<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>oksijen &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/oksijen/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "oksijen"</description>
	<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 01:47:18 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[BBC - Planet Earth - Yeryüzü Belgeseli / DVDRip / 11 Bölüm / DUAL TR&amp;ENG ]]></title>
<link>http://hdpc.wordpress.com/2009/11/20/bbc-planet-earth-yeryuzu-belgeseli-dvdrip-11-bolum-dual-treng/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 18:50:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>hdpc</dc:creator>
<guid>http://hdpc.wordpress.com/2009/11/20/bbc-planet-earth-yeryuzu-belgeseli-dvdrip-11-bolum-dual-treng/</guid>
<description><![CDATA[BBC &#8211; Planet Earth &#8211; Yeryüzü Belgeseli / DVDRip / 11 Bölüm / DUAL TR&amp;ENG Dünya Gezeg]]></description>
<content:encoded><![CDATA[BBC &#8211; Planet Earth &#8211; Yeryüzü Belgeseli / DVDRip / 11 Bölüm / DUAL TR&amp;ENG Dünya Gezeg]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Koltuk sevdası]]></title>
<link>http://yazkurtulyapkurtul.wordpress.com/2009/11/09/koltuk-sevdasi/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 14:39:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>yazkurtulyapkurtul</dc:creator>
<guid>http://yazkurtulyapkurtul.wordpress.com/2009/11/09/koltuk-sevdasi/</guid>
<description><![CDATA[Bu ofiste yaşamını sürdüren, zamanının çoğunu uyumakla geçiren bir kedi olabilirim. Kızlara sırnaşıp]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bu ofiste yaşamını sürdüren, zamanının çoğunu uyumakla geçiren bir kedi olabilirim. Kızlara sırnaşıp]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Olamamak i&ccedil;erisindeki olmak durumları]]></title>
<link>http://rahatadam.wordpress.com/2009/11/05/olamamak-ierisindeki-olmak-durumlari/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 14:00:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>Halil</dc:creator>
<guid>http://rahatadam.wordpress.com/2009/11/05/olamamak-ierisindeki-olmak-durumlari/</guid>
<description><![CDATA[Son 1 haftadır, ilginç bir süreç yaşıyorum.. İş olarak acaip yoğun, bir o kadar da boş bir anda geçi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Son 1 haftadır, ilginç bir süreç yaşıyorum.. İş olarak acaip yoğun, bir o kadar da boş bir anda geçirmekteyim gündüzlerimi (ve birkaç akşamı).</p>
<p>Test yapıyoruz, test yapıyoruz, sonuç alıyoruz, sonra başka bir grup insan test yapıyor, onların sonuçlarını bekliyoruz… </p>
<p>Dün güzeldi, sonuçlar çok iyidi. Bugün , henüz haber yok. saat 16:00 olmak üzere (dün bu saatlerde haber gelmişti güzel geçti testler diye) bakalım bugün ne gelecek haber olarak.</p>
<p>Olamamak burada , bir konu hakkında, özellikle sizi ilgilendiren konu hakkında bir şekilde haberdar olamamanız için kullanılıyor. Yani şu an birşeyler oluyor ama ben o süreçte tam bir bilgi sahibi değilim (hele ki bazı konularda kontrol edemediğimde hafif agresif moda girdiğimde göz önüne alınırsa) bu da biraz olamamak olarak gerçekleşiyor bende.</p>
<p>Olmak ise , aslında bu güzel işte benimde bir katkım olması. Yani sonuç güzel gelince, “ov yeee man” diyebilmek, kötü gelince, “Düzeltiriz, panik yok, Keep It Simple” diyerek kendime moral vermem, bir şekilde benim olmamı sağlıyor..</p>
<p>Kısaca, bir kez daha olamadığım ilginç süreçlerin, olan yansımalarında, hayatımdan biraz daha vakit geçiriyorum..</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Evdeki çiçekler zararlımıdır ?]]></title>
<link>http://bybart.wordpress.com/2009/10/13/evdeki-cicekler-zararlimidir/</link>
<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 23:05:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>bybart</dc:creator>
<guid>http://bybart.wordpress.com/2009/10/13/evdeki-cicekler-zararlimidir/</guid>
<description><![CDATA[Evimizdeki bitkiler veya süs çiçekleri solunumlarında gündüzleri havadaki karbondioksiti alarak oksi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone" title="ev çiçeği" src="http://img67.imageshack.us/img67/9201/kaktusvecicegi3.jpg" alt="" width="400" height="311" /></p>
<p><strong>Evimizdeki bitkiler veya süs çiçekleri</strong><br />
solunumlarında gündüzleri havadaki karbondioksiti alarak oksijen verirler ama<br />
geceleri ise bizim gibi oksijen alarak karbondioksit verirler. Bu nedenle de<br />
çiçeklerle aynı odada uyumanın, havadaki oksijen azalacağı için zararlı<br />
olabileceği konusunda genel bir inanış vardır. Aslında bu doğrudur ama sanıldığı<br />
kadar tehlikeli değildir.</p>
<p><strong>Konuyu daha iyi anlamamız için bir bitkinin aynı anda yaptığı iki işi bilmemiz<br />
lazım. Birincisi hücrelerin nefes alışı, ikincisi de ışık ve klorofil özümlemesi<br />
diye de adlandırılan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden <span style="border-bottom:3px double #ff0000;font-weight:bold;line-height:1.7;color:#ff0000;">farklı</span>, iki<br />
ayrı işlemdir. </strong></p>
<p><strong>Tüm canlı hücrelerde olduğu gibi bitki hücrelerinin de yaşayabilmeleri için<br />
havadaki oksijene ihtiyaçları vardır. Havadan nefes yolu ile aldıkları oksijenle<br />
şeker gibi gıda moleküllerini yakarlar, enerji kazanırlar. Bu, gündüz ve gece<br />
yaşamları boyunca durmaksızın devam eder. </strong></p>
<p><strong>Bitkilerin yapraklarındaki hücreler aynı zamanda gündüzleri ışıkla birlikte<br />
fotosentez işlemini gerçekleştirirler. Yani bitki gündüzleri her iki işlemi<br />
birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez işleminde<br />
bitkiler havadan karbondioksiti alıp oksijen verirler. Ancak hücreler buradan<br />
çıkan oksijeni nefes almada tekrar kullanırlarken, nefes verişteki<br />
karbondioksiti de fotosentezde kullanırlar. </strong></p>
<p><strong>Ortalama yetişkin bir insan, hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir günde 20<br />
bin kez nefes alır. Her solumada yarım litre hava ciğerlerine girer. Yani<br />
dakikada 7-8 litre havayı ciğerlerine çeker ve tekrar verir. Bu, günde 11 bin<br />
litre hava demektir. Aslında nefes alırken havadan oksijen alıp karbondioksit<br />
veririz ifadesi de tam doğru değildir. </strong></p>
<p><strong>Aldığımız havada hem oksijen vardır, hem de karbondioksit. Verdiğimizde de aynı<br />
şekildedir ama oranları değişiktir. Ciğerlerimize aldığımız havadaki oksijen<br />
oranı yüzde 21 iken dışarı verdiğimizdekinde yüzde 16′dır. Yani her nefeste<br />
aldığımız havanın yüzde 5-6’sı vücudumuzda oksijen olarak kullanılır.<br />
Dolayısıyla havadan aldığımız günlük oksijen miktarı ortalama 570 litre<br />
civarındadır. </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone" title="ev çiçeği" src="http://img67.imageshack.us/img67/633/4998431hbv.jpg" alt="" width="480" height="480" /><br />
</strong></p>
<p><strong>Gündüzleri yeterli ışık altında, bitkilerdeki fotosentez işlemi, bitkinin nefes<br />
almasından daha yoğundur. Yani ortaya fazladan oksijen çıkar ve gündüzleri<br />
odanızdaki havadaki oksijen miktarını artırırlar. Geceleri ışık olmadığından ve<br />
karanlıkta fotosentez işlemi yapılamadığından, nefes almaya devam eden<br />
bitkilerden çıkan karbondioksit miktarı daha çoktur. </strong></p>
<p><strong>Evlerimizdeki bitkilerin veya süs çiçeklerinin gündüz çıkardıkları fazla oksijen<br />
ve gece verdikleri karbondioksit miktarı, insanın soluduğu havanın içindeki<br />
oksijen miktarı yanında o kadar azdır ki sağlığımızı etkileyebilmesi mümkün<br />
değildir. Ancak kapısı, penceresi hava sızdırmaz küçük bir odada, dev bitkilerle<br />
birlikte yatma gibi bir alışkanlığınız varsa başka tabii…</strong></p>
<p><strong>daha fazlası <a title="televizyon" href="http://www.forumover.com">www.forumover.com</a><br />
</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Oksijen]]></title>
<link>http://hasanfirat.wordpress.com/2009/10/09/oksijen/</link>
<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 17:20:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hasan FIRAT</dc:creator>
<guid>http://hasanfirat.wordpress.com/2009/10/09/oksijen/</guid>
<description><![CDATA[Simgesi: O Grubu: 6A (Ametal) Atom numarası: 8 Bağıl atom kütlesi: 15,9994 Oda sıcaklığında: Gaz Eri]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Simgesi: O<br />
Grubu: 6A (Ametal)<br />
Atom numarası:  8<br />
Bağıl atom kütlesi: 15,9994<br />
Oda sıcaklığında: Gaz<br />
Erime noktası:  -222,65°C<br />
Kaynama noktası:  -182,82°C<br />
Yoğunluğu: 1,429 g/cc<br />
Keşfi: 1774 &#8211; Joseph Priestley,<br />
Carl Wilhelm Scheele<br />
Atom çapı:  0,65 Å<br />
Elektronegatifliği: 3,44<br />
Elektron dizilimi:  1s22s2p4<br />
Yükseltgenme basamağı (sayısı):  -2, -1 </p>
<p> Oksijen (O):<br />
Bitkilerin ve hayvanların yaşamlarını devam ettirebilmeleri, solunum gazı olan oksijenin (O2) varlığına bağlıdır. Atmosferin %21&#8242;i, oksijen gazından oluşmaktadır. Hastanelerde, solunum rahatsızlıkları gösteren hastaların tedavisi için de oksijen gazı sıkça kullanılır. Ayrıca çelik üretiminde, kaynak yapımında, suyun saflaştırılmasında ve beton eldesinde de oksijen kullanılır. Paslanma da, oksijenin varlığında gerçekleşir. </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[What can change the nature of a man?]]></title>
<link>http://rahatadam.wordpress.com/2009/07/22/what-can-change-the-nature-of-a-man/</link>
<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 13:27:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>Halil</dc:creator>
<guid>http://rahatadam.wordpress.com/2009/07/22/what-can-change-the-nature-of-a-man/</guid>
<description><![CDATA[Valla bu soruya bir arkadaşım &#8220;Woman&#8221; dedi. Ben cevap veremedim. Planescape : Torment is]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Valla bu soruya bir arkadaşım <strong>&#8220;Woman&#8221;</strong> dedi. Ben cevap veremedim. Planescape : Torment ise çok daha güzel bir cevap verdi.</p>
<p>Oyunu oynayın , oynatın. Azcık dahi ben bilgisayarda bir efsane oyun oynadım deme isteğiniz varsa Planescape : Torment cidden süper bir oyundur.</p>
<p>Açıkçası ben bile şu an VMWare de sanal makine kuruyum, oynayım diye düşünüyorum.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir bowling hikayesi]]></title>
<link>http://rahatadam.wordpress.com/2009/07/20/bir-bowling-hikayesi/</link>
<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 11:57:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>Halil</dc:creator>
<guid>http://rahatadam.wordpress.com/2009/07/20/bir-bowling-hikayesi/</guid>
<description><![CDATA[Adı lazım değil bir arkadaşımız , cuma akşamı gittiğimiz bowling oyunun da süper bir olay yaptı.. İl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Adı lazım değil bir arkadaşımız , cuma akşamı gittiğimiz bowling oyunun da süper bir olay yaptı..</p>
<p>İlk olarak kendisi nasıl olduğunu anlamadığımız bir şekilde (ki kendisi açıklamak isteyebilir ama yorumlar kapalı ehe) topu böyle tam önünde durdurdu o zımbırtıların.. inanamadık, görsel kanıt olsun dedik. Bu arada hareket halinde çekilmiş bir resim değil. Orada öyle duruyordu top.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-11" title="Bowling1" alt="Bowling1" src="http://rahatadam.wordpress.com/files/2009/07/bowling1.jpg" width="450" height="337" /></p>
<p>Sonra kendisi madem önünde durdurdum , strike ta yapayım , hikayeyi tamamlayım modu ile atışını yaptı ve ilginç bir şekilde başardı. Video buraya doğrudan konulmuyor. Dosya olarak ta ekletmedi çok sevgili arkadaş.. artık video da başka zamana diyoruz</p>
</p>
<p>Ayrıca : 3. kez bowling oynadım ve en yüksek puanımı yaptım : 70 küsür.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Party Time]]></title>
<link>http://rahatadam.wordpress.com/2009/07/17/party-time/</link>
<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 15:03:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>Halil</dc:creator>
<guid>http://rahatadam.wordpress.com/2009/07/17/party-time/</guid>
<description><![CDATA[Mesai bitti.. WordPress XML RPC ile uğraşmaya başladım.. Birazdan çok bilmediğim bowling denen oyund]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Mesai bitti.. WordPress XML RPC ile uğraşmaya başladım.. Birazdan çok bilmediğim bowling denen oyunda birşeyler yapmaya çalışacam.. Gene telefondan geçerim birkaç şey..</p>
<p>Bu arada gereksiz ve oksijen adında iki kategori yaptım.. Sanırım aynı şeyler ama Oksijen biraz daha sosyal içerikli olacak.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AKVARYUM BAKIMI]]></title>
<link>http://ergenecosar.wordpress.com/2009/06/13/akvaryum-bakimi/</link>
<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 13:26:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>cakal81</dc:creator>
<guid>http://ergenecosar.wordpress.com/2009/06/13/akvaryum-bakimi/</guid>
<description><![CDATA[AKVARYUM BAKIMI Biyolojik dengesi oturmuş, balıkları, bitkileri ve dekorasyonu tamamlanmış, kısacası]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span><strong><span style="color:#d94600;font-size:x-small;">AKVARYUM BAKIMI</span></strong></span><br />
Biyolojik dengesi oturmuş, balıkları, bitkileri ve dekorasyonu tamamlanmış, kısacası düzene girmiş bir akvaryumun bakımı fazla çaba gerektirmez. Fakat balıklarınızın sağlıklı ve akvaryumunuzun güzel kalması için düzenli bir bakımın gereklerini yerine getirmelisiniz. Bu konuda yapılabilecek en iyi şey, aksatmadan uygulanacak bir bakım takvimi oluşturmaktır. Her iki haftada bir %25 oranında su değiştireceksiniz, diyelim. Haftanın belirlediğiniz bir gününde , örneğin her ikinci pazar günü bu kısmi su değişimini yerine getirmelisiniz. Bakımlı ve güzel kaldığı sürece akvaryumunuzdan aldığınız zevk devam edecektir.Akvaryumunuzda sağlıklı bir bitki örtüsü varsa akvaryum kumu yıllarca temizlenmeden yerinde kalabilir. Akvaryum tabanında yavaş bir su dolaşımı gerçekleştiren taban ısıtma sistemleri de (örneğin BioPlast Thermo-Float-System) akvaryum kumunun kokuşmadan yıllarca sağlıklı kalmasına katkıda bulunurlar.</p>
<p><span><strong><span style="color:#d94600;font-size:x-small;">Her gün:</span></strong></span></p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Yemleme</span></strong><br />
Balıklarınıza günde 2 veya 3 kez birkaç dakika içinde bitirebilecekleri kadar yem verin. Fazla yemlemek hem balıklar için sağlıksızdır, hem de akvaryumunuzun çabuk kirlenmesine ve yosunlanmasına yol açar.</p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Balıklarınızın sağlığını yerinde mi?</span></strong><br />
Balıklarınızın davranışlarını ve iştahlarını bir gözden geçirin. Herhangi bir anormallik bir hastalık belirtisi olabilir. Hasta bir balığı hiç zaman geçirmeden küçük bir karantina akvaryumuna ayırmak gerekir. Gereken ilaçlamalar bu karantina akvaryumunda yapılabilir. Balıklarınızın toplu olarak yaşadığı esas akvaryumunuza kesinlikle ilaç atmayın; ilaçların birçoğu akvaryumdaki yararlı bakterileri de öldürerek biyolojik dengeyi bozar.</p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Su sıcaklığını kontrol edin</span></strong><br />
Termometreye bir göz atarak sıcaklığı kontrol edin. Kaliteli bir ısıtıcı termostatın akvaryum sıcaklığını ayarladığınız noktada yıllarca sabit tutabilmesi gerekir. Eğer sıcaklıkta büyük oynamalar oluyorsa nedenini araştırmak, (ışıklandırma sistemi yüzünden veya doğrudan güneş ışığı aldığı için de akvaryum belli saatlerde ısınıyor olabilir) gerekirse daha kaliteli bir ısıtıcı-termostat almak gerekir.</p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Filtre düzgün çalışıyor mu?</span></strong><br />
Su çıkışına bakarak filtrenizin düzgün çalıştığından emin olun. Akvaryumunuza uygun kaliteli bir filtrenin aylarca tıkanmadan ve yıllarca bozulmadan çalışabilmesi gerekir.</p>
<p><span><strong><span style="color:#d94600;font-size:x-small;">Haftada bir:</span></strong></span></p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Ön camdaki yosunların silinmesi</span></strong><br />
Yosunlanan ön camları cam çizmeyen türden, sadece bu iş için ayırdığınız, kesinlikle deterjana temas etmemiş bir keçeli bulaşık süngeriyle silin.</p>
<p><span><strong><span style="color:#d94600;font-size:x-small;">İki haftada bir:</span></strong></span></p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Düzenli su değişimleri</span></strong><br />
Biriken artık maddelerin kısmen atılması ve eksilen minerallerin tamamlanması açısından %20-25 oranındaki düzenli su değişimleri çok önemlidir.</p>
<p>Bir akvaryum hortumu aracılığıyla akvaryumunuzun suyunun %20-25′ini boşaltın. Bu suyu dipten çekerek akvaryum tabanında birikmiş tortuları da temizleyebilirsiniz.</p>
<p>Boşalttığınız suyun yerine dolduracağınız, temiz bir kapta üzeri açık dinlenmiş suya, balık sağlığını tehdit eden klor ve ağır metalleri nötralize etmek için iyi bir su hazırlayıcı preparat ekleyin (örneğin 20 litre dinlenmiş su başına 5 ml BioPlast AquaClean). Akvaryumuzda bol bitki, özellikle Echinodorus türleri varsa suda eksilen demiri tamamlamak için dinlenmiş suya demirli sıvı gübre de eklemek (örneğin 50 litreye 5 ml BioPlast FerroPlant) yerinde olacaktır.</p>
<p>Büyük akvaryumlarda düzenli su değişimleri ayda bir de yapılabilir. Önemli olan, su değişimlerini belirlenmiş periyoda göre düzenli bir şekilde yapmaktır.</p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Hızlı uzayan bitkilerin budanması</span></strong><br />
Akvaryumunuzun arka planına diktiğiniz hızlı uzayan, tek gövdeden yaprak veren bitki türlerini su yüzeyine eriştikçe budamak gerekir. Bitki gövdesini, tepeden 15-20 cm aşağıdan keserek akvaryum tabanına gömün; bir süre sonra kendiliğinden köklenecektir.</p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Ön filtrenin temizlenmesi</span></strong><br />
Bazı akvaryumlarda, esas filtrenin aylarca tıkanmadan çalışmasını sağlayacak, kolayca temizlenen bir ön filtere düzeni bulunur. Bu ön filtrenin en azından iki haftada bir suda çalkalanarak temizlenmesi yerinde olacaktır.</p>
<p><span><strong><span style="color:#d94600;font-size:x-small;">Ayda bir:</span></strong></span></p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">Akvaryum filtresinin temizlenmesi</span></strong><br />
Piyasada çeşitli filtre türleri bulunur. Akvaryumun içine konan iç filtreler, akvaryumun dışına konan dış filtreler vardır. En iyisi bilen birinin elinizdeki filtrenin nasıl temizlenmesi gerektiğini size bir kez göstermesidir.</p>
<p>Filtrelerin çoğunda en azından üç işlevi gerçekleştiren filtre malzemeleri bulunur:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="660">
<tbody>
<tr>
<td width="50%" align="center" valign="top"><img src="http://www.bilyap.com.tr/images/akvfilterOPT.gif" border="0" alt="" width="250" height="295" /></td>
<td width="50%" valign="top">1. Kaba kirleri tutan, ince filtre malzemelerinin çabuk tıkanmasını önleyen (mekanik) kaba ön filtre malzemeleri2. Üzerlerinde biyolojik arınmayı sağlayan yararlı bakterilerin kolonileştiği geniş yüzeyli biyolojik filtre malzemeleri</p>
<p>3. Filtrenin su çıkışından hemen önce yer alan, ince tortuları tutan (mekanik) ince filtre malzemeleri</p>
<p><span><em><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">Mekanik filtre:</span></em></span> Biyolojik filtre işlevi olmayan ya da az olan, sudaki tortuları tutmak için kullanılan filtre</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="660">
<tbody>
<tr>
<td valign="top">Mekanik filtreler önce içi su dolu bir kovada kaba kirlerinden arındırılmalı, sonra akar musluk altında iyice çalkalanarak temizlenmelidir. İnce mekanik filtre malzemesi çoğu zaman yenisiyle değiştirilir.Biyolojik filtre malzemesi, yerleşmiş bakteri kolonilerine zarar vermemek için en iyisi eski akvaryum suyuyla hafifçe çalkalanmalıdır. Biyolojik filtre malzemesi yenilense dahi içine bir miktar eski biyolojik filtre malzemesinden katılarak aşılanmalıdır. Bu, yeterli bakteri popülasyonunun çabucak oluşmasını sağlayacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sigarayı Nasıl Bırakırsınız?]]></title>
<link>http://sfkurt.wordpress.com/2009/04/19/sigarayi-nasil-birakirsiniz/</link>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2009 11:27:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>ZAY ZAY</dc:creator>
<guid>http://sfkurt.wordpress.com/2009/04/19/sigarayi-nasil-birakirsiniz/</guid>
<description><![CDATA[Sigarayı bırakmanıza yardımcı olacak çok önemli çareler ve öneriler&#8230; Sigaraya aşık, sigarasız ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;"><img class="aligncenter" src="http://askmen.mynet.com/images/saglik-ve-spor/saglik-sorunlari/sigara-aliskanligi.jpg" alt="" width="410" height="230" /></p>
<p style="text-align:justify;">Sigarayı bırakmanıza yardımcı olacak çok önemli çareler ve öneriler&#8230;</p>
<p>Sigaraya aşık, sigarasız yaşamın kabus olacağını düşünen azınlık bir grup olsa da, çoğumuz birincil ve ikincil içicilerin olmadığı bir dünyanın hayalini kuruyoruz. Bundaki en büyük zorluk sigarayı bırakmayı düşünmek. En yaygın olanı ise nikotin bağımlılığını bırakmak.</p>
<p><strong>Tütün bandı </strong></p>
<p>Eczanelerde en çok satılan sigarayı bırakma çaresidir. Filtrenin amacı sigarayı bırakmadan kaynaklanan rahatsızlığı ortadan kaldırmak değildir, sadece baş kısmını çıkarmaktır. Böylece semptomlar daha idare edilebilir ve daha uzun süreli olmaktadır.  Tütün bandı az dozlarda tütünü vücuda gönderiyor.</p>
<p><strong>Sigaraya bırakma konusunda etkisi nedir?</strong></p>
<p>Bunun süresi 3 aydır. Genel raporlar ürünün başarılı olduğunu ve insanların verilen zamandan daha önce sigarayı bıraktığını yazmışlardır. Çalışmalar tütün bandının, diğer nikotin değişimi olan sakıza oranla 5 kat daha başarılı olduğunu göstermiştir. Bu sigara bırakan kürü olmadığı için, bırakmak istediğinizde çaba sarf etmeniz gerekecek. Danışmalar bant kullanan insanların  bırakma şansının daha fazla olduğunu söylüyor. Bandın yan etkisi uyku bozukluğu yaratmasıdır.</p>
<p><strong>Hap</strong></p>
<p>Anti depresan hapı gibi olan sigara bırakma hapları piyasaya yeni çıktı. Ürünün adı bupropion ve reçete ile satılıyor. Çalışmalar bu ilacın içicilere sigarayı bıraktırmadığını ama yaşayacakları bırakma semptomlarını kontrol altına aldığı söylenmektedir. Bu hap sakız ve banda göre 2 kat daha etkilidir. Ağız kuruluğu, uyku zorluğu gibi yan etkileri vardır.</p>
<p><strong>Sakız</strong></p>
<p>Canınız ne zaman sigara içmek istese, nikotin sakızı çiğneyebilirsiniz. Bu bant ve hapa göre daha farklıdır. Onlar vücuda sürekli az miktarda nikotin verirken, sakızı canınız nikotin istediği zaman ağzınıza atıp çiğniyorsunuz.</p>
<p>Nikotin sakızı 3 ay kullanılır ve diğer nikotin değişimleri kadar işe yarar. Nikotin sakızının artısı, onu istediğiniz sıklıkta çiğneyebilirsiniz, günde 24 parça halinde. Bu da içtiğiniz dozaj hakkında fikir sahibi olmanızı sağlar.</p>
<p><strong>Nikotin solunum aleti</strong></p>
<p>Solunum aletinin güzelliği nikotin sakızı gibi, kişi canı sigara istediğinde nikotini soluyor. Bunda banda göre insan sigara içme taklidini daha iyi yapıyor.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Sigara bırakmaya nasıl yardımcı olacak?</strong></p>
<p>Vücudunuza belirli bir oranda nikotin vermesinin yanı sıra, ağız alışkanlığını da tatmin etmektedir. Bu da sigara içenden, sigara kullanmayan bir kişi olmaya daha çabuk geçişi sağlar. Ağız ve boğazda tahriş görülen yan etkisidir.</p>
<h1 style="text-align:justify;">Diğer sigara bırakma çareleri:</h1>
<p style="text-align:justify;"><strong>Hipnoz</strong></p>
<p>Bu metot siz bilinçsizken sigara içme isteğinizi yok eder. Kesin bir kanıtı yoktur ama birçok insan etkili olduğunu söylüyor.</p>
<p><strong>Akupunktur</strong></p>
<p>Çinlilerin ilaç tedavisine dayanan akupunktur vücudunuzdaki enerji noktalarını teşvik eder.  Kesin bir kanıt olmamakla beraber, bu yöntemi kullananlar işe yaradığına dair yeminler etmektedirler. Negatif etkisi yoktur.</p>
<h2 style="text-align:justify;">Temiz hava için!</h2>
<p style="text-align:justify;">Sigaranın zararları sır değildir. Ve onu bırakmanıza yardımcı olacak çok fazla ürün vardır. Eğer ilk seferde sigarayı bırakamadıysanız, üzülmeyin. Sigara bırakmayı her denediğinizde, başarma şansınızın biraz daha arttığı söylenir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beni bu güzel havalar...]]></title>
<link>http://taylanyuksel.wordpress.com/2009/04/10/beni-bu-guzel-havalar/</link>
<pubDate>Fri, 10 Apr 2009 10:14:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>taylanyuksel</dc:creator>
<guid>http://taylanyuksel.wordpress.com/2009/04/10/beni-bu-guzel-havalar/</guid>
<description><![CDATA[Sokağa çıkar çıkmaz hemen uyuyorum. Bol oksijen, mis kokulu narenciyeli bahçeler bunun nedeni.  Eve ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://taylanyuksel.wordpress.com/files/2009/04/dsc05979.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-118" title="Park" src="http://taylanyuksel.wordpress.com/files/2009/04/dsc05979.jpg?w=300" alt="Park" width="300" height="225" /></a>Sokağa çıkar çıkmaz hemen uyuyorum. Bol oksijen, mis kokulu narenciyeli bahçeler bunun nedeni.  Eve geldiğimde ise gözler fırıl fırıl, eller kollar fır fır:)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ev çiçekleri bize nasıl zarar verebilirler?]]></title>
<link>http://nedenneden.wordpress.com/2009/01/21/ev-cicekleri-bize-nasil-zarar-verebilirler/</link>
<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 10:59:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hasan Gürsoy</dc:creator>
<guid>http://nedenneden.wordpress.com/2009/01/21/ev-cicekleri-bize-nasil-zarar-verebilirler/</guid>
<description><![CDATA[Evimizdeki bitkiler veya süs çiçekleri solunumlarında gündüzleri havadaki karbondioksiti alarak oksi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Evimizdeki bitkiler veya süs çiçekleri solunumlarında gündüzleri havadaki karbondioksiti alarak oksijen verirler ama geceleri ise bizim gibi oksijen alarak karbondioksit verirler. Bu nedenle de çiçeklerle aynı odada uyumanın, havadaki oksijen azalacağı için zararlı olabileceği konusunda genel bir inanış vardır. Aslında bu doğrudur ama sanıldığı kadar tehlikeli değildir.<br />
Konuyu daha iyi anlamamız için bir bitkinin aynı anda yaptığı iki işi bilmemiz lazım. Birincisi hücrelerin nefes alışı, ikincisi de ışık ve klorofil özümlemesi diye de adlandırılan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden farklı, iki ayrı işlemdir.<br />
Tüm canlı hücrelerde olduğu gibi bitki hücrelerinin de yaşayabilmeleri için havadaki oksijene ihtiyaçları vardır. Havadan nefes yolu ile aldıkları oksijenle şeker gibi gıda moleküllerini yakarlar, enerji kazanırlar. Bu, gündüz ve gece yaşamları boyunca durmaksızın devam eder.<br />
Bitkilerin yapraklarındaki hücreler aynı zamanda gündüzleri ışıkla birlikte fotosentez işlemini gerçekleştirirler. Yani bitki gündüzleri her iki işlemi birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez işleminde bitkiler havadan karbondioksiti alıp oksijen verirler. Ancak hücreler buradan çıkan oksijeni nefes almada tekrar kullanırlarken, nefes verişteki karbondioksiti de fotosentezde kullanırlar.<br />
Ortalama yetişkin bir insan, hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir günde 20 bin kez nefes alır. Her solumada yarım litre hava ciğerlerine girer. Yani dakikada 7-8 litre havayı ciğerlerine çeker ve tekrar verir. Bu, günde 11 bin litre hava demektir. Aslında nefes alırken havadan oksijen alıp karbondioksit veririz ifadesi de tam doğru değildir.<br />
Aldığımız havada hem oksijen vardır, hem de karbondioksit. Verdiğimizde de aynı şekildedir ama oranları değişiktir. Ciğerlerimize aldığımız havadaki oksijen oranı yüzde 21 iken dışarı verdiğimizdekinde yüzde 16&#8242;dır. Yani her nefeste aldığımız havanın yüzde 5-6&#8217;sı vücudumuzda oksijen olarak kullanılır. Dolayısıyla havadan aldığımız günlük oksijen miktarı ortalama 570 litre civarındadır.<br />
Gündüzleri yeterli ışık altında, bitkilerdeki fotosentez işlemi, bitkinin nefes almasından daha yoğundur. Yani ortaya fazladan oksijen çıkar ve gündüzleri odanızdaki havadaki oksijen miktarını artırırlar. Geceleri ışık olmadığından ve karanlıkta fotosentez işlemi yapılamadığından, nefes almaya devam eden bitkilerden çıkan karbondioksit miktarı daha çoktur.<br />
Evlerimizdeki bitkilerin veya süs çiçeklerinin gündüz çıkardıkları fazla oksijen ve gece verdikleri karbondioksit miktarı, insanın soluduğu havanın içindeki oksijen miktarı yanında o kadar azdır ki sağlığımızı etkileyebilmesi mümkün değildir. Ancak kapısı, penceresi hava sızdırmaz küçük bir odada, dev bitkilerle birlikte yatma gibi bir alışkanlığınız varsa başka tabii&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Akciğerlerin anatomi ve fonksiyonları]]></title>
<link>http://saglikbilgisi24.wordpress.com/2009/01/03/akcigerlerin-anatomi-ve-fonksiyonlari/</link>
<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 13:59:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>saglikbilgisi24</dc:creator>
<guid>http://saglikbilgisi24.wordpress.com/2009/01/03/akcigerlerin-anatomi-ve-fonksiyonlari/</guid>
<description><![CDATA[Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? Akciğerler göğüs boşluğunda bulunan nefes alma organlarıdır]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="linkz01">
<div class="entry">
<p><strong>Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ?</strong><br />
Akciğerler göğüs boşluğunda bulunan nefes alma organlarıdır. Sağ ciğer lop diye adlandırılan üç kısımdan oluşur. Sol ciğerin ise iki lop’u vardır. Ciğerler ağaçları andırır. Bronş tüplerini çevreleyen sünger benzeri dokulardan oluşmuştur. Ciğer dokusu, etrafı küçü­cük kan hücreleri ile ağ gibi çevrili yaklaşık 300 milyon hava torbacıklarından oluşmuştur.</p>
<p><strong>Ciğerlerin fonksiyonu nedir ?</strong><br />
Ciğerler vücuda nefesle giren havadan oksijen çıkarırlar ve kan dolaşımı ile ciğerlere giren karbondioksiti serbest bırakırlar. İnsan nefesi dışarı verirken karbon dioksit ve bir miktar su, buhar ha­linde vücuttan çıkar.</p>
<p><strong>Bir kişinin «zayıf ciğerleri var» deyimi doğru mudur ?</strong><br />
Hayır. Bu sözle, genellikle bir insanda verem veya bronşit gibi ciğerlerinde bir hastalık olduğu belirtilmek istenmektedir.</p>
<p><strong>Ciğer hastalıkları ırsî olabilir mi ?</strong><br />
Hayır. Ciğer hastalıkları (genellikle verem) ailelerde bir kişiden fazlasında rastlanırsa da bu durum irsiyetten değil bulaşmadan ile­ri gelmiştir. Bir anne baba veya büyükbaba ya da büyükanne ken­disinin veremli olduğunu bilmezse bu hastalığı çocuğuna veya to­rununa bulaştırabilir.</p>
<p><strong>Havanın temiz olmadığı kentlerde yaşamaktansa havanın temiz ol­duğu kır alanlarında yaşamak daha sıhhî midir ?</strong><br />
Genellikle evet. Burunda, boğazda ve bronş borularında nefes zor­lanmasına yol açan tahriş edici tozlar ve pis kokulu dumanlara kentlerde çok daha fazla rastlanır.</p>
<p><strong>Temiz olmayan havayı teneffüs etmekle ne gibi durumlar meydana gelebilir ?</strong><br />
Havadaki duman, buhar, dumanlı sisler vb. zar astarlarını tahriş ederek bu dokuların, enfeksiyona (iltihaplanmaya) ve muhtemel tümör oluşumuna karşı korunma dirençlerini azaltırlar.</p>
<p><strong>İnsanlar ciğerlerini ne kadar ara ile muayene ettirmelidirler ?</strong><br />
Yaklaşık yılda bir kere. Sıhhatli insanlar, eğer daha sık olmaları gereği görülmemişse, her yıl veya iki yılda bir, bir göğüs röntgeni aldırmalıdırlar.</p>
<p><strong>Röntgen yoluyla ciğer hastalıkları her zaman teşhis edilebilir mi ?</strong><br />
Genellikle evet. Bazen kesin bir teşhis yapılabilmesi için, çeşitli zaviyelerden röntgen filmleri alınması gerekebilir. Ancak bunların tetkikinden sonra doktor kesin teşhisi koyabilecektir.</p>
<p><strong>Tütün kullanmak ne gibi zararlar meydana getirebilir ?</strong><br />
Burun, hançere, bronş boruları ve ciğer dokularında yer yer tah­riş edici etkiler meydana getirebilir. Şüphesiz fazla tütün kullan­mak kronik bronşit (bronşiektazi), amfizem ve akciğer kanserinin gelişmesi için zemin hazırlayıcı nitelikler oluşturabilir.</p>
<p><strong>Balgam çıkaran kronik öksürme neyi ifade eder ?</strong><br />
Hançere, soluk borusu veya bronş tüplerinde tahriş veya enfeksiyon belirtilerini ifade edebilir. Ayrıca doktora başvurmayı gerektirir.</p>
<p><strong>Ağızda toplanan balgam çıkarılmalı veya yutulman mıdır ?</strong><br />
Yutulmaması gereklidir; çünkü hazım sistemini bozabilir. Ayrıca böyle bir balgamda verem mikropları bulunduğu takdirde bağır­saklarda enfeksiyona yol açabilir. Balgamlar bez veya kâğıt men­dillere ya da taslara çıkarılmalı, böylece mikropların yayılma im­kânları önlenmelidir.</p>
<p><strong>Öksürükle kan çıkmasının en önemli anlamı nedir ?</strong><br />
Bir hasta kan tükürdüğü zaman onda verem veya ciğerinde tümör olup olmadığını tesbit etmek çok önemlidir. Bunlar kan tükürme­sini getiren eh önemli durumlardır. Ancak boğazda, gırtlakta veya bronş tüplerindeki bir kan damarında meydana gelen küçücük bir çatlama da, kan tükürülmesine neden olabilir. Bunun için böyle bir durum, muhakkak surette verem veya kanser olduğunun be­lirtisi değildir.</p>
<p><strong>Fazlasıyla sıcak havanın solunum yoluyla ciğerlere girmesi, ciğerler için zararlı olabilir mi ?</strong><br />
Fazlasıyla sıcak buharın teneffüs edilmesiyle broş boruları ve ci­ğerlerin astarları, ciddî şekilde yanabilir. Bu özellikle endüstri yer­lerindeki kazalarda meydana gelir.</p>
<p><strong>Çok soğuk havanın teneffüsü ciğerler için zararlı olabilir mi ?</strong><br />
Kutup bölgeleri veya çok yüksek irtifalarda fazlasıyla soğuk hava­nın derin nefes alınmasıyla vücuda girmesi nefes borusu ve bronş boruları astarlarında soğuk çatlakları meydana getirebilir ve bu durum zatürreeye sebebiyet verebilir.</p>
<p><strong>Görevini yapamayan bir ciğerin ameliyatla çıkarılmasından sonra insan normal yaşantısını sürdürebilir mi ?</strong><br />
Kalan ciğer normal görevlerini yapmaktaysa evet. Hareket kısıt­lanmaları, kalan ciğerin zedelenme derecesine bağlıdır.</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Atelektazi]]></title>
<link>http://saglikbilgisi24.wordpress.com/2009/01/03/atelektazi/</link>
<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 13:59:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>saglikbilgisi24</dc:creator>
<guid>http://saglikbilgisi24.wordpress.com/2009/01/03/atelektazi/</guid>
<description><![CDATA[Atelektazi nedir ? Ciğer dokularının çökmesi sonucu ciğerin havasız kalmasına yol açan bir durumdur.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="linkz01">
<div class="entry">
<p><strong>Atelektazi nedir ?</strong><br />
Ciğer dokularının çökmesi sonucu ciğerin havasız kalmasına yol açan bir durumdur.</p>
<p><strong>Atelektazi nasıl meydana gelir ?</strong><br />
Bir bronş borusunun tıkanmasıyla.</p>
<p><strong>Hangi tiplerde atelektazi’ler vardır ?</strong><br />
<strong>a.</strong>Doğum sırasında meydana gelen bronş borusunda bir tükürük parçasının tıkanmış olmasından âtelektazi veya doğuştan şekli bozuk olan ve dar kalmış bir boru yüzünden ileri gelen âtelek­tazi.<br />
<strong>b.</strong>Daha ilerlemiş yaşta bu hastalık; balgam, cerahat veya kanın bir bronşu tıkamasıyle de ileri gelebilmektedir. Ayrıca, bir yer fıstığı, et ve başka gıda maddelerinin yanlış kanaldan geçmele­riyle bir bronş borusunu tıkayarak atelektaziye neden olabilirler. Bronşlarda bir tümörün gelişmiş olduğu, çok kez atelektaziden dolayı bir bronşun tıkanmış olmasının tesbit edilmesiyle mey­dana çıkar.</p>
<p><strong>Yaygın âtelektazi nedir ?</strong><br />
Başlıca bronş borularının bir ameliyattan sonra herhangi bir ne­denle (balgam v.s.) büyük ölçüde tıkanmasıdır. Bu durum bir ciğe­rin tamamen çökmesine, sönmesine neden olabilir.</p>
<p><strong>Yaygın atelektazi nasıl tedavi edilebilir ?</strong><br />
Soluk borusuna bir bronkoskop sokulur ve bir emme cihazı ile bal­gam dışarıya çıkarılır.</p>
<p><strong>Yaygın ateletektaziye çok rastlanır mı ?</strong><br />
Anestezi metotlarının günümüzde son derece gelişmesinden son­ra fazla rastlanmamaktadır. Günümüzde anestezistler ameliyat ön­cesi boğazdan soluk borusuna yerleştirdikleri bir boru sayesinde, anesteziden önce ve sonra, emme yoluyla bronş kanallarını devam­lı olarak çalışır halde tutmaktadırlar.</p>
<p><strong>Yaygın ateletektazi ciddî bir durum sayılır mı ?</strong><br />
Evet. Bu durumda hastanın ateşi fazlasıyla artar ve belirgin nefes darlığına neden olur. Bu durum yeni ameliyat olmuş bir hastanın iyileşmesini geciktirebilir.</p>
<p><strong>Yaygın atelektaziye bugün yapılmakta olan tedavi usulü tesirli mi­dir ?</strong><br />
Evet. Balgam tıkanıklığının emme usulüyle ortadan kaldırılması ve antibiyotiklerin kullanmasıyla yaygın atelektazi olaylarının he­men hepsi tedavi edilebilmektedir.</p>
<p><strong>Yaygın atelektazi tedavisinde bronkoskop’un her zaman kullanılma­sı gerekli midir ?</strong><br />
Hayır. Çok vakalarda hastanın öksürtülmesi temin edilir ve kendi­sine oksijen verilir. Böylece tıkanıklık, öksürme usulüyle balga­mın çıkarılması neticesinde giderilebilir.</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Amfizem]]></title>
<link>http://saglikbilgisi24.wordpress.com/2009/01/03/amfizem/</link>
<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 13:58:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>saglikbilgisi24</dc:creator>
<guid>http://saglikbilgisi24.wordpress.com/2009/01/03/amfizem/</guid>
<description><![CDATA[Amfizem nedir ? Ciğer dokularının elastikiyetlerini kaybederek fazla gerilmelerin­den ileri gelen bi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="linkz01">
<div class="entry">
<p><strong>Amfizem nedir ?</strong><br />
Ciğer dokularının elastikiyetlerini kaybederek fazla gerilmelerin­den ileri gelen bir durumdur. Genellikle bronş borularında meyda­na gelen bir tıkanıklık yüzünden havanın ciğerde sıkışıp kalma­sından ileri gelmektedir. Bu yüzden hava, ciğerlere kolaylıkla girebilmekteyse de aynı kolaylıkla çıkamamaktadır. Bu durum de­vam ettiği takdirde uzayan doku fazla gerilmiş bir balon haline gelmektedir.</p>
<p><strong>Amfizem en çok hangi durumlarda görülür ?</strong><br />
Kronik bronşitte veya uzun süreden beri devam etmekte olan bir astımda.</p>
<p><strong>Kronik amfizemin belirtileri nelerdir ?</strong><br />
<strong>a.</strong>Nefes tıkanıklığının artış göstermesi.<br />
<strong>b.</strong>Öksürme.<br />
<strong>c.</strong>Nefes nefese kalmak.<br />
<strong>d.</strong>Cyanosis (Oksijen eksikliğinden ciltte, dudaklarda, ve tırnaklar­da meydana gelen bir mavilik).<br />
<strong>e.</strong>Vücudun en önemli organlarına giren oksijenin azalması.<br />
<strong>f.</strong>Er veya geç gelebilecek bir kalp sektesi.</p>
<p><strong>Amfizem, kalp sektesi ve ölüme sebebiyet verecek derecede vahim olabilir mi ?</strong><br />
Ciddî vakalarda olabilir.</p>
<p><strong>Amfizemi önlemek için yeterli metotlar var mıdır ?</strong><br />
Evet. Bronşit, astım, sinüs enfeksiyonları, (bronşiektazi) gibi hastalıkların tedavisine hemen başlamakla. Ayrıca, hastayı tütün du­manı, kimyasal dumanlar ve endüstri yerlerindeki tozlardan uzak tutmakla.</p>
<p><strong>Amfizemde rastlanan fazla gergin ciğer hava keseciği çatlayabilir mi ?</strong><br />
Evet. Amfizemli olduğundan şişmiş, kistleşmiş bir ciğer hava ke­seciği çok kez çatlayabilir ve bu hal derhal ciğerin çöküntüsüne yol açar.</p>
<p><strong>Ciğerin anî çökmesi başka hangi adla tanımlanır ?</strong><br />
Spontan pnömotoraks diye de tanımlanır.</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Herşeyim;]]></title>
<link>http://talhuk.wordpress.com/2008/12/05/herseyim-2/</link>
<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 08:50:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>talhuk</dc:creator>
<guid>http://talhuk.wordpress.com/2008/12/05/herseyim-2/</guid>
<description><![CDATA[Herşeyim;   Bilmiyorum sana yeterince teşekkür edebiliyor muyum, ya da yeterince hissettirebiliyor m]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Herşeyim;</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;color:maroon;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;"> </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Bilmiyorum sana yeterince teşekkür edebiliyor muyum, ya da yeterince hissettirebiliyor muyum seni nekadar çok sevdiğimi ve sana nekadar çok aşık olduğumu, paylaştığımız bu harika mutluluk aşk ve sevgi için.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;color:maroon;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;"> </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Ama inşallah edebiliyorumdur. Öyle çok seviyorum ki seni.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;color:maroon;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;"> </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Güneşin hiçbir sabah doğmadığı bir gün görmediğim  gibi, sensiz hiçbir sabahada uyanmayacağımıda biliyorum.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Bana getirdiğin, hayatıma kattığın neşeyi görüyorsun.. Beraber yaşıyoruz bunu..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">AşkTanem diyorum sana, çünkü sen Bi’TaneM sin ve ben sana çok aşığım.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">BİZ BİZ oldukça beraber oldukça , daha ne olabilir ki.. daha ne isteyebiliriz ki.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Zaten beraber oldukça BİZ istediklerimizi elde edebiliriz.. ve ediyoruzda.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Çünkü Bizim aşkımız çok güçlü.. BİZ im sevgimiz çok güçlü.. Bizim güvenimiz sonsuz..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Bana her sabah her akşam her gece her saat her saniye seni düşündürtecek kadar güçlü.. ve her gün dahda güçleniyor.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">BİZ hayatı beraber yaşamayı seçtik seninle.. bir ömür.. en doğru kararımız bu.. en doğru.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Her anımda yanımda olacağını bilmek.. pamuk ellerini ellerimde hissetmek.. ve benim hayran olduğum gülüşünlşe uyanmak istediğim sabahların gelmesi.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Bunların hepsi ama hepsi her sabah sana daha çok aşık olmamı seni daha çok sevmemi seni daha çok özlememi sağlıyor HERŞEYİM.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Sensizliği düşünemiyorum bile artık.. Her anım senle olmalı.. her şeyim seninle.. her adımımım küçük bir bebeğin adımlarını yalnız atamaması gibi sana bağlı olmalı.. seninle anlamlı herşey.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Sen benim tüm dünyamsın.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Her nefesimle beraber beynime giden oksijen sayesinde sürekli biz ve seninle ilgili düşünceler geliyor aklıma..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Sen benim Hayatımsın.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Kalbimi ellerini bıraktım diyorum ya hani, orda işte avuçlarında pamuktan,</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Aç bir bak lütfen, ama sakın üşütme onu soğuktan,</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Ve lütfen onu senin sevginden yoksun bırakma.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">O kalp seninle atıyor çünkü.. o kalbin atmasının sebebi sensin..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Gözlerinde gördüğüm ve kalbinde hissettiğim güven, aşk ve sevgi bana daha fazlasını yapmam gerektiğini söylüyor..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">BİZin hep daha güzelini hakettiğini.. Senin hep eşsiz olduğunu..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Sabah kalkmamın en büyük sebebisin.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Her gün bir gün daha yaklaşıyoruz birbirimize..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Bir ömür benimle olacağını biliyorum,</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Kimseye benzemeyen BİZ bir ömür sürecek.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Okadar farklıyız ki.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">Benim Bi’TaneM dediğim , Eşim olacak sen, öyle farklısın ki.. duruşunla, anlayışınla, tavırlarınla, karakterinle, inanışınla.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">öyle farklısın ki.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">masama şöyle bir bakıp.. “ne yapıyorum ben” dedikten sonra,</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">hayatımda yaptığım şeylerin hepsini senin için yaptığımı bilmek,</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">ve senin bu yaptığım şeylerin hepsine ve daha fazlasına layık olduğunu bilmek,</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">beni inanılmaz mutlu ediyor..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">sana sarıldığımda, tenini kokladığımda,</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">seni öptüğümde, öyle mutluyum ki.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">tut elimi sadece nereye gideceğimizi söyle, ben geliyim seninle.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">yanıma uzan, gözlerime bak ve söyle ne gördüğünü gözlerimde.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">gözlerime her baktığında hissettiğin şey, benim sana hissetiklerim işte.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">seninle beraber güneşi tatmak istiyorum, en güzel sahillerde,</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">en güzel kar yağışında dilimle kartanesini tutmak istiyorum seninle.. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">bana inan herşeyim..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">çünkü ben sana sonsuz inanıyorum.. herşeyimle inanıyorum..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span style="color:#993300;">ben SENİ SONSUZ SEVİYORUM..</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="color:#993300;"> </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="color:#993300;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Asansörlerde Bunları Deneyin :)]]></title>
<link>http://blackdark.wordpress.com/2008/10/25/asansorlerde-bunlari-deneyin/</link>
<pubDate>Sat, 25 Oct 2008 00:26:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>blackdark</dc:creator>
<guid>http://blackdark.wordpress.com/2008/10/25/asansorlerde-bunlari-deneyin/</guid>
<description><![CDATA[Birisi asansöre girip çıkarken araba sesi çıkarın. Burnunuzu kağıt mendile sümkürdükten sonra mendil]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Birisi asansöre girip çıkarken araba sesi çıkarın. Burnunuzu kağıt mendile sümkürdükten sonra mendil]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğuştan Eğri Boyun]]></title>
<link>http://bebekbakimi.wordpress.com/2008/08/24/dogustan-egri-boyun/</link>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 06:52:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>alemturk</dc:creator>
<guid>http://bebekbakimi.wordpress.com/2008/08/24/dogustan-egri-boyun/</guid>
<description><![CDATA[Çocuklarda doğuştan eğri boyun (tortikollis) görülebilmektedir. Bu durumun erken farkedilerek gecikm]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Çocuklarda doğuştan eğri boyun (tortikollis) görülebilmektedir. Bu durumun erken farkedilerek gecikmeksizin tedavi edilmesi gerekmektedir. Tedavide geç kalınması halinde gerçek bir düzelme sağlanamamaktadır. </p>
<p>Boyun eğriliği sıklıkla başın sağ tarafa doğru eğilmesi şeklinde görülmektedir.</p>
<p>Bir çok sebebi vardır : boynumuzun yan tarafındaki adelenin damarı doğum esnasında sıkışır ve adele birsüre kansız-oksijensiz kalınca yapısı değişir, kasılı kalır, uzunluğu azalır ve boynu o tarafa doğru eğer.</p>
<p>Kemiklerdeki eğrilikler, eksiklikler , bazen de görme bozuklukları boyun eğriliğinin diğer sebebleridir.</p>
<p>Doğduktan sonra aile farkedemezse, eğrilik gittikçe artar. Bir yaşından sonra ameliyat gerektirecek dereceye ve sertliğe ulaşır.</p>
<p>Bu devrede de tedavi edilmezse, çocuğun yüzü eğriliğin olduğu tarafta küçük kalır. Bu devreden sonra yapılan ameliyattan sonra boyun eğriliği düzelse bile, yüzdeki asimetri ( bir tarafın küçük, bir tarafın büyük oluşu ), baki kalır.</p>
<p>Çocuk üç aylık oluncaya kadar anne kendisine öğretilen boyun egzersizlerini yapar, çocuğu eğriliğin olduğu tarafa yüksek yastıkla , ters tarafa yastıksız yatırırsa büyük bir ihtimalle boyunda düzelme olur. Aksi takdirde, 3.aydan sonra boynu düzgün tutan sargılar ve cihazlar kullanılır.</p>
<p>1 yaşından sonra hala düzelmemiş boyunlarda, eğriliğe sebeb olan adele kesilerek veya bir kısmı çıkarılarak, eğrilik düzeltilir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Oksijen gazının elde edilme yöntemleri]]></title>
<link>http://bilgixir.wordpress.com/2008/08/04/oksijen-gazinin-elde-edilme-yontemleri/</link>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2008 12:08:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>ByzadE</dc:creator>
<guid>http://bilgixir.wordpress.com/2008/08/04/oksijen-gazinin-elde-edilme-yontemleri/</guid>
<description><![CDATA[Suyun elektrolizinden yararlanılarak elde edilir. Az miktarda baz veya asit ilave edilmiş saf su ele]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><ul>
<li>Suyun elektrolizinden yararlanılarak elde edilir. Az miktarda baz veya asit ilave edilmiş saf su elektroliz edilirse, anotta, çok saf oksijen elde edilir.</li>
<li>Laboratuarda, potasyum kloratın, mangandioksit ile tepkimesinden elde edilir.</li>
<li>Potasyum permanganat ile hidrojen peroksit, asitli ortamda oksijen verir.</li>
<li>Endüstride, havadan elde edilir. Sıvı havanın fraksiyonlu destilasyonunda önce azot buharlaşır, geriye %99,5 saflıkta oksijen kalır.</li>
<li>Yine endüstride, çok saf oksijen, baryum peroksid&#8217;in 800 °C ye kadar ısıtılmasında elde edilir.</li>
</ul>
<p>Oksijen kimyada <em>O</em> sembolü ile gösterilir. Atom numarası 8 olan oksijenin doğada kütle numaraları toplamı 16&#8242;dır (%99,76), 17 (%4) ve 18 (%0,20) olan üç izotopu vardır. Oksijenin atom ağırlığı 16 olarak kabul edilir. Kütle numaraları 14, 15 ve 19 olan izotopları radyoaktiftir. Fakat bu radyoaktiflerin ömrü oldukça kısadır. Oksijenin çekirdeğinde 8 proton bulunmaktadır. Kimyasal tepkimelerin hemen hemen hepsinde iki elektron alarak eksi hale geçer. Oksijen normal sıcaklıkta pasiftir; yüksek sıcaklıkta aktiftir.</p>
<p>Oksijenin sudaki çözünürlüğü 0 °C&#8217;de 14,6 mg/L&#8217;dir. Oksijenin kritik sıcaklığı –118,8 °C&#8217;dır. Oksijen, bu sıcaklığın üzerinde sıvılaşamaz. Yani sadece basınç ile sıvılaştırılmaz. Oksijenin kritik basıncı 49,7 atmosferdir. Bir atmosfer basınçtaki ergime noktası –218,8 °C ve kaynama noktası –183 °C dır. Belirli bir miktardaki oksijen, katı ve sıvı hallerinin her ikisinde de açık mavi ve şeffaftır. Sıvı oksijen, kuvvetli bir magnetiktir. Şayet sıvı oksijenin bir atmosfer basıncındaki bir hacmi, normal şartlar altında (760 mm Hg ve 20 °C) buharlaştırılırsa, buharın hacmi sıvı hacminin 860 misli olur. Katı oksijenin yoğunluğu –252,5 °C de 1,426 g/cm³&#8217;tür. Metallerin çok azı, sıvı halde iken oksijen absorblar (emerler). Absorblanan bu oksijen metal katılaşırken tekrar metali terk eder.</p>
<p><!--  NewPP limit report Preprocessor node count: 268/1000000 Post-expand include size: 13244/2048000 bytes Template argument size: 216/2048000 bytes Expensive parser function count: 0/500 --><!-- Saved in parser cache with key trwiki:pcache:idhash:14180-0!1!0!!tr!2 and timestamp 20080721052105 --></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
