<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>tayyip-erdogan &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/tayyip-erdogan/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "tayyip-erdogan"</description>
	<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 04:23:04 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Kafestekiler Bunları Hatırlıyormu?]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/23/ittihatci-ergenekoncu/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 22:34:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/23/ittihatci-ergenekoncu/</guid>
<description><![CDATA[İttihatçı-Ergenekoncu&#8217;lar gerçekleştirdiği cinayetler, yayınladığı kitaplar, amacına ulaşmak i]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><b>İttihatçı-Ergenekoncu&#8217;lar gerçekleştirdiği cinayetler, yayınladığı kitaplar, amacına ulaşmak için herşeyi mubah gören anlayış. Kullandıkları &#8216;lümpen geçliğin&#8217; özel seçimleri.</b></p>
<p>2004-2005 yıllarında bir anda Türkiye&#8217;de müthiş bir &#8220;misyoner&#8221; avı başladı. Misyonerler yurdun dört bir yanını sarmıştı ve vatan-millet elden gitmekteydi. Başta Doğan Grubu olmak üzere, bazı medya organları oldukça enerjik bir şekilde misyonerlikle &#8220;savaşmaya&#8221; başladılar. <!--more--></p>
<p>Ankara Ticaret Odası ardı ardına misyonerlikle ilgili &#8220;raporlar&#8221; hazırlayıp dağıttı. Sonradan Sinan Aygün, Ergenekon&#8217;dan sanık oldu ama, hiç kimse Aygün&#8217;ün kurumunun yürüttüğü bu aktif kampanyaya dikkat etmedi. Ergenekon sanığı Ergün Poyraz&#8217;ın, Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül&#8217;ü uluslararası Yahudi komplosunun bir parçası olarak gösteren &#8220;Musa&#8217;nın Gülü&#8221;, &#8220;Musa&#8217;nın Çocukları&#8221; gibi kitaplarından önce, arkadan gelecek olan yoğun medya saldırısının işaret fişeği niteliğindeki &#8220;Misyonerler Arasında Altı Ay&#8221; kitabını kaleme almasının üzerinde pek durulmadı&#8230; </p>
<p>Ergenekon&#8217;un önemli buluşma mekanı Türk Ortodoks Kilisesi&#8217;nin basın sözcüsü Sevgi Erenerol&#8217;un, MGK üyelerine &#8220;misyonerlikle&#8221; ilgili seminerler vermesi dikkat çekmedi. Ergenekon&#8217;un tutuklu sanıklarından Kemal Kerinçsiz&#8217;in, misyonerler hakkında davalar açtırdığı pek fazla dillendirilmedi&#8230; </p>
<p>Neden Ergenekon misyonerlerle bu kadar yakından ilgiliydi dersiniz? Bu ülkenin dindar Müslümanlarını nasıl milliyetçi hale getirebilirsiniz? İşte &#8220;misyoner&#8221; bu amaç için biçilmiş bir kaftandı. Günah keçisi &#8220;misyoner&#8221;, Ergenekon&#8217;un elinde yeni bir manipülasyon aracına dönüşmüştü&#8230;</p>
<p><b>LÜMPEN GENÇLİĞİN ÖRGÜTLEN(DİRİL)MESİ</b></p>
<p>Bana kalırsa bu yoğun anti-Hıristiyan kampanya aynı zamanda arkadan gelecek olan diğer hamlelerin zeminini hazırlamayı da amaçlıyordu. Rahip Santoro, Hrant Dink ve Malatya misyoner katliamları&#8230; </p>
<p>Ergenekon&#8217;un <b>&#8220;lümpen gençliğin örgütlenmesi&#8221;</b> konsepti ile yukarıda sözü geçen cinayetlerdeki <b>&#8220;katil zanlısı&#8221;</b> profilini yan yana koyun. Her üç cinayette neredeyse tornadan çıkmış bir &#8220;katil tipi&#8221; tarafından icra edildi: <b>Aşırı milliyetçi, oldukça genç, lümpen ve derin devletle bağlantılı&#8230;</b></p>
<p>İttihatçı Ergenekon bu cinayetlerle üçlü bir amacı gerçekleştirmek istedi. Birincisi Türkiye&#8217;deki gayrimüslimlere &#8220;kuvvetli&#8221; bir mesaj verilmek istendi, ki bu İttihatçıların Türkiye&#8217;yi &#8220;Hıristiyanlardan arındırma&#8221; politikasının bir devamıdır. </p>
<p>İkincisi dünyaya ve Türkiye&#8217;nin &#8220;laikçi&#8221; kesimlerine &#8220;İslamcı&#8221; parti iktidarda olduğu için Hıristiyanların &#8220;kıtır kıtır&#8221; kesildiği mesajı verilmek istendi. Üçüncü ve son olarak da Türkiye&#8217;nin AB sürecinin önüne ciddi bir blok konulacaktı&#8230; </p>
<p>Tabii biz burada sonuçlara bakarak konuşuyoruz. Kanımca orijinal plan çok daha kanlıydı ve çok daha fazla cinayet işlenmesi öngörülüyordu; ama birkaç gelişme bu planları bozdu. Samsun, Antalya ve Diyarbakır&#8217;da, yine &#8220;aynı profil&#8221; tarafından işlenmesi planlanan diğer &#8220;misyoner&#8221; cinayetleri, polisin başarılı operasyonlarıyla sessiz sedasız bir şekilde engellendi. Arkadan gelecekleri engelleyen bir diğer önemli gelişme, Santoro cinayetinden farklı olarak, Malatya misyoner katliamı ve Dink cinayetlerinden sonra açılan davaların insan hakları savunucusu hukukçular tarafından mercek altına alınmasıdır.</p>
<p>En son ortaya çıkan &#8220;Kafes&#8221; planında, Santoro, Dink cinayetleri ve Malatya misyoner katliamından &#8220;operasyon&#8221; olarak söz ediliyor. &#8220;Kafes&#8221; söz konusu &#8220;operasyonların&#8221; çok daha sistematik ve planlı bir şekilde yapılmasını öngörüyor. <b>Tekrar, &#8220;Müslümanların&#8221; Hıristiyanları boğazladığı yönündeki &#8220;kara propagandayı&#8221; piyasaya sürmek istemişler.</b> Bu sayfalarda defalarca yazdığım üzere, Ergenekon sadece darbe girişimlerinden ibaret bir örgüt değildir. <br />Bir ayağı Kıbrıs&#8217;tadır, diğeri Azerbaycan&#8217;da&#8230; <br />Bir kolu JİTEM&#8217;dir, öbürü Özel Harp Dairesi&#8230; </p>
<p>Bir yandan Gülen Hareketi&#8217;ne komplo düzenler, öbür taraftan Hıristiyanları katleder. Bütün resmi göremediğimiz, kendi mağdur kimliğimizin dar çeperinden sıyrılıp &#8220;diğerlerine&#8221; yapılanları fark edemediğimiz ve tüm sorumluların hesap vermesini sağlayamadığımız sürece &#8220;kafesin&#8221; içinde yaşamaya devam edeceğiz. Ahmet Altan&#8217;ın çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi <b>&#8220;Zihninizdeki &#8216;duvarları&#8217; yıkmazsanız, birbirinize dost olmazsanız, güçlerinizi birleştirmezseniz, &#8216;hedef&#8217; olacaksınız. Özgürleşeceksek birlikte özgürleşeceğiz. Esir kalacaksak birlikte kalacağız&#8221;, gelin bu kafesi hep birlikte yıkıp geçelim!</b></p>
<p>Orhan Kemal Cengiz/Zaman</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erdoğan çöktü, Arınç üzüldü: Vah civanım!]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/16/erdogan-coktu-arinc-uzuldu-vah-civanim/</link>
<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 02:46:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/16/erdogan-coktu-arinc-uzuldu-vah-civanim/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; &nbsp; Erdoğan çöktü, Arınç üzüldü: Vah civanım! Arınç’ın Erdoğan aşkı! İki gün önce Burdur’d]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p><img class="alignnone" title="Tayyip Erdoğan" src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1258321472.jpg" alt="" width="500" height="250" /></p>
<p><strong>Erdoğan çöktü, Arınç üzüldü: Vah civanım!</strong></p>
<p><strong>Arınç’ın Erdoğan aşkı!</strong><br />
İki gün önce Burdur’da Başbakan Erdoğan’a methiyeler dizen Arınç, dün de benzer ifadeler kullandı: Bak Tayyip Bey ne hale geldi. O civanım delikanlının şimdi gözlerinin altı morardı, düşünüyor&#8230;<!--more--></p>
<p>Haber: Salim Yavaşoğlu<br />
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a övgülerini sürdürüyor. İkigün önce Burdur’un Yusufça beldesinde düzenlediği mitingte, “Bu Hükümetin, bu partinin başında, birisi öksürdüğü zaman arkasına bakmadan kaçan, birisi aksırdığı zaman şapkasını alıp giden, birisi kaşını çattığı zaman (eyvah bana eyvallah) deyip kaçan birisi yok. Bu Hükümetin başında sadece Türk milletinin, milyonların sevdasını alan bir Başbakan değil, Davos’ta dünyanın en büyük zalimine, ” Sen zalimsin “ diyebilen bir başbakan var” diyen Arınç, dün da Afyon’da benzer ifadeler kullandı.<br />
<strong><br />
Civanım delikanlı</strong></p>
<p>Partisinin Siyaset  Akademisi’nde konuşan Arınç, Başbakan Erdoğan’ın gece gündüz ülke için çalıştığını söyledi.  İktidar olmanın insanı yorduğunu, insanı üzdüğünü ve sıkıntıya sokarak, geceleri uykularını kaçırdığını anlatan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Bak Tayyip Bey bile ne halden ne hale geldi. O civanım delikanlının şimdi gözlerinin altı morardı, düşünüyor” dedi. Arınç şunları kaydetti:</p>
<p><strong>Yan gelip yatmak yok</strong><br />
“İktidar sorumluk ister, yorulmak ister, bazen ağlamak ister. Çoğu zaman çalışmak ister. Öyle yan gelip yatayım, denizden çıkmayayım, eğleneyim, öğlene kadar istirahat edeyim, mükemmel bir kahvaltı yapayım, ondan sonra her gün yatayım, uyuyayım, gezeyim, tozayım. Öğleden sonra şöyle bir meclise gideyim, veya genel merkezde oturayım, gazetelere bir bakayım, kahvemi içerken gazetede bir şey yakalarsam bir demeç patlatayım. Oldu sana siyaset. O devir geçti. Dolayısıyla iktidar olabilmek için bu meselede yıpranmayı göze almak gerekir.”</p>
<p><strong><br />
Onlar izindeler biz çalışıyoruz</strong></p>
<p>Kürt açılımını  Türkiye’nin 81 ilinde halka anlatacağını açıklayan Başbakan Erdoğan, Malatya’dan sonra İzmir’de miting düzenledi. İzmir’in Kemalpaşa ilçeside, devlet yolunun açılış töreninde konuşan Başbakan, içeriğe ilişkin yine bilgi vermedi ama, Kürt açılımına karşı çıkan muhalefet partilerine sert ifadelerle yüklendi. Hükümet olarak yaptıkları çalışmalardan bahseden Başbakan Erdoğan, sözü TBMM’deki pankartlı protestoya getirdi. Erdoğan özetle şunları kaydetti:</p>
<p><strong>Provoke ettiler</strong><br />
Parlamentoda toplantı yapıyoruz, bakıyorsunuz ki CHP milletvekili birilerini tutup izleyici koltuklarının üzerinden orada provake ediyor. İzleyici tribününde alkış dahi olamaz, slogan atılamaz. Bütün bunlara rağmen alıyor oraya getiriyor, ondan sonra da orada slogan attırıyor, oradan Meclis’in sükunetine, suhuletine ters hareketler yaptırıyor. Bir hafta önce yaşadık. Ellerinde pankartlarla Meclis Genel Kurulu’nda oturumu provake etmeye kalktılar. ’Atam izindeyiz’diyorlar. ’Atam eserlerine sahip çıkacağız’diyorlar.</p>
<p><strong>24 saat iş başındayız</strong><br />
Yahu size zaten alıştık, siz bunu her zaman yapıyorsunuz da ’Atam izindeyiz’diyerek bugüne kadar ne yaptınız, bir dikili ağacınız var mı bu ülkede? Yok. Ha ama şunu söyleyebilirim, ’İzindeyiz’diyorlar ya, doğru. Onlar izindeler, biz çalışıyoruz. Farkımız bu. Biz 24 saat, gece gündüz çalışıyoruz.</p>
<p>Başbakan, yorgunluğunu gizlemek için bulutlu havada güneş gözlüğü taktı.</p>
<p>Yeniçağ</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[La Turchia accenna un'apertura verso il Kurdistan]]></title>
<link>http://baruda.net/2009/11/14/la-turchia-accenna-unapertura-verso-il-kurdistan/</link>
<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 10:04:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>baruda</dc:creator>
<guid>http://baruda.net/2009/11/14/la-turchia-accenna-unapertura-verso-il-kurdistan/</guid>
<description><![CDATA[Un po&#8217; di aggiornamenti dal Kurdistan, perennemente nel mio cuore e raramente sulle pagine del]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Un po&#8217; di aggiornamenti dal Kurdistan, perennemente nel mio cuore e raramente sulle pagine del]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dursun Çiçek'in Mektubu]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/13/dursun-cicekin-mektubu/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 00:00:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/13/dursun-cicekin-mektubu/</guid>
<description><![CDATA[ALBAY DURSUN ÇİÇEK’TEN MEKTUP GELDİ Başbakan’ın, yandaş ve cemaatçi basının, Ergenekon Savcılarının ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>ALBAY DURSUN ÇİÇEK’TEN MEKTUP GELDİ</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://www.odatv.com/showImage.php?type=1&#38;id=18370" alt="" width="409" height="215" /></p>
<p>Başbakan’ın, yandaş ve cemaatçi basının, Ergenekon Savcılarının nihayet istediği oldu.</p>
<p>Kurmay Albay Dursun Çiçek şu saatlerde Ergenekon savcılarına ifade veriyor. Tutuklanma ihtimali yüksek.</p>
<p>Neden belli…</p>
<p>İrtica ile Eylem Planı’nı Çiçek’in hazırladığı iddia ediliyor. Islak imzalı olduğu iddia edilen raporu da savcılara bir ihbarcı gönderdi.</p>
<p>“İddia ediliyor” kalıbını biz değil, Başbakan kullanmıştı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 29 Ekim’de Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile bir araya geldi. Görüşme sonrası yapılan açıklama aynen şöyleydi:<!--more--></p>
<p>“İddia edilen ‘Eylem Planı’na ilişkin soruşturma süreci, adli ve askeri yargı makamları tarafından kendi görev ve yetki alanları kapsamında yürütülmektedir.”</p>
<p>Başbakan, “iddia ediliyor” dedi ama sonradan farklı konuştu.</p>
<p>****</p>
<p>Gelelim habere…</p>
<p>Albay Çiçek Ergenekon Savcılarına ifade gitmesine saatler kala devre arkadaşlarına bir e – posta gönderdi. İlavesinde iki yazı bulunan e – posta veda niteliğinde…</p>
<p>İlk defa Tv8 Haber’de yayınlanan mektup şöyle başlıyor:</p>
<p>“Merhaba. Baskı ve yargısız infazları ibretle izliyoruz. Bazı siyasiler Savcı ve Hakimlere ne yapmaları gerektiğini açıkça söylemeye başladı. Yargı alenen baskı altında. Bütün bu şartlara rağmen Türk Yargısına olan güvenimiz tamdır. Başka seçeneğimiz yok. Bu ülke bizim, mücadeleye ve gücümüzün yettiğince doğruları yapmaya devam edeceğiz. Sağlık ve başarı dilekleriyle sevgi ve saygılar sunuyorum.”</p>
<p>Çiçek, “Yargı baskı altında” diyor. Peki, kim yargıyı baskı altına aldı? İşte Çiçek’in cevabı:</p>
<p>“TRT-1 Televizyonundaki bir canlı yayında; &#8220;Islak imza önem arz ediyor. Kilidi o açacak. Adli tıp raporunun gereği yapılmalı. Askeri yargının ıslak imzaya ilişkin olarak Adli Tıp&#8217;ın raporunu dikkate alması gerekir.  Bakın geçen hafta 8 subay davet edildi. Sonra iki subay daha dinlendi. Demek ki süreç devam ediyor. Bu hafta içerisinde kim bilir kimler davet edilecek?&#8221; şeklinde yapılan açıklamalar doğrudan doğruya bağımsız yargıya açık bir müdahale, yargıyı baskı altına alma ve yönlendirme suçu değil mi?&#8221;</p>
<p>(Üç gün önce) TRT – 1’deki bu ifadelerin sahibi kim?</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan…</p>
<p>Çiçek’e göre savcı ve hakimlere ne yapmaları gerektiğini söyleyen isim Başbakan’dır.</p>
<p>****</p>
<p>Mektuplara baktığımızda Çiçek’in savcılıkta hakkındaki hiçbir iddiayı kabul etmeyeceği anlaşılıyor. Çiçek, “Ne plan benim ne de imza” diyor ve yargısız infaza yapıldığını savunuyor.</p>
<p>Çiçek ayrıca ıslak imzalı olduğu iddia edilen raporla ilgili savcılara meydan okuyor:</p>
<p>“Belge üzerinde kağıt yapımında kullanılan kimyasallar dışında bir kimyasal iz analizi yapıldığı takdirde, metni hazırlayan ve bu belgeye dokunan kişilerin izleri tespit edilebilir.”</p>
<p>Savcılık kimyasal iz analizi yapar mı bilinmez. Ama yapmaz ise soruşturmanın en önemli  ayağının eksik kalacağı ortada.</p>
<p>****</p>
<p>Sıra en kritik soruda…</p>
<p>Başbakan’ın Genelkurmay Başkanı ile görüşmesi ardından yaptığı açıklamada şöyle denilmişti:</p>
<p>“Herkese düşen görev sürecin sonuçlanmasını beklemek, kişi ve kurumları hedef alan davranış ve yorumlardan kaçınmaktır.”</p>
<p>Çiçek’in Başbakan’a ilişkin ithamı son derece manidar.</p>
<p>Başbakan TRT’deki konuşmada – hakikaten – hedef göstermiş görünüyor. Eğer bu bilgi doğruysa Başbakan adli sürecin sonuçlanmasını beklememiş konumuna düşer. Daha da öte ortada süreci bizzat Başbakan’ın yönlendirdiği iddiası var.</p>
<p>Başbakan “kişi ve kurumlar hedef alınmamalı” telkininde bulunuyor.  Ama TRT – 1’deki konuşmasında kilit isim olarak Dursun Çiçek’i hedef göstermiş görünüyor. Başbakan’ın cümlesi aynen şöyle: “Islak imza önem arz ediyor. Kilidi o açacak.”</p>
<p>(İddia edilen) Islak imza kimin? Albay Çiçek’in.</p>
<p>Kilidi ne açacak? Islak imza.</p>
<p>Bu noktada haber yazımını kesip yorumu okurlara bırakıyoruz.</p>
<p>Odatv.com</p>
<p><img class="size-full wp-image-1001 alignnone" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_mektup1.jpg" alt="" width="600" height="856" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1002" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_mektup2.jpg" alt="" width="600" height="856" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1003" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_mektup3.jpg" alt="" width="600" height="856" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1004" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_mektup4.jpg" alt="" width="600" height="856" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1005" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_mektup5.jpg" alt="" width="600" height="856" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1006" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_mektup6.jpg" alt="" width="600" height="856" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1007" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_mektup7.jpg" alt="" width="600" height="856" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1008" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_mektup8.jpg" alt="" width="600" height="856" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1009" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_isyan.jpg" alt="" width="600" height="777" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1010" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/dursun_cicek_isyan2.jpg" alt="" width="600" height="777" /></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[türk savaş kurumuna...]]></title>
<link>http://karahanmurat.wordpress.com/2009/11/09/turk-savas-kurumuna/</link>
<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 16:00:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>Murat Karahan</dc:creator>
<guid>http://karahanmurat.wordpress.com/2009/11/09/turk-savas-kurumuna/</guid>
<description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetlerinden, Allahın sonsuz kudretine güvenerek/sığınırak… Biz söze, bizi hiç yoktan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetlerinden, Allahın sonsuz kudretine güvenerek/sığınırak… Biz söze, bizi hiç yoktan]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Remzi Gür'den Açıklama]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/07/remzi-gurden-aciklama/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 02:31:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/07/remzi-gurden-aciklama/</guid>
<description><![CDATA[REMZİ GÜR&#8217;DEN AÇIKLAMA: Tayyip Erdoğan ile arasındaki görüşmenin yalan olduğunu iddia eden işa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>REMZİ GÜR&#8217;DEN AÇIKLAMA:</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://gizlibelge.files.wordpress.com/2009/10/aydinlik-remzi-gur-tayyipin-gizli-kasasi.jpg?w=215&#038;h=311#38;h=346" alt="" width="215" height="311" /></p>
<p><strong>Tayyip Erdoğan ile arasındaki görüşmenin yalan olduğunu iddia eden işadamı Remzi Gür, Aydınlık dergisini mahkemeye verdiğini söyledi. Gür&#8217;ün bu açıklamasına Aydınlık&#8217;tan jet yanıt geldi. Kendilerine herhangi bir tebligat ulaşmadığını belirten Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım, &#8220;Merakla mahkemenin açılmasını bekliyoruz. Gerçekler ortaya çıksın&#8221; dedi.</strong><!--more--></p>
<p>İş adamı Remzi Gür, Aydınlık&#8217;ta yer alan telefon konuşmalarına köşesinde yer veren Ahmet Hakan&#8217;a bir yanıt göndererek Tayyip Erdoğan ile arasındaki görüşmenin yalan olduğunu iddia etti. Gür, yanıtında şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;AYDINLIK DERGİSİNDEKİ YAZININ İÇERİĞİ DOĞRU DEĞİLDİR. YAZIDA YER ALAN TELEFON GÖRÜŞMESİ, YAPILAN HABER, YORUM VE DEĞERLENDİRMELER DE DOĞRU DEĞİLDİR. YAPILDIĞI VARSAYILAN TELEFON GÖRÜŞMESİNİ KAYDA ALAN, BUNA YARDIMCI OLAN, YAYIMLAYAN, YORUMLAYAN HERKES SUÇ İŞLEMEKTEDİR. SUÇ İŞLEYEREK HABER YAPILAMAZ. BİR KONU HEM HABER, HEM DE KİŞİLERİN HAK VE HUKUKUNUN İHLAL EDİLDİĞİ SUÇLARIN KONUSU OLAMAZ. DOLAYISI İLE BU BİR HABER DEĞİLDİR. İLGİLİ MAHKEMELER NEZDİNDE SORUMLULAR HAKKINDA TAZMİNAT DAVAMIZ AÇILMIŞ VE C. SAVCILIĞINA SUÇ DUYUSU YAPILMIŞTIR.&#8221;</p>
<p>Remzi Gür&#8217;ün bu açıklamalarına Aydınlık dergisinden jet yanıt geldi. Aydınlık Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım, Ahmet Hakan&#8217;a gönderdiği yazıda, kendilerine herhangi bir tebligat ulaşmadığını belirtti:</p>
<p>&#8220;REMZİ GÜR, &#8220;SORUMLULAR HAKKINDA TAZMİNAT DAVASI AÇILMIŞ VE C. SAVCILIĞINA SUÇ DUYUSU YAPILMIŞTIR.&#8221; DİYOR. BU KONUYLA İLGİLİ BİZE ULAŞMIŞ HERHANGİ BİR TEBLİGAT YOKTUR. REMZİ GÜR ADINA GÖNDERİLEN BİR TEKZİP DE YOKTUR. MERAKLA MAHKEMENİN AÇILMASINI BEKLİYORUZ. GERÇEKLER ORTAYA ÇIKSIN. NEDİR BU 20-25 İŞİ ANLAŞILSIN. HABERİMİZİN İÇERİĞİYLE İLGİLİ BİR AÇIKLAMA YAPAMAYANLAR, ŞİMDİ SİZİ HEDEF ALARAK BAŞKA YOLLARDAN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ENGELLEME PEŞİNDELER.&#8221;</p>
<p>Aydınlık Genel Yayın Yönetmeni Yıldırım, Remzi Gür&#8217;ün açıklamasındaki çelişkilere de dikkat çekti:</p>
<p>&#8220;AÇIKLAMADA ÖNEMLİ BİR ÇELİŞKİ HEMEN GÖZE ÇARPIYOR; DENİYOR Kİ; &#8216;YAZIDA YER ALAN TELEFON GÖRÜŞMESİ DOĞRU DEĞİLDİR.&#8217; BİR YANDAN DA DENİYOR Kİ &#8216;YAPILDIĞI VARSAYILAN TELEFON GÖRÜŞMESİNİ KAYDA ALAN, BUNA YARDIMCI OLAN, YAYIMLAYAN, YORUMLAYAN HERKES SUÇ İŞLEMEKTEDİR.&#8217;</p>
<p>Ulusal Kanal</p>
<h2><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/26/remzi-gur-tayyipin-gizli-kasasi/">Aydınlık Dergisi “Remzi Gür Tayyip’in Gizli Kasası” </a></h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Israeli ambassador welcomed with eggs in Turkey]]></title>
<link>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/11/05/israeli-ambassador-welcomed-with-eggs-in-turkey/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 05:34:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>agaahipk</dc:creator>
<guid>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/11/05/israeli-ambassador-welcomed-with-eggs-in-turkey/</guid>
<description><![CDATA[PressTv Israel&#8217;s ambassador to Ankara has been pelted with eggs during a visit to a Turkish un]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><a href="http://www.presstv.ir/detail.aspx?id=110446&#38;sectionid=351020204">PressTv</a></strong></p>
<p><strong><img src="http://www.presstv.ir/photo/20091104/esmaeeli20091104193917281.jpg" alt="" /> </strong></p>
<p>Israel&#8217;s ambassador to Ankara has been pelted with eggs during a visit to a Turkish university in the coastal city of Trabzon.</p>
<p>Angry Turkish students threw eggs at Gabi Levy as he arrived at Karadeniz Teknik university on Wednesday.</p>
<p>The students protesting against Tel Aviv&#8217;s policies regarding the Palestinians, including the issues of illegal settlement activity in the West bank and the war on the Gaza Strip.</p>
<p>Police detained a group of 20 students and the Israeli ambassador left without getting out of his vehicle, Anatolia reported.</p>
<p>The embarrassing incident came only one day after Gabi Levy, who is on a tour of the region, faced harsh criticism in the nearby city of Rize, where local officials condemned Israel&#8217;s &#8220;policies of expansion and occupation&#8221; and said that the so-called “self-defense” should not involve &#8220;killing children.&#8221;</p>
<p>Ankara-Tel Aviv re relations deteriorated after Israel&#8217;s deadly military offensive in Gaza that killed over 1,400 Palestinians, mostly civilians, at the turn of the year.</p>
<p>The two side&#8217;s bilateral relations further deteriorated last month, after Ankara excluded Israel from an international air force exercise in protest at &#8220;the humanitarian tragedy&#8221; in Gaza and called for an immediate lifting of Gaza siege, which has put the region&#8217;s 1.5 million population in desperate need of basic necessities.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eşbaşkan Tayyip'in Doğu Perençek Aleyhine Açtığı Dava Reddedildi]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/05/esbaskan-tayyipin-dogu-perencek-aleyhine-actigi-dava-reddedildi/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 00:50:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/05/esbaskan-tayyipin-dogu-perencek-aleyhine-actigi-dava-reddedildi/</guid>
<description><![CDATA[Mahkeme, Erdoğan’ın Perinçek aleyhine açtığı tazminat davasını reddetti! Recep Tayip Erdoğan’ın, Büy]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>Mahkeme, Erdoğan’ın Perinçek aleyhine açtığı tazminat davasını reddetti!</h2>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-951" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/tayyip.jpg" alt="" width="200" height="150" /></p>
<p>Recep Tayip Erdoğan’ın, Büyük Ortadoğu Projesi’nin Eşbaşkanı olduğunu ve Diyarbakır’ı bu projenin merkezi yapacağını açıklaması üzerine, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Büyük Ortadoğu Projesi’nin, bir Amerika projesi olduğunu, Ortadoğu ülkelerini parçalamayı amaçladığını, bağımsız bir devletin başbakanı bir yana, herhangi bir memurunun bile başka bir devletin görevlisi olamayacağını belirtmiş ve Tayip Erdoğan’ı istifaya davet etmişti.<!--more--></p>
<p>Bu eleştirilere karşı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Kasım 2007 tarihinde, kişilik haklarına saldırıldığı gerekçesiyle tazminat davası açmış, 10.000.- lira manevi tazminat talep etmişti.</p>
<p>Perinçek’in avukatları Av. Mehmet Cengiz ve Av. Ayhan Sarıhan, davaya verdikleri yanıtta, tarihimizde bir başbakanın, yabancı bir ülkenin kendi ülkesini parçalama projesinde görev almasının iki örneği olduğunu; bunun birinci örneğinin Damat Ferit, ikincisinin ise Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirtmişler ve aradaki benzerliği gösterebilmek için Damat Ferit’in İngiltere’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde üstlendiği Eşbaşkanlığın içeriğini özetlemişlerdi.</p>
<p>Damat Ferit, 1919’da İngiltere’nin Osmanlı Devleti’ni parçalama projesinde görev almış, İngiltere’nin saltanatı himaye etmesinin karşılığı olarak Boğazlar’ı İngiltere’ye vermeyi, bağımsız bir Kürdistan kurulmasına göz yummayı, İngiltere’nin El Cezire ve Suriye üzerindeki egemenliğini tanımayı, bu konuda fiili yardımda bulunmayı, hilafetin Müslüman ülkelerdeki nüfuzunu İngiltere lehine kullanmayı, Osmanlı Devleti’nin Mısır ve Kıbrıs üzerindeki haklarından İngiltere lehine vazgeçmeyi taahhüt etmişti.</p>
<p>Bu parçalama projesi ve kirli işbirliği, Kurtuluş Savaşı ile sona erdirilmiş, İngiltere’nin BOP haritaları bu savaş sonunda çöpe atılmıştı.</p>
<p>Günümüzde Amerika benzer bir süreci yeni Eşbaşkanla yeniden gündeme taşımıştı. Bu tutumu eleştirmek ve ona karşı çıkmak, her yurttaşın en doğal hakkı ve göreviydi.</p>
<p>Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, bir yıllık yargılamadan sonra 3 Kasım 2009 günü verdiği kararla davayı reddederek, Büyük Ortadoğu Projesi’nde Eşbaşkanlık görevi üstlenilmesine karşı çıkmanın kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını hükme bağlamış oldu.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yeni Osmanlı Politikası" Kaç Merkezli?]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/05/yeni-osmanli-politikasi-kac-merkezli/</link>
<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 00:36:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/05/yeni-osmanli-politikasi-kac-merkezli/</guid>
<description><![CDATA[“YENİ OSMANLI POLİTİKASI” KAÇ MERKEZLİ ? Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever “Türkiye nereye payidar?” ba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>“YENİ OSMANLI POLİTİKASI” KAÇ MERKEZLİ ?</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://www.odatv.com/showImage.php?type=4&#38;id=18273" alt="" width="195" height="145" /></p>
<p>Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever “Türkiye nereye payidar?” başlıklı yazısında, Türkiye’nin “Yeni Osmanlı politikasının” tek merkezli bir politika olduğunu; bunun da  ABD’nin Ortadoğu’da “sorunlu” olduğu ülkeler ile ABD arasında arabuluculuk görevi olduğunu yazdı. “Komşularla sıfır sorun” politikasının herkese mavi boncuk dağıtmak olduğunu söyledi. ABD’nin rahatsızlık duyduğu ayrıntıların Erdoğan’ın “İsrail’i orantısız dışlaması, İran’a orantısız yakınlaşması” olduğunu belirtti. “Başbakan’ın ideolojik kökenli duygusal tepkilerini aynı ideolojik platformu paylaşsa da Cumhurbaşkanının dengelemeye çalıştığını” öne sürdü.<!--more--></p>
<p>Ülsever’in bu saptamaları yaptığı yazısının tamamı şöyleydi:</p>
<p>TÜRKİYE’nin son dış politika atakları gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında şüpheler doğurdu. “Acaba Türkiye rotasını Batı’dan Doğu’ya mı kırıyor?”</p>
<p>Bu soru bugünlerde Türkiye ile ilgilenen tüm mahfillerde soruluyor.</p>
<p>Türkiye’nin Batı’dan koptuğunu düşünenlerin sayısı özellikle Batı’da her geçen gün artıyor.</p>
<p>Bugün ben şahsi görüşümü nakledeceğim.</p>
<p>*  *  *</p>
<p>“Komşularla sıfır sorun” politikasının herkese mavi boncuk dağıtmak anlamına geldiği için pratikte toslamaya mahkûm, dolayısıyla imkânsız olduğunu; “çok merkezli” veya “oynak zeminli” politikanın ise eninde sonunda başıbozukluk anlamına geleceğini bu köşede defalarca ifade ettim.</p>
<p>Dış politikanın çeşitli sularda gezinmesinin doğru olduğunu ancak deniz üzerinde bir kayık misali bir ucundan muhakkak bir merkeze çıpalanması gerektiğini ısrarla savundum.</p>
<p>Zaman zaman dış politikanın çıpasız kaldığı ve engin sularda sürüklenmeye başladığı zehabına kapıldım.</p>
<p>Ancak, artık bir çıpanın var olduğu, hatta dış politikanın Ahmet Davutoğlu’nun eleştirdiği “tek merkezli politika”ya doğru hızla sürüklendiği fikri aklıma iyice yerleşmeye başladı.</p>
<p>*  *  *</p>
<p>Muhakkak ki, Türkiye bazı alanlarda göreceli bağımsız politika üretmeye devam edecek. Bunun en bariz örneği Afrika politikaları olarak görülebilir.</p>
<p>Ancak, kanımca Obama’nın ABD Başkanı, Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye’nin Dışişleri Bakanı olmasının ardından “Türkiye-ABD ilişkileri” yeni bir eksene oturmaya başladı.</p>
<p>Türkiye, Obama’nın diğer ülkelere nefes alanı veren, onlardan aktif katkı bekleyen “çok merkezli politika” anlayışı çerçevesinde ABD’nin “Ortadoğu temsilcisi” olma rolüne soyunuyor.</p>
<p>Ancak, ne demek istediğimi biraz daha detaylandırmak lazım. “Ortadoğu” derken kastettiğim tüm bölge değil; özellikle ABD’nin sorunlu olduğu İran, Suriye, Irak gibi ülkeler, Hamas, Hizbullah gibi örgütlerdir.</p>
<p>Türkiye’nin Ortadoğu’da “temsilcilik” görevi Suudi Arabistan, Mısır, Körfez ülkeleri gibi ABD’nin sorunsuz veya az sorunlu olduğu ülkeleri kapsamıyor. Bunlar zaten Türkiye’nin temsilciliğini istemiyorlar, ABD de bu ülkelerle doğrudan ilişkiyi sürdürmeyi tercih ediyor.</p>
<p>Türkiye, ABD’nin Ortadoğu’da “sorunlu” olduğu ülkeler ile ABD arasında arabuluculuk görevine soyunuyor!</p>
<p>Batı açısından muhataralı ülkeler ile yakınlaşma ise Avrupa’da, hatta ABD’de bazı ortamlarda şaşkınlık yaratıyor ama ben ABD yönetiminin bu yakınlaşmadan fazla rahatsız olduğunu sanmadığım gibi memnun olduğunu da düşünüyorum.</p>
<p>ABD açısından rahatsızlık duyulan ayrıntı önemle Başbakan’ın bu yakınlaşma uğruna İsrail’i orantısız dışlaması, İran’a orantısız yakınlaşmadır. Başbakan’ın ideolojik kökenli duygusal tepkilerini aynı ideolojik platformu paylaşsa da Cumhurbaşkanı dengelemeye çalışıyor. ABD Türkiye’nin:</p>
<p>1) Kuzey Irak’ta aktif rol alıp alamayacağını,</p>
<p>2) İran’ı ABD’nin istediği gibi “ehlileştirip ehlileştiremeyeceğini”,</p>
<p>3) Suriye’yi ABD’ye kazandırıp kazandıramayacağını,</p>
<p>4) Hamas ve Hizbullah’ı İran’ın etkisinden kurtarıp Arafat döneminde gelişen “FKÖ modeline” dönüştürüp dönüştüremeyeceğini sınamak istiyor.</p>
<p>Bütün bu edimleri İsrail’i kaybetmeden, bu ülkeyi Ortadoğu’da iyice yalnız bırakmadan başarırsa Türkiye başarılı sayılacak, aksi halde Bush dönemine geri döneceğiz.</p>
<p>Türkiye’nin “Yeni Osmanlı politikası” bal gibi “tek merkezli politika”dır!</p>
<p>Odatv.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[OIC calls for UNSC emergency meeting on Al-Aqsa]]></title>
<link>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/11/02/oic-calls-for-unsc-emergency-meeting-on-al-aqsa/</link>
<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 06:49:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>agaahipk</dc:creator>
<guid>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/11/02/oic-calls-for-unsc-emergency-meeting-on-al-aqsa/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; The Organization of the Islamic Conference (OIC) has called for an urgent meeting on Israel]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>&#160;</p>
<div id="divImageContent">
<table cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><img src="http://www.presstv.ir/photo/20091101/beglari20091101201955359.jpg" alt="" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div></div>
<div>The Organization of the Islamic Conference (OIC) has called for an urgent meeting on Israel&#8217;s frequent violations against the Al-Aqsa mosque compound in the occupied East Jerusalem Al-Quds.</p>
<p>The world&#8217;s largest Islamic organization urged UN Security Council and Russia &#8220;to request an emergency meeting on Israeli violations of international law in Al-Quds (Jerusalem) &#8230; and aggressions against the holy places,&#8221; AFP reported on Sunday.</p>
<p>The Organization has already cautioned Israel of &#8216;dangerous consequences&#8217; for acts of sacrilege in the holy compound emphasizing that any damage to the mosque could lead to &#8220;unpredictable consequences&#8221; for international peace and security.</p>
<p>The 57-member body condemned Israeli sporadic violations against the holy site which started on September 27 after it closed the compound and deployed thousands of police forces to secure a Jewish religious ceremony in the masque.</p>
<p>Clashes renewed in the holy site last week after Israeli police closed down the site.</p>
<p>Security forces fired stun grenades to disperse crowds of hundreds of Palestinian protesters. Twenty-four Palestinians have been wounded in the clashes in and around the holy compound.</p></div>
<p>&#160;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ve Türkiye Kürdistan'ı tanıdı! ]]></title>
<link>http://asilkan.wordpress.com/2009/10/31/ve-turkiye-kurdistani-tanidi/</link>
<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 16:56:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>asilkan</dc:creator>
<guid>http://asilkan.wordpress.com/2009/10/31/ve-turkiye-kurdistani-tanidi/</guid>
<description><![CDATA[     &#8221;Sözde Ermeni soykırımı&#8221;      &#8221;PKK&#8217;nın sözde lider kadrosu&#8221;      ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>     &#8221;Sözde Ermeni soykırımı&#8221;</p>
<p>     &#8221;PKK&#8217;nın sözde lider kadrosu&#8221;</p>
<p>     &#8221;Kuzey Irak&#8217;taki sözde Kürdistan yönetimi&#8221;</p>
<p>     Türk medyası yıllardır -devletin de yön vermesiyle- Ermeni soykırım iddiaları ve PKK terörü gibi konularda &#8220;sözde&#8221; sıfatını tercih etti. &#8220;Sözde&#8221; kelimesi kullanılınca Türk insanında da bir algı oluşturuldu. Neticede iddialar da, örgüt liderleri de, bölgesel yönetimler de &#8220;sözde&#8221;ydi. Biz böyle diyordukya neticede bütün bunlar hikayeydi. Türk hükümeti kendini avutuyordu.</p>
<p>      Amerika&#8217;nın Irak&#8217;ı işgalinin ardından Kuzey Irak daha dün Saddam&#8217;dan korkuya Türkiye&#8217;ye sığınan peşmergelere verildi. Barzani de yönetimin lideri ilan edildi. Türkiye tanımadı tabi bu yönetimi. Amerika sürekli güvence veriyordu nasıl olsa. &#8220;Dost ve müttefikimiz&#8221;di sonuç olarak. Türkiye&#8217;deki bir kısım insanların &#8220;tehlikeyi görüyor musunuz?&#8221; diyerek kendilerini paralamaları da fazla romantik davranmalarından kaynaklanıyordu.</p>
<p>      Sonra Kuzey Irak&#8217;taki &#8220;sözde&#8221; kadro, bir bez parçasını &#8220;devletlerinin bayrağı&#8221; olarak göndere çekti. Türkiye hükümeti bunu da görmezden geldi. Amerika güvence vermişti ya, onlar kendi kendilerine oynuyorlardı.</p>
<p>      Aradan zaman geçti, Türk hükümeti bir &#8220;açılım&#8221;dan bahsetmeye başladı. Kanlar duracak denildi. Ve nasıl büyük bir tezgahtı ki bir anda 34 PKK&#8217;lı Türkiye&#8217;ye gelip teslim oldu! Daha 1 sene önce Türkiye terörden 140 şehit vermişti.</p>
<p>      Bir anda terör saldırıları kesildi ve hatta dağdan inmeler başladı. Dağdan gelenler neticesinde Türkiye&#8217;de olan olaylara girmiyorum. Fakat şu noktaya dikkatinizi çekmek isterim. Bu ülkede gündem değiştirileceği zaman Doğu&#8217;da bir karakola bir saldırı veya bir mayın patlaması gerçekleşiyor. En az 2 şehit veriyoruz ve 2 eve ateş düşüyor. Mehmetçik birilerinin oyuncağı olmuşki istenildiği zaman şehit veriliyor, istenildiği zaman dağdaki teröristler teslim oldurulabiliyor. Büyük bir tezgahın oyuncularından biri olmuş Anadolu&#8217;nun gariban çocukları..</p>
<p>      Ve bugün Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Kuzey Irak&#8217;a gidip &#8220;sözde devlet bayrağının&#8221; yanında, &#8220;sözde Kürdistan&#8217;ın başkanı&#8221; Barzani ile görüşüyor. Aynı uyanıklığı birkaç ay önce Recep Tayyip Erdoğan DTP ile görüşürken yapmıştı. DTP&#8217;yi bu zamana kadar görmezden gelip sahte milliyetçi tavırlarda bulunan Erdoğan DTP ile &#8220;Başbakan&#8221; olarak değil de &#8220;AKP Genel Başkanı&#8221; olarak görüşeceğini beyan etmiş ve görüşmüştü. Türk Milleti de saftıya zaten. &#8220;Başbakan görüşmedi ama Tayyip Erdoğan görüştü&#8221; hikayesini yutacaktı.</p>
<p>      Türkiye &#8220;sözde&#8221; dediği Kürdistan&#8217;ı artık &#8220;özde&#8221; tanıyor.</p>
<p>      Erbil&#8217;de bir başkonsolosluk açılacağı söyleniyor.  Acaba başkonsolosun ismi şöyle mi olacak: &#8220;Türkiye&#8217;nin Kürdistan başkonsolosu&#8221;</p>
<p>      Dışişleri Bakanı bunun bir &#8220;tanıma&#8221; olmadığını söylüyor biz de &#8220;külahımıza anlat&#8221; diyoruz kendisine&#8230;</p>
<p>       Bundan aylar önce yazdığım bir yazıda yandaş Yeni Şafak gazetesi yazarlarından Hakan Albayrak&#8217;ın şu sözlerine yer vermiştim:</p>
<p>       “Poşulu kardeşlerimle musafaha edip camiden ayrılırken içimden bir ses –sansürsüz- “Kürdistan’a hoş geldin” dedi. Bunu özellikle belirtiyorum, çünkü “Kürdistan” denince akıllara her şeyden evvel din kardeşliğinin gelmesini istiyorum. Gerisi teferruattır.”</p>
<p>       O zamanlar Kürdistan hâlâ &#8220;sözdeydi&#8221;.</p>
<p>      Bugün birkaç köşe yazarının yazdıklarını beraber inceleyelim.</p>
<p>      Mehmet Ali Birand &#8211; Posta Gazetesi (31/10/2009)</p>
<p>      Açılım sürüyor, Ankara Kürdistan&#8217;ı tanıyor&#8230;</p>
<p>      &#8220;&#8230;Dün Türkiye’nin iki bakanı, Kuzey Irak Kürdistanı bölgesindeydi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Sanayi Ve Ticaret Bakanı Çağlayan, Erbil’e bir ziyarette bulundular. Kuzey Irak Kürdistanı Başkanı Mesut Barzani ile görüştüler. Ardından da, bölgenin başkenti sayılan Erbil’de bir Türk Başkonsolosluğu açtılar. Irak Kürdistanı bağımsız bir devlet değil. Ancak Irak’ın içinde farklı bir statüye sahip. Kendi kendini yönetiyor. Kendi parlamentosu, kendi polisi ve askeri var. Irak’ın toprak bütünlüğünü kabul ediyor, ancak otonom hareket ediyor. Türkiye bugüne kadar, Kürdistan yönetimini, PKK’ya karşı mücadele etmediklerinden dolayı, görmezden gelirdi. Resmi hiçbir temas yapılmazdı. Kürt Açılımıyla birlikte, hem Kuzey Irak Kürdistanının Türkiye’ye karşı tutumu, hem de Ankara’nın yaklaşımı değişti. Düne kadar görmezden gelinen Irak Kürdistanı, bugün el sıkıştığımız, sembolik dahi olsa resmen tanıdığımız bir bölge oluyor. Bu gelişmeyi çok önemsemeliyiz.&#8221;</p>
<p>      Fikret Bila &#8211; Milliyet Gazetesi (31/10/2009)</p>
<p>       Barzani ile Kürt açılımı</p>
<p>      &#8220;&#8230; Davutoğlu, konsolosluk açılmasının tanınma şeklinde nitelenmesinin yanlış olacağını kaydetti. Ayrıca Erbil’e Türkiye’den önce aralarında Almanya, Rusya ve İran’ın da bulunduğu birçok ülkenin konsolosluk açtığını belirtti, Ankara’nın gecikmesinin ise bir eksiklik olduğunu söyledi. Uluslararası hukuk bakımından durum böyle olmakla beraber Erbil’e konsolosluk açılması kuşkusuz Barzani yönetimi açısından bağımsızlığın tanınması olmasa bile, “Kürdistan”ın siyasi varlığının kabulü anlamına gelecektir. Bu olguyu Ankara-Washington-Bağdat-Erbil arasındaki yakınlaşmanın ve Ankara tarafından, “Tarihi fırsat” olarak nitelendirilen konjonktürün bir sonucu olduğunu söylemek mümkün.&#8221;</p>
<p>     <em>&#8220;Biz çadırımızı sırtlanların yolu üzerine kurduk.&#8221; </em>demiş Rahmetli Dündar Taşer&#8230;</p>
<p>      Bu olanları görünce kendisine bir kez daha hak vermemek mümkün mü?..</p>
<p>      Türk Devleti&#8217;ni Türklerin yöneteceği günler gelecektir inşallah&#8230;     </p>
<p>      O güne kadar: Allah&#8217;ım Sen Milletimizi ve Devletimizi koru. (Amin)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tayyip Nezaman Koşar]]></title>
<link>http://z3curity.wordpress.com/2009/10/29/tayyip-nezaman-kosar/</link>
<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 09:07:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>z3curity</dc:creator>
<guid>http://z3curity.wordpress.com/2009/10/29/tayyip-nezaman-kosar/</guid>
<description><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan, bir gün Obama&#8217;yla buluşmak için Amerika&#8217;ya gider. Konuşma esnasınd]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Recep Tayyip Erdoğan, bir gün Obama&#8217;yla buluşmak için Amerika&#8217;ya gider. Konuşma esnasında Obama, Amerikalı bilim adamlarının çok önemli bir şey bulduğunu söyler. Recep Tayyip Erdoğan da merak eder ve ne olduğunu sorar. Obama, bilim adamlarının ölüyü diriltmenin yolunu bulduğunu söyler. Bunu duyunca altında kalmak istemeyen Recep Tayyip Erdoğan ise, Türk bilim adamlarının da çok önemli bir şey bulduğunu, bunun sayesinde meclisteki adamların 100 metreyi 3 saniyede koşabildiğini söyler ve övünür.</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye&#8217;ye döner. Aradan kısa bir süre geçer ve Obama Türkiye&#8217;ye görüşmeye geleceğini haber verir. Bunun üzerine, kısa bir süre önce söylediği yalanı hatırlayıp paniğe kapılan başbakan, bir danışmana danışır. Danışmanın cevabı ve devamında gelişen konuşma aynen şu şekildedir:</p>
<p>Danışman: Sayın başbakanım, Obama size ölüleri diriltebildiğini söylediğinde, kanıtlamasını istediniz mi?</p>
<p>R.T.E.: Hayır.</p>
<p>Danışman: O zaman sayın başbakanım, bırakın gelsin. O geldiğinde, kendisini Anıtkabir&#8217;e götürürüz. Ve dediği şeyi hatırlatarak, Atatürk&#8217;ü diriltmesini söyleriz. Eğer diriltemezse, siz kazanırsınız. Ama diriltirse, o zaman da zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız. <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> :D</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[News vom 28. Oktober]]></title>
<link>http://arshama3.wordpress.com/2009/10/28/news-vom-28-oktober/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 15:12:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>Mansur  Arshama</dc:creator>
<guid>http://arshama3.wordpress.com/2009/10/28/news-vom-28-oktober/</guid>
<description><![CDATA[Der 13. Aban (4. November) ist unser Tag! Politik und Wirtschaft Uran-Deal I: Obamas Sicherheitsbera]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style="color:#008000;"><strong>Der 13. Aban (4. November) ist unser Tag!</strong></span></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-381" title="13 aban engl" src="http://arshama3.wordpress.com/files/2009/10/13-aban-engl.jpg" alt="13 aban engl" width="450" height="760" /><br />
</strong></p>
<p><span style="color:#333399;"><strong>Politik und Wirtschaft</strong></span></p>
<p><strong>Uran-Deal I: Obamas Sicherheitsberater warnt vor Sanktionen</strong><br />
<a href="http://in.reuters.com/article/oilRpt/idINN2725303920091027?sp=true">http://in.reuters.com/article/oilRpt/idINN2725303920091027?sp=true</a></p>
<p>Uran-Deal II: Treffen der IAEA-Inspektoren mit geflohenem iranischem Nuklearwissenschaftler in Frankfurt<br />
<a href="http://www.iranpressnews.com/source/067472.htm">http://www.iranpressnews.com/source/067472.htm</a></p>
<p><strong>Uran-Deal III: Teheran wird kommenden Freitag antworten</strong><br />
<a href="http://www.lexpress.fr/actualites/2/l-iran-fera-connaitre-sa-reponse-a-l-aiea-jeudi_824512.html#Iran">http://www.lexpress.fr/actualites/2/l-iran-fera-connaitre-sa-reponse-a-l-aiea-jeudi_824512.html#Iran</a></p>
<p>Russland hält Sanktionen gegen Iran für unwahrscheinlich<br />
<a href="http://www.reuters.com/article/GCA-Iran/idUSTRE59R2IW20091028">http://www.reuters.com/article/GCA-Iran/idUSTRE59R2IW20091028</a></p>
<p><strong>Amerikanisches Repräsentantenhaus verabschiedet verschärfte Sanktionen gegen Islamische Republik</strong><br />
<a href="http://www.google.com/hostednews/afp/article/ALeqM5jnIWYXlb4_KgUapmMggxbXGF9bMQ">http://www.google.com/hostednews/afp/article/ALeqM5jnIWYXlb4_KgUapmMggxbXGF9bMQ</a></p>
<p>Türkischer Premier Tayyip Erdogan als Vermittler in Teheran<br />
<a href="http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=pm-visits-iran-receives-praise-over-nuke-row-israel-2009-10-27">http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=pm-visits-iran-receives-praise-over-nuke-row-israel-2009-10-27</a></p>
<p>Jemen bestätigt Festnahme von fünf Iranern an Bord des beschlagnahmten Waffenschiffs<br />
<a href="http://www.iranmanif.org/content/view/5154/89/">http://www.iranmanif.org/content/view/5154/89/</a></p>
<p>Saudischer Minister warnt Iran vor Politisierung der Mekka-Pilgerer<br />
<a href="http://televisionwashington.com/floater_article1.aspx?lang=en&#38;t=2&#38;id=15182">http://televisionwashington.com/floater_article1.aspx?lang=en&#38;t=2&#38;id=15182</a></p>
<p>Revolutionsführer lehnt Gespräche mit den USA ab<br />
<a href="http://www.roozonline.com/english/news/newsitem/article/2009/october/28/bahonar-and-mottaki-supreme-leader-opposed-to-us-negotiations.html">http://www.roozonline.com/english/news/newsitem/article/2009/october/28//bahonar-and-mottaki-supreme-leader-opposed-to-us-negotiations.html</a></p>
<p>Khameneis scharfe Attacken gegen die protestierende Bevölkerung (zu spät)<br />
<a href="http://www.reuters.com/article/GCA-Iran/idUSTRE59R2KX20091028">http://www.reuters.com/article/GCA-Iran/idUSTRE59R2KX20091028</a><br />
<a href="http://iranbbb.org/54094.htm">http://iranbbb.org/54094.htm</a></p>
<p><strong>Islamische Räuber-Republik: 66 Milliarden Dollar der jährlichen Erdöleinkommen fehlen in Ahmadi-Nedjads Bilanz</strong><br />
<a href="http://www.roozonline.com/english/news/newsitem/article/2009/october/27/fate-of-66-billion-in-oil-revenues-unknown.html">http://www.roozonline.com/english/news/newsitem/article/2009/october/27//fate-of-66-billion-in-oil-revenues-unknown.html</a><br />
<a href="http://www.inquisitr.com/44858/ahmadinejads-administration-accused-of-stealing-billions/">http://www.inquisitr.com/44858/ahmadinejads-administration-accused-of-stealing-billions/</a></p>
<p>„Manöver“ der Polizei in Isfahan<br />
<a href="http://www.peykeiran.com/Content.aspx?ID=8496">http://www.peykeiran.com/Content.aspx?ID=8496</a></p>
<p><strong>Iranische Flaggen in Isfahan </strong><br />
<a href="http://www.peykeiran.com/Content.aspx?ID=8499">http://www.peykeiran.com/Content.aspx?ID=8499</a></p>
<p><span style="color:#000080;"><strong>Menschenrechte</strong></span></p>
<p><strong>Zunahme der „Mietkinder“ in der Islamischen Republik </strong><br />
<a href="http://www.peykeiran.com/Content.aspx?ID=8487">http://www.peykeiran.com/Content.aspx?ID=8487</a></p>
<p>Friedlicher Protest von Angehörigen der Inhaftierten vor Teheraner Staatsanwaltschaft<br />
<a href="http://www.reuters.com/article/Iran/idUSTRE59R1BM20091028">http://www.reuters.com/article/Iran/idUSTRE59R1BM20091028</a>?<br />
<a href="http://www.peykeiran.com/Content.aspx?ID=8489">http://www.peykeiran.com/Content.aspx?ID=8489</a></p>
<p><strong>Fatemeh Samsarpour, Tod durch Schussverletzung bei den  Juni-Protesten</strong><br />
<a href="http://www.ihrv.org/inf/?p=3116">http://www.ihrv.org/inf/?p=3116</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nuke Gaza]]></title>
<link>http://intifada-palestine.com/2009/10/26/nuke-gaza/</link>
<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 02:30:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>Elias</dc:creator>
<guid>http://intifada-palestine.com/2009/10/26/nuke-gaza/</guid>
<description><![CDATA[By Jeff Gates Avigdor Lieberman Israeli officials are right to worry. Gazans too. Yet Americans shou]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h3><span style="color:#0000ff;"><strong>By </strong><strong>Jeff Gates</strong></span></h3>
<div id="attachment_7630" class="wp-caption aligncenter" style="width: 435px"><a href="http://gerontios48.wordpress.com/files/2009/10/avigdor_leiberman_israel_.jpg"><img class="size-full wp-image-7630" title="avigdor_leiberman_israel_" src="http://gerontios48.wordpress.com/files/2009/10/avigdor_leiberman_israel_.jpg" alt="avigdor_leiberman_israel_" width="425" height="335" /></a><p class="wp-caption-text">Avigdor Lieberman</p></div>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><strong> </strong></span><strong><span style="color:#800080;">I</span></strong>sraeli officials are right to worry. Gazans too. Yet Americans should worry even more.</p>
<p>Israel’s “legitimacy” will not last. Of course, that assumes its legitimacy was deserved. That issue also is now called into question in light of the consistency of Israeli behavior over the past six decades. The emerging issues are these:</p>
<p>When and how will the recognition of Israel’s nation-state status be withdrawn?  How will Tel Aviv behave in the interim?</p>
<p>Israeli Foreign Minister Avigdor Lieberman may have tipped his Masada hand when he reportedly told Turkish Prime Minister Tayyip Erdogan that Israel may use nuclear weapons against Gaza. The threat to Israel is not the 1.5 million Gazans who reside in the world’s largest open-air prison.</p>
<p>The threat is the fast-growing global outrage at the abuse inflicted on Palestinians, commencing with the ethnic cleansing of 400-plus villages six decades ago.</p>
<p>Not since 1948 has this enclave of extremists mounted such a public relations offensive. Christian Zionist President Harry Truman trusted Jewish Zionist lobbyists when he solicited assurances that they would not become what they immediately became: a racist theocratic state with an expansionist agenda destined to create serial crises in the region.</p>
<p>The merciless global agenda pursued by Colonial Zionists is the single greatest threat to world peace, as confirmed yet again by Lieberman’s warning. As the primary remaining ally of these Jewish nationalists, the risks to the U.S. increase with each passing day as Tel Aviv works behind the scenes to catalyze yet another conflict.</p>
<p>This entangled alliance was destined to provoke resentments that would eventually endanger their super power ally and foremost arms provider. Khaled Sheikh Mohammed, the confessed mastermind of the mass murder of 9-11, conceded that the motivation for that attack was to focus “the American people…on the atrocities that America is committing by supporting Israel against the Palestinian people and America’s self-serving foreign policy that corrupts Arab governments and leads to further exploitation of the Arab Muslim people.”</p>
<p>The Joint Chiefs of Staff warned Truman 61 years ago that this militant enclave meant to establish Jewish military and economic hegemony over the entire Middle East. Familiar with the duplicity for which Israel has since become infamous, the Pentagon chiefs warned: “All stages of this program are equally sacred to the fanatical concepts of the Jewish leaders.”</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><span style="color:#800080;"><strong>Nuclear-Armed Fanatics</strong></span></span></p>
<p>With each passing year, Tel Aviv adds a new chapter to the <em>agent provocateur</em> handbook on <em>How To Succeed as a Victim</em>.</p>
<p>Israel’s strategic success traces directly to its capacity to radicalize and enrage—as those residing in the Occupied Territories endure a third generation of deprivation, degradation and periodic starvation. Thus the in-depth planning that preceded Israel’s brutal “defensive” assault on Gaza between Christmas 2008 and the inauguration of Barack Obama—who said nothing about the attack throughout its 28-day duration.</p>
<p>That silence continues even now after Richard Goldstone, a South African jurist, issued a report describing dozens of Israeli war crimes and evidence of crimes against humanity. In the lead-up to the report’s release, a U.S. president gave Tel Aviv a rhetorical gift when, in a U.N. speech, the nation’s first Black president used the code phrase “Jewish state” as an implied endorsement of the apartheid policies of this racist enclave. Even Truman did not go that far. But then his administration was not as thoroughly staffed with Zionists and pro-Israelis.</p>
<p>In addition to killing some 1400 Palestinians, one-third of them women and children, Israel destroyed the infrastructure of Gaza including farmlands, factories and schools as well as its water supply and sanitation works. The facts in the Goldstone Report were further confirmed by “Breaking the Silence”—the personal testimony by thirty members of the Israel Defense Forces who described a murderous policy meant to teach the people of Gaza a lesson for their support of Hamas—which came to power in 2006 elections that were universally appraised as free and fair.</p>
<p>As Israel’s protector and apologist, the U.S. bears the brunt of the anger as Israeli extremism continues to enrage Muslims and radicalize the Islamic body politic. A systematic assassination campaign ensured that Tel Aviv had “no one to talk to” except known collaborators with the occupation authorities in Tel Aviv and their arms suppliers in Washington. Meanwhile, the steady expansion of Israeli settlements made a Palestinian state impossible—unless indigenous Arabs are happy to reside in an archipelago of isolated ghettos ringed by Israeli checkpoints.</p>
<p>To suggest that the U.S. is culpable only states the obvious. Yet Israeli extremism continues unabated even as Tel Aviv insists that its neighbors accept it as a “Jewish state” even before its borders are fixed and resolution of the occupied territories is known. After six decades of nonstop deceit, Arab states are understandably reluctant to further appease this “state.” For Americans endangered by the behavior of Jewish fanatics, the lesson is uncomfortable but inescapable: we enabled this.</p>
<p>By our continued appeasement, Barack Obama is inviting another violent reaction to Israel’s serial provocations. By failing to endorse the Goldstone Report, our commander-in-chief is putting U.S. forces at risk. By implying that Israel is above the law, he only emboldens Tel Aviv. By suggesting that Israeli conduct is consistent with the values of a “Jewish state,” he endangers the broader Jewish community. That includes those moderate Jews who anticipated this extremist behavior when in May 1948 Truman overruled the strategic objections of Secretary of State George C. Marshall and enabled this fanaticism by extending nation-state recognition.</p>
<p>Small in numbers but large in ambition, this extremist enclave had no choice but to wage war by way of deception. The most insidious deceit was targeted, from within, at its purported ally to induce the U.S. military to lead an invasion of Iraq for its Greater Israel strategy. Absent an Israeli strategy able to sustain serial crises, a long-deceived public will awaken to the common source of the fixed intelligence that led us into the last war—and now seeks to induce the next.</p>
<p>As Americans awaken to <em>how</em> this duplicity proceeds in plain sight, they will see for themselves <em>who</em> and <em>why</em>. That knowledge is the threat that Tel Aviv most fears. As the facts become known, Israeli legitimacy will no longer be an issue. The only issue will be how best to dis-arm these extremists and how to hold accountable those lawmakers who enable this ongoing treason.<br />
<span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/DVcHmdx7pkE&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/DVcHmdx7pkE&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span> <!-- AddThis Button BEGIN --><br />
<a href="http://www.addthis.com/bookmark.php?v=250"><img style="border:0;" src="http://s7.addthis.com/static/btn/lg-share-en.gif" alt="Bookmark and Share" width="125" height="16" /></a><br />
<!-- AddThis Button END --></p>
<p><strong>Source: Intifada-palestine.com</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration:underline;">Related Articles</span></strong><strong>:</strong></p>
<p><a href="http://intifada-palestine.com/How%20Israel%E2%80%99s%20Nuclear%20Arsenal%20endangers%20Us%C2%A0All"><strong><span style="text-decoration:underline;">How Israel’s Nuclear Arsenal endangers Us All</span></strong></a><strong><br />
</strong><a href="http://intifada-palestine.com/2009/08/25/appeasing-israel-at-what-cost/"><strong><span style="text-decoration:underline;">Appeasing Israel – At What Cost?</span></strong></a></p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><a href="http://intifada-palestine.com/2009/10/26/report-turkey-pm-says-lieberman-threatened-to-nuke-gaza/">Report: Turkey PM says Lieberman threatened to Nuke Gaza</a></span></p>
<div id="attachment_5376" class="wp-caption alignleft" style="width: 275px"><strong><strong><a href="http://gerontios48.wordpress.com/files/2009/07/gates21.jpg"><img class="size-full wp-image-5376" title="Jeff Gates" src="http://gerontios48.wordpress.com/files/2009/07/gates21.jpg" alt="Jeff Gates" width="265" height="298" /></a></strong></strong><p class="wp-caption-text">Jeff Gates</p></div>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Jeff Gates: A widely acclaimed author, attorney, investment banker, educator and consultant to government, corporate and union leaders worldwide, Jeff Gates’ latest book is Guilt By Association—How Deception and Self-Deceit Took America to War (2008). His previous books include Democracy at Risk: Rescuing Main Street From Wall Street and The Ownership Solution: Toward a Shared Capitalism for the 21st Century. For two decades, an adviser to policy-makers worldwide. Counsel to the </strong><strong>U.S.</strong><strong> Senate Finance Committee (1980-87). See:</strong></span> <a href="http://intifada-palestine.com/2009/08/25/appeasing-israel-at-what-cost/"><strong><span style="text-decoration:underline;">www.criminalstate.com</span></strong></a></p>
<p><strong> </strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aydınlık Dergisi "Remzi Gür Tayyip'in Gizli Kasası"]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/26/remzi-gur-tayyipin-gizli-kasasi/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 20:55:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/26/remzi-gur-tayyipin-gizli-kasasi/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel bugün (25 Ekim 2009) Partisinin İstanbul İl ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>&#160;</p>
<p><object width="425" height="254"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xaxatc"></param><param name="allowfullscreen" value="true"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xaxatc" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="334" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;">
<p style="text-align:center;"><a href="http://gizlibelge.files.wordpress.com/2009/10/aydinlik-remzi-gur-tayyipin-gizli-kasasi.jpg?w=399&#38;h=576"><img class="size-full wp-image-894 aligncenter" title="Aydınlık-Remzi Gür Tayyip'in Gizli Kasası" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/10/aydinlik-remzi-gur-tayyipin-gizli-kasasi.jpg" alt="Aydınlık-Remzi Gür Tayyip'in Gizli Kasası" width="239" height="346" /> </a></p>
<p style="text-align:left;">İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel bugün (25 Ekim 2009) Partisinin İstanbul İl Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenleyerek Tayyip Erdoğan’ın bir suçunu daha kamuoyuna duyurdu. Telefon kayıtlarıyla Erdoğan’ın gizli kasasını açıklayan Önsel şunları belirtti:</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti böyle bir başbakan görmemiştir. Suçları ve kirli ilişkileri çorap söküğü gibi tel tel sökülüyor. Şu telefon konuşmalarına bir bakınız! Bir başbakan böyle konuşur mu? Bir başbakan konuşması mıdır bu? Hayır!<!--more--></p>
<p>konuşma metni:</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Tayyip Erdoğan-</span> Eee… Bizim Sümeyye sizi arayabilir ama ben ııı… bu telefonun ön kodları falan… Amerika’dan ararsa sizi nasıl arayacak?<br />
<span style="color:#339966;">Remzi Gür -</span> Aa.. Amerika’dan 0044 208….<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan &#8211; </span>Nasıl abi?<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> 208…<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan -</span> Ha, ondan sonra gerisi aynı…<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> Evet<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan -</span> Değil mi?<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> Evet efendim… Bende onların numarası var, ben arayayım…<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan -</span> Sümeyye’ninki var mı?<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> Var efendim bende…<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan -</span> Ha!<br />
<span style="color:#339966;">Gür &#8211; </span>Var bir numara ama, olmazsa alayım ben sizden…<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan -</span> İşte ben onu sizi arattırayım da, ben dedim ki, kızım dedim, ben Remzi beyle bir görüşeyim…<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> Tamam efendim…<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan &#8211; </span>Sen dedim ondan sonra Remzi beyi ararsın gerekli numaraları sen Remzi beye verirsin dedim.<br />
Gür &#8211; Tamam efendim.<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan -</span> Ona yani bi şey olarak, oranın verdiği bi sıkıntıları olmuş…<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> Tamam efendim, elimden ne yapıyorsa, ne eksikse, ne şeyse, biz yardımcı olmaya devam ederiz. Hallederiz…<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan &#8211; </span>Sanıyorum bi 20-25…<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> Müsterih olunuz.<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan -</span> 20-25 gibi gitmesi lazım..<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> Tamam, olur efendim… Siz merak etmeyin…<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Oldu…<br />
<span style="color:#339966;">Gür -</span> Olur efendim. Ben hallederim. Hem o beni aramazsa ben onu ararım, hallederim. Sizin istediğiniz gibi…<br />
<span style="color:#ff0000;">Erdoğan &#8211; </span>Peki, Nevin yengeye de çok selamlar…</p>
<h2>TAYYİP ERDOĞAN: 20-25 GİTMESİ LAZIM!</h2>
<p style="text-align:left;">Tayyip Erdoğan, gizli kasasına talimat veriyor:<br />
- 20-25 gibi gitmesi lazım.<br />
Nereye gitmesi lazım? Güya kızı Sümeyye’ye.<br />
Peki nedir bu 20-25? Bin Dolar mı, Milyon Dolar mı, Milyar TL mi?<br />
Nedir, kaç paradır?<br />
Peki Sümeyye’nin konumu nedir?<br />
Bir hesaptan diğerine para aktarılması için neden Sümeyye’nin araması gerekmektedir? Sümeyye, paravan olarak mı kullanılmaktadır. Tayyip Erdoğan ailesinden biri neden sürekli Amerika’da bulunmaktadır?<br />
Peki, Başbakanlık koltuğunda oturan Tayyip Erdoğan’ın bu talimatı verdiği şahıs kimdir?<br />
Bir işadamı. Remzi Gür! Ramsey firmasının sahibi.<br />
CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım’a Abdullah Gül’e oy vermesi için rüşvet verme suçundan yargılanan ve Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce on ay hapis cezasına çarptırılan şahıs.<br />
CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım’a rüşvet teklifini neden Remzi Gür’ün, yaptığı tartışılmıştı. Aydınlık dergisinin ortaya çıkardığı bu telefon konuşması bu konuyu da aydınlatıyor. Remzi Gür, ‘gizli kasa’ olma yükümlülüğü ile TBMM’ye gelerek Abdullah Gül-Tayyip Erdoğan hesabına para dağıtıyordu.</p>
<p><strong>CUMHURİYET SAVCISI GÖREVİNİ YAPACAK!</strong><br />
Remzi Gür, Tayyip Erdoğan’ın ABD’de okuyan üç çocuğunun eğitim masraflarını karşılayan iş adamı olarak kamuoyuna yansıtıldı. Ancak Tayyip Erdoğan’ın Remzi Gür ile olan ilişkisi, çocuklara burs vermenin çok ötesindedir.<br />
Telefon konuşması, söz konusu paranın burs parası olmadığını göstermektedir.<br />
Bu gizli suç ilişkisi, bu telefon görüşmesiyle bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bakınız Tayyip Erdoğan, Bankasına talimat verir gibi, kasasına talimat veriyor.<br />
Cumhuriyet savcılarına çağrı yapıyoruz. Suç kanıtlıdır. Belgelidir. Tayyip Erdoğan Ergenekon savcılarını Ulusal Kanal ve Aydınlık’a baskınlar yaptırarak bu telefon kayıtlarının gerçek olduğunu kabul etmiştir.<br />
Cumhuriyet’i tahrip eden bu yiyiciliği sıfatında Cumhuriyet olan tek kamu görevlisi olan savcılarımız araştıracaktır. Mali Suçları Araştırma Kurumu MASAK, Doçentlik maaşından başka geliri olmayan güzelim Emin Gürses için dünyanın dört bir tarafına yazılar yazacağına, açıkça ortada olan bu suç ilişkisini araştırmalıdır. Gizli kasa Remzi Gür daha başka hangi ödemelerde bulunmuştur, ortaya çıkarılacaktır.<br />
<strong><br />
RAHMİ KOÇ:TAYYİP BEY 1 MİLYAR DOLARI NASIL BİRİKTİRDİ?</strong></p>
<p>Rahmi Koç, 4 Ağustos 2001’de CNN Türk televizyonunda Taha Akyol’a açıklıyor:<br />
“Tayyip Bey’de çok para olduğunu öğrendik. Bu kadar büyük serveti hangi işi yaparak edinmiştir. Milletvekilliğine aday olmadan önce bu servetin kaynağını açıklamalıdır. 1 Milyar Dolar biriktirmişler, nasıl biriktirdilerse?”<br />
2001’de 1 Milyar Dolarlık bu servetin, bugünkü miktarı nereye ulaşmıştır?<br />
Halk yoksullaşır, açlık sınırının altındaki nüfus olağanüstü artarken, iktidar makamlarına Amerikan paraşütüyle indirilenler, Karun gibi zenginleşmiştir.<br />
Tayyip Erdoğan’ın diğer gizli kasaları da bir bir ortaya çıkarılacaktır.<br />
Tayyip Erdoğan usulsüz mal beyanından 2002 yılında yargılanmıştı. O mahkeme de, Erdoğan’ın servet artışıyla Remzi Gür arasında ilişkiyi soruşturmuştu. Hakkındaki mahkeme, dokunulmazlığı yüzünden devam edemiyor. Tayyip Erdoğan, trilyonlarca mal varlığının açıklamasını “oğlumdan borç aldım, altınlar oğlumun düğününde takıldı” şeklinde yaparak millet nezdinde alay konusu olmuştu. Bir başbakan yalan söyleyerek adaleti bu şekilde yanıltabilir mi?<br />
Eşinin parmağında 60 Bin TL’lik yüzükler, oğluna milyon dolarlık gemicikler, damadına 750 Milyon Dolarlık devlet bankalarından televizyon kredisi…<br />
Ey Türk milleti, işte başbakanınız budur!<br />
Mazlum milletimizin başında böyle bir başbakan bir saniye dahi duramaz. Derhal istifa etmelidir. Dokunulmazlığı derhal kaldırılmalı ve hakkında yürütülen yolsuzluk mahkemeleri sonuçlandırılmalıdır.<br />
Türkiyemizi yönetecek temiz, dürüst, namuslu insanlardan oluşacak bir milli hükümet kurulması elzemdir. Elzemdir çünkü, bu yağmacı hortumcu sisteme son vermeden, vatan savunması yapılamaz.</p>
<p><strong>SORUN ERDOĞAN’A<br />
SORUN REMZİ GÜR’E…</strong><br />
Basına buradan çağrı yapıyorum. İşte ses kaydı. Hepiniz için çoğaltılmıştır. Bugünün en büyük haberidir bu. Sorun Tayyip Erdoğan’a bu para ne parasıdır?<br />
Sorun Remzi Gür’e neden yollamıştır, ne kadar yollamıştır, nereye yollamıştır?<br />
Tayyip Erdoğan basına büyük baskı yaparak, bu haberleri engelliyor. Ancak Yüce Divan’da bu sorulardan kaçamayacaktır.<br />
Türkiye, Tayyip Erdoğanları yargılayabilirse Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet olabilecektir.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İrticayla Mücadele Eylem Planı]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/26/irticayla-mucadele-eylem-plani/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 20:38:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/26/irticayla-mucadele-eylem-plani/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;İRTİCAYLA MÜCADELE PLANI&#8221; İrticayla Mücadele Planı adını taşıyan belgenin, Genelkurmay ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>&#8220;İRTİCAYLA MÜCADELE PLANI&#8221;</h2>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-891" title="İrticayla Mücadele Planı" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/10/irticayla-mucadele-plani.jpg" alt="İrticayla Mücadele Planı" width="331" height="212" /></p>
<p>İrticayla Mücadele Planı adını taşıyan belgenin, Genelkurmay karargahında hazırlandığı iddia edildi. Sonrasında belgenin sahte olduğu ortaya çıktı. Aylarca ses çıkmadı. Ancak 4 gün önce Ergenekon savcılarına gönderilen ihbar mektubundan belgenin aslının ortaya çıktığı iddia edildi&#8230; İşte son 4 günde yaşananlar&#8230;<!--more--><br />
Taraf Gazetesi&#8217;nin ortaya attığı &#8216;İrtica ile Mücadele Eylem Planı&#8217;nda son 4 günde neler yaşandı?<br />
Belgenin aslının savcılığa ulaştırıldığına ilişkin haberler ilk olarak 23 Ekim&#8217;de TRT 2 ve CNN Türk&#8217;te yayımlandı. Gelişmeyi son dakika haberi olarak geçen bu kanallar, ihbar mektubundan da bahsettiler.</p>
<p>Hürriyet gazetesi haberi manşetten verdi. 24 Ekim tarihli gazete, belgedeki ıslak imzanın Albay Dursun Çiçek’in el ürünü olduğunu yazdı.</p>
<p>24 Ekim&#8217;deki gelişmeler bununla sınırlı kalmadı. Aslı bulunduğu iddia edilen belgeyle iligili Tayyip Erdoğan&#8217;dan da bir açıklama geldi. Erdoğan, &#8220;Adli tıp raporunun savcılığa ulaşmış olması lazım. Bunu savcı bey nasıl değerlendirecektir? Bu konuda benim söyleyeceğim herhangi bir şey yok.&#8221; dedi.</p>
<p>Aynı gün saat 18.50&#8242;de bu sefer Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ bir açıklama yaptı. Başbuğ, &#8220;Benzerlerine sıklıkla rastlanan ihbar mektubu&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Albay Dursun Çiçek, 25 Ekim&#8217;de Habertürk&#8217;e konuştu. İddialara yanıt veren Albay Çiçek, “İftira ve komplolarına devam ediyorlar. İlgi ile izliyorum” dedi.</p>
<p>Gelinen noktada Taraf, Yeni Şafak, Bugün, Star ve Zaman gazeteleri, ihbar mektubunun içeriğini yayımladılar ve haberlerinin başlığında aynı vurguyu kullandılar. &#8220;Başbuğ&#8217;u biliyordu&#8221;, &#8220;Belge ortaya çıkınca karargahtaki bilgisayarlar 35 defa silindi&#8221; şeklinde manşet haberlerine yer verdiler. İçeriğini yayımladıkları ihbar mektubunda Org. İlker Başbuğ, Orgeneral Hasan Iğsız ve E. Org. Ergun Saygun da hedef alınıyor. Mektupta, belgenin Orgeneral Hasan Iğsız&#8217;ın emriyle hazırlandığı ve plandan Genelkurmay Başkanı&#8217;nın haberdar olduğu iddia ediliyor. Sivil savcılığın olaya el koyması gündeme gelince 35 bilgisayarın silinerek savcılığa gönderildiğine işaret ediliyor.</p>
<p>Ulusal Kanal</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CIA Ajanı James Jeffrey Şifreyi Kırdı]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/24/cia-ajani-james-jeffrey-sifreyi-kirdi/</link>
<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 23:01:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/24/cia-ajani-james-jeffrey-sifreyi-kirdi/</guid>
<description><![CDATA[Şifreyi CIA ajanı kırdı Ankara’da, ABD Büyükelçisi sıfatıyla görev yapan James Jeffrey, Kürt açılımı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>Şifreyi CIA ajanı kırdı</h2>
<p><img class="aligncenter" src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1256412009.jpg" alt="" width="500" height="250" /></p>
<p>Ankara’da, ABD Büyükelçisi sıfatıyla görev yapan James Jeffrey, Kürt açılımıyla ilgili değerlendirmeler yaparken, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın dillendirdiği “esrarengiz” ifadelerini böyle deşifre etti:<!--more--></p>
<p><strong>Abdullah Gül:</strong> Kendi sorunlarını kendi iradeleriyle çözemeyen devletler, başkalarının istismarına açıktır.</p>
<p><strong>James Jeffrey:</strong> Biz çekilene kadar<br />
PKK’yı tasfiyede başarılı olamazsak,<br />
alternatif siyaseti bulacağız.</p>
<p><strong>Tayyip Erdoğan: </strong>Açılımda<br />
fazla süre yok. Yıl sonunu bulama-<br />
yız, o kadar rahat değiliz. Çok geç olur.</p>
<p><strong>James Jeffrey:</strong> 2011 Aralık’a kadar Irak’tan çekilmeyi tamamlayacağız.<br />
Bu tarihe kadar bu iş bitmeli.</p>
<p><strong>ABD’NİN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ, BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANI’NIN<br />
SÖZLERİNE AÇIKLIK GETİRDİ</strong><br />
<span style="color:#ff0000;">Şifreleri CIA ajanı kırdı</span><br />
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Kendi sorunlarını kendi iradeleriyle çözemeyen devletler, başkalarının istismarına açıktır” ve Başbakan Erdoğan’ın “ Kürt açılımında fazla süre yok.Yıl sonunu bulamayız. Çok geç olur” sözlerinin ardındaki şifreleri ABD’nin CIA ajanı Büyükelçisi James Jeffrey açıklık getirdi. Dün bazı gazetelerin Ankara temsilcilerine açıklamalarda bulunan Jeffrey, açık açık bu işi 2011 yılına kadar çözün mesajı verdi.</p>
<p><strong>Bu iş bitsin</strong><br />
“Biz ’Demokratik Açılım’ı destekliyoruz. Ancak bu bizim projemiz değil” diyen Jeffrey, “ABD 2011 yılı Aralık ayına kadar Irak’tan çekilmeyi tamamlayacak. Biz biliyoruz ki Irak’taki Amerikan rolü yavaş yavaş azalıyor. Türkiye’ye yardım etmek için çaba gösteriyoruz. Bu tarihe kadar bu iş bitmeli diyoruz. Umarız ki bu konu bitecek. Biz çekilmeden önce Türkiye bu konuyu bitirecek. Askeri, siyasi, diplomatik çaba gösteriyoruz. Türkiye, Irak, ABD bu sorunu bitirmek için beraber çalışıyor. Bir an önce PKK tehdidini bitirmek istiyor. Ancak tek bir tarih yok. Ne kadar erken olursa o kadar iyi. ’Şu tarihe kadar bu iş bitmeli’diyemiyoruz. Başarılı olamazsak alternatif siyaseti bugünden arayıp bulacağız.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Telkinlerde bulunuyoruz</strong><br />
Dağlıca ve Aktütün saldırılardan sonra ABD ve Türkiye arasında başlayan istihbarat paylaşımını anlatan ABD Büyükelçisi, “Biz Türkiye’nin PKK’ya karşı askeri operasyonlarını destekliyoruz. ’Demokratik Açılım’ı da destekliyoruz. Bu konu çok hassas bir iç siyasi tartışma konusu. O nedenle biz konuşmuyoruz. Ama olay hiçbir şekilde bir Amerikan planı değil” dedi. PKK elebaşlarının uyuşturucu kaçakçısı olarak ilan edip, ABD’deki mal varlığına el konulması için karar aldıklarını hatırlatan Büyükelçi Jeffery, bu konuda Avrupa ülkelerine de telkinlerde bulunduklarını söyledi.</p>
<p><strong>Abdullah Gül:</strong><br />
Kendi sorunlarını kendi iradeleriyle çözemeyen devletler, başkalarının istismarına açıktır</p>
<p><strong>Tayyip Erdoğan:</strong><br />
Açılımında fazla süre yok. Yıl sonunu falan bulamayız, o kadar rahat değiliz.<br />
Çok geç olur</p>
<p><strong>James Jeffrey:</strong><br />
2011 yılı Aralık ayına kadar Irak’tan çekilmeyi tamamlayacağız. Bu tarihe kadar bu iş bitmeli. (Erdoğan’a)</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Başkalarına fırsat vermeden çözelim</span><br />
TBMM’nin 2 Ekim’deki yeni yasama yılı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Kendi içinde güçlü bir mutabakatı sağlayamamış bir devletin dünya sahnesinde güçlü olması düşünülemez. Kendi sorunlarını kendi iradeleriyle çözemeyen devletler, başkalarının istismarına açıktır. Siyasi aklı güçlü bir devlet buna izin vermez; sorunlarını başkalarına fırsat vermeden kendi iradesiyle çözer” diye konuşmuştu.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Yıl sonunu filan bulamayız</span><br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AKP’nin 8. kuruluş yıl dönümü nedeniyle parti genel merkezinde verilen resepsiyonda ‘Kürt açılımı’ ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Burada konuşan Erdoğan gazetecilerin sorusu üzerine ellerini çabuk tutmak zorunda olduklarını belirterek, “Arkadaşlar çalışmayı yürütüyorlar. Yıl sonunu falan bulamayız, o kadar rahat değiliz” ifadesini kullanmıştı.</p>
<p>Yeniçağ</p>
<p><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/21/kurt-aciliminin-mimari-abdli-henri-berkey-ve-david-philips/">Kürt Açılımının Mimarı ABD’li Henri Berkey ve David Philips</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Servet Cömert "Şehitlerimiz Yakanıza Yapışmayacak mı"]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/22/854/</link>
<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 22:25:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/22/854/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;ŞEHİTLERİMİZ GAZİLERİMİZ YAKANIZA YAPIŞMAYACAK MI?&#8221; Tayyip Erdoğan&#8217;la Mehmet Ali ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>&#8220;ŞEHİTLERİMİZ GAZİLERİMİZ YAKANIZA YAPIŞMAYACAK MI?&#8221;</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://ulusalkanal.com.tr/images/fotolar/s/servet%20comert.jpg" alt="" width="200" height="150" /></p>
<p><strong>Tayyip Erdoğan&#8217;la Mehmet Ali Talat&#8217;ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#8217;ni bitirmek üzere anlaştıklarını gösteren telefon kaydıyla ilgili İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli General Servet Cömert bir açıklama yaptı. Cömert, &#8220;Şehitlerimiz, gazilerimiz yakanıza yapışmayacak mı?&#8221; diye sordu.</strong><!--more--></p>
<p>Kamuoyuna İşçi Partisi tarafından açıklanan bu konuşmalar, Tayyip Erdoğan&#8217;la Mehmet Ali Talat&#8217;ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#8217;ni bitirmek üzere anlaştıklarını ortaya koymaktaydı. İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli General Servet Cömert, partisinin İstanbul İl Merkezi&#8217;nde düzenlediği basın toplantısında bu görüşmeleri yorumladı.</p>
<p>Cömert, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş&#8217;ın, ülkeyi yönetenler eliyle küçük düşürülmeye çalışılmasının ne kadar üzücü olduğunu vurguladı.</p>
<p>Emekli general Cömert, &#8220;24 Nisan 2004&#8242;te yapılan Referandum&#8217;dan çıkan sonuç, Rumlar&#8217;ın Türkler&#8217;i istemediğini göstermiştir&#8221; dedi.</p>
<p>Erdoğan ile Talat arasındaki telefon konuşmasının, Kıbrıs&#8217;ı bağımsız bir devlet olmaktan uzaklaştırdığını ifade eden Cömert, &#8220;Bize o toprakları bedava vermediler&#8221; dedi.</p>
<p>Ulusal Kanal</p>
<h2><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/19/erdogan-talat-telefon-gorusmesi/">Tayyip Erdoğan – Talat Telefon Görüşmesi </a></h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Talat Ergoğan Görüşmesini Reddetmedi]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/22/talat-ergogan-gorusmesini-reddetmedi/</link>
<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 22:21:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/22/talat-ergogan-gorusmesini-reddetmedi/</guid>
<description><![CDATA[TALAT GÖRÜŞMEYİ REDDETMEDİ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Talat, Tayyip Erdoğan ile ara]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>TALAT GÖRÜŞMEYİ REDDETMEDİ</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://ulusalkanal.com.tr/images/fotolar/t/erdogan-talat.jpg" alt="" width="218" height="151" /><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Talat, Tayyip Erdoğan ile aralarında geçen telefon konuşmasını reddetmedi. Talat, basın mensuplarının sorusu üzerine, “Yasadışı durumlarla elde edildiği iddia edilen konuşmayla ilgili yorum yapma, konuşma yükümlülüğü bulunmadığını” söyledi. Erdoğan&#8217;dan ise şimdiye kadar ses çıkmadı.</strong> <!--more--><br />
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Gazimağusa Yeni Taksiciler Birliği yöneticilerini kabul etti ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Talat, Tayyip Erdoğan ile aralarında geçen telefon kayıtları hakkındaki değerlendirmesinin sorulması üzerine, “Yasadışı durumlarla elde edildiği iddia edilen konuşmayla ilgili yorum yapma, konuşma yükümlülüğü bulunmadığını” söyledi.</p>
<p>Talat, gazetecilere verdiği bu yanıtla, görüşmeyi reddetmediğini de açıklamış oldu. Erdoğan&#8217;dan ise hala ses çıkmadı.</p>
<p>Talat&#8217;ın yaptığı açıklama, Kıbrıs basınında şu şekilde yer aldı. Afrika gazetesi, &#8220;Talat yorum yapmaktan kaçındı&#8221; başlığını kullanırken, Kıbrıslı gazetesi de &#8220;Talat oralı değil&#8221; diye yazdı.</p>
<p>Afrikalı gazetesi haberin devamında şu satırlara yer verdi: &#8220;Bandın yasadışı yollarla elde edildiğini söyleyen Talat, bu konuda sorulan soruları ise yanıtsız bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tayyip Erdoğan ile aralarında geçtiği iddia edilen ve basına yansıyan telefon kayıtları hakkında sorulan bir soru üzerine, &#8216;Yasadışı durumlarla elde edildiği iddia edilen konuşmayla ilgili yorum yapma, konuşma yükümlülüğü bulunmadığını&#8217; söyledi.&#8221;</p>
<p>Ulusal Kanal</p>
<h2><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/19/erdogan-talat-telefon-gorusmesi/">Tayyip Erdoğan – Talat Telefon Görüşmesi </a></h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Israelis to boycott Turkish resorts and coffee]]></title>
<link>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/10/22/israelis-to-boycott-turkish-resorts-and-coffee/</link>
<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 04:51:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>agaahipk</dc:creator>
<guid>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/10/22/israelis-to-boycott-turkish-resorts-and-coffee/</guid>
<description><![CDATA[by: Daily.Pk As most of ‘political aware’ persons know – Zionist regime is well-known for its self-d]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>by: <strong><a href="http://www.daily.pk/israelis-to-boycott-turkish-resorts-and-coffee-12400/">Daily.Pk</a></strong></p>
<p style="outline-width:0;outline-style:initial;outline-color:initial;font-size:14px;vertical-align:baseline;background-image:initial;background-repeat:initial;background-attachment:initial;background-color:transparent;background-position:initial initial;border:0 initial initial;margin:0;padding:0 0 15px;">As most of ‘political aware’ persons know – Zionist regime is well-known for its self-denial – even if the truth about its Zionazi policies comes from respected Jewish individulas, such as South African Jewish judge, Goldstone.</p>
<p style="outline-width:0;outline-style:initial;outline-color:initial;font-size:14px;vertical-align:baseline;background-image:initial;background-repeat:initial;background-attachment:initial;background-color:transparent;background-position:initial initial;border:0 initial initial;margin:0;padding:0 0 15px;">In response to Ankara’s non-stop rubbing of Zionist noses (read it as ‘anti-Semitism’) – Israel’s national airline EIAI has decided to stop subsiding its employees visiting Turkey during the Passover holidays – during which over 80,000 Israeli Jews visit Turkey and spread their immoral culture.</p>
<p style="outline-width:0;outline-style:initial;outline-color:initial;font-size:14px;vertical-align:baseline;background-image:initial;background-repeat:initial;background-attachment:initial;background-color:transparent;background-position:initial initial;border:0 initial initial;margin:0;padding:0 0 15px;">Israel’s major coffee shop chain, IIan, too has decided to join the boycott, according to its director of marketing, Michael Steg, saying: “We have for the time being to stop selling ‘Istambul Coffee’ – our Turkish coffee blend, and we shall keep doing it until matters improve – the airing of Turkish TV drama Ayrilik (Farewell) showing Israeli soldiers as child-killers during Israel’s ‘Operation Cast Lead’ against 1.5 million Palestinians trapped inside Gaza Strip.</p>
<p style="outline-width:0;outline-style:initial;outline-color:initial;font-size:14px;vertical-align:baseline;background-image:initial;background-repeat:initial;background-attachment:initial;background-color:transparent;background-position:initial initial;border:0 initial initial;margin:0;padding:0 0 15px;">Ankara’s recent actions against its old ally – which Zionist-controlled media keeps ignoring – has nothing to do with the so-called ‘anti-Semitism’. It’s as Professor Ephraim Inbar (Bar-IIan University) put it: “Someone has decided to teach Israel a lesson”. Recently, Tel Aviv turned down Turkish Foreign Minister Ahmet Davutoglu’s request to visit Gaza strip and meet Hamas government leaders to negotiate a sort of fair deal between Israeli government and Hamas. Earlier, the reason why the Turkish PM Erdogan blasted Israeli president Shimon Peres at Davos conference – was that Israeli PM Ehud Olmert met Erdogan in Istanbul a few days before Israeli attack on Gaza in December 2008 – and “betrayed” Erdogan, who was conveying messages on phone between Olmer and Damascus (Turkey, then, was playing the part of a negotiator on Israeli request). Israel also infuriated Turkish generals by delaying the delivery of the pre-paid Heron unmanned aviation vehicles (UAV) – and 2008 failed coup against Erdogan government.</p>
<p style="outline-width:0;outline-style:initial;outline-color:initial;font-size:14px;vertical-align:baseline;background-image:initial;background-repeat:initial;background-attachment:initial;background-color:transparent;background-position:initial initial;border:0 initial initial;margin:0;padding:0 0 15px;">“Things have changed. In Davutoglu’s idealogical framework, Israel soesn’t play a central role,” – Ofra Bengio, an expert on Turkey at the Moshe Dayan Center for Middle Eastern and African Studies at Tel Aviv University.</p>
<p style="outline-width:0;outline-style:initial;outline-color:initial;font-size:14px;vertical-align:baseline;background-image:initial;background-repeat:initial;background-attachment:initial;background-color:transparent;background-position:initial initial;border:0 initial initial;margin:0;padding:0 0 15px;">According to Israeli daily Ha’aretz, Turkey is the most popular foreign destination for Israel tourists representing 13% of all departures and generating US$300 million in annual revenue. More than 500,000 Israeli Jews visit Turkey each year for beaches and cheap shopping. Yossi Fattal, head of Israel Tourist and Travel Agent Association, said that travellers’ boycott is unprecedented in Israel (since Peres’ outbusrt against Erdogan at Davos). He believes, however, that the impact will not be as severe as it appears now. “Israeli memory isn’t very long – half a year is like an ice age and the memory will fade.”</p>
<p style="outline-width:0;outline-style:initial;outline-color:initial;font-size:14px;vertical-align:baseline;background-image:initial;background-repeat:initial;background-attachment:initial;background-color:transparent;background-position:initial initial;border:0 initial initial;margin:0;padding:0 0 15px;">Now, how much impact the Israeli (population 7 million) boycott would have on Turkey (70 million) – would be interesting to watch. Turkey is home to over 26,000 Jews (second largest Jewish community in a Muslim-majority country – after Islamic Iran). Turkish Jews are (96% Sephardic, and the rest Ashkenazi and Kurds. However, they have carried immense power in the secular Turkey since WW I – as Christopher Jon Bjerknes wrote:</p>
<p style="outline-width:0;outline-style:initial;outline-color:initial;font-size:14px;vertical-align:baseline;background-image:initial;background-repeat:initial;background-attachment:initial;background-color:transparent;background-position:initial initial;border:0 initial initial;margin:0;padding:0 0 15px;">“Long before the ‘cultural revolution’ of communist china, and starting before the Bolshevik Jews of Russia destroyed Christianity and Christians in the Slavik World, the Doenmeh (the secret Jews of Turkey) and especially Mustafa Kemal (Attaturk), tried very hard to strip Turkey of its religion and its culture. It’s vital to World Jewry to prevent the Muslims of Turkey from taking back their nation and their faith and aligning themselves with their Muslim neighbours.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SAHİ,SİZİ KAÇ GENÇ CESEDİ TATMİN EDER?(kürdler neden barış istiyor)]]></title>
<link>http://cetinyilmaz.wordpress.com/2009/10/21/sahisizi-kac-genc-cesedi-tatmin-ederkurdler-neden-baris-istiyor/</link>
<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 18:30:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>cetinyilmaz</dc:creator>
<guid>http://cetinyilmaz.wordpress.com/2009/10/21/sahisizi-kac-genc-cesedi-tatmin-ederkurdler-neden-baris-istiyor/</guid>
<description><![CDATA[Tuzu kuru siyasilerin,vurun,kırın,hainler,vatan,millet bağırışlarını duyunca,bu işte bir gariplik se]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Tuzu kuru siyasilerin,vurun,kırın,hainler,vatan,millet bağırışlarını duyunca,bu işte bir gariplik se]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tayyip Erdoğan - Talat Telefon Görüşmesi]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/19/erdogan-talat-telefon-gorusmesi/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 20:13:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/19/erdogan-talat-telefon-gorusmesi/</guid>
<description><![CDATA[Ses kaydını indirmek için bağlantıya tıklayınız You Tube&#8217;den Dinlemek İçin Tıklayın Haberi Met]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="aligncenter size-full wp-image-827" title="aydınlık tayyip talat telefon görüşmesi" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/10/aydinlik-tayyip-talat-telefon-gorusmesi1.jpg" alt="aydınlık tayyip talat telefon görüşmesi" width="399" height="576" /></p>
<p><object width="425" height="254"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xautwq"></param><param name="allowfullscreen" value="true"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xautwq" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="334" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<h3><strong><span style="color:#ff0000;"><a href="http://www.mediafire.com/?sharekey=c7a849bc0132b1ac00d27174b47c6657e04e75f6e8ebb871"><span style="color:#ff0000;">Ses kaydını indirmek için bağlantıya tıklayınız</span></a></span></strong></h3>
<p><!--more--><br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=ra_e3J7e54s">You Tube&#8217;den Dinlemek İçin Tıklayın</a></p>
<p><a href="http://www.metacafe.com/watch/yt-Zbwtc9LtyZU/talat_erdogan_gizli_telefon_gorusmesi/">Haberi Metacafe&#8217;den İzlemek İçin Tıklayın </a></p>
<p><a href="http://www.metacafe.com/watch/3584331/tayyip_erdo_an_ve_talat_n_karanl_k_telefon_g_r_meleri/">Mehmet Bedri Gültekin&#8217;in Basın Açıklaması İçin Tıklayın</a></p>
<h3>Erdoğan &#8211; Talat telefon görüşmesinin metni için haberimizin devamını okuyunuz.</h3>
<p><img class="alignnone" src="http://www.aydinlik.com.tr/images/kap1.jpg" alt="" width="250" height="139" /></p>
<p><span style="color:#ff0000;">Tayyip Erdoğan</span>- Bizim değerlendirmeleri, yani iyi yapmamız lazım…</p>
<p><span style="color:#008000;">Mehmet Ali Talat</span>- Tabii.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Çünkü bundan sonraki süreci iyi işletmemiz lazım…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Doğrudur, doğrudur.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan- </span>Ve işte, Serdar&#8217;ın havasını, tutumunu görüyorsun.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Evet, evet, evet!</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Yani oradaki hükümet şeyini de tabii…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Maalesef</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan- </span>iyi korumamız lazım. Çünkü…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Evet, onu düşüneceğiz biraz daha bakalım ne yapabiliriz,</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Hani öfkeyle kalkan zararla oturur şeyinde…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Yo, hayır tabi…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan- </span>Öyle bir şeye de düşmemek lazım. Ama… Tabi duygusallık hâkim şimdi onlarda…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Tabi, doğrudur.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan- </span>İstedikleri kadar sezdirmemeye çalışıyorlar ama, tabi öyle değil, o hâkim, çünkü ilk yaptığı açıklama falan mesela çok duygusaldı, şimdi yaptığı açıklama daha farklı.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Evet, evet</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Yani, biraz daha firene basmış gibi bir hali var.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Doğru, doğru… Ben, şey tabi, önce teşekkür edeyim, çok büyük bir destek verdiniz Kıbrıs Türk halkına.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Sağ olun, sağ olun!</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Sağ olun. Halkım adına söylüyorum bunu, yani, çok büyük bir destek.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Sağ olun!</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Çok teşekkürler… İkincisi, eee, şeyi söylemek istiyordum, buu… Yani bu şimdi dünyanın, Avrupa Birliği&#8217;nin, Birleşmiş Milletler&#8217;in, bize işte ambargoları gevşetelim, yumuşatalım falan gibi yaklaşımları bizi tatmin etmez. Biz çözüm istiyoruz, sizin vurguladığınız gibi hep. Yani hedef çözümdür.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Şimdi, burada işte sayın Talat, bir şeye çok dikkat edeceğiz. Şimdi o nihai çözüm diyebileceğimiz çözüm, tabi bu birden gelmeyebilir.<br />
<span style="color:#008000;"><br />
Talat</span>- Tabii tabii.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Onun için şimdi, bu bir süreç başlıyor…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Doğru, doğru…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan- </span>Onun için, şimdi biz bu başlayan süreci kendi kontrolümüze getirebilmeliyiz.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Tabi</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Yani başkalarının kontrolünden çıkarmamız lazım.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Tam da bunu söylüyorum! Tam da bunu söylüyorum. Onun için vizyonumuzu kaybetmeden, yani çözüm vizyonumuzu kaybetmeden…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Hiç asla onu kaybetmeden, mesela ben şimdi nasip olursa 6&#8242;yla 8&#8242;i arasında Yunanistan&#8217;a gideceğim…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Ne zaman?</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> 6&#8217;sıyla 8&#8242;i arasında.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Öyle mi… çok iyi, çok iyi!<br />
<span style="color:#ff0000;"><br />
Erdoğan- </span>Evet, evet.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Ben de 27… 27&#8217;si, 28&#8242;inde galiba… 27-28&#8242;inde Avrupa Parlamentosu Savunma ve İnsan Hakları Komisyonu&#8217;na referandum sonuçlarını değerlendirmek üzere davet edildim.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan-</span> Bunlar önemli şeyler işte… Talat- Tabii tabii… tabii. Erdoğan- Şimdi bak, şu anda Amerika&#8217;nın Kuzey Kıbrıs&#8217;a uçak indirmesi…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Evet</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan- </span>düşüncesi… Güneyden Birleşmiş Milletler&#8217;in temsilciliğini kapaması kararı…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Hı hı… Hayır ama o başka bir şeydir ha…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Ama şimdi…</p>
<p>Talat- Yani o temsilciliğin kapanması, biliyorsunuz, yani görüşme süreci bittiği içindir.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Şimdi… Tamam, da şu var ama. Şimdi bütün bunların olmasını dünya kamuoyu, Türkiye ve Kıbrıs, yani Kuzey Kıbrıs çok farklı değerlendirir.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Hı hı…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Lehte değerlendirir… Yani bunlar psikolojik netice itibariyle bize çalışır…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Tabii tabii… Ama şey çok güzel bir açıklama yaptı. Duydunuz herhalde. Kofi Annan&#8217;ın mesajını De Soto aktardı… Çok nefisti!</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Tabi tabi…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Teşekkür etti. Bize, Türkiye&#8217;ye vesaire… Çok güzeldi!</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Yani süreç şu anda lehte…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span> &#8211; Evet çok lehte…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Şimdi işte Aralık 2004&#8242;e kadar biraz sabırlı gitmemiz lazım.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Doğru, doğru…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Yani o şeyi mesela, devlet mevlet işini hiç biz dile getirmeyelim. Başkaları getirsin dile…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Neyi, neyi neyi?</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Yani &#8220;iki devlet olarak tanımanız lazım&#8221;, şudur budur… bunu!</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Ha.. o çok zor, yani elde edilemeyecek şeyleri şimdi atmamak lazım!</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Hiç dile getirmeye gerek yok!</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Evet, evet, evet!</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Bizim şimdi ilk etaptaki olayımız ambargolar.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Tabii, tabii, tabii… Ama…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Bütün olay o…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Ama tabi lütfen şeyi hiç unutmayalım, çözümü.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Bak ne diyorum…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Tamam…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- şimdi bunu düşünme sen…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Tamam, biliyorum, biliyorum…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Mesela şimdi referandumu soruyorlar…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Biliyorum biliyorum.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Bence hiç şimdi referanduma bizim yeşil ışık yakmamızın anlamı yok…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Şey noktasında da bence 1 numarayla fazla dalaşma.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Kiminle?</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Yani… 1 numarayla, 1 numarayla.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Haaa… Yok… Şimdi bakın…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- İlkeyi, ilkeyi koyuyorsun ortaya ya… Bak şimdi bana sordular bu akşam, ben şunu söyledim…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Dinledim, dinledim dinledim.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Ha dinledin değil mi… Yani o bir şeyi savundu.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Ama, ama… Ama bakın şimdi size bir şey söyleyeyim…</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Halk da yüzde 65&#8242;le karşısına dikildi. Olay budur.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Şimdi benim bütün maksadım şu. Bir kere Denktaş&#8217;la bu yeni diplomatik atak sürecini sürdüremeyiz.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Zaten o artık…</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Çünkü o insan orda… O orda olduğu sürece, resmin ortasında, bence kimse bize rağbet etmez.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Mehmet Ali bey ben size bir şey söyleyeyim mi? Artık o bitmiştir!</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- İşte onu diyorum… Ben de onu söylüyorum.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Yani onun… Ama artık onu sizin söylemenize gerek yok artık. Yani şu anda o artık muhatap olmaktan bile çıkmıştır!</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Evet.. Yani onu… şey… ıııı.. Kaale almayacağız… Başka çaremiz yok.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Tabii canım ya… Yani hayır yani, sizin onu şey yapmaya, söylemenize bile gerek kalmıyor artık. Dünyada o bütün itibar kaybına girdi. Nerede Burgenstock&#8217;da bir defa… Bitti o.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Doğru, doğru, tamamdır.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Tabii, tabii tabii.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>-Tamamdır, tamamdır. Katılıyorum.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Oldu.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Oldu peki.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Peki. Sağolasın. Hayırlı akşamlar.</p>
<p><span style="color:#008000;">Talat</span>- Kolay gelsin. Hayırlı akşamlar</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Erdoğan</span>- Hayırlı geceler.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erdoğan ve Talat'ın Karanlık Telefon Görüşmesi]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/17/erdogan-ve-talatin-karanlik-telefon-gorusmesi/</link>
<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 23:46:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/17/erdogan-ve-talatin-karanlik-telefon-gorusmesi/</guid>
<description><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan’a soruyoruz: 2004 yılında Mehmet Ali Talat ile “Cumhurbaşkanı Denktaş ve KKTC’y]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2><span style="color:#ff0000;">Recep Tayyip Erdoğan’a soruyoruz:</span><span style="color:#ff0000;"><br />
</span></h2>
<h2><span style="color:#ff0000;">2004 yılında Mehmet Ali Talat ile “Cumhurbaşkanı Denktaş ve KKTC’yi bitirme” konuşmaları yaptınız mı?</span></h2>
<p><span style="color:#ff0000;"><img class="alignnone" src="http://gizlibelge.files.wordpress.com/2009/10/aydinlik-tayyip-talat-telefon-gorusmesi1.jpg?w=279&#038;h=403#38;h=576" alt="" width="279" height="403" /> </span></p>
<h2><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/19/erdogan-talat-telefon-gorusmesi/"><span style="color:#ff0000;">Tayyip &#8211; Talat Telefon Görüşmesi İçin Tıklayın</span></a><!--more--></h2>
<p>İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, bugün (17 Ekim 2009) Ankara&#8217;da bir basın toplantısı düzenleyerek Tayyip Erdoğan ile M. Ali Talat arasında yapılan telefon görüşmesinde geçen konuşmaları değerlendirdi. Gültekin özetle şunları söyledi;</p>
<p>İçeriğinden, 24 Nisan 2004 tarihindeki “Annan Planı” referandumundan hemen sonra, Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat arasında yapıldığı anlaşılan bir telefon konuşmasının metni, e posta yoluyla Partimize ulaştı.<br />
Söz konusu telefon konuşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet gelenekleri ve çıkarları ile bağdaşmayan ve açıkça suç teşkil eden ifadeler içermektedir. Bu gerçekleri milletimizin bilgisine sunmayı görev sayıyoruz:<br />
Konuşmanın ilgili bölümü şöyledir:<br />
<strong>Tayyip Erdoğan</strong>- Şey noktasında da bence 1 numarayla fazla dalaşma.<br />
<strong>Mehmet Ali Talat</strong>- Kiminle?<br />
Erdoğan- Yani… 1 numarayla, 1 numarayla…<br />
Talat- Haaa… Yok… Şimdi bakın…<br />
Erdoğan- İlkeyi, ilkeyi koyuyorsun ortaya ya… Bak şimdi bana sordular bu akşam, ben şunu söyledim…<br />
Talat- Dinledim, dinledim.<br />
Erdoğan- Ha dinledin değil mi… Yani o bir şeyi savundu.<br />
Talat- Ama ama… Ama bakın şimdi size bir şey söyleyeyim…<br />
Erdoğan- Halk da yüzde 65’le karşısına dikildi. Olay budur.<br />
Talat- Şimdi benim bütün maksadım şu: Bir kere Denktaş’la bu yeni diplomatik atak süreci sürdüremeyiz.<br />
Erdoğan- Zaten o artık…<br />
Talat- Çünkü o insan orda… O orda olduğu sürece, resmin ortasında, bence kimse bize rağbet etmez.<br />
Erdoğan- Mehmet Ali Bey, ben size bir şey söyleyeyim mi? Artık o bitmiştir.<br />
Talat- İşte onu diyorum… Ben de onu söylüyorum.<br />
Bu konuşma üzerine sorulacak soru şudur: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başbakanı, başka bir devletin Cumhurbaşkanı aleyhinde, o devletin Başbakanı ile bu şekilde konuşabilir mi?<br />
O devletin meşru Cumhurbaşkanı’ndan gizli olarak onu bitirme planları yapabilir mi?<br />
Nitekim, Erdoğan görüşmenin başka bir yerinde şöyle konuşuyor: “Şimdi bir süreç başlıyor… Başlayan süreci kendi kontrolümüze getirebilmeliyiz. Yani başkalarının kontrolünden çıkarmamız lazım.”<br />
Türkiye’nin Başbakanı, sürecin KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’ın kontrolünden çıkarılmasından bahsediyor. Talat’ın cevabı şöyle: “Tam da bunu söylüyorum. Onun için vizyonumuzu kaybetmeden, yani çözüm vizyonumuzu kaybetmeden…”<br />
Burada açıkça suç işlenmektedir.</p>
<p><strong>AKP, TALAT VE BATILI DEVLETLER KOL KOLA</strong></p>
<p>Daha önce New York’ta ve 2004’te Burgenstock’ta yapılan görüşmelerde Denktaş KKTC ve Türkiye’nin çıkarlarını savunurken, hem AKP, hem de Talat Hükümeti tarafından yalnız bırakılmıştı. Hatta Denktaş’ın arkasından yürütülen faaliyetlerle, Batılı devletlerin ve BM’nin Kıbrıs planı için ortam hazırlanmıştı. Bu toplantılarda özetle Kıbrıs adasının yönetimi, iki kesim adına Rum yönetimine veriliyordu.<br />
Dönem incelendiğinde “Denktaş uzlaşmazdır, Denktaş’ın yerine Talat görüşmeci olsun” biçiminde yoğun bir propagandanın yürütüldüğü görülüyor. Karen Fogg’un e-postalarında ortaya çıkan; “Bana göre bundan sonra izlenecek yol, Kuzey Kıbrıs’ta Türklerin sesi olan Denktaş’ın itibarını azaltmak ve onun Ankara’daki hiyerarşi ile Askeri teslim ettiğini AB’ye göstermektir” şeklindeki talimatının gereği olarak yandaş basında Denktaş karşıtı bir hava estiriliyordu.<br />
İşte bu süreç içinde Türkiye’nin Başbakanlık koltuğunda oturan Tayyip Erdoğan da, Rauf Denktaş’ın devre dışı bırakılması gerektiğini belirtiyor.<br />
Denktaş’a karşı AKP ve Talat, Batılı emperyalistlerle kol kola bir faaliyet yürütmüşlerdir. Telefon görüşmesi bunu kanıtlamaktadır.</p>
<p><strong>“DEVLET MEVLET İŞİNİ HİÇ DİLE GETİRMEYELİM”</strong></p>
<p>Gerek yedi yıllık iktidarı boyunca izlediği politika ile AKP, gerekse Talat yönetimi uygulamaları ile aslında KKTC’nin devlet olarak varlığına son verme kararlılığında olduklarını, tartışmaya yer bırakmayacak şekilde kanıtlamışlardır. Örneğin dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 6 Nisan 2004’te TBMM’de yaptığı konuşmada &#8220;Bağımsız KKTC&#8217;nin tanınabilmesi olasılığını gerçekçi görmüyorum&#8221; diyordu.<br />
Erdoğan ile Talat arasındaki telefon konuşmasında bu konu çok açık bir şekilde konuşulmakta, Erdoğan KKTC’den “devlet mevlet işi” diye küçümseyerek bahsetmekte, Talat ise KKTC’nin devlet olarak tanınmasını, “elde edilemeyecek şeyler” olarak tanımlamaktadır.<br />
Erdoğan söz konusu telefon konuşmasında KKTC’nin bir devlet olarak tanınması yönündeki çabaların bir tarafa bırakılması için Talat’a taktik vermektedir:<br />
Erdoğan- Şimdi işte Aralık 2004’e kadar biraz sabırlı gitmemiz lazım.<br />
Talat- Doğru, doğru…<br />
Erdoğan-<span style="text-decoration:underline;"> Yani o şeyi mesela, devlet mevlet işini hiç biz dile getirmeyelim. Başkaları getirsin dile…</span><br />
Talat- Neyi, neyi neyi?<br />
Erdoğan- Yani “iki devlet olarak tanımanız lazım”, şudur budur… bunu…<br />
Talat- Ha.. o çok zor, yani elde edilemeyecek şeyleri şimdi atmamak lazım…<br />
Erdoğan- Hiç dile getirmeye gerek yok…<br />
Talat- Evet, evet, evet…<br />
Kıbrıs Türk’ünün büyük acılar ve yüzlerce şehit vererek elde ettiği “Devlet”, Tayyip Erdoğan için “mevlet”tir.</p>
<p><strong>TAYYİP ERDOĞAN’DAN CEVAP BEKLİYORUZ</strong></p>
<p>Bu konuşmanın üzerinden beş yıl geçti. 10 Eylül 2009’da müzakerelerin ikinci turu başladı. Şimdi artık bu yıl sonuna kadar Türkiye’nin hava ve deniz limanlarının Rum uçak ve gemilerine açılması konuşuluyor. AKP İktidarının komşularımızla “sıfır problem” adına KKTC’nin varlığına son verme kararlılığında olduğu kesindir.<br />
Bütün gelişmeler, önümüzdeki günlerde, KKTC’nin tarihe havale edilmesi anlamına gelecek “Kıbrıs açılımı” ile karşılaşacağımızı gösteriyor.<br />
Şimdi Recep Tayyip Erdoğan’a soruyoruz: Yukarıda iki kısa bölümünü aktardığımız telefon görüşmesi size mi aittir?<br />
Çünkü bu telefon görüşmesinde Türkiye’nin ulusal çıkarları ve diplomasi gelenekleri hiçe sayılmıştır.<br />
Sayın Erdoğan’dan gelecek cevaba göre hareket edeceğiz.</p>
<h2><a href="http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/19/erdogan-talat-telefon-gorusmesi/"><span style="color:#ff0000;">Tayyip &#8211; Talat Telefon Görüşmesi İçin Tıklayın</span></a></h2>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mümtazer Türköne Siyasal Bilgiler Fakültesine Dekan mı Oluyor?]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/17/mumtazer-turkone-siyasal-bilgiler-fakultesine-dekan-mi-oluyor/</link>
<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 23:18:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/10/17/mumtazer-turkone-siyasal-bilgiler-fakultesine-dekan-mi-oluyor/</guid>
<description><![CDATA[SBF&#8217;ye cemaatten dekan mı geliyor? Başbakan Erdoğan&#8217;a fahri doktora verilmesi işaret fiş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>SBF&#8217;ye cemaatten dekan mı geliyor?</h2>
<p><img class="alignnone" src="http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/anamanset-full/images/sbf_fg.jpg" alt="" width="477" height="266" /></p>
<p><strong>Başbakan Erdoğan&#8217;a fahri doktora verilmesi işaret fişeği oldu. İstanbul Üniversitesi&#8217;nde cemaat kadrolaşması tam hız devam ediyor. Şimdi de SBF&#8217;ye cemaatten bir dekanın atanacağı belirtiliyor.</strong><!--more--></p>
<p>Geçtiğimiz Temmuz ayı başında Recep Tayyip Erdoğan’a verilen fahri doktora ile gündeme gelen İstanbul Üniversitesi (İÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne (SBF) dinci liberalizmin ve Gülen hareketinin en önemli ideologlarından, Zaman Gazetesi yazarı Prof.Dr. Mümtaz’er Türköne’nin getirileceği konuşuluyor.</p>
<p>Başbakan Erdoğan’a, öğretim görevlilerinin dahi alınmadığı, tüm kampusta polis terörü estirilmesine vesile olan bir çadır tiyatrosu eşliğinde Temmuz ayında fahri doktora verilmişti. Bu jest, Erdoğan’ın aile doktoru olan ve geçtiğimiz Aralık ayında rektör seçimlerinde ikinci olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından İstanbul Üniversitesi’nin başına atanan Yunus Söylet’in AKP hükümetine şükranlarını bildirme yolu olarak yorumlanmıştı.</p>
<p>Ne var ki, bazı duyumlar Erdoğan’a verilen fahri doktoranın basit bir “diyet” olmadığını, meselenin ikinci bir anlamı olduğunu gösteriyor. Şu ana kadar yaşanan gelişmeler ile bu duyumlar birleştirildiğinde ortaya çıkan tablo, AKP’nin İÜ’ye yönelik rektör seçimleriyle başlayan operasyonunun, bu üniversitenin en saygın fakültelerinden biri olan SBF’de devam ettiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Fahri doktora, asli dekan</strong><br />
Yunus Söylet’in rektörlüğe atanmasının hemen ardından Prof.Dr. Mümtaz’er Türköne, kadrosu Gazi Üniversitesi’nde olmasına rağmen SBF Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ders vermeye başlamıştı.</p>
<p>Bir hocanın kadrolu olduğu üniversitenin dışında da ders vermesi kuşkusuz “anormal” bir durum değil. Ne var ki iş bununla bitmiyor. SBF’de dekanlık seçimleri yaklaştıkça, Türköne’nin Rektör Söylet tarafından dekanlığa atanacağı yönünde söylentiler yayılmaya başladı. Gelinen noktada söylentiler öğrenci kantininden kürsü koridorlarına kadar her yere yayılmış durumda. Kimi hocalar “yapılırsa hukuk katledilmiş olur, karşı çıkarız” derken, kimileri “bekleyip görmek lazım” diyor.</p>
<p><strong>“Dur” denmezse durmayacaklar</strong><br />
İstanbul Üniversitesi senatosu tarafından alınan fahri doktora kararının uygulanması görevi “solcu” olarak bilinen SBF Dekanı Prof.Dr. Naz Çavuşoğlu’na düşmüştü. Çavuşoğlu, törende yaptığı konuşmada Erdoğan’a doktora verilmesinin bahanesi olarak kullanılan “medeniyetler ittifakı projesi”ni “evrensel insan hakları ve demokratik değerler temelinde çoğulcu, özgür ve eşitlikçi, sosyal adaletçi bir toplumsal düzenin varlığını hedefleyen bir proje” sözleriyle övmüştü. Dekan konuşmasında, Erdoğan’ın bu değerlerin hangisine katkı koyduğuna dair en ufak bir ipucu sunmamıştı.</p>
<p>Şimdi Dekan Çavuşoğlu yerine hangi Fethullahçının dekan olacağı tartışılıyor.</p>
<p>Çavuşoğlu&#8217;nun meslektaşı bir akademisyen yaşananları şöyle değerlendiriyor:</p>
<p>“Çavuşoğlu, Profesör unvanını İÜ’ye arka kapıdan girip ‘fahri’ yollardan değil, yıllarını bilim üretmeye adayarak hakkıyla almış bir bilim insanı olarak bu rezilliğe alet olmayabilirdi. Erdoğan’a gerekli cevabı vermek için onurlu bir bilim insanı olarak bu kepazeliği reddetmesi yeterliydi. Belki dekanlığını yitirirdi, kuşkusuz çok büyük baskı altında kalırdı, ama Türkiye akademi tarihine ‘Tayyip Erdoğan’a fahri doktora vermeyi reddeden Profesör’ olarak geçerdi. Şimdi ise ‘Yunus Söylet’in Tayyip Erdoğan’a ödediği fahri doktora diyetine alet olan SBF Dekanı’ olarak anılacak.”</p>
<p>İÜ SBF’de, Başbakan Erdoğan’a fahri doktora verilmesiyle başlayan süreç ve Dekan Çavuşoğlu’nun bu süreç içerisindeki tutumunun sonuçları, AKP’nin müdahalelerine karşı çıkılmadığında sonucun uzlaşma değil, aksine daha fazla müdahale olduğunu bir kez daha gösteriyor.</p>
<p><strong>ÜKD ne demişti?</strong><br />
Erdoğan&#8217;a İÜ&#8217;de fahri doktora verilmesi ile ilgili olarak 8 Temmuz 2009 tarihli Üniversite Konseyleri Derneği (ÜKD) açıklamasında şu vurgular yapılmıştı:</p>
<p>“İstanbul Üniversitesi aydınlanmacı, yurtsever, kamucu değerlerin hâkim olduğu, Türkiye’nin en büyük üniversitesidir. Erdoğan ise Türkiye toplumunun gericileşmesinde en önemli pay sahiplerinden biridir. Doktora konusu olan “Medeniyetler İttifakı” bilindiği gibi zaten bir ABD projesidir. Ayrıca ülkemizin bütün işletmelerini özelleştirip uluslararası tekellere hizmette sınır tanımayan da Türkiye’yi pazarlamakla mükellef olduğunu arsızca söyleyen de Tayyip Erdoğan’dır.</p>
<p>Prof. Söylet ve ekibine, Tayyip Erdoğan’a konuşma yaptıkları kürsünün Cahit Arf’ın, Ümit Doğanay’ın, Server Tanilli’nin, Cavit Orhan Tütengil’in kürsüsü olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Cumhuriyetin ilk üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’ni; cumhuriyet düşmanı fikirlere malzeme yapmaya çalışan kim olursa olsun buna izin vermeyeceğimizi ilan ediyoruz. İstanbul Üniversitesi’nin aydınlanmacı, yurtsever, kamucu değerlerini ayaklar altına almaya çalışanlara karşı üniversitenin gerçek sahiplerini ülkelerine ve okullarına sahip çıkarak gericiliğe, emperyalizme ve piyasacılığa karşı güçlü bir duvar örmeye çağırıyoruz.”</p>
<p><strong>Mümtaz inciler…</strong><br />
İÜ SBF’ye dekan yapılması düşünülen Mümtaz’er Türköne’nin “Türkiye’nin Kayıp Halkası” isimli kitabında yer alan bazı görüşleri, &#8220;müstakbel&#8221; dekanın bilim, akademi ve aydınlanma konusunda neler düşündüğünü gözler önüne seriyor:</p>
<p>- Toplumun özgür bireylerden oluşan bir varlık olduğunu kabul etmek demek, toplumu dönüştürmeye çalışan insanların işinin bittiği ve hiçbir gerekçelerinin kalmadığı anlamına gelir.</p>
<p>- Türkiye’yi azgelişmiş ve üçüncü dünya ülkesi olarak tasvir eden ve o hale sokanlar aydınlardır. Çünkü kendileri aslında standart olarak bir azgelişmiş ülke aydını standardına sahiplerdi. Fakat bu Osmanlı döneminde değil, Cumhuriyet döneminde olmuş bir garabettir.</p>
<p>- Eğer halkı bir hamur olarak kabul ederseniz zaten peşinen kendi ülkenizi bir azgelişmiş ülke olarak tanımlamanız ve sonuçta geleneklerinizi ve tarihinizi yok saymanız gerekir. Cumhuriyet döneminde Türk aydınların yaptığı da budur.</p>
<p>- Modernleşmenin yarattığı çarpıklıkların çoğunun sorumlusu, bu yüzden aydınlardır.</p>
<p>(soL-Haber Merkezi)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Israeli war on Gaza killed peace perspective in ME’]]></title>
<link>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/10/17/israeli-war-on-gaza-killed-peace-perspective-in-me%e2%80%99/</link>
<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 06:13:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>agaahipk</dc:creator>
<guid>http://siyasipakistan.wordpress.com/2009/10/17/israeli-war-on-gaza-killed-peace-perspective-in-me%e2%80%99/</guid>
<description><![CDATA[Turkey tells Israel to end Gaza tragedy Children in Gaza have no schools to go to: Turk FM By: The N]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><em>Turkey tells Israel to end Gaza tragedy Children in Gaza have no schools to go to: Turk FM</em></p>
<p>By: The News International</p>
<p>ANKARA: Turkey urged Israel on Friday to end the “humanitarian tragedy” in Gaza, saying ties between the two allies cannot recover if Palestinian suffering continues and peace talks remain dead in the Middle East.</p>
<p>“Ending the humanitarian tragedy in Gaza, reviving peace efforts — both on the Palestinian and Syrian track, and most importantly — reinstating a prevailing spirit of peace in the region&#8230; this is what we want,” Foreign Minister Ahmet Davutoglu told reporters.</p>
<p>“When there is a return to the track of peace, these relations of trust (with Israel) will be re-established on the same level as before,” he said.</p>
<p>Israel’s ties with its chief regional ally took a sharp downturn last week when Ankara excluded the Jewish state from annual joint military exercises, prompting a rebuke from the United States.</p>
<p>The row flared Thursday as Israel summoned the Turkish envoy to protest a Turkish state television series which it condemned as “inciting hatred against Israel” and “not worthy of being broadcast even in an enemy state.”</p>
<p>Davutoglu said that Israel’s war on Gaza at the turn of the year “killed the peace perspective” in the Middle East and that ongoing turmoil in the devastated Palestinian enclave was at the core of the bilateral chill.</p>
<p>He made it clear Ankara was still bitter that the war also disrupted indirect peace talks between Israel and Syria that Turkey had mediated “with so much effort.”</p>
<p>“As long as the human tragedy in Gaza continues, no one should expect us to be part of a military picture” with Israel, he said, referring to the scrapped military drills.</p>
<p>“Although no single rocket has been fired on Israel from Gaza over the past eight months, children in Gaza have no schools to go to, people have no homes to take shelter in,” he said.</p>
<p>Davutoglu rejected suggestions that his government, the moderate offshoot of a now-banned Islamist party, was becoming anti-Israeli.</p>
<p>“The humanitarian situation (in Gaza) should be improved in the shortest possible time.</p>
<p>How can wanting this amount to being anti-Israeli? This is a humanitarian attitude,” he said.</p>
<p>Earlier, Deputy Prime Minister Bulent Arinc said the television series that infuriated Israel had no political motive but conceded the plot might be “a bit exaggerated,” Anatolia news agency reported.</p>
<p>“Relations between Turkey and Israel have always been strong. We have full confidence that they will always remain strong,” he said.</p>
<p>The first episode, aired Tuesday, showed Israeli forces shooting a little girl and a newborn baby, and portrayed them as insulting and ridiculing Palestinians. Israel’s hawkish Prime Minister Benjamin Netanyahu said Thursday the latest developments “raised the question: what direction is Turkish policy taking? We hope it is toward strengthening peace and not extremists.”</p>
<p>Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdogan has been at the forefront of international criticism of the Gaza offensive.</p>
<p>In an unprecedented outburst, he stormed out from a debate at the World Economic Forum in January, accusing Israel of “barbarian” acts and telling Israeli President Shimon Peres, sitting next to him, that “you know well how to kill people.”</p>
<p>The Palestinians struggle for statehood enjoys widespread support in Turkey, both among Islamists and leftists.</p>
<p>In contrast to its souring ties with Israel, Erdogan’s government has markedly improved ties with Syria and sought closer relations with Iran, an arch-enemy of the Jewish state.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
