<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>panikatak &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/panikatak/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "panikatak"</description>
	<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 07:29:37 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Panik Atak sizi çaresiz bırakırmı?]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/27/panik-atak-sizi-caresiz-birakirmi/</link>
<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 12:56:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/27/panik-atak-sizi-caresiz-birakirmi/</guid>
<description><![CDATA[zaman zaman herkes kendi kendine özeleştiri yapar ben panikatak hastasıyım acaba tekrarlarmı? yine k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>zaman zaman herkes kendi kendine özeleştiri yapar ben panikatak hastasıyım acaba tekrarlarmı? yine kriz gelirmi? acaba işimi bıraksammı? eşimden boşansammı? diye sonu bucagı olmayan sorular sorarlar kendi kendilerine..<br />
benim sizden tek ricam aklınızda ne varsa unutun herşeyi silin bu bana göre bir hastalık değil fobidir hastalık tedavi edilir ve sonlanır ama bunun ne sonlandıgı nede ne zaman ortaya çıkacagı belli değil yaşam standardınızı oturtun ve aklınızdan tamamen silin bir gelir umursamazsınız iki gelir dert etmezsiniz üçüncüde gelmeye gerek yoktur çünkü gelsede birşey farketmeyecektir<br />
<strong>Mehmet Fakıoğlu</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RELAKSASYON (GEVŞEME ) EGZERSİZLERİ ]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/relaksasyon-gevseme-egzersizleri/</link>
<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 08:05:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/relaksasyon-gevseme-egzersizleri/</guid>
<description><![CDATA[Gevşeme bedeninizdeki gerilimden sistematik bir şekilde, kurtulmaktır. Derinlemesine gevşediğinizde,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><br />
Gevşeme bedeninizdeki gerilimden sistematik bir şekilde, kurtulmaktır. Derinlemesine gevşediğinizde, motivasyonunuzu ve dikkatinizi yoğunlaştırmayı yitirmeyeceksiniz. Tam tersine bedeninizin neresinde en çok gerilim taşıdığınızın farkına varıp, bu kasları nasıl gevşetebileceğinizi öğreneceksiniz. Hatta, derinlemesine gevşeme için yapılan düzenli alıştırmalar enerjinizi ve üretkenliğinizi artıracaktır.</p>
<p></strong> <strong>UYGULAMA</p>
<p>Şimdi yerinize iyice ve rahatça yerleşin ve herhangi bir tedirginlik hali varsa bir kenara bırakın. Kendinizi gevşetebilme yeteneğini kazandıkça tedirginliğiniz azalıp, yerini gevşemeye bırakacaktır.</p>
<p>Gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi önce kollarınıza ve özellikle ellerinize çevirin. Şimdi ellerinizi yumruk yapın ve bunu yaparken el ve kollarınızdaki gerilime iyice dikkat edin…</p>
<p>Şimdi her iki elinizi de bileklerden, parmak uçları tavanı gösterecek şekilde bükün. Ellerinizin üst kaslarını ve kolunuzun üst tarafını kasarak iyice gerin. Gerilimi hissedin…ve şimdi gevşeyin kollarınızı eski pozisyonuna getirin. Gerginlik ve gevşeme arasındaki farkı hissedin.</p>
<p></strong> <strong>Aynı alıştırmaları şu bölgelerde de tekrarlayın.</p>
<p></strong> <strong>Kafa: </strong></p>
<ol style="list-style-type:decimal;">
<li><strong>Alnınızı kırıştırın.</strong></li>
<li><strong>Gözlerinizi sıkıca kapayın.</strong></li>
<li><strong>Ağzınızı iyice açın, dilinizi damağınıza doğru itin, çenenizi kuvvetlice sıkın.</strong></li>
</ol>
<p><strong>Boyun: </strong></p>
<ol style="list-style-type:decimal;">
<li><strong>Kafanızı geriye itin.</strong></li>
<li><strong>Kafanızı göğsünüze değecekmiş gibi öne eğin.</strong></li>
<li><strong>Kafanızı sağ omuzunuza doğru döndürün.</strong></li>
<li><strong>Kafanızı sol omuzunuza doğru döndürün.</strong></li>
</ol>
<p><strong>Omuzlar: </strong></p>
<ol style="list-style-type:decimal;">
<li><strong>Omuzlarınızı kulaklarınıza çekecekmiş gibi yukarı çekin.</strong></li>
<li><strong>Sağ omuzunuzu kulağınıza değecekmiş gibi yukarı çekin.</strong></li>
<li><strong>Sol omuzunuzu kulağınıza değecekmiş gibi yukarı çekin.</strong></li>
</ol>
<p><strong>Bu alıştırmalar da bazı kasları belli bir süre gergin hale getirme, gergin tutma ve yavaş yavaş gevşeterek, gerginlik ve gevşeklik arasındaki farkı hissetmek amaçlıdır. Kaslarınızı gergin halden gevşetirken aynı zamanda içinizden &#8220;rahatla ve bırak&#8221; deyin. Derin soluk alın. Nefesinizi yavaş yavaş verirken sessizce rahatla ve bırak deyin.</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aldatan erkekler panik atak oluyor]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/aldatan-erkekler-panik-atak-oluyor/</link>
<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 07:57:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/aldatan-erkekler-panik-atak-oluyor/</guid>
<description><![CDATA[Uzman klinik psikologu Yıldız Burkovik, panikatak rahatsızlığını anlattı ve belirtilerini sıraladı. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://www.mcaturk.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" /> <span style="font-family:Tahoma;"><span style="color:#000080;"><strong><span style="font-size:x-small;"><img src="http://www.mcaturk.com/uploads/Image/yildiz_burkovik.jpg" border="0" alt="" />Uzman klinik psikologu Yıldız Burkovik, panikatak rahatsızlığını anlattı ve belirtilerini sıraladı. Burkovik, bu rahatsızlığın en çok aldatan erkeklerde görüldüğünü açıkladı.</span></strong></span></p>
<p>Panik atak en çok yaşanan psikiyatrik şikayetlerden birisi. Ani olarak, beklenmedik bir anda ve yerde ortaya çıkan bir hastalık. Çoğunlukla 5-10 dakika veya 20-30 dakika ya da ender olarak bir veya birkaç saat sürebiliyor. Panik Bozukluğu tanılı hastaların % 75-80&#8242;i kadınlardan oluşuyor. Toplum içinde görülme sıklığı % 1,5-3,5 arasındadır.</span> <span style="font-family:Tahoma;"> Kişi atak  sırasında şu duygulara kapılıyor:</span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;">·         Eyvah  kalp krizi geçiriyorum.</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Kalbim  ağzımdan çıkacak.</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Boğuluyorum</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Nefesim  kesiliyor</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Göğsümü  bir yumruk tıkadı</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Dengemi  kaybediyorum</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Bayılacağım</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Beyin  kanaması geçiriyorum</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Yer  ayağımın altından kayıyor</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Aklımı  kaçırıyorum</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Çıldırıyorum</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Kontrolümü  kaybediyorum</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Yüz  felci geçiriyorum</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Kollarım  benim değil gibi</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Bacaklarım  kopmuş gibi</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Dizlerimin  bağı çözüldü </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">·         Tüm  vücudum yanıyor, biber sürülmüş gibi</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Yıllardır bu konular üzerinde çalışan NP GRUP Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Uzman Klinik Psikologu ve 4 yıldır SKY TURK&#8217;te PSİKOYORUM programını sunan Yıldız Burkovik ilginç bir klinik deneyimini Haber 7 ile paylaştı.</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Psk. Yıldız Burkovik, &#8220;Eşlerini aldatan erkler genellikle panik atağa maruz kalıyor&#8221; diyor. Klinik deneyimlerinin kendisini bu sonuca vardırdığını belirtiyor. Aldatmanın temelindeki heyecanının önemli bir duygu durumu olduğunu söyleyen Burkovik, klinik gözlemlerine ilişkin olarak şunları paylaşıyor:</span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">&#8220;Gizli ve saklı bir olayı yaşamak insanı daha çok heyecana sevk eder. Başarma, başarılı olma, iki veya üç ya da birkaç kişiyi birden idare edebilme kolay bir durum değildir, tüm tilkilerin kuyruklarını birbirine dolamadan kendi çevrelerinde dönmeleri gibi. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">İdare edebilme derken, bir kişinin bir diğerinden haberdar olmaması yani kuyrukların bir diğerine dolanmaması, aldatmayı yapan kişi için bu durumu sağlayabilmek stratejik bir hadisedir ve kişi bunu başardıkça haz duyar, kendisini güçlü hisseder. Ancak bir zaman sonra kayıplarının ne olabileceğini fark etme düşüncesi devreye girmeye başlar, başlarda bir oyun gibiyken bu durum giderek daha gerçekçi olmaya başlar. Çünkü artık, günlük yaşam içinde daha çok zaman geçirilen ikinci kişi, kendisine daha fazla zaman, sevgi ve şefkat istemeye başlar ve kıyaslamalarla sorumlulukların artışı devreye girer. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Başlangıçta bu durumu hesaplamayan, &#8216;gerekirse daha sonra düşünürüm&#8217; diye boş veren ya da düşünmeyi erteleyen erkek veya kadın bir zaman sonra kaygı duymaya başlar. Ve aslında yasak bir ilişki başlangıçta tatlı bir heyecan iken sıkıntıya dönüşmeye doğru yol alır ve iç sıkıntısı kaygı diye adlandırılan anksiyete kendisini göstermeye başlar. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Bu sefer ortaya eşin ve sevgilinin birbirlerini fark etmemeleri üzerine stratejiler kurma oyunu devreye girer, ancak bu oyun daha tehlikeli olmaya başlar, çünkü başlarda&#8221; önemli değil sadece zamanı beraber hoş geçirelim&#8221; diye başlanan ilişki artık ciddi düşüncelerle dolmaya başlamıştır. Hesaplar değişir, diğer kişi sürekli telefonlarla aramaya başlar ki, bu sefer asıl eş de çeşitli işaretlerden dolayı durumu fark etmeye başlayacaktır. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Doğal olarak sıkıntı artar ve kişiler artık her an bir şey olabilir beklentisine kapılırlar. Kimi zaman nefesler tutulur; düşünceye dalıp da kaygı çoğaldıkça insanın nefesi de değişmeye başlar, sık ya da tutuk alınan nefesler düzeni bozar ve iç sıkıntısı derin düşünceyle birlikte karşılaşınca hatalı nefeslerle birlikte panik atak kendisini göstermeye başlar. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Hatalı nefes kişinin kasılmasını, kaslarının gergin olmasını sağlar ve algılamada zorluklar kaygının çoğalmasına sebebiyet veriri ve kalp çarpıntısı kendisini gösterir. Her an bir şey olacak hissi ve beklentisiyle panik duygusu artık daha belirginleşir. Rahat bir yaşamda iken bir küçük heyecan uğruna hesaplanamayan rahatsızlık bu şekilde devreye girer. Terapilerde panik atak ya da bozukluk şikayeti ile gelenlerde daima bir kaygı oluşturacak durum vardır, bu kaygının niteliği herkese göre farklıdır. Tedirginlikler birleşerek sıkıntıyı daha da arttırır. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;"><strong>Sıkıntının  kaynağı evlilik dışı ilişkiler </strong> </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Terapilerde panik atak hastalarıyla yapılan görüşmelerde daima sıkıntının ana kaynağına inmeye çalışırız bu kaynağa baktığımda pek çok olayda altta aldatma olayı sonrasında yaşanan panik ataklar dikkatimi çekti, bu nedenle sıkıntının kaynağını araştırırken sorduğum soruların içinde &#8216;evlilik dışı bir ilişkiniz var mı?&#8217; sorusunu da mutlaka soruyorum. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Sanal aldatmada da bir heyecan var ama kişiler kendi kimliklerini gizliyorlar, gizlenme kişiyi rahatlatıyor, ancak yine de bazı kişilerde kaygı yapıyor; tanınırsam kaygısı da heyecan yapıyor elbette ki, ancak her heyecanın panik atak ortaya çıkartması beklenmez. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Gerçek aldatma elbette ki daha reel olduğundan, yani yüz yüze ve tensel temasa dayalı da olduğundan daha çok heyecanlandırıyor ve kişiler de altta yatan herhangi bir kaygı varsa onunla da birleşerek daha çok heyecan ve panik duygusunun ortaya çıkmasına sebep oluyor. 20 yıllık izlenimim daha çok erkeklerde bu durumun kendini gösterdiği yönünde. Bu olay kadınlarda daha çok mutsuzluk ve depresyona sebebiyet veriyor çünkü hayal kırıklığı ön plana çıkıyor&#8221; diyor.</span><br />
<strong><span style="font-family:Tahoma;">İkinci  ilişki kaygı nedeni</span></strong><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Yıldız Burkovik&#8217;in şimdiye kadar izlediği örneklerin içinde çok sık rastladığı enteresan bir durum var. Ve Burkovik bunun, daha çok erkeklerde ortaya çıktığını görmüş. Burkovik; &#8220;Ya da benim karşıma çıkan örneklerin içinde erkekler fazlaydı. Sonuç olarak çoğunlukla, bir başka ilişki olduğu zaman kaygı içinde oluyor eşler. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">İki tarafı idare etmek insanı zorlayan bir durum. Ve bu örnekte öyle bir bey vardı. Sürekli &#8216;öldüm, öleceğim, kötüyüm&#8217; diyordu ve alkolle kendini durdurmaya çabalıyordu. Bu nedenle işten bile atıldı, çok büyük sıkıntılara girdi. Evliydi bir oğlu vardı.Bir terapi seansında kendisine gevşeme egzersizi yaptırıyordum. Ve kendisine hayal kurdurttum. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Deniz dalgalarını hayal etmesini istedim. &#8216;Deniz kenarında yürüyorsun&#8217; dedim ve bir anda beyin dalgaları tepelere vurmaya başladı. Ona rahatlama yaptırıyordum ve &#8216;deniz dalgasından insan neden korkar?&#8217; diye bir yandan da kendime sormaya başladım. Seans sonunda, &#8216;Burada gerildiniz, nedir nedeni?&#8217;dedim en sonunda birisiyle bir ilişkisi olduğunu ve ondan da Deniz adında bir kızının olduğunu anlattı. Karısı durumu bilmiyordu, kimsenin de bilmesini istemiyordu ve çok tedirgindi. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Çok ilginçtir ki, pek çok kişi de ikinci sevgiliyi idare etme durumu varsa, onda panik atak kendini gösteriyor. Hatta gelen erkeklere artık her defasında soruyorum, &#8216;başka bir ilişkin var mı?&#8217; diye ve sonuç genelde öyle çıkıyor. Bu bana çarpıcı geliyor. Ancak elbette ki, her panik atak sahibi kişi bir aldatma durumuyla karşı karşıya demek değildir&#8221; diyor. </span><br />
<strong><span style="font-family:Tahoma;">Panik  atak yaşayan ve eşlerini aldatan erkeklere örnek</span></strong><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Evli ve 2 çocuğu olan bir bey, sürekli kalp çarpıntısı, öleceğim kriz geçireceğim diye sürekli bir korku ve kaygı ile gelmişti ve kalp ile ilgili olarak doktora gittiğinde anjiyo dahi yapılmış ve hiçbir fiziksel sorunun olmadığı söylenip psikolojik destek alması, psikiyatriste gitmesi söylenmişti. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Psikiyatrist vasıtasıyla da stresini, bedensel şikayetlerini kontrol etmeyi öğrenmesi için bana yönlendirilmişti, kendisiyle konuştuğumda, eşinin de bilmediği bir diğer bayanın olduğunu ve ondan da 2 çocuğu olduğunu anlattı ve diğer bayanla daha mutlu olduğunu ama yine de eşinden ayrılmak istemediğini, çocuklarının: &#8220;niye okuluma hiç gelmiyorsun, neden bu kadar çok çalışıyorsun?&#8221; dediğini ve onların da bu nedenden ötürü çok mutsuz olduklarını, kimseye bir şey diyemediğini, fark edilirse her şeyi kaybedebileceğini anlattı. </span><br />
<span style="font-family:Tahoma;">Ailesinden  kimsenin haberi yoktu ve son derece çaresizdi, uzun zamandır  kaygılıydı.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Panik atak sıcağı seviyor ]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/panik-atak-sicagi-seviyor/</link>
<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 07:56:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/panik-atak-sicagi-seviyor/</guid>
<description><![CDATA[Derin endişe, kaygı ve korkuların giderek artması sonucu kişinin kendi kabuğuna büzülmesi olarak tan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><span style="font-family:Verdana;">Derin endişe, kaygı ve korkuların giderek artması sonucu kişinin kendi kabuğuna büzülmesi olarak tanımlandırılabilen panik atağın aşırı sıcaklarda etkisini şiddetlendirdiği belirtiliyor.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">Sıcak ve nemin artış göstermesiyle birlikte ruhsal hastalıklar da artış gösterdi. Tıp uzmanları bu durumu &#8216;beyin kan dolaşımını etkiliyor beynin oksijenlenmesi bozuluyor&#8217; şeklinde açıklıyorlar.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;"> Psikiyatrist Nevzat Tarhan, kişinin panik atağının hangi durumlarda arttığını şöyle anlatıyor: &#8216;Panik atak hastalarının duyarlı beyin hücreleri nedeniyle kimyasal dengeleri etkileniyor. Özellikle alkol ve sigara da varsa beyin kimyası bozuluyor. Uykusuzluk, hızlı yaşantı beyin sağlığını etkileyen durumlardır. Panik hastaları sıcaktan korkmasınlar ama herkesten daha duyarlı olduklarını bilsinler. Sporlarını, yüzmelerini rahatlıkla yapabilirler ama direkt güneşte uzun süre kalmasınlar. Hastalık düşüncesinden uzaklaştıracak her türlü uğraş panik hastaları için tatil sayılır.&#8217;</span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="color:#013f7c;"> <span style="font-family:Verdana;"> Panik Bozukluk Nedir?</span></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana;">Kişi aniden başlayan ve çok yoğun olarak çarpıntı, titreme, nefes darlığı, baş dönmesi, ölecekmiş ya da kontrolünü kaybedecekmiş korkusu yaşıyorsa bu durum psikiyatrik bir rahatsızlık olan &#8216;panik bozukluğu&#8217;na işaret eder. Kişi kalp krizi ya da beyin kanaması geçireceği, felç olacağı , aklını kaybedeceği , korkusuyla sık sık acil servislere başvurur, tetkikler yaptırır. Aynı korkuyla yalnız kalmaktan, kalabalık yerlere Panik bozukluğun, belli bir oranda, uzun süreli &#8216;psiko-sosyal stres&#8217; sonrasında ortaya çıktığı bilinmektedir. Panik hastalığında beyin kimyası bozulur. Bioelektrisel beyin haritalaması ile beynin stresli ve dezorganize alanlarını belirleyebilmekteyiz.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;"> <span style="font-size:medium;"><span style="color:#013f7c;">Panik-Agorafobi Ölçeği</span></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Geçen hafta içinde bir panik atağım oldu.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Panik atağım şiddetliydi.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Panik atağım 1-10 dakika sürdü.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Panik atağım çoğu zaman aniden gelişir.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;"> Panik atağım olacak düşüncesi ile bazı durumlardan kaçınıyorum. (Uçak, metro, trafik, araba, tünel, vapur, tiyatro, sinema, cami, çarşı-pazar, alış-veriş, kuyrukta beklemek, toplantı kalabalık, lokanta asansör, geniş cadde yüksek yer, uzak yer.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Çoğu zaman yanımda birisi olsun istiyorum.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Panik atak tekrar geçirmekten korkuyorum.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Korkudan korkar hale geldim.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Panik atağım aile ilişkilerimi etkilemeye başladı.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">                       Panik atağım sosyal yaşantımda bozulmaya yol açtı.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">  İş                      ve evdeki sorumlulukları yerine getirmeyi etkilemeye                      başladı.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">  Geçen hafta içinde kalp krizi, fenalık, baygınlık, beyin kanaması, felç, ölüm endişesi yaşadım.</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">  Doktorunuzun hastalığın ruhsal-sinirsel olduğunu söylediğinde onun yanlış düşündüğüne inandığınız oldu mu?</span><br />
<span style="font-family:Verdana;">Bu                      sorulardan en az üçüne &#8216;Evet&#8217; diyorsanız psikiyatrik yardım                      alınız.</span></h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Panik Bozukluğu Nasıl Oluşur?]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/panik-bozuklugu-nasil-olusur/</link>
<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 07:54:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/panik-bozuklugu-nasil-olusur/</guid>
<description><![CDATA[İlk atak başlıyor: Hiçbir neden yokken ve birden bire başlayan çarpıntı, terleme, göğüste sıkışma, n]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><strong><span style="font-size:x-small;">İlk atak başlıyor:<br />
Hiçbir neden yokken ve birden bire başlayan çarpıntı, terleme, göğüste sıkışma, nefes darlığı yada baş dönmesi, dengesizlik, fenalaşma yada baygınlık gibi belirtiler kişiyi dehşet içinde bırakır. Kişi &#8216;kalp krizi &#8216; geçirdiğini yada felç geçirmekte olduğunu zannederek yoğun bir &#8216;ölüm korkusu&#8217; ya da &#8216;felç olma&#8217; korkusu yaşar. Bazen de başında bir tuhaflık, sersemlik hissi, kendisini veya çevresini bir garip ya da değişik hissetme gibi duyguların ortaya çıkmasıyla, &#8216;kontrolünü kaybetmeye&#8217; yada &#8216;çıldırmaya başladığını&#8217; düşünerek kendisine yada çevresindekilere bir zarar vermekten korkmaya başlar. Hasta hemen, en yakın doktor ya da acil servise götürülür. Orada yapılan birçok muayene, çekilen film, elektrokardiyografi, tomografi ve diğer incelemelerde hiçbir şey bulunmaz. Hastanın nesi olduğu sorulduğunda doktorlar &#8216;hiçbir şeyi yok&#8217; ya da &#8217;stresten olmuş &#8216; derler. Çoğu zaman sakinleştirici bir iğne yapılarak evine gönderilir.</span> <span style="font-size:x-small;">Ataklar tekrarlıyor:<br />
Bir süre sonra panik atakları tekrarlar. Hasta, her yeni atak ile aynı dehşet ve korkuyu yeniden yaşamaya ve acil servislere taşınmaya başlar. Her seferinde yeniden muayene, yeniden incelemeler yapılır ancak hiçbir şey bulunmaz. Hasta, kalbinde ya da beyninde kötü bir şey olduğuna, ancak doktorların bunu bir türlü bulamadığına inanmaya başlar. Bazen de yanlış tanı konularak hasta, antibiyotikten nefes açıcıya, çarpıntı ilacından tansiyon ve kalp ilacına, vitamine kadar değişik ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır, ancak bir türlü iyileşemez. </span><br />
<span style="font-size:x-small;">Beklenti Anksiyetesi gelişiyor:<br />
Ataklar tekrarlamaya devam ettikçe, hasta, ataklar arasındaki dönemde gergin, huzursuz ve endişeli bir şekilde her an yeni bir panik atağının geleceğini beklemeye başlar. Bu endişeli bekleyişe &#8220;beklenti anksiyetesi&#8221; adı verilir. Atakların çoğu zaman belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi bu kaygıyı daha çok arttırır. Ataklar sıklaştıkça, kalp krizi geçirip ölme, felç olma ya da kontrolünü kaybedip çıldırma korkuları pekişir.</span><br />
<span style="font-size:x-small;">Yoğun ve sürekli üzüntü:<br />
Hastalar, evde kimsenin olmadığı bir zamanda kalp krizi geçirmekten ve hastaneye ulaşamadan ölmekten ya da kontrolünü kaybederek çıldırıp intihar etmekten, kendisine ya da yakınlarına bıçak ve bu gibi bir şeyle zarar vermekten, başkalarının bulunduğu ortamlarda çılgınca ve garip davranışlarda bulunarak rezil olmaktan şiddetle korkar. Bu düşüncelerin sürekli aklına gelmesinden dolayı da yoğun bir üzüntü duyarlar.</span><br />
<span style="font-size:x-small;">Yoğun davranışlar değişiyor:<br />
Bir süre sonra ataklara ve ataklar sırasında gerçekleşeceğine inandıkları &#8221; felaketler&#8221; e karşı bazı önlemler almaya ve kimi davranışlarını değiştirmeye başlarlar. Ataklara neden olabileceğini düşündükleri etkinliklerden, yiyecek ve içeceklerden vazgeçerler. Ataklara karşı evden çıkarken alkol / madde/ ilaç / kullanırlar. Ataklar sırasında kullanmak üzerede yanlarında ilaç, su, yiyecek v.b. taşırlar. Ataklar sırasında olabileceklere karşı önlem alırlar. Örneğin atak sırasında kontrolünü kaybederek çocuklarına zarar vereceğine inanan hastaların önlem alarak evdeki bütün bıçakları kilit altında tuttukları, çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalıştıkları, atak sırasında fenalaşarak kendini yitireceğinden ya da bayılacağından korkan bayan hastaların, baygınken çalınır diye takılarını yanlarına almadıkları, onu baygın bulanların yardımcı olabilmesi için evinin / eşinin / ailesinin adresini, telefon numarasını, hatta tıbbi yardım için ulaşabilmek üzere doktorunun kartvizitini taşıdıkları görülmüştür. Bu hastalar, gerektiğinde acil yardımı çabuk alabilmek için bütün günlerini hastane bahçesinde geçirmeyi ya da güzergahlarını muayenehane, eczane ve acil servis bulunan yerlerden seçmeyi tercih ederler.</span></strong></h2>
<h2><span style="font-size:x-small;"><strong><strong>5                    . Agorafobi Nedir?</strong><br />
</strong></span><span style="font-size:x-small;"><strong>Hastaların %60&#8242;ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar. Yalnız başına evde kalamaz, sokağa yalnız çıkamaz, otobüs, vapur, deniz otobüsü gibi taşıt araçlarına, asansöre binemez, dar sokak yada kö<acronym title="Google Page Ranking">pr</acronym>ülerden geçemez, Pazar yeri, büyük mağazalar gibi kalabalık yerlere giremez olurlar.bazen de, ancak yanlarında birisi ile yoğun bir endişe ve rahatsızlık duyarak bu tür yerlere gidebilirler. Hastaların, yalnız başlarına panik atağı geleceğini zannettikleri yerlere gidememe, o tür yerlerde kalamama durumlarına agorafobi denir.</strong></span><strong><br />
<span style="font-size:x-small;"><strong>6                    . Panik Bozukluğu Nasıl Bir Hastalıktır?</strong><br />
</span><span style="font-size:x-small;">Panik bozukluğu psikiyatristler tarafından iyi bilinen ve çok sık görülen bir rahatsızlıktır.Öyle ki, toplum içinde herhangi 100 kişinin yaklaşık 3-4&#8242; ü bu hastalığı ya daha önce geçirmiştir ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Her yaşta başlayabilmekle birlikte en sık 20-35 yaşları arasında başlar. Kadınlarda, erkeklere göre 2-3 kat fazla görülür.</span><br />
<span style="font-size:x-small;"><em><strong>7                    . Panik Bozukluğu Neden Oluşur?</strong></em></span></strong></h2>
<h2><span style="font-size:x-small;"><strong>Panik bozukluğunun neden olduğuna ilişkin iki bilimsel açıklama vardır:</strong></span></h2>
<h2><strong>1. Panik bozukluğu, beynimizde nöron adı verilen sinir hücrelerinden salgılanan, heyecan ve duygusal yaşantılarımızı düzenleyen bazı beyin hormonlarının düzensiz çalışması sonucu oluşmaktadır.<br />
2. Panik bozukluğu, günlük yaşantımızda yaptığımız bazı davranışlarımızın sonucunda ortaya çıkan ve tamamen &#8216;doğal ve zararsız&#8217; olan çarpıntı, terleme, nefes sıkışıklığı ya da baş dönmesi gibi bedensel belirtilerin, hasta tarafından kötü bir hastalığın belirtileri olarak değerlendirilmesi ve bunun sonucunda da &#8216;kalp krizi geçiriyorum, öleceğim&#8217; ,&#8217;çıldırıyorum&#8217; &#8216;felç olacağım&#8217; şeklinde yanlış yorumlanması sonucu ile oluşur.<br />
<span style="font-size:x-small;"><em><strong>8                    . Tedavisi Mümkün müdür?</strong></em></span></strong></h2>
<h2><span style="font-size:x-small;"><strong>Panik bozukluğu, tedavisi mümkün bir hastalıktır. Bugün için etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki türlü tedavisi vardır. Bunlar:<br />
1. İlaç tedavisi<br />
2. Bilişsel-davranışçı tedavi</strong></span><strong> <span style="font-size:x-small;">1.İlaç tedavisi:<br />
İlaçlar, beyin sinir hücrelerindeki hormon faaliyetlerini düzenleyerek panik bozukluğunu iyileştirirler. Halen, ülkemizde bu hastalığa iyi gelen ilaçlar bulunmaktadır.<br />
İlaç tedavisi etkin dozda en az bir yıl sürdükten sonra, yavaş yavaş azaltılarak    kesilmelidir.</span><br />
<span style="font-size:x-small;">2. Bilişsel-davranışçı tedavi:<br />
Bu tedavide iki amaç vardır.<br />
1. Hastanın, aslında tamamen &#8216;zararsız&#8217; olan panik atağı belirtileri hakkındaki yanlış bilgi ve inanışlarının düzeltilmesi ve hastanın bu belirtilerle korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesi amaçlanır.<br />
2. &#8216;panik atağı gelirse&#8217; endişesi ile, sokağa çıkma, vapur, otobüs, trene binme, kalabalık yerlere gitme gibi tek başına yapmaktan korktuğu şeylere bir plan dahilinde yeniden &#8216;alıştırılması&#8217; amaçlanır.</span><br />
<span style="font-size:x-small;">En iyi sonuç, bu iki tedavinin birlikte uygulanması ile alınmaktadır.</span></strong></h2>
<h2><span style="font-size:x-small;"><strong><em><strong>9. Lütfen Unutmayınız!</strong></em><br />
</strong></span><span style="font-size:x-small;"><strong>*Panik bozukluğu, kesinlikle ölüme ya da çıldırmaya veya felç olmaya yol açan    bir rahatsızlık değildir.<br />
*Doktorunuz önermedikçe korkularınız ile baş etmek için kalp, tansiyon, çarpıntı ilacı, vitamin, sakinleştirici ilaç ya da alkol kullanmayınız yada gerekir diye yanınızda taşımayınız.<br />
*Sadece doktorunuzun önerdiği ilaç ya da ilaçları kullanınız<br />
*İlacınızı doktorunuzun söylediği şekilde ve dozda kullanınız, o gün iyi ya da kötü oluşunuza göre dozu azaltıp arttırmayınız.<br />
*Tamamen iyileşseniz bile doktorunuza danışmadan tedavinizi kesmeyiniz.</strong></span></h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alkolun etkisi]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/alkolun-etkisi/</link>
<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 07:52:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/alkolun-etkisi/</guid>
<description><![CDATA[Panik ataklılar bir sonraki atağı engellemek için alkol alıyor ve bu alım yoğunlaştıkça, kontrol de ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Panik ataklılar bir sonraki atağı engellemek için alkol alıyor ve bu alım yoğunlaştıkça, kontrol de kalmıyor ve ataklar sıklaşıyor. Alkolün kendisi bile tek başına depresyon, panik atak ve düşünce bozulmasına zemin hazırlıyor.</strong></p>
<p><strong>Kontrol sorunları var mı?</strong></p>
<p><strong>Evet olabilir. Çünkü mükemmeliyetçi kişilerin, her durumda &#8216;kontrol bende olsun&#8217; düşüncesi var ama asıl olarak &#8216;bana bir şey olur, fenalaşırım, hastaneye yetiştirilemem, etrafa rezil olurum&#8217; korkusuyla gidemiyor bu kişiler.</strong></p>
<p><strong>Ölüm korkusu ile ilişkilendirilebilir mi?</strong></p>
<p><strong>Bildiğimiz; her insanda var olan ölüm korkusu, kaygı bozukluklarının temelinde var olduğu düşünülen bir şey. Ölüm korkusu şöyle açıklanabilir; Bir kez şiddetli atak geçirenler, gürültülü bir tablo ile acile koşmuşsa, sonrasında ciddi bir ölüm korkusu yerleşebiliyor onlarda. Bazı kişilerde ise panik atak; sevdiği bir yakını ya da çevresindeki birinin beklenmedik ölümü sonrasında gelişiyor. Kişilik yapısında zemin müsaitse, başka stresler de varsa bu olayın hemen ardından panik atak gelişiyor ve yaşamı kısıtlanıyor kişinin.</strong></p>
<p><strong>Rahatlamak için alkol alınır mı?</strong></p>
<p><strong>Tahmin edeceğiniz gibi kişinin yaşamı böylesine büyük oranda kısıtlandığında, depresyon da doğal ola rak geliyor. Devamında alkol ve madde kullanımı yoğunlaşıyor çünkü bazı kişilerde, özellikle kaygılı yapılarda, en küçük bir olayda evhama kapılanlar, panik atak başlamadan evvel sakinleşmek, rahatlamak için alkol alıyor. Alkolün kendisi bile tek başına depresyon, panik atak ve düşünce bozulmasına zemin hazırlıyor.</strong></p>
<p><strong>Kaygı bozukluğu nedir kimler yatkındır?</strong></p>
<p><strong>Kaygı bozuklukları deyince, bu başlık altında yaygın genelleşmiş kaygı bozukluğu, fobiler, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu gibi bir grup hastalık tanımlanmıştır. Genelleşmiş kaygı bozukluğu, güne yayılan bir olumsuz beklenti içinde olunması durumudur.</strong></p>
<p><strong>Çoğu zaman nedeni de yoktur bu durumun ama kişi sürekli olarak göğsünde bir baskı, bunaltı hissi, nefes alamama durumu, kaslarda gerginlik, ellerde, kollarda, yüzde uyuşmalar gibi bedensel şikâyetlerle giden bir durum yaşar. Bu durumu daha çok kadınlarda görüyoruz.</strong></p>
<p><strong>UZM. DR. SEMRA KAYA BARİPOĞLU<br />
UZM. PSK. YILDIZ BURKOVİK<br />
__________________</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Panik atağı ne tetikler?]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/panik-atagi-ne-tetikler/</link>
<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 07:50:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/25/panik-atagi-ne-tetikler/</guid>
<description><![CDATA[• Panik atak en kısa ve öz tabiri ile ani olarak ortaya çıkan endişe &#8211; kaygı nöbeti. Bu endişe]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>• Panik atak en kısa ve öz tabiri ile ani olarak ortaya çıkan endişe &#8211; kaygı nöbeti. Bu endişe ve kaygı nöbeti kişinin vücudunda bazı fiziksel belirtilerle kendini gösterir, bu yüzden de çoğu zaman kişide yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaratır.</p>
<p>• Bu yoğun korku duygusu içinde kişi, çok kötü birşey olacağını, onun için sonun geldiğini, öleceğini veya kalp krizi geçireceğini düşünür.</p>
<p>• Bu şekilde yoğun bir korku içinde olan kişi doğal olarak o ortamdan kaçmak, uzaklaşmak ister, yardım alabileceği bir sağlık kuruluşuna gitmek ister.</p>
<p>• Çoğu zaman gidilen bir hastanede veya acil serviste herhangi bir girişimde bulunmaksızın bu belirtiler geçer ve kişi kendini iyi hisseder</p>
<p>Kimler risk altında?</p>
<p>• 50 yaş altında olanlar,</p>
<p>• Kadınlar,</p>
<p>• Ayrılmış, boşanmış ya da dullar,</p>
<p>• Eğitim düzeyi düşük olanlar,</p>
<p>• Yakın geçmişte ayrılık anksiyetesi, yakın yitimi yaşayanlar</p>
<p>• Çocuklukta cinsel tacize uğrayanlar,</p>
<p>• Ailede yükümlülüğü fazla olanlar,</p>
<p>• Kentte yaşayanlar panik atak yönünden daha fazla risk taşırlar.</p>
<p>Ne tetikler?</p>
<p>Stres verici yaşam olayları</p>
<p>Hastalar genellikle ilk panik atağını stres verici yaşam olaylarının ertesinde yaşarlar. Hastaların yaşam biçimlerini değiştiren bazı olaylar (bir yerden taşınmak, yakın ölümü, eş ya da sevgiliden ayrılmak) tetikleyici olabiliyor.</p>
<p>Erken dönem yitimleri</p>
<p>Erken çocukluk dönemlerindeki kayıpların (ebeveynlerin ayrılması, boşanması ya da ölümü vb) panik bozukluğu olan hastalarda daha fazla görüldüğü bildiriliyor.</p>
<p>Ayrılma anksiyetesi ve okul fobisi</p>
<p>Erken dönemde yaşanan ayrılık anksiyetesinin panik ve agorafobi gelişiminde rolü olduğu ileri sürülüyor.</p>
<p>Ebeveyn özellikleri</p>
<p>Yapılan çalışmalarda panik bozukluğunda bulgular ailesel olma özeliğini kısmen genetik geçişle olduğunu göstermekle birlikte sosyal çevrenin de önemli etkisi olduğu anlaşıldı.</p>
<p>Kişilik özellikleri</p>
<p>Panik hastalarında sıklıkla bağımlılık, kendini öne sürememe, güvensizlik ve obsesyonel olma gibi kişilik özelliklerine rastlanır.</p>
<p>Panik atak sırasında neler olur?</p>
<p>Birdenbire, nedensiz ve yoğun bir korku ile huzursuzluk duygusu ortaya çıkar. 10 dakika içinde en yüksek düzeyine ulaşan bu yoğun gerginlik haline;</p>
<p>• Çarpıntı,<br />
• Kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olması,<br />
• Terleme, titreme ya da sarsılma,<br />
• Soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da sıkıntı hissi,<br />
• Bulantı ya da karın ağrısı,<br />
• Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma,<br />
• Gerçek dışılık duyguları ya da benliğinden ayrılmış olma,<br />
• Kontrolünü yitireceği ya da çıldıracağı korkusu,<br />
• Ölüm korkusu,<br />
• Uyuşma yada karıncalanma duyumları, üşüme, ürperme ya da ateş basması</p>
<p>gibi bedensel belirtilerin en az dördünün eşlik etmesi gerekir. Bedensel belirtilerin bir kısmı sık nefes alıp vermeye bağlı.</p>
<p>Ek olarak; plan yapma, düşünme gibi yetiler geçici olarak yitirilebilir.</p>
<p>Panik atağı genellikle 10-30 dakika sürer, ender olarak bir saate uzar.</p>
<p>Panik atakları gece uykuda da gelebilir. Kişi büyük bir korkuyla uykudan uyanır. Bu olayı sık olarak yaşayanlar uykuya dalamazlar hatta uyumamaya çabalarlar.</p>
<p>Tedavide temel ilkeler</p>
<p>• Panik atakları ortadan kaldırma</p>
<p>• Sürekli atak yaşayacağım diye bunaltı, kaygı yaşamayı önlemek.</p>
<p>• Panik atak korkusuyla yapılmayan davranışların yapılır hale gelmesi ( tek başına yola çıkabilmek, kapalı mekanlara girebilmek, yalnız kalabilmek gibi&#8230; )</p>
<p>• Panikle birlikte görülebilen diğer bedensel ve psikolojik sorunları gidermek</p>
<p>• Zamanla paniği önemsemeyecek ve unutacak seviyeye gelmek</p>
<p>• Panikten dolayı bozulan aile , iş-sosyal yaşamın eskisi gibi normalleşmesi.</p>
<p>• Hiç bir panik belirtisi ve davranışı olmadığı halde tedaviye bir süre daha devam ettirmek.</p>
<p>• Hasta-hekim arasında çok iyi bir iletişim olmalı. Hasta hekimine her an ulaşabilmeli.</p>
<p>• Tedavide kullanılan ana ilaçlar antidepresanlardır. Yardımcı olarak; sakinleştiriciler yatıştırıcılar, bedensel belirtileri önleyen ilaçlar kullanılır</p>
<p>• Antidepresanların bir kısmı eski kuşak ilaçlardır. (Anafranil, tofranil, ludiomil, insidon, laroxyl, tolvon&#8230; gibi ) Yeni kuşak ,ilaçlar ( efexör, seroxat, cipram, remeron, prozac, lustral, serzone, faverin, gibi.. ) Bu ilaçların içinde paniğe iyi gelen 4-5 ‘i geçmez. Hekimin yaptığı muayene ve tecrübesi sonuca en uygun ilaç seçilir.Bir ilaç her hasta da aynı sonucu vermeyebilir. İlaçların bir kısmı ( eski kuşak ) başlangıçta belirtileri arttırabilir, ağız kuruluğu, sıcaklık hissi, terleme, kiloartışı, kabızlık, cinsel problemler yapabilir. Yeni kuşakta bulantı,titreme,cinsek problemler,kilo artışı gibi yan etkileri olabilir.Bunlar kalıcı değildir.Bir süre sonra azalabilirler. Panik bozuklukta ilaç tedavisinin en aşağı bir buçuk yıl olması gerekir.</p>
<p>• Hekim önerisi dışında kesinlikle ilaç almamak gerekir.</p>
<p>• Panik belirtileri düzelir düzelmez ilaçları ne azaltmak nede kesmek gerekir.Yoksa kısa sürede tekrarlar. Yardımcı ilaçlar yeşil reçeteye tabi olanlar ( Xanax, diazem,nervium benzeri ilaçlar.) Ve bazı kalp-tansiyon ve mide ilaçlarıdır. Bunların kısa süreli kullanılması gerekir.</p>
<p>• Başka hastalıklarınız nedeniyle ilaç alacaksanız doktorunuza danışın.</p>
<p>• İlaçlar zamanla iştahınızı arttırır.özellikle -tatlıya- karşı dayanılmaz istek olur. Bunun için tedbir alın bol su için, meyve ağırlıklı beslenin.</p>
<p>Panik atakta en çok sorulan sorular ve cevapları:</p>
<p>- Panik atak kalp krizine yol açar mı ? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Panik felce yol açar mı ? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Panik anında ölebilir miyim? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Panik anında kendimi, kontrolümü yitirir kendime ve çevreme zarar verebilir miyim ? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Panik atak bayılmaya sebep olur mu ? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Deliliğe yol açar mı ? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Uçakta panik atak gelirse ölür müyüm ? &#8211; HAYIR &#8211; Tedavisi var mıdır? &#8211; EVET</p>
<p>- İlaç beyni nasıl etkiler, düşünceyi ve davranışı nasıl değiştirir? Beyindeki &#8221; alarm&#8221; sistemindeki hassasiyeti giderir. Bozulan dengeleri düzenleyerek aşırı bedensel duyum ve belirtileri yok eder! Aklımız beynimizden uzaklaşmaya başlar ve yaşamın diğer yanlarını tekrar görmeye algılamaya başlarız</p>
<p>- Panik Tekrarlar mı ? Biyolojik, Sosyo-kültürel-ekonomik ve psikolojik şartlar müsaitse her hastalık gibi panikte tekrarlayabilir.Fakat ciddi uzun süreli bir tedavi ile tekrar riski azalır.Ayrıca tekrarlayacaksa çok hafif tekrarlar.Kontrol edilebilir seviyede olur.Bazen doktora bile ihtiyaç duyulmaz. Tedavide paniği kontrol altına almak ve onu tanımak ne yapıp-yapamayacağını bilmek önemlidir.</p>
<p>- Panik şizofreniye çevirir mi? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Alkol alarak paniği yenebilir miyim ? &#8211; HAYIR ( zamanla artar ve bağımlılık gelişir.)</p>
<p>- Kendimi dine inanca versem geçer mi ? &#8211; Paniğin inançsızlık ve ibadetsizlikle ilgisi yoktur; &#8220;inançlı&#8221; insanlarda&#8217;da panik yaşanır.</p>
<p>- Yanımda ilaç,adres ve telefonlar, su, bisküvi, tansiyon aleti vs.. taşıyorum. Olmayınca yola çıkamıyorum bir şey olur mu ? Bağlanma , garantiye alma ihtiyacından yola çıkıyorsunuz.Tedavi ile yavaş yavaş bu bağlanma nesnelerinden kurtulmak,özgür ve özgüvene dayalı &#8221; sahaya&#8221; çıkmanız mümkün.</p>
<p>- Spor paniği arttırır mı ? &#8211; HAYIR ( faydası vardır )</p>
<p>- **** yapabilir miyim ? &#8211; EVET</p>
<p>- Panik geldiğinde acile gideyim mi ? &#8211; HAYIR ( Daha önceki nöbetler nasıl geçtiyse bu nöbet de geçecek )</p>
<p>- Panik, depresyonla beraber olur mu ? &#8211; EVET</p>
<p>- Panik anında boğazım düğümleniyor, tıkanıyorum. Nefessiz kalıp ölebilirmiyim. &#8211; HAYIR</p>
<p>- İlaçla beraber alkol alınır mı? &#8211; Çoğunlukla HAYIR,fakat doktorunuza danışmakta yarar var&#8230;</p>
<p>- İlaçlar bağımlılık yapar mı? Hayat boyu kullanmam gerekir mi? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Panikten dolayı işimi değiştirip,veya bırakayım mı? &#8211; HAYIR Kesinlikle işinizi bırakmayın ve değiştirmeyin.</p>
<p>- İlaçlar, yiyecekler, içecekler boğazımı tıkar mı? Boğulur muyum? &#8211; HAYIR</p>
<p>- Bana büyü yapılmış veya ‘cin&#8217; çarpmış olabilir mi? Paniğin bunlarla hiçbir ilişkisi yoktur kesinlikle hocalara,büyücülere,medyumlara, biyoenerjiyle</p>
<p>Bu önerilere kulak verin!</p>
<p>1- Hastalık hakkında doktorunuzdan ve yayınlardan çok iyi bilgi alın. Temel Kural:&#8221;Düşmanını Tanı&#8221; Sana ne yapıp ne yapamayacağını bil!</p>
<p>2- Dahili,fiziksel muayeneler ve tahlillerde hiçbir şey yoksa;bir daha tahlil yaptırmayın ve dahili muayeneye gitmeyin.</p>
<p>3- Her hastanın tedavi süresi,onun kişiliğine durumuna bağlı olduğundan tedavi süresini bilin ve bu süreyi en verimli bir şekilde kullanın.</p>
<p>4- Yakınlarınızıda doktorla görüştürün.Hastalığın sizin elinizde ve iradenizde olmadığını öğrensinler ve size&#8221;yüklenmesinler&#8221;</p>
<p>5-Umudunuzu ve kendinize olan güveninizi hiçbir zaman yitirmeyin.&#8221;Başaracağım,bu hastalığı yeneceğim ve yaşama sımsıkı sarılacağım. Kendime inanıyorum ve güveniyorum!&#8221; telkinini sık sık yenileyin.</p>
<p>6- Mümkünse her gün yarım saat yürüyüş yapın.</p>
<p>7- Her gün duş alın</p>
<p>8- Yüzme imkanınız varsa yüzün</p>
<p>9- Yılda iki kez tatil yapın.</p>
<p>10- Çözemediğiniz ve sizinle direkt ilişkisi olmayan sorunlarda üzülmeyin. &#8220;Kulak arkası edin.&#8221;</p>
<p>11- **** yaşamınızı canlandırın, fanteziler üretin.</p>
<p>Ruh sağlığı ilk sırada olsun!</p>
<p>Fizyolojik sorunların çoğunun temelinde ruhsal sorunlar yatıyor. Dünyayı kendinize dar etmeyin! </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ Panik Atak Türleri]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/24/panik-atak-turleri/</link>
<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 12:37:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/24/panik-atak-turleri/</guid>
<description><![CDATA[1-Beklenmedik Ataklar: Nedensiz, birden ortaya çıkan nöbetler, Panik Bozuklukta bu tür ataklar vardı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>1-Beklenmedik Ataklar: Nedensiz, birden ortaya çıkan nöbetler, Panik Bozuklukta bu tür ataklar vardır.  2-Duruma bağlı olanlar: Korkulan herhangi bir nesneyle yada bir durum karşılığında ortaya çıkar.  3-Durumsal yatkınlık gösterilen panik ataklar: Genellikle destekleyici bir etken vardır, fakat bu etken herzaman atağa yol açmaz. Örneğin, hastada araba kullanırken panik atak oluşmasına karşın, bazen araba kullandıktan sonra atak geçirebilmektedir.  Panik Atağın 13 bedensel bilişsel belirtisi vardır. Bunlardan 4 tanesinin olması nöbet için yeterlidir. Çoğunlukla 7-10 arası belirti yaşanmaktadır. Nöbet hızlı başlangıçlıdır, 10 dakikada zirveye çıkar. Bazen yarım-veya bir saat sürebilir.   Panik Atakta Görülen Belirtiler: 1-Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, kalbin yerinden fırlayacakmış hissi, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar&#8230; 2-Terleme (Sıcak -Soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi) 3-Titreme-sarsılma-itilme hissi 4-Boğulma ve nefes alamama hali (Boğazda düğümlenme veya bir yumru, tıkanma hissi) 5-Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı havanın yetmemesi gibi hisler) 6-Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama 7-Bunaltı, karında ağrı, şişkinlik ve gaz oluşması (Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali) 8-Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali 9-Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır, cisimler, küçülür her şey bulanıklaşır). 10-Depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali: sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişinin kendisini hissedememe, algılayamama kendisine yabancılaşma durumu oluşması). 11-Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine çocuklara, çevreye zarar verme korkusu) 12-O esnada &#8220;yaşamım buraya kadarmış&#8221; duygususu-ölüm korkusu 13-Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar, diken ,diken olma halleri 14-Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları   Panik Atak ve Panik Bozukluğun Teşhisi  *(DSM_IV&#8217;e göre panik atağı tanı ölçütleri)  Not: Panik atağı kodlanabilir bir bozukluk değildir. Aşağıdaki semptomlardan dördünün (ya da daha fazlasının) birden başladığı ve on dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı, ayri bir yoğun korku ya da rahatsızlık duyma döneminin olması:  1-Çarpıntı, kalp atımlarının duyumsama ya da kalp hızında artma olması 2-Terleme 3-Titreme ya da sarsılma 4-Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları 5-Soluğun kesilmesi 6-Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi 7-Bulantı ya da karın ağrısı 8-Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma 9-Derealizasyon (gerçekdışılık duyguları) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma) 10-Kontrolunu kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu 11-Ölüm korkusu 12-Paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma duyumları) 13-Üşüme; ürperme; ya da ateş basmaları.   *DSM-IV (Psikiyatrik hastalıkları sınıflandırma kitabı)&#8217;e göre   Panik Bozukluk Nedenleri  1- Genetik ve ailesel nedenler. 2- Biyolojik teoriler 3- Psikodinamik teoriler 4- Gelişimsel teoriler 5- Öğrenme kuramlari 6- Bilişsel modeller  1- GENETİK VE AİLESEL ÇALIŞMALAR: Panik bozukluğu olan hastaların birinci derecede yakınlarında panik bozukluğu ve panik atak görülme oranı %15-30 arası bulunmuştur. Aynı yumurta ikizlerinde aynı anda panik bozukluk görülmesi %30-40 arası saptanmıştır. Panikte klinik belirtilerin hastaların çoğunda benzerlik göstermesi genetik nedenleri düşündürmektedir. Yapılan genetik çalışmalarda; 16g 22 kromozomunda bir genin bu konumdaki rolünden bahsedilmektedir. Fakat kesinlik için yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.  2-BİYOLOJİK TEORİLER: Panik atağı esnasında oluşan biyokimyasal ve fizyolojik değişikliklerden yola çıkarak; beynin hangi bölgelerinde ne türlü reaksiyonlar ortaya çıktığı araştırılmıştır. Panik atağı olan ve olmayanlara &#8220;sodyum-laktat&#8221; enjeksiyonu yapılmıştır. Panikli insanlarda &#8220;panik atağı&#8221; ortaya çıkarken, kontrol gruplarında çıkmamıştır. Diğer yandan asırı egzersizle artan laktat panikte artmış, oksijen tüketimi, metabolik hızı artıran kafein, yohimbin ve karbondioksitinde panik atağı ortaya çıkardığı bilinmektedir. Karbondioksit beyinde katekolamin ve noradrenerjik siklusu artırarak paniğe neden olur. Panik esnasında aşırı noradrenalin salgısı olmakta ve otonomik belirtileri ortaya çıkarmaktadır. (Çarpıntı, ağız kuruluğu vs..)  -LOKUS SERULEUS&#8217;UN PANİKTE ETKİSİ: Beyinde 4. ventrikül tabanında gelişmiş olan çok sayıda hücreden oluşan bir alandır. Beynin bir çok bölgesiyle bağlantıları vardır. Beyindeki noradrenalinin %70 inden fazlası bu bölgeden karşılanmaktadır. Beyindeki noradrenerjik aktivite artışı, korku ve bunaltı ortaya çıkarır. Maymunlarda yapılan çalışmalarda lokus seruleusa elektrikle uyarı verilmiş ve panik benzeri durum çıkmıştır. Hayvanlarda bu bölgenin lezyonları, çıkarılması vs. anksiyeteyi (bunaltı), tehlike ve ağrıya verilen yanıtları azaltmaktadır. Lokus seruleus aktivitesini azaltan ilaçlarda hayvanlarda korkuyu azaltmaktadır. Lezyonlarda ayrıca hayvanlar saldırgan olmakta ve yeme-içme davranışlarında artış gözlenmektedir. Bu çalişmalar sonucunda lokus seruleusun daha ziyade &#8220;alarm sistemi &#8221; olduğu ve zararlı, hatalı uyarıları diğerlerinden ayırdığı ileri sürülmektedir. Aşırı uyarı halinde bütün beyin fonksiyonları ve irade dışı çalışan sistemler uyarılmaktadır. Orta derecede ise uyanıklık ve dikkatte artış olmaktadır. Az uyarılma halinde korkusuzluk, ani impulsif davranışlar ve dikkatsizlik ortaya çıkmaktadır.  -SEROTONIN VE PANİK İLİŞKİSİ: Sinir hücreleri arasında iletişim görevi olan önemli bir &#8220;norotransmitter&#8221; dir. Serotonin seviyesindeki değişiklikler, serotonin işlev bozukluklarında paniğe yol açtığı söylenmektedir. Beyin görüntüleme çalışmaları ve panik: Panik oluşturan kafein, yohimbin, laktat gibi ajanlarla PET ve SPECT çalışmaları yapılmıştır. Beyin kan akımında düzensizlikler saptanmıştır MRI da hipotalamus ve temporal bölgelerde bozukluklar saptanabilmiştir.  3-PSİKODİNAMİK TEORİLER: Alt benlikten kaynaklanan dürtülerle üst benliğin yasaklarının çatışması sonucu anksiyete ortaya çıkar. Benliğin savunma mekanizmaları bunu karşılamıyorsa panik ataklar ortaya çıkabilir. Bastırılan cinsellik, saldırganlık dürtüleri, yasak dürtülerde paniğe neden olabilir.  4-GELİŞİMSEL KURAMLAR: John Bowlby tarafından geliştirilmiştir. Anksiyetenin belirlenmesinde içgüdüsel dürtülerinin önemini dikkat çekmiştir. Birinci içgüdü bağlılıktır. Bağlılık figürünü kaybetme tehlikesinde anksiyete ortaya çıkar. Anksiyete korkunun bir bileşimidir. Çocuklukta aileden ayrılmanın, yetişkinde karışık anksiyete (panik)-depresyon oluşturduğuna inanmaktadır. Bowlby agorafobinin ayrılma anksiyetesi olduğunu açıklar. Bağlılık figürüne güvenle bağlanamamaktan kaynaklandığını söyler.  5-ÖğRENME KURAMLARI: Koşullu refleks kuramına göre anksiyete; tehlikeli dış uyaranlara karşı organizmanın koşulsuz yanıtıdır. Fobiler klasik şartlanma yoluyla nötral uyarana bağlı bunaltıdadır.  6-BİLİŞSEL MODELLER: Bedende herhangi bir sebeple ortaya çıkan belirtileri (örneğin, çarpıntı, uyuşma..) kişinin gereksiz ve tehlikeli olarak algılaması ve &#8220;çarpıtıp&#8221; ciddi rahatsızlıklar olarak değerlendirmesi paniğe yol açmaktadır. Herhangi bir anksiyete durumuna eşlik edebilecek önemsiz kalp atışı, baş dönmesi, ağiz kuruluğu; kişi tarafından bayilacağı, öleceği, kalbinin duracağı şeklinde yorumlanır. Bu modelle göre; dış uyaranlardan çok düşünce, ımajinasyon, bedensel belirtiler gibi içsel uyarılar panik atakları ortaya çıkarabilir. Zararlı, tehlikeli yorumlanan uyaranlardan sonra ortaya çıkan bedensel kıpırtılar, duyumlar da yanlış yorumlanır ve &#8220;kısır döngüye&#8221; girilmiş olunur. Kişi artık dikkatini sürekli bedensel duyumlarına verir ve tetikte bekler ve olumsuz düşünceleri pekişir.   Panik Atağın Alt Tipleri  Panik atak yaşayanların hepsi aynı biçimde belirti ve korku yaşamayabilirler. Araştırmalara göre paniğin alttipleri sunlardır;  -KLASİK PANİK -KOGNİTİF PANİK -NONKOGNİTİF PANİK -NOKTURNAL PANİK -ALEKSİTİMİK PANİK -GASTRO İNTESTİNAL PANİKLER -KORKUSUZ (nonfearful) PANİK  Klasik panik: kişide önce çarpıntı, heyecan başlar göğüste sıkışma, sol kola vuran ağrı ve uyuşma görülür. Bununla birlikte hızlı soluk alıp verme ve boğazda düğümlenme başlar. O anda kalbin solunumunun duracağı; kalp krizi geçirileceği hissi oluşur. Yakınlarından kalp krizi geçirenlerde daha sık görüldüğü gözlenmektedir.   Kognitif panik: Bilinç sistemini etkiler. Kendisini tam algilayamama,ruhun bedenden ayrılması hissi.Etrafı sisli,cisimleri uzak farklı algılama baş dönmesi,boşlukta olma hissi görülür. Ayrıca kontrolün yitirileceği elde olmadan kötü şeylerin olabileceği , aklın kaçırılabileceği bazen ölüneceğinden korkulur.  Nonkognitif panik: Kognitif panikteki belirtiler görülmez .Daha çok bir fenalık , göğüste baskı , çarpıntı hissi olur.  Nokturnal panik: Uykudan ani bir çarpıntı ve korku ile uyanıldığı paniklerdir. Hemen pencere açılır ve hava alınmaya çalışılır uykuda &#8220;panikle ölürüm&#8221; diye kişinin uykusu kaçar bilinçli olarak uyumamaya çalışır. Zamanla uykusuzluğun getirdiği diğer sorunlarda ortaya çıkar.  Aleksitimik panik: Nöbet nöbet bedensel belirtilerin olduğu bir türdür.  Gastro intestinal panikler: Midede , karında başlayıp göğüse doğru dalga dalga yayılan fenalık hissidir. Boğazda düğümlenme yumru hissi oluşturur. Beraberinde bulantı , şişkinlik , gaz, ishal olabilir. Bu türünün &#8220;abdominal epilepsiyle&#8221; ayırd edilmesi önemlidir.  Korkusuz (nonfearful) panik: Panik bozukluğun teşhis kriterlerini karşılayan bir durumdur. Buradakı panik ataklarda korku, anksiyete görülmez. Bu gruptakiler nöroloji, kardioloji uzmanlarına daha çok müracat ederler.Tahlillerde ve muayanede hiç bir şey saptanmaz.</h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PanikAtakla nasıl mücadele edilir?]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/panikatakla-nasil-mucadele-edilir/</link>
<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 12:01:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/panikatakla-nasil-mucadele-edilir/</guid>
<description><![CDATA[Hastalığınızla ilgili ayrıntılı bilgi edinin Yürüyüş yüzme tenis gibi her gün düzenli olarak yaptığı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2 style="text-align:left;">Hastalığınızla ilgili ayrıntılı bilgi edinin<br />
Yürüyüş yüzme tenis gibi her gün düzenli olarak yaptığınız bir spor aktivitesi edinin<br />
Her gün mutlaka duş alın<br />
Uykunuz düzenleyin ve düzenli olarak tatil yaparak vücudunuzu ve zihninizi dinlendirin.<br />
Beslenmeniz sağlıklı bir hale getirin<br />
Kahve şeker çikolata çay ve hormonlu yiyecek ve içeklerden uzak durun<br />
Mümkünse dah sık doğa yürüyüş ve gezileri yapın<br />
Zevk aldığınız şeyleri belirleyin ve hobi edinin dikkatiniz ve ilginizi oraya verin<br />
Nefes ve gevşeme egzersizleri öğrenin ve her gün düzenli olarak yapın<br />
Otohipnoz öğrenin ve günlük hayatınızda rahatlamak ve dengeye ulaşmak için sürekli kullanın<br />
Cinsel yaşantınızı, sosyal çevre ilişkileriniz, aile ilişkileriniz düzenleyin<br />
Kendinizi dinlemekten vaz geçin<br />
Kendinize sürekli olarak olumlu düşünce kalıpları belirleyin ve bu şekilde telkinler verin.<br />
(Olumlu düşünce kalıbı -Benim kalbim hızlı çarpmayacak değil benin soluk alıp vermem,  tansiyonum, şekerim kalp ritmim oldukça düzenli ben sağlıklı bir<br />
insanım şeklinde olmalı)<br />
Hiçbir şeyi içinize atmayın ve sıkıntınızı ve negatif enerjinizi topraklayın yada atın<br />
Meditasyon egzersizleri öğrenin ve düzenli olarak uygulayın</h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alt Tipleri nelerdir?]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/alt-tipleri-nelerdir/</link>
<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 12:00:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/alt-tipleri-nelerdir/</guid>
<description><![CDATA[a-Klasik Panik;Çarpıntı,  heyecan ile başlar göğüste sıkışma,  sol kolda uyuşma ve ağrı, hızlı soluk]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h3><span style="color:#008000;">a-Klasik Panik;Çarpıntı,  heyecan ile başlar göğüste sıkışma,  sol kolda uyuşma ve ağrı, hızlı soluk alıp verme boğazda düğümlenme kalp krizi geçiriyormuş hissi oluşur, yakınlarında kalp krizi geçirme vakası yaşanan vakalarda daha sık görülür.<br />
b-Konifik Panik;Bilinci etkileyen tipidir. Algıda karanlık lık, etrafı ve etraftaki cisimleri algılayamama, bayılama, boşlukta olma hissi, benden ve ruhun ayrılması hissi yaşar.<br />
</span></h3>
<h2><span style="color:#008000;"><strong>c-Nonkognifik Panik</strong>;Gögüste çarpıntı baskı fenalık hissi görülür.</span></h2>
<h1><span style="color:#008000;"> </span></h1>
<h3><span style="color:#008000;"> d-Nokturnal Panik;Ani çarpıntı ve panikle uykudan uyanır, pencereler kapılar açılır hayasızlık nefes alamama, ölüm korkusu, terleme sıkıntı ve kabuslar nedeniyle uyuyamama, uykudan kaçma yaşanır, uykusuzlukla birlikte pek çok sorunu da beraberinde getirir. Bazı kişilerde yalnız yatamama şeklinde ortaya çıkabilir.<br />
e-Aleksitimik Panik; Aleksitimik(Duyguları için sözleri olmayanlar.  Öfkelendiklerini,  kızdıklarını,  sevindiklerini pek de belli etmeyen, duyguların söze dökülememesi, Psikiyatrik hastalarda %30 normal insanlar % 10 oranında görülme oranına sahiptir. Sosyalleşmeyle ilişkili olduğu düşünülüyor. Yeterince ilgi ve şefkat görememiş çocukların beyninin duyguları tanıma bölümünün yeterince gelişmediği,  yapısal bir anormalliğin olduğu ve bunun da aleksitimiye yol açtığı yönünde bulgular var.  Eğitim düzeyiyle de çok alakalı.  Eğitim düzeyi düştükçe aleksitimi artıyor,  çünkü duyguları ifade edecek kelimelerimiz olmuyor.<br />
Ailenin sosyal olması önemli.  Evde,  anne-baba ve çocuğun etkileşimi azaldıkça,  aleksitimi oranı artacağı düşünülmektedir. ) Panikte duygularını ifade etmekte zorluk yaşayan insanlar,  çok sıklıkla bu duygusal çatışmalarını bedene yansıtıyorlar,  yaygın vücut ağrıları,  mide belirtileri,  huzursuz bağırsak sendromu. Panik ataklarda aleksitimi yaygınlığı çok yüksek oranda görülüyor.  Travmaya geçirmiş,  tacize uğramış,  örselenmiş insanlarda da.  Obezitede de yine aleksitimi oranı çok yüksek.  Bu kişilerin büyük bir olasılıkla kendilerine anlattıkları bir hikaye yoktur. Çoğunlukla şaşkınlık,  Nasıl yani? tepkisi verirler.  Uzun yıllar en yakınındaki insanlarla sıcak bir duygusal iletişim kuramamış,  Anneleri veya onlara bakanlarla aralarında yeterli derecede güvenli bir bağ oluşmamıştır.<br />
Bu yüzden duyguları ifade edecek gerekli ortamı ta,  ilk çocukluk yıllarından itibaren yakalayamamışlardır. -Genelde erkekler duygusuz olmakla suçlanırlar.<br />
Erkekler kadınlara göre biraz daha fazla aleksitimik bulunuyor.  psikoterapi yani duygular dünyasına yolculuk.  İnsanın duygularıyla yüzleşmesini,  duygularını fark etmesini sağlamak ve duyguların korkulacak şeyler olmadığını anlatmak gerekiyor.<br />
f-Gastro intestinal Panik;Mide ve karında başlayan fenalık hissi, boğazda düğümlenme bulantı, şişkinlik, gaz, isal olabilir.<br />
g-Korkusuz Panik;Korku ve anksiyete görülmez. Somatizasyon bozukluğunda olduğu gibi sürekli nöroloji, kardiyoloji uzmanlarına müracaat ederler, tahlil ve muayenelerde hiçbir olguya rastlanamaz.</span></h3>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Panik Atak Hakkında Bilmemiz gerekenler nelerdir?]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/panik-atak-hakkinda-bilmemiz-gerekenler-nelerdir/</link>
<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 11:58:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/panik-atak-hakkinda-bilmemiz-gerekenler-nelerdir/</guid>
<description><![CDATA[*Bir anda ortaya çıkarak yoğunlaşır ve ağır ağır kaybolur.  Başlangıcında bunun farkına varıp üzerin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>*Bir anda ortaya çıkarak yoğunlaşır ve ağır ağır kaybolur.  Başlangıcında bunun farkına varıp üzerine gitmez ve bunun ortaya çıkmasına neden olan yer davranış yada tetikleyici etmenden uzak durmakta fayda vardır. Bu rahatsızlık veren ve atağı başlatan duruma yada yere daha sonra yavaş yavaş alıştırarak yaklaşmak erken dönemlerde kolaylıkla mümkün olabilir.<br />
*Bir neden olmaksızın ortaya çıkabilir.<br />
*Genellikle 20-30 lu yaşlarda başlangıç görülür.<br />
*Şehirde yaşayan, boşanmış, ağır travma ve sıkıntı geçiren insanlarda görülme oranı daha fazladır.<br />
*Ekonomik durum ya da eğitim düzeyiyle bağlantısı yoktur.<br />
*Kadınlarda görülme oranı erkeklere oranla 2-3 kat fazladır.<br />
*Değişken oranlarda toplumun %20-25 inde görülmektedir. yani her 4 kişiden birinde değişik ağırlıklarda panik atak mevcuttur<br />
*Rahatsızlıkların fiziksel etkileri nedeniyle hemen hemen her bronştaki doktora farklı nedenlerle defalarca başvurmakta tahliller istemekte tedavi talep etmektedirler. Nefes sorunları, kalp rahatsızlığı, mide rahatsızlıkları, kanser korkuları ile defalarca alan doktorlarına başvurmakta yapılan tahlil ve kontroller sonucu temiz çıkmalarına karşın panik bozukluğu kabullenmemektedirler.<br />
*İlerleyen yaşlarda başlanma oranı düşer<br />
*İçe dönük, mükemmeliyetçi, telaşlı, aceleci, sıkıntılı insanlar daha yatkındır.<br />
*Alkol ve madde bağımlılığı riski yüksektir. ve tersi içinde aynı durum gecerlidir.<br />
*Devamlı baskı, stres altında olmak ağır travmalar geçirmek(aile sorunları boşanma ölüm gibi) riski arttırır<br />
*Hayır diyememe,  bağımlı kişilik yapıları, özgüven sorunu yaşayan insanlarda, iletişim sorunu yaşan (nefe öfke kzıgınlı) hislerini dışa vuramayan insanlarda, bastırılmış kimliğe sahip insanlarda ortaya ihtimali daha yüksektir.<br />
*Depresyon geçirmiş yada geçirmekte olan, sosyal fobiye sahip insanlarda daha sık görülebilir</h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Panik Atak Başlıca belirtileri nelerdir?]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/panik-atak-baslica-belirtileri-nelerdir/</link>
<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 11:54:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/panik-atak-baslica-belirtileri-nelerdir/</guid>
<description><![CDATA[-Kalp çarpıntısı -Göğüs kafesinde bası hissi ve sıkışma -Hızlı nefes alıp verme veya nefes alamama -]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><strong>-Kalp çarpıntısı<br />
-Göğüs kafesinde bası hissi ve sıkışma<br />
-Hızlı nefes alıp verme veya nefes alamama<br />
-Mide kasılmaları, krampları, karında ağrı, şişkinlik,  gaz oluşması<br />
-Dünyanın sonu gelmiş hissi<br />
-Sebepsiz bir şey olacakmışçasına aniden başlayan korkular<br />
-Ölümcül yada çözümsüz bir hastalığı olduğu korkusu<br />
-Eller ve ayaklarda istemsiz boşalmalar hissizlik<br />
-Terleme<br />
-Baş dönmesi,  bayılma hissi<br />
-Farklı bir dünya aleminde yaşıyormuş gibi hissetme, bir sis perdesinden arkasından bakıyormuş hissi<br />
-Üşüme, ürperme yada ateş basma hissi<br />
-Korkunç bir şey olacakmış gibi hissetme</strong></h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Panikatak nedir?]]></title>
<link>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/panikatak-nedir/</link>
<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 11:53:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>fakioglu</dc:creator>
<guid>http://cikmazdayim.wordpress.com/2009/08/22/panikatak-nedir/</guid>
<description><![CDATA[Panik atak nedir? Ansızın,  herhangi bir yerde beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun kaygı, bunaltı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><strong>Panik atak nedir?</strong></h2>
<h2><span style="color:#800000;">Ansızın,  herhangi bir yerde beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun kaygı, bunaltı, korku, sıkıntı karışımı nöbetlerdir. oldukça yoğun yaşanır. Kişi her şeyin sonu geldiğini kalp krizi, felç geçireceğini, dünyanın sonu geldiğini, düşüp bayılacağını, kötü şeylerin olacağını düşünür.  Koşup kaçmak hemen bir sağlık kurulusuna sığınmak ister. Bir hastaneye girmesi bir doktorla karşılaşması bile nöbetin sona ermesini sağlayabilir. Bir kişi sürekli olarak stres ve korku ile yaşadığında vücut kimyası değişir. Vücut gerilim kimyasalları üretmeye başlar. Bunların bizi ne şeklerde etkilediğini aşağıda panik bozukluklarla birlikte sık rastlanan rahatsızlıklar bölümünde görebilirsiniz. Vücut talep edilen gerilim kimyasallarını karşılayabilmek için vücudun oksijene ve belli başlı gıdalar, vitaminlere, minerallere olan ihtiyacı artar. Kötü beslenme, yoğun stres ve korku, yorgunluk bu etmenlerden ikisi ya da üçü bir araya geldiğinde bir kısır döngü yaratır ve kendini tekrar eder.<br />
Stres, korku, iç çatışmalar, psikolojik etmen ve yatkınlıklar &#62; gerilim kimyasal üretimi &#62;Kötü besleme &#62;uykusuzluk &#62; panik atak &#62; stres Şeklin de giden bir mekanizma işler hale geli</span></h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HİPNOZ HİZMETLERİMİZ]]></title>
<link>http://hipnoz.wordpress.com/2008/09/29/hipnoz-hizmetlerimiz/</link>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 13:42:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>pedegog</dc:creator>
<guid>http://hipnoz.wordpress.com/2008/09/29/hipnoz-hizmetlerimiz/</guid>
<description><![CDATA[HİZMETLERİMİZ YEDİ-YİRMİDÖRT  PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANIŞMANLIK, KİŞİSEL GELİŞİM ve EĞİTİM HİZMETLERİ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p class="style16" align="center">HİZMETLERİMİZ</p>
<p class="style16" align="center">YEDİ-YİRMİDÖRT  PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANIŞMANLIK, KİŞİSEL GELİŞİM ve EĞİTİM HİZMETLERİ<br />
Rıhtım cad. KADIKÖY<br />
Telefonlarımız:<br />
05057675885 &#8211; 05333738123 &#8211; 02163476003<br />
www.ekremculfa.com<br />
Assoc. Prof. Dr. Ekrem Çulfa<br />
MSN: ekremculfa@hotmail.com</p>
<p class="style18" align="center">
<table border="1" cellspacing="4" cellpadding="8" width="600" bgcolor="#ffffff">
<tbody>
<tr>
<td bgcolor="#ffe991">
<div class="style14"><span class="style17">PANİK ATAĞA SON</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffffff">
<div><span class="style14"><span class="style14">EĞİTİMDE VE SINAVDA BAŞARI</span></span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffffff">
<div><span class="style14">MÜKEMMELİYETÇİLİĞE SON </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="19">
<div><span class="style14">SİGARAYA SON</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffffff">
<div><span class="style14">SOSYAL FOBİYE SON </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<div><span class="style14">TAKINTILI DÜŞÜNCEYE SON </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffffff">
<div class="style14">TRAVMALARA SON<a href="http://www.ofelyathomashipnoz.com/tupbebek.asp"> </a></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<div><span class="style14">SONSUZA DEK KİLOLARA SON </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#ffffff">
<div><span class="style14">ÖFKE  KONTROL BOZUKLUĞUNA SON</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<div><span class="style14">OKUDUĞUNUZ HERŞEYİ HATIRLAYIN </span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ Panik Atak Nedir?]]></title>
<link>http://amatorblog.wordpress.com/2008/05/08/panik-atak-nedir/</link>
<pubDate>Thu, 08 May 2008 23:37:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>mstfozdnc</dc:creator>
<guid>http://amatorblog.wordpress.com/2008/05/08/panik-atak-nedir/</guid>
<description><![CDATA[Buradaki Sitede yazdığına göre: Panikatak, başta &#8220;Panik Bozukluk&#8221; olmak üzere, birçok ps]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;"><a href="http://www.panik-atak.com" target="_blank">Buradaki</a> Sitede yazdığına göre:</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Panikatak</strong>, başta &#8220;<strong>Panik Bozukluk</strong>&#8221; olmak üzere,  birçok psikiyatrik bozuklukta ve bazı fiziksel hastalıklarda  (Tiroid  bezinin aşırı çalışması, kan şekeri düşüklükleri, enfeksiyon hastalıkları,  kansızlık gibi&#8230;) görülebilen; beklenmedik bir anda, herhangi bir yerde ortaya  çıkan; yoğun kaygı, bunaltı, korku karışımı bir nöbettir.<!--more--></p>
<p style="text-align:justify;">Bu nöbet kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık  duygusu yaşatır ki, kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiğini, öleceğini  hisseder. Bu korku fırtınasını yaşayan insan, doğal olarak o ortamdan ve  durumdan kaçma, uzaklaşma davranışı gösterir, bir an önce yardım alınabilecek  bir sağlık kuruluşuna müracat edilir. Çoğu kez de hastane, doktor gördüğünde  kişide rahatlama olur ve nöbet geçebilir. <strong>Panik</strong> <strong>atak</strong>ı yaşayanların  bazıları, o esnada kalp krizi geçirdiklerini ve öleceklerini hissederler.   İlk defa hayatla ölüm arasındaki o ince çizgide, kendisini ölüme yakın hisseden  kişi, büyük bir korku ve dehşet yaşar. Bazısı o an kim varsa, ona vasiyetini  söyler. Telaş ve kaygıyla bir an önce acilen doktora yetişmek için etrafına  yalvarır. Kimisi aklını kaçıracağını, felç geçireceğini, kontrolünü  yitireceğini, düşüp bayılacağını hisseder.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong><a href="http://www.panik-atak.com/">Panik atak</a></strong> geçtikten sonra; kişi üzerinden kamyon geçmiş gibi hisseder. Müthiş bir  yorgunluk,  isteksizlik, sese, gürültüye, kalabalığa, ışığa karşı  tahammülsüzlük ortaya çıkar. Yatmak, dinlenmek en iyi bir seçim olur. Yanında  güvendiği birisi olsun ama soru sormasın, fazla konuşmasın istenir.Bunlar zaten  bir &#8220;harpten çıkmış&#8221; insanı daha da yorar.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>01 &#8211; PANİK ATAK TÜRLERİ</strong></p>
<p>1. Beklenmedik <strong>Atak</strong>lar: Nedensiz,birden ortaya çıkan nöbetler. <strong>Panik</strong> bozuklukta bu tür <strong>atak</strong>lar vardır.<br />
2. Duruma bağlı olanlar: Korkulan bir kedi, köpek veya başka bir nesneyle yada  bir durum karşısında ortaya çıkar.<br />
3. Durumsal yatkınlık gösterilen <strong>panikatak</strong>lar: Genellikle destekleyici  bir etken vardır, ama her zaman panik oluşmaz. Örneğin araba kullanırken <strong> panik</strong> <strong>atak</strong> oluşmaktadır. Bazen araba kullandıktan sonra atak  geçirmektedir&#8230;</p>
<p><strong>Panik Atağın</strong> 13 bedensel bilişsel belirtisi vardır.Bunlardan 4 tanesinin  olması nöbet için yeterlidir çoğunlukla 7-10 arası belirti yaşanmaktadır. Nöbet  hızlı başlangıçlıdır, 10 dakikada zirveye çıkar. Bazen yarım veya bir saat  sürebilir. <a href="http://www.panik-atak.com" target="_blank">Devamı&#62;&#62;&#62;</a></p>
<p><a href="http://www.panikatak.org/" target="_blank">Şu Sitede</a> İse Daha Başka Bir Anlatım Var&#8230;</p>
<p align="justify"><span style="font-family:trebuchet ms,verdana,arial,helvetica;"><strong>Panik atak</strong> ile ilgili olarak ilk bilmeniz gereken <strong>panik atak nedir</strong>? Bu sorunun  cevabını öğrendikten ve <strong>panik </strong>atağın ne olduğunu anlayabildikten sonra bu  durumdan da kurtulabilirsiniz. <span style="text-decoration:underline;">Panik atak</span> en kısa ve öz tabiri ile ani  olarak ortaya çıkan endişe &#8211; kaygı nöbetidir. Bu endişe ve kaygı nöbeti kişinin  vücudunda bazı fiziksel belirtilerle kendini gösterir, bu yüzden de çoğu zaman  kişide yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaratır. Bu yoğun korku duygusu  içinde kişi, çok kötü birşey olacağını, onun için sonun geldiğini, öleceğini  veya kalp krizi geçireceğini düşünür. Bu şekilde yoğun bir korku içinde olan  kişi doğal olarak o ortamdan kaçmak, uzaklaşmak ister, yardım alabileceği bir  sağlık kuruluşuna gitmek ister. Çoğu zaman gidilen bir  hastanede veya acil  serviste herhangi bir girişimde bulunmaksızın bu belirtiler geçer ve kişi  kendini iyi hisseder. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family:trebuchet ms,verdana,arial,helvetica;"> <span style="background-color:#c0c0c0;">Panik</span> nöbeti sırasında aşağıdaki  belirtiler görülebilir. Bu belirtilerden dört tanesinin görülmesi çoğu zaman  yeterli olur. Genel olarak kişiler nöbetler sırasında bu belirtilerde 7-10 arası  belirti yaşamaktadırlar.</span></p>
<p><span style="font-family:Trebuchet MS;font-size:x-small;"><span style="color:#84aade;"><strong>1 -</strong></span><span style="color:#87a9df;"> </span>Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama<br />
<strong><span style="color:#84aade;">2 &#8211; </span></strong>Terleme<br />
<strong><span style="color:#84aade;">3 &#8211; </span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Titreme ya  da sarsılma<br />
<strong><span style="color:#84aade;">4 -</span><span style="color:#87a9df;"> </span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma<br />
<strong><span style="color:#84aade;">5 -</span><span style="color:#87a9df;"> </span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Soluğun kesilmesi<br />
<strong><span style="color:#84aade;">6 -</span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Göğüs  ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma<br />
<strong><span style="color:#84aade;">7 -</span><span style="color:#87a9df;"> </span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Bulantı ya da karın ağrısı<br />
<strong><span style="color:#84aade;">8 -</span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Baş  dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma<br />
<strong><span style="color:#84aade;">9 -</span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong> Derealizasyon ya da Depersonalizasyon (Dış dünya yada kendisi gerçekliğini  kaybetmiş gibi hissetme).<br />
<strong><span style="color:#84aade;">10-</span><span style="color:#87a9df;"> </span></strong>Kontrolünü  kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu<br />
<strong><span style="color:#84aade;">11-</span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Ölüm  korkusu<br />
<strong><span style="color:#84aade;">12-</span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Uyuşma ve  karıncalanma duygusu<br />
<strong><span style="color:#84aade;">13-</span><span style="color:#ff0000;"> </span></strong>Üşüme  ürperme ve ateş basması  <a href="http://www.panikatak.org/" target="_blank">Devamı&#62;&#62;&#62;</a><br />
</span></p>
<p style="text-align:justify;">
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
