<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>sut &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/sut/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "sut"</description>
	<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 04:17:11 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Atatürk Orman Çiftliği ürünleri İstanbul Göztepe'de ]]></title>
<link>http://nettuketici.wordpress.com/2009/11/20/ataturk-orman-ciftligi-urunleri-istanbul-goztepede/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 00:00:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>Banu</dc:creator>
<guid>http://nettuketici.wordpress.com/2009/11/20/ataturk-orman-ciftligi-urunleri-istanbul-goztepede/</guid>
<description><![CDATA[Bağdat Caddesi’nden Kadıköy yönüne giderken, Göztepe ışıklara varmadan sol tarafa bakarsanız, kaldır]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.aoc.gov.tr/"><img class="alignleft size-full wp-image-219" style="margin:4px;" title="aoç-logo" src="http://nettuketici.wordpress.com/files/2009/11/aoc-logo.jpg" alt="" width="168" height="168" /></a>Bağdat Caddesi’nden Kadıköy yönüne giderken, Göztepe ışıklara varmadan sol tarafa bakarsanız, kaldırıma yerleştirilmiş bir tabela görürsünüz. Sol taraftan içeri ilerlemenizi söyleyen tabelayı izlerseniz, karşınıza bir “<a href="http://www.aoc.gov.tr/"><strong>Atatürk Orman Çiftliği</strong></a>” satış dükkanı çıkar.</p>
<p>Tabela dikkatimizi çekince biz de hemen yoldan sapıp dükkana girdik. Girince de çok sevindik. Atatürk Orman Çiftliği’nin üzüm ve nar suyunu Tansaş’ta bulup alırdık; ne zamandır da içmemiştik. Böylece kaynağına ulaşmış olduk.<!--more DEVAMI BURADA--></p>
<p>İçeride meyve sularından başka daha birçok ürün var: Günlük süt (hani şu eskiden olduğu gibi cam şişelerde satılanlardan), bal, tahin, pekmez, zeytin, zeytin ezmesi, kuru domates vs. (Tahin ve pekmezi hemen alıp denedik. Gayet güzeller). Aklımda en çok kalansa <a href="http://www.beypazarliyiz.com/" target="_blank"><strong>Beypazarı</strong></a>’nda üretilmiş sade, domatesli ve ıspanaklı çeşitleri olan köy eriştesi oldu. Dükkanda Tariş’in zeytinyağı ve sabunları da satılıyor.</p>
<p>İçeride ayrıca dondurma dolabı da ilgimiz çekti. Çocukken yediğimiz dondurmalara benzeyen küçük kutularda satılan, minik kaşıklarla yenen dondurmalardan bir çikolatalı, bir sade aldık. Bisikletleri hemen <a href="http://www.goztepeparki.com/" target="_blank"><strong>Göztepe Parkı</strong></a>’na çekip güneşli bir bank bulduk ve başladık dondurmaları yemeye. Kakao konusunda malzemeden hiç çalmamışlar. Kakao kakao kokuyordu, çok güzeldi. Lakin içindekileri okuyunca ibraz hayal kırıklığına uğradık. Çünkü dondurmayı süt tozuyla ve kıvam arttırıcı katkısıyla yapmışlardı. Yine de AOÇ dondurmasının piyasadaki diğer hazır dondurmalara göre açık ara önde gittiğini söyleyebilirim.</p>
<p>Biz gittiğimizde, daha açılalı birkaç gün olmuştu. Görevli hanım çok kibar ve güler yüzlüydü. AOÇ Göztepe şubesini tavsiye ediyorum. Bu arada Facebook’ta ilginç bir gruba da rastladım: <strong><a href="http://www.facebook.com/group.php?gid=6553984533&#38;v=feed&#38;story_fbid=182920414533&#38;ref=mf">Atatürk Orman Çiftliği Sütü, Balı ve Dondurması Sevenleri</a>.</strong></p>
<p><strong> </strong><!--more--></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süt İçmek]]></title>
<link>http://efecerci.wordpress.com/2009/11/17/sut-icmek/</link>
<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:31:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>anne</dc:creator>
<guid>http://efecerci.wordpress.com/2009/11/17/sut-icmek/</guid>
<description><![CDATA[Huzuru sütte bulduk. Şaka gibi ama doğru, bildiğiniz klasik inek sütü… EFE anne sütü almayı bıraktık]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Huzuru sütte bulduk. Şaka gibi ama doğru, bildiğiniz klasik inek sütü…</p>
<p>EFE anne sütü almayı bıraktıktan sonra yerine koyabileceğimiz bir şeylere ihtiyacımız vardı. Bir anne olarak farklı tatlardan hoşlanabileceğini düşündüm ve markette ne kadar süt çeşidi varsa hepsini aldım. Kakaolu, vanilyalı, çilekli, muzlu, çocuk sütü, biberon maması…</p>
<p><!--more--></p>
<p>Her gün birini biberonuna koyup denedim acaba sever mi, acaba içer mi diye…Maalesef her denemem olumsuz sonuçlandı ve EFE hiç birini içmedi. Bu sefer biberonu değiştirmeye başladım. Kauçuk başlıklı, slikon başlıklı derken piyasadaki çoğu biberon çeşidini satın aldım. Ama sonuç yine aynı. EFE süt içmiyor. Bir gün aklıma sütün içine bebek bisküvisi koyup vermek geldi.(Bunu bir yerden duymuştum ama şimdi hatırlamıyorum. Bunu söyleyen kimse gerçekten minnetkarım, çok teşekkür ederim)</p>
<p>İşte bu bizim çözümümüz oldu. EFE yatmadan önce anne mama diye dolaşmaya başlıyor ve keşfettiğimiz bisküvili sütü istiyor. Koca bir biberon sütü içtikten sonra uyuyor. Bazen de sabaha karşı uyanıp mama istiyor. Beraber kalkıp sütü ısıtıyoruz, bisküvileri ekleyip biberona koyuyoruz. İçip uykusuna tekrar devam ediyor. Benim için çok rahat oldu. Kolaylıkla ulaşabildiğim kaynaklar; süt ve bisküvi. EFE için de çok sağlıklı halis mulis pastörize inek sütü. (Tabi 1 yaşından sonra başladık inek sütüne)</p>
<p>Çocuğu sütü sevmeyen annelere tavsiye edebilirim. Birde bu yöntemi deneyin. Bazen hiç ummadığınız tatlar bebeğinizin hoşuna gidebilir.</p>
<p>Belki denemek istersiniz. 250 ml sütün için 5-6 tane bebek bisküvisi koyup ısıtıyorum. Zaten hemen eriyor içinde. Biberona koyup çalkalıyorum. İşte mamamız hazır.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Demir Süt]]></title>
<link>http://nekonuda.wordpress.com/2009/11/15/demir-sut/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 19:27:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>grafikciler34</dc:creator>
<guid>http://nekonuda.wordpress.com/2009/11/15/demir-sut/</guid>
<description><![CDATA[DEMİR SÜT &#8211; DEMİR MILK]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-7" title="DemirSut" src="http://nekonuda.wordpress.com/files/2009/11/demirsut1.jpg" alt="DemirSut" width="565" height="706" /></p>
<p>DEMİR SÜT &#8211; DEMİR MILK</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SÜPANGLE]]></title>
<link>http://kizilciksurubu.wordpress.com/2009/11/15/supangle/</link>
<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 11:33:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>kizilciksurubu</dc:creator>
<guid>http://kizilciksurubu.wordpress.com/2009/11/15/supangle/</guid>
<description><![CDATA[MALZEMELER: 1 litre süt 1 su bardagi tozseker 5 corba kasigi un 3 corba kasigi kakao 75 gr margarin ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div>
<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_juQ97OdOqwA/Rwi-uXFHn8I/AAAAAAAAAC4/Wt8pOaFYMkQ/s1600-h/caprese+017.jpg"><img src="http://3.bp.blogspot.com/_juQ97OdOqwA/Rwi-uXFHn8I/AAAAAAAAAC4/Wt8pOaFYMkQ/s320/caprese+017.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<div>MALZEMELER:</p>
<p>1 litre süt<br />
1 su bardagi tozseker<br />
5 corba kasigi un<br />
3 corba kasigi kakao<br />
75 gr margarin<br />
1 paket siyah cikolata<br />
1 paket vanilya<br />
kek parcalari veya kakaolu bisküvi</p>
<p>YAPILISI:</p>
<p>Tencerenini icine sütü,unu, sekeri ve kakaoyu koyup karistiralim.Bunu ocaga koyup,orta ateste devamli karistirarak pisirelim.Pistikten sonra ocaktan alip,margarini,cikolatayi ve vanilyayi icine katalim.Margarin ve cikolata eriyinceye kadar karistirmaya devam edelim.Kaselerin diplerine kek veya bisküvi koyup üzerlerine süpanglemizden dökelim.Soguyunca üzerlerine hindistan cevizi serpip servis yapalim.</p>
<p>AFIYET OLSUN!</p></div>
<p>&#160;</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[sohbetleri 17 -- BİR BARDAK SUTTE TEFEKKUR]]></title>
<link>http://imanehli.wordpress.com/2009/11/06/sohbetleri-17-bir-bardak-sutte-tefekkur/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 08:19:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>tanyurd</dc:creator>
<guid>http://imanehli.wordpress.com/2009/11/06/sohbetleri-17-bir-bardak-sutte-tefekkur/</guid>
<description><![CDATA[Bir adam İmam-ı Rabbani Hazretlerine kendisini şikayet ediyor:&#8221;Kuran-ı kerim&#8217;den her man]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignright" title="sut" src="http://img.blogcu.com/uploads/cerenimo74_sut.jpg" alt="" width="291" height="291" />Bir adam İmam-ı Rabbani Hazretlerine kendisini şikayet ediyor:&#8221;<span style="color:#0000ff;"><strong>Kuran-ı kerim&#8217;den her manayı anlayamıyorum</strong></span><span><strong>&#8221; diyor.İmam-ı  Rabbani Hazretleri o zaman buyuruyor ki:&#8221;</strong></span><span style="color:#0000ff;"><strong>Anlayamayınca ben acizim, bilmiyorum deyiniz</strong></span><span><strong>.&#8221;</strong></span></p>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Ben yetmiş yaklaşıyorum (90 lı yıllar), daha anlamadığım şeyler var.Kuran-ı kerimin başına senelerce otur kalk, otur kalk şimdi anlamaya başladım.Efendimiz bir hurma dikti hemen oldu.Mevla Teala dilerse hepimizi böyle yapar ama bize teenni (acele etmemeyi) öğretiyor.</strong></span></div>
<div><span><strong>   İnsan, Allah&#8217;ın kapısını tek başına kendisi çalsa olmuyor.Bir mürşid bulup onun vasıtasıyla Mevla&#8217;ya vasıl olmak lazım.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span style="color:#800000;"><strong>AYETİ CELİLEMİZ</strong></span></div>
<div><strong><span>   Şimdi okuyacağımız ayeti kerimeyi Ali Haydar </span><em>(kuddise sirrahu)</em><span> Efendi Hazretleri bize 40 sene boyunca sık sık okudu fakat biz ancak lugat manasını anlayabiliyorduk.Demek batıni manasını anlamak için daha çok seneler lazımdı.  <span style="color:#339966;">devamı için &#8211; &#62;&#62;<!--more--></span></span></strong></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   &#8221;</strong></span><span style="color:#ff0000;"><strong>Gerçekten süt veren hayvanlarda da size bir ibret vardır.Size onların karnındaki işkembe pisliği ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazından afiyetle geçer</strong></span><span><strong>.&#8221;</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Ayette geçen (Ve inne leküm) &#8221;</strong></span><span style="color:#ff0000;"><strong>Muhakkak sizin için vardır</strong></span><span><strong>&#8221; diyoruz.&#8221;</strong></span><span style="color:#ff0000;"><strong>Vardır</strong></span><span><strong>&#8221; kelimesi nereden çıktı? (küm) lafzının başında bulunan (lam) harfi cerdir.Her harfi cerrin de mutlaka alakalı olduğu (bağlı bulunduğu) bir fiil vardır ki, buna müteallak denir.</strong></span></div>
<div><span><strong>  İşte bu müteallak, (kane, hasale, sebete, istegarra, vega&#8217;a, vecede) umumi fiillerden olup mahfuz ise car ve mecrura &#8221;</strong></span><span style="color:#993300;"><strong>zarfı müstekar</strong></span><span><strong>&#8221; ismi verilir.Bu kelimedeki (lam) harfi cerinin müteallakı da gizli olan (kane) fiilidir ki, &#8221;vardır&#8221; manası ondan çıkar.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Bunları Allah için bilmek büyük şeydir.Gurur için bilmenin ise hiçbir faidesi yoktur.Şeytanda neler biliyordu.</strong></span></div>
<div><span><strong>   Ya Rabbi! Bizi, senin rızan için ilim taleb edenlerden eyle.Amin!.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Düşünmek lazım.Kim düşünür? İnsan.Kim düşünmez? Değirmen harkı!..İnsan bir bardak süt içeceği zaman da &#8221;</strong></span><span style="color:#0000ff;"><strong>bunu kim, nerede yarattı</strong></span><span><strong>&#8221; diye düşünür.İnsanın boğazını değirmen harkı gibi olmaktan ayıranda işte bu tefekkürdür.</strong></span></div>
<div><span><strong>   Peygamber Efendimiz </strong></span><strong><em>(Sallahu Aleyhi ve Sellem)</em></strong><span><strong> hira dağındaki mağarada ibadet ederken Cebrail </strong></span><strong><em>(aleyhisselam)</em></strong><span><strong> kendi suretinde olduğu gibi ona göründü.Peygamber </strong></span><strong><em>(Sallahu Aleyhi ve Sellem)</em></strong><span><strong> Efendimiz büyük bir dehşete kapıldı.</strong></span></div>
<div><span><strong>   Cibril-i Emin kendisine:&#8221;</strong></span><span style="color:#0000ff;"><strong>Oku</strong></span><span><strong>!&#8221; dedi.Efendimiz </strong></span><strong><em>(Sallahu Aleyhi ve Sellem)</em></strong><span><strong> :&#8221;</strong></span><span style="color:#008000;"><strong>Ben okuyucu değilim</strong></span><span><strong>&#8221; buyurdu. Bunun üzerine Cibril-i Emin onu sıktı ve tekrar &#8221;</strong></span><span style="color:#0000ff;"><strong>Oku</strong></span><span><strong>!&#8221; dedi.Bu olay üç defa tekerrür etti.</strong></span></div>
<div><span><strong>   Tabiinden birisi, buradan, gerektiğinde Hocanın talebesine biraz sertçe muamele edebileceği manasını çıkartmıştır.Tabii aşırıya kaçmamak şartı ile.</strong></span></div>
<div><span><strong>   Bu zamanda dayağın yerini yalvarmak almalıdır.Amma talebe içinden hocasına:</strong></span></div>
<div><span><strong>   </strong></span><span style="color:#ff6600;"><strong>Hoştur bana senden gelen</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff6600;"><strong>   Ya goncagül yahut diken</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff6600;"><strong>   Yahut hil&#8217;at yahut kefen</strong></span></div>
<div><span style="color:#ff6600;"><strong>   Lütfunda hoş kahrında hoş</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Musa </strong></span><strong><em>(aleyhisselam)</em></strong><span><strong> ile hızır</strong></span><strong><em> (aleyhisselam)</em></strong><span><strong> arasında geçen kıssada geminin tahtasının koparılması güzeldi, çocuğun ölmesi güzeldi.Fakat ulülazim bir peygamber bile buna sabretmeye dayanamadı.Sabretmek kolay değil.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Ayeti kerimedeki (en&#8217;am) kelimesi, (nea&#8217;m ) kelimesinin cemisidir ki sağmal hayvan olan deve, koyun, keçi ve ineklere denir.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   İslami ilimlere çalışmaya başlayan yavaş yavaş bunlara alışır.Mevla onu mahrum etmez.Birbirinizin ilim tahsiline sebep olun.Bir kişi ilme kanca gibi takıldımı devam eder.&#8221;</strong></span><span style="color:#0000ff;"><strong>Kim sebat ederse, biter</strong></span><span><strong>&#8221; ibaresinin gereğince devam ederse muhakkak bir şey hasıl olur.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Allah-u Teala, insanlara sağmal ineğin karnından çıkan sütü içirir ki, o süt, kan ile hayvanın karnındaki fena şeylerin arasından geldiği halde ne kanın renginden, ne de fena şeylerin kokusundan bir eser görülmez.Berrak halis ve içenlere hazımı gayet kolay, boğazdan geçmesinde de asla güçlük olmaz.Halbuki bu hayvanların yedikleri ot, yonca, yulaf vs.. idi.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Tefsiri Hazin&#8217;de ve Medarik&#8217;te beyan olunduğu vechile hayvanat, yemini yiyip karnında hazmedince üç kısım olur.Binaenaleyh midenin altında yediklerinin tortusu, onun üstünde sütün maddesi ve onun üstünde kan maddesi bulunur.Bundan sonra tortu kazurata ve süt süte mahsus olan damarlar memeye ve kan ciğer vasıtasıyla sair damarlara sevk olunduğu İbn-i Abbas Hazretlerinden mevridir.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Fahreddinüi Razi, hükemadan başka tarifler nakletmiştir.Netice de hayvanın yemiş olduğu yemin midede hazmından sonra bir taksimat muhakkaktır.Ancak o taksimat gerek İbn-i Abbs hazretleri&#8217;nin dediği, gerek hukemanın dediği gibi olsun.Her ne suretle olursa olsun sütün kanla mide de kalan tortu halis ve safi olarak ayrılmasında yaratıcı olan Allah&#8217;ın kudretine çok deliller vardır.Çünkü süt ve kanla geride kalan tortunun maddesi yem olduğunda şüphe yoltur.Bunların arasından, isanlara faydalı olan sütün saf ve tertemiz olarak nasıl çıktığını beşer idrak etmekten acizdir.</strong></span></div>
<div><span><strong><br />
</strong></span></div>
<div><span><strong>   Bakın!..Cenab-ı Hak posa ile kan arasından süt çıkarıyor.Aralarında Allah&#8217;In kudretinden perde var ve biri diğerine karışmıyor.</strong></span></div>
<div><span><strong>   İşte Mevla Teala buyuruyor ki:</strong></span><span style="color:#0000ff;"><strong>Ben size posa ile kan arasından halis süt çıkarıyorum.Sizde posa gibi nefis ile kan gibi şeytan arasından halis ibadet çıkarın</strong></span><span><strong>.</strong></span></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sistem çöktü.]]></title>
<link>http://eczanediyalog.wordpress.com/2009/11/04/sistem-coktu/</link>
<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 07:35:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>eczanediyalog</dc:creator>
<guid>http://eczanediyalog.wordpress.com/2009/11/04/sistem-coktu/</guid>
<description><![CDATA[Sistem değil,SSK sitesi çöktü.Sabah Eczanelerimizi açtık ve Sistem olmadığını gördük.Hani bir daha o]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Sistem değil,SSK sitesi çöktü.Sabah Eczanelerimizi açtık ve Sistem olmadığını gördük.Hani bir daha olmıyacaktı ? Hanii ?? </strong></p>
<p><strong>Sistemin bir de Network olayı var.</strong></p>
<p><strong>Network nedir?</strong></p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;"><em>Network ikiden fazla bilgisayarın birbirleriyle iletişim halinde olmasıdır. Bu iletişim internet üzerinden farklı kıtalardaki iki bilgisayar arasında da olabilir , aynı mekan içinde olan iki bilgisayar arasında da. Eğer bu bilgisayarlar aynı yerel alan içinde bulunurlarsa bu network ,<br />
</em></span></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Időzavar..]]></title>
<link>http://amivilagunk.wordpress.com/2009/10/27/idozavar/</link>
<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 10:14:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>amivilagunk</dc:creator>
<guid>http://amivilagunk.wordpress.com/2009/10/27/idozavar/</guid>
<description><![CDATA[Atyaég; most keltem fel, pedig délelőtt lett volna dolgom..:S Remélem sikerül estére elhalasztani..:]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Atyaég; most keltem fel, pedig délelőtt lett volna dolgom..:S Remélem sikerül estére elhalasztani..:S</strong></p>
<p><strong>Ez a reggel idáig szépen indul.. süt a nap, s bár fúj a szél, tetszik ez a fényár..:) Az viszont cseppet sem jön be, hogy elment mindenhol az adás a TVben..:D:D Nesze neked Oritel; hamarosan leváltunk..;)</strong></p>
<p><strong>Tegnap voltunk Szandyval szoliba; lehet holnap is megyünk..:) 5percre mentem csak, de egész jól látszik.. a 10et még hanyagolom; tanulva tavalyi hibámból, amikor is 2napig rákvörösen jártam suliba..:&#8217;D igaz, utána szép színem volt, de ilyen áron nem kell a barnaság..:D</strong></p>
<p><strong>Olyan izomlázam van:$ tegnap ugyan nem mentem úszni, de itthon tornáztam jó sokat..:) nem fogom elhanyagolni a dolgot, főleg a térdem miatt.. el akarom érni a célt, amit kitűztem magam elé; nehéz lesz, de teszek érte..:)<br />
</strong></p>
<p><strong>Jajj de aranyos anyukám van..:):) hozott nekem túrót, hogy csinálhassak körözöttet..:) nem mintha ma többet ennék, mint az elmúlt napokban.. egyszerűen nincs étvágyam..:S:/</strong></p>
<p><strong>Na összekapom magam és megyek segítek a konyhában; este még írok, hogy telt a délután.. biztos jó lesz, csak.. na mind1.. akkor majd este..</strong></p>
<p><strong>PásPussz(K)<br />
</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çocuklarda diş bakımının önemi]]></title>
<link>http://modernkadin.wordpress.com/2009/10/26/cocuklarda-dis-bakiminin-onemi/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 08:02:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>modernkadin</dc:creator>
<guid>http://modernkadin.wordpress.com/2009/10/26/cocuklarda-dis-bakiminin-onemi/</guid>
<description><![CDATA[Çocukken düzenli yapılan diş bakımı ilerleyen yaşlarda birçok hastalığın riskini azaltıyor Konya Diş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#000000;"><strong><img class="alignright size-full wp-image-1690" title="diş" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/10/dis5.jpg" alt="diş" width="190" height="309" />Çocukken düzenli yapılan diş bakımı ilerleyen yaşlarda birçok hastalığın riskini azaltıyor</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Konya Diş Hekimleri Odası Başkanı Tayip Turan Ekinalan, diş temizliğinin yapılmamasına bağlı olarak oluşan diş ve diş eti hastalıklarının, özellikle 5-17 yaş grubunda büyüme yetersizliğine, 36-39 yaş grubunda da 3-7 kat daha fazla kalp hastalığı riskine neden olduğunu bildirdi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ekinalan, hazır yemek alışkanlığının giderek arttığı günümüzde diş bakımının daha da önem kazandığını, buna karşın insanların dişlerine gereken önemi göstermediğini söyledi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Diş sağlığına önem verilmemesi nedeniyle diş ve diş eti hastalıklarının gün geçtikçe arttığını ifade eden Ekinalan, bu hastalıkların dolaylı olarak insanların genel sağlığını tehdit edebildiğini bildirdi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>BÜYÜME YETERSİZLİĞİNE NEDEN OLABİLİR</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ekinalan, özellikle küçük çocuklarda, diş temizliği ve bakımının düzenli yapılmamasının önemli sağlık problemlerine neden olabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">&#8221;Düzenli şekilde bakımı yapılmayan dişlerdeki yemek artıkları, bir süre sonra diş eti hastalıklarına neden oluyor. Dişeti iltihapları ve diş çürükleri oluşuyor. Bu da iltihapla mücadele etmeye çalışan vücudun direncini düşürüyor, çocukların büyümesini engelliyor. Diş temizliğinin yapılmamasına bağlı olarak oluşan diş ve diş eti hastalıkları, özellikle 5-17 yaş grubundaki çocuklarda büyüme yetersizliğine, 36-39 yaş grubunda ise 3-7 kat daha fazla kalp hastalığı riskine neden oluyor. Bu nedenle özellikle çocuk yaşta diş bakımı alışkanlığının kazanılması büyük önem taşıyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Çocuklarda, diş değiştirme dönemi olan 7-12 yaşlarının da diş sağlığı açısından önem taşıdığını anlatan Ekinalan, yeni dişlerin eğik çıkabildiğini, bu nedenle 7-12 yaşlarında diş hekimine gidilerek, diş kontrollerinin belli aralıklarla yaptırılması gerektiğini bildirdi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>VÜCUT DİRENCİNİ DÜŞÜRÜR</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Diş bakımının yapılmamasının ölüme neden olmayacağını, ancak vücudun direncini önemli ölçüde düşüreceğini belirten Ekinalan, &#8221;Buna bağlı rahatsızlıklar ortaya çıkar. Bugün, doktorlar, kalp ameliyatı olacak hastaların bile dişlerini kontrol eder. Hastalık varsa, ameliyattan sonra iyileşme sürecinin hızlı olması için diş hekimine gönderir&#8221; diye konuştu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">&#8221;Diş temizliğinin en iyi ilacı fırçalamaktır&#8221; diyen Ekinalan, bebeklere gece yatarken veya uyku arasında verilen şekerli sütlerin, bebeklerin dişlerinde çürümeye neden olabildiğini, bu nedenle gece süt verilen bebeklerinin ağzında kalan süt kalıntılarının mutlaka giderilmesi, ağzının içinin su ile çalkalanması veya şekersiz süt içirilmesi gerektiğini bildirdi.</span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anne Sütü]]></title>
<link>http://2009yerelsecimleri.wordpress.com/2009/10/19/anne-sutu/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 18:17:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>ebruliyemekler</dc:creator>
<guid>http://2009yerelsecimleri.wordpress.com/2009/10/19/anne-sutu/</guid>
<description><![CDATA[Anne sütünün faydaları saymakla bitmiyor, her gün yeni yararları ortaya çıkarılan anne sütü bebekler]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Anne sütünün faydaları saymakla bitmiyor, her gün yeni yararları ortaya çıkarılan anne sütü bebekler]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AB'nin süt sektörüne yönelik yeni önlemleri bugün açıklandı]]></title>
<link>http://adildunya.wordpress.com/2009/10/19/abnin-sut-sektorune-yonelik-onlemleri-bugun-aciklandi/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 16:06:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>cykuyululu</dc:creator>
<guid>http://adildunya.wordpress.com/2009/10/19/abnin-sut-sektorune-yonelik-onlemleri-bugun-aciklandi/</guid>
<description><![CDATA[Avrupa Komisyonu&#8217;nun 3 ayda bir yayınladığı süt sektör raporu bugün yayınlandı. Avrupa Birliği]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:left;"><a href="http://adildunya.wordpress.com/files/2009/10/066b.jpg"><img class="alignright size-large wp-image-40" title="Boel_parmiggiano" src="http://adildunya.wordpress.com/files/2009/10/066b.jpg?w=1024" alt="Boel_parmiggiano" width="368" height="245" /></a>Avrupa Komisyonu&#8217;nun 3 ayda bir yayınladığı süt sektör raporu bugün yayınlandı. Avrupa Birliği Komisyonu&#8217;nun Tarım ve Kırsal Kalkınma&#8217;dan sorumlu üyesi Mariann Fischer Boel bugün Lüksemburg&#8217;ta &#8220;Süt Piyasası&#8221; ile ilgili yaptığı açıklamada süt sektörüne yönelik alınan yeni önlemler hakkında bilgi verdi. Bu önlemlerin başında tereyağı ve YST&#8217;nin (Yağsız Süt Tozu) müdahale alım sürelerinin uzatılması, diğer tarım ürünlerinde uygulanan &#8220;rahatsızlık hükmü&#8221;nün (disturbance clause) süt ürünlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi ve kotaların ulusal rezerve satın alınması ile ilgili farklı uygulamaların yürürlüğe sokulması, ihracat geri ödemelerinin yeniden yürürlüğe sokulması ve ihracatın sürekliliğini sağlaması da gelmektedir. Bunların yanı sıra Boel, süt üreticilerine kanalize edilecek ek 280 milyon Avro&#8217;luk bir bütçe oluşturulması için ilgili birimlere teklif sunulacağını da belirtmiştir.<br />
Süt piyasası ve fiyatlar hakkında da bilgi veren Boel, tereyağı fiyatlarının müdahale fiyatlarının %18 üzerinde olduğunu, yağlı/yağsız süt tozu ve peyniraltı suyu tozu gibi protein ürünlerinin fiyatlarının ise güçlü bir şekilde yükselmeye başladığını ifade etmiştir. Peynir fiyatlarının ise &#8220;normal olarak&#8221; bu ürün fiyatlarındaki gelişmeleri birkaç ay gecikmeyle takip ettiği de belirtilmiştir.<br />
Avrupa Birliği&#8217;nin süt sektörü ile ilgili son dönemde almış olduğu kararlar ile yapmış olduğu çalışmalar hakkında bir makale çok yakında bu sitede yayınlanacaktır.</p>
<p style="text-align:left;">Kaynak: http://www.consilium.europa.eu/uedocs/cms_Data/docs/pressdata/en/agricult/110605.pdf</p>
<p style="text-align:justify;">
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SUT'UN DEĞİŞİKLİKLERİ HAKKINDA BURSA ECZACI ODASI'NIN ÇALIŞMASI]]></title>
<link>http://eczanediyalog.wordpress.com/2009/10/19/sutun-degisiklikleri-hakkinda-bursa-eczaci-odasinin-calismasi/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 07:16:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>eczanediyalog</dc:creator>
<guid>http://eczanediyalog.wordpress.com/2009/10/19/sutun-degisiklikleri-hakkinda-bursa-eczaci-odasinin-calismasi/</guid>
<description><![CDATA[12.10.2009 tarihinde SUT&#8217;un bazı maddelerindeki değişiklikleri içeren Genelge ve Uygulamaları ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>12.10.2009 tarihinde SUT&#8217;un bazı maddelerindeki değişiklikleri içeren Genelge ve Uygulamaları hakkında Bursa Eczacı Odası&#8217;nın çalışması için <a href="https://eczanediyalog.wordpress.com/wp-admin/dosyalar/sut12.10.09.doc" target="_self">tıklayınız</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaleye Şut Atma Oyunları<a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/KaleyeSutAtma.html">Kaleye Şut Atma Oyunları Oyna</a>]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/18/kaleye-sut-atma-oyunlarikaleye-sut-atma-oyunlari-oyna/</link>
<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 11:45:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/18/kaleye-sut-atma-oyunlarikaleye-sut-atma-oyunlari-oyna/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'></div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[flyvende efterår]]></title>
<link>http://stefanmr.wordpress.com/2009/10/12/flyvende-efterar/</link>
<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 18:06:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>stefanmr</dc:creator>
<guid>http://stefanmr.wordpress.com/2009/10/12/flyvende-efterar/</guid>
<description><![CDATA[Efteråret strammer til. Hvert år på denne tid får jeg dén fornemmelse, som Søren Ulrik Thomsen beskr]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/rRlPjMK6Nik&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/rRlPjMK6Nik&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p>Efteråret strammer til. Hvert år på denne tid får jeg dén fornemmelse, som Søren Ulrik Thomsen beskriver så rammende i digtet Vent fra City Slang fra 1981. Sat i musik af Lars Hug på pladen af samme navn i 1984.  I digtet optræder en uforlignelig linje. En af verdens smukkeste linjer. I flyvende efterår på Oktober Boulevard.</p>
<p><strong>I flyvende efterår på Oktober Boulevard.</strong></p>
<p>Det skal jeg lige sige igen. Sig det igen. I flyvende efterår på Oktober Boulevard. Og lyt så lige til sangen og teksten. Nu behøver jeg ikke sige mere.</p>
<p>At være i flyvende efterår på Oktober Boulevard. Det er jeg nu. Det kom jeg i dag med Mikkel, vennen, et sted på Nørrebro. Det flyvende efterår på Oktober Boulevard. Og det bliver der nok et stykke tid. For nu skal jeg til Island i 8 dage, hvor der venter en masse musik og natur. Og flyvende efterår flyver med.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2009 HUMMER H2 SUT ]]></title>
<link>http://rafaelos.wordpress.com/2009/10/10/2009-hummer-h2-sut/</link>
<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 19:08:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>RAFAEL</dc:creator>
<guid>http://rafaelos.wordpress.com/2009/10/10/2009-hummer-h2-sut/</guid>
<description><![CDATA[The H2 SUT is an open-bed pickup version of its SUV cousin with all the ruggedness and iconic design]]></description>
<content:encoded><![CDATA[The H2 SUT is an open-bed pickup version of its SUV cousin with all the ruggedness and iconic design]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PANKEK]]></title>
<link>http://yemekokulu.wordpress.com/2009/10/09/pankek/</link>
<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 11:47:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>yemekokulu</dc:creator>
<guid>http://yemekokulu.wordpress.com/2009/10/09/pankek/</guid>
<description><![CDATA[Malzemeler: 4 Yumurta Yarım su bardağı tozşeker 1 çorba kaşığı tereyağı 3/4 su bardağı süt 2 su bard]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>4 Yumurta<br />
Yarım su bardağı tozşeker<br />
1 çorba kaşığı tereyağı<br />
3/4 su bardağı <strong>süt<br />
</strong>2 su bardağı <strong>un</strong><br />
1 paket kabartma tozu<br />
1 paket vanilya<br />
Bir tutam tuz<br />
Tavayı yağlamak için sıvıyağ<br />
Servis için reçel ve çikolatalı sos</p>
<p><strong>Yapılışı:</strong></p>
<p>Yumurtaları tozşeker ve tereyağı ile iyi çırpın<br />
Üzerine süt ekleyin.Daha sonra un,,kabartma tozu,vanilya ve tuz ekleyip tekrar çırpın.<br />
Yağlanmış tavada küçük küçük önlü arkalı pişirin.Reçel veya çikolata sosla servis yapın.<br />
Afiyet olsun&#8230;..</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Oare cat de jos trebuie ca sunt "tricolorii"?]]></title>
<link>http://mihaicomsulea.wordpress.com/2009/10/07/oare-cat-de-jos-trebuie-ca-sunt-tricolorii/</link>
<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 06:21:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>soulofarunner</dc:creator>
<guid>http://mihaicomsulea.wordpress.com/2009/10/07/oare-cat-de-jos-trebuie-ca-sunt-tricolorii/</guid>
<description><![CDATA[Vizionam aseara optimea de finala a Campionatului Mondial de fotbal sub 20 ani si ma intrebam de ce ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Vizionam aseara optimea de finala a Campionatului Mondial de fotbal sub 20 ani si ma intrebam de ce nu e prezenta si Romania acolo. Intrebarea si-au adresat-o si comentatorii partidei transmise pe Eurosport. Intr-o oarecare masura si datorita unui fapt remarcat si subliniat de un invitat al emisiunii &#8220;Legile Jocului&#8221; de luni seara, la TEN, si anume ca baza materiala in suferinta a fotbalului romanesc nu inlesneste deprinderea corecta a lovirii si &#8220;imblanzirii&#8221; balonului de catre copii, la invatarea abecedarului jocului. Intr-adevar&#8230;</p>
<p>Pe terenuri desfundate sau denivelate, jucatorii de maine ai &#8220;tricolorilor&#8221; deprind cu metehne manevrarea mingii. La halal gospodari ai jocului in tara noastra, asemenea rezultate&#8230; Si acum, tineti-va bine!</p>
<p><em>Romania eliminata cu 0-12</em></p>
<p>Caci Romania a capotat lamentabil in grupa preliminara de calificare ce avea drept finalitate accederea la turneul final in plina desfasurare din Egipt. Patrulaterul s-a disputat in nordul Angliei, unde junii &#8220;tricolori&#8221; erau spulberati cu 6-0 de Albion, cu 4-0 de Belgia si cu 2-0 de Islanda. Da, 0-12, in conditiile in care in grupa s-au aflat si pescarii islandezi, buni amici ai lui Dinamo.</p>
<p>Acum imaginati-va ce-ar fi fost ca Romania sa onoreze cu prezenta in Egipt&#8230; Nu de alta dar Anglia, invingatoare la scor impotriva &#8220;tricolorilor&#8221;, a fost surclasata la randul ei in Tara Faraonilor, 0-4 cu Ghana. S-ar fi facut de ras ca Tahiti, ce a luat-o constant pe coaja nucii de cocos, cu opt la zero.</p>
<p>Vizionam asadar aseara optimea de finala opunandu-le pe Cehia si Ungaria, selectionate de care aminteam saptamana trecuta, pe aceeasi tema a impotentei federatiei noastre, in blogul &#8220;Cehia + Ungaria &#60; Romania. Dar vizionati Mondialul?&#8221;, si am inteles de ce &#8220;tricolorii&#8221; nu s-au aflat intre cele 24 reprezentative calificate.</p>
<p>In primul rand, Cehia si Ungaria ajunsesera in Egipt gratie calificarii in semifinalele Campionatului European la aceeasi categorie de varsta, performanta intangibila pentru &#8220;tricolori&#8221;, spulberati in grupa preliminara a continentului nostru. Din nou, daca am face diferenta intre rezultatele unora si ale altora, ne-ar lua cu ameteala.</p>
<p>Cehii si maghiarii au dovedit deprinderea corecta a lovirii balonului iar Mate Kiss, in special, cu un mondogol de la 30 metri, o ghiulea a la Hagi ce a pulverizat particulele de aer intr-o miscare lipsita de rotatie a mingii. 1-0 in minutul 15. Echilibrul valoric a fost reliefat de egalarea survenita repede, gratie loviturii de cap a lui Jan Vosahlik: 1-1 in minutul 26. Asa s-a si terminat.</p>
<p><em>Ungaria, dupa prelungiri si penaltyuri contra vecinilor, in sferturi</em></p>
<p>In prelungiri, imediat, o alta centrare de pe dreapta a adus Republica Ceha in avantaj, in minutul 92, prin Michael Rabusic. Ca un facut, peste sapte minute, Ungaria a egalat si ea, prin capitanul ei, Vladimir Koman. Ce naste din pisica soareci mananca iar Vladimir e fiu de ex-fotbalist profesionist.</p>
<p>2-2 si lovituri de departajare. Unde Peter Gulacsi, salvand suturile lui Marecek, Moravek si Reznik, ultimul la moartea subita, a dovedit ca este o laudabila rezerva a lui Pepe Reina, la Liverpool. Cu numarul 42. Baietii lui Sandor Egervari, triumfatori cu 4-3 si asteptand sfertul de finala de vineri, contra Italiei, la Suez, desi tocmai nouarul Krisztian Nemeth, vedeta achizitionata tot de Liverpool, si-a vazut a cincea lovitura a maghiarilor salvata de Vaclik. Asadar macar o selectionata europeana in semifinala, daca nu chiar doua, depinzand de traiectoria Germaniei, fata in fata in optimi cu dezinvoltii ghanezi.</p>
<p>Iata-i pe invingatori, cu cluburile de provenienta&#8230; Gulacsi (Liverpool) &#8211; Kiss (Gyori), Szekeres (MTK), Presinger (Videoton), Szabo (Paksi) &#8211; Gosztonyi (MTK), Futacs (Werder Bremen), Koman (Bari), Simon (Szombathelyi) &#8211; Dudas (Gyori), Nemeth (Liverpool). Au mai intrat Andras Simon (Liverpool; imprumutat Cordobei), Zambo (Gyori) si Balajti (Diosgyori).</p>
<p>Ungaria, cu trei baieti inhatati de Liverpool, in sferturi de finala. Anglia, eliminata din grupe. 0-4 cu Ghana, 0-1 cu Uruguay si 1-1, tras de par, cu Uzbekistan. A se citi egaland-o in minutul 88, prin Alex Nimely, de la Manchester City. Un punct, un gol cand calificarea se disipase si o intoarcere in insula. Explicatia ar putea veni si tocmai din aceste importuri de tineri jucatori din toate zarile. De cand cu sosirea lui Arsene Wenger in Albion, insula n-a mai avut tarmuri. S-a facut una cu continentul, s-a globalizat. Fabregas a luat calea Arsenalului la 16 ani, de la detinatoarea la zi a Champions League, CF Barcelona. Cati altii n-au luat calea Albionului, de la grupari inzecit mai mici!?</p>
<p><em>Anglia: prea multe importuri, neconvocari, terenuri desfundate si antrenori depasiti</em></p>
<p>O alta problema a Albionului ar putea ramane acea deprindere defectuoasa a lovirii mingii, de care aminteam in privinta Romaniei. Cu atatea ploi, destule terenuri desfundate, innamolite. Circumstante atenuante. Caci altfel, bani ar fi din belsug in insula, pentru intretinerea unor gazoane de Doamne Ajuta. Cum ti-i cresti, asa ii ai&#8230;</p>
<p>Si ar mai fi antrenorul. Nimic rau cu Brian Eastick, dar ma indoiesc ca dumnealui are in maneca bagajul tehnico-tactic deosebit de variat, cu artificiile de rigoare aplicabile la turnee finale, posedat de selectionerii unor reprezentative ce tind sa se impuna si la alte categorii de varsta. Deja de la sub 20 de ani, Anglia invata lectia amara a inclinarii steagului. Cu o deprindere perfecta a esecului, eliminarile la seniori nu mai sunt de mirare. Eastick e de scoala veche, cea cu mingi lungi si &#8220;focul la ei&#8221;, practicata pana mai ieri in Albion. Un tehnician care a activat intre aceste limite nu se poate schimba in preajma retragerii, doar prin sosirea in insula a unora ca Wenger sau Mourinho. O fi activat el la academiile lui Birmingham City, in perioada cu Trevor Francis manager, si la Newcastle United, pe vremea lui Sir Bobby Robson, plus ca secund la tineretul Republicii Irlanda, in umbra lui Don Givens, dar n-avea experienta de turneu final. Caci, in calitate de secund al lui Brian Hamilton la reprezentativa Irlandei de Nord, n-a avut parte de bucuria calificarii&#8230;</p>
<p>Faceti o combinatie a acestor factori, plus a faptului ca marile cluburi n-au cedat reprezentativei jucatorii de lot, ca Gibbs si Wilshere, de la Arsenal, Stanislas si Sears, de la West Ham, Welbeck, de la Man United, Scott Sinclair, de la Wigan, Sturridge, de la Chelsea, ori Carroll, varful lui Newcastle, si aveti explicatia eliminarii rusinoase a uneia dintre cele 6 reprezentante ale Europei. Unica necalificata din grupe. 1-6 ca la tenis. Dar Romania, cu 0-12?</p>
<p>De fapt, dintre neconvocatii citati mai sus, unii au fost deja imprumutati ori pasaportati, semn ca primele indicii ale nu foarte bunei lor acomodari intre profesionistii seniori le-a dat de gandit antrenorilor. Zola l-a trimis pe Sears la Palace iar Chelsea pe Sinclair, la Wigan. E drept, si Beckham era trimis de Sir Alex Ferguson la Preston North End, scotianul avand poate o premonitie ca se va folosi candva chiar de un bocanc pentru a-l trimite pe David in Victoria lui.</p>
<p>Dar de ce n-au fost unii deplasati in Egipt, tocmai ne-am lamurit. Nationala de tineret sub 21 ani, antrenata de Stuart Pearce, tocmai a jucat in preliminariile C.E. 2011, vineri seara, pe Ricoh Arena din Coventry, in fata a putin peste 20.000 spectatori, cu cativa dintre jucatorii tocmai amintiti in teren. Gibbs si Wilshere au inceput jocul, la fel ca Theo Walcott, un alt &#8220;Tunar&#8221;, insa inlocuit la pauza. A mai fost si numitul Carroll, chiar marcator, iar Welbeck a intrat pe final. Anglia s-a impus, cu 6-3 in fata Macedoniei, dupa 2-0 in 30 de minute si 3-3 dupa o ora de joc, desprinderea cu o &#8220;dubla&#8221; reusind-o in ultimele 5 minute Zavon Hines, descoperirea lui Zola la West Ham. Cu un 2-1 in deplasare in aceeasi Macedonie si un recent 1-1 in Grecia, Albionul poate aborda increzator in noiembrie jocurile cu celelalte adversare din grupa, Portugalia (acasa) si Lituania (in deplasare).</p>
<p><em>La sub 19 ani, Albionul a ajuns macar in finala Europei</em></p>
<p>Ca o completare, Eastick gestiona in vara si prezenta Angliei la turneul final al C.E. sub 19 ani, unde beneficia de cateva nume strecurandu-se ici colea in formulele de start din Albion. Un Dan Gosling la Everton, de exemplu. 1-1 cu Elvetia, apoi 2-2 cu Ucraina, unde s-a desfasurat turneul reunind 8 selectionate, fiind egalata de ambele, si-apoi un 7-1 cu Slovenia. In semifinala cu Franta, acelasi Nathan Delfouneso de la Aston  Villa a reusit o &#8220;dubla&#8221; in prima repriza de prelungire, devenind golgeter al turneului, cu patru reusite, si calificandu-i pe insulari in finala contra gazdelor, ce-i invinsesera tot cu 3-1 pe sarbi.</p>
<p>In ultimul act, cu Welbeck de la Manchester United in formula de start, Anglia a cedat cu 2-0, Ucraina devenind campioana europeana la categoria sub 19 ani. Dar roata morii se invarte si zilele urmatoare, intr-un patrulater in Slovenia, Anglia se va alinia in grupa preliminara de calificare a editiei de anul viitor, din Franta. Insularii vor da piept cu Slovenia, Finlanda si Slovacia. Interesant insa de vazut cate cluburi vor fi dispuse, ca si in cazul turneului egiptean, sa le dea &#8220;verde&#8221; junilor. M-as mira ca Jack Rodwell de exemplu, de la Everton, sa figureze in lotul lui Noel Blake&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MUTFAK]]></title>
<link>http://babayizbiz.wordpress.com/2009/10/04/mutfak/</link>
<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 00:09:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>gurkanyucel</dc:creator>
<guid>http://babayizbiz.wordpress.com/2009/10/04/mutfak/</guid>
<description><![CDATA[Gecenin üçünde elimde sütlaçla mutfakta gezinirken &#8220;madem ki bize uyku yok bari bikaç fotooraf]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Gecenin üçünde elimde sütlaçla mutfakta gezinirken &#8220;madem ki bize uyku yok bari bikaç fotooraf çekip bi yazı yaziim&#8221; dedim:</p>
<p><strong>Her Emziren Annenin Mutfağında Olması Gerekenler</strong></p>
<p><strong><em>Rezene çayı</em></strong></p>
<p><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-280" title="rezene" src="http://babayizbiz.wordpress.com/files/2009/10/rezene.jpg" alt="rezene" width="554" height="293" /><span style="font-weight:normal;">Gördüğünüz gibi piyasadaki hemen her markadan birer paket aldım,hangisinden en çok randımanı alırsak ona devam ederiz diye düşündüm. Annemiz en çok Doğadan&#8217;ı beğendi. Zaten flaş tam da onun üzerine patlamış, isteyerek yapsam bu kadar tutturamam.</span></strong></p>
<p><strong><em>Dereotu</em></strong></p>
<p style="text-align:left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-281" title="dereotu" src="http://babayizbiz.wordpress.com/files/2009/10/dereotu.jpg" alt="dereotu" width="490" height="310" />Daha önceden iğrenerek yediğimiz bu otu nasıl olduysa son 1 aydır bayıla bayıla herşeyin içine katarak yiyoruz. Özellikle cacığın içinde pek güzel oluyor.</p>
<p style="text-align:left;"><strong><em>Kaynar</em></strong></p>
<p style="text-align:left;"><strong><em><img class="aligncenter size-full wp-image-282" title="kaynar" src="http://babayizbiz.wordpress.com/files/2009/10/kaynar.jpg" alt="kaynar" width="490" height="399" /><span style="font-weight:normal;font-style:normal;">Lohusa şerbetinin Adana versiyonu&#8230;Kız kaynarı ve erkek kaynarı içerik olarak farklıdır. Sağolsun annemiz Adana&#8217;dan en kralından bir erkek kaynarı getirdi, biz de kaynatıp kaynatıp içtik, misafirlerimize de ikram ettik.</span></em></strong></p>
<p style="text-align:left;"><em><span style="font-style:normal;"><strong>Kuru dut</strong></span></em></p>
<p style="text-align:left;"><em><span style="font-style:normal;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-283" title="kurudut" src="http://babayizbiz.wordpress.com/files/2009/10/kurudut.jpg" alt="kurudut" width="420" height="571" /><span style="font-weight:normal;">Son 1 haftadır tüketiyoruz, faydasını gerçekten gördük. Ama bitmek üzere, tekrar nerden temin edicez hiç bilmiyorum. Yarın ben bi aktarları gezeyim.</span></strong></span></em></p>
<p style="text-align:left;"><strong><em>Üzüm-kayısı suyu</em></strong></p>
<p style="text-align:left;"><strong><em><img class="aligncenter size-full wp-image-286" title="dimes" src="http://babayizbiz.wordpress.com/files/2009/10/dimes2.jpg" alt="dimes" width="490" height="368" /><span style="font-style:normal;"><span style="font-weight:normal;">Hastanedeyken Börte tavsiye etmişti bu Dimes %100 Üzüm-Kayısı suyunu, eve döndüğümüzde daha önceden hazırladığım <a href="http://babayizbiz.wordpress.com/2009/06/24/emzirme-vs-gaz/">süt yapanlar listesi</a>nde üzüm ve kayısıyı görünce hemen depoladım bolca, mutfağımızın en nadide köşesine. Dimes&#8217;ten bi plaket bekliyorum artık,çünkü son 1 ayda 30 litreden fazla tükettik bunu.</span></span></em></strong></p>
<p style="text-align:left;"><strong><em>Keçi sütü</em></strong></p>
<p style="text-align:left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-287" title="kay" src="http://babayizbiz.wordpress.com/files/2009/10/kay.jpg" alt="kay" width="392" height="544" />İnek sütü annede ve dolayısıyla bebekte gaz yaptığından keçi sütüne başladık. Bakalım faydasını görecek miyiz&#8230;</p>
<p style="text-align:left;"><strong><em>Kuru bamya</em></strong></p>
<p style="text-align:left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-288" title="bamya" src="http://babayizbiz.wordpress.com/files/2009/10/bamya.jpg" alt="bamya" width="490" height="334" />Pazardan bamyamızı aldık yedik ama ne zamandır benim aklım bu kuru bamyada kalmıştı. Ancak bir türlü elim varıp da alamıyordum çünkü oldukça pahalı (kilosu 60 TL. Kurutulmuş bir sebze nasıl olur da etten 3 kat daha pahalı olur hiç aklım almıyor. Kuru bamya işine mi girsek naapsak?) En sonunda dün kararttım gözümü aldım bi paket. Üzerindeki tarife göre yarın yapıcam, bakalım aldığı paranın hakkını verecek mi&#8230;</p>
<p style="text-align:left;"><strong><em>Sütlaç</em></strong></p>
<p style="text-align:left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-289" title="sütlaç" src="http://babayizbiz.wordpress.com/files/2009/10/sutlac.jpg" alt="sütlaç" width="490" height="435" />Aslında sütlaç süt yapar mı bilmiyorum ama annemiz çok sevdiğinden sık sık yapıyor, ben de nasipleniyorum arada:) Kayın ve de maun valideciğim &#8220;Emziren kadının canı bişey istedi mi hemen yemesi gerekir,çünkü SÜTÜ ÇEKER&#8221; demişti. Buradaki süt çekmesi terimi zannediyorum &#8220;vücudun süt üretimini artırmak için ihtiyacı olan besini annenin canının çekmesi yöntemiyle bünyeye alması&#8221; anlamında kullanılıyor, tam olarak bilemiyorum ama öyledir heralde sanırsam ki galiba.</p>
<p style="text-align:center;">
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beş - Etten sütten...]]></title>
<link>http://birsorusor.wordpress.com/2009/10/02/bes/</link>
<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 10:52:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>SeSar</dc:creator>
<guid>http://birsorusor.wordpress.com/2009/10/02/bes/</guid>
<description><![CDATA[Soru5: luce, 01.10.09 sorum şudur: Diet süt içmenin zayıflama anlamında bir yararı var mıdır ?? diet]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="text-decoration:underline;">Soru5</span>: <em>luce, 01.10.09<img class="alignright size-thumbnail wp-image-72" title="inek" src="http://birsorusor.wordpress.com/files/2009/10/inek.jpg?w=150" alt="inek" width="150" height="148" /></em></p>
<p>sorum şudur: Diet süt içmenin zayıflama anlamında bir yararı var mıdır ?? diet süt içersek, sütün faydalarından faydalanabilmiş olur muyuz ?? ben %0 yağ içeren bi sütü içersem vitaminlerden istifade etmiş ve kilo almamış sayılır mıyım ?</p>
<p>_______________________________________________________________________</p>
<p>Sayın luce, bilmelisiniz ki diet pepsi, diet coke vardır ama süt “diyet”tir. J</p>
<p>Bir de sanırım bahsettiğiniz şey tam olarak aslan sütü değil. Hımmm&#8230;</p>
<p>Marketlerde aldığımız süt de istisnalar dahilinde inek sütüdür zaten; doymamış yağ oranı ve kolesterol değerleri yüksek olduğu için, bkz. tereyağı&#8230;,  genel olarak diyetisyenler tarafından önerilmemektedir. Keza diyetisyenlerin kalori hesabı yaparak sizi sadece benzin yakan bir otomobil olarak görmesi yanlış bir bilinç yaratmıştır. Nitekim diyetisyenler yazık ki bilim adamı, yani doktor değillerdir. Süt ve süt ürünlerinden elde edeceğiniz kalsiyum(Ca) değerlerini doğal olarak alabileceğiniz başka bir kaynak bulunmamaktadır. Piyasada dolanan kalsiyum hapları da zaten süt alerjisi (melk) olan insanlar için üretilmiştir. Sağlıklı bir diyet için ki diyet aslında öğün ve/veya beslenme şekli demektir, güçlü bir iskelet sistemine ve bunun için de süte ihtiyaç vardır. İçeriği ise sadece kalsiyum ile sınırlı değildir, biotin, pantotenik asit, potasyum, magnezyum, selenyum, iyot, A-B1(tiyamin)-B2(riboflavin)-B12-D-K vitaminleri gibi bir çok besin ve yapıtaşı içermektedir. Genel olarak yararları:</p>
<ul>
<li> Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir. <img class="alignright size-full wp-image-73" title="got milk" src="http://birsorusor.wordpress.com/files/2009/10/got-milk.jpg" alt="got milk" width="255" height="340" /></li>
</ul>
<ul>
<li>Beyine enerji verir.</li>
</ul>
<ul>
<li>İshali tedavi eder</li>
</ul>
<ul>
<li>Ülseri önler.</li>
</ul>
<ul>
<li>Mide rahatsızlıklarını giderir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Sindirim sistemini düzene sokar.</li>
</ul>
<ul>
<li>Diş çürüklerini önler.</li>
</ul>
<ul>
<li>Tansiyonu düşürür.</li>
</ul>
<ul>
<li> Kemik erimesini önler.</li>
</ul>
<ul>
<li>Kanserin önlenmesine yardımcı olur.</li>
</ul>
<ul>
<li>Ve kimi kliplerden de öğrendik ki üste dökülünce seksi bir görüntü yaratır&#8230;</li>
</ul>
<p>En başından beri varmak istediğim asıl nokta ise aslında süt asidi yani laktik asidin sindirimde yağ yakıcı özelliğinin de olduğudur. Laktik asit içinde bulunan bazı amino asitler ise kas yapımında yapı taşı görevi görmektedirler. Yani siz 3 kuruş hesabı yapıp az kalori alayım derken kaş yapılıp göz çıkarıyor olabilirsiniz. Bu yüzden kilo problemleriniz yok ise yapabileceğiniz en “diet”sel vukuat yarım yağlı süt tercih etmek olacaktır. Yoğurtta bulunanan CLA ve spingolipidler karın ve basen yağlarını yakmanızda yardımcı olduğu ve bağırsak kanserine engel olduğunu Türk bilim adamları keşfetti dersem ilginizi çekeceğimdir. Ve kimi bazı probiyotikler ise engeksiyon ve kanser oluşturan maddeleri açığa çıkartan enzimleri azaltıyor, kolesterolü düşürüyor, HDL denilen iyi kolesterolü arttırıyor, dolayısıyla kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Gene de süt içtikten sonra bir bardak su boğazınızda kalan bakterilerin giderilmesi için gerekli diye bir gereksiz bilgi de sıkıştırayım ben yine de sona&#8230;</p>
<p>Sütün bu kadar sindirim sistemini çalıştırdığından bahsettikten sonra sanıyorum ilk soruya göz atma gereği de duyacaksınız.</p>
<p>Ayrıca şu sözü unutmayınız ki “en kötü rejim gıda rejimidir”.</p>
<p>Oooh süüüüt gibiiii saygılar&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süt Akrabalığı]]></title>
<link>http://haciata2.wordpress.com/2009/09/24/sut-akrabaligi/</link>
<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 06:30:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>HacıAta</dc:creator>
<guid>http://haciata2.wordpress.com/2009/09/24/sut-akrabaligi/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Radâ&#8221;&#8216; veya &#8220;rıdâ&#8221;; Arapça &#8220;radaa&#8221; kökünden mastar olup; ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&#8220;Radâ&#8221;&#8216; veya &#8220;rıdâ&#8221;; Arapça &#8220;radaa&#8221; kökünden mastar olup; ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dinamo - Urziceni]]></title>
<link>http://lettersofpassion.wordpress.com/2009/09/20/dinamo-urziceni/</link>
<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 19:03:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Lorelei</dc:creator>
<guid>http://lettersofpassion.wordpress.com/2009/09/20/dinamo-urziceni/</guid>
<description><![CDATA[Comentatorul zicea ca-i derby. Derby? De ce? Un meci dintre o echipa de locul 2, Urziceni si o echip]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>   Comentatorul zicea ca-i derby. Derby? De ce? Un meci dintre o echipa de locul 2, Urziceni si o echipa de locul 7, Dinamo, derby? Sa zicem ca e derby ca deh! daca e echipa bucuresteana la mijloc indiferent cat de prost pozitionata, un bucurestean va zice intotdeauna ca e derby. Jocul dinamovistilor a fost insa de-plo-ra-bil. La mine in casa predominau hohotele de ras. Stateau pe teren pana la sutul frumos al lui Apostol. Chiar stateau. Zicu cel putin putea sa-si ia o punga de seminte si o bere. Dolha este un portar foarte bun, a aparat frumos incercarile celor de la Unirea, care au dominat clar meciul. Mi-a placut si portarul Arlauskis desi golul primit de la Cristea putea fi evitat. Scarlatache a fost &#8220;subtil&#8221;, au trecut minute bune pana cand am auzit ca exista si el pe teren. Sa nu fiu impartiala, Semedo &#8220;Gat golas de Transilvania negru&#8221; a intrat in repriza a doua, alergand si el de colo-colo, bezmetic insa agitandu-se destul cat sa conteze. Un fel de Nicolita, sprint eficient.<br />
     Hilar a fost sa-l aud pe comentator spunand de un sut tras la 7 metri pe langa poarta (mai mult sau mai putin) ca ar fi fost un sut bun. Fuck, esti fericit ca n-a dat pe langa minge cumva? Dar ce, ala joaca in spatele blocului, pe tarla la ma-sa?? Dobitoc.<br />
     Offf, si castiga Dinamo. E drept ca isi mai revenisera dupa golul lui Apostol. Dar la cate faulturi au bagat si cat au tras de tricouri, era imposibil sa nu le iasa ceva. Si in prelungiri. Mi-ar placea s-o vad in B. Poate asa bucurestenii isi vor vedea valoarea mai apropiata de realitate, nu dupa cantitatea de tupeu, blat, favoritism.<br />
     Cu parere de rau: 2-1 pt Dinamo. Trist. </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anne Sütüne En Yakın Keçi Sütü]]></title>
<link>http://modernkadin.wordpress.com/2009/09/16/anne-sutune-en-yakin-keci-sutu/</link>
<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 16:54:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>modernkadin</dc:creator>
<guid>http://modernkadin.wordpress.com/2009/09/16/anne-sutune-en-yakin-keci-sutu/</guid>
<description><![CDATA[Anne sütüne en yakın süt olan keçi sütünün, yeni doğan bebeklerin beslenmesinin yanı sıra bir çok ha]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em><strong><span style="color:#000000;">Anne sütüne en yakın süt olan keçi sütünün, yeni doğan bebeklerin beslenmesinin yanı sıra bir çok hastalığın tedavisine de yardımcı olduğu bildirildi.</span></strong></em></p>
<p><span style="color:#000000;">Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Koçak, laktoz oranı bakımından yüksek proteinlere sahip olan keçi sütünün değerli besin ögelerini içerdiğini söyledi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Keçi sütündeki yağ asitlerinin bazı rahatsızlıklara iyi geldiğini ifade eden Prof. Dr. Koçak, bu sütün organizmada iltihaplanmayı önlediği gibi diş ve kemik gelişimi için de iyi bir kalsiyum kaynağı olduğunu kaydetti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Doğal homojenize olan sütün, vitamin A, fosfor, magnezyum ve selenyum miktarı açısından anne sütüne en yakın süt olduğunu bildiren Prof. Dr. Koçak, şöyle devam etti:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">”<em><strong>100 gram anne sütünde kalsiyum oranı 32, inek sütünde 119, keçi sütünde 134 miligramdır. Keçi sütündeki bakteri miktarı ve yağ oranı diğer hayvanlardan daha azdır. Laktoz oranı bakımından yüksek proteinlerine sahip olması nedeniyle keçi sütü değerli besin ögelerini içeriyor. Yeni doğan bebekler, anne sütü alamadığı dönemlerde ihtiyaç duyacağı besin elementlerini en iyi keçi sütünden alabilir.</strong></em>”</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Keçi sütünden yapılmış ürünlerin Avrupa’da ”özel sağlık marketlerinde” özel fiyatlarla satıldığını ve bebeklere anne sütünün alternatifi olarak verilebileceğini bildiren Prof. Dr. Koçak, ”Ancak bazı kişiler tat anlamında sevmeyebilir, onlara ağır gelebilir. Örneğin koyun sütü ya da peyniri de tat ve koku anlamında herkes tarafından tercih edilmeyebilir” dedi.</span></p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong><span style="color:#000000;">CİLT HASTALIKLARINDA YARARLI AMA İLAÇ DEĞİL</span></strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Keçi sütünün serum proteinlerinin alerjik özelliği olmamasından dolayı sindirim sistemi rahatsızları ile bazı cilt hastalıkları için tedavi edici olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Koçak, ”Ama ne olursa olsun, aşırıya gidip abartılmaması lazım. Keçi sütü ilaç değildir. Yani hiç bir gıda tek başına tedavi edici özelliğe sahip değildir. Ne olursa olsun abartmayalım. Öncelikle her türlü rahatsızlıkta ilaçla tedavi yolunu seçilmelidir” dedi.</span></p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong><span style="color:#000000;">1. FRANÇOIS’YI İYİLEŞTİRMİŞ</span></strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Tarihte de keçi sütünün bazı faydalarına rastlandığını bildiren Prof. Dr. Koçak, ”16. yüzyılda 1. François rahatsızlanmış ve hastalığına hiç kimse çare bulamamış. O dönemde Kanuni Sultan Süleyman’dan yardım istemişler. Kanuni kendi doktorunu ve yanında keçisini göndermiş. Keçinin sütünü ve yoğurdunu her gün içen François bir süre sonra eski sağlığına kavuşmuş ve Fransa’da yoğurt, ilaç niyetine kullanılmaya başlamış. Tıp kitaplarında da keçi sütünün iyileştirici gücüne yönelik çeşitli eserler yer alır” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><img class="alignnone size-full wp-image-113" title="anne" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/09/anne.png" alt="anne" width="320" height="265" /></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğum Sonrası Güzelleşmek İçin…]]></title>
<link>http://modernkadin.wordpress.com/2009/09/16/dogum-sonrasi-guzellesmek-icin%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 09:51:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>modernkadin</dc:creator>
<guid>http://modernkadin.wordpress.com/2009/09/16/dogum-sonrasi-guzellesmek-icin%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[Kendi bedeninden yeni bir beden oluşturan kadın, bu değişimin farkına vardığında şaşkınlığa uğruyor.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#000000;">Kendi bedeninden yeni bir beden oluşturan kadın, bu değişimin farkına vardığında şaşkınlığa uğruyor. Hatta bazen bu değişiklikler kişide paniğe yol açıyor. “Hep böyle mi kalacağım” korkusu baş gösteriyor. Ancak uzmanlar, alınacak küçük tedbirler ve doğru plastik cerrahi uygulamaları ile kişiye özgüvenini yeniden kazandırmanın mümkün olduğunu söylüyor. </span></p>
<p><span style="color:#000000;">Memorial Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Deniz İşcen, “Doğum sonrasında güzelleşmek için” kadınlara şu önerilerde bulundu:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Doğum sonrası oluşan şekil bozuklukları annede ruhsal ve bedensel etkilelenmelere yol açıyor ve egzersiz gibi önlemlerle arzu edilen düzelmeler sağlanamıyorsa, uygun plastik cerrahi uygulamaları ile kişiye özgüvenini yeniden kazandırmak, hatta sonuçta evliliğine de olumlu katkıda bulunmak mümkün</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>DERİ ÇATLAKLARI İÇİN</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Hamilelik döneminden itibaren bebe yağı ve badem yağı ile uygulanacak masajlarla deri çatlaklarını en aza indirin.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bedendeki değişiklikler her ne kadar yavaş yavaş gerçekleşse de bu değişimin doğum sonrasını daha az etkilemesi için hamilelikte gereğinden fazla kilo almamak ve genişleyen deriye yağlı masajlar yaparak kalıcı hasarı azaltmak önerilir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu konuda en çok bebe yağları ve badem yağını öneriyoruz, tabii ki her gün bir yenisi geliştirilen kozmetik kremleri de uygulamak mümkün.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Özellikle gebeliğe bağlı çatlakların oluşmasını engellemek amacıyla gebeliğin başından itibaren derinin esnekliği artırılabilirse oluşacak hasar en aza indirilebilir. Tabii burada derinin özellikleri de söz konusu, çünkü genetik etkiler daha fazla çatlamaya neden olabiliyor. Yine de yağlı masajdan vazgeçmemek gerek. Sarkmalar bir ölçüde egzersizle önlenebilir. Bölgesel biriken yağlardan doğum sonrasında derhal başlanılan uygun bir egzersiz programı ile kurtulmak mümkün olabilir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong><span style="color:#000000;">ESTETİK AMELİYAT İÇİN UYGUN ZAMAN</span></strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Meme dikleştirme ve karın gerdirme operasyonları için emzirme döneminin üzerinden bir yıl geçmesi gerekir. Bedeni üzerinde bunca değişikliği, dokuz ay gibi kısa bir sürede yaşayan kadın kendine yabancılaşır, bunu doğum sonrasında atlatmayı başaramayan hanımlar bir süre sonra plastik cerrahlardan yardım alabilirler. Bu yardım asla hemen sezaryen sonrasında yapılacak bir karın ameliyatı veya süt verirken yapılacak meme ameliyatları olmamalıdır. Çünkü vücudun bu dönemde verdiği cevaplar bizim estetik amaçlarımıza uymamaktadır. Bu yüzden ilk bir yılda beklemeyi önemle belirtiyoruz. Yapılacak işlemler doğurganlığı, doğurabilmeyi ve emzirmeyi etkilemezler.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong><span style="color:#000000;">DOĞUMUN YARATTIĞI HORMONAL ETKİ</span></strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Karın kaslarının gevşemesi ve doğum sonrasında yeterince güçlenmemesi, derinin çatlamış ve gevşek olması, aşırı kilo alımı ile kalçalarda biriken yağlar annelerin en çok şikayet ettiği vücut bölgeleri; daha ilk aylarda “bunlardan nasıl kurtulabilirim” sorusuna cevap aramaya başlıyorlar. Oysa biz biliyoruz ki, gebeliğin yarattığı hormonal etki daha en az bir yıl sürecek ve biz bu süre içinde yaptığımız girişimlerde istediğimiz sonuca ulaşamayacağız. İşte bu yüzden doğum sonrasında çok çok zorunlu olmadıkça anneye cerrahi olarak dokunmaktan kaçınırız. Bu süre annenin bebeğinden arta kalan zamanlarda daha çok egzersiz gibi, cilt bakımı gibi işlemlerle ve sabırla geçireceği bir süre olmalıdır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong><span style="color:#000000;">KARIN VE BACAK YAĞLARI</span></strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">İlk bir yıl içinde bu çabalar sonuç vermemişse ve hasta tekrar bir doğum düşünmüyorsa karın ve yağlar için girişimlerde bulunabiliriz. Aslında bir sonraki doğumu engelleyen bir durum söz konusu olmasa da cerrahi ile alınacak sonuç yeni bir doğumla bozulacağı için bu durumda ameliyatı pek önermemekteyiz. Bu özellikle karından deri çıkarıp, kas diktiğimiz ameliyatlar ve meme ameliyatları için geçerlidir. “Liposuction”ı bile bir yıl geçmeden pek önermiyoruz çünkü deri eski esnekliğine henüz kavuşmamış oluyor. Aspirasyonla yağ alma yöntemi olan liposuction tekrar bir doğum yapılacak da olsa hasta tarafından isteniyorsa karın ve bacak yağları için uygulanabilir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong><span style="color:#000000;">SİLİKONUN EMZİRMEYE ETKİSİ</span></strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Önceden gerçekleştirilen silikon protez ve küçültme ameliyatının süt vermeye herhangi bir etkisi yoktur. Anneliğin ardından plastik cerrahtan en çok yardım istenen konulardan biri de meme estetiğidir. Kiminde meme, emzirme sırasında çok büyüyebiliyor ve daha sonra eski haline dönmüyor. Bazen de süt verme sona erdiğinde memenin içi boşalarak sarkık bir torbaya dönüşüyor. Memeye estetik açıdan şekil vermek için mutlaka süt vermenin bitmiş olması gerek, bu silikon protez uygulamasında da, küçültme ve kaldırma ameliyatlarında da geçerli.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Emzirme bittikten sonra özellikle hasta başka bir çocuk istemiyorsa ameliyatı öneririz. Kararsız veya çok sonra bir doğum planlayan hastalarda ise ameliyatlı memenin şeklinin yeni bir gebelikle bozulabileceğini belirtmek gerekir. Uygulanacak silikon protezin veya küçültme ameliyatının daha sonraları doğumlarda süt vermeye herhangi bir etkisi yoktur. Burada belirtilmesi gereken nokta teknik olarak çok büyük memelere uygulanan farklı bir meme küçültme yönteminin zaten doğurganlık yaşındaki hanımlara uygulanmadığıdır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong><span style="color:#000000;">VAJİNAL ESTETİK</span></strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Duruma göre vajinal estetik de önerilebilir. Normal doğum, vajeni de esneten bir olaydır. Zaman içinde buradaki dokular da eski boyutlarına ve esnekliğine kavuşurlar. Kadın-doğum uzmanları muayenede bu bulguları tespit eder ve hastanın buna bağlı idrar kaçırma şikayeti varsa yine bu uzmanlık dalı tarafından vajeni daraltma daraltma ve mesaneyi asma işlemi gerçekleştirilir. Plastik cerrahlar sadece doğuma bağlı veya doğuştan olan dış genital organ şekil bozukluklarında bazı düzeltmeleri yaparlar.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Kaynak : NTV-MSNBC</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><img class="alignnone size-full wp-image-117" title="hamile" src="http://modernkadin.wordpress.com/files/2009/09/hamile.jpg" alt="hamile" width="300" height="205" /></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kahve...]]></title>
<link>http://kuzuhanim.wordpress.com/2009/09/07/kahve/</link>
<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 19:52:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>kuzuhanim</dc:creator>
<guid>http://kuzuhanim.wordpress.com/2009/09/07/kahve/</guid>
<description><![CDATA[&#8230;lazım.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>&#8230;lazım.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MEMURLARDAN ALINACAK KATILIM PAYI BELİRLENDİ‏]]></title>
<link>http://sut2009.wordpress.com/2009/09/07/memurlardan-alinacak-katilim-payi-belirlendi%e2%80%8f/</link>
<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 07:43:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>erotikfilmizle1</dc:creator>
<guid>http://sut2009.wordpress.com/2009/09/07/memurlardan-alinacak-katilim-payi-belirlendi%e2%80%8f/</guid>
<description><![CDATA[MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Tarafından 04.09.2009 tarih 11866 sayı ile ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Tarafından 04.09.2009 tarih 11866 sayı ile yayımlanan Genelgeye göre</p>
<p>Muayene katılım payı;<br />
İkinci basamak resmi sağlık kurumlarında 3 TL,<br />
Eğitim ve araştırma hastanelerinde 4 TL,<br />
Üniversite hastanelerinde 6 TL,<br />
Özel sağlık kurumlarında 10 TL, olarak belirlenmiştir. İlgili dosyayı indirmek için <a href="http://www.bumko.gov.tr/TR/Genel/DosyaGoster.aspx?DIL=1&#38;BELGEANAH=14817&#38;DOSYAISIM=Katilimpayiteblig.pdf" target="_blank">BURAYA</a> tıklayınız.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ANNE SÜTÜNE EN YAKINI KEÇİ SÜTÜ]]></title>
<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/09/06/anne-sutune-en-yakini-keci-sutu/</link>
<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 00:33:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
<guid>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/09/06/anne-sutune-en-yakini-keci-sutu/</guid>
<description><![CDATA[ANNE SÜTÜNE EN YAKINI KEÇİ SÜTÜ ANNE SÜTÜNE EN YAKINI KEÇİ SÜTÜ Herhangi bir nedenle emziremeyen ann]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="wp-caption alignnone" style="width: 550px"><a href="http://img267.yukle.tc/images/7995Keci_sutu.JPG"><img title="ANNE SÜTÜNE EN YAKINI KEÇİ SÜTÜ" src="http://img267.yukle.tc/images/7995Keci_sutu.JPG" alt="ANNE SÜTÜNE EN YAKINI KEÇİ SÜTÜ" width="540" height="503" /></a><p class="wp-caption-text">ANNE SÜTÜNE EN YAKINI KEÇİ SÜTÜ</p></div>
<p><span style="color:#ff00ff;"><strong>ANNE SÜTÜNE EN YAKINI KEÇİ SÜTÜ</strong></span></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong>Herhangi bir nedenle emziremeyen annelerin bebeklerine keçi sütü vermesi önerildi.</strong></span></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong>Keçi sütünün zengin içerigi ile birçok hastalıgı da tedavi ettigi vurgulandı.</strong></span></p>
<p><strong>&#8220;<span style="color:#ff0000;">Anne sütüne en yakın süt</span>&#8221; olan keçi sütünün yeni doğan bebeklerin beslenmesinin yanı sıra bir çok hastalığın tedavisine de yardımcı olduğu bildirildi.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Koçak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, laktoz oranı bakımından yüksek proteinlere sahip olan keçi sütünün değerli besin ögelerini içerdiğini söyledi.</p>
<p>Keçi sütündeki yağ asitlerinin bazı rahatsızlıklara iyi geldiğini ifade eden Prof. Dr. Koçak, bu sütün organizmada iltihaplanmayı önlediği gibi diş ve kemik gelişimi için de iyi bir kalsiyum kaynağı olduğunu kaydetti.</p>
<p>Doğal homojenize olan sütün, vitamin A, fosfor, magnezyum ve selenyum miktarı açısından anne sütüne en yakın süt olduğunu bildiren Prof. Dr. Koçak, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8216;<span style="color:#ff0000;">&#8216;100 gram anne sütünde kalsiyum oranı 32, inek sütünde 119, keçi sütünde 134 miligramdır. Keçi sütündeki bakteri miktarı ve yağ oranı diğer hayvanlardan daha azdır.</p>
<p>Laktoz oranı bakımından yüksek proteinlerine sahip olması nedeniyle keçi sütü değerli besin ögelerini içeriyor. Yeni doğan bebekler, anne sütü alamadığı dönemlerde ihtiyaç duyacağı besin elementlerini en iyi keçi sütünden alabilir.</span> &#8221;</p>
<p>Keçi sütünden yapılmış ürünlerin Avrupa&#8217;da &#8221;<span style="color:#ff0000;">özel sağlık marketlerinde</span>&#8221; özel fiyatlarla satıldığını ve bebeklere anne sütünün alternatifi olarak verilebileceğini bildiren Prof. Dr. Koçak, &#8221;<span style="color:#ff0000;">Ancak bazı kişiler tat anlamında sevmeyebilir, onlara ağır gelebilir. Örneğin koyun sütü ya da peyniri de tat ve koku anlamında herkes tarafından tercih edilmeyebilir</span>&#8221; dedi.</strong></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong>&#8221;İLAÇ DEĞİL&#8221;</strong></span></p>
<p><strong>Keçi sütünün serum proteinlerinin alerjik özelliği olmamasından dolayı sindirim sistemi rahatsızları ile bazı cilt hastalıkları için tedavi edici olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Koçak, &#8221;<span style="color:#ff00ff;">Ama ne olursa olsun, aşırıya gidip abartılmaması lazım. Keçi sütü ilaç değildir. Yani hiç bir gıda tek başına tedavi edici özelliğe sahip değildir. Ne olursa olsun abartmayalım. Öncelikle her türlü rahatsızlıkta ilaçla tedavi yolunu seçilmelidir</span>&#8221; dedi.</strong></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong>&#8221;1. FRANÇOIS&#8217;YI İYİLEŞTİRMİŞ&#8221;</strong></span></p>
<p><strong>Tarihte de keçi sütünün bazı faydalarına rastlandığını bildiren Prof. Dr. Koçak, &#8221;<span style="color:#0000ff;">16. yüzyılda 1. François rahatsızlanmış ve hastalığına hiç kimse çare bulamamış. O dönemde Kanuni Sultan Süleyman&#8217;dan yardım istemişler. Kanuni kendi doktorunu ve yanında keçisini göndermiş. Keçinin sütünü ve yoğurdunu her gün içen François bir süre sonra eski sağlığına kavuşmuş ve Fransa&#8217;da yoğurt, ilaç niyetine kullanılmaya başlamış. Tıp kitaplarında da keçi sütünün iyileştirici gücüne yönelik çeşitli eserler yer alır</span>&#8221; diye konuştu.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Alıntı..</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
