<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>savas &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/savas/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "savas"</description>
	<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 05:57:20 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Battlefield: Bad Company 2 PC Beta Ertelendi]]></title>
<link>http://gameovertr.wordpress.com/2009/11/26/battlefield-bad-company-2-pc-beta-ertelendi/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 21:21:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>Serhat</dc:creator>
<guid>http://gameovertr.wordpress.com/2009/11/26/battlefield-bad-company-2-pc-beta-ertelendi/</guid>
<description><![CDATA[PS3 kullanıcılarının doyasıya oynadığı beta şu sıralar Pc içinde çıkmış olması gerekirken 2010 yılın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://gameovertr.wordpress.com/files/2009/11/bfbc2_1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1771" title="bfbc2_1" src="http://gameovertr.wordpress.com/files/2009/11/bfbc2_1.jpg" alt="" width="509" height="286" /></a></p>
<p>PS3 kullanıcılarının doyasıya oynadığı beta şu sıralar Pc içinde çıkmış olması gerekirken 2010 yılına ertelendiği duyruldu.<br />
Pc için konsol versiyonlarından farklı olarak Dx11 kullanılacağı da kesinleşmiş durumda. (<a href="http://ve3d.ign.com/articles/news/51670/Battlefield-Bad-Company-2-PC-Beta-Delayed" target="_blank">K</a>)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şerefsiz Piçler'e Dair...]]></title>
<link>http://subbros.wordpress.com/2009/11/26/serefsiz-piclere-dair/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 14:47:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>Sleepwalk3r</dc:creator>
<guid>http://subbros.wordpress.com/2009/11/26/serefsiz-piclere-dair/</guid>
<description><![CDATA[2. Dünya Savaşı o kadar çok filmde anlatıldı ki, herhalde birçoğumuz o yılları ya bu filmlerden ya d]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><img class="aligncenter" src="http://i45.tinypic.com/2hnnbsh.jpg" alt="afiş" /> 2. Dünya Savaşı o kadar çok filmde anlatıldı ki, herhalde birçoğumuz o yılları ya bu filmlerden ya da bu filmlerden ilham alarak araştırıp öğrendik. Bunların genelinde Yahudi soykırımı tüm çıplaklığıyla anlatılmış, Amerikalılarsa onları soykırımdan kurtararak hem kahramanlıklarını hem de ezilenlerin yanında yer aldıklarını defalarca kez göstermişlerdir. (Yerseniz!)</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/5sQhTVz5IjQ&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/5sQhTVz5IjQ&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p><em> </em></p>
<blockquote><p><em>Tarantino 2. Dünya Savaşı yıllarının atmosferinde bir film çekse bize neler anlatırdı? <strong>Inglourious Basterds</strong>’da Tarantino’nun tarihe tersinden bakışına, beyaz perdede onu yeniden yazma fantezisine şahit oluyoruz. Her filminde olduğu gibi yine kendine özgü bir tarzla! İntikama olan aşkı bu filmde yeniden alevleniyor ve bu kez tarihten alıyor intikamını. Yine ana karakterlerine lakaplar takarak, her birine zekice yazılmış repliklerini, yani kendi oyuncaklarını vererek.</em></p></blockquote>
<p><em> </em><br />
Filmin henüz başlamadan gelen açılış parçasıyla <em>“eski alışkanlığımı sürdürüp film müziklerini de en güzellerinden seçtim”</em> mesajını veriyor Tarantino. Özellikle <a rel="nofollow" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ennio_Morricone" target="_blank"><strong>Ennio Morricone</strong></a> gibi usta bir bestecinin 4 parçasını, tam olması gereken sahnelerde kullanarak müzik konusunda da ne kadar üstad-ı azam bir yönetmen olduğunu bir kez daha hissettiriyor izleyicisine. Filmindeki Western havası da baskın olarak bu parçalar devreye girdiği esnada hissediliyor.</p>
<p>Tarantino’nun, filmi bölümlere ayırma alışkanlığı tabii ki bu filmde de karşımıza çıkıyor. Toplam 5 bölümden oluşan tarih fantezisini ustaca, adım adım aktarıyor seyirciye.</p>
<p><strong>Birinci Bölüm</strong>, bir zamanların Nazi işgali altındaki Fransa’sında başlıyor. Çiftçi LaPadite, evinde bir Yahudi ailesini gizlemektedir. SS subayı, <em>Yahudi Avcısı</em> lakaplı <em>Hans Landa(Christopher Waltz)</em> ise aldığı istihbaratı değerlendirmek üzere LaPadite’nin kapısını çalar. Burada Tarantino’nun akıl dolu diyalog sahnelerinden biri daha kendini gösterir.</p>
<p>Onun filmlerinin temel özelliklerinden biri olan, filmin ana karakterlerinin doğrudan veya dolaylı yollardan seyirciye tanıtılma faslı filmin giriş sahnesinde başlar. İşte bu sahnede Tarantino’nun klasik çizgilerinden olan <em>Ölümcül Kadın/Femme Fatale</em> sıfatını <em>Shosanna</em> karakteri’nin nasıl üstlendiği anlatılır. Diğer taraftan, film boyunca 4 dili birden ustalıkla kullanacak olan Hans Landa’nın basit başlayan ama LaPatide’ nin gözyaşlarıyla sona eren konuşması, bu karakterin filme damgasını vuracağının ilk sinyallerini verir.</p>
<p><strong>İkinci Bölüm</strong>’de filme adını veren çete, yani <em>Şerefsiz Piçler</em> tanıtılır. Yahudi olan bu çetenin hedefi, Nazilerin kâbusu olmaktır. <em>Apaçi</em> lakaplı  <em>Teğmen Aldo (Brad Pitt)</em>, çete üyelerine Nazi askerlerinin kafa derisini yüzdürür. Burada, Tarantino’nun Amerikan tarihine has bazı öğeleri, en şiddetli günlerini Avrupa’nın göbeğinde geçirmiş bir savaşın tarihine nasıl ustalıkla gizlediğine şahit oluruz. Bu çete hem Yahudi’dir hem de Kızılderili, düşmanları hem Nazilerdir hem de Amerikalılar. Yahudiler Nazilerden intikam alırken, Kızılderililer de Amerikalılardan intikam almaktadır. İşte Tarantino’nun kendine has anlatım tarzı bu öğelerde gizlidir. Tarihin utanç sayfalarında yerini almış olan iki soykırıma aynı karakterle dikkat çekmek başka kimin aklına gelirdi ki zaten?</p>
<p>Bu bölümde Hitler’in de seyirciye sunuluş şekline ayrıca dikkat çekmekte fayda var. Ben dâhil birçok kişiye Hitler karakteri gerçekçi, inandırıcı gelmemiştir, zaten Tarantino’nun amacı da buydu diye tahmin ediyorum. Hiçbir karakteri gerçek kimlikleriyle vermemek, tarihe tersinden bakmak asıl amacı. Hitler Avrupa’yı kasıp kavuran psikopat bir lider yerine, bir avuç Yahudi’den korkan zavallı biridir artık. <em>Yahudiler yüceltilir, Naziler yerin dibine sokulur.</em></p>
<p><strong>Üçüncü Bölüm</strong>&#8216;de artık hikâye gelişme aşamasına geçmiştir. <em>Femme Fatale</em> karakterimiz <em>Shosanna</em>, yani yeni adıyla <em>Emmanuelle Mimieux</em> bir sinema işletmektedir. O yıllarda Nazilerin propaganda aracı olarak kullandığı sinema filmlerinden birinin galası, tesadüfen Emmanuelle Mimieux’nin sinemasında yapılacaktır. Beklediği fırsat ayağına gelmiş, intikamını alacağı kişilerin tümü kendi sinemasının salonunu dolduracaktır.</p>
<p>Tarantino tarihten intikamını en etkili propaganda yollarından biri olan sinema filmi ile alırken, <em>Ölümcül Kadın</em> karakterimiz de intikam aracı olarak sinema salonunu kullanacaktır. Hem de kağıttan 3 kat daha hızlı yanabilen 35mmlik nitrat filmler ile.</p>
<p>Yahudileri sıçan olarak gören Nazilerin odunu, 35mmlik nitrat filmler olacak, ilk kibriti ise sinemanın <em>Zenci makinisti Marcel</em> çakacaktır. Naziler soykırım yıllarında yalnızca Yahudileri değil, zencileri de soykırıma dâhil etmişlerdi. Filmde -birkaç sahnede de görüldüğü üzere- zencileri aşağılayan Nazilerin ölümü bir zencinin elinden olacaktır. İşte Tarantino, Marcel aracılığıyla zencilerin de intikamını alıyor.</p>
<p><strong>Dördüncü Bölüm</strong>, yani <em>Kino(Sinema) Operasyonu</em>’nun anlatıldığı kısım ise Tarantino’nun klasik yöntemi, kesişen hayatlara giriş kısmı. Nazilerin ağır toplarının bir sinemada toplanacağını duyan İngilizlerin planı, sinemayı havaya uçurup tek taşla onlarca kuş vurmaktır. Kino Operasyonu adı verilen bu eyleme <em>Şerefsiz Piçler</em> çetesi de dâhil edilir. Filmin belki de en eğlenceli sahneleri bu kısımda cereyan etmekte.</p>
<p>Bir meyhanede operasyon’un detayları konuşulurken gelişen beklenmedik diyaloglar yine uzun ve akıl dolu. Konuşmalar bittiğinde ise -Tarantino’nun önceki filmlerinden aşina olduğumuz- ani ve kısa bir çatışmanın ardından geriye izleyiciyi şok eden bir manzara kalır.<br />
Tarantino yine filmin önemli karakterlerini acımasız bir şekilde öldürmüştür. Geriye sadece, İngilizlere ajanlık yapan Alman aktris <em>Bridget von Hammersmark (Diane Kruger)</em> kalır.</p>
<p><strong>Beşinci Bölüm</strong>&#8216;de, sürpriz bir şekilde kendini operasyonun tam göbeğinde bulan <em>Apaçi Aldo (Brad Pitt)</em>, sinemadaki mimikleri ve duruşuyla Tarantino’nun belki de <em>Don Corleone</em>’e gönderme yaptığı bir karaktere dönüşür.</p>
<p>Sinemada geçen bir diğer sahnede ise hem Tarantino’nun ayak fetişizmi sergilenir hem de Kül Kedisi masalı, Tarantino’nun filmin geneline yaydığı ters bakış açısından nasibini alır. Meyhane’den sağ çıkmayı başaran Hammersmark, ayakkabısını orada unutur. Hans Landa’nın meyhaneyi teftişi esnasında bulduğu bu ayakkabı, Kül Kedisine prensini değil Azrail’ini getirecektir.</p>
<p>Nihayet sinema salonu tıka basa Nazilerin ağır abileriyle doludur ve Hitler de locasındaki yerini almıştır. Bir Nazi askerinin 3 günde 250 düşman askerini öldürmesini konu alan film başladığında ise salondan zaman zaman alkış sesleri yükselmektedir. Nazi faşizmini tüm çıplaklığıyla bu sahnelerde gözler önüne seren Tarantino, bu esnada Hitler’i yakın çekim alarak şeytani kahkahalarını gösterir ve ondan bir kez daha nefret etmenize neden olur.</p>
<p>Ve ilerleyen dakikalarda dünyanın kaderini değiştiren bu psikopat adamı beyaz perdede Amerikalı askerlere öldürterek hem tarihi hiçe sayar, hem de Amerika’nın bir kez daha dünyayı kurtarmasına(!) ön ayak olur. Hitler’in öldürüldüğü sahne o kadar abartılmıştır ki, Hitler’e olan nefretin her bir damlası mermi olup yağmıştır. Belki de Tarantino’nun en çok zevk aldığı sahnelerden biri de Hitlerin öldürülme sahnesi. Şerefsiz Piçler çetesinin iki üyesi Hitler’i delik deşik ettikten sonra, Tarantino’nun <em>Tony Montana</em>’ları olup bütün salonu mermi yağmuruna tutarlar. Özellikle <em>Yahudi Ayısı</em> lakaplı karaktere yapılan yakın çekimde bariz bir <em>Tony Montana (Scarface)</em> göndermesi göze çarpar. <em>(Tarantino’nun Yahudi Ayısı lakabını kullanmasını ise başka bir göndermeye bağlıyorum, belki de benim hüsnükuruntum. Bazı milletler değişik hayvanları nasyonel simgeleri olarak kullanmaktadır bilindiği üzere. Türkler’in “Kurt”, Amerikalıların “Kartal”, Almanların ise “Ayı”yı nasyonel simge olarak kullandığını hatırlıyorum. Burada Tarantino’nun bir Yahudi’ye Ayı lakabını uygun görerek bu simgeye de bir atıfta bulunduğunu düşünüyorum.)</em></p>
<p>Sinema alevler içinde kaldığında dev ekranda beliren <em>Emmanuelle Mimieux</em>, şu cümleyi sarfeder: <em><strong>“My name is Shosanna Dreyfus, and this is the face of Jewish vengeance. (Benim adım Shosanna Dreyfus, bu gördüğünüz de Yahudi intikamının yüzüdür.) ”</strong></em><br />
Sadece bu cümle Tarantino’nun bu filmi neden çektiğini özetlemektedir aslında. Tarantino, Emmanuelle Mimieux olmuştur ve izleyiciye mesajını bu cümleyle açıkça vermiştir.</p>
<p>Almanlar salonda yana dursun, filme damgasını vuran <em>Hans Landa</em> yine keskin zekâsını kullanıp bu hengâmeden canlı çıkmayı başarmıştır. Savaşın er geç sona ereceğini ve ertesinde yargılanacağını tahmin ederek, dün düşmanı olanlarla bir pazarlığa girip geleceğini garanti altına almıştır. <em>Çeşitli kaynaklarda 2. Dünya Savaşı bitiminde Amerika’nın SS Subaylarını yeni birer kimlikle ülkeye aldığını ve istihbarat kaynağı olarak kullandığı yer alıyor.</em> Tarantino da bunu düşünmüş olacak ki Hans Landa’nın Amerika’ya sığınmasını sağlıyor. Belki de tarihi çarpıtmadığı tek nokta da burası.</p>
<p>Şerefsiz Piçler’in ele başı olan Apaçi Aldo, Nazilerin savaş sonrasında üniformalarından kurtulup yeni bir hayata başlayacaklarını ve geçmişlerini bir şekilde sileceklerini düşünüyor. Onların bu savaşın izlerini silememesi için de kendince bir yöntem geliştiriyor. Öldürmediği Nazi askerlerinin alnına bıçağıyla gamalı haç çiziyor. Tarantino filminin son cümlesini Apaçi Aldo’ya, Hans Landa’nın alnına çizdiği gamalı haça bakarak söyletiyor. Bu cümle aynı zamanda kendisinin bu filme verdiği değeri gösteriyor:</p>
<p style="text-align:center;"><em><strong>“I think this just might be my masterpiece. (Sanırım bu benim başyapıtım olabilir.)”</strong></em><br />
<a href="http://forum.divxplanet.com/index.php?showtopic=149081"><strong> </strong></a></p>
<p style="text-align:center;"><a href="http://forum.divxplanet.com/index.php?showtopic=149081"><strong>Yazar: Sleepwalk3r</strong></a></p>
<p><img style="border:medium none;position:absolute;z-index:2147483647;opacity:0.6;display:none;" src="image/png;base64,iVBORw0KGgoAAAANSUhEUgAAABgAAAAYCAYAAADgdz34AAADsElEQVR4nK2VTW9VVRSGn33OPgWpYLARbKWhQlCHTogoSkjEkQwclEQcNJEwlfgD/AM6NBo1xjhx5LyJ0cYEDHGkJqhtBGKUpm3SFii3vb2956wPB/t+9raEgSs52fuus89613rftdcNH8/c9q9++oe/Vzb5P+3McyNcfm2CcPj9af9w6gwjTwzvethx3Bx3x8xwd1wNM8dMcTNUHTfFLPnX6nVmZpeIYwf3cWD/PhbrvlPkblAzVFurKS6GmmGqqComaS+qmBoTI0Ncu3mXuGvWnrJ+ZSxweDgnkHf8ndVTdbiT3M7cQp2Z31dRTecHAfqydp4ejhwazh6Zezfnu98E1WIQwB3crEuJ2Y45PBTAQUVR9X4At66AppoEVO1Q8sgAOKJJjw6Am6OquDmvHskZ3R87gW+vlHz98zpmiqphkkRVbQtsfPTOC30lJKFbFTgp83bWh7Zx/uX1B6w3hI3NkkZTqEpBRDBRzG2AQHcwcYwEkOGkTERREbLQ/8HxJwuW7zdYrzfZ2iopy4qqEspKaDYravVm33k1R91Q69FA1VBRzFIVvXbx5AgXT44A8MWP81yfu0utIR2aVK3vfCnGrcUNxp8a7gKYKiLCvY2SUvo/aNtnM3e49ucK9S3p0aDdaT0UAVsKi2tVi6IWwNL9JvdqTdihaz79/l+u/rHMxmaJVMLkS2OoKKLWacdeE3IsSxctc2D5Qcl6vUlVVgNt+fkPPcFFmTw1xruvT7SCd7nuVhDQvECzJH90h0azRKoKFRkAmP5lKTWAGRdefoZL554FQNUxB92WvYeA5UN4PtSqwB2phKqsqMpBgAunRhFR3j49zuU3jnX8k6fHEQKXzh1jbmGDuYU6s4t1rt6socUeLLZHhYO2AHSHmzt19ihTZ48O8Hzl/AmunD/BjTvrvPfNX3hWsNpwJCvwYm+ngug4UilSCSq6k8YPtxDwfA+WRawIWFbgscDiULcCEaWqBFOlrLazurupOSHLqGnEKJAY8TwBEHumqUirAjNm52vEPPRV4p01XXMPAQhUBjcWm9QZwijwokgAeYHlHYA06KR1cT6ZvoV56pDUJQEjw0KeaMgj1hPEY4vz2A4eW0/e1qA7KtQdsxTYAG0H3iG4xyK1Y+xm7XmEPOJZDiENzLi2WZHngeOjj2Pe+sMg4GRYyLAsx7ME4FnsyTD9pr0PEc8zPGRAwKXBkYOPEd96cZRvf11g9MDe7e3R4Z4Q+vyEnn3P4t0XzK/W+ODN5/kPfRLewAJVEQ0AAAAASUVORK5CYII%3D" alt="" width="24" height="24" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Taking Chance (2009)]]></title>
<link>http://subbros.wordpress.com/2009/11/26/taking-chance-2009/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 14:08:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>Sleepwalk3r</dc:creator>
<guid>http://subbros.wordpress.com/2009/11/26/taking-chance-2009/</guid>
<description><![CDATA[Based on real-life events, Lt. Col. Michael Strobl, a volunteer military escort officer, accompanies]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft" src="http://i46.tinypic.com/2ih7789.jpg" alt="afiş" /> Based on real-life events, Lt. Col. Michael Strobl, a volunteer military escort officer, accompanies the body of 19-year-old Marine Chance Phelps back to his hometown of Dubois, Wyoming.</p>
<p>Üst kademede görevli albay Michael Strobl, Irak’ta çatışmada öldürülen birinci sınıf asker Er Phelps’in cenazesini ailesine teslim etmek için gönüllü eskort Olur. Dramatik anların yaşandığı film gerçek hikayeye dayalıdır&#8230;</p>
<p style="text-align:center;"><a href="http://www.imdb.com/title/tt1019454/"><strong>IMDB</strong></a> &#8211; <a href="http://divxplanet.com/sub/m/19624/Taking-Chance.html"><strong>ALTYAZI</strong></a><br />
Çeviri: panconur</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/MtmiLdzzgGE&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/MtmiLdzzgGE&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p><img style="border:medium none;position:absolute;z-index:2147483647;opacity:0.6;display:none;" src="image/png;base64,iVBORw0KGgoAAAANSUhEUgAAABgAAAAYCAYAAADgdz34AAADsElEQVR4nK2VTW9VVRSGn33OPgWpYLARbKWhQlCHTogoSkjEkQwclEQcNJEwlfgD/AM6NBo1xjhx5LyJ0cYEDHGkJqhtBGKUpm3SFii3vb2956wPB/t+9raEgSs52fuus89613rftdcNH8/c9q9++oe/Vzb5P+3McyNcfm2CcPj9af9w6gwjTwzvethx3Bx3x8xwd1wNM8dMcTNUHTfFLPnX6nVmZpeIYwf3cWD/PhbrvlPkblAzVFurKS6GmmGqqComaS+qmBoTI0Ncu3mXuGvWnrJ+ZSxweDgnkHf8ndVTdbiT3M7cQp2Z31dRTecHAfqydp4ejhwazh6Zezfnu98E1WIQwB3crEuJ2Y45PBTAQUVR9X4At66AppoEVO1Q8sgAOKJJjw6Am6OquDmvHskZ3R87gW+vlHz98zpmiqphkkRVbQtsfPTOC30lJKFbFTgp83bWh7Zx/uX1B6w3hI3NkkZTqEpBRDBRzG2AQHcwcYwEkOGkTERREbLQ/8HxJwuW7zdYrzfZ2iopy4qqEspKaDYravVm33k1R91Q69FA1VBRzFIVvXbx5AgXT44A8MWP81yfu0utIR2aVK3vfCnGrcUNxp8a7gKYKiLCvY2SUvo/aNtnM3e49ucK9S3p0aDdaT0UAVsKi2tVi6IWwNL9JvdqTdihaz79/l+u/rHMxmaJVMLkS2OoKKLWacdeE3IsSxctc2D5Qcl6vUlVVgNt+fkPPcFFmTw1xruvT7SCd7nuVhDQvECzJH90h0azRKoKFRkAmP5lKTWAGRdefoZL554FQNUxB92WvYeA5UN4PtSqwB2phKqsqMpBgAunRhFR3j49zuU3jnX8k6fHEQKXzh1jbmGDuYU6s4t1rt6socUeLLZHhYO2AHSHmzt19ihTZ48O8Hzl/AmunD/BjTvrvPfNX3hWsNpwJCvwYm+ngug4UilSCSq6k8YPtxDwfA+WRawIWFbgscDiULcCEaWqBFOlrLazurupOSHLqGnEKJAY8TwBEHumqUirAjNm52vEPPRV4p01XXMPAQhUBjcWm9QZwijwokgAeYHlHYA06KR1cT6ZvoV56pDUJQEjw0KeaMgj1hPEY4vz2A4eW0/e1qA7KtQdsxTYAG0H3iG4xyK1Y+xm7XmEPOJZDiENzLi2WZHngeOjj2Pe+sMg4GRYyLAsx7ME4FnsyTD9pr0PEc8zPGRAwKXBkYOPEd96cZRvf11g9MDe7e3R4Z4Q+vyEnn3P4t0XzK/W+ODN5/kPfRLewAJVEQ0AAAAASUVORK5CYII%3D" alt="" width="24" height="24" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[O Şimdi Asker:)]]></title>
<link>http://trholigan.wordpress.com/2009/11/25/o-simdi-asker/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 18:36:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>trholigan</dc:creator>
<guid>http://trholigan.wordpress.com/2009/11/25/o-simdi-asker/</guid>
<description><![CDATA[Selamlar: &nbsp; Benim Öz Abimden Bile Daha Yakın Olan Savaş Abim Yani Herkesin Nicki İle Tanıdıgı İ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Selamlar:</p>
<p>&#160;</p>
<p>Benim Öz Abimden Bile Daha Yakın Olan Savaş Abim Yani Herkesin Nicki İle Tanıdıgı İsmi İle Ariz0na Askere Gitti. Malum Bir Sürü Olay Yaşanmıştı Ve Herkes Onun Kaçtıgını Düşünüyordu Fakat ABİM Vatani Görevini Yapmak İçin Askere Gitti. ALLAHA EMANET OL ABİM:</p>
<p>Bu Site Onun İçindir:</p>
<p>&#160;</p>
<p>http://supernaturaltr.org/</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Şafak: <span style="color:#ff0000;">490</span></strong></p>
<p><strong><span style="color:#ff0000;"><br />
</span></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gün Batıdan Doğmadan-Türkçe Neşid Albüm]]></title>
<link>http://jihadinasheed.wordpress.com/2009/11/18/gun-batidan-dogmadan/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 00:09:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>Al Makdisi</dc:creator>
<guid>http://jihadinasheed.wordpress.com/2009/11/18/gun-batidan-dogmadan/</guid>
<description><![CDATA[Ahir Zaman Allah Eri Amin Çiçeklerin Tükendiği Yerde Hak Yoluna Girecek Hüküm Allah\&#8217;ındır Sab]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ahir Zaman Allah Eri Amin Çiçeklerin Tükendiği Yerde Hak Yoluna Girecek Hüküm Allah\&#8217;ındır Sab]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bırr… Ben Finlilerden korkarım!!]]></title>
<link>http://derdogant.wordpress.com/2009/11/17/birr%e2%80%a6-ben-finlilerden-korkarim/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:08:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>Doğan Erdoğant</dc:creator>
<guid>http://derdogant.wordpress.com/2009/11/17/birr%e2%80%a6-ben-finlilerden-korkarim/</guid>
<description><![CDATA[Kış Savaşı 2. Dünya Savaşı Tarih 30 Kasım 1939 – 13 Mart 1940 Yer Doğu Finlandiya Sonuç Barış Toprak]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;">
<table style="border-collapse:collapse;" border="0">
<tbody>
<tr style="background:#C8C8C8;">
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;" colspan="2">
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:12pt;"><strong>Kış Savaşı</strong></span></p>
</td>
</tr>
<tr style="background:#C8C8C8;">
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;" colspan="2">
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:12pt;"><strong>2. Dünya Savaşı</strong></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:left;">Tarih</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:left;">30 Kasım 1939 – 13 Mart 1940</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:left;">Yer</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:left;">Doğu Finlandiya</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:left;">Sonuç</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:left;">Barış</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:left;">Toprak Değişikliği</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:left;">Barış anlaşması sonucu değişiklik yok</td>
</tr>
<tr style="background:#C8C8C8;">
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;text-align:center;" colspan="2"><strong>Savaşanlar</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>
<p style="text-align:center;"><img src="http://derdogant.files.wordpress.com/2009/11/111709_1008_brrbenfinli11.gif" alt="" /></p>
<p style="text-align:center;">Finlandiya</p>
</td>
<td>
<p style="text-align:center;"><img src="http://derdogant.files.wordpress.com/2009/11/111709_1008_brrbenfinli21.png" alt="" /></p>
<p style="text-align:center;">Sovyetler Birliği</p>
</td>
</tr>
<tr style="background:#C8C8C8;">
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;" colspan="2">
<p style="text-align:center;"><strong>Komutanlar</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">Carl Gustaf Emil Mannerheim</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">Kliment VoroshilovSemyon Timoshenko</td>
</tr>
<tr style="background:#C8C8C8;">
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;" colspan="2">
<p style="text-align:center;"><strong>Güçler</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">250,000 Asker</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">1,500,000 Asker</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">30 Tank</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">6,541 Tank</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">130 Uçak</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">3,800 Uçak</td>
</tr>
<tr style="background:#C8C8C8;">
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;" colspan="2">
<p style="text-align:center;"><strong>Kayıplar</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">26,662 Ölü</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">226,875 Ölü + 400,000 Kayıp</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">39,886 Yaralı</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">264,908 Yaralı</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">1,000 Esir</td>
<td style="padding-left:7px;padding-right:7px;">5,600 Esir + 2,268 Tank</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Savaş Sistemi]]></title>
<link>http://runesofmagictr.wordpress.com/2009/11/15/savas-sistemi/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 07:44:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>runesofmagictr</dc:creator>
<guid>http://runesofmagictr.wordpress.com/2009/11/15/savas-sistemi/</guid>
<description><![CDATA[Savaş &#8211; Ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgi Savaş sistemi savaş yeteneklerine ve ekipmanlara ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Savaş &#8211; Ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgi Savaş sistemi savaş yeteneklerine ve ekipmanlara ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nefes: Vatan Sağolsun Sinema çekimi Film izle]]></title>
<link>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/14/nefes-vatan-sagolsun-sinema-cekimi-film-izle/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 21:43:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>kampusdadof</dc:creator>
<guid>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/14/nefes-vatan-sagolsun-sinema-cekimi-film-izle/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'></div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kefaret Atonement türkçe film izle]]></title>
<link>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/14/kefaret-atonement-turkce-film-izle/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 21:22:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>kampusdadof</dc:creator>
<guid>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/14/kefaret-atonement-turkce-film-izle/</guid>
<description><![CDATA[Sinemalar.com Puanı:8.0/10Imdb Notu:7.9/10Yapım:2007 Fransa, İngiltereTür:Dram, Romantik, SavaşYönet]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="separator" style="clear:both;text-align:center;"><a href="http://thesinemafilm.wordpress.com/files/2009/11/2005188176266766099_rs.jpg" style="clear:left;float:left;margin-bottom:1em;margin-right:1em;"><img border="0" src="http://thesinemafilm.wordpress.com/files/2009/11/2005188176266766099_rs.jpg?w=202" /></a></div>
<p>Sinemalar.com Puanı:8.0/10<br />Imdb Notu:7.9/10<br />Yapım:2007 Fransa, İngiltere<br />Tür:Dram, Romantik, Savaş<br />Yönetmen:Joe Wright<br />Süre:2 saat 10 dakika.<br />Başrol Oyuncuları:Keira Knightley, James McAvoy, Romola Garai, Saoirse Ronan, Anthony Minghella</p>
<p>Kefaret ya da Atonement 2007 yılının en çok izlenen filmlerinden olmuştu. Genel olarak “İnsan işlemediği bir suçun kefaretini ödeyebilir mi?” mantalitesiyle yürüyen filmimiz çok etkileyiciydi ama bir sahne veriliyor seyircisine yok artık bu kadar da olmaz diyorsunuz gerçekten çok ilginç hayal olduğunu düşünürken bir anda başkasının bakış açısından gösteriliyor olay ve olmaz dediğiniz olayın gelişimini seyrediyorsunuz. Oscar’a aday gösterilen bir film.</p>
<div class="blogger-post-footer">film izle</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bırak Güneş Gülsün]]></title>
<link>http://proofhead.wordpress.com/2009/11/14/birak-gunes-gulsun/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 15:43:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>proofhead</dc:creator>
<guid>http://proofhead.wordpress.com/2009/11/14/birak-gunes-gulsun/</guid>
<description><![CDATA[Dungeon Master&#39;s Guide II - The Saltmarsh Barracks does double duty as a jail Güneş gülerdi gözl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Dungeon Master&#39;s Guide II - The Saltmarsh Barracks does double duty as a jail Güneş gülerdi gözl]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mayer Amschel Rothschild]]></title>
<link>http://tayyarbayram.wordpress.com/2009/11/11/mayer-amschel-rothschild/</link>
<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 19:43:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>TAYYAR BAYRAM</dc:creator>
<guid>http://tayyarbayram.wordpress.com/2009/11/11/mayer-amschel-rothschild/</guid>
<description><![CDATA[(23 Şubat 1744 – 19 Eylül 1812), Almanya doğumlu Yahudi girişimci ve iş adamıdır. Modern bankacılığı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[(23 Şubat 1744 – 19 Eylül 1812), Almanya doğumlu Yahudi girişimci ve iş adamıdır. Modern bankacılığı]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İmparatoriçe ve Savaşçıları film izle]]></title>
<link>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/11/imparatorice-ve-savascilari-film-izle/</link>
<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 17:44:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>kampusdadof</dc:creator>
<guid>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/11/imparatorice-ve-savascilari-film-izle/</guid>
<description><![CDATA[Sinemalar.com Puanı:7 /10Yapımı:2008, Hong Kong, ÇinTür:Savaş, Dram, AksiyonYönetmen:Siu-tung ChingS]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="separator" style="clear:both;text-align:center;"><a href="http://thesinemafilm.wordpress.com/files/2009/11/1z5214z.jpg" style="clear:left;float:left;margin-bottom:1em;margin-right:1em;"><img border="0" src="http://thesinemafilm.wordpress.com/files/2009/11/1z5214z.jpg?w=208" /></a></div>
<p>Sinemalar.com Puanı:7 /10<br />Yapımı:2008, Hong Kong, Çin<br />Tür:Savaş, Dram, Aksiyon<br />Yönetmen:Siu-tung Ching<br />Süre:109 dakika<br />Başrol Oyuncuları:Donnie Yen ,Leon Lai ,Kelly Chen ,Xiaodong Guo, Zhenghai Kou.</p>
<p>Bir Uzakdoğu eseriolarak karşımıza çıkan yapım etkileyici bir dram savaş filmi. Donnie Yen ‘in başrolde olduğu bu filmde ihaneti , sadakati ve bağlılığı bir savaş temasıyla anlatyorlar özetle. Filmin başları biraz durağan olsa da ilerledikçe artan bir aksiyon sayesinde filmimiz kalitesini gösteriyor. Çin sinemasının savaş filmleri gerçekten örnek alınacak cinsden.</p>
<div>
</div>
<p>
<div>
</div>
<p>
<div>
</div>
<div class="blogger-post-footer">film izle</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bezini Sıkı Sar Paçandan Sızmasın...]]></title>
<link>http://halukselcuk.wordpress.com/2009/11/09/bezini-siki-sar-pacandan-sizmasin/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 08:43:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>halukselcuk</dc:creator>
<guid>http://halukselcuk.wordpress.com/2009/11/09/bezini-siki-sar-pacandan-sizmasin/</guid>
<description><![CDATA[Tayyipgillerin kankası Ahmedinejad Türkiye&#8217;yi ziyaret ederken diğer kanka Darfur Kasabı el-Beş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&#38;ArticleID=963363&#38;Date=09.11.2009&#38;CategoryID=77">Tayyipgillerin kankası Ahmedinejad Türkiye&#8217;yi ziyaret ederken diğer kanka Darfur Kasabı el-Beşir gelişini iptal etti.Böylelikle Abdullah Gül tarafından AB ve ABD&#8217;ye yapılan babalanmalar da boşa çıkmış oldu.Dışişleri Bakanlığı görevlilerinin zekamıza hakaret saydığım bahanelerle Kasap&#8217;ın gelişini meşrulaştırma çabaları İSEDAK Zirvesi&#8217;nde artık komik kaçmaya başlamıştı.</a></p>
<p>Batı&#8217;ya giden gemide Doğu&#8217;ya koşma girişimleri günümüz uluslararası arenasında biraz tuhaf kaçıyor.Bana kalırsa bölgesel ticaret dışında Suriye, İran,Ermenistan,Irak gibi ülkelerin her tarafı  partner olsa kaç yazar? İç politikada zayıfladıkça dış politikadaki açılımlara sarılan AKP iktidarı çaresizlikten yaşadığı küllerinden yeniden doğma sancılarını  bizlere de yaşatıyor.Uluslararası dengelerin Doğu merkezlerine doğru hareketlenmesi hemen bir eksen kaymasını getirmiyor.ABD-AB ekseni hala önemli bir güç.Bunu bilerek hareket etseler adamların ayaklarına kadar gitmek zorunda kalmazlar.</p>
<p>Bilimsel bilginin, modern kuramların mebzul bölgesi Batı dünyasıdır.Bizler bu gelişmeyi tersine çevirmedikçe Doğu sadece kaynakları ve çatışmaları  ile gündeme gelecek.Kadınların ikinci sınıf sayıldığı,eğitimin bireyleri  meslek sahibi kılamadığı, üretim  ve dağıtım mekanizmalarının ilkel düzeylerde bırakıldığı Doğu toplumları az gelişmişlik zincirini kırmak için yeterince çaba göstermiyor.Din adı altında töre ve geleneklerin hüküm sürmesi ilkel toplumsal yapının evrilmesinde en önemli engeli teşkil etmektedir.Bu güçlüğü yenmek ancak çağdaş bir eğitim politikası ile mümkün.Mustafa Kemal&#8217;in devrimlerinin önemi işte bu noktada ortaya çıkıyor.Sağol Paşam, senin açtığın yolda aydınlanma meşalesini beynimizde taşıyoruz.Karanlık kafalı adamların aydınlığına dayanamayacağı bu ışık halesi emperyalizmin, satılmışlığın, yozlaşmanın, yobazlığın en büyük düşmanıdır aynı zamanda.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[                                      yanıldım]]></title>
<link>http://yazinak.wordpress.com/2009/11/07/yanildim/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 20:04:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>badeba3</dc:creator>
<guid>http://yazinak.wordpress.com/2009/11/07/yanildim/</guid>
<description><![CDATA[Ne dağ bulabildim delecek; Ne sarp geçitler geçecek&#8230; Çöl sandım İstanbul sokaklarını yürüdüm, ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-27" title="4878791_858486[1]" src="http://yazinak.wordpress.com/files/2009/11/4878791_8584861.jpg" alt="4878791_858486[1]" width="300" height="300" /></p>
<p style="text-align:center;">Ne dağ bulabildim delecek;</p>
<p style="text-align:center;">Ne sarp geçitler geçecek&#8230;</p>
<p style="text-align:center;">Çöl sandım İstanbul sokaklarını yürüdüm,</p>
<p style="text-align:center;">Dağ sandım telefon hatlarını aradım…</p>
<p style="text-align:center;">Şarap sandım kalbini dudaklarıma dayadım…</p>
<p style="text-align:center;">Kardelen sandım karda açan,yağdım…</p>
<p style="text-align:center;">Savaş sandım kuşandım,</p>
<p style="text-align:center;">Geçmişim sandım korktum,</p>
<p style="text-align:center;">Gelecek diye hayal sandım,</p>
<p style="text-align:center;">Annenin ördüğü bir cekettim,ellere verdin</p>
<p style="text-align:center;">Sıcak sandım sarıldım…</p>
<p style="text-align:center;">Su sandım kana kana içtim…</p>
<p style="text-align:center;">Martı sesleri kadardı İstanbul,sabahlarda dolaştım…</p>
<p style="text-align:center;">Sen uyudun huzur sandım…</p>
<p style="text-align:center;">Sitem ettin aşk sözleri saydım…</p>
<p style="text-align:center;">Beş bira kadardı aşkın,</p>
<p style="text-align:center;">Sonra hiç oldum…</p>
<p style="text-align:center;">Yanıldım…Ah yanıldım…</p>
<p style="text-align:center;">Adını aşk saydığım…</p>
<p style="text-align:center;">Sen;dağsız kalan aşığım&#8230;</p>
<p style="text-align:center;">Yanıldım…</p>
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;"><span style="color:#3366ff;">Ba’De’Ba  07.Kasım.09 ‘ (04.22) ‘ İsT</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Red Cliff (Divx)]]></title>
<link>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/05/red-cliff-divx/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 23:33:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>kampusdadof</dc:creator>
<guid>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/05/red-cliff-divx/</guid>
<description><![CDATA[Yapım : 2008, ÇinTür : Aksiyon / Dram / SavaşYönetmen : John WooSenaryo : John WooOyuncular : Shido ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://thesinemafilm.wordpress.com/files/2009/11/redcliff.jpg"><img src="http://thesinemafilm.wordpress.com/files/2009/11/redcliff.jpg?w=141" border="0" /></a><br />Yapım : 2008, Çin<br />Tür : Aksiyon / Dram / Savaş<br />Yönetmen : John Woo<br />Senaryo : John Woo<br />Oyuncular : Shido Nakamura, Chen Chang, Zhao Wei, Takeshi Kaneshiro, Tony Leung<br />Yapımcı : John Woo<br />Görüntü Yönetmeni : John Woo<br />Dağıtım : UIP Filmcilik<br />Süre : 2 saat, 30 dk.</p>
<p>Asya’nın gelmiş geçmiş en büyük sinema filmi prodüksiyonu olan “Red Cliff” 80 milyon dolara maloldu.</p>
<p>Çin edebiyatının klasiklerinden “Romance of the Three Kingdoms”tan uyarlanan filmin konusu M.S. 208 yılında Han Hanedanı’nın son döneminde geçiyor ve Çin’deki “Üç Krallık” döneminin başlamasına yol açan savaşlar anlatılıyor.</p>
<p>Asya ülkelerinden gelen dev bütçesinin yanısıra “Red Cliff”, teknik açıdan da önemli gelişmelerin sergilendiği bir yapım oldu. Filmde bol miktarda CGI efekti (bilgisayar kökenli efekt) kullanan yapımcılar, bu sayede “Sin City”nin bilgisayar kökenli görüntüleriyle “300” filminin tarihsel savaş türüne getirdiği yeniliklere alışkın genç izleyicileri kazanmayı hedeflediler. Filmin çekimleri sırasında çok sayıda ünite (birim) eşzamanlı olarak çalıştı. Elde edilen görüntüler daha sonra kurgu işlemleri sırasında birleştirildi.</p>
<p>Büyük iddialarla hazırlanan “Red Cliff” aynı zamanda büyük beklentileri de beraberinde getirdi. Filmin yapımcıları, Çin’in geçtiğimiz yıllarda ürettiği “Seven Swords” ve “The Banquet” gibi savunma sanatları dizileriyle kendi aralarına mesafe koymaya istekli görünüyorlar. </p>
<p>
<div class="blogger-post-footer">film izle</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sınırların Ötesinde]]></title>
<link>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/03/sinirlarin-otesinde/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 17:53:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>kampusdadof</dc:creator>
<guid>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/03/sinirlarin-otesinde/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'></div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Amerika'nın Popüler Kültür Savaşı]]></title>
<link>http://zayzay.wordpress.com/2009/11/03/amerikanin-populer-kultur-savasi/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 00:51:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>ZAY ZAY</dc:creator>
<guid>http://zayzay.wordpress.com/2009/11/03/amerikanin-populer-kultur-savasi/</guid>
<description><![CDATA[20. yüzyıl &#8216;Amerikan çağı&#8217; diye anılıyor. Ben bu nedenle Amerika&#8217;nın kendisini bir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:justify;"><strong> <img class="alignleft" src="http://i.sabah.com.tr/2009/11/01/Haber/40376562500.jpg" alt="" width="200" height="267" />20. yüzyıl &#8216;Amerikan çağı&#8217; diye anılıyor. Ben bu nedenle Amerika&#8217;nın kendisini bir &#8216;20. yüzyıl ikonu&#8217; olarak nitelendiriyorum. Romanından mimarisine, müziğinden görselliğine kadar neresinden bakılırsa bakılsın Amerika bir 20. yüzyıl ikonu</strong></div>
<p><!-- Kaldırdık --> <!-- Kaldırdık --></p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Bir </strong>süredir Amerika&#8217;dayım. İnsanın yirmi beş yıldır gelip gitse de her defasında bu ülkeden etkilenmemesi zor. Sokaklarında dolaşır, trenlerine biner, ofislerine girip çıkarken eğer 20. yüzyıldan herkesin bildiği, anımsadığı, şöyle veya böyle kendisiyle bir biçimde ilişkilendirdiği <strong>10 kadar ikon </strong>seçseydik bunların neredeyse tamamı <strong>Amerika&#8217;dan </strong>çıkardı deyip düşünmeye başladım. Bunda şaşılacak bir şey yok. 20. yüzyıl zaten &#8216;<strong>Amerikan çağı&#8217; </strong>diye anılıyor. Ben bu nedenle şu yukarıda değindiğim yargıyı biraz değiştiriyor ve <strong>Amerika&#8217;nın kendisini bir &#8216;20. yüzyıl ikonu&#8217; olarak nitelendiriyorum. Romanından mimarisine, müziğinden görselliğine kadar neresinden bakılırsa bakılsın Amerika bir 20. yüzyıl ikonudur. </strong>Geride bıraktığımız çağ özellikle 1945 sonrasından itibaren her şeyiyle Amerika&#8217;nın damgasını taşıyor ve bu gelişme <strong>Serge Gilbaut</strong>&#8216;nun tabiriyle &#8216;<strong>avant-garde</strong>&#8216; düşüncesini Avrupa&#8217;dan çalan Amerika&#8217;nın o çaldığı malı ne derecede işleyip yeniden ona &#8217;sattığını&#8217; en somut biçimde ortaya koyuyor. <strong>Yeni Dünya&#8217;nın bu noktaya erişmesinde rol oynayan en önemli etken hiç kuşku yok ki, görselliğin açılımıdır. </strong>Sinemayla başlayarak Amerika kendisini ve kültürünü eski dünyaya karış karış, adım adım taşımıştır. Önce sinemayı bir sanayi haline getirmiş sonra da onun aracılığıyla adeta dünyayı yeniden biçimlendirmiştir. Fakat bu ortamda kullandığı araç nedir denirse yanıtı popüler kültür olacaktır.</p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#ff6600;"><strong>yazının devamı&#8212;&#62;</strong></span> <!--more--><br />
<strong>BATIYI &#8216;YAPAN&#8217; AMERİKA </strong><br />
Popüler kültürü dile getirirken öyle Warhol&#8217;u, Lichtenstein&#8217;ı, Wesselman&#8217;ı düşünmüyorum. <strong>Popüler kültür Amerika&#8217;nın kendisidir. &#8216;Amerikan rüya&#8217;sı olarak, Amerikan peyzajı olarak, Amerikan tarzı hayat olarak Amerika&#8217;nın kendisidir. Ve bu bağlamda Amerika o derecede karmaşık bir hal almıştır ki, bugün Muhammed Ali de, Kennedy de, kot pantolon da, Coca-Cola da, Marilyn Monroe da Amerika ikonunun birer parçasıdır. Amerika bunların tamamıdır, toplamıdır. </strong>1950&#8242;lerde Avrupa kız erkek ilişkilerini yeni bir düzene oturtmayı, <strong>Kinsey</strong>&#8216;le birlikte cinselliği yeniden tanımlamayı, kravatı bir yana bırakıp serbest giyinmeyi öğrenirken Amerika&#8217;yı kendi bilincinde dokunulmaz bir noktaya taşıyordu. Amerika&#8217;nın bilinçaltını inşa etmesine olanak veriyordu. <strong><em>Playboy </em>dergisi, Converse pabuç, çiklet</strong>, <strong>naylon çorap</strong>, <strong>plastik</strong>, <strong>çocuk felci aşısı, Chevrolet ve Cadillac araba, Elvis Presley</strong>, teker teker Amerika menşeli olsa da, bugün Batı denilen kültürün kendisidir. Popüler kültür üstünden kurulmuş bir Batı var karşımızda artık. Buna mukabil, geçenlerde <strong><em>Playboy </em>dergisinin çok tartışılan sahibi Hugh Hefner </strong>bugün popüler kültürün çok ince bir çorba olduğunu, oysa eskiden çok kalın bir yulaf ezmesine benzediğini söylüyordu. Gerçekten de sorun popüler kültürdür. <strong>Artık ne olduğu epey meçhul bir kavram haline gelmiş popüler kültür bence en geniş manasıyla yaşama biçimi, yaşama kültürüdür. Hefner&#8217;in onu incelmiş bir çorbaya benzetmesini de anlayabiliyorum. Bugün karşımızda 1950&#8242;lerde olduğu gibi dünyaya tek bir örnekle damgasını vuran bir kültürün ikonik elemanları yok. Şu yukarıda saydığım unsurların yerini tutacak yeni &#8216;araç&#8217;lar üretemiyor Amerika artık. Belki sadece bilgisayar ve sanallık dünyasından söz edilebilir. </strong></p>
<p><strong>YORGUN AMERİKA<br />
</strong>Böyle bir durum kendiliğinden oluşmadı. Çok önemli bir nedeni var. <strong>1990&#8242;lardan itibaren Amerikan orta sınıfına empoze edilen ve dünyanın geri kalan kısmı tarafından &#8216;popüler kültür&#8217; diye tanı(mla)nan kültür doğrudan doğruya Amerika&#8217;da içeriden eleştirildi. Orta sınıfın ortalama değerlerine dönük; buzdolabı, bahçeli ev, televizyon, araba gibi araçlarla da gelişen söz konusu popüler kültür, kim ne derse desin son kertede beyaz Amerikalının düşlerini meydana getiriyordu. 1990&#8242;lara gelince bu kültür, yeni bir bilinçle ve şiddetle eleştirildi. Ne &#8216;beyaz Amerikalı&#8217; artık kayıtsız şartsız kabul ediliyordu ne de onun sahip oldukları uğruna göz yumdukları. Amerikalının popüler kültürle büyülenirken görmedikleri arasında; ırkçılık, savaş, sömürü vardı. Irak savaşı, Bush yönetimi, ekonomik kriz bu eleştirilerin ne kadar doğru olduğunu açık açık gösteriyordu. Üstelik feministler, çevreciler, hayvan hakkı savunucuları, insan hakkı savunucuları Amerika&#8217;nın tabiri caizse etini didiyor, lime lime ediyor, kirli çamaşırlarını bir an tereddüt etmeden ortaya döküyordu. Öbür tarafta yeni bir yaşama kültürü devreye girdi. Artık hamburger, kızarmış patates, Coca- Cola değil taze meyve, daha az yağ tüketimi, organik gıda peşinde koşuluyordu. Nihayet yorgun Amerika Obama ile birlikte ayak değiştirmek istedi. Şimdi o da aynı şiddetle eleştiriliyor. </strong>Bakalım&#8230; Gene de geçenlerde New York&#8217;un sokaklarında dolaşır, bir işten diğerine koşturur, altyapısı gerçekten çok eskimiş Amerika&#8217;ya bir otelin çok yüksekteki odasından bakarken, onda kendisini yenileyecek bir gücün olduğunu insan seziyor. Mağazaları doldurmuş onca farklı nesnenin büyük bir yaratıcılığa tekabül ettiğini ayrımsayınca, gazetelerde her gün yeni bir bilimsel buluşun duyurulduğunu görünce insan duruyor. Amerikan rüyasının popüler kültürden daha fazlası olduğunu düşünmeden edemiyor. Bu demektir ki, yeni yaşama tarzları, yeni popüler kültürler doğuracak. Ne diyelim? En doğrusu belki de popüler kültür öldü yaşasın popüler kültürdür.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Merdiven]]></title>
<link>http://onemaphossi.wordpress.com/2009/11/03/merdiven/</link>
<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 00:37:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>onemaphossi</dc:creator>
<guid>http://onemaphossi.wordpress.com/2009/11/03/merdiven/</guid>
<description><![CDATA[Soytarı, kralla vardır; Ve kral, soytarıyla. Ancak her kral önce kendisinin kralıdır; Ve her soytarı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><span style="font-weight:normal;"><img class="alignnone size-full wp-image-109" title="Merdiven" src="http://onemaphossi.wordpress.com/files/2009/11/merdiven2.jpg" alt="Merdiven" width="450" height="367" /></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-weight:normal;"> </span>Soytarı, kralla vardır; Ve kral, soytarıyla.</strong></p>
<p><strong>Ancak her kral önce kendisinin kralıdır;</strong></p>
<p><strong>Ve her soytarı, kendisinin soytarısı.</strong></p>
<p><strong>Baldıran zehrinden tatmaya mahkumdur,</strong></p>
<p><strong>Makyajlı krallar ve kılıçlı soytarılar.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ezilmek için vardır, tüm kuru yapraklar.</strong></p>
<p><strong>En güzel şarkılarını, ezilirken fısıldarlar.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Basılmak içindir bazı başlar;</strong></p>
<p><strong>Böylece tırmanıp, çekmezsen sonra onları,</strong></p>
<p><strong>Asla yukarı çıkamazlar.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Tüylerle çekiçler düşmez aynı anda,</strong></p>
<p><strong>Havanın bu denli dirençli olduğu coğrafyalarda.</strong></p>
<p><strong>Çekiçler tutup çekmezse, tüyleri aşağıya;</strong></p>
<p><strong>Yerin merkezine,</strong></p>
<p><strong>Anka’nın evine.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Birer kut taşır kanında, her insan.</strong></p>
<p><strong>Kimi ev çizemez, kimi çember.</strong></p>
<p><strong>Eşit olan durağandır, eşit değildir eller.</strong></p>
<p><strong>Birleştir evlerle çemberleri, inşa et değirmenler.</strong></p>
<p><strong>Kim ekmek bulur, herkes kral iken?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Savaş açın, size savaşın kötü olduğunu vahyedip, sizi savaştırana.</strong></p>
<p><strong>Barışları iyi değerlendirin, hazırlanmak için, yeni savaşlara.</strong></p>
<p><strong>Ellerini sıkın, ve kılıcınızı savurun en yakınlarınıza, kendinize, en başta.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Birbirine çarparsa, iki şövalyenin çektikleri kılıçlar,</strong></p>
<p><strong>Kan dökülmez;</strong></p>
<p><strong>Ancak, ikisinin de yolunu aydınlatır,</strong></p>
<p><strong>Çarpan kılıçlardan çıkan kıvılcımlar.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yıkmazsanız eski şehirleri, inşa edemezsiniz, yenilerini.</strong></p>
<p><strong>Savaş arabalarınızı sürün, karşılıklı, fethedin birbirinizin kalelerini.</strong></p>
<p><strong>Gedik açın düşmanın surlarında, o da sizin,</strong></p>
<p><strong>Yoksa size mezar olur, kapısız kaleleriniz.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>En güvenilir olanlardır, düşmanlar; bellidir niyetleri.</strong></p>
<p><strong>Sallamayın birbirinizin salıncaklarını, kesin salıncak zincirlerini.</strong></p>
<p><strong>Ölmeyin, kokusunu almadan toprağın.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sizler! Kılıç tutmak dışında, kılıç dövmeyi de bilenler!</strong></p>
<p><strong>Kızıl tutun kılıçlarınızı, ve izleyin.</strong></p>
<p><strong>Tanrıların savaşması için, önce insanlar ayrışmalıdır.</strong></p>
<p>&#160;</p>
<p><strong>Bir peygamberin, önceki bir dini yalanlaması için,</strong></p>
<p><strong>Eski düzen şaşmalıdır.</strong></p>
<p><strong>Bekleyin, cehennem alevlerini püskürtmeden önce.</strong></p>
<p><strong>Birbirini katletmesini, Gabriel ve Cebrail’in.</strong></p>
<p><strong><em>On3maphossi</em></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aşka Dair…]]></title>
<link>http://hasankarakaya.wordpress.com/2009/11/02/aska-dair%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 19:37:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>hasankarakaya</dc:creator>
<guid>http://hasankarakaya.wordpress.com/2009/11/02/aska-dair%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[Aşka Dair…    Çorak topraklarımdan sana insanlarımı getirdim. Kimisi sevilmeye aç… Kimisi de özgürlü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p style="text-align:center;"><em><strong>Aşka Dair…</strong></em></p>
<p style="text-align:center;"><em><strong><br />
</strong></em></p>
<p><em>   Çorak topraklarımdan sana insanlarımı getirdim. Kimisi sevilmeye aç… Kimisi de özgürlüğe&#8230; Tüm kıskanımlarında da sen varsın. Ve gittikçe sona yaklaşıyoruz. Bu uzay boşluğunda ayaklarım da yere basamıyor. Şaşkınım… Yeniden öğrenmem gerek yürümeyi ve ardından dur durak bilmeden koşmayı… Topraktan yeni filizlenen bir çiçek gibi güneşi ilk gördüğümde gerilmeyi… Gözlerim kamaşıncaya kadar güneşe bakmayı… Ve sonunda ölebilmeyi… Bitebilmeyi… Ve umudumun en can alıcı noktasında sana seslenip beni tüm kabuslarımdan virgüllemeyi… Beni noktalamayı… Sona yaklaşıyoruz göremeden ve ikimizde görmek istemeden&#8230; Ve benim hala atlıkarıncalar düşlerimdeyken tüm hasretimle sana çağırıyorum: Seni Seviyorum.</em></p>
<p><em>   Ve şimdi git… Git ki bir anlamı olsun bu sevgimin… Bırak yarım kalsın&#8230; Tüm çığlıklarımı hangi kayadan attığımı bile bilmeden amaçsız yaşamalıyım. Öylesine sessiz… Sensiz… Gizli kalmalısın, saklamalıyım seni, kimse bilmemeli ve beni gördüklerinde kim ki bu sevgili dedirtmeli… Kim? Manasına kapılmadan yol al ve git artık. Vakit geldi. Kalbinin kapılarını aç. Aşkı tümüyle benden tatmadan uzaklaş. Ama elbet bu ayrılığın bir sonu olmalı, bakışlarımızda hüzün çiçekleri değil güller açmalı, gökten yağmurlar yağmalı başaklara, yıldırımlar düşmeli ana kucağına, dövülmeli davul ağlayan gelinin ardından bir şekilde işte… Ve beni anlamalı tanrı…</em></p>
<p><em>   Şimdi git. Git ki umudum hep olsun yaşanmayana dair… Belki bir gün hatırlarsın. Okursun dipnotlarına sıkıştırdığın geçmişini… Mağrur, işaretlemiş olduğun tüm doğrularını… Ve arkanda kalan tek yanlışın benim olduğunu düşündüğün an… Cennet dizlerine kapanıp ağlayacak, cehennem küfredecek ve nihayetinde insanlarımın dize geldiği bir krallık çökecek. Ve adının ne nihaventsiz olduğunu söyleyecek bulut, toprak seni kabullenmeyecek… Hava nefretle bakacak sana… Akıl ise hayıflanacak… Ve tüm bunlara rağmen ben senden gelmeni dileyeceğim…</em></p>
<p><em>   Duygu yüklü bulutlar, salıversin yağmurlarını kalbimin nehirlerine… Bozkırlarla kaplı topraklarım karlarla süslensin… Hiçbir hayat emaresi kalmasın bitkilerde&#8230; Yeşeren yalnızca umutlarım olsun. Ve soğuk tenimi yaksın. Aydınlık kalksın. Hem varsın olmasın kuşların sesi… Onları duymayalı zaten çok uzun zaman oldu… Ama bu eziklik ta ki sen gelinceye kadar. Yoksa bu duruma çok uzun müddet katlanamam. Dayanamam bu ölüm vari sessizliğe… Ve yaşamakta yok gözümde… Hem geleceğin gün topraklarımda ilk filizlenen bitki görmek isteyecek seni… Nedense başka bir aşk saracak çevresini… Ardından yükselen müziğe kaptırarak kendini tüm çorak arazilerimi bereketlendirecek… Bitmedi dahası da var söyleyeceklerimin. Ben hiç kalkamazken tahtımdan şahlanan bakışlarım diriltecek yolarını… Dağlar dümdüz kılacak kendisini… Ufuk ırak kalmayacak bana… Borazanlar çalacak ve rüzgar uğuldayacak seni nasıl özlediğimi. Ve zamanın kirli gövdesine vurup kırbacımı kaderin sırat köprüsünden uçarak sana ulaşacağım… </em></p>
<p><em>   Ama tabiat ana söylerken en son şarkısını ikimize, biz ayrı yollarda, farklı insanlarla savaşınım veriyor olacağız. Basit insan rollerine bürünüp yaşadıklarımızı unutacağız. Hatırlamak ve hatırlanmak olmayacak dileğimiz. Belki doğrusu da bu… Ama şeytan dururken düşünce okyanusumun üzerinde sen hep hatırlanacaksın lakin iblisin alevleriyle buhar tutan deniz suyunun tuzu, ikimizin acısını da katmerlendirecek. Ve ikimizde bununla yaşamaya alışacağız. Birbirimizden haber dahi almadan… Ve dağlar dövülmedikçe, güneş doğmadıkça, volkanlar patlamadıkça, depremler usun temellerini yıkmadıkça, seller boyumu aşmadıkça ve bu doğa olaylarından herhangi bir tanesi dahi olmadıkça birbirimizi hiç hatırlamayacağız. Avunmak ve avutulmak için var olacağız. Ve bu büyüttüğüm krallık unutulacak… Ve esir düşmüş senliğim yaralanacak bu savaş meydanında… Hayatım dizleri üstüne kapaklanacak… Hiç kaybetmemiş bir kral olarak ölecekken, yalnız sana yenileceğim… Bundan utanç duymuyorum… Ama kellemi uçururken yalnızca gözlerimin içine bak… Kazandıklarımı ve kaybettiklerimi gör… Ve bunu daima hatırla… Düşün…</em></p>
<p><em>                                                                                            </em></p>
<p style="text-align:right;"><em>                                                           <strong>Hasan KARAKAYA</strong></em></p>
<p style="text-align:right;"><strong><em>                                                                                                        02.11.2009</em></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ruju Kırmızı Olan Adam ]]></title>
<link>http://kafeinoloji.wordpress.com/2009/11/02/ruju-kirmizi-olan-adam/</link>
<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 16:09:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>kafeinoloji</dc:creator>
<guid>http://kafeinoloji.wordpress.com/2009/11/02/ruju-kirmizi-olan-adam/</guid>
<description><![CDATA[Şu ruju kırmızı olan adam ! Dün ayakkabısız köleydi Bugün ipsiz bir kukla Yarın tarafsız bir savaş A]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Şu ruju kırmızı olan adam !<br />
Dün ayakkabısız köleydi<br />
Bugün ipsiz bir kukla<br />
Yarın tarafsız bir savaş<br />
Ama ona öyle demiyorlar !<br />
Dün yoksulun yanındaymış<br />
Bugün yolsuza rehber<br />
Yarın başına düşecek taş olsa da<br />
Sana kırmızı rujunu<br />
Bana çöpten çıkma ruhunu-<br />
Göstermeyi ne kadar da sevdi !<br />
Şu ruju kırmızı olan adam &#8230;<br />
Adını öğreneli çok olmadı<br />
Duyanlar ikiye bölünüyor<br />
Bir : tanıyıp susanlar<br />
İki : tanımayıp susanlar<img class="alignright size-medium wp-image-84" title="money_management" src="http://kafeinoloji.wordpress.com/files/2009/11/money_management.jpg?w=298" alt="money_management" width="298" height="300" /><br />
Ve işte baban anlatmıştır<br />
Yıllardır susarak savaşırlar<br />
Susarak katlanırlar<br />
Susarak satarlar birbirlerini<br />
Susarak ölürler !<br />
Duymayanlar da iki çeşit<br />
Bir : kendi kulaklarını<br />
İki : başkasının kulaklarını tıkayan<br />
Bunu da annen söylemiştir<br />
Yıllardır duymadan yaşarlar<br />
Duymadan konuşurlar<br />
Duymadan dinlerler birbirlerini<br />
Duymadan ölürler &#8230;<br />
Şu kırmızı rujlu adam !<br />
Beni doğduğum günden beri sevmedi<br />
Ben de onu bu dünyada-<br />
Hiç mi hiç görmek istemedim<br />
O herkese dokunabiliyor !<br />
O herkesi görebiliyor !<br />
Herkesi tutup evine götürebiliyor<br />
Ve çok denedim gitmeyi<br />
Ama silahları bana engel oluyor &#8230;</p>
<p>zuhal tunç</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Warlords Filmi İzle]]></title>
<link>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/02/warlords-filmi-izle/</link>
<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 04:17:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>kampusdadof</dc:creator>
<guid>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/02/warlords-filmi-izle/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'></div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[New York Çeteleri İzle - Gangs of New York Filmi]]></title>
<link>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/02/new-york-ceteleri-izle-gangs-of-new-york-filmi/</link>
<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 04:15:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>kampusdadof</dc:creator>
<guid>http://thesinemafilm.wordpress.com/2009/11/02/new-york-ceteleri-izle-gangs-of-new-york-filmi/</guid>
<description><![CDATA[New York Çeteleri yani Gangs of New York Filmi IMDB 7.4 puanı ile kaliteli bir Aksiyon ve savaş film]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="separator" style="clear:both;text-align:center;"><a href="http://thesinemafilm.wordpress.com/files/2009/11/111111.jpg" style="clear:left;float:left;margin-bottom:1em;margin-right:1em;"><img border="0" src="http://thesinemafilm.wordpress.com/files/2009/11/111111.jpg?w=203" /></a><br />
</div>
<p>New York Çeteleri yani Gangs of New York Filmi<br />
<br />IMDB 7.4 puanı ile kaliteli bir Aksiyon ve savaş filmi diyebiliriz..Amerikan ve Alman yapımı filmin yönetmeni Martin Scorsese; senaryo ise Steven Zaillian, Kenneth Lonergan, Jay Cocks..2 saat süren New York Çeteleri filminin kısa konusunu sizlere özetlersek Bir sığınma evinde geçen On Altı yıldan sonra Amsterdam gözleri önünde öldürülen babasının katilini avlamak üzere New Yorka geri döner..Hedefi o günden beri mahallenin yeni acımasız lideri ve Kasap Bill olarak da bilinen William Cutting’dir..</p>
<p>
<div>
</div>
<p>
<div>
</div>
<p>
<div>
</div>
<p>
<div>
</div>
<p>
<div>
</div>
<div class="blogger-post-footer">film izle</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MİCHEAL HEART GAZZE ŞARKISI,SAVAŞMADAN TESLİM OLMAYACAĞIZ GAZZE İÇİN]]></title>
<link>http://klipvideovideoklipizleseyretdinle.wordpress.com/2009/10/31/micheal-heart-gazze-sarkisisavasmadan-teslim-olmayacagiz-gazze-icin/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 19:12:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunhilem</dc:creator>
<guid>http://klipvideovideoklipizleseyretdinle.wordpress.com/2009/10/31/micheal-heart-gazze-sarkisisavasmadan-teslim-olmayacagiz-gazze-icin/</guid>
<description><![CDATA[micheal heart gazze için yazdığı şarkı,micheal heart,micheal heart şarkısı dinle,micheal heart gazze]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;">
<div>
<p><strong>micheal heart gazze için yazdığı şarkı,micheal heart,micheal heart şarkısı dinle,micheal heart gazze şarkısını dinle,micheal heart gazze şarkı videoklibini izle,micheal heart gazze klibini izle,micheal heart,gazze,gazze,we will not go down,we will not go down klibini izle,we will not go down videoklibini izle,gazze şarkısı,israil zulmü,israil fiistin savaş videoları,savaş videoları,siyonistler,siyonisler savaş,savaş videoları izle,israil,filistin,savaş çocukları,we will not go down ,we will not go down videoklibini izle,watch we will not go down video,watch we will not go down music video,we will not go down,gazze videoları izle,gazze şarkısı dinle,gazze için savaş,gazze,savaş,micheal heart,micheal heart klipleri seyret,micheal heart klipleri izle,micheal heart videoklipleri izle,micheal heart videoklipleri seyret,micheal heart videoklipleri,israil savaşı,gazze,gazzede çocuk olmak,filistinde çocuk olmak,micheal heart gazze şarkısı dinle,micheal heart gazze videoklibini izle,micheal heart gazze klibini izle,micheal heart gazze</strong></p>
<h1><a href="http://videokliplerimiz.blogspot.com/2009/02/micheal-heart-gazze-icin-yazdg.html" target="_blank">İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ</a></h1>
</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SAVAŞ ÇOCUKLARI SEYRET]]></title>
<link>http://klipvideovideoklipizleseyretdinle.wordpress.com/2009/10/31/savas-cocuklari-seyret/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 19:06:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunhilem</dc:creator>
<guid>http://klipvideovideoklipizleseyretdinle.wordpress.com/2009/10/31/savas-cocuklari-seyret/</guid>
<description><![CDATA[savaş çocukları,filitin videoları izle,filistin israil savaşı videoları izle,filistin videoları izle]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div style="text-align:center;">
<div>
<div>
<div>
<p><em><strong>savaş çocukları,filitin videoları izle,filistin israil savaşı videoları izle,filistin videoları izle,israil videoları izle,filistin savaş videoları seyret,filistin savaş videoları izle,filistin çocouk videoları izle,filistin kız çocuğu videosunu izle,filistinlı kız çocuğu,israil bombardman videoları izle,filistin direniş videoları izle,savaş çocukları,savaş çocoukları videoları izle,filistinli olmak,filistin,davos,davos videosunu izle,filistin savaş çocukları,filistin,ölüm,siyonist,israil,katil yahudiler,israil,filistin,savaş,savaş videoları izle,boykot ürünler,boykot,coca cola,fanta,boykot,</strong></em><em><strong>savaş çocukları,filitin videoları izle,filistin israil savaşı videoları izle,filistin videoları izle,israil videoları izle,filistin savaş videoları seyret,filistin savaş videoları izle,filistin çocouk videoları izle,filistin kız çocuğu videosunu izle,filistinlı kız çocuğu,israil bombardman videoları izle,filistin direniş videoları izle,savaş çocukları,savaş çocoukları videoları izle,filistinli olmak,filistin,davos,davos videosunu izle,filistin savaş çocukları,filistin,ölüm,siyonist,israil,katil yahudiler,israil,filistin,savaş,savaş videoları izle,boykot ürünler,boykot,coca cola,fanta,boykot</strong></em></p>
<h2><a href="http://videoevreni.blogspot.com/2008/10/savan-ocuklar-18.html" target="_blank">VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ</a></h2>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[“Nobel Ödülü” bir saygınlık mı, yoksa şöhret mi?]]></title>
<link>http://sadoglu.wordpress.com/2009/10/30/%e2%80%9cnobel-odulu%e2%80%9d-bir-sayginlik-mi-yoksa-sohret-mi/</link>
<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 14:21:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>sadoglu</dc:creator>
<guid>http://sadoglu.wordpress.com/2009/10/30/%e2%80%9cnobel-odulu%e2%80%9d-bir-sayginlik-mi-yoksa-sohret-mi/</guid>
<description><![CDATA[Dinamiti keşfeden Alfred Bernhard Nobel adlı bir İsveçli, insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek ma]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Dinamiti keşfeden Alfred Bernhard Nobel adlı bir İsveçli, insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek ma]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
