<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>recep-tayyip-erdogan &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/recep-tayyip-erdogan/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "recep-tayyip-erdogan"</description>
	<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 20:26:22 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[İsrail medyası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a saldırıyor]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/25/israil-medyasi-basbakan-recep-tayyip-erdogana-saldiriyor/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 10:43:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/25/israil-medyasi-basbakan-recep-tayyip-erdogana-saldiriyor/</guid>
<description><![CDATA[Yazı, Middle East Forum adlı düşünce kuruluşunun direktörü Daniel Pipes tarafından kaleme alındı. Ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><img style="border-bottom:0;border-left:0;display:inline;border-top:0;border-right:0;" title="Recep Tayyip Erdoğan" border="0" alt="Recep Tayyip Erdoğan" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/erdogandavos.jpg?w=625&#038;h=269" width="625" height="269" /> </strong></p>
<p><strong>Yazı, Middle East Forum adlı düşünce kuruluşunun direktörü Daniel Pipes tarafından kaleme alındı.</strong>    <br />Yazıda, “Bilgisayar terimleriyle konuşursak, Ayetullah Humeyni, Usame Bin Ladin ve Nidal Hasan İslamcılık 1.0 versiyonunu temsil ederken, Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Başbakanı), Tarık Ramadan (İsviçreli aydın) ve Keith Ellison (ABD Kongre üyesi) İslamcılık 2.0 versiyonunu temsil ediyor. İlki daha çok insan öldürürken, ikincisi Batı uygarlığı için daha büyük tehlike oluşturuyor&#34; denildi.</p>
<p> <!--more-->
<p>1.0 versiyonunun &#8216;küresel bir halife tarafından, şeriatla yönetilen bir toplum hedefinin önünde engel gördüğü şeylere saldırdığı&#8217;nı yazan Pipes, “Totaliter yönetimden mega terörizme kadar uzanan İslam&#8217;ın orijinal taktikleri, sınırsız zalimliğe izin veriyor. Tek bir saldırıda 3 bin ölü? Bin Ladin&#8217;in atom silahı peşinde koşması, bu rakamın yüz, hatta bin kat daha fazla olabileceğini gösteriyor. Ancak, son 30 yıla baktığımızda İslamcılığın önemli bir siyasi güç haline geldiği ve tek başına şiddetin fazla işe yaramadığını anladığı görülüyor&#34; sözlerine yer verdi.   <br />Terörizmin verdiği fiziksel zarara ve ölümlere rağmen, var olan düzeni değiştiremediğini yazan Pipes, 1981&#8242;de Enver Sedat&#8217;ın öldürülmesi, 11 Eylül saldırıları, 2002 Bali ve 2004 Madrid bombalı saldırıları ile İsrail, Afganistan ve Pakistan&#8217;daki terörist saldırılara rağmen kimsenin radikal İslam&#8217;a boyun eğmediğini vurguladı.    </p>
<h1><b>&#34;Erdoğan halkı ikna ediyor&#34;</b></h1>
<p>İslamcılık 1.0 versiyonunun uyguladığı şiddetin zaman zaman şeriat yönetimini iktidara getirse bile, İslam 2.0 versiyonunun stratejisinin daha çok işe yaradığını yazan Pipes, “Bu versiyonda İslamcılar halkın gönlünü kazanmaya oynuyor. İslamcılar 1992&#8242;de Cezayir, 2001&#8242;de Bangladeş, 2002&#8242;de Türkiye ve 2005&#8242;te Irak&#8217;ta seçimleri kazandılar. Bir kere iktidara geldikten sonra ülkeyi şeriata doğru götürmeye başladılar. Mahmud Ahmedinecad İran sokaklarında muhalefetle karşı karşıya kalır ve Bin Ladin bir mağarada saklanmaya devam ederken, Erdoğan halkı ikna ediyor, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni yeniden şekillendiriyor ve dünyadaki İslamcılara çekici bir model oluşturuyor&#34; ifadesini kullandı.    </p>
<h1><b>El Kaide&#8217;nin yeni taktiği</b></h1>
<p>Gazeteye göre, El Kaide&#8217;nin yeni süreci gören bazı önde gelen teorisyenleri bu yüzden artık terörizmi kınayarak siyasi araçlara yöneldi.    <br />&#34;Dr. Fadl&#34; adıyla tanınan ve Enver Sedat&#8217;ın öldürülmesinde yer alan Seyyid İmam El Şerif&#8217;in artık şiddetten vazgeçip toplumun ve devletin içine sızma stratejisini benimsediğini yazan Pipes, “Sonuç olarak, faşistler ya da komünistler değil, sadece İslamcılar kaba kuvvet kullanmanın ötesine geçip halkın desteğini kazanmayı ve 2.0 versiyonunu geliştirmeyi başardı. İslam&#8217;ın bu versiyonu geleneksel değerleri görmezden gelip özgürlükleri yok ettiği için, uygar yaşamı 1.0 versiyonunun zalimliğinden daha çok tehdit ediyor&#34; dedi.    </p>
<h1><b>Daniel Pipes Kimdir?</b></h1>
<p>Polonya Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak 1949&#8242;da doğan Daniel Pipes, Siyonist görüşleriyle tanınıyor. Arapça ve İbranice konuşabilen Pipes, 2003 yılında ABD Başkanı George Bush tarafından ‘Amerikan Barış Enstitüsü&#8217;ne atandı. Eleştirmenleri tarafından ‘İslamofobik ve Arap karşıtı&#8217; olarak nitelendirilen Pipes, Filistin&#8217;de Filistin devleti diye bir şey olamayacağını, ‘Ya Yahudi devleti olacak ya da Filistin. İkisinden biri olmayacak” şeklinde değerlendiriyor. </p>
<p>kaynak: <a href="http://www.timeturk.com/" target="_blank">timeturk</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Başbakan Erdoğan'a DTP'li Hasip Kaplan'dan tepki geldi, Bu adam kafayı yemiş!]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/25/hasip-kaplan-dtp-izmir/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 06:05:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/25/hasip-kaplan-dtp-izmir/</guid>
<description><![CDATA[İzmir&#8217;deki olaylardan DTP&#8217;nin de sorumlu olduğunu söyleyen Başbakan&#8217;a sert cevap! ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/hasip-kaplan.jpg" /><b>İzmir&#8217;deki olaylardan DTP&#8217;nin de sorumlu olduğunu söyleyen Başbakan&#8217;a sert cevap!</b></p>
<p><a target="_blank" href="http://dunyabulteni.net/">Dünya Bülteni </a>/ Haber Merkezi</p>
<p>DTP&#8217;nin İzmir&#8217;deki mitinginde çıkan olayları değerlendiren Başbakan Erdoğan&#8217;a DTP&#8217;den tepki geldi. DTP&#8217;nin İzmir&#8217;deki mitinginde PKK bayrakları ve Abdullah Öcalan posterleri taşındığı söyleyen Erdoğan, mitinglere PKK bayraklarıyla gidilmemesini istemişti. DTP&#8217;li Hasip Kaplan ise bu açıklamaya &#8220;Başbakan kafayı yemiş. Başbakan, hiç bir şeyi ya bilmiyor ya da konuşmasını bilmiyor&#8221; şeklinde tepki verdi.</p>
<p>DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın Libya yolunda DTP ve bayrağıyla ilgili yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi.</p>
<p>Kaplan, <b>&#8220;Başbakan kafayı yemiş. Başbakan hiçbir şeyi ya bilmiyor ya da doğru konuşmasını bilmiyor. Bizim bayrağımızdaki kırmızı gül, Avrupa Sosyalist Partisi&#8217;nin amblemi. Sosyal demokratların da amblemi. Kırmızı gül, sarı zeminde ve yeşil yaprağı var&#8221;</b> diye konuştu.<!--more--></p>
<p>Kaplan, Meclis&#8217;te gazetecilerin Başbakan Erdoğan&#8217;ın DTP bayrağına ilişkin sözlerine ilişkin sorusunu yanıtladı. Kaplan &#8220;Başbakan kafayı yemiş. Başbakan hiçbir şeyi ya bilmiyor ya da doğru konuşmasını bilmiyor. Bizim bayrağımızdaki kırmızı gül, Avrupa Sosyalist Partisi&#8217;nin amblemi. Sosyal demokratların da amblemi. Kırmızı gül, sarı zeminde ve yeşil yaprağı var&#8221; dedi. Sarı, kırmızı, yeşil rengin DTP&#8217;nin rengi olduğunu kaydeden Kaplan &#8220;Başbakan eğer bunu illegal örgüt bayrağı olarak görüyorsa onu gözünün içine sokabiliriz&#8221; dedi. Kaplan, trafik levhalarında da yeşil, sarı, kırmızı renklerin kullanıldığını hatırlatarak şöyle konuştu:</p>
<p><b>BÖYLE AÇILIM OLUR MU?</b></p>
<p>&#8220;O zaman trafik levhaları da mı illegal örgüt renkleri. İllegal örgütlerin amblemleri belli. PKK&#8217;nin, HPG&#8217;nin, ARNK&#8217;nin hepsinin üstünde yıldız var, bilmem ne var. Renkleri belli. Halkın bayramda, düğünde kullandığı renkleri partimizin renklerini, bir başbakanın illegal örgüt bayrağı olarak değerlendirerek, tahrik nedeni olarak kabul edeceğine, oradaki güvenlik güçlerinin bağımsız ve eşit görev yapmasını sağlaması gerekir. Orada ciddi bir yanlış yapılıyor. O zaman söksünler trafik levhalarını da. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Anayasa Mahkemesi&#8217;ne niye dava açmıyor. Açılımın da bu kadarına pes yani. Böyle açılım mı olur ya. Başbakan uçağa bindikçe bir şey atıyor ortaya, gidiyor Kaddafi&#8217;nin yanına. Ne Başbakanın ne hiçbir kimsenin gücü bizim bayrağımızın, parti amblemimizin renklerini, yeşil sarı kırmızının renklerini, yasaklamaya yetmez. Buna hiçbir şekilde izin vermeyeceğiz. Partinin hukuk komisyonu başkanı olarak bunu söylüyorum. Çok ciddi hata yapıyorlar. Bu hatalarla vatandaşın kafasını karıştırıyorlar. Böyle şey olmaz.&#8221;</p>
<p><b>PKK&#8217;NIN BAYRAĞI BELLİ</b></p>
<p>Kaplan, İzmir&#8217;de DTP konvoyunda PKK bayrağı olup olmadığı yönündeki bir soruya ise &#8220;Ne bayrağı kardeşim. Gidin bakın PKK&#8217;nin bütün resmi açıklamalarına, bayrakları bellidir. Amblemleri bellidir. Karıştırıyorsunuz Başbakan gibi&#8221; yanıtını verdi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ejercicio resumen OSINT. Cáucaso 15 SEP - 27 OCT 09]]></title>
<link>http://carmelomolina.wordpress.com/2009/11/24/ejercicio-resumen-osint-caucaso-15-sep-27-oct-09/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 15:14:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>Carmelo Molina</dc:creator>
<guid>http://carmelomolina.wordpress.com/2009/11/24/ejercicio-resumen-osint-caucaso-15-sep-27-oct-09/</guid>
<description><![CDATA[SINCLAS - BORRADOR NATO UNCLASSIFIED - FIRST DRAFT ASUNTO Ejercicio resumen OSINT sobre el Cáucaso. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><pre><span style="color:#ff0000;">SINCLAS - BORRADOR </span><span style="color:#ff0000;">
NATO UNCLASSIFIED - FIRST DRAFT</span></pre>
<h3><span style="color:#ff9900;">ASUNTO</span></h3>
<p>Ejercicio resumen OSINT sobre el Cáucaso. Periodo: 15 SEP &#8211; 27 OCT 09. Análisis INTEL de implicaciones para el CIFAS y la Infantería de Marina.</p>
<h3><span style="color:#ff9900;">DESARROLLO</span></h3>
<p>15 SEP 09 La Iglesia Ortodoxa de Abjazia se separa oficialmente de la Iglesia Ortodoxa de Georgia.</p>
<p>17 SEP 09 Se discute un acuerdo potencial sobre la renuncia al empleo de la fuerza durante la séptima ronda de conversaciones en Ginebra (Suiza).</p>
<p>20 SEP 09 La república separatista de Osetia del Sur celebra el XIX Aniversario de su independencia con un desfile militar en su capital, Tsjinval.</p>
<p>23 SEP 09 La misión de observación de la UE (EUMM) en Georgia intensifica sus patrullas a lo largo de la frontera administrativa con Osetia del Sur y Abjazia, en previsión de que se publique el informe de la UE sobre la guerra de AGO 08.</p>
<p>24 SEP 09 El Presidente georgiano, <strong>Mijeil Saakashvili</strong>, aboga por la elección directa de los alcaldes en Georgia, durante su discurso ante la Asamblea General de la ONU.</p>
<p>28 SEP 09 El jefe de la EUMM, <strong>Hansjörg Haber</strong>, se reúne en Moscú con el Viceministro de Asuntos Exteriores ruso, <strong>Grigory Karasin</strong>.</p>
<p>30 SEP 09 Se publica un informe independiente encargado por la UE sobre los orígenes de la guerra entre Georgia y Rusia.</p>
<p>30 SEP 09 Los habitantes de Osetia cuyas casas fueron destruidas durante la guerra de AGO 08 protestan en Tsjinval contra los retrasos que se están produciendo para ofrecerles un nuevo hogar.</p>
<p>06 OCT 09 Once partidos políticos de Armenia emiten un comunicado en contra del acercamiento entre Armenia y Turquía.</p>
<p>07 OCT 09 La Agencia Estadounidense para el Desarrollo Internacional (USAID) informa que EE.UU. va a destinar otros 50 millones de dólares como parte de los mil millones de dólares de ayuda prometida a Georgia tras la guerra de AGO 08.</p>
<p>08 OCT 09 <strong>Robert Simmons</strong>, el Representante Especial para el Cáucaso y Asia Central del Secretario General de la OTAN, se reúne en Tbilisi con el Ministro de Defensa de Georgia, <strong>Bacho Ajalaia</strong> [24 OCT 80].</p>
<p>10 OCT 09 Turquía y Armenia firman dos protocolos para restaurar los lazos diplomáticos y abrir sus fronteras durante una ceremonia oficial en Zurich (Suiza).</p>
<p>11 OCT 09 El Primer Ministro turco, <strong>Recep Tayyip Erdogan</strong>, declara que Armenia debería retirarse del territorio de Nagorno-Karabaj, con el objeto de lograr la aprobación por parte del Parlamento turco para la adopción de los protocolos firmados entre Ankara y Ereván.</p>
<p>14 OCT 09 La alianza opositora del Congreso Nacional Armenio (HAK) exige la dimisión del Presidente <strong>Serzh Sarkisian</strong> por el acuerdo firmado entre Armenia y Turquía.</p>
<p>14 OCT 09 El Presidente del Congreso Azerí en BENELUX, <strong>Elsevar Mammadov</strong>, afirma que las organizaciones de la diáspora azerbaiyana están negociando con la diáspora turca para evitar la apertura de la frontera turco-armenia.</p>
<p>15 OCT 09 La empresa de gas natural de Armenia declara que la rusa GAZPROM va a reducir el precio por la importación de gas a Armenia.</p>
<p>15 OCT 09 Georgia rechaza las acusaciones del jefe del Servicio de Seguridad Federal Ruso (FSB), <strong>Alexander Bortnikov</strong>, de que el  Servicio de Inteligencia de Georgia está colaborando con Al-Qaeda, facilitando el tránsito de mercenarios y armas a través de Georgia hacia el Cáucaso Norte.</p>
<p>16 OCT 09 El Presidente de Azerbaiyán, <strong>Ilham Aliyev</strong>, declara que Turquía está pagando demasiado poco por el gas azerí y que Azerbaiyán va a buscar otras rutas energéticas hacia Europa.</p>
<p>16 OCT 09 El líder de la Iglesia Ortodoxa de Georgia, <strong>Ilia II</strong>, critica al Presidente Mijeil Saakashvili por la guerra de AGO 08.</p>
<p>18 OCT 09 El Primer Ministro de Armenia, <strong>Tigran Sarkisian</strong>, acusa de corrupción al Ministro de Transportes por su empleo de los fondos destinados a reparar carreteras.</p>
<p>18 OCT 09 La UE anuncia sus planes de aprobar un préstamo de 65 millones de euros y conceder otros 35 millones de euros de ayuda a Armenia para que haga frente a su crisis económica.</p>
<p>18 OCT 09 El Presidente de Azerbaiyán, <strong>Ilham Aliyev</strong>, visita Suiza.</p>
<p>19 OCT 09 El presidente de la Compañía Estatal Petrolera de la República de Azerbaiyán (SOCAR), <strong>Rovnag Abdullayev</strong>, declara que su compañía energética está negociando con Irán para comenzar las exportaciones de gas a partir de este próximo invierno.</p>
<p>19 OCT 09 Habitantes de la región georgiana de Lagodeji cortan el tráfico de la autopista Georgia-Azerbaiyán para protestar contra los problemas relacionados con el suministro de agua en la localidad de Mitsimi.</p>
<p>20 OCT 09 El Parlamento de Georgia vota a favor deestablecer una Comisión que investigue la muerte del primer Presidente post-soviético, <strong>Zviad Gamsajurdia</strong>.</p>
<p>20 OCT 09 El Presidente kazajo, <strong>Nursultan Nazarbayev</strong>, declara que Kazajstán va a realizar esfuerzos para solucionar el conflicto de Nagorno-Karabaj.</p>
<p>20 OCT 09 Los Ministros de Asuntos Interiores de Azerbaiyán y Rusia firman un acuerdo de cooperación contra el terrorismo internacional y el crimen organizado.</p>
<p>20 OCT 09 Un juzgado de Tbilisi inicia el caso de <strong>Vajtang Maisaia</strong>, acusado de espiar para Rusia.</p>
<p>20 OCT 09 El Banco Mundial le dice a Armenia que termine con la estructura &#8220;oligopolística&#8221; de su economía.</p>
<p>22 OCT 09 El Presidente de Armenia, <strong>Serzh Sarkisian</strong>, inicia una visita de dos días a Nagorno-Karabaj.</p>
<p>22 OCT 09 El Viceministro de Asuntos Exteriores de Armenia, <strong>Arman Kirakosian</strong>, declara que el acercamiento turco-armenio constituye una cuestión aparte del conflicto de Nagorno-Karabaj.</p>
<p>24 OCT 09 EE.UU. y Georgia inician unas maniobras militares bilaterales como parte del adiestramiento que EE.UU. está llevando a cabo de las tropas georgianas que se están preparando para ser desplegadas en Afganistán.</p>
<p>27 OCT 09 16 ciudadanos georgianos son detenidos cerca de la región separatista de Osetia del Sur.</p>
<p>27 OCT 09 El Presidente de Georgia, <strong>Mijeil Saakashvili</strong>, visita Polonia.</p>
<h3><span style="color:#ff9900;">CONCLUSIONES</span></h3>
<p><span style="color:#ff9900;"><span style="color:#000000;">[Estimaciones INTEL y posibles Cursos de Acción. Vulnerabilidades: no publicar]</span><br />
</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Semra Acar, öğrencisi Tayyip Erdoğan'ı anlattı, Lider olunmaz, lider doğulur..]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/24/semra-acar-lider-dogulur/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 12:23:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/24/semra-acar-lider-dogulur/</guid>
<description><![CDATA[Şu anda emekli olan Acar,yaptığı açıklamada, 1943&#8242;de Ankara&#8217;da doğduğunu ve babasının al]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><b><img style="max-width:800px;float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/semra-acar.jpg" />Şu anda emekli olan Acar,yaptığı açıklamada, 1943&#8242;de Ankara&#8217;da doğduğunu ve babasının albay emeklisi olduğunu belirtti. İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünü bitirdiğini ve ilk tayininin Eskişehir Atatürk Lisesi&#8217;ne çıktığını dile getiren Acar, ardından eş durumundan Fatih ilçesindeki Draman semtindeki imam hatip lisesine tayin olduğunu hatırlattı. </b></p>
<p><b>İLK ÖNCE YADIRGADIM </b><br />Acar, 1970 yılında tayin olduğu imam hatip lisesi ile ilgili olarak, &#8221;İlk önceleri biraz yadırgadım. Çünkü başım açık ve modern görünümlü bir öğretmendim. Beni nasıl kabul edecekler, yadırgayacaklar mı? Gibi düşünceler vardı aklımda&#8221; dedi. </p>
<p>&#8221;Uzaktan kimseyi yargılamamak gerektiğini, okuldaki öğretmen arkadaşlarını ve öğrencilerini tanıdıkça çok sevdiğini&#8221; dile getiren Acar, öğrencilerinin çok başarılı ve temiz kalpli olduğunu, hayat görüşlerinin insan sevgisine dayandığını anlattı. </p>
<p>Draman&#8217;daki imam hatip lisenin &#8221;adeta bir aile ocağı&#8221; olduğunu söyleyen Acar, dersin biraz zor ve disiplinli bir öğretmen olması nedeniyle öğrencilerin ilk zamanlarda kendisini yadırgadığını, ancak daha sonra alıştıklarını kaydetti. <!--more--></p>
<p><b>LİDER OLUNMAZ LİDER DOĞULUR </b><br />Başbakan Erdoğan&#8217;ın 1971-1974 arasında öğretmenliğini yaptığını söyleyen Acar, &#8221;Liderlik sonradan kazanılan bir vasıf değil. Lider doğuluyor. Bu özellik hayat boyu insanı sürükleyip gidiyor. Recep Tayip Erdoğan bunun tek örneğidir&#8221; dedi. </p>
<p>Erdoğan&#8217;ın okulun edebiyat ve münazara Kollarının başkanlığının yanı sıra, sınıf başkanlığı yaptığını ve iyi bir sporcu olduğunu anımsatan Acar, ancak her şeyden öte dürüst bir kişiliğe sahip olduğunu anlattı. Etkin, karizmatik, entelektüel ve üretken özelliklerinin Erdoğan&#8217;ı sınıfta ön plana çıkardığını dile getiren Acar, Erdoğan&#8217;ın derslerinde çok başarılı olduğunu ifade etti. </p>
<p><b>ÇOK KİTAP OKURDU </b><br />Erdoğan&#8217;ın çok kitap okuduğunu ve bilgi birikiminin çok engin olduğunu kaydeden Acar, &#8221;Sınıfta çok sakin ve sessizdi. Genelde sınıfta arka sıraya otururdu. Çünkü onda insanları tartma gibi bir özellikte vardı. İyi bir dinleyiciydi ve iyi analizler yapardı. Allah bir çok lütufu kendisine bahsetmiş. Bütün liderlik özellikleri doğuştan&#8221; diye konuştu. </p>
<p><b>İLK ARAYANLARDAN BİRİ ERDOĞAN OLDU </b><br />Acar, &#8221;öğretmenlerine karşı çok saygılı&#8221; diye nitelediği Erdoğan&#8217;ın &#8216;&#8217;sinirli olduğunun söylendiğini, ancak böyle bir yönünün bulunmadığını, sadece heyecanlı ve coşkulu olduğunu&#8221; kaydetti. Acar, Erdoğan&#8217;ın, bütün öğretmenlerine efendiliği ve dürüstlüğüyle kendisini kabul ettirdiğini aktardı. </p>
<p>Erdoğan&#8217;ın derslerinde çok başarılı olduğuna dile getiren Acar, öğrencisi Başbakan Erdoğan&#8217;a yönelik aklında kalanın onun güçlü kişiliğin olduğunu, bu özelliğinin de halen devam ettiğini anlattı. </p>
<p><b>GURURLANDIM </b><br />İki yıl önce tüm yoğunluğuna rağmen Erdoğan&#8217;ın öğretmenlerine yemek vererek gururlandırdığını kaydeden Acar, bunun bir &#8221;ahde vefa&#8221; olduğunu anlattı. </p>
<p>Geçen yıl yaklaşık 18 saat süren bir ameliyat geçirdiğini aktaran Acar, <b>&#8221;Çok fazla narkoz aldığım için iki gün yoğun bakımda kaldım. Yoğun bakımdan çıkar çıkmaz bir telefon geldi. Kızım, Başbakan Erdoğan&#8217;ın aradığını söyledi.</b> Çok yorgun olmama rağmen konuştum. Geçmiş olsun dileklerini iletti. <b>&#8216;Sizi görmeye geleceğim&#8217;</b> dedi. Ancak &#8216;yoğun işlerin var gelme&#8217; dedim. Beni ilk arayanlardan biri Erdoğan oldu. Bu olay beni çok etkiledi. Halen de hatırladıkça duygulanırım&#8221; şeklinde konuştu. </p>
<p><b>ILIMLI İSLAM DEDİLER AMA.. </b><br />Erdoğan&#8217;ın öğrenci yıllarında siyasi eğilimlerinin olmadığını düşündüğünü belirten Acar, &#8221;Onun, ileride hangi alanda olursa olsun çok iyi konumlara geleceğini düşünüyordum ama siyaseti hiç düşünmemiştim&#8221; dedi. </p>
<p><b>&#8221;Başbakan Erdoğan&#8217;ı tahammül edemeyenlerin çok olduğunu&#8221;</b> savunan Acar, &#8221;Birçok iftiralar ortaya atılıyor. Hani gerici olacaktık. Ilımlı İslam dediler. Laiklik karşıtlığı diye bir şey yok. Tüm bunlar Erdoğan&#8217;a muhalif olmak için yapılan söylentiler&#8221; diye konuştu. </p>
<p><b>ÖĞRETMENİNDEN DAVOS DEĞERLENDİRMESİ </b><br />&#8221;Başbakan Erdoğan&#8217;ın Davos&#8217;ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile arasında yaşananlar hakkında ne düşünüyorsunuz&#8221; sorusunu Acar, şöyle değerlendirdi: </p>
<p>&#8221;Ne güzel yaptı. Gurur duydum. <b>&#8216;İşte benim öğrencim Tayyip Erdoğan&#8217; </b>dedim. &#8216;One minute&#8217; dedi. Masaya vurdu. Bayıldım inanın. Ağladım, coşkuyla ağladım. Biz çok ezildik. Oralara giden liderlerin hepsinin devlete faydaları var ama onların o ezik duruşları, iki büklüm hareketleriyle toplum olarak ezildik. Onlar orada ezilince toplum da eziliyor. Erdoğan, karizmasıyla, güçlü kişiliğiyle bilgi birikimiyle Türkiye&#8217;yi önemli yerlere getirdi. Dünyada önemli bir lider. Davos&#8217;ta Erdoğan, çok büyük haksızlığa uğradı. Erdoğan, onların hepsine &#8216;one minute&#8217; dedi. Erdoğan, dik durdu ve durmaya çalışıyor. Bütün dünya bunu alkışladı. Sevmeyenler de&#8230; Erdoğan&#8217;a, &#8216;Başbakanım sizi sevmeyenler de aslında sizi seviyorlar. Herkes sizinle gurur duyuyor&#8217; diyorum.&#8221; </p>
<p><b>&#8221;DEMOKRATİK AÇILIM&#8221; ÇALIŞMALARI </b><br />Acar, <b>&#8221;Demokratik açılım&#8221;</b> çalışmalarını değerlendirirken, <b>&#8221;Erdoğan&#8217;ın burada çok büyük bir reform yaptığını ve cesaret gösterdiğini&#8221;</b> söyledi. </p>
<p>&#8221;Erdoğan&#8217;ın sadece halkların eşitliğini ve kardeşliğini istediğini&#8221; anlatan Acar, <b>&#8221;Türkiye, maddi ve manevi olarak çok yoruldu. Artık bu sorunların çözülmesi gerekiyor. &#8216;Kimsesizlerim kimiyim&#8217; diyor. 81 kenti geziyor&#8221;</b> diye konuştu. </p>
<p>Semra Acar, <b>&#8221;Erdoğan&#8217;ın İstanbul aşkının Türkiye, Türkiye aşkının ise dünya aşkına dönüştüğünü, çünkü kalbinin insan sevgisiyle dolu olduğunu&#8221;</b> dile getirdi. Acar, şöyle konuştu: </p>
<p><b>&#8221;Erdoğan, Türkiye&#8217;nin dünyada ekonomik olarak refah seviyesi artmış, eğitim ve sağlık alanında ilerlemiş müreffeh bir ülke olmasını istiyor. En önemlisi de analar ve çocuklar ağlamasın istiyor. Erdoğan&#8217;ı, bu kadar yaptığı hizmetin kadri ve kıymetini bilmeyen insanların vefasızlığı çok üzer. O, Türkiye için bir şans. Öğretmeni olarak, Türkiye&#8217;ye, insanlığa yaptığı hizmetler ve ülkemizi güçlü kıldığı, söz sahibi yaptığı için teşekkür ederim. Durmak yok, yola devam sözünde olduğu gibi yolu açık, şansı bol olsun. Böyle liderler her zaman gelmez.&#8221; </b></p>
<p>Acar,<b> &#8221;Erdoğan&#8217;ın Cumhurbaşkanı olacağını ve oraya çok yakışacağını&#8221; </b>da söyledi. (AA)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Diyarbakır'a gidecek]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/24/devlet-bahceli-diyarbakir/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 11:47:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/24/devlet-bahceli-diyarbakir/</guid>
<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında partililere sesleniyor. Bahçeli&#8217;nin g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="max-width:800px;float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/devlet-bahceli.jpg" /><b>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında partililere sesleniyor. Bahçeli&#8217;nin gündeminin ilk sırasında yine Demokratik Açılıma yönelik sert eleştiriler var. Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a çok ağır suçlamalar yöneltiyor:</b></p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir&#8217;de DTP konvoyuna yapılan saldırı olayını, <i>&#8220;AKP&#8217;nin muhtemel tuzaklarının neler olabileceğini, bunlara kimlerin alet edilmek istendiğini açıklamıştım. Bunun ilk örneği İzmir&#8217;de görülmüştür, Önceden planlanmıştır. MHP&#8217;nin yumurta atacak vakti yoktur&#8221;</i> dedi. Bahçeli, &#8220;Diyarbakır&#8217;a da zamanı geldiğinde nasıl gideceğimi biliyorum&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ABD&#8217;ye yapacağı ziyaret için de, &#8220;Hediye olarak İznik çinisi yerine, Türkiye&#8217;nin çıkarmaya çalıştığı çivisini götürmeyi amaçlıyor&#8221; dedi.<!--more--></p>
<p><b>İzmir&#8217;deki olay</b></p>
<p>Partinin Meclis grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, &#8220;İzmir&#8217;deki olayların ardından DTP cephesinden bir açıklama geldi. Kendilerinin de Diyarbakır&#8217;a giderse bu tür eylemlerin olabileceğini açıkladı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?&#8221; sorusuna, &#8220;Çok yanlış bir yaklaşım. AKP&#8217;nin oyununa düştüklerinin farkında olsunlar. Diyarbakır&#8217;a da zamanı geldiğinde nasıl gideceğimi biliyorum&#8221; dedi.</p>
<p>İzmir&#8217;deki olayları nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de Bahçeli, &#8220;Çok yanlış. 2 gün evvel MHP&#8217;nin Kurultayı sonrası, teşkilat yöneticilerine bir genelge göndermiştim ve o genelgede AKP&#8217;nin muhtemel tuzaklarının neler olabileceğini, bunlara kimlerin alet edilmek istendiğini açıklamıştım. Bunun ilk örneği İzmir&#8217;de görülmüştür, Önceden planlanmıştır. MHP&#8217;nin yumurta atacak vakti yoktur&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Yapacağınız mitingler kapsamında Diyarbakır&#8217;a gidecek misiniz?&#8221; şeklindeki soru üzerine de Bahçeli, &#8220;Tabii, İnşallah&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Erdoğan maaşıma el koysun&#8221;</b></p>
<p>Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, kendisi aleyhine açtığı tazminat davalarına ilişkin soruya da &#8220;Sayın Başbakan sürekli üzerimizde tazminat davası açıyor. Bunu böyle yapacağı yerde, Meclisten alabileceğim maaşlara şimdiden el koysun, kendisine de helal olsun&#8221; karşılığını verdi.</p>
<p><b>Toplumsal gerilim</b></p>
<p>Bahçeli partisinin grup toplantısında da sert sözlerle muhalefete yüklendi. Bahçeli, &#8220;Bundan sonra yaşanılacak toplumsal gerilimlerin; hazırlayıcısı ve tetikleyicisinin baş aktörü olarak, yanlışlarını örtme telaşında olan iktidar partisini kabul edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>Kürt açılımı&#8230; İlk açıklamanın üzerinden 6 ay geçti&#8230;</p>
<p>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün, Prag&#8217;dan Ankara&#8217;ya dönüşünde &#8220;İster terör, ister Güneydoğu, ister Kürt meselesi deyin. Bu, Türkiye&#8217;nin en Önemli meselesidir ve mutlaka halledilmelidir&#8221; sözünün üzerinden 6 ay geçtiğini, Hükümetin &#8220;Kürt açılımı&#8221; adı ile başlattığı propaganda kampanyalarında koordinatör olarak görev yapan İçişleri Bakanının Polis Akademisinde yaptığı toplantının üzerinden ise 4,5 ay geçtiğini anımsattı.</p>
<p>Başbakan&#8217;ın dönüşü olmayan bir yola girdiğini ve bu konuda her geçen gün yalnız kalmanın sancılarını yaşamaya başladığını ileri süren Bahçeli, &#8220;Açılım denilen bütün oyunlar bozulmuştur. Aldatma kampanyaları çok şükür ki boşa gitmiştir&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;AKP, Türkiye&#8217;yi Bölme Partisi&#8221;</b> </p>
<p>Bahçeli, &#8220;PKK açılımı ile terör örgütünün siyasi amaçlarının takipçiliğini yapan AKP&#8217;nin Türkiye&#8217;yi &#8216;Bölme Partisi&#8217; olduğu, yaşanan gelişmelerle şimdi daha iyi anlaşılmakla ve görülmektedir. Başbakan&#8217;ın yeni siyasi misyonunun yıkım taşeronluğu ve bölme simsarlığı olduğu bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır. AKP ve ihanet lobisinin başlattığı &#8216;bölünme sürecinin tanıtım ve reklam kampanyası&#8217; Türk siyasetinde emsali görülmemiş bir &#8217;siyasi dolandırıcılık ve kalpazanlık seferberliğidir.&#8217; Bu kampanyada piyasaya sürmediği yalan ve iftira bırakmayan Başbakan&#8217;ın, geçtiğimiz hafta sonu parti toplantılarında söyledikleri içine saplandığı bataklığın bir aynası olmuştur&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>Erdoğan&#8217;ın &#8220;çocukları TV&#8217;den uzak tutun&#8221; önerisi</b></p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın, &#8220;muhalefet konuşurken çocuklarınızı televizyondan uzak tutun&#8221; uyarısında bulunduğunu anımsatan Bahçeli, &#8220;Başbakan Erdoğan teröre teslim olmuş ve terörün bölücü emellerinin sözcülüğüne soyunmuş bir Başbakan olarak tarihe geçmeyi içine sindirmekte, bunu savunmak telaşıyla da akıl ve mantıkla bağdaşmayan, ahlakı hiçbir ölçüye sığmayan hezeyanlara sarılmaktan beis duymamaktadır&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Kime, ne söz verdi?&#8221;</b></p>
<p>Açılım süresinde Başbakan Erdoğan&#8217;ın hangi konuda kime hangi sözler verdiğinin bilinmediğini söyleyen Bahçeli, &#8220;İmralı canisinin rolü ve konumunun ne olduğunu Kandil&#8217;deki terörist çetelerle hangi pazarlıkların yürütüldüğünü, bu konuda arabuluculuk yapan Barzani ile hangi karanlık hesaplar içine girildiği&#8221; konularının açıklanmasının beklenmemesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p><b>Obama ile görüşme</b></p>
<p>&#8220;Başbakan&#8217;ın aralık ayında Washington&#8217;a yapacağı ziyaret, bu sürecin bundan sonraki yol halitasının ayrıntılarının belirlenmesinde önemli bir kilometre taşı olacaktır&#8221; diyen Bahçeli, Başbakan Erdoğan&#8217;ın, Beyaz Saray&#8217;da ABD Başkanı Barack Obama ile yapacağı görüşmede, bu yıkım projesinin ilk uygulama aşaması konusunda ABD&#8217;ye tekmil ve ilerleme raporu vereceğini iddia etti.</p>
<p><b>&#8220;Obama&#8217;ya çini değil, çivi götürecek&#8221;</b></p>
<p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, &#8220;Başkan Obama&#8217;ya hediye olarak İznik çinisi yerine, Türkiye&#8217;nin çıkarmaya çalıştığı çivisini götürmeyi amaçladığı anlaşılan Başbakan&#8217;ın telaşı ve acelesinin bir nedeni de budur&#8221; dedi.</p>
<p><b>Tarih istismarı</b></p>
<p>&#8220;Başbakan artık sözde PKK projesinin ve yıkım sürecinin de izahını bırakmış, her biri muhteşem eserler vermiş olan abide şahsiyetlerin arkasına sığınarak tam bir tarih istismarına soyunmuştur&#8221; diyen MHP lideri, &#8220;Şerefin, haysiyetin, istiklalin ve inancın sembolü olmuş Sütçü İmam, Nene Hatun, Hasan Tahsin gibi kahramanların adını &#8216;PKK açılımına bulaştırarak hatırlatmasını, acze düşmüş bir zihniyetin elinde kalmış son istismar alanları olarak görmek gerekmektedir&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p><b>Tunceli-Dersim</b></p>
<p>Kafa karışıklığının Bakanlara kadar yansıdığını da ileri süren Bahçeli, Güroymak&#8217;ın eski adına ses çıkarmayan İçişleri Bakanının Tunceli&#8217;nin eski adının geri verilmesine karşı çıktığını söyledi.</p>
<p>Bahçeli, &#8220;Camileri etnik yapıya göre bölecek olan anadilde hutbe ve vaaza karşı çıkmayanların, uçakta Kürtçe anonsunu üniter yapıya aykırı bulmaya başlamaları da kendileri açısından hizaya gelişin bir göstergesi olmuştur&#8221; dedi.</p>
<p><b>Öğretmenler günü</b></p>
<p>Bütün öğretmenlerin Öğretmenler Günü&#8217;nü kutlayan Bahçeli, PKK terör örgütünün saldırılarında şahadete ulaşmış 130 kahraman öğretmeni rahmetle andığını söyledi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eski PKK'lı Halil Ata&ccedil;, Akt&uuml;t&uuml;n'e baskın planı Ergenekon'dan]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/23/eski-pkkli-halil-ata-akttne-baskin-plani-ergenekondan/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 04:31:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/23/eski-pkkli-halil-ata-akttne-baskin-plani-ergenekondan/</guid>
<description><![CDATA[Eski PKK&#8217;lı Halil Ataç, &#8220;Aktütün&#8217;e baskın planı Ergenekon&#8217;dan&#8221; dedi. T]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><img style="display:inline;border:0;margin:0 7px 0 0;" title="Halil Ataç" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/halilata.jpg?w=250&#038;h=205" border="0" alt="Halil Ataç" width="250" height="205" align="left" /> Eski PKK&#8217;lı Halil Ataç, &#8220;Aktütün&#8217;e baskın planı Ergenekon&#8217;dan&#8221; dedi. Türkiye gazetesinden Osman Sağırlı, Ataç&#8217;la Kuzey Irak&#8217;taki evinde röportaj yaptı&#8230;</strong></p>
<p>Halil Ataç&#8230; Bir dönem PKK&#8217;nın en önde gelen isimlerinden, aynı zamanda <strong>örgütün istihbarat sorumlusuydu</strong>. PKK başkanlık konseyi üyeliği de yaptı. Öcalan&#8217;ın sözde eyalet komutanı. Örgütten ayrılmak isteyenlere işkence yapanlardan. Güvenlik birimlerinin kayıtlarında 1988 ile 2004 yılları arasında Irak ve Türkiye&#8217;de 400&#8242;den fazla kişinin hayatını kaybettiği çatışmalardan sorumlu. Türkiye gazetesinden Osman Sağırlı, Ataç&#8217;la Kuzey Irak&#8217;taki evinde röportaj yaptı&#8230;</p>
<p><!--more--></p>
<p><strong>TRENDEN ATLADIK </strong></p>
<p><strong>* Örgüte nasıl girdiniz? </strong></p>
<p>- Devrimci mücadeleye katılmam öğrencilik yıllarımda oldu. 68 kuşağından etkilendim. 1977 yılında öğretmen Mahmut Bedir&#8217;in ölümünden dolayı tutuklandım. Urfa&#8217;ya götürüldüm 4 ay hapiste yattım. Sıkıyönetimin ilanından sonra Adana, Diyarbakır Cezaevlerine sürgün edildim. Bu süreçte Kemal Pir de aynı suçtan ceza almıştı. 1979 yılının ekim ayında Kemal, Urfa cezaevinden kaçtı. Ben de bundan cesaret alarak 9 Kasım&#8217;da Adana Cezaevinden kaçtım. Suriye&#8217;de buluştuk.</p>
<p><strong>* Neden Suriye? Önceden haberleştiniz mi? </strong></p>
<p>- PKK&#8217;nın kuruluşundan önce 1977&#8242;den itibaren birçok toplantıda bulunmuştum. Ama ilk kuruluş esnasında biz cezaevindeydik&#8230; Kaçınca bana haber geldi, “Apo seni bekliyor” dediler. Suruç&#8217;tan kaçakçılar silahlı milahlı iki üç arabayla geldi, beni ortadaki arabaya aldılar. Suruç&#8217;a gittik oradan trene bindik. İki üç arkadaş daha geldi. Tren Suriye sınırına girip çıkıyor. Tam o noktaya geldiğimizde “atlayın” dediler. Tren hızlı gidiyor, nasıl atlayayım? Atlayan atlayana, biz de atladık. Oradan da Suriye&#8217;ye gittik. Oradan Lübnan&#8217;daki kamplara geçtik&#8230;</p>
<p><strong>FİLİSTİN&#8217;E YOLCULUK </strong></p>
<p><strong>* Neden örgütte öne çıkan insanlar, Filistin kamplarını tercih etti? </strong></p>
<p>- Sanıyorum bir sıkışma oldu. Geçmişte de Kürtler sıkışma olunca Lübnan, Suriye gibi yerleri tercih etmiş. Apo&#8217;nun Suriye geçişi, PKK&#8217;nın kuruluşunda yer alan bazı isimlerin yakalanmasından sonra oldu. Apo 79 temmuzunda geçti. Benden bir ay önce giden Kemal Pir vardı. Ben ve yanımda iki kişi daha gittik. O ilk gruptan gidenlerden birçok kişi öldürüldü. Aslına bakarsanız benim yaşamam tamamen tesadüfidir. Onlardan çok kalan olmadı. Sadece savaşmayanlar kaldı.</p>
<p><strong>* Kimdi bunlar? </strong></p>
<p>- Cemil Bayık, toplasan kuzeyde kalışı bir yılı geçmez. Duran Kalkan&#8217;ı toplasan 3 ayı geçmez. Osman Öcalan var, o hiç sınırdan geçmemiş. Karasu zaten cezaevindeydi, son süreçte geldi. Bir tek şimdiki yönetimden Karayılan var. 92 haziranında Avrupa&#8217;dan geldi, bir süre güneyde kaldı, çatışmalarda da bulundu.</p>
<p><strong>* Başkanlık konseyinde yer alan insanlara karşı bir tespitiniz var mı? </strong></p>
<p>- Pozisyonları çok uygun düşmedi. Kalkan, basın işlerine bakardı. Karasu, cezaevindeydi; Öcalan propagandacıydı, kampı idare edebilirdi. Gerçi savaş dışı alanlarda hepsi yetenekliydi. Yıllardır yöneticilik yaptıklarından hepsini tanıyorlardı.</p>
<p><strong>KIBRIS RUM BAĞLANTISI </strong></p>
<p><strong>* Sizin bir de Kıbrıs maceranız var galiba?</strong></p>
<p>- Evet&#8230; 12 Eylül&#8217;den bir hafta sonra Kıbrıs Rum kesiminde bazı kişilerle görüşmeler yaptım. Daha çok oradan Türkiye&#8217;ye geçiş yapabilir miyiz, oradaki örgütlerin desteğini alabilir miyiz? diye&#8230; Komünist Parti ve Kıbrıs Sosyalist Partisi (HEDEK) ile görüştüm. Yanımda bir tercüman vardı. Size destek veririz, yardımcı oluruz dediler. Orada PKK kampları kuruldu PKK ile ilişkiler gelişti, PKK temsilcileri oldu. Ama ben tutuklandığım için bu süreci ilk zamanlar çok takip edemedim.</p>
<p><strong>* Nerede tutuklandınız? </strong></p>
<p>- Kıbrıs&#8217;tan Lübnan&#8217;a dönüşümde sahte İran pasaportuyla yakalandım. Beni İran&#8217;a gönderdiler. İran&#8217;a giden uçak Ürdün&#8217;den aktarma yaptı. Aktarma sırasında ben uçaktan ayrıldım. O sahte pasaportla tekrar aynı havaalanında Ürdün&#8217;e kaçak giriş yaptım. Velhasıl arkadaşlara, “Kaçak giriş yaptım. Suriye sınırını tanıyan bir dost gönderin beni sınırdan geçirsin” diye not yazdım. Gönderdikleri arkadaş konuşmuş sağda solda&#8230; Bir şoföre “Tanıdığım biri var getirirsen sana para veririm” demiş. Adam Ürdün istihbaratındanmış onu yakalıyorlar. Fotoğrafım adamın elinde, geldiler beni de yakaladılar.</p>
<p><strong>BİR TÜRK BENİ TANIDI </strong></p>
<p><strong>* Ama görüyorum ki yine kaçmayı başarmışsınız? </strong></p>
<p>- Beni sorgulamaya başladılar. Onlar niye geldiğimi sordukça ben Suriye&#8217;ye geçiş yapmak için İran&#8217;a gitmemek için geldim, İran&#8217;da o sürede devrim olmuş kelleler gidiyor ben İranlıyım diyorum. Farsça konuşuyorlar bilmiyorum. İran Kürdüyüm deyip öyle biraz kurtarmaya çalışıyorum. Fakat Kürtçem Türkiye&#8217;ye benziyor. O zaman Türkiye&#8217;den bazılarını getirdiler. Elçilikten bazıları geldi bir şey çıkaramadı. Eski Bitlis senatörü Ziya Şerefhan geldi. “Ben senin amcanım bana doğruyu söyle sana yardımcı olayım” diye konuşturmaya çalıştı. Ben ona yanlış girdim dememe rağmen hapisten kurtulamadım. 3 ayı hücrede olmak üzere 11 ay hapiste kaldıktan sonra 1981 yılında ellerinden kaçtım. Kuzey istikametini tutarak Suriye&#8217;ye Apo&#8217;nun yanına geldim.</p>
<p><strong>* Filistin macerasından sonra Bekaa&#8217;ya mı geçtiniz?</strong></p>
<p>- Filistinlilerin yanında dağınıktık, çeşitli yerlerde hem Fettah&#8217;ta hem demokratik cephede hem George Habaş&#8217;ın yanında gruplarımız vardı. 40-50 kişilik gruplardı bunlar. 1982 İsrail savaşının ardından Bekaa&#8217;ya geçtik. İkinci kongre sürecinde 1983 yılının 5 martında aldığımız kararla 6 martta uçakla İran üzerinden dağa geldik.</p>
<p><strong>* Öcalan ile kaç yıl kaldınız?</strong></p>
<p>Epey kaldım Suriye&#8217;de, Lübnan&#8217;da bir iki yıl kaldım. Sonra belli aralıklarla gelip kalıyordum. Türkiye&#8217;ye geçtikten sonra da bütün kongrelere katıldım. Son ikisi hariç.</p>
<p><strong>AMERİKALILARLA PAZARLIK </strong></p>
<p><strong>* Peki ipi koparan ne oldu?</strong></p>
<p>- Kongra-Gel kongresinde tartıştık. Üretirsen mesele yok. Ama savaşın kanunu var üretemezsen seni yer. Biz de üretemiyorduk; Şimdilik savaşı biraz geri çekelim. Silahları hemen bırakmayalım ama siyasal ortama girelim. Gerilla geri dursun, ileride bir imkan doğar gerillayı da ortadan kaldırmak gerekir. Halk artık bu savaşın yükünü çekecek durumda değil. Gerilla rolünü tamamladı dedik. Bu çok yerinde bir tespitti.<br />
Buradaki Kürtlerle savaşıyorduk bu bize de zarar veriyordu. Öte yandan; Her gün anti emperyalistlik falan. Artık bu teori oldu, bir işe yaramıyor. Amerika geldi Irak&#8217;ı işgal etti komşu olduk. Dedik ki gelin bir ilişki geliştirelim; Hatta ben Musul&#8217;dayken bir iki kere ilişki kurdum. Amerikalıların belli bir yaklaşımı vardı. “Artık Apo yakalanmış bu savaşı sürdürmeyin. Durdurursanız Türkiye ile aranızda ilişki geliştirmenize arabuluculuk yaparız, çözüm konusunda rol oynayabiliriz” dediler. Biz gittik bunu dağda da tartıştık.</p>
<p><strong>* Bu görüştüğünüzü söylediğiniz Amerikalılar yetkili kişiler miydi? </strong></p>
<p>- Yetkililerdi ama yetki düzeylerini belirtmiyorlardı. Ben şuyum, buyum diyen de olmadı.</p>
<p><strong>MUSUL VE KERKÜK&#8217;E YERLEŞECEKTİK </strong></p>
<p><strong>* Sadece bu konularda mı ters düştünüz?</strong></p>
<p>- Hayır&#8230; O dönem Saddam düşecek biz ne yapacağız, hesabı yapıyorduk. Bir konumlanmamız var Kerkük&#8217;ten Musul&#8217;a PKK&#8217;yı bu süreçten faydalandırmak istiyorduk. İşte aşiretlerle ilişki içindeyiz, çevre ile bağlantılarımız var. Örgütlerle ilişkideyiz. Bu arada örgütte infazlar sürüyor, tek tek kelleler gidiyor.</p>
<p><strong>* İç infazlara ilişkin bir rakam var mı? </strong></p>
<p>- Sayı olarak bilmiyorum ama çok var. Yüzlerle, binlerle ifade ediliyor. Bir sürü insan infaz edildi. Duyuyoruz, görüyoruz, biliyoruz. Vay falan taktik dışıdır, filanın filanla ilişkisi var, bu savaşa gelmedi, yok öteki kaçacak bitirin&#8230; Olmaz ki, bu kadar çok insan acımasızca yok yere harcandı.</p>
<p><img style="display:inline;border:0;" title="221120091552596804464_3" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/221120091552596804464_3.jpg?w=465&#038;h=359" border="0" alt="221120091552596804464_3" width="465" height="359" /></p>
<p>Velhasıl biraz daha dedik farklı reformlar geliştirelim. Kendi yönetim meselemizi biraz sivil kesimle ortak geliştirelim. Zübeyr Aydar falan onları Avrupa&#8217;dan çağırdık onları da yönetimlere dahil etmek istedik. Kongra-Gel&#8217;de bu yönde çok karar aldık. Bunlar bu defa bizi nereye götürmek istiyorlar. Bizi Amerika&#8217;ya teslim edecekler gibi kazan kaldıranlar oldu. Cemil Bayık, Ali Haydar Kaytan, Mustafa Karasu, Dursun Kalkan&#8230; Bunlar pirelenmeye başladılar. Gelin dağda tartışalım, tekrar gittik bir aya yakın bu meseleleri tartıştık. Apo&#8217;dan cevap ters gelince 100 kişi 2004 yılında bağlantıyı kopardık. 13 kişi Merkez komite konumundaydı</p>
<p><strong>* O amaçtan sapıldı mı? </strong></p>
<p>- Amaç mı kaldı. Bu amaçtan çıkan başta Apo&#8217;nun kendisi oldu. Bağımsız Kürdistan istemiyorum, iktidar istemiyorum devlet istemiyorum, ayrılmayı istemiyorum&#8230; Eee biz bunun için mi yola çıktık. O zaman savaşmanın anlamı var mı? Niye savaşacağım ki?</p>
<p><strong>AKTÜTÜN BASKINI </strong></p>
<p><strong>* Ergenekon ciddi ciddi var mı örgüt içinde?</strong></p>
<p>- Bu son süreçte duyduğum, bildiğim kadarıyla dolaylı olarak bazıları görüşmüş, Aktütün karakolu baskınları olmuş. Bunların belli bağlantıları var. Türkiye&#8217;deki Ergenekon bunlara bazı bağlantılar, planlar sundular.</p>
<p><strong>* Yabancı istihbarat işi değil mi?</strong></p>
<p>- Bazı abartılar oldu, Alman istihbaratı falan gibi. Bunların hepsi saptırma, askerin hangi saatte nöbet değiştireceğini ne bilsinler. Bu tamamen Ergenekon&#8217;un işi. Çünkü PKK var olduğu sürece onlar da var olacak. PKK&#8217;nın her türlü eylemi onların elini güçlendirecek. Her türlü eroini sevk ediyor, işini yürütüyor. PKK&#8217;yı ortadan kaldırırsa nasıl var olacak. Örgütte birkaç Alman var. İran ve Suriye Kürtleri var. Rus Kürtleri, Kazak Kürtleri de var. Ama onlar macera arıyor.</p>
<p><strong>TEKRAR DAĞA ÇIKMAK İSTEDİM </strong></p>
<p><strong>* Türkiye&#8217;nin attığı adımları nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p>- İş buraya geldikten sonra Türkiye&#8217;nin attığı adımlar çok önemli. Mücadele artık başka dille yönetiliyor.</p>
<p><strong>* 99&#8242;da Apo bağımsız cumhuriyet talebinden vazgeçti. Bu tarihten sonra örgüte katılanların amacı neydi? Anlamsız değil mi? </strong></p>
<p>- Genç adamlar tabii&#8230; Türkiye de tahrik ediyor. Baykal&#8217;ı, Bahçeli&#8217;yi dinleyince neredeyse silahı verin yeniden dağa çıkayım diyeceğim. Bu kadar da olmaz. Netice itibariyle Kürtler bir halktır. Bu kadar boş laf etmenin gereği yok. Hele Baykal sen bu kadar proje sunacaksın bu kadar da karşı çıkacaksın.</p>
<p>Tamam PKK&#8217;nın propagandaları da etkili oluyor. Ama sen böyle konuşursan adam tahrik olur. Kürt insanıdır, kafaya koydu mu gider dağa çıkar.</p>
<p><strong>* Öcalan içeride bu iktidar nereden kaynaklanıyor?</strong></p>
<p>- Bir kere PKK tamamen Apo&#8217;nun iki dudağının arasında, o ne derse o olur. Karayılan, Bayık onun bilgisi dışında bir şey yapamaz. Ondan çok korkarlar. Çünkü Apo onlarla ilgili “şu ajandır” dedi mi, o kişinin 20 -30 yılının anlamı kalmaz, hayatı kayar. Apo sistemini gücünü ona göre kurdu. Bunun dışına çıkan biter. Türkiye PKK&#8217;nın sistemini henüz çözebilmiş değil. Bunu çözdüğü anda PKK&#8217;yı zaten bitirir.</p>
<p><strong>ÇOBANLAR DÖNDÜ </strong></p>
<p><strong>* Geri dönüşleri nasıl yorumluyorsunuz? </strong></p>
<p>- Teslim olmaya gelen adamın nara atmasına gerek var mı? Gelenler ahım şahım insanlar değil ki. Tamam insandır ama kimi çobandır kimi bilmem nedir.</p>
<p><strong>* Siz dönmeyi düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>- Geri dönme şartları benim açımdan oluşmuş değil. Bir kere Bahçeli kendini bu kadar sıka sıka konuşurken gelip ne yapacaksın? Bu ortama güvenerek nasıl dönersin bu durum dağa da yansımış durumda. Bakıyor görüyorlar. Bunları milim milim değerlendiriyorlar.</p>
<p><strong>* Hükümeti bu mücadelede yalnız buluyor musunuz?</strong></p>
<p>- En azından bir şeyler yapmak istiyor . Abdullah Gül samimi. Tayyip Erdoğan onun yerinde olsa o da belki öyle olurdu ama siyasetin içinde. En azından AK Parti&#8217; de samimiyet görüyorum. Kürtler için bir şey yapmak istiyorlar.</p>
<p><strong>* Çözüm sürecinde yeni saldırılar, şehitler var, bunu kim yapıyor? </strong></p>
<p>- Bir kere bunu barışı istemeyenler yapıyor. Ama PKK olduğunu düşünmüyorum. Çünkü onlar bir karar aldıysa buna mutlaka uyar. Fakat münferit hareketleri de inkâr edemeyiz. Dediğim gibi adres farklı olabilir.</p>
<p><strong>* Türkiye&#8217;ye dönerseniz ne yapacaksınız?</strong></p>
<p>- Sadece gezmek istiyorum. Hiçbir şey istemiyorum. Turist olmak istiyorum. Ne ev ne araba hiçbir şey istemiyorum.</p>
<p>Kaynak: Türkiye Gazetesi</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kemal Kılı&ccedil;daroğlu kıvırmakta kararlı]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/21/kemal-kilidaroglu-kivirmakta-kararli/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 19:55:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/21/kemal-kilidaroglu-kivirmakta-kararli/</guid>
<description><![CDATA[Başbakan Erdoğan&#8217;ın açıklamalarına Almanya&#8217;dan cevaplayacağını söyleyen Kemal Kılıçdaroğ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><img style="border-bottom:0;border-left:0;display:inline;border-top:0;border-right:0;margin:0 7px;" title="kemal-kilicdaroglu" border="0" alt="kemal-kilicdaroglu" align="left" src="http://habermerkezi.files.wordpress.com/2009/11/kemalkilicdaroglu1.jpg?w=252&#038;h=205" width="252" height="205" /> Başbakan Erdoğan&#8217;ın açıklamalarına Almanya&#8217;dan cevaplayacağını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu Münih&#8217;te katıldığı panelde Öymen&#8217;in o sözlerini alkışlamadım açıklamasını yaptı ama panelde olay çıktı.</strong></p>
<p>CHP İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, &#8221;Onur Öymen&#8217;in düşünceme uygun bölümlerini alkışladım, alkışlamadığım yerler de var ve Öymen&#8217;in o bölümünü hiçbirimiz alkışlamadık.&#8221; dedi.   <br /><strong>Kemal Kılıçdaroğlu,</strong> Münih’te Neufahrn Alevi Kültür Merkezi ve Türk Alman Dostluk Federasyonu&#8217;nun düzenlediği &#8221;Siyasette Dönüşüm&#8221; konulu panele katıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Meclis&#8217;te yapılan demokratik açılım görüşmeleri sırasında CHP&#8217;li Onur Öymen&#8217;in Dersim olaylarına ilişkin görüşlerini hatırlatıp, &#8221;Kemal Kılıçdaroğlu da bu sözleri alkışlamış&#8221; yönündeki açıklamasının gerçekleri yansıtmadığını savundu.</p>
<p> <!--more-->
<p>Kılıçdaroğlu, &#8221;Başbakan&#8217;ın söylediği gibi o sözleri alkışlamışsam özür dilerim. Ancak bunun böyle olmadığı ve hiçbir CHP&#8217;linin alkışlamadığı Meclis oturum zabıtları ve resimlerden bellidir. Öymen&#8217;in düşünceme uygun bölümlerini alkışladım, alkışlamadığım yerler de var ve Öymen&#8217;in o bölümünü hiçbirimiz alkışlamadık&#8221; şeklinde konuştu.    <br /><b>-AVRUPA ALEVİ FEDERASYONU&#8217;NDAN PROTESTO-</b>    <br />Avrupa Alevi Federasyonu yönetiminden Mahmut Akgül&#8217;ün konuşmasında, &#8221;Öymen&#8217;in Dersim olaylarıyla ilgili sözlerini protesto ediyor ve toplantıyı terkediyoruz.&#8221; şeklindeki müdahalesiyle pankart açan ve slogan atan bir grup dinleyici toplantıya 15 dakika ara verilmesine neden oldu.    <br />Aradan sonra konuşmasını sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu, &#8221;Biz yurtsever ve yedi düvele savaş veren dedelerimizin yolundayız ve ulusal bağımsızlığımızı korumaya kararlıyız. Herkesin etnik kimliği ve dini kendine aittir ve siyasetin konusu değildir.&#8221; şeklinde konuştu.    <br />&#8221;Dünyanın artık terkettiği yöntemin 21. yüzyılda Türkiye’de uygulanıp CHP&#8217;nin ele geçirilmek istendiğini&#8221; öne süren Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in tartışma yaratan sözleriyle ilgili olarak da, tarihte çok trajik olayların yaşandığını ve bunların kin beslemeden belgeler ve arşivlerle gün ışığına çıkarılması düşüncesinde olduğunu belirterek, &#8221; Onur Bey, sözleriyle Dersimlileri incitmek istemedi, ancak sözleriyle kabuk bağlamış bir yarayı kanattı.&#8221; dedi    <br />Panelin soru ve eleştiri bölümünde söz alan vatandaşlar, &#8221;İktidara gelmek istemeyen Baykal&#8217;dan kurtulmak istiyoruz. Gittiğimiz geminin kaptanıyla hedefe varamayacağız. Baykal, sosyal demokrat bir partinin genel başkanı olamaz.&#8221; sözleriyle görüşlerini dile getirdiler.    <br />AA</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[European Liberal Democrats Back Turkey's EU Accession]]></title>
<link>http://jonathanfryer.wordpress.com/2009/11/20/european-liberal-democrats-back-turkeys-eu-accession/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 11:24:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>jonathanfryer</dc:creator>
<guid>http://jonathanfryer.wordpress.com/2009/11/20/european-liberal-democrats-back-turkeys-eu-accession/</guid>
<description><![CDATA[European Liberal Democrats, meeting at the annual congress of the ELDR in Barcelona, this morning pa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://jonathanfryer.wordpress.com/files/2009/11/logo-eldr-en1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2675" title="logo-eldr-en" src="http://jonathanfryer.wordpress.com/files/2009/11/logo-eldr-en1.jpg" alt="" width="176" height="100" /></a>European Liberal Democrats, meeting at the annual congress of the ELDR in Barcelona, this morning passed a resolution (which I proposed) stating clearly our support for Turkish accession to the European Union, providing Ankara fulfils all of the so-called Copenhagen criteria for membership. This is in sharp contrast to the negative comments about Turkey´s EU vocation made recently by conservative leaders such as President Nicolas Sarkozy of France and Chancellor Angela Merkel of Germany, as well as the newly appointed President of the European Council, Herman Van Rompuy.</p>
<p>The resolution noted the progress that Turkey has been making with regard to the Copenhagen criteria &#8212; as acknowledged in last month&#8217;s report from the European Commission &#8211; while pointing out that more needs to be achieved in areas such as freedom of expression and the media. Prime Minister Recep Tayyip Erdogan&#8217;s initiatives towards resolving Turkey&#8217;s longstanding Kurdish question were welcomed.</p>
<p>The resolution &#8212; which was finalised in consultation with the German Liberal FDP (now in charge of the Federal Republic&#8217;s Foreign Ministry) &#8211; also called on the European Union to do more to facilitate a settlement of the Cyprus dispute and to end the isolation of Turkish Cypriots.</p>
<p>Link: <a href="http://www.eldr.org">www.eldr.org</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ANASOL-D Hükümeti'nin İsrail ile yaptığı gizli anlaşmalar ortaya çıktı]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/20/anasol-d-hukumetinin-israil-ile-yaptigi-gizli-anlasmalar-ortaya-cikti/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 09:58:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/20/anasol-d-hukumetinin-israil-ile-yaptigi-gizli-anlasmalar-ortaya-cikti/</guid>
<description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ANASOL-D Hükümeti&#8217;nin İsrail ile yaptığı gizli anlaşmalar ol]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><b></b><b></b><b></b><b><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/74450.jpg" alt="" align="left" /></b><b>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ANASOL-D Hükümeti&#8217;nin İsrail ile yaptığı gizli anlaşmalar olduğunu açıkladı.</b><br /><a target="_blank" href="http://www.dunyabulteni.net/">Dünya Bülteni</a>/ Haber Merkezi</p>
<p>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail ile yapılan gizli anlaşmalar olduğunu söyledi. Davutoğlu, bu anlaşmalardan bazılarının gizli olduğunu ve resmi Gazete&#8217;de yayınlanmadığını da söyledi.</p>
<p>Bugün gazetesini haberine göre, Davutoğlu, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol&#8217;un soru önergesine verdiği cevapta İsrail ile yapılan gizli anlaşmalar olduğunu söyledi.  &#8220;Bununla birlikte söz konusu anlaşmalardan bazıları hizmetin gereği dolayısıyla gizli olup, bunlar dışındakiler Resmi Gazete&#8217;de yayınlanmaktadır&#8221; diyen Bakan Davutoğlu, ancak İsrail ile imzalanan gizli anlaşmaların neler olduğunu açıklamadı.<!--more--></p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise geçtiğimiz günlerde partisinin Kütahya il kongresinde yaptığı konuşmada, DSP-MHP ve ANAP koalisyon hükümeti döneminde İsrail ile gizli anlaşmalar imzalandığını ima etmişti.</p>
<p>Anayasa&#8217;nın 90. maddesine göre Türkiye&#8217;nin imzaladığı anlaşmaların yürürlüğe girmesi için TBMM&#8217;de kabul edilmesi gerekiyor. Uluslararası bir anlaşmaya dayanan uygulama anlaşmalarının ise TBMM&#8217;ye getirilmesi zorunluluğunun bulunmamasına rağmen Resmi Gazete&#8217;de yayınlanması zorunluluğu bulunuyor. Ancak Türkiye ile İsrail arasında imzalanan gizli anlaşmaların da Resmi Gazete&#8217;de yayınlanmadığına dikkat çekiliyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[- WHEN WEBSITES FAN THE FLAMES OF HATE AND ANTISEMITISM]]></title>
<link>http://jewishinfonews.wordpress.com/2009/11/17/when-web-sites-fan-the-flames-of-hate-and-antisemitism/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 02:27:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>jewishinfonews</dc:creator>
<guid>http://jewishinfonews.wordpress.com/2009/11/17/when-web-sites-fan-the-flames-of-hate-and-antisemitism/</guid>
<description><![CDATA[SPECIAL REPORT Alan Simons NOVEMBER 18, 2009 -  This past September, I reviewed Professor Arnold Rei]]></description>
<content:encoded><![CDATA[SPECIAL REPORT Alan Simons NOVEMBER 18, 2009 -  This past September, I reviewed Professor Arnold Rei]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AS TURKEY IS HIJACKED BY RADICAL ISLAMIC AKP, THE WEST WATCHES APATHETICALLY…AND PATHETICALLY…]]></title>
<link>http://turkeyexposed.wordpress.com/2009/11/17/as-turkey-is-hijacked-by-radical-islamic-akp-the-west-watches-apathetically%e2%80%a6and-pathetically%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 20:45:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>turkeyexposed</dc:creator>
<guid>http://turkeyexposed.wordpress.com/2009/11/17/as-turkey-is-hijacked-by-radical-islamic-akp-the-west-watches-apathetically%e2%80%a6and-pathetically%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[November 17, 2009 In May 2008, I met a Europe correspondent of the Wall Street Journal on an interna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>November 17, 2009</p>
<p>In May 2008, I met a Europe correspondent of the Wall Street Journal on an international conference in Brussels. As we talked about the Turkish politics, he expressed his bafflement at how “biased the intellectuals and secular sections of the Turkish society were” against AKP, the Islamic ruling party which had taken over the government in a landslide victory in 2002. He thought that seculars were a bunch of corrupt elitists, contemptuous of the people and its democratically elected representatives. They were some mean fascist, anti-western bastards who for years prevented democratization of the Turkish politics and deprived the people of their freedoms. AKP, on the other hand, coming from the midst of the people and deeply-routed in Islam, promised to be the Muslim democrat alternative which would salvage this democracy-handicapped country and liberate its people from the autocratic secular yoke.  Or so it seemed.</p>
<p>In the wake of the recent developments in Turkish foreign and domestic politics, I am not sure if that journalist who worshiped AKP as a democratic savior is biting his fingernails, but many others undoubtedly are: under AKP leadership, Turkey has just jumped out of the Western trenches and joined the ranks of anti-western, fundamentalist Islamic regimes.</p>
<p>The first indication of Turkey’s strategic realignment was the shameless bashing of the Israeli president, Shimon Peres, by the prime minister and AKP chairman, Tayyip Erdoğan at Davos. Yelling at President Peres, Erdoğan said “When it comes to killing, you know well how to kill,” trampling upon all decorums, let alone diplomatic norms. Next came the expulsion of Israel by Turkey from a multinational air exercise which was scheduled to be held in Central Turkey. To add insult to the injury, the fundamentalist AKP government lifted visa requirement for Syria, arch enemy of Israel and a known supporter of state-sponsored terrorism, shortly after the joint exercise incident. Turkish and Syrian ministers held a joint cabinet meeting and then symbolically removed the barrier at the border crossing. Turkish foreign minister, Ahmet Davutoğlu, the mastermind of the Islamic realignment, talked about an integration of the two countries, with a prospect of inclusion of Iraq in this alliance in the near future. Shortly thereafter, plans for military cooperation and joint exercises between Syria and Turkey were announced.</p>
<p>If this is not enough to prove a strategic shift in Turkey’s orientation, wait to hear more: Erdoğan expressed staunch support to Iran’s nuclear ambitions on several occasions and accused the West of making Iran a scapegoat. He called the dictator Ahmedinajad a “dear friend,” whom he, along with the Turkish President Gül, also a fellow jihadist, had rushed to congratulate upon his success in rigged June 2009 elections. He said that Iran’s nuclear activities were “totally peaceful,” Iran was “being treated unfairly,” and allegations about a nuclear weapons program were “merely a gossip.” Criticizing the US invasion in Iraq, he added that “a civilization was destroyed there.” Not quite the kind of words you would expect to hear from a key NATO ally. In October of this year, Erdoğan flew to Teheran with a massive diplomatic and trade delegation to strengthen economic and strategic ties with the terrorist regime. In November, Ahmedinajad kindly reciprocated to Erdogan’s visit by attending an Islamic summit in Istanbul.</p>

<p>Pictures above: Brothers in jihad, AKP leaders Erdogan and Gul shaking hands with a mass murderer and a dictator.</p>
<p>AKP’s courtship with terrorist countries has not been confined to Iran and Syria: Erdoğan government speedily invited the leaders of Hamas to Turkey after the 2006 election victory of the radical terror organization in Gaza. Furthermore, Sudanese mass murderer Omar Al-Bashir visited Turkey twice in recent past and was welcomed by Gül at the presidential residence in Ankara. Ridiculing the international community, Erdoğan recently denied the genocide which took place in Sudan, asserting “I did not observe any genocide during my visit in Darfur.” He went on to shamelessly defend Al-Bashir: “A Muslim cannot be a mass murderer,” as in his opinion, murderers can only be Jews and Christians. AKP’s rapprochement to Sudan’s murderous regime has an economic component in addition to the common jihadist ideology: Newspapers report increasing investments in Sudan of Turkish Islamic businessmen with close ties to AKP. Nevertheless, nobody has bothered asking Erdoğan what he thinks about the Holocaust. The answer is obvious: He will most likely deny it. As a radical Islamist, he is anti-Semitic by nature and made public his sentiments about Jews in a speech to college students: “Jews have made significant inventions in history and now they simply sit back and watch their monetary returns from these inventions grow,” which can be translated to plain English as: “Jews are a bunch of blood-sucking leaches.”</p>
<p>Those who are still debating whether Turkey is really changing sides or not are either blind or ignorant:  Turkey, under a jihadist rule, has already joined the global Islamic revolutionary front, while U.S. and EU kept looking on as apathetic bystanders. One of the main external drivers of this realignment has been the continuous rebuttal of Turkey by the European countries in its bid to join the EU, a prospect which had served as a key factor modernizing the Turkish society. I will handle this topic separately in another article. However, no matter what the causes, the West has an enormous problem at hand now. AKP’s policies will have far-reaching and serious implications for the US and the EU on several fronts, including but not limited to national security, war against terrorism, immigration, narcotics trafficking, nuclear proliferation and energy security. Thus, while preparing to face the adverse strategic impact of Turkey’s shift in the long term, Washington and Brussels must also brace themselves for more unpleasant surprises by the radical Islamic AKP regime in the short term.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erdoğan'dan sürpriz ziyaret ]]></title>
<link>http://chatodalari.wordpress.com/2009/11/14/erdogandan-surpriz-ziyaret/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 17:30:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>Jexe</dc:creator>
<guid>http://chatodalari.wordpress.com/2009/11/14/erdogandan-surpriz-ziyaret/</guid>
<description><![CDATA[Çeşitli açılış ve ziyaretler için Malatya&#8217;ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2. Ordu Komu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="news_content">
<p>Çeşitli açılış ve ziyaretler için Malatya&#8217;ya gelen Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel&#8217;i makamında ziyaret  etti.</p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile basına  kapalı gerçekleştirilen ziyareti bir saat sürdü.</p>
<p>Erdoğan, daha sonra  Beydağı Ağaçlandırma Projesi ve Malatya Park AVM&#8217;nin açılışı için 2. Ordu  Komutanlığı&#8217;ndan ayrıldı.</p>
<p>Bu arada Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler,  2. Ordu Komutanlığı kapısından girerken koruma araçlarından  biri, Bakan Gönül&#8217;ün aracına hafif şekilde çarptı.</p>
<p>// </p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erdoğan: ''Terör bitince rantçılar işsiz kalacak'' ]]></title>
<link>http://chatodalari.wordpress.com/2009/11/14/erdogan-teror-bitince-rantcilar-issiz-kalacak/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 15:00:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>Jexe</dc:creator>
<guid>http://chatodalari.wordpress.com/2009/11/14/erdogan-teror-bitince-rantcilar-issiz-kalacak/</guid>
<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Bütün makamları feda etmeye hazırız, bütün unvanlarımızı masan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="news_content">
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Bütün makamları feda etmeye hazırız, bütün  unvanlarımızı masanın üstüne koymaya hazırız, bütün rütbelerimizden sıyrılmaya  hazırız. Yeter ki bir damla dahi şehit kanı akmasın&#8221; dedi.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, Beydağı Ağaçlandırma Projesi ve Malatyapark Alışveriş  Merkezi ortak açılış töreninde bir konuşma yaptı.</p>
<p>Erdoğan, &#8220;Bütün makamları feda etmeye hazırız, bütün unvanlarımızı masanın  üstüne koymaya hazırız, bütün rütbelerimizden sıyrılmaya hazırız. Yeter ki bir  damla dahi şehit kanı akmasın&#8221; dedi.<!--more--></p>
<p>Erdoğan şöyle devam etti: &#8220;Fakat biz şunu da biliyoruz, (Ey şehit oğlu şehit,  isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor peygamber). Biz buna inanan,  bunu bilen bir kültürün, medeniyetin varisleriyiz. İşte bu kadar samimiyiz,  hasbiyiz biz, hesabi değiliz. (Bayrağa sarılı tabutlar gelsin de çığırtkanlık  yapalım, bağıralım, çağıralım, işaretlerle beraber bunu ranta dönüştürelim)  diyen bir anlayışın da mensupları değiliz. İşte bu kadar iyi niyetliyiz. Şu ana  kadar muhalefetin ortaya attığı iddiaların tamamı yalandır, iftiradır. Milletten  yüz bulamayanlar iftira atıyorlar. Milletten teveccüh göremeyenler bizi itham  ediyorlar. Milletin sevgisine mazhar olamayanlar bize kirli ithamlarla  savuruyorlar. Malatyalı kardeşlerime sesleniyorum; tamamı yalandır, tamamı  iftiradır.</p>
<p>Biz Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkeziyle Gürcüsüyle Abhazasıyla Romanıyla  aklınıza ne gelirse benim ülkemde yaşayan 72 milyon Türkiye Cumhuriyeti  vatandaşlığı çatısında toplanmış tüm vatandaşlarımızı, (insanlığı severiz  yaradandan ötürü) anlayışıyla seviyoruz, kucaklıyoruz.&#8221; Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan, &#8220;25 yılda terörün lobisi ve piyasasının oluştuğunu&#8221; ifade ederek, &#8220;Bu  kanlı piyasada şu anda ekmek yiyenler var. Bu kanlı pazardan rant devşirenler  var. Bu kanlı sektörden kendilerine siyasi çıkar sağlayanlar var&#8221; dedi.</p>
<p>Erdoğan, Beydağı Ağaçlandırma Projesi ve Malatyapark Alışveriş Merkezi ortak  açılış töreninde yaptığı konuşmada, Malatya’nın Türkiye, Türkiye’nin de Malatya  olduğunu söyledi.</p>
<p>Malatya’nın, Türkiye’nin aynası olduğunu belirten Erdoğan, &#8220;Malatya  Türkiye’nin özetidir. Malatya birliğin, beraberliğin, dayanışmanın, cömertliğin  şehridir. Malatya en çok da kardeşliğin şehridir. İşte ben bugün kardeşliğin  şehrine, dostluğun şehrine, birlik ve beraberliğin şehrine, milli birlik ve  kardeşlik sürecini anlatmaya geldim&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;13 KASIM DÖNÜM NOKTASI&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye’nin dün tarihi günlerinden birini yaşadığını vurgulayan Erdoğan, 13  Kasımın Türkiye için bir milat olduğunu ifade etti. Başbakan Erdoğan, &#8220;13 Kasım  tarihi birliğimiz için, beraberliğimiz için, kardeşliğimiz için, dayanışma için,  büyük Türkiye için bir dönüm noktasıdır&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye’nin büyük bir devlet, Türk milletinin de büyük bir millet olduğunu  vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: &#8220;Tarihimizde hiçbir zaman teröristlerle  bölücülerle asilerle pazarlık yapmadık, bundan sonra da asla yapmayız. Bu  ülkenin hiçbir şerefli hükümeti hukuk önünde mahkum olmuş suçlularla masaya  oturmamıştır, bundan sonra da oturmaz, oturamaz. Bu ülkenin sınırları, bu  ülkenin demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti, bu ülkenin İstiklal Marşı, bu  ülkenin bayrağı, bu ülkenin devleti, hiç kimse tarafından tartışma konusu  yapılamaz. Bu ülkenin aziz şehitlerine hiç kimse saygısızlık yapamaz. Bunu  yapanlar önce karşılarında beni ve partimi bulurlar.</p>
<p>Benim aziz milletim şunu aklından çıkarmamalı; 25 yıldır devam eden terörün,  terörün zorunlu kıldığı terörle mücadelenin bu ülkeye maliyeti ne, biliyor  musunuz? 300 milyar dolar oldu yaklaşık olarak. Bu 300 milyar dolar 25 yıl  boyunca benim Edirneli, Tekirdağlı, İstanbullu, Sakaryalı, Yozgatlı, Kayserili,  Konyalı, Osmaniyeli, Antalyalı, Diyarbakırlı, Muşlu, Vanlı, Ağrılı, Bitlisli,  Malatyalı kardeşimin cebinden çıktı. Bu 25 yılda terör meselesi çözülebilseydi,  Türkiye’nin kaynakları Türkiye için kullanılsaydı 9 tane GAP, 50 tane Atatürk  Barajı, binlerce kilometre otoyol, 10 bin hastane, 100 bin okul yapabilirdik. 2  milyon kişiye iş üretebilirdik.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;HABUR’DAKİ MANZARA İSTİSMARIN ORTAYA ÇIKARDIĞI TABLO&#8221;</strong></p>
<p>Başbakan Erdoğan, 25 yılda terörün lobisi ve piyasasının oluştuğuna işaret  ederek, şöyle devam etti: &#8220;Bu kanlı piyasada şu anda ekmek yiyenler var. Bu  kanlı pazardan rant devşirenler var. Bu kanlı sektörden kendilerine siyasi çıkar  sağlayanlar var.</p>
<p>Terör bittiği zaman, silahlar sustuğu zaman, şehit cenazeleri gelmediği  zaman, gençler dağa çıkmadığı zaman, analar ağlamadığı, gözyaşı dökmediği zaman  işte bu kanlı piyasanın rantçıları işsiz kalacaklar. İşte o zaman şehit  cenazelerini istismar edemeyecekler. İşte o zaman benim doğulu, güneydoğulu  kardeşlerimi istismar edemeyecekler. Habur’da, Diyarbakır’da gördüğünüz manzara  bu istismarın ortaya çıkardığı tablodur. Benim aziz milletimi yanıltmaya,  kandırmaya, tahrik etmeye, hassasiyetlerini sömürmeye dönük gayretlerdir. İşte  bu istismar hilesidir, oyunudur ve desisesidir.&#8221; Konuşmasında medyayı da  eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti: &#8220;Bir takım medya kuruluşları, bu kardeşlik  sürecinin altını oymanın gayreti içerisindeler, gösterdikleri görüntülerle  yaptıkları yalan haberlerle çizdikleri olumsuz tablolarla süreci baltalamanın  çabası içindeler. Benim milletim bu istismarcılara boyun eğmeyecek. Benim  milletim bu istismarcılara prim vermeyecek. Biz kardeşliğimizi pekiştirmek için  çalışmaya devam edeceğiz. &#8220;</p>
<p>// </p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Armenian Writer in Turkey Threatened With Death Over Adaptation of Ataturk Address]]></title>
<link>http://turkishstudies.wordpress.com/2009/11/13/armenian-writer-in-turkey-threatened-with-death-over-adaptation-of-ataturk-address/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 11:15:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>turkaget</dc:creator>
<guid>http://turkishstudies.wordpress.com/2009/11/13/armenian-writer-in-turkey-threatened-with-death-over-adaptation-of-ataturk-address/</guid>
<description><![CDATA[The Turkish Taraf Daily’s columnist, Sevan Nishanyan, who wrote a humanistic adaptation of Ataturk’s]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>The Turkish Taraf Daily’s columnist, Sevan Nishanyan, who wrote a humanistic adaptation of Ataturk’s “Address to Turkish Youth,” a patriotic speech calling on young people to protect their country at all costs, published e-mails received from irate nationalists and filled with threats and vulgar language in his column yesterday. In his adaptation, Nishanyan replaced the first sentence of the address, “Your first duty is to preserve and to defend Turkish Independence and the Turkish Republic forever,” with “Your first duty is to be a human being.” The sentences: “This is the very foundation of your existence and your future. This foundation is your most precious treasure. In the future, too, there may be malevolent people at home and abroad, who will wish to deprive you of this treasure” in the original were changed to: “The very foundation of being human is love toward other human beings. All through your life, you shall consider it a duty for yourself to teach beauty, reason and justice to people. If you have knowledge, you will share it without expecting anything in return.” The rest of Nishanyan’s adaptation was a treatise on the equality of all human beings. However, the backlash from some among the Turkish youth was spine-chilling. “We will make you write the correct version of the ‘Address to Youth’ with your own blood. … I’ll kill you like that Hrant Dink dog,” said one of the messages, most of whose text was not suitable for replication here. Another one said: “I have been praying for years to be able to kill one of your kind when I’m on my army duty. I would do this in cold blood and killing your ilk would not hurt my conscience at all but would give me honor. … You should know that we are waiting for the tiniest spark.” Another message was the sender’s own adaptation, “Turkish Youth! Your primary duty is to adopt as a principle to wipe from the earth for the sake of Turkishness and humanity the Armenians and Kurds, that champion enmity against Turks and which are the most debased nations on earth.” Yet another version started: “Oh You! The despicable creature who thinks himself a man because you know how to write. You and your ilk will see the power of the Turkish Nation very soon. Armenians and others, those who continue their corrupted intrigues to separate the country despite all the tolerance we have shown will pay the price they deserve to pay in the near future. Now is your day to speak, but don’t you worry; that will change in a year or two. The day we’ll settle accounts with you is near! We’ll see if you can show the same courage then!! Find a hole to hide in, you separatist PKK-supporting traitors.” “Yours is a cowardly nation. You can write all you want about Ataturk; you’ll never have the strength to destroy his republic. But you and your owners who hold your leash should remember that the thing that can cross your immunity and protection is a 9mm bullet.” Other messages accused him of being a lapdog of Prime Minister Recep Tayyip Erdogan and Islamic scholar Fethullah Gulen.</p>
<p>Thursday, 12 November 2009</p>
<p><a href="asbarez&#38;layout=blog&#38;Itemid=62">Asbarez</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dahiler ve Aptallar...]]></title>
<link>http://halukselcuk.wordpress.com/2009/11/10/dahiler-ve-aptallar/</link>
<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 09:43:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>halukselcuk</dc:creator>
<guid>http://halukselcuk.wordpress.com/2009/11/10/dahiler-ve-aptallar/</guid>
<description><![CDATA[Bugün Mustafa Kemal&#8217;in ölüm yıldönümü.Yandaki bilgi gereksiz hatırlatmadan öte fikirleriyle ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/11/10/ataturku.saygiyla.aniyoruz/551031.0/index.html">Bugün Mustafa Kemal&#8217;in ölüm yıldönümü.Yandaki bilgi gereksiz hatırlatmadan öte fikirleriyle yaşatılması gereken bir dahinin yeniden gündeme getirilmesi amaçlı.Her 10 Kasım tarihinde zorlama ritüellerle yapılan anma törenleri Atatürk ilkelerinden ne kadar uzaklaştığımızın resmi geçidi gibi geliyor bana.Öyle olmasa Kemalizmin tam karşıtı ideoloji sahipleri namlı namlı ortalarda gezinmezler idi.Cumhuriyetin kuruluşunun 86. yılında Türkiye gitgide bağımsızlığını yitirmiş,ekonomisi dışa bağımlı kılınmış, şeyh-ağa-derviş bataklığına duçar bırakılmış,fakirleşip hızla yozlaşan bir topluma dönüşüyor.Yukarıda sayılanlara itirazı olan karşı tezlerini ortaya koyar ama bana kalırsa ülke hiç bu kadar yetersiz ellere teslim edilmemişti.Mustafa Kemal&#8217;in karşı çıktığı ne kadar  zararlı fikir varsa şu anda iktidarda ve işbirlikçileri ile birlikte yaşantımıza domuz gribi  zarar vermeye devam ediyorlar.</a></p>
<p>Kuşkusuz bu acı durumun sebebi bizleriz.Cumhuriyetin çağdaş ilkelerini  neredeyse bir asırdır halka anlatamayıp sevdiremediğimiz için kötü gidişin sorumluluğunu herkesten önce bizim üstlenmemiz lazım.İnsanları yaftaladık:Gerici dedik, Bölücü dedik,Komünist dedik&#8230; Ne oldu? Karşı çıktığımız ne varsa gelip iktidar koltuğuna oturdu.Burada kaba hatlarıyla darbelerin demokrasi üzerindeki olumsuz etkisi, değişen dış koşullar, demokrasi kültürümüzün tarihsel alışkanlıklarından kurtulamaması,eğitimin çağdışı bir ezberciliğe dayanması,ekonomik altyapının ilkel sığlığı  gibi konulardan bahsetmeyeceğim.</p>
<p>Esasında Atatürk&#8217;ün önem verdiği konuları bugüne kadar yeterince içselleştiremedik.Şu saatlerde Kürt Açılımı için Meclis çatısı altında toplanan politika esnafı ise bizlerin kötü birer kopyası.Aslı neyse sureti de o kumaştan olan böylesi bir sosyal gerçekliği görmezden gelemeyiz. Gevrek gevrek  konuşmanın sorunları çözemediğinin farkındayım.Ama son yaşanan asker-hükümet gerginliği bile krizlerden hiç ders almadığımızı gösteriyor.</p>
<p>Zor zamanlar yaşıyoruz&#8230;Sefalet psikolojisinin hayatın her alanına virüs gibi yayıldığı günlerimizin hemen ardından toplumsal öfke nöbetleri,nefret siyasetinin türevi olarak ortama hakim olacak.&#8221;Şapkamı alıp gitmem!&#8221; babalanmaları Davos&#8217;ta söker ama buralarda sadece içe teyelli bir sökük olarak kalacak.Son olarak önemsiz adamların önemli görevlere getirildiği Türkiyemiz&#8217;de ayakların baş olması gerçeği en doğru cümle olarak hafızalara kazınıyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tayyip V.S. Baykal (Round1)]]></title>
<link>http://siyasetringi.wordpress.com/2009/11/09/tayyip-v-s-baykal-round1/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 23:34:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>siyasetringi</dc:creator>
<guid>http://siyasetringi.wordpress.com/2009/11/09/tayyip-v-s-baykal-round1/</guid>
<description><![CDATA[View This Pollanswers]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://farm3.static.flickr.com/2447/4091257794_d585d71ef2_o.jpg" alt="" width="600" height="500" /></p>
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;"><a name="pd_a_2232149"></a><div class="PDS_Poll" id="PDI_container2232149" style="display:inline-block;"></div><script type="text/javascript" language="javascript" charset="utf-8" src="http://static.polldaddy.com/p/2232149.js"></script>
		<noscript>
		<a href="http://answers.polldaddy.com/poll/2232149/">View This Poll</a><br/><span style="font-size:10px;"><a href="http://answers.polldaddy.com">answers</a></span>
		</noscript></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hakimler ve Savcılar...]]></title>
<link>http://halukselcuk.wordpress.com/2009/11/09/hakimler-ve-savcilar/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 18:54:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>halukselcuk</dc:creator>
<guid>http://halukselcuk.wordpress.com/2009/11/09/hakimler-ve-savcilar/</guid>
<description><![CDATA[Adalet Bakanlığı, Sincan 1. Ağır Ceza Hakimi Osman Kaçmaz ile YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.facebook.com/posted.php?id=161723036176&#38;success">Adalet Bakanlığı, Sincan 1. Ağır Ceza Hakimi Osman Kaçmaz ile YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu&#8217;na ihraç talebiyle yargı yolunu açtı.Bilindiği gibi Osman Kaçmaz, Kayıp Trilyon Davası&#8217;nda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için &#8220;şüpheli&#8221; sıfatını kullanıp yargılanmasını istemiş.Diğer kararında ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında Abdullah Öcalan için &#8220;sayın&#8221; kelimesini kullandığı dava dosyası üzerindeki takipsizlik kararını kaldırmış idi.Siyasi iktidarın bağımsız addettiği her şeye karşı zaafı  sebebiyle Osman Kaçmaz hedef haline gelmiş oldu.Bu süreçte Adalet Bakanlığı müfettişleri Kaçmaz makamında yok iken Sincan Adliyesi&#8217;ne baskın yaparak aleyhine delil toplamaya çalıştı.Telefonlarının dinlenmesine karşı odasına jammer cihazı da alan Kaçmaz dinlemelere engel olamayınca, Eminağaoğlu&#8217;nun başvurusu ile geçen hafta TİB&#8217;te arama yapılması kararını aldırdı.<br />
</a></p>
<p>Bardağı taşıran damla ise bu oldu sanırım.Türkiye&#8217;de kişileri kurumlardan ayırmak güç iş haline geldiyse bile Osman Kaçmaz dürüst bir hakim bana kalırsa.Siz bakmayın yandaş medyanın saldırılarına, eğer haklı olsalardı Kaçmaz&#8217;ın en ufak açığını bulduklarında üzerine çullanır,hayatını karartırlardı.Şimdi ise dürüst yoldan yapamadıklarını güce dayanarak yapmaya çalışıyorlar.Haksızlıklarını siyasi erkle kapatma uğraşısı içerisindeler. Aslında Deniz Feneri Davası&#8217;nı sümen altı etmek için bu kadar çabada bulunmaları adalet kavramlarının vicdanlarında ne kadar yer ettiğini gösteriyor.Bu pilav daha çok su kaldırır.Ergenekon Davası savcılarının dava boyunca suça yakın uygulamaları HSYK geçen yaz toplantılarına damgasına vurmuş idi.Hesaplaşma bitmemiş ki Kaçmaz ve Eminağaoğlu hakkında bu tür kararlar alınıyor.</p>
<p>Yargının bağımsız olmadığı herkesin  bildiği bir sır.Ama yakın tarihimizde siyaset, hukuka bu denli fütursuzca müdahale etmemişti.Bu hukuk tacizine cesaret edenler adalet mekanizmasının bir gün kendilerine lazım olacağını akıllarından çıkarmasalar isabetli hareket etmiş olurlar.Sandıktan çıkan baskı partileri seçimleri kaybedince mahkeme koridorlarının müdavimi oluyorlar.Dilerim o davalardan birisine de Osman Kaçmaz bakar.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Operasi Orchard, Lakon Mossad]]></title>
<link>http://hamaslovers.wordpress.com/2009/11/09/operasi-orchard-lakon-mossad/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 08:26:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>hamaslovers</dc:creator>
<guid>http://hamaslovers.wordpress.com/2009/11/09/operasi-orchard-lakon-mossad/</guid>
<description><![CDATA[Mossad menggunakan virus untuk menyadap informasi soal reaktor nuklir Suriah. Pangkalan Udara Ramat ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Mossad menggunakan virus untuk menyadap informasi soal reaktor nuklir Suriah. </strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-medium wp-image-995" title="Jet tempur Israel" src="http://hamaslovers.wordpress.com/files/2009/11/jet-tempur-israel.jpg?w=300" alt="Jet tempur Israel" width="300" height="289" /><br />
</strong></p>
<p>Pangkalan Udara Ramat David di selatan kota pelabuhan Haifa, Israel, 5 September 2007. Sepuluh pilot diminta bersiap untuk latihan darurat dengan jet tempur F-15 yang mereka sebut “Raam”, dalam bahasa Ibrani berarti guntur.</p>
<p>Perintah yang keluar beberapa menit menjelang pukul 11 malam itu adalah hal rutin. Lantas kesepuluh F-15 itu terbang ke arah barat menuju Laut Tengah. Tiga pesawat diperintahkan pulang, sedangkan tujuh lainnya lanjut ke timur laut mendekati perbatasan Suriah.<!--more--></p>
<p>Di sinilah, Operasi Orchard dimulai. Sebuah misi rahasia untuk menghancurkan apa yang diyakini Israel sebagai reaktor nuklir. Ketujuh pesawat pengebom itu terbang rendah menghindari pantauan radar Suriah. Selang 18 menit, mereka tiba di kawasan Deir el-Zor. Setelah mengunci kompleks Al-Kibar sebagai sasaran, sejumlah bom dimuntahkan. Al-Kibar berada di tengah gurun seluas 25.000 kilometer persegi. Letaknya 30 kilometer dari Deir el-Zor dan 130 kilometer dari perbatasan Irak.</p>
<p>Israel sudah lama mencurigai Suriah berupaya mengembangkan kekuatan nuklir. Bagi negara Zionis ini, tidak boleh ada satu negara Arab pun yang merupakan musuh mereka mempunyai senjata pemusnah massal. Tak heran, pada satu malam di bulan Juni 1981 beberapa F-16 Israel mengebom reaktor nuklir Osirak, dekat Ibu Kota Bagdad, Irak.</p>
<p>Kecurigaan Tel Aviv menguat setelah Mossad (dinas rahasia luar negeri Israel) berhasil menyadap informasi seputar Reaktor Al-Kibar pada akhir 2006. Insiden itu berlangsung di Ibu Kota London, Inggris. Mossad menyusup ke kamar seorang pejabat senior Suriah yang menginap di sebuah hotel di kawasan elite Kensington.</p>
<p>Sang pejabat yang sudah lama diawasi berbuat ceroboh. Ia lupa membawa komputer jinjingnya saat meninggalkan kamar hotel. Para agen Mossad lantas menyelusup masuk. Mereka memasang program “Trojan Horse”, jenis virus untuk menyadap semua informasi yang ada di komputer itu.</p>
<p>Informasi yang diperoleh sungguh berharga. Ruang penyimpanan komputer itu berisi rencana pemmbangunan reaktor yang berlangsung sejak 2002, surat-surat, dan ratusan foto. Salah satu foto menunjukkan Chon Chibu, kepala teknisi reaktor Yongbyon, Korea Utara, berdiri di samping Ibrahim Usman, Direktur Komisi Tenaga Atom Suriah.</p>
<p>Ali Reza Asghari, seorang jenderal Iran yang membelot ke Amerika Serikat membenarkan soal reaktor nuklir Suriah. Proyek itu, kata dia, dibantu oleh Iran dan bekerja sama dengan Korea Utara. Lelaki 63 tahun ini meninggalkan Negeri Mullah itu pada Februari 2007 karena merasa jiwanya terancam setelah menuding beberapa orang dekat Presiden Mahmud Ahmadinejad terlibat korupsi.</p>
<p>Tidak seperti pejabat Suriah yang lalai, bagi Ali Reza komputer jinjingnya begitu bernilai. “Saya membawa komputer saya. Seluruh hidup saya ada di sana,” kata mantan komandan Garda Revolusi Iran di Libanon pada 1980-an dan pernah menjabat wakil menteri pertahanan Iran pada 1990-an. Ia seolah hilang setelah berganti identitas.</p>
<p>Mossad juga mendapatkan kabar Muhsin Farizadeh Mahabadi yang diyakini para pengamat sebagai kepala “Proyek 111” untuk membuat senjata nuklir Iran pernah mengunjungi Ibu Kota Damaskus, Suriah, pada 2005. Setahun kemudian, giliran Ahmadinejad yang melawat dan dipercaya menjanjikan bantuan US$ 1 miliar bagi proyek nuklir Suriah.</p>
<p>Pada Agusuts 2007, Mayor Jenderal Yaakov Amidror dengan langkah tergesa masuk ke kediaman resmi Perdana Menteri Israel Ehud Olmert di Gaza Street, Yerusalem. Ia melaporkan soal kebenaran reaktor Al-Kibar. Lelaki religius ini adalah satu dari tiga pejabat senior yang lima bulan sebelumnya diundang Olmert membahas program senjata pemusnah massal Suriah.</p>
<p>Seetlah misi pengambilan contoh tanah di Deir el-Zor awal September, Olmert makin percaya. Operasi Orchard pun tinggal menghitung waktu. Ia sempat memberitahu Stephen Hadley yang kemudian menjabat penasihat keamanan nasional Amerika. Maklum target operasi hanya lusinan kilometer dari markas militer Turki yang merupakan anggota Pakta Pertahanan Atlantik Utara (NATO). Operasi itu pun selesai pada dinihari 6 September 2007.</p>
<p>Tak ada yang tahu apa yang sebenarnya terjadi di gurun nan sunyi itu. Sejumlah warga Deir el-Zor mengaku menyaksikan kilat. Beberapa orang mengatakan melihat asap raksasa membubung di atas Sungai Eufrat. Penampakkan pada dinihari itu menjadi obrolan di pelbagai warung kopi yang berjejer di tepian sungai.</p>
<p>Israel dan Suriah pun berupaya menyembunyikan peristiwa itu. Perdana Menteri Israel Ehud Olmert langsung menelepon Perdana Menteri Turki Recep Tayyip Erdogan. Ia menjelaskan soal serangan terhadap reaktor Al-Kibar dan meminta Erdogan memberitahu Presiden Suriah Basyar Assad bahwa Israel tidak akan membiarkan negara itu membangun pembangkit nuklir.</p>
<p>Olmert menegaskan pihaknya tidak akan membesar-besarkan insiden itu jika Assad berbuat sama. “Insiden ini tidak pernah terjadi,” kata seorang juru bicara militer Israel yang tidak disebutkan identitasnya seperti dikutip radio pemerintah.</p>
<p>Assad mengatakan apa yang dihancurkan jet-jet tempur Israel hanya markas militer biasa. “Kami bisa saja menyerang balik. Namun haruskah kami tersulut untuk berperang? Lantas kami masuk perangkap Israel?” ujarnya dalam wawancara khusus dengan Der Spiegel pertengahan Januari lalu.</p>
<p><strong>Der Spiegel/Faisal Assegaf</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Passenger Bashir - please return to check-in]]></title>
<link>http://congdongzhixi.wordpress.com/2009/11/09/passenger-bashir-please-return-to-check-in/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 00:29:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>congdongzhixi</dc:creator>
<guid>http://congdongzhixi.wordpress.com/2009/11/09/passenger-bashir-please-return-to-check-in/</guid>
<description><![CDATA[Another interesting development in the travel plans of the Sudanese President, Omar al-Bashir. He wa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Another interesting development in the travel plans of the Sudanese President, Omar al-Bashir. He wa]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkei provoziert westliche Verbündete]]></title>
<link>http://fareus.wordpress.com/2009/11/08/turkei-provoziert-westliche-verbundete/</link>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 21:01:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>fareus</dc:creator>
<guid>http://fareus.wordpress.com/2009/11/08/turkei-provoziert-westliche-verbundete/</guid>
<description><![CDATA[Regierungschef Erdogan stärkt mit Kontakten zum Iran und zu Syrien die Rolle der Türkei im Nahen Ost]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft" src="http://img5.imagebanana.com/img/kdvl1qat/erd.png" alt="" width="164" height="178" /></p>
<blockquote><p>Regierungschef Erdogan stärkt mit Kontakten zum Iran und zu Syrien die Rolle der Türkei im Nahen Osten. Die USA und Israel geben der EU die Schuld.Größer hätte die Provokation kaum sein können: Erst nach großem internationalen Druck gab die Türkei am Sonntag bekannt, dass der mit internationalem Haftbefehl gesuchte sudanesische Präsident Omar Hassan al-Baschir nun doch nicht in Istanbul empfangen werde. Lange hatte sich die Regierung der Bitte der EU widersetzt, al-Baschir von der Gästeliste zu streichen. Präsident Abdullah Gül verbat sich die &#8220;Einmischung&#8221; und verwies darauf, dass es sich nicht um ein bilaterales Treffen handele, sondern um einen Gipfel im Rahmen der Organisation Islamischer Staaten.</p>
<p>Erst in letzter Sekunde fand sich dann eine gesichtswahrende Lösung: Al-Baschir, dem eine Mitschuld am Völkermord in Darfur vorgeworfen wird, habe seine Teilnahme an dem Treffen abgesagt, hieß es in der türkischen Regierung.</p></blockquote>
<p><a href="http://www.ftd.de/politik/europa/:kurswechsel-tuerkei-provoziert-westliche-verbuendete/50034643.html" target="_blank">weiterlesen</a></p>
<p>&#160;</p>
<p>Der EU-Beitritt war nie das Ziel des Herrn Erdogan, er hat die Reformen im Land benutzt um das türkische Militär zu entmachten und schlägt nun einen ganz anderen Kurs ein, die Islamisierung der Türkei.</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Özal olsa Başbuğ'u görevden alırdı'  ]]></title>
<link>http://chatodalari.wordpress.com/2009/11/08/ozal-olsa-basbugu-gorevden-alirdi/</link>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 11:55:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>Jexe</dc:creator>
<guid>http://chatodalari.wordpress.com/2009/11/08/ozal-olsa-basbugu-gorevden-alirdi/</guid>
<description><![CDATA[Star Gazetesi yazarı Berat Özipek’in konuşması 40 Vakıf İnsana Saygı Toplantısı’nda büyük alkış aldı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Star Gazetesi yazarı Berat Özipek’in konuşması 40 Vakıf İnsana Saygı Toplantısı’nda büyük alkış aldı.</p>
<p>Türkiye Kültür Vakfı’nın, 40. kuruluş yılı nedeniyle Haliç Kültür Merkezi’nde düzenlediği 40 Vakıf İnsana Saygı Toplantısı’na, Star Gazetesi yazarı ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Berat Özipek’in sözleri damgasını vurdu. Hürriyet&#8217;in haberine göre; Türkiye’deki oligarşik yapının Turgut Özal’la birlikte yıkılmaya başladığını anlatan Berat Özipek’in, bugün Türkiye’nin gündemine oturan Demokratik açılım ve Ak Parti ile Fethullah Gülen’i bitirme planıyla ilgili Turgut Özal’ın yapacağı şeyler konusundaki tespitleri, salondan büyük alkış aldı.</p>
<p>Özal’ın demokratik açılımı kesinlikle destekleyeceğinin altını çizen Özipek, “AKP ve Fethullah Gülen’i bitirme planına karşı, gereğini yapmasını beklemez, Genelkurmay Başkanı’nı görevden alırdı. Belki de Genelkurmay Başkanı görevden alındığını televizyondan öğrenirdi” dedi. Özipek’in, Turgut Özal’ın en büyük hatasını ise Mesut Yılmaz’ı siyasete sokmak olarak nitelemesi salonda gülüşmelere neden oldu.<!--more--></p>
<p><strong>İdeali, erdemi ihmal eden ilkesizliğe mahkûm olur</p>
<p>Başbakan Tayyip Erdoğan da konuşmasında özetle şunları söyledi:</strong></p>
<p>* Her fırsatta dile getirdiğimiz, bin yıllık bir ortak yaşama rağmen, millet meselesi, millet kavramı, millet tasavvuru üzerine dört başı mamur, kuşatıcı, kapsayıcı analizlerin oluşmamış olması, işte bugün de sıcakbir şekilde hissettiğimiz gibi önemli bir noksan. Azınlıklar meselesi gündeme geliyor. Onların haklarını da savunmak zorundayız. Aydınlarımız kendi kutuplarına çekiliyor. Alevilerin meseleleri gündeme geliyor, taraflar hemen gardlarını alıyor. Sosyal meseleler, ekonomik meseleler gündeme geliyor, ideolojiler fikirlerin önüne geçiyor.</p>
<p>* Kürt meselesi, ister Doğu-Güneydoğu Anadolu meselesi gibi konularda aydınlar uç noktalara savrulmuşlardır. Milliyetçiyim diye muhalefet edenler millet ve milliyet tasavvurundan yoksun. Sosyaldemokrat olduğunu iddia edenler, dünya gerçeğinden, sosyal demokrasinin fikri temelinden yoksun. Mukaddesatçıyım diyenler, manevi geleneğin irfan ve hikmet anlayışından yoksun. Değeri, ideali, erdemi, aşkı, düşünceyi ihmal eden kim olursa olsun yüzeyselliğe, çapsızlığa, ilkesizliğe mahkûm olmaktan kurtulamaz.</p>
<p><strong>Topluma hizmet eden toplumun efendisidir</strong></p>
<p>Türkiye Milli Kültür Vakfı’nın 40’ıncı yılında “40 Vakıf İnsana Vefa” toplantısına katılan Başbakan Tayyip Erdoğan, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’la yanyana oturdu. Başbakan Erdoğan, vakıf adına Semra Özal’a hat sanatıyla yapılmış tablo takdim etti. Erdoğan’a ise üzerinde “Bir toplumun hizmet edeni, o toplumun efendisidir” yazılı bir hat eseri hediye edildi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Israeli ambassador welcomed with eggs in Turkey]]></title>
<link>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/11/05/israeli-ambassador-welcomed-with-eggs-in-turkey/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 05:34:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>agaahipk</dc:creator>
<guid>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/11/05/israeli-ambassador-welcomed-with-eggs-in-turkey/</guid>
<description><![CDATA[PressTv Israel&#8217;s ambassador to Ankara has been pelted with eggs during a visit to a Turkish un]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><a href="http://www.presstv.ir/detail.aspx?id=110446&#38;sectionid=351020204">PressTv</a></strong></p>
<p><strong><img src="http://www.presstv.ir/photo/20091104/esmaeeli20091104193917281.jpg" alt="" /> </strong></p>
<p>Israel&#8217;s ambassador to Ankara has been pelted with eggs during a visit to a Turkish university in the coastal city of Trabzon.</p>
<p>Angry Turkish students threw eggs at Gabi Levy as he arrived at Karadeniz Teknik university on Wednesday.</p>
<p>The students protesting against Tel Aviv&#8217;s policies regarding the Palestinians, including the issues of illegal settlement activity in the West bank and the war on the Gaza Strip.</p>
<p>Police detained a group of 20 students and the Israeli ambassador left without getting out of his vehicle, Anatolia reported.</p>
<p>The embarrassing incident came only one day after Gabi Levy, who is on a tour of the region, faced harsh criticism in the nearby city of Rize, where local officials condemned Israel&#8217;s &#8220;policies of expansion and occupation&#8221; and said that the so-called “self-defense” should not involve &#8220;killing children.&#8221;</p>
<p>Ankara-Tel Aviv re relations deteriorated after Israel&#8217;s deadly military offensive in Gaza that killed over 1,400 Palestinians, mostly civilians, at the turn of the year.</p>
<p>The two side&#8217;s bilateral relations further deteriorated last month, after Ankara excluded Israel from an international air force exercise in protest at &#8220;the humanitarian tragedy&#8221; in Gaza and called for an immediate lifting of Gaza siege, which has put the region&#8217;s 1.5 million population in desperate need of basic necessities.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
