<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>sirk &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/sirk/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "sirk"</description>
	<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 02:39:58 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Sirk Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/18/sirk-oyunlari/</link>
<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 10:37:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/18/sirk-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Sirk Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/Sirk.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/Sirk.jpg" alt="Sirk Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Sirk Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sirk produces Major League Soccer Commercial Spot]]></title>
<link>http://sirkproductions.wordpress.com/2009/10/12/sirk-produces-major-league-soccer-commercial-spot/</link>
<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 21:34:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>insidereel</dc:creator>
<guid>http://sirkproductions.wordpress.com/2009/10/12/sirk-produces-major-league-soccer-commercial-spot/</guid>
<description><![CDATA[Sirk recently completed work on their inaugural project with Major League Soccer. We were proud to o]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Sirk recently completed work on their inaugural project with Major League Soccer. We were proud to o]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sirk works with United Nations Population Fund]]></title>
<link>http://sirkproductions.wordpress.com/2009/10/12/sirk-works-with-united-nations-population-fund/</link>
<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 21:30:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>insidereel</dc:creator>
<guid>http://sirkproductions.wordpress.com/2009/10/12/sirk-works-with-united-nations-population-fund/</guid>
<description><![CDATA[Sirk productions is proud to continue it&#8217;s work with the United Nations Population Fund in the]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Sirk productions is proud to continue it&#8217;s work with the United Nations Population Fund in the]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YHA: "İçimdeki Polis: Allah" Gaziantep Şehitkâmil'de]]></title>
<link>http://yataganbabayha.wordpress.com/2009/09/25/yha-icimdeki-polis-allah-gaziantep-sehitkamilde/</link>
<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 18:01:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>yataganbabayha</dc:creator>
<guid>http://yataganbabayha.wordpress.com/2009/09/25/yha-icimdeki-polis-allah-gaziantep-sehitkamilde/</guid>
<description><![CDATA[     Yazar Yatağanbaba&#8217;nın beşinci kitabı ve 11 yıllık çalışmasının ürünü olan &#8220;İçimdeki]]></description>
<content:encoded><![CDATA[     Yazar Yatağanbaba&#8217;nın beşinci kitabı ve 11 yıllık çalışmasının ürünü olan &#8220;İçimdeki]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[VEHHABİLİK TEHLİKESİNE DİKKAT!!!]]></title>
<link>http://abdullahfurkan.wordpress.com/2009/09/12/vehhabilik-tehlikesine-dikkat/</link>
<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 23:16:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>Abdullah FURKAN</dc:creator>
<guid>http://abdullahfurkan.wordpress.com/2009/09/12/vehhabilik-tehlikesine-dikkat/</guid>
<description><![CDATA[Kendilerine selefi derler. Ancak mantık olarak selefi olmaları mümkün değildir. Zira Selefi sahabeye]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Kendilerine selefi derler. Ancak mantık olarak selefi olmaları mümkün değildir. Zira Selefi sahabeye ve sahabeyi gören nesle denir. Dolayısıyla zamanımızda selefi olmak mümkün değildir.</p>
<p>Kendilerine referans aldıkları kişilerden biri İbni Teymiye dir.<br />
Vehhabilği Suudi Arabistan&#8217;da Osmanlı&#8217;ya isyan edip İngilizlerin menfaatine çalışan ibni Abdülvehhab adında sapkın bir kişi kurmuştur. kendilerinin hanbeli mezhebine bağlı olduğunu idda ederler ancak 200 den fazla sapkın inanışları vardır.</p>
<p>Vehhabilerin 3 temel inancı;<br />
1-&#8221;Amel imandan parçadır, namaz kılmayan kafir olur&#8221; derler.<br />
2-&#8221;Peygamberlerin ve velilerin ruhlarından yardım istemek küfürdür, bir peygamberin ya da velinin kabrini ziyaret edip onun vesilesiyle Allah&#8217;tan istemek şirktir,insani kafir yapar&#8221; derler<br />
3-Türbe yapmayı, türbede dua etmeyi, ölüler için sadaka vermeyi şirk sayarlar. Bu şekilde inananları öldürmeyi, malarını yağmalamayı mübah sayarlar.(Bakınız; El Kaide ve Üsama b. Ladin&#8230;)</p>
<p>Diğer yanlış inançlarından..<br />
&#8212; Bir mezhebe uymayı kabul etmezler<br />
&#8212;Türbeleri puthaneyle bir tutarlar<br />
&#8212;Şefaate inanmazlar<br />
&#8212;Keramete inanmazlar<br />
&#8212;Tasavvufu inkar ederler<br />
&#8212;Allah için adak kesip etlerini dağıtıp sevabını peygamber ve velilere, geçmişlere bağışlamak şirktir derler<br />
&#8212;Ölüler söylenenleri duymaz derler.<br />
&#8212;Mescidi Nebeviyi ve Peygamberimizin kabrini ziyaretetmek için uzak yoldan gitmek yasaktır derler.<br />
&#8212;Kaside ve Naatları sevmezler<br />
İB&#8212;Allah arşın üzerinde oturur derler.<br />
&#8212;Sebeplere yapışmaya ve vesileye şirk derler.<br />
&#8212;VAHHABİ OLMAYANI KAFİR SAYARLAR.</p>
<p>Bunlardan herkesi haberdar ederek EHLİ SÜNNET VEL CAMAAT inancına sahip çıkalım&#8230;</p>
<p>Rabbim Hz.Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimizin yolundan ayırmasın&#8230;AMİN !</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[<em>Palavras ao Vento</em> (<em>Written on the Wind</em>/Douglas Sirk/1956)]]></title>
<link>http://mulhollandcinelog.wordpress.com/2009/09/09/palavras-ao-vento-written-on-the-winddouglas-sirk1956/</link>
<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 03:00:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>Gustavo H.R.</dc:creator>
<guid>http://mulhollandcinelog.wordpress.com/2009/09/09/palavras-ao-vento-written-on-the-winddouglas-sirk1956/</guid>
<description><![CDATA[Rock Hudson, à esquerda, e Dorothy Malone. Se o melodrama sobre rivalidade fraternal, decadência fam]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Rock Hudson, à esquerda, e Dorothy Malone. Se o melodrama sobre rivalidade fraternal, decadência fam]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[tayyip'i üzmek allah'ı üzmektir (tövbe haşa)]]></title>
<link>http://camcerceve.wordpress.com/2009/09/07/tayyipi-uzmek-allahi-uzmektir/</link>
<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 10:39:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>helluri</dc:creator>
<guid>http://camcerceve.wordpress.com/2009/09/07/tayyipi-uzmek-allahi-uzmektir/</guid>
<description><![CDATA[Kelimeler kifayetsiz kaldığında habere link atarsınız yapacak başka birşey yoktur&#8230; Ama habere ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Kelimeler kifayetsiz kaldığında habere link atarsınız yapacak başka birşey yoktur&#8230;<br />
Ama habere geçmeden önce bu haberde okumanızı istediğim bir kısım var ki o da bambaşka tat bambaşka bir duruş;</p>
<p>&#8220;oğlanla kız okurlarsa beraber,<br />
sokaklar atılan çocuklarla dolar.<br />
pamukla benzin ateşte durmazlar<br />
şuçun şiir değil, dini yaşaman.&#8221;</p>
<p>Ne diyelim, Denizli yöresinden gelen bu koçaklama da yanına karşı cinsi oturduğunda hemen sevişip sokaklara çocuk atan gençlerimize gelsin,atmayın sokaklara çocuk mocuk kardeşim,israf.Ben nerede sokağa çocuk atacak bi cumhuriyet genci bulsam uyarıyorum,geri dönüşüme verdiriyoruz.Gerçi kitabın yazarı teyze nin geri dönüşümü fazla kaçmış ama.Hep söylüyorum geri dönüşümcülere cahiliye devri&#8217;ne kadar geri dönüştürmeyin diye ama oluyor işte bazen&#8230;neyse Haber burda&#8230;</p>
<p><strong>Denizli&#8217;de skandal kitap!<br />
Atatürk ve kadınlara hakaret dolu kitap, camilerde dağıtıldı</strong></p>
<p><strong>Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA)</strong></p>
<p><strong>DENİZLİ&#8217;de eşi emekli imam olan ev kadını Fatma Durmuş&#8217;un yazdığı `İlahilerle Hakka Çağrı&#8217; adlı ilahi kitabı ortalığı karıştırdı. CHP İl Başkanı Ali Kavak ve CHP Merkez İlçe Başkanı Osman Bartal, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından onaylanan, 10 bin adet bastırılan ve ücretsiz dağıtılan kitapta, halkın kin ve düşmanlığa teşvik edildiği, Atatürk&#8217;e hakaretlerde bulunulduğu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın Peygamber ve Allah gibi gösterildiği iddiasıyla Denizli Cumhuriyet Savcılığı&#8217;na suç duyurusunda bulundu.<!--more--></strong></p>
<p><strong>Son dönemde İslami tarikat faaliyetlerinin artış gösterdiği iddia edilen Denizli&#8217;de bu kez ilahi kitabı krizi çıktı. Servergazi Beldesi&#8217;nde oturan ev kadını Fatma Durmuş&#8217;un yazdığı, Mahmut Koruk&#8217;un yayımcılığını üstlendiği `İlahilerle Hakka Çağrı&#8217; adlı kitapta, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın peygamber gibi gösterilip, ona karşı gelmenin Allah&#8217;a karşı gelmeyle eş olduğu, şeriat devleti kurulması yönünde teşvik ve tahriklede bulunulduğu, Atatürk&#8217;e, annesine, Atatürkçülere ve Cumhuriyet&#8217;e hakaretler edildiği, başı açık kadınların dinsiz olarak gösterildiği ve dinci bir ordu kurmaya yönelik çağrı yapıldığı iddia edildi. CHP İl Başkanı Ali Kavak ve CHP Merkez İlçe Başkanı Osman Bartal, kitapla ilgili bugün Denizli Cumhuriyet Savcılığı&#8217;na suç duyurusunda bulundu. Adliye Sarayı önünde bir açıklama yapan ve kitabı gösteren Ali Kavak, Fatma Durmuş&#8217;un yazdığı ve 10 bin adet bastırılan kitabın cami önlerinde vatandaşlara ücretsiz dağıtıldığını söyledi.</strong></p>
<p><strong>`DİYANET ONAY VERDİ&#8217;</strong></p>
<p><strong>Kavak, kitaba Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da `olur&#8217; verildiğini ve yayımlanması için teşvik edildiğini belirterek şunları söyledi:</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bu kitapta Atatürk&#8217;e ve annesine büyük saldırılar var. Askere saldırılar var. Kız çocuklarıyla erkek çocuklarının birarada okumasına saldırılar var. Atatürkçü düşünenlerin ve savunan insanların dinsiz olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmişler. Başı açık kadınlara büyük saldırılar var. Plajlarda ve caddelerde açık gezen kadınlara büyük saldırılar var. Böyle bir kitaba suskun kalamazdık. Her ne kadar Denizli Belediye Başkanlığı&#8217;nda görev yapan arkadaşlarımız inkar etse de, bu tür olaylar Denizli&#8217;de AKP iktidarı belediyeyi ele aldıktan sonra ve bir vakfın kermes düzenlemesiyle başladı. Kara çarşaflı kadınların belediye içinde kermesiyle başlayan ve hızlı bir tırmanışa geçen anlayışın, Denizli&#8217;de model olmaya başladığını görüyoruz. Burada eğitim birliği ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Şeriatçı bir düzen kurulması için mücahit ordusu öngörülüyor. Bunu da Allah adına, ilahiler adı altında yapıyorlar.&#8221;</strong></p>
<p><strong>`ERDOĞAN ALLAH&#8217;LAŞTIRILIYOR&#8217;</strong></p>
<p><strong>Kitapta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın peygamberle bir tutulduğunu savunan Kavak şöyle devam etti:</strong></p>
<p><strong>&#8220;Erdoğan Allah&#8217;laştırılıyor. Erdoğan&#8217;a kızanlar Allah&#8217;a kızmış kabul ediliyor. Saçma sapan şeyler bunlar. Bunları siyaset alanında kullanmaya çalışıyorlar. Dini en iyi kullanma şekli olarak da camileri seçiyorlar. İnsanlarımız ilahi diye alıyorlar ve kitaba baktıklarında şaşırıyorlar. Bu kitapla ilgili bize yüzlerce telefon geldi. Savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz. Gerekenin yapılmasını istiyoruz. Bu kitaba onay veren ve teşvik eden Diyanet görevlilerin de cezalandırılmasını istiyoruz.&#8221;</strong></p>
<p><strong>CHP&#8217;li Kavak, kitabın Sevindik, Karşıyaka ve Dokuzkavaklar mahallelerindeki camilere koliyle dağıtıldığı ve üzerine bırakılan notta vatandaşlara ücretsiz dağıtılmasının istendiğini ileri sürdü.</strong></p>
<p><strong>MÜFTÜNÜN HABERİ YOK</strong></p>
<p><strong>Gültepe Cami Derneği Başkanı Ali Taş ise kitabı kimin bıraktığı görmediklerini ve kitabı okuyan cemaatin de tepki gösterdiğini belirterek, &#8220;Öğle namazına geldiğimizde cami girişinde koli gördük. Kolinin içinde `cemaatimize ücretsizdir&#8217; diye not vardı. Kitabı okumaya başladığımızda çok şaşırdık. Ben dahil tüm cemaat tepki gösterdi&#8221; diye konuştu.</strong></p>
<p><strong>İl Müftüsü Mehmet Köse de böyle bir kitabın camilerde dağıtıldığından haberi olmadığını, ancak bu tür kitapların dağıtımına izin vermelerinin mümkün olmadığını savundu, cami görevlilerini uyaracaklarını dile getirdi.</strong></p>
<p><strong>KİTAPTAN BÖLÜMLER</strong></p>
<p><strong>179-182 Sayfalar `Tayyibim&#8217; isimli şiirden:</strong></p>
<p><strong>-Nerede hürriyet, cumhuriyet. Bütün taşıdıkları kötü niyet. Sade başörtüsünde vardır diyet. Suçun şiir değil dini yaşaman. Nerede dini hür vicdanı hürler. Atatürk&#8217;ün yolunda yürüyenler, okullardan kızları kovuyorlar. Suçun şiir değil, dini yaşaman. Halkçılık, insan hakları nerededir. Nerededir imam hatipliler, kurslar. Okusa da işe alınmaz bunlar. Suçun şiir değil, dini yaşamak. Tayyibim nerededir bu eşitlik. Bütün sevdikleri sarhoşluk, pislik. Deniz kıyısından bizler tiksindik. Nüfus cüzdanımızda dinimiz İslam, yaşayışta dinimiz Hristiyan. İş vermezler sonra mecbur yaşaman. Böyle yapanlar askeriyeymiş derler. Oradaki erler de bizim erler. Askeriyemiz yapmaz böyle şeyler. Nerede Necmettinler, Menderesler. Şart koşmuşlar leylek gibi açmayı, sindirmişler bunlar bizim atalarımızı. Oğlanla kız okurlarsa beraber, Sokaklar atılan çocuklarla dolar. Pamukla benzin ateşte durmazlar. Şuçun şiir değil, dini yaşaman. Tayyip Allah yolunun bekçisidir. Tayyibi üzmek Allah&#8217;ı üzmektir. Sevenlerini üzmek de aynıdır. Suçun şiir değil, dini yaşaman.</strong></p>
<p><strong>183. Sayfa, `Dinsizler Gülüyor&#8217; isimli şiirden:</strong></p>
<p><strong>-Dinimi sömürüyor bu kargalar, dinsizler gülüyor bense ağlarım. Yaşanan görüntüler büyük dehşet, Türkiye&#8217;de yaşanıyor bu dehşet. Bir Allahım bizden bu zulmü def et. Dinsizler gülüyor, bense ağlarım. Din kardeşlerim size hayranım, bir hayatınız vardır buna yanarım. Gel birleşelim bu dehşeti yıkalım. Dinsizler gülüyor, bense ağlarım. Birleşmezsek kardeşlerim eğer biz. Bu Allahsızlar bırakmaz tozumuz. Gelin verelim elele biz, dinsizler gülüyor bense ağlarım.</strong></p>
<p><strong>119. Sayfa,`Erkek Kardeşim&#8217; başlıklı bölüm:</strong></p>
<p><strong>-Senin kahraman ecdadın, namusu için can verdi. Sense bunları unuttun. Karışıp kafir, Müslüman denizlerde karını soydu. Yoksa kalmadı mı arın, inan senin ecdadın böyle yatağa yatmazdı. Eğer sen böyle gidersen inan perişan olursun. Ne ukba kalır, ne devlet. Ne karın kalır ne avlat. Zaten kalmadı itaat. Gel kardeşim kendini topla. Sözde hanım giymiş şortu, görünüyor ayıp yeri. İnan ben utanıyorum, senin kalmadı mı gücün. Çıkamaz olduk sokağa. Onları görmeyeyim diye. Kadın hakkıymış güya. Biz hiç böyle hak görmedik. Erkek giymiş baştan sona, karı açmış baştan sona. Madem eşitlik var ise; onu da ört baştan sona. Hayvanı örtmüş tüyü ile, ayıp yerini kuyruğu ile. Bize vermiş en güzelini, sende örtün onun ile.</strong></p>
<p><strong>174. sayfada `Münacaat&#8217; şiirinin dördüncü kıtası:</strong></p>
<p><strong>-Soyunup sokaklara çıkanlara, arını namusunu unutanlara. Göster ya Rab, bu güzel şeriatı. Kararmış kalpleri yıka ya Rab.</strong></p>
<p><strong>175. Sayfa `Münacaat&#8217; şiiri:</strong></p>
<p><strong>-Kötülük yapanları görmeyenleri, müminlere saldıran azgınları, Atatürk&#8217;e sığınan acizleri, kararmış kalpleri yıka Ya Rab. Atatürk&#8217;ün annesi örtülü iken başı beli açıkları koruyup, başörtümüze saldıranların kararmış kalplerini yıka Ya Rab. Bunca yapılanları unutup, ana baba köpekmiş gibi kaçanı, keyiflerince yaşayanların kararmış kalplerini yıka Ya Rab.</strong></p>
<p><strong>Denizli&#8217;de ilahi kitabı olayı, TBMM gündeminde</strong></p>
<p><strong>DENİZLİ&#8217;de, eşi emekli imam olan ilkokul mezunu ev kadını 68 yaşındaki Fatma Durmuş&#8217;un kendi olanaklarıyla bastırarak camilerde ücretsiz dağıttığı `İlahilerle Hakka Çağrı&#8217; adlı ilahi kitabı, CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur tarafından soru örengesiyle TBMM gündemine taşındı.</strong></p>
<p><strong>CHP İl Başkanı Ali Kavak ve Merkez İlçe Başkanı Osman Bartal&#8217;ın halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği, Atatürk&#8217;e hakaret ettiği, suç ve suçluyu övdüğü iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı&#8217;na suç duyurusunda bulunduğu ve savcılığın soruşturma başlattığı kitapla ilgili olarak CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur, Diyanet&#8217;ten sorumlu Devlet Bakanı Sait Yazıcı&#8217;nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı&#8217;na yazılı soru önergesi verdi.</strong></p>
<p><strong>Milletvekili Gaye Erbatur&#8217;un, kitaptan alıntılar da yaptığı soru önergesi şöyle:</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bu kitaba Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;nın onay verdiği iddiası doğru mu? Bu iddia doğru ise Diyanet İşleri Başkanlığı böylesi ifadeler içeren ve halkı kin ve düşmanlığa, ayrımcılığa sürükleyen, başı açık kadınları, Atatürkçü düşünce yapısına sahip vatandaşları dinsizlikle suçlayan bir kitaba neden ve neye dayanarak onay vermiştir? Bu onay kim ya da kimler tarafından verilmiştir? Böylesi bir kitaba basımı için onay verilmesi Anayasal koruma altında olan laiklik ilkesine aykırılık teşkil etmekte midir? Onayı veren kişi veya kişiler hakkında herhangi bir inceleme başlatılması düşünülmekte midir? Bahsi geçen kitabın basım maliyeti Diyanet İşleri Başkanlığı ya da ilgili bir birimi ve yahut da herhangi bir kamu kurumu tarafından mı karşılanmıştır? Böyle ise bu basımın maliyeti ne kadardır? Kitapların camilerde vatandaşlara ücretsiz dağıtıldığı iddiası doğru mudur? Doğru ise Diyanet İşleri Başkanlığı Anayasaya ve yasalara aykırılık teşkil eden böyle bir kitabın camilerde dağıtılmasına nasıl izin vermiştir?<img class="alignnone size-full wp-image-493" title="2763_6558_27032008_1" src="http://camcerceve.wordpress.com/files/2009/09/2763_6558_27032008_11.jpg" alt="2763_6558_27032008_1" width="600" height="473" /><br />
Erbatur kitaptaki, &#8220;Tayyip Allah yolunun bekçisidir. Tayyip&#8217;i üzmek Allah&#8217;ı üzmektir. Sevenlerini üzmek de aynıdır. Oğlanla kız okurlarsa beraber sokaklar atılan çocuklarla dolar. Kadın hakkıymış güya. Biz hiç böyle hak görmedik. Erkek giymiş baştan sona, karı açmış baştan sona. Soyunup sokaklara çıkanlara, arını namusunu unutanlara. Göster ya Rab, bu güzel şeriatı. Kararmış kalpleri yıka ya Rab. Kötülük yapanları görmeyenleri, müminlere saldıran azgınları, Atatürk&#8217;e sığınan acizleri, kararmış kalpleri yıka Ya Rab. Atatürk&#8217;ün annesi örtülü iken başı beli açıkları koruyup, başörtümüze saldıranların kararmış kalplerini yıka Ya Rab. Bunca yapılanları unutup, ana baba köpekmiş gibi kaçanı, keyiflerince yaşayanların kararmış kalplerini yıka Ya Rab&#8221; bölümlerinin Anayasa&#8217;nın laiklik ilkesine, Tevhid-i Tedrisat Kanunu&#8217;na aykırılık teşkil ettiğini ve başı açık kadınlar hakkında halkı kin ve düşmanlığa sürüklediğini belirtti.</strong></p>
<p><strong>DİYANET ONAYLI MI?</strong></p>
<p><strong>Fatma Durmuş, yazdığı `İlahilerle Hakka Çağrı&#8217; adlı ilahi kitabının ön sözünde, yayını Diyanet&#8217;ten izinli olarak yayımladığını belirtti. Önsözün bu bölümünde şu ifadeler yer aldı:</strong></p>
<p><strong>&#8220;Recep ve Şaban aylarında yazdığımı Diyanet Yayın Kurulu&#8217;na gönderdim. Bir sene sonra neşriniz hayırlı olsun diye yazı geldi. Ben de Allah&#8217;ın izni ve Resulümün ve Diyanet&#8217;in teşviki ile bu ilahilerimi kitap olarak bastırdım.&#8221;</strong></p>
<p><a href="http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Denizlide_skandal_kitap_169627_1&#38;Newsid=169627">w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Denizlide_skandal_kitap_169627_1&#38;Newsid=169627</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BOĞAZİÇİ KASABASI: Yatağanbaba Tarikatı (8.Baskı)]]></title>
<link>http://yataganbabayha.wordpress.com/2009/08/30/bogazici-kasabasi-yataganbaba-tarikati-8-baski/</link>
<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 12:43:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>yataganbabayha</dc:creator>
<guid>http://yataganbabayha.wordpress.com/2009/08/30/bogazici-kasabasi-yataganbaba-tarikati-8-baski/</guid>
<description><![CDATA[     HYP Denizli İl Başkanı / Yazar Yatağanbaba, Ergenekon&#8217;a adı karışan İskender Erol Evrenes]]></description>
<content:encoded><![CDATA[     HYP Denizli İl Başkanı / Yazar Yatağanbaba, Ergenekon&#8217;a adı karışan İskender Erol Evrenes]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[sigorta, sihir, sitesidir, siyer, SOHBET, sohbet chat, sohbetler, sorularla islamiyet, takva, takıyye, tövbe, tüp bebek, türkçe ilahi, tecvid, tecvit, tefsir, teganni, tesettür, tesettür ve setr-i avret, tevazu, tevekkül, Tevrat, uşur, uşur ve sadaka, vehhabilik, vesvese, video ilahi, yahudilik, yemin kefareti, yusuf islam, Zebur, zekat, zina, şükür, şehit, şirk, İncil, İSLAMİ CHAT, İSLAMİ SOHBET]]></title>
<link>http://islamsitem.wordpress.com/2009/08/09/sigorta-sihir-sitesidir-siyer-sohbet-sohbet-chat-sohbetler-sorularla-islamiyet-takva-takiyye-tovbe-tup-bebek-turkce-ilahi-tecvid-tecvit-tefsir-teganni-tesettur-tesettur-ve-setr-i-avr/</link>
<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 00:22:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>yavuzsultanselim</dc:creator>
<guid>http://islamsitem.wordpress.com/2009/08/09/sigorta-sihir-sitesidir-siyer-sohbet-sohbet-chat-sohbetler-sorularla-islamiyet-takva-takiyye-tovbe-tup-bebek-turkce-ilahi-tecvid-tecvit-tefsir-teganni-tesettur-tesettur-ve-setr-i-avr/</guid>
<description><![CDATA[sigorta, sihir, sitesidir, siyer, SOHBET, sohbet chat, sohbetler, sorularla islamiyet, takva, takıyy]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>sigorta, sihir, sitesidir, siyer, SOHBET, sohbet chat, sohbetler, sorularla islamiyet, takva, takıyye, tövbe, tüp bebek, türkçe ilahi, tecvid, tecvit, tefsir, teganni, tesettür, tesettür ve setr-i avret, tevazu, tevekkül, Tevrat, uşur, uşur ve sadaka, vehhabilik, vesvese, video ilahi, yahudilik, yemin kefareti, yusuf islam, Zebur, zekat, zina, şükür, şehit, şirk, İncil, İSLAMİ CHAT, İSLAMİ SOHBET</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[islam]]></title>
<link>http://islamsitem.wordpress.com/2009/08/08/islam/</link>
<pubDate>Sat, 08 Aug 2009 23:59:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>yavuzsultanselim</dc:creator>
<guid>http://islamsitem.wordpress.com/2009/08/08/islam/</guid>
<description><![CDATA[islam en yüce dindir abdest, Adak, Adalet, Ahiret, Ahlak, ahlak bilgileri, Aile, al islam, Allah, al]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>islam en yüce dindir</p>
<p>abdest, Adak, Adalet, Ahiret, Ahlak, ahlak bilgileri, Aile, al islam, Allah, alış veriş bilgileri, amentü, ana baba hakkı, arapca ilahi, arefe, avcılık, Ayetler, aşure, çet, üç aylar, bank islam, batıl inançlar, bayram, bayram mesajlari, büyü, büyü sihir ve bâtıl inançlar, büyük âlimlerin hayatı, bedava ilahi mp3, beddua etmek, berat, bereket, Bid&#8217;at, borsa, boşanmak, buhari, cartoon danish islam, cartoon denmark islam, cartoon island, Cehennem, chat, chat sohbet, Cihad, cihat, dan islam komunikasi, dawat e islami, dawate islami, dövme, dünya, denmark islam, dilenmek, din, din i ilahi, dini, dini bilgi, dini bilgiler, dini dosya, dini download, dini ekart, dini forum, dini hikaye, dini hikayeler, dini resimler, dini şiir, dini şiirler ve menkıbeler, dinibilgiler, dinimiz islam, dinimiz ve diğer dinler, dinimizislam, dinle, download ilahi, doğru iman bilgileri, dua, duanın önemi-çeşitli dualar, Duygular, DİNİ SOHBET, e-card, e-kart, ecard, ehli beyt, ekart, eshabı kiram, eshabın hepsi cennetliktir, esmaul husna, estetik ameliyat, evlat edinmek, evlat hakkı, evlenmek, evlilik ve aile bilgileri, ezgi, ezgi dinle, ezgi indir, ezgiler, faiz, fitne, five pillar of islam, forum, forumislam, fıkıh, gambar kebesaran ilahi, Gayb, günah, gusül, gusül abdesti, gıybet, hac, hac rehberi, hadis, hak din, hakikat, haram, Hayz, hayz ve nifas bilgileri, hülle, helal, hikmetli sözler, history of islam, hıristiyanlık, ibadet, ibni sebe, ibni sebecilik, ictihat, idarecilik, idarecilik bilgileri, iftira, ilahi, ilahi dinle, ilahi dinlemek, ilahi indir, ilahi mp3, ilahi sözleri, ilahi sesli, ilahi tr.com, ilahiler, ilmihal, iman, islam, islam ahlakı, islam chat, islam hadhari, islam online, islam online.net, islam picture, islam religion, islam sohbet, islam today, islam way, islam way.com, islam web, islam world, islamda kadın, islami, islami bilgi, islami dosya, islami download, islami ekart, islami evlilik, islami forum, islami hikaye, islami içerik, islami multimedya, islami portal, islami resimler, islami ruya tabirleri, islami site, islami siteler, islami sohbet odaları, islami sohpet, islami sorular, islami toplist, islami şiir, islami şiirler, islamiforum, islamisite, islamisohbet, islamiyet, islamiyyet, islamyolum.com Bir, israf, jamaat e islami, kadir gecesi, kandil mesajlari, kâr zarar ortaklığı, kürtaj, kürtçe ilahi, küsmek, kütübi sitte, kebesaran ilahi, kebesaran ilahi sengkarai, kelimei şehadet, keramet, kibir, komşuluk, kul hakkı, kur&#8217;an-ı kerim, Kur&#8217;anı kerim, kuran, kuran dinle, kuran oku, kuran sesli, Kurban, kurban ve adak, kurban ve ramazan bayramı.&#8221; /&#62;, kıssa, lanet, lezbiyenlik, livata, maliki mezhebi, maliki mezhebini taklit, masturbasyon, mübarek gün ve geceler, mübarek günler, mübarek geceler, müctehit, mürtet, müzik, müzik ve teganni sapık fırkalar, müziksiz ilahiler, mehr, menkıbe, merak edilen konular, mevlit, Mezhep, mezhep ve mezhepsizlik, mirac, miras, misvak, mucize, muhammad islam, muhammed, Muhammed aleyhisselam, muhammet, musluman genç, muta, namaz, namaz &#8211; abdest, namaz sureleri, namaz vakitleri, nation of islam, nazar, nazar boncuğu, nefs, neleri kullanabiliriz, neleri yiyip içebiliriz, Nifas, nikah, nikah tazelemek, oral seks, organ nakli, oruç, osmanlı, osmanlı hakkında, peruk, Peygamber, peygamber efendimiz, quran, radio islam, radioislam, radyo islam, radyo selam, radyoislam, rasulullah islam, rüya, rüşvet, regaip, riya, saç ektirmek, sabır, sadaka, sahabeler, sahihibuhari, Sünnet, sünnet &#8211; bid&#8217;at nedir, süt kardeşlik, selamlaşmak, sigara, sigorta, sihir, sitesidir, siyer, SOHBET, sohbet chat, sohbetler, sorularla islamiyet, takva, takıyye, tövbe, tüp bebek, türkçe ilahi, tecvid, tecvit, tefsir, teganni, tesettür, tesettür ve setr-i avret, tevazu, tevekkül, Tevrat, uşur, uşur ve sadaka, vehhabilik, vesvese, video ilahi, yahudilik, yemin kefareti, yusuf islam, Zebur, zekat, zina, şükür, şehit, şirk, İncil, İSLAMİ CHAT, İSLAMİ SOHBET</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir hadis]]></title>
<link>http://cumamubarek.wordpress.com/2009/07/28/bir-hadis/</link>
<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 21:37:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>cumamubarek</dc:creator>
<guid>http://cumamubarek.wordpress.com/2009/07/28/bir-hadis/</guid>
<description><![CDATA[Enes&#8217;in [r.a.] naklettiğine göre: Hz. Peygamber [a.s.] büyük günahlar olarak şunları saydı: ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Enes&#8217;in [r.a.] naklettiğine göre: Hz. Peygamber [a.s.] büyük günahlar olarak şunları saydı: &#8220;Allah&#8217;a ortak koşmak, ebeveyne eziyet etmek, cana kıymak ve yalan söylemektir.&#8221;</p>
<p><em>Müslim, İman, 144 [l, 91]</em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tevhid ve Şirk "Belgesel video"]]></title>
<link>http://bbcislam.wordpress.com/2009/07/14/tevhid-ve-sirk-belgesel-video/</link>
<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 09:24:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>bbcislam</dc:creator>
<guid>http://bbcislam.wordpress.com/2009/07/14/tevhid-ve-sirk-belgesel-video/</guid>
<description><![CDATA[“Allah kendisine ortak (şirk) koşulmasını elbette bağışlamaz. Bunun dışında kalan şeyleri ise diledi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[“Allah kendisine ortak (şirk) koşulmasını elbette bağışlamaz. Bunun dışında kalan şeyleri ise diledi]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Namaz için nefse ikazlar]]></title>
<link>http://nefsininefendisiol.wordpress.com/2009/07/10/namaz-icin-nefse-ikazlar/</link>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 15:50:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>nefsininefendisiol</dc:creator>
<guid>http://nefsininefendisiol.wordpress.com/2009/07/10/namaz-icin-nefse-ikazlar/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style='text-align:center; display: block;'><br />
<object type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="300" data="http://www.vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5539546&amp;server=www.vimeo.com&amp;fullscreen=1&amp;show_title=1&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=01AAEA"><param name="quality" value="best" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="scale" value="showAll" /><param name="movie" value="http://www.vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5539546&amp;server=www.vimeo.com&amp;fullscreen=1&amp;show_title=1&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=01AAEA" /></object><br />
</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şiire reddi yedir!]]></title>
<link>http://deftersayfalari.wordpress.com/2009/06/12/siire-reddi-yedir/</link>
<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 13:35:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>mab</dc:creator>
<guid>http://deftersayfalari.wordpress.com/2009/06/12/siire-reddi-yedir/</guid>
<description><![CDATA[Şiire reddi yedir. -şirk açlıktan ölse yeridir- Kalbim savaş meydanı. Ağlamak’tan başka Onlarca keli]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Şiire reddi yedir.<br />
-şirk açlıktan ölse yeridir-</strong></p>
<p><strong>Kalbim savaş meydanı.<br />
Ağlamak’tan başka<br />
Onlarca kelime var<br />
Benim için ağlamakta.<br />
Şerit değiştirdim ve sinyal verdim.<br />
Trafiğin böyle akışına<br />
Verip veriştirdim.<br />
Sözün özürü bu kadar basit<br />
Algıda geçicilik var, ölüm var.<br />
Ey!.. diye sana seslenişim<br />
Yürekten bir eylemdir.<br />
Batıldan kopartmada<br />
Bir altın madalya.<br />
Ne derlerse desinler<br />
İrin içirmeyecek şiirin!<br />
Ey sevgili, baksana,<br />
Eski bir yazma eyleminde<br />
Çekilmiş fotoğrafımız..<br />
</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sirk at the MoMA]]></title>
<link>http://sirkproductions.wordpress.com/2009/06/12/sirk-at-the-moma/</link>
<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 03:37:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>insidereel</dc:creator>
<guid>http://sirkproductions.wordpress.com/2009/06/12/sirk-at-the-moma/</guid>
<description><![CDATA[Sirk at the MoMA. The Fort Lee Film Commission turned to Sirk Productions to oversee the restoration]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Sirk at the MoMA. The Fort Lee Film Commission turned to Sirk Productions to oversee the restoration]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Imitation of Life, from pulp fiction to American myth]]></title>
<link>http://dominicambrose.wordpress.com/2009/06/06/imitation-of-life-from-pulp-fiction-to-american-myth/</link>
<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 00:26:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>dominicambrose</dc:creator>
<guid>http://dominicambrose.wordpress.com/2009/06/06/imitation-of-life-from-pulp-fiction-to-american-myth/</guid>
<description><![CDATA[Finally seeing the 1959 film, Imitation of Life, starring Lana Turner, brought up mixed emotions. I ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Finally seeing the 1959 film, Imitation of Life, starring Lana Turner, brought up mixed emotions. I ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[fil adam / elephant man]]></title>
<link>http://yankicaliskan.wordpress.com/2009/05/19/fil-adam-elephant-man/</link>
<pubDate>Tue, 19 May 2009 14:20:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>yankicaliskan</dc:creator>
<guid>http://yankicaliskan.wordpress.com/2009/05/19/fil-adam-elephant-man/</guid>
<description><![CDATA[       Click to see bigger. Daha büyük görmek için tıklayın.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a title="fil adam" rel="attachment wp-att-810" href="http://yankicaliskan.wordpress.com/?attachment_id=810" target="_blank"></a></p>
<p> <a rel="attachment wp-att-1460" href="http://yankicaliskan.wordpress.com/2009/05/19/fil-adam-elephant-man/fil-adam-son-hali-4/"><img class="alignleft size-full wp-image-1460" title="fil adam" src="http://yankicaliskan.wordpress.com/files/2009/05/fil-adam-son-hali2.jpg" alt="fil adam" width="295" height="209" /></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> <a href="http://www.flickr.com/photos/36265769@N06/3545266329/sizes/o/in/photostream/" target="_blank">Click</a> to see bigger.</p>
<p>Daha büyük görmek için <a href="http://www.flickr.com/photos/36265769@N06/3545266329/sizes/o/in/photostream/" target="_blank">tıklayın</a>.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kulluk ve Şirk - Ebu Katâde el-Filistini]]></title>
<link>http://tagutred.wordpress.com/2009/04/14/kulluk-ve-sirk-ebu-katade-el-filistini/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 18:47:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>tagut</dc:creator>
<guid>http://tagutred.wordpress.com/2009/04/14/kulluk-ve-sirk-ebu-katade-el-filistini/</guid>
<description><![CDATA[Yazının tamamını indirmek için buraya tıklayınız.  Kur’anî beyana göre bütün peygamberlerin hareketi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em>Yazının tamamını indirmek için </em><a href="http://www.sehadet.info/makale/akide_tevhid/009.rar" target="_blank"><em>buraya</em></a><em> tıklayınız. </em></p>
<p>Kur’anî beyana göre bütün peygamberlerin hareketindeki ortak nokta, ubudiyet ve ibadetin yalnızca Allah’a tahsis edilmesidir. Ancak ibadet kelimesi birçok manaya geldiğinden burada sınırlandırmak zorundayız.</p>
<p class="MsoNormal"><span>Tarih boyunca insanların mübtela oldukları en büyük felaket şirktir. Şirk, dünya hayatındaki en büyük zulümdür. Allahu Teala şöyle buyurur: </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>“Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür.” (31 Lokman/13)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span><!--more--></span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bu nedenle peygamberlerin mücadelesindeki temel amaç, bu zulmü ortadan kaldırıp, herkesi doğru yola yani Tevhid’e sevketmektir. Zira yeryüzünde vuku bulan ictimai, iktisadi ve siyasi zulümlerin kaynağı bu zulme dayanmaktadır. Dolayısıyla yeryüzünün ıslahı, ancak şirkin yok edilmesi ve Tevhid’in gerçekleştirilmesi ile mümkündür. Tevhid, Allahu Teala’nın, kulları üzerindeki hakkıdır. Bundan uzaklaşmak, Müslümanı, davette peygamberleri temsil edenlerin üzerinde olmaları gereken kulluktan uzaklaştırır. Şunu da belirtmek gerekir ki, Müslümanın, bozulan ictimai, iktisadi ve siyasi düzeni ıslah etmek isteyen bir ıslahatçı sıfatıyla ortaya çıktığı zaman, Kur’an-ı Kerim’de zikredilen peygamberlerin hareketlerini incelemesi gerekir. Bununla birlikte, kendilerini İslami Cemaat olarak takdim edenlerin İslam’a yakınlık veya uzaklıklarını da ancak Kur’an’da geçen peygamberlerin bu hareketlerine yakınlık ve uzaklıklarına göre değerlendirebiliriz. Bir defa daha hatırlamak istiyorum ki, peygamberlerin halklarına karşı verdikleri savaş, Tevhid’in şirke karşı verdiği savaştır. Yani bu savaş, Tevhid bayrağı altında verilen bir savaştır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bazen bu konuyu anlatmak, dar görüşlü bazı grupları şu soruyu sormaya sevketmektedir: “İslami Cemaatlerin bugünkü Müslüman halklarıyla olan problemleri, şirke ve küfre karşılık iman ve Tevhid problemi midir?” Bazen de bu soru daha açık olarak şöyle sorulur: “İslam ümmeti şirke ve küfre düşmüş müdür?” İlk akla gelen Tevhid ehlinin, dinden çıkan Harici ve benzeri aşırı cemaatleri taklit etmeleridir. Ancak doğrusunu söylemek gerekirse, İslam ümmeti de, geçmiş müşrik ve kafir milletlerin saptıkları yola sapmaktadır. İslam ümmetinin şirkten uzak olduğunu savunanlar, Tevhid’in sadece adını bilmektedirler. Yoksa Tevhid’in mahiyetini bilmemektedirler. Konunun önemine binaen, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ümmetinden bazı grupların müşrik ve kafirlere katılacaklarına delalet eden bazı hadisleri zikretmemiz gerekmektedir. Şöyle ki: İbn-i Mace ve Ebu Davud, sahih bir senedle Rasulullah’ın azadlı kölesi Sevban’dan, Rasulullah’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: “Ümmetim hakkında korktuğum hususlardan biri de, sapık imamlar(ın idaresi altına girmeleri)dir. Ümmetimden bazı kabileler putlara tapacaklar bazıları da müşriklere katılacaklardır.”</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bu hadis, çok faydalı bir hadistir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kısa ifadelerle de bir çok mana ifade edecek bir özelliğe (cevamiu’l kelim) sahip olmasına rağmen, bu hadiste şirkin iki kısmını (ki bunlar şirkin en büyükleridir) birbirinden ayırarak birini: “Ümmetimden bazı kabileler putlara ibadet edecekler” sözü ile, diğerini de: “Ümmetimden bazı kabileler de müşriklere katılacaklar” ifadesi ile açıklamıştır. Bu ikisinin sonucu aynı, yani şirk ve küfür olmakla birlikte, bu sonuca götüren yollar farklı olduğu için, bunların iki ayrı cümlede zikredilmesi abes değildir. İsterseniz, bu iki husus arasındaki farkı anlamak için birlikte kısa bir gezintiye çıkalım. Zira bunların arasındaki farkı anlamakta son derece önemli faydalar olduğu gibi, Müslüman için, yaşadığı asrın kafir gruplarını anlaması bakımından da son derece önemlidir:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Birinci Şirk:</span><span> </span><span>Yani putlara ibadet. Hadisin metninde geçen “Evsân” kelimesi, “Sanem” kelimesi ile aynı manadadır ve her iki kelime de put anlamına gelmektedir. Mücahid şöyle der: “Sanem, herhangi bir şekli temsilen yontulmuş putlara, vesen ise bunun dışındaki putlara denir.” </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Putlara ibadet, günümüzde, Sufilik ve türbecilik gibi batıl dinlere sempati duyup sevgi bağlayanların yaptığı bir iştir. Şeytan, bunları oyuna getirip yoldan çıkarmak için çeşit çeşit şirkler ihdas etmiştir. Bu sebeple bir çok kişinin bu put ve mabedlerden dolayı şirke düştüğü görülmektedir. Hatta Şeyhu’l-İslam Muhammed bin Abdulvehhab’ın, bu putlardan temizlemesi için cihad ettiği Arap Yarımadası bile, yeniden eski müşrik haline dönmüştür. Orada bulunan sözde devlet ise, Şeyhu’l-İslam’ın davetini söndürmek için, tasavvufi tarikatlara ve tasavvuf grupları tarafından Mekke ve Medine’de düzenlenen şirk toplantılarına göz yummaktan başka daha iyi bir alternatif bulamamıştır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>“Kurratu’l-Muvahhidin” isimli eserin yazarı şöyle der: “Fazilet asırlarından sonra bu ümmetin zeki insanları bile şirke düşerek putlar edindiler ve bütün çeşitleriyle onlara ibadet ederek, kendileri için bunu din olarak benimsediler.”</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Ne ilginçtir ki, büyük bir İslami cemaat olan İhvan-ı Müslimin’in lideri olan Avukat Ömer Et-Tilmisânî, kabirlere ibadet etmeyi, onlara sığınmayı, onlara adak adamayı ve etrafını tavaf etmeyi, kişilerin anlayışları ile ilgili bir mesele olarak görmektedir. Onun, peygamberlerin yeniden canlandırmak için gönderildikleri Tevhid hakkındaki anlayışı ancak bu kadardır. Yine resmî müsteşâr olan Sâlim El-Behnesâvî, “Çağdaş İslamî Düşüncenin Etrafındaki Şüpheler” isimli kitabında, Tevhid’in, Müslümanların zihninde gün ortasındaki güneşin aydınlığından daha açık ve net olduğunu söyleyerek, Müslümanların Tevhid’i ve Tevhid’in gereklerini bilmediklerini savunanları yerden yere vurmakta ve onları şiddetle kınamaktadır. Halbuki eğer biz, insanların Tevhid’den habersiz olduklarını söyleyen eski ve yeni muteber alimlerin söylediklerini biraraya getirmeye çalışırsak, ciltler dolusu kitaplar bile buna yetersiz kalacaktır. Bu nedenle biz, imam Abdurrahman bin Hasan bin Muhammed bin Abdulvehhab’ın şu ifadelerini kaydetmekle yetineceğiz: “Şirke düşme ihtimali kesin olanlar, şirki ve şirkten kurtulmanın yolunu bilmeyenlerdir.”<a name="_ftnref1"></a> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>İkinci Şirk:</span><span> </span><span>Müşriklere katılmaktır. Şirkin bu kısmının müteaddit (değişik) şekilleri bulunmakta ve daima yenilenip, dönemin şirkine uyum sağlamaktadır. Günümüzde müşriklerin temayüz ettikleri şirk (ki İslam’a mensup olan birçok grup da bu şirke girmiş bulunmaktadır), hukuk ve yargı şirkidir. Şüphesiz İslam’a mensup bir çok kimse, Hristiyan veya Yahudi olması hasebiyle batıya iltihak etmiş değildir.<a name="_ftnref2"></a> Peki, bugünkü grupların içine düştükleri şirk nedir? Şüphesiz bu şirk, putperest anayasa ve kanunlar şirkidir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Müslümanlardan bazı gruplar da bu şirk ve küfre bağlanmış ve hatta boğazlarına kadar bunun içine girmişlerdir. Ayrca bu, günümüzde en yaygın olan şirktir. Dindarlığa heveslenenlerin şirki mutasavvıfların, türbecilerin ve hurafecilerin yaptıkları gibi putlara tapmak iken, dindarlık ve ibadetten hoşlanmayanların şirki ise, müşriklerin kanun ve nizamlarını benimseyip bu konuda onlarla beraber hareket etmektir. Mesela Komünizm, Laiklik, Baas taraftarlığı, Nasyonalizm, Milliyetçilik ve benzeri büyük şirk ve küfür dinlerini benimsemek bu kabildendir. Günümüzde şirkin bu çeşitleri, diğerlerinden daha daha yaygın durumdadır. Şüphesiz şirkin bu çeşidi, yaygınlığı ile birlikte, yenidir. Bu nedenle önceki dönemlerde yaşamış olan Müslümanlar, onu bu yaygınlık ve netlikte görmemişlerdi. Günümüzde ise, bir çok insan şirkin çeşitlerini ve insan hayatında nasıl faal hale geldiğini araştırıp ortaya koyma gereğini duymadığı için, sadece kabir ibadetleri gibi ilk dönem Müslümanlarının, kendisine karşı mücadele ettikleri şirk çeşitleri ile mücadele etmektedir. Allahu Teala’dan başkasına itaat ve yine hüküm koyma yetkisini, Allahu Teala’dan başkasına verme gibi yeni icad edilen şirk çeşitleri ise, bu insanlar tarafından önemsenmemekte ve ihmal edilmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Kabirlere ibadet etmenin şirk olduğunu keşfetmeyip, üyelerinden bazılarının bu nedenle şirke düştüğü İslami cemaatler olduğuna göre, Saray şirkini<a name="_ftnref3"></a> keşfetmeyip, üyelerinden bazılarının bu nedenle şirke düştüğü cemaatler de olacaktır. Hatta bu cemaatlerden bazılarının, müşriklere katılmaları da olacaktır. Bu nedenle sadece, önceki dönem alimlerin üzerinde durdukları şirk çeşitleri ile uğraşan ve sadece bu tür şirk ile oturup kalkan sözde selefi birine, “Müşriklere ait olan kafir teşkilatlarda ne işiniz var?” diye sorulduğunda, cevap konusunda çıkmaza girerek ne söyleyeceğini bilememektedir. Tevhid’e mensup olan bu kimselerin zaman zaman tağutları desteklemeleri ve bazen de onlara müsteşar olup kafirlere katılmaları için herhangi bir mazeretleri olamaz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bu gibileri, kabir şirkine eleştiri üstüne eleştiri yöneltir, ama şirk kanunları ve anayasalarını hiç de önemsemez. Bu da gösteriyor ki, peygamberlerin, canlandırmak için gönderildikleri Tevhid, bugün Müslümanların zihninde birçok bozukluğa uğramıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Buraya kadar yaptığımız açıklamalardan şu sonuca varmaktayız: </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>1-</span><span> Geçmiş ümmetlerin içine düştükleri şirk ve küfre, Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ümmeti de düşmektedir. Ancak şu kadarı var ki, bu ümmetin topyekün İslam’ı terkedip, şirke ve küfre girmeleri imkansızdır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>2-</span><span> Zamanımızdaki şirkin iki şekli vardır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Birincisi:</span><span> Kabir şirkidir ki, bir grup sözde abid, bu şirke düşmüştür. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>İkincisi:</span><span> Saray şirkidir ki, dine hiçbir önem vermeyen laikler bu şirke düşmüşlerdir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>3-</span><span> Doğru yolda olan cemaat, şirkin bu iki kısmından da uzak olan cemaattır. Yoksa birinden uzak olup da diğerine düşen değil. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>4-</span><span> Doğru yoldaki cemaatin mücadelesi, Tevhid’in küfre, imanın şirke karşı verdiği mücadeledir. Yoksa bu savaş iktisadi, siyasi veya ictimai bir savaş olmadığı gibi, Hanbeli’nin Hanefi’ye veya Şafii’nin Maliki’ye veya fıkhi bir görüşün başka bir fıkhi görüşe galip gelmesi için yapılan bir mücadele de değildir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<div>
<hr size="1" />  </p>
<div id="ftn1">
<p class="MsoNormal"><a name="_ftn1"></a><span> Fethu’l-Mecid</span></p>
</div>
<div id="ftn2">
<p class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn2"></a><span> <span>Şüphesiz bunu yapmak da, şirk ve küfürdür.</span></span></p>
</div>
<div id="ftn3">
<p class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn3"></a><span> <span>Saraylardan çıkan kanunlara itaat etme şirki</span></span></p>
</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kulluk Ve Şirk - Ebu Katâde el-Filistini ]]></title>
<link>http://tagut.wordpress.com/2009/03/28/kulluk-ve-sirk/</link>
<pubDate>Fri, 27 Mar 2009 22:40:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>tagut</dc:creator>
<guid>http://tagut.wordpress.com/2009/03/28/kulluk-ve-sirk/</guid>
<description><![CDATA[Yazının Tamamını Bilgisayarınıza İndirmek İçin Lütfen Buraya Yada Buraya  Tıklayınız   “Şüphesiz şir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Yazının Tamamını Bilgisayarınıza İndirmek İçin Lütfen Buraya Yada Buraya  Tıklayınız   “Şüphesiz şir]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İLAH]]></title>
<link>http://tevhiddersi.wordpress.com/2009/03/09/ilah/</link>
<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 19:53:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>tevhiddersi</dc:creator>
<guid>http://tevhiddersi.wordpress.com/2009/03/09/ilah/</guid>
<description><![CDATA[  Şirki ve tevhidi tam değerlendirmek için iyi bilinmesi gereken kavramlardan biri de &#8220;ilâh]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"> </p>
<table class="MsoNormalTable" style="width:96.58%;" border="0" cellpadding="0" width="96%">
<tbody>
<tr>
<td style="width:99.36%;background-color:transparent;border:#f0f0f0;padding:11.25pt;" width="99%">
<p class="style1" style="margin:auto 0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Şirki ve tevhidi tam değerlendirmek için iyi bilinmesi gereken kavramlardan biri de &#8220;ilâh&#8221; kavramıdır. Bu kavram iyi bilinmeden şirk de yeterince anlaşılmaz. Tevhid kelimesinin içinde yer alan bu kavram, iman ile şirk (ortak koşma) arasındaki farkı ortaya koyar. Sözlük anlamı; ısınmak, alışmak, birisine aşırı sevgi ile yönelinen, kulluk edilen, mâbud haline getirilen, alışılan, düşkün olunan demektir. Kendisinden türediği &#8216;elihe&#8217; fiili; yönelmek, düşkün olmak, kulluk yapmak, örtmek, gizlemek, alışmak gibi anlamlara gelmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Kavram olarak; &#8220;kendisine ibâdet edilen, mâbud sayılan her şey, her şeyden çok sevilen, ta&#8217;zim edilen kutsal varlık&#8221; anlamında kullanılmaktadır. Tapınılan, kendisine ibâdet edilen, üstün sayılan bütün mâbudların ortak adı &#8220;ilâh&#8221;tır. Türkçede bunu &#8220;tanrı&#8221; kelimesi ile karşılarız. İslâmî istılahta ilâh; tapınılan, kendisine ibâdet edilen demektir. İlâh; ibâdet edilmeye lâyık, yani kudret ve kuvveti önünde huşû ile boyun eğip ibâdet ve itaat etme gereği duyulan, herşeyin O&#8217;na muhtaç olduğu bir varlık demektir. İlâh kelimesi, gizlilik ve esrârengizlik mânâlarına da gelir ki, böylece ilâh, görülmez ve ulaşılmaz bir varlıktır. İlâh, İslâmî ıstılahta şu anlamlara gelir: &#8220;Otorite sahibi, kanun koyan, ibâdet edilen, rızık veren, hesaba çeken, kendisine ihtiyaç duyulan.&#8221; İlâhlık ve otorite birbirini gerektirir. İlâh denildiğinde, aklımıza, hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen ve kayıtsız şartsız hâkimiyet sahibi Allah (c.c.) gelmelidir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">İnsanın fıtratında kendinden üstün bir varlığa yalvarma ve tapınma ihtiyacı yatar. Her insan bir şeye tapar. İnsanlar fıtrattan gelen ilâh edinme ihtiyacını sadece Allah&#8217;a yöneltmezse, başka ilâhlara tapar ki, bu da insanı şirke ve küfre sokar. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de öncelikle Allah&#8217;ın ilâhlığı üzerinde durulur. Tek ilâh Allah&#8217;tır, yani kendinden başka kulluk edilecek, tapınılacak, yönelinecek başka bir ilâh yoktur. Câhiliyye döneminde, gerek Mekke müşrikleri gerek yahûdi ve hristiyanlar Allah&#8217;a inanıyorlardı; fakat Allah&#8217;ın ilâhlık vasıflarını başkalarına da vererek, Allah&#8217;a karşı en büyük yalan olan şirke düşmüşlerdi.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">İlâh tektir ve O da Allah&#8217;tır. Allah; her şeyi yaratan, insanları bir gün bir araya toplayacak olan, öldüren ve dirilten, kendisine güvenilen, yalvarılan, sığınılan, kendisi için zaman ve mekân sınırı olmayan ve varlıkların eksikliklerinden bütünüyle uzak olandır. O halde, sadece bütün bunlara gücü yeten &#8220;ilâh&#8221; tır ve O da bir tanedir. Birden fazla ilâh olması mümkün değildir. Birden fazla ilâh inancı, kâinatın var oluşu ve işleyişindeki nizam ile ters düşer. Evrenin varlık ve nizamındaki mükemmellik, Allah&#8217;ın tek ilâh olmasının bir delilidir. Allah bu konuda şöyle buyurur: &#8220;Allah hiç evlât edinmemiştir. O&#8217;na ortak hiç bir ilâh da yoktur. Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idâre eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine gâlip gelir, üstün çıkıp büyüklenirdi. Allah Onların (müşriklerin) bütün isnatlarından münezzehtir.&#8221; (23/Mü&#8217;mi-nûn, 91)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Yani, her ilâh başka bir şey dilerdi. Her ilâh diğerinden farklı bir şey yapmak, bağımsız olduğunu ve egemenliğini göstermek isterdi. Bunun sonucunda da bütün kâinat yerle bir olurdu. Halbuki kâinatta muazzam bir düzen vardır. Öyleyse bütün kâinata hükmeden ilâh tekdir ki, O da Allah&#8217;tır. Bütün evren, içindeki varlıklarla birlikte, gücü her şeye yeten, bilgisi her şeye ulaşan bir İlâh&#8217;ın kontrolündedir. İnsanlar bu İlâh&#8217;a yönelirler, O&#8217;na duâ ederler. Korkuları bu İlâh&#8217;tandır, güvenleri de bu İlâh&#8217;adır. Bu İlâh&#8217;a her şeyiyle bağlıdırlar, O&#8217;nu her şeyden çok severler. Elbette bu ilâh âlemlerin Rabbı olan Allah&#8217;tır. &#8220;Lâ ilâhe illâllah&#8221; kelimesinde belirtildiği gibi, Allah&#8217;tan başka hiç bir ilâh yoktur. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">İlâhlık vasıflarının en önemlisi, Allah&#8217;ın hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen olmasıdır. Eğer kanun koyma, insanlar için hukuk belirleme Allah&#8217;tan başkalarına verilirse, bu onlara ilâhlık vasıflarını da vermek olur ki, bu da şirktir. Bu mânâda kanun koyucu olarak ilâhlık taslayan tâğutlar tarih boyunca çıkmıştır ve çıkacaktır. Günümüzde ve tarihte en çok görülen şirk çeşiti budur.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">&#8220;Kim tâğutu reddedip Allah&#8217;a iman ederse, muhakkak ki, kopması mümkün olmayan sapasağlam kulpa yapışmış olur.&#8221; (Bakara, 256) Kur&#8217;ân-ı Kerim bize bütün Peygamberlerin tevhid akidesiyle gönderildiğini bildirir. Âyet-i kerimede şöyle buyurulur: &#8220;Ey Muhammed! Senden önce gönderdiğimiz her Peygambere; Benden başka ilâh yoktur, Bana ibâdet/kulluk edin diye vahyetmişizdir.&#8221; (Enbiyâ, 25)</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">İnsanoğlu her zaman bir ilâha inanma, sığınma ve ondan yardım istemeye muhtaçtır. İnsan, bazı şeylerden korkar, bazı şeylere gücü yetmez de başkalarından yardım ister, bazı şeylere sığınır, bazı şeyleri kendinden üstün görür. Bütün ümitlerinin bittiği yerde, görmediği, tanımadığı, hayal etmediği bir gizli &#8216;ilâh&#8217;tan yardım ister. Çevresinde gördüğü bütün olayların kendi gücünün dışında olduğunun farkındadır. Bu olayları bir gücün yaptığına inanır. Bunlara benzer daha birçok sebepten dolayı insan sığınacak bir melce, sığınak arar.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Peygamberlerin tebliğ ettiği Allah inancından uzaklaşan toplu-luklar ve insanlar, yaratılışlarında ve pratik hayatlarındaki bir ilâha bağlanma ihtiyacını başka şekillerde giderirler. Tarihte ve gün-ümüzde gerçek anlamda dinsiz insan olmadığı gibi, ilâhsız insan da yoktur. Kimileri, hiç bir tanrıya inanmadığını söylese bile onun içerisinde, sığındığı, bağlandığı, yardım istediği, her şeyden çok sevdiği, her şeyden çok büyük saydığı bir &#8216;şey&#8217; mutlaka vardır. İşte o &#8216;şey&#8217; onun için bir tanrıdır. Kur&#8217;ân-ı Kerim çok ilginç bir örnek veriyor: Bir takım insanlar kendi görüşlerini, kendi isteklerini, kendi emirlerini en üstün ve doğru görürler. Bırakın bir dinin emrine uymayı, toplumda geçerli olan hiç bir kural onları bağlamaz. Bu tip insanlar, kendi keyiflerine uyarlar. Kendi hevâlarından (arzularından) başka kutsal, kendi isteklerinden ve görüşlerinden üstün güç ve doğru kabul etmezler. İşte bu tür insanlar için Kur&#8217;ân-ı Kerim; &#8220;Gördün mü o kendi hevâsını (istek ve arzularını) ilâh/tanrı edinen kimseyi. Şimdi onun üzerine sen mi bekçi olacaksın?&#8221; (Furkan, 43) demektedir. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">İlâh zannedilen şey, insan üzerinde var sayılan &#8216;güç&#8217;tür. Bu kimilerine göre ateş, kimilerine göre güneş, kimilerine göre gökler, kimilerine göre yıldızlar, kimilerine göre madde, kimilerine göre ataların ruhu, kimilerine göre tabiat (doğa), bazılarına göre devlet erki, kimilerine göre iyilik ve kötülük tanrılarıdır. Hatta kimi insanlar ve toplumlar, başlarındaki yöneticileri, kralları ilâh, ya da yarı ilâh saymışlardır. Nitekim Firavun, elinin altındakilere &#8220;ben sizin en büyük rabbınızım/ilâhınızım&#8221; (79/Nâziât, 24) diyordu. Japon kralları, güneşin/tanrının oğlu, bir çeşit Budist dini olan Lamaların büyüğü Dalay Lama yarı tanrı sayılıyor. Bir çok ülkede diktatörler, tanrı gibi algılanmış, karşı konulmaz üstün güce sahip, her dedikleri yapılması gereken, kızdığı zaman gazabıyla herkesi cezalandırabilen tanrılar gibi düşünülmüştür. Hatta birçok yerde bu diktatörler adına dikilen heykellere insanlar secde edercesine saygı göstermektedirler.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Tarihte, Tevhid Dininden uzaklaşmış bütün toplumlarda farklı ilâh düşünceleri gelişmiştir. Kimileri inandıkları ilâhlar adına putlar ve mâbetler/tapınaklar yapıp o putlara tapınmışlardır. Bu putların taştan, tunçtan veya ahşaptan yapılmasının fazla bir önemi yoktur. İnsanlar, ilâhları adına kendi elleriyle heykeller yapıp, sonra da buna, ilâhımız veya bizi ilâhımıza götürecek aracımız diyorlar ve o heykellere tanrı diye tapınıyorlardı.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;e göre, yer, gök ve ikisinde olan her şey, bir olan Allah&#8217;ındır. Yoktan var eden yalnızca O&#8217;dur. Bütün nimetler O&#8217;nun elindedir. Sonsuz güç ve kuvvet yalnızca O&#8217;nundur. Bütün işler yani kader O&#8217;nun elindedir. Yerde ve gökte olan her şey isteyerek veya istemeyerek O&#8217;na boyun eğer. Her şey O&#8217;nu tesbih eder (O&#8217;na ibâdet eder, O&#8217;nu zikreder). Yerde ve gökte yalnızca O&#8217;nun hükmü geçer. O&#8217;nun bir benzeri ve eşi yoktur. Hiç bir şey O&#8217;nun dengi olamaz. O&#8217;nun Rabliğinin, ilâhlığının, hükmünün, yaratıcılığının ortağı ve yardımcısı yoktur. O hiç bir şeye muhtaç değildir. Mutlak anlamda yardım edici O&#8217;dur, mutlak anlamda ceza verici yine O&#8217;dur. O, gerçek ve mutlak olan yegâne &#8216;ilâh&#8217;tır ve O&#8217;ndan başka ilâh yoktur. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">İslâm, bu sıfatları taşıyan Rabbe, Allah demiştir. Bu isim ilâh kavramından farklıdır. Benzeri, eşi, ortağı, çoğulu, olmayan bir Allah kavramı. Bu, kâinatın sahibi, mutlak yaratıcı ve azamet sahibi &#8216;ilâhın&#8217; özel adıdır. İnsanlar bir çok ilâhlar düşünmüşlerdir, düşünebilirler de; ama &#8216;Allah&#8217; birdir ve O&#8217;nun hakkında başka türlü düşünmek de mümkün değildir. Allah, hem ilâhlık (ulûhiyet), hem rablık (rubûbiyet), hem hâkimlik (hâkimiyet), hem de meliklik (mülûkiyet) sıfatlarına, işlevine sahiptir. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">İlâh&#8217;ın Kur&#8217;an&#8217;daki Iki Mânâsı: Kur&#8217;an&#8217;da &#8216;ilâh&#8217; daha çok iki anlamda kullanılmıştır: Birincisi, hak olsun bâtıl olsun, bütün insanların kendisine ibâdet ettikleri ma&#8217;bud; İkincisi, gerçek ibâdete lâyık olan, âlemlerin Rabbi olan Allah. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">İlâh Düşüncesi: Hz. Âdem&#8217;den belirli bir zaman sonra insanlar, Tevhid inancının dışına çıkmaya başladılar ve ikinci Âdem Hz. Nûh&#8217;tan sonra da yaptıkları heykelleri ilâh haline getirip onlara tapındılar. Daha sonradan gelen birçok kavmin arasında ve günümüzde dünyanın çeşitli yerlerinde bu bâtıl inanış devam etmektedir. Kişinin inandığı ilâh, onun ihtiyaçlarını karşılayan, duâlarına karşılık veren, sıkıştığı zaman imdadına koşan ve her bakımdan üstün (müteâl) olmalı. Bu ilâh, insanın sahip olmadığı birçok özelliği taşır. Ülûhiyet (ilâhlık), aynı zamanda ulaşılamayacak yüce bir makamdır. Kimileri bu ilâhlarını somut bir şekilde, put halinde cisimleştirmişlerdir. Birçoğu da insana ait birtakım özellikleri onlara vermişlerdir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Eski yunan tanrıları, insanlar gibi kavga ediyorlar, birbirlerinin hanımlarına göz koyuyorlardı. Eski İran dini Mazdeizm&#8217;in iki tanrısı vardı ve sürekli kavga ederlerdi. Birisinin kötülükleri, diğerinin iyilikleri yarattığına inanılırdı. Eski Azteklerin ilâhı zâlim bir savaşçıydı. Kimileri birtakım hayvanları, kimileri zamanı, kimileri ruhları, kimileri yerleri kutsal sayıp, onlara bir ilâh gibi saygı göstermişlerdir. Geçmişte bu tür acayip ve sapık ilâh inançları çoktu. İslâm, bütün peygamberler vâsıtasıyla bu tür ilâh düşüncelerini kaldırmış ve insanlar hakkında hakk olan Allah inancını getirmiştir. Çünkü bu inanç, insanların kendi kafalarından ve eksik görüşlerinden değil; bizzat insanların Rabbi Allah&#8217;tan gelmiştir. Böylece, Tevhid dinine inanan insanlar &#8216;ilâh&#8217; konusundaki düşüncelerini ve inançlarını düzeltebilmişlerdir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Ancak buna rağmen tarihte olduğu gibi günümüzde de aklını kullanmayan, Kur&#8217;an&#8217;a kulak vermeyen insanlar, hâlâ yanlış ilâh inancını sürdürmektedirler. Allah&#8217;a ait bir sıfatı veya sıfatları bir başka varlığa veren, onu ilâh gibi düşünmüş olur. Dinimizde bunun adı şirktir. Allah&#8217;ın yaratma, öldürme, diriltme, affetme, azab etme, yoktan var etme, kutsal olma, nimet verme, hüküm koyma gibi sıfatları, başka şeylerde, başka varlıklarda var sayılırsa, onlar &#8216;ilâh&#8217; haline getiriliyor demektir. Bu bağlamda bir kimse; bir kişinin, bir kurumun veya bir başka şeyin, tıpkı tanrı gibi olduğunu kabul etmesi, &#8220;tıpkı tanrı gibi yaratıyor&#8221; diye düşünmesi, onu ilâh saymasıdır. </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Günümüzde bu tür ilâh fikrini çokça görmek mümkündür. Üzülerek söylemek gerekirse, bilimin bu kadar ilerlemesine rağmen insanlar hâlâ, geçmişteki câhiller gibi sapık ilâh inancını terketmemişlerdir. Bugün kimileri, atalarının ruhunu, kimileri devlet yöneticilerini ve kahramanları, kimileri devlet örgütlerini, kimileri uluslararası kuruluşları tıpkı ilâh gibi görmektedirler. Bunların gücü çok büyüktür ve bunlara asla karşı gelinmez diye inanılmaktadır. Gazete sayfalarında görülen &#8216;futbol ilâhı&#8217;, &#8216;müzik ilâhı&#8217;, &#8217;sanat ilâhı&#8217;, &#8217;seks tanrıçası&#8217;, &#8216;ey falanca şarkıcı sana tapıyorum&#8217;, &#8216;ey sevgili sana tapıyorum&#8217; gibi ifadeler işte bu yanlış ilâh fikrinin çok çirkin görüntüleridir. Kimileri bir spor yıldızını, kimileri bir müzik ve film yıldızını kendisi için en üstün örnek sayar, onun peşinden gider, onu taparcasına sever, ondan başka üstün ve kutsal bir şey düşünmez. İşte bu yanlış fikir onu sapık ilâh fikrine, yani şirke sürükler.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Rejimlerin, devlet adamlarının, diktatörlerin, partilerin, meclis-lerin koydukları ilkeler ve kanunlar, yaptıkları işler, uygulamalar, &#8216;karşı gelinemez, değiştirilemez, itaat edilmesi zorunlu ilkelerdir&#8217; düşüncesi, onları ilâh saymanın çağdaş görüntüleridir. İnsanlar bu gibi otorite sahiplerinde olağanüstü bir güç var sanmaktalar, dolaysıyla onlarda ilâhlık sıfatları görmekteler. Bazılarının, &#8216;birtakım kişilerin veya grupların fikirleri, ilkeleri, kanunları en üstündür, onların üzerinde güç ve otorite yoktur&#8217; şeklindeki düşünce ve inançları, onların dinleridir. Aynı konuda âlemlerin rabbi Allah&#8217;ın insanlar için indirdiği hükümlere aldırmamak, onları reddetmek, ya da onların yerine kişilerin ve kurumların hükmünü kabul etmek; onları ilâh haline getirmenin göstergesidir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Diyelim ki, herhangi bir konuda Allah&#8217;ın koyduğu bir ölçüsü veya bir hükmü var. Buna karşın aynı konuda bir kişinin, siyasí bir otoritenin, devletin veya başka bir gücün tam aykırı bir görüşü veya ölçüsü bulunmaktadır. Bir insan Allah&#8217;ın hükmüne rağmen onları benimser, inanır ve peşinden giderse; işte o kabul ettiği hükmü veya ölçüyü koyan kaynağı ilâh haline getirmiş demektir. Örneğin, Allah (c.c.), Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de içki içmeyi yasaklıyor, fâiz alıp vermeyi haram sayıyor, kadınlara örtünmeyi emrediyor, ama birtakım yöneticiler veya yetki sahipleri, içki içmeyi normal görüyor, fâizsiz ekonomi olmaz diyor, ya da birileri kadınların örtünmesini çağdaş kıyafet değil diye yasaklıyor. Bazıları, &#8216;Allah&#8217;ın ölçülerinin geçerliliği yoktur, bu zamanda uygulamak zordur, ama yöneticilerin koyduğu hüküm daha doğrudur, zamana daha uygundur, biz onları tercih ederiz&#8217; derlerse, işte bu inanç başkalarını ilâh haline getirmedir.</span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Kim herhangi bir şeyi Allah&#8217;tan fazla severse, bir şeye Allah&#8217;tan fazla saygı gösterir, Allah&#8217;tan korkar gibi ondan korkarsa, kim Allah&#8217;ın dışında herhangi bir şeye veya insana tapınırsa, kim Allah&#8217;ın hükmüne aykırı olarak başkalarının ilkelerini daha üstün sayarsa, işte o insan, bütün bunları ilâh haline getiriyor demektir. Farklı ilâhlara inananlar, bu inançlarını zaman zaman ortaya koyuyorlar. &#8216;Falanca devletin, filanca uluslararası kuruluşun, falan adamın ilkeleri her şeyin üstündedir&#8217; diyen kimse, Allah&#8217;ı değil onları ilâh tanıyor demektir. İslâm&#8217;ın ezelî, ebedî, değişmeyen ve evrensel ilkesi şudur: &#8220;Lâ ilâhe illâllah, Muhammedü&#8217;r Rasûlullah&#8221; Yani, &#8220;Allah&#8217;tan başka ilâh yoktur; Hz. Muhammed Allah&#8217;ın rasûlü, elçisidir.&#8221; &#8220;Allah ile birlikte başka bir ilâh edinip tapınma. O&#8217;ndan başka hiç bir ilâh yoktur.&#8221; (28/Kasas, 88)</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"> </span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
