<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>necip &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/necip/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "necip"</description>
	<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 08:14:46 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek - Sakarya Türküsü]]></title>
<link>http://haciata2.wordpress.com/2009/10/22/necip-fazil-kisakurek-sakarya-turkusu/</link>
<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 19:22:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>HacıAta</dc:creator>
<guid>http://haciata2.wordpress.com/2009/10/22/necip-fazil-kisakurek-sakarya-turkusu/</guid>
<description><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek &#8211; Sakarya Türküsü 6.uluslararası Türkçe Olimpiyatlarına Moğolistan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;">Necip Fazıl Kısakürek &#8211; Sakarya Türküsü</p>
<p style="text-align:center;"><span style='text-align:center;display:block;'><object width='400' height='330' type='application/x-shockwave-flash' data='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=1666781296405153942'><param name='allowScriptAccess' value='never' /><param name='movie' value='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=1666781296405153942'/><param name='quality' value='best'/><param name='bgcolor' value='#ffffff' /><param name='scale' value='noScale' /><param name='wmode' value='window'/></object></span></p>
<p style="text-align:center;">6.uluslararası Türkçe Olimpiyatlarına Moğolistan&#8217;dan katılan kızımız Necip Fazıl&#8217;ın &#8220;sakarya türküsü&#8221;adlı şiirini seslendiriyor.</p>
<p style="text-align:center;"><object width="425" height="254"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x5n13q"></param><param name="allowfullscreen" value="true"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x5n13q" width="425" height="334" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align:center;">Cemil Bayram:</p>
<p style="text-align:center;"><span style='text-align:center;display:block;'><object width='400' height='330' type='application/x-shockwave-flash' data='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=2900959360428915767'><param name='allowScriptAccess' value='never' /><param name='movie' value='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=2900959360428915767'/><param name='quality' value='best'/><param name='bgcolor' value='#ffffff' /><param name='scale' value='noScale' /><param name='wmode' value='window'/></object></span></p>
<table style="height:600px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="98%" align="center"><!-- Siirperisi.net orta içerik --></p>
<tbody>
<tr>
<td style="text-align:center;" width="100%">
<p>İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:<br />
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.</p>
<p>Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;<br />
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.</p>
<p>Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:<br />
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.</p>
<p>Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:<br />
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!</p>
<p>Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?<br />
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:</p>
<p>Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.<br />
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?</p>
<p>Rabb&#8217;im isterse, sular büklüm büklüm burulur.<br />
Sırtına Sakarya&#8217;nın, Türk tarihi vurulur.</p>
<p>Eyvah, eyvah, Sakarya&#8217;m, sana mı düştü bu yük?<br />
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..</p>
<p>Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!<br />
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?</p>
<p>İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;<br />
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,</p>
<p>Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:<br />
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!</p>
<p>Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;<br />
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!</p>
<p>Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?<br />
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?</p>
<p>Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?<br />
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?</p>
<p>Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?<br />
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!</p>
<p>Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;<br />
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.</p>
<p>Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.<br />
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!</p>
<p>İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:<br />
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.</p>
<p>Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:<br />
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?</p>
<p>Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!<br />
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!</p>
<p>Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu&#8217;nun,<br />
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!</p>
<p>Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;<br />
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!</p>
<p>Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;<br />
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!</p>
<p>Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:<br />
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!</p>
<p>Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:<br />
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BEN (Biz,Siz,Onlar)]]></title>
<link>http://hayalbesigi.wordpress.com/2009/10/13/ben/</link>
<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 15:01:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>hayalbesigi</dc:creator>
<guid>http://hayalbesigi.wordpress.com/2009/10/13/ben/</guid>
<description><![CDATA[İşte yürüyorum.. Bir yol var ki biliyorum Ama bilemiyorum.. Bir yer var ki varıyorum Ama varamıyorum]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>İşte yürüyorum..<br />
Bir yol var ki biliyorum<br />
Ama bilemiyorum..<br />
Bir yer var ki varıyorum<br />
Ama varamıyorum..</p>
<p>Etrafımda ölüp dirilen yoldaşım<br />
Derdimle uzayan<br />
Unuttuğumda kısalan<br />
Boşluğumda ayağım altında saklanan</p>
<p>Uzaklaşır olmasa sözüm dilim<br />
Sırnaşır savunmasıza sözüm dilim<br />
Bir vicdan bırakır uzaklaşan, bir ah çekerim<br />
Geç uyanırım amma başlar tatlı matemim</p>
<p>Bu yolun sonu şimdilik bitmez biliyorum<br />
Ama karar verme zamanıdır hissediyorum</p>
<p>Rüzgarın tenimdeki hissi geçmişin nefesi<br />
Her yüreğin sesi birer Necip gibi..<br />
Bir hayat var,bildiğim kadarıyla ebedi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[necip fazıl kısakürek sakarya türküsü  dinle izle]]></title>
<link>http://imanehli.wordpress.com/2009/08/18/necip-fazil-kisakurek-sakarya-turkusu-dinle-izle/</link>
<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 14:40:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>tanyurd</dc:creator>
<guid>http://imanehli.wordpress.com/2009/08/18/necip-fazil-kisakurek-sakarya-turkusu-dinle-izle/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><embed src='http://widgets.vodpod.com/w/video_embed/Groupvideo.3224292' type='application/x-shockwave-flash' AllowScriptAccess='always' pluginspage='http://www.macromedia.com/go/getflashplayer' wmode='transparent' flashvars='' /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları başlıyor]]></title>
<link>http://eskisehirkultur.wordpress.com/2009/05/26/7-uluslararasi-turkce-olimpiyatlari-basliyor/</link>
<pubDate>Tue, 26 May 2009 19:51:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>abdelk</dc:creator>
<guid>http://eskisehirkultur.wordpress.com/2009/05/26/7-uluslararasi-turkce-olimpiyatlari-basliyor/</guid>
<description><![CDATA[7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları başlıyor detaylar http://www.kultursanateskisehir.com/]]></description>
<content:encoded><![CDATA[7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları başlıyor detaylar http://www.kultursanateskisehir.com/]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[[ GENÇLİĞE HİTABE ]]]></title>
<link>http://lehfan.wordpress.com/2009/05/19/genclige-hitabe/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2009 21:25:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>lehfan</dc:creator>
<guid>http://lehfan.wordpress.com/2009/05/19/genclige-hitabe/</guid>
<description><![CDATA[[ GENÇLİĞE HİTABE ] Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik&#8230; &#8220;Zaman bendedir ve mekân bana]]></description>
<content:encoded><![CDATA[[ GENÇLİĞE HİTABE ] Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik&#8230; &#8220;Zaman bendedir ve mekân bana]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kollama dizisi 52.bölüm]]></title>
<link>http://kollamadizisifunclub.wordpress.com/2009/05/09/kollama-dizisi-52-bolum/</link>
<pubDate>Sat, 09 May 2009 13:20:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>1993malatya</dc:creator>
<guid>http://kollamadizisifunclub.wordpress.com/2009/05/09/kollama-dizisi-52-bolum/</guid>
<description><![CDATA[Yigit binadan kurtuluyor.Gökmen Yigit&#8217;e daha yakin görünmeye ugrasiyor ve gruba yeni bir isim ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-49" title="tpol1465e0e714442f28by[1]" src="http://kollamadizisifunclub.wordpress.com/files/2009/05/tpol1465e0e714442f28by1.jpg?w=150" alt="tpol1465e0e714442f28by[1]" width="150" height="112" />Yigit binadan kurtuluyor.Gökmen Yigit&#8217;e daha yakin görünmeye ugrasiyor ve gruba yeni bir isim daha katmak için yigit&#8217;in görüsünü aliyor.Bu arada rana memduh ile yigit&#8217;i baristirmanin pesinde.Necip sariyi yakalamak için kamyon&#8217;un basinda ölüm kalim mücadelesi veriyor ancak sari&#8217;nin kalles pilani yüzünden onu yakalayamiyor.Yigit gazi&#8217;nin ailesini teroristlerden kurtarmak için kurnazca bir plan yapiyor</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Uluslararası Eskişehir Film Festival]]></title>
<link>http://eskisehirkultur.wordpress.com/2009/04/25/anadolu-universitesi-uluslararasi-eskisehir-film-festival/</link>
<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 16:51:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>abdelk</dc:creator>
<guid>http://eskisehirkultur.wordpress.com/2009/04/25/anadolu-universitesi-uluslararasi-eskisehir-film-festival/</guid>
<description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Uluslararası Eskişehir Film Festivali 1-11 Mayıs tarihlerinde 11. kez Eskişehir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Uluslararası Eskişehir Film Festivali 1-11 Mayıs tarihlerinde 11. kez Eskişehir]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek'in Vasiyeti]]></title>
<link>http://dusuncekahvesi.wordpress.com/2009/02/16/necip-fazil-kisakurekin-vasiyeti/</link>
<pubDate>Mon, 16 Feb 2009 18:18:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>dusuncekahvesi</dc:creator>
<guid>http://dusuncekahvesi.wordpress.com/2009/02/16/necip-fazil-kisakurekin-vasiyeti/</guid>
<description><![CDATA[1- Bu vasiyet,çoluk-çoğumun ve şahsi yakınlarımın dar ve hususi kadrosundan ziyade,onların da içinde]]></description>
<content:encoded><![CDATA[1- Bu vasiyet,çoluk-çoğumun ve şahsi yakınlarımın dar ve hususi kadrosundan ziyade,onların da içinde]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AHMET MUHİP DRANAS]]></title>
<link>http://webtasarimileffinal.wordpress.com/2009/01/26/ahmet-muhip-dranas/</link>
<pubDate>Mon, 26 Jan 2009 01:57:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>kerimdag</dc:creator>
<guid>http://webtasarimileffinal.wordpress.com/2009/01/26/ahmet-muhip-dranas/</guid>
<description><![CDATA[Ortaokul Türkçe kitaplarımızdaki Fahriye Abla şiiriyle tanıdık Ahmet Muhip Dranas&#8217;ı. Bu da Nec]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/2857.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/2857.jpg" alt="" width="92" height="124" /></a>Ortaokul Türkçe kitaplarımızdaki Fahriye Abla şiiriyle tanıdık Ahmet Muhip Dranas&#8217;ı. Bu da Necip Fazıl gibi ustaların öğrencisi olma şansına nail olmuş. Ahmet Hamdi Tanpınar, Faruk Nafiz Çamlıbel&#8217;İn öğrencisi olmuştur lise döneminde. Hece şiirinin son şairlerinden biridir Ahmet Muhip Dranas. Hayatı hakkında bize bilgi veren bir blog.</p>
<p><a href="http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=116035">http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=116035</a></p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/9FiR3dMIUsc&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/9FiR3dMIUsc&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[(30.12.2008) Filistinden kim özür dileyecek?]]></title>
<link>http://misawatruth.wordpress.com/2008/12/30/30122008-filistinden-kim-ozur-dileyecek/</link>
<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 22:38:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>misawatruth</dc:creator>
<guid>http://misawatruth.wordpress.com/2008/12/30/30122008-filistinden-kim-ozur-dileyecek/</guid>
<description><![CDATA[Filistinden kim özür dileyecek? Acaba Filistinde yapılan bu soykırımdan kimler özür dileyecek? Biril]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Filistinden kim özür dileyecek? Acaba Filistinde yapılan bu soykırımdan kimler özür dileyecek? Biril]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[kaldırımlar]]></title>
<link>http://aliavkaya.wordpress.com/2008/12/29/kaldirimlar/</link>
<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 20:12:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>ALi Avkaya</dc:creator>
<guid>http://aliavkaya.wordpress.com/2008/12/29/kaldirimlar/</guid>
<description><![CDATA[Kaldırımlar I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında, Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Kaldırımlar I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında, Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumu]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YENİ RECEP ŞARKISI ]]></title>
<link>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/14/yeni-recep-sarkisi/</link>
<pubDate>Sun, 14 Dec 2008 06:11:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>reyhan nfk</dc:creator>
<guid>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/14/yeni-recep-sarkisi/</guid>
<description><![CDATA[Recebim, Sana fikir vereceğim! Almazsan Kamutaya gideceğim! Geç yiğidim, sana güven oyu vermek kimin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Recebim,<br />
Sana fikir vereceğim!</p>
<p>Almazsan<br />
Kamutaya gideceğim!</p>
<p>Geç yiğidim, sana güven oyu vermek kimin haddi?<br />
Asıl senden bu  milletin bir itimad talebi var.</p>
<p>Yüzün asık diye çatma şu zavallı  İstanbula!<br />
Ne söylesin, söyleyemez, bir kupkuru edebi var.</p>
<p>7 Eylül  kararları bize bir yurt getirdi ki,<br />
Gümrüğünde yarar mal yok, denizinde  şilebi var.</p>
<p>Maarifin nesi eksik, Hasan Ali Yücel&#8217;e sor:<br />
Foliberjer  revüsünden daha baskın mektebi var.</p>
<p>Ce. Ha. Pe&#8217;den öğrenelim muamele  ne demektir?<br />
Her bucakta baş baş insan alır satar celebi var.</p>
<p>Rakısiyle sıtmasiyle ne mesuttur, Anadolu!<br />
Bir sabırlı yüreciği, bir de  gamsız merkebi var.</p>
<p>Tek taraflı ispatlarla geçtiyse de yirmi beş yıl,<br />
Bu günlerin arşınına, yarınların Halebi var.</p>
<p>Devrimizin erlikte  pek, peklikte er Recebi var;<br />
Esrarını sızdırmıyor henüz amma sebebi var.</p>
<p>Ne liberal, ne komünist, ne müslüman, hepsine zıd;<br />
Zahir onun, her  mezhebin dışında bir mezhebi var.</p>
<p>Bir hatada, herkes kabul edenedek  ısrar eder,<br />
Taşı suda yüzdürecek pek sebatkâr meşrebi var.<br />
(1947)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Üstaddan Gençliğe Hitabe]]></title>
<link>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/13/ustaddan-genclige-hitabe/</link>
<pubDate>Sat, 13 Dec 2008 14:17:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>reyhan nfk</dc:creator>
<guid>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/13/ustaddan-genclige-hitabe/</guid>
<description><![CDATA[Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik… “Zaman bendedir ve mekan bana emanettir!” şuurunda bir gençli]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-266" title="konf111" src="http://reyhannfk.wordpress.com/files/2008/12/konf111.jpg" alt="konf111" width="372" height="249" /></strong></p>
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;"><strong>Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik…</strong><br />
“Zaman bendedir ve mekan bana emanettir!” şuurunda bir gençlik…<br />
Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre…<br />
Birincisi iki buçuk asır… Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet…<br />
İkincisi üç asır… Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet…<br />
üçüncüsü bir asır… Allahın, Kur’an’ında “belhümadal &#8211; hayvandan aşağı” dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret… Ya dördüncüsü ?…<br />
Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, madde planında kurtarıldıktan sonra ruh planında ebedi helake mahkumiyet…<br />
İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören… Bunları, yükseltici aşk, süründürücü satıhçılık, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi…<br />
Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını  gözleyen bir gençlik…<br />
Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün “dikey”leri “yatay” hale getirecek bir çığlık kopararak “mukaddes emaneti ne yaptınız?” diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik…<br />
Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının,evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik…<br />
Halka değil, Hakka inanan, meclisinin duvarında “Hakimiyet Hakkındır” düsturuna hasret çeken, gerçek adaleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik…<br />
Emekçiye “Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz, kendini koruyamazsın.! Ama sen de, zulüm gördüğün iddiasıyla, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın!” diyecek…<br />
Kapitaliste ise “Allah buyruğunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın!” ihtarını edecek…Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına,vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik…<br />
Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı, Türk’ün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını, her sistem ve mezhebe ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayali varsa hakikatinin, İslamda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslam alemine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik…<br />
“Kim var?” diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert “ben varım!” cevabını verici, her ferdi “benim olmadığım yerde kimse yoktur!” fikrini besleyici bir dava ahlakına kaynak bir gençlik…<br />
Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnetsayacak kadar gözü kara ve o nispette usule, stratejiye uygun bir gençlik…<br />
Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık madeniyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik…<br />
Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, demagog politikacısı,çıkartma kağıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi,mümin zindanı mabedi, temeli yıkık ailesi, hasılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldağı zehirli tesiri üzerinden atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik…<br />
Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa, gelmiş ve geçmiş bütün eski mümin nesillerden hiçbirini beğenmeyecek, onlara “siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş marka müslümanlarısınız !Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi!” diyecek ve gerçek müslümanlığın “nasıl” ını ve “ne idüğü” nü her haliyle gösterecek bir gençlik…<br />
Tek cümleyle, Allahın, kainatı yüzü suyu ,hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezayı bütün yıldızlariyle manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak, ve O’ndan başka hiçbir tutamak,dayanak, sığınak tanımayacak ve O’nun düşman larını ancak kubur farelerine layık bir muameleye tabi tutacak bir gençlik…<br />
İşte bu gençliği, bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum.şekillenmesi,billurlaşması için 30 küsur yıldır, devrimbazlık kodamanların viski çektiği kamış borularla kalemime ciğerimden kan çekerek yırtındığım, paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamındayım. Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!</p>
<p style="text-align:left;">Allahın selamı üzerine oIsun…</p>
<p style="text-align:left;"><strong>Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!<br />
Ey kahbe rüzgar, artık ne yandan esersen es!.</strong></p>
<p style="text-align:left;"><strong>Necip Fazıl KISAKüREK</strong></p>
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;"><strong><br />
</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mümin İle Kafir Filmi ]]></title>
<link>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/13/mumin-ile-kafir-filmi/</link>
<pubDate>Sat, 13 Dec 2008 13:28:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>reyhan nfk</dc:creator>
<guid>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/13/mumin-ile-kafir-filmi/</guid>
<description><![CDATA[Üstad Necip Fazıl&#8217;ın şaheserlerinden biri olan Mümin ile Kafir Sinema sanatının, cümlelere dah]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone" title="ke" src="http://img53.imageshack.us/img53/5933/mkeu8.jpg" alt="" width="300" height="287" /></p>
<p><strong>Üstad Necip Fazıl&#8217;ın şaheserlerinden biri olan Mümin ile Kafir</strong><img class="inlineimg" title="nokta" src="images/smilies/nokta.gif" border="0" alt="" /></p>
<p>Sinema sanatının, cümlelere daha da bir mana kazandıran sesi,  her bir karesi; Üstadımızın: “Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar / Onu  İstanbul diye toprağa kondurmuşlar” dediği İstanbul’un mekanlarıyla süslü, bu  özellikleriyle ruhumuza daha da bir nüfuz edecek olan bu kitabın sese ve  görüntüye hakim olmasıyla oluşturulan başarılı bir film.</p>
<p>Kafirin  beyninin her noktasını paslı bir iğne gibi delen sorular, sorular, sorular<img class="inlineimg" title="nokta" src="images/smilies/nokta.gif" border="0" alt="" /> ve  her sorunun her zaman için hiç eskimeyen, pörsümeyen, solmayan  cevapları…</p>
<p><em>Bütün Düşünceler ve İdeolojiler tek mevsimliktir,  vesselam,<br />
Zaman ve Mekan üstü tek Rejim: İslam !</em></p>
<p>İyi seyirler.</p>
<p><strong><a href="http://www.n-f-k.com">www.n-f-k.com</a></strong> &#8216;dan alınmıştır!</p>
<p><!--[if gte mso 9]&#62;  Normal 0 21   false false false        MicrosoftInternetExplorer4  &#60;![endif]--><!--[if gte mso 9]&#62;   &#60;![endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:black;"><a href="http://rapidshare.com/files/35332129/muemin_ile_kafir.part01.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35332129/muemin_ile_kafir.part01.rar</a></span></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35424352/muemin_ile_kafir.part02.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35424352/muemin_ile_kafir.part02.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35504323/muemin_ile_kafir.part03.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35504323/muemin_ile_kafir.part03.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35518176/muemin_ile_kafir.part04.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35518176/muemin_ile_kafir.part04.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35539895/muemin_ile_kafir.part05.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35539895/muemin_ile_kafir.part05.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35613666/muemin_ile_kafir.part06.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35613666/muemin_ile_kafir.part06.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35692993/muemin_ile_kafir.part07.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35692993/muemin_ile_kafir.part07.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35709359/muemin_ile_kafir.part08.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35709359/muemin_ile_kafir.part08.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35885219/muemin_ile_kafir.part09.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35885219/muemin_ile_kafir.part09.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/36259150/muemin_ile_kafir.part10.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/36259150/muemin_ile_kafir.part10.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/36294936/muemin_ile_kafir.part11.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/36294936/muemin_ile_kafir.part11.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/36314159/muemin_ile_kafir.part12.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/36314159/muemin_ile_kafir.part12.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/36335121/muemin_ile_kafir.part13.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/36335121/muemin_ile_kafir.part13.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/36439016/muemin_ile_kafir.part14.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/36439016/muemin_ile_kafir.part14.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/36450060/muemin_ile_kafir.part15.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/36450060/muemin_ile_kafir.part15.rar</a></p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/35397954/muemin_ile_kafir.part16.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/35397954/muemin_ile_kafir.part16.rar</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek Kitapları (25 Adet)]]></title>
<link>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/13/necip-fazil-kisakurek-kitaplari-25-adet/</link>
<pubDate>Sat, 13 Dec 2008 13:13:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>reyhan nfk</dc:creator>
<guid>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/13/necip-fazil-kisakurek-kitaplari-25-adet/</guid>
<description><![CDATA[Necip Fazıl&#8217;ın 25 e-kitabını aşağıdan indirebilirsiniz. Kitapların hepsi birbirinden kıymetli ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone" title="erleri" src="http://www.necipfazil.com/images/eserleri.jpg" alt="" width="345" height="270" /></p>
<p><strong>N</strong>ecip Fazıl&#8217;ın 25 e-kitabını aşağıdan indirebilirsiniz. Kitapların hepsi  birbirinden kıymetli olmakla birlikte, bilhassa Vatan Haini değil, Büyük Vatan  Dostu Vahidüddin isimli kitap, hâlâ yasaklı olması, basılmaması hasebiyle daha  da kıymetli vaziyette. Kitapların bazılarında tarama hataları mevcuttur.  Kitapların çoğu <strong><a href="http://www.n-f-k.com/" target="_blank"><span style="color:#336699;">www.n-f-k.com</span></a></strong> &#8216;dan alınmıştır. Hayırlı okumalar.</p>
<p>(Dosyayı indirdikten sonra açmak için bilgisayarınızda WinRar programının kurulu  olması gerekmektedir. Eğer bilgisayarınızda bu program yoksa <a href="http://www.inndir.com/WinRAR-10902p.html" target="_blank">buraya  tıklayıp</a> indirip kurabilirsiniz. Dosyayı açtıktan sonra da kitapları okumak  için Adobe Reader programı lazım, bu program da yoksa <a href="http://www.inndir.com/Adobe_Reader_-73p.html" target="_blank">buraya  tıklayıp </a>indirip kuramanız gerekiyor.)</p>
<div id="post_message_32929">Bulunan kitaplar şunlardır:1- Çile<br />
2- Aynadaki Yalan<br />
3-  Bâbıâli<br />
4- Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu<br />
5- Bir Adam Yaratmak<br />
6-  Çöle İnen Nur<br />
7- Doğru Yolun Sapık Kolları<br />
8- Dünya Bir İnkilap  Bekliyor<br />
9- Esselam<br />
10- İbrahim Ethem<br />
11- İdeolocya Örgüsü<br />
12-  İhtilal<br />
13- Moskof<br />
14- O ve Ben<br />
15- Peygamber Halkası<br />
16- Rapor &#8211;  Cilt / I<br />
15- Rapor &#8211; Cilt / II<br />
16- Reis Bey ve Parmaksız Salih<br />
17-  Reşahat Şeyh Safi<br />
18- Son Devrin Din Mazlumları<br />
19- Tarih Boyunca Büyük  Mazlumlar<br />
20- Vatan Haini değil Büyük Vatan Dostu Vahidüddin Han<br />
21-  Yeniçeri<br />
22- Tasavvuf BAhçeleri<br />
23- Ulu Hakan 2. Abdulhamid Han<br />
24-  Vecdimin Penceresinden<br />
25- Tanrı Kulundan Dinlediklerim</div>
<div></div>
<div><strong>İndir : <a href="http://uploaded.to/?id=xro7oh">http://uploaded.to/?id=xro7oh</a></strong></div>
<div></div>
<p><!-- / message --></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ Şarkımız]]></title>
<link>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/12/sarkimiz/</link>
<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 17:10:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>reyhan nfk</dc:creator>
<guid>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/12/sarkimiz/</guid>
<description><![CDATA[Şarkımız Kırılır da bir gün bütün dişliler, Döner şanlı şanlı çarkımız bizim. Gökten bir el yaşlı gö]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><strong><img class="size-full wp-image-159 aligncenter" title="my_love_by_saterisk" src="http://reyhannfk.wordpress.com/files/2008/12/my_love_by_saterisk.png" alt="my_love_by_saterisk" width="367" height="277" /></strong></p>
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;"><span style="color:#ff0000;"><strong>Şarkımız</strong></span></p>
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;"><span style="color:#ff0000;">Kırılır da bir gün bütün dişliler,<br />
Döner şanlı şanlı çarkımız bizim.<br />
Gökten bir el yaşlı gözleri siler,<br />
Şenlenir evimiz, barkımız bizim.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#ff0000;">Yokuşlar kaybolur, çıkarız düze,<br />
Kavuşuruz sonu gelmez gündüze,<br />
Sapan taşlarının yanında füze,<br />
Başka âlemlerle farkımız bizim.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#ff0000;">Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman;<br />
Görürler, nasılmış, neymiş kahraman!<br />
Yer ve gök su vermem dediği zaman,<br />
Her tarlayı sular arkımız bizim.</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#ff0000;">Gideriz, nur yolu izde gideriz,<br />
Taş bağırda, sular dizde, gideriz,<br />
Bir gün akşam olur, biz de gideriz,<br />
Kalır dudaklarda şarkımız bizim&#8230;</span></p>
<p style="text-align:center;"><strong><br />
</strong></p>
<p>Üstadımızın bu şiirinde, kurtuluş bestesinin cana can katan nağmelerini dinliyor ve nâr-ı vuslat ile bir kez daha yanarak, büyük dava ve davanın son noktasına ulaşma çabası adına ruhumuza ateşten bir teşvik kamçısı yiyoruz.</p>
<p>Bu şiir ruhta öyle bir tad ve iz bırakıyor, muhayyilede öyle bir temaşayı seyrettiriyor ki, hem bir anda umudun ve rahatlamanın zirvesine ışınlanıyoruz hem de henüz ulaşılamayan, dış çizgileri ve iç nakışlarına kadar hakikatin keyfiyet zincirleriyle örülü bu madde ve mana âlemine duyulan özlem kat kat artıyor, körükleniyor. Ve vatanından koparılan boynu bükük ney’in hicran acısıyla âh-u zar eylemesine eş bir tablo ortaya çıkıyor.</p>
<p>Ferd ve cemiyet planında her çizgiye kendini monte etmiş küfür illetinin çarkları kırılacak ve ardından yaşanmaya değer hayatın billurdan çarkları mücerret ve müşahhas sahada şanlı şanlı dönmeye başlayacak…</p>
<p>Allah’ın bereketi, ikramı ve ihsanı beşeriyet üzerine bir rahmet olarak yağacak ve acı çeken yüreklerin gözlerden akan kanlı yaşları bu rahmet damlaları ile temizlenecek, silinecek…</p>
<p>Zulüm ikliminin mihnetli yokuşları kaybolacak, meşakkat denizleri kuruyacak ve çıkılan düzlükte hiç tükenmeyen, sonu gelmez gündüze kavuşulacak. Bu gündüze kavuşana kadar da ruh ve mana dünyamızın azameti ile çepeçevre kuşatılmış olan elimizdeki sapan, ruhsuz ve imansız, sadece müşahhas planda kendine yer edinebilen münkir bir füzenin yanında, ruh âleminin madde âlemine üstünlüğünü remz edecek.</p>
<p>Sahte kahramanların kurduğu sahte dil, tarih, ahlak ve iman mukallitliğinden kurtulacak, bunların hakikisi bir kahraman gibi ruhları fethedecek ve en büyük kuraklıkta dahi her taraf bu hakikat suyu ile beslenecek, sulanacak…</p>
<p>Ve sonsuzluk kervanının hiç silinmeyen nur yolu izinde, taş bağırda, sular dizde, gideriz… Bizim de ömür güneşimiz batmaya başlar, akşam olur, biz de gideriz ve kalır dudaklarda, gönüllerde, fikirlerde, topyekun ferd ve cemiyetin en ince noktasına kadar bizim şarkımız, davamız, aksiyon rüzgarımız.. Ve mukaddes emaneti size emanet eder de gideriz…</p>
<p><a href="http://www.n-f-k.com">www.n-f-k.com</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni]]></title>
<link>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/12/157/</link>
<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 17:04:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>reyhan nfk</dc:creator>
<guid>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/12/157/</guid>
<description><![CDATA[YENİ Tohum çatlar da bilmem, kafa nasıl çatlamaz? Yeni odur ki, solmaz, pörsümez, bayatlamaz. Tohmun]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" title="26/3152" src="http://img240.imageshack.us/img240/7126/315262204rj.jpg" alt="" width="305" height="207" /></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#800000;"><strong>YENİ</strong></span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#800000;"><strong>Tohum çatlar da bilmem, kafa nasıl çatlamaz?<br />
Yeni odur ki, solmaz, pörsümez, bayatlamaz.</strong></span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#800000;"><strong><br />
</strong></span></p>
<p>Tohmun çatlamasıyla birlikte; yeni bir hayatın kıvılcımı, taze bir fidanın büyüyüşü, tohumun asıl varması gereken gayesi, ufuk iklimi olan meyveye varışı için elzem olan adımın atılışı zuhur etmektedir. Tohum çatlamaya mecburdur ki, içinde kökleri, dalları, gövdesi ve meyveleriyle birlikte sakladığı koca bir ağaca hayat yolunu açmış olsun. Bu çatlayış ve patlayış bir yok oluşun, kayboluşun, hayat sahnesinden silinişin fiiliyatı değil; doğuşun, hayat buluşun ve tohumun aslî gayesine erişinin en önemli basamağıdır. Tohum çatlamadan ağacın ağaç olması için elzem olan filizlenme tahakkuk edemez, yani çatlamayan tohum işe yaramaz, oluş gayesine eremez. Bir nebat için ettiğimiz bu kelamlar, ulvî gayeler peşinde koşmaya, ruhuna nakşedilen sonsuzluğa varma cehdinin hasretiyle yanmaya, madde ötesini kurcalamaya, beyin kanaması, ruh yırtılması ve fikir çilesi ile kendini bulmaya namzet olan insan için ne şekilde, hangi amaçla ve nasıl vuku bulacaktır? Bir nebat bile gayesine ulaşmak için tohumunu çatlatmaya mecbur ise, bir tohumun sadece tek bir ağacı içinde saklamasına nispetle, içinde milyonlarca ağacın tohumunu ihtiva eden ruh ve onun bedendeki müşahhas zemini olan kafa, çatlamadan, patlamadan hangi amacına ulaşabilir, hangi muvaffakiyete erebilir ve eşref-i mahlukat olmak mahiyetine kavuşabilir?..</p>
<p>İnsan ki, Allah’ın ona verdiği ruhî melekeler, manevi cihetler, imanî iklimler içinde kendini metafizik toprakların derinine gömerek ruhunu ve kafasını pişirdikten, maneviyat gıdası ile besledikten sonra çatlama kertesine ulaşacağı ve bu çatlamanın ardından ferd ve cemiyet sahasına köklerini salarak terakki edeceği ve aynı anda da ettireceği, meyvesini vereceği için; çatlamayan ve çatlatılmayan bir kafa, toprağa atılmadan bir köşede saklanan ve hiçbir işe yaramayan zavallı bir tohum olmak yolundadır. Hâlbuki tohumun da, kafanın da gayesi bir köşede saklanmak, hiçbir işe yaramamak değil, içinde saklı olan ve aslını teşkil eden muhtevaya ulaşmaktır.</p>
<p>Batı adamı da bir şekilde metafizik ürpertiler ile boğulmuş, boğuşmuş, varoluş sırrını aramış, insanın ve kâinatın hakikatine ulaşma cehdiyle kafasını çatlatmıştır. Lakin kafa tohumlarını attıkları toprak hakiki çatlamaya, filizlenmeye ve safiyane meyveye ulaştıracak mahiyete malik olmadığı için, bu kafa çatlayışları kendilerini heder etmekten başka bir işe yaramamış ve Batı’nın cins kafaları heba olup gitmiştir. Batı’nın hatası, eksik noktası ne idi? En sade ifadeyle solmayan, pörsümeyen, bayatlamayan tek sistem olan İslam’dan mahrum olması&#8230; Yeni olan ve her daim yeni kalacak olan İslam, insana ait olan her şeyi en ince noktasına kadar belirleyen, çizen, inşa eden ve kurallarıyla her şeyin ölçüsünü veren yapısıyla, sonu ebedî saadete ulaşacak olan çatlamanın da hakikatini göstermektedir. İslam’ı rehber edinmeden gerçekleşen kafa çatlamaları bu ifadenin hastalık belirten manasını tam olarak kendi içinde barındırmakta ve İslam’dan mahrum olan kafaların sonu içinden filiz çıkamayan çatlak kafaların hezimeti ile sonlanmakta. Batı’da olduğu kadar kendi içimizde de böyle tiplerin görünmüş olması, yılların hastalığı olan İslam’dan kopuşun tecessümleri halinde kendilerini göstermektedir. (Bakınız: <a href="http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?showtopic=4764&#38;st=0#entry19929" target="_blank">Sait Faik</a>)<br />
( Ferdî sahayı aşarak topyekûn cemiyeti kucaklayan ulvî bir gayeye odaklanan kafaların ve ruhların maddî dünyayı bile tasarruf altına alabilecek keyfiyete ulaştıkları çatlama noktasının için ayrıca bakınız: <a href="http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?showtopic=4281" target="_blank">Tohum</a> )</p>
<p><a href="http://www.n-f-k.com">www.n-f-k.com</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GÖREM]]></title>
<link>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/12/gorem/</link>
<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 17:02:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>reyhan nfk</dc:creator>
<guid>http://reyhannfk.wordpress.com/2008/12/12/gorem/</guid>
<description><![CDATA[GÖREM Arkan yıkıntıdır, önün uçurum, Bir kurtuluş yolu sağla da görem! Güneşi heybeye tıkan bir duru]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" title="resimler" src="http://www.hudabi.com/wp-content/resimler/ayrilik.jpg" alt="" width="448" height="307" /></p>
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;"><strong>GÖREM</strong></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#800000;">Arkan yıkıntıdır, önün uçurum,<br />
Bir kurtuluş yolu sağla da görem!<br />
Güneşi heybeye tıkan bir durum;<br />
Haydi, bir sebebe bağla da görem!</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#800000;">İlim köle, kanun mahpus, düşünce iğdiş;<br />
Yokluğa üç adım kala bir gidiş!..<br />
Ne çıkar sıkılmış otuziki diş?<br />
Şöyle yüksek sesle ağla da görem!</span></p>
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;">
<div id="post-25347" class="postcolor">Bir insan ki, arka tarafı yıkıntı, ön ciheti uçurum. İlerlemesi elzem, lakin uçurun izin vermiyor. Geriye dönüp baksa, yıkıntı ve yıkıntının üzerini kaplamış toz ve dumandan hiç bir şey göremiyor. Sebep nedir?</p>
<p>Her milletin menfi ya da müspet hadiselerle dolu bir tarihi vardır. O tarihin içinde inancıyla, örfüyle, lisanıyla, edebiyatıyla, topyekûn kültürüyle muazzam buudda bir tarihî miras saklıdır ve bu miras yeni gelen nesle devredilmekte, yeni nesil o kültür ve hakikatler çerçevesinde ve değerler üzerinde kendini inşa etmekte, tarihine sahip çıkmakla birlikte geleceğini de tarihin ışığında bina etmektedir. Bu durumda cihan imarını, intizamını muvaffakiyetle teşekkül eden insanların yazdığı tarih bizde yapıldığı gibi inkâr ediliyorsa, inkâr edilen sadece kuru bir tarih değil, inanç, ahlak, kültür ile birlikte madde ve manada kalkınmak için elzem olan ruh kökü sıyrılıp atılıyor demektir. Kök olmadan ne dal ne yaprak ne de meyve hayat bulabilir. Ruh kökümüzden koptuğumuzdan beri, hiçbir sahada meyve veremeyişimizin en önemli müsebbibi bu olsa gerektir. İçte ve dışta yaşadığımız olayların tarihle bağlantısını sıhhatli bir örgüyle kurduğumuzda, bugünümüzün ve geleceğimizin tenvir edildiğine şahid olmakla birlikte, Üstadın şiirinin ilk kıtasında menfilikleri sıraladıktan sonra “bir sebebe bağla” diyerek tarihi sebepleri muhasebeye davet edişine de mukabelede bulunulmuş olacaktır.</p>
<p>Şiirin ikinci kıtasında da okuduğumuz gibi, tarihimiz, mazimiz hakiki manada bir ilim ve irfan ocağı, bir ışık, bir medeniyet, kültür, gerçek bir hazine iken, onu bir güneşi heybeye tıkar gibi mahzene kapatınca, ilim köle, kanun mahpus, düşünce iğdiş olmaktan başka yol bulamamıştır bu hâlde de bulması da imkân ve ihtimaller dâhilinde değildir. Bu gidiş bizi götürse götürse yokluğa götürmekte, hatta o yokluğa ulaşmaya üç adım kalmış vaziyetteyiz. Hal böyleyken Üstadın dediği gibi, otuz üç diş de sıkılsa, yüksek sesle de ağlansa, görüp göreceğimiz durum bunlardan ibarettir.</p>
<p>Nasıl ki hak gelince bâtıl zail olur, hak gidince de bâtıl gelir. Bu gerçeğin tezahürünü Üstadın şahane dizelerinde de görmek ve idrak etmek mümkün. Bütün bu çöküntüler arasında mazisini ve ona perçinli olarak da kendini arayan bizler, yıkıntıların temizlenmesi ve hakiki mimarinin inşasına talibiz. Her kemalin sonu zeval olduğu gibi, zevalin de sonu gelip yeniden kemal zeminine çıkmak cehdi içerisinde olmak, olanların yanında bulunmak, dolayısı ile içinde bulunacağımız cenahı belirlemek ve hayatımızı ona göre nakışlandırmak, şu halde üzerimize düşen en ehemmiyetli vazifelerdendir.</p></div>
<div class="postcolor"><a href="http://www.n-f-k.com">www.n-f-k.com</a></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
