<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>yok &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://en.wordpress.com/tag/yok/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "yok"</description>
	<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 06:26:24 +0000</pubDate>

	<generator>http://en.wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde YÖK'ün Atamasına Tepki]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/29/ege-universitesi-dis-hekimligi-fakultesinde-yokun-atamasina-tepki/</link>
<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 00:37:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/29/ege-universitesi-dis-hekimligi-fakultesinde-yokun-atamasina-tepki/</guid>
<description><![CDATA[DEKAN ATAMASINA TEPKİ İzmir&#8217;deki Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi&#8217;nde yapılan de]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>DEKAN ATAMASINA TEPKİ</h2>
<p><img class="alignleft" src="http://ulusalkanal.com.tr/images/fotolar/e/ege%20universitesi.jpg" alt="" width="200" height="150" /><strong>İzmir&#8217;deki Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi&#8217;nde yapılan dekanlık seçiminde en düşük oyu almasına rağmen, YÖK&#8217;ün Profesör Doktor Celal Artunç&#8217;u dekan olarak atamasına fakülteden sert bir tepki geldi. Fakülte yönetimi topluca istifa ettiğini açıkladı.</strong></p>
<p>İzmir&#8217;deki Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi&#8217;nde yapılan dekanlık seçiminde en düşük oyu almasına rağmen, YÖK&#8217;ün Profesör Doktor Celal Artunç&#8217;u dekan olarak atamasına fakülteden büyük tepki geldi.<!--more--></p>
<p>Üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Serhat Çınarcık&#8217;ın görev süresi sona erince dekanlık için aday belirleme seçimi yapıldı.</p>
<p>Aday olan 3 profesörden biri olan Çınarcık, 85 öğretim üyesinin oylamasında 60 oy alarak seçimi kazandı. Ancak YÖK, oylamada 9 oy alan Profesör Doktor Celal Artunç&#8217;u dekan olarak atadı. YÖk&#8217;ün kendilerini yok saydığını belirten fakülte yöneticileri, Prof. Dr. Çınarcık&#8217;ın, yüksek oranda oy almasına rağmen yeniden dekan olarak atanmamasını topluca istifa ederek protesto etti. Başhekim, 4 yönetim kurulu üyesi, 3 fakülte kurulu üyesi ve 6 anabilim dalı başkanı istifalarını sundu.</p>
<p>Yeni dekan Prof. Dr. Artunç ise konuyla ilgili &#8220;Daha önce de pek çok kez olmuş şeyler. İstifalarını verdiler ama yenileri seçilinceye kadar görevlerine devam edecekler&#8221; dedi.</p>
<p>Ulusal Kanal</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurban bayramınız mübarek olsun]]></title>
<link>http://eskisehirkultur.wordpress.com/2009/11/29/kurban-bayraminiz-mubarek-olsun/</link>
<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 21:17:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>abdelk</dc:creator>
<guid>http://eskisehirkultur.wordpress.com/2009/11/29/kurban-bayraminiz-mubarek-olsun/</guid>
<description><![CDATA[İşadamları Doğu&#8217;da kapı kapı dolaşıp yardım dağıttı Milyarder işadamları kurbanlarını Doğu ve ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İşadamları Doğu&#8217;da kapı kapı dolaşıp yardım dağıttı Milyarder işadamları kurbanlarını Doğu ve ]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Katsayı İptaline Alternatif Yol]]></title>
<link>http://herdaim.wordpress.com/2009/11/26/katsayi-iptaline-alternatif-yol/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 14:36:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>sepetblog</dc:creator>
<guid>http://herdaim.wordpress.com/2009/11/26/katsayi-iptaline-alternatif-yol/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulundan (YÖK), Danıştayın, YÖK&#8217;ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldır]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img src="http://www.haberturk.com/2009/11/26/kuturesim/epales.jpg" alt="" hspace="5" vspace="2" width="121" align="left" />Yükseköğretim Kurulundan (YÖK), Danıştayın, YÖK&#8217;ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini durdurmasıyla ilgili yapılan açıklamada, &#8221;Başkanlığımız karara itiraz edecektir. İtirazı takiben Danıştay tarafından alınacak karara göre Başkanlığımız, ÖSS sisteminde daha önceden hazırladığı alternatif çözümlerden birisini kullanacaktır&#8221; denildi.</p>
<p>YÖK&#8217;ten yapılan yazılı açıklamada, &#8221;Danıştay 8. Dairesinin aldığı ve dün basına yansıyan Yüksek Öğretim Kurulunun 21.07.2009 gün ve 1266 sayılı kararının bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararın kamuoyunda endişelere yol açtığı görülmüştür&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>
<p>&#8221;Yükseköğretim Kuruluna resmi yollardan bugün ulaşan karara ilişkin Başkanlığımızın şu ana kadar herhangi bir tasarrufu olmamıştır. Karara itiraz için Başkanlığımıza tanınan süre, bayramın son gününü takip eden 1 Aralık 2009 Salı günü son bulmaktadır.</p>
<p>Başkanlığımız karara itiraz edecektir. İtirazı takiben Danıştay tarafından alınacak karara göre Başkanlığımız ÖSS sisteminde daha önceden hazırladığı alternatif çözümlerden birisini kullanacaktır. Sonunda verilecek karar, önümüzdeki yıl ÖSS sınavına girecek 1 milyonu aşkın öğrencimizin herhangi bir zarar görmesini engelleyecek bir karar olacaktır.</p>
<p>Bu nedenle sınava girecek öğrencilerimizin ve ailelerinin paniğe kapılmamaları, başka hiçbir şey düşünmeden çalışmalarına devam etmeleri ve Yükseköğretim Kurulunun alacağı, onların her biri için en iyisini yapmaya yönelik kararını beklemeleri uygun olacaktır.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adaletin hukukla imtihanı]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/26/adaletin-hukukla-imtihani/</link>
<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 04:33:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/26/adaletin-hukukla-imtihani/</guid>
<description><![CDATA[Kemal Özer kemalozer@timeturk.com Prof Dr Mete Tuncay ‘Türkiye’de solun en büyük suçu demokrat olmam]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman"><b>Kemal Özer</b> </font><a href="mailto:kemalozer@timeturk.com">kemalozer@timeturk.com</a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Prof Dr Mete Tuncay ‘<i>Türkiye’de solun en büyük suçu demokrat olmaması…</i>’dır diyor. Sanırım hocanın Kemalistleri bu kapsama dâhil etmemiş olması, demokratlığı onlara hiç yakıştıramamış olmasından kaynaklanıyor olabilir.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font face="Times New Roman"></font><font size="3"></font><font color="#000000">Ne acı ki siyasetçiler sayesinde, anayasasında <b>‘demokratik’</b> yazan bu ülke, halen bu sıfatı hak edemediği gibi yine başına musallat olan bir takım yargıçlar sayesinde, yine anayasasında yazaan <strong>&#8216;hukuk devleti&#8217;</strong> olmayı da başaramadı.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;"><font color="#000000" face="Times New Roman">&#160;</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;"><font color="#000000" face="Times New Roman">Düşman başına böyle siyasetçi ve hukuksuzlukçuların olduğu bir ülkede adalet, olsa olsa mahkûmdur.</font></span></p>
<p><!--more-->
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Bu ülke, İttihat ve Terakki (İT) belası ile tanıştığı günden bu yana, acıyla akraba ve kardeş oldu. Bu belâ zihniyetin son çırpınışını görmek acımızı hafifletse bile, kırıntısına bile tahammül güç.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Bu ülkenin huzura ermesi akıl tutulmasından kurtulmaya, dik durmaya ve mücadele etmeye bağlı. Adaletin ayaklar altında çiğnenmesinden fert fert herkes mes’ul. Kimseyi mutlu etmeyi başaramayan devleti, cebbarlıktan kurtarıp, ‘<b>adil devlet</b>’ yapmaya mecburuz.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Sadece iktidarlarının ömrünü uzatma uğruna bırakınız ideal hedeflerin sözcülüğünü yapmayı masum muhalifleri, körpecik çocukların bile geleceğini karartan bu zihniyetle mücadele, herkesin görevi.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Görülmüştür ki önümüzde model, adalet standardı geliştirmek şöyle dursun adaletin önündeki en büyük engel. Kuşkusuz bu devletin kendisinden değil, onu yönettiğini sanan kimi zaman içimizden çıkan, kimi zamanda bize uzağın en uzağı <b>mumyalar</b>dan kaynaklanıyor. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font size="3"></font><font color="#000000"></font><font face="Times New Roman">Günümüz modern devletleri, fiillerinde adaletten ziyade kanunilik aramakta. Hâlbuki teb’ası olduğumuz devleti yöneten zümrenin, toplumun haklarını kullanmasında kanuniliğe bile tahammül edemez duruma gelmesi manidar bir durum. Görülüyor ki cebbarlaştırılmış devletin adının ve şeklinin de bir önemi yok. Bu tür devletleri yönetenler; insanî haklardan ziyade, devletin yahut hâkim zümrenin çıkarları için mücadele ediyor. <span style="font-size:8.5pt;font-family:'MS Shell Dlg 2';"></span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Bu çıkar ve iktidar mücadelesinin kötü 1908 darbesine yapan bela zihniyete dayanmakta. Aslında asıl sorun bunlarda değil, bu ülkeyi halkına cehennem haline getiren yasakçı ve dayatmacı zihniyeti var eden gücün, “biz”ler olmamızda!</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Mazlum olmaya rıza göstermek, adaletin tecellisine engel olmak değil midir? Bu durumda mazlum da zalimleşmiş olmaz mı? Sözlüklerin önemli bir kısmı mazlumu; halim-selim, sakin, sessiz ve zulmü rıza gösteren olarak tanımlamış olması boşuna değil elbet.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">28 Şubat sürecinin zulmüne son veren YÖK kararının yürütmesini durduran sözde hukukçuların işgali altındaki Danıştay’ın bu kararına, <b>‘beni ilgilendirmez’</b> diyerek sessiz kalan ve kalacak olan herkes zulmün ortağı değil mi?</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Zulme rıza zulümse, bu zulme sessiz kalacak olan yığınlar, adaletin tecellisi önündeki zalimler değiller mi?</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Sık tekrarlandığı üzere biz kendimizi değiştirmediğimiz müddetçe, Allah’ın dualarımıza icabet etmesi mümkün olabilir mi? </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">İttihat ve Terakki zihniyetinin küçük bir kırıntısı bile, bu ülkede adaletin tesisi için en büyük engel olarak görülerek mücadele edilmeli.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Aslında ilk kurtulunması gereken şey; sadece yasakçı zihniyetin fosilleri değil elbette. Onların içimize ektiği korku, basiretsizlik gibi kötülük tohumlarını yok etmeden neyi başarabiliriz ki?</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Mücadeleyi birkaç sivil toplum örgütünün sırtına yıkarak ve onlardan bütün bu zulüm düzenin değiştirmelerini beklemek de zulmün en büyüklerinden biri kuşkusuz.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Maalesef içimizde yeşertilen hoşgörü karanlığı, karanlık odakların sığınağı durumuna gelmiş. Vicdanî körlüğümüz bir şeyler yapma azmimize engel oluyor.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Ben de 12 Eylül darbesi terörünün üniversite giriş mağdurlarından biriyim. O gün bu bugün içimdeki kin hiç sönmedi ve sönmeyecek. Kaç kişiyiz diye bile sormak gelmiyor içimden. Çünkü üstadın tabiriyle <b>‘kim var diye’ </b>sormaya ve sağıma ve soluma bakmaya cesaretim yok.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Sorun, takatimizin azlığı değil, kendi sorununa bigâne kalmış yığınlar&#8230; Lafa gelince bir milyon İmam Hatipli ya da on milyonu bulan Meslek Liselileri ifadesi kemiyetin anlamsızlığını, keyfiyetin zaruretini bir kez daha çınlatıyor kulaklarımızda.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;"><font color="#000000"></font><font face="Times New Roman">Bugün ve bugünden sonra bu ülkenin meydanları, Danıştay’ı kararından döndürene kadar sükûnet içerisinde geçirecekse, kimse kusura bakmasın ‘zalimler için yaşasın cehennem’ nidasını atmaya mecburuz. </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;"><font color="#000000" face="Times New Roman">&#160;</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Meslek lisesinde okuyan bir delikanlının “<i>Ben bir meslek lisesi öğrencisiyim&#8230; Çıkarılan bu kanun tüm meslek liselerinin yüreğine bir damla su olmuştu, çalışma hevesi gelmişti. Her birimize bahane olarak sunulan şey İmam Hatipliler. Onlardan korkmanızda ki neden ne acaba? Eğer bu ülkede eşitlik varsa, adalet varsa Meslek Liseleri’nin de, İmam Hatip Liseleri’nin de eşit şartlarda okumak hakları değil mi sizce?</i>” soru ve nidasına bu fosillerin verecek cevapları yok elbette. Ama vicdanların buna engel olacak gücü mevcut.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Biz düşen görev; ya adaleti bu zulümden kurtararak yeniden tesis etmek ya da bizi bekleyen akıbete razı olmak…</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Bir zulüm sistemine son verilmesini başkalarından bekleyenleri bekleyen akıbet, acıklı olmaya mahkûm. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">&#160;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><font color="#000000" size="3" face="Times New Roman">Belki de yarın çok geçtir&#8230;</font></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adaletin hukukla imtihanı]]></title>
<link>http://kemalozer.wordpress.com/2009/11/26/adaletin-hukukla-imtihani/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 23:47:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
<guid>http://kemalozer.wordpress.com/2009/11/26/adaletin-hukukla-imtihani/</guid>
<description><![CDATA[Prof Dr Mete Tuncay ‘Türkiye’de solun en büyük suçu demokrat olmaması…’dır diyor. Sanırım hocanın Ke]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Prof Dr Mete Tuncay ‘<em>Türkiye’de solun en büyük suçu demokrat olmaması…</em>’dır diyor. Sanırım hocanın Kemalistleri bu kapsama dâhil etmemiş olması, demokratlığı onlara hiç yakıştıramamış olmasından kaynaklanıyor olabilir.</p>
<p>Ne acı ki siyasetçiler sayesinde, anayasasında <b>‘demokratik’</b> yazan bu ülke, halen bu sıfatı hak edemediği gibi yine başına musallat olan bir takım yargıçlar sayesinde, yine anayasasında yazan <b>‘</b><b>hukuk devleti’</b> olmayı da başaramadı.</p>
<p>Düşman başına böyle siyasetçi ve hukuksuzlukçuların olduğu bir ülkede adalet, olsa olsa mahkûmdur.</p>
<p>Bu ülke, İttihat ve Terakki (İT) belası ile tanıştığı günden bu yana, acıyla akraba ve kardeş oldu. Bu belâ zihniyetin son çırpınışını görmek acımızı hafifletse bile, kırıntısına bile tahammül güç.</p>
<p> <!--more-->
</p>
<p>Bu ülkenin huzura ermesi akıl tutulmasından kurtulmaya, dik durmaya ve mücadele etmeye bağlı. Adaletin ayaklar altında çiğnenmesinden fert fert herkes mes’ul. Kimseyi mutlu etmeyi başaramayan devleti, cebbarlıktan kurtarıp, ‘<b>adil devlet</b>’ yapmaya mecburuz.</p>
<p>Sadece iktidarlarının ömrünü uzatma uğruna bırakınız ideal hedeflerin sözcülüğünü yapmayı masum muhalifleri, körpecik çocukların bile geleceğini karartan bu zihniyetle mücadele, herkesin görevi.</p>
<p>Görülmüştür ki önümüzde model, adalet standardı geliştirmek şöyle dursun adaletin önündeki en büyük engel. Kuşkusuz bu devletin kendisinden değil, onu yönettiğini sanan kimi zaman içimizden çıkan, kimi zamanda bize uzağın en uzağı <b>mumyalar</b>dan kaynaklanıyor. </p>
<p>Günümüz modern devletleri, fiillerinde adaletten ziyade kanunilik aramakta. Hâlbuki teb’ası olduğumuz devleti yöneten zümrenin, toplumun haklarını kullanmasında kanuniliğe bile tahammül edemez duruma gelmesi manidar bir durum. Görülüyor ki cebbarlaştırılmış devletin adının ve şeklinin de bir önemi yok. Bu tür devletleri yönetenler; insanî haklardan ziyade, devletin yahut hâkim zümrenin çıkarları için mücadele ediyor. </p>
<p>Bu çıkar ve iktidar mücadelesinin kötü 1908 darbesine yapan bela zihniyete dayanmakta. Aslında asıl sorun bunlarda değil, bu ülkeyi halkına cehennem haline getiren yasakçı ve dayatmacı zihniyeti var eden gücün, “biz”ler olmamızda!</p>
<p>Mazlum olmaya rıza göstermek, adaletin tecellisine engel olmak değil midir? Bu durumda mazlum da zalimleşmiş olmaz mı? Sözlüklerin önemli bir kısmı mazlumu; halim-selim, sakin, sessiz ve zulmü rıza gösteren olarak tanımlamış olması boşuna değil elbet.</p>
<p>28 Şubat sürecinin zulmüne son veren YÖK kararının yürütmesini durduran sözde hukukçuların işgali altındaki Danıştay’ın bu kararına, <b>‘beni ilgilendirmez’</b> diyerek sessiz kalan ve kalacak olan herkes zulmün ortağı değil mi?</p>
<p>Zulme rıza zulümse, bu zulme sessiz kalacak olan yığınlar, adaletin tecellisi önündeki zalimler değiller mi?</p>
<p>Sık tekrarlandığı üzere biz kendimizi değiştirmediğimiz müddetçe, Allah’ın dualarımıza icabet etmesi mümkün olabilir mi? </p>
<p>İttihat ve Terakki zihniyetinin küçük bir kırıntısı bile, bu ülkede adaletin tesisi için en büyük engel olarak görülerek mücadele edilmeli.</p>
<p>Aslında ilk kurtulunması gereken şey; sadece yasakçı zihniyetin fosilleri değil elbette. Onların içimize ektiği korku, basiretsizlik gibi kötülük tohumlarını yok etmeden neyi başarabiliriz ki?</p>
<p>Mücadeleyi birkaç sivil toplum örgütünün sırtına yıkarak ve onlardan bütün bu zulüm düzenin değiştirmelerini beklemek de zulmün en büyüklerinden biri kuşkusuz.</p>
<p>Maalesef içimizde yeşertilen hoşgörü karanlığı, karanlık odakların sığınağı durumuna gelmiş. Vicdanî körlüğümüz bir şeyler yapma azmimize engel oluyor.</p>
<p>Ben de 12 Eylül darbesi terörünün üniversite giriş mağdurlarından biriyim. O gün bu bugün içimdeki kin hiç sönmedi ve sönmeyecek. Kaç kişiyiz diye bile sormak gelmiyor içimden. Çünkü üstadın tabiriyle <b>‘kim var diye’ </b>sormaya ve sağıma ve soluma bakmaya cesaretim yok.</p>
<p>Sorun, takatimizin azlığı değil, kendi sorununa bigâne kalmış yığınlar&#8230; Lafa gelince bir milyon İmam Hatipli ya da on milyonu bulan Meslek Liselileri ifadesi kemiyetin anlamsızlığını, keyfiyetin zaruretini bir kez daha çınlatıyor kulaklarımızda.</p>
<p>Bugün ve bugünden sonra bu ülkenin meydanları, Danıştay’ı kararından döndürene kadar sükûnet içerisinde geçirecekse, kimse kusura bakmasın ‘zalimler için yaşasın cehennem’ nidasını atmaya mecburuz. </p>
<p>Meslek lisesinde okuyan bir delikanlının “<em>Ben bir meslek lisesi öğrencisiyim&#8230; Çıkarılan bu kanun tüm meslek liselerinin yüreğine bir damla su olmuştu, çalışma hevesi gelmişti. Her birimize bahane olarak sunulan şey İmam Hatipliler. Onlardan korkmanızda ki neden ne acaba? Eğer bu ülkede eşitlik varsa, adalet varsa Meslek Liseleri’nin de, İmam Hatip Liseleri’nin de eşit şartlarda okumak hakları değil mi sizce?</em>” soru ve nidasına bu fosillerin verecek cevapları yok elbette. Ama vicdanların buna engel olacak gücü mevcut.</p>
<p>Biz düşen görev; ya adaleti bu zulümden kurtararak yeniden tesis etmek ya da bizi bekleyen akıbete razı olmak…</p>
<p>Bir zulüm sistemine son verilmesini başkalarından bekleyenleri bekleyen akıbet, acıklı olmaya mahkûm. </p>
<p>Belki de yarın çok geçtir&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[atabeyler.in ~ Owned.!]]></title>
<link>http://thepolonia.wordpress.com/2009/11/25/atabeyler-in-owned/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 18:36:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>thepolonia</dc:creator>
<guid>http://thepolonia.wordpress.com/2009/11/25/atabeyler-in-owned/</guid>
<description><![CDATA[Selamun Aleyküm Fazla Söze Gerek Yok http://www.atabeyler.in http://zone-h.org/mirror/id/9884842]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Selamun Aleyküm Fazla Söze Gerek Yok</strong></p>
<p><strong>http://www.atabeyler.in </strong></p>
<p><strong>http://zone-h.org/mirror/id/9884842 </strong></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dantıştay'dan şok katsayı kararı]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/25/dantistaydan-sok-katsayi-karari/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 14:37:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2009/11/25/dantistaydan-sok-katsayi-karari/</guid>
<description><![CDATA[Darbeci! ve aynı zamanda Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün en hararetli avukatı İstanbul Barosu Başk]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><strong>Darbeci</strong>! ve aynı zamanda Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün en hararetli avukatı <strong>İstanbul Barosu Başkanlığı</strong>, Yükseköğretim Genel Kurulunun (YÖK) yükseköğretime girişte katsayı puanı uygulamasının kaldırılmasına ilişkin 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay&#8217;da dava açmıştı.</p>
<blockquote><p><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong>Danıştay 8&#8242;inci Dairesi, daha önce kendisine benzer bir konuda açılan davalarda &#8220;Katsayı belirleme ve sınav sistemini değiştirme yetkisi YÖK&#8217;tedir.&#8221; karar vermişti. </strong></p></blockquote>
<p><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong>Danıştay 8. Dairesi&#8217;nin bu kararının benzer davalar için de emsal teşkil etmesi beklenirken, İstanbul Barosu&#8217;nun açtığı davada mesele İmam Hatip Liseleri olunca Danıştay farklı bir şekilde tamamen siyasi bir karara imza attı. </strong></p>
<p><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong></strong><strong>Avukat İbrahim Serdaroğlu tarafından müvekkili adına Mart 2008&#8242;de Danıştay 8&#8242;inci Dairesi&#8217;de meslek liselerine yönelik katsayının kaladırılması için dava açtı.</strong></p>
<p><strong>Bir buçuk yıl süren davanın sonunda 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası&#8217;nın &#8216;yükseköğretime giriş&#8217; başlıklı 45&#8242;inci maddesinde yer alan &#8220;Yükseköğretim kuruma girecek öğrencilerin ne şekilde o kurumlara kabul edileceğiyle ilgili gerekçeler YÖK tarafından belirlenmektedir&#8221; ifadesini gerekçe gösteren Danıştay, katsayı düzenlemesi ve yeni bir sistem getirme yetkisinin açıkça YÖK&#8217;te olduğuna dikkat çekti. </strong></p>
<p>Danıştay 8. Dairesi, YÖK&#8217;ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.<!--more--></p>
<p>Dairenin kararında, milli eğitim sisteminin yönlendirmeye ilişkin kuralları ile 2547 sayılı Yasanın 45. maddesinde yer alan kurallar yürürlükte ve uygulanıyor iken, bu kuralların uygulanmasını bertaraf edecek şekilde alınan dava konusu kararın, eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozacak nitelik taşıdığı ve uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi amacının dışına çıkıldığının görüldüğü vurgulandı.</p>
<p>Kararda, &#8216;Bu durumda, dava konusu kararın 3, 4. ve 5. maddelerinin, dayanağı yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi eğitim sisteminin, hukuka uygun oldukları istikrar kazanmış yargı kararları ile de ortaya konulmuş olan amaç ve ilkelerine, hukuka ve hakkaniyete uygun değildir. Dava konusu kararın uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlar oluşacağı da açıktır&#8217; denildi.</p>
<p>Davalı YÖK&#8217;ün bu karara itiraz hakkı bulunuyor. İtirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşecek.</p>
<p>aa</p>
<p><strong>Danıştay 8. Dairesi, YÖK&#8217;ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdurdu. İşte karara giden yolda Kanadoğlu faktörü&#8230;</strong></p>
<p><strong>KANADOĞLU YOL GÖSTERDİ &#8216;BİZİM BARO&#8217; DANIŞTAY&#8217;A KOŞTU</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 krizinin mimarı Sabih Kanadoğlu, YÖK&#8217;ün katsayı adaletsizliğini kaldıran kararıyla ilgili Danıştay&#8217;ı adres göstermişti. YÖK&#8217;ün aldığı &#8221;tek katsayı&#8221; kararı ile Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu&#8221;nun buna yönelik, &#8221;Anayasa&#8217;ya aykırı bir yönü yok&#8221; şeklindeki açıklamasını hatırlatması üzerine Kanadoğlu, <strong>&#8220;Bu konuda Anayasa Mahkemesi&#8217;ne gitmenin bir anlamı yok. Kararın ve yönetmeliğin iptali için Danıştay yeterlidir. Karar ortada. Genelge haline gelecek. Elbette ki Danıştay&#8217;a götürülecektir. Yalnız, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin, AKP hakkında almış olduğu o kararın okunmasında, AKP için yarar vardır. Tam zamanıdır şimdi.&#8221; </strong>demişti.</p>
<p>Kanadoğlu&#8217;nun bu açıklamasından sonra İstanbul Barosu harekete geçmiş ve YÖK&#8217;ün kararını Danıştay&#8217;a götürmüştü. <a href="http://www.samanyoluhaber.com/h_330827_danistay,-oyle-bir-celisti-ki-%21.html" target="_blank"></p>
<h2><span style="color:#ffffff;"><strong>DANIŞTAY ÖYLE BİR ÇELİŞTİ Kİ!</strong></span></h2>
<p></a> <strong>&#8220;DANIŞTAY YETERLİ&#8221;</strong></p>
<p>Daire&#8217;nin kararında &#8220;1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri gereği yükseköğretim kurumlarına ortaöğretim kurumlarını bitirenlerin nasıl gireceğinin Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapılarak Yükseköğretim Kurulu tarafından saptanacağı&#8221; ifade edilmişti.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği Antalya Şubesi ve Cumhuriyet Okurları Kulübü&#8217;nce düzenlenecek &#8221;Lozan&#8217;dan Lozan&#8217;a&#8221; konulu konferans için Antalya gelen Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Osman Vuraloğlu&#8217;nu ziyaret etmişti.</p>
<p>Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, YÖK&#8217;ün &#8221;tek katsayı&#8221; kararının iptali için Anayasa Mahkemesi&#8217;ne gitmenin anlamı olmadığını, kararın ve yönetmeliğin iptali için Danıştay&#8217;ın yeterli olduğunu savunmuştu.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yök Üniversiteden Atılmayı Kaldıracak]]></title>
<link>http://ogretmeniz.wordpress.com/2009/11/25/yok-universiteden-atilmayi-kaldiracak/</link>
<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 14:26:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>ugur2</dc:creator>
<guid>http://ogretmeniz.wordpress.com/2009/11/25/yok-universiteden-atilmayi-kaldiracak/</guid>
<description><![CDATA[YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, &#8220;Bir nedenden dolayı bırakmak zorunda kalan insanları,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, &#8220;Bir nedenden dolayı bırakmak zorunda kalan insanları, biz okuldan atmayacağız. Böyle esnek bir sistem her halde herkesin işine daha çok gelir&#8221; dedi.<br />
Özcan, bu konuda ellerinde bir taslak bulunduğunu ancak üzerinde biraz daha çalışacaklarını bildirdi.<br />
Prof. Dr. Özcan, YÖK Genel Kurulu’na verilen öğle arasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.<br />
Bir gazetecinin, üniversiteden atılmanın kaldırılacağı yönünde bir açıklaması olduğunu hatırlatması üzerine Özcan, &#8220;Evet, öyle bir şey üzerinde çalışıyoruz. Biz hiçbir şekilde (öğrencinin) okuldan alakasını kesmeyeceğiz. Bir öğrenci çeşitli nedenlerle eğitimini bırakırsa geri geldiğinde harcını biraz daha fazla almayı düşünüyoruz&#8221; diye konuştu.<br />
&#8220;Yıl sınırı olmayacak mı?&#8221; sorusu üzerine Özcan, &#8220;Hayır, yıl sınırı olmayacak. Hiçbir zaman okuldan atılmayacak, aynı Amerika’daki gibi&#8221; diye yanıtladı.<br />
Bir gazetecinin &#8220;Ömür boyu üniversite mi?&#8221; sorusu üzerine Özcan, şunları kaydetti:<br />
&#8220;Evet, ömür boyu üniversite ama hiç kimsenin onu yapacağını zannetmiyorum. Öğrencilerin büyük bir kısmı, yüzde 99’u bence yine aynı şekilde devam edecektir. Ama işte bir nedenden dolayı bırakmak zorunda olan insanları da biz okuldan atmayacağız. Bunun en büyük nedeni insanları atıyorsunuz, bunlar 3-5 yıl sonra çıkan afla tekrar geri geliyorlar. Geri geldiklerinde o ders ortadan kalkmış oluyor, dersin müfredatı değişmiş oluyor, hocası artık o okulda olmuyor. Büyük zorluklar çıkıyor. Üniversiteler için bunları ortadan kaldırmalıyız. İnsanları okuldan atmak çok da çağdaş bir şey değil.<br />
Öğrenci kendi isteğiyle bırakabilir. Mesela der ki ikiden üçe geçtiğinde, ’Ya bir sene dışarıda çalışayım ya da bir dünya turuna çıkayım&#8230;’ Ülkemizde böyle işler başlayacak tıpkı Amerika’da olduğu gibi. ’İşte birazcık bazı işlerle uğraşayım, tecrübe edineyim, tekrar geri geleyim’ diye düşünebilir. O durumlarda böyle esnek bir sistem her halde herkesin işine daha çok gelir. Üniversiteleri koruruz en önemlisi.&#8221;<br />
Bu konuda kanun taslağı hazırlanıp hazırlanmadığı yönündeki bir soru üzerine Özcan, ellerinde böyle bir taslak bulunduğunu ancak üzerinde biraz daha çalışacaklarını bildirdi. Özcan, taslağı fikir almak için rektörlere yolladıklarını da kaydetti.</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Artık Demokrasiye İnanmıyorum - Yeni Rektörümüz Atandı]]></title>
<link>http://proofhead.wordpress.com/2009/11/24/artik-demokrasiye-inanmiyorum-yeni-rektorumuz-atandi/</link>
<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 16:21:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>proofhead</dc:creator>
<guid>http://proofhead.wordpress.com/2009/11/24/artik-demokrasiye-inanmiyorum-yeni-rektorumuz-atandi/</guid>
<description><![CDATA[Artık demokrasiye inanmıyorum. En azından bu memlekette inanmıyorum. İsimleri ve siyasi görüşleri bi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[Artık demokrasiye inanmıyorum. En azından bu memlekette inanmıyorum. İsimleri ve siyasi görüşleri bi]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Var Mısın Yok Musun ? Tıkla Ve Hemen Oyna En İyi Skor Sahibine Hediye]]></title>
<link>http://jap0n.wordpress.com/2009/11/18/var-misin-yok-musun-tikla-ve-hemen-oyna-en-iyi-skor-sahibine-hediye/</link>
<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 13:27:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>jap0n</dc:creator>
<guid>http://jap0n.wordpress.com/2009/11/18/var-misin-yok-musun-tikla-ve-hemen-oyna-en-iyi-skor-sahibine-hediye/</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'></div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[nesin sen]]></title>
<link>http://kurbanlik.wordpress.com/2009/11/13/nesin-sen/</link>
<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 01:53:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>kurbanlik</dc:creator>
<guid>http://kurbanlik.wordpress.com/2009/11/13/nesin-sen/</guid>
<description><![CDATA[içerikmi o nası bişi yenirmi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>içerikmi o nası bişi yenirmi</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Roma Hukuku Gidiyor Yerine İslam Hukuku Geliyor]]></title>
<link>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/07/roma-hukuku-gidiyor-yerine-islam-hukuku-geliyor/</link>
<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 02:57:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>gizlibelge</dc:creator>
<guid>http://gizlibelge.wordpress.com/2009/11/07/roma-hukuku-gidiyor-yerine-islam-hukuku-geliyor/</guid>
<description><![CDATA[Atatürk devrimine ihanet YÖK, Atatürk’ün 1933 yılında üniversite reformu çerçevesinde getirdiği Roma]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><h2>Atatürk devrimine ihanet</h2>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-967" title="yusuf ziya özcan" src="http://gizlibelge.wordpress.com/files/2009/11/yusuf-ziya-ozcan.jpg" alt="yusuf ziya özcan" width="250" height="170" /></p>
<p><strong>YÖK, Atatürk’ün 1933 yılında üniversite reformu çerçevesinde getirdiği Roma Hukuku’nun yerine İslam Hukuku’nu koyuyor. YÖK’ün bu kararı, hukukçular tarafından sert bir şekilde eleştirildi.</strong><!--more--></p>
<p>“ROMA Hukuku’nu önemsizleştirdiğiniz anda laik, demokratik hukukla kanunlar arasındaki neden sonuç ilişkisi yok olur” diyen hukukçular, YÖK Başkanı Özcan’a tepki gösterdi.</p>
<p><strong>Atatürk’ün reformu rafa kaldırılıyor!</strong><br />
YÖK’ün, Büyük Önder Atatürk’ün 1933’te reform çerçevesinde üniversitelere getirdiği Roma Hukuku’nu kaldırma kararı büyük tepki çekti</p>
<p>YÖK, Roma Hukuku’nu Anabilim Dalı olmaktan çıkarılmasına karar vermesi ve İslam Hukuku Anabilim Dalı’nın açılacağı iddiası, hukukçuların büyük tepkisine neden oldu. NTV’nin haberine göre, YÖK Genel Kurulu’nun Ağustos’ta yaptığı toplantıda, hukuk fakültelerinin 13 anabilim dalında örgütlenebilmesine imkan veren bir karar alınmıştı. Bu karar uyarınca; Roma Hukuku, hukuk fakültelerinde “Anabilim Dalı” olmaktan çıkartılarak “Hukuk Tarihi Anabilim Dalı” çatısı altına alındı. Bu, başta hukuk eğitimi almış kişiler olmak üzere tepkiyle karşılandı. YÖK’ün aldığı kararın iptali için Eylül ayında Danıştay’da dava açıldı. Roma Hukuku’nun Kara Avrupa’sı Hukuk Sistemi ve Türk Hukuk Sistemi’nin temeli olduğunu belirten öğretim üyeleri, bu kararın “çağdaş hukuk sisteminden uzaklaşmak” olduğu görüşünde birleşiyor. Milliyet gazetesi yazarı Melih Aşık da köşesinde: “Hitler döneminde Roma hukukunun yerini Almanların ortak hukuku alınca, Almanya’nın Roma hukuku alanındaki en esaslı üç bilim adamı R. Honig, P. Koschaker ve A. Schwarz üniversitelerden kovuldu. Roma Hukuku’nu önemsizleştirmek Atatürk’ün üniversite reformunu ortadan kaldırma teşebbüsüdür” diye yazdı.</p>
<p>Yeniçağ</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yok Olmak Değil Aslında !]]></title>
<link>http://citlenbik.wordpress.com/2009/11/06/yok-olmak-degil-aslinda/</link>
<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 13:58:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>citlembik</dc:creator>
<guid>http://citlenbik.wordpress.com/2009/11/06/yok-olmak-degil-aslinda/</guid>
<description><![CDATA[Hayat akıp giderken, hayatın içindeyken insanın hiç aklına getiremediği bir duygu olsa gerek. Bazen ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p style="text-align:justify;"><em><span style="color:#000000;">Hayat akıp giderken, hayatın içindeyken insanın hiç aklına getiremediği bir duygu olsa gerek. Bazen en ufak bir acıda hissediyorum bu acıyı ve sızlıyor yüreğim, dayanamıyor bu acıya  fakat bir gün gelecek diyorum kendi kendime elbet bir gün yaşayacaksın bunu, tek tek bir gün kaybedeceksin değerlerini sevdiklerini ve bir gün sende yok olup gideceksin. Yok olmak denmemeli  buna inanan bir insan için aslında sadece başka bir diyar başka bir hayat diyorum ben buna ve öyle tanımlıyorum ölümü, başka bir durakta beklemek diyorum sevdiklerini, zamanı gelince kavuşmak diyorum ve başka bir tarif bulamıyorum ölümü anlatmaya&#8230; Elbet gelecek bir gün sende tadacaksın, kaçış yok biliyorsun, kim kaçabilmiş ki ,bakıyorsun Allahu Tealanın en has kulları göçüp gitmiş bu dünyadan,sana kalmaz ona kalmaz bu dünya farkındasın.</span></em></p>
<p style="text-align:justify;"><em><span style="color:#000000;">Bazen oluyor annemi, babamı, kardeşimi, eşimi ve daha bir çok sevdiklerimi düşünüyorum, onları bir gün kaybetme korkusunu yaşıyorum kendi içimde, korkuyorum dayanabilirmiyim diyorum, bilmiyorum. Ki ben en küçük olaylarda incinen, üzülen, birine kızdığımda içim içimi yiyen ben öyle zor bir durumda nasıl olurum bilemiyorum. Bazen ailemle çekilen küçüklük fotğraflarıma baktığımda acayip bir duygu olur içimde, geçen yıllara bakarım ölüm günden güne dahada yaklaşmıştır bizlere ve bir gün sadece fotoğraflarda kalacağımız gelir aklıma ve birde akıllarda bırakabildiysek güzel ,tatlı anılar&#8230;</span></em></p>
<p style="text-align:justify;"><em><span style="color:#008000;"><span style="color:#000000;">Kavrayabilmek zor olsada ölümü biliyorum ki elbet bir gün bizimde kapımız çalınacak ve işte o an gelmeden sevdiğini sevdiğinle paylaşmak gerek diyorum, hayatını islamın güzellikleriyle doldurmak ve imanlı gitmek var diyorum kısacası ansızın yakalanmadan hazırlıklı olmak lazım diyoruuum&#8230;</span>. </span></em></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK engelleri kaldırırsa Türkiye yabancı öğrenci akınına uğrar]]></title>
<link>http://haciata2.wordpress.com/2009/11/04/yok-engelleri-kaldirirsa-turkiye-yabanci-ogrenci-akinina-ugrar/</link>
<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 08:23:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>HacıAta</dc:creator>
<guid>http://haciata2.wordpress.com/2009/11/04/yok-engelleri-kaldirirsa-turkiye-yabanci-ogrenci-akinina-ugrar/</guid>
<description><![CDATA[İzlediği barış politikalarıyla dünya arenasında imajını güçlendiren Türkiye, bilimsel alanda da iddi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[İzlediği barış politikalarıyla dünya arenasında imajını güçlendiren Türkiye, bilimsel alanda da iddi]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK Üniversitelerde Sermayenin Egemenliğini Arttıracak Bir Kurul Tanımlıyor!]]></title>
<link>http://kentseldonusumehayir.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:18:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>ivmedergisi</dc:creator>
<guid>http://kentseldonusumehayir.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/ivme_logo1.JPG" /></p>
<p>Yükseköğretim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/kurulu">Kurulu</a> (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi çabasında bir adım daha atmanın hazırlığı içindedir. YÖK’ün hazırladığı “<em>Yükseköğretim Kurumlarında <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari">Danışma Kurulları</a> Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı</em>”, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634">Avrupa</a> emperyalizminin eğitim alanındaki politikalarının ifadesi olan <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> Süreci&#8217;nin gereklerinden biri olduğu gerekçesiyle, üniversitelerde danışma kurulları kurulmasını düzenliyor. Bu danışma kurullarında “üniversitenin fiziksel ve yapısal konuları, eğitim-öğretim ve araştırma program ve politikaları, üniversitenin gelişme stratejisi vb.” konularında “dış paydaş”ların da görüş, öneri ve desteklerinin alınması hedefleniyor.</p>
<p>Kurulun üniversite içi “paydaşlarını” bir yana bırakarak “dış paydaş”larına baktığımızda, aslında amaçlananın sermayenin ve siyaset kurumlarının biçimlendireceği bir üniversite modeli olduğu açıkça anlaşılıyor. Dış paydaşların arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/sanayi">Sanayi</a> ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ticaret">Ticaret</a> <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/odasi">Odası</a> başkanları ya da temsilcileri, ilin Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi Başkanı veya temsilcisi yer almakta. YÖK’ün rektörlere neredeyse sınırsız <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/616">yetki</a> tanıyan tek adamcı üniversite işleyiş modelinde, üniversitenin kendi bileşenleri olan öğretim üyeleri, elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversitenin işleyişinde, idaresinde, akademik faaliyetlerinde söz hakkı yokken dış paydaşlara söz verilecek olması, taslağın amacının üniversitelerin demokratikleştirilmesi olarak açıklanamayacağının da en açık göstergesi. Amaç, üniversitelerin akademik özerkliği tamamen yitirerek <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> güçlerinin eline geçmesi ve doğrudan sermaye için çalıştırılmasıdır. Bu yönetmelik taslağıyla sermaye, üniversite üzerinde yasal olarak belirleyici hale getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Türkiye <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> sürecine 2001 yılında dahil olduktan sonra, sermaye sözcülerinin yükseköğretimde dönüşüm öngören raporları (TÜSİAD Yükseköğretim Raporu <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2008">2008</a>) doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle başlayan eğitimin ticarileştirilmesi YÖK&#8217;ün yeni uygulamalarıyla devam ediyor. YÖK&#8217;ün bu politikalarının nedeni, dünyada eğitime bakışın kâr odaklı hale gelmesi ve hizmet alanlarının sınırsızca sömürülmesi isteğidir. YÖK, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/subat">Şubat</a> 2007&#8242;de yayımladığı “<em>Türkiye Yükseköğretim Stratejisi</em>” raporunda, emperyalizmin eğitimle ilgili DTÖ, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco">UNESCO</a>, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> aracılığıyla gerçekleştirilen dönüşümlerini, küreselleşme ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> ekonomisine geçiş olarak yorumlarken eğitimi kişisel bir yatırım, insan ve bilgiyi de sermaye olarak gören bakış açısını savunmakta, ülkelerin rekabet gücünü buna bağlamaktadır. Nitekim taslağın birinci maddesinde, yönetmeliğin amacının “faaliyetler açısından yüksek ve sürdürülebilir kalitede hizmetlerin sağlanabilmesinde daha rasyonel ve verimli sonuçlara ulaşabilmek” olduğunu okuduğumuzda, üniversite eğitiminin doğrudan “ticari hizmet” kavramıyla bir tutulduğunu da açıkça görebilmekteyiz.</p>
<p>Araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran, 50/d&#8217;lilerin 33/a&#8217;ya geçişlerini engelleyen yönetmelik; mesleği yapabilme yetkisinin başka kurumlarca verilmesinin yolunu açan diplomalara unvan yazılmaması uygulaması ve benzeri adımlarda olduğu gibi bu taslak çalışması da sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapacak, “şirketleşen” üniversite modeline bizi bir adım daha yaklaştırıyor.</p>
<p>Yükseköğretim yalnızca akademisyenleri ve öğrencileri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Bizler +İVME Dergisi sermayenin gereksinmediği bilginin üretilmediği, istihdam biçimlerinin sermayenin isteklerine uygun olarak değiştiği (50/d, esnek çalışma, taşeronlaştırma), bilimsel ilerlemeden ve kamu yararından çok kâr amacı güden yaklaşımın egemen olduğu, öğrencilerin de bu yaklaşım uyarınca insancıl değerlerden uzak, rekabetçi, kariyerist bireyler olarak yetiştirildiği bir yükseköğretim anlayışına karşıyız.</p>
<p>YÖK’ün bu yeni yönetmelik taslağında bizleri yakından ilgilendiren bir başka nokta daha var: Kurulmak istenen danışma kurullarının üyeleri arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’ye bağlı meslek odalarının başkanları da bulunmaktadır. <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’nin eğitim alanında bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarda eşit, parasız, bilimsel eğitim, özerk ve demokratik üniversite görüşü savunulmuştur; “üniversiteler üniversite bileşenlerinindir” denmiştir. Nitekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> 27 Ekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2009">2009</a> tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, YÖK yönetmelik taslağında tariflenen Danışma Kurullarının özerk-demokratik üniversite anlayışının çok uzağında olduğunu belirtmiş ve &#34;hazırlanan yönetmeliğin bu şekilde yürürlüğe girmesi halinde Danışma Kurullarında yer almayacağını&#34; duyurmuştur.</p>
<p><a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> bununla yetinmemeli, bilimden ve emekten yana olmanın gerektirdiği şekilde, üniversitelerde <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> süreci kapsamında sermayenin egemenliğini kuracak bu kurullara ve tüm altbaşlıklarıyla üniversitelerin şirketleştirilmesi sürecine karşı yürütülen mücadelede daha etkin bir biçimde yer almalıdır.</p>
<p><strong>Mühendislik, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/345">Mimarlık</a> ve Planlamada<br />
<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/arti-ivme">Artı İvme</a> Dergisi</strong></p>
<p>Etiketler: <a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/egitim" title="">Eğitim</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/tmmob" title="">TMMOB</a> &#124; <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/yok" title="">YÖK</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco" title=""> UNESCO</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tusiad" title=""> TÜSİAD</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/emperyalizm" title=""> Emperyalizm</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/dto" title=""> DTÖ</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari" title=""> Danışma Kurulları</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/650" title=""> Bologna Süreci</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634" title=""> Avrupa</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/50/d" title=""> 50/D</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK Üniversitelerde Sermayenin Egemenliğini Arttıracak Bir Kurul Tanımlıyor!]]></title>
<link>http://yetkinmuhendisligehayir.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:18:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>ivmedergisi</dc:creator>
<guid>http://yetkinmuhendisligehayir.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/ivme_logo1.JPG" /></p>
<p>Yükseköğretim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/kurulu">Kurulu</a> (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi çabasında bir adım daha atmanın hazırlığı içindedir. YÖK’ün hazırladığı “<em>Yükseköğretim Kurumlarında <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari">Danışma Kurulları</a> Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı</em>”, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634">Avrupa</a> emperyalizminin eğitim alanındaki politikalarının ifadesi olan <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> Süreci&#8217;nin gereklerinden biri olduğu gerekçesiyle, üniversitelerde danışma kurulları kurulmasını düzenliyor. Bu danışma kurullarında “üniversitenin fiziksel ve yapısal konuları, eğitim-öğretim ve araştırma program ve politikaları, üniversitenin gelişme stratejisi vb.” konularında “dış paydaş”ların da görüş, öneri ve desteklerinin alınması hedefleniyor.</p>
<p>Kurulun üniversite içi “paydaşlarını” bir yana bırakarak “dış paydaş”larına baktığımızda, aslında amaçlananın sermayenin ve siyaset kurumlarının biçimlendireceği bir üniversite modeli olduğu açıkça anlaşılıyor. Dış paydaşların arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/sanayi">Sanayi</a> ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ticaret">Ticaret</a> <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/odasi">Odası</a> başkanları ya da temsilcileri, ilin Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi Başkanı veya temsilcisi yer almakta. YÖK’ün rektörlere neredeyse sınırsız <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/616">yetki</a> tanıyan tek adamcı üniversite işleyiş modelinde, üniversitenin kendi bileşenleri olan öğretim üyeleri, elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversitenin işleyişinde, idaresinde, akademik faaliyetlerinde söz hakkı yokken dış paydaşlara söz verilecek olması, taslağın amacının üniversitelerin demokratikleştirilmesi olarak açıklanamayacağının da en açık göstergesi. Amaç, üniversitelerin akademik özerkliği tamamen yitirerek <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> güçlerinin eline geçmesi ve doğrudan sermaye için çalıştırılmasıdır. Bu yönetmelik taslağıyla sermaye, üniversite üzerinde yasal olarak belirleyici hale getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Türkiye <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> sürecine 2001 yılında dahil olduktan sonra, sermaye sözcülerinin yükseköğretimde dönüşüm öngören raporları (TÜSİAD Yükseköğretim Raporu <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2008">2008</a>) doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle başlayan eğitimin ticarileştirilmesi YÖK&#8217;ün yeni uygulamalarıyla devam ediyor. YÖK&#8217;ün bu politikalarının nedeni, dünyada eğitime bakışın kâr odaklı hale gelmesi ve hizmet alanlarının sınırsızca sömürülmesi isteğidir. YÖK, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/subat">Şubat</a> 2007&#8242;de yayımladığı “<em>Türkiye Yükseköğretim Stratejisi</em>” raporunda, emperyalizmin eğitimle ilgili DTÖ, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco">UNESCO</a>, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> aracılığıyla gerçekleştirilen dönüşümlerini, küreselleşme ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> ekonomisine geçiş olarak yorumlarken eğitimi kişisel bir yatırım, insan ve bilgiyi de sermaye olarak gören bakış açısını savunmakta, ülkelerin rekabet gücünü buna bağlamaktadır. Nitekim taslağın birinci maddesinde, yönetmeliğin amacının “faaliyetler açısından yüksek ve sürdürülebilir kalitede hizmetlerin sağlanabilmesinde daha rasyonel ve verimli sonuçlara ulaşabilmek” olduğunu okuduğumuzda, üniversite eğitiminin doğrudan “ticari hizmet” kavramıyla bir tutulduğunu da açıkça görebilmekteyiz.</p>
<p>Araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran, 50/d&#8217;lilerin 33/a&#8217;ya geçişlerini engelleyen yönetmelik; mesleği yapabilme yetkisinin başka kurumlarca verilmesinin yolunu açan diplomalara unvan yazılmaması uygulaması ve benzeri adımlarda olduğu gibi bu taslak çalışması da sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapacak, “şirketleşen” üniversite modeline bizi bir adım daha yaklaştırıyor.</p>
<p>Yükseköğretim yalnızca akademisyenleri ve öğrencileri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Bizler +İVME Dergisi sermayenin gereksinmediği bilginin üretilmediği, istihdam biçimlerinin sermayenin isteklerine uygun olarak değiştiği (50/d, esnek çalışma, taşeronlaştırma), bilimsel ilerlemeden ve kamu yararından çok kâr amacı güden yaklaşımın egemen olduğu, öğrencilerin de bu yaklaşım uyarınca insancıl değerlerden uzak, rekabetçi, kariyerist bireyler olarak yetiştirildiği bir yükseköğretim anlayışına karşıyız.</p>
<p>YÖK’ün bu yeni yönetmelik taslağında bizleri yakından ilgilendiren bir başka nokta daha var: Kurulmak istenen danışma kurullarının üyeleri arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’ye bağlı meslek odalarının başkanları da bulunmaktadır. <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’nin eğitim alanında bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarda eşit, parasız, bilimsel eğitim, özerk ve demokratik üniversite görüşü savunulmuştur; “üniversiteler üniversite bileşenlerinindir” denmiştir. Nitekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> 27 Ekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2009">2009</a> tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, YÖK yönetmelik taslağında tariflenen Danışma Kurullarının özerk-demokratik üniversite anlayışının çok uzağında olduğunu belirtmiş ve &#34;hazırlanan yönetmeliğin bu şekilde yürürlüğe girmesi halinde Danışma Kurullarında yer almayacağını&#34; duyurmuştur.</p>
<p><a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> bununla yetinmemeli, bilimden ve emekten yana olmanın gerektirdiği şekilde, üniversitelerde <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> süreci kapsamında sermayenin egemenliğini kuracak bu kurullara ve tüm altbaşlıklarıyla üniversitelerin şirketleştirilmesi sürecine karşı yürütülen mücadelede daha etkin bir biçimde yer almalıdır.</p>
<p><strong>Mühendislik, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/345">Mimarlık</a> ve Planlamada<br />
<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/arti-ivme">Artı İvme</a> Dergisi</strong></p>
<p>Etiketler: <a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/egitim" title="">Eğitim</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/tmmob" title="">TMMOB</a> &#124; <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/yok" title="">YÖK</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco" title=""> UNESCO</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tusiad" title=""> TÜSİAD</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/emperyalizm" title=""> Emperyalizm</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/dto" title=""> DTÖ</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari" title=""> Danışma Kurulları</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/650" title=""> Bologna Süreci</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634" title=""> Avrupa</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/50/d" title=""> 50/D</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK Üniversitelerde Sermayenin Egemenliğini Arttıracak Bir Kurul Tanımlıyor!]]></title>
<link>http://ivmehaber.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:18:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>ivmedergisi</dc:creator>
<guid>http://ivmehaber.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/ivme_logo1.JPG" /></p>
<p>Yükseköğretim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/kurulu">Kurulu</a> (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi çabasında bir adım daha atmanın hazırlığı içindedir. YÖK’ün hazırladığı “<em>Yükseköğretim Kurumlarında <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari">Danışma Kurulları</a> Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı</em>”, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634">Avrupa</a> emperyalizminin eğitim alanındaki politikalarının ifadesi olan <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> Süreci&#8217;nin gereklerinden biri olduğu gerekçesiyle, üniversitelerde danışma kurulları kurulmasını düzenliyor. Bu danışma kurullarında “üniversitenin fiziksel ve yapısal konuları, eğitim-öğretim ve araştırma program ve politikaları, üniversitenin gelişme stratejisi vb.” konularında “dış paydaş”ların da görüş, öneri ve desteklerinin alınması hedefleniyor.</p>
<p>Kurulun üniversite içi “paydaşlarını” bir yana bırakarak “dış paydaş”larına baktığımızda, aslında amaçlananın sermayenin ve siyaset kurumlarının biçimlendireceği bir üniversite modeli olduğu açıkça anlaşılıyor. Dış paydaşların arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/sanayi">Sanayi</a> ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ticaret">Ticaret</a> <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/odasi">Odası</a> başkanları ya da temsilcileri, ilin Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi Başkanı veya temsilcisi yer almakta. YÖK’ün rektörlere neredeyse sınırsız <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/616">yetki</a> tanıyan tek adamcı üniversite işleyiş modelinde, üniversitenin kendi bileşenleri olan öğretim üyeleri, elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversitenin işleyişinde, idaresinde, akademik faaliyetlerinde söz hakkı yokken dış paydaşlara söz verilecek olması, taslağın amacının üniversitelerin demokratikleştirilmesi olarak açıklanamayacağının da en açık göstergesi. Amaç, üniversitelerin akademik özerkliği tamamen yitirerek <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> güçlerinin eline geçmesi ve doğrudan sermaye için çalıştırılmasıdır. Bu yönetmelik taslağıyla sermaye, üniversite üzerinde yasal olarak belirleyici hale getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Türkiye <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> sürecine 2001 yılında dahil olduktan sonra, sermaye sözcülerinin yükseköğretimde dönüşüm öngören raporları (TÜSİAD Yükseköğretim Raporu <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2008">2008</a>) doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle başlayan eğitimin ticarileştirilmesi YÖK&#8217;ün yeni uygulamalarıyla devam ediyor. YÖK&#8217;ün bu politikalarının nedeni, dünyada eğitime bakışın kâr odaklı hale gelmesi ve hizmet alanlarının sınırsızca sömürülmesi isteğidir. YÖK, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/subat">Şubat</a> 2007&#8242;de yayımladığı “<em>Türkiye Yükseköğretim Stratejisi</em>” raporunda, emperyalizmin eğitimle ilgili DTÖ, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco">UNESCO</a>, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> aracılığıyla gerçekleştirilen dönüşümlerini, küreselleşme ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> ekonomisine geçiş olarak yorumlarken eğitimi kişisel bir yatırım, insan ve bilgiyi de sermaye olarak gören bakış açısını savunmakta, ülkelerin rekabet gücünü buna bağlamaktadır. Nitekim taslağın birinci maddesinde, yönetmeliğin amacının “faaliyetler açısından yüksek ve sürdürülebilir kalitede hizmetlerin sağlanabilmesinde daha rasyonel ve verimli sonuçlara ulaşabilmek” olduğunu okuduğumuzda, üniversite eğitiminin doğrudan “ticari hizmet” kavramıyla bir tutulduğunu da açıkça görebilmekteyiz.</p>
<p>Araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran, 50/d&#8217;lilerin 33/a&#8217;ya geçişlerini engelleyen yönetmelik; mesleği yapabilme yetkisinin başka kurumlarca verilmesinin yolunu açan diplomalara unvan yazılmaması uygulaması ve benzeri adımlarda olduğu gibi bu taslak çalışması da sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapacak, “şirketleşen” üniversite modeline bizi bir adım daha yaklaştırıyor.</p>
<p>Yükseköğretim yalnızca akademisyenleri ve öğrencileri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Bizler +İVME Dergisi sermayenin gereksinmediği bilginin üretilmediği, istihdam biçimlerinin sermayenin isteklerine uygun olarak değiştiği (50/d, esnek çalışma, taşeronlaştırma), bilimsel ilerlemeden ve kamu yararından çok kâr amacı güden yaklaşımın egemen olduğu, öğrencilerin de bu yaklaşım uyarınca insancıl değerlerden uzak, rekabetçi, kariyerist bireyler olarak yetiştirildiği bir yükseköğretim anlayışına karşıyız.</p>
<p>YÖK’ün bu yeni yönetmelik taslağında bizleri yakından ilgilendiren bir başka nokta daha var: Kurulmak istenen danışma kurullarının üyeleri arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’ye bağlı meslek odalarının başkanları da bulunmaktadır. <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’nin eğitim alanında bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarda eşit, parasız, bilimsel eğitim, özerk ve demokratik üniversite görüşü savunulmuştur; “üniversiteler üniversite bileşenlerinindir” denmiştir. Nitekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> 27 Ekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2009">2009</a> tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, YÖK yönetmelik taslağında tariflenen Danışma Kurullarının özerk-demokratik üniversite anlayışının çok uzağında olduğunu belirtmiş ve &#34;hazırlanan yönetmeliğin bu şekilde yürürlüğe girmesi halinde Danışma Kurullarında yer almayacağını&#34; duyurmuştur.</p>
<p><a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> bununla yetinmemeli, bilimden ve emekten yana olmanın gerektirdiği şekilde, üniversitelerde <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> süreci kapsamında sermayenin egemenliğini kuracak bu kurullara ve tüm altbaşlıklarıyla üniversitelerin şirketleştirilmesi sürecine karşı yürütülen mücadelede daha etkin bir biçimde yer almalıdır.</p>
<p><strong>Mühendislik, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/345">Mimarlık</a> ve Planlamada<br />
<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/arti-ivme">Artı İvme</a> Dergisi</strong></p>
<p>Etiketler: <a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/egitim" title="">Eğitim</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/tmmob" title="">TMMOB</a> &#124; <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/yok" title="">YÖK</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco" title=""> UNESCO</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tusiad" title=""> TÜSİAD</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/emperyalizm" title=""> Emperyalizm</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/dto" title=""> DTÖ</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari" title=""> Danışma Kurulları</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/650" title=""> Bologna Süreci</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634" title=""> Avrupa</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/50/d" title=""> 50/D</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK Üniversitelerde Sermayenin Egemenliğini Arttıracak Bir Kurul Tanımlıyor!]]></title>
<link>http://muhendislikmimarlikplanlamadaartiivme.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:17:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>ivmedergisi</dc:creator>
<guid>http://muhendislikmimarlikplanlamadaartiivme.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/ivme_logo1.JPG" /></p>
<p>Yükseköğretim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/kurulu">Kurulu</a> (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi çabasında bir adım daha atmanın hazırlığı içindedir. YÖK’ün hazırladığı “<em>Yükseköğretim Kurumlarında <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari">Danışma Kurulları</a> Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı</em>”, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634">Avrupa</a> emperyalizminin eğitim alanındaki politikalarının ifadesi olan <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> Süreci&#8217;nin gereklerinden biri olduğu gerekçesiyle, üniversitelerde danışma kurulları kurulmasını düzenliyor. Bu danışma kurullarında “üniversitenin fiziksel ve yapısal konuları, eğitim-öğretim ve araştırma program ve politikaları, üniversitenin gelişme stratejisi vb.” konularında “dış paydaş”ların da görüş, öneri ve desteklerinin alınması hedefleniyor.</p>
<p>Kurulun üniversite içi “paydaşlarını” bir yana bırakarak “dış paydaş”larına baktığımızda, aslında amaçlananın sermayenin ve siyaset kurumlarının biçimlendireceği bir üniversite modeli olduğu açıkça anlaşılıyor. Dış paydaşların arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/sanayi">Sanayi</a> ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ticaret">Ticaret</a> <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/odasi">Odası</a> başkanları ya da temsilcileri, ilin Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi Başkanı veya temsilcisi yer almakta. YÖK’ün rektörlere neredeyse sınırsız <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/616">yetki</a> tanıyan tek adamcı üniversite işleyiş modelinde, üniversitenin kendi bileşenleri olan öğretim üyeleri, elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversitenin işleyişinde, idaresinde, akademik faaliyetlerinde söz hakkı yokken dış paydaşlara söz verilecek olması, taslağın amacının üniversitelerin demokratikleştirilmesi olarak açıklanamayacağının da en açık göstergesi. Amaç, üniversitelerin akademik özerkliği tamamen yitirerek <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> güçlerinin eline geçmesi ve doğrudan sermaye için çalıştırılmasıdır. Bu yönetmelik taslağıyla sermaye, üniversite üzerinde yasal olarak belirleyici hale getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Türkiye <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> sürecine 2001 yılında dahil olduktan sonra, sermaye sözcülerinin yükseköğretimde dönüşüm öngören raporları (TÜSİAD Yükseköğretim Raporu <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2008">2008</a>) doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle başlayan eğitimin ticarileştirilmesi YÖK&#8217;ün yeni uygulamalarıyla devam ediyor. YÖK&#8217;ün bu politikalarının nedeni, dünyada eğitime bakışın kâr odaklı hale gelmesi ve hizmet alanlarının sınırsızca sömürülmesi isteğidir. YÖK, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/subat">Şubat</a> 2007&#8242;de yayımladığı “<em>Türkiye Yükseköğretim Stratejisi</em>” raporunda, emperyalizmin eğitimle ilgili DTÖ, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco">UNESCO</a>, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> aracılığıyla gerçekleştirilen dönüşümlerini, küreselleşme ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> ekonomisine geçiş olarak yorumlarken eğitimi kişisel bir yatırım, insan ve bilgiyi de sermaye olarak gören bakış açısını savunmakta, ülkelerin rekabet gücünü buna bağlamaktadır. Nitekim taslağın birinci maddesinde, yönetmeliğin amacının “faaliyetler açısından yüksek ve sürdürülebilir kalitede hizmetlerin sağlanabilmesinde daha rasyonel ve verimli sonuçlara ulaşabilmek” olduğunu okuduğumuzda, üniversite eğitiminin doğrudan “ticari hizmet” kavramıyla bir tutulduğunu da açıkça görebilmekteyiz.</p>
<p>Araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran, 50/d&#8217;lilerin 33/a&#8217;ya geçişlerini engelleyen yönetmelik; mesleği yapabilme yetkisinin başka kurumlarca verilmesinin yolunu açan diplomalara unvan yazılmaması uygulaması ve benzeri adımlarda olduğu gibi bu taslak çalışması da sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapacak, “şirketleşen” üniversite modeline bizi bir adım daha yaklaştırıyor.</p>
<p>Yükseköğretim yalnızca akademisyenleri ve öğrencileri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Bizler +İVME Dergisi sermayenin gereksinmediği bilginin üretilmediği, istihdam biçimlerinin sermayenin isteklerine uygun olarak değiştiği (50/d, esnek çalışma, taşeronlaştırma), bilimsel ilerlemeden ve kamu yararından çok kâr amacı güden yaklaşımın egemen olduğu, öğrencilerin de bu yaklaşım uyarınca insancıl değerlerden uzak, rekabetçi, kariyerist bireyler olarak yetiştirildiği bir yükseköğretim anlayışına karşıyız.</p>
<p>YÖK’ün bu yeni yönetmelik taslağında bizleri yakından ilgilendiren bir başka nokta daha var: Kurulmak istenen danışma kurullarının üyeleri arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’ye bağlı meslek odalarının başkanları da bulunmaktadır. <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’nin eğitim alanında bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarda eşit, parasız, bilimsel eğitim, özerk ve demokratik üniversite görüşü savunulmuştur; “üniversiteler üniversite bileşenlerinindir” denmiştir. Nitekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> 27 Ekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2009">2009</a> tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, YÖK yönetmelik taslağında tariflenen Danışma Kurullarının özerk-demokratik üniversite anlayışının çok uzağında olduğunu belirtmiş ve &#34;hazırlanan yönetmeliğin bu şekilde yürürlüğe girmesi halinde Danışma Kurullarında yer almayacağını&#34; duyurmuştur.</p>
<p><a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> bununla yetinmemeli, bilimden ve emekten yana olmanın gerektirdiği şekilde, üniversitelerde <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> süreci kapsamında sermayenin egemenliğini kuracak bu kurullara ve tüm altbaşlıklarıyla üniversitelerin şirketleştirilmesi sürecine karşı yürütülen mücadelede daha etkin bir biçimde yer almalıdır.</p>
<p><strong>Mühendislik, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/345">Mimarlık</a> ve Planlamada<br />
<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/arti-ivme">Artı İvme</a> Dergisi</strong></p>
<p>Etiketler: <a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/egitim" title="">Eğitim</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/tmmob" title="">TMMOB</a> &#124; <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/yok" title="">YÖK</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco" title=""> UNESCO</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tusiad" title=""> TÜSİAD</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/emperyalizm" title=""> Emperyalizm</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/dto" title=""> DTÖ</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari" title=""> Danışma Kurulları</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/650" title=""> Bologna Süreci</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634" title=""> Avrupa</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/50/d" title=""> 50/D</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK Üniversitelerde Sermayenin Egemenliğini Arttıracak Bir Kurul Tanımlıyor!]]></title>
<link>http://ivme.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:17:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>ivmedergisi</dc:creator>
<guid>http://ivme.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/ivme_logo1.JPG" /></p>
<p>Yükseköğretim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/kurulu">Kurulu</a> (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi çabasında bir adım daha atmanın hazırlığı içindedir. YÖK’ün hazırladığı “<em>Yükseköğretim Kurumlarında <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari">Danışma Kurulları</a> Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı</em>”, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634">Avrupa</a> emperyalizminin eğitim alanındaki politikalarının ifadesi olan <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> Süreci&#8217;nin gereklerinden biri olduğu gerekçesiyle, üniversitelerde danışma kurulları kurulmasını düzenliyor. Bu danışma kurullarında “üniversitenin fiziksel ve yapısal konuları, eğitim-öğretim ve araştırma program ve politikaları, üniversitenin gelişme stratejisi vb.” konularında “dış paydaş”ların da görüş, öneri ve desteklerinin alınması hedefleniyor.</p>
<p>Kurulun üniversite içi “paydaşlarını” bir yana bırakarak “dış paydaş”larına baktığımızda, aslında amaçlananın sermayenin ve siyaset kurumlarının biçimlendireceği bir üniversite modeli olduğu açıkça anlaşılıyor. Dış paydaşların arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/sanayi">Sanayi</a> ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ticaret">Ticaret</a> <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/odasi">Odası</a> başkanları ya da temsilcileri, ilin Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi Başkanı veya temsilcisi yer almakta. YÖK’ün rektörlere neredeyse sınırsız <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/616">yetki</a> tanıyan tek adamcı üniversite işleyiş modelinde, üniversitenin kendi bileşenleri olan öğretim üyeleri, elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversitenin işleyişinde, idaresinde, akademik faaliyetlerinde söz hakkı yokken dış paydaşlara söz verilecek olması, taslağın amacının üniversitelerin demokratikleştirilmesi olarak açıklanamayacağının da en açık göstergesi. Amaç, üniversitelerin akademik özerkliği tamamen yitirerek <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> güçlerinin eline geçmesi ve doğrudan sermaye için çalıştırılmasıdır. Bu yönetmelik taslağıyla sermaye, üniversite üzerinde yasal olarak belirleyici hale getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Türkiye <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> sürecine 2001 yılında dahil olduktan sonra, sermaye sözcülerinin yükseköğretimde dönüşüm öngören raporları (TÜSİAD Yükseköğretim Raporu <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2008">2008</a>) doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle başlayan eğitimin ticarileştirilmesi YÖK&#8217;ün yeni uygulamalarıyla devam ediyor. YÖK&#8217;ün bu politikalarının nedeni, dünyada eğitime bakışın kâr odaklı hale gelmesi ve hizmet alanlarının sınırsızca sömürülmesi isteğidir. YÖK, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/subat">Şubat</a> 2007&#8242;de yayımladığı “<em>Türkiye Yükseköğretim Stratejisi</em>” raporunda, emperyalizmin eğitimle ilgili DTÖ, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco">UNESCO</a>, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> aracılığıyla gerçekleştirilen dönüşümlerini, küreselleşme ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> ekonomisine geçiş olarak yorumlarken eğitimi kişisel bir yatırım, insan ve bilgiyi de sermaye olarak gören bakış açısını savunmakta, ülkelerin rekabet gücünü buna bağlamaktadır. Nitekim taslağın birinci maddesinde, yönetmeliğin amacının “faaliyetler açısından yüksek ve sürdürülebilir kalitede hizmetlerin sağlanabilmesinde daha rasyonel ve verimli sonuçlara ulaşabilmek” olduğunu okuduğumuzda, üniversite eğitiminin doğrudan “ticari hizmet” kavramıyla bir tutulduğunu da açıkça görebilmekteyiz.</p>
<p>Araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran, 50/d&#8217;lilerin 33/a&#8217;ya geçişlerini engelleyen yönetmelik; mesleği yapabilme yetkisinin başka kurumlarca verilmesinin yolunu açan diplomalara unvan yazılmaması uygulaması ve benzeri adımlarda olduğu gibi bu taslak çalışması da sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapacak, “şirketleşen” üniversite modeline bizi bir adım daha yaklaştırıyor.</p>
<p>Yükseköğretim yalnızca akademisyenleri ve öğrencileri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Bizler +İVME Dergisi sermayenin gereksinmediği bilginin üretilmediği, istihdam biçimlerinin sermayenin isteklerine uygun olarak değiştiği (50/d, esnek çalışma, taşeronlaştırma), bilimsel ilerlemeden ve kamu yararından çok kâr amacı güden yaklaşımın egemen olduğu, öğrencilerin de bu yaklaşım uyarınca insancıl değerlerden uzak, rekabetçi, kariyerist bireyler olarak yetiştirildiği bir yükseköğretim anlayışına karşıyız.</p>
<p>YÖK’ün bu yeni yönetmelik taslağında bizleri yakından ilgilendiren bir başka nokta daha var: Kurulmak istenen danışma kurullarının üyeleri arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’ye bağlı meslek odalarının başkanları da bulunmaktadır. <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’nin eğitim alanında bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarda eşit, parasız, bilimsel eğitim, özerk ve demokratik üniversite görüşü savunulmuştur; “üniversiteler üniversite bileşenlerinindir” denmiştir. Nitekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> 27 Ekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2009">2009</a> tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, YÖK yönetmelik taslağında tariflenen Danışma Kurullarının özerk-demokratik üniversite anlayışının çok uzağında olduğunu belirtmiş ve &#34;hazırlanan yönetmeliğin bu şekilde yürürlüğe girmesi halinde Danışma Kurullarında yer almayacağını&#34; duyurmuştur.</p>
<p><a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> bununla yetinmemeli, bilimden ve emekten yana olmanın gerektirdiği şekilde, üniversitelerde <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> süreci kapsamında sermayenin egemenliğini kuracak bu kurullara ve tüm altbaşlıklarıyla üniversitelerin şirketleştirilmesi sürecine karşı yürütülen mücadelede daha etkin bir biçimde yer almalıdır.</p>
<p><strong>Mühendislik, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/345">Mimarlık</a> ve Planlamada<br />
<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/arti-ivme">Artı İvme</a> Dergisi</strong></p>
<p>Etiketler: <a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/egitim" title="">Eğitim</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/tmmob" title="">TMMOB</a> &#124; <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/yok" title="">YÖK</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco" title=""> UNESCO</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tusiad" title=""> TÜSİAD</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/emperyalizm" title=""> Emperyalizm</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/dto" title=""> DTÖ</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari" title=""> Danışma Kurulları</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/650" title=""> Bologna Süreci</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634" title=""> Avrupa</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/50/d" title=""> 50/D</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK Üniversitelerde Sermayenin Egemenliğini Arttıracak Bir Kurul Tanımlıyor!]]></title>
<link>http://ivmedergisi.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:16:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>ivmedergisi</dc:creator>
<guid>http://ivmedergisi.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/ivme_logo1.JPG" /></p>
<p>Yükseköğretim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/kurulu">Kurulu</a> (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi çabasında bir adım daha atmanın hazırlığı içindedir. YÖK’ün hazırladığı “<em>Yükseköğretim Kurumlarında <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari">Danışma Kurulları</a> Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı</em>”, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634">Avrupa</a> emperyalizminin eğitim alanındaki politikalarının ifadesi olan <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> Süreci&#8217;nin gereklerinden biri olduğu gerekçesiyle, üniversitelerde danışma kurulları kurulmasını düzenliyor. Bu danışma kurullarında “üniversitenin fiziksel ve yapısal konuları, eğitim-öğretim ve araştırma program ve politikaları, üniversitenin gelişme stratejisi vb.” konularında “dış paydaş”ların da görüş, öneri ve desteklerinin alınması hedefleniyor.</p>
<p>Kurulun üniversite içi “paydaşlarını” bir yana bırakarak “dış paydaş”larına baktığımızda, aslında amaçlananın sermayenin ve siyaset kurumlarının biçimlendireceği bir üniversite modeli olduğu açıkça anlaşılıyor. Dış paydaşların arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/sanayi">Sanayi</a> ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ticaret">Ticaret</a> <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/odasi">Odası</a> başkanları ya da temsilcileri, ilin Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi Başkanı veya temsilcisi yer almakta. YÖK’ün rektörlere neredeyse sınırsız <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/616">yetki</a> tanıyan tek adamcı üniversite işleyiş modelinde, üniversitenin kendi bileşenleri olan öğretim üyeleri, elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversitenin işleyişinde, idaresinde, akademik faaliyetlerinde söz hakkı yokken dış paydaşlara söz verilecek olması, taslağın amacının üniversitelerin demokratikleştirilmesi olarak açıklanamayacağının da en açık göstergesi. Amaç, üniversitelerin akademik özerkliği tamamen yitirerek <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> güçlerinin eline geçmesi ve doğrudan sermaye için çalıştırılmasıdır. Bu yönetmelik taslağıyla sermaye, üniversite üzerinde yasal olarak belirleyici hale getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Türkiye <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> sürecine 2001 yılında dahil olduktan sonra, sermaye sözcülerinin yükseköğretimde dönüşüm öngören raporları (TÜSİAD Yükseköğretim Raporu <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2008">2008</a>) doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle başlayan eğitimin ticarileştirilmesi YÖK&#8217;ün yeni uygulamalarıyla devam ediyor. YÖK&#8217;ün bu politikalarının nedeni, dünyada eğitime bakışın kâr odaklı hale gelmesi ve hizmet alanlarının sınırsızca sömürülmesi isteğidir. YÖK, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/subat">Şubat</a> 2007&#8242;de yayımladığı “<em>Türkiye Yükseköğretim Stratejisi</em>” raporunda, emperyalizmin eğitimle ilgili DTÖ, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco">UNESCO</a>, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> aracılığıyla gerçekleştirilen dönüşümlerini, küreselleşme ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> ekonomisine geçiş olarak yorumlarken eğitimi kişisel bir yatırım, insan ve bilgiyi de sermaye olarak gören bakış açısını savunmakta, ülkelerin rekabet gücünü buna bağlamaktadır. Nitekim taslağın birinci maddesinde, yönetmeliğin amacının “faaliyetler açısından yüksek ve sürdürülebilir kalitede hizmetlerin sağlanabilmesinde daha rasyonel ve verimli sonuçlara ulaşabilmek” olduğunu okuduğumuzda, üniversite eğitiminin doğrudan “ticari hizmet” kavramıyla bir tutulduğunu da açıkça görebilmekteyiz.</p>
<p>Araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran, 50/d&#8217;lilerin 33/a&#8217;ya geçişlerini engelleyen yönetmelik; mesleği yapabilme yetkisinin başka kurumlarca verilmesinin yolunu açan diplomalara unvan yazılmaması uygulaması ve benzeri adımlarda olduğu gibi bu taslak çalışması da sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapacak, “şirketleşen” üniversite modeline bizi bir adım daha yaklaştırıyor.</p>
<p>Yükseköğretim yalnızca akademisyenleri ve öğrencileri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Bizler +İVME Dergisi sermayenin gereksinmediği bilginin üretilmediği, istihdam biçimlerinin sermayenin isteklerine uygun olarak değiştiği (50/d, esnek çalışma, taşeronlaştırma), bilimsel ilerlemeden ve kamu yararından çok kâr amacı güden yaklaşımın egemen olduğu, öğrencilerin de bu yaklaşım uyarınca insancıl değerlerden uzak, rekabetçi, kariyerist bireyler olarak yetiştirildiği bir yükseköğretim anlayışına karşıyız.</p>
<p>YÖK’ün bu yeni yönetmelik taslağında bizleri yakından ilgilendiren bir başka nokta daha var: Kurulmak istenen danışma kurullarının üyeleri arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’ye bağlı meslek odalarının başkanları da bulunmaktadır. <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’nin eğitim alanında bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarda eşit, parasız, bilimsel eğitim, özerk ve demokratik üniversite görüşü savunulmuştur; “üniversiteler üniversite bileşenlerinindir” denmiştir. Nitekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> 27 Ekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2009">2009</a> tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, YÖK yönetmelik taslağında tariflenen Danışma Kurullarının özerk-demokratik üniversite anlayışının çok uzağında olduğunu belirtmiş ve &#34;hazırlanan yönetmeliğin bu şekilde yürürlüğe girmesi halinde Danışma Kurullarında yer almayacağını&#34; duyurmuştur.</p>
<p><a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> bununla yetinmemeli, bilimden ve emekten yana olmanın gerektirdiği şekilde, üniversitelerde <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> süreci kapsamında sermayenin egemenliğini kuracak bu kurullara ve tüm altbaşlıklarıyla üniversitelerin şirketleştirilmesi sürecine karşı yürütülen mücadelede daha etkin bir biçimde yer almalıdır.</p>
<p><strong>Mühendislik, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/345">Mimarlık</a> ve Planlamada<br />
<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/arti-ivme">Artı İvme</a> Dergisi</strong></p>
<p>Etiketler: <a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/egitim" title="">Eğitim</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/tmmob" title="">TMMOB</a> &#124; <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/yok" title="">YÖK</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco" title=""> UNESCO</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tusiad" title=""> TÜSİAD</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/emperyalizm" title=""> Emperyalizm</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/dto" title=""> DTÖ</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari" title=""> Danışma Kurulları</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/650" title=""> Bologna Süreci</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634" title=""> Avrupa</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/50/d" title=""> 50/D</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK Üniversitelerde Sermayenin Egemenliğini Arttıracak Bir Kurul Tanımlıyor!]]></title>
<link>http://devrimcidemokratmuhendisler.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:16:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>artiivme</dc:creator>
<guid>http://devrimcidemokratmuhendisler.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/ivme_logo1.JPG" /></p>
<p>Yükseköğretim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/kurulu">Kurulu</a> (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi çabasında bir adım daha atmanın hazırlığı içindedir. YÖK’ün hazırladığı “<em>Yükseköğretim Kurumlarında <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari">Danışma Kurulları</a> Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı</em>”, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634">Avrupa</a> emperyalizminin eğitim alanındaki politikalarının ifadesi olan <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> Süreci&#8217;nin gereklerinden biri olduğu gerekçesiyle, üniversitelerde danışma kurulları kurulmasını düzenliyor. Bu danışma kurullarında “üniversitenin fiziksel ve yapısal konuları, eğitim-öğretim ve araştırma program ve politikaları, üniversitenin gelişme stratejisi vb.” konularında “dış paydaş”ların da görüş, öneri ve desteklerinin alınması hedefleniyor.</p>
<p>Kurulun üniversite içi “paydaşlarını” bir yana bırakarak “dış paydaş”larına baktığımızda, aslında amaçlananın sermayenin ve siyaset kurumlarının biçimlendireceği bir üniversite modeli olduğu açıkça anlaşılıyor. Dış paydaşların arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/sanayi">Sanayi</a> ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ticaret">Ticaret</a> <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/odasi">Odası</a> başkanları ya da temsilcileri, ilin Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi Başkanı veya temsilcisi yer almakta. YÖK’ün rektörlere neredeyse sınırsız <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/616">yetki</a> tanıyan tek adamcı üniversite işleyiş modelinde, üniversitenin kendi bileşenleri olan öğretim üyeleri, elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversitenin işleyişinde, idaresinde, akademik faaliyetlerinde söz hakkı yokken dış paydaşlara söz verilecek olması, taslağın amacının üniversitelerin demokratikleştirilmesi olarak açıklanamayacağının da en açık göstergesi. Amaç, üniversitelerin akademik özerkliği tamamen yitirerek <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> güçlerinin eline geçmesi ve doğrudan sermaye için çalıştırılmasıdır. Bu yönetmelik taslağıyla sermaye, üniversite üzerinde yasal olarak belirleyici hale getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Türkiye <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> sürecine 2001 yılında dahil olduktan sonra, sermaye sözcülerinin yükseköğretimde dönüşüm öngören raporları (TÜSİAD Yükseköğretim Raporu <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2008">2008</a>) doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle başlayan eğitimin ticarileştirilmesi YÖK&#8217;ün yeni uygulamalarıyla devam ediyor. YÖK&#8217;ün bu politikalarının nedeni, dünyada eğitime bakışın kâr odaklı hale gelmesi ve hizmet alanlarının sınırsızca sömürülmesi isteğidir. YÖK, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/subat">Şubat</a> 2007&#8242;de yayımladığı “<em>Türkiye Yükseköğretim Stratejisi</em>” raporunda, emperyalizmin eğitimle ilgili DTÖ, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco">UNESCO</a>, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> aracılığıyla gerçekleştirilen dönüşümlerini, küreselleşme ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> ekonomisine geçiş olarak yorumlarken eğitimi kişisel bir yatırım, insan ve bilgiyi de sermaye olarak gören bakış açısını savunmakta, ülkelerin rekabet gücünü buna bağlamaktadır. Nitekim taslağın birinci maddesinde, yönetmeliğin amacının “faaliyetler açısından yüksek ve sürdürülebilir kalitede hizmetlerin sağlanabilmesinde daha rasyonel ve verimli sonuçlara ulaşabilmek” olduğunu okuduğumuzda, üniversite eğitiminin doğrudan “ticari hizmet” kavramıyla bir tutulduğunu da açıkça görebilmekteyiz.</p>
<p>Araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran, 50/d&#8217;lilerin 33/a&#8217;ya geçişlerini engelleyen yönetmelik; mesleği yapabilme yetkisinin başka kurumlarca verilmesinin yolunu açan diplomalara unvan yazılmaması uygulaması ve benzeri adımlarda olduğu gibi bu taslak çalışması da sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapacak, “şirketleşen” üniversite modeline bizi bir adım daha yaklaştırıyor.</p>
<p>Yükseköğretim yalnızca akademisyenleri ve öğrencileri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Bizler +İVME Dergisi sermayenin gereksinmediği bilginin üretilmediği, istihdam biçimlerinin sermayenin isteklerine uygun olarak değiştiği (50/d, esnek çalışma, taşeronlaştırma), bilimsel ilerlemeden ve kamu yararından çok kâr amacı güden yaklaşımın egemen olduğu, öğrencilerin de bu yaklaşım uyarınca insancıl değerlerden uzak, rekabetçi, kariyerist bireyler olarak yetiştirildiği bir yükseköğretim anlayışına karşıyız.</p>
<p>YÖK’ün bu yeni yönetmelik taslağında bizleri yakından ilgilendiren bir başka nokta daha var: Kurulmak istenen danışma kurullarının üyeleri arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’ye bağlı meslek odalarının başkanları da bulunmaktadır. <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’nin eğitim alanında bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarda eşit, parasız, bilimsel eğitim, özerk ve demokratik üniversite görüşü savunulmuştur; “üniversiteler üniversite bileşenlerinindir” denmiştir. Nitekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> 27 Ekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2009">2009</a> tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, YÖK yönetmelik taslağında tariflenen Danışma Kurullarının özerk-demokratik üniversite anlayışının çok uzağında olduğunu belirtmiş ve &#34;hazırlanan yönetmeliğin bu şekilde yürürlüğe girmesi halinde Danışma Kurullarında yer almayacağını&#34; duyurmuştur.</p>
<p><a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> bununla yetinmemeli, bilimden ve emekten yana olmanın gerektirdiği şekilde, üniversitelerde <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> süreci kapsamında sermayenin egemenliğini kuracak bu kurullara ve tüm altbaşlıklarıyla üniversitelerin şirketleştirilmesi sürecine karşı yürütülen mücadelede daha etkin bir biçimde yer almalıdır.</p>
<p><strong>Mühendislik, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/345">Mimarlık</a> ve Planlamada<br />
<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/arti-ivme">Artı İvme</a> Dergisi</strong></p>
<p>Etiketler: <a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/egitim" title="">Eğitim</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/tmmob" title="">TMMOB</a> &#124; <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/yok" title="">YÖK</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco" title=""> UNESCO</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tusiad" title=""> TÜSİAD</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/emperyalizm" title=""> Emperyalizm</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/dto" title=""> DTÖ</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari" title=""> Danışma Kurulları</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/650" title=""> Bologna Süreci</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634" title=""> Avrupa</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/50/d" title=""> 50/D</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YÖK Üniversitelerde Sermayenin Egemenliğini Arttıracak Bir Kurul Tanımlıyor!]]></title>
<link>http://artiivme.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</link>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:16:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>artiivme</dc:creator>
<guid>http://artiivme.wordpress.com/2009/10/28/yok-universitelerde-sermayenin-egemenligini-arttiracak-bir-kurul-tanimliyor/</guid>
<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><img alt="" src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/ivme_logo1.JPG" /></p>
<p>Yükseköğretim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/kurulu">Kurulu</a> (YÖK) eğitimin piyasalaştırılması ve üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi çabasında bir adım daha atmanın hazırlığı içindedir. YÖK’ün hazırladığı “<em>Yükseköğretim Kurumlarında <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari">Danışma Kurulları</a> Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı</em>”, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634">Avrupa</a> emperyalizminin eğitim alanındaki politikalarının ifadesi olan <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> Süreci&#8217;nin gereklerinden biri olduğu gerekçesiyle, üniversitelerde danışma kurulları kurulmasını düzenliyor. Bu danışma kurullarında “üniversitenin fiziksel ve yapısal konuları, eğitim-öğretim ve araştırma program ve politikaları, üniversitenin gelişme stratejisi vb.” konularında “dış paydaş”ların da görüş, öneri ve desteklerinin alınması hedefleniyor.</p>
<p>Kurulun üniversite içi “paydaşlarını” bir yana bırakarak “dış paydaş”larına baktığımızda, aslında amaçlananın sermayenin ve siyaset kurumlarının biçimlendireceği bir üniversite modeli olduğu açıkça anlaşılıyor. Dış paydaşların arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/sanayi">Sanayi</a> ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ticaret">Ticaret</a> <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/odasi">Odası</a> başkanları ya da temsilcileri, ilin Belediyesi veya Büyükşehir Belediyesi Başkanı veya temsilcisi yer almakta. YÖK’ün rektörlere neredeyse sınırsız <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/616">yetki</a> tanıyan tek adamcı üniversite işleyiş modelinde, üniversitenin kendi bileşenleri olan öğretim üyeleri, elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversitenin işleyişinde, idaresinde, akademik faaliyetlerinde söz hakkı yokken dış paydaşlara söz verilecek olması, taslağın amacının üniversitelerin demokratikleştirilmesi olarak açıklanamayacağının da en açık göstergesi. Amaç, üniversitelerin akademik özerkliği tamamen yitirerek <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> güçlerinin eline geçmesi ve doğrudan sermaye için çalıştırılmasıdır. Bu yönetmelik taslağıyla sermaye, üniversite üzerinde yasal olarak belirleyici hale getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Türkiye <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/bologna">Bologna</a> sürecine 2001 yılında dahil olduktan sonra, sermaye sözcülerinin yükseköğretimde dönüşüm öngören raporları (TÜSİAD Yükseköğretim Raporu <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2008">2008</a>) doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle başlayan eğitimin ticarileştirilmesi YÖK&#8217;ün yeni uygulamalarıyla devam ediyor. YÖK&#8217;ün bu politikalarının nedeni, dünyada eğitime bakışın kâr odaklı hale gelmesi ve hizmet alanlarının sınırsızca sömürülmesi isteğidir. YÖK, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/subat">Şubat</a> 2007&#8242;de yayımladığı “<em>Türkiye Yükseköğretim Stratejisi</em>” raporunda, emperyalizmin eğitimle ilgili DTÖ, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco">UNESCO</a>, <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> aracılığıyla gerçekleştirilen dönüşümlerini, küreselleşme ve <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/341">piyasa</a> ekonomisine geçiş olarak yorumlarken eğitimi kişisel bir yatırım, insan ve bilgiyi de sermaye olarak gören bakış açısını savunmakta, ülkelerin rekabet gücünü buna bağlamaktadır. Nitekim taslağın birinci maddesinde, yönetmeliğin amacının “faaliyetler açısından yüksek ve sürdürülebilir kalitede hizmetlerin sağlanabilmesinde daha rasyonel ve verimli sonuçlara ulaşabilmek” olduğunu okuduğumuzda, üniversite eğitiminin doğrudan “ticari hizmet” kavramıyla bir tutulduğunu da açıkça görebilmekteyiz.</p>
<p>Araştırma görevlilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran, 50/d&#8217;lilerin 33/a&#8217;ya geçişlerini engelleyen yönetmelik; mesleği yapabilme yetkisinin başka kurumlarca verilmesinin yolunu açan diplomalara unvan yazılmaması uygulaması ve benzeri adımlarda olduğu gibi bu taslak çalışması da sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapacak, “şirketleşen” üniversite modeline bizi bir adım daha yaklaştırıyor.</p>
<p>Yükseköğretim yalnızca akademisyenleri ve öğrencileri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. Bizler +İVME Dergisi sermayenin gereksinmediği bilginin üretilmediği, istihdam biçimlerinin sermayenin isteklerine uygun olarak değiştiği (50/d, esnek çalışma, taşeronlaştırma), bilimsel ilerlemeden ve kamu yararından çok kâr amacı güden yaklaşımın egemen olduğu, öğrencilerin de bu yaklaşım uyarınca insancıl değerlerden uzak, rekabetçi, kariyerist bireyler olarak yetiştirildiği bir yükseköğretim anlayışına karşıyız.</p>
<p>YÖK’ün bu yeni yönetmelik taslağında bizleri yakından ilgilendiren bir başka nokta daha var: Kurulmak istenen danışma kurullarının üyeleri arasında o ildeki <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’ye bağlı meslek odalarının başkanları da bulunmaktadır. <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a>’nin eğitim alanında bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarda eşit, parasız, bilimsel eğitim, özerk ve demokratik üniversite görüşü savunulmuştur; “üniversiteler üniversite bileşenlerinindir” denmiştir. Nitekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> 27 Ekim <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/2009">2009</a> tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, YÖK yönetmelik taslağında tariflenen Danışma Kurullarının özerk-demokratik üniversite anlayışının çok uzağında olduğunu belirtmiş ve &#34;hazırlanan yönetmeliğin bu şekilde yürürlüğe girmesi halinde Danışma Kurullarında yer almayacağını&#34; duyurmuştur.</p>
<p><a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tmmob">TMMOB</a> bununla yetinmemeli, bilimden ve emekten yana olmanın gerektirdiği şekilde, üniversitelerde <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/ab">AB</a> süreci kapsamında sermayenin egemenliğini kuracak bu kurullara ve tüm altbaşlıklarıyla üniversitelerin şirketleştirilmesi sürecine karşı yürütülen mücadelede daha etkin bir biçimde yer almalıdır.</p>
<p><strong>Mühendislik, <a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/345">Mimarlık</a> ve Planlamada<br />
<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/arti-ivme">Artı İvme</a> Dergisi</strong></p>
<p>Etiketler: <a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/egitim" title="">Eğitim</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/konu/tmmob" title="">TMMOB</a> &#124; <a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/yok" title="">YÖK</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/unesco" title=""> UNESCO</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/tusiad" title=""> TÜSİAD</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/emperyalizm" title=""> Emperyalizm</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/dto" title=""> DTÖ</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/danisma-kurullari" title=""> Danışma Kurulları</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/650" title=""> Bologna Süreci</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/taxonomy/term/634" title=""> Avrupa</a> &#124;<a href="http://www.ivmedergisi.com/etiket/50/d" title=""> 50/D</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Assassin's Creed - Bir kaç sorun ve çözümü]]></title>
<link>http://ahmetsayman.wordpress.com/2009/10/26/assassins-creed-bir-kac-sorun-ve-cozumu/</link>
<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 14:59:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Ahmet Sayman</dc:creator>
<guid>http://ahmetsayman.wordpress.com/2009/10/26/assassins-creed-bir-kac-sorun-ve-cozumu/</guid>
<description><![CDATA[Geçenlerde oyunu orjinal olarak (15tl) aldım ve kurup oynamak istedim. Karşılaştığım iki sorunun çöz]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p>Geçenlerde oyunu orjinal olarak (15tl) aldım ve kurup oynamak istedim. Karşılaştığım iki sorunun çözümünü burada açıklamak istedim. (Vaktiyle oynadığımda sorun yaşamamıştım)<br />
<!--more--></p>
<p>Oyunu kurduk, güzelcene oynamak istiyoruz ama sürekli &#8220;Cannot locate CD-Rom&#8221; ya da &#8220;CD yok&#8221; vari bir hata ile karşılaşıyoruz! Eee, oyunu almışım orjinal, sürücüde de cd&#8217;si var! Demek ki Deamon Tools, PowerIso vb. bir program kullanıyorsunuz! Sorunu çözmek için basitçe bu tip programların eklediği sürücüleri devre dışı bırakın. (PowerIso için Bilgisayarım&#8217;dan sürücüye gelin ve sağ tıklayıp Sürücü Sayısı-&#62; Devre Dışı Bırak&#8221; diyin. Diğerlerinde de benzer bir işlemdir kesin) Aslında sinir bozucu bir hata, sanane kardeşim, bilgisayar benim, istediğim programı yüklerim.</p>
<p>İkinci sorun da oyuna girip grafikleri canavar gibi açtık ama başından beri bizi kıllandıran bir durum var: Oyun pencere şeklinde çalışıyor. (Aslında tabir yanlış oldu ama bilenlere &#8220;windowed mode&#8221; diyim anlasınlar) Basitçe ALT+ENTER yapıp adam gibi tam ekrana geçiyoruz.</p>
<p>Hmm, aşırı kısa oldu yazı. Genelde oyunların resimlerini ve oyunlarla ilgili fikirlerimi de yayınlardım ama oyun eskidiği için &#8220;Koy gitsin&#8221; dedim. Çözüm de geç gelmiş oldu ama yeni oynayanlar olabilir&#8230;</p>
<p>Orjinal sürümün (Director&#8217;s Cut Edition diyor kutuda ve ekstra herhangi bir içerik çıkmadı, heralde &#8220;cut&#8221; dedikleri bunlardı&#8230;) sıkıntılarını (en azından benim yaşadığım) anlattım. Crack mrack sormayın&#8230;</p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünyayı Yok Et Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/dunyayi-yok-et-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 05:09:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/dunyayi-yok-et-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Dünyayı Yok Et Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/DunyayiYokEt.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/DunyayiYokEt.jpg" alt="Dünyayı Yok Et Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Dünyayı Yok Et Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yok Edici Oyunları]]></title>
<link>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/yok-edici-oyunlari/</link>
<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 03:11:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>oyunlar44</dc:creator>
<guid>http://oyunlar44.wordpress.com/2009/10/19/yok-edici-oyunlari/</guid>
<description><![CDATA[Yok Edici Oyunları Oyna]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><p><a href="http://www.flashoyunlar1.com/oyunlar/YokEdici.html"><img src="http://www.flashoyunlar1.com/oyn/YokEdici.jpg" alt="Yok Edici Oyunları" class="oyun" border="0" height="135" width="180"><br />Yok Edici Oyunları Oyna</a></p>
</div>]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
