<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>susam &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/susam/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "susam"</description>
	<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 11:38:04 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Açılımlar]]></title>
<link>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/29/acilimlar/</link>
<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 11:33:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>emajidli</dc:creator>
<guid>http://emajidli.wordpress.com/2009/11/29/acilimlar/</guid>
<description><![CDATA[İlk önce şunu belirteyim –  Biz açılımı seven halkız… Zamanında Osmanlı imparatorluğu, 3 kıtaya bird]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İlk önce şunu belirteyim –  Biz açılımı seven halkız… Zamanında Osmanlı imparatorluğu, 3 kıtaya bird]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vajinal Mantar ve Bitkisel Tedavi Tavsiyeleri]]></title>
<link>http://dogaltedavi.wordpress.com/2009/07/26/vajinal-mantar-ve-bitkisel-tedavi-tavsiyeleri/</link>
<pubDate>Sun, 26 Jul 2009 16:32:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>ozboduc</dc:creator>
<guid>http://dogaltedavi.wordpress.com/2009/07/26/vajinal-mantar-ve-bitkisel-tedavi-tavsiyeleri/</guid>
<description><![CDATA[VAJİNAL MANTAR Tanımı: Derinin mantar hastalığının vajina bölgesinde görülmesidir. Nedenleri: Bir ma]]></description>
<content:encoded><![CDATA[VAJİNAL MANTAR Tanımı: Derinin mantar hastalığının vajina bölgesinde görülmesidir. Nedenleri: Bir ma]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[IŞIL'IN SUSAMLI ÇUBUKLARI]]></title>
<link>http://caykahvekeyfi.wordpress.com/2009/06/04/isilin-susamli-cubuklari/</link>
<pubDate>Thu, 04 Jun 2009 11:17:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>caykahvekeyfi</dc:creator>
<guid>http://caykahvekeyfi.wordpress.com/2009/06/04/isilin-susamli-cubuklari/</guid>
<description><![CDATA[MALZEME: 2 bardak kepek un (bardak çok büyük olmayacak) 90gr tereyağ (oda sıcaklığında) 1 paket kaba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[MALZEME: 2 bardak kepek un (bardak çok büyük olmayacak) 90gr tereyağ (oda sıcaklığında) 1 paket kaba]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ANTEP KURABİYESİ(KAHKE)]]></title>
<link>http://hayatcemresi.wordpress.com/2009/05/05/antep-kurabiyesikahke/</link>
<pubDate>Mon, 04 May 2009 22:07:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>----HAYATCEMRESİ----</dc:creator>
<guid>http://hayatcemresi.wordpress.com/2009/05/05/antep-kurabiyesikahke/</guid>
<description><![CDATA[Rabbimin adıyla başlarım&#8230; Sizlerle arasıra yaptığım ve çok keyifle yediğim bir tarifi paylaşma]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="aligncenter size-full wp-image-397" title="dscf3342" src="http://hayatcemresi.wordpress.com/files/2009/05/dscf3342.jpg" alt="dscf3342" width="665" height="440" /></p>
<h2>Rabbimin adıyla başlarım&#8230;</h2>
<h2>Sizlerle arasıra yaptığım ve çok keyifle yediğim bir tarifi paylaşmak istiyorum.Kahkenin asıl ustası Antepli hanımlardır,benim yaptığım onların ki gibi olur mu bilmem,ancak benzediğini düşünüyorum.Denemek isteyenler çok sevgili arkadaşlarım <a href="http://lavantin.wordpress.com/2008/09/23/antepin-bayram-kahkesi-mayanali-kahke/">lavantin</a> ve <a href="http://cahideninelleri.wordpress.com/2009/03/29/kahke/">cahide</a>&#8216;nin kahke tariflerine de bakabilirler,ne demiş atalarımız ,her yiğidin bir yoğurt yeyişi vardır benimki de o hesap <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </h2>
<h2><span style="color:#ff6600;">MALZEMELER:</span></h2>
<h2>yaklaşık birer çay bardağı rondoda çekilmiş susam,çörekotu,rezene</h2>
<h2>1 çay bardağı dut pekmezi</h2>
<h2>1 çay bardağı zeytinyağı,2 kaşık tereyağı</h2>
<h2>1 su bardağı toz şeker</h2>
<h2>1 çay bardağı yoğurt</h2>
<h2>2 yumurta,birisinin sarısı 1 tatlı kaşığı yoğurtla karıştırılıp üzerlerine sürülecek</h2>
<h2>kurabiye kıvamından biraz daha sert olacak şekilde kepeği alınmamış un</h2>
<h2>1 paket kabartma tozu</h2>
<h2><span style="color:#ff6600;">YAPILIŞI:</span></h2>
<h2>Bütün malzemeler karıştırılıp kahke hamuru hazırlanır.</h2>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-389" title="dscf3336" src="http://hayatcemresi.wordpress.com/files/2009/05/dscf3336.jpg" alt="dscf3336" width="694" height="447" /></p>
<h2>Hamurdan parçalar alınır ve istenilen şekiller verilerek tepsiye dizilir,üzerlerine yumurta ve yoğurt karışımı sürülür,susam serpilir.</h2>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-390" title="dscf3341" src="http://hayatcemresi.wordpress.com/files/2009/05/dscf3341.jpg" alt="dscf3341" width="706" height="467" /></p>
<h2>Orta ısıda ki fırında pişirilir,kahkeler fırında bekletilerek kurumaları sağlanır,bildiğimiz kurabiyeler gibi değil daha kuru olmaları sağlanır.</h2>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-394" title="dscf33803" src="http://hayatcemresi.wordpress.com/files/2009/05/dscf33803.jpg" alt="dscf33803" width="710" height="472" /></p>
<h2>Aşağıda da kahkeye o güzel ve farklı tadı veren susam,çörekotu ve rezene üçlüsü&#8230;</h2>
<h2>Bu tarifimi 42.porselen demlik çay saati etkinliğinin ev sahibesi <a href="http://tarifdunyasi.com/">tarifdünyası</a>&#8216;na gönderiyorum.</h2>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-395" title="dscf3315" src="http://hayatcemresi.wordpress.com/files/2009/05/dscf3315.jpg" alt="dscf3315" width="728" height="509" /></p>
<h2>Son söz olarak ta sizlere ikram etmek istediğim yeni<a href="http://www.israfm.com/izle.php?id=3152"> HEDİYEM </a>ruh dünyamız için buyrun.</h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Baharat Faydaları]]></title>
<link>http://diyets.wordpress.com/2009/04/29/baharat-faydalari/</link>
<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 01:34:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>filmcide</dc:creator>
<guid>http://diyets.wordpress.com/2009/04/29/baharat-faydalari/</guid>
<description><![CDATA[Eklenme: Nisan 29th, 2009 baharat Anason (anise) : Kahverengine yakin yesil renkte, oval maydanozgil]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Eklenme: Nisan 29th, 2009</p>
<p>baharat</p>
<p>Anason (anise) :<br />
Kahverengine yakin yesil renkte, oval maydanozgillerden Pimpinella anisum bitkisinin tohumu. Butun veya hafif dovulmus olarak genellikle kurabiyelerde, hamurislerinde, kraker ve ekmeklerde kullanilmaktadir. Kavruldugu zaman tadini arttiran anason tohumu Turkiye’dede yetistirilmektedir.</p>
<p>Biberiye (rosemary) :<br />
Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, bir bitki (Rosmarinus officinalis). Kurutulmus biberiye otunun dikenimsi yapraklari biraz dovulup parcalanarak balik bugulamada, et ve soslu tavuk yemeklerinde, pizzalarin sosunda kullanilir.</p>
<p>Defne yapragi (bay leaves) :<br />
Aromali Laurus nobilis bitkisinin acik yesil renkteki yapraklari. Corbalarda, domates soslarinda, pilavlarda, diger et, sebze ve balik yemeklerinde, marine yapiminda kullanilir. Akdeniz ulkelerine ozgu olan Defne bitkisi Turkiye’de de yetistirilmektedir.</p>
<p>Feslegen veya Reyhan Otu (basil) :<br />
Ocimum basilicum Akdeniz ulkelerinde yetisen yapraklari hafif acimsi, kokulu bir bitki. Soslu sebze ve et yemeklerinde, soslarda ve ozellikle pizza sosunda kurutulmus reyhan kullanilmaktadir.</p>
<p>Hashas Tohumu (poppy seed) :<br />
Papaver somniferum bitkisinin siyaha yakin renkte, ufak tohumlarindan olusan hashas tohumu Turkiyede genellikle kavrulmus olarak hamur islerinde, ayrica coreklerin ustlerine serpistirmek icin kullanilir.</p>
<p>Hint cevizi/ kucuk hindistan cevizi (nutmeg) :<br />
Myristica fragans; bu ağacın hoş kokulu tohumu. ,küçük hindistanceviz. Tatlilarda, keklerde ve diger herturlu tuzlu yemeklerde aromayi arttirici olarak kullanilir. Italyan, Fansiz ve Hindistan mutfaklarinda ve daha bircok ulkede diger baharatlarla karistirilarak kullanilan bir baharat cesididir.</p>
<p>Kakule (cardamom) :<br />
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Danimarka tarzi ekmek, unlu maamullerde, Afrika, Arap mutfaklarinda baharat olarak, ayrica yesil tanelerin icinden cikan tohumlarla cay ve kahve yapiminda birlikte kaynatilarak kakuleli kahve,cay yapiminda kullanilmaktadir.</p>
<p>Karabiber (black pepper) :<br />
Zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde bir bitki (Piper nigrum). Dunyaca butun yemeklerde kullanilan karabiberin tadini korumasi icin ozellikle tuketilecegi zaman ogutulup kullanilmasi tavsiye edilmektedir. Ana ureticisi Hindistan, Endonezya ve Brezilyadir. Eski caglarda cok degerli olan baharat vergi, kira, borc odemelerinde parayla esdeger olarak kullanilmistir.</p>
<p>Karanfil (cloves) :<br />
Et, tavuk kizartmalarinda (ust kismina butun olarak batirarak), kurabiye, kek (toz halinde) ve tatlilarda, Turkiye’de bazi yorelerde cayi kokulandirmak icin karanfil kullanilir. Ayrica agizdaki sarimsak kokusunu gidermek icin bir tane agiza alinip cignenir, karanfilin guclu aromasi bu kokuyu giderir. Ana ureticisi Endonezyadir.</p>
<p>Kekik (oregano) :<br />
Butun et kizartmalarinda, ozellikle Italyan mutfaginda, domates kaynakli soslarda, pizzalarda, hamur islerinde, yumurta ve mantarli yemeklerde kekik kullanilmaktadir. Turkiye kaliteli kekik uretiminde ilk siralarda yer almaktadir.</p>
<p>Kereviz Tohumu (Celery Seed) :<br />
Apium graveolens adli bitkinin kerevize yakin tatdaki tohumlarindan olusur. Tursu yapiminda tadlandirmak icin, salata soslarinda, corbalarda, kizartma etlerin soslarinda kullanilir. Her turlu yemege farkli bir tad katmak icin once kavrulup salca ilave ederek veya toz haline getirip serpistirmek sureti ile kullanilabilir.</p>
<p>Kişniş (coriander) :<br />
Maydanozgillerden yaprakları maydanozu andıran, 20-60 cm yükseklikte, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki (Coriandrum sativum). Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kurutulmuş meyvesi veya tohumu. Koftelerde; kereviz, patlicanli, soganli, sosisli yemeklerde, mercimek, patates, baklagilli yemeklerde, ayrica biskuvi ve hamurislerinde kişniş kullanilabilir. Ana ureticisi Fas’tir.</p>
<p>Kimyon (cumin) :<br />
Cuminum cyminum bitkisinin tohumundan elde edilir. Kofte, izgara, etli dolamalrda, corbalarda kullanilir. Hindistan, Meksika mutfaginda onemli yer tutar.Havuç, domates, biber salatalarının soslarında, fırında, balık (biberiye, defne yaprağı, fesleğen ile), lahana, patlıcan mercimek gibi sebzelerde,patatesli yemeklerde kullanılır.</p>
<p>Mercakköşk (marjoram) :<br />
Küçük yapraklı, güzel kokulu bir saksı bitkisi. Kekikle iliskili oldugu soylenen mercankoskun kekikten daha tatli ve hos bir tadi bulunmaktadir. Balık ve et yemeklerinde, kuzu ve dana eti ile yapılan ızgara ve soslu yemeklerde, domatesli yemek ve salatalarda, haşlanmış sebzelerde (lahana pırasa havuç patates) kullanılır. Tavuk kızartmalarında fırına koymadan önce tavuğun içine bir miktar konulabilir. Ayrıca limon ve zeytinyağı ile kullanılması tavsiye edilir. Kuru sebzeli yemeklere çorbalara, soğanlı patates, sosisli yemeklere, pizza sosuna kullanılır.</p>
<p>Nane (mint) :<br />
Ezogelin, mercimek gibi corbalarda, kuzu etinde, soslarda (cacik gibi), cay ve diger iceceklerde. tatli ve dondurmalarda servis yapilirken, ayrica salata ve dolmalarda nane kullanilir. Orta caglarda mutfaklardaki kullaniminin disinda toz haline getirilip disleri beyazlatmadada kullanilmistir.</p>
<p>Rezene (fennel) :<br />
Sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare). spagetti soslarında, salata soslarında, patates salatalarında, somon, uskumru, levrek gibi balıkların buğulamalarında, mantar soslarında kullanılır. Çerkez tavuğu, kuzu eti ızgara balık, kabak, bazı tür keklere ve konservelere kullanılır.</p>
<p>Safran (saffron) :<br />
Cok pahali bir baharattir. Baharda çiçek açan soğanlı bir kültür bitkisi (Crocus sativus). Bu bitkinin tepeciklerinin elle tektek toplanarak kurutulmasıyla elde edilen safranin 225,000 tanesi ancak yarim kiloya yakin urun verir. Genel olarak renklendirmek ve tad vermek icin sıcak suda eritilmek sureti ile özellikle pilav, zerde, rizotto gibi yemeklerde, hamur islerinde, balik yemeklerinde kullanılır.</p>
<p>Sumak (sumac) :<br />
sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç, somak (Rhus coriafia). Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan mercimeğe benzeyen meyvesi. Salatalarda (yeşil salatalar, domates, taze soğan) ve genellikle yoğurtlu kebaplarda kullanılır. Sumak ekşisinin antiseptik özelliği nedeniyle salatalarda kullanılmasında yarar vardır.</p>
<p>Susam (sesame seed) :<br />
Sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum). Bu bitkinin küçük, sarımtırak tohumu. Tad vermek icin herturlu ekmek, hamurisi, bazi keklerde ve salata soslarinda kullanilir. Cok eski tarihlerden beri kullanilan baharatlardan biri olan susam, yaklasik M.O. 1500 yillarinda Misirlilar tarafindan ilac olarak kullanilmistir.</p>
<p>Tarçın (cinnamon) :<br />
Cinnamomum ağacının, içinde kokulu bir yağ bulunması dolayısıyla bahar gibi kullanılan kabuğu. Sütlü tatlılarda, salep, boza, pastalarda, meyve kompostosunda, keklerde, elma turtasında ve dondurmalarda kullanılır. Çubuk halindeki tarçın ıhlamur ve karanfille kaynatılmak sureti ile sıcak bir kış içeceği olarak içilir.</p>
<p>Tarhun Otu (tarragon) :<br />
Anasonla nanenin aromalarini andiran Artemisia dracunculus adli bitkinin kurutulmus yapraklari. Sebze çorbalarında her türlü salata (özellikle yeşil veya domatesli) ve soslarında, söğüş, omlet, ızgara somon balığı, haşlanmış veya pişirilmiş tavuk, dana ve av etlerinin soslarında (bearnez, holandez, römulad vb) kullanılır. Yavan yemeklere çeşni katar. Tarhunotu güzel kokusuyla tuz , biber ve sirkenin yerini tutabilir.</p>
<p>Yenibahar (allspice) :<br />
Aromasi karanfil, hint cevizi ve tarcin karisimini andirdigi icin ingilizcede allspice adini alan yenibahar bezelye taneleri buyuklugundedir. Turk mutfaginda ozellikle etli ve zeytinyagli dolmalarda, genel olarak soslarda, et yemeklerinde. koftelerde, degisik tatlilarda kullanilir. En cok uretildigi ulke Jamaika’dir.</p>
<p>Zencefil (ginger) :<br />
Hindistan ve Malezya’da yetişen, yaklaşık 100 cm yüksekliğinde, kamış görünüşünde, çok yüksek ve otsu bir bitki (Zingiber officinale). Unlu, yumurtalı beyaz soslarda bir çay kaşığının yarısı ilave edilir. Özel bir tadı vardır. Bazı etli dolmalara konulur, ızgara etlere pişmeden önce serpilir. Tatlılara ve bazı kuru pastalara, kurabiyelere konulur. Sahlep piştikten sonra tarçın ile beraber üzerine dökülür. Ihlamurla karıştırıldığında soğuk algınlığının ve öksürüğün en iyi ilacıdır.</p>
<p>Zerdeçal:<br />
Curcuma longa bitkisinin kurutulmus kökü. Pirinç pilavı, her türlü makarna ve hamur işlerinde, balık çorbalarında, mayonezlerde kullanılır. Ayrıca çiğ olarak rendelenmiş ve beşamel sos ilave edilmiş kereviz salatalarının içine ilave edilebilir. Zencefili andiran gorunumlu olan kökün tadi zencefille karabiber arasindadir. Pilavlarda, hamur islerinde, hardal sosu yapiminda, tereyag ve peynirlerde kullanilmaktadir.</p>
<p>Mahlep (mahalep) :<br />
Acı bademi andıran bir kokusu vardır. Keklere, çöreklere, kuru pastalara (Bir kg una bir çorba kaşığı koymak sureti ile) ilave edilerek kullanılır</p>
<p>Adaçayı<br />
Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.</p>
<p>Anason<br />
Maydanozgillerden bir yıllık bir bitkinin tohumudur. Yurdumuzda ekimi çok yapılan anasonun anayurdu Mısır’dır. Anasonun tohumlan çok küçük, yeşilimsi, tatlı ve bahaflı olur. Ülkemizde hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır. Avrupa’da anasonlu likör ve meşrubat da yapılmaktadır. Çin’de ve Vietnam’da yetişen ” yıldızanasonu ” ise manolyagillerden yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Tadı ve kokusu anasona benzediğinden bu ad verilmiştir.</p>
<p>*Ardıç<br />
Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı kahverengi, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Yemişlerinden hekimlikte kullamlan bir cins esans da çıkarılmaktadır. Genellikle av ve kümes hayvanlan etlerinin pişirilmesinde, dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır. Ardıç başta cin olmak üzere çeşitli alkollü içkilere koku ve tat vermek için kullanılır. Ülkemizde de ” tükenmez ” adıyla anılan ve çeşitli meyvelerden yapılan içeceğin de mayalanması ve hoş bir koku kazanması için ardıç konur.</p>
<p>*Benmari<br />
İçi sıcak su dolu başka bir kabın içine oturtarak pişirmek</p>
<p>*Biber<br />
Patlıcangillerden, ülkemizde bol yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve çoğu zaman acı meyveleri olan bir bitkidir. Ülkemizde başlıca şu cinsleri yetişir:<br />
Sivri biber, sulak yerde yetişirse tatlı olursa da, genellikle acıdır. Tazeyken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa veya güneşte kurutulursa kızarır.<br />
Çarleston biber, sivri biberden daha kalın, daha etlidir genellikle tatlıdır.<br />
Domates biberi, domatese benzer, yayvan yapılıdır. Rengi kırmızıdır, ama acı değildir.<br />
Dolmalık biber, yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber de fazla olgunlaşınca veya güneşte kurutulunca kızarır.<br />
Paprika, ülkemizde kırmızıbiber, Avrupa’da Paprika diye amlan bu cins biber tazeyken bile kırmızıdır ve genellikle çok acıdır. Macarlann ünlü gulaş ve benzeri yemeklerinde kullandıklan biber budur. Bütün biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra tuz durumuna getirilir, buna ” kırmızıbiber ” adı verilir ve ” çok acı “, ” acı “, ” az acı ” ve ” tatlı ” olarak ayrı ayrı satılır. Kırmızı renkli domates biberinden ” biber salçası ” yapılır. Biber salçası Güney Anadolu’da çok kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde güneşte kızarmış tatlı biberlerden de biber salçası yapılmaktadır.</p>
<p>*Biberiye<br />
Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde bol yetişen bir bitkidir. Ülkemizdeki dağlarda da yaygın olarak görülen bu bitki yaz, kış yeşildir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişir. Soğuk yerlerdeyse, kışın üstünün örtülmesi gerekir. En iyisi evlerde bir saksı içinde yetiştirmektir. Böylece her zaman el altında bulundurmak mümkün olur. Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde diğer et yemeklerinde ve soslarda hoş bir koku vermesi için kullanılır.</p>
<p>*Cevz-i bevva<br />
Ülkemizde bazı baharatçılar buna ” küçük hindistancevizi ” demektelerse de bildiğimiz hindistanceviziyle bir ilgisi yoktur. Hindistancevizi hurma cinsinden, bir tropikal bölge yemişidir. Cevz-i bevvaysa, sıcak bölgelerde yetişen ikiçeneklilerden bir ağacın fındık ve ceviz arasında bir büyüklükteki yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve genellikle tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır. Fazlası zararlı olduğundan, özellikle de beyni ve sinir sisteınini etkilediğinden cevz-i bevvayı yemeklerde çok az (sivri uçlu bir bıçağın ucunda duracak kadar) kullannıak gerekir.</p>
<p>*Defne<br />
Yapraklarını dökmeyen bir ağaç olan defne ağacının kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılır. Akdeniz ülkelerinde çok rastlanan defne ağacı güneşli ve kuytu yerlere dikilmesi şartıyla Doğu Anadolu Bölgesi’ nde de yetiştirilebilmektedir. Yapraklan çok güzel kokulu olduğundan Türk mutfağında ve diğer ülke mutfaklarında çok önemli bir yer tutmaktadır. Defne yaprakları çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlannın etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda kullanıldığı gibi bazı turşulann ve konservelerin de önemli malzemesidir. Avrupa’ da zeytinyağında konserve edilen mantarlarınn içine mutlaka birkaç defneyaprağı konulur.</p>
<p>*Dereotu<br />
Maydanozgillerden, iplik biçiminde yapraklan olan bir bitkidir. Güzel kokusu nedeniyle cacık, çiroz salatası gibi bazı salatalarda ve zeytinyağlı birçok yemekte, böreklerde çiğ ve pişmiş olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Türkiye’ de ve Akdeniz ülkelerinde çok yetişir.</p>
<p>*Fesleğen<br />
Ballıbabagillerden yapraklan çok keskin ve güzel kokulu olan yıllık bir bitkidir. Anayurdu Hindistan’dır. Akdeniz ülkelerinde ve ülkemizde süs bitkisi olarak bahçelerde, özellikle de saksılarda yetiştirilmektedir. Fesleğen Türk Mutfağı’ nda pek fazla kullanılmaz. Ama Avrupa ülkelerinde domates salçasında, türlü soslarda, çorba ve salatalarda çok kullanılmaktadır. Pek çok türü bulunan bu bitkinin yapraklan yıkandıktan sonra maydanoz gibi kullanılır.</p>
<p>*Frenk Maydanozu<br />
Maydanozgillerden kırlarda kendiliğinden yetişen bir yıllık bitkidir. Boyu 40 cm’ ye kadar ulaşan frenk maydanozunun anayurdu Avrupa’dır. Maydanoz gibi kokulu yapraklarından yararlanılır. Kızartmalara, soslara ve salatalara hoş bir tat verir. Kıvırcık olan yapraklarından servis tabaklannın süslenmesinde de yararlanılır.</p>
<p>*Hardal<br />
Turpgillerden bir bitkidir. Bu bitkinin sert ve yakıcı bir madde taşıyan tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Bu karışım özellikle ızgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır. Hardal toz halinde bazı yemeklerde de kullanılır.</p>
<p>*Kakule<br />
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen kokulu bir bitkidir. Kakulenin baharat olarak kullanılan tohumları mercimekten küçük ve beyazımsı bir renktedir. İştah açıcı, mide bozukluklarını giderici ve gaz söktürücü özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. ABD’de güzel koku vermesi için çikletlere de kakule katılmaktadır.</p>
<p>*Karabiber<br />
Karabibergillerden, zeytinsi meyvelerinin taneleri yuvarlak, yapraklan yürek biçiminde tırmanıcı bir tropikal bölge bitkisidir. En çok Güney Asya’da ve Endonezya’da yetişir. Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemeğe bütün olarak veya dövülmüş toz durumunda koymak mümkündür. Ancak mideye zararı olduğundan, midesi rahatsız olanlar karabiber kullanmaktan kaçınmalıdırlar.<br />
Karabiber tane veya toz halinde satılır. Tane karabiber alıp, kullanılacağı zaman çekip toz haline getirmek ve taze taze kullanmak daha doğrudur. Böylece karabiberin keskinliği kaybolmaz. Ülkemizde pek bilinmemesine karşın Avrupa’da karabiberin beyazı, yani ” beyaz biber ” de çok kullannılır. Karabiber, bu tırmanıcı bitkinin iyice olgunlaşmamış meyvelerinin, güneşte veya çok hafif bir ateşte kurutulmasıyla elde edilir.<br />
Beyaz biber ise, aynı bitkinin iyice olgunlaşmış meyveleridir. Bu taneler bir süre deniz suyunda veya kireçli suda bekletilir. Sonra kabuklan soyulup içi kurutulur. Beyaz biber, karabiberden daha keskin kokuludur.</p>
<p>*Karanfil<br />
Yaz, kış yeşil bir bitki olan karanfil mersingillerdendir. Hindistan, Filipinler ve Afrika’da yetişir. Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuklan kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Genellikle kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, bazı sos ve yemeklerde kullanılır. 2-3 tane dövülmemiş karanfil 3-4 litre et suyuna hoş bir koku vermeye yeter. Karanfilin pastacılık ve şekerlemecilikte de önemli bir yeri vardır. Bazı Anadolu köylerinde, çaya da bir karanfil tanesi atarak bambaşka bir tat ve koku verilir. Karanfil bitkisinin tohumlarından ilaç yapımında kullanılan karanfilağı da çıkarılır.</p>
<p>*Kekik<br />
Ballıbabagillerden, yaprakları küçük ve karşılıklı, çiçekleri beyaz, pembe veya kırmızı ve başak durumunda olan kokulu bir bitkidir. Genellikle sıcak, kuru ve taşlık topraklan sever, ülkemizde çok yetiştirilir. Etlerin, ızgaralann, sebzelerin, haşlanmış balıklann ve salçaların kokulandınlmasında kullanılır. Ülkemizin bazı bölgelerinde, özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol bol kullanılır.</p>
<p>*Kereviz<br />
Maydanozgillerden, kökleri ve yapraklan sebze olarak kullanılan kokulu, baharlı bir bitkidir. Yapraklı ve kök olarak iki çeşidi vardır. Kök kerevizinin kökleri iri olur. Yaprak kerevizinin kökleriyse, yok denecek kadar küçüktür. Hem ülkemizde hem de Avrupa’da bu bitkinin köklerinden ve yapraklarından çok yararlanılmaktadır. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı Avrupa ülkelerinde yapraklan çiğ olarak da kullanılmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen kök kerevizler iki cinstir: ” San kereviz ” ve ” Odesa kerevizi “. Bunlardan ı~ıakbul olam ” Odesa kerevizi ” dir.</p>
<p>*Kimyon<br />
Maydanozgillerden kokulu bir bitkidir. Anayurdu Akdeniz Bölgesi olan bu bitkinin tohumları yarım santimetre uzunluğunda ve esmer-san reııktedir. Keskin kokusu ve tadıyla çok bilinen ve kullanılan bir baharattır. Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Ülkemizde köfte yaparken içine kimyon katılır. Sucuk yapımında da kimyonun önemli bir yeri vardır. İtalyanlar aperitifler ve ikram ettikleri bazı tuzlu bisküvilerin hamuruna kimyon katarlar. Hollandalılar ise kendilerine has bir peyniri kimyonla kokulandınrlar. İçine kimyon katılarak yapılan Alsace sosisi de tıpkı Türk sucuğu gibi ünlüdür. Almanya’nın bazı bölgelerinde yapılan kimyonlu ekmekler de bütün dünyada bilinmektedir. Avrupa’da çok beğenilen Kümmel likörü de kimyonludur. Kimyon tek başına kullanıldığı gibi baharat kanşımlarının (mesela köri) içine de girer.</p>
<p>*Kişniş<br />
Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran ve kurutulmuş meyvesi baharat olarak kullanılan bir bitkidir. Minik, sarımsı kahverengi meyvelerinin kokusu tazeyken pek hoş değildir. Ama kurutulunca bu kokunun yerini insana ferahlık veren hoş bir koku alır. Kişniş genellikle şuruplarda, likörlerde, şekerlemelerde kullanılmaktadır. Bu tohumlann şekere bulanmasıyla yapılan ” kişniş şekeri ” ülkemizde olduğu gibi başka ülkelerde de çok ünlüdür. Kişniş şekeri pastacılıkta çok kullanılmaktadır. Türk mutfağında kişniş bazı yemeklerde de kullanılır. Bitkinin körpe yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.</p>
<p>*Lassi<br />
Yoğurt, su, şeker ile yapılan ayran benzeri bir içecektir.</p>
<p>*Maydanoz<br />
Küçük, ince dilimli ve güzel kokulu yaprakları olan bir bitkidir. Maydanozun iki çeşidi vardır. Biri ” yaprak maydanoz “, diğeri ” kök maydanoz ” dur. Ülkemizde her iki çeşidi de yetiştirilir. Türk mutfağında olduğu gibi diğer ülkelerin mutfaklannda da maydanoz pek çok yemekte sıkça kullanılmaktadır. Tava yemeklerinde servis tabaklannın süslenmesinde de maydanozdan faydalanlır.<br />
Maydanozlann saplan da kokulu ve lezzetli olduğundan, saplarını da yapraklanyla birlikte doğramak gerekir.<br />
Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sulannda bu köklerden yararlanılmaktadır.</p>
<p>*Mercanköşk<br />
Ballıbabagillerden, yapraklan küçük ve ıtırlı bir saksı bitkisi olan mercanköşk bazı bölgelerde ” merzengGş ” olarak da adlandınlır. Anadolu’nun bazı bölgelerinde yabanî mercanköşke de rastlanmaktadır. Yabanî mercanköşke ” farekulağı ” da denilir. Ancak “farekulağı ” denilen ve cuhagillerden, tohumu kuşyemi olarak kullanılan bir başka bitkiyle kanştırmamak gerekir.<br />
Mercanköşk, Türk Mutfağı’nda, olduğu kadar Avrupa ülkelerinin mutfaklarında da çok kullanılan bir bitkidir. Sindirimi kolaylaştıncı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.</p>
<p>*Nane<br />
Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, ıtırlı, küçük bir bitkidir. ” yabanî nane “, ” Su nanesi “, yeşil nane ” gibi çeşitli cinsleri vardır. Yemeklerde kullanılan nane ” yeşil nane ” dir. Yetiştirilmesi kolay bir bitki olan nane ülkemizde olduğu gibi bütün Akdeniz ülkelerinde çokça yetişir. Türk mutfağında nane oldukça sık kullanılmaktadır. Çorbalardan, dolmalara kadar pek çok yemekte nane kullanılır. Avrupa ülkelerindeyse nane, daha çok fınnda ve tencerede pişirilen etler için hazırlanan soslara konulmaktadır. Bununla birlikte bazı haşlanmış sebze yemeklerinin de üstüne serpilir.</p>
<p>*Rezene<br />
Yakın zamana kadar ” raziyane ” adıyla tanınan rezene maydanozgillerdendir. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır. ” Denizrezenesi ” adı verilen türüyse, deniz kayalıklannda yetişir. Kokulu bir bitki olan denizrezenesi de kararezenesi gibi maydanozgillerdendir.</p>
<p>*Roka<br />
Turpgillerden yapraklan turp yaprağına çok benzeyen bir bitkidir. Gerek ülkemizde, gerek Avrupa’da yaygın olarak yetiştirilmektedir. Çiğ veya salata olarak, tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Bazı Avrupa ülkelerinin mutfaklannda salatalara kanıştırıldığı gibi servis tabaklannın süslenmesinde de kullamlır.</p>
<p>*Safran<br />
Süsengillerden, Akdeniz ülkeleı~inde yetişen, baharda çiçek açan küçük bir bitkidir. Bu bitkinin çiçekleri toplanır ve tepecikleri kurutularak kullanılır. Yemeklere san bir renk veren bu toz, zeytinyağında hiç erimez. Böylece kanşık veya hileli olup olmadığını kontrol etmek mümkündür. Akdeniz ve Doğu ülkelerine tSzgü pirinç ve balık yemekleı~inde kullanılan safran,bazı Balkan ülkelerinde ekmeğe katılır. Bazı yemeklere renk ve koku vermek için kullanılan safrandan zerde adı verilen tatlı yapılır.</p>
<p>*Sumak<br />
Ülkemizin bazı yerlerinde ” somak ” diye bilinen baharatın ağacı sıcak bölgelerde yetişir. Sakızağacıgiller familyasından küçük bir ağaç olan sumağın kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullamlır. Mercimeğe benzeyen ve mayhoş bir tadı olan taneleriyse dövülerek baharat olarak kullanılır. Bazı türleri zehirlidir. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılan sumağın dövülmüş taneleri, ince kıyılmış kırmızıbiberi andını:</p>
<p>*Tarçın<br />
Defnegillerden olan tarçın ağacının kabuğundan elde edilir. Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya’da yetişen bu ağacın kabuğu, içindeki kokulu ve uçucu bir yağdan ötürü baharat olarak kullanılmaktadır. Kabukları dövülüp toz haline getirildiğinde, yağımn uçması sonucu kokusunu çabuk kaybettiğinden genellikle kabuk parçaları durumunda ve cam kavanozlarda saklanır. Tarçın, ülkemizde genellikle sütlü tatlılarda ve hamur tatlılarında, şekerlemelerde, pastalarda ve bazı yemeklerde, boza, salep gibi içeceklerde, hatta kaynatılarak çay yerine kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinin mutfaklarındaysa soslara, bazı şaraplara, kremalara da konulmaktadır.</p>
<p>*Tarhun<br />
Doğu Avrupa ülkelerinde yetişen bileşikgillerden kokulu bir bitkidir. Yaprağının çok baharatlı olmasından ötürü salçalı et yemeklerinde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda çok kullanılır. Tarhun kanştınlmış sirkeyle yapılan mayonezlerin kendine has bir lezzeti ve kokusu olur. Tarhunlu sirke şöyle yapılır: iki avuç dolusu tarhun iyice yıkandıktan sonra bir şişeye konur. Üzerine yarım litre sirke boşaltılır ve 2-3 ay beklettikten sonra süzülerek başka bir şişeye aktarılır. Gerektikçe kullanılır.</p>
<p>*Tere<br />
Turpgillerden, yaprakları uzunca bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklan genellikle çiğ ve salata olarak yenir. Servis tabaklannda garnitür olarak da kullaınlır.</p>
<p>*Turp<br />
Turpgillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesi acımsı bir bitkidir. Etli olan kökleri yenir. Türbun ” karaturp “, ” beyaz turp “, ” yabanî turp “, ” kınmzı turp “, ” bayır turbu ” gibi birçok çeşidi vardır. Nemli toprakları sever. Beyaz turbun etli ve sulu bir yumru durumunda olan kökü, kabuğu soyulup rendelendikten sonra tuz, sirke ve zeytinyağıyla karıştırılarak salata olarak yenir. Ancak rendelendikten sonra suyunun süzülmesi gerekir. Bazı Avrupa mutfaklarında beyaz turbun kökü çeşitli soslarda da kullanılır. Karaturp da beyaz turp gibi salata olarak yenir. İri bir fındık büyüklüğünde veya körpe küçük havuç gibi uzun biçimde olan kırmızı turp rendelenmez. Üstü hafıfçe kazınıp, iyice yıkandıktan sonra bütün olarak veya ikiye bölünerek salatalara konur ve öyle yenir. Kırmızı turp aynı zamanda servis tabaklarının süslenmesinde de kullanılır. Turbun her türlüsü çiğ yenir.</p>
<p>*Vanilya<br />
Salepgillerden, çiçekleri beyaz ve kokulu, tırmanıcı küçük bir bitkidir. Genellikle Orta ve Güney Amerika ve Madasgaskar’da yetişen bu kalın ve etli bitkinin meyvesi iyice olgunlaşmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Baharat olarak kullanılan bu meyve kuruduğunda buruşur, esmer bir renk alir ve kokusu artar. Kurutulduktan sonra dövülerek toz haline getirilen vanilya, genellikle sütlü tatlılarda, dondurmalarda, pasta ve şekerlemelerde kullanılır. Meksika’da ve bazı Avrupa ülkelerinde çeşitli likörlere de konulur.</p>
<p>*Yenibahar<br />
Mersingillerden ABD’nin sıcak bölgelerinde yetişen bir bitkinin tohum şeklindeki küçük meyvesidir. Bu meyveler kurutulduktan sonra öğütülür ve çeşitli yemeklerde baharat olarak kullanılır.</p>
<p>*Zencefil<br />
Zencefılgillerden sıcak bölgelerde yetişen, güzel kokulu bir bitkidir. Genellikle Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya’da yetişmektedir. Bitkinin kokulu köksapları kurutularak toz durumuna getirilmesiyle baharat elde edilir. Köksaplardan hekiınlikte kullamlan bir tür yağ da çıkanlmaktadır. Aynca taze köksaplar pişirilerek yenir. Daha çok şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır. Uzakdoğu ülkelerinde çay, kahve, ıhlamur gibi içeceklere de zencefıl katılır. Zencefıl ” beyaz ” ve ” esmer ” olarak iki türlüdür. Köksaplar kurutulurken kabuklanndan aynlmazsa elde edilen zencefıl esmer, kabuğu ayıklanan ktSksaplardan elde edilen zencefıl ise beyaz olur.</p>
<p>*Zerdeçal<br />
Zencefılgillerden, yapraklan sivri uçlu, çiçekleri san renkte bir bitkidir. Bu bitkinin saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkanldığı için buna ” Hint safram ” da denir. Safran pahalı olduğundan genellikle zerde yapımında safran yerine zerdeçal kullanılır. Et, balık ve yumurtalı yemeklere katılan zerdeçal hardal hazırlamakta da kullanılır.</p>
<p><a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/adacayianason">Adaçayı<img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" />Anason</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" width="16" height="16" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/allspice">allspice</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/anason">Anason</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/anise">anise</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/ardic">Ardic</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/basil">basil</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/bay-leaves">bay leaves</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/benmari">Benmari</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/biber">Biber</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/biberiye">Biberiye</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/black-pepper">black pepper</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cardamom">cardamom</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/celery-seed">Celery Seed</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cevz-i-bevva">Cevz-i bevva</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cinnamon">cinnamon</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cloves">cloves</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/coriander">coriander</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/cumin">cumin</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/defne">Defne</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/defne-yapragi">Defne yapragi</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/dereotu">Dereotu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/fennel">fennel</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/feslegen">fesleğen</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/feslegen-veya-reyhan-otu">Feslegen veya Reyhan Otu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/frenk-maydanozu">Frenk Maydanozu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/ginger">ginger</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/hardal">Hardal</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/hashas-tohumu">Hashas Tohumu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/hint-cevizi-kucuk-hindistan-cevizi">Hint cevizi/ kucuk hindistan cevizi</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kakule">Kakule</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/karabiber">Karabiber</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/karanfil">Karanfil</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kekik">Kekik</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kereviz">kereviz</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kereviz-tohumu">Kereviz Tohumu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kimyon">Kimyon</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/kisnis">Kişniş</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/lassi">Lassi</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mahalep">mahalep</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mahlep">Mahlep</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/marjoram">marjoram</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/maydanoz">Maydanoz</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mercakkosk">Mercakköşk</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mercankosk">Mercanköşk</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/mint">mint</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/nane">Nane</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/nutmeg">nutmeg</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/oregano">oregano</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/poppy-seed">poppy seed</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/rezene">Rezene</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/roka">Roka</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/rosemary">rosemary</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/saffron">saffron</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/safran">Safran</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/sesame-seed">sesame seed</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/sumac">sumac</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/sumak">Sumak</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/susam">susam</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tarcin">Tarçın</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tarhun">Tarhun</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tarhun-otu">Tarhun Otu</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tarragon">tarragon</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/tere">Tere</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/turp">Turp</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/vanilya">Vanilya</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/yenibahar">Yenibahar</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/zencefil">Zencefil</a><img class="valign-img" src="http://www.diyetci.net/wp-content/themes/one-theme/img/icons/tag.gif" border="0" alt="Taglar" /> <a rel="tag" href="http://www.diyetci.net/diyet/zerdecal">Zerdeçal</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KETE]]></title>
<link>http://hayatcemresi.wordpress.com/2009/04/07/kete/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 13:01:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>----HAYATCEMRESİ----</dc:creator>
<guid>http://hayatcemresi.wordpress.com/2009/04/07/kete/</guid>
<description><![CDATA[Bizim çocukların belki en sevdikleri tatlardan birisidir kete&#8230;Evde malzeme olursa ve küçük oğl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><img class="aligncenter size-full wp-image-295" title="dscf3092" src="http://hayatcemresi.wordpress.com/files/2009/04/dscf3092.jpg" alt="dscf3092" width="655" height="477" /></h2>
<h2 style="text-align:justify;">Bizim çocukların belki en sevdikleri tatlardan birisidir kete&#8230;Evde malzeme olursa ve küçük oğlum da uyuyorsa veya evde kendisi ile ilgilenecek birisi varsa keyifle yaptığım bir hamur işidir.Zaten insan sağlıklı ise,Rabbinden başka kimseye muhtaç değilse,iman gibi bir zenginliğe sahipse,Rabbinin rızasından başka, ne isteyebilir ki?</h2>
<h2 style="text-align:justify;">Rabbim bizlere kendisini hakkıyla tanıyıp,razı olduğu , salih ameller işleyen kullarından eylesin,Rabbini unuttuğu için ,Rabbinin de kendisini unuttuğu kullardan eylemesin(amin).Tabii Rabbimizin unutması demek ,o insanı,kendi haline bırakması demek.Yoksa Rabbimiz , hepimizin de bildiği gibi noksan sıfatlardan münezzehtir.</h2>
<h2 style="text-align:justify;">Şimdi de keteyi nasıl yaptığımı anlatayım.</h2>
<h2 style="text-align:justify;">Ketenin hamuru , bildiğimiz yaş maya ile yapılan poğaça hamuru gibi hazırlanır.Poğaça hamurunun nasıl hazırlandığını yeniden hatırlamak isteyenler <span style="color:#ff6600;"><a href="http://hayatcemresi.wordpress.com/2008/12/17/cokelekli-ve-peynirli-pogaca/" target="_self">buraya </a></span>bakabilirler.</h2>
<h2 style="text-align:justify;"><span style="color:#ff6600;">YAPILIŞI:</span></h2>
<h2 style="text-align:justify;"><span style="color:#000000;">Hamur mayalanıp kabarınca yumruk büyüklüğünde veya ne kadar isterseniz o büyüklükte hamurdan parçalar alınır,düz bir zemin üzerinde merdaneyle bir cm kalınlığında açılır.üzerine bir kaç kaşık tahin sürülür.Toz şeker serpilir.Daha sonra hamur bir  kenarından</span> katlanarak rulo yapılır.Bu rulo bir ucundan diğer ucuna doğru sarılarak salyangoz  şeklinde sarılır .Dışarıda kalan ucu hamurun altına konulur.5-10 dak bekletilir.Eğer zamanınız yoksa bekletmeseniz de olur.Hamur yeniden ilk baştaki gibi açılır ,bu sefer tahin ve şekerden sonra dövülmüş ceviz de serpilir.Yeniden bir önceki sarma işlemleri yapılır.Hamur istenilen büyüklükte açılır,tepsiye konulur,üzerine yumurta saısıyla karıştırılmış yoğurt sürülür,susam serpilip fırında altı ve üstü kızartılır.Ben hamurları daha büyük alıp fırın tepsisinin hepsini kaplayacak şekilde bir tepsilik keteler yapıyorum,sonra keserek veya elde bölerek servis yapıyorum.</h2>
<h1 style="text-align:justify;"><span style="color:#ff6600;"><span style="color:#000000;"><span style="color:black;"><span style="font-size:large;font-family:Calibri;"><span style="color:#ff6600;">NOT:</span>Bu tarifi 40.PDÇSE&#8217;nin ev sahibi <a href="http://missgibi.blogcu.com/"><span style="color:#ff6600;">Necla&#8217;ya</span> </a>gönderiyorum.</span></span></span></span></h1>
<h1 style="text-align:justify;"><span style="color:#ff6600;"><span style="color:#000000;"><span style="color:black;"><span style="font-size:large;font-family:Calibri;">                              <img src="http://img78.imageshack.us/img78/4294/divbonjourmlrns2.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></span></h1>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ziraat Ürünleri]]></title>
<link>http://cografyadestek.wordpress.com/2009/01/17/ziraat-urunleri/</link>
<pubDate>Sat, 17 Jan 2009 14:34:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>cografyadestek</dc:creator>
<guid>http://cografyadestek.wordpress.com/2009/01/17/ziraat-urunleri/</guid>
<description><![CDATA[BUĞDAY İlk yetişme döneminde (ilkbaharda) yağış ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde kuraklık gereki]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>BUĞDAY</p>
<p></strong>İlk yetişme döneminde (ilkbaharda) yağış ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde kuraklık gerekir.Bu özelliğinden dolayı Karadeniz kıyılarında tarımı yapılamaz. Ayrıca düşük sıcaklılardan dolayı Doğu Anadolu Bölgesinin yüksek yerlerinde tarımı yapılamaz. Bunların dışında bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir.</p>
<p>Buğday üretimi iklimdeki karasızlıktan dolayı bazı yıllar artarken, bazı yıllar düşer. Üretimin en fazla olduğu bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir. İl olarak en fazla Konya,Ankara ve Adana’dır.</p>
<p><strong>ARPA</strong></p>
<p>Soğuğa ve sıcağa dayanıklıdır. Bundan dolayı buğdayın yetişebildiği her yerde yetişir. Ayrıca düşük sıcaklıktan dolayı buğdayın yetişemediği Doğu Anadolu’nun yüksek yerlerinde de tarımı yapılabilir. Üretim en fazla İç Anadolu Bölgesinde gerçekleşir.</p>
<p><strong>MISIR</strong></p>
<p>Yetişme döneminde bol su ister. Bundan dolayı yurdumuzda sulama imkanı olan bütün her yerde tarımı yapılabilir. Yağ elde edilmeye başlandıktan sonra tarımı Akdeniz Bölgesinde hızla gelişmiştir. Bugün mısır üretimimizin yarısına yakını Akdeniz Bölgesinden elde edilir (Adana çevresi başta gelir). Üretimde 2. bölge Karadeniz Bölgesidir (Buğdayın yerine tarımı yapılmaktadır.) Bölge halkının temel besin maddesi olduğundan ticarette değeri yoktur.</p>
<p><strong>ÇELTİK (PİRİNÇ)</strong></p>
<p>Çeltik ilk çimlenme döneminde bol su ister. Hasat döneminde kuraklık gerekir. Yurdumuzun sıcaklık şartları çeltik tarımına elverişlidir. Fakat su sorunu vardır. Bu sebeple tarımı akarsu kenarlarında gelişmiştir. Çeltik tarım alanlarında sivrisinek çok geliştiğinden ekim alanları devletin kontrolündedir (yerleşim birimleri çevresinde tarımına müsaade edilmemektedir.</p>
<p>Üretimde en büyük paya sahip bölgemiz Marmara Bölgesidir. Başta Edirne ilimiz gelmektedir. Ayrıca Balıkesir , Çanakkale ve Bursa çevrelerinde de tarımı yapılır.</p>
<p>Üretimde ikinci bölge Karadeniz Bölgesidir. Başta Samsun olmak üzere, Çorum, Sinop, Kastamonu çevresinde tarımı gelişmiştir.</p>
<p>Akdeniz bölgesinde Silifke ve Amik ovaları önemli çeltik ekim alanıdır. Üretimimiz yeterli olmadığından ithal etmekteyiz.</p>
<p><strong>ÇAVDAR</strong></p>
<p>Serin yayla iklimi ister. Yem sanayisinde kullanılır. En fazla tarımı İç Anadolu Bölgesinde gelişmiştir.</p>
<p><strong>NOHUT</strong></p>
<p>İlk yetişme döneminde yağış ister. Hasat döneminde kuraklık gerekir. Yurdumuz iklim şartları genelde nohut tarımına elverişlidir. En fazla tarımı İç Anadolu Bölgesinde yapılmaktadır. Bu bölgemizi Akdeniz ve Ege Bölgeleri takip etmektedir.</p>
<p><strong>MERCİMEK</strong></p>
<p>Kuraklığa dayanıklı olduğu için en fazla tarımı G. Doğu Anadolu Bölgesinde gelişmiştir. Mercimek üretimimizin yarıdan fazlası bu bölgeden karşılanır (kırmızı mercimek). Üretimde ikinci bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir(yeşil mercimek).</p>
<p><strong>FASULYE</strong></p>
<p>Yurdumuzda sulama imkanı olan her yerde tarımı yapılabilir. Üretimde en büyük paya sahip bölgemiz İç Anadoludur.</p>
<p><strong>TÜTÜN</strong></p>
<p>Kıraç arazilerde yetişebilir. İlk yetişme döneminde su ister. Daha sonra mutlaka kuraklık olmalı. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Ancak kaliteli tütün yetiştirilmesi amacıyla ekim alanları devlet tarafından sınırlandırılmıştır.</p>
<p>Üretimde 1. Ege Bölgesidir ( Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli ve Uşak çevresi). 2. G.Doğu Anadolu Bölgesi 3.Karadeniz Bölgesidir.</p>
<p><strong>ŞEKER PANCARI</strong></p>
<p>Yurdumuzda tarımı 1925 yılında Uşak’ta başlamıştır (ilk fabrika Uşak’ta 1926 yılında kuruldu). Bugün fabrikaların kurulduğu her yerde tarımı yapılmaktadır. Belirli iklim ve toprak isteği yoktur. Sulama imkanı olan her yerde tarımı yapılabilir. Üretimde 1. İç Anadolu Bölgesidir.</p>
<p>Ş.pancarı tarladan söküldükten sonra kısa bir süre sonra işlenmesi gerektiğinden tarımı fabrikalar çevresinde yapılır. Ayrıca pancar küspesi hayvan yemi olarak kullanıldığı için buralarda besi hayvancılığı da gelişmiştir.</p>
<p>Kıyı bölgelerimizde tarımı yapılmaz. Sebebi buralarda daha fazla gelir getiren ürünlere öncelik verilmesidir.</p>
<p><strong>PAMUK</strong></p>
<p>Alüvyal toprakları sever. Ayrıca yüksek sıcaklığa ihtiyaç duyar. Yetişme döneminde bol su, hasat döneminde kuraklık gerekir. Üretimde 1.Güneydoğu Anadolu Bölgesir(En fazla Ş.Urfa Çevresi). Gap ile birlikte tarımı hızla gelişmektedir. 2.Ege Bölgesi (kıyıdaki bütün çöküntü ovalarında), 3.Akdeniz Bölgesi (başta Adana olmak üzere Hatay, İçel, Antalya Çevresi), Ayrıca Marmara Bölgesinde Balıkesir, Bursa ve Çanakkale çevresi ile Doğu Anadolu Bölgesinde etrafı dağlarla çevrili çukur alanlarda tarımı yapılır(Elazığ ve Iğdır çevresi).</p>
<p><strong>ÇAY</strong></p>
<p>Tropikal iklim bitkisidir. Bol ve düzenli yağış ister. Bulutlu gün sayısı fazla olmalıdır. Kışlar ılık geçmelidir. Yurdumuzda en iyi yetişme şartlarını Doğu Karadeniz Bölümünde bulmuştur. Bugün Rize başta olmak üzere Ordu’dan Gürcistan sınırına kadar olan kıyı kesimde tarımı yapılmaktadır. Yurdumuzda çay tarımı Cumhuriyetin ilanından sonra başlamıştır (1924). Çay tarımının tamamı Karadeniz bölgesindedir.</p>
<p><strong>HAŞHAŞ</strong></p>
<p>Doğu Karadeniz kıyıları hariç bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Ancak uyuşturucu elde edildiği için üretimi devlet kontrolündedir. Bugün başta Afyon olmak üzere Kütahya, Uşak, Denizli, Burdur, Isparta, Konya çevresinde tarımı yapılır. Gıda sanayisinde ve tıpta narkoz yapımında kullanılır. Son yıllarda tütün bitkisine altarnatif bitki olsun diye Manisa&#8217;nın kırsal kesimlerinde (Gördes, Demirci, Kula ,Selendi gibi) haşhaş tarımına müsade edilimiştir.</p>
<p><strong>KETEN KENEVİR</strong></p>
<p>Lifleri dokuma sanayisinde , ip ve halat yapımında kullanılır. Yurdumuz üretiminin tamamına yakını Karadeniz Bölgesinden karşılanır. Başta Kastamonu olmak üzere Samsun ,Amasya ve Çorum çevresinde tarımı yapılır. Ege Bölgesinde ise kütahya çevresinde tarımı yapılmaktadır.Kenevirden uyuşturucu elde edildiğinden üretimi devlet kontrolündedir.</p>
<p><strong>AYÇİÇEĞİ</strong></p>
<p>İlk yetişme döneminde su , hasat döneminde kuraklık ister. Bundan dolayı Doğu Karadeniz kıyıları hariç bütün bölgelerimizde sulama ile tarımı yapılır. Üretimde 1. Marmara Bölgesi (Ergene Bölümü). 2. Karadeniz Bölgesi (Orta Karadeniz) 3. İç Anadolu Bölgesi’dir.</p>
<p>Son yıllarda Akdeniz ve Ege Bölgelerinde tarımı hızla gelişme göstermektedir. Sebebi pamuk bitkisine göre daha az masraflı olmasıdır.</p>
<p><strong>ZEYTİN</strong></p>
<p>Akdeniz iklim bitkisidir. Ancak Akdeniz Bölgesinde tarımı fazla gelişmemiştir. Daha fazla gelir getiren ürünlere öncelik tanınmasından dolayı. Bugün üretimde 1. Ege Bölgesi (Kıyı Ege Bölümündeki ova ve kenarlarında- Manisa, Aydın, İzmir, Muğla , Denizli çevresi). 2. Marmara Bölgesi-Güney Marmara kıyıları (en kaliteli sofralık zeytin bu bölgeden Gemlik çevresinden elde edilir). 3. Akdeniz Bölgesi (Antalya çevresi en fazla).</p>
<p>Ayrıca Doğu Karadeniz’de Çoruh vadi oluğunda (Artvin) ve G:Doğu Anadolu Bölgesi’nde G.Antep çevresinde tarımı yapılır.</p>
<p>Zeytinin devirli üretim özelliğinden dolayı; üretim bir yıl fazla , bir yıl azdır. Dünya zeytin üretiminde İtalya , İspanya ve Yunanistan&#8217;dan sonra 4. sıradayız.</p>
<p><strong>SOYA FASULYESİ</strong></p>
<p>Önceleri daha çok Doğu Karadeniz’de Ordu-Giresun çevresinde tarımı yapılırdı. 1982 yılından sonra yağ sanayisinde kullanılmaya başlanılınca tarımı Akdeniz Bölgesinde hızla gelişmiştir. Kısa sürede geliştiği için bölgede ikinci ürün olarak yetiştirilir. Adana başta olmak üzere İçel, Hatay çevresinde tarımı gelişmiştir. Türkiye üretiminin % 92 ‘sini Akdeniz Bölgesi karşılar.</p>
<p><strong>YER FISTIĞI</strong></p>
<p>Akdeniz iklim şartlarında iyi yetişmektedir. En fazla tarımı bu bölgede Adana çevresinde gelişmiştir(%91). Ayrıca G.Doğu Anadolu Bölgesinin batısında, Ege Bölgesi’nde Muğla Manisa ve Aydın çevresi, G. Marmara Bölümü’nde Balıkesir, Çanakkale çevresinde tarımı yapılır. Çerez olarak tüketildiği gibi yağ da elde edilir.</p>
<p><strong>SUSAM</strong></p>
<p>Sıcak iklim bitkisidir. Yurdumuzda başta G.Doğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Akdeniz ve Ege Bölgelerinde tarımı yapılır. Yağ elde edilir. Ayrıca helva yapımında kullanılır.</p>
<p><strong>ÜZÜM</strong></p>
<p>Kışın –40ºC ye kadar dayanabilir. Bundan dolayı meyveler içinde yetişme alanı en geniş olanıdır. Üzüm üretiminde başta Ege Bölgesi (Manisa, İzmir, Denizli ) gelir. 2. G.Doğu Anadolu Bölgesidir. 3. İç Anadolu Bölgesidir.</p>
<p>Dünya kuru üzüm üretimde birinciyiz ve ihracat yapmaktayız.</p>
<p><strong>ELMA</strong></p>
<p>Üzümden sonra yetişme alanı en geniş olan meyvedir. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Niğde, Nevşehir, Amasya, Tokat, Kastamonu, Bursa, Burdur, Isparta, Antalya önemli elma üretim merkezlerimizdir.</p>
<p><strong>İNCİR</strong></p>
<p>Akdeniz iklim bitkisidir. Kış ılıklığı ister ve yaz kuraklığı ister. En fazla tarımı Ege Bölgesi’nde gelişmiştir (Başta Aydın gelir.) Üretimin %80 i bu bölgeden karşılanır. Ayrıca Akdeniz Bölgesi, G. Marmara ve G.Doğu Anadolu Bölgesinin batısı ile Karadeniz kıyılarında (Doğu Karadeniz kıyıları hariç) tarımı yapılabilir. Türkiye Dünya kuru incir üretiminde ilk sırada yer alır ve önemli ihracat ürünümüzdür.</p>
<p><strong>FINDIK</strong></p>
<p>Anavatanı Türkiye’dir. En iyi yetişme şartları Karadeniz iklim bölgesidir. Yurdumuz üretiminin %90 ‘ını Karadeniz bölgesi karşılar. En fazla Ordu- Giresun olmak üzere Karadeniz kıyılarında tarımı yapılmaktadır. Ayrıca Marmara Bölgesinde Sakarya çevresinde tarımı yapılır.</p>
<p>Türkiye dünya fındık üretiminde ve ihracatında ilk sırada yer alır (%60-70).</p>
<p><strong>ANTEP FISTIĞI</strong></p>
<p>En iyi yetişme şartlarını G.Doğu Anadolu Bölgesinde bulmuştur (% 90). Başta Ş.Urfa ve G.Antep gelir. Ayrıca Akdeniz ve Ege Bölgelerinde çitlembik ağaçlarının aşılanması ile de tarımı yapılabilmektedir. Önemli ihracat ürünümüzdür.</p>
<p><strong>TURUNÇGİLLER (Narenciye)</strong></p>
<p>Tropikal iklim bitkisidir. Yurdumuzda tarımı en fazla Akdeniz Bölgesinde gelişmiştir (%88) Antalya başta olmak üzere bütün Akdeniz kıyılarında tarımı yapılabilmektedir. Ayrıca Ege Bölgesinde İzmir’e kadar olan güney kıyılarında, G.Marmara Bölümünün soğuktan korunmuş kıyılarında, Doğu Karadeniz Bölümünde Rize çevresinde ve G.Doğu Anadolu Bölgesinin batısında tarımı yapılmaktadır.</p>
<p>Ege Bölgesinde kıyıdan 200 km içerilere kadar tarımı yapılabilmektedir. Sebebi bölgede dağların kıyıya dik uzanması sonucu deniz etkisinin iç kesimlere kadar sokulabilmesidir.</p>
<p>Doğu Karadeniz Bölümünde yetiştirilebilmesi kış ılıklığı ile ilgilidir.</p>
<p><strong>MUZ</strong></p>
<p>Tropikal iklim bitkisidir. Yurdumuzda Akdeniz Kıyılarında tarımı yapılabilmektedir. Bugün tarımı daha çok Alanya – Anamur arasında gelişmiştir.</p>
<p><strong>KAYISI</strong></p>
<p>Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. En fazla tarımı D.Anadolu Bölgesi’nde Malatya-Elazığ çevresinde gelişmiştir.</p>
<p><strong>BADEM </strong></p>
<p>Kıraç arazilerde yetişebilmektedir. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilmektedir. En fazla İç Anadolu Bölgesinde Niğde –Nevşehir çevresinde gelişmiştir.</p>
<p><strong>SEBZECİLİK</strong></p>
<p>Sebzeler çok fazla su isterler. Yurdumuzda sebze yetiştiriciliği en fazla Akdeniz Bölgesinde gelişmiştir. Bu bölgeyi Ege ve Marmara Bölgeleri takip eder. En az geliştiği bölgemiz D.Anadolu bölgesidir. Sebebi yaz mevsiminin çok kısa sürmesidir. Ayrıca İç Anadolu Bölgesinde de sulama yetersizliğinden dolayı sebze tarımı gelişmemiştir.</p>
<p>Sebze tarımı seracılık faaliyetleri ile Akdeniz ve Ege Bölgelerinde bütün yıl yapılabilmektedir. Seracılığın buralarda gelişme sebepleri; kışların ılık geçmesi ve güneşli gün sayısının fazla olmasıdır.</p>
<p><strong>PATATES</strong></p>
<p>Alüvyal ve kumlu topraklarda iyi yetişir. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. En fazla tarımı İç Anadolu Bölgesinde gelişmiştir ( Nevşehir). Ayrıca Ödemiş-İzmir, Sakarya, Trabzon, Erzurum diğer önemli patates üretim merkezlerimizdir.</p>
<p><strong>SOĞAN-SARMISAK</strong></p>
<p>Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Bursa –Karacabey önemli soğan üretim merkezi iken Kastamonu da sarmısakta önemli merkezimizdir. Soğan-sarmısak tarımı bütün bölgelerimizde yapılabilir.</p>
<p><strong>İthalat &#8211; İhracat&#8217;a konu olan Ziraat Ürünleri</strong></p>
<p>İTHAL ETTİĞİMİZ TARIM ÜRÜNLERİ: Pirinç, kahve , kakao, muz, kivi, ananas, hindistan cevizi, hurmadır.</p>
<p>ÖNEMLİ İHRACAT ÜRÜNLERİMİZ: Fındık, Antep fıstığı, pamuk , tütün, K.Üzüm, K.İncir, K.Kayısı, haşhaş gibi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[]]></title>
<link>http://ctrla.wordpress.com/2008/12/09/119/</link>
<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 21:10:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>ctrlu</dc:creator>
<guid>http://ctrla.wordpress.com/2008/12/09/119/</guid>
<description><![CDATA[Anason: Haziran-ağustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><a name="1"><span style="color:#800000;"><big><strong>Anason: </strong></big></span></a><span style="font-size:medium;">Haziran-ağustos aylarında, beyaz renkli       çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik bitkidir. Gövdesi dik, silindir       biçiminde, içi boş, çok dallı, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun       saplı, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bileşik şemsiyelerde       toplanmışlardır. Meyveleri armut şeklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı       renklidir. Başta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde       yetiştirilir. Kültür anasonunun vatanının Anadolu olduğu tahmin edilmektedir.       Meyvalarında nişasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ bulunmaktadır. Uçucu yağ       miktarları bitkinin cinsine ve yetiştiği yerin şartlarına bağlıdır. Uçucu yağın       % 80-90’ı anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi çok olmayan bir maddedir.       Meyvelerinden su buharı distilasyonu ile elde edilen anason yağı, hemen hemen renksiz       ve karakteristik kokuludur. Anason tıpta midevi, bağırsak gazlarının teşekkülünü       önleyici, hazmı kolaylaştırıcı ve göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır.       Ayrıca nefes darlığı, öksürük ve kalb çarpıntısı rahatsızlıklarında da       etkilidir. Anason yüksek dozda alındığında baş ağrısı, uyuşukluk, görme       zorluğu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastalığına sebeb olur. Bilhassa çocuklara       uyku vermede, midede teşekkül eden gazları gidermede çok faydalıdır. Bebekler için       bir çay kaşığı tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazırlanır.       Yemeklerden önce veya süte katılarak bir kaç çay kaşığı verilir. Büyükler %       1-2’lik çayını günde 2-3 bardak alabilir. Kullanılan kısmı, meyvaları ve       yapraklarıdır. Meyveleri tamamen olgunlaştıktan sonra toplanır ve gölgede kurutulur</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><big><strong><a name="2">Çörekotu:</a> </strong></big></span><span style="font-size:medium;">Haziran-temmuz ayları arasında yeşille karışık       açık mâvi renkli çiçekler açan, 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitkidir. Yol       kenarları ve bilhassa ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kısa tüylüdür.       Yaprakların alttakileri saplı, üsttekileri sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek       tektir. Taç yaprakları iki loplu ve bal özü bezleri taşıyan 8 tâne küçük parça       hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir.       Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da       yetiştirilmektedir. Bitkinin kullanılan kısımları tohumlarıdır. Tohumları tamâmen       olgunlaştıktan sonra toplanır ve güneşte kurutulur. Çörekotu tohumlarında uçucu       ve sabit yağ, tanen, şekerler, glikozit bünyeli bir saponin ve alkaloitler       bulunmuştur. Tohumları gaz söktürücü, uyarıcı ve idrar söktürücü olarak       kullanılmaktadır. Güzel kokusu sebebiyle müshil ilâçlarının içine ilâve edilen       iyi bir lezzet ve koku değiştiricidir. Çörekotunun Anadolu’da bulunan ve aynı       şekilde kullanılan diğer türleri şunlardır:</span></em></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Şam çörekotu (Nigella       damascena):</strong> Yaprakları parçalıdır. Çiçekleri tek ve üst yapraklar       tarafından örtülmüş durumdadır. Parlak mâvi çiçeklidir.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Kır çörek otu (Nigella arvensis):</strong> 10-30 cm yüksekliğinde mâvi çiçeklidir. Yaprakları sivri parçalıdır. Tohumları       kurt düşürücü olarak da kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><big><strong><a name="3">Defne:</a> </strong></big></span><span style="font-size:medium;">6-18 m yüksekliğinde, yuvarlak tepeli ve sık       dallı bir ağaç veya ağaçtır. Almaşık sapın iki yanında karşılıklı değil de       aralıklı olarak bir sağda, bir solda bitmiş yapraklar şeklinde dizilmiş, 7.5-10 cm       uzunluğundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarları da       genellikle dalgalıdır. Bitkinin sarımsı veya yeşilimsi beyaz renkte küçük       çiçekleri, olgunlaştığında rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri       vardır. Bitkinin kullanılan kısmı yaprak ve meyveleridir. Yaprakları uçucu yağ       yönünden zengindir. Baharat olarak kullanılır. Defne meyvelerinde de uçucu yağ ve       diğer yağlar, acı maddeler bulunur. Meyveleri midevî ve sinir ağrılarına karşı       kullanılır. Meyve yapraklarından elde edilen yağ cildi tahriş edici merhemlerin       içine konur. Aynı maksat için veteriner hekimlikte de, bundan başka sabun ve       şampuanlara koku vermek için de kullanılır.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><big><strong><a name="4">Hardal:</a> </strong></big></span><span style="font-size:medium;">0,2-1,5 m boylarında beyaz veya sarı çiçekli,       yıllık otsu bitkilerdir. 10 kadar türü vardır. Türlerinin çoğu Akdeniz çevresi       memleketlerinde yetişir. Hardalın beyaz hardal otu, siyah hardal otu, yabanî hardal       olmak üzere değişik türleri vardır.</span></em></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Siyah hardal otu (Sinapis       nigra):</strong> 1-1,5 m boyunda, bir yıllık sarı çiçekli otsu bir bitkidir.       Yaprakları saplıdır. Meyveleri 1-3 cm uzunlukta 2-3 mm genişlikte, sap üzerine       yatık, tüysüz, hemen hemen dört köşeli, kısa sivri uçludur. Yassı ve köşeli       olan meyvelerinde tohumların bulunduğu yerler şişkindir. Tohumlar kırmızımsı siyah       renktedir. Bitkinin Orta Avrupa, Anadolu ve İran’da kültürü yapılır. </em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em>Kullanılan kısımları tohumları ve tohumlarından       elde edilen yağıdır. Bitkinin yaprakları dökülmeye başladığında meyve       salkımları toplanır. Bunlar 15 gün kadar gölgede kurutulduktan sonra tohumları       alınır. Hardal tohumlarında müsilaj, yağ, sinapin, sinigrin isimli glikozit ve       mirozinaz fermenti vardır. Çok eskiden beri tıpta kullanılmaktadır. Dâhilen hardal       tohumu unu az dozlarda midevî, yatıştırıcı ve tarçınla karıştırılırsa iyi bir       iştah açıcıdır. Hâricen yakı, lapa veya banyo hâlinde romatizma ve bronşitte       mevzii tahriş yapmak için kullanılır. Hardal yağı cildi tahriş eder, onun için       sürüldüğü yer kızarır. Hafif antiseptiktir. Dumanı öksürük ve gözyaşı       getirir. En fazla baharat olarak kullanılır. Deriyi tahriş edip, kızarttığından iç       organlardaki kanı dışarıya toplar. Zehirlenmelerde kusturucu etkisinden       faydalanılır. Hardal yakıları bir saatten fazla tutulmamalıdır. Aksi halde       yılancığa benzer büyük şişler meydana gelir. Yakılar ılık suda ısıtılır.       Sıcak su fermentleri tahrip eder. Hardal yakısı, hardal tozunun kâğıt üzerine       yapıştırılması suretiyle elde olunur. Kullanılacağı zaman ılık suda       ıslatılarak hardallı tarafı deriye gelecek şekilde kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Beyaz hardal otu (Sinapis alba):</strong> Beyaz çiçekli hardal otudur. Vatanı Akdeniz çevresi memleketleridir. Orta Avrupa ve       Kuzey Amerika’da da kültürü yapılır. Önemli bir yağ bitkisidir.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em>Beyaz hardal otunun sarı-kırmızı veya beyaz       renkteki olgun tohumlarından hardal yağı elde edilir. Kullanılışı siyah hardal otu       ile aynıdır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Yabani hardal (Sinapis arvensis):</strong> 20-60 cm yüksekliğinde, memleketimizde tarla ve nadaslarda, yol kenarlarında yetişen       bir tarla otudur.</em></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a name="5"><span style="color:#800000;"><em><strong><big>Hindistancevizi:</big></strong></em></span></a><span style="color:#000000;"> <em><big>Srilanka, Malezya ve Afrika ülkelerinde yetiştirilir. Baharat       olarak kullanılan, bilinen Hindistancevizi meyvesinden farklıdır. </big></em></span><em><span style="font-size:medium;">Küçük hindistancevizi olarak anılır fakat tamâmen farklı olan bir       bitkidir. Tropik bölgelerde (Moluk Adaları) yetişir. Yaz ve kış yeşil olur. 10 m       yüksekliğindedir. Avrupalılar buna muskatcevizi de derler. Çünkü Avrupa’ya eskiden       Arabistan limanlarından Muskat’tan gönderilirdi. Tohumları tıpta kullanılır.       Meyveleri kapsül biçimdedir. Her kapsül irice bir tohum ihtivâ eder. Tohumun içinde       “arillus” denilen ağsı bir örtü vardır. Tohumları ve etli olan aril denilen       kısmı kullanılır. Tohumları miristisin, uçucu yağ, nişasta ihtivâ eder. Aromatik       kokusundan dolayı bâzı ilaçların bileşimine girer. Sindirim kolaylaştırıcı ve       gaz söktürücü etkisi vardır. Bu sebeple bilhassa küçük çocuklara verilir. Etli       kısmı da aromatik kokuludur. Yüksek dozları zehirlidir. </span><span style="color:#000000;"><big>Türkiye&#8217;de       yılda 1500 ton civarında tüketilir. Tatlı ve pastacılarda yoğun olarak kullanılır.</big></span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><big><em><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="color:#800000;"><strong><a name="6">Karabiber:</a> </strong></span><span style="color:#000000;">Hindistan, Brezilya, Singapur, Malezya, endonozya ve       Vietnamda yetiştiriliyor. Adana ciarında deneme üretimleri yapıldı, fakat başarılı       sonuç alınamadı. Ülkemizin iklimi Karabiber yetiştirilmesini müsait değil.       Karabiberin, Salvak, Malabar ve Beyaz Karabiber olmak üzere üç çeşidi var. Bunlardan       Salavak, biraz çekildiği zaman esmer, Malabar açık giri ve Beyaz Karabiber ise süt       beyazı renginde oluyor. Karabiber, başta kebap ve köfteler olmak üzere, birçok       yemekte kullanılıyor. K<span style="color:#000000;">arabiberin ülkemizdeki</span></span></span><span style="font-family:Times New Roman;color:#000000;"> yıllık tüketimi 3 bin ton civarında.</span></em></big></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><a name="7"><span style="color:#800000;"><strong><big>Karanfil: </big></strong></span></a><span style="font-size:medium;">10-20 m yüksekliğinde, yaprak dökmeyen       ağaçlardan elde edilir. Vatanı, tropik Asya (Moluk Adaları, Zengîbar) dır. Karanfil       bildiğimiz süs karanfil çiçeğinden farklıdır. Yaz kış yeşil kalan yaprakları,       meşin gibi serttir. Çiçekleri pembedir ve kiraz çiçekleri gibi demet hâlinde       bulunurlar. Bu çiçeklerin kurutulmuş tomurcukları <strong>“karanfil”</strong> adını alır. Kurutulmuş tomurcuklar, 10 mm boyunda, çiviye benzer şekilde, ovaryumu       hafif dört köşeli, dört taç ve çanak yaprağından meydana gelmiş olup,       kırmızı-kahverenklidir. Çiçek sapları da karanfil adıyla satılmakta ise de ikinci       kalite ürün sayılmaktadır. Karanfile koku ve lezzetini veren “eugenol” adındaki       bir uçucu yağdır. Kurutulmuş tomurcuklar ezilip subuharı distilasyonuna tâbi       tutulursa % 14-20 kadar karanfil esansı denilen uçucu yağ elde edilir. Bu uçucu yağda       % 80-90 kadar eugenol ve %3 kadar da asetil eugenol bulunur. Eugenol, hoş kokulu,       kuvvetli antiseptik ve analjezik bir maddedir. Karanfil çok eski çağlardan beri baharat       olarak kullanılmaktadır. Eskiden saraylarda konuşacak kimseler, nefesleri güzel koksun       diye karanfil kullanırlardı. Tıpta, diş hekimliğinde, diş tedâvisinde ağrı kesici       ve antiseptik olarak kullanılır. Gaz söktürücü bir etkisi de vardır. Diş       macunlarının terkibine girer. Pasta ve şekercilikte, parfümeride ve sabun sanâyiinde       kullanılır. Ayrıca eugenol vanilin eldesinde kullanılan başlıca maddelerden biridir.       Bugün karanfilin en çok yetiştirildiği ve ihraç edildiği ülkelerin başında       Zengibar ve Madagaskar gelir.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><big><strong><a name="8">Kekik:</a> </strong></big></span><span style="font-size:medium;">Mayıs-eylül ayları arasında çiçek açan çok       yıllık, çok dallı, odunsu ve küçük çalımsı bir bitkidir. Yol kenarlarında kurak       bölgelerde, bilhassa dağlık yerlerde çok rastlanır. Tabanda odunlaşmış bir       gövdesi, ince dört köşeli ve kırmızımsı renkli dalları vardır. Yaprakları 1 cm       kadar uzunlukta, oval, sapsız veya kısa saplıdır. Yapraklarda, uçucu yağ depo eden       salgı tüyleri bulunur. Çiçekler küçük, iki veya çok çiçekli pembemsi, mor-beyaz       veya kırmızı renklerde, dalların uçlarında küresel durumlar teşkil ederler. Çanak       ve taç yaprakları tüpsü ve lopludur. Anadolu’da oldukça yayılmış olup, birçok       varyeteleri de vardır. Memleketimizde 37 kekik türü bulunmaktadır. Halk arasında       kekiğe benzeyen mercan köşk veya merzengüş (origanum) türleri; İstanbul kekiği,       İzmir kekiği gibi adlarla kekik yerine kullanılmaktadır. Kekiğin sarımsı renkte bir       uçucu yağı vardır. Bu yağda önemli olan ve kokusunu veren thymol bulunur. Kekik,       çay hâlinde mide ağrılarına karşı, dolaşım uyarıcısı, baharat olarak ve idrar       söktürücü olarak kullanılır. Thymol az dozlarda midevî, balgam söktürücü, sinir       kuvvetlendirici ve boğaz ağrılarına karşı kullanılır. Yüksek dozlarda ise       antiseptik ve kurt düşürücü olarak verilir.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><big><em><a name="9"><span style="color:#800000;"><strong>Kimyon: </strong></span></a><span style="color:#000000;">Konya ve Polatlı&#8217;da yetiştirilir. Konya&#8217;da       yetiştirilen, sarımtırak bir renge sahiptir. Çekildiği zaman Polatlı cinsi hafif       esmer olur. Sucuk ve köfte yapımında kullanılır. Aromatik yapısı sebebiyle, kıyma       ile yapılan yemeklerde tercih edilen bir baharattır.</span></em></big></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><big><em><a name="10"><span style="color:#800000;"><strong>Kırmızı       Pul Biber: </strong></span></a><span style="color:#000000;">Güneydoğu illerinde, en çok       Gaziantep ve ıslahiye&#8217;de üretiliyor. Biberin yüzde 60&#8242;ı Islahiye&#8217;de üretilir. Fakat       buna Maraş biberi denir. Kırmızı Biber, kurutulup, taş değirmende kalın bir       şekilde öğütülür. Yıllık 10 bin ton tüketiliyor. </span></em></big></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><big><a name="11"><span style="color:#800000;"><strong>Köfte       Baharı:</strong><big> </big></span></a><span style="color:#000000;">Bu baharat, değişik       baharatların belirli ölçülerde karıştırılıp eöğütülmesinden elde edilen bir       karışım. Ana maddesi kişniş. Karabiber, Tatlı Kırmızı Biber, az miktarda       Karanfil, Defne yaprağı ve Kekik&#8217;ten oluşuyor.</span></big></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><strong><big><a name="12">Susam:</a> </big></strong></span><span style="font-size:medium;">Bir metre boyunda, yağ veren bir yıllık otsu bir       bitkidir. Başlıca Hindistan, Çin ve Sudan’da yetişir. Bitkinin alt yaprakları       karşılıklı ve loblu, üst yapraklar tam ve mızrak şeklindedir. Çiçekler beyaz veya       pembe olup, yaprakların koltuğunda salkım durumunda toplanmışlardır. Meyveleri 2-3       cm boyunda, uzun, prizmatik ve çok tohumlu bir kapsüldür. Susam, sıcağı çok sever.       Isı miktarı fazla olan yerlerde tohum verimi ve yağ oranı artar. Orta derecede ağır       ve humuslu topraklarda iyi yetişir. Tohumlarından % 50 civârında yağ elde edilir.       Yağı hemen hemen kokusuz ve soluk renklidir. Yemek yağı olarak kullanılır. Tedâvide       müshil etkilidir. Kabukları soyulmuş susam tohumlarının ezilmesiyle tahin elde       edilir. Bu da tahin helvası yapımında kullanılır. Ayrıca susam tohumları simit ve       pastaların üzerine konur.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><big><a name="13"><span style="color:#800000;"><strong>Sumak: </strong></span></a><span style="color:#000000;">Güneydoğu Anadolu&#8217;da yetişen, çalı       gurubundan, bodur bir ağacın yapraklarının kurutulup toz haline getirilmesiyle elde       edilir. </span></big><span style="font-size:medium;">Yaprakları tanen, şekerler ve sarı renkli boya       maddeleri taşırlar. Kabız edici, kan kesici, antiseptik etkili olup, ayrıca yünlü       kumaşların boyanmasında kullanılır. Boğaz ve diş etleri hastalıklarında da       gargara hâlinde kullanılır. </span><span style="color:#000000;"><big>Sumağın, sarı       çiçeklerinin taç yaprakları ve meyvelerinde oldukça keskin ekşi bir lezzet vardır.       Güneydoğu&#8217;ya has &#8220;ezme&#8221; ve çeşitli yörelerde yapılan mantı ile birlikte       yenilir.</big></span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a name="14"><span style="color:#800000;"><big><strong><em>Tarçın:</em></strong></big></span></a><span style="color:#000000;"> </span><span style="font-size:medium;"><em>Vatanı Güney ve Güneydoğu Asya olan,       yaprak dökmeyen aromatik kokulu ağaçtan elde edilir. Önemli olan iki tür tarçın en       çok kullanılmaktadır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Çin tarçını (Cinnamamum       cassia):</strong> Güneydoğu Çin’de yetiştirilen bir türdür. 10-12 m       yüksekliğinde kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Esas ağacın       kurutulmuş kabukları kullanılır. Kabukların dış kısmında mantar tabakası bulunur       ve grimsi renklidir. Kokusu kuvvetli ve özel, tadı tatlımsı ve yakıcıdır. Tanen ve       uçucu yağ taşır. Baharat olarak kullanılır. Meyveleri de baharatlı lezzetli ve       tarçın kokuludur Tarçın yerine kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Seylan tarçını(Cinnamomum seylanicum):</strong> Kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaçtır. Hindistan ve Doğu Hint       Adalarında yetişir. Kabukları kahverenkli, boru şeklinde iç içe geçmiş ve mantar       tabakası yoktur. Özel kokulu ve tatlımsı baharlı, lezzetlidir. Tanen ve uçucu yağ       taşır. Kabız, gaz söktürücü ve antiseptik etkisi vardır. Baharat ve koku verici       olarak kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;"> </span></p>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:Times New Roman;"><em><strong>Tarçın esansı:</strong> Seylan       tarçınının kabuklarından elde edilen bir uçucu yağdır. Kuvvetli tarçın       kokuludur. Gıdâ ve parfümeri sanâyinde koku verici olarak kullanılır.</em></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a name="15"><em><span style="color:#800000;"><big><strong>Tatlı       Toz Biber:</strong></big></span></em><span style="color:#000000;"> </span></a><span style="color:#000000;"><big><em>Hiç acısı       olmayanı, Geyve&#8217;de, Osmangazi civarında üretiliyor. Tatlı Kırmızı Biberi&#8217;in       kurutulup öğütülmesiyle elde ediliyor. Ayrıca, acı olan cinsi ise Karacabiy,       Kemalpaşa ve İnegöl&#8217;de yetiştiriliyor. </em></big></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><span style="color:#800000;"><strong><big><a name="16">Vanilya: </a></big></strong></span><span style="font-size:medium;">Birçok tropikal ülkelerde yetiştirilen,       tırmanıcı gövdeli bitkilerdir. Vatanı Meksika, Madagaskar, Java ve Antillerdir.       Bitkinin yaprakları sapsız, yassı ve etlidir. Meyveleri 15-20 cm uzunlukta, yassı, iki       uca doğru incelmiş, parlak siyahımsı renkli bir kapsüldür. Kokusu özel ve tadı       acıdır. Yeşilken toplanıp, sonra suda haşlandıktan sonra kurutulan meyveleri       kullanılır. Özel kokulu vanilin maddesi ancak fermentatif bir kurutma sonucunda meydana       gelmektedir. Vanilin meyveden glikosit ile bağlı durumdadır. Ancak böyle bir kurutma       esnâsındaki mayalanma ile serbest hâle geçmektedir. Mîde ve sinir sistemini uyarıcı       etkilere sâhiptir. Koku verici olarak gıdâ sanâyiinde kullanılmaktadır.</span></em></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#.">Sayfa Başı</a> <a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm">Ana Sayfa</a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a name="17"><span style="color:#800000;"><big><strong><em>Yenibahar:</em></strong></big></span><span style="color:#000000;"> </span></a><span style="color:#000000;"> <big><em>Batı&#8217;da &#8220;Jameika Biberi&#8221; olarak da bilinir.         Başta Jameika olnak üzere, Maksika ve Malezya&#8217;da yetiştirilen Yenibahar,       &#8220;Pimento Officinalis&#8221; adlı bitkinin, olgunlaşmamış meyvelerinden elde       edilir. Özellikle köftelerde kullanılıyor. Yılda 500 ton tüketiliyor. </em></big></span></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Baslica%20Baharatlar.html#."><br />
</a><a href="/Documents%20and%20Settings/revan/Desktop/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/Sifali%20Bitkiler%20Sozlugu/index.htm"></a></span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><em><a name="18"><span style="color:#800000;"><big><strong>Zencefil: </strong></big></span></a><span style="font-size:medium;">100 cm boyunda kamış görünüşünde çok       yıllık otsu bir bitkidir. Yapraklar mızrak şeklinde sivri uçlu ve tarçın kokuludur.       Çiçekler sarı renkli ve çoğu bir arada bulunurlar. Zencefilin vatanı Güney Asya       olmakla berâber Hindistan, Batı Afrika gibi birçok tropik bölgelerde ekimi yapılır.       Memleketimizde ancak seralarda yetiştirilir. Nemli iklimi ve sulak yerleri sever.       Bitkinin kökleri nişasta, reçine ve uçucu yağlar taşır. Kökler yassı ve grimsi       renklidir. Kuvvetli kokulu ve biraz acımsı lezzetlidir. Baharat olarak kullanılır.       Zencefil yağının hazmı kolaylaştırıcı tesiri vardır. Ayrıca yatıştırıcı ve       gaz söktürücü etkiye sâhiptir.</span></em></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beslenme Önerileri]]></title>
<link>http://iksir.wordpress.com/2008/09/27/beslenme-onerileri/</link>
<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 16:48:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://iksir.wordpress.com/2008/09/27/beslenme-onerileri/</guid>
<description><![CDATA[Beslenme Önerileri Büyük bir nimet su Suyun bedenimizi toksinlerden arındırma konusunda önemli bir r]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Beslenme Önerileri</strong></p>
<p><img src="http://www.thelifeco.com.tr/uploadedImages/thelifeco/Lifestyle_and_Practice/nutritionkitchen/Tips/pics-water.jpg" alt="1" /></p>
<p><strong>Büyük bir nimet su</strong></p>
<p>Suyun bedenimizi toksinlerden arındırma konusunda önemli bir rolü vardır. Ancak çoğumuz yeterli miktarda su içmeyiz. Yaşadığınız iklime ve günlük hareketliliğinize bağlı olarak günde yaklaşık 2 litre su içmek iyi bir başlangıçtır. Günde 8-10 defa dolu dolu idrara çıkacak kadar su için.<!--more--></p>
<p><img src="http://www.thelifeco.com.tr/uploadedImages/thelifeco/Lifestyle_and_Practice/nutritionkitchen/Tips/pics-organic.jpg" alt="" /><br />
<strong>Her fırsatta organik ürünleri tercih edin</strong></p>
<p>Alışılagelmiş şekilde yetiştirilen ürünler yerine organik olarak yetiştirilmiş ve genetik değişime uğramamış ürünleri, kuru yemişleri ve tahılları tercih edin. Organik yiyecekler daha besleyici, daha lezzetlidir ve daha az yabancı madde içerirler.</p>
<p><img src="http://www.thelifeco.com.tr/uploadedImages/thelifeco/Lifestyle_and_Practice/nutritionkitchen/Tips/fruits_small.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>İşlenmiş gıdalardan uzak durun</strong></p>
<p>Beslenmenizde daha çok taze sebze ve meyve, daha az paketlenmiş yiyecekler tüketin. Sandviç yerine salata yiyin. Kurabiye veya çikolata atıştırmak yerine elma veya havucu tercih edin. Sebze ve meyveler işlenmiş yiyeceklere göre daha fazla besin ve daha fazla lif içerirler.</p>
<p><img src="http://www.thelifeco.com.tr/uploadedImages/thelifeco/Lifestyle_and_Practice/nutritionkitchen/Tips/pics-oil.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Sağlıklı yağlar kullanın</strong></p>
<p>En sağlıklı, en saf yağlar soğuk sıkım, organik, sızma yağlardır. Zeytin, keten, susam, ayçiçek, karışık yemiş yağları ve kenevir yağları işlem görmüş ticari kızartma yağlarından daha yüksek besin değerine sahiptirler. Cildi güzelleştirdikleri gibi kalp hastalıkları riskini azaltırlar. Herhangi bir yağı ısıttığınızda, yapısını bozar ve okside olmasına neden olursunuz. Yağları pişirmede kullanmak yerine onları sebzelere lezzet katmak için sonradan ilave edin.</p>
<p><img src="http://www.thelifeco.com.tr/uploadedImages/thelifeco/Lifestyle_and_Practice/nutritionkitchen/Tips/pics-herbs.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Kafein bağımlılığına son verin</strong></p>
<p>Kahvenizdeki veya siyah çaydaki kafein öncelikle enerjiniz artırabilir. Ancak hemen ardından kandaki şeker seviyesinin düşmesine neden olarak sizi bitkin düşürür. Bu içeceklerin yerine bitki çayları ve suyu tercih edin. Bitki çayları ve su tüketmek duygusal nedenlerden kaynaklanan içme ihtiyacımızı karşılarken kafeine duyduğumuz isteği köreltir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğal Güneş yağımız : SUSAM YAĞI]]></title>
<link>http://dogaltedavi.wordpress.com/2008/07/31/279/</link>
<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 09:50:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>dogaltedavi</dc:creator>
<guid>http://dogaltedavi.wordpress.com/2008/07/31/279/</guid>
<description><![CDATA[Vitamin, mineral, antioksidan bakımından zengin susam yağı yaz aylarında hem cildiniz nemlendiriyor,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Vitamin, mineral, antioksidan bakımından zengin susam yağı yaz aylarında hem cildiniz nemlendiriyor,]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[acılı kurabiye]]></title>
<link>http://gurmeninannesi.wordpress.com/2008/04/27/acili-kurabiye/</link>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 10:50:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>mislicihan</dc:creator>
<guid>http://gurmeninannesi.wordpress.com/2008/04/27/acili-kurabiye/</guid>
<description><![CDATA[1 paket margarin, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı pulbiber, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[1 paket margarin, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı pulbiber, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaş]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[sakızlı irmik tatlısı]]></title>
<link>http://gurmeninannesi.wordpress.com/2008/04/12/sakizli-irmik-tatlisi/</link>
<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 17:16:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>mislicihan</dc:creator>
<guid>http://gurmeninannesi.wordpress.com/2008/04/12/sakizli-irmik-tatlisi/</guid>
<description><![CDATA[1 kg süt, 12 yemek kaşığı toz şeker, 12 yemek kaşığı irmik, 100 gr tereyağı, 2 adet yumurta, 1 çay k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[1 kg süt, 12 yemek kaşığı toz şeker, 12 yemek kaşığı irmik, 100 gr tereyağı, 2 adet yumurta, 1 çay k]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
