<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>nizamulmulk &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/nizamulmulk/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "nizamulmulk"</description>
	<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 13:52:18 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Bir ebedi örnek: Nizamülmülk]]></title>
<link>http://doganzeki.wordpress.com/2009/10/30/bir-ebedi-ornek-nizamulmulk/</link>
<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 07:54:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>doganzeki</dc:creator>
<guid>http://doganzeki.wordpress.com/2009/10/30/bir-ebedi-ornek-nizamulmulk/</guid>
<description><![CDATA[Yavuz BAHADIROĞLU 14 Ekim (1092) tarihi, meşhur Alamut teröristi Hasan Sabbah’ın uyuşturucu müptelas]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Yavuz BAHADIROĞLU<a href="http://doganzeki.wordpress.com/files/2009/10/nizamulmulk.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-598" title="nizamülmülk" src="http://doganzeki.wordpress.com/files/2009/10/nizamulmulk.jpg?w=112" alt="nizamülmülk" width="112" height="150" /></a></strong></p>
<p><strong>14 Ekim (1092) tarihi, meşhur Alamut teröristi Hasan Sabbah’ın uyuşturucu müptelası teröristleri tarafından şehid edilen büyük Selçuklu Veziri Nizamülmülk’ün 916. ölüm yıldönümüdür.<br />
Nizamülmülk, 1017 tarihinde Horasan’ın Tus şehrinde doğdu. Asıl adı, Ebû Ali Hasan olmasına rağmen, o adından ziyade “Nizamülmülk” unvanıyla meşhur oldu. Çünkü “Nizamiye Medreseleri”ni o kurmuştu. “Nizamülmülk” demek “Devlet düzeninin kurucusu” anlamına geliyordu. Gerçekten de Nizamülmülk devlete bir çekidüzen veren, devleti kurumsallaştıran adamdı.<br />
Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan’a vezir olduğu 1064’ten, Hasan Sabbah’ın uyuşturucu müptelâsı teröristleri tarafından şehit edildiği 14 Ekim 1092 senesine kadar aralıksız 29 sene Büyük Selçuklu Devleti’ne, tam bir dirâyet ve adâletle hizmet etti.<br />
Büyük Selçuklu Devleti’ne idârî, adlî, askerî, ekonomik, sosyal ve kültürel yeniliklerle değişiklikler getirdi.<br />
Sarayı, merkezî hükümet teşkilâtını, adliyeyi, toprak sistemini yeniden düzenledi. Her şeyi yerli yerine oturtup devleti kurumlaştırdı. (Sonradan bunlar ufak tefek değişikliklerle Osmanlılar tarafından da uygulandı).<br />
Onun sayesinde Selçuklu Devleti, “Kurumsallaşmış ilk Türk devleti” oldu.<!--more--><br />
Sultan Alp Arslan’ın şehit edilmesi üzerine, 18 yaşındaki oğlu Melikşah’ın tahta geçmesini de o sağladı. Sultan Melikşah’a isyan eden kardeşlerini o bastırdı. Onun sayesinde Selçuklular, tarihlerinin en parlak devrini yaşadılar.<br />
O, “Siyasetname” isimli mükemmel bir eser yazacak kadar iyi bir siyasetçi, eser verebilecek kadar derin bir din adamı, yine eser verebilecek kadar zengin bir “kültür adamı”ydı.<br />
Bu kimliği sayesinde yalnız Selçuklu sultanlarının değil, aynı zamanda Abbâsi Halîfesi’nin de hürmetini kazanmış, şöhreti tüm dünyayı sarmıştı.<br />
Âlimlere, şâirlere, sanatkârlara karşı çok cömertti. Ayrıca da bir “vakıf insan”dı: Çok sayıda câmi, mescit ve hayır eserleri yaptırdı.<br />
Ama asıl büyük eseri hiç kuşkusuz “Nizamiye Medreseleri”dir.<br />
Nizamülmülk’ün ilkini 1068 de Bağdat’ta kurduğu “Nizamiye Medresesi” Türk yüksek öğretim tarihinde bir ilktir.<br />
Meşhur din alimlerimizden Gazali, Nişabur Medresesi’de öğrenim gördükten sonra, Bağdat’ta açılan “Nizamiye Medresesi”nde 1091-1095 yılları arasında rektörlük ve müderrislik (öğretim üyeliği) yapmıştır.<br />
Bu medreselerin kuruluş sebeplerinin başında;<br />
1) Aydın din adamı yetiştirmek;<br />
2) Yoksul ama yetenekli öğrencileri okutup topluma kazandırmak; (Yatılı öğrenci daha önce de vardı, ama fakir öğrencilere burs verip okutma anlayışı tamamen Nizamülmülk’ün buluşudur).<br />
3) İmparatorluğun yönetimi için, Allah sevgisi ve korkusu arasındaki dengeyi çok iyi kurmuş (çünkü ancak bu dengeyi dosdoğru kuranlar halkın ve devletin işini dosdoğru görürler) üst düzey bürokrat memur yetiştirmek;<br />
4) Devlet adamlarını eğitmek;<br />
5) Bilginleri koruyup kollamak, ayrıca bir görev ve amaç etrafında birleştirmek;<br />
6) Herkese eşit eğitim şansı vermek, böylece fırsat eşitliği oluşturmak; (çünkü bu medreseler kuruluncaya kadar eğitim sadece paralı üst düzeylerin tekelindeydi).<br />
Nizamiye medreselerinde yalnızca din eğitimi verilmiyor, matematik, felsefe, edebiyat, hukuk, dil, tıp, astronomi gibi devrin pozitif bilimleri de öğretiliyordu.<br />
Medreselerde zengin kitaplıklar vardı. Bunlara her gün yenileri eklenirdi.<br />
Zaten Selçuklu Devleti’nin çeşitli yerlerinde faaliyet gösteren kütüphaneler zengin çeşitlerini halkın istifadesine sunuyordu.<br />
“İrticacılar (aslı mürtecidir) yüzünden matbaayı geç aldığımız için geri kaldık” diyen kara cahillerin kulakları çınlasın.<br />
Nizamülmülk, ne yazık ki, Hasan Sabbah isimli terörist başının uyuşturucu müptelâsı fedaileri tarafından katledildi.<br />
Hiç kuşkusuz Hasan Sabbah tarihin kaydettiği en vahşi, en acımasız, aynı zamanda en plânlı-programlı teröristlerinden biridir.<br />
1034 &#8211; 1124 yılları arasında yaşamıştır. Bir dönem Nizamülmülk’ün emrinde Selçuklu Devleti’ne hizmet etmekle birlikte sonradan isyan etmiş, ulaşılması imkânsız “Alamut Dağı”nın tepesine inşa ettiği kalesini bir “Terör Merkezi”ne dönüştürmüştü.<br />
Burası dünyanın bilinen ilk “Terör Kampı”dır.<br />
İran’ın Kum kentinde dünyaya gelmiştir. Zamanın önde gelen okulllarında okuma şansı bulmuş, ailesiyle birlikte göçtüğü Rey şehrinde tanıştığı Şii önderlerinin etkisine girmiş ve Şiiliği bir hayat tarzı olarak benimsemiştir.<br />
Büyük Selçuklu Devleti’ni bölme plânları yapan Hasan Sabbah, inançları da kullanmak suretiyle kandırdığı insanları, özellikle de gençleri Alamut Kalesi’nde toplamış, eğitmiş, beyinlerini yıkamış, suikastlara hazırlamıştır.<br />
Sabbah fedaileri üzerine o kadar etkilidir ki, misafirleri ziyaretine geldiği zaman, onların kendisine sadakatini göstermek için, rivayete göre beyni yıkanan gençlerden birkaçını çağırır, kalenin tepesinden uçuruma atlamalarını ister, seçilen gençler ise hiç tereddütsüz bu isteği yerine getirirlerdi.<br />
Nizamülmülk’ü onun fedaileri katletti.<br />
Ama kendisi de 1124 yılında öldü. Arkasında yalnız İran’a değil, tüm bölgeye korku salan askeri ve siyasi amaçlı bir güç bıraktı.<br />
Hasan Sabbah’ın “Haşhaşiler”i Moğol istilasına kadar ayakta kaldı. “Terörist Üretim Merkezi” olarak yıllar boyu faaliyet gösteren Alamut Kalesi 1256’da Hülagû Han tarafından yerle bir edildi.</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nizamülmülk’ün “Siyasetname”sinden öğütler]]></title>
<link>http://doganzeki.wordpress.com/2009/10/29/nizamulmulk%e2%80%99un-%e2%80%9csiyasetname%e2%80%9dsinden-ogutler/</link>
<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 16:20:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>doganzeki</dc:creator>
<guid>http://doganzeki.wordpress.com/2009/10/29/nizamulmulk%e2%80%99un-%e2%80%9csiyasetname%e2%80%9dsinden-ogutler/</guid>
<description><![CDATA[Yavuz Bahadıroğlu Nizâmülmülk’ün “Siyâsetnâme” isimli eseri, bugün bile siyâsetle uğraşanların el ki]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><em>Yavuz Bahadıroğlu<a href="http://doganzeki.wordpress.com/files/2009/10/siysetname.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-541" title="siysetname" src="http://doganzeki.wordpress.com/files/2009/10/siysetname.jpg?w=104" alt="siysetname" width="104" height="150" /></a></em></strong></p>
<p><strong>Nizâmülmülk’ün “Siyâsetnâme” isimli eseri, bugün bile siyâsetle uğraşanların el kitabı olabilecek değerdedir…Çok geçerlidir…Çok gereklidir. Nizamülmülk bu eserinde, hükümdarlara ve devlet adamlarına birçok örnekler vererek yol göstermekte, tecrübelerini aktarmakta ve devlet yönetiminin çeşitli yönleri konusunda bilgilendirmektedir.</strong><strong><br />
<strong>Eser o kadar önemlidir ki, bizzat kendisi eserinin ön sözünde, </strong></strong><strong>“Her hükümdar veya devlet başkanının bu eseri okuması gerektiğini”</strong><strong> söylemektedir.</strong><strong><br />
<strong>Şimdi artık “Siyasetname”den “öğütler” faslına gelelim…</strong><br />
</strong><strong><span style="color:#000080;">1. “Yönetici hiçbir zaman memurlarının durumundan gafil olmamalı, devamlı kontrol etmeli, zulüm ve hıyanet zuhur ederse, memuriyetten derhal almalı…</span></strong><strong><br />
</strong><strong><span style="color:#ff0000;">2. “Yönetici, büyük bir işe bir memur tayin ettiğinde peşini bırakmamalı, onun ardından mutlaka bir müfettiş göndermeli…</span></strong><strong><br />
</strong><strong>3. “Yönetici, inkâr ve küfürle ayakta kalabilirse de zulümle ayakta kalamaz, idareci idare ettiklerine asla zulmetmemeli, âdil olmalı…</strong><strong><br />
</strong><span style="color:#003366;"><strong>4. “Hükümdar, memleketin yıkılmasına çalışan, haram iş işleyen, devlet sırrını açıklayan, diliyle hükümdara dalkavukluk ederken, kalbiyle düşmanlık eden suçluları bağışlamamalı</strong><strong>.</strong></span><strong><br />
</strong><strong><span style="color:#0000ff;">5. “Yönetici, dünyanın dört bir köşesine elçiler ve casuslar göndermeli. Ülkenin meşhur yollarının üzerine haber alma merkezleri kurmalı…<!--more--></span></strong><strong><br />
</strong><strong>6. “Yönetici, maaşların ve yollukların vaktinde ödenmesine dikkat etmeli…</strong><strong><br />
</strong><strong>7. “Devlet işlerini ehline danışarak yürütmeli, kendi başına iş görmemeli; herkesin, zıt da olsa fikrini açıkça ortaya koymalarını sağlamalı…</strong><strong><br />
</strong><strong>“Siyasetname”nin yazarı Nizamülmülk, günümüzden yaklaşık bin sene önce parlamenter sistem öneriyor…</strong><strong><br />
<strong>Bu sistemi yıllardır niye oturtamadığımızı, neden “insan hakları eksenli demokratik bir yapı” oluşturamadığımızı derin derin düşünmemiz gerekiyor.</strong><br />
</strong><strong>8. “Yönetici, yetişmiş insanları kolayca harcamamalı, ama yaptıkları hatayı tekrarlamamalarına da izin vermemeli…</strong><strong><br />
</strong><strong>9. “Yönetici, zevk u sefadan uzak durmalı, devlet kaynaklarını kullanırken kılı kırk yarmalı…</strong><strong><br />
</strong><strong>10. “Bu dünya, hükümdarların amel defteridir. İyi olurlarsa iyilikle, kötü olurlarsa kötülükle, nefretle anılırlar…</strong><strong><br />
</strong><strong>Bu maddenin temelinde, Hz. Ömer adaletini arayış vardır. Biliyorsunuz Halife Hz. Ömer, her gün ölümü-hesap gününü hatırlatması için kendi kesesinden adam tutmuştu.</strong><strong><br />
</strong><strong>11. “Haksız yere kan dökülmesine mani olmak yöneticilerin üzerine farzdır. Vergi memurları ve işlerini denetlemek, gelirini giderini bilmek, devlet mallarını korumak, hazine ve ambarın doluluğunu, boşluğunu ölçmek, düşmanın zarar vermesini önlemek de vazifeleridir…</strong><strong><br />
</strong><strong>12. “Peygamber Efendimiz’in buyurduğu gibi, “İşlerin hayırlısı orta yolu takip etmektir.”</strong><strong><br />
</strong><strong>13. “Yönetici, yapacağı her işte Allah’ın rızasını gözetmeli, O’nun emrine boyun eğerek, yoluna ve kuluna hizmet etmelidir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
