<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>namazi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/namazi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "namazi"</description>
	<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 02:29:25 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[İl il bayram namazı saatleri]]></title>
<link>http://haciata2.wordpress.com/2009/09/17/il-il-bayram-namazi-saatleri/</link>
<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 11:12:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>HacıAta</dc:creator>
<guid>http://haciata2.wordpress.com/2009/09/17/il-il-bayram-namazi-saatleri/</guid>
<description><![CDATA[Ramazan Bayramı namazı, Ankara&#8217;da 07.15, İstanbul&#8217;da 07.30, İzmir&#8217;de 07.37, Hakkar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ramazan Bayramı namazı, Ankara&#8217;da 07.15, İstanbul&#8217;da 07.30, İzmir&#8217;de 07.37, Hakkar]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Teravih Namazının Önem ve Fazileti]]></title>
<link>http://dncr.wordpress.com/2009/08/23/teravih-namazinin-onem-ve-fazileti/</link>
<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 19:47:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>dncr</dc:creator>
<guid>http://dncr.wordpress.com/2009/08/23/teravih-namazinin-onem-ve-fazileti/</guid>
<description><![CDATA[• Teravih namazı günahların affına vesiledir “Allah (cc) Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de gece iba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[• Teravih namazı günahların affına vesiledir “Allah (cc) Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de gece iba]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Teravih namazı kaç dakikada kılınmalı?]]></title>
<link>http://haciata2.wordpress.com/2009/08/21/teravih-namazi-kac-dakikada-kilinmali/</link>
<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 10:54:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>HacıAta</dc:creator>
<guid>http://haciata2.wordpress.com/2009/08/21/teravih-namazi-kac-dakikada-kilinmali/</guid>
<description><![CDATA[Nevşehir İl Müftüsü Süleyman Aktaş, imamları çok kısa veya çok uzun sürelerde teravih namazı kıldırm]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Nevşehir İl Müftüsü Süleyman Aktaş, imamları çok kısa veya çok uzun sürelerde teravih namazı kıldırm]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gece namazı]]></title>
<link>http://haciata2.wordpress.com/2009/08/18/gece-namazi/</link>
<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 07:21:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>HacıAta</dc:creator>
<guid>http://haciata2.wordpress.com/2009/08/18/gece-namazi/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Resûlullah (asv) ağrı veya başka sebeple geceleyin gece namazını kılamazsa (onun yerine) günd]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&#8220;Resûlullah (asv) ağrı veya başka sebeple geceleyin gece namazını kılamazsa (onun yerine) günd]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Devlet, Siyaset, İbadet Üçgeninde Cuma Namazı ]]></title>
<link>http://dusuncekahvesi.wordpress.com/2009/04/24/devlet-siyaset-ibadet-ucgeninde-cuma-namazi/</link>
<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 18:42:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>dusuncekahvesi</dc:creator>
<guid>http://dusuncekahvesi.wordpress.com/2009/04/24/devlet-siyaset-ibadet-ucgeninde-cuma-namazi/</guid>
<description><![CDATA[İçindekiler: SUNUŞ: ÖNSÖZ.. KUR&#8217;AN VE SÜNNET ÜZERİNE. 1- Kur&#8217;ân&#8217;a Yönelmek. 2- Sün]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İçindekiler: SUNUŞ: ÖNSÖZ.. KUR&#8217;AN VE SÜNNET ÜZERİNE. 1- Kur&#8217;ân&#8217;a Yönelmek. 2- Sün]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstifa]]></title>
<link>http://hucurat.wordpress.com/2008/12/11/istifa/</link>
<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 09:56:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>hucurat</dc:creator>
<guid>http://hucurat.wordpress.com/2008/12/11/istifa/</guid>
<description><![CDATA[Mehmet Akif her sabah namaz için Sultan Ahmet Camii’ne gelir.Her gelişinde de yaşlı bir adamın kendi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Mehmet Akif her sabah namaz için Sultan Ahmet Camii’ne gelir.Her gelişinde de yaşlı bir adamın kendi]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Atatürk'ün cenaze namazı kılındı mı]]></title>
<link>http://netseyyah.wordpress.com/2008/11/09/ataturkun-cenaze-namazi-kilindi-mi/</link>
<pubDate>Sun, 09 Nov 2008 18:59:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>netseyyah</dc:creator>
<guid>http://netseyyah.wordpress.com/2008/11/09/ataturkun-cenaze-namazi-kilindi-mi/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Atatürk&#8217;ün cenaze namazı neden camide kılınmadı? Hatta cenaze namazı kılındı mı? Madem ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>&#8220;Atatürk&#8217;ün cenaze namazı neden camide kılınmadı? Hatta cenaze namazı kılındı mı? Madem kılındı, tek bir fotoğraf karesi olsun neden esirgendi milletten?&#8221; <!--more--><br />
Zaman gazetesi yazarı Mustafa Armağan&#8217;ın Zaman-Pazar&#8217;daki yazısı&#8230;</p>
<p>Atatürk&#8217;ün cenaze namazı neden camide kılınmadı? </p>
<p>Hatta Atatürk&#8217;ün cenaze namazı kılındı mı? Anadolu Ajansı&#8217;nın haberine bakılırsa evet, kılındı. O sırada ajansın muhabiri olarak töreni takip eden Cemal Kutay&#8217;a göre de kılındı, başkalarına göre de. İyi ama neden herhangi bir görüntü yok ortada? Madem kılındı, tek bir fotoğraf karesi olsun neden esirgendi milletten? Sessuzluk.<br />
Bir adım daha atalım ve artık sorulmasının zamanı gelen, o ucu zehirli soruyu soralım: Atatürk&#8217;ün cenaze töreni boyunca neden hiçbir dinî simgeye yer verilmedi? </p>
<p>Şimdi bunu sordum ya, birtakım işgüzarlar buradan kim bilir kaç demet nane devşirecekler. Vay, Atatürk&#8217;e dinsiz dedi, falan filan. Yahu burada ölmüş bir Atatürk&#8217;ten söz ediyoruz. Kendi cenaze törenini kalkıp kendisi düzenleyecek değildi ya. Törenin birinci derecedeki sorumluları, o sırada cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü ile Başbakan Celal Bayar ve bir de Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak&#8217;tır. Görünüş böyle. Ancak her üçünün de cenaze namazı camilerde kılınmıştı ve &#8216;dinsel simgeler&#8217; şöyle ya da böyle eşlik etmişti son yolculuklarına. </p>
<p>O zaman tekrar soralım o zehirli soruyu: Atatürk&#8217;e bu &#8216;ladinî&#8217; cenaze törenini kimler düzenledi? Dolmabahçe Sarayı&#8217;ndaki tabutunun etrafına o kocaman 6 adet meşaleyi kimler dikti? (Güya Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin 6 okunu sembolize ediyordu bunlar. &#8216;Meşaleler ebediyete kadar yanacaktır&#8217;, diyordu zamanında yayınlanan bir dergi.) </p>
<p>Baksanıza, az kalsın, cenaze namazı dahi kılınmayacakmış. Annesi gibi dindar biri olduğu belli olan Atatürk&#8217;ün kızkardeşi Makbule Hanım, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak&#8217;ı sıkıştırıp da, &#8220;Ağabeyimin cenaze namazı hangi camide kılınacak?&#8221; diye sormasa onu bile gürültüye getirecekleri anlaşılıyor. Bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi&#8217;ye durum sorulmuş, o da namazın camide kılınmasının şart olmadığını söylemiş: &#8220;Onun cenaze namazı&#8221; demiştir Börekçi, &#8220;tertemiz hale getirdiği bütün vatanda bu farizanın yerine getirilebileceği her yerde kılınabilir.&#8221; </p>
<p>Anadolu Ajansı Muhabiri Cemal Kutay 19 Kasım 1938 günü yaşanan o görüntülenemeyen sahneyi şöyle anlatır: </p>
<p>&#8220;Dolmabahçe Sarayı&#8217;ndaki hazırlıklar erkence başlamıştı. Büyük ölünün son ihtiram (saygı) nöbetini bekleyen yaverleri ve dostları, büyük üniformalı subaylar, vali ve belediye reisi, bu hazırlıklara nezaret ediyorlardı. (&#8230;) İçeride merasim başlamadan, ailesinin talebi ile büyük ölünün namazı kılınmak suretiyle hususi merasim yapılıyor. Tekbir Türkçe verilmiş, namazı İslam Tetkikleri Enstitüsü direktörü Ord. Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırılmıştır.&#8221; </p>
<p>Hakkı Tarık Us ise kendi çıkardığı &#8220;Kurun&#8221; gazetesindeki yazısında ilginç bir ayrıntıya yeniden dikkatimizi çekiyor. Atatürk&#8217;ün çok sevdiği bilinen Hafız Yaşar, sandukanın başında &#8220;Türkçe ezan&#8221; okumuştur. Muhtemelen namaz sonunda da Türkçe telkin verilmiş ve yine Türkçe tekbirler getirilmiş olmalıdır. </p>
<p>Bu kırıntı kabilinden bilgiler şöyle bir manzara doğuruyor gözümüzde: </p>
<p>Makbule Hanım ağabeyinin cenaze namazı kılınmadan gömüleceğinden endişelenerek müdahale etmiş ve namazın kılınmasını istemiştir. Bunun üzerine dışarıda bir camide, muhtemelen en yakında bulunan Dolmabahçe Camii&#8217;nde cenaze namazının kılınması gündeme gelmiş, ancak &#8220;bazıları&#8221; buna, laikliğe aykırı düşeceği endişesiyle karşı çıkmışlar ve sarayda kılınmasını istemişler, Diyanet&#8217;ten de &#8220;caizdir&#8221; fetvası alınınca &#8220;sayısı mütevazi olan&#8221; bir cemaat ile (kaç kişi olduğunu bilmiyoruz, 10-15 kişi olduğu tahmin edilebilir) Türkçe ezan ve tekbirlerle kılınan cenaze namazının ardından dua edilmiş ve böylece dinî tören tamamlanmıştır. </p>
<p>Ancak bu sırada bütün fotoğraf makineleri ve varsa kameralar kapattırılmış ve herhangi bir görüntü alınmasının titizlikle önüne geçilmiş olduğunu hatırlatalım. Elimizde böyle bir fotoğraf olsaydı laiklik elden mi giderdi? Anlamak zor hakikaten. </p>
<p>Halbuki Atatürk&#8217;ün en yakın silah arkadaşlarından Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü&#8217;nün son anlarında ve cenaze namazlarında açıkça &#8216;dinsel simgeler&#8217; yer bulabilmiş ve hiç de laiklik elden gitmemiştir. </p>
<p>Buyurun, torunu Gülsün Bilgehan anlatsın bize İnönü&#8217;nün son anlarını: </p>
<p>&#8220;Aile fertleri, koruma polisleri, yakınlar sırayla yanına girip, sessizce Kur&#8217;an okuyorlardı.(&#8230;) Mevhibe Hanım kefen ve cenaze gereçlerini almıştı, yıllardır sandığında saklıyordu. Hocalar gerekli dini işlemleri yaptılar, koruma polisleri ve yakınların yardımıyla kütüphanede bekleyen tabuta yerleştirdiler. (&#8230;) Hareket etmeden önce hoca cemaate bir konuşma yaptı ve bahçe kapısına doğru omuzlarda tabutla yol alındı [ve] cenaze namazının kılınacağı Maltepe Camii&#8217;ne doğru uzun bir yürüyüş başladı.&#8221; </p>
<p>Atatürk&#8217;e dinî motifleri de olan bir cenaze töreni düzenletmeyen İnönü&#8217;nün kendi cenazesinde normal bir Müslüman&#8217;a yapılması mutad olan son görevlerin eksiksizce yerine getirildiğini görünce şaşkınlığımız daha da artıyor. </p>
<p>Peki Fevzi Çakmak&#8217;ın cenaze töreni? Onunki zaten bir askerin değil, bir evliyanın cenaze töreni gibidir. Üzerine Kâbe örtüsü serilmiş, tabutu yüz binlerin elleri üzerinde taşınmış, İstanbul sokakları o gün Arapça tekbirlerle tam 7,5 saat boyunca inlemiş ve cenaze, Eyüpsultan Mezarlığı&#8217;na, şeyhinin yanı başına dualarla gömülmüştür. </p>
<p>En yakın silah ve çalışma arkadaşları böyle dinî törenlerle gömülürken, neden aynı tören Atatürk&#8217;ten esirgenmiştir? Şöyle yüz binlerin katılacağı muazzam bir cenaze namazı görüntüsü, onu bu milletin kalbinin daha derinlerine yerleştirmez miydi? Ve hâlâ devam edip giden &#8220;Atatürk dinsiz miydi?&#8221; tartışmasına bir son nokta konulmuş olmaz mıydı? </p>
<p>Yazılarımın sonuna kıymık yerleştirmeyi seviyor muyum ne? Buyurun Abdülhalık Renda, Refik Saydam, Fevzi Çakmak, Kemal Gedeleç, Celal Üner ve Nevzat Tandoğan imzalı &#8216;protokol&#8217;e. Aktarıyorum: </p>
<p>&#8220;Ebedi şef Atatürk Etnoğrafya Müzesi dahilinde muvakkaten yaptırılan medfene&#8230; 31 Mart 1939 Cuma günü saat 14.00&#8242;te konulmuştur.&#8221; Nasıl? Biz 21 Kasım 1938&#8242;de konulduğunu bilmiyor muyduk Etnoğrafya Müzesi&#8217;ne? Aradan geçen 4 ay içerisinde Atatürk&#8217;ün naaşı neredeydi ki? </p>
<p>Artık orasını da siz düşünün.</p>
<p>m.armagan@zaman.com.tr</p>
<p>Zaman-Pazar</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Safi!]]></title>
<link>http://btafili.wordpress.com/2008/10/02/safi/</link>
<pubDate>Thu, 02 Oct 2008 01:11:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>btafili</dc:creator>
<guid>http://btafili.wordpress.com/2008/10/02/safi/</guid>
<description><![CDATA[“Pasha të radhiturit, që në rreshta (safa) qëndrojnë.” – Kur’an, 37:1 “Ose do t’i rregulloni safët t]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p class="MsoNormal" style="text-align:center;text-indent:24pt;" align="center"><img class="alignleft size-full wp-image-1321" title="figure0000001" src="http://atafili.files.wordpress.com/2008/10/figure0000001.jpg?w=121&#038;h=124" alt="" width="121" height="124" /><strong>“Pasha të radhiturit, që në rreshta (safa) qëndrojnë.”</strong> – Kur’an, 37:1</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;" align="center"><em> </em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;" align="center"><em>“Ose do t’i rregulloni safët tuaja në namaz, ose Allahu do t’i mbrapshtojë fytyrat tuaja prapa.” – </em>Hadith:Buhariu<em></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;text-indent:24pt;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;" align="center">Shkruan: Avni Tafili</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;text-indent:24pt;" align="center"><em>Njerëzit kanë nevojë të jenë pranë njëri-tjetrit. Të njihen me botën e njëri-tjetrit, të afrojnë përvojat, të rrëfejnë sfidat me të cilat ballafaqohen, të këshillohen dhe të ndihmohen mes vete.</em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;text-indent:24pt;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Safi! E ç’di ti për rëndësinë e safit! Ti radhitesh në saf gjatë namazit, por ti duhet ta dish edhe pse radhitesh. Jo për t’u dukur, por për t’u ndierë! Ti bashkon këmbët dhe shpatullat, por ti duhet të përpiqesh të njësosh dhe bashkosh edhe anën shpirtërore. Të ndash me atë që bashkohesh në të dy krahët edhe qëllimin dhe misionin. Ah sikur vetëm rëndësinë e safit ta dinte secili musliman, çdo gjë do të zgjidhej brenda 24 orëve! Pasi zemrat, mendjet dhe fuqitë trupore kur bashkohen, gjithçka sfidojnë. Bëhen një trup i vetëm gjigant dhe i pathyeshëm!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Allahu i Madhëruar i do të përgjegjshmit, të cilët janë të përkushtuar kur diçka fillojnë, e çojnë deri në skaje. Nuk dorëzohen, nuk dinë të plogështohen. Para se të sprapsen mendojnë shumë. Nuk ia kthejnë shpinën gjësë që ia kanë drejtuar fytyrën e kraharorin, veçse duke pasur arsye të fortë. Jo, njerëzit e përgjegjshëm, të arsyeshëm e largpamës nuk sprapsen veçse të vdekur!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">E dinë përgjegjësinë që kanë ndaj njerëzve që e rrethojnë. Nuk dinë të dëshpërohen dhe asgjë nuk i bën të sprapsën! Janë të përqendruar, të vendosur dhe durimtarë! Këta janë njerëz, që nuk dëgjojnë asnjë zë veçse zërin e logjikës së shëndoshë dhe të nevojës urgjente. Po, këta renditen në saf, nuk e lëshojnë atë vetëm pse një pikë djerse u pikon, apo vetëm pse ndjejnë plogështi, e as pse vetëm për t’iu shmangur njerëzve, të cilët, sipas tyre, janë të pavetëdijshëm për atë që bëjnë.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Jo, ata qëndrojnë dhe praktikojnë dëshirën e Allahut të Madhëruar: të qëndrojë besimtari bashkë me vëllezërit e tij besimtarë sikur të ishin mur prej hekuri, të lidhur e të bashkuar fortë! Po, pikërisht, këtë na e mëson ligji i radhitjes në rreshta gjatë kryerjes së salatit (namazit). Kush mban këtë mur veçse atij që di të dallojë prioritetet dhe nevojat e shoqërisë. Po të mos kishte qenë radhitja në namaz obligim, në këtë kohë më tepër se kurrë do të bëhej edhe urgjencë!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Njerëzit kanë nevojë të jenë pranë njëri-tjetrit. Të njihen me botën e njëri-tjetrit, të afrojnë përvojat, të rrëfejnë sfidat me të cilat ballafaqohen, të ndihmohen mes vete dhe të këshillohen. Pikërisht, kur njerëzit përballen me një sfidë të përbashkët, mblidhen, afrohen dhe bashkohen, dhe bashkërisht ia mësyjnë asaj sfide, atij problemi! E këtë mund ta praktikojë individi musliman pesë herë brenda 24 orëve, por vallë, sa vetë bashkërisht rrinë afër njëri-tjetrit për t’u përballur me problemet dhe çështjet e tyre!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Fare pak janë të vetëdijshëm për këtë praktikë. Jo, nuk janë mirënjohës për këtë mirësi të Allahut të Madhëruar ndaj robërve të Tij! Po, sepse po të ishin falënderues siç duhet, nuk do t’i bashkonin thjesht gishtërinjtë dhe shpatullat e tyre, por edhe zemrat dhe mendjet e tyre. Kurrsesi! Nuk janë mirënjohës të njëmendtë! Por dijeni o muslimanë të dashur, se çdo udhëzim kur’anor a sunnetor, nuk është thjesht sipërfaqësor, dekor e as fizik. Është ideal, është rrugë, është metodë, është mënyrë, është mjet! Po, është qëllim!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Po, prandaj dhe parimi hyjnor se, <em>veprat shpërblehen sipas qëllimit</em>, dëshmon rëndësinë e zhytjes në thelbin e çështjes, kur i mësyhet! Nëse ti radhitesh në saf, thjesht për të kryer një kohë namazi, vërtetë atë do ta bësh, dhe mund të kesh kryer një obligim për atë kohë namazi, edhe pse mision i pakryer mbet! Por, nëse ti radhitesh në saf, jo vetëm për t’u shkarkuar nga obligimi ndaj kohës së namazit, atëherë çështja do të ndryshonte shumë: nuk do të ndaheshe, nuk do të shkëputeshe, nuk do të sprapseshe përderisa të kuptosh, apo t’i bësh të tjerët të kuptojnë, se, kemi shumë çështje të pazgjidhura si Ummet Islam!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Shoqëria njerëzore, e në veçanti shoqëria që ndan bashkërisht të njëjtin qëllim dhe mision, sa shumë që kanë nevojë të jenë të lidhur mes vete. E, cila shoqëri mund të jetë më e bashkuar në qëllim dhe mision sesa shoqëria që ka një Zot, Allahun, ka një Libër, Kur’anin, ka një Mësues, Muhammedin <em>salAllahu alejhi ve selem!</em> Jo asnjë fare hiç! Ajo shoqëri: unë, ti, ai e ajo; e bëjnë <em>Shoqëri Islame</em>! Jemi ne shoqëria islame. E ne thirremi pesë herë brenda 24 orëve për t’u bashkuar e për të ndarë bashkërisht përgjegjësitë dhe sfidat! Po, vallë o muslimanë të dashur, sa po i qëndrojmë besnik dhe guximtar kësaj!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Nuk pëshpëritet përgjërimi i përbashkët pas kaptinës <em>el-Fatiha</em> veçse për të konfirmuar praninë e përgjegjshme në saf! Po edhe simbolika e pëshpëritjes së madhërimit që i bëjmë Zotit tonë, Allahut të Madhëruar, në prag të çdo lëvizjeje gjatë namazit mund të jetë: <em>O Allah! I Madhërishëm je, që na bashkove!<span> </span></em>Pasi thirremi të jemi të bashkuar, sepse vetëm aty ku ka bashkim, &#8211; jo vetëm bashkim trupor -, lëshohet mëshira!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">A jemi të pavetëdijshëm për rëndësinë e safit. Po, jemi të pavetëdijshëm! A duhet të vetëdijesohemi, që çdo herë kur radhitemi në saf, të lotojmë kur prej tij sprapsemi! Po duhet! A jemi të papërgjegjshëm kur hymë në saf. Po, jemi të papërgjegjshëm! A duhet të jemi të përgjegjshëm që, kur hymë në saf nuk duhet të sprapsemi para se të ndajmë përgjegjësitë dhe sfidat me ata që kemi pranë krahëve tanë! Po duhet! A jemi të papërkushtuar ndaj safit. Po jemi! A duhet të kemi përkushtim që kur radhitemi në saf, pasi të ndajmë përgjegjësitë dhe sfidat me ata që kemi pranë, të mos sprapsemi veçse me premtim të sigurt se do t’i kryejmë! Po duhet!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">E pra, dije o musliman, që në saf radhitesh, se Allahu i Madhëruar, që të krijoi dhe të udhëzoi, <em>inshaAllah</em>, duke e treguar rëndësinë e safit që ka, u betua në të!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;text-indent:24pt;" align="center"><strong>“Pasha të radhiturit, që në rreshta (safa) qëndrojnë.”</strong> – Kur’an, 37:1</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">Allahu na vetëdijesoftë, na bëftë më të përgjegjshëm, e më të përkushtuar ndaj radhitjes dhe rreshtimit në safa, saqë të bëhemi si ndërtesë e fortifikuar! Amin!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:24pt;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;text-indent:24pt;" align="center">Ve ma et-teufik ila bilah</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadir Gecesi'nde Ne Yapılır, Önemi, Tespiti, Namazı..]]></title>
<link>http://islamcokguzel.wordpress.com/2008/09/25/kadir-gecesinde-ne-yapilir-onemi-tespiti-namazi-2/</link>
<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 08:33:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>islamcokguzel</dc:creator>
<guid>http://islamcokguzel.wordpress.com/2008/09/25/kadir-gecesinde-ne-yapilir-onemi-tespiti-namazi-2/</guid>
<description><![CDATA[KADİR GECESİ&#8217;NİN ÖNEMİ Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en kıymetli gecedir. Bazı âlimlere g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone" src="http://img258.imageshack.us/img258/4039/cambajelwt0.jpg" alt="" width="446" height="461" /><br />
<strong><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><br />
KADİR GECESİ&#8217;NİN ÖNEMİ</span></strong></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en  kıymetli gecedir. Bazı âlimlere göre Mevlid gecesinden sonra en kıymetli  gecedir. Kadir Gecesi, Hz. Muhammed Mustafa Aleyhisselamın ümmetine mahsus bir  gecedir. Başka Peygamberlere böyle bir gece verilmemiştir.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Hadis-i şerifte buyuruldu ki:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Allah-u Teâlâ, Kadir gecesini  ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi.”</strong> </span> <span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">[Deylemi]</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Peygamber Efendimiz, daha önceki  ümmetlerden bin sene cihad eden insanları düşünüp, benim ümmetimin ömrü kısadır,  az ibadet ederler diye üzülünce, Allahü Teâlâ, </span> <span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir gecesi senin ve ümmetinindir”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> buyurup Habibinin kalbini ferahlandırdı. Hem de Kadir gecesi, her Ramazan ayında  gelir.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Resulullah Efendimize kendisinden önceki  insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini  kısa buldu, uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri  işleyemezler diye düşününce, Allahü Teâlâ Ona bin aydan hayırlı olan Kadir  gecesini ihsan etti. (İ. Malik)</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Resulullah Efendimiz, </span> <span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Beni İsrail Peygamberlerinden 80 yıl  Allahü Teâlâya ibadet eden oldu”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> buyurunca, Eshab-ı kiram hayret ettiler. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam  gelip; </span><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Ya Resulallah, senin  ümmetin bu Peygamberlerin, 80 yıllık ibadetine şaşarlar. Allahü Teâlâ sana ondan  iyisini gönderdi”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> diyerek,  (Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır) mealindeki âyeti okudu. (Tefsir-i Mugni)</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Kadir gecesi hakkındaki hadis-i şeriflerde  buyuruldu ki:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Dört gecenin gündüzü de gecesi  gibi faziletlidir. Allahü Teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez,  onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar, Kadir  gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.”</strong></span><strong><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> </span></strong><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">[Deylemi]</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“İnanarak ve sevabını Allahü  Teâlâdan umarak, Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [Buhari, Müslim]</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir gecesinde, bir kere Kadir  suresini okumak, başka zamanda Kur’an-ı kerimi hatim etmekten daha sevaptır.  Kadir gecesinde bir tesbih (Sübhanallah), bir tahmid (Elhamdülillah), bir tehlil  (Allahü ekber) söylemek yedi yüz bin tesbih, tahmid ve tehlilden kıymetlidir. Bu  gece koyun sağımı müddeti kadar [az bir zaman] namaz kılmak, ibadet etmek, bir  ay bütün geceleri sabaha kadar ibadetle geçirmekten daha kıymetlidir.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [Tefsir-i Mugni]</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir gecesi üç defa <em>“La  ilahe illallah” </em>söyleyen müslümanın, birincisinde bütün günahları  bağışlanır. İkincisinde Cehennemden kurtulur, üçüncüsünde Cennete girer.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [Tefsir-i Mugni]</span></p>
<h2><span style="font-size:small;font-family:Arial;color:#ccff33;">- Kadir Gecesinin Kıymeti,  Tesbiti ve İhyası :</span></h2>
<p class="entry"><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Kadir gecesi Ramazan ayı  içindedir. Kadir gecesinin hangi gece olduğu, kesin olarak belli değildir.  Âlimlerimiz, (Allahü Teâlâ, rızasını taatte, gazabını günahlarda, orta namazı  beş vakit namazda, evliyasını halk arasında, Kadir gecesini Ramazan ayı içinde  gizlemiştir) buyuruyorlar.</span> <span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">O halde  Allahü Teâlânın rızasına kavuşmak için, hiçbir iyiliği küçük görmemeli! Gazabı  günahlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günahı küçük görmemeli; orta namazı  kaçırmamak için, beş vakit namazı vaktinde kılmalı; evliya halk arasında gizli  olduğu için herkese iyi muamele etmeli. Her geleni Hızır, her geceyi Kadir  bilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">V.Necat’taki hadis-i şeriflerde buyuruldu  ki:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Allah indinde en kıymetli gece,  Kadir gecesidir.”</strong></span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Bin aydan daha kıymetli olan  Kadir gecesinin hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.”</strong></span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Kadir gecesi ile ilgili hadis-i  şeriflerden birkaçı da şöyledir:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir gecesini Ramazanın son on  gününde arayın.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [Müslim]</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir gecesini, Ramazanın son on  gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya Ramazanın son gecesinde  arayın. Sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirenin günahları affolur.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [İ.Ahmed]</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir gecesi Ramazanın 27.  gecesidir.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [Ebu Davud]</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">İmam-ı a’zam hazretleri, Kadir gecesinin,  Ramazanın 27. gecesine çok isabet ettiğini bildirmiştir. </span></p>
<p><strong><em><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;">“Kadir gecesine rastlamış olan  bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevap kazanır”</span></em></strong><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"> </span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">hadis-i şerifini düşünerek sık sık  vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba  kavuşulur.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Kadir gecesini soran bir zata, Peygamber  Efendimiz:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Bu yıl Kadir gecesi Ramazanın ilk  gecesi idi geçti. 27. geceyi ihya et! Ramazanın 27. gecesini ihya edene,  vücudundaki kıllar sayısınca, hac, umre, şehid ve gazi sevabı verilir”</strong> </span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">buyurdu.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Başka birisine de, </span> <span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Bu yıl Kadir gecesi geçti, fakat  Ramazanın 27. gecesini ihya et! Kadir gecesi sevabına kavuşursun. Şefaatten  nasipsiz kalmazsın”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> buyurdu.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Hz. Âişe validemize de, </span> <span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“13. gece idi geçti. Kadir gecesini  kaçırdıysan, 27. geceye kavuşursun. O geceyi ihya edersen, ahiret yolculuğu için  azık olarak o geceki ibadet sana yeter”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> buyurdu.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Hz. Âişe validemiz, </span> <span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Resulullah, Ramazanın son on gününde  çok ibadet ederdi”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> buyuruyor.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle  uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira  Allahü Teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle  meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur.  Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü  Teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin  bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Bu geceyi ihya için ilim öğrenmeli, mesela  ilmihal okumalı, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı Kerim okumalı, dua, tevbe etmeli,  sadaka vermeli, Müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölü diri bütün  müminlere göndermeli! Kadir gecesini ihya edenin, Ramazan orucunu tutanın, haccı  kabul olanın, bütün günahları affolursa da, namaz, oruç ve kul borçları ödenmiş  olmaz. Bunları kaza ederek, ödeyerek borçtan kurtulmak gerekir.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Resulullah Efendimiz:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Kadir gecesinde, </span> <span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Allahümme inneke afüvvün kerimun  tühıbbül afve fa’fü anni”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> duasını okumayı bildirmiştir. <strong><br />
</strong></span><strong><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;">“Ya Rabbi, sen  affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle”</span></strong><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> demektir.</span></p>
<h2><span style="font-size:small;font-family:Arial;color:#ccff33;">- Kadir Gecesin Alametleri :</span></h2>
<p class="snap_preview"><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Kadir gecesi, açık ve  sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız  doğar. Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin  Ömer hazretleri anlatır: Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu  değildi, tatlı ve hoş idi.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
<strong><br />
</strong></span><strong><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;">“Kadir gecesi açık ve  mülayim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zaif ve kızıl olarak  doğar.”</span></strong><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [Taberani]</span><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir  gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar  yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [Taberani]</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir gecesi sabahı güneş şuasız  olarak doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> [Müslim]</span></p>
<h2><span style="font-size:small;font-family:Arial;color:#00ffff;">-</span><span style="font-size:small;font-family:Arial;color:#ccff33;"> Kadir gecesine rastlamak için Ramazanın gecelerini nasıl değerlendirmeli?</span></h2>
<p class="snap_preview"><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Ramazanın her  gecesini Kadir gecesi bilerek hareket edilirse Kadir gecesine rastlanmış olur.</span> <span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>Her gün en az şunlar yapılmalı:</strong></span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">1- Yatsı namazında zammı sure olarak Kadir  suresini okumalı.<br />
2- Kadir gecesi okunacak duayı okumalı.<br />
3- Bir iki sayfa Kur’an-ı Kerim okumalı.<br />
4- İlmihalden bir iki sayfa okumalı.<br />
5- Az da olsa sadaka vermeli.<br />
6- Gece seher vakti, iki rekat namaz kılıp, silsile-i aliyyeyi okuyarak, o  âlimlerin hürmetine dua etmelidir.<br />
7- Gündüzü de gecesi gibi kıymetli olduğu için gündüzleri de değerlendirmelidir.</span></p>
<h2><img src="http://img515.imageshack.us/img515/8886/kadir20mu3.jpg" alt="" width="520" height="350" /></h2>
<p><span style="font-size:small;font-family:Arial;color:#ccff33;">- Tesbih Namazı :</span></p>
<p class="entry"><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Günahların afvına vesîle  olan tesbih namazı 4 rek’atlı bir namazdır. Bu namazı kılabilmek için şu tesbihi  ezber bilmek icap eder:</span><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"> “Sübhânallâhi  vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete  illâ billâhil-aliyyil-azıym”</span></p>
<p><strong><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;">- Tesbih Namazının Kılınışı:</span></strong></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Kalben tesbih namazı kılmaya niyet edilir. </span><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;">“Allâhü Ekber”</span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> diyerek namaza başlanır.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Yukarıdaki tesbih:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">“Sübhâneke…” den sonra 15 kere,<br />
Zamm-ı sureden sonra 10 kere,<br />
Rükûda 10 kere,<br />
Rükûdan doğrulunca 10 kere,<br />
Secdede 10 kere,<br />
Secdeden doğrulunca 10 kere,<br />
İkinci secde de 10 kere,<br />
okunur.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Böylece birinci rek’at kılınmış olur.  İkinci rek’ate kalkılınca Fâtiha-i şerîfeden önce yine 15 kere, diğer yerlerde  de, tarif edildiği gibi 10′ar kere okunarak 4 rek’at tamamlanır.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Tesbih namazının diğer tarafları aynen  diğer namazlarda olduğu gibidir. Fark sadece okunan tesbihlerdir. İkinci  rek’atte oturulduğunda, “Et-tehiyyâtü…” den sonra, “Allâhümme salli…” ve  “Allâhümme bârik…”, üçüncü rek’at için ayağa kalkıldığında da “Sübhâneke…”  okunacaktır.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Tesbih namazında beher rek’atte okunan  tesbih adedi 75′dir. Dört rek’atte 300 tesbih okunmuş olur.</span></p>
<h2><span style="font-size:small;font-family:Arial;color:#ccff33;">- Kadir Gecesinde Ne Yapılır?</span></h2>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, bu mübarek  gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir  gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi,  bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail),  her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.”</strong></span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"> (Kadir Suresi ) </span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kim Kadir Gecesi’nde inanarak,  ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”</strong></span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir Gecesi yatsı namazında  cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır.”</strong></span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle  diyor :</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"><em>-Dedim ki: Ya Rasulallah, Kadir  Gecesi’ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu:</em></span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"><em>- </em></span><em> <span style="font-family:Arial;color:#ccff33;">Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül  afve fa’fü anni. </span><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;"><br />
(Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.) </span></em></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Bu mübarek gecede dua sünnettir. O icabet  vakitlerinden birisidir. Süfyan-ı Sevrî demiştir ki, o gece dua etmek, namaz  kılmaktan daha sevaptır. Kur’ân okuyup da dua ederse güzel olur.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">İbnü Hacer Heytemî Tuhfetü’l-Muhtâc’da der  ki:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;"><strong>“Kadir gecesini görene, saklaması  sünnettir. Onun kemâliyle faziletine ancak Allah Teâlâ’nın bildirdiği kimseler  nail olur.”</strong></span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;">Bu gece 4 rek’at Kadir Gecesi namazı  kılınır:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">1′inci rekatte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 “İnnâ  enzelnâhü fî leyletil-kadr…“<br />
2′nci rek’atte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf,<br />
3′üncü rekatte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 “İnnâ enzelnâhü fî leyletil-kadr…“<br />
4′üncü rek’atte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf,<br />
okunur.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#ccff33;">Namazdan sonra:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">1 defa:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">“Allâhü ekber. Allâhü ekber. Lâ ilâhe  illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber. Ve lillâhil-hamd”</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">100 “Elem neşrah leke sadrak…”<br />
100 “İnnâ enzelnâhü fî leyletil-kadr…”</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">100 defa da Resûlullah (s.a.v.)  Efendimiz’in Hazret-i Âişe (r.a.) Vâlidemiz’e öğrettiği şu duâ okunup, sonra duâ  yapılır:</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">“Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühibbül-afve  fa’fü annî” (Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;color:#00ffff;">Mümkünse kandil gecesi olması hasebiyle  bir de TESBİH NAMAZI kılmalıdır.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
