<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>tehdit &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/tehdit/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "tehdit"</description>
	<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 14:40:25 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[En sevdiğiniz gıdalarda tehdit var..!]]></title>
<link>http://gurgentepeli.wordpress.com/2009/10/10/en-sevdiginiz-gidalarda-tehdit-var/</link>
<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 12:08:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>gurgentepeli</dc:creator>
<guid>http://gurgentepeli.wordpress.com/2009/10/10/en-sevdiginiz-gidalarda-tehdit-var/</guid>
<description><![CDATA[  En sevdiğiniz gıdalar sağlığınızı riske atıyor olabilir&#8230;Center for Science in the Public Int]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong> </strong></p>
<p style="text-align:center;"><strong><img class="aligncenter" src="http://www.taysin.com/yemek/images/yemek1.jpg" alt="" width="401" height="500" /></strong><strong></strong></p>
<p><strong>En sevdiğiniz gıdalar sağlığınızı riske atıyor olabilir&#8230;Center for Science in the Public Interest isimli bilim merkezi tarafından sunulan habere göre, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve ton balığı sizin için acaba doğru bir karar mı? Belki öyle, ancak bu yiyecekler Amerikan Gıda Dairesi tarafından düzenlenen en riskli gıdalar listesinde yer alıyor. Bu yiyeceklerden dolayı başlayan salgınlar 1990 ile 2006 yılları arasında meydana geldiği belirtilen haberde, Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi&#8217;nin de verileri kullanıldığı açıklandı.</strong></p>
<p><strong>Yumurta: 352 salgına yol açan yumurtadan hastalanan hasta sayısı ise 11 bin 163 tür. </strong></p>
<p><strong>Patates: Bu listede bulunmaz gibi görünen patates de 108 salgına yol açarken, 3 bin 659 hastalık vakası ortaya çıktı. </strong></p>
<p><strong>Ton balığı: Şöyle güzel bir parça limonlu ton balığını kim sevmez ki? Fakat, CSPI’nin raporuna göre, çok sevilen ton balığının 268 salgından sorumlu olduğu ve 2 bin 341 hastalığa yol açtığı belirtiliyor. </strong></p>
<p><strong>İstiridye: Denizden gelen diğer suçlu ise istiridye. Sınırlı ölçüde tüketilmesine rağmen, bu tuzlu lezzetin 132 salgınla ilişkili olduğu ve 3 bin 409 kişi hasta ettiği açıklanıyor. </strong></p>
<p><strong>Peynir: Tüketiciler arasında en çok sevilen gıda olan peynir ve süt ürünleri, sizi hasta yapabilir. Raporda, peynir ürünlerinin 83 salgına neden olduğu ve rapor edilen 2 bin 761 hastalık vakasının bulunduğu belirtiliyor. </strong></p>
<p><strong>Dondurma: Dondurma sevenler kendinizi kötü habere hazırlayın. En riskli yiyecekler listesinde, dondurma da yer alıyor. Rapora göre, 74 salgına yol açan dondurma, 2 bin 594 kişinin hastalanıp yatağa düşmesine neden oldu </strong></p>
<p><strong>Yaban mersini: 25 salgınla beraber 3 bin 397 kişinin hastalanmasına yol açan yaban mersini de en riskli yiyecekler arasında yer alıyor. Yeşil yapraklılar: CSPI, çeşitli biçimlerde, 13 bin 568 hastalık vakasına neden olan E. Coli, norovirüs ve salmonella virüsü bulaşmış göbek salata, marul, ıspanak ve diğer yeşil yapraklı sebzelerle ilişkili 363 salgın belirledi. Gübre, virüs bulaşmış sulama suyu, yetersiz işleme yöntemleri bu salgınlarda suçludur.</strong></p>
<p><strong>Domates: 2005 ve 2006 yılında, salmonella virüsü bulaşan domatesler 4 şehirde yüzlerce insanın hastalanmasına neden olmuştu. Bu nedenle domatesin listede olması şaşırtıcı değil. CSPI, domatesin 31 salgına yol açtığını belirtiyor ve 3 bin 292 kişinin hastalanmasından sorumlu tutuyor</strong></p>
<p><strong>Bugün</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türklere ''ülkeyi terk edin'' tehdidi  ]]></title>
<link>http://chatodalari.wordpress.com/2009/09/24/turklere-ulkeyi-terk-edin-tehdidi/</link>
<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 21:00:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>Jexe</dc:creator>
<guid>http://chatodalari.wordpress.com/2009/09/24/turklere-ulkeyi-terk-edin-tehdidi/</guid>
<description><![CDATA[Almanya’da milliyetçi parti, Türklerin evlerine mektup gönderip “terk edin” çağrısı yapıyor Almanya’]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img title="Türklere ''ülkeyi terk edin'' tehdidi " src="http://www.haber3.com/images/news/turklere-ulkeyi-terk-edin-tehdidi-35802.jpg" alt="Türklere ''ülkeyi terk edin'' tehdidi " align="left" /></p>
<div>
<div>Almanya’da milliyetçi parti, Türklerin evlerine mektup  gönderip “terk edin” çağrısı yapıyor</div>
</div>
<p><!--more--></p>
<p>Almanya’da 27 Eylül’de yapılacak  genel seçimler yaklaşırken, ırkçılar büyük çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu  göçmenlere karşı saldırılarını sıklaştırdı. Geçen hafta Alman Milli Takımı’nın  Türk kökenli oyuncusu Mesut Özil’i hedef alan Milliyetçi Demokratik Parti (NPD)  şimdi de göçmenlerin evlerine gönderdiği mektuplarla onlara “ülkeyi terk edin”  çağrısı yaptı.</p>
<p><strong>‘HEMEN GİDİN’</strong></p>
<p>Gerçekte var olmayan “Yabancıları  Ülkelerine Gönderme Komisyonu Başkanı” imzasıyla gönderilen iki sayfalık  mektuplarda, suç işleyen yabancıların hemen geri gönderilecekleri, Almanya’da  özel izinle kalan, çalışma müsaadesi olmayan yabancıların üç ay içinde sınır  dışı edilecekleri, diğer yabancıların da zamanla vatanlarına gönderilecekleri ve  Alman sosyal güvenlik sisteminden çıkartılacakları yazıldı. Bu durumdaki  yabancıların hemen ülkeyi terk etmeleri istendi. Bu durumu ortaya çıkaran Berlin  Eyalet Meclisi Üyesi Özcan Mutlu, “Bu mektup cumartesi günü evime gönderilmiş.  Hâlâ buranın bizim de ülkemiz olduğunu anlamadılar. Bu tür mektuplarla insanları  tehdit edip korkutuyorlar. Almancası iyi olmayan yabancılar bunu resmi bir yazı  olarak algılayabilir” dedi.</p>
<p>Sol Parti’den milletvekili adayı  Figen İzgin de aynı mektubu aldığını belirterek, böyle bir anlayışın kendisine  Nazi dönemini hatırlattığını ifade etti. Mektuplar nedeniyle NPD’nin Berlin  yöneticisi Jörg Hahnel’in yargılanabileceği belirtildi.</p>
<p><strong>KAPATMA GÜNDEMDE</strong></p>
<p>Sosyal Demokratlar ve Yeşiller,  NPD için kapatma davası açılmasını istiyor. Ancak Anayasa Mahkemesi 2003’te  açılan davayı reddetmişti. Parti, 2005’te hazırladığı afişlerde de torba taşıyan  Türk kadınlarının fotoğraflarının üzerinde “Memleketinize iyi yolculuklar”  yazısını kullanmıştı.</p>
<p>// </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sans&uuml;rleme hırsı]]></title>
<link>http://bunusevdim.wordpress.com/2009/09/23/sansrleme-hirsi/</link>
<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 17:43:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>bunusevdim</dc:creator>
<guid>http://bunusevdim.wordpress.com/2009/09/23/sansrleme-hirsi/</guid>
<description><![CDATA[&#160; sansürleme hırsı, gizlilik, tehdit, reklam, adwords yaftalarıyla bobiler’de yayınlanmış bu mo]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>&#160;</p>
<p><a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=136670"><img style="display:inline;border-width:0;" title="ktunnel" border="0" alt="ktunnel" src="http://bunusevdim.files.wordpress.com/2009/09/ktunnel.jpg?w=537&#038;h=391" width="537" height="391" /> </a></p>
<p>sansürleme hırsı, gizlilik, tehdit, reklam, adwords yaftalarıyla <a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=136670" target="_blank">bobiler</a>’de yayınlanmış bu monteyi görünce, aniden kahkahalarla gülerken sandalyeden gerisin geriye düşeyazdım. Vtunnel, ktunnel’cılar; pek de uzak değiliz bu trajikomik espriye.</p>
<p><font color="#00ffff" face="Simplified Arabic Fixed">Gülerek sevdim.</font></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Firefox'ta büyük tehlike ! ]]></title>
<link>http://chatodalari.wordpress.com/2009/09/22/firefoxta-buyuk-tehlike/</link>
<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 17:00:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>Jexe</dc:creator>
<guid>http://chatodalari.wordpress.com/2009/09/22/firefoxta-buyuk-tehlike/</guid>
<description><![CDATA[Mozilla Firefox kullanıcıları büyük bir tehdit altında&#8230; Firefox&#8217;un son sürümünü kullanan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img title="Firefox'ta büyük tehlike !" src="http://www.haber3.com/images/news/firefoxta-buyuk-tehlike-15820.jpg" alt="Firefox'ta büyük tehlike !" align="left" /></p>
<div>
<div>Mozilla Firefox kullanıcıları büyük bir tehdit  altında&#8230;</div>
</div>
<p><!--more--></p>
<div id="news_content">
<p>Firefox&#8217;un son sürümünü kullananlardan toplanan istatistikî verilere göre  3.5.3 ve 3.0.14 sürümüne güncelleme yapan 6 milyon kullanıcının yarısı hala  Adobe Flash Player&#8217;ın güvenlik riski taşıyan sürümünü kullanıyor.</p>
<p>Oysa bu  güncellemelerden sonra Firefox, kullanıcıları yeni flash programına geçmeleri  için uyarıyor, hatta gerekli bağlantıyı kullanıcılarını sunuyor. Mozilla&#8217;dan Ken  Kovash&#8217;ın vermiş olduğu bilgilere göre tehlikeden haberdar edilen kullanıcıların  sadece yüzde 35&#8242;i verilen bağlantıya tıklayarak en son sürüme geçmiş  durumda.</p>
<p>Normalde kullanıcıların bağlantıya tıklama oranının yüzde 5  olduğunu söyleyen Kovash, Firefox uyarısının aslında oldukça etkili olduğunu  söylüyor. Ancak bu bağlantı sorunu tamamen ortadan kaldıracak kadar etkili  değil. Buda demek oluyorki 2 milyona yakın Firefox kullanıcısı hala risk  altında. Hem de bütün uyarılara rağmen.</p>
<p>// </p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Firefox kullanıcıları tehdit altında...]]></title>
<link>http://engincoskuncay.wordpress.com/2009/09/03/firefox-kullanicilari-tehdit-altinda/</link>
<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 19:31:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>Engin Coşkunçay</dc:creator>
<guid>http://engincoskuncay.wordpress.com/2009/09/03/firefox-kullanicilari-tehdit-altinda/</guid>
<description><![CDATA[Firefox, son günlerde bizleri yeni tehditlerle karşı karşıya bırakıyor. Firefox eklentilerinin hayat]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;">Firefox, son günlerde bizleri yeni tehditlerle karşı karşıya bırakıyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Firefox eklentilerinin hayatımızı kolaylaştırdığı su götürmez bir gerçek. Ama şu aralar öyle bir spyware var ki, kendisini size eklenti olarak gösterip arama sonuçlarında kendi bağlatılarını gösteriyor. Sisteme “Adobe Flash Player 0.2” adıyla girmeye çalışıyor. Kaynağı hakkında kesin bir bilgi edinilemezken, forum kullanıcıları aracılığıyla her geçen gün daha fazla bilgisayarı etkisi altına alan bu zararlı, arama geçmişi ve Google arama girdileri gibi size özel bilgileri daha önceden belirlenmiş bir kontrol merkezine gönderiyor. Bu da yetmezmiş gibi sisteme bulaştığı andan itibaren, arama yaptığınızda kendi oluşturduğu bağlantıları karşınıza çıkarmaktan büyük keyif alıyor.<br />
Symantec, Trend Micro, Avira, Kaspersky gibi antivirüs uygulamaları gerekli önlemleri almış gibi görünüyor.<br />
Internet Explorer kullanıcılarının ise eğer Vista üzerinde çalışıyorlarsa “User Access Control” (Kullanıcı Hesap Denetimi) ayarlarını açmaları şiddetle tavsiye olunur.</p>
<p style="text-align:justify;">Engin Coşkunçay (03.09.2009)</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ezan Okuduğu İçin İmamı Tehdit Etti]]></title>
<link>http://2009yerelsecimleri.wordpress.com/2009/06/15/ezan-okudugu-icin-imami-tehdit-etti/</link>
<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 19:17:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>fenomen</dc:creator>
<guid>http://2009yerelsecimleri.wordpress.com/2009/06/15/ezan-okudugu-icin-imami-tehdit-etti/</guid>
<description><![CDATA[Milas&#8217;a bağlı Gökçeler Köyü Camisi&#8217;nde görev yapan imam Süleyman Akgedik, AA muhabirine ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Milas&#8217;a bağlı Gökçeler Köyü Camisi&#8217;nde görev yapan imam Süleyman Akgedik, AA muhabirine ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Discovery Channel - Kıyamet Günü Ne Kadar Yakın VCD]]></title>
<link>http://dosyam.wordpress.com/2009/06/15/discovery-channel-kiyamet-gunu-ne-kadar-yakin-vcd/</link>
<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 17:06:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>Murat</dc:creator>
<guid>http://dosyam.wordpress.com/2009/06/15/discovery-channel-kiyamet-gunu-ne-kadar-yakin-vcd/</guid>
<description><![CDATA[Discovery Channel &#8211; Kıyamet Günü Ne Kadar Yakın VCD Kıyamet günü sandığımızdan daha mı yakın? ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span> </span></p>
<div>
<div id="news-id-23854">
<p style="text-align:left;"><img src="http://i43.tinypic.com/258a1ph.jpg" alt="alt" width="500" /></p>
<p style="text-align:left;"><strong>Discovery Channel &#8211; Kıyamet Günü Ne Kadar Yakın VCD</strong></p>
<p style="text-align:left;"><img src="http://pic.ipicture.ru/uploads/090113/K3VRGKOJAS.png" alt="alt" width="30" height="18" /></p>
<p style="text-align:left;">Kıyamet günü sandığımızdan daha mı yakın? Bilimkurgu, dünyanın saldırıya uğradığını söylüyor. Meteorlar, katil bakteriler veya bilgisayarların isyanı&#8230;Bu kıyamet senaryoları gerçek olabilir mi? Fırtınalar, seller, kuraklık, ani hava değişimleri gittikçe yaygınlaşıp sıradan olaylara dönüşüyor. Küresel ısınma ile iklimleri altüst eden insanoğlu dünyanın sonunu mu getiriyor?</p>
<p><!--more--><br />
Farklı bir yakıt türü, uzun vadedeki felaketleri önlemek için bir çözüm sağlayabilir mi? Mutasyona uğrayan ölümcül mikroplar insanoğlunun katili olabilir mi? Bir diğer tehdit ise uzayın derinliklerinden gelip bizi vurabilecek olan asteroitler. Kıyamet kehanetçilerine göre ise insanoğlunun sonunu getirecek tehdit, kendi yarattığı akıllı makineler olacak. İnsanoğlu gerek doğal gerekse yapay tehlikelerin gölgesinde yaşamayı sürdürüyor. Bilim bize yardım elini uzatıyor. Acaba o eli zamanında tutabilecek miyiz?</p>
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;"><img src="http://i42.tinypic.com/r1g3gl.jpg" alt="alt" width="500" /></p>
<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;"><img src="http://i14.ahpic.com/4zodq7.gif" alt="alt" /></p>
<div style="text-align:left;"><!--QuoteBegin--></p>
<div><!--QuoteEBegin--></div>
<div style="text-align:left;"><span><a id="alive_link" href="http://rapidshare.com/files/244566259/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part6.rar.html">http://rapidshare.com/files/244566259/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part6.rar.html</a></span><br />
<span><a id="alive_link" href="http://rapidshare.com/files/244539156/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part5.rar.html">http://rapidshare.com/files/244539156/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part5.rar.html</a></span></div>
<div style="text-align:left;"><span><a id="alive_link" href="http://rapidshare.com/files/244512449/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part4.rar.html">http://rapidshare.com/files/244512449/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part4.rar.html</a></span></div>
<p><span><a id="alive_link" href="http://rapidshare.com/files/244456685/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part3.rar.html">http://rapidshare.com/files/244456685/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part3.rar.html</a></span><br />
<span><a id="alive_link" href="http://rapidshare.com/files/244431530/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part2.rar.html">http://rapidshare.com/files/244431530/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part2.rar.html</a></span><br />
<span><a id="alive_link" href="http://rapidshare.com/files/244183694/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part1.rar.html">http://rapidshare.com/files/244183694/Dis.Chn.K_yamet_G_n__Ne_Kadar_Yakin.Okan90-Casper_2641.part1.rar.html</a></span></div>
</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Beni ölümle tehdit etti!']]></title>
<link>http://0leshti.wordpress.com/2009/04/15/beni-olumle-tehdit-etti/</link>
<pubDate>Wed, 15 Apr 2009 20:24:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>0leshti</dc:creator>
<guid>http://0leshti.wordpress.com/2009/04/15/beni-olumle-tehdit-etti/</guid>
<description><![CDATA[Galatasaray&#8217;da derbinin ardından Sabri Sarıoğlu, Galatasaray TV&#8217;ye özel açıklamalar  yap]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignleft" src="http://www.haber3.com/images/news/265080.jpg" alt="" width="200" height="140" />Galatasaray&#8217;da derbinin ardından Sabri Sarıoğlu, Galatasaray TV&#8217;ye özel açıklamalar  yaptı.</p>
<p>Galatasaraylı futbolcu Sabri Sarıoğlu, Fenerbahçe maçındaki olaylarda mağdur olanın kendisi olduğunu ifade ederek, &#8221;Emre Belözoğlu bana saha içinde küfür etti, &#8216;Seni öldürürüm&#8217; dedi. Mağdur olan benim&#8221; dedi.</p>
<p><!--more--></p>
<p>Sabri, Galatasaray TV&#8217;de yer alan röportajında, Galatasaray-Fenerbahçe maçının sonunda ve içinde yaşanan olaylarla ilgili &#8221;günah keçisi&#8221; ilan edildiğini savunarak, kendisine küfür eden Emre Belözoğlu&#8217;nun, ayrıca saha içinde kendisini tehdit ettiğini söyledi. <img style="cursor:pointer;" src="http://www.spor3.com/images/other/140860.20090415171709..jpg" alt="" align="right" /></p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonunda önemli bir dünya derbisinin yaşandığını kaydeden Sabri, şöyle konuştu:<br />
&#8221;Sonuç olarak Fenerbahçe bizim ezeli rakibimiz ve ebedi dostumuz. Her zaman biz futbolun sahada yaşanmasını, sahada bitmesini istiyoruz. Son dakikalarda gerginlikler yaşandı. Bu hiçbirimize yakışmadı. Ama maçtan sonra bir de baktım ki neredeyse günah keçisi ben oldum. Lugano &#8216;kıvılcımı biz yaktık&#8217; demesine rağmen, hala günah keçisi olarak bazı insanların beni göstermesine bir anlam veremiyorum.&#8221;</p>
<p>Sabri, Emre Belözoğlu ile yaşadığı münakaşa ile ilgili olarak da, şunları anlattı:<br />
&#8221;Milli takımdan hepimiz arkadaşız. Hiçbir zaman birbirimize karşı terbiyesizliğimiz olmadı. Maç içinde de bunu herkes gördü. Bazı yorumcular mantıklı yorumlar yapmıyorlar. Emre Belözoğlu&#8217;yla omuz omuza mücadeleye girdik. Bu mücadelede o düştü kaydı ve reklam panolarına vurdu. Ben gidip onu kaldırmak istedim. Ama o beni geri itip küfür etmeye başladı. Ben şaşırdım ve &#8216;neden bana küfür ediyorsun. Özür dilemeye geldim&#8217; dedim. Emre ise bana o dakikadan sonra oyun içinde tehditler savurdu. Ben hiçbir şekilde karşılık vermedim. Benim küfür ettiğimi iddia edenler tamamen yalan söylüyorlar. Benim sadece tek söylediğim kelime &#8216;küfür etme, adam gibi dur&#8217; lafıdır. Futbolcu yere düştüğü zaman biri gelip onu yerden kaldırıyorsa o hareketi kasıtlı yapmamıştır.&#8221;</p>
<p><strong>-&#8221;TEK HATAM YAN HAKEME TEPKİ GÖSTERMEM&#8221;-</strong></p>
<p>Sabri, maç içinde yaptığı tek hatanın, yan hakeme abartılı tepki göstermesi olduğunu ifade etti.</p>
<p>Sabri, şöyle konuştu:<br />
&#8221;Ama hiçbir zaman hakaret etmedim. Öyle bir şey olsa zaten beni kartla cezalandırırdı. Ben devre arasında sahaya çıkarken orada hakemler bekliyorlardı. Gittim özür diledim. O da &#8216;Tamam kardeşim biraz daha dikkatli ol&#8217; dedi. İkinci yarı ben hakemlerin yanına bile uğramadım. Örneğin Hakan Balta&#8217;nın düşürüldüğü pozisyonda bence bariz penaltı varken, biz gidip buna bile itiraz etmedik&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tecrübeli futbolcu, maç içinde Emre Belözoğlu ile yaşadığı olayları ise şöyle anlattı:<br />
&#8221;Maç içinde bir faul pozisyonu oldu. Hakem faulü verdi. Ben görev yerime doğru dönüyordum. Arkamdan küfür ettiğini duydum. Döndüm &#8216;Neden küfür ediyorsun ?&#8217; derken o tehditlerle üzerime geldi. Ben de kendimi kaybettim, boğazını tuttum. Yaptığım şey doğru değildi ama bir futbolcuya bu kadar ağır şekilde galiz küfür edilirse çileden çıkar. Ben de dayanamıyorum, ben de insanım, ben de futbolcuyum. Belki yapmamam gerekirdi ama kendimi tutamadım.</p>
<p>Ben bu konuda yorumcuları da anlamıyorum. Tamam tepkimi biraz fazla verdim, doğrusu dayanamadım. Yaptığım doğru bir şey değil kabul ediyorum ve özür dilerim kamuoyundan. Ama insan bir yorum yaparken biraz da düşünür. Bir anda ben neden geri döndüm. Bunu biraz düşünmeleri lazım. Televizyonda Emre&#8217;nin ağzı okunuyor. Bana küfür ettiği, beni tehdit ettiği açıkça belli oluyor.&#8221;</p>
<p><strong>-&#8221;BİRİSİ BENİM İŞLEDİĞİM SUÇU AÇIKLAMALI&#8221;-<br />
</strong><br />
Sabri, &#8221;Emre Belözoğlu ile senin aranda daha önceden yaşanmış bir husumet var mıydı?&#8221; sorusunu ise &#8221;Emre Milli Takım&#8217;dan arkadaşımızdır. Ben ona hiçbir zaman saygıda kusur etmedim&#8221; dedi.</p>
<p>Emre&#8217;nin kendisini üç gün önce açılışa davet ettiğini hatırlatan Sabri Sarıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8221;Emre Belözoğlu aradı, &#8216;Sabri de gelebilir mi?&#8217; dedi ve biz de kalktık onun akrabasının açılışına gittik. Düğününe davet etti, oraya gittim. Saha içinde rekabet ederiz, maç içindeki rekabetin de dostluk seviyesinde olması lazım. Hiçbir zaman öyle bir hareket yapmak istemem ama dediğim gibi, dayanamadım. Böyle olaylar oldu. Yaşanmaması gerekiyordu. Burada mağdur olan birisi varsa o da benim. Saha içinde Sabri Sarıoğlu ne yapmış, bunu hala anlamış değilim. Bu sene alıştık artık, Galatasaray;da kim suçlu dendiğinde herkes Sabri diyor. Federasyon açıklama yapıyor ve beni PFDK&#8217;ya sevk ediyor. Birisi çıkıp benim işlediğim suçu açıklamalı. Hangi gerekçeli kararla ben bu kuruma sevk ediliyorum? Bu kararı şaşkınlıkla karşılıyorum.&#8221;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Baykal, Bahçeli ve 5 gazeteciye dava]]></title>
<link>http://yurdumuzz.wordpress.com/2009/03/05/baykal-bahceli-ve-5-gazeteciye-dava/</link>
<pubDate>Thu, 05 Mar 2009 12:09:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurdumuzz</dc:creator>
<guid>http://yurdumuzz.wordpress.com/2009/03/05/baykal-bahceli-ve-5-gazeteciye-dava/</guid>
<description><![CDATA[Başbakan Erdoğan, &#8221;Kişilik haklarına saldırıda bulundukları&#8221; iddiasıyla CHP lideri Bayka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Başbakan Erdoğan, &#8221;Kişilik haklarına saldırıda bulundukları&#8221; iddiasıyla CHP lideri Baykal&#8217;a, MHP lideri Bahçeli&#8217;ye ve 5 gazeteciye tazminat davaları açtı. Erdoğan&#8217;ın dava gerekçeleri şöyle:</p>
<div id="LinkZ">
<p><span style="font-family:Arial;">Erdoğan ve AK Parti adına, bazı gazeteciler ve basın kuruluşlarına da toplam 80 bin TL&#8217;lik manevi tazminat davaları açıldı.</p>
<p>Başbakan Erdoğan ve AK Parti&#8217;nin avukatları Zelkif Kazdal, Fatih Şahin ve Muammer Cemaloğlu tarafından hazırlanan dava dilekçesinde, CHP Genel Başkanı Baykal&#8217;ın, 17 Şubat 2009 tarihinde, TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Erdoğan&#8217;ın &#8221;Kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu&#8221; ileri sürülerek, söz konusu konuşmada, &#8221;Türkiye&#8217;de bugüne kadar hiçbir başbakanda görmediğimiz laubali bir üslup içinde, ne yapacağını şaşırmış vaziyette ona saldırıyor, buna saldırıyor, sanki bu sorunlar onu ilgilendirmiyormuş gibi garip bir manzara içinde bir tabloyla karşı kalıyoruz&#8221; şeklinde ifadelere yer verildiği belirtildi.</p>
<p>Dava dilekçesinde, aynı konuşmada, Baykal&#8217;ın, &#8221;Gevezeliği bırakması lazım, onu bunu suçlamayı bırakması lazım, palavrayı bırakması lazım, milletin gerçek sorunlarına bir an önce Başbakan&#8217;ın yönelmesi lazım&#8221; ifadelerini de kullandığı kaydedilerek, 50 bin TL&#8217;lik manevi tazminat talebinde bulunuldu.</p>
<p>Açılan başka bir davada ise Baykal&#8217;ın, Radikal gazetesi köşe yazarı Murat Yetkin ile yaptığı söyleşinin, 27 Şubat 2009 tarihinde gazetede yayınlandığı belirtildi. Dilekçede, söz konusu söyleşide, Baykal&#8217;ın, &#8221;Şimdi soruyorum: Sen ne biçim siyasetçisin? Bir maganda üslubudur gidiyor. Türkiye de bunu seyrediyor. Bu sorumsuzluklar karşılıksız mı kalacak? Bu maganda üslubunun bir sonu olacak mı?&#8221; şeklinde sözler sarf ettiği ifade edildi. Söz konusu ifadeler nedeniyle Baykal&#8217;dan, 50 bin TL&#8217;lik manevi tazminat talep edildi.</p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli aleyhinde açılan davanın dilekçesinde ise Bahçeli&#8217;nin, 19 Şubat 2009 tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasında, &#8221;Başbakan Erdoğan seçim kampanyasında yalan, karalama, istismar ve aldatmacaya dayanan seviyesiz ve ucuz bir stratejiyle Türk milletinin karşısına çıkmıştır. İftira ve çamur atma silahına yeniden sarılan, sahte demokrasi havarisi ve sanal kahraman rolü oynayarak, seçim rüşveti dağıtarak siyasi ömrünü uzatmaya çalışan Başbakan, seçim meydanlarında yalan rüzgarları estirmektedir&#8221; şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı.</p>
<p>Dava dilekçesinde, bu ifadelerin hakaret niteliği taşıdığı öne sürülerek, Bahçeli&#8217;den 50 bin TL&#8217;lik manevi tazminat istendi.</p>
<p><strong>-BAZI GAZETECİLERE DE TAZMİNAT DAVALARI AÇILDI-</strong></p>
<p>AK Parti ve Başbakan Erdoğan&#8217;ın avukatlarınca, bazı gazeteciler ve basın kuruluşları hakkında açılan tazminat davaları ise şöyle:</p>
<p><strong>Emin Çölaşan</strong>&#8216;ın, 8 Şubat 2009 tarihinde ART televizyonunda yayınlanan &#8221;Ankara Rüzgarı&#8221; isimli programda Mustafa Balbay ile diyalog şeklinde geçen konuşmasında yer verdiği ifadelerle Erdoğan&#8217;ın &#8221;Kişilik haklarına saldırıda bulunduğu&#8221; ileri sürülerek, 10 bin TL manevi tazminat talebinde bulunuldu.</p>
<p><strong>Cüney Arcayürek</strong>&#8216;in 6 Şubat 2009 tarihinde, Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan &#8221;El Atına Binen Tez İner&#8221; başlıklı köşe yazısında kullandığı ifadelerle Erdoğan&#8217;a hakaret edildiği öne sürülerek, 10 bin TL manevi tazminat talep edildi.</p>
<p><strong>Selcan Taşçı&#8217;</strong>nın, Yeniçağ gazetesinin 16 Şubat 2009 tarihli nüshasında, &#8221;Medya Polemik&#8221; isimli köşesinde, Erdoğan&#8217;ın fotomontajla &#8221;Pinokyo&#8221; olarak resmedildiği bir fotoğrafın yayınlandığı belirtilerek, 10 bin TL tazminat talebinde bulunuldu.</p>
<p><strong>Orhan Karataş</strong>&#8216;ın, Ortadoğu gazetesindeki 12 Şubat 2009 tarihli yazısındaki ifadeler nedeniyle AK Parti ve Erdoğan adına 10 bin ve 27 Şubat 2009 tarihinde yayınlanan &#8221;Zengin Başbakan&#8221; başlıklı köşe yazısı için AK Parti adına 10 bin; aynı gazetede yayınlanan ve <strong>Yıldıray Çiçek</strong> tarafından kaleme alınan &#8221;Tehdit ve Şantajla Oy Avcılığı&#8221; yazısı nedeniyle AK Parti adına 10 bin, &#8221;Recep İvedik Modeli ve Siyasette Seviye&#8221; başlıklı köşe yazısı için Başbakan Erdoğan adına 10 bin, &#8221;Agresifim, Kompleksliyim, Sinirliyim&#8221; başlıklı köşe yazısı sebebiyle de AK Parti ve Erdoğan adına 10&#8242;bin TL&#8217;lik manevi tazminat davaları da açıldı.</p>
<p></span></p>
<p> </p></div>
<p><strong>AA</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DTP'li Tuncel'den tehdit gibi sözler]]></title>
<link>http://yurdumuzz.wordpress.com/2009/03/01/dtpli-tuncelden-tehdit-gibi-sozler/</link>
<pubDate>Sun, 01 Mar 2009 17:20:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurdumuzz</dc:creator>
<guid>http://yurdumuzz.wordpress.com/2009/03/01/dtpli-tuncelden-tehdit-gibi-sozler/</guid>
<description><![CDATA[Öcalan&#8217;a &#8216;Sayın&#8217; dedi, Erdoğan&#8217;ı saygısızlıkla suçladı, PKK ve Öcalan&#8217;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Öcalan&#8217;a &#8216;Sayın&#8217; dedi, Erdoğan&#8217;ı saygısızlıkla suçladı, PKK ve Öcalan&#8217;la masaya oturulmasını istedi, dahası tehdit bir açıklama yaptı.</p>
<div id="LinkZ">
<p> </p>
<p><span style="font-family:Arial;">Demokratik Toplum Partisi (DTP) İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Kürt halkı kendini huzur içinde görmediği sürece Türkiye&#8217;de yaşayan hiç kimsenin huzurlu olamayacağını söyledi.</p>
<p>Hükümetten, Kürt sorununu daha ciddi ele alması ve diyalog yapmasını isteyen Tuncel, PKK ve Abdullah Öcalan&#8217;la temasa geçilmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Terör örgütü elebaşı Öcalan&#8217;a sayın diye hitap eden Tuncel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ı da saygısızlıkla suçladı.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Antalya&#8217;daki 2 ayrı seçim bürosunun açılışına katılan Sebahat Tuncel&#8217;e partilileri yoğun ilgi gösterdi. Yaklaşık 3 bin DTP&#8217;li Kepez seçim bürosu önünde toplandı. </span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Diyarbakır&#8217;ın Diyarbakır&#8217;ı istediğini ifade eden Kepez Belediye Başkan Adayı Cevdet Çağlar, kendilerinin de Antalya&#8217;yı, Kepez&#8217;i, İstanbul&#8217;u, İzmir&#8217;i Türkiye&#8217;nin dört bir yanını istediklerini aktardı. </span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Türkçe başladığı konuşmasının selamlama bölümünü Kürtçe bitiren Sebahat Tuncel, kendisini gösterilen ilgiden memnun olduğunu belirtti.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">AK Parti&#8217;nin ülkeyi kötü yönettiğini ileri süren Tuncel, CHP&#8217;nin de kötü muhalefetiyle buna destek verdiğini belirtti. </span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Tuncel, &#8220;Bu ülkenin sorunlarını çözmeden demokratikleşmeyi sağlayamazsınız. Bu ülkede barışı tesis edemezsiniz. AK Parti hala Kürt sorununu görmezden geliyor, sorunu hala bir terör sorunu gibi lanse etmeye çalışıyor. Dünya ekonomik kriz dolayısıyla harcamalarını kısarken Türkiye&#8217;de hala savaşa çok büyük bütçe harcanıyor. Mesele sadece ekonomi değil, canlar gidiyor. İster asker ister gerilla bu ülkenin çocukları, emekçileri yaşamını yitiriyor.&#8221; diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Başbakan Erdoğan&#8217;a Diyarbakırlılar ve halk adına seslendiğini ifade eden Tuncel, &#8220;Davos&#8217;ta öyle kahramanlık yapmaya kalkmayın. İsrail&#8217;e söylediğiniz sözlerin aynısını kendi halkınıza uyguluyorsunuz. İsrail ile Filistin sorununu çözmenin yolunun halkın idaresiyle gelen Hamas&#8217;ı dikkate almaktan geçtiğini söylüyorsunuz. Ama yine halkın idaresiyle Meclis&#8217;e girmiş DTP&#8217;yi 1,5 yıldır görmezden geliyorsunuz. Kim size inanır sayın başbakan?&#8221; açıklamasını yaptı.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Asit kuyularının açılması için savcılık tarafından yapılan girişimin önemli olduğunu belirten Tuncel, &#8220;Türkiye&#8217;de Ergenekon&#8217;la başlayan süreç önemlidir. Siz bu sorunu çözmediğiniz sürece gerginlik sürecektir. Bakın Kürt sorunu Diyarbakır&#8217;da, Şırnak&#8217;ta, Batman&#8217;da, Van&#8217;da değil. İşte burada, Antalya&#8217;dadır.&#8221; dedi. Kürt ve Türklerin binlerce yıldır birlikte yaşadığını kaydeden Tuncel, dolayısıyla sorunların, geçmiş ve geleceğin ortak olduğunu aktardı.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Geleceği iyi kurmak için sorunların birlikte çözülmesi gerektiğini vurgulayan Tuncel, &#8220;Eğer Türkiye&#8217;de Kürt sorunu çözümlenmezse Türkiye&#8217;de demokratikleşme mümkün olmaz. Türkiye&#8217;de Kürt halkı kendini özgür hissetmezse özgür olmazsa, Türkiye halkları da özgür olamaz. Bu herkes tarafından görülmek zorundadır.&#8221; şeklinde konuştu.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">TRT 6 açılımını da eleştiren Tuncel, Ahmet Türk&#8217;ün grup toplantısında Kürtçe konuşmasını şov olarak değerlendiren Başbakan&#8217;ın asıl şov yaptığı ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-family:Arial;">Kürt halkının zafere hiçbir zaman bu kadar yakın olmadığını vurgulayan Tuncel, hata yapmamaları durumunda bu yoldan galibiyete ulaşacaklarını söyledi. Bu arada Tuncel&#8217;i dinlemek için mitinge gelen gençler, birbirlerinin omuzlarına çıkarak kule oluşturmaya çalışırken yere düştü.</span></p>
<p> CHA</p>
<p> </p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaybetme Korkusu]]></title>
<link>http://tulaybilin.wordpress.com/2009/02/06/kaybetme-korkusu/</link>
<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 21:10:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>tulaybilin</dc:creator>
<guid>http://tulaybilin.wordpress.com/2009/02/06/kaybetme-korkusu/</guid>
<description><![CDATA[Bugün bir duygumuz hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum. Bu yazıyı yazmadan önce şöyle bir intern]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Bugün bir duygumuz hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum. Bu yazıyı yazmadan önce şöyle bir internette dolaştım. Bazı bilimsel yazıları okudum. Psikolojideki korku kelimesini araştırdım. Ama şunu ifade etmek istiyorum ben doktor değilim. Onun için yazılarıma bilimsel olarak bakmak doğru olmaz. Ben yaşanan günlük hayatın içindeki duyguları irdeliyorum. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Sadece duygularımı ve yaşadıklarımdan çıkarttığım sonuçları yazıyorum. Gerçi ben bu yazıların bilimsel olmadığını savunuyorum ama<span>  </span>bir mail aldım. İsmini açıklayamayacağım bir Profesör yazılarımdan etkilendiğini ifade etmiş ve şöyle yazmış;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">”Makalelerinizi okudum makale diyorum çünkü bence yazdıklarınız<span>  </span>bilimsel yazılar ve<span>  </span>çok etkilendim”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Bir bilim adamının bu yazılarımı bilimsel kabul etmesi beni oldukça yüreklendirdi. Ama ben yine de bilimsel olduğu konusunda iddialı değilim.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">İnternette yaptığım araştırmada insanların korku çeşitlerinin ne kadar çok olduğunu gördüm.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:-18pt;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:10pt;font-family:&#34;"><span>-<span style="font:7pt &#34;">          </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Başarısızlıktan,<span>  </span>sevilmemekten, önemsenmemekten, ölümden, hastalıktan, kaybetmekten, kontrol edemediği her türlü etkiden, kontrol edilmekten, terk edilmekten, sakat kalmaktan, aldatılmaktan, zayıf görünmekten, anlaşılamamaktan, aşağılanmaktan, kavgadan, tehdit gibi algıladığı her şeyden ve herkesten, düzenin bozulmasından, elindeki değerleri kaybetmekten, aklını kaçırmaktan, parasızlıktan, sahip olduğu mal varlığını yitirmekten, düşmanlardan, Zarar görmekten, düşmekten, uçaktan, hayvanlardan,<span>  </span>yüksekten, yalnızlıktan, karanlıktan, işsiz kalmaktan, hırsızdan, psikopat insanlardan, doğal<span>  </span>afetlerden.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Bütün bunlar tek tek yazı konusu olabilir. Ama benim bugünkü konum kaybetme korkusu. Bu bile kendi içinde, sınırsız konulara ayrılabilir. Sadece sevdiğini kaybetme korkusu demek istiyorum. Bazı insanlara karşı kendimizi bağımlı hissederiz. Bu sevgilimiz olabilir. Ya da arkadaşımız olabilir. Kendimizi o kişiyle öylesine özdeştiririz ki sanki onsuz asla yaşayamayız. Sanki hayatımızda o olmazsa sorunların altından kalkamayız, sanki o olmazsa sevinçleri bu kadar güzel yaşayamayız, sanki o olmazsa kendimizi yarım hissederiz, sanki o olmazsa sinemaya gidemeyiz, sanki olmazsa alışverişlerimize karar veremeyiz, sanki o olmazsa toplum içinde kendimizi iyi ifade edemeyiz. Aslında işin bu boyutu bağımlılıktır. Kurtulmak isteriz ama bir türlü başaramayız. Oturup bir düşünsek onun bana katkısı nedir? Hangi noktada kendimi ona bağımlı hissediyorum? Neleri ben tek başıma yapamam? Hele karşımızdaki kişi bu bağımlılığımızı hissederse bizi daha da bağımlı hale getirebilir.<span>  </span>Bütün bunlardan kurtulmak için kendimizi iyi tanımamız gerekli. Ondan vazgeçemememizin altında yatan korkular nelerdir? Belki de yalnızlık korkusudur. Belki de kendine güven korkusudur. Bunları bilince bu korkulardan kurtulmak daha kolaydır. Bu korkuların üstüne gidince diğerine olan bağımlılığınızın ortadan kalktığını göreceksiniz. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Bence bir tane güzel korku var.<span>  </span>Korkunun da güzeli olur mu diyeceksiniz. Bence var. Bağımlılık derecesinde olmayan kaybetme korkusu. Sevdiklerimizi kaybetme korkusu. Ama bu ölümle ilgili değil. Onun sevgisini kaybetme korkusu. Eğer bu duyguyu yüreğimizde hissetmezsek sevdiğimizin değeri kalmaz. Bizi birbirimize bağlayan en büyük his kaybetme korkusudur. Bu duygunun dışa vurumu da SEVGİ’dir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"><span> </span>Buradaki korku onsuz yaşayamama korkusu değil. Sadece birlikte olmaktan keyif almak. Birine aşık olduğumuzda onu kaybetmemek için onun hoşuna giden her şeyi yapmak ve onu mutlu etmek isteriz.<span>  </span>Bu kaybetmek korkusu ona verdiğimiz değeri gösterir. Sürekli onu düşünür ve onunla birlikte olma yollarını ararız. Onun sevgisine ihtiyacımız vardır. Bu kaybetme korkusunu yendiğimiz zaman ona olan ilgimiz azalmıştır artık. Eskisi kadar onu kaybetmekten korkmuyoruz demektir. Yani hayatımızdan bir yıldız kaymıştır. Belki de korkunun içinden geçmişizdir. Bakın Sezen Aksu’nun da kaybetme korkusu için yazdığı sözler;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">SENSİZİM</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Sensizim senden uzakta<br />
Seni düşünüyorum<br />
Seni özlüyorum<br />
Ve özlemeyi çok seviyorum<br />
Sensizim senden uzakta<br />
Seni özlüyorum<br />
Seni seviyorum<br />
Seni sevmeyi çok seviyorum<br />
Seninleyim sana dokunuyor<br />
Seni hissediyorum<br />
Ve hissetmeyi çok seviyorum<br />
Bir gün seni kaybedeceğim<br />
Duygusu sarıyor benliğimi korkuyorum<br />
Ve bu korkuyu çok seviyorum </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Ben de sevdiklerimi kaybetme korkusunu çok seviyorum. Yüreğimizden bu korkunun kaybolmaması dileğiyle.</span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;">Tulay Bilin<br />
<a href="tulayb18@gmail.com ">tulayb18@gmail.com</a>  </span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şeyhin dergahından 571 CD çıktı 6'sı dini gerisi porno...]]></title>
<link>http://ankarahaber.wordpress.com/2009/02/06/seyhin-dergahindan-571-cd-cikti-6si-dini-gerisi-porno/</link>
<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 18:38:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>ankarahaber</dc:creator>
<guid>http://ankarahaber.wordpress.com/2009/02/06/seyhin-dergahindan-571-cd-cikti-6si-dini-gerisi-porno/</guid>
<description><![CDATA[Şeyhin dergahından 571 CD çıktı 6&#8217;sı dini gerisi porno&#8230; Bursa ve Balıkesir&#8217;de eş z]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Şeyhin dergahından 571 CD çıktı 6&#8217;sı dini gerisi porno&#8230; Bursa ve Balıkesir&#8217;de eş z]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Müthiş Benzerlik]]></title>
<link>http://ringotr.wordpress.com/2009/02/04/muthis-benzerlik/</link>
<pubDate>Wed, 04 Feb 2009 20:57:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>ringotr</dc:creator>
<guid>http://ringotr.wordpress.com/2009/02/04/muthis-benzerlik/</guid>
<description><![CDATA[Nazi ordularının 1943 yılında gerçekleştirdiği Yahudi soykırımını her fırsatta dünya gündemine getir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Nazi ordularının 1943 yılında gerçekleştirdiği Yahudi soykırımını her fırsatta dünya gündemine getiren İsrail, o yıllarda kendilerine uygulanan soykırımın birebir benzerini şimdi Gazze&#8217;de uyguluyor.  İsrail, Dünyanın tepkisiz kalması nedeniyle vahşette sınır tanımazken, Gazze&#8217;den gelen fotoğraflar, tam 65 yıl önce Yahudilere karşı uygulanan soykırımı hatırlatıyor. O yıllarda toplama kamplarında çekilen fotoğraflar ile Yahudilere yapılan işkence ve zulmün fotoğrafları bugün, İsrail&#8217;in uyguladığı soykırım ile birebir örtüşüyor.  Fotoğraflara bakıldığında görülen birebir benzerlikler, aklllara &#8216;İsrail, dünyanın yeni nazileri mi&#8217; sorusunu getiriyor.  İşte tam 65 yıl önce Adolf Hitler komutasındaki Nazi ordusunun Yahudilere uyguladığı soykırım ve bugün İsrail&#8217;in Filistinlilere uyguladığı soykırımın düşündüren benzerliği..<br />
 <a href="http://yvz.ath.cx/haber/muthis_benzerlik.html">Resimler burada !</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ulu önder Atatürk diyor ki; 'Ne mutlu Türküm diyene.'   'Ne mutlu Türk olana' demiyor.]]></title>
<link>http://ringotr.wordpress.com/2009/01/25/ulu-onder-ataturk-diyor-ki-ne-mutlu-turkum-diyene-ne-mutlu-turk-olana-demiyor/</link>
<pubDate>Sun, 25 Jan 2009 15:22:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>ringotr</dc:creator>
<guid>http://ringotr.wordpress.com/2009/01/25/ulu-onder-ataturk-diyor-ki-ne-mutlu-turkum-diyene-ne-mutlu-turk-olana-demiyor/</guid>
<description><![CDATA[Sayın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT Yunanistan ziyaretinde “Türkiye ırk esasına daya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Sayın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT Yunanistan ziyaretinde “Türkiye ırk esasına dayalı bir cumhuriyet değildir. Anayasa&#8217;mız, yurttaşlığa dayalıdır. Atatürk&#8217;ün ünlü sözü, &#8216;Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran insanlara Türk denir&#8217;; Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni Türk de kurdu, Arap da, Çerkez de, Rum da, hepsi kurdu. Ulu önder Atatürk diyor ki; &#8216;Ne mutlu Türküm diyene.&#8217;   &#8216;Ne mutlu Türk olana&#8217; demiyor. Eğer biz kalkıp da Türkiye&#8217;de 21. yüzyılda ırktaşlıktan, etnik yapıdan, etnik çatışmalardan söz edersek, ben inanın üzerimdeki üniformayı giydiğim 51 sene oldu. Bunlardan utanıyorum. Bunları tartışmak Türkiye&#8217;de Türkiye idealine, Atatürkçü düşünce sistemine bağlı insanları, bizleri çok zedeliyor. Atatürk, bugünleri görseydi, açıkça ifade ediyorum çok üzülürdü, belki kahrından daha önce de giderdi.” </p>
<p>Kaynak : http://www.maskelitehdit.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MAGAZİNHABERİ: Yatağanbaba'nın Ailesi de Hedefte! (2.Baskı)]]></title>
<link>http://yataganbaba.wordpress.com/2009/01/12/magazinhaberi-yataganbabanin-ailesi-de-hedefte-2baski/</link>
<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 22:13:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>yataganbaba</dc:creator>
<guid>http://yataganbaba.wordpress.com/2009/01/12/magazinhaberi-yataganbabanin-ailesi-de-hedefte-2baski/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; YHA &ndash; Denizli &nbsp;&nbsp;ı&nbsp; Haber No: 2.637 / 25 &nbsp;&nbsp; 2.BASKI &nbsp;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; YHA &ndash; Denizli &nbsp;&nbsp;ı&nbsp; Haber No: 2.637 / 25 &nbsp;&nbsp; 2.BASKI &nbsp;]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YHA: "Senin Yuvanı Dağıtırız!"]]></title>
<link>http://yataganbaba.wordpress.com/2008/12/29/yha-senin-yuvani-dagitiriz/</link>
<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 23:07:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>yataganbaba</dc:creator>
<guid>http://yataganbaba.wordpress.com/2008/12/29/yha-senin-yuvani-dagitiriz/</guid>
<description><![CDATA[&nbsp; YHA &ndash; Denizli &nbsp;&nbsp;ı&nbsp; Haber No: 2.608 / 54 &nbsp;&nbsp; E-TEHDİT &nbsp;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&nbsp; YHA &ndash; Denizli &nbsp;&nbsp;ı&nbsp; Haber No: 2.608 / 54 &nbsp;&nbsp; E-TEHDİT &nbsp;]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Okyanuslardaki asit artıyor]]></title>
<link>http://trhelp.wordpress.com/2008/12/15/okyanuslardaki-asit-artiyor/</link>
<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 15:40:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>blackdark</dc:creator>
<guid>http://trhelp.wordpress.com/2008/12/15/okyanuslardaki-asit-artiyor/</guid>
<description><![CDATA[Uzmanlar, okyanusların giderek daha asitli hale gelmesinin deniz yaşamını tehdit ettiğini açıkladı. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div id="spot-line">Uzmanlar, okyanusların giderek daha asitli hale gelmesinin deniz yaşamını tehdit ettiğini açıkladı.</div>
<div class="text">Bilim adamları, okyanusların giderek daha asitli hale geldiğini ve bunun deniz yaşamını tehdit ettiğini belirttiler.</p>
<p>ABD&#8217;nin Chicago Üniversitesi&#8217;nden bilim adamları, Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımladıkları araştırmalarında, okyanusların asit oranının atmosferdeki karbondioksit seviyesinin artışıyla birlikte yükseldiğini tespit ettiler.</p>
<p>Okyanuslardaki asit oranının artışına bağlı değişkenler arasında sadece atmosferdeki karbondioksidin farklılık gösterdiğini belirten uzmanlar, asitli suyun artışının bazı deniz hayvanlarına zarar vermeye başladığını ve okyanusların karbondioksit soğurma kapasitesini azaltabileceğini ifade ettiler.</p>
<p>Chicago Üniversitesi&#8217;nden bilim adamları araştırmalarında Büyük Okyanus&#8217;ta Washington açıklarındaki (Pasifik) Tatoosh adasında 8 yıl süreyle suyun pH düzeyinde 24 bin 519 ölçüm yaptı.</p>
<p>Amerikalı uzmanlar, okyanusların asitlilik oranının, iklim değişikliği ve diğer araştırmalarla tahmin edilenden 10 kat hızlı arttığını belirterek, bu artışın, deniz gıda zincirinde ciddi bir etkisi olacağı uyarısında bulundu.</p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
