<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>ruh &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/ruh/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "ruh"</description>
	<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 05:13:48 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Belief in Angels]]></title>
<link>http://highwaytoheavan.wordpress.com/2009/12/17/belief-in-angels/</link>
<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 19:12:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>Halimah bint David</dc:creator>
<guid>http://highwaytoheavan.wordpress.com/2009/12/17/belief-in-angels/</guid>
<description><![CDATA[Bismillaah Please use Control F to navigate Table of Contents Introduction The obligation of belief ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bismillaah Please use Control F to navigate Table of Contents Introduction The obligation of belief ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Azad Düşüncə Ruhu]]></title>
<link>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/30/azadruh/</link>
<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 13:42:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>emajidli</dc:creator>
<guid>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/30/azadruh/</guid>
<description><![CDATA[və yaxud itmiş ruh axtarışında İnsanlar eyni insanlardı&#8230; Keçən əsrin 80-ci illərində Azadlıq m]]></description>
<content:encoded><![CDATA[və yaxud itmiş ruh axtarışında İnsanlar eyni insanlardı&#8230; Keçən əsrin 80-ci illərində Azadlıq m]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Üçüncü Tekil Kişi için Bir Buçukuncu Özne (2.bölüm)]]></title>
<link>http://siradanbirkimse.wordpress.com/2009/11/29/ucuncu-tekil-kisi-icin-bir-bucukuncu-ozne-2-bolum/</link>
<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 08:05:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>siradanbirkimse</dc:creator>
<guid>http://siradanbirkimse.wordpress.com/2009/11/29/ucuncu-tekil-kisi-icin-bir-bucukuncu-ozne-2-bolum/</guid>
<description><![CDATA[Uyumak bambaşka bir olgu olagelmişti benim için. Farklı hislerle uyanır olmuştum sıklıkla. Sonra yaş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Uyumak bambaşka bir olgu olagelmişti benim için. Farklı hislerle uyanır olmuştum sıklıkla. Sonra yaşadığım olayların uykularım esnasında sahnelendiğini hatırladım. Kimisi &#8220;deja vu&#8221; der buna ya aslında biraz da farklıydı. Uykularım bana önümüzdeki zaman dilimi için ipuçları veriyordu, ancak tek sorun o ipuçlarını doğru anlayabilmekti.</p>
<p>Evet, benim de bu konuda yanıldığım oldu. Hatta soğuk kanlılığımı kaybettim başlarda, ki bu durumun panik hali az buçuk şizofrenlik haline benzer.</p>
<p>Sıradan bir arkadaşının herhangi bir eşyasını nerde unuttuğunu bilmek ama bunu nasıl bildiğini ona anlatamamak ruh halini yerle bir ediyor insanın.</p>
<p>İşte bu yüzden o cümle çok önemliydi, o da beni görmüş olabilirdi gerçekten rüyasında. Belki de buydu aramızdaki o garip çekimin nedeni&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Din ile bilimi düşman kılan faşistler…]]></title>
<link>http://sadoglu.wordpress.com/2009/11/26/din-ile-bilimi-dusman-kilan-fasistler%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 09:11:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>sadoglu</dc:creator>
<guid>http://sadoglu.wordpress.com/2009/11/26/din-ile-bilimi-dusman-kilan-fasistler%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[Rasyonalist ve Darwinist kategori anlayışları üreten beyinsi benlik; bir yaratık değil yaratıcı oldu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Rasyonalist ve Darwinist kategori anlayışları üreten beyinsi benlik; bir yaratık değil yaratıcı oldu]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gidersen]]></title>
<link>http://sinestezi.wordpress.com/2009/11/25/gidersen/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 19:35:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>protothyas</dc:creator>
<guid>http://sinestezi.wordpress.com/2009/11/25/gidersen/</guid>
<description><![CDATA[Gidersen üzülürüm, ağlarım biraz, üşürüm. Soğurum hayattan, yalnız kalırım, ölürüm belki. Uykum geli]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Gidersen üzülürüm, ağlarım biraz, üşürüm. Soğurum hayattan, yalnız kalırım, ölürüm belki. Uykum geli]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Keutamaan Dan Hikmah Qurban ]]></title>
<link>http://aespee.wordpress.com/2009/11/24/keutamaan-dan-hikmah-qurban/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 12:11:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>aespee</dc:creator>
<guid>http://aespee.wordpress.com/2009/11/24/keutamaan-dan-hikmah-qurban/</guid>
<description><![CDATA[Di dalam syariat yang dibawa oleh Rasulullah Saw, perintah dan larangan selalu ada dan terus berjala]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Di dalam syariat yang dibawa oleh Rasulullah Saw, perintah dan larangan selalu ada dan terus berjala]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şizofren deha &amp; beyinci eçheller…]]></title>
<link>http://sadoglu.wordpress.com/2009/11/21/sizofren-deha-beyinci-echeller%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 13:00:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>sadoglu</dc:creator>
<guid>http://sadoglu.wordpress.com/2009/11/21/sizofren-deha-beyinci-echeller%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[Kadersel bilgiyi, Yaratıcıyı, ruhu ve duyguyu, yani metafizik varlıkları tamamen devre dışı bırakabi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Kadersel bilgiyi, Yaratıcıyı, ruhu ve duyguyu, yani metafizik varlıkları tamamen devre dışı bırakabi]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yürek Söken Metinler -IV-]]></title>
<link>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/21/yurek-soken-metinler-iv/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 12:40:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>Felsefe Hayat Projesi</dc:creator>
<guid>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/21/yurek-soken-metinler-iv/</guid>
<description><![CDATA[Kendine kıyma hakkına gelince… Hayatın içinde kalamama durumu çokça vuku bulur. Ama genelde ruhu kat]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Kendine kıyma hakkına gelince… Hayatın içinde kalamama durumu çokça vuku bulur. Ama genelde ruhu kat]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bekle Beni 2010]]></title>
<link>http://umutdiyari.wordpress.com/2009/11/20/bekle-beni-2010/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 12:34:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>umutdiyari</dc:creator>
<guid>http://umutdiyari.wordpress.com/2009/11/20/bekle-beni-2010/</guid>
<description><![CDATA[2010 aslında sadece yeni bir yıl  ama aslında her insan için ayrı birer fırsatlar bulvarı yani ; yen]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>2010 aslında sadece yeni bir yıl  ama aslında her insan için ayrı birer fırsatlar bulvarı yani ; yeni planlar, yeni hayaller planlamadan önce bir değerlendirme yapıp bu yeni yılda yapılmaması gereken şeyleri yada daha önce yapılan hataları fark edip kaliteli bir yıl geçirmek herkesin elinde yani ya zaman üzerimizden geçecek biz ezileceğiz, yada zamanı biz öyle bir kullacağız ki zaman altımızsa ezilicek ve bir yıl boyunca nerdeyse her güne yeni şeyler ekeceğiz ve sene sonu tekrar geldiğinde bu sefer değerlendirme yaparken meyvelerinide toplayacağız hayatımızdaki güzelliklerin tercih bize kalmış yazamanla yaşlanırız, yada yaşımıza yaş katarken hayattaki güzellikleri öğrenerek gençleşiriz yaşlanırken ama zaten dilmidirki insanın vücudunu genç tutan en önemli şey ruh değilmidir.<br />
Ruhumuzun daim neşelii kalması dileğiyle&#8230;</p>
<p>neşeliii&#8230;.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GERÇEKLER VE KORKULAR...]]></title>
<link>http://hakkaniyet.wordpress.com/2009/11/19/gercekler-ve-korkular/</link>
<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 15:47:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>yüksel karakuş</dc:creator>
<guid>http://hakkaniyet.wordpress.com/2009/11/19/gercekler-ve-korkular/</guid>
<description><![CDATA[DÜRÜSTLÜK VE KORKULAR 19.11.2009 Hayatta duyduğum en büyük yalan gerçeğin göreceli olduğu yalanıymış]]></description>
<content:encoded><![CDATA[DÜRÜSTLÜK VE KORKULAR 19.11.2009 Hayatta duyduğum en büyük yalan gerçeğin göreceli olduğu yalanıymış]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[spsiritual parenting (2) ajak anak secara ruhani bersilatun]]></title>
<link>http://setiyo.wordpress.com/2009/11/19/spsiritual-parenting-2-ajak-anak-secara-ruhani-bersilatun/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 22:11:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>Setiyo Purwanto</dc:creator>
<guid>http://setiyo.wordpress.com/2009/11/19/spsiritual-parenting-2-ajak-anak-secara-ruhani-bersilatun/</guid>
<description><![CDATA[ketika kita sambung kepada Allah, jiwa kita menyebar dan kita sambung kan ke anak kita. seperti haln]]></description>
<content:encoded><![CDATA[ketika kita sambung kepada Allah, jiwa kita menyebar dan kita sambung kan ke anak kita. seperti haln]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Reenkarnasyon Sorular Yanıtlar]]></title>
<link>http://bpakman.wordpress.com/2009/11/18/reenkarnasyon-sorular-yanitlar/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 14:18:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>bpakman</dc:creator>
<guid>http://bpakman.wordpress.com/2009/11/18/reenkarnasyon-sorular-yanitlar/</guid>
<description><![CDATA[Sorular ve yanıtlar. 1. Reenkarnasyon nedir, böyle bir şey var mıdır, ispat edilmiş midir? Kelime an]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h3>Sorular ve yanıtlar.</h3>
<h3>1. Reenkarnasyon nedir, böyle bir şey var mıdır, ispat edilmiş midir?<strong> </strong></h3>
<h3><strong><span style="color:#ff0000;">Kelime anlamı tekrar doğuştur, bence kesinlikle vardır, ve bence araştırmalarda  kanıtlanmıştır Bkz:</span> <a rel="nofollow" href="../dininanc/reenkarnasyon/dininan/reenkarnasyon/">http://bpakman.wordpress.com/dininanc/reenkarnasyon/</a></strong></h3>
<h3>2. Tüm canlılar bu re-enkarnasyona tabii olurlar mı, yani bir kez kedi sonra kuş veya insan veya başka bir şey olarak gelinir mi?</h3>
<div>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Evet ama</strong><strong> tabi olma</strong><strong> tekamül içerisinde sürer. Yani insan hayvan olarak, hayvan bitki olarak re-enkarne olamaz.</strong></span></h3>
</div>
<div>
<h3>3. O zaman bir düzenli yaşayıp ölmeyen ruh mu var ve devamlı dünyaya gelip yaşamdaki sınavlarla tekamül ediyor.</h3>
</div>
<div>
<h3><strong><span style="color:#ff0000;">Evet ruh denilen, bizim şu anda sahip olduğumuz gibi bir maddi bedene sahip olmayan varlık tekamül eder. Tasavvufta fenafillah/vahdet-i vücut ve doğu felsefesinde Nirvana benzeri mertebeye kadar ve/veya daha ileri başka planlara boyutlara transfer oluncaya kadar.</span><br />
</strong></h3>
</div>
<div>
<h3>4. Bu gelişmeyi kim ölçüyor, önce insan sonra hayvan veya bitki mi olunuyor vey tam tersi mi?</h3>
</div>
<div>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Ölçüm ve yönlendirmeyi İlahi Yönetim Mekanizması planlıyor ama<strong> bir zaman sonra</strong> varlık kendisi de ölçebiliyor, yani  o kadar tekamül edebildikten sonra. Sırayı soruyorsanız atom, bitki, hayvan, insan.</strong></span></h3>
</div>
<h3>5. Bu ruhun replasmanı nasıl ve hangi anda olur? <strong> </strong></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Öteki alem dediğimiz madde ötesi ortamda, zamanı geldiğinde, görevlendirmelerde, madde ötesi alemde de yapılması gereken işler, görevler bittiğinde, bazen hemen ölümden sonra birilerinin cinsel ilişkisi sırasında, bazen yıllar sonra.</strong></span></h3>
<h3>6. Seçim ve yerleşme nasıl gerçekleşiyor? <strong> </strong></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Yerleşme döllenme sırasında oluyor, yani spermin yumurtaya girişiyle, rehber varlıklar gerekirse seçim ve yerleşime yardımcı olabiliyorlar, ama ölümden sonra dünya yaşamının cazibesinden kurtulamayanlar hemen tekrar dönmek isteyip bunu kendi kendilerine de gerçekleştirebilirler. Tibetliler eserlerinde uyarıyor yeni ölenleri, sakın cinsel ilişkilerin çekimine kapılmayın diye.</strong></span></h3>
<h3>7. Farkındalık olur mu, yani eskiye gidiş ve önceki hayatı hatırlama?</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>F</strong><strong>arkındalık bazı durumlarda olabilir, özellikle Güney Anadolu’daki Nusayriler re-enkarnasyona inandıkları için genelde çocuklarının ilk konuşmalarına (böyle konuşma olursa tabii) kulak verirler bkz</strong></span> <strong><a rel="nofollow" href="../dininanc/reenkarnasyon/dininanc/reenkarnasyon/nusayrilerde-reenkarnasyon/">http://bpakman.wordpress.com/dininanc/reenkarnasyon/nusayrilerde-reenkarnasyon/</a> <span style="color:#ff0000;">en azından deja-vu olabilir, bana Sicilya’nin Cefalu kasabasında olduğu gibi. Bunu bilmeyen toplumlarda ise çocuğun konuşmalarına inanılmaz, susturulur ya da çocuk aldıran olmayınca kendisi susar ve unutur. Ancak olması gereken geçmiş hayatı hatırlamamadır. Yoksa yeni bir sayfa hiç bir zaman açılamaz.</span></strong></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">Dr. Bedir Hatem “Sevgi ve Umut” adlı kitabında bunu şöyle açıklıyor: ”Sebebi: geçmiş yaşantılarımızı hatırlasaydık bu yaşantımızda geçmişin intikamlarını almaya kalkar dolayısıyla bu yeni yaşam eskisinin devamı olurdu ve kısır döngülerle girerdik yeni yaşamlar bulamadan eski yaşamların bunalımlarını yaşamak zorunda kalırdık. Yani aynı filin devamı arkası yarın dizilerine dönerdi. Oysa insan bir aktör gibi enkarnelerinde yaşamı boyunca devamlı olarak farklı ve değişik senaryoları olan filmle (yaşamlar) çevirmek için vardır.Örnek katilini tanıyan bir maktul isek ve katili hatırlayıp görürsek onu öldürmeye çalışırsak. Eşini aldatan bir kadın kocası tarafından tanınırsa intikam alabilir. Dolayısıyla dizi gibi enkarneler olurdu o zaman yaratılışın amacı olan evrimler sonucunda tekamül felsefesi işlemez olurdu.”(Hatem,2007;11)</span></h3>
<h3>8. Bu durumda önceki hayatında kedi olup sahibinden dayak yiyen bir ruh 2. kez geldiğinde sahibinin ne kılıkta olduğunu takip edip intikam alır mı?</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Özellikle Nusayrilerde geçmişte kim olduğunu hatırlayıp eski ailesini, komşularını arayanlar gibi vakalar olmuştur.  Web sayfalarımda bununla ilgili bazı vakalar var. </strong></span></h3>
<h3><a href="http://bpakman.wordpress.com/dininanc/reenkarnasyon/ornekler-2/" target="_blank">http://bpakman.wordpress.com/dininanc/reenkarnasyon/ornekler-2/</a></h3>
<h3>9. Bu gelişmeye ters amma neticede 3. sınıf bir canlı yani, itilip kakılmış,</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Daha çok cinayetten ya da kazayla ölenler böyle arayışlar yapmışlardır. İtilip kakılmışsa bu onun karmasında olduğu içindir. Karma sebep-sonuç ilişkisine verilen addır. Yani ne ekersen onu biçersin, birine eziyet edene bir dahaki hayatında eziyet eden olacaktır ki eziyetin ne olduğunu anlasın. Hani deriz ya bu neden benim başıma geldi. Why me?</strong></span></h3>
<h3>10. Son gelişimde mezuniyet diploması var mı, yani tamam sen öldün arkadaş şimdi başka bir boyuta görevlendirildin şeklinde bir durum olabilir mi?<strong> </strong></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>İnsan ameliyle yani yaptıklarıyla kendi kaderini kendisi belirler. Dünyaya gelirken kaderi bellidir zira bunu kendi tayin etmiştir. Kendisine gösterilir o da kabul eder, etmezse istediğine yakın bir şekilde gelir ama tekamülünü geciktirir. İstedigine yakın derken her istediği verilmez. Yani zengin olacak, güzel olacak, mutlu olacak, tahsilli olacak, sağlıklı olacak, uzun ömürlü olacak vb. hepsini alması imkansızdır tekamül açısından. İnsanı acılar, başına gelenler tekamül ettirir. Yine why me? &#8211; neden benim başıma geldi? olayı.</strong> </span><strong><span style="color:#ff0000;">Dağ başında tek başına yaşayarak nereye kadar tekamül edilebilir? Madde ötesi alemde elbette komünükasyon yoğundur. Yani görevlendirmeler, başka boyuta tranferler rehberler tarafından anlatılır. Bizim anlayışımıza göre sırası geldiğinde diploma benzeri taltifler de söz konusudur. yani “sen sana öğretilenleri yaptın, başardın” gibi.</span><br />
</strong></h3>
<h3>11. İlk homosapiens’ten itibaren hep 30-40.000 yıllık bir geçmiş konuşuyoruz, o zamanki nüfus ile şimdiki nüfus arasında dağlar kadar fark var, yani eskiden belki de 10 milyon olan dünya nüfusu şimdi 6-7 milyarı buldu, bu kadar gelişecek ruh nereden ve neden geliyor?</h3>
<h3><strong><span style="color:#ff0000;">Evren, galaksiler genişliyorsa ki herkes öyle diyor, bu gayet normaldir. Bakın Samanyolu Galaksisine 9 Ocak 2006 da<strong> Virgo Stellar Stream adı verilen cüce bir galaksi</strong> katılımı olduğu gözlemlenmiş. Bu belki de genişlemedir. </span><a href="http://www.absoluteastronomy.com/topics/Milky_Way" target="_blank">KAYNAK</a></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:#ff0000;">İ</span><span style="color:#ff0000;">çinde bulunduğumuz plan ve boyutun kapsamını bilemiyoruz. Sadece Güneş sistemi midir, tüm Samanyolu dahil midir? Ezoterik bilgilerde merkezin Sirius olduğu belirtiliyor <a href="../dininanc/sirius/" target="_blank">BKZ</a>. Kuran’da adı geçen tek yıldız Şira yani Sirius’un olması ve şuurun merkezi olarak nitelendirilmesi bu savı güçlendiriyor. Böyle geniş bir sistemde nüfus artıyor, azalıyor demek göreceli olarak fazla bir önem taşımaz. Varlıkların sirkülasyonu hakkında farklı görüşler var. Tasavvufta da böyle olmuştur. Yani varlıkların geldikleri enerji kaynağına dönüşleri orada birleşme mi yoksa o  enerji merkezinden tekrar  maddeye ve anti maddeye dönüşme şeklinde mi olacak? Bu ezelden beri tartışılıyor. Evren genişliyorsa belki de sirkülasyon olmuyor. Bu konuda bir zaman akıl yürütmekten başka çaremiz yok.</span><br />
</strong></h3>
<h3>12. Bu dünya bu işlere çok mu uygun?</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Evet aynen bu dünya tekamüle çok uygun örneğin kötülük olmasa iyiliğin ne olduğunu anlayamayız, o da, yani kötülükler, yalan, dolan bu dünyada bolca var, hastalık olmasa sağlığın kıymetini anlayamayız vb</strong></span></h3>
<h3>13. Ta o zamanlardan beri gelip giden ve bir türlü tekamülü tamamlayamayanlar var mıdır,</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Uzun yıllardır madde dünyasından, kendi mekanlarından ayrılamayanlar bile vardır, bunlara hayalet deniliyor. Dediğim gibi herkes kendi kaderini kendi belirliyor, bu da uzun sürebilir.</strong></span></h3>
<h3>14. Bunlar özel bir seri midir, örneğin politikacı sınıfı buna örnek olabilir mi?</h3>
<h3><strong><span style="color:#ff0000;">Genelde seri olmamalıdır, ama ille de her seferinde aynı seriden örnegin sürekli ben zengin olarak gelmek istiyorum diyen olursa ona da izin verilir ta ki parasal değil gönül zenginliğinin gerçek zenginlik olduğunu anlayana kadar. İkinci Dünya Savaşının efsanevi Amerikalı komutanı Patton daha önceki yaşamında da kıdemli bir subay olduğuna, Kartaca savaşına katıldığına ve İkinci Dünya Savaşı için özellikle görevli olarak gönderildiğine inanırdı.</span><br />
</strong></h3>
<h3>15. Aklıma ilk on dakikada geliveren soruları saydım kusura bakma.</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Rica ederim, sorularınız çok düzeyli, ben de eski günlere geri gittim. Bir zamanlar inkarcıydım, zira doğumdan hemen sonra ölen bir bebek günahsız olduğu için cennete gidecek, 70 yıl yaşayan birisi ister istemez tonla günah işlediği için cehenneme. Allah’ın adaleti böyleyse, haşa, ben Allah’a dine falan inanmıyorum derdim. Bunun yanıtını bana ailem veremedi, Allah ne isterse o olur dediler, hiçbir softa da veremedi, softaların eserleri de. İnsanın ölüp kıyamete kadar berzah denilen bir yerde bekleyeceği, kıyamette mezarından kalkacağı da bana akıl dışı geldi. Düşünün yüz yıllarca kemik toz olmuş, zerresi kalmamışsa? Elime tesadüfen (elbette ki tesadüf değil, lafın gelişi tesadüf deriz, tesadüf yoktur) geçen normalde kıçıkırık denebilecek bir dergiyi okurken dünyam değişti. Bu konuda ne bulduysam okudum ve aradığım, sordugum çok şeyin mantıklı yanıtlarını böyle kendi kendime akıl yürüterek buldum. Ondan sonrası çorap söküğü gibi geldi. Anlamadan ezberle değil, mantıkla, akılla. Şimdi çok şükür Allah inancım tam hem de aydın bir düşünceye sahip olarak. Re-enkarnasyon inancı softa olmanıza zaten izin vermiyor. Düşünün bugün müslümanım, ama geçmişte belki yahudiydim ya da bir baska sefer yahudi olarak geleceğim. Bu durumda gel de erkeksen anti-semitist ol. Bunu bilmeyen anlayamayan hariçten gazel okur.</strong></span></h3>
<h3>16. Madem her seferinde farklı dinlerle gelebiliyoruz. O zaman hangisine göre yargılanacağız öbür tarafta?</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">Yanıtı Kuran’da:<em><br />
Şu bir gerçektir ki, iman edenler, Yahudiler,  Sabiiler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanlar için korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.</em> (Maide 69)<br />
Madde dünyasından ayrılıp bedenini madde dünyasında bırakanlar, yani ölüp geldikleri aleme geri dönenler,  hangi dinden, hangi inançdan olursa olsun, isterse inançsız olsun artık kendi vicdanlarıyla karşı karşıya kalacaklardır.  Onun geçmiş yasam muhasebesini önce kendisi sonra Allah’ın iradesiyle İlahi Yönetim Mekanizma görevlileri yürütecektir. Gerekirse dediğiniz gibi yargılanacak ya da güler yüzlerle karşılanacaktır. Orada artık din yoktur, sadece amel vardır. Yani oraya madde dünyasında yaptıklarımızı götürürüz, iyiliklerimizi, kötülüklerimizi, bunlar geleceğimizi belirler.<br />
Bu arada cennet-cehennem sembolik kavramlardır. Oraya kötülüklerini götürenleri gerçekten cehennem gibi bir ortam, iyiliklerini götürenleri de cennet gibi bir boyut beklemektedir. Varlıklar kendi tekamül düzeyleri neyse onun ileri boyutlarına geçemezler. Geçmek istiyorlarsa okula yani bedenlenmeye bıraktıkları yerden devam etmek zorundadırlar.<br />
Bu arada örneğin dünyada “namaz kılmayan ne olacak?” diye sorabilirsiniz. Namaz ibadetttir. Yani madde dünyasında Allah’a şükretmek elbette ki gereklidir. Ama öteki alemde ille de iyi bir boyutta olmak icin şart degildir. Yoksa bütün gayri müslimler ve ibadet etmeyen müslümanlar cehenneme gider dememiz gerekir ki madde ötesi alemde böyle birşey söz konusu değildir. Madde dünyasında yapılan ibadet iyi bir insan olmamıza, tekamül etmemize yardımcı olmuşsa, ki olması gerekir amacı odur,  madde ötesi alemde zaten işimize cok yarayacaktır. Yukarıdaki ayet de buna işaret etmektedir.</span></h3>
<h3>17. O yanıt dünyanın tümünü kapsamıyor, dünyanın yarısı <em>iman edenler, Yahudiler,  Sabiiler ve Hiristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanlar </em>dışındaki insanlardan oluşuyor. “Tesadüfen” cehenneme gitmek ihtimali çok kuvvetli. Yaklaşık yüzde elli gibi bir oranla tanım dışında bir yerlerde dünyaya dönebiliriz.</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Hayır tümünü kapsıyor. İman edenler yani kısaca iyi insanlar dine inanmasına inanmamasına bakılmaksızın kötülerden ayrılıyor. </strong></span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Bundan başka Kuran’da tümünü kapsayan daha belirgin açıklama da var:<br />
“<em>İman edenler, Yahudiler, Sabiiler, Hıristiyanlar, Mecusiler ve şirke sapanlar arasında Allah, kıyamet günü ayrım yapacaktır. Allah, her sey üzerine Şehid’dir, tanıktır.</em>” (Hacc 17).</strong><strong> </strong></span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>İnsanların din ve inanışları hatta inanmayışları bir ölçü değildir, bu ayette aralarında ayrım yapılmadan hepsi birlikte verilmiştir, buna göre hiç kimse kimin ne olduğu, nereye gideceği hakkında hüküm veremez, kimin nereye gideceğini Allah bilir, bu konuda Allah karar verir. Böylece İslamda peşin hüküm olmaması ve Allah’la kul arasına kimsenin girmemesi gerekirdi ama kim dinliyor? Şirk = Allah’a eş koşma, Sabiiler = Eski bir din mensupları, günümüzde bunu ve ayette diğer adı geçenleri örnegin Bahailer, Moon tarikatı, Mormonlar, Budistler, Hindular gibi farklı inanışlar ve hatta ateistler gibi inanmayanlar olarak da nitelendirebiliriz. Ayette adı geçen kıyamet kavramı göreceli olabilir. Yani içinde bulunduğumuz boyutun son bulması hali ya da basit ölümden sonraki hali de kapsıyor olabilir<br />
</strong></span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Bu Ayeti okuyunca hep rahmetli Neyzen aklıma gelir. Padişahın verdiği bir kese altını saraydan çıkınca meydanda açıkta perişan halde yatan Balkan göçmenlerine tereddütsüz dağıtan insan bence doğrudan cennete gitmiştir, ben onu hep gerçek iman sahibi olarak örnek alırım. Hani derler ya “parayla imanın kimde olduğu belli olmaz” diye.</strong></span></h3>
<h3>18. Bu  konuyu din diye nitelemek ne kadar doğru olur, Bülent hocaya bunu da soralım.</h3>
<h3><strong><span style="color:#ff0000;">Elbette ki din değil, mezhep, tarikat bile olamaz.Bir olgudur sadece. Aklınız kabul eder ya da etmez.</span> </strong></h3>
<h3>19. Bu dinler ötesi bir yaklaşım herhalde,</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Evet aynen öyle,</strong> <strong>akıl ve mantık ürünü. Dinle hiçbir ilgisi yok.</strong></span></h3>
<h3>20. Tabii bu şekilde inanmanın getirdiği faydaları ve zararları hesaplamak lazım,</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Tamamen kişisel bir kabuldur. Yani ben nereden geldim, niçin geldim, nereye gideceğim sorularını kendi kendine soranların bu sorularına bulduğu yanıtları içerir.</strong> <strong>Faydası, bunları  yanıtlayarak  kişinin rahatlatmasını sağlaması  ve daha ileri (further) arayışlarına, sorgularına, kuşkularına son vermesi, hayat felsefesini kökten değiştirmesidir. Örneğin buna inanan anti-semitist, ırkçı, bağnaz, softa/yobaz olamaz, ölümden korkmaz vb. Zarar diyorsanız ben zararını görmedim. </strong></span></h3>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Allah’a inanmayan birisi de reankarnasyonu kabul edebilir. Nasıl mı? Sadece madde ve anti madde bağlantısı üzerinde akıl yürüterek. <a href="../dininanc/antimadde/" target="_blank">BKZ</a> Bunların var olduğunu ancak tesadüflerle sirküle etmekte olduğunu düşünebilir.<br />
</strong></span></p>
<h3>21. Bir de astral seviye buna uygun mu değil mi (nasıl ama, bu terminolojiyi duymamış olanlarınız da olabilir)</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Astral seviye lokal olarak farklılık gösterir. Örneğin Tibetli rahiplerin astral seviyeleri çok yüksektir, orada herkes buna inanır, İslam dünyasının astral düzeyi çok düşük olduğundan oralarda bu inanç yaygın değildir.</strong></span></h3>
<h3>22. İnsana  durgunluk ve miskinlik getirmeyen, çalışmaya üretmeye engel olmayan her türlü barışçı yaklaşım welcome, baskıcı olmamak kaydıyla.  not 1. müslümanlık reenkarnasyonu kabul etmiyor o zaman ne olacak….</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Reenkarnasyon inancı baskıcı düşüncelerle taban tabana zıttır. Zorla empoze ettği hiçbir şey yoktur. </strong></span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Müslümanlık deyince biraz duralım. Müslümanlığın özünde Vatikan benzeri Allah ile kul arasında bir örgütlenme öngörülmemiş, temsil Hz. Muhammet’in ölümüyle sona ermiştir. Müslümanlıkta olmaması gereken bir Diyanet makamı ile Adnan hoca örneği gerici takımı öyle diyor diye biz de öyle mi kabul edeceğiz? Bakın Aleviler diyor ki Diyanet bizi temsil etmiyor. Ben de sünni olduğum halde diyorum ki Diyanet veya hacı-hoca Allahla aramıza giremez. Bu durumda kendimiz karar vereceğiz, aklımıza ve mantığımıza göre reenkarnasyon olur mu olmaz mı. Daha önce Sicilya’daki Cefalu kasabasında yaşadığımın kanıtlarını bulduğuma inanıyorsam Diyanet yok dese bunu değiştirebilir mi?</strong> <strong>Ayrıca diğer sayfalarımda var diyanetçiler Süleyman Ateş ve Yaşar Nuri Öztürk reenkarnasyon var diyorlar.</strong></span> <a rel="nofollow" href="../dininanc/reenkarnasyon/dininanc/reenkarnasyon/suleyman-atese-gore-reenkarnasyon/">http://bpakman.wordpress.com/dininanc/reenkarnasyon/suleyman-atese-gore-reenkarnasyon/</a> <span style="color:#ff0000;"><strong>ve</strong></span> <a rel="nofollow" href="../dininanc/reenkarnasyon/dininanc/reenkarnasyon/yasar-nuri-ozturke-gore-reenkarnasyon/">http://bpakman.wordpress.com/dininanc/reenkarnasyon/yasar-nuri-ozturke-gore-reenkarnasyon/</a></h3>
<h3>23. not 2. bu inacta aracılar varmı acaba yani seviye belirleyen, aydınlanmaya yön veren,ve bütünleşme esnasında uygulanacak yöntemleri yenilere aktaran yol gösteren</h3>
<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>Evet var, İlahi Yönetim Mekanizması ve onun görevlileri yardım sağlarlar, yön verirler hem madde dünyasındakilere hem de  madde dışı alemdekilere.</strong> <strong>Bunların en tanınmışı Cebrail olarak bilinir. Düzen o kadar mükemmeldir ki varlıklar zaten </strong><strong>tekamül düzeylerine göre boyuttaki yerlerini alırlar, daha üst düzeylere geçme güçleri yoksa geçemeyeceklerinden onlara engel olan falan yoktur.</strong> <strong>Varsa, çekecekleri azabı alt/ilkel boyutlarda kendi vicdanlarıyla başbaşa kalarak çekerler. Üstün varlıklar ise alt kademelere inebildiklerinden ihtiyacı olanlara yardımcı olurlar, aynı şekilde madde dünyasındakilere de eterik yollarla yani bizim elektro manyetik diyebileceğimiz dalgalarla yardım edebilirler. Hani büyük bir kazayı ucuz atlatınca “Allah beni korudu”, “sanki bir el beni aldı şöyle yaptı” deriz ya.</strong></span></h3>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[I am Alpha and Omega]]></title>
<link>http://sahajapower.wordpress.com/2009/11/18/i-am-alpha-and-omega/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 08:20:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>Peter</dc:creator>
<guid>http://sahajapower.wordpress.com/2009/11/18/i-am-alpha-and-omega/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;I am Alpha and Omega, the beginning and the end, the first and last. Blessed are they who do ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>&#8220;I am Alpha and Omega, the beginning and the end, the first and last.<br />
Blessed are they who do His commandments, that they may have right to<br />
the <strong>Tree of Life</strong>,<br />
And may enter in through the <strong>Gates </strong>of the <strong>City</strong>.<br />
For without are dogs, and sorcerers, and whoremongers, and murderers,<br />
and idolaters, and whosoever love and makes a lie.<br />
I Jesus have sent mine angel to testify unto thee these things in the<br />
<strong>churches</strong>.<br />
I am the root and offspring of David, and the bright and morning star.<br />
And the <strong>Spirit </strong>and the <strong>Bride </strong>say, Come. And let him that hears say,<br />
Come.<br />
And let him that is athirst come, and whosoever will, let him take<br />
the Waters of Life freely.&#8221;<br />
<em><strong>Revelations 22:13-17 </strong></em></p>
<p><strong>Tree of Life </strong>- The subtle system consisting of nadis, chakras and<br />
Sahasrara;</p>
<p><strong>Gates </strong>- The very narrow Agnya chakra located at the optic chiasma<br />
where resides the Universal Savior Shri Jesus Christ;</p>
<p><strong>City </strong>- The Sahasrara, Thousand-Petalled Lotus, or Kingdom of God;</p>
<p><strong>Churches </strong>- &#8220;Once there was a single Christian group, Jesus of<br />
Nazareth&#8217;s tiny band of twelve apostles; now there are thousands. It<br />
has been estimated that there are some twenty-two thousand separate<br />
and distinct Christian groups around the world.&#8221; (Charles Templeton,<br />
Farewell to God, The Canadian Publishers, 1996 p. 130.)</p>
<p><strong>Spirit </strong>- GOD-ALMIGHTY, SADASHIVA, ALLAH, YAHWEH — THE FATHER.</p>
<p><strong>Bride </strong>- HOLY SPIRIT, ADI SHAKTI, RUH, SHEKINAH — THE MOTHER.</p>
<p><strong>Waters of Life</strong> &#8211; &#8220;. . . water is a very holy thing. . . This is the<br />
time of Aquarius means the Kundalini is made of Divine Water.&#8221;- <em>Shri<br />
Mataji Nirmala Devi</em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yürek Söken Metinler -III-]]></title>
<link>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/15/yurek-soken-metinler-iii/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 11:48:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>Felsefe Hayat Projesi</dc:creator>
<guid>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/15/yurek-soken-metinler-iii/</guid>
<description><![CDATA[Fizyolojik yalnızlığın bedeni ıslah etmesi ya da fikirsel beraberliğin ruhu doyurması(aşk fenomeni)…]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Fizyolojik yalnızlığın bedeni ıslah etmesi ya da fikirsel beraberliğin ruhu doyurması(aşk fenomeni)…]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ruh = Enerji?]]></title>
<link>http://ahmadhaes.wordpress.com/2009/11/15/ruh-enerji/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 18:57:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ahmad Haes</dc:creator>
<guid>http://ahmadhaes.wordpress.com/2009/11/15/ruh-enerji/</guid>
<description><![CDATA[Matahari, sumber enerji? Dalam Kamus Umum Bahasa Indonesia, karya WJS. Poerwadarminta dikatakan bahw]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#3366ff;"></p>
<div id="attachment_2004" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a rel="attachment wp-att-2004" href="http://ahmadhaes.wordpress.com/2009/11/15/ruh-enerji/matahari/"><img class="size-full wp-image-2004" src="http://ahmadhaes.wordpress.com/files/2009/11/matahari.jpg" alt="" width="150" height="113" /></a><p class="wp-caption-text">Matahari, sumber enerji?</p></div>
<p>Dalam Kamus <em>Umum Bahasa </em><em>Indonesia</em>, karya WJS. Poerwadarminta dikatakan bahwa ruh sama dengan <em>roh</em> atau <em>rohani</em>, yang artinya: (1) Sesuatu yang hidup yang tidak berbadan jasmani, yang berakal budi dan berperasaan (seperti malaikat, setan dsb); (2) Jiwa; badan halus; (3) Semangat.</span></p>
<p>Dalam bahasa Inggris ruh disebut <em>spirit</em>, atau <em>soul</em>, atau `<em>mind</em>. Sedangkan kata <em>mental </em>digunakan untuk menyebut sesuatu yang berkaitan dengan ruh (= jiwa).</p>
<p>Kamus saku terbitan Oxford mendefinisikan <em>soul</em> sebagai <em>non material part of a person, believed to exist forever</em> – bagian dari manusia yang tidak bersifat benda, yang dipercayai sebagai sesuatu yang abadi). Definisi seperti ini juga diberikan kamus <em>Longman Laguage Activator</em>, untuk kata <em>spirit</em>.</p>
<p>Dengan demikian dapat kita katakan bahwa ruh adalah “makhluk yang mandiri, dalam arti tidak membutuhkan badan.” Contoh makhluk demikain antara lain adalah malikat, jin, syetan (hantu). Namun ketika ada di dalam tubuh ia membuat tubuh yang semula mati menjadi hidup.<!--more--></p>
<p><strong>Ruh sama dengan Energi (?)</strong></p>
<p>Setiap makhluk hidup membutuhkan energi (<em>energy</em>) untuk dapat bergerak dan bekerja. Segala kegiatan organ tubuh mulai dari otak, jantung, dan lain-lain, semua bekerja karena ada energi.</p>
<p>Energi berasal dari kata <em>en</em> (dalam) dan <em>ergon</em> (kerja).<a href="#_ftn1">[1]</a> Jadi secara harfiah, energi berarti: <em>(Sesuatu yang) bekerja (di) dalam</em>. Maksud di dalam ini adalah “di dalam benda/materi.”  Bila demikian, apakah enerji itu sama dengan ruh?</p>
<p>Para ahli biologi (ilmu hayat) mengatakan bahwa manusia tidak bisa menciptakan energi. Tetapi di dalam alam terdapat banyak macam energi. Makhluk hidup mendapat-kan energi dengan cara mudah, yaitu melalui makanan, yang juga tidak bisa diciptakan olehnya.</p>
<p>Energi dalam bentuk yang satu dapat dirubah menjadi energi dalam bentuk yang lain. Kayu bakar, arang dan bensin mengandung energi potensial (latin: <em>petis</em>, mampu dan  <em>esse</em>, menjadi). Kita katakan bahwa zat itu terdiri atas atom-atom yang berikatan satu sama lain secara kimia dalam persenyawaan-persenyawaan molekul. Di dalam ikatan-ikatan kimia inilah terdapat energi potensial yang disebut energi kimia. Dengan pembakaran, energi potensial itu dapat dibebaskan, dan diubah menjadi bentuk lain. Misalnya, dalam satu mesin mobil, pembakaran dari bensin dapat mengubah energi kimia menjadi energi mekanik. Mesin itu dapat menggerakkan mobil, sehingga energi mekanik itu diubah menjadi energi kinetik. Bentuk lain dari energi adalah energi panas. Demikian sebagaimana diuraikan di dalam buku <em>Biologi Umum</em>.</p>
<p>Masih di dalam buku itu dikatakan bahwa nasi, daging, dan lain-lain bahan manakan mengandung energi kimia, yang di dalam tubuh kita disimpan dan dibebaskan (diubah ke bentuk energi lain), sehingga dapat digunakan dalam hidup kita. Tetapi dari mana asal energi itu?</p>
<p>Manusia mendapat energi, misalnya, karena makan daging hewan. Hewan mendapat energi karena makan tumbuhan. Tumbuhan juga hanya bisa hidup jika mendapatkan energi. Lalu dari mana tumbuhan mendapatkan energi? Dari sinar matahari.</p>
<p>Ketika pembicaraan tentang energi berakhir pada matahari, para ahli biologi menyimpulkan bahwa matahari adalah sumber energi. Tetapi apakah gerangan yang menjadi sumber dari energi matahari itu? Para ahli biologi angkat tangan.</p>
<p>Agama memberikan jawaban bahwa alam semesta, termasuk matahari, adalah ciptaan Tuhan. Dengan demikian energi yang terdapat pada matahari juga ciptaan Tuhan. Dengan demikian energi yang terdapat pada matahari juga ciptaan Tuhan. Tetapi apabila energi berasal dari matahari, apakah ruh yang terdapat dalam badan manusia juga berasal dari matahari, alias sejenis “hawa panas” atau “cahaya”?</p>
<p>Apakah ruh manusia itu hanya sesuatu yang bermula dari energi kimia, lalu berubah menjadi energi mekanik, dan kemudian berubah lagi menjadi energi kinetik yang  menggerakkan tubuh? Lalu, bila energi kinetik pada mobil menghilang seiring dengan matinya mesin, apakah ruh manusia juga lenyap seiring dengan matinya jasad?</p>
<p>Dalam kenyataan mobil tidak bisa bergerak hanya karena energi kinetik, tetapi masih membutuhkan peran pengemudi. Pengemudi lah yang pada hakikatnya merupakan “ruh” bagi mobil. Bila jasad manusia diibaratkan mobil, siapakah pengemudinya? Jawabannya tidak bisa tidak, dia adalah “sang ruh” yang diciptakan oleh Allah secara tersendiri, atau berbdeda dengan jenis-jenis energi tersebut.</p>
<p><strong>Ruh Budaya</strong></p>
<p>Dengan tubuh yang sehat dan ruh biologis, manusia dapat hidup dalam arti bergerak. Namun hanya bergerak tanpa arah, tidak memiliki tujuan. Ruh biologis belum cukup untuk membuat manusia menjadi manusiawi. Ia masih membutuhkan <strong>ruh budaya</strong> untuk membuat setiap geraknya terarah, memiliki tujuan, punya arti, dan berkualitas.</p>
<p>Surat Al-‘Alaq 96:5 dan Surat al-Israa 17:85, antara lain mengissyaratkan bahwa ruh budaya ini adalah <em>ilmu</em>, Surat asy-Syuraa 42:52, menyebutnya sebagai <em>wahyu</em>, <em>ruh</em>, dan <em>kitab</em>. Sedangkan Surat al-Israa’ 17:88, menegaskan bahwa ruh budaya itu adalah <em>Al-Qur’an</em>!</p>
<p>Jadi ruh budaya adalah ilmu atau wahyu yang diajarkan Allah melalui Malikat. Inilah ruh budaya yang haq, yang menjadi efektif bila dipraktikkan oleh manusia yang memelajarainya sesuai dengan petunjuk Allah, yakni melalui Sunnah Rasul.</p>
<p>Tetapi bila kita memelajarinya dengan cara lain, yakni dengan mengikuti sunnah setan, maka jadilah dia ruh budaya bathil.</p>
<hr size="1" /><a href="#_ftnref1">[1]</a> <em>Biologi Umum</em>, hal. 6, PT. Gramedia, 1973.</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sənə Müraciət]]></title>
<link>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/13/s%c9%99n%c9%99-muraci%c9%99t/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 14:50:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>emajidli</dc:creator>
<guid>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/13/s%c9%99n%c9%99-muraci%c9%99t/</guid>
<description><![CDATA[Əslində bu müraciəti sənə çoxdandı yazmaq istəyirdim… Ancaq necə yazacağımı elə hey götür-qoy edirdi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Əslində bu müraciəti sənə çoxdandı yazmaq istəyirdim… Ancaq necə yazacağımı elə hey götür-qoy edirdi]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kula kulluk eden akılsızlar…]]></title>
<link>http://sadoglu.wordpress.com/2009/11/12/kula-kulluk-eden-akilsizlar%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 07:22:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>sadoglu</dc:creator>
<guid>http://sadoglu.wordpress.com/2009/11/12/kula-kulluk-eden-akilsizlar%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[Sinir kütlesinden ibaret beyinleri olup da muhakeme edebilecek akılların olmaması, insanı “yığın” ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Sinir kütlesinden ibaret beyinleri olup da muhakeme edebilecek akılların olmaması, insanı “yığın” ya]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sen Ruh Hastasısın!]]></title>
<link>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/09/sen-ruh-hastasisin/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 14:10:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>Felsefe Hayat Projesi</dc:creator>
<guid>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/09/sen-ruh-hastasisin/</guid>
<description><![CDATA[Yazdıklarınla dünyayı kandırırsın. En güzel yanın, Sürekli yıkadığın ellerinle, Ritmini aktarırsın k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Yazdıklarınla dünyayı kandırırsın. En güzel yanın, Sürekli yıkadığın ellerinle, Ritmini aktarırsın k]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yürek Söken Metinler -I-]]></title>
<link>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/08/yurek-soken-metinler-i/</link>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 12:45:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>Felsefe Hayat Projesi</dc:creator>
<guid>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/08/yurek-soken-metinler-i/</guid>
<description><![CDATA[Onun parçalanmış bedenini gördüğümde, kanıyla susuzluğumu giderdim ve öyle bir kahkaha attım ki, ağz]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Onun parçalanmış bedenini gördüğümde, kanıyla susuzluğumu giderdim ve öyle bir kahkaha attım ki, ağz]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pornografi ve magazin “sanatla” özdeşleştirildi…]]></title>
<link>http://sadoglu.wordpress.com/2009/11/07/pornografi-ve-magazin-%e2%80%9csanatla%e2%80%9d-ozdeslestirildi%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 10:17:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>sadoglu</dc:creator>
<guid>http://sadoglu.wordpress.com/2009/11/07/pornografi-ve-magazin-%e2%80%9csanatla%e2%80%9d-ozdeslestirildi%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[Pornografi ve magazini sanatla özdeşleştiren karanlık bir çağda yaşıyoruz. Cinselliği çağdaşlıkla ma]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Pornografi ve magazini sanatla özdeşleştiren karanlık bir çağda yaşıyoruz. Cinselliği çağdaşlıkla ma]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lanet Olsun!]]></title>
<link>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/06/lanet-olsun/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 13:40:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>Felsefe Hayat Projesi</dc:creator>
<guid>http://felsefehayat.wordpress.com/2009/11/06/lanet-olsun/</guid>
<description><![CDATA[lanet olsun sana ve bütün tanrılarına erkeklerin ruhlarına lanet olsun tüm soysuzluğun kanına pisliğ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[lanet olsun sana ve bütün tanrılarına erkeklerin ruhlarına lanet olsun tüm soysuzluğun kanına pisliğ]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
