<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>tuncay-guney &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/tuncay-guney/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "tuncay-guney"</description>
	<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 15:59:00 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Tuncay Guney: Musluman Odaciliktan, Yasaklanmis Hahamliga...]]></title>
<link>http://ergenekontc.wordpress.com/2009/12/02/tuncay-guney-musluman-odaciliktan-yasaklanmis-hahamliga/</link>
<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 16:20:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>ergenekontc</dc:creator>
<guid>http://ergenekontc.wordpress.com/2009/12/02/tuncay-guney-musluman-odaciliktan-yasaklanmis-hahamliga/</guid>
<description><![CDATA[Tuncay Guney, 1972 Golet, Corum dogumludur. Daha bir yasindayken ailesi Istanbul&#8217;a tasinmistir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Tuncay Guney, 1972 Golet, Corum dogumludur. Daha bir yasindayken ailesi Istanbul&#8217;a tasinmistir]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[INTIKAM VE PANIK ARASINDA: AKP'YI KAPATMA DAVASININ ETKILERI ]]></title>
<link>http://ergenekontc.wordpress.com/2009/12/02/intikam-ve-panik-arasinda-akpyi-kapatma-davasinin-etkileri/</link>
<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 15:51:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>ergenekontc</dc:creator>
<guid>http://ergenekontc.wordpress.com/2009/12/02/intikam-ve-panik-arasinda-akpyi-kapatma-davasinin-etkileri/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon sorusturmasi hizlandikca, AKP&#8217;nin universitelerde turban yasagini kaldirma istegi ko]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ergenekon sorusturmasi hizlandikca, AKP&#8217;nin universitelerde turban yasagini kaldirma istegi ko]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Travesti Sisi tekrar devrede ( ergenekon show )]]></title>
<link>http://ergenekonhaber.wordpress.com/2009/09/02/travesti-sisi-tekrar-devrede-ergenekon-show/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 14:54:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>mehmet</dc:creator>
<guid>http://ergenekonhaber.wordpress.com/2009/09/02/travesti-sisi-tekrar-devrede-ergenekon-show/</guid>
<description><![CDATA[28 Şubat’ın derin ismi SİSİ, Ergenekon sürecinde “mecburen” yeniden devrede. Ergenekon soruşturmasın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div>
<p><img title="sisi" src="http://mynethaber.files.wordpress.com/2009/09/sisi.jpg?w=403&#038;h=166#38;h=166" alt="sisi" width="403" height="166" /></p>
<p>28 Şubat’ın derin ismi SİSİ, Ergenekon sürecinde “mecburen” yeniden devrede.</p>
<p>Ergenekon soruşturmasının 7’nci dalgasında gözaltına alınan “Sisi” lakaplı Seyhan Soylu’nun “Ergenekon Show” adlı program hazırladığı ve 1 Temmuz’da Kanal T’de başlayacak programına tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarını konuk etmek için savcılardan izin istediği öğrenildi.</p>
<p><span id="more-74200"> </span></p>
<p><strong>İLK KONUĞU SABİH KANADOĞLU<br />
</strong>Ergenekon kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan ‘Sisi’ lakaplı <a href="http://www.travestisohbet.net/" target="_blank">travesti</a> Seyhan Soylu, Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı Kanal T’de, Ergenekon davasını masaya yatıracağı program için, Ergenekon sanıklarının cezaevinden programa konuk olmaları için savcılardan izin istedi. Dün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelen Sisi, adli emanetten eşyalarını almak için müracatta bulundu.<br />
<strong><br />
SAVCILARDAN İZİN İSTEDİ</strong><br />
Soylu, eşyalarını almak için gerekli onayı aldıktan sonra Ergenekon savcılarına yeni programından söz etti. 1 Temmuz’da Kanal T’de başlayacak olan ‘Ergenekon Show’ adlı program çerçevesinde tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarını da programda konuk almak isteyen Soylu, savcılardan izin talep etti. Konuyla ilgili bir dilekçe sunan Soylu, savcılardan gerekli izni aldıktan sonra ilgili dilekçesini Silivri Ceza İnfaz Kurumu yönetimine sunacak.<br />
<strong>PROGRAMI GÜNEY YÖNETECEK</strong><br />
Gazeteci-yazar Abdullah Özdoğan, spiker Gülgün Feyman programı yönetecek, Tuncay Güney’in de Kanada’dan katılması planlanıyor. İstanbul’un yanı sıra Kanada’dan da yapılacak olan programın ilk konuğu ise Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu olacak.</p>
<p>Konuk olması istenen sanıklar arasında Veli Küçük ve Ümit Oğuztan da bulunuyor.</p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Travesti Sisi tekrar devrede]]></title>
<link>http://farkbu.wordpress.com/2009/09/02/travesti-sisi-tekrar-devrede/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 14:51:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>mehmet</dc:creator>
<guid>http://farkbu.wordpress.com/2009/09/02/travesti-sisi-tekrar-devrede/</guid>
<description><![CDATA[28 Şubat’ın derin ismi SİSİ, Ergenekon sürecinde “mecburen” yeniden devrede. Ergenekon soruşturmasın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div>
<p><img title="sisi" src="http://mynethaber.files.wordpress.com/2009/09/sisi.jpg?w=403&#038;h=166#38;h=166" alt="sisi" width="403" height="166" /></p>
<p>28 Şubat’ın derin ismi SİSİ, Ergenekon sürecinde “mecburen” yeniden devrede.</p>
<p>Ergenekon soruşturmasının 7’nci dalgasında gözaltına alınan “Sisi” lakaplı Seyhan Soylu’nun “Ergenekon Show” adlı program hazırladığı ve 1 Temmuz’da Kanal T’de başlayacak programına tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarını konuk etmek için savcılardan izin istediği öğrenildi.</p>
<p><span id="more-74200"> </span></p>
<p><strong>İLK KONUĞU SABİH KANADOĞLU<br />
</strong>Ergenekon kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan ‘Sisi’ lakaplı <a href="http://www.travestisohbet.net/" target="_blank">travesti</a> Seyhan Soylu, Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı Kanal T’de, Ergenekon davasını masaya yatıracağı program için, Ergenekon sanıklarının cezaevinden programa konuk olmaları için savcılardan izin istedi. Dün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelen Sisi, adli emanetten eşyalarını almak için müracatta bulundu.<br />
<strong><br />
SAVCILARDAN İZİN İSTEDİ</strong><br />
Soylu, eşyalarını almak için gerekli onayı aldıktan sonra Ergenekon savcılarına yeni programından söz etti. 1 Temmuz’da Kanal T’de başlayacak olan ‘Ergenekon Show’ adlı program çerçevesinde tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarını da programda konuk almak isteyen Soylu, savcılardan izin talep etti. Konuyla ilgili bir dilekçe sunan Soylu, savcılardan gerekli izni aldıktan sonra ilgili dilekçesini Silivri Ceza İnfaz Kurumu yönetimine sunacak.<br />
<strong>PROGRAMI GÜNEY YÖNETECEK</strong><br />
Gazeteci-yazar Abdullah Özdoğan, spiker Gülgün Feyman programı yönetecek, Tuncay Güney’in de Kanada’dan katılması planlanıyor. İstanbul’un yanı sıra Kanada’dan da yapılacak olan programın ilk konuğu ise Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu olacak.</p>
<p>Konuk olması istenen sanıklar arasında Veli Küçük ve Ümit Oğuztan da bulunuyor.</p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[travesti sisi yaptı yapacağını]]></title>
<link>http://politikhaber.wordpress.com/2009/09/02/travesti-sisi-yapti-yapacagini/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 14:38:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>ankarahaber</dc:creator>
<guid>http://politikhaber.wordpress.com/2009/09/02/travesti-sisi-yapti-yapacagini/</guid>
<description><![CDATA[28 Şubat’ın derin ismi SİSİ, Ergenekon sürecinde “mecburen” yeniden devrede. Ergenekon soruşturmasın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div>
<p><img title="sisi" src="http://mynethaber.files.wordpress.com/2009/09/sisi.jpg?w=403&#038;h=166#38;h=166" alt="sisi" width="403" height="166" /></p>
<p>28 Şubat’ın derin ismi SİSİ, Ergenekon sürecinde “mecburen” yeniden devrede.</p>
<p>Ergenekon soruşturmasının 7’nci dalgasında gözaltına alınan “Sisi” lakaplı Seyhan Soylu’nun “Ergenekon Show” adlı program hazırladığı ve 1 Temmuz’da Kanal T’de başlayacak programına tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarını konuk etmek için savcılardan izin istediği öğrenildi.</p>
<p><span id="more-74200"> </span></p>
<p><strong>İLK KONUĞU SABİH KANADOĞLU<br />
</strong>Ergenekon kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan ‘Sisi’ lakaplı <a href="http://www.travestisohbet.net/" target="_blank">travesti</a> Seyhan Soylu, Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı Kanal T’de, Ergenekon davasını masaya yatıracağı program için, Ergenekon sanıklarının cezaevinden programa konuk olmaları için savcılardan izin istedi. Dün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelen Sisi, adli emanetten eşyalarını almak için müracatta bulundu.<br />
<strong><br />
SAVCILARDAN İZİN İSTEDİ</strong><br />
Soylu, eşyalarını almak için gerekli onayı aldıktan sonra Ergenekon savcılarına yeni programından söz etti. 1 Temmuz’da Kanal T’de başlayacak olan ‘Ergenekon Show’ adlı program çerçevesinde tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarını da programda konuk almak isteyen Soylu, savcılardan izin talep etti. Konuyla ilgili bir dilekçe sunan Soylu, savcılardan gerekli izni aldıktan sonra ilgili dilekçesini Silivri Ceza İnfaz Kurumu yönetimine sunacak.<br />
<strong>PROGRAMI GÜNEY YÖNETECEK</strong><br />
Gazeteci-yazar Abdullah Özdoğan, spiker Gülgün Feyman programı yönetecek, Tuncay Güney’in de Kanada’dan katılması planlanıyor. İstanbul’un yanı sıra Kanada’dan da yapılacak olan programın ilk konuğu ise Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu olacak.</p>
<p>Konuk olması istenen sanıklar arasında Veli Küçük ve Ümit Oğuztan da bulunuyor.</p></div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Travesti Sisi tekrar devrede]]></title>
<link>http://mynethaber.wordpress.com/2009/09/02/travesti-sisi-tekrar-devrede/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 14:34:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>ankarahaber</dc:creator>
<guid>http://mynethaber.wordpress.com/2009/09/02/travesti-sisi-tekrar-devrede/</guid>
<description><![CDATA[28 Şubat’ın derin ismi SİSİ, Ergenekon sürecinde &#8220;mecburen&#8221; yeniden devrede. Ergenekon s]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="alignnone size-full wp-image-236" title="sisi" src="http://mynethaber.wordpress.com/files/2009/09/sisi.jpg" alt="sisi" width="403" height="166" /></p>
<p>28 Şubat’ın derin ismi SİSİ, Ergenekon sürecinde &#8220;mecburen&#8221; yeniden devrede.</p>
<p>Ergenekon soruşturmasının 7’nci dalgasında gözaltına alınan “Sisi” lakaplı Seyhan Soylu’nun “Ergenekon Show” adlı program hazırladığı ve 1 Temmuz’da Kanal T’de başlayacak programına tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarını konuk etmek için savcılardan izin istediği öğrenildi.</p>
<p><span id="more-74200"> </span></p>
<p><strong>İLK KONUĞU SABİH KANADOĞLU<br />
</strong>Ergenekon kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan ‘Sisi’ lakaplı <a href="http://www.travestisohbet.net" target="_blank">travesti</a> Seyhan Soylu, Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı Kanal T’de, Ergenekon davasını masaya yatıracağı program için, Ergenekon sanıklarının cezaevinden programa konuk olmaları için savcılardan izin istedi. Dün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelen Sisi, adli emanetten eşyalarını almak için müracatta bulundu.<br />
<strong><br />
SAVCILARDAN İZİN İSTEDİ</strong><br />
Soylu, eşyalarını almak için gerekli onayı aldıktan sonra Ergenekon savcılarına yeni programından söz etti. 1 Temmuz’da Kanal T’de başlayacak olan ‘Ergenekon Show’ adlı program çerçevesinde tutuklu bulunan Ergenekon sanıklarını da programda konuk almak isteyen Soylu, savcılardan izin talep etti. Konuyla ilgili bir dilekçe sunan Soylu, savcılardan gerekli izni aldıktan sonra ilgili dilekçesini Silivri Ceza İnfaz Kurumu yönetimine sunacak.<br />
<strong>PROGRAMI GÜNEY YÖNETECEK</strong><br />
Gazeteci-yazar Abdullah Özdoğan, spiker Gülgün Feyman programı yönetecek, Tuncay Güney’in de Kanada’dan katılması planlanıyor. İstanbul’un yanı sıra Kanada’dan da yapılacak olan programın ilk konuğu ise Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu olacak.</p>
<p>Konuk olması istenen sanıklar arasında Veli Küçük ve Ümit Oğuztan da bulunuyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şaban Arslan Kimdir? Tuncay Güney'e Çalışan Gazeteci]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/08/27/saban_arslan_kimdir/</link>
<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 13:36:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/08/27/saban_arslan_kimdir/</guid>
<description><![CDATA[TUNCAY GÜNEY’E ÇALIŞAN GAZETECİYİ AÇIKLIYORUZ Şimdi biz yazmaya başlıyoruz. Ergenekon’un üçüncü iddi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>TUNCAY GÜNEY’E ÇALIŞAN GAZETECİYİ AÇIKLIYORUZ</h2>
<p><img title="şaban arslan" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/08/saban-arslan.jpg" alt="şaban arslan" width="510" height="271" /></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Şimdi biz yazmaya başlıyoruz. </span></p>
<p>Ergenekon’un üçüncü iddianamesinin eklerini incelemeye başladık. Ekler, 182 klasör ve 50 binin üzerinde sayfadan oluşuyor. Soruşturmayla ilgili savcıların ve polisin yaptığı çalışmalar tüm detaylarıyla klasörlerde yer alıyor.</p>
<p>****</p>
<p>Haberimiz, Yeni Şafak Gazetesi’nin İstihbarat Şefi iken Ergenekon davasıyla ilgili dikkat çeken ve geçen yılın sonunda Sabah Gazetesi’nin Haber Müdürlüğüne terfi eden <strong>Şaban Arslan</strong>’la ilgili. Arslan’ı, msn ve elektronik postalar aracılığıyla yaptığı “başarılı Tuncay Güney haberlerinden” tanıyoruz.</p>
<p>Hatırlayacaksınız; Tuncay Güney’in Ergenekon soruşturmasıyla ilgili bazı bilgileri gazetecilerden “servis aldığı” iddia edilmişti. Hatta Güney’in katıldığı bir televizyon programında Veli Küçük’ün ifadeleri daha avukatların ve gazetecilerin elinde yokken onun eline nasıl ulaştığı da epeyce tartışılmıştı.</p>
<p>İşte Tuncay Güney röportajlarını bir kitaba da dönüştüren Şaban Arslan öyle bir hata yaptı ki, adı Ergenekon dosyalarına girdi.</p>
<p>****</p>
<p>Olay Ergenekon üçüncü iddianamesinin 179’uncu klasöründe anlatılıyor. Malatya’da yaşayan ve bir dershanede Türk Dili ve Edebiyat öğretmenliği yapan 36 yaşındaki Fahri Hafız’ın e posta adresi şöyledir: “jarusselam@hotmail.com”.</p>
<p>1 Nisan 2008 tarihinden itibaren Fahri Hafız’a Ergenekon soruşturmasıyla ilgili bazı bilgiler ve belgeler gelmeye başlar. Fahri Hafız, 2 Eylül 2008 tarihinde Malatya Emniyet Müdürlüğü’ne gider ve kendisine gelen acayip mesajlardan şikâyetçi olur. Hafız’ın suç bildirim tutanağı eklerin 179. klasörde yer alıyor. Hafız, emniyetteki ifadesinde 4 yıldır “jarusselam@hotmail.com” e – posta adresini kullandığını anlatır ve gelen e – postaların bir kopyasını polise verir.</p>
<p>****</p>
<p>Peki Ergenekon’la ilgili bilgi ve belgeler aslında hangi e – postaya gönderilmek istenmiştir: “jerusselam@hotmail.com”. Gönderici e posta adresindeki “e” harfi yerine “a” yazınca ilginç bir durum ortaya çıkar.</p>
<p>Neden mi?</p>
<p>Çünkü jerusselam@hotmail.com e posta adresi Tuncay Güney’e aittir ve Ergenekon belgeleri de Güney’e gönderilmek istenmiştir.</p>
<p>Kimdir bu hatayı yapan?</p>
<p>Kahramanımız Şaban Aslan’dan başkası değildir.</p>
<p>****</p>
<p>Hani Fahri Hafız e – postaların bir kopyasını polise vermişti ya… İşte bizde bu sayede Şaban Aslan’ın Tuncay Güney’e neler gönderdiğini öğreniyoruz.</p>
<p>Şaban Aslan 1 Nisan 2008 günlü ilk e- postada Veli Küçük’ün resmi ifadesini yolluyor. Ancak bu belge Tuncay Güney yerine Fahri Hafız’a gidiyor. Çünkü e- posta adresindeki e harfi yerine a harfine basıyor. Fahri Hafız, e – posta kutusunu açtığında “Veli Kucuk.doc” adlı dosyanın iliştirildiği postayla karşılaşıyor ve bana şaka yapan birileri var diye düşünüyor. Bundan sonrasını Hafız’ın resmi ifade tutanağından aynen aktarıyorum: “Ben o dönemde Ergenekon soruşturması basında çok fazla yer aldığından bana gönderilen mailin bir şaka olduğunu hatta tarihin 1 Nisan olması nedeniyle 1 Nisan şakası olduğunu düşündüm ve ciddiye almadım, daha sonraki tarihlerde ise yine sabanarslan1@gmail.com mail adresinden çeşitli mailler aldım. Bu maillerin içeriğinde ise Tuncay Güney ve Ergenekon ile bağlantılı mailler olduğu, çeşitli basında çıkan haberlerin bulunduğu, Tuncay Güney’in 2001’de vermiş olduğu ifadesinin taranmış hali, diğer mailerde ise sabanarslan1@gmail.com adresini kullanan kişinin mail ekinde Yeni Şafak Gazetesi’nde çalışan biri olarak bana mail attığı mail yazışmasında sanki beni tanıyor gibi ifadeler kullandığı ve bana Tuncay abi, dostum vb. samimi sözler yazması beni bir başkasıyla karıştırdığını düşündüm ve ciddiye almadım, son olarak Yeni Şafak Gazetesi’nde çalışan Orhan Turan isimli şahıs bana kendi kullandığı orhanturan26@hotmail.com e-posta adresinden bir mail attı. Mail içeriğinde ise Ergenekon soruşturması ile basında da çıkan elle çizilmiş evrakların bulunduğunu gördüm….”</p>
<p>****</p>
<p>Fahri Hafız’ın aslında şikâyetçi değildir, sadece e postalardan rahatsız olduğunu söyler ve polise bütün bilgileri verir. İddianame eklerinin 179’uncu klasörde Şaban Arslan ve diğer Yeni Şafak çalışanı Orhan Turan’ın yanlışlıkla attığı e postaların bir bölümü aynen yer alıyor.</p>
<p>Şaban Arslan’ın e posta örneğinde Veli Küçük’ün ifadelerini gönderdiği tarih 24 Mart 2008 olarak kaydedilmiş. Belli ki Fahri Hafız 1 Nisan’da e – posta kutusunu açabiliyor. Arslan bir de not eklemiş Tuncay Güney’e. Mesaj aynen şöyle: “Tuncay bey merhaba, Siz bana hala kızgınsın ama bunların ilgini çekeceğini düşündüm bu adamların hepsi seni suçluyor msn’ye gelirsen ordayım.”</p>
<p>Şaban Arslan soruşturmayla ilgili önemli bilgileri de Tuncay Güney’le paylaşıyor ki, bir de şu mailini okuyun: “Kardeş, iddianamede senin adın yokmuş. Haberin olsun.”</p>
<p>****</p>
<p>Malatya Cumhuriyet Savcılığı ise tüm bu belgeleri Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Savcılığına gönderiyor. Savcı Zekeriya Öz Şaban Aslan’la ilgili konunun Ergenekon soruşturmasıyla ilgisi bulunmadığı ve kovuşturmaya gerek olmadığına karar veriyor.</p>
<p>Tutkun Akbaş</p>
<p>Odatv.com</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon savcılarının 10 yanlışı]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/07/05/ergenekon-savcilarinin-10-yanlisi/</link>
<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 22:58:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/07/05/ergenekon-savcilarinin-10-yanlisi/</guid>
<description><![CDATA[Mahkemeden Ergenekon savcılarına uyarı: İDDİANAMEDEKİ 10 YANLIŞI DÜZELTİN! Ergenekon davasının görül]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>Mahkemeden Ergenekon savcılarına uyarı: İDDİANAMEDEKİ 10 YANLIŞI DÜZELTİN!</h2>
<p><span style='text-align:center;display:block;'><object width='400' height='330' type='application/x-shockwave-flash' data='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=6448659953046885104'><param name='allowScriptAccess' value='never' /><param name='movie' value='http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=6448659953046885104'/><param name='quality' value='best'/><param name='bgcolor' value='#ffffff' /><param name='scale' value='noScale' /><param name='wmode' value='window'/></object></span></p>
<p>Ergenekon davasının görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek&#8217;in savunmasında dile getirdiği talepleri haklı bularak, savcıların hazırladığı iddianamede yanlış olarak değerlendirdikleri 10 noktanın düzeltilmesini istedi. Savcılara bu konuda sürenin de verildiği karar, davanın 3 Şubat 2009 tarihli duruşmasında alındı.</p>
<p>Ergenekon davasının görüldüğü mahkemede dün alınan kararla savcıların hazırlamış olduğu iddianamedeki çelişkili durumların giderilmesi hedefleniyor. Mahkeme, iddianamede yer alan ve yanlış olduğu ortaya çıkan noktaları Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara bildirdi. Mahkeme savcılara süre vererek bu yanlışların düzeltilmesini istedi.</p>
<p><strong>İste o yanlışlar:</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yanlış 1:</strong><br />
İddianameye göre Ergenekon örgütünün gizli &#8220;yeniden yapılanma belgesi&#8217; Bilecik&#8217;te Veli Küçük&#8217;ün isteği ile Doğu Perinçek ve arkadaşları tarafındanhazırlanmıştı ve iddia Tuncay Güney&#8217;in ifadelerine dayandırılıyordu.<br />
Oysa Tuncay Güney&#8217;in basına dağıtılan kasetlerinde böyle bir ifadenin yer almadığı ortaya çıktı.</p>
<p><strong>Yanlış 2:</strong><br />
İddianamede Güney&#8217;e dayandırılarak Doğu Perinçek ve arkadaşlarının Ergenekon yeniden yapılanma belgesini Veli Küçük&#8217;ten aldıkları talimatla yazıldığı ileri sürülmüştü.<br />
Oysa Güney&#8217;in sorgusunda böyle bir ifade kullanmadığı ortaya çıktı.</p>
<p><strong>Yanlış 3:</strong><br />
İddianamenin Güney&#8217;e dayandırılan &#8220;Bilecik toplantısındaki o belgeyi Doğu Perinçek, Suphi Karaman, Hasan Yalçın, Deniz Bilge ve Erol Bilbilik&#8221; yazdı şeklindeki ifade Tuncay Güney&#8217;in mülakatında yer almıyor.</p>
<p><strong>Yanlış 4:</strong><br />
Doğu Perinçek Veli Küçük&#8217;e bir mektup yazdı ve &#8216;Arz ederim&#8217; ifadesini kullandı.<br />
Dava dosyasındaki mektup incelendiğinde böyle bir ifadenin olmadığı ortaya çıktı.</p>
<p><strong>Yanlış 5:</strong><br />
Doğu Perinçek&#8217;in PKK kurucusu olduğu ve PKK&#8217;nın ikinci lideri olduğu iddiasına da Perinçek daha önce verilmiş mahkeme kararlarını ve Milli Savunma Bakanlığı&#8217;nın resmi yazılarıyla yanıt verdi.</p>
<p><strong>Yanlış 6:</strong><br />
İddianamede, İşçi Partisi&#8217;nde ele geçirilen belgede &#8216;İhanet eden ve ayrılanı öldür&#8217; eklindeki ifadenin olduğu söyleniyor ancak belge incelendiğinde böyle bir ifadenin belgenin alında olmadığı ortaya çıkıyor.</p>
<p><strong>Yanlış 7:</strong><br />
İddianamede Doğu Perinçek&#8217;in Abdullah Öcalan&#8217;ı Türkiye&#8217;ye getiren Özel Kuvvetler Komutanlığı elemanlarıyla birlikte PKK ile görüşme yaptığı belirtiliyor. Oysa bu suçlamaların yapıldığı dönemde Doğu Perinçek başka bir tertip nedeniyle Haymana Cezaevi&#8217;ndeydi.</p>
<p><strong>Yanlış 8:</strong><br />
İddianamede yine Perinçek&#8217;e yollanan bir takım PKK mektuplarından bahsediliyor. Oysa bu mektupların sahteliği kesinleşmiş ve iftira oldukları mahkeme kararıyla da belirlenmiş. Üstelik bu durum iddianamenin yazılmasından önce savcılığın bilgisine sunulmuş.</p>
<p><strong>Yanlış 9:</strong><br />
İddianamede Ulusal Kanal&#8217;ı Ergenekon örgütünün kurduğu ileri sürülüyor. Ticaret sicili ve RTÜK kayıtlarıyla Ulusal Kanal&#8217;ın kuruluş tarihinin 15 Aralık 1994 olduğu gözetildiğinde, 1999 yılında kurulduğu ileri sürülen Ergenekon örgütünün, kanalı kurması mümkün değildir.</p>
<p><strong>Yanlış 10:</strong><br />
İddianamenin 1546&#8242;ıncı sayfasında, Perinçek&#8217;in geçmişte yazdığı kitaplarda Ermeni soykırımını savunduğu ileri sürülmektedir. Bu iddiananın da herhangi bi kanıtı yoktur.</p>
<p>Savcılar bu yanlışlara cevap verecek</p>
<p>Mahkemenin yanlış olarak değerlendirdiği bu iddialarla ilgili kendisine süre verilen savcılar, bu süre içinde bu yanlışlara bir yanıt verecek veya aksini kanıtlayıp tekrar mahkemeye gönderecek.</p>
<p>Sayın Perinçek&#8217;in savunmasında dile getirdiği bu yanlışlar hakkında avukatları aşağıdaki dilekçeyi mahkemeye vermişlerdi;</p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na</p>
<p>Dosya No: 2008/209</p>
<p>Konu: Müvekkil Doğu Perinçek’in sorgusunda ifade ettiği;<br />
a) İddianamedeki maddi hataların düzeltilmesi,<br />
b) Suç duyurularında bulunulması,<br />
c) Getirtilmesi talep edilen bilgi ve belgelerin celbi istemidir.</p>
<p>Açıklamalar :</p>
<p><strong>I. İDDİANAMEDEKİ MADDİ HATALARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİ</strong></p>
<p><strong>1. Bilecik toplantısı</strong><br />
İddianamenin 887, 1408, 1522, 1552 ve diğer sayfalarında “Tuncay Güney Mülakatı”nda, “Ergenekon Yeniden Yapılanma Temel Belgesi”ni, Doğu Perinçek, Suphi Karaman, Hasan Yalçın, Deniz Bilge, Erol Bilbilik Bilecik’te hazırladılar” beyanının yer aldığı ileri sürülmüştür.<br />
Müvekkilin sorgusunda ayrıntılarıyla açıkladığı gibi “Tuncay Güney Mülakatı”nda böyle bir ifade yer almamaktadır. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.9</p>
<p><strong>2. Veli Küçük talimatı</strong><br />
İddianamenin 56, 887, 1408, 1522, 1552 ve diğer sayfalarında “Tuncay Güney Mülakatı”nda, “Doğu Perinçek ve arkadaşları ‘Ergenekon Yeniden Yapılanma Belgesi’ni Veli Küçük’ün talimatıyla yazdılar” dediği iddia edilmektedir.<br />
“Tuncay Güney Mülakatı”nda böyle bir anlatım yer almamaktadır. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.10)<br />
<strong>3. Belgeyi yazanlar</strong><br />
İddianamenin yukarıda belirtilen bölümlerinde “Tuncay Güney’in Mülakatı”nda, ‘Ergenekon Yeniden Yapılanma Belgesi’nin Doğu Perinçek, Suphi Karaman, Hasan Yalçın, Deniz Bilge, Erol Bilbilik tarafından yazıldığının söylendiği ileri sürülmektedir.<br />
Keza, “Tuncay Güney Mülakatı”nda böyle bir anlatım da yoktur. Bu husus müvekkilin sorgusunda ayrıntılarıyla açıklanmıştır. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.10-12)<br />
<strong>4. “Arz ederim” ifadesi</strong><br />
İddianamenin 1415 vd sayfalarında Doğu Perinçek’in, Veli Küçük’e “arz ederim” sözcükleriyle biten bir mektup yolladığı iddia edilmektedir. Söz konusu mektup dava dosyasındadır. Bu mektubun incelenmesinde, “arz ederim” ifadesinin yer almadığı sabit olmuştur. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.12-15)<br />
<strong>5. Perinçek, PKK kurucusu</strong><br />
İddianamenin 280. sayfasında “Doğu Perinçek’in, PKK kurucusu ve PKK’nın ikinci lideri olduğu” iddia edilmektedir.<br />
Bu iddianın iftira ve yalan olduğu, yıllar önce Milli Savunma Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı’nın resmi yazıları ve kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olmuştur. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.21-22)<br />
<strong> 6. İP belgesinde “haini öldür” ifadesi</strong><br />
İddianamenin 63. Sayfasında, İşçi Partisi’nin “Devletin Yeniden Yapılanması” dokümanında, “ayrılan ve ihanet eden örgüt üyelerinin öldürüleceği hususu bulunmaktadır” deniliyor. Söz konusu belgede böyle bir ifadenin yer almadığı sabittir. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.31-32)<br />
<strong>7. Genelkurmay-PKK görüşmelerinde Perinçek aracılığı</strong><br />
İddianamenin 276 vd, 281, 1526 sayfaları vb yerlerinde, Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarıldığı ve Türkiye’ye getirildiği dönemde, Türk Silahlı Kuvvetleri ile PKK arasında görüşmeler örgütlediği ve toplantılar düzenlediği iddia edilmektedir.<br />
Oysa bu dönemde Doğu Perinçek’in Haymana Cezaevinde tutuklu olduğu ve belirtilen etkinlikleri yapmasının fiilen olanaksız olduğu bellidir. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.19-21)<br />
<strong>8. Perinçek’e yollanan PKK mektupları</strong><br />
İddianamenin 280 ve 1499. sayfalarında, daha önce sahteliği kesinleşmiş ve iftira oldukları mahkeme kararları ile belirlenmiş sahte mektuplara yer verilmiş ve bu mektupların, PKK tarafından Doğu Perinçek’e gönderildiği iddia edilmiştir.<br />
İddianamenin yazılmasından önce iddia makamının bilgisine sunulmuş bu mahkeme kararlarına rağmen, aksi sabit olan bu iftiranın iddianamede tekrar edilmesi mutlaka düzeltmeyi gerektirmektedir. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s. 22-24)<br />
<strong>9. “Ulusal Kanal’ı Ergenekon örgütü kurdu”</strong><br />
İddianamenin 1651.sayfasında Ulusal Kanal’ı Ergenekon örgütünün kurduğu ileri sürülmektedir. Ticaret Sicili ve RTÜK kayıtlarıyla Ulusal Kanal’ın kuruluş tarihinin 15 Aralık 1994 olduğu da gözetildiğinde, 1999 yılında kurulduğu iddia edilen Ergenekon örgütünün Ulusal Kanal’ı kurmuş olmasının mümkün olamayacağı açıktır. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.33-34)<br />
<strong>10. “Perinçek geçmişte Ermeni soykırımını savundu”</strong><br />
İddianamenin 1546. Sayfasında Doğu Perinçek’in geçmişte yazdığı kitaplarda “Ermeni Soykırımı”nı savunduğu ileri sürülmektedir. Herhangi bir kanıta dayanmayan bu iddianın da düzeltilmesi gerekir. (Bkz. D. Perinçek, Sorgu Özeti, s.36)<br />
Yukarıda sıralanan bu iddiaların tamamının gerçeğe aykırı olduğu belgelerle sabittir. Kasta dayanmıyorsa maddi hatadır. Düzeltilmesi zorunludur. Aksi, iddia makamının iftira ve hakaret kastıyla hareket ettiğini gösterir.<br />
Bu nedenle belirtilen ve İddianame’de yer alan bu “maddi hatalar”ın, iddia makamınca düzeltilerek, tutanağa yazdırılmasının istenmesine karar verilmesini talep ediyoruz.</p>
<p><strong><a href="http://ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=ehaberdetay&#38;idhaber=474">kaynak</a></strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tuncay Güney'in sorgu kaseti 8 yıl sonra açığa çıktı]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/11/tuncay-guneyin-sorgu-kaseti-8-yil-sonra-aciga-cikti/</link>
<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 16:49:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/11/tuncay-guneyin-sorgu-kaseti-8-yil-sonra-aciga-cikti/</guid>
<description><![CDATA[15 ocak 2009 Kanada&#8217;da yaşayan Ergenekon terör örgütü soruşturmasının firari şüphelisi Tuncay ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[15 ocak 2009 Kanada&#8217;da yaşayan Ergenekon terör örgütü soruşturmasının firari şüphelisi Tuncay ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[JİTEM'in varlığını yalanladı ]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/11/jitemin-varligini-yalanladi/</link>
<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 16:46:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/11/jitemin-varligini-yalanladi/</guid>
<description><![CDATA[15 Aralik 2008 Veli Küçük,&#8221;İddianameye ısrarla JİTEM adı konulmuştur. Jandarma Genel Komutanlı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[15 Aralik 2008 Veli Küçük,&#8221;İddianameye ısrarla JİTEM adı konulmuştur. Jandarma Genel Komutanlı]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Albay Özden suikastı Ergenekon dosyasında]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/08/albay-ozden-suikasti-ergenekon-dosyasinda/</link>
<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 16:41:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/08/albay-ozden-suikasti-ergenekon-dosyasinda/</guid>
<description><![CDATA[Eski Mardin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden&#8217;in ölümü üzerindeki sis perdesi arala]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Eski Mardin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden&#8217;in ölümü üzerindeki sis perdesi arala]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Saçan'ın bürosunda Ergenekon'un şeması çıktı]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/08/sacanin-burosunda-ergenekonun-semasi-cikti/</link>
<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 16:38:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/08/sacanin-burosunda-ergenekonun-semasi-cikti/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltında bulunan eski İstanbul Emniyeti Organize Şu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltında bulunan eski İstanbul Emniyeti Organize Şu]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[23 Eylul 2008 Dokuzuncu Dalga]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/08/23-eylul-2008-dokuzuncu-dalga/</link>
<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 16:38:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/08/23-eylul-2008-dokuzuncu-dalga/</guid>
<description><![CDATA[Soruşturma kapsamında 9&#8242;uncu dalga operasyonu geldi. İstanbul, Ankara ve İzmir&#8217;de düzenl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Soruşturma kapsamında 9&#8242;uncu dalga operasyonu geldi. İstanbul, Ankara ve İzmir&#8217;de düzenl]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Ergenekon ciddi bir yapılanma, belgelerin evime nasıl geldiğini hatırlamıyorum"]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/06/ergenekon-ciddi-bir-yapilanma-belgelerin-evime-nasil-geldigini-hatirlamiyorum/</link>
<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 22:21:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/06/ergenekon-ciddi-bir-yapilanma-belgelerin-evime-nasil-geldigini-hatirlamiyorum/</guid>
<description><![CDATA[Ergenekon tutuklusu emekli Tuğgeneral Veli Küçük&#8217;ün savcılıktaki sorgu tutanağı ilginç bir det]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Ergenekon tutuklusu emekli Tuğgeneral Veli Küçük&#8217;ün savcılıktaki sorgu tutanağı ilginç bir det]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon, 'derin mafya' kuracakmış]]></title>
<link>http://kritikderinlik.com/2009/06/05/ergenekon-derin-mafya-kuracakmis/</link>
<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 07:08:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>tiefenmesser</dc:creator>
<guid>http://kritikderinlik.com/2009/06/05/ergenekon-derin-mafya-kuracakmis/</guid>
<description><![CDATA[Veli Küçük, Tuncay Güney ve Zekeriya Öztürk&#8217;ün arşivinden çıkan &#8216;Octobus (State Organize]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Veli Küçük, Tuncay Güney ve Zekeriya Öztürk&#8217;ün arşivinden çıkan &#8216;Octobus (State Organize]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon şafaktakon]]></title>
<link>http://poseidonangel.wordpress.com/2009/04/14/ergenekon-safaktakon/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 14:14:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>poseidon</dc:creator>
<guid>http://poseidonangel.wordpress.com/2009/04/14/ergenekon-safaktakon/</guid>
<description><![CDATA[Ne mutlu tüm gündemi oyalayacak bir davamız var &#8220;ERGENEKON&#8221;, popülaritesini korumakta ka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://poseidonangel.wordpress.com/files/2009/04/thumbnail.jpg" alt="thumbnail" title="thumbnail" width="160" height="142" class="alignleft size-full wp-image-471" />Ne mutlu tüm gündemi oyalayacak bir davamız var &#8220;ERGENEKON&#8221;, popülaritesini korumakta kararlı, herkesin ağzında sakız oldu. Deniz Feneri e.V.davasına getirilen yasaklar nedeniyle basında tek satır yazı yok, kimse akibeti ne oldu, dosya ne aşamada bilmiyor. Ama gel gelelim konu Ergenekon olunca üç yaşındaki çocuğun bile fikri muhakkak vardır. Söz konusu yasaklar niye acaba bu dava içinde geçerli değil. Başbakan bu davanın savcısı olursa yaşananlar az bile.</p>
<p>Dalga dalga baskınlar devam ederken, bilmem kaçıncı baskında kimlerin gözaltına alınacağı yandaş gazetelerde günler öncesinden yayınlanıyor. <!--more--></p>
<p>Aynı durum daha iddianame hazırlama aşamasında da yaşandı, bazı yandaş gazeteler tarafından nasıl olduysa oldu! iddianamenin içeriğini  kamuoyuna duyurdular.</p>
<p>12. dalgada baskın yapılan yerler ise çok dikkat çekici. Artık bu ülkede insanlar Atatürk&#8217;çü olduğunu onun devrimlerini savunduğunu söyleyemeyecek duruma getirilmeye çalışılıyor. </p>
<p>Ne olduğu belirsiz bir şaklabanın söyledikleri üzerine dayanaksız tutanaksız insanlar içeriye alındı. Aylarca ne ile suçlandıklarını bilmeden hapislerde tutuluyorlar. Şimdi ne oldu Tuncay Güney o söylediklerimi işkence altında söyledim diyor ve bilirkişide bunun gerçekliğini onaylıyor. Bu durumda ne olacak peki?</p>
<p>En son dalgada baskın yapılan yerler Atatürkçü Düşünce Derneği , Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği merkez ve bir kaç şubesi. Şimdi bu dernekler bugünden tezi yok isimlerini şöyle değiştirsinler:<br />
Atatürkçü Düşün-meme-ce Derneği<br />
Çağdaş Yaşamı Destekle-me-me Derneği</p>
<p>Nasıl iyi olmaz mı? En azından sürekli baskına uğramaktan didik didik aranmaktan kurtulurlar.</p>
<p>Cumhuriyet Miting&#8217;lerine katılan birisi olarak bende bekliyorum bakalım sıra nezaman bize gelecek diye. Bunlardan korkulur ülke ya AKP ya Ergenekon diye ikiye bölündü haa birde bugün DTP&#8217;ye baskın yaptılar. Baskının sebepi acaba seçimlerde kaybedilen iller olabilir mi, düşünmeden yapamıyorum.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güney'in kayıp kayıtlarında işkence çıktı !]]></title>
<link>http://ahmetheydo.wordpress.com/2009/04/07/guneyin-kayip-kayitlarinda-iskence-cikti/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 10:18:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Heydo</dc:creator>
<guid>http://ahmetheydo.wordpress.com/2009/04/07/guneyin-kayip-kayitlarinda-iskence-cikti/</guid>
<description><![CDATA[Güney&#8217;in kayıp kayıtlarında işkence çıktı ! Ergenekon soruşturmasının en önemli dayanağı olan ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong><img src="http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/Ergenekon%20Davas%C4%B1/tuncayguneyifadesi.widec.jpg" alt="null" /><br />
Güney&#8217;in kayıp kayıtlarında işkence çıktı !<br />
<!--more--></strong></span></p>
<h2 style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>Ergenekon soruşturmasının en önemli dayanağı olan Tuncay Güney&#8217;in poliste verdiği ifadelerin kayıp bölümlerini MİT mahkemeye gönderdi: Güney&#8217;e sorguda işkence yapıldığı ortaya çıktı.</strong></span></h2>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>İSTANBUL &#8211; Tuncay Güney&#8217;in 2001 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü&#8217;nde alınan ifadesine dair kayıtlar bir süre önce sanık avukatlarına verilmişti ancak avukatlara göre sorgu kaydından bazı bölümler planlı bir şekilde çıkarılmış ve montajlanmıştı.</strong></span></p>
<p class="textBodyBlack" style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>Avukatların girişimleri sonucu kayıp bölümlerin MİT arşivinde olduğu belirlendi ve kayıtlar mahkemeye gönderildi.</strong></span></p>
<p class="textBodyBlack" style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>Sorgu kaydından kasıtlı olarak çıkarıldığı belirtilen bölümler bilirkişi tarafından incelendi. İncelenen bölümde Tuncay Güney&#8217;e kötü muamele yapıldığı doğrulandı.</strong></span></p>
<p class="textBodyBlack" style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>Bilirkişi notunda, sorgu sırasında 2 dakika 40 saniye süreyle anlaşılamayan sesler geldiği, ardından da bağırma, istifra ve ağlama sesleri duyulduğu belirtiliyor.</strong></span></p>
<p class="textBodyBlack" style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>Ayrıca sorguculardan birinin &#8220;yazık adama&#8221; dediği, diğerinin ise &#8220;şunun işkencesi bitsin diğerine geçeceğiz&#8221; şeklinde konuştuğu belirtiliyor.</strong></span></p>
<p class="textBodyBlack" style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>Sorguya dair dağıtılan ilk görüntülerde Tuncay Güney&#8217;in olayları anlatırken akıcı ve emin bir şekilde konuştuğu görülüyordu.</strong></span></p>
<p class="textBodyBlack" style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>Mahkemeye sonradan gönderilen eksik bölümlerin ise akıcı konuşmaların öncesindeki yönlendirmelerden ibaret olması dikkat çekiyor.</strong></span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="color:#99cc00;"><strong>Aynı kayıtta Tuncay Güney bazı gazetecilerin Veli Küçük&#8217;ün istediği doğrultusunda yazılar yazdıklarını anlatıyor. Sorgu kaydının eksik bölümlerinin &#8220;yayın yasağı&#8221; şartıyla sanık avukatlarına verilmesi kararlaştırıldı.</strong></span></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mysterious clandestine group behind Turkish wiretap case]]></title>
<link>http://intelligencenews.wordpress.com/2009/03/10/02-76/</link>
<pubDate>Tue, 10 Mar 2009 18:53:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>intelNews</dc:creator>
<guid>http://intelligencenews.wordpress.com/2009/03/10/02-76/</guid>
<description><![CDATA[Tuncay Güney By IAN ALLEN | intelNews.org | Early last January, two concealed audio surveillance dev]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Tuncay Güney By IAN ALLEN | intelNews.org | Early last January, two concealed audio surveillance dev]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon=Tuncay Güney propagandası]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/01/20/ergenekontuncay-guney-propagandasi/</link>
<pubDate>Tue, 20 Jan 2009 14:58:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/01/20/ergenekontuncay-guney-propagandasi/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Ergenekon=Tuncay Güney&#8221; propagandasına ve herşeyin Tuncay Güney&#8217;e dayandırıldığın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><div class="part_3_3"><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://s.aktifhaber.com/images/news/87955.jpg" alt="" /><b>&#8220;Ergenekon=Tuncay Güney&#8221; propagandasına ve herşeyin Tuncay Güney&#8217;e dayandırıldığını iddia edenlere &#8220;İddianame&#8221;den şok alıntılar..</b></div>
<p><strong><font color="#ff0000">Alper Görmüş/Taraf</font></strong></p>
<p><strong>Yalanınızı sevsinler: “Soruşturmanın asıl dayanağı Tuncay Güney’dir&#8230;”</strong></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, “Ergenekon eşittir Tuncay Güney” demiş, “Büyük Gazete” de “ağzına sağlık” imâlı bir hacimle CHP yöneticisinin sözlerini sayfalarına taşımış (18 ocak). </p>
<p>“Ergenekon fasa fisodur”cuların son günlerdeki en kullanışlı argümanını veciz bir biçimde bir kez daha dile getiren Okay, hızını alamayıp şunları da söylemiş: “Ergenekon muamması denilen olayı ortaya atan kişinin gerçek yüzünü tüm kamuoyu izlemiştir. ‘Ergenekon’ diye yoğun spekülasyon yapanların temel dayanaklarının ne olduğunu Türk halkı böylece görmüştür.” <!--more--></p>
<p>Medeni memleketlerde propagandanın da bir ahlakı vardır&#8230; Propagandayı “yalan”ın eş anlamlısı diye algılayagelen politik kültürümüzün nokta-i nazarından kavranılması çok güç olsa da gerçek şudur: Oralarda propaganda gerçeğe dayandırılır. Nedeni basit: Yalan ortaya çıkarıldığında propaganda çöker, oysa hakikate dayalı bir propaganda sürgit etkili olur. </p>
<p>Ergenekon soruşturmasının “asıl dayanağı”nın Tuncay Güney olduğu, yalana dayalı bir propaganda taktiğidir. Bu propagandayı çökertebilmek için Ergenekon iddianamesinden birkaç paragraf aktarmak yeter de artar bile&#8230; <b></p>
<p>2001 ifadesi “delil” değil ki!</b> </p>
<p>Sanıkların adları ve onlara isnat edilen suçlar sıralandıktan sonra, bütün iddianameler gibi Ergenekon iddianamesi de “deliller”le başlıyor. İşte, iddianamenin 38. sayfasında yer alan delillerin tümü: </p>
<p>“Örgütsel içerikli dokümanlar, arama yakalama ve elkoyma tutanakları, iletişim tespit tutanakları, şüphelilerin beyanları, tanık beyanları, gizli tanık beyanları, mağdur beyanları, bilirkişi raporları, Kriminal Polis Dairesi Başkanlığı’nın raporları, bomba irtibat raporları, digital veri inceleme raporları, Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı’nın yazıları, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yazıları, MİT Müsteşarlığı’nın gizli belgelere ilişkin yazıları, eylem evrakları ve tüm dosya kapsamı olup ayrıca her bir şüpheli için ilgili bölümde ayrıntılı belirtilmiştir.” </p>
<p>Deliler arasında “Tuncay Güney’in 2001’de Emniyet’te verdiği ifade” var mı? Yok. </p>
<p>Devam ediyoruz&#8230; Delillerden hemen sonra, yine 38. sayfada soruşturmanın nasıl ve nelere dayanarak başlatıldığı aynen şöyle anlatılıyor: </p>
<p>“Soruşturmaya 12 Haziran 2007 tarihinde kollukça alınan bir telefon ihbarı üzerine başlanılmış, ihbar değerlendirilerek İstanbul Ümraniye ilçesindeki bir evde 27 adet el bombası ele geçirilmiş, el bombaları ile ilgisi tespit edilen kişiler yakalanmıştır. Yakalanan kişilerden bazılarının başta Cumhuriyet Gazetesine atılan el bombaları ve Danıştay saldırısı olarak bilinen eylemler olmak üzere, daha önce meydana gelen bazı adli olay ve olay failleri ile de bağlantılarının kurulması üzerine soruşturma genişletilmiştir. Bu kapsamda iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması, yeni bağlantıların tespit edilmesi ve bunlar üzerine yapılan yeni yakalama, arama işlemleri, aramalarda ele geçen doküman ve dijital verilerin incelenmesi, ilgili kişilerin ifade içerikleri, süreç içerisinde alınan ihbarlar, tanık ve gizli tanık ifadeleri üzerine elde edilen yeni deliller, ilgili kurumlar ile yapılan yazışmalar ve tüm bunların analizi ile devam ettirilmiştir. Soruşturmada, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün her yıl güncellenen terör örgütleri listesinde yer almayan, örgütlenme biçimi, amacı ve faaliyetleri açısından bilinen terör örgütlerinden önemli farklılıklar gösteren, daha önce bir ceza davasına konu olmamış Ergenekon isimli Terör Örgütüne ulaşılmıştır.” </p>
<p>Bakın, iddianamede henüz Tuncay Güney’den (yani soruşturmanın sözde “asıl dayanağı”ndan) bahis yok ama, savcılık, elindeki bulgularla “Ergenekon isimli terör örgütüne ulaşıldığını” öne sürebiliyor. </p>
<p>Ve iddianamenin 48. sayfası&#8230; Şunu lütfen daha büyük bir dikkatle okuyunuz: </p>
<p>“Konu ile alakalı olarak geçmişte herhangi bir soruşturma yapılıp yapılmadığı İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yazı ile sorulmuştur. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Müdürlüğü’nce verilen cevapta, başka bir suç sebebiyle 2001 yılında gözaltına alınan Tuncay GÜNEY isimli şahsın bilgisayarında yapılan incelemelerde dosyada suretleri bulunan Aralık-1999 tarihli ERGENEKON-LOBİ yazılı doküman ile, İSTANBUL 29 EKİM 1999 tarihli ERGENEKON ANALİZ YENİ YAPILANMA YÖNETİM VE GELİŞTİRME PROJESİ (ERGENEKON’un reorganizesi, yeniden yapılandırılması)&#8230;” </p>
<p>Görüldüğü gibi, Ergenekon soruşturmasının asıl dayanağı “Tuncay Güney” değil Ümraniye bombaları ile Cumhuriyet Gazetesi’ne ve Danıştay’a yapılan saldırıları izleyen soruşturmada elde edilen bulgulardır. Savcı, bunlarla belirli bir sonuca ulaşmış, ardından konuyu Emniyet’e sorunca da oradan Ergenekon örgütlenmesinin temel belgeleri gelmiştir. </p>
<p>“Ergenekon fasa fisodur”culara çok sevdikleri cümleyle cevap verip bitireyim: Sapla samanı bilerek birbirine karıştırıyorlar. </p>
<p>Duyan da diyecek ki iddianame, Tuncay Güney’in 2001’de verdiği, enformasyonla dezenformasyonu birlikte ihtiva eden ifadeyi delil olarak kullanıyor ve esas olarak ona dayanıyor. İddianamenin neresinde var böyle bir şey? Öyle olsaydı, orada suçladığı herkesin gözaltına alınması gerekmez miydi? </p>
<p>“Tuncay Güney çuvalları”nda ele geçirilen ve bugüne kadar onun tarafından yazıldığını kimsenin öne süremediği belgeler ayrı fasıl! Onlar belgedir ve delildir. Fakat bu belgelerin en temel iki tanesi (yukarıda zikredilmişti) sadece Tuncay Güney’de ele geçirilmiş de değildir. Ergenekon sanıklarının bir bölümünde de aynı belgeler bulunmuştur. </p>
<p>Açsın, okusunlar iddianameyi&#8230; </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ekrem Dumanlı paniklemiş]]></title>
<link>http://sacmahaberler.wordpress.com/2009/01/20/ekrem-dumanli-paniklemis/</link>
<pubDate>Tue, 20 Jan 2009 13:03:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>sacmahaberler</dc:creator>
<guid>http://sacmahaberler.wordpress.com/2009/01/20/ekrem-dumanli-paniklemis/</guid>
<description><![CDATA[Bugüne kadar rahat rahat sallıyordu köşesinde, Ergenekon aşağı, Ergenekon yukarı, yok söyle darbe ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bugüne kadar rahat rahat sallıyordu köşesinde, Ergenekon aşağı, Ergenekon yukarı, yok söyle darbe ya]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tuncay Güneyin İfade Videosu si]]></title>
<link>http://yasamkadin.wordpress.com/2009/01/19/tuncay-guneyin-ifade-videosu-si/</link>
<pubDate>Mon, 19 Jan 2009 21:42:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>yasamkadin</dc:creator>
<guid>http://yasamkadin.wordpress.com/2009/01/19/tuncay-guneyin-ifade-videosu-si/</guid>
<description><![CDATA[Bu devleti Üç kuruşa Yada yalan yanlış vaadlerle satanlarını Allah (cc) Belalarını verecekdir. Ergen]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Bu devleti Üç kuruşa Yada yalan yanlış vaadlerle satanlarını Allah (cc) Belalarını verecekdir. Ergen]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Viral Tuncay]]></title>
<link>http://ekranmemuru.wordpress.com/2009/01/19/viral-tuncay/</link>
<pubDate>Mon, 19 Jan 2009 17:50:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ekran Memuru</dc:creator>
<guid>http://ekranmemuru.wordpress.com/2009/01/19/viral-tuncay/</guid>
<description><![CDATA[Reklamcılıkta viral diye bir olay vardır. Özetle: iletişim araçları doğru kullanıldığında basit bir ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Reklamcılıkta viral diye bir olay vardır. Özetle: iletişim araçları doğru kullanıldığında basit bir ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ergenekon'un gizli tanığı açık konuştu]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/01/19/ergenekonun-gizli-tanigi-acik-konustu/</link>
<pubDate>Mon, 19 Jan 2009 10:04:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/01/19/ergenekonun-gizli-tanigi-acik-konustu/</guid>
<description><![CDATA[Yüksekova çetesini ortaya çıkaran ve Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım&#8217;ı deşifre eden ilk isim ol]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://timeturk.com/images/news/33610.jpg" alt="" />Yüksekova çetesini ortaya çıkaran ve Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım&#8217;ı deşifre eden ilk isim olan eski jandarma istihbaratçı Ergenekon&#8217;un gizli tanığı Hüseyin Oğuz konuştu.<strong></p>
<p>ECEVİT KILIÇ&#8217;ın röportajı</strong>
</p>
<p><span class="ver11">Güvenliğim için Ergenekon&#8217;da gizli tanık olarak ifade verdim. Ama vazgeçtim. Bildiklerimi mahkemede açık açık anlatacağım..</span></p>
<p><span class="ver11">Faili meçhul cinayetler bu ülkenin yakın tarihinde büyük bir leke olarak duruyor. 1987&#8242;den itibaren Güneydoğu&#8217;da &#8216;terörle mücadele&#8217; adı altında faili meçhul cinayetler işlenmeye başlandı. 2000&#8242;li yıllara gelindiğinde bu cinayetlerin sayısı 18 bine ulaştı. İnsanlar evlerinden, işyerlerinden ya da yolda çevrilip gözaltına alındı. Kaçırılanların bazıları birkaç gün sonra ya bir köprü altında, ya da bir yol kenarında ölü olarak bulundu. <!--more-->Büyük çoğunluğunun cesetleri bile bulunamadı. Bu cinayetlerin arkasında hep bir örgüt çıktı; JİTEM. İşte Ergenekon operasyonunda son günlerde tutuklanan ve yakalanan isimler bu faili meçhul cinayetlerin sırrının çözülmesi için bir umut oldu. Bir de terörle mücadele eden ama bölgedeki JİTEM gibi illegal yapılara karşı olan tuğgeneral Bahtiyar Aydın ve albay Rıdvan Özden gibi isimlerin öldürülmesi var. Her iki dosya da artık Ergenekon davası içinde. 1993&#8242;de Lice&#8217;de öldürülen Bahtiyar Aydın&#8217;ın PKK tarafından mı yoksa JİTEM tarafından mı öldürüldüğü tartışma konusu. Bu hafta Yüksekova çetesini araştırırken Aydın cinayetiyle ilgili ipuçlarına ulaşan emekli jandarma istihbaratçı Hüseyin Oğuz&#8217;la konuştuk. Oğuz, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım&#8217;ı deşifre eden ilk isim. Susurluk Komisyonu&#8217;na da verdiği bilgilerle karanlık noktaları aydınlattı. Ancak o ilişkiler halen çözülemedi. Eski istihbaratçı astsubay Oğuz, bugün küçük bir kasabada çobanlık yapıyor. Hem de ağır bir yoksulluk içinde. Ama kendi deyimiyle &#8216;Halen dik&#8217; duruyor. Oğuz, devletin kendisine sahip çıkmamasından yakınıyor: &#8220;Cinayet işlemedim. Aksine cinayetleri açığa çıkarttım.&#8221; Ergenekon soruşturmasında Susurluk&#8217;un Ergenekon ve JİTEM bağlantısını en iyi bilen isimlerden olan Oğuz&#8217;un da bilgisine başvuruldu. Gizli tanık olarak ifade verdi. O gün &#8220;güvenlik&#8221; nedeniyle gizli tanıklığı kabul eden Oğuz, bugün gizli tanık olmaktan vazgeçti.&#8221; Oğuz, &#8220;Gizli tanıklar arasında örgüt itirafçıları da var. onlarla aynı kefede olmam. Her şeyi açıkça mahkemede anlatacağım&#8221; diyor.</p>
<p>* Bahtiyar Aydın cinayeti şimdi Ergenekon&#8217;da. Cinayeti araştırırken karşınıza ne çıktı?<br />
<strong>Lice&#8217;de karakolun önünde açılan ateş sonucu öldürüldü. Tek kurşunla.</p>
<p>*</strong> Bu suikast dosyası nasıl önünüze geldi?<br />
<strong>Yüksekova&#8217;da görev yaptığım 1996&#8242;da adam kaçırma, uyuşturucu ve silah kaçakçılığıyla ilgili bir soruşturma yürütürken karşıma çıktı. Yüksekova çetesi. Bu soruşturma ile ilgili PKK itirafçısını gözaltına aldım; K.B. Çok detaylı bir sorgulama yaptım. Bu itirafçı zamanında PKK içinde de önemli bir isimdi. Örgüt içinde tabur komutanlığına kadar yükselmişti. İtirafçı açıkça &#8220;Bahtiyar Aydın&#8217;ı bizim arkadaşlar öldürdü&#8221; dedi. Bunu söylediğinde kanım dondu.</p>
<p>*</strong> Bu sözler resmi kayıtlara girdi mi?<br />
<strong>Tabii ki. İfadesini aldım. Uyuşturucu kaçakçılığı yaptıklarına, PKK adına para topladıklarını, hatta zenginleri kaçırarak fidye istediklerini de anlattı. Daha sonra bu ifadeyi Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi&#8217;ne ulaştırdım. O ifade tutanağı mevcut.</p>
<p>*</strong> Ama kayıtlara PKK&#8217;nın öldürdüğü şehit olarak geçti&#8230;<br />
<strong>Sonuçta itirafçı, ifadesinde bunu söyledi. Sadece Aydın&#8217;ı değil Eşref Bitlis Paşa&#8217;nın öldürülmesinde de rolleri bulunduğunu anlattı. Görevim onun ifadesini almaktı. Onu yaptım.</p>
<p>*</strong> Sizin ortaya çıkardığınız Yüksekova çetesi uzunca süre yargılandı. Bahtiyar Aydın dosyasıyla ilgili gelişme olmadı mı?<br />
<strong>Aydın Paşa&#8217;nın vurulmasının da içinde yer aldığı dosyayı dönemin en üstteki komutanlarıma sundum. Ama &#8216;Devlet zarar görür&#8217; denilerek olayın üstü kapatıldı. Zaten hemen beni soruşturmadan el çektirdiler. Dosya sadece bir kaçırma olayına dönüştü.</strong></span></p>
<p><span class="ver11"><strong>İtirafçılarla aynı kefede olmam</strong></span></p>
<p><span class="ver11 ver11"><img alt="kullan" src="http://fotogaleri.haber7.com/inner//676520090119095251288.jpg" align="left" border="0" vspace="4" hspace="8" />* Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar ifade vermeye çağırdılar mı sizi?<br />
<strong>Buradan talimatla buradaki savcılık aracılığıyla verdim. Ben zaten bildiklerimi gizleyen birisi değilim. Gizli tanık olarak ifade verdim. &#8220;Beni çok tehdit ediyorlar, rahatsız ediyorlar&#8221; deyince, &#8220;O zaman gizli tanık olarak ifadeni alalım&#8221; dediler. Benim güvenliğim için, koruma amaçlı olarak. Ama şimdi gizli tanık olmak istemiyorum, vazgeçtim.</p>
<p>*</strong> Neden?<br />
<strong>Ben PKK itirafçılarıyla aynı kefeye koyamam kendimi. Gizli tanık olan itirafçılar var. Ama artık açık açık konuşacağım. Gizli tanık olarak ifade vermem. Zaten ne biliyorsam anlatıyorum. Kimsenin aleyhine yalan yanlış bilgi de vermedim. Vermem de. Bildiğim bir şeyi gizlesem suç işlemiş olurum. Çağırırlarsa gider konuşurum. Ben kimsenin aleyhine yanlış ifade vermedim. Kimseyi de kötülemedim. Temiz bir toplum ve gelecek için gidip açık açık ifade vereceğim. Benim itirafçılarla yan yana gelip ifade vermem olmaz. Ben görevdeyken onların suçlarını ortaya çıkartıyordum. Kendimi itirafçılarla aynı kefeye koyulmasına izin veremem. Çünkü başından beri bunlarla mücadele ettim. Tam 16 yıl jandarmanın terörle mücadele eden bir astsubayıydım. Ama bugün çobanlık yapıyorum. Bu biraz da onur meselesi. Alınterimi korumaya çalışıyorum. Çocuklarıma temiz bir gelecek bırakmak istiyorum; çabam bunun için. Hiç de gocunmuyorum. Ne devletin silahlarını gömdüm ne de kirli bir işe bulaştım. Ama bunlarla mücadele ettiğim için iki kez pusu kurdular. İkisinde de yırttım. Çiftçilik yapayım dedim, hayvanlarımı öldürdüler. Düşünün devlet, itirafçılara bile sosyal makyaj yaptı; onlara sosyal haklar verdi. Bize sahip çıkan olmadı.</p>
<p>*</strong> Tuncay Güney&#8217;in ifadelerini izlediniz mi?<br />
<strong>İzledim. En iyi bilgi sorgudan çıkan bilgidir. Ama Tuncay Güney&#8217;i sorgulayan kişinin ondan daha çok konuya vakıf olması gerekir. Ama aksine hiç sormadan anlatıyor.</p>
<p>*</strong> Güney&#8217;in verdiği bilgilere ne diyorsunuz?<br />
<strong>Anlattıkları çok önemli. Ama üzerinde ciddi çalışma yapılması gerekir. Anlattıkları teyide muhtaçtır.</p>
<p>*</strong> Susurluk&#8217;la Ergenekon&#8217;nu kıyasladığınazda ne çıkıyor?<br />
<strong>Susurluk yarım kaldı. Tam olarak araştırılmadı. Mesela Yüksekova çetesinden yakaladığımız silahlar, Ergenekon&#8217;dan yakalananlardan daha fazlaydı. Bir de Ergenekon&#8217;da çok önemli siyasi destek var. İkisini karşılaştırmak olmaz. Çünkü Ergenekon çok zor bir hadise. Farklı kodları ve başlıkları var. Çok geniş bir dosya.</strong></span></p>
<p><span class="ver11 ver11"><strong>Yeşil&#8217;in cesedini asla bulamazlar</strong>&#160;&#160;</span></p>
<p><span class="ver11 ver11 ver11">* Ordu&#8217;nun son dönemde kirli işlere bulaşanları tasfiye etmesine ne diyorsun?<br />
<strong>Türk Silahlı Kuvvetler&#8217;e leke sürüldüğü zaman içim yanıyor. Ordu kutsal bir kurum. Bunlar temizlenecektir. Ordunun bu konuda keskin bir tavrı var.</p>
<p>*</strong> Yeşil&#8217;i deşifre eden isimsiniz. Can Dündar, Ankara&#8217;daki kazılar sırasında &#8220;Yeşil&#8217;in cesedinin aranıyor olabileceğini&#8221; yazdı&#8230;<br />
<strong>Arasınlar, bulurlar! Yaşayan adamın cesedini nerede bulacaklar?</p>
<p>*</strong> Veli Küçük?<br />
<strong>Veli Küçük&#8217;le çalışmadım. Sadece Malatya&#8217;da görev yaparken telefonla konuştuk. O kadar. Ama Veli Küçük&#8217;ü bilenler konuşacaktır. Çünkü Küçük o zaman dışarıdaydı, insanlar korkuyordu. Şimdi korkmuyorlardır. Deniz Baykal, geçen gün bir ana haber bülteninde &#8220;Yüksekova çetesini biz ortaya çıkardık&#8221; dedi. Hayretler içinde kaldım. Baykal, nasıl ortaya çıkardı merak ediyorum. Ama ben çeteyi ortaya çıkartırken yanımda bir tek Sivas milletvekili Mahmut Işık vardı.</p>
<p>*</strong> Ergenekon soruşturmasında tutuklanan yarbay Mustafa Dönmez&#8217;de çıkan silahlara ne diyorsun?<br />
<strong>Silah meselesi Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nde çok önemlidir. Genelkurmay Başkanlığı, en ince ayrıntısına kadar olayı çıkarır. Çünkü ciddi bir sorun. Ama silahlar sadece o yarbayla ilgili değildir. Tek başına bunu yapamaz.</strong></span></p>
<p><span class="ver11 ver11 ver11"><strong>Bahtiyar Paşa&#8217;yı itirafçılar öldürdü</strong></span></p>
<p><span class="ver11 ver11 ver11 ver11">* Bahtiyar Aydın neden öldürüldü?<br />
<strong>Çünkü eroin kaçakçılığıyla mücadele ediyordu. Silah kaçakçılığına da engel oluyordu. Yani rantlarını kesiyordu. Bir de bölge halkının yanında olan bir generaldi. Halkla iç içeydi. Sürekli halkın kazanılması gerektiğini söylüyordu. Terörle mücadelenin halkın desteğiyle biteceğini bunun içinde örgüte katılımları engelleyecek önlemlerin alınmasından ısrar ediyordu.</p>
<p>*</strong> Bu cinayette dikkatinizi ne çekti?<br />
<strong>Üç kilometreden vurulmuştu. Silah Kanas&#8217;tı. Soruşturma sırasında bu silahın Diyarbakır DGM&#8217;ye gitmesini sağladım. Silahlı Kuvvetler kayıtlarındaki bir silah değildi. O dönemde çetelerin kaçakçılar aracılığıyla aldığı silahlar vardı. Bu Kanas da onlardan olabilir.</p>
<p>*</strong> Peki, ne oldu o silaha?<br />
<strong>En son DGM&#8217;ye getirildi. Sonrasını kimse bilmiyor. Zaten elimdeki soruşturma dosyası ve tüm bilgileri, belgeleri teslim ettim. Ajandamı dahi bir astsubay arkadaşıma bıraktım. &#8220;Devam ettiren olursa yardımı olur&#8221; diye. Canımı da zor kurtardım. Yüksekova&#8217;dan Hakkâri&#8217;ye gidene kadar neler çektiğimi ben biliyorum.</p>
<p>*</strong> İfadesini aldığınız itirafçı JİTEM mensubu muydu?<br />
<strong>Evet. Zaten bu itirafçıların bazıları örgütle ilişkilerini kesmiyor. Uyuşturucu ve silah kaçakçılığında bunlar var. Bırakın bunu terör örgütüne silah satan güvenlik görevlileri var. Bu silah satanları ortaya çıkarttık.</p>
<p>*</strong> Ergenekon mahkemesi, bu dava dosyasını istedi. Çözülür mü?<br />
<strong>Çözülür. Aslında her şey apaçık. Lice&#8217;ye itirafçılar Yüksekova&#8217;dan götürülüyor. İtirafçı Bahtiyar Paşa&#8217;yı öldürdüklerini apaçık söyledi.</strong></span></p>
<p><strong>Sabah</strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'ye 'geçmiş olsun!' ]]></title>
<link>http://tuncayozkan.wordpress.com/2009/01/17/turkiyeye-gecmis-olsun/</link>
<pubDate>Sat, 17 Jan 2009 03:46:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>ankarahaber</dc:creator>
<guid>http://tuncayozkan.wordpress.com/2009/01/17/turkiyeye-gecmis-olsun/</guid>
<description><![CDATA[ERGENEKON soruşturması kapsamında evinde arama yapılan ve teknik takibe takıldığı ortaya çıkan Yargı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>ERGENEKON soruşturması kapsamında evinde arama yapılan ve teknik takibe takıldığı ortaya çıkan Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Star Ana Haber Bülteni&#8217;nde Uğur Dündar&#8217;a önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Tuncay Güney&#8217;in 8 yıl önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü&#8217;nde verdiği ifadesini değerlendiren Sabih Kanadoğlu, “O dönemde bu ifadeyi ciddiye alınmamasını sağladıkları için meslektaşlarımı kutluyorum” diye yorumladı. Kanadoğlu, ayrıca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu&#8217;nun zaman kaybetmeden bu soruşturmanın bir an önce çözümlenmesi için miktar olarak fazla kişilerin görevlendirilmesi geriktiğini söyledi.</p>
<p>70 MİLYON YURTTAŞIMA HERGÜN İÇİN GEÇMİŞ OLSUN DİLİYORUM</p>
<p>Star TV Haber Grup Başkanı Uğur Dündar&#8217;ın konuğu olan Sabih Kanadoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Uğur Dündar&#8217;ın ‘Geçmiş olsun’ dileği ile başladığı sorularına Kanadoğlu, “Benim de geçmiş olsun dileğim var” diyerek, “Bu ülkede eğer ucu açık olan çok önemli bir soruşturmanın savcısı siyasi iktidarın başı ise, eğer bu ülkede belirli bir biçimde tanıklıktan çekinme hakkı olan bir kişi bilgi alınmak üzere tanıklık yapmak üzere eğer gözaltına alınabiliyor ise eğer bu ülkede yargının bağımsızlığı tam gerçek anlamıyla ortaya konmamış ise, eğer bu ülkede izlenme işi yani teknik takip denen konu&#8230;</p>
<p>İzlenme konusu bunun için çıkarılan bir yasa Cumhurbaşkanı tarafından iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi&#8217;ne gönderiliyor ve o mahkemenin ekonomi uzmanı başkanı 4 sene gündeme getirmiyor ise eğer Türkiye&#8217;de 70 milyon kişi izlenme imkanına kavuşturulan bir siyasi iktidar ile karşı karşıya ise o zaman bende 70 milyon yurttaşıma geçirdikleri her gün için geçmiş olsun diliyorum” dedi.</p>
<p>‘O DÖNEMDE BU İFADEYİ CİDDİYE ALMAYAN MESLEKTAŞLARIMI KUTLUYORUM’</p>
<p>Tuncay Güney&#8217;in 8 yıl önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü&#8217;nde verdiği ifadesini değerlendiren Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, “Klasik bir söz olacak ama &#8216;Allah&#8217; derim. O dönemin İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı ve diğer savcı meslektaşlarımı kutlamak istiyorum. Çünkü o dönemde bu ifadeyi ciddiye alınmamasını sağladıkları için kendilerini kutluyorum.</p>
<p>Görüntülerde yazılanlanları ve sesini kapatın ve yüzene bakın zaten psikiyatri yönünden bir izlenime kapılıyorsunuz. Onun için belirli ifadelerin bir yasal delil niteliğinde olup olmadığını düşünmek lazım. Söylediği sözlerin dikkate alınacak olur ise yani bir soruşturmada bize bir yol gösterir düşüncesini getirse dahi birbiriyle çelişen, itibar edilecek bir durum görmedikleri için o kutladığım meslektaşlarım bunu ciddiye almamışlar” diye konuştu.</p>
<p>Uğur Dündar&#8217;ın, “Tuncay Güney, çeşitli televizyon programlarına katılarak bu ifadenin işkence altında alındığı söyledi. Görüntelere bakıldığında işkence gören bir insan izlenimi vermiyor ama şu olabilir mi&#8230; Birkaç gün bekletildikten sonra ya ben bunlara bildiklerimle birlikte bir sürü yalanı da söyleyim ve bu işten yakamı sıyırayım şeklinde düşünmüş olabilir mi?” sorusuna Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu şu yanıtı verdi:</p>
<p>“Öyle olduğunu bir an için varsayalım. Dediğim gibi bu bir yasal delil niteliği midir ? Bu dinlediğimiz hususlar üzerinde söylediği kişilerin bir terör örgütünün üyesi, yöneticisi veya lideri olduğu konusunda bir karar verme imkanına sahip değilsiniz. Yani bu tür iddialar diyelim herhangi bir şekilde başka delillerle belgelenmedikçe ona dayanak olmadığı sürece bunu zaten kullanamazsınız. Birisi çıkacak anlattıklarını bütünüyle dinlediğimizde şunu söyleyeceksiniz. ‘Bu adam neymiş, bu adam kimmiş.’ O her işin içinde. Şimdi örgütü sayıyor. Devrin Genelkurmay Başkanı burda. Kuvvet komutanları burda. Bunlar örgüt kuruyorlar. Ama bir başka önemli olay var. Buna bir değer taşıyan kişiler, milletimizin, halkımızın aklıyla alay etme yoluna sapmış olurlar. Onun için böyle birşeye teşebbüs etmek bunu ortaya koyar.</p>
<p>YARGI ADINA ÜZÜLÜYORUM</p>
<p>Tabi bir yönüyle bakarsanız farz. Bir yönüyle bakarsanız büyük bir trajedi. Böyle bir kişinin bu yakıştırmaları komik demekten de öteye gidiyor. Ama şu bir gerçek, ülkeye uzun yıllar o rütbelerle hizmet etmiş kişileri böyle bir kişinin bu yavtalamasıyla halka ihbar etmek onun bilgisine sunmak yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ama bir yönde de yarar görüyorum oda şudur. Türk halkı aslında bu olayın ortaya çıktığını söyleyen kişinin ne olduğunu bütün yüzüyle görmüş oldu. Bunun da büyük bir faydası var. Ve bir gerçek daha ortaya çıktı. Bu kişi, bu davanın müdahili, sanığı, tanığı ve bilirkişişi. Böyle bir soruşturma ortaya atılıyor ise böyle bir izlenim veriyor ise Türk yargısı adına büyük üzüntü duyarım.”</p>
<p>GÜNEY&#8217;İN İFADE SIRASINDAKİ DURUMUNU DEĞERLENDİRDİ</p>
<p>Tuncay Güney&#8217;in işkence altında ifade verip vermediği konusunda görüntülere bakıldığında bir fikir sahibi olmanın mümkün olduğunu dile getiren Kanadoğlu, “Bu tekrar ifadesi alınan, tekrar ekleme yapılan yani ifadelerinin gerçekte böyle rahat rahat alınmadığı ve işkence altına alındığı iddialarda söylenebilir. Ama bunların hiçbiri kişinin kendisi ile ortaya çıkmış bir gerçektir. Yani korkuyorum böyle bir ifadenin böyle bir soruşturmanın dayanağı olarak gösterilmesi gerçekte mutlaka sorulması ve araştırılması lazım gelen bir soruşturmayı sulandıran bir duruma gelmesinden endişe ederim” dedi.</p>
<p>‘HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN DİKKATE ALINMADIĞI BİR ÜLKE HALİNDEYİZ’</p>
<p>Uğur Dündar&#8217;ın “İfadede şu anda toplumda saygın konumlarını muhafaza eden insanların adları bir anlamda karalanıyor. Bunları doğruluk derecesi teyit edilmeden belgelendirilmeden bu şekilde daha önce iddianamenin eklerinde çarşaf çafşaf yayınlanması ve bugün de haber kanallarıyla toplumla paylaşılması hukuka ne kadar sığıyor? Bu insanlar kendilerini nasıl aklayacak ?” sorusuna cevap veren Sabih Kanadoğlu, “Türkiye&#8217;nin bir hukuk devleti olmadığının net kanıtıdır. Hukukun üstünlüğünün hiç dikkate alınmadığı bir ülke halindeyiz. Bu elbetteki bir Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılmalıdır.</p>
<p>Soruşturmalar gizlidir. Eğer bir soruşturmayı bir takım medyaya bir soruşturma götürüyorsanız ortaya çıkan durum o ülkede ne demokrasinin olduğunu kanıtlar ne yargının bağımsızlığı söylenebilir ne de ülke bir hukuk devletidir. İlk yapılması gereken iş budur. Belirli amaçlara hizmet etme için yapılan servis ve açıklamalar Türkiye&#8217;nin geleceğine dinamit koymakla eş anlamlıdır. Adalet memleketin temeli olmaktan çıkıyor ise o memleketin yaşam olanağı yoktur” diye değerlendirmede bulundu.</p>
<p>BU İŞİN BAŞLANĞICI SUSURLUKTUR</p>
<p>Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, “Bundan 8-9 ay önce ‘Siz ne yapardınız’ diye soruldu. Örgüt olduğunu kabul ediyorum ama bu ne örgütüdür. Bu acaba geçmişten gelen ve Susurluk adını taşıyan örgütün devamıdır. Yoksa ondan ayrılanların ayrıca kurduğu bir örgüt müdür?. Yoksa diğer örgütlerden takviye alarak hareket eden bir örgütmüdür. Bu çözülmelidir.</p>
<p>Yani yurttaşın rahat bir şekilde bu işin üzerine yargı gidiyor ve çözecektir demelidir. Bu işin başlangıcı Susurluktur. Çünkü ben bu sırada görev başında iken bir buz dağının dibindeki ufacık bir bölgeyi çözmeye çalıştık. Ama bize gelen dava örgüt kurma idi ve belirli kişiler için açılmış bir davaydı. Bir Meclis soruştuması denen bir kurum vardı. Bu Meclis soruşturması başbakan ve bakanlar hakkında yapılır. Başbakan ve bakanlar hakkında yapılan soruştuma sonucunda bir suç olayı tespit edilirse Yüce Divan&#8217;da yargılama olanağı vardı. Bu söylediğim çapta örgüt bu yollarla bozulabilir” dedi.</p>
<p>Sabih Kanadoğlu son olarak yapılması gereken bir gerçek olduğu belirterek, “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu&#8217;nun hiç zaman kaybetmeden bu soruşturmayı yürütmekte olan Savcılar Kurulu&#8217;na yetenek, bilgi itibariyle bu soruşturmayı canlandıracak tekrar hayata geçirecek çok değerli ama miktar olarak fazla kişilerin görevlendirilmesi lazım. Bunu tutacaksınız, 3 kişi mi 4 kişi mi, bunu 40 kişi yapabilirsiniz. Çünkü bu işi artık savsaklamaya, bunu bir tarafa bırakmaya tahammülü yok. Bu olayın mutlak bir biçimde açıklamaya ihtiyacı var. Bunu açıklamadan rahat etme olanağımız yoktur. Bunu yargı kendi başına bırakılmak kaydıyla çözer” dedi.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güney'in silinmeyen Fethullah Gülen kayıtları  ]]></title>
<link>http://ankarahaber.wordpress.com/2009/01/17/guneyin-silinmeyen-fethullah-gulen-kayitlari/</link>
<pubDate>Sat, 17 Jan 2009 03:19:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>ankarahaber</dc:creator>
<guid>http://ankarahaber.wordpress.com/2009/01/17/guneyin-silinmeyen-fethullah-gulen-kayitlari/</guid>
<description><![CDATA[Güney&#8217;in silinmeyen Fethullah Gülen kayıtları   Tuncay Güney&#8217;in sorgusunun yer aldığı il]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Güney&#8217;in silinmeyen Fethullah Gülen kayıtları   Tuncay Güney&#8217;in sorgusunun yer aldığı il]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
