<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>turkce &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/turkce/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "turkce"</description>
	<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 15:49:11 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[In Turkish // Mozaik yarışmamız dün  ... ]]></title>
<link>http://thewinningmosaicprojects.wordpress.com/2009/11/28/in-turkish-mozaik-yarismamiz-dun/</link>
<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 11:52:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>gökşen</dc:creator>
<guid>http://thewinningmosaicprojects.wordpress.com/2009/11/28/in-turkish-mozaik-yarismamiz-dun/</guid>
<description><![CDATA[In Turkish // Mozaik yarışmamız dün sona erdi.Katılımcılar artık oylarını kullanacaklar ve en iyiyi ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>In Turkish // Mozaik yarışmamız dün sona erdi.Katılımcılar artık oylarını kullanacaklar ve en iyiyi hep birlikte seçeceğiz.Bu blogda ise kazanan mozaik sergilenecek!!</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul'da deprem alarmı!]]></title>
<link>http://krizyonetimi.wordpress.com/2009/11/26/istanbulda-deprem-alarmi/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 19:06:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>bahadirkhan</dc:creator>
<guid>http://krizyonetimi.wordpress.com/2009/11/26/istanbulda-deprem-alarmi/</guid>
<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da kamu kurum ve kuruluşlarının sismik riskin azaltılması ka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://images.habervitrini.com/haber_resim/deprem_okul_bahcesi.jpg" alt="" /><br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da kamu kurum ve kuruluşlarının sismik riskin azaltılması kapsamında yaptıkları çalışmalara ilişkin yazışmaları Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapmalarını istedi. </p>
<p>Erdoğan, sismik riskin azaltılması çalışmaları ile ilgili yayınladığı genelgede, doğal afetlerle ilgili olarak hazırlık, müdahale ve afet sonrası iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonun sağlanmasının Başbakanlığın görevleri arasında bulunduğunu anımsattı. </p>
<p>Bu görevin, İstanbul’da meydana gelebilecek bir depreme ilişkin olarak bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar, İstanbul Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve diğer yerel yönetim kuruluşları tarafından yürütülmekte olan sismik riski azaltma çalışmaları ile bu çalışmalarda etkinlik, verimlilik ve amaca uygunluğun Başbakanlık tarafından yakından takip ve koordine edilmesini zorunlu kıldığını belirten Erdoğan, şöyle dedi:<br />
<!--more--><br />
&#8220;Başbakanlık adına bu görev Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilecektir. Bu sebeple bakanlıklar ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlar İstanbul’da sismik riskin azaltılması kapsamında yaptıkları çalışmalara ilişkin yazışmalarını Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü aracılığı ile yapacaklar ve anılan Genel Müdürlükle yakın işbirliği ve koordinasyon içerisinde hareket edeceklerdir.&#8221; </p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erzurum’un dijital haritası tamamlandı  ]]></title>
<link>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/26/erzurum%e2%80%99un-dijital-haritasi-tamamlandi/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 19:01:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>bahadirkhan</dc:creator>
<guid>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/26/erzurum%e2%80%99un-dijital-haritasi-tamamlandi/</guid>
<description><![CDATA[Erzurum Valiliği Bilgi İşlem Merkezi Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Merkezi Koordinatörlüğü’nden edinil]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Erzurum Valiliği Bilgi İşlem Merkezi Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Merkezi Koordinatörlüğü’nden edinil]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uçmak - Kuş (Gryphon) Satın Almak - Fly]]></title>
<link>http://bazcan.wordpress.com/2009/11/24/ucmak-kus-gryphon-satin-almak-fly/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 12:51:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>ulas07</dc:creator>
<guid>http://bazcan.wordpress.com/2009/11/24/ucmak-kus-gryphon-satin-almak-fly/</guid>
<description><![CDATA[merhaba arkadaşlar, World of Warcraft hakkında yazılarım sürüyor. oyunu oynuyorum yeni birşeyler keş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>merhaba arkadaşlar,<br />
World of Warcraft hakkında yazılarım sürüyor. oyunu oynuyorum yeni birşeyler keşfedince yada bir problemle karşılaşınca başkalarınında bunlarla karşılaşacaklarını hesaba katarak blog&#8217;da yayınlıyorum.</p>
<p>geçen gün oynarken yüksek level&#8217;li bir oyuncunun uçarak yanıma geldiğini gördüm. kendi kendime düşündüm, ben at sırtında manuel saatte 30 km hızla giderken, elin oğlu çekmiş altına kartal&#8217;ı (tofaş kartal değil) yüksek irtifadan geziniyor. adamın hızı saatte 100 km.</p>
<p>espiri bir tarafa, wow&#8217;da kuşa sahip olmak <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> , gerçekten çok büyük avantaj. öncelikle büyük oranda hızınız artıyor. bunun yanında yüksek levelli yada elit yaratıklarla karşı karşı gelmekten kaçınabiliyorsunuz. uzak yerlere fly point aramaktan kurtuluyorsunuz.</p>
<div class="wp-caption alignright" style="width: 87px"><img class=" " title="Ilsa Blusterblew" src="http://static.wowhead.com/uploads/screenshots/thumb/59085.jpg" alt="Ilsa Blusterblew" width="77&#34;" height="150" /><p class="wp-caption-text">Ilsa Blusterblew</p></div>
<p>tabi bütün bunlara sahip olmanın bir maliyeti var. öncelikle oyunda zengin olmalısınız. 800 gold kuşa (Gryphon) binmeyi öğrenmek için ödemeniz gereken tutar, artı bunun yanında 100 gold da kendinize bir kuş satın almak için gerekiyor. Ve en önemlisi 60 Level olmanız gerekiyor.  Zaten 60 level olmayan bir oyuncunun 900 altına sahip olması pekte kolay birşey değil.</p>
<p>Bunlara sahipseniz, <strong>Outland &#8211; Shadowmoon&#8217;da Ilsa Blusterbrew</strong> i buluyoruz. Burdan Riding Trainer&#8217;ı satın alıyoruz. Daha sonra Brunn Flamebeard&#8217;dan hangi Gryphon&#8217;u (mitoloji: Aslanbaşlı Kartal) istiyorsak onu satın alıyoruz. İşlem tamam.</p>
<p>Bilmeniz gereken önemli bir nokta;  Gryphon&#8217;u sadece Outland ve Northrend&#8217;de kullanabiliyorsunuz, Eastern Kindoms yada Klimdor&#8217;da malesef bu hayvanla uçamıyorsunuz. Bu yaptığımız işlemle sadece Outland&#8217;da uçabiliyoruz, ufak bir işlemle (950 altın) kuşunuzu Northrend&#8217;de uçabilecek hale getiriyorsunuz, bunu da ileriki bir yazımda sizinle paylaşacağım. İyi eğlenceler.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[arka sıradakiler de bu hafta]]></title>
<link>http://haberler2.wordpress.com/2009/11/24/arka-siradakiler-de-bu-hafta/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 03:20:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>yldz</dc:creator>
<guid>http://haberler2.wordpress.com/2009/11/24/arka-siradakiler-de-bu-hafta/</guid>
<description><![CDATA[OKTAY’DAN GELEN GİZLİ MEKTUP Kemal, Cahit ve Gamze polislerin bulduğu ceseti teşhis etmek için çağır]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img class="size-full wp-image-146 alignleft" style="border:0 none;margin:5px;" title="arka-siradakiler" src="http://haberler2.wordpress.com/files/2009/11/arka-siradakiler.jpg" alt="" width="137" height="103" />OKTAY’DAN GELEN GİZLİ MEKTUP<br />
Kemal, Cahit ve Gamze polislerin bulduğu ceseti teşhis etmek için çağırılırlar. Zaman ilerledikçe Oktay’dan ümidi kesen arka sıradakiler bu gergin ve umutsuz bekleyiş sürecinde zor anlar yaşar. Saffet Oktay’ı arama çalışmalarını sonlandırır. Esra Gamze ve Oktay’ın herkesten sakladıkları evlenme planlarını öğrenir. Gamze gizemli bir mektup alır. Büyük bir kararlılıkla, cevaplarını aradığı soruları sorabilmek için mektubu gönderen kişiyle buluşmaya gider. Ancak Gamze’nin arkadaşlarından ve annesinden gizli peşinden gittiği bu mektup Gamze için kötü bir sürpriz saklıyordur!</p>
<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/-1cZu_2xCBI&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/-1cZu_2xCBI&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.diziler.us/izle/arka-siradakiler-92-bolum.html" target="_blank">arka sıradakiler 92. bölüm</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rompuy opposed Turkey's EU membership]]></title>
<link>http://turkeymacedonia.wordpress.com/2009/11/24/rompuy-opposed-turkeys-eu-membership/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 02:28:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>Yilan</dc:creator>
<guid>http://turkeymacedonia.wordpress.com/2009/11/24/rompuy-opposed-turkeys-eu-membership/</guid>
<description><![CDATA[Belgian Prime Minister Herman Van Rompuy. As the European Union’s 27 government leaders met Thursday]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><!--1st column--></p>
<div><span style="font-family:Verdana;color:#696969;font-size:x-small;"><br />
</span></div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="left">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><img src="http://www.hurriyetdailynews.com/images/2009_11_19/likely-candidate-for-eu-presidency-opposes-turkeys-eu-membership-2009-11-19_l.jpg" alt="Belgian Prime Minister Herman Van Rompuy. AFP photo" /></div>
<div>Belgian Prime Minister Herman Van Rompuy.</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div id="printReady">
<p>As the European Union’s 27 government leaders met Thursday for dinner and tough diplomatic battles over the bloc’s president and foreign policy supremo, it was revealed that new EU president was once a vocal critic of Turkey’s EU membership.</p>
<p>Belgian Prime Minister Herman Van Rompuy said in 2004 that he strongly opposed Turkey’s EU accession, reported EU Observer on its Web site, an independent Web site from Brussels. &#8220;Turkey is not a part of Europe and will never be part of Europe,&#8221; Rompuy said. Rompuy’s opposition was based on Europe’s Christian “fundamental values,” he said in a meeting of the Council of Europe in the Belgian parliament in 2004.</p>
<p>“An expansion of the EU to include Turkey cannot be considered as just another expansion as in the past. The universal values which are in force in Europe, and which are also fundamental values of Christianity, will lose vigor with the entry of a large Islamic country such as Turkey.”</p>
<p>According to the EU Observer, the speech has remained relatively unknown. Belgian officials, however, confirmed that the speech was made but noted that the comments were made when Rompuy was part of the opposition.</p>
<p>&#8220;Things that are said in opposition are different from what you find yourself saying when in government,” one official said. &#8220;Serious politics, however, is to judge someone by what they say and do when in power.”</p>
<p>&#8220;If we ruled out all the politicians that had said awkward things in the past, we&#8217;d have a very short list indeed,&#8221; said another official.</p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lady GaGa - Just Dance Şarkısı &amp; Şarkı Sözü &amp; Çevirisi]]></title>
<link>http://kaangural.wordpress.com/2009/11/23/lady-gaga-just-dance-sarkisi-sarki-sozu-cevirisi/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 18:52:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaangural</dc:creator>
<guid>http://kaangural.wordpress.com/2009/11/23/lady-gaga-just-dance-sarkisi-sarki-sozu-cevirisi/</guid>
<description><![CDATA[Şarkı Sözü ve Çeviri I’ve had a little bit too much Bir nebzeden daha fazla vardı All of the people ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/M65zI9LH-as&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/M65zI9LH-as&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></strong></p>
<p><strong><!--more--></strong><strong>Şarkı Sözü ve Çeviri</strong></p>
<p>I’ve had a little bit too much<br />
Bir nebzeden daha fazla vardı<br />
All of the people start to rush (start to rush by)<br />
Bütün insanlar saldırmaya başladı (saldırmaya başladı)<br />
A dizzy twister dance<br />
Bir baş döndürücü şaşırtıcı dans<br />
Can’t find my drink or man<br />
İçkimi bulamazsın yada erkeğimi<br />
Where are my keys?<br />
Anahtarlarım nerde<br />
I lost my phone<br />
Telefonumu kaybettim<br />
What’s goin� on, on the floor?<br />
Burada neler oluyor?<br />
I love this record baby but I can’t see straight anymore keep it cool What�s the name of this club?<br />
Bu kaydı seviyorum ama daha fazla iyi göremiyorum Bu kulübün adı neydi?<br />
I can’t remember but its alright, a-alright<br />
Hatırlayamadım ama iyi-iyi</p>
<p>Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Gonna be okay<br />
İyi olacak<br />
Da da doo doot-n<br />
Da da doo doot-n<br />
Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Spin that record babe<br />
Şöhretimi geri dön bebek<br />
Da da doo doot-n<br />
Da da doo doot-n<br />
Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Gonna be okay<br />
İyi olacak<br />
D-d-d dance, dance, dance, just<br />
d-d-d dans et, dans et, danset, sadece<br />
J-J-Just dance<br />
S-S- Sadece dans et</p>
<p>Wish I could shut my playboy mouth<br />
Keşke playboyumun çenesini kapatabilseydim</p>
<p>How’d I turn my shirt inside out (inside out right)<br />
Nasıl isterdim t-shirtümün içine dışına (içine dışına doğru)<br />
Control your poison babe<br />
Zehrini kontrol et bebek<br />
Roses have thorns they say,<br />
Güllerin dikenli olduklarını söylerler<br />
And we�re all getting� hosed tonight!<br />
Ve biz bütün hortumlarımızı hazırlıyoruz</p>
<p>What’s goin� on, on the floor?<br />
Burada neler oluyor?<br />
I love this record baby but I can’t see straight anymore keep it cool What�s the name of this club?<br />
Bu kaydı seviyorum ama daha fazla iyi göremiyorum Bu kulübün adı neydi?<br />
I can’t remember but its alright, a-alright<br />
Hatırlayamadım ama iyi-iyi</p>
<p>Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Gonna be okay<br />
İyi olacak<br />
Da da doo doot-n<br />
Da da doo doot-n<br />
Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Spin that record babe<br />
Şöhretime geri dön bebek<br />
Da da doo doot-n<br />
Da da doo doot-n<br />
Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Gonna be okay<br />
İyi olacak<br />
D-d-d dance, dance, dance, just<br />
d-d-d dans et, dans et, danset, sadece<br />
J-J-Just dance<br />
S-S- Sadece dans et</p>
<p>When I come through on the dance floor checkin’ out that catalogue<br />
Geldiğimde ani bir düşüş oldu pistte bu katoloğu kontrol ederken<br />
Can’t believe my eyes so many women without a flaw<br />
Kusur olmadan bir çok kadın gözlerimi tanıyamaz<br />
And I ain’t gonna give it up, steady trying to pick it up like a call<br />
Ve ben vermeyeceğim, sabit bir kazmaya çalışmak  gibi ara<br />
I’m a hit it up beat it up latch on to it until tomorrow yeah<br />
Vurup dövüyorum yarın olana kadar anlıyorum , evet<br />
Shorty I can see that you got so much energy<br />
Kısaca çok olan enerjini görebiliyorum</p>
<p>The way you twirlin’ up them hips round and round<br />
Fırıl fırıl dönüp giderken onların kalçaları dönüyor ve dönüyorlardı<br />
And there is no reason that at all why you can’t leave here with me<br />
Ve burada sebep yok her nedense benimle birlikte buradan ayrılamadığına dair<br />
In the mean time stay let me watch you break it down and<br />
İyi bir zamanda seni izlerken ortalığı dağıtmama izin ver ve</p>
<p>Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Gonna be okay<br />
İyi olacak<br />
Da da doo doot-n<br />
Da da doo doot-n<br />
Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Spin that record babe<br />
Şöhretime geri dön bebek<br />
Da da doo doot-n<br />
Da da doo doot-n<br />
Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Gonna be okay<br />
İyi olacak<br />
D-d-d dance, dance, dance, just<br />
d-d-d dans et, dans et, danset, sadece<br />
J-J-Just dance<br />
S-S- Sadece dans et<br />
J-J-JUST DANCE!</p>
<p>Half psychotic sick hypnotic got my blueprint its symphonic<br />
Yarı düşünce bozukluğu olan hipnotiklerde benim mavi izim var bu çok semfonik<br />
Half psychotic sick hypnotic got my blueprint electronic<br />
Yarı düşünce bozukluğu olan hipnotiklerde benim  mavi izim var elektronik<br />
Half psychotic sick hypnotic got my blueprint its symphonic<br />
Yarı düşünce bozukluğu olan hipnotiklerde benim mavi izim var bu çok semfonik<br />
Half psychotic sick hypnotic got my blueprint electronic<br />
Yarı düşünce bozukluğu olan hipnotiklerde benim  mavi izim var elektronik</p>
<p>Go! Your your muscle car-ve it out work it, hustle!<br />
İlerle! Senin arabanla dışarı içe gidip itelim<br />
Don’t Slow! Drive it, clean it lysol, bleed it<br />
Yavaşlama!Sür,lizolle temizle,kanat<br />
Spend the last dough in your pocko!<br />
Paranı harca pockonun içindekine</p>
<p>Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Gonna be okay<br />
İyi olacak<br />
Da da doo doot-n<br />
Da da doo doot-n<br />
Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Spin that record babe<br />
Kaydıma geri dön bebek<br />
Da da doo doot-n<br />
Da da doo doot-n<br />
Just dance<br />
Sadece dans et<br />
Gonna be okay<br />
İyi olacak<br />
D-d-d dance, dance, dance, just<br />
d-d-d dans et, dans et, danset, sadece<br />
J-J-Just dance<br />
S-S- Sadece dans et</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ovit Dağı’ndaki 18 çığzede kurtuldu]]></title>
<link>http://krizyonetimi.wordpress.com/2009/11/23/ovit-dagi%e2%80%99ndaki-18-cigzede-kurtuldu/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 14:02:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>bahadirkhan</dc:creator>
<guid>http://krizyonetimi.wordpress.com/2009/11/23/ovit-dagi%e2%80%99ndaki-18-cigzede-kurtuldu/</guid>
<description><![CDATA[Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde okuyan ve bayram tatilini aileleriyle geçirmek için Rize’ye giderke]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8636/9298636.jpg" alt="" /><br />
Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde okuyan ve bayram tatilini aileleriyle geçirmek için Rize’ye giderken Ovit Dağı’nda çığ düşmesi sonucu mahsur kalan 16 öğrenci ile şofor ve muavini 30 saat sonra kurtarıldı.</p>
<p>Öz İspir Seyahat´e ait 25 EC 912 plakalı midibüs önceki gün saat 17.00’de Erzurum’dan hareket etti. Gümüşhane güzergahı yerine 17.00-07.00 saatleri arasında kapalı olması gereken Ovit güzergahını kullanan midibüs, Ovit Dağı´nda; İspir’e 35, İkizdere’ye 30 kilometre mesafede çığ düşmesi sonucu mahsur kaldı. Sürücü Hasan Aslan telefonla yardım istedi. Midibüs yolcularından Atatürk Üniversitesi Muhasebe Bölümü öğrencisi Funda Fener de saat 03.00 sıralarında babasını telefonla arayarak, “Baba çok korkuyoruz. Aracın mazotu bitti. Donmak üzereyiz. Bizi kurtarın” dedi. Midibüsün  mahsur kaldığı haberi üzerine Karayolları ekipleri, Erzurum ve Rize Valilikleri, sivil savunma ve AKUT ekipleri öğrencileri kurtarmak için seferber oldu. Yoğun kar ve çığ nedeniyle midibüse ulaşılamakta zorluk çekildi. Kurtarma çalışmalarına Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da katıldı. Rize’den yola çıkan ekipler gece yarısı midibüse ulaştı. Soğuktan titreşen yolculara ilk etapta yiyecek ve giyecek takviyesi yapıldı. Midibüs yolcularının sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. </p>
<p>Karda 30 saatlik kurtarma savaşı</p>
<p>ÜNİVERSİTELİ öğrencileri kurtarmak için Genelkurmay bölgeye helikopter gönderdi. Ancak Diyarbakır’dan gelen askeri helikopterler Ovit’te midibüsün mahsur kaldığı bölgeye inemedi. Bunun üzerine Ankara’dan Türk Silahlı Kuvvetler Özel kuvvetler Komutanlığı’na bağlı 15 kişilik Doğal Afet Arama Kurtarma (DAK) ekibi, iki helikopterle İspir’e gelip, üç arazi cipiyle Ovit Dağı’na gitti. AKUT ekipleriyle Sivil Savunma görevlileri de bölgeye ulaşmak için yoğun karda mücadele verdi. Müjdeli haber gece yarısı çıktı. Rize’den hareket eden kurtarma ekipleri 30 saat sonra midibüse ulaşarak yolcuları kurtardı.<br />
<!--more--><br />
Firmaya dava açılmalı</p>
<p>RİZE Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu, uyarı levhasını hatırlatarak, “Belli saatlerin dışında bu aracın gelmemesi lazımdı. Firmaya dava açılmalı” diye konuştu. Ardahan-Şavşat karayolunda mahsur kalan, aralarında Kars Milli Eğitim Müdürü Recep Aktaş ile Bayındırlık ve İskan Müdürü Hasan Saka’nın da bulunduğu 17 kişi kurtarıldı.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yerel yönetimlere ''CBS'' şart ]]></title>
<link>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/23/yerel-yonetimlere-cbs-sart-2/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 13:57:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>bahadirkhan</dc:creator>
<guid>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/23/yerel-yonetimlere-cbs-sart-2/</guid>
<description><![CDATA[&#8221;Coğrafi Bilgi Sistemleri Günü&#8221; düzenlenen sempozyumla kutlandı. Büyükşehir Belediyesiyl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&#8221;Coğrafi Bilgi Sistemleri Günü&#8221; düzenlenen sempozyumla kutlandı. Büyükşehir Belediyesiyl]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Coğrafi Bilgi Sistemleri Uygulamaları paneli başladı  ]]></title>
<link>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/23/cografi-bilgi-sistemleri-uygulamalari-paneli-basladi/</link>
<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 13:52:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>bahadirkhan</dc:creator>
<guid>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/23/cografi-bilgi-sistemleri-uygulamalari-paneli-basladi/</guid>
<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, kent bilgi sisteminin çağdaş bir belediye için ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, kent bilgi sisteminin çağdaş bir belediye için ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lady Gaga - Paparazzi Şarkı &amp; Şarkı Sözü &amp; Çevirisi]]></title>
<link>http://kaangural.wordpress.com/2009/11/22/lady-gaga-paparazzi-sarki-sarki-sozu-cevirisi/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 21:14:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaangural</dc:creator>
<guid>http://kaangural.wordpress.com/2009/11/22/lady-gaga-paparazzi-sarki-sarki-sozu-cevirisi/</guid>
<description><![CDATA[We are the crowd, we&#8217;re c-comin&#8217; out Biz kalabalığız,ortaya çıkıyoruz Got my flash on, i]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/dOrKLUlh-To&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/dOrKLUlh-To&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p><!--more-->We are the crowd, we&#8217;re c-comin&#8217; out<br />
Biz kalabalığız,ortaya çıkıyoruz<br />
Got my flash on, it&#8217;s true<br />
Işık tutuyorum bu doğru<br />
Need that picture of you<br />
Senin resmine ihtiyacım var<br />
It so magical, we&#8217;d be so fantastical<br />
Bu çok sihirli, çok sihirli olmak istiyoruz</p>
<p>Leather and jeans, garage glamorous<br />
Deri ve ceketler,garaj ışıltısı<br />
Not sure what it means<br />
Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum<br />
But this photo of us it don&#8217;t have a price<br />
Ama bizim resmimizin bir fiyatı yok<br />
Ready for those flashing light<br />
Flash ışıkları için hazırlan<br />
&#8216;Cause you know that baby, I<br />
Çünkü bunu biliyorsun bebek, ben</p>
<p>I&#8217;m your biggest fan, I&#8217;ll follow you until you love me<br />
Ben senin en büyük hayranınım, beni sevene kadar seni takip edeceğim<br />
Papa, paparazzi<br />
Paparazi<br />
Baby, there&#8217;s no other superstar, you know that I&#8217;ll be<br />
Bebek orada başka süper star yok biliyorsun ben olacağım<br />
Your papa, paparazzi<br />
Senin paparazin</p>
<p>Promise I&#8217;ll be kind<br />
Söz veriyorum nazik olacağım<br />
But I won&#8217;t stop until that boy is mine<br />
Ama bu çocuk benim olana kadar durmayacağım<br />
Baby, you&#8217;ll be famous, chase you down until you love me<br />
Bebek ünlü olacaksın, beni sevene kadar seni takibe devam edeceğim<br />
Papa, paparazzi<br />
Paparazi</p>
<p>I&#8217;ll be your girl backstage at your show<br />
Şovunda perde arkasında senin kızın olacağım<br />
Velvet ropes and guitars<br />
Kadife ipler ve gitarlar<br />
Yeah, cause you&#8217;re my rock star in between the sets<br />
Evet set arasında benim rock starımsın<br />
Eyeliner and cigarettes<br />
Göz kalemi ve sigaralar</p>
<p>Shadow is burnt, yellow dance and we turn<br />
Gölge yandı, sarı dans ve dönüyoruz<br />
My lashes are dry, purple teardrops I cry<br />
Kirpiklerim kuru mor göz yaşları ağlıyorum<br />
It don&#8217;t have a price, loving you is cherry pie<br />
Bir fiyatı olması gerekmez seni seviyorum vişneli kekim</p>
<p>&#8216;Cause you know that baby, I<br />
Çünkü bunu biliyorsun bebek, ben</p>
<p>I&#8217;m your biggest fan, I&#8217;ll follow you until you love me<br />
Ben senin en büyük hayranınım, beni sevene kadar seni takip edeceğim<br />
Papa, paparazzi<br />
Paparazi<br />
Baby, there&#8217;s no other superstar, you know that I&#8217;ll be<br />
Bebek orada başka süper star yok biliyorsun ben olacağım<br />
Your papa, paparazzi<br />
Senin paparazin</p>
<p>Promise I&#8217;ll be kind<br />
Söz veriyorum nazik olacağım<br />
But I won&#8217;t stop until that boy is mine<br />
Ama bu çocuk benim olana kadar durmayacağım<br />
Baby, you&#8217;ll be famous, chase you down until you love me<br />
Bebek ünlü olacaksın, beni sevene kadar seni takibe devam edeceğim<br />
Papa, paparazzi<br />
Paparazi</p>
<p>Real good, we dance in the studio<br />
Gerçekten iyi stüdyoda dans ediyoruz<br />
Snap, snap to that shit on the radio<br />
Çat çat radyoda yediğim b*k<br />
Don&#8217;t stop for anyone<br />
Kimse için durma<br />
We&#8217;re plastic but we still have fun<br />
Biz plastiğiz(taş bebek) ama hala eğleniyoruz</p>
<p>I&#8217;m your biggest fan, I&#8217;ll follow you until you love me<br />
Ben senin en büyük hayranınım, beni sevene kadar seni takip edeceğim<br />
Papa, paparazzi<br />
Paparazi<br />
Baby, there&#8217;s no other superstar, you know that I&#8217;ll be<br />
Bebek orada başka süper star yok biliyorsun ben olacağım<br />
Your papa, paparazzi<br />
Senin paparazin</p>
<p>Promise I&#8217;ll be kind<br />
Söz veriyorum nazik olacağım<br />
But I won&#8217;t stop until that boy is mine<br />
Ama bu çocuk benim olana kadar durmayacağım<br />
Baby, you&#8217;ll be famous, chase you down until you love me<br />
Bebek ünlü olacaksın, beni sevene kadar seni takibe devam edeceğim<br />
Papa, paparazzi<br />
Paparazi</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İngilizcemin Bahar Havasını Kışa Çevirdin Sınav! <a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://wp.me/pEKH9-3h"></a>]]></title>
<link>http://kabakulak.wordpress.com/2009/11/22/ingilizcemin-bahar-havasini-kisa-cevirdin-sinav/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 16:18:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>kabakulak</dc:creator>
<guid>http://kabakulak.wordpress.com/2009/11/22/ingilizcemin-bahar-havasini-kisa-cevirdin-sinav/</guid>
<description><![CDATA[Hayatımda tanıdığım Türkçeyi en iyi kullanan kişi babam. Yazıda da konuşmada da enteresan bir titizl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://kabakulak.wordpress.com/files/2009/11/sinavoloji.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-204" title="sınavoloji" src="http://kabakulak.wordpress.com/files/2009/11/sinavoloji.jpg?w=258" alt="" width="210" height="223" /></a>Hayatımda tanıdığım Türkçeyi en iyi kullanan kişi babam. Yazıda da konuşmada da enteresan bir titizliği var. Anneme göre aynı titilziği temizliğine gösterse dünyanın en temiz insanı bile olabilir.</p>
<p>/fiziksel olarak temizlik yani!/</p>
<p>Enteresan bir bakış açısına sahip bir adam babam. Devletini, hükümetlerin bile sevmediği kadar çok seviyor. ne şovenistliğe kaçıyor ne ümmetçiliğe, ne ulusalcı oluyor ne liberal. değişik bir adam değişik bir tür. Neyse Türkçe kullanımı diyordum. Sosyal iletişim aracının paşası msn de geçen küçük bir konuşmamızla şöyle örneklendireyim;</p>
<p>&#160;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Baba :</strong> Oğlum, merhaba nasılsın? Okul işleri nasıl gidiyor? Vizeleriniz başladı mı?</p>
<p><strong>Kulak :</strong> iii baba ya nolsun yua hocalar filan işte vizlerdede zıplıyoruz yerimizde işte puhahah..<br />
<strong>Baba :</strong> Oğlum! Hayvanoğlu havyan! Neden böyle baştan savma yazıyorsun? Neden dikkat etmiyorsun?<br />
<strong>Kulak :</strong> ok baba daa dikkatli olcam sonrakine söz<br />
<strong>Baba :</strong> Eşekoğlu eşek!</p>
<p>tabi böyle babalar internetin arka planı güvencesiyle arada şaka da yapıyor misal;</p>
<p><strong>Baba :</strong> Merhaba Kulak&#8217; ım ben annen. Nasılsın?</p>
<p>Hadi ordan ya. Annem o kadar imla kuralının dilimizde olduğunu bile bilmiyor. İlahi baba güldürdün beni.</p>
<p>Babam bu denli Türkçeye önem verirken, ben paso ingilizce çalışıyorum gelecekte hiçbir bok işime yaramasa o yarar diyerek. Tabi babam inanılmaz sinirleniyor, &#8220;Ha! Yani Türkçe&#8217; nin bokunu yedin kaldı İngilizce öyle mi oğlum?!&#8221; titizlik ve kibarlığıyla. Ama tabi biz milenyum gençleri olarak,</p>
<p>/yani her boka el atan ama hiçbir bok olamayan!/</p>
<p>uvzumuzun dikine gitmeyi çok seviyoruz.</p>
<p>/bayan okurları tenzih ederim!/</p>
<p>Aylarca çalıştığımız KPDS&#8217; nin meyvelerini almak üzere sınav olacağımız ağaca gittik bugün abimle. Sorular çok bomba kazık tabi. Ben daha sınav başlamadan kendimi hazırlamıştım kazık soruyla karşılaşırsam atıp geçecem diye. Sınav 1 saat önce bitince sınavın baya kazık olduğu çıktı meydana. Sınavdan çıktım abimin sınav olduğu sınıfa şöyle bir göz attım ki abim, cevap kağıdıyla soru kitapçığı arasında süzücü hızda geçişler yapıyor. Mevzuyu hemen anladım tabi, abim sınavı yetiştirememiş.</p>
<p>Hayırlısı diyip kadersel bir yönelişten sonra sınav herkes için bitti. Abim çıktığında suratındaki sinirsel mimikler tezimde ne denli haklı olduğumu gösteriyordu. Hani baştan korkar gibi oldum da sonradan soruverdim, Abi sınav nasıldı diye. &#8220;Yürü yetişmedi!&#8221; deyince yüreğime su serpildi.</p>
<p>/ne bencil adamım onu da görün bak!/</p>
<p>Sınav berbattı. Babam haklı ben ki 45 Türkçe sorusundan 25 neti zor çıkarmış bir öss genci. Neyime benim ingilizce sınavı. Ha çok biliyorsan bulursun sokakta elinde &#8220;loonly planet&#8221; kitabıyla iki turist. Aşağıdaki kalıpları kullanırsın. Etrafında da havanı atarsın. Öyle sınava girip kendini cümle aleme &#8220;ulan hani bu kabakulak ingilizce biliyordu!&#8221; diye rezil etmezsin.</p>
<p>Bunlarda yukarıda, aşağıda dediğim ingilizce temel kalıplar;</p>
<p>-hello hav ar yu?<br />
-wer ar yu from<br />
-so farrr<br />
-way kam to hiyır<br />
-oh griiiyyyt<br />
-evriting is gud?<br />
-veri vell, nays tu mit yu. si yu.</p>
<p>İdda ediyorum bu kalıpları sırasıyla kullanın tam bir iletişime geçmiş sayılacaksınız. Bütün turistlerde işe yarıyor. Sınavlardan uzak durun. Havanız olsun yeter..</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://wp.me/pEKH9-3h" target="_blank"><img src="http://denqesiz.com/resim/icon_facebook.jpg" alt="facede paylaş" width="30" height="30" /></a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şehit Ömer'e... - Saad Ebu Furkan]]></title>
<link>http://jihadinasheed.wordpress.com/2009/11/22/sehit-omere-saad-ebu-furkan/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 10:02:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>Al Makdisi</dc:creator>
<guid>http://jihadinasheed.wordpress.com/2009/11/22/sehit-omere-saad-ebu-furkan/</guid>
<description><![CDATA[Şehid Saad Ebu Furkan (rahimehullah) kendinsinden 1 yıl önce şehid olan Ebu Ömer için bestelemiş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Şehid Saad Ebu Furkan (rahimehullah) kendinsinden 1 yıl önce şehid olan Ebu Ömer için bestelemiş]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Biz Allah'ın Mücahidleri - Saad Ebu Furkan]]></title>
<link>http://jihadinasheed.wordpress.com/2009/11/22/biz-allahin-mucahidleri-saad-ebu-furkan/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 09:51:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Al Makdisi</dc:creator>
<guid>http://jihadinasheed.wordpress.com/2009/11/22/biz-allahin-mucahidleri-saad-ebu-furkan/</guid>
<description><![CDATA[Biz Allah&#8217;ın Mücahidleri Saad Ebu Furkan (rahimehullah) &nbsp;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Biz Allah&#8217;ın Mücahidleri Saad Ebu Furkan (rahimehullah) &nbsp;]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Drowning Pool - Bodies Şarkı &amp; Şarkı Sözleri &amp; Çevirisi]]></title>
<link>http://kaangural.wordpress.com/2009/11/22/drowning-pool-bodies-sarki-sarki-sozleri-cevirisi/</link>
<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 00:40:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaangural</dc:creator>
<guid>http://kaangural.wordpress.com/2009/11/22/drowning-pool-bodies-sarki-sarki-sozleri-cevirisi/</guid>
<description><![CDATA[Bana 3 ay önce kuzenim dinletmişti . Kendisi rock dinlemez ama bu şarkıyı çok seviyordu . Bende sevm]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/sO_QntXc-c4&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' /><param name='allowfullscreen' value='true' /><param name='wmode' value='transparent' /><embed src='http://www.youtube.com/v/sO_QntXc-c4&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;showsearch=0&#038;hd=0' type='application/x-shockwave-flash' allowfullscreen='true' width='425' height='350' wmode='transparent'></embed></object></span></p>
<p><strong>Bana 3 ay önce kuzenim dinletmişti . Kendisi rock dinlemez ama bu şarkıyı çok seviyordu . Bende sevmem ama bir dinleyeyim dedim ve beğendim . İzleyin &#38; Dinleyin (:</strong></p>
<p><!--more-->Bodies<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the &#8230;<br />
Floor!!!</p>
<p>Beaten why for? (why for?)<br />
Can&#8217;t take much more&#8230;</p>
<p>Here we go! Here we go! Here we go!</p>
<p>One - Nothing wrong with me<br />
Two - Nothing wrong with me<br />
Three - Nothing wrong with me<br />
Four - Nothing wrong with me<br />
One - Something&#8217;s got to give<br />
Two - Something&#8217;s got to give<br />
Three - Something&#8217;s got to give<br />
Now!</p>
<p>Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor</p>
<p>Push me again<br />
This is the end</p>
<p>Here we go! Here we go! Here we go!</p>
<p>One - Nothing wrong with me<br />
Two - Nothing wrong with me<br />
Three - Nothing wrong with me<br />
Four - Nothing wrong with me<br />
One - Something&#8217;s got to give<br />
Two - Something&#8217;s got to give<br />
Three - Something&#8217;s got to give<br />
Now!</p>
<p>Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor</p>
<p>Skin against skin, blood and bone<br />
You&#8217;re all by yourself but you&#8217;re not alone<br />
You wanted in<br />
Now you&#8217;re here<br />
Driven by hate, consumed by fear</p>
<p>Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor!</p>
<p>One - Nothing wrong with me<br />
Two - Nothing wrong with me<br />
Three - Nothing wrong with me<br />
Four - Nothing wrong with me<br />
One - Something&#8217;s got to give<br />
Two - Something&#8217;s got to give<br />
Three - Something&#8217;s got to give<br />
Now!</p>
<p>Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Let the bodies hit the floor<br />
Heey!<br />
Go!<br />
Heey!<br />
Go!<br />
Heey!<br />
Go!<br />
Heey!<br />
Go!</p>
<p>Vucudlar<br />
Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun</p>
<p>Yenilmek ne icin (Ne icin ?)<br />
Dayanma gücüm kalmadi</p>
<p>Hadi bakalim, hadi bakalim, hadi bakalim</p>
<p>Bir- bende hersey yolunda , ben iyiyim<br />
İki - bende hersey yolunda , ben iyiyim<br />
Üc - bende hersey yolunda , ben iyiyim<br />
Dört - bende hersey yolunda , ben iyiyim<br />
Bir - bir seyler yapilmasi lazim<br />
İki - bir seyler yapilmasi lazim<br />
Üc - bir seyler yapilmasi lazim</p>
<p>Simdi</p>
<p>Beni tekrar sar<br />
Iste bu son</p>
<p>Hadi bakalim</p>
<p>Ten tene karsi, kan ve kemik<br />
Sen seninlesin ama yalniz degilsin<br />
Bunu sen istedin<br />
Simdi burdasin<br />
Nefretle ilerledin<br />
Korkuyla kaldin</p>
<p>Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun</p>
<p>Bir- bende hersey yolunda , ben iyiyim<br />
İki - bende hersey yolunda , ben iyiyim<br />
Üc - bende hersey yolunda , ben iyiyim<br />
Dört - bende hersey yolunda , ben iyiyim<br />
Bir - bir seyler yapilmasi lazim<br />
İki - bir seyler yapilmasi lazim<br />
Üc - bir seyler yapilmasi lazim</p>
<p>Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun<br />
Birak bedenini dibe vursun</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güzel Sözler Masaüstü Resimleri]]></title>
<link>http://imedyapictures.wordpress.com/2009/11/20/guzel-sozler-masaustu-resimleri/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 09:56:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>imedyapictures</dc:creator>
<guid>http://imedyapictures.wordpress.com/2009/11/20/guzel-sozler-masaustu-resimleri/</guid>
<description><![CDATA[1024X768 | JPEG | 30 FILES | 14.8 MB | RAR RAPID-SHARE DOWNLOAD]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://img132.imageshack.us/img132/7585/sozluresimler.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>1024X768 &#124; JPEG &#124; 30 FILES &#124; 14.8 MB &#124; RAR</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://rapidshare.com/files/268295839/Guzel_Sozler_Masaustu_Resimleri.rar" target="_blank">RAPID-SHARE DOWNLOAD</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yerel yönetimlere ''CBS'' şart ]]></title>
<link>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/20/yerel-yonetimlere-cbs-sart/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 02:20:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>bahadirkhan</dc:creator>
<guid>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/20/yerel-yonetimlere-cbs-sart/</guid>
<description><![CDATA[&#8221;Coğrafi Bilgi Sistemleri Günü&#8221; düzenlenen sempozyumla kutlandı. Büyükşehir Belediyesiyl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[&#8221;Coğrafi Bilgi Sistemleri Günü&#8221; düzenlenen sempozyumla kutlandı. Büyükşehir Belediyesiyl]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AOL also likely to eye sale of MapQuest--Is Microsoft a possible buyer?]]></title>
<link>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/20/aol-also-likely-to-eye-sale-of-mapquest-is-microsoft-a-possible-buyer/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 02:17:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>bahadirkhan</dc:creator>
<guid>http://gisturk.wordpress.com/2009/11/20/aol-also-likely-to-eye-sale-of-mapquest-is-microsoft-a-possible-buyer/</guid>
<description><![CDATA[It has been rumoured that AOL is going to sell some of its peripheral properties. As part of this ef]]></description>
<content:encoded><![CDATA[It has been rumoured that AOL is going to sell some of its peripheral properties. As part of this ef]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yangınla mücadele eğitimle başlar]]></title>
<link>http://krizyonetimi.wordpress.com/2009/11/20/yanginla-mucadele-egitimle-baslar/</link>
<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 02:13:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>bahadirkhan</dc:creator>
<guid>http://krizyonetimi.wordpress.com/2009/11/20/yanginla-mucadele-egitimle-baslar/</guid>
<description><![CDATA[İstanbul İtfaiyesi&#8217;nin yangın eğitimi verdiği ve tatbikat yaptığı okullar arasında Kadıköy]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://www.kenthaber.com/Resimler/2007/09/09/00236370.jpg" alt="" /><br />
İstanbul İtfaiyesi&#8217;nin yangın eğitimi verdiği ve tatbikat yaptığı okullar arasında Kadıköy&#8217;den de Acıbadem İlköğretim Okulu ile Göztepe İhsan Kurşunoğlu Lisesi de var.</p>
<p>İstanbul İtfaiyesi&#8217;nin afet ve yangınlara karşı bilinçli nesiller yetiştirmek amacıyla başlattığı eğitim tatbikatları aralıksız devam ediyor. Afet ve yangınlara karşı bilinçli nesiller yetiştirmek amacı ile başlattılan eğitim seferberliğine Kadıköy Acıbadem ilköğretim Okulu, Silivri Nurullah Baldöktü İlköğretim Okulu, Göztepe İhsan Kurşunoğlu Lisesi, Avcılar Güngör Tekiner İlköğretim Okulu ile Esenyurt Şehit Fevzi Kutlu Kalkancı İlköğretim Okulu’nda yapılan eğitim tatbikatlarıyla devam edildi. İki aşamada gerçekleştirilen eğitim tatbikatlarının birinci aşamasında öğrencilere İtfaiye hakkında genel bilgiler veriliyor. Genel bilgilerden sonra, olası afet ve yangınlar öncesi alınması gereken tedbirler, afet bölgesindeki tehlikelerle birlikte, afet ve yangın esnasında yapılması gerekenler hakkında teorik bilgiler veriliyor. </p>
<p>Tatbikatın ikinci aşamasında öğrencilere yangın söndürmede kullanılan ekipmanlar tanıtılarak nasıl kullanılacağı ve yangına nasıl müdahale edileceği uygulamalı olarak gösteriliyor.<br />
<!--more--><br />
Türkiye’nin ilk yangın eğitim merkezi<br />
Yangın eğitimi veren İtfaiye Eğitim Merkezi (İBİTEM) 1988 yılında kuruldu. İtfaiye Destek Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı olan İtfaiye Eğitim Merkezi, yangınla mücadelede eğitim ve araştırma görevlerini yürütüyor. Türkiye’nin ilk itfaiye eğitim merkezi olan İBİTEM’de, toplam 75 personel görev yapıyor. İstanbul İtfaiyesi’nin 2007 yılında hayata geçirdiği “İtfaiye Gönüllüleri Projesi” kapsamında yılın 365 günü kesintisiz eğitim hizmeti veriliyor.<br />
Gerekli görülen hallerde diğer birimlerde görev yapan personel eğitmen olarak görevlendiriliyor.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Windows 7 Final Tüm Sürümler Türkçe]]></title>
<link>http://hdpc.wordpress.com/2009/11/20/windows-7-final-tum-surumler-turkce/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 18:57:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>hdpc</dc:creator>
<guid>http://hdpc.wordpress.com/2009/11/20/windows-7-final-tum-surumler-turkce/</guid>
<description><![CDATA[Windows 7 Final Tüm Sürümler Türkçe Click this bar to view the full image. Windows 7 ORJİNAL RETAİL ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Windows 7 Final Tüm Sürümler Türkçe Click this bar to view the full image. Windows 7 ORJİNAL RETAİL ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Genel]]></title>
<link>http://metinsonmezilkogretimokulu.wordpress.com/2009/11/20/genel/</link>
<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 09:41:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>metinsonmezilkogretimokulu</dc:creator>
<guid>http://metinsonmezilkogretimokulu.wordpress.com/2009/11/20/genel/</guid>
<description><![CDATA[Okulumuz1998 yılında eğitim öğretime açılmıştır.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Okulumuz1998 yılında eğitim öğretime açılmıştır.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Banabak]]></title>
<link>http://irmakcan.wordpress.com/2009/11/01/banabak/</link>
<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 10:11:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>irmakcan</dc:creator>
<guid>http://irmakcan.wordpress.com/2009/11/01/banabak/</guid>
<description><![CDATA[Doğan Timurlenk ile Tepebaşı’na atölyeme taşındığımda tanıştık.  Malumunuz resimle iştigal eden biri]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://irmakcan.wordpress.com/files/2009/11/banabak1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-162" title="Banabak" src="http://irmakcan.wordpress.com/files/2009/11/banabak1.jpg?w=300" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Doğan Timurlenk ile Tepebaşı’na atölyeme taşındığımda tanıştık.  Malumunuz resimle iştigal eden biri olduğumdan yeni mahallemde acilen bir çerceveci edinmem gerekiyordu. Sofyalı Sokak’ın kıdemli esnaflarından Doğan Bey işte bu vesileyle hayatıma girdi.</p>
<p>Bir ay kadar önce avukat bir arkadaşım ve eşi ile bir seri İstanbul gravürünü çerçeveletmek üzere Timurlenk Cam’ın yolunu tuttuk yine.  Mütevazi baskıları güzel çerçevelerle giydirtip biraz daha gösterişli kılmaktı amacımız.  Onlarca resme paspartu ve çerçeve beğenmeye calışırken dikkatim dağılmış olmalı ki yerde duran bir kara kalem gözüme ilişti.  Perspektifiyle oynanmış tuhaf bir kutu, belki de oda içerisine yerleştirilmiş olduğu anlaşılan bir metronom resmiydi bu.  Resim dükkanın duvarlarını işgal eden İstanbul manzaralarından oldukça farklıydı.  Doğan Bey’e sorduğumda resmin çercevelenmek üzere kendisine bırakıldığını ancak sanatçının çerceveye verecek parası olmadığı için satılık olduğunu öğrendim.  Kendisine etraftaki diğer işlerden çok daha ilginç olduğunu düşündüğüm bu resmi vitrine koymasını tavsiye ettim.  Uzadıkça uzayan seansımız hala devam ederken ve belki de bilmem kaç tane demli çayın verdiği heyecanla diğer projelerimiz için yer aradığımızdan bahsettim Doğan Bey’e.  Timurlenk Cam’ın Sofyalı Sokak sonunda Asmalımescit Sokak üzerinde bir dükkanı daha olduğunu öğrendik bunun üzerine.  Konu konuyu açıyor Timurlenk Cam’da gerçekleştirmek üzere olduğumuz projenin manzarası da hızla netleşiyordu.  Arkadaşımla son çerceve seçimimiz üzerinde de birbirimizi kırmadan mutabık kaldığımız sıralarda Doğan Bey’le dükkanlarından birinde elindeki resimleri sergilemeyi konuşmaya baslamıştık bile.  Zaten Timurlenk Cam’ın İstanbul’un şu günlerde en gözde ve civcivli iki sokağının tam köşesinde yer alan diğer dükkanının enfes vitrinini gördükten sonra bu projenin gerçekleşmesi gerektiği konusunda kimsenin şüphesi kalmayacaktı.</p>
<p>Arkadaşlarım Dilara Moran ve Aslı Aktuğ’un teşvik ve desteğiyle bir Cuma günü bu fikri hayata geçirmeye karar verdik.  Atıl duran ikinci dükkanına hayat öpücüğü vereceğimizi hisseden Doğan Bey de bütün kaynaklarını seferber etti ve projemizi bir hafta gibi kısa bir süre içerisinde kotarmak üzere kolları sıvadık.  Giriştiğimiz maceranın başlama noktasının bir çerceveci olmasından hareketle bir resmin neden çerçevelendiğini sorduk kendimize.  Çerçevenin aslında ‘bana bak’ dedirtmek için resme giydirildiğini farkettiğimizde kolektifimizin ve projemizin ismini de bulmuş olduk, BANABAK.</p>
<p>Sergimizin açıldığı 2 Ekim tarihine kadar dükkanda ve Doğan Bey’e ait binlerce resmin bulunduğu diğer mekanlarda hummalı bir çalışmaya giriştik ve ‘çerçeveci resmi’ tanımı dışında kalan değişik resmileri bir bir ayıklamaya başladık.  Kıyıda köşede kalmış hiçbir resmi atlamadan aralarından farklı olanları çıkartıp bir kenara ayırdık ve sıra asmaya geldiğinde galeri askısından uzak durmaya çalışarak kavramsal çerçevemize layık farklı bir tür askı geliştirmeye özen gösterdik.</p>
<p>İddiasız olmakta iddialı, samimi ve cilveli bu ilk projemiz kapsamında sanata gönül verip göz önünde olmayan sanatçının (“outsider artist”) hamisi olan Doğan Bey’in hatırı sayılır arşivinde yer alan binlerce resim arasından seçilen bir grup işi görünürlük ve gösterim ekseninde yeniden kurguladık.  Beyoğlu’nda 1950’den beri faaliyet gösteren Timurlenk Cam’ın resim belleğinde giriştiğimiz arkeolojik faaliyet sonucu Doğan Bey’in resim tutkusuna odaklandık ve Doğan Timurlenk’in sanat camiasındaki duruşunu sorgularken güncel sanatın yerel sanatla buluştuğu noktayı da yakalamak istedik.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Yeni bir eser meydana getirmek için kendi yapmadığımız bu resimleri muzipçe ‘hack’ edip ‘malzeme’ olarak kullandık.   Projemizi güncel sanat ortamında yapılmış gamsız bir jest olarak gördük.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Resimleri seçip asarken bir nevi küratörlük egzersizi de yapmış olduk aslında.  Çerçeveci ile sanatçının yollarının kesiştiği bir adreste yeri gelmişken çerçeve ile resim arasındaki girift ilişkiyi de sorguladık.  Resimleri ‘bulundukları’ çerçevecide sergileyip iç içe geçmiş üç özgün mekanın dokusundan ve tarihinden fon olarak faydalanırken sergi mekanı ile sanat eseri arasındaki etkileşime de işaret etmeye calıştık.  Nihayetinde sanatçı ve sanat eseri ‘bana bak’ derken yerelliğinde kaybolmaya yüz tutmuş koleksiyoner ve koleksiyonundan yola çıktık ve küresel sanat çağında yerel olmak ne demek sorusuna da cevap aradık.</p>
<p>Serginin açık olduğu üç hafta boyunca mahalleyle girmiş olduğumuz diyaloğun daha çok farkına vardık.  Asmalımescit esfanıyla ve müdavimleriyle geçirdiğimiz uzun günler ve geceler sonunda aslında kimsenin pek de farkında olmadığı bu özel mekanı tekrar görünür kıldığımızı anlayınca mutlu olduk.  Vitrinimizi kaplayan BANABAK yazısının önünde çaylarımızı yudumlarken sokaktan geçen eş dostla hoş sohbetlere daldık ve projemizin sosyal çerçevesinin sefasını sürdük.  Çaycısından bakkalına mahallelinin topyekün gayretiyle sıcak bir buluşma noktası ve merak uyandıran bir odak noktası haline gelen sergimizin dükkana ve mahallesine sağladığı katma değeri gördüğümüzde tekrar BANABAK dediğimizde yeni katma değerler yaratmak konusunda mutabık kaldık.  Güncel olmaya çalıştık, yerel olduk ve yeni dostlar edindik.  Biz bu işi çok sevdik.</p>
<p>Bize bakanlara çok teşekkür ederiz.</p>
<p><a href="http://www.banabak.org">www.banabak.org</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sıcak ve Sanat]]></title>
<link>http://irmakcan.wordpress.com/2009/09/01/sicak-ve-sanat/</link>
<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 10:00:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>irmakcan</dc:creator>
<guid>http://irmakcan.wordpress.com/2009/09/01/sicak-ve-sanat/</guid>
<description><![CDATA[Tatile çıkmadan son bir gayretle sergi avına çıkmış, güneşin alnında İstiklal Caddesi’nde aylak ayla]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://irmakcan.wordpress.com/files/2009/11/ponyo-sur-la-falaise-28583.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-157" title="Ponyo-sur-la-falaise-28583" src="http://irmakcan.wordpress.com/files/2009/11/ponyo-sur-la-falaise-28583.jpg?w=222" alt="" width="222" height="300" /></a></p>
<p>Tatile çıkmadan son bir gayretle sergi avına çıkmış, güneşin alnında İstiklal Caddesi’nde aylak aylak dolaşırken sıcaktan bunalıp sergilere göz atmak için kapağı Mısır Apartmanı’na attım.   Yanılmışım.  Gördüm ki İstanbul’luların şehirden kaçıp güney sahillerine sığındığı şu sıralarda galerilere de rehavet çökmüş.  Ağustos ayında sanat mekanlarında yaşanan bu sessizliğin bir başka sebebi de 12 Eylül’de başlayacak ve 8 Kasım’a kadar devam edecek olan 11. İstanbul Bienali için yapılan hazırlıklar aslında.  ‘İnsan Neyle Yaşar?’ temali bienal ile eşzamanlı açılacak pek çok serginin galeriler için bir prestij meselesi olduğunu da unutmamak lazım tabi.  Galerist’e uğrayıp galerinin yine aynı adlı iki aylık kültür gazetesini alıp kendimi tekrar sokaklara atıyorum.  Türk sanat piyasasında neler olup bittiğini merak eden herkese tavisye ediyorum ‘galerist’i.  Her tür sanat haberiyle birlikte sanat camiasının önemli isimleriyle yapılan röportajlara da bolca yer veriliyor bu kaliteli yayında. ‘Galerist’in sayfalarını keyifle karıştırırken İstanbul Modern’in beşinci yılını yenilenen ve genişleyen koleksiyon sergisiyle kutladığını öğreniyorum.  Bu günlük bu kadar sıcak yeter diyerek bir başka gün görmeğe karar veriyorum ‘Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar’ adlı sergiyi.</p>
<p>İstanbul Modern’i son ziyaretlerimde müzenin açılışından bu yana değişmeyen kalıcı koleksiyonu tekrar tekrar gezmek yerine sadece süreli sergileri görmekle yetindiğimden yeni ne yapıt göreceğimi ve nasıl yeni ufuklarla karşılaşacağımı merak ediyorum.   Kabataş’tan tramvayın serin vagonlarından birine atlayıp Tophane’nin yolunu tutuyorum.  Duraktan müzeye yürüyene kadar kan ter içinde kalıp Modern’in buzhane misali salonlarına dalıyorum.</p>
<p>134 sanatçı ve 200 yapıtın yer aldığı sergi 1910-1914 yılları arasında Paris’e gönderilen bir grup sanatçının beraberinde getirdiği izlenimci sanat anlayışı ile başlayan ve 90lara kadar olan döneme ait tamamı resimlerden oluşan bir seçkiyle yola çıkıyor.  Bu ilk kısımdan itibaren serginin hazırlanmasında gösterilen özen kendini belli ediyor.  Bu dönem eserlerinin dikkatle seçilmiş en güzel örnekleri kronolojik ve didaktik bir şekilde izleyiciyle buluşturulmuş.  Müze koleksiyonunun alelacele bir araya getirilmiş, elde olan ne varsa peşi sıra asılmış hissi uyandıran eski hali yerini mütevazi olmakla birlikte ciddi ve olgun bir koleksiyona bırakmış.  Abidin Dino, Abidin Elderoğlu, Mubin Orhon, Devrim Erbil ve Cihat Burak’ın resimlerinin karşısında diğer resmilerden biraz daha fazla duralayıp aslında hiç de yadsınamaycak bir resim geçmişimiz olduğuna seviniyorum.</p>
<p>‘Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar’ı başarılı kılan bir başka özelliği de sergi boyunca devam eden dikkatle çalışılmış metinler.  Koridor başlarında ve resim kenarlarında yer alan bu açıklayıcı bilgiler serginin doğru algılanabilmesi için oldukça önemli.  Dersini çalışan bilinçli bir sanat sever olarak bana sunulan bilgileri okuyarak yeni dönem Türk sanatçılarına ait resimlerin bulunduğu bölüme varıyorum.  Burada dikkatimi çeken iki resim Leyla Gediz ve Taner Ceylan’ınkiler oluyor.  Gediz’in ‘Cenevre’ adlı tablosu sanatçının mekan, bellek ve duygu ekseninde gidip gelen çalışmalarından güzel bir örnek.  Türkiye’de hiperrealizmin en usta isimlerinden Ceylan’ın ‘Alp’ adlı eseri de kimlik, gerçeklik, emek ve bir parça da mizah diyor.</p>
<p>Serginin son kısmı ‘Çalışma Alanı’ olarak adlandırılarak diğer bölümlerinden ayrıştırılmış.  Burada Ayşe Erkmen, Hüseyin Çağlayan, Haluk Akakçe ve Kutuğ Ataman gibi Türk çağdaş sanatının yıldız isimlerinin yeni medya ağırlıklı işleri sergileniyor.  Ayrı bir alt başlık altında sergilenen bu eserlerle müze bundan böyle seyredeceği rotayı da vurgulamış oluyor.  İstanbul Modern yakın geçmişimize ait tablolarla anlattığı modernizmden sonra ülkemizde çağdaş sanatın geldiği noktayı dinamik bir seçkiyle ortaya koyuyor ve tabutlardan yükselen fidanların kuş cıvıltıları eşliğinde sergilendiği Yoko Ono’ya ait ‘Ex It’ adlı yerleştirme ve benzeri yeni alımlarını göğsünü gere gere sergilemeğe devam ediyor alt katta.  Modern’in daha beşinci yılında erişmiş olduğu olgunluğu takdir etmemek elde değil.  Müzenin 15. yıldönümünde yenilenmiş koleksiyonda bir Canevi görmeği hayal ederken istemeden İstanbul’un sıcağına teslim ediyorum tekrar.</p>
<p>Son olarak Küçük Deniz Kızı Ponyo adlı çizgi filmden bahsetmeliyim.  Kendime çağdaş sanatın plastik sanatlardan ibaret olmadığını hatırlatıyor ve çocuksu bir heyecanla metroya atlayıp Ponyo’yu görmek için Kanyon’un yolunu tutuyorum.  Sıcak bir başka yaz gününde havalandırmalı sinema salonunda kendime rengarenk bir görsel ziyafet çekiyorum.  Prenses Mononoke, Yürüyen Şato ve Ruhların Kaçışı gibi çizgi film şaheserlerinin yapımcısı Hayao Miyazaki’nin bu yeni filmi Hans Christian Andersen’in Küçük Deniz Kızı adlı hikayesinden ilham almış.  Filmi özel kılan ise Miyazaki’nin Küçük Deniz Kızı’nı Japon anime geleneğiyle yoğurarak yeniden yorumlamış olması.  Deniz altı ve üstündeki iki farklı dünya ile farklı zaman dilimlerinin içiçe geçtiği bu masalsı, sevimli ve bir o kadar da akıllı film mutlaka görülmeğe değer.</p>
<p>Masal bitiyor ve ben sudan çıkmış balık misali sinemadan çıkıp eve, klimama koşuyorum.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Banker Kastelli]]></title>
<link>http://irmakcan.wordpress.com/2009/08/01/banker-kastelli-3/</link>
<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 09:54:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>irmakcan</dc:creator>
<guid>http://irmakcan.wordpress.com/2009/08/01/banker-kastelli-3/</guid>
<description><![CDATA[Geçenlerde İstanbul’un eski finans merkezi Bankalar Caddesi’ne paralel Banker Sokak’ta görmeye çok a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://irmakcan.wordpress.com/files/2009/11/banker-kastelli1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-153" title="Banker Kastelli" src="http://irmakcan.wordpress.com/files/2009/11/banker-kastelli1.jpg?w=300" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Geçenlerde İstanbul’un eski finans merkezi Bankalar Caddesi’ne paralel Banker Sokak’ta görmeye çok alışık olmadığım bir sergi gezdim.  Serginin yapıldığı Banker Han sanatçı bir arkadaşımla 12 Eylül’de başlayacak 11. İstanbul Bienali ile eş zamanlı bir sergi yapmak düşüncesiyle mekan ararken karşımıza çıktı.  Banker Han Osmanlı döneminde devlete borç veren Galata bankerlerinin mekan tuttuğu Banker Sokak’ta kaderini bekleyen yedi katlı metruk bir yapı.  Emlakçı tanıdıklarımdan öğrendiğim kadarıyla halihazırda yatırıma çevirmek istediğiniz üç milyon dolarınız varsa her bir katı 222 metrekare olan bu koca bina sizin olabilir.</p>
<p>StreetArt İstanbul girişimi ve otuz kadar Türk sokak sanatçısının katılımıyla Banker Han’da kurulan sergiye ‘Morphosis’ adı verilmiş.  Çevresiyle etkileşim içerisine giren bir organizmanın dokusunun değişmesi anlamına geliyor ‘morphosis’ kelimesi.  Sokaktan seslenen, tuval yerine sokaklara resmeden ve sokağa kulak veren sanatçıların kurduğu bir sergi için çok yerinde bir isim olduğunu düşünüyorum  morfozun.  Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan ve farklı alanlarda çalışmalar üreten bu otuz kadar sanatçı 12 Haziran günü büyük bir partiyle halka açmışlar sergilerini.  Partiden kalan bira kutuları, içki şişeleri ve sigara izmaritlerini zaten pek de temiz olmayan binanın her katında bulmak mümkün.  Katılımcılar arasında bu türe yabancı olduğum için isimlerini daha önce duymadığım Bomba Fonda, Fly propaganda, das metal gibi Türk grafiti dünyasının önemli olduğu söylenen isimleri var.  Öğrendiğim kadarıyla serginin destekçileri arasında sanatçılara sprey boya tedarik eden Akçalı boya ve Londra&#8217;da kurulmuş olup yönetiminde İngiliz sanat otoriteleri ve organizatörlerinin de yer aldığı Kooridoor Çağdaş Sanat adlı bir ekip de bulunuyor.</p>
<p>Grafiti ağırlıklı sergide şablon kullanılarak yapılmış desenler, posterler, resimler ve sloganlar da yer alıyor.  Hatta binanın çatısındaki terasta yer alan bir baca aspiratörü sanatçılar tarafından kavuk olarak algılanmış ve bacaya bir Osmanlı paşası suratı boyanmış, bacadan heykel oluvermiş.  Sergi binanın üç katında kurulmuş ama öyle görülüyor ki hızını alamayan sanatçılar diğer katları da ihmal etmemişler.  Binanın karanlık, tozlu, köhne havasını soluyan işler ortamdan feyz alıyorlar.  Sergi genelinde kaygı, endişe, öfke ve belki hepsinden önemlisi bir başkaldırı var.  Eskiden mutfak olduğunu tahmin ettiğim bir köşede steril, beyaz fayansların üzerinde et obur kültürümüzü yüzümüze vurmak istercesine et motifleri dolu bir kasap enstantanesi boyanmış.  Bir başka katta geniş bir salonun karşı duvarında hayatın ağırlığı altında çökekalmış insan figürlerinin bulunduğu Gırgır’esk dev bir karikatür var.  Bir diğer duvarda yine kocaman bilim kurgusal gemi, böcek kırması bir yaratık görüyorum.  Aşağı katlara doğru camların arasına sıkışmış bir duvara tekinin ağzında bir çiçek smokinli iki figür çizilmiş.  Bu arada bütün katlara ve merdiven boşluklarına serpiştirilmiş, şablondan çıkma sinekler kondurulmuş oraya buraya.  Buzhaneye benzeyen bir odanın içerisinde de var bu sineklerden bolca.  Sosyal içerikli  magazin haberlerinin yer aldığı posterler ve sloganlar var aralarda.  Bazı sloganlar camlara yazılmış adeta arkadan gelen parlak ışıkta patlamaları için.  Binanın çürümüş duvarlarındaki delik ve lekeler de ilham vermiş bazı sanatçılara ve eserlerine dahil etmişler bunları.</p>
<p>‘Morphosis’ bana Londra’da bir grup gözü kara okul arkadaşımın Tate Modern’ın yanıbaşında terk edilmiş, değerlendirilmeyi bekleyen heybetli bir antrepoyu işgal ederek kurdukları bir  sergiyi anımsattı.  Meteliksiz sanatçının bolca bulunduğu Londra ve benzeri metropollerde ‘squatting’ yani fiili işgal yoluyla el değiştirme sürecindeki atıl yapılarda sık sık böyle sergiler kurulmakta.  Bizim de hızla yapılaşan büyük şehirlerimizde böyle unutulmuş mekanlardan çok var.  Ancak sanıyorum batıdan farklı olarak bizim hukukumuzda fiili işgali koruyan hükümler daha kısıtlı.  Zaten Morphosis’i kuranlar da belediye ve mal sahibi ile işbirliği içerisinde hayata geçirmişler bu projeyi.  Öğrendiğim kadarıyla sanatçı enflasyonu ve dolayısıyla sanat teşhir mekanlarında kıtlık yaşanan şu günlerde sanatçıyla süreli kullanıma açık boş mekanları buluşturan aracı oluşumlar ortaya çıkmaya başlamış New York gibi girişimci şehirlerde.  Banker Han’da olduğu gibi benzer izdivaçlara vesile olacak böyle oluşumların şehrimiz İstanbul’da da var olması ne kadar güzel olurdu.</p>
<p>Sergi Temmuz ortasına kadar devam ediyor olsa da Banker Han satılık olduğu için sergiyi kendinizi ‘alıcı’ olarak tanıtarak</p>
<p>uzunca bir süre daha ziyaret etmeniz mümkün.  Hanın duvarlarına boyanmış eserlerin bir yere gittiği yok zaten.  Eğer konu size ağır geliyor ve içinizi kasvet bürüyorsa bile binanın terasına çıkmanızı ve Boğaz köprüsünden Galata köprüsüne uzanan enfes manzarayı görmenizi hararetle tavsiye ediyorum ben yine de.</p>
<p>Ha, bu arada serginin banker Kastelli’yle uzaktan yakından bir alakası yok aslında.  Banker demişken aklıma geldi sadece…</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Binadaki Bellek]]></title>
<link>http://irmakcan.wordpress.com/2009/04/21/binadaki-bellek/</link>
<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 08:51:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>irmakcan</dc:creator>
<guid>http://irmakcan.wordpress.com/2009/04/21/binadaki-bellek/</guid>
<description><![CDATA[Beyoğlu’nun göbeğinde, Taksim’e ve Tünel’e neredeyse eşit uzaklıkta o en kalabalık İstiklal Caddesi’]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://irmakcan.wordpress.com/files/2009/11/binadaki-bellek.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-136" title="Binadaki Bellek" src="http://irmakcan.wordpress.com/files/2009/11/binadaki-bellek.jpg?w=225" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p>Beyoğlu’nun göbeğinde, Taksim’e ve Tünel’e neredeyse eşit uzaklıkta o en kalabalık İstiklal Caddesi’nin üzerinde Art Nouveau bir Mısır Apartmanı var.</p>
<p>Bugün İstanbul’un önemli adreslerinden biri haline gelen Mısır Apartmanı 1900lerin başında Osmanlı sadrazamlarından Sait Halim Paşa’nın kardeşi olan Mısır hidivi (valisi) Abbas Halim Paşa’nın kışlık evi olarak inşa edilmiş.  Dönemin en önemli sanat severlerinden biri olarak da bilinen Abbas Halim Paşa Mısır Apartmanı’nda pek çok gösterişli baloya ve önemli toplantıya ev sahipliği yapmış.  Mısır dönüşü ağır hasta olan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy da tedavisi boyunca Mısır Apartmanı’nda misafir edilmiş.  Şair aynı yıl hayata gözlerini bu binada kapamış.</p>
<p>Zevk sahibi gerçek bir Osmanlı sanatseveri tarafından inşa ettirilen bina bugün İstanbullu sanat severlerin en gözde mekanlarından biri olmuş durumda.  Damak tadımıza hitap eden giriş ve teras katları arasında tam dört katman kültür lezzeti var şimdi Mısır Apartmanı’nda.  Avant Garde bir tiyatro grubu olan DOT, üst katlardaki kurumsal galerilere inat pasaklı ve kışkırtıcı bir çizgi tutturmak peşinde olan bağımsız sergi mekanı URA!, yeni ama geleneksel galeri Casa Dell’Arte, günümüz anglo-amerikan trendlerinin İstanbul adresi Galerist ve Mısır Apartmanı’ndaki yeni adresine geçen yıl taşınan Galeri Nev mutlu ve mesut bir birliktelik yaşıyorlar aynı güzel binada şimdi.</p>
<p>Son dönem çağdaş Türk sanatçılarından Canan Tolon, Hale Tenger ve İlhan Koman gibi ağır topların galerisi olan Nev Mısır Apartmanı’nın kapalı kapılar ardındaki tek sergi mekanı.  Yani galeriye girmek için zili çalmanız gerekiyor önce.  Alınganlık yapmaz ve çekinmezseniz zili çaldıktan bir kaç saniye sonra içeridesiniz.  Nihayetinde sanatçı işlerini siz göresiniz diye sergiliyor, değil mi?</p>
<p>6 Mayıs’a kadar Galeri Nev’de ‘Hatırlama ve Unutma’ başlığıyla kıdemli heykeltraş Erdağ Aksel’in yeni işleri sergileniyor.   Adından da anlaşılabileceği üzere sergideki işler bellek kavramı üzerine kafa yoruyor.  Sergide yer alan bazı diğer işlerin isimlerinde olduğu gibi serginin başlığı da anlamca iki tarafa çekilebiliyor.  Bir yandan ‘hatırlamak’ ve ‘unutmak’ eylemlerine gönderme yapılırken diğer yandan da ‘hatırlamamak’ ve ‘unutmamak’ yönünde bir telkinde bulunuluyor.  Sergiyi benim için daha da ilginç kılan Aksel’in işlerine yakıştırdığı bu pek çoğu birbirinden eğlenceli isim oluyor işte.  Öyle ki sanatçı takdığı isimler yoluyla işleri arasındaki ilişkileri perçinliyor, çeşitlendiriyor ve sergi genelinde ‘oyunbaz’ bir hava yaratıyor.</p>
<p>Sergi ismini girişte bizi karşılayan iki heykelden alıyor.  Bunlar ‘Hatırlama’ ve ‘Unutma’ adlı işler.  Öyle görünüyor ki basının dikkatini daha çok girişteki ‘Hatırlama’ adlı heykel çekiyor.  Basın bülteninden öğrendiğime göre bu iş 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Taksim Meydanı&#8217;na dikilen ve 1980 darbesi sonrası bölgeden kaldırılan &#8217;süngü&#8217; anıtı bize hatırlatmayı amaçlıyor.  Hemen yanındaki pembe neonlu ‘Unutma’ adlı iş de sanatçının değimiyle ‘militanlaşan’ kadınlara atıfta bulunuyor.  Sanatçı bu iki heykelle sergisine politik bir lezzet de katmış oluyor.</p>
<p>Ancak benim en çok ilgimi çeken işler bunlar olmuyor.  Aksel’in sarı tahta metreler ve 30 cm’lik tahta cetvellerden yaptığı işler daha çok hoşuma gidiyor.  Benden sonra gelen kuşak sarı metre ve tahta cetvel kullandı mı diye merak ediyorum bir yandan.  Bu nesnelerin formunda hissedilen zorlanmamışlık, ‘ben neysem oyum’ diyen hafif bilmişlik, malzemesinde gizli nostalji ve sarısının rengi bir araya geldiğinde ortaya dört dörtlük işler çıkmış.  Öte yandan nesnelere verilen isimlerden sanatçının mavi rengiyle de bir ilişki içerisinde olduğu anlaşılıyor.  Belli ki ‘Sarı Deniz Altında’ deniz altındaki mürekkep balıklarını, ‘Sarı Gök Yüzünde’ gökyüzündeki ay, yıldızı, ‘Sarı Gemi’ de denizdeki gemiyi belleğimizdeki maviyle eşleştirmek istiyor.</p>
<p>Sanatçının bir diğer işi de tahta cetvellerden yapılmış bir dizi sembolün yanyana asılmasıyla oluşturulmuş adeta başka bir dünyaya aitmiş gibi yapan bir tür alfabe.   Aksel her bir ‘harf’i tahta cetvelleri eğip, bükerek, birbirine geçirip, tutuşturarak yapmış.  Buradaki tuhaf hoşluk düz çizgi çekmeye yarayan cetvelin bükülerek bu en temel fonksiyonundan arındırılmış olması.  Öte yandan harflerin yerleştirildiği kırmızılı, beyazlı eski paket iplerinden yapılmış bir de ‘grid’ var.  Aksel yine unutulmaya yüz tutmuş bir tür iple harflerini çerçeve içine alıyor, bir araya getiriyor.  Alfabe ve ‘Sarı’lı işlerinde sanatçı resme de göz kırpıyor sanki.  Serginin bu bölümüne hakim olan duvar bazlı işlerin aslında sanatçının gözünde resim ve heykel arasında var olduklarını hissediyorum.</p>
<p>Aksel’in sergisindeki işler ‘Alis’e Dalıp Gitmek’ adlı oyuncaklı bir işle çeşitlenmeye devam ediyor.  Eritilmiş, kesilmiş, bükülmüş, dilimlenmiş eski oyuncak ve biblolardan oluşan bir seçki yine çarpık bir rafın üzerinde birlikte sergilenmiş.  Belli ki Aksel bu sevimli nesnelerin formlarını kurcalarken Lewis Caroll’ın Alis Harikalar Diyarında adlı romanında olmadık yerlerden geçmek için iki büklüm olan Alis’i hatırlıyor.  ‘Alis’e Dalip Gitmek’ adlı bu işinde sanatçı 2002 ile 2009 yılları arasinda dalıp gittiği anlaşılan esprili bir hayal dünyasını paylaşıyor bizimle.</p>
<p>Sanatçının sergideki bütün eserleri ‘Gözlerini Kapasa Gördüğünü Unutabilir mi?’ adlı son bir işte bağlanıyor.  Sırt sırta duran iki daktilo arasında her iki daktilodan da çıkmış gibi görünen bir kağıdın heykeli asılmış duvara.   Heykeldeki kağıdın üzerinde Braille (körler) alfabesi ile Plato’nun Diyaloglarından alınmış kısa bir bölüm yazılmış.  İlk bakışta Braille alfabesi bilmediğim için işi farklı algılıyor, okunamayan cetvel-alfabe ile karşımdaki metin arasında bu yüzden bir benzerlik kuruyorum.  Ancak yazılan metnin ne anlama geldiğini öğrendikten sonra işi algılayışım değişiyor.  Bakmak, görmek ve bilmek arasındaki farkı keşfederken Plato’nun da derdini bir parça anlamış oluyorum.</p>
<p>Aksel’in kurduğu karmaşık ve bir o kadar da heyecan verici görsel ve kavramsal ilişkiler ağını çözmeye çalışırken yemek yemediğimi hatırlıyorum birden.  Çıkarken Galeri Nev’in kapısını arkamdan kapamayı unutmuyorum ve soluğu giriş katındaki kafede alıyorum.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
