<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>pkk-kamplari &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/pkk-kamplari/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "pkk-kamplari"</description>
	<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 07:56:19 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Eski PKK'lı Halil Ata&ccedil;, Akt&uuml;t&uuml;n'e baskın planı Ergenekon'dan]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/23/eski-pkkli-halil-ata-akttne-baskin-plani-ergenekondan/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 04:31:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/23/eski-pkkli-halil-ata-akttne-baskin-plani-ergenekondan/</guid>
<description><![CDATA[Eski PKK&#8217;lı Halil Ataç, &#8220;Aktütün&#8217;e baskın planı Ergenekon&#8217;dan&#8221; dedi. T]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><img style="display:inline;border:0;margin:0 7px 0 0;" title="Halil Ataç" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/halilata.jpg?w=250&#038;h=205" border="0" alt="Halil Ataç" width="250" height="205" align="left" /> Eski PKK&#8217;lı Halil Ataç, &#8220;Aktütün&#8217;e baskın planı Ergenekon&#8217;dan&#8221; dedi. Türkiye gazetesinden Osman Sağırlı, Ataç&#8217;la Kuzey Irak&#8217;taki evinde röportaj yaptı&#8230;</strong></p>
<p>Halil Ataç&#8230; Bir dönem PKK&#8217;nın en önde gelen isimlerinden, aynı zamanda <strong>örgütün istihbarat sorumlusuydu</strong>. PKK başkanlık konseyi üyeliği de yaptı. Öcalan&#8217;ın sözde eyalet komutanı. Örgütten ayrılmak isteyenlere işkence yapanlardan. Güvenlik birimlerinin kayıtlarında 1988 ile 2004 yılları arasında Irak ve Türkiye&#8217;de 400&#8242;den fazla kişinin hayatını kaybettiği çatışmalardan sorumlu. Türkiye gazetesinden Osman Sağırlı, Ataç&#8217;la Kuzey Irak&#8217;taki evinde röportaj yaptı&#8230;</p>
<p><!--more--></p>
<p><strong>TRENDEN ATLADIK </strong></p>
<p><strong>* Örgüte nasıl girdiniz? </strong></p>
<p>- Devrimci mücadeleye katılmam öğrencilik yıllarımda oldu. 68 kuşağından etkilendim. 1977 yılında öğretmen Mahmut Bedir&#8217;in ölümünden dolayı tutuklandım. Urfa&#8217;ya götürüldüm 4 ay hapiste yattım. Sıkıyönetimin ilanından sonra Adana, Diyarbakır Cezaevlerine sürgün edildim. Bu süreçte Kemal Pir de aynı suçtan ceza almıştı. 1979 yılının ekim ayında Kemal, Urfa cezaevinden kaçtı. Ben de bundan cesaret alarak 9 Kasım&#8217;da Adana Cezaevinden kaçtım. Suriye&#8217;de buluştuk.</p>
<p><strong>* Neden Suriye? Önceden haberleştiniz mi? </strong></p>
<p>- PKK&#8217;nın kuruluşundan önce 1977&#8242;den itibaren birçok toplantıda bulunmuştum. Ama ilk kuruluş esnasında biz cezaevindeydik&#8230; Kaçınca bana haber geldi, “Apo seni bekliyor” dediler. Suruç&#8217;tan kaçakçılar silahlı milahlı iki üç arabayla geldi, beni ortadaki arabaya aldılar. Suruç&#8217;a gittik oradan trene bindik. İki üç arkadaş daha geldi. Tren Suriye sınırına girip çıkıyor. Tam o noktaya geldiğimizde “atlayın” dediler. Tren hızlı gidiyor, nasıl atlayayım? Atlayan atlayana, biz de atladık. Oradan da Suriye&#8217;ye gittik. Oradan Lübnan&#8217;daki kamplara geçtik&#8230;</p>
<p><strong>FİLİSTİN&#8217;E YOLCULUK </strong></p>
<p><strong>* Neden örgütte öne çıkan insanlar, Filistin kamplarını tercih etti? </strong></p>
<p>- Sanıyorum bir sıkışma oldu. Geçmişte de Kürtler sıkışma olunca Lübnan, Suriye gibi yerleri tercih etmiş. Apo&#8217;nun Suriye geçişi, PKK&#8217;nın kuruluşunda yer alan bazı isimlerin yakalanmasından sonra oldu. Apo 79 temmuzunda geçti. Benden bir ay önce giden Kemal Pir vardı. Ben ve yanımda iki kişi daha gittik. O ilk gruptan gidenlerden birçok kişi öldürüldü. Aslına bakarsanız benim yaşamam tamamen tesadüfidir. Onlardan çok kalan olmadı. Sadece savaşmayanlar kaldı.</p>
<p><strong>* Kimdi bunlar? </strong></p>
<p>- Cemil Bayık, toplasan kuzeyde kalışı bir yılı geçmez. Duran Kalkan&#8217;ı toplasan 3 ayı geçmez. Osman Öcalan var, o hiç sınırdan geçmemiş. Karasu zaten cezaevindeydi, son süreçte geldi. Bir tek şimdiki yönetimden Karayılan var. 92 haziranında Avrupa&#8217;dan geldi, bir süre güneyde kaldı, çatışmalarda da bulundu.</p>
<p><strong>* Başkanlık konseyinde yer alan insanlara karşı bir tespitiniz var mı? </strong></p>
<p>- Pozisyonları çok uygun düşmedi. Kalkan, basın işlerine bakardı. Karasu, cezaevindeydi; Öcalan propagandacıydı, kampı idare edebilirdi. Gerçi savaş dışı alanlarda hepsi yetenekliydi. Yıllardır yöneticilik yaptıklarından hepsini tanıyorlardı.</p>
<p><strong>KIBRIS RUM BAĞLANTISI </strong></p>
<p><strong>* Sizin bir de Kıbrıs maceranız var galiba?</strong></p>
<p>- Evet&#8230; 12 Eylül&#8217;den bir hafta sonra Kıbrıs Rum kesiminde bazı kişilerle görüşmeler yaptım. Daha çok oradan Türkiye&#8217;ye geçiş yapabilir miyiz, oradaki örgütlerin desteğini alabilir miyiz? diye&#8230; Komünist Parti ve Kıbrıs Sosyalist Partisi (HEDEK) ile görüştüm. Yanımda bir tercüman vardı. Size destek veririz, yardımcı oluruz dediler. Orada PKK kampları kuruldu PKK ile ilişkiler gelişti, PKK temsilcileri oldu. Ama ben tutuklandığım için bu süreci ilk zamanlar çok takip edemedim.</p>
<p><strong>* Nerede tutuklandınız? </strong></p>
<p>- Kıbrıs&#8217;tan Lübnan&#8217;a dönüşümde sahte İran pasaportuyla yakalandım. Beni İran&#8217;a gönderdiler. İran&#8217;a giden uçak Ürdün&#8217;den aktarma yaptı. Aktarma sırasında ben uçaktan ayrıldım. O sahte pasaportla tekrar aynı havaalanında Ürdün&#8217;e kaçak giriş yaptım. Velhasıl arkadaşlara, “Kaçak giriş yaptım. Suriye sınırını tanıyan bir dost gönderin beni sınırdan geçirsin” diye not yazdım. Gönderdikleri arkadaş konuşmuş sağda solda&#8230; Bir şoföre “Tanıdığım biri var getirirsen sana para veririm” demiş. Adam Ürdün istihbaratındanmış onu yakalıyorlar. Fotoğrafım adamın elinde, geldiler beni de yakaladılar.</p>
<p><strong>BİR TÜRK BENİ TANIDI </strong></p>
<p><strong>* Ama görüyorum ki yine kaçmayı başarmışsınız? </strong></p>
<p>- Beni sorgulamaya başladılar. Onlar niye geldiğimi sordukça ben Suriye&#8217;ye geçiş yapmak için İran&#8217;a gitmemek için geldim, İran&#8217;da o sürede devrim olmuş kelleler gidiyor ben İranlıyım diyorum. Farsça konuşuyorlar bilmiyorum. İran Kürdüyüm deyip öyle biraz kurtarmaya çalışıyorum. Fakat Kürtçem Türkiye&#8217;ye benziyor. O zaman Türkiye&#8217;den bazılarını getirdiler. Elçilikten bazıları geldi bir şey çıkaramadı. Eski Bitlis senatörü Ziya Şerefhan geldi. “Ben senin amcanım bana doğruyu söyle sana yardımcı olayım” diye konuşturmaya çalıştı. Ben ona yanlış girdim dememe rağmen hapisten kurtulamadım. 3 ayı hücrede olmak üzere 11 ay hapiste kaldıktan sonra 1981 yılında ellerinden kaçtım. Kuzey istikametini tutarak Suriye&#8217;ye Apo&#8217;nun yanına geldim.</p>
<p><strong>* Filistin macerasından sonra Bekaa&#8217;ya mı geçtiniz?</strong></p>
<p>- Filistinlilerin yanında dağınıktık, çeşitli yerlerde hem Fettah&#8217;ta hem demokratik cephede hem George Habaş&#8217;ın yanında gruplarımız vardı. 40-50 kişilik gruplardı bunlar. 1982 İsrail savaşının ardından Bekaa&#8217;ya geçtik. İkinci kongre sürecinde 1983 yılının 5 martında aldığımız kararla 6 martta uçakla İran üzerinden dağa geldik.</p>
<p><strong>* Öcalan ile kaç yıl kaldınız?</strong></p>
<p>Epey kaldım Suriye&#8217;de, Lübnan&#8217;da bir iki yıl kaldım. Sonra belli aralıklarla gelip kalıyordum. Türkiye&#8217;ye geçtikten sonra da bütün kongrelere katıldım. Son ikisi hariç.</p>
<p><strong>AMERİKALILARLA PAZARLIK </strong></p>
<p><strong>* Peki ipi koparan ne oldu?</strong></p>
<p>- Kongra-Gel kongresinde tartıştık. Üretirsen mesele yok. Ama savaşın kanunu var üretemezsen seni yer. Biz de üretemiyorduk; Şimdilik savaşı biraz geri çekelim. Silahları hemen bırakmayalım ama siyasal ortama girelim. Gerilla geri dursun, ileride bir imkan doğar gerillayı da ortadan kaldırmak gerekir. Halk artık bu savaşın yükünü çekecek durumda değil. Gerilla rolünü tamamladı dedik. Bu çok yerinde bir tespitti.<br />
Buradaki Kürtlerle savaşıyorduk bu bize de zarar veriyordu. Öte yandan; Her gün anti emperyalistlik falan. Artık bu teori oldu, bir işe yaramıyor. Amerika geldi Irak&#8217;ı işgal etti komşu olduk. Dedik ki gelin bir ilişki geliştirelim; Hatta ben Musul&#8217;dayken bir iki kere ilişki kurdum. Amerikalıların belli bir yaklaşımı vardı. “Artık Apo yakalanmış bu savaşı sürdürmeyin. Durdurursanız Türkiye ile aranızda ilişki geliştirmenize arabuluculuk yaparız, çözüm konusunda rol oynayabiliriz” dediler. Biz gittik bunu dağda da tartıştık.</p>
<p><strong>* Bu görüştüğünüzü söylediğiniz Amerikalılar yetkili kişiler miydi? </strong></p>
<p>- Yetkililerdi ama yetki düzeylerini belirtmiyorlardı. Ben şuyum, buyum diyen de olmadı.</p>
<p><strong>MUSUL VE KERKÜK&#8217;E YERLEŞECEKTİK </strong></p>
<p><strong>* Sadece bu konularda mı ters düştünüz?</strong></p>
<p>- Hayır&#8230; O dönem Saddam düşecek biz ne yapacağız, hesabı yapıyorduk. Bir konumlanmamız var Kerkük&#8217;ten Musul&#8217;a PKK&#8217;yı bu süreçten faydalandırmak istiyorduk. İşte aşiretlerle ilişki içindeyiz, çevre ile bağlantılarımız var. Örgütlerle ilişkideyiz. Bu arada örgütte infazlar sürüyor, tek tek kelleler gidiyor.</p>
<p><strong>* İç infazlara ilişkin bir rakam var mı? </strong></p>
<p>- Sayı olarak bilmiyorum ama çok var. Yüzlerle, binlerle ifade ediliyor. Bir sürü insan infaz edildi. Duyuyoruz, görüyoruz, biliyoruz. Vay falan taktik dışıdır, filanın filanla ilişkisi var, bu savaşa gelmedi, yok öteki kaçacak bitirin&#8230; Olmaz ki, bu kadar çok insan acımasızca yok yere harcandı.</p>
<p><img style="display:inline;border:0;" title="221120091552596804464_3" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/221120091552596804464_3.jpg?w=465&#038;h=359" border="0" alt="221120091552596804464_3" width="465" height="359" /></p>
<p>Velhasıl biraz daha dedik farklı reformlar geliştirelim. Kendi yönetim meselemizi biraz sivil kesimle ortak geliştirelim. Zübeyr Aydar falan onları Avrupa&#8217;dan çağırdık onları da yönetimlere dahil etmek istedik. Kongra-Gel&#8217;de bu yönde çok karar aldık. Bunlar bu defa bizi nereye götürmek istiyorlar. Bizi Amerika&#8217;ya teslim edecekler gibi kazan kaldıranlar oldu. Cemil Bayık, Ali Haydar Kaytan, Mustafa Karasu, Dursun Kalkan&#8230; Bunlar pirelenmeye başladılar. Gelin dağda tartışalım, tekrar gittik bir aya yakın bu meseleleri tartıştık. Apo&#8217;dan cevap ters gelince 100 kişi 2004 yılında bağlantıyı kopardık. 13 kişi Merkez komite konumundaydı</p>
<p><strong>* O amaçtan sapıldı mı? </strong></p>
<p>- Amaç mı kaldı. Bu amaçtan çıkan başta Apo&#8217;nun kendisi oldu. Bağımsız Kürdistan istemiyorum, iktidar istemiyorum devlet istemiyorum, ayrılmayı istemiyorum&#8230; Eee biz bunun için mi yola çıktık. O zaman savaşmanın anlamı var mı? Niye savaşacağım ki?</p>
<p><strong>AKTÜTÜN BASKINI </strong></p>
<p><strong>* Ergenekon ciddi ciddi var mı örgüt içinde?</strong></p>
<p>- Bu son süreçte duyduğum, bildiğim kadarıyla dolaylı olarak bazıları görüşmüş, Aktütün karakolu baskınları olmuş. Bunların belli bağlantıları var. Türkiye&#8217;deki Ergenekon bunlara bazı bağlantılar, planlar sundular.</p>
<p><strong>* Yabancı istihbarat işi değil mi?</strong></p>
<p>- Bazı abartılar oldu, Alman istihbaratı falan gibi. Bunların hepsi saptırma, askerin hangi saatte nöbet değiştireceğini ne bilsinler. Bu tamamen Ergenekon&#8217;un işi. Çünkü PKK var olduğu sürece onlar da var olacak. PKK&#8217;nın her türlü eylemi onların elini güçlendirecek. Her türlü eroini sevk ediyor, işini yürütüyor. PKK&#8217;yı ortadan kaldırırsa nasıl var olacak. Örgütte birkaç Alman var. İran ve Suriye Kürtleri var. Rus Kürtleri, Kazak Kürtleri de var. Ama onlar macera arıyor.</p>
<p><strong>TEKRAR DAĞA ÇIKMAK İSTEDİM </strong></p>
<p><strong>* Türkiye&#8217;nin attığı adımları nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p>- İş buraya geldikten sonra Türkiye&#8217;nin attığı adımlar çok önemli. Mücadele artık başka dille yönetiliyor.</p>
<p><strong>* 99&#8242;da Apo bağımsız cumhuriyet talebinden vazgeçti. Bu tarihten sonra örgüte katılanların amacı neydi? Anlamsız değil mi? </strong></p>
<p>- Genç adamlar tabii&#8230; Türkiye de tahrik ediyor. Baykal&#8217;ı, Bahçeli&#8217;yi dinleyince neredeyse silahı verin yeniden dağa çıkayım diyeceğim. Bu kadar da olmaz. Netice itibariyle Kürtler bir halktır. Bu kadar boş laf etmenin gereği yok. Hele Baykal sen bu kadar proje sunacaksın bu kadar da karşı çıkacaksın.</p>
<p>Tamam PKK&#8217;nın propagandaları da etkili oluyor. Ama sen böyle konuşursan adam tahrik olur. Kürt insanıdır, kafaya koydu mu gider dağa çıkar.</p>
<p><strong>* Öcalan içeride bu iktidar nereden kaynaklanıyor?</strong></p>
<p>- Bir kere PKK tamamen Apo&#8217;nun iki dudağının arasında, o ne derse o olur. Karayılan, Bayık onun bilgisi dışında bir şey yapamaz. Ondan çok korkarlar. Çünkü Apo onlarla ilgili “şu ajandır” dedi mi, o kişinin 20 -30 yılının anlamı kalmaz, hayatı kayar. Apo sistemini gücünü ona göre kurdu. Bunun dışına çıkan biter. Türkiye PKK&#8217;nın sistemini henüz çözebilmiş değil. Bunu çözdüğü anda PKK&#8217;yı zaten bitirir.</p>
<p><strong>ÇOBANLAR DÖNDÜ </strong></p>
<p><strong>* Geri dönüşleri nasıl yorumluyorsunuz? </strong></p>
<p>- Teslim olmaya gelen adamın nara atmasına gerek var mı? Gelenler ahım şahım insanlar değil ki. Tamam insandır ama kimi çobandır kimi bilmem nedir.</p>
<p><strong>* Siz dönmeyi düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>- Geri dönme şartları benim açımdan oluşmuş değil. Bir kere Bahçeli kendini bu kadar sıka sıka konuşurken gelip ne yapacaksın? Bu ortama güvenerek nasıl dönersin bu durum dağa da yansımış durumda. Bakıyor görüyorlar. Bunları milim milim değerlendiriyorlar.</p>
<p><strong>* Hükümeti bu mücadelede yalnız buluyor musunuz?</strong></p>
<p>- En azından bir şeyler yapmak istiyor . Abdullah Gül samimi. Tayyip Erdoğan onun yerinde olsa o da belki öyle olurdu ama siyasetin içinde. En azından AK Parti&#8217; de samimiyet görüyorum. Kürtler için bir şey yapmak istiyorlar.</p>
<p><strong>* Çözüm sürecinde yeni saldırılar, şehitler var, bunu kim yapıyor? </strong></p>
<p>- Bir kere bunu barışı istemeyenler yapıyor. Ama PKK olduğunu düşünmüyorum. Çünkü onlar bir karar aldıysa buna mutlaka uyar. Fakat münferit hareketleri de inkâr edemeyiz. Dediğim gibi adres farklı olabilir.</p>
<p><strong>* Türkiye&#8217;ye dönerseniz ne yapacaksınız?</strong></p>
<p>- Sadece gezmek istiyorum. Hiçbir şey istemiyorum. Turist olmak istiyorum. Ne ev ne araba hiçbir şey istemiyorum.</p>
<p>Kaynak: Türkiye Gazetesi</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ERGENEKON'U RESMEN KABUL ETTİ]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/12/28/ergenekonu-resmen-kabul-etti/</link>
<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 00:10:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/12/28/ergenekonu-resmen-kabul-etti/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon&#8217;un en derin tetiklerinden Semih Tufan Günaltay mahkemede bir konuştu&#8230; Akın Bir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://s.aktifhaber.com/images/news/52050.jpg" alt="" /><b>Ergenekon&#8217;un en derin tetiklerinden Semih Tufan Günaltay mahkemede bir konuştu&#8230;</b>
<p>Akın Birdal Suikastinin tetikçisi ve Ergenekon&#8217;un pekçok derin işinde kullanılan Semih Tufan Günaltay, Ergenekon&#8217;a Mehmet Eymür&#8217;ün isteği ve çalışmaları sonucu dahil edildiğini savundu. Bu sözler Ergenekon&#8217;un kabulüydü. Günaltay, Mehmet Eymür ve Yeşil hakkında bugüne kadar duyulmamış bilgiler verdi.</p>
<p>Ergenekon davasında dün savunmasını yapan Semih Tufan Gülaltay, Türkiye&#8217;de &#8216;küresel bir örgüt&#8217; olduğunu anlattı, Ergenekon operasyonunda &#8216;deşifre olanların tasfiye edildiğini&#8217; söyledi: &#8220;Buna istihbarat çevrelerinde &#8216;bit silkeleme operasyonu&#8217; denir. Bu öyle bir operasyondur.&#8221; </p>
<p><!--more-->
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nce Silivri Cezaevi&#8217;nde görülen davanın dünkü duruşmasında mahkeme heyetinin önünde Semih Tufan Gülaltay vardı. Gülaltay, savunmasının büyük bir bölümünde eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür&#8217;ü suçladı. </p>
<p>Birçok faili meçhulde Eymür&#8217;ün parmağı olduğunu ileri sürdü. Ergenekon&#8217;a Mehmet Eymür&#8217;ün isteği ve çalışmaları sonucu dahil edildiğini savundu. MİT operasyon dairesi adına Avrupa&#8217;da çalışan Osman Nuri Van isimli arkadaşının Dursun Karataş&#8217;ı yakalamaya gittiği Belçika&#8217;da 1998&#8242;de öldürülmesi ve MİT&#8217;in onun cenazesine sahip çıkmaması sebebiyle Mehmet Eymür&#8217;le aralarının açıldığını kaydetti. 1996 yılında Eymür&#8217;ün kendisini çağırması üzerine Ankara&#8217;da MİT&#8217;teki görüşme odasında 4,5 saat toplantı yaptıklarını aktardı. Eymür&#8217;ün bu toplantıda kendisinden yurtdışındaki, Suriye&#8217;deki PKK kampları konusunda yardım istediğini ileri sürdü: &#8220;Doğu Anadolu&#8217;da sınır ilinde yurtdışından gelmiş zevatla ilgili operasyon yapmak için beni ekiple göndermiştir. MİT&#8217;in arşivinde vardır. Sorulsun.&#8221; </p>
<p>Eymür&#8217;ün yardımcısı Duran Fırat&#8217;ın Ankara Beyler Lokantası&#8217;nda kendisini &#8216;Yeşil&#8217; olarak bilinen Mahmut Yıldırım ile tanıştırdığını söyledi. Yıldırım&#8217;ın, &#8216;Eymür&#8217;ün yoldan çıktığını&#8217; anlattığını öne sürdü. Ayrıca, Eymür&#8217;ün kendisiyle görüşmesini istemediğini aktardığını ileri sürdü. </p>
<p>EYMÜR&#8217;E TERS DÜŞEN ÖLDÜRTÜLÜR</p>
<p><strong>&#8216;Osman Nuri Van, Mahmut Yıldırım ve Necip Hablemitoğlu gibi Eymür&#8217;e ters düşmüş insanların ya öldüğünü ya da öldürüldüğünü&#8217; </strong>savundu. Eymür&#8217;ün bir &#8216;kumarhane kralı&#8217; ile ortak işler yaptığını, bir otelin kral dairesinde kaldığını&#8217; iddia etti: &#8220;Suç duyurusunda bulunuyorum. Ömer Lütfi Topal&#8217;ı kim öldürdü? Ölümü kimin işine yaradı, kiminle rekabeti vardı?&#8221; şeklinde konuştu. </p>
<p><strong><font color="#ff0000">ERGENEKON&#8217;UN TANIMINI YAPTI</font></strong></p>
<p>Gülaltay, Ergenekon operasyonlarını da şöyle tanımladı: <strong>&#8220;Küresel örgüt, Türkiye&#8217;deki eski bağlantılarını tasfiye ediyor. Buna istihbarat çevrelerinde &#8216;bit silkeleme operasyonu&#8217; denir. Deşifre olanlar tasfiye edilir. Örgütün üstüne gidiliyor gibi yapılır. Sulandırma yoluna gidilir. Dosya kapatılır, yargı ve kamuoyu tatmin edilmiş olur. Bu öyle bir operasyondur. Bu tahkikat genişlemelidir. Bu örgütün siyasi ve bürokrasi bağlantıları da buraya getirilmelidir.&#8221; </strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de bir örgüt olduğunu ve 170 yıllık bu örgütün Tanzimat Fermanı&#8217;nın açıklanmasından sonra kurulduğunu, devletin istihbaratına, her yerine nüfuz etmiş örgütün &#8216;ulusal&#8217; değil &#8216;küresel&#8217; olduğunu savundu. </p>
<p><b>&#8216;28 Şubat sürecini Mehmet Eymür planladı&#8217;</b> <br />Semih Tufan Gülaltay, 28 Şubat sürecini de Mehmet Eymür ve sağ kolu Cemal Alpaslan Ertuğ&#8217;un planladığını&#8217; öne sürdü. Dev-Yol&#8217;un Marmara Bölgesi sorumlusu olduğunu ifade ettiği &#8216;Ertuğ&#8217;un da Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan Arslan&#8217;ın Yeditepe Hukuk Bürosu&#8217;nu tutan ve döşeyen, Kırgızistan&#8217;a PKK&#8217;yı yerleştiren kişi olduğunu&#8217; savundu. DHKP-C&#8217;yi de kimin maniple ettiğinin ortaya çıkarılması gerektiğini anlattı: &#8220;Bu küresel örgüt, Mehmet Eymür gibi yüzlerce, binlerce profesyonelden oluşan bir örgüt. Ergenekon&#8217;un kurucusu Necabettin Ergenekon nerede?&#8221; </p>
<p>Savcıların soruşturmayı siyasallaştırdığını öne sürdü. İleride şartların değişmesiyle savcıların da suçsuz yere uzun cezalar alabileceklerini savundu. Akın Birdal suikastına adının karıştırıldığını söyleyen Gülaltay, &#8220;Birdal olayı ve Türk İntikam Tugayı (TİT), Mehmet Eymür ile ekibinin bana yakıştırmasıdır.&#8221; dedi. </p>
<p><strong>ERUYGURDAN EMİR ALDIĞINI İTİRAF ETTİ</strong></p>
<p>Gülaltay da sorgusunda emekli Orgeneral Şener Eruygur’la toplantı yaptıklarını, kendisinin Ulusal Birlik Platformu’nun İstanbul, Eruygur’un da Ankara’daki faaliyetlerini yürüttüğünü anlattı. </p>
<p>Türk İntikam Tugayı&#8217;nın (TİT) lideri olduğu iddia edilen Semih Tufan Gülaltay, Cumhuriyet mitinglerinin hazırlıklarının Ulusal Birlik Platformu&#8217;nun İstanbul&#8217;daki merkezinde Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Şener Eruygur ile yaptıkları toplantıyla başladığını açıkladı. </p>
<p>Ailesinin devlete yardım ettiğini söyleyen Gülaltay, Mehmet Eymür’ün kendisini bir grup arkadaşıyla birlikte bir sınır iline operasyona gönderdiğini öne sürdü.&#160;<br /><span class="HaberBaslik2"><br /><strong>‘Yeşil’le tanışma’</strong></span><br />Eymür ile MİT’te görevliyken tanıştığını belirten Gülaltay, şöyle konuştu: “1996’da Eymür’ün yardımcısı Duran Fırat, Ankara’da bir restoranda Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı benimle tanıştırdı. O gece masada kabinede olan bir bakan da vardı. Yeşil, o zaman aranan bir insan değildi. İstihbarat ve bürokratlarla oturup kalkan biriydi.”</p>
<p>Semih Tufan Gülaltay, yakından tanıdığı ve birçok faili meçhul cinayette adı geçen &#8216;Yeşil&#8217; kod adlı Mahmut Yıldırım&#8217;ı MİT eski Kontr Daire Başkanı Mehmet Eymür&#8217;ün öldürttüğünü ileri sürdü. </p>
<p><span class="HaberBaslik1"><strong>Karataş iddiası</strong></span><br />Belçika’da bir MİT görevlisinin şehit edilmesinden Eymür’ün sorumlu olduğunu ima eden Gülaltay, sunları söyledi: “Osman Nuri Van, Avrupa’da MİT’e hizmet etti. Van, Dursun Karataş’ın ev adresini tespit edip onu yakalamak için hazırlanan ekibe katılmak için uçağa bindi. Onu yolculayanlar arasında ben de vardım. Üç gün sonra Belçika’da şehit edildi. Karataş’ın yakalanmasından endişe eden grup, arkadaşımızın ensesine kurşun sıkarak şehit etti. Eymür’ün vasıtasıyla cezaevinden kaçırılan Tomtom kod adlı kişinin Eymür’ün Avrupa’daki tetikçisi olduğunu istihbarat çevreleri iyi bilir.”</p>
<p><strong><span class="HaberBaslik1">Belçika’da öldürülen kimdi?</span><br /></strong>Osman Nuri Van adlı kişi, 25 Aralık 1997’de Belçika Liege’de öldürülmüştü. Olayla ilgili olarak Belçika’nın, Fransa’da tutuklu bulunan Alaattin Çakıcı’yı “cinayeti azmettirmek”ten sorguladığı haberleri çıktı.&#160; <br />Belçika’nın, yargılamak için Çakıcı’yı Fransa’dan istediği belirtilmişti.&#160; Haberlerde, Belçika polisinin Van’ı MİT görevlisi olarak bildiği ve izlediği iddialarına da yer verildi.</p>
<p><b>TEKİN CEZAVİNDE ZİYARET ETTİ</b> </p>
<p>Hakkında &#8216;çıkar amaçlı suç örgütü lideri&#8217; tabirinin kullanılmasını eleştiren Gülaltay, Danıştay saldırısını azmettirmekle suçlanan Muzaffer Tekin&#8217;in kendisini 10 yıl önce cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek “Kendisiyle çok sık görüşmemiz yoktur. Kandillerde, bayramlarda görüşmüşüzdür. 2004 yılından sonra da kendisiyle görüşmemişimdir&#8217; dedi. </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İŞTE APO'NUN SEVGİLİ DOSTU YALÇIN KÜÇÜK !]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/17/iste-aponun-sevgili-dostu-yalcin-kucuk/</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 18:55:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/17/iste-aponun-sevgili-dostu-yalcin-kucuk/</guid>
<description><![CDATA[Konuşmalarında Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin komutanlarına sözde saygısının ifadesi olarak sık s]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://www.8sutun.com/img/fsEHx86O.jpg" style="margin-top:10px;margin-bottom:10px;float:left;margin-right:10px;" border="0" width="277" height="185" />Konuşmalarında Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin komutanlarına sözde saygısının ifadesi olarak sık sık &#8220;Hazretleri&#8221; şeklinde hitap eden Yalçın Küçük&#8217;ün terörist başıyla da oldukça samimi olduğu anlaşıldı. </p>
<p><strong>İŞTE APO&#8217;NUN SEVGİLİ DOSTU YALÇIN KÜÇÜK !<br />
</strong>Onu son zamanlarda ekranlarda çok sık görmeye başladık. Bazen ulusalcı kanallarda bazen ünlü televizyon programlarında sık sık boy gösteren bir isim; Yalçın Küçük. </p>
<p>Samanyolu Haber kamuoyunun daha yakından tanımak istediği bu tuhaf giyimli, ilginç mimikli ve ekranda sık sık el şaklatan kişi hakkında, detaylı bir araştırma yaptı. Bu araştırmadan Küçük&#8217;ün hiç de konuştuğu gibi biri olmadığı sonucu ortaya çıktı. <!--more--></p>
<p><strong>PKK İLE SARMAŞ DOLAŞ </p>
<p></strong>Kısa sürede Ergenekon&#8217;un müdafii ve ulusal kanalların vazgeçilmez ismi haline gelen Yalçın Küçük, tam bir Abdullah Öcalan hayranı. Küçük&#8217;ün halen İmralı&#8217;da yatmakta olan teröristbaşı ve dağdaki bölücü kadrolarla çektirdiği fotoğraflar neredeyse bir albümü dolduruyor. </p>
<p>Samanyolu Haber&#8217;in elde ettiği bazı fotoğraflarda Küçük&#8217;ün, teröristbaşını kanlı örgütün kampında, defalarca ziyaret ettiği, beraber yemek yediği, sohbette bulunduğu, kahkahalar attığı görülüyor. </p>
<p><strong>KANDİL&#8217;İN MUTAD KONUĞU </p>
<p></strong>Şimdinin ulusalcısı dünün &#8220;Aposever&#8217;i&#8221; Küçük&#8217;ün örgüt kampını &#8220;ziyaretgah&#8221; haline getirdiği, teröristlerin tek tek ellerini sıktığı ve terörist başıyla pek sıkı fıkı olduğu anlaşılıyor. </p>
<p>Küçük&#8217;ün PKK albümü, 30 yıldır terörle mücadele eden ve binlerce evladını bu hain saldırılara kurban veren ülke insanının canını acıtacak türden. Küçük hep Apo&#8217;nun yanında, fotoğraflardaki ikili hep birbirine sevgiyle bağlı iki dost modunda. </p>
<p>Yalçın Küçük&#8217;ün ulusla, ulusal kimlikle yakından uzaktan ilgisi olmayadığı aslında ekranlarda sık sık insanların yüzüne doğru salladığı kitaplarından da okunuyor. 1993 yılında basılan BİR DİKİNE ÜLKE isimli kitabında Küçük, teröristbaşı Abdullah Öcalan&#8217;ın adının geçtiği hemen her yerde &#8220;kardeşim, arkadaşım&#8221; ifadelerini kullanıyor. Katıldığı terörist faaliyetlerden dolayı mahkemeye çıkarılınca da mahkemede bakın neler söylüyor? </p>
<p><b> “&#8217;Öcalan kardeşim&#8217; yazısından dolayı yargılanıyorum. Apo&#8217;ya &#8216;kardeşim&#8217; dediğim için beş yıl mı? Eğer fiyatı buysa seve seve öderim. Daha fazlasını da ödeyebilirim. Ve tekrar &#8216;Öcalan kardeşim&#8217; derim. Öcalan kardeşim Kürt halkının pek seçkin bir oğludur, &#8216;kardeşim&#8217; diye hitap etmekten ayrıca sevinç duyuyorum.” </b></p>
<p>&#8220;Kürt halkı için yaptıklarına bakıyorum ve bunları çok önemli buluyorum, bu nedenle &#8216;Öcalan kardeşim&#8217; demeyi seçiyorum. Mahkeme de benim yaptığımı yapmalıdır.&#8221; </p>
<p>O gün Apo&#8217;ya &#8220;kardeşim&#8221; diyen Küçük, bugün Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin saygın komutanlarına -güya saygısını ifade etmek için- &#8220;hazretleri&#8221; diye hitap ediyor. Bu tuhaf karakterin mazisini bilmeyen kimi insanlarda bu riyakar üsluba itimad ediyor. Oysa ekranlarda ilkokul müsameresinden bin beter çirkin bir oyun oynanıyor. </p>
<p><strong>APO&#8217;NUN SADIK KORUYUCUSU </p>
<p></strong>Sık sık PKK kamplarını ziyaret eden Küçük, bu ziyaretlerinden birinden dönüşünü anlattığı &#8220;Kürtler Üzerine Tezler&#8221; kitabında, teröristbaşına suikastler yapılabileceğine dair endişesini aktarıyor. Abdullah Öcalan&#8217;ın üzerine titriyor. </p>
<p><strong>BÖLÜCÜLÜK DERSLERİ </p>
<p></strong>Bölücü kamplara ziyaretler sadece hoş beşle sınırlı kalmıyor. Yalçın Küçük terörist yuvasındaki bölücülere sözde eğitim veriyor. Ve bunu defalarca tekrarlıyor. İşte bu fotoğraflar o bölücülük derslerini tarihe kaydediyor. </p>
<p>Bugün ulusalcı saflarda kendisi gibi düşünmeyen herkesi &#8220;vatan haini&#8221; ilan eden bu şahıs bakın dün Türkiye Cumhuriyet&#8217;i Devleti&#8217;ni hakkında neler söylüyor? </p>
<p>&#8220;Latin Amerika&#8217;da &#8216;muz cumhuriyetleri&#8217; vardı, bu nitelemeden çok hoşnutluk duymuyorum. &#8216;Ahtapot Cumhuriyeti&#8217; bana çok daha yerinde bir söyleyiş olarak görünüyor. &#8216;Ahtapot Cumhuriyeti&#8217; içinde yaşıyoruz. Yıkılacaktır. “Bizim” işimiz, 1920 yıllarındaki birliği tersyüz etmektir.&#8221;
<div> </div>
<div>SAMANYOLUHABER</p>
<p><img alt="" src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/yalcin_kucuk_4.jpg" height="280" /> </p>
<p><img alt="" src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/yalcin_kucuk_7.jpg" height="280" /></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
