem dedi ben sana da küsüm partiye sırtımı dönmem. Eee Özgür yurttaşın durumu neyse ciddi söylüyorum bak şimdi kent meclisidir </u></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: <b><u>Örgütün başına bela olacak bela bela </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: <u>Mehmet Ali ilk günden söylemişti. Kent meclisi başımıza bela olacak </u></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: Durum o değil di personelden şey yaptım ….. iktidar çatışması oldu. Ben <b><u>il başkanına esasında şunu söylüyorlar sen bizi nasıl çağırırsın, çağırırsak ben seni çağırırım </u></b></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Kim oluyorsunuz da partiye çağırıyorsunuz.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: Ondan sonra beni karşına oturt, kim oluyorsun da oturtuyorsun sen diyo bana oturacaksın beni karşına oturtuyorsun …… bide Halil arkadaşa baktım gözünü kan bürümüş. <u>Yani bilsen bu <b>önderliğin</b> ….. <b>önderlik</b> böyle yapmaz aa <b>önderlik</b> hiç bi arkadaşa <b>yani haine dahi ajana dahi böyle yapmaz</b>. Yav baktım gözünü kan bürümüş böyle …….. </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>BU ERDOĞAN’IN GELİŞİNE KARŞI TEPKİ ÖRGÜTLEMEK İŞTE NASIL Bİ TEPKİ VEREBİLİRİZ, NE YAPABİLİRİZ. </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: Nereye gidiyon</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Abi sizde Büyükşehir’e gitseniz biz bu il’e gidecezde</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: İl de ne var. Bizde oniki de gelecez ya</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>BU OSMAN LA KONUŞSANIZ. </u></b></p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: Hııı</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>ERDOĞAN İÇİN GİTMEMESİ</u></b> <u>birlikte ……. bi gidin çaylarını için ben bakıyım, kaçta Batman’a gidiyorsunuz </u></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Bir (l) de orada olmam gerekiyor toplantıda.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Ayarlarız</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Ayarlıyacakmısınız?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <u>Ayarlarız, ayarlarız diyorum sen git Büyükşehir de çay içinceye kadar ordan hemen seni arayabilirler …… selam götürebilirler. Yav koskoca biz Ülke dışından iki (2) saat içerisinde bir çok sorun çözüyoruz da kaldı ki buradan çözemeyecekmiyiz. Allah Allah </u></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: Biz bunlara söyleyelim de Büyükşehir deki Tatillerin oniki (12) de bir (l) de olmasını esasında</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Daha sen İl’e gidip ……..</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: <b><u>İşçileri de örgütleyin işçilerde gelsinler</u></b><u>. Saat oniki (12) de mesai şey oluyo demi </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : Hee. Ben İl’e gidiyim artık ona göre seni arayım oraya gidiyim</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU </b>: He tamam</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ</b> : <b><u>Bakarsın dün akşamdan beri bi değişiklik var mı? yok mu? Tamam mı görüşürüz. </u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK </b>: Bir (1) de kesin mi? Bir de orada olmam gerekiyor. Şeklinde konuştukları.</p>
<p class="MsoNormal">Ayrıca, 2006 yılı içerisinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütü üst düzey sorumlularının örgüt elebaşısı Abdullah ÖCALAN’ın Kürtlerin sözde siyasal iradesi olarak kabul edilmesi amacıyla referanduma dönüştürülmek üzere merkezi Avrupa da bulunan ve örgüt güdümünde faaliyet gösteren KON-KURD (Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu) tarafından başlatılan imza kampanyasının Diyarbakır ilinde ve yurt genelinde başlatıldığı, toplanan matbu imzalı Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Avrupa Konseyine, Cumhurbaşkanlığa, Başbakanlığa ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına gönderilmek amacıyla hazırlanmış <b><i><u>“BEN BİR KÜRDİSTAN’LI OLARAK KÜRDİSTAN’DA SAYIN ABDULLAH ÖCALAN’I BİR SİYASAL İRADE OLARAK GÖRÜYOR VE KABUL EDİYORUM”</u></i></b> ibareli dilekçe gönderme eylemlerinin KCK/TM yapısı tarafından planlanarak gerçekleştirildiği,</p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten KCK/TM mensupları ile alakalı olarak dosyamız kapsamında beyanı tespit edilen ve 5726 sayılı tanık koruma kanunu kapsamında PAPATYA farklı ismi verilen tanığın beyanlarında;</p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal">“Diyarbakır ili Aliemiri 4. Sokak Paşaişcanlı apartmanı birinci katta bulunan ve üzerinde isim yazmayan büroda yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten isimlerini Türkiye Mecilisi olarak bildiği örgüt mensuplarının faaliyet yürüttüğünü, buraya bir çok insanın gelip gittiğini, bir çok eylemin bu kişilerin planlayarak organize ettiğini, bu kişilerin çok önemli görevlerdeki kişilere emir ve talimat verdiğini, bu iş yerine çok miktarda para ve bilgisayarın gelip gittiğini, hatta bir ara bir çuval Irak parasının geldiğini, bu kişiler ile alakalı teşhis yapabileceğini” söylediği,</p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal">PAPATYA isimli tanığın yukarda görüşmeleri yazılı örgüt üyeleri ile alakalı detaylı beyanlarda bulunduğu,</p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal">Yine kimlik bilgileri gizli olan X tanığında alınan beyanında benzer yönlü beyanlarda bulunarak yukarda konuşmaları yazılı örgüt üyeleri ile alakalı detaylı teşhisler yaptığı,</p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal">KCK/TM mensuplarının yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyetleri sırasında mali komite adı altında oluşturdukları yapı ile PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne maddi destek sağladıkları gibi ülkemiz içerisindeki örgütsel faaliyetleri ile bu paralarla organize ettikleri, yurt dışından KCK/TM içerisinde mali komitede çalışan bazı kişilere 100 euro &#8211; 80.000 euro aralığındaki para miktarının yurt dışında peryodik olarak gönderildiğinin tespit edildiği.</p>
</p>
</p>
<p class="MsoNormal">Söz konusu para hareketinin tablo olarak tespit edildiğinde;</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p><b>Yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarınınbunlar gibi daha bir çok örgütsel faaliyeti yürüttüğü, örgüt üyelerinin bu yapı ile bağlantılı çalıştığı,</b> </p>
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;">Bu kapsamdan olmak üzere; </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
</p>
<p><b><u>ŞÜPHELİ SERDAR ZİRİĞ</u></b>: </p>
</p>
<p>Şüpheli Serdar ZİRİĞ’in 1995 yılında ailesi ile birlikte Almanya ülkesine gittiği, 1999 yılına kadar burada ailesi ile birlikte kaldığı, 1999 yılında ailenin Almanya ülkesinde kalması için gerekli olan oturma izninin olmaması nedeniyle sınır dışı edilme kararının verildiği, kararın uygulandığı sırada şüpheli Sardar ZİRİĞ ve kız kardeşi Şükran ZİRİĞ’in evde olmaması nedeniyle kaçak şekilde ülkede kalmaya devam ettikleri. Anne ve babasının ülkemize döndüğü, </p>
</p>
<p>Şüpheli Serdar ZİRİĞ’in 1999 yılında itibaren Almanya ülkesinde benzer bir çok kişide olduğu gibi yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün propagandası ve örgüt üyelerinin katkılarıyla örgüte katıldığı, </p>
</p>
<p><b>Diyarbakır emniyet müdürlüğü TEM şube müdürlüğüne gönderilen 15.11.2008 tarihli 15:04 ve 15:20 saatli iki adet elektronik ihbarda;”</b> DTP il binasının orada daha önce kamptan birlikte faaliyet yürüttüğüm Mahir kod isimli gerillayı gördüm…. Mahir örgütte iken Diran KALKAN ile çok samimilerdi, bu adam bir çok eyleme katıldı, bende önceden örgütte idim, fakat ben suçumu çektim, şu an adam halen orada giderseniz yakalarsınız ve ben daha önce Mahir ile ilgili ihbarda bulunmuştum, şahıs salte kimlikle dolaştı ve eylem amaçlı olarak buraya gelmiştir. Giderseniz görürsünüz” şeklinde beyanda bulunulduğu, </p>
</p>
</p>
<p>İhbar üzerine emniyet görevlileri tarafından yapılan çalışma neticesi şüpheli Serdar ZİRİĞ’in 15.11.2008 günü saat 18:00’da yakalandığı, yakalandığı sırada üzerinden Ali GERGER adına düzenlenmiş fakat fotoğraf kısmına kendisine ait fotoğrafın yapıştırılmış olan sahte nüfus cüzdanının ele geçirildiği, </p>
</p>
<p><b>Dosyamız kapsamında Diyarbakır TEM Şube Müdürlüğü tarafından beyanı tespit edilen ve kimlik bilgileri gizli olan “X” tanığın 17.11.2008 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı kapsamındaki beyanında;</b>Şüpheli Serdar ZİRİĞ’i tanıdığını, kod isminin MAHİR KOD olduğunu, şüphelinin yakalanma sonrasında çektirilen fotoğrafından teşhis ettiğini, bu kişinin 2004 veya 2005 yıllarında kuzey Irakda bulunan Hınere isimli kampta Abbas kod Duran KALKAN isimli örgüt yöneticisinin yanında gördüğünü, bu şüphelinin örgüt tarafından Türkiye Çözüm Masası olarak isimlendirilen oluşumun bünyesi altında, Türkiye’ye siyasi faaliyet yürüten, dernek , vakıf ve siyasi parti denetimi ve faaliyeti amacıyla geldiğini tahmin ettiğini söylediği. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
</p>
<p><b>Şüpheli Serdar ZİRİĞ’in babası olan Ahmet ZİRİĞ’in de alınan fotoğraf teşhis tutanağı kapsamındaki beyanında</b>; 1999 yılında Almanya ülkesinde kalan oğlundan bir daha haber almadığını, bu tarihe kadar kendisi ile hiç görüşmediğini ifade ettiği. </p>
</p>
</p>
<p>Şüphelinin kendi adına İstanbul Valiliğinden aldığı 30.01.2008 tarihli ve TR-U 527552 seri numaralı pasaport ile 2008 yılı içerisinde Atatürk Hava Limanından yurt dışına 3 kez giriş ve çıkış yaptığının, </p>
</p>
</p>
<p>Şüpheli Serdar ZİRİĞ’in Ali GERGER adına düzenlenen Şanlıurfa Valiliğinden alınmış 13.07.2005 tarihli TR-P 4266658 seri numaralı pasaport ile de 2006 yılında Mersin Taşucu Deniz Hudut Kapısından 2 kez giriş ve çıkış yaptığının, aynı pasaport ile 2006 yılında Şırnak Habur Kara Hudut Kapısından 1 kez giriş 1 kez çıkış yaptığının, 2007 yılında ise Şırnak Habur Kara Hudut Kapısından 1 kez giriş yaptığının tespit edildiği, </p>
</p>
</p>
<p>Şüpheli Serdar ZİRİĞ’in ülkemiz içerisinde yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürüten KOMA CİWAKEN KURDİSTAN /TÜRKİYE MECLİSİ (KCK/TM) yapısı ile bağlantılı olarak örgütsel faaliyet yürütmeye devam ettiği, </p>
</p>
<p>Şüphelinin KCK/TM üyelerinin faaliyet yürüttüğü ve 2007/996 soruşturma numaralı dosya kapsamında usule uygun ortam dinlemesi yapılan büroya sık sık giderek burada örgütsel konularda konuşup örgütsel faaliyetlerle alakalı diğer örgüt üyeleri ile değerlendirmeler yaptığı, </p>
</p>
</p>
<p>Şüpheli Serdar ZİRİĞ’in sözü edilen ortam konuşmalarına baktığımızda; </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b><u>Diyarbakır 6.Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği 04.05.2008 tarih ve 2008/1298 sayılı karar gereği yapılan ortam dinlemesinde ;</u> </b></p>
</p>
</p>
</p>
<p>1-KONU <b>:</b> Seçimlerde aday belirlemede PKK-KONGRAGEL Terör Örgütü tarafından hazırlanan 22 sayfalık yazı olduğu, Kent Meclislerinin seçimi </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR<b>:</b> Serdar ZİRİĞ,<b> </b>Mehmet ABBASOĞLU</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>19;27 ile 00<b>:</b>28;37 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b><b>:</b> Sonuçta karar alınacak yani bunun üzerinden hangi çalışmalar yürütülüyor ……. Olumlu yürütenler ama <b>ÖRGÜTÜN </b>devam edecek …….</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> <b><u>ÖRGÜTÜN</u></b><u> kafası çok karışık, kafası çok karışık. Stratejik konusunda, aday……….(belirleme) konusunda, ……. Konusunda, mümkün merkez …… çok karışık </u></p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b><u>Nasıl <b>ÖRGÜTTE </b>onlar seçim gününden şey olduğu için </u></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> <b><u>Ama önceden yaşananlar var karşılıklı onlar var</u></b> … yaparken işlerine gelmiyor gerçekten …… gelmiyor. Şey geliyor ee yuvarlak şeyler geliyor ……. Diyor. Aklın seçme yöntemi çok önemli. Bugüne kadar zaten bizim en çok biraz çektiğimiz konu</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : <u>Yani örgütle değil bizim oradaki arkadaşlarımızla diyorsun. </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> <u>Yöntemimizde tabii tabii hem yöntemimizde ……. Tercihidir. ……. çok güzeldir. Demokratik söylemdir yani</u>.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b><b>: </b><u>Şimdi örgütlüğümüzün iyi olmasına rağmen</u></p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> <u>Evet. Ama yetermi …………&#8230;.. ve sonradan yönetime uymamamızdan kaynaklanan sorunlarımız var </u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>Zaman yetmiyor …..</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> Hıı ……..</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>ee ondan öyle eksik alıyo</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> ondan öte şeydir yani nedir merkeze …….(kalandır) o ….. 99 da değimlidir.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>2004 de 2004 eee mart’ta oldu ya seçim</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> Tamam 2004 şey işte eylül yoklamasıdır</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b><u>Tamam işte yok eylül yoklamasından önce <b>ÖRGÜTÜN</b> gönderdiği bir perspektif vardı yirmi iki (22) sayfalık bir yazı orda aday belirleme yöntemine ilişkin arkadaşların belirttiği bir kıstastı</u>. Ney ….…var. Tam .……<u>seçimler yapılacaktı, seçimde mahalleyi temsilen delegeler seçilecekti, bu delegeler iki il genelinde toplanacaktı, aday adayları içerisinde …….. </u></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> Hıııı ondan …….</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>…….. iller mi? Konferansa dediler hazırlık yapıyoruz, yapıyoruz, yapıyoruz sonradan yerine ..….. yapamıyor. <u>O zaman ne öneririz. ……. eylem öneririz. Yaptım ama eylül yoklamasını da yüzlerine gözlerine bulaştırdılar</u>. Bakmasınlar.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> ……. Başlaması çok kötü bi yöntem</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>Arkadaşların belirlediği yöntem daha makuldü</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> Tabii</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b><u>Mesela nedir. Şimdi <b>Bizim Kent Meclisini</b> seçiyoruz ya farz edin her mahalleden arkadaş seçiyoruz değil mi? 1 ya da 2 kişi çok şey olmaya bilir</u>. Herkes milletvekili …….mahallede girmiş şimdi arkadaşlar orda bir kat daha gelişti. ……..… bunlar ……………… mahallede, <u>mahallenin oy potansiyeline göre mahallenin sayısına göre, mahallenin sayısına göre belli bi şey veriyoruz sayı veriyoruz ……&#8230;.her mahalleden 20 kişi. Ne edersin Diyarbakır geneli 500 kişi.</u> Diyarbakır genelinde aday adayları açıklanır. Bu 500 kişiye en çok hangi adaya oy veriyorsa odur. Hadi bu …… işi ön seçimdir. Ve yapılabilir yani en rahat yöntemdir.</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> Tabii şey muhasebesini yapmıyor. <u>Ben bu şeyi nasıl kazanırım. Bu ilçede belediyeyi nasıl kazanırım, meclis üyeliğini nasıl kazanırım, ….. nasıl kazanırım,</u> (Konuşmalar üst üste geliyor) <u>kiminle alabilirim, hangi ittifaklar geliştirilse</u> <u>alabilirim,</u> <u>kiminle görüşmeler yürüterek alabilirim</u>. Den ziyade; ben nasıl işte önümüzdeki ……. Genel seçimlerde de neyle nereye kullanacağım bunun için ne yapmalıyım, <u>hangi vuruşları yapmalıyım</u> böyle bunun gibi <u>halbuki <b>ÖRGÜT </b>şey örgütlense ben nasıl burayı alabilirim ………. <b>KÜRDİSTAN </b>daha iyi …… yer yoktur.</u></p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>…………</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU :</b> ………… <b><u>ÖRGÜT yeter ki ben burayı kiminle alabilirim endişesini taşısın gerçekten alabiliyor mi? </u></b><u>görecez.</u></p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
</p>
</p>
<p>2-KONU <b>:</b> Gündem belirlenmesi, Akademi’den bilgi alınması ve sözcülerin seçimi </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR<b>:</b> Hüseyin YILMAZ, Çimen IŞIK, Serdar ZİRİĞ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>59;58 ile 01<b>:</b>02;07 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> <b>:</b> <b><u>Demek ki iki kişi gündemi belirliyorsunuz</u></b>?</p>
<p><b>Çimen IŞIK : <u>Tabii o gün arkadaşlarla belirliyoruz. </u></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Demokratik tahminleri dikkate alıyoruz. Demokratik tahminlerin …….</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>Demokratik tahminlerin meşrutiyeti için olması gereken</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Ee tamam sen gündemleri hazırlarsın ….. sizin partiye gelmişliğiniz var.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Ek gündem maddesi önemli</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>…..kimse şey yapmaz</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Bana kalsa ben hiç sormuyorum diyom ki arkadaşlar gündem maddesi hakkında tartışalım.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>Hayır sende bayağı şeymişsin</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>Öyle mutlu olmuşsun ki</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ : </b>Böyle böyle olsalar .</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>…. Komisyon durumu değerlendiriyor.</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> Öylemi? iyi o zaman sevinirim. Bilgilendirme bu bölge çalışmaları</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Bugüne kadar bi halt yemediklerinden dolayı</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> Siz bir tane yazı vardı ben Batman’a gitmeden önce okumuştum onu hiç okudunuz mu?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Hangisini?</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> Arkadaşlar göndermişlerdi seçilen yere git bundan sonra komisyon çalışmaları …… okudunuz değil mi?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : …………………………. </b></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>: </b>Onu tekrar okuyalım mı yoksa bütün arkadaşlar okumuşlar mıdır?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Okuyalım. topluca okuyalım</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> <u>Bilgilendirmeden sonra yazının okunması ondan sonra bölge çalışmalarının değerlendirilmesi ondan sonra bölge çalışmaları bölge bölge gidecek. orda epey bi uzayacak çünki belediye belediye alacağız. </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b>Yoo çok uzaktasın</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> <u>Ondan sonra çağlama şey yapalım ya Numan ELÇİ’yi biz burada tartışacak mıyız? yoksa gelecek toplantı damı? tartışacağız. </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : </b><u>Yok bu belediyenin kendi içerisindeki tartışmasını bi yürütelim daha sonra diğer arkadaşlara belirttiğimizde somut bi veri olsun elimizde </u></p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> Akademi’den bilgi alırız.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ : <u>Sözcülerin seçimi</u></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> Sözcülerin seçimi</p>
</p>
</p>
<p><b><u>Diyarbakır 6.Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği 10.06.2008 tarih ve 2008/1669 sayılı karar gereği;</u> </b></p>
</p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
<p><b>3-KONU : Diyarbakır Belediye Başkanı X’in göreve geldiği günden günümüze hiçbir şey yapmadığı, görevden alındıktan sonra yaptıklarının açığa çıkacağı</b> </p>
</p>
<p><b>GÖRÜŞME YAPANLAR : Bayram ALTUN, Serdar ZİRİĞ</b> </p>
</p>
<p><b>SÜRESİ : 00:23;36 ile 00:25;32 saniyeleri arası.</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: ….. bana söyle de Osman Başkana da, <b>Osman Başkan </b>olduğu günden bu güne ne yapmış?</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Osman</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Evet</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Osman çok şey yapmış ya,</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Ne yaptı mesela?</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: …………..</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Ne yaptı?</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Yiğidi öldür hakkını yemeyelim.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Ne yaptı? Söyle peki şunu yaptı de.</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Kim</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: <b>X</b> </p>
</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Osman’ı da.. ……. saldırtacaksın yani</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Saldırtmayacağım ne yaptı yani ben onu öğrenmek istiyorum.</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Yaptı .. yapmış bi şeyler ….</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Ney?</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Ne bilim bi sürü şey yapmış yani.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Ney ney ………… bi tanesini de görelim hadi bir sürü şey yapmış bi sürü şey yaptı diyene kadar de ki şunları şunları şunları yapmış.</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: ……………</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Ney ney?</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: ……………… görmüyorsun Diyarbakır’ın çehresi değişmiş yani</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: <b><u>Diyarbakır’ın çehresini değiştiren Osman değil ki Osman ne yaptı bana onu söyle </u></b></p>
</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: …….misin?</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Hı</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Osman? <b><u>Osman bir imaj yarattı, Kürt halkının özünde …..ratik popüler yaptı </u></b></p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Ya geç onları Bayram hizmet babında ne yaptı onu söyle senden bunu istiyorum.</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Mesela toplu taşıma şeyini getirdi,</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Tamam onu bu yıl yaptı birkaç ay önceydi başka?</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Başka mı?</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: He</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: ……. düşünmem gerekiyo işte</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Yani bi zahmet büyük şehre bir zahmet düşün …….</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: …………mam gerekiyo yani</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: Ya haksızlık yaptığınız iyi oldu ne yaptı …………..… ……(Konuşmaları üst üste geliyor.)………….</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: ……. yememiş, her ne kadar kendi eee kendi akrabaları yemişse de o yememiş,</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: <b><u>Yemedi diyorsun, onu görevden düştükten 2 yıl sonra öğreneceğiz. </u></b></p>
<p><b>Bayram ALTUN </b>: Evet o da doğru bazı şeyleri</p>
</p>
</p>
<p><b><u>Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği 10.07.2008 tarih ve 2008/1988 sayılı karar gereği;</u> </b></p>
</p>
</p>
<p><b></b></p>
</p>
<p>4-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyetlerden dolayı cezaevlerinden gelecek raporlar ve X’in ve Yusuf AKGÜN isimli şahısların yargılanmasında Yusuf AKGÜN isimli şahsıh komisyondan uzaklaştırılmak istenilmesi. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR :<b> </b>Ramazan MORKOÇ, Turan GENÇ, Zöhre BOZACI,<b> </b>Mehmet ABBASOĞLU, Serdar ZİRİĞ</p>
<p>SÜRESİ : 00:31;57 ile 00:38;24 saniyeleri arası. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Şimdi bu Halit’in raporun dışında başka bişey kalmış mı? Değil mi?</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ </b>: ……. Leyla …….. vardı yani</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Hayır hayır Halit’ten raporu alır</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Evet ……</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : O, bayanda</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : ……..</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : <b><u>Onun dışında başka bişey kalmadı değil mi hemen şey yapılır. O zaman bunun bir yazıya dökülüp gönderilmesi lazım</u></b></p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : <b><u>Cezaevindeki rapor ne zaman geliyo</u></b></p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Hıı</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Cezaevindeki …….</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Nimet’le……&#8230;bekliyoruz değil mi?</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Heh</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : <b>Nimet UZAN</b>’ı belli biz istiyeceğiz</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : ………… diğer para meselesi arkadaşlara aktarıldığı gibi değil heval</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Hıh</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : <b><u>Kimsenin parası yenilmiş kimsenin parası çalınmış değil. Arkadaşlara aktarmışım 10 Milyar kayıp,</u></b> 10 Milyar’ın …….</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : ……………</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Tabi canım (bir müddet sessizlik) Başkan dedim ne yapalım</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Hıı</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Şimdi ne yapalım</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Bu Yusuf meselesini netleştireceğiz</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Hangisi o</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : <b><u>Bu istifa etmesi gereken adam varya</u></b></p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Bu Direk ……. oturan</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : <b><u>Yusuf AKGÜN’mü diysin</u></b></p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Heee</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Bu bizim birlikte hatırlıyorsun bi ara gittik</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Heee</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Diğeri <b><u>diğeri de Nizam’dı değil mi</u></b>?</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : O üşüttü heval üşütmüş</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : …….. düşündüğümü düşünecek</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Bu Hanifi ben parayı veremem diyomuş hee</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Heee akşam ………(düşüncez)</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Hee</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : <b><u>Ne kadar vermesi gerekiyor onun</u></b></p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Ev ev ………………</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Ev ya ev ya ev parasıdır</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : <b><u>Parayı veremiyorsa evi versin</u></b></p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : He</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Evi versin</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : İşte (sessizlik) dur</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : Başkan ……… görüşeydik o bu (Telf.Görüşüyor)</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Bi de sen görmedin mi? Bi ara arasamı ……..</p>
<p><b>Ramazan MORKOÇ</b> : ………………şarz bitmiş</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Şarj mı bitmiş (Sessizlik) Dün <b>Osman</b>’ı ne yapmışlar</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : <b>Osman</b>, Zöhre hanım</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Efendim</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Dün <b>Osman</b>’la görüştünüz mü?</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Ya dedik ya bir oturup görüşelim diye</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : He</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : <b><u>Bu konuda randevu aldık</u></b> yani şey tabii ki <b><u>çok yoğun bi programı falan vardı. </u></b></p>
</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : He</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : <b><u>Onu bekledik gelmedi</u></b>. Sonra yani şey dedi oraya gidilmesini ilişkin falan bizde dedik tamam o zaman bizde bizimde zamanımız yoktur. Sonra kendisi aradı dedi ki bi şey mi var dedi. Bir durum mu var dedi. Ben şey dedim, dedim hani geçen ki çalışmaya ilişkin bi kararımız vardı onu getirecektim dedim. Akşam 5 buçuk’ta şey vardı ulaşım şeyi var ya tarifeler falan vardı. <b>Hüseyi</b>n arkadaş şey yaptı Hüseyin arkadaş dedi yani geldi ama fırsat olmamış yapamadık. o zaman toplantıya katılacak ya arkadaşları oradan şey yaparsın sorarsın ayaküstü bilgilendirilmesi yapılacak ya nebilim şeyi verdi bana dilekçeleri disiplin kuruluna verdik ha dedik en azından önce sonra söyleyelim bilgisi olsun diye</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Doğası gereği çok büyük tepkiler göstermez.</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Biraz ……</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : ……….</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : O kadar yani <b><u>1 buçuk. Hee disiplin kurulu nasıl bişey çıkaracak Kınama Uyarımı çıkarır </u></b>O kadar</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Ya bu bağımsızdır karışamayız.</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Ahmet abi nin gözü kör be</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Aslında <b><u>bir aylık bir aylık uzaklaştırma cezası</u></b> ……</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : İşte ne verirsin ben sade şey düşünüyorum yani şu an mevcut konjoktürel gerçeklik içerisinde ……….</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Yada, yada komisyon üyeliği düşürülmesi …….</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Atamazsın onu da yapabileceğin şeyleri söylemen lazım</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Niye</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Konjektürel dengeler bilmem neler falan</p>
<p><b>Turan GENÇ</b> : Valla Zöhre heval benden ………………. kalmadı yani (konuşmalar üst üste geliyor) ……… gözü dönmüş</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Bilmiyorum valla ben söyleyim yani</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> : ……. Bi görseydin</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Ya arkadaş dedi ki biz çadırı temizlemeye gittik ama çadır olduk. Ne yaman bi çelişki yani, ha</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Yav yok biz bir suyla temizlenecek insanlarız o yüzden</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Ya bilmiyorum arkadaş öyle dedi yani hatta çamuru cinsini (konuşmalar üst üste geliyor)</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Çamur bir sıçrarsa da böle ……..</p>
<p><b>Zöhre BOZACI</b> : Çamurun cinsini şeyini falan şey yapmadım ha araştırmadım sadece söylem üzerine gidiyorum ben</p>
</p>
</p>
<p><b><u>√ 27.07.2008 günü yapılan ortam görüşmesinde;</u> </b></p>
</p>
</p>
<p>5-KONU : <b>Hüseyin YILMAZ,</b> ismi belli olmayan bir şahsa, Büyükşehir Belediye Başkanı X’in disiplin kuruluna verildiği, kendisine, DTP grup toplantısına katılmaması gerektiği halde neden katıldığını soruyor </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Hüseyin YILMAZ, Serdar ZİRİĞ</p>
<p>SÜRESİ : 00:01;10 ile 00:04;15 saniyeleri arası. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b></b></p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Komisyonla, Partinin Hukuku net değil geçen gün diyor.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : ……………(konuşmalar üst üste geliyor)</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Dedim yav senin kafan net değil. Ondan sonra Kemal’la tartıştık. Ertesi gün. <b>Benim haberim yok diyor işte Belediye Başkanı disipline veriliyor sen nerdesin dedim yav, niye alevleniyorsun, ne telaşlanıyorsun. Gayri resmi bi şey mi var. Hukuksuzluk mu var sorun zihniyet sorunudur artkadaşım, dün Mustafa’da, Yürütmeyle diyor Partinin Hukukunu diğer kurumlarla aynı kategoride değerlendirmemek lazım. İşte Partinin üzgünlüğü var bilmem nesi var, şudur budur işte, şeyi dağıtmamak lazım. Tutum belirleyin diyorlar, tutum belirledikten sonra, ondan sonra Kadroları ………… ya dedim</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : <u>Sen katıldın mı? </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <u>Hee, </u></p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : <u>Nasıl geçti toplantı? </u></p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Vallahi çok olumlu geçmedi, bizim yürütmenin toplantısın da çok bariz bi şey var. İnisiyatif zorlanıyor. (konuşmalar üst üste geliyor? Hıı,</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : O parti grup toplantısına niye hepiniz gittiniz katıldınız.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <b>Siyasal Alan Merkezine ilişkin ……&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. Parti de merkez yürütmedir, işte seçim kuruludur</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Yo yo onu söylemedim. <b>Sizin alan merkezi toplantınız, anlaşıldı da şeye anlam veremedim. Yani hepinizin cümbür cemaat gidip o Partinin toplantısına katılmasının anlamı neydi?</b> </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Parti de kimse fazla yoktu.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Olur mu?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Zaten gençlik.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Bak şey ordaydı, <b>Sara ordaydı</b>. Nihayet ordaydı değil mi?</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Hıı,</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Gençten kim vardı. Mukaddes</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <b>Mukaddes, Cezmi</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Cezmi, Cezmi zaten partidedir.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Hıı,</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Nihayet orda değildi. Üç. <b>Ahmet ordaydı </b>dört. <b>Ahmet BİRSİN katıldı mı?</b> </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>:……….</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : <b>Ramazan ordaydı beş</b>. Sen ordaydın altı. Kim vardı başka.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <b>Mehmet TAŞ,</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Mehmet Taş, vardı yedi. Yani bir veya iki kişinin katılması gereken bi yere yedi kişi katıldı. Hali……&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. Mesela deseler …………………..</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: ……..Diyarbakır’daki toplantılara</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Yani burada ……………………</p>
<p>6-KONU : 06.07.2008 günü güvenlik güçleri ile girdikleri çatışma neticesinde 5 tane ASKER’in öldüğünü ve durumun Hüseyin Yılmaz’ı çok memnun ettiğini; PKK/KONGRA-GEL terör örgütü militanlarının ise sözde 4 tane ŞEHİT’in Diyarbakır’a geldi diyor. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Hüseyin YILMAZ</p>
<p>SÜRESİ : 00:12;30 ile 00:13;00 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <b>Dün beş tane asker öldü. Biraz yüreğimize su serpildi valla yav</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : …………(konuşmalar anlaşılmıyor.)……….</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <b>Bir haftadan Diyarbakır’a dört tane şehit geldi.</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : ………….</p>
<p><b></b></p>
<p><b></b></p>
<p>7-KONU : PKK/KONGRA-GEL terör örgütü talimatı ile Mali Kampanya adını verdikleri işadamlarından ögrüt adına para toplamak için bastırılan sözde davetiyelerin kaç tanesinin satıldığı? Kaç tanesinin para verdiğini belirlenmesi? İle Örgütün Türkiye Yürütmesinde faaliyet gösterir iken geçirdikleri trafik kazası neticesinde ölen Cihan DENİZ ve Hüsnü ABLAY için yemek ve helvalarının hazırlanması, </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR:<b> </b>Hüseyin YILMAZ </p>
</p>
<p>SÜRESİ : 00:37;20 ile 00:39;25 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: Şimdi yarın, şeye söyleyin ııı ………. Konuşun yarın akşama doğru, işinizi organize edin, yarın da çalışalım. Salih’e gidilmesi gereken yerleri de Salih’e verelim. Salih’in borçlarını kapatsın . Yarın akşam bu çalışmanın içerisinde bulunan arkadaşlar aynı gün listelerini çıkarsınlar. <b>Kaç tane davetiye satmış, kaç tane getimiş teslim etmiş kaç tane kalmış, biz kaç tane iş adamıyla görüşmüşüz, kaç tanesi dönmüş, dönmüşse hangi miktarda dönmüş, ne kadar kalmış. Bunların hepsini ayrıntılı çıkaralım. Biz ondan sonra da bi ekip çalışması ondan organize edelim şu, şu ilşkilere bi arkadaşlar gidecek. Sürekli onları takip edecek. onun dışında, bilinmeyen gidilmesi gereken yerler varsa onları da ayrıştırılıp.</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Ya mesela, …………….(Konuşmalar anlaşılmıyor)</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: ……………</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : ………………………. çok kişiden aldı.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <b>O listelerimizin de &#8230;. netleştirelim. Ondan sonra &#8230;&#8230; çağıralı&#8230;&#8230;</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : ……………………….</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: <b>Saba…….., Hüsamettin’i, bi de Ahmet’i çağırırız, Yenişehir’den Ahmet’tir, Mehmet’tir, Kenan’dır. Gerekirse………</b> </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Şeyi yemek ne yapacağız.</p>
<p><b>Hüseyin YILMAZ </b>: ……… siz sordunuz mu? Niye ………… nasıl yapacakmış.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> : Yav biz ………… o irmik Helvası mıdır nedir? Biz ………</p>
<p><b></b></p>
</p>
<p><b><u>√ 30.10.2008 günü yapılan ortam görüşmesinde;</u> </b></p>
</p>
</p>
<p>8-KONU <b>:</b> Ali isimli şahsın Mehmet ABBASOĞLU ile olan sohbetinde Abdullah ÖCALAN’ın emrinde olduğu ve gündemi takip etmesi konusu. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Mehmet ABBASOĞLU, Serdar ZİRİĞ </p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>42;35 ile 00<b>:</b>43;23 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> <b>Bizim görevimiz ÖNDERLİĞİ takip etmektir. Ona kulak vermektir. Onu dinlemektir. Bize gerekli ne söylenmesi gerekenleri neyi söylemek,biz kendimiz durumdan vazife çıkaramayız.örgüt alınmışsa ben kendisinden de örnek veriyim bu cezaevindeydi ya Almanya’da, dedim ……Almanya’da ….. vermişler bilmem ne hiç dinlemezdi onu. Açardı o hışırtı olsun diye bir ……..ama Kürtçe bir kadını dinlemezdi niye, benim işim değil diyordu benim işime önderlik bakıyor diyor, gönderiyor onu.( Bir süre baklamadan sonra) </b>Yav gelişmeleri takip ediyoruz …….biraz daha makul bir şey</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>:</b> Gündemi takip ediyoruz.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b><b>:</b> Hee gündemi takip etmeye çalışıyoruz.</p>
<p>9-KONU <b>:</b> PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN’ın talimatlarında çözüm bulunması koşuluyla Mesut BARZANİ’yle bile görüşülmesi ancak kendilerinin çözüm düşüncesinde ise, tek çözümün PKK terör örgütünde olması </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Mehmet ABBASOĞLU </p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>05;09 ile 01<b>:</b>05;50 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>:</b> Kim Kürt sorununun çözümünü istiyorsa kim … özgürlüklerin ve demokrasinin gelişmesini istiyorsa bölgeye hitaben ben bunun için diyorum. DTP’ ye oy vermeli diye bir mesaj oldukça güçlü olarak uygulanmalı</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> <b><u>Doğru katılıyorum buna. ÖNDERLİKTE şeyi söylüyor ya yani çözüm gelişsinde istiyorsanız gidin Barzaniyle, Talabani’yle görüşün istiyorsanız gidin DTP’yle görüşün yeter ki çözüm geliştirin. Şimdi burada kürt sorununun çözüm adresi olarak biz hareket olarak kabul ediyoruz. </u></b></p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>07;04 ile 01<b>:</b>08;28 saniyeleri arası. Konuşmaların devamında </p>
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: <b><u>Biz hareket olarak önderliği hep adres gösteriyoruz. Önderlikte diyor ki halk benden devreye girmemi isterse devlette isterse ben girerim fakat bende çözümün gelişmesi için gerekirse herkesle görüşsün yeter ki çözüm üretilsin. </u></b></p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>:</b> <b>Bence siyaseti veya stratejiyi belirleyen bir oluşum olmalıdır mesela kimden olmalıdır diyelimki Hatip abi gibi Leyla gibi böyle akil adamlar dönüyor yani onlardan oluşan oturup buna kafa yoran strateji belirleyen mesajları şey yapan ortaya çıkaran ve bunu siyasetçiye sunan bir yapılanma eksikliği var şu anda</b>. Birkaç tane milletvekili birkaç tane eski böyle bir siyasetçi olur şu olur bu olur. Bunlar aynı zamanda akademik şeylerde yaparlar yani siyasetin akademik yönünüde gerekirse satın alırlar yani bizde bence şu an bir boşluk var. Yoksa bizim seçim komisyonu o yönlü güçlü bir süreç çıkarmaz. Süreç ortaya çıkarmaz. Şeyde de bir …</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b>: İşte sizin sözcüleriniz normalde …….yani bu akil adamlar bir araya getirilir…..ÖRGÜTTEN gelen görüş ve düşünceler ortaklaştırılır. Örgüte gerekli ve doğru bilgiler yansıtacak </p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>:</b> Yani bizim her şey ben dememiz bile doğru değil.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> <b><u>Yok zaten o değil de örgüt te buna göre gerekirse eylem değişikliğine gidecek argüman değişikliğine gidecek, yada kendi argümanını buna göre ayarlayacak, topluma bu yönlü mesajlar verecek. Hazırlıklar yapılacak, yapıyı hazırlayacak, işte elimizde 5 ….detay …. bunların hepsi yapılacak</u></b>. </p>
</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>:</b> Gerçekten yüklenmek lazım böyle basit bakmamak lazım.</p>
</p>
</p>
<p>10-KONU <b>:</b> MYK toplantısında yapılan konuşmada, çıkan olaylarda Çimen IŞIK isimli bayanın taş atamayıp kaçması ve Ali isimli şahsın ise Bursa Gemlikte olan olayları anlatması </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Çimen IŞIK, Mehmet ABBASOĞLU, <b></b>Serdar ZİRİĞ</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 01<b>:</b>22;28 ile 01<b>:2</b>5;51 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b><b>:</b> Dün <b>Mehmet TAŞ</b> ne diyor Mehmet abi biliyor musunuz? Diyor ki biz MYK toplantısında şey yapmışta biz onu değerlendirdik dedi ki arkadaşlar Yerel yönetimler komisyonu bile alanlarda çatıştı. insaf yani gerçekten</p>
<p><b>Mehmet ABBASOĞLU</b> <b>:</b> Alanlar çatıştı</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> Gittik ya ben kaçmıştım ya …ben taş atamadım, ben kaçtım o yüzden, hiç birimiz taş atmadık ama kaçtık.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> Kaçtınız.</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> Ben söylüyorum ben kaçtım valla ben taş atamıyorum</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> Niye taş atamıyorsun</p>
<p><b>Çimen IŞIK</b> <b>:</b> Bir baktım saldırdılar, bir baktım kimse yok ne ….</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> Bak haberiniz olsun Diyarbakır’lılara güven olmaz bu konuda ben tecrübesini yaşamış bir insanım</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b><b>:</b> Ama Diyarbakır’da ….. arkadaşlar ….sen ortada kalıyorsun.</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b><b>:</b> Doğru bu kafamda buradan buraya yarılmış Gemlik’te ha bu Diyarbakır’da oldu ne oldu biz bir yerde yol kestik duydun mu Diyarbakır tıkanmış kimseyi çeviremiyoruz, örgütümüz kararlı değil, yolu kapattık bir grup Bursa spor taraftarı veyahut ta maçtan geliyorlar dedim biraz da faşiştler 15 tanede asker var, askerler kalkan almış o kalkanlar ………bir grup önde tutuyor, bir grup da onların üstünde tutuyor. Gençlerde onların arkasında bize taş atıyor. o Bursaspor taraftarları biz de onların üstlerinden taş atıyoruz bu Diyarbakır’ın gençleri var siz …… demişler tamam mı beraberiz 20 kişi varız onlarda 10-15 kişiler bir baktım bunların arkasından kaçtı geldi bize saldırdı.</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b><b>:</b> Kaçtı mı herkes yoksa</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ </b><b>:</b> Ben dedim yedik biz bunu artık zaten bilenmişiz şey olmuşuz bende elimde iki tane taş var. Bu geldi beş metre yanaştı dedim ……… yedik bunun elinde sopa vardı ben buna taş vurdum. Oda benim kafama taş vurdu. Heval ben diğer taşı vurdum, oda diğer ağacı bir daha kaldırdı ben kolumu kaldırdım burayı kesti. Ondan sonra bu yere düştü ben yükseldim buna bir tane daha …..ben baktım yandan bir tane arkadaş buna taş atıyor. O diğer gelene valla ne oldu bilmiyorum bunlar gitti kaçtı. Ben kafam burdan yarıldı elim bur dan gitti bir etrafıma baktım kimse yok bu Diyarbakır gençleri. Biz 20 kişiyiz onlar 5 kişi getiriyor arkasından ikincisi sonra geldi ya 19 adam kaçtı.</p>
<p><b>Bayram ALTUN </b><b>:</b> Ben Diyarbakır’ın bir özelliğini bilirim üniversitede bende onların yüzünden dayak yemiştim.</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b><b>:</b> Baktık kimse yok polisler …..bizde …..kaçtık bide gaz bombası attılar ama iyi koşuyormuşum yani</p>
<p>11-KONU <b>:</b> Yapılacak olan oturma eylemindeki battaniyeler ve önlüklerin alınması ve finanslarınının örgüt tarafından ödenmesi </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Çimen IŞIK </p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>02;10 ile 00<b>:</b>03;30 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b></b></p>
<p><b>Çimen IŞIK </b><b>:</b> <b><u>Sonra biz yemeği kaldırdık sadece 3 öğün 2000 kişilik 40 milyar ediyor dedik biz yemek dağıtmıyoruz burda standart koysun …… işte bizim arkadaşlar var ekipman kadın kooperatifinden gençlik var ve uygun bir fiyata satsınlar orda bu 40 milyarda ayırdığımız yemek bütçesini seçim bütçesine ayırsınlar. Battaniyeleri sadece satın alacağız bir de önlükleri ama onu da örgüt alacak, ilçe örgütündeki arkadaşlarla konuştuk. </u></b></p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ</b> <b>:</b> 3000 battaniye mi alacağız</p>
<p><b>Çimen IŞIK </b><b>:</b> Yoo 500 battaniye, herkese demiştim battaniyelerinizi getirin, ama her ihtimale karşı yedeklerimiz olsun bide en mesela dün gidip baktılar balıkçılarda yani bir defalık kullanıp yada iki defalık kullanımlık bir şey olsun maliyetine göre önlükten sonra …….. 2000 tane önlük üste ‘’artık yeter’’,200 tane ‘’demokratik çözüm’’ altıda Kürtçesi işte pankart yaptık İmralı işkencesine son bir de Kürtçe …………………… (<b>konuşmalar anlaşılmıyor</b>) öyle bir şey</p>
</p>
</p>
<p>12-KONU <b>:</b> Kürt gençlerinin neden hala ısrarla dağ çıktı sorusuna buldukları kendilerince davalarına inanmış olmaları. </p>
</p>
<p>GÖRÜŞME YAPANLAR : Çimen IŞIK, Serdar ZİRİĞ, Hüsamettin ÇİÇEK </p>
</p>
<p>SÜRESİ <b>:</b> 00<b>:</b>26;32 ile 00<b>:</b>26;58 saniyeleri arası. </p>
</p>
<p><b>Hüsamettin ÇİÇEK : </b>Yav sence ……… harita kırmızi. </p>
</p>
<p><b>Çimen IŞIK : </b>İşte yine yazmışlar. </p>
<p> <!--nextpage-->
</p>
<p><b>Serdar ZİRİĞ :</b> <b>Güzel yazmışlar. Diyor, daha girişken ölü devlet adamlarıdır. Kürt gençleri neden hala daha ısrarla dağa çıkıyorlar? Sonucunda ölümün olduğunu bile bile. Neden hala dağa çıkıyorlar? Sorusunun cevabı ancak buradan bilinebilir. Çünkü benim bu soruya bulduğum yanıt, inanmak olmuştur. Bir davaya, yola, varlığını adayacak kadar inanmak olmuştur </b>şeklinde olduğu,</p>
<p>Ortam konuşmalarındaki değerlendirmelerine ve konularına baktığımız zaman “x” tanığın beyanları ile uyumlu ve örgütsel faaliyet kapsamlı olduklarının tespit edildiği, </p>
</p>
<p>Böylece şüpheli Serdar ZİRİĞ’in tüm fiilleri ile üzerine atılı bulunan yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün üyesi olmak ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarını işlediği aşağıda yazılı bulunan delillerden anlaşılmakla, </p>
</p>
<p>Şüphelinin üzerine atılı suçlardan dolayı mahkemenizce yargılanmasının yapılarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 314/2, 204/1, 53,58/9,63 3713 sayılı TMK’nun 5/1 maddeleri uyarınca <b>CEZALANDIRILMASINA, </b>karar verilmesi kamu adına <b>TALEP </b>ve<b> İDDİA </b>olunur. </p>
</p>
<p><b>Ergün TOKGÖZ</b> </p>
</p>
<p><b>(CMK 250 Mad ile Yet)</b> </p>
</p>
<p><b>Cumhuriyet Savcısı -38240</b> </p>
</p>
<p><b><u>DELİLLER : </u></b></p>
</p>
<p>- PAPATYA farkıl isimli tanık beyanı</p>
<p>- “x” tanık beyanı</p>
<p>- Tanık Ahmet ZİREK’in beyanı</p>
<p>- Ortam konuşmaları</p>
<p>- Tutanaklar</p>
<p>- Şüpheli savunması</p>
<p>- Adli emanette bulunan sahte nüfus cüzdanı</p>
<p>- Sabıka ve nüfus kaydı</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Of Lions, Dragons, and Turkish Delight]]></title>
<link>http://gossigirl.wordpress.com/2008/12/29/of-lions-dragons-and-turkish-de/</link>
<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 19:40:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>gossigirl</dc:creator>
<guid>http://gossigirl.wordpress.com/2008/12/29/of-lions-dragons-and-turkish-de/</guid>
<description><![CDATA[C. S. Lewis is loved by many Latter- day Saints who are intrigued by insights in his books that para]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2F1590388801&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325"><img src="http://ecx.images-amazon.com/images/I/51tLesuVFBL._SL200_.jpg" border="0" align="right" /></a>C. S. Lewis is loved by many Latter- day Saints who are intrigued by insights in his books that parallel LDS doctrines. In this inspiring presentation, S. Michael Wilcox discusses Lewis&#8217;s perspectives on such topics as: * our ability to become like God * the &#8220;divine homesickness&#8221; inside each of us that only God can satisfy * God&#8217;s desire to pour happiness into the hollow of our souls * how to avoid today&#8217;s &#8220;Turkish delights,&#8221; the obstacles to happiness that Satan puts in our path You&#8217;ll love this discussion about one of the greatest Christian writers by a gifted teacher and storyteller.</p>
<p><a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2F1590388801&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">Of Lions, Dragons, and Turkish Delight</a> is available at Amazon for $15.95. To Order <a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2F1590388801&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">click here</a><br />
<a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2F1590388801&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">Amazon Product Pages</a> contain a lot of other details on this product as Customer Reviews, Sales Ranking, Special Offers, Alternate products that customers are going for and much more.Want to read these details? <a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2F1590388801&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">click here</a></p>
<p>Want to get some other Format / Binding / Version? You can <a href="http://www.amazon.com/gp/search?ie=UTF8&#38;keywords=turkish%20delight&#38;tag=recee-20&#38;index=blended&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">search for them from here</a><img src="http://www.assoc-amazon.com/e/ir?t=recee-20&#38;l=ur2&#38;o=1" width="1" height="1" border="0" alt="" style="border:none!important;margin:0!important;" /></b></p>
<p><b>Other Products of Interest</b></p>
<ul>
<li><a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2F1590389751&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">When All Eternity Shook: Finding Hope and Healing in the Saviors Sacrifice</a></li>
<li><a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2F1590388984&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">Fablehaven: Grip of the Shadow Plague (Fablehaven)</a></li>
<li><a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2FB000QUU7KC&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">The Ultimate Gift</a></li>
<li><a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2F1590382927&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">The Fourth Watch: Receiving Divine Help When Your Prayers Seem Unanswered</a></li>
<li><a href="http://www.amazon.com/gp/redirect.html?ie=UTF8&#38;location=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fproduct%2FB000VNMMQG&#38;tag=recee-20&#38;linkCode=ur2&#38;camp=1789&#38;creative=9325">Amazing Grace</a></li>
</ul>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBAŞISININ KARDEŞİ OSMAN ÖCALAN'DAN İTİRAFLAR...]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/10/29/teror-orgutu-elebasisinin-kardesi-osman-ocalandan-itiraflar/</link>
<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 09:27:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/10/29/teror-orgutu-elebasisinin-kardesi-osman-ocalandan-itiraflar/</guid>
<description><![CDATA[Osman Öcalan, &#8216;&#8217;silahlı mücadelenin Kürtler&#8217;e büyük zarar verdiğini, terör örgütü ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span class="habermetin"><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/2/3/1/3/123132.jpg" alt="Öcalan'ın kardeşinden itiraf " align="left" height="200" hspace="2" vspace="2" width="270" /></span><b>Osman Öcalan, &#8216;&#8217;silahlı mücadelenin Kürtler&#8217;e büyük zarar verdiğini, terör örgütü PKK&#8217;nın silahlı mücadeleye son vermesi gerektiğini&#8221; söyledi.</b></p>
<p><span class="manset_detay">Terör örgütü elebaşının yakalanmasından örgütten ayrılarak, terör örgütü PKK&#8217;ya alternatif olarak PWD&#8217;yi (Yurtsever Demokrat Parti) kuran, iki defa terör örgütü PKK tetikçileri tarafından öldürülmek istenen terörist Osman Öcalan, Güney Kıbrıs&#8217;ta yayımlanan Haravgi gazetesine açıklama yaptı.</p>
<p>Şu anda Irak&#8217;ın kuzeyinde bulunan Köysancak&#8217;ta örgütten çaldığı paralarla fırın işletmeciliği yapan Osman Öcalan, terör örgütünün şiddet eylemlerine karşı çıkan birçok muhalif kadronun ve Kürt aydınlarının terörist Murat Karayılan&#8217;ın talimatıyla öldürüldüğünü kaydetti. Osman Öcalan, ağabeyinin yakalanması sonrasında terör örgütü yönetimini ele geçiren grubun şiddet politikasında ısrarlı olması sebebiyle örgütten ayrılmak zorunda kaldığını bildirdi.<!--more--></p>
<p>Kendisinin silahlı mücadeleye karşı çıktığını, bu yüzden de Haziran 2004&#8242;de örgütten ayrılmak zorunda kaldığını belirten terörist Osman Öcalan, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Aksi halde beni temizleyeceklerdi. PKK yönetimindeki çoğu arkadaşım da benimle birlikte kaçmak zorunda kaldı. Hedefimiz PKK&#8217;nın silahlı mücadelesini reddeden yeni bir oluşum yaratmaktı, ancak olmadı. Çünkü arkadaşlarımız arasında PKK ve Abdullah Öcalan&#8217;ın düşman ilan edilerek onlarla çatışılması konusunda görüş ayrılığı yaşandı.&#8221;</p>
<p>Irak ve Türkiye gibi Avrupa&#8217;da yaşayan Kürtler&#8217;in de silahlı mücadeleyi bıraktıklarını ve şiddet eylemlerine karşı olduklarına dikkati çeken Öcalan, açıklamasında, &#8221;Talabani&#8217;nin silahlı mücadelenin artık bittiği görüşüne katılıyorum. Silahlı mücadele Kürtler&#8217;e büyük zarar verdi. Kürtler bu mücadeleyi kazanamadılar&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Kürtler üzerinden &#8221;partisel şovenizme&#8221; karşı olduğunu vurgulayan terörist Osman Öcalan, &#8221;PKK ve siyasi partiler Kürtler&#8217;i kucaklayamazlar. Çünkü partisel şovenizme düşmüş durumdalar&#8221; diyerek, Kürtler&#8217;in etnik milliyetçilik temelinde yürütülen siyasi yaklaşımları desteklemediğine işaret etti.</p>
<p>Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan&#8217;ın yakalanma sürecinde terör örgütü ve yandaşlarının büyük hayal kırıklığına uğradığını ifade eden terörist Osman Öcalan, açıklamasında, şu görüşlere yer verdi:</p>
<p>&#8221;Yunanlılar&#8217;dan destek beklendi. Abdullah Öcalan Suriye&#8217;den çıktığında, verilen vaatlerden dolayı Yunanlılar&#8217;ın kendisini korumak için her şeyi yapacaklarını zannetti. Ancak beklenen olmadı. Yunanlılar, Öcalan&#8217;ı tek başına bıraktılar ve kendisine ihtiyaç duyduğu yardımı sağlamadılar, onu terk ettiler. Bu hepimizde büyük hoşnutsuzluk yarattı. Kişisel olarak bunlardan acı duyuyorum. Çünkü Yunanlılar geçmişte silahlı mücadelemize çeşitli şekillerde destek vermişlerdi.&#8221;</p>
<p><b>-ÖRGÜTÜ YÖNETENLERİ DAHA ÖNCE DE ELEŞTİRMİŞTİ-</b><br />Terörist Osman Öcalan, daha önce de Irak&#8217;ın kuzeyinde yayımlanan &#8221;Cemaver&#8221; gazetesine yaptığı açıklamada, örgütten kaçan veya muhalif olan Kürtler&#8217;e yönelik cinayetlerin karanlık bir yanının olmadığını, bu cinayetlerin terör örgütü PKK tarafından işlendiğinin açık olduğunu belirtmişti.</p>
<p>Kendisinin de iki defa suikasta maruz kaldığını, son olarak terör örgütünün 2 tetikçisinin evini havaya uçurmak istediğini, ancak başarılı olamadıklarını anlatan Osman Öcalan, &#8221;Ağabeyim Abdullah Öcalan&#8217;ın yakalanması örgütü derinden sarsmıştı. Murat Karayılan, Duran Kalkan, Rıza Altun, Cemil Bayık ve Zübeyir Aydar&#8217;dan oluşan grup Kürt yönetimini ele geçirdiler. Bu çete, Siphan Rojhilat, Kemale Sor, Hikmet Fidan, Kani Yılmaz, Sabri Tori&#8217;yi öldürtmüştür. Bu cinayetlerin karanlık bir tarafı yoktur. Bu cinayetlerin sorumluları Kürtler&#8217;e bir gün mutlaka hesap verecekler&#8221; görüşünü dile getirmişti.</p>
<p>Yıllarca şiddetten medet uman, ancak bugün silahlı mücadelenin yanlış olduğunu ve demokrasi gerçeğini kavradığını itiraf eden Osman Öcalan, terör örgütü PKK&#8217;nın silahlı mücadeleye son vermesi yönünde çağrıda bulundu. </p>
<p>AA</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[75 5-NAYLON TERÖR GRUPLARI OLUŞTURULARAK TERÖR DÜNYASINA YÖN VERİLMESİ VE TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KONTROL ALTINDA BULUNDURULMASI, ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PKK TERÖR ÖRGÜTÜ BAĞLANTISI, "PANZEHİR"]]></title>
<link>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/09/75-5-naylon-teror-gruplari-olusturularak-teror-dunyasina-yon-verilmesi-ve-teror-orgutlerinin-kontrol-altinda-bulundurulmasi-ergenekon-teror-orgutunun-pkk-teror-orgutu-baglantisi-panzehir/</link>
<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 14:48:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>oktay571</dc:creator>
<guid>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/09/09/75-5-naylon-teror-gruplari-olusturularak-teror-dunyasina-yon-verilmesi-ve-teror-orgutlerinin-kontrol-altinda-bulundurulmasi-ergenekon-teror-orgutunun-pkk-teror-orgutu-baglantisi-panzehir/</guid>
<description><![CDATA[5-NAYLON TERÖR GRUPLARI OLUŞTURULARAK TERÖR DÜNYASINA YÖN VERİLMESİ VE TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KONTROL AL]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!--[if !mso]&#62; &#60;!  v\:* {behavior:url(#default#VML);} o\:* {behavior:url(#default#VML);} w\:* {behavior:url(#default#VML);} .shape {behavior:url(#default#VML);} --> <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  Normal 0 21       MicrosoftInternetExplorer4  &#60;![endif]--><!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:Sylfaen; 	panose-1:1 10 5 2 5 3 6 3 3 3; 	mso-font-alt:Verdana; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:16778883 0 512 0 13 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style15, li.Style15, div.Style15 	{mso-style-name:Style15; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	line-height:13.9pt; 	mso-line-height-rule:exactly; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style38, li.Style38, div.Style38 	{mso-style-name:Style38; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	line-height:16.55pt; 	mso-line-height-rule:exactly; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style43, li.Style43, div.Style43 	{mso-style-name:Style43; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-indent:43.7pt; 	line-height:22.55pt; 	mso-line-height-rule:exactly; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style49, li.Style49, div.Style49 	{mso-style-name:Style49; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:43.7pt; 	line-height:13.95pt; 	mso-line-height-rule:exactly; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style62, li.Style62, div.Style62 	{mso-style-name:Style62; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:48.95pt; 	line-height:13.8pt; 	mso-line-height-rule:exactly; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style71, li.Style71, div.Style71 	{mso-style-name:Style71; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	line-height:13.7pt; 	mso-line-height-rule:exactly; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style106, li.Style106, div.Style106 	{mso-style-name:Style106; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:43.7pt; 	line-height:13.9pt; 	mso-line-height-rule:exactly; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style108, li.Style108, div.Style108 	{mso-style-name:Style108; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style109, li.Style109, div.Style109 	{mso-style-name:Style109; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:43.9pt; 	line-height:13.95pt; 	mso-line-height-rule:exactly; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style112, li.Style112, div.Style112 	{mso-style-name:Style112; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style113, li.Style113, div.Style113 	{mso-style-name:Style113; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style117, li.Style117, div.Style117 	{mso-style-name:Style117; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style118, li.Style118, div.Style118 	{mso-style-name:Style118; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.Style120, li.Style120, div.Style120 	{mso-style-name:Style120; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:none; 	mso-layout-grid-align:none; 	text-autospace:none; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.FontStyle139 	{mso-style-name:"Font Style139"; 	mso-ansi-font-size:12.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	font-weight:bold;} span.FontStyle140 	{mso-style-name:"Font Style140"; 	mso-ansi-font-size:12.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";} span.FontStyle148 	{mso-style-name:"Font Style148"; 	mso-ansi-font-size:13.0pt; 	mso-bidi-font-size:13.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	font-weight:bold;} span.FontStyle159 	{mso-style-name:"Font Style159"; 	mso-ansi-font-size:15.0pt; 	mso-bidi-font-size:15.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	font-weight:bold;} span.FontStyle160 	{mso-style-name:"Font Style160"; 	mso-ansi-font-size:12.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	font-weight:bold; 	font-style:italic;} span.FontStyle167 	{mso-style-name:"Font Style167"; 	mso-ansi-font-size:15.0pt; 	mso-bidi-font-size:15.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	font-weight:bold;} span.FontStyle177 	{mso-style-name:"Font Style177"; 	mso-ansi-font-size:12.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";} span.FontStyle197 	{mso-style-name:"Font Style197"; 	mso-ansi-font-size:13.0pt; 	mso-bidi-font-size:13.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";} span.FontStyle198 	{mso-style-name:"Font Style198"; 	mso-ansi-font-size:13.0pt; 	mso-bidi-font-size:13.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	font-weight:bold; 	font-style:italic;} span.FontStyle201 	{mso-style-name:"Font Style201"; 	mso-ansi-font-size:12.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:-1.0pt; 	font-weight:bold;} span.FontStyle203 	{mso-style-name:"Font Style203"; 	mso-ansi-font-size:13.0pt; 	mso-bidi-font-size:13.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:-.5pt; 	font-weight:bold;} span.FontStyle211 	{mso-style-name:"Font Style211"; 	mso-ansi-font-size:12.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";} span.FontStyle223 	{mso-style-name:"Font Style223"; 	mso-ansi-font-size:5.0pt; 	mso-bidi-font-size:5.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:-.5pt; 	mso-font-width:300%; 	font-style:italic;} span.FontStyle224 	{mso-style-name:"Font Style224"; 	mso-ansi-font-size:12.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:-1.0pt;} span.FontStyle225 	{mso-style-name:"Font Style225"; 	mso-ansi-font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:14.0pt; 	font-family:Sylfaen; 	mso-ascii-font-family:Sylfaen; 	mso-hansi-font-family:Sylfaen; 	mso-bidi-font-family:Sylfaen; 	font-weight:bold; 	font-style:italic;} @page Section1 	{size:841.85pt 1190.5pt; 	margin:322.65pt 209.85pt 67.6pt 173.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} @page Section2 	{size:841.85pt 1190.5pt; 	margin:201.95pt 209.6pt 1.0in 173.6pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section2 	{page:Section2;} @page Section3 	{size:841.85pt 1190.5pt; 	margin:332.65pt 200.15pt 53.3pt 164.15pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section3 	{page:Section3;} @page Section4 	{size:841.85pt 1190.5pt; 	margin:207.15pt 209.7pt 1.0in 173.7pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section4 	{page:Section4;} @page Section5 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section5 	{page:Section5;}  /* List Definitions */  @list l0 	{mso-list-id:-2; 	mso-list-type:simple; 	mso-list-template-ids:1420223430;} @list l0:level1 	{mso-level-start-at:0; 	mso-level-number-format:bullet; 	mso-level-text:*; 	mso-level-tab-stop:none; 	mso-level-number-position:left; 	margin-left:0in; 	text-indent:0in;} @list l1 	{mso-list-id:1078869497; 	mso-list-type:simple; 	mso-list-template-ids:-2081028912;} @list l1:level1 	{mso-level-start-at:2; 	mso-level-tab-stop:none; 	mso-level-number-position:left; 	mso-level-legacy:yes; 	mso-level-legacy-indent:11.75pt; 	mso-level-legacy-space:0in; 	margin-left:0in; 	text-indent:0in; 	font-family:"Times New Roman";} @list l0:level1 lfo1 	{mso-level-start-at:65535; 	mso-level-numbering:continue; 	mso-level-text:-; 	mso-level-tab-stop:none; 	mso-level-number-position:left; 	mso-level-legacy:yes; 	mso-level-legacy-indent:6.95pt; 	mso-level-legacy-space:0in; 	margin-left:0in; 	text-indent:0in; 	font-family:"Times New Roman";} ol 	{margin-bottom:0in;} ul 	{margin-bottom:0in;} --><!--[if gte mso 10]&#62; &#60;!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0in 5.4pt 0in 5.4pt; 	mso-para-margin:0in; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} --> <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;   &#60;![endif]--></p>
<div class="Section1">
<p class="Style43" style="margin-top:8.4pt;text-indent:42.95pt;line-height:18.25pt;"><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">5</span></span><span class="FontStyle167"><span style="font-size:15pt;">-NAYLON TERÖR </span></span><span class="FontStyle159"><span style="font-size:15pt;">GRUPLARI </span></span><span class="FontStyle167"><span style="font-size:15pt;">OLUŞTURULARAK TERÖR DÜNYASINA YÖN VERİLMESİ VE TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KONTROL ALTINDA BULUNDURULMASI,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:44.65pt;">
<p class="Style38" style="margin-top:3.35pt;"><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PKK TERÖR ÖRGÜTÜ BAĞLANTISI</span></span></p>
<p class="Style38" style="margin-left:49.9pt;text-align:left;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style38" style="text-align:left;line-height:16.1pt;margin:8.65pt 0 0.0001pt 49.9pt;" align="left"><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">PANZEHİR</span></span></p>
<p class="Style38" style="margin-left:49.7pt;line-height:16.1pt;"><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">ETNİK/BÖLÜCÜ OPERASYONLARIN TASFİYESİ DOKÜMANI Abdullah Öcalan faktörü başlığı içinde </span></span><span class="FontStyle198"><span style="font-size:13pt;">&#8220;Abdullah Öcalan henüz</span></span></p>
<p class="Style117" style="text-align:justify;line-height:16.1pt;"><span class="FontStyle198"><span style="font-size:13pt;">emekli olmamıştır ve emekliliğede kendisini hazır hissetmem ektedir&#8221;. </span></span><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">Yazdığı</span></span></p>
<p class="Style38" style="margin-top:0.5pt;text-align:left;line-height:16.1pt;" align="left"><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">görülmüştür.</span></span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:48.5pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;ERGENEKON&#8221; dokümanında &#8220;TERÖR&#8221; başlığı altında; 21 Yüzyılda en önemli sorunlardan birisinin terör olacağı, bu nedenle terör gruplarının kontrol altında tutulması gerektiği, gerektiğinde &#8220;NAYLON TERÖR GRUPLARI&#8221; oluşturularak terör dünyasına yön verilmesi ve güçlü istihbarat örgütlerinin kurguladığı oyunun içinde mutlaka yer alınması gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:45.6pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Örgüt yöneticileri &#8220;ERGENEKON&#8221; dokümanında belirtilen örgütün bu yöntemini gerçekleştirebilmek için &#8220;PANZEHİR&#8221; dokümanının hazırlanmasını sağlamıştır.</span><!--more--></p>
<p class="Style62" style="text-indent:45.6pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;PANZEHİR&#8221; dokümanının içeriğinden ve soruşturma kapsamında elde edilen diğer delillerden &#8220;ERGENEKON&#8221; terör örgütünün birçok terör örgütünü yönlendirdiği ve kontrol altında tuttuğu yönünde ciddi deliller tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:45.35pt;line-height:14.4pt;"><span class="FontStyle140">Bu nedenle öncelikle &#8220;PANZEHİR&#8221; dokümanının kısa özetinden bahsedilecek, sonrasında da konu ile ilgili elde edilen deliller sıralanacaktır.</span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:46.1pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style62" style="margin-top:0.95pt;text-indent:46.1pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Söz konusu doküman Veli KÜÇÜK ve Ümit OĞUZTAN dan ele geçirilmiş olup 15 sayfadan oluşmaktadır. Söz konusu dokümanın yapılan incelemesinde özetle;</span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;1) AMAÇ VE KAPSAM&#8221; başlığı altında; Kürtlerin tarihsel süreç içersinde Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne ihanet etmedikleri, Osmanlı&#8217;nın çöküşü ve parçalanışı döneminde, ayn ve bağımsız bir devlet olma girişiminde bulunmadıklan, Kıbns Banş Harekatı sırasında ülkedeki tüm Askerlik Şubelerinin önünde gönüllü vatandaşlann uzun kuyruklar oluşturduğu, Güneydoğu Bölgesinde de aynı şeylerin yaşandığı belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türk Ulusu karşısında yenilgiye uğrayan emperyalizmin Kürt vatandaşlan içersinde bölücülük fikrini aşılayarak devlete karşı ayaklanmalannı sağlamaya çalıştıklan, aynı güçlerin Türkiye&#8217;yi parçalamak için Ulusal Devleti ortadan kaldırmanın yolu olarak &#8220;FEDERATİF MODEL&#8221; önerisini sunduklan belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:45.6pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style62" style="margin-top:1.7pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;2) EMPERYALİZMİN ETNİK / AYRILIKÇI TERÖR SAVAŞI&#8221; başlığı altında; Emperyalist güçlerce uzun yıllar sürdürülen sinsi ve inatçı çalışmalar sonucunda, PKK terör örgütünün oluşumunun sağlandığı ve böylelikle bir &#8220;Kürt Hareketi&#8221;nin sahneye konduğu,</span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Emperyalist güçlerin PKK terör örgütü taşeronluğunda, önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;ni bölmeyi, daha sonra da yıkmayı planladığı, fakat Türk Silahlı Kuvvetlerinin gösterdiği direncin emperyalist güçleri hayal kınklığma uğrattığı belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style62" style="margin-left:0.65in;text-align:left;text-indent:0;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style62" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:1.7pt 0 0.0001pt 0.65in;" align="left"><span class="FontStyle140">&#8220;3) KUZEY IRAK VE KUKLA KÜRT DEVLETİ&#8221; başlığı altında;</span></p>
<p class="Style62" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği&#8217;ne bağlı ülkeler ve Rusya, Türkiye&#8217;de sahnelenen etnik/aynlıkçı programa destek verdikleri, bu destekler sonucu PKK terör örgütünün oluştuğu, geliştiği ve sonuçta &#8220;Siyasallaştmlmak istenen Kürt Hareketi&#8221; sorununun ortaya çıktığı,</span></p>
<p class="Style62" style="margin-top:0.5pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Ortaya çıkan tabloda, Kuzey Irak bölgesinde bir Kürt devleti oluşturularak ABD ve AB&#8217;nin çıkarlanna hizmet edecek bir üs oluşturma.; Çabası olduğu, böylelikle Avrasya bölgesi yeraltı kaynaklannm ele geçirilmesinin hedeflendiğîT)elirjtihmştir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0.25pt;">
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;margin:3.1pt 0 0.0001pt 49.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">&#8220;4) DEMOKRATİK CUMHURİYET PROGRAMI&#8221; başlığı altında;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;yi parçala ve böl taktiği ile parçalamaya çalışan emperyalist güçlerin ilk hedeflerinin Türk Kültürü olduğu, süreç içinde demokratik sivil toplum örgütlerinin emperyalizmin ülke içersindeki istihbarat, provokasyon ve terör bürolarına dönüştüğü,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;"><span class="FontStyle140">2000 yılında CHP&#8217;nin &#8220;Demokratik Cumhuriyet Programı&#8221; ile CHP-PKK ittifakının aynı şeyler olduğu, burada satır arasında ikinci Cumhuriyet programının amaçlandığı belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;"><span class="FontStyle140">Bu nedenle Türkiye&#8217;nin yıllardır savaş verdiği cephelerde, yasal siyasi partilerin ya da hükümetlerin alacağı kararlarla savaşın kazanılmasının mümkün olmadığı,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;"><span class="FontStyle140">Milli egemenlik ve ulusal çıkarların korunması her ne kadar halkın kendisine emanet edilmiş ise de; siyasi kadrolar, bürokratlar ve teknokratlara emanet edilmeyecek kadar önemli ve kutsal olduğu, bu kutsal emanetin korunması görevinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile Türk Gençliğine emanet edildiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:49.45pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;margin:0.7pt 0 0.0001pt 49.45pt;" align="left"><span class="FontStyle140">&#8220;5) KÜRT AYRILIKÇILIĞI ÜZERİNDE İKTİDAR HESAPLARI&#8221; başlığı altında;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;"><span class="FontStyle140">Sözde ulusal çıkarlar, ulusal banş ve Türk &#8211; Kürt kardeşliğinin yeniden tesis edilmesi, iç banş ve huzurun sağlanması adına hareket eden siyasi kadrolann asıl amaçlannm oy avcılığı olduğu, bu amaç doğrultusunda üretilen politikalann çok sakıncalı olduğu,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.3pt;"><span class="FontStyle140">Sonuç olarak; siyasi kadrolann PKK terör örgütü ile diyalog içinde olduklan ve uzlaşma arayışlanna yöneldiklerinin gözlemlendiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:48.95pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:1.7pt 0 0.0001pt 48.95pt;" align="left"><span class="FontStyle140">&#8220;6) ABDULLAH ÖCALAN FAKTÖRÜ&#8221; başlığı altında;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">PKK terör örgütü lideri Abdullah ÖCALAN&#8217;m bir savaş esiri olmadığı, dış istihbarat örgütlerinin güdümünde cinayet ve katliamlardan sorumlu, ihanet ve cinayet şebekesinin azmettiricisi olduğu,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Fakat ÖCALAN&#8217;m sanki bir savaş suçlusu gibi muameleye tabi tutulduğu, bu nedenle eylemleri ve söylemlerinin siyasal zemine oturtulmak istendiği, bu durumun son derece sakıncalı olduğu ve vahim sonuçlar doğuracağı,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Emperyalizme karşı mücadeleye yönelen ve kurtuluş savaşını başlatan Mustafa Kemal için idam karan verildiğinin bilindiği, bu idam karanmn Türk halkının Mustafa Kemal&#8217;e olan bağlılığını artıran bir faktöre dönüştüğü, ancak Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın sonuç olarak egemenliği ortadan kaldınlmaya çalışan bir ulusun ve parçalanma sürecine itilen Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun değerli bir generali olduğu, oysa Abdullah ÖCALAN için böyle bir özellikten bahsedilemeyeceği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Yargı süreci devam ederken Abdullah ÖCALAN&#8217;m PKK ve HADEP&#8217;e yönelik talimatlannm medya aracılığı ile kamuoyuna sıkça yansıtılıyor olması, kamu viCDanmda yararlar açtığı ve dış dünya kamuoyunda da halen önemli bir gücün lideri konumunda olduğu imajı verdiği, bu nedenle ÖCALAN&#8217;m medya aracılığı ile mesaj iletmesine imkan verilmesi yerine, bu anlamdaki çalışmalarda ÖCALAN&#8217;m yazılı mesajlannın güvenilir kuryeler aracılığı ile iletiminin sağlanmasının çok daha akılcı bir yöntem olacağı belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Imralı yargı sürecinin beraberinde etnik aynlıkçı terör olgusunun dünya siyaset platformunda siyasallaşması sürecini doğurduğu, fakat İmralı yargı süreci içinde tutuklu bulunan Abdullah ÖCALAN faktörünün iyi ve verimli bir biçimde değerlendirilemediği,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;-->                          </p>
<table cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%">
<tr>
<td>
<div>
<p class="Style120"><span class="FontStyle201">3</span></p>
<p class="Style118" align="right" style="text-align:right;"><span class="FontStyle223"><span style="font-size:5pt;">i:</span></span></p>
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p>  <!--[if !vml]--><!--[endif]--><!--[if gte vml 1]&#62;&#60;![endif]--><br />
<span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN&#8217;m İmralı Cezaevindeki tutukluluk ve yargı sürecinden yararlanılarak, PKK başkanlık konseyi içinde yer alması sağlanacak kadrolar ile PKK&#8217;nm ABD ve AB üyelerinin kontrol ve hamiliğinden kurtanlarak doğrudan Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne bağlanmasının sağlanabilmesi gerektiği,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.6pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN&#8217;m tutukluluk sürecinden yararlanılması ve PKK başkanlık konseyi kadrolarının süratle tasfiye edilerek yerlerinin elde edilmesi gerektiği, bunu Abdullah ÖCALAN&#8217; m gerçekleştirebileceği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style49" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle139">Özetle </span><span class="FontStyle160">&#8220;Abdullah Öcalan henüz emekli olmamıştır ve emekliliğede kendisini hazır h issetm em ektedir </span><span class="FontStyle139"><span style="letter-spacing:-1pt;">&#8220;.</span> Yazdığı görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:51.6pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:1.2pt 0 0.0001pt 51.6pt;" align="left"><span class="FontStyle140">&#8220;7) CHP&#8217;NİN PKK&#8217;LAŞTIRILMASI&#8221; başlığı altında;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;nin PKK&#8217;nm CHP&#8217;lileştirilmesi girişiminde bulunmadığı, fakat Pentagon merkezli AB destekli uzmanların CHP&#8217;yi PKK&#8217;lılaştırmayı akıl edebildikleri belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:51.35pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:2.4pt 0 0.0001pt 51.35pt;" align="left"><span class="FontStyle140">&#8220;8) OPERASYON&#8221; başlığı altında;</span></p>
<p class="Style109" style="text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN&#8217;m </span><span class="FontStyle139">yargı süreci içinde gerçekleşebilecek olan bu operasyonun temel hareket noktasmın, PKK yönetim kadrolarının başarısızlık nedeniyle tasfiye edilerek, yerlerine Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarmdan seçilecek olan genç, donanımlı ve uygun subayların atanmasından ibaret olduğu, </span><span class="FontStyle140">böylece Pentagon merkezli AB destekli PKK terör örgütünü tümüyle dış güç odaklarının kontrol ve yönetiminden arındırılmış olacağı,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Kontrol altına alınmış PKK terör örgütünün yanı sıra aynı uygulamanın HADEP kadroları içinde gerçekleştirilebileceği,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu operasyon sonucu Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;ni parçalamaya yönelik Kürt hareketine son verilebileceği gibi Kuzey Irak bölgesinde kurulmaya çalışılan kukla Kürt devletinin de önüne geçileceği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style109" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">TBMM&#8217;ne Pentagon emrinde ve AB güç odaklarının desteğinde girecek olan PKK uzantısı HADEP&#8217;in </span><span class="FontStyle139">Türk Silahlı Kuvvetleri eliyle girmesinde, milli egemenlik ve ulusal çıkarlar adına yarar olduğu belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:49.9pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:normal;margin:1.7pt 0 0.0001pt 49.9pt;" align="left"><span class="FontStyle140">2001 yılında yakalanan Tuncay GÜNEY yapılan mülakatta konu ile ilgili özetle;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Ferit İLSEVER ile görüşmesinde Veli Albayı anlattığını, Ferit İLSEVER&#8217;inde Veli KÜÇÜK&#8217;ü &#8220;Yüzbaşı MİT subayı&#8221; diye ilk keşfeden kişi olduğunu söylediğini, </span><span class="FontStyle140">Doğu PERİNÇEK</span><span class="FontStyle140"> in yasaklı olduğu dönemde Sosyalist Parti nin Güneydoğu&#8217; da propaganda yaptığını, Ferit İLSEVER Sosyalist Parti başkanıyken Abdullah ÖCALAN ve Doğu PERİNÇEK&#8217;in ittifak yaptıklarını öğrendiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.7pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.45pt;"><span class="FontStyle140">Veli KÜÇÜK&#8217;ün karadenizde, Giresun&#8217;da görev yaptığı dönem içersinde, DEHAP&#8217;m Dursun KARATAŞ&#8217;la arasının iyi olduğunu, Abdullah ÖCALAN&#8217; lada arasının iyi olduğunu, bunun başında da Meral KIR&#8217; isimli bir bayanın olduğunu ve ceza evinde yattığını, bu bayanın kitaplarının da bulunduğunu, Veli KÜÇÜK&#8217;ün bu bayana haber göndererek &#8220;Meral, Dursun&#8217;a söyle, benim bölgemde PKK ile yapmış olduğu ittifakı bozsunlar&#8221; dediğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.9pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Daha sonradan Veli KÜÇÜK&#8217;ün kendisine; Meral KIR&#8217;m Dursun KARATAŞ&#8217;a mektup göndererek, &#8220;Dursun, Veli Paşa&#8217;nın olduğu bölgede ben eylem yapmam. Siz bu hatayı Bedri YAĞAN ile beraber yapmıştınız, ben örgütümün helak olmasını istemiyorum&#8221; dediğini anlattığını, Veli KÜÇÜK ile Meral KIR&#8217;m sık sık görüştüğünü,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.45pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Kendisinin bir dönem Suriye&#8217;ye gittiğini, Kilis Öncüpmar kapısından girerken polislerin kendisine ait çantayı aradıklarını ve Doğu PERİNÇEK ile Abdullah ÖCALAN&#8217; m birlikte çekilmiş fotoğraflarını bularak aldıklarını, bunlan Hanefî AVCI&#8217;nın gazetelere verdiğini, Veli Paşanın, Hanefi AVCI&#8217;yı hiçbir zam§n#yme3iğini,</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:4.3pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 0.0001pt 11.5pt;"><span class="FontStyle140">Doğu PERİNÇEK ile PKK terror örgütünün ittifakının halen devam ettiğini, Abdullah ÖCALAN&#8217;m Suriyeden çıkması sonrasında, onun avukatı olan Doğan ERBAŞ&#8217;m Doğu PERİNÇEK&#8217;e gelerek Türk Askerleriyle işbirliği yapmak istediğini ve Apo&#8217;nun teslim olacağını söylediği, Doğu PERİNÇEK&#8217;in de bunu kendisine anlattığını, kendisinin bu konuyu Veli KÜÇÜK&#8217;e ilettiğini, Veli paşanın talimatı ile İşçi Partisi lideri Doğu PERİNÇEK&#8217;in odasında Doğan ERBAŞ&#8217;la görüşme yaptıklannı, bu görüşmede Adnan AKFIRAT&#8217;mda bulunduğunu, Doğu PERİNÇEK&#8217;in kısa bir sure kaldığını, bu görüşmede Abdullah ÖCALAN&#8217;m hangi şartlarda teslim olacağının konuşulduğu, Avukatla üç kez görüşme yaptıklannı, hatta teslim olduktan sonra Abdullah ÖCALAN&#8217;m sorgusuna kimin gireceği, sorguda Doğu PERİNÇEK ve diğer birçok ilişki konusunda temkinli davranılması konulannm konuşulduğu, Abdullah ÖCALAN&#8217;ın General Veli KÜÇÜK&#8217;e iletilmek üzere &#8220;bir muhatap anyorum&#8221; isimli kitabının verildiğini, kitabın en arkasına basılmış vaziyette Veli paşaya bir mektup olduğunu söylediklerini,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:56.9pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:1.7pt 0 0.0001pt 56.9pt;" align="left"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN&#8217;ın şartlan arasında;</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:57.1pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">-Avrupa dan banş heyetleri gelecek, bunlann kabul edilmesi,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:11.5pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">-Kuzey Irak tan bir kısım gerillanın bir kısmı itirafçı olarak gelecek, bunlara göz yumularak köylerine dönücekler,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:11.3pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">-</span><span class="FontStyle140">Murat KARAYILAN, Cemil BAYIK</span><span class="FontStyle140"> gibi üst düzey yöneticiler, yurt dışına gidecekler,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:11.05pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">-Yurt dışında teröre silahlı propagandaya karışmamış öbür eğitim gönüllüleri Türkiye ye banş gönüllüleri adı altında teslim olacaklar,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:0.15in;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">-Kamplann kısaltılacağı, İran da bir kampın kalacağı, Suriye deki kampı, FKÖ ye Filistin Kurtuluş Örgütü ne verileceği,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:0.15in;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">-PKK nın Kuzey Irak ta kalması, bu üyelerin, Türkiyenin üçüncü kol gücü olarak faaliyetine devam etmesi,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:55.9pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">-Talabani ve Barzani ye kurulan seyyar karakollara, silahlı gerillann yerleşmesi,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.45pt;"><span class="FontStyle140">-Silahlı gerilla sayısını üç bin (3000) e düşürülmesinin teklif edildiğini, bu görüşmeleri Veli KÜÇÜK&#8217;e ilettiğini, onunda yukanyla bu konuyu görüşeceğini söylediğini, ilerleyen dönemde Veli Paşanın, bu işi Doğu PERİNÇEK&#8217;in takip etmesini, Doğan ERBAŞ&#8217;ın MİT ve Özel Kuvvetler tarafından takip edildiğini anlattığını, kendilerinin geri çekildiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.9pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bir dönem K.Irak&#8217;a gitmek üzere Ayşe ÖNAL, Bengüç&#8230;?, Doğan DUYAN (Aydinlik Dergisi Paris muhabiri) isimli şahıslarla Habura gittiklerini, altlannda Beş yirmi (5.20) İ BMV koyu yeşil cırtlak bir araba olduğunu, haburda Gümrük Baş Muhafızı Müdürü</span></p>
<p class="Style15" style="line-height:normal;"><span class="FontStyle140">Cemal<span>&#8230;&#8230; </span>? in adamlannın kendilerini karşıladığını, daha öne gümrükte Veli KÜÇÜK&#8217;ün</span></p>
<p class="Style15" style="line-height:normal;"><span class="FontStyle140">adamı ve Jitemde çalışan Ali Balkan METE olduğunu, aynca Veli paşanın Cemal <span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. </span>?&#8217;i de</span></p>
<p class="Style15" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">tanıdığını, arkalannda konteynırlı iki arabanın daha olduğunu, bunlann içinde silah olduğunu Habur Hac konaklama tesislerinde Yaşar&#8230;.? isimli şahıstan öğrendiğini, JİTEM den gelen elemanlannda yanlannda olduğunu, araçlara arap plakası takıldığını, Gümrük Müdürü Cemal&#8217;in pasaport işlemlerini hallettiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.9pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">K.Irak&#8217;a geçtikten sonra Zahoya, daha sonro Dohok&#8217;a gittiklerini, bir hafta kadar kaldıklanm ve Erbile geçtiklerini, orada altlannda bulunan BMW&#8217;nin alındığını, başka bir araç verildiğini, Kürdistan Başkanı Kosret RESUL ile görüştüklerini, orda kaldığı dönemlerde, Jitem subaylanyla silahlardan onikibin (12000) adetini Barzaniye, (12000) adetinin Talabaniye verildiğini, ancak Kosret RESUL&#8217;un kendilerine altı bin (6.000) adet silah verildiğini söyleyerek &#8220;Tamer hep bize böyle </span><span class="FontStyle224">şeyieB</span><span class="FontStyle140">-yapıyor&#8221; dediğini, geriye kalan altı bin (6.000) silahın ise Talabaninin adamlan ve Binbaşı Tamer ve diğer subaylann, Kale Dizar</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:8.9pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style71" style="margin-top:3.1pt;text-align:justify;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">denilen Komisin Parti binasında PKK&#8217;lı Cemil B A YIK&#8217;a teslim ettiklerini, Cemil BAYIK&#8217;m bu silahların, Doğu PERİNÇEK in organizesinde, yani üst kadro içindeki &#8220;cunta&#8221; hareketinden geldiğini bildiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.35pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">K.Irakta muhatap olduğu şahıslann kendisini, &#8220;Doğu PERİNÇEK&#8217;in referansıyla Ankara&#8217;dan Aydınlık Dergisinden geliyor&#8221; şeklinde tanıdıklannı, zaten yanında Aydınlık dergisi Paris muhabiri Doğan DYANIN da bulunduğunu,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.7pt;text-indent:45.35pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Doğu PERİNÇEK&#8217;in bir dönem PKK ile ittifakı bozduğunu söylediğini, ancak bu ittifakın devam ettiğini, Türk gladyosunun içinde Doğu PERİNÇEK Ömer SÜRÇİ gibi, Irak Küdistan Kominist partisi ve PKK gibi örgütlerin ilişkilerinin devam ettiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.2pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Daha sonraki dönemlerde, Kmkkale Silah Fabrikasında büyük bir patlama olduğunu, Veli KÜÇÜK&#8217;ün bu patlamayla ilgili kendisine haber yapmasını söylediğini, Veli paşanın, Çevik BİR paşayı CIA nm adamı olarak gördüğünü, bu yüzden talimatlan ile bu patlama olayını Çevik BİR gurubunun üzerine yıktıklannı, bu yönde haber yaptıklannı, haberlerin kendi istekleri doğrultusunda Aydınlık ve Hürriyet gazetesinde çıktığını, neden bu şekilde haber yapıldığını bilmediğini ancak Veli Paşanın Karadeniz den Elçibey&#8217;e giden silahlann ortaya çıkmasından korktuğunu, Kuzey Irak&#8217;a giden silahlardan korkmadığını, çünkü orasının çok kanşık olduğunu, fabrikaya yapılan sabotajı kimin yaptırdığını bilmediğini beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Tuncay GÜNEY&#8217;in bu iddialan ile ilgili araştırması yapılabilecek konularda araştırmalar yapılmış ve elde edilen sonuçlar Tuncay GÜNEY&#8217;in doğruluğunu göstermiştir. Diğer taraftan Tuncay GÜNEY&#8217;in bu iddialan usulünce Veli KÜÇÜK&#8217;e sorulduğunda yine Tuncay GÜNEY&#8217;in anlatımlannı doğrular nitelikte beyanlarda bulunmuştur. Şimdide sırası ile bu hususlar anlatılacaktır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Tuncay GÜNEY bir dönem Ayşe ÖNAL, Bengüç&#8230;?, Doğan DUYAN (Aydinlik Dergisi Paris muhabiri) isimli şahıslarla Kuzey Iraka gitmek için Habura gittiklerini, burada</span></p>
<p class="Style71" style="text-align:justify;"><span class="FontStyle140">Gümrük Muhafaza Baş Müdürü Cemal<span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. </span>? in adamlannm kendilerini karşıladığını, daha</span></p>
<p class="Style71" style="text-align:justify;"><span class="FontStyle140">önce buradaki gümrük Müdürünün Veli KÜÇÜK&#8217;ün adamı Ali Balkan METE olduğunu, fakat Veli KÜÇÜK&#8217;ün Cemal&#8217;i de tanıdığını, sının gece saatinde geçtiklerini, fakat Cemal&#8217;in gündüzden Pasaport işlemlerini Polislere yaptırdığını beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Habur Sınır kapısındaki Gümrük müdürü Cemal&#8230; Veli KÜÇÜK&#8217;e ifadesinde sorulduğunda;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Gümrük Muhafaza müdürü Cemal KARAHAN&#8217;ı tanıdığını, bu şahsı 1983 yılında Edime Gümrük Muhafaza müdrü iken tanıdığını,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Aynı yerde görev yaptığı iddia edilen Ali Balkan METE sorulduğunda, bu şahsı da tanıdığını, gümrük görevlisi olduğunu, bir dönem Habur sınır kapısında da çalıştığını, bildiği kadanyla şuanda da Ankara Gümrük Muhafaza Müdürü olduğunu beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Tuncay GÜNEY, Veli KÜÇÜKLE birlikte olduğu dönemde, Doğu PERİNÇEK&#8217;İN referansıyla aydınlık dergisinden bazı muhabirlerle K.Irak&#8217;a gittiklerini, Haburda JİTEM den subaylannda yanlanna geldiğini, arkalannda silah yüklü araçlann olduğu öğrendiğini, gümrük geçişlerini müdür Cemal&#8230; in yaptığını, JİTEM subaylan ve gazeteci arkadaşlanyla birlikte K.Irak&#8217;a geçtiklerini iddiası sorulduğunda Veli KÜÇÜK, Tuncay GÜNEY&#8217;in Kuzey Irak&#8217;a bir defa gittiğini bildiğini, K.Irak&#8217;a gittiği zaman kendisini telefonla aradığını, kendisini Mesut BARZANİ ile görüştürmek istediğini, ancak kendisinin böyle bir görüşme yapmak istemediğini, Tuncay GÜNEY&#8217;e kendisini 15-20 dakika sonra aramasını söylediğini, bu arada Milli İstihbarat Teşkilatında görevli Mehmet EYMÜR&#8217;ü aradığını ve bu konuyu istihbari bilgi açısından kaydetmelerini ve takip etmelerini söyle&#38;ğ^ni^ir süre sonra Tuncay GÜNEY&#8217;in</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style71" style="margin-top:3.1pt;text-align:justify;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">tahmin etmediğini, Tuncay GÜNEY&#8217;in o bölgede kendisini havalı göstermek için böyle bir faaliyete girdiğini tahmin ettiğini, Tuncay GÜNEY&#8217;in konu ile ilgili diğer iddialarının yalan olduğunu beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Fakat Tuncay GÜNEY&#8217;in ikametinde yapılan aramalarda Tuncay GÜNEY&#8217;in Barzani ile yan yana çekilmiş fotoğrafları ele geçirilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Dolayısıyla Veli KÜÇÜK Tuncay GÜNEY&#8217;in iddialarını tamamen yalanlamamakla birlikte iddialar içersindeki satır aralarını tamamen doğrular nitelikte beyanlarda bulunmuştur.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Tuncay GÜNEY&#8217;in bahsettiği silahlan inkar ederken, giriş-çıkış kayıtlanndan Kuzey Iraka gittiğinin tespit edilebileceğini düşünerek Tuncay&#8217;ın Kuzey Iraka gittiğini ve kendisini telefonla aradığını ve hatta Barzani ile görüştürdüğünü fakat görüştüp kişinin BARZANİ olamayacağını beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Tuncay GÜNEY&#8217;in, PKK terör örgütü lideri Abdullah ÖCALAN&#8217;m Suriyeden çıkması sonrasında, Veli KÜÇÜK&#8217;ün talimatı ile, Abdullah ÖNCALAN&#8217;m avukatı Doğan ERBAŞ ile Doğu PERİNÇEK&#8217;in odasında görüştükleri iddiası Doğu PERİNÇEK&#8217;e sorulduğunda;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Bu görüşmeyi Adnan AKFIRAT bilir. Benim odamda kesinlikle bir görüşme yapılmamıştır. Benim ismimin kanştınlması dahi Tuncay GÜNEY&#8217;e ifadelerin yazdmldığını gösterir. O zaman hatırladığıma göre, Abdullah ÖCALAN&#8217;m İmralı&#8217;da Atatürk devrimini savunan açıklamalar yaptığını, bazı yayın organlannda okumuştum, hatta PKK yaymlannda da Aponun Türkiye&#8217;nin birliği içinde Atatürkçü bir çözüm savunduğu yer almıştı. Adnan AKFIRAT Aydınlık Haber Müdürü olarak bunu yanlış haber yapmamak için Apo ile görüşen avukatı Doğan ERBAŞ&#8217;tan sormuştu. Aynntıyı AKFIRAT bilir. Kaldıki Doğan ERBAŞ bir avukattır. Onunla görüşmek suç değildir&#8221; şeklinde cevaplamıştır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.45pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Veli KÜÇÜK, Doğu PERİNÇEK ve Bölücübaşı Abdullah ÖCALAN&#8217;m avukatı Doğan ERBAŞ&#8217;m aralannda yapmış olduklan toplantı da Abdullah ÖCALAN&#8217;m şartlan arasında sayılan; Avrupa dan banş heyetleri gelmesi ve bunlann kabul edilmesi, Kuzey Irak tan bir kısım gerillanın itirafçı olarak geleceğini ve bunlara göz yumularak köylerine dönmelerini, Yurt dışında teröre silahlı propagandaya kanşmamış öbür gönüllülerin Türkiye&#8217;ye banş gönüllüleri adı altında teslim olacaklan şeklinde beyanda bulunması üzerine;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bölücübaşı Abdullah ÖCALAN&#8217;m avukatı İrfan DÜNDAR&#8217;ın 26.10.1999 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde Abdullah ÖCALAN&#8217;m çağrısı üzerine Avrupadan (8) kişilik bir grubun 29.10.1999 tarihinde teslim olacağını belirtmesi üzerine, 29.10.1999 tarihinde kendilerini sözde banş heyeti olarak kabul eden Haydar ERGÜL, Dilek KURT, Aysel DOĞUN, Yusuf KIYAK, Ali Şükran AKTAŞ, Aygül BİDAV , Hacı ÇELİK ve İmam CANPOLAT isimli şahıslar İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne teslim olmuşlardır. Şahıslar ifadelerinde özetle PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensubu olduklannı ve bundan dolayı pişman olmadıklannı, Abdullah ÖCALAN&#8217;m çağrısı gereği banş heyeti olara teslim olduklannı beyan etmişlerdir. Abdullah ÖCALAN&#8217;m avukatı Doğan ERBAŞ, Veli KÜÇÜK ve Doğu PERİNÇEK&#8217;in kendi aralannda alman kararlann hepsinin birebir uygulandığı anlaşılmaktadır.,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Terör örgütünün 1 Eylül 1998 tarihinde tek taraflı olarak ateşkes ilan ettiği, örgütün kırsal alanından ve yurtdışından iki grubun iyi niyet göstergesi olarak Türkiye&#8217;ye geldiği, Abdullah ÖCALAN&#8217;m sözde banş için gereken koşullan kamuoyuna açıkladığı, örgütün üst düzey yöneticileri olan Murat KARAYILAN ve Cemil BAYIK gibi üst düzey yöneticilerin yurt dışına çıktıklan tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN yakalandıktan sonra gerçekleştirilen ilk kongre olan örgütünün sözde 7. kongresinde alman kararlara bakıldığında; Kapsamlı bir banş projesinin hazırlanması, Abdullah ÖCALAN&#8217;a siyasal çalışma özj^Jüöü ve sözde Kürdistan&#8217;a banş şianyla genel bir kampanya başlatılması ve </span><span class="FontStyle203"><span style="font-size:13pt;">kongrede </span></span><span class="FontStyle140">bant^proj esinin hazırlanmasının</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:14.15pt 333.35pt 0.0001pt 0;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style71" style="margin-top:3.1pt;text-align:justify;"><span class="FontStyle140">istenmesi Abdullah ÖCALAN&#8217;m Veli KÜÇÜK&#8217;ten istedikleri arasında bulunan maddelerden olduğu ve Abdullah ÖCALAN&#8217;m talimatlarının birebir örgüt tarafından yerine getirildiği görülmektedir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">15 Şubat 1999 tarihinde Kenya &#8216;da yakalanarak Türkiye getirilen Abdullah ÖCALAN İmralı Cezaevine konmasına rağmen, 15 Şubat 1999 tarihinden bugüne kadar avukatları aracılığıyla örgütü yönetmeye devam ettiği yukarıda bulunan avukat görüşme notlarından anlaşılmaktadır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN yakalandığı zaman &#8220;benim annemde Türk&#8217;tür, eğer bir imkân verilirse seve seve hizmet ederim&#8221; demesine rağmen örgütü istediği gibi yönlendirmesi ve örgütün her kademesine vermiş olduğu talimatların birebir yerine getirildiği tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style108" style="line-height:13.7pt;margin:0.25pt 0 0.0001pt 53.75pt;"><span class="FontStyle139">ELE GEÇİRİLEN BELGELER</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Tuncay GÜNEY&#8217;in ikaminde yapılan aramada, 03.04.1998 tarihli, &#8220;İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D. Perinçek&#8217;e&#8221; şeklinde başlayan ve &#8220;parti önderliği adına, garzan eyaleti karargah komutanlığı&#8221; şeklinde biten, terör örgütünün mührü bulunan el yazısı ile yazılmış bir mektup bulunaraka ele geçirilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Söz konusu mektubun içeriğinde ise;&#8221;öncelikle parti önderliğimizin size karşı duyduğu güvenin içtenliğini belirterek önderliğimizin devrimci selamlarını iletmek isteriz. Gerçekten de zorlu dava inanç ve mücadelemiz içerisinde sizin göstermiş olduğunuz özveri ve gerek silahlı, gerek siyasi, gerekse de ekonomik yönden partimize yapmış olduğunuz katkıları kelimelerle ifade etmek mümkün değildir. Yıllardır sömürülen ve faşist T.C ordusunun katliamlarına maruz bırakılan kürt halkının sizin gibi insan haklarına saygılı cesur ve bağımsızlık mücadelesini yürüten partimize çekinmeden destek çıkan yiğit fertlere ihtiyacı vardır. Zaten sergilemiş olduğunuz pratiksel icraatlarınız parti önderliğimiz ve Garzan eyaleti karargah komutanlığımız tarafından da büyük bir memnuniyetle takdir edilmiştir. Bundan sonraki dönemlerde de partimiz sizinle sırt sırta çalışmaktan şeref duyacaktır. Partimiz adına çalışmalarınızda başarılar diler saygılarımızı sunarız.. Devrimci selamlar&#8221; yazdığı tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Zaten Tuncay GÜNEY de Kuzey Irak&#8217;a silah sevkiyatını anlatırken oradaki şahıslann kendisini Doğu PERİNÇEK&#8217;in referansı ile Ankara dan geldiğini bildiğini beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Öte yandan soruşturma sırasında İstanbul C. Başsavcılığına gelen ihbar mektubundaki PKK terör örgütü resimleri incelendiğinde de, Doğu PERİNÇE&#8217;in bir gazetecilikten öte PKK terör örgütünü denetliyor ve teftiş ediyor edalan içersinde bulunduğu görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Şüpheliler Veli KÜÇÜK ve Ümit OĞUZTAN&#8217;dan ele geçirilen FABRİKATÖR isimli dokümanda Doğu PERİNÇEK&#8217;ten bahsedildiği, Doğu PERİNÇEK ve grubunun Mao-zedung yolunu benimsedikleri, çok iyi istihbarat toplama yapılannın olduğu, arşivlerinde kişilerle ilgili ciddi manada bilgi ve belgelerin olduğu, bu bilgi ve belgeleri genellikle skandal içerikli provokasyon amaçlı kullandıklan,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Aynca içeriğinde Kurmay Yüzbaşı Ceyhan KARAGÖZ tarafından 12.12.1994 tarihinde hazırlanan &#8220;GİZLİ&#8221; ibareli, PKK terör örgütü hakkında ders notu olduğu, bu ders notu içeriğinde PKK terör örgütünün 27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır Lice ilçesi Ziyaret Köyünde aralannda Abdullah ÖCALAN, Doğu PERİNÇEK, Ahmet TÜRK, Mehdi ZANA ve Cemil BAYIK gibi kişilerinde bulunduğu, 25 kişi tarafından kurulduğu, devamında örgütün gerek siyasi gerek silahlı girişimi ile PKK&#8217;nın Ermeni ve Asala işbirliğinden bahsedildiği, devamında Doğu PERİNÇEK&#8217;in bu ders notuyla ilgili Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Dokümanın ilerleyen bölümlerinde PKK&#8217;nın genel sekreterinin Abdullah ÖCALAN olduğu, Doğu PERİNÇEK&#8217;in Beka vadisindeki PKK^-ie«&#38;pında Abdullah ÖCALAN ile görüştüğü, aynca Abdullah ÖCALAN&#8217;m Türkiye&#8217;ye getirilmesi ve İmralı Cezaevine</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0.2in;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;"><span class="FontStyle140">kapatılmasıyla başlayan süreç içersinde ÖCALAN&#8217;m avukatlarıyla Doğu PERİNÇEK arasında başlayan teori ve düşünce alışverişinin dikkat çekici olduğu belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN&#8217;m Türkiye&#8217;ye getirilmesi ve İmralı Cezaevine kapatılmasıyla başlayan süreçte ÖCALAN&#8217;m avukatlarıyla Doğu PERİNÇEK arasında teori ve düşünce alışverişinin yapıldığı hususu hem FABRİKATÖR isimli dokümanda hem de 2001 yılında yakalanan Tuncay GÜNEY&#8217;in anlatımlarında geçmektedir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.95pt;text-indent:45.6pt;"><span class="FontStyle140">ERGENEKON terör örgütüne yönelik yapılan operasyonel çalışmada yakalanan Mehmet Adnan AKFIRAT isimli şahsın ikametinde yapılan aramada; &#8220;İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu PERİNÇEK&#8217;e başlıklı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde GARZAN Eyaleti Karargâh Komutanlığı tarafından gönderildiği belirlenen el yazması dokümanda; DOĞU PERİNÇEK isimli şahsın PKK/KONGRA-GEL örgütünün bir neferi olduğu ve liderin (Abdullah ÖCALAN) ona duyduğu güvenin tam olduğu, Türkçülük hareketinin yok olması çalışmalarında kendisinin örgütten daha fazla çaba sarf ettiği&#8217;&#8221; şeklinde doküman ele geçirilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">İşçi Partisinin Ankara Genel Merkezinde ele geçirilen disket içersindeki word sayfalarından birisinde 26 Mayıs 2000 günü Doğu PERİNÇEK tarafından Abdullah ÖCALAN&#8217;a hitaben yazılan (8) sayfadan oluşan bir mektup ele geçirilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu mektubun yapılan incelemesinde; Doğu PERİNÇEK&#8217;in Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin Avrupa Birliğine girme süreciyle ilgili görüşlerini, Kürt sorunun çözüm önerilerini ile PKK ve HADEP hakkında yapılması gereken hususları anlattığı görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Mektup içersindeki duygu ve ifadelerin net olarak anlaşılabilmesi için mektubun özeti yapılmayıp, mektup içersinde belirli paragraflar aynen belirtilecektir. Söz konusu mektupta;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Sayın Abdullah ÖCALAN, Avukatlarınız selamlarınızı getirdi ve önümüzdeki süreçle ilgili görüşlerimi sordular. Onlara anlattıklarımı Türkiye&#8217;nin bağımsızlık ve birliği için duyduğum sorumluluk gereği aynca size yazmayı yararlı gördüm.&#8221;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Türkiye&#8217;de demokrasi Kemalist Devrimi tamamlayacak kuvvetlerin eseri olacaktır. Batının büyük devletleri ise bugün demokrasi sürecinin karşısındaki en büyük engeldir. Özellikle ABD ve ikincil olarak Avrupa Birliği Türkiye demokratik devriminin önünü kesen başlıca kuvvetlerdir.&#8221;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Türk &#8211; Kürt birliğinin örgütsel biçiminin birlikte örgütlenmektir. Mustafa Kemal ATATÜRK&#8217;ün Türk ve Kürdü Anadolu&#8217;da bir devlet kurmak için Müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinde birlikte örgütlemesi bugün de örnek alınacak çözümdür. &#8230; Batının PKK&#8217;yı yasallaştırmakta diretmesinin sebebi Türkiye&#8217;yi bölme tehdidini elde bulundurmak içindir.&#8221;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Birlikte örgütlenme aynı zamanda Kürt sorununa kardeşlik çözümünü de hızlandıracaktır. Birlikte örgütlenmenin sağladığı güven ortamında Kürt kitlelerinin demokratik talepleri konusundaki kuşkulann dağılması da kolaylaşacaktır. Güvenilir kaynaklardan öğrendiğimize göre Kürt Sorununa Kardeşlik Çözümü genel çizgileriyle kabul edilmiş ve Milli Güvenlik Kurulu&#8217;ndan geçmiştir.&#8221;</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;PKK ve HADEP dağıtılmalıdır. Ayn örgütlenme temelinde kurulan bu örgüler korunduğu sürece bölücülük seçeneği saklı tutulacak ve uygun koşullarda gündeme sokulacaktır. Batı devletleri bu seçeneği elde bulundurmaktan vazgeçmiyorlar.&#8221;</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Dağıtılan PKK&#8217;nın silahlı ve silahsız güçlerini Türkiye&#8217;nin birliğine ve kardeşliğine<br />
kazanmak için uygun çözümler üretilmelidir. PKK yönetimi istese bile yönettiği güçlerin<br />
tamamının Türkiye makamlanna teslim olmayacağı ve bu güçler üzerindeki kontrolün<br />
Türkiye düşmanı devletlere ve birlik sürecine zarar veren başıbozuk oluşumlara geçebileceği<br />
dikkate alınmalıdır. Bu nedenle teslim olan ve dağdaıynenler için makul ve gerçekleşebilir<br />
bir çözümün geliştirilebilmesi planlanmalıdır. Size^dlîyurmak istediğim görüşler bunlardır. İyi<br />
dileklerimi ve selamlanmı yollanm.&#8221;</span><span class="FontStyle140"><span style="font-size:10pt;"><span> </span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin:9.1pt 0 0.0001pt 20.9pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style71" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.9pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Doğu PERİNÇEK &#8211; İşçi Partisi Genel Başkanı&#8221; yazdığı görülmüştür. Mektubun bittiği yerde ismin alt kısmında aynca &#8220;Not: Bu mektubun bir örneği Genel Kurmay Başkanlığının bilgisi sunulmuştur.&#8221; yazdığı görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.85pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Şüphelilerden Hikmet ÇİÇEK&#8217;in flash diskinde ve İşçi Partisi Basın Bürosundan elde edilen bilgisiyar hard diski içersinde &#8220;Prov mekt Oğuz&#8221; isimli word sayfası içersinde (2) ayn şahsın konuşma çözümü olduğu görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;"><span class="FontStyle140">Söz konusu Word sayfasının yapılan incelemesinde; Yazı metninin başında &#8220;Provakasyon Mektubu&#8221; yazdığı, devamında &#8220;Avukat&#8221; ve &#8220;Oğuz&#8221; olarak belirtilen iki kişinin konuşma çözümü olduğu, metin içeriğinden &#8220;Avukaf&#8217;m Abdullah ÖCALAN&#8217;m avukatı olduğu, &#8220;Oğuz&#8221;un Özel Kuvvetler&#8217;de görevli birisi olduğu anlaşılmaktadır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;"><span class="FontStyle140">Metnin içersindeki ifadelerin net olarak anlaşılabilmesi için özeti yapılmayıp, belirli paragraflar aynen belirtilecektir. Söz konusu konuşma metninde;</span></p>
<p class="Style108" style="margin-left:49.9pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style108" style="line-height:13.7pt;margin:2.15pt 0 0.0001pt 49.9pt;"><span class="FontStyle139">&#8220;Dosyanın 1. sayfasında</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Böyle bir girişimin neden bir yıl sonra başlatıldığını sorabilirsiniz. Daha önce görüşmeler oldu. Protokollar da imzalandı. 1995-96&#8242;da Şam&#8217;da, Öcalan&#8217;m bilgisinde bir protokol imzalandı. Ben bu girişimde kendim bulundum. Daha sonra 1997&#8242;de Brüksel&#8217;de görüşme oldu. Çevik Bir&#8217;e bağlı, Osman albayla görüştü. Ancak bu girişimlerin başanlı olması mümkün değildi. Çünkü Öcalan Şam&#8217;da iken kendini &#8220;Kartal&#8221; olarak görüyordu. Öcalan&#8217;m Şam&#8217;da olduğu sırada masaya oturulduğu anda, biz beş sıfır mağlup olarak başlıyorduk. Ancak şimdi durum değişti. Öcalan yakalandı, silahlı mücadeleye son vermeyi kabul etti. Şimdi biz beşiz, siz sıfırsınız. Yani Genelkurmay 5, PKK: 0. Bunu kabul ederek görüşmeye başlayabiliriz.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: Bu girişimi çok olumlu buluyoruz. Baştan belirteyim. Ben PKK&#8217;yi değil Öcalan&#8217;ı temsil ediyorum. Öcalan avukatlanna kendi adına her türlü girişimde bulunma yetkisi verdi. Hatta bizi yeni açılımlar yapmadığımız için eleştiriyor. Öcalan, PKK&#8217;dir. Önce Öcalan benimser, PKK ona uyar. Açılımlan, Öcalan yapar. Kürt halkı da onu kabul eder. Bugün söylediğinin yarın 180 derece tersini söylese, yine PKK onun arkasından gider. Öcalan&#8217;m kabul etmesi sorunu çözer. Biz, Öcalan&#8217;m adına ilişkiye geçiyoruz.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Biz, Öcalan&#8217;a operasyonu yapan gücüz. Yani Özel Kuvvetler Komutanlığı. Genelkurmay adına bu girişimleri yürütmede görevli olan tek kurum. Bu girişimi, soruna bir çözüm bulunması için başlatıyoruz. Size temel politikalan okuyacağım</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bizim kayıtlanmızda PKK&#8217;li olduğunuz görünüyor, beyin önerisiyle böyle bir girişim başlatmak sizi önerdiğinde biz GBT kayıtlanndan sizi inceledik. Orada öyle yazıyoruz. Öcalan&#8217;m avukatlannm çoğunun çift hatta üç taraflı çalıştığını biliyoruz. MİT bağlantılılara! Ahmet Zeki Okçuoğlu&#8217;ndan ibaret olmadığını biliyoruz. Siz de bilin.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Bana verilen bilgi, Öcalan&#8217;m, dışandaki arkadaşlannm böyle bir girişime hazır olduğunu söylediği şeklinde. İmralı&#8217;da bir tuğgeneral arkadaşımız var. Öcalan ile sorgu şeklinde olmayan görüşmeler yapıyor. Ve Genel Komutanlık&#8217;a rapor veriyor. Ne rapor verildiğini ben konum olarak bilmiyor olabilirim. Bunu isterseniz sorayım. (Sorduktan sonra) Öcalan, dışandaki arkadaşlannm bir girişim başlatmak için hazır olduğunu belirtmiş.</span></p>
<p class="Style108" style="margin-left:46.55pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style108" style="line-height:13.45pt;margin:1.7pt 0 0.0001pt 46.55pt;"><span class="FontStyle139">Dosyanın 2. sayfasında</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.45pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Evet biz rica ettik, mektubu yazdı. Mektup şimdi Genelkurmay Karargâhı&#8217;nda. Öcalan&#8217;a verildikten sonra bey tarafından elden götürülüp Genelkurmay Başkanı Kıvnkoğlu&#8217;na bizzat verilecek. Genelkurmay Başkanı ile Öcalan&#8217;m yakalanmasından sonra görüştüler.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.5pt;text-indent:45.6pt;line-height:12.95pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: MİT&#8217;le temasa geçmişsiniz. Ciddi bir sonuç almanız mümkün değil. Özgürel&#8217;i ciddiye almanız, devleti tanımadığınızı ggşteffyör.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:12.5pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: Biz sorunun esas çözüm yerinin Genelkurmay olduğunu biliyoruz. Öcalan da bize, sorgusu sırasında çok birikimli, donanımlı subaylarla tanıştığını söyledi. Yurtseverliklerine, bilgi birikimlerine hayran kaldığını ve bunu ifade ettiğini söyledi. Böyle bir güce karşı savaştığı için pişman olduğunu da belirtmiş. Hatta, eğer asılacaksam &#8216;Beni siz asm, sizin elinizle asılmak benim için şereftir&#8217; demiş.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Öcalan, Kuzey Irak&#8217;tan gelen Banş Grubu&#8217;nun geçişi için bizim Genelkurmay ile doğrudan temasa geçmemezi istedi. Hiç öyle ilişki filan aramayın dedi. Gelmelerine Barzani izin vermiyordu. Genelkurmay&#8217;m Türkiye&#8217;ye girmelerine izin vermesini istiyorduk. Sonunda bir helikopter yollandı. Alındılar. Bir tuğgeneral gelen heyetle bir saate yakın bir sohbet yaptı. Öcalan, tuğgeneralin söylediklerine aynen katıldığını söyledi. Kardeşin kardeşe kırdınlmasım istemediklerini söylemiş. Öcalan bu görüşe çok değer veriyor. Silahlı sürecin bitirilmesi için Genelkurmay&#8217;la açıktan ilişkiye geçilmesini istiyor.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Açıktan ilişki olmaz. Bu ilişkiyi kabul etmeye kamuoyu henüz hazır değil. Bu girişimi yayarsanız. Bir sonuç alınmadığı gibi, banşıçı yollan da tıkamış olursunuz. Siz her şeyi propoganda için kullanıyorsunuz. Banş Grubu&#8217;nu da öyle yaptınız. Yok bin kişi gelecek filan dendi.</span></p>
<p class="Style108" style="margin-left:48.7pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style108" style="margin:1.45pt 0 0.0001pt 48.7pt;"><span class="FontStyle139">Dosyanın 3. sayfasında</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.3pt;"><span class="FontStyle197"><span style="font-size:13pt;">Semdin </span></span><span class="FontStyle140">Sakık&#8217;la da ilişkimiz vardı. Çok iyiydi. Yeşil kanalıyla silah alış verişi yapanlar da vardı. Öcalan sıkıştırdığı için Kuzey Irak&#8217;a geçip Barzani&#8217;ye teslim oldu.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.3pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.2pt;text-indent:46.3pt;"><span class="FontStyle140">Öcalan yakalanmasaydı, TSK içinde büyük sorun çıkacaktı. Çünkü komutanlardan bir grup, PKK&#8217;ye silah sattı, uyuşturucu trafiğini birlikte yürüttü. Siz belki bilmiyorsunuz ama, Barzani ve Talabani&#8217;ye verilen 3 bin kaleşnikofun Osman Öcalan&#8217;a verileceğini biliyorduk.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.95pt;text-indent:45.85pt;"><span class="FontStyle140">Aynca başka bir parti silahın teslimatı için bir ekip Şam&#8217;a ve Bekaa&#8217;ya gitti. Silopi Tugay Komutanlığı, bu işbirliğini belgeledi. Gece görüş dürbününe vanncaya kadar askeri malzeme satışı yapanlar ortaya çıkanldı.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.2pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah Öcalan bunlan iyi bilir. Size bunlan söylemiyor. Nasıl yakalandığını da anlatmıyor. Öcalan gözlerini açtığında uçakta ona &#8220;Memlekete hoş geldin&#8221; diyen de pilot Necati idi. Başından beri girdiği ilişkileri biliyoruz. Örgütü kursun diye Öcalan&#8217;a 10 milyon lira verildi. Biz bunlan bilerek konuşuyoruz. Ancak Öcalan biz ona siyasilerden elçi gönderdik onlan tartakladı. Cemil Bayık&#8217;la birlikte Melik Fırat&#8217;ı küfürle, tartaklayarak geri yolladı.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Akın Birdal&#8217;m vurulmasının nedeni, insan haklannı, Kürtleri savunması değildir. O, bir kısım askerle MİT&#8217;in yürüttüğü silah ve uyuşturucu işinde yer aldı. İş yaptığı ekibe kelek atmaya kalktığı için vuruldu. Cezalandmlması gerekiyordu, yaptığı işin mantığı açısından. Bizim kullandığımız, eski ülkücü çocuklar vurdular. Şimdi cezalannı indirmeye çalışıyoruz. İki taraflı çalışanlar cezalandınlacaklannı baştan kabul etmek zorundadır. Şimdi size bu metni okuyorum, itirazlannız varsa. Söyleyin. Konuşalım. Sonra bu metni size vereceğim. Siz de bir karşı metin hazırlayın. İkinci görüşmemizde bir binbaşı olacak. Orada protokolü hazırlayacağız. Siz bu protokola imza koymaya yetkili misiniz?</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Akın Birdal&#8217;m vurulmasının nedeni, insan haklannı, Kürtleri savunması değildir. O, bir kısım askerle MİT&#8217;in yürüttüğü silah ve uyuşturucu işinde yer aldı.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: Bizde bu görüşmelerin tek kişi tarafından yapılmasına iyi bakılmaz, kabul edilmez, iki kişi olalım. Ben şimdi bir şey söylemeyeyim. Gelecek olan arkadaş Öcalan&#8217;m avukatlanndan Mahmut Şakar&#8217;dır. HADEP&#8217;in de Genel &#8220;Sekreteri&#8217;dır aynı zamanda.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:9.6pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
</div>
<p><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"><br /> </span></p>
<div class="Section2">
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.85pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Biz bu ismi araştıralım. Başka bir yerle bağlantısı olup olmadığını araştıralım. Uygun bulunursa gelsin deriz. Büyük ihtimalle kabul edilir. Çünkü siz referans oluyorsunuz. Haberleşmeyi arkadaşlar üzerinden yapacağız. Biz uygun olup olmadığını bildiririz. Onlar da size iletirler.</span></p>
<p class="Style108" style="margin-left:49.45pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style108" style="margin:1.9pt 0 0.0001pt 49.45pt;"><span class="FontStyle139">Dosyanın 4. sayfasında</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: Genelkurmay Başkanı pişmanlık yasasının kapsamının genişletilmesini istedi. Öcalan bu gelişmeyi çok olumlu bulduğunu açıkladı. Dağdan inen insanların cezaevlerine doldurulmasını istemiyoruz. Pişmanlık yasasının örgüt liderlerini de kapsayacak hale getirilmesini istiyoruz. Cezaevlerinde 10 bine ulaştı sayı. Bunların çıkmasını sağlayacak bir düzenleme yapılmalı.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: İçerideki 10 bin kişiyi çıkarırsanız beş bini PKK için çalışmaya devam edecek. Böyle bir şeye izin verilmez. Bir sürü şehit vererek yakalayıp getirdiklerinizi nasıl serbest bırakırsınız. Yine başlayacaklar silahlı saldırıya.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: 10 bini de mücadeleye devam eder. Ancak silahlı mücadele olmaz. Silahlı mücadele dönemi tamamen kapandı. En az yüz yıl daha silahlı mücadele olmaz. Bu işi en iyi yapan kişi, Öcalan, silahlı mücadele olmaz diyor. Kimse silahlı mücadeleye girmez.</span></p>
<p class="Style108" style="line-height:13.7pt;margin:0.25pt 0 0.0001pt 48.7pt;"><span class="FontStyle139">Dosyanın 5. sayfasında</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: Dağdakilerin indirilmesi konusunda ne yapılacak. Öcalan&#8217;m Kuzey Irak&#8217;taki gerillalar için değişik bir önerisi var. Bunu sorgusunda söylediğinde komutanlar hayretle karşılayıp çok ilgi göstermişler. Her duyanı şaşırtıyor. Öcalan, Kuzey Irak&#8217;taki PKK&#8217;nin silahlı gücünün orada kalıp TC&#8217;nin hizmetine girmesini savunuyor. Bu durum zaten şu anda Genelkurmay&#8217;m işine geliyor. Barzani biliyorsunuz, PKK&#8217;nin güçleri ile savaş halinde. Genelkurmay bunu kendi lehine değerlendiriyor.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: Öcalan, Kuzey Irak&#8217;taki gücün, ABD&#8217;nin Barzani&#8217;ye yönelik hesaplarını boşa çıkarmada kullanılmasını öneriyor. Bu gücün feodallerin etkisizleştirilmesi için kullanılabileceğini söylüyor. Demokratik bir Irak yönetimi oluşturulmasında bu gücün rol almasını istiyor.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Ne kadar bir gücün Kuzey Irak&#8217;ta silahlı kalmasını istiyorsunuz. Bunu bir rapor halinde bize verin. Bu öneriye sıcak bakabiliriz.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Asimilasyondan kasttetiğim eskisi gibi silahla ezilmesi filan değil. Bunu biz de istemiyoruz. PKK ile mücadele için büyük paralar harcandı. Bunun için Yahudi bankalarından büyük krediler alındı. Bu kredilerin karşılığı olarak GAP bölgesinde araziler ipotek edildi. Asimilasyon ve dejenerasyon için örneğim MHP. Türkeş öldükten sonra bu parti devrini kaptamıştı. Ama bir sürü militanı vardı. Çek-senet tahsilatı yapıyor, Şeriatçıların militanlığını yürütüyordu. Genelkurmay Devlet Bahçeli&#8217;yi getirdi. Şimi MHP askerin dediğinin dışına çıkamıyor, tabanı da asimile oluyor. Artık Turancılık yapamaz. Türkçü parti değil artık MHP. Öcalan&#8217;m idamını onlar durdurdu. Biz Türkçülüğe de Kürtçülüğe de karşıyız. Bizim bazı arkadaşlarımız hâlâ şoven çizgide. Kürt denilmesini bile istemiyor. Öcalan da İmralı&#8217;da böylelerine tanık olmuş olabilir. Oradakilerin çoğu öyle. Ama bizim politikamız farklı. Şimdi sizin Diyarbakır Belediye Başkanı oradaki tabur komutanıyla kavgalı. Çocuk gibi birbirleriyle uğraşıyorlar. Protokol olursa, biz bir binbaşıyı görevlendiririz. Belediye Başkanı&#8217;nin yanında olur. Gider bu sorunları çözer. O tabur komutanını da anlamak gerek. İki gön önce dağda savaştığı adamın temsilcisi gibi görüyor belediye başkanını. Bunu hemen değiştirmek mümkün değil. Ama biz olayı biliyoruz, anlıyoruz. Çözeriz.</span></p>
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:0.25pt 0 0.0001pt 45.6pt;" align="left"><span class="FontStyle140">Avukat: Bu gelişmeyi Öcalan&#8217;a bildirelim mi?</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Kameraya yakalanmadan uygun bir diplomatik üslupla söyleyin. Bu metni<br />
vermeyin.</span><span class="FontStyle140"><span style="font-size:10pt;"><span> </span></span></span></p>
</div>
<p><span class="FontStyle140"><span style="font-size:12pt;"><br /> </span></span></p>
<div class="Section3">
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: İmralı&#8217;ya ÖKK hükmetmiyor mu? Neden kameraya yakalanmayın diyorsunuz?</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Kameraya alman görüntüler Genelkurmay Başkanı&#8217;na gidinceye kadar en az beş daire başkanının elinden geçiyor. İmralı&#8217;da olan bir tek biz değiliz. MİT de var, Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri istihbaratı da var. Bu sürece karşı olanlar da var. Bunu Genelkurmay Başkanı&#8217;na karşı kullanmak isteyenler olabilir. Biliyorsunuz Çevik Bir giti ama onun ekibi var.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Avukat: Anlayamadım. Çelişkili geldi. Çevik Bir Genelkurmay 2. Başkanı idi. Siz de Genelkurmay adına ÖKK adına konuşuyoruz diyorsunuz.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Oğuz: Biz sizi protokolden sonra ÖKK&#8217;nin 2. Başkanı&#8217;na götüreceğiz. Karargâhta görüşeceksiniz. Onunla böyle rahat konuşmazsınız. Özal&#8217;dan iyi bir şekilde söz edemezsiniz. Özal&#8217;ı indiren güçle konuştuğunuzu unutmayacaksınız. Özal için &#8220;Ermeni köpeği&#8221;, &#8220;Kürt eşeği&#8221; gibi laflar duyabilirsiniz.&#8221; Yazdığı görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:1.2pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Hikmet ÇİÇEK&#8217;ten elde edilen flash bellekte ve İşçi Partisi Basın Bürosundaki bilgisayarda bulunan &#8220;PROTOKOL&#8221; isimli word belgesi içersinde; &#8220;Protokol Önerisi &#8211; 06 Haziran 2000&#8243; başlığının bulunduğu, başlık altında da az önce belirtilen Abdullah ÖCALAN&#8217;ı avukatı ile Özel Kuvvetlerde çalıştığı öne sürülen Oğuz&#8217;un yaptığı konuşma doğrultusunda hazırlanan ve (5) sayfadan oluşan bir protokol olduğu görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla bilgisine başvurulan gizli tanık DENİZ isimli şahıs 04.06.2008 tarihli ifadesinde; Kendisinin PKK terör örgütü içerisinde kaldığı uzun yıllarda ERGENEKON Terör Örgütü soruşturması ile ilgili olarak bilgi vermek istediğini ve öncelikle Abdullah ÖCALAN ve onun kurmuş olduğu PKK terör örgütünün bazı devletlerin kendisinin istihbarat görevlileri olarak tanımlayabileceği kişiler ile yapmış olduğu görüşmeler ve ilişkileri hakkında ifade vermek istediğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">PKK örgütünün 1980 ihtilali öncesi APOCULAR olarak bilindiğini, bu dönemde örgütü yine Abdullah ÖCALAN&#8217;m yönettiğini, 1978 yılında örgüt kendini PKK olarak ilan ettiğini, bu dönemde örgütün bölgede diğer gruplar ile çatışma halinde olduğunu ancak devlete karşı henüz bir eylem gerçekleştirmediğini, 1980 yılı ihtilalinin öncesinde ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildiğini, sıkıyönetim ile birlikte örgütün üzerine gidilmeye başlayınca Abdullah ÖCALAN&#8217;m Ethem AKÇAN ile birlikte Suriye&#8217;nin Şam şehrine gidip buradan da Lübnan ülkesinde bulunan Bekaa Vadisinde bulunan Filistin&#8217;in kurtuluşu için mücadele eden örgütlerin bulunduğu kamplara geçtiğini, burada kendisini Kürtlerin temsilcisi ve onların kurtuluşu için mücadele eden temsilcisi olarak tanıtıp bu anlamda faaliyet yürütmek için yer temin edilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebinin gerçekleşmesi üzerine Türkiye&#8217;de bulunan örgüt mensuplarını yanma çağırarak PKK adına açılan bu kamplara yerleşerek faaliyet sürdürmeye başladığını, o tarihlerde Sovyetler Birliği&#8217;nin, Bulgaristan üzerinden Ortadoğu&#8217;da silahlı mücadele veren örgütlere para yardımı yaptığını, PKK&#8217;nın da Filistin halkının kurtuluşu için mücadele eden silahlı örgütlere gönderilen paradan yardım olarak aldığını,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN liderliğindeki PKK örgütünün 1980 ihtilali öncesinde Türkiye&#8217;ye terk etmesinin nedeni darbenin olacağından haberdar olması olduğunu, kendisinin örgüte Bekaa vadisinde katıldığını, örgütün ilk yayınlarından Maraş Katliamı üzerine başlıklı broşürde de 12 Eylül Darbesinin olacağı yazıldığını, örgüt ve lideri bu darbeyi önceden haber aldıkları için en etkin önlem olarak yurt dışına gitmeyi kararlaştırdığını,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN&#8217;m örgütte yapmış olduğu birçok konuşmasında bu durumu şu şekilde açıkladığını; &#8220;Bir yanda Pilot diğer yanda Kesire ajanı vardı, günlük olarak beni denetleyerek devlete bilgi veriyorlardı, bende kendilerini kullanıyordum, onlar benden bilgi almaya çalışırken ben onlardan bilgi alıyordum, onlar^ayesinde devlet içindeki gelişmeleri öğreniyordum,<span> </span>darbenin<span> </span>olacağını<span> </span>biraz<span> </span>bunla&#8217;rın<span> </span>anlatımlarından<span> </span>biraz<span> </span>da<span> </span>kendi</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:13.7pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">yoramlanmdan çıkarttım&#8221; diye anlattığını, Öcalan&#8217;m, Pilot Necati ve Kesire Yıldırım için sürekli MİT ajanı dediğini, MİT ajanı olarak söylediği Kesire YILDIRIM ile evlenmesini de onun kendisi üzerinde denetim kurduğunu düşünmesini sağlayıp örgütü oluşturduğu şeklinde açıkladığını,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.55pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">1982 yılında İsrail&#8217;in Lübnan&#8217;ın yaklaşık yansını işgal edip Golan tepelerine kadar gelmesi ve Golan tepelerinin eteğinde bulunan Bekaa Vadisinde faaliyet yürüten Filistin halklannm kurtuluşu için mücadele eden örgütler ile birlikte PKK örgütü mensuplannm İsrail askerlerine karşı savaşlan sonucu gerek PKK gerekse Filistin Halklannm kurtuluşu için mücadele eden örgütler kayıplar verince Filistin halkı için mücadele eden örgütler Beyrut&#8217;a, PKK örgütü mensuplannm da Şam&#8217;a geldiğini, o tarihte Suriye devlet başkanı Hafız Esad&#8217;m bu silahlı güce bir yer arama gereği duyduğunu, bu nedenle şu anda Kuzey Irak&#8217;ta bulunan KDP&#8217;nin lideri Mesut Barzani&#8217;yi Şam&#8217;a çağınp PKK örgütü mensuplannm yerleşebilecekleri kamp alanlan, erzak ve silah temini yönünde aralannda anlaştıklannı, bu anlaşma üzerine ilk defa PKK örgütü Kuzey Irak&#8217;a geçerek şu andaki kamp alanlanna yerleştiğini, Mesut Barzani&#8217;nin bunu kabul etmesinin birkaç nedeni olduğunu, o tarihlerde Barzani&#8217;nin tek sorunu olmayan komşu ülke Suriye olduğunu ve yine babası Molla Mustafa Barzani&#8217;nin Sovyetler Birliğinde eğitim görmüş ve orduda görev almış birisi olduğunu, Suriye&#8217;nin de Sovyetler Birliği etkisinde olan bir ülke olması aynca PKK örgütünü Türkiye ile olan sınıra yerleştirmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin müdahalelerine de engel olmak nedenleriyle bu teklifi kabul ettiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:47.05pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">1986-1987 yıllannda Abdullah ÖCALAN&#8217;m Bekaa Vadisinde bulunan Helve kampında bulunduğu sırada gazeteci ve siyasi kimliği olan Doğu PERİNÇEK&#8217;in röportaj adı altında geldiğini, ilgisi çeken ilk olayın Doğu PERİNÇEK&#8217;in Abdullah ÖCALAN tarafından bizzat karşılanması ve askeri tören yapılması olduğunu, Doğu PERİNÇEK&#8217;e kampta bir oda tahsis edildiğini, Doğu PERİNÇEK&#8217;in kampta 10 gün kadar kaldığını, Abdullah ÖCALAN hiçbir misafiri ile bir defadan fazla birlikte yemek yemediği halde Doğu PERİNÇEK ile kaldığı süre boyunca bütün yemekleri birlikte yediklerini, Abdullah ÖCALAN&#8217;m kendisi ile görüşmeye gelen herkesle görüştüğünü ve gelenlerin yüzüne karşı güzel sözler söylediğini, ancak gittikten sonra da arkasından ajan, işbirlikçi ya da benden yararlanmaya geldi şeklinde sözler söylediğini, fakat Doğu PERİNÇEK hakkında övücü sözler söylediğini, Doğu PERİNÇEK&#8217;in Abdullah ÖCALAN&#8217;la görüşmesinin ardından bu görüşmesini bir kitap haline getirip yayınlatması ve Aydınlık dergisinde dizi halinde yayınlamak suretiyle varlığı yokluğu çok fazla hissedilmeyen Abdullah ÖCALAN ve PKK örgütünün Türkiye siyasetinde gündemleşmesini ve ülke içerisinde örgütün taban bulmasını sağladığını, 15 Ağustos 1984 olaylan ile örgütün adını Türkiye&#8217;de hissettirmişse de daha sonra yapılan operasyonlarla örgütün ağır darbeler aldığını, örgütün o dönemde siyasi olarak ta sıkışmış bir durumda olduğunu ve yayınlanan bu görüşmenin adeta örgüt için bir can simidi haline geldiğini, bu röportajın yayınlanması ile Doğu PERİNÇEK&#8217;in örgütün adeta ikinci lideri konumuna geldiğini ve yayınladığı bu kitabın örgüt mensuplannm evlerindeki kitaplıklarda yerini aldığını,</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Doğu PERİNÇEK&#8217;in Abdullah ÖCALAN&#8217;m Türkiye ve Türk askerine karşı silahlı mücadele ettiği dönemlerde Abdullah ÖCALAN&#8217;la görüşüp hatta bu görüşmelerini yayınlamak suretiyle örgütün propagandasını yaptığı halde, bugün her ne kadar Abdullah ÖCALAN&#8217;m samimiyetsizlikle suçlansa bile bir banş ortamından bahsetmekte ve çözümün diyalog ile olabileceğini söylediğini, ancak Doğu PERİNÇEK&#8217;in ise tam da bu dönemde Abdullah ÖCALAN ve PKK&#8217;ya karşı çok ciddi söylemler ve yayınlar yaptığını ve Doğu PERİNÇEK&#8217;te ki bu değişimi anlamakta güçlük çektiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Yazar olarak tanıdığı Yalçın KÜÇÜK&#8217;ü 1993 ve 1996 yıllannda Şam&#8217;da yukanda anlattığı gelişmeler sonrasında kurulan kampta Abdullah ÖCALAN&#8217;la görüşmek için geldiğini,<span> </span>bu tarihlerden önce de geldiğini, ^ Abdullah<span> </span>ÖCALAN&#8217;la görüşmelerinin</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:15.85pt 0 0.0001pt 16.1pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">yayınlanması nedeniyle bildiğini, Yalçın KÜÇÜK&#8217;ün daha sonra örgütün yayın organı olan MED TV&#8217;de Atölye isminde bir program sunduğunu, bu programda telefonla Abdullah ÖCALAN&#8217;m katılımını sağlayıp programı sürdürdüğünü, Yalçın KÜÇÜK&#8217;ün PKK örgütü nezdindeki rolü, örgütün silahlı eyleme teşvik etmek konusunda Abdullah ÖCALAN&#8217;ı yönlendirmek olduğunu, Abdullah ÖCALAN&#8217;nm da Yalçın KÜÇÜK hakkında &#8220;Senin her cümlen benim beynimde bir kıvılcım meydana getiriyor&#8221; şeklinde söylemlerde bulunduğunu, Abdullah ÖCALAN&#8217;m üst düzey örgüt mensupları ile teknik mevzuları konuştuğunu ancak durum değerlendirmesi yapmadığını, durum değerlendirmelerini Yalçın KUÇUK ile yaptığını, Yalçın KÜÇÜK&#8217;ün adeta Abdullah ÖCALAN&#8217;m beyni olduğunu, Abdullah ÖCALAN&#8217;a 1996 yılında gerçekleştirilen daha doğrusu Şam&#8217;da ki okulun önünde patlatılan bombayı gerek Yalçın KÜÇÜK gerekse Abdullah ÖCALAN haberdar olduklarını kendi beyanları ile açıkladıklarını, bu açıklamalarda Yalçın KÜÇÜK&#8217;ün yurtdışında bulunduğu bir sırada Abdullah ÖCALAN&#8217;ı arayarak sana suikast girişiminde bulunulacak, Şam&#8217;ı terk et şeklinde haber verdiğini, Abdullah ÖCALAN&#8217;m da buna rağmen Şam&#8217;dan ayrılmayacağını ama tedbir alacağını söylediğini, bu açıklamalar örgütün yayın organlarında da yer aldığını, Abdullah ÖCALAN Şam&#8217;da bulunduğu dönemlerde 1990&#8242;lı yıllardan sonra Yalçın KÜÇÜK&#8217;ün Öcalan ile görüşmeye başladığını, bu dönemden sonra Yalçın KÜÇÜK&#8217;ün, yurtdışında Fransa, Brüksel gibi Avrupa ülkelerinde kaldığını, ancak KÜÇÜK&#8217;ün, Abdullah ÖCALAN&#8217;m 9 Ekim 1998 tarihinde Suriye&#8217;den çıktıktan sonra Türkiye&#8217;ye döndüğünü, bunun oldukça dikkat çekici bir durum olduğunu,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">PKK terör örgütü genellikle ülke sınırlarına yakın yerlerde kamp kurduğunu, bunun nedeni gerek ülkemizin gerekse komşu ülkelerin sınırlarından geçirilerek Avrupa&#8217;ya götürülen uyuşturucunun kontrol altında tutularak, uyuşturucu ticareti yapan kişilerden bu geçişe izin verme karşılığında belli bir pay, uyuşturucunun Avrupa&#8217;da dağıtımını da koordine etmek ve bundan da belli paylar almak olduğunu, silah kaçakçılığının genellikle sınır kapılarından yapıldığını, örgütün kontrolü altında bulunan dağ yollarından bu tür faaliyetleri yürüten şahıslardan pay alındığını, örgütte kendi militanları için ihtiyaç duyduğu bomba, silah ve mühimmatlarını da para karşılığında silah kaçakçılığı işi ile uğraşan bu şahıslardan temin ettiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:47.05pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">1993 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK militanlarına karşı Diyarbakır kırsalında büyük çaplı bir operasyon yaptığını, bu operasyonlar sürerken PKK militanlarının imha sürecinde olduğu anda Türk askerlerinin telsiz konuşmalarında geri çekiliyoruz, paşa vuruldu şeklinde haberler duyduğunu, paşanın örgüt mensupları tarafından vurulup vurulmadığı konusunda o bölgede bulunan PKK militanları ile görüşme yaptığını, paşanın Lice&#8217;de PKK militanlarının büyük bir baskınının olduğu söylenerek paşanın Lice&#8217;ye gelmesi sağlanıp helikopterden iner inmez bir asker tarafından vurulduğunu, vuran askerinde başka bir asker tarafından vurularak ikisinin birlikte helikopter ile Diyarbakır&#8217;a getirildiğini öğrendiğini, kesinlikle bu olayı PKK örgütünün yapmadığını, çünkü o dönemde kendisinin o bölgede PKK militanı olduğunu, en üst düzey örgüt mensuplarından bu durumu bizzat öğrendiğini ve takip ettiğini, Aydın BAHTİYAR isimli paşanın ne amaçla ve kim tarafından öldürüldüğünü bilmediğini, örgütün en önemli birimlerinin bu kadar sıkıştınldığı ve hatta örgütün en üst düzey mensuplarından bazılarının da imha edilmesi noktasına gelindiği bir esnada böyle bir hadisenin olmasının karanlık bir nokta olarak kaldığını, bu konunun Ergenekon soruşturması kapsamında ele alınmasının uygun olacağını düşündüğünü,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:47.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">1990&#8242;lı yılların başlarından itibaren PKK &#8211; Hizbullah çatışması olduğunu, Hatta bundan dolayı PKK&#8217;nın şehirlerde barınamaz hale geldiğini, Hizbullah&#8217;m yapmış olduğu eylemlerin profesyonelliği ve çok fazla eylemi gerçekleştirebildiklerini, o dönemde kendisinin örgüt içerisinde aktif olarak faaliyet yürüttüğünü, kendisinin yurtdışında birçok örgüt kamplarını gezdiğini ve yerlerini bildiğini, Türkiye&#8217;de.- faaliyet yürüten örgütlerinde yurtdışında eğitim aldıkları kamplar olduğunu, ancak- Hizbullah örgütü mensuplarını bu</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:11.75pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">kamplarda hiç görmediğini, eğitimsiz örgüt mensuplannm yukanda beyan ettiği tarzda eylem yapmalannı mümkün olmadığını, herhangi bir kampta almamışlarsa bu eğitimleri nerede aldılar ve kendilerine bu eğitimleri kimlerin verdiği konusunda şüphesi olduğunu ve Hizbullah&#8217;m Ergenekon soruşturması kapsamında ele alınması gerektiğini beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.95pt;text-indent:45.85pt;"><span class="FontStyle140">Soruşturma kapsamında talimatla tanık sıfatıyla bilgisine başvurulması talep edilen gizli tanık GALİP isimli şahsın 05.06.2008 tarihinde alınan ifadesinde; PKK terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü döneme ait örgütün tarihsel sürecinde yaşanan bazı gelişmeler ve olaylar hakkında örgütün stratejisi ile bağdaştıramadığı ve nasıl olduğunu da anlayamadığı bazı konular hakkında açıklamalarda bulunabileceğini, PKK örgütünün 1979 yılında gerçekleştirdiği bir eylemden sonra PKK olarak ismini kamuoyuna duyurduğu, bu dönemden önce örgüt faaliyetlerini APOCULAR olarak yaptığını, 1980 ihtilali öncesinde Abdullah ÖCALAN&#8217;ı Suruçlu Ethem AKÇAN&#8217;ın Suriye Halep&#8217;e çıkardığını ve devamında ihtilal öncesi örgüt üyelerinin grup grup yurt dışına çıktıklannı, örgütün ihtilal öncesi bir bülten yayınlayıp ihtilali adeta haber verdiğini ve örgüt üyelerine silahlan sığmak diye tabir edilen yerlere saklamalan talimatını da gönderdiğini, İllegal olarak faaliyet yürüten bir örgütün ihtilali nasıl öğrenmiş olduklannı bugün bile bilmediğini ve bu olayın kendisi için daima karanlık bir nokta olarak kaldığını,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Örgütte Pilot Necati olarak bilinen şahıstan ve bu şahısın Abdullah ÖCALAN ile olan ilişkisinden bahsetmek istediğini, Pilot Necati&#8217;nin mesleğinin pilotluk olduğunu, Ağrılı olduğunu, Abdullah ÖCALAN&#8217;m kendisine, pilot Necatinin devletin adamı olduğunu kendisinin kontrol etmek üzere görevlendirildiğini, kendisine Ankara&#8217;dayken para yardımı yaptığını, fakat pilot Necatinin kendisini kontrol edemediğini, kendisinin onu kullandığını ve bir takım bilgileri aldığını, bundan dolayı da devletin kendileri üzerine gelmediğini beyan ettiğini, Pilot Necati&#8217;nin Abdullah ÖCALAN&#8217;a üstü kapalı olarak &#8220;sen bir kuşsun istediğimiz zaman seni pişirip yeriz&#8221; dediğinin söylediğini, Abdullah ÖCALAN ile Pilot Necati&#8217;nin ilişkisinin 1976-1977 yıllannda başladığını ve Abdullah ÖCALAN&#8217;m yurt dışına çıkışma kadar devam ettiğini, Abdullah ÖCALAN&#8217;m Pilot Necati&#8217;nin bir uçak kazasında öldüğünü Yalçın KÜÇÜK&#8217;ün kendisine söylediğini beyan ettiğini, Uğur MUMCU öldürüldükten sonra Abdullah ÖCALAN&#8217;m, Uğur MUMCU&#8217;nun kendisinin pilot Necati ve Kesire YILDIRIM ile olan ilişkisini araştırdığını ve bunu ortaya çıkartacağı için öldürüldüğünü söylediğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.55pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">1993 yılında Abdullah ÖCALAN&#8217;m Suriye Şam şehri Kızılay hastanesi yakmlannda (Hilalahmer) denilen bölgede Hasan BİNDAL tarafından kiralanmış olan bir apartmanını onuncu katında zaman zaman kaldığını, yamndakilerle birlikte, daireye çıkmak için asansöre bindiğinde asansörde bir kişinin daha olduğunu, bu şahsın dokuzuncu katta indiğini, Abdullah ÖCALAN&#8217; m onucu kata çıktığında asansörden inmeyerek tekrar aşağıya indiğini, yanındakilere dokuzuncu katta inen şahsın o katta oturan Türkiye Askeri Ataşesi olduğunu söylediğini, oradan aynlarak o bölgede bulunan örgüt mensubu gençlerin kaldığı eve gittiğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Abdullah ÖCALAN&#8217;m Şam&#8217;da olduğu 1990&#8242;lı yıllarda yanma sürekli olarak İran İstihbaratından ve Suriye İstihbaratından görevlilerin geldiğini ve kendileri ile görüştüğünü, bu istihbaratçılann teknik bilgiler ile Abdullah ÖCALAN&#8217;m nasıl korunması gerektiğine dair bilgiler verdiklerini ve kendisinin de bilmediği bir takım görüşmeler yaptıklannı, Suriye de bulunan kampa Yunanlı subaylann gelerek eğitim verdiğini ve bunun örgüt içerisinde konuşulduğunu duyduğunu, aynca Abdullah ÖCALAN&#8217;m şoförlüğünü yapan Hamit isimli şahsın Suriye ajanı olduğunu, Abdullah ÖCALAN&#8217;m bunu konuyu bildiğini, buna rağmen Şam da kalabilmek için Hamit&#8217;i yanında tuttuğunu, 1993 yılında Suriye ile Türkiye arasında Adana görüşmeleri olarak bildiği bir görüşme gerçekleştiğini ve bu görüşmeye Suriye adına katılan şahsın görüşmenin her safahatından sonra Abdullah ÖCALAN&#8217;m yanma gelerek Hamit aracılığı ile görüştüklerini, bilgi paylaşımında bulunduklannı,</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:26.9pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:46.1pt;"><span class="FontStyle140">Suriye de faaliyet yürüten bir Kürt partisi lideri olan Mervan ZEKİ isimli kişi ile yapmış olduğu görüşmeden sonra PKK&#8217;nın dine sahip çıktığını ve PKK&#8217;nın dini temel alan yaklaşımları ile ilgili açıklamalar yaptığını, Mervan ZEKİ&#8217;nin Suudi Arabistan yetkilileri ile görüştüğünü ve bu açıklamaları onların desteğini almak amacıyla yapıldığını, Çünkü PKK&#8217;nın Sosyalist ideolojiyi savunan bir parti olduğunu ve din ile ilgili açıklamalarını başka türlü izah edemediğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:47.05pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">1993 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL&#8217;ın doğu ve Güneydoğu Anadolu&#8217;daki problemleri fark ettiğini ve çözüm yollan arayacağını beyan ettiğini, PKK&#8217;nın dağdan inmesi için projeler ürettiğini, o dönemde yasak olan Kürtçe konuşmayı serbest bırakacağı yönünde açıklamalarda bulunduğunu, o dönemde Abdullah ÖCALAN&#8217;m yanma Talabani, Kemal BURKAY (Kürdistan Sosyalist Partisi Genel Başkanı), Hamraş RAŞO (Türkiye IKDP Başkanı)&#8217;nm gelip gitmeye başladığını ve bir ateşkes sürecinin olması için zemin oluşturmaya çalıştıklannı, sonunda Abdullah ÖCALAN&#8217;m Lübnan da bulunan Bekaa kampında basın açıklaması yaparak tek taraflı ateşkes ilan ettiğini, Turgut ÖZAL&#8217;m PKK&#8217;nın dağdan inmesi ve kardeşlik ortamının oluşması amacıyla yapmış olduğu girişim çalışmalannm örgütte çok olumlu karşılandığını ve herkesin bir çözüme doğru gidileceği ümidini taşımaya başladığını ancak 1993 yılı Nisan ayında Turgut ÖZAL&#8217;m öldüğünü ve akabinde Bingöl de 33 asker PKK tarafından vurularak öldürüldüğünü, bu eylemle birlikte yeşeren umutlann tamamen kaybolduğunu, PKK&#8217;nın tek taraflı ateşkes sürecinde olduğu devletin çözüm arayışlanna girdiği bu dönemde PKK içerisinde bir grubun bu eylemi gerçekleştirmesi ve bu askerlerin korumasız ve silahsız olarak tehlikeli bir bölge üzerinden gönderilmesine kişisel olarak hiçbir zaman anlam veremediğini, bu eylemin örgüt içerisinde Doktor Süleyman (kod) Sait ÇÜRÜKKAYA&#8217; nm kontrolündeki örgüt mensuplan tarafından gerçekleştirdiğini, Doktor Süleyman (k) Sait ÇÜRÜKKAYA nm halen Almanya da olduğunu,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Örgüt içerisinde Mahmut SAKAR ve İrfan DÜNDAR&#8217;m, Abdullah ÖCALAN&#8217;m avukatı olarak ve her söylediklerinin direk Abdullah ÖCALAN&#8217;m talimatı olduğu bilindiğini, sürekli olarak örgütün kamplanna gelerek Abdullah ÖCALAN&#8217;dan almış olduklan talimatlan başta üst düzey örgüt mensuplan olmak üzere örgüt mensuplanna aktardıklannı, örgüt tarafından Süleymaniye de infaz edilen terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden olan Kani YILMAZ ile Messenger üzerinden bir görüşme yaptığını ve Kani Yılmaz&#8217;m kendisine &#8220;Mayıs 2004 tarihinde Şehit Harun Kampında KONGRA-GEL in ikinci kongresinde Abdullah ÖCALAN&#8217;m avukatlan Mahmut SAKAR ve İrfan DÜNDAR&#8217;mda katıldığını, Mahmut ŞAKAR&#8217;m bütün kameralan kapattığını, başkan adına konuşuyorum bu kongreden savaş karan çıkacak şeklindeki sözleri üzerine kongrede savaş karannm alındığını&#8221; söylediğini,</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Meral KIR&#8217; ı Meral KİDİR olarak bildiğini, Meral KİDİR&#8217;m PKK örgütünün eski mensuplanndan olduğunu, Meral KIDIR&#8217;ın, Muharrem KARABULUT ve yanında bulunan bazı örgüt üyeleri ile PKK&#8217;nın içinde Türkiye Devrim Partisini kurduklannı, sosyalist bir ideolojileri bulunduğunu, PKK&#8217;ya bağlı olduklannı ve amaçlannın gerilla savaşını Batı illerinde taşımak olduğunu, bu kişilerin genellikle Türk kökenli olduklannı ve sosyalist devrimini savunduklannı, bunlann devrimi savunan sol örgütlerin ülkede devrim yapabilecek bir güce sahip olamayacaklannı savunduklarını ve PKK ile birlikte bu devrimin gerçekleşmesini daha mümkün gördüklerini, Ankara ve İstanbul illerinde örgütlendiklerini beyan etmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">ERGENEKON terör örgütüne yönelik yapılan operasyonda İŞÇİ PARTİSİ GENEL MERKEZİNDE elde edilen &#8220;istanbul, 23 Mayıs 2000, Sayın Abdullah Öcalan&#8221; ile başlayan ve &#8220;iyi dileklerimi ve selamlanmı yollanm, Doğu Perinçek işçi Partisi Genel Başkanı, Not: Bu mektubun bir örneği, Genelkurmay Başkanlığı&#8217;nm bilgisine sunulmuştur.&#8221; İle biten</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:1.45pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;margin:3.1pt 0 0.0001pt 14.15pt;"><span class="FontStyle140">Avukatlarınız selamlarınızı getirdi ve önümüzdeki süreçle ilgili görüşlerimi sordular. Onlara anlattıklarımı, Türkiye&#8217;nin bağımsızlık ve birliği için duyduğum sorumluluk gereği, aynca size yazmayı yararlı gördüm.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:13.7pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Yaşanan süreçte geleceği belirleyecek kritik noktaya, öncelikle dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye&#8217;nin demokratik devrimi ile Avrupa Birliği&#8217;yle bütünleşme projesi, birbiriyle bağdaşmaz. Bu iki program ve iki programı temsil eden kuvvetler, nesnel olarak cephe cepheyedir. Ulusal devleti ve Cumhuriyet Devrimi&#8217;ni savunan demokrasi kuvvetler ile Batı kuvvetleri arasındaki çelişmenin önümüzdeki kısa ve orta sürede çok daha derin çatışmalara yol açması kaçınılmazdır.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:13.2pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;de demokrasi, Kemalist Devrim&#8217;i tamamlayacak kuvvetlerin eseri olacaktır. Batı&#8217;nın büyük devletleri ise, bugün demokrasi sürecinin karşısındaki en büyük engellerdir. Özellikle ABD ve ikincil olarak Avrupa Birliği, Türkiye demokratik devrimin önünü kesen başlıca kuvvetlerdir. Onlar, Türkiye&#8217;yi demokrasiye zorlamıyor; tam tersine demokrasinin biricik çerçevesi olan ulus devleti yıkıma uğratarak, demokrasiyi imkânsız hale getirmek istiyorlar. Dayattıklan bölge polisi misyonu ve neoliberal ekonomi, demokrasi benzeri bir rejimde bile uygulanamaz. Bayar-Menderes&#8217;lerden Özal ve Çiller gibilere kadar işbirliği yaptıklan kuvvetlere bakarsak bunu çok daha iyi görebiliriz. Öte yandan onlann &#8220;Kemalist Devrimin kazanımlannı yıkma&#8221; pratiklerini göz önünde tuttuğumuz zaman da, hedeflerini çok iyi anlanz.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:12.7pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Demokrasi ve insan haklan&#8221; veya &#8220;Kopenhag kriterleri&#8221; dedikleri program, bir demokrasi programı değil, fakat tıpkı Irak ve Yugoslavya&#8217;ya karşı yaptıklan gibi parçalama ve denetim altına alma siyasetinin araçlandır. Sürece ülkemiz açısından bakarsak, ABD ve Avrupa, Türkiye&#8217;den tek bir şey istiyor: &#8220;Kriz bölgelerinde müdahale gücü&#8221; rolünü üstlenmesi. Bu misyonu kibar bir ifadeyle &#8220;Batı için güvenlik üretmek&#8221; diye özetleyenler de vardır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;margin:0.25pt 0 0.0001pt 12pt;"><span class="FontStyle140">Kopenhag kriterleri falan, hepsi bu dayatmanın hizmetindedir. Nitekim Türkiye AB aday üyeliğine kabul edilince, Alman hâkim güçlerinin Die Welt gazetesi, olayın esas anlamını şöyle saptamıştır: &#8220;Türkiye, AB aday üyeliğini kabul etmekle, evlatlannm canını büyük maceracı müttefik uğruna feda etmeye hazır olduğunu göstermiştir.&#8221; (Die Welt, 22 Aralık 1999) Buradan da anlaşılacağı üzere, Türkiye&#8217;nin Avrupa kapısında denetim altına alınması, ABD&#8217;nin politikasıdır.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:12pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Economist dergisi ise, Türkiye&#8217;nin aday üyeliğinin tarihsel süreç açısından ne anlama geldiğini açıkça belirlemiş, olayı &#8220;Kemalizmin sonu&#8221; başlığıyla duyurmuştur. AB aday üyeliği ile Kemalist Devrimi tamamlamak iki karşıt süreçtir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:11.5pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Herkesin önüne şu soruyu koyması gerekiyor: Mehmetçiği Batı&#8217;nm güvenliği için kriz bölgelerine süren bir rejim, demokratik olabilir mi?</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:0.15in;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">ikinci bir soru daha: IMF reçetesi gereği, köylüye destek akçalannı kaldırarak Türkiye tanmmı çökerten ve özelleştirme yoluyla bir milyondan fazla işçiyi sokağa atacak ve SSK&#8217;lan tasfiye edecek bir rejim, büyük çoğunluğa şiddet uygulamak dışında bir tercih hakkına sahip midir?</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;margin:0.5pt 0 0.0001pt 0.15in;"><span class="FontStyle140">iç piyasayı bile yabancı hipermarketlere teslim eden bir rejim, esnaf ve tüccan tasfiye ederken, aynı zamanda onlara özgürlük verebilir mi?</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;margin:0.25pt 0 0.0001pt 10.55pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Kopenhag kriterleri&#8221; içinde, işçiye, köylüye, esnaf ve zenaatkara, ulusal sanayici ve tüccara insaf yoktur.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.7pt;text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bunlar, ulusal devletin dayandığı sınıflardır. Avrupa Birliği sürecinde daha ağır baskılarla dayatılan program, özgürlüğü ezici çoğunluk için imkânsız hale getirmekte, halka şiddet uygulanmasını ise zorunlu kılmaktadır.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-align:right;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="right"><span class="FontStyle140">Bu programın, &#8220;azınlık mezhep ve milliyetlere özgürlük&#8221; vaat etmesine kanmak, en</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:1.2pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">perişan haline ve Kosova&#8217;lı Arnavutların ABD bayraklarıyla yürümelerine göz atmak, Batı&#8217;nm &#8220;insan haklan&#8221; programı hakkında yeterli fikir verir. Kaldı ki, olaya dünya ölçeğinde baktığımız zaman, milliyet ve mezhep çatışmalan, her yerde emperyalizmin yayılma politikasının aletidir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Batı&#8217;nm küreselleşme programının halka maliyetinin çok ağır olduğunu görmekle birlikte, nasıl olsa başanlı olacak, biz de bu projeyle bütünleşelim ve üstte kalanlann yanında olalım diye düşünüldüğü de oluyor. Bu, çok ama çok büyük bir yanılgıdır. Çünkü Türkiye, kesinlikle Avrupa Birliği ile bütünleşmeyecek, yeni oluşan dünya dengelerinden yararlanarak bağımsız ulusal devletini koruyacak ve demokratik devrimini tamamlayacaktır. Bütün olgular bu yöndedir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:10.3pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği&#8217;ne tam üye olmak bir yana, önümüzdeki üç-beş yıllık süreç içinde cephesini Batı&#8217;dan gelen baskılara dönmek zorunda kalacağı kesindir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Hem ABD ve Avrupa, hem de Türkiye&#8217;nin Kemalist Devrim rotasındaki ulusal kuvvetleri, ülkemizin Avrupa Birliği&#8217;yle bütünleşmeyeceğini biliyorlar ve ona göre mevzileniyorlar. Bunu saptamak için, Avrupa Birliği&#8217;ne aday üyelik protokolüne bakmak bile yeterlidir. Orada, taraflar arasında dört yıl içinde bir anlaşmaya vanlmazsa, Kıbns ve Ege sorunlannm La Haye Adalet Divanı&#8217;nda çözüleceği yazılıyor. Eğer Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği&#8217;yle bütünleşeceği varsayılsa idi, bu tür hükümlere gerek görülmeyecekti. Çünkü Kıbns, Yunanistan ve Türkiye, o zaman Avrupa Birliği içinde birleşecek ve aralannda ne Ege kıta sahanlığı sorunu, ne de Kıbns sorunu kalacaktı. Herkes bilmektedir ki, süreç bu yönde değildir. Yunanistan ve Güney Kıbns&#8217;ı da içine alan Avrupa, Protokol&#8217;a bu hükümleri koyarak, aslında gelecekte kendisi ile Türkiye arasındaki sorunlarda, La Haye Adalet Divanı&#8217;m yetkili kılarak bir mevzi kazanmayı planlamıştır. Kıbns ve Ege kıta sahanlığı, önümüzdeki dönem Türkiye ile Yunanistan arasındaki değil, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki sının belirleyecek anlaşmazlık konulandır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">ABD açısından ise, mesele, Doğu Akdeniz&#8217;e hükmetmek için Kıbns&#8217;ı sorunsuz bir üs haline getirmek ve aynca Türkiye&#8217;nin bütün çıkış yollanm denetim altında tutmaktır. Dahası ABD, Türkiye&#8217;yi Kıbns ve Ege üzerinden sıkıştınp Kuzey Irak&#8217;ta teslim alma politikası izlemektedir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye yöneticileri ise, ne yazık ki, ulusal devlet perspektifini yitirerek, böyle bir Protokol&#8217;a imza atmışlardır. Bir kısmı ise, Batı&#8217;yı bir süre daha oyalama ve zaman kazanma anlayışı içindedir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Ancak bu sorunlann La Haye Adalet Divanı&#8217;na gitmeden, yani dört yıl geçmeden, önümüzdeki kısa dönemde alevleneceği kesindir. Nitekim işte alevlenmeye başlamıştır bile. Önce iran&#8217;a düşmanlık kampanyyası, arkasından Ege Ordusu&#8217;nu kaldırma önerileri ve hatta Türkiye&#8217;nin kıta sahanlığına ilişkin ihlalleri &#8220;savaş sebebi&#8221; saymaktan vazgeçmesi yolundaki görüşler, birbiri peşi sıra piyasaya sürülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye, ABD ve Avrupa ile üç cephede karşı karşıya gelmiştir: Kuzey Irak, Ege ve Kıbns. işbirlikçi medyanın ortada dolaştırdığı laflann kıymeti harbisi yoktur. Türkiye&#8217;nin her üç cephede de direneceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Bu direnmenin ulusal birikimi olduğu gibi, dünya koşullan da elverişlidir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Rusya, Çin, Hindistan, Orta Asya Türk cumhuriyetleri, iran ve bütün Asya bir blok oluşturmaktadır. ABD, Avrasya kayasına çarpmıştır. Batı uygarlığı çürümekte ve dağılmaktadır. Asya ise dinamiktir ve önüne geçilemeyen bir yükselişin içine girmiştir. Türkiye Avrasya bloku ile batı arasındaki dengeleri çok iyi değerlendirebilir ve kendisi için çok geniş bir manevra ve bağımsızlık alanı açabilir. Bütün sorun, bağımsız iradeye sahip bir Cumhuriyet Devrimi iktidannm kurulmasmdadır.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-align:right;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="right"><span class="FontStyle140">Batı ile potansiyel çatışma unsurlan, yalnız Kıbns, Ege ve Kuzey Irak&#8217;ta değil, iç</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:1.2pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:47.05pt;line-height:15.1pt;"><span class="FontStyle140">1 .Ulusal Ordu tasfiye edilecek, Türk Silahlı Kuvvetleri pentagonlaştınlarak, bölge polisi haline getirilecek.</span></p>
<p class="Style113" style="margin-left:50.9pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><!--[if !supportLists]--><span class="FontStyle140"><span>2.<span style="font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;font-family:&#34;"> </span></span></span><!--[endif]--><span class="FontStyle140">28 Şubat bitirilecek, cemaat ve tarikatlar özgürleştirilecek.</span></p>
<p class="Style113" style="margin-left:50.9pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><!--[if !supportLists]--><span class="FontStyle140"><span>3.<span style="font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;font-family:&#34;"> </span></span></span><!--[endif]--><span class="FontStyle140">Ilımlı islam yeniden iktidar ortağı yapılacak.</span></p>
<p class="Style113" style="margin-left:50.9pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><!--[if !supportLists]--><span class="FontStyle140"><span>4.<span style="font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;font-family:&#34;"> </span></span></span><!--[endif]--><span class="FontStyle140">Yukardan denetim altına alman PKK yasallaştırılacak.</span></p>
<p class="Style113" style="margin-left:50.9pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><!--[if !supportLists]--><span class="FontStyle140"><span>5.<span style="font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;font-family:&#34;"> </span></span></span><!--[endif]--><span class="FontStyle140">Bütün bunlara muhalefet eden radikaller temizlenecek.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Özeti, Avrupa&#8217;ya girebilmek için, Türkiye&#8217;den öncelikle kapıdaki vestiyere ulusal ordusunu ve Kemalist Devrim&#8217;i bırakması isteniyor. PKK&#8217;nin yasallaştırılması talebi ise, ellerinde Türkiye&#8217;ye karşı bir bölünme etkeni bulundurmak amacıyladır.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:50.9pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">Bu dayatmaların kabul edilmesi mümkün değildir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Ulusal devlet ve ulusal ordu direnir; direnecektir; kesindir bu. işbirlikçi hakim sınıfların devleti ve NATO&#8217;ya bağlı bir ordu nasıl direnir diye soranlar oluyor, şunu görmüyorlar: 28 şubat&#8217;tan beri Türkiye&#8217;de, tıpkı Kurtuluş Savaşı yıllannda olduğu gibi, iki iktidar odağı oluşmuştur. Küçük Amerika rejiminin karşısında Kemalist Devrim rotasında yeni bir iktidar belirmektedir. O nedenle sakız çiğner gibi tek bir &#8220;derin devlef&#8217;ten söz eden tahliller geçersizdir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Direnecek olan kuvvetler, Kemalist Devrim rotasında toplanmaktadır. Küçük Amerika rejimi sönerken, devrimci birikim canlanmaktadır. Osmanlı devletinin içinden Kurtuluş Savaşı&#8217;nı gerçekleştiren bir Kuvvayi Milliye nasıl çıktıysa, bugün de öyle olmaktadır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin 28 Şubat&#8217;tan bu yana Cumhuriyet devrimi mevzisinde kararlı bir tavır göstermesi, yaşanan sürecin önemli bir işaretidir. 28 Şubat aslında 1995 Martı&#8217;nda Kuzey Irak&#8217;a yapılan Çelik Harekâtıyla başlamıştır. Türk Ordusu, bu harekâtla ABD&#8217;nin egemenlik alanına girmiştir. Arkasından gelen 1996 sonbahanndaki Türk Ordusu-Irak-Barzani işbirliği, ABD&#8217;nin Kuzey Irak&#8217;taki hâkimiyetine ağır bir darbe indirdi. Olayı ABD Genelkurmayına yakın Joint Forces Quarterly dergisi, &#8220;ABD Ordusu&#8217;nun Vietnnam&#8217;dan sonra aldığı en büyük yenilgi&#8221; olarak niteledi.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu süreç, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin ulusal devleti ve Cumhuriyet Devrimi kazanımlannı korumakta kararlı olduğunu göstermiştir. Dıştan gelen baskılar, tıpkı Kurtuluş Savaşı yıllanndaki gibi, Türk-Kürt birliğini pekiştirme gereğini de ortaya çıkarmış ve Acil Kardeşlik Çözümü&#8217;nü gündeme getirmiştir. Dışa karşı bağımsızlığı ve içte laikliği savunmak, demokratik süreci kaçınılmaz olarak ateşlemiştir. Süreç kuşkusuz iniş çıkışlıdır, zaman zaman geri dönüşleri içerir. Ancak ben bu süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin ulusal devlet ve Cumhuriyet Devrimi mevzisinde kararlı bir tavır alacağına, emperyalist baskılara teslim olmayacağına güveniyorum. Bu güvenimi de her yerde olduğu gibi burada da ifade ediyorum.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;nin ulus devletinin direneceğini söylemek, dayanaksız bir umudun ifadesi değildir; toplumsal-ekonomik gerçeğe dayanır. Ulus devlet, ulusal piyasa temeli üzerinde varolur. Hiçbir ulus devlet, ulusal piyasanın dağıtılmasını ve kendi temellerinin yok edilmesini, kısacası sömürgeleşmeyi kabul etmez. Ulus devletler silahla kurulmuşlardır ve ancak silahla yıkılabilirler. Türkiye&#8217;nin banşçı yoldan yıkıma uğratılması pratiği, aslında en sonunda dıştan ve içten silahlı müdahalenin koşullannı hazırlamak ve uygun mevziler yaratmak içindir. Türkiye bu sürece kurbanlık koyun gibi başım uzatmayacaktır.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Irak ve Yugoslavya direnenebilmiştir; Türkiye haydi haydi direnir. Türkiye ulusal devleti ve ordusunun direnme potansiyeli, Irak ve Yugoslavya&#8217;nın on katıdır. İnsan malzemesi, bağımsız devlet ve ordu geleneği, ekonomisi ve diğer olanaklan yanında, hızla güçlenen Avrasya blokunun sağladığı uluslararası olanaklar hesaba katılırsa, Türkiye&#8217;nin Batı&#8217;ya boyun eğmeyeceği ve kendi ulusal devletini Batı&#8217;ya bir kez daha kabul ettireceği açıktır. Türkiye ile Batı arasındaki ilişkilerin normalleşmesi, egemenliğe saygı ve karşılıklı yarar temeline oturması, bu direnişle gerçekleşecektir. </span><span class="FontStyle177"><span style="letter-spacing:-1pt;">-j-»**^</span></span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
</div>
<p><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"><br /> </span></p>
<div class="Section4">
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.6pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Burada herkesin önündeki soru şudur: Kimin yanında olacağım? Ulusal devlet ve ulusal ordunun mu, yoksa Batı&#8217;yla bütünleşme projesinin mi? Bu iki karşıt program ve kuvveti bağdaştırmak mümkün olamayacağına göre, herkes bu seçeneklerle yüz yüze gelecektir. Bir an önce safa girmek, Türkiye&#8217;nin demokratik devrimi ve Kürt sorununa çözüm açısından da önemlidir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Kürt sorununun demokratik çözümü, Batı ile işbirliği yapıldığı için değil, Batı&#8217;ya karşı kesin tavır alındığı için hızlanacaktır. Kürt sorunu, Batı ile işbirliği yapıldığı ölçüde sürüncemede kalır; Batı&#8217;yı Kürt sorununun içine davet eden uygulamalara ne kadar kararlı bir tutumla son verilirse, çözüm o kadar demokratik ve çabuk olacaktır. Çünkü Kürt sorunundaki esas engel, artık Kürt realitesini kabul etmeyen iç kuvvetler değil, Kürt sorununu Türkiye&#8217;ye karşı kullanmak isteyen dış kuvvetlerdir. O dış kuvvetlere karşı, ne kadar güçlü bir Türk-Kürt birliği kurulursa, güven ortamı o kadar sağlıklı olur ve demokratik çözümler de güncelleşir. Eğer, Kürt sorununu çözmede, Türkiye&#8217;ye karşı Batı&#8217;nm baskısından yararlanmayı düşünenler olursa, bu, Türkiye üzerindeki tehditle birleşerek sorunu çözmeye kalkışmak anlamına gelir.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:48.95pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">Matematik formüllerle ifade edecek olursak:</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:48.95pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">Türk+Kürt= demokratik çözüm.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:48.95pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">Batı+Kürt= çözümsüzlük.</span></p>
<p class="Style71" style="margin-left:48.95pt;"><span class="FontStyle140">Türk+Kürt birliği, Kurtuluş Savaşı&#8217;ndaki gibi Batı&#8217;dan gelen tehdide karşıdır. Batı+Kürt formülü ise, Türkiye&#8217;ye karşıdır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bugünkü koşularda Batı&#8217;nm yanında olmak, aslında Türkiye&#8217;ye karşı olmak anlamını taşımaktadır. Sizin de dikkatinizi çekmiştir, Türkiye&#8217;nin bütünlüğü içinde yer almak, Batı&#8217;nm hoşuna gitmiyor.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Denecektir ki, Türkiye devletini yönetenler elli yıldır Batı işbirlikçisidir. Doğru! Zaten Türkiye&#8217;yi bu hale getirenler de onlardır. Biz devrimciler, elli yıldır onlara muhalefet ediyoruz ve Kemalist Devrim&#8217;in kazanımlannı savunuyoruz.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Küçük Amerika rejimi açısından deniz bitmiştir. Batı ile işbirliği yoluyla Türkiye&#8217;ye yapılan kötülüklerin sonuna gelinmiştir. Yaratılan mafya-tarikat-gladyo rejimi derin bir krize girerken; Kemalist Devrim kendisini yenileyerek canlanmaktadır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;nin ulusal devletini ve diğer devrimci kazanımlannı savunmak, statükoyu korumak değil, devrimci bir sürece omuz vermektir. Türkiye, kendini savunmak için elli yıllık küçük Amerika sürecinin oluşturduğu mafya-tarikat-gladyo rejiminden kurtulmak durumuyla karşı karşıya gelmiştir. Bu nedenle ulusal devletin savunulması, Türkiye&#8217;de köklü bir iktidar değişikliğine ve yenilenmeye yol açacaktır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bu olay, Kurtuluş Savaşı&#8217;yla başlayan devrime benzer. Türkiye, sömürgeleşme tehdidinden kurtulayım derken, Osmanlı Ortaçağından da kurtulmuş ve demokratik devrim sürecinin en önemli atağını yapmıştır. Benzer bir durumda bulunduğumuz tahlilini yapan işçi Partisi, Aralık 1999&#8242;da yaptığı 5. Genel Kongresi&#8217;nde bu sürecin ihtiyacına cevap veren bir iktidar projesi kararlaştırdı ve önüne üç birlik görevini koydu:</span></p>
<p class="Style113" style="margin-left:46.55pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><!--[if !supportLists]--><span class="FontStyle140"><span>-<span style="font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;font-family:&#34;"> </span></span></span><!--[endif]--><span class="FontStyle140">Siyasal düzlemde: Kemalist-Sosyalist ittifakı.</span></p>
<p class="Style113" style="margin-left:46.55pt;text-indent:0;line-height:13.7pt;"><!--[if !supportLists]--><span class="FontStyle140"><span>-<span style="font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;font-family:&#34;"> </span></span></span><!--[endif]--><span class="FontStyle140">Kitlesel düzlemde: Türk-Kürt birliği.</span></p>
<p class="Style113" style="text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:0 207.35pt 0.0001pt 46.55pt;"><!--[if !supportLists]--><span class="FontStyle140"><span>-<span style="font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;font-family:&#34;"> </span></span></span><!--[endif]--><span class="FontStyle140">Yaptınm düzleminde: Halk-Ordu birliği. Program ise, Altı Ok&#8217;tur.</span></p>
<p class="Style106" style="text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;margin:0.25pt 0 0.0001pt 46.3pt;" align="left"><span class="FontStyle140">Altı Ok, hâlâ geçerlidir; önümüzdeki devrimci adımın temel yönelişlerini içerir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Altı Ok, halk açısından doğru olmanın ötesinde, Türkiye&#8217;nin büyük güçlerini birleştirecek tek formüldür.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.5pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">&#8220;Demokratik Cumhuriyet&#8221; gibi formülleri, demokrasi düşmanı neoliberal çevreler de paylaşıyor. Altı Ok ise, eskilerin deyişiyle &#8220;Efradını cami, ağyanna mâni&#8221; bir programdır; yani fertlerini toplar, düşmanına da engel oluşlurufT^Akj, Ok benimsendiği zaman, emperyalistlerle ve halk düşmanlanyla birleşme tehlikesi yoktufe\</span></p>
</div>
<p><span class="FontStyle140"><span style="font-size:12pt;"><br /> </span></span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Altı Ok&#8217;u farklı kavramlarla ifade etmek mümkündür; ancak o zaman programın </span><span class="FontStyle211">sihiri </span><span class="FontStyle140">bozulur; büyük kuvvetler birleştirilemez ve tarihten kuvvet alınamaz; kısacası hedefe ulaşılamaz. Altı Ok, Kemalist ile Sosyalisti, Türk ile Kürdü, Halk ile Orduyu birleştirebilecek tek formüldür. Bu nedenle Altı Ok&#8217;un alternatifi yoktur.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türk-Kürt birliğinin örgütsel biçimi, birlikte örgütlenmektir. Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün Türk ve Kürdü, Anadolu&#8217;da bir hükümet kurmak için, Müdafaai Hukuk Cemiyetleri&#8217;nde birlikte örgütlemesi, bugün de örnek alınacak çözümdür. Birlikte örgütlenme, birliği sağlamlaştırır. Ayrı örgütlenme, ayrılma etkenlerini güçlendirir. Batı&#8217;nm &#8220;PKK&#8217;yi yasallaştırmakta&#8221; diretmesinin nedeni, Türkiye&#8217;yi bölme tehdidini elde bulundurmak içindir. Buna olanak verilmemesi, binlerce sayfa birlik yanlısı sözden ve birlik yemininden çok daha etkilidir ve belirleyicidir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Birlikte örgütlenme, vitrinde değil, gerçekte olmalıdır. Batı güdümlü programlar, Türk ve Kürdü birleştirmez. Kıblesi Washington ve Brüksel olan bütün programlar, bölücüdür. O merkezler, birleşik bir Türkiye istemiyorlar. Çünkü birleşik ve güçlü bir Türkiye&#8217;nin &#8220;Kriz bölgelerine müdahale misyonu&#8221;nu kabul etmeyeceğini biliyorlar. Onlara mecbur ve muhtaç olması için, Türkiye&#8217;nin sorunlu, zayıf ve parçalı olmasını istiyorlar. Birlikte örgütlenme, bu dayatmaya örgütsel cevaptır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Birlikte örgütlenme, aynı zamanda Kürt Sorununa Kardeşlik Çözümü&#8217;nü de hızlandıracaktır. Birlikte örgütlenmenin sağladığı güven ortamında, Kürt kitlelerinin demokratik talepleri konusundaki kuşkuların dağılması da kolaylaşacaktır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Güvenilir kaynaklardan öğrendiğimize göre, &#8220;Kürt Sorununa Kardeşlik Çözümü&#8221;, genel çizgileriyle kabul edilmiş ve Millî Güvenlik Kurulu&#8217;ndan geçmiştir. Sorunu çözecek merkez, Washington veya Brüksel değil, Ankara&#8217;dır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Hal böyleyken, çözümün Türkiye&#8217;den değil, Batı&#8217;dan beklenmesi, Kürt yurttaşlarımızın bilincinde bölünme etkenini güçlendirir. Bugün en temel mesele, Kürt yurttaşlarımızı, çözümün Batı&#8217;dan değil, Türkiye&#8217;den geleceğine ikna etmektir. ABD ve Avrupa çözemez, Türkiye çözer. Oralardan ne banş gelir, ne de özgürlük.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Dış müdahaleye ne kadar kararlı tavır alınırsa, çözümün uygulamaya konması da o kadar hızlanacaktır.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-left:47.75pt;text-align:left;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="left"><span class="FontStyle140">Aslında bu mektubu önümüzdeki süreçte nelerin olamayacağı ve nelerin de</span></p>
<p class="Style71" style="margin-top:0.25pt;"><span class="FontStyle140">kesinlikle gerçekleşeceği konusundaki görüşlerimi bildirmek için yazdım<span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. </span></span></p>
<p class="Style71" style="margin:0 207.35pt 0.0001pt 47.5pt;"><span class="FontStyle140">Size duyurmak istediğim görüşler bunlardır, iyi dileklerimi ve selamlanmı yollanm. Doğu Perinçek işçi Partisi Genel Başkanı</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Not: Bu mektubun bir örneği, Genelkurmay Başkanlığı&#8217;nm bilgisine sunulmuştur.&#8221; Yazdığı görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Aynca ULUSAL MEDYA 2001 isimli dokümanda &#8220;Bilinen bir gerçektir ki; Perinçek grubu tarafından kurulan Ulusal TV&#8217;nin gerçekte gizli tutulan kuruluş amacı, PKK&#8217;nın yayın organı Medya TV (MEDTV)&#8217;ye alternatif bir televizyon yayıncılığının Avrupa, Ortadoğu ve Avrasya coğrafyasına hakim olabilmesidir. Bu yöntemle Türkiye&#8217;deki Kürt kökenliler İşçi Partisi ekseninde toplanacak, Kuzey Irak ve Kafkas bölgelerinde dağınık halde bulunan Kürt kökenliler ise; Batı karşıtı terör gruplan olarak Kuzey Irak topraklannda (Türkiye&#8217;ye sınır bölgelerde) konuşlandıracaktır. Böylece Asya&#8217;ya açılan kapı eşiğinde ABD&#8217;nin önünde Ortadoğu eksenli bir terör seti oluşturulacaktır. Arzulanan hedefe vanlabilmesi için ise; en güçlü ve yasal propaganda silahı olan televizyon yayıncılığıdır.&#8221; Yazdığı görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:45.35pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Aynca soruşturma sırasında gelen bir ihbar mektubundaki CD&#8217;de OCALAN isimli 93 Sayfalık PDF dosyası içerisinde; her sayfada 8 resim olmak üzere toplam 743 adet resim bulunduğu, bu resimler içerisinde Ferit İLSEVER, DoJu.^gJNÇEK, Hayati ÖZCAN, Murat BARDAKÇI, Ahmet TÜRK, Yalçın KÜÇÜK, Mehmet Alı BİRAN D, Coşkun ARAL, Mesut</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:13.9pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style15" style="margin-top:3.1pt;"><span class="FontStyle140">BARZANİ, Fatih ALTAYLI, Cengiz ÇANDAR, ve Hadi ULUENGİN isimli şahıslann bölücübaşı Abdullah ÖCALAN ve terör örgütü mensuplan ile birlikte PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde kırsal alanında çektirmiş olduklan fotoğraflar ile yine bölücübaşı Abdullah ÖCALAN ile terör örgütünü sözde kamplanna gelen şahıslann birlikte çektirmiş olduklan fotoğraflann bulunduğu tespit edilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;"><span class="FontStyle140">Bu resimler incelendiğinde özellikle Doğu PERİNÇEK&#8217;in gazetecilikten öte örgütü denetliyor edası içersinde görüntülerinin olduğu, bölücübaşı Abdullah ÖCALAN ile çok samimi ve içten görüntülerinin olduğu, Yalçın KÜÇÜK&#8217;ün ise terör örgütü mensuplanna eğitim veriyor şeklinde görüntülerinin olduğu, aynı şekilde bölücübaşı ile çok samimi ve içten görüntülerinin olduğu görülmüştür.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Söz konusu resimler gizli tanık DENİZ&#8217;in ifadeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, Gizli tanığın ifadelerini tamamen doğrular nitelikte görüntüler olduğu anlaşılmaktadır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.3pt;line-height:12pt;"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.95pt;text-indent:46.3pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Şüphelilerin telefon görüşmelerinde ve soruşturma kapsamında ele geçen doküman ve belgelerde belirtilen DTP&#8217;li yöneticilere/DTP binalanna yönelik eylem planlamalan ve arayışlan konusunda;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">2005-2008 yıllan arasında DTP Genel Merkez yöneticilerine, belediye başkanlanna tehdit içerikli mektup/e-postalar gönderilmiş, yine DTP Genel Merkezi&#8217;ne zarf içerisinde mermi yollanmış, DTP Genel Merkez ve il binalanna silahlı ve Molotoflu saldınlar gerçekleştirilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Şüpheliler Muhammet YÜCE ve emekli Albay Mehmet Fikri KARADAĞ arasında yaptıklan telefon görüşmesinde;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:44.65pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">01.01.2007 günü Mehmet Fikri KARADAĞ&#8217;m kullanımında bulunan 0 535 888 15 14 numaralı telefonla, Muhammet YÜCE&#8217;nin kullanımında bulanan 0 533 570 89 38 numaralı telefonu aramasıyla yapılan görüşmede; (Tape No: 7)</span></p>
<p class="Style106" style="text-align:right;text-indent:0;line-height:13.7pt;" align="right"><span class="FontStyle140">&#8220;<span> </span>onlara bir düşünce yapacaz komutanım, ben bir şeyler planlıyorum, DTP yi</span></p>
<p class="Style15" style="line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">bombalayacam&#8221; dediği, M.Fikri KARADAĞ&#8217;m &#8220;Yok sakın yapma, haberim olmadan bir şey<br />
yapma, sakın&#8221; &#8220;Onlara prim verirsin, BİZİM İSTEDİĞİMİZ ZAMAN YAPACAZ, onlar<br />
istediği zaman değil&#8221; dediği, Muhammet&#8217;in &#8220;AHMET TÜRK varya DTP başkanı, şerefsiz<br />
pezevenk&#8221; dediği, M.Fikri KARADAĞ&#8217;m &#8220;Soyu sopu ermeni, hepsi ermeni, bu millete diş<br />
bileyip duruyor, boyna zorluyorlar başlanna gelecek var&#8221; dediği<span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. </span>&#8220;</span>
</p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.3pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">3- Telefon görüşmelerinde ve operasyon kapsamında ele geçen doküman ve belgelerde belirtilen, &#8220;Türk-Kürt çatışmasını sağlama&#8221; arayışlan ve planlamalan konusunda;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Bölücü terör örgütü nihai hedefi olan, bağımsız birleşik kürdistanı kurabilme amacıyla kurulduğu günden itibaren bölge halkına ayn bir etnik kökenden geldiği aşılaması yapılarak ülke genelinde Türk-Kürt çatışması meydana getirerek sonuca ulaşmaya çalışmıştır.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Gelinen bu noktada gerçekleştirilmek istenen olaylara bakıldığında ülkemizde bir Türk -Kürt kavgasının çıkartılmak istendiği anlaşılmaktadır. Bir taraftan örgütün müzahir kitlesinin DTP binalannda toplatıldığı, bir taraftan da milli duygulan olan insanlan DTP binalannı taşlamak suretiyle ülkemizde kaos ortamı yaratılmak istendiği görülmektedir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Mevcut Ergenekon yapılanması da aynı tarzda Türk-Kürt çatışmasını körüklemek suretiyle hareket tarzı/stratejisi konulannda bölücü terör örgütü ile paralellik arz etmekte olup, bu düşünce ve planlamalar Türkiye Cumhuriyeti Devletini bölmeye ve parçalamayı amaçlamaktadır.</span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:0.25pt;text-indent:46.1pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Operasyon kapsamında elde edilen İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK ve yöneticilerinin bölücü terör örgütünün kamp alanlanna yaptıklan ziyaretler konusunda;</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Türkiye&#8217;de legal alanda faaliyet yürüten bir siyasi partinin genel başkanı konumunda olan bir şahsın, örgüt kamplannda teröristbaşıyla görüşmesi teröristlerle tek tek tokalaşması, hem örgüt kadrolanna hem de örgüt tabanına büyük mprat sağlamıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:24.95pt;"><!--[if gte vml 1]&#62;  &#60;![endif]--><!--[if !vml]--><!--[endif]--></p>
<p class="Style106" style="margin-top:3.1pt;text-indent:45.35pt;line-height:14.15pt;"><span class="FontStyle140">Yıllarca muhatap arayan teröristbaşı, bunu bir fırsat bilerek bölücü terör örgütünün talep ve isteklerini Doğu PERİNÇEK aracılığıyla devlete iletmeye çalışmıştır.</span></p>
<p class="Style38" style="text-align:left;line-height:12pt;" align="left"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
<p class="Style38" style="margin-top:10.55pt;text-align:left;line-height:normal;" align="left"><span class="FontStyle148"><span style="font-size:13pt;">SONUÇ<span> </span>:</span></span></p>
<p class="Style106" style="margin-top:5.05pt;text-indent:45.6pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Örgütün anayasasını teşkil eden ERGENEKON dokümanında &#8220;TERÖR&#8221; başlığı altında; 21 Yüzyılda en önemli sorunlardan birisinin terör olacağı, bu nedenle terör gruplarının kontrol altında tutulması gerektiği, gerektiğinde &#8220;NAYLON TERÖR GRUPLARI&#8221; oluşturularak terör dünyasına yön verilmesi ve güçlü istihbarat örgütlerinin kurguladığı oyunun içinde mutlaka yer alınması gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p class="Style106" style="text-indent:45.85pt;line-height:13.7pt;"><span class="FontStyle140">Soruşturma dosyasındaki delillerden de ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ yöneticilerinin PKK terör örgütü ile ilişki içersinde olduklan, söz konusu terör örgütünü kontrol altında tutmaya çalıştıklan ve gerektiğinde de amaç ve hedefleri doğrultusunda kullandıklan, bu çerçevede son yıllarda ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ içersindeki Kuvayı Milliye derneği altındaki tetikçi şahıslara Kürt vatandaşlanmıza yönelik eylemler yaptırmayı planlayarak ülkede TÜRK-KÜRT çatışması meydana getirmeyi ve böylelikle örgütün amaçlan doğrultusunda ülkede kaos ve çatışma ortamı oluşturmayı hedefledikleri anlaşılmaktadır.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÖCALAN'IN VELİ KÜÇÜK'TEN ÖZEL İSTEKLERİ, Küçük ve Öcalan'ın ŞOK pazarlığı]]></title>
<link>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/08/28/ocalanin-veli-kucukten-ozel-istekleri-kucuk-ve-ocalanin-sok-pazarligi/</link>
<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 18:31:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>oktay571</dc:creator>
<guid>http://ergenekoncetesi.wordpress.com/2008/08/28/ocalanin-veli-kucukten-ozel-istekleri-kucuk-ve-ocalanin-sok-pazarligi/</guid>
<description><![CDATA[ÖCALAN&#8217;IN VELİ KÜÇÜK&#8217;TEN ÖZEL İSTEKLERİ Küçük ve Öcalan&#8217;ın ŞOK pazarlığı Öcalan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span class="habermetin"></p>
<p class="detay_manset" style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center">ÖCALAN&#8217;IN VELİ KÜÇÜK&#8217;TEN ÖZEL İSTEKLERİ</p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/0/3/8/110388.jpg" alt="Küçük ve Öcalan'ın ŞOK pazarlığı" hspace="2" vspace="2" width="270" height="200" align="left" /><span class="manset2">Küçük ve Öcalan&#8217;ın ŞOK pazarlığı</span><br />
<span class="manset_ozet"><strong>Öcalan&#8217;ın, teslim olurken Veli Küçük&#8217;ün şartlarını kabul etmesinin karşılığında talep ettiği şartların ayrıntıları ortaya çıktı.</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Ergenekon&#8217;un PKK ile bağlantısını anlatan tanık, iki örgüt arasındaki ilişkinin halen devam ettiğini söylüyor. Tanığın ifadelerine göre Öcalan kendisi teslim olmak isteyince Veli Küçük, aralarında Öcalan&#8217;ın avukatının da bulunduğu bazı isimlerle bir toplantı gerçekleştirilmiş. Hangi şartlarda teslim olacağını, teslim olduktan sonra kimler tarafından sorgulanacağını ve Öcalan&#8217;ın sorguda Perinçek ile ilgili temkinli davranması gerektiğini belirlenmiş. Ardından da Öcalan kendi şartlarını belirlemiş.</span></span><!--more--><br />
<span class="habermetin"><span class="manset_detay"><br />
Gizli tanığın ifadelerine göre Öcalan&#8217;ın, teslim olurken Veli Küçük&#8217;ün şartlarını kabul etmesinin karşılığında talep ettiği bazı şeyler şu şekilde:</p>
<p>- Avrupa&#8217;dan barış heyetleri gelecek, bunların kabul edilmesi,<br />
- Kuzey Irak&#8217;tan bir kısım gerillanın bir kısmı itirafçı olarak gelecek, bunlara göz yumularak köylerine dönecekler,<br />
- Murat Karayılan, Cemil Bayık gibi üst düzey yöneticiler, yurt dışına gidecekler,<br />
- Yurtdışında teröre silahlı propagandaya karışmamış öbür eğitim gönüllüleri Türkiye ye barış gönüllüleri adı altında teslim olacaklar,<br />
- Kampların kısaltılacağı, İran&#8217;da bir kampın kalacağı, Suriye&#8217;deki kampı, Filistin Kurtuluş Örgütü&#8217;ne verileceği,<br />
- PKK&#8217;nın Kuzey Irak&#8217;ta kalması, bu üyelerin, Türkiye&#8217;nin üçüncü kol gücü olarak faaliyetine devam etmesi,<br />
- Talabani ve Barzani&#8217;ye kurulan seyyar karakollara, silahlı gerillaların yerleşmesi,<br />
- Silahlı gerilla sayısını üç bine düşürülmesinin teklif edildiğini,</p>
<p>İddianamede konuyla ilgili yer alan kısım şöyle: &#8220;Veli Küçük&#8217;ün basında örgütlenmek için, bir çok kişiyle irtibata geçtiğini, Ferid İlsever ile görüşmesinde Veli Albayı anlattığım, Ferid İlsever&#8217;inde Veli Küçük&#8217;ü &#8220;Yüzbaşı MİT subayı&#8221; diye ilk keşfeden kişi olduğunu söylediğini. Doğu Perınçek&#8217;in yasaklı olduğu dönemde Sosyalist Parti&#8217;nin Güneydoğu&#8217; da propaganda yaptığım, Ferid İlsever Sosyalist Parti başkanıyken Abdullah Öcalan ve Doğu Perinçek&#8217;in ittifak yaptıklarını öğrendiğini,</p>
<p>Kendisinin bir dönem Suriye&#8217;ye gittiğini, Kilis Öncüpınar kapısından girerken polislerin kendisine ait çantayı aradıklarını ve Doğu Perinçek ile Abdullah Öcalan&#8217;ın birlikte çekilmiş fotoğraflarını bularak aldıklarını, bunları Hanefi Avcı&#8217;nın gazetelere verdiğini, Veli Paşanın, Hanefi Avcı&#8217;yı hiçbir zaman sevmediğini,</p>
<p>Doğu Perınçek ile PKK terör örgütünün ittifakının halen devam ettiğini, Abdullah Öcalan&#8217;ın Suriye&#8217;den çıkması sonrasında, onun avukatı olan Doğan Erbaş&#8217;ın Doğu Perınçek&#8217;e gelerek Türk askerleriyle işbirliği yapmak istediğini ve Aponun teslim olacağını söylediği, Doğu Perınçek&#8217;in de bunu kendisine anlattığını, kendisinin bu konuyu Veli Küçük&#8217;e ilettiğini, Veli paşanın talimatı ile İşçi Partisi lideri Doğu Perınçek&#8217;in odasında Doğan Erbaş&#8217;la görüşme yaptıklarını, bu görüşmede Adnan Akfırat&#8217;ın da bulunduğunu, Doğu Perınçek&#8217;in kısa bir sure kaldığım, bu görüşmede Abdullah Öcalan&#8217;ın hangi şartlarda teslim olacağının konuşulduğu, Avukatla üç kez görüşme yaptıklarını, hatta teslim olduktan sonra Abdullah Öcalan&#8217;ın sorgusuna kimin gireceği, sorguda Doğu Perınçek ve diğer birçok ilişki konusunda temkinli davramlması konularının konuşulduğu, Abdullah Öcalan&#8217;ın General Veli Küçük&#8217;e iletilmek üzere &#8220;bir muhatap arıyorum&#8221; isimli kitabının verildiğini, kitabın en arkasına basılmış vaziyette Veli paşaya bir mektup olduğunu söylediklerini,</p>
<p><strong>DEVSOL &#8211; DHKP-C</strong></p>
<p>Dev-Sol&#8217;da Yağan grubu ve Dursun Karataş gibi iki ayrı grubun bulunduğunu, askerlerin Bedri Yağan grubunu desteklediğini, çünkü Yağan grubunu daha düzgün gördüklerini, Dursun Karataş&#8217;ı ise, o dönem alevi Emniyet Müdürü olan Hüseyin Kocadağ&#8217;ın desteklediğini, Bedri Yağan ile Dursun Karataş kapıştıklarında, askerlerin Bedri Yağan&#8217;ı, polislerin ise Dursun Karataş&#8217;ı desteklediğini, askerlere göre Dev-Sol&#8217;dan DHKP-C&#8217;ye geçiş döneminde DHKP-C&#8217;nin bütün MKYK kadrolarında polisin olduğunu düşündüklerini,</p>
<p>Bir dönem DHKP-C&#8217;lilerin Harbiye Orduevi&#8217;ne roket attığını, daha sonra aynı roket&#8217;in Terörle Mücadelede Reşat Altay&#8217;a atıldığını, Reşat Altay&#8217;a atılan roketi askerlerin misilleme olarak attırdığını duyduğunu,</p>
<p>Aynı dönemde kendisinin Adnan Akfırat ve Doğu Perinçek ile oturup konuşurken, sohbetleri esnasında DHKP-C&#8217;nin MKYK üyelerinin polislerden oluştuğunu duyduğunu.&#8221;</p>
<p>CİHAN</p>
<p><a href="http://www.samanyoluhaber.com/ergenekon.html" target="_blank"></p>
<h1><span style="background-color:#000080;"><span style="color:#ffffff;"><strong>ERGENEKON HABERLERİNİN TÜMÜ İÇİN TIKLAYIN</strong></span></span></h1>
<p></a></span></span><br />
<span class="manset_detay"><strong>25.Temmuz.2008 23:18:51</strong></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TSK kendi istihbaratını kendi üretiyor]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/21/tsk-kendi-istihbaratini-kendi-uretiyor/</link>
<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 07:48:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/21/tsk-kendi-istihbaratini-kendi-uretiyor/</guid>
<description><![CDATA[Emin Pazarcı&#8217;nın köşe yazısı Türkiye gündemi iki ana noktaya odaklandı. Uzunca bir süredir Erg]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/136920080721093155397.jpg" alt="Paranın gücü" width="200" />Emin Pazarcı&#8217;nın köşe yazısı </strong></p>
<p>Türkiye gündemi iki ana noktaya odaklandı. Uzunca bir süredir Ergenekon Operasyonu ve Ak Parti hakkındaki kapatma davası ile ilgileniyoruz.  Güneydoğu’da ise son derece önemli gelişmeler yaşanıyor ve bunlar gözlerden kaçıyor. Bölgede peş peşe operasyonlar düzenleniyor. Terör Örgütü’nün üst düzey yöneticileri birer birer ölü olarak ele geçiriliyor. Özellikle Şırnak Bölgesi’nde PKK’ya yönetici dayanmıyor. Üstelik, bütün bu operasyonlar tereyağından kıl çeker gibi yapılıyor. <!--more--><br />
Asker, artık eskiden olduğu gibi geniş çapta arazi aramalarına çıkmıyor. Terör örgütü yöneticileri ile tesadüfen sıcak temasa girilmiyor. Bütün adımlar önceden planlanarak atılıyor&#8230;Son günlerde, askere yattığı yerde bilgi geliyor. Önce, terör örgütü yöneticilerinin yerleri belinleniyor. Ardından, sadece o bölgeye yönelik olarak nokta operasyonları düzenleniyor. Arazi arama tarama çalışmaları ise çatışma sona erdikten sonra örgütün zayiatını belirlemek için yapılıyor. Peki, askere yattığı yerde bilgi nasıl geliyor?Para’nın gücüyle! Örgütün Şırnak Bölge Sorumlusu Sabri kod adlı Fethi Şarlatan, 22 terörist ile birlikte bu yolla ele geçirildi. Yapılan operasyon, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sadece 50.000 YTL’ye mal oldu. Muhbire önce bir miktar avans verildi. Operasyonun ardından da paranın kalan bölümü ödendi. 50.000 YTL ile Fethi Şarlatan’ın yanı sıra Jirki kod adlı Cebbar Özdemir’in de aralarında bulunduğu tam 23 terörist etkisiz hale getirildi. Örgütün daha önceki bölge sorumlusu Kurtay kod adlı Abdülkerim Ertaş da bu yolla ele getirilmişti.</p>
<p><strong>Silahlı Kuvvetler, son günlerde hem teknik imkanları hem parayı son derece iyi kullanıyor&#8230;</strong></p>
<p>Kendi istihbaratını kendisi üretiyor. Örgütle ilgili sağlam bilgiler getirenlere de geciktirilmeden ödemeleri yapılıyor. Ödemeler, 30.000 YTL ile 50.000 YTL arasında değişiyor. Rütbesine göre, bölgedeki her komutanın belli bir ödeme yetkisi var. Bu harcama miktarları NATO standartlarına göre belirleniyor. “Bilgiyi ver, parayı al” sistemi son derece etkili oluyor!</p>
<p><strong>Biz pek farkında değiliz, ama&#8230;</strong></p>
<p>PKK içinde büyük bir kargaşa yaşanıyor. Murat Karayılan ile Dr. Bahoz arasındaki çatışma, en alt birimlere kadar inmiş durumda. Artık alt birimlerdeki PKK’lılar, üst kademeden gelen emirleri pek ciddiye almıyor. Bölgede ilginç gelişmeler yaşanıyor&#8230;</p>
<p>Saldırı emirleri veriliyor. Bu saldırılar sırasında PKK komutanları sözde gerillayı ateş altında bırakıp kaçıyor. PKK, kendi planladığı saldırılarda bile ciddi darbeler alıyor! Örgüt içinde toplu kaçmalar artmış durumda. PKK’lılar, gruplar halinde KDP ve KYP’ye sığınıyorlar. Üst yönetim, kaçanların arasına “niye kaçıyorlar” diye kendi adamlarını sızdırıyor. İlginçtir, bunlar da kaçıp bir daha geri dönmüyor.</p>
<p>Terörle mücadelede yaşanan başarılara rağmen, siyasi alanda ciddi problemler var&#8230; Kapatma davası ile birlikte içe yönelen Ak Parti, bölgede kan kaybetmeye başladı. Yerel teşkilatlarla eskisi kadar ilgilenemiyor. Bölgede Ak Parti’nin yerine dolduracak bir başka kuruluş da yok.</p>
<p><strong>Gelinen aşamada, ROJ TV’nin yalan propagandasını kesecek ve halkla yakın temas kuracak gönüllü sivil toplum kuruluşlarının devreye girmesi gerekiyor.</strong><br />
<a href="mailto:epazarci@bugun.com.tr">epazarci@bugun.com.tr</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hürriyet'in Balon Haberi Çabuk Söndü]]></title>
<link>http://videolojiorg.wordpress.com/2008/03/28/hurriyetin-balon-haberi-cabuk-sondu/</link>
<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 21:36:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>Z</dc:creator>
<guid>http://videolojiorg.wordpress.com/2008/03/28/hurriyetin-balon-haberi-cabuk-sondu/</guid>
<description><![CDATA[TSK tarafından gerçekleştirilen işgal operasyonu sırasında Hürriyet gazetesi tarafından kesin ve ala]]></description>
<content:encoded><![CDATA[TSK tarafından gerçekleştirilen işgal operasyonu sırasında Hürriyet gazetesi tarafından kesin ve ala]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Some facts on the Turkish military threat against PKK in Northern Iraq]]></title>
<link>http://aussgworldpolitics.wordpress.com/2007/10/20/some-facts-on-the-turkish-military-threat-against-pkk-in-northern-iraq/</link>
<pubDate>Sat, 20 Oct 2007 03:26:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>Charles</dc:creator>
<guid>http://aussgworldpolitics.wordpress.com/2007/10/20/some-facts-on-the-turkish-military-threat-against-pkk-in-northern-iraq/</guid>
<description><![CDATA[As the Turkish Parliament voted overwhelmingly in favour of invading Northern Iraq against the Kurdi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/qVOXExsyzFk&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/qVOXExsyzFk&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p align="justify">As the Turkish Parliament voted overwhelmingly in favour of invading Northern Iraq against the Kurdistan Workers Party (PKK), Iraq&#8217;s foreign minister, Hoshiyar Zebari has appealed to the Kurdish separatist fighters to <em>&#8220;leave Iraqi soil and leave Iraq for its people and do not bring us more problems than we&#8217;re already suffering.&#8221; </em>According to this Al Jazeera news, dated October 18, <em>&#8220;Iraq asks PKK fighters to leave&#8221;</em>, it reported that the Iraq&#8217;s Kurdish administration has called for direct negotiations with Ankara as Iraqi Kurds protested against the possible Turkish military invasion.</p>
<p align="justify">The protestors, congregating in the regional capital of Arbil and the border town of Dohuk, were seen holding the Kurdistan red, white and green flag; and placards with words<em>, &#8221; We condemn the Turkish threat&#8221;.</em></p>
<p align="justify">In another interview by Al Jazeera, <span style="display:inline;">Hoda Abdel-Hamid interviews </span>PKK leader, Murat Karayilan who said, <em>&#8220;Its not true that we are crossing the border. We have fighters everywhere, even on the border, its not necessary to send any from here. How can we send them from here to the Black sea its too far. They are not telling the truth, Turkey&#8217;s aim is to attack Iraqi Kurds.&#8221;</em></p>
<p align="justify"><span style="display:inline;">He also implied that the attack is related to the bill on the Armenian genocide; and since the head of state in Iraq is a Kurd, Turkey does not want to recognise him. He said, <em>&#8220;They have a problem with Kurds.&#8221;</em></span></p>
<p align="justify">With an imminent attack from the Turkish military, more violence is expected. Murat Karayilan reiterated that they will respond <em>&#8220;if Turkey is going to use violence against our movement, our leader and our people&#8221;</em></p>
<p align="justify">Turkey has  conducted two military invasions against Iraq in 1995 and 1997. In 2003, the government approved  military action twice though it did not act on it. The 331 kilometres demarcation between the Turkey and Iraqi border  is also unclear except for a narrow river linked to Syria. There are heavy military facilities on the Turkey border while the Iraqi police are few in numbers and possess old and outdated weapons.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İran'ın Kuzey Irak'ı Bombalaması Daily Telegraph'ta]]></title>
<link>http://saldiray.wordpress.com/2007/09/14/iranin-kuzey-iraki-bombalamasi-daily-telegraphta/</link>
<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 20:06:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>Saldıray</dc:creator>
<guid>http://saldiray.wordpress.com/2007/09/14/iranin-kuzey-iraki-bombalamasi-daily-telegraphta/</guid>
<description><![CDATA[İran ve PKK arasındaki gerginlik üzerine son günlerde yabancı basında çıkan haberlerin bir tanesi de]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>İran ve PKK arasındaki gerginlik üzerine son günlerde yabancı basında çıkan haberlerin bir tanesi de İngiliz gazetesi Daily Telegraph&#8217;ta Damien McElroy&#8217;un <a href="http://www.telegraph.co.uk/news/main.jhtml?xml=/news/2007/09/10/wkurds110.xml">10 eylül tarihli yazısı</a>. McElroy yazısında PKK lideri Murat Karayılan ile yaptığı röportaja yer vermiş. Haberde öne çıkan ve bence üstünde düşünülmesi gereken bir iki önemli unsur var.</p>
<p>Murat Karayılan ABD işgalinden önce İran ile görüştüklerini ve İran&#8217;ın PKK&#8217;ya koalisyon güçlerine karşı savaşmaları için teklifte bulunduğunu ve vaatler öne sürdüğünü söylüyor. Özellikle Irak&#8217;ın işgalinden önce İran&#8217;ın PKK ile arasının sıkı olduğunu biliyorduk zaten. Ama Irak&#8217;ın ABD işgaline girmesinden sonra, anlaşılan o ki İran PKK üzerindeki eski tesirini kaybetmiş. Ve hatta biraz da bu ret cevabının etkisiyle İran kuvvetleri Kuzey Irak&#8217;taki Kürt bölgelerini bombalıyor.</p>
<p>Haberdeki ikinci ilginç unsur ise muhabirinin Karayılan&#8217;ın kampında ABD&#8217;ye paralı asker sağlayan bir firmanın aracını gördüğünü söylemesi. Her ne kadar içten içe ABD&#8217;nin PKK ile menfaat ilişkileri içinde olduğu bilsek bir bunu somut olarak kanıtlayan bir unsur olması açısından bence bu anekdot da önemli.</p>
<p>İran&#8217;ın Kuzey Irak&#8217;ı bombalamasıyla ilgili Washington Post gazetesinde çıkan haberle ilgili yazıma <a href="http://saldiray.wordpress.com/2007/09/14/washington-postda-pkk-haberi/">buradan </a>ulaşabilirsiniz.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Washington Post'da PKK Haberi]]></title>
<link>http://saldiray.wordpress.com/2007/09/14/washington-postda-pkk-haberi/</link>
<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 19:44:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>Saldıray</dc:creator>
<guid>http://saldiray.wordpress.com/2007/09/14/washington-postda-pkk-haberi/</guid>
<description><![CDATA[Washington Post muhabirlerinden Joshua Partlow&#8217;un Kandil Dağı&#8217;nda PKK lideri Murat Karay]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Washington Post muhabirlerinden Joshua Partlow&#8217;un Kandil Dağı&#8217;nda PKK lideri Murat Karayılan ile görüşmesi basınımıza da yansıdı. WP&#8217;nin sitesi kullanıcıların kayıt yaptırmasını istediği için 13 eylül 2007 tarihli haberin orjinalini aşağıya kopyaladım (o kadar da telif hakkı hırsızlığımız olsun artık).</p>
<p>Edit: Yine Washington Post&#8217;ta 3 Mart 2008 tarihinden çıkan <a href="http://saldiray.wordpress.com/2008/03/10/washington-postda-pkk-haberi-yeniden/" target="_blank">PKK haberiyle ilgili yazıya</a> ise buradan ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Yazının genelinde Irak&#8217;ın kuzeyindeki Kürt köylerinin İran tarafından bombalandığı ve bu yüzden 12 kadar köyün sakinlerinin evlerini terketmek zorunda kaldığından bahsediliyor. Muhabirin röportaj yaptığı Murat Karayılan ise İran&#8217;ın bölgeyi bombalamasının hem Kürtler&#8217;e gözdağı verdiğini hem de Türkiye&#8217;ye Kürtler&#8217;e karşı olan mücadelesinde destek sinyali gönderdiğini söylüyor.</p>
<p>Bunun dışında Murat Karayılan PKK&#8217;nin hedefinin Kürtler&#8217;in yaşadığı ülkelerde Irak&#8217;takine benzer yarı-özerk Kürt yönetimleri kurulması olduğunu belirtmiş</p>
<p>Aslında haber pek yoruma yer bırakmamış ama ben yine de fikirlerimi belirteyim. Irak&#8217;taki otorite boşluğundan İran&#8217;ın da en az Türkiye kadar tedirgin olduğuna şüphe yok. Saddam&#8217;ın devrilmesine kadar zaman zaman PKK ile flört edip Türkiye&#8217;ye karşı olan ilişkilerinde bu kozu kullanmak isteyen İran, artık PKK&#8217;nin İran içindeki Kürt nüfusunun huzuru için de bir tehdit olduğunu anlamış durumda. Bu halde Kuzey Irak&#8217;ta Kürt hareketlerinin güçlenmesinden rahatsızlık duyan İran ve Türkiye, ortak menfaatleri doğrultusunda düşünmek zorunda. İlişkilileri hep nane molla olan Türkiye ve İran&#8217;ın bu vesileyle yaklaşması olumlu bir gelişme sayılabilir belki. Ama ABD&#8217;nin İran&#8217;ın nükleer teknoloji edinmesine karşı olan ve gitgide daha da sertleşen tutumu göz önüne alındığında İran&#8217;dan mümkün olduğunca uzak durmakta yarar var.</p>
<h3>Shelling Near Iranian Border Is Forcing Iraqi Kurds to Flee</h3>
<p>They have made camp below the mountainsides that smolder and smoke in the thin alpine air. They live in caves now, or old tents, or under goat-hair tarps, and sleep on woven rugs over a bed of stones. Their villages are empty of all but ducks and chickens, because the villagers will not hike back until they can no longer hear the sounds.</p>
<p>&#8220;Do you hear that?&#8221; asked Taban Koha Rasheed, over a deep, distant rumbling, as she knelt under her tarp in a creek bed sheltered by the walls of a steep ravine. &#8220;It&#8217;s started again.&#8221;</p>
<p>For four weeks now, Kurdish villagers in this far northeastern corner of Iraq have endured a punishing barrage of rockets and artillery shells from what they say are Iranian troops across the border. The seemingly indiscriminate shelling has burned acres of orchards and grassland, damaged homes, killed livestock and driven about 2,500 people to abandon about two dozen villages.</p>
<p>The attacks are an ominous reminder that the emergence of an increasingly self-sufficient Kurdish region in northern Iraq could provoke reprisals or even invasions by Iran and Turkey.</p>
<p>&#8220;This is the worst bombing that this area has ever seen,&#8221; said Ibrahim Muhammed Amin Muhammed Sor, a 37-year-old Kurdish chicken farmer.</p>
<p>For a few days in August, Sor endured the barrage. These rugged mountain dwellers are accustomed to violence: The area was shelled repeatedly during the eight-year war between Iran and Iraq in the 1980s.</p>
<p>In more recent years, neighbors Iran and Turkey have staged sporadic attacks in an attempt to drive out Kurdish separatist guerrillas who reside in the hills. The attacks grew more intense beginning Aug. 16, and one night, leaflets floated down onto Sor&#8217;s farm.</p>
<p>&#8220;The Islamic state of Iran sends its greetings,&#8221; began the letter, written in a Kurdish dialect called Sorani. It accused the United States of using &#8220;hired agents and spies&#8221; in the area to &#8220;destabilize security in our country, through your borders.&#8221;</p>
<p>&#8220;And we would like you to be aware that our land and air operations will go on through the coming days to chase away those elements,&#8221; it read. &#8220;We are making you aware so that none of you get hurt.&#8221;</p>
<p>Villagers and Iraqi officials in the area say their territory is now caught up in a growing regional war made worse by deteriorating relations between Iran and the United States. Some accuse Iraqi Prime Minister Nouri al-Maliki, who has close ties with Iran, of failing to protect the Kurds.</p>
<p>&#8220;I don&#8217;t like Saddam Hussein, but he considered this Iraqi territory and he defended it,&#8221; said Aziz Khuder Hussein, 75, a shepherd and fruit tree farmer who fled his village when the shelling began. &#8220;Maliki is an ally of Iran and he would not damage his alliance for us.&#8221;</p>
<p>In diplomatic meetings in Tehran and Baghdad, Iraqi Foreign Minister Hoshyar Zebari, a Kurd, has demanded that Iran cease its attacks in Iraq.</p>
<p>&#8220;We want this shelling to be halted, because it&#8217;s causing damage to the border population and is disproportionate to the level of threat that some of the armed groups or terrorist groups are causing to the interests of the Islamic Republic&#8221; of Iran, he said at a news conference Sunday in Baghdad.</p>
<p>An official at the Iranian Embassy in Baghdad said that within the past three months, Kurdish rebels have staged suicide attacks and committed other violence that killed at least 10 members of the Iranian security forces. &#8220;This is why Iran wants to solve this security matter on the borders,&#8221; he said.</p>
<p>But the official, who spoke on condition of anonymity, insisted that the accounts of shelling were &#8220;rumors and not true&#8221; and that &#8220;everything that we have done is inside the Iranian territory, not inside Iraq.&#8221;</p>
<p>&#8220;No Kurds have been wounded or affected by that,&#8221; he said.</p>
<p>Iraqi and U.S. soldiers do not regularly patrol the steep slopes and narrow rocky paths that make much of the border region nearly impassable. The de facto authorities here are the Kurdish guerrilla groups &#8212; considered terrorist organizations by the Turkish and Iranian governments &#8212; whose grenade-strapped fighters stand lonely sentry on the mountain switchbacks.</p>
<p>The young men and women who hail from the Kurdish diaspora in Iran, Iraq, Turkey and Syria fight for greater Kurdish influence in those countries. The most prominent among the guerrilla groups is the Kurdistan Workers&#8217; Party, or PKK, which focuses its efforts against Turkey. Its affiliate organization of Iranian Kurds is called the Party for a Free Life in Kurdistan, or PJAK.</p>
<p>&#8220;They are targeting the area under the pretext that the PKK and PJAK are there, but they&#8217;re not hitting the positions,&#8221; said one PKK official on condition of anonymity. &#8220;Iran&#8217;s actual goals, which they will not announce, is to strike the U.S. and destabilize Iraq.&#8221;</p>
<p>At a safe house on a desolate slope in the Qandil range, the head of the PKK, Murat Karayilan, said he believed the recent campaign arose because Iran, Turkey and Syria have aligned against what he calls the &#8220;Kurdish freedom movement.&#8221; Karayilan, a stout, mustachioed man in olive-drab fatigues and a thick leather belt, has taken control of the rebel group in Iraq while its highest leader, Abdullah Ocalan, languishes in an island prison in Turkey.</p>
<p>While Karayilan now is pushing for more rights for Kurds across the Middle East, he suggested that his organization&#8217;s long-term goal is to establish semiautonomous regional entities in those countries similar to the Kurdistan Regional Government in Iraq. Many politicians in Iraqi Kurdish territory, however, say they are hostile toward the PKK and would like to drive out the rebel group but cannot spare the soldiers.</p>
<p>This year, Turkey sent tens of thousands of troops to the Iraqi border, raising fears of a major invasion, in what Turkish officials said was a response to PKK attacks in southern Turkey. The shelling by Iranian troops, Karayilan said, serves as a vote of solidarity with Turkey in the campaign against the rebels and the larger Kurdish community. But the timing, he indicated, also reflects an attempt to delay an important Iraqi referendum, scheduled for later this year, on whether to include the oil-rich city of Kirkuk as part of the Kurdish region.</p>
<p>&#8220;The third aim of these attacks is to try to give a message to the United States of America and the other international forces,&#8221; he said. &#8220;The Iranians are against the Kurds but at the same time they are very much against the Americans as well.&#8221;</p>
<p>Iran&#8217;s deputy foreign minister for Arab affairs, Mohammad R. Baqiri, told reporters in Baghdad on Sunday that an Iranian committee had been formed to look into the border response. But he also accused the U.S. military of supporting Iranian Kurdish rebels in Iraq and said that &#8220;if a terrorist group wants to launch attacks from the territories of the other country . . . we should discipline those people who conduct those operations.&#8221;</p>
<p>A U.S. Defense Department spokesman, Lt. Col. Jonathan Withington, said in an e-mail: &#8220;I am not aware of any support being provided to the PJAK.&#8221;</p>
<p>The Kurdish refugees from the shelling say they are the victims of the Iranian strategy. Ahmed Shilhan, 89, said his son lost an eye when he was struck by shrapnel. Several of Baiz Aziz Khuder&#8217;s sheep died in the shelling. His father, Aziz Khuder Hussein, recalled watching his apple orchards burning, then piling his family into his Nissan Patrol to escape. A shell burst nearby, spraying shrapnel into his vehicle, he said.</p>
<p>&#8220;My daughter-in-law is pregnant and I am afraid she will miscarry,&#8221; he said, huddled with 30 relatives and neighbors under a tree where they are living. &#8220;It feels like we have lost everything.&#8221;</p>
<p>When the shelling started, Taban Koha Rasheed, 28, was sitting at her breakfast table with a bowl of goat&#8217;s milk yogurt. The first shells fell high on the mountain above Upper Arcae village, then dozens more swept down into the valley. Her dishes crashed down off the shelves. The windows in her stone house shattered. A shell slammed into the outhouse. &#8220;It was like an earthquake hitting the house and everything fell down,&#8221; she recalled.</p>
<p>Rasheed, a nurse, led several relatives and children into a nearby cave, but a shell burst next to the entrance, spraying them with rocks and dirt, so they rushed farther down the mountain. &#8220;The kids kept crying and we couldn&#8217;t keep them silent,&#8221; she said. &#8220;During the bombing it felt like they wanted to eliminate us.&#8221;</p>
<p>After walking for several hours, Rasheed and her neighbors camped along a creek, with little more than a few blankets and the food they could carry. The Iraqi Red Crescent and officials in the Kurdish region have contributed additional supplies.</p>
<p>Residents from different villages have staked out territory in these ravines. As the days passed, they brought their goats, sheep and cattle down to the river, and arguments have sprung up over animals crossing into other villages&#8217; campsites.</p>
<p>Rasheed now passes her days treating scorpion bites, fevers and stomach sickness from drinking creek water. Other villagers milk goats, cook rice and tea over wood fires, and watch over the children.</p>
<p>One morning last week, after a few days of respite from the shelling, the sound of thunder filled the ravine, but there were no clouds in the sky. Mir Hamza Farha, an elderly woman with bright red hair under her black and white head scarf, knelt by the shallow creek. She closed her eyes, raised her face and open palms to the sun, and prayed she would be spared.</p>
<p>&#8220;The bombs are coming,&#8221; she shouted across the water. &#8220;You must leave now!&#8221;</p>
<p>Smoke from the shelling began to rise from the tan hills above their campsite. Farha herself had no place left to go.</p>
<p>Special correspondents Saad al-Izzi and Dlovan Brwari contributed to this report.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
