<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>soykirim &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/soykirim/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "soykirim"</description>
	<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 12:22:59 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Açılımlar]]></title>
<link>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/29/acilimlar/</link>
<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 11:33:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>emajidli</dc:creator>
<guid>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/29/acilimlar/</guid>
<description><![CDATA[İlk önce şunu belirteyim –  Biz açılımı seven halkız… Zamanında Osmanlı imparatorluğu, 3 kıtaya bird]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İlk önce şunu belirteyim –  Biz açılımı seven halkız… Zamanında Osmanlı imparatorluğu, 3 kıtaya bird]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiyə – Ermənistan sərhəddinin açılması]]></title>
<link>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/24/turkey-armenia/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 20:53:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>emajidli</dc:creator>
<guid>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/24/turkey-armenia/</guid>
<description><![CDATA[Bu bir gün olacaq(dı)… Bu məsələnin lehinə və ya əleyhinə müxtəlif portallarda, media vasitələrində ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bu bir gün olacaq(dı)… Bu məsələnin lehinə və ya əleyhinə müxtəlif portallarda, media vasitələrində ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek'in kaleminden Dersim Katliamı]]></title>
<link>http://karadogan.wordpress.com/2009/11/17/necip-fazil-kisakurekin-kaleminden-dersim-katliami/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 16:08:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>Muhammed Karadoğan</dc:creator>
<guid>http://karadogan.wordpress.com/2009/11/17/necip-fazil-kisakurekin-kaleminden-dersim-katliami/</guid>
<description><![CDATA[(Son Devrin Din Mazlumları, Büyük Doğu Yayınları 10. Basım, Nisan 1990, adlı kitabının &#8221;Doğu F]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em>(Son Devrin Din Mazlumları, Büyük Doğu Yayınları 10. Basım, Nisan 1990, adlı kitabının &#8221;Doğu Faciası&#8221; bölümünden aynen alıntılanmıştır.)</em></p>
<p>En aşağı 50.000 müslümanın kanını ve canını ihtiva etmesi bakımından, kalın hatlarıyle bir harita gibi çizdiğimiz ve şu anda yalnız ana prensip ve mânasıyle tesbit ettiğimiz bu facianın, tarihte bir benzeri gösterilemez.</p>
<p>Babalarını arayan ve yanına gitmek istediklerini söyleyen iki mâsum çocuğun Hozat Kaymakamı tarafından süngületilerek babalarının yanına gönderilmesi… Kendisinin öğretmen ve köy halkıyle alâkasız bir şahıs olduğunu iddia ederek alevler içinden fırlamak isteyen bir gencin, kalasla itilip alevler içine atılması ve karşı -sında sigara içilmesi… Buğday sapları üstünde yakılan, daha evvel kurşunlanmış bütün bir köy halkı…</p>
<p><!--more-->Annesinin karnından sivri uçlu âletle çıkartıldıktan sonra yaşamakta devam eden ve hala topuğunda bu sivri uçlu âletin izini taşıyan çocuk… Bir dere içinde boğazlanan ve bu fiili yerine getiren cellâdın bulunması bir hayli zorluğa yol açan yirmi mâsum… Ve buna benzer daha neler, dalıa neler!..</p>
<p>Cesetleri değil, mânaları muhakeme ve idam eden tarih, bakalım bu 50.000, çocuk, genç, ihtiyar, kız, kadın, hasta, alil müslüman cesedine karşılık kaç ferdin mânası üzerinde ebedî idam karari verecektir?</p>
<p>Elâzığ Ortaokulunda okuyan iki çocuk… Tatili geçirmek üzere memleketleri olan Hozat’a geliyorlar ve facianın tam üstüne düşüyorlar. Hozat yakınlanndaki köylerine geldikleri zaman babaları Yusuf Cemil’in öldürtülmüş olduğunu öğreniyorlar ve ağlama ya başlıyorlar. Onlara şu karşılık veriliyor:</p>
<p><em>“- Sizi de onun yanına götüreceğiz!”</em></p>
<p>Çocuklar odadan sürükletilerek çıkartılıyor ve jandarma muhafazasında gittikleri yolda süngületiliyorlar. Böylece babalarınin yanına gönderilmişlerdir.</p>
<p>Her evi ayrı ayrı tutuşturulduktan sonra dört bir etrafı ayrıca çalı çırpı içine alınıp alev alev yakılan bir köyden, deli gibi bir adam çıkıp, çalı yığınları gerisinde manzarayı seyredenlere doğru ilerliyor ve haykırıyor:</p>
<p><em>“Durun, ben köy ahalisinden değilim! Muallimim! Müsaade edin, kendimi size isbat edeyim!”</em></p>
<p>Fakat sözüne mukabele, bir kalasla itilerek alevler içine atılması oluyor. Adam, evvelâ göğsünün kılları tutuşarak alev alev yanarken, çalı yığınlari gerisinde âmir, zevk ve istihza ile sigarasını içmektedir. <em>(Bu vak’a, bana, 1944 yılında, Eğridir’de askerliğimi yaparken, resmî şahıslar huzurunda, yanan adama karşı sigarasını zevkle içtiğini söyleyen Amirden bizzat dinleyenlerce anlatılmıştır.)</em></p>
<p>Yusuf Cemil’in köyünden 200 kadın ve çocuk öldürtülmüş ve bunların cesetleri buğday sapları üzerinde yakılmıştır. Öldürülenler arasında, Elâzığ’da askerliğini yapan ve o sırada izinli olarak köyünde bulunan Rüstem adında biri de vardır. Bu zavallı, mezun olduğunu ve isterlerse hüvviyet ve izin kâğıdını da gösterebileceğini söylediği halde derdini dinletemiyor ve dört çocuğu ile seksenlik anası arasında, onlarla berabır, kurşunlanıyor.</p>
<p>Hozat’ın Karaca köyünden Cafer oğlu Kasım… Bu adam, o tarihten 30 sene kadar evvel Amerika’ya gitmiş, orada 15 yıl kalmış, epeyce para kazanmış ve sonra köyüne dönmüştür. Kasım, Amerika dönüşünde, Birinci Dünya Harbinde Kafkas cephesi Köprüköy muharebesinde şehit düşen kardeşi Yüzbaşı Şükrü’nün iki çocuklu karısı Şirin Hatun’la evlenmiş, Hozata gelip yerleşmiş, orada bir mağaza açmış ve ticarete başlamıştır. Hükûmetle de bazı taahhüt işlerine girişmektedir. Dersim hareketi esnasında, işbu Cafer oğlu Kasım, taahhüt bedelinden alacağı olan 6.000 lirayı tahsil etmek üzere Ovacık Kaymakamlığına müracaat ediyor. Muamelesini tekemmül ettirip parayı kendisine veriyorlar.</p>
<p>Muamele biter bitmez “Seni Hozat’tan çağırıyorlar!” diyerek,onu, mahfuzen yola çıkariyorlar. Cafer oğlu Kasım, kasabadan ayrıldıktan bir saat sonra jandarmalara öldürtülüyor. Koynundaki 6.000 lira da, iki alâkalı idare âmiri arasında taksim ediliyor.</p>
<p>Zavallının zevcesi Şirin Hatun, o esnada, dört çocuğuyla birlikte, komşularına oturmaya gitmiştir. Kadın, evine döndüğü zaman bir de görüyor ki, kapısı kırılmiş ve bütün eşyası etrafa dökülüp saçılmıştır. Haykırmaya başlıyor:</p>
<p><em>“- Yetişin, evimize eşkiya girdi!..”</em></p>
<p>Bu feryadına karşılık olarak kadın, kapısının önünde, çocuklarıyla beraber öldürülüyor ve dolgun miktarda altını, parası ve eşyası yağma ediliyor.</p>
<p>Bu arada Hozat’ın Zımbık köyünde (Şekspir)in hayaline bile taş çıkartacak, bir vak’a cereyan etmektedir. Erkekleri tamamıyle doğranmış olan köyün 100 kadar kadın ve çocuğu, sivri uçlu âletle (süngü) öldürülüyor.Oldurulen kadinlar arasinda biri doğurmak üzere bir gebedir. Bu kadının karnına giren sivri uçlu alet, barsaklarını yere döküyor, rahmini parçalıyor ve kendisini öldürüyor. Tehlike geçtikten sonra gizlendikleri yerden çıkan birkaç kadın, ölüleri gözden geçirirken, bu kadının rahminden düşen çocuğun sag olduğunu dehşetler içinde görüyorlar. Muazzam bir kader cilvesi olarak yaşamakta devam eden çocuğu alıyorlar,emzirtip büyütüyorlar ve ona “Besi” adını koyuyorlar. Bu kız bugün hâlâ aynı köyde ve hayattadır. Sivri uçlu alet annesinin karnına girip rahmini deldiği zaman da onun topukçuğunda bir yara açmıştır ve kız hâlâ bu yarayı topuğunda taşimaktadır.</p>
<p><strong>(24 yil evvelki Büyük Doğu ‘lardan)</strong></p>
<p>Hozat’ın Dolantanır köyünden Veli isminde bir genç, Elâzığ Muallim Mektebinde okuduktan sonra öğretmen olarak Trakya’ya gönderilmiş, orada evlenmiş, 3 çocuk sahibi olmuş ve tam da Dersim hareketi başlamak üzereyken, karısı ve çocuklarıyle, yaz tatilini geçirmek üzere köyüne gitmiştir. Genç muallimin köyü, erkekli ve kadınlı, çocuklu ve ihtiyarlı doğranırken, kendisi, karısı ve çocukları da aynı âkıbete mahkûm edilmiş ve cesetleri yakılmıştır.<br />
Mazgirt Tersemek nahiyesinin halkı doğranmakta… Merhamet sahiplerinden biri, birle on yaşı arasında 20 kadar çocuğu alıp bir derenin içine saklamıştır.Vazivet birden haber aliniyor.<br />
Cocuklarin oldurulmeleri emriveriliyor. Fakat bu emri yerine getirebilecek kimse zuhur edemiyor. En katı yürekliler bile, böyle müdafaasız mâsumlara silâh kullanamayacaklarını söylemeye mecbur kalıyorlar. Tecrübe birkaç defa akamete uğruyor ve hayli sıkıntı mevzuu oluyor. Nihayet en kara yüzlü çingenelerden daha karanlık suratlı bir adam bulunuyor ve bir dere içinde titreşe titreşe bekleyen 20 mâsumun işi bitiriliyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Soykırım ya da değil... ]]></title>
<link>http://okuzaleyhisselam.wordpress.com/2009/11/11/soykirim-ya-da-degil/</link>
<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 00:07:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>öküz</dc:creator>
<guid>http://okuzaleyhisselam.wordpress.com/2009/11/11/soykirim-ya-da-degil/</guid>
<description><![CDATA[Birkaç gün önce Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir Türkiye&#8217;ye gelecek oldu. Kendisi hakkında bi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Birkaç gün önce Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir Türkiye&#8217;ye gelecek oldu. Kendisi hakkında bilgi sahibi olup olmadığınızı bilmiyorum o yüzden bir-iki cümle ile anlatayım:<br />
Sudan&#8217;ın genelinde 70lerin başından beri çeşitli anlaşmazlıklar ve bu anlaşmazlıklardan dolayı çıkan çatışmalar var. Çatışmalar özellike 2000lerin başından itibaren çok şiddetlenmiş ve bu çatışmalar sonucunda 300.000 civarı kişi ölmüş. Bu ölümlerin çoğunun hükümet destekli gruplar tarafından gerçekleştirildiği, yani Ömer El Beşir hükümeti tarafından destkelendiği iddia ediliyordu. Bu iddialar Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesine taşındı ve mahkeme Ömer El Beşir&#8217;in insanlığa karşı suç işlediğine hükmetti.<br />
Bu karar doğru, adaletli, zamansız, riskli gibi tartışmaların içine girmeyeceğim çünkü ne zaman bunlardan bahsetsem olay yanlış yerlere çekiliyor.  Onun yerine bazı şeylerin anlamsızlığından bahsedeceğim. <img class="aligncenter size-full wp-image-145" title="egilme" src="http://okuzaleyhisselam.wordpress.com/files/2009/11/egilme.jpg" alt="egilme" width="500" height="500" /><br />
Sudan&#8217;da soykırım olup olmadığı tartışma konusu oluyor bazen. Bir kesim soykırım derken diğeri soykırım değil diyor doğal olarak. Sonra yine herkes birbirini suçlamaya başlıyor.<br />
Sudan&#8217;da 300.000 kişi öldürülmüş, soykırımmış değilmiş ne önemi var? Öldürülen 300.000 kişi aynı gruptan, aynı etnisiteden, aynı ideolojiden değilse ne fark eder allah aşkına? Olan yine cana olmuyor mu? &#8220;300.000 kişi öldü ama bu bir soykırım değil&#8221; deyince içimiz rahat mı ediyor? &#8220;1 milyon Ermeni sivil ölmüş olabilir ama bu bir soykırım değildir&#8221; deyince mutlu mu oluyoruz? Olan yine cana olmuyor mu?<br />
Bazılarımız o kadar çok terimlerle yaşıyoruz ki, aslında ne olup bittiğini kavrayamıyoruz. Siyasi görüşümüz arkasında o kadar kayboluyoruz ki, artık ne olup bittiğini anlayamıyoruz. Parçası olduğumuz gruba o kadar bağlanıyoruz ki etrafımızda neler olup bittiğini göremiyoruz. İşimize, kelimelere, siyasi partilere, ideolojilere, sembollere, kavramlara o kadar bağlanıyoruz ki onların birer parçası, onların kendisi olup çıkıyoruz; insan olduğumuzu, insan olduğunuzu, insan olduklarını unutuyoruz&#8230;</p>
<p>*resim: <a href="http://icmihrak.blogspot.com/" target="_blank">ic-mihrak</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Başbakan Erdoğan'a göre Soykırım Gazze'de Var, Darfur’da Yok: "Bir Müslüman [Ömer El Beşir] soykırım yapamaz"]]></title>
<link>http://kehaber.org/2009/11/08/905/</link>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 16:38:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>kehaber</dc:creator>
<guid>http://kehaber.org/2009/11/08/905/</guid>
<description><![CDATA[Uluslararası ceza mahkemesinin hakkında tutuklama kararı çıkardığı El Beşir Türkiye&#39;ye İSEDAK to]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignleft" style="width: 197px"><img class="   " src="http://www.benguturk.com/resimler/haberler/21474.jpg" alt="" width="187" height="128" /><p class="wp-caption-text">Uluslararası ceza mahkemesinin hakkında tutuklama kararı çıkardığı El Beşir Türkiye&#39;ye İSEDAK toplantısına katılmak üzere gelmiyor</p></div>
<p style="text-align:justify;"><strong><span style="color:#800000;">Soykırım inkârcılığı:</span></strong> <span style="color:#333333;"><strong><span style="color:#808080;">Erdoğan Başbakan olarak Darfur’a gittiğini, orada ifade edildiği gibi soykırım tespitini kendilerinin yapamadıklarını söyledi! Darfur&#8217;da insanlık ve savaş suçu işlemekten hakkında tutuklama kararı çıkan Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir son anda Türkiye&#8217;ye gelmiyor.</span></strong></span></p>
<p>Uluslararası ceza mahkemesinin hakkında tutuklama kararı çıkardığı El Beşir Türkiye&#8217;ye gelmiyor. El Beşir İSEDAK toplantısına katılmak üzere bu akşam İstanbul&#8217;a gelecekti. Hürriyet gazetesine göre, El Beşir&#8217;in bugün için Türkiye&#8217;ye gelmeeyceği ancak yarın veya daha sonraki günler için kesin kararın henüz açıklanamadığı öğrenildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 4 Mart 2009&#8242;da, Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. El Beşir, Darfur&#8217;da insanlık ve savaş suçu işlemekle itham ediliyor. İnsanlık suçları başlığı altında; cinayet, toplu infaz, işkence, tecavüz ve zorla uzaklaştırma yer alırken, savaş suçları başlığı altında ise; kasten masum sivillere yönelik saldırı emri vermek ve yağma yapmak bulunuyor. Karara göre, bu suçlar, Darfur&#8217;daki sivillere karşı işlendi. Sivillerin büyük bölümünün, hükümet tarafından isyancı grupları desteklediği düşünülen Fur, Masalit ve Zaghava gruplarına mensup olduğu belirtilmişti.<br />
<a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&#38;ArticleID=963346&#38;Date=08.11.2009&#38;CategoryID=78" target="nw">Radikal gazetesi </a>TRT-1’de canlı olarak yayınlanan &#8220;Politik Açılım&#8221; programına katılarak çeşitli konulardaki soruları yanıtlayan Başbakan Erdoğan; &#8220;Türkiye’nin İsrail’in insanlık suçu, savaş suçu işlemesi konusunda takipçi olduğu, benzer isnatlarla karşı karşıya olan Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir ile ilgili AB ve dünya kamuoyunun Türkiye’nin tutumundan rahatsız olduğu&#8221; yönünde yapılan hatırlatma ve ardından &#8220;<em>İkisi arasında bir çelişki var mı? Nasıl bakıyorsunuz bu konuya</em>?&#8221; şeklindeki bir soru üzerine , burada davet sahibinin Türkiye değil, İKÖ olduğunu söyledi.<br />
<strong><span style="color:#333333;">Erdoğan, Gazze olayı ile Darfur’u birbirine karıştırmamak gerektiğini, kendisinin Başbakan olarak Darfur’a gittiğini,orada ifade edildiği gibi soykırım tespitini kendilerinin yapamadıklarını söyledi. </span></strong><br />
Afrika ülkelerinin de böyle bir görüşe katılmadıklarını ifade eden Erdoğan, &#8220;Şu anda BM’nin de Türkiye’ye yönelik bir yazısı, tavrı da olmuş değil. Bunlar medyada çok farklı şekilde yer alıyor. Ama İsrail olayına gelince Gazze’nin durumu çok farklı&#8221; dedi.<br />
Erdoğan, dünyanın değişik bölgelerinde bu tür sıkıntılar olduğunda aynı hassasiyetle yaklaştıklarını ve buradaki yaklaşımlarının sebebinin insani olduğunu söyledi. Erdoğan, &#8220;Yani Müslüman olup olmaması meselesi değil. Sharm-el Şeyh’te yapılan toplantıdan bu yana 9 ay geçti. Hala Gazze’ye yardım yapılmamaktadır. İnşaatlar, okullar, hastaneler, ye altı yer üstü bütün oradaki yıkımlar hala aynı şekilde durmakta. Ve vatandaş orada çadırdadır. Hala gıda ve ilaç noktasında içeriye çok zor yardımlar girebilmekte. Maalesef durum içler acısı olarak devam ediyor. Bir iyileşme emaresi yok&#8221; diye konuştu.<br />
Ömer El Beşir ile kendisinin çok rahat konuştuğunu dile getiren Erdoğan, &#8220;Ben Netanyahu ile o kadar rahat konuşamam ama Beşir ile rahatlıkla konuşurum. Rahatlıkla ’bu yaptığınız yanlıştır’ derim. Ve yüzüne derim. Niye? Bir Müslüman böyle bir şey yapamaz ki. Bir Müslüman soykırım yapamaz. Varsa böyle bir şey bunu rahat söyleriz. Türkiye’nin böyle bir rahatlığı var. Öz güveni var en azından. Bu konudaki rahatlığımızı ben Ban Ki-mun’a da açıkladım&#8221; dedi.</p>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ermeniler ve soykırım iddaları]]></title>
<link>http://caaglarr.wordpress.com/2009/11/06/ermeniler-ve-soykirim-iddalari/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 09:18:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>Nn</dc:creator>
<guid>http://caaglarr.wordpress.com/2009/11/06/ermeniler-ve-soykirim-iddalari/</guid>
<description><![CDATA[Erzurum&#8217;da öldürülen sivil Türk sayısı 10.000 civarında. Doğu Anadolu&#8217;da ise yaklaşık 60]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Erzurum&#8217;da öldürülen sivil Türk sayısı 10.000 civarında. Doğu Anadolu&#8217;da ise yaklaşık 600.000 kişilik sivil insanımız Ermeni militanları tarafından katledilmiş. İki milyondan fazla Türk, bu katliamdan canlarını kurtarabilmek için Batı vilayetlerine kaçmak zorunda kalmış.</p>
<p>Ermenilerin ve Batılıların &#8220;soykırım&#8221; iddialarının tarihsel gerçeklere dayanıp dayanmadığı konusunda görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?</p>
<p>Bu iddiaların asılsızlığını önce en iyi bilenler, iddia sahipleridir. Ekonomik açıdan sefalet sınırının altında yaşayan Ermenistan, dünyanın dört bir köşesinde yaşayan ırkdaşlarının ekonomik desteğini sürekli kılabilmek, dolayısıyla Türkiye ile düşman ülkeleri yanına çekebilmek ve de kredibilitesini artırabilmek için &#8220;soykırım&#8221; iddialarını sürekli gündemde tutmak zorundadır. Ermeni milliyetçiliği, kabul edilebilir sınırlar içinde değil, resmen faşist, şoven, saldırgan (irredandist) bir milliyetçilik kimliği ile ifade edilmektedir. Hem Ermenistan&#8217;da ve hem de yaşadıkları ülkelerde asimile olmama mücadelesi veren diasporadaki Ermeniler arasında. Bir başka ifadeyle, Ermeni milliyetçiliği, Türk düşmanlığı ile resmen özdeştir.</p>
<p>Batılı ülkeler bu paranoyanın farkında değiller mi?</p>
<p>Elbette ki farkındalar. Bugün Birleşmiş Milletler Örgütü&#8217;nün bağlayıcı kararlarına rağmen, Ermenistan, Dağlık Karabağ&#8217;ı, dolayısıyla Azerbaycan&#8217;ın dörtte birinden fazlasını işgali altında tutmaya devam etmektedir. Ermenistan, sırf Türk oldukları için bebeklerden ihtiyarlara, kadınlara hiçbir ayırım yapmaksızın önlerine gelen Azeri Türklerini öldürdükleri, yani resmen soykırıma tabi tuttukları içindir ki, 1 milyonu aşkın mülteci Azeri Türk, Azerbaycan&#8217;a sığınmışlardır. Tüm dünyanın gözleri önünde cereyan eden bu soykırımın sonrasında bu mülteciler, Azeri deyimi ile kaçkınlar, çadırlarda, derme-çatma barakalarda açlığa ve soğuğa, salgın hastalıklara karşı yaşam mücadelesi vermeye devam etmektedirler. Siz Batılı ülkeler olarak devam etmekte olan bu dramı görmeyeceksiniz, yok sayacaksınız, Ermenistan&#8217;a hiçbir yaptırım uygulamayacaksınız, sonra da kalkıp 85 yıl önce gerçekleştirilen bir toplu nakil işlemini soykırım olarak nitelendirerek bir de bunu parlamentolarınızdan geçireceksiniz, Türkiye&#8217;yi mahkûm edeceksiniz. Bunun adı resmen çifte standarttır, hem de en aşağılık ve adi olanından.</p>
<p>Kökü tarihin derinliğinde bir Türk-Ermeni düşmanlığından sözedilebilir mi?</p>
<p>Hayır. Gregoryen Ermeniler, özellikle Roma İmparatorluğu döneminde inançlarından dolayı büyük acılar çekmişler. Ancak, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, koşulsuz bir dinsel özgürlüğe sahip olmuşlar. Kendi kilise yönetimine kavuşmuşlar. Askerlik yapmadıkları için de giderek kuyumculuk, doktorluk, yapı ustalığı gibi belli mesleklerde adeta tekel konumuna gelmişler. Yüzyıllar boyunca bir Ermeni ihaneti ya da düşmanlığına hiç rastlanılmadığından, Osmanlı Devleti kendilerine &#8220;teb&#8217;a-i sadıka&#8221; yani sadık vatandaş ünvanını yakıştırmış. Kaldı ki, Ermeni sözcüğü yerine yüzyıllar boyu bizzat bu halk tarafından &#8220;Hayk&#8221; sözcüğü kullanılmış. Batılı ülkelerle Çarlık Rusyası&#8217;nın Osmanlı Devletini etnik parçalara ayırma politikasını ifade eden &#8220;Doğu Sorunu&#8221; kapsamında, Rumlardan, Sırplardan, Bulgarlardan sonra Ermenilere de kanca atılmış. İsviçre&#8217;de kurulan sosyalist Hınçaksityun örgütüne Batılı ülkeler desteklerken, Rusya da Kafkasya&#8217;da kurulan aşırı sağcı Taşnaksityun örgütüne omuz vermiş. İşte bu iki toplum arasında düşmanlık, dış baskı ve yönlendirmelerle yapay olarak bu dönemde ortaya çıkarılmış. İlk Ermeni ayaklanmasının çıkış tarihi 1888. Ardından pek çok şehrimizde Ermeni ayaklanmaları yaşanmış. Hatta İstanbul&#8217;da Hükûmet Binasına (Babıali) ve Osmanlı Bankası&#8217;na silahlı baskın düzenlenmiş; Padişah II. Abdülhamit&#8217;in saltanat arabasına bomba ile suikast düzenlenecek kadar da ileri gidilmiş. Osmanlı Devleti, bu ayaklanmaları bastırmak için sırf Batılıların müdahalesi yüzünden asker kullanamamış ve bir süre Hamidiye Alayları gibi geçici çözümlerle idare etmiş. Bu ayaklanmalarda yüzbinlerce Türk, sırf Doğu Anadolu&#8217;da bir Ermeni Devletinin kurulması uğruna canından edilmiş. Batılılar ve Ermeni tarihçiler, işin bu yönünü yok saymaktalar.</p>
<p>Ermenilerin I. Dünya Savaşı&#8217;nda Halep ve civarına sürgün edilmeleri nasıl gerçekleştirilmiştir?</p>
<p>Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı&#8217;na girdiğinde, Çarlık Rusyası&#8217;nın ordularında yaklaşık 250 bin Ermeninin bulunduğu bilinmektedir. Bu yetmezmiş gibi, Şubat 1915&#8242;de, Ermeni militanları, Zeytun Kasabasını elegeçirerek tüm Türkleri katlettiler ve ardından 20 Nisan 1915&#8242;de Van&#8217;ı işgal ederek, şehri içindeki halkı ile yaktılar. Özellikle Doğu Cephesi&#8217;nde savaşmakta olan Türk Birliklerine yiyecek ve mühimmat taşıyan konvoylar, bu militanların saldırısına uğradı ve kayıplarımız ciddi boyutlara ulaştı. Stratejik köprüler, demiryolları bu militanlar tarafından sabote edildi. Sadece Sivas&#8217;ta Rus Ordusuna katılan Ermeni militan sayısının 15.000, keza çevrede eylem yapan militan sayısının da bir o kadar olduğu resmi yazışmalardan anlaşılmaktaydı. Aynı anda beş ayrı cephede savaşan Osmanlı Devleti&#8217;nin bu bedeli ağır ihanete sessiz kalması beklenemezdi. Nitekim, 27 Mayıs 1915 tarihinde kabul edilen &#8220;Muvakkat Kanun&#8221;la, Osmanlı Devleti&#8217;ne karşı silahlı ayaklanmaya katılan Osmanlı vatandaşlarının güvenli bölgelere nakledilmeleri sağlandı. Göç, sadece ayaklanma çıkan bölgelerle sınırlı tutuldu. Askerin tayını azaltıldı, askeri doktorlar cephe gerisine çekildi, aynı şekilde, askerlerin bir bölümü jandarma olarak göç kafilelerinin güvenliklerinden sorumlu tutuldu. Ayrıca, Uluslararası Kızılhaç Örgütü ile İstanbul&#8217;daki Ermeni Başpatriği Zaven Efendi&#8217;den göç işlemine nezaret edecek gözlemciler istendi. Tüm bu önlem ve fedakârlıklarla, Ermenilerin Halep ve çevresine göç işleminin tamamlanması, yaklaşık iki yıl sürdü. İşte, soykırım iddiası bu zorunlu göç işleminden ibarettir.</p>
<p>Ermenilerin toplam kayıpları hakkında bir bilgi mevcut mu?</p>
<p>Genel bir rakam vermek mümkünse de, net rakam vermek, dönemin olağanüstü koşulları çerçevesinde mümkün değil. Ancak Türklerin kaybı aşağı yukarı bilinmekte. Örneğin, savaş döneminde Erzurum&#8217;da öldürülen sivil Türk sayısı 10.000 civarında. Doğu Anadolu&#8217;da ise yaklaşık 600.000 kişilik sivil insanımız Ermeni militanları tarafından katledilmiş. İki milyondan fazla Türk, bu katliamdan canlarını kurtarabilmek için Batı vilayetlerine kaçmak zorunda kalmış. Tüm I. Dünya Savaşı dikkate alındığında Türk Ordusunun toplam kaybı 2.300.000 civarında. Çok ağır bir bedel ödemişiz. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda yaşayan toplam Ermeni sayısı 1.300.000 civarında. İtilaf kaynakları ise bu rakamı ortalama 1.500.000 olarak kabul etmekte. Sürgüne kadar ayaklanmalar sırasında hayatını kaybeden Ermeni militan sayısı, Osmanlı kaynaklarına göre 13.432, İngiliz kaynaklarına göre ise 42.000. Ermeni kaynakları ise 100.000-300.000 arasında bir kayıptan sözediyorlar. Sürgün dönemindeki Ermeni kaybı ise 300.000 olarak iddia edilmekte. Kaldı ki, eceliyle ölenler, salgın hastalıklardan ölenler de bu rakama dahildir. Soygun ya da intikam amacıyla Ermeni kafilelerine saldıran Türklerden 1397 kişi, Divanı Harpte yargılanarak idam dahil çeşitli cezalara çarptırılmıştır. İşte bu tür saldırılarda hayatını kaybeden Ermeniler de bu rakam içinde ifade edilmektedir. Propaganda amacıyla şişirilen rakamlara bakıldığında sadece sürgün işlemi esnasında öldürülen Ermeni sayısı 3 milyon. Toplam Ermeni nüfusunu bilen ciddi bilim adamlarının hiçbiri böyle rakamlara itibar etmiyor. Kaldı ki, İstanbul&#8217;u resmen işgal eden İngilizler, Mütareke dönemi içinde soykırım iddialarını doğrulayacak hiçbir bilgi ve belgeye rastlayamamışlardır.</p>
<p>Ermeni soykırım iddialarını tarihçiler çürütebilir mi?</p>
<p>Ermenilerin tezi, artık iddia olmaktan çıktı, resmen ve alenen iftiraya dönüştü. Sadece İngilizlerin değil, bu dönemde Anadolu&#8217;ya gönderilen General Harbord başkanlığındaki 40 kişilik ABD Heyeti&#8217;nin de bu iftiraları çürüten raporları mevcut. Arşivlerimiz açık. Siz istediğiniz kadar doğruları belgeleriyle yazın, yayınlayın, önemli değil. Çünkü, önyargılı bir Türk Düşmanlığı, sadece Ermenilerde değil, pekçok Batı ülkesinde de mevcut. Kendilerinin yaptıkları onca soykırım örneklerine rağmen, hiç utanmadan Türkiye&#8217;yi sanık sandalyesinde teşhir etmek, sıkıştırmak, hesap sormak, işlerine geliyor, egolarını tatmin ediyorlar. Bir başka ifadeyle, kontrol edilebilir istikrarsızlık stratejisi gereği, PKK, Pontus, Süryani, siyasal islamcılar dahil, tüm Türkiye karşıtı unsurları bir baskı aracı olarak kullanıyorlar. Kısaca ortaya gerçekleri koymak yeterli değil, bu hasım ülkelerin yöntemlerini kullanarak en aktif biçimde karşılık vermek gerekir. Nasıl mı? ABD için her yıl, hapisteki Kızılderili lideri Leonard Peltier&#8217;in şahsında hâlâ toplama kamplarında yaşamak zorunda bırakılan Kızılderililerin hakları, bir haftalık etkinlik içinde dile getirilebilir, sırf lider konumunda olduğu için 28 yıldır suçsuz yere hapiste tutulan Peltier&#8217;e özgürlük istenebilir. Keza, Vietnam&#8217;da Mai Lai katliamı başta olmak üzere, bu ülkenin dış operasyonlardaki insanlıkdışı eylemleri, Hiroşima ve Nagazaki, belirli dönemlerde periyodik olarak gündeme getirilerek sorgulanabilir. Milli Mücadele döneminde İngilizlerin Fransızların ve de Yunanlıların Türklere yönelik katliamları anıtlar dikilerek çeşitli etkinliklerle anılabilir. Fransa&#8217;nın Cezayir ve diğer sömürgelerinde gerçekleştirdikleri soykırım örnekleri, lejyoner cinayetleri; İngilizlerin İrlanda, Kuzey İrlanda, Hindistan ve diğer sömürgelerindeki katliam ve insan hakları ihlalleri; Rusların II. Dünya Savaşında tüm Kırım Türklerini, sırf Türk oldukları için Sibirya&#8217;ya ve Orta Asya&#8217;ya sürmelerini; İtalya&#8217;nın Trablusgarp ve Habeşistan&#8217;daki vahşet örneklerini her yıl gündeme getirecek insan hakları kuruluşları (NGO) oluşturulabilir. Tabii, kendi ülkesi ve devletini yabancı ülkelere şikâyet etmekten ve de terörist haklarını savunmadan öte insan hakları kavramına sahip çıkmayan İHD ve Mazlum-Der gibi kuruluşlardan böyle bir duyarlılık ve de yurtseverlik beklemek olanaksız olacaktır.</p>
<p>Türkiye nasıl bir aktif politika izlemelidir ki, Ermeni iddiaları anlamını ve etkinliğini yitirsin?</p>
<p>Önce, Ermeni ayaklanmaları çıkan bölgelerimizde soykırım müzeleri açmak ve uluslararası düzeyde sempozyumlar, paneller düzenlemek, yayın yapmak gerekmektedir. Bu da yeterli değildir. Başta diplomatlarımız olmak üzere yurtdışına gönderilecek kamu görevlileri ve öğrenciler, bu konuda hizmetiçi kurslardan geçirilmelidir. Sadece, Ermeni konusu değil, Pontus, Süryani vb. konularda da bilgilendirilmelidirler. TBMM, misilleme politikası çerçevesinde, soykırım iddialarını tanıyan ülkelerin işlemiş oldukları insan hakları ihlalleri ve de benzeri soykırım örnekleri ile ilgili benzer konularda, misliyle karşılık içerecek kararları hem de anında almalıdır. Bu da yetmez. Yurtdışına gidecek milletvekilleri heyetleri, hedef ülkelerdeki rejim karşıtları ve mağdurları ile görüşmeler yapmalı; hapisanelerini teftiş etmeli; Türk mahkûmların sıkıntılarının hesabını sormalıdır. Örneğin, ETA, IRA, Korsika Yurtsever Hareketi gibi örgütlerin legal uzantıları ile temas kurulmalı; PKK ve benzeri örgütlerin temsilciliklerine ve faaliyetlerine izin veren gözyuman ülkelerdeki karşıt unsurların Ankara&#8217;da temsilcilik açmalarına müsaade edilmelidir. Eğer milletvekillerimize herhangi bir engel çıkaran ülke olursa, en aktif biçimde protesto edilmeli ve onların da parlamenterlerine benzeri engeller çıkarılmalıdır. Böylece, &#8220;sömürge valisi&#8221; edasıyla Türkiye&#8217;yi sorgulayan, aşağılayan, ulusal onurumuzla ve ülke bütünlüğü ile oynayan denetçilerin gerekçeli olarak önleri kesilmiş olacaktır. Bu arada Türkiye, Karabağ sorununu ısıtıp ısıtıp Ermenilerin ve Batılı ülkelerin önüne çıkarmalı; uluslararası gündemden düşmemesi için çaba sarfetmelidir. Ülkemizin onurlu bir dışpolitikaya gereksinimi her geçen gün artmaktadır. Ama bu hükûmetle mi? Asla!.. Türkiye&#8217;nin egemenlik haklarını, halka gitmeksizin Brüksel&#8217;e devretmeye kalkışanların, Atatürk ilke ve devrimlerine ihanet ederek, Anayasa&#8217;nın değiştirilemez maddelerini yok sayarak, sırf AB&#8217;nin istemleri doğrultusunda ulus-devlet yapılanmasını yıkmayı gözönüne alarak bu ihaneti sürdürenlerin, onurlu bir dışpolitika izlemeleri, uluslararası arenadaki Ermeni provokasyonları ile başa çıkmaları kesinlikle olanaksız görünmektedir. Türkiye&#8217;nin önceliği, bu safraları atmaktır; böylece sorunlar çok daha kolay çözümlenebilecektir..</p>
<p>Dr. Necip Hablemitoğlu</p>
<p>Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Soykırımın Mimarı: Adolf Eichmann]]></title>
<link>http://diagnost.wordpress.com/2009/10/29/soykirimin-mimari-adolf-eichmann/</link>
<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 09:00:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>diagnost</dc:creator>
<guid>http://diagnost.wordpress.com/2009/10/29/soykirimin-mimari-adolf-eichmann/</guid>
<description><![CDATA[19 Mart 1906’da Solingen, Almanya’da Dünya’ya gözlerini açan bebeğin, milyonlarca insanın gözlerini ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[19 Mart 1906’da Solingen, Almanya’da Dünya’ya gözlerini açan bebeğin, milyonlarca insanın gözlerini ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[vahiyle açılın, vahiyli açılım...]]></title>
<link>http://karahanmurat.wordpress.com/2009/10/14/vahiyle-acilin-vahiyli-acilim/</link>
<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 10:00:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>Murat Karahan</dc:creator>
<guid>http://karahanmurat.wordpress.com/2009/10/14/vahiyle-acilin-vahiyli-acilim/</guid>
<description><![CDATA[Bir topluluğa Peygamber gelir ve şöyle der..: „Ey insanlar… Bana dün vahiy geldi… Yırttık kardeşleri]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bir topluluğa Peygamber gelir ve şöyle der..: „Ey insanlar… Bana dün vahiy geldi… Yırttık kardeşleri]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nazi Kamp Sistemi]]></title>
<link>http://diagnost.wordpress.com/2009/10/12/nazi-kamp-sistemi/</link>
<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 21:59:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>diagnost</dc:creator>
<guid>http://diagnost.wordpress.com/2009/10/12/nazi-kamp-sistemi/</guid>
<description><![CDATA[Auschwitz Ölüm Kampı&#39;nın giriş kapısındaki &quot;Arbeit Macht Frei&quot; - &quot;Çalışmak Özgürl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Auschwitz Ölüm Kampı&#39;nın giriş kapısındaki &quot;Arbeit Macht Frei&quot; - &quot;Çalışmak Özgürl]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Bir daha asla!"]]></title>
<link>http://diagnost.wordpress.com/2009/10/12/bir-daha-asla/</link>
<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 21:15:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>diagnost</dc:creator>
<guid>http://diagnost.wordpress.com/2009/10/12/bir-daha-asla/</guid>
<description><![CDATA[Dachau: ev sahibi olduğu suçlardan dolayı utanan ve kendini saklayan kamp. Adını aldığı Münih&#8216;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Dachau: ev sahibi olduğu suçlardan dolayı utanan ve kendini saklayan kamp. Adını aldığı Münih&#8216;]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kürtlerle Zencileri Karşılaştırmak]]></title>
<link>http://apehell.wordpress.com/2009/10/04/krtlerle-zencileri-karsilastirmak/</link>
<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 10:49:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>apehell</dc:creator>
<guid>http://apehell.wordpress.com/2009/10/04/krtlerle-zencileri-karsilastirmak/</guid>
<description><![CDATA[Zenciler renklerinden dolayı aşağılandıkları Amerikadan, Amerikan halkından ve genellikle kendiler h]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Zenciler renklerinden dolayı aşağılandıkları Amerikadan, Amerikan halkından ve genellikle kendiler haksızlık yapan beyazlardan beklentileri eşit haklara sahip olma noktasındadır. Sadece bu haklara sahip olamadıkları için, renklerinden dolayı aşağılandıkları için Amerikanın içinde <strong>&#8220;Black America&#8221;</strong> kurmaya kalkışmamaktadırlar. Amerika içinde Amerika kurma düşüncesi içeren, görüşünü açıklayan bir zenci duydunuz mu? Zenci lider Malcolm X&#8217;in zencilere hak isterken <strong>&#8220;yoksa Amerikayı böleriz ha&#8221;</strong> diye bir sözünü, tehdidini işittiniz mi?</span> <span style="font-size:small;">Hele ki Amerika&#8217;da gerçekten Amerika&#8217;yı bölebilecek sayıda bir zenci nüfusu vardır. Kendi anadili olan binlerce renk ırk ve dinden insanın amerikadan değişik talepleri olduğunuz duydunuz mu? </span></span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Amerika&#8217;da yaşayan herhangi bir alt kimlik kendi ana dilini USA resmi dili olarak kabul edilmesini talep edebilir mi?</span></span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;"><br />
</span></span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Aslında kürtlerle zencileri karşılaştırmak bir anlamda Amerikayla Türkiyeyi karşılaştırmak demektir.</span> <span style="font-size:small;">Türkiyede ezildiği için, dilini konuşamadığı için, fakir olduğu için, diğer halklarla eşit hayat şartlarını paylaşmadığı için sözüm ona vatanını bölmeye çalışan kürtler hangi Avrupa ülkesinde ezilmemektedir, arap ülkelerinde daha mı müreffehdirler. Almanyada yaşasalar kürtlerin hatırına Angela Merkel Kürtçe&#8217;yi devletin resmi dillerinden biri mi yapacaktır. Nicholas Sarkozy Fransada yaşayan ermenilere neden özerklik vermiyor, ermenice neden Fransa&#8217;da resmi dil değil.</span> </span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Hayır&#8230; Hayır&#8230; Hayır</span> </span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Siz devlet olarak halkı ezerseniz, yok sayarsanız, başka ülkeleri içişlerinize karıştırmaya hevesli olursanız, halkınızla olan sorunlarını kendi mahkemelerinizde hukuktan yana çözemez vatandaşlarınızı uluslararası mahkeme kapılarında hak arama mecburiyetinde bırakırsanız, her gün binlerce kişinin faili meçhul cinayetlere kurban gittiği ülkede askeri ve adli kurumlar olarak yan gelip yatarsanız her türlü bölünme, iç savaş, isyan gibi iç be dış tehditlere açık hale gelirsiniz. Ve bölünebilirsinizde. Yok edilebilirsiniz de.</span> </span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Amerikada sırp, yunan, ingiliz, fransız, afrika gibi köklere sahip bir yığın kültürel halk yaşamaktadır. Hepsi ben amerikalıyım der. Resmi kurumlarında ve genel gündelik hayatta İngilizce konuşur, yazışır, anlaşır. Anlaşmanın dili ingilizcedir amerikada. Amerikada yaşamak istiyorsanız ingilizce konuşmak zorunda olduğunuzu kimse size söylemez siz bilirsiniz. Zaten aksi durumda aç açık kalırsınız, iş bulamazsınız.</span> <span style="font-size:small;">Türkiyede kürtler kürt olduğu için başka bir etnik köken tarafından aşağılanmamaktadır. Ancak devletin resmi dili türkçedir. Türkçeyi konuşmamakta inat ederseniz aç kalırsınız, açık kalırsınız, bilgi toplumundan uzak kalırsınız, kimseyle anlaşamayacağınız gibi dertleriniz anlatmakta da zorluk çekersiniz. Kimse sizi anlamaz. Avrupa&#8217;da</span></span><span style="color:#000080;">durum aynıdır. Bakınız Almanya-Fransa.</span></p>
<ul style="text-align:justify;"> <strong><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Avrupadan göç eden kardeşlerimiz Arnavutlar, Boşnaklar Türkiyede kendi anavatanında yaşamaktadır ve hepsi Türkçe konuşmakta, yazışmakta ve anlaşmaktadır.</span> <span style="font-size:small;"><br />
Kafkasyadan göç eden kardeşlerimiz Gürcüler, Abazalar, Çeçenler Türkiyede kendi anavatanında yaşamaktadır ve hepsi Türkçe konuşmakta, yazışmakta ve anlaşmaktadır.</span></span></strong></ul>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Ama binlerce yıl Anadoluda yaşayan ve yaşayacak olan <strong>&#8220;ne yazık ki&#8221; </strong>diyebileceğimiz Kürt halkını bazı kuvvetler (ağalar, aşirretler, örgütler, dış güçler, iç güçler ve dha fazlası) kürt halkını türk halkından soğutmak için, ayırmak için ellerinden geleni yapmaktadır. Halkları bölmenin ülkeyi bölmeye götüreceğine inanılmaktadır çünkü. </span></span></p>
<ul>
<li><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Türkçe TV kanalları, basın, gazete medya araçları izlettirilmemektedir. Halk habersiz bırakılmaktadır.<br />
</span></span></li>
<li><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Türkçe eğitim yapan okullar yıllardır terör bahanesiyle bombalanmış öğretmenler öldürülmüştür. Eğitim düşmanlığı yapılmaktadır.<br />
</span></span></li>
<li><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Devlet hizmetleri bombalarla yok edilmiş iş makinaları, ulaşım araçları tahrip edilmiştir. Halkın ekonomik gelişmesinin önüne geçilmiştir.</span></span></li>
<li><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Teröre maruz kalan bölgenin gençleri dağlara zorla götülererek aileleriyle devletiyle olan irtibatlar kesilmiş. Türlü beyin yıkama ve işkencelere maruz bırakılarak halkına düşman edilmiştir.<br />
</span></span></li>
<li><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Bu tahribatın arkasında durmaması gereken yerel siyasetçiler teröristlerden daha da öne çıkmıştır. Daha fazla şiddet gösterisinde bulunmuşlardır.</span> <span style="font-size:small;"> </span></span></li>
</ul>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"> </span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Ülkemizde nedense <strong>terörist </strong>diye hep dağda gezen işsiz, güçsüz, fakir, sistemin çarkları arasına sıkışmış 18-25 yaş grubundan TV de anaları ağlatılan insanları, daha doğrusu gençleri biliyoruz. Oysa bugün mecliste bağdaş kurup oturan, kışlada komutanlık  yapan, okullarda öğretmenlik yapan, hastanelerde doktorluk yapan bir çok alanda faaliyet gösteren teröristlerde vardır. Bir çok terörist bugün spor kulüplerinde, belediye başkanlıklarında, ticaret ve sanayi odalarında, holding yönetimlerinde bulunmaktadır. Terör dağdan inmiş odamıza girmiştir. Bugün bomba yapıp insan öldüren nasıl teröristse insan hakları, demokrasi, AB yaşam biçimi önünde duran da aynı ölçüde teröristtir. Kamera ve TV ler önünde &#8220;<strong>biz AB ciyiz&#8221;</strong> deyip Avrupa yaşam standartlarını halkına sözde layık görüp, kameralar ardında dört duvar arasında  çekildikten sonra &#8220;<strong>biz en iyisini biliriz</strong>&#8220;, &#8220;<strong>biz kurduk biz yönetiriz</strong>&#8221; &#8220;<strong>Bu halk cahil, anlamaz</strong>&#8221; diyenler de emin olun bir günde bir karakol basıp onlarca askeri öldüren &#8220;<a title="Darbetül Harb" href="http://www.itusozluk.com/goster.php/darbet%FCl+arz"><strong>darbetül-Harb</strong></a>&#8221; çılar teröristle aynıdır. Çünkü biri insanı öldürürken diğeri de o insanların geleceğini, ümitlerini öldürmektedir. Ve her ikisi de cahilliğinin farkında değildir. Cahilllikte ortaktırlar.</span> <span style="font-size:small;"> </span></span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;">Kürtlerle zencileri karşılaştıranlar emin olun ki Amerika&#8217;yı yöneten o koca koca siyasetçiler gelseler Türkiye&#8217;yi yönetemezler.</span> </span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;"><span style="font-size:small;"><strong>Kürtlerle zencileri karşılaştırırken Amerika&#8217;da yaşayan Amerikada bina, toprak satın alan, ABD vatandaşlığına geçen Çinlileri de unutmamak gerekir.</strong> <span style="text-decoration:underline;">Bunun Türkçesi;</span> Türkiye&#8217;de yaşayan kürtleri düşüneceğize İsrail&#8217;de yaşayan ama Türkiye&#8217;de doğmuş sayıları milyonu aşmış israil vatandaşının ileriki zamanlarda başımıza açağı işleri düşünmelisiniz. Su uyur düşman uyumaz.</span></span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;">Kürtlerle zenciler arasındaki en büyük benzerlik yaşadıkları toplumlar içinde siyasette, genel hayatta, sporda, ekonomide en üst makamda bulunmalarıdır. Michael Jackson, Obama,  Colin Powell, Kerim Abdülcabbar, Michael Jordan gibi sayabileceğimiz bir sürü zenci Amerikanın, Turgut Özal, İbrahim Tatlıses, Hülya Avşar gibi sayabileceğimiz bir sürü kürtte  Türkiye&#8217;nin en ünlü, en çok para kazanan ünlülerine örnektir&#8230;</span></p>
<p style="text-align:justify;"><span style="color:#000080;">Aslına bakarsanız bu iki ülkede kürtler ve zenciler dışında kalan diğer kesimlerin daha fazla şikayet etmeleri gerekmektedir.  Sorunlar iyi analiz edilirse eşitlik ve adalet açısından yapılan bir haksızlık varsa onlara yapılmaktadır.<br />
<strong> <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> )</strong></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ermenistan sınırı açılıyor]]></title>
<link>http://politikhaber.wordpress.com/2009/09/01/ermenistan-siniri-aciliyor/</link>
<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 13:01:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>ankarahaber</dc:creator>
<guid>http://politikhaber.wordpress.com/2009/09/01/ermenistan-siniri-aciliyor/</guid>
<description><![CDATA[Protokolün ayrıntıları belli oldu Türkiye ile Ermenistan, paraf ettikleri protokol ile diplomatik il]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Protokolün ayrıntıları belli oldu</p>
<p><img title="PROTOKOL" src="http://ankarahaber.wordpress.com/files/2009/09/protokol.jpg" alt="PROTOKOL" width="440" height="230" /></p>
<p>Türkiye ile Ermenistan, paraf ettikleri protokol ile diplomatik ilişki kurulması ve karşılıklı olarak diplomatik temsilcilik açılması hususunda anlaştı.</p>
<p>İsviçre&#8217;nin arabuluculuğunda sürdürülen görüşmeler sonucu iki ülke arasında dün paraf edilen ve 6 hafta sonra imzalanması öngörülen iki protokolden biri olan &#8220;Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti Arasında Diplomatik İlişkilerin Kurulmasına Dair Protokol&#8221;, iki ülke arasındaki mevcut sınırın karşılıklı olarak tanınmasını da öngörüyor.</p>
<p>Protokol çerçevesinde, Türkiye ile Ermenistan, gerek ikili gerekse uluslararası ilişkilerinde, &#8220;eşitlik, egemenlik, diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmeme, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı&#8221; ilkelerine saygılı olacak.</p>
<p>İki ülke protokolle ayrıca, aradaki mevcut sınırı uluslararası hukukun ilgili antlaşmalarında tarif edildiği şekliyle karşılıklı olarak tanıyarak, ortak sınırın açılmasını kararlaştırıyor.</p>
<p>Protokole göre iki ülke, terörizmin tüm biçimlerini, şiddeti ve aşırıcılığı kınayarak, bu tür eylemlerin teşvikinden veya müsamaha görmesinden kaçınmayı ve teröre karşı mücadelede işbirliğine gitmeyi taahhüt ediyor.</p>
<p>Protokolde neler var?</p>
<p>- Sınırların açılması (Protokolün yürürlüğe girmesinden 2 ay sonra)</p>
<p>- İki ülke dışişleri bakanlığında çalışma grubu kurulması (Protokolün yürürlüğe girmesinden 2 ay sonra)</p>
<p>- Hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonların çalışacağı koşullar, temel statülerin bakanlar düzeyinde onaylanması (Protokolün yürürlüğe girmesinden 3 ay sonra)</p>
<p>- Hükümetlererası komisyonların ilk toplantısının düzenlenmesi (Çalışma koşulları saptandıktan hemen sonra)</p>
<p>- 7 alt komisyon kuruluyor: Siyasi İstişare Alt Komisyonu, Ulaştırma, İletişim ve Enerji Altyapı ve Şebekeleri Alt Komisyonu, Hukuki Konulara İlişkin Alt Komisyon, Bilim ve Eğitim Alt Komisyonu, Ticaret, Turizm ve Ekonomik İşbirliği Alt Komisyonu, Çevre Sorunlarına İlişkin Alt Komisyon, Tarihsel Boyuta İlişkin Alt Komisyon (Bu Komisyon ile karşılıklı güveni yaratmak için bir diyalog mekanizması kuruluyor. Tarihi belgeler incelenecek, bu incelemeye Ermeni, Türk, İsviçre ve diğer uluslardan katılım olabilir. Bununla şu deniliyor aslında; Ermenistan kapı kapı dolaşıp &#8217;soykırım&#8217; demeyecek) (Hükümetlerarası Komisyon&#8217;un ilk toplantısından en geç 1 ay sonra)</p>
<p>-TARİHİ PROTOKOLÜN METNİ-</p>
<p>Protokol şöyle:</p>
<p>&#8220;Türkiye Cumhuriyeti ve Ermenistan Cumhuriyeti,</p>
<p>Aynı gün imzalanan ilişkilerin geliştirilmesi hakkında Protokol&#8217;de öngörüldüğü şekilde, halklarının yararına hizmet etmek amacıyla iyi komşuluk ilişkileri tesis etmeyi, siyasi, ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda ikili ilişkileri geliştirmeyi arzulayarak,</p>
<p>Birleşmiş Milletler Şartı, Helsinki Nihai Senedi, Yeni Avrupa için Paris Şartı çerçevesindeki yükümlülüklerine atıfta bulunarak,</p>
<p>İkili ve uluslararası ilişkilerinde, eşitlik, egemenlik, diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmeme, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı ilkelerine saygılı olacakları ve bu ilkelere saygı gösterilmesini sağlayacakları yönündeki taahhütlerini teyit ederek,</p>
<p>İki ülke arasında güven ve itimat ortamı oluşturulmasının ve bunun muhafaza edilmesinin, tüm bölgede barışın, güvenliğin ve istikrarın kuvvetlenmesine katkıda bulunacağını, güç kullanımından ya da güç kullanma tehdidinden imtina etme, anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümü, insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasının önemini akılda tutarak,</p>
<p>İki ülke arasındaki mevcut sınırın uluslararası hukukun ilgili antlaşmalarında tarif edildiği şekliyle karşılıklı olarak tanındığını teyit ederek,</p>
<p>Ortak sınırın açılması hususunda aldıkları kararı vurgulayarak,</p>
<p>İyi komşuluk ilişkileri anlayışıyla bağdaşmayacak herhangi bir siyaset izlemeyeceklerine dair taahhütlerini yineleyerek,</p>
<p>Hangi nedenle olursa olsun terörizmin tüm biçimlerini, şiddeti ve aşırıcılığı kınayarak, bu tür eylemlerin teşvikinden veya müsamaha görmesinden kaçınılacağını ve bunlara karşı mücadelede işbirliğine gidileceğini taahhüt ederek,</p>
<p>Ortak çıkarlar ve iyi niyet zemininde, barış, karşılıklı anlayış ve uyum hedefleri doğrultusunda ilişkileri için yeni bir model geliştirme ve istikamet belirleme iradelerini teyit ederek,</p>
<p>1961 tarihli Diplomatik İlişkilere Dair Viyana Sözleşmesi uyarınca bu Protokolün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diplomatik ilişki kurulması ve karşılıklı olarak diplomatik temsilcilik açılması hususunda anlaşmışlardır.&#8221;</p>
<p>Metinde, &#8220;protokolün ve imzalanan diğer protokolün aynı gün ve esasen onay belgelerinin değişimini takip eden ilk ayın ilk günü yürürlüğe gireceği&#8221; belirtiliyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ermenistan sınırı açılıyor]]></title>
<link>http://ankarahaber.wordpress.com/2009/09/01/ermenistan-siniri-aciliyor/</link>
<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 12:49:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>ankarahaber</dc:creator>
<guid>http://ankarahaber.wordpress.com/2009/09/01/ermenistan-siniri-aciliyor/</guid>
<description><![CDATA[Protokolün ayrıntıları belli oldu Türkiye ile Ermenistan, paraf ettikleri protokol ile diplomatik il]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Protokolün ayrıntıları belli oldu Türkiye ile Ermenistan, paraf ettikleri protokol ile diplomatik il]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dış Siyasetin Özgül Ağırlığı.]]></title>
<link>http://halukselcuk.wordpress.com/2009/09/01/dis-siyasetin-ozgul-agirligi/</link>
<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 09:33:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>halukselcuk</dc:creator>
<guid>http://halukselcuk.wordpress.com/2009/09/01/dis-siyasetin-ozgul-agirligi/</guid>
<description><![CDATA[Durumdan vazife çıkartma sevdalısı ve taşeron dış politika anlayışının güzide temsilcisi AKP, Irak-S]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.halukselcuk.blogcu.com">Durumdan vazife çıkartma sevdalısı ve taşeron dış politika anlayışının güzide temsilcisi AKP, Irak-Suriye arasında yaşanan son gerginliği hafifletmek amacıyla  Ahmet Davutoğlu&#8217;nu iki başkente de gönderdi. Irak, 19 Ağustos tarihinde 95 kişinin ölümüne yol açan patlamalardan Suriye&#8217;yi sorumlu tutuyor ve  iki ülke arasında 10 sene önce Suriye ile aramızdaki savaş ihtimalini dillendirecek ölçüde bir gerilim mevcut.<br />
</a><br />
Sonuçsuz açılımların ve komşularla sıfır problem politikasının diplomatik temsilcisi kafanın ne işi var oralarda bilinmez? Türkiye&#8217;nin  bölgesel güç olma isteğinin yeter şartı  ekonomik zenginlikten geçiyor. Kendi aralarında bölünmüş, iç savaş tehlikesini yaşayan Irak ile gerginliğin diğer tarafı olan Suriye&#8217;ye, Davutoğlu&#8217;nun sözünü geçirme çabası biraz komik kalıyor. Bu gidişle adamların ayaklarına gide gele tarafların nezdinde herhangi bir ağırlıkları da kalmayacak.Ülkemizi temsil etmeseler davranışlarının benim açımdan herhangi bir sakıncası yok, sadece kendilerini bağlar.</p>
<p>Sıradaki sürpriz Ermenistan ile sürdürülen diplomatik ilişkileri geliştirme çabası&#8230; 23 Nisan tarihinde -tarihe bakar mısınız!&#8221;- Türkiye-Ermenistan ve arabulucu İsviçre tarafından açıklanan uzlaşma; diplomatik temsilciliklerin açılması, &#8220;Soykırım&#8221; iddialarının kurulacak tarih komisyonunca incelenmesi, sınırların açılıp ticaretin serbestleştirilmesi gibi  ilkelere dayalı  bir normalizasyon süreci içeriyor. Buna ek olarak Dışişleri Bakanımız ,Yukarı  Karabağ Sorunu&#8217;na çözüm için muhatabı ABD Dışişleri Bakanı ile konuşmuş. Sanki her 24 Nisan tarihinde Başkanı ve  Senatosu Soykırım kozunu başka bir ülke kullanmazmış gibi.Bana kalırsa bölgede Rusya&#8217;yı hesaba katmayan hiçbir girişim başarılı olamaz. Nasıl AB baskısı ile Rumlara limanların açılması dayatılıyorsa&#8230;Azerbaycan&#8217;ı küstürme bahasına da Ermenistan&#8217;a yaklaşma siyaseti yoğun bir şekilde ABD baskısı sonucu gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Başka güçlere kendini kullandırma siyasetinin sonucu maalesef bu. Vizyonsuz, ilkesiz, cemaat kafasıyla ulaşılan noktada gülünç ama acı  bir tablo mevcut. İşbirlikçilerin alkışlarına kanarak milli politikalara bigane kalanlar yarın hesabı vereceğin halkın karşısına ne yüzle çıkacaklar, işte orası bilinmez?</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çin’in dev tirajlara ulaşan, biri "resmi" nitelikli iki gazetesi, İngilizce versiyonlarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Urumçi’de yaşanan olaylar için "bir tür soykırım" dediğini yazdı]]></title>
<link>http://haber21.wordpress.com/2009/07/14/cin%e2%80%99in-dev-tirajlara-ulasan-biri-resmi-nitelikli-iki-gazetesi-ingilizce-versiyonlarinda-basbakan-recep-tayyip-erdogan%e2%80%99in-urumci%e2%80%99de-yasanan-olaylar-icin-bir-tur-soykirim/</link>
<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 13:02:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>haber</dc:creator>
<guid>http://haber21.wordpress.com/2009/07/14/cin%e2%80%99in-dev-tirajlara-ulasan-biri-resmi-nitelikli-iki-gazetesi-ingilizce-versiyonlarinda-basbakan-recep-tayyip-erdogan%e2%80%99in-urumci%e2%80%99de-yasanan-olaylar-icin-bir-tur-soykirim/</guid>
<description><![CDATA[Çin&#8217;in resmi yayın organı China Daily, Başbakan Erdoğan&#8217;ın, &#8220;Urumçi&#8217;de soykı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Çin&#8217;in resmi yayın organı China Daily, Başbakan Erdoğan&#8217;ın, &#8220;Urumçi&#8217;de soykı]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çin medyasından Erdoğan'a çağrı]]></title>
<link>http://bilgibirikim.wordpress.com/2009/07/14/cin-medyasindan-erdogana-cagri/</link>
<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 07:43:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>bilgibirikim</dc:creator>
<guid>http://bilgibirikim.wordpress.com/2009/07/14/cin-medyasindan-erdogana-cagri/</guid>
<description><![CDATA[Çin&#8217;in resmi yayın organı China Daily, Başbakan Erdoğan&#8217;ın, &#8220;Urumçi&#8217;de soykı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://www.haberturk.com/2009/07/14/kuturesim/cincagriikucukkk.jpg" alt="" hspace="5" vspace="2" width="121" align="left" />Çin&#8217;in resmi yayın organı China Daily, Başbakan Erdoğan&#8217;ın, &#8220;Urumçi&#8217;de soykırım&#8221; yapıldığına ilişkin sözlerini geri alması çağrısında bulundu.<br />
<!--more--><br />
Çin&#8217;in resmi yayın organı, Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın, &#8220;Urumçi&#8217;de soykırım&#8221; yapıldığına ilişkin sözlerini geri alması çağrısında bulundu. Erdoğan, Çin&#8217;in içişlerine karışmakla suçlandı.</p>
<p>&#8220;China Daily&#8221; adlı gazetede yayımlanan &#8220;Gerçekleri saptırmayın&#8221; başlıklı başyazıda, Urumçi&#8217;de ölen 184 kişiden 137&#8217;sinin Çinli olduğu vurgulandı.</p>
<p>Yazıda, bu tablonun gerçekleri ortaya koyduğu belirtildi ve Başbakan Erdoğan&#8217;ın &#8220;Urumçi&#8217;deki olayalara ilişkin ifadelerini geri alması gerektiği&#8221; kaydedildi.</p>
<p>Çin&#8217;in resmi yayın organı &#8220;China Daily&#8221;, Başbakan Erdoğan&#8217;ın açıklamalarını, Çin&#8217;in içişlerine karışmak olarak değerlendirdi.</p>
<p>Erdoğan geçen hafta yaptığı açıklamada, &#8220;Anda Çin&#8217;deki bu olay adeta bir soykırımdır. Bunu daha farklı bir şekilde yorumlamanın bir anlamı yok&#8221; değerlendirmesinde bulunmuştu</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boş Mezarlar Şehri &ndash; Srebrenitsa]]></title>
<link>http://emrahunsal.wordpress.com/2009/07/11/bos-mezarlar-sehri-srebrenitsa/</link>
<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 14:48:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://emrahunsal.wordpress.com/2009/07/11/bos-mezarlar-sehri-srebrenitsa/</guid>
<description><![CDATA[&#160; 1995 yılı, medeni! Avrupa’nın utanç yılıydı. Öyle ki, burunlarının dibinde 3 yıldır olup bite]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&#160; 1995 yılı, medeni! Avrupa’nın utanç yılıydı. Öyle ki, burunlarının dibinde 3 yıldır olup bite]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ Unutmak Da Affetmek De İstemiyorum ]]></title>
<link>http://jansetkaravin.wordpress.com/2009/07/11/unutmak-da-affetmek-de-istemiyorum/</link>
<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 10:17:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>jansetkaravin</dc:creator>
<guid>http://jansetkaravin.wordpress.com/2009/07/11/unutmak-da-affetmek-de-istemiyorum/</guid>
<description><![CDATA[İnsanlığın hafızasından silinmedi. BM askerlerinin korumasındaki ‘Güvenli Bölge’ Srebrenica’da üç yı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İnsanlığın hafızasından silinmedi. BM askerlerinin korumasındaki ‘Güvenli Bölge’ Srebrenica’da üç yı]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erdoğan tavrını koydu ]]></title>
<link>http://politikhaber.wordpress.com/2009/07/11/erdogan-tavrini-koydu/</link>
<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 10:14:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>ankarahaber</dc:creator>
<guid>http://politikhaber.wordpress.com/2009/07/11/erdogan-tavrini-koydu/</guid>
<description><![CDATA[Erdoğan tavrını koydu   Başbakan Erdoğan, Çin&#8217;de yaşanan olaylarla ilgili kullandığı vahşet ke]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div><img style="height:257px;" src="http://img4.mynet.com/ha4/e/erdo6.jpg" border="0" alt="" align="left" /></div>
<div><span>Erdoğan tavrını koydu</span>  </div>
<div><span></span></div>
<div><span style="font-size:medium;">Başbakan Erdoğan, Çin&#8217;de yaşanan olaylarla ilgili kullandığı vahşet kelimesinin arkasında olduğunu belirterek, &#8220;Yüzlerce insanın öldürüldüğü, binlercesinin yaralandığı olaylar için kullanılacak kelime vahşettir. Bu bir soykırımdır&#8221; dedi.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;">Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &#8221;Bir taraftan evrensel değerleri konuşacağız, <span><span>insan</span></span> haklarını konuşacağız, öbür taraftan bunlara seyirci kalacağız; bu olacak iş değil&#8221; dedi.</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">İtalya&#8217;nın L&#8217;aquila kentindeki G-8 Zirvesi&#8217;nin ardından Türk basın mensuplarınının soruları yanıtlayan Erdoğan, bir gazetecinin, &#8221;Dün <span><span>Avrupa</span></span> Birliği liderleriyle ilgili bir toplantıda yer aldınız? Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği süreciyle ilgili <span><span>yeni</span></span> başlıklarla ilgili nasıl bir görüşme gerçekleşti?&#8221; sorusu üzerine, şunları söyledi:</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">&#8221;Bizim müzakerelerimizle ilgili süreci genelde değil, daha çok dönem başkanı değerli meslektaşım Fredrik Reinfeldt ile görüştük. Orada kendi samimi yaklaşımlarını her <span><span>zamanki</span></span> gibi ifade ettiler. Bu konuda da yine gerek başmüzakereci arkadaşım, gerekse Dışişleri Bakanımız da irtibatlarını devam ettirecek. Bizler şu anda parlamento dışı yapabileceğimiz çalışmaları yapmak suretiyle parlamento açıldığı döneme kadar alacağımız mesafeleri almayı planlıyoruz. Onu da kendileriyle müzakere ettik.&#8221; </span></div>
<div><span style="font-size:medium;">Başbakan Erdoğan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#8217;ndeki olaylara ilişkin bir soru üzerine de şunları kaydetti:</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;">&#8221;Görüşme yaptığım bazı <span><span>devlet</span></span> başkanlarına ve başbakanlara düşüncelerimi ifade ettim. &#8216;Vahşet&#8217; ifadesini Türkiye&#8217;de zaten kullandım. Onun da arkasındayım. Çünkü yüzlerce insanın öldürüldüğü ve bini aşkın insanın yaralı olduğu bir olayı, adeta bir soykırımı herhalde başka bir kelime ifade etmez.Bunu hem bir soydaş olarak, hem aynı değerleri paylaşan insanlar olarak söylemek durumundayız. Bir taraftan evrensel değerleri konuşacağız, insan haklarını konuşacağız, öbür taraftan bunlara seyirci kalacağız; bu olacak iş değil. Bu nereden <span><span>gelirse</span></span> gelsin, hangi değerleri paylaşırsa paylaşsın eğer insan öncelikli bir dünyayı paylaşıyorsak, bu konuda ikili ilişkiler veyahutta menfaatler değil, insan öne çıkmalı ve <span><span>insana</span></span> yönelik bu noktada dünyadaki tüm ülkeler el ele vermeli diye düşünüyorum.</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">Böyle inanıyorum, böyle inandığım için de orada çıkarları değil, bunu düşünmek durumunda olduğumuzu söylüyorum ve adaletli bir yaklaşımla Çin yönetiminden buradaki failler üzerinde gerekli yaptırımların ortaya konulmasını, uygulamaya konulmasını bekliyoruz. İstediğimiz budur ve bundan daha doğal da bir şey olamaz. Bu düşüncelerimi de görüştüğüm meslektaşlarıma da ifade ettim. İkili görüşmelerde de &#8216;kimse hayır şöyle değil&#8217; demiyor. </span></div>
<div><span style="font-size:medium;">Herkes de bu olayı hakikaten bayağı sıkıntılı bir şekilde değerlendiriyor. &#8216;Bu durumun üzerine de hassasiyetle eğilmek gerekir&#8217; diye düşünüyorlar ve BM Güvenlik Konseyi&#8217;nde Çin daimi üye, biz geçici üye; orada da bu işin değerlendirilmesi, görüşülmesi gerekir diye de inanıyorum, düşünüyorum. Bunu da dönünce arkadaşlarımla değerlendireceğiz.&#8221;</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">Bir gazetecinin, hangi liderlerle ve başbakanlarla görüşme fırsatı bulduğuna ilişkin bir soruya Erdoğan, &#8221;Hemen hemen bütün liderlerle görüşme fırsatım oldu diyebilirim. Kimisiyle <span><span>yemekte</span></span>, kokteyl kısmında, hepsiyle az çok bir görüşme fırsatını yakaladım. Bir kısmıyla bu konuları görüşme imkanımız oldu. Bir kısmıyla da Dışişleri Bakanımız vasıtasıyla döndükten sonra yapacağımız çalışma ile ayrıca bu görüşmeleri devam ettireceğiz&#8221; karşılığını verdi.</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">Erdoğan, &#8221;G-8 formatının G-14&#8242;e dönüştürülmesinden bahsediliyor. G-14 formatında ileride Türkiye&#8217;nin olabilmesi, İtalyan basınında konuşuldu. Bu konudaki düşünceniz nedir?&#8221; sorusuna şu yanıtı verdi</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">&#8221;Doğrusu benim katıldığım oturumlarda bu gündeme gelmedi. Fakat bunun kulislerini duyuyorum. Kulislerini duymak da tabii benim şu anda böyle bir değerlendirme yapmamı bir yerde gerektirmiyor. Fakat bu konuda G-14 tezini savunanlar olduğu gibi G-20 tezini savunanlar da vardır.</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">Öyle zannediyorum ki Pitzburg&#8217;da <span><span>kolay</span></span> bir adım herhalde farklı bir durum arz edecektir. Onun için Birleşmiş Milletler toplantısını bekleyelim ve oradaki Pitzburg buluşmasında büyük ölçüde daha geniş gündeme <span><span>gelecektir</span></span>.&#8221;</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">Bir gazetecinin, İtalya&#8217;ya gelmeden önce bir İtalyan gazetesine verdiği demeci hatırlatarak, &#8221;Gerek Sarkozy, gerekse Merkel konusunda bazı yakınmalarınız söz konusuydu. O hissediliyordu. Yani baş başayken farklı mesajlar verdiklerini ama kendi kamuoylarına konuştuklarında farklı bir üslup kullandıklarından bahsediyorsunuz Türkiye konusunda. Bu zirvede Sarkozy&#8217;nin dışında Merkel&#8217;le de görüştünüz mü? Kendilerine bu konuları dile getirme imkanınız oldu mu?&#8221; sorusuna Erdoğan, &#8221;Görüşmelerde bu konular gündeme gelmedi. Gerek Sarkozy ile gerekse Merkel&#8217;le böyle bir görüşmemiz olmadı. Daha çok şu anda küresel finans krizi, <span><span>ekonomik</span></span> <span><span>kriz</span></span>, Merkel&#8217;le özellikle bunları görüştük. Sayın Sarkozy ile sadece gıda güvenliği konusunda kısa bir görüşmemiz oldu o kadar&#8221; yanıtını verdi.</span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu]]></title>
<link>http://zahaber.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</link>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 06:53:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>teknoradi</dc:creator>
<guid>http://zahaber.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</guid>
<description><![CDATA[çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katlia]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p> çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu]]></title>
<link>http://udmhabernet.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</link>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 06:53:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>teknoradi</dc:creator>
<guid>http://udmhabernet.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</guid>
<description><![CDATA[çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katlia]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p> çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu]]></title>
<link>http://ilohaber.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</link>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 06:53:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>teknoradi</dc:creator>
<guid>http://ilohaber.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</guid>
<description><![CDATA[çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katlia]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p> çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu]]></title>
<link>http://hynette.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</link>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 06:53:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>teknoradi</dc:creator>
<guid>http://hynette.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</guid>
<description><![CDATA[çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katlia]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p> çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu]]></title>
<link>http://tyhaberizle.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</link>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 06:53:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>teknoradi</dc:creator>
<guid>http://tyhaberizle.wordpress.com/2009/07/10/cin-katliami-cin-zulmu-cinlerin-uygurlara-yaptiklari-cinlilerin-turklere-yaptiklari-izle-katliam-resimleri-sincan-soykirim-videosu/</guid>
<description><![CDATA[çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katlia]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p> çin katliamı, çin zulmü, çinlerin uygurlara yaptıkları, çinlilerin türklere yaptıkları, izle, katliam, resimleri, sincan, soykırım, videosu</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
