<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>secde &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/secde/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "secde"</description>
	<pubDate>Tue, 18 Jun 2013 21:52:18 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Namazin Derinliklerine Seyahat]]></title>
<link>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/20/namazin-derinliklerine-seyahat/</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 23:31:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hurma Cekirdegi</dc:creator>
<guid>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/20/namazin-derinliklerine-seyahat/</guid>
<description><![CDATA[Namazın, ebediyet yolculuğunda ışıktan bir burak olduğu; bir uçak, bir peyk gibi inanmış gönülleri g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Namazın, ebediyet yolculuğunda ışıktan bir burak olduğu; bir uçak, bir peyk gibi inanmış gönülleri g]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Namazda Huşu ve Hudu]]></title>
<link>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/20/namazda-husu-ve-hudu/</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 23:28:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hurma Cekirdegi</dc:creator>
<guid>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/20/namazda-husu-ve-hudu/</guid>
<description><![CDATA[Namazda &#8220;iç tâdil-i erkân&#8221; sözü çok kullanılmamıştır. Bu, huşû ve hudû ile alakalı bir t]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Namazda &#8220;iç tâdil-i erkân&#8221; sözü çok kullanılmamıştır. Bu, huşû ve hudû ile alakalı bir t]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Örtünmeyi Asla Düşünmezdim]]></title>
<link>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/20/ortunmeyi-asla-dusunmezdim/</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 23:18:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hurma Cekirdegi</dc:creator>
<guid>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/20/ortunmeyi-asla-dusunmezdim/</guid>
<description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü başkanıyken aldığı karar medyada merak uya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü başkanıyken aldığı karar medyada merak uya]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çocuğun Görebileceği Bir Ortamda İbadet ve Dua Etme ]]></title>
<link>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/20/cocugun-gorebilecegi-bir-ortamda-ibadet-ve-dua-etme/</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 23:09:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hurma Cekirdegi</dc:creator>
<guid>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/20/cocugun-gorebilecegi-bir-ortamda-ibadet-ve-dua-etme/</guid>
<description><![CDATA[Evin içinde ibadet ü taate ayrılmış hem bir yer hem de bir zaman olmalıdır. Beş vakit namaz, imkân v]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Evin içinde ibadet ü taate ayrılmış hem bir yer hem de bir zaman olmalıdır. Beş vakit namaz, imkân v]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şeytanın Namaz Hırsızlığı]]></title>
<link>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/19/seytanin-namaz-hirsizligi/</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 00:25:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hurma Cekirdegi</dc:creator>
<guid>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/19/seytanin-namaz-hirsizligi/</guid>
<description><![CDATA[Namazda sağa sola bakmaya şeytanın namazdan hırsızlaması denilir. Yani; o, namazı tamamen çalamıyor]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Namazda sağa sola bakmaya şeytanın namazdan hırsızlaması denilir. Yani; o, namazı tamamen çalamıyor]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Namaz ve Secde]]></title>
<link>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/19/namaz-ve-secde/</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 00:07:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hurma Cekirdegi</dc:creator>
<guid>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/06/19/namaz-ve-secde/</guid>
<description><![CDATA[Muhakkikîn-i ulema, namaz rükünleri arasında yer alan secdeyi, insanın ulaşabileceği en son zirve]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Muhakkikîn-i ulema, namaz rükünleri arasında yer alan secdeyi, insanın ulaşabileceği en son zirve]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Namaz Molasına Tepki' Haberi Yalan Çıktı ]]></title>
<link>http://acizane.wordpress.com/2008/06/09/namaz-molasina-tepki-haberi-yalan-cikti/</link>
<pubDate>Mon, 09 Jun 2008 23:19:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>begci</dc:creator>
<guid>http://acizane.wordpress.com/2008/06/09/namaz-molasina-tepki-haberi-yalan-cikti/</guid>
<description><![CDATA[Hürriyet yazarı Yalçın Doğan’ın, vatandaşın namaza olan ilgisini hazmedemeyen maksatlı yazısının ard]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hürriyet yazarı Yalçın Doğan’ın, vatandaşın namaza olan ilgisini hazmedemeyen maksatlı yazısının ardından Milliyet Gazetesi de dünkü sayısında yalanlarla dolu namaz karşıtı bir habere imza attı.</p>
<p>‘Yolda zorunlu namaz molası’ başlığıyla manşetten verilen haberde, şehirlerarası yolculuklarda ‘namaz molası’ talebinin arttığı belirtilerek bu durumun vatandaşlar ve otobüs işletmeleri arasında rahatsızlık oluşturduğu namaz molasına zorlanan şoförlerin psikolojik baskıya maruz kalıp sağlıklı araç kullanamadıkları iddia edildi.<br />
<!--more--><br />
<span style="color:black;"> OTOBÜS ŞOFÖRÜ YAŞANANLARI ANLATTI!</span></p>
<p>Milliyet’in yalanlarla dolu haberinde adı geçmeyen otobüs kaptanı Yüksel Uzun haberi yalanladı. Vakit’in ulaştığı 33 yıllık kaptan Yüksel Uzun, yaşanan olayın ayrıntılarını şöyle anlattı:</p>
<p>“Otobüste 54 yolcu vardı. Samsun çıkışında bazı yolcular akşam namazını kılmak istediklerini söylediler. Bu talebi dile getirenler o kadar nazikti ki, abdestli olduklarını namazı iki dakika içerisinde kılacaklarını bile belirttiler. Gelen talep üzerine yolun kenarında otobüsün park etmesine son derece müsait caminin önünde durdum. Yolcular, memnuniyet içinde indiler. Bir kısmı camiye gitti. Bir kısmı da tuvaletlere gitti. 54 yolcu içinde bir kadın tepki gösterdi. ‘Namaz için niye duruyorsunuz?’ diye söylenmeye başladı. Diğer 53 kişi ise memnun oldu. Zaten o kadın lafını bitirmeden namaz için camiye gidenler ibadetlerini yapmış ve otobüse dönmüşlerdi. Tuvalete gidenler, namaz kılanlardan sonra geldi.”</p>
<p>“HIRİSTİYAN MEMLEKET OLSA BUNU YAŞAMAZDIK”</p>
<p>Yaşananların bu kadar büyütülmesine ve haberi bu şekilde çarpıtılmasına şaşırdığını belirten kaptan Yüksel Uzun sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Benim anlamadığım, Müslümanların 5 dakikalık namazının böylesine hedef alınmasına anlam veremiyorum. Hıristiyan memleketinde yaşamıyoruz. Hatta Hıristiyan memleketinde olsak saygı gösterirler. Gazetenin biri, bir kadının lafına bakarak 53 yolcunun duygularını, hassasiyetlerini hiçe sayması anlaşılır değil. Yüzde 2 tepki gösteriyor, yüzde 98 memnun. Gazeteler millete hitap etmezler mi?”</p>
<p>Şoför Uzun, servis görevlisi arkadaşının namaza itiraz etmesine rağmen dışarıda sigara içmeyi ihmal etmeyen bayanın namaza gidenlere küfür ettiğini anlattığını bunu çok abes bulduğunu söyledi.</p>
<p>Milliyet, İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı ve TOFED Başkanı Mustafa Yıldırım’ın sözlerini de çarpıtarak habere ekledi.</p>
<p>‘HABERİ YAZANIN DİNİ BİLGİSİ EKSİK’</p>
<p>İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, haberin özü ile kendi açıklamalarının uyuşmadığını ve ifadelerinin çarpıtıldığını söyledi.</p>
<p>“Kanaatimce haberi hazırlayanın dini bilgisi çok eksik ve kavramları yanlış kullanmış”diyen Çağrıcı, “Haber benim açıklamalarımla kesinlikle uyuşmuyor. Bu bakımdan vatandaşların ibadet gibi hassas bir konuda yanlış kanaate varmaması bakımından düzeltme yapılması gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p>MUSTAFA ÇAĞRICI NE SÖYLEDİ?</p>
<p>Milliyet gazetesinin haberinde açıklamalarının saptırıldığını belirten İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, her şartta namaz kılma talebinin bir Müslümanın hakkı olduğunu vurguladı ve konunun aslını da Vakit’e anlattı:</p>
<p>“Yolculuk namazı kazaya bırakmak için kesinlikle mazeret sebebi değildir. Yolcu olsun olmasın her Müslümanın namazını vaktinde kılması farzdır. Mola esnasında uygun yerlerde namazını kılar. Seferiyse o usûle göre kılar. Kişi, kendi iradesini aşan bir sebeple mola yerinde namaz kılamayacağını anlarsa araç içerisinde ima ile namazını kılar. Oturduğu yerden secdeye biraz daha eğilerek müsaitse koltuğa başını secde ederek namazını kılar. Ama herhangi bir sebeple kılamazsa namazını kaza eder.<br />
Namaz oruca benzer o şekilde kaza edilir diye anlamış. İşin aslı öyle değildir. Seferi olan bir insan orucunu tutmayabilir ama seferi insan namazını vaktinde kılmak zorundadır.”</p>
<p>Haberin çarpıtıldığının altını çizen Çağrıcı, gerek Milliyet gazetesine, gerekse diğer basın kuruluşlarına düzeltme metni geçtiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>TOFED BAŞKANI DA MİLLİYET’İ YALANLADI:</p>
<p>‘ÖYLE BİR İFADE KULLANMADIM’</p>
<p>Haberde geçtiği şekliyle ‘sektörün başağrısı oldu’ diye bir ifade kullanmadığını belirten TOFED (Türkiye Otobüsçüler Federasyonu) Başkanı ve Ulusoy Turizm Genel Müdürü Mustafa Yıldırım, otobüs firmalarının mola yerlerini ve zamanlarını namaz ve iftar-sahur saatlerine göre ayarladığını kaydetti. Yıldırım, “Niye başağrısı olsun, insanların böyle hakları var. Biz de bu istekler doğrultusunda kolaylık sağlıyoruz. Herkesin inancına saygı gösteriyoruz.” dedi.<br />
(ALINTIDIR)</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hizmet sektörü: En büyük sektör]]></title>
<link>http://webrehberi.wordpress.com/2008/06/07/hizmet-sektoru-en-buyuk-sektor/</link>
<pubDate>Sat, 07 Jun 2008 21:43:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>hikaye41</dc:creator>
<guid>http://webrehberi.wordpress.com/2008/06/07/hizmet-sektoru-en-buyuk-sektor/</guid>
<description><![CDATA[Son derece yüksek bir dinamizme sahip olan hizmet sektöründ  yaklaşık 28 milyon kişi çalışmaktadır.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Son derece yüksek bir dinamizme sahip olan hizmet sektöründ  yaklaşık 28 milyon kişi çalışmaktadır. 12 milyon kişi özel ve kamu hizmet şirketlerinde çalışırken yaklaşık 10 milyon kişi ticaret, turizm ve taşımacılıkta, altı milyon kişi de finans, kiralama ve şirket hizmetlerinde çalışmaktadır. Bu sektör de yüzde 40’lık payıyla orta ve küçük ölçekli işletmeler tarafından belirlenmektedir. <!--more--></p>
<p>Teknolojideki hızlı ilerleme, özellikle bilişim ve iletişim teknolojileri alanında daha da yoğun hissedilmektedir. Hizmet sektörünün itici gücü haline gelen bu sektörün Almanya’daki cirosu halihazırda 134 milyar Euro’ya ulaşmıştır ve sürekli olarak büyümektedir. Özel ve kamu hizmet şirketleri, 2004 yılında toplam 2003 milyar toplam gayri safi değerin 455 milyar Euro’sunu yarattılar; finans, kiralama ve şirket hizmetleri alanında ise 584 milyar Euro seviyesine gelmiş bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ağlama ne olursun..]]></title>
<link>http://alperentrk.com/2008/06/01/aglama-ne-olursun/</link>
<pubDate>Sun, 01 Jun 2008 09:55:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>Alperen Türkü</dc:creator>
<guid>http://alperentrk.com/2008/06/01/aglama-ne-olursun/</guid>
<description><![CDATA[Ey gönül.. &#8216;Yerle bir oluyor benliğin Yoksun O&#8217;nun huzurunda titremektesin Ağlama ne olu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ey gönül..</p>
<p>&#8216;Yerle bir oluyor benliğin<br />
Yoksun<br />
O&#8217;nun huzurunda titremektesin<br />
Ağlama ne olursun..&#8217;</p>
<p>&#8216;Yaşadıkların sitemlerin<br />
Hatırlıyorsun<br />
Bilinmedi uykusuz gecelerin<br />
Anlat.. artık Dinleniyorsun!&#8217;</p>
<p>&#8216;Diril.. yargı yoktur seçdedesin<br />
Gururlusun<br />
Sitem etmesin bedenin<br />
Ağlama ne olursun..&#8217;</p>
<p>&#8216;Lâl olur dilin, yoktur kelimelerin<br />
Susuyorsun<br />
Bilincindesin Bilenin<br />
O&#8217;na yürüyorsun..&#8217;</p>
<p>&#8216;Pek yamandır o halin<br />
Utanıyorsun<br />
Pişmansın yazmaz kalemin<br />
Ama ağlama ne olursun..&#8217;</p>
<p>&#8216;Ağlama..<br />
Ağlama yüreğim dağlama..<br />
O&#8217;nun huzurunda..<br />
Ağlama ne olursun..<br />
Ne olursun..&#8217;</p>
<p>Ey gönül..</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Secde ]]></title>
<link>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/05/29/secde/</link>
<pubDate>Thu, 29 May 2008 19:56:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>Hurma Cekirdegi</dc:creator>
<guid>http://hurmacekirdegi.wordpress.com/2008/05/29/secde/</guid>
<description><![CDATA[Secde sözlükte &#8221; itaat, teslimiyet ve tevazu içinde eğilmek, yere kapanmak, yüzü yere sürmek]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Secde sözlükte &#8221; itaat, teslimiyet ve tevazu içinde eğilmek, yere kapanmak, yüzü yere sürmek]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Melekler, Hz. Adem'e Niçin Secde Ettiler?]]></title>
<link>http://meleklerhakkindahersey.wordpress.com/2008/04/27/melekler-hz-ademe-nicin-secde-ettiler/</link>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 16:04:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>NosracH</dc:creator>
<guid>http://meleklerhakkindahersey.wordpress.com/2008/04/27/melekler-hz-ademe-nicin-secde-ettiler/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de meleklerin Adem&#8217;e secde ettiklerini okuyoruz. Bu durum Al]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#99cc00;"><strong>&#8220;Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de meleklerin Adem&#8217;e secde ettiklerini okuyoruz. Bu durum Allah&#8217;a bir anlamda saygısızlık olmaz mı?&#8221;</strong></span></p>
<p><strong>Öncelikle bunun Allah&#8217;a bir saygısızlık olmadığını ifade edelim. Çünkü meleklere Hz. Adem&#8217;e secde etmelerini emreden bizzat Allah&#8217;tır. Hem bu emrini, hem meleklerin secde edip, şeytanın secde etmeyerek rahmetinden kovulduğunu haber veren yine bizzat Yüce Allah&#8217;tır. Dolayısıyla yapılmasını bizzat kendisinin emrettiğini, Hz. Adem&#8217;e secde edenleri övüp secde etmeyen şeytanı rahmetinden uzaklaştırdığını bildirdiği bir meselede Allah&#8217;a bir saygısızlık olduğunu söylemek doğru olmaz.</strong></p>
<p><strong>Bununla beraber, ancak Allah&#8217;a secde yapıldığı halde, meleklerin Adem&#8217;e secde etmelerinin hikmeti araştırılabilir. Bunu ise şöyle izah edebiliriz:<br />
Bütün Müslümanlar bu secdenin Hz. Adem&#8217;e ibadet kastıyla yapılmadığına ittifak halindedir. Çünkü başkasına ibadet kastıyla secde etmek küfürdür ve Yüce Allah küfrü emretmez. Hz. Adem&#8217;e secde edilmesinin hikmetleri üzerinde genel olarak üç görüş vardır. Bunlar:</p>
<p>1. Bu secde Allah için olmuştur. Hz. Adem ise sanki bir kıble olmuştur.</strong></p>
<p><strong><br />
2. Bu secde selam mahiyetinde olabilir. Bazı alimlere göre melekler, Hz. Adem&#8217;e tazim ve selam için secde etmişlerdir. Müslümanların birbirlerine selam vermeleri gibi, geçmiş ümmetler de birbirlerini secde ile selamlıyorlardı. Katade, <span style="color:#808000;">&#8220;Anne, babası ve kardeşleri Yusuf için secdeye kapandılar&#8221;</span>(1) ayeti hakkında, &#8220;O zaman insanların birbirlerine selamı, secde etmek şeklindeydi&#8221; der.</strong></p>
<p><strong><br />
3. Üçüncü görüşte ise secdenin Arapça&#8217;da inkıyad ve boyun eğme manasına geldiği söylenir ve <span style="color:#808000;">&#8220;Ot ve ağaçlar O&#8217;na secde ederler&#8221;</span>(2) ayeti de bu manadadır.<br />
Fahreddin Razi, Tefsir-i Kebir&#8217;inde bu üç görüşün zayıf olduğunu söyler. Buna sebep olarak da, &#8220;Çünkü bu kıssadan maksat, Hz. Adem&#8217;in büyüklüğünün izahıdır&#8230; Onun sadece kıble olması, şanının büyüklüğünü ifade etmez&#8221; der. Üçüncü görüşün de zayıf olduğunu ifade eder. Buna gerekçe olarak da, secdenin, şeriat örfünde alnı yere koymaktan ibaret olduğunu söyler. Ve kendi görüşünü şöyle ifade eder:</strong></p>
<p><strong><br />
<span style="color:#ff9900;"> &#8220;Meleklerin Hz. Adem&#8217;in üstünlüğünü ve değerini ortaya koymak için Allah&#8217;a kullukta bulunmaları imkansız değildir.&#8221;</span>(3)</strong></p>
<p><strong>Son olarak konu hakkında Elmalılı Hamdi Yazır&#8217;ın görüşüne yer verelim. Yazır, özetle şöyle diyor:<br />
Meleklerin secde etmesi, Hz. Adem&#8217;e bir tekrim olmakla beraber, bizzat Allah&#8217;a bir ibadettir. Bu secde ile melekler Allah&#8217;ın hükümlerinin icrası noktasından Hz. Adem&#8217;e onun yeryüzüne halife olması mertebesiyle uygun bir şekilde hizmet ve yardıma memur kılınmış ve bir ahde bağlanmıştır. O halde melekler Adem&#8217;e bizzat hizmetkar değil, fakat onun halifelik yönü için hizmetkar olacaklardır. Gerçek Mabud Yüce Allah&#8217;tır. Hasılı bu secde Adem&#8217;e bir ibadet değildir.(4)</strong></p>
<p><strong>Netice olarak: Melekler Hz. Adem&#8217;e ibadet olsun diye değil, onun üstünlüğünü ve hilafetini kabul ettiklerini açıklamak üzere secde etmişlerdir. Meleklere secde etmelerini emreden bizzat Allah&#8217;tır. Dolayısıyla bu secdenin İslamiyet’e ters bir tarafı yoktur.</strong></p>
<p>KAYNAKLAR:<br />
1. Yusuf Suresi, 100.<br />
2. Rahman Suresi 6.<br />
3. Fahreddin Razi, Tefsir-i Kebir Mefatihü-l-Gayb Tercümesi, 2: 335-337.<br />
4. Hak Dini Kur&#8217;an Dili, l:319.</p>
<p>Gerçeğe Doğru C:3, Zafer Yayınları</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kur'an-ı Kerim'de Geçen Secde Ayetleri ,Tilavet ve Sehiv Secdesi.]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/kuran-i-kerimde-gecen-secde-ayetleri-tilavet-ve-sehiv-secdesi/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:55:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/kuran-i-kerimde-gecen-secde-ayetleri-tilavet-ve-sehiv-secdesi/</guid>
<description><![CDATA[Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de secde hakkında birçok âyet vardır: &#8220;Ey iman edenler, rükû edin,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de secde hakkında birçok âyet vardır: &#8220;<span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Ey iman edenler, rükû edin, secde edin; Rabbinize ibadet edin, hayır dileyin ki umduğunuza eresiniz&#8221;</strong></span></span> (el-Hacc, 22/77).</p>
<p>Yukarıda anlatılan namaz secdesi dışında <span style="text-decoration:underline;">iki tür secde daha vardır. Namazda yapılan hataları hatırlayınca namazın sonunda yapılan <strong>Sehiv* (unutma) secdesi, diğeri de Kur&#8217;an okurken secde âyetlerinden sonra yapılan Tilavet secdesi</strong> </span>*.<!--more--></p>
<p>Sehiv secdesi, <span style="text-decoration:underline;">namazın vaciblerinden birinin veya daha fazlasının unutularak terkedilmesi veya farzlarının geciktirilmesi sonucunda bunları telafi etmek için yapılır.</span> Yapılışı ise şöyledir:</p>
<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong> Son oturuştaki dualar okunduktan sonra eğer cemaatla kılınan bir namaz ise sağa verilen selamdan, tek başına kılınan namaz ise iki tarafa verilen selamdan sonra namazı bozmadan iki defa secde yapılır, aynı son oturuştaki gibi dualar okunduktan sonra selam verilir ve namaz biter </strong></span></span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Tilavet secdesi </span>ise <span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>secde âyeti okunduktan sonra ister hemen ister daha sonra kıbleye dönüp bir defa secde yapmak ve kalkarak selam vermekle olur.<br />
</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Secdede Dikkat Edilmesi Gereken Bir Nokta!]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secdede-dikkat-edilmesi-gereken-bir-nokta/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:49:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secdede-dikkat-edilmesi-gereken-bir-nokta/</guid>
<description><![CDATA[Secdede dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da, baştaki takke ve sarığın alnın yere değmesine en]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Secdede dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da, baştaki takke ve sarığın alnın yere değmesine engel olmaması gerekir. Alın açık olmalı, takke veya sarık ile kapatılmamalıdır.</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Secde Temiz Bir Yere Yapılır...]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secde-temiz-bir-yere-yapilir/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:48:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secde-temiz-bir-yere-yapilir/</guid>
<description><![CDATA[Namazın farzlarından olan görünen maddi pisliklerden temizlenmek, secde yapılacak yer için de geçerl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration:underline;">Namazın farzlarından olan görünen maddi pisliklerden temizlenmek, secde yapılacak yer için de geçerlidir; <strong>dolayısıyla temiz bir yere secde yapılı</strong>r</span>.<br />
<strong>İnsanların yoğun olarak gelip geçtikleri sokaklar, gübrelik, çöplük gibi yerlerde namaz kılınmaz. <span style="color:red;">En değerli secde, alnın kuru toprağa değdiği andaki secdedir</span>; <span style="text-decoration:underline;">ancak hasır, kilim, halı, elbise, çimen gibi şeylerin üzerine de yapılabilir</span>.</strong></p>
<p><strong><span style="color:red;">Özürsüz dahi olsa yere serilen herhangi temiz bir şey üzerine secde edilebilir.</span></strong><br />
<!--more--><br />
<span style="text-decoration:underline;">Dışarıda yapılan secdelerde serilen şeyin amacı yerin sıcaklığından-soğukluğundan, sertliğinden, kısaca namazda insanı rahatsız edecek bir durumdan korunmak için olursa mümkündür, fakat rahatsızlık verecek hiç bir durum olmadığı halde alnını yere değdirmek istemediği için birşey sererse bu caiz olmaz.<br />
</span><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Zaruret halinde birşey sermek caizdir</strong></span></span>.</p>
<p>*<span style="color:purple;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>İmam Mâlik&#8217;e göre ise kilim, keçe, posteki gibi yer cinsinden olmayan bir şey üzerine secde edilmesi mekruhtur.</strong></span></span></p>
<p><strong>Hz. Enes (r.a)&#8217;dan nakledilen bir hadis-i şerife göre; &#8220;s<span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;">ahabeler Allah&#8217;ın Rasûlü ile birlikte bulunup namaz kılarken bazıları şiddetli sıcaktan elbiselerinin ucunu secde yerine koyup onun üzerine secde ederlerdi</span></span>&#8221; Ancak, özürsüz olarak el veya üzerindeki elbisenin bir ucuna secde etmek mekruhtur</strong>.</p>
<p>* <span style="text-decoration:underline;">Caferi mezhebine göre, secde ancak toprak ve taş cinsinden bir şey üzerine yapılabilir, camilerdeki halı ve kilim üzerine secde yapılamaz.</span> <span style="text-decoration:underline;">Bu inançtan dolayı camilerde veya evlerde namaz kılarken secde edecekleri yere bir taş parçası koyarak onun üzerine secde ederler. </span></p>
<p>*Ancak, yere değmesi gereken &#8220;alın&#8221;ın tanımındaki farklılıklar küçük taş parçası üzerine secde edilip edilemeyeceğini gündeme getirmektedir. Bir tanıma göre alın, iki kaşın üzerinden saç bitimine kadar olan yerdir.</p>
<p>Bu tanıma itibar edilirse secde edilecek taşın en az tarifi yapılan alın büyüklüğünde olması gerekir. Diğer bir tanıma göre ise alın, şakaklar arasında kalan kısımdır ki buna göre taş küçük de olsa olur</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Camilerde/Cemaatlerde Kadınlar neden Arkadalarda durur? Mantıklı mı?]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/camilerdecemaatlerde-kadinlar-neden-arkadalarda-durur-mantikli-mi/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:46:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/camilerdecemaatlerde-kadinlar-neden-arkadalarda-durur-mantikli-mi/</guid>
<description><![CDATA[Cemaatle kılınan namazlarda arka safta bulunan kadınlar, erkekler secdeden doğrulmadan başlarını kal]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration:underline;">Cemaatle kılınan namazlarda arka safta bulunan kadınlar, erkekler secdeden doğrulmadan başlarını kaldırmamaları gerekir. <strong>Rasûlüllah buyuruyor: &#8220;Siz kadınlardan kim Allah&#8217;a ve âhiret gününe inanmışsa erkekler başlarını kaldırmadan başını kaldırmasın”</strong> (Ebu Davud, II,15</span>).<br />
<span style="text-decoration:underline;"><strong><span style="color:red;"><br />
Bu, kadınların kalplerini şeytanın vesvesesinden korumak için konulmuş bir kuraldır.</span></strong></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İki Secde Arasında Göz Önüne Alınması Gereken hususlar..]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/iki-secde-arasinda-goz-onune-alinmasi-gereken-hususlar/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:44:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/iki-secde-arasinda-goz-onune-alinmasi-gereken-hususlar/</guid>
<description><![CDATA[iki secde arasında gözönünde bulundurulması gereken hususlar: Secdeleri hızlı hızlı yapmamak, Rasûlü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>iki secde arasında gözönünde bulundurulması gereken hususlar:</p>
<p><strong>Secdeleri hızlı hızlı yapmamak, Rasûlüllah&#8217;ın deyimiyle &#8220;<span style="text-decoration:underline;">karganın yem toplaması gibi acele etmemek</span>&#8221; gerekir</strong>.</p>
<p>Birinci secdeden kalktıktan sonra oturma vaziyetine geçmeden aceleyle ikinci secdeye gitmek namazın adabına aykırıdır.</p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Hanefi mezhebine göre iki secde arasında sağ ayak parmaklar üzerine dikili, sol ayak içe bükülerek onun üzerine oturulur; bir kez sübhanellah&#8217; diyecek uzunlukta durulduktan sonra ikinci secdeye gidilir. Bu oturuş anında eller dizlerin üzerine konur, bakış ise secde yapılan yere doğru çevrilir. Hanefi mezhebinin bu kuralları <strong>Peygamberimizin hadislerine dayanmaktadır; ancak Rasûlüllah&#8217;ın değişik zamanlarda farklı şekillerde namaz kıldığı bir gerçektir</strong></span> ve yine <span style="text-decoration:underline;"><strong><br />
<!--more--></p>
<p>iki secde arasında uzun süre oturup dua etmek de onun Sünnetlerindendir</strong></span>.</p>
<p>Bir hadis-i şerifte; <span style="text-decoration:underline;"><strong>onun rükû, secdesi ve iki secde arasındaki duruşu aynı uzunlukta olduğu bildirilirken</strong></span>;</p>
<p>bir diğer hadiste, <span style="text-decoration:underline;"><strong>Ashab, O&#8217;nun çok uzun durmasını garip karşılayıp yoksa şaşırdı mı? diyecek hale geldiği yukarıdaki hadis-i şeriflerden birinde geçti. Bu oturuşlarda da çeşitli ş<br />
ekillerde dua yapan<span style="color:red;"> Peygamberimizin şu duayı yaptığı rivayet ediliyor: &#8220;Rabbi&#8217;ğfirlî&#8221;. Secdeye kapanırken ve kalkarken Allahü ekber diyerek tekbir alınır</span>.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Secdeyi Ne kadar uzatabiliriz/ne kadar kalabiliriz*]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secdeyi-ne-kadar-uzatabilirizne-kadar-kalabiliriz/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:41:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secdeyi-ne-kadar-uzatabilirizne-kadar-kalabiliriz/</guid>
<description><![CDATA[Secdede ne kadar süre kalmak gerektiği hakkında da yine hadis-i şerif gereği en az üç kez sübhane ra]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Secdede ne kadar süre kalmak gerektiği hakkında da yine <span style="text-decoration:underline;">hadis-i şerif gereği en az üç kez sübhane rabbiyel a&#8217;la&#8217; diyecek uzunlukta durmak gerektiğini kabul eden <strong>Hanefilere göre tek rakamlı olmak şartıyla beşe, yediye, dokuza çıkarmak mümkündür, müstehaptır. Bu konuda Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: &#8220;Kulun secdedeki anı, Rabbine en yakın olduğu andır; onun için (secdede) duayı çoğaltın&#8221;</strong> </span>(Ebu Davud, II, 33).<!--more--><br />
<span style="text-decoration:underline;"><br />
Bütün bu hadislerden çıkan sonuca göre secde (ve namaz), kesin kalıplarla kuşatılmış statik, dar çerçeveli bir bedensel hareket değil; <strong>müslümanın şartlandırılmış kurallardan kendini kurtarıp içten, Allah&#8217;a yönelmiş bir kalple Allah&#8217;ın ve Rasûlünün öğrettiği şekilde gücünün yettiği çoklukta ve uzunlukta dua edeceği değerli bir andır</strong>.</span> <span style="color:red;">Rasûlüllah&#8217;ın yaptığı gibi, gerektiğinde secdede uzun süre kalıp gözyaşı dökebilmelidir. Namaz kuru bedensel hareketlerden kurtarılmalıdır ki; ruhun derinliklerinde işlev yüklensin, insanı Allah&#8217;a yakınlaştırma fonksiyonunu kazanabilsin.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Secde'de Hangi Dualar Okunur?]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secdede-hangi-dualar-okunur/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:37:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secdede-hangi-dualar-okunur/</guid>
<description><![CDATA[Secdede okunacak dualara gelince; Hanefiler, Hz. Huzeyfe&#8217;den gelen şu hadis uyarınca secdede]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Secdede okunacak dualara gelince; <span style="text-decoration:underline;">Hanefiler, Hz. Huzeyfe&#8217;den gelen şu hadis uyarınca secdede &#8220;sübhane rabbiyel a&#8217;la&#8221; duasını okurlar</span>. Huzeyfe (r.a) diyor ki: &#8220;<strong>Hz. Peygamber rükuunda &#8216;sübhane rabbiyel azim&#8217;; secdesinde de &#8216;sübhane rabbiyel a&#8217;la&#8217; derdi</strong>&#8221; (Ebu Davud, II, 30). Kaç defa söylenileceği hakkında da ölçü alınan hadis şudur: Abdullah b. Abbas bildiriyor: &#8220;<span style="text-decoration:underline;"><strong>Sizden biriniz rükû yaptığı zaman üç defa sübhaneke rabbiyel azim desin. Üç, tesbihin en az miktarıdır. Secde ettiği vakit de üç defa sübhâneke rabbiyel a&#8217;lâ&#8217; desin; bu, tesbihin en azıdır</strong></span>&#8221; (Ebu Davud, II, 40).<!--more--></p>
<p>Ancak Rasûlüllah&#8217;ın secdelerinde bunun dışında da değişik dualar yaptığı bir gerçektir. Örneğin, &#8220;<span style="color:red;"><strong>Sebbih isme rabbikel a&#8217;lâ&#8221;; &#8220;sübhâne rabbiyel a&#8217;lâ ve bihamdih&#8221;; &#8220;Subbuhun, kuddusün, Rabbul melâiketihî ve&#8217;r-rühi&#8221;; &#8220;Sübhâne zil-ceberüt vel-meleküt, vel-kibriyâi velazameh&#8221;; &#8220;Allâhümme Rabbenâ ve bihamdike, Allâhümmeğfirlî&#8221;; &#8220;Allâhümmeğfirlî zenbî küllehu diggahu ve cillehu ve evvelehu ve âhirehu alaniyetehu ve sırrahu&#8221;; &#8220;Eüzu bi rıdâke min sehatike ve eüzu bimuâfâtike min ukûbetike ve eûzu bike minke lâ ahsî senâen aleyke, ente kemâ esneyte alâ nefsike</strong></span>&#8221; gibi duaları Hz. Peygamber secdelerinde okurdu (Ebu Davud, II, 28-35)</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Secde'de Nasıl Durulur?]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secdede-nasil-durulur/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:36:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secdede-nasil-durulur/</guid>
<description><![CDATA[Secdede el ve ayakların kıbleye doğru olması gerekir. Yukarıdaki hadis gereği burun da dahil yedi uz]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>S<span style="text-decoration:underline;">ecdede el ve ayakların kıbleye doğru olması gerekir. Yukarıdaki hadis gereği burun da dahil yedi uzuv aynı anda yere değdirilir. Göğsü ve dirsekleri yere değdirmemek, büzülmeyip kolları açık tutmak ve düz durmak sünnettir</span>. Rasûlüllah buyuruyor:</p>
<p>&#8220;S<strong>izden biriniz secde ettiği vakit ellerini köpeğin döşediği gibi döşemesin, uyluklarını bitiştirsin&#8221; (Ebu Davud, II, 48). Ayaklar, parmak uçları yere değecek şekilde dik tutulur, secde anında ayaklar yerden kalkmamalıdır.</strong><!--more--></p>
<p>Secdede alnın konulacağı yer çok yumuşak olmamalıdır. Hafif bir yumuşaklık olduğu halde, alın, yerin katılığını hissederse bu secde caiz olur; ancak yün, pamuk, saman, kar gibi şeylerin üzerine yapılan bir secdede yüzün tamamen gömülmesine rağmen alın yerin katılığını hissetmezse bu secde olmaz. <span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Temel şart, yüzün gömülmemesi ve alnın yerin katılığını hissetmesidir.</strong></span></span></p>
<p>Secde edilecek yer ayakların bastığı yerden diz boyundan yaklaşık otuz santimetreden fazla yüksek olmamalıdır. Bundan daha azı ise namaza bir zarar vermez. Ancak cemaatle kılınan bir” namazda yerin darlığı nedeniyle secdeyi yerde yapma imkanı olmadığı durumlarda arka saftaki cemaat ön saftakilerin sırtına secde edebilir. Bu ise, secde yapanla sırtına secde yapılan kişinin aynı vaktin namazını kıldığı durumlarda geçerlidir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Namazın Farzlarından olan Secde Nasıl Yapılır?]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/namazin-farzlarindan-olan-secde-nasil-yapilir/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:35:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/namazin-farzlarindan-olan-secde-nasil-yapilir/</guid>
<description><![CDATA[Rasûlüllah&#8217;ın, &#8220;Alın, iki el, iki diz ve iki ayak uçları olmak üzere yedi kemik üzerine]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Rasûlüllah&#8217;ın, &#8220;<strong>Alın, iki el, iki diz ve iki ayak uçları olmak üzere yedi kemik üzerine secde etmekle emrolundum&#8221; </strong>(Tecrid-i Sarih Tercümesi, II, 847) hadisi gereğince sözü edilen yedi uzvun yere değmesi gerekir. Alınla birlikte burnun da değdirilip değdirilmeyeceği konusunda tam bir görüş birliği olmamasına rağmen; hadisi rivayet eden <span style="text-decoration:underline;">Abdullah b. Abbâs, Hz. Peygamber&#8217;in alnını gösterirken burnunu da işaret ettiğini bildiriyor. Bir başka hadisi de Ebu Said el-Hudri rivayet ediyor: &#8220;<strong>Rasûlüllah&#8217;ın halka kıldırdığı bir namazda, alnında ve burnunda çamur eseri görüldü</strong></span>&#8221; (Sünen-i Ebu Davud, II, 54).<!--more--></p>
<p>Secde, r<strong>ükudan doğrulduktan sonra yapılır. Hanefi alimlerine göre rükudan doğrulduktan sonra &#8220;Semiallahü limen hamideh Rabbena lekel hamd&#8221; denir ve ardından &#8220;Allahu ekber&#8221; diyerek secdeye gidilir</strong>. Ancak, değişik hadis-i şeriflerde, bunların dışında da duaların yapılabileceği ve hatta rükûdan sonraki duruşun kıyamdaki kadar uzun olabileceği bildirilmiştir. Bu konuya örnek olması açısından; Enes b. Malik diyor ki:</p>
<p>&#8220;<span style="color:red;"><strong>Kısalıkta ve uzunlukta Rasûlüllah&#8217;ın arkasında kıldığım namaz kadar hiç bir kimsenin arkasında kılmadım. Rasûlüllah (s.a.s) &#8216;Semiallahü limen hamideh&#8217; dediği vakit biz (içimizden) &#8216;herhalde şaşırdı&#8217; diyecek kadar ayakta durur, sonra tekbir alır ve secdeye varırdı. İki secde arasında da biz, &#8216;herhalde namazda şaşırdı&#8217; diyecek kadar otururdu</strong></span>&#8221; (Sünen-i Ebû Davud II,16).</p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Cemaatle kılınan namazlarda &#8220;Semiallahü limen hamideh&#8221; sözünü imam açıktan söyler, cemaat ise bunu söylemeyip ardından sessizce &#8220;Rabbena lekel-hamd&#8221; der. Secdeye giderken, hadis-i şerif gereğince önce dizleri sonra elleri yere koymak gerekir. Rasûlüllah&#8217;ın bu konuda, ellerin dizlerden önce konulmasını emreden hadisleri varsa da, bunların daha sonra neshedildiği hakkındaki rivayetler daha güçlüdür. Ancak, İmam Malik, sözkonusu hadisler uyarınca secdeye inerken önce ellerin sonra dizlerin konması görüşündedir. Hanefi ve Şafiîler ise şu hadise göre amel ederler: &#8220;Vail b. Hucur&#8217;dan; Rasûlüllah&#8217;ı secde ederken dizlerini ellerinden önce koyduğunu, secdeden kalkarken de ellerini dizlerinden önce kaldırdığını gördüm&#8221;</span> (Sünen-i Ebû Davud, II, 5)</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Secde Nedir?]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secde-nedir/</link>
<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 14:33:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2006/12/16/secde-nedir/</guid>
<description><![CDATA[Baş eğme, itaat etme, üstün bir varlığın önünde yere kapanma; namazda veya Allah&#8217;a ibadet niye]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Baş eğme, itaat etme, üstün bir varlığın önünde yere kapanma; namazda veya Allah&#8217;a ibadet niyeti taşıyarak alın ve burun yere değecek şekilde yere kapanma ve dua etme anlamında bir fıkıh terimi. <span style="text-decoration:underline;">Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in birçok âyetinde müslümanlar, rükû ve secde edenler şeklinde tanımlanmış; Allah&#8217;a yaptıkları secde nedeniyle yüzlerinin nurlandığı ve alınlarındaki secde izlerinden tanınacakları bildirilmiştir (el-Fetih, 48/29)</span>. Diğer yandan, <span style="text-decoration:underline;">secdenin, müslümanların namaz kılarken alınlarını yere koymaları dışında, aslında Allah&#8217;ın emirlerine uymak, O&#8217;nun kainattaki düzenine riayet etmek anlamına geldiği şu âyet-i kerimeyle daha iyi anlaşılmaktadır: &#8220;Göklerde ve yerde olanların, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların çoğunun Allah&#8217;a secde ettiklerini görmüyor musun?&#8221; (el-Hacc, 22/18)<!--more-->.</span> Dolayısıyla secde, Allah&#8217;ın buyrukları dışına çıkmamak anlamına gelirken; namazda yapılan secde ise Allah&#8217;a itaatin bir sembolü, bir göstergesidir. Namazda secde eden müslüman, hayatının diğer zamanlarında da O&#8217;na boyun eğiyor, buyruklarından dışarı çıkmıyor demektir. <span style="color:red;">Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de Hz. Yusuf&#8217;un kıssası anlatılırken, anasının, babasının ve on bir kardeşinin Yusuf&#8217;a secde ettikleri bildiriliyor (Yusuf, 12/100). Allah&#8217;ın dışında hiç bir varlığa secde edilmeyeceğini, bunun şirk olduğunu söyleyen İslâm alimleri söz konusu âyeti açıklarken, buradaki &#8220;secdeye kapandılar&#8221; cümlesine iki tür anlam yüklüyorlar: Ya onlar sevinçlerinden Allah&#8217;a şükür niyetiyle yere kapandılar; ya da, Hz. Yusuf&#8217;un emrine girerek hayatlarının diğer bölümünde Onun buyruklarının dışına çıkmadılar. Bir diğer anlamı, Yusuf&#8217;un önünde saygıyla eğildiler demektir. Hangi anlam kabul edilirse edilsin, Allah&#8217;ın dışında hiç bir canlıya secde edilebileceği yönünde bir anlam çıkarılamaz.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
